
22
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Kronik kalp yetmezliği olan geriatrik hastalarda fonksiyonel kapasiteyi belirleyen faktörler
Amaç: Kronik kalp yetmezliği olan geriatrik hastalarda fonksiyonel kapasiteyi belirleyen faktörleri incelemektir. Yöntem: Çalışmaya New York Kalp Birliği'nin sınıflamasına göre evre II-III-IV kronik kalp yetmezliği tanısı alan 60 yaş üzeri, 547 olgu alındı. Hastaların fonksiyonel kapasitesi 6 dakika yürüme testi (6DYT) ile, fiziksel aktivite düzeyi Duke Aktivite Statü İndeksi (DASI) ile, yorgunluk ve dispne algısı Modifiye Borg Skalası ile, yaşam kalitesi Minnesota Yaşam Kalitesi Anketi ile, depresyon durumu Geriatrik Depresyon Skalası (GDS) ile değerlendirilmiş veriler kullanıldı. Buna ek olarak kalp yetmezliğine özgü semptom, bulgu ve komorbid faktörler sorgulandı. Bulgular: Çalışmaya alınan olguların 330'u erkek (%60.3), 217'si kadın (%39.7) kronik kalp yetmezliği olan geriatrik hastalardı. Kronik kalp yetmezliği evreleri NYHA sınıflamasına göre 133'ü evre II (%24.3), 355'i evre III (%64.9), 59'u evre IV (%10.8)'ten oluşmaktaydı. 6DYT'inde yürünen mesafe ortalaması erkek olgularda 289.05 ±121.34, kadın olgularda 218.88 ±113.16 idi. Kronik kalp yetmezliği olan geriatrik olguların fonksiyonel kapasitesini belirleyen parametreler incelendiğinde; bu olgularda yaş artışı ile 0.302, cinsiyet ile 0.18, diyabet varlığı ile 0.09, periferik arter hastalığı varlığı ile 0.084, yorgunluk algısındaki yükseklik ile 0.108, ödem şiddetindeki artış ile 0.116 ve yaşam kalitesindeki düşüş ile 0.094 kat fazla yürüme mesafesinde azalma olduğu istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Sonuç: Geriatrik kronik kalp yetmezliği hastalarında değerlendirilen parametreler içerisinde en fazla yaşam kalitesi, yorgunluk, ödem şiddeti, eşlik eden hastalıkların varlığı, cinsiyet ve yaşın fonksiyonel kapasiteyi olumsuz etkilediği gözlenmiştir.
Kronik kalp yetmezliği hastalarında semptom limitli merdiven çıkma testinin etkinliğinin değerlendirilmesi
Amaç: Kronik Kalp Yetmezliği (KKY) hastalarında semptom limitli merdiven çıkma testini(SLMÇT), kardiyopulmoner egzersiz testi(KPET) ve 6 dakika yürüme testi(6DKYT) ile karşılaştırarak hastaların egzersiz kapasitelerini belirleme konusunda etkinliğini değerlendirmek ve sonuçları hastaların klinik özelliklerine göre yorumlamak amacıyla planlandı. Yöntem: 50-75 yaş arası, New York Kalp Birliği'nin sınıflamasına göre evre II-III, KKY tanılı, sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (SVEF) %45 ve altı olan 31 hasta dâhil edildi. Hastaların demografik ve klinik öyküleri sorgulandı. Egzersiz kapasitesi SLMÇT, 6 DKYT, KPET ile değerlendirildi. Hastaların test süreleri, testi sonlandırma nedenleri kaydedildi. Literatürde kullanılan formüller aracılığıyla hastaların beklenen maksimal oksijen tüketimleri (VO2 max) hesaplandı. Hastaların fiziksel aktivite düzeyleri Fiziksel Aktivite Değerlendirme Anketi(FADA), dispne ve efor algıları Modifiye Borg Skalası(MBS) ve Modifiye Medikal Araştırma Kurulu Skalası(mMRC), depresyon düzeyleri Hastane Anksiyete Depresyon Ölçeği (HADÖ), solunum fonksiyonları spirometrik ölçümler, sağlıkla ilgili yaşam kaliteleri(SİYK) Kronik Kalp Yetersizliği Anketi(KKYA) ile değerlendirildi. Bulgular: Testler arasından en yüksek VO2 max değerine sahip olan testin SLMÇT olduğu belirlendi. Diğer testler ile arasında anlamlı farklılık kaydedildi(p<0.05). Test öncesi ve sonrası kalp hızı değişimlerinde SLMÇT'nin 6 DKYT'ne göre kalp hızını daha çok, KPET'ne göre ise daha az arttırdığı tespit edildi. KPET ve SLMÇT'nin tahmini VO2max değerleri arasında güçlü derecede pozitif yönde istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulundu (r=0.52, p=0.003). Ayrıca SLMÇT'nin hastaların klinik özellikleri ile daha çok ilişkili olduğu saptandı(p<0.05). Sonuç: SLMÇT, KKY hastalarında uygulaması ve kullanımı kolay, egzersiz kapasitesinin değerlendirilmesinde etkindir. 6 DKYT'ne göre hastaların klinik özellikleri ve hemodinamik yanıtlarının belirlenmesinde daha iyi sonuçlar vermektedir. KPET'nin gerçekleştirilemediği durumlarda egzersiz kapasitesinin değerlendirilmesine alternatif oluşturmaktadır.
Kronik obstrüktif akciğer hastalığı olan hastalarda senior fitness test ve kısa fiziksel performans bataryası sonuçlarının birbirleriyle karşılaştırılması
Amaç: Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) tanısı almış hastaların fonksiyonel düzeylerinin belirlenebilmesi için, benzer hasta grubunda sık kullanılan Kısa Fiziksel Performans Bataryası (KFPB) ve Senior Fitness Testlerinin sonuçlarını 6 Dakika Yürüme Testi (6 DYT)'ni standart kabul edip, hastaların fonksiyonel düzeylerini etkileyen parametreler ile (solunum fonksiyonları, solunum kas kuvveti, fiziksel aktivite düzeyi, yorgunluk, sağlıkla ilişkili yaşam kalitesi) yorumlayarak karşılaştırmak ve bu hastalar için en uygun testi belirlemektir. Yöntem: Yaş ortalaması 62.27±5.93 olan, GOLD spirometrik evre sınıflamasına göre evre II-III KOAH tanısı almış, 34 hasta dahil edildi. Hastaların demografik bilgileri ve klinik öyküleri sorgulandı. Egzersiz kapasitesi 6 DYT, KFPB ve Senior Fitness Test ile değerlendirildi. Hastaların fiziksel aktivite düzeyleri Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi (IPAQ) ile, dispne ve efor algıları Modifiye Borg Skalası (MBS) ve Modified Medical Research Council (Modifiye Medikal Araştırma Kurulu Skalası-mMRC) ile, yorgunluk seviyeleri Yorgunluk Şiddet Ölçeği (FSS) ile, solunum fonksiyonları spirometrik ölçümler ile, solunum kas kuvvetleri inspiratuar ve ekspiratuar basınçlar ile, sağlıkla ilgili yaşam kaliteleri (SİYK) Short Form-36 (SF-36) ve Saint George Respiratory Questionnare (SGRQ) ile değerlendirildi. Bulgular: Hastaların 6 DYT mesafesi ortalamaları 333.03±90.61 (m) olduğu belirlendi. KFPB skorları 6 DYT mesafesi ile ilişkili bulundu (r=0.67, p<0.001). Senior Fitness Test'in alt testlerinden '30 sn. otur kalk', 'biceps curl' ve '8 adım atma süresi' testleri 6 DYT mesafesi ile ilişkili olduğu belirlendi (p≤0.01). KFPB ve Senior Fitness Test'inden '30 sn otur kalk' testi hastaların mMRC skorları ile ilişkilidir (p≤0.05). IPAQ skorları ile Senior Fitness Test'in 'biceps curl' test ilişkilidir (r=0.34, (p≤0.05). Hastaların solunum fonksiyon test değerlerinden FVC % değeri ile KFPB skorları ve Senior Fitness Test'in '8 adım atma süresi' (r=-0.36, p≤0.05) ve '30 sn otur kalk sayısı' (r=0.52, (p≤0.05) testlerinin ilişkili olduğu belirlendi. Senior Fitness Test SİYK anketlerinden SF-36 ve SGRQ skorlarıyla ile ilişkilidir (p≤0.05). Sonuç: KFPB ve Senior Fitness Test KOAH hastalarında uygulanabilir ve bu hastalarda fonksiyonel düzeyin değerlendirilmesinde etkindir. Senior Fitness Test KFPB'na göre hastaların klinik özellikleri, fiziksel aktivite düzeyleri, solunum fonksiyonları ve SİYK'nin belirlenmesinde daha iyi sonuç vermektedir. Anahtar Sözcükler: kronik obstrüktif akciğer hastalığı, fonksiyonel düzey, kısa fiziksel performans bataryası, senior fitness test
