Burdur Mehmet Akif Ersoy University
Anabilim Dalı

İlköğretim Eğitimi Anabilim Dalı

Burdur Mehmet Akif Ersoy University

17

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

17 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi ve sınıf öğretmenliği öğretmen adaylarının üstün yetenekli öğrencilere yönelik STEM eğitimi öz yeterlilik düzeylerinin incelenmesi: İstanbul Aydın Üniversitesi örneği

STEM eğitimi öğrencilerin kurgulayarak ve yaşayarak 21. yüzyıl becerileri kazandırılmasını hedefleyen, öğrencinin kendini sorgulama, hata bulma ve de bulunan hataya karşı alternatif yeni çözüm yolları bulmasını amaçlayan bir eğitim modelidir. Üstün yetenekli öğrencilerin gelişimlerinin desteklenmesi ile sosyal duygusal ihtiyaçlarına yönelik etkili bir müfredatın olması oldukça önemlidir. STEM eğitimi ile ilgili literatürde yerli ve yabancı kaynaklarda yeterli sayıda araştırma ve yayının olmaması bu konu hakkında çalışma yapmaya yönlendirmiştir. Bu çalışma ile okul öncesi öğretmenleri ve sınıf öğretmenlerinin öz yeterlilik düzeylerinin ölçek yardımı ile incelenmesi amaçlanmıştır. Okul öncesi ve sınıf öğretmenliği öğretmen adaylarının STEM eğitimi ile fen, teknoloji, mühendislik ve matematik etkinliklerine yönelik öğretmen adaylarının öz yeterlilik düzeyini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmada çalışma grubunu İstanbul Aydın Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde okul öncesi ve sınıf öğretmenliği bölümünde öğretim gören 250 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Öğretmen adaylarının üstün yetenekli öğrencilere yönelik bilgi sahibi olma, akademik yayınları takip etme, STEM etkinliklerini uygulayabilmelerine ve öz yeterlilik düzeylerine yönelik sorular ile ölçek hazırlanmıştır. Sonuçlar öğretmenlerin demografik bilgileri ve taslak tutum ölçeğinden elde edilen veriler ile birlikte SPSS 19.0 programına girilmiştir. Bu çerçevede, madde havuzu 37 maddelik taslak ölçek haline getirilmiştir. Bu taslak ölçekle, okul öncesi öğretmenlerinin matematiksel gelişimlerini teşvik etmeye yönelik öz yeterliliklerini ölçmekte yeterli olup olmadığı konusunda, iki eğitim bilimleri uzmanı, bir ölçme değerlendirme uzmanının görüşlerine başvurulmuştur. Öğretmen adaylarının sınıf öğretmenliği bölümü ile okul öncesi bölümü arasında STEM eğitimine yönelik ilişkisine bakıldığı ve sınıf öğretmenliği bölümünde okuyan öğretmen adaylarının öz yeterlilik düzeylerinin daha yüksek çıktığı görülmektedir. Diğer taraftan 3. sınıf ve 4. sınıfta okuyan öğretmen adaylarına yönelik öz yeterlilik düzeyleri arasında anlamlı bir fark olmadığı bulunmuştur. STEM eğitimini alan öğretmen adayları ile STEM eğitimi almayan öğretmen adaylarının öz yeterlilik düzeylerinin karşılaştırıldığımız zaman, STEM eğitimi alan öğretmen adaylarının kendisine daha çok güvendiği, mentörlük yapabileceği, tasarımlarda bulunabileceklerine yönelik anlamlı farklar ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle öğretmenlerin öz yeterlik düzeylerinin yüksek çıkması öğrencilerin bu becerilerini geliştirmesi adına önem arz etmektedir. Anahtar Kelimeler: STEM Eğitimi, öğretmen eğitimi, öz-yeterlik düzeyi.

Aday öğretmenlerOkul öncesi çocuklarOkul öncesi öğretmenler+7
Vildan Durmuş
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kuvvet ve hareket konusunda sanal fen laboratuvarı kullanımının öğrenci başarısına etkisi

Bu çalışmanın amacı; 6. Sınıf öğrencilerinin fen bilimleri dersi kuvvet ve hareket ünitesinde kullanılan sanal laboratuarın, mevcut öğretim programındaki geleneksel laboratuar veya sınıf içi etkinliklerine göre öğrenci başarısı üzerine etkisini incelemek ve sanal laboratuar uygulamasına yönelik öğrenci görüşlerini tespit etmektir. Çalışma, 2015-2016 eğitim öğretim yılının güz döneminde Uşak ilinde bulunan bir orta okulda, iki farklı şubede öğrenim gören 6. sınıf öğrencileri ile yürütülmüştür. Örneklem , deney ve kontrol grubunda bulunan toplam 48 öğrenciden oluşmaktadır. Öğretim süreci deney grubunda sanal laboratuar kullanılarak yürütülürken; kontrol grubunda geleneksel laboratuar veya sınıf içi etkinlik kullanılarak yürütülmüştür. Çalışmada nitel ve nicel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanıldığı karma yöntem uygulanmıştır. Veri toplama aracı olarak, "Kuvvet ve Hareket Başarı Testi" ve öğrenci görüşlerini belirlemek için "Öğrenci Görüşleri Formu" kullanılmıştır. Uygulama öncesinde ve uygulama sonrasında gruplar arasında fark olup olmadığını belirlemek için SPSS istatistik paket programı ile veriler analiz edilmiştir. Öğrenci görüşlerinin ise betimsel analizi yapılmıştır. Sanal laboratuar uygulamasının öğrencilerin akademik başarılarını arttırmada geleneksel laboratuar ve sınıf içi etkinliklerden daha etkili olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca; öğrenciler sanal laboratuarı eğlenceli bulduklarını, sanal laboratuarın konuyu daha anlaşılır hale getirdiği ve görsellik sağladığı yönünde görüş belirtmişleridir. Anahtar Kelimeler: Sanal Laboratuar, Kuvvet ve Hareket Ünitesi, Fen Başarısı, Öğrenci Görüşleri.

