
175
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Anjiyografi görüntülerinde damar daralmalarının evrişimsel sinir ağı yöntemi kullanılarak belirlenmesi
Koroner arter hastalığı (KAH) dünya genelinde en sık görülen kalp hastalığı türüdür. Kardiyovasküler hastalıklar genellikle kalp krizi, anjina veya inmeye yol açabilecek daralmış veya tıkanmış kan damarlarını içeren koşulları ifade eder. İnvaziv koroner anjiyografi, koroner arterleri tanımlamak için standart klinik yöntemdir ve KAH teşhisinde "altın standart" tır. Kalp boşluklarının ve koroner arterlerin kontrast madde verilmesi sırasında görüntülenmesi ve X-ışınları kullanılarak hareketli film çekilmesi esasına dayanır. Arterlerin görüntülenmesi sırasında hekim tarafından anjiyografinin değerlendirilmesi ile ileri inceleme ya da tedavi yönteminin ne olacağı konusunda karar verilmekte ve hasta bu konuda bilgilendirilerek gerekli girişim ve tedaviler planlanmaktadır. Bilgisayar destekli tespit sistemleri, hekimlerin karar vermesini kolaylaştırma açısından çok önemlidir. Bu tez çalışmasında, evrişimsel sinir ağı (ESA) kullanılarak anjiyografi görüntülerini analiz eden bir yöntem geliştirilmiştir. Yöntemin doğruluğunu iyileştirmek amacıyla öncelikle kalp damarları literatürde yer alan klasik yöntemler ile bölütlenmiş ve bu görüntüler üzerinden analiz yapılmıştır. Geliştirilen yöntem, açık kaynak olarak hekimler tarafından skorlanmış görüntülerin yer aldığı veri tabanlarından elde edilen vakalar üzerinde test edilmiş ve %94,84 doğruluğuna ulaşılmıştır.
Su tünellerinde model hareket kontrolü ve senkron aerodinamik kuvvet ölçüm sistemi tasarımı
Akışa maruz kalacak modelin veya yapının üretimine başlanmadan önce, aerodinamik kuvvet analizinin yapılması kritik önem arz etmektedir. Günümüzde bu ihtiyacı gidermek adına tasarlanan birçok aerodinamik test donanımı kullanılmaktadır. Bu çalışmada; su tüneli içerisinde akışkan analizinin yapılması istenen modele robotik olarak eksenel hareket, yunuslama hareketi ve yalpa hareketi kazandırabilen aerodinamik kuvvet ölçüm ve analiz sisteminin AR-GE ve tasarım süreci ele alınmıştır. Sürecin robotik hareket düzeneğine bağlı altı eksenli, dış, denge düzeneği ile statik, dinamik ve adım tarama deneylerinin aerodinamik kuvvet ölçümü ve uçuş benzetimi başlıkları altında gerçekleştirilmesi hedeflenmiştir. Önceden belirlenmiş otomatik hareket ve kuvvet ölçüm senaryoları, model hareket kontrolü ve aerodinamik kuvvet ölçümü bütünleşik Labview® arayüzü üzerinden sağlanmıştır. Sonuç olarak, tez çalışması kapsamında yazılım ve donanım tasarımı tamamlanan bu laboratuvar düzeneği Turbotek Turbomakina Teknolojileri Ltd. Şti. bünyesinde üretilerek Çukurova Üniversitesi Makine Mühendisliği bölüm laboratuvarlarının kullanımına sunulmuştur.
