Bingol University
Discipline

Industrial Engineering

Bingol University

1,453

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Sezgisel yöntemler ile bir montaj hattı probleminin çözülmesi

Bu çalışmada sezgisel yöntemler kullanılıp ve aralarında yapılan karşılaştırma sonucunda, otomotiv sektöründe faaliyet gösteren bir işletmenin üretim hattı dengeleme çalışması yapılmıştır. Bu yöntemler buluşçuları tarafından üretim hattının optimum iş sonuçları verecek üretim hattını tasarlamak için ortaya atılmıştır. Tez çalışmasının sonucuna istinaden, Hoffmann, Helgeson Birnie ve Moodie Young sezgisel yöntemlerinin iş çıktıları değerlendirilip çalışılan işletme için en iyi sonucu veren bir üretim hattı tasarımı önerilmiştir. Günümüzde giderek artan rekabetçi piyasa şartları sebebi ile bu çalışma sonucunun, özellikle yüksek hacimli ve birden fazla ürün çeşitliliği olan işletmelerin, rakipleri arasında bir adım öne geçmesi açısından oldukça önemlidir.

Ahmet Emre Biber
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Bir otomobil firmasında envanter yönetimi ve yedek parça stoğu uygulaması

İmalat sektöründe faaliyet gösteren firmaların lojistik süreçlerde yüksek maliyetlere katlandıkları bilinmektedir. Bu maliyetlerin başında ulaştırma ve envanter maliyetleri gelir. Envanter maliyetleri, firmaların çalışma şekillerine göre farklı düzeylerde gerçekleşebilmektedir. Bu sebeple her firma için, o firmaya özel bir optimal envanter kuralının oluşturulması büyük önem arz eder. Bu çalışmada otomotiv sektöründe yan üretici olarak faaliyet gösteren bir firmanın ürün gamındaki öncelikli parçalardan biri ele alınmıştır. Ele alınan parça ürün gamında maliyet açısından önemli olduğu gibi insan güvenliği emniyeti açısından da son derece yüksek derecede öneme sahiptir. Söz konusu parçanın geçmiş taleplerinden yola çıkarak talep değişkenliği belirlenmiştir. Tahmini talepler belirlenerek en iyi parti büyüklüğü kurallarımı yoksa ekonomik sipariş miktarı (EOQ) yaklaşımının kullanılıp kullanılmayacağı araştırılmıştır. Literatürde sıklıkla karşılaşılan hizmet seviyeli sipariş miktarı ve yeniden sipariş noktası yaklaşımı ile envanter çizelgelemesi yapılmıştır. Hesaplamalar söz konusu parçaya ait alt montaj parçaları için ayrı ayrı yapılmıştır. Emniyet stokları, sipariş çevrim zamanları ile toplam ortalama yıllık maliyet hesapları da ayrıca gösterilmiş ve firmanın optimal envanter kuralı ortaya çıkarılmıştır.

Mete Karahaliloğlu
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul bölgesindeki ağız ve diş sağlığı hizmetlerinin veri zarflama analizi ile göreli etkinlik ölçümü

Bu çalışmanın amacı İstanbul'daki ağız ve diş sağlığı hizmeti sunan sağlık tesislerinin göreli etkinliğinin Veri Zarflama Analizi (VZA) yöntemi ile incelenmesidir. VZA, doğrusal programlamanın özel bir uygulama şekli olan ve aynı hedeflere sahip karar birimlerinin göreli etkinliğini ölçmede kullanılan bir metottur. Etkinlik ölçümünde ölçeğe göre sabit getiri varsayımı ile girdi yönelimli, 1 adet girdi, 6 adet çıktı faktöründen oluşturulan VZA modelleri kullanılmıştır. Modellerin çözümünde EMS (Efficiency Measurement System) Versiyon 1.3 Programından faydalanılmıştır. Temel VZA ve ağırlık kısıtlı VZA modellerinin sonuçları karşılaştırılmış, ağırlık kısıtlı modelin daha seçici sonuçlar verdiği değerlendirilmiştir. 2016 yılı için gözlem kümesindeki karar birimlerinin % 90'ının etkin olmadığı, ortalama etkinliğin ise 0,50 olduğu tespit edilmiştir. Çalışma sonucunda ulaşılan bir başka bulgu da 2014, 2015 ve 2016 yılları için sağlık tesisi gruplarının etkinlik ortalamalarının bütün yıllarda "Ağız ve Diş Sağlığı Merkezleri ve Ağız ve Diş Sağlığı Hastaneleri > Devlet Hastaneleri > Eğitim Araştırma Hastaneleri" şeklinde sıralandığıdır. Buradan hareketle ağız ve diş sağlığı hizmeti sunan büyük birimlerin küçük birimlere göre etkinliğinin daha yüksek olduğu, küçük birimlerde etkinsizliğin daha fazla olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

EtkinlikVeri zarflama analizi
Dilek Esenlik
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Bir havayolunda küme kapsama modeli ile ekip çizelgeleme problemi

Havayolu taşımacılığında emniyet güvenliği ve yolcu memnuniyeti önemlidir. Son yıllarda gelişen yazılımlar ile birlikte havayolları arasında rekabetler olmaktadır. Havayolu taşımacılığında mühendislik, uçak ve uçuş çizelgeleme, havayolu ekip maliyetleri gibi temel havayolu problemleri büyük masrafları da beraberinde getirmektedir. Havayolu firmalarında özellikle doğru yapılamayan ekip maliyetleri büyük masraflara neden olur. Doğru mühendislik çalışmaları ve uygun algoritma ve modellerle bu planlamalar yapılır, bu sayede havayolu şirketleri ciddi tasarruflar elde edebilir. Havayolu firmaları için ekip çizelgeleme, uçuş çizelgeleme, uçak çizelgeleme, filo atama gibi her biri kendi alanında ayrı bir çalışma gerektiren temel konulardır. Bu tez çalışmasında ilk olarak havayolu planlama süreçlerinden bahsedilmiştir. Her bir havayolu çizelgelemesinin yapılması ve bu çizelgelemeleri oluşturabilmek için kullanılan algoritma ve yöntemlerden bahsedilmiştir. Çalışma kapsamında daha çok ekip planlamanın bir havayolu şirketi için önemi ve maliyetleri üzerinde durulmuştur. Uygulama aşamasında veriler özel bir havayolu şirketinden alınmış ve haftalık olarak hazırlanmış bir uçuş tarifesi üzerinden çözüme başlanmıştır.

Esra Açıkgöz
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni hat açılımında optimum fayda sağlanması ve bir araç rotalama problemi uygulaması

Bu çalışmada, İstanbul gibi kalabalık bir şehrin toplu ulaşımda araç rotalaması üzerine bir problem ele alınmıştır. Yeni açılacak hatların kapasiteleri göz önünde alınarak bu araçlara rota planlamaya çalışılmıştır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi entegre toplu ulaşımın getirdiği faydaları göz önüne alarak, İstanbul'un Avrupa yakasına 15 adet aktarma merkezi oluşturmayı planlamaktadır. Yeni açılacak 3. Havalimanı için bu aktarma noktalarından açılacak hatlar ele alınmıştır. Açılacak yeni hatlar optimize edilmeye çalışılmış ve en uygun rota belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışma sonucunda bu aktarma noktalarından çıkan araçlar, birden fazla noktaya uğrayarak yolculuk talebine cevap vermiştir. 4 farklı rota önerilmiştir. Araç kapasitesi ve yolculuk talebi değişkendir.

Hasan Başaran
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

AHP ve TOPSİS karma yöntemi ile tedarikçi performans ölçümü üzerine bir araştırma

İnsanlar yaşamlarında önlerine çıkan seçeneklerde karar almak zorundadır. Karar verme; hedeflerin ve amaçların gerçekleştirilmesi doğrultusunda mevcut alternatifler arasından birini seçme eylemidir. Bu seçme eylemi rekabeti doğurur. Piyasadaki yarışta var olabilmek ve devamlılığı sağlamak için tedarik zincirinin ilk halkasını oluşturan tedarikçi seçimi ve bu tedarikçinin değerlendirmesi çok önemlidir. Firmaların istekleri yönünde en ideal hizmet sağlayıcısının belirlenmesinin amaçlandığı tedarikçi değerlendirmesi, birbiriyle bağlı olan ve olmayan farklı parametrelerin değerlendirildiği, birden fazla kriteri muhteviyatında içeren çok parametreli karar verme metodolojisidir. Faaliyetlerin başarılı bir şekilde devamlılığının sağlanması, verimliliğinin arttırılması ve büyümesi ancak kişilerin alacağı doğru kararlar ile mümkündür. Şirketler birbirinden farklı puzzle parçalarının oluşturduğu bir makete benzetebiliriz. Bu parçaların görevlerini yerine getirir olmaları gerekmektedir. Bu sebeple parçalar sürekli denetlenmelidir. Yeterli gelmeyen ve ihtiyacı karşılamayanlar iyileştirilmeli ya da değiştirilmelidir. Bu çalışmada şirketin aldığı hizmetleri değerlendirdiği tedarikçi değerlendirme formu basit ölçütlerle çalışmaktaydı. Tedarikçi değerlendirme formunu kullanan birim yöneticileri ile yapılan anket ile elde edilen sonuçların AHP ve TOPSIS karma yöntemi kullanılarak verilerin işlenmesi sonucunda daha doğrulanmış sonuçlar elde edilmiş ve Şirketin "Tedarikçi Performans Değerlendirme Formu" iyileştirmeler sağlanmış ve daha net sonuçlar elde edilmeye başlanmıştır.

