
941
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Anabilim Dalı
Trompet eğitimcilerinin trompet eğitimine ilişkin görüşleri ve Arban metodunun, hedef ve hedef davranışlar yönünden incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, uzman görüşü alınarak trompet eğitimine başlangıç müfredatında en çok kullanılan Arban metodunun hangi hedef ve hedef davranışların gerçekleştirilmesine yönelik olarak hazırlandığını incelemektir.Bu amaçlarla ?Arban metodunda etütler, kazandırdığı hedef ve hedef davranışların özgünlüğüne göre seçilmiştir. Seçilen onbeş etüt, çalgı metotlarını çağdaş öğretim programı modeline dayalı metot çözümleme yöntemiyle incelenmiştir.İnceleme bilişsel ve devinişsel alanlarda yapılmıştır. İnceleme sonucunda belirlenen hedefler bilişsel alanın ?bilgi? basamağında; devinişsel alanın ise ?uyarılma?, kılavuz denetiminde yapma ve ?beceri haline getirme? basamaklarındandır.Anahtar Kelimeler: Trompet Eğitimi, Jean Baptiste ARBAN
Disiplinlerarası yaklaşımın görsel sanatlar dersinde uygulanmasının etkililiği
Bu çalışmanın amacı, ilköğretim 4. sınıf Görsel Sanatlar Dersinde disiplinlerarası yaklaşımın uygulanmasının, öğrencilerin derse yönelik tutumlarına, eleştirel düşünme (analiz, değerlendirme, çıkarım, yorumlama, açıklama, öz düzenleme boyutları) becerilerine, öğrenci ürünlerine ve öğrencilerin öğrenme-öğretme sürecine yönelik görüşlerine etkisini ortaya koymaktır.Araştırmanın çalışma grubunu, Ankara ili Çankaya ilçesinde bulunan özel bir İlköğretim Okulu'nun 4. sınıfında öğrenim gören toplam 44 öğrenci oluşturmaktadır. Sınıflardan biri deney (n=21) diğeri kontrol grubu (n=23) intact olarak atanmıştır. Araştırmada, nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanıldığı karma yönteme bağlı kalınarak, ?öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen? kullanılmıştır.Araştırmada veri toplamak amacıyla; deney ve kontrol grubunda ?Tutum Ölçeği?, ?Eleştirel Düşünme Ölçeği?, ?Öğrenci Ürünlerini Değerlendirme Formu (Holistik Rubric)? kullanılmış, ayrıca deney grubu öğrencilerinin öğretim sürecine yönelik görüşleri ?Görüş Formu? ile tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırmanın nicel alt amaçlarının çözümlenmesinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama ile tek faktör üzerinde tekrarlı ölçümler için iki faktörlü ANOVA ve Mann Whitney U- testleri yapılmıştır. Araştırmanın nitel alt amacının çözümlenmesinde ise betimsel analizden yararlanılmıştır.Araştırma sonucunda, öğrencilerin Görsel Sanatlar Dersine ilişkin tutumlarında deney ve kontrol grubunda istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmazken, eleştirel düşünme becerileri ve öğrencilerin oluşturdukları ürünler arasında istatistiki açıdan deney grubu lehine anlamlı bir farkın olduğu belirlenmiştir. Deney grubu öğrencilerinin öğrenme-öğretme sürecine yönelik; en çok hoşlarına giden durumlar, öğretmenden yardım alma konusundaki görüşleri, etkinlik ile ilgili önerileri, çalışma ile ilgili duyguları, hoşlarına gitmeyen şeyler, öğrendikleri farklı ve yeni şeyler, etkinlik ile ilgili önerileri, bilgilerinden yararlandıkları dersler yönünden olumlu görüşlere sahip oldukları görülmüştür.Araştırmadan elde edilen sonuçlar ışığında bazı önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Disiplinlerarası Yaklaşım, Görsel Sanatlar Eğitimi, Eleştirel Düşünme, Tutum
Ses eğitimi yöntemlerinin Türkçe konuşma eğitimindeki vurgu kusurlarının düzeltilmesine etkisi
Bu çalışma, ses eğitimi uygulamalarının Türkçe konuşmada önemli bir sorun olabilen vurgu kusurlarını gidermede etkililik düzeyini test etmeye yönelik olarak gerçekleştirilmiştir. Bu bakımdan 2009-2010 öğretim yılı bahar döneminde Türkçe Konuşma Eğitimi dersini alan Erciyes Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe Öğretmenliği Bölümü 3. sınıf öğrencilerinden gönüllülük esasına göre 29 kişiden oluşan çalışma grubu ile uygulamalı olarak yapılmıştır. Araştırma deneysel yöntemle ön test-son test modelli gerçekleştirilmiştir.Bu amaca ulaşmak için ön test-son test uygulaması ?Vitalograph Alpha, model 6000? taşınabilir Spirometre cihazı ve ?PRAAT? ses analiz programı ile yapılmış; daha sonra elde edilen veriler istatistiksel yöntemlerle değerlendirilmiştir. Ön test-son test verilerinin normal dağılım gösterip-göstermediğine Shapiro-Wilk testi ile bakılmış, normal dağılım gösteren değişkenler için bağımlı örnek t testi (paired t test), normal dağılmayan değişkenler için Wilcoxon İşaret testi kullanılmıştır. p<0.05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Spirometre cihazı ile programlı bir ses eğitimine bağlı olarak konuşmayı etkileyen nefes kullanımı ve dolayısıyla vurgu hususunda çalışma öncesine göre anlamlı bir artış olup olmadığı vital kapasite (VC), zorlu vital kapasite (FVC) ve zorlu ekspirasyon hacmi (FEV1) parametreleri üzerinden değerlendirilmiştir. Ses eğitimi sonrasında VC'de anlamlı bir değişiklik gözlenmezken, FVC anlamlı derecede azalmış (p<0.001), FEV1 anlamlı derecede artmıştır (p<0.001).Ayrıca PRAAT ses analiz programı ile elde edilen veriler ışığında vurgu kusurları için,?Türk?, ?vazifen?, ?istiklâlini?, ?muhafaza?, ?müdafaa?, ?mevcudiyetinin? ve ?istikbalinin? kelimeleri üzerinden, sesin süresi, yoğunluğu, genliği ve perde değerleri analiz edilmiştir. Perde değerlerinde cinsiyete göre farklılıklar da ayrıca değerlendirmeye alınmıştır.Bu analiz sonucunda ses eğitimi sonrasında analizi yapılan bütün kelimelerin sürelerinde anlamlı bir artış gözlenmiştir (p<0.001). ?Türk? ve ?vazifen? kelimeleri için yoğunluğu (intensity) (p<0.05) ve genliği (amplitüdü) (p<0.05); ?Muhafaza? kelimesi için yoğunluğu (p<0.001) ve genliği (p<0.05); ?Müdafaa? kelimesi için yoğunluğu ve genliği (p<0.001); ?Mevcudiyetinin? kelimesi için genliği (p<0.05); ?İstikbalinin? kelimesi için yoğunluğu (p<0.05), genliği (p<0.05) açısından anlamlı bir artış olmuştur.Sonuç olarak, vurgu kusurlarının düzeltilmesi bakımından istatistiksel olarak sesin süresi, yoğunluğu ve genliği değerlerinde önemli artış olduğu, perde değerlerinde ise anlamlı bir artış olmadığı tespit edilmiştir. Türkçe konuşma eğitimi alan öğrencilerde ses eğitimi uygulamaları kapsamında hazırlanan alıştırmaların, doğru nefes kullanımı ve vurgu kusurlarının düzeltilmesinde olumlu etkisi olduğu söylenebilir.
Reşat Aysu'nun saz eserlerindeki flüt icra tekniklerine uygun ögeler ve flüt eğitiminde kullanılabilirliği üzerine bir araştırma
Bu araştırma; Reşat AYSU'nun saz eserlerindeki flüt icra tekniklerine uygun ögelerin belirlenmesi ile buna dayalı bir flüt eğitimi dağarcığı oluşturulması ve oluşturulan dağarcığın flüt eğitiminde kullanılabilirliğine ilişkin flüt öğretim elemanlarının ve flüt öğrencilerinin görüşlerinin alınması amacıyla yapılmıştır.Araştırma iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm çalışmaları Reşat AYSU'nun saz eserlerindeki flüt icra tekniklerine uygun ögelerin sıklık derecelerinin belirlenmesi ve elde edilen sonuçlar doğrultusunda ?Reşat AYSU Saz Eserleri ile Flüt Çalışma Dağarcığı?nın oluşturulmasıdır. İkinci bölüm ise bu dağarcığın flüt eğitiminde kullanımı ve kabul görme durumuna yönelik, eğitimci ve öğrenci görüşlerinin alınmasıdır. İlk bölümde; araştırmada kullanılmak üzere saz eserlerinden 10 tane (Acem Kürdî Saz Semâi, Çargâh Saz Semâi, Bûselik Saz Semâi, Nihâvend Saz Semâi, Kürdîli Hicâzkâr Saz Semâi, Ferahnâk Saz Semâi, Ferahfezâ Saz Semâi, Hisar Bûselik Saz Semâi, Bûselik Peşrev, Ferahnâk Peşrev) seçilerek flüt icra tekniklerine göre incelenmiştir. Eserlerin farklı bölümlerinden flüt eğitiminde yer alan ?Staccato?, ?Legato?, ?Vibrato?, ?Çift Dil?, ?Üç Dil?, ?Süsleme?, ?Karma Teknikler?, ?Gam ve Arpej? konu başlıkları altında gruplandırılarak bir çalışma dağarcığı oluşturulmuştur. İkinci bölümde ise bu flüt çalışma dağarcığının öğrenciler üzerindeki etkilerine ilişkin eğitimcilerin ve öğrencilerin öngörülerinin alınmasına yönelik anket formu hazırlanmıştır. Anket formunda çalışma dağarcığının öğrenci üzerindeki etkileri üç ana boyutta ele alınmıştır. Bunlar; Teknik, Motivasyon ve Türk Müziğinin Karakteristik Özelliklerinin Tanınması boyutlarıdır. Hazırlanan anket formları ile Türkiye'de fakültelerin Müzik ve Müzik Eğitimi alanlarında görev yapmakta olan flüt eğitimcileri ile üçüncü ve dördüncü sınıflardaki flüt öğrencilerinin görüşleri alınmıştır.Anahtar Kelimeler: Müzik Eğitimi, Flüt Eğitimi, Reşat Aysu, Saz Eserleri, Makam, Analiz
Düzenlemeli öğrenme yönteminin çalgı eğitimi boyutunda bireysel çalışma sürecine etkisi: Gazi Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalı örneği
Bu araştırmanın amacı, Gazi Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalı öğrencilerinin öz-düzenlemeli öğrenme yöntemini kullanmalarının çalgı eğitimi boyutunda, bireysel çalışma süreçlerine olan etkililik düzeyini ortaya koymaktır. Araştırmada ön-test( Bilgilendirme) son-test modelinde deneysel yöntem uygulanmıştır. Çalışma grubu, 10 deney 10 kontrol olmak üzere 2. Sınıf öğrencilerinden oluşmuştur. Araştırmada veriler, öğrencilerin görüşme sorularını cevaplaması ve yine öğrencilerin çalgı çalışma süreçlerinin video çekimi ile kaydedilmesi yoluyla toplanmıştır. Veri toplama araçları, Rubrik puanlama sistemi ile hazırlanmıştır. Verilerin analizinde Kolmogorov-Smirnov normallik testi, normallik sınaması sonucunda normal dağılıma uyan değişkenler için grup karşılaştırmalarında t-testi, t testinde varyansların eşitliği varsayımını incelemek için Levene testi, normallik varsayımının sağlanmadığı durumlarda ise gruplar arası farklılıkları tespit etmek için Mann-Whitney U testi ile Wilcoxon testi uygulanmıştır.Öğrencilerin video gözlem sonuçlarına ilişkin son test ön test fark puanları incelendiğinde deney grubuna ait puanın kontrol grubuna göre oldukça yüksek olduğu görülür. Öğrencilerin görüşme sonuçlarına (genel) ilişkin son test ön test fark puanları incelendiğinde deney grubuna ait fark puanının kontrol grubuna göre yüksek olduğu görülür. Dolayısıyla deney grubuna uygulanan işlemin öğrencilerin genel görüşme ve video gözlem sonuçlarında önemli bir katkıya sahip olduğu söylenebilir. Deney grubu öğrencilerinin, son testlerde, hedef belirleme, kendine rehberlik etme, strateji kullanma ve çalgılarını etkili kullanma gibi davranışlarda kontrol grubu öğrencilerine göre daha başarılı oldukları elde edilen sonuçlarda görülmektedir.Sonuç olarak bireysel çalgı çalışma süreçlerinde öz-düzenlemeli öğrenme yöntemini kullanan deney grubu öğrencilerinin, kontrol grubuna göre bu süreci daha etkili ve verimli geçirdikleri, görüşmeler ve video gözlemleri sonucu ortaya konulmuştur.Anahtar Kelimeler: Öz-Düzenlemeli Öğrenme, Çalgı Eğitimi, Müzik Eğitimi, Bireysel Çalışma Süreci, Öğrenme, Sınıf Öğretmenliği.
