Çanakkale Onsekiz Mart University
COMU

Çanakkale Onsekiz Mart University

Çanakkale, Türkiye
Founded: 2000
Websitetwitterlinkedininstagramfacebook

1,265

Archived Theses

0

DOIs Assigned

3

Institute

0%

DOI Rate

Recently Added Theses

View All
Master'sOpen AccessTR

Karbazol birimi içeren imin polimerlerinin sentezi ve karakterizasyonu

Bu çalışmada, 3-hidroksi benzaldehit, 4-hidroksi benzaldehit, vanilin ve 2-hidroksi-1-naftaldehit'in 3-amino-9-etilkarbazol ile kondenzasyon reaksiyonlarından Schiff bazları sentezlendi. Elde edilen Schiff bazlarının polikondenzasyon reaksiyonundan poliiminler sentezlendi. Sentezlenen bileşiklerin yapıları, UV-Vis, FT-IR, 1H-NMR ve 13C-NMR teknikleri ile belirlendi. Sentezlenen tüm bileşiklerin karakterizasyonu TGA-DTA, DSC, SEC ve çözünürlük testleri ile yapıldı. Elde edilen bileşiklerin fotolüminesans (PL) özellikleri ise DMF çözeltisinde floresans spektroskopisi ile incelendi. Sentezlenen bileşiklerin elektrokimyasal özellikleri döngüsel voltammetri ile çalışıldı. Poliiminlerin elektriksel iletkenlikleri ölçüldü ve tipik yarı iletken özellik gösterdikleri tespit edildi. Elde edilen bileşiklerin sayıca ortalama molekül ağırlığı, kütlece ortalama molekül ağırlığı ve polidisperslik indeksi değerleri büyüklükçe ayırma kromatografisi (SEC) ile belirlendi.Anahtar Kelimeler: Karbazol, Schiff Bazları, Poliiminler, Termal Özellikler.

Mehmet Hakan Yılmaz
Çanakkale Onsekiz Mart University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
10
Master'sOpen AccessTR

Çanakkale yöresi elma bahçelerinde karaleke hastalığı etmeni Venturia inaequalis'in bazı fungisitlere duyarlılıkları ve alternatif savaşım yöntemleri üzerinde araştırmalar

Çanakkale İlinde iklim koşullarının uygun olduğu yıllarda karaleke hastalığı (Venturia inaequalis) epidemi yapmakta ve üreticiler hastalığa karşı yoğun fungisit uygulaması yapmaktadırlar. Bu çalışmada Çanakkale'nin dört farklı lokasyonundan elde edilen 20 V. inaequalis izolatının Siterol Biosentezi Engelleyicilerinden hexaconazole, Strobulirinlerden trifloxystrobin ve Trichloromethylthiocarboxamide'lerden captan'a karşı duyarlılıkları in vitro'da test edilmiştir. Ayrıca in vivo'da hexaconazole ve trifloxystrobin'in tek başlarına ve alternatif maddeler potasyum sorbat ve eugenol ile karışımlarının biyolojik etkinlikleri hastalığa karşı araştırılmıştır.V. inaequalis izolatları ED50 değerlerine göre captan'da 7 izolat 0,01-0,03 µg/ml, 12 izolat 0,03-0,1 µg/ml ve 1 izolat 0,1-0,3 µg/ml doz aralığında; hexaconazole'de 6 izolat 0,01-0,03 µg/ml, 13 izolat 0,03-1 µg/ml ve 1 izolat 0,1-0,3 µg/ml aralığında ve trifloxystrobin'de 12 izolat 0,01-0,03 µg/ml, 8 izolat 0,03-0,1 µg/ml yer almıştır. İzolatlar MIC değerlerine göre ise captan'da 5 izolat 0,3-1 µg/ml, 9 izolat 1-3 µg/ml, 6 izolat 3-10 µg/ml; hexaconazole'de 5 izolat 1-3 µg/ml, 15 izolat 3-10 µg/ml ve trifloxystrobin'de 8 izolat 0,3-1 µg/ml, 10 izolat 1-3 µg/ml, 2 izolat 3-10 µg/ml doz aralığında yer almıştır. In vitro çalışmaları V. inaequalis'in hexaconazole, captana ve trifloxystrobin'e karşı duyarlılıklarının azaldığını ortaya koymuştur.Hexaconazole ve trifloxystrobin ile yapılan biyolojik etkinlik denemesinde hastalık basıncının çok yüksek olması nedeniyle (kontrolde hastalık şiddeti %92.01) fungisitler beklenen performansı ortaya koyamazken, alternatif maddeler fungisitlerle karışımlarında beklenen sinerjist etkiyi gösterememişlerdir. Hexaconazole karaleke hastalığına karşı %52,1, trifloxystrobin %69,7, hexaconazole + eugenol %46,7, hexaconazole + potasyum sorbat %48,9, trifloxystrobin + potasyum sorbat %69,9 ve trifloxystrobin + eugenol %67,0 etkililik göstermiştir. Potasyum sorbat %9,6 ve eugenol %24,0 ile çok düşük etkililik ortaya koymuşlardır.Araştırma sonuçları Çanakkale Yöresi elma bahçelerinde V. inaequalis'in kullanılan fungisitlere karşı duyarlılığın giderek azaldığını, fungisit dayanıklılığının sürekli izlenerek, hastalığa karşı savaşımda yeni stratejilerin geliştirilmesi gerektiğini göstermiştir.

