İnönü University
Department

Department of Educational Sciences

İnönü University

940

Archived Theses

1

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
DoctorateOpen AccessTR

Yapılandırmacı öğrenme yaklaşımını uygulayan sınıf öğretmenleri ile bu yaklaşımı uygulamayan dal öğretmenlerinin sınıf yönetimi yaklaşımlarının karşılaştırılması (Gaziantep ili örneği)

Bu araştırmada; ?Yapılandırmacı Öğrenme Yaklaşımı?nı uygulayan sınıf öğretmenleri ile bu yaklaşımı uygulamayan Türkçe dal öğretmenlerinin sınıf yönetimi yaklaşımları karşılaştırılmıştır.Yeterince ön hazırlık çalışması yapılmadan uygulamaya konulduğu eleştirilerine maruz kalan ?Yapılandırmacı Öğrenme Yaklaşımı? temele alan öğretim programlarının ilk aşamada sorunlarla karşılaşması kaçınılmazdır. Ayrıca bir öğretim programının uygulanış biçimi ve başarısı, her şeyden önce öğretmenlerin bu konudaki tutum ve becerilere ne kadar sahip olduklarına bağlıdır. Çünkü hangi öğrenme yaklaşımı temele alınırsa alınsın öğretim programı uygulamalarının öğretmenler tarafından içselleştirilmesi, öğretim programlarının başarılı olmasındaki temel etkenlerdendir. Nitelikli eğitim için nitelikli öğretim programları ne kadar gerekliyse nitelikli öğretim programları için de nitelikli öğretmen gereklidir ve ön koşuldur.Millî Eğitim Bakanlığı, 2005?2006 öğretim yılından itibaren ilköğretim I. Kademe (1?5.) sınıflarında ?Yapılandırmacı Öğrenme Yaklaşımı?nı benimseyen öğretim programlarını uygulamaya başlamıştır. Öte yandan da II. Kademede (6. , 7. ve 8. sınıflar) 2006/2007 öğretim yılında 6. sınıftan başlamak üzere ve birer öğretim yılı arayla ?Yapılandırmacı Öğrenme Yaklaşımı?na kademeli geçişi öngörmüştür.Araştırmada, 2005?2006 öğretim yılında ilköğretim okulu 1?5. sınıflarında ?Yapılandırmacı Öğrenme Yaklaşımı?nı uygulayan sınıf öğretmenleri ile henüz ?Yapılandırmacı Öğrenme Yaklaşımı?nı uygulamaya başlamayan ve 6. , 7. ve 8. sınıflarda ?Davranışçı Öğrenme Yaklaşımı?nı uygulamaya devam eden Türkçe dal öğretmenlerinin, Türkçe derslerindeki sınıf yönetimi yaklaşımlarının karşılaştırılması yapılarak bu yaklaşımların ilköğretim okulu öğretmenlerinin sınıf yönetimine ilişkin algılarına etkileri incelenmeye çalışılmıştır. İki yaklaşımın da henüz uygulamada olduğu geçiş döneminde yapılan bu araştırmayla, iki yaklaşımın karşılaştırılması fırsatı yakalanmıştır.Araştırmada, 200'ü sınıf öğretmeni, 200'ü Türkçe dal öğretmeni, 600'ü I. Kademe (3. , 4. ve 5. sınıf) öğrencisi ve 600'ü II. Kademe (6. , 7. ve 8. sınıf) öğrencisi olmak üzere toplam 1600 ölçek uygulaması yapılmıştır. Ayrıca 15 sınıf öğretmeni, 15 Türkçe dal öğretmeni ile bunların birer öğrencisi olmak üzere toplam 30 öğretmenin ve 30 öğrencinin görüşlerine başvurulmuş, sınıf gözlemi ve doküman incelemesi yapılmıştır. Böylece araştırma, hem nicel hem de nitel araştırma yöntemleri kullanılarak gerçekleştirilmiştir.Araştırmanın analiz aşamasında öncelikli olarak, deneklerin ?Yapılandırmacı Öğrenme Yaklaşımı Ölçeği?nin her bir boyutunda almış oldukları puanlar arasında fark olup olmadığını belirlemek amacıyla aritmetik ortalamaları ve standart sapmaları hesaplanmıştır, varyansların homojen dağılıp dağılmadığının belirlenebilmesi için Levene'nin Varyansların Homojenliği Testi (Levene's Test for Equality of Variences) uygulanmıştır. Yapılan T-testinde varyansların homojen olması durumunda eşit dağılım varsayımı (Equal Variances Assumed), homojen olmaması durumunda da eşit olmayan dağılım varsayımı (Equal Variances Not Assumed) kullanılarak sig (2 tailed) değerlerine bakılmıştır ve gruplar arasında anlamlı fark olup olmadığı buna göre belirlenmiştir. Benzer biçimde varyansların homojen olması durumunda deneklerin ölçek maddelerine verdikleri yanıtlar arasında okulun bulunduğu sosyo-ekonomik düzey (SED) açısından anlamlı bir fark olup olmadığını test etmek için tek yönlü varyans analizi uygulanmıştır. Varyansların homojen olmadığı durumlarda ise varyans analizi yerine Kruskal Wallis H-Testi yapılmıştır, ayrıca bu durumda hangi gruplar arasında fark olduğunu belirlemek için de Mann Whitney U-testi yapılmıştır.Araştırma sonucunda, Türkçe derslerinde ?Yapılandırmacı Öğrenme Yaklaşımı?nı uygulayan sınıf öğretmenlerinin sınıf yönetimine ilişkin uygulamaları ile bu yaklaşımı uygulamayan dal öğretmenlerinin sınıf yönetimine ilişkin uygulamaları karşılaştırıldığında; sınıf öğretmelerinin genelde, sınıf yönetimi uygulamaları konusunda ve özelde de Sınıf Örgütlenmesi, Öğrenme İklimi, Öğrenme Süreci ve Değerlendirilmesi, Eğitim Teknolojisinden ve Okul Dışı Öğrenme Ortamlarından Yararlanma, Çoklu Zekâ Uygulamaları, Yaparak Yaşayarak Öğrenme, Öğrenilenlerin Sorgulanması, Öğrenci Gelişimi boyutlarında olmak üzere Türkçe dal öğretmenlerine göre daha olumlu bir algı geliştirdikleri belirlenmiştir.Nicel araştırma teknikleriyle elde edilen bulguların, nitel araştırma tekniklerinden olan gözlem, görüşme ve doküman incelemesi ile elde edilen bulgular tarafından da desteklendiği görülmüştür.

