Bingol University
Discipline

Geological Engineering

Bingol University

609

Archived Theses

11

DOIs Assigned

2%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
DoctorateOpen AccessEN

Uşak-Güre havzasının Volkano-sedimanter evrimi, Batı Anadolu

The Uşak-Güre basin is a well-preserved NE?SW-trending basin located on the northern part of the Menderes Massif, in western Anatolia. The basin contains a Lower to Upper Miocene volcano-sedimentary succession that records the un-roofing of the metamorphic rocks of the Menderes Massif. The new 40Ar/39Ar radiometric data demonstrate that Cenozoic volcanism commenced (17.29 Ma) with the emplacement of the Elmadağ volcano, synchronously with deposition of the İnay group. The youngest radiometric age is obtained from the Beydağı volcano (12.15 Ma) in the south, indicating that the volcanic activity migrated from north to south with time.Low-angle detachment surfaces are clearly defined in the basin for the first time. Photomicrographs of the metamorphic rocks of the Menderes Massif as a footwall unit of the Simav Detachment Fault (SDF), show that transition of the ductile to brittle deformation.Three stratovolcanoes has been described in the Uşak-Güre basin. These stratovolcanoes display the features of subaqueous-subaerial environments, and all volcanic sequences consist of complex successions of effusive-extrusive and explosive phases. The products of the explosive volcanism and related magma-water interactions have been described for the first time in the western Anatolia.Three distinct volcanic unit are classified in the Uşak-Güre basin: (1) the Beydağı volcanic unit composed of shoshonite, latites and rhyolitic lavas followed by dacitic and andesitic pyroclastic deposits; (2) the Payamtepe volcanic unit composed of potassic intermediate composition lavas (latites and trachytes); and (3) the Karaağaç dikes composed of andesite and latite. Volcanic rocks of the basin are characterized by strong enrichment in LILE and LREE and depletions of Nb-Ta and Ti on MORB-normalized multi-element diagrams. Geochemical features of the volcanic rocks suggest that they experienced mixing processes between mafic and felsic end-members and also fractional crystallization of dominantly plagioclase and pyroxenes from mixed magma compositions.

West AnatoliaIgneous rocksVolcanology
Özgür Karaoğlu
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Göcenoluk (Kırka) borat yatağı sondajlarının mineralojik ve petrografik değerlendirilmesi

Bu çalışma Eskişehir ilinin güneyinde yer alan Göcenoluk köyünün kuzey ve güneybatısında MTA tarafından açılmış olan sondajlardan iki tanesinin BMK-1 ve BMK-2 sondajlarının karot örneklerinin mineralojik ve petrografik değerlendirilmesini kapsamaktadır. Önceki çalışmalarda bölgenin istifi temel kayaçlar, Eosen fosilli kireçtaşı, borat zonu, alt kireçtaşı, üst kiltaşı, üst kireçtaşı ve bazalt olarak belirlenmiştir. Borat zonu içerisinde özellikle kiltaşı, tüf, marn, silttaşı ve kireçtaşı seviyelerinin ardalanmalarına sıklıkla rastlanmaktadır. Bu ardalanmalar içerisinde kalınlıkları değişken olan borat zonları gözlenmiştir. Borat minerallerinin masiv, damar, yumru ve kiltaşı-karbonat seviyeleri ile arakatkılı olarak oluştuğu görülmektedir.Mineralojik-Petrografik çalışmalarda borat zonlarından alınan örneklere ait minerallerin yapıları ve dokuları incelenmiştir. Gözlenen mineraller isimlendirilmiş, birincil ve/veya ikincil yapılar belirlenmiş ve minerallerin çökelimleri hakkında yorum yapılmıştır.Yapılan XRD çalışmalarında borat zonlarından seçilen 10 örneğe ait borat minerallerinin türleri boraks, tinkalkonit, kernit, probertit ve kolemanit olarak belirlenmiştir. BMK-1 ve BMK-2 sondajlarında üst kesimlerde kolemanit minerali saptanmıştır. Borat minerallerine eşlik eden gang minerali dolomittir.Anahtar Kelimeler: Borat, Kırka, mineraloji, petrografi, Eskişehir.

EskişehirMineralojiPetrografi
Ferhan Eren
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Üçyol-Fahrettin Altay Meydanı arasında yeralan tünel güzergahının mühendislik jeolojisi

Bu çalışmada İzmir Metrosu'nun II. aşamasını oluşturan Üçyol-Fahrettin Altay arasındaki 5,2 kilometrelik tünel kesiti ele alınarak incelenmiştir. Güzergah üzerinde beş istasyon yeralmaktadır. Bunlardan Hatay, Göztepe ve Poligon istasyonlarının peron kısımları tünel, bilet holleri aç-kapa, Fahrettin Altay İstasyonu hibrit sistem, İzmirspor İstasyonu ile istasyon araları tünel kazısı şeklindedir. Çalışma kapsamında öncelikle "Mühendislik Jeolojisi" kısmına temel oluşturması açısından güzergahın genel jeolojisi özetlenmiştir. Bu amaçla araştırıcılar tarafından daha önceleri bölgede yapılmış olan çeşitli araştırmalardan ve kazılar sırasında metro mühendisleri tarafından belirli aralıklarla hazırlanmış ayna kesitlerinden yararlanılmıştır. Bununla birlikte tünel içerisinde birebir incelemelerde bulunularak güzergahın yer aldığı jeolojik ortamın litolojik ve yapısal özellikleri ortaya çıkarılmıştır. Mühendislik jeolojisi çalışmaları kapsamında güzergah üzerinde önceden açılmış temel araştırma sondajlarına ait karotlar üzerinde gerçekleştirilen laboratuvar deney sonuçlarından ve tünel ayna kesitleri üzerindeki jeoteknik verilerden yararlanılmıştır. Bununla birlikte tünel içerisinde jeolojik ve hidrojeolojik ölçüm ve gözlemler de yapılmıştır. Tünel kazı kesiti içerisinde yer alan kayaçların ayrışma durumları ve kaya kalite yüzdeleri incelenmiş, güzergahı oluşturan litolojik birimlerin seçilmiş bazı fiziksel (kuru birim hacim ağırlık, doygun birim hacim ağırlık, porozite) ve mekanik (tek eksenli basınç, nokta yük ve çekme dayanımı) özelliklerine ilişkin deney sonuçları istatistiksel olarak değerlendirilmiştir. Bunun yanı sıra, İzmir 2. aşama metro güzergahında yeralan kayaçların oluşturdukları hidrojeolojik ortamlar ve yeraltı su düzeyinin genel durumu ile kazılar sırasında tünelde meydana gelen yer altı su gelirinin, tünelin içerisinden geçtiği kaya ortamının jeolojik özelliklerine göre değişimi irdelenmiştir. Daha sonra Yamanlar Volkanitleri ve Altındağ Formasyonu?na ait birimlerin kaya kütle sınıflamaları NATM, RMR, GSI ve Q sistemlerine göre yapılmıştır. İzmir II. aşama metro tünellerinde uygulanan tünel açma teknikleri (Yeni Avusturya ve Yeni İtalyan) ve tünel destekleme sistemleri anlatılmış, tünel tipleri ve çalışmalarda kullanılan kaya sınıflama sistem ve özellikleri anlatılarak sayısal modelleme kısmının temeli oluşturulmuştur. Sayısal modelleme bölümünde, İzmir 2. Aşama Metro Projesi kapsamında açılan tünellerde belirlenen beş farklı zonun Phase2 (v. 7.0) bilgisayar programı kullanılarak sayısal modellemesi yapılmış, tünel kesitine etkiyecek gerilmeler, oluşacak deformasyonlar ve buna bağlı olarak gelişecek toplam yer değiştirmeler analiz edilerek sonuçlar yorumlanmıştır. Bu zonlardan üçü Yamanlar Volkanitleri içerisinde yer alan andezitlere, ikisi Altındağ Formasyonu? nu oluşturan kiltaşı-silttaşı-kumtaşı-çakıltaşı ardalanmasına aittir. Modeller tünelin içerisinden geçeceği kaya ortamının farklı ayrışma derecelerine göre (az, orta ve çok ayrışmış) oluşturulmuş, tahkimatlı ve tahkimatsız durumlar için ayrı ayrı değerlendirilmiş, ardından tüm sistemlerin 0,1g ve 0,15g sismik yükler altındaki davranışları incelenmiştir. Sonuç olarak beş zona ait toplam 90 ayrı model elde edilmiştir.

Esra Bükülen
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessEN

Miyosen yaşlı Muğla-Hüsamlar linyitlerinin özellikleri

The Hüsamlar coal deposit is located in the Muğla Basin, SW Turkey. It is exploited for power generation. The seam displays a banded structure consisting of matrix coal and inorganic intercalations. Coal and inorganic sediment samples were collected from one site in the Hüsamlar Open Pit applying channel sampling. Macroscopically, the lignite belongs to the light- to medium- gelified matrix lithotype. Inorganics mostly include claystone, mudstone, siltstone and limestone. On average, total moisture is 20.50 wt. percent and ash yield 20.73 wt. percent (on dry basis), volatile matter and fixed carbon contents 60.71 wt. percent and 39.29 wt. percent (on dry, ash-free basis), respectively. The elemental composition of lignite proved to be as follows (all values in wt. percent, on dry, ash-free basis): carbon 61.1, hydrogen 7.7, nitrogen 1.9, sulphur 7.1 and oxygen 22.2. The gross calorific value is around 19.6 MJ/kg (on moist, ash-free basis). Considering the gross calorific values the Hüsamlar coal belongs to the low rank coal B to A. Seventeen lignite samples were examined under the coal-petrography microscope under white incident light and blue-light excitation. Macerals of huminite group are the most abundant, inertinite is rare, whereas liptinite content strongly varies. On the basis of maceral composition the Hüsamlar peat was accumulating in a limnotelmatic environment, in a fen (topogenous mire), under anoxic, mesotrophic conditions. The maceral content indicates that the peat-forming vegetation consisted of both arboreal plants and herbs. The random reflectance of huminite is about 0.25 percent pointing to, coal rank between peat and lignite. The lignite proved to contain calcite, aragonite, quartz, pyrite, feldspar and clay minerals. Density separation technique was applied on eleven lignite samples. But the procedure failed and the lack of time did not allow further experiments. Keywords: Lignite, coal petrology, depositional environment, Hüsamlar, Muğla.

Lignite coal
Zeynep Büçkün
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Kaymaz (Eskişehir) listvenitik altın yatağının özellikleri ve kökenine bir yaklaşım

Orta Anadolu'da Tavşanlı Zonu içerisinde yer alan çalışma alanında Paleozoyik ve Mesozoyik yaşlı metamorfik kayaçlar, metamorfik kayaçları üzerleyen serpentinitler ve bu kayaçları kesen Eosen yaşlı Kaymaz Graniti yüzlek vermektedir. Çalışma alanında bulunan cevherleşmeler Damdamca, Karakaya ve Küçük Mermerlik Bölgeleri?nde serpentinitler içerisinde ve Kızılağıl Bölgesi?nde ise kuvarsşist birimi içerisinde gelişmiştir. Cevherleşmelerin hepsinde yapısal kontrolün yanı sıra litolojik kontrolün etkisi de önemlidir. Ayrı ayrı olarak incelenen cevherleşme bölgeleri, genel olarak yakın benzerlik göstermektedir. Cevherleşme bölgelerindeki kayaçların evrimi; birinci hidrotermal evre esnasında veya öncesinde gelişen karbonatlı evre, cevher minerallerini taşıyan birinci hidrotermal evre, cevher mineralleri bakımından yoksun ikinci hidrotermal evre ve son olarak da süperjen evre şeklinde gelişir. Hidrotermal evre öncesi metalik mineral kromittir. Cevher taşıyan birinci hidrotermal evrenin ana parajenezini genel olarak manyetit, millerit, pentlandit, nikelin, arsenopirit, markazit, pirit, bravoit, altın, gümüş; süperjen evre parajenezini ise hematit, piroluzit, götit, limonit, lepidokrozit, kalkozin, kovellin mineralleri oluşturur. Anahtar Kelimeler: Orta Anadolu, Tavşanlı Zonu, Kaymaz Graniti, listvenit, serpentinit, jeokimya, sıvı kapanımı.

Orta Anadolu bölgesi
Hikmet Yavuz
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Ortahisar (Trabzon) ilçesinin olasılıksal yöntem tabanlı heyelan duyarlılık değerlendirmesi

Heyelanlar, günümüzde meydana gelen doğal kaynaklı afetler arasında en yaygın olarak gözlemlenen kütle hareketi türlerinden olup, önemli sayıda can ve mal kayıplarına yol açmaktadır. Ülkemizde özellikle Karadeniz Bölgesi'nde heyelan oluşumları yaygın bir şekilde meydana gelmektedir. Heyelanların oluşumu sonucunda meydana gelen etkinin en aza indirgenmesi için yeterli ve etkin çözümlerin üretilmesi gerekmektedir. Bu çalışmada, Ortahisar (Trabzon) ilçesinin Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve olasılıksal yöntem tabanlı heyelan duyarlılık değerlendirmesinin gerçekleştirilmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda, Ortahisar ilçesine ait 1:25.000 ölçekli genel jeoloji haritası Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü (MTA) Genel Müdürlüğü'nden elde edilmiş olup, yüzeyleme gösteren kayaçların stratigrafik dizilimi kontrol edilmiştir. Alanda gözlenen heyelanlara ait envanter haritası yine 1:25.000 ölçekli olarak MTA Genel Müdürlüğü'ne ait Türkiye Heyelan Envanter Haritası'ndan elde edilmiştir. Sahada gözlenen heyelanların alansal istatistiklerinin değerlendirilmesi için maksimum olabilirlik tahmini (MLE) yöntemi kullanılmıştır. Bu yöntemde çift pareto (DP), çift pareto basitleştirilmiş (DPS) ve ters gama (IG) dağılımına ait katsayı ve bunlara ait olasılık yoğunluk grafikleri belirlenmiş ve birbirleri ile karşılaştırılmıştır. İnceleme alanında heyelan duyarlılık haritalarının üretilmesi amacıyla frekans oranı (FR) ve entropi endeksi (EE) yöntemleri kullanılmıştır. Bu duyarlılık haritalarında; çok yüksek, yüksek, orta, düşük ve çok düşük duyarlı olmak üzere beş farklı duyarlılık sınıfı belirlenmiştir. Üretilen heyelan duyarlılık haritalarının doğruluk değerlendirmeleri yapılmış, birbirleriyle karşılaştırılarak etkinlik durumu irdelenmiştir.

Oğuzhan Kalafat
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Vakfıkebir (Trabzon) ilçesinin fiziksel veriye dayalı coğrafi bilgi sistemleri tabanlı heyelan duyarlılık değerlendirmesi

Ülkemizde özellikle Karadeniz Bölgesi'nde heyelanların çok yaygın olarak meydana geldiği bilinmektedir. Bu konunun ayrıntılı olarak incelenerek, insan ve yaşam olanakları üzerinde yarattığı olumsuz etkileri en aza indirgemek için kalıcı çözümler üretmesi zorunlu hale gelmektedir. Bu çalışmada, Vakfıkebir (Trabzon) ilçesinin heyelan duyarlılık analizi gerçekleştirilmiştir. Vakfıkebir ve çevresinin 1:25.000 ölçekli jeoloji haritası MTA Genel Müdürlüğü'nden elde edilmiştir. Bölgede meydana gelen aşırı ve şiddetli yağışlardan dolayı özellikle yüksek derecede ve tamamen ayrışmış kayaçlardan türeyen kalıntı(rezüdiel) toprak zeminlerde çok sayıda heyelan meydana gelmiştir. İnceleme alanında meydana gelen heyelanlara ait envanter haritası, GoogleEarth çok zamanlı görüntüleme olanağı kullanılarak MTA Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan Türkiye Ulusal Heyelan Envanter haritasından yararlanılarak hazırlanmıştır. İnceleme alanında yüzeylenen kalıntı toprak zeminlerden alınan numuneler üzerinde yapılmış fiziksek ve mekanik deney verilerinden de yararlanılarak SINMAP (Stability Index Mapping) matematiksek modeli kullanılarak fiziksel veriye dayalı heyelan duyarlılık haritası üretilmiştir. Ayrıca yapılan çalışmalarla birlikte olasılıksal yöntemler içerisinde kabul edilen Frekans Oranı (FR) ve Entropi Endeksi (EE) yöntemleri kullanılarak da heyelan duyarlılık haritaları üretilmiştir. Bu duyarlılık haritalarında, çok az duyarlı, az duyarlı, orta duyarlı yüksek duyarlı ve çok yüksek duyarlı olmak üzere beş farklı duyarlılık alanı belirlenmiştir. Üretilen heyelan duyarlılık haritalarının doğruluk değerlendirmeleri ve birbirleriyle karşılaştırmaları gerçekleştirilerek yapılan kestirim değerlendirmeleri irdelenmiştir.

