Bolu Abant Izzet Baysal University
Discipline

İlköğretim Fen Bilgisi Öğretmenliği Anabilim Dalı

Bolu Abant Izzet Baysal University

11

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

11 Theses
Master'sOpen AccessTR

Yaz bilim kampında yapılan etkinlik temelli doğa eğitiminin ilköğretim 4 ve 5. sınıftaki çocukların doğa algılarına etkisi

Son yıllarda doğa eğitimleri, ülkemizde özellikle Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırmalar Kurumu (TÜBİTAK) desteğiyle yapılmakta ve yaygınlaşmaya başlamaktadır. İnformal ortamlarda verilen eğitimin formal okullardaki öğrenmelerden daha etkili olduğuna yönelik araştırma bulguları bulunmaktadır (Ballantyne & Uzzell, 1994; Ramey ?Gassert & Prather, 1994). Bu çalışmada doğada yapılan bir haftalık yaz bilim kampında çocukların doğada gözlemler yaparak ve gözlemlerini uzmanların rehberliğinde tartışarak doğayı tanımaları amaçlanmıştır.Amaca yönelik kamp programı araştırmacılar tarafından geliştirilmiştir. Kampın çevresinde önceden araştırmacılar tarafından hazırlanan gözlem istasyonlarında amaçlı gözlemler yapılarak ilerlenen doğa yürüyüşü ile başlayan programda sonraki günlerde çocukların daha detaylı gözlem yapacakları doğa seanslarıyla devam edilmiştir. Önce kamp çevresindeki ekosistemler sonra biraz daha uzakta olan Abant Gölü ekosistemi ve daha sonra belgesellerle uzaklardaki ekosistemler tanıtılmıştır. Doğa gözlemlerinde bitki, karınca, kelebek, kuş, kurbağa, sincap gözlemlerine ek olarak doğadaki cansız varlıklara dikkat çekmek için toprak ve su gözlemleri de yapılmıştır. Doğanın matematik ve sanat ile ilişkisi de ayrı seanslarda işlenmiştir. Ayrıca, çocukların ekolojik süreçleri zevkli bir yolla öğrenmeleri için doğa oyunları oynanmıştır.Kamp 25 Haziran?02 Temmuz 2008 tarihleri arasında Abant İzzet Baysal Üniversitesi öğretim elemanlarından oluşan bir proje ekibiyle ve TÜBİTAK Bilim ve Toplum Dairesi Başkanlığı desteği ile Bolu'da gerçekleştirilmiştir. Kampa Bolu'daki ilköğretim okullarında 4 ve 5. sınıfı bitirmiş toplam 24 çocuk katılmıştır. Kampın amacı doğayı tanıtmak olduğu için, kamp programının etkililiği çocukların doğa algılarını ortaya çıkaracak açık uçlu sorulardan oluşan ve araştırmacılar tarafından geliştirilen bir anketin kamp başında ve sonunda uygulanması ile araştırılmıştır. Anketlerin uygulanmasının ardından yapılan yarı-yapılandırılmış bireysel görüşmelerle çocukların fikirleri daha detaylı ortaya çıkarılmıştır. Anketler ve görüşmelerden elde edilen verilerin dökümü yapılarak içerik analizi yapılmış ve yorumlanmıştır.Araştırma sonuçları çocukların kampın başındaki doğa algılarının bitkiler ve hayvanlardan oluştuğunu, bitkilerin doğadaki işlevlerini, hayvanların doğadaki işlevlerinden daha çok bildiklerini ve bitkileri doğada daha temel bir öğe olarak düşündüklerini ortaya çıkarmıştır. Doğada cansızların ancak özel olarak sorulduğunda belirtildiği görülmüştür. Çocukların besin zincirini terim olarak bilmedikleri fakat sorulduğunda hayvanların birbirini yemesi şeklinde açıkladıkları görülürken, ekosistem kavramını hiç duymadıkları ortaya çıkmıştır. Çocuklar, insanın doğaya olumludan çok olumsuz etkide bulunduğunu düşünmektedirler. Çocukların doğa algısında bu biyolojik özelliklerin yanında biyolojik olmayan özelliklerin de (estetik, sağlık, aktivite) olduğu görülmüştür.Kampın sonunda ise çocukların doğa algılarının genişlediği ve derinleştiği görülmüştür. Çocuklar doğada bitki ve hayvanların işlevlerini daha iyi fark etmişlerdir. Besin zincirini daha bilimsel ifadelerle açıklamalarına ek olarak daha uzun besin zincirlerini düşünebilmeye başlamışlar ve insanla daha çok ilişkilendirmişlerdir. Besin zinciri yoluyla doğada bir denge olduğunu fark etmişler ve az sayıda çocuk bu durumu popülasyon kontrolü olarak ifade etmiştir. Çocuklar ekosistem kavramını doğa kavramına yakın bir komplekslikte anlamışlar ve doğa kavramına benzer bir kavramsal yapı oluşturmuşlardır. Fakat ekosistemi doğayı anlattıklarından daha fazla biyolojik terimlerle açıklamışlar, biyolojik olmayan (estetik, aktivite v.b.) özelliklerle ilişkilendirmemişler ve cansızlarla daha çok ilişkilendirmişlerdir. Kampın ana etkisi doğada bulunan bitki ve hayvanların etkileşimlerinden oluşan ekolojik süreçleri (besin zinciri, ekosistem, doğal denge, popülasyon kontrolü v.b.) anlamaları olmuştur. Çocukların doğa ile ilgili sahip oldukları kavramlar bu süreçler yoluyla daha da ilişkilendirilmiştir. Fakat bu süreçlere cansızların etkisi kampın sonunda da yeterince anlaşılamamıştır.Genel olarak kamp programının amacına ulaştığı ve çocuklara doğayı bütünlüğü içerisinde tanıtmakta etkili olduğu sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Etkinlik Temelli Doğa Eğitimi, Doğa Algısı, İnformal Öğrenme Ortamları, Yaz Bilim Kampı.

