Adıyaman University
Discipline

Turkish Education

Adıyaman University

209

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Âşık Şeref Taşlıova'nın şiirlerindeki değer eğitimi unsurlarının incelenmesi

Bu çalışma, âşıklık geleneğinde önemli bir yere sahip olan Âşık Şeref Taşlıova'nın şiirlerinde yer alan değer eğitimi unsurlarını tespit ederek bir kültür kurumu olan âşıklık geleneğinin toplumun eğitilmesindeki rolünü göstermek amacıyla yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda araştırmada metin incelemesine dayalı nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi kullanılmıştır. Araştırma yapılırken âşığın sekiz heceli 203 şiiri incelenmiş ve şiirlerindeki değer eğitimi unsurları tespit edilmiş, tespit edilen bu unsurlar sınıflandırılarak çeşitli konu başlıkları oluşturulmuştur. Bu başlıklar davranış, dil ve eğitim, dinî eğitim, doğa ve evren, zaman ve mekân, toplum hayatı, millî kültür, vatan sevgisi ve tarih, yaşayış, beşerî duygulardır. Oluşturulan başlıklar da kapsadıkları konular bakımından alt başlıklara ayrılmıştır. Tespit edilen değer eğitimi unsurlarından hareketle âşıklık geleneğinin eğitim işlevinin, Âşık Şeref Taşlıova'nın şiirleri yolu ile de gerçekleştirdiği, şairin nesillerin bilinçlenmesine ve çeşitli değerleri öğrenmesine katkıda bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmada, ayrıca, âşık edebiyatı ve Şeref Taşlıova'dan hareketle çeşitli etkinlik önerilerine de yer verilmiştir. Anahtar kelimeler: Âşıklık, Âşık Şeref Taşlıova, Değer, Eğitim

Aşık edebiyatıAşıklar(Aşıklık geleneği)Değerler eğitimi+3
Ali Aslan
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Mizah temelli etkinliklerin 7. sınıf öğrencilerinin anlatma becerilerine etkisi

Bu araştırmada mizah temelli etkinliklerin, ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin anlatma becerilerine etkisi incelenmiştir. Tema olarak "Kişisel Gelişim", "Toplum Hayatı" ve "Milli Kültür" temaları seçilmiştir. Çalışma, ön test - son test kontrol gruplu yarı deneysel desene göre düzenlenmiştir. Bu araştırmada kolay ulaşılabilir örnekleme tekniğiyle öğrenci çalışma grupları belirlenmiş olup uygulanan anlatma becerileri (konuşma-yazma) değerlendirme formları ön test sonuçlarına göre başarı eşitlikleri üzerinde durulmuştur. Bu sebeple araştırmada her iki gruba deney öncesi ve deney sonrası ölçümler yapılmıştır. Araştırma, 2016-2017 eğitim-öğretim yılı ikinci dönemde ortaokul 7. sınıfta öğrenim gören 40 öğrenci ile Türkçe dersinde uygulanmıştır. Anlatım biçimleri konusu, kontrol grubunda Türkçe öğretim programındaki etkinlikler dikkate alınarak işlenirken deney grubunda konu, uzman kontrolünde tasarlanmış olan mizah temelli etkinliklerle işlenmiştir. Araştırma; anılar, komik öyküler, karikatürler ve komik kısa filmlerle zenginleştirilmiştir. Araştırmanın verileri MEB 2006 İlköğretim Türkçe Dersi (6, 7, 8. Sınıflar) Öğretim Programı'nda yer alan "Konuşma Becerisini Değerlendirme Formu" ve "Yazılı Anlatımı Değerlendirme Formu" ile elde edilmiştir. Bu formlardaki kazanımlardan yalnızca işlenen metinlerin kazanımları bırakılmış, diğer kazanımlar formlardan çıkarılmıştır. Değerlendirme formları, deney ve kontrol gruplarının konuşma ve yazma becerilerindeki farkı görebilmek için hem ön test hem de son test olarak uygulanmıştır. Formların yeniden düzenlenmesi sürecinde iki akademisyen ve iki öğretmen görüşüne başvurulmuş ve bu şekilde geçerlikleri sağlanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS (15.0) paket programı ile analiz edilmiştir. Alt problemlere cevap aranırken eşleştirilmiş örneklemler t-testinden yararlanılmıştır. Araştırmanın sonunda, mizah temelli etkinlikler ile Türkçe dersi gören deney grubundaki öğrencilerin anlatma (konuşma ve yazma) becerileri son test puanlarının, kontrol grubunda yer alan öğrencilerin son test puanlarından anlamlı derecede yüksek olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Türkçe Dersi, Anlatma Becerileri, Mizah Temelli Etkinlik.

Anlatı becerileriAnlatım yeteneğiEğitim etkinliği+7
Yunus Şakiroğlu
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ahmed Mürşidî Efendî'nin Pendnâmesindeki değer eğitimi unsurlarının incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, Dinî - Tasavvuf Edebiyat geleneğinde yetişen Diyarbekirli âlim ve arif Ahmed Mürşidî Efendi'nin hayatını ve edebî şahsiyetini araştırmak; Dinî - Tasavvuf Edebiyat geleneği içindeki yerini; 'Pendnâme' adlı eserinin değer eğitimi açısından önemini belirlemektir. Ayrıca bu çalışmada kültürümüzün bir parçası olan tasavvuf geleneğinin toplumun eğitimindeki işlevini göstermek ve ortaya koyduğu değerleri incelemek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda araştırmada metin incelemesine dayalı nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi kullanılmıştır. Araştırma yapılırken mutasavvıf şahsiyetin Pendnâme adlı eseri incelenmiş ve beyitler halinde manzum olarak yazılmış bu eserdeki "değer eğitimi" unsurları tespit edilmiştir. Tespit edilen bu unsurlar çeşitli değer başlıkları altında incelenmiştir. Bu değerlerin günümüz toplum hayatındaki yeri ve önemi açıklanmış ve yorumlanmıştır. Belirlenen değer eğitimi unsurlarının eğitimdeki işlevine ve üstlendiği rolün önemine, Ahmed Mürşidî Efendî'nin şiirleriyle bu alana yaptığa katkıya, bu şiirlerin nesillerin bilinçlenmesinde ve değerlerin edinilmesindeki etkisine ilişkin verilere ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Tasavvuf, Ahmed Mürşidî, Değer, Eğitim

Dini değerlerEğitsel değerlerTasavvuf edebiyatı
Fatih Aslan
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Âşık Murat Çobanoğlu'nun on birli hece ölçüsü ile yazılan şiirlerindeki değerler eğitimi unsurlarının incelenmesi

Toplumun yaşam biçimi ve fikir inşası itibariyle şekillenen ve somut olmayan olgular, sosyal değer niteliği taşımaktadır. Bu yönüyle toplumdan topluma değişiklik gösteren bu değerler anlamsal olarak farklı dünyaları çağrıştıran bir yapı içerisinde teşekkül eder. Somut olmayan bu değerler, toplumun temel çerçevesini şekillendirmiştir. Bu doğrultuda oluşan sosyal, kültürel ve ahlak normları bu değerler ile açıklanabilmektedir. Tarihsel süreç içerisinde toplumların yaşam biçimleri ve kendilerine kutsal olarak atfettiklerin birçok kural nesilden nesile aktarılan değerler sisteminin genel bilinçaltında yer almaktadır. Başta dil, din, kültür ve etnik yapı bağlamında oluşan sosyal bilinçaltı ve bu bilinçaltının sosyal hayattaki işlevselliğinin aktarım düzeyi bu değerlerle sağlanabilmektedir. Toplumu oluşturan bireyler değerler noktasında toplumun her türlü bilinçaltından beslenmekte ve aileden başlayarak çevresel etkenlerle oluşmaktadır. Toplumun tarihsel gelişiminin ve sosyal bilinçaltı aktarımının daha sağlıklı olması noktasında değerler eğitiminin önemi büyük bir yer tutmaktadır. Bireyin aslı ve nesli arasındaki gözle görülmeyen toplumsal değerler ve bu değerler bağlamında şekillenen toplumsal normlar şüphesiz değerler eğitimi ile var olmaktadır. Bu doğrultuda Âşık Murat Çobanoğlu'nun 11'li hece ölçüsü ile yazılan şiirleri değerler eğitimi bağlamında ele alınacaktır.

Ahlaki değerlerAşık edebiyatıAşıklar(Aşıklık geleneği)+6
Demet Özer Yürük
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

H. Salih Zengin'in çocuk hikâyelerindeki söz varlığının Türkçe eğitimine katkısı

Etkili iletişim kurmak ve dilin inceliklerine sahip olmak zengin bir söz varlığına sahip olmaktan geçer. Bir dilin içindeki tüm sözcükler, söz varlığıdır. Söz varlığı üzerine birçok çalışma yapılmış olsa da bu çalışmaların hala yeterli düzeyde olmadığı düşünülmektedir. Milli Eğitim Bakanlığının yürüttüğü iki önemli projeden birinin Türkçenin söz varlığına ilişkin olması söz varlığı çalışmalarının öneminin gün geçtikçe arttığının göstergesidir. "H. Salih Zengin'in Çocuk Hikâyelerindeki Söz Varlığının Türkçe Eğitimine Katkısı" adlı bu çalışmada Zengin'in "Çok Mavi Hikâyeler" ve "Çok Serin Hikâyeler" adlı eserlerindeki söz varlığını ortaya çıkarmak, tespit edilen söz varlığı ögelerinin Türkçe eğitimine katkısını incelemek ve bu doğrultuda yapılan çalışmalara katkıda bulunmak amaçlanmıştır. Araştırmada doküman incelemesi yöntemi ve betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmada öncelikle çocuk edebiyatı ve çocuk edebiyatı ürünlerinden hikâye türü hakkında bilgi verilmiştir. Türkçe eğitimine ve Milli Eğitim bağlamında Türkçe dersine genel olarak değinilmiştir. Çalışmanın temelini oluşturan söz varlığı ve içerdiği ögeler ayrıntılı bir şekilde ele alınmıştır. Çocuk edebiyatı alanında birçok eser veren H. Salih Zengin'in hayatı ve edebi kişiliği üzerinde de durulmuştur. İnceleme kısmında eserlerdeki söz varlığı ögeleri (temel söz varlığı, terimler, deyimler, atasözleri, ikilemeler, kalıp sözler, argo ifadeler) saptanarak, bulgular tablolaştırılmış ve Türkçe eğitimi açısından yorumlanmıştır. Araştırmanın sonucunda H. Salih Zengin'in "Çok Mavi Hikâyeler" ve "Çok Serin Hikâyeler" adlı eserlerinin söz varlığı açısından atasözleri, kalıp sözler ve argo ifadeler haricinde yeterli seviyede olduğu belirlenmiştir. Özellikle incelenen eserlerin söz varlığı ögelerinden temel söz varlığı, terimler ve deyimler açısından zengin olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca hikâyelerde tespit edilen söz varlığı ögelerinin I. Kademe öğrencilerinin Türkçe eğitimine katkı sunabileceği saptanmıştır.

EğitimHikayeKısa hikayeler+5
Belgin Akdemir
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bestami Yazgan'ın hikâyelerinin değer eğitimi bağlamında incelenmesi ve ortaokul Türkçe ders kitapları için metin önerileri

Bestami Yazgan'ın hikâyelerinin Millî Eğitim Bakanlığı Türkçe Öğretim Dersi Programı'nda yayınlanan kök değerler ışığında incelenerek Türkçe Dersi Öğretim Programı'nın genel amaçları ve kazanımları doğrultusunda ortaokul Türkçe ders kitapları için metin önerisinde bulunmak amacıyla gerçekleştirilen bu çalışmada "Bestami Yazgan'ın hikâyelerinde hangi kök değerler bulunmaktadır?", "Bestami Yazgan'ın hikâyelerinde tespit edilen kök değerlerin eserlere göre dağılımı nasıldır?", "Bestami Yazgan'ın hikâyelerinin Türkçe ders kitaplarında eğitim içeriği olarak kullanılabilirliği nedir?" sorularına cevap aranmıştır. Bestami Yazgan'ın eserlerindeki değerlerin kök değerlere göre incelendiği bu araştırma nitel yaklaşıma göre tasarlanmış ve tarama yöntemine göre yürütülmüştür. Araştırmada veri toplama tekniği olarak doküman analizi ve görüşme kullanılmıştır. Elde edilen veriler betimsel analiz ve içerik analizi teknikleriyle çözümlenmiş ve değerlendirilmiştir. Araştırmanın hedef grubu Bestami Yazgan'ın şiir, masal ve hikâye türünde kaleme aldığı bütün eserleridir. Doküman incelemesiyle ulaşılan ve ön incelemesi yapılan eserlerden amaçlı örnekleme yöntemine göre ölçüt örnekleme tekniğiyle Bestami Yazgan'ın 18 hikâye kitabı araştırmanın çalışma grubu olarak seçilmiştir. Araştırma iki boyutlu olarak planlanmıştır. Çalışmanın birinci boyutunda doküman incelemesiyle elde edilen veriler betimsel ve içerik analizi teknikleri kullanılarak analiz edilmiş, değerlendirilmiş ve kök değerleri temsil ettiği düşünülen 10 metin belirlenmiştir. Çalışmanın ikinci aşamasında uzman görüşlerine başvurulmuştur. Seçilen metinler uzmanlar tarafından taşıdığı düşünülen değerler ve okuma metinlerinde bulunması gereken özellikler yönünden değerlendirmiştir. Bu aşamada araştırmacı tarafından hazırlanan standartlaştırılmış iki farklı görüşme formu kullanılmıştır. Görüşme formlarından elde edilen veriler incelenmiş, frekans tablolarına dönüştürülerek sunulmuştur. Elde edilen bulgulara göre Bestami Yazgan'ın eserlerinde "yardımseverlik, saygı, dostluk, özdenetim, sorumluluk, dürüstlük, sabır, vatanseverlik, sevgi, adalet" Türkçe Öğretim Programında yer verilen kök değerlerin tamamına yer verildiği tespit edilmiştir. Bu değerlerden en fazla sevgi değerine en az adalet değerine yer verildiği belirlenmiştir. Bestami Yazgan'ın hikâyelerinin Millî Eğitim Bakanlığının amaç ve kazanımlarıyla uyumlu içeriklere ve okuma metinlerinde bulunması gereken özelliklere sahip olduğu, dolayısıyla yazarın eserlerinin eğitsel ileti açısından ve kök değerleri içermesi bakımından oldukça zengin olduğu ifade edilebilir. Sonuç olarak uzman görüşüne sunulan hikâyelerin ortaokul ders kitaplarında yer alabilir nitelikte olduğu söylenebilir. Bu sonuçtan hareketle Bestami Yazgan'ın uzman görüşüne sunulmuş on hikâyesine ortaokul Türkçe ders kitaplarında yer alması önerilebilir.

Ders kitaplarıDeğerlerDeğerler eğitimi+7
Esra Er
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 8. sınıf Türkçe dersi öğrenci çalışma kitabındaki etkinliklerin öğretmen görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesi (ağrı ili örneği)

Bu çalışmada, ilköğretim 8. sınıf Türkçe dersi ders kitabında yer alan etkinliklerin uygulanabilirliği ve öğrenci seviyesine uygunluğu, Türkçe öğretmenlerinin görüşleri doğrultusunda belirlenmeye çalışılmıştır. Dolayısıyla bu çalışmanın amacı, öğretmenlerin söz konusu ders kitabında yer alan dil bilgisi etkinlikleri, anlatma etkinlikleri ve anlama etkinlikleri gibi belirli unsurlara ilişkin görüşlerini incelemektir. Araştırma öğretmen görüşlerini tespit etmeye yönelik olduğundan, tarama modelinde tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu ise 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Ağrı ilinde görev yapan 178 Türkçe öğretmeni oluşturmaktadır. Veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen (a) Dil Bilgisi Anketi, (b) Anlatma Teknikleri (Yazma-Konuşma) Anketi ve (c) Anlama Teknikleri (Dinleme-Okuma) Anketi yoluyla toplanmıştır.