Metehan Yaşar Kalafat
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Kirazlık (Gümüşhane) heyelanından kaynaklanacak olası itki dalgalarının Torul Baraj gölündeki yayılımının değerlendirilmesi

Heyelanlar ve barajlar bakımından oldukça yoğun olan Karadeniz Bölgesinin, barajların rezervuar alanlarında oluşan kütle hareketleri ve bu hareketlerin oluşturacağı itki dalgaları ile bu dalgaların yıkıcı etkileri açısından hassas olduğu ortadır. Bu doktora tezi çalışması kapsamında Gümüşhane ilinin, Torul ilçesi Kirazlık köyünde yer alan Harşit Çayı üzerine inşa edilmiş Torul Barajı'nın rezervuar alanını sınırlayan yamaçlarda meydana gelebilecek kütle hareketlerinin oluşturacağı itki dalgalarının, rezervuar alanında oluşturacağı dalga yüksekliği, oluşacak dalganın hızı ile 571 m uzaklıktaki karşı kıyıya ve 731 m uzaklıktaki baraj gövdesine ulaşma süresi ve karşı kıyıda ilerleme mesafesi gibi olası etkilerinin farklı senaryolar dikkate alınarak araştırılması ve çeşitli ampirik eşitlikler ve iki boyutlu nümerik analizler ile hesaplanması amaçlanmıştır. Paleo-heyelana yönelik DSİ 22. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan sondaja dayalı jeolojik ve jeoteknik çalışmalar incelenmiş, paleo-heyelan malzemesinin yatay ve düşey devamlılığının belirlenmesi ve malzeme karakterizasyonunu ortaya koymak amacıyla jeofizik ölçümler gerçekleştirilmiş, araştırma çukurlarından temin edilen örselenmiş ve örselenmemiş örnekler üzerinde deneyler yapılarak, heyelan malzemesinin indeks özellikleri ve dayanım parametreleri belirlenmiş, iki boyutlu nümerik analizlerle özellikle depremli durum için stabilite analizleri yapılarak, olası kayma dairesinin konumu ortaya koyulmuş, nümerik stabilite analizlerinden elde edilen veriler kullanılarak farklı senaryolar için rezervuara akacak malzeme kalınlığı tahmin edilmiş, rezervuarda oluşacak heyelan kaynaklı itki dalgalarının yayılımı iki ve üç boyutlu ampirik eşitlikler ve iki boyutlu nümerik analizler kullanılarak değerlendirilmiştir.

Melek Betül Yüregir
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Altındere Vadisi (Maçka-Trabzon) boyunca gözlenen kaya şevlerindeki kaya düşme potansiyelinin çevresel etkilerinin 2 ve 3 boyutlu benzetim modeller'ile incelenmesi

Bu tez çalışmasının amacı, 2 ve 3 boyutlu benzetim modellerinden yararlanarak Trabzon ili, Maçka ilçesi sınırları içinde bulunan Altındere vadisi boyunca yer alan kaya şevlerinin kaya düşme potansiyelinin incelenmesidir. Tez kapsamında, ilk olarak kaya düşmesi potansiyeli olan alanlara ait bir duyarlılık değerlendirmesi incelemesi gerçekleştirilmiştir. Yapısal süreksizlik özelliklerinin bilgisayar ortamında sayısal olarak incelemesine olanak sağlayan yersel lazer tarayıcı yardımıyla fotogrametrik bir yaklaşım kullanılmış ve bu verilerden yararlanarak incelenen kaya şevlerinin kinematik analizi ve kaya kütle sınıflandırması gerçekleştirilmiştir. Kaya düşmesi modellemesi, çevrenin korunması, arazi kullanım planlaması ve karmaşık süreçlere rağmen kaya düşmesi tehlikesinin tahmin edilmesinde etkili bir yöntem olmakla birlikte önlemlerin tasarımında büyük ölçüde yardımcı olmaktadır. Bu kapsamda, iki boyutlu modelleme yapmaya imkan tanıyan Rocfall yazılımı ve CBS ortamında geliştirilmiş bir üç boyutlu kaya düşmesi simülasyonu yazılımı olan Rockfall Analyst kaya düşmelerinin modellenmesi ve koruma tasarımının desteklenmesi için araç olarak kullanılmıştır. Çalışılan 2 ve 3 boyutlu modellerde, topoğrafya, şev malzemesi sürtünme karakteristikleri, başlangıç hızı büyüklüğü ve yönü ve blok hızındaki geri sıçrama katsayılarına dayanarak kaya bloklarının düşüş yörüngeleri ve ulaştıkları mesafeler konumsal olarak belirlenmiştir. Elde edilen modellerin çıktıları dikkate alınarak kaya düşmesi süreci ile ilgili karar verme ve alınabilecek olası önlemler bu tez çalışması kapsamında irdelenmiştir.

Ehsan Alızadeh
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Beşikdüzü (Trabzon) yöresi heyelan tehlike analizleri

Bu tezin amacı, Beşikdüzü ilçe sınırlarını kapsayan alanda heyelanlara yönelik olasılıksal ve fiziksel model tabanlı tehlike analizlerinin gerçekleştirilmesidir. Bu amaçla, ilk olarak Google Earth uydu görüntülerinden yararlanılarak gözlenen heyelan alanlarının envanter haritası hazırlanmış, belirlenen yenilme alanları arazi çalışmalarıyla denetlenmiştir. Toplam 11 heyelan lokasyonundan alınan örselenmiş ve örselenmemiş zemin örnekleri ile birim yoğunlukları, kıvam limitleri ve kayma direnci parametreleri belirlenmiştir. Çalışma alanına ait 1:25.000 ölçekli ve Harita Genel Müdürlüğü tarafından üretilen sayısal topoğrafik haritalardan yararlanarak Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ortamında 10 m mekânsal çözünürlüklü sayısal yükseklik modeli (SYM) üretilmiş, SYM'den ikincil topoğrafik veriler elde edilmiştir. Yağış tetiklemeli meydana gelen heyelanların zamansal tekrarlanma olabilirlikleri için Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden temin edilen yağış verileri istatistiksel olarak analiz edilmiş, alansal olabilirlikleri için alansal büyüklük-frekans analizleri gerçekleştirilmiştir. Fiziksel modele dayalı duyarlılık değerlendirmesi Shalstab matematiksel modeli kullanılarak elde edilmiş, olasılıksal yöntemlerden Lojistik Regresyon (LR) ve Destek Vektör Makineleri (DVM) yöntemleriyle de üretilen duyarlılık haritaları ile karşılaştırılmıştır. Yağış değerlerinden yola çıkarak 1, 2, 5, 10 ve 20 yıllık tekrarlanma periyotları ve alansal büyüklük olabilirliği belirlenen eşik değerleri dikkate alınarak alanın olası heyelan tehlike haritaları üretilmiştir.

Kübra Tezel
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Çarşamba akiferi yeraltı suyunun hidrojeolojik ve hidrojeokimyasal özelliklerinin araştırılması

Bu çalışma Çarşamba akiferi yeraltı suyunun hidrojeolojik ve hidrojeokimyasal özelliklerinin araştırılması amacıyla hazırlanmıştır. Çarşamba ovasının batı bölümünde seçilen inceleme alanı Kuvaterner yaşlı alüvyonlar tarafından kaplanmaktadır. Bu alüvyonlar hidrojeolojik özelliklerine göre geçirimli birim olup iyi bir akifer özelliği taşımaktadır. Suların hidrojeokimyasal karakteristiklerini ve tuzlu su ile tatlı su arasında meydana gelen katyon değişim olaylarını belirlemek için Stuyfzand hidrojeokimyasal modelleme sistemi kullanılmıştır. Bu modelleme sistemine göre yeraltısularının çoğunlukla F3-CaHCO3+, F2-CaHCO3+ ve F3-CaMix+ olduğu belirlenmiştir. Yeraltısuyunun hidrokimyasal fasiyesini belirlemek için Piper ve Chadha diyagramları kullanılmıştır. Buna göre suların çoğunlukla Ca-Mg-HCO3 ve Ca-Mg-Cl'lu su fasiyesinde olduğu belirlenmiştir. Suların hangi işlev veya mekanizma sonucu değiştiğini belirleyebilmek için Gibbs diyagramı kullanılmıştır. Bu diyagrama göre örnekler "kayaç baskın" ve "evaporasyon-kristalizasyon" baskın bölgelerinde yer almaktadır. Suların fiziksel parametreleri, majör iyonları ve kirlilik parametrelerinin analiz sonuçları Kıta İçi Su Kaynakları Kalite Kontrol Yönetmeliği, Dünya Sağlık Örgütü ve İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik standartlarına göre değerlendirilmiştir. Buna göre birçok yeraltı su kuyusunda Al, Mn, NO2 ve NH4 içeriklerinin sınır değeri aştığı tespit edilmiştir. Suların sulamada uygunluğunun belirlenmesinde ABD tuzluluk laboratuvarı ve Wilcox diyagramı, %Na, SAR, PS, Pİ, Kİ, RSC ve MH değerleri kullanılmıştır. Sonuçlara göre suların büyük bölümünün tarımsal sulama için uygun olduğu görülmektedir. Yeraltı suyunun kökeni, bağılı yaşı ve akifere deniz suyu girişimi olup olmadığını belirlemek için δ 18O, δ 2H ve 3H analizleri yapılmıştır. Sonuçlara göre yeraltısuyu meteorik kökenli olup, sığ dolaşımlı ve yeraltında kısa kalış süresine sahiptir.

Akifer sistemHidrojeokimyaHidrojeoloji
Abdourazakou Maman Hassan
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Structural analyis of the Menderes metamorphics, Lycian nappes and Bornova melange rocks of the Izmir-Ankara zone in Akhisar (Manisa)

In the Akhisar region to the northeast of İzmir in west Turkey, the Menderes massif, the Lycian nappes and the Bornova melange of the İzmir-Ankara zone form the main tectonic belts in structurally ascending order. In this region the Menderes massif is represented by massive marbles. The Akhisar nappe of the the Lycian nappes tectonically overlays the Menderes massif and is newly described in this study, and is composed of red and gren metaclastics with conglomerate and rhyolite intercalations and limestone lenses in the lower part, and recrystallized limestones in the upper part. The Bornova melange of the İzmir-Ankara zone tectonically overlays both the Menderes massif and is represented by an ophiolitic complex. The mafic volcanic rocks found in the Bornova melange are alkaline and subalkaline basalts. Tectonic setting diagrams show that they mostly have affinity with the the ocean-floor basalts, the calc-alkaline basalts and mid-ocean ridge basalts. The structures in the uppermost part of the Menderes massif and the lower part of the Akhisar nappe are mainly described and studied. Along this zone the kinematic indicators associated with stretching lineation and foliation indicate a top-to-the northeast sense of shear during the emplacement of the Akhisar nappe on the Menderes massif. Keywords: İzmir-Ankara Zone, Menderes Massif, Lycian Nappes, Bornova Melange, Akhisar Nappe.

Lycian nappesMenderes massif
Ahmad Bılal
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Amasya ili yüzey ve yeraltısuyu kalite parametrelerinin yapay sinir ağları yaklaşımı ile belirlenmesi ve değerlendirilmesi

İçme ve kullanma suyu olarak kullanılan su kaynaklarının kalitesinin doğru olarak belirlenmesi, insan sağlığı açısından son derece önemlidir. Bu çalışmada, Amasya İli yüzey ve yeraltısularının kalitesini ortaya koymak ve geçmiş yıllara (2003-2018) ait su kalite parametreleri ile nitrat konsantrasyonu arasındaki ilişkiyi Yapay Sinir Ağları (YSA) ve Çoklu Doğrusal Regresyon (ÇDR) yöntemleri yardımıyla modellemek amaçlanmıştır. Bu amaçla çalışma alanında belirlenen yüzey ve yeraltısularının analiz sonuçları kullanılarak yeraltısularının hidrokimyasal fasiyesleri, yüzey sularının ise kalite sınıfları belirlenmiştir. Yüzey ve yeraltısularının kalite indeksleri ise TS 266'da önerilen değerler baz alınarak ve Kanada Su Kalite İndeksi (CWQI) yöntemi yardımıyla hesaplanmıştır. Yapılan değerlendirmeler sonucunda yeraltısularının çoğunlukla Ca-HCO3 tipinde olduğu; SAR, MT, RSC ve %Na parametrelerine göre Merzifon ve Suluova yeraltısularının bir kısmının sulama suyu olarak kullanıma uygun olmadığı belirlenmiştir. SKKY'de verilen parametrelere göre Yeşilırmak ve kollarının farklı kalite sınıflarında olduğu belirlenmiştir. Su kalitesinde mevsimsel farklılıkların görüldüğü ancak hiçbir parametrede geçmişten günümüze artan veya azalan bir trend gözlemlenmemiştir. Yüzey ve yeraltısularına ait CWQI değerlerine göre genel olarak yeraltısularının iyi kalitede, yüzey sularının ise daha düşük kalitede olduğu belirlenmiştir. Su kalite parametreleri ile nitrat konsantrasyonu arasındaki ilişkinin modellenmesinde kullanılan YSA ve ÇDR yöntemleri arasındaki üstünlüğü belirlemek için deteminasyon katsayısı (R2), Hataların Ortalama Karesel Karekökü (HOKK) ve Ortalama Mutlak Hata (OMH) kriterleri kullanılmıştır. YSA yönteminin ÇDR yöntemine göre daha iyi sonuç verdiği belirlenmiştir.

Hidrojeoloji
Mahamadou Konare
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Gümüşhane yöresi erken-orta Jura yaşlı Şenköy formasyonu'nda gelişen K-bentonitlerin mineralojisi, jeokimyası ve jenezi

Bu çalışmada Gümüşhane yöresinde yüzeyleme veren Erken-Orta Jura yaşlı Şenköy Formasyonu'nda yer alan kireçtaşı-kiltaşı-kumtaşı ardalanmasında bulunan marn/kiltaşlarının ve K-bentonitlerin mineralojileri, jeokimyaları ile oluşum ortamları ve koşulları; polarizan mikroskop, XRD, SEM-EDX, DTA-TG, tüm-kayaç jeokimyası ve duraylı izotop verileri ile irdelenmiştir. Marn/kiltaşlarındaki kil mineralleri; illit, klorit, illit/simektit, simektit ve klorit/simektittir. K-bentonitlerdeki kil mineralleri; illit/simektit, klorit/simektit ve kaolinit ve volkanik katkıyı işaret eden imogolittir. Marn/kiltaşları ve K-bentonitlerdeki kil dışı mineraller ise kuvars, kalsit, plajiyoklas ve az miktarda pirittir. Marn/kiltaşlarındaki illit ve I/S'ler yüksek diyajenetik koşulları (2M1 politipi) ve K-bentonitlerdeki I/S'ler ise yüksek ve düşük diyajenetik koşulları (1M (tv) ve 2M1 politipi) yansıtmaktadır. I/S'lerin oluşumunda etkin sıvıların sıcaklığı düşük dereceli metamorfizma koşulları ile benzerdir. Marn-kiltaşlarının andezit/bazaltik, andezit-bazalt ve K-bentonitlerin ise riyolit/dasit bileşiminde olduğu ve K-bentonitlerin ilksel kayacını oluşturan magmanın felsik bileşimli yitim ile ilişkili bir ortamdan kaynaklandığı söylenebilir. I/S'lerin K-Ar yaşlandırması 103-125 My'lık simektit transformasyon yaşını vermektedir.

