
948
Archived Theses
6
DOIs Assigned
1%
DOI Rate
Discipline
Turizm işletmeciliği eğitimi alan öğrencilerin işletme sosyal sorumluluğuna ilişkin algılamalarına yönelik bir araştırma (Gazi Üniversitesi ve Nevşehir Üniversitesi örneği)
Sosyal sorumluluk , bir işletmenin çalışanlarını, içinde bulunduğu toplumu ve çevreyi etkileyecek her türlü faaliyetinden sorumlu olmasıdır.İşletmenin tek sosyal sorumluluğunun karını arttırmaktır görüşünün aksine karlılık yanında başka sosyal sorumluluk alanlarının da varlığından bahsedilebilir. Bunlar ekonomik sorumluluk ile birlikte yasal sorumluluk, etik sorumluluk ve gönüllü sorumluluktur.İşletmelerin faaliyet gösterdikleri alanlardaki kültürel ya da gelişme düzeyindeki farklılıklar işletmelerin sosyal sorumlulukları ile ilgili olarak gerçekleştirdikleri faaliyetleri farklılaştırmaktadır.Bu çalışmanın temel amacı, lisans düzeyinde turizm işletmeciliği eğitimi alan öğrencilerin işletme sosyal sorumluluğuna bakış açılarının değerlendirilmesidir.
Konaklama işletmelerinin sürdürülebilirlik raporlarının tematik analiz yöntemi ile incelenmesi
Sürdürülebilirlik, günümüz dünyasında önemi anlaşılan ve çevresel faktörler ile doğal kaynakların kullanımı dikkate alınarak gelecekte daha fazla araştırma konusu olacağı düşünülen bir yaklaşımdır. İşletmeler, kurum ve kuruluşlar ve kamu tarafından kabul gören sürdürülebilirlik anlayışında, işletmelerin çevresel, sosyal ve ekonomik faaliyetlerinin yer aldığı gösterge niteliğindeki sürdürülebilirlik raporları önem arz etmektedir. Turizmin dinamik yapısı, insan ilişkileri ve kendini geliştirebilen bir sektör olmasıyla turizm sektöründe faaliyet gösteren konaklama işletmelerinin, işletmenin kendi iç dinamiği, paydaşları ve toplum için sürdürülebilirlik raporu sunması, tüm paydaşlar nezdinde olumlu bir karar etmeni olarak görülmektedir. Bu çalışmada 2023 yılında sürdürülebilirlik raporu yayınlayan konaklama işletmelerinden 60 tane sürdürülebilirlik raporu tematik analiz yöntemiyle incelenmiştir. Aynı dönem içerisinde yayınlanan ve çalışmaya konu olan rapor sayıları fazlalı, daha güvenilir bulgulara ulaşmak ve karşılaştırma fırsatı sunması açısından önemlidir. Çalışmada, tematik analiz değerlendirmelerini desteklemek amacıyla betimsel analiz ve karşılaştırmalı analiz yöntemlerinden yararlanılmıştır. Konaklama işletmelerinin kodlama süreci, işletmeler ve raporlar hakkında bilgiler, raporlarda oluşturulan temaların kelime sıklıkları, rapor içeriklerinde yer alan görsel ve alt başlıklar ile çevresel, sosyal ve ekonomik göstergelerin içeriği incelenmiştir. Çalışmada, sürdürülebilirlik, kurumsal sürdürülebilirlik, sürdürülebilirlik raporlaması, turizm ve sürdürülebilir turizm konularında literatür araştırılmış, 60 adet konaklama işletmesinin yayınlamış olduğu 2023 yılına ait sürdürülebilirlik raporları kullanılmıştır. Ana temalar olarak sürdürülebilirlik yaklaşımının ve bu yaklaşımdan ortaya çıkan kavramların da temelini oluşturan, sürdürülebilirlik raporlarının alt başlığı olan çevresel, sosyal ve ekonomik boyut olarak 3 boyut analiz sürecine konu olmuştur. Bu araştırmada çevre kelimesinin sosyal ve ekonomik kelimelerine oranla daha fazla sınırlılığa sahip olduğu görülmüştür. İncelenen 60 adet sürdürülebilirlik raporunda, görsel kullanımları incelenmiş ve herhangi bir görsel kullanmayan raporlar belirlenmiştir. Çevresel göstergeler teması raporlarda en yoğun işlenen tema olmuştur. Bu çalışmada yer alan bulgular ve analizin ileriki yıllarda yapılabilecek araştırmalara, içerik incelemesi ve karşılaştırmalı analiz kapsamında yardımcı olacağı düşünülmektedir.
Turizmin yerel kültür üzerindeki etkilerinin yöre halkı tarafından algılanması (ürgüp yöresine yönelik bir uygulama)
Turistler, ziyaretleri süresince kendi kültürlerini de beraberlerinde getirebilmektedirler. Ziyaret ettikleri yörede yaşayan yöre halkı ile olan iletişimleri sürecinde ise, yöre halkı, karşılaştığı farklı kültürden etkilenip, farklı bir yaşam tarzına sahip olmak isteyebilmektedir. Böyle bir durum ise, turistik yörelerin sahip olduğu yerel kültürü olumlu ya da olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Bu araştırmanın amacını da turizmin yerel kültür üzerindeki etkilerinin belirlenmesi oluşturmaktadır. Bu amaç doğrultusunda, turizmin genel olarak toplum üzerindeki etkileriyle sosyolojik yönü ve yerel kültür üzerindeki etkilerine ilişkin kaynak taraması yapılmış ve uygulama bölümü için, veri toplama aracı olarak, turizmin yerel kültür üzerindeki etkilerine ilişkin, bir anket geliştirilmiştir. Söz konusu olan bu anket, Nevşehir ilinin Ürgüp yöresinde yaşayan yöre halkı ile bizzat görüşerek, 697 kişiye uygulanmıştır. Ankete katılan yöre halkının kişisel özellikleri ve anket ifadelerine katılma düzeyleri, yüzde ve frekans olarak verilmiştir. Geliştirilen hipotezler, T testi ve Varyans Analizi (Anova) ile kontrol edilmiştir. Ayrıca ortaya çıkan farklılıkların hangi gruplardan kaynaklandığının bilinmesi için ise Tukey testi uygulanmıştır. Sonuçta, turizmin yerel kültür üzerindeki etkileri tespit edilmekle birlikte, yöre halkının konuya ilişkin görüşlerinin, kişisel özelliklerine göre anlamlı farklılıklar gösterdiği belirlenmiş ve buna göre çözüm önerileri geliştirilmiştir.
Konaklama işletmelerinde merkezi rezervasyon sistemleri ve örnek bir uygulama
Merkezi rezervasyon sistemi, elektronik bir dağıtım kanalı ve bir veri tabanıdır. Bilgilerin hızlı, güvenilir ve en ekonomik yollardan, en çok kişiye ulaşımını sağlamaktadır. Günümüzün yoğun rekabet ortamında bilgi teknolojilerinin çok yoğun kullanıldığı bir durumda işletmenin faaliyetlerini sürdürebilmesi için önemli bir rol oynamaktadır.. Ancak küçük ve orta büyüklükteki işletmeler için bilgi teknolojilerinden yararlanmak ve bir rezervasyon sistemine üye olmak maliyetli olabilmektedir. Ayrıca kullanımı konusunda zorluklar yaşanabilmektedir. Bu çalışma ile merkezi rezervasyon sistemi kullanımının konaklama işletmeleri açısından ne tür sonuçları olduğunun ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Çalışmanın araştırma bölümünde ise, bir konaklama işletmesinin, merkezi rezervasyon sistemi kullanmadan önceki satış gelirleri ile merkezi rezervasyon sistemi kullandıktan sonra ki satış gelirlerinin karşılaştırılarak, merkezi rezervasyon sistemi kullanımının konaklama işletmesine olan etkisinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Böylece gerek literatüre gerekse turizm sektörüne rehberlik edeceği düşünülmektedir. Araştırma çalışmasının sonucu beklenenin aksine, literatürde sunulan sistemin dezavantajlarını destekleyen bir durum ortaya çıkarmıştır. Bir konaklama işletmesi için merkezi rezervasyon sistemi kullanımının avantajlı yönleri olduğu kadar dezavantajlı yönleri de bulunabilmektedir. Avantajlı yönlerinin ön plana çıkarılması için konaklama işletmesinin hangi merkezi rezervasyon sistemine üye olacağına karar vermeden önce iyi bir araştırma yapması ve kendisi için en doğru olan merkezi rezervasyon sistemine karar vermesi gerekmektedir. Ayrıca üyelik sonrası çok çalışılması ve doğru bir planlama ve uygulama süreci geçirilmesi gerekmektedir.
Otel işletmeleri açısından evrensel liderlik yaklaşımlarının uygunluğu ve kabul edilebilirlik düzeylerinin belirlenmesi: Hilton otellerindeki alt ve orta düzey yöneticilere yönelik bir uygulama
Bu çalışmanın birinci bölümünde otel işletmelerine genel bir bakış çerçevesiadı altında, otel işletmeciliği kavramı, özellikleri, otel işletmelerindeki yönetimşekilleri, yönetici ve lider arasındaki farklar, liderlik çeşitleri hakkında bilgiverilmeye çalışılmıştır. Bunların yanı sıra yönetim kavramı, gelişimi, yöneticinintanımı, etkinliğini sağlayan faaliyetler, yöneticinin sahip olması gereken yetkinliklerve yönetici özellikleri hakkında bilgi sunulmuştur. kinci bölümde ise evrenselliderlik yaklaşımları, yani özellikler yaklaşımı, davranışsal yaklaşımlar, durumsalyaklaşım ve çağdaş yaklaşım anlatılmaya çalışılmış, evrensel liderlik yaklaşımlarınınuygunluğu ve kabul edilebilirlik düzeyi hakkında bilgi verilmeye çalışılmıştır.Üçüncü ve son bölümde ise otel işletmeleri açısından evrensel liderlikyaklaşımlarının uygunluğu ve kabul edilebilirlik düzeylerinin belirlenmesi üzerineHilton Otellerinde alt ve orta düzey yöneticilere yönelik bir araştırma sonuç vedeğerlendirmeleri yer almaktadır.Evrensel liderlik yaklaşımlarından otel işletmelerinde en uygun olanıdavranışsal yaklaşımlar diyebiliriz. Çünkü davranışsal yaklaşımlarda ana noktaliderin ne yaptığı ve etrafındakilere nasıl davrandığıdır. Zaten bu yaklaşımında anketçalışmalarının sonucunda da en uygun olarak bulunduğu görülmektedir. Endüstriişletmelerinde bu durum farklılıklar yaratabilir ama bana göre davranışsalyaklaşımlar teorisi otel işletmeleri açısından en uygun bir teori olarak kullanılabilir.
Ege bölgesinde dinlence turizmine katılan İngiliz turistlerin Türkiye'yi tanıma düzeyleri üzerine bir araştırma
Seyahat etmek, farklı yerler görme isteği insanlığın tarihi kadar eskidir. Seyahat,özellikle 20. yüzyılda büyük bir endüstri haline gelmiş ve Dünya'da birçok ülke kendisiniidame ettirecek tek sektör olarak turizmi keşfetmiştir.Turizm, modern çağın yansıması olarak, insanların birbirlerini oldukları gibitanıyabilmelerinin en sade yollarından biridir. Bilinen iletişim algılamalarından arınmış olarakbizzat gitmek, görmek, tanımak, ülke halkının doğal ortamda karşı karşıya gelmesi ile insanlarve kültürler tanışır. Bunun en kısa yolu kültürlerin, yaşayışların, tarihlerin doğru şekildetanınmasından geçer.Türkiye'yi, dış ülkelere, tur operatörlerinin, seyahat acentalarının, turist rehberlerinintanıtma çabaları ve bunları doğru bir şekilde iletebilmeleri sonucunda kaliteli turistin ve bunabağlı olarak iyi gelirin geri dönümü olabilecektir. Türkiye'nin en büyük turist kaynaklarındanbiri olan ngiltere'den gelen turist grupları, ülkemizde tatillerini geçirirken onlara Türkiye'yine şekilde tanıttığımız git gide önem arz etmektedir.Üç bölümden oluşan bu çalışmada Ege Bölgesi'nde dinlence turizmine katılan ngilizturistlerin Türkiye'yi tanıma düzeylerinin boyutu incelenmiştir.Birinci bölümde turizm kavramlarının anlamları verilmiştir. kinci bölümde ülkemizinson zamanlarda yükselen değerleri göz önüne alınarak, Dünya'daki yeri hakkında bilgiverilmiş ve kültürel mirastan yola çıkılarak turistlerin Türkiye'yi ne derecede tanıyabildikleriniortaya çıkaracak anketler için bir araştırma yapılmıştır. Bu bölümde yine tezin konusu olanngilizler'in Türk turizmindeki yeri hakkında genel bilgiler verilmiştir.Üçüncü bölümde ise ngiliz turistlere yönelik Türkiye turları düzenleyen turoperatörlerinin programlarının incelenmesi, Türkiye'yi ziyaret eden ngilizler'e anketuygulanması sonucu Türkiye hakkında edindikleri izlenim ortaya konulmuştur. Turoperatörlerinin seçtikleri destinasyonlarda göz önünde bulundurdukları unsurlar, buseçimlerin Türkiye'yi, turistin ne boyutta tanıdığı da göz önüne alınarak, turiste ne şekildetanıttıklarının etkililiğini ortaya çıkarmaktır.
Turistlerin ziyaret ettikleri yörelerdeki güvenlik algılamaları ve turizmde güvenlik eğitimi
Turistlerde seyahate çıkma güdüsü oluştuktan sonra gidecekleri yeri seçme aşamasında çeşitli faktörler etkilidir. Bunlar arasında çeşitli beklenti ve ihtiyaçlar yer alır. Turistlerin tatil için gidecekleri yeri seçerken dikkate alacakları öncelikli etmenlerden birisi de güvenliktir. Güvenlik ihtiyacı insanların yaradılışlarından gelen bir özelliktir. İnsanların huzurlu bir şekilde yaşayabilmeleri için kendilerini güvende hissetmeleri gerekir. Turizm talebi oluşturabilmek için öncelikli olarak turistlerin gidecekleri ülke ya da yer hakkındaki algılamalarım bilmek gerekir. Turistlerin bir bölgeyi nasıl algıladığının bilinmesi pazarlama stratejilerine yön vermektedir. Turistlerin güvenlik algılamasını etkileyen bir çok etmen vardır. Medyada çıkan haberler, gittiği ülkede yaşadığı olumlu ve olumsuz tecrübeler ya da arkadaşlarının yaşadığı tecrübeler bunların başlıcalarıdır. Bu etmenler gidilecek yer konusunda belirleyici rol oynamaktadır. Turistlerin bir ülkede güvenlik problemleri yaşamaması için öncelikle gideceği bölge hakkında bilgilendirilmesi gerekmektedir. Bu bilgilendirilme, ülkenin farklı kültürel özellikleri ile birlikte olumsuz bir durumla karşılaştıklarında bilinçli bir tüketici olarak yapmaları gerekenleri de kapsamalıdır. Bu araştırmada, önce güvenlik kavramı çeşitli yönlerden, turizm sektörüyle ilişkilendirilerek ele alınmış, ardından güvenlik konusu hukuki bir boyutla incelenmiştir. Son olarak, yerli ve yabancı turistler üzerinde uygulanan bir anket yardımı ile turistlerin İstanbul hakkındaki güvenlik algılamaları ortaya konmuştur. Araştırma sonucunda, turistlerin İstanbul hakkındaki güvenlik algılamalarının, yaş, cinsiyet, milliyet gibi demografik etkenlere, bir takım kişisel özelliklere ve çeşitli deneyimlere göre farklılıklar gösterdiği ortaya çıkmıştır. Unutulmamalıdır ki bir ülkede turistik çekicilikler ne kadar çok olursa olsun güvenlik olmazsa yeterli turist talebi gerçekleşmeyecektir. Bu nedenle turizmde güvenlik politikası oluşturmak hayati bir önem taşımaktadır.