Yazılımların bakım kolaylığı ölçümü için yazılım ölçütleri önerisi
Yazılım projelerinde göz ardı edilen zaman kısıtlılığı, insan faktörü gibi birçok önemli nokta ileriye dönük büyük problemler ortaya çıkarmaktadır. Yazılım kalitesi ölçülerek Bakım-onarım, fonksiyonellik, güvenilirlik gibi önemli noktalarda meydana gelebilecek bu problemlerin önüne geçilebilir. Bu çalışmada ISO 9126 kalite standardı kapsamında yazılımın bakım kolaylığı özelliğinin ölçümünde kullanılan ölçütler incelenmiştir. Çalışmanın gerçekleştirilebilmesi için uzay ve havacılık alanından 40 adet nesne yönelimli açık kaynak kodlu, JAVA programlama dilinde kodlanan yazılım projesi seçilip kod karmaşıklık analizi yapılmıştır; Chidamber and Kemerer (CK), Lorenz and Kidd (LK) ve McCabe's Complexity Suite ölçüt kümelerine ait ölçüt değerleri Understand statik kod analiz aracıyla belirlenmiştir. Bu ölçüt değerlerinin literatür çalışmasında elde edilen eşik değerleri geçip geçmediği karşılaştırılmıştır. 40 adet nesne yönelimli açık kaynak kodlu JAVA yazılım projesi için eşik değerleri geçen ölçüt frekansları hesaplanmıştır. Tespit edilen frekans değerleri arasındaki uyum Waikato Environment for Knowledge Analysis (WEKA) makine öğrenme ile araştırılmıştır. Sonuçlar değerlendirildiğinde, yazılımın bakım kolaylığı özelliği ölçümünde kullanılan Weighted Methods per Class (WMC), Coupling Between Objects (CBO), Response for Class (RFC) gibi CK ölçütlerine ek olarak Number of Children (NOC), Number of Inherited Methods (NIM) ve Ratio of Comment per Code (C/C) ölçütlerinin de anlamlı ölçüm sonuçları verdiği gözlemlenmiştir.
Bütünleşik yeni bir yaklaşım ile havayolu hizmet kalitesinin cinsiyetler açısından değerlendirilmesi
Gelişen teknoloji ve artan çalışma hayatının hızlı temposu gereği zamanın insanlar için önemli bir faktör olduğu günümüzde, hava yolu taşımacılığı sektörüne olan talep oldukça artmakta ve bu durum havayolu taşımacılığının gelişmesini zorunlu kılmaktadır. Küreselleşmenin de etkisiyle hava yolu ulaşımını tercih eden müşteri sayısında artış görülmekte ve bu artış havayolu taşımacılığının önemini ortaya koymaktadır. Artan bu talep ve havayolu taşımacılığına verilen bu önem doğrultusunda hizmet kalitesinin etkin bir şekilde ölçülmesi ve değerlendirilmesi gerekliliği ortaya çıkar. Hava yolu taşımacılığı sektöründe, artan taleple birlikte ciddi bir rekabet ortamı oluşmuştur. Bu rekabet ortamı, kalite anlayışı, müşteri istek ve beklentilerini karşılamayı odak noktası haline getirmiştir. Tez çalışmasında, geliştirilen yeni bütünleşik Entropi Ağırlıklı Bulanık EDAS yöntemi ve literatürde bulunan bütünleşik Entropi Ağırlıklı Bulanık VİKOR yöntemi kullanılarak hava yolu ulaşımını tercih eden kadın ve erkek yolcuların hizmet kalitesinin değerlendirilmesinde kullanılmıştır. Çalışmada hem yeni bir bütünleşik ÇKKV yöntemi önerilmiş hem de bu yöntem kullanılarak cinsiyet farklılığına göre sonuçlar değerlendirilmiştir.
Aralıklı talep tahmin modellemesi
Tahminleme ya da öngörüleme, bugünden geleceğe ışık tutarken bize en önemli yol göstericidir. Yüksek verimli bir öngörüleme aynı zamanda yüksek verimli bir fabrika anlamına gelmektedir. Bu noktada üretimi yapılacak olan ürün dikkate alınarak en uygun öngörüleme yöntemi seçilmedir. Bu çalışmada bu konu üzerinde gerçek talep değerleri ile tahmin planlaması çalışması yapılmıştır. Bu çalışmalar için elde edilen gerçek talep değerleri düzensiz ve aralıklı olup, hangi gün, hangi üründen, hangi müşteriye, ne kadar satış yapıldığı bilgisini bize sunar. Bu tip veriler için daha önceden belirlenmiş farklı tahmin yöntemlerinin ilgili ürünler için tahmin performansları ölçülmüştür. Performansı ölçülen yöntemler basit ortalama yöntemi, basit üstel düzeltme yöntemi ve croston yöntemidir. Bu yapılan modelleme ile hangi ürünün hangi yöntem ile uygun çalıştığı görülmüştür. Bu yapılan çalışma ile üretim planlaması alanında yeni ve alternatif bir metod geliştirilmek istenmiştir.
