
1.006
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Anabilim Dalı
Sınıf içi öğretim etkinliği geliştirme ve kullanma çalışmalarının sınıf öğretmenlerinin mesleki gelişimleri üzerindeki rolü
Bu çalışmada Aydın ili Söke ilçesi Atabey ve Güçlü İlköğretim okullarında çalışan sınıf öğretmenleri ile sınıf içi öğretim etkinlikleri geliştirme ve sınıflarında uygulama çalışmaları yürütülmüş ve bu çalışmaların katılımcı sınıf öğretmenlerinin kendi mesleki gelişimlerine olan katkısı hakkındaki görüşlerini ortaya çıkarmayı amaçlamıştır.Nitel veri toplanan bu çalışma 2011-2012 eğitim öğretim yılında gerçekleşmiştir. Araştırma altı hafta sürmüş ve dört gönüllü sınıf öğretmeni katılımıyla gerçekleşmiştir. Araştırmacı katılımcıların görüşlerini ortaya çıkarabilmek için katılımcıların sınıf içi öğretim etkinlikleri bittikten sonra tuttukları günlükler, sınıf içi öğretim etkinlikleri geliştirdikten sonra katılımcılarla yapılan görüşmelerin ses kayıtlarını ve araştırmacı tarafından etkinliklerin geliştirtmesi ve uygulanması süresince yapılan gözlemlerde aldığı notlar içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiş ve yorumlanmıştır.Araştırmanın sonuçlarına göre, dört katılımcı sınıf öğretmeni sınıf içi etkinlikler geliştirme ve sınıflarında uygulama çalışmaları sayesinde mesleki olarak yeni şeyler öğrendiklerini, mesleki iletişimlerinin daha da arttığını ve moral ve isteklendirme açısından olumlu sonuçlar aldığını belirtmiştir. Dört katılımcıda sınıf içi öğretim çalışmalarının mesleki gelişim bakımından olumlu bakmışlardır.Araştırmanın bulguları değerlendirildiğinde, sınıf içi öğretim etkinliği geliştirme ve uygulama çalışmalarının öğretmenlerin mesleki becerilerini geliştireceğini, meslektaşlarıyla olan iletişimlerini arttıracağını, moral ve motivasyonlarının artacağını ve bunların tümü değerlendirildiğinde öğretmenlerin mesleki olarak ilerleme kaydedebileceği yargısına varılmıştır.
Cumhuriyetten günümüze ilköğretim 1. kademe sosyal bilgiler programlarının Türk devrimine göre değerlendirilmesi
Bu araştırmada, cumhuriyetten günümüze İlköğretim Birinci Kademe Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programları ve ders kitaplarının Türk Devrimi konularının içerik ve metotları yönünden karşılaştırılması yapılarak, benzerlikler ve farklılıkların ortaya çıkarılması amaçlanmaktadır. Çalışma ana hatlarıyla cumhuriyetten günümüze programları ele alırken, çalışmada ağırlıklı olarak 1998 ve 2004 programları üzerinde durulmuştur. Çalışma, öğretim programları ve ders kitapları üzerinde yoğunlaşmıştır. Çalışma giriş, Türk Devrimi, yöntem, bulgular ve yorumlar ile sonuç ve öneriler olmak üzere beş bölümden oluşmuştur. Ülkemizde 18. yüzyıldan itibaren Osmanlı İmparatorluğu ile başlayan yenileşme hareketleri cumhuriyetle beraber hızlanmıştır. Osmanlı İmparatorluğu?nun çöküşünün arkasından Türkiye Cumhuriyeti kurulmuş, genç cumhuriyet zorlu bir varoluş mücadelesinin ardından kendi devrimini gerçekleştirmeye başlamıştır. Bu amaçla cumhuriyetle beraber kişi egemenliğinden ulus egemenliğine, çok başlı eğitim sisteminden eğitim birliğine geçiş gibi birçok konuda yenilikler ve atılımlar yapılmıştır. Genç cumhuriyetin temellerinin sağlam atılmasına inanan yenilikçiler her yenilikçi devrimde olduğu gibi Türk Devrimi?nde de önceliğini eğitime, kadın haklarına, bilimselliğe ve çağdaşlığa ayırmıştır. Bu alanlarda birçok düzenlemeler yapmışlardır. Genç cumhuriyetçiler bu düzenlemeleri yaparken dünyadaki gelişmeler ve yeniliklerden yararlanmışlardır. Cumhuriyetin ilk yıllarında ülkemize başta Avrupa ülkelerinden olmak üzere Avrupa ve Amerika?dan uzmanlar davet edilmiştir. Yerli ve yabancı bilim adamlarının da katkılarıyla ilköğretimde 1924, 1926, 1930, 1936, 1948, 1962, 1968 programları oluşturulmuştur. Fakat en köklü değişiklik 1998 programında yapılmıştır. Bu köklü değişiklik kendini 2004 programında devamını göstermiştir. 2004 programı 2004-2005 eğitim ve öğretim yılında pilot bölgelerde taslak olarak uygulanmış, 2005-2006 eğitim ve öğretim yılından itibaren tüm okullarda uygulanmaya başlamıştır. 1931? 1998 yılları arasında uygulanan ilköğretim programlarının temel stratejisi başta Atatürk ilkeleri ve Cumhuriyetin temel nitelikleri oluşturmuştur. 1998 programın temeli eğitimin kalitesini yükseltmek, ezberci ve sorgulamayan bir eğitim yerine, günün ihtiyaçlarına cevap veren bir program olma amacını taşımaktadır. 2004 programın temeli ise bilimsel ve teknolojik gelişmelerin eğitim sistemine yansıması, bireysel değerlerle küresel değerlerin bütünleşmesi ve programın Avrupa Birliği normlarına uygun hale getirilmesi amaçları ile geliştirilmiştir. 1998 Sosyal Bilgiler Programı?na göre hazırlanan 4. sınıf Sosyal Bilgiler ders Kitabı?nda toplam doksan altı amaç ve Türk Devrimi amaçlı on sekiz amaç vardır. 2004 Sosyal Bilgiler Programı?na göre hazırlanan 4. sınıf Sosyal Bilgiler ders Kitabı?nda ise kırk üç kazanım ve Türk Devrimi kazanımı ise üçtür. 1998 Sosyal Bilgiler Programı?na göre hazırlanan 5. sınıf Sosyal Bilgiler ders Kitabı?nda toplam yüz altmış dört amaç ve Türk Devrimi amaçlı yüz on altı amaç vardır. 2004 Sosyal Bilgiler Programı?na göre hazırlanan 5. sınıf Sosyal Bilgiler ders Kitabı?nda ise kırk dokuz kazanım ve Türk Devrimi kazanımı ise yedidir. 1998 Sosyal Bilgiler Programı?na göre hazırlanan 4. sınıf Sosyal Bilgiler ders Kitabı?nda toplam yirmidört konu ve Türk Devrimi konulu yedi konu vardır. 2004 Sosyal Bilgiler Programı?na göre hazırlanan 4. sınıf Sosyal Bilgiler ders Kitabı?nda ise toplam altmış bir konu ve Türk Devrimi konulu on bir konu vardır. 1998 Sosyal Bilgiler Programı?na göre hazırlanan 5. sınıf Sosyal Bilgiler ders Kitabı?nda yirmi bir konu ve Türk Devrimi konulu on yedi konu vardır. 2004 Sosyal Bilgiler Programı?na göre hazırlanan 4. sınıf Sosyal Bilgiler ders Kitabı?nda ise elli dört konu ve Türk Devrimi konulu on konu vardır.
Türk cam sanayinde şişecam fabrikalarının rolü:Paşabahçe Fabrikası örneği
Türkiye Cumhuriyeti adına, Cumhuriyet?in kuruluş yıllarındaki tüm olumsuz şartlara rağmen Paşabahçe Fabrikası?nın açılması ülkenin ekonomik olarak ilerlemesi açısından önemli bir adımı teşkil etmektedir. Ülkemizin sanayi faaliyetlerine başlangıç oluşturan bu fabrika ile geçmişten günümüze sanayi kuruluş alanlarındaki farklılıklar incelenmiştir. Geçmişte sanayi faaliyetleri kent içinde veya yakınında kurulmaktayken günümüzde sanayi tesislerinin hacimlerinin artması geniş alanlara ihtiyaç duyulmasına sebep olmuştur. Araştırmanın temelini oluşturan mekânsal özellikler ve mekânların kullanımında ortaya çıkan farklılıkların günümüzde nasıl değerlendirilebileceğine dair bir ön çalışma olması hedeflenmiştir. Öncelikle çalışmada cam sanayinin yapısal özellikleri, ekonomi açısından girdi ve çıktıları, ürün desenleri ve üretim hacimleri belirtilmiştir. Daha sonra fabrikanın ve bağlı bulunduğu şirketin dünya cam sanayisindeki konumu, üretim, ihracat gibi ekonomik özellikleri belirtilerek çalışmanın ekonomik temelleri hazırlanmıştır.Çalışmada özellikle Paşabahçe Fabrikası?nın Beykoz İlçesi?nde kurulma sebeplerine dair coğrafi konum, yer şekillerinin morfolojik özellikleri, su durumu, toprak yapısı, iklimi, bitki örtüsü, hammadde varlığı, ulaşım bağlantıları, işgücü, sermaye özellikleri gibi fiziki ve beşeri şartları ile ilgili gelişmeleri değerlendirilmiştir. Böylelikle, fabrikanın, Beykoz?da açılma sebepleri tartışılmış, kuruluşundan kapanışına kadar olan gelişim durumu incelenmiştir. Ayrıca kuruluş alanındaki yapısal özelliklere ek olarak fabrikanın faaliyette olduğu yıllardaki ekonomik ve sosyo-kültürel etkileri de irdelenmiştir. Tarihsel süreçte ülkenin ekonomi politikalarına da bağlı olarak sanayi kurulum alanlarındaki yer seçimi tercihlerinin değişmesi fabrika kurulum alanı çerçevesinde incelenmiştir. Son olarak, fabrikanın kapandıktan sonraki durumuna değinilerek bugün atıl vaziyette bulunan fabrika alanının ülke tarihindeki önemine bağlı gelecekte müze, eğitim kompleksi ve rekreasyonel alan olarak kullanılması önerilmiştir. ANAHTAR SÖZCÜKLER.:Paşabahçe, Beykoz, Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları A.Ş., Ekonomi, Cam Endüstrisi.
Sınıf öğretmeni adaylarının gazete ve dergi takip etme alışkanlıkları ile eleştirel ve medya okuryazarlık düzeyleri arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı, sınıf öğretmeni adaylarının gazete ve dergi takip etme alışkanlıkları ile eleştirel ve medya okuryazarlık düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemektir.Bu araştırmada nicel araştırma metodundan faydalanılmıştır. Araştırma modeli genel tarama modellerinden betimsel - ilişkisel tarama modeli özelliklerine sahiptir. Araştırmanın çalışma evrenini 2012 ? 2013 eğitim öğretim yılında Adnan Menderes Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği bölümün normal öğretim ve ikinci öğretimde öğrenim gören tüm sınıf öğretmeni adayları oluşturmaktadır. Sınıf öğretmeni adaylarının tamamına yakınına (N= 579) ulaşıldığı için örneklem seçimine gidilmemiş, ulaşılan grup çalışma evreni olarak kabul edilmiştir. Araştırmada veri toplamak amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen ?Eleştirel Okuryazarlık Ölçeği? ve Özgen ve Korkmaz (2011) tarafından geliştirilen ?Medya ve Televizyon Okuryazarlık Düzeyleri Ölçeği? gerekli izinler alındıktan sonra kullanılmıştır. Eleştirel Okuryazarlık Ölçeği geliştirilmesi kapsamında ilgili literatür taraması yapılmış, uzman görüşlerine başvurulmuş ve benzer ölçekler incelenmiştir. Tüm bu çalışmaların sonucunda 20 maddelik taslak soru havuzu oluşturulmuştur. Oluşturulan taslak soru havuzu bir dilbilim uzmanına iki alan uzmanına ve bir psikolojik danışmanlık ve rehberlik uzmanına inceletilerek alınan geri dönütler doğrultusunda 6 madde çıkartılarak toplam 14 maddeden oluşan ölçeğin son hali oluşturulmuştur. Ölçek 203 sosyal bilgiler öğretmeni adayına ön uygulaması gerçekleştirilerek ölçeğe ilişkin geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmış ve 14 maddeden ve 2 boyuttan oluşan ölçek son halini almıştır. Ölçeğin Cronbach Alpha değeri .82 olarak bulunmuştur. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde chi-square (Kay-Kare), Çok Değişkenli ANOVA (MANOVA) ve Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda kızların erkeklere göre daha fazla gazete ve dergi takip etme alışkanlığına sahip olduğu, adayların anne ve baba eğitim durumları ile dergi takip etme alışkanlıkları arasında anlamlı bir ilişkinin bulunduğu söylenebilir. Yine araştırmaya katılan adayların cinsiyetlerine, sınıf düzeylerine ve baba eğitim durumlarına göre medya bağımlılık düzeyleri arasında anlamlı fark bulunmuştur. Adayların gazete takip etme alışkanlıkları ile medya bağımlılık düzeyleri arasında ve dergi takip etme alışkanlıkları ile eleştirel yazma becerileri arasında anlamlı ilişki olduğu bulunan bir diğer sonuçtur. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Okuryazarlık, Medya, Ele?tirel Okuryazarlık, Medya Okuryazarlığı
İlköğretim fen ve teknoloji dersi öğretmen adaylarının yaratıcılığa yönelik görüşleri
Bu araştırmanın amacı, İlköğretim Fen ve Teknoloji Dersi öğretmen adaylarının yaratıcılık ve fendeki yaratıcılık hakkındaki görüşlerini incelemektir. Araştırma tarama modelindedir. Araştırmanın evrenini, Ege bölgesinde bulunan üniversitelerin eğitim fakültelerinin son sınıfında öğrenim görmekte olan İlköğretim Fen Bilgisi öğretmen adayları oluşturmaktadır. Örneklemini ise, 2011-2012 öğretim yılı güz döneminde Dokuz Eylül Üniversitesi, Adnan Menderes Üniversitesi, Pamukkale Üniversitesi, Muğla Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Fen Bilgisi Öğretmenliği Anabilim dalının 4. sınıflarında öğrenim gören 190 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplamak amacıyla ?Yaratıcı İnanç Anketi? ve ?Yaratıcılık Görüşme Formu? kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen verileri SPSS 17.0 paket programında analiz edilmiş ve cevapların yüzdelikleri alınarak çizelgeler şeklinde sunulmuştur. Açık uçlu sorularda ise öğretmen adaylarının verdiği cevaplar araştırmacı ve bir fen eğitimi alan uzmanı tarafından ayrı ayrı değerlendirilerek aralarındaki uyum çerçevesinde ayrı ayrı kategorilere ayrılmıştır. Belirlenen bu kategorilerin yüzdelikleri çizelgeler şeklinde sunulmuştur. Araştırma sonunda öğretmen adaylarının yaratıcılık, yaratıcı birey ve özellikleri kavramına yabancı olmadıkları ve bu kavramlar hakkında bilgi sahibi oldukları, yaratıcılığın nasıl ortaya çıkarılabileceği hakkında az bilgiye sahibi oldukları görülmüştür. Ayrıca fen dersinin yaratıcı düşünceyi geliştirdiği inancına ve fen dersinde yaratıcılığı geliştirici etkinlikler hakkında bilgiye sahip oldukları görülmüştür. Ayrıca okulun yaratıcılığı desteklemediğine, zekâ ile yaratıcılık arasında ilişki olduğuna, yaratıcılıkta bilginin rolü olduğuna yönelik yüksek düzeyde inanca sahip oldukları görülmüştür.