Bilge Sina Yıldız
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

AHP-TOPSİS yöntemleri ile tedarikçi seçimi: Doğalgaz sektöründe bir uygulama

İşletme bir mal ya da hizmeti, üretim faktörlerini planlı ve sistemli bir şekilde bir araya getirerek üretimi amaç güden üretim yeridir. İşletmenin en büyük üç amacı vardır. Bunlar; kâr amacı, topluma hizmet ve işletmenin devamlılığını sağlamaktır. Bu amaçlara ulaşmak için yine kısa ve uzun vadeli hedeflerle ilerlemek durumunda olmalıdır. İşletmenin kısa ve uzun vadeli hedeflerine ulaşmasında ve performansını artırmasında, tedarikçi seçimi oldukça önemli bir yere sahiptir. Tedarikçi seçimi, işletmenin mevcut iş akışı çerçevesinde araştırdığı alternatif tedarikçileri arasından kendisine faydalar sağlayacak en iyi tedarikçiyi seçmesidir. Bu faydalar istenilen ürünün en düşük maliyetle, en hızlı sürede, en kolay ödeme seçenekleri ile işletmeye ulaştırması olarak açıklanabilir. Doğru tedarikçilerin seçilmesi, şirketin satın alma maliyetlerini azaltacak, müşteri memnuniyetini arttıracak ve piyasadaki rakiplerine karşın rekabet performansını arttıracaktır. Bu çalışmada doğalgaz sektöründe aktif olan bir işletme için tedarikçi seçimi problemi ele alınmıştır. Çok kriterli karar verme yöntemlerinden AHP ve TOPSIS yöntemleri birlikte kullanılarak işletmeye en uygun ve getirisi en yüksek tedarikçinin seçilmesi amacıyla uygulanmıştır. Çalışmada, literatür incelendiğinde ve uzman kişilerle yapılan görüşmeler sonucunda yaygın olarak kullanıldığı tespit edilen maliyet, kalite, pazarlama, lojistik ve teknik kriterleri ana kriterler olarak belirlenmiştir ve bunların alt kriterleri tanımlanmıştır. AHP yöntemi ana kriterler ve alt kriterlerin önem derecesinin belirlenmesi için, TOPSIS yöntemi ise tedarikçilerin sıralanması için kullanılmıştır. AHP yönteminde kriter ağırlıkları ve TOPSIS yönteminin aşamaları için MSExcel programı ile hesaplamalar yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda, her iki yöntemin birleştirilmesi ile çözülen problemde, firma için en uygun olabilecek alternatif tedarikçi seçilmiştir.

Selin Topdemir
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Arıtma sistemlerinde envanter planlaması ve endüstriyel bir uygulama

Üretim alanında faaliyet gösteren işletmelerin tedarik zinciri boyunca yüksek mali yüklere katlandıkları bilinmektedir. Bu maliyetler birçok işletmede kritik öneme sahip olmakla birlikte üretimi doğrudan etkileyen etmenlerdendir. Bu maliyetlerin başında ulaştırma bedeli ve envanter maliyetleri gelir. Envanter maliyetleri, işletmelerin yaptığı üretim, üretimde kullanılan alt parçaların tedariği, çalışma şekillerindeki farklılıklara göre değişkenlik gösterebilir. Doğru ve etkili sonuçlar alabilmek için, envanter planlaması her işletmeye özel olarak yapılmalıdır. Bu çalışmada XYZ firması tarafından üretilen su arıtma cihazı ele alınmıştır. Söz konusu ürünün geçmişe ilişkin talepleri ve istatistiksel bilgilerinden yararlanılarak envanter kuralları oluşturulmuştur. Bu kapsamda (Q,R) envanter sistemi ve hizmet seviyeleri yaklaşımı uygulanarak envanter maliyetleri hesaplanmıştır.

Deniz Sayın
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Benzetim yoluyla montaj hattı iyileştirme uygulaması

Bu çalışmada, fotovoltaik panel üretimi yapan bir firmanın, üretim sisteminde insan faktörünü dikkate alan etmen (ajan) tabanlı simülasyon yaklaşımından bahsedilecektir. İlk olarak güneş enerjisi hakkında genel bir bilgi verilip, Türkiye de güneş enerjisi sektörü hakkında bilgilendirme yapılacaktır. Fotovoltaik üretim hattı, süreçleri, solar panel üretiminde kullanılan malzemeler açıklanacak, Montaj hattı dengeleme ile alakalı literatür araştırması sonucu elde edilen bilgiler verilecektir. Simülasyon kullanım alanları, literatür araştırmasından elde edilen bilgilere yer verdikten sonra etmen tabanlı simülasyonu destekleyen Anylogic versiyon 8.4 programı kullanılarak yapılan Benzetim yoluyla montaj hattı iyileştirme uygulaması kısa bir bilgilendirme yapılmasının ardından bir üretim ortamının etmen tabanlı olarak modellemesine ait uygulamadan bahsedilecektir. Üretim tesisinin şuandaki durumuna iyileştirmeye yönelik tavsiyelerde bulunan çalışmalar gösterildikten sonra simülasyon sonucu elde edilen sonuçlar paylaşılacaktır. Bu çalışmada elde edilen sonuçların gerçek sisteme uygulanması konusunda ilgili firmada çalışma yapılacaktır.

Ayrık olay benzetimi
Muhammed Cevdet Eren
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Analitik ağ süreci ile tedarikçi seçimi ve araç kiralama sektöründe bir uygulama

Bu çalışmada çok kriterli karar verme yöntemleri ile araç kiralama sektöründe çok önemli bir yeri olan hangi marka araçla çalışılacağı belirlenmiştir. Çalışmayı yaparken karar verme teorisi, çok kriterli karar verme teknikleri ve Analitik Ağ sürecinden bahsedilmiştir. Uygulamanın başlangıç aşaması olan tedarik zinciri kavramı ve tedarikçi seçimi anlatılmıştır. Ardından uzman görüşüne dayanılarak Analitik Ağ süreci ile ilgili sektörde tedarikçi seçimi yapılmıştır. Tedarikçi seçimi yapılırken kullanılması gereken alt ve ana kriterler belirlenmiştir. Bu kriterler arasındaki ilişkiler tespit edilmiştir. Uzman görüşü aracılığıyla kriter ağırlıkları belirlenmiştir. Karar verme tekniği olan Analitik Ağ süreci, Analitik Hiyerarşik Süreç (AHP) ve Analitik Ağ Süreci (ANP)'lerini uygulayan bir destek yazılımı olan Super Decisions ile hesaplanarak en iyi tedarikçi seçimi yapılmıştır.

Bilgisayar destekli karar verme
Evrim Aksoy
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrenci ve personel taşımacılığı firmasında, bulanık vikor yöntemi kullanarak taşeron seçimi ve bir uygulama

Dünya genelinde yoğunlaşan rekabet koşullarının çeşitli sektörlere, işletmelere önemli birçok etkileri olmuştur. Bu işletmeler stratejilerini ve fonksiyonel yapılarını değiştirmek zorunda kalmışlardır. Başta maliyet kriteri olmak üzere güvenlik, yüksek kalite, verimlilik, çeşitlilik, esneklik ve hız gibi faktörler de rekabet gücü yaratmak amacıyla önemli birer faktör haline gelmiştir. Öğrenci ve personel taşımacılığı, hizmet üretiminde önemli sektörlerin başında gelmektedir. Seçeneklerin artması ve sunulan hizmetin kalitesi her firmada farklılık göstermektedir. Bu farklılıklar karar vericilerin tercihini zorlaştırmasına neden olmaktadır. Bu nedenle karar vericilerin karar sürecinde firma çıkarları ve kısıtları dikkate alınarak en uygun kararı vermeleri beklenmektedir. Firmalar açısından taşeron seçimi nitel, nicel bir çok kriterin dikkate alınmasını gerektiren ÇKKV problemidir. Karar verme, uygun alternatifler sırlanması ile uzlaştırıcı çözüm sunan en iyi seçimin bulunması maksadını gerçekleştirmeye ilişkin bir süreçtir. Bu çalışmanın amacı; Konu alınan probleme ait birden fazla birbirleriyle çelişen kriterler göz önünde bulundurularak alternatiflerin sıralanması ve uzlaştırıcı çözümü sunmaya odaklanmıştır. Kriterler ve alternatiflerin belirlenmiş olması durumunda problemi çözümlemeye yönelik birden fazla tekniğin kullanılabilirliği ispatlanmıştır. Bu tekniklerden kullanımı en yaygın olanlardan biri BULANIK VIKOR yöntemidir. Bu çalışmada öğrenci ve personel servis taşımacılığı firmasında çalıştırılması planlanan 5 farklı taşeron arasından seçim yapılması hedeflenmiştir. ÇKKV türleri arasından VIKOR yöntemi bu şirket için en ideal özelliklerdeki taşeronun seçilmesi amacıyla uygulanmıştır. BULANIK VIKOR yönteminin uygulanması sonucundaki bulgular firma için en uygun taşeronun seçilmesine karar verilmiştir. Uygulanan yöntemde hesaplamalar için Microsoft Excel' den yararlanılmıştır.