Akademik başarıFen başarısıFen bilgisi dersi+7
Ayşe Demir
Uşak University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sekizinci sınıf öğrencilerinin cebirsel ifadeler konusundaki hata ve kavram yanılgılarının incelenmesi

ÖZET: Bu araştırmanın amacı, sekizinci sınıf öğrencilerinin cebirsel ifadeler konusundaki kavram yanılgılarını ve hatalarını incelemektir. Bu araştırmada, betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Afyonkarahisar il merkezi, ilçe ve beldelerinde öğrenim gören toplam 120 öğrenci oluşturmaktadır. Veriler araştırmacı tarafından oluşturulan 15'i çoktan seçmeli, 15'i yazılı cevap gerektiren toplam 30 sorudan oluşan "Cebir Testi" ile toplanmıştır. Verilerin analizinde betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerinin cebirsel ifadeler konusunda değişkenlere bağlı olarak cebirsel ifadelerin değerinin hesaplanmada başarılı oldukları; görsel ve cebirsel ifadelerin anlamını açıklamada ve denklem çözümlerinde başarısız oldukları tespit edilmiştir. Ayrıca bazı öğrencilerin cebirsel ifadelerin görsel ve geometrik gösterimlerinde, işlem seçiminde ve önceliğinde, denklem kurma ve çözmede çeşitli hatalar yaptıkları ve kavram yanılgısına sahip oldukları saptanmıştır. Ayrıca bazı öğrencilerin aritmetik işlemlerdeki başarılarını cebirsel ifadelere yansıtamadıkları görülmüştür.

Doğrusal cebirKavram yanılgısıSistematik hatalar
Kayhan Demirören
Uşak University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Achievement in and attitudes toward science: The combined effects of formal and non-formal learning

The purpose of this study is to investigate the combined effect of formal and non-formal learnings on the fifth -grade students' achievement in and attitude toward science. It compares the effects of formal education with combined effects of formal and non-formal education. An experimental design is implemented for 48 5th -grade students at a private primary school in Istanbul. In the fall term of the 2015-2016 education year, science program objectives were covered in school as formal learning. Students were taught science in the classroom and at the science laboratory. In the spring term of the 2015-2016 education year, a science program was enriched with non-formal science learning. Throughout the spring term, students were taken to the non-formal learning settings and each unit in the 5th -grade curriculum was taught both in school and at non-formal science centers. Students' achievement and attitudes were investigated with the quantitative analysis of test measurement. Wilcoxon Signed Ranks Test analysis showed that there was not a statistically significant difference between fall and spring term achievement scores of the students but that there was a statistically significant difference between their fall and spring term attitude scores. Moreover, the effects on students with varied performance were revealed.

SuccessSuccess evaluationScience+7
Sema Çağlar
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The mediator role of emotion regulation on the relationship between temperament and problem behaviors

The aim of the current study was to explore the mediating role of emotion regulation in the relationship between temperament and problem behaviors in preschoolers. The sample was composed of 200 preschoolers ranged from 57 to 80 monthly age including 95 girls and 105 boys, and the data were collected using the Child Behavior Questionnaire Very Short Form (CBQ), Child Behavior Checklist (CBCL/CTRF) from their mothers, Emotion Regulation Checklist (ERC) from their teachers. Mediational models utilizing PROCESS MACRO established by using two dimensions of problem behaviors (internalizing/ externalizing ) as criterion variables, three dimensions of temperament (negative affectivity, surgency, and effortful control) as predictor variables, and two domains of emotion regulation ( emotion regulation and emotion dysregulation) as mediators. In the mediation analyses, both two aspects of emotion regulation; emotion dysregulation, and emotion regulation did not play the mediator role on the link between temperament and problem behaviors. As the main effects, statistically significant relationships were found between temperament dimensions including negative affectivity, surgency, effortful control, and; internalizing and externalizing problem behaviors. In addition, significant positive relationships were found between dimensions of temperament involving surgency and effortful control; and emotion regulation. This study contributed to the early childhood education literature by investigating emotion regulation role on the link between temperament and problem behaviors from a developmental perspective.

Emotion regulationTemperamentPreschool education+3
Duygu Meriç
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Muğla ili ortaokul 5. sınıf öğrencilerinin çevreye yönelik farkındalıkları ve çevre faaliyetlerine katılımları üzerine bir çalışma (Bodrum örneği)