Aktif öğrenme yöntemleriDoğaEtkinlik+7
Esra Yardımcı
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrencilerin bilimsel düşünme evreleri ile hareket kuvveti gerektirir kavram yanılgısı düzeyleri arasındaki ilişkinin incelennmesi

Araştırmanın amacı; fen bilgisi öğretmenliği birinci sınıf öğrencilerinin bilimsel düşünme evreleri ile `Hareket kuvveti gerektirir' kavram yanılgısına sahip olma düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir.Araştırmaya Bolu ili Abant İzzet Baysal Üniversitesi Fen Bilgisi Öğretmenliği birinci sınıf öğrencilerinden toplam 96 (82 kız, 14 erkek) kişi katılmıştır. Araştırmada `Bilimsel Düşünme Yetenekleri Testi' ve Kuvvet Konuları Kavram Testi' nin `Hareket Kuvveti Gerektirir' kavram yanılgısını ölçen bölümü, `Kavram Testi' kullanılmıştır. Bu uygulamalar sonucunda elde edilen veriler SPSS 13 paket programıyla analiz edilmiş, alt problemleri test etmek için betimsel istatistik ve ortak değişkenli çoklu varyans analizi (MANCOVA) kullanılmıştır. Analizler sonucu ortaya çıkan bulgular aşağıdaki gibi maddelenmiştir.?Öğrencilerin bilimsel düşünme düzeyleri belirlenmiş, Piaget'in bilişsel gelişim kuramına göre öğrencilerin yaş aralığı olarak sadece soyut evrede olması beklenirken, somut, geçiş ve soyut evrede bulunan öğrencilerin olduğu tespit edilmiştir.?Öğrencilerin `Hareket kuvveti gerektirir' kavram yanılgısına sahip olma düzeyleri tespit edilmiş, öğrencilerin ortalama %36'sının bu kavram yanılgısına sahip olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin kavram yanılgıları, kavramların tarihsel gelişim süreci ile paralellik göstermektedir.?Son olarak öğrencilerin bilimsel düşünme düzeyleri ile `Hareket kuvveti gerektirir' kavram yanılgısına sahip olma düzeyleri arasındaki ilişkiye bakılmış, sadece iki soruda bilimsel düşünme düzeyleri ve kavram yanılgısına sahip olma düzeyleri arasında anlamlı bir fark görülmüştür.Bu sonuçlara göre; fen bilgisi öğretmenliği birinci sınıf öğrencilerinin genel olarak hepsinin soyut evrede değildir ve `Hareket kuvveti gerektirir' kavram yanılgısına sahip olma düzeyleri yüksek düzeydedir (yüzde 36). Bu nedenle öğrencilerin bilimsel düşünme düzeyleri ve kavram yanılgıları tespit edilerek, nitelikli eğitim öğretime uygun öğrenme ortamları hazırlanmalıdır.Anahtar Kelimeler: Bilimsel Düşünme Düzeyi, Kuvvet Hareketi Gerektirir Kavram Yanılgısı, Fizik Eğitimi