Çok kriterli karar verme
Fatma Ünal
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de yapılması planlanan sualtı akıntı enerji tesisi kurulumu için SWARA ve WASPAS yöntemleri ile yer seçimi

Türkiye başta olmak üzere tüm Dünya'da artan enerji talebinden dolayı temeli, rüzgâr, güneş, hidrojen ve su gibi formlarda olan doğanın yapı taşlarının kinetik enerji dönüşümlerinden elde edilen yenilenebilir enerji kaynaklarına olan yönelim artmıştır. Bu yönelim kendiyle beraber teknolojinin, yaratıcılığın, araştırma ve geliştirmenin uygulanabilirliğinin artmasına da sebep olmuştur. Bu yenilikçi yaklaşım aynı zamanda insanlığın doğaya karşı acımasız tutumlarının sonucu olan küresel ısınma ve çevre kirliliği gibi konularda farkındalığın artmasına yol açmıştır. Her geçen gün artan yenilenebilir enerji üretim metotlarıyla beraber bunların tüketiminde de doğaya karşı zararlı etkileri en aza indirgenmiş yöntemler geliştirilmeye devam etmektedir. Bu tez kapsamında son yıllarda araştırmalara sıklıkla konu olan yenilebilir enerji kaynaklarından biri olan sualtı akıntısından enerji elde edebilecek bir tesisin olası kurulum yerleri incelenmiş ve konuyla ilgili çok kriterli bir model önerilmiştir. Önerilen bu modeldeki kriterler SWARA yöntemi ile ağırlıklandırılmış ve ağırlıkları bulunan kriterlere göre modelde belirlenen alternatifleri WASPAS metodu ile sıralanmıştır. Çalışmada araştırması yapılan sualtı akıntısından yenilenebilir enerji elde edilebilmesi konusu Türkiye'de uygulanabilirliği birçok kez dile getirilmiş fakat konuyla ilgili günümüze kadar fiili bir gelişme gösterilememiştir. Bu nedenle "Sualtı Akıntı Enerji Tesisi için Yer Seçimi" konusu uygulama yöntemi ile birlikte literatüre kazandırılacak ilk çalışma olma özelliğindedir. Konuyla alakalı olarak yapılan önceki çalışmalar genellikle kullanılabilecek ekipmanların teknik analizi veya enerji sektörünün literatürü ve analizi üzerinedir. Bu konuyla ilgili Endüstri Mühendisliği bakış açısıyla ortaya konan araştırma modelinin amacı diğer çalışmalara ışık tutmak ve modelin geliştirilerek tatbik edilmesini sağlamaktır.

Çok kriterli karar verme
Ahmet İpekçi
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İnsansız hava araçları ve uydu görüntülerinden elde edilen veri seti ile havaalanlarının tespitinin yapılmasında SSD ve Faster R-CNN algoritmalarının karşılaştırılması

Günümüzde görüntü işleme çalışmalarında birçok faklı sektörde, özellikle sağlık, üretim ve askeri alanlarda, doğrudan insan yaşantısında çeşitli amaçlarla kullanılmaya başlanmıştır. Derin öğrenme algoritmalarının gelişmesi ve bilgisayarlı görüde kullanılmaya başlanması özellikle askeri alandaki kritik hedef, önemli konum ve stratejik bölge tespiti gibi çalışmalara hız kazandırmıştır. Bu çalışmada Airport olarak adlandırılan havaalanlarının, uçak iniş pistleri üzerinden tespiti gerçekleştirilmiştir. Hem orta ve yüksek irtifalı insanız hava araçlarından hem de uydu görüntüleri kullanılarak eğitim test ve değerlendirme veri setleri oluşturulmuştur. Tespit yapılması sürecinde SSD-Single Shot Multibox algoritması ve Faster R-CNN algoritması yeniden eğitilerek kullanılmıştır. Her iki algoritmanın sonuçları doğruluk oranı, duyarlılık, özgüllük, yanlış pozitif oranı, yanlış negatif oranı, doğru tahmin oranı, F puanı, hata oranı, sonuç ve eğitim süresi gibi değerlendirme kriterleri kapsamında değerlendirilmiştir. Değerlendirme veri seti üzerinde; SSD mimarisi ile %76,61 doğruluk oranıyla, Faster R-CNN mimarisinde ise %99,52 doğruluk oranı ile görüntü tespit sonucu elde edilmiştir. Söz konusu çalışma ile iki mimariden hangisinin insansız hava araçları ve uydu görüntülerinde kritik bölge tespitinde ne derece başarılı olduğu ortaya çıkarılmıştır.

Muhammed Taha Zeren
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

SWARA-WASPAS yöntemleri ile bir diş kliniği için küresel yer seçimi ve bir ağız diş sağlığı merkezi için uygulama

Bu çalışmada çok kriterli karar verme teknikleri arasında yer alan SWARA ve WASPAS yöntemleri uluslararası bir diş kliniği için sağlık sektörü yatırımlarının ilk basamağı sayılabilecek yer seçim probleminin çözümüne uygulanmıştır. Çalışma kapsamında kurulan çok kriterli karar verme modelini oluşturan alternatif ülkeler, belirlenen kriterler bazında değerlendirilmiş ve en uygun olan alternatif seçilmiştir. Tez kapsamında, 4 ana kriter ile birlikte 17 alt kriter ve 6 alternatiften oluşan çok kriterli karar verme modeli oluşturulmuş ve önerilen model entegre SWARA-WASPAS yöntemleri ile çözülmüştür.

Mehmet Hakan Yazıcı
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

E-ticarette pazar sepeti analizi ile satış yönetimi

Çalışmanın temel amacı yenidünya ortamı ile ticaret hayatının internete uyarlanmasında, veri madenciliği yardımı ile satın alınan ürünlerin birbirleriyle olan bağlantılarını araştırmak ve böylece doğru satış stratejileri oluşturmaktadır. Bu araştırmada, Kaggle sitesinden alınan orta ölçekli bir çevrimiçi mücevher mağazasındaki Aralık 2018 ile Aralık 2021 (3 yıl) arasındaki toplam 95912 veriyi barındıran veri seti kullanılmıştır. Öncelikle veriye bir ön işleme yapılmış, sorunlar bulunarak ortadan kaldırılmış ve veri seti analize hazır hale getirilmiştir. Veri setinden sık ürün setleri ve buna bağlı olarak birliktelik kuralları bulunmuştur. Ayrıca veri setindeki zaman özelliğinden faydalanarak genelleştirilmiş sıra özelliği yardımıyla ürünlerin satın alma sıraları da tespit edilmiştir. Bütün bu çıkarımlar sonucunda pazarlama bölümleri için ürün ve kullanıcı odaklı satış stratejilerinin belirlenmesinde önemli rol oynayan bilgilerin derlenmesi sağlanmıştır.

Elektronik ticaretSatış yönetimiSepet analizi+1
Dilara Vardarlı
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessEN

Modelling and analysis of complexity in service systems

Complexity is a topic of interest nowadays and even still there is no consensus about the definition of it. This PhD study starts with building up a generic definition of the term and understanding the characteristics of the complexity. Aim of this study is to explain the complexity from retail supply chain perspective. Existing complexity literature for manufacturing systems and supply chains has been analyzed and a new classification scheme has been proposed. An important contribution of this research is the use of system dynamic modeling in a retail supply chain to derive insight about the dynamic behavior and to represent the complex interactions. Four different retail supply chain management scenarios have been simulated on system dynamics software STELLA. Using the new classification scheme for complexity and suggested performance metrics for the retail supply chain, a multi-perspective analysis has been performed on the system dynamics output. Complexity of the scenarios has been reviewed to investigate if the complexity is useful -so that increasing its performance and flexibility- or creating issues. The used complexity metrics also indicate the problematic areas in the system to be sorted out.

Esra Ekinci
Bingol University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
DoctorateOpen AccessEN

A decision support system for global supply chain risk management by considering premium freights

As a result of globalization, supply chains geographically spread on larger areas. This fact makes supply chains more vulnerable against supply chain risks. An adverse event affecting a supply chain partner may influence the entire supply chain, and even pose a threat on the competitive advantage of the supply chain. In this context, a decision support system (DSS) is developed for supply chain risk management (SCRM) in global supply chains. The proposed DSS covers all phases of SCRM, namely, risk identification, risk assessment, risk mitigation, risk monitoring and control phases. In the risk identification phase, the significant supply chain risks affecting material flow between supply chain agents are identified. In risk assessment phase, global supply chain is decomposed into material-level or product-level critical sub-networks according to the decision maker's preference by using TOPSIS. In the risk mitigation phase, the best parameter values for risk mitigation strategies are determined by using a simulation-based optimization framework. In particular, a decomposition-based multi-objective differential evolution algorithm is developed for the optimization phase of the framework. In the risk monitoring and control phase, supply chain performance is monitored continuously, and the DSS is re-implemented if it is needed. The proposed DSS is implemented to an automotive supply chain spread on Europe. The DSS is employed to inbound and outbound risk management cases. The results obtained for both cases are presented in comparison with the results obtained from non-dominated sorting genetic algorithm-II (NSGA-II) and the current operating condition of the supply chain. The results reveal that the proposed DSS suggest better risk management solutions for both cases.

