Burdur Mehmet Akif Ersoy University
Enstitü

Eğitim Bilimleri Enstitüsü

Burdur Mehmet Akif Ersoy University

312

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Arşivlenen Tez

10 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gelişimsel pedagoji temelli bilim eğitimi programının çocukların bilimsel düşünme eğilimlerine etkisi

Bu araştırmanın amacı, gelişimsel pedagoji temelli bilim eğitimi programının okul öncesi dönemdeki çocukların bilimsel düşünme eğilimlerine olan etkisini incelemektir. Araştırmada, potansiyel eğilimlerin incelenmesi ve bu doğrultuda eğilimlerin öğrenme süreçlerindeki rolü üzerinde odaklanılmaktadır. Ayrıca eğilim temelli eğitim programı uygulamalarının, çocukların bilimsel düşünme eğilimleri üzerindeki etkilerini inceleyerek, programın bileşenlerinin hangi yollarla bu eğilimleri güçlendirdiğini ortaya koymayı hedeflemektedir.

Kadriye Balkıç
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul öğrencilerinin sosyal bilgiler dersine yönelik tutum ve davranışlarının incelenmesi

Ortaokul öğrencilerinin sosyal bilgiler dersine yönelik tutum ve davranışlarını incelemeyi amaçlayan bu araştırmada temel nitel araştırma modeli uygulanmıştır. Araştırma evrenini Isparta Şarkikaraağaç ilçesinde bulunan 12 ortaokulda görevli 18 sosyal bilgiler öğretmeni ve bu ortaokullarda öğrenim gören 1200 öğrenci oluşmaktadır. Araştırmada çalışma grubunu 2023- 2024 eğitim öğretim yılı Isparta Şarkikaraağaç ilçesindeki ortaokullar arasından maksimum çeşitleme örneklemesiyle seçilen 9 ortaokulda görevli 10 sosyal bilgiler öğretmeni ve bu ortaokullarda öğrenim gören 30 gönüllü öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma verileri araştırmacılar tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış 'Öğretmen Görüşme Formu' ve 'Öğrenci Görüşme Forumu aracılığıyla elde edilmiştir. Veri toplama sürecinde görüşmeler öğretmenlerin ve öğretmenlerin serbest zamanlarında gerçekleştirilmiştir. Görüşme sırasında öğretmenlerin tercihine bağlı olarak ses kaydı veya not alma yöntemiyle veri toplanmıştır. Öğrenci görüşmelerinde ise araştırmacı tarafından not alma yöntemiyle veri toplanmıştır. Araştırmada toplanan veriler, nitel araştırma prosedürüne de uygun olarak, içerik analizi ve betimsel analizle çözümlenmiştir. İçerik analizi başlatılmadan önce verilerin bilgisayar ortamına aktarımı sağlanmış, katılımcılara kodlar verilmiştir. İçerik analizi kapsamında kodlama, kategorileştirme ve temalaştırma süreçleri izlenmiştir. Betimsel analiz kapsamında bulgular doğrudan alıntılarla desteklenmiştir.

Cuma Ali Kara
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Özel eğitim anaokullarında çalışan öğretmenlerin erken okuryazarlık bilgi düzeylerinin belirlenmesi

Bu çalışma, özel eğitim anaokulunda çalışan öğretmenlerin erken okuryazarlık becerilerine ilişkin bilgi düzeylerini belirlemeyi amaçlamaktadır. Bu bağlamda öğretmenlerin erken okuryazarlık kavramına ilişkin bilgi düzeyleri ve uygulama deneyimleri incelenmiştir. Araştırma, açıklayıcı sıralı karma yöntemle gerçekleştirilmiş; nicel veriler Erken Okuryazarlık Bilgi Testi (EROBİT), nitel veriler ise yarı yapılandırılmış görüşmelerle toplanmıştır. Araştırmanın nicel veri toplama sürecinde İstanbul Anadolu Yakası'nda çalışan 127 öğretmen yer almıştır. Nitel veriler 15 öğretmenle yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılarak toplanmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin erken okuryazarlık becerilerine ilişkin bilgi düzeylerinin genel olarak orta seviyede olduğunu göstermiştir. Ayrıca, mezun oldukları lisans programı, hizmet süresi ve eğitim alma durumlarına bağlı olarak bilgi düzeylerinde farklılıklar belirlenmiştir. Görüşmelerden elde edilen veriler, öğretmenlerin erken okuryazarlığın öneminin farkında oldukları ve sınıf içi uygulamalarda fonolojik farkındalık, sözcük dağarcığı, dinlediğini anlama ve harf farkındalığı gibi temel erken okuryazarlık becerilerine yer verdiklerini ancak materyal desteği ve mesleki eğitim açısından çeşitli güçlükler yaşadıklarını ortaya koymuştur. Elde edilen bulgular, öğretmenlerin bilgi düzeylerini açıklayıcı nitelikte olup, erken okuryazarlık uygulamalarının sınıf içi yansımalarına ışık tutmaktadır. Anahtar Kelimeler: Erken Okuryazarlık, Özel Eğitim Anaokulu, Özel Eğitim.

