Balıkesir University
Institute

Institute of Graduate Studies in Science

Balıkesir University

345

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
DoctorateOpen AccessTR

Paraoksonaz enziminin hidrofobik etkileşim tekniği ile saflaştırılması ve bazı bileşiklere karşı afinitesinin incelenmesi

Paraoksonaz 1 (PON1), karaciğerde sentezlenen ve bazı lipoproteinlere bağlı olarak fonksiyon gösteren bir izoenzimdir. Tüm memelilerde bulunan bu enzim, düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL) oksidasyonunu inhibe etme kabiliyeti nedeniyle anti aterosklerotik özellikler göstermektedir. Ayrıca organofosfat insektisitler ve homosistein tiyolaktonlar da dahil olmak üzere çeşitli bileşikleri hidroliz etme özelliklerini sergiledikleri bilinmektedir. Bu nedenle, serum PON1 aktivitesini modüle edebilecek faktörler üzerinde çok yoğun araştırmalar yapılmıştır. Ancak başta koyun ve sığır olmak üzere hayvan PON1 enzimleri üzerine gerçekleştirilen çalışmaların son derece sınırlı olduğu yapılan literatür çalışmaları sonucunda tespit edilmiştir. Doktora tezi kapsamında yapılan bu çalışmayı iki bölüme ayırmak mümkündür. İlk bölümde daha önce araştırma gurubumuz tarafından sentezlenen Sefaroz 4B-L-tirozin-naftilamin kimyasal yapısına sahip hidrofobik jel kullanılarak sığır serumundan PON1 (hsPON1) saflaştırılmıştır. Saf hsPON1 enzimi üzerinde Furosemid, Prednizolon, Metamizol, Enroflaksasin, Meloksikam, Symfos ve Bakteral ticari adları altında bilinen ilaçların etkisi incelenmiştir. Bu ilaçların tümünün hsPON1 enzimini farklı düzeylerde inhibe ettiği belirlenmiştir. Araştırma sonuçları, çalışılan ilaç molekülleri arasından hsPON1 enzimi için en güçlü inhibitörün enroflaksasin olduğunu göstermektedir. İkinci bölümde ise farklı bir ligant (4-iyodoanilin) kullanılarak yeni bir hidrofobik jel sentezlenmiştir. Yeni sentezlenen jel ile koyun serumundan PON1 enziminin (kPON1) saflaştırılması, %88,3 verim ile 73,4 kat olarak gerçekleştirilmiştir. Ayrıca saf kPON1 enzimi üzerinde söz konusu ilaçların etkileri araştırılmıştır. Çalışılan bileşikler içinde kPON1 için en güçlü inhibitörünün Meloksikam olduğu belirlenmiştir (IC50 = 1,56 mM).

Hatice Yüksel
Balıkesir University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Stachys megalodonta subsp. megalodonta bitkisinin antikolinesteraz, antidiyabetik, antioksidan ve antibakteriyel aktivitelerinin araştırılması

Alzheimer hastalığı (AD) özellikle yaşlı nüfusu yüksek olan gelişmiş ülkeler için başlıca bir sorundur. Asetilkolinesteraz (AChE) ve Bütirilkolinesteraz (BChE) inhibitörleri hastalığın tedavisi için umut verici bileşiklerdir. Bu çalışmada Lamiaceae familyasına ait Stachys megalodonta Hausskn. & Bornm. ex P.H.Davis subsp. megalodonta (SM) bitkisinin distile su ve etanol (EtOH) ekstraktlarının dana beyninden elde edilen AChE ve BChE enzimleri üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Ekstraktların, ticari olarak temin edilen α-amilaz ve α glukosidaz enzimleri üzerindeki aktiviteleri çalışılmıştır. DPPH, ABTS, FRAP metodları ile bitkinin antioksidan aktivitesi çalışılmıştır. Ayrıca disk difüzyon yöntemi ve minimum inhibisyon konsantrasyonu yöntemi ile Staphylococcus aureus (ATCC 25923), E.coli (ATCC 11303), Pseudomonas aeruginosa (ATCC-9027) ve Enterobacter aerogenes (ATCC 13048) bakterilerine karşı antibakteriyel aktivitesi belirlenmiştir. Çalışma sonuçlarında; SM bitkisinin AChE ve BChE üzerinde inhibitör etki gösterdiği tespit edilmiştir. Bitkinin etanol ekstraktının AChE ve BChE enzimlerini sırasıyla 0,032±0,002 ve 0,042±0,008 IC50 değerleri ile güçlü bir şekilde inhibe ettiği kaydedilmiştir. Bitkinin etanlol ekstraktının α-amilaz ve α glukosidaz enzimlerini sırasıyla 2,119±0,005 ve 3,891±0,009 IC50 değerleri ile inhibe ettiği belirlenmiştir. DPPH ve ABTS deneylerinde etanol ekstraktının sırasıyla 1,501±0,12 ve 1,011±0,09 IC50 değerleri ile nispeten güçlü antioksidan aktiviteleri kaydedilmiştir. Bitkinin etanol ekstraktının çalışılan bakterilere karşı antibakteriyel etki gösterdiği, su ekstraktının ise E.coli bakterisine karşı herhangi bir etki göstermediği görülmüştür.