Aday öğretmenlerBilimsel düşünceDüşünme+8
Meral Budak
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Fen ve teknoloji öğretim programında zor olarak algılanan konular ve olası nedenleri: Öğretmen ve öğrenci görüşleri

Bu çalışmada, ilköğretim 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerinin fen ve teknoloji öğretim programında i) zor olarak algıladıkları konuları tespit etmek ii) zor olarak algıladıkları bu konuların nedenlerini ortaya koymak iii) bu konulardaki zorlukların giderilmesine yönelik çözüm önerileri sunmak amaçlanmıştır.Çalışmada nicel ve nitel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Çalışma iki aşamadan meydana gelmektedir. Birinci aşamada öğrencilerin zor olarak algıladıkları fen konuları belirlenmeye çalışılmıştır. Bu kısımda, ilgili literatür taranarak hazırlanan ?Fen ve Teknoloji Dersi Konuları Zorluk Belirleme Anketi? seçilen 494 lise 1 ve hazırlık sınıfı öğrencisine ve 19 fen ve teknoloji dersi öğretmenine uygulanmıştır. Örneklemdeki öğrenciler fen ve teknoloji öğretim programından mezun olanlar arasından, öğretmenler de Bolu ilinde görev yapan ve en az 5 yıllık deneyime sahip olan fen ve teknoloji dersi öğretmenleri arasından seçilmiştir. Çalışmanın ikinci aşamasında ise öğrencilerin fen konularını zor olarak algılamalarına neden olan faktörler belirlenmeye çalışılmıştır. Bu amaçla zorluk belirleme anketinin uygulandığı öğrencilerden en fazla zor seçeneğini işaretleyen 25 öğrenci ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Aynı şekilde anketin uygulandığı öğretmenlerden de seçilen 5 öğretmen ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Görüşmeler öğrenci ve öğretmenlerden alınan izinler ile ses kayıt cihazı ile kayıt altına alınmıştır. Görüşmeler ortalama 35 dakika sürmüştür.Çalışmanın birinci aşamasında elde edilen veriler Excel programı yardımıyla işlenmiş ve zorluk belirleme formülü kullanılarak her bir konuya ait zorluk indekslerine ulaşılmıştır. İkinci kısımda yapılan görüşmelerde yazılı formata dönüştürülmüş ve içerik analizi yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışma sonunda belirlenen zor konular ve nedenleri literatürde yer alan diğer çalışmalarla karşılaştırılmış, benzer durumlar vurgulanmıştır.Çalışma sonunda öğrencilerin zor olarak algıladıkları konular belirlenmiştir. Yine çalışmada 6 ve 7. sınıf seviyesinde yer alan konuların 8. sınıftaki konulara göre daha zor algılandığı tespit edilmiştir. Öğrencilerin bu konuları zor olarak algılamalarına ise konu içeriğinin fazla olması, bazı derslerle ilgili ön bilgi eksikliği, öğretim yöntemi, öğretmen faktörü, günlük yaşamla ilişkilendirememe, derse ayrılan zaman, ders kitapları, matematiksel ifade ve sembollerin varlığının neden olduğu tespit edilmiştir. İlköğretim fen ve teknoloji öğretim programına yönelik bu çalışmanın sonuçları ile alanda aynı konuda daha önce uygulamada olan fen bilgisi öğretim programlarına yönelik benzer çalışmalarda elde edilen sonuçlar karşılaştırılarak, sorunların giderilmesine yönelik çözüm önerileri sunulmuştur.