Merve Gök
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Pandemi dönemi kültür üretimi ve müzelerin değişen eğitsel rolü üzerindeki etkisi

Geçmişten günümüze salgın hastalıklar, milyonlarca insanın ölümüne neden olmuş ve toplumsal, kültürel, psikolojik boyutlarıyla derin etkiler yaratmıştır. Salgın süreçlerinde yaşanan yıkım, belirsizlik ve direnç biçimleri, sanatçılar için tarihsel olarak önemli bir ilham kaynağı olmuş; bu dönemlere ait sanat eserleri hem bireysel ifadelerin hem de kültürel hafızanın taşıyıcısı hâline gelmiştir. Bu bağlamda, 21. yüzyılın en büyük küresel krizlerinden biri olan Covid-19 pandemisi de kültür ve sanat alanında önemli dönüşümlere yol açmıştır. Bu araştırma, koronavirüs pandemisinin bireysel ve toplumsal etkilerini kültürel üretim, müzelerin eğitsel rolleri ve sanat eğitimi programları bağlamında ele almaktadır. Pandemi döneminde hız kazanan dijitalleşme ile birlikte sanatın üretim, sergileme ve paylaşım biçimlerinde önemli değişimler meydana gelmiş; müzeler çevrimiçi ortamlarda daha görünür ve erişilebilir hâle gelerek eğitsel işlevlerini yeniden tanımlamıştır. Araştırmada, uzaktan eğitimin yaygınlaştığı bu dönemde müzelerin sergileme pratikleri ve sanat eğitimi programları üzerindeki etkileri karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Çalışmanın amacı, pandemi sürecinde kültür üretiminde ve sanat eğitimi alanında yaşanan dönüşümün müzeler ve kültür kurumları üzerinden nasıl değiştiğini ortaya koymaktır. Bu kapsamda, 2000-2024 yılları arasında tamamlanmış lisansüstü tezler üzerinden "müze eğitimi, sanal müze, sanat eğitimi" anahtar kelimeleri doğrultusunda içerik analizi yapılmıştır. Dijitalleşme süreci, sanal müzelerin öğrenme deneyimine etkisi ve müzelerin eğitimdeki yeni rolleri, nitel araştırma yöntemleri doğrultusunda değerlendirilmiştir. Araştırma, alanyazın taraması ve betimsel içerik analizine dayalı nitel bir çalışma olup, amaçlı örnekleme yöntemiyle seçilen sanat eserleri biçim ve içerik yönünden analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular, pandemi sürecinin kültürel üretim biçimleri ile müzelerin eğitsel işlevlerinde köklü bir dönüşüm yarattığını ortaya koymaktadır. Bu dönüşüm, sanat eğitimi programlarının yeniden yapılandırılmasına yönelik önemli ipuçları sunmaktadır.

Görsel kültürPandemilerSanal müze+2
Neslihan Avcı
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

2018 ve 2024 felsefe dersi öğretim programlarının içerik yaklaşımlarının karşılaştırmalı olarak incelenmesi