Bu çalışmanın amacı 5. sınıf ortaokul öğrencilerinin cinsiyetleri, anne ve babalarının eğitim düzeyleri, evlerinde bahçe olma durumu, çevre ile ilgili etkinliklere katılma durumu, fidan dikme durumu, çevre ile ilgili yayın takip etme durumu gibi demografik değişkenlere göre çevreye yönelik farkındalıkları ve katılımlarının incelenmesidir. Araştırmanın evrenini 2017-2018 eğitim öğretim yılında Muğla ili Bodrum ilçesinde öğrenim gören 5.sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Örneklemini ise, 2017-2018 eğitim döneminde, ortaokul beşinci sınıfta eğitim gören ve rastgele seçilen 335 öğrenci oluşturmaktadır. Katılımcıların 176'sı kız ve 159'u erkek öğrencidir. Çalışmada veri toplama aracı olarak, öğrencilere Yılmaz (2016) tarafından geliştirilen Çevresel Farkındalık Düzeyi ve Çevresel Faaliyetlere Katılım Düzeyi Ölçekleri uygulanmıştır. Verilerin analizinde sosyal bilimler için istatistik programı olan SPSS 22.00 paket programı kullanılmıştır. Değişkenler arasında anlamlı fark olup olmadığını belirlemek için ikili grupların arasında Mann Whitney U testi, ikiden fazla grup ortalamalarını karşılaştırmak için ise Kruskal Wallis uygulanmıştır. Öğrencilerin çevresel farkındalık düzeyi ve çevresel faaliyetlere katılım düzeyi arasında ilişkiyi ölçmek için ise Spearman testi uygulanmıştır. Elde edilen bulgulara göre; öğrencilerin Çevresel Farkındalık Düzeyi Ölçeğinde çevre ile ilgili etkinliklere katılma, fidan dikme, çevre ile ilgili takip ettiği yayınların olması demografik değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık gösterirken, cinsiyetleri, annelerinin eğitim durumu, babalarının eğitim durumu, demografik değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermemiştir. Bununla beraber öğrencilerin Çevresel Faaliyetlere Katılım Düzeyi Ölçeğinde cinsiyet, çevre ile ilgili etkinliklere katılma, fidan dikme, çevre ile ilgili yayınları takip etme, demografik değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık gösterirken, annelerinin eğitim durumu ve babalarının eğitim durumu değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermemiştir. Genel olarak Bodrum ilçesi ortaokul 5.sınıf öğrencilerinin, çevresel farkındalık düzeyleri ile çevresel faaliyetlere katılım düzeyleri arasında ilişkiye bakıldığında ise pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Çevre Eğitimi, Çevresel Farkındalık, Çevresel Faaliyetlere Katılım

Muğla-BodrumOrtaokul öğrencileriÇevre+3
Ayşegül Nalçacıoğlu
Muğla Sıtkı Kocman University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dönüşüm geometrisi öğretiminde dinamik geometri yazılımlarının kullanımının enstrümantal teori açısından incelenmesi

Bu çalışmanın amacı; bir matematik öğretmeninin teknolojiyi matematik dersine entegre etmede gerçekleştirdiği enstrümantal oluşum sürecinin temel ögeleri; artefact, enstrüman; şema-teknik boyutu; enstrümanlaşma-enstrümanlaştırma süreçleri ve öğretim ortamını düzenlemede kullandığı orkestrasyon türleriyle bu oluşuma yönelik öğretmenin farkındalığını incelemektir. Araştırmanın amacı doğrultusunda nitel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Kullanılacak tekniklerin belirlenmesinde ve bulguların yorumlanmasında iyi bir yol gösterici olarak düşünülen durum çalışması deseni üzerine kurulmuştur. Araştırmacıya hizmet edecek ve elde edilen sonuçların anlaşılır olmasını sağlayacak şekilde derinlemesine incelemeye olanak sağlayan amaçlı örnekleme yöntemiyle çalışma grubu belirlenmiştir. Çalışma, amaçlı örneklemin kritelerine uygun olarak bir ortaokul matematik öğretmeni için gerçekleştirilmiştir. Veri çeşitliliğini sağlamak ve araştırma sorularına da tam olarak yanıt alabilmek için çalışmada birden fazla veri toplama aracı kullanılmıştır. Dinamik geometri ile oluşturulan öğrenme ortamının öğrencilerin yorumlama, akıl yürütme becerilerinin gelişimine destek olduğu bilinmektedir. Ortaokul programında dönüşüm geometrisi konularından yansıma, öteleme konuları ve bu konuların öğrenilmesine temel oluşturacak eşlik kavramının önemli bir yeri vardır. Öğretmen, dinamik geometri ortamında çoklu temsillerle bu konular arasındaki bağı dinamik biçimde kurmaya ve öğrencilerin konuyu daha doğru anlamlandırmasına imkan sağlayacaktır. Öğrencilerin anlamasını kolaylaştıracak, ortamı düzenleyecek öğretmen, teknolojik öğrenme ortamlarının karmaşık yapılarını keşfedip öğrenme süreçlerini analiz edip birçok faktörü göz önünde bulundurarak ortamı düzenlemelidir. Enstrümantal oluşum yaklaşımı bu noktada öğretmenin teknoloji ile ilgili oluşumunu düzenleyip öğretim ortamı oluşturan, öğrencilerin oluşum süreçlerini şekillediren öğretmene yardımcı olan yaklaşım olarak karşımıza çıkmaktadır. Öğretmenin teknoloji öğretim ortamını düzenlemede şemaları, enstrümanlaşma-enstrümanlaştırma süreçleri ve enstrümantal orkestrasyon ögesini göz önüne alarak incelemeyi amaçlayan araştırma sonuçları, öğretmenin teknoloji entegrasyonlu ders deneyimlerinin artmasına paralel olarak enstrümantal oluşumunun teknik ve kavramsal boyutunda olumlu artış olduğunu göstermiştir. Ayrıca öğretmenin ders deneyimlerinde, geleneksel yönlerin ağır bastığı öğretmen merkezli orkestrasyonları yaygın olarak kullandığı; öğrenci merkezli orkestrasyonlardan bazılarını nadiren kullandığı bazılarını ise hiç kullanmadığı görülmüştür. Araştırmanın diğer boyutunda, öğretmenin oluşuma yönelik farkındalıkları incelenirken, bazı yapıların bilinçli olarak oluşurken bazıları içinse öğretmene izletilen ders görüntüleriyle farkındalık kazandırılmıştır. Anahtar Sözcükler: Enstrümantal oluşum, enstrümantal orkestrasyon, dinamik geometri, dönüşüm geometrisi.