Antibakteriyel özelliklerAntikolinezterazAntioksidanlar+2
Fikrican Balcı
Balıkesir University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrencilerinin iyonize olmayan radyasyona yönelik farkındalık ve algılarının incelenmesi

Her ne kadar iyonlaştırıcı radyasyona yönelik bilgi ve riski ile öğrencilerin bu konudaki bilgi ve farkındalığına çok fazla vurgu yapılsa da, iyonlaştırıcı olmayan radyasyon ve öğrencilerin farkındalığı hakkındaki bilgiler ya eksik ya da fazla vurgulanmaktadır. İyonlaştırıcı radyasyonlar yüksek enerji radyasyonları iken, iyonlaştırıcı olmayan radyasyon, atomları veya molekülleri iyonize etmek için yeterli enerjiye sahip olmayan nispeten düşük enerjili radyasyonlardır. Modern toplumda, iyonlaştırıcı olmayan radyasyon önemli bir role sahiptir. Cep telefonu kullanımı ve kablosuz iletişim teknolojisinin hızla büyümesi ile günlük yaşamımızın bir parçası haline gelmişlerdir. İyonlaştırıcı olmayan radyasyonun, iyonlaştırıcı radyasyondan daha az tehlikeli olduğu düşünülse de, iyonlaştırıcı olmayan radyasyona aşırı maruz kalma, bazı sağlık sorunlarına neden olabilmektedir. Bu çalışmada ortaöğretim 9, 10, 11, ve 12. Sınıflarında öğrenim gören öğrencilerin iyonize olmayan radyasyona yönelik algıları, farkındalıkları ve bilgileri incelenmiştir. Bu amaçla çalışmada ilk olarak iki pilot çalışma yürütülmesi ile bir ölçek geliştirilmiştir. Daha sonra bu ölçek 951 öğrenciye uygulanarak değerlendirilmiştir. Çalışma sonunda öğrencilerin iyonize radyasyon ve radyoaktif radyasyon arasındaki farkı bilmedikleri, cep telefonları ve baz istasyonlarının radyoaktif radyasyon yaydığını düşündükleri belirlenmiştir. Cep telefonu kullanımı konusunda öğrencilerin çok dikkatli olmadığı ve uzun saatler cep telefonu ile zaman geçirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Çalışma sonunda ortaöğretim öğrencilerinin elektromanyetik radyasyon konusunda bilgilerinin geliştirilmesi konusunda önerilere yer vermiştir.

