Medical SpecialtyOpen Access

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine gönderilen aile içi cinsel istismar (ensest) olgularının mağdur ve saldırgan açısından değerlendirilmesi

2019
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Rıza Yılmaz

Abstract (TR)

Giriş ve Amaç: Ensest ilişkiler, mağdur üzerinde biyolojik, psikolojik ve sosyal olarak kötü etkilenmeye yol açtığı gibi toplumun en küçük birimi olan aile yapısının da zarar görmesiyle birçok yönden mağduriyetlere neden olabilen toplumsal bir sorundur. Cinsel istismarın aile içinde yaşanmasından, toplum tarafından yasaklanmış ve kabul edilemez oluşundan dolayı gelişmiş ya da gelişmemiş tüm toplumlarda yaşanan ensest ilişkilerin ortaya çıkarılması diğer istismar şekillerine göre daha zordur. Ensest olgularının büyük bir kısmının adli makamlara bildirilmediği yapılan araştırmalar sonucunda ortaya konulmuştur. Kapalı kapılar arkasında yaşanan ensest ilişkilerin ortaya çıkmasının mağdura, sanığa, mağdurun ailesine karşı, dini ve ahlak anlayışı bakımında toplumsal tepkiye neden olması, bu tür ilişkilerin ortaya çıkmasını da engellemekte hatta ortaya çıksa dahi üstü örtülmeye çalışılmakta olduğundan ensest vakalarının çok az yaşandığı düşüncesi oluşmaktadır. Çalışmamızda adli makamlarca ensest olduğu iddiası ile gönderilen olguların sosyodemografik özelliklerinin ortaya çıkarılması ve adli tıp açısından çözüm önerileri geliştirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Polikliniğine Temmuz 2010 – Aralık 2018 tarihleri arasında cinsel istismar/cinsel saldırı nedeniyle başvuran ve adına adli rapor düzenlenmiş veya konsültasyon sonucu değerlendirilmiş tüm mağdur ve saldırgan dosyaları taranarak içlerinden 113 ensest olgusu retrospektif olarak incelenmiştir. Olgular değerlendirilirken Adli Tıp ve diğer bölümlerin muayene notları, zeka testi sonuçları ve diğer tetkiklerin sonuçları, gönderilen adli evrakta yer alan mağdur, tanık ve sanık ifadeleri, mağdura veya saldırgana ait daha önce düzenlenen adli ve tıbbi belgeler de incelemeye dahil edilmiştir. Bulgular: Olguların büyük çoğunluğunun (%81,4, n:92) kadın olduğu, erkek olgu sayısının ise 21 (%18,6) olduğu belirlenmiştir. Olgular yaş gruplarına göre değerlendirildiğinde; büyük bir çoğunluğunun(%35,4, n:40) 6-11 yaş aralığında olduğu görülmüştür. Bunu 12-14 yaş (%23,9, n:27) ve 15-17 yaş (%21,2, n:24) yaş grupları izlediği belirlenmiştir. Olguların yaş ortalaması ise 13,43 olarak bulunmuştur. Olguların %88,5'inin(n:100) çocuk yaş grubunda olduğu, %11,5'inin (n:13) de erişkin yaş grubunda olduğu tespit edilmiştir. Ensestin çoğunluğunun (%47,8, n:54) mağdurun yaşadığı evde gerçekleştiği saptanmıştır. %23,9'u (n:27) sanığın evinde, %19,4'ü (n:22) ev dışında kapalı bir alanda, %7,1'i(n:8) ise açık alanda gerçekleşmiştir. Olguların %31,8'inde(n:36) ensestin birinci ve ikinci derece akrabalar tarafından gerçekleştirildiği, %68,2'sinin(n:77) diğer kişiler olduğu saptanmıştır. Saldırganların birinci ve ikinci derecede akraba olduğu vakaların dağılımı ise; baba(%10,6, n:12) ve üvey baba(%10,6, n:12) oranının eşit ve en fazla düzeyde olduğu saptanmıştır. Bunları %6,2(n:7) ile abi ve %2,7(n:3) ile üvey abilerin takip ettiği görülmüştür. 1 olguda dede ve 1 olguda ise üvey annesine cinsel tacizde bulunan suça sürüklenen çocuk bulunmaktadır. Olguların %61,1'ine(n:69) olay sonrası psikiyatrik tanı konulduğu ve büyük çoğunluğunun(%38,1, n:43) Travma Sonrası Stres Bozukluğu tanısı aldığı tespit edilmiştir. Sonuç: Her disiplin kendi dinamikleri çerçevesinde farklı tanımlamalar getirse de bizim çalışmamızda ensest kavramı TCK'unda da belirtildiği üzere en geniş anlamıyla ele alınmıştır. Mağdur üzerinde otorite sahibi veya mağdurun güven duyduğu kişilerin yaptığı istismar, kan bağı aranmaksızın ensest olarak kabul edilmiştir. Ensestin ortaya çıkması ve mağdurun en az zararla bu durumu atlatabilmesi için toplumu bilinçlendirecek ve ensestin açıklanmasını cesaretlendirecek bilgilendirmeler yapılmalıdır. Bu nedenle ensest ile ilişkili farkındalığın artırılması tüm toplum açısından önem arz etmektedir. Kapalı bir aile yapısında, belki de mağdurların diğer insanlarla iletişime geçebildiği tek yer olan okullar, ensestin açığa çıkarılmasında fırsat olarak görülmelidir. Bu amaçla özellikle rehberlik öğretmenleri başta olmak üzere tüm öğretmenlere çocuk cinsel istismarı konusunda eğitim verilmelidir. Böylece okullardaki her çocuğa ulaşabilmeli ve doğru yaklaşımla ensestin açığa çıkması sağlanabilmelidir. Ensestin açığa çıkarılmasında diğer önemli husus da okullarda çocuklara cinsel eğitimler olması gerektiğidir. Bu eğitimlerle birlikte çocuklara hangi davranışların cinsel istismar olduğu, istismar karşısında ne yapmaları gerektiği öğretilmelidir. Sağlık çalışanlarının da her türlü istismar ve ihmal vakalarıyla karşılaştıklarında ensest olabilme ihtimalini akıllarına getirmeleri gerekmektedir. Ensestin ortaya çıkmasından sonra mağduru tekrarlayan muayene ve ifade almalarla fazla travmatize etmeyecek bir şekilde multidisipliner bir merkezde tüm işlemlerin tek elden yönetilmesi de diğer önemli bir hususdur. Ensest, tüm toplumu sağlık, eğitim, sosyal, ekonomik ve politik yönden ilgilendiren bir sorundur. Bu sorunun çözümü için de tüm bu alanları kapsayacak şekilde multidisipliner bir yaklaşım gerekmektedir. Kısa, orta ve uzun dönemde, bölgesel ve tüm ülke çapında yapılması gerekenlerin hazırlanacak planlar dahilinde hayata geçirilmesi, ensestin en aza indirilmesini veya belki de ortadan kaldırılmasını sağlayabilecektir.

Author

Dr. Emin Domaç

How to Cite

Emin Domaç (Tıpta Uzmanlık Tezi). Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine gönderilen aile içi cinsel istismar (ensest) olgularının mağdur ve saldırgan açısından değerlendirilmesi, 2019, Zonguldak Bülent Ecevit University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Zonguldak Bülent Ecevit University