Enstrümantal oluşumEnstrümantal orkestrasyonGeometri+3
Zeynep Denizli
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2018
10
DoktoraAçık ErişimTR

Öğretmen yetiştirmede İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu modeli (1924-1978)

Bu çalışmada, Türkiye eğitim tarihinde lise öğretmeni yetiştirme üzerinde önemli bir model olan İstanbul Yüksek Öğretmen Okulunun teşkilat, idari, eğitim-öğretim yapısının ortaya konulması amaçlanmıştır. Çalışmada, Osmanlı Arşivi, Cumhuriyet Arşivi, Yüksek Öğretmen Okulu Arşivi ve ilgili kanun ve yönetmelikler kullanılarak doküman analizi yapılmıştır. Yapılmış olan analizler sonucunda, Yüksek Öğretmen Okulunun tarihsel sürecinde geçirmiş olduğu evreler: kuruluşu ve gelişmesi, Okulun yapısındaki değişimler, program değişimleri, yaşanan problemler ve başarıları ortaya koyulmuştur. Yüksek Öğretmen Okulu, Osmanlı'dan gelen Dârülmuallimîn geleneğini sürdürerek alan derslerinin Üniversitede, meslek derslerinin Okulda verilmiş olduğu Fransa örnekli bir model olarak Türkiye'de lise öğretmeni yetiştirmiş olan bir kurumdur. 1924 senesinde, Yüksek Muallim Mektebi adıyla açılmış olan Okul, 1978 senesinde öğrenci alınmaması yönünde verilen bir karar ile birlikte kapatılma sürecine girmiştir. Okulu tarihi sürecinde iki döneme ayırmak mümkündür. Yüksek Öğretmen Okuluna, 1964 senesine kadar sadece lise mezunu şartını taşıyan öğrenciler alınmıştır. Bu tarihten itibaren ise daha çok ilk öğretmen okulu son sınıf öğrencilerinden başarılı olanlar ve kısmen de lise mezunu olup üniversiteye yerleşenler arasından seçim yapılmıştır. Yüksek Öğretmen Okulu öğrencileri genelde fen-edebiyat fakültelerine gönderilmiştir. Alan derslerini üniversitede alan öğrenciler Yüksek Öğretmen Okulunda eğitim psikolojisi, eğitim sosyolojisi, genel öğretim metodu, maârif teşkilatı ve idare dersi olmak üzere çeşitli meslek dersleri görmüşlerdir. Dört yıllık ve yatılı bir okul olan Yüksek Öğretmen Okulunun son senesi, staja ayrılmıştır. Öğrencilerin her türlü ihtiyaçları devlet tarafından karşılanmıştır. Yüksek Öğretmen Okulu mezunları çoğunlukla liselerde ve üniversitelerde görev yapmışlardır.

Eğitim tarihiMesleki eğitimMesleki eğitim merkezleri+4
Sabri Becerikli
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

6. sınıf öğrencilerinin temel demokratik değerlerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Değerler eğitimi disiplini içinde, insanlar ve toplumlar için önemli olan çok sayıda değer vardır. Bunlardan bir tanesi de demokratik değerlerdir. Demokratik değerler insanların sahip olduğu demokratik değer ve davranışlara atıfta bulunur. Demokratik toplumlarda bireylerin sahip olduğu değerler olarak da tanımlanabilir. Günümüz dünyasında demokratik değerler toplumlar için önemlidir. Demokratik değerler sosyal bilgiler dersi aracılığıyla öğrencilere öğretilmektedir. Sosyal Bilgiler Öğretim Programı incelendiğinde, demokratik değerler ile ilgili kazanımların da yer aldığı görülmektedir. Bundan dolayı Sosyal Bilgiler disiplini ve demokratik değerler birbiriyle yakından ilişkilidir. Bu çalışmanın amacı 6.sınıf öğrencilerinin temel demokratik değerlerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesidir. Bu amacı gerçekleştirmek için 2016-2017 eğitim öğretim yılında, Adana ilindeki Seyhan, Yüreğir, Çukurova ve Sarıçam ilçelerinden 15 farklı okuldan 435 6.sınıf öğrencisi ile anket uygulaması yapılmış ardından 10 öğrenci ile yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiştir. Çalışmada veriler nitel ve nicel yöntemlerinin birlikte kullanıldığı karma yöntem ile elde edilmiştir. Araştırmada Uygun ve Engin (2014) tarafından geliştirilen "Temel Demokratik Değerler Ölçeği", Bacanlı (1997) tarafından geliştirilen "Sosyo-Ekonomik Düzey Ölçeği" ve araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu ve yarı yapılandırılmış görüşme soruları kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen nicel bilgilerin çözümlenmesinde betimsel istatistik tekniklerinden frekans, yüzde, aritmetik ortalama, bağımsız örneklem t-testi ve tek yönlü varyans analizi değerleri kullanılmıştır. Nicel veriler SPSS 22.0 programından yararlanılarak bilgisayar ortamında çözümlenmiştir. Araştırmada elde edilen nitel bilgilerin çözümlenmesinde ise içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın nicel sonuçlarına göre öğrencilerin genel olarak temel demokratik değerler ölçeğinden yüksek puan aldığı görülmüştür. Öğrencilerin Temel Demokratik Değerler Ölçeği'nden aldıkları toplam puanların ortalaması (X ̅=4,070)'dir. Bununla beraber öğrenciler en yüksek puanı özgüven boyutundan (X ̅=4,180), en düşük puanı ise adil olma boyutundan (X ̅=3,965) almışlardır. 4 alt boyutta öğrencilerin aldıkları puanlar ile cinsiyet değişkeni arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Fakat kız öğrencilerin puanlarının erkek öğrencilerin puanlarına göre daha yüksek olduğu görülmüştür. İşbirliği ve adil olma boyutu haricinde diğer tüm boyutlarda farklı değişkenlere göre anlamlı farklılıklar görülmüştür. Araştırmanın nitel sonuçlarına göre; öğrenciler demokrasinin tanımını açıklayabilmekte ve demokratik değerlerin toplumlar için neden önemli olduğuna dair çeşitli açıklamalar yapabilmektedirler. Aynı zamanda öğrenciler, işbirliği, özgüven, adil olma ve farklılıklara saygı kapsamında hazırlanan sorulara genellikle olumlu cevaplar vermişlerdir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler dersi, değerler eğitimi, temel demokratik değerler, demokratik eğitim.