Bronşektazili hastalarda modifiye artan hızda basamak testinin belirleyicileri
Bu çalışma bronşektazili hastalarda Modifiye Artan Hızda Basamak Testi (MAHBT)'nin belirleyicilerini araştırmak amacıyla yapıldı. Çalışmaya klinik olarak stabil 46 erişkin bronşektazi hastası katıldı. Katılımcıların demografik ve klinik bilgileri araştırmacı tarafından kaydedildi. Dispne algısı Medikal Araştırma Kurulu Dispne Ölçeği (MRC) ve hastalık şiddeti Bronşektazi Şiddet Ölçeği (BSI) ile belirlendi. Fonksiyonel egzersiz kapasitesi; Modifiye Artan Hızda Basamak Testi ve Artan Hızda Mekik Yürüme Testi (AHMYT) ile test edildi. 8 m Yürüme Hızı (G-Walk akselerometre), Quadriceps Kas Kuvveti (hand-held dinamometre) ve Fiziksel Aktivite Seviyesi (Yamax CW-700 pedometre) ölçüldü. Yorgunluk düzeyi Yorgunluk Şiddet Ölçeği (FSS) ile değerlendirildi. Yaşam kalitesini belirlemek amacıyla, Leichester Öksürük Anketi (LCQ) ve St. George's Solunum Anketi (SGRQ) kullanıldı. Çalışmanın sonucunda MAHBT adım sayısı; BSI puanı, quadriceps kas kuvveti, günlük adım sayısı, yürüme hızı, yorgunluk, SGRQ toplam puanı ve LCQ puanı ile ilişkili bulundu (p<0.05). MAHBT adım sayısı ile dispne algılaması arasında ilişki bulunmadı (p>0.05). Yapılan çoklu doğrusal regresyon analizi ile BSI puanı, quadriceps kas kuvveti, günlük adım sayısı ve SGRQ toplam puanının bronşektazili bireylerde MAHBT adım sayısını %61.9 oranında açıklayan bağımsız faktörler olduğu belirlendi (p<0.05). Analiz sonucunda elde edilen denklemin eşitliği, "MAHBT adım sayısı = 86.932 – (6.028 x BSI puanı) + (8.447 x quadriceps kas kuvveti) + (0.006 x pedometre günlük adım sayısı) – (1.75 x SGRQ toplam puanı)" olarak bulundu. Sonuç olarak, klinik olarak stabil bronşektazili hastalarda hastalık şiddeti, quadriceps kas kuvveti, günlük adım sayısı ve SGRQ toplam puanı MAHBT'nin belirleyicileridir. Çalışmanın sonuçları bronşektazili hastaların pulmoner rehabilitasyon programlarını planlamak için yol göstericidir. Anahtar Sözcükler: bronşektazi, egzersiz, basamak testi, fiziksel aktivite, yaşam kalitesi.
Uzaktan eğitim modelinin kardiyopumoner fizyoterapide mesleki özyeterlilik düzeyine etkisi
Kardiyovasküler ve respiratuvar hastalıklar toplumlarda yaygın bir şekilde görülmektedir. Alana özgü koruyucu ve terapatik fizyoterapi ve rehabilitasyon yaklaşımları multidisipliner tedavide oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Fizyoterapi alanında eğitim alan öğrencilerin lisans mezuniyeti sonrası kardiyopulmoner fizyoterapi alanına yönelik temel bilgi ve becerileri edinmiş olması beklenir. Çalışmamız uzaktan eğitim modelinin kardiyopulmoner fizyoterapide mesleki öz-yeterlilik düzeyi üzerine etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmamıza Dokuz Eylül Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksekokulu 2017-2018 ve 2018-2019 öğretim dönemlerinde yüz yüze eğitim alarak mezun olanlar (Grup 1, n=54) ile 2019-2020 ve 2020-2021 öğretim dönemlerinde yüz yüze ve uzaktan eğitim modeli ile mezun olanlar (Grup 2, n=82) dahil edilmiştir. Katılımcılara Veri Kayıt Formu ile "Kardiyopulmoner Fizyoterapide Mesleki Öz-Yeterlilik Düzeyi Değerlendirme Anketi" Google docs formatında elektronik postayla gönderilmiştir.Araştırmacılar tarafından oluşturulan anket "Temel Ölçme ve Değerlendirme (TÖD)" ve "Temel Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Yaklaşımları (TFRY)" olmak üzere iki alt başlıktan ve toplam 32 maddeden oluşmaktadır. Likert tipi puanlamaya sahip ölçekteki maddeler 1 (çok yetersizim) ile 5 (çok yeterliyim) arasında puanlandırılmıştır. Sonuçta TÖD-Teorik ve Pratik, TFRY-Teorik ve Pratik ve toplam puan olmak üzere beş farklı puan türü hesaplanmıştır.Toplamda 506 mezuna gönderilen anketlerin yanıtlanma oranı %27 olarak bulundu. Beş farklı puan türü açısından gruplar arası anlamlı bir fark bulunmadı (p>0.05). TÖD-Pratik alt başlığındaki "egzersiz testleri" parametresinde Grup 1'in puan ortalamasının Grup 2'ye göre anlamlı olarak daha yüksek olduğu bulundu (p<0.05). Lisans dönemi uygulamalı derslerin ve eğitim modeli tipinin (yüz yüze veya uzaktan olması) grup 2'dekilerin kardiyopulmoner fizyoterapide kariyer planlarını grup 1'e göre anlamlı olarak olumsuz etkilediği bulundu (p<0.05).Alanda yapılan stajların süresinin mesleki özyeterliliğe etkisine bakıldığında Grup 2'de staj süresi ile Temel Ölçme ve Değerlendirme-Pratik arasında zayıf düzeyde, pozitif yönde (r=0.304, p=0.005), Temel Fizyoterapi Yaklaşımları-Pratik ile arasında zayıf düzeyde, pozitif yönde (r=0.220, p=0.047) ve toplam öz-yeterlilik arasında zayıf düzeyde, pozitif yönde (r=0.255, p=0.021) ilişki bulundu. Fizyoterapide yüz yüze ve uzaktan eğitimin hibrid uygulanışı lisans dönemi boyunca edinilmesi beklenen kardiyopulmoner fizyoterapi-rehabilitasyon alanında mesleki öz-yeterlilik üzerinde yüz yüze eğitim ile benzer sonuçlar oluşturmuştur. Egzersiz testi pratik kısmı önemli olan konularda uzaktan eğitim metodolojisinde eğitimin etkinliğini arttırmak amacıyla destekleyici materyallerden faydalanılması verimi arttıracaktır. Anahtar Sözcükler: kardiyopulmoner fizyoterapi, mesleki öz-yeterlilik, uzaktan eğitim Tezin sayfa adedi:59 Danışman:Doç. Dr. Meriç Yıldırım
Koroner arter hastalığı olan bireylerde hareket korkusu, fiziksel performans ve sağlıkla ilgili yaşam kalitesi arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışma, Koroner Arter Hastalığı olan bireylerde hareket korkusu, fiziksel performans ve sağlıkla ilgili yaşam kalitesi arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapıldı.Çalışmaya Koroner Arter Hastalığı olan 52 gönüllü birey katıldı. Hastaların demografik bilgileri, hastalığa ilişkin klinik özellikleri ve biyokimya değerleri kaydedildi. Hastaların hareket korkusu düzeyleri Tampa Kinezyofobi Kalp Ölçeği (TKKÖ) ile belirlendi. Fiziksel performansları 6 Dakika Yürüme Testi (6 DYT), 5 Tekrarlı Otur Kalk Testi ve Zamanlı Kalk Yürü Testi ile değerlendirildi. Sağlıkla ilgili yaşam kalitesini değerlendirmek için Kardiyovasküler Kısıtlılık ve Semptomlar Profili (KKVSP) kullanıldı.Bireylerin %82,7'sinde yüksek düzeyde hareket korkusu mevcuttu. Fiziksel performansları düşük bulundu ve sağlıkla ilgili yaşam kaliteleri hafif düzeyde etkilenmişti. Hareket korkusu ile tüm fiziksel performans değerlendirmeleri ve sağlıkla ilgili yaşam kalitesi arasında anlamlı ilişki bulundu (p<0,05). Fiziksel performans değerlendirmelerinden Zamanlı Kalk Yürü Testi ve 6 DYT ile sağlıkla ilgili yaşam kalitesi arasında anlamlı ilişki bulundu (p<0,05). Ancak 5 Tekrarlı Otur Kalk Testi ile sağlıkla ilgili yaşam kalitesi arasında bir ilişki bulunmadı (p>0,05). Koroner Arter Hastalığı olan bireylerde hareket korkusu arttıkça bireylerin fiziksel performansları ve sağlıkla ilgili yaşam kaliteleri azalmaktadır. Bu hasta grubunda hareket korkusunun önlenmesi kardiyak rehabilitasyon programları içerisinde yer almalıdır.