Davranışçı yaklaşımEğitim yönetimiSınıf yönetimi+1
Ahmet Kaya
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
10
Master'sOpen AccessTR

Okuduğunu anlama becerisinin ilköğretim ikinci kademe matematik dersindeki akademik başarıya etkisi

Bu araştırmanın amacı, Okuduğunu Anlama Becerisinin İlköğretim İkinci Kademe Matematik Dersindeki Akademik Başarıya Etkisi'ni belirlemektir. Bu nedenle tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2009-2010 eğitim-öğretim yılında Malatya il merkezinde bulunan ve Milli Eğitim Bakanlığına bağlı 71 resmi ilköğretim okulunun 6. sınıf öğrencileri, örneklemini ise farklı sosyoekonomik çevrelerdeki okullardan ?sistematik tesadüfî (katmanlı) örnekleme? yoluyla alınan 300 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama amacıyla Okuduğunu Anlama Başarı Testi ile Matematik Başarı Testi kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi için SPSS 16.0 paket programı kullanılmış; Öğrencilerin Okuduğunu Anlama Becerisi ve Matematik başarısı arasındaki ilişkiyi tespit etmek için Pearson Momentler Çarpım Korelasyon Katsayısı hesaplanmış ayrıca Frekans (f), Yüzde (%) ve verilerin homojen dağılıp dağılmadıklarına göre, t test, Varyans Analizi (ANOVA), Mann-Whitney U, Kruskall Wallis H gibi anlamlılık testlerinden yararlanılmıştır.Araştırmanın sonucunda, öğrencilerin okuduğunu anlama becerileri ile matematik başarıları arasında yükseğe yakın bir ilişki olduğu (R=0,68); Cinsiyetlerine ve kitap okuma sıklıklarına göre öğrencilerin okuduğunu anlama becerileri arasında anlamlı bir farkın olmadığı, cinsiyetlerine ve kitap okuma sıklıklarına göre öğrencilerin matematik başarıları arasında anlamlı bir farkın olmadığı; öğrencilerin soru çözerken okuduğunu anlamada zorlanıp zorlanmama durumlarına ve okulun sosyo-ekonomik düzeyine göre okuduğunu anlama becerileri arasında anlamlı bir fark olduğu, yine öğrencilerin soru çözerken okuduğunu anlamada zorlanıp zorlanmama durumlarına ve okulun sosyo-ekonomik düzeyine göre matematik başarıları arasında anlamlı bir fark olduğu ortaya çıkmıştır.Araştırmadan elde edilen sonuçlara dayalı olarak çeşitli önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Sözcükler: Okuduğunu Anlama, Matematik Başarısı, Sonucu Görmeye Dönük Değerlendirme, İlköğretim Altıncı Sınıf

Akademik başarıMatematikMatematik başarısı+6
Özlem Göktaş
İnönü University · Institute of Educational Sciences
2010
10
DoctorateOpen AccessTR

Fen ve teknoloji dersinde tahmin et-gözle-açıkla yöntemi ile desteklenmiş yansıtıcı düşünmeye dayalı etkinlik uygulamalarının değerlendirilmesi