Bu araştırmada 2018 ve 2024 Felsefe dersi öğretim programlarını, sarmal programlama yaklaşımı bağlamında karşılaştırmak ve her iki programın hedef ve içeriklerinin sarmal yaklaşıma göre yapılandırıldığı varsayımını nasıl karşıladığını ortaya koymak amaçlanmıştır. Nitel yaklaşımın esas alındığı ve betimsel analizin işe koşulduğu çalışmada, doküman incelemesi gerçekleştirilmiştir. 2018 ve 2024 Felsefe dersi öğretim programlarına ait dokümanlarla sınırlandırılmış bu çalışmada veriler, sarmal yaklaşımın esas aldığı "içerik", "beceri", "tekrar" ve "işlevsellik" olmak üzere dört ana tema etrafında tanımlanan çözümleme formu yoluyla analiz edilmiştir. Felsefenin ontoloji, epistemoloji ve aksiyoloji alanlarına yönelik kavramlara odaklanan bu araştırmada, elde edilen bulgulardan 2018 programının kavramsal bakımdan sınırlı olmasına karşın 2024 programında içerik çerçevesi, öğrenme-öğretme yaşantıları gibi bölümlerde daha fazla ilişkili kavrama yer verdiği görülmüştür. Bunun yanı her iki programın da aşamalılık bağlamında, içeriğin bilinenden bilinmeyene, genelden özele ve basitten karmaşığa bir yapı şekillendirildiği görülmüştür. 2018 programı 11. sınıf ünitelerinin, 10. sınıf felsefe ünitelerini tamamlayan ve bağlamı felsefe tarihi düzleminde sunan bir yapıyla ele alırken; 2024 programının 11. sınıfta felsefeyi hayat, çevre, hukuk, edebiyat ve teknoloji gibi bağlamlara taşıdığı görülmüştür. Her iki programında 10. sınıf konularını, yeri geldiğinde tekrar ve kapsamı genişleyecek tekrarlara olanak sağlayan bir yapı sunduğu sonucuna ulaşılmıştır. 2018 öğretim programında, içeriğin işlevselliğine yönelik kazanım açıklamalarının olduğu gözlenirken, 2024 programlarında öğrenme-öğretme yaşantıları bölümünde kalıcı öğrenmelere hizmet edebilecek daha yoğun işlevsel uygulamalara yer verildiği ve içeriği güncel hayatla ilişkilendirerek tasarımlandığı gözlenmiştir.

Cennet İrem Akdeniz Horzum
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ekolojik sanatın çevre bilinci açısından sanat eğitimindeki yeri