BentonitGümüşhaneJura kretase+4
İrem Baş
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Denizli-Tekkehamam jeotermal sahasının hidrojeolojik olarak incelenmesi

Bu çalışma Denizli ili Tekkehamam jeotermal sahası ve yakın çevresinin hidrojeolojik, hidrojeokimyasal ve izotopik incelemelerini kapsamaktadır. Tekkehamam sahası Denizli ili kuzeybatısında, Kızıldere jeotermal sahasının güneyinde, Yenicekent ve Gölemezli jeotermal sahalarının ise güneybatısında ve Büyük Menderes Grabeni'nin doğu kesimde yer almaktadır. Çalışma alanında sırasıyla; Paleozoik yaşlı Menderes Masifi Metamorfikleri, Neojen yaşlı Kızılburun Formasyonu, Sazak Formasyonu, Kolonkaya Formasyonu ve Tosunlar Formasyonu yeralır. Bunların hepsinin üzerinde ise Alüvyon ve Alüvyal Yelpazeler yüzlek vermektedir. Çalışma alanında Sazak Formasyonu ve Menderes Masifi Metamorfikleri jeotermal suların hazne kaya özelliğini gösterirken, Alüvyon soğuk suların haznesini oluşturur. Menderes Masifine ait şistler, Kolonkaya ve Tosunlar Formasyonları da örtü kayadır. Çalışma alanındaki üç farklı soğuk su kaynağından toplam yedi adet, dört sıcak su kaynağından ise toplam on sekiz adet sıcak su örneği alınmış, katyon ve anyon analizleri yapılmıştır. İnceleme alanındaki sular genel olarak Na-SO4-HCO3 su tipindedir. Örneklemesi yapılan sıcak suların EC'ye göre sınıflaması yapıldığında; "şüpheli-kullanılamaz" bölümde yer aldığı gözlenirken, soğuk suların "kullanılabilir" bölümde yer aldığı gözlenmiştir. Çalışma alanındaki sıcak sulara jeotermometre analizleri uygulanmış ve çizilen diyagramlarda sıcak suların olgunlaşmamış (ham) sular grubuna girdikleri saptanmıştır. Tüm jeotermometre sonuçları ve mevcut kuyuların rezervuar sıcaklıkları birlikte değerlendirildiğinde jeotermal suların hazne kaya sıcaklıkları 48-283°C arasında tahmin edilmektedir. Anahtar kelimeler: Sarayköy, Tekkehamam, hidrojeoloji, hidrojeokimya, jeotermal

Denizli-SarayköyHidrojeokimyaHidrojeoloji+1
Eşref Kanlı
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Karaurgan (Sarıkamış-Kars) gabroyik pegmatitlerinin mineraloji ve petrolojisi

Karaurgan (Sarıkamış/Kars) bölgesinde yer alan Gabro Pegmatitler 5-30 cm kristal tane boyuna sahip magmatik kayaçlar olup bantlı gabro sınırları boyunca dünitik sepantinitler içerisinde yüzeylenirler. Pegmatitler 1x3 ila 5-10 m lik küçük stokçuklar şeklinde mostra verirler. Mineralojik anlamda çevrede yüzeylenen bantlı gabrolardan farklı, fakat izotropik gabrolar ile benzer özellik sunarlar. Ancak izotropik gabrolardan farklı olarak da yer yer yoğun natrolit içerirler. Petrokimyasal olarak sahada diğer iki farklı gabroyik kayaçlar ile karşılaştırılmış olan gabroyik pegmatitler düşük SiO2 ve yüksek MgO değerlerine (yüksek Mg#) sahiptirler. Co içeriklerinin düşük olması nedeniyle manto türevli oldukları anlaşılmıştır. Tüm jeokimyasal özellikler, bu kayaçların toleyitik karakterli olduğu ve K-ca fakir bir tüketilmiş manto kaynağından türemiş olduklarına işarettir. Tüm bunlar tüketilmiş bir manto kaynağından tekrar kısmi ergime yoluyla oluşabileceğini gösterir. Kayaçlar, çoklukla yüksek Nb/La (>1.5) değerleri göstermekte ve litosferik manto türevli ergiyikten ziyade OIB-benzeri astenosferik manto ergiyikleriyle uyumludurlar. Eu/Eu* değerleri, 1.66 ila 2.58 arasında değişmekte olup fraksiyonel kristallenme olayının hemen hemen hiç etkili olmadığına işaret eder. Kayaçlar, göreceli olarak yüksek Sr ve düşük Ağır Nadir Toprak Element (ANTE) içerikleriyle tipik ada yayı ortamında türeyen kayaçları andırırlar. Kayaçların Hafif Nadir Toprak Element (HNTE) içerikleri ANTE lere göre kısmen zenginleşmiş ve Yüksek Alan Enerjili Siderofil Elementlerce (YAESE) (Nb) tüketilmişlerdir. Tüm bu özellikler, kayaçların yitim ortamında (SSZ) geliştiklerine işaret etmektedir. Kayaçların tektonik ayırtman diyagramlarındaki konumları bu bulguyu destekler durumdadır. Anahtar Kelimeler: Gabro Pegmatit, NTE, LA, toleyitik, tüketilmiş manto kaynağı, SSZ

PegmatitToprak elementleri
Esin Yalçın Durmaz
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Buca-Kaynaklar (İzmir-Batı Türkiye) Mesozoyik karbonat istifinin foraminifer mikropaleontolojisi ve biyostratigrafisi

Kaynaklar Köyü çevresinde, Geç Kretase-Paleosen yaşlı Bornova Karmaşığı kayaları yer alır. Çalışmada Bornova Karmaşığı içinde Kretase yaşlı Kuzkaya birimi, Geç Triyas-Orta Jura yaşlı Kaletepe birimi, Geç Kretase-Paleosen yaşlı Kaynaklar birimi ve bu birim içinde Sazak astbirimi ayırtlanmıştır. Kaletepe birimi, Kaynaklar birimi içinde blok dokanağı özelliği taşımaktadır. Kaletepe birimi, koyu gri renkli, iyi pekleşmiş, kalın katmanlı, rekristalize megaladontid tip bivalvialı biyomikritik veya intrabiyosparitik kireçtaşlarından oluşur. Birim sığdan derine doğru gelgit arası, gelgit altı, sınırlı dolaşımlı şelf lagünü, açık dolaşımlı şelf lagünü ve yokuş önü ortamlarında çökelmiştir. Kaletepe birimi, alt bölümünde, Aulotortus sp., Aulotortus cf. friedli, Aulotortus cf. tumidus, Aulotortus cf. communis, Aulotortus friedli, Aulotortus gr. sinuosus, Auloconus sp., Reophax sp., Galaenella ? sp., Endotebanella sp.? den oluşan Noriyen-Resiyen (Geç Triyas) yaşlı bir foraminifer topluluğu, orta bölümünde Duotaxis cf. metula, Siphovalvulina sp, Lithuoseptha sp., Paleomayncina termieri, Meandrovoluta asiagoensis, Endotriada sp., Endotriadella sp.? den oluşan Liyas (Erken Jura) yaşlı bir foraminifer topluluğu, en üst bölümünde Nautiloculina oolithica, Trocholina sp., Glomospirella sp., Gutnicella ? cayeuxi ?, Riyadhella ? sp.? den oluşan Redmondoides ? sp., Textulariopsis ? sp., Gaudryinopsis ? sp.? den oluşan Dogger (Orta Jura) yaşlı bir foraminifer topluluğu içerir. Birim bu foraminifer topluluğu yanısıra, Thaumotoporella pervovesiculifera, dasiklad alg, Orthonella sp., yeşil alg, gastropod, bivalvia, ostrakod, brakyopod ve ekinid fosillerini de içerir.

Triyas
Sevinç Betül Özbakışlar
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessEN

Stability of submarine slopes

In this study, the hydrographic, geological and geotechnical works carried out for ?İzmir Bay-Alsancak Port Navigation Channel? and the future dredging works within the scope of İzmir Bay and Alsancak Port Rehabilitation Project are discussed. Within the scope of this study, the surface soil samples (K1-12) are taken from twelve different locations in the study areas on the navigation channel. The geotechnical and geological properties of the soil samples are determined. Hydrographical and oceanographic studies are carried out to reveal the actual 2D and 3D bathymetries of study areas. Furthermore, the inclination and vectors maps are generated. Based on the acquired soil properties and the bathymetric data, slope stability analyses have been performed for the two cross-sectional profiles along the navigation channel, one of which is that the first line and the second one is at the second line. Slide v.6.0 software is used for the slope analysis. The slope stability analyses are carried out for the different seismic loadings (0.12 g and 0.23 g), and the channel depths of 17 m. The seismic accelerations used in the analyses are calculated considering the earthquakes occurred in the past close to study area. In the results of this study, the stability conditions of slopes of navigation channel are demonstrated.

Kubilay Baykal
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Kızıldere (Denizli) jeotermal alanının hidrojeolojik ve hidrojeokimyasal incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, Kızıldere jeotermal alanının hidrojeolojik, hidrojeokimyasal ve izotopik özelliklerini ortaya koymaktır. Hazırlanan Durov diyagramında sıcak su numuneleri diyagramın sodyum - bikarbonat köşelerine yakın yerleşmiş ve kimyasal yapıları birbirine benzer çıktığı vurgulanmıştır. Yapılan Piper diyagramında ise, sıcak suların "doğada nadir bulunan aşırı yumuşak su" sınıfına girdiği, Hesaplanan Schoeller diyagramında ise, sıcak suların kimyasal yapısının genel olarak birbirine benzer olarak çıktığı göze çarpmaktadır Büyük Menderes deresinden alınan soğuk su numunesi, Durov, Piper ve Schoeller diyagramlarında karışım suyu olduğu sonucuna varılmıştır. Gerçekleştirilen izotop analizinde sıcak suların 50 yıldan daha yaşlı dolaşıma sahip olduğu ve güncel yağış suları ile karıştığı belirlenmiştir. Ayrıca jeotermal akışkanların rezervuar kayaçlar ile kimyasal etkileşime girdiği saptanmıştır. Hesaplamaları yapılan jeotermometre değerleri genel olarak 180 ile 251 santigrat derece arasında değer vermiştir. Giggenbach Üçgen ve Kare diyagramları ile jeotermometrelerin kullanılabilir oldukları belirlenmiş ve bu diyagramlarla 220 ile 240 santigrat derece arasında jeotermometre değerlerine ulaşılmıştır. "Entalpi-Sodyum" karışım modelinde 206 ile 245 santigrat derece rezervuar kayaç sıcaklık aralığı tespit edilmiştir. "Entalpi-Silis" karışım modelinde ise 169 ile 274 santigrat derece aralığında rezervuar kayaç sıcaklığı hesaplanmıştır. Kabuklaşma analizlerinde KD-1 ve R-3 kuyuları haricindeki kuyularda inhibitör kullanılması gerektiği vurgulanmıştır. KD-1 kuyusunda 73, R-3 kuyusunda ise 62 santigrat derece güvenli sıcaklıklarına ulaşılmıştır.

Denizli-KızıldereHidrojeokimyaHidrojeoloji+1
Cihan Bölükbaş
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Killerin likit limitlerinin farklı şekilli penetrasyon uçlarla araştırılması

Zemin mekaniğinde, koheziv zeminlerin kıvam limitlerinin belirlenmesi en sık uygulanan deney çeşididir. Kıvam limitleri, zeminlerin doygun durumda nasıl davranacağını belirlemede yardımcı olur. Zeminlerin likit limitleri ya "Casagrande yöntemi" yada "Düşen koni yöntemiyle" belirlenmektedir. Bu çalışmada likit limitin belirlenmesinde operatör bağımlılığı daha az olan düşen koni yöntemi seçilmiştir. İki çeşit kil üzerinde, farklı ağırlıkta ve şekilde uçlar kullanılarak, zeminin konik penetrasyon direnci ve su içeriği ilişkisi araştırılmıştır. 15 farklı uç, 0 ? 40 mm batma aralığında ölçülerek uç batma ? su içeriği ilişkisi araştırılmış ve sonuçları grafikler halinde sunulmuştur. Bu çalışmada 12'si danışman hocam tarafından hazırlatılan, diğerleri BS1377'de belirtilen uca ağırlık ekleme vasıtasıyla oluşturulmuş toplam 15 adet farklı şekil ve ağırlıkta konik penetrasyon uçlarının zemine batma miktarları araştırılmıştır. Kıvam limitlerinin belirlenmesinde kullanılan iki yöntemden birisi olan düşen koni yöntemi BS 1377-2 no 'lu standartta belirtilen (30 artı eksi 1 derece 'lik konik ucun 80,00 artı eksi 0,1 gramlık ağırlığı) uca bağlı kalarak, farklı şekilli ve farklı ağırlıklı konik uçların zeminlerin kıvam limitleri değerlerinin karşılaştırılması yapılmıştır.

Zemin mekaniği
Emre Altıntaş
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Kızıldağ (Hatay, G Türkiye) ofiyolitinin petrolojisi: Yitim zonunda meydana gelen ergiyik-kayaç etkileşimi ilişkili metazomatik olaylar

Kızıldağ ofiyoliti (G-Türkiye) Neotetis okyanusunun güney kolunda oluşmuş okyanusal litosfer kalıntısı kayaçlar topluluğu olarak bilinmektedir. Ofiyolit istifi tabandan tavana doğru manto peridotitleri, ultramafik-mafik kümülatlar, izotrop gabrolar, levha dayk kompleksi ve yastık şekilli bazaltik örtü kayaçları şeklindedir. Manto peridotitlerinin tüm kayaç ana oksit-iz element, mineral kimyası ve Lantanit Grubu Element (LGE) içerikleri harzburjitlerin değişen derecelerde kısmi ergime kalıntısı kayaçlar olduğuna işaret etmektedir. Harzburjitlerin bir kısmı benzer spinel Cr# değerlerine sahipken bazı örneklerin yüksek spinel TiO2 (0.12-0.57 %ağ.) içerikleri ile diğerlerinden ayrıldıkları görülmektedir. Kalıntı harzburjitlerin kondrite normalize LGE dağılımları tüketilmiş HLGE [(LuN/LaN)>10) içerikleri ile normal okyanus ortası sırt peridotitlerine benzemektedir. Klinopiroksenler hidrofil elementler (B, Li, U vb.,) bakımından zenginleşme gösterirken, yüksek çekim alanlı element (YÇAE) içerikleri bakımından tüketilmiş özelliktedir. Bu kayaçların hem spinel hem de klinopiroksen bileşimleri garnet ve spinel duraylılık alanlarında farklı zamanlarda meydana gelen kısmi ergime süreçlerine ait izler taşımaktadır. Kısmi ergime modelleri ile yapılan kıyaslamalar sonucu klinopiroksenlerin LGE içerikleri garnet alanında meydana gelen yaklaşık %10'luk bir kısmi ergimeye ek olarak %15'lik spinel alanı ergimesini temsil eden eğrilerle uyumluluk sunduğu ve toplamda %25'lik bir kısmi ergime kalıntısı olduklarına işaret etmektedir. İncelenen kayaçların dokusal ve jeokimyasal özellikleri supra subduction zonu (SSZ) karakterli oldukları, Os izotopik bileşimleri, mineral kimyası ve klinopiroksen iz element içeriklerinin ayrıca ergiyik-kayaç etkileşimi ve metasomatizmanın etkin olduğu çok aşamalı bir kısmi ergime sürecine işaret etmektedir.

