
969
Arşivlenen Tez
6
DOI Atanmış
1%
DOI Oranı
Anabilim Dalı
Yamaç paraşütü faaliyetine katılanların güdülerinin tekrar ziyaret etme ve tavsiye etme niyetine etkisi: Fethiye örneği
Turizm sektöründe turistik ürün veya hizmetin pazarlama motivasyonu, turistlerin tekrar ziyaret etme ve tavsiye etme gibi gelecek davranışlarının önemli belirleyicileri üzerine şekillenmektedir. Son yıllarda spor turizminin artan önemi ile birlikte ekstrem spor etkinlikleri de dikkat çekmektedir. İçerisinde barındırdığı tehlike, macera ve mücadele ile popülerliklerini her geçen gün artıran ekstrem sporlar bireylere yüksek düzeyde risk algısı, konsantrasyon, macera ve heyecan duygularını yaşama fırsatı sunmakta ve özgürlük eğilimi yaşatmaktadır. Bu sporlar arasında yamaç paraşütü öne çıkmaktadır. Bu çalışmanın amacı, turistlerin yamaç paraşütüne katılım motivasyonlarının tekrar ziyaret etme niyeti ve tavsiye etme üzerindeki etkisinin belirlenmesidir. Bu amaç doğrultusunda Ağutsos - Eylül 2019 döneminde yerli ve yabancı toplam 393 turistin katılımı ile bir anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri SPSS programı aracılığıyla analiz edilmiş ve tanımlayıcı istatistikler, faktör, güvenilirlik ve çoklu regresyon analizleri gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucuna göre, Fethiye yöresinde yamaç paraşütüne katılan turistlerin tekrar ziyaret etme ve tavsiye etme niyetleri, sosyalleşme, heyecan ve macera arama, değerler ve stres atma güdüleri ile açıklanabilmektedir. Tursitlerin söz konusu güdüleri tekrar ziyaret etme ve tavsiye etme niyetine pozitif etki etmektedir. Araştırmada elde edilen sonuçlar ışığında, uygulayıcılar ve araştırmacılar için önerilerde bulunulmuştur.
Konaklama işletmelerinde stratejik maliyet yönteminin belirlenmesine yönelik bir model önerisi
Bu çalışmanın amacı, işletme paydaşlarına daha doğru, ihtiyaca uygun ve zamanında cevap verebilmek için gerekli olan stratejik yönetim anlayışının en önemli ayaklarından biri olan etkin maliyet yönetiminin bir konaklama işletmesinde uygulanması ve sonuçların geleneksel yöntemle hesaplanan maliyet verileri ile karşılaştırılarak araştırmacı ve uygulayıcılara yol göstermesidir. Bu amacı gerçekleştirmek için; Çalışmada ilk olarak, bir maliyet sisteminin sahip olması gereken kriterler belirlenmiş ve bu kriterlere dayalı bir karar hiyerarşisi oluşturulmuştur. Kriter önceliklerinin belirlenmesinde uzman kişilerin görüşlerine başvurulmuş ve kriterlerin göreceli ağırlıkları Analitik Hiyerarşi Proses yöntemi ile Expert Choice programından yararlanılarak belirlenmiştir. İkinci adım olarak her bir kriterin ağırlıkları dikkate alınarak uygun olan stratejik maliyet yönteminin seçilebilmesi için TOPSIS yöntemi kullanılmıştır. TOPSIS yönteminin sonucuna göre konaklama işletmeleri açısından stratejik maliyet yöntemlerinden kullanılması en uygun olan maliyet yönteminin "Sürece Dayalı Faaliyet Tabanlı Maliyetleme" olduğu görülmektedir. Son olarak "Sürece Dayalı Faaliyet Tabanlı Maliyetleme" yöntemi Antalya ilinde faaliyet gösteren bir konaklama işletmesinde uygulanmıştır ve işletmenin kullanmakta olduğu geleneksel fiili maliyetleme yöntemi ile karşılaştırılmıştır. Çalışma sonucunda işletmenin geleneksel fiili maliyetleme yöntemine göre birim maliyetleri 212,4731 TL /yatak 'dır. İşletmenin "Sürece Dayalı Faaliyet Tabanlı Maliyetleme" yöntemine göre birim maliyeti 139,266 TL/yatak hesaplanmıştır. Anahtar Kelimeler: Konaklama İşletmeleri, Stratejik Maliyet Yöntemleri, AHP, TOPSIS, Sürece Dayalı Faaliyet Tabanlı Maliyetleme
Algılanan hizmet kalitesi ve tekrar satın alma niyetine etkisi: Golf turizmi Belek bölgesi
Bu çalışma golf turizm sektöründe, algılanan hizmet kalitesi ve tekrar satın alma niyeti arasındaki ilişkiyi konu almaktadır. Araştırmanın temel amacı Belek bölgesindeki golf kulüplerinde golf oynayan müşterilerin beklentileri ve hizmet kalitesi algıları arasındaki farkı belirlemektir. Ayrıca golf kulüplerinin sunmuş oldukları hizmet kalitesi ve tekrar satın alma niyeti arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Golf kulüplerinde hizmet kalitesi, Servqual ölçüm modeli kullanılarak ölçülmüştür. Bu ölçeğin tercih edilmesinin nedeni, turizm sektörünün pek çok işletmelerinde bu yöntemin başarılı bir biçimde uygulanmış olmasıdır. Araştırmanın evrenini, Antalya'da Belek Bölgesi'ndeki golf kulüplerinde golf oynayan müşteriler oluşturmaktadır. Çalışmada nicel yöntem kullanılmış ve araştırma verileri, anket tekniği ile toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS programı kullanılarak analiz edilmiştir. Tanımlayıcı istatistikler, faktör, güvenilirlik ve çoklu regresyon analizleri gerçekleştirilmiştir. Analiz sonucunda golf hizmet kalitesine en çok etki eden boyut incelendiğinde, en önemli değişkenin heveslilik olduğu bunu sırası ile fiziksel özellikler ve güvenilirlik izlediği görülmüştür. Buna ek olarak, golf kulüplerinde hizmet kalitesinin tüm boyutlarının tekrar satın alma niyetine pozitif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Algılanan Hizmet Kalitesi, Beklenen Hizmet Kalitesi, Golf Turizmi, Belek, SERVQUAL, Tekrar satın alma niyeti
Sorunlu müşteri davranışlarının işgören intikam davranışları üzerindeki etkisinde başa çıkma stratejilerinin rolü: Karma yöntem çalışması
Bu araştırmada, otel işletmelerinde sorunlu müşteri davranışlarının çalışanların intikam davranışları üzerindeki etkisinde başa çıkma stratejilerinin rolünün incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda araştırmada, nicel ve nitel sonuçları değerlendirerek en uygun açıklamayı sağlayabilmek için karma yöntem metotlarından açıklayıcı ardışık desen kullanılmıştır. İlk olarak nicel araştırmanın veri toplama sürecinde kullanılacak anket formunda yer alan ölçekler Türkçeye uyarlanmış ve 45 katılımcıyla pilot çalışma uygulaması gerçekleştirilmiştir. Daha sonrasında, araştırmanın anket formları Antalya destinasyonundaki 33 adet beş yıldızlı otel işletmesinde 802 katılımcıya uygulanmıştır. Toplanan veriler SPSS paket programına aktarılmış ve analize hazır hale getirmek için veri seti oluşturulmuştur. Araştırma kapsamındaki model ve hipotezlerin tanımlayıcı istatistiksel analizleri yapılmış ve araştırma modelinin doğrulanması için doğrulayıcı faktör analizi (DFA) uygulanmıştır. Araştırmanın bağımsız değişkeni sorunlu müşteri davranışlarının doğrudan etkileri ve düzenleyici değişken olan başa çıkma stratejilerinin rolünün incelendiği analizde Hayes (2018) tarafından geliştirilmiş olan Process Macro Model 2 kullanılmıştır. Analiz sonuçlarında, müşterilerin sözlü tacizler karşısında çalışanların intikam davranışında bulunmadıkları ama diğer iki sorunlu müşteri davranışına karşı intikam davranışı sergiledikleri ortaya konulmuştur. Başa çıkma stratejilerinden destek almanın sözlü taciz üzerinde anlamlı bir rolü olduğu ancak diğer sorunlu müşteri davranışları üzerinde anlamlı rolü olmadığı tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçların daha anlamlı bir şekilde açıklayabilmek ve destekleyebilmek için nitel araştırmaya geçilmiştir. Bu doğrultuda, nicel araştırmanın yürütüldüğü otel işletmelerindeki 12 yöneticiyle yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak toplantılar yapılmıştır. Nitel araştırma bulguları nicel bulguları desteklenmesinde ve açıklanmasında etkili olarak ilgili literatüre katkı sağlamaktadır.
İş-aile çatışmasının öncülleri ve sonuçları: Kadın otel çalışanları üzerine bir araştırma
Bu çalışma kadın otel çalışanlarının yaşadığı iş-aile çatışmasının öncüllerini ve sonuçlarını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırma verilerinin analizinde Kısmi En Küçük Kareler Yapısal Eşitlik Modellemesi/Partial Least Squares Structural Equation Modeling (PLS-SEM) kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Antalya ilinde faaliyet gösteren 5 yıldızlı otel işletmelerinde çalışan kadın çalışanlar oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında kolayda örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Veri toplama sürecinde 511 kullanılabilir veri elde edilmiştir. Araştırma bulgularına göre iş yükü, rol belirsizliği, duygusal çelişki iş-aile çatışmasını olumlu ve anlamlı olarak etkilerken, çalışma arkadaşları desteği iş-aile çatışmasını anlamlı olarak etkilememektedir. Ayrıca yönetici desteği iş-aile çatışması üzerinde olumsuz ve anlamlı bir etkiye sahiptir. Diğer yandan, iş-aile çatışmasının aile tatmini, yaşam tatmini, iş tatmini üzerinde olumsuz ve anlamlı bir etkiye sahip olduğu tespit edilirken, iş-aile çatışmasının hizmet performansı üzerinde etkisinin anlamlı olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca iş-aile çatışması işten ayrılma niyeti üzerinde olumlu ve anlamlı bir etkiye sahiptir. Sonuç olarak bu araştırma, otel işletmelerinde çalışan kadınlar üzerinde iş-aile çatışmasının öncüllerini ve sonuçlarını detaylı olarak inceleyerek literatüre katkı sağlamaktadır. İş aile çatışmasının önüne geçebilmek için yöneticiler iş yükünün eşit paylaşımına dikkat etmeli, beklentilerini daha doğru ve açık anlatmalı, esnek çalışma saatleri uygulamalıdırlar.
Otel çalışanlarının tatil satın alma karar süreci üzerine nitel bir araştırma
Bu tez çalışması, otel çalışanlarının tatil algısı ve tatil satın alma karar sürecini konu almaktadır. Araştırmanın temel amacı, tatil satın alma karar sürecinin otel çalışanları perspektifinden incelenmesidir. Otel çalışanlarının tatil satın alma karar sürecinin derinlemesine incelenebilmesi ve analiz edilebilmesi amacıyla yapılan bu araştırmada nitel yöntem benimsenmiş ve fenomenoloji deseni uygulanmıştır. Araştırma grubu, amaçlı örnekleme tekniği ve kartopu örnekleme tekniği kullanılarak belirlenmiştir. Bu doğrultuda araştırma grubunu, Manavgat ve Antalya merkez ilçedeki dört ve beş yıldızlı resort otellerde görev yapan ve önceden tatil deneyimine sahip olan çalışanlar oluşturmaktadır. Araştırmada kullanılan görüşme soruları turizm pazarlaması ve turizmde tüketici davranışı konularında yayınlar yapan üç doçent doktorun uzman görüşü alınarak oluşturulmuş olup 04.01.2022 tarihinde nihai halini almıştır. Görüşme sorularının güvenirliğini test etmek amacıyla öncelikle pilot çalışma yapılmış ve görüşmeyi kabul eden altı katılımcı ile 20-40 dakika aralığında görüşmeler yapılmıştır. Ön çalışmanın sonucunda görüşme sorularının yeterliliği ve güvenirliği yeniden gözden geçirilmiş ve tüm soruların net biçimde anlaşıldığı, kolaylıkla yanıtlanabildiği ve doğrudan ölçülmek istenilen olguya yönelik yanıtların alınabildiği anlaşılmıştır. Veri toplama aşaması 19.01.2022 - 23.05.2022 tarih aralığıyla sınırlandırılmış; toplam 15-20 katılımcı hedeflenmiştir ve 19 katılımcıya ulaşılmıştır. Araştırmanın verileri, görüşme tekniği kullanılarak ve yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılıyla toplanmıştır. Görüşmeler yüz yüze yapılmış olup, katılımcıların yazılı izinleri alınmıştır ve görüşmeler ses kaydına alınmıştır. Görüşmeler sonucunda toplanan ses kayıtları, Microsoft Word üzerinde deşifre metin haline getirilmiştir. Elde edilen verilerin çözümlenmesi için Microsoft Excel yazılımından yararlanılmıştır. Excel üzerinde, katılımcıların sorulara verdikleri yanıtlar içerik analizine tabi tutularak kodlanmıştır. Kodlamalar sonucunda alt kategoriler ve kategoriler oluşturulmuştur. Tespit edilen kategoriler araştırmanın başında belirlenen temalar (satın alma karar sürecinin aşamaları) altında sınıflandırılmış ve bulgular tespit edilmiştir. Mevcut tez çalışmasının, otel çalışanlarının tatil satın alma karar sürecini inceleyen öncü çalışmalardan biri olması nedeniyle literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Kırsal bölgelerde sosyal girişimcilikten markalaşmaya evrimleşme sürecinde Lisinia Doğa Projesi örneği
Çalışmada Türkiye'de münferit örnek olan Lisinia Doğa Projesi konu alınmıştır. Çalışmanın amacı, sosyal girişimcilik projesi olarak başlayan oluşumun markalaşmaya evriminin gözlenmesi ve bu gözlem sonucunda elde edilen çıktıların literatüre kazandırılması hedeflenmiştir. Çalışmada proje kurucu ve yürütücüsü ile derinlemesine mülakat yapılmıştır.Elde edilen veriler içerik analizi ile çözümlenmiş ve analiz sürecinde MAXQDA programından yararlanılmıştır. Elde edilen verilere göre Lisinia Doğa Projesi, sosyal girişimciliğin alt kanadı olan hibrit organizasyonlar içerisinde, sosyal hibirit organizasyonlara örnek teşkil etmektedir. Özellikle dezavantajlı grupların önceliklendirilmesi, toplumun sosyal sorunlarına çözümler bulması, bu konuda gönüllü olarak danışmanlık ve eğitimler vermesi bakımından önemli bir sosyal girişim örneğidir. Bunun yanı sıra hem ulusal hem de uluslararası gönüllülük faaliyetleri ile de kırsal turizme katkı sağlamaktadırlar. Ayrıca yerel halka istihdam sağladıkları görülmektedir. Dolayısıyla hem istihdamı hemde bölgenin tanınırlığını arttırarak kırsal turizmin canlanmasını sağlayarak bölgeye ve topluma önemli ekonomik katkıları bulunmaktadır. Faaliyet alanını genişletmek ve daha fazla ürünle daha fazla kişiye ulaşmak amacıyla markalaşmaya sürecine girdikleri görülmektedir. Fakat temiz içerikli doğal ürünlerin internette veya satış sitelerinde yer almasını doğru bulmadıkları için satış ağlarını kısıtlı tutmaktadırlar. Bu durum markalaşma sürecini yavaşlatmaktadır.