Anadolu güzel sanatlar ve spor liselerinde öğrencilerin video sanatı uygulamalarının değerlendirilmesi
Bu araştırma ile AGSSL öğrencilerinin video sanatı uygulamalarının değerlendirilmesi yapılmaya çalışılmıştır. Öğrenme süreçleri içerisinde video sanatı konularında hazır bulunuşlukları, başarıları ve uygulama becerilerinin düzeyi tespit edilmeye çalışılmıştır.Bu araştırma deneysel desenle gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın alt problemlerini test etmek için öntest-sontest kontrol gruplu desen kullanılmıştır. Araştırma için AGSSL Resim Bölümü 11. ve 12. sınıf öğrencilerine, proje dersi kapsamında, sanatsal proje uygulamalarına ilişkili olarak 32 kişilik deney ve 18 kişilik kontrol grubu (50 öğrenci) farklı sınıf örneklemi olarak belirlenmiştir. Burada eşitlenmemiş kontrol grubu modeli kullanılmıştır.Deney grubuna video sanatı uygulamaları (video enstelasyon, performans videosu, video performansı , dijital video, video montaj teknikleri, interaktif video vs.) konuları seçilerek 6 haftalık detaylandırılmış ders programı hazırlanmış ve uygulanmıştır. Kontrol grubu ise bu sürede müfredat programında belirlenen programlama süresinde video sanatı ve uygulama eğitimi almıştır. Bu süreçte deney ve kontrol grubuna öntest ve sontest başarı testi, video uygulamaları ölçeği deneysel araştırma deseni gerçekleştirilmiştir. Uygulama öncesi öğrencilerin hazır bulunuşluklarını belirlemek amacıyla video uygulamaları bilgi formu ile veriler toplanmıştır. Deney ve kontrol grubunda başarılı olan 6'şar öğrenci belirlenerek video sanatı uygulaması yaptırılmıştır. Gerçekleştirilen uygulama süreci ve ortaya çıkan çalışmaları değerlendirmek için 3 gözlemci tarafından doldurulan gözlem formlarıyla veriler toplanmış ve karşılaştırma yapılmıştır. Veri toplama araçlarının geçerlik ve güvenirliği sağlanmıştır. Ortaya çıkan veriler istatistiksel olarak değerlendirilerek sonuçlar ortaya konmuştur.Araştırmanın sonucunda video sanatı uygulamalarının öğretilmesinin öğrencilerin başarılarına, görüşlerine ve uygulama becerilerine olumlu katkılar sağladığı tespit edilmiştir.Anahtar Sözcükler: Video Sanatı, Sanat Eğitimi, Performans, Enstalasyon, Dijital Sanat, Montaj, Uygulama,
İlköğretim okullarında görev yapan müzik öğretmenlerinin mobbing(yıldırma) yaşama düzeyleri, örgütsel bağlılık ve iş doyumları arasındaki ilişkiler
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim okullarında görev yapan müzik öğretmenlerinin, mobbing (yıldırma) yaşama düzeyleri, örgütsel bağlılıkları ve iş doyumları arasındaki ilişkiyi saptamaktır. Bu araştırma ilişkisel tarama modelindedir. Araştırmanın evrenini 2009-2010 eğitim-öğretim yılında Ankara merkez ilçelerde yer alan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı toplam 308 ilköğretim okulunda görev yapan müzik öğretmenleri oluşturmaktadır. Ankara il merkezinde yer alan bu ilköğretim okullarından toplam 248 (136 kadın ve 112 erkek) müzik öğretmeni, bu araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Araştırmaya gönüllü olarak katılan müzik öğretmenleri, Mobing (yıldırma) yaşama düzeyinin belirlenmesi için Olumsuz Davranış Ölçeği, Örgütsel bağlılık düzeyinin belirlenmesi için Örgütsel Bağlılık Ölçeği ve iş doyumu düzeyinin belirlenmesi için Minnesota İş Doyum Ölçeğini yanıtlamışlardır. Araştırmada ilk olarak Kolmogorov-Smirnov (KS) testi ile verilerin normal dağılıma uyup uymadığı incelenmiştir. Ölçekte yer alan maddelerin normal dağılıma sahip olduğu durumlarda iki grubun karşılaştırılmasında Bağımsız Örneklem t testi (Independent Sample t testi), ikiden fazla grubun karşılaştırılmasında ise Tek Yönlü Varyans Analizi (One-Way ANOVA) kullanılmıştır. Varyans analizi sonucunda grupların birbirinden farklı olduğunun tespit edilmesi için çoklu karşılaştırma (multiple comparisons) testlerinden Tukey testi, Grupların karşılaştırılmasına ilişkin testlerde varyans homojenliği varsayımı için Levene testi ile hangi test istatistiğinin dikkate alınacağına karar verilmiştir. Araştırmada ilişki yapılarının ortaya konulabilmesi için korelasyon katsayılarına dayalı path analizleri yapılmıştır. Değişkenler arasındaki yordamaların ortaya çıkartılmasında ise regresyon analizinden yararlanılmıştır.Araştırmada analizler için elde edilen sonuçlar 0.05 anlamlılık düzeyinde yorumlanmış, analizler için SPSS 18.0 (PASW 18.0) ve LISREL paket programları kullanılmıştır.Araştırmada şu bulgulara ulaşılmıştır; Ankara ili merkezinde yer alan ilçelerde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilköğretim okulları müzik öğretmenlerinin hemen hemen 4'de 1'inin (%24,6) yıldırmaya maruz kaldıkları görülmüştür. Müzik öğretmenlerinin mobbing(yıldırma) yaşama düzeyleri, cinsiyet, yaş, medeni durum, kıdem ve eğitim durumu değişkenlerine göre yapılan karşılaştırmalarda farklılık göstermemektedir. Örgütsel bağlılığa ilişkin, yaş gruplarına göre, gençler (22-30 yaş arası) ile orta yaş (31-39 yaş arası) ve yaşlılar (40 yaş ve üzeri) arasında farklılık bulunmaktadır. Medeni duruma göre uyum alt boyutunda dul ya da boşanmış müzik öğretmenlerinin bekar ve evli meslektaşlarından daha az uyum göstertikleri, Özdeşleşme alt boyutunda, evli müzik öğretmenlerinin bekarlara göre daha az, bekar müzik öğretmenlerinin de dul ya da boşanmış meslektaşlarına göre daha fazla özdeşleşme gösterdikleri, kıdeme göre içselleştirme alt boyutunda 15 altı ve 15 yıllık kıdemli müzik öğretmenlerinin 16 yıl ve üstü mesteklaşlarına göre daha az içselleştirme gösterdikleri tespit edilmiştir. Ortaya çıkan bulgular, araştırmaya katılan müzik öğretmenlerinin %54'ünün yüksek iş doyumuna sahipken, %41,9'unun orta iş doyumuna ve %0,4'ünün ise düşük iş doyumuna sahip olduklarını göstermiştir. Araştırma sonucunda, yıldırma ile örgütsel bağlılık ve iş doyumu değişkenlerinin ilişkili olduğu görülmüştür.Olumsuz davranış, mobbing ( yıldırma)'ya maruz kalma ile örgütsel bağlılık ve iş doyumu faktörleri arasında olumsuz (negatif) anlamlı ilişkiler bulunmaktadır. Bu durum, mobbing (yıldırma)'ya maruz kalmanın, örgütsel bağlılığı ve iş doyumunu düşürdüğü anlamını taşımaktadır. Diğer yandan, benzer şekilde, örgütsel bağlılık ve iş doyumu değişkenlerinin alt faktörleri olan uyum, özdeşleşme, içselleştirme, içsel ve dışsal işdoyumu boyutları üzerinde yıldırma değişkenin negatif etkisi olduğu görülmüştür. Mobbing (Yıldırma)'nın, bu alt boyutlar içinde uyum alt boyutu üzerinde etkili olduğu daha sonra sırasıyla dışsal, ve içsel işdoyumu, özdeşleşme ve içselleştirme alt boyutları üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir.Anahtar kelimeler: Mobbing (yıldırma), örgütsel bağlılık, iş doyumu
Trakya'daki çingene müzisyenler ve yaşantıda gerçekleşen müzikal öğrenme
Trakya'daki yaşayan Çingeneler de Dünya'daki diğer Çingeneler gibi müzikal yetenekleri ile dikkat çeker. Bir aile geleneği olarak müzisyenlik, tıpkı yoksul oluşları gibi Çingenelerin tarihsel özelliklerinden biridir. Tüm olumsuz koşullarına karşın Çingene mahallelerindeki sokaklar, ?seçkin? müzik okullarına adeta meydan okuyan toplumsal bir öğrenmenin merkezini oluştururular. Burada, tıpkı bu sokaklar gibi müzikal bilgi ve yetenek de toplumsaldır. İşte bu nedenledir ki Çingeneler denince müzik; müzik denince de Çingeneler akla gelir. Çingenelerin yaşantısında gerçekleşen müzikal öğrenme üzerine odaklanan bu araştırmada nitel bir yaklaşım benimsenmiş olup çalışmanın verileri, Trakya genelindeki (Keşan, Edirne, Tekirdağ, Hayrabolu, Kırklareli, Lüleburgaz) toplam 36 katılımcının oluşturduğu bir çalışma grubundan elde edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubuna yedi yaşından büyük Çingene müzisyenler seçilmiş ve katılımcıların 16'sına usta, 12'sine çırak, 8'ine de aile için hazırlanan sorular yöneltilmiştir. Yarı yapılandırılmış görüşme tekniğiyle elde edilen veriler metne dönüştürülmüş; betimsel analiz yoluyla çözümlenmiş ve ilgili literatürle desteklenmiştir.Nitel bir yaklaşımı esas alan bu araştırma, dört alt problem çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Öncelikle çalışmada, Trakya'da yaşayan Çingene müzisyenlerin yaşantısındaki müzikal öğrenmenin ögeleri üzerinde durulmuştur. Bunlar, buradaki müzikal yaşantı ve öğrenmenin ilk bakışta dikkat çeken tipik özellikleridir. Bu anlamda ilk olarak Çingenelerin yaşantısındaki müzikal öğrenmede etkin bir rol oynayan sokak ve mahalle gibi kamusal alanlar dikkat çekmektedir. Burada yaşayan Çingeneler için müzik, öncelikle bir geçim aracıdır. Bu nedenle bir meslek kolu olarak müzisyenlik, burada bir zanaat olarak karşımıza çıkmaktadır. Müzik zanaatı ise konuyu usta- çırak ilişkisi kapsamında incelemeyi gerektirir ve bu ilişki iş içinde gerçekleşen öğrenmeye vurgu yapar.Araştırmada ikinci olarak Trakya'daki Çingene müzisyenlerin yaşantısındaki müzikal öğrenme süreci ve bu süreçteki etkenler üzerinde durulmuştur. Bu bağlamda müzikal öğrenme süreci, ?yönelim?, ?birikim? ve ?üretim? olmak üzere üç alt başlıkta ele alınmıştır. Daha sonra müzikal öğrenme sürecine etki eden ortam ve yöntem üzerinde durulmuş; ardından müzik yazısı ve okulun öğrenme sürecindeki yeri, bulguların ışığında tartışılmıştır.Çalışmanın bir diğer odağını çalgı seçim süreci oluşturmaktadır. Burada çalgı seçimine etki eden faktörler üzerinde durulmuş; Trakya'daki Çingene müzisyenlerin çalgı seçimlerine nelerin etki ettiği sorusuna yanıt aranmıştır. Bu amaçla toplumsal talep, ekonomik koşullar, teknolojik gelişmeler ve çocuktaki fiziksel özellikle ilişkilendirilen çalgı seçim süreci, bulgular kapsamında tartışılmıştır.Araştırmanın son odak noktası ise müzikal öğrenme ve cinsiyet arasındaki ilişkidir. Çingenelerin yaşantısında kadınının konumu, kadının toplum içindeki genel konumundan farklı değildir. Geçmişte müzikle daha çok içli dışlı olan kadının müzikle olan ilişkisi, günümüzde daha edilgen bir karakterdedir. Toplumsal baskıyı yönlendiren muhafazakarlık, kadın üzerine olan baskısını artırmış; böylece kadın, geçmişte etkin olarak katıldığı müzikal yaşamdan koparılmıştır.İşte yukarıda kısaca söz ettiğimiz konu başlıkları çerçevesinde gerçekleştirilen bu araştırmada, Çingenelerin yaşantısında müzikal öğrenmenin nasıl gerçekleştiği sorusuna yanıt aranmıştır.
Viyolonsel öğretiminde çağdaş Türk bestecilerine ait eserlerin lisanüstü programlarda kullanım durumları
BU ARAŞTIRMA, ÇAĞDAŞ TÜK BESTECİLERİNİN VİYOLONSEL ESERLERİNİN EĞİTİM FAKÜLTELERİ GÜZEL SANATLAR EĞİTİMİ BÖLÜMÜ MÜZİK ÖĞRETMENLİĞİ ANABİLİM DALLARI LİSANSÜSTÜ PROGRAMLARDA VİYOLONSEL EĞİTİMCİLERİ TARAFINDAN TANINIP TANINMADIĞINI VE KULLANILIP KULLANILMADIĞINI ORTAYA KOYMAK AMACIYLA YAPILMIŞTIR.
İlköğretim okulları görsel sanatlar eğitimi dersinde bireysel ve işbirlikçi öğrenmenin öğrenci üzerindeki etkisi
Bu araştırmanın amacı, İlköğretim Görsel Sanatlar dersinde bireysel ve işbirliğine dayalı öğrenme etkinliklerinin öğrenci üzerine etkisini belirlemektir. Evreni Ankara ili olan araştırmanın örneklemi, Gaziosmanpaşa Nejla İlhan İpekçi İlköğretim okulu 4.sınıf öğrencileridir. Araştırma, nitel araştırma yöntemi, deneysel desen modelinden yararlanılarak yapılmıştır. Araştırmada Görsel Sanatlar dersinin yapılan çalışmalar deney grubunda işbirliğine dayalı öğrenme yöntemine göre, kontrol grubunda ise geleneksel öğretim yöntemine göre işlenmiştir. Başarıyı ölçmek için geliştirilen gözlem formu uygulanılmıştır. Elde edilen bulgulardan, işbirliğine dayalı öğrenme yönteminin uygulandığı deney grubu ile bireysel öğretimin uygulandığı kontrol grubu arasında öğrencilerin başarı bakımından dersteki başarıları arasında deney grubu lehine önemli bir fark olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca deney grubunda bu yöntemle işlenmiş olan dersin öğrenilenlerin kalıcılığı geleneksel öğretim yöntemlerinin uygulandığı kontrol grubuna göre daha yüksek olduğu görülmektedir.Anahtar kelimeler: ??birliğine Dayalı Öğrenme Yöntemi, ??birlikli Öğrenme, Bireysel Öğrenme, Görsel Sanatlar Dersi
Çoklu zeka kuramı tabanlı görsel sanatlar eğitimi dersine yönelik öğretmen görüşleri
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim birinci kademe Görsel Sanatlar Eğitimi dersinde Çoklu Zekâ Kuramının uygulanabilirliğine ilişkin kuramın uygulayıcısı olan Görsel Sanatlar Öğretmenlerinin görüşlerini belirlemektir.Araştırma, Görsel Sanatlar Öğretmenlerinin konu hakkındaki görüşlerini betimlemeye yönelik olduğu için belgesel tarama türünde bir çalışmadır. Çalışma, Mersin'in Erdemli ve Silifke ilçelerinde bulunan, ilköğretim okullarında görev yapan 112 Görsel Sanatlar Öğretmeninin katılımıyla gerçekleşmiştir. Araştırmada nitel veri toplama yöntemlerinden biri olan görüşme formu kullanılmıştır. Görüşme formu öğretmenlerin görüşlerini kısıtlamadan istedikleri gibi ortaya koyabilmeleri için ondört açık uçlu sorudan oluşmaktadır. Elde edilen veriler, araştırmacının belirlediği kriterler çerçevesinde değerlendirilmiş, frekans ve yüzdelik dağılımları tablolar halinde verilmiştir. Bulgular, ÇZK'nın Görsel Sanatlar Eğitimine ve bu eğitimi alan öğrencilerin iletişim, sorumluluk ve öğrenme becerilerine olumlu katkı sağladığı fakat Görsel Sanatlar dersinde, imkânsızlıklardan, materyal sıkıntısından, müfredat konularının uzunluğundan ve ders sürelerinin kısa olmasından dolayı kuramın uygulanamadığı yönündedir. Bu bulgular ışığında ÇZK'nın Görsel Sanatlar Eğitimi dersinde kullanımına ve ileride yapılabileceklere yönelik öneriler sunulmuşturAnahtar Kelimeler: Çoklu Zekâ Kuramı, Görsel Sanatlar Eğitimi, Öğrenme, Öğretme, Öğrenme-Öğretme Durumları
Gazi Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi 3. sınıf öğrencilerinin okul şarkılarını eşlikleme ve transpoze becerilerinin geliştirilmesinde grup piyano öğretiminin etkisi
Bu araştırmanın amacı Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi, Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü, Müzik Eğitimi Anabilim Dalı'nda öğrenim gören üçüncü sınıf öğrencilerinin işlevsel piyano becerilerini geliştirmede, grup piyano öğretiminin anlamlı bir etkisinin olup olmadığını incelemektir.Araştırma deneysel bir çalışma olup, araştırmada ön test-son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, GÜGEF, Müzik Eğitimi Anabilim Dalı 2010?2011 eğitim-öğretim yılı güz döneminde öğrenim gören 40 üçüncü sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Deneysel çalışma, tesadüfî örneklem yoluyla deney ve kontrol gruplarına ayrılmasıyla oluşturulmuştur. Her iki grubun puanları eşdeğer olup, öğrenciler gruplara rastgele dağıtılmıştır. Öğrenciler 20 deney, 20 kontrol grubu olarak atanmıştır.Deney öncesinde her iki gruba araştırmacı tarafından geliştirilen ?Piyano ile Eşlikleme ve Transpoze Alanında Performans Testi? uygulanarak grupların eşlikleme ve transpoze becerilerinin düzeyi belirlenmiştir. Deney grubuna altı hafta süresince grup ortamında piyano eğitimi verilmiştir. Kontrol grubu ise bireysel piyano derslerini işlemeye devam etmiştir. Öğrencilerin ön test ve son test uygulamaları araştırmacı tarafından video ile kaydedilmiştir. Video görüntüleri, alanında uzman olan kişiler tarafından ?Piyano ile Eşlikleme ve Transpoze Alanında Performans Testi? ile değerlendirilmiştir.Çalışmada verilerin analizi için deney grubunun ön test-son test fark puanları ile kontrol grubu ön test-son test fark puanları belirlenmiştir. İki grubun fark puanları arasındaki farklar t-testi ile test edilmiş ve deneyin etkili olup olmadığı ortaya konulmuştur. Çalışmada yer alan analizler için SPSS 19.0 paket programı kullanılmıştır.Araştırma sonucunda deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin aldıkları puanlar birbirinden farklılık göstermektedir. Deney grubu öğrencilerinin grup piyano eğitimi sonucu aldığı son test performans puanlarının, kontrol grubu öğrencilerin puanlarından anlamlı bir şekilde yüksek çıktığı sonucuna ulaşılmıştır. Grup piyano eğitiminin öğrencilerin eşlikleme ve transpoze becerilerini geliştirmede etkili düzeyde olduğu tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Piyano Eğitimi, Grup Piyano Eğitimi, Piyanoda İşlevsel Beceriler, Eşlikleme Yapma, Transpoze Etme.