ElmaFungusitlerKara leke hastalığı+1
Metin Aydin
Çanakkale Onsekiz Mart University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Muhammed bin Yusuf: Kısasu'l-Enbiya I, inceleme-metin-dizin

Bu tez, 1671 yılında Muhammed bin Yusuf bin Mustafa el-Çerkezi e's-Saydavi tarafından yazılmış Kısasu'l-Enbiya adlı eseri konu almıştır. Manisa Kütüphanesi, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi kütüphanesinde de nüshaları bulunan el yazmasının, Süleymaniye Kütüphanesi Bağdadlı Vehbi Efendi koleksiyonuna 1117 numarada kayıtlı olan nüshası çalışılmıştır. 236 varak ve 17 satırdan oluşan eserin ilk 60 varağı incelenmiştir. Çalışmanın amacı, eserin yazıldığı dönemin dil özelliklerini inceleyerek Türkiye Türkçesindeki benzer ve farklı yönleri açıklamak ve söz varlığını ortaya koymaktır.Giriş, dil incelemesi, metin ve dizin olmak üzere dört bölümden oluşan çalışmanın giriş bölümünde, Eski Anadolu Türkçesi kısaca tanıtılmış, Kısasu'l-Enbiya'nın yazarı, nüshaları ve konusu hakkında bilgi verilmiştir.Metin bölümünde eserin transkripsiyonlu çevirisi yapılmıştır.Dil incelemesi, yazım özellikleri, ses bilgisi, biçim bilgisi olarak üç bölümden oluşmuştur. Yazım özellikleri bölümünde, metindeki ünlü ve ünsüzlerin yazımları örneklerle verilmiştir. Ses bilgisi bölümünde, ses olayları, ses değişmeleri ve ünlü uyumları; biçim bilgisi bölümünde, sözcüklerin yapıları incelenmiştir.Dizin bölümünde, metinde bulunan sözcükler madde başı olarak alınmış metindeki kullanımlarına göre anlamlandırılmıştır. Ayrıca özel adlar dizini oluşturulmuştur. Sözcüklerin her anlamı için geçtiği yer ve satır numaraları verilmiş kökenleri tespit edilerek kısaltmalarla yanlarına belirtilmiştir. Dizinde, anlamı bulunamayan sözcükler dışında toplam 2465 madde başı sözcük bulunmuştur. Bu sözcükler 782 Türkçe, 1445 Arapça, 233 Farsça, 1 Macarca, 1 Rumca, 2 Yunanca ve 1 İbranice olarak tespit edilmiştir.Anahtar sözcükler: Muhammed bin Yusuf, Kısasu'l-Enbiya, el yazması.