Demokratik değerlerDeğerlerDeğerler eğitimi+3
Adnan Çırak
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çevrimiçi kavram haritalarının fen bilgisi dersindeki başarıya etkisi

Bu çalışmanın amacı, fen bilimleri dersinde çevrimiçi kavram haritalarının kâğıt-kalem temelli kavram haritalarına göre öğrenci başarısını ve kalıcılığını ne düzeyde etkilediğini ve çevrimiçi kavram haritaları hakkında öğrenci görüşlerini ortaya koymaktır. Çalışma ortaokul yedinci sınıf kütle ağırlık konusunun 7.2.1.1, 7.2.1.2, 7.2.2.1 ve 7.2.2.2 (Ek:3), kazanımlarını kapsayacak biçimde gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubunu, 28 ortaokul yedinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada kontrol grubuna (14 öğrenci) kağıt-kalem temelli kavram haritaları öğretim metoduyla, deney grubuna (14 öğrenci) ise çevrimçi kavram haritaları öğretim metoduyla 3 hafta (12 saat) süreyle eğitim verilmiştir. Çalışmada yarı deneysel model kullanılmış olup ön-test son-test uygulamasına yer verilmiştir. Çalışma kapsamında kütle-ağırlık konusuyla ilgili kazanımları içeren, 24 sorudan oluşan ve güvenirliği (KR-21=0.695) olan bir başarı testi geliştirilmiştir. Deney ve kontrol grubundaki öğrencilere başarılarını ölçmek amacıyla deneysel işlem öncesi ön-test ve sonrasında son-test uygulanmıştır. Kalıcılığı belirlemek için 45 gün sonra kalıcılık testi uygulanıp elde edilen veriler SPSS programı ile değerlendirilmiştir. Çalışma kapsamında kullanılan çevrimiçi kavram haritaları Captivate eğitsel yazılım programı kullanılarak hazırlanmıştır. Çalışmadan elde edilen bulgular neticesinde "kütle-ağırlık" konusunun öğretilmesinde çevrimiçi kavram haritalarının kağıt-kalem temelli kavram haritalarına göre akademik başarıya ve kalıcılığa etkisinin daha fazla olduğu söylenebilir. Bunun yanı sıra çevrimiçi kavram haritalarının son-test puanlarına %74'luk anlamlı ve büyük bir etkisi söz konusudur. Ayrıca çevrimiçi kavram haritaları öğrencilerin dikkatini çekerek eğlenceli ve daha verimli bir öğrenme ortamı sağlamaktadır. Bu nedenle başarıyı arttırmak için bilgisayar destekli eğitim-öğretim uygulamalarına daha çok yer verilmesi gerektiği söylenebilir. Bunun yanında çevrimiçi kavram haritalarının başarıyı ve kalıcılığı artırdığı, kavram yanılgısına neden olan kavramların daha ayırt edici şekilde öğrenilmesini kolaylaştırdığı söylenebilir. Bu sonuçlara göre çevrimiçi kavram haritalarının mümkün olan her alanda geliştirilmesi ve kullanılması öğretimi desteklemede büyük önem arz etmektedir.

Mehmet Güleç
Kastamonu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fen bilimleri öğretmen adaylarının biyolojik kaçakçılık kavramına yönelik görüşleri

Türkiye; tarihi, geçmişi, kültürü, medeniyetleri, farklı ekolojik, iklimsel ve coğrafi özelliklerine bağlı olarak bir kıta büyüklüğünde biyolojik tür zenginliğe sahiptir. Türkiye, endemizm ve tür içi genetik çeşitlilikte Avrupa'dan daha zengin bir ülke olarak bilinmektedir. Türkiye'nin biyoçeşitlilik açısından zenginliği komşularının fakir olması ile daha da dikkat çekmektedir. Bu durum zamanla biyokaçakçılığa sebep olmuştur. Türlerimizi koruyabilmek için ise öğrencilerine çevre bilincini kazandırabilecek öğretmenlerin ve dolayısıyla öğretmen adaylarının çevre ile ilgili konulardaki görüşlerinin önem taşıdığı düşünülmektir. Bu çalışmada fen bilimleri öğretmen adaylarının önemli çevre konularından biri olan biyolojik kaçakçılığa ilişkin görüşleri belirlenmeye çalışılmıştır. Bu amaçla Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Eğitim Fakültesi Matematik ve Fen Bilimleri Öğretmenliği Anabilim Dalı Fen Bilimleri Öğretmenliğin de eğitim gören 4. sınıf öğrencilerinden toplam 10 öğrenci ile çalışma yürütülmüştür. Çalışmada nitel araştırma yöntemi ve durum çalışması yapılmıştır. Araştırma verilerinin çözümlenmesi içerik analizi ve betimsel analiz birlikte kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Öğrencilerin biyolojik kaçakçılığa ilişkin görüşlerini belirlemek amacıyla temel olarak 8 sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Elde edilen veriler, biyolojik kaçakçılığın tanımı, değeri, Dünya'daki ve Türkiye'deki durumu, korunmasına yönelik yapılabilecekler, biyolojik kaçakçılığa etki eden faktörler, biyolojik kaçakçılık hakkında bilgi edinme yolları kategorileri altında incelenmiştir. Elde edilen bulgular sonucunda ise öğretmen adaylarının biyolojik kaçakçılık kavramını tam olarak açıklayamadıkları, öğrenci görüşlerinin biyolojik kaçakçılık kavramına sınırlı kaldığı sonucuna ulaşılmaktadır.

