Afyon Kocatepe University
Discipline

Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalı

Afyon Kocatepe University

59

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin toplumsal duyarlılıklarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı sınıf öğretmenlerinin toplumsal duyarlılık düzeylerinin belirlenmesi ve çeşitli değişkenler (cinsiyet, eğitim durumu, kıdem, kurum türü, medeni durum ve yaş) açısından incelenmesidir. Bu amaçla, araştırmacı tarafından geliştirilen iki alt boyut ve 13 maddeden oluşan "Sınıf Öğretmenlerine Yönelik Toplumsal Duyarlılık Ölçeği' kullanılmıştır. Ölçeğin alt boyutları; ''bireysel ve milli duyarlılık'' ve "çevresel duyarlılık" olarak belirlenmiştir. Ölçek geliştirme aşamasında ilk olarak yapı geçerliliğinin sağlanması amacı ile açımlayıcı faktör analizi ve doğrulayıcı faktör analizi araştırmaları yürütülmüştür. Araştırmaya Sakarya İlinde görev yapmakta olan toplam 801 sınıf öğretmeni dahil edilmiştir. Açımlayıcı faktör analizi için yürütülen araştırmaya 214'ü (%59) kadın, 148'i (%40.8) erkek olmak üzere 362 sınıf öğretmeni dâhil edilmiştir. Doğrulayıcı faktör analizi araştırmaları için ise ilk aşamada 77 (%59.7) kadın 52 (%40.3) erkek olmak üzere 129 öğretmen, daha sonra ise 128'i erkek (%41.3), 182'si kadın (%58.7) olmak üzere 310 sınıf öğretmeni araştırmaya dahil edilmiştir. Ölçeğin yapısı doğrulandıktan sonra, bu veri seti üzerinde analizler gerçekleştirilmiştir. Ölçeğin alt boyutlarına ve toplam puanlarına ilişkin bulgular incelediğinde, sınıf öğretmenlerinin bireysel ve milli duyarlılıklarının oldukça yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte, sınıf öğretmenlerinin çevresel duyarlılık düzeylerinin ise orta düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ölçeğin toplamı incelendiğinde ise yine sınıf öğretmenlerinin toplumsal duyarlılık düzeylerinin yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte, sınıf öğretmenlerinin toplumsal duyarlılık düzeylerinin cinsiyete göre kadınlar lehine ve görev yapılan kuruma göre ise özel kurumlarda görev yapan öğretmenler lehine anlamlı bir farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır.

Rabia Eda Bozkan
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okulları 3. sınıf öğrencilerinin konuşma ve yazma sorunları: Bitlis örneği

Bu çalışmada ilköğretim üçüncü sınıf öğrencilerinde karşılaşılan konuşma ve yazmasorunlarının tespit edilmesi ve bu sorunlara çözüm yollarının üretilmesi amaçlanmıştır.Araştırma Bitlis İli Mutki ilçesinde ve ilçe köylerinde bulunan ilköğretim okulu üçüncü sınıf öğrencilerinden 116 öğrenci, 7 öğretmen üzerinde yapılmıştır.Araştırmada veri toplama aracı olarak öğrencilerin konuşma sorunlarını tespit etmek için gözlem-ses kaydı, yazma sorunlarını tespit etmek için dokuman incelemesi (iki türlü yazma çalışması), hem konuşma hem yazma sorunlarını tespit etmek için ise görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen bilgiler uygun yöntemlerle değerlendirilmiş, ulaşılan bulgular alt problemlere göre aşağıda özetlenmiştir.Örneklem dahilindeki okullar arasında ;1.En fazla konuşma sorunu Kavakbaşı YİBO'da,2.En az konuşma sorunu Atatürk İlköğretim Okulu'nda,3.En fazla yazma sorunu Kavakbaşı YİBO'da,4.En az yazma sorunu Atatürk İlköğretim Okulu'nda görülmüştür.5.En fazla karşılaşılan konuşma sorunu öğrencilerin konuşurken yanlış sözcükkullanması ve kelimelerin yanlış telaffuz edilmesi,6.En fazla karşılaşılan yazma sorunu öğrencilerin noktalama işaretlerini kullanmaması ve cümle başında cümle başında büyük harf kullanmama sorunudur.Araştırma bulguları incelendiğinde öğrencilerde yanlış sözcük kullanımı, eksik kelimeler kullanma gibi konuşma sorunları yanlış harf/ek yazma, eksik harf/hece/kelime yazma gibi yazma sorunları görülmüştür. Bu sorunları en aza indirmek için öğretmenlerin bol bol etkinlik yapması, konuşma ve dikte çalışmalarına ağırlık vermesi, ülkemizde 6 yaşına gelen öğrencilerin okul öncesi eğitime tabi tutulması ve ailelerin de Türkçe'yi doğru, etkili konuşma ve yazmalarına ağırlık vermesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Sözcükler : Anadil, dil, konuşma, yazma.

AnadilBitlisKonuşma problemi+5
Neslihan Önder
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokuma yazma öğretiminin cümle döneminde yapılması gereken etkinliklerin gerçekleşmesi düzeyine ilişkin öğretmen görüşleri ve bu etkinliklerin gerçekleşme düzeyi

Bu araştırmada ilkokuma yazma öğretiminin cümle döneminde yapılması gereken etkinliklerin gerçekleşme düzeyine ilişkin öğretmen görüşleri ve bu jı etkinliklerin gerçekleşme düzeyi araştırılmaya çalışılmıştır. Araştırmanın örneklemi, 2003-2004 öğretim yılında Bolu ili merkez ilçesinde görev yapan 1 öğretmen ve Sakarya ili merkez ilçesinde görev yapan 165 sınıf öğretmeninden oluşmuştur. Araştırmanın problemine ilişkin veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen öğretmen görüşlerini saptamaya yönelik anket, etkinliklerin gerçekleşme düzeyini saptamaya yönelik gözlem ve yine etkinliklerin gerçekleşme düzeyini ve gözlem ile anket bulgularından elde edilen sonuçların tutarsızlığım saptamaya yönelik görüşme ölçeklerinden elde edilmiştir. Araştırma verilerini çözümlemede; ankette frekans, yüzde, ortalama, standart sapma, yöntemleri, görüşme ve gözlem analizinde ise 'içerik analizi yöntemleri kullanılmıştır.Anketten elde edilen bulgulara göre sınıf öğretmenleri; dinleme, konuşma, yazma ve okuma etkinliklerini gerçekleştirdikleri 'görüşündedirler. Gözlem sonuçlarına göre ise; dinleme ve konuşma etkinlikleri yeteri gibi yapılmamaktadır. Okuma ve yazma etkinlikleri çeşitli oyunlar oynatma ve taneli maddeler ile yazdırma etkinliği dışında gerçekleşmektedir. Görüşme bulgularına göre, sınıf öğretmenlerinin dinleme ve konuşma etkinliklerine yeteri gibi zaman ayırmasının sebepleri ; ilkokuma yazına öğretiminde, bir an önce okuma yazma öğretme telaşından daha çok okuma ve yazma etkinliklerine önem verilmesi, dinleme ve konuşma etkinliklerinin diğer derslerde yapılması, öğretmenin bu etkinlikleri gereksiz ve zaman alıcı görmesi, yine öğretmenin öğretim araçlarından yararlanma, öğretim teknolojisini takip etme konusundaki eksikliklerinden kaynaklandığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Görüşme bulgularına göre okuma ve yazma oyunları oynatma ve taneli maddeler ve/veya parmakla (havada, kumda vb) etkinliklerinin yapılmamasının; öğretmenin yine bu etkinlikleri zaman alıcı görmesi, öğretmenin metodu bilmemesi, araştırmaması gibi sebeplerden kaynaklandığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma bulgularına dayanarak, cümle döneminde dinleme ve konuşma becerilerini kazandırılması ve geliştirilmesi için sınıf öğretmenlerinin dinleme ve konuşma etkinliklerine yeterli zamanı ayırmadıkları sonucuna ulaşılmıştır. Ankette öğretmenler dinleme ve konuşma etkinliklerini gerçekleştirdikleri yolunda görüş belirtmelerine rağmen, gözlem ve görüşme sonuçlarında planlı, amaçlı, etkin araçlardan yararlanarak, dinlenme-konuşma öncesi ve sonrası çeşitli etkinlikler düzenleyerek ve bu etkinlikleri değerlendirerek, dinleme ve konuşma etkinlikleri için gerekli zamanın ayrılmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: İlkokuma yazma öğretimi, cümle döneminde yapılabilecek etkinli vı

Seher Bayat
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Çoklu zeka kuramına göre düzenlenen hayat bilgisi dersi öğretim etkinliklerinin öğrenci başarı tutumuna etkisi

ÖZETÇOKLU ZEKA KURAMINA GÖRE DÜZENENLENEN HAYATB LG S DERS ÖĞRET M ETK NL KLER NIN ÖĞRENC BAŞARI VETUTUMUNA ETK SGülcan D NCER ÇENGELOĞLUYüksek Lisans TeziSınıf Öğretmenliği Anabilim DalıTez Danışmanı: Yrd. Doç. Dr. Hikmet BAYRAMEylül 2005, 167 SayfaBu araştırmada, ilköğretim 2. sınıf Hayat Bilgisi dersinde çoklu zekakuramına göre düzenlenen öğretim etkinliklerinin öğrenci başarısına ve tutumunaetkisi olup olmadığı araştırılmıştır.Araştırma, 2004- 2005 öğretim yılının bahar döneminde Bolu ili Dörtdivanilçesindeki iki resmi ilköğretim okulunda yapılmıştır. Araştırma bir deney, birkontrol grubunda bulunan 43 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışma üç haftasürmüştür. Araştırmada öntest-sontest kontrol gruplu desen kullanılmıştır. Deney vekontrol gruplarına ?Hayat Bilgisi Başarı Testi? ve ?Hayat Bilgisi Tutum Ölçeği?öntest- sontest olarak verilmiştir.Araştırmada Hayat Bilgisi başarı testi puanları ve derse ilişkin tutum ölçeğipuanlarının analizinde deney ve kontrol gruplarına uygulanan ön test ve son test içinbağımlı gruplar da ?t? testi uygulanmıştır. Deneysel işlemin etkili olup olmadığı ikigrubun öntest ve sontest puanlarının karşılaştırılması ile belirlenmiştir. Bukarşılaştırmada alınan iki ortalama arasındaki farkın anlamlı olup olmadığı bağımsızgruplarda ?t? testi ile sınanmış, bunun yanında diğer betimsel istatistikyöntemlerinden de yararlanılmıştır. Veriler SPSS-13 bilgisayar programı iledeğerlendirilmiştir.Sonuç olarak, Hayat Bilgisi başarı testinden elde edilen son testpuanlarında deney ve kontrol grupları arasında deney grubu lehine anlamlı farkbulunmuştur. Hayat Bilgisi tutum ölçeğinden elde edilen son tutum puanlarındadeney ve kontrol grupları arasında anlamlı fark bulunamamıştır.Anahtar Kelimeler: Çoklu Zeka Kuramı, Hayat Bilgisi, Hayat BilgisiDersine lişkin Tutum Ölçeği, Hayat Bilgisi Dersine lişkin Başarı Testi.

Gülcan Dincer Çengeloğlu
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil öğretimine başlamada en uygun yaşın ne olduğuna ilişkin dilbilimsel yaklaşımlar ve öğretmen görüşleri

viÖZETYABANCI D L ÖĞRET M NE BAŞLAMADA EN UYGUN YAŞIN NEOLDUĞUNA L ŞK N D LB L MSEL YAKLAŞIMLAR VE ÖĞRETMENGÖRÜŞLEROlcay ÇAYIROĞLU ŞGÖRENYüksek Lisans TeziSınıf Öğretmenliği Anabilim DalıTez Danışmanı : Yrd. Doç. Dr. Mehmet CANBULATHaziran 2005, 114 sayfaYabancı dil eğitimine başlamada uygun yaşın ne olduğunu araştırmayıamaçlayan bu çalışma, bilim adamlarının yaptığı araştırmalardan elde edilen verilerve yine bu konuyu destekleyici olarak yabancı dil öğretmenlerinden görüşmeyoluyla elde edilen verilere dayanmaktadır.Araştırma 2004-2005 yılında Bolu ili, ilk ve ortaöğretim okulları ile zmir iliözel ilköğretim okullarında görev yapan yabancı dil öğretmenlerinin yabancı dilöğrenme yaşı hakkındaki görüşlerini ve bugüne kadar bu konuda yapılmışaraştırmaları kapsamaktadır. Araştırma doküman taraması ve görüşme yöntemlerininkullanıldığı nitel bir araştırmadır.Araştırma boyunca toplam 16 yabancı dil öğretmeni ile ?KartopuÖrneklemesi? kullanılarak görüşülmüştür: Bunlardan 9'u Bolu il merkezindekidevlet okullarında, 7'si ise zmir il merkezindeki iki özel ilköğretim okulunda görevyapmaktadır. Araştırma, var olan durumu saptamaya yönelik tarama modelinde,betimsel bir araştırmadır.Araştırma bulguları, kaynakların taranması ve yabancı dil öğretmenleri ilegörüşme yoluyla elde edilmiştir.Araştırma sonunda elde edilen verilere göre dil edinimi ve öğreniminde, yaşfaktörü önemli bir yer tuttuğu söylenebilir. Ancak bunun beraberinde içindebulunulan sosyo-ekonomik yapının, aile, okul, çevre ile biyolojik koşullar ve olumlumotivasyonun da çok büyük etkileri bulunmaktadır. Gereken şartlar sağlandıktan veviiiyi bir anadili eğitimi verildikten sonra erken yaşta yabancı dil öğretimi bir fırsatolabilir.Anahtar Kelimeler: Yabancı Dil, Anadili, kinci Dil, Dil Öğrenimi,Uygun Yaş.

Olcay Çayıroğlu İşgören
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2005
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim öğrencilerinin hipermetinsel okuma süreçlerinin incelenmesi

IV ÖZET Genel anlamda hipermetinler dijital veya dijital hale dönüştürülmüş, doğrusal ve/ veya doğrusal olmayan etkileşimli metinler olarak tanımlanmaktadır. Gelişen bilgi ve iletişim teknolojilerinin okuma kavramına yansıması olarak da ifade edebileceğimiz hipermetinler, gerek gündelik yaşamda, gerekse eğitimsel anlamda karşı karşıya kaldığımız zengin okuma ortamlarıdır. Ayrıca eğitimsel anlamda, Milli Eğitim Bakanlığı'nın sürdürdüğü Bilgi Teknolojisi Sınıfları projesiyle ilköğretim öğrencilerinin bu ortamlarla artık daha çok yüz yüze geleceği söylenebilir. Bu çalışmada, ilköğretim 5. ve 6. sınıf öğrencilerinin hipermetinsel okuma süreçleri ve öğrencilere verilen hipermetinsel sürecinde gezinim öğretiminin, okuma sürecinde yaşanan kaybolma sorununa etkisi araştırılmıştır. Çalışmanın katılımcı grubu 5. ve 6. sınıfa devam eden 45 ilköğretim öğrencisinden oluşmaktadır. Öntest-Sontest Kontrol Gruplu desenlenmiş yarı deneysel tasarlanan bu çalışmada veriler üç farklı kaynaktan toplanmıştır Bunlar; Hipermetinsel Kaybolma Ölçeği, Hatırlama Ölçüm Aracı ve okuma ortamında harcanan sürelerin tutulduğu çizelgedir. Verilerin analizi ile çalışma sonunda öğrencilerin, hipermetinsel okuma sürecinde kendilerini kaybolmuş olarak değil, kararsız olarak algıladıkları; kız ve erkek öğrencilerin kaybolma algılarının benzer olduğu görülmüştür. Öğrencilerin hipermetinsel okuma ortamında harcadıkları zaman arttıkça okuduklarından daha fazla hatırladıkları ve şaşırma algılarının azaldığı tespit edilmiştir. Fakat okuma sürelerinin cinsiyete göre farklılaşmadığı görülmüştür. Ayrıca öğrencilere hipermetinsel ortamlarda nasıl gezinim (navigation) yapılması gerektiğine yönelik verilen öğretimin grupların hipermetinsel kaybolma ölçeği puanları ve hatırlama puanlan üzerinde fark yaratmadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Okuma, hipermetin, hipermetinsel kaybolma, hipermetinsel gezinim, öğretim.

