Ankara Music and Fine Arts University
Discipline

Müzik Bilimleri Anabilim Dalı

Ankara Music and Fine Arts University

95

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Popüler müzik kültürünün klasik Türk müziği icrasına etkisi

Bu çalışma, popüler müzik kültürünün klasik Türk müziği eserleri üzerindeki etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Bu kapsamda belirlenen eserlerin orijinaliyle değişime uğramış hali karşılaştırılarak incelenmiştir. Değişime uğradığı düşünülen 11 eser, kişisel yorum, makam, tempo, kullanılan enstrümanlar (farklılık, çeşitlilik, sayısı vb.) ölçütler üzerinden analiz edilmiştir. Çalışmada, nitel araştırma yöntemlerinden olan literatür tarama ve doküman analizi yöntemi ile elde edilen veriler, sınıflandırma yapılarak açıklanmıştır. Araştırmada incelemeye alınan 1 yürük semai, 10 şarkı formundan oluşan toplam 11 klasik Türk müziği eserinin orijinal notası ile icracıların yorumu karşılaştırma yöntemi ile analiz edilmiştir. 11 eser içerisindeki süsleme teknikleri, nota dışı icra unsurları, kullanılan tavır, üslup, eserin temposu, eserin makamı ve yapısı incelenmiştir. Bu müzikal özellikler, yorumcuların albüm kayıtları dikte edilerek "Sibelius" programıyla notaya alınmıştır. Eserlerde kullanılan enstrümanlar, tempo, icracının yorumu, düzenlendiği tür, makam tablolar halinde gösterilmiş ve açıklanmıştır. Araştırmanın sonucunda, 11 klasik Türk müziği eserinin; klasik tavır dışında yorumlandığı ve arabesk, pop, rock, caz, özgün gibi popüler müzik türleriyle harmanlanarak, yeni bir düzenleme ile icra edildiği görülmüştür. Yorum içerisinde yapılan nota dışı unsurlar, süsleme teknikleri ve kullanılan enstrümanlar eserlerin popüler olmasına ve geleneksel yapısının değişmesine neden olmuştur. İncelenen eserlerin içerisinden ikisinde makamsal değişiklik olduğu görülmüştür. Klasik Türk müziği türündeki eserlerin popüler müzik türlerinin yorumu ve düzenlenmesi ile icra edilmeleri eserlerde melez bir yapı oluşturmuştur.

Klasik Türk müziğiMüzik kültürüPopüler müzik+1
Nilay Karatoprak
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türk müziği devlet konservatuvarı öğrencilerinin çalgı eğitimine yönelik tutumları ve çalgı başarılarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, Gaziantep Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuvarında öğrenim gören öğrencilerin bireysel çalgılarına ilişkin tutumları ile çalgı icralarındaki başarılarını incelemektir. 2020-2021 akademik yılının bahar yarıyılında Türk müziği, Ses Eğitimi ve Türk Halk Oyunları bölümünde öğrenim gören toplamda 191 öğrencinin demografik özelliklerini belirleyen kişisel bilgi formu ile bireysel çalgı eğitimi dersine yönelik tutumlarını ölçmek için tutum ölçeği uygulanmış ve iç tutarlık katsayısı (α= .776) bulunmuştur. Öğrencilerin çalgı performanslarını değerlendirebilmek için araştırmacı tarafından geliştirilen ve uzmanlar tarafından onaylanan "Çalgı Performansı Değerlendirme Formu" oluşturulmuştur. Elde edilen veriler istatistiki olarak incelenerek, geliştirilen bu formun güvenirlik katsayısının ortaya konması amacıyla değerlendirmede bulunan uzmanlar arası uyuma bakılmış (Kendall's W) ve uyuşum katsayısının W= ,897 ve p= ,000 olduğu saptanmıştır. Araştırmanın sonucunda, öğrencilerin bireysel çalgı eğitimine yönelik olarak eğitim gördükleri çalgılara karşı yüksek düzeyde olumlu tutum sergiledikleri, çalgı performanslarının orta düzeyde olduğu, öğrencilerin akademik başarı puanlarının yüksek düzeyde olduğu, öğrencilerin çalgıya ilişkin yüksek tutumlarının akademik başarıları üzerinde olumlu etkisinin olduğu, öğrencilerin çalgı performans puanları ile çalgı eğitimine yönelik tutumları ve akademik başarı puanları arasında anlamlı bir ilişki olduğu ve çalgıya ilişkin yüksek tutumları ile başarıya ilişkin yüksek puanlarının icra performansları üzerinde etkisinin olduğu, bu sebeple tutum ve akademik başarının birlikte pozitif yönde artışlarının icra performansını da olumlu yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Tutum, Tutum ölçeği, Çalgı Performansı, Çalgı Eğitimi, Akademik Başarı.

Akademik başarıKonservatuvarMüzik+5
Yılmaz Yavuz
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Horon eşlik çalgılarının dans formuna etkisi: Trabzon yöresi Sallama Horonları (Düz horon) örneği

Bu araştırma, aynı kültüre mensup birbirine yakın bölgelerde yaşayan insanların geleneksel dans icralarındaki çeşitlenmelerin muhtemel bir nedeni olarak, dansa eşlik eden çalgıları ele almayı amaçlamaktadır. Araştırma kapsamında Karadeniz Bölgesi'nde merkezi bir hüviyeti bulunan Trabzon yöresindeki birbirinden farklı çalgıların eşliğiyle, birbirinden farklı formlarda icra edilen danslar; form çeşitlenmeleri ve bu çeşitlilikte eşlik çalgıların muhtemel etkileri açısından incelenmiştir. Bu doğrultuda dansların icra formlarındaki bedensel devinimler incelenmiş, aralarındaki farklılıklar tespit edilmiş; bu danslara eşlik eden çalgılar akustik özellikleri itibarıyla söz konusu farklılıklarla ilişkilendirilmeye çalışılmıştır. Geleneksel danslara eşlik eden çalgıların akustik özellikleri PRAAT yazılımından yararlanılarak analiz edilmiş; yapılan analizler neticesinde tespit edilen farklılıkların dans icrası formlarındaki farklılıklara etkisi araştırılmıştır. Buna paralel olarak, yörede yaygın olarak tanınan dans ve eşlik çalgı icracılarıyla mülakatlar yapılmıştır. Bu mülakatlar ışığında, geleneksel dans formu çeşitlenmesiyle anlamlı biçimde ilişkilenen eşlik çalgı akustik farklılıkları noktasında yöre icracılarının uzman görüşüne başvurulmuştur. Çalışma sonucunda tespit edilen dans formu farklılıkları ile, danslara eşlik eden çalgıların akustik özellik farklılıkları arasında anlamlı paralellikler bulunduğu bulgulanmıştır. Bulgulanan bu sonuçlar, uzman görüşüne başvurulan yöre icracıları tarafından da doğrulanmaktadır. Araştırma sonuçlarının geleneksel dans formu çeşitlenmeleri konusuna yeni bir bakış açısı kazandıracağı düşünülmektedir.

DansDavulGeleneksel dans+7
Mustafa Balçın
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Hatay Altınözü ilçesinde yaşayan Hristiyan topluluğun müzikal kültürlerinin incelenmesi

Bu araştırma, Hatay-Altınözü ilçesinde yaşayan Hristiyan topluluğun müzikal kültürlerini incelemek amacıyla yapılmıştır. Toplumda varlığını devam ettiren müzikal kültür, bütün özellikleriyle betimlenmeye çalışılmıştır. Ayrıca yöre ve yörede yaşayan Hristiyanların kültürel kimlikleri ve müzikal özellikleriyle ilgili literatür taraması yapılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak yapılan gözlem ve görüşmeler kayıt altına alınmış, ses ve görüntü kayıtları daha sonra araştırmacı tarafından analiz edilerek raporlaştırılmıştır. Yörede yaşayan ve toplumda söz sahibi olan on kaynak kişiyle görüşülmüş ve görüşmelere ek olarak topluluğun düğün, bayram, cenaze ve ibadetleri yerinde gözlemlenerek araştırmacı tarafından betimlenmiştir. Araştırmada unutulmaya yüz tutmuş topraktan yapılmış darbuka, zamr ve mosul çalgıları incelenmiş, 16 eser derlenerek notaya aktarılmıştır. Araştırmanın sonucunda dini ezgilerden birinin Ortodoks Kilisesi ezgisi, beşinin Altınözü İsa Mesih Kilisesi topluluğunda söylenen ezgiler olduğu, geleneksel ezgilerden ikisinin düğün, üçünün gelin çıkarma, beşinin Paskalya Bayram halaylarında söylenen şarkılar olduğu anlaşılmıştır. Eserlerin tamamının basit ölçülerle yazıldığı, aksak ölçünün hiç kullanılmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca en çok hicaz, uşşak, saba makamlarının kullanıldığı, kürdi, segah, beyati ve buselik makamlarında da şarkılar icra edildiği görülmüştür. Eserlerde batı ve Türk müziği formları mevcuttur. Ortodoks Kilisesi müziklerinin Türk Sanat müziği makamlarına benzer bir yapı taşıdığı görülmüştür. Altınözü İsa Mesih Kilisesi'nde icra edilen müziklerde ise hem batı müziğinden hem de Türk müziğinden eserler mevcuttur. Sarılar Mahallesinde yaşayan Hristiyan topluluğun kiliselerde, Noel ve Paskalya bayramında, Mor Circos günlerinde, cenazelerde, düğün törenlerinde, gelin çıkarmalarında, vaftiz eğlencelerinde, aile yemekleri ve arkadaş ortamına özel müzikler icra ettikleri; ud, cümbüş, keman, gitar, bas gitar, bağlama, elektronik org, darbuka, bateri, zamr, mosul çalgılarını kullandıkları tespit edilmiştir. Müziği genelde kulaktan öğrendikleri ve Paskalya bayramı halay şarkılarının toplumda özel bir yeri olduğu tespit edilmiştir.

Ümit Tokgöz
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Mesleki müzik eğitimi alan kadınların meslek tercihlerinde toplumsal cinsiyet rollerinin ve sosyokültürel yapının etkisi

Toplumsal cinsiyet kavramı, müziğin sosyal analiziyle ilgili yapılan çalışmalarda sosyokültürel yapı içerisinde değerlendirilmesi gereken konulardan biridir. Sosyokültürel yapı kavramı, kültürel ve sosyal kurumların birlikteliğinden meydana gelen bir kavram olarak tanımlanabilir. Bu çalışmanın amacı mesleki müzik eğitimi alan kadınların meslek tercihlerindeki sebepler ve bu sebeplere bağlı olarak tercihleri ve toplumsal cinsiyet rolleri ve sosyokültürel yapı arasında bir bağın olup olmadığıdır. Araştırma kesitsel tanımlayıcı desende tasarlanmış olup, katılımcıların tespitinde olasılıklı (temsili) örneklem seçim tekniklerinden, basit (tesadüfi) örneklem seçim tekniği kullanılmıştır. Çalışmada hem nicel hem de nitel verilere ihtiyaç duyulduğundan dolayı karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmada katılımcıların meslek tercihlerinde toplumsal cinsiyet rollerinin etkisini belirleyebilmek için katılımcılara Google Forms uygulaması üzerinden Bem Cinsiyet Rolleri Envanteri uygulanmış, ayrıca sosyokültürel yapının meslek tercihlerindeki etkisini belirleyebilmek için araştırmacı tarafından geliştirilen ve on sorudan oluşan yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Katılımcıların toplumsal cinsiyet rolleri ölçeğinden aldıkları puanlar çerçevesinde cinsiyet rolleri belirlendikten sonra meslek tercihlerinde toplumsal cinsiyet rollerinin etkisini incelemek için Chi Square testi uygulanmıştır. Veriler Microsoft Excel 2016 ve SPSS v26'da analiz edilmiş ve anlamlılık düzeyi p<.05 olarak kabul edilmiştir. Araştırmaya katılanların büyük bir çoğunluğunun (%42) androjen özellik taşıyor olması ve bu durumun meslek tercihlerine yansıması araştırmanın en dikkat çekici bulgusudur. Bunun yanı sıra sosyokültürel yapının da kadınların meslek tercihlerinde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Cinsiyet rolleriKadınlarMeslek seçimi+5
Zeynep Setenay Yılmaz
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

El tercihi ve 2D:4D parmak oranının çalgı (bağlama) performans ilişkisi

Performans, bir görevi yerine getirme, yapma ve başarma durumudur. Çalgı eğitiminde performans başarının ön koşuludur. İyi bir çalgı performansında; müzikal yetenek, çalışma, sosyal çevre, ekonomik koşullar, eğitim, tutku, motivasyon vb. etkenlerin yanı sıra özellikle de bireyin fiziksel ve fizyolojik özellikleri performansı etkileyen önemli faktörlerdendir. Bu araştırmanın amacı el tercihi ve 2D:4D parmak oranının çalgı (bağlama) performans ilişkisini araştırmaktır. Çalışmaya 15-18 yaşları arasında 83 erkek ve 24 kadın olmak üzere toplam 107 öğrenci katılmıştır. El tercihini belirlemek için "Edinburg El Tercihi Anketi" kullanılmış ve sonuçlar Geschwind skoruna göre değerlendirilmiştir. Bağlama performansını belirlemek için "Bağlama Performansı Ölçme Aracı" uygulanmıştır. 2D:4D parmak oranları için de her iki el parmak uzunlukları anatomik sınırlar dikkate alınarak dijital kumpasla ölçülmüş ve 2D:4D oranları hesaplanmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler, IBM SPSS 26 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Katılımcıların çalgı performanslarının el tercihi ve 2D:4D parmak oranı değişkenlerine göre farklılaşmadığı, ancak katılımcıların sağ el 2D:4D parmak oranları ile sol el 2D:4D parmak oranları arasında doğal bir korelasyon olduğu tespit edilmiştir. Katılımcıların el tercihleriyle 2D:4D parmak oranları arasında ilişki olmadığı, el tercihi ve 2D:4D parmak oranlarının cinsiyet değişkenine göre ve okullar arasında bir farklılık göstermediği, ancak çalgı performanslarında okullar arasında anlamlı farklılıklar olduğu gözlemlenmiş, katılımcıların çalgı geçmişleriyle çalgı performansları arasında da istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Çalgı Performansı, Bağlama, Lateralizasyon, El Tercihi, 2D:4D Parmak Oranı

2D:4D oranıBağlamaEl tercihi+3
Gökhan Zelan
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Müzik öğretiminde Ters Yüz Öğrenme Modelinin öğrencilerin güdülenme düzeylerine ve teknolojiyle kendi kendine öğrenmelerine etkisi

Bu araştırmanın amacı ters yüz öğrenme modelinin, ilkokul 4. sınıf müzik dersinde öğrencilerin güdülenmelerine ve teknolojiyle kendi kendilerine öğrenme becerilerine olan etkisini incelemektir. Yarı deneysel desen ile tasarlanan bu araştırmada nicel veriler Müzik Dinleme, Şarkı Söyleme ve Çalgı Çalmaya Yönelik Güdü Ölçeği ve Teknolojiyle Kendi Kendine Öğrenme Ölçeği ile toplanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2022-2023 öğretim yılında Gaziantep ili Şehitkamil ilçesinde yer alan Aktoprak Leyla-Mehmet Ali Yılmaz İlkokulunun 4. Sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmaya toplam 50 öğrenci katılmıştır. İki sınıfta gerçekleştirilen araştırmada bir sınıf deney grubu bir sınıf ise kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Sınıflar 25'er öğrenciden oluşturulmuştur. Deney grubunda öğrencilerle ters yüz öğrenme modeline uygun çalışmalar yapılırken kontrol grubu ile müfredata uygun olarak öğretime devam edilmiştir. Araştırmadan elde edilen verilerin analizinde SPSS paket programı ile nonparametrik testlerden Mann Whitney U ve Wilcoxon İşaretli Sıralar testi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre; uygulanan ters yüz öğrenme modelinin ilkokul 4.sınıf öğrencilerinin müzik dinleme, şarkı söyleme ve çalgı çalmaya karşı güdülenmelerinde deney grubunun lehine anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Teknolojiyle kendi kendine öğrenme sonucunda öğrencilerin öz yönetim boyutunda anlamlı bir farklılık olmadığı ancak niyetli öğrenme boyutunda deney grubu lehine anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür.