Fen bilgisiFen bilgisi eğitimiFen bilgisi öğretimi+7
Bilal Aksu
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilgisi öğretmen adaylarının teknolojiye ilişkin görüşleri

Bu araştırmanın amacı, i) fen bilgisi öğretmen adaylarının teknolojiye ilişkin görüşlerini belirlemek, ii) fen bilgisi öğretmen adaylarının teknolojiye ilişkin görüşlerinin cinsiyet, mezun olduğu lise türü, öğrenim görülen sınıf düzeyi ve ailelerinin gelir düzeyleri gibi değişkenler açısından farklılık gösterip göstermediğini incelemektir.Bu araştırmada tarama (survey) araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırmanın uygulaması, 2011 ? 2012 eğitim öğretim yılı bahar döneminde Abant İzzet Baysal Üniversitesi 1, 2, 3 ve 4. sınıf Fen Bilgisi öğretmen adayları (N= 313) ile yürütülmüştür. Araştırmada veri toplamak için araştırmacı tarafından geliştirilen Teknolojiye İlişkin Görüş Anketi kullanılmıştır.Bulgular göstermektedir ki; i) öğretmen adayları genel olarak teknolojiye ilişkin olumlu görüşlere sahiptir. ii) öğretmen adaylarının cinsiyet, mezun olduğu lise türü ve ailelerinin gelir düzeyleri gibi değişkenlere göre teknolojiye ilişkin görüşlerinde anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Öğretmen adaylarının öğrenim görülen sınıf düzeyi değişkenine göre teknolojiye ilişkin görüşlerinde anlamlı bir farklılığa rastlanmıştır. Bu bulgulara dayanılarak gelecekte yapılabilecek çalışmalar için öneriler sunulmuştur.

Aday öğretmenlerFen bilgisiTeknoloji+2
Fatma Nazlı Karaa
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Fen ve teknoloji öğretmen adaylarının sosyobilimsel bir konudaki (GDO'lu besinler) öğretim öz yeterlilikleri ve bu yeterliliklerin epistemolojik inançlar ile ilişkileri

Sosyobilimsel konuların öğretimi Türkiye?nin de dâhil olduğu birçok ülkede önem kazanmaya başlamıştır. Bu konuların öğretiminde öğretmenlerin deneyimli olması ve yüksek öz yeterlilik inançlarına sahip olmaları gereklidir. Bu çalışmada fen ve teknoloji öğretmen adaylarının bir sosyobilimsel konu olan GDO? lu besinlerin öğretimi ile ilgili öz yeterlilik inançları incelenmiş ve bu inançlar ile epistemolojik inançlar arasındaki ilişkiler irdelenmiştir. Çalışmada üç farklı üniversiteden 382 fen ve teknoloji öğretmen adayına epistemolojik inançlar ile GDO? lu besinlerin öğretimine yönelik öz yeterlilik ölçekleri uygulanmıştır. Betimsel ve çıkarımsal istatistiklerle veriler analiz edilmiştir. Sonuçlara bakıldığında öğretmen adaylarının GDO? lu besinlerin öğretiminde ortanın üzerinde bir öz yeterliliğe sahip oldukları ve bu öz yeterliliğin epistemolojik inançlardan etkilendiği gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyobilimsel konular, öz yeterlilik, epistemolojik inançlar, fen ve teknoloji öğretmen adayı

Aday öğretmenlerEpistemolojiFen bilgisi öğretimi+4
Seda Baltacı
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Fen ve teknoloji öğretim programındaki ölçme ve değerlendirme anlayışının 6. 7. ve 8. sınıf ders kitapları ile öğrenci çalışma kitaplarına yansımaları