Kanser kaşeksi tanısı alan hastalarda fonksiyonel kapasiteyi etkileyen faktörler
Amaç: Kanser kaşeksi tanısı alan hastalarda fonksiyonel kapasiteyi etkileyen faktörlerin belirlenmesidir. Yöntem: Çalışmaya, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıbbi Onkoloji Polikliniği'ne başvuran, kanser kaşeksi tanısı ile izlenen ve dahil olma / dışlama kriterlerine uyan 31 olgu dahil edildi. Katılımcıların demografik ve klinik bilgileri araştırmacı tarafından kaydedildi. Bireylerin el kavrama kuvvetleri el dinamometresi, omuz fleksiyon ve diz ekstansiyon kuvvetleri hand-held dinamometre ile, solunum kas kuvvetleri Maksimum Eskpiratuar Basınç (MEB) ve Maksimum İnspiratuar Basınç (MİB) ölçümleri ile, aktivite düzeyleri Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi Kısa Formu (UAFF) ile, fiziksel performans düzeyleri Kısa Fiziksel Performans Test Bataryası (KFPB) ile, yorgunluk seviyeleri Kısa Bitkinlik Anketi (KBA) ile ve yaşam kalitesi seviyeleri EORTC-QLQ-C30 ile fonksiyonel kapasiteleri ise 6 Dakika Yürüme Testi (6DYT) ile belirlendi. Bulgular: Fonksiyonel kapasite ile sağ kavrama kuvveti (r:0.37, p:0.045), sağ omuz fleksiyon kuvveti (r:0.39, p:0.033) arasında orta güçte-pozitif; performans durumu (r: 0.77, p<0.001), sağ diz ekstansiyon kuvveti (r:0.58, p:0.001), ekspiratuar kas kuvveti (r:0.71, p<0.001), aktivite düzeyi (r:0.70, p<0.001), fiziksel performans düzeyi (r:0.70, p<0.001), ve yaşam kalitesi (r:0.74 , p<0.001) ile arasında güçlü-pozitif ve yorgunluk düzeyi (r:-0,81, p<0.001) ile arasında çok güçlü-negatif ilişki saptandı . Ancak inspiratuar kas kuvveti ile bir ilişki bulunmadı (p>0.05). Yapılan lineer regresyon analizine göre, ekspiratuar kas kuvveti, günlük yaşam aktivitelerinde yaşanan yorgunluk düzeyi ve global yaşam kalitesi 6 dakika yürüme mesafesinin (6DYM) %81.1 varyansla belirleyicisi olarak tespit edildi. Sonuç: Günlük yaşam aktivitesinde yaşanan yorgunluk düzeylerinde azalma, solunum kas kuvvetinde artış ve genel yaşam kalitesi fonksiyonel kapasiteyi artırabilir.
Diyabetik periferik nöropatisi olan ve olmayan tip 2 diabetes mellituslu olgular ile sağlıklı bireylerde fonksiyonel egzersiz kapasitesi, kas kuvveti, yaşam kalitesi ve fiziksel aktivite düzeylerinin karşılaştırılması
Amaç: Bu çalışmanın amacı, DPN'si olan ve olmayan Tip 2 DM'li olgular ile sağlıklı bireylerin fonksiyonel egzersiz kapasitesi, kas kuvveti, yaşam kalitesi ve fiziksel aktivite düzeylerini karşılaştırmaktı. Yöntem: Çalışmaya, 32 Tip 2 DM'li (Grup 1) , 32 DPN'li Tip 2 DM hastası (Grup 2) ve 30 sağlıklı gönüllü birey (Kontrol Grubu) olmak üzere toplam 94 kişi alındı. Katılımcıların demografik özellikleri, laboratuvar bulguları ve EMG sonuçları dosyalarından kaydedildi. Vücut kompozisyonu biyoelektrik impedans analiz sistemi Bodystat 1500 cihazı ile değerlendirildi. Nöropati semptom şiddeti değerlendirmesi için Nöropati Semptom Skoru ölçeği kullanıldı. Periferal kas kuvveti (diz ekstansiyon, ayak bileği plantar fleksiyon ve eversiyon ve el kavrama kuvvetleri) hand-held dinamometre ve el dinamometresi ile ölçüldü. Fonksiyonel egzersiz kapasitesi altı dakika yürüme testi (6DYT) ve altı dakika basamak testi (6 DBT) ile değerlendirildi. Genel alt ekstremite kas kuvveti ve fonksiyonu değerlendirmesinde 30 sn otur-kalk testi kullanıldı. Genel yaşam kalitesi Nottingham Sağlık Profili (NHP) anketi, hastalığa özgü yaşam kalitesi Ferrans ve Powers Yaşam Kalitesi Endeksi Diabetes Mellitus Versiyonu anketi ve fiziksel aktivite düzeyleri Uluslararası Fiziksel Aktivite Ölçeği - Kısa Form(IPAQ- Kısa Form) kullanılarak değerlendirildi. Bulgular: Grup 1 ve Grup 2'nin diz ekstansiyon, ayak bileği plantar fleksiyon ve eversiyon kas kuvvetleri, altı dakika yürüme mesafesi kontrol grubuna göre anlamlı olarak azaldı (p< 0,05). Üç grup arasında el kavrama kuvvetleri ve fiziksel aktivite düzeyleri açısından anlamlı fark bulunmadı (p> 0,05). Üç grup arasında 6 DBT ve 30 sn otur-kalk testi sonuçları arasında anlamlı fark bulundu (p< 0,05). Grup 2' nin 6 DBT, 30 sn otur-kalk testi sonuçları ve genel yaşam kalitesi Grup 1 ve kontrol grubuna göre anlamlı olarak düşüktü (p< 0,05). Hastalığa özgü yaşam kalitesinde Grup 2'nin sadece sağlık ve fonksiyonellik alt parametresi Grup 1' göre anlamlı olarak düşük bulundu(p< 0,05) . Grup 1 ve Grup 2'nin oturma süresi kontrol grubuna göre anlamlı olarak yüksekti (p< 0,05). Sonuç: DPN olan ve olmayan Tip 2 DM olguların fonksiyonel egzersiz kapasitelerinin, kas kuvvetlerinin ve yaşam kalitelerinin ve oturma sürelerinin olumsuz yönde etkilendiği bulundu. Fonksiyonel egzersiz kapasitesini (6DBT) ve alt ekstremite fonksiyonel düzeyini değerlendiren (30 saniye otur kalk testi) testlerin kliniklerde DPN olan olguların, nöropatisi olmayan DM olgularından ayırt edilmesinde kullanılabilecek basit ve etkili değerlendirme yöntemleri olduğu gösterildi. Tip 2 DM olgularının fizyoterapi ve rehabilitasyon programlarında kliniklerde uygulanabilecek testlerin hem hastalığın yönetimi hem de oluşabilecek diyabete özgü komplikasyonların önlenmesi ve azaltılması yönünden önemli olacağı sonucuna varıldı. Anahtar Kelimeler: Tip 2 Diabetes Mellitus, Diyabetik Periferik Nöropati, Fonksiyonel Egzersiz Kapasitesi
Sistemik sklerozlu kadın bireylerde 6 dakika yürüme testinin belirleyicileri
Amaç: Bu çalışmanın amacı sistemik sklerozlu kadın bireylerde 6 dakika yürüme testinin belirleyicilerini incelemekti. Yöntem: Bu çalışmaya 18-75 yaşları arasında sistemik sklerozlu 36 kadın birey dahil edildi. Bireylerin demografik özellikleri araştırmacı tarafından sorgulandı. Hastalık şiddetleri, deri kalınlığı ve spirometre sonuçları, dosya kayıtlarından alınan Medsger Sistemik Skleroz Şiddet Skalası (MSS) ve Modifiye Rodnan Deri Skoru (mRSS) verilerinden elde edildi. Disabilite düzeyleri Sağlık Değerlendirme Anketi (HAQ), dispne Modified Medical Research Council (MMRC), yorgunluk Borg Skalası ve Yorgunluk Şiddet Ölçeği (FSS), ağrı, Ağrı düzeyi Visual Analog Skala (VAS) ile belirlendi. Gastrointestinal etkilenimleri Kaliforniya Üniversitesi Skleroderma Klinik Çalışma Konsorsiyumu Gastrointestinal Traktus Sorgulama Ölçeği (UCLA SCTC GIT 2) ile değerlendirildi. Solunum kas kuvveti maksimal inspiratuar (MIP) ve ekspiratuar (MEP) basınç ölçümleri ile belirlendi. Periferal kas kuvveti (diz ekstansiyon ve el kavrama kuvvetleri) hand-held dinamometre ve el dinamometresi ile eklem hareket açıklıkları gonyometre ile belirlendi. Günlük