ErgitmeHatayOfiyolit+1
Ahmet Dündar Şen
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Yeniden çökeltme yöntemiyle elde edilen veriler kullanılarak örselenmemiş örneklerin drenajsız makaslama dayanımı parametrelerinin belirlenmesi

Bu çalışmada örselenmiş zemin örneklerinin makaslama dayanımı parametrelerinin yeniden çökeltilen örnekler kullanılarak belirlenmesine yönelik bir tahmin modeli geliştirilmiştir. Bu bağlamda Samsun ili Bafra ilçesi Sahilkent yöresinden karotlu sondajlarla temin edilen örselenmemiş alüvyal zemin örnekleri üzerinde plastik ve indeks özellik tayinleri ile UU üç eksenli basınç dayanımı deneyleri yapılmıştır. Deneylerde kullanılarak örselenen bu örnekler çalışmanın ikinci aşamasında arazideki ilksel özelliklerini yansıtacak şekilde yeniden çökeltilmiştir. Yeniden çökeltme işleminde tasarımı ve üretimi bu çalışma kapsamında yapılan 9 cm çaplı konsolidometreler kullanılmıştır. Yeniden çökeltilen örnekler üzerinde UU üç eksenli basınç dayanımı deneyleri tekrar edilmiştir. Çok değişkenli regresyon analizleri sonucunda drenajsız makaslama dayanımı, kohezyon ve içsel sürtünme açısının tahmini için korelasyon katsayıları 0,795 ve 0,850 arasında değişen; yapay sinir ağları analizleri ile ise korelasyon katsayıları 0,875 ile 0,974 arasında değişen eşitlikler önerilmiştir. Yapay sinir ağları ile geliştirilen eşitliklerin korelasyon katsayılarının çok değişkenli regresyon analizleri ile elde edilen eşitliklerden daha yüksek olmasına rağmen yapay sinir ağları analizlerinde kullanılan bağımsız değişken sayısının çok fazla olması ve ampirik eşitliklerin elde edilmesi sürecinin zorlu olmasından dolayı çok değişkenli regresyon analizleriyle elde edilen eşitliklerin tercih edilmesi önerilmektedir.

MakaslamaYapay sinir ağlarıÇok değişkenli regresyon+1
Muhammet Oğuz Sünnetci
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Tercan (Erzincan) rekristalize kireçtaşlarının mermer olarak kullanılabilirliğinin araştırılması

Bu çalışmada, Erzincan (Tercan) yöresi mermerlerinin tekno-mekanik özelliklerininbelirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla Erzincan ili Tercan ilçesi, Demirkapı Köyü'ndebulunan Granit Mermer & Madencilik Ltd. Şti.'ne ait olan mermer ocağı incelenmiştir.Çalışma alanında Kretase yaşlı Anadolu volkano-sedimanter seri yüzeylenmevermektedir.Üretim açık işletme olarak, basamak yöntemiyle yapılmaktadır. İşletmeye yüzeydebirkaç metrelik bir zonun sıyrılması ile başlanmıştır. Elde edilen blok boyutu genel olarak150*75*20 m civarındadır.Çalışma sahasından alınan mermer numuneleri üzerinde, Karadeniz TeknikÜniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü ve Dokuz Eylül Üniversitesi Torbalı MeslekYüksek Okulu Kaya ve Zemin Mekaniği laboratuarlarında deneyler gerçekleştirilerektekno-mekanik özellikler belirlenmiştir.Laboratuarda yapılacak deneysel çalışmalarda kullanılmak üzere mermer ocağındanblok numuneler alınmıştır.Bu deneyler sonucunda, eğilme dayanımı 141.44 kg/cm2, darbe dayanımı 28 kg/cm2,tek eksenli basınç dayanımı 763.35 kgf/cm2, böhme aşınma dayanımı 10.04 cm3/50 cm2,porozite değeri % 0.34, don sonrası ağırlık kaybı %0.25, ıslanma ? kuruma sonrası ağırlıkkaybı %0.06, birim hacim ağırlığı 2.69 g/cm3, Schmidt sertliği 43.2, özgül ağırlık 2.72olarak belirlenmiştir.

Günay Sönmez
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Şebinkarahisar (Giresun) ve çevresinin erozyon riskinin coğrfi bilgi sistemleri kullanılarak inceenmesi

Bu tezin amacı, arazi ve Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve Uzaktan Algılama yöntemleri yardımıyla Giresun (Şebinkarahisar) ve çevresinin erozyon riskinin coğrafi bilgi sistemleri kullanılarak incelenmesini yapmaktır.Çalışmada, Landsat 5 TM (2001) yılına ait uydu görüntüsü, 1/25000 ölçekte topoğrafik haritası, büyük toprak gurupları haritası ve inceleme alanına ait yağış verileri olmak üzere dört temel veri gurubu kullanılmıştır. Topografik harita sayısallaştırılarak elde edilen sayısal topoğrafik veriden sayısal yükseklik modeli ve yamaç eğimi haritası üretilmiştir. İnceleme alanına ait arazi kullanım haritasının oluşturulması amacıyla Landsat TM görüntüsü kullanılmıştır. İnceleme alanında erozyon tehlikesi açısından bölgelerin tespiti için RUSLE (Evrensel Toprak Kaybı Denklemi) modeli seçilmiştir. Bu amaçla, inceleme alanının yağış verileri, toprak aşınım faktörü, yamaç uzunluğu ve yüksekliği, toprak örtüsü faktörü, erozyon kontrol uygulamaları faktörü verileri oluşturulmuştur. Yağış sularının aşındırıcı etkilerinin belirlenmesinde Devlet Meteoroloji Ofisinden sağlanan yağış verileri kullanılmıştır. Büyük Toprak Grupları ile eğim arasındaki ilişkiden yola çıkarak Büyük Toprak Grupları haritasındaki erozyona uğrayabilirlik sınıfları kullanılmıştır. Toprak aşınım faktörünün belirlenmesinde Türkiye'de daha önce yapılmış çalışmalardan elde edilen veriler kullanılmıştır. Yamaç uzunluğu ve yüksekliği faktörü Condrad (2002)'e göre, Digem yazılımı yardımı ile elde edilmiştir. Erozyon kontrol uygulamaları faktörü belirlemek için, kısmi de olsa bir önlem alındığını varsayarak tarım arazilerinde P değerini 0.5, orman ve yerleşim alanlarında 1 olarak atanmıştır. Erozyon duyarlılık analizinde, uygulanan RUSLE modeli yardımıyla erozyon duyarlık haritası üretilmiştir. Bu harita inceleme alanına ait erozyon duyarlılık sınıfları içermektedir.

Coğrafi bilgi sistemleriErozyonUzaktan algılama
Zeynep Altan
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Arzular (Gümüşhane Kuzeydoğu-Türkiye) Altın Yatağı'nın jeolojik, mineralojik, jeokimyasal ve kökensel incelenmesi

Arzular (Gümüşhane, KD Türkiye) cevherleşmesi, Eosen yaşlı Alibaba Formasyonu içinde KD-GB doğrultulu KB'ya eğimli ve yaklaşık DB doğrultulu K'ye eğimli damarlara fay kontrollü olarak yerleşmiştir. Sahadaki asıl cevherleşmeler Kuzdağı Sırtı mevkiinde K70D doğrultu bir kırık zonu içinde gelişmiştir. Cevherli silis damarları 0.1-0.3 m kalınlığında olup devamlılık göstermezler. Cevherleşmede yaygın olarak boşluk dolgusu ve bantlı yapı gözlenmektedir. Ana cevher minerallerini galen, sfalerit, pirit, kalkopirit ve tetrahedritle birlikte eser miktarda altın oluşturmaktadır.Mineral kimyası analizlerine göre, piritlerde düşük Co ve Ni değerleri olduğu, kalkopiritlerde Zn'nin Cu ve Fe ile negatif korelasyon gösterdiği, sfaleritlerde Fe'nin Cd ve Mn ile birlikte hareket ettiği ve Zn ile Fe arasında iyon değişimi olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca tüm fahlerz minerallerinin tetrahedrit bileşiminde olduğu ve gümüşün galenlerde bulunmadığı sadece tetrahedritlerin bileşiminde olduğu belirlenmiştir.Cevherden yan kayaca doğru kuvars, serizit, K'lu Feldspat kaolinit, Fe Klorit, albit, Mg klorit ve epidot en yaygın gözlenen alterasyonun mineralleridir. Damara dik bir hat boyunca örneklenen profillerde hareketsiz elementler Zr, Hf, Nb, Al ve Ti'dir. Bu hareketsiz elementlere göre yapılan nispi (%) ve net (g/100g) kütle değişim hesaplamalarına göre; 1, 3 ve 5 nolu profillerde net kütle artışı, 2 ve 4 nolu profillerde ise net kütle kaybı söz konusudur.Sıvı kapanımlardan ölçülen homojenleşme sıcaklıkları, kuvarslarda 130°C ile 295°C arasında, sfaleritlerde ise 90°C ile 133°C arasındadır. Cevher oluşturan sıvıların NaCl±KCl±MgCl2-H2O sisteminde, 0.7-12.4 ağ. % NaCl tuzluluğa ve 0.79-0.97 g/cm3 yoğunluğa sahip olması cevherleşmenin epitermal sistemde oluştuğunu gösterir.Pirit, galen ve sfalerit minerallerinden yapılan kükürt izotoplarının analiz değerleri -1.2 ? ile 3 ? aralığındadır. Bu değişim minerallerin oluşumunu sağlayan kükürtün magmatik kökenli olduğunu gösterir. Cevherin ortalama oluşum sıcaklığı, kükürt izotop termometresi ile 244-291°C arasında hesaplanmıştır. Oksijen izotop değerleri 15.0 ? ile 16.7 ? arasında ve hidrojen izotop değerleri ise -87? ile -91? arasındadır.

AltınEpitermalGümüşhane
Enver Akaryalı
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Torul barajı (Torul-Gümüşhane) göl alanı sağ ve sol sahillerinin duraylılığının mühendislik jeolojisi açısından incelenmesi

Ülkemizin en çok yağış alan bölgesi olan Karadeniz Bölgesinin doğu bölümü, yamaçlarının dik eğimli olması nedeniyle kütle hareketlerinin oluşumuna fazlaca yatkınlık gösterir.Bu Çalışmada Torul Barajı göl alanı sağ ve sol sahillerinin duraylılığı mühendislik jeolojisi açısından incelenmiştir.Torul Barajı çevresinin 1/10.000 ölçekli jeoloji haritası hazırlanmış ve litostratigrafi birimleri yaşlıdan gence doğru; Çağlayan Formasyonu (Üst Kretase), Sarıosman Monzograniti (Üst Kretase ?), Mandızlı Dasiti(Üst Kretase ?), Yamaç Molozu (Kuvaterner) ve Alüvyon (Kuvaterner) olarak ayırtlanmıştır.Stabilite hesabı yapılacak olan yamaçlardan zeminlerin mühendislik özelliklerinin belirlenmesi amacıyla alınan zemin numunelerinin laboratuar deneyleri ile fiziksel özellikleri, dane dağılımı, kil cinsleri, içsel sürtünme açısı ve kohezyonu belirlenmiştir.Yamaçların jeolojik kesitleri çıkarılmış, muhtemel kayma yüzeyleri belirlenmiş ilgili mühendislik özellikleri de kullanılarak Basitleştirilmiş Bishop ve Basitleştirilmiş Janbu yöntemlerine göre bilgisayar destekli stabilite hesapları yapılarak güvenlik sayıları belirlenmiştir.

Kütle hareketleri
Şeyma Özdoğan
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Kabadüz (Ordu, Kuzeydoğu-Türkiye) yöresi Pb-Zn-Cu cevherlerinin jeolojik, mineralojik, jeokimyasal ve kökensel incelenmesi

Kabadüz (Ordu) yöresi Pb-Zn-Cu cevherleri Geç Kretase yaşlı andezit ve bazaltlar içinde KB-GD doğrultulu fay zonları boyunca oluşmuş hidrotermal damar tip cevherlerdir. Pirit, kalkopirit, sfalerit, galen ve tetrahedrit-tenantitten oluşan cevher minerallerine gang olarak kuvarsın yanında daha az oranda kalsit ve barit eşlik etmektedir. Yöredeki bütün cevherler mineral birlikteliği, minerallerin oluşum sıralaması ve dokusal özellikleri bakımından benzerlik göstermektedir.Demiroluk ve Haydarlı damarlarında, yan kayaçtan cevher zonuna doğru kuvars, kalsit, apatit, serizit, kaolen ve Mg-klorit artarken, K-feldispat, Fe-klorit, albit ve epidot azalmaktadır. Propilitik alterasyon ve cevher zonunda, hem göreceli hem de net kütle değişimi bakımından Cu, Pb, Zn, As, Au, Ag ve Ca miktarları armakta Na, Ba, K ve Rb miktarları ise azalmaktadır. Demiroluk ve Haydarlı damarlarında alterasyon zonunda % 47.06 ve % 5.27'lik kütle artışı meydana gelmiştir.Kuvars ve sfalerit minerallerindeki sıvı kapanımların homojenleşme sıcaklıkları 180-436.1 oC, tuzlulukları ise % 0.4-14.7 NaCl eşd. arasında değişmektedir. Tuzluluk miktarının değişim aralığı hidrotermal çözeltilerin magmatik kökenli olduğunu gösterirken, homojenleşme sıcaklığındaki düşüşe karşılık tuzluluk miktarının azalması, hidrotermal çözeltilerle meteorik suların karıştığına işaret etmektedir.Yöredeki damarlarda cevher mineralleri benzer stokiyometrik bileşimlidir. Piritlerin Ni ve Co içerikleri ve sfaleritlerin Zn/Cd oranları, bu cevherlerin asitik magmatizmanın ürünü olduklarını göstermektedir. S izotoplarına göre hidrotermal çözeltilerin bileşiminde bulunan kükürtün magmatik kökenli olduğu, O ve H izotoplarına göre de magmatik ve meteorik kökenli suların karıştığı belirlenmiştir.Kurşun izotoplarına göre yöredeki cevherler, Alt Kabuğun kısmî ergimesine bağlı olarak oluşan granitik bir sokulumla ilişkilidir. Hem kurşun izotoplarından hesaplanan yaş (0.51-1.22 milyar yıl), hem de kökenlerine göre yöredeki cevherlerin, Doğu Karadeniz Bölgesi'ndeki Geç Kretase yaşlı granitlerle jenetik açıdan ilişkili oldukları sonucuna varılmıştır.