Bu çalışmada ilköğretim 6., 7. ve 8. sınıf Fen ve Teknoloji öğretim programı çerçevesinde ders ve çalışma kitaplarındaki ölçme ve değerlendirme tekniklerinin kullanım sıklığı araştırılmıştır. Araştırmada, 2012 ? 2013 Eğitim ? Öğretim yılında Türkiye genelinde okutulan A yayınevi ve B yayınevi tarafından 2006 yılında uygulanmaya başlayan program ışığında hazırlanan ilköğretim 6., 7. ve 8. sınıf Fen ve Teknoloji ders kitapları ile çalışma kitapları incelenmiştir. Araştırmada ilköğretim 6., 7. ve 8. sınıf Fen ve Teknoloji programı çerçevesinde ders ve çalışma kitaplarındaki ölçme ve değerlendirme tekniklerinin kullanım sıklığını belirlemek amacıyla elde edilen veriler, Nartgün, (2009) tarafından tekniklere ilişkin oluşturulan sınıflamalar dikkate alınarak elde edilmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman inceleme yöntemi kullanılmıştır. Kullanılan bu yöntem ile A yayınevi ve B yayınevi tarafından hazırlanan 6., 7. ve 8. sınıf Fen ve Teknoloji ders kitapları ile çalışma kitaplarındaki ölçme ve değerlendirme teknikleri tek tek sayılarak tekniklerin kullanım sıklığı öğrenme alanları, sınıf düzeyleri ve üniteler bazında belirlenmiş ve elde edilen veriler yorumlanmıştır. Araştırma sonuçlarına bakıldığında, incelenen tüm kitaplarda özellikle ürünü ölçmeye yönelik tekniklere ağırlık verildiği belirlenmiştir. Bu tekniklerden de en çok kısa cevaplı sorularda yığılmanın olduğu gözlenmiştir. Süreci ölçmeye yönelik tekniklere bakıldığında en fazla açık uçlu soruların kullanıldığı göze çarparken diğer alternatif ölçme ve değerlendirme tekniklerinin oldukça az kullanıldığı tespit edilmiştir. Özellikle V diyagramı tekniğine hiç rastlanamamıştır. Performans çalışmalarına bakıldığında özellikle yığılmanın deney ve performans ödevi tekniklerinde yoğunlaştığı, bazı tekniklere örneğin, portfolyo tekniğinin hiç kullanılmadığı gözlenmiştir. Öz ve akran değerlendirme tekniklerine bakıldığında ise A yayınevi tarafından hazırlanan kitaplarda öz değerlendirme tekniğinin çok az yer aldığı, bunun yanında B yayınevi tarafından hazırlanan kitaplarda sıklıkla kullanıldığı gözlenmiştir. Fakat akran değerlendirmesi her iki yayınevinin hazırladığı kitaplarda hiç kullanılmadığı görülmüştür. Genel bir bakış ile B yayınevi tarafından hazırlanan kitapların 6., 7. ve 8. sınıf Fen ve Teknoloji öğretim programında benimsenen süreç temelli ölçme ve değerlendirme anlayışına daha uygun olduğu gözlenmiştir. Araştırma sonuçları ışığında, tekniklerin eksik yanları göz önüne alınarak, ders ve çalışma kitaplarının yapılandırmacı öğrenme yaklaşımının ölçme ve değerlendirme ilkelerine uygunluğunun sağlanması hususunda önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Fen ve Teknoloji Öğretim Programı, Ölçme ve Değerlendirme, 6. 7. ve 8. Sınıf Fen ve Teknoloji Ders Kitabı, 6. 7. ve 8. Sınıf Fen ve Teknoloji Çalışma Kitabı

Ders kitaplarıFen bilgisi eğitimiFen bilgisi öğretimi+6
Altınay Irmak
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilimleri öğretmen adaylarının maddenin tanecikli yapısı konusu ile ilgili kavram yanılgıları