Ebubekir Çakmak
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2005
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 1-3. sınıf öğrencilerine konvansiyonel zaman kavramlarının öğretilmesine yönelik öğretmen görüşleri

Çocukların kendilerini hayata adapte etmeleri, yaşantılarını düzenleyipplanlayabilmeleri ve sorumluluk bilinci gibi özelliklerin gelişmesi açısından zamankavramları çocukların hayatında önemli bir yere sahiptir. Bu nedenle çocuklarınözellikle okul yıllarının başında bu kavramları iyi algılayıp öğrenmeleri gelecekyaşantıları açısından gerekli olmaktadır.Konvansiyonel zaman, zamanın düzenlenmiş bir sunumudur. Diğer bir ifadeile konvansiyonel zaman, zamanla ilgili döngüleri ve sıraları göstermek için bir grupinsan tarafından kullanılan kültürel bir üretim, semboller ve semboller sistemidir(Friedman, 1978). Konvansiyonel zaman sistemi, bizim saniyelerimizi, saatlerimizi,günlerimizi, haftalarımızı, aylarımızı, yıllarımızı, mevsimlerimizi düzenleyenolayların bir yapısı ve sırasıdır.Bu çalışmanın amacı ilköğretim 1-3. sınıf öğrencilerine konvansiyonelzaman kavramlarının öğretilmesine yönelik öğretmen görüşlerini belirlemek ve i)cinsiyet açısından öğretmenlerin konvansiyonel zaman kavramlarının öğretilmesikonusundaki görüşlerini tespit etmek, ii) farklı mesleki kıdeme sahip öğretmenlerinkonvansiyonel zaman kavramlarının öğretilmesi konusundaki görüşlerini incelemekve iii) farklı öğrenim durumuna sahip öğretmenlerin konvansiyonel zamankavramlarının öğretilmesi konusundaki görüşlerini ortaya çıkarmaktır.Bu çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden betimsel analiz tekniğikullanılmıştır. Çalışmanın evrenini 2005-2006 eğitim öğretim yılı içerisindeAnkara'nın Haymana ve Keçiören ilçesine bağlı tüm ilköğretim okulları (N=137)oluşturmaktadır. Bu evren içerisinden çalışmanın örneklemini ise Haymanailçesinden seçilen okullar (N=15) ile, Keçiören ilçesinden seçilen okullar (N=17)oluşturmaktadır. Belirlenen bu okullardaki (N=32) tüm ilkokul öğretmenleri (N=103)çalışmaya katılımcı olarak dahil edilmişlerdir. Öğretmenlere araştırmacı tarafındanhazırlanan açık uçlu sorulardan oluşan bir anket verilerek veriler toplanmıştır. Aynızamanda bu öğretmenler içerisinden ise 9 öğretmenle de görüşme yapılmıştır.Sonuç olarak, öğretmenler özellikle saatlerin ve ayların öğretilmesindezorlandıklarını, sosyal yaşantının ve aile içi iletişimin bu kavramların kazanılmasındaetkili olduğunu ve öğrencilerin hazır bulunuşluk düzeyleri gibi özelliklerin dikkatealınması gerektiği şeklinde görüşlerde bulunmuşlardır. Literatür çerçevesinde eldeedilen bulgular değerlendirilmiş ve konvansiyonel zaman kavramlarınınöğretilmesine yönelik önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Konvansiyonel Zaman Kavramları, ÖğretmenGörüşleri, Zaman Kavramlarının Öğretimi, Kavram, Kavram Öğrenme, BilişselGelişim

Gönül Yurt Aydın
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Okuma becerisini çözümleme yöntemi ile kazanan ilköğretim okulu ikinci sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama, okuma hızı ve okumada doğruluk düzeyleri

Bu araştırmada okuma becerisini çözümleme yöntemiyle kazananilköğretim okulu ikinci sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama, okuma hızı veokumada doğruluk düzeylerini saptamak amaçlanmıştır. Ayrıca öğrencilerin okumabecerisi düzeyinin cinsiyet, ailenin eğitim ve gelir durumuna göre değişipdeğişmediği de ortaya konmuştur.Araştırmanın örneklemini, 2005-2006 öğretim yılında Bolu ili merkez ilçedeyer alan resmi ilköğretim okullarındaki 150 ikinci sınıf öğrencileri oluşturmaktadır.Araştırmanın problemine ilişkin veriler, araştırmacı tarafından hazırlanan,öğrencilerin okuduğunu anlama puanları için geliştirilen okuduğunu anlama testi,okumada doğruluk düzeylerini saptamaya yönelik gözlem formu, okuma hızı testi veailenin sosyo-ekonomik şartları ile ilgili bilgi edinmek için hazırlanan formdan eldeedilmiştir.Araştırma verileri çözümlemede; düzeyleri belirlemek için aritmetikortalama, frekans ve yüzde yöntemleri; okuma becerileri düzeyinin cinsiyet, ailenineğitim ve gelir durumuna göre değişip değişmediğini ortaya koymak içinde anovatesti kullanılmıştır.Araştırmada elde edilen bulgulara göre; okuma becerisini çözümlemeyöntemi ile kazanan ilköğretim okulu ikinci sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlamadüzeyleri ortalama düzeyde; ancak okuma hızı ve doğru okuma düzeyleri ortadüzeyin altında olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin okuma becerisi düzeyi;cinsiyet, anne-babanın eğitim seviyesi ve ailenin gelir durumuna göredeğişmemektedir.Anahtar Kelimeler: Çözümleme Yöntemi, Okuduğunu Anlama, OkumadaDoğruluk ve Okuma Hızı.

Öznur Yılmaz
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf içi iletişim aksaklıklarına yönelik öğretmen ? öğrenci görüşleri

Bu tez çalışmasında, ilköğretimde öğrenim gören 3-4 ve 5' inci sınıfta öğrenim gören öğrencilerin öğretmenleriyle iletişim engelleri incelenmeye çalışılmıştır. Araştırmada, ?Sınıf içi iletişim aksaklıklarına yönelik öğretmen ? öğrenci görüşleri nelerdir?? sorusuna yanıt aranmıştır.Araştırma betimsel modeldedir. Veri toplama aracı olarak ?Öğretmen-Öğrenci iletişim engelleri? anketi kullanılmıştır. Araştırmanın verileri, 2007-2008 Eğitim-Öğretim yılı, Sivas ili Ulaş ilçesindeki merkez ilköğretim kurumlarında öğrenim gören 472 adet öğrenci ve 120 adet öğretmenin ankete verdiği yanıtlar doğrultusunda oluşturulmuştur. Verilerin istatistiksel analizi SPSS 12.0 paket programı kullanılarak ?t testi?, ?tek yönlü varyans analizi yöntemi ile incelenmiştir.Araştırmada aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır:Sınıf içi iletişim aksaklıklarına yönelik öğretmen görüşleri; Ders esnasında öğrencilere davranışlarıyla ilgili eleştiri ve uyarılarda bulunma konusundazaman, sınıf içi tüm etkinliklerde öğrenci önerilerini dikkate alma, öğrenci düşüncelerini almak üzere sınıf içinde önceden gündemi saptanmayan toplantılar düzenleme, sınıf içi iletişimde mesajların içeriğine duygu ve değerlerimi de katarak iletme, öğrencilerin özel günlerini paylaşmaya özen gösterme, öğrencilerin sınıf içi davranışlarına ilişkin görüşlerini almak üzere öneri kutusu veya isimsiz anket uygulama yoluyla bilgi alma, başarısızlık gösteren öğrencileri kendi halinde bırakma konusunda ara sıra iletişim aksaklığı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Sınıf içi iletişim aksaklıklarına yönelik öğrenci görüşleri; Öğretmenlerher öğrencinin verileni öğrenebilecek kapasiteye sahip olduğuna inanma, öğretmenler ders esnasında öğrencilere davranışlarıyla ilgili eleştiri ve uyarılarda bulunma, öğretmenlerin öğrencilerin bildiği ve kullandığı sözcükleri kullanmayagösterme, öğretmenler öğrencilerle konuşurken öğretmen-öğrenci arasındakimesafeye dikkat etme, öğretmenler başarısız öğrencilerin ön sırada oturması gerektiğine inanma, öğretmenler başarısı düşük öğrencilere de başarısı yüksekkadar soruları yanıtlama süresi verme, öğretmenler sınıfın tamamı yerinedavranış gösteren öğrencilerle ilgilenme konusunda her zaman, öğretmenler öğrencilerin beden diliyle verdikleri mesajları dikkate alma, öğretmenleriletişimde mesajların içeriğine duygu ve değerlerini de katarak iletme, öğretmenlerin öğrencilerin özel günlerini paylaşmaya özen gösterme konusunda arailetişim aksaklığı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Sınıf içi iletişim aksaklıklarına yönelik öğretmen ve öğrenci görüşleri arasındaki farklılıklar; Öğretmenler sınıf içi iletişim aksaklıklarının, sınıf içi tüm etkinliklerde öğrenci önerilerini dikkate alma, öğrenci düşüncelerini almak üzeregündemi saptanmayan toplantılar düzenleme, öğrencilerin sınıf içi davranışlarına ilişkin görüşlerini almak üzere öneri kutusu veya isimsiz anket uygulama yoluyla bilgi edinme ve başarısızlık gösteren öğrencileri kendi halinekonusunda aksaklık gördüklerini belirmişlerdir.Öğrenciler sınıf içi iletişim aksaklıklarının öğretmenlerin sınıftaki her öğrencinin verileni öğrenebilecek kapasiteye sahip olduğuna inanma, öğretmenlerin öğrencilerin bildiği ve kullandığı sözcükleri kullanmaya özen gösterme, öğretmenlerin öğrencilerle aralarındaki mesafeye dikkat etme, başarısız öğrencilerinsırada oturması gerektiğine inanma, başarısı düşük öğrencilere başarısı yüksekkadar yanıtlama süresi verme, sınıfın tamamı yerine olumsuz davranışöğrencilerle ilgilenme, öğretmenlerin öğrencilerin beden diliyle verdikleri mesajları dikkate alma konusunda iletişim aksaklığı olduğunu belirtmişlerdir.Öğretmenlerin görüşleri arasında cinsiyet, yaş, mesleki kıdem, mezun olunan son eğitim kurumu ve çalıştıkları okuldaki mesleki kıdem bağımsız değişkenlerine ilişkin anlamlı bir fark bulunmuştur.Öğrencilerin görüşleri arasında cinsiyet, anne-babanın öğrenim durumu, anne-babanın mesleği ve ailenin aylık geliri bağımsız değişkenlerine ilişkin anlamlı bir fark bulunamamıştır.Anahtar Sözcükler: 1- İletişim 2- İletişim Engelleri

İletişim
Aslı Başarı
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 3. sınıf müzik dersi müziksel yaratıcılık öğrenme alanı kazanımlarının edinilmesinde yaratıcı dramanın etkisi

Araştırmada, İlköğretim 3. Sınıf Müzik dersi ?Müziksel Yaratıcılık? öğrenmealanı kazanımlarının edinilmesinde programın ön gördüğü yöntem ile Yaratıcı Dramayönteminin etkisi arasında anlamlı bir farklılığın olup olmadığı tespit edilmiştir.Araştırmada deneysel desen modellerinden ön test-son test kontrol grupludeneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Bolu'da bir İlköğretimOkulunda bulunan 3. sınıf iki grup oluşturmaktadır. Deney grubunda 22, kontrolgrubunda 30 olmak üzere araştırma 52 öğrenciden oluşmaktadır.Öğrencilerin Müziksel Yaratıcılık öğrenme alanı kazanımlarının edinmesindeanlamlı bir fark olup olmadığını tespit edebilmek amacıyla, 8 hafta süren öğrenme alanıöncesi ve sonrasında kazanıma uygun geliştirilen değerlendirme araçları uygulanmıştır.Veriler uzmanlar tarafından değerlendirilerek toplanmıştır. Elde edilenverilerin istatistiksel yorumlamasında SPSS istatistik programı kullanılmış, temelistatistiksel işlemlerin yanında tüm alt problemlerin yapısına bağlı olarak t- testistatistiksel tekniği kullanılmıştır.Elde edilen verilere göre; Yaratıcı Drama yöntemiyle işlenen grup ileprogramın ön gördüğü yöntemle işlendiği grubun son test puanlarına bakıldığındaviYaratıcı Drama yöntemi lehine anlamlı farklılıklar belirlenmiştir. Buna göre YaratıcıDrama yönteminin, Müzik dersi Müziksel Yaratıcılık öğrenme alanı kazanımlarınınedinilmesinde programın ön gördüğü yönteme kıyasla daha etkili olduğu sonucunaulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Müzik Dersi, Müziksel Yaratıcılık, Yaratıcı drama

DramaMüzikMüzik dersi+6
Özlem Sever
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okulu branş öğretmenlerinin velilerle iletişim kurma yolları(Düzce ili örneği)

Bu araştırmanın amacı; ilköğretim okullarında görev yapan branş öğretmenlerinin velilerle iletişim kurma yollarının kullanılmasına ilişkin önemseme ve gerçekleştirme düzeylerini tespit etmektir.Çalışmanın evreni, 2009 ? 2010 eğitim öğretim yılında Düzce Merkez ilçesinde bulunan 56 ilköğretim okulu ve bu okullarda görev yapan 367 branş (kadrolu ve sözleşmeli) öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırmada çalışma evrenin tamamına ulaşıldığından örneklem alınma yoluna gidilmemiştir. 286 kişi değerlendirmeye alınmıştır. Ölçeğin geri dönüş oranı % 77,9 dur.Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Coşkun (2010) tarafından geliştirilen Likert tipi 5'li derecelendirilmiş ?İlköğretim Okulu Öğretmenlerin Velilerle İletişim Kurma Yolları Ölçek Formu? veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Bu araştırmada ölçek iki bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde ?yaş, cinsiyet, branş, görev türü, öğrenim durumu, mesleki kıdem ve iletişim kursu? değişkenlerinden oluşan kişisel bilgi formu, ikinci bölümde ise öğretmenlerin, velilerle iletişim kurma yollarının kullanılmasına ilişkin önemseme ve gerçekleştirme düzeylerini ölçmeyi amaçlayan 47 davranış maddesi bulunmaktadır.Araştırmada aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır:1.İlköğretim okulu branş öğretmenleri velilerle iletişim kurma yollarını ?önemli? düzeyde önemserken ( =4,03), ?kısmen? düzeyinde gerçekleştirmektedir ( =2,95). İlköğretim okulu branş öğretmenleri en çok ?veli ziyaretleri? ve ? ev ziyaretleri? boyutlarını ?çok önemli? düzeyde önemserken, gerçekleştirme düzeyi açısından en çok ?veli ziyaretleri? ve ?ev ziyaretleri? boyutlarını ?çoğunlukla? gerçekleştirdiklerini belirtmişlerdir.2.İlköğretim okulu branş öğretmenlerinin velilerle iletişim kurma yollarını önemseme düzeyine ilişkin görüşleri arasında yaş değişkeni açısından dördüncü (veli ziyaretleri) ve beşinci boyutta (ev ziyaretleri) anlamlı bir fark vardır. Cinsiyet değişkeni açısından dördüncü boyutta (veli ziyaretleri) boyutunda anlamlı bir fark vardır. Branş değişkeni açısından anlamlı bir fark yoktur. Görev türü değişkenine göre üçüncü (Yazışma) ve dördüncü (Veli Ziyaretleri) boyutta anlamlı bir fark vardır. Öğrenim durumu değişkenine göre birinci ( Yüz yüze görüşme) boyutunda anlamlı bir fark vardır. kıdem değişkenine göre dördüncü (Veli Ziyaretleri) ve beşinci (Ev Ziyaretleri) boyutta anlamlı bir fark vardır. İletişim kursu değişkenine göre anlamlı bir fark yoktur.3.İlköğretim okulu branş öğretmenlerinin velilerle iletişim kurma yollarını gerçekleştirme düzeyine ilişkin görüşleri arasından yaş değişkeni açısından üçüncü boyutta (Yazışma) anlamlı bir fark vardır. Cinsiyet değişkenine göre birinci (Yüz yüze görüşme) ve üçüncü (Yazışma) boyutta anlamlı bir fark vardır. Branş değişkenine göre anlamlı bir fark yoktur. Görev türü değişkenine göre tüm boyutlarda anlamlı bir fark yoktur. Öğrenim durumu değişkenine göre tüm boyutlarda anlamlı bir fark yoktur. Kıdem değişkenine göre anlamlı bir fark yoktur. İletişim kursu değişkenine göre sekizinci boyutta (sosyo-kültürel etkinlikler) anlamlı bir fark vardır.