Eğitim fakültesi öğrencilerinin çevrenin geleceğine ilişkin görüşlerinin uluslararası sürdürülebilir çevre indeksi kapsamında incelenmesi
Bu çalışmada öğretmen adaylarının çevrenin bugünü ve geleceğine ilişkin görüşleri `Uluslararası Sürdürülebilir Çevre İndeksi?-SÇİ kapsamında incelenmiştir. Araştırmaya 2010-2011 eğitim öğretim yılında Adnan Menderes Üniversitesi Eğitim Fakültesi?nde Fen Bilgisi, Sınıf, Okul Öncesi ve Sosyal Bilgiler anabilim dallarında öğrenim gören örgün öğretim öğrencilerinden toplam 496 öğrenci katılmıştır. Araştırmada kişisel bilgi formu (sosyo-demografik özellikler) ve doğal çevrenin bu günü ve gelecekteki durumu karşılaştırmalı olarak puanlanmıştır. Bu puanlama için Çevrenin Geleceği Ölçeği (ÇGÖ) kullanılmıştır. Ölçekte uzamsal ve zamansal olarak iki boyut bulunmaktadır. Uzamsal boyut üç bileşenden (bölge, Türkiye, Dünya); zamansal boyut iki bileşenden (günümüz, gelecek) oluşmaktadır. ÇGÖ den elde edilen puanlara göre öğrenciler çevrenin geleceğine yönelik kötümser yargılara sahiptir. Günümüzle ilgili olarak ise kabul edilebilir ile kötü düzey arasında algıları bulunmaktadır. 19 ülkenin SÇİ ile ÇGÖ puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkilerin bulunması, ölçeğin gerçek durumu yordayan bir özelliğinin olduğunu göstermektedir.
Sosyal bilgiler 5.sınıf "bir ülke bir bayrak"ünitesinde doğrudan verilecek değerlerin uygulanma düzeyinin betimlenmesi
ÖZET SOSYAL BİLGİLER 5.SINIF "BİR ÜLKE BİR BAYRAK" ÜNİTESİNDE DOĞRUDAN VERİLECEK DEĞERLERİN UYGULANMA DÜZEYİNİN BETİMLENMESİ Selim HARMANCI İlköğretim Ana Bilim Dalı(Sınıf Öğretmenliği) Tez Danışmanı: Yrd. Doç. Dr. Elif ALADAĞ Ocak 2014 Bu araştırma, ilköğretim beşinci sınıf sosyal bilgiler dersinde "doğrudan verilecek değerlerin" sınıfta verilme düzeyini belirlemeyi amaçlayan betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın problemi ve genel amacı doğrultusunda nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2011-2012 öğretim yılında Aydın ili Çine ilçesi merkez devlet ilköğretim okulları 5.sınıf öğretmenlerinden seçilen 3 okul ve 3 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Öğretmenin sınıf ortamında Sosyal Bilgiler dersinde "Bir Ülke, Bir Bayrak" ünitesinde 'doğrudan verilecek değeri' nasıl verdiğini incelemek için katılımsız gözlem tekniği uygulanmıştır. Gözlem sırasında gözlemci ayrıca günlük tutarak görüşlerini aktarmıştır. Gözlem yoluyla elde edilen veriler ışığında öğretmenlerle yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılarak hem araştırmacı günlüğüyle desteklenen gözlemden elde edilen verilerin güvenirliğinin artırılması hem de bu verilere ilişkin ek verilere ulaşılması sağlanmıştır. Araştırmada verilerin analizi aşamasında betimsel analiz gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya ilişkin şu sonuçlara ulaşılmıştır. 1. Öğretmenlerin değer eğitimi yaklaşımlarından sadece telkin yöntemini kullandıkları sonucuna ulaşılmıştır. 2. İlköğretim beşinci sınıf sosyal bilgiler dersinde doğrudan verilecek değerlerin eğitimini gerçekleştirmek için öğretmenler soru-cevap yöntemi, önemli kişilerin yaşamlarından örnekler verme, model olma, tarihi olaylardan yararlanma, öğretmenin kendi yaşamından örnekler vermesi, diğer kavramlarla ilişkilendirme, öğrencilerin kendi yaşantılarından örnekler vermesi, model gösterme, görsellerden yararlanma, güncel olaylardan yararlanma gibi yöntem ve tekniklerden yararlandıkları görülmüştür. Değer eğitiminde öğretmenlerin kaynak olarak genellikle öğrenci ders ve çalışma kitabını kullandıkları görülmüştür. Ayrıca ünite kazanımlarına bağlı olarak anayasa, bayrak tüzüğü, ödev defteri, amblemler ve şiirler ile interneti kullanmışlardır. 3. Öğretmenlerin öğrencilere verilen değerleri genellikle gözlem yoluyla değerlendirdikleri saptanmıştır. 4. Öğretmenlerin değer eğitimini olumlu buldukları öğretmen görüşleri ile desteklenmiştir. Öte yandan değer öğretiminde karşılaştıkları sorunların en başında ailenin okuldaki değer eğitimini desteklememesi, okul aile arasındaki uyuşmazlık olduğu saptanmıştır. Değer eğitimini etkili bir şekilde öğrencilere verebilmek için uygulamaya yönelik daha çok görsel etkinliklere ağırlık verilmesi, gezi gözlem çalışmaları yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Anahtar Sözcükler: İlköğretim, Sosyal Bilgiler Dersi, Değerler Eğitimi
İlkokul öğrencilerinin okul dışında bilişim teknolojilerine erişim olanakları ve kullanım amaçlarının incelenmesi
Bu araştırmanın genel amacı, ilkokul öğrencilerinin okul dışında Bilişim Teknolojileri (BT)'ne erişim olanaklarının ve kullanım amaçlarının anne-baba ve öğrenci görüşlerine göre incelenmesidir. Araştırmada nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanıldığı karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmada öğrenci velilerine yönelik araştırmacı tarafından geliştirilen "Öğrencilerin Okul Dışında BT'yi Kullanım Amaçlarını Belirleme Anketi" ve öğrencilere yönelik yarı yapılandırılmış görüşme sorularından oluşan görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmada 1156 öğrenci velisinden elde edilen nicel verilerin analizinde frekans, yüzde değerleri ve Kay Kare testi kullanılmıştır. 40 öğrenci ile yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilen veriler ise, içerik analizi yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonunda, öğrencilerin evlerinde en çok cep telefonu bulunduğu, yarıdan fazlasının evinde internet bağlantısının olduğu, evinde internet bağlantısı olmayanların ise sırasıyla; internet kafeden, yakınlarından, anne babalarının işyerlerinden, okuldan veya kırtasiyeden faydalandıkları tespit edilmiştir. Erkek öğrencilerin okul dışında BT kullanımlarının kız öğrencilere göre daha çok eğlence ve oyun amaçlı olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin BT kullanımına ilişkin anne-babalarının, öğrencilerin BT başında çok zaman geçirmeleri, oynadıkları oyun türleri ve Facebook kullanımına yönelik sorunlar yaşadıkları tespit edilmiştir. Anne-babaların öğrencileri BT kullanımı konusunda gün ve saat olarak sınırladıkları ve oynadıkları oyun türlerine ilişkin kısıtlamalar getirdikleri tespit edilmiştir. Bu bulgular ışığında, uygulamaya ve ileride yapılacak araştırmalara yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: İlkokul, Bilişim Teknolojileri, Anne-Baba Kontrolü
Fen bilgisi öğretmen adaylarının bilimin doğasına ve öğretimine ilişkin öz-yeterlik inançları
Bu araştırmanın amacı fen bilgisi öğretmen adaylarının bilimin doğasına ve öğretimine ilişkin öz-yeterlik inanç düzeylerini belirlemek ve bu inançların çeşitli değişkenlere göre değişip değişmediğini tespit etmektir. Araştırmada betimsel türde tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma örneklemini 2013-2014 eğitim-öğretim yılında Adnan Menderes, Dokuz Eylül, Muğla Sıtkı Koçman ve Uşak Üniversitesi'ndeki Fen ve Teknoloji Anabilim Dalının birinci ve dördüncü sınıfında öğrenim gören 547 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Bu çalışma kapsamında tüm branşlarda öğrenim gören öğretmen adayları ve öğretmenler için geliştirilen 30 madde ve iki faktörden oluşan 5'li Likert tipi Bilimin Doğasına ve Öğretimine İlişkin Öz-yeterlik Ölçeği ve 7 maddelik Kişisel Bilgi Formu araştırmanın veri toplama araçlarıdır. Güvenirlik analizi sonucunda ölçeğin güvenirlik katsayısı 0.75 olarak bulunmuştur. Ölçeğin yapı geçerliğini ve faktörlerini belirlemek için faktör analizi KMO ve Barlett Testi kullanılmıştır. Yapılan faktör analizi sonucunda ölçeğin "Bilimin Doğasına İlişkin Öz-yeterlik İnancı" ve "Bilimin Doğasının Öğretimine İlişkin Öz-yeterlik İnancı" olmak üzere iki faktörden oluştuğu bulunmuştur. Araştırmanın sonucunda, fen bilgisi öğretmen adaylarının bilimin doğasına ve öğretimine ilişkin öz-yeterlik inançlarının öğrenim gördükleri sınıf düzeylerine, mezun oldukları lise türüne, bölümlerini isteyerek seçip seçmemelerine, "Bilimin Doğası ve Bilim Tarihi" dersini görüp görmemelerine ve bilimin doğasına ilişkin bilgisinin yeterliğine göre anlamlı farklılık gösterdiği fakat cinsiyete göre anlamlı farklılık göstermediği belirlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Öz-yeterlik, Öz-yeterlik İnancı, Bilimin Doğası, Bilimin Doğası Öz-yeterliği, Bilimin Doğası Öğretimi
6. ve 7. sınıf sosyal bilgiler ders kitaplarında çocuk edebiyatı ürünlerin incelenmesi
Sosyal bilgiler, konu alanı ve içeriği gereği insanı hedef alır. Bunun yaparken de sözlü ve yazılı edebi türlerden yararlanmaktadır. Bu araştırmanın amacı sosyal bilgiler ders kitaplarında sözlü ve yazılı çocuk edebiyatı ürünlerinin kullanım durumunu karşılaştırmalı olarak ortaya koymaktır. Araştırmada amaçlanan 6. ve 7. sınıf sosyal bilgiler ders kitaplarında çocuk edebiyatı ürünlerinin kullanım durumunun tespitidir. Bu amaç doğrultusunda probleme dair genel bilgilerin aktarılmasının ardından kuramsal temeller ve ilgili alan yazımına yer verilmek suretiyle çalışmada, ders kitaplarında çocuk edebiyatı türlerinin hangilerinin kullanıldığı, kullanım sıklıkları doküman inceleme yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Araştırmada, kullanılan edebi metinlerin kullanım sıklıkları her kitap açısından ünite bazında araştırılmış, tablolaştırılarak ifade edilmiştir. Kitaplarda bulunana ürünler daha sonra türlerine göre değerlendirilmiştir. Araştırmanın son bölümünde ise elde edilen bulgular yorumlanarak 6. ve 7. sınıf sosyal bilgiler ders kitaplarının çocuk edebiyatı türlerinin kullanımı bakımından sahip olduğu olumlu ve olumsuz görülebilecek niteliklerinin tespitine ve bu tespitlerin ışığında çeşitli önerilere, çalışmanın sonunda yer verilmiştir. ANAHTAR KELİMELER: Sosyal Bilgiler, Çocuk Edebiyatı, Ders Kitabı
Erken çocukluk döneminde verilen satranç eğitiminin ilkokula hazır bulunuşluğa etkisi
Türkiye'de erken çocukluk eğitimi verilen kurumlarda çocuklara okul öncesi eğitim programında ön görülen kazanımların getirdiği etkinliklerin yanında yüzme, dans, drama ve satranç gibi çeşitli etkinlikler sunulmaktadır ancak bu etkinlikler çocukların gelişimlerine ve bir sonraki eğitim yaşantılarına nasıl bir etki yapmaktadır? Bu araştırmanın amacı erken çocukluk döneminde verilen satranç eğitiminin çocukların ilkokula hazır bulunuşluklarına etkisini incelemektir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2012-2013 eğitim öğretim yılında Ankara ilinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bağımsız anaokullarından yansız atama ile seçilen beş-altı yaş grubu satranç eğitimi alan 30 çocuk, satranç eğitimi almayan 30 çocuk olmak üzere toplam 60 çocuk oluşturmaktadır. Araştırmada anaokulu çocuklarının okul olgunluklarını belirlemek amacıyla Metropolitan Olgunluk Testi, sosyal becerilerini belirlemek amacıyla PKBS Anasınıfı ve Anaokulu Davranış Ölçeği B Formu dikkat toplama becerilerini belirlemek amacıyla ise FTF-K Beş Yaş Çocukları İçin Dikkat Toplama Testi kullanılmıştır. Testler çocuklara ön test ve son test olarak uygulanarak deney grubu ve kontrol grubu çocuklar arasında anlamlı fark oluşup oluşmadığına bakılmıştır. Araştırma sonucunda erken çocukluk döneminde verilen satranç eğitiminin çocukların genel okul olgunluğunu, sosyal becerilerini ve dikkat toplama becerilerini anlamlı düzeyde etkilediği sonucuna ulaşılmış ayrıca erken çocukluk döneminde verilen satranç eğitiminin Metropolitan Olgunluk Testinin alt testlerinde kelime anlama ve genel bilgi düzeyinde anlamlı bir fark oluşturmadığı bunların dışında testin alt testlerini oluşturan cümle olgunluğu, sayı olgunluğu, eşleştirme ve kopya etme becerilerinde anlamlı düzeyde fark oluşturduğu sonucuna ulaşılmıştır. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Erken çocukluk, Satranç eğitimi, İlkokula hazır bulunuşluk.