AnlamaAnlatım teknikleriDil bilgisi+7
Adem Kızılaslan
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

"Köprüaltı Çocukları" ile "Sokaklardan Bir Ali" romanlarının söz varlığı ve iletiler bakımından karşılaştırılması

Dil, bir milleti var eden en önemli unsurdur. Dil sayesinde milletler varlığını sürdürür ve toplumsal hayatlarına yön verirler. İnsanlar iletişim kuran sosyal varlıklardır. İletişimin temel unsuru olan dil, söz varlığı sayesinde varlığını devam ettirir. Bu yüzden bir dilin söz varlığı ne kadar zenginse iletişim de bir o kadar güçlü olur. Söz varlığı üzerine yapılan çalışmalar son dönemlerde artmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı Türkçe derslerinde söz varlığının gelişimine temel amaç düzeyinde yer vermektedir. Bu bakımdan çocukların söz varlığının ufak yaşlardan itibaren geliştirilmesi önem arz etmektedir. "Köprü Altı Çocukları" (Huriye Öniz) İle "Sokaklardan Bir Ali" (Canan Tan) Romanlarının Söz Varlığı ve İletiler Bakımından Karşılaştırılması" adlı bu çalışma ile çocuk edebiyatı alanında yer alan bu eserlerdeki söz varlığını ortaya çıkarmak, eserlerde verilen iletileri ortaya koyarak eserleri karşılaştırmak, eserlerin çocukların söz varlığına katkısını ve verdiği mesajlar yönünden çocuk üzerinde bırakabileceği etkiyi ortaya çıkararak literatüre katkı sağlamak amaçlanmıştır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi ve model olarak betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Verilerin analizi içerik analizi ile yapılmıştır. Eserlerde yer alan söz varlığı ögeleri belirlenirken üç Türkçe öğretmeni ve Türkçe alanında uzman bir öğretim üyesinin görüşlerine başvurulmuştur. Ayrıca ögelerin belirlenmesinde Türk Dil Kurumu sözlükleri dikkate alınmıştır. İlk olarak çocuk edebiyatı, çocuk edebiyatında hikâye ve roman, hikâye ve romanın özellikleri hakkında bilgi verilmiştir. Söz varlığı, söz varlığı içerisinde yer alan ögeler, eğitsel ileti tanıtılmış ve daha sonra Huriye Öniz ve eseri, Canan Tan ve eseri tanıtılmıştır. Bulgu ve yorum kısmında eserlerde yer alan söz varlığı ögeleri (temel söz varlığı, deyimler, atasözleri, ikilemeler, terimler, kalıp sözler) belirlenerek tablo ve grafik şeklinde gösterilerek yorumlanmıştır. "Köprüaltı Çocukları" adlı eser ile "Sokaklardan Bir Ali" adlı eserlerin söz varlığı bakımından zengin olduğu görülmüş fakat her iki eserde de atasözü kullanılmadığı gözlenmiştir. Yapılan grafik ve tablolar incelendiğinde "Sokaklardan Bir Ali" adlı eserin söz varlığı bakımından "Köprüaltı Çocukları" adlı eserden daha zengin olduğu görülmüştür. Her iki eserde yer alan eğitsel iletiler cümleler şeklinde yorumlanmıştır. İletilere bakıldığında eserlerin yardımlaşma, dayanışma, hoşgörü, zararlı alışkanlıkların doğurduğu kötü sonuçlar, iyilik, doğruluk, dürüstlük, adalet vb. birçok duruma dikkat çektiği ve ileti bakımından çocukların duyuşsal dünyasına hitap edebilecek eserler olduğu kanaatini doğurmuştur. Ayrıca eserlerde yer alan resimler de görsel okuma bağlamında incelenmiş ve "Sokaklardan Bir Ali" adlı eserde resimlerin durumlar ile uyumlu olduğu ve tamamlayıcı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bazı resimlerin ileti bakımından metin ile uyumlu şekilde mesaj verdiği görülmüştür. "Köprüaltı Çocukları" adlı eserde ise resim kullanılmadığı görülmüştür. Bu bakımdan görsel ileti bakımından Canan Tan'ın eserinin daha zengin olduğu fakat her iki eserinde çocuk edebiyatı ürünü olarak çocuk gelişimine katkı sağlayıcı nitelikte olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Çocuk Edebiyatı, Söz Varlığı, Canan Tan, Huriye Öniz, Eğitsel İleti, Görsel Okuma

Eğitsel iletilerGörsel okumaRoman+5
Gamze Aras
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin Türkçe dersine yönelik akademik benlik ve özyeterlik düzeyleri arasındaki ilişki

Akademik benlik kavramı, öğrencilere ait duyuşsal kavramlardan biridir. Bu kavram, öğrenme süreçlerine ve bununla paralel olarak akademik başarıya etki eden bir unsurdur. Bu bağlamda akademik benlik kavramı, öğrencilerin belirli bir akademik uğraşı karşısında, diğer öğrencilere göre kendilerini ne düzeyde becerili olduğu hakkında değerlendirme biçimidir. Özyeterlik algısı bireylerin sahip oldukları potansiyeller ve beceriler başta olmak üzere bütün kişisel olgularına ilişkin öz yargılarıdır. Kişilerin bir işin üstesinden gelebilmeye ait duyduğu inanç, kararlılık düzeyini etkileyerek ilgili alandaki başarısında dolaylı etkiye sahip olacaktır. Sosyal bilişsel psikoloji kuramı temelinde kişilerin özyeterlik algısı onları yaptıkları tercihleri, bir iş karşısında gösterdikleri çabayı ve bu noktada yaşadıkları endişe düzeyini şekillendirmektedir. Dolayısıyla özyeterlik inancının bir kişinin başarısında önemli bir pay sahibi olduğu söylenebilir. Bu kapsamda özyeterlik algısının insanların yaşamı üzerindeki etki gücü ve önemi daha doğru yorumlanabilmektedir. Bu tezin amacı, ortaokul öğrencilerinin Türkçe dersine yönelik akademik benlik ve özyeterlik düzeyleri arasındaki ilişkinin saptanmasıdır. Bu amaç kapsamında yürütülen araştırma, tarama modeli kullanılarak planlanmıştır. Bu bağlamda, 2021-2022 eğitim ve öğretim yılında devlet okullarında öğrenim görmekte olan 422 ortaokul öğrencisine ulaşılmıştır. Öğrencilerin akademik benlik ve özyeterlik düzeylerine ilişkin elde edilen verilerin analizinde ise SPSS-22 istatistik programı kullanılmıştır. Araştırma sonunda, ortaokul öğrencilerinin hem akademik benlik düzeylerinde hem de özyeterlik düzeylerinde sınıf düzeyi, anne ve baba eğitim düzeyi, gelir düzeyi, genel başarı ortalaması ve Türkçe dersi başarı ortalaması kapsamında anlamlı farklılık tespit edilirken cinsiyet kapsamında ise anlamlı farklılık bulunamamıştır. Ayrıca, ortaokul öğrencilerinin akademik benlik düzeyleri ile özyeterlik düzeyleri arasında pozitif yönlü anlamlı ilişki bulunduğu sonucuna varılmıştır.

Akademik benlikAkademik yetkinlikAkademik öz yeterlilik+4
Ergin Çoban
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul 8. sınıf Türkçe dil bilgisi öğretiminde dijital eğitsel oyunların kullanımının öğrencilerin akademik başarılarına etkisi

İnsanlığın tarihi kadar eski olan oyun, çocuklar için ayrı bir anlam ve öneme sahiptir. Oyun, çocuk için hem bir eğlenme hem de bir öğrenme aracıdır. Çocuklar değişen teknolojinin sağladığı imkânlarla çok çeşitli ortamlarda (bilgisayar, oyun konsolu, cep telefonu vb.) oyun oynayabilmektedir. Çocuğun vazgeçemediği bir eğelenme aracı olan oyunların günümüzde etkin bir eğitim aracı olarak kullanıldığı bilinmektedir. Özellikle bilgisayar oyunları eğitimde yaygın olarak kullanılmaktadır. Çocukların öğrenmesi için oyun temelli öğrenme ortamları olarak bilinen ve günümüzde yaygın olarak kullanılan bu ortamlar bu çalışmanın temelini oluşturmaktadır. Bu araştırmada, ortaokul 8.sınıf Türkçe dilbilgisi öğretiminde dijital eğitsel oyunların kullanımının öğrencilerin akademik başarılarına etkisi incelenmiştir. Araştırmada çalışma grubunu, 2021-2022 eğitim öğretim yılı, Ağrı ilinin Eleşkirt ilçesinde bulunan ve Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir ortaokulda eğitimine devam eden 32 sekizinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Genel ortalamaları birbirine yakın olan iki farklı sınıftan biri deney grubu, diğeri de kontrol grubu olarak rastgele seçilmiştir. Deney grubu öğrencileri 16 kişiden, kontrol grubu öğrencileri de 16 kişiden oluşmaktadır. Araştırmada ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. 12 hafta boyunca kontrol grubunda geleneksel öğrenme yöntemleriyle müfredata yönelik Türkçe dilbilgisi dersi öğretimi yapılırken deney grubunda ise eğitsel dijital oyunlarla desteklenmiş Türkçe dilbilgisi dersi öğretimi yapılmıştır. Deney ve kontrol gruplarına uygulama öncesi ve sonrası TEOG sınavında çıkmış 20'şer sorudan oluşan iki adet "Başarı Testi", uygulanmış ve sınav sonrası veriler toplanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde SPSS 22 (The Statistical Packet for the Social Sciences) istatistik programı kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda gruplar arası ön test sonuçları karşılaştırmalarında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Fakat deney ve kontrol gruplarına uygulanan son test sonuçları arasında deney grubunun lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Bu bulgulardan elde edilen sonuçlara göre hem eğitsel dijital oyunlarla hem de geleneksel öğrenme yöntemleriyle yapılan öğretimlerin Türkçe dersi sözcükte yapı konusunun öğrenilmesinde etkili oldukları sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Türkçe Dilbilgisi Öğretimi, Dijital Eğitsel Oyunlar, Akademik Başarı.

Akademik başarıDil bilgisiDil bilim+5
Ahmet Kotan
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

6. sınıf Türkçe ders kitaplarındaki metinlerin metinsellik ölçütlerinden bağlaşıklık ve bağdaşıklık bağlamında incelenmesi

Ülkemizde temel dil becerilerinin kazandırıldığı ve geliştirildiği dersler Türkçe dersleridir. Bu becerilerin kazandırılmasında kullanılan temel araçlar ise ders kitaplarıdır. Bu durum Türkçe ders kitaplarına metin seçimini önemli hale getirmektedir. Metinler sadece tümce toplulukları değildir aksine belli ölçütler çerçevesinde bir araya gelen tümce gruplarıdır. Tümce dizilerini metin yapan bu ölçütlere metinsellik ölçütü denir ve Beaugrande ile Dressler bu ölçütleri bağlaşıklık, bağdaşıklık, amaçlılık, kabul edilebilirlik, bilgisellik, durumsallık ve metinlerarasılık olarak sınıflandırmıştır. Bu çalışmanın amacı, 2020-2021 eğitim öğretim yılında 6. sınıflara okutulan Türkçe ders kitaplarındaki metinleri metinsellik ölçütlerinden bağlaşıklık ve bağdaşıklık açısından değerlendirmektir. Bu amaçla Türkiye'nin farklı bölgelerinde 6. sınıf öğrencilerine okutulan üç farklı Türkçe ders kitabındaki 18 metin metinsellik ölçütlerinden bağlaşıklık ve bağdaşıklık ölçütüne göre incelenmiştir. Metinlerin çözümlenmesinde nitel araştırma yöntemlerinden betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Kitaplarda yer alan öyküleyici, bilgilendirici ve şiir türündeki metinler, İlker Aydın ve Gülşen Torusdağ tarafından geliştirilen "Metnin Yapısı" şablonuna göre incelenip değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre sözcüksel bağlaşıklık unsurları metinlerin tamamında kullanılırken dilbilgisel bağlaşıklık unsurları birçok metinde göz ardı edilmiştir. Metinlerde en çok kullanılan bağlaşıklık öğesi bağıntı öğeleri iken en az kullanılan bağlaşıklık öğesi değiştirim unsurudur. Bağdaşıklık açısından ise "Gümüş Kanat" metni dışında metinlerde bir eksiklik olmadığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak incelenen üç kitapta da çok az metnin bağlaşıklık ve bağdaşıklık unsurlarının tamamını barındırdığı, metinlerin çoğunun bu ölçütler doğrultusunda oluşturulmadığı belirlenmiştir.

BağdaşıklıkBağlaşıklıkDers kitapları+7
Cezmi Kaplan
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Necati Tosuner'in çocuk kitaplarında deyimler, atasözleri ve kalıplaşmış sözler

Günlük hayatta insanoğlunun diğer türdeşlerine kendini ifade etmesine ve dünyaya açılmasına sebep olan unsur dildir. Bu açıdan insanoğlu ile birlikte yaşayan, gelişen ve manevi bir niteliğe sahip olan dil, özünde bir bildirim aracı olarak görülmektedir. Bu da dilin düşüncelerin üretilmesinde ve aktarılmasında önemli bir görev üstlendiğinin bir göstergesidir. Böyle bir görevi üstlenen dil, bir ulusun düşünce yapısını yansıtmaktadır. Sözcükler ise ait oldukları dilin söz varlığını oluşturmadaki temel unsurlardır. Bu açıdan söz varlıkları deyimler, atasözleri, terimler, kalıplaşmış sözler, yan ve mecaz anlamlardan oluşmaktadır. Söz varlığı içerisinde bulunan deyimler, atasözleri ve terimler birbirleri ile yakın ilişkili olmakla birlikte genel dil katmanları ile de ilişki içerisindedirler. Osman Necati Tosuner öykü, roman, deneme gibi birçok türde eserler veren çağdaş Türk edebîyatı yazanlarındandır. Yazdığı eserlerde kendi yaşamından izler sunan yazar, eserlerinde imgelere, öykünmelere, söz sanatlarına, deyimlere, atasözlerine ve kalıplaşmış söz gruplarına sıkça yer vermektedir. Bu çalışma kapsamında da Necati Tosuner'in eserlerinden olan Kitabın Adı, Dayım Balon Olmuş, Arda'nın Derdi Ne?, Yaz Sevenler Kış Sevenler, Keleş Osman (Keleş Osman Evden Kaçıyor- Keleş Osman'ın Tarihle Başı Dertte), Dur Bakalım Petek deyim, atasözü ve kalıplaşmış söz grupları açısından incelenmiştir. Belirtilen eserlerdeki söz varlıkları; sözlük anlamları, yapısal, anlamsal ve içerik bakımından da incelenerek raporlaştırılmıştır. Yapılan incelemeler doğrultusunda yazarın incelenen eserlerinde söz varlıklarına sıklıkla yer verdiği belirlenmiştir. Kullanımı açısından da eğitici ve öğretici olan bu eserlerin toplumda yaygınlaştırılması önem arz etmektedir. Anahtar kelimeler: Necati Tosuner, çocuk kitapları, söz varlıkları

AtasözleriDeyimlerKalıplaşmış deyiş+3
Tuba Tarakcioğlu
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

7. sınıf Türkçe ders kitaplarının söz varlığı açısından incelenmesi

Ana dil eğitimini temel alan Türkçe dersi, bilgiden daha çok beceri ağırlıklı bir derstir. Bu beceriler anlama alanında okuma ve dinleme; anlatma alanında konuşma ve yazmayı kapsamaktadır. Bu becerilerin etkin olarak kullanılması ve ana dil eğitiminin gelişmesi büyük ölçüde öğrenciye kazandırılan söz varlığına bağlıdır. Örgün öğretimin en önemli materyallerden biri ders kitapları olduğundan öğretim programının öğrencilere kazandırmayı öngördüğü söz varlığı bu araçlarla gerçekleşmektedir. Bu nedenle söz varlığının kazandırılmasında etkili bir araç olan ders kitapları üzerinde özenle durulmalıdır. Bu çalışmada Talim Terbiye Kurulu tarafından 2021/2022 eğitim öğretim yılında 7. sınıflarda okutulması tavsiye edilen MEB Yayınları ve özel bir yayınevine ait kitaplar söz varlığı açısından incelenmiştir. Nitel araştırma yöntemi kullanılan bu çalışmada doküman analizine başvurulmuştur. Bu iki kitapta yer alan toplam 64 metnin kelimeleri Cibakaya Dizin Programı ile içerik analizine tabi tutulmuştur. Çalışmanın ders kitapları yazarlarına ve yayınevlerine yol gösterici olacağı düşünülmektedir. Çalışma sonucunda MEB Yayınları ve özel bir yayınevine ait kitapların söz varlığı, çeşit söz varlığı, söz varlığı unsurlarının sayısı ve söz varlığı unsurlarının özellikleri tespit edilmiştir. Elde edilen verilere göre incelenen iki kitapta toplam söz varlığı ve söz varlığı unsurlarının kitapların geneline oranla az olduğu tespit edilmiştir. Çalışma ile beşinci bölümde yer alan önerilerin Türkçe alan yazınına katkıda bulunacağı düşünülmektedir. Anahtar sözcükler: söz varlığı, ders kitabı, metin, kelime, kavram, sıklık, Türkçe eğitimi.

Ders kitaplarıOrtaokullarSöz varlığı+3
Özlem Altaş
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

7. sınıf Türkçe dersinde Jigsaw tekniğinin öğrencilerin akademik başarılarına ve derse karşı tutumlarına etkisi

Bu araştırmanın amacı, ilköğretim 7. sınıf öğrencilerinin Türkçe dersinde "Fiil çekim ekleri (kip ve kişi)" ile "Fiilde anlam kayması" konularının öğretiminde iş birlikli öğrenme yöntemlerinden biri olan Jigsaw IV tekniğinin öğrencilerin akademik başarıları ve Türkçe dersine yönelik tutumları üzerindeki etkisini incelemektir. Çalışma, yarı deneysel desen kullanılarak ön test-son test kontrol gruplu model çerçevesinde tasarlanmış ve yürütülmüştür. Bu doğrultuda, deney grubunda Jigsaw IV tekniğiyle, kontrol grubunda ise geleneksel öğretim yöntemleriyle öğretim süreci gerçekleştirilmiştir. Araştırma, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında Ağrı ili Patnos ilçesinde bulunan Dedeli Sebahattin Yıldız Ortaokulu'nda öğrenim gören 7. sınıf öğrencilerinden rastgele seçilen 35 öğrenci ile yürütülmüştür. Çalışma altı hafta sürmüş ve her iki gruptaki öğrencilere belirlenen konular iki farklı öğretim yaklaşımıyla sunulmuştur. Öğrencilerin akademik başarı düzeylerini ölçmek amacıyla, geçmiş yıllarda uygulanan SBS, OKS ve Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavları gibi merkezi sınavlardan seçilen sorular temel alınarak geliştirilen 20 soruluk Fiil Başarı Testi kullanılmıştır. Testin geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılarak ölçme aracının bilimsel yeterliliği sağlanmıştır. Ayrıca, öğrencilerin Türkçe dersine karşı tutumlarını değerlendirmek amacıyla Türkçe Dersine Yönelik Tutum Ölçeği uygulanmıştır. Deney grubunda uygulanan Jigsaw IV tekniği kapsamında, öğrenciler küçük gruplara ayrılmış ve her grup üyesine bir alt konu atanmıştır. Öğrenciler, önce bireysel olarak çalıştıkları konuları, ardından grup içinde birbirleriyle paylaşarak ortak bir öğrenme süreci oluşturmuşlardır. Bu süreç, öğrencilerin hem bireysel hem de grup çalışmaları yoluyla konulara daha derinlemesine nüfuz etmelerini ve akran öğrenmesi yoluyla bilgilerini pekiştirmelerini hedeflemiştir. Öte yandan, kontrol grubunda öğretim, öğretmen merkezli düz anlatım yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Her iki gruba da "Fiil çekim ekleri (kip ve kişi)" ile "Fiilde anlam kayması" konuları işlenmiştir. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 30.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Ön test ve son test puanları arasındaki farklar hem deney hem de kontrol grubu için ayrı ayrı değerlendirilmiş; verilerin analizinde hem parametrik hem de parametrik olmayan istatistiksel yöntemlerden yararlanılmıştır. Elde edilen bulguların güvenilirliğini artırmak amacıyla aritmetik ortalama, standart sapma ve sıra ortalamaları gibi temel istatistiksel ölçütler kullanılmıştır. Çalışmanın sonuçları, Jigsaw IV tekniğiyle gerçekleştirilen öğretimin, geleneksel öğretim yöntemine göre öğrencilerin akademik başarılarını artırmada istatistiksel olarak anlamlı bir fark yaratmadığını göstermiştir. Bununla birlikte, sıra ortalamalarına bakıldığında, deney grubundaki öğrencilerin son test puanlarının kontrol grubundaki öğrencilere göre daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Bu durum, iş birlikli öğrenme yönteminin akademik başarı üzerinde olumlu bir etkiye sahip olabileceğine işaret etmektedir. Öğrencilerin Türkçe dersine yönelik tutumları açısından değerlendirildiğinde ise, deney grubundaki öğrencilerin genel tutum puanlarının kontrol grubuna kıyasla daha olumlu olduğu gözlemlenmiştir. Ancak bu fark da istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Bu sonuç, Jigsaw IV gibi iş birlikli öğrenme tekniklerinin öğrencilerde daha olumlu bir sınıf atmosferi oluşturarak öğrenme motivasyonunu destekleyebileceğini göstermektedir. Sonuç olarak, bu araştırma Jigsaw IV tekniğinin, Türkçe dersinde "Fiil çekim ekleri (kip ve kişi)" ile "Fiilde anlam kayması" konularının öğretiminde, doğrudan anlamlı bir akademik başarı artışı sağlamasa da, öğrencilerin başarı düzeyleri ve ders tutumlarında olumlu eğilimler yarattığını ortaya koymuştur. Bu bulgular, iş birlikli öğrenme yöntemlerinin geleneksel öğretim yaklaşımlarına alternatif olarak değerlendirilmesi gerektiğini ve özellikle öğrencilerin öğrenme sürecine aktif katılımını teşvik etmek amacıyla eğitim ortamlarında daha yaygın kullanılması gerektiğini düşündürmektedir. Ayrıca, Jigsaw IV tekniğinin farklı öğrenci profilleri, ders içerikleri ve uzun vadeli etkiler bağlamında daha kapsamlı araştırmalarla incelenmesi, yöntemin eğitimdeki potansiyel katkılarının daha net bir biçimde anlaşılmasına katkı sağlayacaktır.