yaşam aktivitesi Milliken Günlük Yaşam Aktivite Ölçeği (Milliken GYA), yaşam kalitesi St. George Solunum Anketi (SGRQ), fiziksel aktivite Uluslararası Fiziksel Aktivite Değerlendirme Anketi (IPAQ) ile sorgulandı. Bireylerin fonksiyonel kapasitenin belirlenmesi ve etki eden faktörlerin incelenmesinde Altı Dakika Yürüme Testi (6DYT) kullanıldı. Bulgular: Bireylerin hastalık şiddetleri, deri kalınlığı ve disabiliteleri hafif düzeyde bulundu. Spirometre sonuçları ile altı dakika yürüme mesafesi (6DYM), el kavrama kuvvetleri ve MEP ile 6DYM arasında ilişki bulunurken (p<0,05), kuadriseps kas kuvveti ve MEP ile ilişki bulunmadı (p>0,05). Bireylerin MSS, mRSS, HAQ, Milliken GYA ve SGRQ skorları ile 6DYM arasında anlamlı bir ilişki bulunurken (p<0,05); UCLA SCTC GIT 2, IPAQ, FSS ve MMRC ile anlamlı bir ilişki bulunmadı (p>0,05). Lineer regresyon analizi sonucuna göre MSS ve Milliken GYA'nin 6DYT'nin bağımsız belirleyicileri olduğu bulundu. Sonuç: Çalışmamıza katılan bireylerde hastalık şiddeti, disabilite düzeyi, deri kalınlığı, pulmoner etkilenim, eklem hareket açıklığı limitasyonları, el kavrama kuvveti, MEP, günlük yaşam aktivitesi ve yaşam kalitesinin 6DYT sonuçlarını etkilediği bulundu. Sklerodermada hastalık şiddeti ve günlük yaşam aktivitesi etkilenimi fonksiyonel kapasite seviyesinin belirleyicileridir. Anahtar Sözcükler: sistemik skleroz, hastalık şiddeti, pulmoner tutulum, günlük yaşam aktivitesi, fonksiyonel kapasite
Astımlı ve sağlıklı çocuklarda fiziksel uygunluk ve fiziksel aktivite parametrelerinin karşılaştırılması
Amaç: Çalışmamızın amacı astımlı ve sağlıklı çocukların fiziksel uygunluk ve fiziksel aktivite parametrelerini belirlemek ve karşılaştırmaktı. Yöntem: Çalışmaya 22 sağlıklı ve 25 astımlı olmak üzere 47 çocuk alındı. Astımlı çocuklarda hastalığa özgü semptomlar ve Astım Kontrol Testi(AKT) değerleri kaydedildi. Akciğer fonksiyonu Solunum Fonksiyon Testi(SFT) ile değerlendirildi. Postür değerlendirmesi için New York Postür Analizi Yöntemi (NYPAY) kullanıldı. Fiziksel uygunluk; Tanita-BC 418 cihazı ile vücut kompozisyonu, Modifiye Shuttle Yürüme Testi(MSYT), mekik testi, şınav testi ve otur-uzan testi parametrelerini içeren Fitnessgram Test Bataryası(FITNESSGRAM®) kullanılarak değerlendirildi. Periferal kas kuvveti(diz ekstansiyon ve el kavrama kuvvetleri) hand-held dinamometre ve el dinamometresi ile ölçüldü. Anaerobik kapasite Wingate Anaerobik Kapasite Testi(WAnT) ve G-Walk akselerometre kullanılarak Dikey Sıçrama Testi(DST) ile ölçüldü. Günlük fiziksel aktivite düzeyleri Bouchard'ın Fiziksel Aktivite Kaydı(BOUCHARD) ile değerlendirildi. Bulgular: Astımlı çocukların sağlıklı çocuklara kıyasla FEV1/FVC oranı(p=0.008), New York Postür Analiz Yöntemi sonuçları(p=0.042), Modifiye Shuttle Yürüme Testi kalp hızı(bitiş ve delta) ve mesafe(metre ve yüzde) değerleri(p=0.001), şınav testi tekrar sayısı(p=0.008), Wingate Anaerobik Kapasite Testi pik güç değerleri(p=0.034) istatistiksel olarak düşük bulundu. İki grup arasında periferal kas kuvveti, vücut kompozisyonu, mekik testi, otur-uzan testi, Dikey Sıçrama Testi, Bouchard'ın Fiziksel Aktivite Kaydı değerleri açısından fark bulunmadı(p>0.05). Sonuç: Astımlı çocukların sağlıklı yaşıtlarına kıyasla solunum fonksiyonları, postürleri, aerobik ve anaerobik kapasiteleri, üst ekstremite kas endurans ve kuvvetleri düşük bulundu. Çocukluk çağı astımında sağlığa bağlı fiziksel uygunluğun etkilenimini aza indirmek için uygun fizyoterapi programlarının düzenlenmesi ve hastaların ileriki yaşlarında ciddi problemlerin oluşmasını engellemek için kapsamlı değerlendirmelerin yapılması önemlidir. Anahtar Sözcükler: Astım, Fiziksel Uygunluk, Fiziksel Aktivite
Kistik fibrozisli ve sağlıklı çocuklarda 6 dakika yürüme testi değişkenleri ve anaerobik kapasitelerin karşılaştırılması
Amaç: Bu çalışmanın amacı, Kistik Fibrozis (KF) hastası çocuklarda 6 Dakika Yürüme Testi (6 DYT) ve yürüme değişkenleri ile fonksiyonel egzersiz kapasitesi, Dikey Sıçrama Testi ve Wingate Anaerobik Kapasite Testi (WAnT) ile anaerobik kapasiteleri belirlemek ve normal gelişim gösteren çocuklar ile karşılaştırmaktı. Yöntem: Çalışmaya 21 KF'li ve 21 sağlıklı birey dahil edildi. Katılımcıların demografik özellikleri ve semptomları kaydedildi. Vücut kompozisyonu Tanita-BC 418 cihazı ile değerlendirildi. Akciğer fonksiyonu Solunum Fonksiyon Testi (SFT) ile ölçüldü. Postür değerlendirmesi için postür analizi formu kullanıldı. Periferal kas kuvveti (diz ekstansiyon ve el kavrama kuvvetleri) hand-held dinamometre ve el dinamometresi ile değerlendirildi. Solunum kas kuvveti (MIP-MEP) elektronik ağız basınç ölçüm cihazı ile ölçüldü. 6 DYT ve 7 metre yürüme testi sırasında G-Walk akselerometre kullanılarak fonsiyonel egzersiz kapasitesi ve yürüyüşün zaman-mesafe parametreleri değerlendirildi. Anaerobik kapasite, WAnT ve G-Walk akselerometre kullanılarak yapılan dikey sıçrama testi ile değerlendirildi. Bulgular: KF'li bireylerde sağlıklı çocuklara kıyasla solunum fonksiyon testi, MIP, 6 dakika yürüme mesafesi, ortalama hız, adım uzunluğu, dikey sıçrama yüksekliği, pik hız, kalkış gücü ve maksimum konsantrik güç değerleri anlamlı olarak düşüktü (p<0.05). Sağlıklı bireylerin toplam postür analizi puanları KF'li bireylere kıyasla anlamlı olarak düşüktü (p<0.05). Yağsız vücut ağırlığı, BKİ, diz ekstansör ve el kavrama kas kuvvetleri ile dikey sıçrama ve WAnT parametreleri arasında iyi düzeyde korelasyon bulundu (p<0.05). WAnT'nden elde edilen parametreler ile dikey sıçrama parametreleri arasında iyi düzeyde korelasyon bulundu (p<0.05). Sonuç: Hastalık şiddeti hafif olan KF'li bireylerde solunum fonksiyonları, postür, anaerobik kapasite ve fonsiyonel egzersiz kapasitesi etkilenmektedir. Çalışmamızda kullanılan dikey sıçrama testi, KF'li çocuklar ile sağlıklı çocukları değerlendirip karşılaştırmada uygulaması kolay ve etkin bir testtir. İlerideki çalışmalar KF hasta grubunda daha fazla sayıda birey değerlendirerek, G-Walk'un geçerlilik ve güvenilirliğini incelemelidir. Anahtar Sözcükler: Kistik Fibrozis, Yürüme Değişkenleri, Anaerobik Kapasite
Sistemik sklerozlu bireyler ve sağlıklı bireylerde postür, denge, fonksiyonel performans testleri, egzersiz kapasitesi, fiziksel aktivite ve yaşam kalitesinin karşılaştırılması