Sınıf öğretmenlerinin öğrencilerin ders dışı matematik etkinliklerine ilişkin uyguladıkları geribildirimlerin akademik başarı ve tutuma etkisi
Bu çalışmanın amacı; sınıf öğretmenlerinin, öğrencilerin ders dışı matematik etkinliklerine verdikleri geribildirimlerin belirlenmesi ve verilen geribildirimlerin öğrencilerin matematik başarı ve tutumlarına etkisinin incelenmesidir. Araştırmanın çalışma grubu Aydın il merkezinde bir ilkokulda öğrenim gören 4. sınıf 70 öğrenciden oluşmaktadır. Çalışma deney ve kontrol gruplu yarı deneysel desen şeklinde modellenmiştir. Çalışmanın ilk basamağı olarak kesirlere yönelik başarı testi ve matematik tutum testi ön test olarak her iki gruba da uygulanmıştır. Çalışmanın devamında deney grubu öğrencilerinin ders dışı matematik etkinliklerine geribildirim verilirken, kontrol grubu öğrencilerine geribildirim verilmemiştir. Çalışmanın sonunda her iki gruba da son test olarak başarı ve tutum testi uygulanmıştır. Çalışma verilerinin toplanmasında anket uygulaması, öğretmen gözlem notları, kesirlere yönelik başarı testi ve matematik tutum ölçeği kullanılmıştır. Çalışmadan elde edilen veriler bilgisayar paket program SPSS 13.0 kullanılarak çözümlenmiştir. Bu araştırmada kullanılan anketten elde edilen puanlar betimsel olarak analiz edilmiş, tablolar halinde gösterilmiş ve yorumlanmıştır. Öğrencilerin matematik dersine yönelik başarı ve tutumları ile ilgili verilerin çözümlenmesinde ilişkisiz t- testi kullanılmıştır. Sınıf öğretmenlerine uygulanan anket sonucunda; öğretmenler tarafından en yoğun olarak kullanılan geribildirim biçiminin "Not verme" ( X ̅=4,25) ve en az kullanılan geribildirim ise "Gelişme yönünde yol gösterici notlar yazma"( X) ̅=1,79) olduğu belirlenmiştir. Deneysel çalışma sonucunda ise; ders dışı matematik etkinliklerine geribildirim verilen deney grubu öğrencileri ile geribildirim verilmeyen kontrol grubu öğrencilerinin başarı ve tutum puanlarında deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Geribildirim, Kesirler, Ders dışı etkinlik, Tutum, Başarı
Cort 1 düşünme programının "yaşamımızdaki elektrik" ünitesinde kullanılmasının öğrencilerin akademik başarılarına, bilimsel yaratıcılıklarına ve eleştirel düşünme eğilimlerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, Cort 1 düşünme programının ilköğretim 7. Sınıf Fen ve Teknoloji dersi "Yaşamımızdaki Elektrik" ünitesinde kullanılmasının öğrencilerin akademik başarılarına, bilimsel yaratıcılıklarına ve eleştirel düşünme eğilimlerine etkisini incelemektir. Aydın ilindeki orta sosyoekonomik düzeyde olan bir ortaokuldan gruplar (deney ve kontrol grupları) seçilmiştir. Uygulamada yarı deneysel desenlerden ön test-son test eşleştirilmiş kontrol gruplu desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu deney grubunda 24, kontrol grubunda 24 öğrenci olmak üzere toplam 48 öğrenci oluşturmaktadır. "Yaşamımızdaki Elektrik" ünitesi Başarı Testi, Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği ve Bilimsel Yaratıcılık Ölçeği araştırmanın veri toplama araçlarıdır. Öğrencilerin akademik başarılarını ölçmek amacıyla geliştirilen başarı testi, bilimsel yaratıcılık ölçeği ve eleştirel düşünme eğilimi ölçeği uygulama öncesi her iki gruba uygulanmıştır. 7. sınıf Fen ve Teknoloji ders kitabındaki 'Yaşamımızdaki Elektrik' ünitesi, deney grubuna Cort 1 düşünme programının Fen ve Teknoloji dersi kazanımlarına uygun olarak hazırlanan etkinlik yaprakları kullanılarak, kontrol grubuna ise ders programı ve ders kitabına bağlı kalınarak işlenmiştir. Uygulama sonrasında Başarı Testi, Bilimsel Yaratıcılık Ölçeği Ve Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği öğrencilere tekrar uygulanmıştır. Deney ve kontrol grupları arasında uygulanan yönteme göre anlamlı farklılığın olup olmadığını belirlemek üzere "Tek Faktörlü Kovaryans Analizi (ANCOVA)" kullanılmıştır. Uygulama sonucuna göre Cort 1 düşünme programı kullanılarak yapılan öğretim sonucunda deney grubunun akademik başarısının, bilimsel yaratıcılığının ve eleştirel düşünme eğiliminin kontrol grubuna göre anlamlı fark göstererek arttığı görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Yaşamımızdaki Elektrik ünitesi, Cort Düşünme Programı, Eleştirel Düşünme, Yaratıcılık, Bilimsel Yaratıcılık, Akademik Başarı
8. sınıf öğrencilerine "Hücre bölünmesi ve kalıtım" ünitesinin öğretilmesinde bilimsel argümantasyon temelli öğrenme sürecinin etkisi
Bu çalışmanın amacı, bilimsel argümantasyon temelli öğrenme sürecinin 8. Sınıf öğrencilerinin "Hücre Bölünmesi ve Kalıtım" ünitesine ilişkin akademik başarılarına, bilimin doğasını kavramlarına, tartışmaya katılma istekliliklerine ve Fen ve Teknoloji dersine yönelik tutumlarına etkisini incelemektir. İstanbul İli Sultangazi ilçesindeki orta sosyoekonomik düzeyde olan bir ortaokuldan gruplar (deney ve kontrol grupları) seçilmiştir. Çalışmada yarı deneysel desenlerden ön test-son test eşleştirilmiş kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu deney grubunda 38, kontrol grubunda 39 öğrenci olmak üzere toplam 77 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmadada veri toplama aracı olarak "Hücre Bölünmesi ve Kalıtım" ünitesi Başarı Testi, Bilimsel Bilginin Doğası Ölçeği, Tartışmacılık Anketi ve Fen ve Teknoloji Dersi Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Öğrencilerin akademik başarılarını ölçmek amacıyla geliştirilen başarı testi, Bilimsel Bilginin Doğası Ölçeği, Tartışmacı Anketi ve Fen ve Teknoloji Dersi Tutum Ölçeği deney ve kontrol grubu öğrencilerine ön test- son test olarak uygulanmıştır. Araştırma verilerinin çözümlenmesinde t- testi, varyans analizi ve kovaryans analizi (ANCOVA) kullanılmıştır. Uygulama sonucuna göre bilimsel argümantasyon temelli öğrenme sürecinin deney grubunun akademik başarılarının, bilimsel bilginin doğası anlayışlarının, tartışmaya katılma istekliliklerinin ve Fen ve Teknoloji dersine yönelik tutumlarının kontrol grubuna göre anlamlı fark göstererek arttığı görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Bilimsel Argümantasyon, Fen Eğitimi, Hücre Bölünmesi ve Kalıtım, Bilimsel Bilginin Doğası, Fen ve Teknoloji Dersine Yönelik Tutum
Okul öncesi dönem çocuklarında davranış sorunlarının anne-baba tutumu ve öz-kontrol ile ilişkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacını okul öncesi eğitime devam eden çocukların anne-babalarının çocuk yetiştirme tutumu, çocuklarda öz-kontrol ve davranış sorunları arasındaki doğrudan ve dolaylı ilişkilerin ve öz-kontrolün anne-babanın çocuk yetiştirme tutumu ile çocuklardaki davranış sorunları arasındaki aracılık etkisinin incelenmesi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak "Çocuk Yetiştirme Anketi", "Sosyal Yetkinlik ve Davranış Değerlendirilmesi", "Öz-Kontrol Değerlendirme Ölçeği" ve "Sosyo Demografik Bilgi Formu" kullanılmıştır. Araştırmanın örneklem grubunu okul öncesi eğitim kurumlarına devam eden 450 çocuğun anne-babaları ve öğretmenleri oluşturmuştur. Araştırmada elde edilen verilerin çözümlenmesinde SPSS 22. 0 ve AMOS paket programları kullanılmıştır. Verilerin analizinde, değişkenler arasındaki ilişkileri belirlemek için ilişki çözümleme (Path Analysis) tekniğinden yararlanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre okul öncesi dönem çocuklarında öz-kontrolün, anne-baba tutumu ve davranış sorunları üzerinde doğrudan ve dolaylı etkileri olduğu bulunmuştur. Araştırmanın sonucuna göre anne-babanın çocuk yetiştirme tutumu ile öz-kontrol arasında pozitif ve doğrudan ilişkinin olduğunu ve öz-kontrolün de davranış sorunları ile arasında dolaylı ilişkilerin olduğunu göstermektedir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Okul öncesi, Anne-baba tutumu, Öz-Kontrol, Davranış Sorunları
Ebeveyn destekli ilkokula hazırlık programının okul öncesi dönem çocuklarının ilkokula hazır bulunuşluğuna etkisi
Bu araştırmada Ebeveyn Destekli İlkokula Hazırlık Programı'nın çocukların ilkokula hazır bulunuşluklarına etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini 2014-2015 eğitim öğretim yılında okul öncesi eğitim alan 76 çocuk oluşturmaktadır. Araştırmada Ebeveyn Destekli İlkokula Hazırlık Programı'nın çocukların okula hazır bulunuşluğuna etkisini belirlemek amacıyla öntest sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın verileri Marmara İlköğretime Hazır Oluş Ölçeği ve katılımcıların demografik bilgilerini elde etmek amacıyla hazırlanan Genel Bilgi Formu kullanılarak toplanmıştır. Çalışma kapsamında önce Marmara İlköğretime Hazır Oluş Ölçeği kullanılarak öntestler uygulanmış, sonrasında deney gruplarına sekiz hafta süren Ebeveyn Destekli İlkokula Hazırlık Programı uygulanmıştır. Program uygulaması öncesinde veli toplantısı düzenlenmiş ve program uygulanmasına ilişkin bilgilendirme yapılmıştır. Program haftalık etkinlik kitapçıkları şeklinde ebeveynlere ulaştırılmış, ebeveynlerin uygulamaları haftalık değerlendirme formları ile denetlenmiştir. Etkinlikleri uygulamayan ebeveynler örneklemden çıkarılmıştır. Sekiz hafta süren etkinlik uygulaması sonrasında tüm örnekleme sontestler uygulanmış ve elde edilen veriler SPSS 18 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan ilişkisiz gruplar t-testi sonucunda kontrol ve deney grupları öntest puanları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Bu bulgu Kontrol ve deney gruplarının program uygulamaları öncesinde okula hazır bulunuşluk düzeylerinin eşit olduğunu göstermektedir. Kontrol ve deney gruplarının sontest puanlarının analizinde ANCOVA'dan yararlanılmıştır. Analizler sonucunda kontrol ve deney gruplarının sontest puanları arasında .05 düzeyinde deney grubunun lehine anlamlı farklılık bulunmuştur. Araştırmanın bulguları, Ebeveyn Destekli İlkokula Hazırlık Programı'nın çocukların ilkokula hazır bulunuşlukları üzerinde etkili olduğunu göstermektedir.
Aktif öğrenme tekniklerinin 4. sınıf öğrencilerinin dinlediğini anlama becerisine ve dinlemeye yönelik tutumlarına etkisi
Bu çalışma; aktif öğrenme teknikleriyle hazırlanmış ders içeriklerinin öğrencilerin dinlediğini anlama becerisini ve dinlemeye yönelik tutumlarını nasıl etkilediğini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma 2013-2014 eğitim öğretim yılında, İzmir ili Tire ilçesindeki Merkez Menderes İlkokulu'nda uygulanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 4/A ve 4/B sınıflarında öğrenim gören 56 öğrenci oluşturmuştur. Öğrencilerin dinleme düzeylerini belirlemek için bir adet öyküleyici, bir adet bilgilendirici metin seçilmiş ve bu metinlere yönelik dinlediğini anlama başarı testi geliştirilmiştir. Başarı testleriyle beraber öğrencilere, araştırmacı tarafından geliştirilen Dinlemeye Yönelik Tutum Ölçeği ön test olarak uygulanmıştır. Öğrencilerin vermiş oldukları cevaplar SPSS 18 programında analiz edilmiş ve aralarında anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştür. Aralarında anlamlı farklılık bulunmayan bu sınıflardan 4/B sınıfı deney (28 öğrenci) , 4/A sınıfı (28 öğrenci) kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Deney grubundaki öğrencilere 8 hafta boyunca aktif öğrenme teknikleriyle düzenlenmiş ders planları aracılığıyla dinleme eğitimi verilmiştir. Kontrol grubundaki dersler sınıf öğretmeni aracılığıyla yürütülmüştür. Uygulamaların sonunda ön test olarak sunulan başarı testleri ve tutum ölçeği gruplar arasında farklılıkları değerlendirmek amacıyla son test olarak da kullanılmıştır. Araştırmanın sonunda, deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin başarı testlerinden ve Dinlemeye Yönelik Tutum Ölçeği' nden elde ettikleri puanlar incelendiğinde deney grubu lehine anlamlı bir farklılık olduğu belirlenmiştir. Bu sonuçtan hareketle aktif öğrenme tekniklerinin ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin dinleme becerilerini geliştirdiği ve dinlemeye yönelik tutumlarını olumlu yönde değiştirdiği söylenebilir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Dinleme, dinlediğini anlama, aktif öğrenme teknikleri, dinlemeye yönelik tutum
48 - 60 aylık çocuklar için Erken Sayı Değerlendirme Ölçeğinin geçerlik güvenirlik çalışması
Bu araştırma, Aydın örnekleminde anaokuluna devam eden 48-60 aylık çocuklara Erken Sayı Değerlendirme Ölçeğinin uyarlanması ve uygulanması amacıyla yapılmıştır. Tarama niteliğinde olan araştırmanın evrenini 2014–2015 eğitim-öğretim yılında Aydın İli Efeler İlçe merkezindeki bağımsız anaokullarına devam eden 48-60 aylık çocuklar oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilen 300 çocuk oluşturmuştur. Araştırma verilerinin toplanmasında; "Genel Bilgi Formu" ve çocukların sayı becerileri düzeylerini belirlemek için VanDerHeyden (2008) tarafından geliştirilen "Erken Sayı Değerlendirme Ölçeği" Türkçeye uyarlanarak kullanılmıştır. Erken Sayı Değerlendirme Ölçeğinin uygulanmasıyla elde edilen veriler kullanılarak geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmıştır. Uygulama yapılan gruplarda Erken Sayı Değerlendirme Ölçeği puanlarının güvenilirliği için Kuder Richardson (KR-20) değerleri Nesne Sayma – Daire İçine Alma alt boyutu için .963, Nesne Sayma – Sayıyı Yazma alt boyutu için .976, Sayı Tanıma – Daire Çizme alt boyutu için .971 ve Erken Sayı Değerlendirme Ölçeği toplam için .985 olarak bulunmuştur. Uygulamalarda KR-20 değerlerinin yüksek çıkması, testin içtutarlılığının yüksek olduğunu göstermiştir. Bu sonuçlara göre Erken Sayı Değerlendirme Ölçeğinin 48-60 aylık çocuklar için geçerli ve güvenilir olduğu kabul edilmiştir. ANAHTAR KELİMELER: Okul Öncesi Eğitim, Bilişsel Gelişim, Matematiksel Düşünme Becerisi, Sayı Gelişimi.