Sinan Akbulut
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies
2025
10
DoctorateOpen AccessTR

Yazma becerisinde öğrenci özerkliğinin yazmaya yönelik tutum ve motivasyonla ilişkisi: Bir eylem araştırması

Bu araştırma, yazma becerisinde öğrenci özerkliğinin yazmaya yönelik tutum ve motivasyonla ilişkisini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın bir diğer amacı da yazma becerisine öğrenci özerkliği ile yeni bir bakış açısı kazandırmaktır. Çalışma grubundaki öğrencilerle öğrenci özerkliği becerisi kazandırmaya yönelik etkinlik uygulamaları ve öğrenci özerkliği temelinde yazma becerisi uygulamaları gerçekleştirilmiştir. Araştırma, nitel araştırma desenlerinden eylem araştırması kapsamında gerçekleştirilmiştir. Eylem araştırması uygulamaya ve sürece dayalı eğitim çalışmalarında sıklıkla kullanılan bir nitel araştırma desenidir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2014-2015 eğitim-öğretim yılında, İstanbul ili Kadıköy ilçesinde, tesadüfi örneklem yoluyla seçilen ve bir devlet ortaokulu olan Kazım Karabekir Ortaokulunun 7. sınıfında öğrenim gören öğrenciler arasından gönüllülük ilkesine göre seçilen 25 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın veri toplama araçlarını; etkinlik uygulamaları, öğrenci yazıları, araştırmacı gözlemi, araştırmacı günlüğü, öğrenci günlüğü, Kişisel Bilgi Formu, Yazmaya Yönelik Tutum Ölçeği, Yazma Motivasyonu Ölçeği ve Öğrenci Özerkliği Ölçeği oluşturmaktadır. Öğrenci özerkliği becerisi kazandırmaya yönelik etkinlik uygulamaları ve öğrenci özerkliği temelinde gerçekleştirilen yazma becerisi uygulamalarından veriler elde edilmiş, ölçeklerle uygulama öncesi ve sonrasında veriler toplanmış, gözlemler her uygulama süresince yapılmış, günlükler her uygulama sonrasında yazılmıştır. Nicel verilere yönelik ölçeklerle ilgili öntest ve sontest şeklinde uygulanan ölçme araçlarından elde edilen verilerin ve kişisel bilgi verilerinin analizi, SPSS 20.0 paket programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmada kullanılan istatistiksel çözümlemelerde anlamlılık düzeyi, 0.05 olarak kabul edilmiştir. Nitel veriler, nitel çözümleme tekniklerinden içerik ve betimsel analiz yapılarak çözümlenmiştir. Öğrenci özerkliği becerisi kazandırmaya yönelik etkinlikler ve öğrenci özerkliği temelinde yürütülen yazma becerisi uygulamaları sonucunda ortaya çıkan yazılar, içerik analizi ile çözümlenmiştir. Araştırmada içerik analizi türlerinden kategorisel analiz kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından uygulamalara ilişkin yapılan gözlemler ve uygulamalara ilişkin yazılan öğrenci ve araştırmacı günlükleri, nitel çözümleme tekniklerinden betimsel analiz ile çözümlenmiştir. Öğrenci özerkliği becerisi kazandırmaya yönelik etkinlik uygulamaları ve öğrenci özerkliği temelinde gerçekleştirilen yazma becerisi uygulamaları ile ulaşılan sonuçlar şu şekildedir: Öğrenci özerkliği becerisi kazandırmaya yönelik etkinlik uygulamaları ve öğrenci özerkliği temelinde gerçekleştirilen yazma becerisi uygulamaları ile öğrencilerin öğrenci özerkliği becerileri gelişmiştir. Öğrenci özerkliği becerisi kazandırmaya yönelik etkinlik uygulamaları ve öğrenci özerkliği temelinde gerçekleştirilen yazma becerisi uygulamaları ile öğrenicilerin yazmaya yönelik tutumu artmıştır. Öğrenci özerkliği becerisi kazandırmaya yönelik etkinlik uygulamaları ve öğrenci özerkliği temelinde gerçekleştirilen yazma becerisi uygulamaları ile öğrenicilerin yazma motivasyonu artmıştır. Öğrenci özerkliği becerisi kazandırmaya yönelik etkinlik uygulamaları ve öğrenci özerkliği temelinde gerçekleştirilen yazma becerisi uygulamaları ile öğrencilerin yazma becerileri gelişmiştir.

MotivasyonOrtaokul öğrencileriTutumlar+6
Üzeyir Süğümlü
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Yabancılar için hazırlanan Türkçe ders kitaplarındaki söz varlığı ile Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlerin yazılı anlatımlarındaki söz varlığı

Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde söz varlığı ögeleri söz konusu olduğunda "Neyi, ne kadar, ne zaman öğreteceğiz?" gibi sorular akla gelmektedir. Araştırmacılar, dilde en sık ve yaygın olarak kullanılan sözcüklerin öğretilmesi gerektiğini belirtmektedir. Buradan hareketle "Yabancılar için Türkçe ders kitaplarında ve Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlerin yazılı anlatımlarında hangi söz varlığı ögeleri bulunmaktadır ve bunların kullanım sıklığı ile yaygınlığı nedir?" sorusu çalışmanın problem cümlesini oluşturmaktadır. Çalışma kapsamında yabancılar için Türkçe ders kitaplarında ve Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlerin yazılı anlatımlarında yer alan söz varlığı ögelerini incelemek amacıyla ders kitaplarına ve öğrencilerin yazılı anlatımlarına yönelik iki çalışma yapılmıştır. Tez çalışmasının ders kitaplarına yönelik bölümü için nicel araştırma yöntemi ve genel tarama modeli kullanılmıştır. Ders kitaplarındaki söz varlığı ögelerinin ortaya konmasında ve dil seviyelerine dağılımında örneklem olarak Gazi, Yeni Hitit ve İstanbul yabancılar için Türkçe öğretim setlerinin her birinde yer alan A1, A2, B1, B2 ve C1 seviyesindeki toplam 15 yabancılar için Türkçe ders kitabı seçilmiştir. Ders kitaplarındaki veriler doküman analizi yaklaşımıyla toplanmıştır. Söz varlığı ögelerinin kullanım sıklığına ve yaygınlığına yönelik analizinde ise betimsel (nicel) analiz kullanılmıştır. Tez çalışmasının öğrencilerin yazılı anlatımlarına yönelik bölümü için nicel ve nitel araştırma yöntemleri birlikte kullanılmıştır. Nicel araştırma yöntemiyle oluşturulan bölümde genel tarama modeli kullanılmıştır. Öğrencilerin yazılı anlatımlarındaki söz varlığı ögelerini ortaya koymak amacıyla örneklem olarak A1, A2, B1, B2 ve C1 seviyelerinde Gaziantep Üniversitesi, Ankara Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi Türkçe öğretim merkezlerinde Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen toplam 500 öğrenci seçilmiştir. Öğrencilerin yazılı anlatımlanlatımlarındaki veriler doküman analizi yaklaşımıyla toplanmıştır. Söz varlığı ögelerinin kullanım sıklığına yönelik analizinde ise betimsel (nicel) analiz kullanılmıştır. Nitel araştırma yöntemiyle oluşturulan bölümde olgubilim (fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. Öğrencilerin yazılı anlatımlarında yer alan sözcüklerin yaygınlığını ve dil seviyelerine dağılımını incelemek üzere çalışma grubu olarak Ankara ve İstanbul üniversitelerinin Türkçe öğretim merkezlerinde, A1 seviyesinin başından C1 seviyesinin sonuna kadar Türkçe öğrenen 25 öğrenci seçilmiştir. Yazılı anlatımlardaki veriler doküman analizi yaklaşımıyla toplanmıştır. Verilerin analizinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesi ile ulaşılan sonuçlardan bazıları şunlardır: Hangi söz varlığı ögelerinin, hangi seviyede, ne kadar öğretileceği konusunda yabancılar için Türkçe ders kitaplarında ortak bir kabul yoktur. Ders kitaplarında kullanılan söz varlığı ögelerinin A1 seviyesinden C1 seviyesi ders kitabına doğru dağılımında yalnızca bir dil öğretim setinde düzenli bir ilerleme vardır. Bir Türkçe öğretim setiyle öğretimin sonunda sunulan toplam söz varlığı ögesinin sayısı, Türkçe öğretim setleri arasında farklılık göstermektedir. Bununla beraber Türkçe öğretim setleriyle öğretimin sonunda sunulan söz varlığı ögelerinin yaygınlık oranı da oldukça düşüktür. Bir sözcüğün öğrenenlerin yazılı anlatımlarındaki ve ders kitaplarındaki yeri incelendiğinde, sözcüklerin kullanıldığı seviyeler arasında farklılık olduğu görülmektedir. Çalışma kapsamında incelenen toplam 15 yabancılar için Türkçe ders kitabı ile Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen toplam 500 öğrencinin yazılı anlatımları bir bütün olarak değerlendirilip karşılaştırıldığında en sık kullanılan 0-2000 sözcüğün yüksek oranda benzer olduğu; öğrencilerin yazılı anlatımlarında ihtiyaç duydukları sözcüklerin de yüksek oranda ders kitaplarında bulunduğu görülmektedir. Bu bağlamda tez çalışmasında 15 yabancılar için Türkçe ders kitabından elde edilen sözcüklerin seviyelere dağılımıyla (seviyelendirilmesiyle) ulaşılan sözcük listelerinin, Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi alanında kullanılabileceği söylenebilmektedir. Anahtar Kelimeler: Türkçe Eğitimi, Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi, Yabancılar İçin Türkçe Ders Kitapları, Sözcük Sıklığı, Sözcük Yaygınlığı

Ders kitaplarıSöz varlığıTürkçe+7
Gökçen Göçen
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen ve öğrenci gözü ile soydaş iki dillilere Türkçe öğretiminde ölçme ve değerlendirme (Arapça ve Türkçe bilen Kerkük Türkmenleri örneği)

Eğitim programlarında, Türkçe öğretiminin dil ve kültür birliğinin sağlanması, öğrencilere ana dillerinin önemini kazandırmadaki sorumluluğa göndermeler yapılarak bir sanat özelliği taşıyan Türkçe eserler, öğrencide büyük ölçüde etki yaratmıştır. Irak'ın Kerkük ilinde görev yapan iki dilli Türkçe öğretmenlerin ve Kerkük Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe Öğretmenliği Bölümü'nde okuyan iki dilli öğrencilerin ölçme ve değerlendirme ile Türkçe öğretimindeki görüşlerini ve sorunlarını tespit etmek; bu görüşlerin öğretmenler tarafınca cinsiyet, görev yaptıkları okul ve hizmet yılı ile uygulanan ankette belirlenen soru tiplerini ve bunları öğrenme alanlarına ilişkin kullanımları açısından belirlemek, öğrencilerin ise; sadece cinsiyet ile ankette bulunan soru tiplerini öğrenme alanlarına göre kullanılmasını istediklerini belirtmişlerdir. Öğretmenlerin Türkçe öğretimindeki ölçme ve değerlendirme ile ilgili görüşlerinde cinsiyete, görev yaptıkları okula ve hizmet yılına göre dikkate değer bir ilişki ortaya çıkmamıştır. Öğretmenler, "Türkçe öğretimin ölçme ve değerlendirme olarak belirlenmesi, konuların kavranıp kavranmadığını belirleme" olarak görmekte ve uygulamadaki soru tiplerini konunun kavranmasına yönelik yanıtladıkları görülmüştür. Ancak öğrenciler konunun daha iyi kavranmasına inandıkları şekilde ankette bulunan soru tiplerini yanıtladıkları görülmüştür. Ayrıca sınavlarda çoğunlukla yazılı soru tipi kullanılmaktadır. Öğretmenlerin testten öte, klasik yazılı sınav uygulamasını kullandıkları görülmüştür. Ancak öğrencilerin daha çok test uygulamalarını tercih ettikleri görülmüştür. Irak'ta yaşayan iki dilli Kerkük Türkmenlerindeki Türkçe öğretiminde ölçme ve değerlendirme, anketler ve kaynak tarama çalışmaları yoluyla belirtilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kerkük, Türkçe Öğretimi, İki Dillilik, Ölçme, Değerlendirme.

Kerkük TürkleriTürkçe eğitimiTürkçe öğretimi+2
Mnolya Muwafaq Slhaldeen Omar
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

İki dilli öğrencilere yönelik ölçme ve değerlendirmede merkezi sınavlar: Hollanda örneği

Bu çalışmanın amacı Hollanda'da CITO tarafından düzenlenen ortaöğretime geçiş sınavında sorulan Türkçe sorularında kullanılan metinlerin okunabilirliğini tespit etmek ve bu metinlere ilişkin soruları Yenilenmiş Bloom Taksonomisi'nin bilişsel süreç boyutu basamakları doğrultusunda incelemektir. Araştırma kapsamında Hollanda'da 2011-2015 yılları arasında uygulanan Türkçe sınavı soruları kullanılmıştır. Toplam 493 soru Yenilenmiş Bloom Taksonomisi'nin bilişsel süreç boyutuna göre incelenmiş, 113 metnin ise Ateşman (1997) tarafından geliştirilen okunabilirlik formülü ile okunabilirlik düzeyi belirlenmiştir. Araştırmanın birinci boyutu olan merkezi Türkçe sınavına ait metinlerin okunabilirlik düzeyinin belirlenmesinde betimlemeye dayalı nicel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın ikinci boyutu olan merkezi Türkçe sınavına ait soruların Yenilenmiş Bloom Taksonomisi'ne uygunluk açısından düzeyinin belirlenmesinde doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. 2011-2015 yılları arasında uygulanan VWO ve HAVO Türkçe sınavlarındaki metinlerin sınavlara göre ortalama okunabilirlik düzeyine bakıldığında sınavların 5 tanesinin orta güçlük düzeyinde, 5 tanesinin ise zor düzeyde olduğu görülmüştür. Sınav sorularına ilişkin bulgularda ise on sınavda en çok soru bulunan basamağın anlama basamağı olduğu tespit edilmiştir. Anlama basamağını takip eden diğer basamak ise hatırlama basamağı olmuştur. Üst düzey davranışların ölçüldüğü basamaklarda daha az soruya rastlanmıştır. Anahtar Kelimeler: İki Dillilik, Ölçme ve Değerlendirme, Merkezi Sınavlar, Türkçe Eğitimi, Yenilenmiş Bloom Taksonomisi.