Bolu ilinin spor turizmi potansiyelinin belirlenmesine yönelik bir araştırma
Son yıllarda insanların tatil yapma şekilleri değişmeye başlamıştır. Bu değişim, farklı turizm türlerinin önem kazanmasına yol açmıştır. Turizm yatırımları da artık bu yeni ilgi alanlarına göre planlanmaktadır. Spor turizmi, bu alternatif turizm türleri arasında öne çıkanlardan biridir. Spor amaçlı seyahat eden turistlerin, diğer turistlere göre daha fazla harcama yapması da bu alana olan ilgiyi artırmaktadır. Özellikle ABD ve Avrupa'daki gelişmiş ülkeler, spor turizmine büyük yatırımlar yaparak bu sektörden önemli kazançlar elde etmektedir. Türkiye ise dört mevsimin yaşanması ve coğrafi–iklim şartlarının uygun olması sayesinde hem yaz hem de kış spor turizmine elverişli nadir ülkelerden biridir. Buna rağmen, spor turizmi potansiyelimizin tam olarak kullanılmadığı görülmektedir. Turizm gelirlerini artırmak için yeni spor turizmi alanlarının geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu araştırmanın amacı, Bolu'nun spor turizmi açısından sahip olduğu potansiyeli ortaya koymaktır. Bu amaçla yarı yapılandırılmış görüşmelerden oluşan nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Görüşmelerde sorulacak sorular, üç akademisyenin değerlendirmesiyle gözden geçirilmiş ve son hâline getirilmiştir. Araştırmada kartopu örnekleme yöntemi kullanılarak 13 kişiyle yüz yüze görüşmeler yapılmış ve katılımcıların izniyle ses kaydı alınmıştır. Toplanan veriler içerik analizi ve SWOT analizi ile değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, katılımcıların hepsi Bolu'nun spor turizmi açısından yüksek bir potansiyele sahip olduğunu belirtmiştir. Bolu'nun spor turizmi SWOT analizi sonuçlarına göre, şehrin en güçlü üç yönü coğrafi konum avantajı, doğal çevre ve iklim koşulları ile kamp merkezi olarak bilinirliği olarak öne çıkmaktadır. En zayıf üç yön ise tesis ve otel eksikliği, paydaş iş birliğinin olmaması ve tanıtım çalışmalarının zayıf olması şeklinde belirlenmiştir. Bolu'nun değerlendirebileceği en önemli üç fırsat arasında yeni tesis ve otel yatırımlarına uygun ortam, doğa sporlarına artan ilgi ve büyükşehirlere yakınlığın sağladığı sürekli talep bulunmaktadır. En büyük üç tehdit ise rakip şehirlerin spor turizmi alanında güçlenmesi, iklim değişikliğinin spor ortamını olumsuz etkileyebilmesi ve doğal çevrenin bozulma riski olarak ifade edilmektedir.
Golf amacıyla Türkiye`yi ziyaret eden turistlerin yiyecek-içecek ile ilgili tercihleri
ÖZET Turizm sektörünün gelişimi ve çeşitlendirilmesi yönündeki eğilimler, yeni turizm türleri içinde "golf turizmi" ve bu turizm türüne yönelik talep artışlarının ve işletmecilik uygdamalannın da hızlı bir gelişim göstermesine neden olmaktadır. Ancak, golf turizmi piyasasında etkili olmak ve pazar payım artırmak isteyen, konaklama işletmelerinin golf turizmi ürünü ile ilgili bütünsel bir tanım ortaya koymaları gerekmektedir. Bu bağlamda, golf ürününün bütünsel tanımı çerçevesinde sunulan yiyecek ve içecek ile ilgili hizmetlerin nitelik ve niceliğinin, golf turizmi talebinin oluşmasında ve tatil deneyiminin olumlu veya olumsuz yönde değerlendirilmesinde büyük ölçüde etkili olacağı vurgulanmalıdır. Uluslararası pazarlarda talep edilen golf destinasyonlan içinde yer edinmeye çalışan Türkiye'deki, golf turizmine yönelik hizmet veren mevcut işletmelerin basanlarının; golf turizmi ürününü satın alan, uluslararası ve ulusal golf tüketicilerinin beklentilerini karşılama ve tatmin etme düzeylerine bağlı olacağı unutulmamalıdır. Golf işletmeciliğinde uyulması gerekli uluslararası standartlar yanında, işletmelere yönelik talebi şekillendiren ve farklılaştıran unsurlardan birinin de yiyecek ve içecek hizmetleri ve kalitesi olduğu dikkate alınmalıdır. Buradan hareketle, bu tez çalışmasının genel amacı, "golf turizmi tüketicisi"nin diğer bir deyişle golf oyuncularının özellikleri çerçevesinde, "yiyecek ve içecek hizmetleri"den beklentilerini saptamaktır. Bu amaçla da» Türkiye'nin golf merkezi Belek Bölgesi'ni golf amacıyla ziyaret eden ve golf kulüplerinde golf oynayan 110 turiste, profil ve tercih belirleme amaçlı bir anket uygulanmıştır. Araştırma sonucunda ise, yiyecek ve içecek hizmetlerinin kalitesinin bir golf destinasyonynun seçiminde dördüncü derecede önemli olduğu belirlenmiştir. Golf amaçlı seyahat edenler, yiyecek ve içecek hizmetlerinde personel davranışlarını, hijyeni ve yemek yedikleri salonların atmosferini önemsemektedirler. Ayrıca, masaya servis şeklini ve açık büfe menüyü tercih etmektedirler. Yemeklerininseçiminde sosyokültürel etkilerin baskın olduğu ve sporcu olarak değerlendirilmelerine rağmen özel bir beslenme tercihlerinin olmadığı da belirlenmiştir. Bu doğrultuda, ortaya çıkan sonuçlar değerlendirilerek, menü planlamalarında, konaklama işletmelerine ve golf kulüplerine fayda sağlayacağı umulan çeşitli öneriler geliştirilmiştir.
Otel işletmelerinde verilen hizmet içi eğitimin yeterliliğinin değerlendirilmesi (İstanbul ili örneği)
Turizm, emek-yoğun bir sektör olduğu için insan unsuru çok önemlidir. Turizmin önemli bir parçası olan otel işletmeleri de insana verdiği önem derecesinde başarılı olabilmekte ve rekabet edebilmektedirler. Bu çalışma, personel eğitiminde önemli bir yere sahip olan hizmet içi eğitim faaliyetlerini ortaya koymaktadır. Hizmet içi eğitim, işgörenlerin işleriyle ilgili, bilgi, beceri ve tutumlarını önemli ölçüde etkileyen bir eğitimdir. Otel işletmelerinde çalışan personelin, işlerini daha iyi ve verimli yapabilmeleri ve işlerinde gelişmeleri için hizmet içi eğitim önemlidir. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde; otel işletmeleri ve özellikleri hakkında bilgi verilmektedir. İkinci bölümünde; eğitim ve hizmet içi eğitim kavramı açıklanmaktadır. Üçüncü bölümde ise; İstanbul'daki otel işletmelerinde hizmet içi eğitim faaliyetleri ortaya konulmaktadır. Çalışmada veriler anket soruları ile sağlanmıştır. Sonuç olarak otel işletmeleri, personelinin gelişimi için hizmet içi eğitim faaliyetlerini özenle uygulamalıdırlar. Anahtar Kelimeler: otel işletmeleri, eğitim, hizmet içi eğitim.
Türkiye`nin Avrupa Birliği`ne entegrasyonu sürecinde turizm sektörüne yönelik teşvik politikaları ve uygulamalarının değerlendirilmesi
Ill ÖZET Dünyanın en hızlı gelişen sektörlerinden biri Turizm sektörüdür. Turizm ülke ekonomisine döviz kazandırma; istihdam yaratma ve diğer sektörleri olumlu etkileme özelliklerinin yanında yatırım ağırlıklı bir sektördür. Bu nedenle son 15 yılda özellikle teşviklerin etkisiyle ülkemizde çok sayıda yatırım yapılarak, sadece Akdeniz Bölgesinde değil, dünyanın hemen tüm bölgelerindeki ülkelerle rekabet edebilecek bir turizm potansiyeline sahip durumuna gelmiştir. Bütün dünyada turizm yatırımları özel şekilde teşvik edilmekte, turizmde gelişmiş ülkelerde dahi teşvikler ısrarla sürdürülmektedir. Ekonomik ve sosyal problemlerin çözümü amacıyla kullanılan kamusal müdahale araçlarından biri olan teşviklerin önemi "Kalkınma ve Yılık Programlarda öngörülen hedefler ile Avrupa Birliği normları ve uluslararası anlaşmalara uygun olarak tasarrufları yatırıma yönlendirmek suretiyle, katma değeri yüksek, ileri ve uygun teknolojileri kullanarak bölgeler arası dengesizlikleri gidermek, istihdam yaratmak ve uluslararası rekabet gücü sağlamak için yatırımların desteklenmesi" şeklinde ifade edilmiştir (Hazine Müsteşarlığı, 2001: 4). Çalışmanın genel amacı 1980 sonrası yoğun olarak yaşanan dışa açılma sürecindeki teşvik politikalarının gelişimini incelemektir. Bu amaçla çalışma dört bölümden oluşmuştur, ilk bölümde Turizm sektörünün gelişmesinde "olmazsa olmaz" diyebileceğimiz turizm yatırımları, teşvik, alt yapı ve üst yapı gibi kavram ve özelliklere yer verildikten sonra, ikinci bölümde Avrupa Birliği, GATT, Gümrük Birliğinin teşvik politikaları ve üçüncü bölümde Türkiye'deki teşvik politikalarına ilişkin uygulamalar incelenmiştir. Dördüncü bölümünde ise, Teşvik politikalarının 1980 sonrası Türkiye'nin dışa açılma sürecinde gelişimi değerlendirilmiştir. Ayrıca konuyla ilgili yeni turizm teşvik önerileri sunulmuştur.
Ankara ilindeki A ve C grubu seyahat acentelerinin düzenledikleri paket turların değerlendirilmesi
ANKARA İLİNDEKİ A VE C GRUBU SEYAHAT ACENTELERİNİN DÜZENLEDİKLERİ PAKET TURLARIN DE?ERLENDİRİLMESİ (ÖZET) Gelişmiş ülkelerde teknolojik gelişmelere paralel olarak boş zamanların artışı, gelir düzeyinin yükselişi, ulaşım ve kitle iletişim araçlarının gelişmesi insanları daha çok dinlenmeye, eğlenmeye yani seyahat etmeye yöneltmektedir. İnsanların bir kısmı kendi başlarına, bir kısmı da önceden planlanmış paket turları satın alarak tatile çıkmaktadırlar. Paket tur, bir seyahat için gerekli olan tüm hizmetlerin (ulaşım, konaklama, yeme-içme, çevre gezileri, alışveriş v.b.) bir araya getirilerek, tüketiciye tek bir fiyattan satılmasıdır. Ülkemizde paket tur düzenleme işini A ve C grubu seyahat acenteleri yapmaktadırlar. Araştırma konusunun amacı; Ankara'daki A ve C grubu seyahat acentelerinin düzenledikleri paket turların değerlendirmesini yapmak, tüketiciler tarafından yeterli ilgi görüp-görmediklerini tesbit etmek, bu konuda gerekli önerileri ortaya koymaktır. Bu doğrultuda literatür taraması yapılmıştır. Ankara'daki A ve C grubu seyahat acenteleri ile Ankara'da yaşayan tüketicilere anket uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen bazı sonuçlar şunlardır: - Tüketiciler için nitelikli tur düzenleyen seyahat acentelerinin sayısı azdır. - Seyahat acenteleri düzenledikleri turları, 2 ay gibi kısa bir sürede gerçekleştirmektedirler ve halka yeterince tanı tamam aktadırlar. - Organize turlara katılan kişilerin gelir durumları çok iyidir ve yaşları 25 ile 44 arasındadır. - Tüketicilerin organize turlara katılmamasının başlıca sebebi; bir gruba bağımlılığın olması gelmektedir.Elde edilen sonuçlara getirilen bazı öneriler ise şunlardır: Türkiye'de sadece tur düzenleme işini yürütecek tur operatörlüğünün kurulması gerekmektedir. Seyahat acenteleri tur hazırlarken tüketicilerin çeşitli j yönlerden ihtiyaç ve istekleri dikkate almak zorundadırlar. - Paket turların çeşitli yönleriyle tüketicilere tanıtılması gerekmektedir. - Düzenlenen paket turların etkin bir denetimi yapılmalıdır. - Dar bütçeli seyahat acentelerinin bir araya gelerek paket tur düzenleyen ortak bir şirket kurmaları gerekmektedir. Sonuç olarak; Türkiye'de iç turizmin sürekli olarak canlı tutulması için turizmin bütünleştiricisi olan paket turlara gereken önemin verilmesi şarttır. Bunun yanında tüketicilerde de paket tur bilincinin yerleştirilmesi sağlanmalıdır.
Türkiye`deki konaklama işletmelerinin kredi yeterliliğinin belirlenmesi: İMKB`da bir uygulama
ÖZET Risk müteşebbislerin ve yatırımcıların üzerinde en hassas bir şekilde durdukları, bunu ölçmenin ve kaçınmanın yollarını aradıkları en önemli konu olagelmiştir. Başlangıçta, getirilerin aritmetik ortalaması ve standart sapması ile ölçülmeye çalışılan risk, finansman alanındaki gelişmelere paralel olarak çok çeşitli ve kompleks modellerden oluşan teknik ve yöntemlerle belirlenmeye ve ölçülmeye başlanmıştır. Ancak, modern finans alanında ortaya çıkan bu teknikler ülkemizde kısıtlı bir uygulama alanı bulmuş, konaklama sektörü alanında çok az bir şekilde dikkate alınmıştır. Yapılan analizlerle literatürde önerilen risk ölçüm tekniklerinin konaklama sektörü için geçerli olup olmadığı test edilmiş, sektörle ilgili olarak literatürde yeterince ya da hiç işlenmemiş konular derinlemesine incelenmiştir. Araştırma toplam dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde öncelikle, konaklama işletmeleri ve işletmecilik faaliyetleri, tarihsel gelişimleri, özellikleri, sınıflandırılması ve turizm pazarlaması alanında ortaya çıkan yeni gelişmeler ve bu gelişmelerin konaklama işletmelerine olan etkileri incelenmiştir. Ayrıca, turizm sektörünün ihtiyaç duyduğu fon tahsisini yapacak olan bankalar sınıflandırılması, özellikleri, gelişme eğilimleri, bankacılıkta uluslararasılaşma ve rekabet konuları incelenmiştir. İkinci bölümde, kredi analizleri ve konaklama işletmelerinin kredilendirilmesinde kullanılan teknikler incelenmiştir. Konaklama işletmeleri dikkate alınarak geliştirilen değerlendirme teknikleri teorik ve uygulamalı çalışmalar dikkate alınarak açıklanmıştır. Üçüncü bölümde, risk kavramı ve çeşitleri konaklama işletmelerinin yapıları dikkate alınarak incelenmiş, ardından riskin ölçülmesi alanında finans literatüründe önerilen teknikler benzer özellikleri dikkate alınarak gruplandırılarak incelenmiştir. Son bölümde, araştırmanın hipotezi, test yöntem ve modelleri, araştırmanın varsayımları verildikten sonra analiz sonucunda ulaştığımız bulguların yorumlanması ve raporlanmasına ayrılmıştır. Yine bu bölümde, analiz sonucu ulaşılan bulgulara dayanılarak yapılan değerlendirmeler sunulmuş ve kullanılan kaynaklar verilmiştir.