Eğitim teknolojisiMotivasyonMüzik eğitimi+5
Nesim Ay
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Halk müziği eserlerinin video müzik kliplerindeki görsel tasarımıyla metinsel ve müzikal anlatımının incelenmesi

Yaşam serüveni boyunca duygu ve düşüncelerini ifade etmekte insanlığa eşlik etmiş olan müzik olgusu, eşlik ettiği ifade edilen yaşamı her yönüyle etkilemiş ve yaşamdan etkilenen çeşitli unsurlardan etkilenmiştir. Günümüzün tartışılmaz gerçekliği olarak teknolojik gelişmeler, insan yaşamının her yönünü olduğu üzere, müziği de etkilemektedir. Bu araştırmanın amacı, müziğin birlikte takdim edildiği video kliplerle arasındaki etkileşim ilişkilerini incelemektir. Bu doğrultuda öncelikle müzik video klipleri aracılığıyla toplumun büyük bir kesimine ulaşma imkânı bulan dijital iletişim araçlarının geleneksel müziğimiz üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Araştırmada 2014-2023 yılları arasında YouTube isimli sosyal medya platformunda yayınlanan halk müziği eserlerinin müzik video kliplerindeki görsel tasarımla ilgili verileri elde edebilmek için nitel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Bu kapsamda geleneksel Türk halk müziğinden belirlenen 34 eser; tüketicilerine takdim edildikleri video klipler, sözleri ve müzikal yapıları itibarıyla ele alınarak incelenmiştir. Video klipler yansıtıcı, resimleyici, genişletici ve ayırıcı olmak üzere dört kategori üzerinden kategorize edilmiştir. Araştırmanın sonucunda yansıtıcı müzik videolarında çoklukla üretim süreci ölçütünün, devamındaysa konser hikayesi ölçütünün kullanıldığı, resimleyici müzik videolarında ise çoklukla kurgu ölçütünün devamında renk etkisi ve romantizm ölçütlerinin kullanıldığı belirlenmiştir. Genişletici müzik video kliplerinde çoklukla sübliminal mesaj ölçütünün, devamında renk ve popülarite ölçütlerinin kullanıldığı, ayırıcı müzik video kliplerinde saygı ölçütünün çoklukla kullanıldığı, devamında renk etkisi ölçütlerinin kullanıldığı görülmekte olup müzik video klip türleri arasında ölçüt kullanımlarında farklılıklar dikkat çekmektedir. Müzik video klipleri ile eserin güftesi arasında incelenen eserlerin 10 tanesinin video kliplerinde eserlerin sözlerinden doğrudan doğruya, 8 tanesinde ise kısmen esinlendiğini görülmüştür. Ayrıca 16 eserin müzikal açıdan orijinal formuyla müzik video klibindeki formunun aynı olduğu, 18 eserin farklı icra edildiği görülmüştür.

Görsel tasarımTürk halk müziğiTürk müziği+1
Ayberkhan Ayden
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Dinsel-kültürel-mitolojik bağlamda "Ezidi Topluluğu"nda inanç müziği

İnançlarının varoluş tarihini yaklaşık 7000 yıl öncesine dayandıran Ezîdîler, kendilerini tek tanrılı inancı benimseyen, Mezopotamya'da oluşmuş ilk topluluk olarak nitelerler. Buna, inançlarının tüm bilgilerinin yer aldığı kutsal kitaplarında (Mushafa Reş, Kıtêb-a Cilwa) var olduğu iddia edilen sözlü metinlerindeki Kevl'lerle (dua) açıklanan, "Yeryüzünün Yaradılış Öyküsü Kevl'i" ve "Laleş Mabedi'nin yapım tarihini" sebep gösterirler. Ortadoğu halklarından etno-dinsel bir grup olan Ezîdîler; kültürleri, ibadet biçimleri, Ezîdî-Yezidi isim karışıklığı ve İslamiyet ile bağdaşmayan ibadet biçimleri nedeniyle haklarında sürgün fermanları çıkarılarak zorunlu göçe maruz bırakılmışlardır. Bu da inanışlarının yok olmaması ve cemaatlerini korumak amacıyla ibadet biçimlerini gizlemek için kendilerini kapalı bir etnisite haline dönüştürmelerine sebep olmuştur. Bu çalışmanın araştırma alanı olan Irak'ın Duhok ilinin Şeyhan bölgesinde bulunan Laleş Mabedi Ezîdî ruhban sınıfı yetkilileri ile görüşülerek Ezîdî tarihi, felsefesi, inanç ritüelleri ile ilgili araştırmalar yapılmıştır. Saha çalışmalarımızda, Irak'ın Musul'a yakın bölgesinde yer alan Bahzan ve Başika'daki Keval'ler (inanç müzisyeni), Ezîdî topluluğunun geçmişten günümüze sürdürdükleri inanç müziği icracıları olup, inanışlarına ait bilgileri barındırırlar. Dış müzikal etkilerden uzak kalan yöresel inanç müzisyenleri Keval'ler, standartlaştırılmış Batı müziği normlarına uymak zorunda hissetmiyorlar. Ezîdîliğin sözlü anlatılarında önemli yeri olan ve kültürü taşıyıcı görevi üstlenen Keval'lerin (inanç müzisyeni) ritüel müziğine ait yapısal/icrasal özelliklerinin kültür analizi yapıldığında şu sonuçlara ulaşılmıştır: Keval'ler (inanç müzisyeni) inancı öğretmek, akılda kalmasını sağlamak amacıyla, sabit perdeli ezgilere sahip olmayan Kevl'leri (dua) entonasyonlu biçimde tonlayarak okurlar. Geri kalan az bir kısmı oluşturan müzikli Kevl'leri (dua) ise adı şaz ve qûdum (diğer adıyla şibab ve def) olan kutsal çalgılarla icra ederler. İcrada kullanılan şibabın perdeleri Türk ve Batı müziğinde kullanılan perde standartlarına göre "akortsuz" olduğundan makam ve dizi tespiti zor olmuştur. Araştırmamızda, topluluğun ibadet ritüelleri esnasında seslendirilen altı tane Ezîdî Seması ezgisinin analizinde; dört semanın "uşşak makamı perdelerine yakın olduğu" saptanmıştır. Analizi yapılan "uşşak makamı perdelerine yakın olan semalar"; "Kanuni Seması" serbest ölçüde, ezgileri, usulü aynı olan "Mezar Başı Ağıt Ritüeli" ve "Dilek Gerçekleştirme Halayı" dört ölçü 12\8'lik, son iki ölçü 2\4'lük, "Şerfedin Seması" 12\8'lik ritminde icra edilmiştir. Kalan iki sema ise "Şe Şems Seması" "çargâh makamı perdelerine yakın" 12\8'lik ritminde, "Feryadın Sesi" ise "segâh makamı perdelerine yakın" serbest ölçülü icra edilmiştir. Ezîdî topluluğu; ibadet ritüellerine eşlik eden müzik, dans ve dualarıyla, Ezîdî felsefesini ve dünya algısını, diğer inanç ve kültürlerle olan ortak paydalarını, kendine özgü bir üslupla sunarlar. Evrenin, gezegenlerin ve dünyanın dönmesini ifade eden dönme ayini, Mevlevi semalarındaki, Zerdüşt ilahilerindeki, Zikirli İslami ilahilerdeki ve Alevi semahlarındaki örneklerden bilindiği gibi Ortadoğu kültürünün bir örneğidir. Çalışmada "Dilek Halayı" ve "Mezar Başı Ağıt"ının aynı govend ezgisi ve usûlüne sahip olmasının "ruhun yeniden doğuşu"nu simgelediği saptanmıştır. Ayrıca sayı sembolizmi de inanışlarının içinde etkin bir rol oynamaktadır: Her güne atfedilmek suretiyle yedi meleğin bulunması ve ziyaret ritüelleri esnasında her güne bir tane olmak kaydıyla yedi günlük bir sema uygulanması, bu durumun müzikteki ve danstaki örneklerinden yalnızca bir tanesidir.

Dini müzikKavalKültür+6
Zeynep Yavuz
Ankara Music and Fine Arts University · Müzik ve Güzel Sanatlar Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Metinlerarasılık bağlamında reklam-müzik ilişkisi

İletişim mesajı taşıyan her söz, her hareket bir metindir. Metin, bu çalışmanın merkezi olan metinlerarasılığın bir parçasıdır. Metinlerarasılık kavramı kısaca metinler arasındaki karşılıklı ilişki olarak tanımlansa da bir çok kuramcı bu kavrama yeni anlamlar yüklemeye çalışırlar. Hepsi de metnin bir alıntılar toplamı olduğunu, her metnin eski metinlerden aldığı parçaları yeni bir bütün içerisinde bir araya getirdiğini ileri sürer. Metinlerarasılıkta, her metnin kendinden önce yazılmış öteki metinlerin alanında yeraldığı, hiçbir metnin eski metinlerden tümüyle bağımsız olamayacağı düşüncesi öne çıkar. Bu bağlamda düşünüldüğünde bir metin, daha önce yazılmış metinlerden aldığı kesitlerle yeni bir birleşim düzeni içerisinde bir araya getirilir. Bu durumda her yapıt metinlerarasılığın bir örneğidir. Metinlerarasılık, her metnin sonsuz sayıda farklı yorumunun olabileceği postmodern anlayışla da örtüşür. Bu kavram metni, farklı metinlerden oluşan bir bütün olarak görür. Bu bağlamda anlam, metinlerarası bir bütün içerisinde bir metinden diğerine saçılmaktır.Reklamlar metinlerarasılığın en önemli örneklerinden biridir. Reklam bir promosyon işlevi gördüğü için sürekli bir metinlarası ilişki içindedir. Müzik bu promosyon işlevi sürecinde önemli bir rol oynamaktadır. Müzik, reklama kattığı ya da çerçevelediği anlamla pragmatiktir. Müziğin reklam içinde pragmatik kullanımı bu çalışmada üzerinde önemle durulan noktalardan biridir. Reklam müziğiyle uğraşan kişilerle yapılan görüşmelerde reklam müziklerinin reklamda nasıl bir işlev gördüğüne ve önemine dair alınan cevaplar müziğin reklam içinde pragmatik kullanımını destekleyen örnekler olarak önemli bir yer tutar. Bu çalışmada metinlerarasılık bağlamında reklam ve müzik ilişkisi verilen örneklerden hareketle ele alınacaktır.İletişim mesajı taşıyan her söz, her hareket bir metindir. Metin, bu çalışmanın merkezi olan metinlerarasılığın bir parçasıdır. Metinlerarasılık kavramı kısaca metinler arasındaki karşılıklı ilişki olarak tanımlansa da bir çok kuramcı bu kavrama yeni anlamlar yüklemeye çalışırlar. Hepsi de metnin bir alıntılar toplamı olduğunu, her metnin eski metinlerden aldığı parçaları yeni bir bütün içerisinde bir araya getirdiğini ileri sürer. Metinlerarasılıkta, her metnin kendinden önce yazılmış öteki metinlerin alanında yeraldığı, hiçbir metnin eski metinlerden tümüyle bağımsız olamayacağı düşüncesi öne çıkar. Bu bağlamda düşünüldüğünde bir metin, daha önce yazılmış metinlerden aldığı kesitlerle yeni bir birleşim düzeni içerisinde bir araya getirilir. Bu durumda her yapıt metinlerarasılığın bir örneğidir. Metinlerarasılık, her metnin sonsuz sayıda farklı yorumunun olabileceği postmodern anlayışla da örtüşür. Bu kavram metni, farklı metinlerden oluşan bir bütün olarak görür. Bu bağlamda anlam, metinlerarası bir bütün içerisinde bir metinden diğerine saçılmaktır.Reklamlar metinlerarasılığın en önemli örneklerinden biridir. Reklam bir promosyon işlevi gördüğü için sürekli bir metinlarası ilişki içindedir. Müzik bu promosyon işlevi sürecinde önemli bir rol oynamaktadır. Müzik, reklama kattığı ya da çerçevelediği anlamla pragmatiktir. Müziğin reklam içinde pragmatik kullanımı bu çalışmada üzerinde önemle durulan noktalardan biridir. Reklam müziğiyle uğraşan kişilerle yapılan görüşmelerde reklam müziklerinin reklamda nasıl bir işlev gördüğüne ve önemine dair alınan cevaplar müziğin reklam içinde pragmatik kullanımını destekleyen örnekler olarak önemli bir yer tutar. Bu çalışmada metinlerarasılık bağlamında reklam ve müzik ilişkisi verilen örneklerden hareketle ele alınacaktır.Türkçe Anahtar Kelimeler:1- Metinlerarasılık 2- Reklam 3- Reklam Müziği 4- Müzikte Anlam 5- Reklam Üretim Süreci

MetinlerarasılıkMüzikReklam metni+4
Buket Genç
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Kültürel sermaye bağlamında İzmir'de Latin dans kursları

İzmir'de etkinlik gösteren Latin Dans Kurslarında yaptığım bu çalışma, Latin danslarına olan ilginin nedenlerini Pierre Bourdieu'nun ?kültürel sermaye? kavramıyla çözümlemeye odaklıdır. Kültürel sermaye, kişinin doğumuyla beraber aileden edindiği, eğitim ve toplumsal ilişkiler aracılığıyla gelişen ve zamanla elde edilen sanat, bilgi, beceri, çevre vb. alanlardaki birikimdir. Müzik ve dans, insanların kendilerini toplum içinde konumlandırmalarına yarayan ve kendilerini nasıl konumlandırdıklarının anlaşılmasında katkısı bulunan analitik merceklerdir. İnsanların söylemlerini ve eylemlerini başka insanlarla paylaşılmasını mümkün kılacak şekilde göstermeleri, buna sahip olduklarını ifade etmeleri bir kültürel sermayedir. Dans da önemli bir kültürel sermaye biçimidir. Dans kursuna gitmek bir beceri gösterme etkinliği olduğundan önemli bir sosyal etkinliktir. Bu nedenle kursiyerlerin kendi becerilerini ifade ettiği, içerisinde belli değer kalıplarını barındırdığı için sosyal çevre açısından önem kazanır. İnsanlar kendilerini öteki insanlardan ayrı?tırabilmek için bu tür yöntemleri kullanır. Danslar insanların belli bir müzik kültürüyle kendilerini yeniden inşa etme araçlarından biridir. Dans kurslarında yapılan gözlemler ve kursiyerlerle yapılan görüşmeler sonucunda dans kursuna katılmanın, dans etmeyi öğrenmenin kendileri için önemli bir sosyal etkinlik olduğu ve bu beceriden ötürü önemli bir kültürel sermayeye sahip oldukları belirlenmiştir.Araştırmada 75 kursiyerle görüşme yapılmış, dans okullarının ve kurslarının derslerine katılıp incelenmiş, her farklı dans kursuna ait gecelerde ve etkinliklerde gözlem yapılmıştır. Katılımcıların Latin danslarına olan eğilimin nedenlerinin birbirinden farklı gereçlerle (yas, eğitim, cinsiyet vs.) ilişkisi kültürel sermaye bağlamında sunulmustur.Türkçe Anahtar Kelimeler1- Dans 2- Dans Kursları3- Kültürel Sermaye 4- Sosyalleşme 5-Latin Dansı