Branş öğretmenleriDüzceVeliler+4
Kerime Kayış
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin öğretimsel liderlik rollerini yerine getirme düzeyleri (Bolu ili örneği)

Bu araştırmada, Bolu merkez ilçede bulunan ilköğretim okullarının, ?dersin amaçlarının belirlenmesi ve paylaşılması?, ?öğretim programı ve öğretim sürecinin yönetimi?, ?öğretim süreci ve öğrencilerin değerlendirilmesi?, ?öğrencilerin desteklenmesi ve geliştirilmesi? ile ?düzenli öğretme-öğrenme çevresi ve iklimi oluşturma? boyutlarında sınıf öğretmenlerinin öğretimsel liderlik rollerini yerine getirme düzeylerini bu okullarda görev yapan öğretmen görüşlerine göre belirlemek ve öğretimsel liderliğin katılımcılara ilişkin bazı değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığını tespit etmek amaçlanmıştır.Bu araştırmanın evrenini 2009-2010 eğitim-öğretim yılında Bolu ili merkezinde bulunan ilköğretim okulları ile bu okullarda görev yapan sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Buna göre, Bolu il merkezinde bulunan 15 ilköğretim okulu, bu okullarda görev yapan 278 sınıf öğretmeni araştırma evrenini oluşturmaktadır. Araştırma evren üzerinde yapıldığı için örneklem alma yoluna gidilmemiştir.Araştırmada şu sonuçlara ulaşılmıştır:1. Sınıf öğretmenlerin görüşlerine göre, Bolu ili ilköğretim okullarındaki sınıf öğretmenlerinin öğretimsel liderlik rollerini yerine getirme düzeylerine yönünden en etkili boyut düzenli öğretme-öğrenme çevresi ve iklimi oluşturma olup, en az etkili bulunan boyutlar ise öğretim süreci ve öğrencilerin değerlendirilmesi ve dersin amaçlarının belirlenmesi ve paylaşılması boyutlarıdır.2. Bolu ili ilköğretim okullarındaki sınıf öğretmenlerinin öğretimsel liderlik rollerini yerine getirme düzeylerine ilişkin görüşleri arasında öğretimsel liderlik boyutları açısından anlamlı bir farklılık vardır.3. Bolu ili ilköğretim okullarındaki sınıf öğretmenlerinin öğretimsel liderlik rollerini yerine getirme düzeylerine ilişkin görüşleri kıdemlerine ve öğrenim durumlarına göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir.4. Bolu ili ilköğretim okullarındaki sınıf öğretmenlerinin öğretimsel liderlik rollerini yerine getirme düzeylerine ilişkin görüşleri cinsiyetlerine göre farklılık göstermektedir.5. Bolu ili ilköğretim okullarındaki sınıf öğretmenlerinin öğretimsel liderlik rollerini yerine getirme düzeylerine ilişkin görüşleri yabancı dili mesleklerinde kullanmalarına göre öğrencilerin desteklenmesi ve geliştirilmesi boyutundaki özelliklerde farklılık göstermektedir.6. Bolu ili ilköğretim okullarındaki sınıf öğretmenlerinin öğretimsel liderlik rollerini yerine getirme düzeylerine ilişkin görüşleri bilgisayarı mesleklerinde kullanmalarına göre dersin amaçlarının belirlenmesi ve paylaşılması, öğrencilerin desteklenmesi ve geliştirilmesi ile düzenli öğretme ve öğrenme çevresi ve iklimi oluşturma boyutlarındaki özelliklerde farklılık göstermektedir.Anahtar Kelimeler: Öğretimsel Liderlik, Sınıf Öğretmeni, İlköğretim Okulu.

BoluEğitim yönetimiSınıf öğretmenleri+3
Nigar Coşar
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okulu 5. sınıf öğrencilerinin öğretmenlerine olan güven düzeyleri ile derse katılım düzeyleri arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı; ilköğretim öğrencilerinin öğretmenlerine olan güven düzeyleri ile derse katılım düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemektirAraştırmada nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Veriler, araştırmacı tarafından hazırlanan, 17 maddeden oluşan ?Derse katılım? ve 23 maddeden oluşan ?Öğrencilerin öğretmene güveni? anketleri ile toplanmıştır. Araştırmanın evreni, Bolu ili merkez ilçe sınırlarındaki 19 farklı ilköğretim okulundaki 5.sınıf öğrencilerdir. Araştırmanın örneklemini 524 öğrenci oluşturmaktadır.Araştırmada aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır;Araştırmaya katılan öğrencilerin anketteki, ?Öğretmenimiz doğru söyler?; ?Bize verdiği sözü tutar?; ?Bizim görüşlerimize önem verir?; ?Bize eşit davranır?; ?Aldığı kararların sebeplerini açıklar?; ?Bizim eleştirilerimize açıktır?; ?Derste veya ders dışında öğretmenimle rahatlıkla görüşebilir, konuşabilirim?; ?Kararlarında tutarlıdır?; ?Bize karşı adildir?; ?Bizim önerilerimizi dinler?; ?Bizim problemlerimizle yakından ilgilenir?; ?Bizi doğru şekilde bilgilendirir?; ?Bize karşı hoşgörülüdür?; ?Yardıma ihtiyacım olduğunda öğretmenim yardım eder?; ?Bize karşı açık fikirlidir?; ?Öğretmenimin yanında kendimi güvende hissediyorum?; ?Öğretmenimiz bizim iyiliğimizi düşünür?; ?Öğretmenimin işini çok güzel yaptığına inanıyorum?; ?Öğretmenin her söylediğine inanırım?; ?Öğretmenimiz bize güvenir? maddelerine ?Her zaman? düzeyinde katıldıklarını tespit edilmiştir. ?Öğretmenimiz bize aşağılayıcı ve alaycı isimler takar?; ?Öğretmenimiz tarafından dışlanmış arkadaşlarım var?; ?Öğretmenimin çoğu davranışından kuşku duyarım? maddelerine ise ?Hiç? boyutunda katıldıkları saptanmıştır.Araştırmaya katılan öğrencilerin anketteki ?Dersi dikkatlice dinlerim?; ?Öğretmenimin ve arkadaşlarımın neler yaptıklarına dikkat ederim?; ?Anlayamadığım yerlerde soru sorarım?; ?Sorulan soruların cevabını biliyorsam söz isterim?; ?Derse hazırlıklı gelirim?; ?Gerekli araç-gereçleri hazırlayarak gelirim?; ?Yeni bir konuya geçtiğimizde meraklanırım?; ?Grup çalışmalarına katılırım?; ?Deney yapma, canlandırma gibi uygulama yapılması gereken derslerde uygulamalara katılırım?; ?Aldığım görevleri en iyi şekilde tamamlarım? maddelerindeki davranışları ?Her zaman? düzeyine yaptıkları tespit edilmiştir. Öğrencilerin ?Ders dışı etkinliklerle uğraşmam?; ?Dersi dinlediğimi davranışlarımla, jest ve mimiklerimle belli ederim?; ?Not tutarım?; ?Değişik örnekler veririm?; ?Güncel gelişmeleri ve yenilikleri sınıf gündemine getiririm?; ?Yaşadığım olaylar varsa bunları anlatırım?; ?Öğretmenim ya da arkadaşlarımın anlattığı konularda, eksiklik ya da yanlışlık hissedersem bunu tamamlarım? maddelerindeki davranışları ise ?Çoğunlukla? düzeyinde yaptıkları bulunmuştur.Öğrencilerin öğretmenlerine olan güven düzeyleri ile derse katılım düzeyleri arasında olumlu ve anlamlı ilişkinin olduğu tespit edilmiştir (r= .361, p= .000).Bu çalışmanın sonuçlarına dayalı olarak öneriler; Öğrencilerin başarılarını olumlu şekilde etkileyen faktörlerden biri olan derse katılım düzeylerini arttırabilmek için dikkat edilmesi gereken unsurlardan birinin öğrencilerin öğretmenlerine olan güven düzeylerini arttırmak olduğu ileri sürülebilir.

GüvenÖğrenci katılımıÖğrenciler+5
Cihan Menteş
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin özel alan yeterlik düzeyleri

Bu araştırmada, İstanbul ili Küçükçekmece ilçesinde bulunan İlköğretim okullarındaki sınıf öğretmenlerinin özel alan yeterlik düzeylerini, sınıf öğretmenlerinin görüşlerine göre belirlemek ve sınıf öğretmenliği özel alan yeterliğinin katılımcılara ilişkin bazı değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığını tespit etmek amaçlanmıştır.Araştırmanın evrenini 2011-2012 eğitim öğretim yılında İstanbul ili Küçükçekmece ilçesi sınırları içerisinde bulunan ilköğretim okullarında görev yapan sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Evrende bulunan 64 ilköğretim okulu 1300 sınıf öğretmeni içerisinden, araştırmacı tarafından ulaşım zaman ve maliyet yönünden uygun olabilecek 14 ilköğretim okulu seçilmiştir. Araştırmanın örneklemine 14 okul 300 sınıf öğretmeni dahil edilmiştir. Araştırmada, MEB.' in belirlediği sınıf öğretmenlerinin özel alan yeterliklerinden yararlanılarak, araştırmacı tarafından hazırlanan sınıf öğretmenliği özel alan yeterlik anketi kullanılmıştır. Elde edilen verilerin istatistiksel yorumlanmasında SPSS istatistik programı kullanılmıştır. Temel istatistik işlemler olarak, standart sapma (ss), aritmetik ortalama ( ), üç ve daha fazla değişken olduğunda varyans analizi ve buna bağlı olarak anlamlı fark bulunduğunda farkın hangi gruplar arasında olduğunu belirlemek için Post Hoc Tukey testi ve iki değişkenli durumlarda da t- test kullanılmıştır.Araştırmada elde edilen sonuçlardan bazıları şu şekildedir; Sınıf öğretmenlerinin özel alan yeterlik düzeylerine ilişkin görüşlerine göre, " Bireysel ve Mesleki Gelişim- Toplumsal İlişkiler" konu alanı diğer konu alanlarına göre daha yüksek düzeyde ( = 4.08 ve ss= 0.51), "Sanat ve Estetik" konu alanı ise diğer konu alanlarına göre aritmetik ortalamasının ( = 3.53 ve ss= 0.74) daha düşük düzeyde olduğu görülmüştür. Sınıf öğretmenlerinin özel alan yeterlik düzeylerine ilişkin görüşleri cinsiyetlerine, yaşlarına, mesleki kıdemlerine, eğitim düzeylerine ve katıldıkları hizmet içi program sayısına göre anlamlı farklılık göstermektedir. Cinsiyet değişkeninde, "İzleme ve Değerlendirme", "Dil Becerilerini Geliştirebilme" ve "Bilimsel ve Teknolojik Gelişim" konu alanlarına verilen cevaplarda fark bulunmuştur. Farklar kadın öğretmenlerin lehinedir.Yaş değişkenine göre, "Öğrenme- Öğretme Ortamı ve Gelişim", "Sanat ve Estetik", "Dil Becerilerini Geliştirebilme", "Bilimsel ve Teknolojik Gelişim" ve "Bireysel Sorumluluklar ve Sosyalleşme" konu alanlarında verilen cevaplarda anlamlı fark bulunmuştur. Farklar 46 ve üzeri yaş grubu öğretmenler lehinedir.Mesleki kıdem değişkenine göre, "Öğrenme- Öğretme ortamı ve Gelişim" ve "Sanat ve Estetik" konu alanlarında verilen cevaplarda anlamlı farklar bulunmuştur. Farklar 11 yıl ve üzeri kıdeme sahip olan öğretmen gruplarının lehinedir.Eğitim düzeyi değişkenine göre, "Bilimsel ve Teknolojik Gelişim" konu alanında farklılık ön lisans ve lisans mezunu öğretmenler lehinedir. Hizmet içi eğitim değişkenine göre, "Öğrenme- Öğretme Ortamı ve Gelişim", "Dil Becerilerini Geliştirebilme" ve "Bireysel Sorumluluklar ve Sosyalleşme" konularında verilen cevaplarda anlamlı farklar bulunmuştur. Farklar 4 ve üzeri hizmet içi eğitim programına katılan öğretmenler lehinedir. Anahtar Kelimeler: Sınıf Öğretmeni, Özel Alan Yeterliği, İlköğretim Okulu

Mesleki yeterlilikSınıf öğretmenleriYeterlilik+3
Oya Çavuş
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul öğrencilerinin görsel algı düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmada, ilkokul öğrencilerinin görsel algı düzeylerinin incelenmesi amaçlanmıştır. İlişkisel tarama modellerinin bir arada kullanıldığı araştırmanın örneklemi Zonguldak ili Karadeniz Ereğli İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı ilkokullardan 2017-2018 eğitim-öğretim yılında üç devlet okulunda üçüncü ve dördüncü sınıflarda öğrenim gören toplam 150 öğrenciden oluşmaktadır. Öğrencilerin görsel algı düzeyleri "Gelişimsel Görsel Algı Testi-2" (GGAT-2) ile belirlenmiştir. Ölçeğin yaş grubuna uygunluğu için üç okuldan 100 öğrenci ile ön çalışma yapılmış, güvenirlik ve geçerliği sınanmıştır. Yaş grubuna uygunluğu belirlenen ölçek 150 öğrenciye tekrar uygulanarak görsel algı düzeyleri cinsiyete göre incelenmiş, görsel algı alt testleri arasındaki ilişki düzeyleri tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda öğrencilerin genel görsel algılarının ortalama düzeyde olduğu belirlenmiştir. Motor beceri gerektiren, karmaşık el-göz koordinasyonu görevlerini içeren görsel algısal becerilerini gösteren görsel-motor algı boyutunda ortalamanın üstünde olan öğrenciler motor beceri gerektirmeyen, görsel algı becerilerini ölçmeyi amaçlayan motor-bağımsız görsel algı boyutunda ortalama düzeydedir. Öğrenciler en yüksek ortalamayı görsel-motor hız, en düşük ortalamayı ise mekânda konum boyutunda almışlardır. Genel görsel algı düzeyinde cinsiyetin etkisinin olmadığı, bununla birlikte yaşın anlamlı farklılığa yol açtığı belirlenmiştir. Yaş ve cinsiyetin, öğrencilerin genel görsel algı düzeyi üzerindeki ortak etkisi anlamlı değildir. 8 ve 9 yaşa göre öğrencilerin genel görsel algı düzeyinin, cinsiyete; kız ve erkeklerin aynı test puanlarının ise yaşa göre farklılık göstermediği anlaşılmaktadır. Genel görsel algı ile alt boyutları arasında pozitif yönde ve yüksek düzeyde anlamlı ilişki vardır. Alt testler arasındaki ilişkiler de pozitif ve anlamlıdır.

Görsel algılamaTestlerÖlçme-değerlendirme+1
Yasin Gülsoy
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
11
Master'sOpen AccessTR

Gelişimsel Görsel Algı Testi-3: Geçerlik ve güvenirlik çalışması

Bu araştırmada, Gelişimsel Görsel Algı Testi-3 'ün 6-9 yaş arası çocuklar için geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılması amaçlanmıştır. Veriler, Samsun'un, Çarşamba, Salıpazarı ve Terme ilçelerinde 1, 2, 3, ve 4. sınıf seviyelerinden toplam 394 öğrenciye 6 aylık süre içerisinde Gelişimsel Görsel Algı Testi-3 uygulanarak toplanmıştır. Veriler SPSS 16.0 istatistik programına uygun şekilde kodlanmıştır. İstatistiksel çalışmalar, testin güvenirlik ve geçerliliğine yönelik olmuştur. Ölçekten elde edilen puanlar arasında test-tekrar test güvenilirliği, Cronbach Alfa güvenirliği, madde analizi çalışmaları yapılmıştır. Tüm ölçek puanları arasındaki ilişki .01 düzeyinde anlamlı bulunmuştur. Bu sonuç, GGAT-3'nin ölçümler arasında tutarlı sonuçlar verdiğini göstermektedir. Cronbach Alfa hesaplanmış ve toplam görsel algı puanının .995 olduğu hesaplanmıştır. Ayırt edicilik hesaplamaları içinde alt ve üst %27'lik dilimler arasındaki puan farklılığı ilişkisiz grup t-testi ile araştırılmış ve sonuçlar .001 düzeyinde anlamlı bulunmuştur. Araştırmada cinsiyetler arasında bir fark olup olmadığı da sınanmış ve 6-9 yaş çocuklarında cinsiyete bağlı olarak, kız öğrenciler lehine anlamlı bir farklılaşma olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, Gelişimsel Görsel Algı Testi-3'ün 6-9 yaş çocukları için geçerli ve güvenilir bir ölçek olduğu belirlenmiştir.