Bloom taksonomisiHollandaSınav+4
Rabia Gürbüz
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Duisburg/Essen Üniversitesi'nde öğrenim gören Türkçe öğretmeni adaylarının iki dillilik olgusuna yönelik görüşleri

1960'lı yılların başından itibaren Türkiye'den Avrupa'ya, özellikle Almanya'ya büyük bir işçi göçü yaşanmıştır. Bu göç neticesinde, göç olgusunun doğal bir sonucu olarak iki dilli ve iki kültürlü bir nesil ortaya çıkmıştır. Bilim ve teknolojide meydana gelen gelişmelere paralel olarak insanlar arasındaki iletişim ve bilgi akışının boyut değiştirmesi, toplumsal yaşamı da etkilemiş ve iki dilli ya da çok dilli insanlar bir zenginlik göstergesi olarak kabul edilmiştir. İki dilliliği ya da çok dilliliği destekleyen dil eğitim politikaları, insanların dilsel ve kültürel yönde gelişim potansiyellerinin farkına varmalarını sağlayarak bu potansiyeli olumlu yönde değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Küreselleşen dünyada en az iki ya da daha fazla dil bilmek çağımızın gerekliliklerinden kabul edilmektedir. Almanya'daki eğitim sistemi eyaletlere göre farklılık gösterdiği için Huber'in (2008) deyimiyle ''göç çocuklarının'' Türkçe eğitimi kimi zaman Milli Eğitim Bakanlığından gönderilen uzman kişiler tarafından kimi zaman ise Almanya'da Türkçe öğretmeni yetiştirmek için yoğun mesai harcayan Duisburg/Essen Üniversitesi Türkistik bölümünde eğitim gören Türkçe öğretmenleri aracılığı ile yürütülmektedir. Türkistik bölümünde yetiştirilen Türkçe öğretmenleri, gerek kendilerinin de iki dilli olmaları gerekse, Almanya'da yaşayan Türk soylu insanların Türkçe eğitimleri sırasında yaşadıkları sorunlara tanık olmaları bakımından Almanya'da bulunan Türkçe konuşucularına Türkçe eğitimi verilmesi konusunda önemli ve aktif bir rol oynamaktadır. Bu düşüncelerden hareket ile yurt dışında yetiştirilen Türkçe öğretmeni adaylarının iki dillilik olgusuna yönelik görüşlerini ortaya koymak, Türkçe eğitimi verecek olan bu öğretmen adaylarının hem Türkçe ve Almancaya hem de iki dillilik olgusuna bakış açılarının durum tespitinin yapılmasını sağlayacaktır. Bu durum tespiti, Türkçe-Almanca bilen iki dilli bireylerin daha sağlıklı ve dengeli yetişebilmesi için neler yapılması gerektiği konusunda bizleri fikir sahibi edecek ve yönlendirecektir. Bu bağlamdan yola çıkarak araştırmanın konusunu ''Yurt Dışında Yetiştirilen Türkçe Öğretmeni Adaylarının İki Dillilik Olgusuna Yönelik Görüşleri'' oluşturmaktadır. Araştırmada Türkçe öğretmeni adaylarının araştırma sırasında uygulanan ölçme araçlarına samimi ve doğru cevaplar verdikleri varsayılmıştır. Araştırmanın örneklemini Duisburg/Essen Üniversitesi Türkistik bölümünde okuyan otuz dört öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma çerçevesinde konuyla ilgili olarak yerli ve yabancı literatür taranmış ve konu ile ilgili daha önce yapılan çalışmalar incelenmiştir. Araştırmanın kapsamı ve içeriği nitel araştırma yöntemine uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Nitel veriler 01-18 Aralık 2015 tarihleri arasında öğrencilerle yapılan görüşmeler sonucunda elde edilmiştir. Araştırmanın nitel verileri olan görüşme kayıtları içerik analizi, içerik analizi türlerinden de kategorisel analiz kullanılarak analiz edilmiştir. Kategorisel analizde önce veriler kodlanmış, ardından kodları genel düzeyde açıklayan kategoriler belirlenmiş ve bulgular yorumlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Çok Kültürlülük, Göç, İki Dillilik, Tek Dillilik, Türkçe Öğretimi.

Aday öğretmenlerGöçlerTek dilli+7
Gökhan Haldun Demirdöven
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Batı Avrupa'da iki dilli Türk çocuklarının yazılı Türkçe kelime sıklıkları: Fransa örneği

Yurt dışında yaşayan Türk çocukları için hazırlanan materyaller birçok ölçüt yerine getirilmeden hazırlanmıştır. Bu materyaller yurt dışında kullanılmasına rağmen yeterince verim alınamadığı için Türkçe ve Türk Kültürü öğretmenleri tarafından yeterince –bazen hiç- kullanılamamaktadır. Materyallerin hazırlanmasındaki en büyük noksanlıklardan biri de bu çocukların sözlü veya yazılı çalışmalarında kullandıkları en yaygın kelimelerin, kelime sıklığının belirlenmemesidir. Bu amaçla Fransa'nın "Champagne Ardenne" ve "İle de France" bölgesindeki çeşitli ilkokul 4. ve 5. sınıf 92 iki dilli Türk öğrencileriyle yazılı çalışmalar yapılmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden alan araştırması yöntemi kullanılmıştır. Verilerin toplanmasında öğrencilere yaptırılan yazılı anlatım çalışmalarından yararlanıldı. Bu aşamada doküman analizi yönteminden yararlanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi frekans ve yüzdeyle ifade edilmiştir. Bulgular öğrencilerin 2256 farklı kelimeyi yaygın olarak kullandığını ortaya koymuştur. Bu kelimeler 88030 defa tekrar edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre Fransa'da yaşayan iki dilli (Türkçe-Fransızca) çocukların sığ bir kelime dağarcığı olduğu görülmüştür. Bu sonuçlara göre Araştırma verileri yurt dışındaki iki dilli Türk çocukların için sistematik kelime öğretimi üzerine akademik çalışmalar yapılması konusunda politikalar geliştirilmesi gerekliliğini ortaya çıkarmaktadır. Anahtar Kelimeler: İki Dillilik, Anadil, Kelime Sıklığı, Fransa.

AnadilBatı AvrupaFransa+7
Mehmet Bilgiç
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuk edebiyatı yazarı Hasan Kallimci'nin öykülerinin okunabilirlik açısından değerlendirilmesi

Okunabilirlik üzerine yapılan çalışmalar Batı'da 1920'li yıllara kadar uzanırken Türkiye'de okunabilirlik kavramı çalışmaları yeni yeni yapılmaya başlamıştır. Okunabilirlik hesaplamalarının temelinde metindeki hece ve kelime sayıları vardır. Bu sayılarla oluşturulan denklemler, o metne ait okunabilirlik sayısını vermektedir. Okunabilirlik sayıları bizlere o metnin hitap ettiği hedef kitleyi bulmada yardımcı olmaktadır. Bu araştırmada çocuk edebiyatı alanında eserler veren Hasan Kalimci'ye ait öykülerin okunabilirlik düzeyleri değerlendirilmiştir. Öncelikle uzman görüşü alınarak yazarın öykülerinden beşinci sınıf seviyesine uygun olduğu düşünülen on öykü belirlenmiştir. Bu öykülere Ateşman (1997) tarafından Türkçe metinler için geliştirilen okunabilirlik formülü uygulanmıştır. Araştırma sonucunda incelenen tüm öykülerin kolay düzeyde olduğu görülmüştür. Sonuç olarak, yazarın eser verdiği hedef kitleye uygun metinler oluşturduğu görülmektedir.

HikayeHikaye kitaplarıKallimci, Hasan+2
Serkan Teke
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim II. kademe 6. sınıf Türkçe ders kitabındaki sözcük türlerinin incelenmesi ve değerlendirilmesi

Dil, insanlar arasında iletişimi sağlayan en önemli araçtır. Dil ediniminde en önemli unsurlardan biri; sözcüktür. Türkçe öğretiminde sözcük türleri bu açıdan büyük önem taşımaktadır. Bu çalışma MEB yayınlarının okullarda kullanılan ilköğretim 6.sınıf Türkçe Ders Kitabı'ndan seçilmiş farklı türlerde metinlerde yer alan sözcük türlerinin incelenmesi ve değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışmada betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Yapılan taramada ders kitabındaki metinlerin programda yer alan sözcük türlerini örneklendirdiği görülmüştür. Metinlerde en çok kullanılan sözcük türünün isimler, en az kullanılanın ise ünlemler olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, metinlerin tamamı değerlendirildiğinde hitap ettikleri yaş grubunun dil özelliklerine uygun olduğu görülmüştür. Ders kitabında yer alan metinlerin sözcük türü öğretiminde kullanılmasının daha etkili bir öğrenme gerçekleşmesine katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Sözcük Türleri, Türkçe Ders Kitabı, Metin, Dil.

Ders kitaplarıDil bilgisi-sözcük türleriKelimeler+4
Nihal Bora
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Kaan Murat Yanık'ın Uçurtma Mevsimi kitabındaki öykülerin okunabilirlik açısından değerlendirilmesi

Okunabilirlik kavramı,okuyucu kitlesinin bir metini veya materyali kullanarak elde ettiği başarıya etki eden, basılı olan bütün materyaller ile alakalı olan bütün ögelerin toplamını oluşturmaktadır. Bu araştırmada Kaan Murat Yanık'ın Uçurtma Mevsimi adlı kitabında bulunan öykülerin okunabilirliği değerlendirilmiştir. Bu kitapta bulunan otuz öykü, okutmanlar tarafından okunmuştur. Okutmanlar tarafından on öykü araştırılmaya uygun görülmüştür. Bu on öykünün cümle, kelime ve hece sayıları saptanmıştır. Bu aşamadan sonra öykülerin, hece olarak ortalama kelime uzunluğu ve kelime olarak ortalama cümle uzunluğu belirlenip Ateşman'ın Okunabilirlik Formülü uygulanmıştır. Bu süreçten sonra öykülerin okunabilirlik düzeyleri belirlenmiştir. Uçurtma Mevsimi adlı kitaptan incelenen on öyküden biri kolay, sekizi orta güçlükte ve biri zor güçlüktedir.

HikayeHikaye kitaplarıOkunabilirlik+1
Melek Rada
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Yabancılara Türkçe öğretimi için hazırlanmış ders kitaplarının incelenmesi

Yabancılara Türkçe öğretimi için ihtiyaç duyulan en önemli materyallerden biri ders kitaplarıdır. Bu kitaplar nitelikli, işlevsel değilse dil öğretiminde hedeflere ulaşmada sorunlar yaşanabilir. Yabancılara Türkçe öğretimi için kullanılan ders kitapları hem biçim hem içerik olarak yeterli düzeyde midir, sorusu bu tezin başlangıç düşüncesini, oluşturmaktadır. Bu düşünceden hareketle tezde, Türkçe öğretim merkezlerinde en çok tercih edilip kullanılan (Yedi İklim Türkçe A-1, Yeni Hitit Yabancılar İçin Türkçe Ders Kitabı 1-Temel, Yabancılar İçin Türkçe Gazi A-1, İstanbul Yabancılar İçin Türkçe Ders Kitabı A-1) dört farklı kitabın, biçim ve içerik özellikleri bakımından incelenmesi, bilimsel ölçütlere göre değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada karma yöntem kullanılmış ve veriler üç farklı kaynaktan elde edilmiştir: Birinci aşamada, yabancılara Türkçe dersi veren öğretim elemanlarına 34 soruluk anket uygulanmıştır. Bu uygulama, kitapların biçim ve içerik özelliklerinin değerlendirilmesine yöneliktir. Bunun için Türkiye ve yurt dışındaki Türkçe öğretim merkezlerinde görev yapan toplam 324 öğretim elemanına ulaşılmıştır. İkinci aşamada, incelenen ders kitaplarının sadece biçimsel özelliklerinin değerlendirilmesine yöneliktir. Bu amaçla 9 soruluk anket hazırlanmıştır. Anketler; çeşitli ticari kurumlardaki matbaacılar, basın-yayıncılar; materyal ve grafik tasarımcılarla bu alanda çalışan akademisyenlere uygulanmıştır. Bu uygulamadaki katılımcı sayısı altmıştır. Üçüncü veri toplama aracı, uygulamalar sırasında araştırmacı tarafından katılımcılarla yapılan birebir görüşme ve gözlemlerdir. Yapılandırmacı yaklaşımla yapılan bu görüşmeler daha sonra analiz edilmek üzere mülakat formlarına kaydedilmiştir. Yapılan anketlerin geçerlilik güvenirliği için "faktör analizi, test tekrar test" yöntemi gibi uygulamalar yapılmıştır. Yapılan bütün geçerlik ve güvenilirlik test sonuçlarının olumlu olduğu görülmüştür. Bütün uygulamaların sonucunda elde edilen nicel, nitel veriler, açımlayıcı karma yönteme uygun olarak, bütüncül bir yaklaşımla bulgulanmış, tartışılmış ve sonuca gidilmiştir. Çalışmanın sonucunda çağdaş, bilimsel ölçütlere göre yabancılara Türkçe öğretiminde kullanılan/kullanılacak ders kitapları; biçim ve içerik özellikleri bakımından nasıl olması gerektiği tespit edilmeye çalışılmıştır. Elde edilen sonuçlarla; bu konuda çalışma yapacak araştırmacılara, kitap yazarlarına, editörlerine ve öğretim elemanlarına yönelik önerilerde bulunulmuştur

Ders kitaplarıTürkçe eğitimiTürkçe öğretimi+1
Engin Ömeroğlu
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Seçici dinleme stratejisinin iki dilli 5. sınıf öğrencilerinin not alma ve özet çıkarma becerilerine etkisi

Seçici dinleme, bireylerin ilgi ve ihtiyaçlarına göre dinleme gerçekleştirmesidir. Bu yöntemde öğrenciler ilgi ve ihtiyaçlarına göre dinleme yaptıkları için not alma ve özet çıkarma becerilerine yardımcı olmaktadır. Bu sayede öğrencilere dinledikleri her şeyi not almaya çalışmak yerine ihtiyaca göre, dinlenilen metinde sadece gerekli olanların notunu almak ya da özetini çıkarmak konusunda bir farkındalık kazandırmaktadır. Bu bağlamda, çalışmanın amacı olarak, ortaokul 5. Sınıf düzeyinde yöntemin ders içerisinde uygulanması ile, öğrencilerin ihtiyaca ve isteğe göre dinlediğini not alabilme ve özet çıkarma becerilerinde gelişme kaydedilmesi beklenmektedir. Araştırma, Erzurum ili Tekman ilçesi Çevirme Ortaokulu`nda öğrenim gören ortaokul 5. Sınıf öğrencileri üzerinde yapılmıştır. Çalışma grubunu oluşturan 5. Sınıf öğrencileri 11 erkek ve 12 kızdan oluşmaktadır. Söz konusu grupta yer alan öğrencilerin hepsi ana dili olarak Kürtçeyi edinmiş ve Türkçeyi ikinci dil olarak okulda öğrenmeye başlamışlardır. Çalışma grubunun başarısına sosyo-ekonomik düzey, cinsiyet farkı ve dinleme ortamı gibi unsurların etki etmediği varsayılmaktadır. Çalışma, araştırmacıya araştırma konusu hakkında çoklu yönlerle çalışma imkânı veren, nicel ve nitel verileri ortaya koyarak yorumlamasını sağlayan Eylem Araştırması Modeli`ne göre tasarlanmıştır. Nicel ve Nitel veriler araştırmada yer almış olup nitel veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen "Öğretmen Görüşme Formu"ndan ve "Dinleme Süreci Öğrenci Görüşme Formu"ndan elde edilmiş ve bu veriler içerik analizi yöntemiyle analiz edilerek çalışmanın bulgularına ulaşılmıştır. Öğretmen Görüşme Formu, araştırmacının çalışmayı gerçekleştirdiği ve aynı zamanda öğretmen olarak görev yaptığı yerde çalışan meslektaşlarına uygulanmıştır. Dört öğretmenin görüşlerini belirttiği formda öğretmenlerin isimleri gizlenerek sırasıyla her birine: "K1, K2, K3 ve K4" şeklinde adlandırma yapılmıştır. Öğretmenlerden alınan cevaplar içerik analizi yöntemiyle değerlendirilip genel ifadeler ve alt kategoriler şeklinde cevaplar tasnif edilerek yorumlanmıştır. Bunun sonucunda öğretmenler genel olarak öğrencilerin dinleme konusunda normal düzeyde olduklarını belirtmişler ve daha çok dinleme becerisine önem verilecek çalışmalar yapılmasını önermişlerdir. Söz konusu eylem araştırmasının nitel verilerinden biri de öğrencilere uygulanan "Öğrenci Görüşme Formu"dur. Bu formdan elde edilen verilerin içerik analizi yapılarak öğrencilere göre 12 haftalık dinleme eğitimi sürecinin nasıl geçtiği ortaya çıkarılmıştır. Sorulara verilen cevaplar tablolaştırılıp alt kategori ve genel ifadeler başlıkları altında sunulmuştur. Öğrenciler, dinleme ortamının kötü olduğunu dile getirirken bir kısmı söz konusu dinleme etkinliklerinin olumlu yönlerinin daha çok olduğunu ve özetleme ile not alma becerilerinin geliştiğini söylemiştir. Araştırmanın nicel veri kısmında yer alan DBT, yenilenen Bloom Taksonomisi göz önüne alınarak hazırlanan 20 sorudan oluşmaktadır. 20 sorunun 13`ü çoktan seçmeli test iken, 5 soru boşluk doldurma olup geriye kalan 2 soru ise klasik tarzda sorulan sorulardır. Öğrencilerin anlama, hatırlama ve çözümleme basamaklarına yönelik becerileri ölçülmek istendiği için DBT bu şekilde hazırlanmıştır. Öğrencilere 12 haftalık süreçte yapılan uygulamanın öncesinde ve sonrasında yapılan DBT sonuçları t-testi kullanılarak yorumlanmıştır. Buna göre 12 haftalık seçici dinleme eğitimi uygulamaları sayesinde öğrencilerin not alma ve özet çıkarma becerilerinde gözle görülür bir gelişme yaşanmıştır. Araştırma sonuçları, seçici dinleme stratejisinin 5. Sınıf öğrencilerinin not alma ve özetleme becerisine olumlu yönde katkı sağladığını göstermektedir. Buna bağlı olarak dinleme çalışmaları öğretmenler tarafından daha çok uygulanmalı ve en az okuma- yazma becerileri gibi üstünde durulmalıdır. Dinleme eğitimi, ders kitaplarında her ünitede yer alan bir tane dinleme metnine bağlı olarak, sadece ayda bir kere uygulanmaktadır. Kitap dışında dinleme alanında uygulama yapılmamaktadır. Yapılan sınavlarda da bu becerinin ölçümüne yönelik sorular sorulmadığında dinleme eğitimi öğrenciler üzerinde etkili olmamaktadır. Böyle bir durumda uygulama olmadan öğrencilerin dinleme becerilerinin istenen seviyede gelişmesi imkânsız bir durumdur. Öğretmenlerimiz bu konuya dikkat ederek öğrencilerin seçici dinleme becerilerini ve kullandıkları teknikleri geliştirecek bu ve bunun gibi çalışmalar yapmalıdır. Seçici dinleme becerisi hem öğretmenlerin hem de öğrencilerin zamandan tasarruf etmesini sağlayarak metinde yer alan ve işe yarayacak olan verilere kısa zamanda ve doğru bir şekilde ulaşmasına imkân verir. Bu sebeple özellikle öğrenci sayısı bakımından fazla olan sınıflarda uygulanabilecek bir stratejidir. Söz konusu stratejiyi uygulayacak olan öğretmenler not alma ve özet çıkarma becerilerinin dışında başka becerilerin gelişimi için de kullanabilirler. Ayrıca disiplinler arası yöntemle birlikte diğer dersler için de kullanılarak eğitimde zamandan tasarruf edilmesini sağlayabilir. Anahtar kelimeler: Seçici Dinleme, not alma, özet çıkarma

DinlemeDinleme stratejileriDinleme-anlama+7
Oğuzhan Uzun
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Yurt dışında yaşayan Türk çocukları için hazırlanmış Türkçe ve Türk kültürü ders kitaplarında kültürel ögeler

Bu çalışmada, yurt dışında yaşayan iki dilli Türk çocuklarının ana dili ve kültür öğrenimi için hazırlanmış Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları 1-3. sınıflar, 4-5. sınıflar, 6-7. sınıflar ve 8-10. sınıflar Türkçe ve Türk Kültürü ders kitaplarında yer alan okuma metinlerinde kültür ögelerine ne ölçüde yer verildiğini ve bu ögelerin öğrencilere nasıl aktarıldığını belirlemek amaçlanmıştır. Çalışma, Türkçe ve Türk Kültürü ders kitaplarındaki incelenen eserlerden oluşturmaktadır. Araştırmada, incelenen eserlerin tamamı değerlendirilmiştir. Bu çalışmada, alan yazından faydalanılarak kültür ögeleri listesi oluşturulmuş ve ders kitaplarındaki metinler incelendikçe bu listede değişikliklere gidilmiştir. Listede yer verilmeyen bir kültür ögesiyle karşılaşıldığında bu öge de listeye eklenmiştir. Türkçe ve Türk Kültürü ders kitapları, bu kültür ögeleri listesine göre incelenmiştir. Araştırmanın temelini oluşturan Türkçe ve Türk Kültürü dersi için hazırlanmış ders kitaplarındaki metinlerde yer alan kültürel ögeler, araştırmacı tarafından içerik analizi ile belirlenmiştir. Bu çalışma neticesinde, incelenen ders kitaplarındaki metinlerde dil, din, tarih, örf ve âdetler, aile ve akrabalık ilişkileri, giyim kuşam, sanat, spor, yiyecek, içecek ve beslenme, dini ve millî bayramlarımız, vatan, bayrak ve askerlikle ilgili ögeler, Türkiye coğrafyası ve turistik yerler, millî kurum ve kuruluşlar, evrensel değerler ile ilgili kültür ögelerine yer verildiği tespit edilmiştir. Bu kültür ögelerinin metinler ve resimler aracılığıyla öğrencilere aktarılmaya çalışıldığı belirlenmiştir.

