
399
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
2-parametreli hareketlerin lorentz uzayındakı karşılıkları
Bu çalışmada 2-parametreli hareketlerin Lorentz uzayındaki karşılıkları elde edilmiştir. Bölüm I de temel tanım ve teoremler verilmiştir. Diğer bölümlerde 2-parametreli hareketlerin Lorentz uzayındaki karşılıkları, kutup eksenleri, bir eğri elementini çizen noktalar ve 2-parametreli hareketlerden çekilen bir parametreli hareketler elde edilmiştir.
RsCVn türü örten çift yıldız RT andromedae'nin yörünge dönem analizi
oz RS CVn türü örten çift yıldız RT And' ın yayınlanmış minimum zamanlan literatürden toplanarak sistemin yörünge dönemindeki değişim için O-C analizi yapılmıştır. Sistemin yörünge döneminin parabol üzerine binmiş sinüs salınımları şeklinde olduğu saptanmıştır. Yörünge dönemindeki bu tür değişim, (i) sistemde kütle kaybı ya da kütle aktarımı, (ii) görülemeyen üçüncü bir cismin varlığı ve (iii) konvektif katmanda manyetik etkinlikle ilgili bozulmalar açısından tartışılmıştır. Ayrıca, RT And çift yıldızının yayınlanmış ışık eğrileri literatürden toplanarak sistemin ışık eğrilerinde görülen asimetriler incelenmiş ve sistemin ışık değişiminde rol oynadığı varsayılan manyetik etkinlikle yörünge dönemi değişimi arasında bir ilişki aranmıştır. Anahtar Kelimeler: Örten değişen çift yıldızlar - RT And: yörünge dönemi değişimi, ışık değişimi.
Oligo 2-hidroksi-1-naftaldehitin schiff bazı oligomerlerinin sentez ve özelliklerinin incelenmesi
oz Bu çalışmada, 2-hidroksi-l-naftaldehitin, hava oksijeni, sodyumhipoklorit ve H2O2 ile oksidatif polikondensasyon reaksiyon koşulları ve ürünleri incelendi. NaOCl'nin O2 ve H2O2den daha aktif olduğu gözlendi. Optimum reaksiyon şartlan belirlendi. OHNA, HNA'nın hava oksijeni, H2O2 ve NaOCl'nin 50-95°C arasında, bazik sulu çözelti ortamında, oksidatif polikondensasyonundan sentezlendi. Ürünler, 'H-NMR, FT-IR, UV-Vis, elementel analiz ve TGA ile karakterize edildi. HNA'nın yaklaşık % 67'si OHNA'ya dönüşüldüğü anlaşıldı. TGA, OHNA'nın termo-oksidatif bozunmaya dirençli olduğunu gösterdi. OHNA'nın kütle kaybı 500°C'de %30.56 olarak bulundu. Ayrıca OHNA'nın anilin, /P-aminofenol ve trietilenglikol-bis.v-(4- aminofenileter) ile kondensasyonundan yeni oligomerik Schiff bazları sentezlendi bunların yapı özellikleri belirlendi. Anahtar Kelimeler: Oligo 2-hidroksi-l-naftaldehitin sentezi ve karakterizasyonu, oksidatif polikondenzasyon, oligomer schiff bazları.
Bilgisayar ağ teknolojileri ve tasarım teknikleri
oz Tezin amacı yerel alan ağ teknolojilerini tasarım kriterleri açısından incelemektir. Bu amaçla varolan ve gelişmekte olan ağ teknolojileri karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Örnek olarak Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi için bir ağ tasarımı hazırlanmıştır. Ağ sistemlerinin gelecekteki gelişimlerine yönelik tahmin ve yorumlar yapılmıştır. Anahtar Kelimeler Bilgisayar ağlan, OSI, kablosuz ağ sistemleri, Ethernet, ağ protokolleri, LAN topolojileri,
Ankara şartlarında farklı sıra aralığı ile ekim ve azotla gübrelemenin tek yıllık çim (Lolium multiflorum Lam.)'in ot verimi ve kalitesine etkileri
Deneme Ankara ekolojik şartlarında 2000 yılında yürütülmüştür. Bitki materyali olarak tek yıllık çimin (Lolium multiflorum Lam.) Caramba çeşidi kullanılmıştır. Araştırma şansa bağlı tam bloklarda' bölünmüş parseller deneme desenine göre 4 tekerrürlü olarak kurulmuştur. Ana parsellere sıra aralıkları (17.5 ve 35 cm) ve alt parsellere azot dozları (0, 5, 10, 15 ve 20 kg/da) yerleştirilmiştir. Denemede elde edilen sonuçlara göre, yeşil ot verimi hariç, genellikle sıra aralıklarının incelenen özellikler üzerine etkisi önemli olmamıştır. Azotla gübreleme yeşil ot, kuru ot ve ham protein verimleri ile otun kuru madde ve ham protein oranlarını artırmıştır. En yüksek yeşil ot (1162.72 kg/da), kuru ot (383.64 kg/da) ve ham protein verimi (79.89 kg/da) en yüksek azot dozunda (20 kg/da) elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler : Lolium multiflorum, azotlu gübre, sıra aralığı, yaş ve kuru ot verimi, kuru madde, ham protein, ham selüloz, ham kül.
