Aksaray University
Anabilim Dalı

İletişim Bilimleri Anabilim Dalı (disiplinlerarası)

Aksaray University

8

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

8 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İranlıların Türkiye göçüne ilişkin medyada oluşturulan algının incelenmesi

Göç ve göçün nedenleri arasında siyasi, ekonomik ve güvenlik gibi etkenleri başat öğeler olarak saymak mümkündür. Bu etkenler arasında medya ve medya algısı etkisi bakımından dikkat çekicidir. Modern İran tarihi boyunca pek çok nedenden ötürü İran en fazla göç veren ülkeler arasına girmiş bir ülkedir. Özellikle 1979 tarihinde gerçekleşen İran İslam Devrimi sonrasında göçler yoğunluk kazanmıştır. Son on yıl içerisinde gerçekleşen göçlerdeki medyanın rolü ve oluşturduğu etkisinden dolayı daha önceki göçlerden farklılaştığını söylemek mümkündür. İran'da son on yıl içerisinde gerçekleşen göçlerde medya algısının etkisini ele almayı hedefleyen çalışmada konuya giriş mahiyetinde algı olgusu kısaca ele alınacak, bunun akabinde İran'da göç olgusu genel olarak konu edilecektir. Sonrasında sosyal medyada yayınlanan reklamlar ve seçilen gazeteler ve de göç ile ilgili özel olarak yayın yapan TV kanalları üzerinden göç olgusu ele alınacak ve bu yayınların gerçekleşen göçlere etkisi ayrıntıları ile ele alınacaktır. Bu amaç doğrultusunda İran'da yaşayan 12 İranlı ve Türkiye'ye göç etmiş 12 İranlı ile yapılan mülakatlarda medyanın Türkiye'ye göç konusunda yarattığı algının etkisi araştırılmıştır. Sosyal medya reklamları, TV kanallarında yayın yapan dizilerde işlenen göç teması ve göçle ilgili reklamlar çalışmanın odak noktasını oluşturmaktadır. Sonuç olarak her olguda pek çok etkenin rolü olduğu göz önüne alınarak medya yayınlarının göçü teşvik eden söylemlerin etkili olduğu ve karşı söylem olarak İran ulusal medya yayınlarında yer verilen göç karşıtlığının ise zayıf kaldığı tespit edilmiştir.

Farshid Pirouznia
Bolu Abant Izzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

11 Eylül olayları sonrası ABD ideolojisinin sinemada temsili

Bu araştırma, Hollywood sinemasında 11 Eylül Saldırıları sonrası ABD ideolojisinin sinemada temsilini temele almaktadır. Bu çalışma, değişen ABD ideolojisinin Hollywood sinemasında nasıl ele alındığını tespit etmeyi amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda, değişen ideolojiler tespit edilmiş ve Hollywood sinemasında nasıl ve hangi kodlarla aktarıldığı söylem analizi yöntemiyle saptanmıştır. Bu doğrultuda analiz edilecek filmler United 93 (2006), World Trade Center (2006), The Reluctant Fundamentalist (2012), Zero Dark Thirty (2012), ve The Report (2019) olarak belirlenmiştir. Elde edilen bulgular, 11 Eylül terör saldırıları Amerika kadar Hollywood sinemasını da etkilemiştir. Teröre yönelik geliştiren ideoloji ve politika için saldırılar bir dönüm noktasıdır. Saldırılarla birlikte ortaya çıkan yeni ideolojiler saldırıların yarattığı hasarı azaltmak ve yıkılan ideolojiyi yeniden inşa etmek üzerine kurulmaktadır. Bu doğrultuda Hollywood sinemasında, vatanseverlik ve milliyetçilik, terörizm ve güvenlik ve bireysel mücadele gibi ideolojiler ortaya çıkmaktadır. Ayrıca var olan Amerikan rüyası, istisnaicilik, ötekileştirme, oryantalizm gibi ideolojiler dönüşerek yeni bir boyut kazanmaktadır. Bu değişimler Hollywood sinemasında karakter ve kimlik, mekan ve kurgusal dünya, diyalog ve söylem, teknik kodlar yardımıyla aktarılmaktadır.