Okul öncesi dönem çocuklarında fiziksel ve ilişkisel saldırganlığın ebeveyn tutumları açısından incelenmesi
Yapılan bu çalışmada, okul öncesi eğitim kurumlarına devam eden üç, dört, beş ve altı yaş grubu çocuklarında görülen fiziksel ve ilişkisel saldırganlık ile ebeveyn tutumları arasındaki ilişkiyi belirlemek ve bu saldırganlık davranışlarının bazı değişkenlere göre (cinsiyet, yaş, kardeş sayısı, doğum sırası, okul öncesi eğitim kurumuna devam etme süresi, annenin öğrenim durumu, annenin çalışma durumu, ailenin gelir düzeyi) farklılaşmasını incelemek amaçlanmıştır. İlişkisel tarama modeli temel alınarak yapılan bu araştırmanın örneklemini 2014-2015 eğitim-öğretim yılında Balıkesir ili Karesi merkez ilçesinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi bağımsız anaokullarındaki 36-72 aylık 300 çocuk ile anneleri ve babaları (300 anne-300 baba) oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak, Genel Bilgi Formu, Ebeveyn Tutum Ölçeği ve Okul Öncesi Sosyal Davranış Ölçeği-Öğretmen Formu kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, anne ve babanın otoriter tutumu ile fiziksel ve ilişkisel saldırganlık arasında pozitif yönde bir ilişki bulunurken, annenin izin verici tutumu ile fiziksel saldırganlık arasında negatif yönde bir ilişki bulunmuştur. Fiziksel saldırganlık ile anne ve babanın demokratik tutumu, aşırı koruyucu tutumu, babanın izin verici tutumu arasında bir ilişki bulunamamıştır. Ayrıca ilişkisel saldırganlık ile annenin demokratik, aşırı koruyucu, izin verici tutumu, babanın demokratik, aşırı koruyucu ve izin verici tutumu arasında bir ilişkiye rastlanamamıştır. Bunun yanında, cinsiyet ve okul öncesi eğitim kurumuna devam etme süresi değişkenlerinin fiziksel saldırganlık üzerinde anlamlı bir farklılık yaratırken; ilişkisel saldırganlık üzerinde saptanamamıştır. Yaş, sahip olunan kardeş sayısı, doğum sırası, annenin öğrenim durumu, çalışıp çalışmama durumu, ailenin gelir düzeyi değişkenlerinin fiziksel ve ilişkisel saldırganlık üzerinde anlamlı bir farklılığa sahip olmadığı belirlenmiştir.
7. sınıf sosyal bilgiler dersinde yaratıcı düşünme etkinliklerinin kullanımı
Gerçekleştirilen bu çalışmada, 7. sınıf Sosyal Bilgiler dersinde yaratıcı düşünme etkinliklerinin kullanımının, öğrencilerin derse yönelik başarı düzeyleri ve derse karşı tutumları üzerindeki etkisi incelenmiştir. Araştırma 2014-2015 eğitim ve öğretim yılında, 13 haftalık bir sürede, Aydın ili Efeler ilçesi 75. Yıl Vali Muharrem Göktayoğlu Ortaokulu'nda gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini Aydın ilinde bulunan ortaokullardaki 7. sınıf öğrencileri, örneklemini ise Aydın ili Efeler ilçesi 75. Yıl Vali Muharrem Göktayoğlu Ortaokulunda 2014-2015 eğitim ve öğretim döneminde öğrenim gören sabahçı grup tüm 7. sınıflar oluşturmaktadır. Araştırmada 7-A sınıfı 1. kontrol grubu, 7-C sınıfı 2. kontrol grubu, 7-B sınıfı ise deney grubu olarak belirlenmiştir. Araştırma toplam 74 öğrenci üzerinde uygulanmıştır. Araştırma 7. Sınıf Sosyal Bilgiler dersi 2 ve 3. ünitelerini oluşturan "Ülkemizde Nüfus" ve "Türk Tarihinde Yolculuk" üniteleriyle sınırlıdır. Araştırmada 13 hafta boyunca yaratıcı düşünme yeteneğini geliştirdiği düşünülen etkinlik, yöntem ve teknikler uygulanmıştır. Uygulama öncesinde ders başarısını ölçmek amacıyla kontrol ve deney gruplarına öntest, uygulama sonrasında ise sontest uygulanmıştır. Ayrıca kalıcılığı tespit edebilmek için sontestten 3 hafta sonrasında geciktirilmiş sontest uygulaması yapılmıştır. Sosyal Bilgiler dersine karşı olan tutumu ölçmek amacıyla kontrol ve deney gruplarına öntest-sontest uygulamaları yapılmıştır. Araştırma sonunda elde edilen veriler Kruskal-Wallis ve Wilcoxon testleri ile analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular deney grubu öğrencilerinin, ders başarılarında anlamlı bir artış yaşandığını göstermiştir, ancak bu farklılık geciktirilmiş sontest uygulamalarına yansımamıştır. Ayrıca deney grubu öğrencilerinde Sosyal Bilgiler dersinden hoşlanma anlamında olumlu bir değişim yaşandığı görülmüştür.
8. sınıf T. C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersinde harita üzerinde oynanan kutu oyunları kullanımının öğrenci başarısı ve hatırda tutmaya etkisi
Bu çalışmada, 8. sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi öğretiminde, kutu oyunları kullanımının öğrenci ders başarısına ve hatırda tutma düzeyine etkisi üzerinde durulmuştur. Ayrıca öğrencilerin kendi öğrenmelerinden sorumlu olduğu bir öğrenme ortamı oluşturulmasında kuralları önceden belirlenmiş ve kazanımlar doğrultusunda hazırlanmış kutu oyunlarının etkili ve eğlenceli bir materyal olabileceğine dikkat çekilmiştir. Çalışmayla, öğrencilerin oyun esnasındaki yüksek güdülenmişlik seviyesinin öğrenme yaşantılarına dönüştürülmesinde kutu oyunlarının verimli bir ders materyali olarak kullanılabilirliği de test edilmiştir. Çalışmada öntest-sontest kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Kontrol grubunda dersler yapılandırmacı yaklaşımla, deney grubunda yapılandırmacı yaklaşımla birlikte kutu oyunları oynatılarak işlenmiştir. Uygulama sonucunda gruplar arasında ders başarısı açısından anlamlı bir fark olup olmadığı başarı testi ile değerlendirilmiştir. Ayrıca deney grubu öğrencilerinin kutu oyunları hakkındaki düşüncelerini öğrenmek için hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu, çalışmanın sonunda uygulanarak içerik analizi ile yorumlanmıştır. Deney ve kontrol gruplarının öntest-sontest ve sontest-kalıcılık testleri arasında istatiksel açıdan anlamlı bir fark bulunmamıştır. Ancak öğrenci görüşleri, kutu oyunlarının, öğrencilerin derse karşı ilgisini artırdığını ve eğlenceli bir öğrenme ortamı sağladığını göstermektedir.
Sınıf öğretmeni adaylarının dijital vatandaşlık düzeyleri ile siber zorbalık eğilimleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın temel amacı, sınıf öğretmeni adaylarının dijital vatandaşlık düzeyleri ile siber zorbalık eğilimlerinin belirlenmesi; adayların dijital vatandaşlık düzeyleri ile siber zorbalık eğilimleri arasındaki ilişkinin ortaya konulmasıdır. Araştırmanın çalışma grubunu 2014 – 2015 eğitim öğretim yılında Adnan Menderes Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği bölümünde öğrenim gören sınıf öğretmeni adayları oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak; sınıf öğretmeni adaylarının dijital vatandaşlık düzeylerini belirlemek için İşman ve Güngören (2014) tarafından geliştirilen "Dijital Vatandaşlık Ölçeği" ve siber zorbalık eğilimlerini belirlemek için Türkoğlu (2013) tarafından geliştirilen "Siber Zorbalık Tutum Ölçeği" uygulanmıştır. Araştırma sonucunda, sınıf öğretmeni adaylarının dijital vatandaşlık düzeyleri ile siber zorbalık eğilimleri arasındaki ilişkiyi belirlemek üzere yapılan korelasyon analizinde, orta düzeyde, pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur (r= 0.333, p<.01). Sınıf öğretmeni adaylarının dijital vatandaşlık düzeyleri ile günlük internette harcanan süre ve algılanan internet kullanım becerisi değişkenleri arasında anlamlı farklılığın olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Cinsiyet, sınıf düzeyi, internet kullanım yılı değişkenleri ile dijital vatandaşlık düzeyi arasında anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Sınıf öğretmeni adaylarının siber zorbalık eğilimleri ile cinsiyet ve sınıf düzeyi değişkenleri arasında anlamlı farklılığın olduğu sonucuna ulaşılmıştır. İnternet kullanım yılı, günlük internette harcanan süre ve algılanan internet kullanım becerisi değişkenleri ile siber zorbalık eğilimleri arasında anlamlı bir farklılık görülmemiştir. ANAHTAR KELİMELER: Dijital Vatandaşlık, Siber Zorbalık, Sanal Zorbalık, Öğretmen Adayları
Bağlamsal problemlerin çözümünde strateji öğretiminin öğrencilerin başarı ve tutumuna etkisi
Bu çalışmanın amacı ortaokul 6. sınıf matematik dersinde bağlamsal problemlerin çözümünde problem çözme stratejisi öğretiminin öğrencilerin matematiksel başarı ve tutumuna etkisini araştırmaktır. Araştırmada nitel ve nicel araştırma metotlarından faydalanılmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini, 2014–2015 eğitim-öğretim yılında Aydın ili Çine ilçesi 6. sınıfta okuyan öğrenciler oluşturmaktadır. Nitel ve nicel araştırmanın çalışma grubunu Aydın ili Çine ilçesindeki bir devlet ortaokulunda okuyan 6. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın nitel boyutuyla öğrencilerin bağlamsal problemler hakkındaki düşünceleri ve bağlamsal problemleri çözüm süreçleri belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmanın nitel boyutu kapsamında yarı yapılandırılmış görüşmeler ile elde edilen veriler betimsel analize tabi tutulmuş ve bu analiz ışığında, bağlamsal problemlerin çözümü için mevcut stratejiler ışığında iki tane sentez strateji geliştirilmiştir. Araştırmanın nicel boyutu kapsamında ise deneysel desenlerden yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmada bağlamsal problemlerin çözümünde öğretilen stratejinin etkililiğini belirlemek amacı ile "Bağlamsal Problemler Başarı Testi" geliştirilmiş ve testin madde analizleri, geçerlilik ve güvenirlik analizleri yapılmıştır. Başarı testinin KR-20 güvenirlik katsayısı 0.793 olarak hesaplanmıştır. Yapılan analizler sonucunda 15 sorudan oluşan başarı testine son hali verilmiştir. Başarı testi çalışmada öntest, sontest ve kalıcılık olarak deney ve kontrol gruplarına uygulanmıştır. Deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin matematiğe yönelik tutumlarını tespit etmek amacıyla Geban, Ertepınar vd. (1994) tarafından geliştirilmiş, Uygun (2008) tarafından matematik alanında uygulanmış ve Genç (2010) tarafından güvenirlik analizi yapılmış matematiğe yönelik tutum ölçeği öntest ve sontest olarak deney ve kontrol gruplarında kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutu kapsamında geliştirilen başarı testi seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden uygun örnekleme yöntemiyle belirlenmiş 90 öğrenciye uygulanmıştır. Deney grubunda (n= 30) bağlamsal problemler üzerinde strateji öğretimi yapılırken, pasif deney grubunun (n= 30) sadece bağlamsal problemleri tanıması, aşina olması sağlanmış ve herhangi bir strateji öğretimi yapılmamış, kontrol grubunda ise (n= 30) bağlamsal problemlerden bahsedilmemiş ve herhangi bir strateji öğretimi yapılmamıştır. Böylelikle bağlamsal problemlerde strateji öğretiminin öğrenci başarısı ve tutumu üzerine etkileri gözlenmiştir. Elde edilen nicel veriler SPSS 22 programında deney ve kontrol gruplarının karşılaştırılması Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Tekrarlı Ölçümler İçin Tek Faktörlü ANOVA, Tekrarlı Ölçümler İçin Tek Faktörlü ANCOVA ve Tek Yönlü Kovaryans Analizi (ANCOVA) ile yapılmıştır. Çalışmanın nitel sonuçları değerlendirildiğinde; öğrencilerin bağlamsal problemleri zor, uzun, ayrıntılı bilgi içeren, zaman alıcı ve şaşırtmalı sorular olarak düşündükleri, bağlamsal problemleri çözerken, problemdeki içeriğe odaklanmak yerine sayılara odaklanıp, sayılarla rastgele işlem yaptıkları belirlenmiştir. Ayrıca öğrencilerin, problemde yer alan sayıların büyük olması ve tam sayı olmaması durumunda problemi çözemeyeceklerini düşündükleri görülmüştür. Elde edilen bu bilgiler ışığında ve mevcut problem çözme stratejilerinin getirisinde bağlamsal problemlerin çözümünde yarar sağlaması düşünülen iki tane sentez strateji geliştirilmiştir. Çalışmanın nicel sonuçları değerlendirildiğinde; bağlamsal problemlerin çözümünde problem çözme stratejisi öğretiminin, öğrencilerin başarılarını ve öğrenilen bilginin kalıcılığını olumlu düzeyde etkilediği ancak tutum üzerinde herhangi bir etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. ANAHTAR SÖZCÜKLER Bağlamsal Öğrenme, Bağlamsal Problemler, Problem Çözme Stratejileri
Sosyal bilgiler dersinde bir eğitim aracı olarak sanal müze kullanımı
Müzeler, Sosyal Bilgiler derslerinde bir eğitim ortamı olarak sık sık yararlanılan mekânlardandır. Öğrencilerin bilgiyi, gerçek nesnelerle ve kendi kurdukları ilişkilerle zihinlerinde yapılandırmalarını sağlayan çok önemli yaşantılar sağlar. Bütün yararlarına ve öğretim programlarında yer almasına rağmen müze gezilerini sık gerçekleştirmek oldukça zordur. Gelişen teknolojinin değişen müzecilik anlayışıyla buluşmasından ortaya çıkan sanal müzeler, gerçek müze gezilerinin risklerini ortadan kaldırmaktadır. Sınıf ortamından ayrılmadan müze ziyareti yapma fırsatı sağlayan sanal müzeler öğretmenler tarafından son yıllarda kullanılmaya başlanmıştır. Ancak yapılan araştırmalarda öğretmenlerin sanal müzeleri kullanmadan önce herhangi bir ders planı hazırlamadıkları, aktif öğrenme tekniklerini kullanmadıkları ve değerlendirme çalışmaları yapmadıkları görülmüştür. Bu araştırmada sanal müze kullanımının hangi şartlarda uygulandığında daha verimli olduğu belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışmanın temel amacı sosyal bilgiler derslerinde, sanal müzelerin etkili bir eğitim aracı haline getirilmesine ışık tutmaktır. Bu nedenle yöntem olarak nitel araştırma desenlerinden eylem araştırması planlanmıştır. Araştırmacı tarafından hazırlanan etkinlik programı çerçevesinde, sanal müzelerden yararlanılan dersler aktif öğrenme teknikleri kullanılarak yürütülmüştür. Program sırasında ve sonunda öğrencilerden etkinlikleri ve programı değerlendirmeleri istenmiştir. Araştırmanın uygulama aşaması 2014-2015 öğretim yılının 2. döneminde İzmir ili Aliağa ilçesi Aliağa Toki Ortaokulu 8/B sınıfında öğrenim gören 10'u kız, 9'u erkek olmak üzere toplam 19 öğrenci ile sürdürülmüştür. Araştırmanın veri toplama sürecinde, yapılan dersler video kamera ile kayıt altına alınmıştır. Bunun yanı sıra etkinliklerden oluşan çalışma yaprakları ile etkinlik değerlendirme formları incelenmiştir. Araştırmanın en son kısmında ise, öğrenciler ile yarı yapılandırılmış görüşme tekniğine dayalı görüşmeler yapılmış ve bu görüşmeler araştırmacı tarafından yazıya aktarılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde betimsel analiz yaklaşımı kullanılmıştır. Araştırma sonucunda ise, sanal müzelerden yararlanmak üzere hazırlanan etkinlik programının, kazanımların aktarılmasında başarılı olduğu; öğrencilerin, kroki çizme, şiir yazma, drama, hamurdan nesne oluşturma, hikaye yazma ile sanal müze hazırlama gibi etkinlikleri ve grup çalışmalarını beğendikleri, dersler sırasında kendilerini müzede gibi hissettikleri, uygulanan etkinliklerin derslere dinamizm getirdiği ve öğrencilerin kendi sanal müzelerini hazırlayabilecekleri sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin sanal müzelerden yararlanırken aktif öğrenme tekniklerini kullanmaları, öğrencilere kendi sanal müzelerini oluşturabilecekleri ödevler hazırlamaları ve sanal müzelerden yararlanılacak ders planlarının hazırlanarak sanal müzeler üzerinden paylaşılması gibi öneriler getirilmiştir. ANAHTAR SÖZCÜKLER Sosyal Bilgiler, Sanal Müze, Etkinlik Programı.
