Baskent University
Discipline

Bankacılık Anabilim Dalı

Baskent University

12

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

12 Theses
Master'sOpen AccessTR

Mikro Finans'ın kırgızistan uygulaması ve sonuçları (Celalabad vilayeti Alabuka bölgesi)

Günümüzün küresel dünyasında yoksul olanların durumunda fazla olumlu değişimgerçekleşmemekle birlikte daha da kötüye gitmektedir. Herkes gibi yoksul insanlar darefah seviyelerini iyileştirmek ve tasarruf etmek isterler. Ancak gelişen bu dünyanınşartları bu amaca her zaman müsait olmamaktadır.Yoksul insanları destekleyerek ekonomiye kazandırma amaçlı devletler çeşitliuygulamalara başvurmaktadır. Buna paralel olarak da ülkede işsizlik oranında birazalma olacağını planlamakta ve o yoksul hane halkını da ekonomiye kazandırmakiçin az da olsa üretime sevk etmeye çalışılmaktadır.Bu çalışmanın araştırma problemi, yoksullukla savaş için önerilen uygulamalardanmikro finans sisteminin Kırgızistan'daki kullanıcılarının başarısızlık sebepleriniortaya koymaktır. Mikro Finans yoksul kesimin kalkınması için çözüm olaraksunulan bugüne kadarki en başarılı uygulama olduğu konusunda görüşler vardır. Buuygulama şu anda nerdeyse tüm dünyada uygulanmakta ve herkes başarılı olduğufikrindedir. Sebebi bu uygulama yoksul insanlar ile bir veli gibi ilgilenerek onlarınsorunlarına yardım etmeyi amaç edinmiştir.Mikro Finans kurumlarının verdiği mikro krediler sayesinde yoksul kesim uzunvadede kalkınacağı düşünülmekte. Tüm krediler gibi bu mikro kredinin de bir krediveren tarafı ve o krediyi alıp kullanan tarafı vardır. Mikro finansın başarısı geneldekredi veren tarafından incelenmekte ve geri dönüş oranı bir ölçü olarak kabuledilmektedir. Ancak o krediyi kullanan açısından başarısı çoğu kez göz ardıedilmekte. Dolayısı ile yoksul kesimde hala bir kalkınma görülmemekte!

Talanbeg Seyitov
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
DoctorateOpen AccessTR

Bankacılık sektöründeki dijital yeniliklerin banka müşterilerinin dijitalleşmeyi benimseme durumları üzerindeki etkisi

Günümüzde yaşanan teknolojik gelişmeler müşterilerin davranış ve alışkanlıklarını değiştirmekte, buna karşılık bu tüketicilere hizmet sağlayan işletmeler de ürün ve hizmetlerinde geliştirme sağlayarak farklılaşmaya çalışmaktadırlar. Dijitalleşmenin çok hızlı ilerleme kaydettiği günümüz koşullarında diğer sektörler gibi bankacılık sektörü de bu mobilitenin farkına varmış, müşterilerine ürün ve hizmetlerinin birçoğunu dijital olarak sunmaya başlamışlardır. Bu araştırma Türkiye'de bankacılık sektöründe yaşanan dijital yeniliklerin banka müşterilerinin dijitalleşmeyi benimseme durumları üzerindeki etkisini ortaya koymayı ve tüm dünyada devam eden Covid-19 pandemisi sürecinde banka müşterilerinin dijital bankacılık ürün ve hizmetlerinin kullanımına yönelik davranışlarının ne düzeyde değiştiğini anlamayı amaçlamaktadır. Araştırmanın hipotezleri Teknoloji Kabul Modeline dayanarak oluşturulmuştur. Araştırmada 689 banka müşterisine çevrimiçi anket uygulanmış ve toplanan veriler istatistik programı yardımı ile regresyon analizine tabi tutularak araştırma hipotezleri test edilmiştir. Yapılan analiz sonucunda normal zamanlarda bankacılık sektöründeki dijital yeniliklere yönelik tutumun algılanan kullanım kolaylığından yüksek düzeyde etkilendiği, buna karşılık Covid-19 pandemisi sürecinde dijital yeniliklere karşı tutumun algılanan fayda değişkeninden yüksek düzeyde etkilendiği tespit edilmiştir. Ayrıca TBB tarafından yayınlanan dijital bankacılık verilerine göre, Covid-19 pandemisi sürecinde aktif dijital bankacılık müşteri sayısının %11,39 düzeyinde artmış olduğu, yapılan anket analizi sonuçlarına göre ise dijital bankacılık ürün/hizmetlerinin kullanımında %11,87 düzeyinde artış olduğu tespit edilmiştir. Diğer taraftan 46 ve üzeri yaş grubunun dijital bankacılık ürün/hizmetlerinin kullanımında diğer yaş gruplarına göre farklılaştığı ancak Covid-19 pandemisi sürecinde bu farklılaşma düzeyinde azalma olduğu tespit edilmiştir.