DansKurslarKültürel sermaye+4
Şirin Cerit
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Teknolojik gelişmelerin müzikte telif haklarına çok boyutlu etkisi

Bu çalışmada müzik ürünlerinin üretim, dağıtım, tüketim ve paylaşım örüntülerine teknolojik gelişmelerin tesiri ve özel olarak İnternet teknolojisinin telif hakkı kavramı ve uygulaması üzerindeki dönüştürücü etkisi incelenir. Bu tezin amacı telif hakları alanında güncel bir problem haline gelmiş olan bu dönüştürücü etkinin analiz edilmesi ve konu hakkında geniş bir perspektif sunulmasıdır. Çalışma için veriler literatür taraması, görüşme ve yazışmalar yoluyla toplanmış ve toplanan bu veriler yorumlanmıştır. Çalışmanın Birinci Bölümünde mülkiyet ve fikrî mülkiyet kavramları açıklanmış, İkinci Bölümde telif hakları olgusunun tarihsel gelişimi derinlemesine incelenerek bu olgunun ortaya çıkışının ve sürekli maruz kaldığı biçimsel değişimlerin nedenleri üzerinde durulmuştur. Üçüncü Bölüm, müzik endüstrisi ile geçtiğimiz yüzyıl boyunca ortaya çıkmış teknolojiler arasındaki ilişkiye değinir ve İnternet teknolojisinin insan hayatına kattığı çeşitli pratikler ile müzik endüstrisi arasındaki güncel gerilim durumunu örnekler. Bu durumun hukuk ve siyasete yansıması üzerinde de ayrıntılı bir şekilde durulmuştur. Dördüncü ve son bölüm ise bütün bu gelişmeleri bir paradigma kayması olarak değerlendirmeyi önererek telif hakkı kavramının yalnızca biçiminde değil, özünde de fiilî bir dönüşüm yaşandığını sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik bağlamlar içerisinde açıklamaya çalışır.Türkçe Anahtar Kelimeler: 1- Fikrî Mülkiyet 2- Telif Hakkı 3- Müzik Endüstrisi 4- İnternet 5- Ağ Toplumu

Bilgi ağlarıFikri ve sınai mülkiyet haklarıMüzik endüstrisi+6
Tolga Darcan
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Müzik algısı, müzik tercihi ve sosyal kimlik bağlamında müzikte önyargı ve kalıpyargı

Müzikte önyargı ve kalıpyargı konusunu irdeleyen bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. İlk iki bölüm müzik önyargı ve kalıpyargılarını oluşturan etkenlere ilişkin bir literatür araştırmasıdır. Son bölüm ise anketler aracılığıyla gerçekleştirilen özgün araştırmada ulaşılan sonuçların ve bu tip araştırmalardaki yöntemlerin bir tartışmasıdır. İki kısma ayrılabilecek İlk bölümde müzik algısının sosyal ve kültürel temelleri ve müzik tercihini belirleyen etkenler üzerinde durulmuştur. Müziğin bireysel, sosyal anlamları ve işlevleri ile tercihlerin psikolojik ve sosyal kökenleri bölümün konusunu oluşturmuştur. İkinci bölüm olan ve müziğin sosyal psikolojisi ile içiçe anlatılan müzik kalıpyargıları bölümünde sosyal kimlik teorisi bağlamında önyargı ve kalıpyargı, müzikte kalıpyargı ve problem müzik türleri konu edilmiştir. Araştırmanın özgün kısmını oluşturan son bölüm ise 5 ayrı şehirden 566 katılımcıya müzik dinletilmesiyle gerçekleştirilen anketlerden elde edilen sonuçları ve bu anketlerin yöntem ve oluşum süreçlerini anlatmaktadır. Açık uçlu anket soruları, birebir görüşmelerden elde edilen sıfat tanımlamaları ve Rentfrow ve Gosling'in modeli temel alınarak oluşturulan anketlere ilişkin sonuçlar ayrıntılı tablolar ve açıklamalarla sunulmuştur. Araştırma konunun nasıl çoklu disipliner yapıya sahip olduğunu ve insanların kendileriyle aynı ya da kendilerinden farklı tür müzik dinleyen başkalarına karşı ne gibi düşüncelere sahip olabileceğine ilişkin tahminlerini ortaya koymaktadır. Türkçe Anahtar Kelimeler: 1. Müzik Kalıpyargıları 2. Müzik Algısı 3. Sosyal Kimlik 4. Müzik Tercihi

Onur Şenel
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Mekan müzik ilişkisi bağlamında İzmir'de sokak müziği

Bu çalışmada, İzmir özelinde son yıllarda sıkça karşılaşılmaya başlanan sokak müziği pratiklerinin sebepleri mekân-müzik ilişkisi bağlamında incelenir. Bu tezin amacı giderek popülerleşen sokak müziği pratiklerinin analiz edilmesi ve konu hakkında geniş bir perspektif sunulmasıdır. Çalışma için kullanılan veriler; literatür taraması, gözlem ve görüşmeler yoluyla toplanmış ve toplanan bu veriler yorumlanmıştır. Çalışmanın Birinci Bölümünde, sokak müziğinin tarihi, tüm dünyadaki önemli ve günümüze etki eden sokak müziği pratiklerine göre coğrafi açıdan gruplanarak incelenmiş, sokak müziğinin günümüz ekonomik ve sosyal yaşamına olan etkileri neden sonuç ilişkisi içerisinde açıklanmıştır. Çalışma bu incelemeyi yaparken devlet ile toplum arasındaki çatışmayı da gözler önüne sererek aynı zamanda sokak müziği üzerinden toplumların sosyal değişimlerini ve çatışmalara nasıl tepkiler gösterdiğini incelemiştir. İkinci Bölümde, mekân, sokak, mülkiyet, müzik, kamu, devlet ve hukuk gibi kavramlar açıklanmış ve bu kavramlar dâhilinde dünyanın tüm bölgelerinden örneklerle sokak müzisyenlerinin sosyal ve ekonomik açıdan toplumdaki konumları anlatılmıştır. Ayrıca sokak müzisyenlerinin ve sokak müziğinin devlet ve özel sektörle olan ilişkileri ile birlikte yukarıda bahsi geçen kavramlar ile bağları anlatılmıştır. Üçüncü Bölüm, sokak müziğinin Türkiye?deki başlangıcını ve oradan İzmir?e gelişini anlatarak, İzmir özelinde sokak müziği pratiklerinin ve sokak müzisyenlerinin değişen müzik üretim ve tüketim mekanizmasında nasıl konumlandığını incelemiş ve sokak müziği ile ilgili hem müzisyenlerin, hem dinleyicilerin, hem de devletin değişen ve gelişen rolünü anlatmıştır.

Alkan Günlü
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Müzik ibadet ilişkisi bağlamında Alevi Cem ritüelleri

Alevi Cem ritüelinin müzik ve ibadet ilişkisi bağlamında ele alındığı araştırmanın sonuçlarını içeren bu tez çalışması üç bölümden oluşur. Birinci bölüm, müziğin ibadetteki rolü ve işlevi ve ibadet müziğinin dinamikleri yani ibadet müziğinin boyutunu, biçimini ve akışını belirleyen etmenler üzerinedir. İkinci bölümde Anadolu Aleviliğinin tarihsel, inançsal ve kültürel kökenleri ve Anadolu Aleviliğinde müzik ibadet ilişkisi incelenir. Üçüncü bölümde, kentleşmenin bugünkü genelde Anadolu Aleviliği özelde Narlıdere Alevilerinin inanç ve kültürü üzerindeki, cem ritüellerindeki ve ritüel içi müzik pratiklerindeki izdüşümü sorgulanır. Müziğin ritüele katılımı teşvik ettiği, dinsel inançlara güçlü temeller sağladığı, Tanrı'ya gönülden bağlanmayı kolaylaştırdığı için ibadetin bir parçası olarak kullanımına ilişkin dünya üzerinde sayısız örnekle karşılaşmak mümkündür. Merkezine insan sevgisini koyan ve kökleri Orta Asya'ya uzanan heterodoks ve senkretik bir inanç sistemine sahip Anadolu Aleviliğinde müzik ibadetin vazgeçilmez bir öğesidir. Alevilerin toplu ibadetine toplanmak, bir araya gelmek anlamına gelen 'cem' adı verilir. Cem ritüellerinde müzik tamamen ibadetle ilişkilendirilir; o yüzden kutsaldır ve seyir için değildir. Cem ritüellerinde temel çalgı bağlamadır. Bağlama ve şiirleri seslendirilen zakir de kutsal kabul edilir. Cem müziklerinde çalgısal ustalık ya da sanatsal yaratıcılık gibi estetik kaygılardan ziyade işlevsellik ön plandadır. Müzik, Alevi öğretilerinin aktarılmasında bir araçtır. Müzik sözlerinde aşkın bir Tanrı yerine içkin bir Tanrı algılayışı olduğu görülmektedir. Sözler yalın ve açıktır. Cemin sonlarına doğru semah denilen ibadet dansı icra edilmektedir. Semahlarda kişi belli figürler yaparak ve dönerek Tanrı'ya yaklaşmaya çalışmaktadır. Cemin sonunda Hz. Ali'nin oğlu Hz. Hüseyin'in Kerbela Çölünde şehit edilişini anlatan ağıtlar söylenmekte, bu ağıtlar söylenirken herkes ayağa kalkıp el ele tutuşmakta ve gözyaşı dökmektedir. Müzik ritüele başından sonuna kadar eşlik etmektedir. Türkçe Anahtar Kelimeler: 1-İbadet 2-Ritüel 3-Heterodoks 4-Alevi 5- Müzik

Dini müzik
Nihal Başak Uzun
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Bizans dini müziğinde İstanbul Tavrı: Fener Patrikhanesi ilahilerinin melodik, ritmik ve modal yönden analizi

Diğdem Gezek
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Makam yapılarını yansıtan bir model önerisi için yapay zeka tekniklerinin kullanımı

ÖZETBu çalışma kapsamında; duyuşa ve pratiğe dayalı geleneksel müziklerimizinmakamlarının zaman içindeki yapısal değişiminini kültürel altyapısı ile ortaya koyan bir ?düşünceler bütünü? önerilmektedir. Bu düşünceler bütününün ileride oluşturulabilecek dahakapsamlı makam modellerine altyapı sağlayacağı düşünülmektedir. Yapay zeka tekniklerininböylesi modellerde nasıl kullanılabileceği ve nasıl bir katkıda bulunabileceği de çalışmalaresnasında tartışılacaktır. Tabiidir ki çalışmada yararlanılacak en büyük kaynak yine eski?edvar? defterleri olacaktır. Çünkü müziğimizin ?icra?'yı esas alan teorik yapısı, zamanzaman öznel tanımlarla desteklense de en açıklayıcı ve net şekilde bu tarihi nazariyatkaynaklarında açıklanmaktadır. Şu da önemle belirtilmelidir ki böyle bir yapılanmayıoluşturmak bireysel bir çalışmanın çok daha ilerisinde bir uğraş ve bilgi dağarcığıgerektirmektedir. Bu çalışmanın amacı daha önce bu konuda yapılmış çalışmalara dair?ipuçları? içeren ve tek iddiası kendinden sonraki çalışmalara ?ipuçları? bırakmak olan, birmodel ?nüvesini? veya ?anlayışını? ortaya koyabilmektir. Anadolu'nun müzikal yapısına dair?teorileri? vücuda getirip bunları dünya kültürüne sunmak adına bu toprakların tüm?müzikbilimi emekçilerine? düşen çok şey olduğu açıktır.Anahtar kelimeler: Makam, ses organizasyonu, hüseyni, Anadolu müziği, Anadolugeleneksel müzikleri, geleneksel müzik, icra, yapay zeka, bütünleşik geleneksel musiki, halkmüziği, klasik Türk müziği, Osmanlı kent müziği.

Cenk Güray
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Bağlamadaki Şelpe tekniği yeni uygulamalarının armonik ve melodik yönden analizi

ÖZETKIZILER, Zeynep Gülay. ?Bağlamadaki ?Şelpe? Tekniği Yeni Uygulamalarının Armonik veMelodik Yönden Analizi?Bu çalışma kapsamında, günümüz bağlama çalımında önemli gelişmelere sahne olanel ile bağlama çalma (şelpe) tekniği ile ilgili bir inceleme yapılmıştır. El ile çalma biçiminintarihsel süreçteki yeri araştırılmış, bugünkü uygulamalar ile ilişkisi ortaya konulmuştur. Bugeleneksel bağlama çalma biçiminin 1990'lı yıllardan itibaren yaşanan hızlı gelişim sürecisonunda hangi noktaya geldiği araştırılmıştır. Bu hızlı gelişim sürecinde geleneksel çalımbiçiminin yeniden canlandığı, özünden kopmadan icra tekniğinin geliştiği ve de kullanımalanının genişlediği görülmüştür. Yeni gelişmeler sonucunda bağlamadaki el ile çalımşeklinin Türk Halk Müziği açısından olumlu sonuçlar doğurduğu söylenebilir. Bu çalışmasırasında karşılaşılan kaynak sıkıntısı, hızla artan sayıda çalıcının bulunmasına karşılık, bukonuda yapılan bilimsel araştırma ve incelemelerin azlığını göstermiştir. Bu konudakibilimsel çalışmaların artmasının, el ile bağlama çalma tekniğinin daha verimli bir şekildeilerlemesine katkıda bulunacağı açıktır. Bu çalışmanın, bu konuda yapılacak daha ileriçalışmalara ve konunun bilimsel platformda yöntemsel olarak daha gelişkin bir şekildeincelenmesine bir temel olmasını dilerim.Anahtar Sözcükler: Bağlama, şelpe, el ile bağlama çalma, üçtelli, analiz, halk müziği.

Zeynep Gülay Kızıler
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Caz müziğinin bugünkü sorunları: Caz müziğinin üretilme koşullarının güncel görünümü

ÖZETYanıkoğlu, Arzum. Caz Müziğinin Bugünkü Sorunları: Caz Müziğinin ÜretilmeKoşullarının Güncel Görünümü.Bu araştırmada tüketim sıkıntıları yaşamakta olduğu tespit edilen Cazmüziğinin üretilme koşullarının güncel görünümü ele alınmıştır. Dünyanın pek çokülkesinde farklı biçimlerde gelişme göstermiş olan Caz müziğini tümüyle ele almakmümkün olmadığından, çalışmanın konusu Caz'ın doğduğu Amerika BirleşikDevletleri ile sınırlandırılmıştır. Caz müziğinin geçirdiği evrimi tüm dönemleriyleele almak mümkün olmayacağından, araştırmanın amacı bakımından özel önemi olandönemler belirlenmiştir. Caz müziğinin tüm dönemleri ana hatlarıyla açıklandıktansonra, Swing, Be-Bop, Avant-Garde ve Fusion olarak belirlenmiş olan dönemlere aitbelirli parçalar müzikal form, armonik ve melodik yaklaşım açılarından karşılaştırmayoluyla analiz edilmiştir.Çalışmanın sonucunda Caz müziğinin artık popüler bir müzik değil, sanatmüziği olarak değerlendirilebilecek bir konuma geldiği; 1980'ler sonrasında Cazmüziğinde saptanan tüketim sıkıntılarının bu müziğin üretiminde de yaşandığısonucuna varılmıştır.Anahtar kelimeler: Caz, caz tarihi, caz dönemleri, caz müzisyenleri, Ragtime,Blues, Swing, New Orleans, Chicago, Dixieland, Avant-Garde, Fusion, Be-Bop.

