Medical SpecialtyOpen Access

Vezikoüreteral reflülü çocuklarda subüreterik enjeksiyon öncesi ultrasonografi ile ölçülen subüreterik tünel uzunluğu, mesane duvar kalınlığı ve distal üreter çapının tedavi başarısı ile ilişkisi

2022
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Haluk Şen

Abstract (TR)

Primer vezikoüreteral reflülü (VUR) çocuklarda subüreterik enjeksiyon tedavisi öncesi ultrasonografi (USG) ile ölçülen subüreterik tünel uzunluğu (detrüsör giriş-orifis mesafesi), mesane duvar kalınlığı ve distal üreter çapının tedavi başarısı ile ilişkisini değerlendirmek amaçlandı. Çalışmamıza bu amaç doğrultusunda 2020-2022 yıllarında primer VUR nedeniyle subüreterik enjeksiyon yapılan 1-16 yaş arasında 35 hasta (53 renal ünite) dahil edildi. Veriler prospektif olarak toplanıp değerlendirildi. Hastalara ameliyat öncesi yapılan USG ile üreter orifisi konumundaki mesanenin duvar kalınlığı, subüreterik tünel uzunluğu ve üreter distal çapı ''mm'' olarak ölçüldü ve kaydedildi. Aynı zamanda yaş, cinsiyet, VUR derecesi, taraf, hidronefroz derecesi, başvuru şikayeti, mesane-bağırsak disfonksiyonu, renal skar bulguları kaydedildi. Bu verilerin tedavi başarısı üzerine etkisi değerlendirildi. Hastaların ortalama yaşı 6,83 ± 3,84 yıl olarak hesaplandı. Hastaların 32' si kız (%91,4), 3'ü erkekti (%8,6). Hastaların 6' sında (%17,1) reflü sağ tarafta iken, 11' inde sol (%31,4), 18' inde (%51,4) bilateraldi. Sağda en sık grade 3 (%25,7), solda ise grade 4 reflü (%34,3) izlendi. Ameliyatın genel başarısı %79 (n=42/53) olarak hesaplandı. Başarısız ve başarılı gruplar yaş, cinsiyet, VUR derecesi, taraf, bilateralite, hidronefroz derecesi, başvuru şikayeti, mesane-bağırsak disfonksiyonu, mesane duvar kalınlığı ve distal üreter çapı açısından karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı farklar saptanmadı (p0,05). Başarılı grupta 16 hastada (%38,1) renal skar, başarısız grupta 10 hastada (%90,9) renal skar mevcuttu. Başarılı ve başarısız gruplar arasında renal skar varlığı açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmıştır (p=0,002). Başarısız olan grupta detrüsör orifis mesafesi ortalama 7,32 ± 3,15 mm, başarılı olan grupta ise 10,64 ± 3,78 mm olarak ölçülmüştür. Her iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark ortaya çıkmıştır (p=0,004). Detrüsör orifis mesafesinin üreter distal çapına oranına (D/Ü oranı) bakıldığında başarısız olan grupta ortalama 1,37±0,45 olarak hesaplanmış iken başarılı olan grupta 2,12±0,83 olarak hesaplanmıştır. Başarısız olan grupta bu oranın başarılı olan gruba göre anlamlı olarak düşük olduğu görülmüştür (p=0,006). Detrüsör orifis giriş mesafesi <7,4 mm olanlarda başarısızlık ihtimali %81,82 (%95 CI=48,2-97,7), bu değerin üstünde olanlar için başarı ihtimali %80,95 (%95 CI=65,9-91,4) olarak tahmin edilmiştir. VUR' un endoskopik enjeksiyon tedavisinin başarısını öngörme, hastanın ebeveynlerinin bu doğrultuda bilgilendirilmesi ve uygun tedavi yöntemine karar verilebilmesi açısından USG ile ölçülen detrüsör orifis mesafesi ve D/Ü oranı güvenilir parametrelerdir. Anahtar Kelimeler: vezikoüreteral reflü, subüreterik tünel, endoskopik enjeksiyon

Author

Mehmet Öztürk

How to Cite

Mehmet Öztürk (Tıpta Uzmanlık Tezi). Vezikoüreteral reflülü çocuklarda subüreterik enjeksiyon öncesi ultrasonografi ile ölçülen subüreterik tünel uzunluğu, mesane duvar kalınlığı ve distal üreter çapının tedavi başarısı ile ilişkisi, 2022, Gaziantep University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Gaziantep University