AnadilDers kitaplarıKültür+7
Gökhan Kolay
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İşbirlikli yazma etkinliklerinin Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlerin yazma becerilerini geliştirmeye etkisi

Bu araştırmanın temel amacı, işbirlikli yazma etkinliklerinin yabancı dil olarak Türkçe öğrenen öğrencilerin yazma becerilerini geliştirmeye olan etkisini incelemektir. Bunun için araştırmanın yöntemi ve deseni eylem araştırması olarak belirlenmiştir. Öğretmenlerin sınıf içi yazılı anlatım uygulamalarını geliştirmek amaçlanmıştır. Bunun için eylem araştırması türlerinden "sınıf içi eylem araştırması" kullanılmıştır. 2016-2017 eğitim öğretim yılında BAİÜ TÖMER'de Türkçe öğrenen 16 öğrenci araştırmaya katılımcı olarak belirlenmiştir. Öğrencilerin yazılı anlatım sorunlarının çözümü için uygun olduğuna karar verilen altı aşamalı bir eylem planı geliştirilmiştir. 1. Var olan uygulamaların değerlendirilmesi: 2015- 2016 eğitim öğretim yılında Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen öğrencilerin kullandıkları ders kitaplarında yer alan yazma etkinlikleri incelenmiştir. Mevcut yazma uygulamaları içerisinde işbirlikli yazma uygulamalarının çok az sayıda olduğu tespit edilmiştir. 2. Uygulamanın geliştirilmek istenilen yönünün belirlenmesi: Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde işbirlikli yazma etkinliklerinin öğrencilerin yazma becerisi ile birlikte diğer dil ve sosyal becerilerini geliştirecek öğretim etkinliklerinin belirlenmesine çalışılmıştır. 3. Uygulamaların geliştirilmesi için yöntemler tasvir edilmesi: ADOÖÇ incelenmiş, A1-B1 kurları arasındaki yazma yeterlilikleri ve yazılı anlatımda kullanılabilecek yöntem ve tekniklerin soruna uygun olup olmadığı incelenmiş, öğrencilerin yazma yeterliliklerine uygun olarak kullanılabilecek işbirlikli yazma modellerine karar verilmiştir. Bunun için A1 ve A2'de akran yazma grupları, B1'de ise 3-5 kişilik küçük gruplarla yazma etkinliklerinin tasarlanmasına karar verilmiştir. 4. Deneme yapılması ve planın İyileştirilmesi: 12 haftalık ön uygulama çalışması yapılarak planın uygulanabilirliği ve aksayan yönlerinin iyileştirilmesi için yapılabilecek çalışmalara karar verilmiştir. 5. Ön uygulamadan elde edilen verilere göre plan üzerinde değişiklikler yapılması ve yenilenmiş planın uygulanması: Yenilenmiş eylem planı 9 hafta uygulandı. Her uygulamada öğrencilerin yazma sorunları ile ilgili dönüt ve düzeltme çalışmaları yapıldı, böylelikle yaptıkları yazılı anlatımda özgünlük, üslup, metin yapısı, yazım ve noktalama ile ilgili yaptıkları hatalarının farkına varmaları sağlandı. 6. Eylem planının uygulanmasından elde edilen verilerin çözümlenmesi, raporlaştırılması ve paylaşılması: 9 haftalık eylem planı uygulandıktan sonra, öğrencilerin yazılı anlatım becerilerindeki değişim değerlendirilmiştir. Öğrencilerin A1, A2 ve B1 kurlarının sonunda girdikleri sınavlardan elde edilen yazılı anlatım çalışmaları "Yaratıcı Yazma Ölçeği" ile değerlendirilmiştir. Öğrencilerin kurlar arası yaratıcı yazma becerilerindeki gelişimi analiz etmek için tekrarlı ölçümler t testi tekniğinden yararlanılmıştır. Ayrıca uygulama etkinlikleri ile ilgili katılımcıların görüşleri alınmış ve uygulama öğretmenlerinin gözlemlerinin içerik analizi yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda; işbirlikli yazma etkinliklerinin öğrencilerin yazma becerilerini geliştirdiği belirlenmiştir. Öğrencilerin yazılı anlatımlarındaki yaratıcılık, üslup, yazım noktalama ve sunum ile ilgili özellikleri anlamlı bir şeklide geliştirdiği belirlenmiştir. Buna rağmen yazılı anlatımın tutarlılıkla ilgili özelliği metin yapısında anlamlı bir fark yaratacak kadar geliştirmemiştir. Kur sonu sınavlarda öğrencilerin belli bir kelime sayısı ile yazılı anlatım yapmaları istendiği için metin yapılarında tutarlılığı sağlamamış olabilirler. Öğrencilerle yapılan yüz yüze görüşmelerde, "Grup olarak yazmak mı yararlı, bireysel yazmak mı?" sorusu yöneltilmiştir. Öğrencilerin % 73' ü grup, % 27'si ise bireysel olarak yazmanın daha faydalı olduğunu belirtmiştir. Öğretmenlerin gözlemlerine göre işbirlikli yazma, akran iletişimine ve öğrenmeye, Türkçe öğrenme ilgisi ve isteğini artırmaya, yazılı anlatımdaki hataları fark etmeye ve okuma, dinleme, konuşma gibi diğer dil becerilerinin de gelişimine katkı sağlamaktadır. Öğretmenler göre bu tür uygulamaların bireysel öğrenme alışkanlığı olan öğrencilerin Türkçe öğrenme hızını düşürdüğünü, bazen gruptaki herkesin uygulamalara etkin katılmadığını belirtmişlerdir. Buna rağmen yazılı anlatım çalışmalarının bir kısmının işbirlikli yazma şeklinde planlanması Türkçe öğrenmeyi daha eğlenceli hale getirmektedir.

TürkçeTürkçe eğitimiTürkçe öğretimi+4
Zeynep Ekinci
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde kullanılan kitaplardaki kalıp söz ve deyim varlığı

Bu araştırmada, Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi için hazırlanmış iki farklı kuruma ait ders kitaplarının A1, A2, B1 ve B2 düzeylerindeki deyim ve kalıp sözler belirlenmiştir. Bu kitaplarda belirlenen deyim ve kalıp sözlerin benzerliği ve düzeyler açısından dağılımları değerlendirilmiştir. Araştırmanın birinci bölümünde problem durumu, araştırmanın amacı, problemleri, önemi, sınırlılıkları ve çalışmayla ilgili tanımlara yer verilmiştir. Araştırmanın ikinci bölümünde, kuramsal temeller ve ilgili araştırmalar başlığı altında söz varlığı ögelerine, deyimler ve kalıp sözlerle ilgili bilgilere yer verilmiştir. Deyimler ve kalıp sözlerin dil öğretimindeki yerine vurgu yapılıp alanyazındaki araştırmalara değinilmiştir. Araştırmanın üçüncü bölümünde, yöntem ve araştırma deseni hakkında bilgi verilmiştir. Araştırmada betimsel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Kalıp söz ve deyimlerle ilgili veri toplamak için Gazi Üniversitesi Yabancılar için Türkçe ve Yunus Emre Enstitüsü Yedi İklim Öğretim Seti'nin içerik analizi yapılmıştır. Toplanan veriler frekans (F) ve yüzde (%) istatistiki teknikler yardımıyla betimlenmiştir. Araştırmanın dördüncü bölümünde, Gazi Üniversitesi Yabancılar için Türkçe ve Yunus Emre Enstitüsü Yedi İklim Öğretim Seti'ndeki ders kitaplarının içinde geçen kalıp söz ve deyimler ayrı ayrı sınıflandırılmıştır. Daha sonra elde edilen veriler tüm düzeyleri ele alacak şekilde ve her düzey içinde karşılaştırmalı olarak tablolaştırılıp yorumlanmıştır. Bu bölümde sıklık değerlerine göre düzenlenmiş kalıp söz ve deyimler listelerine yer verilmiştir. Buna göre; 1. Gazi Üniversitesi Yabancılar için Türkçe ve Yunus Emre Enstitüsü Yedi İklim Öğretim Seti'nde kullanılan kalıp sözlerin A1 düzeyinde %42, A2 düzeyinde %33, B1 düzeyinde %32, B2 düzeyinde %36, tüm düzeyler ele alınarak karşılaştırıldığında %41 oranında benzer olduğu belirlenmiştir. 2. Gazi Üniversitesi Yabancılar için Türkçe ve Yunus Emre Enstitüsü Yedi İklim Öğretim Seti'nde kullanılan deyimlerin A1 düzeyinde %17, A2 düzeyinde %22, B1 düzeyinde %16, B2 düzeyinde %19, tüm düzeyler ele alınarak karşılaştırıldığında %24 oranında benzer olduğu görülmüştür. Yunus Emre Enstitüsü Yedi İklim Öğretim Seti'nde deyim çeşitliliğinin daha fazla olduğu tespit edilmiştir. 3. Kalıp sözler işlevlerine ve bağlamlarına göre sınıflandırılmıştır İyi dilekte bulunma, vedalaşma rica etme, teşekkür etme, tebrik etme amacıyla kullanılan kalıp sözlere sıklıkla yer verildiği görülmüştür. İyi dilekte bulunma amacıyla kullanılan kalıp sözlere sıklıkla yer verilmesine rağmen bu kalıp sözlere karşılık olarak kullanılan kalıp sözlere çok az düzeyde yer verildiği görülmüştür. Teşekküre cevap verme işlevini yerine getiren kalıp sözlere, teşekkür etme işlevini yerine getiren kalıp sözlere göre daha az yer verilmiştir. 4. Yunus Emre Enstitüsü Yedi İklim Öğretim Seti ve Gazi Üniversitesi Yabancılar için Türkçe Seti'ndeki deyim sayısının ve sıklığının düzey arttıkça arttığı tespit edilmiştir. Araştırmada deyimlerin kullanım sıklıklarından hareketle deyimler seviyelendirilip öneri listesi oluşturulmuştur. Araştırma sonuçlarından hareketle yabancı dil olarak Türkçe öğretimi için hazırlanan kitaplardaki kalıp sözler, kalıp sözlerin işlevleri ve günlük hayattaki kullanım sıklıkları dikkate alınarak belirlenebilir. Ders kitaplarında A1 ve A2 düzeyinde deyimler belirlenirken somut anlamlı ve kullanım sıklığı fazla olan deyimlere yer verilebilir. B1 ve B2 düzeylerinde soyut anlam içeren deyimler yer alabilir.

Ders kitaplarıDeyimlerDil öğretimi+6
Sena Zorpuzan
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçe dersi öğretim programlarını değerlendiren araştırma bulgularının incelenmesi: Bir meta-sentez çalışması

Öğretim programlarını değerlendiren çalışmalar, uygulanan ya da uygulanacak programların güncellenmesi ve zayıf yönlerinin güçlendirilmesinde yol göstericidir. Ancak pek çok program değerlendirme çalışması, kısıtlı bağlamlarda ve az sayıda katılımcı ile yürütülebilmektedir. Bu doğrultuda bu çalışmada, 2006 ve 2015 yıllarında uygulanmaya başlanan Türkçe Dersi Öğretim Programlarını değerlendiren araştırmaların bulgularının sentezlenerek bütüncül olarak değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırma, nitel araştırma yaklaşımı içinde meta-sentez yöntemiyle yürütülmüştür. Görüşme yoluyla veri toplanan, katılımcıları Türkçe ve sınıf öğretmenleri olan 10 yüksek lisans tezi ile 11 makaleyi kapsamaktadır. Söz konusu 21 çalışmanın toplam katılımcı sayısı 299'dur. 2006 ve 2015 Türkçe Dersi Öğretim Programlarına ilişkin öğretmenler tarafından bildirilen görüşler çözümlenip sentezlendiğinde beş temel temaya ulaşılmıştır: (i) Program uygulanabilir değildir; (ii) program uygulanabilirdir; (iii) programın uygulamaya olumsuz yansımaları vardır; (iv) programın uygulamaya olumlu yansımaları vardır; (v) program önerilerle geliştirilebilir. "Programın uygulanabilir olmadığı" temasında yer alan öğretmen görüşlerine göre programlar çevre, okul ve öğrenci potansiyeline ve her sosyo-ekonomik düzeye uygun değildir; uygulamada zaman yetersizliği yaşanmaktadır; öğretmenler programın kavramsal çerçevesine hâkim değildir; amaç-kazanımlar öğrenci düzeyine uygun değildir; süreç temelli ölçme-değerlendirmenin uygulanması zordur. "Programın uygulanabilir" olduğu temasında yer alan öğretmen görüşleri ise "uygulanabilir olmadığı" görüşlerinin tam karşıtlarıdır. Bu durum, söz edilen temel sorunların programlardan kaynaklanmadığına; sorunların tanımlanma biçiminin öğretmenlerin mesleki kimlikleri, mesleki inançları, bakış açıları ve deneyimleriyle ilgili olabileceğine işaret etmektedir. Bu bağlamda önceki programlar için dile getirilen sorunların 2018 Türkçe Dersi Öğretim Programı uygulanırken de ortaya çıkabileceği öngörülmektedir.

Eğitim programlarıMeta-sentez yöntemiProgram değerlendirme+3
Elif Ertekin
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde kavram haritalarının kelime öğretimi üzerine etkisi

Kavram haritaları, bilginin somutlaştırılmasını, bilginin görsele dönüştürülmesini sağlayan anlamsal ilişkiler kümesidir. Kelimelerin anlam ilişkilerine göre gruplandırılmasına dayanan bir tekniktir. Kavram haritaları; kelimeler ve kavramlar arasındaki bağların oluşturulması, bilgilerin gruplandırılması ve bilgilerin anlam ilişkilerinin ortaya çıkarılmasıyla oluşur. Kavram haritaları, dil öğrenenlerin kelime hazinesini geliştirmek amacıyla kullanılan bir tekniktir. Bu araştırmanın temel amacı kelime öğretimi sürecinde geleneksel yöntemleri ve kavram haritası tekniğini karşılaştırarak kavram haritası tekniğinin kelime öğretimi üzerindeki etkisini araştırmaktır. Araştırma Gazi Üniversitesi TÖMER'de A2 düzeyinde Türkçe öğrenen öğrenciler üzerinde yapılmıştır. Araştırmada gerçek deneme modellerinden ön test- son test kontrol gruplu desen kullanılmıştır. Araştırmada deney ve kontrol grubu olmak üzere iki grup kullanılmıştır. Grupların her biri A1 seviyesini tamamlamış 20 öğrenciden oluşturulmuştur. Deney grubunda kelime öğretim çalışmalarında kavram haritası tekniği kullanılırken kontrol grubunda geleneksel yöntemler kullanılmıştır. Her iki grupta 8 haftalık bir uygulama süreci gerçekleştirilmiştir. Veri toplamak için araştırmacı tarafından geliştirilen uzman görüşü ile geçerliği, KR-20 testi ile güvenirliği sağlanan kelime başarı testi kullanılmıştır. Kelime başarı testi iki gruba da ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde SPSS paket programı kullanılmıştır. t-testi ile gruplar arasındaki farkın anlamlı olup olmadığı değerlendirilmiştir. Araştırmada elde edilen veriler değerlendirildiğinde kelime öğretiminde kavram haritası tekniğinin ve geleneksel yöntemlerin etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ancak deney ve kontrol grupları kendi aralarında karşılaştırıldığında kavram haritası tekniğinin geleneksel yöntemlere göre kelime öğretiminde daha etkili olduğu tespit edilmiştir.