Bankacılık sektörüBankalarBenimseme+6
Mustafa Beybur
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Kredi portföylerinde sektörel yoğunlaşma ve risk ilişkisi: Türkiye örneği

Risk yönetiminin temel ilkesi portföy çeşitlendirmesidir. Ticari bankalar kredi riskini yönetebilmek için portföy teorisi çerçevesinde açtıkları kredileri etkin şekilde çeşitlendirmek zorundadır. Dolayısıyla bir bankanın kredilerinin belirli bir sektöre yoğunlaşması ciddi kredi kayıplarına maruz kalmasına neden olabilecek ana sebeplerden biridir. Bu çalışmanın amacı, sektörlere göre çeşitlendirmenin, Türkiye'de ticari bankaların kullandırdığı kredilerin riskine etkisini analiz etmektir. Kredi portföyünün bir yoğunlaşma ölçütü olarak Herfindahl-Hirschman Endeksi (HHI) kullanılmış ve 2002-2018 dönemini kapsayan yıllık verilerle dinamik panel veri yöntemi, kesin bir deyişle Genelleştirilmiş Momentler Yöntemi (GMM) esas alınarak analiz edilmiştir. Çalışmada sorunlu kredilerin diğer bazı belirleyicileri de analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre, örneklemde yer alan 22 ticari banka için kredi portföylerinin etkin bir şekilde çeşitlendirilmesi kredi riskini düşürmektedir. Ayrıca kredi riskinin güçlü ve pozitif dinamik etkiler sergilediği de saptanmıştır.

Kredi riskiKredilerPanel veri modelleri+4
Devrim Yalçın
Marmara University · Bankacılık ve Sigortacılık Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Katılım bankalarında sorunlu kredilerin tasfiyesi işlemleri

Çalışmada sorunlu kredilerin tasfiyesi için katılım bankalarının uyguladıkları işlemler incelenmiştir. Çalışmanın amacı, katılım bankalarının sorunlu kredileri etkin bir şekilde yönetmek için uygulanan politikaları tanıtmak ve bu politikalar ile sorunlu kredilerin nasıl tasfiye edilebileceğini ortaya koymaktır. Çalışmanın ilk bölümünde İslami finans kavramı ve kuralları incelenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümde Katılım Bankacılığı ve ürünleri hakkında detaylı bilgi verilmiştir. Ardından sorunlu krediler tanımlanmış, ortaya çıkış sebepleri ve sonuçları detaylı olarak paylaşılmıştır. Sorunlu kredilerin yasal mevzuatı, muhasebesi ve katılım bankalarının sorunlu kredileri hakkında bilgi verilmiştir. Çalışmanın son bölümünde ise, sorunlu kredilerin tasfiye yöntemleri aktarılmıştır. Bu çalışmada, katılım bankalarının sorunlu kredileri yönetme performansı geleneksel bankalar ile karşılaştırılmış ve katılım bankaları için sorunlu kredilerin etkin bir şekilde yönetilmesi ve tasfiyesi için yol gösterici bir kaynak oluşturması hedeflenmiştir. Anahtar Kelimeler: Sorunlu Krediler, Katılım Bankacılığı, Tasfiye İşlemleri, İslami Finans

Banka kredileriFaizsiz bankacılıkKatılım bankacılığı+5
İbrahim Kılıçlıoğlu
Marmara University · Bankacılık ve Sigortacılık Enstitüsü
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Bankacılık sektöründe riski önlemede mevduat sigortacılığı: Türk bankacılık sektörü üzerine bir uygulama