Baz istasyonlarıCep telefonuFarkındalık+7
Ümran Ölmez
Balıkesir University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kavramsal aylık yağış-akış modellerinin kıyaslanması

Kavramsal yağış-akış modelleri günümüzde hidrolojik işletmelerin yapılmasında yaygın olarak kullanılan yöntemlerdendir. İklimsel değişiklikler ve daimi su tüketimi gibi faktörler göz önüne alındığında haznelerinin ön çalışmalarının yapılması ve yeniden yapılandırmalarda yağış-akış modellerinin yeri büyüktür. Tekli modellerdeki belirsizlikler dikkate alındığında çoklu model kullanımının daha iyi sonuçlar vereceği düşünülmektedir. Hazırlanan çalışmada Gediz Havzası'na ait işletmeye açılmamış Çağlayan ve Gördes Barajlarının Abcde, Awbm-6p, Dynwb, Gr2m, Guo-3p, Guo-5p, Temez ve Twwb olmak üzere 8 farklı kavramsal aylık yağış-akış modeli kullanılarak yapılmış olup bu barajlara ait tekli modellerin Bayes Model Ortalaması (BMO) yöntemiyle çoklu modelleri oluşturulmuştur. Birçok farklı kombinasyonla her iki havza için oluşturulan versiyonlardaki ansambl modeller tekli modellerle performans ölçütleri açısından kıyaslanmıştır. Bu çalışma sonucunda tekli modellerde Gr2m'nin en iyi performansı verdiği görülürken ansambl modellerde üçlü kombinasyona ait modellerinin ansambl versiyonu en iyi performansı vermiştir.Yapılan çalışma kapsamında çoklu model kombinasyonlarının tekli modellerden daha verimli çalıştığı gözlenmiştir. Ancak BMO'nun en iyi performansı veren tekli modelin tayininde geliştirmeye açık olduğu kanısına varılmıştır. Elde edilen verilerin barajların işletilmesinde ve ik

Bayes yöntemiGördes barajıHidroloji+2
Saadet Altıntaş
Balıkesir University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

1 MW gücündeki sabit mıknatıslı senkron generatörün tasarımı ve analizi

Hızla artan dünya nüfusunun bir sonucu olarak artan enerji ihtiyacı, yakın geçmişe kadar sadece fosil yakıt kullanımı ile karşılanmıştır. Bu yakıtların çevreye verdiği zararlara ek olarak fosil yakıt rezervlerinin azalması ve artan fiyatlar yeni enerji kaynaklarının kullanımına gidilmesini zorunlu hale getirmiştir. Bu bağlamda yenilenebilir enerji kaynakları içerisinde oldukça yüksek öneme sahip olan rüzgar enerjisi çözümü, tükenmeyen ve potansiyeli yüksek bir seçenek olarak değerlendirilmektedir. Bu çalışmada rüzgar türbinlerinde kullanılmak amacıyla doğrudan sürüşlü radyal akılı, çıkık kutuplu, sabit mıknatıslı senkron generatör tasarımı, modellenmesi ve analizi üzerinde çalışılmıştır. Tasarlanan generatör; değişken devirlerde yüksek verimli, dişli kutusundan bağımsız, yüksek güçlü, üretim ve bakım kolaylığı göz önüne alındığında rüzgar türbinleri için avantajlı bir çözüm niteliğindedir. Çalışmada yenilenebilir enerji kaynakları, rüzgar enerjisi, rüzgar türbinleri ve rüzgar türbinlerinde kullanılan generatör teknolojileri özetlenmiştir. Ardından analitik tasarım hesaplamaları yapılarak generatörün ana boyutları üzerine çalışılmış ve generatörün elektromanyetik model giriş verileri belirlenmiştir. Sonrasında sonlu elemanlar yöntemi tabanlı yazılım aracılığı ile generatörün modellenmesi yapılmış ve bununla birlikte generatörün elektromanyetik davranışları ortaya konulmuştur. Generatör üretiminde kullanılacak malzemenin analiz esnasında doyuma gitme durumu incelenmiş ve analiz verilerine göre ısınma karakteristiği üzerine çalışılmıştır. Elde edilen tasarım verileri ile rüzgar türbinlerinde kullanılmak üzere; yüksek verimli, sabit ve değişken devire adapte olabilen, yüksek güçlü generatör tasarımı, uygulamaya aktarılmaya hazır bir model olarak gerçekleştirilmiştir.