Otel işletmelerinde stok yönetimi
ÖZET Bacasız-Dumansız Sanayi olarak tanımlanan Turizm, bir hizmet sektörü olarak, geleceği ülke kalkınmasına en çok katkı sağlayacak olan sektörlerden biri olarak, diğer sektör grupları içinde birinci sırada yerini almıştır. Otel işletmeleri, günün 24 saati, haftanın yedi günü faaliyet gösteren müşterilerinin ihtiyaçlarını zamanında karşılayan işletmelerdir. Müşterilerinin beklenti ve istekleri yeterince yerine getirilmelidir. Zamanında karşılanmayan veya yerine getirilmeyen beklenti ve istekler, işletmeler açısından olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Bunun önlenmesi, müşteri talebinin karşılanması ve her işletme faaliyeti için belli miktarda stok bulundurmak zorundadır. Stokların lüzumundan çok veya az bulundurulması işletmeye yük getirir. Bunu önlemenin en iyi yolu, uygun stok politikalarının tespit edilmesidir. Bu da stok yönetiminin gerekliliğini ve önemini ortaya koymaktadır. İşletme yöneticileri, faaliyetlerinde kullanılacak malzemeleri de rasyonel esaslara göre yönetmek zorundadırlar. Bunun için ayrı bir stok politikası uygulamalı ve bu işin takibini yapacak ayrı bir stok yönetimi oluşturmalıdır. Stok yönetimi, işletmelerde kârlılığı artırmak ve maliyetleri kontrol altına alabilmek için oluşturulması gereken bir bölümdür. Çünkü stok yönetimi, stok sisteminin etkin yürümesini sağlar. Stok yönetimi, işletme eğilimlerini bir bütün olarak ele alıp, stok düzeyle rini rasyonel bir biçimde çözümler. Stok yönetimi ekonomik dalgalanmaların yaşandığı bir ortamda sağlıklı kararların alınmasını ve stokların ekonomik kullanılmasını sağlar. Stoklar, gelecekte beklenen talebi karşılamak için şu an atıl kalan kıt kaynakları ifade eder.Turizm sektöründe faaliyet gösteren işletmeler; etkin bir stok yönetimi ve kontrolü yapmalı, işletmede bir stok yönetimi departmanı kurularak, stok yönetimi faaliyetleri tek elden organize edilmelidir. Stoklarla ilgili görev ve sorumluluklar daha net ve açık belirlenmelidir. Stok yönetiminin sağlayacağı bilgiler, işletme yönetimine daha net kararların ve yeni yatuırnlann yapılabil mesi için en uygun stok miktanmn belirlenmesinde büyük oranda fayda sağlayacağı inancındayız. Böylece işletme gelirleri işletmenin gelişmesi ve büyütülmesinde kullanılabilecek turizm sektörüne, ülkemize daha çok katkı sağlanabilecektir.
Türkiye'de yat turizminin geliştirilmesine yönelik bir model önerisi
Türkiye'de yeni bir turizm çeşidi olarak ortaya çıkan, eldeki imkanların iyi kullanamamasından ve sektörün tam anlaşamamasından dolayı önemi henüz kavranamamış olan yat turizmi çalışmamızın konusunu oluşturmaktadır. Ülkemizin sahip olduğu yat turizm potansiyelinden hareketle yat turizminin sorunlarına çözüm aranması, Türkiye'yi daha gerçekçi ve olumlu sonuçlara götürecektir. Bu yaklaşımdan hareketle Türkiye için yat turizmini önemli kılacak ve sorunlarının azaltılmasına olanak verecek " Türkiye'de yat turizmini geliştirme önerileri " çalışmamızın ana amacını oluşturmaktadır. Bu amaç doğrultusunda çalışmanın kapsamı; yat turizmi ile ilgili kavramlar ve bu sektörün ülkeler için önemi, Türkiye'de yat turizminin oluşmasına imkan sağlayan potansiyel faktörlerinin incelenmesi ve ülkemiz yat limanlarına uygulan anket çalışması sonucunda ulaşılan bulgulardan oluşmaktadır. Yaptığımız çalışmada ülkemiz yat turizminin sorunları; alt yapı, çevre, eğitim, tanıtma ve pazarlama ve mevzuat olmak üzere beş ana grupta toplandığı saptanmış ve sorunların en asgari düzeye indirgenmesine ve çözüm aşamalarına yönelik önerilere yer verilmiştir.
Azerbaycan'ın güney bölgesinin (Lenkeran bölgesi) turizm arz olanakları ve halkın turizme bakış açısı
Bu çalışmada genel olarak Azerbaycan turizminin durumu geçmiş yıllardan bugüne ele alınarak incelenmiş ve turizmin geliştirilmesi konusunda yapılabilecekler üzerinde durulmuştur. Özellikle son zamanlarda turizm konusunda ilgi çekmeye başlayan Azerbaycan'ın Güney bölgesinin turizm potansiyeli ortaya konulmaya çalışılırken turizmin gelişmeye başlaması ile birlikte turistlere ve turizme karşı hoşgörülü davranan halkın turizmin uzun dönemde sağlayabileceği faydaya ilişkin olarak düşüncelerini de ölçmeye ve bakış açılarını anlamaya yönelik bir adım atılmaya çalışılmıştır. Tezin uygulama bölümünde uzun yıllardır turizmle iç içe olan ancak ülke genelinde yaşanan sıkıntılar dolayısıyla son 20 yıldan fazla turizmden uzak kalan ve genel turistik yapısı nedeniyle yakın geçmişte hem hükümet hem de yatırımcılar tarafından ilgi odağı haline gelen Lenkaran bölgesi seçilmiştir. Söz konusu bölge doğal özellikleri, iklimi ve tarihsel gelişimi açısından ele alınırken, turizm arzı ve talebi geçmiş ve günümüz Lenkaran Bölgesi karşılaştırması sonucunda irdelenmeye çalışılmıştır. Araştırma bulguları, SPSS yazılımının kullanımı ile elde edilmiş ve hipotez testleri de bu doğrultuda test edilmiştir.Çalışma uzun yıllar boyunca turizm olgusundan uzak kalan Lenkaran halkı ve doğal çevresi üzerinde turizmin yaratabileceği doğal, ekonomik, Sosyo-kültürel etkileri, Lenkaran yerel halkının turizme bakış açısını, turizmin gelişiminden beklentilerini ve nasıl bir gelişim istediklerini anlamayı amaçlamıştır. Araştırma bulguları sonucunda turizmden elde edilen gelirin Lenkaran halkı tarafından önemli bir gelir kaynağı olarak algılanmadığı görülmektedir. Buna rağmen halkın turizme olumlu yaklaştığı, ekonomik beklentilerini turizm sayesinde karşılayabileceklerini düşündükleri ortaya çıkmıştır.Anahtar Kelimeler: Azerbaycan'da Turizm, Turistik Arz, Lenkeran Bölgesi.
Yiyecek içecek işletmelerinde ISO 22000 Gıda Güvenliği Yönetim Sisteminin uygulanabilirliği: İzmir ili örneği
Yiyecek-içecek işletmeleri günümüzde sadece yiyecek ve içecek üretimini ve servisini yapmakla kalmamakta, aynı zamanda bu hizmeti bir sisteme ve standarda göre yapmaya çalışmaktadırlar. Her sektörde olduğu gibi yiyecek-içecek sektöründe de pazardaki rekabetin hızla arttığı görülmektedir. Rekabetin yanında, tüketicilerin bilinçli ve seçici olmaları, kaliteyi ve güvenli gıda tüketmeyi daha da ön plana çıkartmaktadır. Bundan dolayıdır ki geçtiğimiz yıllarda yiyecek-içecek işletmeleri güvenli gıda üretmek için, ISO 9001 ve TS 13001 HACCP (Kritik Kontrol Noktalarındaki Tehlike Analizi) sistemlerini uygulamaktaydılar. Fakat 2005 yılından itibaren bazı yiyecek-içecek işletmeleri, güvenli gıda üretimi için uluslararası standart örgütünün belirlemiş olduğu, ISO 22000 Gıda Güvenli Yönetim Sistemini (GGYS) uygulamaya başlamış olup halen devam etmektedirler. Günümüzde bu sistemin ciddiyetini anlayan birçok işletme de ISO 22000 GGYS belgesini almayı planlamaktadır.İzmir' de faaliyet gösteren ve ISO 22000 GGYS belgesine sahip olan yiyecek-içecek işletmelerine yönelik yürütülen bu çalışmanın amacı; ISO 22000 GGYS standartlarının uygulanabilirliğini analiz etmektir. Çalışmanın araştırma bölümü için, İzmir' de faaliyet gösteren ve ISO 22000 GGYS belgesine sahip 8 yiyecek-içecek işletmesinin kalite ve hijyen sorumluları ile önceden belirlenmiş olan sorular (yarı yapılandırılmış görüşme) kullanılarak, yüz yüze görüşme yapılıp ve sorumluların fikirleri alınmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir.Araştırma sonucunda, katılımcı işletmelerin ISO 22000 GGYS'nin uygulanması konusunda minör veya majör sorunlar yaşadıkları ortaya çıkmıştır. Sorunların çözümü için, işletme yönetiminin öncelikle ISO 22000 GGYS'ne inanması gerekmektedir. Sonrasında da gerekli kaynakları yaratarak (depolar, mutfak alanı, eğitim, personel vb.) ihtiyaç duyulan yapıyı kurduğu takdirde bu sisteminin rahatlıkla uygulanabildiği görülmektedir.Anahtar kelimeler: Yiyecek-İçecek İşletmesi, Güvenli Gıda, ISO 22000 GGYS.
Konaklama işletmelerinde otantik liderlik ve öz yeterlilik arasındaki ilişkinin analizi
Çalışmanın temel amacı, iş turizmine yönelik faaliyet gösteren şehir otellerinde ve tatil turizmi için çalışan resort otellerde otantik liderlik ve öz yeterlilik arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Ayrıca çalışma kapsamında işgörenlerin yaş gruplarına, cinsiyetlerine ve çalıştıkları otel türlerine göre otantik liderlik algılarında farklılıklar olup olmadığını da belirlemek amaçlanmaktadır. Çalışmada öncelikle yazın taraması yapılmıştır. Otantik liderlik ile ilgili olarak Türkiye'de sadece üç çalışma yapılmış olması ve bu çalışmalarda Otantik Liderlik Ölçeği'nden yararlanılmamış olması yapılan bu çalışma ile ölçeğin Türkçeye uyarlanmasına da imkan sağlamıştır. Araştırmanın evrenini, İzmir il merkezinde ve Çeşme ilçesinde faaliyet gösteren beş yıldızlı konaklama işletmeleri oluşturmaktadır. Yapılandırılmış anket tekniği ile elde edilen veriler doğrultusunda, öncelikle tanımlayıcı istatistikler yapılmıştır. Otantik Liderlik Ölçeği, Türkiye'de ilk defa uygulandığı için ölçeğin geçerliliğini belirlemek amacıyla açıklayıcı faktör analizi ile birlikte doğrulayıcı faktör analizi gerçekleştirilmiştir. Doğrulayıcı faktör analizi sonuçlarının açıklayıcı faktör analizi sonuçlarını desteklediği ve ölçeğin ahlaklı davranış, şeffaflık, bireysel farkındalık ve dengeli davranış olmak üzere toplam dört boyuttan ve 16 ifadeden oluştuğu belirlenmiştir. Tanımlayıcı istatistiklerden sonra faktöriyel ANOVA ve faktöriyel ANCOVA testi yapılarak hipotez testleri gerçekleştirilmiştir. Faktöriyel ANCOVA testinde kovaryant olarak öz yeterlilik kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, hem şehir otellerinde çalışan işgörenler hem de resort otellerde çalışan işgörenler, yöneticilerinin davranışlarını otantik liderlik kapsamında değerlendirirken yöneticilerinin öz yeterliliklerinden etkilenmemektedirler. İş turizmine yönelik faaliyet gösteren şehir otellerinde çalışan işgörenler, tatil turizmine yönelik faaliyet gösteren resort otellerde çalışan işgörenlere göre otantik liderliğe daha olumlu yaklaşım göstermektedirler. Hem şehir otellerinde hem de resort otellerde kadın işgörenler, erkek işgörenlere göre otantik liderliği daha olumlu değerlendirmektedirler. Ayrıca araştırmaya katılan kadın ve erkeklerin yaş gruplarındaki etkileşime bağlı olarak 25 ve altı yaş grubundaki kadın işgörenlerin, aynı yaş grubundaki erkek işgörenlere göre otantik liderliği daha olumlu olarak algıladıkları belirlenmiştir.
Mükemmeliyetçiliğin iş performansına etkisi : İstanbul ili uluslararası zincir otel işletmelerinde çalışan orta kademe mutfak yöneticileri üzerine bir araştırma
Bu çalışmanın amacı, orta kademe mutfak yöneticileri örnekleminde, mükemmeliyetçilik ve iş performansı arasındaki etkileşimi incelemektir. Mutfak örgütlerinde çalışan orta kademe yöneticilerin iş yaşamında kendilerini yeterli görmeme, kendilerine yüksek standartlar belirleme, başkalarına yönelik mükemmeliyetçi tutumlar ile başkalarında dayatılan mükemmeliyetçi tutumların bireysel iş performanslarını etkilediği varsayılarak ortaya çıkarılan hipotezler, yazında yapılan çalışmalarla desteklenmiş ve analiz edilmiştir.Mükemmeliyetçilik ve iş performansı, psikoloji bilimi araştırmacılarının son yıllarda üzerinde çok fazla ve nitelikli çalışmalar ile ortaya koyduğu çok boyutlu bir kavramLARdır. Ancak mükemmeliyetçiliğin çalışma yaşamında yarattığı etkilerin araştırılmasına yönelik çalışmalar oldukça azdır. Bu çalışma mükemmeliyeçiliğin iş yaşamında ve iş performansında etkili olduğu varsayımına dayanarak turizm işletmeciliği ve yönetim alanlarında ilk olma özelliğini taşımaktadır.Sosyal psikoloji ve örgütsel davranış araştırmacıları tarafında sıklıkla irdelenen bireysel iş performansı kavramı ile mükemmeliyetçilik olgusu arasındaki etkileşimler Türkiye şartlarında irdelenmiştir. Yargısal örnekleme ve anket yönetiminin kullanıldığı çalışma otel örgütlerinde çalışan orta kademe mutfak yöneticileri örnekleminde uygulanmıştır.Çalışmanın en önemli bulgusu ?mükemmeliyetçi beklentiler? adı altında yeni bir faktöre ulaşılmış olmasıdır. Çalışmanın sonıucunda, orta kademe mutfak yöneticilerinin mükemmeliyeçilik beklentileri ve başkalarına yönelik mükemmeliyetçiliklerinin görev ve kurumsal performansları üzerinde olumlu etkileri olduğu ancak değişkenlerin arasındaki etkileşimin düşük olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Bulgular bu bağlamda çalışmanın sonunda tartışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Mükemmeliyetçilik, İş Performansı, Mutfak Yöneticileri
Turistik ürün pazarlamasında marka imajının rolü ve bölgesel marka imajı yaratma
Turizmde destinasyon markalaşması son dönemlerde turizm araştırmacıları ve destinasyon pazarlamacıları arasında popülerlik kazanmaya başlayan bir kavramdır. Yerel örgütlerin ve destinasyon pazarlama yöneticilerinin de önemli katkıları ile turizm destinasyonları turizm pazarlarında daha fazla rekabet avantajına sahip olmak için güçlü birer marka adı ve imajı oluşturma çabasındadırlar. Turizm destinasyonlarının markalaşması farklı ürün özellikleri ve unsurları nedeniyle geleneksel ürün ve hizmetlerin markalaşmasından oldukça farklıdır. Destinasyon markalaşması öncelikle coğrafi bir mekânın markalaşması, daha sonra da mevcut ve potansiyel ziyaretçilere güçlü bir marka şemsiyesi altında sunulmak amacıyla bir araya getirilen çok sayıda kamusal ve özel mal, hizmet ve diğer turistik çekim unsurlarının uygun bir bileşiminin markalaşması anlamına gelir. Bu çalışmanın da başlıca amacı bir turizm destinasyonu olarak Çeşme?nin marka oluşturma sürecini etkileyen talep yönlü faktörlerin belirlenmesidir. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır; birinci bölümde genel olarak turizmde destinasyon pazarlaması kuramsal açıdan incelenmiş ve destinasyon pazarlamasının önemi vurgulanmıştır. İkinci bölüm genel markalaşma yaklaşımı altında turistik ürün markalaşması, turizmde destinasyon markalaşması ve markalaşma süreçlerine yer vermektedir. Üçüncü bölüm çalışmanın araştırma ve uygulama kısmıdır ve bu bölümde destinasyon ziyaretçilerinden sağlanan verilerin analizi sonucu elde edilen bulgular yer almaktadır. Verilerin analizi için Yapısal Eşitlik Modellemesi kullanılmıştır. Araştırmanın temel bulguları, Çeşme?nin markalaşma sürecinde temel ziyaretçi motivasyonları, çekme ve itme faktörleri ile ziyaretçilerin destinasyon kimliği algısının uzun dönemli marka bağlılığı yaratmayı sağlayacak olan markalaşma konusunda önemli bir role sahip olduğunu göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Destinasyon, Pazarlama, Markalaşma, Müşteri Sadakati, Marka Kimliği.