Rehberli turlarda sosyal etkileşimin katılımcı gözlem yoluyla incelenmesi
Bu araştırmada, rehberli turlarda sosyal etkileşimin tur rehberi, turistler ve diğer hizmet sağlayıcıların perspektifinden incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu amaçla, nitel araştırma yöntemlerinden katılımcı gözlem tekniği kullanılmıştır. Araştırma sahası olarak Karadeniz Bölgesi tercih edilmiştir. Araştırmacı gerek turist rehberi gerekse gözlemci kimliğini gizli tutarak "tam katılımcı" tekniğiyle nitel veri toplamıştır. Karadeniz turu boyunca 43 turist, iki tur kaptanı, iki tur rehberi ve bir tur lideri olmak üzere toplam 48 kişi gözlemlenmiştir. Bunun yanı sıra, araştırmacı tur boyunca hizmet alınan restoranlar, oteller ve düzenlenen etkinliklerde diğer hizmet sağlayıcıları (müzisyen, tanıtımcı, satıcı vb.) gözlem yoluyla nitel veri toplamıştır. Katılımcı gözlemler sırasında elde edilen nitel veriler derinlemesine bir içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırmanın nitel verilerini oluşturan saha notları ve içerik analizine ilişkin bulgular uzman görüşüne sunulmuştur. Bu sayede daha objektif sonuçların elde edilmesi amaçlanmıştır. Tur rehberi-turist, turist-turist ve turist-diğer hizmet sağlayıcılar arasındaki etkileşim tüm yönleriyle detaylı olarak incelenmiş ve sosyal etkileşimi olumlu ya da olumsuz etkileyen unsurlara açıklık getirilmiştir. Tur rehberi ve tur personelinin kullandığı izlenim yönetim teknikleri de eş zamanlı olarak mercek altına alınmıştır. Analiz sonucunda tur rehberi-turist, turist-turist ve turist-diğer hizmet sağlayıcı etkileşimi olmak üzere üç tema belirlenmiştir. Tur rehberi-turist etkileşiminde 15 çeşit alt kategori, turist-turist etkileşiminde 10 çeşit alt kategori ve turist-diğer hizmet sağlayıcı etkileşiminde ise 25 çeşit alt kategori tespit edilmiştir. Tur boyunca tur rehberi-turist etkileşiminin en sık zamanlama uyarıları, kendini sevdirme/övme, soru sorma, anı paylaşımı, efsane ve fıkra anlatımı kategorilerinde yaşandığı görülmüştür. Turist-turist etkileşimine yönelik yakınlaşma, sahiplenme, deneyim paylaşımı ve kendini ifşa etme en sık etkileşim kurulan kategoriler olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Turist-diğer hizmet sağlayıcı etkileşimi bağlamında tur liderinin otorite kurma, gözdağı verme, grubu bilgilendirme ve eğlendirme, örnek olay paylaşımı, kendini sevdirme/övme ve yardım isteme/kendine acındırma kategorilerinde çok sık etkileşim kurduğu görülmüştür. Bulgulara göre diğer hizmet sağlayıcılar bağlamında turistlerle en sık etkileşim, konukseverlik, yaratıcılık, takdir/onay beklentisi ve motivasyon ihtiyacı kategorilerinde meydana gelmektedir. Mevcut araştırmanın, paket turlarda tur rehberinin empati yeteneğinin önemini ortaya koyması bakımından da literatüre katkı yapacağı düşünülmektedir. Bu doğrultuda mevcut araştırma, rehberli turlar bağlamında tur rehberi-turist etkileşimi, turist-turist etkileşimi ve turist-diğer hizmet sağlayıcı etkileşiminin eş zamanlı olarak gözlemlenmesi bakımından ilgili literatüre katkı sağlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Sosyal Etkileşim, Tur Rehberi-Turist Etkileşimi, Turist-Turist Etkileşimi, Turist-Diğer Hizmet Sağlayıcı Etkileşimi, Rehberli Turlar, İzlenim Yönetimi, Katılımcı Gözlem.
Beş yıldızlı her şey dahil otel işletmelerinde etnik restoran hizmetlerinin tüketiciler tarafından rekreaktif faaliyet olarak algılanma düzeyi ve genel tatmin üzerine etkisi: Antalya ili örneği
21. yüzyılda artan rekabet koşulları faaliyetlerini sürdürebilmek isteyen işletmeleri müşteri memnuniyeti konsepti üzerine yoğunlaşmaya yönlendirmiştir. Verdikleri hizmetin doğası gereği, otel işletmeleri de müşteri memnuniyetini daha fazla dikkate almaya başlamıştır. 2000 yılından itibaren Antalya ili ve evresinde hizmet veren otellerde yaygınlaşan her şey dahil sisteminin iç ve dış turizm olumlu yönde etkilediği görülmektedir. Her şey dahil sisteminin artmasıyla otel işletmeleri bünyelerinde etnik restoranlara yer vererek ürün ve hizmetlerini çeşitlendirmekte, kendilerine olan talebi arttırmaktadır. İnsanların yenilenme, sosyalleşme, yeni lezzetler tatma ve meraklarını giderme arzularının otel içerisinde yer alan bu restoranların artmasında etkili olduğu düşünülmektedir. Etnik restoranların faaliyet alanlarını genişletmesi, otel işletmelerini bu restoranların genel tatmin üzerinde nasıl bir etki bıraktığı ve tüketicilere sunulan restoran hizmetlerinin ne ölçüde rekreaktif bir faaliyet olarak algılandığı sorularını cevaplamaya yönlendirmiştir. Bu doğrultuda, bu çalışmanın amacı beş yıldızlı otel işletmelerinde yer alan etnik restoranların sundukları hizmetlerin rekreaktif faaliyet olarak algılanma düzeyi ve etnik restoran hizmetlerinin genel tatmin üzerine etkisini ortaya çıkarmaktır. Bu çalışmada nicel veri toplama aracı olarak anket tekniği kullanılmış, araştırma evrenini temsil edecek olan örneklem Antalya ilinde faaliyet gösteren beş yıldızlı otel işletmelerinden seçilmiştir. Yapılan literatür taramasının bu konuda daha önce yapılan başka çalışmaların izlerini taşımaması bu çalışmanın sonraki çalışmalara öncü olabilecek nitelikte bir çalışma olmasının önünü açmakta ve araştırmanın değerini arttırmaktadır. Bu araştırma dört bölümden oluşmaktadır. Araştırmanın birinci bölümünde yiyecek içecek işletmeleri ve etnik restoran ile ilgili konular işlenmektedir. İkinci bölümde müşteri memnuniyeti, oluşturma süreci, müşteri memnuniyetinin ölçülmesi ve yararlarından bahsedilmektedir. Üçüncü bölümde, rekreasyon, çeşitleri, özellikleri, rekreasyona katılım sebepleri, rekreasyon ve turizm ilişkisi bulunmaktadır. Dördüncü bölümde ise araştırmanın yöntemi, problemi, amacı, önemi, araştırma evreni ve örneklemi, varsayım ve sınırlılıkları, veri toplama süreci, aracı ve araştırma bulgularının analizi ve sonuçları yer almaktadır. Elde edilen araştırma bulgularının analizi sonucu, etnik restoran hizmeti alma, etnik restoranı rekreaktif bir faaliyet olarak görme ve genel tatmin arasında orta derecede bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Bu ilişkinin anlamlı olarak artmasıyla birlikte bazı unsurlarda anlamlı bir farklılık olduğu gözlenmiştir. Sonuç olarak, beş yıldızlı otel işletmelerinde sunulan etnik restoran hizmetlerinin genel tatmin üzerinde olumlu etkisi olduğu, etnik restoran hizmetlerinin tüketiciler tarafından rekreaktif bir faaliyet olarak algılandığı sonucuna ulaşılmıştır.
Paket servis ve restoran servis süreçlerinde değişen tüketici algılarının belirlenmesi
Çalışmanın temel amacı paket servis ve restoran servis süreçleri içerisinde değişen tüketici algılarının belirlenmesini incelemektir. Tüketiciler açısından yemek deneyimi ve hizmet sürecinde algılanan unsurları birbirinden bağımsız ya da bağımlı olarak birden fazla faktörleri oluşturması analiz edilmesi için bir ölçek modeli oluşturulmuştur. Çalışma için önerilen model, somut kalite boyutu, e –hizmet kalite boyutu, internet hizmet boyutu, işlevsel hizmet boyut ve duygusal hizmet model boyutu faktörlerini ele alarak tüketici algılarını belirleyen bulguları incelenmeye çalışılmıştır. Çalışmada bulguları analiz yöntemi olarak veri analizi için anket yöntemi kullanılmıştır. Bu bağlamda, tüketici tercihlerini ve demografik değişkenler arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırma kapsamında birçok il içerisinden farklı meslek gruplarına bağlı 300 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Yapılan analizler sonucunda güvenirlik düzeyi yüksek bir çalışma elde edilmiştir. Çalışma sonucunda paket servis ve restoran servis hizmet süreci tüketicilerin algılama düzeylerinin farklılık gösterdiği saptanmıştır. Bu çalışma tüketici algılarında genel memnuniyetin sağlanmasında önemli pay oluşturmaktadır. Anahtar Kelimeler: Tüketici, tüketici davranışları, algı, tüketici algıları, paket servis, restoran
COVİD-19 salgınının turizm işletmelerinin finansal performanslarına etkisi: BİST'te bir uygulama
Bu çalışmada Covid-19 salgınının BİST turizm endeksinde yer alan işletmelerin finansal performansları üzerindeki etkisini araştırmak amaçlanmıştır. Bu doğrultuda BİST turizm endeksinde işlem gören işletmelerin KAP' ta açıklanan yıllık verilerinden yararlanılmıştır. Covid-19'un finansal performansa etkisini daha net açıklayabilmek için 2019, 2020 ve 2021 yılları analiz kapsamına dahil edilmiştir. Çalışma kapsamında finansal performans göstergeleri finansal oranlar kullanılarak belirlenmiştir. Çok Kriterli Karar Verme Yöntemlerinden TOSPIS ve VIKOR yöntemleri ile şirketlerin finansal performansları sıralandırılmıştır. Çalışma sonucunda; her iki yöntemde de benzer sonuçlara ulaşılmıştır. Her iki yöntemde de performans sıralaması en yüksek şirketler ve en düşük şirketler benzer sonuçlar elde edilmiştir. Öte yandan yapılan analiz sonucunda her iki yöntemde de Covid-19'dan hemen önce en iyi sıralamada çıkan şirket Covid-19 ve sonrasında düşük performans sıralamasına sahip olmuştur. Bu da Covid-19'un turizm şirketleri finansal performanslarını olumsuz yönde etkilediğini kanıtlar nitelikte olarak ortaya çıkmıştır.
Turistlerin sakin şehir deneyim bileşenlerinin netnografik analizi: Aday destinasyonlara öneriler
Cittaslow hareketi ilk olarak 1999 yılında, İtalya'nın Chianti bölgesindeki Greve kasabasının Orvieto tiyatrosunda, yavaş yemek felsefesini benimsemiş dört küçük kasabanın (Greve in Chanti, Orvieto, Bra, Positano) belediye başkanları ve yavaş yemek hareketinin lideri Carlo Petrini önderliğinde ortaya çıkmıştır. Türkiye'de ise 2009 yılında İzmir'in Seferihisar ilçesinin sakin şehirler ağına katılması ile başlamıştır. Günümüzde sakin şehirler turizm sektöründe önemli bir popülariteye sahiptir. Bu tür destinasyonlar, turistlerin günlük hayatın stresinden uzaklaşarak dinlenme ve kendilerini yeniden şarj etme fırsatı buldukları huzurlu ortamlar sunmaktadır. Bu çalışmanın amacı, sakin şehirlerdeki turist deneyiminin temel bileşenlerini netnografik bir analiz çerçevesinde incelemek ve gelecekte sakin şehir olmak isteyen destinasyonlara yönelik öneriler sunmaktır. Bu araştırmada, nitel analiz yöntemlerinden netnografi analizi kullanılmıştır. Netnografi, internet üzerinde yer alan online toplulukları incelemek için yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu kapsamda, TripAdvisör uygulaması üzerinden, Cittaslow Türkiye resmi sitesindeki, Türkiye'de yer alan 22 şehrin "Cittaslow" ünvanı aldıkları tarihlerden itibaren ziyaret eden turistlerin yorumları kodlanarak incelenmiştir. Kodlanan veriler, MAXQDA Programı aracılığıyla incelenerek, kelime frekansı analizleri, kodlama istatistikleri analizleri, kod dağıtım analizleri ve sakin şehirler ve turist deneyimi bileşenleri analizleri yapılmıştır. Sonuç olarak, sakin şehirlerde en çok görülen turist deneyimi bileşenleri; hedonizm (keyif, eğlence ve rahatlama), yerel kültür (gastronomik kültür ve yerel halk), yenilenme (canlanma ve rahatlama) ve katılım (etkinliklere katılma) olarak görülürken; en az görülen bileşenler ise, anlamlılık (bireysel edinimler ve kişisel gelişim), bilgi (entelektüel gelişim, kültürel gelişim ve yeni bilgiler), yenilik (rutinden kaçış, heyecan ve macera, can sıkıntısını azaltma) ve olumsuz deneyim olarak şikayetler belirlenmiştir. Ayrıca cittaslow şehirlerin turistler tarafından sıkça tavsiye edildiği tespit edilmiştir.
Etik iklimin örgüt yanlısı etik olmayan davranışlar üzerindeki etkisinde ahlaki çözülmenin rolü
Dünyada gün geçtikçe çok sayıda şirket, Worldcon, Enron gibi işletmeler büyük etik skandallara maruz kalmaktadır. İşletmelerin yaşamış olduğu etik sorunlar işletmelerin batmasıyla veya büyük yaptırımlarla sonuçlanmaktadır. Bu sorunların kaynağı bireysel olabildiği gibi örgütsel de olabilmektedir. Etik olmayan ancak örgüt lehine olan davranışlar daha ziyade bireysel kaynaklıdır. Bu araştırmada, otel işletmelerinde etik iklimin örgüt yanlısı etik olmayan davranışlar üzerinde ahlaki çözülmenin rolü incelenmiştir. Bu amaç doğrultusunda araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden anket tekniğinden yararlanılmıştır. Daha önce geçerlilik ve güvenilirliği sağlanmış ve literatürde yer alan ölçeklerden faydalanılmıştır. Antalya ve Muğla illerindeki 5 yıldızlı otel çalışanlarına 600 anket gönderilmiş ve geri dönüş sağlanılan ve kullanılabilir nitelikteki 450 anket ile analizler gerçekleştirilmiştir. Verilerin analiz edilmesinde SPSS programı ve PROCESS macro eklentisi kullanılmıştır. Araştırma kapsamındaki model ve hipotezlerin tanımlayıcı istatistiksel analizleri yapılmış ve araştırma modelinin doğrulanması için doğrulayıcı faktör analizi (DFA) uygulanmıştır. Belirlenen hipotezlerin test edilmesinde PROCESS Model 4 tercih edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda etik iklim ile örgüt yanlısı etik olmayan davranışlar ve ahlaki çözülme arasında negatif yönlü ilişkisi olduğu belirlenmiştir. Bunun yanında ahlaki çözülmenin örgüt yanlısı etik olmayan davranışlar üzerinde pozitif yönlü bir etkisinin olduğu belirlenmiştir. Son olarak örgüt yanlısı etik olmayan davranışlar üzerinde ahlaki çözülmenin aracılık rolü olduğu belirlenmiştir. Elde edilen bulgular teorik ve Pratik katkıları bakımından değerlendirilmiş ve yöneticilere ve uygulamacılara yönelik öneriler sunulmuştur.