Maddenin tanecikli yapısı konusu kimyanın temel konularından birisidir. Bu konu ilköğretim ve ortaöğretim programlarında yer alan hal değişimi, fiziksel-kimyasal değişimler, kimyasal bağlar gibi başka temel konular ile ilişkilidir. Etkili öğrenme önündeki en önemli engellerden birisi de kavram yanılgılarıdır. Bu yüzden de öncelikle okullarda fen bilimleri dersinin öğretimini gerekleştirecek olan öğretmen adaylarının kavramları doğru olarak anlamaları ve varsa kavram yanılgılarının belirlenmesi çok önemlidir. Bu araştırmanın temel amacı, fen bilimleri öğretmen adaylarında maddenin tanecikli yapısı ile ilgili kavram yanılgılarının bulunup bulunmadığını ve varsa bunların neler olduğunu belirlemektir. Araştırma, Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Fen Bilimleri Öğretmenliği bölümünde öğrenim gören 1, 2, 3, ve 4. sınıf öğrencilerinden oluşan toplam 260 kişi ile yapılmıştır. Veri toplama sürecinde birinci aşamada ?Maddenin Tanecikli Yapısı Kavram Testi?nden, ikinci aşamada ise yarı yapılandırılmış görüşmeden yararlanılmıştır. Birinci aşamada elde edilen kavram testindeki sonuçların güvenilirliğini artırmak, öğrencilere konuyla ilgili yorum yapma fırsatı vermek ve böylece daha derin bilgi sağlamak amacıyla kavram yanılgısı olduğu tespit edilen öğretmen adaylarından 1 ve 2. sınıf düzeylerinden 6?şar, 3 ve 4. sınıf düzeylerinden ise 3?er kişi olmak üzere toplam 18 kişi seçilmiş ve seçilen kişilerle yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Öğretmen adayları, maddenin tanecikli yapısı kavram testi sonuçlarına göre aritmetik ortalamanın bir standart sapma altında, aritmetik ortalama civarında ve aritmetik ortalamanın bir standart sapma üstünde puan alan kişiler arasından rastgele 1, 2, 3 ve 4. sınıf düzeylerinden seçilmiştir. Çalışmanın sonucunda, Fen bilimleri öğretmen adaylarında (1?4.sınıf) maddenin tanecikli yapısıyla ilgili birçok kavram yanılgısına rastlanmıştır. Bu kavram yanılgılarının ilgili olduğu konu başlıklarından bazıları atomların canlılık özelliği, taneciklerin görülebilirliği, taneciklerin boyutu, taneciklerin fiziksel hali, çözünme olayı, taneciklerin ağırlığı, taneciklerin hareketi, maddeye ait her özelliğin taneciklerinde bulunup bulunmadığı, maddeye dışardan yapılan değişikliklerin tanecikleri ne şekilde etkilediği, atomlardan oluşan ve oluşmayan yapılar şeklinde belirlenmiştir. Veriler incelendiğinde öğretmen adaylarının maddelerin taneciklerden oluştuğunu bildikleri, makroskopik madde ile ilgili olarak genellikle doğru yorumlar yapabildikleri görülmüştür. Bunların dışında maddelerin mikroskopik yapısıyla ilgili çok fazla fikir üretememişlerdir. Öğretmen adaylarından bazıları makroskopik maddeye ait özellikleri mikroskopik taneciklere aktararak maddeye hangi değişimler oluyorsa taneciklerine de aynı değişimlerin olduğunu düşündüklerini ifade etmişler bazıları ise mikroskobik taneciklerde olduğunu düşündüğü özellikleri makroskopik maddeye aktarmıştır.

Özlem Evren Saydam
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

6. sınıf öğrencilerinin fiziksel ve kimyasal değişim konusunu günlük hayat ile ilişkilendirmeleri

Bu araştırmanın amacı 6.sınıf öğrencilerinin fiziksel ve kimyasal değişim konusunu günlük hayat ile ilişkilendirmeleri cinsiyet, ailenin gelir düzeyi, anne eğitim seviyesi, baba eğitim seviyesi, büyüdükleri yerleşim yeri ve ebeveynlerle gün içinde geçirilen zaman dilimi demografik değişkenleri açısından anlamlı farklılık gösterip göstermediğini incelemektir. Bu araştırmada nicel ve nitel araştırma tekniklerinin her ikisinin de yer aldığı karma yöntem araştırması (mixed methods research) kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutu durum tespitine yönelik olduğundan betimsel analiz yapılmıştır. Araştırmanın uygulaması 2012-2013 eğitim öğretim yılı güz döneminde İstanbul İli Ümraniye İlçesi Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı Yukarı Dudullu 75. Yıl Ortaokulu'nun da öğrenim gören (N=160) öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırmada veri toplama için araştırmacı tarafından geliştirilen Günlük Hayatla İlişkilendirme Testi kullanılmıştır. Bulgular göstermektedir ki öğrencilerin fiziksel ve kimyasal değişim konusunu günlük hayat ile ilişkilendirmelerinde; cinsiyet, büyüdükleri yerleşim yeri ve ebeveynlerle gün içinde geçirilen zaman dilimi değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılığa rastlanmamışken, ailenin gelir düzeyi, anne eğitim seviyesi ve baba eğitim seviyesi değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılığa rastlanmıştır. Bu bulgulara dayanılarak gelecekte yapılabilecek çalışmalar için öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Fen Eğitimi, Fen ve Günlük Hayat, Fiziksel ve Kimyasal Değişim, Günlük Hayat ile İlişkilendirilmesi

