
2
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Anabilim Dalı
Pandemi kapsamında uzaktan çalışma
Pandemi kapsamında uzaktan çalışmanın incelendiği bu tez üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde kavramsal olarak esneklik, esneklik türleri ve iş hukukunda esnekliğin doğurduğu hukuki sonuçlar uzaktan çalışma şeklinin tarihsel süreç içerisindeki gelişimi ile birlikte ele alınırken ikinci bölümde 4857 sayılı İş Kanunu'nda tanımlandığı şekli ile "uzaktan çalışma" başlığı altında evde çalışma ve tele çalışma türleri, uygulamada ortaya çıkan farklı uygulanma biçimleri ve Covid-19 pandemisi ile birlikte uzaktan çalışmaya geçme kavramları üzerinde durulmuştur. Son olarak çalışmanın üçüncü bölümünde ise uzaktan çalışma sözleşmesinin doğurduğu hak ve borçlar bireysel iş hukuku, toplu iş hukuku, sosyal güvenlik hukuku ve iş sağlığı ve güvenliği hükümleri çerçevesinde incelenmiş olup ayrıca bu bölümde pandemi sonrasında tartışılmaya başlanan ulaşılamama hakkı, uzaktan çalışanın özel hayatının korunması, sendikal hakların kullanımı, uzaktan çalışma halinde iş kazasının tespiti, Covid-19'un uzaktan çalışanlar için meslek hastalığı sayılıp sayılmaması ile meslek hastalığı bakımından teknostres gibi yeni psikososyal durumlara yer verilerek bu yeni organizasyon biçiminin uygulanmasında ortaya çıkabilecek sorunlar tespit edilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Uzaktan çalışma, Evde çalışma, Tele çalışma, Pandemi, Covid-19.
İş ilişkisinde işçinin kişisel durumunun gözetilmesi
Özel hukuk ilişkileri, bireyin özgür iradesi ile ve birbirinden farklı ihtiyaçlarını karşılamak üzere kendini bağladığı sözleşmeler yoluyla var edilmektedir. İrade serbest biçimde oluşmakla birlikte iradeyi sözleşmeye yönelten gereksinimlerin varlığı ve bu gereksinimlerin kimi zaman yaşamsal nitelikte olması, iradenin mutlak serbestiyetinden söz edebilmeyi olanaksız kılar. Kişisel durum olarak ele aldığımız ve esasında bir toplumda egemen olan hak düşüncesinin etkisiyle de biçimlenen bu olgu, bir yandan işçinin sözleşme ile üstlendiği borcun ifa biçimini etkilerken öte yandan işçide değer algısı yaratarak iş yerinde geçen zamanı salt bir borç ilişkisi olmaktan çıkarır. Kişisel verilerin işverenin hakimiyetine girmesi, bazen de işin görülmesi sırasında işçinin bireysel halleri işveren tarafından bilinir hale gelmesi, işin bireyselleştirilmesi için bir olanak sunar. İş ilişkisinin işçinin kişiliğini geliştirmesinin bir parçası olarak görülmesi onu salt bir ekonomik faaliyet olmaktan çıkarıp kişisel durumun gözetilmesine dönük beklentiyi makul hale getirdiğinde, işçi üretim aracı olarak değil yaratıcılığa sahip bir birey kimliği öne çıkmaktadır. Bu halde hem işçinin maddi ve manevi varlığını geliştirmesi somutlaşmış olmakta, hem de iş ilişkisi sosyolojik iyileşmenin bir parçası haline gelmektedir. İzin ve çalışma sürelerinin iş yerindeki üretim etkinliğinin yanı sıra işçinin kişisel halinin gösterdiği doğrultuda belirlenmesi, beden ve zihin gücünün doğru yerde ve doğru zamanda kullanımını sağlamakta, çalışma sürelerini verimli hale getirmektedir. Böylece bir yandan iş ilişkisi işçi açısından kişisel durumuna uygun hale getirilirken öte yandan tüm üretim araçlarının, fiziksel mekanın ve sağlanacak sosyal imkanların yerinde tahsisi ile mali açıdan da tasarruf sağlanmış olmaktadır.