TOPSIS
Mualla Gonca Avcı
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
DoctorateOpen AccessEN

Hybrid meta-heuristic approaches for single and multi-objective buffer allocation problems in manufacturing systems

The buffer allocation problem is an NP-hard combinatorial optimization problem involving the determination of the number of buffers in buffer locations required to increase the efficiency of a production line. Researchers in this field have proposed various optimization techniques to solve the problem for different types of production system configurations. The main purpose of this Ph.D study is to introduce efficient and robust hybrid solution approaches for both single and multi-objective buffer allocation problems in serial production lines. In order to solve single objective buffer allocation problem, a hybrid algorithm combining Genetic Algorithm with Simulated Annealing Algorithm -based simulation optimization approach is proposed to allocate of a certain amount of buffers among the buffer areas of a production line so as to maximize the production rate of the system. This approach involves the use of a generative tool and an evaluative tool. The hybrid algorithm is employed as a generative tool to create candidate buffer size configurations. As a performance evaluative tool, discrete event simulation modeling is used to obtain the average production rate of the line. Prior to testing the performance of the proposed hybrid approach, an experimental design study is conducted to identify the best values/scheme for the hybrid algorithm parameters. Moreover, using these best hybrid algorithm parameters, a comprehensive experimental study along with statistical analysis is carried out to investigate the power of the hybridization for various serial line configurations. In the second stage of this Ph.D thesis, multi-objective buffer allocation problem which has two conflicting objectives, i.e. production rate maximization and total buffer size minimization is considered. For this purpose, the generative method is based on an evolutionary algorithm in which Elitist Non-dominated Sorting Genetic Algorithm and a special version of a Multi-objective Simulated Annealing Algorithm are hybridizied. Following the experimental study to identify appropriate values for the hybrid algorithm parameters, a comparative study is carried out to present effectiveness of the proposed hybrid approach on solving buffer allocation problems for various serial line configurations.

Simge Yelkenci Köse
Bingol University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
DoctorateOpen AccessEN

Üretim sistemleri örneklerinde belirsiz/dinamik optimizasyon problemlerinin modellenmesi ve çözümü

In most of the optimization problems, the problem related data as well the problem domain is assumed to be exactly known beforehand and to remain stationary throughout optimization process. However, majority of real-life problems are dynamic in their nature due to unpredictable events. Such problems with time-varying problem domain or with changing parameters are referred as dynamic optimization problems in the related literature. The aim here is not only to find the global optimum of a single problem environment, but also to track the moving optima. The importance of dynamic optimization for manufacturing systems has been stressed by many authors particularly in the last decade. However, most of the published work includes only synthetic and theoretical problems commonly used as benchmarks. Practical implementations of dynamic optimization concepts in real-life manufacturing systems are lacking. Therefore, this thesis fills a gap by focusing on implementations of these concepts on a variety of real-life manufacturing applications. In this respect, first, a variety of approaches is developed and is tested on the well-known benchmarks including both continuous and combinatorial dynamic problems. Next, some of these approaches are tested on real-life manufacturing systems applications through funded scientific projects. Besides the practicability and simplicity in adaptation of these approaches to real-life systems, it is also shown that, satisfactory results can be achieved by these methods.

Fehmi Burçin Özsoydan
Bingol University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessEN

Production planning implementation in a real life system

Nowadays, the integration of production planning and order acceptance decisions has an important subject for make-to-order production systems. Production companies try to accept orders which provide more profit in a competitive environment. In contrast to classical production planning problems, capacity constrained short-term production planning problem which contains decisions about order acceptance, selling price and due date assignment for orders was studied for make-to-order production systems in this thesis. Regular time, overtime and subcontracting are considered as source options. Moreover, the mixed-integer non-linear programming model where selling prices and due dates are constant parameters and the multi-objective mixed-integer non-linear programming model where selling prices and due dates are decision variables were developed. The linearization method was applied to these non-linear mathematical programming models. The mixed-integer linear programming model where selling prices and due dates are constant parameters and the multi-objective mixed-integer linear programming model where selling prices and due dates are decision variables were developed after an application of the linearization method and these models were solved by using Lingo 14.0 software. In order to solve the multi-objective mixed-integer linear programming model where selling prices and due dates are decision variables, ε-constraint method was used. Proposed multi-objective mixed-integer linear programming model where selling prices and due dates are decision variables was implemented in the automotive brake disc manufacturing company in order to analyze the results of the model in a real life system.

Ecem Perçinbilgi
Bingol University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessEN

Mermer kesme problemlerinin matematiksel programlama ve sezgisel yöntemlerle çözümlenmesi

In this study, we deal with the one-dimensional cutting stock problem of a marble company. The marble plane cutting problem can be defined as follows: how to cut a set of stock lengths of marble blocks with known sizes, qualities and available quantities, in order to produce exactly a set of marble planes with specified sizes, qualities and demands, so that the total cost of transportation and overgrading is minimized. One of the salient features of this problem is that it does not require a priori enumeration of all possible cutting patterns. In this study, generation of retail to reuse is permitted. We developed a mixed integer linear programming (MILP) model for formally describing the extended problem which is solved to global optimality by using standard techniques. However, the above constitutes a complex combinatorial problem therefore its solution is carried out by utilizing a specifically developed SDS algorithm. Furthermore, we considered abovementioned problem of one-dimensional marble plane cutting problem with knife dependent setup cost with usable leftover. In industrial cutting processes setup cost occur whenever changing over one cutting pattern to another since the cutting equipment has to be prepared in order to meet technical requirements of the new pattern. Therefore, cutting stock problem and sequencing problem have to be simultaneously considered in a cutting process. The goal here is to minimize transportation, overgrading and knife dependent setup costs. The main endeavor of this study is to specifically developed SDS algorithm to solve the one-dimensional marble plane cutting problem by taking into sequence dependent setups cost between cutting marble blocks. A number of real problem instances are presented in order to illustrate the efficiency and applicability of the proposed models. Computational experiments show the usefulness of the proposed approaches.

Burcu Kubur
Bingol University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

İtfaiyenin Beşiktaş, Şişli, Beyoğlu ilçelerinde yangına müdahale sürelerinin optimizasyonu

Yangın gibi, acil müdahale gerektiren afetlerde, olay yerine varış süresi, hayati önem taşımaktadır. İtfaiye istasyonlarının konumları, muhtemel yangın alanlarına ne kadar yakın ise, yangına varış süreleri, o derece azalır. Bu çalışmada amaç: İstanbul ili; Beşiktaş, Şişli, Beyoğlu ilçe itfaiyelerinin yangına müdahale sürelerini, belirli bir sürenin altına indirmektir. Mevcut durum incelendikten sonra, kapsama problemlerine dayalı bir çözüm yaklaşımı kullanılarak, en az istasyon sayısı ile, yangınlara optimum varış süreleri hesaplanmıştır.

Mehmet Cahit Yardımcı
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Proje yönetim sürecinin iyileştirilmesi: bilişim sektöründe bir uygulama

Günümüzde yazılım sistemleri üretim, finans, sigorta, sağlık, ulaşım, finans ve daha birçok farklı alanda karşımıza çıkmaktadır. Firmaların çoğunda gerekli yazılımlar olmadan organizasyonun yaşamını devam ettirmesi mümkün gözükmemektedir. Organizasyonların artan rekabet ve gelişen teknoloji yüzünden yazılım sistemlerine olan ihtiyaçları her geçen gün artmaktadır. Değişen teknoloji ve müşterilerin talepleri, yazılım sistemlerini gün geçtikçe çok daha karmaşık hale getirmektedir. Araştırmalara göre yazılım projelerinin büyük bir çoğunluğunun hatalı, güvenilirliği az, müşteri istek ve ihtiyaçlarına çözüm geliştiremeyen ve zamanında teslim edilmeyen yazılımları ürettiği gözlemlenmiştir. Temel sorunun yazılım geliştirme sürecindeki eksikliklerden kaynaklandığı ortaya konulmuştur. Bu çalışmada, yazılım geliştirme süreci temel yönleriyle incelenmeye çalışılmıştır. Yalın teknikler ve Değer akış haritalama yöntemiyle birlikte yazılım geliştirme metodolojileri arasından seçim yapılması sağlanarak genel teorik bilgilere değinilmiştir. Bilişim sektöründe yalın bir uygulama örneği verilerek, değer akış haritalama yöntemi kullanılmıştır. Değer akış haritasının analizi ile hazırlık süreleri ve değer katmayan faaliyetler tespit edilmiştir. Oluşturulan gelecek durum akış haritası ile yalın tekniklerden faydalanılarak yazılım geliştirme süreci iyileştirilip, proje başarı durumuna göre analiz edilerek uygulama değerlendirilmiştir.

Proje yönetimiSüreç iyileştirme
Burcu Tanrıkut Çerkezoğlu
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Bulanık TOPSIS yaklaşımı ile CNC makinesi seçimi

Günümüz rekabet koşullarında imalat firmaları daha kaliteli ve daha hızlı üretim amaçlamaktadırlar. CNC işleme merkezleri üreticileri de hızla değişen pazar koşullarına ve çoğalan farklı türdeki talepleri karşılayabilmek açısından model ve çeşitlilikte geniş bir ürün yelpazesi sunmaktadır. Ancak işletmeler, bu çeşitliliğin karşısında ihtiyaca uygun ekonomik ve teknik kriterlere sahip, doğru ekipmanı seçme problemi ile karşı karşıya gelmektedir. Bu çalışmada CNC işleme merkezi seçiminde karşımıza çıkacak olan birden fazla alternatif karşısında Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) yöntemlerinden Bulanık TOPSIS (BTOPSIS) tekniği kullanılarak doğru ve etkin karar verebilmeye yönelik bir uygulama işlenmiştir.