Sanat, çevre bilinci oluşturmada hayati bir rol oynayarak, farklı sanat disiplinlerinin çevre üzerindeki potansiyel etkileri değerlendirme imkanı sağlamaktadır. Sanat, çevresel konuları duygusal ve estetik bir bağlamda işleyerek toplumu ekolojik farkındalığa dikkat çekebilmektedir. Türkiye'deki sanat eğitimi programlarının çevre bilinci gelişimine olan etkileri değerlendirilerek ve bu programlardaki eksiklikler belirlenip, çevre bilinci üzerindeki potansiyellerini artırmak amacıyla öneriler geliştirilmesi amaçlanmaktadır. Bu, gelecekteki nesillerin çevre bilinciyle donatılmasında kritik bir adım olabilmektedir. Sanatın çevre bilinci üzerindeki etkileri Türkiye'nin resim öğretmenleri, sanat eğitimciler, akademisyen ve sanatçılar odak grup çalışması üzerinden değerlendirilerek, toplumsal ve kültürel faktörlerin sanatın çevre bilinci oluşturmadaki rolü üzerindeki etkilerini anlamamıza yardımcı olması sağlanmak istenmektedir. Sanat, sadece bireylerin değil, aynı zamanda toplumun genelinde çevre bilinci oluşturmada nasıl bir etki yaratabileceğini anlamak, daha etkili stratejiler geliştirmek açısından önemli bir görev taşımaktadır. Sanat eğitimi alanında faaliyet gösteren resim öğretmenleri, sanat eğitimciler, akademisyen ve sanatçılar gerçekleştirilecek olan odak grup görüşmeleri aracılığıyla katılımcı görüşleri ve deneyimleri değerlendirilecektir. Bu, araştırmaya saha içinden gelen değerli perspektifleri dahil etme ve çeşitli bakış açılarını ele alma fırsatı sunacaktır. Türkiye'de ortaya çıkan çeşitli sanat eserleri ve projelerini inceleyerek, bu eserlerin çevre bilinci üzerindeki etkilerini değerlendirmek araştırmanın temel bileşenlerinden biri olmaktadır. Sanatın somut örnekleri, teorik çerçeveyi güçlendirebilir ve pratiğe dönüştürerek çevre bilinci oluşturmadaki potansiyelini daha iyi anlamamıza olanak sağlayabilmektedir. Bu araştırma, Türkiye'de ortaya çıkan sanat eserleri ve projelerinin çevre bilinci üzerindeki etkilerini değerlendirmeyi amaçlayarak önemli bir alanı ele almaktadır. Sanatın somut örneklerinin incelenmesi, teorik çerçevenin pratik uygulama ile nasıl bütünleşebileceğini gösterme potansiyeline sahiptir. İşte bu noktada, çevre bilincini pratiğe dönüştürme sürecinde sanatın kritik bir rol oynayabileceğini gösteren somut örneklerin ortaya konulması, araştırmanın temel başarı faktörlerinden biri olacaktır. Ayrıca, bu analiz, sanatın çevre bilinci oluşturmadaki gerçek etkilerini anlamak için bir fırsat sunmaktadır. Sanat eserleri ve projelerinin çevresel konulara duyarlılık oluşturmadaki başarıları ve zayıflıkları değerlendirilerek, gelecekte benzer çalışmaların daha etkili bir şekilde tasarlanabilmesine katkı sağlayabilmektedir. Bu bağlamda, çeşitli sanat eserlerinin çevre bilincine nasıl katkı sağladığını belirlemek, çevre eğitimi ve farkındalık alanlarında daha etkili stratejilerin geliştirilmesine yönelik yol göstermektedir. Türkiye'deki sanat eğitimi programları, sanat eserleri ve çevre bilinci ile ilgili dökümanların detaylı bir şekilde analizi, araştırmanın literatür bağlamını güçlendirir ve teorik temellere daha sağlam bir destek sağlar. Araştırmada nitel analiz yöntemleri kullanılarak çeşitli temalar belirlenip ve bulgular yorumlanacaktır. Bu aşama, sanatın çevre bilinci oluşturmadaki rolünü daha açık bir şekilde ortaya koyarak araştırma tamamlanacaktır. Çalışmada, ulaşılan sonuçlar dahilinde sanatın çevre bilinci oluşturmadaki etkilerini artırmak ve sürdürülebilirlikle ilgili farkındalığı geliştirmek amacıyla stratejilere yer verilecektir.

Merve Deniz Erdem
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

İngilizce öğretmenlerinin yapay zekayı sınıf değerlendirmesine entegre etmelerinin incelenmesi: Şanlıurfa ili örneği

Language teaching has many components, one of which is classroom assessment. As technology evolved around the years, language assessment evolved as well. With the development of artificial intelligence (AI), its integration into language assessment was inevitable. As teachers are the primary agents in assessment, examining their perceptions regarding the integration of AI tools in assessment is essential. This study examines the perceptions, experienced benefits, encountered challenges, and needs of English as a foreign language (EFL) teachers regarding the integration of AI tools into classroom assessment. This study used a mixed method research design to capture both broad and in-depth data. The data was collected from 52 Turkish EFL teachers who answered a questionnaire with Likert-scale items, "select all that apply" questions, and open-ended questions. The emerging quantitative data was analysed descriptively using SPSS 30, whereas the qualitive data was analysed thematically. To enrich the findings, semi-structured interviews were conducted with 7 participants, which was also analysed using thematic analysis. The findings revealed that the majority of teachers' use AI tools for assessment with varied frequencies, however none of them use it always. The main reasons for not using AI tools were uncovered to be limited knowledge and limited infrastructure. On the other hand, it was found that teachers mainly used it for providing feedback and generating questions. Moreover, benefits such as practicality, objectivity, and increased student engagement were frequently mentioned. However, challenges including no courses, high cost, and inadequate infrastructure were also identified. Participants mentioned needs of professional development courses and a developed infrastructure to facilitate wider adoption. Therefore, the study concludes that effective integration of AI tools depends on not only teachers, but on all stakeholders. Considering all, this study offers implications and recommendations for teachers, institutions, and policy developers regarding AI tools integration in language assessment.