Fen bilgisi eğitimi
Esra Koçak Kösece
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Bir mesleki gelişim programının 5., 6., ve 7. sınıf öğrencilerinin bilimin doğası hakkındaki görüşlerine etkileri

Öğretmenlerin meslek hayatlarına başladıktan sonra katılacakları mesleki gelişim programları ile pedagojik alan bilgilerinin geliştirilerek sınıf içi uygulamalarının daha etkili olması amaçlanmaktadır. Bilimin doğasının öğretimiyle ilgili düzenlenen mesleki gelişim programlarında, öğretmenlerin hem bilimin doğası hakkındaki kavramlarını, hem de ünite kazanımlarını sınıf içi uygulamalarıyla ilişkilendirebilmeleri hedeflenmektedir. Mesleki gelişim programlarıyla ilgili alan yazın incelendiğinde, genellikle öğretmen başarıları ve yeterliliklerinin geliştirilmesine yönelik çalışmaların yapıldığı gözlemlenmiştir. Mesleki gelişim programlarının dolaylı yararlanıcıları öğrencilerin başarısının, pedagojik alan bilgisi yüksek olan öğretmenler ile arttırılabileceği düşünülmektedir. Ancak program sonunda öğretmenlerin kazandıkları pedagojik alan bilgilerini, sınıf içi uygulamalarında öğrencilerinin görüşlerine ne kadar ya da nasıl yansıtabildiklerine yönelik yapılan araştırmaların oldukça sınırlı olması nedeniyle bu konuda daha fazla araştırma yapılması gerektiği tespit edilmiştir. Bu nedenle yapılan bu çalışmanın amacı; bilimin doğası konusunda, BİDOMEG projesi kapsamında düzenlenen mesleki gelişim programına katılan 10 (4 kadın, 6 erkek) fen bilimleri dersi öğretmeninin, 5, 6 ve 7. sınıflarda öğrenim gören toplam 613 öğrencisinin bilimin doğası hakkındaki görüşlerindeki değişiminin süreç boyunca incelenmesidir. BİDOMEG projesinin mesleki gelişim programı kapsamında öğretmenlere, bir yıl süreyle sınıf içi uygulamalarda kullanılmak üzere, bilimin doğası temalarının ünite kazanımlarına entegre edildiği eğitim materyalleri geliştirilmiş; düzenlenen çalıştaylarda bilimin doğası eğitimi verilmiştir. Araştırmada, öğrencilere veri toplama aracı olarak VNOS-D (Lederman ve Khishfe, 2002) anketi bir öğretim yılı sürecince, ön, orta ve son test olmak üzere, 3 kez uygulanmıştır. Öğretmenlerin verileri ise, VNOS-C (Abd-El-Khalick, Bell ve Schwartz, 2002) anketinin görüşme yoluyla öğretmenlere ön ve son olarak iki kez uygulanmasıyla elde edilmiştir. Öğrenci ve öğretmenlerin anketlere verdikleri yanıtlar, "naif-1" en düşük, "eklektik-2" orta ve "bilgili-3" iyi düzeye göre sınıflandırılmıştır. Öğrenci verileri nicel olarak araştırmacı tarafından; öğretmenlerin verileri ise BİDOMEG projesinin araştırma grupları tarafından nitel olarak analiz edilmiş ve bu çalışmada bazıları kullanılmıştır. Araştırma sonuçları, mesleki gelişim programının sonunda öğrencilerin görüşlerinin olumlu yönde geliştiğini; ancak ayrıntılı olarak incelendiğinde, bilimin doğası temalarının gelişiminde sınıf düzeylerine göre farklılıkların olduğunu göstermiştir. Katılımcı öğretmenlerin, öğrencilerinin bilimin doğası görüşleri üzerindeki etkisi incelendiğinde, öğretmenlerin olumlu yönde gelişen görüşlerinin, öğrencilerin görüşlerini de olumlu olarak etkileyebildiği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca tecrübe yılı ve akademik derecenin, öğrencilerin bilimin doğası görüşleri üzerinde olumlu etkileri olduğu sonucuna varılmıştır. Bu sonuçlar ile, mesleki gelişim programlarının içeriğinin planlanmasına yönelik öneriler geliştirilmiştir. Anahtar kelimeler: Mesleki gelişim programı, Bilimin doğası, İlköğretim öğrencileri