Burdur ilindeki arkeo turizm alanlarında turist memnuniyeti, destinasyon memnuniyeti ve turist rehberlerinin önem-performans analizi
Akdeniz bölgesinde yer alan Burdur ili doğal güzellikleri ve arkeolojik miraslarıyla ön plana çıkmaktadır. Araştırmanın amacı, Burdur ilini ziyaret eden turistlerin destinasyon memnuniyetini ve turist memnuniyeti ile turist rehberlerinin ziyaretçiler tarafından algılanan önem ve performansını değerlendirmektir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden anket tekniği kullanılmıştır. Burdur ilinde Sagalassos Antik Kenti ve Kibyra Antik Kenti ile Doğa Tarihi ve Arkeoloji Müzesini ziyaret eden 449 ziyaretçiden kolayda örnekleme yöntemi ile veriler toplanmıştır. Verilere SPSS 22.0 programında ortalama, korelasyon ve farklılık (t-testi, Anova) analizleri ile excelde önem-performans analizi yapılmıştır. Sonuç olarak, Burdur'u ziyaret eden turistlerin destinasyon memnuniyeti (x̄ 3,77), turist memnuniyeti (x̄ 3,73) ve turist rehberi performansı memnuniyeti (x̄ 3,73) yüksek çıkmıştır. Araştırmada turist memnuniyeti, destinasyon memnuniyeti, turist rehberlerinin önemi ve performansı arasında pozitif ilişki olduğu tespit edilmiştir. Burdur arkeo turizm destinasyonu için turist rehberlerinin hizmet sunumunda yoğunlaşılması gereken özellikler, korunması gereken özellikler ve düşük öncelikler belirlenmiştir. Araştırmada cinsiyet, medeni durum, yaş, eğitim, aylık gelir, ziyaret sayısı, çalışma durumu, arkeo turizmine katılma durumu ile araştırma değişkenleri (turist memnuniyeti, destinasyon memnuniyeti, turist rehberi önem ve performansı) arasında farklılıklar ortaya çıkmıştır. Ayrıca Burdur ili arkeo turizmin gelişmesinde alınması gereken önlemler ve paydaşlara öneriler sunulmuştur.
Otel marka nefretinin nedenleri ve sonuçları: Yerli turistler üzerine keşifsel bir araştırma
Bu tez çalışması, İstanbul ilindeki şehir otellerinde konaklamış ve konakladığı otel işletmesine yönelik marka nefreti geliştirmiş olan yerli turistleri konu almıştır. Çalışmanın amacı, marka nefreti yaşayan turistlerde marka nefretine neden olan unsurların ve nefretin sonuçlarının belirlenebilmesidir. Bu kapsamda, araştırmanın katılımcı grubu amaçlı örnekleme ve kartopu örnekleme teknikleri kullanılarak belirlenmiştir. Araştırmanın verileri, görüşme tekniği kullanılarak ve yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılıyla toplanmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formunun soruları önceki çalışmalar incelenerek oluşturulmuştur. Görüşme sorularının son hali, alanında uzman üç akademisyen ile birlikte düzenlenmiş olan odak grup toplantısında kendilerine danışılarak belirlenmiştir. Görüşme formunda, 10 ana soru ve dört alt soru olmak üzere toplam 14 adet soru yer almıştır. Veri toplama süreci 21.03.2023 – 17.07.2023 tarih aralığını kapsamıştır. Görüşmeler yüz yüze ve çevrim içi yapılmış olup, katılımcıların yazılı izinleri doğrultusunda ses kaydına alınmıştır. Görüşmeler sonucunda toplanan ses kayıtları, Microsoft Word üzerinde deşifre metin haline getirilmiştir. Toplanan nitel verilerin analizi için NVivo 14 yazılımı kullanılmıştır. Kodlamalar sonucunda ana temalar ve temalar oluşturulmuştur. Bulgular literatür ile karşılaştırılmış olup, marka nefreti yaşayan tüketicilerin pasif ve aktif olarak marka nefreti yaşadıkları, bu yaşadıkları marka nefreti sonucunda tesise ciddi zararlar verdiği / verme eğiliminde olduğu (marka misillemesi), markadan kaçındığı, marka değiştirdiği, çevrim içi sitelerde tesisler için olumsuz düşüncelerini sıkça dile getirdiği, etrafındaki kişilere de bu olumsuzluktan bahsettiği anlaşılmıştır. Ayrıca, katılımcıların marka nefreti deneyimi nedeniyle otelcilik sektörüne bakış açılarında olumsuz bir değişim yaşandığı da gözlemlenmiştir. Mevcut tez çalışmasının, literatürdeki boşluğu doldurması ve marka nefretinin nedenlerini ve sonuçlarını yerli turistler üzerinde inceleyen öncü çalışmalardan biri olması nedeniyle literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
İşgörenlerin eğitim düzeylerinin örgütsel vatandaşlık davranışına etkisi
Küresel rekabet, günümüzde işletmeleri, uzun dönemli başarı ve verimlilik sağlayabilmeleri için değişim, yenilik ve kendine özgü olma gibi yetenekleri elde etmeye yöneltmiştir. Bu yetenekleri ortaya çıkarabilecek en önemli unsur ise insandır. Bir örgüt için önemli olan insan unsuru, ancak eğitim yoluyla nitelikli hale getirilebilir. Ayrıca söz konusu eğitimli ve nitelikli insanların fazladan ortaya koyacakları gönüllü davranışlar, örgütlerin verimliliğine ve geleceğine çok önemli bir şekilde etki etmektedir. Bu bağlamda biçimsel iş tanımlarında yer almayan ancak bir örgüt için çok önemli olan örgütsel vatandaşlık davranışının önemi ortaya çıkmaktadır.İşgörenlerin eğitim düzeyleri ile örgütsel vatandaşlık davranışı arasındaki ilişkiyi saptamaya yönelik yapılan araştırmalara rastlanamaması bu araştırmanın yapılmasında belirleyici olmuştur. Araştırmada üç, dört ve beş yıldızlı otel işletmelerinde yapılan bir uygulama ile eğitim ve örgütsel vatandaşlık davranışı arasındaki ilişkinin araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaçla Ankara'daki üç, dört ve beş yıldızlı otel işletmelerinde çalışan 556 işgörene anket uygulanmıştır.Söz konusu amaca yönelik olarak uygulanan anket üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde işgörenlerin bireysel ve çalıştıkları işletmeye ilişkin çeşitli sorular yer almakta olup, ikinci bölümde eğitim düzeylerine ilişkin sorulara yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise örgütsel vatandaşlık davranışlarını belirlemeye ilişkin 19 ifade bulunmaktadır.Bu araştırmada, katılımcıların örgütsel vatandaşlık davranışlarına ilişkin görüşlerinin bireysel ve çalıştıkları işletmeye özgü özellikleri, eğitim düzeyleri, turizm eğitimi alma durumları ve hizmet içi eğitim alma durumlarına göre bir farklılık gösterip göstermediği bağımsız örneklemler için t testi ve varyans analizi ile test edilmiştir.Araştırmada, katılımcıların örgütsel vatandaşlık davranışı alt boyutlarından vicdanlılık davranışlarını en fazla gösterdiği, eğitim düzeylerinin örgütsel vatandaşlık davranışının centilmenlik ve üyelik erdemi alt boyutlarında, turizm eğitimi alma durumlarının üyelik erdemi alt boyutunda ve hizmet içi eğitim alma durumlarının özgecilik, vicdanlılık ve üyelik erdemi boyutlarında anlamlı farklılıklar bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca bayan işgörenlerin daha fazla özgecilik davranışı ve dört yıldızlı otel işletmelerinde çalışan işgörenlerin daha fazla nezaket davranışı sergilediği sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar kelimeler: Eğitim, örgütsel vatandaşlık davranışı, hizmet içi eğitim, turizm eğitimi.
Turizm işletmeciliği eğitimi alan öğrencilerin işletme sosyal sorumluluğuna ilişkin algılamalarına yönelik bir araştırma (Gazi Üniversitesi ve Nevşehir Üniversitesi örneği)
Sosyal sorumluluk , bir işletmenin çalışanlarını, içinde bulunduğu toplumu ve çevreyi etkileyecek her türlü faaliyetinden sorumlu olmasıdır.İşletmenin tek sosyal sorumluluğunun karını arttırmaktır görüşünün aksine karlılık yanında başka sosyal sorumluluk alanlarının da varlığından bahsedilebilir. Bunlar ekonomik sorumluluk ile birlikte yasal sorumluluk, etik sorumluluk ve gönüllü sorumluluktur.İşletmelerin faaliyet gösterdikleri alanlardaki kültürel ya da gelişme düzeyindeki farklılıklar işletmelerin sosyal sorumlulukları ile ilgili olarak gerçekleştirdikleri faaliyetleri farklılaştırmaktadır.Bu çalışmanın temel amacı, lisans düzeyinde turizm işletmeciliği eğitimi alan öğrencilerin işletme sosyal sorumluluğuna bakış açılarının değerlendirilmesidir.
Konaklama işletmelerinin sürdürülebilirlik raporlarının tematik analiz yöntemi ile incelenmesi
Sürdürülebilirlik, günümüz dünyasında önemi anlaşılan ve çevresel faktörler ile doğal kaynakların kullanımı dikkate alınarak gelecekte daha fazla araştırma konusu olacağı düşünülen bir yaklaşımdır. İşletmeler, kurum ve kuruluşlar ve kamu tarafından kabul gören sürdürülebilirlik anlayışında, işletmelerin çevresel, sosyal ve ekonomik faaliyetlerinin yer aldığı gösterge niteliğindeki sürdürülebilirlik raporları önem arz etmektedir. Turizmin dinamik yapısı, insan ilişkileri ve kendini geliştirebilen bir sektör olmasıyla turizm sektöründe faaliyet gösteren konaklama işletmelerinin, işletmenin kendi iç dinamiği, paydaşları ve toplum için sürdürülebilirlik raporu sunması, tüm paydaşlar nezdinde olumlu bir karar etmeni olarak görülmektedir. Bu çalışmada 2023 yılında sürdürülebilirlik raporu yayınlayan konaklama işletmelerinden 60 tane sürdürülebilirlik raporu tematik analiz yöntemiyle incelenmiştir. Aynı dönem içerisinde yayınlanan ve çalışmaya konu olan rapor sayıları fazlalı, daha güvenilir bulgulara ulaşmak ve karşılaştırma fırsatı sunması açısından önemlidir. Çalışmada, tematik analiz değerlendirmelerini desteklemek amacıyla betimsel analiz ve karşılaştırmalı analiz yöntemlerinden yararlanılmıştır. Konaklama işletmelerinin kodlama süreci, işletmeler ve raporlar hakkında bilgiler, raporlarda oluşturulan temaların kelime sıklıkları, rapor içeriklerinde yer alan görsel ve alt başlıklar ile çevresel, sosyal ve ekonomik göstergelerin içeriği incelenmiştir. Çalışmada, sürdürülebilirlik, kurumsal sürdürülebilirlik, sürdürülebilirlik raporlaması, turizm ve sürdürülebilir turizm konularında literatür araştırılmış, 60 adet konaklama işletmesinin yayınlamış olduğu 2023 yılına ait sürdürülebilirlik raporları kullanılmıştır. Ana temalar olarak sürdürülebilirlik yaklaşımının ve bu yaklaşımdan ortaya çıkan kavramların da temelini oluşturan, sürdürülebilirlik raporlarının alt başlığı olan çevresel, sosyal ve ekonomik boyut olarak 3 boyut analiz sürecine konu olmuştur. Bu araştırmada çevre kelimesinin sosyal ve ekonomik kelimelerine oranla daha fazla sınırlılığa sahip olduğu görülmüştür. İncelenen 60 adet sürdürülebilirlik raporunda, görsel kullanımları incelenmiş ve herhangi bir görsel kullanmayan raporlar belirlenmiştir. Çevresel göstergeler teması raporlarda en yoğun işlenen tema olmuştur. Bu çalışmada yer alan bulgular ve analizin ileriki yıllarda yapılabilecek araştırmalara, içerik incelemesi ve karşılaştırmalı analiz kapsamında yardımcı olacağı düşünülmektedir.
Turizmin yerel kültür üzerindeki etkilerinin yöre halkı tarafından algılanması (ürgüp yöresine yönelik bir uygulama)
Turistler, ziyaretleri süresince kendi kültürlerini de beraberlerinde getirebilmektedirler. Ziyaret ettikleri yörede yaşayan yöre halkı ile olan iletişimleri sürecinde ise, yöre halkı, karşılaştığı farklı kültürden etkilenip, farklı bir yaşam tarzına sahip olmak isteyebilmektedir. Böyle bir durum ise, turistik yörelerin sahip olduğu yerel kültürü olumlu ya da olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Bu araştırmanın amacını da turizmin yerel kültür üzerindeki etkilerinin belirlenmesi oluşturmaktadır. Bu amaç doğrultusunda, turizmin genel olarak toplum üzerindeki etkileriyle sosyolojik yönü ve yerel kültür üzerindeki etkilerine ilişkin kaynak taraması yapılmış ve uygulama bölümü için, veri toplama aracı olarak, turizmin yerel kültür üzerindeki etkilerine ilişkin, bir anket geliştirilmiştir. Söz konusu olan bu anket, Nevşehir ilinin Ürgüp yöresinde yaşayan yöre halkı ile bizzat görüşerek, 697 kişiye uygulanmıştır. Ankete katılan yöre halkının kişisel özellikleri ve anket ifadelerine katılma düzeyleri, yüzde ve frekans olarak verilmiştir. Geliştirilen hipotezler, T testi ve Varyans Analizi (Anova) ile kontrol edilmiştir. Ayrıca ortaya çıkan farklılıkların hangi gruplardan kaynaklandığının bilinmesi için ise Tukey testi uygulanmıştır. Sonuçta, turizmin yerel kültür üzerindeki etkileri tespit edilmekle birlikte, yöre halkının konuya ilişkin görüşlerinin, kişisel özelliklerine göre anlamlı farklılıklar gösterdiği belirlenmiş ve buna göre çözüm önerileri geliştirilmiştir.