ELTArtificial intelligenceTeacher opinions
Kübra Doğan
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
DoktoraAçık ErişimTR

E-spor oyunlarına katılım gösteren bireylerin aile aidiyeti, dijital oyun bağımlılığı ve boş zaman yönetimi becerilerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı dijital oyun kapsamında e-spor oyunlarına katılım gösteren bireylerin aile aidiyeti, dijital oyun bağımlılığı ve boş zaman yönetimi becerisini incelemektir. Araştırmada nicel araştırma türlerinden olan ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışma grubunu dijital oyun kapsamında e-spor oyunlarına katılım gösteren bireylerden araştırmamıza gönüllü olarak katılan 247'si kadın 232'si erkek olmak üzere toplam 479 katılımcı oluşturmaktadır. Araştırmada "Demografik Bilgi Formu", Mavili, Kesen ve Daşbaş (2014) tarafından geliştirilen "Aile Aidiyeti Ölçeği'', Yalçın (2015) tarafından geliştirilen "Dijital Oyun Bağımlılığı Ölçeği'', ve Akgül (2015) tarafından geliştirilen "Boş Zaman Yönetimi Ölçeği'' kullanılmıştır. Araştırmada istatistiksel analizlerin gerçekleştirilmesi için SPSS-27 (Statistical Packet for Social Sciences-Sosyal Bilimler için İstatistik Paket Programı) kullanılmıştır. Öncelikle Katılımcıların demografik özelliklerini betimleyebilmek amacıyla frekans ve yüzde dağılımları hesaplanmıştır. Ardından, verilerin normal dağılım gösterip göstermediğini belirleyebilmek için basıklık ve çarpıklık katsayıları hesaplanmıştır. Dağılımın çarpıklık ve basıklık katsayılarının -1,5 ile +1,5 arasında bulunması, verilerin kabul edilebilir düzeyde normal dağılıma sahip olduğunu göstermiştir (Tabachnick ve Fidell, 2013). Bu sonuçlar doğrultusunda parametrik testler uygulanmıştır. İki değişkenli ölçmeler için bağımsız örneklem t testi, ikiden fazla değişkenli ölçmeler için tek yönlü varyans analizi (ANOVA) testi tercih edilmiştir. Tek yönlü varyans analizi (ANOVA)sonucuna göre gruplar arasında ortalamaların anlamlı şekilde farklılaştığı durumlarda farklılığın kaynağını bulmak amacıyla kullanılacak post-hoc tekniğine karar vermek üzere Levene's testi yapılmış, grup dağılımlarının varyanslarının homojenliği araştırılmıştır. Varyansların homojen olmadığı görüldüğünden Games-Howell testi yapılmıştır. Aile Aidiyeti Ölçeği, Dijital Oyun Bağımlılığı Ölçeği ile Boş Zaman Yönetimi Ölçeğinden alınan puanlar arasındaki ilişkiyi test etmek için Pearson Korelasyon Analizi yapılmıştır. Bulguların istatistiksel analizinde anlamlılık düzeyi %95 (p<0.05) temel alınmıştır. Bireylerin cinsiyet değişkenine göre aile aidiyetinde ve boş zaman yönetiminde anlamlı farka rastlanmamışken dijital oyun bağımlılığında erkeklerin lehine anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Yaş değişkenine göre aile aidiyeti, dijital oyun bağımlılığı ve boş zaman yönetimi arasında anlamlı farklılıklara rastlanmıştır. Katılımcıların kardeş sayısı değişkenine göre aile aidiyeti ve boş zaman yönetiminde istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır ancak dijital oyun bağımlılığında kardeş sayısı değişkenine göre anlamlı farklılık olduğu ve kardeş sayısının arttıkça oyun bağımlılığının azaldığı görülmüştür. Anne-baba durumu (evli, boşanmış, vefat) değişkenine göre aile aidiyeti, dijital oyun bağımlılığı ve boş zaman yönetimi arasında anlamlı ilişki bulunamamıştır. Araştırmada aile aidiyeti, dijital oyun bağımlılığı ve boş zaman yönetimi arasında korelasyon sonucu incelendiğinde bireylerin aile aidiyet düzeyi arttıkça boş zamanlarını daha verimli yönettikleri ve dijital oyun bağımlılığı düzeylerinin azaldığı görülmüştür. Diğer yandan boş zaman yönetimi becerisi yüksek olan bireylerin dijital oyun bağımlılığı düzeylerinin düşük olduğu bulunmuştur. Bu sonuçlar aileye duyulan aidiyet duygusunun boş zaman yönetiminin verimli değerlendirilmesinde ve dijital oyun bağımlılığının önlemesinde etkili olabileceğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Aile Aidiyeti, Boş Zaman Yönetimi, Dijital Oyun Bağımlılığı, E-spor.