Arzum Yanıkoğlu
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Koro eğitiminin çocuk gelişimi üzerindeki etkileri

Türkiye'de erken yaşta müzik eğitimi çalışmalarının yetersiz olduğu düşüncesinden yola çıkılarak gerçekleştirilen bu araştırmanın konusu, bu alanda önemli bir yer teşkil eden Çocuk koroları ile sınırlandırılmıştır. Literatür taramasında müzik eğitimi kadar, gelişim alanına ait kaynaklar da önemli rol oynamıştır. Araştırmada literatür taramasının dışında, koro eğitimi alan erken yaştaki çocukların sınıf öğretmenlerine ve velilerine uygulanılmış olan anket yöntemi izlenmiştir.Araştırma, erken yaşta koro eğitimi alan çocukların sosyal, psikolojik, duygusal ve zihinsel yönde gelişimlerini ortaya koymuştur. Araştırmanın sonucunda ayrıca erken yaşta müzik eğitiminde çocuk korolarının önemli katkılarda bulunabileceği tekrar görülmüştür.

Elif Doğanarslan
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

W. A. Mozart'ın eserlerinde mehter müziği etkisi

Bu tezde, mehter müziğinin tarihsel gelişimi, mehter çalgıları, çalgıların mehter müziğindeki yeri ve önemi, mehter müziğinde kullanılan makam ve usullerle ilgili konulara genel olarak değinilmiştir. W.A.Mozart'ın hayatı, eserleri, kişiliği ve sanatsal görüşleri anlatılmıştır. Çalışmanın amacı, mehter müziğinin W.A.Mozart'ı nasıl ve hangi süreçte etkilediğini belirlemektir. Bu bağlamda W.A.Mozart'ın konuyla ilgili seçilmiş eserlerinin genel incelemesi yapılmıştır.Araştırmanın konusuyla ilgili olarak ulaşabildiğim en önemli kaynakların, özellikle tezimin konusuyla yüzde yüz uyuşan K.Reinhard'ın 'Mozart'ın Türk Müziği Algılaması' başlıklı bildirisinin ve benzerlerinin titizlikle incelenmesi sonucunda ortaya çıkan veriler ışığında, W.A.Mozart'ın ritmik, ezgisel ve armonik yapı kurgulamada kullandığı yöntemler ortaya çıkarılmış ve yorumlanmıştır. Bestecinin bizzat dinlediğini (varsaydığımız) ve çağının ya da çağından önceki bestecilerin eserlerinden tanıdığı mehter müziğinden etkilendiği, ancak bu müziği kendi tarzı içinde erittiği örneklerle ortaya konmuştur.

Mehter müziğiMehter takımıMozart, Wolfgang Amadeus
Deniz Demirci
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de müzik eleştirmenliği

Ülkemizde sanat kurumları ve sanat etkinlikleri dikkate alındığında "müzik eleştirmenliği" konusundaki çalışmaların ve yayınların sayıca azlığından yola çıkılarak yapılan bu çalışmada; eleştirinin tanımları, müzikte eleştirinin işlevi ve tarihsel süreci, Cumhuriyet Dönemi itibariyle müzik eleştirmenleri ve yayınları, ülkemizde müzik eleştirmenliğinin durumu ve eleştiri yaklaşımlarına yer verilmiştir. Araştırmada, literatür taramasının yanı sıra; "müzik eleştirmenliği" başlığında müzik yazarlarına, bestecilere, şeflere ve icracılara görüşme yöntemi uygulanarak bulgulara ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda, Türkiye'de müzik eğitimi veren kurumlarda yer almayan müzik eleştirmenliği alanının "mesleki alan" haline dönüştürülmesiyle sanat dünyasına olumlu katkılar sağlanabileceği, müzik eleştirmenlerinin ancak objektif, bilgi tabanlı ve tecrübeye dayanan eleştiri üslubu ile sanatçı, sanatsever ve müzik sanatı üzerinde yapıcı, yönlendirici, geliştirici etkiler bırakabileceği tespit edilmiştir.

EleştirmenlerMüzikTürk müziği
Petek Güngör
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Toplumsal cinsiyet ekseninde rock müzikte kadın: Şebnem Ferah örnek olayı

Bu çalışma toplumsal cinsiyete dayalı kadın-erkek eşitsizliğini rock müzik özelinde ele alarak, bir rock şarkıcısı olan Şebnem Ferah'ı anlamaya odaklanmıştır. Popüler müzik endüstrisinin erkek egemen yapısının ve tüketime yönelik politikalarının Şebnem Ferah'ın müziksel kimliği üzerindeki etkisi ile şarkı sözlerinin toplumsal cinsiyet bağlamının değerlendirileceği tez üç bölümden oluşmaktadır: Birinci bölüm, kadın kimliğini, toplumsal cinsiyet, feminist hareket ve postmodernizm yaklaşımları çerçevesinde değerlendiren kuramsal bir çerçeve iken, ikinci bölüm, toplumsal cinsiyetin davranışa etkisini, kadınların müziksel alandaki pratiklerini ve müzikte toplumsal cinsiyet özelinde ele alarak, tarihsel süreçte Türk müziği ve rock müzikte kadın görünümünün irdelenmesidir. Odak noktasına Şebnem Ferah'ı alan üçüncü bölüm ise Şebnem Ferah'ın bir kadın olarak rock müzikte var olma çabasını, müziksel kimliğinin biçimlenmesine etki eden yönleri, şarkı sözlerinin toplumsal cinsiyetle ilişkisi, müzisyenliği ve soundunu incelemiştir.

Cinsel kimlikCinsel kimlikFerah, Şebnem+5
Sabiha Açar
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Müzik beğenisinde kültürel sermaye ve kültürel elitizm: Kıbrıs örneği

Bu tez çalışmasında Kıbrıs örneğinden yola çıkarak insanların müzik beğenisinin şekillenişinde "Kültürel Sermaye" ve "Kültürel Elitizm" kavramlarının etki boyutu, iki toplum özelinde ve ortaklıkları gözetilerek incelenmiş, çıkan sonuçlar bu kavramlar ışığında değerlendirilmiştir. Üç bölümden oluşan çalışmanın birinci bölümünde müzik ve müzik beğenisi üzerinde durularak, müziğin insan hayatındaki işlevlerine ve müzik beğenisi, sosyal sınıf, beğeni, eğitim ilişkisine değinilmektedir. Çalışmanın ikinci bölümünde, Bourdieu'nun kültürel sermaye kavramını anlayabilmek için sosyolojisine değinilmiş, alan, habitus, oyun, sermaye türleri, kültürel sermaye ve kültürel elitizm kavramlarını açıklamaya yönelik literatür araştırması yapılmıştır. Üçüncü bölümde ise Kıbrıs adasının genelini kapsayan ve 120 Kıbrıslı Türk ve 102 Kıbrıslı Rumla yüz yüze gerçekleştirilen görüşmelere ve bu görüşmelerin sonuçlarına yer verilmektedir. Araştırmada ayrıca görüşmelerden önce yapılan pilot çalışmaya da değinilmektedir. Kapalı ve açık uçlu sorulardan oluşan görüşme formları Kıbrıslı Türkler için Türkçe, Kıbrıslı Rumlar için ise İngilizce olarak hazırlanmıştır. Çalışmada çıkan sonuçlar kültürel sermaye ve kültürel elitizm kavramlarıyla bağlantılanarak yorumlanmış ve iki toplum arasında ortak bir etki boyutu olduğu görülmüştür. Türkçe Anahtar Kelimeler: İ 1- Kültürel Sermaye 2- Kültürel Elitizm 3- Müzik Beğenisi 4- Kültürel Çalışmalar 4 5- Kıbrıs

ElitizmKültürKültürel sermaye+4
Umut Albayrak
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Protestan ritüellerinde popüler müzik pratiği: İzmir Çağdaş Tapınma Scene

Bu tez, bireyler ve topluluklar arasındaki ilişki bağlamında Protestan kiliselerindeki popüler müzik pratiklerini inceler. Bu araştırma başlıca iki soru üzerine kuruludur. Birinci soru, anaakım (mainstream) popüler müzik tür/biçemlerini kilise ibadetlerinde kullanmak hem Dünya genelinde hem de yerel yerlerde aynı dinsel kimliği paylaşan Protestan imanlıları arasında köprü kurar mı? İkinci olarak, kutsal mekanlarda popüler müzik yapmak ve bunu dinsel ritüellerde kullanmak kutsal popüler müzik ve müzik sceneleri özelinde Protestanlar arasında birlik yaratma açısından imanlıları nasıl etkiler. Araştırma katılımcı gözlem, derinlemesine görüşmeler, literatür incelemesi ve etnografik yazı gibi nitel araştırma metodlarını içerdi. Etnografik araştırma Ekim 2014'ten başlayarak dokuz ay boyunca İzmir sınırları içerisinde konumlanan ve İzmir Çağdaş Tapınma Scene'i ve ortak dinsel etkinliklerle ilişkili bağlantılara sahip olan Protestan kiliseler arasında yapıldı. Alan çalışmasının veri analizlerine dayanarak, İzmir Çağdaş Tapınma Scene'i paylaşılan aynı müzik kavrayışı ve sahip olunan aynı dinsel kimlik ve inanç bağlamında oluşturan birkaç unsur vardır. Scene kavramı müzik aktiviteleri, müzik sürecinin üretim ve tüketim sürecini, insan gruplarına ve örgütlenmelere başvurulmuş olarak isimlendirmeye alışmıştır. Buna rağmen, topluluk ve örgütlerin inançları, müzik dışı unsurlar tarafından desteklenen müziksel anlamın fikir birliği gibi müzik dışı bileşenler, edimsel ve söylemsel bilinçle scene'in yaratılması ve yeniden yaratılmasında rol oynar. Böylelikle müziksel yaklaşımın yanı sıra toplulukların inançları ve değerleri ile iletişim kuran ve yapı ve birimin genel resimde cisimleştirilmesi özelinde scene yaratımına katkıda bulunan müziksel olmayan bileşenler vardır. Scene, bu bileşenlerle de anlam kazanır. Türk Çağdaş Tapınma Müziği, küreselleşme süreciyle birlikte farklı bölge, yer ve kıtalardaki scene'ler ile ilişki içerisinde olup bu doğrultuda şekillenmektedir. İzmir'de Türk Çağdaş Tapınma Müziği'ni pratik eden kiliseler ise böylelikle farklı yerlerdeki scene'lerle ilişki içerisinde oldukları ve bu ilişkiyle şekillenmeleri sebebiyle bir yerellerarası (Trans-local) scene olarak görülür. 1- Scene 2- ÇağdaĢ Tapınma Müziği 3- ÇağdaĢ Hristiyan Müziği 4- Tapınma Müziği 5- Protestan Kilisesi

Dini müzikDini törenHristiyanlar+5
Uğur Aslan
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Popüler müzikte din teması: "yeşil pop"

Bu çalışmanın amacı öncelikle ?Yeşil Pop/İslami popüler müzik? olarak isimlendirilen müziğin ne olduğunu, açıklamaktır. Bu bağlamda popüler müzik incelemelerindeki analiz kategorilerinin sınırlandırılarak kullanılması ile çalışmanın daha verimli ve aydınlatıcı olması hedeflenmiştir. İlk olarak müziksel üretim bağlamında, İslami popüler müziğin Türkiye'deki önemli icracılarından olan Taner Yüncüoğlu, Eşref Ziya Terzi, Ömer Karaoğlu, Mustafa Cihat ve Grup Nasihat ile yapılan görüşmeler sonucunda ortaya çıkan müziksel ve müzik dışı söylemlerin yanı sıra müziksel pratiklerden de hareketle İslami popüler müziklerin oluşumunda önem taşıyan dinsel-tarihsel-müziksel unsurları açıklamak hedeflenmiştir. İkinci olarak; temel analiz kategorilerinden olan metin analizi ile İslami popüler müzik başlığı altında incelenen birbirinden farklı örneklerin tasnif edilmesi ve bu farklılıklarının neler olduğunun tespit edilmesi üzerinde durulacaktır. Son olarak ise popüler müzik incelemelerinin temel analiz kategorilerinden `tüketim'in İslami popüler müzikteki şekillenişine değinilecektir. Burada özellikle müzisyen profilleri, izlerkitle profilleri ve etnografik çalışmalara yer verilecektir.Genel olarak çalışmanın odaklandığı nokta ise İslami popüler müzik üreten müzisyenlerin pratikleri ve üretimlerinin analizi üzerinedir. Müziksel üretimin anlaşılabilmesi için müzisyenlerin kendi söylem ve pratiklerini içeren önemli metinlerin ele alınması ve bu hususta toplanan enformasyonun değerlendirilmesi üzerinde durulmuştur. İslami popüler müziğin, üretim-metin-tüketim ilişkisi açısından ele alınması görüşmeler ve gözlemler aracılığı ile açıklanırken, interdisipliner bir çalışma perspektifi ile müzikolojinin diğer sosyal bilimlerden yararlanabilen esnekliği göz önünde tutulmuştur. Bu nedenle çalışma kavramsal desteğini özellikle iletişim ve sosyolojiden almıştır. İletişimde yer alan ve popüler müziklerin üretimini incelerken sıklıkla başvurulan simge, anlam, kod vb. kavramlar yardımcı olarak kullanılmıştır. Sonuç olarak İslami popüler müzik müzikoloji-teoloji-sosyoloji üçgeni içerisinde ele alınmış ve açıklanmaya çalışılmıştır.

