
82
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Durağan olmayan paneller ve bir uygulama
Panel veri tahmin metotlarının kullanımı hem veri kaynaklarına ulaşmanın kolaylaşması hem de sadece yatay kesit ve zaman serileri ile yapılamayan analizlere imkân tanıması sebebi ile giderek artan bir öneme sahiptir. Bu popülerliğe parelel olarak teorik ve amprik panel veri çalışmalarının sayısı giderek artmıştır. Son dönemlerde panel veri ekonometrisinin en çok ilgi çeken alanlarından biri de durağan olmayan panel veri modelleridir. Geleneksel panel çalışmalarından farklı olarak, geniş zaman serisi ve yatay kesit boyutlarına sahip panellerde zaman öğeleri durağan olmamanın güçlü kaynağıdır. Ayrıca, zaman boyutuna yatay kesit boyutunun eklenmesi durağan olmamayı ve eş bütünleşmeyi test etmekte önemli katkılar sağlamaktadır.Bu yüksek lisans tezinde, durağan olmayan panellerin alanizinde sıkça karşılaşılan tahmin metotları incelenmiştir. Panel birim kök ve eş bütünleşme testlerinin uygulanabilirliğini göstermek için Türk İmalat Sanayinde Saat Başına Sabit Ücretler ile Saat Başına Emeğin Ortalama Ürünü arasında Etkin Ücret Teorisince ileri sürülen pozitif ilişkinin varlığı test edilmiştir. Elde ettiğimiz sonuçlar, Türk İmalat Sanayi için Etkin Ücret Teorisini ret etmemektedir.Çalışma veri analizine ilave olarak çeşitli testleri karşılaştırmalı olarak sunmaktadır. İlk olarak, Choi(2001) ve Maddala ve Wu(1999) takip edilerek, yatay kesit bağımlılığını göz önüne almayan Fisher tipi panel birim kök testleri uygulanmıştır. Daha sonra karşılaştırma yapabilmek için seriler yatay kesit bağımlılığından olabildiğince arındırılarak Fisher tipi panel birim kök testi yeniden uygulanmıştır. Ayrıca, yatay kesit bağımlılığını regresyon denklemi içinde göz önüne alan Pesaran(2003,2007) panel birim kök testi ayrı bir karşılaştırma yapmak için kullanılmıştır. Panel eş bütünleşmenin sınanması için ise Maddala ve Wu(1999) ve Choi(2001) birim kök testlerini panellerde eş bütünleşmeyi test edecek şekilde yeniden yapılandıran Hanck(2007) tarafından önerilen yeni eş bütünleşme testi kullanılmıştır. Bu test de hem yatay kesit bağımlılığı olan serilere hem de yatay kesit bağımlılığından arındırdığımız serilere uygulanmıştır. Çalışmada sunulan panel birim kök ve eş bütünleşme testlerinin yanı sıra bireysel seriler için ADF, CADF ve Engel-Granger testleri de uygulanmıştır.