Aday öğretmenlerBiyolojiBiyolojik kaçakçılık+6
Hilal Yiğit Akın
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fen bilgisi öğretmen adaylarının fen öğretimine yönelik zihinsel modelleri

Bu araştırmanın amacı, fen bilgisi öğretmen adaylarının fen öğretimine yönelik zihinsel modellerini belirlemek ve zihinsel modellerin cinsiyet, sınıf düzeyi, anne baba eğitim durumlarına, genel akademik başarı puanları ve mezun oldukları lise değişkenlerine göre incelemektir. Tarama yönteminin kullanıldığı bu araştırmanın örneklemini Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Eğitimi Anabilim Dalında, 1,2,3 ve 4. sınıfta öğrenim gören 200 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Öğretmen adaylarının 50'si birinci, 41'i ikinci, 55'i üçüncü, 54'ü dördüncü sınıf öğrencisidir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Chambers (1983) tarafından geliştirilen "Bilim İnsanı Çizim Testini[Draw-a-science-test (DAST)], düzenleyen Thomas, Pederson ve Finson (2001)'nın "Fen Öğretmeni Çizim testi-Kontrol Listesi (FÖÇT-KL)" ve bireysel bilgi formu kullanılmıştır. Veriler ilk olarak dereceli puanlama anahtarı ile daha sonra SPSS 20.00 programı ile analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına bakıldığında öğretmen adaylarının %39'unun kavramsal, %34,5'unun araştırmacı, %26,5'unun ise açıklayıcı zihinsel modele sahip oldukları tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarının cinsiyete göre zihinsel modelleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmamışken, sınıf düzeyine göre zihinsel modeller arasında anlamlı farklılık bulunmuştur. Sınıf düzeyi ilerledikçe öğretmen adaylarının zihinsel modellerinin açıklayıcı modelden araştırmacı modele doğru değiştiği görülmektedir. Öğretmen adaylarının anne baba eğitim düzeyleri ve mezun oldukları lise ile zihinsel modeller arasında anlamlı bir ilişki yokken, genel akademik başarı puanları ile zihinsel modelleri arasında düşük düzeyde, negatif ve anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir.

Aday öğretmenlerFen bilgisiFen bilgisi dersi+7
Hilal Günay
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Yenilikçi fen deneyleriyle sorgulamaya dayalı öğrenmenin öğrencilerin kavramsal anlama düzeylerine, epistemolojik inançlarına ve fen bilimleri dersine yönelik tutumlarına etkisi

Bu çalışmada, fen bilimleri derslerinde yenilikçi fen deneyleriyle sorgulamaya dayalı öğrenmenin; öğrencilerin kavramsal anlama düzeylerine, epistemolojik inançlarına ve fen bilimleri dersine yönelik tutumlarına etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda İzmir ilinin merkezinde yer alan bir ortaokulda öğrenim gören ortaokul öğrencileri üzerinde Fen Bilimleri dersi kapsamında 7. sınıf "Kuvvet ve Enerji" ünitesinde karma yöntem içine gömülü deneysel araştırma deseni toplam 8 haftalık süreçte uygulanmıştır. Nitel veri toplama araçları nicel deneysel yöntem içine gömülüdür. Bu sebeple çalışma, iç içe karma desene göre oluşturulmuştur. Deneysel desen olarak, öntest- sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Uygulamalar bir deney (Yenilikçi fen deneyleriyle) ve bir kontrol grubu (sadece Fen Bilimleri dersi öğretim programı) ile gerçekleştirilmiştir. Kavramsal anlama testi, epistemolojik inanç ölçeği ve fen bilimleri dersine yönelik tutum ölçeği araştırmanın nicel veri araçlarını oluşturmaktadır. Hem kontrol, hem de deney grubundan uygulama süreci boyunca ses kayıt cihazıyla toplanan ve sadece deney grubundan yarı yapılandırılmış görüşme formuyla toplanan veriler araştırmanın nitel veri toplama araçlarıdır. Çalışmanın hazırlık aşamasında, yenilikçi fen deneylerinin kriterlerinin belirlenmesi için İzmir ilinde görev yapan öğretmenlerle çalıştay düzenlenmiştir. Çalışmada deney ve kontrol grubu öğrencileri arasında kavramsal anlama testi açık uçlu sorular açısından deney grubu lehine anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Epistemolojik inanç ve fen bilimlerine yönelik tutum ölçeklerinde nicel olarak her iki grup arasında anlamlı fark görülmezken, epistemolojik inanç için nitel olarak deney grubu öğrencilerinde daha fazla gelişme görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Sorgulamaya dayalı öğrenme, yenilikçi fen deneyleri, kavramsal anlama, epistemolojik inanç, fen bilimleri dersine yönelik tutum

DeneylerEpistemolojik inançlarFen bilgisi dersi+7
Merve Cin
Dokuz Eylül University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul 8. sınıf öğrencilerinin teknoloji ve değerler arasındaki ilişkiye yönelik görüşleri

