
2
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Anabilim Dalı
Buhârî'nin El-Câmiü's-Sahîh'i ve Nesâî'nin El-Müctebâ'sı özelinde özel borç ilişkilerine dair rivâyetlere bütüncül bakış
Hz. Peygamber döneminde hadisler çoğunlukla hıfz yoluyla korunmuş, daha sonra kitabet dönemine geçilmiştir. Ömer b. Abdilazîz'in (öl. 101/179) önderliğinde resmi tedvin evresi ve hadislerin toplanması başlamış, hicrî 3. asır itibariyle rivâyetlerin konularına göre sınıflandırıldığı tasnif dönemine geçilmiştir. Bu dönemde musanniflerin şartlarına göre hadis rivâyetleri eserlere alınmış ve hadis müellifleri belirlemiş olduğu konu başlığına uygun şekilde hadisleri kaydetmiş, ancak bu metot hadislerdeki bütünlüğü sekteye uğratmıştır. İhtisâr, takti', manen rivâyet ve râvîlerin tasarrufları gibi nedenlerden ötürü metinler bütünlükten uzaklaşmıştır. Bu çalışma hadisleri bir bütünlük içerisinde görmek ve metin analizi yapmak üzere Kütüb-i Sitte içerisinde en güvenilir eser kabul edilen Sahîh-i Buhârî ile en az cerh edilmiş râvîsi bulunan Sünen-i Nesâî isimli eserlerin ihtivâ ettiği olay içerikli rivâyetlerden oluşmaktadır. Yine bu iki kaynak içerisinde özel borç ilişkileri kapsamına giren metinler Buhârî'nin kitabı üzerinden ele alınarak Nesâî'nin eserine mukayese edilmiş ve metinlerdeki boşluklar ikmal edilerek bütüncül bir yaklaşım ortaya konulmaya çalışılmıştır. Nihai olarak Hz. Peygamber'in nerede, ne zaman, kimlerle ve ne şekilde bir iletişimi olduğu tespit edilerek rivâyetlerin tüm tarikleri bir araya getirilmiş ve yeni bir metin inşası gerçekleştirilmiştir.
Fahreddin er-Râzî'ye göre Kur'ân'da mecâz meselesi
Bu çalışmada dilsel bir olgu olan mecaz, bir tevil problemi olarak Fahreddin er-Râzî örneğinde incelenmiş ve Kur'ân'ı anlamada etkileri ele alınmıştır. İncelemenin ilk bölümünde mecazın terimleşme süreci üzerinde durulmuş ve bu çerçevede Râzî'nin mecaz düşüncesini kurarken istifade ettiği tarihî birikime değinilmiştir. O, özellikle İbn Cinnî, Abdülkâhir el-Cürcânî gibi dilcilerin ve Ebul'l-Hüseyin el-Basrî, Ebu Hâmid el-Gazzâlî gibi usulcülerin görüşlerinden istifade etmektedir. Râzî'nin mecaz düşüncesinin ele alındığı ikinci bölümde onun mecazın mahiyetine, kısımlarına ve birtakım problemlerine dair görüşleri tahlil edilmiştir. Özetle belirtmek gerekirse o, belagat, usul ve tefsir alanlarında kaleme aldığı eserleriyle mecazın bir terim olarak gelişimine hususi katkı sunmuştur. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise Kur'ân'da mecazın varlığı, anlama ve anlamaya etkileri, dinî konularda yol açtığı ihtilaflar tartışılmış ve Râzî'nin Mefâtîhu'l-gayb adlı tefsir eserinden mecazların teviline örnekler verilmiştir. İnceleme sonucunda bu çalışmada bir dil ve tevil ögesi olarak mecazın varlığının inkâr edilemeyeceği vurgulanmıştır. Mecaz Kur'ân'ın yorumlanmasında suiistimale açık bir mesele olduğundan mecazların tevilinde gözetilmesi gerekli ilkeler üzerinde durulmuştur. Bu bağlamda mecazın nakil, alâka ve karine gibi unsurlarına birer ilke olarak yer verilmiştir. Ayrıca sözü söyleyenin kastının ve inanç dünyasının mecazı belirlediği ve sözde aslın hakikat olduğu birer ilke olarak ele alınmıştır. Belagat perspektifine göre mecaz üslubunun anlam zenginliği yönü öne çıkarken; fıkıh usulü perspektifine göre anlam belirsizliği yönü öne çıkmaktadır. Dolayısıyla mecazın ilgili iki yönünün ayetlerin tevilindeki etkileri de incelenmiştir. Bu bağlamda mecazın ifadeye kattığı anlamlar ile mecazın anlamayı güçleştirdiği durumlar Râzî'nin tefsirinden örneklerle açıklanmıştır. Ayrıca mecaz itikada ve fıkha ilişkin ayetlerin tevilinde ihtilafa sebep olmaktadır. Bu nedenle ihtilaflı bazı mecaz tevillerine örnekler verilmiş ve mecaz bağlamında ayetlerin nasıl farklı şekillerde yorumlandığı Râzî perspektifinden incelenmiştir.