DinDini müzikPopüler müzik
Ceylan Engin Kaniyolu
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2010
00
Master'sOpen AccessTR

İşitme engelli koklear implant kullanıcısı çocukların [re]habilitasyonunda müziğin pragmatik kullanımı

Bu çalışmanın amacı, koklear implantlı (Kİ) çocukların rehabilitasyonunda müzikten yararlanmanın yöntemlerini ve belli başlı sonuçlarını incelemektir. Bu çerçevede araştırma öncelikle Kİ alıcılarının müzik algılaması ile ilişkili en son çalışmaların bazılarını gözden geçiriyor ve koklear implantasyonun çocukların müzik algılamasında nasıl bir etkiye sahip olduğunu inceliyor. Müzik kimi zaman sadece bir şey söylemekten çok bir şey yapmaya yöneliktir, bu da müziği temelde pragmatik yapar. Dolayısıyla burada sunulan çalışmanın en önemli amaçlarından biri koklear implantlı çocukların rehabilitasyonlarında müziğin pragmatik rolünü kanıtlamak olmuştur. Bu çerçevede İzmir'de özel bir rehabilitasyon merkezi olan Duy-Kon'da bir müzik öğretmeni olarak hizmet verilerek katılımcı-gözlem yöntemine dayalı bir örnek çalışma gerçekleştirilmiştir. Duy-Kon'da yaşları 9 ila 14 arasında olan 6 doğuştan işitme engelli Kİ kullanıcısı çocuk seçilmiştir. Çocuklar ritim ayırt etme, perde algılama, çalgı tanıma ve bildik bir ezgiyi kavrama testine tabi tutulmuştur.Mevcut bulgular Kİ kullanıcısı çocukların, perde algılaması, çalgı tanımlaması ya da ezgiyi anlama gibi görevler açısından müzik testlerinde normal olarak işiten çocuklardan önemli derecede zayıf olduğunu gösterirken, benzer araştırmalar içinde Kİ kullanıcılarının da olduğu koklear işitme kaybı olanların normal işiten çocuklar ile eşit derecede zamansal ayrım becerisine sahip olduğuna işaret etmektedir. Bu durumun Duy-Kon'daki çocuklar açısından da aynı olduğunu hemen söyleyelim. Deneyimimiz bize göstermiştir ki, müzik öğretilen implantlı çocuklar müziği çok eğlenceli bulmuşlardır. Rehabilitasyonun sıkıcı süreci böylece çocuklar açısından bir eğlence zamanına dönüşmüştür. Çocukların tümü müziği anlamada, en azından müziğin kimi bileşenlerini anlamada kayda değer ilerleme göstermiştir. Sözgelimi ritmi sorunsuz anlamak hecelerin anlaşılmasında daha iyi sonuçlar alınmasına yardımcı olmakta, kelimelerin uzunluğu ve sesbirimlerin sayısının anlaşılmasına katkıda bulunmaktadır. Sonuç olarak Duy-Kon'da verilen müzik dersleri Koklear implantlı çocukların rehabilitasyonunda müziğin önemli bir pragmatik rolü olduğunu kanıtlamıştır.

Koklear implantlarMüzikMüzik dersi+5
Nilhan Erten
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Toplumsal cinsiyet ve müzik: Bergamalı roman kadınlarının profesyonel müzisyenlik modeli olarak `dümbekçilik'

ÖZETBu çalışmada Bergama Kozak Yaylası Yörüklerinde gözlenen evlilik ritüeli kalıbı ve bu ritüelin müzik ile ilgili aşamaları için kiralanan profesyonel Roman kadın müzisyenlerin icra ve müzisyenlik modeli olarak `Dümbekçilik' ele alınır. Dümbekçilerin, evlilik ritüeli aşamaları ile sınırlı hizmet alanı toplumsal cinsiyet bağlamında incelenir ve özellikle kadın davetlilere yönelik olarak gerçekleştirilen aşamaların ayrıntılı bir dökümü verilir. Dört ana bölüme ayrılan tez çalışması sırasıyla şu başlıklardan oluşur: ilk üç bölüm `Toplumsal cinsiyet ve müzik',`Bergamalı Roman kadınların profesyonel müzisyenlik modeli olarak dümbekçilik', `Dümbekçilerin evlilik ritüellerindeki kültürel rolleri: Kozak bölgesi Yörük düğünleri örnek olayı'dır. Dördüncü bölüm `Analiz'de ise, `Dümbekçiler'in icralarındaki biçemsel özelliklerin belirlenmesi hedeflenir ve yanı sıra yöredeki evlilik ritüellerinde ortaya çıkan kadın ve erkek cinsiyetine ilişkin müziksel davranış farklılıklarının anlaşılması için, her iki cinsiyet üyeleri tarafından oynanan zeybek oyunlarından `Harmandalı Zeybeği' incelenir.

Cinsel kimlikMüzisyenlikÇingeneler+1
Cemile Yılmaz
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Mekan-müzik ilişkisi açısından Türkiye'de ?taverna?

Bu inceleme, alan çalışmasından toplanan etnografik gerecin teorik irdelemeye tabi tutulduğu bir popüler müzik araştırmasıdır. Dolayısıyla birinci bölüm, metodolojk prensip gereği kuramsal tartışmaya ayrılmıştır. İkinci bölümde birer ?temsil mekanı? olan Türkiye'deki eğlence mekanlarının kısa bir tarihçesi verilmiştir. Üçüncü bölümün ilk kesiminde birinci bölümde ayrıntılarıyla gerçekleştirilen kuramsal tartışma ile çalışmanın odağı olan taverna arasında ilişki kurulmuş ve bağlamlaştırılması yapılmıştır. Üçüncü bölümün ikinci kesiminde ise Türk popüler müzik tarihi yazımcılığında öne çıkan kaynaklar gözden geçirilmiş ve kesimin sonunda yine bir etnografi ağırlıklı çalışma olan gazino incelemesinin içindeki taverna betimlemelerine yer verilmiştir. Böylece bu çalışmanın `vaka incelemesi' (case study) kesimine daha yumuşak bir geçiş yapılmıştır.Bu bağlamda `taverna'; mekan, müzik, müzisyen ve izlerkitle/müşteri üzerinden analiz edilmeye çalışılmıştır. Müzisyenler, işletmeciler ve mekan çalışanları ile yapılan görüşmeler bu mekanlarda gerçekleştirilen gözlemlerle birleştirilmiş ve teorik irdelemeye tabi tutulmuştur. Bu çalışmada gerek genel olarak müzik aracılığı ile inşa edilen eğlence mekanları, gerekse `özgül' bir eğlence mekanı olarak taverna, ?temsil mekanı? olarak kavramlaştırılmıştır. Taverna müziği, bir eğlence yaşamı geleneğininin olduğu özgül bir kentsel mekanda (İstanbul ve Türkiye'nin diğer büyük şehirleri) bu mekanın (kent) sürekliğine ve değişimine görünürlük kazandıracak şekilde bir başka alt mekanda (taverna) belli bir dönemde (1980'ler) ortaya çıkmış bir türdür. Üstelik burada gerçekleştirilen müziksel pratiklerin niteliği (üslup, repertuar, çalgılama vb) ayırdedici bir ?toplumsal pratik? olarak mekanı inşa ederken, bu mekanın ?temsil gücü? de bir popüler müzik tarzı olarak tavernanın ortaya çıkıp olgunlaşmasını sağlamıştır. Taverna müziği, belki müzik endüstrisinin verdiği isimle, belki de konuşlandırıldıkları fiziksel yerlemlerin eskiden ?Yunan taverna? geleneğinin sürdürüldüğü yerler olması sebebiyle, taverna denilen yerlerde klavye çalan ve şarkı söyleyen bir piyanist-şantörün hakimiyetinde ?karma? bir repertuarın seslendirildiği müziktir.

Eğlence mekanlarıMekanMekan kullanımı+5
Deren Turan
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Tonal ve atonal müziklerin beyindeki yansıması: bir fMRI çalışması

Bu tez, müzikle duygu arasındaki ilişkiye dair nöroloji, radyoloji ve müzikoloji gibi farklı disiplinlerin bir araya geldiği bir çalışmadır. Kendi disiplinim olan etnomüzikoloji ise müziği kültürel bağlamı içinde inceler. Tonal ve atonal müziklerin beyinde yarattığı etkiyi araştıran bu çalışmada nöroloji ve müzikolojinin kuramsal ve yöntemsel araçları kullanılarak, tonal ve atonal müziğin beyinde yarattığı etki gözlemlenmiştir. Ortaya çıkan etki sadece beynin aktive olan kısımları çerçevesinde değil, duygusal ve kültürel çerçevede de ele alınmıştır. Çalışma ayrıca, tonal ve atonal müzikler hakkındaki teorik söylemlerin algılamaya ne derecede yansıdığının bir incelemesidir. Bulgular değerlendirildiğinde tonal ve atonal müziğin beyinde ayrı bölgelerde algılandığı ve beynin sol yarısında atonal müzikte daha fazla aktivasyon olduğu sonucuna ulaşılır. Dinletilen müzik örneklerinin batı sanat müziğinin özgün yapıtları olması açısından bu çalışma literatürdeki ilklerdendir.Bu tez çalışmasında müzisyen olmayan kişilerintonal ve atonal müzik algısı üzerine 25-48 yaş aralığında sağ el baskın olan toplam onbeş kadın katılımcıya, tonal müzik örneğinde J.S. Bach Konçerto ?İki Keman İçin Re Minör? ve atonal müzik örneğinde Arnold Schönberg ?Orkestra İçin Beş Parça? fMRI (fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme) çekimi sırasında dinletildi ve oluşan beyin aktivasyonları incelendi. fMRI çekimlerinden sonra katılımcılar ile yapılan görüşmelerde dinledikleri tonal ve atonal müzikleri yorumlamaları istendi. Görüşme sonucu elde edilen bulgularla, fMRI taramasından çıkan beyin görüntülerinin sonuçları karşılaştırıldı. Görüntülerin analizi SPM2 (Statistical Parametric Mapping) yazılımı ile yapıldı.

AlgıAtonalBeyin+2
Başak Çalllı
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Akor yapısındaki tonal ve atonal ayrımlamada nörokognitif yaklaşım

Tonal akorların genelde atonal akorlara yeğlenmesi hipotezinden yola çıkılan bu tez çalışmasında, iki farklı disiplin olan nöroradyoloji ve müzikolojinin kuramsal ve yöntemsel araçları kullanılarak, akorların tonal ve atonal bağlamda beyinde yarattığı etki gözlemlenmiştir. Ortaya çıkan etki sadece beynin aktive olan kısımları çerçevesinde değil, duygusal çerçevede de ele alınmıştır. Bulgular, literatürle ilişkilendirildiğinde akorların hipotezi destekler yönde etkiler yarattığı sonucuna ulaşılır. Ayrıca akorların yarattığı aktivasyonun genel olarak tonalde beynin sağ tarafında, atonalde ise sol tarafında yoğunluk oluşturması dikkat çekmiştir. Tonal ve atonal hakkındaki teorik söylemlerin ön hazırlık olmaksızın algılamaya ne derecede yansıdığının bir incelemesi olan bu çalışma bu anlamda literatürdeki ilklerdendir.Bu tez çalışmasında müzisyen olmayan kişilerin akor algısı üzerine 25-48 yaş aralığında sağ el baskın olan toplam on beş kadın katılımcıya, tonal-atonal akor örnekleri fMRI (fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme) çekimi sırasında dinletildi ve oluşan beyin aktivasyonları incelendi. fMRI çekimlerinden sonra katılımcılar ile yapılan görüşmelerde dinledikleri tonal ve atonal akorları yorumlamaları istendi. Görüşme sonucu elde edilen bulgularla fMRI taramasından çıkan beyin görüntülerinin sonuçları literatür ile ilişkilendirilerek akorların etkisi araştırıldı. Görüntülerin analizi SPM2 (Statistical Parametric Mapping) yazılımı ile yapıldı.

AkorAtonalManyetik rezonans görüntüleme+2
Nurdan Tezel
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Alevi müzik uyanışı bağlamında İzmir Yamanlar Alevi göçmenlerinin müzik pratikleri

Bu çalışmada, İzmir'in Yamanlar Mahallesi'nde yaşayan Orta ve Doğu Anadolu Alevi göçmenlerinin ritüel içi -ritüel dışı müzik pratikleri, `Alevi müzik uyanışı' bağlamında ele alınmıştır. İzmir'in Yamanlar Mahallesi'ne göç eden Alevi topluluğu, 1993 yılında `Hacı Bektaşi Veli Kültür ve Dayanışma Derneği Karşıyaka Şubesi'nde örgütlendi. İçinde cemevini de bulunduran bu dernek 2009' da `Alevi Kültür Dernekleri Karşıyaka Şubesi (Yamanlar Cemevi)' olarak isim değiştirdi. Bu çalışma bir yıl süren alan araştırması, gözlem ve görüşmelere dayanmaktadır. Farklı etnik topluluklardan oluşan Aleviler, Ortodoks Müslümanlardan oldukça farklı ibadetlere sahip heteredoks Müslümanlardır. Bu dinsel açıdan farklı olan topluluk, Hz. Muhammed'in kuzeni ve damadı olan Hz. Ali'ye gönülden bağlıdır. Alevilerin sosyal ve dinsel lideri olan dede, içinde müzik ve dansın (semah) önemli işlev gördüğü, cem ritüelini yönetir.Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, Aleviliğin tarihsel gelişimi, Alevi inanç ve kültürü, toplumsal kurumları ve Türkiye'de Alevi uyanışı ele alınmıştır. İkinci bölümde, Alevi kültürel kimliği ve belleği, Alevi müzik uyanışının bileşenleri ile ilişkilendirilmiştir. Üçüncü bölüm ise ilk iki bölümün kazanımlarından hareketle, bu çalışmaya seçilen vaka incelemesi çerçevesinde, cem içi - cem dışı müzik pratiklerinin tanımlanmasını ve değerlendirilmesini içermektedir. `Müzik uyanışı' (music revival), yok olmakta olduğuna ya da tamamen geçmişe ait olduğu düşünülen bir müzik geleneğinin yeniden gündeme gelmesidir. 1980'lerin sonundan itibaren, gerek endüstrileşmenin, gerekse Türkiye'nin siyasi koşullarındaki değişimin etkisiyle Alevi müzik uyanışı ortaya çıkmaya başlamıştır. Dolayısıyla, Alevi müzik uyanışından, İzmir Yamanlardaki Alevi göçmenlerinin cem içi ve cem dışı müzik pratikleri de etkilenmiştir; Alevi müzik uyanışçılarının gündeme getirdiği dağar, bağlamada kullanılan şelpe, çarpma, vb. gibi popüler teknikler ve amplifikatör, mikrofon vb. gibi yeni müzik teknolojileri bölgedeki cem içi ve cem dışı müzik pratiklerinde halen uygulanmaktadır.

AlevilerEtnomüzikolojiGöçmenler+2
Serap Akdeniz
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Müziksel üretim bağlamında rock otantisitesi: Mor ve Ötesi örnek olayı

Bu çalışmanın amacı, müziksel üretim bağlamında rock otantisitesini, Türkiye'de ünlü bir rock grubu olan Mor ve Ötesi'nin müziksel pratikleri ve söylemlerinden hareketle tartışmaktır. Çalışmada teorik bir çerçeve oluşturmak için birinci olarak popüler müzik incelemelerinin üretim, tüketim ve metin gibi temel analiz kategorileri gözden geçirildi. İkinci olarak öncelikle felsefe ve sosyal bilimler gibi çalışma alanlarına daha sonra kültürel çalışmalara konu olmuş ve sonucunda popüler müziğin önemli analiz gereçlerinden biri haline gelmiş olan otantisite kavramı ele alındı ve Mor ve Ötesi'nin müziksel ve müzik dışı söylemleriyle ilişkilendirildi.Çalışma mahiyeti itibariyle bir vaka (casestudy) incelemesi olduğu için Mor ve Ötesi'nin müziksel üretim pratiklerine odaklanır. Müziksel üretim çerçevesinde enformasyon toplayıp bunu analiz etmek için gerekli en önemli yollardan birisi müzisyenlerin kendi söylemlerinden yansıyan ve metinlerine de yansıttıklarını söyledikleri argümanları dikkate almaktır.Müziksel üretim pratiklerinin gerçekleştirildiği mekanlarda yapılan gözlemler, Mor ve Ötesi üyeleriyle yapılan görüşmeler ve hatta müzik endüstrisi ile bağlantılı olarak yapımcılarla yapılan görüşme ve müzakerelerle birlikte oluşturulan enformasyon, çalışmanın üçüncü bölümündeki metin analizine bağlanmaktadır. Kısacası hem müziksel üretim koşullarının müzik dışı bileşenleri hem de müziğin üretimi içerisinde grubun düşüncülerini metne yansıttıkları stratejiler, görüşmeler yoluyla ele alınmıştır. Dolayısıyla müziksel üretim süreci içerisinde grubun yaptığı müziğin özelliğine ilişkin toplanmış olan enformasyon, genel olarak rock müziğe özel olarak ise Mor ve Ötesi'ne ilişkin bir dizi söylemsel biçimleniş ortaya çıkarmıştır. Bu söylemsel formasyonu denetim altına almak için ise temel olarak otantisite kavramlaştırılması kullanılmıştır. Sonuç olarak çalışmada, grubun üretim-tüketim-metin üçgenine dayalı otantisite işaretleyicileri irdelenmiş ve anlaşılmaya çalışılmıştır.