Amaç: Bu çalışmanın amacı, sistemik skleroz (SSk) hastası bireyler ile sağlıklı bireylerin postür, denge, fonksiyonel performans testleri, egzersiz kapasitesi, fiziksel aktivite ve yaşam kalitesini karşılaştırmaktı. Yöntem: Çalışmaya kadın bireylerden oluşan 28 SSk'lu ve 28 sağlıklı birey dahil edildi. Katılımcıların demografik özellikleri ve semptomları kaydedildi. Hastalık şiddetleri dosya kayıtlarından alınan Medsger Hastalık Şiddeti İndeksi verilerinden elde edildi. Postür değerlendirmesi için postür analizi değerlendirme formu kullanıldı. Periferal kas kuvveti (diz ekstansiyon ve el kavrama kuvvetleri) hand-held dinamometre ve el dinamometresi ile değerlendirildi. Dispne değerlendirmesi için Modifiye Medicial Reseach Council (MMRC) ölçeği kullanıldı. Bireylerin düşme riski süreli kalk ve yürü testi kullanılarak değerlendirildi. Bireylerin fiziksel aktivite düzeylerini belirlemek için Uluslararası Fiziksel Aktivite Değerlendirme Anketi (IPAQ) kullanıldı. Bireylerin yorgunluk seviyeleri Yorgunluk Şiddet Ölçeği ve Yorgunluk Etki Ölçeği kullanılarak belirlendi. Fonksiyonel kapasite ve egzersiz kapasitesinin belirlenmesi için bireylere Altı Dakika Yürüme Testi (6DYT) uygulandı. Yaşam kalitesi değerlendirmesi için Notthingham Sağlık Profili anketi kullanıldı. Bireylerin dengeleri Balance Master denge ve performans ekipmanında değerlendirildi. Bulgular: SSk'lu bireylerin hastalık şiddeti düşüktü. SSk'lu bireylerde sigara kullanımı sağlıklı bireylere göre anlamlı olarak yüksekti (p<0.05). Sağlıklı bireylerin fiziksel aktivite düzeyleri SSk'lu bireyler ile karşılaştırıldığında daha yüksekti (p<0.05) SSk'lu bireylerin postüral sapmaları sağlıklı bireyler ile karşılaştırıldığında anlamlı olarak yüksekti (p<0.05). Süreli kalk ve yürü testi değerlendirmesinde SSk'lu bireylerin performans skorları sağlıklı bireyler ile karşılaştırıldığında anlamlı olarak düşüktü (p<0.05). SSk'lu bireylerin yorgunluk düzeyleri sağlıklı bireyler ile karşılaştırıldığında anlamlı olarak daha yüksekti (p<0.05). SSk'lu bireylerin altı dakika yürüme mesafesi, fonksiyonel performans ve egzersiz kapasiteleri sağlıklı bireyler ile karşılaştırıldığında anlamlı olarak düşüktü (p<0.05). SSk'lu bireylerin yaşam kalitesi düzeyleri ve denge skorlamaları sağlıklı bireyler ile karşılaştırıldığında daha düşük bulundu (p<0.05). Sonuç: Çalışmamıza katılan SSk'lu bireylerin postür, denge, fonksiyonel performansları, egzersiz kapasiteleri, fiziksel aktivite düzeyleri ve yaşam kaliteleri etkilenmektedir. Çalışmamızdaki olguların hastalık şiddeti düzeyleri düşüktü. İlerideki çalışmalar farklı seviyelerde hastalık şiddetine sahip bireyler üzerinde postür, denge, fonksiyonel performans testleri, egzersiz kapasitesi, fiziksel aktivite ve yaşam kalitesinin etkilenimini incelemelidir. Anahtar Sözcükler: sistemik skleroz, postür, denge, fonksiyonel performans testleri, egzersiz kapasitesi, fiziksel aktivite, yaşam kalitesi
Hematoloji kliniğinde akut solunum yetmezliği gelişen hastalara uygulanan erken dönem noninvaziv solunum desteğinin etkisi
Amaç: Çalışma; hematoloji kliniğinde akut solunum yetmezliği gelişen hastalara uygulanan erken dönem noninvaziv solunum desteğinin, fizyolojik parametrelere ve mortalite üzerine etkisinin değerlendirilmesi amacıyla gereçekleştirildi. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya hematoloji kliniğinde izlem sırasında akut solunum yetmezliği gelişen hastalar dâhil edildi. Akut solunum yetmezliğinin başladığı gün, hastalar yoğun bakım ünitesine alınmadan solunum fizyoterapisti tarafindan noninvaziv solunum desteği verilmeye başlandı (mod: BIPAP-ST). Hastaların akut solunum yetmezliği parametreleri günlük takip edildi. Yoğun bakım endikasyonu gelişen hastalar yoğun bakım ünitesine yönlendirildi. Bulgular: Çalışmaya 5 kadın, 8 erkek olmak üzere 13 (yaş ort 63,0±.7 yıl) hasta dâhil edildi. Noninvaziv solunum desteğinde başarı sağlanamayan olgularda mortalite oranı daha yüksek bulundu (p=0,02). Olguların; APECHE 2 skorlarına göre beklenen ölüm oranları değerlendirildiğinde beklenen ölüm oranından daha yüksek bir gerçekleşen ölüm oranı görülmedi. Ancak noninvaziv solunum desteğinde başarılı olunan ve olunmayan gruplar incelendiğinde, otolog nakillerde ve kemik iliği nakli yapılmamış olgularda başarı oranının daha yüksek olduğu (otolog nakil %83,33, allojenik nakil %0, kemik iliği nakli yapılmamış olgular %75) görüldü. Sonuç: Hematolojik maligniteli hastalarda akut solunum yetmezliği bir mortalite nedenidir. Erken dönemde solunum yetmezliği belirtileri gözlenirse erken dönemde uygulanan noninvaziv solunum desteğinin sonuçları iyileştirici etkisi vardır. Anahtar kelimeler: noninvaziv ventilasyon, hematolojik maligniteli, akut solunum yetmezliği
Kistik fibrozis, non-kistik fibrozis bronşektazi tanılı olgular ve sağlıklı çocuklarda postür, fonksiyonel egzersiz kapasitesi, kas kuvveti ve yaşam kalitesinin karşılaştırılması
Amaç: Kistik fibrozis(KF) ve non-kistik fibrozis bronşektazi'de (NKFB) görülen solunum problemleri bireylerin postür, fonksiyonel egzersiz kapasitelerini, kas kuvvetlerini ve yaşam kalitelerini olumsuz yönde etkilemektedir. Çalışmanın amacı KF, NKFB tanılı olgular ve sağlıklı çocuklarda postür, fonksiyonel egzersiz kapasitesi, kas kuvveti ve yaşam kalitesinin karşılaştırılmasıdır. Yöntem: Çalışmaya 15 KF'li, 15 NKBF'li ve 15 sağlıklı birey alındı. Demografik ve fiziksel özellikler kaydedildi. Solunum fonksiyon testi, göğüs çevre ölçümü, postür analizi, solunum ve periferik kas kuvveti ölçümü, 6 Dakika Yürüme Testi, Çocuk Depresyon Envanteri, Çocuklar için Sosyal Anksiyete Ölçeği ve Çocuklar için Yaşam Kalitesi Ölçeği uygulandı. Postür analizi; Posture Print Fotoğraflama yöntemiyle yapıldı. 6 DYT öncesinde ve sonrasında KH, KB ve SpO₂, dispne ve yorgunluk algılaması (MBS) kaydedildi. Bulgular: KF ve NKFB'li olgularda göğüs ekspansiyonu, sağlıklı gruba göre anlamlı olarak azaldı (p<0.05). KF'li olguların el kavrama kuvveti NKFB'li gruba göre anlamlı olarak azaldı (p<0.05). KF ve NKFB'lilerde 6 DYT öncesi ve sonrasında algılanan dispne şiddeti yüksek bulundu (p<0.05). Postür analizinde KF'li olgularda postür bozukluğu sağlıklı gruba göre daha yüksekti (p<0.05). CDİ ve ÇİSAÖ sonuçlarında anlamlı fark bulunmadı (p>0.05). KF'li grubun yaşam kalitesi diğer gruplara göre anlamlı olarak azaldı (p<0.05). Sonuç: KF ve NKFB'li bireylerde erken dönemde postür, kas kuvveti ve yaşam kalitesi etkilenmektedir. KF ve NKFB'li hastaların pulmoner rehabilitasyon programında erken dönemden itibaren uygulanan postür egzersizlerinin etkileri değerlendirilmelidir. Anahtar Kelimeler: Kistik Fibrozis, Non Kistik Fibrozis Bronşektazi, postür, kas kuvveti, yaşam kalitesi. Anahtar Kelimeler: Kistik Fibrozis, Non Kistik Fibrozis Bronşektazi, postür, kas kuvveti, yaşam kalitesi.