Dil öğretimiKavram haritalarıKavram haritaları+5
Remzi Zorpuzan
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde sınıf içi ölçme değerlendirme uygulamaları

Öğrenme-öğretme sürecinde bir programa katılmış olan bireyin süreç içerisindeki gelişiminin etkili yöntemlerle izlenmesi gerekir. Dil sınıflarında da öğrenme sürecine yönelik, sürece yayılmış durum belirleme çalışmalarının yapılması beklenir. Bu bağlamda çalışmada Türkçenin yabancı dil olarak öğretildiği hazırlık programlarında öğreticilerin hangi sınıf içi ölçme-değerlendirme tekniklerini, ne sıklıkta, nasıl kullandıklarını saptamak ve öğreticilerin benimsedikleri ölçmedeğerlendirme yaklaşımlarını ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Durum çalışması olarak desenlenen araştırmanın katılımcıları, Karabük Üniversitesi Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezinde görev yapan 4'ü erkek, 5'i kadın toplam 9 Türkçe öğreticisidir. Süreçte iki tür veri toplanmıştır. İlk olarak, ilgili kurumda Türkçe hazırlık programında dersler gözlemlenmiştir. Gözlemlerde, öğreticilerin hangi ölçme ve değerlendirme tekniğine ne sıklıkta yer verdikleri; uyguladıkları tekniklerle ilgili aşamalar ve sınıf içinde yapılan ölçme ve değerlendirmeyle ilgili tüm etkinlikler not alınmıştır. Bu süreçte araştırmacı tarafından gözlem ölçütlerine uygun olarak hazırlanan gözlem formu kullanılmıştır. Gözlemlerden sonra ise kurumda çalışan öğretim görevlileriyle yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Görüşmeler yoluyla öğreticilerin benimsedikleri ölçme ve değerlendirme yaklaşımlarını ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Görüşmelerden elde edilen veriler, içerik çözümlemesi ile çözümlenmiştir. Sonuç olarak sınıf içi ölçme değerlendirme amaçlı en çok boşluk doldurmanın etkinlikleri ve soru-yanıt yönteminin kullanıldığı; kurumsal olarak sonuç odaklı değerlendirmeye odaklanıldığı ve öğrencilerin gelişimini izleme-dönüt verme amaçlı sistematik bir alternatif değerlendirme yaklaşımının benimsenmediği; öğreticilerin alternatif, süreç temelli ya da biçimlendirici değerlendirme kavramlarına yabancı oldukları, ancak bunları öğrenmenin ve uygulamaya yansıtmanın olumlu olacağına inandıkları ortaya çıkmıştır. Bu kapsamda öğreticilere alternatif değerlendirme konusunda hizmet içi eğitim verilmesi önerilmektedir. Anahtar Sözcükler: Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi, alternatif değerlendirme, biçimlendirici değerlendirme, sınıf içi ölçme-değerlendirme.

Akran değerlendirmesiBiçimlendirmeci değerlendirmeDil öğretimi+7
Belgizar Ünver
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çıkarım yapma becerisinin okuma alışkanlığı, cinsiyet, sınıf düzeyi ve sosyo-ekonomik değişkenler açısından incelenmesi

Çıkarım becerisi okuduğunu anlama sürecinin temel bileşenlerinden biridir. Bu nedenle çıkarım beceri düzeyi iyi olan öğrencilerin okuduğunu kavrama süreçlerinde başarılı olduğu; dolayısıyla öğrencilerin diğer alanlarda da akademik başarılarının arttığı araştırmalarda bildirilmektedir. Buna bağlı olarak okuduğunu anlamada sorun yaşayan çocukların gelişimi, çıkarım becerilerine odaklanılarak tasarlanmalıdır. Çıkarım becerisinin hangi değişkenlerden etkilendiği de bu noktada önemli bir soru olarak öne çıkmaktadır. Bu kapsamda araştırmanın amacı, 5. ve 7. sınıf ortaokul öğrencilerinin çıkarım becerisi düzeylerini betimlemek; öğrencilerin çıkarım becerisini, cinsiyet, sınıf düzeyi, okuma alışkanlığı ve sosyo-ekonomik değişkenlere göre incelemektir. Süreçte 2016-2017 eğitim-öğretim yılında İstanbul ili Büyükçekmece ilçesinden sosyoekonomik düzeyleri dikkate alınarak dört devlet okulu belirlenmiş; seçilen 5. ve 7. sınıf öğrencilerinden (n=670) okuma alışkanlığı, yaş, anne babanın eğitim düzeyi ve okuma sıklığı gibi değişkenlere ilişkin veri toplanmıştır. Daha sonra öğrencilere çıkarım becerisi testi uygulanmıştır. Sonuç olarak cinsiyete göre kız öğrencilerden yana; kitap okuma sıklığına göre ayda 2 ve daha çok kitap okuyanlardan yana; sınıf düzeyine göre 7. sınıflardan yana; okul türüne göre üst ve orta sosyo-ekonomik düzeyde yer alan okullardan yana; anne ve babanın eğitim durumuna göre eğitim düzeyleri yüksek olanlardan yana anlamlı farklılık ortaya çıkmıştır. Ayrıca evinde kitaplık bulunan; evinde çocuğa göre kitap bulunan, annesi arada bir ya da genellikle okuyan, ailesi "kitap alan" çocukların çıkarım becerisi düzeyleri daha yüksektir. Babanın kitap okuma sıklığı ile çıkarım becerisi düzeyi arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Anne babanın mesleği açısından bakıldığında, anne babası işçi olan çocukların çıkarım becerisi düzeyi, anne babası çiftçi ve diğer meslekte çalışanlara göre daha düşüktür. Anahtar sözcükler: okuduğunu anlama, çıkarım, çıkarım türleri, sosyo-ekonomik değişkenler, okuma alışkanlığı

CinsiyetOkumaOkuma alışkanlığı+7
Özlem Algül
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Beyin temelli öğrenme yaklaşımına göre düzenlenmiş dilbilgisi uygulamalarının akademik başarıya etkisi

Dilbilgisi, dil derslerinin temel beceri alanlarından biridir. Bilimsel çalışmaların verilerine göre, dilbilgisi öğretiminde çeşitli sorunlarla karşılaşılmaktadır. Bu çalışmanın amacı; beyin temelli öğrenme yaklaşımının ortaokul 6. sınıf öğrencilerinin Türkçe dilbilgisi (edat, bağlaç, ünlem) konularındaki başarılarına etkisini belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda araştırmada nicel ve nitel araştırma tekniklerinin bir arada kullanıldığı "karma yöntem" kullanılmıştır. Araştırma, 2017-2018 eğitim–öğretim yılı 2. döneminde Bolu ili Mengen ilçesi Mengen Atatürk Ortaokulu'nda öğrenim gören 6. sınıf öğrencileriyle yapılmıştır. Çalışma grubunu deney grubunda 17, kontrol grubunda 20 olmak üzere toplamda 37 öğrenci oluşturmuştur. Araştırma Türkçe dilbilgisi konularından olan sözcük türleri arasından edat, bağlaç ve ünlem konuları ile sınırlandırılmıştır. Araştırma sürecinde yapılacak olan dersler için Duman'ın (2015) "beyin temelli planlamanın 7 aşamalı ana hattı" adıyla Jensen'den (2000) uyarladığı planlama modeline uygun ders planları hazırlanmış, sınıf içi uygulamalarda kullanılmak amacıyla etkinlikler ve öğretim araç-gereçleri tasarlanmıştır. Verileri toplamak amacıyla çoktan seçmeli 20 sorudan oluşan bir başarı testi geliştirilmiştir. Araştırmada elde edilen nicel verilerin istatistiksel çözümlemelerinde SPSS v25 paket programı kullanılmıştır. Nitel veriler ise "içerik analizi" tekniğiyle çözümlenmiştir. Söz konusu program ve teknikle elde edilen veri çözümleme sonuçları şu şekildedir: Araştırmanın nicel kısmında yapılan başarı testi sonuçları, deney grubu lehine anlamlı bir farklılığın ortaya çıktığını göstermektedir. Nitel kısmındaki verilerden ise, derslerde yapılan drama, oyun, yarışma gibi etkinliklerin öğrenci ilgisini çektiği ve derslerin bu yaklaşımla daha eğlenceli geçtiği anlaşılmaktadır. Ayrıca öğrenci ilgisinin bir süre sonra azalabildiği, derslerin eğlence aracı olarak algılanabildiği, öğrencilerin bazı uygulamalara koşullanarak asıl amaçtan uzaklaşabildiği de araştırmacı notlarından anlaşılabilmektedir.

Akademik başarıBeyin temelli öğrenmeDil eğitimi+5
Muhammet Gel
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Edebiyat halkasının 5.sınıf öğrencilerinin okuma becerilerine etkisi

Bu çalışmada edebiyat halkası yönteminin 5. sınıf öğrencilerinin okuma becerileri üzerindeki etkisini incelemek amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Bolu ilindeki Özel Bolu Doğa Ortaokulu'nun 5. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Bu grup 20 kişiden oluşmaktadır. Edebiyat halkası yönteminin öğrencilerin okuma becerileri üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla 20 sorudan oluşan okuduğunu anlama testi hazırlanmıştır. Okuduğunu anlama testinde öğrencilere bir metin verilmiş olup bu metinle ilgili sorular sorulmuştur. Bu test uygulama öncesi ve sonrası olmak üzere iki kez uygulanmıştır. Okuduğunu anlama testinin yanı sıra öğrencilerin edebiyat halkası tekniğine ilişkin görüşlerini almak için 3 soruluk bir mülakat formu hazırlanmıştır. Okuduğunu anlama başarı testindeki soru gruplarına göre ön test ve son test puanları arasında farklılık olup olmadığını belirlemek için yapılan istatistiksel analiz neticesinde edebiyat halkası uygulamasının metni anlama ve çözümleme [t(19) = -3.115, p = 0.006] ile konu ve ana düşünceyi doğru bulma [t(19) = -3.269, p = 0.004] becerilerinde anlamlı bir gelişme sağladığı tespit edilmiştir. Ayrıca öğrencilerilerin söz varlığında anlamlı herhangi bir değişmenin olmadığı [t(19) = .353, p = 0.728] belirlenmiştir. Öğrencilerin birinci soru olan 'Edebiyat halkalarının beğendiğiniz yönleri nelerdir?' sorusuna verdikleri cevaplar değerlendirildiğinde genel olarak edebiyat halkasının öğrencilere özgüven kazandırdığı, yeni kelimeler öğrenmeye katkıda bulunduğu, paragrafları kavramayı geliştirdiği, eğlenceli bir yöntem olduğu, metinleri derinlemesine incelemeye imkân tanıdığı, öğrenci merkezli olduğu ve sınıf içinde işbirliğini artırdığı söylenebilir. Üçüncü soru olan 'Edebiyat halkaları etkinliklerinin beğenmediğiniz yönleri nelerdir? Daha iyi olması için neler önerirsiniz?'sorusuna verilen cevaplar değerlendirildiğinde öğrencilerin büyük çoğunluğunun edebiyat halkasıyla ilgili beğenmedikleri bir yönün olmadığı görülmektedir. Bu etkinliklerin daha iyi olabilmesi hususunda öğrencilerin büyük çoğunluğu etkinliklere daha fazla kişinin katılması gerektiği şeklinde görüş bildirdiği, çizim yapma konusunda sıkıntılar olduğunu ifade ettikleri görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Edebiyat halkası, okuma, okuduğunu anlama, okuma alışkanlığı.

Edebi eserlerEdebi metinlerOkuma becerileri+6
İlknur Soysal
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçe dersi öğretim programı'nda yer alan kök değerler açısından Rafadan Tayfa Çizgi Filminin incelenmesi

Çocukların en fazla iletişim kurduğu araçların başında gelen televizyonun kültür aktarımı bakımından büyük öneme sahip olduğu söylenebilir. Rafadan Tayfa'nın ilk gösterim yılı 2018 olan on bölümü vardır. Bu çalışmada bahsedilen on bölümün içerdiği kök değerleri ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu temel amacı ortaya koymak için bölümler, Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda yer alan adalet, dostluk, dürüstlük, öz denetim, sabır, saygı, sevgi, sorumluluk, vatanseverlik ve yardımseverlik kök değerleri açısından incelenmiştir. Alt amaçlar ise incelenen bölümlerin kök değerler açısından nitelik ve niceliğinin tespit edilmesidir.Araştırmanın sonucunda incelenen bölümlerde toplam 742 veri tespit edilmiştir. Bunlardan 674'ü sözlü, 68'i ise görseldir. En çok tekrarlanan değerin öz denetim olduğu görülmüştür. Bu değeri sırasıyla sorumluluk ve saygı takip etmektedir. En az tespit edilen değer ise vatanseverlik olmuştur.

DeğerlerDeğerler eğitimiRafadan Tayfa+5
Seda Şahin
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde akıcı okuma: Durum çalışması

Araştırma, karma araştırma yöntemlerinden açıklayıcı sıralı desene uygun olarak yürütülmüştür. Çalışma sonucunda şu sonuçlara ulaşılmıştır: 1) Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlerin A1 düzeyi sesli okuma hatalarının 651; A2 düzeyi sesli okuma hatalarının 499; B1 düzeyi sesli okuma hatalarının 682; B2 düzeyi sesli okuma hatalarının 503 ve C1 düzeyi sesli okuma hatalarının 336 olduğu sonucuna ulaşılmıştır. 2) Katılımcıların sesletim hataları, Uluslararası Fonolojik Alfabeye göre ana dillerinin karşılaştırılması ile bu hataların kaynakları açıklanmaya çalışılmıştır. Katılmcıların ana dillerindeki seslerin ağızdan çıkış yerlerinin ve ses farklılıklarının, sesletim hatalarının ortaya çıkmasında büyük bir etken olduğu sonucuna ulaşılmıştır. 3) Çalışma grubunu oluşturan katılımcıların sesletim hataları ana dillerine göre incelenerek hatalı sesletilen ortak sesler belirlenmiştir. Buna göre çalışma grubunu oluşturan katılımcıların c, ç, g, ğ, h, j, k, l, r, ş, t, v, z ünsüzleri ile tüm ünlü seslerde hatalı sesletim yaptığı belirlenmiştir. 4) A1 düzeyinde sesli okuma hataları ile okuduğunu anlama becerisi arasında olumsuz yönde, düşük düzeyde ve anlamlı olmayan bir ilişkinin olduğu; A2 düzeyinde olumsuz yönde, düşük düzeyde ve anlamlı bir ilişkinin olduğu; B1 düzeyinde olumsuz yönde düşük düzeyde, anlamlı ilişki olduğu, B2 düzeyinde olumsuz yönde, düşük düzeyde, anlamlı olmayan bir ilişkinin olduğu ve C1 düzeyinde ise olumsuz yönde, düşük düzeyde ve anlamlı bir ilişkinin olduğu belirlenmiştir. 5) Katılmcı grubun sesli okuma hızları ile okuduğunu anlama arasındaki ilişki incelendiğinde, A1 düzeyinde olumlu yönde, düşük düzeyde, anlamlı bir ilişkinin olduğu, A2 düzeyinde olumlu yönde, düşük düzeyde, anlamlı bir ilişkinin olduğu, B1 düzeyinde olumlu yönde, orta düzeyde, anlamlı bir ilişkinin olduğu, B2 düzeyinde olumlu yönde düşük düzeyde, anlamlı olmayan bir ilişkinin olduğu ve C1 düzeyinde ise olumlu yönde, düşük düzeyde ve anlamlı bir ilişkinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. 6) Katılımcıların sesli okuma kayıtları, sesli okuma prozodisi ölçeğine göre değerlendirilmiştir. Yapılan analiz sonucunda katılımcıların B2 düzeyinden itibaren bürünsel özelliklere uygun okumaya başladıkları belirlenmiştir. 7) Çalışma grubunun bürünsel okuma ile okuduğunu anlama becerileri incelendiğinde, A1 düzeyinde bürünsel okuma becerileri ile okuduğunu anlama arasında olumlu yönde, düşük düzeyde, anlamlı olmayan bir ilişkinin olduğu; A2 düzeyinde olumlu yönde, düşük düzeyde, anlamlı olmayan bir ilişkinin olduğu; B1 düzeyinde olumlu yönde, düşük düzeyde, anlamlı olmayan bir ilişkinin olduğu; B2 düzeyinde olumsuz yönde, zayıf düzeyde, anlamlı olmayan bir ilişkinin olduğu ve C1 düzeyinde olumlu yönde, düşük düzeyde ve anlamlı olmayan bir ilişkinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. 8) Yapılan regresyon analizi sonucunda, A1 düzeyinde sesli okuma hızı ile sesli okuma bürününün; A2 düzeyinde sesli okuma hataları ile sesli okuma hızının anlama üzerinde önemli yordayıcılar olmadığı belirlenmiştir. B1 düzeyinde, sesli okuma hataları ile sesli okuma hızının, okuduğunu anlama üzerinde önemli değişkenler olduğu, C1 düzeyinde ise sesli okuma hataları ve sesli okuma hızının okuduğunu anlama üzerinde önemli yordayıcılar olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yabancılara Türkçe Öğretimi, Okuma Eğitimi, Akıcı Okuma Becerisi, Sesli Okuma.

AkıcılıkDil öğrenimiDil öğrenme yöntemleri+5
Haluk Güngör
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkçe derslerinde işbirlikli öğrenme etkinliklerinin 21. yüzyıl öğrenme ve yenilikçilik becerilerini geliştirmeye etkisi

Bu çalışmada Türkçe eğitiminde 21. yüzyıl becerilerinin öğrenme ve yenilikçilik boyutuna bağlı olan yaratıcılık, eleştirel düşünme, iletişim ve işbirliği becerilerinin işbirlikli öğrenme yoluyla öğrencilere kazandırılması amaçlanmıştır. Araştırma, Bolu il merkezinde bulunan bir ortaokulun 6. sınıflarında toplam 66 öğrenciyle yürütülmüştür. Karma araştırma yöntemine göre yürütülen çalışmanın nicel boyutunda ön test, son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılırken nitel boyutun verileri gözlem, görüşme, doküman analizi, öğrenci günlüğü, araştırmacı günlüğü ve wordpress yorumları yoluyla elde edilmiştir. Çalışmada 2018-2019 Eğitim-Öğretim Yılı'nın I. döneminde iç içe karma desene uygun olarak önce ön testler alınmış, ardından 13 haftalık nitel veri toplama süreci yürütülmüş ve etkinliklerin tamamlanmasıyla birlikte son testler alınmıştır. Çalışmada kullanılan etkinlikler, uygulamada yer alan öğrencilerin Türkçe derslerinde kullandıkları Eksen Yayınları 6. Sınıf Ortaokul Türkçe Ders Kitabı'ndan (Şekerci, 2018) hareketle gerçekleştirilmiştir. Son testlerin alınmasından iki ay (60 gün) sonra kalıcılık testleri yapılmıştır. Araştırma sonucunda işbirlikli öğrenme yöntemine göre işlenen Türkçe derslerinin öğrencilerin 21. yüzyıl öğrenme ve yenilikçilik boyutuna bağlı olan işbirliği becerisinin; eleştirel düşünme becerisinin ve eleştirel düşünmeye bağlı önemli bilgiyi tanımlama, çıkarım yapma, kaynakları değerlendirme, bağımsız öğrenme ve iletişim kurma alt boyutlarının; iletişim becerisinin ve bu becerinin konuşma bölümüne bağlı giriş, gelişme, sonuç, ses ve üslup, seyirci farkındalığı, amaç, sesli ve görsel yardımcılar ile dinleme bölümüne bağlı vücut dili, sorular ve yorum alt boyutlarının; yaratıcılık becerisinin ve bu beceriye bağlı akıcılık, esneklik, değerlendirme, risk alma, zorlukları arama, detaylandırma (ayrıntılara girme) alt boyutlarının gelişmesine katkı sağladığı; işbirlikli öğrenme yöntemine göre işlenen Türkçe derslerinin geleneksel yöntemle işlenen Türkçe derslerine göre daha verimli olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.