GeçerlikGörsel algılamaGüvenilirlik+3
Sinan Dağ
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin empatik eğilim düzeyleri ile değer yönelimleri arasındaki ilişki

Son yıllarda eğitim konusunda üzerinde en çok durulan konuların başında empati, değerler ve ahlâk kavramları gelmektedir. Günümüzde empatik eğilimi kullanma konusundaki yetersizlik insanların karşılaşmış olduğu problemlerden biridir. Bu konudaki bir diğer problem ise değer yargılarının, ahlâki gelişim modeli ile çocuklara ve dolayısıyla gelecek nesillere aktarılamamasıdır. Bu çalışma ile ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin empatik eğilim düzeyleri ile değer yönelimleri arasındaki ilişkinin tespit edilip cinsiyet, okul öncesi eğitim alma, büyüdüğü aile türü, anne ve babanın öğrenim düzeyine göre incelenmesi amaçlanmıştır. Tarama modeline göre gerçekleşen çalışma 2018-2019 eğitim öğretim yılı güz yarıyılında Kdz. Ereğli ilçesi merkez ilkokullarından tesadüfi olarak seçilen beş ilkokulda öğrenim gören 671 dördüncü sınıf öğrencisi ile gerçekleşmiştir. Araştırma verilerinin elde edilmesinde Kişisel Bilgi Formu, Çocuklar İçin Empatik Eğilim Ölçeği ve Portre Değerler Ölçeği kullanılmıştır. Kız öğrencilerin empatik eğilim ve sosyal değerlerden öz-aşkınlık değer düzeyinin erkeklere nazaran anlamlı şekilde yüksek olduğu, öğrencilerin empatik eğilim düzeyleri okul öncesi eğitim, aile türü ve anne-baba eğitim durumuna göre anlamlı farklılık göstermezken, değer yönelimlerinde anlamlı farklılıkların olduğu belirlenmiştir. Araştırma sonucunda, öğrencilerin empatik eğilim düzeylerinin hem bilişsel hem de duygusal alt boyutları ile değer yönelimleri alt boyutları arasında anlamlı bir ilişkisi olduğu tespit edilmiştir.

AhlakAhlak gelişimiAhlaki değerler+4
Serdar Öztürk
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Fen eğitiminde bilimsel hikâye kullanımının ilkokul öğrencilerinin çeşitli değişkenlerine etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı fen eğitiminde bilimsel hikâye kullanımının ilkokul 4.sınıf öğrencilerinin "Canlılar Dünyasını Gezelim, Tanıyalım" ünitesindeki başarı düzeyine, Fen Bilimleri dersine yönelik motivasyonlarına ve bilimsel süreç becerilerine olan etkisini araştırmaktır. Araştırma, 2014-2015 eğitim öğretim yılında Zonguldak İli Ereğli ilçesinde bulunan Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı ilkokullarda 4. sınıfta öğrenim gören farklı iki okuldan toplam 37 öğrenci üzerinde yarı deneysel yöntem kullanılarak uygulanmıştır. Fen Bilimleri dersleri kontrol grubunda, Fen Bilimleri dersi öğretim programında öngörülen etkinlikler ile gerçekleştirilirken; deney grubunda ise bilimsel hikâyeler ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nicel veriler uygulama yapılmadan önce ve sonra olmak üzere başarı testi, fen öğrenmeye yönelik motivasyon ölçeği ve bilimsel süreç becerisi ölçeği olarak uygulanarak elde edilmiştir. Uygulanan testlerin ve aktivitelerin geçerlilik ve güvenilirliğinin belirlenmesi için 2013-2014 eğitim öğretim yılında pilot uygulama yapılmış ve alınan sonuçlara göre testler asıl uygulamada kullanılmıştır. Deneysel çalışma her iki grupta da üçer saatlik dersler olmak üzere ortalama beş hafta süresince uygulanmıştır. Çalışmada elde edilen sonuçlar bağımsız örneklem (Independent Samples) t-testi ve bağımlı gruplar için (Paired-Samples) t-testi uygulanarak değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonucunda; başarı, fen motivasyonu ve bilimsel süreç becerilerine göre deneysel işlemlerden önce deney ve kontrol grubu arasında farklılık çıkmamış, bu sonuç sınıfların birbirine denk olduğunu göstermiştir. Uygulama sonrası yapılan son testlerde deney ve kontrol grupları arasında anlamlı fark çıkmış, bilimsel hikâyelerle fen dersi işlemenin yararlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Deney grubunda ön testler ve son testler arasında başarı, fen motivasyonu ve bilimsel süreç becerileri içerisinde farklılığa bakıldığında son test lehine başarı ve motivasyonda fark çıkmış, bilimsel hikâyelerin kullanımının başarı ve motivasyonu olumlu yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır.

Bilimsel Süreç Becerilerini Değerlendirme AracıBilimsel süreçEğitim yöntemleri+7
Yeşim İpek
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ekrandan okumanın ilkokul öğrencilerinin okuma becerilerine ve okumaya yönelik tutumlarına etkisi

Bu araştırma ile farklı okuma ortamlarındaki okuma çalışmalarının ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin okuma becerilerine (okuduğunu anlama, prozodik okuma, okuma hataları, okuma hızları), ekrandan okumaya yönelik tutumlarına ve okumaya yönelik tutumlarına etkisi araştırılmıştır. Araştırma Batı Karadeniz bölgesinde bir ilkokulda öğrenim görmekte olan 4. sınıf öğrencileri ile yürütülmüştür. Nicel araştırma yöntemleri çerçevesinde yürütülen bu araştırmada deneysel desenlerden, öntest- sontest kontrol gruplu modelden yararlanılmıştır. Öğrenciler; yansız atama ile deney ve kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Deney grubu 30, kontrol grubu 25 öğrenciden oluşmuştur. Deney ve kontrol grubu öğrencilerine ön testler uygulanarak grupların eşitliği görülmüştür. Araştırmada deney ve kontrol gruplarına uygulanan ön-testin ardından 12 haftalık uygulama yapılmıştır. Uygulama sırasında deney grubu öğrencileri; eğitim öğretim döneminin 12 haftası boyunca Türkçe derslerinde metin okuma çalışmalarının tamamını ekrandan yapmıştır. Kontrol grubu öğrencileri ise eğitim öğretim dönemi boyunca Türkçe derslerindeki metin okuma çalışmalarını ders kitabı üzerinden yapmıştır. Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin tamamına uygulama öncesinde ve sonrasında; ekrandan okuduğunu anlama ve kağıttan okuduğunu anlama, okumaya yönelik tutum ölçeği, ekrandan okumaya yönelik tutum ölçeği ve okuma prozodisi ölçeği uygulanmıştır, hata analiz envanteri kullanılarak hata analizleri yapılmıştır. Elde edilen bulgulara göre; deney grubu öğrencilerinin ekrandan okuduğunu anlama puanlarının uygulama sonucunda düşüş gösterdiği, ekrandan okumaya yönelik tutumlarında uygulama sonunda olumsuz düşüş olduğu, buna rağmen kağıttan okuduğunu anlama puanlarında artış olduğu, okumaya yönelik tutumlarında bir düşüş olmadığı, deney grubu öğrencilerin ekran okuma çalışmalarını düzenli ve sürekli yapmalarının kağıttan okuduğunu anlamaya olumlu, ekrandan okuduğunu anlamaya olumsuz yansıdığı sonucuna ulaşılmıştır. Ekrandan okuma uygulamalarının deney grubu öğrencilerinin ekran okuma hızlarını olumlu yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Denel işlem sonrasında deney ve kontrol grubuna hata analiz envanteri uygulanmış; öğrencilerin kelime tanıma düzeyleri "Öğretim Düzeyi" olarak belirlenmiştir. Sonuç olarak, deney grubu öğrencilerinin ekrandan yaptığı okumalar onların kelime tanıma düzeylerine bir etkisi olmadığı ortaya konmuştur.

EkranEkran okumaOkuma+4
Eşe Ak
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hikâye haritası yönteminin ilkokul 1. sınıf öğrencilerinin dinlediğini ve okuduğunu anlamaya etkisinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı; hikâye haritası yönteminin ilkokul 1. sınıf öğrencilerinin dinlediğini ve okuduğunu anlama düzeylerine ve okumaya yönelik tutumlarına etkisinin incelenmesidir. Araştırma; Zonguldak ili Kdz. Ereğli ilçesi Erdemir İlkokulunda 1. sınıfta eğitim-öğretim gören eşleştirilerek atanan 69 öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırmada, nicel araştırma yöntemlerinden "Yarı Deneysel Desen" kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verileri toplanırken, ön test-son test kontrol gruplu desen tercih edilmiştir. Verilerin toplanması sürecinde, uygulamanın başında ve sonunda deney ve kontrol gruplarına "Garfield" Görselli 1-6. Sınıflar İçin Okumaya Yönelik Tutum Ölçeği, ön testi ve son testi uygulanmıştır. Deney grubuna dinlediğini ve okuduğunu anlama sorularından önce hikâye haritası soruları sorularak hikâye haritasının dinlediğini ve okuduğunu anlamaya etkisi incelenmiştir. Kontrol grubunda ise normal öğretim ile ders işlenerek uygulama süreci tamamlanmıştır. Dinlediğini ve okuduğunu anlama metinleri, ilkokul 1. sınıf Türkçe kitabındaki 26 hikâye edici metinden oluşmaktadır. Denel işlem sonrasında uygulanan "Dinlediğini ve Okuduğunu Anlama Başarı Testi" ve "Garfield" Görselli 1-6. Sınıflar İçin Okumaya Yönelik Tutum Ölçeği ile elde edilen veriler, SPSS 20.0 istatistik paket programıyla değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonunda, dinlediğini ve okuduğunu anlama sorularından önce hikâye haritası uygulamasının yapıldığı deney grubu, kontrol grubuna göre anlamada daha başarılı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Hikâye haritasının dinlediğini ve okuduğunu anlamaya yönelik tutum üzerinde etkileri incelendiğinde, deney grubunda dinlediğini ve okuduğunu anlamada olumlu yönde gelişme bulunmuştur.

Dinleme becerisiDinleme-anlamaHikaye+7
Fatma Beyhatın
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmeni adaylarının STEM eğitimine yönelik tutum ölçeğinin geliştirilmesi ve sınıf öğretmeni adaylarının STEM eğitimine yönelik tutumlarının çeşitli değişkenlere göre incelenmesi

Bu araştırmada sınıf öğretmeni adaylarının STEM eğitimine karşı tutumlarını belirlemek için geliştirilen ölçeğe göre STEM' e yönelik tutumların farklı değişkenlere göre değişikliği belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma, betimsel bir araştırmadır ve survey yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, Bülent Ecevit Üniversitesi ve Hacı Bektaş Veli Üniversitesi'nde eğitim gören 330 Sınıf öğretmeni adayı tekvin etmektedir. Araştırmanın veri toplama aracını kişisel bilgi formu, STEM ölçeği, California Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği ve Problem Çözme Ölçeği oluşturmaktadır. Veri toplama formlarından elde edilen niteliksel datalar, SPSS 21.0 Paket istatistik programında yer alan ilişkisiz gruplar için t testi (Independent Simple t Test) ve tek yönlü varyans analizi (One-way ANOVA) yararlanılarak analiz edilmiştir. Bununla birlikte verilerin aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri de hesaplanıp tablo haline getirilmiştir. Araştırmanın bulguları, sınıf öğretmeni adaylarının cinsiyete göre STEM alanında, STEM alt boyutlarından fen ve mühendislik boyutunda, mezun oldukları okul türü değişkenine göre STEM, eleştirel ve problem çözme eğiliminde anlamlı fark görülmüştür. Mezun oldukları okul türü değişkenini STEM alt boyutlarına göre incelediğimizde matematik alanında anlamlı bir fark görülmüştür. Öğrenim gördüğü sınıf düzeyi değişkenine göre STEM ve problem çözme eğiliminde anlamlı fark görülürken, STEM alt boyutlarına göre fen, mühendislik, matematik, teknoloji boyutlarında da anlamlı bir fark görülmüştür. Anahtar Kelimeler: STEM, Eleştirel Düşünme Becerisi, Problem Çözme Becerisi, Bütünleşik STEM Eğitimi

Aday öğretmenlerProblem çözme becerisiSTEAM eğitimi+5
Ebru Mert
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin sığınmacılara yönelik kapsayıcı eğitimi gerçekleştirme durumunun incelenmesi

Bu araştırma, akranlarına oranla çeşitli sebeplerle dezavantajlı olan öğrencilerin çevrelerinde kabul görmeleri (kapsayıcılık), sınıf öğretmenlerinin kapsayıcılık konusundaki olumlu ve olumsuz tecrübeleri, öğrenci-öğretmen etkileşim durumlarını incelemeyi amaçlamaktadır. Amaçlı örneklem yöntemlerinden kolay ulaşılabilir örneklem tekniği tercih edildiği araştırma Zonguldak ili Ereğli ilçesinde bulunan bir ilkokulda yürütülmüştür. Araştırmada sığınmacı öğrencilere yönelik sınıf öğretmenlerinin öğrencileri ile etkileşimi, öğretim uyguları ve yöntemleri incelenmiştir. Bu kapsamda okul yöneticileri ve rehber öğretmenden mevcut durum ve sığınmacı öğrencilere yönelik kapsayıcı eğitim faaliyetlerine ilişkin görüşlerine, sığınmacı ve Türk öğrencilerin ise okul ve öğretim süreci üzerindeki görüşlerine başvurulmuştur. Veri toplama aracı olarak gözlem ve görüşme metodu kullanılmış, verilerin çözümlenmesinde ise içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarıyla; sığınmacı öğrencilerin bulunduğu sınıflarda karşılıklı saygı ve sevgi ortamının sağlanmasına yönelik sınıf öğretmenlerinin bunu sağlamak üzere sınıf kuralları konusunda katı davrandığı, arkadaşlık ilişkilerinde yapıcı ve yardımseverlik duygusunun sık sık verildiği, derslerin genelinin düz anlatım yöntemi ve soru-cevap tekniği kullanılarak işlendiği, oyuna dayalı, görsel ve derse dikkat çekici öğretmen girişlerin bu öğrencilerin derse katılımını etkilediği, ayrıca kendilerini daha rahat ifade edebildikleri (Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi) derslerde daha katılımcı oldukları ve öğretmenlerin derslerde sığınmacı öğrencilerin sınıf arkadaşlarını aktif bir şekilde kullanarak akran eğitiminden yararlandığı görülmüştür. Sığınmacı öğrencilerin bulunduğu sınıflarda sınıf yönetimine ait stratejilerin geliştirilmesi, eğitim araç gereçlerinin bu öğrenciler için uyarlanması ve ders içerisinde stratejilerin ve yöntemlerin ve etkinliklerin bu öğrencilere de hitap edecek şekilde çeşitlendirilmesi ve bu yöndeki araştırmaların artırılması sağlanabilir. Ayrıca sığınmacıları da kapsayan çok kültürlü ve kültürlerarası bir eğitim anlayışını destekleyici, kapsayıcılık konusunda farkındalıkları artıracak içeriklerle zenginleştirilmiş bir müfredat hazırlanması önerilebilir.