Günümüzde ekonomik faaliyetler de teknolojik gelişmelere paralel olarak küresel bir nitelik kazanmıştır. Bu gelişmelere bağlı olarak işlem akışlarında zaman ve mesafe boyutları neredeyse sıfırlanmış ve dünyanın herhangi bir yerinden herhangi bir saatte işlem yapılabilir hale gelmiştir. Ancak paranın bu hızlı serüveni ve geçişkenliği, bulaşıcılık etkisiyle bir ülkedeki finansal krizi diğer ülkelere de taşımakta ve krizi küresel boyutlara çıkarabilmektedir. Finansal güvenlik ve istikrarın sağlanması bakımından krizlere karşı mücadele edecek kurumsal yapıların güçlendirilmesi ya da yeni bir finansal yapının kurulması büyük önem arz etmektedir. Bu bakımdan sektörde oluşabilecek olumsuzluklara bağlı olarak yaşanabilecek bir panik ortamında bankalara hücumu önlemek ve halkın güvenini sağlayarak bankalardaki tasarruflarının güvence altında olduğu ve geri ödeneceği garantisini vermesi nedeniyle mevduat sigortasının önemi daha da artmış bulunmaktadır. Çalışmamızda, banka temelli risklerin önlenmesinde mevduat sigortası uygulamasının rolü ve etkisi araştırılmıştır. Bu amaçla 2001-2018 örneklem dönemde 21 ticari bankanın finansal sağlamlıkları Türkiye Bankalar Birliği veri tabanından alınan mali verileri mevduat sigortasındaki değişiklikler kapsamında kurulan doğrusal modelde sınanmıştır. Başka bir deyişle, mevduat sigortasının normal ve kriz dönemlerinde "banka riski"'ni nasıl etkilediği araştırılmıştır. Elde edilen bulgulara göre; mevduat sigortasının ekonominin normal işleyiş dönemlerinde finansal istikrarı olumlu etkilediği, ancak ekonomik kriz dönemlerinde tek başına yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Etkin denetim ve gözetime tabi tutulan bankacılık sektörü ile desteklenen ve gerekli yasal düzenlemeler yanında ülke şartları da dikkate alınarak oluşturulacak bir mevduat sigorta sisteminin finansal sektörün istikrarına da olumlu katkıda bulunacağı kanaati oluşmaktadır.

Bankacılık sektörüBankalarKriz+4
Muhlis Turan
Marmara University · Bankacılık ve Sigortacılık Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Katılım finans sektörünün kaynak temininde yeni yaklaşımlar ve bir model önerisi

Dünyada ve Türkiye'de katılım finans sektörünün gelişimi için son yıllarda önemli adımlar atılmıştır. Katılım finans sektörünün büyümesi için atılan bu adımların başında finansal kaynak ve ürün çeşitliliğinin sağlanması ve gerekli yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi gelmektedir. Katılım finans sektöründe en fazla paya sahip olan katılım bankalarının hızlı büyüme göstermesinde bu faktörler etkili olmaktadır. Katılım bankalarının ülke ekonomisine daha fazla kaynak sağlayabilmeleri ve bankacılık sektöründeki paylarını arttırabilmeleri adına güçlü sermaye yapısına sahip olmaları gerekmektedir. Çalışmada, güncel yasal düzenlemeler ve yeni uygulamalar ışığında Türkiye'deki katılım bankalarının yurt içinden ve yurt dışından sağladıkları fon kaynakları incelenmiştir. Ayrıca yeni bir fon toplama ürünü olarak "Enflasyona Endeksli Vadeli Karz Hesabı" modeli önerisi sunulmuştur. Çalışmada, tasarruf sahiplerinin Türk Lirası cinsinden fonlarını enflasyona karşı korumayı amaçlayan enflasyona endeksli vadeli karz hesabının yapısı, işleyişi, diğer fon toplama ürünlerinden farkı, fıkhi dayanakları ve sektörde uygulanabilirliğini araştıran mülakat görüşmelerinin sonuçlarına yer verilmiştir. Enflasyona endeksli vadeli karz hesapları modelinin İslami kurallara ve katılım bankacılığı prensiplerine uygun bir şekilde hayata geçirilmesi sonucunda, katılım bankalarına uzun vadeli fon kaynağı sağlanması ve finansal sisteme girmeyen âtıl fonların ekonomiye kazandırılması beklenmektedir. Bu hesap ile milli paramıza karşı duyulan güven arttırılarak Türk Lirasının ve ülke ekonomimizin güçlenmesine katkı sağlanabilir. Bu çalışmanın sonuçları, sektör temsilcileri için politikalar önermekte, araştırmacılar için yol gösterici bir kaynak niteliği taşımaktadır.