Konaklama işletmelerinde merkezi rezervasyon sistemleri ve örnek bir uygulama
Merkezi rezervasyon sistemi, elektronik bir dağıtım kanalı ve bir veri tabanıdır. Bilgilerin hızlı, güvenilir ve en ekonomik yollardan, en çok kişiye ulaşımını sağlamaktadır. Günümüzün yoğun rekabet ortamında bilgi teknolojilerinin çok yoğun kullanıldığı bir durumda işletmenin faaliyetlerini sürdürebilmesi için önemli bir rol oynamaktadır.. Ancak küçük ve orta büyüklükteki işletmeler için bilgi teknolojilerinden yararlanmak ve bir rezervasyon sistemine üye olmak maliyetli olabilmektedir. Ayrıca kullanımı konusunda zorluklar yaşanabilmektedir. Bu çalışma ile merkezi rezervasyon sistemi kullanımının konaklama işletmeleri açısından ne tür sonuçları olduğunun ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Çalışmanın araştırma bölümünde ise, bir konaklama işletmesinin, merkezi rezervasyon sistemi kullanmadan önceki satış gelirleri ile merkezi rezervasyon sistemi kullandıktan sonra ki satış gelirlerinin karşılaştırılarak, merkezi rezervasyon sistemi kullanımının konaklama işletmesine olan etkisinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Böylece gerek literatüre gerekse turizm sektörüne rehberlik edeceği düşünülmektedir. Araştırma çalışmasının sonucu beklenenin aksine, literatürde sunulan sistemin dezavantajlarını destekleyen bir durum ortaya çıkarmıştır. Bir konaklama işletmesi için merkezi rezervasyon sistemi kullanımının avantajlı yönleri olduğu kadar dezavantajlı yönleri de bulunabilmektedir. Avantajlı yönlerinin ön plana çıkarılması için konaklama işletmesinin hangi merkezi rezervasyon sistemine üye olacağına karar vermeden önce iyi bir araştırma yapması ve kendisi için en doğru olan merkezi rezervasyon sistemine karar vermesi gerekmektedir. Ayrıca üyelik sonrası çok çalışılması ve doğru bir planlama ve uygulama süreci geçirilmesi gerekmektedir.
Otel işletmeleri açısından evrensel liderlik yaklaşımlarının uygunluğu ve kabul edilebilirlik düzeylerinin belirlenmesi: Hilton otellerindeki alt ve orta düzey yöneticilere yönelik bir uygulama
Bu çalışmanın birinci bölümünde otel işletmelerine genel bir bakış çerçevesiadı altında, otel işletmeciliği kavramı, özellikleri, otel işletmelerindeki yönetimşekilleri, yönetici ve lider arasındaki farklar, liderlik çeşitleri hakkında bilgiverilmeye çalışılmıştır. Bunların yanı sıra yönetim kavramı, gelişimi, yöneticinintanımı, etkinliğini sağlayan faaliyetler, yöneticinin sahip olması gereken yetkinliklerve yönetici özellikleri hakkında bilgi sunulmuştur. kinci bölümde ise evrenselliderlik yaklaşımları, yani özellikler yaklaşımı, davranışsal yaklaşımlar, durumsalyaklaşım ve çağdaş yaklaşım anlatılmaya çalışılmış, evrensel liderlik yaklaşımlarınınuygunluğu ve kabul edilebilirlik düzeyi hakkında bilgi verilmeye çalışılmıştır.Üçüncü ve son bölümde ise otel işletmeleri açısından evrensel liderlikyaklaşımlarının uygunluğu ve kabul edilebilirlik düzeylerinin belirlenmesi üzerineHilton Otellerinde alt ve orta düzey yöneticilere yönelik bir araştırma sonuç vedeğerlendirmeleri yer almaktadır.Evrensel liderlik yaklaşımlarından otel işletmelerinde en uygun olanıdavranışsal yaklaşımlar diyebiliriz. Çünkü davranışsal yaklaşımlarda ana noktaliderin ne yaptığı ve etrafındakilere nasıl davrandığıdır. Zaten bu yaklaşımında anketçalışmalarının sonucunda da en uygun olarak bulunduğu görülmektedir. Endüstriişletmelerinde bu durum farklılıklar yaratabilir ama bana göre davranışsalyaklaşımlar teorisi otel işletmeleri açısından en uygun bir teori olarak kullanılabilir.
Ege bölgesinde dinlence turizmine katılan İngiliz turistlerin Türkiye'yi tanıma düzeyleri üzerine bir araştırma
Seyahat etmek, farklı yerler görme isteği insanlığın tarihi kadar eskidir. Seyahat,özellikle 20. yüzyılda büyük bir endüstri haline gelmiş ve Dünya'da birçok ülke kendisiniidame ettirecek tek sektör olarak turizmi keşfetmiştir.Turizm, modern çağın yansıması olarak, insanların birbirlerini oldukları gibitanıyabilmelerinin en sade yollarından biridir. Bilinen iletişim algılamalarından arınmış olarakbizzat gitmek, görmek, tanımak, ülke halkının doğal ortamda karşı karşıya gelmesi ile insanlarve kültürler tanışır. Bunun en kısa yolu kültürlerin, yaşayışların, tarihlerin doğru şekildetanınmasından geçer.Türkiye'yi, dış ülkelere, tur operatörlerinin, seyahat acentalarının, turist rehberlerinintanıtma çabaları ve bunları doğru bir şekilde iletebilmeleri sonucunda kaliteli turistin ve bunabağlı olarak iyi gelirin geri dönümü olabilecektir. Türkiye'nin en büyük turist kaynaklarındanbiri olan ngiltere'den gelen turist grupları, ülkemizde tatillerini geçirirken onlara Türkiye'yine şekilde tanıttığımız git gide önem arz etmektedir.Üç bölümden oluşan bu çalışmada Ege Bölgesi'nde dinlence turizmine katılan ngilizturistlerin Türkiye'yi tanıma düzeylerinin boyutu incelenmiştir.Birinci bölümde turizm kavramlarının anlamları verilmiştir. kinci bölümde ülkemizinson zamanlarda yükselen değerleri göz önüne alınarak, Dünya'daki yeri hakkında bilgiverilmiş ve kültürel mirastan yola çıkılarak turistlerin Türkiye'yi ne derecede tanıyabildikleriniortaya çıkaracak anketler için bir araştırma yapılmıştır. Bu bölümde yine tezin konusu olanngilizler'in Türk turizmindeki yeri hakkında genel bilgiler verilmiştir.Üçüncü bölümde ise ngiliz turistlere yönelik Türkiye turları düzenleyen turoperatörlerinin programlarının incelenmesi, Türkiye'yi ziyaret eden ngilizler'e anketuygulanması sonucu Türkiye hakkında edindikleri izlenim ortaya konulmuştur. Turoperatörlerinin seçtikleri destinasyonlarda göz önünde bulundurdukları unsurlar, buseçimlerin Türkiye'yi, turistin ne boyutta tanıdığı da göz önüne alınarak, turiste ne şekildetanıttıklarının etkililiğini ortaya çıkarmaktır.
Turistlerin ziyaret ettikleri yörelerdeki güvenlik algılamaları ve turizmde güvenlik eğitimi
Turistlerde seyahate çıkma güdüsü oluştuktan sonra gidecekleri yeri seçme aşamasında çeşitli faktörler etkilidir. Bunlar arasında çeşitli beklenti ve ihtiyaçlar yer alır. Turistlerin tatil için gidecekleri yeri seçerken dikkate alacakları öncelikli etmenlerden birisi de güvenliktir. Güvenlik ihtiyacı insanların yaradılışlarından gelen bir özelliktir. İnsanların huzurlu bir şekilde yaşayabilmeleri için kendilerini güvende hissetmeleri gerekir. Turizm talebi oluşturabilmek için öncelikli olarak turistlerin gidecekleri ülke ya da yer hakkındaki algılamalarım bilmek gerekir. Turistlerin bir bölgeyi nasıl algıladığının bilinmesi pazarlama stratejilerine yön vermektedir. Turistlerin güvenlik algılamasını etkileyen bir çok etmen vardır. Medyada çıkan haberler, gittiği ülkede yaşadığı olumlu ve olumsuz tecrübeler ya da arkadaşlarının yaşadığı tecrübeler bunların başlıcalarıdır. Bu etmenler gidilecek yer konusunda belirleyici rol oynamaktadır. Turistlerin bir ülkede güvenlik problemleri yaşamaması için öncelikle gideceği bölge hakkında bilgilendirilmesi gerekmektedir. Bu bilgilendirilme, ülkenin farklı kültürel özellikleri ile birlikte olumsuz bir durumla karşılaştıklarında bilinçli bir tüketici olarak yapmaları gerekenleri de kapsamalıdır. Bu araştırmada, önce güvenlik kavramı çeşitli yönlerden, turizm sektörüyle ilişkilendirilerek ele alınmış, ardından güvenlik konusu hukuki bir boyutla incelenmiştir. Son olarak, yerli ve yabancı turistler üzerinde uygulanan bir anket yardımı ile turistlerin İstanbul hakkındaki güvenlik algılamaları ortaya konmuştur. Araştırma sonucunda, turistlerin İstanbul hakkındaki güvenlik algılamalarının, yaş, cinsiyet, milliyet gibi demografik etkenlere, bir takım kişisel özelliklere ve çeşitli deneyimlere göre farklılıklar gösterdiği ortaya çıkmıştır. Unutulmamalıdır ki bir ülkede turistik çekicilikler ne kadar çok olursa olsun güvenlik olmazsa yeterli turist talebi gerçekleşmeyecektir. Bu nedenle turizmde güvenlik politikası oluşturmak hayati bir önem taşımaktadır.
Bolu ilinin spor turizmi potansiyelinin belirlenmesine yönelik bir araştırma
Son yıllarda insanların tatil yapma şekilleri değişmeye başlamıştır. Bu değişim, farklı turizm türlerinin önem kazanmasına yol açmıştır. Turizm yatırımları da artık bu yeni ilgi alanlarına göre planlanmaktadır. Spor turizmi, bu alternatif turizm türleri arasında öne çıkanlardan biridir. Spor amaçlı seyahat eden turistlerin, diğer turistlere göre daha fazla harcama yapması da bu alana olan ilgiyi artırmaktadır. Özellikle ABD ve Avrupa'daki gelişmiş ülkeler, spor turizmine büyük yatırımlar yaparak bu sektörden önemli kazançlar elde etmektedir. Türkiye ise dört mevsimin yaşanması ve coğrafi–iklim şartlarının uygun olması sayesinde hem yaz hem de kış spor turizmine elverişli nadir ülkelerden biridir. Buna rağmen, spor turizmi potansiyelimizin tam olarak kullanılmadığı görülmektedir. Turizm gelirlerini artırmak için yeni spor turizmi alanlarının geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu araştırmanın amacı, Bolu'nun spor turizmi açısından sahip olduğu potansiyeli ortaya koymaktır. Bu amaçla yarı yapılandırılmış görüşmelerden oluşan nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Görüşmelerde sorulacak sorular, üç akademisyenin değerlendirmesiyle gözden geçirilmiş ve son hâline getirilmiştir. Araştırmada kartopu örnekleme yöntemi kullanılarak 13 kişiyle yüz yüze görüşmeler yapılmış ve katılımcıların izniyle ses kaydı alınmıştır. Toplanan veriler içerik analizi ve SWOT analizi ile değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, katılımcıların hepsi Bolu'nun spor turizmi açısından yüksek bir potansiyele sahip olduğunu belirtmiştir. Bolu'nun spor turizmi SWOT analizi sonuçlarına göre, şehrin en güçlü üç yönü coğrafi konum avantajı, doğal çevre ve iklim koşulları ile kamp merkezi olarak bilinirliği olarak öne çıkmaktadır. En zayıf üç yön ise tesis ve otel eksikliği, paydaş iş birliğinin olmaması ve tanıtım çalışmalarının zayıf olması şeklinde belirlenmiştir. Bolu'nun değerlendirebileceği en önemli üç fırsat arasında yeni tesis ve otel yatırımlarına uygun ortam, doğa sporlarına artan ilgi ve büyükşehirlere yakınlığın sağladığı sürekli talep bulunmaktadır. En büyük üç tehdit ise rakip şehirlerin spor turizmi alanında güçlenmesi, iklim değişikliğinin spor ortamını olumsuz etkileyebilmesi ve doğal çevrenin bozulma riski olarak ifade edilmektedir.
Golf amacıyla Türkiye`yi ziyaret eden turistlerin yiyecek-içecek ile ilgili tercihleri
ÖZET Turizm sektörünün gelişimi ve çeşitlendirilmesi yönündeki eğilimler, yeni turizm türleri içinde "golf turizmi" ve bu turizm türüne yönelik talep artışlarının ve işletmecilik uygdamalannın da hızlı bir gelişim göstermesine neden olmaktadır. Ancak, golf turizmi piyasasında etkili olmak ve pazar payım artırmak isteyen, konaklama işletmelerinin golf turizmi ürünü ile ilgili bütünsel bir tanım ortaya koymaları gerekmektedir. Bu bağlamda, golf ürününün bütünsel tanımı çerçevesinde sunulan yiyecek ve içecek ile ilgili hizmetlerin nitelik ve niceliğinin, golf turizmi talebinin oluşmasında ve tatil deneyiminin olumlu veya olumsuz yönde değerlendirilmesinde büyük ölçüde etkili olacağı vurgulanmalıdır. Uluslararası pazarlarda talep edilen golf destinasyonlan içinde yer edinmeye çalışan Türkiye'deki, golf turizmine yönelik hizmet veren mevcut işletmelerin basanlarının; golf turizmi ürününü satın alan, uluslararası ve ulusal golf tüketicilerinin beklentilerini karşılama ve tatmin etme düzeylerine bağlı olacağı unutulmamalıdır. Golf işletmeciliğinde uyulması gerekli uluslararası standartlar yanında, işletmelere yönelik talebi şekillendiren ve farklılaştıran unsurlardan birinin de yiyecek ve içecek hizmetleri ve kalitesi olduğu dikkate alınmalıdır. Buradan hareketle, bu tez çalışmasının genel amacı, "golf turizmi tüketicisi"nin diğer bir deyişle golf oyuncularının özellikleri çerçevesinde, "yiyecek ve içecek hizmetleri"den beklentilerini saptamaktır. Bu amaçla da» Türkiye'nin golf merkezi Belek Bölgesi'ni golf amacıyla ziyaret eden ve golf kulüplerinde golf oynayan 110 turiste, profil ve tercih belirleme amaçlı bir anket uygulanmıştır. Araştırma sonucunda ise, yiyecek ve içecek hizmetlerinin kalitesinin bir golf destinasyonynun seçiminde dördüncü derecede önemli olduğu belirlenmiştir. Golf amaçlı seyahat edenler, yiyecek ve içecek hizmetlerinde personel davranışlarını, hijyeni ve yemek yedikleri salonların atmosferini önemsemektedirler. Ayrıca, masaya servis şeklini ve açık büfe menüyü tercih etmektedirler. Yemeklerininseçiminde sosyokültürel etkilerin baskın olduğu ve sporcu olarak değerlendirilmelerine rağmen özel bir beslenme tercihlerinin olmadığı da belirlenmiştir. Bu doğrultuda, ortaya çıkan sonuçlar değerlendirilerek, menü planlamalarında, konaklama işletmelerine ve golf kulüplerine fayda sağlayacağı umulan çeşitli öneriler geliştirilmiştir.