Astım hastalarına verilen ev egzersiz programının fonksiyonel kapasite ve yaşam kalitesi üzerine etkileri
Bu çalışmanın amacı, astımlı bireylerde ev egzersiz eğitiminden oluşan rehabilitasyon programının fonksiyonel kapasite ve yaşam kalitesi üzerine etkilerini araştırmaktır. Çalışmaya astım tanısı almış, egzersiz ve kontrol gruplarına ayrılmış toplam 30 birey dahil edilmiştir. Gruplar gönüllülük esasına göre ayrılmış olup, çalışmamız randomize olmayan kontrollü çalışma olarak gerçekleşmiştir. Hastalar ile yapılan ilk görüşmede demografik bilgileri, semptomları ve fiziksel bilgileri kaydedildi. Egzersiz kapasitesi 6 Dakika Yürüme Testi (6DYT) ile, dispne değerlendirmesi Modifiye Medikal Araştırma Kurulu Ölçeği (mMRC) ile, kavrama kuvveti el dinamometresi ile, yaşam kalitesi Astım Yaşam Kalitesi Ölçeği (AQLQ) ile, alt ekstremite kas enduransı 30 saniye Otur- Kalk Testi (30s-CST) ile, kinezyofobi Tampa Kinezyofobi Ölçeği (TKÖ) ile, statik denge Tek Ayak Üstünde Durma (SLST) ve dinamik denge Zamanlı Kalk Yürü Testi (TUG) ile değerlendirildi. Egzersiz grubundaki astımlı bireyler haftada 3 gün, 8 hafta boyunca ev programı ile takipleri yapılmış iken kontrol grubuna egzersiz verilmemiştir. Çalışma sonunda tüm gönüllülerin değerlendirmesi yapılarak ev egzersiz programının bahsedilen parametreler üzerine etkileri incelendi. Çalışma sonunda egzersiz grubunda 6DYM, TUG, 30 saniye otur-kalk testi, el kavrama kuvveti ve AQLQ parametrelerinde kontrol grubuna göre istatiksel olarak anlamlı bir artış bulundu (p<0.05). mMRC dispne puanı egzersiz grubunda düşmüş, kontrol grubunda ise artış gözlemlenmiş olmasına rağmen iki grup arasında anlamlı bir fark yoktu (p>0.05). SLST'de egzersiz ve kontrol grubunda anlamlı bir fark bulunmamıştır (p>0.05). TKÖ'de ise her iki grup puanında azalma olmuş ancak sadece kontrol grubunda bu fark anlamlı bulunmuştur (p<0.05). Çalışmamızda astımlı bireylere uygulanan ev egzersiz programının fonksiyonel kapasite ve yaşam kalitesi üzerinde olumlu etkisi olduğu gösterilmiştir. Bu etkiler astımlı hastaların egzersiz programına yönlendirilmelerinde klinisyenlere tedavi programında katkı sağlayacaktır.
Obez bireylerde aerobik egzersiz programının aerobik kapasite, fiziksel aktivite düzeyi ve yaşam kalitesi üzerine etkisi
Amaç: Çalışmamız obez bireylerde 12 hafta boyunca çevrimiçi olarak uygulanan aerobik egzersiz programının aerobik kapasite, fiziksel aktivite düzeyi ve sağlıkla ilgili yaşam kalitesi üzerine etkisini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Yöntem: Randomize olmayan kontrollü bu çalışma, yaşları 18-65 yıl olan 20 obez olgu üzerinde gerçekleştirilmiştir. İlk görüşme yüz yüze olacak şekilde planlandı. İlk görüşmede kontrol ve müdahale grubundaki tüm gönüllülerin demografik bilgileri alınarak klinik değerlendirme aşamasına geçildi. Egzersiz grubundaki obez bireylere tele rehabilitasyon yoluyla, fizyoterapist yönetiminde haftada 3 gün, günde 30-50 dk submaksimal aerobik egzersiz eğitimi verildi. Egzersiz verilmeyen grupta yer alan obez bireylere egzersiz grubuna yapılan ilk ve son değerlendirmeler yapıldı. Veriler istatistiksel olarak değerlendirildi. Bulgular: Kontrol grubunun vücut ağırlığı ve Vücut kütle İndeksi (VKİ) değerlerinde müdahale öncesi ve sonrası arasında kontrol grubunun lehine istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık vardır (p<0.05). Abdominal bölge deri kıvrım kalınlıkları açısından çalışma ve kontrol grupları arasında kontrol grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0.05). Esnekliğin göstergesi olan otur uzan testinde ve 6DYM'de çalışma grubu lehine iki grup arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlıdır (p<0.05). Çalışma grubunda yaşam kalitesi alt parametrelerinden ağrı, duygusal reaksiyonlar, fiziksel aktivite ve bölüm 1 toplam puanları açısından müdahale öncesi ve sonrası arasında istatistiksel olarak fark anlamlıdır (p<0.05). Fiziksel aktivite yönünden çalışma grubunun müdahale öncesi ve sonrası değerleri orta şiddette olanların istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olduğu, toplam puan yönünden ise kontrol grubunun ortalamaları arasındaki farkın anlamlı olduğu ortaya konulmuştur. Sonuç: Obez bireylere tele rehabilitasyon aracılığıyla 12 hafta boyunca, haftada 3 gün , 30-50 dk uygulanan aerobik egzersiz programıyla vücut ağırlığında azalma olmaksızın aerobik kapasitenin göstergesi olan 6DYM artmıştır. Ayrıca uyguladığımız egzersiz programı yaşam kalitesi ve fiziksel aktivite düzeyinde de artışa yol açarak olumlu değişiklikler sağlamıştır. Anahtar Sözcükler: Obezite, Aerobik kapasite, Fiziksel aktivite, Yaşam kalitesi, Aerobik egzersiz, Tele rehabilitasyon
Multipl skleroz hastalarında gövde stabilizatör kas kuvveti ve enduransının solunum parametreleriyle ilişkisi
Multiple Skleroz Hastalarında Gövde Stabilizatör Kas Kuvveti ve Enduransının Solunum Parametreleriyle İlişkisi Amaç: Multipl Skleroz (MS) hastalarında gövde stabilizatör kas kuvveti ve enduransının solunum parametreleriyle ilişkisini incelemek ve sağlıkla ilgili yaşam kalitesi, fonksiyonel düzey ve yorgunluk düzeyi ile ilişkisini karşılaştırarak yorumlamaktır. Yöntem: 21 MS hastası; Expanded Disability Status Skala (EDSS) skorlarına göre Grup A (0Anahtar Kelime: Fiziksel dayanıklılık = Physical endurance ; Kas kuvveti = Muscle strength ; Multipl skleroz = Multiple sclerosis ; Solunum = Respiration ; Solunum fizyolojisi = Respiratory tract physiology ; Solunum fonksiyon testleri = Respiratory function tests ; Solunum kasları = Respiratory muscles ; Yaşam kalitesi = Quality of life ; Yorgunluk = Fatigue
Kolorektal kanserli hastalarda fiziksel aktiviteyi belirleyen faktörler