Faizsiz finans kurumlarıFinans sektörüFinansal gelişme+5
Recep Acar
Marmara University · Bankacılık ve Sigortacılık Enstitüsü
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Kentsel dönüşüm uygulamalarında yenilikçi ve alternatif finansman modelleri: TOKİ örneği

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 2019 yılında "ülke genelinde dönüştürülmesi gereken 6,7 milyon konuttan acil / öncelikli dönüşüm kapsamında yer alan 1,5 milyonunun önümüzdeki beş yıl içerisinde dönüşümünün sağlanması" hedefi ilan edilmiştir. Buna göre ülkemizde her yıl 300 bin konutun dönüşümü sağlanmalıdır. Bununla birlikte, 2020 yılından itibaren ülkemizi olumsuz etkileyen Covid-19 pandemisi, özellikle 2018 sonrasında daha belirgin hale gelen kentsel dönüşümde finansman kaynağı temini sorununun derinleşmesi riskini arttırmaktadır. Nitekim tez kapsamında yapılan anket ve mülakatlarda da günümüzde kentsel dönüşümün finansmanında bir tıkanma yaşandığı teyit edilmiş ve Covid-19 pandemisi ile bu sorunun daha da artacağı vurgulanmıştır. Ayrıca, kurumların %29'u tarafından finansman kaynaklı gerekçelerle önümüzdeki beş yılda kentsel dönüşüm yapmayacakları ifade edilmiştir. Bu doğrultuda, kentsel dönüşümde kullanılan ve kullanılma potansiyeli olan finansman modellerine yönelik kavramsal ve teorik araştırmaların yanı sıra ülkemizde ve yurtdışında ayırt edici özelliklere sahip toplam 176 kentsel dönüşüm projesinin finansmanına yönelik yapılan analizlerden elde edilen verilerle yenilikçi ve alternatif finansman modellerini içeren model önerisi geliştirilmiştir. Geliştirilen model önerisi, kentsel dönüşümün önemli aktörlerinden olan TOKİ'nin İstanbul'daki uygulamalarından seçilen örnekler üzerinden test edilmiştir.

COVID 19FinansmanFinansman yöntemleri+2
Timuçin Kurt
Marmara University · Bankacılık ve Sigortacılık Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Neoliberal ekonomi politikaları uygulayan ülkelerin finansal krizlere olan duyarlılıkları: Türkiye örneği

Gelişmekte olan ülkelerin 1980 sonrası uyguladıkları neoliberal iktisat politikaları, 1990'lı yıllarda yaşanan finansal krizlerin nedeni olarak görülmüştür. Neoliberal politikalar neoklasik ekonomi kuramına dayalı, temelde kapitalist üretim ilişkilerinin tüm dünyaya yayılmasını hedefleyen yeni bir küreselleşme dalgasının politika aracıdır. Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası aracılığıyla, IMF yapısal uyum programları adı altında uygulama alanı bulan neoliberal politikalar, gelişmekte olan ülkeler açısından bir bakıma kapitalistleştirme süreci olarak tanımlanabilmektedir. Bu bağlamda kapitalizmin doğuşu ve gelişimi, bu güne kadar geçirmiş olduğu dönüşümün incelenmesi, içeride kendiliğinden gelişen bir kapitalizm ile dışarıdan enjekte edilen bir kapitalizmin kriz dinamiklerini oluşturan yapısını anlamada yararlı olmaktadır. Bu çalışmada finansal kriz olarak ortaya çıkan gelişmekte olan ülke krizlerinin, esas itibariyle sermaye birikiminde neoliberal dönüşümle birlikte yaşanan çelişkilerin sürdürülemeyerek açığa çıkmasına neden olan kapitalist krizler olduğu üzerinde durulmaktadır. Washington Uzlaşması ile başlayan neoliberal yeniden yapılanmanın serbestleşme politikaları tüm dünyada ve gelişmekte olan ülkelerde makro ekonomik dengelerin bozulmasına yol açmıştır. Neoliberal iktisat politikaları, sermaye birikiminin devamlılığını sağlayan genişleyen yeniden üretim sürecini sekteye uğratarak, birikimdeki çelişkili yapının devamlılığını hassas dengeler üzerine kurmaktadır. Bu çalışmada Türkiye özelinde, neoliberal politikaların makro ekonomik göstergeler üzerindeki etkileri ve kriz oluşumuna zemin hazırlayan çelişkileri yaratan sistematiği anlatılmıştır. Neoliberal politikaların küresel ekonomiye eklemlenme amacıyla belirledikleri serbestleşme hedefleri, gelişmekte olan ülkelerin sermaye birikim sürecinde çelişkiler yaratmaktadır. Neoliberal politikalar, ülkeleri dışa bağımlı ve finansal sermaye girişlerine ihtiyaç duyan bir ekonomik yapıya dönüştürmüştür. Bu yapıdaki çelişkili birikim modeli, ülkelere kriz zemini hazırlamaktadır. Bu zeminden çıkış ancak ülke özgüllüklerine göre belirlenen iktisat politikaları aracılığıyla sağlanabilir. Neoliberal politikalarla kapitalizmin ilişkilendirilmesinde, politikaların toplumsal dokunun bozulmasında ve çözülmesinde oynadığı önemli rol dikkate alınmıştır. Teorik açıklamalarda zaman zaman kapitalizmin eleştirisi açısından etkili bir kaynak olarak gördüğümüz Marksist İktisat teorisinden yararlanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Neoliberal politikalar, Kriz, Kapitalizm, Gelişmekte Olan Ülkeler, Sermaye Birikimi