Otel işletmelerinde verilen hizmet içi eğitimin yeterliliğinin değerlendirilmesi (İstanbul ili örneği)
Turizm, emek-yoğun bir sektör olduğu için insan unsuru çok önemlidir. Turizmin önemli bir parçası olan otel işletmeleri de insana verdiği önem derecesinde başarılı olabilmekte ve rekabet edebilmektedirler. Bu çalışma, personel eğitiminde önemli bir yere sahip olan hizmet içi eğitim faaliyetlerini ortaya koymaktadır. Hizmet içi eğitim, işgörenlerin işleriyle ilgili, bilgi, beceri ve tutumlarını önemli ölçüde etkileyen bir eğitimdir. Otel işletmelerinde çalışan personelin, işlerini daha iyi ve verimli yapabilmeleri ve işlerinde gelişmeleri için hizmet içi eğitim önemlidir. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde; otel işletmeleri ve özellikleri hakkında bilgi verilmektedir. İkinci bölümünde; eğitim ve hizmet içi eğitim kavramı açıklanmaktadır. Üçüncü bölümde ise; İstanbul'daki otel işletmelerinde hizmet içi eğitim faaliyetleri ortaya konulmaktadır. Çalışmada veriler anket soruları ile sağlanmıştır. Sonuç olarak otel işletmeleri, personelinin gelişimi için hizmet içi eğitim faaliyetlerini özenle uygulamalıdırlar. Anahtar Kelimeler: otel işletmeleri, eğitim, hizmet içi eğitim.
Türkiye`nin Avrupa Birliği`ne entegrasyonu sürecinde turizm sektörüne yönelik teşvik politikaları ve uygulamalarının değerlendirilmesi
Ill ÖZET Dünyanın en hızlı gelişen sektörlerinden biri Turizm sektörüdür. Turizm ülke ekonomisine döviz kazandırma; istihdam yaratma ve diğer sektörleri olumlu etkileme özelliklerinin yanında yatırım ağırlıklı bir sektördür. Bu nedenle son 15 yılda özellikle teşviklerin etkisiyle ülkemizde çok sayıda yatırım yapılarak, sadece Akdeniz Bölgesinde değil, dünyanın hemen tüm bölgelerindeki ülkelerle rekabet edebilecek bir turizm potansiyeline sahip durumuna gelmiştir. Bütün dünyada turizm yatırımları özel şekilde teşvik edilmekte, turizmde gelişmiş ülkelerde dahi teşvikler ısrarla sürdürülmektedir. Ekonomik ve sosyal problemlerin çözümü amacıyla kullanılan kamusal müdahale araçlarından biri olan teşviklerin önemi "Kalkınma ve Yılık Programlarda öngörülen hedefler ile Avrupa Birliği normları ve uluslararası anlaşmalara uygun olarak tasarrufları yatırıma yönlendirmek suretiyle, katma değeri yüksek, ileri ve uygun teknolojileri kullanarak bölgeler arası dengesizlikleri gidermek, istihdam yaratmak ve uluslararası rekabet gücü sağlamak için yatırımların desteklenmesi" şeklinde ifade edilmiştir (Hazine Müsteşarlığı, 2001: 4). Çalışmanın genel amacı 1980 sonrası yoğun olarak yaşanan dışa açılma sürecindeki teşvik politikalarının gelişimini incelemektir. Bu amaçla çalışma dört bölümden oluşmuştur, ilk bölümde Turizm sektörünün gelişmesinde "olmazsa olmaz" diyebileceğimiz turizm yatırımları, teşvik, alt yapı ve üst yapı gibi kavram ve özelliklere yer verildikten sonra, ikinci bölümde Avrupa Birliği, GATT, Gümrük Birliğinin teşvik politikaları ve üçüncü bölümde Türkiye'deki teşvik politikalarına ilişkin uygulamalar incelenmiştir. Dördüncü bölümünde ise, Teşvik politikalarının 1980 sonrası Türkiye'nin dışa açılma sürecinde gelişimi değerlendirilmiştir. Ayrıca konuyla ilgili yeni turizm teşvik önerileri sunulmuştur.
Ankara ilindeki A ve C grubu seyahat acentelerinin düzenledikleri paket turların değerlendirilmesi
ANKARA İLİNDEKİ A VE C GRUBU SEYAHAT ACENTELERİNİN DÜZENLEDİKLERİ PAKET TURLARIN DE?ERLENDİRİLMESİ (ÖZET) Gelişmiş ülkelerde teknolojik gelişmelere paralel olarak boş zamanların artışı, gelir düzeyinin yükselişi, ulaşım ve kitle iletişim araçlarının gelişmesi insanları daha çok dinlenmeye, eğlenmeye yani seyahat etmeye yöneltmektedir. İnsanların bir kısmı kendi başlarına, bir kısmı da önceden planlanmış paket turları satın alarak tatile çıkmaktadırlar. Paket tur, bir seyahat için gerekli olan tüm hizmetlerin (ulaşım, konaklama, yeme-içme, çevre gezileri, alışveriş v.b.) bir araya getirilerek, tüketiciye tek bir fiyattan satılmasıdır. Ülkemizde paket tur düzenleme işini A ve C grubu seyahat acenteleri yapmaktadırlar. Araştırma konusunun amacı; Ankara'daki A ve C grubu seyahat acentelerinin düzenledikleri paket turların değerlendirmesini yapmak, tüketiciler tarafından yeterli ilgi görüp-görmediklerini tesbit etmek, bu konuda gerekli önerileri ortaya koymaktır. Bu doğrultuda literatür taraması yapılmıştır. Ankara'daki A ve C grubu seyahat acenteleri ile Ankara'da yaşayan tüketicilere anket uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen bazı sonuçlar şunlardır: - Tüketiciler için nitelikli tur düzenleyen seyahat acentelerinin sayısı azdır. - Seyahat acenteleri düzenledikleri turları, 2 ay gibi kısa bir sürede gerçekleştirmektedirler ve halka yeterince tanı tamam aktadırlar. - Organize turlara katılan kişilerin gelir durumları çok iyidir ve yaşları 25 ile 44 arasındadır. - Tüketicilerin organize turlara katılmamasının başlıca sebebi; bir gruba bağımlılığın olması gelmektedir.Elde edilen sonuçlara getirilen bazı öneriler ise şunlardır: Türkiye'de sadece tur düzenleme işini yürütecek tur operatörlüğünün kurulması gerekmektedir. Seyahat acenteleri tur hazırlarken tüketicilerin çeşitli j yönlerden ihtiyaç ve istekleri dikkate almak zorundadırlar. - Paket turların çeşitli yönleriyle tüketicilere tanıtılması gerekmektedir. - Düzenlenen paket turların etkin bir denetimi yapılmalıdır. - Dar bütçeli seyahat acentelerinin bir araya gelerek paket tur düzenleyen ortak bir şirket kurmaları gerekmektedir. Sonuç olarak; Türkiye'de iç turizmin sürekli olarak canlı tutulması için turizmin bütünleştiricisi olan paket turlara gereken önemin verilmesi şarttır. Bunun yanında tüketicilerde de paket tur bilincinin yerleştirilmesi sağlanmalıdır.
Türkiye`deki konaklama işletmelerinin kredi yeterliliğinin belirlenmesi: İMKB`da bir uygulama
ÖZET Risk müteşebbislerin ve yatırımcıların üzerinde en hassas bir şekilde durdukları, bunu ölçmenin ve kaçınmanın yollarını aradıkları en önemli konu olagelmiştir. Başlangıçta, getirilerin aritmetik ortalaması ve standart sapması ile ölçülmeye çalışılan risk, finansman alanındaki gelişmelere paralel olarak çok çeşitli ve kompleks modellerden oluşan teknik ve yöntemlerle belirlenmeye ve ölçülmeye başlanmıştır. Ancak, modern finans alanında ortaya çıkan bu teknikler ülkemizde kısıtlı bir uygulama alanı bulmuş, konaklama sektörü alanında çok az bir şekilde dikkate alınmıştır. Yapılan analizlerle literatürde önerilen risk ölçüm tekniklerinin konaklama sektörü için geçerli olup olmadığı test edilmiş, sektörle ilgili olarak literatürde yeterince ya da hiç işlenmemiş konular derinlemesine incelenmiştir. Araştırma toplam dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde öncelikle, konaklama işletmeleri ve işletmecilik faaliyetleri, tarihsel gelişimleri, özellikleri, sınıflandırılması ve turizm pazarlaması alanında ortaya çıkan yeni gelişmeler ve bu gelişmelerin konaklama işletmelerine olan etkileri incelenmiştir. Ayrıca, turizm sektörünün ihtiyaç duyduğu fon tahsisini yapacak olan bankalar sınıflandırılması, özellikleri, gelişme eğilimleri, bankacılıkta uluslararasılaşma ve rekabet konuları incelenmiştir. İkinci bölümde, kredi analizleri ve konaklama işletmelerinin kredilendirilmesinde kullanılan teknikler incelenmiştir. Konaklama işletmeleri dikkate alınarak geliştirilen değerlendirme teknikleri teorik ve uygulamalı çalışmalar dikkate alınarak açıklanmıştır. Üçüncü bölümde, risk kavramı ve çeşitleri konaklama işletmelerinin yapıları dikkate alınarak incelenmiş, ardından riskin ölçülmesi alanında finans literatüründe önerilen teknikler benzer özellikleri dikkate alınarak gruplandırılarak incelenmiştir. Son bölümde, araştırmanın hipotezi, test yöntem ve modelleri, araştırmanın varsayımları verildikten sonra analiz sonucunda ulaştığımız bulguların yorumlanması ve raporlanmasına ayrılmıştır. Yine bu bölümde, analiz sonucu ulaşılan bulgulara dayanılarak yapılan değerlendirmeler sunulmuş ve kullanılan kaynaklar verilmiştir.
Otel işletmelerinde stok yönetimi
ÖZET Bacasız-Dumansız Sanayi olarak tanımlanan Turizm, bir hizmet sektörü olarak, geleceği ülke kalkınmasına en çok katkı sağlayacak olan sektörlerden biri olarak, diğer sektör grupları içinde birinci sırada yerini almıştır. Otel işletmeleri, günün 24 saati, haftanın yedi günü faaliyet gösteren müşterilerinin ihtiyaçlarını zamanında karşılayan işletmelerdir. Müşterilerinin beklenti ve istekleri yeterince yerine getirilmelidir. Zamanında karşılanmayan veya yerine getirilmeyen beklenti ve istekler, işletmeler açısından olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Bunun önlenmesi, müşteri talebinin karşılanması ve her işletme faaliyeti için belli miktarda stok bulundurmak zorundadır. Stokların lüzumundan çok veya az bulundurulması işletmeye yük getirir. Bunu önlemenin en iyi yolu, uygun stok politikalarının tespit edilmesidir. Bu da stok yönetiminin gerekliliğini ve önemini ortaya koymaktadır. İşletme yöneticileri, faaliyetlerinde kullanılacak malzemeleri de rasyonel esaslara göre yönetmek zorundadırlar. Bunun için ayrı bir stok politikası uygulamalı ve bu işin takibini yapacak ayrı bir stok yönetimi oluşturmalıdır. Stok yönetimi, işletmelerde kârlılığı artırmak ve maliyetleri kontrol altına alabilmek için oluşturulması gereken bir bölümdür. Çünkü stok yönetimi, stok sisteminin etkin yürümesini sağlar. Stok yönetimi, işletme eğilimlerini bir bütün olarak ele alıp, stok düzeyle rini rasyonel bir biçimde çözümler. Stok yönetimi ekonomik dalgalanmaların yaşandığı bir ortamda sağlıklı kararların alınmasını ve stokların ekonomik kullanılmasını sağlar. Stoklar, gelecekte beklenen talebi karşılamak için şu an atıl kalan kıt kaynakları ifade eder.Turizm sektöründe faaliyet gösteren işletmeler; etkin bir stok yönetimi ve kontrolü yapmalı, işletmede bir stok yönetimi departmanı kurularak, stok yönetimi faaliyetleri tek elden organize edilmelidir. Stoklarla ilgili görev ve sorumluluklar daha net ve açık belirlenmelidir. Stok yönetiminin sağlayacağı bilgiler, işletme yönetimine daha net kararların ve yeni yatuırnlann yapılabil mesi için en uygun stok miktanmn belirlenmesinde büyük oranda fayda sağlayacağı inancındayız. Böylece işletme gelirleri işletmenin gelişmesi ve büyütülmesinde kullanılabilecek turizm sektörüne, ülkemize daha çok katkı sağlanabilecektir.
Türkiye'de yat turizminin geliştirilmesine yönelik bir model önerisi
Türkiye'de yeni bir turizm çeşidi olarak ortaya çıkan, eldeki imkanların iyi kullanamamasından ve sektörün tam anlaşamamasından dolayı önemi henüz kavranamamış olan yat turizmi çalışmamızın konusunu oluşturmaktadır. Ülkemizin sahip olduğu yat turizm potansiyelinden hareketle yat turizminin sorunlarına çözüm aranması, Türkiye'yi daha gerçekçi ve olumlu sonuçlara götürecektir. Bu yaklaşımdan hareketle Türkiye için yat turizmini önemli kılacak ve sorunlarının azaltılmasına olanak verecek " Türkiye'de yat turizmini geliştirme önerileri " çalışmamızın ana amacını oluşturmaktadır. Bu amaç doğrultusunda çalışmanın kapsamı; yat turizmi ile ilgili kavramlar ve bu sektörün ülkeler için önemi, Türkiye'de yat turizminin oluşmasına imkan sağlayan potansiyel faktörlerinin incelenmesi ve ülkemiz yat limanlarına uygulan anket çalışması sonucunda ulaşılan bulgulardan oluşmaktadır. Yaptığımız çalışmada ülkemiz yat turizminin sorunları; alt yapı, çevre, eğitim, tanıtma ve pazarlama ve mevzuat olmak üzere beş ana grupta toplandığı saptanmış ve sorunların en asgari düzeye indirgenmesine ve çözüm aşamalarına yönelik önerilere yer verilmiştir.
Azerbaycan'ın güney bölgesinin (Lenkeran bölgesi) turizm arz olanakları ve halkın turizme bakış açısı
Bu çalışmada genel olarak Azerbaycan turizminin durumu geçmiş yıllardan bugüne ele alınarak incelenmiş ve turizmin geliştirilmesi konusunda yapılabilecekler üzerinde durulmuştur. Özellikle son zamanlarda turizm konusunda ilgi çekmeye başlayan Azerbaycan'ın Güney bölgesinin turizm potansiyeli ortaya konulmaya çalışılırken turizmin gelişmeye başlaması ile birlikte turistlere ve turizme karşı hoşgörülü davranan halkın turizmin uzun dönemde sağlayabileceği faydaya ilişkin olarak düşüncelerini de ölçmeye ve bakış açılarını anlamaya yönelik bir adım atılmaya çalışılmıştır. Tezin uygulama bölümünde uzun yıllardır turizmle iç içe olan ancak ülke genelinde yaşanan sıkıntılar dolayısıyla son 20 yıldan fazla turizmden uzak kalan ve genel turistik yapısı nedeniyle yakın geçmişte hem hükümet hem de yatırımcılar tarafından ilgi odağı haline gelen Lenkaran bölgesi seçilmiştir. Söz konusu bölge doğal özellikleri, iklimi ve tarihsel gelişimi açısından ele alınırken, turizm arzı ve talebi geçmiş ve günümüz Lenkaran Bölgesi karşılaştırması sonucunda irdelenmeye çalışılmıştır. Araştırma bulguları, SPSS yazılımının kullanımı ile elde edilmiş ve hipotez testleri de bu doğrultuda test edilmiştir.Çalışma uzun yıllar boyunca turizm olgusundan uzak kalan Lenkaran halkı ve doğal çevresi üzerinde turizmin yaratabileceği doğal, ekonomik, Sosyo-kültürel etkileri, Lenkaran yerel halkının turizme bakış açısını, turizmin gelişiminden beklentilerini ve nasıl bir gelişim istediklerini anlamayı amaçlamıştır. Araştırma bulguları sonucunda turizmden elde edilen gelirin Lenkaran halkı tarafından önemli bir gelir kaynağı olarak algılanmadığı görülmektedir. Buna rağmen halkın turizme olumlu yaklaştığı, ekonomik beklentilerini turizm sayesinde karşılayabileceklerini düşündükleri ortaya çıkmıştır.Anahtar Kelimeler: Azerbaycan'da Turizm, Turistik Arz, Lenkeran Bölgesi.