GöçmenlerKapsayıcılıkKaynaştırma eğitimi+4
Mehmet Can Kırılmaz
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

4 ve 5. sınıf öğrencilerinin bilim insanı imajları

Bu çalışmada, 4 ve 5. Sınıf öğrencilerinin sahip oldukları bilim insanı imajlarının farklı değişkenler açısından ele alınması ve nasıl farklılaştığının ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Bu amaçla, 2011-2012 eğitim- öğretim yılında yürütülen çalışmada, Karadeniz Bölgesinden sosyo-ekonomik gelişmişlik düzey sıralamasına göre yüksek, orta ve düşük düzeyde seçilen ikişer il; bu illerden 2011 yılı SBS başarı ortalamaları dikkate alınarak belirlenen üçer okul ve her okuldan tesadüfi yöntemle belirlenen dörder sınıf olmak üzere toplam 72 sınıf ve 1926 öğrenci örnekleme alınmıştır. Bu yolla belirlenen örneklemin Karadeniz bölgesindeki tüm 4 ve 5. Sınıfları yansıttığı varsayılmıştır. Araştırmada, Küçük ve Bağ (2012) tarafından geliştirilen ?Bilim İnsanı İmajı Ölçeği? kullanılmıştır. Ölçekle veri toplama sürecine geçmeden önce yapılan güvenirlik analizi sonucunda Cronbach Alpha katsayısı 0,69 olarak tespit edilmiştir. Bu nedenle veri toplama aracının, 20 soru ve 6 faktörden oluşan 5?li likert yapısı değiştirilmeden kullanıma uygun bulunmuştur. Verilerin analizi, PASW 18 paket programı yardımıyla yapılmıştır. Bu süreç içerisinde, çalışmanın alt problemlerine uygun olacak şekilde; t-Testi, ANOVA, Kruskal-Wallis ve Man Whitney U testleri yapılmıştır. Buna göre, 4 ve 5. sınıf öğrencilerinin sahip oldukları imajların - sosyo-ekonomik düzey, sınıf düzeyi, cinsiyet, anne eğitim durumu ve baba eğitim durumu ? değişkenlerine göre nasıl farklılaştığı ortaya çıkarılmıştır. Çalışmada, daha önce yapılan çalışmalarda olduğu gibi bilim insanı cinsiyeti ve dış görünüşü ile ilgili olarak yapılan detaylı analizlerin sonuçları ortaya konurken; bilim insanının karakter/kişilik yapısı, özel yaşamı ve çalışma şartları ile ilgili olarak ilginç sonuçlar ortaya çıkarılmıştır.

BilimBilim insanıBilimsel davranış+5
Hasan Bağ
Recep Tayyip Erdogan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul ve ortaokul öğretmenlerinin eleştirel düşünme eğilimleri ve bu eğilimleri etkileyen faktörler (İstanbul ili örneği)

Eleştirel düşünme kendi düşünce süreçlerimizin bilincinde olarak, başkalarının düşünce süreçlerini göz önünde tutarak, öğrendiklerimizi uygulayarak kendimizi ve çevremizde yer alan olayları anlayabilmemizi amaç edinen organize ve aktif bir zihinsel süreçtir. Bu çalışmanın amacı; ilkokul ve ortaokul öğretmenlerimizin eleştirel düşünme eğilimlerini ve bu eğilimlere etki eden faktörleri tespit etmektir. Araştırma, ilişkisel tarama modelinde betimsel bir araştırmadır. Araştırmanın örneklemini 2014-2015 Güz döneminde İstanbul ili, Fatih, Kadıköy, Eyüp, Şişli, Gaziosmanpaşa, Sultangazi ve Arnavutköy ilçelerinden ulaşılabilirliği ve öğretmen mevcudu yüksek olan ilk ve orta devlet okullarda görev yapan 468 öğretmen oluşturmaktadır. Veri toplama araçları olarak, araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" ve "Kaliforniya Eleştirel Düşünme Eğilimleri Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen veriler, istatistik program yardımıyla analiz edilmiş ve değerlendirilmiştir. Araştırmada ilkokul ve ortaokul öğretmenlerinin eleştirel düşünme eğiliminin, ölçeğin standart puanlama sistemine göre " düşük" seviyede olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca eleştirel düşünme eğilimi ortalama puanlarının; yaş, anne eğitim düzeyi, hizmet süresi, aile genel yapısı değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Anlamlı farklılık oluşturmamakla beraber sosyal etkinliklere katılım ve bilimsel etkinliklere katılım değişkenlerinin ortalamalar bazında bir etkisinin olduğu anlaşılmıştır Bununla birlikte eleştirel düşünme eğilimi ortalamalarının; cinsiyet, medeni durum, öğretmenin toplam kardeş sayısı, öğretmenin kaçıncı kardeş olduğu, babasının eğitim düzeyi, annesinin mesleği, babasının mesleği, üniversite eğitiminden önce yaşadığı yerleşim birimi, öğretim yaptığı kademe, branşı (alanlara göre), mezun olduğu üniversitenin bulunduğu bölge değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermediği belirlenmiştir. Bu bağlamda araştırmanın sonuçları alan yazında benzer amaçlarla yapılmış çalışmalarla tartışılmış ve çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Eleştirel Düşünme, İlkokul, Ortaokul, Faktör, Öğretmen

Eleştirel düşünceEleştirel düşünceEğitim+5
Aykut Aşkar
Recep Tayyip Erdogan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
20
Master'sOpen AccessTR

Din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenlerinden beklenen yeterlikler üzerine yeni öğretmen yetiştirme modeli bağlamında bir araştırma

Bu çalışmada yeni öğretmen yetiştirme modeli bağlamında Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenlerinden beklenen yeterlikler araştırılmıştır. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenlerinden Beklenen Yeterliklerin Yeni Öğretmen Yetiştirme Modeli Bağlamında belirlenmesinde araştırmacı tarafından geliştirilen ve iki bölümden oluşan veri toplama aracı hazırlanmıştır. Veri toplama aracının ilk bölümünde ölçme aracına katılan öğretmenlerin kişisel özelliklerini belirlemeyi amaçlayan 10 soru hazırlanmıştır. Veri toplama aracının ikinci bölümünde araştırmanın alt problemlerine yönelik olarak; ''Size göre bir Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeninde bulunması gereken mesleki yeterlikler nelerdir? Önem derecesine göre 1'den 10'a kadar yazınız'' sorusu sorulmuştur. Bu soru çerçevesinde DKAB öğretmenlerinde istenilen yeterlik alanları değişkenlere göre belirlenmiştir. Araştırmanın evrenini, Rize ili ve ilçelerinde bulunan ilköğretim okullarındaki DKAB öğretmenleri, DKAB öğretmenlerinin haricinde kalan diğer öğretmenler ve okul yöneticileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise 2010 - 2011 öğretim yılında Rize ili ve ilçelerindeki ilköğretim okullarında görev yapan ve araştırmacı tarafından seçilen 262 öğretmen oluşturmaktadır. Örneklemde yer alan öğretmenler ise seçilen okullardaki DKAB öğretmenlerinden, DKAB öğretmenlerinin haricinde kalan diğer öğretmenlerden ve okul yöneticilerinden oluşmaktadır. Araştırma verilerinin çözümlenmesinde, SPSS programı kullanılarak kişisel değişkenlerle alt probleme ilişkin soruların ilişkisine Khi-Kare (X2) testiyle bakılmıştır.

Ahlak bilgisiMesleki yeterlilikYeterlilik+3
Ahmet Akif Erbaş
Recep Tayyip Erdogan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi dönemdeki çocuklara yönelik yapılandırmacı öğrenme kuramına dayalı kavram karikatürlerinin geliştirilmesi ve uygulanması

Okul öncesi dönemdeki çocukların merak ve araştırma duygularını destekleyerek, günlük hayatta karşılaştıkları sorunlara bilimsel çözümler üretebilmeleri açısından fen ve doğa etkinliklerinin kavram karikatürleriyle desteklenmesinin önem arz ettiği düşünülmektedir. Bu bağlamda çalışmanın amacı; okul öncesi öğretmenlerin mevcut fen ve doğa etkinlikleri ile ilgili görüşlerini belirleyerek, bu etkinliklerde kullanmaya yönelik yapılandırmacı öğrenme kuramına dayalı kavram karikatürleri geliştirmek ve uygulamadaki yansımaları ortaya çıkarmaktır. Araştırma, nicel ve nitel tekniklerin bir arada kullanıldığı karma (çoklu) araştırma yöntemiyle yürütülmüştür. Çalışmada amaçlı örnekleme yolu izlenmiştir. Bu araştırma 2011-2012 akademik yılında iki aşamada gerçekleştirilmiştir. İlk aşamada açık uçlu sorulardan oluşan bir anket formuyla Rize'de çalışan 99 okul öncesi öğretmeninin mevcut fen ve doğa etkinliklerine ilişkin görüşleri belirlenmiştir. İkinci aşamada ise anketlerden elde edilen verilerden de yararlanarak okul öncesi dönemdeki çocuklara yönelik yapılandırmacı öğrenme kuramına dayalı kavram karikatürleri geliştirilmiştir. Daha sonra geliştirilen materyaller uygulanarak yapılandırılmamış gözlemler yürütülmüştür. Araştırmanın ikinci aşamasına Rize'nin Çayeli ilçesinden toplam 97 çocuk ve 25 okul öncesi öğretmeni katılmıştır. Ayrıca Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi ve Sinop Üniversitesi'nde çalışan toplam 10 öğretim elemanı hazırlanan materyalleri değerlendirmiştir. Okul öncesi öğretmenlerin ve öğretim elemanlarının materyalleri değerlendirmesi için iki ayrı form geliştirilerek uygulanmıştır. Elde edilen veriler özelliklerine göre nitel veya nicel analizler yapılarak sunulmuştur. Okul öncesi öğretmenlerinin mevcut fen ve doğa merkezlerini yeterli görmedikleri ve istenilen düzeyde kullanamadıkları belirlenmiştir. Öğretmen ve uzman değerlendirmeleri sonucu geliştirilen kavram karikatürlerinin okul öncesi dönemde uygulanabilir olduğu tespit edilmiştir. Geliştirilen kavram karikatürlerinin uygulanması sırasında yapılan gözlemlerde çocukların konu ile ilgili fikirlerini birbirleriyle paylaştıkları, tartıştıkları, alternatif düşüncelerle birlikte bilgileri yorumlayarak problem çözme becerilerinin desteklendiği ve öğrenci-öğretmen arasındaki iletişimin daha sağlıklı hale getirildiği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada, okul öncesi öğretmenlerinin materyal tasarlama konusunda teşvik edilmesi ve bu bağlamda fakülte okul işbirliğine önem verilmesi gerektiği önerilmiştir.

Kavram karikatürleriOkul öncesi dönemOkul öncesi eğitim+3
Muhammed Ali Zoroğlu
Recep Tayyip Erdogan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Birinci sınıflarda uygulanan uyum ve hazırlık çalışmalarının öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi

Bu araştırmada Uyum ve Hazırlık Çalışmalarının öğretmen görüşlerinden yararlanarak öğrencilerin sınıf yönetimi, ilk okuma yazma becerileri ve okula uyumu üzerine etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda ilkokul birinci sınıflarda görev yapan sınıf öğretmenlerinin görüşleri alınarak, Uyum ve Hazırlık Çalışmalarının birinci sınıf öğrencilerinin hazırbulunuşluklarına etkisini, öğrenci velilerinin uyum ve hazırlık dönemi hakkındaki tepkilerini, Uyum ve Hazırlık Çalışmalarının süresi ve çalışma kitapları hakkındaki genel düşüncelerini, uyum ve hazırlık çalışmaları hakkındaki önerileri; görüşme ve mülakat tekniğiyle incelenmiştir. Araştırmanın evreni 2013 - 2014 eğitim öğretim yılında Rize il merkezindeki Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilkokul birinci sınıflardan oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini farklı mesleki deneyim düzeyinde bulunan birinci sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Örneklemde yer alan 16 sınıf öğretmeninin 8 tanesi 1-10 yıl, 5 tanesi 10-20 yıl 3 tanesi ise 20 yıl ve üzeri mesleki deneyime sahiptir. Araştırma sonucunda iki görüş ortaya çıkmıştır. Birinci görüşte uyum ve hazırlık çalışmalarının 66 aydan küçük öğrencilerin okuma-yazma hazırlıklarına ve okula uyum düzeyinde olumlu yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonucundan çıkan ikinci görüş ise öğretmenlerin etkinlikleri kolay ve yetersiz buldukları, sürenin etkinliklere uygun planlanmadığı, okul öncesi eğitimi alan öğrencilerin süreç içinde sıkıldıkları ve velilerin çocuklarının gelişim düzeylerine göre tutumlar sergilediği sonucuna ulaşılmıştır. Bu bulgulara dayanarak uyum ve hazırlık çalışmaları dönemi ile ilgili öneriler sunulmuştur.

Hazırlık programlarıHazırlık sınıflarıProgram değerlendirme+6
Ercan Altıntaş
Recep Tayyip Erdogan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin sınıf yönetimi becerileri ile tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişki

Bu araştırmada; okul öncesi eğitimde görev yapan, okul öncesi eğitim öğretmenlerinin sınıf yönetimi becerileri ile tükenmişlik düzeylerinin incelemesi amaçlanmıştır. Araştırmada ayrıca, okul öncesi eğitim öğretmenlerinin sınıf yönetimi becerileri ile tükenmişlikleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmada, bu amaç doğrultusunda, okul öncesi eğitim öğretmenlerinin sınıf yönetimi becerileri ile tükenmişlik düzeylerinin medeni durumlarına, görevdeki kadro pozisyonlarına, mesleki kıdem yıllarına, kazandıkları ücretten memnuniyet durumlarına, öğretmenlik mesleğini seçme nedenlerine, sınıflarındaki öğrenci sayılarına, aile toplam gelir düzeylerine ve okul öncesi eğitim öğretmenliği branşını seçme nedenlerine bağlı olarak istatistiksel açıdan anlamlı şekilde farklılaşıp farklılaşmadığı sorularına cevap aranmıştır. Ayrıca, okul öncesi eğitim öğretmenlerinin tükenmişlik düzeylerinin, istatistiksel olarak sınıf yönetimi becerilerinden yordanıp yordanamayacağı regresyon analizi ile belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma, Samsun il merkezi ve ilçelerinde bulunun anaokulu ve ilkokullarda görev yapan toplam 349 okul öncesi eğitim öğretmeninin gönüllü katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Maslach ve Jackson (1981) tarafından geliştirilmiş, Türkçeye uyarlama çalışmaları Ergin (1992) tarafından yapılmış "Maslach Tükenmişlik Envanteri" ve Denizel Güven ve Cevher'in (2005) okul öncesi öğretmenleri için geliştirmiş oldukları "Sınıf Yönetimi Beceri Ölçeği" olmak üzere iki farklı ölçek kullanılmıştır. Araştırma verileri 2014-2015 eğitim öğretim yılında toplanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler, SSPS paket programı ile çözümlenmiş, veri çözümlemede aritmetik ortalama, standart sapma, t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), korelasyon ve regresyon analizi teknikleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, okul öncesi eğitim öğretmenlerinin sınıf yönetimi becerilerinin, öğretmenlik mesleğini seçme nedenine bağlı olarak istatistiksel açıdan anlamlı düzeyde farklılaştığı görülmüştür. Öğretmenlerin sınıf yönetimi becerilerinin medeni durum, görevdeki kadro pozisyonu, mesleki kıdem yılı, kazandıkları ücretten memnuniyet, sınıflarındaki öğrenci sayıları, aile toplam gelir düzeyleri ve branşlarını seçme nedeni değişkenlerine bağlı olarak istatistiksel açıdan anlamlı düzeyde farklılaşmadığı gözlenmiştir. Okul öncesi eğitim öğretmenlerinin tükenmişlik düzeylerinin, mesleki kıdem değişkenine bağlı olarak duyarsızlaşma alt boyutunda istatistiksel açıdan anlamlı düzeyde farklılaştığı belirlenmiştir. Öğretmenlerin tükenmişlik düzeylerinin medeni durum, görevdeki kadro pozisyonu, mesleği seçme nedeni, kazandıkları ücretten memnuniyet, sınıflarındaki öğrenci sayıları, aile toplam gelir düzeyleri ve branşlarını seçme nedeni değişkenlerine bağlı olarak, hiçbir alt boyutta istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada, okul öncesi eğitim öğretmenlerinin sınıf yönetimi becerilerinin, tükenmişlik düzeyleriyle istatistiksel olarak ilişkili olduğu, ayrıca öğretmenlerin tükenmişlik düzeylerinin sınıf yönetimi becerilerinden yordanabildiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle, öğretmenlerin sınıf yönetimi becerilerinin, tükenmişlik düzeyleri üzerinde belirleyici ilişkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Sınıf Yönetimi Becerisi, Okul Öncesi Eğitim Öğretmeni, Okul Öncesi Eğitim, Sınıf Yönetimi, Tükenmişlik

Okul öncesi eğitimOkul öncesi öğretmenlerSınıf yönetimi+4
İsmail Adıgüzel
Recep Tayyip Erdogan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Proje tabanlı öğrenmenin birleştirilmiş sınıflarda uygulanabilirliğine ilişkin öğretmen görüşleri

Bireylerin temel haklarından olan eğitim hakkının temini için çeşitli uygulamalar yapılmaktadır. Bu uygulamalardan biriside birleştirilmiş sınıftır. Mevcut birleştirilmiş sınıf şartları düşünüldüğünde öğretim için kullanılacak yöntemin önemi büyüktür. Öğrencilerin sürece aktif olarak katılmaları ve kendi öğrenmelerinin sorumluluğunu almaları, öğretmenin ise bu süreçte rehber konumda olması sebebiyle proje tabanlı öğrenme yönteminin bu okullarda kullanılabileceği düşünülmektedir. Bu çalışmada proje tabanlı öğrenmenin birleştirilmiş sınıflarda uygulanabilirliğine ilişkin öğretmen görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada nitel araştırma yaklaşımı kapsamında durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen anket ve yarı yapılandırılmış görüşme kullanılmıştır. Giresun ilinde halen birleştirilmiş sınıflarda görev yapmakta olan 24 öğretmen çalışma grubunu oluşturmuştur. Araştırmada elde edilen veriler frekans- yüzde, içerik analizi ve betimsel analiz kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda öğretmenlere göre proje tabanlı öğrenmenin birleştirilmiş sınıflarda uygulanabileceği ancak uygulanmasının öğretmen ve öğrenci açısından bazı avantajlar sağlayacağı gibi bazı dezavantajlar da sağlayacağı ortaya çıkmıştır. Araştırmada öğretmenlerin proje tabanlı öğrenmeyle ilgili yeterli bilgiye sahip olmadıkları ortaya çıkmıştır. Öğretmenlere proje tabanlı öğrenme hakkında yeterli eğitim verilmeli ve proje tabanlı öğrenme konusunda deneyim kazanmaları sağlanmalıdır.