EkonomiEkonomi politikalarıFinansal kriz+4
Şehnaz Begüm Şahin
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sorunlu kredilerin yönetiminde varlık yönetim şirketlerinin rolü ve Türkiye uygulaması

Çalışmada özetle; krediler ve sorunlu krediler ile ilgili bilgiler, sorunlu kredilerin etkileri, çözüm yolları ve geçmişi ve çözümüne yönelik yaklaşımlar, varlık yönetim şirketlerinin dünyada ve ülkemizde ortaya çıkış süreci, önemleri, politikaları ve politikalarının amaçları, türleri, çalışma yöntemleri, etkenliklerini artıran etmenler, olumlu ve olumsuz yönleri ve ülkemizdeki yasal dayanağı, bankaların ve diğer mali kuruluşların varlıklarını elden çıkarma sebepleri ve elden çıkarma aşamaları, varlık yönetim şirketlerinin bu kuruluşların varlıklarını alma amaçları ve almayı tercih ettikleri varlık türleri, bu varlıkların alınması ve satılması ile ilgili aşamalar ve varlık yönetim şirketlerinin ve sektörün günümüzdeki durumu incelenmiştir.

Banka kredileriKredi politikalarıKredi yönetimi+3
Cem Bahadır
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Foreks piyasaları ve Türkiye'de yasal düzenlemeler sonrası uygulama değişikliklerinin analizi

Bretton Woods para sisteminin 1974 yılında resmen sona ermesi ile birlikte oluşmaya başladığı kabul edilen Foreks piyasaları, ulaştığı günlük yaklaşık 5.5 trilyon dolarlık işlem hacmi ile dünyadaki en büyük tezgâhüstü piyasadır. Bu çalışmamızda Türkiye'de 2011 yılına kadar yasal bir düzenlemeye tabi olmayan Foreks piyasalarının, yapılan yasal düzenlemeler sonrasındaki uygulama değişikliklerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla Foreks'in dünyadaki gelişimi ve bu konuda etkin olan ülkelerdeki uygulamalar incelenmiş ve Türkiye'deki uygulamalar ile karşılaştırılmıştır. Türkiye'de Foreks piyasaları, 2017 yılına kadar olan süreçte dünya uygulamalarına benzer bir yapı göstermiş, piyasa genel bir gelişme ve yükselme eğilimine sahip olmuştur. Bununla birlikte Sermaye Piyasası Kurulu'nun 2017 yılı şubat ayında kaldıraç oranını düşürme ve başlangıç teminatını yükseltme uygulaması ile beraber Foreks işlem hacimleri Türkiye'de dramatik bir şekilde düşüş göstermiştir. Ülkemizde Foreks piyasalarının canlandırılması ve alınması gereken önlemler konusunda düzenleyici otoriteye, işlem aracılarına ve piyasa yatırımcılarına önerilerde bulunmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Foreks Piyasaları, Kaldıraçlı Alım Satım, SPK Mevzuatı, Türkiye.