Bu çalışma 8.sınıf ortaokul öğrencilerinin teknoloji ve değer ilişkilerine yönelik görüşlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Veri toplamada ise nitel araştırma yöntemlerinden biri olan görüşme tekniği kullanılmıştır. Çalışma 2015-2016 eğitim öğretim yılında Giresun ili Dereli ilçesindeki Dereli İmam Hatip Ortaokulu 8. Sınıf öğrencileriyle (N=16) gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak araştırmacı ve bir alan uzmanı ile birlikte geliştirilen "Teknoloji ve Değerler Üzerine Görüşler Formu (TDÜGF)" kullanılmıştır. Teknoloji ve Değerler Üzerine Görüşler Formu (TDÜGF ) değer ve teknoloji ilişkisini belirlemek üzere toplam 17 açık uçlu sorudan oluşmaktadır. Uygulama öncesi soruların anlaşılabilirliğini görmek üzere 2 kız ve 2 erkek (N=4) katılımcı ile bir pilot uygula yapılmıştır. Bu uygulama sonrasında ise katılımcıların "Teknoloji ve Değerler Üzerine Görüşler Formunda (TDÜGF)" bulunan soruların anlaşılabilirliğini kanaat getirilerek nihai form oluşturulmuştur. Asıl araştırma Giresun ili Dereli ilçesindeki Dereli İmam Hatip Ortaokulu 8. Sınıf öğrencilerinden (N=16) amaçlı örneklem türlerinden olan kriter örnekleme ile belirlenmiştir. Araştırmanın tamamlanması ile elde edilen veriler içerik analiz yöntemi kullanılarak analiz edilmişttir. Elde edilen bulgularda teknoloji ve değer arasındaki ilişkiye yönelik görüşler incelendiğinde; her ikisinin de birbiri üzerinde etkisinin olduğunu düşünen katılımcılar bulunmaktadır. Özellikle araştırmada katılımcılar teknoloji değer ilişkisini yorumlarken daha çok teknolojinin değerleri etkilediği yönünde görüşleri dikkat çekmektedir. İnternet oyunları, sosyal medya, televizyon, telefon, akıllı tahta gibi yakın çevrelerinde bulunan teknolojilerin saygı, merhamet, sevgi, fedakarlık gibi değerleri olumlu yönde etkilediği; yine aynı teknolojilerin sevgi, saygı, çalışkanlık gibi değerleri olumsuz yönde etkileyeceğine ilişkin sonuçlar ortaya çıkmıştır. Teknoloji ve değer ilişkisi üzerine başarı ortalaması yönünden katılımclar benzer görüşler belirtirken; cinsiyet yönünden kız katılımcıların erkek katılımcılara göre bu ilişkiyi daha iyi yorumladıkları görülmektedir

Değer algısıDeğer analiziOrtaokul öğrencileri+4
Mine Keresteci
Bolu Abant İzzet Baysal University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul matematik öğretmenlerinin veri işleme öğrenme alanına ilişkin problem kurma becerilerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı ortaokul matematik öğretmenlerinin veri işleme öğrenme alanına ilişkin problem kurma becerilerinin incelenmesidir. Araştırmada öğretmenlerin kurdukları problemler derinlemesine incelendiğinden nitel araştırma yaklaşımına dayalı durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını bir devlet ortaokulunda görev yapan 7 ortaokul matematik öğretmeni oluşturmaktadır. Katılımcılar, amaçlı örnekleme yöntemlerinden kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemi ile seçilmiştir. Veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından geliştirilen Problem Kurma Testi (PKT) kullanılmıştır. PKT'de yer alan problem kurma durumları oluşturulurken Stoyanova ve Ellerton (1996)'un serbest, yarı-yapılandırılmış ve yapılandırılmış problem kurma stratejilerinden oluşan çerçevesi kullanılmıştır. Çalışmanın geçerliği ve güvenirliği için uygulama öncesinde problem durumları üzerine üç farklı uzman görüşü alınmış ve pilot uygulama yapılmıştır. Pilot uygulama ve uzman görüşleri doğrultusunda serbest, yarı-yapılandırılmış ve yapılandırılmış problem kurma durumlarının her birinde dörder problem olmak üzere toplam 12 problemden oluşan PKT hazırlanmıştır. Veri toplama sürecinin ilk aşamasında öğretmenlerden verilen durumlara ilişkin problem kurmaları istenmiştir Araştırmada veri çeşitliliğin sağlanması için öğretmenlerin kurdukları problemlere ilişkin yazılı açıklamalar yanında görüşme, gözlem ve doküman analizi tekniklerine yer verilmiştir. Yarı yapılandırılmış görüşmeler bireysel olarak yürütülmüş olup, üç öğretmenin sınıf içinde veri işleme öğrenme alanında problem kurma davranışları gözlemlenmiştir. Verilerin analizinde nitel veri analizi tekniklerinden betimsel ve içerik analiz yöntemleri kullanılmıştır. Bu kapsamda, araştırma bulguları Silver ve Cai (2005)'nin yeniden düzenlenen şemasına göre değerlendirildiğinden betimsel analize tabi tutulmuştur. Buna ek olarak problem kurma durumlarından bazıları, Uluslararası Matematik ve Fen Eğilimleri Araştırması [TIMSS] (2011)'nın raporundaki bilgi, uygulama ve muhakeme kategorilerinden oluşan kuramsal çerçeveye göre analiz edilmiştir. Ayrıca öğretmenler tarafından kurulan problemler, araştırma sürecinde oluşturulan kodlara göre analiz edildiğinden içerik analizi yapılmıştır. Problemler, içerik olarak analiz edilirken taslak kodlar çıkarılmış, sonrasında bu taslak kodlarda tekrar eden kodlar kavramsal, bağlamsal, dil-anlatım ve bilişsel beceri olarak dört kategori altında birleştirilmiştir. Araştırma sonucunda öğretmenlerin çoğunun serbest, tamamının da yarı-yapılandırılmış ve yapılandırılmış kategorisinde çözülebilir problemler kurabildikleri tespit edilmiştir. İçerik analizi sonucunda bazı öğretmenlerin matematik probleminin cümlesini kurarken eksik bilgi içeren problem kurma, çizgi grafiğini hatalı kullanma, grafikte başlangıç noktasını yanlış alma, veri aralıklarını eşit almama, daire grafiğinde merkez noktayı belirlemeden açıları yerleştirme gibi kavramsal hatalar yaptıkları ortaya çıkmıştır. Bağlamsal kategorisinde öğretmenlerden bazılarının problemlerini günlük yaşamla ilişkilendirip, hikâyeleştirdikleri görülürken; bazılarının da işlemsel gerektiren problemler kurdukları görülmüştür. Dil ve anlatım yönünden bazı öğretmenlerin çok dikkat etmedikleri, problem metnini karmaşık oluşturma, anlatım bozukluğu, dilsel hata, tamlama eksikliği gibi hatalar yaptıkları tespit edilmiştir. Araştırma sonuçlarından bir diğeri de öğretmenlerin genellikle ders kitaplarında görülebilecek bilgi ve uygulama düzeyinde problem kurmalarıdır. Muhakeme gerektiren problem kuran öğretmenlerin sayısı ise oldukça az olup, bu problemler de öğrencilerin sıklıkla karşılaşabileceği problemlerden oluşmaktadır. Bu sonuçlardan hareketle, araştırmada öğretmenlerin problem kurma becerilerinin gelişimine yönelik öneriler sunulmuştur.

