Vitamin D ve vitamin D reseptör düzeylerinin bruselloz gelişimi ve hastalığın seyri üzerine etkisinin değerlendirilmesi
Bu tez size mi ait?
Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.
Özet (TR)
Amaç: Bruselloz ülkemizde halen endemik olarak görülen zoonotik bir enfeksiyon hastalığıdır ve ana bulaş yolu pastörize edilmemiş süt ve süt ürünlerinin tüketimidir. Vitamin D'nin, makrofaj hücreleri üzerine fonksiyon düzenleyici özelliği nedeni ile immün sistemin düzenleyicileri arasında önemi giderek daha fazla anlaşılmaktadır. Vitamin D eksikliği sonucu kemotaksis, fagositoz ve proinflamatuvar sitokin üretiminin azaldığı da gösterilmiştir. Vitamin D immünmodülatör rolünü vitamin D reseptörü aracılığıyla yapmaktadır. Bu çalışma ile, ülkemizde sık görülen ve hücresel immün sistemin hastalığın seyrinde önemli bir yer tuttuğu bir enfeksiyon olan brusellozun gelişimi ve seyri üzerine Vitamin D ve solubl vitamin D reseptör düzeylerinin etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır.Gereç ve Yöntem: Araştırmaya Mayıs 2009-Kasım 2010 tarihleri arasında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji klinik ve polikliniğinde izlenen bruselloz tanısı alan ve tedavi başlanma kararı verilen hastalar ile sağlıklı kontrol olarak kabul edilen, herhangi bir enfeksiyon, malignite ve otoimmün hastalığı olmayan, 18 yaş ve üzeri erişkin gönüllüler çalışmaya dahil edilmiştir. Hasta ve kontrol grubunun Vitamin D ve solubl vitamin D reseptörü değerleri kaydedilmiştir. Vitamin D reseptör düzeyi, serumda immunoenzimatik yöntem yöntemiyle ölçülmüştür. Hasta ve kontrollerin laboratuvar parametreleri ile ayrıca brusellozlu hastaların klinik bulguları ve hastalık seyri kaydedilmiştir.Bulgular: Bruselloz tanısı alan 86 hastanın yaş ortalaması 40,86±18,4 olup 38 (% 46,9)'i erkek, 48 (% 52,7)'i kadın olarak saptanmıştır. Hastalığın klinik formları değerlendirildiğinde 72 (% 83,7) hasta akut, 11 (% 12,8) hasta subakut ve üç (% 3,5) hasta kronik bruselloz olarak saptanmıştır. Komplikasyon gelişme oranı % 29,1 olarak saptanmıştır. Spondilit % 22,1, nörolojik tutulum % 5,8, endokardit ise % 1,2 oranında bulunmuştur. Bruselloz hastalarında Vitamin D ve vitamin D reseptör düzeyleri kontrol grubuna oranla daha düşük olup, aralarındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (sırası ile p=0,005, p=0,0001). Hastalığın klinik formları ile Vitamin D ve vitamin D reseptör düzeyleri arasında anlamlı farklılık saptanmamıştır (sırası ile p=0,152, p=0,285). Hastalarda komplikasyon varlığı ile Vitamin D ve vitamin D reseptör düzeyleri arasında yine istatistiksel olarak farklılık bulunmamıştır (sırası ile p=0,783, p=0,660).Sonuç: Çalışmamız brusellozlu hastalarda, kontrol grubuna göre vitamin D ve vitamin D reseptör düzeylerinin belirgin şekilde düşük olduğu gösterilmiştir. Bu sonuçlar hastalığın patogenezinde Vitamin D'nin etkili olabileceğini düşündürmüştür.Anahtar sözcükler: Bruselloz, Vitamin D, Vitamin D reseptör, immün sistem
Yazar
Özay Akyıldız
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Özay Akyıldız (Tıpta Uzmanlık Tezi). Vitamin D ve vitamin D reseptör düzeylerinin bruselloz gelişimi ve hastalığın seyri üzerine etkisinin değerlendirilmesi, 2011, Çukurova University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Çukurova University tezlerinden daha fazlası
- Şiddet davranışı gösteren ve göstermeyen ergenlerin ailelerinin aile işlevleri, öfke ve öfke ifade tarzları açısından incelenmesi(2006)
- Parçalanmış ve tam aileye sahip ergenlerin yaşam doyumu düzeyleri ile yaşam kalite düzeylerinin karşılaştırılması(2009)
- İş birliğine dayalı video-blog projelerinin İngilizceyi yabancı dil olarak öğrenen Türk öğrencilerinin dilsel ve dijital okuryazarlık becerileri üzerindeki etkileri(2025)
- Cultural significance in foreign learning and teaching with special emphasis on reading comprehension through cultural schemata(1992)
- Bankacılık sektöründe kredi riski yönetimi: Türk bankacılık sektöründe kredi riskini belirleyen değişkenler üzerine bir uygulama(2011)
- Ergenlerde görülen psikolojik belirti düzeylerinin cinsiyet ve aile işlevlerine göre incelenmesi(2013)