Mehmet Aybar
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Bankacılık sektöründe pazarlama stratejilerinin belirlenmesinde sınıflandırma ve veri madenciliği

Bankacılık sektörü toplumların; ekonomik ve sosyal gündeminden etkilendiği kadar, toplumun bu konudaki faaliyetlerine de etki edebilen finansal kuruluşlardır. Günümüzde rekabet koşullarının inanılmaz derecede hızlı ve değişken olduğu bankacılık sektöründe, müşterilere yeni pazarlama yaklaşımları gerekmektedir. Müşterinin beklentisi ve ihtiyaçlarını dikkate alınarak oluşturulan müşteri profillerine yeni pazarlama yaklaşımları ile yaklaşmak gerekmektedir. Müşterilerin finansal hareketlerinin ve tercihlerinin takip ve kaydı ile veriler oluşmuştur. Bu verilerden veri madenciliği teknikleri ile müşterinin profilini tanımak ve anlamlı sonuçlara ulaşmak önem kazanmıştır. Sonuçlar ile banka yeni pazarlama stratejileri belirleyebilir ve müşteri temsilcilerinin zamanını ve eforunu stratejiye uygun şekilde harcamasını takip edebilir. Anahtar Kelimeler : Kümeleme Analizi, Özel Bankacılık, Pazarlama Stratejileri

Özge Uyumaz
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Güneş enerjisi santrali yer seçimi probleminin analitik hiyerarşi prosesi yardımı ile değerlendirilmesi

Güneş enerjisi, geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması gereken önemli bir temiz enerji ve yenilenebilir kaynaktır. Diğer yenilenebilir enerji kaynaklarına oranla daha kolay yayılabilmesi ve potansiyel kullanım kolaylığı açısından birçok avantaja sahiptir. Bu tez çalışmasının birinci bölümünde çalışmanın amacı ve güneş enerjisine genel bir bakış açıklanmıştır. İkinci bölümde ise yenilenebilir enerji kaynakları incelenmiş ve fosil yakıtların çevreye verdiği zararlara değinilerek yenilenebilir ve sürekli olan kaynakların önemine vurgu yapılmıştır. Türkiye'de güneş enerjisi santrali yatırımının hangi koşullar altında doğru bir tercih olacağı açıkça gösterilmiştir. Üçüncü bölümde ise çok kriterli karar verme tekniklerinden birisi olan Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP) tekniği ile güneş enerjisi santrali kurulum yeri seçilmesi amaçlanmıştır. Yapılan çalışmalar sonucunda 3 farklı alternatif yatırım yeri belirlenmiş ve yatırım yeri kararına etki eden kriterler ortaya çıkarılmıştır. Bu alternatifler, alanında uzman 3 danışman ile beraber değerlendirilmiş ve yatırımın hangi alternatife uygulanması gerektiğine karar verilmiştir. Çıkan sonuçlar, bilimsel değerler ve Türkiye'nin stratejik hedefleri doğrultusunda yorumlanmıştır.

Ahmet Demirer
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
DoctorateOpen AccessEN

A fuzzy approach for total productive maintenance performance measurement in manufacturing systems

Total Productive Maintenance (TPM), which recognized as a strategic maintenance technique, has been widely and successfully implemented in many organizations. In this context, evaluation of TPM performance can make a great contribution to organizations in advancing their manufacturing operations. Therefore, this thesis aims to develop a new framework for the performance measurement of TPM based on quantitative and qualitative performance indicators. Within the scope of this thesis, the proposed TPM performance measurement system (TPM PMS) is divided into four phases namely design, evaluation, implementation, and review. In the design phase, novel performance indicators having impact on TPM performance are identified and analyzed. In the evaluation phase, these indicators are evaluated using a fuzzy multiattribute decision making (FMADM) method improved on the basis of fuzzy arithmetic and ranking. Moreover, the improved method is compared with the most popular FMADM methods in the literature and its applicability and reliability are determined by carrying out sensitivity analysis. In the implementation phase, TPM performance is measured with novel performance indicators using fuzzy data envelopment analysis (FDEA). In this context, different generalized fuzzy data envelopment analysis with assurance regions models are proposed in the presence of desirable and undesirable inputs and outputs. Thus, the proposed models make a significant contribution into TPM literature. In the review phase, TPM performance should be monitored periodically, and preventive and predictive decisions or actions should be taken if it is needed. Finally, the proposed TPM PMS is implemented in an international manufacturing company operating on automotive industry.

Ebru Turanoğlu Bekar
Bingol University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Yalın üretim tekniklerinin bir refrakter tuğla fabrikasında uygulanması

İmalat sektöründe performans göstergeleri mali nedenlerden dolayı büyük öneme sahiptir. Bu nedenle üretim sisteminin performansını artırmaya yönelik birçok çalışma yapılmaktadır. Yalın üretim teknikleri firmaların performans artırmada sıklıkla kullanmak istediği başlıca tekniklerdendir. Bu çalışmada refrakter tuğla sektöründe faaliyet gösteren bir firmada üretim hatlarındaki sorunları çözmek ve süreci iyileştirmek amacı ile yalın üretim tekniklerine başvurulmuştur. Seçilen ürün ailesinin üretim sürecindeki israf kaynaklarının belirlenmesi için değer akış haritalama yöntemi kullanılmıştır. Değer akış haritasının analizi ile hazırlık süreleri, ıskarta ve ara stokların fazla olması gibi değer katmayan israfa neden olan faaliyetler tespit edilmiştir. Oluşturulan gelecek durum akış haritasında Kaizen, Toplam Verimli Bakım, 5S ve Hazırlık Süresi Düşürme gibi yalın üretim araçlarından ve tekniklerinden yararlanılmış, bununla ilgili iyileştirme çalışmaları için planlama yapılmıştır. Gerçekleştirilen yalın uygulamalar bir yıl boyunca takip edilmiştir. Yalın uygulamalar sonucunda hazırlık süreleri, ıskarta ve ara stok oluşumlarında önemli azalmaların sağlandığı belirlenmiştir. Sonuç olarak, yeniden haritalama ile önceki, beklenen ve elde edilen değerlerin karşılaştırılması ile uygulama değerlendirilmiştir.

Çetin Bağlan
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessEN

Realizing metaheuristic algorithms in multi-agent based modelling environments

Derivative-based numerical methods are generally insufficient for solving difficult computational optimization problems. Therefore, most of the researchers devoted their research efforts towards developing metaheuristic algorithms for solving complex/difficult computational optimization problems. Researchers are usually tried to imitate some natural phenomenon while developing metaheuristic algorithms. Although many effective metaheuristic algorithms were evolved for problem solving, very few of them truthfully realize dynamic characteristics of the phenomenon. We believe that an agent based modeling/design environment will be more useful and natural way for a better realization of the inspired phenomenon. It is possible to model various behaviors such as entering and leaving of agents, group forming etc. Additionally, purposeful inter-agent communications for goal seeking can be achieved easily by making use of the power of agent based system modeling and algorithm platforms. In this research we implemented a metaheuristic algorithm which is known as Stochastic Diffusion Search (SDS) as a truly dynamic optimization algorithm by using the multi-agent modelling and programming approach. In the proposed SDS algorithm, solution vectors, ie, agents can communicate with each other for determining search direction. They can decide to disappear and new agents can appear. Thus the population size is not fixed. In other words, the proposed algorithm has an inherent dynamic structure so it can be more easily adapted to dynamic optimization problems. The proposed algorithm is developed in JACK multi-agent development environment. Single machine scheduling problem is modelled and solved as a test case.

Mümin Emre Şenol
Bingol University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
DoctorateOpen AccessEN

Dynamic scheduling of flexible job shops under capacity and setup constraints

This thesis concerns the problem of dynamic flexible job shop scheduling. An event driven job shop scheduling policy under machine capacity constraints is presented. The proposed method makes use of the greedy randomized adaptive search procedure by also taking into account order's due dates and sequence-dependent setup times. Moreover, order acceptance/rejection decision and order review release mechanism are integrated with scheduling decision to meet customer due date requirement while attempting to execute capacity adjustments. A preemptive based multi-objective approach which accounts for four objectives: mean tardiness, schedule unstability, makespan and mean flow time is employed. Within this context, there is no set of benchmark instances for testing of the proposed problem. First, the job shop scheduling problem benchmark data is solved by the proposed algorithm in order to test the performance of the proposed algorithm. Then the capability of the proposed algorithm is tested through a set of the dynamic job shop scheduling hypothetical cases. Second, the proposed algorithm sorts out the flexible job shop scheduling problem benchmark data in order to test the performance of the proposed algorithm. Then capability of the proposed algorithm is analyzed through a set of dynamic flexible job shop scheduling hypothetical cases. The performance of the proposed algorithm is tested through a set of computational experiments and computational results indicate that the proposed algorithm has satisfactory performances for solving the dynamic flexible job shop scheduling problem.

Fatma Selen Karaslan
Bingol University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Graf renklendirme problemine uyarlanmış personel atama uygulaması

Bu tezde büyük ölçekte üretim gerçekleştiren bir sanayi tesisinde yürütülmekte olan iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin verilmesi ile bunun için gerekli olan faaliyetlerin gerçekleştirilmesi sürecinde, tesis kampüsünde üretim faaliyetlerinin yapıldığı özel kümelenmiş bölgelere en uygun sayıda destek personel atanması problemine doğru bir çözüm aranmıştır. Problemin çözülmesi maksadıyla üretim faaliyetlerinin kümelendiği fiziki alanlar, çalışanların hareket bölgeleri, bölgeler arası ulaşılabilirlik ve mesafeler incelenmiştir. Yapılan incelemeye dayanılarak söz konusu tesis uygun bir graf (çizge) modeli olarak ifade edilmeye çalışılmıştır. Graf (çizge) modeline uyarlanan personel atama ve iş sağlığı güvenliği hizmetlerinin etkinleştirilmesi problemi, teorinin temel araştırma alanlarından biri olan graf renklendirme problemine indirgenerek çözülmesi amaçlanmıştır. Bu nedenle tezde genel graf teorisi, graf renklendirme probleminin çözülmesinde kullanılan matematiksel modeller ve algoritmalar incelenmiş, bu yöntemler kurulan graf modeline uygulanmış ve ortaya çıkan sonuçlar karşılaştırılarak değerlendirilmiştir.