Y kuşağının internet üzerinden turizm ürünü satın alma alışkanlıkları üzerine bir araştırma
İnternet kullanım yaşının düştüğü ve kullanım oranlarının gittikçe arttığı günümüzde; eğitim, medeni durum, meslek, aylık gelir ve statü gibi pek çok etken kişilerin internet kullanımını etkilemektedir. Yaklaşık olarak aynı yıllarda doğmuş ve aynı dönemin sorumluluklarını yüklenmiş kişiler topluluğuna kuşak denmektedir. Günümüzde 1950?li yıllardan itibaren farklı kuşak kavramları ortaya atılmıştır ve her kuşağın kendine has özellikleri bulunmaktadır. Bu kuşakların karakteristik özellikleri ile birlikte ilgi alanları, beklentileri, iş hayatları gibi pek çok açıdan karşılaştırması yapılarak, internet üzerinden alışveriş yapma alışkanlıklarının irdelenmesi, müşteri beklentilerini karşılamak açısından işletmeler için önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı; son yıllarda yaşanan teknolojik gelişmelerin internet üzerinden turizm ürünü satın almalarına etkisi ile özellikle 17-34 yaş aralığındaki kişilerden oluşan Y kuşağının internet kullanarak turizm ürünü satın alma alışkanlıklarını değerlendirmektir. Anahtar Kelimeler: Bilgi ve İletişim Teknolojileri, Ağ ekonomisi, E-Ticaret, İnternet, Kuşak, Y Kuşağı, Web Sitesi.
Turizm destinasyonlarının rekabet gücünün artırılmasında stratejik destinasyon yönetimi: Çeşme Alaçatı destinasyonu üzerine bir uygulama
Bu çalışmanın amacı destinasyon yönetiminin stratejik olarak ele alınması gerektiği ve ülkesel ölçekte destinasyonların rekabet gücünü belirlemeye yönelik olarak Dwyer ve Kim?in modelinde yer alan faktörlerin yerel ölçeğe uyarlanması ve stratejik destinasyon yönetimine göre bir modelin oluşturulmasıdır. Çalışmanın birinci bölümünde literatür taraması yapılarak strateji kavramı ve stratejik yönetim süreci incelenmiştir. İkinci bölümde destinasyon yönetimi ile ilgili literatür taranarak stratejik destinasyon yönetimi şeklinde ele alınmıştır. Ayrıca ikinci bölümde litaretürde yer alan rekabet gücünü etkileyen unsurları belirlemeye yönelik çalışmalara yer verilmiştir. Üçüncü bölümde Alaçatı destinasyonun rekabet gücünü belirlemeye yönelik araştırma kapsamında 110 konaklama işletmesi yöneticisi ya da çalışanı, 45 yiyecek içecek işletmesi yöneticisi ya da çalışanı, 8 sörf okulu yöneticisi ya da çalışanından oluşan 163 turizm tesisi ile 11 yerel yönetim yönetici ya da çalışanı, 28 kamu kurumu yöneticisi ya da çalışanı, 10 akademisyen ve 245 öğrenciden oluşan toplam 457 kişi ile yüz yüze görüşülerek anket yapılarak elde edilen bulgulara yer verilmiştir. Ayrıca üçüncü bölümde Alaçatı destinasyonunun arz yönlü paydaşlar açısından rekabet gücünü belirlemekle birlikte, çalışmanın amacına uygun olarak stratejik destinasyon yönetimine ilişkin oluşturulan model doğrulayıcı faktör analizi ile test edilmiştir. Literatürde yer alan modelde her ne kadar doğal ve kültürel kaynaklar, yapay kaynaklar, destek kaynakları, durumsal koşullar ve talep koşulları ile birlikte altıncı bir faktör olarak ele alınan stratejik destinasyon yönetiminin, oluşturulan modele göre diğer faktörleri etkileyen bağımsız bir faktör olarak ele alınması gerektiği sonucu çıkmıştır. Son olarak çalışmada elde edilen bulgulara göre sonuç ve önerilere yer verilmiştir. Bu bölümde elde edilen bulgulara göre Alaçatı destinasyonunun rekabet gücünün yüksek olduğunu ancak stratejik olarak destinasyonun yönetilmesi gerektiği ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Stratejik Yönetim, Rekabet Gücünü Etkileyen Faktörler, Stratejik Destinasyon Yönetimi, Rekabet Modelleri.
Otel işletmelerinde entelektüel sermaye ve örgüt performansı ilişkisi: Akdeniz bölgesindeki dört ve beş yıldızlı otel işletmelerinde bir araştırma
Turizm, sağladığı ekonomik getiriler ve istihdama katkısı ile ülkemiz açısından son derece önemli bir sektördür. Entelektüel sermaye de hem bilimsel yazında hem de iş dünyasında son yıllarda önemi gittikçe artan bir kavram olarak ön plana çıkmaktadır. Bu yüzden, insan odaklı hizmet anlayışının aralıksız sürdüğü otel işletmeleri açısından entelektüel sermayenin önemi her geçen gün artmaktadır. Bu çalışmanın temel amacı, otel işletmelerinde entelektüel sermaye ve örgüt performansı ilişkisini Akdeniz bölgesinde faaliyet gösteren dört ve beş yıldızlı otel işletmelerinin yöneticilerinden toplanan veriler ile incelemektir. Çalışmada öncelikle yazın taraması yapılmıştır. Yerli ve yabancı yazında yer alan bilgiler ışığında çalışmanın ilk iki bölümü oluşturulduktan sonra yapılandırılmış anket tekniği ile elde edilen verilere SPSS 18.0 programı yardımıyla tanımlayıcı istatistikler uygulanmıştır. Daha sonra veriler LISREL 8.8 programı kullanılarak çok değişkenli istatistik yöntemlerinden Yapısal Eşitlik Modeli ile analiz edilmiştir. Entelektüel sermaye ve örgüt performansı ilişkisi, entelektüel sermayenin sahip olduğu unsurlar yardımıyla derinlemesine incelenmiştir. Araştırmanın son bölümünde değişkenler arasında doğrudan ve aracılık ilişkilerini içeren modeller önerilmiş ve hipotezler ile modeller test edilmiştir.
Seyahat acentelerinde ilişki pazarlaması: İzmir ilinde bir uygulama
İlişki pazarlaması, müşterilerle iyi ilişkiler kurmak, bu ilişkileri ömür boyu değer olgusu ile sürdürmek ve arttırmaktır. Müşterilerin küçük olumsuzluklardan dahi çok çabuk etkilenebilecekleri göz önünde bulundurularak özellikle seyahat acentelerinin müşteri değeri yaratma ve müşteri memnuniyeti sağlama konularına önem vermeleri gerekmektedir. Müşterileriyle uzun vadeli ilişkiler oluşturmayı başarabilen seyahat acentelerinin rakiplerine göre daha iyi bir konumda olacakları söylenebilir. Bu çalışmanın temel amacı, literatürdeki çalışmalar kapsamında ilişki pazarlaması yaklaşımının incelenmesidir. Bu çalışma, ilişki pazarlaması uygulamalarının seyahat acentelerindeki sonuçlarına göre değerlendirilmesi açısından, sektöre sağlayacağı katkısı nedeniyle önemlidir. Alan araştırmasına dayalı bu çalışmada, İzmir ili merkez ilçelerinde bulunan A grubu seyahat acentelerine tam sayım yöntemi esas alınarak anket uygulaması yapılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, araştırma kapsamındaki 146 seyahat acentesinin ilişki pazarlaması faaliyetlerini uyguladıkları ve bu uygulamaların müşteri değeri yaratması açısından etkili sonuçlar gösterdiği saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: İlişki Pazarlaması, Seyahat Acentesi, Müşteri Değeri, Müşteri İlişkileri.
Bilgi yönetiminde liderlerin rolü: İzmir ve çevresindeki dört ve beş yıldızlı otellerde bir araştırma
Bilgi yönetimi; örgüt içinde bilginin paylaşılması, yaygınlaştırılması ve kullanılmasını yöneten, bilgiyi oluşturan ve yerleştiren bir süreçtir. Bilgi yönetimi, örgütlerin değişen koşullara uyum sağlamasını ve rakiplerine kıyasla rekabet güçlerini arttırmasını da içermektedir. Bu bağlamda konaklama işletmelerinin bilgi yönetimi uygulamaları ile çalışanlar, müşteri tercihleri ve hizmet prosedürleri hakkında doğru ve yeterli bilgiyi sağlamak yoluyla rekabet üstünlüğü elde etmeleri kolaylaşmaktadır. Diğer bir deyişle, bilgi yönetimi kavramının konaklama işletmelerinde uygulanması ile müşteriye sunulan hizmetin kalitesi ve örgütsel performans ve etkinliği artacaktır.Bilgi yönetiminden beklenen performans artışı, bilgilerin basitçe veri tabanında saklanmasından daha fazlasını gerektirmektedir. Söz konusu yararın gerçekleşebilmesi için, bilginin örgüt içinde dolaşabileceği ve performansı arttırabileceği yolların yaratılması ve bilgiden en etkin şekilde yararlanılması gerekmektedir.Bu doğrultuda konaklama işletmelerinin bilgi yönetimi uygulamalarına ve öncelikle örgütün bilgi varlıklarını harekete geçirerek bilgiden yarar sağlayabilecek liderlere ihtiyaçları vardır. Bilgi yönetiminde konaklama işletmelerinin başarısı, liderlerin değişime ayak uydurabilmeleri ve aynı zamanda liderlik özelliklerine sahip olmaları ile mümkün olabilmektedir.Bu araştırmanın teorik bölümünde, bilgi yönetiminde liderliğin rolleri ve önemi incelenmekte bu bağlamda konaklama işletmelerinde bilgi yönetiminin başarı ile uygulanmasında kullanılan yöntemler, liderlerin rolleri ve yetenekleri ile bilgi yönetiminin işletmeye sağlayabileceği yararlar ve birbirleri arasındaki ilişkiler üzerinde durulmaktadır.Uygulama bölümünde ise, İzmir ve çevresindeki dört ve beş yıldızlı konaklama işletmelerinde bilgi yönetimine nasıl bakıldığı ve bilgi yönetimi sürecinde liderlik rolleri ele alınmıştır. Bu bağlamda tartışma, sonuç ve öneriler bölümünde konaklama işletmelerinin bilgi yönetimi uygulamasını başarıyla nasıl uygulayabilecekleri ile değişkenler arasındaki ilişkiler yorumlanarak araştırma soruları irdelenmiştir.Yapılan analizler sonucunda, liderlerin örgüt içinde bilginin kullanımını ve paylaşımını kolaylaştırdıkları, bilgi yönetiminin sürdürülmesi ve uygulamasını destekledikleri sürece örgütlerde bilgi yönetiminin başarıya ulaşma olasılığının yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca bilgi yönetiminin sürdürülmesi ve desteklenmesinin hem çalışanların performanslarını
Ziyaretçilerin etkinliklere katılım güdülerinin etkinlik türüne göre karşılaştırılması: İzmir ili örneği
Turizm disiplininde son dönemde etkinlik yönetimi üzerine çok sayıda çalışma yapılmaktadır (Getz, 2000, 2008; Harris ve diğerleri, 2001; Hede ve diğerleri, 2002, 2003; Sherwood, 2007). Bu husus, özellikle etkinliklere katılan bireylerin ve etkinliklerin gerçekleştiği turistik çekim merkezlerinin araştırmacıların ilgi odağı olduğunun göstergesidir. Kaldı ki söz konusu alanda yapılan uluslararası araştırmalar özellikle etkinliklerin yönetiminin sağlıklı olabilmesi için etkinliğe katılan bireylerin güdülerinin de belirleyici rol üstlendiğini işaret etmektedir (Backman ve diğerleri, 1995; Chang, 2006; Crompton ve Mackay, 1997; Formica ve Uysal, 1996, 1998; Lee, 2000; Lee ve diğerleri, 2004; McMorland ve MacTaggart, 2008; Mohr ve diğerleri, 1993; Schneider ve Backman, 1996; Scott, 1996; Uysal ve diğerleri, 1993). Buradan hareketle yapılan araştırmalar turist davranışlarını değerlendirme konusuna farklı bakış açıları yansıtan bazı yaklaşımlar ile gündeme gelmektedir. Turist davranışının irdelenmesi turist özelliklerinin daha iyi anlaşılmasına, turistik faaliyet ve hizmetlerin de buna bağlı olarak daha etkin şekilde gerçekleştirilmesine olanak sağlamaktadır.Güdülemenin temeline inilerek öneminin anlaşılması, turizm açısından güdülemenin değerlendirilmesi etkinlik turizmi ve yönetimi açısından son derece önem arz etmektedir. Etkinliklere katılan ziyaretçilerin etkinliklere katılım güdülerinin araştırılması, araştırmalar sonucunda ziyaretçilerin demografik özelliklerinin ve katılım güdülerinin bölümlendirilmesi, etkinliklerin planlanması ve pazarlanması açısından önemli bir katkı sağlamaktadır.İzmir, doğal ve tarihi güzellikleri, ılıman iklimi açısından en önemli potansiyele sahip turizm merkezlerinden birisidir. Özellikle sahip olduğu doğal ve tarihi değerleri açısından değerlendirildiğinde her yıl yerli ve yabancı turistlerin ziyaretine sahne olduğu, çeşitli etkinlikler ile gündeme geldiği görülmektedir. Yıllardır İzmir ile özdeşleşen İzmir Enternasyonal Fuarı bunlardan sadece birisidir. Çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapan İzmir'de söz konusu etkinliklerin farklı kesimlerden ve farklı özellikte bireylere hitap ettiği de gerçektir.Bu çalışmanın amacı İzmir'de etkinliklere katılan bireylerin güdülerini etkinlik türüne göre sınıflandırmak olarak belirlenmiş olup alt amacı İzmir'de yapılan etkinlik turizmine ışık tutmak, etkinliklere katılan bireylerin güdülerini irdeleyerek İzmir'in söz konusu güdülere yanıt verme potansiyelini de ayrıca analiz etmektir. Bu doğrultuda araştırmanın alana etkisi, etkinlik turizminde faaliyet gösteren profesyonel sektör temsilcilerine ve yerel yönetimlere etkinlik turizmini planlı şekilde geliştirmek, gelişim konusunda yaşanan birtakım sorunların çözümüne kavuşmasını sağlamak ve gelecek yıllarda İzmir'i ulusal ve uluslar arası alanda etkinlik turizminin önemli bir merkezi haline getirmek için fikir vermek olacaktır.Araştırmanın yöntemi nicel araştırma yöntemi olarak belirlenmiştir. Araştırmanın evrenini etkinlik turizmine katılan bireyler oluşturmakta ve örneklem de İzmir'de çeşitli etkinliklerde yer alan bireylerin rastlantısal olarak seçilmesi ile belirlenmektedir. Araştırma verileri SPSS ile analiz edilerek, bulgular yazında yer alan diğer araştırmalar ile karşılaştırılarak yorumlanmaktadır. Söz konusu araştırma yazında özellikle İzmir ilinde gerçekleştirilmesi ve farklı etkinliklere katılan bireylerin güdülerinin karşılaştırılması açısından özgün olup, İzmir'in turizm planlaması ve pazarlanmasında görev alan bireylere fikir vermesi açısından da sektöre katkıda bulunacaktır. Diğer bir deyişle, etkinliklere katılım güdülerinin İzmir'e ve İzmir'de yapılan etkinlik turizmine ekonomik, sosyal ve kültürel katkıları konusunda yapılacak araştırmalara örnek bir araştırma niteliği taşıması bakımından yazına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Sosyolojik açıdan turizm gelişimi ile otantiklik olgusu arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi: Mardin örneği
Turizm günümüzde ulaştığı evrensel boyutlar ve kapsadığı psiko-sosyolojik, sosyokültürel ve ekonomik faktörler nedeni ile devamlı ve önemli bir sektör olma özelliği taşımaktadır. Turizm sektöründeki bu gelişmelerin etkisi kültürlerin ve çekim merkezlerinin otantikliği üzerine söylemleri de beraberinde getirmektedir.Bu araştırmada, Mardin il merkezi ve Midyat ilçe merkezi sınırları içerisinde bulunan otantik söylemi üreten turizm işletmeleri çalışanları, bu söylem ve turizm sektörü üzerine çalışmaları bulunan idari ve yerel yönetim, bazı oda birlikleri ve sivil toplum kuruluşları, Mardin kenti ve kültürü üzerine çalışmış olan toplum bilimcilerin görüşleri ışığında Mardin ilinde turizm gelişiminin otantisite üzerindeki etkisi ele alınmıştır.Bulgular Mardin ili için turizm sektörünün gelişme kaydedeceğini ve bu gelişmeyi ?ötekine, otantik olana, farklı olana arayışta? ön plana çıkaracağını göstermektedir. Ancak bu hareketliliğin gelişim süreciyle birlikte endüstriyel amaçlarla üretimi ve kitlevi bir hareket kazanmaya doğru ilerlemesi turistin Mardin'de ilk aradığı şey dışında sektörün ürettiği otantiklik ile karşılaşmasına neden olmaktadır.