Yılmaz Demir
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Karbonat kayaçların tek eksenli basınç dayanımının basit indeks deneyler kullanılarak tahmini

Kayaçların mühendislik özellikleriyle ilgili laboratuar verilerinin çokluğu jeoteknik mühendisliği uygulamalarında önemli bir yer teşkil eder. Kaya mekaniği ve mühendislik jeolojisi uygulamalarının çoğunda, tek eksenli basınç dayanımı (uniaxial compressive strength-UCS) yaygın olarak kullanılan parametrelerden birisidir. Fakat bazı durumlarda bu deney için numune hazırlanması ve deneyin yapılması pahalı ve zaman alıcıdır. Bir alternatif olarak, kayaçların önemli mühendislik özelliklerinin tahmininde çeşitli mekanik ve fiziksel özellikler arasındaki analitik ve deneysel ilişkiler kullanılabilir. Bu nedenle porozite ve ultrasonik hız gibi basit deney yöntemlerinin tek eksenli basınç dayanımını kestirmek amacıyla kullanımı oldukça yaygındır. Bu basit deney yöntemleri hızlı, kolay, portatif ve ucuzdur. Ayrıca numune hazırlama işlemi de gerektirmeyebilirler.Bu çalışmanın amacı kayaçlar üzerinde basit deney yöntemlerini ve tek eksenli basınç dayanım deneylerini uygulayarak, kayanın tek eksenli basınç dayanımı sonuçları ile basit deney sonuçları arasında istatistiksel ilişkiler kurmaktır. Çalışmada UCS'nin tahminine yönelik basit ve çoklu regresyon analizleri uygulanmış ve sonuç olarak, ultrasonik hız ve porozite verilerinden yararlanarak karbonat kayaçların (traverten, oniks ve kireçtaşı) tek eksenli basınç dirençlerinin tahminine yönelik 16 farklı eşitlik özetlenmiştir. Elde edilen ilişkilerle diğer araştırmacılar tarafından önerilen ilişkiler karşılaştırılmış ve sonuçlar kıyaslanmıştır. Kıyaslamalar sonucunda elde edilen eşitliklere ait regresyon katsayılarının diğer araştırmalarda elde edilenlere göre daha yüksek olduğu görülmüştür. Buna göre analizlerin doğruluk oranının da yüksek olduğu sonucuna varılmıştır.

Derya Kanık
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Gümüşhane ve Bayburt yörelerindeki jura-alt kretase yaşlı karbonatların mikrofasiyes incelenmesi

Bu çalışma ile Bayburt ve Gümüşhane yörelerinde (KD Türkiye) geniş alanlarda yüzeyleme veren ve tümüyle karbonatlı kayaçlardan oluşan Berdiga Formasyonu'ndan ölçülü kesitler alınarak, birimin mikrofasiyes özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Gümüşhane yöresinden alınan ölçülü kesitlerdeki sistematik örneklerden, Berdiga Formasyonu'nun genelde dolomitik karbonat kayaçlardan oluştuğu tespit edilmiştir. Dolomitlerin mikrokristalin, idiotopik-S ve ksenotopik-A tipte olduğu görülmüştür. Kuşakkaya ölçülü kesitinin tavanında bir kaç kireçtaşı örneği bulunmaktadır. Dolomitler mikrokristalin, ksenotopik-A, idiotopik-S ve idiotipik-C tiptedir. Sahntaşı Tepeden ölçülen kesitin tavanında 53 metrelik bir kısım, kireçtaşlarmdan oluşmaktadır. Kireçtaşlan çoğunlukla tanetaşlanndan oluşmakla birlikte, ara seviyelerde istiftaşı özelliğinde kayaçlar da bulunmaktadır. Dolomitler mikrokristalin, idiotopik-C, idiotopik-S, ksenotopik-A ve idiotopik-E tiptedir. Bayburt (Karagelinler Tepe) yöresinden alınan ölçülü kesitin dolomitler, dolomitik kireçtaşlan, kristalize kireçtaşlan ve kireçtaşlarmdan oluştuğu saptanmıştır. İdiotopik-E, ksenotopik-A ve idiotopik-C tipteki dolomitler daha çok istifin alt seviyelerinde gözlenmektedir. Tüm ölçülü kesitlerde diyajenetik olarak gelişmiş silisleşme, kalsitleşme ve stilolitleşme görülmektedir. Anahtar kelimeler: Berdiga Formasyonu, Kireçtaşı, Dolomit, Mikrofasiyes, KD Türkiye

BayburtDolomitGümüşhane+2
Selda Yurduseven
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2000
00
DoctorateOpen AccessTR

Yusufeli (Artvin) yöresinin jeolojisi, jeotektoniği, magmatik-metamorfik kayaçların jeokimyası ve petrojenezi

Pontidler'in karakteristik jeolojik özelliklerini yansıtan Yusufeli yöresi bu birliğin doğusunda yer alır. Yaklaşık 500 km2 lik bir alanı kapsayan çalışma sahasında litostratigrafi adlama kurallarına uygun olarak formasyon mertebesinde dört litostratigrafi ve beş litodem birim ayırtlanmıştır. Karadağ metamorfitleri, Demirkent plütonu ve Sebzeciler granitoyidi bölgede Herşiniyen temel durumundadır. Karadağ metamorfitleri amfibolit ve amfibolit-granülit fasiyesi geçişine ait mineral parajenezlerini içerir. Granat - biyotit - plajiyoklas gnayslarda jeotermobarometrik yöntemlere göre hesaplanan basınç ve sıcaklıklar, metamorfitlerin Geç Paleozoyik'te yükselen bir temel durumunda olduğunu göstermektedir. Demirkent plütonu ve Sebzeciler granitoyidi bu temelin yükselimi sırasında yaklaşık kuzey-güney doğrultulu kırıklara yerleşmişlerdir. Bu derinlik magmatitlerinin jeokimyasal karakteristikleri yiten okyanus dilimi tarafından metasomatize olmuş manto kamasının kısmi ergimesi sonucu oluştuklarını ve kıtasal yay ortamına yerleştiklerini göstermektedir. Ayrıca Sebzeciler granitoyidi tonalitlerinde Al-jeobarometrisi ve plajiyoklas-hornblend jeotermometrisine göre hesaplanan basınç ve sıcaklıklar da granitoyidinin metamorfik temel yükselirken yerleştiğini ve kristallenmesini gittikçe sığlaşan derinliklerde tamamladığına işaret etmektedir. Yükselimini Jura öncesinde tamamlayan temel kayaları Liyas ve sonrası yaşlı tortul birimlere malzeme vermişlerdir. Yusufeli yöresi Liyas-Kampaniyen sürecinde sürekli olarak açılan Neo-Tetis okyanusunun kuzeyindeki pasif kıta kenan durumundadır. Bu zaman aralığında oluşan kırıntılı tortul birimlerin tabaka kalınlıktan ve tane boylarının yukarı doğru incelmesi gittikçe derinleşen bir havzanın ürünleri olduklarını gösterir. Ayrıca Liyas yaşlı Kınalıçam volkanitleri ve Geç Kretase yaşlı Yusufeli volkanitlerinin jeokimyasal özellikleri ada yayı veya kıtasal yay ortamında oluştuklarına işaret etmektedir. Eosen ve sonrası dönem kuzey- güney doğrultulu kompresif gerilmeler sonucu büyük yatay yerdeğiştirmelerin olduğu ve bölgenin karasal ortam haline geldiği dönemdir. Anahtar Kelimeler: Stratigrafi, jeotermobarometre, jeokimya, jeotektonik, Yusufeli

Artvin-YusufeliJeokimyaJeotektonik+3
Abdurrahman Dokuz
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2000
00
Master'sOpen AccessTR

Trabzon güney çevre yolu güzergahı Arsin-Yomra arasının mühendislik jeolojisi

ÖZET Bu çalışmada Trabzon güney çevre yolu Arsin -Trabzon arası muhtemel güzergahında yüzeylenen kaya ve zemin karakterli birisilerin mühendislik özellikleri gerek arazi, gerekse laboratuvar deney ve gözlemleri ile belirlenmeye çalışılmıştır. Bu amaçla öncelikle güzergahın 1/25.000 ölçeğinde genel jeoloji haritası yapılmış, buna bağlı olarak 1/10.000 ölçeğinde birimlerin ayrışma dereceleri baz alınmak suretiyle mühendislik jeolojisi haritası yapılmıştır. İnceleme alanında altı farklı birim ayırt edilmiştir. Bu birimler yaşlıdan gence; riyolit-riyodasit ve dasitler (Üst Kretase-Paleosen), kireçtaşı, marn, kuntaşı, tüf ardalanması (Üst Kretase-Paleosen), andezit-bazalt ve piroklastlan (Eosen), polijenik- heterojen konglomera ve breşler (Pliyosen), seki ve alüvyonlardır (Kuvaterner). Mühendislik jeolojisi haritasında ayırtlanan altı birim mühendislik özellikleri açısından ayrı ayrı ele alınmış ve her bir birim için mümkün olan jeoteknik parametreler belirlenmiştir. Bu birimlerden kaya niteliğinde olanlar kireçtaşı, riyodasit, riyolitik breş ve konglomera-breştir. Kireçtaşı ve riyodasit iyi kaliteli, orta çatlaklı» orta ve çok geniş açridıklı, hafif ve orta derece pürüzlü, kısmen ayrışmış ve yüzeysel alterasyona uğramış ve orta dirençli kaya olarak belirlenmiştir. Bu birimlerin kaya kütle puanlamasına göre sınıflandırmaları yapılmış, tünel kayası, temel kayası ve şev kayası olmaları açısından irdelenmişlerdir. Buna göre kireçtaşı ve riyodasitin tünel ve temel kayası açısından uygun oldukları, şev kayası olarak ise zayıf kalitede oldukları görülmüştür. Diğer kaya birimlerinin ise gerek ileri derece ayrışmadan, gerekse zayıf çimentolanmalarından dolayı mühendislik kalitesi açısından düşük değerlere sahip oldukları tespit edilmiştir. Kil mineralojilerine bağlı olarak iki farklı zemin tipi belirlenmiştir. Bu zeminlerde yapılan incelemeler sonucunda ise her iki kil zeminin de yüksek plastisiteli oldukları belirlenmiştir. GIS tekniği kullanılarak çalışma güzergahına ait 1/10.000 ölçeğinde eğim, bakı, yükseklik değeri haritaları üretilmiş*, bunlardan eğim haritası ile mühendislik jeolojisi haritası çakıştırılarak kütle hareketleri risk haritası elde edilmiştir. Bunun sonucunda çalışma alanında riskli ve risksiz alanlar dereceli olarak ayırtlanmıştır. Ayrıca yine bu güzergah için üç boyutlu sayısal arazi modeli de türetilmiştir. Anahtar Kelimeler: Çevre yolu, Jeoteknik, GIS VIII *B,YtKSlKÖĞİUÎtİMKWMW» t>OKÜMÂNTASYOW

Coğrafi bilgi sistemleriJeoteknikÇevre yolları
Aykut Akgün
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Kalecik Köyü (Torul-Gümüşhane) çevresinin karst hidrojeolojisi

ÖZET Bu çalışmada Kalecik Köyü'nde ( Torul-Gümüşhane ) bulunan karstik yapılar incelenmiş ve kaynaklanıl oluşumu, kökeni ve fîziko-kimyasal özellikleri belirlenmiştir. İnceleme alam Doğu Karadeniz Bölümü, Gümüşhane İli, Torul İlçesi'ne bağlı Kalecik Köyü ve çevresini içine alan, yaklaşık 40 km2 lik bir bölge olup, H42-D2 paftası içinde yer almaktadır. Bölgedeki en yaşlı birim, kumtaşı, kireçtaşı ara seviyeli bazalt, andezit, dasit lav ve tüllerinden oluşan Zimonköy Formasyonu'dur. Zimonköy Formasyonu üzerinde uyumlu olarak kireçtaşlanndan oluşan Dogger-Malm yaşlı Berdiga Formasyonu bulunmaktadır. Bu brimin üzerine ise, bazalt, andezit, dasit lav ve tüf ara seviyeli kumtaşı, silttaşı ve kireçtaşından oluşan ve iliş fasiyesinde gelişen Üst Kretase yaşlı Kermutdere Formasyonu uyumsuzlukla gelir. Bölgenin en genç birimlerini Kuvaterner yaşh taraça, traverten, yamaç molozu ve alüvyonlar oluşturmaktadır. Çalışma alanında bir çok kıvrım ve fay belirlenmiştir. Karstik yapı ve kaynaklar, KD-GB doğrultulu düşey bir fay ile, KB-GD yönlü verev atımlı düşey fayın kesiştiği bölgede gelişmiştir. 10 metre çap ve 15 metre derinliğe sahip koni şekilli karstik yapının çevresinde birkaç santimetre derinliğinde, 1-2 metre uzunluğunda olan karenler bulunmaktadır. Çalışma alanında karstik kaynaklardan alman su örneklerinin analizleri yapılmış, kaynak sularının benzer fiziksel ve kimyasal özellikler gösterdiği belirlenmiştir. Kalsite doygun olan mineralli su kaynaklarının çevresinde traverten çökelimi beklenmektedir. Kaynakların ortalama sıcaklık değerleri 16 °C, 1 nolu kaynağın ortalama debisi 4,5 İt/sn ve 2 nolu kaynağın ortalama debisi 0,32 İt/sn olarak ölçülmüştür. 1 nolu kaynağın pH'ı 6,67, elektriksel iletkenliği 1000 EC (25°)xl06, 2 nolu kaynağın pH'ı 6,55, elektriksel iletkenliği 1000 EC (25°)xl°6 dir. Kimyasal analizler sonucunda 1 nolu kaynakta toplam çözünmüş madde miktarmm 1431,5 mg/lt, 2 nolu kaynakta 1425,79 mg/lt olduğu belirlenmiştir. Buna göre sular mineralli sular sınıfına girmektedir. Analiz sonuçlarından yararlanarak, sulardaki serbest CO2 miktarının 31,3 mek/lt'den küçük olduğu belirlenmiş, suların çözündürebileceği CaCÜ3 miktarı ise 80 mg/lt olarak hesaplanmıştır. Kaynak sulan, TS 9130'a ( Madensuyu İçilebilir ) göre kimyasal özellikleri açısından içmeye uygundur. Anahtar Kelimeler: Karst, Karstik Kaynak, Karen, Karstik Koni

Gümüşhane-TorulKarst kaynağıKarst yapıları
Hakan Ersoy
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2001
00
DoctorateOpen AccessTR

Gümüşhane kenti ve yakın çevresinin yerleşime uygunluk açısından araştırılması

Yerleşim alanı seçiminde, kent zeminini oluşturan birimlerin mühendislik jeolojisi özelliklerinin araştırılması ve kayaçlann davranışlarının önceden belirlenmesi gerekir. Temel zemin taşıma gücü, kütle dayanımı, eğim durumu, oturma özellikleri ve deprem dalgalarının zeminde oluşturacağı yer ivmelerinin belirlenmesi yapı ve kat adedinin seçiminde planlamaya esas bilgileri oluşturmaktadır. Bu çalışmada, Gümüşhane ilinin yerleşim alanını oluşturan birimlerin arazi ve labaratuvar deneyleriyle jeolojik, jeofizik, jeoteknik, topografya, kazılabilirlik, hidrojeolojik (taşlan durumu) ve depremsellik araştırmaları yapılarak; yerleşime uygun alanlar belirlenmiş ve imar planına esas bilgiler elde edilmiştir. Gümüşhane yerleşim alanı ve çevresinin 1/10000 ölçekli jeoloji haritası yapılmış ve yaşlıdan gence doğru; Gümüşhane Graniti (Paleozoyik), Zimonköy Formasyonu (Liyas), Berdiga Formasyonu(Malm-Alt Kretase), Kermutdere Formasyonu (Üst Kretase), Alibaba Formasyonu (Eosen), Kaçkar Granitoyidi II (Geç Eosen), Alüvyon ve Yamaç Molozu (Kuvaterner) şeklinde sıralanan litostratigrafi birimleri tanımlanmıştır. Ayrışma profillerinden alman granitik kaya malzemesinin, aglomera ve kireçtaşlannm fizikomekanik özellikleri labaratuvar deneyleriyle ortaya çıkarılmıştır. 87 istasyonda yapılan ölçüm, gözlem, ve basit arazi deneyleriyle yerleşim alam kaya kütlelerinin RMR puanlan belirlenmiş ve bu kütleler jeomekanik sınıflama sistemine göre sınıflandırılmıştır. Kazı ortamının iyi tanımlanması ve uygun kazı makinalanmn seçiminin doğru yapılabilmesi için yerleşim alam kayaçlarının kazılabilirlik derecesi hem sismik kırılma yöntemiyle hem de jeomekanik parametrelerle belirlenmiştir. Şehrin tam ortasından geçen Harşit Çayı'nın taşkın frekans analizi Gumbel olasılık dağılımı ile yapılmıştır. Harşit Çayı'nda 10, 30, 50 ve 100 yıllık taşkın debilerinin gelecek 10, 20 ve 50 yılda meydana gelme olasılıkları hesaplanmıştır. Şehir, depremsellik açısından değerlendirilerek magnitüd-frekans bağmtısı bulunmuş, Poisson modeli yardımıyla 1900-2000 yıllan arasında meydana gelen depremlerin sismik risk değerleri ve geri dönüş periyotlan hesaplanmıştır. Deprem senaryosu üretim modeli oluşturularak, inceleme alanım oluşturan birimlerin s dalga hızlan yerinde ölçülerek maksimum yatay yer ivme değerleri ve zemin büyütme katsayılan hesaplanmıştır. Arazide ölçüm noktalanndan elde edilen verilerle çatlaklı kayaçlann kütle dayanımlan Hoek-Brown ampirik yaklaşımıyla belirlenmiştir. Yerleşim alam birimlerinin taşıma güçlerinin belirlenmesinde sismik kınlma yönteminden yararlanılmıştır. Araştırma sonuçlan, Coğrafi Bilgi Sistemleri yazılım ve donanımlan vasıtasıyla bilgisayar ortamına aktanlarak sorgulama ve analizleri yapılmıştır. Sonuç olarak Mühendislik Jeolojisi, eğim zonlama ve taşkın haritalan ve bu haritalann çakıştmlmasıyla yerleşime uygunluk haritası ve kent topografyasının tam olarak ortaya çıkanlması amacıyla şehrin üç boyutlu sayısal arazi modeli oluşturulmuştur. Anahtar Kelimeler: Kent Jeolojisi, Aynşma, Kütle Dayanımı, Taşıma Gücü, Depremsellik, Taşkın, Kazılabilirlik VII t-oWfllKANTASVON MMUBZ8