Matematik eğitimiMatematik öğretimiOrtaokul öğretmenleri+4
Sündüse Kübra Çomarlı
Bartın University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2018
00
DoktoraAçık ErişimEN

Su sistemi bağlamında ortaokul öğrencilerinin sistem okuryazarlıkları üzerine bir inceleme

The purposes of this study are determined as to (1) provide a conceptual model for the description of 'systems literacy'; (2) propose an alternative framework for the elements of systems literacy in water system context; (3) explore possible factors that might interfere with systems literacy in water system context; and (4) determine readiness of children completing middle school degree in terms of systems literacy in water system context. A research cycle was designed including both conceptual research and empirical research. In conceptual research, philosophical conceptualization and conceptual systems were used as research methodology. To test the model and acquire in-depth information, multiple case study was selected. Accordingly, four 9th grade students were participated in the study. Data was collected through four-tiered conception test, two drawing tasks and semi-structure interviews. Based on the outputs of conceptual research, an alternative definition for systems literacy and systems literacy in water system context were provided. On the other hand, the analysis of empirical research indicated that 9th grade students in this study failed to develop an adequate level of critical systems literacy (CRSL) due to having limited understanding either in functional (FSL) or cultural systems literacy (CUSL). While their CRSL were interacted with their FSL and CUSL, it also obscured by their alternative conceptions and in-situ answers. Possible factors interfered with three elements of systems literacy in water context were determined as gender, daily life experiences, socioeconomic status, residence area, cognitive differences, and parental interaction. To conclude, it is suggested that students' readiness of systems literacy should be determined before revising current elementary science education and education for sustainability curricula.

Education programsScience educationHigh schools students+7
Sinem Demirci
Middle East Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğretmenlerin çevre bilinci düzeyinin belirlenmesi- Ankara Etimesgut örneği

Eğitimin ana bileşeni olan öğretmenlerin, çevre eğitiminin de merkezinde yer aldığı ve öğrencilere rol model olarak sosyal öğrenmenin de gizil bir ögesi olduğu aşikardır. Etkili bir çevre eğitimi için sadece fen öğretmenlerinin değil tüm branş öğretmenlerinin çevre bilgisinin, çevreye yönelik tutumunun ve çevre dostu davranışlarının düzeyinin yüksek olması bir gereklilik halini almıştır. Bu çalışmanın amacı hizmette aktif olarak görev alan öğretmenlerin çevre bilgisi, çevreye yönelik tutumu, çevre dostu davranışları ile çevre bilinci düzeyini belirlemek ve bunlar üzerinde branş, cinsiyet, deneyim süresi gibi belirli değişkenlerin bir etkisinin olup olmadığını ortaya koymaktır. Çalışma 2016-2017 eğitim öğretim yılında Ankara ili Etimesgut ilçesinde farklı eğitim kademelerinde görev alan, farklı branşlarda ve gönüllü olarak araştırmaya katılan 302 öğretmen ile gerçekleştirilmiştir. Ayrıca çalışma, ülkemizin farklı sosyoekonomik seviyeden vatandaşları temsil eden bölgeleri içeren Ankara'nın Etimesgut ilçesinde gerçekleştirilmiştir. Bu sayede, bu çalışma Ankara genelindeki öğretmenlere dair genel bir fikre sahip olunmasına aracı olacaktır. Nicel bir ölçek olan "Çevre Bilinci Ölçeği" ile veri toplanmıştır. Ölçeğin başında 13 maddelik katılımcıların demografik bilgileri ve çevre hakkında çeşitli açık uçlu soruların bulunduğu bir bölüm yer almaktadır. Ölçek 20 şer maddelik 3 bölümden oluşmakta ve çevreye yönelik bilgi, tutum ve davranışları ölçmeye yönelik sorular içermektedir. Verilerin analizi SPSS 22.0 ile gerçekleştirilmiş; Tanımlayıcı istatistikler frekans, yüzde, ortalama, standart sapma değerleri, t testi, Varyans analizi (ANOVA), regresyon ve korelasyon analizleri uygulanmıştır. Güvenilirliğin test edilmesi amacı ile Cronbach α analizi uygulanmış, sonuncunda Cronbach α katsayısı 0,98 olarak tespit edilmiştir. Ayrıca ölçeğin yapı geçerliliğinin test edilmesi amacı ile ölçeğe faktör analizi uygulaması yapılmıştır. Araştırma bulgularına göre katılımcıların cinsiyetlerinin tutum ve bilgi düzeylerine etkisi olduğu ancak davranışları üzerinde etkisi olmadığı görülmüştür. Çocuklukta bitki ve hayvanlarla ilgilenenlerin, çevreye yönelik tutumu olumlu yönde etkilenmiştir. Ayrıca çalışmada tutum ve bilginin davranış üzerinde tek başına olumlu etki oluşturmadığı, ancak bilgi ve tutumun birbiri üzerinde pozitif yönde etkisinin olduğu gözlenmiştir.

Ankara-EtimesgutSürdürülebilir çevreTutumlar+7
Elif Sida Karaismailoğlu
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2018
00