Otel işletmelerinde e-pazarlama: Astana (Kazakistan)'daki dört ve beş yıldızlı otel işletmeleri üzerine bir araştırma
ÖZETYüksek Lisans TeziOtel İşletmelerinde E-Pazarlama: Astana (Kazakistan)'daki Dört ve Beş Yıldızlı Otel İşletmeleri Üzerine Bir Araştırmaİrina BANDURİNADokuz Eylül ÜniversitesiSosyal Bilimler EnstitüsüTurizm İşletmeciliği Anabilim DalıTurizm İşletmeciliği ProgramıGünümüzde bilgi ve iletişim teknolojisinin gelişmesi ile birlikte otel işletmelerinin pazarlama stratejileri de paralel olarak değişime uğramıştır. Otellerin rekabet politikası e-pazarlamaya yönelik olarak değişmiş ve küreselleşen dünyaya uyum sağlamıştır. Bilgi teknolojileri ve internet, modern otel işletmelerinin gelişmesi için yeni e-ürünleri yaratma, e-iletişim ağı kurma, e-dağıtım kanalları kullanma ve e-pazarlama tekniklerini uygulama gibi fırsatlara olanak sağlamaktadır. Ancak, rekabetin artması ve devamlı değişen pazar şartlarında faaliyet gösteren modern otel işletmeleri için temel pazarlama ve e-pazarlama etkinliklerinin bileşimini uygulamak çok büyük önem göstermektedir.Bu çalışma, Astana'da bulunan 15 tane dört ve beş yıldızlı otel işletmesi üzerine yapılmıştır. Araştırmayı gerçekleştirmek için veri toplama tekniği olarak yarı-yapılandırılmış mülakat yöntemi gerçekleştirilmiştir. Otel işletmelerinin pazarlama müdürleri ve pazarlama sorumluları ile mülakat yöntemi ile elde edilen verilere içerik analizi yapılmış ve literatür araştırması sonuçları ile karşılaştırılmıştır.Yapılan araştırmanın sonuçları, Astana'daki otel işletmelerinin çoğunun geleneksel pazarlama yöntemleri yanında, e-pazarlama araçlarını da kullanmaya başladıklarını, henüz e-pazarlamayı çok aktif olarak kullanmayan birkaç otel işletmesinin ise e-pazarlama araçlarını daha fazla kullanmak üzere yatırım ve araştırmalarda bulunduğunu göstermiştir. Görüşülen otel yöneticilerinin e-pazarlama araç ve yöntemlerini kullanma ve yenilikleri araştırma konusunda istekli oldukları da gözlemlenmiştir. Ülkede turizm sektörünün giderek büyümesi ve otel işletmelerinin sayısının artması, e-pazarlamanın artık kaçınılmaz olduğunu göstermekte, özellikle uluslararası pazarlarda rekabet edebilmek için, web sitesi geliştirilmesinden e-dağıtım kanallarının kullanılmasına kadar pekçok e-pazarlama aracının kullanılmasını bir zorunluluk haline getirmektedir. Sektördeki işletmelerin e-pazarlama araçlarını kullanmasının, Kazakistan turizm ve konaklama sektörünün olumlu gelişimine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.Anahtar Kelimeler: Otel işletmeleri, e-pazarlama, e-ürün, e-pazarlama araçları, Astana, Kazakistan.
Turistlerin beklenti ve deneyimleme kalitesinin tavsiye etme kararına etkisi:Müze ziyaretçileri üzerine bir araştırma
Dünyada kültür turizminin yükselen bir değer haline gelmesiyle birlikte ülke, bölge ve destinasyonlar dünya turizm pastasından hedefledikleri payı elde edebilmek adına turizmin kültür ayağına daha sık vurgu yapmaya başlamışlardır. Kültürel çekim unsurları içerisinde yer alan müzeler, kültür turizmi pazarının en geniş dilimini (segment) oluşturması nedeniyle büyük bir önem arz etmektedirler. Müzeler, hem diğer kültürel çekim unsurları ile hem de kendi aralarında yoğun bir rekabet içerisinde bulunmaktadır. Dolayısıyla müze ziyareti yapan turistlerin memnuniyet düzeylerinin artırılması ve bunun sonucunda tavsiye etme davranışında bulunmaları, müzelerin hayatta kalabilmeleri açısından büyük önem teşkil etmektedir. Bu çalışmanın amacı bütüncül ve dinamik bir müze turisti davranış modeli oluşturarak, müze yöneticilerinin, planlamacılarının ve müzelerin pazarlanmasından sorumlu yetkililerin müze turisti davranışını daha iyi anlamalarına yardımcı olmaktır.Topkapı Sarayı Müzesi?ni ziyaret eden yabancı turistlerin katılımı ile gerçekleştirilen bu araştırmada, pilot çalışma için 100, ana çalışma için ise 588yabancı turistten bilgi toplanmıştır. Tesadüfi olmayan örnekleme yöntemlerinden kolayda örnekleme yönteminin tercih edildiği çalışmada, veri analizi aşamasının ilk ayağı olarak yabancı turistlerin sosyo-demografik özellikleri incelenmiştir. Daha sonra analize dahil edilecek soruların tespit edilmesi amacıyla madde analizi uygulanmıştır. Son olarak yapısal eşitlik vmodellemesi kapsamında doğrulayıcı faktör analizi ve yol analizi sonuçlarına yer verilmiştir.Uyum iyiliği ölçütlerinin istenilen seviyede olduğu araştırma modeli kapsamında yapısal model ilişkilerine dair sekiz adet, yapısal modeldeki moderatör etkiye dair ise iki adet hipotez test edilmiştir. Bu bağlamda deneyimleme beklentisinin deneyimleme kalitesi üzerinde, deneyimleme kalitesinin memnuniyet, algılanan değer ve tavsiye etme davranışı üzerinde, algılanan değerin memnuniyet üzerinde ve memnuniyetin tavsiye etme davranışı üzerinde pozitif yönlü etkisinin olduğu görülmüştür. Diğer yandan deneyimleme beklentisinin memnuniyet üzerinde ve algılanan değerin tavsiye etme davranışı üzerinde doğrudan bir etkisi olmadığı ve kültürel odaklılığın moderatör değişken görevi üstlenmediği tespit edilmiştir. Ayrıca deneyimleme kalitesi değişkeninin deneyimleme beklentisi ve memnuniyet arasında ve de memnuniyet değişkeninin deneyimleme beklentisi ve tavsiye etme değişkenleri ile algılanan değer ve tavsiye etme değişkenleri arasında ara değişken rolü oynadığı anlaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Deneyimleme Kalitesi, Deneyimleme Beklentisi, Tavsiye Etme davranışı, Yapısal Eşitlik Modellemesi, Ara Değişken.
Yavaş şehir (Cıttaslow) olgusunun turist davranışları ve yerel halkın kentsel yaşam kalitesi algısına etkileri
Küreselleşme sürecinin etkileri, tüm dünyada ekonomik, kültürel, siyasi ve toplumsal alanlarda hissedilmektedir. Bütün yaşam çevrelerini etkisi altına alan küreselleşme, beraberinde yeni değişim hareketleri ve tepkilerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu değişim hareketlerinden bir tanesi de, 1989 yılında Yavaş Yemek ile başlayan Yavaş Şehir hareketidir.Yavaş şehir kavramı ile turizm sektörü arasında özellikle sürdürülebilir yaşam ve sürdürülebilir turizm açısından yakın bir ilişki bulunmaktadır. Ancak turizm yazınında bu iki kavram arasındaki ilişkiyi ele alan yeterli sayıda çalışmanın bulunmaması nedeniyle, bu çalışmanın amaçları; yavaş şehir olgusunun, turistler için tatil seçiminde ne ölçüde bir motivasyon kaynağı olduğunu araştırmak; yavaş şehir olgusunun, turistlerin tatil deneyimini nasıl etkilediğini araştırmak; yavaş şehir olgusunun, yerel halkın kentsel yaşam kalitesi üzerindeki etkisini araştırmak ve son olarak, yavaş şehir akımının bir turizm destinasyonu olarak o şehir üzerindeki gözlemlenen olası etkileri de incelemektir.Araştırmanın amacı doğrultusunda araştırma yöntemi olarak, nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Görüşmeler İzmir'in Seferihisar ilçesinde yaşayan halk, burada hizmet veren turizm işletmeleri ve destekleyici işletmelerin sahipleri ya da yöneticileri, Seferihisar'a tatil amacı ile gelen turistler ve Seferihisar Belediye Başkanı ile gerçekleştirilmiştir. Bu dört farklı gruptan elden edilen veriler ışığında analiz yapılarak, yavaş şehir olgusunun turist davranışları üzerindeki etkileri gözden geçirilmiştir. Yavaş Şehir uygulamasının, ihtiyaçların ortaya çıkması ya da farkına varılması, bilgi toplanması, farklı seçenekler arasından birisi üzerinde tercih eğilimi, deneyim ve deneyim sonrası aşamada ortaya çıkardığı sonuçlara yer verilmiştir. Sonrasında, farklı kriterler açısından yerel halkın kentsel yaşam kalitesi algısına yönelik ortaya çıkardığı sonuçlar ele alınmıştır. Çalışmanın en son aşaması olarak da, uygulamaya dönük bazı önerilere yer verilmiştir.Anahtar Sözcükler: Yavaş şehir (Cittaslow), sürdürülebilir turizm, destinasyon yönetimi, kentsel yaşam kalitesi, turist davranışları, yerel halk.