Bu ara?tırmada, Tahmin Et-Gözle-Açıkla Yöntemi ?le Desteklenmi? Yansıtıcı Dü?ünmeye Dayalı Uygulamaların Milli Eğitim Bakanlığı tarafından önerilen etkinliklere göre 7. sınıf Fen ve Teknoloji dersinin ?Maddenin Yapısı ve Özellikleri ? ünitesinde çe?itli öğrenme ürünlerine etkisi incelenmi?tir. Ara?tırmada kontrol gruplu öntest-sontest deseni kullanılmı?tır. Ara?tırmanın çalı?ma grubunu, 2010-2011 eğitim-öğretim yılında Diyarbakır ili Bağlar ilçesinde bulunan Beyaz Tebe?ir ?lköğretim Okulu 7/A ve 7/B sınıflarına devam eden öğrenciler olu?turmaktadır. Yansız atama ile 7/A sınıfı Deney, 7/B sınıfı ise Kontrol grubu olarak atanmı?tır. Ara?tırma sekiz hafta sürmü?, deney grubunda Tahmin Et-Gözle-Açıkla Yöntemi ?le Desteklenmi? Yansıtıcı Dü?ünmeye Dayalı Uygulamaların (TGA formu, öğrenme yazıları, anla?malı öğrenme, amaçlı grup tartı?maları, kendine soru sorma, kendini değerlendirme), kontrol grubunda ise Milli Eğitim Bakanlığı tarafından önerilen etkinlikler uygulanmı?tır. Dersler her iki grupta da uygulama öğretmeni tarafından yürütülmü?tür. Ara?tırmada veri toplama aracı olarak; Ba?arı Testi, Madde ve Deği?im Öğrenme Alanına Yönelik Tutum Ölçeği, Bilimsel Süreç Becerileri Testi ve Akademik Risk Alma Ölçeği kullanılmı?tır. Ba?arı testi ve Madde ve Deği?im Öğrenme Alanına Yönelik Tutum Ölçeği ara?tırmacı tarafından geli?tirilmi?tir. Bilimsel süreç becerileri testi Enger & Yager (1998) tarafından geli?tirilmi? ve Koray, Köksal, Özdemir ve Presley (2007) tarafından Türkçeye uyarlanmı?tır. Akademik risk alma ölçeği ise viClifford (1991) tarafından geli?tirilmi? ve Korkmaz (2002) tarafından Türkçeye uyarlanmı?tır. Ara?tırmadan elde edilen verilerin analizinde ili?kili örneklem t- testi,ili?kisiz örneklem t-testi ve kovaryans analizi (ANCOVA) kullanılmı?tır. Yapılan istatistiksel analizlerde anlamlı farkın bulunduğu durumlarda ortaya çıkan farkın büyüklüğü etki değeri ile incelenmi?tir. Ara?tırma sonucunda, 7. sınıf Fen ve Teknoloji dersinin ?Maddenin Yapısı ve Özellikleri ? ünitesinde Tahmin Et?Gözle?Açıkla (TGA) Yöntemi ?le Desteklenmi? Yansıtıcı Dü?ünmeye Dayalı Etkinliklerin uygulandığı deney grubu ile Milli Eğitim Bakanlığı tarafından önerilen etkinliklerin uygulandığı kontrol grubukar?ıla?tırıldığında; a) ba?arı puanları arasında deney grubu lehine anlamlı fark vardırb) kalıcılık puanları arasında deney grubu lehine anlamlı fark vardır c) Madde ve Deği?im öğrenme alanına yönelik tutumları arasında deney grubu lehine anlamlı fark vardır.c) bilimsel süreç becerileri arasında deney grubu lehine anlamlı fark vardırd) akademik risk alma davranı?ları arasında deney grubu lehine anlamlı fark vardır ?eklindeki tüm denenceler kabul edilmi?tir. Elde edilen bulgular ilgili literatür ı?ığında tartı?ılmı?tır. Anahtar Sözcükler: TGA Yöntemi, Yansıtıcı Dü?ünme, Fen Öğretimi, Etkinlik Değerlendirme.