Alper Yazıcı
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Diaspora ve kimlik: Eskişehir ve İstanbul'da yaşayan kırım tatarları'nda çoklu kültürel kimliğin ifade alanı olarak ?tepreş?

Bu çalışma Kırım Tatarlarının Eskişehir / Karakaya ve İstanbul / Çatalca'da düzenledikleri `tepreş' ritüellerine odaklanır. Hem Eskişehir hem de İstanbul'da düzenlenen tepreş ritüelleri 2002 yılı ile 2008 yılları arasında katılımcı gözlem yoluyla izlenmiş ve yapılan bu alan çalışmalarında tepreşlerin içerisindeki kimi edimlerle Eskişehir ve İstanbul Tatarlarının birbirlerinden farklılaştıkları gözlemlenmiştir. Bu çalışma Kırım Tatar kültürel kimliklerinin farklılaşmasının arkasında, yaşanılan diaspora deneyiminin ve bu deneyime bağlı olarak geliştirilen `tahayyüllerin' olduğunu varsayar.Diaspora, ilgili topluluk açısından kimi zaman tahayyül mekanizmalarının harekete geçirildiği bir oluşum halini alır. Tahayyüller özellikle uzak kalınan anavatan ekseninde odaklanır ve bu tahayyüllerle birlikte içine yerleşilen toplumla olan temas ve temasın niteliği, diasporik topluluğun kültürel kimliğinin oluşmasında önemli mekanizmalar oluşturur. Dolayısıyla yeniden şekillenen bu kültürel kimlik, diasporik sürecin doğal bir sonucu olarak ortaya çıkar.Diasporik kimlik, mekansal bağlamda `burası' ile `orası' olmak üzere bir zıtlık arasında örülür. Dolayısıyla `anavatan' ile `yerleşilen yer' diasporik kimliğin en önemli dinamikleridir. Bu bağlamda diasporik kimlikler bünyesinde çoklu kimlik yapısı barındırır. Kırım Tatarları da kültürel kimliklerini anavatan Kırım ile Türkiye arasında, birini diğerine tercih etmeden örerler. Türkiye'deki kullanımda olduğu gibi kendilerini `Kırım Türkleri' olarak ifade etmeleri de bunun en önemli göstergesidir.Bu çalışma, Kırım Tatarlarının kültürel kimliklerini tepreş içerisinde yer alan müziklerine nasıl yansıttıklarını, tınıların ötesine geçerek, o tınıları üreten kavramlar ve davranışlar ekseninde araştırır. Ve çalışma bu çerçevede diasporik kimliğin günümüzdeki anlamına katkı sağlamayı hedefler.

DiasporaKırım Tatarlarıİmge
İlhan Ersoy
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Yansışım süresi farklılıklarının değerlendirilmesi: fMRI çalışması

Müzik araştırmalarında son dönemde yapılan disiplinlerarası çalışmaların en göze çarpanlarından bazıları insan beyninin müziği ve müzikal unsurları nasıl algıladığını araştıran nörobilim çalışmalarıdır. Amatör ve profesyonel müzisyenler, müzik eğitimi almış ya da eğitimsiz dinleyiciler gibi katılımcı grupları ile yapılan bu çalışmaların ana amacı müziğe, müzik beğenisine ve performansa dair yapılan öznel değerlendirmelerin ve tercihlerin nesnel karşılıklarının bulunması, insan beyninin bunları nasıl yorumladığının anlaşılmasıdır. Müzik teknolojisi ve akustik alanında yapılan çalışmalarda da dinleyicilerin öznel tercihleri (subjective preferences) öne çıkmaktadır. Akustik biliminin 19. yy sonlarından itibaren amaçlarından biri de bu öznel yargıları hesaplanabilir somut sonuçlarla ilişkilendirmektir.Yansışım süresinin kapalı bir alanın boyutları ile ilgili ipuçlarını dinleyiciye veren yegane psikoakustik nitelik olduğu yapılan çalışmalarda belirtilmiştir (Hameed vd., 2004). Uzaysal nitelikler (Spatial attributes) olarak tanımlanan bu özellikler kapalı bir alanda olma hissini oluşturan özelliklerdir. Bu çalışma yansışım süresi değişimlerinin insan beyninde ne gibi farklılıklara sebep olduğunu ve bunun dinleyici algısında nasıl bir değişiklik yaptığını görmeyi amaçlamaktadır.Bunun için oda akustiği etkisinden yoksun, yansışımsız (anechoic) bir klarnet sesi, ODEON mimari akustik modelleme yazılımı kullanılarak modellenen, aynı boyutlarda ancak farklı yansışım sürelerine sahip iki oda ile evrişim işlemine tabi tutulmuştur. Daha sonra yapılan fonksiyonel manyetik rezonans taraması (fMRI) esnasında bu iki odadan elde edilen sesler, önce yansışımsız ses, daha sonra kısa ve uzun yansışım sürelerine sahip sesler olacak şekilde katılımcılara dinletilmiştir. Deney için hepsi müzik teknolojisi öğrencisi ya da mezunu, sağ el kullanan, yaşları 23 ile 38 arasında değişen 10 katılımcı belirlenmiştir. Katılımcılardan elde edilen fMRI çekimleri Matlab yazılımı ile çalışan Statistical Parametric Mapping (SPM) yazılımı kullanılarak analiz edilmiştir. Önce 10 katılımcıdan elde edilen tüm sonuçlara ?tek örnek t-test? ile grup analizi uygulanmıştır.Analiz sonucunda sağ ve sol yarımkürelerdeki oditory korteksler'de superior temporal girus bölgelerinde anlamlı aktivasyon değişimleri gözlenmiştir. Sonuçlarda dikkate çarpan unsurlar yansışım süresi arttıkça aktivasyon alanının da artması, buna karşılık aktivasyon gürlüğünün düşmesidir. Bu sonuç özellikle sağ superior temporal girus'ta daha kesindir. Sol superior temporal girus'ta ise yansışımsız ve 0.8 sn yansışıma sahip iki uyaran arasında aynı sonuç görülmüş ancak 1.8 sn yansışıma sahip uyaranın aktivasyon alanı 0.8 sn yansışıma sahip uyarana göre daha dar çıkmıştır. Aktivasyon gürlüğü ise aynen sağ yarımkürede görüldüğü gibi düşmeye devam etmiştir. Sol superior temporal girus'ta görülen bu durum daha sonra yapılacak çalışmalarla incelenebilecek bir sonuçtur.

Suat Vergili
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Moğollar grubu örneğinde Anadolu pop ve Türkiye'de kültürel modernleşme

Türkiye, ancak yirmili yıllarda, Cumhuriyet'in ilanının ardından organize bir `modernleşme' çabasına girebildi. Girişilen `modernleşme' hareketinin iki ana ereği vardı. Bunlar çağdaşlaşma adına `Batılılaşma' ve uluslaşma adına `Türkleşme' idi. Giyim-kuşam, alfabe, eğitim sistemi gibi doğrudan sosyal hayatı etkileyecek reformlara girişildi. Biraz da jakoben bir üslup ile halk geleneksel yaşamdan uzaklaştırılıp, `modern' olan yaşama çağrıldı. `Modernleşme'nin bir gereği olan uluslaşma adına, bin yıllar boyu birçok kültürün yaşandığı Anadolu coğrafyası `Türk'leştirildi; kendini Türk saymayan unsurların varlığı tanınmadı. Ve karmaşık kültürel yapıya sahip Anadolu, okullardan itibaren tek bir kökenden gelen tek bir ulusun yaşadığı bir coğrafya olarak tanıtıldı.Altmışlı yıllarla, o zamana dek olagelenin tersine, doğu kültürü ve müziği, Batılıların daha çok ilgisini çekmeye başladı. İngiltere, A.B.D. gibi ülkelerin folk müzikleri dışındaki folk müzikler de pop müziğin anaakımı ile kaynaşarak popüler müzik alanında yer buldular.Türkiye'de de benzer bir amaçla yola çıkan Moğollar grubu kendi yerel materyalini kullanmaya karar verdiğinde, `ait olduğu öğretilen' Anadolu coğrafyasının folk müzik biçemine yaslandı. Bunun sonucunda `Anadolu Pop' ismini verdikleri hybrid yapıdaki müzik türünün tetikleyicisi oldular ve bu tür içinde ürünler verdiler.Seksenli yıllarla Anadolu Pop gözden düşerken, doksanlarda başka müzisyenler aracılığıyla ve kırdan gelenlerin kentleşme sürecinde yeni anlamlar yüklenerek tekrar etki kazandı. Aynı yıllar Moğollar gibi yetmişlere ait grupların geri dönüşlerine de sahne oldu. Moğollar doksanlarda, yetmişlerde bıraktıkları noktadan farklı bir anlayışla ürünler verdiler. Bu çalışmada bir yandan Türkiye'nin modernleşme sürecinin Anadolu Pop'un ortaya çıkışına olan etkisi incelenirken, bir yandan da bu müzik türünün iki dönemi arasında tarihsel perspektif de gözetilerek bir değerlendirmeye gidilmektedir.

Tayfun Bilgin
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Kültürel uzlaşma ve müzik: Kıbrıs'daki Türk ve Rum toplumları arasındaki uzlaşmaya yönelik müziksel diyaloglar

Bu araştırmada müziğin, kültürler ve toplumlararası uzlaşma sağlamada etkili olup olamayacağı sorusundan yola çıkıldı. Bu sorulara yanıt aranırken önce müziğin kültürlerarası uzlaşmadaki ve çatışmadaki rolü İsrail?Filistin, Alman-Yahudi, Berlin Duvarı ve Grup Munzur örnekleriyle ele alındı. Bu aşamada müziğin, kültürlerin uzlaşmasında yardımcı olurken bazen de sorunun kendisi olarak ortaya çıktığı görüldü. Çalışmanın çıkış noktasının Kıbrıs'ta Türk ve Rum toplumlarının uzlaşmaya yönelik olarak sergilediği müziksel davranışlar olmasından dolayı, Kıbrıs adası özelinde müziğin iki toplum arasındaki uzlaşmaya katkıları ve ortak kimliği (Kıbrıslılığı) oluşturmakta nasıl kullanıldığı ele alındı.Müziğin iki toplum arasındaki uzlaşmaya katkısında, iki toplumun kendilerini ve kültürlerini ifade ediş biçimi olan şarkıları, eğlence anlayışları, mekanları, çalgı oturtumları ve iki toplumlu örgütlenmeleri incelendi. Tüm bu veriler ışığında halkın Kıbrıs'ta Türk ve Rum toplumları arasında uzlaşmaya yönelik olarak pek çok müziksel diyalog içine girdiği, ortak bir müziksel dil ya da söylem geliştirdiği görüldü.Adada iki toplumun da müziği tekrar bir araya gelmek, ortak kültürü göstermek için etkili bir yol olarak kullanmasının en önemli delilleri iki toplumlu örgütlenmeler ve tavernalarda yaşanan uzlaşma yönünde değişimlerdir. Bugün gelinen noktada tavernalarda iki toplumun müzisyenlerinin bir araya gelerek karma oturtumlarla, karma programlar yapar durumda olmaları ve bu sürecin biçimlenişi analiz edilmiştir. Ayrıca iki toplum arasında iletişim ve geçişleri sağlayan sınır kapılarının açılmasından önce tabandan gelen bir istekle halkın ortak iki toplumlu örgütlenmeler içine girmeleri ve değişen siyasi anlayışlar, ada dışı desteklerle bu örgütlenmelerin sürece katkıları ortaya konmuştur.

Umut Albayrak
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Müzik türlerinin tercih edilmesinde kişilik özellikleri ve beğeni ilişkisi

Bu çalışmada Türk müziği (halk müziği ve geleneksel sanat müziği) rock ve klasik müzik dinleyicilerinin beğenilerini etkileyen faktörler, kişilik, cinsiyet, yaş, aile, arkadaş çevresi ve müzikal uyaran değişkenleri çerçevesinde incelenmiştir. Müzik tercihi ve kişilik arasında bir ilişki olup olmadığı, belirli bir türün müzikal özellikleri ile müzik beğenisi ve kişilik arasında herhangi bir ilişkinin varlığı, Türk müziği, klasik müzik ve rock müzik dinleyicilerinin bireysel değerlendirme ve tercihlerinde hangi sosyal ve kültürel değişkenlerin etken olduğu, yanıtları aranılan sorulardır. Çalışma, kişiliğin kalıtsal özelliklerin yanı sıra sosyal ve kültürel çevrelerden etkilenerek gelişmesi bağlamında aynı tür müzikleri yoğun olarak dinleyen insanların kişilik özellikleri arasında bir takım benzerlikler olabileceği hipotezine dayanarak yürütülmüştür.Çalışma sonucunda Türk ve klasik müzik dinleyicilerinin kişilik özellikleri birbirine yakın çıkarken rock müzik dinleyicilerinin kişilik özellikleri hem temel boyutlarda hem alt boyutlarda belirgin farklılıklar göstermiştir. Elde edilen sonuçlar, müzik tercihinde kişilik özellikleri ve müzik türü ilişkisi arasında bağıntılar olabilceği varsayımını doğrular niteliktedir.Veri toplama araçları olarak Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü öğretim üyeleri tarafından Türkiye koşullarına göre hazırlanmış ve geçerlilik - güvenilirliği yapılmış beş faktör kişilik testi (Somer, Korkmaz, Tatar; 2004) ile daha önce geçekleştirilmiş benzer çalışmalardan yaralanarak hazırladığımız müzik beğenisi anketi kullanılmıştır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesi SPSS v13.0 paket programında yapılmış, istatistik teknikleri olarak T testi, yüzde, frekans ve varyans analizlerinden yararlanılmıştır. Çalışma, İzmir ilinde bulunan Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi (müzik eğitimi alan ve almayan), Dokuz Eylül Üniversitesi Müzik Eğitim Fakültesi, Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuarı ve Ege Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuarında müzik öğrenimi görmekte olan öğrencilerle gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar 17-30 yaş arası, 89 erkek 91 kadın toplam 180 kişiden oluşmuştur.