Çanakkale ilindeki mezbahaların kritik kontrol noktalarından alınan numunelerde koliform, Escherichia coli ve Escherichia coli 0157: H7 varlığı üzerine araştırmalar
öz Bu çalışmada, Çanakkale ilindeki merkez, Ezine ve Biga mezbahalarından Nisan-Temmuz 2002 ayları arasında koliform, E.coli analizi için karkas (but, karın ve göğüs bölgelerinden), deri ve çevresel örnekler (işçi elleri, elbiseleri, kullanılan bıçak, balta, su), E.coli 0157.H7 varlığının araştırılması için bunlara ilaveten rektumdan alınan örnekler incelenmiştir. E.coli 0157.H7 analizi için incelenen toplam 299 örnekten E.coli 0157.H7 izole edilemezken, sığırlardan ve koyunlardan alınan toplam 198 karkas ve deri örneklerinin 97'sinde (%48.98) koliform grubu mikroorganizma, 83'ünde (%41.91) E.coli tespit edilmiştir. Sığır karkaslarından alınan örneklerdeki E.coli sayılarının 5 (% 2.52) örnekte tolere edilebilir sınırı aştığı görülmüştür. Ayrıca işçi elleri, elbiseleri, bıçaklar, baltalar ve sulardan oluşan toplam 49 çevresel örneğin 23'ünden (%46.93) koliform grubu mikroorganizma, 14'ünden (%28.57) ise E.coli izole edilmiştir. Araştırma sonunda, Çanakkale ilindeki mezbahalarda yapılan kesimlerde hijyen yönüyle yetersizlik olduğu tespit edilmiş, kesim öncesinde, kesim sırasında ve sonrasında deriden karkasa mikrobiyal kontaminasyonun önlenmesini, çalışanların, kullanılan alet ve ekipmanların hijyen düzeylerinin arttırılmasını sağlayacak tedbirlerin alınmasında iyi üretim uygulamaları (GMP) ve HACCP prensiplerinin benimsenmesinin gerekliliği düşünülmüştür. Anahtar Kelimeler: Mezbaha, hijyen, E.coli OJ57:H7, E.coli, koliform.
Ağı dağı (B1, Çanakkale) ve çevresinin florası
ÖZET Çalışma bölgemiz olan Ağı Dağı ve çevresi, Çanakkale ilinin Çan ilçesine bağlı olup, bitki coğrafyası yönünden Akdeniz ve Avrupa-Sibirya floristik bölgeleri arasında yer almaktadır. Türkiye florasındaki kareleme sistemine göre Bl karesine girmektedir. Flora çalışmaları sonucunda yaklaşık 900 bitki örneği toplanmıştır. Bu örneklerin teşhis edilmesiyle 93 familyaya ait 300 cins, tür ve türaltı düzeyde 518 vasküler bitki taksonu tespit edilmiştir. Bu taksonların 1 tanesi (% 0,19) Equisetophyta'ya, 10 tanesi (% 1,93) Polypodiophyta'ya, 5 tanesi (% 0,97) Pinophyta'ya ve 502 tanesi (% 96,91) Magnoliophyta (Magnoliopsida, 1 takson; Liliopsida, 115 takson; Ranunculopsida, 22 takson; Rosopsida, 363 takson)'ya aittir. Ağı Dağı ve çevresi, Akdeniz ve Avrupa Sibirya fitocoğrafya bölgeleri arasında yer almaktadır. Bitki taksonlarının fitocoğrafik bölgelere göre dağılımı; Akdeniz elementleri 122 takson (% 23,55), Avrupa-Sibirya elementleri 88 takson (% 16,99), Doğu Akdeniz elementleri 61 takson (% 11,78), Öksin elementler 8 takson (% 1,54), İran-Turan elementleri 6 takson (% 1,16), geniş yayılışlılar 76 takson (% 14,67) ve kozmopolit 12 takson (% 2,32) şeklindedir. Ağı Dağı florasında 17 endemik tür (% 3,28) belirlenmiştir. Endemik taksonlardan, 12 taksonun LR(lc), 1 taksonun LR(nt), 3 taksonun VU ve 1 taksonun EN koruma statüsünde olduğu görülmektedir. 113
Sonlu fark metodunu kullanarak sismik dalga modellemesi
oz Bu çalışmada ilk önce genel ortogonal koordinatlardaki dalga denkleminden hareketle 2-boyutlu kartezyen koordinatlardaki hareket denklemi elde edilmiştir. Ortamdaki dalga yayılımını daha iyi ifade etmek için hareket denklemi, akustik ve elastik dalga denklemlerine indirgenmiştir. Bu dalga denklemleri sonlu farklar metodu ve staggered grid metodu ile çözülmüştür. Daha sonra, birbirinden farklı ortamlar için 2-boyutlu akustik ve elastik dalga modellemesi yapılmıştır. Akustik ve elastik dalga modellemesi için, Fortran ve MathCAD programlan kullanılarak çeşitli sismogram grafikleri elde edilmiştir. Bu grafikler yardımıyla, çeşitli ortamlardaki dalga yayılım ve yansımaları incelenmiştir. Anahtar Kelimeler : Akustik Dalga Denklemi, Elastik Dalga Denklemi, Sonlu Farklar Metodu, Matematiksel Modelleme.