Finansal piyasalarForeks piyasasıMevzuat+5
Nurettin Ellialtıoğlu
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Bankacılık sistemi içerisinde katılım bankacılığının yeri ve katılım bankacılığının güçlü ve zayıf yönleri

Küreselleşen ve giderek büyüyen ekonomik sistemin olmazsa olmaz koşullarından biri, sağlıklı ve güçlü bir finansal sistem ve bankacılık sitemidir. Bankacılık sisteminin asli unsuru; tasarrufların değerlendirilmesi, toplanan kaynakların ekonomiye finansman desteği-kredi olarak sunulması ve ekonomik faaliyetler sürecinde finansal işlemlerin gerçekleştirilmesine aracılık etmesidir. Dini hassasiyetler nedeniyle faizin yer aldığı bankacılık sistemine katılmak istemeyen birey ve toplumların, sisteme katılmasının önü faizsiz bankacılık veya katılım bankaları yoluyla açılmıştır. Günümüzde dünya bankacılığında giderek büyüyen ve İslami esaslar doğrultusunda faaliyet gösteren katılım bankaları, atıl fonların ekonomiye kazandırılması işlevi ve faizsiz finansman modelleri ile ekonominin gelişmesine katkı sağlamaktadır. 1980'li yıllarda Türk bankacılık sektöründe yer almaya başlayan katılım bankacılığı, günümüzde beş katılım bankası ile Türk ekonomisine katkı sağlamaktadır. Bu çalışmada; katılım bankacılığının Türk bankacılık sektöründeki yeri, güçlü ve zayıf yönlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda, katılım bankacılığının ürün ve hizmetler ile sayısal verileri değerlendirilmiş ve bankacılık sektörü ile kıyaslanmıştır. Ulaşılan bulgular doğrultusunda katılım bankalarının; mevduat ve ticari bankalara alternatif bir bankacılık türü olmadığı, bankacılık sektöründe çeşitlilik sağlayan İslami esaslara uygun finansal ürünler ile Türk bankacılık sektörüne ve Türkiye ekonomisine katkı sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bankacılık Sistemi, Faizsiz Bankacılık, Katılım Bankacılığı, Faiz, Kar Payı.

Bankacılık sistemiFaizKar payı+3
Mevlüde Elif Alpun
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Bistech geçişinin varantlara getirdiği yenilikler ve varant yatırımcılarının deneyimlerinin karşılaştırılması

Borsa İstanbul A.Ş. ile NASDAQ arasında imzalanan stratejik işbirliği kapsamında gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda, BİST bünyesinde yer alan tüm piyasaların tek bir işlem platformu üzerinden hizmet vermesi hedeflenmektedir.30.11.2015 tarihinde, belirlenen anlaşma koşulları çerçevesinde BISTECH uygulaması yürürlüğe girmiştir. Bu anlaşma, beraberinde piyasamız için birçok değişikliği barındırmaktadır. İşlem saatleri, fiyat marjları, yeni pazar yapılanmaları gibi pek çok değişiklik yaşanmıştır. Piyasa uzmanlarının pek çoğu, bu değişiklikleri "devrim" niteliğinde kabul etmekte ve özellikle işlem saatlerinin artmasının uluslararası piyasalar ile uyum kapsamında yapıldığını belirtmektedirler. BISTECH geçişinden önce "Kurumsal Ürünler Pazarında" işlem gören varantlar artık; "Kolektif Yatırım Ürünleri ve Yapılandırılmış Ürünler Pazarında" işlem görmeye başlamıştır. 2015 yılı itibariyle piyasa yapıcı kurumlar tarafından ihraç edilen dayanak varlık sayısının artmasıyla birlikte, varantlara duyulan ilgi bir nebze de olsa artmıştır. Çalışmamın ilerleyen bölümlerinde ayrıntılı olarak bahsedilen dayanak varlıklar ile yatırımcılar, yurt dışı endekslere dahi yatırım yapabilme olanağı bulmuşlardır. Çalışmada, BISTECH geçişinin yanısıra, varant yatırımında bulunmuş bireysel ve kurumsal yatırımcılara da yer verilmektedir. Özellikle "zaman değeri" kavramı ve bu kavramın yatırımcılar üzerindeki etkisinden bahsedilmektedir. Çalışmanın son bölümünde ise, yatırımcıların varant işlemlerinden bekledikleri getiri oranı ve gerçekleşen kar ya da zarar üzerinde durulmaktadır. Varant yatırımcılarına yol gösterici bilgiler ve deneyimler sunabilmek, bu çalışmanın temel amacıdır.

BISTECHBorsa İstanbulTekeffül+1
Oğulcan Arasan
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00