Butik otellerde müşteri memnuniyeti ve hizmet kalitesi ilişkileri: İzmir örneği
ünümüzün rekabetçi konaklama sektöründe otel işletmeleri, hizmet kalitesini sürdürebilir kılmaya mecburdurlar. Çünkü hizmet kalitesi, otel işletmeleri için müşteri memnuniyetini sağlama ve karlılığı arttırmada anahtar role sahiptir.Konaklama sektörünün en temel kavramlarından biri olan müşteri memnuniyetinin, otel işletmelerinin diğer sınıflarına göre yeni bir sınıfı olarak adlandırılan butik oteller ile ilişkisi, yeni araştırma alanları oluşturmaktadır. Bu ilişkinin temelinde, hizmet kalitesinin artan gücü ve müşterilerin tatmin duygusu kazanarak işletmelerden memnun ayrılmaları yatmaktadır. Bu nedenle otel işletmelerinin başarılarını uzun vadede sağlamaları, gelecek ile ilgili planlarında müşteri memnuniyetini etkileyen hizmet kalitesi faktörlerinin neler olduğunu ve bu faktörlerin müşteri memnuniyetini etkileme seviyelerini bilimsel olarak incelemeleri ile mümkün olacaktır.Bu araştırmanın amacı, İzmir şehri merkezinde hizmet veren butik otellerde müşteri memnuniyeti ve hizmet kalitesi ilişkilerini analiz etmek ve bu ilişkilerden doğan sonuçları değerlendirmektir.Anahtar Kelimeler: Butik Oteller, Mü?teri Memnuniyeti, Hizmet Kalitesi, SERVQUAL Ölçeği
Etkinliklerin destinasyona etkileri:2011 Erzurum Unıversıade Kış Oyunları
Etkinlikler, son yıllarda turizm ürünleri arasında önemli turistik çekicilikler olarak yer almaya başlamıştır. Artık destinasyonlar, etkinlikleri turizm talebi artırma, turizm sezonunu uzatma, ilave çekicilik yaratma, imaj geliştirme ve destinasyonun pazarlanmasında sürdürülebilirlik sağlama gibi birçok amaçla kullanmaktadır. Önemli turistik çekicilikler olarak görülen etkinliklerin turizm sektörüne sağladığı bu gibi faydalarının yanında destinasyonda ekonomik, sosyo-kültürel, çevresel ve politik alanda hem kısa hem de uzun dönemde birçok etkisi de bulunmaktadır. Bu çalışmanın amacı, önemli spor etkinliklerinden biri olan 2011 Universiade Kış Oyunları (2011 Dünya Üniversite Kış Oyunları)'nın ev sahibi bölgede bıraktığı etkilerin yerel halkın algısı üzerinden ortaya çıkartılmasıdır. Bu çalışmanın önemi, etkinliğin ev sahibi bölgede bıraktığı etkilerin belirlenmesi ile bu tür etkinliklerin organizasyonu aşamasında oluşturulan sürdürülebilir planlara kaynak oluşturulabilmektir. Bu çalışmada, etkinliğe ev sahipliği yapmış bölge insanının demografik profillerinin ve etkinliğin etkilerini nasıl algıladıklarının belirlenebilmesi için bir anket çalışması yapılmıştır. Bu anket çalışması sonucunda ortaya çıkan faktörler doğrultusunda 2011 Universiade Kış Oyunları'nın ev sahipliğini yapan Erzurum'da ne gibi etkiler bıraktığı belirlenmeye çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Destinasyon, Etkinlikler, Etkinlik Etkileri, 2011 Erzurum Universiade Kış Oyunları
Otel işletmelerinde iş doyumu ve örgütsel vatandaşlık davranışı arasındaki ilişkinin analizi: İzmir il merkezinde bir araştırma
Hızla gelişen teknoloji, yükselen küreselleşme hareketi, müşteri beklentilerinin artması, rekabetin hız kazanması gibi gelişmelerin olduğu günümüzde, otel işletmeleri etkinliklerini ve verimliliklerini devam ettirmek için, iş tanımlarında biçimsel olarak belirlenmiş görevlerin ötesinde davranış sergileyen ve işletmelere bu yönüyle önemli katkılar sağlayan çalışanlara daha çok ihtiyaç duymaktadır. Sergilenen bu davranışlar literatürde, örgütsel vatandaşlık davranışı (ÖVD) olarak adlandırılmaktadır. ÖVD, işletmelerde iş doyumunun da aralarından bulunduğu birçok kavramla yakından ilişkilidir. Bu bakımdan varlılığını uzun süre devam ettirmek isteyen otel işletmeleri, çalışanların iş doyumunun sağlanmasına önem vermelidirler. Bu çalışmada; otel işletmelerinde çalışanların iş doyumu ile ÖVD arasındaki ilişkinin varlığının ve iş doyumunun ÖVD?ye etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca otel işletmeleri çalışanlarının demografik özelliklerine göre iş doyumu ve ÖVD düzeylerinin farklılaşıp farklılaşmadığı saptamak amacıyla analizler yapılmıştır. Alan araştırmasında anket tekniği kullanılmıştır. 321 anketin değerlendirme kapsamına alınması ile yapılan analizler sonucunda, otel işletmeleri çalışanlarının iş doyum düzeyleri ile ÖVD arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Ayrıca çalışanların bazı demografik özellikleri ile iş doyumu ve ÖVD sergileme düzeyleri arasında farklılık olduğu, buna karşın çalıştıkları departmanlara göre bir farklılık olmadığı saptanmıştır. Araştırma sonucunda otel işletmeleri yöneticilerine ve ileride yapılacak olan çalışmalara yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Otel İşletmeleri, İş Doyumu, Örgütsel Vatandaşlık Davranışı (ÖVD)
Sürdürülebilirlik kapsamında yiyecek ve içecek işletmelerindeki uygulamalar: İzmir'deki restoran işletmelerinin sürdürülebilir restoran işletmeciliği kavramına yaklaşımlarının değerlendirilmesi
Son yıllarda önemli bir kavram haline gelen sürdürülebilirlik konusunda, kaynağını çevrenin oluşturduğu ve çevreyi önemli şekilde etkileyen turizm sektöründeki uygulamalar da büyük önem taşımaktadır. Sürdürülebilir turizm çerçevesinde sürdürülebilir uygulamalara turizm sektörünün bütün paydaşlarının katkıları gerekli olduğundan, yiyecek içecek işletmelerinin de bu süreçte rol almaları beklenmektedir.Bu çalışmada İzmir ilindeki restoran yöneticilerinin sürdürülebilirlik konusundaki düşünce ve yaklaşımlarının ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu kapsamda yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla derinlemesine mülakat yapılarak sonuçlar içerik analizine tabi tutulmuş, ayrıca uygulamalar hakkında nicel bilgiler elde edilebilmesi için bir kontrol listesi düzenlenmiştir.Çalışma sonunda işletmelerin sürdürülebilirlik ve çevre yönetimi konusunda bilgi eksikliği olduğu görülmüş, bazı uygulamalarda maliyet ve devlet düzenlemeleri gibi unsurların etkili olduğu anlaşılmıştır. İşletmecilerin en büyük kaygısının iyi hizmet vermek olduğu belirlenmiş, çevre uygulamaları içinse devlet düzenlemelerine, sivil toplum örgütlerine işletmecileri bilinçlendirmek ve yönlendirmek adına büyük iş düştüğü anlaşılmıştır.
İzlenim yönetimi davranışlarında kişilik özelliklerinin rolü: Konaklama işletmeleri çalışanlarına yönelik bir araştırma
Örgütlerde ?insan? kavramı giderek daha önemli hale gelmekte ve örgütlerin başarısı artık çalışanların özellikleri ile değerlendirilmektedir. İş yaşamında kişilerin sahip oldukları kişilik özellikleri son yıllarda çok sayıda çalışmada ele alınmış ve kişilik özelliklerini belirlemeye yönelik çok sayıda model geliştirilmiştir. Ancak kişilik özellikleri kapsamlı ve bireysel yönü ile kesin sonuçlara ulaşılması zor konular arasında yer almaktadır. İş yaşamında bireylerin sahip oldukları kişilik özelliklerinin bilinmesi birçok örgütsel davranış konusuna da açıklık getirebilmektedir. Bunlardan biri olan izlenim yönetimi davranışları da bu kapsamda çalışmada yer alan bir diğer konudur. Çalışmanın birinci bölümünde kişilik kavramının tanımı, kişilik kuramları, kişilik yapısının oluşumu gibi konulara yer verilmekte ve kişiliğin örgütler ve sosyal yaşam için neden önemli olduğuna dair görüşler incelenmektedir. Özellikle son yıllarda yaygın olarak kabul gören ?Beş Faktör Kişilik Modeli? bu bölümde detaylı biçimde ele alınmaktadır. İkinci bölümde; izlenim yönetimi davranışının tanımı, izlenim yönetimi sürecinin modelleri, izlenim yönetimi sürecinde kullanılan stratejilerin neler olduğu izlenim yönetimi davranışlarını oluşturan iş, kişisel ve yönetici odaklı izlenim yönetimi faktörleri incelenmektedir. Çalışmanın son bölümünde kişilik özelliklerinin izlenim yönetimi davranışları üzerindeki etkilerini belirlemek için Denizli?de yer alan 4 ve 5 yıldızlı konaklama işletmelerinde yapılan araştırmaya yer verilmektedir. Anahtar Kelimeler: Kişilik, İzlenim Yönetimi Davranışı, Kişiliğin Beş Faktör Modeli, Konaklama İşletmeleri
Turizmde deneyimsel pazarlama: Tur operatörlerine yönelik bir uygulama
Turizm olayı deneyimler üzerine kurulmuş bir süreci ifade etmektedir. Postmodernizmle ortaya çıkan deneyimsel pazarlama yaklaşımında, Maslow?un ihtiyaçlar hiyerarşisi deneyimler hiyerarşisi ile ilişkilendirilebilmektedir. İnsanların yaşam kalitesinin artması ile birlikte turistik tüketimlerinde deneyim ön plana çıkmıştır. Bu çalışmanın amacı turizm sektöründe toptancı konumunda olan tur operatörlerinin Uzak Doğulu turistlere sundukları deneyimsel değeri belirlemek; deneyimsel değer ile müşteri memnuniyeti ve müşteri sadakati arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Çalışmanın birinci bölümünde, deneyim ve deneyimsel değer kavramlarına; ikinci bölümünde turizm işletmelerinde deneyimsel pazarlama literatürüne ve üçüncü bölümünde ise tur operatörlerine yönelik bir uygulamaya yer verilmiştir. Bu araştırma, Kapadokya?ya tur operatörleri aracılığı ile gelen Japon, Çinli ve Güney Koreli turistlerin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Pilot çalışma için 150, ana çalışma için 780 turistten bilgi toplanmıştır. Tesadüfi olmayan örnekleme yöntemlerinden kolayda örnekleme yöntemi tercih edilmiştir. Çalışmada, veri analizi aşamasında ilk olarak Uzak Doğulu turistlerin demografik bilgileri ve katıldıkları Kapadokya turuna ilişkin özellikleri incelenmiştir. Daha sonra verilere faktör analizi uygulanmış ve faktörler arasındaki korelasyon ve regresyon katsayıları incelenmiştir. Son olarak araştırma sonucunda belirlenen deneyimsel değer faktörlerinin araştırmaya katılanların milliyetlerine, geceledikleri konaklama işletmelerine, eşlik durumlarına ve tur sürelerine göre farklılık analizi gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda tur operatörlerinin Uzak Doğulu turistlere sundukları deneyimsel değerin; sosyal etkileşim, eğitsel, fonksiyonel, hediyelik eşya işletmesi deneyimi, restoran deneyimi, müze deneyimi, otel deneyimi, tur otobüsü deneyimi, verimlilik, kaçış, hatıra ve durumsallık değerleri olduğu belirlenmiştir. Tüketici memnuniyetinin sağlanmasında fonksiyonel, sosyal etkileşim, verimlilik ve eğitsel değerlerin önemli olduğu belirlenmiş ve deneyimsel değer ile müşteri memnuniyeti ve müşteri sadakati arasında ise anlamlı ve pozitif bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Son olarak, araştırma sonucunda belirlenen deneyimsel değer faktörlerinin araştırmaya katılanların milliyetlerine, geceledikleri konaklama işletmelerine, eşlik durumlarına ve tur sürelerine göre anlamlı farklılıklar gösterdiği tespit edilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda tur operatörlerinin ürün bileşenlerinin deneyimsel değer odaklı tasarımlarına yönelik sunulan öneriler, müşteri memnuniyeti ve sadakatine dolayısı ile ülke turizmine katkı sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Deneyimsel Pazarlama, Deneyimsel Değer, Müşteri Memnuniyeti, Müşteri Sadakati, Tur Operatörleri, Uzak Doğu Turizm Pazarı.
Televizyon dizilerinin destinasyon imajına etkisi
Bilgi ve iletişim teknolojisindeki gelişmeler, destinasyonların pazarlanmasında etkin rol oynarken, yeni yaklaşımlar da turizm pazarında ortaya çıkmaktadır. Değişen dünya düzeninin etkileri pek çok alanda kendini gösterirken, turizm endüstrisinde de destinasyonların tanıtım ve tutundurma faaliyetleri yeni olguları gerekli kılmıştır. Film-etkili turizm olarak adlandırılan yeni yaklaşım, bu noktada destinasyonların imajında yüksek derecede farkındalık yaratmaktadır. Film-etkili turizmin destinasyon imajına etkisi değerlendirildiğinde; filmlerin yeni imaj yaratmada sağladığı üstünlük, olumsuz imajı değiştirirken zayıf imajı güçlendirmesi, seyahat edenleri motive etmesi ve birçok pazarlama faktörünün yaratılmasını sağlaması, dikkat çeken başlıca unsurları olarak görülmektedir. Bununla birlikte; film ve televizyon dizileri destinasyon ile ilgili bilgi kaynağı olarak yoğun bir şekilde kullanılmaktadır (Beeton, 2005). Bu araştırmada Yunanistan?da yaşayan yirmi üç Yunanlı vatandaş ile Türk dizilerinin destinasyon imajına etkisi araştırılmıştır. Yunanlı vatandaşlarla yapılan mülakatların bulguları analiz edilmiş, bulgular literatür ışığında değerlendirilmiştir. Yapılan araştırmanın sonucunda tespit edilen bulgulara göre; Yunanlı vatandaşların Türk dizilerine karşı ilgili oldukları, erkeklerin bayanlara göre izleme oranının çok düşük olduğu saptanmıştır. Aynı zamanda Türk dizilerinin Yunanlı vatandaşlarda pozitif bir imaj yarattığı ve seyahat etme kararlarını olumlu yönde etkilediği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Film-etkili turizm, Destinasyon Pazarlama, Destinasyon øPDMÕ
Birey-örgüt uyumunun iş tatminine etkisi: Kuşadası'ndaki 4 ve 5 yıldızlı otel işletmeleri örneği