Matematik tarihi kullanımının ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin akademik başarısı, hatırda tutma düzeyi ve motivasyonu üzerindeki etkileri
Bu araştırmanın amacı, ilkokul dördüncü sınıf matematik dersi Ondalık Kesirler konusunun Matematik Tarihi kullanılarak öğretiminin öğrencilerin akademik başarısı, hatırda tutma düzeyi ve motivasyonu üzerindeki etkilerini belirlemektir. Bu araştırma nicel araştırma desenlerinden ön test-son test kontrol gruplu yarı-deneysel araştırma desenindedir. Ayrıca Matematik Tarihi'nin matematik öğretiminde kullanılması ile ilgili deney grubundaki sınıf öğretmeninin görüşleri alınarak araştırmaya nitel bir boyut katılmıştır. Araştırma 2014-2015 eğitim-öğretim yılının ikinci yarısında Aydın ilinde farklı ilçelerdeki iki ilkokulun 4. sınıflarında okuyan deney ve kontrol gruplarını oluşturan öğrencilerle gerçekleştirilmiştir. Araştırma 26'sı deney grubunda ve 26'sı kontrol grubunda olmak üzere toplam 52 öğrenci ile yürütülmüştür. Deney grubuna Matematik Tarihi kullanılarak, kontrol grubuna ise Matematik Tarihi kullanılmadan matematik öğretimi gerçekleştirilmiştir. Deney ve kontrol grubuna uygulama öncesi ve sonrasında Genç (2015) tarafından geliştirilen "Ondalık Kesirler Başarı Testi (OKBT)" ile Ersoy ve Öksüz (2015) tarafından geliştirilen "İlkokul Matematik Motivasyon Ölçeği (İMMÖ)" uygulanmıştır. Deney grubunda süreci gözlemleyen sınıf öğretmeni ile yarı yapılandırılmış görüşme formu ile görüşme gerçekleştirilmiş, betimsel analiz yapılarak çözümlenmiştir. Araştırmaya katılan deney ve kontrol gruplarının Ondalık Kesirler konusuna ilişkin hatırda tutma düzeylerini belirlemek amacıyla uygulamanın bitiminden sekiz hafta sonra "Ondalık Kesirler Başarı Testi (OKBT)" tekrar uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 15.0 istatistiksel analiz yazılımı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda Matematik Tarihi kullanımının ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin Ondalık Kesirler konusundaki akademik başarılarını, hatırda tutma düzeylerini ve matematik öğrenmeye yönelik motivasyonlarını önemli ölçüde yükselttiği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca süreci gözlemleyen sınıf öğretmeninin Matematik Tarihi'nin matematik öğretiminde kullanımına yönelik görüşlerinin olumlu yönde olduğu görülmüştür. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Matematik Tarihi, Matematik Öğretimi,Motivasyon, Ondalık Kesirler
60-72 aylık çocukların değer eğitiminde öykü temelli yaratıcı drama yönteminin etkisi
Bu araştırma, 60-72 aylık çocukların değer eğitiminde öykü temelli yaratıcı drama yönteminin etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada öntest sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen uygulanmıştır. Okul öncesi eğitime devam eden 60-72 aylık, 30 çocuk çalışma grubunu oluşturmuştur. Deney grubundaki 15 çocuğa, sekiz haftalık, 24 oturumdan oluşan Öykü Temelli Yaratıcı Drama Yöntemiyle Değerler Eğitimi Programı uygulanmıştır. Kontrol grubundaki 15 çocuğa ise Değerler Eğitimi İl Yürütme Komisyonu tarafından belirlenen değerler kapsamında, sınıf öğretmenleri tarafından etkinlikler uygulanmıştır. Araştırmada iki veri toplama aracı kullanılmıştır; anne-babalar ve çocuğa yönelik bilgileri içeren Genel Bilgi Formu, ve çocukların değer kazanımlarını ölçmek amacıyla Bower (2012) tarafından geliştirilen ve Bağcı (2015) tarafından Türkçeye uyarlama ve geçerlik güvenirlik çalışması yapılan Çocuk Prososyallik Ölçeği. Araştırmadan elde edilen veriler, SPSS 20 paket programıyla analiz edilmiştir. Verilerin analizinde; frekans ve yüzde, Mann Whitney U Testi, Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılmıştır. Kontrol ve deney gruplarının öntest sontest puanlarının analizleri sonucunda, sontest ortalamaları lehine .05 düzeyinde anlamlı farklılık bulunmuştur. Deney ve kontrol grubunun sontest puanları karşılaştırıldığında, deney grubunun sontest puan ortalamaları lehine anlamlı farklılık gözlenmiştir. Deney grubu sontest ve kalıcılık testi ölçümleri arasında ise anlamlı farklılaşma bulunmamıştır. Elde edilen sonuçlar 60-72 aylık çocukların değer gelişiminde, Öykü Temelli Yaratıcı Drama Yöntemiyle Değerler Eğitimi Programı'nın etkili olduğunu göstermektedir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Okul öncesi eğitim, değerler eğitimi,yaratıcı drama.
Fen bilimleri dersinde üst bilişsel araştırmaya dayalı öğrenmenin dördüncü sınıf öğrencilerinin bilimsel süreç becerilerine, akademik başarılarına ve üst bilişsel süreçlerine etkisi
Bu çalışmanın amacı, üstbilişsel araştırmaya dayalı öğrenmenin fen bilimleri dersinde dördüncü sınıf öğrencilerin başarılarına, bilimsel süreç becerilerine ve üstbilişsel süreçlerine etkisini incelemektir.Araştırmada karma yöntem yaklaşımı esas alınmıştır.Araştırmanın nicel bölümünde ön test son test kontrol gruplu deney deseni kullanılmıştır. Deney grubunda üst bilişsel araştırmaya dayalı öğrenme kullanılırken kontrol grubunda sınıf öğretmenin kullandığı öğretim yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini Bursa'nın İnegöl ilçesindeki bir ilkokulunda iki farklı öğrenim gören 70 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın nitel bölümünde deney grubundan seçilen üç hedef öğrencinin uygulamadan önce ve uygulamadan sonra araştırmaya dayalı öğrenmeye ve üst bilişsel süreçlerine yönelik görüşlerinin izlenmesi amacıyla yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Ayrıca 14 hafta süresince bu öğrencilerin araştırmaya dayalı yazılı görüşleri alınmıştır. Son test puanlarına göre Üst Bilişsel Farkındalık Ölçeği dışında diğer test ve ölçeklerden alınan puanları karşılaştırıldığında, deney grubu öğrencileri kontrol grubu öğrencilerine göre anlamlı düzeyde farklar elde etmişlerdir. Hedef öğrencilerin araştırmaya dayalı öğrenme ve üstbilişsel süreçler hakkındaki görüşleri olumlu anlamda değişim göstermiştir. ANAHTAR KELĠMELER; ÜstbiliĢ, AraĢtırmaya Dayalı Öğrenme, Bilimsel Süreç Becerileri, Akademik BaĢarı, ÜstbiliĢsel Süreç.
Milli Eğitim Bakanlarının eğitim icraatları (1999-2011)
Adnan Menderes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İlköğretim Sınıf Öğretmenliği Ana Bilim Dalında Yüksek Lisans Tezi olarak hazırlanan bu çalışmanın konusu "Milli Eğitim Bakanları ve Eğitim İcraatları (1999-2011)"dir. İncelediğimiz dönemde 5 hükümet kurulmuş ve 5 Milli Eğitim Bakanı görev yapmıştır. Çalışma üç ana bölümden oluşmaktadır. I. Bölümde, araştırmanın amacı, önemi, sınırlılıkları ve yöntemi verilerek, konu ile ilgili kavramlar tanımlanmış ve açıklanmıştır. II. Bölümde, kurulan hükümetlerde eğitim, parti programlarında eğitim ile 1999-2011 yılları arasında görev yapan Milli Eğitim Bakanlarının eğitim konusunda yaptıkları çalışmalar sunulmuştur. III. Bölümde, değerlendirme, yorum, sonuç ve öneriler yer almıştır. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Milli Eğitim, Milli Eğitim Bakanları, Hükümet Programları, İlköğretim, Ortaöğretim, Yükseköğretim.
Çok partili hayata geçiş sürecinde Aydın'da eğitim (1946-1950).
Çalışmada Türkiye'nin fiilen katılmadığı II. Dünya Savaşı yıllarında uyguladığı savaş ekonomisi önlemlerinin eğitim politikaları ve eğitime ayrılan bütçe üzerinde etkileri göz önünde bulundurularak çok partili siyasal yaşama geçiş sürecinde ülkenin siyasi durumu ve sürecin eğitim politikalarına ve uygulamalarına yansıması ışığında Aydın ilinde eğitimdeki gelişme ve değişmeleri tespit etmek amaçlanmıştır. Türkiye II. Dünya Savaşına fiilen katılmasa da savaş yıllarında aldığı ekonomi önlemlerinin eğitime ayrılan bütçe üzerinde etkileri söz konusudur. II. Dünya savaşı sonrasında Türkiye batı dünyasında yer almış, ABD'de Truman Doktrini ve bu Doktrin'e dayalı Marshall Planı uygulamaya konulmuş, plan ekonomi ile ilgili görülse de başta Köy Enstitüleri olmak üzere eğitimi etkilemiştir. Türkiye'de çok partili siyasal yaşama geçişin gündeme gelmesi, DP'nin muhafazakâr kesimi taban alarak yükselişi ve CHP, DP arasındaki yarış eğitim sisteminde olduğu gibi bazı tavizleri beraberinde getirmiştir. Din eğitiminin okul programlarına girmesi, köy enstitülerinin özünden farklı bir yapı alması, ilk ve orta öğretim programlarında değişiklikler gibi gelişmeler gündeme gelmiştir. Çok partili hayata geçiş sürecinde 1946–1950 yılları arasında ülkemizde eğitim alanında meydana gelen gelişmeler ışığında Aydın ilinde eğitimdeki gelişme ve değişmeler tespit edilmiştir. Çalışma tarama modelindedir. Basın taraması, arşiv çalışması(belgesel tarama). yöntemleriyle 1. Elden kaynaklara ulaşılmış, 1946-1950 yıllarını konu edinen ikinci el kaynaklar (kitap, makale, tez, çeşitli yerlerde sunulmuş bildiriler). incelenmiştir ANAHTAR KELİMELER: CHP, Çok Partili Düzen, Eğitim, Köy Enstitüleri, Aydın'da Eğitim.
Sınıf öğretmenlerinin bilimin doğasına yönelik görüşleri: Söke ilçe örneği
Bu çalışmanın amacı sınıf öğretmenlerinin bilimin doğasına ilişkin görüşlerini belirlemek ve bu görüşlerin çeşitli değişkenlere göre değişip değişmediğini tespit etmektir. Araştırmada nitel ve nicel araştırma desenlerinin bir arada kullanıldığı karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2014-2015 eğitim- öğretim yılında Aydın İli Söke ilçesindeki ilkokullarda görev yapan 321 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Katılımcıların görüşlerini belirlemek amacıyla Özgelen (2013) tarafından geliştirilen 11 alt boyut ve 30 önermeden oluşan 4'lü ölçeklendirmeli "Bilimin Doğası Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarını derinleştirmek amacıyla 32 sınıf öğretmeni ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Nicel verilerin analizinde Statistical Package for the Social Sciences (SPSS 20.0) programı kullanılmıştır. Verilerin parametrik veya parametrik olmadığını belirlemek için verilere Kolmogorov Smirnov Testi uygulanmıştır. Test değerleri 0,05'den küçük olduğu için parametrik olmayan test yöntemleri kullanılmıştır. Gruplar arası karşılaştırma için Mann-Whitney U ve Kruskal-Wallis H testleri kullanılmıştır. Nitel veriler betimsel analiz kullanılarak çözümlenmiştir. Analizler sonucunda sınıf öğretmenlerinin bilimin doğasına ilişkin görüşleri ile mezun oldukları eğitim kurumları, okullarındaki laboratuvar durumları ve okullarının eğitim öğretim faaliyetlerini sürdürme sürelerinde anlamlı farklılıklar gösterdiği diğer değişkenlerde ise farklılık göstermediği görülmüştür. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Bilimin Doğası, Bilimin Doğasının Öğretimi, Sınıf Öğretmenleri
Ebeveyn tutumları ile okul öncesi dönem çocuklarının davranış problemleri arasındaki ilişkide çocukların empati ve sosyal beceri düzeylerinin rolü
Bu çalışmada, ebeveyn tutumlarının okul öncesi çocukların empati ve sosyal becerileri ile ilişkisi ve bu ilişkinin davranış problemlerine etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Ebeveyn tutumlarının okul öncesi davranış problemleri üzerindeki etkisine hem doğrudan hem de empati ve sosyal beceri üzerinden bakılmıştır. Araştırmanın örneklemini İzmir'in ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı bağımsız anaokullarında ve ilkokulların anasınıflarında eğitim görmekte olan, random (tesadüfî) örneklemeyle seçilen 210 çocuk oluşturmuştur. Araştırma, var olan durumu ortaya koymaya yönelik betimsel bir çalışmadır. Bu araştırmada tanımlayıcı istatistikler için SPSS (21) kullanılmıştır. Verilerin analizi yapısal eşitlik modeli (LISREL 8.80 programı) kullanılarak sınanmıştır. Sonuçlar, ebeveyn tutumları ile okul öncesi dönemi çocuklarındaki davranış problemleri arasında anlamlı bir ilişki olduğunu göstermektedir. Ayrıca bu ilişkide çocukların empati ve sosyal beceri düzeylerinin rolü incelendiğinde, baştaki ebeveyn tutumları ile davranış problemleri arasındaki ilişkinin anlamsız hale geldiği belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar, okul öncesi çocukların empati ve sosyal becerilerinin ebeveyn tutumları ile davranış problemleri arasındaki ilişkiye tam aracılık yapmakta olduğu göstermektedir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: : Okul Öncesi Eğitim, Sosyal Beceri, Empati,Ebeveyn Tutumları.
