Akdeniz University
Departman

Department of Economics

Akdeniz University

80

Archived Theses

2

DOIs Assigned

3%

DOI Rate

Departman Tezleri

10 Tez
Master'sOpen AccessTR

Finansal gelişme ve ekonomik büyüme ilişkisi: Türkiye örneği

Bu çalışma, Türkiye'de ekonomik büyüme sürecinde finansal gelişmenin rolünü, 1970?2006 dönemi için çeşitli zaman serisi tekniklerini kullanarak uygulamalı olarak test etmektedir. Eşbütünleşme testi sonuçları, finansal gelişme ve ekonomik büyüme arasında bir uzun dönem ilişkisinin bulunmadığını ortaya koymaktadır. Granger nedensellik testi sonuçları ise, finans-büyüme ilişkisinde kısa dönemli arz-öncü ve talep-izleyici hipotezlerin her ikisini de destekleyici bulgular elde etmektedir. Nedensellik testi sonuçları, finansal gelişme ve ekonomik büyüme arasındaki nedensel ilişkinin, kullanılan finansal gelişme göstergesine göre değişebileceğini açıkça göstermektedir.

Ekonomik büyümeFinansal gelişme
Murat Belke
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Gıda perakende sektöründe yoğunlaşmanın gıda sanayi firmalarına (KOBİlere) etkileri: Yeni kurumsal iktisat yaklaşımı

Bu çalışmada, gıda perakende sektöründe yoğunlaşmanın gıda sanayi firmalarına (KOBİ'lere) etkileri, yeni kurumsal iktisat (YKİ) yaklaşımı çerçevesinde incelenmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde, yeni kurumsal iktisat konularından, işlem maliyetleri, sözleşme teorisi, mülkiyet hakları ve asil-vekil teorisinden bahsedilmiştir. İkinci bölümde, Türkiye'de gıda perakende sektöründe yeniden yapılanma süreci ve sektörle ilgili yasal düzenleme tartışmalarına ve Dünya'da gıda perakende sektörünün güncel yapısına yer verilmiştir. Son bölümde ise, gıda perakende sektöründe yoğunlaşma etkilerini görebilmek açısından, Antalya, Afyon ve Mersin illerinde zincir marketlere ürün satışı yapan bazı gıda sanayi firmaları ile yapılan anket çalışmasından elde edilen bulgulara yer verilmiştir. Aynı zamanda perakendeci-sanayici ilişkisi YKİ açısından (işlem maliyetleri ve sözleşme) tartışılmıştır. Son olarak, gıda perakende sektöründe büyük market zincirlerinin yoğunlaşma oranının artmasının ve yüksek işlem maliyetleri nedeniyle artan dikey entegrasyonun, KOBİ'leri ve tedarikçileri olumsuz etkileyeceği sonucu ortaya çıkmıştır.

Sözleşmelerİşlem maliyeti
Süreyya Kovacı
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Çin 'in Dünya Ticaret Örgütü`ne üyeliğinin Dünya ekonomisi üzerindeki etkileri

Son yıllarda en çok tartışılan konulardan biri olan Çin ekonomisinin sahip olduğu ekonomik performans incelendiğinde, dünyanın en hızlı büyüyen ekonomisi olduğu görülmektedir. Çin'de sosyalist market ekonomisi hakimdir. Çin, 11 Kasım 2001 tarihinde Dünya Ticaret Örgütü sistemine dahil olmuştur. Böylece, dünya ekonomik sistemine uyum çabaları sonuç vermiştir. Reformlar ile sağlanan dış ticaret rekabet avantajı, dünya ekonomileri için hem fırsat, hem de uluslararası ticarette birtakım tehditler yaratmıştır. Bu nedenle Çin günümüzde , uluslararası ticarette önemli gündem konularından biri olmuştur. Bu çalışmada Çin'in ekonomik gelişiminden, dünya ile ticari ilişkilerinden ve dünya ekonomisi üzerindeki etkilerinden bahsedilecektir.