Elektromanyetik sistemlerRüzgar türbinleriSabit mıknatıslı senkron motorlar
Furkan Keskin
Balıkesir University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilgisi öğretmen adaylarının elektrostatiğin temel kavramları ile ilgili kavramsal anlamalarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı fen bilgisi öğretmen adaylarının elektrostatik konusu ile ilgili kavramsal anlamalarının tespit edilmesidir. Araştırmanın örneklemini Balıkesir Üniversitesi Necatibey Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliği programında 2006-2019 akademik dönemlerinde öğrenim gören 4. sınıf öğretmen adaylarından oluşan 340 öğrenci oluşturmaktadır. Öğretmen adaylarının kavramsal anlamalarını belirlemek amacıyla ve iki fizik eğitimi uzmanı tarafından hazırlanan, tamamı açık uçlu sorulardan oluşan kavramsal anlama testi kullanılmıştır. Verileri desteklemek için öğretmen adaylarıyla yarı yapılandırılmış görüşmeler de (YYG) yapılmıştır. Öğretmen adaylarının yanıtları tek tek ayrıntılı bir şekilde incelenmiş ve verdikleri cevaplar analiz edilerek kategoriler oluşturulmuştur. Öğretmen adaylarının büyük çoğunluğunun yüklü bir cismin iletken bir cisme yaklaştırıldığında etki ile elektriklenebileceği bilgisine sahip olduklarını, aynı yük fazlalığına sahip cisimlerin birbirlerini ittiğini, farklı yük fazlalığına sahip cisimlerin birbirlerini çektiği kavramsal anlamasına sahip oldukları görülmüştür. Nötr bir cismin yük fazlalığı olan cisim tarafından çekilebileceği kavramsal anlamasına sahip olmadıkları görülmüştür. Topraklamanın amacının cismi nötrlemek olduğunu bildiği fakat birçok öğretmen adayının eksi yüklü cisimlerin topraklanabildiği, fazla eksi yüklerin toprağa aktığı yönünde, artı yüklü cisimlerin de topraklanabileceği, eksi yüklerin topraktan cisme akacağı bilgisine sahip olmadığı tespit edilmiştir. Nötr cismin tanımı ile ilgili verdikleri yanıtlarla bu temel kavramla ilgili bir kavram yanılgısına sahip olmadıkları tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular ışığında elektrostatiğin temel kavramları konusunda yanlış kavramsal anlamaların oluşmaması için önerilerde bulunulmuştur.

Aday öğretmenlerElektrostatikFen bilgisi eğitimi+3
Gözde Değirmencioğlu Çakar
Balıkesir University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

5E öğretim modeline dayalı anlam oluşturma yaklaşımının 8.sınıf öğrencilerinin enerji dönüşümleri ve çevre bilimi ünitesi kavramlarını anlamalarına ve üstbilişsel farkındalıklarına etkisi

Bu araştırmada sosyal yapılandırmacılık kuramını temeline alan ve Vygotsky'nin bilişsel gelişimin kaynağı olarak savunduğu anlam oluşturma yaklaşımının 5E modeli ile entegre edilmiş öğretimin etkilerinin incelenmesi hedeflenmiştir. Araştırmanın amacı öğrencilerin günlük hayatta öğrendikleri ve bilimsel olmayan bilgiler doğrultusunda şekillenen kavram yanılgıları göz önünde bulundurularak 5E öğretim modeline dayalı anlam oluşturma yaklaşımı ile oluşturulan öğrenme ortamında öğrencilerin "Enerji Dönüşümleri ve Çevre Bilimi" ünitesine dayalı öğrenme süreçlerini incelemektir. Araştırmanın örneklemini Balıkesir ili Dursunbey İlçesi'ndeki bir köy okulunun 8.sınıfında öğrenim gören 22 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmanın araştırma modeli karma araştırma türlerinden gömülü desendir. Araştırmanın nicel boyutunda ön test son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın deneysel işleminde deney grubundaki öğrencilere araştırmacı tarafından geliştirilen 8.sınıf öğretim programı kapsamında 5E ile entegre edilmiş anlam oluşturma yaklaşımına dayalı öğretim planı ve etkinlikler uygulanmıştır. Kontrol grubuna ise araştırmacı tarafından 8.sınıf öğretim programına göre ders öğretmeni tarafından belirlenen öğretim ve etkinlikler uygulanmıştır. Her iki gruba da öğretim öncesi ve sonrası kavramsal anlama testi ile üst biliş ölçeği ön test ve son test uygulanmış ve yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre deney grubunda tasarlanan öğretimin sınıf içindeki sosyal etkileşimi arttırarak ve bilişsel çatışmayı başlatarak öğrencilerin bilgiyi anlamlandırma ve kavramsal değişim sürecini başlatma noktasında kontrol grubuna göre daha fazla etkiye sahip olduğu görülmüştür. Ayrıca tasarlanan öğretim yönteminin öğrencilerin üst bilişsel gelişimine olumlu etkisinin olduğu görülmüş ve akademik başarılarını arttırmada önemli bir etken olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