Tekin Güler
Giresun University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul fen bilimleri dersi öğretim programlarına (2005 ve 2013) yönelik stratejik planlama: SWOT analizi

Ülkemizde eğitim sisteminin değişmesiyle birlikte yapılandırılan Fen Bilimleri Dersleri Öğretim Programlarının (2005 ve 2013) öğretmen tarafından ne düzeyde bilindiğini ve uygulanabildiğini, programın eksilerini ve artılarını ilkokul 3. ve 4. sınıf, sınıf öğretmenlerinin görüşlerine dayanarak belirlemek çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden birisi olan olgubilim deseni kullanılmıştır. Araştırma verileri, Kırşehir il, ilçe, kasaba ve köylerde görev yapmakta olan sınıf öğretmenleriyle yapılan odak grup görüşmesi yoluyla elde edilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafında geliştirilen "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu (YYGF)" kullanılmıştır. Soruların hazırlanması aşamasında literatür taraması ile birlikte SWOT analizinin her bir boyutuna ilişkin (güçlü, zayıf, fırsatlar ve tehditler) soru türleri oluşturulmuştur. Oluşturulan taslak YYGF uzman görüşüne sunularak ölçme aracının kapsam ve yapı geçerliliğine bakılmıştır. Veri toplama aracı uzman görüşlerine göre düzenlenerek kapsam ve yapı geçerliliği sağlanmıştır. Araştırma sonucunda; 2005 Fen ve Teknoloji Dersleri Öğretim Programlarının; en güçlü olduğu yönünün duyuşsal öğrenmelere hitap ettiği, en zayıf olduğu yönlerinin ise içerik, kitap, materyal ve değerlendirme olduğu görülmekteyken, programı en fazla tehdit eden yönün öğretmenler ve programa en çok fırsat sunan yönlerin de öğretmenler, okul ve veli olduğu görülmüştür. 2013 Fen Bilimleri Dersleri Öğretim Programlarının; en güçlü olduğu yönünün içerik boyutu olduğu, en zayıf olduğu yönlerinin içerik, kitap, yöntem-teknik ve öğrenci boyutları olduğu görülürken, programı en fazla tehdit eden ve programa en fazla fırsat sunan yönün öğretmen olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Stratejik planlama, SWOT analizi, fen bilimleri öğretim programı

Fen bilgisiFen bilgisi dersiPlanlama+5
Hüseyin Koca
Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrenci ve velilerin okul memnuniyeti

Bu çalısmanın genel amacı, ilkögretim okulu ögrencilerinin ve velilerinokullarındaki memnuniyet düzeylerini tespit etmektir. Bu tespitlerin elde edilebilmesi,için belirlenen okullarda ?anket? yöntemi ile betimsel alan çalısması yapılmıstır.Bu çalısmanın evreni, Milli Egitim Bakanlıgı'na baglı Afyonkarahisar ilindeögrenim gören II. kademe ilkögretim ögrencileri ve velileridir. Arastırma örneklemiolarak, Afyonkarahisar il merkezi, Emirdag ilçe merkezi, Çobanlar ilçe merkezi ve baglıkasabalardaki 19 ilkögretim okulunda ögrenim gören 526 ögrenci ve 494 veli alınmıstır.Veli ve ögrencilere anket uygulanmıs ve verilen cevaplara göre degerlendirilmistir.Arastırmada ögrenci memnuniyeti; cinsiyet, sınıf, okul büyüklügü, ögretmensayısı ve yerlesim yeri degiskenlerine göre; veli memnuniyeti ise, okul büyüklügü,ögretmen sayısı, yerlesim yeri ve velilerin mezun oldugu okul degiskenlerine görearastırılmıstır. Memnuniyet düzeyi; egitim - ögretim, sosyal etkinlikler, ulasılabilirlik,güvenlik, fiziki ortam, olumlu davranıs kazandırma güvenilirlik, kantin hizmetleri veölçme degerlendirme açılarından degerlendirilmistir.Arastırmanın bulguları su sekilde özetlenebilir: Ögrenci memnuniyet anketinde,cinsiyet degiskeni açısından; hiçbir faaliyet alanında ortalamalar arasında anlamlı birfark görülmemistir. 6. ,7. ve 8. sınıflardan memnuniyet düzeyi en yüksek sınıf olarak 6.sınıflar gözükmektedir.Yerlesim yeri degiskeni açısından; sosyal etkinlikler, ulasılabilirlik, güvenlik,fizikî ortam, olumlu davranıs kazandırma, güvenilirlik, kantin hizmetleri ve ölçmedegerlendirme açılarından farklılık göstermektedir. Genel ortalamada farklılıkgörülmemektedir.Sınıf degiskeni açısından; egitim-ögretim faaliyetleri, sosyal etkinlikler,güvenilirlik, kantin hizmetleri, ölçme ve degerlendirme faaliyetleri ve genel ortalamaaçısından farklılık göstermektedir. Diger grup ortalamaları arasında bir farkgörülmemistir.Okul büyüklügü degiskeni açısından; sosyal etkinlikler açısından farklılıkgöstermektedir. Diger grup ortalamaları arasında bir fark görülmemistir.Ögretmen sayısı degiskeni açısından; genel ortalamada farklılık görülmektedir.Diger grup ortalamaları arasında bir fark görülmemistir.Veli memnuniyeti anketinde, yerlesim yeri degiskeni açısından; egitim-ögretimfaaliyetleri, olumlu davranıs kazandırma, güvenilirlik, kantin hizmetleri, ölçme vedegerlendirme ve genel ortalamada farklılık görülmektedir. Diger grup ortalamalarıarasında bir fark görülmemistir.Okulun büyüklügü degiskeni açısından; sosyal etkinlikler, güvenilirlik, kantinhizmetleri, ölçme ve degerlendirme farklılık görülmektedir. Diger grup ortalamalarıarasında bir fark görülmemistir.Ögretmen sayısı degiskeni açısından; olumlu davranıs kazandırma, güvenilirlik,kantin hizmetleri, ölçme ve degerlendirmede farklılık görülmektedir. Diger gruportalamaları arasında bir fark görülmemistir. Velilerin mezun oldugu okul degiskeninegöre; hiçbir grupta anlamlı bir farklılık bulunamamıstır.Anahtar kelimeler: Toplam Kalite Yönetimi, müsteri memnuniyeti, ögrenci, veli,performans.

Mehmet Cenap Sarı
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 4. ve 5. sınıf öğrencilerinin sosyal beceri düzeylerinin bazı değişkenler açısından incelenmesi

Çalışmada ilköğretim 4. ve 5. sınıf öğrencilerinin sosyal beceri düzeylerine bazı değişkenlerin etkisi incelenmiştir. Araştırma 2006?2007 öğretim yılında Afyonkarahisar ilinde merkeze bağlı 15 ilköğretim okulunda 450 öğrenci ile yapılmıştır.Araştırmada tarama modeli uygulanmıştır. Sosyal beceri anketi ile kişisel bilgilerin yer aldığı form ölçme aracı olarak kullanılmıştır. Öğrencilerin sosyal beceri düzeylerini tespit edebilmek amacıyla her bir öğrenci için hem ailesi hem de sınıf öğretmeni tarafından sosyal beceri anketi doldurulmuştur. Araştırmada uygulanan faktör analizi sonucunda; uyumluluk, plan yapma ve problem çözme, stresle başa çıkma, grupla bir işi yürütme, duyguları kontrol ve ifade etme, tanıtma ve bireysel ilişkiler, duyguları anlamaya yönelik alanlardaki, sosyal beceri yetilerini belirlemek için soru grupları oluşturulmuştur. Araştırmada kullanılacak bazı değişkenlerin (cinsiyet, eve alınan sureli yayın, çocuğun fikrinin alınması, anne-babanın eğitim durumu, anne-babanın çalışıp çalışmaması) tespiti içinde ayrı bir form doldurulmuştur.Ölçme aracı ile elde edilen puanların ortalamaları istatistiksel olarak değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Araştırmada anlamlılık düzeyi 0.05 olarak alınmıştır. Ölçme araçlarından elde edilen puanların gruplar arasında karşılaştırılması için, ?t? testi ve tek yönlü anova kullanılmıştır. Dağılımı belirlemek için frekans, yüzde ve ortalama kullanılmıştır.Bu araştırmaya göre, ilköğretim 4. ve 5. sınıf öğrencilerinin sosyal beceri düzeylerinin; eve alınan süreli yayın, evde alınan kararlarda çocuğun fikrinin alınması, açısından anlamlı, cinsiyet ve babanın eğitim durumu açısından kısmen anlamlı farklılıklar oluşturduğu, annenin eğitim durumu, anne babanın çalışıp çalışmaması açısından ise farkın anlamlı olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Hatice Gülay Dermez
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarında istenmeyen öğrenci davranışlarının sınıf öğretmenlerinin performansına etkisi

Bu çalısmanın amacı, lkögretim okullarındaki istenmeyen ögrenci davranıslarının sınıfögretmenlerinin performansına etkisini tespit etmektir. Tespit edebilmek için örneklem olarakalınan okullarda ?anket? çalısması uygulanmıstır.Bu çalısmanın evreni, Milli Egitim Bakanlıgı'na baglı Afyonkarahisar ilindekiilkögretim okulları ile bu okullarda görev yapan ögretmenlerdir.Arastırma örneklemi olarak il merkezindeki ilkögretim okullarında görev yapan 135sınıf ögretmeni, Emirdag ilçe merkezi ve merkeze baglı kasabalardaki ilkögretim okullarındagörev yapan 35 sınıf ögretmeni, hsaniye ilçe merkezi ve merkeze baglı ilkögretimokullarında görev yapan 30 sınıf ögretmeni alınmıstır. Bu ilkögretim okullarında görev yapansınıf ögretmenlerine uygulanan, anket sonuçlarına göre degerlendirme yapılmıstır.Arastırmanın bulguları su sekilde özetlenebilir: lkögretim okullarındaki stenmeyenögrenci davranıslarının cinsiyet, meslekteki kıdem ve medeni duruma göre ögretmendavranıslarına etkisi olup olmadıgı arastırılmıs ve ortalamalar farklı olmasına ragmen verilencevaplarda cinsiyet, meslekteki kıdem ve medeni duruma göre istatiksel anlamlı bir farklılıkgörülmemistir.

Mevlüt Bulut
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel güven ve örgütsel vatandaşlık davranışı

Bu çalışmanın amacı, ilköğretim okulu öğretmenlerinin görüşlerine göre,ilköğretim okullarındaki örgütsel güven ve örgütsel vatandaşlık davranışı arasındakiilişkiyi incelemektir.Araştırmada kullanılan ölçme araçları Yard. Doç. Dr. Cemil Yücel'in geliştirdiği?Örgütsel Vatandaşlık Davranışı Anketi? ile Wayne K. Hoy ve Megan TschannenMoran(2003)'ın geliştirdiği ?The Omnibus T-Scale(Seçme T ölçeği)? dirFrekans, yüzde, ortalama, standart sapma, faktör, güvenilirlik, korelasyon,regresyon analizleri kullanılmıştır. Araştırmada örgütsel güvenin örgütsel vatandaşlıkdavranışı üzerinde etkisi olduğu; pek çok güven boyutunun örgütsel vatandaşlıkdavranışının boyutlarını etkilediği tespit edilmiştir. Güvenilir okul ortamına sahipöğretmenlerin örgütsel vatandaşlık davranışı sergileme eğilimi gösterdikleri tespitedilmiştir. Örgütsel vatandaşlık davranışı üzerindeki en etkili değişken öğretmenleringörev yaptıkları okullardaki çalışma süreleridir.Anahtar Kelimeler: Örgütsel güven , Örgütsel Vatandaşlık, lköğretim Okulları

Gülden Samancı Kalaycı
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Annelerin çocuk kitabı seçimi hakkındaki görüşleri

Bu araştırmada, çocuk kitaplarının tür olarak çeşitliliğini, fiziksel ve içeriközelliklerini literatürü tarayarak incelemek, bunun yanı sıra annelerin çocuk kitabıseçimi ve okumanın önemi konusundaki görüşlerini belirlemek amaçlanmıştır.Bu araştırma, betimsel araştırma türüne girmektedir. Araştırmanın örneklemi, 2005-2006 eğitim öğretim yılında Afyon Merkezdeki beş ilköğretim okulunda ikinci sınıfadevam eden ve rast gele örnekleme yoluyla seçilen, sekiz yaş grubu, toplam 200öğrencinin annelerinden oluşmaktadır.Araştırma bulgularına göre, annelerin çoğunun lise mezunu ve ev hanımı oldukları,genellikle iki çocukları olduğu ve aylık gelir düzeylerinin ortalama 400-800 YTLarasında olduğu belirlenmiştir. Ayrıca annelerin çocuklarına kitap almadan önce kitabıokumadıkları, çocuklarına düzenli olarak kitap almadıkları, çocuklarına kitap okumakiçin zaman ayırmadıkları; bunun yanı sıra çoğu ailenin evinde kitaplığı olduğu,çocuklarına yeterince harçlık verdikleri, kitap almaya ailece birlikte karar verdikleribelirlenmiştir.Bu çalışmadan elde edilen genel bulgular sonucunda, annenin mesleği, eğitimdurumu, ailenin aylık gelir düzeyi ve evdeki çocuk sayısı ile annelerin çocuk kitabıseçimiyle ilgili görüşleri arasında 0.10 düzeyinde anlamlı farklılık olduğu ve genelanlamda annelerin kitap seçim kriterlerine uygun görüşler belirtmedikleri belirlenmiştir.

Nilay Biçici
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Bilim ve sanat merkezine zihinsel alandan devam eden ögrencilerin akranları ile okul basarıları açısından karsılastırılması

Bu çalısmada; Bilim ve Sanat Merkezine devam edip etmemenin, ögrencilerin okulbasarısıyla iliskisi belirlenmeye çalısılmaktadır. Çalısmada Bilim ve Sanat Merkezine devam edentüm ögrencilerin incelenmesi yerine, zihinsel yetenek alanında merkeze kayıt hakkı kazanmısögrencilerin durumları ile Bilim ve Sanat Merkezine kayıt hakkı kazanmamıs, ancak zihinselyetenek alanından grup testini geçmis ögrencilerin durumları karsılastırılmıstır. Arastırmanınevrenini Türkiye genelindeki 25 Bilim ve Sanat Merkezi, örneklemini Usak ve zmir Bilim veSanat Merkezlerine genel zihinsel yetenek alanından devam eden ögrenciler ve grup testini geçmisancak Bilim ve Sanat Merkezine kayıt hakkı kazanmamıs ögrenciler olusturmaktadır.Bu karsılastırma için l Milli Egitim Müdürlüklerince yapılan Seviye tespit sınav sonuçlarıve ögrencilerin dönem sonu karne notları alınmıs, istatiksel hesaplamalar yapılmıstır. Arastırmasonucunda; Bilim ve Sanat Merkezine devam eden ögrencilerle Bilim ve Sanat Merkezine devametmeyen ögrencilerin arasında okul basarısı açısından anlamlı bir farklılık görülmemistir.