Türkiye'de görme engelliler ortaokullarında öğretmen görüşlerine göre müzik dersi kazanımlarının gerçekleşebilme durumu
Araştırma; Türkiye?de görme engelliler ortaokullarında öğrenim gören öğrencilerin müzik eğitimine yönelik durum saptaması yapma, bu durum saptamasına göre görme engellilerin müzik eğitimindeki mevcut durumun belirlenmesini sağlama amacındadır. Bu doğrultuda, ilköğretim müzik dersi öğretim programı dört öğrenme alanında yer alan müzik dersi kazanımlarının öğretmen görüşlerine göre gerçekleşebilme durumlarının araştırılması gerekli görülmüştür. Araştırmada, tarama modeli kullanılmıştır. Bu bağlamda araştırma, betimsel niteliktedir. Türkiye?de görme engelliler ortaokullarında öğretmen görüşlerine göre müzik dersi kazanımlarının gerçekleşebilme durumunun saptanması için, görme engelliler ortaokulları belirlenerek müzik öğretmeni bulunan okullar araştırma kapsamına alınmıştır. Bu okullarda görev yapan müzik öğretmenlerine anket uygulanmıştır. Anket, eski adı ile görme engelliler ilköğretim okulları, yeni adı ile görme engelliler ilkokulları ve ortaokullarında sürdürülen ?ilköğretim müzik dersi öğretim programı ve kılavuzu? baz alınarak hazırlanmıştır. Müzik öğretmenlerinin bir kısmının görme engelli bireyler olmasından ötürü, bir kısım veriler, görme engelli öğretmenler ile görüşme tekniği kullanılarak elde edilmiştir. Elde edilen veriler, frekans ve yüzde hesaplamaları ile sayısal ifadelere dönüştürülmüştür.Kazanımlara ve sınıf düzeyine göre değişkenlik gösterse de, müzik dersi dört öğrenme alanından dinleme-söyleme-çalma öğrenme alanı ile müzik kültürü öğrenme alanı kazanımlarının gerçekleşebilme durumu, çokseslilik ve müzik arşivi oluşturma dışında genel olarak olumlu yönde sonuçlanmıştır.Müziksel algı ve bilgilenme öğrenme alanı ile müziksel yaratıcılık öğrenme alanı kazanımlarının gerçekleşebilme durumunda sorunların olduğu ortaya çıkmıştır.Müziksel algı ve bilgilenme öğrenme alanı kazanımlarının gerçekleşebilme durumunda; temel müzik yazı ve öğeleri ile Türk müziği makam dizilerinin tanınmasındaolumsuzlukların olduğu görülmüştür. Braille müzik yazısının, müzik dersinde kullanılmasının, müziksel algı - bilgilenme öğrenme alanı ve bununla beraber müziksel yaratıcılık öğrenme alanı kazanımlarının gerçekleşebilme durumuna pozitif yönde etki edeceği ortaya çıkmıştır. Müziksel yaratıcılık öğrenme alanı kazanımlarının gerçekleşebilme durumunda; müzikleri harekete ve dansa dönüştürme gibi devinim içeren kazanımlar, görme engeli olgusu ile düşük seviyede sonuçlanmıştır. Ayrıca ezgi seslendirmede de sıkıntıların olduğu belirlenerek; eğitim, özel eğitim, müzik eğitimi, görme engelli bireylerin müzik eğitimi konularında çeşitli öneriler paylaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Müzik eğitimi, özel eğitim, görme engelliler, görme engelliler okulları
Çocuk korolarının eğitiminde bir yaklaşım olarak eğitsel oyun kullanımının öğrencilerin müziksel erişi düzeylerine etkisi
B öğrencilerle, eğitsel oyun kullanımıyla geliştirilen farklı bir yaklaşım doğrultusunda koro eğitimi alan deney grubundaki öğrencilerin müziksel erişi düzeyleri ve sürece ilişkin görüşleri saptanmıştır.Araştırma kapsamında ele alınan alt problemlerin çözümlenmesi için, hem nicel hem de nitel araştırma yöntemlerinden yararlanılmıştır. Nicel veriler SPSS 16.0 paket programı kullanılarak çözümlenmiş, erişi düzeyleri arasında anlamlı bir farklılığın olup olmadığının belirlenmesini amaçlayan alt problemlerin test edilmesi için tek faktör üzerinde tekrarlı ölçümler için iki faktörlü ANOVA (split-plot ANOVA) kullanılmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden, yarı yapılandırılmış görüşme formu çocuk korosu eğitimcilerine (n=18) uygulanmış ve koro eğitimcilerinin yaklaşımları ile eğitsel oyun kullanım durumları belirlenmiştir. Nicel araştırma yöntemlerinden ise öntest-sontest kontrol gruplu deneysel desen modeli, Anıttepe İlköğretim Okulu 3-A (deney, n=36) ve 3-B (kontrol, n=36) sınıflarından oluşan çalışma grubuna uygulanmıştır.Çalışma grubuna öntest ve sontest olarak Gürgen (2008) tarafından geliştirilen ?Müziksel İşitme Testi? ile araştırmacı tarafından uzman görüşleri alınarak oluşturulup-geliştirilen ?Müziksel İşitme-Yineleme-Söyleme Formu? ile ?Şarkı Sesinin Kullanımında Davranış Gelişim Ölçeği? uygulanmıştır. Ayrıca, öğrencilere deneysel işlemin sonunda ?Bilişsel Başarı Testi? ve ?Öğrenci Görüş Alma Formu? uygulanmıştır.Deneysel işlem 8 hafta sürmüş, her iki grupla 40'ar dakikadan oluşan toplam 14 koro dersi gerçekleştirilmiş, tüm sürecin görüntülü kayıtları alınmıştır. Öntest ve sontestlere ilişkin görüntülü kayıtlar, alan uzmanları (n=3) tarafından, ölçme araçlarının yönergelerine uygun şekilde değerlendirilmiştir.Elde edilen bulgulara göre, çocuk korolarının eğitiminde çok az koro eğitimcisinin eğitsel oyun kullandığı, eğitimcilerin bir kısmının doğaçlama oyunlaştırmalardan yararlandığı, bazı eğitimcilerin ise hiç eğitsel oyun/oyunlaştırma kullanmadığı belirlenmiştir.Yaygın olarak kullanılan yaklaşımlar çerçevesinde koro eğitimi alan öğrencilerle, eğitsel oyun kullanımıyla geliştirilen yaklaşım doğrultusunda koro eğitimi alan öğrencilerin ?müziksel işitme? ve ?şarkı sesini kullanma? davranışları ile ?bilişsel başarı? düzeyleri arasında deney grubu lehine anlamlı fark saptanmıştır. Her iki grubun ?müziksel işitme-yineleme-söyleme? davranışlarına ilişkin erişi düzeylerinde önemli bir artış olmasına karşın, bu artışın deney grubu lehine göründüğü ancak anlamlı olmadığı belirlenmiştir.Her iki grupta yer alan öğrencilerin neredeyse tamamı, koro eğitimine yönelik olarak son derece olumlu görüşler belirtmişlerdir. Ancak deney grubundaki öğrencilerin, koro eğitimi kapsamındaki tüm etkinlikleri, çok daha eğlenceli buldukları ve sürecin devamını daha fazla istedikleri saptanmıştır.Hiç seçme yapmadan oluşturulan temel düzey çocuk korolarının eğitiminde bir yaklaşım olarak eğitsel oyun kullanımının yaygın yaklaşıma göre, öğrencilerin müziksel erişi düzeylerini artırmada daha etkili olduğu sonucuna varılmıştır. Araştırma sonuçlarından yola çıkılarak, eğitsel oyun yaklaşımın kullanılabilmesi ve daha çok çocuğa, koro müziği yoluyla eğitim verilebilmesi için, başta koro eğitimcileri ve mesleki müzik eğitimi kurumları olmak üzere, bireysel ve kurumsal yetkisi olanlara yönelik çeşitli öneriler sıralanmıştır.
10-12 yaş grubu çocuk resimlerinde mitolojik konulu hikâyelerin yaratıcılığa etkisinin belirlenmesinde uygulama yöntemlerine yönelik bir karşılaştırma
Bu araştırmanın amacı; 10-12 yaş grubu çocuk resimlerinde mitolojik konulu hikâyelerin yaratıcılığa etkisinin belirlenmesinde hikâye anlatım yöntemi ve birleştirilmiş sanat eğitimi yöntemlerine yönelik bir karşılaştırma yapmaktır.Araştırma deneysel bir yöntemle yapılmıştır. Uygulamada, deney grubuna hikâye anlatım yöntemiyle birleştirilmiş sanat eğitimi yönteminin sanat tarihi disiplini, kontrol grubuna ise hikâye anlatım yöntemde konusu ? Her Dokunduğunu Altın Yapan Midas? olan resim çalışmaları yaptırılmıştır. Bu çalışmalar ? 6.sınıf yaratıcılığı inceleme kriteri? ile oluşturulan uzman komisyon tarafından değerlendirilmiştir. Uygulama öncesinde ve sonrasında öğrenci bilgi düzeylerindeki farklılıkları ölçmek amacıyla her iki gruba da dersin ilk 5 dakikasında ön test, son dersin ilk 5 dakikasında ise son test uygulanmıştır. Yaratıcılık kriteri ve ön test-son test sonuçları alanın uzmanı tarafından bilgisayar ortamında elde edilmiştir.Araştırmanın çalışma grubunu, Ankara ili, Milli Eğitim Vakfı İlköğretim Okulu'nun 6.sınıfından 30 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma, nicel araştırma modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir.Araştırma sonucunda; 10-12 yaş grubu çocuk resimlerinde mitolojik konulu hikâyelerin yaratıcılığa etkisinin belirlenmesinde, hikâye anlatım yönteminin birleştirilmiş sanat eğitimi yönteminin sanat tarihi disipliniyle birlikte verilmesinin, öğrencilerin yaratıcılıklarına olumlu yönde katkı sağladığı tespit edilmiştir. Ayrıca araştırmanın ikinci basamağı olan ön-son test sonucunda; deney grubunun ön-son test bilgi düzeylerinde anlamlı bir yükselişin olduğu, kontrol grubunda anlamlı bir yükselişin olmadığı ve deney-kontrol grubu son testlerinde ise yine anlamlı bir artışın olmadığı tespit edilmiştir.Anahtar kelimeler: Hikâye, Hikâye Anlatım Yöntemi, Yaratıcılık, Birleştirilmiş Sanat Eğitimi Yöntemi.
Özengen müzik eğitimi alan ve almayan ilköğretim 6. sınıf öğrencilerinin akademik başarılarının ve okula yönelik tutumlarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı ilköğretim 6. Sınıf öğrencilerinin özengen müzik eğitimi alıp almama durumları ile akademik başarıları ve okula yönelik tutumları arasında nasıl bir ilişki olduğunu belirlemektir.Araştırma tarama modelinde olup, araştırmanın evrenini ilköğretim 6. Sınıf öğrencileri, Örneklemini ise Ankara ili içinde bulunan 4 farklı ilçeden toplam 8 okulda okuyan 6. sımf öğrencileri oluşturmaktadır. 6. smıf öğrencilerinin okula yönelik tutumları, bu araştırma için geliştirilen Okula Yönelik Tutum Ölçeği ile, akademik başarıları ise sene sonu karne not ortalamaları ile belirlenmiştir. Öğrencilerin Özengen müzik eğitimi alıp almama durumu ile ilgili veriler, Okula Yönelik Tutum Ölçeğinin kişisel bilgiler kısmındaki ilgili sorulardan elde edilmiştir. Elde edilen veriler, araştırmanın amaçlarına uygun istatistiksel yöntemler kullanılarak karşılaştırılıp değerlendirilmiştir.Bulgularda, özengen müzik eğitimi alıp almama durumunun, annenin babanın eğitim durumu ve ailelerin gelir durumuna göre farklılıklar gösterdiği saptanmıştır. Özengen müzik eğitimi alan öğrencilerin akademik başarıları ve okula yönelik tutumları, eğitim aldıkları müzik dalma, eğitim aldıkları süreye ve haftalık ders saatine göre farklılıklar göstermektedir. Genel olarak bakıldığında ise özengen müzik eğitimi alan ve almayan öğrencilerin akademik başarıları ve okula yönelik tutumları arasında anlamlı derecede farklılık çıktığı görülmüştür. Buna göre özengen müzik eğitimi alan öğrencilerin almayanlara göre, akademik başarıları daha yüksek, okula yönelik tutumları ise daha olumludur.
Anadolu Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi Resim Bölümü ile genel lise öğrencilerinin görsel sanatlar eğitimi alma durumlarına göre temel değer düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, Anadolu Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi Resim Bölümü öğrencileri ile Genel Liselerde öğrencilerin görsel sanat eğitimi alma durumları ve temel değer düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığının belirlenmesidir. Bu çalışma öğrencilerin temel değer algı puanları tespit edilerek bağımlı değişken olarak, görsel sanat eğitimini alma durumlarını bağımsız değişkenine göre test edildiği bir çalışmadır.Araştırmanın evrenini, Türkiye'de 2010?2011 eğitim-öğretim yılında öğrenim gören 90 Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi Müzik bölümü öğrencileri (6312 öğrenci) ile 3330 Genel Lise (1852111 öğrenci) öğrencileri oluşturmaktadır (Milli Eğitim İstatistikleri, Örgün Eğitim, 2012).Araştırmanın örneklemi, Türkiye'nin mevcut yedi bölgesinden Ankara, Adana, Diyarbakır, İstanbul, İzmir, Malatya, Trabzon illerinden seçilen 7 Güzel Sanatlar ve Spor Liselerinin Resim Bölümleri ve 7 Genel Lisede 9, 10, 11 ve 12. sınıflarda öğrenim gören 3116 öğrenciden oluşmuştur. Araştırmanın örnekleminde yer alacak öğrencilerin belirlenmesi için olasılığa dayalı örnekleme yöntemlerinden random yöntemi kullanılmıştır.Bu araştırma için gerekli verilerin toplanması amacıyla Kişisel Bilgi Formu ve Schwartz Portre Değerler Anketi kullanılmıştır.Araştırma amaçları doğrultusunda toplanan veriler, SPSS 17 (Statistical Package for The Social Sciences) paket programı kullanılarak çözümlenmiştir. Verilerin analizinde Kruskal Wallis H tekniği kullanılmıştır.GSSL(RB) ile GL öğrencileri arasında temel değerler bakımından GSSL(RB) öğrencilerinin lehine anlamlı fark bulunmuştur. Temel değerler alt boyutlarına ilişkin yapılan analiz sonucunda ise evrenselcilik, özyönelim, başarı, uyarılım ve iyilikseverlik gibi boyutlarda GSSL(RB) öğrencilerinin lehine GL öğrencilerinden anlamlı farklılıklar taşıdığı bulgusuna ulaşılmıştır. Güç, hazcılık, geleneksellik, uyma ve güvenlik alt boyutlarında ise iki okul türü arasında anlamlı farklılıklara rastlanmamıştır.GSSL(RB) öğrencilerinin sınıf düzeylerine göre temel değer alt boyutları açısından yapılan test sonuçlarına göre temel değerlerden özyönelim ve güvenlik alt boyutlarında anlamlı farklılık görülmüş, sınıf düzeylerinin artmasıyla bu iki değerde anlamlı artış tespit edilmiştir. Diğer alt boyutlar açısından anlamlı farklılık olmadığı bulgusuna ulaşılmıştır.Araştırma yaparken sanat eğitiminin değerlere ve değer aktarımındaki etkisini, rolünü araştırmaya yönelik çalışmalara rastlanılmamıştır. Bu alandaki eksiklikler giderilmelidir. Ulaşılan bulguların ışığında okulların ve ailelerin çocuklardan sadece başarı beklememeleri gerekmektedir. Çocukların karakter eğitimine de önem verilmeli, onların aynı zamanda olumlu davranışlar sergilemeleri içinde motive etmeleri gerektiği düşünülmektedir. Görsel Sanatlar eğitiminin kalite bakımından artırılmasının önemli sonuçlar verebileceği söylenebilir.Anahtar Kelimeler: görsel sanatlar eğitimi, değer, değerler eğitimi
Diyaliz hastalarının tıbbı tedavi süreçlerine ek olarak gerçekleştirilen görsel sanatlar çalışmalarına ilişkin araştırma
Araştırmada, Sağlık Bakanlığına bağlı Ankara Etlik İhtisas ve Araştırma Hastanesi, Hemodiyaliz Bölümü hemodiyaliz hastaları içerisinden gönüllülük esasına dayalı olarak belirlenmiş 12 hastaya görsel sanatlar çalışmaları rehabilitasyon amaçlı uygulanmış ve uygulamaya ilişkin hastaların düşünce ve duygu yapılanmaları ele alınarak değerlendirilmiştir.Araştırmanın evrenini, Sağlık Bakanlığına bağlı Ankara Etlik İhtisas ve Araştırma Hastanesi, Hemodiyaliz Bölümü?nde tedavi gören hemodiyaliz hastaları oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, hastaların tamamı içerisinden gönüllülük esasına dayalı olarak belirlenmiş 12 hasta oluşturmaktadır. Araştırma verilerinin elde edilmesinde araştırmacı tarafından uzman görüşlerine dayalı olarak geliştirilmiş bir görüşme formu anketi uygulanmıştır. Görüşme formu kullanılarak elde edilen bilgiler SPSS for Windows 10.0 paket programına aktarılmıştır ve aktarımı yapılan verilerin tanımlayıcı istatistiksel analizi için kullanılan frekans tekniği, dört madde için ayrı ayrı uygulanmış ve istatistiksel bilgileri yansıtan tablolar oluşturulmuştur.Araştırmada;1. Uygulanan çalışmanın hastaların kendilerini rahat hissetmelerine katkısı değerlendirilmiş ve yüksek bir oranla olumlu katkısı olduğu;2. Uygulanan çalışmanın benlik anlayışının gelişimine katkısı değerlendirilmiş ve yüksek bir oranla olumlu katkısı olduğu;3. Uygulanan çalışmanın günlük hayatlarına katkısı değerlendirilmiş ve yüksek bir oranla olumlu katkısı olduğu;4. Uygulanan çalışmanın hastalığın tedavi sürecine katkısı değerlendirilmişve yüksek bir oranla olumlu katkısı olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Ayrıca; araştırma sonunda ortaya çıkan sorunlara dayalı olarak araştırmacı tarafından ortaya konan önerilere de yer verilmiştir
Biçimsel çözümlemeli çalgı eğitiminin devlet konservatuvarı öğrencilerinin çalgı çalma başarısına etkisi
Bu araştırma, biçimsel çözümlemeli çalgı eğitiminin çalgı çalma başarısına etkisini ortaya koymayı amaçlamaktadır.Araştırmada belirlenen problem ve alt problemler doğrultusunda ön-test son-test kontrol gruplu deneysel model kullanılmıştır.Araştırmanın çalışma evrenini; Afyon Kocatepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müzik Bölümü Yaylı Çalgılar Anasanat Dalı keman ve viyola öğrencileri, örneklemini ise 2010-2011 eğitim öğretim yılında Afyon Kocatepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müzik Bölümü Yaylı Çalgılar Anasanat Dalı?nda Lisans II, Lisans III ve Lisans IV. sınıfta öğrenim gören 14?ü keman, 6?sı viyola çalanolmak üzere toplam 20 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın deney grubunda bulunan öğrencilere (n=10), beş haftalık süreyle biçimsel çözümlemeli çalgı eğitimi verilmiş, kontrol grubu (n=10) öğrencileri ise olağan eğitim süreçlerine devam etmişlerdir.Araştırmaya ilişkin verilerin toplanmasında Müziksel Çözümleme Bilgisi Başarı Testi ve Çalgı Çalma Gözlem Formu kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin çözümlenmesinde Mann-Whitney U testi ile Pailed Samples T ( bağımlı örneklem t) testi uygulanmıştır.Araştırma bulgularından çıkan sonuçlarda, biçimsel çözümlemeli çalgı eğitimi alan öğrencilerin tonal eserde modal esere göre daha başarılı oldukları görülmektedir. ivAyrıca biçimsel çözümlemeli çalgı eğitimi alan öğrencilerin, bütünden parçaya gidildikçe (dönem-cümle-motif) ve biçimsel öğeleri birleştirerek çalabilme boyutunda başarılarının dikkat çekici biçimde arttığı belirlenmiştir. Verilerin çözümlenmesiyle elde edilen sonuçlarda, öğrencilerin müziksel çözümleme bilgisi ve biçimsel çözümleme performanslarının eğitime başlarken genel olarak düşük düzeyde olduğu, ancak uygulama süreci sonunda biçimsel çözümlemeli çalgı eğitiminin, bu eğitimi alan öğrencilerin biçimsel çözümleme bilgi ve performanslarında olumlu yönde ve anlamlı derecede etkili olduğu saptanmıştır. Nitelikli ve etkili bir çalgı eğitiminde, öğrencilerin müzikal bütünlüğe ulaşabilmelerinde biçimsel çözümlemeli çalgı eğitimi gerekli olmaktadır. Bu bakımdan çalgı eğitimcilerinin bu konuda öğrencilere rehberlik etmeleri önem taşımaktadır. Keman ve viyola öğrencileri ile yapılan biçimsel çözümlemeli çalgı eğitiminin diğer çalgılar ile yapılmasının yararlı olacağı düşünülmektedir
Hikmet Barutçugil' in ebru sanatındaki yeri ve barut ebrusu
Geleneksel Türk Ebru Sanatı?nın, günümüz sanatçılarından biri olan, Hikmet Barutçugil?in eğitimci ve sanatçı yönünün incelendiği bu araştırmada, sanatçının ebru sanatına yapmış olduğu katkıları belirlemek amaçlanmaktadır. Araştırma, betimsel yöntemlerden tarama yöntemi kullanılarak yapılmıştır. Monografik çalışma niteliği taşıyan bu araştırmada, sanatçının 50 eseri ele alınmıştır. Seçilen bu eserlerin renk ve konu açısından değerlendirmesi, araştırmacı tarafından geliştirilen ölçek kullanılarak yapılmıştır. Veri analizi için Excel programı kullanılmıştır.Araştırma sonucunda; Hikmet Barutçugil?in Türk Ebru Sanatı?na yeni bir bakış açısı sunduğu, Ebru Sanatı?nı farklı tekniklerle birleştirerek geliştirdiği sonucuna varılmıştır. Sanatçı klasik ebru tarzının dışına çıkıp eserlerini çağdaş bir yorumla harmanlayıp, literatüre Barut ebrusu?nu kazandırmıştır. Ayrıca Barutçugil, ebru tekniğini birçok farklı yüzey üzerinde uygulayarak, ebrunun kullanım alanını genişletmiştir. Barutçugil?in eserlerinde ağırlıklı olarak sarı renk kullanılmış ve konu olarak İstanbul betimlemeleri yer almaktadır. Bu bağlamda, ülkemizde Hikmet Barutçugil ve ebru sanatına gereken önemin verilmesi ve yeni nesillerin Geleneksel Ebru Sanatını kavrayarak, bu geleneği devam ettirebilmesi için, yurtiçi ve yurt dışında çeşitli etkinliklerin düzenlenmesi önerilmiştir.Anahtar kelimeler: Geleneksel Sanat, Ebru Sanatı, Barut ebrusu,Hikmet Barutçugil.