Amerikan sinemasıDevlet terörizmiSiyasi terör
Kamile Gül Yöndemli
Aksaray University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dijital gazetecilik pratiği bağlamında haber ajanslarının TikTok kullanımı

Yeni medya ve gelişen iletişim teknolojileri sonucunda gazetecilik pratikleri büyük bir değişime uğramıştır. Bu değişim gazeteciliğe yeni ivmeler kazandırmıştır. Geleneksel gazetecilik pratiklerinin aksine daha hızlı, daha kolay ve en önemlisi etkileşimli bir süreç ortaya çıkmıştır. Gazetecilik pratikleri dijitalleşerek yepyeni bir ortamda vuku bulmaya başlamıştır. Dijital gazetecilik pratikleri Web 2.0 teknolojileriyle iç içe bir yapıdır. Günümüzde dijital gazetecilik pratikleri sosyal medyada oldukça fazla kullanılmaktadır. Bugün gelinen noktada en çok kullanılan sosyal medya platformlarından biri de TikTok'tur. Bu çalışmanın amacı haber ajanslarının dijital gazetecilik pratikleri bağlamında TikTok'u nasıl kullandıklarını incelemektir.

Gazete haber ajanslarıSosyal medyaYeni gazetecilik+1
Merve Cönk
Aksaray University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

2000 sonrası Avrupa sinemasında Avrupalılık kimliği

Bu araştırma, 2000 sonrası Avrupa sinemasında Avrupalılık kimliğinin temsiline odaklanmaktadır. Çalışmanın amacı, sinema sanatının toplumsal kimlik inşasındaki rolünü ve Avrupalılık kimliğinin sinemada nasıl temsil edildiğini anlamaktır. Araştırmada "amaçlı örneklem" yöntemi kullanılmış ve Avrupa kimliğini farklı boyutlarıyla ele alan beş film incelenmiştir: "Gözbebeğim", "Başkalarının Hayatı", "Söz Cambazı", "Onur Savaşı" ve "Mustang". Filmler, sosyolojik analizler ve içerik çözümleme yöntemleri ile incelenmiş; görsel ve öyküsel kodlar bağlamında değerlendirilmiştir. Bulgular, Avrupa'nın yüksek refah seviyesini evlat edinme süreçleri ve çocuk haklarına verilen önem üzerinden yansıtmaktadır. Eğitim ve sosyal uyum temaları, bireysel direniş ve toplumsal dayanışmayı vurgulayan unsurlar, gelenek ve modernlik çatışmasını kadınların deneyimleri üzerinden aktarmaktadır. Avrupa sinemasında görülen olumlu taraflar, çocuk haklarına verilen önem, eğitimde eşitlik ve sosyal uyumun desteklenmesi olarak öne çıkmaktadır. Avrupa sinemasının toplumsal dönüşüm süreçlerine katkıda bulunurken, Avrupalılık kimliğini eşitlik, sosyal adalet, refah ve bireysel özgürlük gibi değerlerle sembolize ettiğini göstermektedir. Ayrıca, bu filmler toplumsal baskılar, devlet gözetimi ve bireysel özgürlükler arasındaki gerilim, kadınların geleneksel rollere karşı direnişi gibi olumsuz tarafları da ele almaktadır. Avrupa sineması, bu şekilde toplumsal dinamikleri ve bireylerin bu dinamikler içindeki yerini kapsamlı bir şekilde analiz etmektedir. Araştırma, 2000 sonrası Avrupa sinemasında Avrupalılık kimliğinin karmaşık bir yapıya sahip olduğunu ve bu kimliğin sinema aracılığıyla farklı şekillerde temsil edildiğini ortaya koymaktadır.