Turizm sektörü içerisinde yer alan otel işletmeleri emek yoğun bir sektör özelliği taşımaktadır. Hizmeti üreten de sunan da insan olması nedeniyle otel işletmeleri açısından insan faktörü önemli bir unsurdur. Örgütler, sahip oldukları bu en değerli kaynaklarından yüksek verim alabilmeleri, çalışanların çalıştıkları örgüte uyum seviyesine ve edindikleri iş tatmin seviyesine bağlıdır. Bireysel değer ve örgütsel değer arasındaki fark, birey-örgüt uyumu olarak tanımlanmaktadır. Birey-örgüt uyumu üzerine yapılan araştırmalar, bireysel ve örgütsel değerler arasında yüksek düzeydeki bir uyumun hem işgörenler hem de örgüt açısından pozitif sonuçlar meydana getireceğini ortaya koymaktadır. Bu konu üzerinde daha önce yapılan çalışmalarda, işgörenlerin değerlerini yansıtabilecekleri örgütlerde çalışmayı tercih ettikleri görülmektedir. Birey-örgüt uyumunun yüksek olduğu durumlarda, yüksek iş tatmini, işgören devrinde azalma, örgütsel bağlılık, verimlilikte artış, yüksek performans, örgütsel vatandaşlık davranışı gibi pozitif sonuçlar meydana gelmektedir. Birey örgüt uyumunun düşük olduğu durumlarda ise; yüksek devir hızı, düşük iş tatmini, düşük performans, devamsızlık, işe yabancılaşma, düşük verimlilik gibi negatif sonuçlar meydana gelmektedir. Bu çalışmada, Kuşadası bölgesinde turizm sektöründe faaliyet gösteren dört ve beş yıldızlı otel işletmelerinde çalışan işgörenler ile örgüt arasındaki uyumun iş tatmini üzerindeki etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Örgütlerde yüksek birey- örgüt uyumunun, işgörenlerde yüksek iş tatmini sağlayacağı varsayılmaktadır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular, daha önce gerçekleştirilen çalışmaları ve çalışmanın hipotezlerini desteklemektedir. Araştırmada 330 işgörene uygulan soru sorma tekniğinden elde edilen verilerin analiz edilmesi sonucunda, birey-örgüt uyumu ile iş tatminin alt boyutları arasında pozitif yönde ilişki olduğu bulgusuna varılmıştır. Yapılan basit regresyon analizi sonucunda birey- örgüt uyumunun iş tatminini üzerinde pozitif yönde etkilediği ortaya çıkmıştır. Bu bakımdan Kuşadası Bölgesinde faaliyet gösteren otel işletmeleri çalışanlarında birey örgüt uyumu arttıkça iş tatmini de artmaktadır. Anahtar Kelimeler: Otel İşletmeleri, Bireysel Değerler, Örgütsel Değerler, Birey-Örgüt Uyumu, İş Tatmini
Manisanın inanç turizmi potansiyelinin paydaşlar tarafından değerlendirilmesi
Bu çalışmada, Manisa ilinde inanç turizminin gelişmesi açısından güçlü ve zayıf yönleri ile inanç turizmin gelişmesi üzerinde etkili olabilecek tehdit ve fırsatların belirlenmesi ve inanç turizminin geliştirilmesi için yapılabileceklerin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu amaç kapsamında ilk önce literatür taraması yapılmıştır. Daha sonra ise literatür taraması sonucunda belirlenen sorulara yanıtlar, nitel araştırma yöntemlerinden görüşme tekniği kullanarak toplanmıştır. Görüşmeler Manisa ilinde kamu kuruluşları, özel sektör, yerel yönetim, sivil toplum örgütleri, yerel halk, esnaf ve tur rehberlerinden oluşan 50 kişi ile yüzyüze görüşülerek gerçekleştirilmiştir. Görüşme sorularına verilen yanıtların içerik analizi ile değerlendirilmesi sonucunda 9 adet ana tema ve 120 adet alt tema belirlenmiştir. Bu içerik analizi sonucunda, Manisa ilinin Osmanlı Devleti zamanında şehzadelerin sancağa çıktığı iller arasında yer alması ve Saruhan Beyliği döneminde başkent olmasından dolayı önemli türbe, cami ve Mevlevihane'ye ev sahipliği yapması, İncil'de adı geçen ve Hristiyanlığın ilk yedi kilisesi olarak adlandırılan kiliselerin üçünün Manisa ilinde olması ve Mesir Macunu Festivali'ne sahip olunması inanç turizminin Manisa ilinde önemli güçlü yanı iken, tanıtım eksikliği, alt yapı ve üst yapı eksikliği, inanç turizmi alanında gerçekleştirilen akademik çalışmaların yetersizliği, dini eserlerin korunmamış olması ve yerel halkın dini eserler hakkında bilgi eksikliği de inanç turizminin ön plana çıkan zayıf yönleridir. Diğer bir taraftan dünyada dine yönelimin artış göstermesi, Türkiye'nin muhafazakarlaşması ve siyasi iktidara yaranma çabası, İzmir- Manisa arasına tünel projesinin başlaması ile birlikte iki şehir arasında mesafenin kısalacak olması dile getirilen fırsatlar iken, yoğun göç, terör, mülteciler, Suriye Savaşı, 15 Temmuz darbe girişimi, Fettullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY) sorunu ve Ekonomik kriz de en çok belirtilen tehdit unsurları olmuştur. Bu araştırmada Manisa ilinde inanç turizminin sorunları arasında, vakıflara ait İslami eserlerin tadilat sürecinin uzun olması, kaçak kazılar, kazı çalışmalarının uzun sürmesi, kaçak ve çarpık yapılaşma, dini eserlerin çevre düzenlemelerinin olmayışı ve kalifiye personel sıkıntısı yer almaktadır. Ayrıca Sart Antik Kenti'nde tiyatro şenliğinin düzenlenmesi ve yine Sart antik kentinde senfoni orkestrasının açık hava konseri vermesi, sempozyumlar düzenlenmesi, inanç merkezlerinin tanıtılması için kitap, dergi, broşür basılması ve internet sitelerinin kurulması ve inanç turizmi merkezlerinde çevre düzenlenmesi ve restorasyon projelerinin oluşturulması Manisa ilinde inanç turizminin geliştirilmesi için yerel yönetim, kamu kuruluşları ve özel sektörün yürüttüğü çalışmalar arasındadır. Anahtar Kelime: İnanç Turizmi, İnanç, Din, Manisa
Destinasyon yenilik sürecinin oluşturulmasında ağ yapısı ve bilgi yönetiminin rolü
Bölgesel yenilik sistemi perspektifi kapsamında ağ yapısı ve bilgi yönetiminin destinasyona özgü yeniliklerin üretilmesi üzerindeki etkisi günümüzde uluslararası turizm pazarında rekabet gücünün önemli belirleyicilerinden biri haline gelmiştir. Çalışmada, bölgesel yenilik sistemi yaklaşımından hareketle destinasyonlarda turizm kümesi aktörleri arasındaki yenilik bilgisine yönelik ağ yapısının ve bilgi yönetiminin rolü incelenmiştir. Bu amaçla; aktörler arası aktarım süreçleri, aktör etkileşimlerin yarattığı ağ yapısı ve üretilecek bilgi dikkate alınarak incelenmiştir. Bu incelemeye uygun olarak üretilecek yenilikçi bilginin ve bağlı faaliyetlerin belirlenmesi, yenilikçi bilginin uygulanabilir ve değer taşıyan yeniliğe dönüştürülmesi için politika ve stratejilerin geliştirilmesi ele alınmıştır. Ayrıca, yenilik türlerinin uygulanmasında aktörlerin oynayacağı rol ve yetkinlikler de çalışmada değerlendirilmiştir. Sözü edilen değerlendirme ve incelemeleri gerçekleştirmeye yönelik olarak Makro ve Mikro Model olmak üzere iki Model önerisi yapılandırılmıştır. Çalışmada, nitel araştırma yöntemi ve keşifsel araştırma tasarımı kullanılmıştır. Modellerin İzmir destinasyonunda yenilikler üzerindeki etkisinin anlaşılması ve Modellerin uygulanabilirliğine ilişkin faktörlerin belirlenmesi amacıyla İzmir'de turizm faaliyetinde bulunan kamu, özel sektör ve sivil toplum örgütlerinin yöneticileri ile temsilcilerinden oluşan 15 kişi ile odak grup görüşmesi gerçekleştirilmiştir. Toplanan veriler, nitel veri analizi yaklaşımlarından betimsel analiz tekniği kullanılarak çözümlenmiştir. Betimsel analize bağlı olarak elde edilen bulgular sonucunda İzmir destinasyonunda bölgesel yenilik sistemi perspektifine uygun bir yenilik sürecinin olgunlaştırılmasına yönelik temel ilke ve eylemlerle önerilen Modeller arasında boşluklar belirlenmiştir. Boşlukların işbirliği, bilgi dönüşüm sarmalının çalıştırılması, bilgi yönetimi kapsamında yenilik temelli bilginin üretilmesi ve bilginin paylaşımında engeller oluşturduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca, Destinasyon Yönetim Sistemi niteliğinde bir oluşumun bulunmadığı ve destinasyona özgü yeniliklerin üretilmesinde küme aktörlerinin rol tanımlarındaki belirsizliklerin önemli kısıtları oluşturduğu bulgulanmış ve yapılandırılmış olan Modeller temelinde önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Destinasyon, Yenilik, Bölgesel Yığılma Modelleri, Yenilik Sistemleri, Ağ Yapısı, Bilgi Yönetimi
Turistik ürüne dayalı destinasyon planlaması: İzmir ili sağlık turizmi kümelenmesi
Küreselleşme ile birlikte mesafelerin kısalması, teknolojinin gelişmesi ve kaliteli yaşam bilincinin artması sürekli değişen ve farklı deneyimler edinmek isteyen bir turizm talebini oluşturmuştur. Bu doğrultuda değişen talebe uyum gösteren turistik ürünler sektörden pay almak isteyen destinasyonlar için giderek önem kazanmaktadır. Destinasyonların rekabet gücü; sahip oldukları turistik ürün, var olan işletmelerin performansı ve yenilik yapma kapasiteleri, paydaşlar arası işbirliğinin sağlanması gibi unsurlara dayanmaktadır. Bu doğrultuda, destinasyonların, kendilerini ve rakiplerini iyi analiz ederek rekabet stratejileri belirlemeleri gerekmektedir. Literatürde birçok destinasyon rekabet gücü stratejisi mevcuttur. Kullanılan rekabet gücü stratejilerinden biri de kümelenme yaklaşımıdır. Bu çalışmada son yıllarda uluslararası boyutta önem kazanan bir turistik ürün olan medikal turizmde İzmir'in marka kent olabilmesi için kümelenme ve yönetişim modelleri önerisinde bulunulmuştur. Model aşamasına gelebilmek için öncelikle; turistik ürün, destinasyon ve planlama, kümelenme ve sağlık turizmi konuları ile ilgili literatür taranmış, daha sonra ikincil verilerden yararlanarak Porter'ın Elmas Modeli yöntemiyle İzmir'in mevcut medikal turizm rekabetçilik pozisyonu belirlenmiştir. Araştırmanın devamında ise İzmir'de olası bir medikal turizm kümelenmesinde yer alacak ve şu anda sektörde faaliyet gösteren paydaş temsilcileriyle odak grup görüşmeleri yapılmıştır. Elde edilen bulgulara göre sonuç ve önerilere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Turistik Ürün, Planlama, Destinasyon, Rekabet Gücü Stratejileri, Kümelenme, Sağlık Turizmi, Medikal Turizm
Hizmet özelliklerinin turist memnuniyeti üzerindeki etkisinde destinasyon imajının rolü: Türkiye'de bir uygulama
Bu araştırmada, otel hizmet özellikleri (OH) ve destinasyon imajı (Dİ) için ölçek geliştirmenin yanı sıra, OH ve Dİ ile turist memnuniyeti (TM) arasında var olan ilişkileri açıklayan bir model oluşturmak hedeflenmiştir. Türkiye'de Antalya şehrine gelen ve otellerde en az dört gece konaklayan 1244 İranlı turistten oluşan örneklemden elde edilen veriler, yapısal eşitlik modellemesi kullanılarak araştırma hipotezleri test edilmiştir. Dİ için altyapılar, serbestlik ve ortam; OH için ise, fiziksel çevre ve personel kalitesi boyutları teyit edilmiştir. Ayrıca, modelde önerilen ilişkiler ve en önemlisi OH ile TM arasında Dİ'nin aracı rolü, anlamlı seviyede onaylanmıştır. Otel yöneticileri turistlerle uzun dönemli ilişkiler beslemek için üstün ve profesyonelleşmiş hizmetler sunabilen kadroyu yetiştiren eğitim programları sağlamaya odaklanmalıdır. Diğer taraftan, çok farklı özelliklere sahip olan turistler fikrinde oluşabilecek karmaşık imajlar nedeniyle, pazarlamacılar Antalya hakkında hedeflenen ve gerçekleşen imajı yönetmek zorundadır. Bu araştırmada, Antalya'ya gelen İranlı turistlerin özelliklerine uygun olan iki yeni ölçeğin geliştirilmesi ve OH ve TM arasında Dİ'nin aracı etkisinin değerlendirilmesi, literatür için yenilik taşıyan konu olarak tanımlanabilir. Anahtar Kelimeler: Otel Hizmet Özellikleri, Destinasyon İmajı, Turist Memnuniyeti, Davranışsal Niyetler, Aracı Rolü, Ölçek Geliştirme.
Sürdürülebilir turizm kapsamında doğal ve sosyo kültürel varlıkların değerlendirilmesi ve korunması: Alaçatı örneği
Destinasyonların sahip olduğu doğal ve sosyo-kültürel varlıklar turistik talebi destinasyona çeken güçlerin en önemlileri arasında yer almaktadır. Doğal ve sosyo-kültürel varlıklarda oluşacak yıpranma destinasyonun değer kaybetmesine ve turistik talebin başka destinasyonlara kaymasına neden olacaktır. Son yıllarda sürdürülebilirlik kavramının öneminin anlaşılması ile birlikte, turist çeken destinasyonlar doğal ve kültürel varlıklarının devamlılığı ve turizm değerlerinin korunup gelecek kuşaklara aktarılması için çeşitli önlemler almaya başlamışlardır. Alınan önlemlerin amacı, turizm faaliyetlerinin geliştirilmesi ve destinasyon kaynaklarının değer kaybına uğramadan sürdürülebilir kalkınmanın sağlanmasıdır. Bu çalışmada Türkiye'nin en önemli turistik destinasyonlarından biri olan Alaçatı'nın doğal ve kültürel varlıklara dayanan turistik ürünlerinin sürdürülebilirliği incelenmiştir. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde sürdürülebilirlik ve sürdürülebilir turizm anlayışı irdelenmiştir. İkinci bölümde turistik ürün ve birleşik bir ürün olarak destinasyon kavramı ele alınmıştır. Üçüncü bölümde ise Alaçatı destinasyonunun doğal ve kültürel varlıklarının belirlenip, sürdürülebilirliği için alınması gereken önlemler tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırmada Alaçatı'da turizm konusunda uzman kamu sektörü, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları yöneticilerinden oluşan 15 kişiyle görüşme yapılarak uzman görüşleri elde edilmiştir ve elde edilen veriler içerik analizi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular Alaçatı'nın yüksek bir turizm potansiyeli olduğunu, turistleri destinasyona çeken doğal ve sosyo-kültürel varlıkların sürdürülebilirliği için özel sektör, kamu sektörü ve sivil toplum örgütlerinin ortak payda da bir araya gelerek çalışması gerektiğini işaret etmektedir. Ayrıca çalışmada Alaçatı destinasyonunun sürdürülebilirliğine yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilir Turizm, Turistik Ürün, Destinasyon, Alaçatı.