Murat Can Burak Yıldız
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Metrobüs hattı katarlanma problemine yönelik çözüm önerisi

İstanbul'da toplu taşımada kapasite, hız ve performans bakımından diğer ulaşım modlarına iyi bir alternatif oluşturan Metrobüs sisteminde, artan kapasite ihtiyacı çeşitli iyileştirmeler yapılması ihtiyacını doğurmuştur. İstanbul'da uygulamada olan Metrobüs sistemi ile günde yaklaşık olarak 800 bin yolcu taşınmaktadır. Bu sistemde yapılacak iyileştirmelerin fayda getirisi yapılan iyileştirmelere göre yolcu sayısı ve sistemin işletme maliyeti açısından asimetrik olarak artmaktadır. Bu çalışmada, Metrobüs işletme planının geliştirilmesi için senaryolar önerilmiştir. Mevcut durumu ölçebilmek ve yapılacak geliştirilmelerin sonucunda performans artışını değerlendirebilmek amacıyla makro simülasyon yapmaya olanak veren Visum simülasyon programı kullanılmıştır. Senaryoların çıktıları alınarak hacim kapasite oranları hesaplanmış ve Metrobüs hattının en yüksek fayda ile çalışabilmesi için önerilen senaryonun daha başarılı sonuçlar sunduğu gösterilmiştir.

Mehmed Sinan Pamuk
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Kalite fonksiyon yayılımının bir spor tesisinde uygulanması

Hizmet sektörünün en önemli paydaşlarından birisi olan yerel yönetimlerin, spor hizmetleri alanındaki çalışmalarının araştırıldığı bu çalışmada, spor hizmeti sağlayan spor tesislerindeki müşteri memnuniyetine yönelik çeşitli araştırmalar yapılmıştır. Müşteri memnuniyetini artırmak amacıyla yapılan çalışmada, diğer yöntemlerden farklı olarak kalite fonksiyon yayılımı metodu kullanılmıştır. Kalite fonksiyon yayılımı uygulanması sonucunda, spor tesisinin mevcut durumu analiz edilerek, kalite anlayışının nasıl daha üst noktalara taşınabileceği ortaya konuştur.

Yiğit Çalışkan
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Bulanık TOPSİS ve bulanık VİKOR yöntemi kullanılarak rüzgar enerjisi santral yer seçimi

Ülkemizde rüzgar enerjisi potansiyeli oldukça yüksektir. Ancak rüzgâr enerjisi konusu ülkemiz gündemine 2000'li yıllarda girebilmiştir. Buna karşın önemi giderek artmış, 2007 yılından sonra yatırımlara hız verilmiştir. Rüzgar enerjisinde geç kalınmış olsa da, açığı kapatmak için yatırımlar hızla devam etmektedir. Rüzgar enerjisi yatırımlarında en önemli konulardan biri santral yeri seçimidir. Seçilen yerin rüzgar potansiyeli, sosyal etkiler, teknik, ulaşım, maliyet gibi bir çok kriter bu seçimin sonucunu etkilemektedir. Bu çalışmada rüzgar enerjisi santrali yer seçimi çok kriterli karar verme problemine bulanık TOPSİS ve bulanık VİKOR yöntemleri kullanılarak çözüm önerisi sunulmuştur. Anket yardımıyla uzmanlardan bilgi alınmış, çıkan sonuçlar doğrultusunda sayısal analizler yapılmış ve sonuçlar karşılaştırılmıştır.

Neslihan Tuyğun
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Müşteri analizinde veri madenciliği kullanımı ve bir uygulama

Perakende sektörü; tüketici ve üretici arasındaki hizmeti sağlayan köprüdür. Üretici yoğunluğunun arttığı bir dünyada yeni doğan her marka rekabetin içine doğmaktadır. Dolayısıyla yapılan alışverişlerin işletmeye katmadeğer olarak dönmesini sağlamak ve müşteri bağlılığını sağlamak için pazarlama yaklaşımları gerekmektedir. Müşteri alışveriş alışkanlıkları ve ihtiyaçları dikkate alınarak oluşturulan müşteri profillerine uygun olarak müşteri memnuniyetini arttıracak pazarlama stratejileri geliştirilmelidir. Dünyaca ünlü Online perakende sitesinin satışlarından oluşan veri setinde müşterilerin ID,Ülke,alınan ürün adı,tarih ve adet bilgileri bulunmaktadır. Bu verilerin veri madencliği yöntemleri sayesinde müşterilerin alışkanlıkları, bu alışkanlıklara göre profillenmesi gün geçtikçe önem kazanmaktadır. Yapılan veri madenciliği çalışmasının neticesinde müşterilerin rutin olarak aldıkları ürünün yanında beraber alabilecekleri ürünler, müşteri profilleri, hangi ürüne müşterinin ihtiyaç duyabileceği ve kıtasal bazda müşterilerin mevsimsel alışverişleri gözlemlenmektedir.

Özlem Hacıosmanoğlu
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Kargo sektöründe kalite fonksiyon göçerim uygulaması

Günümüzde Globelleşen Dünya'ya karşı firmalar arasında ki rekabet hızla artmaktadır. Bu şartlar da işletmeler ayakta kalabilmek için sundukları hizmet veya ürettikleri ürünler ile müşterilerin istek ve memnuniyetini karşılamak için çeşitli arayışlar içindedirler. Kalite Fonksiyon Göçerimi firmaların müşterileri tanımalarına yardım eden, müşteri istek ve ihtiyaçları doğrultusunda müşterilereen kısa sürede cevap verebilen bir yöntemdir. Yöntemin temelinde müşterilerin istek ve ihtiyaçları doğrultusunda hareket etmek vardır. Bu çalışmanın amacı Kalite Fonksiyon Göçerim'inin bir hizmet firmasında nasıl uygulanacağı ortaya koyulacaktır. Bu amaç doğrultusunda lojistik sektörünün öncü firmalarından bir kargo firması seçilmiştir. Seçilen firmada QFD çalışması yapılmıştır. Çalışma yapılırken kullanılan bilgiler anket ve karşılıklı görüşme yoluyla müşteri, firma çalışanları ve yöneticilerinden alınmıştır. Bütün bu uğraşlar sonucunda kargo firmasının kalite evi ortaya çıkarılmıştır.

Sena Düzgelen
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Bir kalıp imalat fabrikasında teslim sürecinde kısıtlar teorisi uygulaması

Bu çalışmada kalıp imalat sektöründe faaliyet gösteren bir işletmede teslimat sürecinde yaşanan kısıtları çözmek ve süreci iyileştirmek maksadı ile Kısıtlar Teorisi uygulamasına başvurulmuştur. Düşünce Süreçlerinin adım adım uygulandığı çalışmada, öncelikle, şimdiki gerçeklik ağacı uygulaması ile sorunlar belirlenmiştir. Buharlaşan bulut uygulaması ile bu problemlere çözümler geliştirilmiş ve öngörülen iyileşmeler gelecek gerçeklik ağacı uygulaması yardımıyla belirlenmiştir. Ön koşullar ağacı uygulaması ile çözüm kümeleri ile çözüme ulaşmamızı engelleyen durumlar belirlenmiştir. Geçiş ağacı uygulaması yardımıyla da adım adım planlanan ve analiz edilen süreçlerin iyileştirilmesinde meydana gelebilecek bütün basamakları detaylı bir biçimde gösterilmektedir. Gerçekleştirilen kısıtlar teorisi uygulaması ile işletmenin kalıp teslimatı sürecinde yaşadığı kısıtlar ortaya çıkarılmıştır. Kısıtlar teorisi ile teslimatta yaşanan kısıtların teknik sorunlar, kalite, tedarik ve satın alma ile personel sorunları nedeni ile yaşandığı görülmektedir. Sonuç olarak, kısıtlar teorisi uygulaması ile işletmenin teslimat sürecinin iyileştirilmesi sağlanmıştır.

Ercan Mızrak
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Güneş enerjisi çatı uygulamaları için bir matematiksel model önerisi

Enerji ulusal refahın artırılarak, gelişmişlik düzeyinin belirli aşamaya getirilmesi, küresel rekabet alanında söz sahibi olunabilmesi açısından en önemli faktörleden biri olarak gösterilmektedir. Bu nedenle ihtiyaçlar doğrultusunda enerji kaynaklarının verimli kullanımı artırılmalıdır. Türkiye yenilenebilir enerji kaynakları açısından oldukça zengin bir ülkedir. Güneş bu kaynakların en önde gelenidir. Büyük güneş enerjisi üretim santrallerinin olduğu gibi artık bireysel tüketicinin ihtiyacına yönelik üretim yapılması için de gerekli yönetmelikler getirilmiş ve uygulanmaya başlanmıştır. Bireysel ev tipi çatı güneş sistemleri uygulamalarıyla enerjisini karşılamak isteyen tüketiciler, bir karar destek sistemine ihtiyaç duymaktadırlar. Bu tez kapsamında bireysel ya da kurumsal ihtiyaçları için, binaların çatılarında güneş enerjisi sistemi kurmak isteyen tüketicilerin ya da karar vericilerin kullanabilecekleri bir karar destek sistemi önerilmektedir. Böylece, breysel kullanıcılar; kurulu gücünü karşılayabilecek, alana en uygun sistem eleman seçimini yapabilecek bu karar destek sistemi ile hedeflediği güneş enerjisi sistemine ulaşabileceklerdir.