Fen bilgisi eğitimiGözlemTahmin+4
Meral Öner Sünkür
İnönü University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim kurumlarında görev yapan yöneticilerin yönetim görevi esnasında karşılaştıkları engeller

Bu araştırma ortaöğretim kurumlarında görev yapan yöneticilerin yönetim görevi esnasında karşılaştıkları engellerin tespit edilmesi amacıyla yapılmıştır.Araştırma İstanbul ili Anadolu yakasında bulunan Ümraniye, Üsküdar, Kadıköy, Sultanbeyli, Kartal ilçelerindeki Anadolu liselerinde, genel liselerde ve fen liselerinde görev yapan 119 yönetici üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma için toplanan veriler SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir.Bu araştırmada yöneticilerin yönetim görevi esnasında karşılaştıkları engellerin cinsiyet, görev, kıdem, öğretmen sayısı, okul türü, görev yapılan okul türü (devlet-özel) değişkenlerine göre farklılıkları incelenmiştir.Bu araştırmadaki veriler yöneticinin yönetim görevi esnasında karşılaştıkları engeller ölçeği anketi ile toplanmış ve anketler yöneticiler okullarında birebir ziyaret edilerek uygulanmış ve gereken yerlerde açıklamalar yapılmıştır. Anket 36 sorudan oluşmaktadır.Araştırmada kullanılan yöneticilerin yönetim görevi esnasında karşılaştıkları engeller ölçeği dört alt faktörden oluşmaktadır. Veriler %(yüzde), t-testi, Anova (Tekyönlü varyans analizi), scheffe testi yapılarak yorumlanmıştır.

Şeref Öztürk
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Kant ve Rousseau'nun insan doğası ve eğitim anlayışları