Resim-iş eğitimi anasanat heykel atölyelerinde desen-ön etüt çalışmalarının heykel çalışmaları üzerindeki etkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, Eğitim Fakülteleri Resim-İş Eğitimi Anasanat Heykel Atölyelerinde heykel uygulaması öncesinde yapılan desen çalışmalarının, heykel çalışmalarındaki başarı düzeyine etkisinin olup olmadığını incelemektir.Araştırmada, ön test-son test ölçümüne dayalı kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, Eğitim Fakülteleri Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı Lisans Programı 3. Sınıf anasanat heykel atölye öğrenci çalışmaları, örneklemini ise Gazi Üniversitesi, Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı lisans programı anasanat heykel atölyesinde 2009-2010 Eğitim-Öğretim yılı içerisinde öğrenim gören 3. Sınıf anasanat heykel atölye öğrencilerinden random yöntemiyle seçilmiş 22 öğrencinin 6. dönem anasanat heykel atölye dersi uygulamaları oluşturmaktadır.Araştırmanın uygulama aşaması için, araştırmacı tarafından 11'er kişilik 2 grup anasanat heykel atölye öğrencisi random yöntemiyle seçilmiştir. Ön uygulama çalışmasında deney ve kontrol gruplarına herhangi bir değişken uygulanmaksızın modelden heykel çalışması yapılması istenmiştir. Son uygulama öncesi deney grubundan heykelini yapacakları modelin desen etütlerini yapmaları istenmiş, kontrol grubuna ise herhangi bir değişken uygulanmamıştır. Seçilen bu öğrencilerin çalışmaları, araştırmacının amaç ve alt amaçlarına yönelik hazırladığı alan uzmanı 3 hakem tarafından onaylanan ölçekler doğrultusunda, yine araştırmacının belirlediği alan uzmanı 3 hakem tarafından değerlendirmeye alınmıştır.Elde edilen araştırma verileri SPSS (Statistical Packages for the Social Sciences- Sosyal Bilimler için İstatistik Paketi) ve Ms Excel programları aracılığı ile sayılara ve grafiklere dökülmüş ve bu veriler araştırmacı tarafından yorumlanmıştır.Yapılan bu araştırmanın sonucunda, heykel çalışması öncesinde desen çalışması yaptırılan deney grubunun, desen çalışması yaptırılmayan kontrol grubuna göre daha başarılı olduğu saptanmıştır. Deney grubunun son test uygulamasında ön test uygulamasına kıyasla olumlu yönde başarı artışı gözlenirken kontrol grubundaki başarı artışı istatiksel açıdan anlamlı bulunmamıştır. Heykel çalışması öncesi yapılan desen çalışmalarının öğrencilerin heykel çalışmalarındaki başarı düzeyleri üzerinde olumlu yönde etkili olduğu görülmüştür.Araştırmanın sonucunda, Resim-İş Eğitimi Lisans Programı Anasanat Heykel Atölyelerinde desen çalışmalarına yeterli önemin verilmesi ve zamanın ayrılması önerilmiştir.Anahtar Kelime: Desen ve Heykel?
Çok alanlı sanat eğitimi yönteminin öğrencilerin kompozisyon kurmalarına etkisi
Bu araştırmanın amacı, Çok Alanlı Sanat Eğitimi Yönteminin ilköğretim ikinci kademe 8.sınıf öğrencilerinin kompozisyon kurma becerilerinde anlamlı bir fark oluşturup oluşturmadığını ortaya koymaktır. 2011-2012 eğitim ve öğretim yılında yapılan araştırma, Çorum ili Kargı ilçesindeki Cumhuriyet YİBO 8.sınıf öğrencileri arasından seçkisiz örnekleme yöntemiyle seçilen 40 öğrenciyle yürütülmüştür. Bu araştırmada, tek grup öntest- sontest deneysel desen kullanılmıştır. Öntest ölçümü için öğrencilere resim yaptırıldıktan sonra 8 hafta süreyle ÇASEY'e dayalı eğitim uygulamaları gerçekleştirilmiştir. Uygulama sonrasında öğrencilere sontest ölçümü için yine resim yaptırılmıştır. 10 hafta süren araştırma sonunda verilerin değerlendirilmesi, araştırmacı tarafından geliştirilen ölçekle yapılmıştır. Öğrenci resimlerine puan verilirken 5'li likert tipi ölçek esas alınmıştır. Toplanan verilerin istatistiksel çözümü için SPSS paket programından yararlanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre ilköğretim 8.sınıf öğrencilerinin kompozisyon kurma becerileri, verilen eğitime göre anlamlı şekilde farklılaşmıştır. Araştırmada, ÇASEY'e dayalı eğitimin 8.sınıf Görsel Sanatlar dersi müfredatına yansıtılması ve bu eğitimin okul öncesinden, ilköğretim birinci ve ikinci kademeye kadar her düzeyde uygulanması önerilmiştir.Anahtar Kelimeler: Çok Alanlı Sanat Eğitimi (ÇASE), Çok Alanlı Sanat Eğitimi Yöntemi (ÇASEY), Kompozisyon, Sanat Elemanları, Sanat İlkeleri.
Bilim ve sanat merkezlerinde sanat (Resim) alanında proje tabanlı öğrenme yaklaşımına göre hazırlanan görsel sanatlar eğitimi uygulamasının bir değerlendirmesi (Yasemin Karakaya Bilsem örneği)
Bu araştırmanın amacı, Bilim ve Sanat Merkezlerinde sanat (resim) alanında proje tabanlı öğrenme yaklaşımına göre hazırlanan görsel sanatlar eğitimi uygulamasının bir değerlendirmesi yapmaktır. Araştırmada, proje tabanlı öğrenme yaklaşımı ile hazırlanan resim (sanat) proje uygulamasının basamaklarının nasıl gerçekleştiğini, ortaya çıkan sorunların neler olduğunu, proje tabanlı öğrenme yaklaşımı ile ilgili öğrenci ve öğretmen görüşlerinin neler olduğu araştırılmıştır.Araştırmada nitel veri toplama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın problemi, alt amaçları, çalışma grubu ve araştırmacının çalıştığı kurumda araştırma yapması göz önünde bulundurulduğunda araştırmanın yönteminin eylem araştırması olarak belirlenmesi uygun görülmüştür. Araştırmada kolay ulaşılabilir durum örneklemi kullanılmıştır.Araştırma amacı doğrultusunda ilk olarak dört farklı branşın içerisinde bulunduğu resim (sanat) proje çalışması için uzmanlarla beraber proje planı hazırlanmıştır. Araştırmanın uygulaması, 2009 Temmuz ayında Ankara'da Bilim ve Sanat Merkezi'nde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya proje üretim döneminde yer alan 9'u kız, 3'ü erkek olmak üzere toplam 12 öğrenci ile uygulamada yer alan araştırmacıda dahil olmak üzere 5 öğretmen katılmıştır. Hazırlanan resim (sanat) proje planı on günlük (seksen ders saati) bir süreç içerisinde uygulanmıştır. Araştırma verileri; Öğrenci Kişisel Bilgi Formu, Öğrenci Odak Grup Görüşme Formu, Öğretmen Görüşme Formu, Video Kayıtları, Öğrenci Günlükleri ve Öğrenci Proje Dosyası olmak üzere farklı veri toplama araçlarıyla toplanmıştır.Verilerin çözümlenmesinde içerik analiz tekniği kullanılmıştır. Araştırma sonucu elde edilen verilerin içerik analizi ile çözümlenmesinde NVivo 9.0 programı kullanılmıştır. Araştırma verileri içerik analizi yoluyla çözümlenmiştir. Araştırmanın alt amaçları temel alınarak tema ve kodlar oluşturulmuştur. Bulgular tanımlanmış ve yorumlanmıştır.Araştırma sonuçları, Bilim ve Sanat Merkezinde proje tabanlı öğrenme yaklaşımı ile hazırlanmış resim (sanat) proje uygulama sürecinin sorunları olmasına rağmen sürecin verimli geçtiğini göstermektedir. Proje tabanlı öğrenme yaklaşımı ile hazırlanan görsel sanatlar uygulama süreci incelendiğinde, Bilim ve Sanat Merkezlerinin amaçlarına paralellik göstermektedir. Uygulamada, öğrencilerin motivasyonlarının arttığı, sunum yapma, sorumluluk alma, eleştirel düşünme, sosyal etkileşim ile araştırma, problem çözme becerilerini geliştiği görülmüştür. Ek olarak, öğrenenlerin çalışmadan büyük keyif aldığı, katılımcıların süreç içerisindeki yükümlülüklerinin arttığı, öğrenen ve öğreten için öğrenme ortamı daha anlamlı hale gelmiştir.Anahtar Sözcükler: Üstün Yetenekliler Sanat Eğitimi, Bilim ve Sanat Merkezi,Proje Tabanlı Öğrenme, Görsel Sanatlar Eğitimi, Proje, Etkinlik, Eylem araştırması
Lise öğrencilerinin demografik özellikleri ile dinledikleri müzik türleri arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı, lise öğrencilerinin demografik özellikleri ile dinledikleri müzik türleri arasındaki ilişkiyi saptamaktır. Araştırmanın evrenini Ankara?daki M.E.B.?na bağlı liseler, örneklemini ise her bir lise türünden random yöntemi ile farklı ilçelerden seçilen 7 liseden 634 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada kullanılan anketin 1. bölümü öğrencilerin demografik özelliklerini belirleyecek 33 sorudan, 2. bölümü ise dinledikleri müzik türlerini belirleyecek 27 sorudan oluşmuştur. Hazırlanan ankette ilk olarak Kolmogorov-Smirnov testi ile verilerin normal dağılıma uyup uymadığı incelenmiştir. Maddeler normal dağılıma sahip olduğundan iki grubun karşılaştırılmasında Independent Sample t testi, ikiden fazla grubun karşılaştırılmasında ise One-Way ANOVA kullanılmıştır. Grupların birbirinden farklı olduğunun tespit edilmesi için Scheffe testi uygulanmış, grupların karşılaştırılmasına ilişkin testler varyans homojenliği varsayımı Levene testi ile incelenmiştir. Çalışmada yer alan analizler için IBM SPSS 20.0 paket programı kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; lise öğrencilerinin dinlemeyi en çok tercih ettikleri müzik türünün Pop müzik olduğu belirlenmiştir. Farklı demografik özellikteki öğrencilerin, dinledikleri müzik türü arasında belirgin farklar olduğu görülmüştür. Müzik türlerini tercih düzeylerinin; yaşa, cinsiyete, okudukları okula, ailenin eğitim durumuna ve mesleklerine, gelir düzeyine, aile ilişkilerine, sosyal hayatlarına, ek iş yapmalarına, sigara/içki kullanmalarına, enstrüman çalma ve kitap okuma durumlarına, hayata karşı bakış açılarına ve beklentilerine göre karşılaştırıldığında anlamlı farklar olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Demografi, Müzik Türleri, Müzik Dinleme, Lise Öğrencileri
Resim-iş eğitimi anabilim dalı öğrencilerinin, sanatlararası etkileşimin, görsel sanatlar eğitimine etkilerine ilişkin görüşleri: Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi örneği
Bu araştırmanın amacı, Resim-İş eğitimi (görsel sanatlar eğitimi) alan öğrencilerin, sanatlararası etkileşimin, görsel sanatlar eğitimine olan etkileri konusundaki görüşlerini belirleyebilmektir. Araştırma, tarama modelinin kullanıldığı betimsel bir çalışmadır. Araştırmada veriler, açık ve kapalı uçlu sorulardan oluşan anket formu ile elde edilmiştir. Çalışma grubunu oluşturan öğrenciler, 2010-2011 öğretim yılında Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü, Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı'nda "Resim, Heykel, Grafik Ana Sanat Dalı" eğitimi alan dördüncü sınıf öğrencileridir (n=74). Araştırma verilerinin analizinde frekans (f), yüzde (%), aritmetik ortalama ( ) değerleri ve Kruskal Wallis-H testi kullanılmıştır. Araştırma sonuçları: Öğrencilerin, anketteki, kapalı uçlu soru niteliğindeki 21 maddede yer alan "Sanatlararası Etkileşimin Görsel Sanatlar Eğitimine Etkilerine İlişkin Görüşler"i "3" ve üzeri aritmetik ortalama puanlarıyla onayladıkları görülmektedir. Öğrencilerin, ders programlarında yer almayan (mimari, edebiyat, müzik, sinema gibi) sanat dalları ve "sanatlararası etkileşim"le ilgili daha fazla bilgi ve deneyim kazanmaya ihtiyaç duydukları, bu konularla ilgili bilgi almaya, çalışmalar yapmaya istekli oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin, "bütünlüklü / bütüncül sanat"ı desteklemekle birlikte, "disiplin merkezli sanat anlayışı"nı tamamen reddetmedikleri görülmektedir. Öğrencilerin, 22. Maddede yer alan açık uçlu soruya verdikleri cevaplara göre: Öğrenim gördükleri anasanat ve seçmeli sanat atölye dersleri iv dışında bir sanat dalına ait eserle aynı temada en çok sayıda çalışma yapan öğrenciler, Grafik Anasanat Dalı öğrencileridir. Öğrenim gördükleri anasanat ve seçmeli sanat atölye dersleri dışında bir sanat dalına ait eserle aynı temada en az sayıda çalışma yapan öğrenciler, Heykel Anasanat Dalı öğrencileridir. Öğrencilerin aynı temada çalışma yapmak için en çok tercih ettikleri sanat dalı "Mimari"dir. Öğrencilerin, aynı temada çalışma yapmak için en az tercih ettikleri sanat dalı "Müzik"tir. Öğrencilerin, araştırma anketindeki 11. ve 14. maddeye ait görüşlerinin, öğrenim gördükleri anasanat dallarına göre anlamlı bir şekilde farklılık gösterdiği belirlenmiştir: Grafik Anasanat Dalı ve Heykel Anasanat Dalı öğrencileri, "sanatlararası etkileşim"i, atölye ortamında, gösteri (demonstrasyon) yoluyla öğrenmede, "öğretici'nin yetkinliğini" Resim Anasanat Dalı öğrencilerine oranla daha az önemsemektedirler. Grafik Anasanat Dalı öğrencileri, sinema sanatıyla görsel sanatlar arasındaki etkileşimi öğrenmenin, görsel sanatlar eğitimine olumlu etki edeceği görüşüne, Resim ve Heykel Anasanat Dalı öğrencilerine oranla daha fazla katılmaktadırlar. Bu sonuçlardan yola çıkarak; görsel sanatlar eğitimiyle, sanatlararası etkileşimin artırılmasına ve ileride yapılabilecek bilimsel araştırmalara yönelik öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Resim-İş Eğitimi, Görsel Sanatlar Eğitimi, Sanatlararası Etkileşim
Keman eğitiminde kullanılan süsleme tekniklerinin Türk müziği keman icrasındaki uygulama biçimi ve buna yönelik alıştırmaların oluşturulması
Bu araştırmada batı müziği keman öğretiminde kullanılan süsleme tekniklerinin ( çarpma, mordan, grupetto, tril, tremolo) Türk müziği keman icrasındaki uygulama biçimi ele alınmıştır. Buna yönelik olarak Türk müziği keman eğitiminde sağ el ve sol el tekniklerinin nasıl kullanılması gerektiği belirtilmiştir. Türk müziği icrâsına uygun olan batı müziği yay tekniklerinden ?Legato? ve ?Detache?nin Türk müziği keman icrâsındaki uygulama biçimi belirtilmiştir. Sol el tekniğinde Türk müziği keman icrâsına yönelik farklılıklar ele alınmıştır. Araştırma genel tarama modeliyle oluşturulmuş betimsel bir çalışmadır. Araştırmada kullanılan veriler kaynak tarama yöntemi ile elde edilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgular doğrultusunda, icrâda kazanılması istenen hedef davranışlara yönelik olarak on adet alıştırma oluşturulmuştur.