TürkçeTürkçe dersiTürkçe eğitimi+5
Taşkın Soysal
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

4+1 planlı yazma değerlendirme modelinin 6. sınıf öğrencilerinin yazma becerilerini ve yazmaya karşı tutumlarını geliştirmeye etkisi

Bu araştırmada, 4+1 Planlı Yazma ve Değerlendirme Modeli'nin yazma becerilerini geliştirmeye etkisi olup olmadığı incelenmiştir. Araştırmanın çalışma örneklemi, 2011-2012 eğitim öğretim yılı bahar döneminde Kırklareli ili Kavaklı beldesi Kavaklı Atatürk İÖO ve Kavaklı Şehit Varol Çalışkan İÖO 6.sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Kavaklı Atatürk İÖO öğrencileri deney grubu Kavaklı Şehit Varol Çalışkan İÖO öğrencileri ise kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Araştırmada deney grubu öğrencilerinin dersleri 4+1 Planlı Yazma ve Değerlendirme Modeli'ne göredüzenlenmiş, kontrol grubu öğrencilerinin derslerinde ise Türkçe Dersi Öğretim Programı'na göre yazma çalışmalarına devam edilmiştir. Uygulama 12 hafta sürmüştür. Deney grubunda uygulamalar araştırmacı tarafından yapılırken kontrol grubunda ise başka bir Türkçe öğretmeni çalışmayı devam ettirmiştir. Araştırmada veri elde etmek için Karatay (2011) tarafından geliştirilen 4+1 Planlı Yazma ve Değerlendirme Ölçeği ile Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, 1. Deney grubu öğrencilerinin planlı bilgilendirici metin yazma ön test ve son test puanları arasında anlamlı bir farkın olduğu tespit edilmiştir. 2. Deney grubu öğrencilerinin planlı öyküleyici metin yazma ön test ve son test puanları arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. 3. Deney ve Kontrol grubu öğrencilerinin planlı bilgilendirici metin yazma becerileri son test puanları arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. 4. Deney ve Kontrol grubu öğrencilerinin planlı öyküleyici metin yazma becerileri son test puanları arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. 5. Kontrol grubu öğrencilerinin planlı bilgilendirici metin yazma ön test ve son test puanları arasında anlamlı bir fark tespit edilmemiştir. 6. Kontrol grubu öğrencilerinin planlı öyküleyici metin yazma ön test ve son test puanları arasında anlamlı bir fark tespit edilmemiştir. 7. Deney grubu öğrencilerinin yazılı anlatım tutumlarına ilişkin ön test son test puanları arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. 8. Kontrol grubu öğrencilerinin yazılı anlatım tutumlarına ilişkin ön test son test puanları arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. 9. Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin yazılı anlatım tutumlarına ilişkin son test puanları arasında anlamlı bir fark tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: 4+1 Planlı Yazma ve Değerlendirme Modeli, yazma becerileri, yazma tutumu, yazılı anlatım.

4+1 Planlı Yazma ve Değerlendirme ModeliTürkçeTürkçe öğretimi+7
Okan Balcı
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçe öğrenen Mısırlı öğrencilerin yazılı anlatım çalışmalarında bağdaşıklık (Kahire örneği)

Bu araştırmada, yabancı dil olarak Türkçe öğrenen Mısırlı öğrencilerin yazılı anlatımlarında bağdaşıklık araçlarını kullanım düzeyleri değerlendirilmiştir. Araştırmanın amacı, Mısır'da öğrenim gören öğrencilerin bağdaşıklık araçlarını kullanım düzeylerini tespit etmek ve bu konuda çözüm önerileri sunabilmektir. Dünyada 1976'dan, Türkiye'de 1987'den beri üzerinde çalışılan bir kavram olarak bağdaşıklık, yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde ancak son yıllarda araştırma konusu olabilmiştir. Bu çalışma, yabancı dil olarak Türkçe öğretiminin yoğun talep gördüğü bir ülke olan Mısır'da, 2014-2015 öğretim yılında, Yunus Emre Enstitüsü Kahire Türk Kültür Merkezi (Bundan sonra YETKM kısaltmasıyla gösterilecektir.)'nde evreni oluşturan 500 kadar öğrenci arasından A2, B1, B2 ve C1 seviyelerindeki 100 öğrenci ile yapılmıştır ve Türkçe öğrenen Mısırlı öğrencilerin yazılı anlatımlarında bağdaşıklık araçlarını ele alan ilk çalışma olma niteliği taşımaktadır. Araştırma, uzman görüşleri alınarak hazırlanan 10 farklı konudan birini seçerek yapılan yazılı anlatım çalışmalarının bağdaşıklık araçlarını kullanım düzeyine göre değerlendirilmesini içermektedir. Değerlendirme "Bağdaşıklık Değerlendirme Ölçeği" ile yapılmıştır. Araştırma sonucu elde edilen veriler SPSS 21.0 (Statistic Package For Social Science) ile analiz edilmiştir. Betimleyici, ilişkisel tarama modeli kullanılan çalışma, verilerin değerlendirilmesi açısından hem nitel hem nicel, uygulamalı bir alan araştırmasıdır. Araştırma sonucunda; Bağdaşıklık ögelerini kullanım sıklığı çoktan aza doğru sözcüksel bağdaşıklık, bağlama ögeleri, eksiltili anlatım, gönderim ve değiştirim olarak tespit edilmiştir. Seviye arttıkça periyodik olarak kullanım sıklığı ve doğru kullanım düzeyinde artış görülmekle birlikte, genel olarak öğrencilerin yazılı anlatımlarında bağdaşıklık araçlarını kullanım düzeylerinin zayıf olduğu ortaya çıkmıştır. Toplam yazılı anlatım çalışmaları içerisinde, gönderim ögelerinden ilgi zamirini; eksiltili anlatım ögelerinden eklerin düşürülmesini; değiştirim ögelerinin tamamını; bağlayıcılardan ayırt edici, sıralama, açıklama ve varsayım bildiren ögeleri, her seviyede, hiç veya neredeyse hiç kullanmadıkları sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: metinsellik ölçütleri, metin, yazılı anlatım, bağdaşıklık,yabancı dil olarak Türkçe öğretimi.

AnlatımBağdaşıklıkDil öğrenimi+7
Melda İrem Mantı
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Zebercet Coşkun'un derleme ve yazma masallarının eğitsel iletiler açısından incelenmesi

Bu araştırmada Zebercet Coşkun'un derlediği ve yazdığı masal metinlerinde olumlu iletilerin ne ölçüde bulunduğu belirlenmiştir. Zebercet Coşkun'un 3 masal kitabı ve bunların içinde bulunan 9 masal metni incelenmiştir.. Bu masallar şunlardır: Kara Dev ile Kotan, Altın Kale'nin Esrarı kitabı içinde Altın Kale'nin Esrarı, Memiş ve Üç Köpük masalları, Sihirli İnci kitabı içinde Sihirli İnci, Benli Bahri Bey, Kurukafa, Kaptan Deli Mehmet ve Rastgele masallarıdır. Araştırmanın modeli, nitel araştırma yöntemlerinden doküman araştırmasıdır. Araştırmanın evreni Zebercet Coşkun'un derlediği ve yazdığı masallar olarak belirlenmiştir. Örneklemi de incelemeye alınan kesitte yukarıda isimleri belirtilen 3 masal kitabı ve 9 masal metnidir. Araştırmada, verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Masal metinlerinde etik iletilerin, psikolojik iletilerin, sosyolojik iletilerin, ekonomik iletilerin ve diğer iletilerin masallardaki kullanım durumu ele alınmıştır. Araştırma sonunda Zebercet Coşkun'un derlediği ve yazdığı masalların özellikle psikolojik ve sosyolojik iletilerin çocuklara iletilmesinde uygun iletiler içerdiği belirlenmiştir.

Coşkun, ZebercetDerlemeEğitsel iletiler+6
Adem Oflaz
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkçe öğretim programlarında yer alan değerler eğitimi açısından Kutadgu Bilig'in incelenmesi ve örnek metinler

Değerler eğitim giderek önemini arttırmaktadır. Bu durum öğretim programlarına da yansımaktadır. Bu çalışmada, öğretim programlarından 2005 yılında yayımlanan ve MEB'in değerler listesine yer verdiği ilk programlardan biri olan Sosyal Bilgiler Öğretim Programı ve 2006 yılında yayımlanan Türkçe Dersi (6-8. sınıflar) Öğretim Programı, 2015 yılında yayımlanan Türkçe Dersi (1-8. sınıflar) Öğretim Programı, hâlâ yılında yayımlanan Türkçe Dersi (1-8. sınıflar) Öğretim Programı incelenmiştir. İncelenen programlardan yola çıkılarak şimdiye kadar programlarda, MEB tarafından yirmi dört değere yer verildiği tespit edilmiştir. Bunlar: adil olma, aile birliğine önem verme, barış, bilimsellik, çalışkanlık, dayanışma, dostluk, duyarlılık, dürüstlük, estetik, eşitlik, hoşgörü, misafirperverlik, öz denetim, özgürlük/bağımsızlık, sabır, sağlıklı olmaya önem verme, saygı, sevgi, sorumluluk, tasarruf, temizlik, tutarlılık ve yardımseverliktir. Türk-İslam edebiyatının ilk örneklerinden biri olan Kutadgu Bilig bir pendnamedir. İçinde pek çok öğüdü barındıran bu kadim eserde değerlere de yer verildiği görülmektedir. Kutadgu Bilig, yukarıda bahsi geçen yirmi dört değer bağlamında ayrıntılı olarak ele alınarak bu değerlerin tespiti yapılmış ve çalışmada değerler örneklerle sunulmuştur. Yine bu yirmi dört değerin her biri için ayrı ayrı metinler hazırlanarak ortaokul 7. ve 8. sınıf Türkçe ders kitapları için uygunluğu uzman görüşlerine başvurularak yordanmıştır. Ayrıca eserde yer alan değer olarak görülebilecek ifadelerin de tespiti yapılarak örneklerle sunulmuştur. Çalışmada, doküman tarama modeli kullanılarak betimsel analizden yararlanılmıştır. Metinlerin kapsam geçerliliklerinin yordanmasında uzman görüşüne başvurulmuştur. Sonuç olarak, Kutadgu Bilig'in, değerler açısından zengin içeriği ve söz sanatlarıyla süslenmiş anlatım çeşitliliği göz önüne alındığında Türkçe dersi değerler eğitiminde kaynak olarak kullanılmaya elverişli olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Türkçe, eğitim, Türkçe dersi, değerler eğitimi, Kutadgu Bilig, öğretim programı

Değerler eğitimiKutadgu BiligTürkçe dersi+4
Tuğba Şimşek
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkçe yapım sisteminin tarihsel ve işlevsel ekliği ve bunun eğitimde kullanılması

Çalışmamız, genel olarak "Çağdaş Türkiye Türkçesinde kullanılan yapım ekleri ve Türkçe eğitiminde yapım eklerinin ele alınışı" olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde Çağdaş Türkiye Türkçesinde kullanılan yapım ekleri işlevlerine göre dörde ayrılmış ve bu ekler "köken-biçim-işlev" olmak üzere üç aşamalı olarak incelenmiştir. Eklerin örneklenebiliyorsa tarihî dönemlerdeki durumuna yer verilmiş ve her döneme ait seçili eserlerdeki kullanımları örneklenmiştir. Tezin ikinci kısmı, yapım eklerinin eğitimde ne şekilde ele alındığını içermektedir. Buna göre 1981 ve 2005'ten bu yana değişen programlarda yapım eklerinin incelenme biçimi, bu eklerin ders kitaplarındaki görünümleri, bu iki kaynağın birbiriyle, literatürdeki bilgilerle ve eğitim yaklaşımlarıyla uygunluğu değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yapım ekleri, eklerin işlevleri, eklerin biçimleri, eklerin kökenleri, Türkçe eğitimi

Ders kitaplarıDil bilgisiDil bilgisi-ekler+5
Gökçe Okta
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Gürcistan'da Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlerin öğrenme amaçları, tutumları ve becerileri

Bu çalışmanın amacı Gürcistan'da yabancı dil olarak Türkçe öğrenenlerin Türkçe öğrenme amaçları, tutumları ve becerilerini incelemektir. Tarama modelinde yapılan çalışmaya 2015 – 2016 eğitim ve öğretim yılı güz döneminde Tiflis Yunus Emre Enstitüsünde Türkçe öğrenen 82 kursiyer katılmıştır. Araştırmanın örneklemini oluşturan öğrencilerin 13'ü A2, 39'u B1, 24'ü B2, 5'i ise C1 düzeyindedir. Verilerin toplanmasında "Türkçe Öğrenme Tutumu Ölçeği" kullanılmıştır. Ayrıca öğrencilerin tutumu ve dil becerileri arasındaki ilişkiyi tespit etmek amacıyla öğrencilere yapılan kur sınavı sonuçları analiz edilmiştir. Elde edilen verilerin analizinde aritmetik ortalama, Indepent Sample t- testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Araştırmada Türkçe öğrenenlerin genellikle boş zamanlarını değerlendirmek, yurt dışında tatile gitmek ve yurt dışında iş bulabilmek için Türkçe öğrendiği, katılımcıların Türkçeye yönelik tutumlarının düşük olduğu, Türkçe öğrenme düzeylerinin yaşa ve cinsiyete göre anlamlı farklılık oluşturmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu oluşturan öğrencilerin, Türkçeyi akademik kaygılardan çok, bir vakit geçirme aktivitesi olarak gördüklerinden dolayı Türkçe öğrenme tutumlarının düşük düzeyde çıktığı düşünülmektedir.

Dil öğretimiGürcistanTürkçe+6
Hamza Salduz
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

7. sınıf Türkçe çalışma kitaplarındaki deyimlerin öğretiminde kullanılan etkinliklerin etkililiği

Bu araştırma, Türkçe Dersi Öğretim Programı'na göre hazırlanan 7. Sınıf Türkçe Dersi Öğrenci Çalışma Kitaplarındaki deyim öğretimi etkinliklerinin etkililiğini ölçmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada 2009-2010 Eğitim Öğretim yılında İlköğretim 7. sınıfta okutulmakta olan ders kitaplarından Pasifik Yayınları 7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı ve Çalışma Kitabı kullanılmıştır. Bu kitapta yer alan deyim öğretimi etkinliklerinin etkililiğini tespit etmek amacıyla Sakarya/Hendek Şehit Mahmutbey İlköğretim Okulu 7. sınıf B ve D şubelerinden deney ve kontrol grupları oluşturulmuştur. Kontrol grubuna araştırmacı tarafından çalışma kitabındakindaki etkinlikler aynen uygulanmış, deney grubuna ise araştırmacı tarafından hazırlanan deyim öğretimi etkinlikleri uygulanmıştır.Çalışmada deney ve kontrol grubuna ilk olarak ön testler uygulanmış, iki grup arasında herhangi bir anlamlı farklılık bulunmadığı görülmüştür. İki gruba uygulanan deyim öğretimi etkinliklerinin ardından son testler uygulanmış ve öğrencilerin deyim öğrenimleri açısından herhangi bir anlamlı farklılık bulunup bulunmadığı araştırılmıştır.Araştırmanın sonucunda deney grubuna uygulanan deyim öğretim etkinliklerinin, Türkçe 7. Sınıf Çalışma Kitabında bulunan deyim öğretim etkinliklerine göre, deyim öğrenimi açısından daha anlamlı öğrenmeler sağladığı görülmüştür.

Ders kitaplarıDeyimlerEtkinlik+7
Zeynep Demirel İşbulan
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Mektebli dergisindeki şiir ve manzûmelerin çocuk edebiyatı açısından değerlendirilmesi

Bu çalışma ile II. Meşrutiyet Dönemi yıllarında otuz dokuz sayı yayımlanan ?Mektebli? adındaki çocuk dergisinde yer alan şiir ve manzûmelerin çocuk edebiyatı açısından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. ?Mektebli? dergisine ait bütün sayılar tek tek incelenip, içinde bulunan şiir ve manzûmeler günümüz Türkçesine çevrilmiş ve bu şiirler çocuk edebiyatı açısından değerlendirilmiştir.Bu çalışma; kavramsal çerçeve, ?Mektebli? dergisindeki şiirlerin tasnifi, şiirlerin çocuk edebiyatı kriterleri açısından incelenmesi, ?Mektebli? dergisinin şair kadrosu ve değerlendirme kısımlarından oluşmuştur.Birinci bölümde tanımı, kapsamı ile dünyada ve Türkiye'de çocuk edebiyatı; çocuk edebiyatı ve şiir; dünyada ve Türkiye'de çocuk dergiciliği; ?Mektebli? dergisinin yayınlandığı II. Meşrutiyet Döneminin tarihî, siyasî ve sosyal durumu, dönemin çocuk anlayışı ve ?Mektebli? dergisi ile ilgili bilgiler verilerek kavramsal çerçeve belirlenmiştir.İkinci bölümde ?Mektebli? dergisinde yer alan şiir ve manzûmeler, biçim özellikleri ve temaları açısından gruplandırılmıştır.Üçüncü bölümde temaları bakımından gruplandırılan ?Mektebli? dergisindeki şiir ve manzûmeler verilerek, bu şiir ve manzûmeler; teması, temel iletisi, yan iletileri, edebî söyleyişleri, çocuk gerçekliği ve şekil özellikleri açısından incelenmiştir.Dördüncü bölümde şairler ve şiirleri verilerek önemli şairler hakkında bilgi verilmiştir.Beşinci bölümde ise genel bir değerlendirme yapılmış, sonuç ve öneriler yer almıştır.