Nurhan Hedef
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İş sağlığı ve güvenliği alanında yalın tekniklerin kullanımı: Bir laboratuvar uygulaması

İş sağlığı ve güvenliği, işyerinde yaşanabilecek olumsuzlukları önceden belirleyip bu olumsuzlukları gidermek amacıyla yapılan sistemli uygulamalardır. İş sağlığı ve güvenliği işgören, işyeri ve devleti önemli ölçüde etkilemektedir. İlgili yasa, yönetmelik ve mesleki kuruluşlar, kazaların ve meslek hastalıklarının önlenmesi, sağlıklı ve güvenilir iş ortamları oluşturulması için çeşitli düzenlemeler gerektirmektedir. Bu tür düzenlemeler, işçi sağlığının korunmasını sağlarken öte yandan işletmenin itibarını yükseltmektedir. Devlet ise, olumlu koşulların sağlanması durumunda, iş kazaları ve meslek hastalıklarından kaynaklanan harcamalardan tasarruf sağlamaktadır. Günümüzde, devlet tarafından, kamu ve özel sektörlerde iş sağlığı ve güvenliği uygulamasının zorunlu hale getirilmesi çalışmaları sürdürülmektedir. Bu çalışmada,güvenli bir iş ortamı yaratmak için iş sağlığı ve güvenliği süreçlerinin iyileştirilmesi amaçlanmış ve bir yalın iş güvenliği modeli oluşturularak bir kimya labaratuvarında örnek bir uygulama gerçekleştirilmiştir.

LaboratuvarlarRisk analiziYalın üretim
Mesut Ulu
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessEN

Internal and external facilitators of open innovation for companies in Turkey

Open innovation refer to an innovation approach where new ideas and new knowledge inflow and outflow through organizational boundaries by a collaboration with customers, suppliers, research centers, competitors, strategic alliances etc. Open innovation is becoming a widely used approach since it provides agility, flexibility, concentration on core competencies, identifying and diversifying risk and sharing uncertainty. The aim of this thesis, firstly, is to identify the Internal and External facilitator factors of open innovation from a comprehensive review of the literature. Secondly, the aim is to analyze and rank the most important facilitators of the open innovation for companies in Turkey. Several varied methods as exploratory factor analysis, Kruskal-Wallis H and Mann-Whitney U Nonparametric tests and Score-based analysis of rank-ordered data are used during the analysis. Findings indicate that companies should give importance, attention, rigor to the factors "company's culture", "open innovation funding", "open innovation technological resources", "effective communication with direct customers", "open innovation oriented new product or process development" and "government or European Union incentives" while planning, applying, executing and controlling open innovation approaches and activities. Yet, there has not been any study that comprehensively analyzing open innovation facilitator factors for the companies in Turkey. This study contributes to the literature by determining facilitator factors and their importance for open innovation. This study also has several implications for the practitioners. For instance, existing business owners or new entrepreneurs can easily analyze market conditions, accomplish main goals and destinations of their companies, decrease risk and decrease uncertainty while implementing and managing open innovation approaches and activities by considering the findings of this study. Moreover, this study also acknowledges and informs the impediment factors for open innovation. Future research directions are also suggested.

Gül Özkan
Bingol University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessEN

Estimation of loosening rates of fasteners under certain transverse vibration conditions by using computational intelligence techniques.

Fasteners have many advantages such as providing high clamping load, reusability, ease of manufacturability and being cheap, but loosening under vibration is an important problem. Several methods have been developed to ensure safety against the risk of loosening of fasteners. These methods are not preferred in most cases as generally cause an increase in weight and cost of the final product, also due to the limits of their use. As an efficient solution to these problems, special bolt under-head profiles are arisen. However, it is also known that none of the under-head profiles are verified by any kind of simulation and optimization methods and most of them are not producible by cold forging method. It is also seen in feasibility studies and literature survey that this situation cannot give efficient results by means of performance/cost ratio. In this study, loosening mechanism is modeled by using numerical simulation methods, experimental setup is prepared within parameters which are observed in the Junker vibration tests that they have effects on the process, then numerical simulations are run. Results are obtained for ten different objective criteria by using simulation model. Second model representing the simulation model is constructed by using genetic programming method. So-called method has not been used before, to estimate the loosening behavior of fasteners under dynamic and transversely vibrational loading conditions. Clamp loss is the criterion that describes loosening rate best within the ten objective criteria which are used in the estimation model. Genetic programming-based symbolic regression method is used for estimating the clamp loss.

Aysel Bıyık
Bingol University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
DoctorateOpen AccessEN

Design and implementation of a rule-based decision support system for dynamic customer relationship management

Today, business customers are quite demanding and they expect on time delivery, short lead times, high quality and affordable prices. In addition, they have different expectations, preferences, and tolerances. On the other side, manufacturing companies have limited resources, and they are confronted with many complex production planning and control (PPC) decisions. In this regard, integrating customer relationship management (CRM) and PPC approaches help companies to build production plans or strategies around the customers, focus on key customers, offer more customized solutions and obtain long term business relationships. This dissertation aims to develop a decision support system (DSS) which integrates CRM and PPC approaches to use manufacturing capabilities more effectively in satisfying customers. To this aim, a job shop system is dealt with and lot streaming is applied to accelerate production flow. In sublot scheduling phase, dynamic scheduling is performed by considering machine-based dispatching rules. Sublot and dispatching rule configurations are determined simultaneously by a simulated annealing-based simulation-optimization approach. Customer-oriented dispatching rules are proposed to ensure the prioritization of orders from key customers. In addition, multiple customer segments with different importance weights, their expectations and penalties on tardiness, earliness and order completion rate on due date are considered and a customer-focused objective function is formulated. In order to provide a well-adjusted structure in terms of satisfaction levels of different customer segments, weight setting functions that dynamically compute the weights in the proposed customer-oriented dispatching rules are defined. It is aimed to determine near-optimal values of the segment-based parameters of the weight setting functions. To this aim, differential evolution-based simulation-optimization approach is used. The results reveal that the proposed DSS provides more effective use of resources in satisfying customers, and can easily be implemented by manufacturing companies in practice by adopting their demand structure, customer base, customer weight settings and processing features.

Hülya Güçdemir
Bingol University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessEN

Improving the performance of manual order picking in the warehouse: A case study

Nowadays, warehouses provide both keeping and protecting products and also help serving products to customers quickly. To deliver products on time, the products must be picked effectively in the warehouses. For that reason, the efficiency of order picking process becomes very important. Furthermore, order picking affects other warehouse operations and also affects the transportation of products to customers on time. The aim of this study is to decide on a storage allocation policy for minimizing the travelling distance while picking orders in a retail warehouse. In the study, firstly, the existing storage allocation in the warehouse is examined. Later, different storage allocation models are proposed and analyzed according to travelling distance while picking orders. In the proposed storage allocation models, the products are assinged to shelves according to class based storage policy in the first model, according to family grouping storage policy in second model and according to combination of these two storage policies in the third model. These three different storage allocation models are designed according to similarity of groups and ABC analysis. Group similarity means, similar products are stored close to each other, i.e water group and soda water group are stored close to each other. The stock output rate is used for ABC analysis. The products with the highest stock output rate are stored to close the depot. Additionally, in order to evaluate the performance of these three models, two routing policies, i.e. A star and Dijkstra's algorithm are used for picking the orders. By applying, the routing policies, the travelling distance for the existing and three proposed storage allocation models are compared statistically. According to the results, it can be stated that for warehouse under study in this thesis, the best storage allocation model is the one that was arranged according to combination of the class based storage policy and the family grouping storage policy.

Cemile Vatansever
Bingol University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessEN

A fuzzy rule based expert system for stock evaluation and portfolio construction: An application to Istanbul Stock Exchange

The aim of this study is to construct an appropriate portfolio by taking investor?s preferences and risk profile into account in a realistic, flexible and practical manner. In this concern, a fuzzy rule based expert system is developed to support portfolio managers in their middle term investment decisions. The proposed expert system consists of three stages. In the first stage, the stocks that are not preferred by investors are eliminated according to some fundamental thresholds and specific preferences of investor. In the second stage, the stocks are evaluated and rated by using a fuzzy rule base. In the last stage, a portfolio that is appropriate to the investor?s risk profile and preferences is constructed by using the stock ratings.The proposed expert system is validated for the period between 2002 and 2010, by using the data of 61 stocks that are publicly traded in Istanbul Stock Exchange National-100 Index and are never left out of Istanbul Stock Exchange during the validation period. The performance of the proposed system is analyzed in comparison with the benchmark index, Istanbul Stock Exchange National-30 Index, in terms of different risk profiles and investment period lengths. In most cases, the performance of the proposed expert system is superior relative to the benchmark index. However, the performance is inferior in a few periods in which unpredictable macroeconomic or political events occur. Additionally, in parallel to our expectations, the performance of the expert system is relatively higher in case of risk-averse investor profile and middle term investment period than the performance observed in the other cases.