Zihinsel hazırlık çalışmalarının keman performansına etkisi
Bu araştırmanın amacı; keman öğrencilerinin zihinsel hazırlık çalışmalarını kullanma durumlarını ve bu çalışmaların öğrencilerin keman performansları üzerinde etkililik düzeyini belirlemek için uygulanan zihinsel ve video ile zihinsel eğitimin; keman eğitimi alan öğrencilerin genel performanslarında ve çalgısal bellek düzeyleri arasında fark oluşturup oluşturmadığını incelemektir.Bu araştırmada betimsel ve deneysel yöntem bir arada kullanılmıştır. Araştırmanın betimsel kısmında keman öğrencilerinin zihinsel çalışmalara yönelik algı ve tutumlarının belirlenmesi amacıyla `Yaylı Çalgı Çalışma Zihinsel Algı ve Tutum Ölçeği' uygulanmıştır. Araştırmanın deneysel kısmında ise tekrarlamalı ölçümler modeli çerçevesinde zihinsel ve videolu zihinsel çalışmalar oluşturularak, bu çalışmalar G. Ü. G. E. F. Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Eğitimi Anabilim Dalı'nda keman eğitimi alan öğrencilere uygulanmıştır. Uygulamalar sonucunda çalgısal bellek ölçümleri için ezberden; performans ölçümleri için de notaya bakarak çalınan iki video kayıdı alınmıştır. Bu kayıtlar; ilgili alan uzmanları tarafından, `Yaylı Çalgılar için Performans Ölçeği' ve `Çalgısal Bellek Ölçüm Tablosu' kullanılarak değerlendirilmiştir.Elde edilen bulgular ışığında zihinsel çalışmalara yönelik algı ve tutumun cinsiyet ve sınıf düzeyi değişkenleri açısından farklılık göstermediği belirlenmiştir. Deney süreci sonrası ezberden alınan ölçümlerin değerlendirilmesinden elde edilen bulgular, çalgısal belleğin tüm alt boyutlarında (ezgi, parmak numarası, yay ve toplam bellek) zihinsel çalışma ve videolu zihinsel çalışmanın ön test puanlarına göre anlamlı bir yükseliş oluşturduğunu göstermiştir. Ancak, zihinsel çalışmalara videonun eklenmesi anlamlı fark oluşturmamıştır. Deney süreci sonrasında performans ölçümü için notaya bakarak alınan ölçümlerde ise zihinsel ve videolu zihinsel çalışmanın anlamlı bir fark göstermediği belirlenmiştir. Sonuç olarak yürütülen çalışmada zihinsel çalışmaların genel performanstan ziyade, daha çok çalgısal belleğin gelişimine yardımcı olduğu ortaya çıkmıştır.
Kaynaştırma uygulamasının yapıldığı sınıflarda işbirlikli öğrenmenin müzik öğretimi üzerindeki etkileri
Bu araştırmanın amacı, kaynaştırma uygulamasının yapıldığı ilköğretim okullarında işbirlikli öğrenme yöntemi ile işlenen müzik derslerinin öğrencilerin müzik dersine yönelik tutumları, müziksel öğrenme düzeyleri ve sosyal statüleri üzerindeki etkilerini saptamaktır.Bu amaçla araştırmada, ön test - son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Deneysel çalışmada kullanılan okulların belirlenmesinde, okulların sosyo-kültürel ve ekonomik koşulları, sınıf mevcutları ve sınıflarda bulunan kaynaştırma öğrencilerinin sayısının yanı sıra kaynaştırma öğrencilerinin yetersizliklerinin düzeyi de göz önünde bulundurulmuştur. Buna göre araştırma 2008-2009 eğitim öğretim yılının ikinci döneminde Balıkesir ili Merkez ilçesi Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Balıkesir Karesi İlköğretim Okulu ve General Kemal Balıkesir İlköğretim Okulu'ndaki toplam 56 öğrenci ile yürütülmüştür.Araştırmada İlköğretim Müzik Dersi Öğretim Programı'nın 8. sınıf müzik dersi ?Kendi Ritim Kalıbımı Oluşturuyorum? ve ?Benim Ezgim? konuları ve kazanımları doğrultusunda altı hafta süren bir uygulama yapılmıştır. Uygulama sürecinde deney grubunda dersler İşbirlikli Öğrenme yöntemlerinden ?Birlikte Öğrenme? tekniği, kontrol grubunda ise anlatım ve soru-cevap tekniklerini içeren süregelen öğretim yöntemleri ile işlenmiştir.Araştırmada veri toplama aracı olarak; öğrencilerin kazandıkları bilişsel davranışları ölçmek için ?Müzik Dersi Başarı Testi?, müzik dersine yönelik tutumlarını ölçmek için ?Müziğe İlişkin Tutum Ölçeği?, kaynaştırma öğrencilerinin akranları tarafından sosyal olarak kabul edilme düzeylerini belirlemek için ?Sosyometri? ve ?Kimdir Bu?? Testleri, öğrencilerin işbirlikli öğrenme uygulamasına yönelik görüşlerini belirlemek için ?Öğrenci Görüşleri Formu?, müzik öğretmeninin işbirlikli öğrenme uygulamasına yönelik görüşlerini belirlemek için ?Müzik Öğretmeni Görüşme Formu? ve öğrencilerin müzik dersine yönelik ilgi ve katılımlarını gözlemlemek için kamera kayıtları kullanılmıştır. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde nonparametrik testlerden Mann Whitney U ve Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılmıştır. İstatistiksel anlamlılık için ise .05 anlamlılık düzeyi seçilmiştir.Araştırma sonucunda, işbirlikli öğrenme yönteminin, anlatım ve soru cevap yöntemlerini içeren süregelen öğretim yöntemlerine göre kaynaştırma uygulamasının yapıldığı sınıflardaki öğrencilerin müzik dersi başarıları, derse yönelik tutumları, kaynaştırma öğrencilerinin sosyal kabul düzeyleri ve tüm öğrencilerin derse yönelik ilgi ve katılımlarında olumlu etkisi olduğu söylenebilir. Ayrıca bu uygulama sayesinde öğrenciler daha fazla iletişime geçmeye ve birbirlerini daha iyi tanımaya başlamışlardır. Bu sonuçlar, kamera kayıtları ve hem öğrenciler hem de müzik öğretmeni ile yapılan görüşmelerle desteklenmektedir.
Görsel sanatlar eğitiminde probleme dayalı öğrenme modelinin yaratıcı düşünmeye etkisi
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim 7. sınıf Görsel Sanatlar dersinde Probleme Dayalı Öğrenme (PDÖ) yönteminin yaratıcı düşünmeye etkisinin belirlenmesidir. Araştırmada ön test-son test eşitlenmemiş kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2009-2010 eğitim öğretim yılının güz döneminde Ankara İli, Yenimahalle İlçesi sınırları içinde yer alan M.E.B'e bağlı Osman Ülkümen İlköğretim Okulu'nun 7. sınıfına devam eden toplam 72 öğrenci oluşturmuştur. Deneysel çalışma öncesinde mevcut 7. sınıflara Torrance Yaratıcı Düşünme Testi (TYDT) Şekilsel-B ve Problem Çözme Envanteri (PÇE) ön test olarak uygulanmıştır. Ön test verilerinin tek yönlü varyans (ANOVA) analizine göre, sınıflar arasında ortalama puanlar açısından istatistiksel olarak anlamlı fark olmadığı, sınıfların birbirine denk olduğu belirlenmiştir. Buna göre sınıflardan biri deney (n:36) diğeri kontrol (n:36) grubu olarak random seçilmiştir. Deney grubu öğrencileri 9 haftalık PDÖ modelli öğrenim görürken, kontrol grubuna bir müdahalede bulunulmamış, süregelen öğretim yöntemine göre öğrenimlerine devam etmişlerdir.Araştırmada veri toplama aracı olarak TYDT Şekilsel A-B eşdeğer formları ve PÇE kullanılmıştır. Bu ölçme araçlarından elde edilen veriler, uygun istatistik teknikler kullanılarak analiz edilmiştir. Dokuz haftalık deney çalışmasının ardından her iki gruba TYDT -A formu ve PÇE son test olarak uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizine göre ortaya çıkan bulgular şu şekildedir: Gruplar arasında deneysel işlem sonunda TYDT ve PÇE son test puan ortalamaları açısından anlamlı farkın deney grubu lehine olduğu gözlemlenmiştir. Bu durum, PDÖ modelli öğrenim gören deney grubu öğrencilerinin bu model ile öğrenim görmeyen kontrol grubu öğrencilerine kıyasla yaratıcı düşünme ve problem çözme becerilerini olumlu yönde geliştirdiklerini göstermektedir. Bu bulgular ışığında, ilköğretim 7. sınıf Görsel Sanatlar Eğitimi'nde PDÖ modelli öğretimin yaratıcı düşünmeye olumlu yönde anlamlı etkisi olduğu sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Probleme Dayalı Öğrenme, yaratıcı düşünme, problem çözme.
Farklı ortaöğretim programlarından gelen öğrencilerin resim-iş eğitimi lisans programı sanat tarihi derslerindeki başarılarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, ?Farklı ortaöğretim programlarından gelen öğrencilerin Resim-İş Eğitimi lisans programı sanat tarihi derslerindeki akademik başarıları arasında fark var mıdır?? sorusuna cevap aramaktır. Bu amaç doğrultusunda öncelikle gerekli literatür taraması yapılmış sanat tarihi eğitiminin ortaöğretimdeki ve yükseköğretimdeki gelişimleri tespit edilmiştir.Araştırmada, araştırmanın amacı doğrultusunda küme örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2009-2010 eğitim öğretim yılında Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi, Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü, Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı 1.sınıfta öğrenim gören öğrenciler, örneklem grubunu ise bu öğrenciler içerisinden Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi mezunlarından 30 ve diğer lise mezunlarından 30 olmak üzere toplam 60 öğrenci oluşturmaktadır.Yapılan araştırma sonucunda, Güzel Sanatlar ve Spor Liseleri ile diğer liselerden mezun olarak üniversitelerin Resim-İş Eğitimi lisans programlarına özel yetenek sınavını geçerek alınan öğrencilerin, sanat eğitiminin iskeletini oluşturan sanat tarihi derslerine hazır bulunuşlukları arasında önemli bir fark olduğu saptanmıştır. Bu fark kendisini öncelikle ön testte Güzel Sanatlar ve Spor Liselerinden gelen öğrencilerin diğer liselerden gelenlere göre daha donanımlı olduklarını gösterirken, son test ve fark sonuçları lisans programı içerisinde bir yarıyıl boyunca alınan sanat tarihine giriş dersinin, diğer liselerden gelen öğrencilerin genel başarıları üzerinde daha etkili olduğu sonucunu ortaya koymuştur. Bu bulgular ışığında, ortaöğretim programlarında sanat tarihi eğitiminin iyileştirilmesine yönelik öneriler sunulmuştur.
Klasik Türk müziğinde başlangıç keman öğretimine yönelik kazanımlar ve uygulamadaki görünümü
Bu araştırma, Klasik Türk müziğinde başlangıç keman öğretimine yönelik örnek kazanımlar belirlemek ve belirlenen kazanımların uygulamadaki görünümünü tespit ederek değerlendirilmesine yöneliktir.Araştırmada; ülkemizde henüz belirli bir sistem ve birlik içerisinde yürütülmeyen Klasik Türk müziği keman öğretimine ilişkin olarak; özengen çalgı eğitimi düzeyinde alternatif kazanımlar tespit ederek, örneklem grubu olarak seçilen grup üzerinde ders işleniş sürecine ilişkin örneklemeler vasıtasıyla buselik, kürdi, hicaz, nihavend ve rast makamları üzerindeki performansa yönelik etkilerinin araştırması amaçlanmıştır.Araştırma, kısmen uygulamalı, kısmen de durum tespitine dayalı genel tarama modelinde betimsel bir çalışma olup; nitel verilerin elde edilmesinde kaynak tarama, nicel verilerin elde edilmesinde ise örneklem grubunda yer alan öğrencilere uygulanan performans testi kullanılmıştır.Bu çalışmanın sonucunda; örnek ders işleniş sürecine ilişkin olarak uygulamada kullanılan etütlere dair müzikal bütünlük performans düzeyleri, ağırlıklı olarak buselik makamında %60 kısmen, kürdi makamında %46,66 büyük ölçüde, hicaz makamında %53,33 kısmen, nihavend makamında %66,66 kısmen, rast makamında %53,33 çok az düzeylerinde tespit edilmiştir.
