Amasya University
Discipline

Department of Worker Health and Occupational Safety

Amasya University

4

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

4 Theses
Master'sOpen AccessTR

Okulların doğal gaz yakıtlı kazan dairelerinin iş sağlığı ve güvenliği açısından değerlendirilmesi

İş sağlığı ve güvenliği kanunu, işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi için işveren ve çalışanların, görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülüklerini düzenlemektedir. Okul/kurum müdürlükleri de okul binası ve bahçesi içerisinde okulda görev yapan öğretmen ve diğer çalışanlar ile öğrenim gören öğrencilerin her türlü risk ve tehlikelerden koruyarak güvenliklerini sağlamakla yükümlüdür. Doğal gaz yakıtlı kazan daireleri okul binası içinde bulunan binanın ısıtma sisteminin bulunduğu bölümlerdendir ve bazı risk ve tehlikeleri barındırmaktadır. Bu risk ve tehlikeler göz önünde bulundurularak 28 sorudan oluşan gözlem formu okul/kurum binaları, doğal gaz risk ve tehlikeleri ve ısıtma sistemi risk ve tehlikelerine göre hazırlanmıştır. Hazırlanan gözlem formu doğrultusunda Amasya İli ve ilçelerinde bulunan okul/kurum doğal gaz yakıtlı kazan daireleri gezilerek saha çalışması yapılmıştır. Değerlendirme sonucunda okul/kurumlarda bulunan doğal gaz yakıtlı kazan dairelerinin iş sağlığı ve güvenliği açısından uygunluğuna bakılmıştır. Ayrıca bu sonuca göre iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan ve alınması gereken önlemler hakkında görüş ve öneriler ifade edilmiştir. Görüş ve öneriler doğrultusunda, kazan dairesinde güvenlik şartlarını sağlamak için okul idareleri tarafından iş sağlığı ve güvenliği kapsamında yapılması gerekenler açıklanmıştır.

Ahmet Önder
Amasya University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Konut inşaatlarında kullanılan yapı malzemelerinin kimyası ve iş sağlığı vegüvenliği açısından değerlendirilmesi

Doğası gereği insanlar, çevrelerindeki malzemeleri kullanarak barınak oluşturma eğilimindedir. Kentlerde toplum, sanayi ve teknolojinin gelişmesi, çeşitli istihdam olanakları ve ekonomik başarısızlığın ortaya çıkması ile köylerden kentlere göç eden bir toplum, belirli kriterler gözetmeksizin tasarladıkları mekânlarla kendi sağlıklarını ve çevrelerini tehdit etmektedir. Yaşamlarının önemli bir bölümünü kapalı ortamlarda sürdüren insanlar, farklı farklı hava kirleticileri, iç mekândaki yaşam standartlarının yetersiz olması, mekânın insanların sosyolojik, biyolojik ve psikolojik ihtiyaçlarına karşılık vermemesi nedeniyle birçok hastalıklara yatkındır. İnsanların zamanlarının %90'ını geçirdiği iç mekân hava kirliliğinin dış mekânlara göre daha yüksek olduğu kanıtlanmıştır. İç ortam hava kirleticileri alerjiye, astıma, kansere ve hatta ölüme neden olur. Bir yapıdaki istenmeyen durumların önüne geçmek için yapının tasarımından başlayarak bazı önlemler alınmalıdır. Yapıyı kullanacak olan bireylerin tasarımın her adımında yer alması, yapı biyolojisi konsepti ile proje hazırlanmasına ve sağlıklı yapılar oluşturulmasına büyük katkı sağlamaktadır. Bu konsept ile insan, bina ve çevre arasında ilişki kurarak, çevresel etkisi en düşük olan projeler oluşturmak mümkündür. Bina biyolojisi kavramı, insan sağlığına uygun yaşam koşulları sağlamak için ideal iç hava kalitesi, nem, aydınlatma, gürültü, elektro-iklimsel konfor, radyasyon ve ısıyı araştırır. Yapı kimyası kavramının doğru uygulanması, kullanıcı için tüm ideal yaşam koşullarının uygulanmasıyla mümkündür. Bu tezin amacı, daha iyi bir yaşam sürmek için konut inşaatlarında yapı kimyası çerçevesinde nelere dikkat edilmesi gerektiğini açıklamak, inşaatta kullanılan malzeme seçiminde dikkat edilmesi gereken noktalara dikkat çekmek, iç mekânlardaki yanlışlıkları ortadan kaldırmak için uygulanan kimyasal yapı analizi kavramını açıklamaktır. Çevre kirliliği ve sağlıklı bina tasarımında malzeme kavramını açıklamak, seçim kriterlerini değerlendirmek ve iş sağlığı ve güvenliği açısından incelemektir. Anahtar kelimeler: Yapı kimyası, yapı, iş sağlığı, iş güvenliği, malzeme