Bu çalışma, 18 yüzyıl Aydınlanma filozofu olmalarına rağmen çağımızın sorunlarına ışık tutan, düşünce tarihinde önemli etkiler bırakmış ve halen bunu devam ettiren iki büyük düşünür Rousseau ve Kant'ın felsefelerinde insan doğası ve eğitim arasındaki ilişkileri ortaya koymayı, yeri geldikçe de karşılaştırmayı amaçlamaktadır. Bu doğrultuda araştırma, literatür incelemeye dayalı basılı, yazılı kaynaklardan yararlanarak gerçekleştirilmiştir. Kant ile özgürlük hakkındaki aykırı görüşleriyle birçok çevrede tepkiyle karşılanan Rousseau'nun en önemli ortak noktası, her iki düşünürün ilk olarak insanın doğuştan saf, temiz ve iyi olduğunu öne sürmeleridir. Fakat toplum ve siyaset hakkındaki görüşlerinin farklılığı gerek etik alanda gerekse eğitim alanında farklı sonuçlara ulaşmalarına neden olmuştur. Bu bağlamda Rousseau, insanın doğal gelişimine, doğaya ve doğallığa uygun olarak şekillenen bir eğitim verilmesi gerektiğini savunurken Kant, aklı kendisine inceleme konusu yaparak ideal bir eğitimi, insanın arzu ve eğilimlerine göre değil, aklın ilkelerine diğer bir ifadeyle ahlak yasasına uygun bir şekilde yetiştirilmesinde görür. Dolayısıyla Kant, gerçek eğitimi, insan doğasını disiplineetmek suretiyle onu kültürleme, medenileştirme ve ahlâkileştirme süreci olarak değerlendirmesiyle Rousseau'dan ayrılır. Anahtar Kelimeler:Eğitim, İnsan Doğası, Kant,Rousseau

EğitimEğitimFelsefe+3
Mehmet Kolay
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Bireysel ve işbirlikli blogla bütünleştirilmiş yazma öğretiminin normal ve üstün zekalı öğrencilerin yazma performanslarına etkisi

Bu araştırmada karma öğretim tasarımına dayalı bireysel ve işbirlikli blogla bütünleştirilmiş yazma öğretiminin, ilköğretim 5.sınıf düzeyindeki üstün ve normal zekalı öğrencilerin Türkçe dersindeki yazma performanslarına etkisi incelenmiştir. Araştırmada deneysel desenlerden 'öntest sontest kontrol gruplu desen' uygulanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu ilköğretim 5. sınıf düzeyinde deney 1 grubunda 9, deney 2 grubunda 12 ve kontrol grubunda 9 olmak üzere 30 üstün zekalı ve deney 1 grubunda 9, deney 2 grubunda 12 ve kontrol grubunda 9 olmak üzere 30 normal zekalı toplam 60 öğrenciden oluşmuştur. Uygulama deney 1 gruplarında karma öğretim tasarımına dayalı bireysel blogla bütünleştirilmiş yazma öğretimiyle, deney 2 gruplarında ise karma öğretim tasarımına dayalı işbirlikli blogla bütünleştirilmiş yazma öğretimiyle ve kontrol gruplarında yüzyüze yazma öğretimiyle sürdürülmüştür. Öntest ve sontest olarak uygulanan sınav kağıtları, 'Yazma Performansı Değerlendirme Ölçeği' kullanılarak üç sınıf öğretmeni tarafından değerlendirilmiştir. Değerlendirmeci uyumu Pearson korelasyon analiziyle incelenmiş olup yüksek düzeyde, pozitif yönlü anlamlı korelasyon bulunmuştur. Veriler Mann Whitney U testiyle analiz edilmiştir. Araştırmanın birinci hipotezi kapsamında üstün, ikinci hipotezi kapsamında normal zekalı öğrencilere ilişkin elde edilen bulgularda deney 1 ve kontrol grubu öğrencilerinin yazma performansları arasında deney 1 grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı fark görülmüştür. Araştırmanın üçüncü hipotezi kapsamında üstün zekalı öğrencilere ilişkin elde edilen bulgularda deney 2 ve kontrol grubu öğrencilerinin yazma performansları arasında deney 2 grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı fark görülmüştür. Araştırmanın dördüncü hipotezi kapsamında normal zekalı öğrencilere ilişkin elde edilen bulgularda deney 2 ve kontrol grubu öğrencilerinin yazma performansları arasında anlamlı fark görülmemiştir. Araştırmanın beşinci hipotezi kapsamında üstün zekalı, altıncı hipotezi kapsamında normal zekalı öğrencilere ilişkin elde edilen bulgularda deney 2 ve deney 1 grubu öğrencilerinin yazma performansları arasında deney 1 grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı fark görülmüştür. Araştırmanın yedinci hipotezi kapsamında ise üstün zekalı, sekizinci hipotezi kapsamında normal zekalı öğrencilere ilişkin elde edilen bulgularda deney 1, deney 2 ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin yazma performanslarının cinsiyete göre anlamlı fark göstermediği bulunmuştur.