Nihat Çakın
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Brokrasi ve ilköğretimde örgütsel sağlık

Bu çalışmanın amacı, ilköğretim okulu öğretmenlerinin görüşlerine göre,ilköğretim okullarındaki bürokrasi ile örgütsel sağlık arasındaki ilişkiyi incelemektir.Çalışmanın evrenini, 2004-2005 öğretim yılında Afyonkarahisar ili merkezindebulunan beş veya daha fazla öğretmenin çalıştığı 71 ilköğretim okulundaki 1380öğretmendir. Özel okullar analizden çıkartılmıştır.Örneklem 40 okuldaki 400 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanınörneklemini belirlemede tabakalı örnekleme kullanılmıştır. Her okulda belirlenen sayıdaöğretmen, tesadüfi olarak seçilmiştir. Araştırmada kullanılan ölçme aracıYücel(1999)'in geliştirdiği `bürokratikleşme anketi' ile Hoy, Tarter ve Kottkamp(1991)'ın geliştirdiği `İlkokullar için Örgütsel Sağlık Envanteri'dir. Kullanılabilir olarakgeri dönen anket sayısı 340'dır.Verilerin analizinde frekans, yüzde, ortalama, standart sapma, korelasyon, t-testi,regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmada bürokrasinin örgütsel sağlık üzerindeetkisi olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, bürokrasi örgütsel sağlığın bütün boyutlarınıetkilemektedir. Öğretmen görüşlerine göre bürokratik okul sağlıklı okuldur. Örgütselsağlık üzerindeki en etkili bürokrasi boyutu ise kuralların takibidir.Anahtar Kelimeler: Bürokrasi, Örgütsel Sağlık, İlköğretim Okulları

Ümmü Gülsüm Akıl Bülbül
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmeni, sınıf öğretmeni adayı ve 5. Sınıf öğrencilerinin dört işlem problemlerini çözmede kullandıkları stratejilerin karşılaştırılması

Gereksinimlere bağlı olarak şekillenen eğitim anlayışı değişen dünya ihtiyaçlarını karşılamak için geleneksel yapısından farklı bir anlayışa bürünmeye başlamıştır. Sistematik bir yapıya sahip olan eğitim, teknolojideki hızlı değişmelere bağlı olarak dönüşüm geçirmektedir. Bu dönüşümle eğitimin temel amacı bilgi toplamak değil, bilgiyi kullanarak üretmek ve karşılaştığı sorunların üstesinden gelebilen bireyler yetiştirmek olmuştur. Hayatın içindeki sorunlarla başa çıkabilmenin en kolay yöntemi ise problem çözmeyi öğrenmektir. Etkin problem çözme davranışını gerçekleştirmek için, yani problem çözmeyi de kolaylaştırmak için problem çözme stratejilerini problem durumuna uygun bir şekilde kullanmak gereklidir. Bu çalışma, sınıf öğretmeni, sınıf öğretmeni adayı ve 5. sınıf öğrencilerinin dört işlem problemlerini çözerken genelde kullandıkları stratejileri belirlemek amacıyla yapılmıştır. Betimsel tarama yöntemi ile yapılmış bu araştırmanın çalışma grubunu Kütahya il merkezinde öğrenim görmekte olan 264 ilköğretim 5. sınıf öğrencisi, matematik öğretimi dersini almış üç farklı üniversiteden 216 sınıf öğretmeni adayı ve Kütahya il merkezinde sınıf öğretmenliği yapmakta olan 149 öğretmen oluşturmaktadır. Veri toplama amacıyla araştırmacı tarafından geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılmış 10 sorudan oluşan problem çözme testi kullanılmıştır. Bu aşamadan sonra test çalışma grubuna uygulanmış, 5. sınıf öğrencisi, sınıf öğretmeni adayı ve sınıf öğretmenlerinin çözümleri kullanılan stratejilere göre sınıflandırılarak analiz edilmiştir. Araştırmada elde edilen sonuçlar şöyledir: Dört işlem problemlerini çözmede kullanılan stratejiler birey statüsüne (5. sınıf öğrencisi, sınıf öğretmeni adayı, sınıf öğretmeni) göre anlamlı farklılık göstermektedir. Dört işlem problemlerini çözmede 5. sınıf öğrencilerinin genelde tercih ettikleri strateji matematik cümlesi yazma stratejisi iken, sınıf öğretmeni adaylarının genelde tercih ettikleri strateji değişken kullanma (denklem kurma) stratejisi, sınıf öğretmenlerinin genelde tercih ettikleri strateji ise diyagram (şekil) çizme stratejisidir.Anahtar kelimeler: Matematik, problem, problem çözme, problem çözme stratejileri.

Mustafa Ulu
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim öğrencilerinin öğrenme stilleri: fen başarısı ve tutumu arasındaki ilişki (afyonkarahisar il örneği)

Bu arastırmada, ilkögretim ögrencilerinin ögrenme stilleri ile fene yönelik tutum ve basarıları arasındaki iliski incelenmistir. Arastırma Afyonkarahisar ili merkez ilçesinde ögrenim gören ilkögretim ögrencileri ile yapılmıstır. Arastırmada tarama modeli kullanılmıstır. 468 ilkögretim ögrencisine Kolb Ögrenme Stili Envanteri (ÖSE) uygulanarak ögrencilerin ögrenme stilleri belirlenmistir. Fen tutumunu belirlemek için Fene Yönelik Tutum Ölçegi kullanılmıstır. Verilerin çözümlenmesinde varyans analizi (one way ANOVA), t testi, yüzde ve frekans dagılımı istatistik teknikleri kullanılmıstır. Arastırmada elde edilen bulgulara göre ögrencilerin en çok özümseyen ögrenme stilini tercih ettigi ortaya çıkmıstır. Degistiren-özümseyen ve degistiren-ayrıstıran, ögrenme stilindeki ögrencilerin fen tutumları arasında anlamlı farklılasma oldugu bulunmustur. Her bir ögrenme stilindeki ögrencilerin tutumları ile cinsiyet arasında anlamlı bir iliski olmadıgı sonucuna ulasılmıstır. Degistiren-özümseyen ve degistirenayrıstıran ögrenme stilindeki ögrencilerin fen basarıları arasında da anlamlı farklılasma oldugu bulunmustur. Her bir ögrenme stilindeki ögrencilerin basarıları ile cinsiyet arasındaki iliski incelenmis; degistiren ve yerlestiren ögrenme stilindeki kız ögrencilerin basarılarının yüksek oldugu tespit edilmistir

Fen bilgisi eğitimiÖğrenme
Derya Koç
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim sekizinci sınıf öğrencilerinin mesleki karar düzeylerinin incelenmesi: Uzunlamasına bir çalışma

Araştırmada, İlköğretim sekizinci sınıf öğrencilerinin mesleki karar düzeylerinin zaman içerisindeki değişimleri, çeşitli değişkenlerle uzunlamasına bir çalışmayla incelenmiştir.Çalışmada, Çakır (2003)`ün ?Bir mesleki grup rehberliği programının lise öğrencilerinin mesleki kararsızlık düzeylerine etkisi? ni incelediği doktora tezinde geliştirdiği ?Mesleki Karar Envanteri? kullanılmıştır. Ayrıca öğrencilerin mesleki karar düzeylerini etkileyebilecek olan anne- baba eğitimi, anne- baba mesleği, kardeş sayısı, ailenin ortalama aylık geliri gibi değişkenler içeren kişisel bilgi formu hazırlanarak aralarındaki ilişkiye bakılmıştır.Çalışmanın ilk aşaması 2006-2007 Eğitim-öğretim yılında nisan ayında, Denizli/Buldan' daki altı ilköğretim okulunda öğrenim gören yedinci sınıf öğrencileri üzerinde uygulanmıştır. Ardından geçen bir sene sonra yine aynı öğrenciler sekizinci sınıf düzeyine ulaştıklarında 2007-2008 Eğitim- öğretim yılında nisan ayında envanter ikinci kez uygulanarak öğrencilerin mesleki karar düzeylerindeki değişiklik bir takım değişkenlerle birlikte incelenmiştir.Çalışmada cinsiyet, anne- baba mesleği, anne- baba eğitim durumu, ailenin ortalama aylık geliri,kardeş sayısı, çalışma ortamı, ailenin öğrencinin okul başarısına ilgisi gibi etkenlerin öğrencilerin,mesleki karar düzeyinde etkili olduğu görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Sekizinci sınıf öğrencisi, mesleki karar düzeyi.

Aylin Yazıcıoğlu
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 6. sınıf düzeyinde fen ve teknoloji dersi öğretimi yapan öğretmenlerin yeni 2005 yılı fen ve teknoloji programının uygulamasıyla ilgili görüş ve değerlendirmeleri (Afyonkarahisar il örneği)

The purpose of this current study was to investigate the perfectives and assessments of the science and technology teachers on the implementation of sixth grade science and technology program of the year 2005, called reform-based science and technology program. There were a total of seventy five science and technology teachers involved in this study that took place in Afyonkarahisar. The researcher employed a liker-type questionnaire consisting of 46 items. This was developed to figure out the views and assessments of the participants about the new 6th grade science and technology program. In the analysis of the quantitative data, descriptive statistics, independent samples t-test and one-way ANOVA with were used.After the analysis of the data, the study showed that the veriables, gender, teaching experience and place were not on effective factors on the views and assessments of the teachers regarting the implementation of the new programs . Furthermore, the participants stated that the allotted time was not enough for the implementation of the activities, and that they did not get adequate information about the implementation of the new program. They also claimed that the new program was not flexible for different situations and different groups of students.

Fen bilgisi eğitimiProgram değerlendirme
Serpil Kara
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Ses temelli cümle yönteminin öğretmenler tarafından algılama biçimleri ve uygulamada karşılaşılan güçlükler

ÖZETYÜKSEK LİSANS TEZ ÖZETİ?SES TEMELLİ CÜMLE YÖNTEMİNİN ÖĞRETMENLER TARAFINDAN ALGILAMABİÇİMLERİ VE UYGULAMADA KARŞILAŞILAN GÜÇLÜKLER?Selvinaz UĞUZİlköğretim Ana bilim DalıAfyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler EnstitüsüDanışman: Yrd. Doç. Dr.: Mahmut BABACANBu araştırma Afyonkarahisar merkez ilçesindeki ilköğretim birinci sınıföğretmenlerinin ses temelli cümle yöntemini algılama biçimlerini ve uygulamadakarşılaştıkları güçlükleri tespit etmek amacıyla yapılmıştır.Araştırmanın örneklemi Afyonkarahisar merkez ilçede çalışan 55, köy vekasabalarında çalışan 53, olmak üzere toplam 108 ilköğretim birinci sınıf öğretmeni olarakbelirlenmiştir.Öğretmenlerin ses temelli cümle yöntemini algılama biçimlerini tespit etmek üzere sestemelli cümle yönteminin olumlu olumsuz yönlerini ve önerileri içeren 25 soruluk anket,birinci sınıf öğretmenlerine uygulandı. Daha sonra öğretmenlere sınıftaki gözlemlerinedayanarak gözlem formu doldurtuldu. Öğretmenlerin algılarına ilişkin aritmetik ortalama vestandart sapma değerleri tablo halinde verilerek yorumlandı. Öğretmenlerin görüş, düşünce veönerilerinde farklılık oluşturabilecek iki değişkenin test edilmesinde ?bağımsız gruplar için t-testi? kullanılmıştır.Araştırmanın sonucunda ilköğretim birinci sınıf öğretmenlerinin ses temelli cümleyöntemini olumlu algıladıkları sonucuna ulaşılmıştır.

Selvinaz Uğuz
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim hayat bilgisi ders kitaplarının 2005 hayat bilgisi ders programında yer alan becerileri uygunluk düzeyinin öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi

Araştırma; ?İlköğretim Hayat Bilgisi Ders Kitaplarının 2005 Hayat Bilgisi Ders Program'ında Yer Alan Becerilerine Uygunluk Düzeyinin Öğretmen Görüşlerine Göre Değerlendirilmesi?ni belirlemek amacıyla yapılmıştır.Afyon ilinde görev yapan öğretmenler araştırmanın çalışma evrenini ve bu evrenden basit tesadüfi örnekleme yoluyla seçilmiş olan Hayat Bilgisi dersini okutmuş/okutan 194 öğretmen araştırmanın örneklemini oluşturmuştur.?İlköğretim Hayat Bilgisi Ders Kitaplarının 2005 Hayat Bilgisi Ders Programında Yer Alan Becerilerine Etkisine İlişkin Öğretmen Görüşleri?ni belirlemek için araştırmacı tarafından hazırlanan 39 soruluk anket formu kullanılmıştır. Araştırma sonunda her bir anket sorusundan elde edilen verilerin toplam puanlarının ortalamaları alınarak, bu ortalamalara değişkenlere uygun olarak ilişkisiz örneklemler t-test (İndependent Samples T Test) ve tek faktörlü varyans analizi (one-way anova) uygulanmıştır. Anketten elde edilen sonuçlar, tablo ve şekiller üzerinde düzenlenerek yorumlanmıştır.Araştırmada şu sonuçlara ulaşılmıştır: ?İlköğretim Hayat Bilgisi Ders Kitaplarının 2005 Hayat Bilgisi Ders Programında Yer Alan Becerileri Uygunluk Düzeyinin Öğretmen Görüşlerine Göre Değerlendirilmesi? adlı çalışmada çeşitli değişkenler (hayat bilgisi ders kitabını inceleme düzeyi, katıldığınız seminerlerin mesleki anlamda kazandırdığının değerlendirilmesi) açısından anlamlı farklılık bulunmuştur. Öğretmen görüşlerine göre, ders kitapları genel ve özel becerileri kazandırmada etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Nezahat Hamiden Karaca
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Toplumun eğitim fakültelerinden beklentileri ve karşılanma düzeyi

Bu çalışmanın temel amacı, toplumun değişik kesimlerinin Eğitim Fakülteleri'nden ne gibi beklentiler içerisinde olduğunu tespit etmek ve Eğitim Fakülteleri'nin bu beklentileri ne derecede karşıladığını ortaya çıkarmaktır. Araştırmanın çalışma evrenini, Afyonkarahisar ilinde yaşayan toplumun değişik kesimlerinden insanlar oluşturmaktadır.Araştırmada veri toplama aracı olarak anket kullanılmıştır. Başlangıçta 56 maddeden oluşan veri toplama aracının yapı geçerliliğini belirlemek için, beklenti düzeyinde faktör analizi yapılmıştır. Yapılan faktör analizi sonucunda ise faktör yükleri. 41 - .82 arasında değişen 54 madde tespit edilmiştir. İki madde anketten çıkartılmıştır. Bu aşamadan sonra yapılan güvenirlik analizi sonucunda ölçeğin genel güvenirliği ?= .92 olarak hesaplanmıştır.Elde edilen bulgulara göre; beklenti düzeyi açısından, toplumun düşünceleri genel olarak incelendiğinde; 1,03 ortalama ile anketin 31. maddesinde yer alan ?Yaşam boyu öğrenmeyi ve kendini yenilemeyi ilke edinmiş öğretmenlerin yetiştirilmesini istiyorum.? konusunda en fazla (hemen hemen ankete katılanların hepsi) görüş bildirmişlerdir. Ayrıca genel ortalama düzeyinde ise 1,19 ortalama ile ?evet? aralığına denk gelmiştir.Beklentisi evet olanların, bu beklentilerinin ne derecede karşılandığı açısından, toplumun düşünceleri genel olarak incelendiğinde; 3,34 ortalama ile anketin 41. maddesinde yer alan ?Eğitim Fakülteleri'nin Atatürk ilke ve inkılâplarına bağlı ve sahip çıkan öğretmenler yetiştirmesini istiyorum.? konusunda en fazla görüş bildirmişlerdir. Ayrıca genel ortalama düzeyinde ise 2,95 ortalama ile ?kısmen karşılıyor ? aralığına denk gelmiştir. Genel olarak baktığımızda, bu da göstermektedir ki toplumun değişik kesimlerinin eğitim fakültelerinden beklentileri de beklentilerinin karşılanma düzeyi de hemen hemen aynıdır.