Yiyecek içecek işletmelerinde ISO 22000 Gıda Güvenliği Yönetim Sisteminin uygulanabilirliği: İzmir ili örneği
Yiyecek-içecek işletmeleri günümüzde sadece yiyecek ve içecek üretimini ve servisini yapmakla kalmamakta, aynı zamanda bu hizmeti bir sisteme ve standarda göre yapmaya çalışmaktadırlar. Her sektörde olduğu gibi yiyecek-içecek sektöründe de pazardaki rekabetin hızla arttığı görülmektedir. Rekabetin yanında, tüketicilerin bilinçli ve seçici olmaları, kaliteyi ve güvenli gıda tüketmeyi daha da ön plana çıkartmaktadır. Bundan dolayıdır ki geçtiğimiz yıllarda yiyecek-içecek işletmeleri güvenli gıda üretmek için, ISO 9001 ve TS 13001 HACCP (Kritik Kontrol Noktalarındaki Tehlike Analizi) sistemlerini uygulamaktaydılar. Fakat 2005 yılından itibaren bazı yiyecek-içecek işletmeleri, güvenli gıda üretimi için uluslararası standart örgütünün belirlemiş olduğu, ISO 22000 Gıda Güvenli Yönetim Sistemini (GGYS) uygulamaya başlamış olup halen devam etmektedirler. Günümüzde bu sistemin ciddiyetini anlayan birçok işletme de ISO 22000 GGYS belgesini almayı planlamaktadır.İzmir' de faaliyet gösteren ve ISO 22000 GGYS belgesine sahip olan yiyecek-içecek işletmelerine yönelik yürütülen bu çalışmanın amacı; ISO 22000 GGYS standartlarının uygulanabilirliğini analiz etmektir. Çalışmanın araştırma bölümü için, İzmir' de faaliyet gösteren ve ISO 22000 GGYS belgesine sahip 8 yiyecek-içecek işletmesinin kalite ve hijyen sorumluları ile önceden belirlenmiş olan sorular (yarı yapılandırılmış görüşme) kullanılarak, yüz yüze görüşme yapılıp ve sorumluların fikirleri alınmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir.Araştırma sonucunda, katılımcı işletmelerin ISO 22000 GGYS'nin uygulanması konusunda minör veya majör sorunlar yaşadıkları ortaya çıkmıştır. Sorunların çözümü için, işletme yönetiminin öncelikle ISO 22000 GGYS'ne inanması gerekmektedir. Sonrasında da gerekli kaynakları yaratarak (depolar, mutfak alanı, eğitim, personel vb.) ihtiyaç duyulan yapıyı kurduğu takdirde bu sisteminin rahatlıkla uygulanabildiği görülmektedir.Anahtar kelimeler: Yiyecek-İçecek İşletmesi, Güvenli Gıda, ISO 22000 GGYS.
Konaklama işletmelerinde otantik liderlik ve öz yeterlilik arasındaki ilişkinin analizi
Çalışmanın temel amacı, iş turizmine yönelik faaliyet gösteren şehir otellerinde ve tatil turizmi için çalışan resort otellerde otantik liderlik ve öz yeterlilik arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Ayrıca çalışma kapsamında işgörenlerin yaş gruplarına, cinsiyetlerine ve çalıştıkları otel türlerine göre otantik liderlik algılarında farklılıklar olup olmadığını da belirlemek amaçlanmaktadır. Çalışmada öncelikle yazın taraması yapılmıştır. Otantik liderlik ile ilgili olarak Türkiye'de sadece üç çalışma yapılmış olması ve bu çalışmalarda Otantik Liderlik Ölçeği'nden yararlanılmamış olması yapılan bu çalışma ile ölçeğin Türkçeye uyarlanmasına da imkan sağlamıştır. Araştırmanın evrenini, İzmir il merkezinde ve Çeşme ilçesinde faaliyet gösteren beş yıldızlı konaklama işletmeleri oluşturmaktadır. Yapılandırılmış anket tekniği ile elde edilen veriler doğrultusunda, öncelikle tanımlayıcı istatistikler yapılmıştır. Otantik Liderlik Ölçeği, Türkiye'de ilk defa uygulandığı için ölçeğin geçerliliğini belirlemek amacıyla açıklayıcı faktör analizi ile birlikte doğrulayıcı faktör analizi gerçekleştirilmiştir. Doğrulayıcı faktör analizi sonuçlarının açıklayıcı faktör analizi sonuçlarını desteklediği ve ölçeğin ahlaklı davranış, şeffaflık, bireysel farkındalık ve dengeli davranış olmak üzere toplam dört boyuttan ve 16 ifadeden oluştuğu belirlenmiştir. Tanımlayıcı istatistiklerden sonra faktöriyel ANOVA ve faktöriyel ANCOVA testi yapılarak hipotez testleri gerçekleştirilmiştir. Faktöriyel ANCOVA testinde kovaryant olarak öz yeterlilik kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, hem şehir otellerinde çalışan işgörenler hem de resort otellerde çalışan işgörenler, yöneticilerinin davranışlarını otantik liderlik kapsamında değerlendirirken yöneticilerinin öz yeterliliklerinden etkilenmemektedirler. İş turizmine yönelik faaliyet gösteren şehir otellerinde çalışan işgörenler, tatil turizmine yönelik faaliyet gösteren resort otellerde çalışan işgörenlere göre otantik liderliğe daha olumlu yaklaşım göstermektedirler. Hem şehir otellerinde hem de resort otellerde kadın işgörenler, erkek işgörenlere göre otantik liderliği daha olumlu değerlendirmektedirler. Ayrıca araştırmaya katılan kadın ve erkeklerin yaş gruplarındaki etkileşime bağlı olarak 25 ve altı yaş grubundaki kadın işgörenlerin, aynı yaş grubundaki erkek işgörenlere göre otantik liderliği daha olumlu olarak algıladıkları belirlenmiştir.
Mükemmeliyetçiliğin iş performansına etkisi : İstanbul ili uluslararası zincir otel işletmelerinde çalışan orta kademe mutfak yöneticileri üzerine bir araştırma
Bu çalışmanın amacı, orta kademe mutfak yöneticileri örnekleminde, mükemmeliyetçilik ve iş performansı arasındaki etkileşimi incelemektir. Mutfak örgütlerinde çalışan orta kademe yöneticilerin iş yaşamında kendilerini yeterli görmeme, kendilerine yüksek standartlar belirleme, başkalarına yönelik mükemmeliyetçi tutumlar ile başkalarında dayatılan mükemmeliyetçi tutumların bireysel iş performanslarını etkilediği varsayılarak ortaya çıkarılan hipotezler, yazında yapılan çalışmalarla desteklenmiş ve analiz edilmiştir.Mükemmeliyetçilik ve iş performansı, psikoloji bilimi araştırmacılarının son yıllarda üzerinde çok fazla ve nitelikli çalışmalar ile ortaya koyduğu çok boyutlu bir kavramLARdır. Ancak mükemmeliyetçiliğin çalışma yaşamında yarattığı etkilerin araştırılmasına yönelik çalışmalar oldukça azdır. Bu çalışma mükemmeliyeçiliğin iş yaşamında ve iş performansında etkili olduğu varsayımına dayanarak turizm işletmeciliği ve yönetim alanlarında ilk olma özelliğini taşımaktadır.Sosyal psikoloji ve örgütsel davranış araştırmacıları tarafında sıklıkla irdelenen bireysel iş performansı kavramı ile mükemmeliyetçilik olgusu arasındaki etkileşimler Türkiye şartlarında irdelenmiştir. Yargısal örnekleme ve anket yönetiminin kullanıldığı çalışma otel örgütlerinde çalışan orta kademe mutfak yöneticileri örnekleminde uygulanmıştır.Çalışmanın en önemli bulgusu ?mükemmeliyetçi beklentiler? adı altında yeni bir faktöre ulaşılmış olmasıdır. Çalışmanın sonıucunda, orta kademe mutfak yöneticilerinin mükemmeliyeçilik beklentileri ve başkalarına yönelik mükemmeliyetçiliklerinin görev ve kurumsal performansları üzerinde olumlu etkileri olduğu ancak değişkenlerin arasındaki etkileşimin düşük olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Bulgular bu bağlamda çalışmanın sonunda tartışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Mükemmeliyetçilik, İş Performansı, Mutfak Yöneticileri
Turistik ürün pazarlamasında marka imajının rolü ve bölgesel marka imajı yaratma
Turizmde destinasyon markalaşması son dönemlerde turizm araştırmacıları ve destinasyon pazarlamacıları arasında popülerlik kazanmaya başlayan bir kavramdır. Yerel örgütlerin ve destinasyon pazarlama yöneticilerinin de önemli katkıları ile turizm destinasyonları turizm pazarlarında daha fazla rekabet avantajına sahip olmak için güçlü birer marka adı ve imajı oluşturma çabasındadırlar. Turizm destinasyonlarının markalaşması farklı ürün özellikleri ve unsurları nedeniyle geleneksel ürün ve hizmetlerin markalaşmasından oldukça farklıdır. Destinasyon markalaşması öncelikle coğrafi bir mekânın markalaşması, daha sonra da mevcut ve potansiyel ziyaretçilere güçlü bir marka şemsiyesi altında sunulmak amacıyla bir araya getirilen çok sayıda kamusal ve özel mal, hizmet ve diğer turistik çekim unsurlarının uygun bir bileşiminin markalaşması anlamına gelir. Bu çalışmanın da başlıca amacı bir turizm destinasyonu olarak Çeşme?nin marka oluşturma sürecini etkileyen talep yönlü faktörlerin belirlenmesidir. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır; birinci bölümde genel olarak turizmde destinasyon pazarlaması kuramsal açıdan incelenmiş ve destinasyon pazarlamasının önemi vurgulanmıştır. İkinci bölüm genel markalaşma yaklaşımı altında turistik ürün markalaşması, turizmde destinasyon markalaşması ve markalaşma süreçlerine yer vermektedir. Üçüncü bölüm çalışmanın araştırma ve uygulama kısmıdır ve bu bölümde destinasyon ziyaretçilerinden sağlanan verilerin analizi sonucu elde edilen bulgular yer almaktadır. Verilerin analizi için Yapısal Eşitlik Modellemesi kullanılmıştır. Araştırmanın temel bulguları, Çeşme?nin markalaşma sürecinde temel ziyaretçi motivasyonları, çekme ve itme faktörleri ile ziyaretçilerin destinasyon kimliği algısının uzun dönemli marka bağlılığı yaratmayı sağlayacak olan markalaşma konusunda önemli bir role sahip olduğunu göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Destinasyon, Pazarlama, Markalaşma, Müşteri Sadakati, Marka Kimliği.
Y kuşağının internet üzerinden turizm ürünü satın alma alışkanlıkları üzerine bir araştırma
İnternet kullanım yaşının düştüğü ve kullanım oranlarının gittikçe arttığı günümüzde; eğitim, medeni durum, meslek, aylık gelir ve statü gibi pek çok etken kişilerin internet kullanımını etkilemektedir. Yaklaşık olarak aynı yıllarda doğmuş ve aynı dönemin sorumluluklarını yüklenmiş kişiler topluluğuna kuşak denmektedir. Günümüzde 1950?li yıllardan itibaren farklı kuşak kavramları ortaya atılmıştır ve her kuşağın kendine has özellikleri bulunmaktadır. Bu kuşakların karakteristik özellikleri ile birlikte ilgi alanları, beklentileri, iş hayatları gibi pek çok açıdan karşılaştırması yapılarak, internet üzerinden alışveriş yapma alışkanlıklarının irdelenmesi, müşteri beklentilerini karşılamak açısından işletmeler için önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı; son yıllarda yaşanan teknolojik gelişmelerin internet üzerinden turizm ürünü satın almalarına etkisi ile özellikle 17-34 yaş aralığındaki kişilerden oluşan Y kuşağının internet kullanarak turizm ürünü satın alma alışkanlıklarını değerlendirmektir. Anahtar Kelimeler: Bilgi ve İletişim Teknolojileri, Ağ ekonomisi, E-Ticaret, İnternet, Kuşak, Y Kuşağı, Web Sitesi.
Turizm destinasyonlarının rekabet gücünün artırılmasında stratejik destinasyon yönetimi: Çeşme Alaçatı destinasyonu üzerine bir uygulama
Bu çalışmanın amacı destinasyon yönetiminin stratejik olarak ele alınması gerektiği ve ülkesel ölçekte destinasyonların rekabet gücünü belirlemeye yönelik olarak Dwyer ve Kim?in modelinde yer alan faktörlerin yerel ölçeğe uyarlanması ve stratejik destinasyon yönetimine göre bir modelin oluşturulmasıdır. Çalışmanın birinci bölümünde literatür taraması yapılarak strateji kavramı ve stratejik yönetim süreci incelenmiştir. İkinci bölümde destinasyon yönetimi ile ilgili literatür taranarak stratejik destinasyon yönetimi şeklinde ele alınmıştır. Ayrıca ikinci bölümde litaretürde yer alan rekabet gücünü etkileyen unsurları belirlemeye yönelik çalışmalara yer verilmiştir. Üçüncü bölümde Alaçatı destinasyonun rekabet gücünü belirlemeye yönelik araştırma kapsamında 110 konaklama işletmesi yöneticisi ya da çalışanı, 45 yiyecek içecek işletmesi yöneticisi ya da çalışanı, 8 sörf okulu yöneticisi ya da çalışanından oluşan 163 turizm tesisi ile 11 yerel yönetim yönetici ya da çalışanı, 28 kamu kurumu yöneticisi ya da çalışanı, 10 akademisyen ve 245 öğrenciden oluşan toplam 457 kişi ile yüz yüze görüşülerek anket yapılarak elde edilen bulgulara yer verilmiştir. Ayrıca üçüncü bölümde Alaçatı destinasyonunun arz yönlü paydaşlar açısından rekabet gücünü belirlemekle birlikte, çalışmanın amacına uygun olarak stratejik destinasyon yönetimine ilişkin oluşturulan model doğrulayıcı faktör analizi ile test edilmiştir. Literatürde yer alan modelde her ne kadar doğal ve kültürel kaynaklar, yapay kaynaklar, destek kaynakları, durumsal koşullar ve talep koşulları ile birlikte altıncı bir faktör olarak ele alınan stratejik destinasyon yönetiminin, oluşturulan modele göre diğer faktörleri etkileyen bağımsız bir faktör olarak ele alınması gerektiği sonucu çıkmıştır. Son olarak çalışmada elde edilen bulgulara göre sonuç ve önerilere yer verilmiştir. Bu bölümde elde edilen bulgulara göre Alaçatı destinasyonunun rekabet gücünün yüksek olduğunu ancak stratejik olarak destinasyonun yönetilmesi gerektiği ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Stratejik Yönetim, Rekabet Gücünü Etkileyen Faktörler, Stratejik Destinasyon Yönetimi, Rekabet Modelleri.