BiçimbilimDil özellikleriEski Anadolu Türkçesi+5
Mehtap Eldemir
Çanakkale Onsekiz Mart University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de mültecilerin ve sığınmacıların Uluslararası Hukuk çerçevesindeki temel haklarının sağlanması

Temel insan hakları ihlallerinden kaynaklanan iltica, geçmişten bugüne süregelmektedir. İnsan hakkı ihlallerinden dolayı ülkelerini terk edip, başka ülkelerde insan haklarının çiğnenmediği bir yaşam arayan kişiler için uluslararası hukukça tanınmış haklar bulunmaktadır. Fakat uluslararası hukuk kurallarına rağmen, devletlerin kendine has uygulamaları nedeniyle pek çok zorlukla karşılaşmaktadırlar. Uluslararası arenada olduğu gibi Türkiye'de de, 1951 Cenevre Sözleşmesi mülteci hukukunun temeli olarak kabul edilmektedir. Türkiye sözleşmenin imzacı taraflarından olmasına rağmen, mülteci-sığınmacıların haklarının uygulanması konusunda iç hukukunda bir sistematik oturtamadığından dolayı iltica olgusu ciddi boyutlara ulaşmış bir sorun haline gelmiştir. İç hukukta kurumsal yapılanmanın olmamasından dolayı, sığınma sorunu bir ikileme dönüşerek, gerek sığınmacı- mültecilerin haklarının ihlal edilmesine gerekse ülke üzerine ağır yükler yüklenmesine neden olmaktadır. Türkiye, iltica ve göç konularına yönelik kurumsal ve profesyonel bir sistem oluşturma çabalarına devam etmektedir.Mevcut çalışmada öncelikli olarak, konuyla ilgili temel kavramlar üzerinde durularak, büyüyen mülteci sorununa global bir bakış sağlanmıştır. Uluslararası hukukta iltica kavramı ve mülteci statüsü ve mülteci hakları incelenmiştir. Türkiye'de göç ve ilticanın arka planına değinilerek, ulusal sığınma mevzuatı ve yasal düzenlemeler açıklanmıştır. Son olarak ise, Türkiye'deki mültecilerin ve sığınmacıların haklarının sağlanmasına yönelik karşılaşılan mevcut sorunlar incelenerek, sorunların giderilmesi ve uluslararası hukuk kurallarının gereğince işlerlik kazanması için yapılması gerekenler çözüm önerileri olarak belirtilmiştir.

GöçlerGöçmenlerMülteci hakları+8
Meryem Doğan
Çanakkale Onsekiz Mart University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

?Red globe? sofralık üzüm çeşidinde farklı hasat sonrası uygulamaların kaliteye olan etkileri üzerine bir araştırma