Barış Erdal
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

İstanbul Ermenileri ve müzik pratikleri

İstanbul sınırları içinde, birbirlerinden farklı Ermeni etnisiteleri aynı cemaat içinde bir arada yaşamaktadırlar. Bu çalışma, İstanbul'da yaşayan Ermenileri tanımlanmaya ve müzik pratikleri üzerinden Ermeni etnisitesini analiz etmeye çalışmaktadır. Birbirinden farklı Ermeni etnisiteleriyle, bu etnisitelerin akışkanlığı bağlamında Ermeni müziksel kimliklerindeki benzerlik ve farklılıkların inşası ortaya konulmaktadır.Literatürde bulunan Ermeni müziği tanımlamaları ile alan araştırmalarında elde edilen bulgular karşılaştırılarak teoride tanımlanan Ermeni müziği ile pratikte icra edilen Ermeni müziği arasındaki farklar öne çıkarılmaya çalışılmaktadır. Tarihsel süreçte değişime uğrayan Ermeni müzik pratiklerinin, topluluğun bu süreçte yaşamsal pratikleriyle doğru orantıda değişim gösterdiği saptanmaktadır.Odak topluluk olarak İstanbul Ermenileri üzerinde durulan çalışmada, yoğun olarak alan araştırmaları gerçekleştirilmiştir. Katılımcı gözlem ve görüşmeler ile yapılan araştırmalarda elde edilen bulgular, etnomüzikoloji disiplininde etnik grup ve etnisite hakkında öne sürülen teoriler üzerinden analiz edilerek bir kuramsal çerçeveye oturtulmuştur.Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde Ermenilik kavramı üzerinde durularak, birbirinden farklı Ermeni tanımlamaları farklı bağlamlarda ele alınmıştır. Dinsel açıdan Ermeni tarihi incelenmiştir. Türkiye Ermenileri hakkında tarihsel bilgi verilmiş ve çalışmanın odağı olan İstanbul Ermeni cemaatinin profili çizilmiştir.İkinci bölümde, Ermeniler bir etnik grup olarak ele alınmış, kavramsal boyutta etnik grup, etnisite, kimlik, kolektif kimlik, etnik kimlik ve kültürel kimlik kavramları açıklanmıştır. Ermeni kimliği kavramsallaştırılması üzerinde, kimlik ve kimlik türleri üzerinde durulmuştur.Çalışmanın üçüncü bölümünde, Ermeni müziği tanımlamaları ele alınmıştır. Alanda gözlemlenen İstanbul Ermenilerinin pratikleri, yaşamsal pratikler içerisinde müziğin yerini görebilmemiz açısından dinsel ve dünyasal ana başlığı altında sınıflandırılmıştır. Bu sınıflandırmayla, pratiklerde öne çıkan müziksel unsurlar ve müziksel kimliklerin rolü ortaya konmaya çalışılmıştır.

Ermeni müziğiErmenilerEtnisite+1
Meral İğci Şengüler
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Türk halk müziği uyanışının kitle medyası bileşeni olarak "türkü radyo"

Bu çalışmanın amacı, THM Uyanışının kitle medyası bileşeni olan `Türkü Radyo'nun analiz edilebilmesini mümkün kılan ?uyanış? (revival) ya da ?müzik uyanışları? (music revivals) kavramının ?vaka incelemesi? (case study) olarak ?Türkü Radyo? olgusunu tartışmaktır.Çalışmanın teorik olarak temel dayanağı olan Tamara Livingston'ın (1999.67) makalesi, yapılan kavramsal tanımlamalar açısından çalışmanın pek çok yerinde kullanılmıştır.Çalışmanın ilk bölümünde Türk Halk Müziği Uyanışı, temel karakteristikleri ve kitle medyası bileşeni olarak `türkü radyo' olgusu ele alınmış, ikinci bölümde kitle iletişim araçları içerisinde radyonun konumlandırılması ve `müzik radyosu' olarak da `türkü radyo'su üzerinde çalışılmıştır.Çalışma içeriği itibariyle bir vaka incelemesi olduğu için müzik yayınlarında THM'ni ağırlıklı olarak kullanan Can Radyo ve Demokrat Radyo'nun yayın misyonu, genel profili, internet teknolojisi ile uyumlanma, gelir kaynakları ve söz ve müzik programları ele alınmıştır. Radyo kuruluşlarının yayın yaptığı mekânlarda yapılan gözlemler, radyocularla yapılan görüşme ve müzakerelerle birlikte, program analizleri ile oluşturulan enformasyon `müzik uyanışı' kavramı çerçevesinde anlamlandırılmıştır.Sonuç olarak çalışmada, ?müzik uyanışları? (music revivals) kavramının?vaka incelemesi? (case study) kısmını oluşturan ?Türkü Radyo? olgusuna `örnek olay' olarak Demokrat Radyo ve Can Radyo üzerine yapılan alan çalışmasında, bu iki örnek olaydan yola çıkarak ve eşdeğerde olan ulusal ve yerel radyolar da gözden geçirilir. THM uyanışının kitle medyası bileşeni olarak Türkü Radyo'nun, uyanış bağlamındaki önemi ve uyanışın diğer bileşenleri ile karmaşık ilişkisi, çalışmanın sonuçları kısmında ifade edilir.

Ayşegül Çetinkök
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşin kültürel kimliğinin müziksel dinamikleri

Bu çalışma Hemşin kültürel ve müziksel kimliğini birlik ve farklılıkdiyalektiği bağlamında araştırmaktadır. Kültürel kimlik kavramının yanı sıraotantisite terimi de bu çalışmada analitik bir araç olarak işlev görmektedir.Dolayısıyla çalışmanın amacının Hemşin müziksel kimliğini otantisite, kültürelkimlik ve temellük gibi bir dizi analitik kavramla incelemek olduğu söylenebilir.Müziğin sosyal değişim bağlamında pek az değişmeden kalabildiğinisöylemeye bile gerek yok. Göç, müziğin kentli Hemşin toplumu içindeki üretimi,desteklenmesi ve tüketim kalıpları üzerinde derin bir etki bırakmıştır. Bu çerçevedeçalışma Hemşin müzik pratiklerini, özellikle de horon icrasını, sadece `yuva'da(Çamlıhemşin) değil aynı zamanda `gurbet'te ( bir örnek çalışma olarak İzmir) elealmaktadır.

Kubilay Mutlu
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Mardin süryani cemaati örneğinde kültürel ifade ve anlam üretme alanı olarak ritüeller ve müzik

Bu çalışmanın konusunu oluşturan Mardin Kadim Süryanileri, kendilerini, kurulan ilk medeniyetlerden bu yana, Mezopotamya'da yaşamış olan tüm Mezopotamya Halkları'nın torunları olarak tanımlarlar. Bu süreçte çeşitli isimlerle tarihe geçmiş bu halklar, kolektif isimlerine ilişkin, aralarında en çok kabul gören fikre göre; kendilerini Hıristiyanlık'ı seçmeyen soydaşlarından ayırmak için Süryani ismini almışlardır.Süryaniler Hıristiyanlık'a geçiş yaptıkları dönemde yaşadıkları bölgelerde hakimiyet kuran güçlü imparatorlukların yönetiminde yaşamlarını sürdürdüler. Bu imparatorlukların sonuncusu da Osmanlı İmparatorluğu'ydu. Osmanlı İmparatorluğu parçalandıktan sonra, Süryaniler, Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşamlarını sürdürdüler. Süryanilerin Türkiye'de yoğun olarak yaşadıkları yerler M.Ö. yerleşip; günümüze kadar yaşamlarını sürdürdükleri, Tur-Abdin olarak adlandırdıkları coğrafyadır.Süryani Cemaati'nde kolektivite, ortak bir din, ortak soy ve tarih bilinci, ortak bir dil, ortak bir topluluk ismi, ortak bir yaşam modeli gibi bileşenler üzerine kuruludur. Süryani Cemaati üyeleri, ortak soy bilinçlerini, ortak dinleri olan, Hıristiyanlık üzerine temellendirmişlerdir. Taşıdıkları bu özel soy bilincini, sürekli olarak işler ve aktarırlar. İsa Mesih'le aynı dili konuşan tek topluluk olmaları dolayısıyla kutsal olarak değerlendirdikleri bir dile sahiptirler: Süryanice.Kolektiviteye dair bileşenlerin en baskını -cemaatin kendi düşüncesine göre; onları bu güne kadar bir arada tutan- ortak dinleridir. Bu cemaatte din, üyelerinin iletişimde bulunduğu bir sosyal çevreyi de var eder. Süryaniler, bu sosyal çevre içerisinde aidiyet ve bütünlük bilincine varırlar.Ortak bir bilince sahip tüm cemaatlerde olduğu gibi Süryaniler de, kültürel kimliklerini ifade etmek ve devamlılığını sağlamak isteği taşırlar. Ortak anlamlar etrafında birleşen cemaat üyeleri bu ortaklıkları, çeşitli ifade alanları yaratarak yaşatmaya çalışırlar. Bu ifade alanlarından en verimlisi cemaatin kolektif değerlerinin ifadesine dayalı ve bu değerlerden beslenen simgelere bağlı anlamların üretildiği ritüellerdir.Bir Süryani, bebekliğinden itibaren, Vaftiz ve Qurbano ritüelleriyle meşru olarak dahil olduğu Süryani Kolektivitesi'ne ilişkin her ritüelde yer alır. Yaşamı boyunca gerçekleştirilen her ritüel içinde Süryani Kolektivitesi'ne ilişkin değerler sistemini öğrenir. Cemaatin, kültürünü ifade ettiği bir alan olarak ritüel, sergilenen her davranışla, kullanılan her ögeyle kültürel değerlere göndermeler yapar, bu ögelerin sürekli tekrarıyla kültürel değerlere yönelik anlamlar üretir ve bu yolla da aktarılır.Süryani Ritüelleri'nde müzik ritüeli tamamlayan bir unsurdur. Anlamlar, ritüelin amacına hizmet edecek şekilde müziğe yerleştirilmiştir, müzik olmadan ritüel amacına ulaşamaz. Ritüelde verilecek mesajlar, sekiz ana Süryani Makamı'nın etki gücüne (ethos) dayanarak, her ritüelin gerçekleştiriliş amacına hizmet edeceği düşünülen makamda ezgilenmiştir. İlk Süryani Kilisesi'nin kurulduğu andan itibaren kilise içi ritüellerde kullanılan bu müziksel sistem Süryaniler'e özgü anlamlarla yüklenmiş ve kültürel ifade alanlarının ayrılmaz bir parçası olmuştur. Bu yönüyle kültürel ifadeye yönelik karakteristik bir ögedir ve kültürel ifadenin gerçekleştirildiği yegane alan olan ritüel ile bütünleşmiştir.

Bilgihan Akbaba Bozok
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Müzisyen beyni: Profesyonel kadın müzisyenlerle müzik eğitimi almamış kadınların müziği algılayışındaki farklar: Bir FMRI çalışması

Müzik üzerine yapılan disiplinlerarası çalışmaların farklı noktalara odaklandığı gözlenir. Öne çıkan araştırma konusu ise müzik algısıdır. Bu konuda yapılan çalışmalarda profesyonel olan ve olmayan gruplar üzerine çalışılmış, gerek performans gerekse pasif dinleme yoluyla her iki grubun karşılaştırıldığı araştırmalar yapılmıştır. Müzik ve tıp bilimlerinden araştırmacıların ortaklaşa çalıştığı bu tez çalışmasında katılımcılara pasif müzik dinletme yöntemi uygulanmış ve profesyonel kadın müzisyenlerle müzik eğitimi almamış kadınların müzik algılayışları arasındaki farklar incelenmiştir. Katılımcılar beş kadın piyanist ve beş müzisyen olmayan kadından oluşur. Her iki gruba da uyarıcı olarak iki müzik yapıtı (Batı sanat müziği ve Türkçe pop) bir beyin görüntüleme tekniği olan fMRI (fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme) çekilirken dinletilmiş ve katılımcıların dinledikleri müziğe karşı tepkilerinin beyinde izlenebilirliği araştırılmıştır. fMRI çekimlerinden önce ve sonra yapılan görüşmelerde katılımcıların müzik eğitimleri, kültürel geçmişleri, müzik beğenileri ve müziğin onlara ne ifade ettiği, çekimler sırasında nelere odaklandıkları sorularak müziği nasıl algıladıklarına dair veriler elde edilmiştir.Çalışmanın hipotezi müzik eğitimi alan kişilerin duymayla ilgili beyin bölgelerinin eğitimsizlere göre daha gelişmiş ve mesleki becerilerinin müziği algılayışta etken olmasıdır.

Fatma Pınar Kebapçılar
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Anlam üzerine girişilen bir mücadele alanı olarak songmeanings.com: "Radioactive" örnek olayı

Bir anlam aktarım aracı olarak müziği ele aldığımızda müzikteki salt tınıların anlamı ne denli kesin ve doğrudan aktarabileceği belirsizdir. Müziği oluşturan ezgi, ritim, armoni vb. unsurların dinleyici tarafından nasıl alımlanacağı ve yorumlanacağı büyük değişkenlik arz eder. Diğer yandan şarkı türlerinde sözlerin kullanılması görece olarak müziğin anlam aktarım gücünü artırır. Sözler aracılığıyla şarkının kodaçımı ve analizi mümkün olur. Ancak şarkı yazarı anlamı belli okumalarla sınırlandırmak istese dahi keyfi okumaların önüne geçemeyebilir. Bunda bir ileti/metin olarak şarkının yayımlandığı tarihsel ve kültürel bağlam; alıcıların/dinleyicilerin toplumsal konumları, kültürel deneyimleri ve ideolojik tercihleri etkendir. Ayrıca sanatçının toplum içerisindeki konumu ve yapmış olduğu açıklamalar gibi müzik dışı etkenler de müziğin nasıl alımlandığını etkiler. SongMeanings.com çeşitli sanatçılara ait şarkı sözlerinin yer aldığı ve kullanıcıların şarkı sözlerini yorumladığı, tartıştığı bir platformdur. Ayrıca kullanıcılar, beğendikleri veya beğenmedikleri yorumlara puan ve yanıt vererek şarkının nasıl "okunması" gerektiğine ilişkin katılım gösterirler. Bu sayede belli okuma biçimlerinin öne çıkmasına veya marjinalleşmesine yol açarlar. Bu çalışmada, müzikte anlam üzerine mücadelenin gerçekleştiği bir alan olan SongMeanings.com özelinde, "Radioactive" adlı şarkının kullanıcılar arasında nasıl farklı şekillerde anlamlandırıldığı, yorumlandığı ve tartışıldığı çeşitli kavramlar temelinde ele alınır.

