Yüksek yağlı diyet ile beslenen sıçanlarda probiyotik kullanımının karaciğer yağlanması ve metabolik endotoksemi üzerine etkisi
2018
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Doç. Mendane Saka
Özet (TR)
Non alkolik yağlı karaciğer hastalığı (NAFLD), patogenezi tam olarak anlaşılamayan, kompleks ve multifaktöriyel bir hastalıktır. Hastalığın patogenezi, genetik polimorfizm, çevresel faktörler ve barsak mikrobiyotasının değişimini içeren kompleks bir süreci içermektedir. Hastalığın tedavisinde, yaşam tarzı değişiklikleri ve fiziksel aktivitenin artırılması birincil hedefler arasındadır. Bu çalışmada, yüksek yağlı diyetle beslenen sıçanlarda probiyotik kullanımının karaciğer yağlanması ve metabolik endotoksemi üzerine etkisi incelenmiştir. Çalışmada 24 adet Spraque Dawley türü sıçan kullanılmış ve hayvanlar 3 gruba ayrılmıştır. Kontrol grubuna standart purifiye yem, diğer iki gruba sırasıyla, yüksek yağlı yem + plasebo (NaCl oral 1 damla) ve yüksek yağlı yem + probiyotik Lactobasillus rhamnasus GG (1x10⁹ cfu/1 damla) 16 hafta süresince verilmiştir. Bu süre sonunda sıçanların kan örnekleri alınmış, mezenterik, perirenal ve gonadal yağ dokusu miktarları ölçülmüş ve histopatoloji için karaciğer dokusu çıkartılmıştır. Grupların serum AST düzeyleri karşılaştırıldığında istatistiksel farklılık önemli bulunmuş (p<0.05), en yüksek serum AST düzeyi yüksek yağlı yem + plasebo alan grupta saptanmıştır. Grupların ortalama serum ALT düzeyleri arasındaki fark anlamlı bulunmuş (p<0.05), en düşük ALT düzeyi kontrol grubunda, en yüksek, yüksek yağlı yem + probiyotik alan grupta bulunmuştur. Gruplar arasında, kolesterol, TNF-α, CRP ve LPS düzeyleri açısından istatistiksel olarak önemli bir fark bulunmamıştır (p>0.05). Sıçanların AST, ALT, kolesterol ve CRP değerleri ile LPS düzeyleri arasında bir ilişki bulunmamıştır. Gruplar arasında karaciğer ağırlığı, perirenal ve mezenterik yağ miktarı ortalamaları arasındaki fark önemli (p<0.05). Gruplar arasında histopatojik incelemede, kontrol grubunda steatoz negatif, yüksek yağlı yem + plasebo alan grupta % 62,5 ve yüksek yağlı yem + probiyotik alan grupta % 12.5 oranında hepatosteatoz+hepatosellüler balonlaşma (1 hayvan) bulunmuştur. Sonuç olarak, yüksek yağlı diyet ile oluşturulan karaciğer yağlanmasına probiyotik desteğinin koruyucu etkisi histopatolojik olarak gösterilmiş ancak vi karaciğer enzimleri, inflamatuvar belirteçler ve metabolik endotoksin üzerindeki etkisi tam olarak gözlenmemiştir. Non alkolik yağlı karaciğer hastalığında probiyotik kullanımının önerilebilmesi için hem doz hem de suş açısından daha fazla çalışmaya gereksinim duyulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Probiyotik, endotoksin, non alkolik yağlı karaciğer, yüksek yağlı diyet. Bu çalışma için
Yazar
Sevan Çetin
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Sevan Çetin (Doktora Tezi). Yüksek yağlı diyet ile beslenen sıçanlarda probiyotik kullanımının karaciğer yağlanması ve metabolik endotoksemi üzerine etkisi, 2018, Başkent University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Başkent University tezlerinden daha fazlası
- Hava araçlarına ait görüntülerin sınıflandırılması(2025)
- Cormac Mccarthy'nin Blood Meridian Or the Evening Redness in the West ve The Road adlı eserlerinin Nietzsche ışığında incelenmesi(2021)
- Türkiye'deki devlet ilkokullarında kullanılan İngilizce ders kitaplarının 21. yüzyıl becerileri ile uyumunun analizi(2025)
- Esnaf lokantaları gastronomi mirası: Ankara örneği(2025)
- Mesleki eğitimin ara eleman sorunu üzerindeki etkisi: Ankara ili inşaat sektörü üzerinde bir çalışma(2025)
- İflasın dava ve takipler üzerindeki etkileri(2019)