BlogHarmanlanmış öğrenmeKendi kendine öğrenme+6
Hanife Gülhan Karsak
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Sinir-dilsel programlama (NLP) destekli dil öğretme-öğrenme modeli

Bu çalışma Sinir-Dilsel Programlama tekniklerini açıklayarak, SDP'nin yabancı dil öğretme-öğrenme sürecinde nasıl etkin bir şekilde kullanılabileceğini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde çalışmanın artalanı, amacı ve kapsamı yer almaktadır.İkinci bölüm SDP'nin tanımı, tarihçesi, varsayımları, temel kavramları ve kullanım alanları ile SDP'de önemli bir yere sahip olan Değerler ve İnançlar konularını kapsamaktadır.Üçüncü bölümde Çerçeveleme, Farklı Bakış Açıları, Eğretileme ve Sözcüklerin Gücü ana başlıkları altında SDP'nin dil ile olan bağlantısı açıklanarak iletişimde dilin önemi SDP'nin yaklaşımıyla ortaya konulmuştur.Dördüncü bölümde yabancı dil eğitiminde SDP'nin rolü anlatılarak öğrenici biçemlerinin öğrenme sürecindeki önemi açıklanmıştır.Beşinci bölümde önce SDP destekli dil öğretme-öğrenme ile ilgili olarak Rusya'da yapılmış olan bir çalışmaya yer verilmiştir. Daha sonra SDP Destekli Dil Öğretme-Öğrenme Modeli sunulmuştur. SDP tekniklerine uygun olarak hazırlanmış olan ders gereçleri yine SDP tekniklerine uygun bir şekilde işlenen derste kullanılmıştır. Aynı zamanda kısıtlı ders süresinden dolayı sınıfta uygulanamayan SDP teknikleriyle hazırlanmış etkinliklere de bu bölümde yer verilmiştir.Altıncı bölüm, Sonuç ve Öneriler başlığı altında, uygulanan SDP Destekli Ders Modeli ile ilgili olarak öğretmen ve öğrencilerin yorum ve önerilerini kapsamaktadır. Son olarak SDP destekli dil öğretme-öğrenme modeli için hazırlanan ders gereçleri Ekler başlığı altında yer almaktadır.

DilDil bilimDil kullanımı+2
Ali Çağrı Tepiroğlu
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
DoctorateOpen AccessTR

İlköğretim öğretmenlerinin öz-oluşum türleriyle, mesleki etkililik algıları ve tercih ettikleri öğretme stilleri arasındki ilişki