Müzik öğretiminde bilgisayar destekli programlı öğretim yönteminin etkililiği
Bu araştırmanın amacı; ilköğretim 7. sınıf müzik derslerinde programlı öğretim yöntemini geleneksel öğretim yöntemiyle karşılaştırarak öğrenmeyi gerçekleştirmede etkili olup olmadığını ortaya çıkarmaktır. Bu temel amaç çerçevesinde araştırmada ilköğretim 7. sınıf öğrencilerinin müzik dersine yönelik tutumları, bilgisayarla ders işlemeye yönelik tutumları ve bilgisayara ilişkin öz-yeterlik algıları incelenerek aralarında anlamlı bir ilişki olup olmadığını ortaya koymaktır.Bu araştırma, betimsel ve deneysel olmak üzere iki boyuttan oluşmaktadır. Araştırma da betimsel boyuta nitel ve nicel, deneysel boyuta ise nicel araştırma yöntemleri kaynaklık etmektedir. Araştırmanın modeli, tarama ve deneme (deney) modellerinin kullanıldığı karma modeldir. Araştırmada tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli, deney modellerinden ise kontrol gruplu ön test-son test modeli kullanılmıştır.Bu araştırmanın evrenini; 2009-2010 Eğitim-Öğretim yılında Ankara ili Yenimahalle ilçesi MEB'e bağlı İlköğretim Okulları 7. Sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklem grubu ise 2009-2010 Eğitim-Öğretim yılı ikinci yarıyılına devam eden Celayir İlköğretim Okulu 7/A (Deney 24 kişi) ve 7/B (Kontrol 23 kişi) sınıfı öğrencileri olarak belirlenmiştir.Araştırmada veri toplama araçları olarak; araştırmacı tarafından geliştirilen ?Başarı Testi?, ve ?Bilgisayar Destekli Programlı Öğretim Materyali?, Özmenteş (2006) tarafından geliştirilen ?Müzik Dersine Yönelik Tutum Ölçeği?, Aşkar ve arkadaşları (1991) tarafından geliştirilen ?Bilgisayar Destekli Öğrenmeye Yönelik Tutum Ölçeği?, Aşkar ve Işıksal (2003) tarafından geliştirilmiş ?Bilgisayara İlişkin Öz-yeterlik Algısı Ölçeği?, araştırmacı tarafından hazırlanan ?Bilgisayar Destekli Programlı Öğretim Yöntemine Göre İşlenen Müzik Dersine İlişkin Öğrenci Görüş Formu? kullanılmıştır.Araştırmada on hafta süre ile deneysel çalışma yapılmıştır. Deneysel çalışma öncesinde öğrencilerin mevcut bilgilerinin ortaya çıkarılması nedeni ile ön test (başarı testi) uygulamaya başlanmadan önce gerçekleştirilmiştir. Deney grubu öğrencileri müzik derslerini, bilgisayar laboratuarında, bilgisayar karşısında, Adobe Flash CS3 programı ile hazırlanan bilgisayar destekli öğretim materyali ile işlerken, kontrol grubu öğrencileri ise dersleri sınıf ortamında, soru-cevap, anlatım yöntemlerini kullanarak işlemişlerdir. Ayrıca deney ve kontrol grubu öğrencilerinin müzik dersine yönelik tutumlarını belirlemek üzere ön test ve son testte Müzik Dersine Yönelik Tutum Ölçeği uygulanmıştır.Deney grubunun, bilgisayar ile ders işlemeleri nedeni ile Bilgisayarla Ders İşlemeye Yönelik Tutum ve Bilgisayara İlişkin Öz-yeterlik Algısı Ölçeği sadece bu gruba ön test ve son testte uygulanmıştır. Deney grubunun bilgisayar destekli programlı öğretim yöntemine yönelik görüşlerini almak üzere hazırlanmış ?Öğrenci Görüş Alma Formu? öğrenciler tarafından doldurulmuştur. Deney süreci ve yapılan son testten beş hafta sonra deney ve kontrol grubu öğrencilerine, bilgilerin kalıcılığını saptamak amacıyla kalıcılık testi yapılmıştır.Bu çalışmada ilk olarak Kolmogorov-Smirnov normallik testi yapılarak bu varsayımın sağlanıp sağlanmadığı kontrol edilmiştir. Normallik sınaması sonucunda normal dağılıma uyan değişkenler için grup karşılaştırmalarında parametrik testler (t testi, ANOVA) kullanılmıştır. Bu bağlamda, ön test-son test karşılaştırmalarında bağımlı örnekler için t testi (paired samples t-test), ön test-son test-kalıcılık testi karşılaştırmalarında ise tekrarlı ölçümlerde varyans analizi (repeated measures ANOVA) kullanılmıştır. Kontrol grubu ile deney grubunun karşılaştırılmasında ise bağımsız örneklerde t testi (independent samples t-test) uygulanmıştır. t testinde varyansların eşitliği varsayımını incelemek için Levene testi kullanılmıştır. Varyans analizi sonucunda anlamlı farklılıkların ortaya çıktığı durumlarda hangi ölçümler arasında farklılık olduğunu bulabilmek için tekrarlı ölçümlerin çoklu karşılaştırma testlerinden olan Benferroni testi yapılmıştır. Ayrıca ölçümler arasındaki ilişkileri görmek için korelasyon katsayıları hesaplanmıştır. Çalışmada analizler için elde edilen p değerleri 0.01 ve 0.05 hata düzeyleri ile karşılaştırılmıştır. Çalışmada yer alan analizler SPSS 18.0 paket programı kullanılarak elde edilmiştir.Araştırma bulguları sonucunda; deney grubu öğrencilerinin ön test-son test, ön test-kalıcılık testi puanları arasında anlamlı bir farklılık olduğu, son test-kalıcılık testi puanları arasında ise anlamlı farklılık olmadığı görülmüştür. Kontrol grubu öğrencilerinin ön test-son test, ön test-kalıcılık testi ve son test-kalıcılık testi puanları arasında anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin ön test- son test-kalıcılık testi puanları arasında ve cinsiyete göre de ön test- son test-kalıcılık testinde anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştür.Deney grubu öğrencilerinin bilgi düzeyinde ön test-son test, ön test-kalıcılık testi, son test-kalıcılık testi puanları arasında anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Kontrol grubunda ise ön test-son test, ön test-kalıcılık testi, puanları arasında anlamlı bir farklılık olduğu son test-kalıcılık testi puanlarında ise anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştür. Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin bilgi düzeyinde ön test-son test-kalıcılık testi puanları arasında anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştür.Deney grubu öğrencilerinin kavrama düzeyinde ön test-son test, son test-kalıcılık testi puanları arasında anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Kontrol grubu öğrencilerinin kavrama düzeyinde ön test-son test, son test-kalıcılık testi puanları arasında anlamlı bir farklılık olduğu ön test-kalıcılık testi puanları arasında ise anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştür. Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin ön test-son test-kalıcılık testi puanları arasındaki fark istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Bilgisayar destekli programlı öğretim yönteminin geleneksel yönteme göre kavrama düzeyinde ve kalıcılığı sağlamada etkili olduğu saptanmıştır.Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin müzik dersine yönelik tutumlarının olumlu olduğu görülmüş ve aralarında anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştürDeney grubu öğrencilerinin bilgisayar destekli öğrenmeye yönelik tutumları, bilgisayara ilişkin öz-yeterlik algıları arasında anlamlı bir farklılık görülmüştür. Buna göre; deney grubu öğrencilerinin bilgisayar destekli öğrenmeye yönelik tutumları, bilgisayara ilişkin öz-yeterlik algılarının olumlu olduğu ve bilgisayar destekli öğrenmeye yönelik tutum puanları ve bilgisayara ilişkin öz-yeterlik algı puanlarında ön teste göre son testte artış olduğu görülmüştür. Deney grubu öğrencilerinin bilgisayar destekli programlı öğretim yöntemine göre uygulanan müzik dersine ilişkin görüşlerinin olumlu olduğu, ders için hazırlanan öğretim yazılımı ile dersi daha zevkli işledikleri, zamanı daha etkili kullandıkları saptanmıştır.
Müzik öğretmenliği öğrencilerinin ?Geleneksel Türk Müziği Dersleri?ne ilişkin tutumlarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, Eğitim Fakültesi Müzik Öğretmenliği Anabilim Dalı 4. sınıf öğrencilerinin ?Geleneksel Türk Müziği Dersleri''ne ilişkin tutumlarını belirlemektir. Bu temel amaç çerçevesinde araştırmada, Eğitim Fakültesi Müzik Öğretmenliği Anabilim Dalı 4. sınıf öğrencilerinin GTHM ve GTSM derslerine ilişkin tutumlarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi ve aralarında anlamlı bir ilişki olup olmadığının ortaya koyulması hedeflenmektedir.Bu araştırma, müzik öğretmeni adaylarının Geleneksel Türk Müziği (Geleneksel Türk Halk Müziği ve Geleneksel Türk Sanat Müziği) derslerine ilişkin tutumlarını belirlemeye yönelik olarak betimsel araştırmalardan tarama modeli ile yürütülen bir araştırmadır.Araştırmanın evrenini, Türkiye'deki Yüksek Öğretim Kurumuna bağlı olan 23 Müzik Eğitimi Anabilim Dalı'nda okuyan öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, 22 Müzik Eğitimi Anabilim Dalı dördüncü sınıf öğrencileri oluşturmaktadır.Araştırmada veri toplama aracı olarak iki bölümden oluşan anket formu kullanılmıştır. Anket formunun birinci bölümü, öğrencilerin kişisel bilgilerini içeren 9 sorudan; ikinci bölümünde ise, araştırmacı tarafından geliştirilen 24 maddeden oluşan ?Geleneksel Türk Müziği (GTHM-GTSM) derslerine ilişkin tutum ölçeği? `nden oluşmaktadır. Ölçek, 9 maddesi olumsuz ve 15 maddesi olumlu olmak üzere toplam 24 maddeden meydana gelmiştir. Ölçek tek boyutlu olup, tek faktörün açıkladığı varyans % 40, güvenirlilik katsayısı (Cronbach Alfa) 0,93 olarak bulunmuştur.Bu araştırmada, ön uygulama (geliştirilen tutum ölçeğinin geçerlik-güvenirlik çalışması) için; 2009-2010 Eğitim-Öğretim yılında, 22 üniversite içinden random yöntemi ile seçilen, dört üniversitenin dördüncü sınıfında öğrenim gören 202 öğrenciye ulaşılmıştır. Daha sonra asıl uygulama için (ölçeğin geçerlik-güvenirlik çalışması yapıldıktan sonra) geriye kalan 18 üniversitede öğrenim gören 451 öğrenciye ulaşılmıştır.Bu çalışmada ilk olarak Kolmogorov-Smirnov testi ile verilerin normal dağılıma uyup uymadığı incelenmiştir. Ölçekte yer alan maddelerin normal dağılıma sahip olduğu durumlarda iki grubun karşılaştırılmasında Bağımsız Örneklerde t testi (Independent Samples t testi), ikiden fazla grubun karşılaştırılmasında ise Tek Yönlü Varyans Analizi (One-Way ANOVA) kullanılmıştır. Ölçekte yer alan boyutların normal dağılıma sahip olmadığı veya gözlem sayısının az olduğu durumlarda iki grubun karşılaştırılmasında Mann-Whitney U testi, ikiden fazla grubun karşılaştırılmasında ise Kruskal-Wallis H kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi 0,05 olarak belirlenmiştir. Çalışmada yer alan analizler için SPSS 18.0 (PASW 18.0), WINKS ve LISREL paket programları kullanılmıştır.Araştırmanın bulguları sonucunda GTHM ve GTSM derslerine ilişkin öğrencilerin tutum puanlarının yüksek oranda olumlu olduğu ve bu iki derse ilişkin tutumlar arsında anlamlı bir farklılık olmadığı saptanmıştır. Öğrencilerin GTM derslerine ilişkin tutumlarının cinsiyete, mezun oldukları ortaöğretim kurumlarına, okumakta oldukları üniversitelere, bireysel çalgı ve çalgı gruplarına, dinlediği müzik türüne, yerleşim yerlerine, ailede sıklıkla dinlenilen müzik türüne, anne ve babalarının eğitim durumuna göre anlamlı düzeyde fark bulunmuştur. Bu bulgular ışığında ileride yapılabilecek bilimsel araştırmalara dair öneriler sunulmuştur.
Teknolojinin 7-9 yaş grubu çocuk resimlerine etkisi (Erzurum ili örneği)
Araştırma tarama modeli kullanılarak betimsel bir yöntemle yapılmıştır. Öncelikle 7-9 yaş grubu çocuklara, sosyo-ekonomik düzeylerini belirlemek amacıyla çocukların yaş düzeyleri ve uzman görüşü dikkate alınarak hazırlanan bir anket uygulanmıştır. Ardından yine uzman görüşü dikkate alınarak çocuklara ?oyun? ve ?haberleşme? konularında resimler yaptırılmıştır. Çocukların yaptıkları resimler, uzman görüşü alınarak hazırlanan ?Resim Değerlendirme Ölçeği? ile değerlendirilmiştir. Araştırma kapsamında toplanan verilerin analizi için SPSS 15 (Statistical Packet Program For Social Sciences) programı kullanılmıştır.Bu araştırmanın evrenini Erzurum ili 7-9 yaş grubundaki İlköğretim 1, 2 ve 3. sınıf öğrencileri, örneklemi ise ? Sabancı İlköğretim Okulu? nda eğitim gören 7-9 yaş grubundan 30 öğrenci ve ?Ügümü İlköğretim Okulu? nda eğitim gören 7-9 yaş grubundan 30 öğrenci olmak üzere toplam 60 öğrenci oluşturmaktadır.Araştırma sonucunda; teknolojinin çocuk resimleri üzerindeki etkisi ortaya konulmuş ve teknolojinin çocuklara olumlu yönde katkıları olduğu tespit edilmiştir.Bu araştırmada, farklı sosyo-ekonomik düzeyde ailelerde yetişen ve teknolojiden eşit düzeyde faydalanmayan 7-9 yaş grubu çocukların yaptıkları resimler, kendilerine özgü dönem özellikleri dikkate alınarak hazırlanan resim değerlendirme kriterleri doğrultusunda değerlendirilerek, teknolojinin çocukların yaptıkları resimleri anlamlı düzeyde etkileyip etkilemediğinin, etkilemekte ise bu etkilerin hangi boyutlarda olduğunun belirlenmesi amaçlanmıştır.
Piyano eğitimi yarıyıl sonu sınavlarında öğrenci performansının rubrik ile ölçülmesi
Bu araştırma piyano sınavlarında kullanılabilir bir ölçek aracı geliştirmeyi hedeflemektedir. Türü ise literatürde ?derecelendirme aracı? olarak da geçen ?rubrik? ölçme aracıdır. Piyano rubriğinin uygulanması Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi MEABD' nda görev yapan piyano eğitimcileri ve bu dersi alan üçüncü sınıf öğrencilerinin katkıları ile yapılmıştır.Araştırmanın evrenini Eğitim Fakültelerine bağlı Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümlerinin Müzik Eğitimi Anabilim Dalları arasından, kuruluş tarihlerine göre eskiden yeniye olmak üzere ve piyano eğitimcilerinin sayılarının yeterliliğine göre seçilen 10 üniversite oluşturmaktadır. İstatistiksel anlamlılık için araştırmanın içeriği doğrultusunda ?0,05 anlamlılık düzeyi? uygun görülmüştür. Öğretim elemanlarının görüşlerinin alınmasında ?içerik analizi? yapılmıştır. Piyano rubriğinin kapsam geçerliğini görebilmek için, ölçek hazırlanmadan önce bir ön araştırma yapılmıştır. Bu ön çalışmada, yarıyıl sonu sınavlarında performans ölçerken değerlendirilecek olan kriterler, toplam 37 piyano öğretim elemanı tarafından puanlanarak değerlendirilmiştir. Piyano rubriğinin yapı geçerliğini test edebilmek amacı ile söz konusu ölçeğe temel bileşenler analizi (principal component analysis) uygulanmıştır. Uygulanan Piyano Rubriğinin ölçümlerinin karşılaştırılmasına (2'li karşılaştırma) ilişkin, birbirinden bağımsız iki piyano öğretim elemanının yaptığı ölçümlerin verileri SPSS programında kodlanmıştır. Bu ikili karşılaştırmanın yapılması için, her iki öğretim elemanının her bir eser için verdikleri puanların ortalamalarına t-testi uygulanmıştır.Araştırmanın sonucunda; veriler doğrultusunda piyano rubriğinin oluşturulmasının ardından, piyano eğitimi yarıyıl sonu sınavlarında öğrencilerin performanslarının ölçülmesi için kurulda 2 öğretim elemanı görevlendirilmiştir. Diğer yandan, alışılageldiği üzere 5 kişiden oluşan komisyon ile beraber rubrik anketi yarıyıl sonu sınavlarında uygulanmıştır. Birbirinden bağımsız iki öğretim elemanı ile jürinin puanlamalarının karşılaştırılması sonucunda birinci öğretim elemanı ile ikinci öğretim elemanının puanlamaları arasında, birinci öğretim elemanı ile jürinin puanlamaları arasında ve ikinci öğretim elemanı ile jürinin puanlamaları arasında, beklenildiği gibi, istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı görülmüştür.