DepremsellikGümüşhaneMühendislik jeolojisi+3
Şule Tüdeş
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Trabzon güney çevre yolu güzergahı Darıca (Akçaabat) - Yalı mahallesi (Trabzon) arasının mühendislik jeolojisi

Bu çalışmada Trabzon Güney Çevre Yolu Danca (Akçaabat) - Yalı Mahallesi (Trabzon) arası muhtemel güzergahında yüzeylenen kaya birimlerinin mühendislik özellikleri hem arazi, hem de laboratuvar deney ve gözlemleri ile belirlenmeye çalışılmıştır. Bu amaçla öncelikle muhtemel yol güzergahının da içerisinde bulunduğu, Trabzon F43-d4, G43-al ve G43-a2 paftalarında yer alan yaklaşık 40 km2'lik bir alanın genel jeoloji haritası yapılmıştır. İnceleme alanında 4 farklı birim ayırt edilmiştir. Bu birimler yaşlıdan gence doğru; kireçtaşı, marn arakatkıh andezit - bazalt ve piroklastlan (Üst Kretase), kumlu kireçtaşı, marn araseviyeli andezit - bazalt ve piroklastlan (Eosen), taraça ve alüvyondur (Kuvaterner). Muhtemel yol güzergahı boyunca yüzeyleme veren kayaçların litoloji ve ayrışma durumları baz almarak, 1/10000 ölçeğinde mühendislik jeolojisi haritası yapılmış ve 5 alan ayırtlanmıştır. Bu alanlar; orta derecede ayrışmış aglomeralar (Lalan), az ayrışmış aglomeralar (2.alan), az ayrışmış bazalt (3.alan) orta derecede ayrışmış tüf (4.alan) ve ayrışmış breştir (5.alan). Ayırtlanan her bir alandaki kaya malzemelerinin fiziko-mekanik özellikleri arazi ve laboratuvar deneyleri ile bulunmuştur. Aynca her alanda kaya kütlesinin jeomekanik sınıflandırması yapılmış ve bu kaya kütleleri, temel olabilme, şev durayhlığı ve tünel kayası olmaları açısından irdelenmiştir. Yine ayırtlanan her alanda, kaya kütlesinin dayanım özellikleri Hoek-Brown ampirik kırılma kriteri ile bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Çevre yolu, Ayrışma, Jeomekanik sınıflandırma, Kaya kütle dayanım özellikleri

Jeomekanik sınıflandırmaKayalarMühendislik özellikler+1
Serhat Dağ
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Ilıcaköy (İkizdere-Rize) sıcak su kaynaklarının hidrojeolojisi

ÖZET Bu çalışmada Hıcaköy (Îkizdere-Rize) sıcak su kaynaklan jeolojik, hidrojeolojik, hidrojeokimyasal açıdan incelenmiş, oluşum şekli ve kökeni belirlenmiştir. İnceleme alam Tortum G4s-a3 paftasında 20 km2,lik bir alam kaplamaktadır. Bölgedeki en yaşlı birim Üst Kretase yaşlı îkizdere Granitoyidi'dir. Bu birim çalışma alanında granit, alkali feldspat granit, monzogranit ve siyenogranit türünde kayaçlardan oluşmaktadır. îkizdere Granitoyidi'ni dolerit dayklan kesmektedir. îkizdere Granitoyidi'nin üzerine Kuvaterner yaşb yamaç molozları ve alüvyon gelmektedir. Bölgedeki en genç birim ise günümüzde oluşmaya devam eden travertenlerdir. Cimildere Vadisi'nde KB-GD, KD-GB ve D-B doğrultum faylar bulunmaktadır. Bunlardan KB-GD doğrultu olan 2 fay sıcak suların yüzeye çıkmasına neden olmaktadır. Hıcaköy-1 ve Dıcaköy-2 sıcak su kaynaklarında 29.10.1998 yılında M.T.A. tarafından sondaj yapılmıştır, Dıcaköy-1 sıcak su kaynağından 2,5 l/sn debide su gelişi izlenmiştir. Yapılan sondajın derinliği 40 m.'dir. Dıcaköy-2 sıcak su kaynağından ise 6,1 l/sn debide su gelişi belirlenmiştir. Sondajm derinliği 266 m.'dir. Sıcak sulara MTA tarafından analiz yapılmıştır. Analiz sonuçlarına göre üıcaköy-1 sıcak su kaynağında toplam çözünmüş iyon miktarı 4012,1 mg/1, Dıcaköy-2 sıcak su kaynağında ise 4115,21 mg/l'dir. Dıcaköy-1 kaynağının sıcaklığı 54 °C, Dıcaköy-2 kaynağının sıcaklığı ise 63 °C olarak ölçülmüştür. Sıcak su kaynakları boşalım yerlerinin jeolojik özelliklerine göre "faylardan çıkan kaynaklar", sıcaklıklarına göre "çok sıcak sular", sertliklerine göre "çok sert sular",baskm anyon-katyon çiftine göre ise "kalsiyum bikarbonatlı sular" sınıfına girmektedir. Dıcaköy-1 ve Dıcaköy-2 sıcak su kaynaklarının kalsit ve dolomit minerallerine doygun oldukları belirlenmiştir. Kaynakların çevresine traverten çökelimi görülmektedir. Sıcak suların meteorik kökenli oldukları belirlenmiştir. Sıcak su kaynaklan jeotermal enerji açısından "düşük ısılı jeotermal sistemler" sununa girmektedir. Sıcak su kaynaklarından sağlık açısından yararlanabilmek için yapılması gerekenler belirtilmiştir. Aynca kaynaklardan ısıtma, seracılık gibi daha başka alanlarda da yararlanılabilir. Kaynakların dış etkilerle kirlenmesini önlemek amacıyla uygulanacak koruma alanları belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler :Dıcaköy Sıcak Su Kaynaklan, Jeotermal Enerji. '-»«S?

HidrojeokimyaHidrojeolojiJeotermal enerji+2
Arzu Fırat Ersoy
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2001
00
Master'sOpen AccessTR

İkizce (Ünye-Ordu) yöresi volkanik kayaçların petrografik, jeokimyasal ve petrolojik incelenmesi

ÖZET İkizce (Ünye-Ordu) yöresinde yer alan Tersiyer yaşlı volkanik kayaçların petrografik, jeokimyasal ve petrolojik özelliklerinin incelendiği bu çalışmada, volkanizmanı n gelişimi ortaya konularak, kökeni belirlenmeye çalışılmıştır. Doğu Pontid Güney zonunda yer alan inceleme alanının tabanında; Geç Kretase-Paleosen yaşlı Akveren Formasyonu' nun Tekkiraz Üyesi bulunmaktadır. Formasyon üzerine uyumsuzlukla Paleosen-Eosen yaşlı Koçevyanı Bazaltı gelmektedir. Bu birimi uyumsuzlukla örten Eosen yaşlı Tekkeköy Formasyonu alttan üste doğru; yer yer konglomeratik seviyelerle başlayan Çaybaşı Üyesi, Kurttaşlı Tepe Andeziti, Kale Üyesi, İkizce Andeziti ve Teknecik Andezit Porfiri'nden oluşmaktadır. Bu birimlerin hepsi Kuvaterner yaşlı taraça ve alüvyonlarla uyumsuz olarak örtülmektedir. İncelenen volkanik kayaçlar; genellikle andezit, andezit porfir ve piroklastitlerinden daha az oranda ise bazalt ve bazaltik andezitten oluşmakta olup, genelde porfirik, mikrolitik porfirik, hyalo-mikrolitik porfirik, hyalopilitik yer yer de entersertal, entergranüler, akıntı ve glomeroporfirik doku göstermektedir. Kayaçlar klinopiroksen (Wo44-4sEn42-48Fs8_i2), plajiyoklas (An32-5o), olivin (Fo82-84), hornblend (Mg# = 0.48-0.81), biyotit (Mg# = 0.48-0.60), daha az oranda da magnetit, apatit ve zirkondan oluşmaktadır. Plajiyoklas fenokristallerinde halkalı zonlanma, elek dokusu, kemirilme; hornblend ve biyotitlerde opaklaşma ve bozunma; klinopiroksenlerde kemirilme yapılan gibi dengesizlik dokuları gözlenmektedir. Volkanitler, genel olarak kalkalkali ve toleyitik-alkali geçişli olup, orta derecede K içerirler. Ana ve iz element değişimleri, kayaçlarm gelişiminde klinopiroksen, olivin, hornblend, plajiyoklas, magnetit ve apatit franksiyonlaşmasının etkili olduğuna işaret etmektedir. Yüksek BİLE (Sr, K20, Rb, Ba) ve HNTE (La, Ce) ile düşük Nb, Zr, Y ve Ti02 içerikleri kayaçların; yitim ve astenosferik ergiyiklerin karıştığı zenginleşmiş bir köken magmadan türediğine, Koçevyanı Bazaltı 'mn yüksek basınçta (~2 kbar) olivin+ojit kontrollü fraksiyonlaşmayla, andezitik kayaçlann ise daha sığ derinliklerde düşük basınçta (~1 bar) ojit + hornblend ± plajiyoklas kontrollü fraksiyonlaşma ve asimilasyon ± magma karışımıyla oluştuğunu açıklamaktadır. Anahtar KelimelertDoğu Pontid, Tersiyer Volkanizması, Yay Volkanizması, Bazalt, Andezit, Kalkalkalen Volkanitler, Manto Metazomatizması, Fraksiyonel Kristallerime. VI

Ordu-Ünye-İkizceTersiyerVolkanik kayaçlar+1
İrfan Temizel
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Çayeli masif sülfit yatağından kimyasal analizler için alınması gereken örnek miktarının belirlenmesi: Gy formülünün uygulanması

Hamit Öztürk
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2002
00
DoctorateOpen AccessTR

Midi Zn-Pb yatağının jeolojik, mineralojik, jeokimyasal ve kökensel incelemesi (Karamustafa/Gümüşhane, Kuzeydoğu-Türkiye) KD Türkiye

ÖZET Midi Madeni (Karamustafa/Gümüşhane-KD Türkiye) iki cevher mostrasından oluşmaktadır. Bunlardan KB-GD dogrultulu ve KD'ya eğimli Köstürelik Cevherleşmesi Kırtıllık breşine, D-B dogrultulu ve K'ye eğimli Maden Dere Cevherleşmesi ise Zimonköy Formasyonu'nun taban kesimine yerleşmiştir. Bu cevherleşmeler tamamen foy kontrollüdürler. Cevher Maden Dere' de mercekler ve Köstürelik' te düzensiz baca şekilli olup, yan kayaca ornatım ve boşluk dolgusu halinde yerleşmiştir. Ana cevher mineralleri; sfalerit, pirit, galenit olup, az miktarda kalkopirit, arsenopirit, pirotin, tedrahedrit, bornit ve eser miktarda altın ve tellür'den oluşmaktadır. Genişliği 1-10 m arasında değişen ve yankayaca doğru belirgin bir zonlanma göstermeyen alterasyon, fay zonlarına bağlı olarak gelişmiştir. Kuvars, serizit, klorit, epidot ve karbonat mineralleri yaygın olan alterasyon mineralleridir. Altere zonlarda hareketsiz element olarak belirlenen Zr, Hf, Nb esas alınarak yapılan hesaplamalar, başlıca Ca (25 g/100g), Fe (12 g/100g), Al (8 g/100g), Si (3 g/100g) ve cevher oluşturan elementlerin ilavesine bağlı olarak yan kayaçlarda % 24.26' lık net bir kütle artışını göstermiştir. Mineral çökelimi geniş bir sıcaklık aralığında (250-388 °C) meydana gelmiştir. Sıvı kapanımlardan elde edilen ortalama oluşum sıcaklığı (306.6±25); kükürt izotop termometresi (301±22 °C), arsenopirit termometresi (331 °C), Na-K alkali termometresi (298 °C) sonuçlarıyla oldukça uyumludur. Cevher oluşturan sıvıların NaCl±KCl-H20 sisteminde, orta-düşük tuzluluğa (6.1+1.4 ağ. % NaCl) ve 0.76 ± 0.05 g/cm3 yoğunluğa sahip, Ca, Na, K, Mg ve Fe'ce zengin, nispeten Si'ca fakir zayıf asidik veya alkalen karakterli olduğu belirlenmiştir. Cevherin oluştuğu şartlarda ortamın termodinamik parametreleri 325 °C / 275 °C'de hesaplanmış olup, bu sıcaklıklara karşılık gelen kükürt fiıgasitesi -12.7/-7.37, oksijen fugasitesi - 30.4/-26.64 ve pH 3.38/5.35 olarak saptanmıştır. Bu şartlarda kurşunun yüksek sıcaklıkta klorür ve düşük sıcaklıkta sülfür kompleksleri, çinkonun ise genel olarak klorür kompleksleri halinde taşındığı belirlenmiş ve pH değişiminin minerallerin çökelmesinde sıcaklık değişiminden daha etkili olduğu tespit edilmiştir. Pirit, galenit ve sfalerit minerallerinin 834S değerlerinin (+2.0-+6.7 %o) 0 %o değerine yakın dar bir aralıktaki değişimi, bu minerallerin oluşumunu sağlayan kükürtün magmatik kökenli olduğunu göstermektedir. Kalsit ve ankerit'lerin dengede olduğu sıvıların karbon (+1.9- -3.5 %o ) ve oksijen (+2.9- +10.7 %o ) izotop bileşimlerinden oksijen, magmatik sıvılarla benzerlik göstermekte, karbon ise magmatik kaynaktan farklı bir kaynağı işaret etmektedir. Gerçekleştirilen izotop kanşım modelleri hidrotermal karbonatların çökeliminde ve izotop farklılaşmasında asıl rol oynayan olayın sıvı-kayaç (10-400/1 oranında) etkileşimi olduğunu göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Gümüşhane, Midi, EpitermaL, Mezotermal, Zn-Pb yatağı, Kütle transferi, Jeotermometre, Duraylı izotop jeokimyası, İzotop modellemesi VIII