Portfolio management
Mualla Gonca Yunusoğlu
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessEN

Balancing mixed model assembly lines in an automotive supplier by reconfiguring layout

In this paper, mixed model assembly line balancing problem is discussed with neighborhood search method that utilized by Bukchin, Dar-El, Rubinovitz (2002).In addition, the application model that dealt is working in Just in Time (JIT). In the current situation, the U-positioned assembly line running with straight line logic is turned into two parallel lines. The task assignment of models that assigned to these lines is improved with MATLAB software by using neighborhood search method. The current situation and the best solution that is obtained by the MATLAB software were run with ARENA simulation. And the results obtained were compared.

F. Sümeyra Mercan
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessEN

Production distribution planning in consumer goods industry

In this thesis, we present a hybrid solution methodology based on a MILP formulation and a simulation for production scheduling and distribution problem in dairy industry. An efficient solution method for perishable products is developed by considering stochastic factors in food industry. A real life dairy industry producing yoghurt is studied in detail in this study.In food industry, increasing variety of products causes more complex production process which requires flexibility and efficient assignment of resources. Production process of multiple products in more than one production sites and distribution of them involves many variables and constraints.Shelf life is one of the significant constraints for perishable products such as dairy, meat or bakery goods in food industry. However, shelf life issues are seldom accounted for in today?s production planning systems. This research is supported by an application in yoghurt production plant of a leading dairy product manufacturing company.In analytic models proposed to solve production planning problems, operation time is assumed as fixed values. However, uncertain factors such as breakdowns, operation time, delays of real systems cannot be correctly represented in analytic model. In addition, in yoghurt production process, the products differ from each other in features such as cup size, due dates, set up times, fat content etc. This variability enforces the scheduling methodologies practical for real world applications. To overcome with this problem, hybrid analytic-simulation approach is proposed by combining the analytic and simulation model. Analytic model is developed for decreasing the cost of setup, transportation, production, inventory and overtime. Simulation model is applied to insert the stochastic factors such as operation time, delays or machine failures in the model.In hybrid approach, operation time is considered as dynamic factor and it is adjusted by the results simulation and analytic model iteratively. Thus, more realistic solution is obtained for scheduling problem in food industry by performing the iterative hybrid analytic-simulation procedure.

SimulationFood industryShelf life
Yelda Çelebi
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Perakende sektöründe kuyruk modellerinin benzetimi

Son yıllarda zaman maliyetinin yaygınlaşmasıyla birlikte bekleme konusu insanlar tarafından önem verilen bir değer durumuna gelmiştir. Fakat hayatımızın önemli bir parçası olan hastane, banka, alışveriş merkezi ve süpermarket gibi yerlerde sıklıkla kuyrukta bekleme sorunları yaşamaktayız. Bu çalışmada, perakende sektörünün en önemli konularından biri olan ödeme noktalarında yaşanan bekleme problemleri ele alınmıştır. Müşterinin mağazadan mutlu ayrılmasını sağlamak ve iyi bir izlenim kazanmak için ödeme sırasındaki deneyim büyük önem taşımaktadır. İyi bir kuyruk yönetim sistemiyle bu gerçekleştirebilir ve müşterilerin mağazadan memnun ayrılması sağlanabilir. Literatür araştırmalarında daha önce ekspres kasa modelleri kullanılarak çalışmalar yapıldığı gözlemlendi. Ekspres kasanın özelliğini koruyabilmesi için uygulanan kısıtlarından dolayı bazı zorluklarla karşılaşıldığı görülmektedir. Bu tezde daha önce yapılan çalışmalardan farklı olarak herhangi bir çalışan desteği olmadan ve sıra beklemeden ödeme işlemini kendi başınıza yapabileceğiniz jetkasalar ile kuyruk modelleri oluşturuldu ve Anylogic programı ile simülasyonu yapıldı. Alternatif senaryolar önce kendi arasında, daha sonra mevcut durumu ile karşılaştırıldı. Müşterilerin bekleme sürelerinde ve kuyrukta bekleyen müşteri sayılarında iyileşmeler olduğu gözlemlendi.

Aktif kuyruk yönetimiSistem simülasyonu
Mustafa Taşocak
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Modelling strategic and tactical planning problems in closed-loop supply chains under crisp and fuzzy environments

Nowadays, there has been a growing interest in recycling, remanufacturing and reusing in the scope of Reverse Logistics (RL) and Closed-Loop Supply Chain (CLSC) concepts due to environmental, economical issues and legal obligations. For this reason, companies should take into account utilized recovery option while preparing both strategic and tactical planning activities. On the other hand, there are lots of studies in literature related to the RL and CLSC network design problem which takes place in strategic planning level but a few of them handles the tactical planning processes. However, multi-objective RL and CLSC network design models are rarely discussed in the literature. For filling these gaps, three mathematical models; Model I, II and III are proposed. A multi-objective, multi-echelon and multi-product mixed integer linear programming Model I is developed for a lead/acid battery CLSC in fuzzy environment. An unhandled objective (maximize collection of spent batteries) is taken into account based on the well known maximal coverage problem. A holistic strategic planning Model II with two objectives; maximization of total CLSC profit and minimization of total environmental impact along the CLSC network is developed for a tire collection and recovery system considering multiple recovery options and time periods. A fuzzy mixed integer programming Model III is proposed for tactical planning in a CLSC related to a conceptual product with remanufacturing option. Since the real world CLSCs are surrounded with uncertainty, capacities, demands, return rates, acceptance ratios, available production/remanufacturing times, transportation upper bounds and objective function value are considered as fuzzy.

Taguchi methodRemanufacturing
Kemal Subulan
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Veri analizi teknikleriyle müşteri değer segmentasyonu oluşturulması ve bir perakende sektöründe uygulama

Gelişen teknoloji ve artan lojistik faaliyetleri işletmelerin daha geniş müşteri ağına sahip olmasını sağlamaktadır. Bu değişim nedeniyle işletmeler artık müşterilerini tanımak zorunda kalmaktadır. İşletmeler müşterilerin davranış ve alışkanlıklarından yola çıkarak bir çıkarım sağlamak istemektedir. Bu çıkarımlar neticesinde müşterilerine stratejik tavırlar oluşturmakta ve yüksek oranda olumlu geri dönüşler beklemektedir. Tez kapsamında öncelikle veri madenciliğine ilişkin literatür taraması gerçekleştirilmiştir. Literatür taraması neticesinde bir perakende sektörüne ait 1.000.000'u aşkın müşterinin davranış ve alışkanlıkları belirli kriterler dahilinde incelenmiştir. Veriler önce belirli bir ön aşamadan geçirilerek uygun hale getirilmiştir. Sonrasında küme sayısı belirlenerek K-Means yöntemi ile veriler kümelere ayrılmış benzer davranış ve alışkanlıklara sahip müşterilerin bir arada bulunması sağlanmıştır. Oluşan kümeler neticesinde her kümenin değer tanımlamaları yapılarak kümeler hakkında oluşturulabilecek stratejik tavırlar belirlenmiştir. Son bölümde sonuçlara ilişkin çıkarımlar değerlendirilmiştir.

Dağhan Batal
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Uçak bakım ve onarım şirketinde (MRO) RFID tabanlı süreç yönetim modelinin uygulaması

Radyo frekansı tanımlaması (RFID) artık ulaşım ve lojistik dünyasında yaygın bir uygulamadır. Özellikle üretim ve lojistik hatlarında daha az duruş süresi, daha düşük stok maliyetleri ve maksimum karlılık için makine ve süreç optimizasyonu adına sıklıkla kullanılır hale geldi. Envanteri belirleme, bulma ve kimlik doğrulama gibi görevleri sorunsuz bir şekilde otomatikleştirir. Araç ve ekipmanların takibi, elektronik geçiş ücreti tahsilatının iyileştirilmesi gibi birçok otomasyona bağlı uygulamada sıklıkla kullanılmaya başlandı. Bu teknolojinin farklı alanlarda benimsenmesi, yaygın olarak, barkod kullananların ötesinde operasyonel verimlilikte önemli gelişmelerle sonuçlandı. Havacılık endüstrisinde, RFID teknolojisinin ilk kullanımı bagaj, kargo ve konteynırları izlemek ve bulmaktı. RFID havacılık sektöründe, uçak filolarında can yelekleri, oksijen tüpleri, yangın söndürücüler, uzatmalı emniyet kemerleri, kulaklıklar, el fenerleri, hayatta kalma kitleri ve oksijen jeneratörleri gibi diğer yerleşik acil durum ekipmanlarında ilk olarak kullanıldı. Son zamanlarda, uçak parçalarının doğru bir şekilde izlenmesi ve ilgili operasyonel bilgilerin korunması ihtiyacı, RFID için yeni uygulamalar açıldı ve Havacılığın iki önde ismi Airbus ve Boeing parça üretimlerinden etiketleri kullanmaya başladı ve havacılıkta önemli üreticiler RFID için ortak endüstri standardı çözümler geliştirmek için birlikte çalışmaya başladılar. Bizim çalışmamızda, Türkiye'de yerleşik bir hava araçları teknik bakım ve onarım şirketinin RFID kullanımıyla bakım süreçlerini yönetebilmesi için depo alanı, iş akış modelleri, standart prosedürleri ve uyulması gerekli resmi protokolleri çıkarılmıştır.

Ticari uçaklar
Levent Özmen
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies
2023
00