Alman sinemasıFransız sinemasıMilli kimlik+4
Burak Karakaya
Aksaray University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Reklamlarda çevresel sürdürülebilirlik temasının tüketici karar süreçlerine yansıması: Odak grup görüşmesiyle bir inceleme

Küresel ısınma, dünya ülkeleri için yakın ve uzak gelecekte risk teşkil eden en önemli çevresel olaylar arasında yer almaktadır. Isınmadan dolayı delinen ozon tabakası, suyun ve yağış oranlarının azalması, hava sıcaklıklarındaki dengesizlikler, ülke yönetimlerini "küresel ısınma" konusunu gerek yerel gerekse ulusal düzeyde ele alması noktasında tetikleyici olmuştur. Küresel ısınmanın bir sonucu olarak meydana gelen iklim değişikliği, Türkiye'de de önemli ölçüde dikkate alınmıştır. Tüm bu nedenler göz önünde bulundurulduğunda çevresel sorunlara duyulan hassasiyetin medya aracılığı ile kamuoyuna aktarılması da kaçınılmaz olmuştur. Medyayı aktif biçimde kullanan sektörlerden birisi olan "reklamcılık" için de bu nedenden ötürü yeni bir mesaj alanı doğmuştur. Markaların, yalnızca ürün tanıtımı ile değil, marka değer algısı ile de satış yapmaya başladığı küresel dünyada, iklim değişikliği ve küresel ısınma gibi sorunlardan doğan "çevresel sürdürülebilirlik" teması etrafında şekillenen iletilerin, hedef kitleye duyarlılık mesajı vererek satış hacmini artırmak istediği görülmektedir. Markalar, küresel bir sorunun çözümüne tüketicileri de dâhil ederek, satış yönlü bir çözüm süreci sağlamak istemektedir. Çalışma, çevresel sürdürülebilirlik temalı reklamların hedef kitle üzerindeki yansımasını ve bu yansımaların eyleme dönüşüm sürecini incelemektedir. Bu doğrultuda odak grup görüşmesi yapılmış olup, katılımcıların kişilik özellikleri göz önünde bulundurularak reklamların tüketici davranışları üzerindeki yansıması araştırılmıştır. Çalışma sonucunda sorumluluk özelliği bakımından öne çıkan kişilerin, çevresel sürdürülebilirlik temalı ürünlere daha fazla duyarlı olduğu, nevrotiklik özelliği bakımından öne çıkan kişilerin ise çevresel sürdürülebilirlik konusu hakkında endişe taşıdığı görülmüştür.

Yeşil tüketicilerÇevresel sürdürülebilirlikÇevrimiçi reklamcılık
Ağustos Gerçe
Aksaray University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üniversite öğrencilerinin dijital ayak izi ve etik kavramına ilişkin algılarının incelenmesi: Aksaray Üniversitesi örneği

Geçmişten günümüze yaşanan teknolojik gelişim ve dönüşümler günümüzde de büyük bir hızla devam etmektedir. Gelişen ve dönüşen bu teknolojik ilerleme ile birlikte dijital dönüşüm, dijital etik, yapay zekâ teknolojileri, dijital veri, mahremiyet, gözetleme gibi kavramlar toplum gündeminde yerini almaktadır. İnsan hayatını kolaylaştıran ve hızlandıran teknolojik dönüşümler beraberinde bir takım etik problemleri de getirmiştir. Bu bağlamda yapılan çalışmada bireylerin dijital teknoloji kullanımları sonucunda oluşan dijital ayak izleri ve bu ayak izlerine karşı etik algı düzeyleri ve farkındalık düzeylerinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Çalışmanın yöntem kısmı için Aksaray Üniversitesi'nin çeşitli birimlerinde eğitimlerine aktif olarak devam eden toplamda 340 öğrencinin katılımı ile anket yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına bakıldığında katılımcıların etik kavramına ilişkin algıları genel anlamda yüksek, dijital ayak izi farkındalıkları yüksek ancak dijital ayak izi kavramına ilişkin bilgilerinin ise düşük düzeyde olduğu tespit edilmiştir.