Turistik çekim unsuru olarak yerel yiyecek – içecek üretiminin ekonomik sürdürülebilirliği: Kazdağı örneği
Yerellik, hedef bölgenin kendine özgü kültürü ve bölgesel kimliği ile ziyaretçilere özgün bir mekân algısı sunmasıyla kendini gösterir. Bölge ile ilişkilendirilebilen küçük ölçekli tarım ve gastronomi üretiminden, yerel toplum ve çevreye saygılı üretim süreçleriyle kaliteli, özgün ve besleyici ürünler; ayrıca destekleyici kültürel unsurlarla beraber turistik çekim unsuru yaratarak ziyaretçiler için hatırlanabilir ve yaratıcı deneyimler sunması, yerel kaynak kullanımı ile sızıntıyı azaltarak yerel ekonomiyi güçlendirmesi ve üreticilere çeşitlendirme olanağı sunması beklenmektedir. Bu tür bir üretim, doğaya egemenlik arayışındaki, üretim miktarına odaklı endüstriyel besin üretimine seçenek oluşturarak, üretimin sürdürülebilir olmasını hedeflemelidir. Yerel yiyecek – içecek üretiminin çekim unsuru etrafında gelişen, doğal ve kültürel miras unsurlarıyla zenginleşen turistik ürünün de, uzun vadeli planlama ile talebin devamlılığını ve maliyetlerin azalmasını sağlayarak sürdürülebilir olması, yerel toplumun kalkınmasına ve doğanın korunmasına katkıda bulunması beklenmektedir. Ekonomik sürdürülebilirlik için yalnızca turizmin ekonomik faydalarına odaklanmak yerine, ölçümü daha karmaşık olan çevresel ve toplumsal maliyetlerin de dikkate alınması gereklidir. Kazdağı bölgesi, çeşitli turistik çekim unsurlarının yanında, zengin bir tarımsal ve gastronomik mirasa da sahiptir. Bölgede yerel yiyecek – içecek üretiminin ana veya destekleyici turistik çekim unsuru oluşturduğu girişimler ve yerel toplum araştırma konusu olarak seçilmiştir. Görüşme ve gözlem yöntemleri kullanılarak elde edilen sonuçlar da, geliştirilen şablona uygulanarak başlangıç aşamasındaki turistik gelişimin orta sürdürülebilirlik özellikleri gösterdiği saptanmıştır. İleriki aşamalarda bölge için uzun vadeli ve pro-aktif bir turizm planı gereklidir. Ayrıca bölgede üretilen ürünler için markalaşmaya, yoğunlaşmanın aşılmasına ve ulaşımın iyileştirilmesine yönelik çaba gösterilmelidir. Bölgenin ayrıca yetişmiş ve nitelikli işgücüne, yerel yönetim desteğine, çevre ve mimari koruma çalışmalarına gereksinimi vardır. Anahtar kelimeler: Yerellik, Özgünlük, Yerel Yiyecek – İçecek Üretimi, KırsalTurizm, Sürdürülebilir Tarım, Yerel Mutfak, Ekonomik Sürdürülebilirlik, Kazdağı
Örgütsel stresin işgören performansına etkisi: Azerbaycan'daki beş yıldızlı otellere yönelik bir araştırma
Stres günümüzde işletme yöneticilerinin temel işletme faaliyetleri kadar önemsediği bir kavram haline gelmiştir. Bilindiği üzere iş yaşamında stres yaratan çok sayıda faktör bulunmaktadır. İşletmelerin verimlilik ve başarısında örgüt çalışanlarının önemli bir yer tuttuğu inancı, örgütsel stres konusunun önemini gün geçtikçe arttırmaktadır. Diğer bir deyişle, örgütsel stres günümüz iş yaşamında hala çözülememiş bir sorun olarak algılanmakta ve örgütün başarısını olumsuz yönde etkileyen önemli bir unsur olarak adlandırılmaktadır. Örgütsel stres kaynakları insan yaşamının her alanında olduğu gibi iş yaşamında da, yarattığı olumsuz sonuçlarla, etkili olmaktadır. Ancak iş yaşamında öncelikle ele alınması gereken konu, stresin örgütsel performans üzerindeki etkisidir. İşgören performansı işletmelerin başarısında önemli rol oynamaktadır. Elbette, performanstaki düşüşlerin çok sayıda nedeni vardır ancak bu çalışma sadece örgütsel stresin performans üzerindeki etkisi ile sınırlandırılmıştır. Bu çalışmanın temel amacı turizm sektörünün önemli bir alt bileşeni olan konaklama işletmelerinde örgütsel stres kaynaklarının incelenmesi ile çalışanların sahip oldukları demografik özellikler ile örgütsel stres ve performanslarına bakış açıları arasında bir fark olup olmadığını belirlemektir. Araştırmanın ilk bölümünde, stres, örgütsel stres kaynakları, işletmelerde örgütsel yapı ve tüm kaynaklardan çıkan stres kaynakları değerlendirilmiştir. İkinci bölümde, performans ve işgören performansı ile ilgili kavramlar, performans değerlendirme yöntemleri ve performans değerlendirmenin yararlarına değinilmiştir. Araştırma sonuçlarından elde edilen bulgular, Azerbaycan'da bulunan beş yıldızlı konaklama işletmelerinde çalışanların örgütsel stres düzeyi ve işgören performansları arasındaki ilişki ve demografik özellikleri ile örgütsel stres - performans algılamaları arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktadır. Anahtar kelimeler: Örgütsel Stres, Performans, İşgören, İşgören Performansı
Kültürün turizmde şikayet davranışına etkisi: Sağlık turizminde bir uygulama
Tez çalışması kültürel farklılıklar göz önünde bulundurularak termal turistlerin şikayet davranışları, şikayete yönelik tutumları, telafi tercihleri, şikayet sonrası memnuniyet düzeyleri ve şikayet konuları arasındaki farklılıklar Hofstede'in kültürel boyutları (bireysellik, erillik, belirsizlikten kaçınma ve güç mesafesi) ile değerlendirmek, otele ve sektöre çözüm önerileri sunmayı amaçlamaktadır. Araştırmanın kapsamında tedavi ve rehabilitasyon merkezi olan otelde konaklayarak tedavi alan yerli ve yabancı termal turistlere anket yapılmıştır. Yabancı turistler arasında ağırlıklı olarak Norveçli turistler konaklamaktadır. Araştırmanın yöntemi karma araştırma yöntemidir. Nicel araştırma kısmında yerli ve yabancı turistlere anket uygulanmıştır. Anket sonuçları SPSS 17.0 ile analiz edilmiştir. Nitel araştırma kısmında ise departman müdürleri ile yapılmıştır. Otel departman müdürleri ile turistlerin şikayet konularını öğrenmek amacı ile yarı yapılandırılmış mülakat uygulanmaktadır. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmektedir. Araştırma bulgularına göre farklı kültürden gelen termal turistlerin şikayet davranışları, şikayete yönelik tutumları, telafi tercihleri, şikayet sonrası memnuniyet düzeyleri ve şikayet konuları arasında farklılıklar vardır. Araştırma bulguları göz önünde bulundurularak otele ve sektöre çözüm önerileri ortaya konmaktadır. Anahtar Kelimeler: Kültür, Tüketici Şikayet Davranışı, Turist Şikayetleri, Termal Turizm
Otel işletmelerinde teknoloji temelli özniteliklerin doyum, sadakat, tekrar ziyaret ve ağızdan ağza iletişime etkisi: Model önerisi
Tüketici doyumu ve tüketici sadakati kavramlarının, otel işletmelerinin başarısındaki önemlerini dikkate alan pekçok çalışmada, işletmelerin özniteliklerinin doyum ve sadakat üzerine etkisi araştırılmıştır (Matzler ve Pechlaner, 2001; Qu, Ryan ve Chu, 2001; O'Neill, Mattila ve Xiao, 2006; Shanka ve Taylor, 2004; Sim, Mak ve Jones, 2006). Buna rağmen, kullanım alanı hızla artan ve hizmet işletmelerinde de önemli bir öznitelik haline gelen teknolojik uygulamaların otel işletmelerinde tüketici doyumu, sadakat ve tekrar ziyaretler üzerinde ne düzeyde etki yaptığı az sayıda araştırmanın konusu olmuştur. Fornell (1992)'in çalışmasında, tüketici doyumunun ağızdan ağza iletişime ve tüketimin tekrarlanmasına neden olduğu ileri sürülmüştür. Kotler (1991:17) da, yüksek tüketici doyumunun çoğunlukla gelecek dönem karlılığını belirleyen önemli bir unsur olduğunu belirtmiştir. Bütün bunların neticesinde, tüketici doyumu işletmelerin hizmet performansını belirleyen önemli bir unsur olarak kabul edilmeye başlanmıştır (Buzzell ve Gale, 1987). Değişen hizmet anlayışı, tüketici ihtiyaç ve istekleri ve teknolojik gelişmeler neticesinde, otel öznitelikleri de zaman içerisinde bu gelişmelerin etkisinde şekillenmektedir. Konaklama ihtiyacının karşılanmasına olanak sağlayan temel özniteliklerin haricinde, teknoloji kullanımı ile yeni hizmetlerin ve ürünlerin geliştirilmesi ve bu sayede rekabet üstünlüğü sağlanması önem kazanmaya başlamıştır. Bu durum, özellikle teknoloji kullanımı ile geliştirilen yeni otel özniteliklerinin, ziyaretçilerin doyum düzeyine etkisinin araştırılması ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Bu nedenle, temel olarak çalışmanın amacı, ziyaretçilerin otel işletmelerinin temel ve ikincil özniteliklerinde yaşadıkları doyum, sadakat ve bunun sonucunda geliştirdikleri ağızdan ağza iletişim ve yeniden satınalma eğilim seviyelerini belirlemektir. Bu amaç çerçevesinde, konu ile ilgili literatür taramasını takiben, Amerika Birleşik Devletleri'nde birincil veri toplama aşamasına geçilmiştir. Bu aşamada veri toplama süreci öncesindeki son 12 ay içerisinde otel işletmelerinde konaklama yapmış kişiler, hedeflenen evreni oluşturmuştur. Literatüre bağlı kalınarak geliştirilen ve otel işletmelerinde tüketici doyumu, sadakati, ağızdan ağza iletişim ve tekrar ziyaretler konusunda sorular içeren ölçek, internet ortamında yayınlanmak üzere hazırlanmış ve Rent-A-List işletmesinden rastgele seçilmiş 20.000 e-posta adresine ulaşım hizmeti satın alınarak örneklem grubuna ulaştırılmıştır. Geri dönüşü yapılan ve analize uygun 635 anket üzerinden elde edilen bulgular SPSS 22.0 ve AMOS 18.0 veri analizi programları kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgular sonucunda, otel işletmelerinde özniteliklerin tüketici doyumuna etkisinden yola çıkarak, öncelikle literatürde kullanıldığı şekliyle "doyum" kavramı irdelenmiştir. Bu irdeleme sonucunda, doyum kavramını kapsadığı düşünülen "doyumsu" kavramı önerisi yapılarak, tüketici doyumunu ölçmeye yönelik de "Doyumsu Radarı" Model önerisinde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Doyum, Sadakat, Ağızdan Ağza iletişim, Yeniden Satın Alma Eğilimi, Doyumsu, Doyumsu Radarı
Otel işletmelerinin yiyecek ve içecek bölümünde çalışanların tükenmişlik düzeylerinin belirlenmesi: İzmir il merkezinde beş yıldızlı otellere yönelik bir uygulama
Özellikle hizmet sektöründe ve insanlarla yüz yüze ilişkilerin yoğun olarak yaşandığı meslek gruplarında daha çok görülen tükenmişlik sendromu, bireyde ruhsal ve fiziksel olarak enerjinin tükenmesi olarak ifade edilmektir. Otel işletmelerinin emek yoğun, dinamik, yorucu ve sistemin her alanında yoğun insan ilişkilerini gerektiren yapısından dolayı otel işletmeleri çalışanları tükenmişlik sendromu ile karşı karşıya kalmaktadırlar. Sonuçları itibariyle tükenmişlik sendromu, çalışanların verimliliğinde dolayısıyla da işletmelerin hizmet kalitesinde ve başarısında olumsuz etkileri vardır. Bu nedenle otel işletmeleri, çalışanların tükenmişlik yaşamasına neden olan faktörlerin araştırılmasına önem vermeleri gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı, otel işletmelerinin yiyecek ve içecek bölümü çalışanlarının tükenmişlik düzeylerinin; duygusal tükenme, duyarsızlaşma ve kişisel başarı alt boyutlarında belirlenmesidir. Ayrıca yiyecek ve içecek bölümü çalışanlarının demografik özelliklerine göre tükenmişlik düzeylerinin farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemeye yönelik analizler yapılmıştır. İzmir ilinin merkez ilçelerinde bulunan beş yıldızlı otel işletmelerinde gerçekleştirilen alan araştırmasında anket tekniği kullanılmıştır. 230 geçerli anketin analizi sonucunda, yiyecek ve içecek bölümü çalışanlarının duygusal tükenme, duyarsızlaşma ve kişisel başarı alt boyut tükenmişlik düzeylerinin orta düzeyde olduğu belirlenmiştir. Ayrıca otel işletmelerinde yiyecek ve içecek bölümü çalışanlarının; yaşı, eğitim durumu, turizm sektöründeki mesleki deneyimleri, işletmedeki pozisyonları, işletmedeki ve mevcut pozisyondaki çalışma süreleri, günlük çalıştıkları saat süreleri, aylık kazanç durumları ve iş değiştirme istekleri ile tükenmişlik alt boyutları puan ortalamaları arasında istatiksel olarak anlamlı bir farklılık gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Tükenmişlik, Otel İşletmeleri, Yiyecek ve İçecek Bölümü Çalışanları
Turizm işletmelerinde duygusal emek ve tükenmişlik ilişkisi: Otel işletmelerine yönelik bir araştırma
Duygusal emek, çalışanların çalıştıkları kurumların beklentileri çerçevesinde duygularını sergilemesi olarak tanımlanmış, hizmet sektöründe giderek önem verilen bir kavram haline gelmiştir. Çalışmada turizm işletmelerinde duygusal emek ve tükenmişlik arasında bir ilişki olup olmadığının belirlenmesi amaçlanmıştır.Çalışma, Kuşadası'nda bulunan Kültür ve Turizm Bakanlığı belgeli 12 adet beş yıldızlı otel çalışanlarını içermektedir. Çalışmanın örneklemini yiyecek-içecek, önbüro ve halkla ilişkiler departmanlarından 200 çalışan oluşturmaktadır. Bu araştırmada duygusal emek ölçeği, Chu ve Murrman (2006) tarafından geliştirilen Turizm İşletmelerinde Duygusal Emek Ölçeğinin (HELS; Hospitality Emotional Labor Scale) Avcı ve Boylu (2010) tarafından Türkçe'ye geçerlediği şeklidir. Tükenmişlik ölçeği ise Maslach ve Jackson (1981) tarafından geliştirilen ve Ergin (1992) tarafından Türkçe'ye uyarlanan Maslach Tükenmişlik Envanteridir. Duygusal emek boyutları, demografik faktörler ve çalışma durumu arasında bir farklılık olup olmadığı incelenmiş ve sadece cinsiyet, yaş, çalışılan departman ve aylık gelir ile anlamlı bir farklılığa rastlanmıştır. Medeni durum, öğrenim durumu, kadro durumu sektördeki ve mevcut işyerindeki çalışma durumu ile arasında anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır. Derin davranışın erkekler tarafından kadınlara göre daha fazla gösterildiği ve 26-30 yaş arası bireylerin samimi davranışları en düşükken, 41-45 yaş arası bireylerin en yüksek olduğu ortaya konmuştur. Ayrıca yiyecek-içecek departmanında çalışan ve aylık geliri yüksek olan bireylerin daha fazla samimi davranış gösterdiği tespit edilmiştir. Tükenmişlik, demografik faktörler ve çalışma durumu arasında bir farklılık olup olmadığı incelendiğinde ise tükenmişlik ile cinsiyet, yaş, öğrenim durumu, sektördeki çalışma durumu, kadro durumu arasında anlamlı bir farklılığa rastlanmazken, medeni durum,bulunulan işyerinde çalışma süresi, departman ve aylık gelir arasında anlamlı bir farklılığa rastlanmıştır. Bekarların duyarsızlaşma ve duygusal tükenmişliklerinin daha yüksek olduğu, çalışanların bulundukları işyerlerinde çalışma süreleri arttıkça duyarsızlaşma seviyelerinin azaldığı saptanmıştır. Departmanlar arasında yapılan karşılaştırmada önbüro çalışanlarının duyarsızlaşma seviyeleri en düşükken, yiyecek-içecek departmanında çalışanlarının ise en yüksek olduğu belirlenmiştir. Duygusal emek boyutları ve tükenmişlik arasındaki ilişki incelendiğinde yüzeysel davranış ile duygusal tükenmişlik ve duyarsızlaşma arasında anlamlı ve pozitif yönlü ilişki olduğu belirlenmiş, derin davranış ile tükenmişlik alt boyutları arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır. Samimi davranış ve duygusal tükenmişlik boyutu ile negatif yönlü ve anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Duygusal Emek, Tükenmişlik, Duygusal Emek Boyutları, Turizm Sektöründe Duygusal Emek, Turizm Sektöründe Tükenmişlik, Konaklama Sektörü
Web tabanlı seyahat aracılarının algılanan elektronik hizmet kalitesi, memnuniyet ve sadakat ilişkisinin incelenmesi
İnternet, günümüzde yeni ve güçlü bir pazarlama ve satış kanalı olarak kabul edilmiştir. Bu durum kendini seyahat ve turizm sektöründe de göstermektedir. Sayıları hızla artan seyahat ve turizm işletmeleri, bu yeni pazardan pay almak için kıyasıya yarışmaktadır. Bunun bir sonucu olarak içinde bulunduğumuz dijital çağda, elektronik hizmet kalitesi, müşterileri çekmek ve elde tutmak için son derece önemli bir araç haline gelmiştir. Bu çalışmada, web tabanlı seyahat aracılarının elektronik hizmet kalitesinin ölçülmesi amacıyla bir ölçek uyarlanmış ve sonrasında elektronik hizmet kalitesi, memnuniyet ve sadakat ilişkisi incelenmiştir. Araştırma bulguları, yukarıda sözü edilen üç değişken arasındaki ilişkinin anlamlı olduğunu göstermiştir. Müşteri memnuniyeti ve sadakati üzerinde etkili olan elektronik hizmet kalitesi faktörlerinin önem dereceleri, ayrıntılı olarak incelenmiş ve yorumlanmıştır. Bunun yanında, elektronik hizmet kalitesi algısının demografik değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediği de incelenmiştir. Araştırma bulgularının bu alanda çalışan akademisyen ve uygulamacılara önemli bilgiler sağlayacağı öngörülmektedir. Anahtar kelimeler: E-Hizmet, E-hizmet Kalitesi, E-Hizmet Kalitesi Modelleri, Web Tabanlı Seyahat Aracıları.