AnlamMüzikPopüler müzik+3
Selim Tan
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Geleneksel Türk sanat müziğinin eğlence atmosferindeki dönüşümü İzmir Fasıl mekanları örnek olayı

Müziksel temellükün her yerde aşikar olduğu postmodern bir dünyada,artık herhangi bir müzik kültürünün varsayılan arılığını koruduğunu söylemekbugün eskisinden daha güçtür. Dolayısıyla geleneksel Türk sanat müziğiningerçek bir özü olduğu iddiasındaki herhangi bir sav pratikte, ampirik açıdandoğru olmayacaktır, çünkü yüzyıllar boyunca yeni koşullara uyum sağlamakiçin bu müzik çok karmaşık biçimler almıştır. Bu çalışma genel olarakgeleneksel Türk sanat müziğinin 19.yüzyıldan günümüze geçirdiği dönüşümüinceler. Geleneksel Türk sanat müziğinin geleneksel bağlamlar içindekideğişimleri, incelenmesi gereken olgulardan biri ise, bunların kentsel eğlenceortamlarındaki mevcut yorumlarındaki farklılıklar, incelenmesi gereken diğerbir olgudur. Geleneksel Türk sanat müziğinin eğlence atmosferleri içindekirolü, Osmanlı ve Modern Türkiye tarihi boyunca farklı anlayışlara geniş biralan bırakarak farklı şekillerde algılanmıştır. Son yirmi yıldaki müzik tarzlarınınayrışıklığı göz önüne alındığında durumun daha karmaşık olduğu çok açıktır.Fasıl mekanlarındaki müzik pratiklerini anlamak, bugün için gelenekselTürk Sanat Müziği ve eğlence mekanları arasındaki ilişinin kendine özgüniteliklerine olduğu kadar, sosyo-kültürel ve müziksel değişimle ilişkili genelgörüşlerin belirtilmesine bağlıdır. Bu yüzden birinci bölüm sosyokültürel vemüziksel değişimle ilgili kuramları gözden geçirir. kinci bölüm gelenekselTürk sanat müziğinin 19.yüzyıldan günümüze geçirdiği değişimin dinamikleriüzerinde durur. Üçüncü bölüm ise, önceki bölümlerde zikredilen teorikyaklaşım ile tarihsel perspektif temelinde bir vaka incelemesidir. Bu bölümeğlence dünyasının son on yıldaki en önemli fenomenlerinden biri olan FasılMekanlarına odaklanır. Türkiye'nin büyük kentlerinde bugün çok sayıda bumüzik mahallerinden bulunmaktadır. Gerçi geleneksel Türk sanat müziğinintarih içindeki değişimi pek çok araştırmacının ilgisini çekmişse de, son onyılın özgül bir fenomen olarak Fasıl mekanlarının açıklaması yolunda pek azgirişim olmuştur.Bu çalışmanın bir vaka incelemesi olarak yürütüldüğü zmir'de çoksayıda Fasıl Mekanı vardır. Fasıl mekanları, kendilerini öteki hakim eğlencemahalleri içinde ifade edememiş olan insanların eğlence mekanları olarakanlaşılabilir. Fasıl Mekanlarında icra yapan müzisyenlerin oldukça farklı sosyalve müziksel deneyimleri olmasına karşın, icra prosedürün repertuar ve makamtercihleri açısından pek çok özelliği tüm gruplarda ortaktır. Eski şarkılar Fasılmekanlarında merkezi bir öneme sahiptir. Ancak bununla birlikte Fasılmekanlarındaki dağar yalnızca geleneksel ya da eski şarkılara ait değildir.Geleneksel repertuarın dışında kalan pek çok şarkı popüler müzik parçalarıdır.Popüler müzik şarkılarının insanların eğlenceye ilgisini çeken bir gösterininparçası olarak hizmet edebileceği düşünülebilir.Fasıl mekanlarının karakteristiklerini birbirinden kesin çizgilerleayrılmayan beş özelliğe indirgemek mümkündür.1) Fasıl mekanları kentsel eğlence anlayışlarıyla dönüşüm geçiren kimlikmekanlarından biridir.2) Fasıl mekanları geleneksel Türk sanat müziği yoluyla inşa edilen bir`mekan'dır, ve bu yüzden farklılık ve toplumsal sınır nosyonları içermektedir.3) Fasıl mekanları bir müzik pratiğinin üretim ve tüketiminin buluşmanoktasıdır.4) Başka müzik türü ile yapılandırılan diğer mekanlardan (rock-bar, türkü-bar,club, vb.) ayrılır. Yapısal ve maddi koşullarla kendisini ayırt eder.5) Fasıl mekanları geleneksel Türk sanat müziğini teşvik eden sürekliliği olanbir canlı performans mahalidir.Sonuç olarak bu çalışmanın eğlence atmosferlerinde icra edilen kentselmüzik pratiklerine katkıda bulunacağı umulmaktadır.

Mücahit Yalçın Öztüfekçi
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Mekan - müzik ilişkisi ve İzmir'deki türkü barlar

Mekân, içinde hareketli unsurlar olmadan bir anlam ifade etmez. Bundan dolayı mekâna anlam kazandıran unsurları incelemek gerekir. Böylece mekâna yüklenen anlam ortaya çıkarır. Türkü Barlar günümüzde `Türkü' dinlemek için seçilen en önemli canlı performans mekânıdır. Bu mekânlar dekorasyonu, izlerkitlesi, müzisyenleriyle kendilerine ait bir kimlik sergiler. İzmir genelinde ismi bilinen Nektar, Renkahenk, Espere, Park Clup, Munzur Türkü Evi, Grand Ezgi Türkü Restaurant ve Kuartz ve Ti Amo' dur. Tüm mekânlar birbirlerine hem benzer hem de farklı özelliklere sahiptir. Onları kimliklendiren ve diğerlerinden ayıran önemli farkları vardır. Sözgelimi Nektar Barın caz günleri düzenlemesi, şiir dinletilerine yer vermesi, işletmecisinin Türkü Bar adını kabul etmemesi, Munzur Türkü Evi'nin adının Munzur yöresinin ismini duyurmak amacıyla konulmuş olması, Grand Ezgi Türkü Restaurant'ın kendine ait kuralları olması gibi. Diğer mekânlarda kimi adı ile kimisi izlerkitlesi ile anlam kazanır. İzmir Türkü Barlarına anlam kazandıran bu farklılıklarıdır.

MekanMekansal algıMüzik+2
Binnur Metin
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2006
10
DoctorateOpen AccessTR

Dizi temelli ezgi karşılaştırma: Algısal perde hiyerarşisinde tonal-diyatonik ayrımı

Müzik Sorgulama Sistemi ezgi karsılastırmasında kullanılan Edit- Distance ölçümü degistirme isleminde, Mongeau&Sankoff tarafından ortaya atılan ve atlamalı aralıklı perdelerin algıda tonal bir degerlendirmeyle olusturdugu hiyerarsiyi gösterir agırlık degerleri, algıdaki diyatonik degerlendirmeyle ortaya çıkan farklı perde hiyerarsisi nedeniyle yanasık aralıklı perdelerden olusan ezgilerin karsılastırmalarında hatalı sonuçlar verebilir. Bu hata, kullanıcıya dönen karsılastırma sonuçlarının sıralanması asamasında ortaya çıkar ve kullanıcının sorgusuna en benzer olacak bir ezgi sıralamada son sıralarda veya en benzemeyen bir ezgi sıralamada ilk sıralarda yer alabilir. Sıralamadaki bu tür bir hatayı ortadan kaldırmak için bu çalısmada, Müzik Sorgulama Sistemi uygulamasında kullanıcı tarafından söylenebilecek herhangi bir ezgiyi kosul olarak ele alan bilissel bir deney, Probe-Ton yöntemi kullanılarak denekler üzerinde uygulanmıstır. Somut olarak, perdeler arası algısal hiyerarsiyi sayısal degerlerle gösterecek bir tablo olusturmanın amaçlandıgı bu bilissel çalısma sonucunda elde edilen sayısal degerler, degistirme isleminde agırlık degerlerini olusturur. statistiksel analizlerle desteklenen deney sonuçlara göre, ezgideki atlamalı veya yanasık perdeler algıda perde hiyerarsisini; dolayısıyla karsılastırmada kullanılacak perde agırlık degerlerini yakından etkiler. Ezgideki atlamalı/yanasık perde hareketleri, algılamada tonal veya diyatonik ayrımı gösteren iki farklı perde hiyerarsisi olusmasını saglar. Bunlardan atlamalı aralıklı perdelerin olusturdugu hiyerarsi Mongeau&Sankoff tarafından kullanılan agırlık degerleriyle örtüsürken; yanasık aralıklı perdelerde algıdaki diyatonik degerlendirme nedeniyle yeni bir agırlık tablosu ortaya çıkar. Ezgideki perde hareketine göre bu iki agırlık tablosunun Müzik Sorgulama Sistemi ezgi karsılastırmalarında Edit-Distance ölçümü degistirme isleminde agırlık degeri olarak kullanılması, kullanıcıya döndürülen ezgilerde daha saglıklı bir sıralama sundugu örneklerle gösterilmistir.

Cihan Işıkhan
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Bülent ortaçgil müziğinde oyun teması ve simgesel anlamlar

Bir kelimenin, isaretin, anlatımın ya da kavramın tasıdıgı bilissel ya da duygusal içerik olarak anlam, iletisim açısından okur, izleyici ve dinleyici ile mesaj arasındaki dinamik etkilesimi dile getirir. Bu etkilesimin tasıyıcısı olan iletisimin hem ürünü hem de sonucu olarak ortaya çıkan anlam; verili-degismez bir nitelikte degildir. Anlam ?sey?lerin mutlak bir niteligi de degildir. Anlam insanların bu seylere yükledigi bir yapıdır. Dolayısıyla ?sey?lerin dısında bir referans noktası gerektirir. Anlamlandırma ya da anlama, bir nesneyi, bir arlıgı, bir kavramı, bir olayı bellekte canlandırabilecek bir göstergeye baglayan olustur. Dolayısıyla anlamlandırma toplumsal pratigin ürettigi ürünün söylemsel bir nesnesidir. Barthes'e göre anlamlandırmanın iki düzeyi bulunur. Düz Anlam olarak adlandırılan ilk düzey, bir göstergenin göndergesiyle olan yalın ya da fiili iliskisini gösterir. kinci düzey yan anlamsal düzeydir. Burada düz anlamın göstergeyi kullanan kültürce yorumlanması ve kisinin deger sistemini temsil edecek hale getirilmesini vurgular. Türk pop müziginde kendine özgü bir yeri olan Bülent Ortaçgil, sarkı sözlerinde ele aldıgı konuları yarattıgı metaforlar ve simgeler yoluyla aktarmasıyla dikkat çeker. Bu simgeler içinde en çok dikkat çeken ?oyun?, bir simge olarak Ortaçgil'in ilk albümünden baslayarak yarattıgı anlam dünyasında önemli bir yere sahip olmus ve yıllar içerisinde yüklendigi anlamlarda da farklılasmalar göstermistir. Bu çalısmada ?oyun? simgesi ve bununla baglantılı olarak kullanılan diger yan ögelerin Oratçgil müzigi içindeki kullanım biçimleri, sarkı sözlerinden hareketle ele alınacaktır.

AnlamKodlarMüzik
Aykut Barış Çerezcioğlu
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2007
00
DoctorateOpen AccessTR

Müzik beğenisinde kültürel etkenler: Bir fmrı çalışması

Bu tez çalısmasında kisinin bir müzik parçasını ?begenip-begenmedigini? ifade etmesindeki etkenler incelendi ve katılımcıların tepkilerinin beyinde izlenebilirligi arastırıldı. Dört farklı türde müzik örnegi 22?37 yas aralıgında, saglıklı, sag el baskın on bir kadın, on üç erkek toplam yirmi dört katılımcıya fMRI (fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme) çekilirken dinletildi ve aktif olan beyin bölgeleri belirlendi. Daha sonra katılımcılarla görüsmeler yapılarak kisilerin kültürel geçmisleri, müzik begenileri ve dinletilen müzikleri begenip-begenmedigi belirlendi. En sonra da katılımcıların ifade ettigi müziksel tercihler ve dinletilen müzik örnegini begenme durumu ile fMRI taramasından çıkan beyin görüntülerinin sonuçları karsılastırıldı. ?Müzik begenisi? ile ?beyin? arasındaki iliskiyi arastıran bir çalısmanın olmaması ve insanın ?müzigi begenme / begenmeme? islemiyle ilgili beyin bölgelerinin henüz belirlenememis olması bu tezin kısıtlılıklarındandır. Bu konuya da odaklanmaya çalısılan bu tezde, fMRI çekiminde belirlenen bazı beyin bölgelerinin literatürle karsılastırıldıgında bu islemle ilgili oldugu tahmin edilse bile bu kanıtlanamadı. Kültürel etkenlerin müzik begenisine olan katkısının ve insan beyninde ?müzigi begenme? bölgesinin belirlenmeye çalısıldıgı bu tezde; istatistiksel olarak anlamlı bir sonuca ulasılamasa da, ?kültürel olarak etkilenmenin kisinin söylemlerini degistirdigi? varsayımı dogrulandı. Katılımcıların müzik begenileri gözetilmeden seçilen bu örneklerde yanıtları aranılan ilk sey, katılımcıların türler hakkında düsündükleri, müzik begenileri içinde yer alıp almadıgı ve bu begeniyi olusturan kültürel etkenlerin varlıgının arastırılmasıydı. Alınan yanıtlarla fMRI çekimlerinin karsılastırılması ve sonuca gidilmesi ise ikinci asamayı olusturdu. Müzik begenisinde kültürel etkenlerin saptanmasının o denli kolay olmadıgı bilinmekteydi kaldı ki elde edilen sonuçlar katılımcıların dinletilen müziklere verdikleri tepkilerin ne denli degisken ve ilginç oldugunu ortaya koydu. Müzik begenisini tanımlama yolunda verilen ugrasların aslında net seyler ortaya koyamayacagı saptandı.

Gülay Karşıcı
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2007
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyalleşme bağlamında İzmir'deki Türk sanat müziği amatör koroları ve toplu müzik pratikleri

Türk Müziğini kuramsal ve pratik yönüyle öğretmek için ortaya çıkan musiki cemiyetleri, tarihsel süreç içinde köklü değisim geçirerek günümüzde insanların, müzik yapmanın yanı sıra sosyallesme amacıyla katıldıkları birer performans kurumu haline gelmislerdir. ?zmir'de sayıları yüzü geçen ve günden güne çoğalan bu topluluklara bireyler, arkadaslık, çevre edinme, stres atma, terapi, statü olarak sıralayabileceğimiz ve hepsini sosyallesme baslığı altında toplayabileceğimiz müzik dısı sebeplerle katılmaktadırlar. Modernlesmenin ve kent yasamının birey üzerinde kurmus olduğu baskı, stres, yalnızlık, yabancılasma gibi sebepler insanların bu tip ortamlara olan ihtiyacını her geçen gün arttırmaktadır. Birey, bu ortamlar sayesinde sikayetçi olduğu gündelik yasama katlanabilecek enerjiyi sağlamakta, ruh sağlığını korumakta, kendini ifade edebilmekte, kendi varlığını duyumsayıp kaybolmusluk duygusundan uzaklasmakta, hayata tutunmaktadır. Koro sayısındaki hızlı artısın sebebinin yalnızca metropol insanının bu ortamlara olan ihtiyacının artmasıyla değil, ek gelir sağlama ve ?zmir'de yasanan issizlikle de yakından ilgisi bulunmaktadır. Bu sebeplerle bir çok insan için amatör müzik toplulukları ?kazanç kapısı? haline gelmistir. ?zmir'de oryantasyonu Türk Müziği olan dinleyicinin müzik beğenisine hitap eden ve müzik dinleme ihtiyacını karsılayan kurumlar amatör topluluklardır. Bunun sebebi, toplulukların geçmis olduğu repertuarın ağırlıklı olarak 1950 ve sonrası olması ile Türk Müziği dinleyicisinin bu repertuarla olusmus kitleden meydana gelmesi arasındaki iliskidir. Repertuar, tür olarak sarkı ağırlıklı olup piyasa üslubu ile ya da piyasa üslubu ve arı üslubun harmanlandığı senkretik bir üslup içinde seslendirilir.

KentleşmeSosyalleşmeYabancılaşma+1
Fatih Coşkun
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2007
00