Otel işletmelerinde entelektüel sermaye ve örgüt performansı ilişkisi: Akdeniz bölgesindeki dört ve beş yıldızlı otel işletmelerinde bir araştırma
Turizm, sağladığı ekonomik getiriler ve istihdama katkısı ile ülkemiz açısından son derece önemli bir sektördür. Entelektüel sermaye de hem bilimsel yazında hem de iş dünyasında son yıllarda önemi gittikçe artan bir kavram olarak ön plana çıkmaktadır. Bu yüzden, insan odaklı hizmet anlayışının aralıksız sürdüğü otel işletmeleri açısından entelektüel sermayenin önemi her geçen gün artmaktadır. Bu çalışmanın temel amacı, otel işletmelerinde entelektüel sermaye ve örgüt performansı ilişkisini Akdeniz bölgesinde faaliyet gösteren dört ve beş yıldızlı otel işletmelerinin yöneticilerinden toplanan veriler ile incelemektir. Çalışmada öncelikle yazın taraması yapılmıştır. Yerli ve yabancı yazında yer alan bilgiler ışığında çalışmanın ilk iki bölümü oluşturulduktan sonra yapılandırılmış anket tekniği ile elde edilen verilere SPSS 18.0 programı yardımıyla tanımlayıcı istatistikler uygulanmıştır. Daha sonra veriler LISREL 8.8 programı kullanılarak çok değişkenli istatistik yöntemlerinden Yapısal Eşitlik Modeli ile analiz edilmiştir. Entelektüel sermaye ve örgüt performansı ilişkisi, entelektüel sermayenin sahip olduğu unsurlar yardımıyla derinlemesine incelenmiştir. Araştırmanın son bölümünde değişkenler arasında doğrudan ve aracılık ilişkilerini içeren modeller önerilmiş ve hipotezler ile modeller test edilmiştir.
Seyahat acentelerinde ilişki pazarlaması: İzmir ilinde bir uygulama
İlişki pazarlaması, müşterilerle iyi ilişkiler kurmak, bu ilişkileri ömür boyu değer olgusu ile sürdürmek ve arttırmaktır. Müşterilerin küçük olumsuzluklardan dahi çok çabuk etkilenebilecekleri göz önünde bulundurularak özellikle seyahat acentelerinin müşteri değeri yaratma ve müşteri memnuniyeti sağlama konularına önem vermeleri gerekmektedir. Müşterileriyle uzun vadeli ilişkiler oluşturmayı başarabilen seyahat acentelerinin rakiplerine göre daha iyi bir konumda olacakları söylenebilir. Bu çalışmanın temel amacı, literatürdeki çalışmalar kapsamında ilişki pazarlaması yaklaşımının incelenmesidir. Bu çalışma, ilişki pazarlaması uygulamalarının seyahat acentelerindeki sonuçlarına göre değerlendirilmesi açısından, sektöre sağlayacağı katkısı nedeniyle önemlidir. Alan araştırmasına dayalı bu çalışmada, İzmir ili merkez ilçelerinde bulunan A grubu seyahat acentelerine tam sayım yöntemi esas alınarak anket uygulaması yapılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, araştırma kapsamındaki 146 seyahat acentesinin ilişki pazarlaması faaliyetlerini uyguladıkları ve bu uygulamaların müşteri değeri yaratması açısından etkili sonuçlar gösterdiği saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: İlişki Pazarlaması, Seyahat Acentesi, Müşteri Değeri, Müşteri İlişkileri.
Bilgi yönetiminde liderlerin rolü: İzmir ve çevresindeki dört ve beş yıldızlı otellerde bir araştırma
Bilgi yönetimi; örgüt içinde bilginin paylaşılması, yaygınlaştırılması ve kullanılmasını yöneten, bilgiyi oluşturan ve yerleştiren bir süreçtir. Bilgi yönetimi, örgütlerin değişen koşullara uyum sağlamasını ve rakiplerine kıyasla rekabet güçlerini arttırmasını da içermektedir. Bu bağlamda konaklama işletmelerinin bilgi yönetimi uygulamaları ile çalışanlar, müşteri tercihleri ve hizmet prosedürleri hakkında doğru ve yeterli bilgiyi sağlamak yoluyla rekabet üstünlüğü elde etmeleri kolaylaşmaktadır. Diğer bir deyişle, bilgi yönetimi kavramının konaklama işletmelerinde uygulanması ile müşteriye sunulan hizmetin kalitesi ve örgütsel performans ve etkinliği artacaktır.Bilgi yönetiminden beklenen performans artışı, bilgilerin basitçe veri tabanında saklanmasından daha fazlasını gerektirmektedir. Söz konusu yararın gerçekleşebilmesi için, bilginin örgüt içinde dolaşabileceği ve performansı arttırabileceği yolların yaratılması ve bilgiden en etkin şekilde yararlanılması gerekmektedir.Bu doğrultuda konaklama işletmelerinin bilgi yönetimi uygulamalarına ve öncelikle örgütün bilgi varlıklarını harekete geçirerek bilgiden yarar sağlayabilecek liderlere ihtiyaçları vardır. Bilgi yönetiminde konaklama işletmelerinin başarısı, liderlerin değişime ayak uydurabilmeleri ve aynı zamanda liderlik özelliklerine sahip olmaları ile mümkün olabilmektedir.Bu araştırmanın teorik bölümünde, bilgi yönetiminde liderliğin rolleri ve önemi incelenmekte bu bağlamda konaklama işletmelerinde bilgi yönetiminin başarı ile uygulanmasında kullanılan yöntemler, liderlerin rolleri ve yetenekleri ile bilgi yönetiminin işletmeye sağlayabileceği yararlar ve birbirleri arasındaki ilişkiler üzerinde durulmaktadır.Uygulama bölümünde ise, İzmir ve çevresindeki dört ve beş yıldızlı konaklama işletmelerinde bilgi yönetimine nasıl bakıldığı ve bilgi yönetimi sürecinde liderlik rolleri ele alınmıştır. Bu bağlamda tartışma, sonuç ve öneriler bölümünde konaklama işletmelerinin bilgi yönetimi uygulamasını başarıyla nasıl uygulayabilecekleri ile değişkenler arasındaki ilişkiler yorumlanarak araştırma soruları irdelenmiştir.Yapılan analizler sonucunda, liderlerin örgüt içinde bilginin kullanımını ve paylaşımını kolaylaştırdıkları, bilgi yönetiminin sürdürülmesi ve uygulamasını destekledikleri sürece örgütlerde bilgi yönetiminin başarıya ulaşma olasılığının yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca bilgi yönetiminin sürdürülmesi ve desteklenmesinin hem çalışanların performanslarını
Ziyaretçilerin etkinliklere katılım güdülerinin etkinlik türüne göre karşılaştırılması: İzmir ili örneği
Turizm disiplininde son dönemde etkinlik yönetimi üzerine çok sayıda çalışma yapılmaktadır (Getz, 2000, 2008; Harris ve diğerleri, 2001; Hede ve diğerleri, 2002, 2003; Sherwood, 2007). Bu husus, özellikle etkinliklere katılan bireylerin ve etkinliklerin gerçekleştiği turistik çekim merkezlerinin araştırmacıların ilgi odağı olduğunun göstergesidir. Kaldı ki söz konusu alanda yapılan uluslararası araştırmalar özellikle etkinliklerin yönetiminin sağlıklı olabilmesi için etkinliğe katılan bireylerin güdülerinin de belirleyici rol üstlendiğini işaret etmektedir (Backman ve diğerleri, 1995; Chang, 2006; Crompton ve Mackay, 1997; Formica ve Uysal, 1996, 1998; Lee, 2000; Lee ve diğerleri, 2004; McMorland ve MacTaggart, 2008; Mohr ve diğerleri, 1993; Schneider ve Backman, 1996; Scott, 1996; Uysal ve diğerleri, 1993). Buradan hareketle yapılan araştırmalar turist davranışlarını değerlendirme konusuna farklı bakış açıları yansıtan bazı yaklaşımlar ile gündeme gelmektedir. Turist davranışının irdelenmesi turist özelliklerinin daha iyi anlaşılmasına, turistik faaliyet ve hizmetlerin de buna bağlı olarak daha etkin şekilde gerçekleştirilmesine olanak sağlamaktadır.Güdülemenin temeline inilerek öneminin anlaşılması, turizm açısından güdülemenin değerlendirilmesi etkinlik turizmi ve yönetimi açısından son derece önem arz etmektedir. Etkinliklere katılan ziyaretçilerin etkinliklere katılım güdülerinin araştırılması, araştırmalar sonucunda ziyaretçilerin demografik özelliklerinin ve katılım güdülerinin bölümlendirilmesi, etkinliklerin planlanması ve pazarlanması açısından önemli bir katkı sağlamaktadır.İzmir, doğal ve tarihi güzellikleri, ılıman iklimi açısından en önemli potansiyele sahip turizm merkezlerinden birisidir. Özellikle sahip olduğu doğal ve tarihi değerleri açısından değerlendirildiğinde her yıl yerli ve yabancı turistlerin ziyaretine sahne olduğu, çeşitli etkinlikler ile gündeme geldiği görülmektedir. Yıllardır İzmir ile özdeşleşen İzmir Enternasyonal Fuarı bunlardan sadece birisidir. Çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapan İzmir'de söz konusu etkinliklerin farklı kesimlerden ve farklı özellikte bireylere hitap ettiği de gerçektir.Bu çalışmanın amacı İzmir'de etkinliklere katılan bireylerin güdülerini etkinlik türüne göre sınıflandırmak olarak belirlenmiş olup alt amacı İzmir'de yapılan etkinlik turizmine ışık tutmak, etkinliklere katılan bireylerin güdülerini irdeleyerek İzmir'in söz konusu güdülere yanıt verme potansiyelini de ayrıca analiz etmektir. Bu doğrultuda araştırmanın alana etkisi, etkinlik turizminde faaliyet gösteren profesyonel sektör temsilcilerine ve yerel yönetimlere etkinlik turizmini planlı şekilde geliştirmek, gelişim konusunda yaşanan birtakım sorunların çözümüne kavuşmasını sağlamak ve gelecek yıllarda İzmir'i ulusal ve uluslar arası alanda etkinlik turizminin önemli bir merkezi haline getirmek için fikir vermek olacaktır.Araştırmanın yöntemi nicel araştırma yöntemi olarak belirlenmiştir. Araştırmanın evrenini etkinlik turizmine katılan bireyler oluşturmakta ve örneklem de İzmir'de çeşitli etkinliklerde yer alan bireylerin rastlantısal olarak seçilmesi ile belirlenmektedir. Araştırma verileri SPSS ile analiz edilerek, bulgular yazında yer alan diğer araştırmalar ile karşılaştırılarak yorumlanmaktadır. Söz konusu araştırma yazında özellikle İzmir ilinde gerçekleştirilmesi ve farklı etkinliklere katılan bireylerin güdülerinin karşılaştırılması açısından özgün olup, İzmir'in turizm planlaması ve pazarlanmasında görev alan bireylere fikir vermesi açısından da sektöre katkıda bulunacaktır. Diğer bir deyişle, etkinliklere katılım güdülerinin İzmir'e ve İzmir'de yapılan etkinlik turizmine ekonomik, sosyal ve kültürel katkıları konusunda yapılacak araştırmalara örnek bir araştırma niteliği taşıması bakımından yazına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Sosyolojik açıdan turizm gelişimi ile otantiklik olgusu arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi: Mardin örneği
Turizm günümüzde ulaştığı evrensel boyutlar ve kapsadığı psiko-sosyolojik, sosyokültürel ve ekonomik faktörler nedeni ile devamlı ve önemli bir sektör olma özelliği taşımaktadır. Turizm sektöründeki bu gelişmelerin etkisi kültürlerin ve çekim merkezlerinin otantikliği üzerine söylemleri de beraberinde getirmektedir.Bu araştırmada, Mardin il merkezi ve Midyat ilçe merkezi sınırları içerisinde bulunan otantik söylemi üreten turizm işletmeleri çalışanları, bu söylem ve turizm sektörü üzerine çalışmaları bulunan idari ve yerel yönetim, bazı oda birlikleri ve sivil toplum kuruluşları, Mardin kenti ve kültürü üzerine çalışmış olan toplum bilimcilerin görüşleri ışığında Mardin ilinde turizm gelişiminin otantisite üzerindeki etkisi ele alınmıştır.Bulgular Mardin ili için turizm sektörünün gelişme kaydedeceğini ve bu gelişmeyi ?ötekine, otantik olana, farklı olana arayışta? ön plana çıkaracağını göstermektedir. Ancak bu hareketliliğin gelişim süreciyle birlikte endüstriyel amaçlarla üretimi ve kitlevi bir hareket kazanmaya doğru ilerlemesi turistin Mardin'de ilk aradığı şey dışında sektörün ürettiği otantiklik ile karşılaşmasına neden olmaktadır.