Bu çalışmada üstün kalite ve tat özelliklerine sahip, Dünya'da ve Ülkemizde geniş pazarlanabilme potansiyeline sahip ?Red Globe? sofralık üzüm çeşidinde farklı hasat sonrası uygulamaların depolama sürecinde kaliteye olan etkileri incelenmiştir.Bu kapsamda; hasat edilen üzümlerde depolama öncesi 2,5 ve 5 dakika süreyle ultraviole ışın (UV-C 254nm) uygulamasına, %0,05 ve %0,1 dozlarında Menthol ve %0,05 ve %0,1 Thymol uygulamaları ile ticari üzüm depolamada sıklıkla kullanılan 7,5g/5kg sodyum metabisülfit içerikli çift salınımlı ped uygulaması yapılmıştır. Söz konusu uygulamalara tabi tutulan üzümler 0°C ? 1°C sıcaklık ve %85 ? %90 oransal nem koşullarında sırasıyla 45 ve 90 gün süreyle depolanarak 18°C-20°C koşullarda 3 gün süreyle raf ömrüne tabi tutulmuşlardır. Uygulamaların meyvelerin depolanma kalitesine etkilerini saptamak amacıyla, hasattan ve her depolama süresi ile raf ömrü sonunda bazı kalite özellikleri incelenmiştir. Bu özellikler; suda çözünür kuru madde oranı, titre edilebilir toplam asitlik miktarı, pH değeri, meyve zemin rengi, toplam fenolik bileşik içeriği, çürüme bozulma oranı ve sap kararması oranıdır. Bunun yanında; meyve tat özellikleri de incelenmiştir.Elde edilen sonuçlara göre depolama süresi arttıkça meyve kalitesinde kayıplar meydana gelmiştir. Bunun yanında depolama süresince meyve kalite özelliklerinin korunumu açısından en başarılı uygulamalar 90 günlük depolama periyodu sonunda sırasıyla Sodyum metabisülfit uygulaması, %0,1 dozunda Menthol uygulaması ve 5 dakika süreyle UV-C uygulaması olmuştur. Diğer hasat sonrası uygulamalarda ise kalite korunamamış ve meyve tat özelliklerinde bozulma meydana gelmiştir.

Depolama koşullarıDepolama süresiHasat sonu+2
Fatih Yalav
Çanakkale Onsekiz Mart University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Kişnişte (Coriandrum sativum L.) doku kültürü çalışmaları

Bu çalışma Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümü Doku Kültürü ve Biyoteknoloji laboratuarlarında 2009-2010 yıllarında yürütülmüştür. Araştırma iki aşamadan oluşmaktadır. İlk aşamada kişniş bitkisinin (Coriandrum sativum L.) doku kültürüne aktarımı ve kallus çoğaltımı, ikinci aşamada ise embriyogenik kallus gelişimi amaçlanmıştır. Çalışmada, Gamze kişniş çeşidi kullanılmıştır. Denemelere başlamadan önce, tohum sterilizasyonundan sonra tohumlar ½ Murashige ve Skoog (MS) besi ortamında çimlendirilerek steril bitkiler elde edilmiştir. İlk aşamada temel besi ortamı olarak MS kullanılarak yedi farklı besi ortamında kallus oluşumu sağlanmıştır. Kallus oluşumu için kallus ağırlığı, kallus tipi ve kallus rengi skoru gibi ölçümler alınmış ve en uygun kallus oluşumu MS + 1 mg/L NAA + 1 mg/L BA besi ortamında gerçekleşmiştir. Buradan elde edilen kalluslar alt kültüre alınarak yine MS temel besi ortamı olacak şekilde 29 farklı besi ortamında kallus boyutu, kallus skoru, kallus rengi ve kallusta yeşil bölge yüzdesi gibi parametreleri açısından değerlendirilmiştir. Kullanılan besi ortamlarında sürgün gelişimi gözlenmemesine rağmen bazı besi ortamlarında yeşil renkte embriyogenik kalluslar elde edilmiştir. MS + 3,0 mg/L BA içeren ortamda gelişen kişniş kalluslarında tamamına yakın kısmının yeşilimsi renkte olduğu gözlemlenmiştir. Sonuç olarak, kişnişte kallus gelişimi başarı ile gerçekleştirilmiş ve kalluslar alt kültüre alınmıştır. Ayrıca somatik embriyogenesis veya organogenesise temelini oluşturan embriyogenik kalluslar elde edilmiştir. Tam sürgün gelişimi için farklı yetiştirme koşulları ve yeni besi ortamlarının denenmesi uygun olacaktır.

Bitki büyüme düzenleyicileriKemik kallusu
Gökhan Kılıç
Çanakkale Onsekiz Mart University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00