5E ModeliAnlam oluşturma yaklaşımıEkoloji+6
Büşra Turna Gülcü
Balıkesir University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerine oyunlarla bilimin doğası unsurlarının öğretimi

Bu çalışmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin Fen Bilimleri dersinde oyun temelli öğretimin, öğrencilerin bilimin doğası anlayışlarına etkisini incelemektir. Çalışma 2021 - 2022 eğitim-öğretim yılının bahar döneminde, Balıkesir ili Sındırgı ilçesinin bir köy okulunda 85 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma tek gruplu ön test ve son test zayıf deneysel desen olarak gerçekleştirilmiştir. Öncelikle konu kazanımları Milli Eğitim Bakanlığının ders kitabından yapılandırmacı yaklaşımın birlikte kullanıldığı etkinliklerle verilmiştir. Daha sonra aynı kazanımları içeren 10 oyun öğrenci seviyesine uygun olarak tasarlanmış ve öğrencilerle oyun temelli öğretim yapılmıştır. Oyunlar uzman kişiler tarafından incelenmiş ve görüşler alınmıştır. Uygulama 5. sınıflar için 4 ders saati, 6. sınıflar için 4 ders,7. sınıflar için 8 ders saati, 8. sınıflar için 4 ders saatinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmada kullanılan unsurlar; bilimsel bilginin değişebilir unsuru, deneysel unsuru, öznellik unsuru, yaratıcılık ve hayal gücü unsuru, sosyo-kültürel unsuru, gözlem ve çıkarım unsurudur. Uygulama öncesinde ve sonrasında Bilimin Doğası Görüşleri Anketi(BDGA), Yarı Yapılandırılmış Görüşmeler(YYG) ve açık uçlu değerlendirme soruları uygulanmıştır. Uygulamalar neticesinde elde edilen veriler, yeterli görüş, değişken görüş ve zayıf görüş şeklinde ayrılmıştır. Ayrıca yarı yapılandırılmış görüşmelerden ve değerlendirme sorularından elde edilen sonuçlarla bilimin doğası görüşler anketi desteklenmiştir. Öğrencilerin ön test ve son testlerinden elde edilen bulgulara göre bilimin doğasının değişebilir, deneysellik, öznellik, hayal gücü ve yaratıcılık ve sosyo- kültürel unsurlarında oyun temelli yaklaşım ile yapılan öğretimin etkili olduğu söylenebilir. Çıkarım unsurunun ise yapılan öğretimde etkilerinin zayıf olduğu, öğretimler arasında çok az fark olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Oyun temelli yaklaşımın öğrencilerin bilimin doğası unsurlarının öğretilmesinde olumlu yönde etkilediği görülmüştür.

5E ModeliBilimin doğasıFen bilgisi dersi+5
Ezgi Erdin Dağdeviren
Balıkesir University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yap- işlet-devret modeli ile ihale edilecek olan otoyol projelerinde teklif hazırlama süreci