Genelleştirilmiş takım oryantiring problemi için yeni matematiksel modeller
Takım Oryantiring Problemi (TOP) belirli sayıda gezginden (m) oluşan bir takımın başlangıç noktasından başlayarak verilen zaman kısıtı altında en yüksek getiriyi sağlayan müşterilere uğrayarak başlangıç noktasına dönen turu bulmayı amaçlayan bir optimizasyon problemi olarak tanımlanmaktadır. Tüm müşterilere uğrama zorunluluğu yoktur. Müşterilerin salkımlara gruplandırılması ile Seçisi Gezgin Satıcı Problemi'nin genelleştirilmiş hali literatürde çalışılmıştır. TOP için genelleştirilmiş formata literatürde rastlanmadığı için bu tezin kapsamında Genelleştirilmiş Takım Oryantiring Problemi (GTOP) için yeni modeller önerilmiştir. Model içerisinde düğümlere ya da salkımlara uğrama sırasının tutulduğu bir yardımcı değişken ile iki model, model içerisinde müşteriler ya da salkımlar arası geçiş ayrıtlarının sırasının tutulduğu bir yardımcı değişken ile iki model önerilmiştir. Modellerin performansları test problemleri üzerinden yapılmıştır. Toplam 9216 farklı problem çözdürülmüş ve problemlerin 84%'ünün en iyi çözümü bulunmuştur. Küçük ve orta boyutlu problemlerde ayrıt tabanlı modellerin, büyük boyutlu problemlerde düğüm tabanlı modellerin daha fazla çözüm bulduğu görülmüştür. Tüm problemler dikkate alındığında ayrıt sıralama tabanlı modeller daha fazla çözüm bulmuştur.
Kalder kalite çemberi ve Kaizen ödül değerlendirme sürecinin iyileştirilmesi: Çok ölçütlü karar verme uygulaması
ÖZ KALDER KALİTE ÇEMBERİ VE KAİZEN ÖDÜL DEĞERLENDİRME SÜRECİNİN İYİLEŞTİRİLMESİ: ÇOK ÖLÇÜTLÜ KARAR VERME UYGULAMASI Neslişah ALBAYRAK Başkent Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Kalite Mühendisliği Anabilim Dalı Bu çalışmada Türkiye Kalite Derneği (KalDer) Ankara Şubesi'nin 2008 yılından bu yana firmalarda sürekli iyileştirme faaliyetlerini ve ekip çalışmalarını desteklemek adına uyguladığı Kalite Çemberleri ve Kaizen Ödül Süreci incelenmiştir. Değerlendirici kararlarının ödül puanlaması üzerinde ve sıralamada hangi etkilere sahip olduğu araştırılmıştır. Değerlendirmelerin, değerlendiriciler arası farkları azaltacak şekilde matematiksel metodlarla desteklenmesi için çok ölçütlü karar verme (ÇÖKV) teknikleri uygulanmıştır. Çalışmada 2018 yılında ödüle başvuran 13 Kobetsu Kaizen ekibi ve 2017 yılında ödüle başvuran 7 Kobetsu Kaizen ekibinin verilerinden yararlanılmıştır. Kriter ağırlıklarının belirlenmesinde AHP metodu kullanılmıştır. Ödül sıralamasında ise AHP-GRA ve AHP-TOPSIS bütünleşik olarak kullanılarak sonucunda duyarlılık analizleri de uygulanmıştır. Geometrik ortalama kullanılarak yapılan sıralamalarda değerlendiricilerin puanlamalarının, sıralamaları değiştirdiği gözlemlenmiştir. Değerlendiricilerin yüzyüze gerçekleştirdiği uzlaşım toplantısında uygulanan yöntemin matematiksel metoda göre yapıldığında farklı sonuçlar vereceği ve dolaylı olarak ödül sıralamasını etkileyeceği söylenebilir. Duyarlılık analizi sonucunda ise GRA ve TOPSIS yöntemleri kriter üstünlükleri ile değil de uzaklık bazlı çalıştıklarından sıralamalarda değişiklikler meydana gelmiştir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Kalite Çemberi ve Kaizen, ödül süreci, çok ölçütlü karar verme teknikleri, AHP, GRA, TOPSIS. Danışman: Dr. Barış KEÇECİ, Başkent Üniversitesi, Endüstri Mühendisliği Bölümü
Türk işaret dili alfabesinin derin öğrenme yöntemi ile sınıflandırılması
Günümüzde işitme engeli olan insanların, kendi aralarında anlaşmak için kullandıkları işaret dilinin çok az insan tarafından biliniyor olmasından dolayı günlük yaşantılarında iletişim kurmak konusunda bir takım sıkıntılar yaşadıkları bilinmektedir. İşitme engeli olan insanlarla duyabilen insanların arasındaki bu iletişim engelini azaltmak için pek çok akademik çalışma yapılmıştır ve günümüzde bu konuyla ilgili çalışmalar hala sürmektedir. Son zamanlarda makine öğrenmesi, derin öğrenme alanında da bu konuda çalışmalar yapılmaktadır. Bu tez çalışmasında, 29 Türkçe işaret dili alfabesi karakterleri ve metin yazmak için tanımlanmış 3 karakterden oluşan veri seti, her bir sınıf için 1500 adet görüntü kaydedilerek oluşturulmuştur. Önceden eğitilmiş bir konvolüsyonel yapay sinir ağ modeli kullanılarak transfer öğrenme metodu ile sistem, Türkçe işaret dili alfebesinden ve özel karakterlerden oluşturulan veri seti ile eğitilmiştir. Eğitim sonrası web kamera ile seçili alanda gösterilen işaretin gerçek zamanlı olarak tanımlanması ve bu yol ile bir kelime ya da cümle oluşturup kaydedilmesi sağlanmıştır. Bu çalışmada kullanılan model, eğitim ve tanımlama işlemleri python dili kullanılarak yazılıma dönüştürülmüştür. Kullanılan önceden eğitilmiş konvolüsyonel sinir ağı modelinin başarısı test edilip yorumlanmıştır. Performans kriterlerine göre başarı %90 olarak elde edilmiştir.