Kimyasal özelliklerYapı malzemeleriİnşaat endüstrisi+2
Murat Ceylan
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Radyasyonlu alanlarda çalışan sağlık personellerinde tükenmişlik farkındalığı ve düzeyinin araştırılması

Radyasyon, dalgalar, parçacıklar veya fotonlar adı verilen enerji paketleri şeklinde yayılmaktadırlar. Radyo ve televizyon iletişimini sağlayan radyo dalgaları, tıpta kullanılan röntgen, güneş ışığı vb. günlük hayatımızda alışık olduğumuz radyasyon türlerindendir. Radyoloji ve Nükleer teknolojinin hızla gelişmesi, radyasyonun tıpta kullanımına ilişkin yoğun araştırma ve geliştirme çalışmaları nükleer tıbbın kurulmasına yol açmıştır. Radyoloji ve Nükleer Tıp gibi radyasyon içeren alanlar sadece insanların üzerinde olumlu etkileri değil aynı zamanda olumsuz etkileri de bulunmaktadır. İnsan sağlığını önemli derecede tehdit eden radyasyon özellikle sağlık sektörü çalışanlarında aşırı iş yükü oluşturmakla birlikte bir takım psikolojik durumlara neden olabilmektedir. Radyasyon etkilerinden olan ve sağlık çalışanlarında gözlemlenen psikolojik durumlardan bir tanesi de tükenmişlik sendromu olarak bilinmektedir. Bireylerin bulunduğu iş ortamında kendilerini rahat ve mutlu hissetmelidir. Çünkü birey iş alanında bazı istenmeyen durumlarla karşılaştığında ister istemez kendisini ve çevresindekileri negatif yönden etkilenmektedir. Tükenmişlik belirtileri, maddi ve manevi değerlerin kaybı, sorunların üstesinden gelememe, duyarsızlaşma, kendini sürekli başarısız hissetme, madde kullanım bozukluğu, depresyon ve psikolojik bozukluklardır. Bu belirtilere yönelik önlemler alınmadığında ciddi sonuçlara neden olabilirler. Yapılan bu çalışmada iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile çalışan sağlık çalışanlarında tükenmişlik farkındalığının belirlenmesi amaçlanmaktadır. Çalışma hastanelerin çeşitli birimlerinde çalışan 154 sağlık çalışanı üzerinde gerçekleştirilmiş olup elimizde sonuçları SPSS 24.0 programı aracılığı ile analizi yapılmıştır.

FarkındalıkRadyasyonRadyasyon dozajı+6
Hatice Demir
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türk inşaat sektöründe sağlık ve güvenliğin tasarım sürecine dahil edilmesinde mimarların rolü

Ülkemizde iş kazalarının en sık meydana geldiği sektörlerden biri inşaat sektörüdür. Bu bağlamda, güvenli tasarım yaklaşımı, inşaat sektöründeki iş kazalarının önlenmesinde önemli bir rol üstlenmektedir. Mimarlık disiplininde sağlık ve güvenlik unsurlarının tasarım sürecine entegre edilmesi, güvenli tasarım uygulamalarının etkinliğini artırarak iş sağlığı ve güvenliğine katkı sağlayacaktır. Bu araştırmanın amacı, Türk inşaat sektöründe sağlık ve güvenliğin tasarım sürecine dahil edilmesinde tasarımcıların rolünü incelemektir. Bu çalışma nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni ile yürütülmüştür. Çalışmaya 25 mimar katılmıştır. Veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanıp katılımcılar ile detaylı görüşmeler yapılmıştır. Elde edilen verilerin analizi içerik analizi ile yapılmış tema, kod ve kategoriler belirlenmiştir. Analiz edilen verilere göre güvenliğin tasarım sürecinin erken aşamalarında ele alınması gerektiği vurgulanırken, zaman, maliyet baskısı, mevzuat yetersizlikleri, eğitim eksikliği ve belirsiz sorumluluk alanları gibi engellerin süreci olumsuz etkilediği belirlenmiştir. Mimarlar, güvenlik odaklı tasarım kararlarının hem iş kazalarını azalttığını hem de verimliliği artırdığını ifade etmiştir. Sonuç olarak, güvenliğin tasarıma etkin entegrasyonu için sistematik eğitim, net görev tanımları, saha gözlemleri ve iş güvenliği uzmanlarının sürece dahil edilmesi temel gereklilikler olarak öne çıkmaktadır.

Berivan Kaya
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies
2025
00