Bilimin doğasıFen bilgisi eğitimiFen bilgisi eğitimi+6
Ferah Özer
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Örnek olay ve altı şapkalı düşünme etkinliklerinin fen bilgisi öğretmen adaylarının eleştirel düşünme becerilerine etkisinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, fen öğretimi laboratuvar uygulamaları I dersi kapsamında, örnek olay ve altı şapkalı düşünme etkinliklerinin fen bilgisi öğretmen adaylarının eleştirel düşünme becerileri üzerindeki etkisini incelemektir. Bu çalışmada karma yöntem kullanılmıştır. Araştırma grubunu, Giresun Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nin 3. sınıfında öğrenim gören toplam 33 fen bilgisi öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Kökdemir (2003) tarafından Türkçe'ye çevrilmiş olan California Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği (CCTDI), çalışma yaprakları, öğrenci günlükleri ve açık uçlu sorulardan oluşan görüşme formu kullanılmıştır. Çalışmada CCTDI ön ve son-test olarak öğretmen adaylarına uygulanırken, örnek olaya ve altı şapkalı düşünmeye göre ayrı ayrı hazırlanan çalışma yaprakları da 7 hafta boyunca fen öğretimi laboratuvar uygulamaları I dersi kapsamında kullanılmıştır. Her bir dersin sonunda öğretmen adayları yapılan uygulamalar hakkındaki düşüncelerini günlüklere yazmışlardır. Ayrıca çalışma sonunda öğretmen adaylarının uygulamalar hakkındaki görüşlerini almak için açık uçlu sorulardan oluşan görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen CCTDI verilerinin analizinde ilişkisiz örneklemler için kullanılan bağımsız t-testi ve ilişkili örneklemler için kullanılan bağımlı t-testinden yararlanılmıştır. Çalışmanın nitel verileri ise betimsel olarak çözümlenmiştir. CCTDI'dan elde edilen verilerin ön ve son test karşılaştırmalarından, örnek olay ve altı şapkalı düşünme etkinliklerinin öğretmen adaylarının eleştirel düşünme becerileri üzerinde anlamlı bir farklılık oluşturmadığı tespit edilmiştir. Ancak çalışmanın nitel verileri incelendiğinde her iki uygulamanın da öğretmen adaylarının eleştirel düşünme becerilerinin gelişmesi üzerinde benzer düzeyde olumlu bir etkisinin olduğu söylenebilmektedir. Ayrıca açık uçlu sorulardan oluşan görüşme formundan elde edilen nitel veriler incelendiğinde öğretmen adaylarının uygulamadan memnun kaldıkları ve uygulamaya ayrılan sürenin de arttırılması gerektiği yönünde görüş bildirdikleri görülmüştür.

Nuray Çakmak
Giresun University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin öğrenme stilleri ile fen konularını günlük yaşamla ilişkilendirme becerileri arasındaki ilişki

Bu araştırmada, ortaokul 7. sınıfta okuyan öğrencilerin öğrenme stilleri ile fen konularını günlük yaşamla ilişkilendirebilme becerileri arasında bir ilişki olup olmadığı araştırılmıştır. Araştırma 2012-2013 eğitim öğretim yılında Giresun merkez, ilçe ve köylerinde bulunan ortaokullardaki 7. sınıf öğrencileriyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak öğrencilere Kolb tarafından geliştirilen öğrenme stilleri ölçeği ve araştırmacı tarafından geliştirilen günlük yaşamla ilişkilendirme testi uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 15.00 istatistik paket programında istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Elde edilen verilere göre öğrencilerin öğrenme stilleri ölçeğinden elde edilen puanlara göre belirlenen öğrenme stilleri ile günlük yaşamla ilişkilendirme testi puanları (p< .05) arasında anlamlı bir farklılık olduğu belirlenmiştir. Bu anlamlı farklılığın yerleştiren ve değiştiren öğrenme stiline göre ayrıştıran öğrenme stili lehine ve değiştiren öğrenme stiline göre de özümseyen öğrenme stili lehine olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin öğrenme stillerinin günlük yaşamla ilişkilendirme becerileri üzerindeki etki değerleri de bu durumu desteklemektedir.

Şahin Bodur
Giresun University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00