İlköğretim Öğretmenlerinin Öz-Oluşum Türleriyle, Mesleki Etkililik Algıları ve Tercih Ettikleri Öğretme Stilleri Arasındki İlişkiAraştırmanın amacı, İlköğretim öğretmenlerinin öz-yeterlik algılarının öz-oluşum türlerine ve tercih ettikleri öğretme stillerine göre incelenmesidir. Araştırmanın modeli ilişkisel tarama modeli olarak seçilmiştir.Araştırmanın evrenini, İstanbul'da resmi ve özel ilköğretim okullarında görev yapan sınıf öğretmenleri ile 6.-8. sınıflarda görev yapan Türkçe, Matematik, Sosyal Bilgiler, Fen ve Teknoloji, Müzik, Resim, Beden Eğitimi, Yabancı Dil, Bilgisayar, Sosyal Bilgiler, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenleri oluşturmuştur. Araştırmada örneklem tayini oransız küme yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. 1691 öğretmen araştırmanın örneklemini oluşturmuştur.Araştırmada kullanılan birinci ölçek, öğretmenlerin öz-oluşum türlerini saptamak amacıyla Singelis (1994) tarafından geliştirilen ve Çukur tarafından Türkçe'ye uyaranan ?Öz-oluşum Ölçeği?dir. Araştırmacı tarafından ölçeğin Cronbach Alpha güvenirlik katsayısı .72 olarak hesaplanmıştır. İkinci ölçek öğretmenlerin öz-yeterliklerini saptamak amacıyla Gibson ve Dembo (1984) tarafından geliştirilen ve daha sonra Guskey ve Passaro (1994) tarafından yeniden gözden geçirilen ?Öğretmen Yeterlik Ölçeği? dir. Ölçeğin Türkçe uyarlaması, yapı geçerliği ve güvenirlik çalışması Diken (2005) tarafından yapılmıştır. Ölçeğin iç tutarlılık katsayısı .71 olarak hesaplanmıştır. Ölçme araçlarından üçüncüsü, öğretmenlerin öğretme stillerini saptamak amacıyla Mamchur (1996) tarafından geliştirilen ve Türkçe uyarlaması Saban tarafından yapılan ?Yetişkinler İçin Tip Göstergesi Envanteri? dir. Envanterin güvenirlik çalışması, araştırmacı tarafından yaplmıştır. Test-tekrar test yöntemi ile elde edilen güvenirlik katsayısı .68; Cronbach Alpha güvenirlik katsayısı ise .79 olarak hesaplanmıştır. Araştırmada öğretmenlerin kişisel bilgilerini saptamak amacıyla kullanılan bir diğer veri toplama aracı da ?Kişisel Bilgi Formu?dur.Araştırma sonucunda, ilköğretim öğretmenlerinin öz-yeterlik algıları ile cinsiyetleri, okul türü, mesleki kıdemleri arasında anlamlı farklılaşma saptanmıştır.Öğretmenlerin öz-yeterlik algıları ile mezun oldukları okul türü ve branşları arasında anlamlı farklılık bulunamamıştır.Ayrıca öğretmenlerin öz-yeterlik algı düzeyleri öğretim stillerine göre anlamlı bir farklılık göstermezken, öğretmenlerin öğretme stilleri ile öz-oluşum türleri arasında anlamlı farklılık bulunmuşturAnahtar Kelimeler: İlköğretim öğretmeni, öz-oluşum, öz-yeterlik algısı, öğretme stili.

Öğretmen algısıÖğretmen yeterliliği
Seval Eminoğlu Küçüktepe
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okulu müdürlerinin yöneticilik görevlerine ayırdıkları zaman ile etkili zaman kullanımını engelleyen etkenler arasındaki ilişki