Amaç: Kolorektal kanserli hastalarda fiziksel aktivite düzeyini belirleyen faktörleri tespit etmek ve ölçülen parametrelerle (nöropatik ağrı, duyu, kas kuvveti, denge, yorgunluk, yaşam kalitesi) aralarındaki ilişkiyi incelemektir. Yöntem: Çalışmaya Tümör Nod Metastaz sınıflamasına göre evre II-III olan 47 hasta alınmıştır. Hastaların fiziksel aktivite düzeyi Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi (IPAQ) kısa form ile, nöropatik ağrı düzeyi DN4 nöropatik ağrı skalası ile, duyu düzeyi Semmes-Weinstein Monofilament testi ile, kas kuvveti Hand Held Dinamometre (HHD) ile, denge düzeyi Berg Denge Skalası ve Balance Master Sistem ile, yorgunluk düzeyi Kısa Bitkinlik Anketi (KBA) ile, yaşam kalitesi Short Form 36 (SF-36) ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmamızda %68,1' i (n=32) erkek, % 31,9' u (n=15) kadın olan olguların, %70,2'si (n=33) kolon, %29,8' i (n=14) rektum kanseriydi. Toplam fiziksel aktivite düzeyi median değeri 1386,00 MET-dk/hafta idi. Oluşturulan lineer regresyon modelinde varyasyonun %43,2'sini açıklayan SF-36 fiziksel rol skoru, dominant alt ekstremite quadriceps kas kuvveti ve KBA-Genel yorgunluk skoru, IPAQ toplam fiziksel aktivite düzeyinin anlamlı prediktörü olarak bulundu. Fiziksel aktivite düzeyi ile fiziksel rol skoru arasında pozitif yönde, güçlü anlamlı korelasyon (r=0,530, p<0,001); fiziksel aktivite düzeyi ile dominant alt ekstremite quadriceps kas kuvveti arasında pozitif yönde, orta güçte anlamlı korelasyon (r=0,310, p=0,034); fiziksel aktivite düzeyi ile genel yorgunluk skoru arasında negatif yönde, orta güçte anlamlı korelasyon (r= -0,471, p=0,001) bulundu. Sonuç: En sık karşılaşılan kanserler arasında yer alan kolorektal kanserlerde fiziksel aktivite düzeyini belirleyen en önemli parametreler yorgunluk, yaşam kalitesi, kas kuvveti olarak tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: kolorektal kanser, fiziksel aktivite, yorgunluk, yaşam kalitesi, quadriceps kas kuvveti
Üst ekstremite lenfödem hastalarına spesifik geliştirilmiş olan ULL-27 yaşam kalitesi anketinin türkçe versiyonunun geçerlilik ve güvenilirlik çalışması
Amaç: Üst ekstremite lenfödem hastalarına spesifik geliştirilmiş olan ULL-27 yaşam kalitesi anketinin Türkçe versiyonunun geçerlilik ve güvenilirliğini araştırmaktır Yöntem: Çalışma, Dokuz Eylül Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Yüksekokuluna, Tıbbi Onkoloji bölümünden yönlendirilen meme kanseri sonrası üst ekstremite de lenfödem gelişmiş alınma/alınmama kriterlerine uyan 81 birey üzerinden yapıldı. Türkçe geçerlilik ve güvenilirliğini belirlemek amacıyla gerekli izinler alındıktan sonra ULL-27 yaşam kalitesi anketi "back forward translation" methodu ile Türkçe'ye çevrildi. Hastaların demografik ve klinik bilgileri kaydedildi. Çevre ölçümü, her iki ekstremiteye 3. tırnak dibinden başlayarak omuza kadar 5'er cm aralıklarla işaretlenerek mezura ile yapıldı. ULL-27, EORTC-QLQ-C30 ve BR23 yaşam kalitesi anketleri hasta tarafından doldurulması istendi. Test tekrar test için anketler son 20 hastaya 15-20 gün ara ile tekrar uygulandı. Bulgular: Anketin fiziksel, psikolojik ve sosyal alt parametrelerinin ve global skorun geçerliliği için Cronbach alpha katsayısı hesaplandı 0,90 ; 0,87 ; 0,75 ve 0,93 bulundu. Ölçeğin madde korelasyonu (interkorelasyon) değerlendirildi, madde-test korelasyon katsayılarnın r= 0,43 ve r= 0,87 arasında değerler aldığı görüldü. Ölçeğin test-tekrar test analizleri inter class correlation yöntemi ile belirlendi. Her iki uygulamadan alınan toplam puanlar üzerinden hesaplanan güvenilirlik katsayısı r= 0,40 bulundu. Doğrulayıcı faktör analizi ile RMSEA 0,074 hesaplandı buna göre anket "kabul edilebilir uyum" göstermektedir. Değişkenler arasında ilişkinin olmadığını varsayıp yokluk model farkını veren Comperative Fit Index (CFI)'ne göre minimuma yakın (0,97) ve Incremental Fit Index(IFI)'ine göre "kabul edilebilir uyum" (0,97) olarak tespit edildi. Modelin örneklemdeki kovaryans matrisini ölçmek için Goodness of Fit Index (GFI)'ne bakıldı ve "kabul edilebilir uyum" grubunda olduğu belirlendi (0,96). Tüm olgulara uyugulanan bu anketler arasındaki korelasyon Spearman Korelasyonu ile incelendi. Buna göre, ULL-27 anketinin global skoru ile C30 ve BR23 ölçeklerinin alt parametrelerinin puanları arasındaki korelasyon katsayısı anlamlı bulundu (p<0,05). ULL-27 global skorun, kognitif fonksiyonlar, konstipasyon, diyare, finansal zorluk, cinsel fonksiyon, cinsel haz ve saç kaybı nedenli üzüntü arasında istatiksel açıdan anlamlı fark olmadığı görüldü. Sonuçlar: Bu sonuçlara göre, ULL-27 yaşam kalitesi anketi Türk halkında meme kanseri sonrası üst ekstemitede lenfödem gelişmiş bireylerin yaşam kalitesini ölçmek için geçerli ve güvenilir bir anket olarak kabul edilebilir. Anahtar Sözcükler: ull-27 yaşam kalitesi anketi, mem kanseri, lenfödem, yaşam kalitesi
Periferik arter hastalarında yürüme kapasitesini etkileyen faktörlerin belirlenmesi
Amaç: Periferik arter hastalarında (PAH) yürüme kapasitesini etkileyen faktörleri belirlemektir. Yöntem: Araştırmaya 51 PAH hastası katıldı. Yürüme kapasitesi; Yürüme Mesafesinin Azalması Ölçeği (YMÖ) ve 6 dakika yürüme testi (6DYT), fonksiyonel mobilite; tekrarlı otur-kalk testi ve zamanlı kalk-yürü testi, yorgunluk; Yorgunluk Etki Ölçeği (YEÖ), anksiyete ve depresyon düzeyi; Hastane Anksiyete ve Depresyon Skalası (HADS-A, HADS-D), uyku kalitesi; Pittsburgh Uyku Kalite İndeksi (PUKİ), fiziksel aktivite düzeyi; Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi (IPAQ), yaşam kalitesi; Kısa Form-SF 36 Yaşam Kalitesi Anketi, eklem pozisyon hissi; gonyometrik ölçüm, kas kuvveti; Hand-held dinamotre, denge; Biodex denge sistemi ile değerlendirildi. Bulgular: YMÖ ile 6DYT mesafesi arasında kuvvetli derecede korelasyon bulundu. YMÖ anketi ve 6DYT ile değerlendirilen yürüme kapasitesi ile YEÖ, HADS-A HADS-D, PUKİ, IPAQ, kısa form SF-36 fiziksel, kısa form SF-36 mental, eklem pozisyon hissi, kas kuvveti, denge, zamanlı kalk yürü testi, tekrarlı otur-kalk testi arasında anlamlı korelasyon bulundu. YMÖ ile ölçülen yürüme kapasitesini etkileyen faktörlerin; yorgunluk, eklem pozisyon hissi ve uyku kalitesi, 6DYT mesafesi ile ölçülen yürüme kapasitesini etkileyen faktörlerin; fonksiyonel mobilite, eklem pozisyon hissi, kalça eklemi kas kuvveti, fiziksel aktivite düzeyi, uyku kalitesi ve anksiyete olduğu belirlendi. Sonuç: Periferik arter hastalarında yürüme kapasitesinin belirlenmesinde sübjektif ve objektif yöntemlerin kullanılması gerekmektedir. Yürüme kapasitesinin arttırılması için fonksiyonel mobilitenin, kas kuvvetinin ve fiziksel aktivite düzeyinin arttırılması, eklem pozisyon hissinin ve uyku kalitesinin geliştirilmesi, anksiyete ve yorgunluk düzeyinin azaltılması etkili olabilir. Bu hedeflere ulaşmak amacıyla planlanan tedavi programlarına kapsamlı değerlendirme, fizyoterapi ve rehabilitasyon uygulamalarının dahil edilmesinin yararlı olacağı düşünülmektedir. Anahtar sözcükler: Periferik Arter Hastalığı, Yürüme Kapasitesi, 6 Dk Yürüme Testi.