Abdurrahman Lermi
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2003
00
DoctorateOpen AccessTR

Kuzeybatı Anadolu'daki bitümlü şeyllerin organik jeokimyasal özellikleri, çökelme ortamları ve hidrokarbon potansiyeli

Bu çalışmada Beypazarı, Seyitömer, Himmetoğlu, Hatıldağ, Gölpazarı ve Bahçecik bölgelerinde (KB Anadolu) yer alan Tersiyer yaşlı bitümlü şeyllerin organik jeokimyasal Özellikleri incelenmiştir. Beypazarı, Seyitömer, Himmetoğlu, Hatıldağ, Gölpazarı ve Bahçecik bitümlü şeylleri oldukça yüksek TOK değerlerine sahiptirler. Genel olarak bütün sahalara ait bitümlü şeyller yüksek Hİ ve düşük Oİ değerleri ile tipiktirler. Piroliz/TOK analiz sonuçlarına göre Beypazarı, Himmetoğlu, Gölpazarı ve Bahçecik bitümlü şeylleri Tip I kerojen, Seyitömer ve Hatıldağ bitümlü şeylleri ise baskın olarak Tip I, az oranda da Tip II kerojen içermektedir. Tmax değerleri, bütün sahalara ait bitümlü şeyllerin olgunlaşmadığmı ve herhangi bir petrol türümü gerçekleştirmediğini göstermektedir. Beypazarı ve Seyitömer bitümlü şeyllerinin GC analizi sonucunda elde edilen gaz kromatogramlarmda sadece Cn ve Cı8 n-alkanlar kaydedilmiş, diğer n-alkanlar tespit edilememiştir. Himmetoğlu, Hatıldağ, Gölpazarı ve Bahçecik bitümlü şeyllerine ait gaz kromatogramlarmda genellikle düşük numaralı n-alkanlann daha baskın olduğu bimodal bir dağılım gözlenmektedir. Böyle bir dağılım bu bitümlü şeyllerin baskın olarak algal ve daha az oranda karasal organik madde içerdiğini göstermektedir. Pr/Ph oranına göre Beypazarı, Seyitömer ve Hatıldağ bitümlü şeylleri anoksik; Himmetoğlu, Gölpazarı ve Bahçecik bitümlü şeylleri ise suboksik bir ortamda çökelmiştir. GC-MS analizi ile elde edilen m/z 217 ve m/z 191 kütle kromatogrammdan hesaplanan biyomarker parametreleri bitümlü şeyllerin olgunlaşmamış organik madde içerdiğini işaret etmektedir. Tuzluluğa işaret eden gamaseran, Beypazarı sahası dışındaki bitümlü şeyller için kaydedilmiştir. Diğer biyomarker parametreleri de dikkate alındığında, bütün bitümlü şeyllerin tuzlu bir çökelme ortamında oluştuğu ortaya çıkmaktadır. Genel olarak veriler, bütün bitümlü şeyllerin gölsel bir ortamda çökeldiğini göstermektedir. Bununla birlikte, yalnız Seyitömer bitümlü şeylleri için kaydedilen iz miktardaki C30 steran denizel katkıya işaret etmekte ve bu zaman zaman denizel etkiye maruz kalan gölsel bir çökelme ortamının varlığım ortaya koymaktadır. Genel olarak bakıldığında bitümlü şeyller hidrokarbon türetebilecek yeterli olgunluk düzeyine ulaşmamışlardır. Anahtar Kelimeler: Bitümlü Şeyi, KB Anadolu, TOK, Kerojen, Olgunluk, n-alkan, Biyomarker, GC, GC-MS VIII

Reyhan Kara Gülbay
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Kaya kütle sınıflandırma sistemlerinin ve SSPC yönteminin Bekçiler (Maçka-Trabzon)-Torul (Gümüşhane) arasında seçilen kazı şevlerine uygulanışı

Trabzon-Gümüşhane karayolunun Bekçiler Mevkii-Savalı Mahallesi arasında yeralan kazı şevlerinin duraylılığı kaya kütle snııflandırmaları ve olasılık yöntemle değerlendirilmiştir. Çalışma sahasında en altta Turoniyen-Santoniyen yaşlı, bordo renkli killi kireçtaşı, kumlu kireçtaşı ve tüffit ara seviyeleri içeren andezit ve piroklastlarından oluşmuş Çatak Formasyonu yer almaktadır. Bu formasyon üzerine uyumlu olarak gelen Turoniyen?- Santoniyen yaşlı, tortul ara katmanlı dasit ve piroklastlarından oluşan Kızılkaya Formasyonu yer almaktadır. Kızılkaya Formasyonu üzerine Kampaniyen-Maastrihtiyen yaşlı Çağlayan Formasyonu uyumlu olarak gelmektedir. Bu formasyon killi kireçtaşı, kumlu kireçtaşı, kumtaşı ve marn ara seviyeleri içeren andezitik-bazaltik volkanitlerden oluşmaktadır.. Duraylılığı incelenen yol kazısı ile oluşmuş kaya şevlerinde şev geometrisi, litolojik özellikler, ayrışma durumu ve süreksizlik sıklığı dikkate alınarak 64 jeoteknik birim ayırtlanmış ve her bir jeoteknik birimlerin kaya malzemesi dayanım özellikleri bulunmuştur. Seçilen kazı şevlerinin duraylılığının değerlendirilmesi her bir jeoteknik birim için yapılmıştır. Bu çalışmada, RMS, RMR, M-RMR ve MRMR sınıflandırma sistemler, girdi parametrelerinin tanımlanmasında ve ölçülmesinde güçlükler ve şevdeki yenilme türlerini dikkate almamaları nedeniyle kaya şevleri duraylılık değerlendirilmelerinde kullanılmalarının önerilmesi doğru bulunmamıştır. İncelenen şevlerde yapılan gözlemler ve duraylılık tanımlanılan ile SMR ve SSPC ve sistemiyle yapılan duraylılık tanımlamaları arasında iyi bir uyum vardır. SMR ve SSPC yöntemleri duraylılığının tanımlanmasında ve analizlerinde kullanılabilir. Ancak, bu çalışmada elde edilen verilerin farklı alanlarda çalışılarak, test edilmesi gerekmektedir. Ayrıca, kaya kütle sınıflandırmaları ile şev duraylılığının tanımlanası şev tasarım çalışmalarının yalnızca ilk aşamasında kullanılmalı veya detaylı haritalama ve analizi tamamlamak için belli bir bölgeye ait araç olarak düşünülmelidir. Anahtar Kelimeler: Şev Duraylılığı, Kaya Kütle Sınıflandırmaları, Ayrışma, Olasılık Sınıflandırma VI

Nurcihan Ceryan
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
DoctorateOpen AccessTR

Ardeşen (Rize) yöresinin heyelan duyarlılığı açısından incelenmesi

ÖZET Bu araştırmada, can ve mal kayıplarına neden olan heyelanların sıkça meydana geldiği Doğu Karadeniz Bölümünde yer alan Ardeşen (Rize) yöresi, heyelan duyarlılığı açısından incelenmiştir. Ardeşen yöresinin 1/10.000 ölçekli jeoloji haritası hazırlanarak, yaşlıdan gence doğru; Hemşindere Formasyonu (Üst Kretase), Granitik Kayaçlar (Üst Maastrihtiyen), Hamidiye Formasyonu (Pliyo-Kuvaterner) ve Alüvyon (Kuvaterner) şeklinde sıralanan litostratigrafi birimleri tanımlanmıştır. Gerek literatür araştırmaları ve gerekse arazi çalışmaları sonucunda; litoloji-aynşma, eğim, bakı, arazi Örtüsü, makaslama dayanımı, akarsuya yakınlık, drenaj yoğunluğu ve yola yakınlık parametrelerinin heyelan duyarlılık haritasının üretiminde etkili olduğu belirlenmiştir. Bu katman haritaları arazi, laboratuvar ve büro çalışmaları, Coğrafi Bilgi Sistemleri ve Dijital Fotogrametri tekniklerinden yararlanılarak üretilmiştir. Ayrıca, bu katman haritalarının, meydana gelmiş heyelanlarla ilişkilerinin belirlenmesi için gerekli olan heyelan envanter haritası, Dijital Fotogrametri teknikleriyle üretilmiştir. Veri katmanlarının her birinin ve katmanların alt gruplarının heyelan oluşumundaki etkilerim (ağırlıklarını) belirlemek için Analitik Hiyerarşi Yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen katmanlar, ağırlıklarına göre değerlendirilerek analizler yapılmış ve heyelan duyarlılık haritası üretilmiştir. Üretilen bu haritada, çok düşük, düşük, orta, yüksek ve çok yüksek derecelerde heyelana duyarlı olmak üzere 5 zon ayırtlanmıştır. Heyelan duyarlılık derecelerinin alan ve yüzde dağılımları hesaplanmış ve çalışma alanının yaklaşık %28'inin heyelan tehdidi altında olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, yapılan modellemenin gerçekle ne kadar uyuştuğunu görmek için, elde edilen heyelan duyarlılık haritası ile heyelan envanter haritası karşılaştırılmış ve yaklaşık %84'lük bir oranda örtüşme tespit edilmiştir. Ayrıca, çalışma alanındaki konutlar hava fotoğraflarından tek tek belirlenerek, bu konutların yaklaşık %30'unun heyelan duyarlılığı yüksek ve çok yüksek olan alanlar içinde kaldığı ve bu konutlarda yaşayan yaklaşık 2300 kişinin heyelan tehlikesi ile karşı karşıya olduğu ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Heyelan duyarlılık haritası, Heyelan envanter haritası, Coğrafi bilgi sistemleri, Dijital fotogrametri, Analitik hiyerarşi yöntemi V

Ali Yalçın
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
DoctorateOpen AccessTR

Zigana dağı (Torul-Gümüşhane) volkanitlerindeki hidrotermal ayrışmaların mineraloji ve jeokimyası

Bu çalışmada, Zigana Dağı'nda (Torul - Gümüşhane) yüzeyleyen Geç Kretase yaşlı volkanitlerde görülen hidrotermal ayrışmalar incelenmiştir. Volkanik serinin tabanında bazalt, andezit ve bunların piroklâstitleri görülmektedir. Dasit - 1, Dasit - II ve andezit ve piroklâstitleri bu taban kayaçlannın üzerine gelmektedir. Volkanitler, andezit daykları ve porfirik dasitler tarafından kesilmektedir. Çalışılan volkanitler toleyitik - geçiş - kalkalkali özellikte ve volkanik yay ortamında gelişmişlerdir. İz element içerikleri iki farklı dasit oluşumunu göstermekte olup, bunlar Dasit - I ve Dasit - II olarak adlandırılmışlardır. Bazalt ve andezitlerin gelişimlerinde klinopiroksen, hornblend ve plajiyoklas, Dasit - Fin gelişiminde K - feldispat, plajiyoklas, hornblend ve biyotit; Dasit - H'inkinde ise K - feldispat, andezit dayklarda plajiyoklas, klinopiroksen ve manyetit, porfirik dasitlerde ise plajiyoklas ayrımlaşmasının etkili olduğu belirlenmiştir. Volkanitlerin benzer kökenli, yitim etkisiyle gelişen metazomatizma sonucu zenginleşmiş bir kaynaktan türedikleri, daha sonra farklılaşmaya uğradıkları ve aynı zamanda kabuk kirlenmesinin de olduğu düşünülmektedir. İnceleme alanındaki volkanitlerde ilit + klorit + kaolinit ± simektit ± (ilit - simektit) ± (klorit - vermikülit) belirlenmiştir. b0 parametresine göre, ilitler düşük - orta basınç metamorfizma derecesi yani basıncın 3 kbar'ı aşmadığı ortamlarda, Fe2+ ve Mg'ca fakir ve feldispatlarm hidrotermal bozuşması sonucu oluşmuşlardır. Klorit jeotermometre hesaplamalarına göre, sıcaklıklar 100 ilâ 250 °C arasında değişmektedir. İlitler pH 7 ilâ 8, kloritler ise pH'ın 8.33 'den büyük olduğu ortamlarda oluşmuşlardır. Kütle değişim hesaplamalarında; genel olarak bazalt, andezit ve Dasit - I'de kütle artması, Dasit - II ve andezit dayklarmda kütle azalması meydana gelmiştir. Porfirik dasitlerde ise hem kütle artması, hem de kütle azalması meydana gelmiştir. Volkanitlerde, genel olarak az ayrışmış kayaçtan çok ayrışmış kayaca doğru ilitleşme - kloritleşme - kaolinitleşme artmakta, karbonatlaşma ise azalmıştır. Dasitlerdeki ilitler başlıca magmatik kökenli hidrotermal sıvılardan oluşmuştur. K - Ar yöntemine göre, Dasit - Fdeki ilitlerin ortalama 78.7 ± 2.3 My ve Dasit - IFdekilerin ortalama 75.3 ± 2.4 My, yani Kampaniyen - Daniyen yaşında oldukları belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Zigana Dağı, Dasit - 1, Dasit - II, İlit, Klorit, Hidrotermal Ayrışma, İzokon Yöntemi, Klorit Jeotermometresi, H ve O İzotopları, K - Ar Yaş Analizi

Ferkan Sipahi
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
Master'sOpen AccessTR

CaO ilavesiyle duvar karosu bünye renginin açılması

Seramik sektörü, ağırlıklı olarak kil ve yanında birtakım tamamlayıcı malzemeleri (kuvars, feldspat, kalsit vb.) çeşitli ölçülerde kullanarak, çeşitli kullanımlara yönelik farklı reçeteler oluşturur. Bu süreçte çeşitli fiziksel özellikler dikkate alınmalıdır. Bunlardan bir tanesi de seramik bünyenin rengidir. Ülkemizde seramik sektöründe kullanılan bölgesel killerin genelde demir oksit içeriklerinin fazlalığı sebebiyle koyu renkli olması, ortaya çıkan seramik bünyenin de koyu renkli olmasına sebep olmaktadır. Seramik bünye üzerinde beyazlatma amacıyla yapılabilecek çeşitli işlemler ise üretim maliyetini arttırmaktadır. Bünyenin beyazlatılması için düşük maliyetli çözümler geliştirmek amacıyla yapılan araştırmalar dâhilinde, kalsiyum oksit ilavesinin bünyenin rengine ve diğer fiziksel özelliklerine etkisini incelemek için akışkanlık, yoğunluk, su emme, kuru mukavemet deneyleri ve kimyasal analiz yapılmış ve sonuçlar derlenerek tablo ve grafikler haline getirilip bu tezin konusunu oluşturmuştur.

Gökçe Gamze Ersoy
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Fethiye Tlos antik kenti çevresi kil potansiyelinin araştırılması

Bu çalışmada Tlos Antik kenti çevresinden alınan 5 adet kil örneği ve 1 adet tipik Tlos seramik örneği üzerinde petrografik, kimyasal ve mineralojik analizler yapılmıştır. Bölgede seramik üretimine en uygun kil sahası saptanmaya çalışılmıştır. Tlos makro seramik örneğinin tane boyu saptanmış ve Tlos çevresi killeri bu tane boyunda elenerek temsili seramikler üretilmiştir. Temsili seramikler 900, 950, 1000 derecede elektrikli fırında pişirilmiş ve petrografik olarak incelenmiştir.Tlos seramiği ince taneli ve matriksi kumlu kildir. Matriksi doğal kil topakları, kuvars ve kaya kırıntılarından (kumtaşı, kireçtaşı) oluşmaktadır. Bazı kumtaşı kaya parçalarında karbonatlaşmalar gözlenmektedir. Tlos seramiği ve bölge killeri kalsiyumoksitce zengindirler. Farklı sıcaklıkta pişirilen temsili seramikler Tlos seramik örneği ile karşılaştırıldığında renk uyumu bakımından en uygun olanı 950 derecede pişmiş B4 nolu örnektir. B4 nolu temsili seramik örneğinin polarizan mikroskopta incelenmesi sonucunda seramiğin matriksi kumlu kil olduğu gözlenmektedir. İçerisinde doğal kil topakları, kaya kırıntıları (kumtaşı, kireçtaşı) ve kuvars parçaları bulunmaktadır. Bu incelemeler sonucunda Balaman bölgesinden alınan B4 nolu örnek tipik Tlos seramiği ile benzerlik sunmaktadır.