Türkiye de yazılı basında görsel sanatlara ilişkin bir durum tespiti ve bu durumun yüksek öğretim kurumları sanat eğitimi programları ile ilişkisi (1960-1990)
Bu araştırma, görsel sanatların farklı dalları ve alanlarına, yüksek öğretim kurumları sanat eğitimi programlarında ve toplumu etkileme gücü yüksek olan medyada ne kadar ve nasıl yer verildiğini araştırmak, yazılı basında görsel sanatlara ilişkin durumu ortaya koymak ve bu durumun yükseköğretim kurumları sanat eğitimi programları ile ilişkisini tespit etmek amacıyla yapılmıştır.Araştırmada betimsel araştırma yöntemi ve tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, Türkiye'de ulusal düzeyde yayınlanan gazeteler ve yüksek öğretim kurumlarındaki sanat eğitimi programları oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Cumhuriyet ve Hürriyet gazetelerinin 1960-1990 yılları içinde Aralık- Mart- Haziran- Eylül aylarındaki günlük yayınları ve Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı'nın 1960-1990 yılları arasındaki ders programları meydana getirmektedir. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından belirlenen bilgi formu kullanılmıştır.Araştırmada elde edilen bulgulara göre, Cumhuriyet gazetesi 1960-1990 yılları dahil olmak üzere toplam 31 (otuz bir) yılda görsel sanatlar ile ilgili haberleri %45.2 oranla, Hürriyet gazetesi de %32.3 oranla ağırlıklı olarak Pazartesi günleri yayınlamıştır. Cumhuriyet gazetesi'nde görsel sanatlar ile ilgili haberlerin çoğunluğu %67.7 oranında gazetenin sayfa alanının üst yarısında yer almıştır. Hürriyet gazetesi, görsel sanatlar ile ilgili haberlere ağırlıklı olarak %80.6 oranında sayfanın üst alanında yer vermiştir. Cumhuriyet gazetesi bu süreçte ağırlıklı olarak %93.5 oranında resim dalında haberler yayınlamıştır. Hürriyet gazetesi'nde de bu zaman diliminde ağırlıklı olarak %61.3 oranında resim haberlerinin yayınlandığı görülmektedir.Cumhuriyet gazetesi otuz bir yıllık süreçte yayınladığı görsel sanatlar ile ilgili haberleri ağırlıklı olarak %90.3 oranında hiç fotoğraf ya da herhangi bir görsele yer vermeden yayınlamıştır. Hürriyet gazetesi bu süreçte, %48.4 oranında ağırlıklı olarak görsel sanatlarla ilgili haberlerde siyah-beyaz fotoğraf kullanmıştır. Cumhuriyet gazetesi'nde otuz bir yıllık süreçte ağırlıklı olarak %61.3 oranında görsel sanatlarla ilgili sunumları hazırlayan kişilerin isimleri belirtilmemiştir. Hürriyet gazetesi'nde bu süreçte, %93.5 oranında ağırlıklı olarak görsel sanatlarla ilgili haberleri hazırlayanların isimleri belirtilmemiştir. Cumhuriyet gazetesi otuz bir yıllık süreçte, %64.5 oranında ağırlıklı olarak duyuru biçimindeki görsel sanatlar haberlerine yer vermiştir. Hürriyet gazetesi'nde bu süreçte, %58.1 oranda bir ağırlıkla kısa tanıtım biçimindeki görsel sanat haberleri yayınlanmıştır.Yüksek öğretim kurumları sanat eğitimi programları'ndaki görsel sanat dalları ile yazılı basında yayınlanan görsel sanat dalları arasında bir paralellik görülmektedir. Araştırmanın sonuçlarına göre, hem yazılı basında hem de yüksek öğretim kurumları sanat eğitimi programları'nda resim alanında görülen yoğunluk, ülkenin farklı alanlardaki sanatçılarına ait etkinliklere ve sanat hakkında daha detaylı bilgilere ihtiyacı olduğunu ortaya koymaktadır. Yazılı basında ve yüksek öğretim kurumları sanat eğitimi programları'nda görsel sanatlara ilişkin 1960-1990 yıllarını içeren otuz bir yıllık bir sürecin incelendiği bu çalışmanın, sanat eğitimi ve medya alanlarında yapılacak diğer çalışmalara önemli bir kaynak oluşturacağı düşünülmektedir.Anahtar Kelimeler: Kitle İletişim Araçları, Gazete, Sanat Eğitimi, Sanat Eğitimi Programları, Görsel Sanatlar.
Türkiye'deki ilköğretim düzeyindeki eğitilebilir zihinsel engelliler için müzik eğitiminin durumu ve öğretim programı model önerisi
Bu araştırmanın amacı Türkiye'de ilköğretim okullarında öğrenim gören eğitilebilir zihinsel engelli öğrencilere verilen müzik eğitiminin uygulanan müzik dersi öğretim programı, ders işlenişi ve derslerin işlendiği sınıf ortamı açısından durumunu tespit etmektir. Bu araştırma bir betimsel çalışmadır. Türkiye'deki eğitilebilir zihinsel engelli öğrencilere verilen müzik eğitiminin durum tespiti için, anket uygulaması yapılmıştır. Araştırmanın evreni, Türkiye'deki eğitilebilir zihinsel engelliler ilköğretim okullarında bu öğrencilerle Müzik dersi işleyen özel eğitim sınıf öğretmenleri ve müzik öğretmenleridir. Veri toplama aracı olarak hazırlanmış olan anket formları posta yoluyla, zihinsel engelli çocukların eğitim aldığı okullar içerisinde yalnızca eğitilebilir zihinsel engelliler ilköğretim okullarına gönderilmiştir. Araştırmanın yapılacağı okulların belirlenmesi için öncelikle Türkiye'deki 7 coğrafi bölgeden nüfus yoğunluğu en yüksek olan ikişer il seçilmiştir. Belirlenmiş olan illerdeki eğitilebilir zihinsel engelliler ilköğretim okulları, örneklem olarak belirlenmiştir. Anket formları, müzik dersi işleyen sınıf ve müzik öğretmenlerine uygulatıldıktan sonra araştırmacıya posta yoluyla geri gönderilmiştir. Elde edilen verilerin analizi istatistiksel olarak yapılmıştır. Analiz sonuçları ise tablo ve grafikler ile gösterilmiştir. Araştırma sonucunda ileride bu konuda yapılacak çalışmalara katkı sağlamak amacıyla belirlenmiş olan sorunların çözümü ile ilgili öneriler geliştirilmiştir. Ayrıca uygulanmakta olunan müzik dersi öğretim programı ile ilgili öğretmen görüşleri temel alınarak elde edilen veriler doğrultusunda bir öğretim programı model önerisi hazırlanmıştır.Anahtar kelimeler: Zihinsel engelli öğrenciler, zihinsel engelli öğrenciler için müzik eğitimi, müzik eğitimi.
Çoklu Zekâ Kuramı destekli çok alanlı sanat eğitimi yönteminin öğrencilerin tutum ve performanslarına etkisi
Bu araştırma; ilköğretim okulları 3.sınıf öğrencilerinin renk bilgisi konusundaki kazanımlara yönelik tutumlarını Çok Alanlı Sanat Eğitimi Yöntemi ? ÇASEY? ve Çoklu Zekâ Kuramı ?ÇZK? ile desteklenmiş ÇASEY'ne göre hazırlanmış ders planlarıyla işleyerek tutum ve performanslarında anlamlı bir fark yaratıp yaratmadığını ölçmek amacıyla hazırlanmıştır.Amaç doğrultusunda; ÇASEY ve ÇASEY'nin ÇZK'na dayalı etkinliklerle desteklendiği kontrol ve deney grupları, 4 saatlik teorik dersin sonunda 2 saatlik uygulama yapmışlardır. Uygulamalar Henry Matisse'in ?Müzik? resminden bir röprodüksiyon olarak planlanmış ve grup olarak çalışılmıştır. Kontrol ve deney gruplarının her ikisi de 5'er çalışma yapmışlardır.Yapılan uygulamaların değerlendirilmesi için; araştırmacı tarafından hazırlanan Renge İlişkin Tutum Ölçeği uygulanmıştır. Öğrencilerin aldıkları puanlar bilgisayar ortamında SPSS 17. İstatistik paket programında analiz edilmiştir. Veriler değerlendirilirken tanımlayıcı istatistiksel metotları (Sayı, Yüzde, Ortalama, Standart sapma) kullanılmıştır. Hipotez testleri olarak da non parametrik testlerden Mann Whitney U testinden faydalanılmıştır.Araştırma sonucunda yapılan istatistikî çözümlemeler sonucunda; deney grubunun kontrol grubuna göre renk bilgisi konusundaki tutumlarında istatistiksel açıdan olumlu düzeyde farklılaşmalar olduğu sonucuna varılmıştır. Öğrencilerin yaptıkları resimlerin incelenerek performansları değerlendirildiğinde de deney grubundaki öğrencilerin daha iyi performans gösterdikleri saptanmıştır.Diğer bir ifade ile ÇASEY, ÇZK'na dayalı etkinliklerle desteklendiğinde öğrencilerin tutum ve performanslarında olumlu gelişmeler olduğu sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Sanat öğretimi, ÇASEY, ÇZK
Eğitim fakültesi müzik eğitimi anabilim dalı öğrencilerinin "Türk müzik tarihi" dersine yönelik tutum ve akademik başarıları arasındaki ilişkinin farklı değişkenler açısından değerlendirilmesi
Bu araştırma, Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi Anabilim Dalı 2., 3. ve 4. sınıf öğrencilerinin Türk Müzik Tarihi dersine yönelik tutumlarını, öğrenciye ait farklı değişkenler açısından incelemek ve öğrencilerin tutumlarını olumlu ve olumsuz etkileyen faktörler ile dersin işlenişine ilişkin görüşlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır.Araştırmada bütüncül bir yaklaşımla nicel ve nitel boyutlu betimsel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Türkiye'deki Eğitim Fakülteleri Müzik Eğitimi Anabilim Dalı 2., 3. ve 4. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Örneklem grubunu ise Türkiye'deki 12 üniversitenin Eğitim Fakülteleri Müzik Eğitimi Anabilim Dallarının 2., 3. ve 4. sınıflarında 2010-2011 eğitim öğretim yılında öğrenim gören toplam 871 öğrenci oluşturmaktadır.Araştırma ile ilgili veriler araştırmacı tarafından geliştirilen Türk Müzik Tarihi Dersi Tutum Ölçeğiyle elde edilmiştir. Ölçek üç bölümden oluşmaktadır. Ölçeğin birinci bölümünde öğrencilere ait kişisel bilgilere, ikinci bölümünde olumlu algı, olumsuz algı ve dersin işlevi alt boyutlarına ilişkin toplam 40 maddeden oluşan tutum maddelerine, üçüncü bölümde ise görüşme sorularına yer verilmiştir.Araştırmanın amacı ve ana problemi çerçevesinde oluşturulan alt problemlere ilişkin toplanan nicel verilerin istatistiksel çözümlemelerinde SPSS 19.0 paket programından, nitel verilerin çözümlemelerinde ise içerik analizinden yararlanılmıştır. İstatistiksel sonuçlar 0.05 anlamlılık düzeyinde yorumlanmıştır. Çalışmada Kolmogorov-Smirnov Testi ile verilerin normal dağılıma uyup uymadığı incelenmiştir. İki grubun karşılaştırılmasında Independent Sample t Testi, ikiden fazla grubun karşılaştırılmasında ise Tek Yönlü Varyans Analizi (One-Way ANOVA) kullanılmıştır. Varyans analizi sonucunda gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuşsa, hangi grupların birbirinden farklı olduğunun tespit edilmesi için Çoklu Karşılaştırma (multiple comparisons) testlerinden Tukey Testi uygulanmıştır. Grupların karşılaştırılmasına ilişkin testlerde varyans homojenliği varsayımı Levene Testi ile incelenmiş ve hangi test istatistiğinin dikkate alınacağına karar verilmiştir. Boyutlar arasındaki yordamaların ve ilişkilerin tespit edilmesi için Regresyon Analizi ve Korelasyon Katsayılarından yararlanılmıştır.Araştırmanın bulguları sonucunda öğrencilerin Türk Müzik Tarihi dersine ilişkin tutumlarının olumlu olduğu saptanmıştır. Öğrencilerin Türk Müzik Tarihi dersine ilişkin tutumlarının üniversitelere, devam ettikleri sınıflara, cinsiyete, bireysel çalgı ve çalgı gruplarına, üniversiteye geldikleri bölgelere , babalarının eğitim durumuna, ailelerinde Türk Müziği ile ilgilenen bireylerin bulunma durumuna, ailelerindeki Türk Müziği ile ilgilenen bireylerin akraba yakınlık derecesine göre anlamlı düzeyde fark olduğu bulunmuştur. Öğrencilerin akademik başarı puanları ile tutum ölçeği alt boyutları arasındaki ilişki istatistiksel olarak önemli bulunmamış ve tutum alt boyutlarının öğrencilerin akademik başarı puanı üzerinde yordayıcı etkisinin olmadığı saptanmıştır. Ayrıca öğrencilerin tutumlarını olumlu ve olumsuz etkileyen faktörler ile öğrencilerin dersin işlenişine ilişkin görüşleri tespit edilmiş, bu bulgular ışığında öneriler sunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Müzik Eğitimi, Müzik Öğretmenliği, Tutum, Türk Müzik Tarihi, Öğrenci Görüşü.
İlköğretim 8. sınıf sanat etkinlikleri dersinin uygulama birliği ve bir uygulama örneği
Bu araştırma ile, ilköğretim 8.sınıf Sanat Etkinlikleri dersi öğretim programına yönelik Görsel Sanatlar öğretmenlerinin görüşleri alınarak, dersin nasıl işlenmesi gerektiği konusunda örnek bir uygulama örneği yapılamaya çalışılmıştır. Bu sayede Görsel Sanatlar öğretmenlerine uygulama boyutunda farklı bir bakış açısı kazandırılmaya çalışılmıştır.Bu araştırmada ilk olarak Görsel Sanatlar öğretmenleri ile görüşme yapılmış daha sonra gözlem tekniği ve video kayıt dökümlerinden yararlanılmıştır. Nitel araştırma tekniklerinin kullanıldığı betimsel bir araştırma olarak tanımlanmıştır.Araştırmada uygulama için seçilen okulda deney ve kontrol grubu belirlenmiştir. İlköğretim 8. Sınıfların Sanat Etkinlikleri dersinde iki farklı Görsel Sanatlar öğretmeni ile araştırma yürütülmüştür. Deney ve kontrol grupları ise kolay ulaşılabilir durum örneklemi ile belirlenmiştir.Her İki görsel sanatlar öğretmeninin birer saatlik Sanat Etkinlikleri dersi gözlemlenmiştir. Ayrıca dört farklı okulda Görsel Sanatlar öğretmenleri ile görüşme yapılarak görüşmeden veriler elde edilmiştir. Uygulamalarda gözlem tekniğinden yararlanılmış, derslerin video döküm kayıtları ile veriler elde edilmiştir. Gözlemlenen iki farklı sınıfta deney ve kontrol gruplarından üçer tane öğrenci belirlenerek etkinlik değerlendirme formları kullanılmıştır.Araştırmada ortaya çıkan sorunlar ışığında birçok sonuç elde edilmiş ve bu problemleri çözeceği düşünülen öneriler getirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Sanat Etkinlikleri, Sanat Etkinlikleri dersi, Uygulama.
İlköğretim 2. kademe (6. sınıf) görsel sanatlar dersinde kopya yönteminin öğrencilerin sanatsal çalışmalarına etkisinin incelenmesi
Araştırmada, İlköğretim 6. Sınıf görsel sanatlar dersinde kopya yönteminin öğrencilerin sanatsal çalışmaları üzerinde etkisinin olup olmadığı araştırılarak ele edilen bulgular doğrultusunda sonuçlara ulaşılmıştır. Araştırmada bilimsel araştırma yöntemi olarak, deneysel yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın yönteminde 6. Sınıf öğrencilerinden oluşan denek havuzundan random atama ile deney- kontrol grupları oluşturulmuştur. Kontrol grubuna hazırlanan ders planına göre ders işlenmiş ve ?Oyunlarımız? ı konu alan bir çalışma yaptırılmıştır. Deney grubuna ise, önce aynı konuya uygun seçilen İbrahim Balaban'ın ?Salıncakta Çocuklar? isimli eserinin kopya resmi yaptırılmıştır. Daha sonra, kontrol grubuna uygulanan ders planının aynısı uygulanmış, ardından ?Oyunlarımız? konulu bir çalışma yaptırılmıştır. Deney sonunda deney ve kontrol gruplarının yaptıkları ?Oyunlarımız? konulu çalışmalar değerlendirme kriterleri doğrultusunda uzmanlar tarafından değerlendirilerek elde edilen bulgular araştırmanın özünü oluşturmuştur.Araştırmanın evrenini ve örneklemini Ankara Yenimahalle ilçesine bağlı Batıkent semtinde bulunan Abay İlköğretim Okulundaki 6. Sınıf öğrencilerinden toplam 50 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada, veri kaynakları öğrenci çalışmaları olup veri toplama tekniği olarak resim inceleme yöntemi kullanılmıştır. Öğrenciler tarafından oluşturulan resimler 3 uzman tarafından değerlendirilmiştir. Verilerin analizinde, uzmanların her bir öğrencinin resmine, her bir kriter için verdikleri puanların ortalaması alınarak puan setleri oluşturulmuştur. Bu puanlar yüzde ve frekans hesaplamaları ile tablolaştırılmıştır. Verilerin analizinde Mann-Whitney U kullanılmıştır. Mann-Whitney U ile elde edilen istatistiksel sonuçlara göre alt amaçlara yanıt aranmıştır.Araştırmadan elde edilen bulgular ve sonuçlar şöyledir:Değerlndirme kriterlerinden elde edilen bulgular doğrultusunda anlamlı farklılıklar saptanıp kopya yönteminin öğrenci çalışmaları üzerindeki etkileri tespit edilmeye çalışılmıştır. Kopya yöntemi uygulanan deney grubu ile kopya yöntemi uygulanmayan kontrol grubu arasında ?Kompozisyonda Özgünlük, Hayal Gücünü Kullanma?, ?Biçim Zenginliği, Özgünlüğü, Ayrıntılara Yer Verme?, ?Renk Kullanımı (Renk Karışımları, Renk Zenginliği, Özgün Renk Kullanımı), ?Mekan?, ?Hareket-Ritim?, ?Çalışmanın Konuya Uygunluğu? kriterlerinin istatistiksel analiz sonucuna göre anlamlı bir farklılık yoktur sonucuna varılmıştır. ?Çalışmanın Tamamlanması? kriterinden deney grubu ve kontrol grubu arasında istatistiksel analiz sonucuna göre deney grubu lehine anlamlı bir farklılık elde edilmiştir. Kopya yönteminin öğrencinin yaratıcılığının gelişimine etkisi açısından incelenen kriterlerin istatistiksel analiz sonucuna göre, deney ve kontrol grupları arasında anlamlı bir farklılığa ulaşılamamıştır. Bu bulgulardan hareketle kopya yönteminin öğrencinin yaratıcılığına etkisinin olmadığı sonucuna varılmıştır.