Dünya Ticaret ÖrgütüEkonomik etkiUluslararası ekonomi+1
Sabri Levent Özçengel
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de imalat sanayinde büyüme, istihdam, ihracat ve ithalat arasındaki ilişkiler

Bu çalışmada birim kök, eşbütünleşme, nedensellik ve hata düzeltme modellerikullanılarak Türkiye'de imalat sanayinde büyüme, istihdam ve dış ticaret arasındakinedensellik ilişkisi analiz edilmiştir. 2000'li yıllarda sanayide yaşanan yapısal değişimlebirlikte üretimin ithalata bağımlılığı artmıştır. Bu dönemde ihraç ürünlerin emek-ölçekyoğun ürünlere doğru kaydığı, buna karşılık üretim, yatırım ve istihdamda beklenenartışların yaşanmadığı gözlenmiştir. Çalışmada elde edilen bulgular ithalat artışlarıylasanayinin büyüdüğünü ve ihracatının arttığını doğrulamaktadır. Bu üretim ve ihracatartışı nedeniyle büyüyen imalat sanayinin beklenen istihdam artışını yaratamamıştır.

BüyümeEndüstrileşmeUluslararası ticaret+4
Erdal Şahbaz
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye ve dünya'da organik tarımın ekonomik boyutu: Organik tarımın Adana ili ekonomisindeki yeri

Gıda, su ve hava gibi insan yaşamının en önemli unsurlarından biridir. Giderek artan nüfusun bu büyük ihtiyacını karşılamak için sürekli bir çalışma faaliyeti yürütülmektedir. Bu da kendi içerisinde bazı sorun ve uygulama hatalarını da beraberinde getirmiştir. Organik tarım işte bu noktada ortaya çıkmış ve ekolojik olana yönelişi sağlamıştır. Çünkü konvansiyonel tarımda üretimi artırmak için uygulanan hormon vb. durumlar insan yaşamını olumsuz yönde etkilemektedir. Organik tarımla birlikte doğal olana yönelinmiş ve yaşamımızdaki olumsuzluklar önlenmeye çalışılmıştır.Bu kapsamda başta Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü FAO olmak üzere çeşitli uluslar arası kuruluşlar insan hayatına zararı olmayan doğal ürünlere destek vermektedirler.Bu konuda tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de çeşitli çalışmalar yürütülmektedir. 5262 sayılı Organik Tarım Kanunu, Türkiye'de organik tarım faaliyetlerinin gerçekleştirilmesinde bir çerçeve oluşturmaktadır. Konunun birince maddesi organik tarımın amacını ortaya koymaktadır:?Tüketiciye güvenilir, kaliteli ürünler sunmak üzere organik ürün ve girdilerin üretiminin geliştirilmesini sağlamak için gerekli tedbirlerin alınmasına ilişkin usul ve esaslar belirtilmektedir.? Denilmektedir. Türkiye'de organik tarım faaliyetleri bu kanun çerçevesinde yönlendirilmektedir.

AdanaEkonomiEkonomik etki+5
Dursun Durmaz Hatunoğlu
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal krizler ve Türk bankacılık sektörüne etkileri

1970'lerde uluslararası finansal küreselleşme faaliyetlerinin yoğunluk kazanmasıyla birlikte birçok gelişmekte olan ve gelişmiş ülkede finansal krizler yaşanmaya başlamıştır. 1980 ve sonrası dönemde yaşanan krizler, az veya çok farklılıklar gösterseler de ana karakteristiklerini para krizleri oluşturmuştur.Ülkelerin bankacılık sektörlerinin uluslararası krizlerden etkilenmemesi, bağışıklık kazanması mümkün görünmese de, Türkiye gelişmekte olan ülkeler içinde bankacılık yapısıyla bu konuda güçlü ülkelerden biri konumunda bulunmaktadır. Ülkedeki sağlam bankacılık sektörü özellikle 2001 krizinden sonra alınan ekonomik önlem ve yapılandırmalar sonucunda yaşanan küresel mali krizden Türkiye'nin az zararla çıkmasında önemli rol oynamıştır.