Sınıf öğretmenlerinin empatik yönelimlerinin incelenmesi
Bu araştırma, sınıf öğretmenlerinin empatik yönelim düzeylerini ve empatik yönelimlerine ilişkin görüşlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini 2014 – 2015 eğitim öğretim yılında Aydın ilindeki ilkokullarda görev yapan sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Örneklemi ise olasılık dışı uygun örnekleme yoluyla seçilmiş Aydın ili Efeler ilçesi ilkokullarında görev yapmakta olan 289 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın modeli nicel ve nitel desenlerin birlikte kullanıldığı karma desendir. Veri toplama aracı olarak; empatik yönelim düzeylerini belirlemek için Koçak ve Önen (2013) tarafından geliştirilen "Empatik Yönelim Ölçeği" uygulanmıştır. Empatik yönelimlerine ilişkin görüşlerini belirlemek için öğretmenlerle açık uçlu soruların sorulduğu görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda, sınıf öğretmenlerinin empatik yönelim düzeyleri ile cinsiyetleri, empati ile ilgili katıldıkları hizmet içi eğitim durumları arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Kadın sınıf öğretmenlerinin, erkek sınıf öğretmenlerine göre, empati ile ilgili hizmet içi eğitime katılan öğretmenlerin katılmayanlara göre empatik yönelim puanları ortalaması daha yüksek bulunmuştur.Medeni durum,çocuk sahibi olma durumu,öğrenim durumu, mezun olunan alan, mesleği isteyerek seçip seçmeme, meslekten memnun olup olmama durumu ile empatik yönelim puan ortalamaları arasında anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Sınıf öğretmenleri ile yapılan görüşmeler sonucu öğretmenlerin görüşleri üç ana tema altında toplanmıştır. ANAHTAR KELİMELER: empati, empatik yönelim, sınıf öğretmeni
Fen bilgisi öğretmen adaylarının çevreye yönelik etik yaklaşımları ile sürdürülebilir çevreye yönelik tutumlarının incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, fen bilgisi öğretmen adaylarının etik yaklaşımları ile sürdürülebilir çevreye yönelik tutumlarının düzeylerini belirlemek, demografik özellikleri açısından incelemek ve fen bilgisi öğretmen adaylarının etik yaklaşımları ile sürdürülebilir çevreye yönelik tutumları arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2014-2015 eğitim-öğretim yılında Ege Bölgesindeki üniversitelerin eğitim fakültesi fen bilgisi öğretmenliği anabilim dalında öğrenim gören 1438 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Fen bilgisi öğretmen adaylarına verilerin toplanması amacıyla, "Ekosentrik, Antroposentrik ve Çevreye Yönelik Antipatik Tutum Ölçeği", "Sürdürülebilir Çevre Tutum Ölçeği" ve "Kişisel Bilgi Formu" uygulanmıştır. Verilerin analizinde, tanımlayıcı istatistiksel metotlar (Frekans, Yüzde, Ortalama, Standart sapma) ile Kruskal Wallis H-testi, Mann Whitney U-testi ve korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, fen bilgisi öğretmen adaylarının ekosentrik ve antroposentrik tutumlarının ortalamanın üstünde, çevreye yönelik antipatik yaklaşımların ise ortalamanın altında olduğu; sürdürülebilir çevreye yönelik tutumun ise yüksek olduğu tespit edilmiştir. Ekosentrik, antroposentrik ve çevreye yönelik antipatik tutumların ve sürdürülebilir çevreye yönelik tutumların; cinsiyet, sınıf düzeyi, Çevre Bilimi dersi alma, çevre ile ilgili bilgi edinme, herhangi bir çevre kuruluşuna üye olma değişkenlerine göre anlamlı farklılık sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte, fen bilgisi öğretmen adaylarının ekosentrik ve antroposentrik tutumları ile sürdürülebilir çevreye yönelik tutumları arasında pozitif yönde, çevreye yönelik antipatik tutumları ile sürdürülebilir çevreye yönelik tutumları arasında ise negatif yönde anlamlı bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir.
Fen bilimleri dersi öğretmenlerinin bilimsel argümantasyon sürecini sınıflarında kullanma düzeylerinin ve argümantasyona yönelik farkındalıklarının belirlenmesi
Bu araştırmanın amacı Fen Bilimleri dersi öğretmenlerinin sınıf ortamında argümantasyon sürecini hangi düzeyde kullandığının ve argümantasyona yönelik farkındalıkların belirlenmesidir. Bu araştırmada nitel bir araştırma modeli olan durum çalışması kullanılmıştır. Bu çalışma 2014-2015 Eğitim Öğretim Yılı'nda Ege Bölgesi'ndeki bir ilde; 2'si il merkezi, 2'si ilçe merkezi ve 2'si köyde olmak üzere 6 gönüllü fen bilimleri dersi öğretmeninin oluşturduğu katılımcı grup ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma kapsamında geliştirilen 24 maddeden oluşan öğretmenlerin argümantasyon kullanımını belirlemeye yönelik ders gözlem formu ve 13 maddeden oluşan argümantasyona yönelik görüşme formu araştırmanın veri toplama araçlarıdır. Araştırmada fen bilimleri öğretmenleri her biri 8 saat, toplamda 48 saat gözlenmiştir. Araştırma sonucunda, fen bilimleri öğretmenlerinin sınıf ortamında argümantasyonu yaygın olarak kullanmadıkları görülmüştür. Bu durum okulun bulunduğu yerleşim bölgesine göre bir farklılık oluşturmamaktadır. Öğretmenlerin mesleki deneyiminin de argümantasyonun uygulanmasında büyük farklar oluşturmadığı gözlenmiştir. Yapılan görüşmeler sonucunda öğretmenlerin bir çoğunun argümantasyon, argümantasyonda yer alan kavramlar ve argümantasyonda kullanılan etkinliklerle ilgili olarak yeterli farkındalığa sahip olmadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Fen eğitimi, Argümantasyon, Fen öğretmeni
Sosyal bilgiler programında yer alan tarih konularının tarihsel düşünme becerileri açısından değerlendirilmesi
Bu araştırma, Sosyal Bilgiler programında yer alan tarih konularının tarihsel düşünme becerileri açısından değerlendirilmesini içeren nitel bir çalışmadır. Öğrenciler eğitim sürecinde pasif alıcılar olmaktan çıkmalı, analitik düşünebilen, tarihsel olaylara yönelik yorum yapabilen, tarihsel soruşturma ve araştırma yeteneğine sahip bireyler olarak aktif hale getirilmelidir. Tarih dersinin öğretiminde, bu amaçların gerçekleşmesine dönük olarak tarihsel düşünme becerileri geliştirmesine yönelik yapılan çalışmalar arttırılmalıdır. Bu nedenle Sosyal Bilgiler dersi programında yer alan tarih konularında tarihsel düşünme becerilerinin değerlendirilmesi önem kazanmaktadır. Araştırmanın amacı, T.C İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi I. Dönem ünitelerinde geçen konuları tarihsel düşünme becerileri açısından incelemektir. Araştırmanın amacına ulaşmak için nitel araştırma yöntemlerinden olan görüşme ve gözlem tekniği kullanılmıştır. Konuya ilişkin olarak 2013-2014 eğitim öğretim yılında orta sosyo-ekonomik düzey bir devlet okulunda 5 gönüllü Sosyal Bilgiler öğretmeni ve üç sınıftan akademik gelişim düzeyleri ölçüt alınarak her düzeyi temsil edecek şekilde seçilen, toplam 18 öğrenci ile bireysel görüşme yapılmıştır. Öğrencilerle farklı zamanlarda gerçekleştirilen üç görüşme ve öğretmenlerle yapılan görüşmeler sonucunda Microsoft Word ortamında toplam 299 sayfalık ham veri dökümanı oluşturulmuştur. Görüşme verilerinin çözümlenmesinde tümevarımsal içerik analizi uygulanmıştır. Birinci dönem boyunca haftada 6 saat toplam 12 hafta gözlem yapılmış. Yapılan gözlemler sonucunda 45 saatlik gözlem verisi elde edilmiş ve 147 sayfalık ayrıntılı gözlem formu dökümanı oluşturulmuştur. Gözlem yarı yapılandırılmış alan çalışması yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Öğrenci görüşme sonuçları verilerinden hareketle, genel olarak öğrencilerin tarih konularına ilgili oldukları ancak tarih dersi öğreniminde analiz, sentez ve değerlendirme gibi üst düzey bilişsel basamakları işe koşamadıkları genelde bilgi ve kavrama düzeyinde kaldıkları görülmektedir. Gözlem sonuçlarından elde edilen verilere göre ise, genel olarak sınıflarda öğretmen ve sınav odaklı bir öğretim süreci işlediği görülmektedir. Araştırma sonunda ortaya çıkan sonuçlara dayalı olarak önerilere yer verilmektedir. ANAHTAR KELİMELER: Tarih, Tarihsel Düşünme Becerisi, Sosyal Bilgiler, T.C İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük.
Ortaokul öğrencilerinin 'doğal ve yapay çevre' hakkındaki zihinsel modellerinin araştırılması
Bu çalışmada ortaokul öğrencilerinin "çevre" kavramı ile ilgili oluşturdukları zihinsel modeller incelenmiştir. Araştırmaya, 2014–2015 Eğitim-Öğretim yılında Aydın ili Efeler İlçesi'nde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı belirlenmiş bir ortaokulun beşinci, altıncı, yedinci ve sekizinci sınıfında öğrenim gören 146 öğrenci katılmıştır. Araştırmada beşinci, altıncı, yedinci ve sekizinci sınıfta bulunan öğrencilerin "çevre" kavramı ile ilgili zihinsel modelleri; doğal ve yapay çevre hakkındaki çizimlerine bakılarak puanlandırılmıştır. Bu puanlama için "Çevre Çizimi Rubriği" kullanılmıştır. "Çevre Çizimi Rubriği", çevre kavramını içeren dört faktörden (insan, canlı, cansız, insan yapımı) oluşturulmuştur. İstatistiksel analizler sonucu, öğrencilerin "çevre" kavramı ile ilgili faktörleri çizimlerinde kullanma durumlarına bakılarak, çevre kavramı hakkındaki zihinsel modellerine ulaşılmıştır. Bu modeller incelendiğinde, çevre ile ilgili faktörleri gösteren çizimlerin birçoğunda faktörlerin hepsinin ya da bir kısmının sadece var olduğu, geriye kalan kısmında faktörlerin birbiriyle etkileşim içinde olduğu, etkileşimli çizimlerin ise çok azında etkileşimin açıklayıcı ve özel olduğu görülmüştür. Anahtar sözcükler: Ortaokul, Doğal Çevre, Yapay Çevre, Çevre Algısı, Zihinsel Model
Özel eğitim (zihin engelliler) öğretmen adaylarının fen öğretimine ilişkin öz-yeterlik inançları
Çalışmaya katılan farklı üniversitelere devam eden özel öğretim öğretmeni adaylarının fen bilgisi öğretimi öz-yeterlik inançlarının farklı değişkenlere göre belirlenmesi ve bu alandaki eğitim kalitesini oraya çıkarmak araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Araştırmada betimsel tarama model kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi, 2014-2015 akademik yılı bahar döneminde, 11 farklı üniversitenin eğitim fakültesi Özel Eğitim (Zihin Engelliler) Bölümü 1. ve 4. sınıflarında öğrenim görmekte olan toplam 1110 öğretmen adayından oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak 'Kişisel Bilgi Formu' ve 'Fen Öğretimine İlişkin Öz-Yeterlik İnançları Ölçeği' kullanılmıştır. Kişisel Bilgi Formu adayların cinsiyet, yaş, öğrenim, mezun oldukları okul, okudukları sınıf düzeyi, özel eğitimle ilgili bilgilerinin olup olmamasına yönelik sorulardan oluşmaktadır. Fen Öğretimine İlişkin Öz-Yeterlik İnançları Ölçeği, fen öğretimi öz-yeterlik inancı ve fen öğretiminde sonuç beklentisi olmak üzere 2 faktörde toplanmış 21 sorudan oluşmaktadır. Elde edilen veriler sonucunda cinsiyet, üniversite sınıf düzeyi, okuduğu bölümü seçme sebepleri, öğrenim gördüğü bölüme yerleşmeden önce özel eğitimle ilgili bilgisi olup olmaması, mezun oldukları lise türü ve bireyin yaşadığı yer arasında anlamlı farklılıklar bulunurken, ailesinde veya yakın çevresinde özel eğitime gereksinim duyan bireyler olup olmamasına göre anlamlı farklılık göstermemiştir. Anahtar Sözcükler: Öz-yeterlik, Fen Öğretimi, Zihin Engelliler.
Sınıf öğretmenlerinin sanal manipülatiflere ilişkin görüşleri
Sanal manipülatiflerin, ilkokul öğrencilerinin, kavramları daha iyi anlama, kavramlar üzerinde yorum yapabilme ve kavramları problem çözmede kullanabilme yeteneklerini geliştirmelerine yardımcı olduğu varsayılmaktadır. Matematik öğretiminde sanal manipülatiflerin etkili olabilmesi için, öğretmenlerin uygun manipülatifleri seçebilmeleri ve bunları etkili bir şekilde kullanabilme becerilerine sahip olmaları gerekmektedir. Bu bağlamda, bu araştırmanın amacı sınıf öğretmenlerinin sanal manipülatiflere ilişkin görüşlerini incelemektir. Araştırma tarama modelinde olup, betimsel bir nitelik taşımaktadır. Sınıf öğretmenlerinin sanal manipülatiflerden haberdar olma, sanal manipülatifleri kullanma durumlarını, sanal manipülatiflere ilişkin görüşlerini belirlemek için anket uygulanmıştır. Betimsel analizler yoluyla elde edilen bulguları desteklemek amacıyla, sanal manipülatifleri kullandığını ifade eden öğretmenlerden 3'ü ile görüşmeler yapılmış ve sonuçlar rapor edilmiştir. Araştırma verilerinin analizinde SPSS (18.0) istatistik programı kullanılmıştır. Söz konusu program kullanılarak frekans dağılımları ile yüzdelere ulaşılmış, değişkenler arasındaki ilişkilerin ölçülmesinde ki-kare analizi kullanılmıştır. Araştırmaya katılan 278 öğretmenden 254 tanesinin matematik öğretiminde sanal manipülatifleri kullanmadıklarını tespit edilmiştir. Öğretmen görüşlerinin alınması için yapılan yarı yapılandırılmış görüşme formu sonucunda ulaşılan bulgular üzerinden yorumlar yapılmıştır. ANAHTAR KELİMELER Sanal manipülatif, matematik öğretimi, öğretmen görüşü
İlköğretim 7.sınıf öğrencilerinin inovasyon becerilerinin değerlendirilmesi
Bu araştırmanın amacı: ilköğretim öğrencilerinin inovasyon beceri düzeylerini belirlemektir. Araştırmada ilköğretim 7. Sınıf öğrenilerinin inovasyon becerilerinin belirlenmesi hedeflenmiştir. Araştırma tarama modelinde tasarlanmıştır. Veri toplama aracı olarak 11 sorudan oluşan kişisel bilgi formu ve inovasyon ölçeği kullanılmıştır. Gençler için inovasyon becerisi ölçeği (Chell ve Athayde, 2009) Türkçe'ye çevrilmiş ve geçerlik güvenirlik çalışması yapılmıştır. Ölçeğin güvenirlik değerleri Cronbach Alpha katsayısı ile ölçülmüş ve 0,86 bulunmuştur. Geçerliği için doğrulayıcı faktör analizi uygulanmıştır. Dil geçerliği için ise çeviri-geri çeviri tekniğinden faydalanılmıştır. Ölçek 31 maddeden oluşmaktadır ve beşli likert tarzındadır. Inovasyon ölçeği Yaratıcılık, Liderlik, Enerji, Öz-Yeterlilik ve Risk Eğilimi olmak üzere beş alt boyutta incelenmiştir. Veriler Aydın ili Efeler ilçesinde 2013-2014 eğitim-öğretim yılında merkez okullarda eğitim gören 7. sınıf öğrencilerinden 3069 öğrenciden 608 'ine veri toplama aracı uygulanarak elde edilmiştir. Katılımcılar tesadüfi olarak seçilmiştir. Verilerin analizinde Frekans Dağılımları, t Testi ve Varyans Analizi ve Post Hoc testlerinden Scheffe testi analizleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda katılımcıların inovasyon beceri düzeyleri demografik özelliklere göre kıyaslandığında cinsiyet ve sınıf mevcudu bakımından anlamlı bir farklılık belirlenmiştir. İnovasyon ölçeği anketi sonuçlarına göre alt boyut ortalamalarından en yükseği Enerji alt boyutuna, en düşük ortalama ise Liderlik alt boyutuna ait bulunmuştur. İnovasyon ölçeği alt boyutlarında kardeş sayısı, maddi durum, hayatının büyük bir kısmını geçirdiği yer ve baba mesleğine göre farklılık göstermemiş fakat cinsiyet, anne mesleği, anne-baba eğitim durumu, ailedeki çocuk sırası, sınıftaki öğrenci sayısına göre anlamlı farklılık görülmüştür. Elde edilen bulguların alanyazına katkıda bulunacağı ve bundan sonraki çalışmalar için veri oluşturacağı düşünülmektedir.