Daeninckx, DidierDijital tarama
Songül Sucu
Aksaray University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Afet dönemlerinde X platformu paylaşımlarının yanlış bilgi bağlamında incelenmesi: 6 Şubat depremleri

Çağımızın en kritik epistemolojik sorunlarından biri olan yanlış bilgi fenomeni, dijital iletişim ekosisteminde giderek karmaşıklaşan bir yapı sergilemektedir. Hakikat sonrası çağın karakteristik özelliği olan bu durum, özellikle afet gibi kriz anlarında toplumsal etkileri katlanarak artan bir soruna dönüşmektedir. 2023 yılında meydana gelen 6 Şubat Kahramanmaraş Depremleri yanlış bilginin afet dönemlerindeki yayılım dinamiklerini ölçmek hususunda oldukça önemli bir noktada durmaktadır. Bu çalışma, 6 Şubat depremlerinde X platformunda yayılan yanlış bilgilerin türlerini, yayılım dinamiklerini ve toplumsal etkilerini sistematik bir yaklaşımla incelemektedir. Araştırma, Uluslararası Doğruluk Kontrolü Ağı (IFCN) onaylı üç bağımsız doğrulama platformu (Teyit.org, Doğrula.org, Doğruluk Payı) ile iki resmi kurumun (AA Teyit Hattı, DMM) verilerini temel alarak, afet dönemlerinde yanlış bilginin yapısını ve zarar potansiyelini analiz etmektedir. Nitel yöntemin kullanıldığı bu çalışmada doğrulama platformlarındaki uzmanlarla yüz yüze görüşmeler yapılmış, 529 teyit edilmiş içerik doküman analizine tabi tutulmuştur. Elde edilen veriler betimsel analiz tekniği kullanılarak analiz edilmiştir. Bu doğrultuda Wardle'nin yanlış bilgi türlerine yönelik yapmış olduğu sınıflama dikkate alınarak tematik bir çerçeve oluşturulmuştur. Çalışmada yanlış bilgi içeren paylaşımların %69'unun X kaynaklı olduğu tespit edilmiş, paylaşımlarda yanlış bilginin en çok uydurma ve çarpıtma türlerinin öne çıktığı bulgulanmıştır. Çalışma sonucunda sosyal medya uygulamalarında yanlış bilgiyi önlemek adına gerçek zamanlı doğrulama ve uyarma içeren yeni sistemlerin geliştirilmesi önerilmektedir.

Sümeyye Çalışkan
Aksaray University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İletişim fakültesi öğrencilerinin çevrimiçi mahremiyet kaygısı: Aksaray Üniversitesi örneği

Sosyal medya, dijital iletişimi günlük yaşamda daha etkin hale gelmektedir. Bu durum, bireylerin iş ve özel yaşantıları üzerinde olumlu ve olumsuz etkiler ortaya çıkarmaktadır. Örneğin sosyal medya kullanıcıları, gelişen dijital iletişim ağları sayesinde çevresini gözetleme imkanına erişmektedir. Bu nedenle gözetim ve mahremiyet olguları, dijitalleşme nedeniyle dönüşüme uğramaktadır. Bu araştırmada, üniversite öğrencilerinin çevrimiçi mahremiyet kaygılarının ölçülmesi amaçlanmaktadır. Araştırmada, Buchanan ve arkadaşları (2007) tarafından geliştirilen ve Turgay Alakurt (2017) tarafından Türk kültürüne uyarlanan Çevrimiçi Mahremiyet Kaygısı Ölçeği, basit tesadüfi örneklem yoluyla Aksaray Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde yer alan 272 öğrenciye uygulanmıştır. Elde edilen veriler istatistik tekniklerle analiz edilmiştir. Buna göre üniversite öğrencilerinin mahremiyet kaygıları orta düzeyde belirlenmiştir. Öğrenciler, dijital ortamlarda karşı karşıya oldukları mahremiyet risklerinin farkında olduklarını, ancak yeterince önlem almadıklarını göstermektedir.

Çevrimiçi mahremiyet
Kardelen Nur Yücel
Aksaray University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00