DergilerManzumelerMektep dergisi+4
Selahattin Ünlü
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Okul sözlükleri hazırlamada yeni bir yaklaşım: Düzey sözlükleri (İlköğretim 6. sınıf örneği)

Anadili etkinlikleri, başta Türkçe dersi olmak üzere diğer bütün derslerin de dayanağını oluşturmaktadır. Sanatçı duyarlığıyla oluşturulmuş, anadilinin anlam inceliklerini sezdiren, düzeyine uygun metinlerle karşılaşan çocuk, gerek okul yaşantısında gerekse günlük yaşantısında kendisini kuşatan evreni anlamlandırır. Özellikle somut işlemler döneminden soyut işlemler dönemine geçiş sürecini yaşayan 11-12 yaş grubundaki ilköğretim 6. sınıf öğrencilerinin ilgi ve gereksinmelerine yanıt veren; duyuşsal, devinişsel, bilişsel ve dilsel becerilerini sağlıklı bir biçimde geliştirebilecekleri eğitim ortamları sunulmalıdır. İşte bu eğitim ortamlarının en önemli başvuru kaynaklarından birisi de sözlüktür.Bu çalışmanın ereğini de; modern sözlükbilim ilke, yöntem ve verilerine uygun, çocuğun gereksinmelerini göz ardı etmeyen, Türkçenin inceliklerini onlara duyumsatabilecek, kendilerini kuşatan evreni içselleştirebilmelerine yardımcı olabilecek İlköğretim 6. Sınıflar İçin Türkçe Sözlük'ün nasıl hazırlanacağı oluşturmaktadır. Bu bağlamda; alanyazındaki ilgili çalışmalar incelenmiş, daha sonra anadili eğitimiyle ilgili kuramsal bilgiler verilerek, öğrencilerin beceri alanlarının gelişimine uygun yazınsal metinlerin sözvarlığı üzerindeki etkisine değinilmiştir. Anadili ve anadili eğitimi, sözvarlığı ve sözlük ana başlıkları altında kuramsal bilgiler verilmiş, ilgili çalışmalara değinilmiştir.Sözvarlığı öğeleri; etkin sözvarlığı öğeleri ve edilgin sözvarlığı öğeleri olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Konuşurken ve yazarken kullanılan öğeler etkin sözvarlığı, dinlerken/izlerken ve okurken gizil olarak bilinenler edilgin sözvarlığı öğeleridir. Uygulamada öncelikle; sözvarlığı öğelerini belirlemek amacıyla, bilimsel çalışmaların sonuçları ve uzman görüşleri doğrultusunda belirlenen çocuğun dil ve anlam evrenine yönelik yazınsal nitelikli çocuk yazını yapıtlarından 12 (on iki) kitap, ilköğretim öğrencileri için 100 Temel Eser'den seçilen 6 (altı) kitap ve 6. sınıf Türkçe ders kitaplarındaki yazınsal metinler taranarak Cibakaya 2.2 dizin programına aktarılmış ve geniş bir sözvarlığı havuzu oluşturulmuştur.Öğrencilerin etkin sözvarlığı öğelerini belirleyebilmek için Sakarya ilinde, merkez ilçe konumundaki Adapazarı ilçesinden farklı başarı düzeyindeki 4 (dört) okuldan yansız olarak seçilen öğrencilerle konuşma ve yazma uygulamaları yapılmış, elde edilen yeni öğeler sözvarlığı havuzuna eklenmiştir. Sözvarlığı havuzundaki a harfi ile başlayan madde başı öğeler abecesel olarak sıralanmıştır. Oluşturulan dizelgedeki madde başı öğeler, bağlam içindeki kullanımlarıyla birlikte uzman görüşüne sunulmuş ve uzmanlardan öğrencilerin düzeylerine uygun olmadığını düşündükleri öğeleri belirlemeleri istenmiştir.Uzmanlardan alınan dönütler doğrultusunda; modern sözlükbilim ilke, yöntem ve verileri ışığında hazırlanan, sıklık ve yaygınlık ölçütüne göre düzenlenen ve yalnızca a harfi ile başlayan madde başı öğeler sözlüğe alınmıştır. Madde başı öğelerin dilbilgisel türleri, yabancı bir dilden gelmişse kökeni ve özel kullanım alanı belirtilerek tanımları yapılmış ve örnek tümcelere yer verilerek İlköğretim 6. Sınıflar İçin Türkçe Sözlük'e son biçimi verilmiştir.Anahtar Sözcükler: Düzey Sözlüğü, Madde Başı Öğe, Sözvarlığı, Sözlükbilim, Yazınsal Metin.

EğitimSöz varlığıSözlük+5
Yonca Koçmar
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Dil bilgisi öğretimine ilişkin kavram yanılgılarını gidermede çalışma yapraklarının etkililiği: Kelime türleri örneği

Araştırma, ilköğretim ikinci kademe Türkçe dil bilgisi derslerinde, kavram yanılgılarına göre hazırlanan çalışma yapraklarının öğrenci başarısına etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Uygulama için Bursa ili Osmangazi ilçesinde bir ilköğretim okulu seçilmiş ve okulun yedinci sınıf öğrencilerinden biri deney, biri kontrol olmak üzere iki grup oluşturulmuştur. Gruplar yirmi beşer öğrenciden oluşmakta ve çalışma grubumuzda toplam 50 öğrenci bulunmaktadır.Araştırmada, ?ön test- son test kontrol gruplu deneme modeli? kullanılmıştır. İlköğretim yedinci sınıf öğrencilerine kelime türleri konusu, deney grubunda kavram yanılgılarına göre hazırlanan çalışma yapraklarıyla işlenmiş; kontrol grubunda ise geleneksel yöntemle işlenmiştir. Araştırmanın başında ve sonunda gruplara bilgi testi uygulanmış ve açık uçlu sorular yöneltilmiştir. Araştırmanın başında uygulanan açık uçlu soruların ve bilgi testinin sonuçları incelenmiş, çalışma grubunun mevcut kavram yanılgıları belirlenmiştir. Araştırmacı tarafından belirlenen kavram yanılgılarına göre çalışma yaprakları hazırlanmıştır.Araştırmada nitel ve nicel yöntemler birlikte kullanılmış; bilgi testi sonuçları nicel değerlendirme teknikleri, açık uçlu sorular ise nitel değerlendirme teknikleriyle yorumlanmıştır. İstatistiksel değerlendirmelerde frekans ve yüzde değerleri verilmiştir. Araştırmada, Shapiro-Wilk testi, Mann Whitney U testi, Kruskal Wallis ve Wilcoxon testleri kullanılmıştır.Araştırma sonunda şu bulgular elde edilmiştir:?Kavram yanılgılarına göre hazırlanan çalışma yapraklarıyla işlenen ders, geleneksel yöntemle işlenen derse göre Türkçe dil bilgisi öğretiminde başarıyı artırmaktadır.?Kavram yanılgılarına göre hazırlanan çalışma yapraklarıyla işlenen derse karşı öğrenci güdülenmesi ve derste öğrenci katılımı artmıştır.?Kavram yanılgılarına göre hazırlanan çalışma yapraklarıyla ders işleyen deney grubunun mevcut kavram yanılgıları, geleneksel yöntemle ders işleyen kontrol grubuna göre büyük oranda azalma göstermiştir.Anahtar kelimeler: Türkçe Eğitimi, Dil bilgisi Öğretimi, Kavram Yanılgıları, Çalışma Yaprakları

DilbilgisiKavram yanılgısıKavram öğretimi+3
Tuba Çiftlik Akçakaya
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Ayrılma hâli ekinin (+dan) işlevleri ve ilköğretim 6. sınıf düzeyinde animasyon (canlandırma) tekniği ile öğretimi

Bu araştırma, ilköğretim 6. sınıf Türkçe dil bilgisi konularından hâl ekleri konusunda ayrılma hâli ekinin öğretiminde animasyon (canlandırma) tekniğinin öğrenci başarısına etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Uygulama için Afyonkarahisar ili Sandıklı ilçesinde bir ilköğretim okulu seçilerek bu okulun 6. sınıf öğrencilerinden bir deney bir kontrol grubu oluşturulmuştur. Gruplar yirmi birer öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın örnekleminde toplam kırk iki öğrenci bulunmaktadır.Araştırmada ilköğretim 6. sınıf Türkçe Ders Kitabı'ndaki metinler taranmış ve ayrılma hâli ekinin bağlamdan hareketle kazandığı farklı anlam özellikleri belirlenmiştir. Bu anlam özellikleri belirlenirken özgün adlandırmalara gidilmiştir. Kullanım sıklığına göre ilk altı anlam özelliği öğrencilere verilmek üzere seçilmiştir. Animasyon tekniğinin kullanıldığı deney grubunda bu anlam özelliklerine uygun senaryosu ve sanal karakteri araştırmacının kendisi tarafından oluşturulan ve hazırlatılan ortalama üçer dakikalık animasyonlar kullanılmıştır. Araştırmada ?ön-test, son-test kontrol gruplu deneysel model? kullanılmıştır. Belirlenen gruplardan deney grubunda ayrılma hâli ekinin altı işlevi animasyon tekniği ile işlenmiş, kontrol grubunda ise söz konusu işlevler geleneksel yöntemle işlenmiştir. Uygulamanın öncesinde ve sonrasında her iki gruba da başarı testi ve Türkçe dersine ilişkin tutum ölçeği uygulanmıştır. Ayrıca öğrencilerin kişisel durumlarını belirlemek amacıyla öğrencilere kişisel bilgi formu doldurtulmuştur. Araştırmada form, test ve ölçeğin değerlendirilmesinde nicel değerlendirme teknikleri kullanılmıştır. İstatistiksel değerlendirmelerde frekans ve yüzde değerleri verilmiştir. Araştırmada, t testi, Kovaryans Analizi, Tek Yönlü ANOVA testleri kullanılmıştır.Araştırma sonunda şu bulgular elde edilmiştir:1. Yapılan araştırmada animasyon (canlandırma) tekniği ile ders işlenen deney grubunun başarı düzeyinin geleneksel yöntemle ders işlenen kontrol grubunun başarı düzeyine göre anlamlı bir şekilde arttığı,2. Animasyon tekniğinin uygulandığı deney grubunun Türkçe dersine ilişkin tutumunun geleneksel yöntemin kullanıldığı kontrol grubunun Türkçe dersine ilişkin tutumuna göre olumlu açıdan farklılık gösterdiği,3. Her iki grupta da uygulama sonucu ile öğrencilerin bazı kişisel durumları arasında bir farklılık olduğu görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Türkçe Eğitimi, Dil Bilgisi Öğretimi, Hâl Ekleri, Ayrılma Hâli Ekinin (+Dan) İşlevleri, Animasyon (Canlandırma) Tekniği

CanlandırmaDil bilgisi-eklerDilbilgisi+5
Hakan Sancak
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Televizyonun konuşma eğitimine etkileri

Televizyonun özellikle çocuklar için olumlu ve olumsuz yönleri ele alınırken, konuşma bu yönler içinde gerektiği kadar yer bulamamaktadır. Çalışma, öncelikle var olan durumu ortaya koymak için `Televizyonun konuşma üzerindeki etkileri nelerdir?' sorusundan yola çıkılarak hazırlanmıştır. Televizyonun konuşma üzerindeki etkilerini, yararlanmaya dönüştürebilmek için ise `Konuşma eğitiminde televizyondan nasıl yararlanabiliriz?' sorusu çalışma için bir sonraki çıkış noktası olmuştur.Öğrenci görüşlerinden yararlanılarak televizyonun konuşma üzerindeki etkilerinin belirlendiği çalışmanın önemi, araştırmacı tarafından geliştirilen model örneği ile konuşma eğitiminde televizyondan yararlanma düşüncesinin somut bir önerisinin sunulabilmesinden kaynaklanmaktadır.Tez çalışması için nicel bir araştırma yapılmıştır. Nicel araştırma için seçilen yöntem ise genel tarama modelidir. Aynı zamanda, araştırma için tekil tarama ve an'lık durum saptaması yaklaşımları benimsenmiştir.Tek bir ilde bulunan öğrencilerden elde edilen verilerin Türkiye'yi yansıtmayacağının ve araştırılan konunun farklı bölge ve illere göre farklı sonuçlanacağının düşünülmesi ve yapılan alanyazın taramasında genellikle bir tek il örneği üzerinde çalışılmış olduğunun fark edilmesi nedeniyle araştırmanın evrenini 7 bölgeden seçilen 8 ildeki (Kocaeli, Manisa, Hatay, Bartın, Eskişehir, Kars, Şırnak ve Kilis) 340396 ilköğretim ikinci kademe (6, 7, 8. sınıf) öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma örneklemini ise bu illerden seçilen birer köy okulu ve merkez okul olmak üzere toplam 14 okulda bulunan 938 ilköğretim ikinci kademe (6, 7, 8. sınıf) öğrencisi oluşturmaktadır.Büyüköztürk ve diğerleri'ne (2010: 98) göre araştırmanın örneklemi için .03 sapma miktarı ve .05 hata miktarıyla 1065 kişiye ulaşılması yeterlidir. Araştırma için bu kişi sayısına ulaşılmaya çalışılmış ancak örneklemden gelen anket sayısı 938 kişi ile sınırlı kalmıştır.Araştırma için gerekli olan veriler, örneklem içindeki ilköğretim ikinci kademe öğrencilerine anket uygulanarak toplanmıştır. Uygulanan anket, çalışma amacını ortaya koyan bir açıklama ile bireyi tanıma sorularından (11) ve televizyondaki konuşmalarla ilgili olarak öğrencilerin düşüncelerini öğrenmeye yönelik sorulardan (17) oluşmaktadır.Ankette yer alan maddelerin güvenirliği %74,3'tür. Cronbach's Alpha değerinin 0,70 ve üstü olduğu durumlarda maddelerin güvenilir olduğu kabul edilmektedir.Araştırma sonuçlarına göre televizyonun konuşma tarzlarını bozmadığını düşünen öğrenciler, televizyondaki konuşmaları taklit ettiklerini, televizyon karakterlerinin güzel konuştuğunu ve kendilerinin de televizyondan güzel konuşmayı öğrendiklerini, öğrendiklerinin sözcük hazinelerini zenginleştirdiğini ve kendilerini ifade etmelerini kolaylaştırdığını düşünmektedirler. Konuşma eğitimi konusunda televizyonu daha öğretici bulan öğrenciler, konuşma eğitimlerini öğretmenlerinin yerine, sevdikleri televizyon karakterlerinden almak istediklerini de belirtmektedirler. Bu sonuçlar, televizyon dilinin örnek oluşturması gereğini de ortaya koymaktadır.Konuşma konusunda, televizyondan olumlu bir biçimde etkilendiklerini düşünen öğrencileri geliştirmek, televizyondan olumsuz etkilenmeyi de en aza indirmek ve böylece televizyondan etkilenmeyi, yararlanmaya dönüştürebilmek için bir model örneği geliştirilmiştir. Konuşma konusunda televizyondan yararlanmayı bilinçli bir çalışma hâline getirerek konuşma eğitimine özgün bir katkı sağlamak ve araştırmacılara fikir vermek amacıyla geliştirilen model örneği, `konuşma eğitiminde televizyondan nasıl yararlanabiliriz?' sorusuna bir öneri olarak sunulmaktadır.Anahtar Kelimeler: Türkçe Öğretimi, Konuşma, Konuşma Eğitimi, Televizyon Dili

EğitimKonuşmaKonuşma becerisi+5
Gökçen Göçen
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 6. sınıf Türkçe dersinde yapım ekleri öğretiminde reklam filmlerinin kullanımı

Araştırma, ilköğretim altıncı sınıf öğrencilerinin yapım eklerini öğrenmesinde reklam filmlerinin etkililiğini tespit etmek, yeni ve yaratıcı bir yaklaşım olarak reklam filmlerinin de Türkçe dersinde öğretim tekniği olarak kullanılabilirliğini ölçmek amacıyla yapılmıştır. Uygulama için Sakarya ili Hendek ilçesinde bir devlet ilköğretim okulu seçilmiş ve okulun altıncı sınıf öğrencilerinden biri deney diğeri kontrol grubu olmak üzere iki grup oluşturulmuştur. Gruplar otuz öğrenciden oluşmakta olup toplamda altmış kişi olan öğrenciler örneklem grubumuzu oluşturmaktadır. Deney ve kontrol grupları random ( seçkisiz örnekleme ) yöntemiyle belirlenmiştir.Araştırmada ?ön test, son test kontrol gruplu deneme modeli? kullanılmıştır. Sözcükte yapı konusu, araştırmacı tarafından hazırlanan reklam filmleriyle deney grubunda işlenmiş, kontrol grubunda ise geleneksel yöntem kullanılarak işlenmiştir. Araştırmanın başında ve sonunda gruplara ?Yapım Ekleri Bilgi Testi? ve ?Tutum Ölçeği? uygulanmıştır.Araştırma sonucu elde edilen bulgular doğrultusunda, reklam filmleriyle dersin işlendiği deney grubu öğrencileri ile geleneksel yöntemin uygulandığı kontrol grubu öğrencilerinin ?Yapım Ekleri Bilgi Testi? son test puan ortalamaları arasında deney grubunun lehine anlamlı fark olduğu görülmüştür. Öğrencilerin son test tutum puanları dikkate alındığında deney grubu ve kontrol grubu öğrencilerinin son test tutum puanlarında reklam filmleriyle dersin işlendiği deney grubunun lehine anlamlı fark olduğu ortaya çıkmıştır.Araştırma sonunda reklam filmlerinin Türkçe dersinde kullanılmasının, öğrencilerin hem akademik başarılarına hem de tutumlarına yönelik olarak etkili olduğu sonucu ortaya çıkarılmıştır.Anahtar Kelimeler: Türkçe Eğitimi, Dil Bilgisi Öğretimi, Reklam Filmleri, Yapım Ekleri.

Dil bilgisi-eklerDil bilgisi-yapım ekleriDil eğitimi+6
Sevda Avcı
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2012
00