Bu araştırmada, ilköğretim okulu müdürlerinin yönetici görevlerine ayırdıkları zaman ve etkili zaman kullanımını engelleyen etkenlerden etkilenme düzeylerinin yaş, cinsiyet, bitirdiği eğitim düzeyi, toplam hizmet süresi, yöneticilik kıdemi, yöneticiliğe atanma şekli, yöneticilik ve zaman yönetimi eğitimi alıp almaması, yöneticilik eğitiminin kaynağı değişkenlerinin etki edip etmediği, ayrıca okul müdürlerinin yöneticilik görevlerine ayırdıkları zaman ile etkili zaman kullanımını engelleyen etkenler arasında bir ilişki olup olmadığının ortaya konulması amaçlanmıştır.Tarama modelindeki araştırmada araştırmacı tarafından geliştirilen ?Yönetici Görevleri Ölçeği? ve Aksoy tarafından geliştirilen ?Etkili Zaman Kullanımını Engelleyen Etkenler Ölçeği? kullanılmıştır. Araştırma verileri 2006?2007 öğretim yılında İstanbul ili Gaziosmanpaşa, Fatih ve Şişli ilçelerinde 130 ilköğretim okulu müdürüne uygulanan anketle elde edilmiştir. Veriler, aritmetik ortalama, t-testi, bir boyutlu varyans analizi, LSD testi ve pearson korelasyon katsayısı yöntemleri ile bilgisayarda SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir.Araştırma sonucunda okul müdürlerinin yöneticilik görevlerine ayırdıkları zaman, alt boyutlarının tümünde ?çok?, zaman yönetim engellerinden etkilenme düzeyleri genel olarak ?orta? düzeyde çıkmıştır. Yaş, cinsiyet, bitirdikleri eğitim düzeyi, toplam hizmet süreleri, yöneticilik kıdemleri, yöneticiliğe atanma şekli, yöneticilik eğitimlerinin kaynağı ve zaman yönetimi eğitimi alıp almamaları değişkenlerine göre yönetici görevleri için ayırdıkları zaman arasında anlamlı fark bulunamamış, yöneticilik eğitimi alıp almamaları değişkenine göre anlamlı fark bulunmuştur. Yaş, cinsiyet, toplam hizmet süresi, yöneticilik kıdemleri, yöneticiliğe atanma şekilleri, zaman yönetimi eğitimi alıp almamaları değişkenlerine göre zaman yönetimi engellerinden şikayet düzeyleri arasında anlamlı fark bulunamamış, bitirdikleri eğitim düzeyi, yöneticilik eğitimlerinin olup olmaması, yöneticilik eğitimlerinin kaynağı değişkenlerine göre anlamlı fark bulunmuştur. Araştırmada ayrıca ?işgören hizmetleri? ile ?toplantıların gereksiz yere uzaması? ve ?okunacak belgelerin çokluğu? ile ?öğrenci hizmetleri? arasında negatif ilişki bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Zaman Yönetimi, Yönetici Görevleri, İlköğretim Okulu

Zaman yönetimiİlköğretim okulları
Abdurrahman Terzi
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrenci güdülenmesini etkileyen öğretmen özellikleri ve bu özelliklerle ilgili öğretmen farkındalığı

Öğretmenlerin sınıf içinde karşılaştıkları zorluklardan biri de hiç şüphesiz ki güdülenme sorunudur. Güdülenme, çeşitli anlamları içinde barındıran geniş bir yelpaze olarak görülebilir. Güdülenme sözcüğü, insan zihninin önemli bir yanına vurguda bulunuyor olması açısından araştırmacılara olduğu kadar uygulayıcılara da yarar getirecektir. Bu yönü ile güdülenme, kişinin sahip olduğu ve makul olarak kabul edilebilecek düşünceler ile ilişikli özelliklerin aksine, kişinin ne istediği veya neyi arzuladığı ile ilgilidir. Bu sorunun aşılmasında, öğretmenin konu ile ilgili bilgi düzeyi ve sınıftaki uygulamaları etkin rol oynayacaktır. Bu uygulamaların başında öğrencileri özgül güdülenme ile ilgili bilgilendirmenin geliyor olması doğal karşılanmalıdır. Bu çalışmada, öğretmenlerin öğrenci güdülenmesini sağlamak için kullanabileceği stratejiler ile ilgili bilgi düzeyi ve bu stratejileri öğretim ortamı içerisinde ne derece etkin olarak kullandıkları araştırılmıştır. Bu nitel çalışmada, sınıf gözlemleri ve sözlü görüşmelerden yararlanılmıştır. Gözlemler, sınıf içerisinde olup biten ile ilgili gerçekçi bilgilerin doğal yollardan edinilebilmesine olanak sağladığı düşünüldüğünden ötürü tercih edilmiştir. Geniş bir artalan bilgisi taramasından sonra, öğretmenlerin kullanabileceği güdüleyici stratejiler belirlenmiş ve deneklerin bu konudaki bilgi düzeyi ve sınıftaki uygulamaları incelenmiştir. Marmara Üniversitesi Yabancı Diller Yüksek Okulunda gerçekleştirilen bu çalışmaya on yabancı dil eğitimcisi gönüllü olarak katılmıştır. Bu araştırma, öğretmenlerin yararlanabileceği güdüleyici stratejilerin sayıca çeşitliliği göz önüne alındığında, ihtiyaç duyulanın nicelikten çok nitelik olduğu gerçeğini ortaya koymuştur.

Burak Özsöz
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00