Obez ve PRE-obez bireylerde solunum fonksiyonlarının, fiziksel aktivite düzeyinin ve yaşam kalitesinin karşılaştırılması
Amaç: Obez ve pre-obez bireylerde solunum fonksiyonları, fiziksel aktivite düzeyi ve sağlıkla ilişkili yaşam kalitesi değerlerini karşılaştırmak ve bu değerlerin birbirleriyle ilişkisini yorumlamaktır. Yöntem: Araştırmaya Beden Kitle İndeksi (BKİ) göre; 33 pre-obez, 29 obez toplam 62 birey dahil edildi. Bireylerin demografik ve klinik bilgileri kaydedildi. Solunum fonksiyon testleri (SFT); spirometre ile, sağlıkla ilişkili yaşam kalitesi (SİYK); Kısa-Form-36 yaşam kalitesi ölçeği (SF-36) ve obeziteye özgü yaşam kalitesi ölçeği (OÖYKÖ) ile, fiziksel aktivite düzeyi; uluslararası fiziksel aktivite ölçeği (IPAQ), dispne şiddeti; Modifiye Medical Research Council (mMRC) skalasıyla değerlendirildi. Bulgular: Obez bireylerde pre-obez bireylere göre algılanan dispne şiddeti istatistiksel olarak anlamlı derecede daha yüksekti(p<0.05). Pre-obez bireylerle karşılaştırıldığında obez bireylerin zorlu vital kapasite (FVC), 1. saniyedeki zorlu ekspiratuvar volüm (FEV1), tepe akım hızı (PEF), maksimum ekspirasyon ortası akım hızı (FEF25-75), FEF25-75% , maksimal istemli ventilasyon (MVV) ve MVV% değerlerinde anlamlı derecede olmak üzere (p<0.05), tüm SFT parametrelerinde azalma olduğu ölçüldü. Fiziksel aktivite düzeyleri obezlerde daha fazla olmak üzere iki grubun da inaktif olduğu saptandı (p<0.05). Grupların SİYK değerleri incelendiğinde; SF-36 yaşam kalitesi alt gruplarına göre, obez bireylerin aleyhinde anlamlı bir fark bulundu (p<0.05). OÖYKÖ skorları obez bireylerde anlamlı olarak daha düşüktü (p<0.05). BKİ değerinin; pre-obez bireylerde dispne şiddeti (r=0.37,p<0.05) ve SFT parametreleri ile ilişkili olduğu, obez bireylerde ise FEV1 (r= -0.51,p<0.05) ve PEF (r=-0.53, p<0.05) değerleri ile anlamlı derecede ilişkili olduğu tespit edildi. Sonuç: Pre-obez bireylerde, artan BKİ, bireylerin solunum fonksiyonlarını olumsuz etkilemesine rağmen, obez bireylerde artmış BKİ ve azalmış solunum fonksiyonları bireylerin fiziksel aktivite düzeylerini ve sağlıkla ilişkili yaşam kalitelerini önemli ölçüde düşürmektedir.
Obez ve PRE-obez bireylerde solunum fonksiyonlarının, fiziksel aktivite düzeyinin ve yaşam kalitesinin karşılaştırılması
Amaç: Obez ve pre-obez bireylerde solunum fonksiyonları, fiziksel aktivite düzeyi ve sağlıkla ilişkili yaşam kalitesi değerlerini karşılaştırmak ve bu değerlerin birbirleriyle ilişkisini yorumlamaktır. Yöntem: Araştırmaya Beden Kitle İndeksi (BKİ) göre; 33 pre-obez, 29 obez toplam 62 birey dahil edildi. Bireylerin demografik ve klinik bilgileri kaydedildi. Solunum fonksiyon testleri (SFT); spirometre ile, sağlıkla ilişkili yaşam kalitesi (SİYK); Kısa-Form-36 yaşam kalitesi ölçeği (SF-36) ve obeziteye özgü yaşam kalitesi ölçeği (OÖYKÖ) ile, fiziksel aktivite düzeyi; uluslararası fiziksel aktivite ölçeği (IPAQ), dispne şiddeti; Modifiye Medical Research Council (mMRC) skalasıyla değerlendirildi. Bulgular: Obez bireylerde pre-obez bireylere göre algılanan dispne şiddeti istatistiksel olarak anlamlı derecede daha yüksekti(p<0.05). Pre-obez bireylerle karşılaştırıldığında obez bireylerin zorlu vital kapasite (FVC), 1. saniyedeki zorlu ekspiratuvar volüm (FEV1), tepe akım hızı (PEF), maksimum ekspirasyon ortası akım hızı (FEF25-75), FEF25-75% , maksimal istemli ventilasyon (MVV) ve MVV% değerlerinde anlamlı derecede olmak üzere (p<0.05), tüm SFT parametrelerinde azalma olduğu ölçüldü. Fiziksel aktivite düzeyleri obezlerde daha fazla olmak üzere iki grubun da inaktif olduğu saptandı (p<0.05). Grupların SİYK değerleri incelendiğinde; SF-36 yaşam kalitesi alt gruplarına göre, obez bireylerin aleyhinde anlamlı bir fark bulundu (p<0.05). OÖYKÖ skorları obez bireylerde anlamlı olarak daha düşüktü (p<0.05). BKİ değerinin; pre-obez bireylerde dispne şiddeti (r=0.37,p<0.05) ve SFT parametreleri ile ilişkili olduğu, obez bireylerde ise FEV1 (r= -0.51,p<0.05) ve PEF (r=-0.53, p<0.05) değerleri ile anlamlı derecede ilişkili olduğu tespit edildi. Sonuç: Pre-obez bireylerde, artan BKİ, bireylerin solunum fonksiyonlarını olumsuz etkilemesine rağmen, obez bireylerde artmış BKİ ve azalmış solunum fonksiyonları bireylerin fiziksel aktivite düzeylerini ve sağlıkla ilişkili yaşam kalitelerini önemli ölçüde düşürmektedir.