Esen Güngöz
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Spor bilimlerindeki akademisyenlerin özel gereksinimli bireylerle çalışmaya teşvik eden unsurların belirlenmesi

Bu araştırmanın amacı, spor bilimlerindeki akademisyenleri özel gereksinimli bireylerle çalışmaya teşvik eden unsurların incelenmesi ve belirlenmesidir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması (örnek olay) deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubuna amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme ve kartopu deseni kullanılarak ulaşılmıştır. Ölçüt örnekleme yönteminin ölçütü "spor bilimleri fakültesinde görev yapan, doktora tezini özel gereksinimli bireylerle ilgili yazan ve alanda en az 5 makale yayınlamış" olmaktır. Araştırmanın verileri yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen verilerin analizi içerik analizi yöntemi kullanılarak yapılmıştır. Verilerin analizi sonucunda spor bilimlerindeki akademisyenleri özel gereksinimli bireylerle çalışmaya teşvik eden unsurlar "alanda çalışma nedenleri", "alanda çalışmanın avantajları", "alanda çalışmanın dezavantajları" olmak üzere üç tema altında ele alınmıştır. Sonuç olarak; akademisyenler alanda çalışmaya yönlendirme, önceki deneyim, bilimsel nedenler ve faydacılık; alanda çalışma avantajlarını: kişisel gelişim, akademik avantaj ve manevi tatmin; alanda çalışmanın dezavantajlarını: özel gereksinimli bireyler, akademik dezavantajlar ve eğitim zorlukları olduğunu belirtmişlerdir.

Gamze Akkaya
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul yöneticilerinde duygusal liderlik

Bu araştırmanın amacı öğretmen görüşlerine göre okul yöneticilerinin duygusal liderlik ve alt boyutlarına yönelik durumlarını tespit etmektir. Ayrıca öğretmen görüşlerinin; cinsiyet, medeni durum, çocuk sahibi olma, yaş, kıdem yılı, çalıştığı okul kademesi, branş, okuldaki öğretmen ve öğrenci sayısı değişkenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığına da bakılmıştır. Tabakalı örnekleme yönteminin kullanıldığı bu araştırmanın çalışma grubunu, 2023-2024 Eğitim Öğretim yılında Isparta il merkezindeki devlet okullarında görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak "Emotional Leadership Questionnaire" ölçek uyarlama çalışması yapılarak kullanılmıştır. Açımlayıcı faktör analizi sonucunda ölçekteki maddelerin 4 faktörde toplandığı tespit edilmiş ve maddelerin orijinal ölçekle aynı faktörlere dağıldığı tespit edilmiştir. Doğrulayıcı faktör analizi yapılarak ölçeğin dört faktörlü yapısı doğrulanmıştır. Ölçeğin geneli için katılıyorum derecesine yakın bir değere ulaşıldığı, alt boyutlar bazında en yüksek ortalama "Sosyal Bilinç", daha sonra sırasıyla "Öz Bilinç", "Öz Yönetim" ve "İlişki Yönetimi" şeklinde sıralandığı görülmüştür. Ölçek içerisinde ortalama değeri en yüksek maddenin "Yöneticim, bir grupta öne çıkmasını sağlayan özgüvene sahiptir." ortalama değeri en düşük maddenin ise "Yöneticim, başkalarını aktif, coşkulu bir bağlılıkla kolektif çabaya çeker." olduğu belirlenmiştir. Duygusal liderlik ölçeğinin genelinde ve ilişki yönetimi alt boyutunda öğretmen görüşleri ile demografik değişkenler arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Ancak öz yönetim alt boyutunda branş değişkeni açısından; öz bilinç alt boyutunda cinsiyet, medeni durum, çocuk sahibi olma ve branş değişkeni açısından; sosyal bilinç alt boyutunda ise cinsiyet, çocuk sahibi olma, branş ve okuldaki öğretmen sayısı değişkenleri açısından anlamlı farklılık tespit edilmiştir.

Ufuk Ersoy
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00