Ortaokul 5. sınıf Sosyal Bilgiler dersi "Adım adım Türkiye" ünitesinde bulunan kavramların kazandırılmasına ilişkin öğretmen görüşleri
Bu araştırma Ortaokul 5.sınıf Sosyal Bilgiler Dersi "Adım Adım Türkiye" ünitesinde bulunan kavramların öğretimi ile ilgili öğretmen görüşlerini belirlemeyi amaçlayan nitel bir araştırmadır. Araştırma modeli olarak nitel araştırma yöntemlerinden, durum çalışması modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Aydın ili Efeler ilçesi MEB'e bağlı ortaokullarda görev yapan Sosyal Bilgiler öğretmenleri oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemi ise amaçlı örneklem yönteminden maksimum çeşitlilik örneklemesi yoluyla seçilen Aydın Efeler ilçesinde farklı okullarda görev yapan ve çalışmanın yapıldığı dönemde Ortaokul 5. Sınıflarda öğretim veren 10 Sosyal Bilgiler öğretmeni oluşturmuştur. Veriler yüz yüze yapılan görüşme tekniği ile toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak ilgili ünitedeki kavramları kapsayan yarı yapılanmış görüşme formu düzenlenmiştir. Görüşmelerde her bir öğretmene 10 açık uçlu soru sorulmuştur.Soruların uygulama kısmında öncelikle ön görüşmeler yapılmıştır. Ön görüşmelerde ses kaydı yapılmasını istemeyen öğretmenlerin sayıca fazla olmasından dolayı farklı bir metoda başvurulmuştur. Veri kaybına sebebiyet vermemek için araştırmacının haricinde ayrıca bir yazman da görüşmeler esnasında notlar tutmuştur. Veriler analiz edilirken bu notlar karşılaştırılmış ve verilerin güvenirliği sağlanmaya çalışılmıştır. Araştırmanın temel problem cümlesi kapsamında, öğretmenlerin kavram öğretimini dersleri açısından önemli gördükleri, kavram öğretiminde kullandıkları yöntem ve teknikler arasında geleneksel yöntem ve tekniklere daha fazla yer verdikleri, ayrıca kavram haritalarını diğer kavram öğretim yöntemlerine göre daha sık kullandıkları sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda ünitede bulunan bazı kavramların zor öğrenildiği tespit edilmiştir. Bu kavramların soyut olması, öğrencilerin yaş seviyesine uygun olmaması ve öğrencilerin günlük yaşamında yer tutmaması bakımından zor öğrenildiği sonucuna ulaşılmıştır. ANAHTAR KELİMELER: Sosyal Bilgiler, Kavram öğrenme, Kavram öğretimi
Okul öncesi dönem 4-6 yaş çocukları için yeniden düzenlenen okul öncesi kaygı ölçeğinin geçerlik ve güvenirlik çalışması
Bu araştırmanın amacı Edwards, Rapee, Kennedy ve Spence (2010) tarafından geliştirilen Yeniden Düzenlenen Okul Öncesi Kaygı Ölçeğinin Türkçe formunun 4-6 yaş arasındaki çocuklarda geçerlik ve güvenirliğini incelemektedir. Araştırmanın örneklemini İzmir merkez ve ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı bağımsız anaokullarında ve ilköğretim okullarının anasınıflarında eğitim görmekte olan, rastgele (tesadüfî) örneklemeyle seçilen 308 çocuk oluşturmuştur. Edwards, Rapee, Kennedy ve Spence (2010) tarafından geliştirilen Yeniden Düzenlenen Okul Öncesi Kaygı Ölçeğinin Türkçe formunun 4-6 yaş arasındaki çocuklarda geçerlik ve güvenirliğini inceleyen araştırma, var olan durumu ortaya koymaya yönelik betimsel bir çalışmadır. Araştırmaya ilişkin verilerin toplanabilmesi amacıyla; Kişisel bilgi formu, Yeniden Düzenlenen Okul Öncesi Kaygı Ölçeği, Sosyal Yetkinlik ve Davranış Değerlendirme- 30, Sosyal uyum ve beceri ölçeği, Problem Davranış Ölçeği kullanılmıştır. Ölçekler çocukların annelerine uygulanmıştır. Test tekrar test güvenirlik araştırma yöntemini uygulayabilmek adına 2 hafta sonra Yeniden Düzenlenen Okul Öncesi Kaygı Ölçeği aynı örneklem grubundaki çocukların annesine tekrar uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 20 ve LISREL 8.80 kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda genel olarak tüm sonuçlar değerlendirdiğinde Yeniden Düzenlenen Okul Öncesi Kaygı Ölçeğinin Türkçe formunun geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu görülmektedir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Kaygı, Okul Öncesi Kaygı Ölçeği, Geçerlik,Güvenirlik
İlkokul matematik derslerinde şarkı kullanımının öğrencilerin başarı, tutum ve sözcük dağarcığı üzerindeki etkisi
Bu araştırmanın amacı, ilkokul ikinci sınıf matematik derslerinde şarkı kullanılmasının öğrencilerin başarılarına, bilgilerinin kalıcılığına, derse yönelik tutumlarına ve matematiksel sözcük dağarcığına etkisini incelemektir.Araştırmada nicel araştırma metodu ve bu metodun içerisinde yer alan ön test- son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma, İzmir ilinde yer alan bir devlet ilkokulunda 2015-2016 eğitim-öğretim yılında öğrenim gören 2. sınıf öğrencilerinden deney (N=25) ve kontrol grubu (N=25) olarak belirlenmesi ile toplam 50 kişiye uygulanmıştır. Araştırma sürecinde ''Doğal Sayılarla Çarpma İşlemi'' konusu, deney grubunda müfredata uygun öğretimin yanı sıra araştırmacı tarafından bestelenen şarkıların kullanımıyla işlenirken, kontrol grubunda ise şarkı kullanılmamış ve geçerli müfredat ile işlenmiştir. Araştırmada veri toplamak amacıyla, araştırmacı tarafından geliştirilen başarı testi ve Petek Aşkar (1986) tarafından geliştirilen tutum ölçeği kullanılmıştır. Ayrıca öğrencilerin uygulama sonundaki matematiksel sözcük dağarcığını belirleyebilmek için öğrencilere hikayeler yazdırılmıştır. Elde edilen verilerin analizi; SPSS 15.0 programında yapılmıştır. Araştırma sonucunda; 'Doğal Sayılarla Çarpma' konusu kavratılırken şarkı kullanılmasının öğrencilerin akademik başarılarının artmasında ve konuya ilişkin bilgi düzeyinin kalıcılığında anlamlı bir etkisinin olduğu görülmüştür. Ayrıca öğrencilerin matematik dersine yönelik tutumları ve matematiksel sözcük dağarcığı gelişiminde de deney grubu lehine anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: İlkokulda Matematik Öğretimi, Şarkı, Başarı,Tutum, Sözcük Dağarcığı
İlkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin öykü yazma becerilerinin geliştirilmesi
Bu araştırma, ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin öykü yazma becerilerini geliştirmek için öykü yazma programı doğrultusunda; öğrencilerin yazılı anlatım becerilerini, öykülerinde öykü elementlerini kullanma düzeylerini ve yazma bilgilerini arttırmak amacıyla yapılmıştır. Araştırma, 2015-2016 öğretim yılında, Aydın ili Sultanhisar ilçesinde bir ilkokula devam eden 12 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmada; uygulama öncesinde, sürecinde ve sonrasında olmak üzere nitel ve nicel veriler; Öykü (Hikaye) Elementleri Değerlendirme Ölçeği (ÖEDÖ), Yazılı Anlatım Değerlendirme Formu (YADF), Yazma Bilgisi Görüşme Formu (YBGF), araştırmacı ve öğrenci günlükleri, saha notları, kontrol listesi, öğrenci ürünleri ve değerlendirme formlarıyla toplanmıştır. Öğrencilerin uygulama öncesinde ve sonrasında yazdıkları öykülerin üç ayrı puanlayıcı tarafından ÖEDÖ ve YADF ile değerlendirilmesi sonucunda elde edilen nicel verilerin istatistiksel analizleri yapılmıştır. YBGF ile elde edilen nitel veriler ise betimsel analizle çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda, öykü yazma programı doğrultusunda yapılan uygulamaların öğrencilerin yazılı anlatım becerilerini geliştirdiği, öykülerinde öykü elementlerini kullanma düzeylerini ve yazma bilgilerini arttırdığı belirlenmiştir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Öykü Yazma Becerisi, Öykü Yazma Programı, Dördüncü Sınıf Öğrencileri
Atatürk döneminde Aydın'da eğitim (1928-1938)
Cumhuriyet'in ilanından sonra milletimizi çağdaş uygarlık seviyesine yükseltmek için inkılap hareketleri başlatılmıştır. Bu inkılap hareketlerine o yıllarda çok ihtiyacımız vardı. Çünkü uzun yıllar böyle köklü değişiklikler yapılamamış, yapılmaya çalışılanlar ise yetersiz kalmıştır. Bu çalışmaların içinde eğitim unutulmamış ve eğitimin gelişemesi içn de gerekenler yapılmıştır. Bu dönem eğitim sisteminin temelinde; bilgisizliği ortadan kaldırmak, çağdaş düşünen insanlar yetiştirmek, aklını ve bilgisini kullanan, bilimin ve teknolojinin yol göstericiliğinde ilerleyecek "fikri hür, vicdanı hür ve irfanı hür" bireyler yetiştirmek, Cumhuriyet ideallarine uygun ve yeni kurulan Cumhuriyeti ilelebet yaşatacak nesillerin yetiştirilmesi ve Türk Milletinin çağdaş uygarlık seviyesinde hak ettiği yeri almasını sağlayacak bireyler yetiştirerek, ulus-devlet kurma sürecinde, yeni toplumu oluşturmak ve yeni toplumun ihtiyaçlarına ve değerlerine uygun insan yetiştirmek yer almaktadır. Çünkü ulus-devlet kurma sürecinde, yeni toplumu oluşturmak için sosyal, ekonomik, politik ve kültürel dönüşümler yaşanmış, geleneksel değerlere göre düzenlenen toplum ve kültürden modern batılı bir topluma geçiş amaçlanmıştır. Bu geçişte sistemin gerektirdiği insanı yetiştirecek kurum olarak eğitim görülmüştür. Bu yıllarda ülkemizde eğitim-öğretimi geliştirmek için mevcut kurumlar tamir edilmiş, yeni eğitim kurumları açılmış ve öğretmenler konusunda düzenleme yapılmıştır. Örgün eğitime çok önem verilmiş ilkokul, ortaokul ve lise konularında önemli gelişmeler sağlanmıştır. Halk eğitimine ise ayrı bir önem verilerek, örğün eğitimden mahrum kalan vatandaşların eğitimi için Millet Mektepleri, Halkevleri ve Halkodaları kurularak vatandaşlarmızın ihtiyaçları karşılanmıştır. Yüksek Lisans tezi olarak hazırlanan bu çalışmada 1928-1938 yılları arasında Türkiye'de eğitim alanında yaşanan gelişmeler önce genel olarak ele alınmış ve sonrasında Aydın'da yapılan çalışmalar ile birlikte değerlendirilmiştir. ANAHTAR KELİMELER: Aydın'da Eğitim, İlköğretim, Ortaokul, Halkevleri,Millet Mektepleri.
Aydın Efeler ilçesi yer adlarının değerlendirilmesi
Çalışmanın amacı, Aydın Efeler içerisindeki yer adlarının kaynağını, anlamını ve geçirdiği değişimleri coğrafi, tarihsel ve dilbilimsel açıdan ortaya koymaktır. Çalışmanın Türkiye'de önceki çalışmalar ile birlikte yer adlarındaki literatüre özellikle Aydın yerelini kapsaması açısından katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Araştırmada arşiv ve kütüphane çalışması ile alan çalışması birlikte yürütülmüştür. Bu çerçevede önce Aydın Efeler İlçesi sınırları içinde yer alan 85 mahalle coğrafi bakış açısıyla fiziki ve beşeri özelliklerine göre sınıflandırılmıştır. Sonrasında 1/50.000 ölçekli topoğrafya haritasından mahallelerin morfolojik özellikleri incelenmiştir. Dil özelliği açısından Türk Dil Kurumu Büyük Türkçe Sözlük'ten mahalle adlarının sözlük anlamlarına ulaşılmış; tarihsel süreçte gelişimlerini tespit etmek amacıyla çeşitli kaynaklar incelenmiştir. Ayrıca saha gezileri düzenlenerek hazırlanan yarı yapılandırılmış mülakat tekniği ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmalar sonucunda merkez mahallelerde beşeri çevre unsurları ağırlıklı olarak yer alırken köyden mahalleye dönüşenlerde beşeri ve fiziki unsurlar eşit ölçüde ortaya çıkmıştır. Yine kişi adlarından adını alan mahallelerde kadın adlarının olmadığı görülmüştür. Köy yerleşmelerinin ağırlıklı olarak dağ ya da tepe yamacı veya eteğinde kurulduğu gözlenmiştir. Buna rağmen, yapılan görüşmeler köy sakinlerinin geçmiş tarihi bilgiler ve mekan algısı konusunda yeterli bilgiye sahip olmadığını ortaya çıkarmıştır. Bu durum da toplumsal belleği canlı tutmak, mekan algısını kuvvetlendirmek ve kültürel devamlılığa katkıda bulunmak için yerel coğrafi bilginin okul çağındaki öğrencilere aktarılmasının ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. ANAHTAR KELİMELER: Yer Adları, Toponimi, Yerel Coğrafi Bilgi.