Bankacılık sektörüBankalarFinansal kriz
Mehmet Bektaş Tuncer
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal farkındalığın yatırımcı tercihlerinde etkileri : Özel bankacılık çalışanlarında finansal farkındalık üzerine bir araştırma

Çalışmanın amacı finansal bilgiyle yatırım tercihleri arasındaki ilişkinin ortaya çıkarılmasıdır. Bu kapsamda yatırım ve yatırımcının tanımı; yatırım kararlarını etkileyen faktörler ortaya konulmuştur. Finansal, eğitim finansal tüketici ve yatırımcıların finansal ürün ve kavramlar hakkında bilgi ve anlayışlarını geliştirmelerini sağlayan bir süreçtir. Bu süreç ve bilgi, yönlendirme ve/veya objektif tavsiyelerle finansal risk ve fırsatları daha iyi fark edilmelerini sağlayacaktır. Finansal eğitim, aralarında örtüşmeler olsa da tüketici koruma konusundan farklı olarak görülmelidir. Tüketici koruma ve finansal eğitim birçok ortak amacı paylaşsa da, her birinin farklı yaklaşımları vardır. Hem finansal eğitim hem de tüketici korumanın tüketicilerin refahının korunması ve zararlardan korunmasını amaçlar. Finansal konularda bilgi sağlanması her ikisinde de ortaktır. Müşterilerin varlıklarının, kişilerin belirlediği risk ve beklentilerine göre özel olarak yönetilmesi özel bankacılık olarak adlandırılan hizmet türüdür. Bu hizmeti sunan banka çalışanları diğer banka çalışanlarına kıyasla daha niteliklidir. Bu nedenle adı geçen özel bankacılık çalışanlarının finansal farkındalıklarının yüksek olacağı varsayılmıştır. Çalışma finansal farkındalığın yatırımcı tercihlerine olası etkilerini özel bankacılık çalışanları örneğinde irdelemektedir. Bu kapsamda özel bankacılık çalışanlarının finansal farkındalık düzeyini belirlemeye yönelik bir anket uygulanmıştır. Anketin sonuçlarına göre özel bankacılık çalışanlarının finansal farkındalık düzeyleri beklenenin aksine geliştirilme ihtiyacı göstermektedir.

Banka çalışanlarıBankacılık sektörüFinansal farkındalık+1
Cumhur Akyol
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de enflasyon hedeflemesi stratejisi altında parasal aktarım mekanizması

Türkiye ekonomisinde para politikası uzun yıllar maliye politikasına destek olma görevini üstlenmiştir. 2001 yılındaki Bankacılık Krizi sonrasında TCMB bağımsız bir kurum haline getirilmiş ve sorumluluğu fiyat istikrarı ile sınırlandırılmıştır. 2002 yılında TCMB enflasyonu düşürmek için örtük enflasyon hedeflemesi stratejisini, 2006 yılından sonra ise açık enflasyon stratejisini uygulamaya başlamıştır. Para politikasının fiyatlar genel düzeyini ve üretim düzeyini nasıl etkilediği parasal aktarım mekanizmaları aracılığıyla anlaşılabilir. Parasal aktarım mekanizmasının anlaşılması politika araçlarını ve amaçlarını iyi tayin etmek için önemlidir. Türkiye'de uygulanan para politikası sonucu 2002 sonrası dönemde enflasyon oranlarının tek haneye kadar düşürülmesi parasal aktarım kanallarından birisinin veya bir kaçının işlediğine yönelik bir göstergedir. Bu durum Türkiye'de parasal aktarım mekanizmasının hangi kanallar aracılığıyla gerçekleştiğine yönelik artan ilgiyi beraberinde getirmiştir.Bu çalışmanın amacı enflasyon hedeflemesi uygulanan dönemde Türkiye'de parasal aktarım kanallarının işleyişini test etmek ve sonuçları iktisat teorilerinin savları altında yorumlamaktır. Çalışmada incelenen dönem enflasyon hedeflemesi stratejisinin başlangıç tarihi olan Ocak 2002 ile verilerin en son elde edildiği Şubat 2010 tarihleri arasıdır. Türkiye'de döviz kuru, faiz oranı ve kredi kanalının işleyişi yapısal VAR modeli ile test edilmiştir.Çalışmada Türkiye'de döviz kuru kanalının hem fiyatlar, hem de üretim üzerinde etkili olduğu; faiz oranlarının üretim üzerinde ve para arzının enflasyon üzerinde daha etkili olduğu bulunmuştur. Çalışmanın bir başka bulgusu ise politika değişkeni olan faiz oranlarının içsel davranmasıdır.