ToplumToplum kalkınması
Mevlüt Gündüz
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık davranışları ve bürokrasi

iiYÜKSEK LİSANS TEZ ÖZETİÖĞRETMENLERİN ÖRGÜTSEL VATANDAŞLIK DAVRANIŞLARIVE BÜROKRASİHasan Hakan DÖNDERSınıf Öğretmenliği Anabilim DalıAfyonkarahisar Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler EnstitüsüEylül 2006Danışman: Yrd. Doç. Dr. M. Kemal KARAMANBu çalışmanın amacı, ilköğretim okulu öğretmenlerinin görüşlerine göre ilköğretimokullarında örgütsel vatandaşlık davranışlarına bürokrasinin etkisini incelemektir.Çalışmanın evreni 2005-2006 öğretim yılında Uşak ili merkezi, merkeze bağlı köylerive ilçe merkezlerinde bulunan beşten fazla öğretmenin çalıştığı 64 ilköğretim okulundaki1355 öğretmendir. Örneklem 26 okuldaki 538 öğretmenden oluşmuştur. Örneklemibelirlemede tabakalı örnekleme metodu kullanılmıştır. Her okuldaki belirlenen sayıdaöğretmen tesadüfi olarak seçilmiştir. Araştırmada kullanılan ölçme araçları, Yücel (1999)'ingeliştirdiği ?bürokratikleşme anketi? ve yine Yücel' in geliştirdiği ?Örgütsel VatandaşlıkDavranışı? anketidir. Kullanılabilir olarak geri dönen anket sayısı 430' dur.Verilerin analizinde frekans, yüzde, ortalama, standart sapma ve örgütsel vatandaşlık ilebürokrasi arasında ilişki olup olmadığını tespit etmek için korelasyon, bürokrasinin, örgütselvatandaşlık davranışını hangi oranda etkilediğini belirlemek için regresyon analizikullanılmıştır. Kıdem, cinsiyet ve branşa göre öğretmen görüşlerini karşılaştırmak için anovave t- testi uygulanmıştır.Araştırmada örgütsel vatandaşlık davranışları üzerinde bürokrasinin etkisinin olduğutespit edilmiştir. Ayrıca bürokrasi okul örgütsel vatandaşlık davranışının bütün boyutlarınıetkilemektedir. Okulun kuralcı bir tarz ile yönetilmesi okulun atmosferini olumsuz olaraketkilemektedir. Öğretmenlerin görüşlerine göre otoritenin hiyerarşik kullanımının artmasıilişkilerin resmileşmesine neden olmaktadır.Anahtar Kelimeler: Bürokrasi, Örgütsel Vatandaşlık, Eğitim, İlköğretim Okulu

Hasan Hakan Dönder
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin kaynaştırma uygulamalarında karşılaştıkları sorunlarla ilgili görüşleri ve çözüm önerileri

Bu çalısma ile sınıf öğretmenlerinin kaynastırma uygulamalarında karsılastıkları sorunlarla ilgili görüsleri ve çözüm önerileri alınmakta ve sınıf öğretmenlerinin cinsiyeti,yası,mezun oldukları bölümü, kıdemi ve sınıflarındaki öğrenci sayıları, bu sorunlara olan etkisi ile tutumları arasındaki iliskilerin neler olduğu arastırılmaktadır. Arastırmanın evrenini, 2006-2007 eğitim öğretim yılında, ?zmir ilinde özel ve resmi kurumlarda görev yapan tüm sınıf öğretmenleri olusturmaktadır. Bu arastırmanın örneklemi ise 2006-2007 eğitim öğretim yılında ?zmir ilinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı olarak öğretim yapan resmi ve özel 13 ilköğretim okulunda görev yapan 66 kadın , 54 erkek öğretmenin olusturduğu toplam 120 sınıf öğretmeninden olusmaktadır. Arastırmada ölçme aracı olarak Antonak ve Larrivee (1995) tarafından gelistirilen, özel gereksinimli öğrencilerin normal eğitim ortamlarına kaynastırılmasına iliskin öğretmen görüs ve tutumlarını değerlendiren K?GÖ (Kaynastırmaya ?liskin Görüsler Ölçeği) ile arastırmacı tarafından hazırlanan, öğretmenlerin bireysel özelliklerini içeren, kaynastırma uygulamalarında çalısma sürelerinden, sınıftaki öğrenci sayısı, sınıfın fiziki yapısı ve ailelerle isbirliği yapıp yapmama değiskeninden etkilenmediği belirlenmistir. Öğretmenlerin, kaynastırma ile ilgili belirttikleri sorunlar olarak sınıflarındaki mevcudun kaynastırmaya uygun olmadığını, hizmet içi eğitim programlarına katılımın az olduğunu,kaynastırma eğitimi için ayrı bir program hazırlamadıklarını, bazı düzenlemelerin yapıldığını, okullarda idarecilerden ve diğer personelden, rehberlik servisinden alınan desteğin yetersiz olduğunu, özel eğitim uzmanlarının olmamasını, okulun fiziki yapısının özel gereksinimli bireylere uygun olmadığını, eğitimlerinde en çok zorlanılan engel türünün zihinsel engel olduğunu, öğrenci ile ilgili önceden bilgilendirilmediklerini, aileler ile isbirliğinin yeterli düzeyde olmadığını belirtmisler, çözüm önerileri olarak fiziksel kosulların düzeltilmesini,özel gereksinimli öğrenciler için araç-gereç ve materyal sağlanılmasını, öğretmenlerin, tüm okul personelinin ve ailelerin kaynastırma uygulamaları ile ilgili eğitim programlarına katılmasını, aile-öğretmen- okul personelinin daima isbirliği içinde olmaları gerektiğini, özel eğitim uzmanlarının okullarda olmasını ve ayrı eğitim ortamlarının yaratılmasını önermislerdir. karsılastıkları sorunlarla ilgili görüsleri ve çözüm önerilerini belirlemek amacıyla hazırlanmıs görüsme formu kullanılmıstır. Verilerin analizinde `SPSS 11.0 For Windows' paket programı kullanılarak bilgisayarda değerlendirilmistir. Sınıf öğretmenlerinin kaynastırma uygulamalarında karsılastıkları sorunlarla ilgili görüsleri ve çözüm önerileri dağılımları ve yüzdelik değerleri belirlenmistir. Sınıf öğretmenlerinin kaynastırma uygulamalarına yönelik tutumları ile bireysel özellikleri arasındaki farkları bulmak için ?t? testi kullanılmıstır. Elde edilen verilerin değerlendirmeleri yapılıp betimlenmistir. Arastırma sonucunda, sınıf öğretmenlerinin kaynastırmaya yönelik tutumlarının, mezun olduğu bölüm, kaynastırma eğitimi alma, rehberlik servisinden destek almaktan etkilendiği; sınıf öğretmenliğinden mezun olanların olmayanlara göre, kaynastırma eğitimi alanların almayanlara göre, rehberlik servisinden destek alanların almayanlara göre kaynastırmaya iliskin daha olumlu tutumlara sahip oldukları belirlenmistir. Öğretmenlerin tutumlarının, cinsiyetlerinden, yaslarından ve

Tutumlar
Ebru Bilen
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Uşak ili ilköğretim ikinci kademe öğretmenlerinin sınıf yönetme yeterliliklerini değerlendirme

1YÜKSEK L SANS TEZ ÖZETUŞAK L LKÖĞRET M K NC KADEME ÖĞRETMENLER N N SINIFYÖNETME YETERL L KLER N DEĞERLEND RMEMustafa ÖZERSınıf Öğretmenliği Bilim DalıAfyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler EnstitüsüEylül 2006Danışman: Yrd. Doç. Dr. Mehmet Akif HELVACIBu araştırmanın temel amacı; Uşak ili Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı resmiilköğretim okulları ikinci kademesinde görev yapan Türkçe öğretmenlerinin sınıfyönetimi kapsamında sahip oldukları yeterlilikleri, ilköğretim 8. sınıf öğrencileri veilköğretim ikinci kademesinde görev yapan Türkçe öğretmenleri algılarına göredeğerlendirmektir.lköğretim ikinci kademe de görev yapan Türkçe Öğretmenleri'nin SınıfYönetme Yeterliliklerini Değerlendirmeye yönelik olarak, önce alanda yer alan literatürtaranarak, Sınıf Yönetimi ile ilgili alt boyutlar oluşturulmuş ve bu boyutların ifade edensorular hazırlanmıştır. Bu sorular uzman görüşlerine sunulup geçerlilik-güvenilirliliktesti yapılarak, ?sınıf içi iletişim, disiplin, motivasyon, sınıf düzeni ve öğretimiplanlama? alt başlıklarında ?Sınıf Yönetme Yeterlilikleri Ölçeği? hazırlanmayaçalışılmıştır.Araştırmanın çalışma evrenini 2005-2006 eğitim-öğretim yılında Uşak il ve ilçesınırları içinde yer alan tüm ilköğretim okulları ikinci kademesinde görev yapan 85kadrolu Türkçe öğretmeni ve ilköğretim 8. sınıfında okuyan 4875 öğrencioluşturmaktadır. Geri dönüşü sağlanarak değerlendirilen ilköğretim ikinci kademe degörev yapan Türkçe öğretmenlerinden 74, 8. sınıf öğrenim gören 375 anketten eldeedilen veriler, bilgisayarda SPSS 13 istatistik programı yardımıyla frekans, yüzde,ortalama, t ve f testi teknikleri kullanılarak çözümlenmiştir. Anlamlılık testlerinde α:0.05 düzeyi esas alınmıştır. lköğretim ikinci kademe de görev yapan Türkçeöğretmenleri Sınıf Yönetme Yeterlilikleri açısından değerlendirildiğinde, buyeterlilikleri oluşturan sınıf içi iletişim, disiplin, motivasyon, sınıf düzeni, öğretimi

Mustafa Özer
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

(5-6) yaş grubu okul öncesi kurumsallaşmış çocuklarda hazır materyallerden bakarak çizme ve spontane çizme uygulamalarının çizgi becerileri gelişimi açısından karşılaştırılması

11 YÜKSEK LİSANS TEZİ OZETI (5-6) YAŞ GRUBU OKUL ÖNCESİ KURUMSALLAŞMIŞ ÇOCUKLARDA HAZIR MATERYALLERDEN BAKARAK ÇİZME VE SPONTANE ÇİZME UYGULAMALARININ ÇİZGİ BECERİLERİ GELİŞİMİ AÇISINDAN KARŞILAŞTIRILMASI K.Ceren CENGİZ İlköğretim Ana Bilim Dalı. Sınıf Öğretmenliği Bilim Dalı Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Ağustos 2001 Danışman: Yrd. Doç. Dr. Cemil YÜCEL Bu araştırmanın amacı 5-6 yaş grubu okul öncesi kurumsallaşmış çocuklarda hazır materyallerden bakarak çizme ve spontane çizme uygulamalarının çizgi becerileri açısından karşılaştırılması amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini, Uşak İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı, ilköğretim anasınıflan ve kreşlerden 320 çocuğun resim uygulamaları oluşturmaktadır. Araştırma, betimsel bir nitelik taşımaktadır. Gidilen okullarda çocuklar iki gruba ayrılmış; birinci gruba hazır materyal verilmiş, ikinci gruba ise hazır materyaldeki konunun içeriği anlatılarak resim yaptırılmıştır. Elde edilen Verilerin yüzdelikleri hesaplanmıştır. Analizlerden t, ki-kare ve korelasyon testleri kullanılmıştır. Araştırmanın bulguları incelendiğinde hazır materyale bakarak resim yapan çocuklar perspektif ve oranlamada spontane resim yapan çocuklara göre daham başarılıdır. Ayrıca düzleme, saydamlık ve hiyerarşi özelliklerini spontanelere göre daha fazla gösterirler. Hazır materyal grubundaki çocukların kendilerine verilen resimde var olmayan ayrıntıları yapmadıkları gözlenmiştir. Yani hazır materyal çocukları sınırlamıştır. Bunun yanında spontane resim yapan çocuklarda hiyerarşi özelliği daha fazla görülmüştür. Spontane resim yapan çocukların geneline bakıldığında ayrıntı ve tamamlamalara daha çok dikkat ettikleri tespit edilmiştir. Spontane resim yapan çocukların ortalamalarının, kavram değişmesi, tamamlama ve düzlemede daha yüksek olduğu gözlenmiştir. Spontane resim yapan çocukların çizgi becerisi yapıcı tip özelliği gösterir. Hazır materyale bakan çocuklara göre çizgi becerisi daha fazladır. Spontane yapan çocukların renk kullanımı genellikle ara renklerdir. Genel olarak hazır materyale bakan çocukların hayal gücünün kısıtlandığı görülür. Bu araştırmanın sonucuna göre çocukların yaratıcılığım geliştirilmesi açısından spontane resimlerin daha etkili olduğu buna karşın oranlama ve perspektif özelliklerinin çocuklara kazandırılması açısından da hazır materyalin daha etkili olduğu gözlenmiştir. Buna göre hazır materyal çocuklara bilinçli olarak verildiğinde çocukta istenen özelliklerin kazandırılması daha kolay olacaktır denilebilir.

Okul öncesi eğitimOkul öncesi çocuklarResim çizme+2
K.ceren Cengiz
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2001
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 5. sınıf öğrencilerinin bilimsel süreç becerilerine sahip olma düzeyleri (Afyonkarahisar ili örneği)

Bu çalışma, ilköğretim okulları 5. sınıf öğrencilerinin bilimsel süreç becerilerine sahip olma düzeylerini tespit etmeyi ve değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın örneklemini rasgele seçilen, Afyonkarahisar il ve kasabalarında bulunan toplam 20 ilköğretim okulunda öğrenim gören olan, 452 5. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada elde edilen verilerin çözümlenmesi sürecinde yüzde, aritmetik ortalama, t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Yapılan istatistiksel çözümlemelerde anlamlılık düzeyi, .05 olarak kabul edilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre öğrencilerin bilimsel süreç becerilerine sahip olma düzeyleri; anne ve babalarının öğrenim durumları, okulların kurum tipleri ve bilgisayara sahip olmaları bakımından anlamlı farklılık göstermiştir. Cinsiyet bakımından farklılık göstermemiştir.Anahtar Kelimeler: İlköğretim, bilimsel süreç becerileri, fen ve teknoloji

Hamide Özdemir (tümer)
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni 2005 ilköğretim fen ve teknoloji öğretim programının veli görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesi

Bu çalışmanın amacı, 2005 ilköğretim Fen ve Teknoloji öğretim programının, veli görüşlerinin, ?öğrenim durumu, ?meslek durumu? ve ?gelir durumu? değişkenlerine bağlı olarak incelenmesi ve değerlendirilmesidir.Bu çalışma, Afyonkarahisar il evreninde, merkezi dört okul örnekleminde 350 velinin katılımı ile 2007-2008 öğretim yılında gerçekleştirilmiştir. Değerlendirme formu olarak iki bölümden oluşan bir anket çalışması uygulanmıştır. Birinci bölümde, velilerin eğitim, mesleki ve gelir durumlarını öğrenmek amacıyla hazırlanmış sorular, ikinci bölümde ise velilerin, Fen ve Teknoloji dersi ile ilgili performans ve proje ödevleri, program, kaynak kitap ve okul-aile işbirliği ile ilgili görüşlerini tespit etmeyi amaçlayan otuz iki soru vardır.Anketten elde edilen veriler için tek yönlü varyans analizi ve betimsel istatistikler kullanılmıştır. Bulgular sonucunda bazı sonuçlara ulaşılmıştır. Velilerin, öğrenim durumu değişkenine göre performans ve proje ödevlerinde, programda, kaynak kitap kullanımında ve okul-aile işbirliği konularında anlamlı farklılıklar belirlenmiştir. Velilerin, meslek durumu değişkenine ve gelir durumu değişkenine göre de performans ve proje ödevlerini değerlendirme, programı değerlendirme, kaynak kitap kullanımı ve okul-aile işbirliği ile ilgili görüşlerde farklılaştıkları belirlenmiştir.

PerformansProgramİlköğretim
Esin Köycü
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00