İlköğretim görsel sanatlar dersi öğretim programının kuramsal yapı ve uygulanabilirlik açısından bir değerlendirmesi
Bu tez çalışmasının temel amacı, İlköğretim Görsel Sanatlar Dersi Öğretim Programı'nın, Görsel Sanatlar Öğretmenlerinin görüşleri temel alınarak değerlendirilmesidir. Bu çalışma kapsamında geliştirilen görüşme formlarıyla ilk pilot uygulama, 10 kişiden oluşan Görsel Sanatlar Öğretmenleriyle yapılmıştır. Asıl uygulama kapsamında, Ankara İli merkeze bağlı Çankaya, Keçiören, Yenimahalle ilçelerinden random yöntemiyle seçilen ilköğretim okulları'nda görevli 15 görsel sanatlar öğretmenleriyle ses kayıt cihazıyla birlikte görüşmelere başlanılmıştır.Özel durum yönteminin kullanıldığı bu araştırmada veriler öğretmenlerle yapılan görüşmeler sonucunda elde edilmiştir. Elde edilen kişisel bilgiler; Microsoft Excel programı yardımıyla düzenlenmiş ve eğitim durumu, hizmet içi eğitimi alma durumu, kıdem yılı bazında tablolaştırılmıştır. Görüşmelerde elde edilen nitel verilerin analizi Nvivo 8.0 nitel veri analizi paket programı yardımıyla gerçekleştirilmiştir.Görsel Sanatlar öğretmenleriyle yapılan görüşmelerin içerik analizi sonucunda, Görsel Sanatlar Dersi Öğretim Programının uygulanabilirlik düzeyinin; fiziki ortam yetersizlikleri, maddi imkânsızlıklar, materyal eksikliği, aile ve çevresel faktörler, öğretmen sayısının az olması, programın öğrencilere sıkıcı gelmesi, sınıfların kalabalık olması, programın uygulaması kapsamında ilgili yeterli bilgi olmaması, zamanın yetersizliği gibi faktörlerden dolayı çok düşük olduğu belirlenmiştir. Araştırmaya ait veriler kapsamında; İlköğretim Görsel Sanatlar Dersi Öğretim Programı'nın hazırlanma sürecinde görevli 6 komisyon üyesine ulaşılmış, Görsel Sanatlar Dersi Öğretim Programı hakkında görüş ve önerileri yazılı doküman olarak alınmıştır. Komisyon üyelerinden alınan cevapların, içerik analizi sonucunda ?Görsel Sanatlar Dersi? için haftalık ders saatinin yetersizliği ve fiziki olumsuzlukların programı uygulamayı zorlaştırabileceği görüşlerini bildirmişlerdir. Ayrıca zaman yetersizliğini aşmak için, birden fazla kazanıma yönelik birleştirilmiş etkinliklerin uygulanabileceği önerilerini dile getirmişlerdir.Araştırma kapsamında elde edilen sonuçlara bağlı olarak bu alanda çalışan-çalışacak olan araştırmacılara, Görsel Sanatlar öğretmenlerine yönelik çeşitli önerilerde bulunulmuştur.
Özengen müzik eğitimi veren kurumlarda çalgı eğitimi alan öğrencilerin mesleki yönelimlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, özengen müzik eğitimi veren kurumlarda alınan çalgı eğitiminin öğrencilerin mesleki yönelimlerine etkisini saptamaktır. Bu doğrultuda, bu araştırma Türkiye'de özengen müzik eğitimi veren kurumlarda çalgı eğitimi alan öğrencilerin mesleki yönelimlerinin incelenmesi amacıyla yapılmış betimsel bir çalışmadır.Bu çalışmada, özengen müzik eğitimi veren kurumlarda çalgı eğitimi alan öğrencilerin mesleki yönelimlerini saptamak için, özengen çalgı eğitimi veren bir kurumda 75 öğrenciye 13 ve 75 veliye 14 sorudan oluşan anket uygulanmıştır.Araştırma sonucunda; özengen müzik eğitimi veren kurumlarda çalgı eğitimi alan öğrencilerin, çoğunlukla kendi istekleri ve ailelerinin teşviki ile başladıkları, severek ve isteyerek devam ettikleri ve zorunlu olmadıkça devamsızlık yapmadıkları görülmüştür. Öğrencilerin çalgı eğitimine başladıktan sonra kendi dinledikleri müzik dışındaki müzik türlerine de ilgi duymaya başladıkları ve çevrelerindeki müzik etkinliklerine katılımlarının arttığı saptanmış, ileride müziğe meslek olarak yönelme düşüncesinde oldukları ve öğrenci velilerinin de çocuklarının ileride müziği meslek olarak seçmesini tercih ettikleri sonucu ortaya çıkmıştır. Bu bulgular sonucunda Türkiye'de özengen müzik eğitimi kurumlarında verilen çalgı eğitimine yönelik önerilerde bulunulmuştur.
Eğitim fakülteleri müzik eğitimi anabilim dalı ders programlarında yer alan okul çalgıları dersinin müzik öğretmenlerinin görüşlerine dayalı olarak incelenmesi
Bu aras?tırma; eğitim fakülteleri müzik eğitimi anabilim dallarındaki ders programlarında yer alan okul çalgıları dersinin, ilk ve ortaöğretim kurumlarında görev yapan müzik öğretmenleri tarafından kullanılırlık düzeyinin belirlenmesi amacıyla yapılmaktadır. Aras?tırma konusuyla ilgili olarak literatür taranmıs? ve Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilk ve orta öğretim kurumlarında görev yapan müzik öğretmenlerine anket uygulanmıs?tır.Elde edilen bulgu ve sonuçlar değerlendirilerek; müzik öğretmenlerinin, okul çalgılarını müzik derslerinde daha verimli kullanabilmeleri için üniversite ders programlarında okul çalgıları dersiyle ilgili yapılması gereken düzenlemeler üzerinde durulmuştur.
Eğitim fakülteleri müzik eğitimi anabilim dallarında bulunan piyanoların sayı ve nitelik bakımından yeterlilik durumuna ilişkin öğrenci görüşleri
Bu tezin amacı, eğitim fakülteleri müzik eğitimi anabilim dallarında bulunan piyanoların sayı ve nitelik bakımından yeterlilik durumuna ilişkin öğrenci görüşlerini ortaya koymaktır. Araştırmada Türkiye'deki eğitim fakülteleri müzik eğitimi anabilim dallarını temsil etmek üzere Karadeniz Teknik Üniversitesi, Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Pamukkale Üniversitesi ve Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakülteleri Müzik Eğitimi Anabilim Dalları Lisans 3. sınıf öğrencileri örneklem grubu olarak seçilmiştir.Araştırmada anket uygulaması ve görüşme tekniği kullanılmıştır. Öncelikle, seçilen dört üniversitenin müzik eğitimi anabilim dalı başkanlarıyla, bir görüşme yapılmıştır. Görüşmenin amacı, bölümlerde bulunan piyanoların durumuna ilişkin anabilim dalı başkanlarından bilgi almaktır. Daha sonra, müzik eğitimi anabilim dalı lisans 3. sınıf öğrencilerine, anket uygulanmıştır. Anket ile öğrencilerin, bölümdeki piyanoların durumu hakkındaki düşüncelerini öğrenmek amaçlanmıştır.Araştırma sonuçlarına göre, öğrenciler bölümlerindeki piyanoları nitelik olarak yeterli bulmamaktadır. Öğrenciler, markanın piyanoda kaliteyi getirdiğine inanmaktadır. Piyanoların akort durumu ve temizlik durumu, öğrencilerin çalışmalarını önemli ölçüde etkilemektedir.Öğrenciler, bölümlerindeki piyano sayısını öğrenci sayısına göre yeterli bulmamaktadır.Öğrenciler, piyano alan dersi dışında, bazı dersler için piyanoya ihtiyaç duymaktadır.Öğrencilerin büyük bir bölümü, evlerinde piyano olmadığı için okulda piyano çalışmaktadır. Öğrenciler, piyano çalışmak için yeterli zamanı ayırmamaktadır.Anahtar Kelimeler: Piyano, Piyano Eğitimi
Türkiye'deki mesleki müzik eğitimi veren kurumlarda öğrenim gören lisans öğrencilerinin, umutsuzluk düzeylerinin karşılaştırmalı analizi
Bu araştırmanın amacı, Konservatuvarlar, Güzel Sanatlar Fakültelerinin Müzik Bölümleri ve Eğitim Fakültelerinin Müzik Öğretmenliği Anabilim Dallarında öğrenim görmekte olan lisans öğrencilerinin umutsuzluk düzeylerinin karşılaştırmalı analizine yöneliktir. Bu araştırma, izlenen yöntem ve toplanan verilerin niteliği açısından betimsel bir çalışmadır.Araştırmanın evrenini Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı Müzik Bölümü, Erciyes Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bölümü ve Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Öğretmenliği Anabilim Dalında okuyan lisans birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıf öğrencilerinden oluşan toplam 372 öğrenci oluşturmaktadır. Evrenin tümü örneklem olarak alınmıştır.Araştırmada veri toplama aracı olarak Beck umutsuzluk ölçeği kullanılmıştır. Ölçeğin birinci bölümünde öğrencilerin kişisel bilgilerini içeren 9 soru; ikinci bölümünde ise 20 maddeden oluşan Beck umutsuzluk ölçeği bulunmaktadır. Ölçekten elde edilen verilere ait sonuçlar temel istatistik yöntemlerle açıklanmıştır.Araştırmanın bulguları sonucunda öğrencilerin; cinsiyetleri, yaşları, sınıfları, ana çalgıları, ailelerinin gelir durumlarına göre umutsuzluk düzeylerinde anlamlı bir fark bulunmazken; okudukları okul, mezun oldukları lise türü, annelerinin ve babalarının eğitim düzeylerine göre umutsuzluk düzeylerinde anlamlı bir fark bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Konservatuvar, Güzel Sanatlar Fakültesi, Müzik Öğretmenliği Anabilim Dalı, Beck Umutsuzluk Ölçeği
Eleştirel düşünme eğitiminin müzik eğitiminde performansa etkisi
Eleştirel düşünmenin her alanda uygulandığı ve birey eğitiminde olumlu etkilerinin olduğu birçok araştırma sonucunda kanıtlanmıştır (Kökdemir, 2003). Ancak Türkiye'de yapılan araştırmalarda, müzik eğitiminde eleştirel düşünmede çalgı performansı üzerine yapılan herhangi bir çalışmaya rastlanamamıştır. Buradan hareketle yapılan çalışmanın genel amacı; eleştirel düşünme eğitiminin müzik eğitiminde çalgı performansına etkilerini araştırmaktır. Bu amaç doğrultusunda, deneysel araştırma modellerinden ön test-son test kontrol gruplu deneme modeline göre bir araştırma deseni oluşturulmuştur.Söz konusu araştırmada, 2009?2010 öğretim yılı bahar döneminde, Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Eğitimi Anabilim Dalı'nda okuyan ve yaşları 19 - 23 arasında değişen (Ort. = 20.85, ss = 1.08), 26'sı flüt ve 14'ü piyano öğrencisi olmak üzere toplam 40 öğrenci (38 kız, 2 erkek) üzerinde çalışılmıştır.Araştırma kapsamındaki deney grubu ve kontrol grubu üzerinden elde edilen veriler, SPPS paket programı ile çözümlenmiştir. Verilerin aritmetik ortalamaları ve standart sapmaları betimsel olarak verildikten sonra, deney ve kontrol gruplarının ön test ? son test puanları arasında fark olup olmadığını belirlemek için varyans analizi (son faktörde tekrar ölçümlü) kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına bakıldığında;Eleştirel düşünme eğitiminin, katılımcıların eleştirel düşünme eğilimi puanlarını ve müzik eğitiminde çalgı performanslarını oldukça yükselttiği görülmektedir.
Gençlik spor il Müdürlüklerine bağlı gençlik merkezlerindeki görsel sanat eğitimi çalışmalarının tespiti (Trabzon ili örneği)
Bu araştırma Gençlik Spor İl Müdürlüğüne bağlı Gençlik Merkezlerinde gerçekleştirilen Görsel Sanat Eğitimi faaliyetlerinin durumunu tespit etmek amacıyla yapılmıştır.Gençlik merkezlerindeki görsel sanat eğitimi faaliyetlerinin durum tespitini ortaya koyabilmek amacıyla Trabzon Gençlik Spor İl Müdürlüğüne bağlı 9 gençlik merkezinden görsel sanat eğitimi programı olan üç merkez örneklem olarak alınmıştır.Betimsel-survey (tarama) araştırma modeli ile yapılan araştırmada Trabzon Gençlik Spor İl Müdürlüklerine Bağlı Gençlik Merkezlerinden sadece üçünde Görsel Sanat Eğitimi faaliyeti olduğu tespit edilmiş. Bu merkezler yapılacak çalışmaya dâhil edilmiştir. Araştırma probleminin çözümlenebilmesi için gereksinim duyulan verilerin toplanmasında araştırmacının kendisi tarafından hazırlanan geçerlilik ve güvenilirlikleri sağlanmış görüşme ve gözlem formları kullanılmıştır. Görüşme formları; öğrenciler için 23, öğreticiler için 21, yöneticiler için 25 sorudan oluşmuştur. Bu sorular merkezdeki durumu ortaya koyacak şekilde hazırlanarak öğrenci, öğretici, yönetici profilleri, fiziksel ve donanımsal yapı, program yapısı, uygulaması ve değerlendirmelerin nasıl yapıldığını da ortaya koymuştur. Gençlik Merkezlerinden 3 yönetici, 6 öğretici ve 6 öğrenci ile mülakat yapılmıştır. Bunun yanında 10 ana başlık altında yarı yapılandırılmış 31 maddeden oluşan ders gözlem formları hazırlanmış, merkezlerde toplam on saat gözlem yapılmıştır.Verilerin analizinde mülakatlar için betimsel analiz ve içerik analizi kullanılmıştır. Görüşme formlarının yapılandırılmış kısmı frekans alınarak, yapılandırılmamış kısmı ise betimsel olarak analiz edilmiştir.Katılımcıların görüşlerine göre, Gençlik Merkezlerinin genel amaçlarını gerçekleştirebilecek fiziksel ve donanımsal yeterliliğe sahip olmadığı gibi kurumun fiziksel ve donanımsal niteliklerinin, tüm programların öğretimi açısından da yeterli olmadığı sonucuna varılmıştır. Öğrencilerin Görsel Sanatlar programını mesleklerini belirlemek ve yeteneklerini geliştirmek için tercih ettikleri, Görsel Sanatlar programından beklentilerinin çeşitlilik gösterdiği, farklı yaş gruplarının aynı eğitime tabi tutulmasından kaynaklanan bazı sıkıntılar yaşadıkları sonucuna ulaşılmıştır. Gençlik Merkezlerindeki eğitimin örgün eğitimi destekler nitelikte olduğu, Görsel Sanatlar programının ders içeriğini öğreticilerin kendilerinin hazırladığı ve Görsel Sanatlar programının hedeflerine ulaşmakta eksik kaldığı görülmüştür. Merkezin kendine ait bir bütçesinin olmamasından kaynaklı sıkıntılar yaşandığı olanca kaynakların da daha çok spor faaliyetlerine harcandığı gözlenmiştir.Sonuç olarak denilebilir ki: Bu araştırma ile Gençlik Merkezlerindeki görsel sanat eğitimi faaliyetlerinin çocuklar ve gençlerin boş/serbest zamanlarını değerlendirmek açısından yararlı, örgün eğitimi destekler nitelikte olduğu, bunun yanında gençlerin ve çocukların sosyal ve fiziki gelişimleri açısından çok önemli olan bu merkezlere daha fazla önem gösterilmesi gerektiği savunulmaktadır.
Güzel sanatlar ve spor liseleri keman öğretim programında yer alan makamlarının uygulanma durumlarının araştırılması
BU ARAŞTIRMANIN SONUCUNDA UYGULANAN ANKET SONUÇLARINA GÖRE KEMAN ÖĞRETMENLERİ VE 9 SINIF KEMAN ÖĞRENCİLERİNİN KEMAN ÖĞRETİM PROGRAMINDA YER ALAN RAST VE HÜSEYNİ MAKAMLARININ ZORLUK TEŞKİL ETTİĞİ GÖRÜLMÜŞTÜR.
Güzel sanatlar ve spor liselerinde piyano öğretim programında kullanılan makamların uygulanabilirliği hakkında öğretmen ve öğrenci görüşleri
ARAŞTIRMANIN YÜRÜTÜLMESİNDE BETİMSEL ARAŞTIRMA MODELİ UYGULANMIŞ, ARAŞTIRMADA PİYANO ÖĞRETMENLERİNE VE 9. SINIF PİYANO ÖĞRENCİLERİNE UYGULANAN ANKETLER, MAKAMLARIN UYGULANMA DURUMLARINI ÖLÇMEDE TANIMLAYICI OLMUŞTUR.