Otel işletmelerinde e-pazarlama: Astana (Kazakistan)'daki dört ve beş yıldızlı otel işletmeleri üzerine bir araştırma
ÖZETYüksek Lisans TeziOtel İşletmelerinde E-Pazarlama: Astana (Kazakistan)'daki Dört ve Beş Yıldızlı Otel İşletmeleri Üzerine Bir Araştırmaİrina BANDURİNADokuz Eylül ÜniversitesiSosyal Bilimler EnstitüsüTurizm İşletmeciliği Anabilim DalıTurizm İşletmeciliği ProgramıGünümüzde bilgi ve iletişim teknolojisinin gelişmesi ile birlikte otel işletmelerinin pazarlama stratejileri de paralel olarak değişime uğramıştır. Otellerin rekabet politikası e-pazarlamaya yönelik olarak değişmiş ve küreselleşen dünyaya uyum sağlamıştır. Bilgi teknolojileri ve internet, modern otel işletmelerinin gelişmesi için yeni e-ürünleri yaratma, e-iletişim ağı kurma, e-dağıtım kanalları kullanma ve e-pazarlama tekniklerini uygulama gibi fırsatlara olanak sağlamaktadır. Ancak, rekabetin artması ve devamlı değişen pazar şartlarında faaliyet gösteren modern otel işletmeleri için temel pazarlama ve e-pazarlama etkinliklerinin bileşimini uygulamak çok büyük önem göstermektedir.Bu çalışma, Astana'da bulunan 15 tane dört ve beş yıldızlı otel işletmesi üzerine yapılmıştır. Araştırmayı gerçekleştirmek için veri toplama tekniği olarak yarı-yapılandırılmış mülakat yöntemi gerçekleştirilmiştir. Otel işletmelerinin pazarlama müdürleri ve pazarlama sorumluları ile mülakat yöntemi ile elde edilen verilere içerik analizi yapılmış ve literatür araştırması sonuçları ile karşılaştırılmıştır.Yapılan araştırmanın sonuçları, Astana'daki otel işletmelerinin çoğunun geleneksel pazarlama yöntemleri yanında, e-pazarlama araçlarını da kullanmaya başladıklarını, henüz e-pazarlamayı çok aktif olarak kullanmayan birkaç otel işletmesinin ise e-pazarlama araçlarını daha fazla kullanmak üzere yatırım ve araştırmalarda bulunduğunu göstermiştir. Görüşülen otel yöneticilerinin e-pazarlama araç ve yöntemlerini kullanma ve yenilikleri araştırma konusunda istekli oldukları da gözlemlenmiştir. Ülkede turizm sektörünün giderek büyümesi ve otel işletmelerinin sayısının artması, e-pazarlamanın artık kaçınılmaz olduğunu göstermekte, özellikle uluslararası pazarlarda rekabet edebilmek için, web sitesi geliştirilmesinden e-dağıtım kanallarının kullanılmasına kadar pekçok e-pazarlama aracının kullanılmasını bir zorunluluk haline getirmektedir. Sektördeki işletmelerin e-pazarlama araçlarını kullanmasının, Kazakistan turizm ve konaklama sektörünün olumlu gelişimine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.Anahtar Kelimeler: Otel işletmeleri, e-pazarlama, e-ürün, e-pazarlama araçları, Astana, Kazakistan.
Turistlerin beklenti ve deneyimleme kalitesinin tavsiye etme kararına etkisi:Müze ziyaretçileri üzerine bir araştırma
Dünyada kültür turizminin yükselen bir değer haline gelmesiyle birlikte ülke, bölge ve destinasyonlar dünya turizm pastasından hedefledikleri payı elde edebilmek adına turizmin kültür ayağına daha sık vurgu yapmaya başlamışlardır. Kültürel çekim unsurları içerisinde yer alan müzeler, kültür turizmi pazarının en geniş dilimini (segment) oluşturması nedeniyle büyük bir önem arz etmektedirler. Müzeler, hem diğer kültürel çekim unsurları ile hem de kendi aralarında yoğun bir rekabet içerisinde bulunmaktadır. Dolayısıyla müze ziyareti yapan turistlerin memnuniyet düzeylerinin artırılması ve bunun sonucunda tavsiye etme davranışında bulunmaları, müzelerin hayatta kalabilmeleri açısından büyük önem teşkil etmektedir. Bu çalışmanın amacı bütüncül ve dinamik bir müze turisti davranış modeli oluşturarak, müze yöneticilerinin, planlamacılarının ve müzelerin pazarlanmasından sorumlu yetkililerin müze turisti davranışını daha iyi anlamalarına yardımcı olmaktır.Topkapı Sarayı Müzesi?ni ziyaret eden yabancı turistlerin katılımı ile gerçekleştirilen bu araştırmada, pilot çalışma için 100, ana çalışma için ise 588yabancı turistten bilgi toplanmıştır. Tesadüfi olmayan örnekleme yöntemlerinden kolayda örnekleme yönteminin tercih edildiği çalışmada, veri analizi aşamasının ilk ayağı olarak yabancı turistlerin sosyo-demografik özellikleri incelenmiştir. Daha sonra analize dahil edilecek soruların tespit edilmesi amacıyla madde analizi uygulanmıştır. Son olarak yapısal eşitlik vmodellemesi kapsamında doğrulayıcı faktör analizi ve yol analizi sonuçlarına yer verilmiştir.Uyum iyiliği ölçütlerinin istenilen seviyede olduğu araştırma modeli kapsamında yapısal model ilişkilerine dair sekiz adet, yapısal modeldeki moderatör etkiye dair ise iki adet hipotez test edilmiştir. Bu bağlamda deneyimleme beklentisinin deneyimleme kalitesi üzerinde, deneyimleme kalitesinin memnuniyet, algılanan değer ve tavsiye etme davranışı üzerinde, algılanan değerin memnuniyet üzerinde ve memnuniyetin tavsiye etme davranışı üzerinde pozitif yönlü etkisinin olduğu görülmüştür. Diğer yandan deneyimleme beklentisinin memnuniyet üzerinde ve algılanan değerin tavsiye etme davranışı üzerinde doğrudan bir etkisi olmadığı ve kültürel odaklılığın moderatör değişken görevi üstlenmediği tespit edilmiştir. Ayrıca deneyimleme kalitesi değişkeninin deneyimleme beklentisi ve memnuniyet arasında ve de memnuniyet değişkeninin deneyimleme beklentisi ve tavsiye etme değişkenleri ile algılanan değer ve tavsiye etme değişkenleri arasında ara değişken rolü oynadığı anlaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Deneyimleme Kalitesi, Deneyimleme Beklentisi, Tavsiye Etme davranışı, Yapısal Eşitlik Modellemesi, Ara Değişken.
Yavaş şehir (Cıttaslow) olgusunun turist davranışları ve yerel halkın kentsel yaşam kalitesi algısına etkileri
Küreselleşme sürecinin etkileri, tüm dünyada ekonomik, kültürel, siyasi ve toplumsal alanlarda hissedilmektedir. Bütün yaşam çevrelerini etkisi altına alan küreselleşme, beraberinde yeni değişim hareketleri ve tepkilerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu değişim hareketlerinden bir tanesi de, 1989 yılında Yavaş Yemek ile başlayan Yavaş Şehir hareketidir.Yavaş şehir kavramı ile turizm sektörü arasında özellikle sürdürülebilir yaşam ve sürdürülebilir turizm açısından yakın bir ilişki bulunmaktadır. Ancak turizm yazınında bu iki kavram arasındaki ilişkiyi ele alan yeterli sayıda çalışmanın bulunmaması nedeniyle, bu çalışmanın amaçları; yavaş şehir olgusunun, turistler için tatil seçiminde ne ölçüde bir motivasyon kaynağı olduğunu araştırmak; yavaş şehir olgusunun, turistlerin tatil deneyimini nasıl etkilediğini araştırmak; yavaş şehir olgusunun, yerel halkın kentsel yaşam kalitesi üzerindeki etkisini araştırmak ve son olarak, yavaş şehir akımının bir turizm destinasyonu olarak o şehir üzerindeki gözlemlenen olası etkileri de incelemektir.Araştırmanın amacı doğrultusunda araştırma yöntemi olarak, nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Görüşmeler İzmir'in Seferihisar ilçesinde yaşayan halk, burada hizmet veren turizm işletmeleri ve destekleyici işletmelerin sahipleri ya da yöneticileri, Seferihisar'a tatil amacı ile gelen turistler ve Seferihisar Belediye Başkanı ile gerçekleştirilmiştir. Bu dört farklı gruptan elden edilen veriler ışığında analiz yapılarak, yavaş şehir olgusunun turist davranışları üzerindeki etkileri gözden geçirilmiştir. Yavaş Şehir uygulamasının, ihtiyaçların ortaya çıkması ya da farkına varılması, bilgi toplanması, farklı seçenekler arasından birisi üzerinde tercih eğilimi, deneyim ve deneyim sonrası aşamada ortaya çıkardığı sonuçlara yer verilmiştir. Sonrasında, farklı kriterler açısından yerel halkın kentsel yaşam kalitesi algısına yönelik ortaya çıkardığı sonuçlar ele alınmıştır. Çalışmanın en son aşaması olarak da, uygulamaya dönük bazı önerilere yer verilmiştir.Anahtar Sözcükler: Yavaş şehir (Cittaslow), sürdürülebilir turizm, destinasyon yönetimi, kentsel yaşam kalitesi, turist davranışları, yerel halk.
Butik otellerde müşteri memnuniyeti ve hizmet kalitesi ilişkileri: İzmir örneği
ünümüzün rekabetçi konaklama sektöründe otel işletmeleri, hizmet kalitesini sürdürebilir kılmaya mecburdurlar. Çünkü hizmet kalitesi, otel işletmeleri için müşteri memnuniyetini sağlama ve karlılığı arttırmada anahtar role sahiptir.Konaklama sektörünün en temel kavramlarından biri olan müşteri memnuniyetinin, otel işletmelerinin diğer sınıflarına göre yeni bir sınıfı olarak adlandırılan butik oteller ile ilişkisi, yeni araştırma alanları oluşturmaktadır. Bu ilişkinin temelinde, hizmet kalitesinin artan gücü ve müşterilerin tatmin duygusu kazanarak işletmelerden memnun ayrılmaları yatmaktadır. Bu nedenle otel işletmelerinin başarılarını uzun vadede sağlamaları, gelecek ile ilgili planlarında müşteri memnuniyetini etkileyen hizmet kalitesi faktörlerinin neler olduğunu ve bu faktörlerin müşteri memnuniyetini etkileme seviyelerini bilimsel olarak incelemeleri ile mümkün olacaktır.Bu araştırmanın amacı, İzmir şehri merkezinde hizmet veren butik otellerde müşteri memnuniyeti ve hizmet kalitesi ilişkilerini analiz etmek ve bu ilişkilerden doğan sonuçları değerlendirmektir.Anahtar Kelimeler: Butik Oteller, Mü?teri Memnuniyeti, Hizmet Kalitesi, SERVQUAL Ölçeği
Etkinliklerin destinasyona etkileri:2011 Erzurum Unıversıade Kış Oyunları
Etkinlikler, son yıllarda turizm ürünleri arasında önemli turistik çekicilikler olarak yer almaya başlamıştır. Artık destinasyonlar, etkinlikleri turizm talebi artırma, turizm sezonunu uzatma, ilave çekicilik yaratma, imaj geliştirme ve destinasyonun pazarlanmasında sürdürülebilirlik sağlama gibi birçok amaçla kullanmaktadır. Önemli turistik çekicilikler olarak görülen etkinliklerin turizm sektörüne sağladığı bu gibi faydalarının yanında destinasyonda ekonomik, sosyo-kültürel, çevresel ve politik alanda hem kısa hem de uzun dönemde birçok etkisi de bulunmaktadır. Bu çalışmanın amacı, önemli spor etkinliklerinden biri olan 2011 Universiade Kış Oyunları (2011 Dünya Üniversite Kış Oyunları)'nın ev sahibi bölgede bıraktığı etkilerin yerel halkın algısı üzerinden ortaya çıkartılmasıdır. Bu çalışmanın önemi, etkinliğin ev sahibi bölgede bıraktığı etkilerin belirlenmesi ile bu tür etkinliklerin organizasyonu aşamasında oluşturulan sürdürülebilir planlara kaynak oluşturulabilmektir. Bu çalışmada, etkinliğe ev sahipliği yapmış bölge insanının demografik profillerinin ve etkinliğin etkilerini nasıl algıladıklarının belirlenebilmesi için bir anket çalışması yapılmıştır. Bu anket çalışması sonucunda ortaya çıkan faktörler doğrultusunda 2011 Universiade Kış Oyunları'nın ev sahipliğini yapan Erzurum'da ne gibi etkiler bıraktığı belirlenmeye çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Destinasyon, Etkinlikler, Etkinlik Etkileri, 2011 Erzurum Universiade Kış Oyunları
Otel işletmelerinde iş doyumu ve örgütsel vatandaşlık davranışı arasındaki ilişkinin analizi: İzmir il merkezinde bir araştırma
Hızla gelişen teknoloji, yükselen küreselleşme hareketi, müşteri beklentilerinin artması, rekabetin hız kazanması gibi gelişmelerin olduğu günümüzde, otel işletmeleri etkinliklerini ve verimliliklerini devam ettirmek için, iş tanımlarında biçimsel olarak belirlenmiş görevlerin ötesinde davranış sergileyen ve işletmelere bu yönüyle önemli katkılar sağlayan çalışanlara daha çok ihtiyaç duymaktadır. Sergilenen bu davranışlar literatürde, örgütsel vatandaşlık davranışı (ÖVD) olarak adlandırılmaktadır. ÖVD, işletmelerde iş doyumunun da aralarından bulunduğu birçok kavramla yakından ilişkilidir. Bu bakımdan varlılığını uzun süre devam ettirmek isteyen otel işletmeleri, çalışanların iş doyumunun sağlanmasına önem vermelidirler. Bu çalışmada; otel işletmelerinde çalışanların iş doyumu ile ÖVD arasındaki ilişkinin varlığının ve iş doyumunun ÖVD?ye etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca otel işletmeleri çalışanlarının demografik özelliklerine göre iş doyumu ve ÖVD düzeylerinin farklılaşıp farklılaşmadığı saptamak amacıyla analizler yapılmıştır. Alan araştırmasında anket tekniği kullanılmıştır. 321 anketin değerlendirme kapsamına alınması ile yapılan analizler sonucunda, otel işletmeleri çalışanlarının iş doyum düzeyleri ile ÖVD arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Ayrıca çalışanların bazı demografik özellikleri ile iş doyumu ve ÖVD sergileme düzeyleri arasında farklılık olduğu, buna karşın çalıştıkları departmanlara göre bir farklılık olmadığı saptanmıştır. Araştırma sonucunda otel işletmeleri yöneticilerine ve ileride yapılacak olan çalışmalara yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Otel İşletmeleri, İş Doyumu, Örgütsel Vatandaşlık Davranışı (ÖVD)
Sürdürülebilirlik kapsamında yiyecek ve içecek işletmelerindeki uygulamalar: İzmir'deki restoran işletmelerinin sürdürülebilir restoran işletmeciliği kavramına yaklaşımlarının değerlendirilmesi
Son yıllarda önemli bir kavram haline gelen sürdürülebilirlik konusunda, kaynağını çevrenin oluşturduğu ve çevreyi önemli şekilde etkileyen turizm sektöründeki uygulamalar da büyük önem taşımaktadır. Sürdürülebilir turizm çerçevesinde sürdürülebilir uygulamalara turizm sektörünün bütün paydaşlarının katkıları gerekli olduğundan, yiyecek içecek işletmelerinin de bu süreçte rol almaları beklenmektedir.Bu çalışmada İzmir ilindeki restoran yöneticilerinin sürdürülebilirlik konusundaki düşünce ve yaklaşımlarının ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu kapsamda yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla derinlemesine mülakat yapılarak sonuçlar içerik analizine tabi tutulmuş, ayrıca uygulamalar hakkında nicel bilgiler elde edilebilmesi için bir kontrol listesi düzenlenmiştir.Çalışma sonunda işletmelerin sürdürülebilirlik ve çevre yönetimi konusunda bilgi eksikliği olduğu görülmüş, bazı uygulamalarda maliyet ve devlet düzenlemeleri gibi unsurların etkili olduğu anlaşılmıştır. İşletmecilerin en büyük kaygısının iyi hizmet vermek olduğu belirlenmiş, çevre uygulamaları içinse devlet düzenlemelerine, sivil toplum örgütlerine işletmecileri bilinçlendirmek ve yönlendirmek adına büyük iş düştüğü anlaşılmıştır.