Başak Sert Uruşak
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Katrandağ (Emet-Kütahya) Pb-Zn-Ag cevherleşmesinin jeolojisi ve jeokimyası

Çalışma alanı Menderes Masifi'nin kuzeyinde, Kütahya ilinin Simav ilçesine bağlı Katrandağ Mahallesi'nin çevresinde yer alır. Katrandağ Pb-Zn-Ag cevherleşmesi Eğrigöz Plutonu içerisinde yer alan pluton içi damar ve skarn tipi bir cevherleşmedir. Çalışma alanındaki stratigrafik istif alttan üste doğru Paleozoik yaşlı Metamorfikler, Mesozoyik yaşlı kimyasal tortullar, Miyosen yaşlı Eğrigöz Plutonu, Neojen yaşlı volkano-sedimenter seriler ve Kuvaterner yaşlı Alüvyon şeklindedir. Eğrigöz Plutonu'nun soğuma yaşı U-Th-Pb zirkon analizlerine göre Alt Miyosen'dir. Katrandağ Pb-Zn-Ag cevherleşmesinin konak kayaları sırasıyla Eğrigöz Plütonu, Simav Metamorfiklerine ait şistler ve Balıkbaşı Formasyonuna ait dolomitik kireçtaşıdır. Birbiri ile uyumsuz dokanağa sahip Simav Metamorfiklerine ait Şistler ve Balıkbaşı Formasyonuna ait dolomitik kireçtaşı çalışma alanında Eğrigöz Plütonu üzerinde çatı askısı şeklinde bulunmaktadır. Bu üç farklı birimde, Plüton içinde ince sülfidli damar/ damarcık tipi cevherleşme, şist ve dolomitik kireçtaşından oluşan çatı askısı ile granitoid dokanağında az oranda gelişmiş mineralize skarn kontağı ve bunun üzerinde çatı askısı içerisinde gelişmiş damar tipi cevherleşme gözlenmektedir. Plüton içerisinde ve ince skarn zonunda sülfidli gözlenen mineralizasyonun Pb-Zn-Ag cevherleşmesi açısından fakirken, Simav Metamorfiklerine ait Şistler ve Balıkbaşı Formasyonuna ait dolomitik kireçtaşından oluşan çatı askısı içerinde gelişmiş damar tipi cevherleşmesinde zenginleştiği gözlenmektedir. Katrandağ Pb-Zn-Ag yatağındaki cevherleşmelerde, Mn oksit, pirit, galen, sfalerit, fahlerz grubu (Tetrahedrit-tenantit), hematit, kalkozin-kovellin, serüzit, manyetit ve götit, gang minerali olarak kuvars ve barit belirlenmiştir.

Cem Çakan
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Salavatlı (Aydın) jeotermal alanının hidrojeokimyasal ve jeotermal enerji potansiyelinin değerlendirilmesi

Bu çalışmanın amacı, Salavatlı jeotermal alanının hidrojeokimyasal ve jeotermal enerji potansiyelinin özelliklerini ortaya koymaktır. Salavatlı jeotermal alanı Aydın'a 22 km. mesafededir. Büyük Menderes grabeninin orta kesimlerinde bulunur. Masif içerisinde bulunan mermerler, ana hazne kayayı oluştururlar. Mermerler altında ve üstünde yer alan mikaşistler düşük porozite ve permeabiliteye sahiptirler. Şistler bu özellikleri ile örtü kaya konumundadırlar. Yapılan hidrojeolojik, hidrojeokimyasal ve izotopik çalışmalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde jeotermal alandaki suların; Durov diyagramına göre numuneler sodyum–bikarbonat köşelerine yakın ve kimyasal açıdan benzer olduğu görülmüştür. Schoeller diyagramında ise, kimyasal yapılarının birbirine benzer şekildedir. Çalışma alanındaki sıcak ve mineralli sular Na+-HCO3-; soğuk su numunesi ise, Mg+-Ca+-Na+-SO4=-HCO3- sular tipine girmektedir. Çeşitli jeotermometre uygulanabilirlikleri incelenerek, sistemin hazne kaya sıcaklığı silis jeotermometresine göre 187˚C–210˚C, Na-Ca-K jeotermometresine göre 105˚C–242˚C olarak tahmin edilmiştir. Giggenbach Üçgen diyagramı ile jeotermometrelerin kullanılabilir oldukları belirlenmiş ve bu diyagramlarla 220˚C–230˚C arasında jeotermometre değerlerine ulaşılmıştır. "Entalpi-Silis" karışım modelinde ise 185˚C–219˚C aralığında rezervuar kayaç sıcaklığı hesaplanmıştır. Kabuklaşma analizlerinde kuyuların çoğunda kalsedon ve kuvars kabuklaşma ihtimali görülmektedir. Bu yüzden inhibitör kullanılması gerekmektedir.

Aydın-SalavatlıHidrojeokimyaHidrojeoloji+1
Murat Bilgiç
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Eğrigöz granitinin yerleşimini denetleyen makaslama kuşaklarının petrofabrik analizi ve dokusal özellikleri

Metamorfik çekirdek kompleksine bağlı genişleme ile eş yaşlı granitoyidlerin genellikle sıyrılma fayının altındaki taban bloğundaki kayaçlara diyapir şeklinde yerleştiği düşünülür. Bugüne kadar sıyrılma fayı oluşumu sırasındaki yüksek açılı makaslama zonlarının rolü ve bunlara sokulum yapan granitoyidlerle ilişkisi tam olarak anlaşılamamıştır. Menderes Masifi'nin kuzey kenarı boyunca yüzeyleyen bir dizi granitoyidin konumsal ve zamansal olarak genişlemeli makaslama zonları ve düşük açılı normal faylarla ilişkili olduğu düşünülmüş, ancak granitoyidlerin yerleşim şekli ve yükselimine makaslama zonunun etkisi tam olarak açıklanamamıştır. Bu sebeple, bu çalışmada genişleme rejimi içerisindeki yerleşme ve yükselme sürecini daha iyi anlayabilmek için Erken Miyosen yaşlı Eğrigöz graniti ile dokanaklarında oluşan fayların kinematik analizi yapılmıştır. Eğrigöz graniti yaklaşık 10 km derinliğe yerleşen sığ yerleşimli ve kenar zonları boyunca lökogranitlerle çevrili çoğunlukla tanesel yer yer porfiritik doku gösteren bir granit olarak karakterize edilir. Eğrigöz granitinin kuzey kenarı, yaklaşık 20 km uzunluğundaki KD doğrultulu doğrultu atımlı makaslama zonu ile sınırlanmaktadır. Bu zon serisit ve kuvars minerallerince zengin ve ultramilonitleri kesen faylardan oluşmaktadır. Fay zonundaki mikroyapısal çalışmalar, asimetrik kuvars porfiroklastları ve rekristalize kuvars şeritleri ile belirlenen sol yönlü bir hareketi işaret etmektedir. Granitin skarn içeren doğu dokanağı KB ve KD doğrultulu normal ve oblik atımlı faylar ile sınırlanır. Bu da fayların granit sokulumu ile eş zamanlı olarak gerçekleştiğini gösterir. Batı dokanağında ise granit metamorfik temel kayaları kesmekte, ancak önemli bir deformasyon izi gözlenmemektedir. Fayların kinematik analizleri bölgesel tektonik yapısı ile uyumlu olarak KD-GB doğrultulu genişleme ve buna eşlik eden KB doğrultulu sıkışma rejimlerinin varlığını göstermektedir. Metamorfik temel kayaların içinde belirlenen KD doğrultulu bir dizi kıvrım ekseni de sıkışma kuvvetlerinin varlığını desteklemektedir. Eğrigöz granitinin yükseliminin, daha önce önerilen düşük açılı sıyrılma fayından ziyade yüksek açılı makaslama zonuna eşlik eden erozyon sırası veya sonrasında gelişen süreçlerle ilişkili olduğu görülmektedir.

Hatice Seval Manap
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Kırka boraks madeni killerinin ve işletme atıklarının lityum içeriği açısından değerlendirilmesi

Birçok endüstriyel alanda kullanımı olan ve enerji sektöründeki önemi daha çok artan lityumun, Kırka Boraks İşletmesi killerinde ve işletme atıklarındaki varlığı günden güne önem kazanmaktadır. Bu amaçla Kırka boraks yatağı boraks zonunda yer alan killerden, zenginleştirme öncesi ayrılan killerden ve zenginleştirme sonrası atık havuzundan olmak üzere üç adet örnek alınmıştır. Bu örnekler üzerinde kimyasal ve mineralojik analizler yapılmıştır. Boraks zonundan alınan kil örneğinde 1650 ppm lityum, katı atıkta 1570 ppm lityum, atık havuzdan alınan örnekte ise 980 ppm lityum saptanmıştır. Mineralojik incelemelerde Kırka killerine (simektit) dolomit eşlik etmektedir. Lityumun kil mineralleri içerisinde mi yoksa dolomit içinde mi olduğu bu çalışmada ortaya konulmuştur. SEM çalışmalarında dolomitlerin nodüler ve killer ile eş boyutta olduğu gözlenmiştir. Kil ve dolomit birbirinden santrifüj yöntemiyle ayrılmış ve XRD çekimleriyle kontrol edilmiştir. Ayırma işlemi sonucunda, lityumun kil içerisinde zenginleştiği 3165 ppm, dolomit içerisinde ise 475 ppm olarak olduğu saptanmıştır. Bu durum ayırma işleminde dolomit içerisinde bir miktar kilin kaldığını göstermektedir. Kil örneklerinden lityum kazanımı için farklı oranlarda kalsit-jips mineralleriyle karıştırılarak kavurma-su liçi yapılmıştır. Maksimum lityum değeri, kilin jips ile 5:1 oranında karıştırılarak yapılan kavurma-su liçinde 2638 ppm Li çözeltiye geçmektedir.

Sercan Akyıldız
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Buca killerinin sondaj çamuru olarak kullanımının araştırılması

Yüksek şişme özelliğine sahip olan bentonit, gıda endüstrisinden, ilaç endüstrisine kadar geniş bir alanda kullanılmaktadır. Dünyada ve ülkemizde günümüz sanayisinin gereksinimi olan bentonit ihtiyacının sürekli artması, yüksek rezerve sahip ara tip ve kalsiyum bentonitlerin kullanımını zorunlu hale getirmiştir. Sodyum bentonitler doğal fiziksel özellikleri ile sondaj çamuru olarak kullanılırken, ara tip ve kalsiyum bentonitlerin bu sektörde kullanımı sınırlı olmaktadır. Bu tip bentonitlerin aktive edilerek fiziksel özelliklerinin iyileştirilmesi gerekmektedir. Bu çalışmada, Buca kalsiyum bentonitinin farklı oranlarda soda ile aktiflenerek su kaybı ve reolojideki değişiklikler incelenmiştir. Bentonit ile soda belirli yüzdelerde karıştırılarak ve farklı sürelerde bekletilerek yirmi bir farklı karışım hazırlanmıştır. Plastik viskozite, akma noktası, çapı 75 mikron'dan daha büyük kalıntının tayini gibi reolojik özelliklerin aktivasyondaki soda oranı ve bekleme süresi ile değişimi incelenmiştir. Bu kapsamda farklı ticari bentonit örnekleri alınarak sondaj çamuru test yöntemleri ile test edilmiştir. Sonuçlar, TS EN 13500 standardıyla ve diğer ticari bentonit örneklerinin sonuçlarıyla karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. Yapılan laboratuar çalışmaları Kimyasal analiz, XRD ve SEM analizleri ile de desteklenmiştir.

Feride Özyol
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Yaylaköy, Kalemköy ve Eynez (Soma) neojen kömürlerinin biyomarker jeokimyası, ana-iz element özellikleri ile organik fasiyes değişimleri

Bu çalışma kapsamında Soma Neojen havzasının güneyinde yer alan Yaylaköy-Kalemköy-Eynez sahası kömürlerinin organik jeokimyasal özellikleri incelenmiştir. Buna ek olarak kömürlerin inorganik jeokimyasal ve petrografik özellikleri de incelenerek ana-iz elementlerin kökensel ilişkileri, oluşum şekli ve zenginleşmeleri belirlenmiştir. Bu amaç doğrultusunda çalışma sahasında yapılan sondajlardan havzayı temsil edecek şekilde örnekler seçilmiş olup alt kömür damarı (KM2) değerlendirilmiştir. KM2 linyit-alt bitümlü kömürlerinin organik jeokimyasal özelliklerine göre TOC miktarı (ort.% 56,62) yüksek, organik madde türü III. tip kerojen ve olgunlaşma düzeyi olgunlaşmamış (Tmax; ort. 420 0C) olarak belirlenmiştir. Ro ve SCI değerleri de bu durumu destekler niteliktedir. Kömürler potansiyel kaynak kaya özelliği göstermelerine rağmen henüz gaz/petrol oluşturacak kadar olgunlaşmamıştır. Organik fasiyes değerlendirmesine göre ise fasiyes C-CD olarak belirlenmiştir. Biyomarker jeokimyası verilerine göre kömürleşme süreci ve paleoortam özellikleri aydınlatılmaya çalışılmıştır. KM2 kömürlü birimlerinden elde edilen n-alkan ve isoprenoid değerleri, steran ve terpan verileri karasal yüksek bitkisel malzeme ve algal/bakteriyel kaynak organizmanın paleobataklıkta birlikte çökeldiğini ve turbalaştığını göstermekte olup suboksik-oksik koşullar sunmuştur. Kömürler genel itibariyle olgunlaşmamış-erken olgun özellik göstermektedir. Gaz kromatogramlarında görülen UCM olgunlaşmamış organik maddeyi ve biyolojik bozunmayı işaret etmektedir. Ayrıca CPI ve OEP indekslerine göre çalışma sahasındaki kömürler olgunlaşmamıştır. Değerlendirilen örneklerde yarı nicel bolluklarına göre kil mineralleri, kalsit, dolomit, aragonit, feldispat grubu mineraller, kuvars, kristobalit, ankerit, pirit, mika grubu mineraller, siderit ve amorf malzeme tespit edilmiştir. Havzada tespit edilen kil mineralleri illit, halloysit, kaolinit, smektit, paligorskit, karışık tabakalı killerdir. Ana-iz element değerlendirmelerine göre Mg, Ca ve P elementleri zenginleşmiştir. Bu zenginleşmeler XRD tüm kaya verileri ile desteklenmiştir. Kömür/kömürlü birimlerdeki iz elementlerin zenginleşme faktörlerine göre V, Ni, Cu, As, Sr, Y, Nb, Mo, Cs, Ba, ΣREE, Ta, Au, Hg, Th ve U elementleri zenginleşme göstermişlerdir. Özellikle de As (78,06 ppm), Hg (10,73 ppm) ve U (33,61 ppm) iz elementleri çok yüksek zenginleşme sunmuşlardır. Kökensel olarak zenginleşmelerin çoğunlukla havzada sedimanter birimlerle birlikte gözlenen volkanik ve volkano-sedimanter kaya topluluklarından kaynaklandığı, organik kökene bağlı zenginleşmenin az olduğu belirlenmiştir.

Selin Hökerek
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00