Anne-baba tutumları ve öğretmenlerin kullandıkları disiplin yöntemleri ile 36-72 ay çocukların sorun davranışları arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Bu araştırma anasınıfına devam eden 36-72 aylık çocukların sorun davranışları ile anne, baba tutumları ve öğretmenlerin kullandığı disiplin yöntemleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışmada ilişkisel tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini; 2015-2016 eğitim-öğretim yılında Aydın ilinin Efeler ilçesinde bulunan anasınıflarındaki çocuklardan amaçlı örnekleme yöntemi ile seçilmiş 200 çocuk oluşmaktadır. Verilerin toplanması amacıyla; araştırmacı tarafından geliştirilen çocuk, anne, baba ve öğretmene yönelik bilgileri içeren "Genel Bilgi Formu", anne ve babaların çocuk yetiştirme tutumunu belirlemek amacıyla Boratav (2003) tarafından Türkçeye uyarlanan "Çocuk Yetiştirme Ölçeği", öğretmenlerin disiplin yöntemini belirlemek amacıyla Şimşek (2000) tarafından geliştirilen "Öğretmen Disiplin Anlayışı Ölçeği" ve çocukların sorun davranışlarını taramak için Kaner, Büyüköztürk, İşeri, Ak ve Özaydın (2011) tarafından Türkçeye uyarlanan "Yenilenmiş Conners Anababa Derecelendirme Ölçeği" kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkiye korelasyon analizi ile bakılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, anne-babanın çocuk yetiştirme tutumları olan (itaatkar, cezalandırıcı) alt boyutları ile çocuğun sorun davranışları (bilişsel problemler-dikkatsizlik, karşı gelme, hiperaktivite, sosyal problemler ve psikosomatik) alt boyutları arasında pozitif yönde ve anlamlı ilişkinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anne-babanın çocuk yetiştirme tutumu (ilgili/yakın, demokratik/açıklayıcı) alt boyutları ile çocuğun sorun davranışları (bilişsel problemler-dikkatsizlik, karşı gelme, hiperaktivite, sosyal problemler ve psikosomatik) alt boyutları arasında negatif yönde anlamlı bir ilişkinin olduğu bulgularına ulaşılmıştır. Öğretmenin disiplin anlayışı alt boyutları (demokratik ve otoriter) ile sorun davranışları alt boyutları arasında anlamlı ilişki bulunamamıştır. ANAHTAR KELİMELER: Sorun Davranışlar, Anne ve Baba Çocuk Yetiştirme, Öğretmen Disiplin Anlayışı.
Otantik öğrenmede yerel coğrafi bilgi ve halk takvimi
Bu çalışmada, Aydın ili Efeler ilçesine bağlı eski yerleşim birimlerinden biri olan Karahayıt'ta yaşayan insanların, yerel coğrafi bilgileri ortaya çıkarılmıştır. Yüzyıllardır süregelen, büyüklerin deneyim ve gözlemlerinden yararlanılmıştır. Yörede yaşayan insanların, iklimle ilgili bilgileri, rüzgâr yönü, halk takvimi, hava durumu tahmin şekli, zamanla ilgili kavramlar gibi coğrafi unsurların, kültürel ögeleri nasıl etkilediği gibi yerel coğrafi konular ele alınmış, yerel coğrafi bilgisi otantik öğrenmede ki yeri sorgulanmıştır. Çalışma nitel araştırma desenindedir. Veri toplama yöntemi olarak yarı yapılandırılmış bireysel görüşme tekniği kullanılmıştır. Yerel coğrafi bilgisine ilişkin açık uçlu sorular Karahayıt'ta yaşayan 50 yaş üstü 253 kişiden 50 kişi (%19,8) ve ulaşılan bu bilgilerin kendilerinden sonraki nesile ne kadar aktarıldığını görmek amacıyla 10-13 yaş aralığındaki Dalama Ortaokulu'nda okuyan çocuk nüfusu içeren 20 cevaplayıcıya yöneltilmiştir. Görüşme verilerinin çözümlenmesinde içerik analizi yapılmıştır. ANAHTAR KELİMELER: Yerel Coğrafi Bilgi, Halk Takvimi, Halk Meteorolojisi, Karahayıt.
İlköğretim 6?8. sınıf öğrencilerinin matematik alanındaki tahmin stratejilerini belirleme ve tahmin becerisi ile matematik başarısı arasındaki ilişki
İlköğretim 6?8. Sınıf Öğrencilerinin Matematik Alanındaki Tahmin Stratejilerini Belirleme ve Tahmin Becerisi ile Matematik BaşarısıArasındaki İlişkiBu araştırmanın amacı, ilköğretim 6.-8. sınıf öğrencilerinin matematik alanındaki tahmin stratejilerini belirleme ve tahmin becerisi ile matematik başarısı arasındaki ilişkiyi incelemektir.Araştırma, 2006?2007 eğitim-öğretim yılında evrenden tabakalı rasgele seçim işlemine göre belirlenen 18 adet resmi okul ve 2 özel okul olmak üzere 20 ilköğretim okulunda öğrenim gören 1621 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir.İlköğretim 6.-8. sınıf öğrencilerinin matematik alanındaki tahmin stratejilerini belirleyebilmek ve tahmin becerisi ile matematik başarısı arasındaki ilişkiyi belirlemeye yönelik olan bu çalışmada; öğrencilerinin tahmin beceri düzeylerini belirleyebilmek için nicel, öğrencilerin tahmin problemlerinde kullandıkları stratejilerinin neler olduğunu öğrenebilmek için ise nitel araştırma yöntemi tercih edilmiştir.Öğrencilerin tahmin becerisini etkileyebileceği düşünülen bağımsız değişkenlere yönelik bilgiler ?Kişisel Bilgi Formu? ile elde edilmiştir. Öğrencilerin tahmin beceri düzeylerini belirleyebilmek amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen 32 sorudan oluşan ?Tahmin Beceri Testi? uygulanmıştır.Çalışmada geliştirilen Tahmin Beceri Testi'nin geçerliği için madde analizi yapılmıştır. Cronbach Alpha katsayısı 0.74 olarak bulunmuştur.Araştırma bulgularında ilköğretim matematik 6.-8. sınıf öğrencileri tarafından kullanılan 12 tahmin stratejisi tanımlanmıştır. Bunlar; var olan bilgi ve tecrübeye dayalı tahmin, gözünde canlandırma, parçadan bütüne ulaşma, karşılaştırma, deney yoluyla tahminde bulunma, yuvarlama, düzenleme, dağılma, ilk ve son basamakları kullanma, gruplandırma, zihinden işlem ve rasgele tahminde bulunma olarak adlandırılmıştır. Araştırma probleminin diğer bir sonucu ise matematik başarısı yüksek olan öğrencilerin tahmin becerisinin de yüksek olduğudur. Bu sonuçlara ek olarak cinsiyet ve öğrencilerin okudukları sınıf düzeylerinin de tahmin becerisini etkileyen faktörler arasında yer aldığı bulunmuştur.Araştırmadan elde edilen sonuçların, öğrencilerin tahmin becerilerinin gelişimi üzerine yapılacak çalışmalara ve özellikle matematik eğitimi konusunda eğitimcilere katkı sağlayacağı düşünülmektedir.Anahtar Sözcükler: Tahmin, Tahmin becerisi, Tahmin Stratejileri.
"Müzakere (problem çözme) ve arabuluculuk" eğitim programının ilköğretim 4.- 5. sınıf öğrencilerinin çatışma çözüm stilleri ve saldırganlık eğilimleri üzerindeki etkilerinin incelenmesi
a. İlköğretim okulları 4. ve 5. sınıflarında (10-11 yaş) okuyan öğrencilerin yaşadığı kişiler arası çatışmaların çözümünde kullanılacak yapıcı, barışçıl ve onarıcı çözüm yollarını öğretmeyi amaçlayan ?Müzakere (problem çözme) ve Arabuluculuk? eğitim programını geliştirmek.b. ?Müzakere (problem çözme) ve Arabuluculuk? eğitim programının ilköğretim 4. ve 5. sınıf öğrencilerinin çatışma çözüm stilleri ve saldırganlık eğilimleri üzerindeki etkilerini ölçmektir.Bu amaç doğrultusunda ?Müzakere (problem çözme) ve Arabuluculuk Eğitimi? programı geliştirilmiştir. ?Müzakere (problem çözme) ve Arabuluculuk Eğitimi? programı; kişiler arası çatışmaların doğasının anlaşılması, iletişim becerileri, öfke yönetim becerileri ve kişiler arası çatışma çözüm becerileri (müzakere ve akran arabuluculuğu) başlıklı dört temel beceri kapsamında oluşturulan 21 etkinlikten oluşmaktadır. Toplamda 32 ders saatini kapsayan bir eğitim programı olarak hazırlanmıştır. 21 etkinlikten oluşan eğitim programı, haftada ikişer saat olmak üzere on altı hafta boyunca deney grubunda yer alan öğrencilere uygulanmıştır.Bu araştırmada ?öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen? kullanılmıştır. Araştırmada yarı deneysel desen kullanılmasının nedeni deney ve kontrol grubunun rasgele teknikle seçkisiz olarak atanmasının mümkün olmamasıdır. Araştırma İzmir ilinde bulunan üç farklı ilköğretim okulunun 4. ve 5. sınıf öğrencileri ile gerçekleştirildiği için halen belirli sınıflara devam eden öğrencilerin rasgele olarak yeni sınıflara atanması mümkün olamayacağından dolayı yarı deneysel desen kullanılmıştır.Bu araştırmanın bağımlı değişkenleri öğrencilerin saldırganlık düzeyleri ve çatışma çözüm stilleridir. Araştırmanın bağımlı değişkenlerinden olan öğrencilerin saldırganlık düzeyleri ?Saldırganlık Ölçeği? kullanılarak ölçülmüştür. ?Saldırganlık Ölçeği?, Şahin (2004) tarafından geliştirilmiştir. Bir diğer değişken olan öğrencilerin çatışma çözüm stilleri ise Sarı (2005) tarafından geliştirilmiş olan ?Çatışma Çözüm Becerileri Ölçeği? ile ölçülmüştür.Araştırmaya ilişkin veriler, 2006-2007 eğitim-öğretim yılında İzmir İlinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı olan üç ilköğretim okulunun 4. ve 5. sınıf öğrencilerinden (675 öğrenci) elde edilmiştir. Araştırmadan elde edilen verilenin istatistiksel analizi SPSS 11 for Windows Paket Programı kullanılarak yapılmıştır.Elde edilen sonuçlara göre yapılan deneysel çalışma sonucunda ?Müzakere (problem çözme) ve Arabuluculuk Eğitimi? alan 4. ve 5. sınıf deney grubu öğrencilerinin saldırganlık puanları, eğitim almayan kontrol grubu öğrencilerinin saldırganlık puanlarından daha düşük bulunmuştur. Bu anlamda verilen eğitim öğrencilerin saldırganlık eğilimlerinin azalması yönünde etkili olmuştur. Sadece 4. sınıf deney ve kontrol grubu üzerinde yapılan analizler sonucunda, geliştirilen eğitim programının 4. sınıf deney grubu öğrencilerinin saldırganlık eğilimlerinin düşmesi yönünde etkili olduğu görülmüştür. Ancak 5. sınıf öğrencileri üzerinde bir etkiye yol açmamıştır. ?Müzakere (problem çözme) ve Arabuluculuk Eğitimi? programının cinsiyet değişkenine etkisi incelendiğinde kız öğrenciler üzerinde etkili olmazken, erkek öğrencilerin saldırganlık eğilimlerinin azalması yönünde etkili olduğu görülmüştür. ?Müzakere (problem çözme) ve Arabuluculuk Eğitimi? programı 4. sınıf deney grubu öğrencilerinin çatışma çözüm stilleri üzerinde olumlu etki geliştirerek; deney grubu öğrencilerinin yapıcı çatışma çözüm becerisi olan bütünleşme becerisini kullanmalarını, istenmeyen çatışma çözüm becerilerinden olan uyma, hükmetme ve kaçınma becerilerini daha az kullanmalarını sağlamıştır.Anahtar Sözcükler: Arabuluculuk, müzakere (problem çözme), çatışma çözüm becerileri, saldırganlık.
Müzakere (problem çözme) ve arabuluculuk eğitim programının ilköğretim 4.-5. sınıf öğrencilerinin çatışma çözüm stilleri ve atılganlık becerileri üzerindeki etkilerinin incelenmesi
Bu çalışmada, ?Müzakere (problem çözme) ve Arabuluculuk Eğitim Programı? nın ilköğretim 4.-5. sınıf öğrencilerinin çatışma çözüm stilleri ve atılganlık düzeylerine etkisi araştırılmıştır.Araştırmada, ?ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen? yöntemi kullanılması sebebiyle araştırmanın evren ve örneklemi yoktur, çalışma grubu olarak ?deney ve kontrol grubu? bulunmaktadır. Araştırmanın deney ve kontrol grubunu, İzmir iline bağlı ve alt sosyo-ekonomik düzeyde bulunan 3 ilköğretim okulunda öğrenim gören 4. ve 5. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır.Öğrencilerin çatışma çözüm stillerini ölçmek amacıyla Sarı (2005) tarafından geliştirilen ?Çatışma Çözüm Becerileri Ölçeği? ile, atılganlık düzeyleri ise Topukçu (1982) tarafından geliştirilen ?Atılganlık Ölçeği? ile ölçülmüştür. Öğrencilerle ilgili demografik bilgileri elde etmek için ?Kişisel Bilgi Formu? kullanılmıştır.Elde edilen verilerin analizinde; eşleştirilmiş gruplar için t testi, ilişkisiz t-testi, tek faktörlü ve çift faktörlü kovaryans analizi, kullanılmıştır.Araştırma bulguları sonucunda; ?Müzakere (Problem Çözme) ve Arabuluculuk Eğitim Programı? nı alan ilköğretim 5. sınıf öğrencilerinin yapıcı ve olumlu çatışma çözüm becerilerinin geliştiği, yıkıcı davranma, hükmetme, geri çekilme, boş verme, umursamama gibi sert ya da yumuşak tepki türlerini kullanma düzeylerinin düştüğü; 4.-5. sınıf deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin fark (kazanç) puan karşılaştırmaları arasında istatistiksel anlamda fark bulunmamış ancak eğitim programını alan 4.-5. sınıf deney grubu öğrencilerinin, atılgan davranma düzeylerinin yükseldiği, kendilerini daha iyi ifade ettikleri saptanmıştır.Anahtar Kelimeler : Çatışma, çatışma çözümü, müzakere, arabuluculuk, atılganlık, beceri.