EnflasyonEnflasyon hedeflemesiPara politikaları+1
Deniz Göktaş
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de çocuk işgücüne insan sermayesi açısından bir yaklaşım: yoksulluk, çocuk işgücü ve insan sermayesi döngüsü

Çocuk işgücü gelişmekte olan ülkelerin sosyo-ekonomik problemlerindendir. Bu çalışmayla Türkiye'deki çocuk işgücü olgusu insan sermayesi yaklaşımıyla çekirdek bir aile yapısında incelenmektedir. Hanehalkı kararları neticesinde meydana gelen çocuk işgücünün varlığının insani gelişme ya da yoksulluk ile sonuçlanacağının gösterilmesi çalışmanın ana mantığını oluşturmaktadır.Çalışmada Cobb-Douglas tipinde bir üretim fonksiyonundan hareketle fert başına çıktı miktarı insan sermayesi ile faktör donanımı cinsinden ifade edilirliğe indirgenmekte ve çocuk işgücü ile ilişkisi olan fertlerin insan sermayelerini ölçmek amaçlanmaktadır. Genel durum koşulsuz olasılık tablolarıyla analiz edilmektedir. Model yardımıyla ?Eğer Türkiye'de yoksulluk neticesinde hanehalkı kararlarıyla meydana gelen çocuk işgücü olmasaydı mevcut insan sermayesi birikimi şimdikinden daha fazla olurdu.? hipotezi sınanmaktadır. Modelin sonuçları ise probit testleriyle analiz edilmektedir.Bulgular hipotezin doğrulandığını göstermektedir. Bu durumdan Türkiye'de gerek kent gerekse kır bölgelerinde çocuk işgücü varlığının insan sermayesi birikimi kayıplarına sebebiyet verdiği anlaşılmaktadır. Koşulsuz olasılık sonuçları kır bölgelerinde çocuk istihdamının kent bölgelerine göre daha fazla olduğunu göstermektedir. Aynı zamanda kır bölgelerinde hanehalkı karar vericilerinin eğitim düzeyleri kent bölgelerine göre düşük kalmaktadır. Probit testlerinin sonuçlarına göre; çocuğu istihdam edilen hanehalkı reislerinin okur-yazarlık durumlarının, eğitim düzeylerinin ve gelir seviyelerinin çocuklarının istihdam edilmelerini negatif olarak etkilediği tespit edilmiştir.Bu bulgulardan hareketle; hanehalkı karar vericilerinin eğitim düzeyleriyle gelirleri arttırıldığında insan sermayeleri birikimlerinin de artacak olmasından dolayı yoksulluk kısır döngüsü yerine insani gelişme yolunun yakalanabileceği ortaya konulmuştur. Çalışma göstermektedir ki; uzun vadede ülkede insan sermayesi birikimi kayıpları yaşanmak istenmiyorsa çocuk işgücünün neden olduğu yoksulluk kısır döngüsü buna karar veren hanehalkı reislerinin bilinçlendirilmeleriyle aşılabilir.

Beşeri sermayeSermayeSosyoekonomik sorunlar+3
Hakan Acaroğlu
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Serrmaye hareketleri ile artan Merkez Bankası rezervlerinin makroekonomik göstergelere etkileri

1980li yılların başından itibaren, artan finansal küreselleşme tüm dünya ekonomilerini etkilemiştir. Finansal serbestleşme ile artan sermaye akımları Merkez Bankalarının Yabancı Döviz Rezervlerini artış eğilimine sokmuştur. Güçlü rezervler, bir yandan finansal şoklara karşı önemli bir istikrar aracı olarak görülürken, bir yandan da bu rezervlerin reel fiziksel yatırımlara ayrılabilecek kaynakları daralttığı düşünülmektedir.Bu çalışmada; finansal küreselleşme olgusu olumlu ve olumsuz yönleriyle incelenmiştir. 2000li yılların başından itibaren, Dünyada ve Türkiye'de sermaye hareketlerinin seyri ve ekonomik konjonktürdeki etkileri analiz edilmiştir. 2002 yılı sonrasında TCMB rezervlerinde yaşanan artışın makroekonomik göstergeler üzerine olan etkileri, yabancı döviz rezervi, para arzı, GSYİH ve enflasyon zaman serileri kullanılarak VAR modeli ile tahmin edilmiştir.

MakroekonomiMakroekonomik büyüklüklerMakroekonomik etki+3
Nagihan Özlü
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00