Bir ülkede altyapı alanında yapılan yatırımlar, o ülkenin gelişmişlik düzeyi hakkında kapsamlı bilgi vermektedir. Dünyada ve Türkiye'de bu altyapı çalışmalarının büyük bir kısmını karayolu alanında yapılan yatırımlar oluşturmaktadır. Ülkemizin karayolu alanına yaptığı yatırımlar son 20 senede hız kazanmıştır. Çift şeritli yolların ülke çapında artan karayolu trafik hacmine karşı talebi yeterince karşılayamamaya başlaması otoyol projelerin yapımının planlanmaya başlamasına sebep olmuştur. Otoyol projelerinin kapsamlı, maliyetli ve riskli projeler olması, kamunun bu projeleri gerçekleştirmek için kendi öz kaynaklarını tüketmemek ve projelerin yapımı esnasında oluşacak risklerle ekonomik yükümlülükleri özel sektör ile paylaşmak amacıyla ekonomik modeller arayışı içine girmesine sebep olmuştur. Yap-İşlet-Devret modeli, ülkemiz şartlarında otoyol projelerinin kamu ve özel sektör tarafından ortak olarak üstlenilmesinde kullanılabilecek en uygun yöntem olarak tercih edilmiştir. Bu model ile yapılacak otoyol projelerinin uygulamadan önceki en önemli aşaması teklifin belirlenmesi sürecidir. YİD projelerinde projenin değerlenip imtiyaz süresinin doğru bir şekilde belirlenmesi kamu ve özel sektörün karlılığı üzerinde hayati öneme sahiptir. Literatürde bulunan yöntemler arasından seçilen finansal modelde, oluşacak yıllık yapım maliyetleri, bakım-işletme giderleri, kredilerin faiz oranları, enflasyon, yıllık trafik hacmi ve gişe ücretleri göz önünde bulundurulmuştur. Bu parametreler içinden belirsizlik gösterenler parametreye ait geçmiş verilerden faydalanılarak olasılık dağılımı metodu ile tanımlanmıştır. Belirlenen tüm parametreler yardımı ile Monte Carlo Simülasyonu üzerinde net bugünkü değerleri hesaplanarak imtiyaz süresi hesabı yapılmıştır. Modelin devamında, kamu-özel sektör arasında en karlı anlaşmaya varılabilmesi amacıyla pazarlık-oyun teorisi kullanılmıştır. Çalışma kapsamında oluşturulan finansal model Kuzey Marmara (Asya Kesimi) Otoyolu projesi üzerinde çalıştırılıp ihaleyi kazanan teklif değerlendirilip farklı senaryolar altında karlılıkları incelenmiştir

Kara yolu ulaşımıOtoyollarProje değerlendirme+2
Banu Köseoğlu
Balıkesir University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Liseye Geçiş Sınavı (LGS) fen bilimleri dersi sorularının Yenilenmiş Bloom Taksonomisine ve okunabilirlik düzeylerine göre incelenmesi

Bu araştırmada 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarında yapılan Liseye Geçiş Sınavlarındaki Fen bilimleri dersi sorularının yenilenmiş Bloom taksonomisine göre hangi bilişsel basamakta olduğu analiz edilerek ardından aynı soruların okunabilirlik düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç için Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan 80 adet LGS fen bilimleri sorusu incelenmiştir. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması desenine uygun olarak yürütülmüş ve veriler doküman analizi yoluyla elde edilmiştir. Soruların okunabilirlik düzeylerini belirlemek için Türkçe dil ve cümle yapısına uygun olarak geliştirilmiş Ateşman okunabilirlik formülü kullanılmıştır. Araştırma sonucunda soruların okunabilirlikleri ile ilgili 2018, 2020, 2021 yıllarında orta güçlükte soru düzeyi bulundururken, 2019 yılında orta güçlükte soru düzeyi bulunmadığı belirlenmiştir. Sınavlarda 2018 ve 2019 yıllarında kolay soru düzeyinde soru olmasına karşın 2020 ve 2021 yıllarında kolay soru düzeyinde hiçbir soru sorulmamıştır. Soruların bilişsel düzeyini belirlemek için Yenilenmiş Bloom Taksonomisinden yararlanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre sorular bilişsel süreç boyutunda daha çok anlama basamağında yer alırken, bilgi boyutunda kavramsal ve işlemsel bilgi yüzdelerinin birbirine yakın olduğu belirlenmiştir.

Bloom taksonomisiFen bilgisiLise giriş sınavları+2
Emine Güneş
Balıkesir University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00