Çanakkale ilindeki kimi köylerde köy tipi kümes hayvanı yetiştiriciliğinin incelenmesi
ÖZET Bu çalışmanın amacı Çanakkale ilindeki köy tipi kümes hayvanı yetiştiriciliğini incelemek ve bu üretimin önemini ortaya koymaktır. Bunun yanısıra köy tavukçuluğundan elde edilen ürünlerin kent merkezindeki tüketiciler tarafından ne ölçüde sevildiğinin incelenmesi de hedeflenmiştir. Köy tavukçuluğunun yapılma sıklığı ve şeklinin köylerin sosyo-ekonomik durumu ile ilişkisini ortaya koymak için Çanakkale ilindeki yoksul, orta ve varsıl köylerde hane sayısının % 10'u ile anket yapılmıştır. Ulaşım olanaklarımıza göre belirlenen 12 adet köyde toplam 122 adet anket yapılmış, sorular ev hanımlarına yöneltilmiştir. Anket esnasında köy tavukçuluğunun nasıl yapıldığına ilişkin bilgiler toplanmış, tavuk eti ve yumurtanın besin değerine ilişkin sorular sorulmuş ve çeşitli hayvansal gıdaların tüketim miktarları öğrenilmiştir. Çanakkale Merkez' de bulunan iki süpermarkette 1 00 adet bayan tüketici ile anket yapılarak köy tavuğu ve yumurtası konusunda sorular yöneltilmiştir. Köy tavukçuluğuna ilişkin bulgular sayısal ve oransal olarak ifade edilmiştir. Kimi bulguların sosyo-ekonomik yapı ile ilişkisini ortaya koymak için Khi-kare analizine başvurulmuştur. Çeşitli hayvansal gıdaların yıllık ortalama bireysel tüketim miktarları hesaplanmış, günlük hayvansal protein tüketimi belirlenmiştir. Tüketim ile ilgili rakamlar varyans analizi ile değerlendirilmiştir. Anket yapılan 12 köyde ailelerin % 84.4' ünün köy tipi kümes hayvanı yetiştiriciliği yaptığı, yetiştiricilerin de % 85 'inin sadece tavuk yetiştirdiği saptanmıştır. Tavukçuluk birimlerinin yaklaşık % 50' sinde anaç sürü büyüklüğü 6 adet ve daha azdır. Köy tavukçuluğu yapmada öncelikli amacın yumurta üretmek olduğu, tavukçuluktan elde edilen ürünlerin bir kısmını satarak gelir elde edenlerin oranının % 30 olduğu saptamıştır. Aile tavukçuluğu birimlerinin % 92 'sinde tavuklar için özel bir barınak bulunmaktadır, bu barınaklar küçük, toprak zeminli ve basit yapıdadır. Doğal kuluçka yöntemi yaygın olarak kullanılmaktadır. Tavukların beslenmesinde tane yemler ve evsel atıklar bolca kullanılmaktadır, tavukların serbestçe dolaşarak yem ihtiyaçların karşılamalarına da izin verilmektedir. Karma yem kullanımı sınırlıdır. 44Köy tavukçuluğundan sağlanan proteinin toplam protein tüketimi içindeki payının % 18.3 olması bu üretimin önemini ortaya koymaktadır. Şehir merkezindeki tüketiciler belirgin bir şekilde köy tavuğu ve yumurtasını beğendiklerini bildirmişlerdir. 45
Yapısında amino grubu bulunduran organik bileşiklerden radikalik metotla amino grubunun çıkarılması reaksiyonlarının incelenmesi
öz Amino grubunun çıkarılması serbest radikalik metot ile aromatik ve alifatik aminlere uygulandı. Bu amaçla 4,4-diaminodifenileter, 4,4-diaminobibenzil ve 2-amino-6- metilheptan başlangıç maddeleri olarak seçildi. Aminler önce DCC ve CS2 ile izotiyosiyanatlarına dönüştürüldü. Daha sonra her bir izotiyosiyanata AIBN ((2,2- Azobis-(iso-bütironitril)) ve Bu3SnH ile 80 °C de radikalik deaminasyon reaksiyonu uygulandı. Elde edilen bazı ürünlerin FT-ER, 'H NMR, 13C NMR ve kütle spektroskopisi analizleri yapıldı. Anahtar kelimeler : Serbest radikal, deaminasyon, izotiyosiyanat, AIBN ve Bu3SnH.