İş sağlığı ve güvenliği kapsamında fosil lokalitesinde fıne kınney metodu ile risk değerlendirmesi
Türkiye'de iş sağlığı ve güvenliği uzun yıllardır çalışma alanlarında uygulanmaktadır ve tüm işyerleri yaptıkları işle ilgili risk değerlendirmesi yapmakla ya da yaptırmakla mükelleftir. Türkiye'de araştırma kazıları iş sağlığı ve güvenliği kapsamında kendisine; Madencilik ve taş ocakçılığını destekleyici diğer hizmet faaliyetleri tanımı içerisinde 'tehlikeli' çalışma alanlarında yer bulmuştur. Bu hizmet faaliyetleri tetkik, araştırma hizmetleri, jeolojik gözlemler, boşaltma, pompalama hizmetleri olarak sıralanabilir. Burada test amaçlı sondaj faaliyetleri ile petrol ve doğalgaz için yapılan hizmetler bunların dışında yer almaktadır. Bu çalışmada ise araştırma kazıları hakkındaki bilgilendirmeler "Araştırma sondaj ve kazı" ana başlığı altında sunulmuş ve bir fosil lokalitesinde risk değerlendirmesi iki farklı metot kullanılarak sonuçlar karşılaştırılmıştır. Risk değerlendirmesi için seçilen iki metot L tipi matris ve Fine-Kinney metodudur. Çalışmada elde edilen veriler Fine-Kinney metodunun L tipi matris metoduna göre daha geniş bir aralıkta değerlendirme imkanı sunduğu için sonuçların güvenilirliğinin ve doğruluğunun büyük ölçüde arttığı sonucuna ulaşılmıştır.
Ülke iş sağlığı ve güvenliği performanslarını değerlendirmek amacıyla maırca yönteminin dört farklı ağrılıklandırma yaklaşımı ile uygulanması
İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG), dünya genelinde tüm ülkeler tarafından en çok önemsenen konulardan biri haline gelmiştir. Buna rağmen literatürde ve uygulamada, ülkelerin İSG performanslarının belirlenmesi ve kıyaslanabilmesi için halen geliştirilen bir yaklaşım bulunmamaktadır. Mevcut kıyaslama yöntemleri, ölümlü kaza oranı veya kaza ağırlık oranı gibi sadece tek bir oranı temel alarak karşılaştırma yapmakta ve diğer kriterleri göz ardı etmektedir. Bu çalışmada, Uluslararası Çalışma Ofisi (International Labour Organization-ILO)'nin mevcut uluslararası verilerinden yararlanılmasıyla, 15 ülkenin İSG performanslarının değerlendirilerek karşılaştırılmıştır. Bu kapsamda, İSG performansı açısından dikkate alınan kriterlerin önem ağırlıkları dört farklı yaklaşım kullanılarak belirlenmiş ve söz konusu ağırlıkların Çok Ölçütlü İdeal-Gerçek Karşılaştırma Analizi (Multi-Atributive Ideal-Real Comparative Analysis-MAIRCA) yöntemine entegre edilmesiyle ülkeler, İSG performansları açısından dört farklı şekilde sıralanarak sonuçlar tartışılmıştır.