İhracatı teşvik politikalarının Adana ili üzerinde etkinliği
Bu tez çalışmasında ihracat teşvik kavramının ne olduğu, sürekli değişen koşullarda ihracat teşviklerinin Türkiye'de nasıl uygulandığı ve ekonomik etkileri üzerinde durulmuştur. Çalışmanın amacı, Türkiye'de uygulanan ihracat teşvikleri ile Adana'da faaliyet gösteren ihracatçı işletmelerin ihracat teşviklerini hangi düzeyde kullandığını tespit etmektir. Ayrıca, Türkiye'nin AB'ye üyeliği sürecinde ortaya çıkan bölgesel dengesizliklerin giderilmesinde Adana ilinde uygulanan teşviklerin algılanması, etkileri ve Adana'da yer alan ihracatçı firmaların uygulanan teşviklerin bölgesel kalkınmada etkisinin yeterliliği konusundaki görüşleri incelenmiştir.Çalışmanın birinci bölümünde teşvik kavramı ve çeşitleri ile ilgili genel bilgiler verilmiş, hemen arkasından İkinci bölümde ihracat teşvik kavramı açıklanmış ve ihracat teşvik sistemi ayrıntılı bir şekilde ele alınmıştır. Ayrıca, Avrupa Birliği'nde ve çeşitli ülkelerde uygulanan ihracat teşvik sistemi ile Türkiye'de uygulanan teşvik sistemi karşılaştırılmıştır.Son bölümde, Adana ilinin ihracat durumu ve potansiyeli hakkında bilgi verilmiş, işletmelerin işlevsel ve kurumsal yapıları, ihracat teşviklerinin Adana'daki ihracatçı firmalar üzerindeki etkisine yönelik anket sorularının sonuçları yorumlanmış ve bu sonuçlar dikkate alınarak öneriler geliştirilmiştir.Anahtar Kelimeler: İhracat Teşvikleri, KOBİ Teşvikleri, Avrupa Birliği'nde Teşvikler, Adana
Motivating very young learners of English in a classroom setting
Children seem to be motivated to get new things into their lives. However, it may sometimes be meaningless for a child to be interested in learning a foreign language for its own sake. The fact that they catch new things with no consciousness is undisputable but there is a crucial point that in a learning atmosphere, they need to be strongly motivated to learn the language. Role of motivation for young learners in foreign language education has been studied extensively so far. It has been consistently stated so far that the effectiveness of learning and teaching process is measured according to the level of motivation of learners during that process.The aim of this current study is to discuss the importance of motivation in teaching English to very young learners, the reasons of demotivation and as to what teachers could do to increase motivation and keep students motivated in classrooms of 5-6 year-old learners. With the help of this research, it is aimed to contribute insights to the field of motivation which in fact is regarded as the basis of all kinds of education. Based on this premise, we aim to seek answers to the following questions:?What internal/external factors lead to motivation??What internal/external factors lead to demotivation??How does motivation affect learners? perception of and involvement in activities??How does demotivation affect learners? perception of and involvement in activities?The study has been conducted on 45 participants, whose age range is between 5-6 years. The data are based on the performance of the participants analyzed in terms of three main aspects; teacher attitude, classroom atmosphere and activities andmaterials used in class.
Türkiye'de 1980 sonrası dönemde seçim ekonomisi uygulamalarının kamu maliyesine yansımaları üzerine karşılaştırmalı bir araştırma
Bu çalışmada Türkiye'de 1980 sonrası dönemde milletvekili genel seçimlerindeki, seçim ekonomisi uygulamalarının kamu maliyesine yansımaları üzerine karşılaştırmalı bir araştırma yapılmıştır.Çalışmanın birinci bölümünde seçim ekonomisi teorisi incelenmiştir. İkinci bölümde, her bir milletvekili genel seçimi döneminde yaşanan siyasal ve ekonomik gelişmeler özetlenmiş ve seçim dönemlerinde izlenen maliye politikaları ele alınmıştır. Ardından, seçim ekonomisi uygulamalarının kamu maliyesine yansımalarının ekonometrik analizi yapılmıştır.Seçimlerin kamu harcamaları üzerindeki toplam etkisini görmek için yapılan regresyon analizi tahmin sonuçlarına göre, kamu harcamalarının seçim dönemlerinde artan bir eğilim sergilediği görülmüştür. Seçimlerin tekil etkileri incelendiğinde, kapsam ve koşullara bağlı olarak her seçim döneminin harcamalar üzerinde farklı bir etki yarattığı ortaya çıkmıştır.İncelenen dönemde milletvekili genel seçimlerinin büyük çoğunluğu sonbahar ve Kasım-Aralık aylarında yapıldığı için, ülkemizdeki bütçe uygulamalarında ?Aralık Ateşi? olarak adlandırdığımız, yılsonu harcamalarındaki artış eğilimi ile seçim ekonomisi uygulamalarının ilişkisi de analiz edilmiştir. Tahmin sonuçlarına göre Aralık Ateşi olgusu ile seçimlerin tümü birlikte değerlendirildiğinde, harcamalar üzerinde her ikisinin de bir etkisi olduğu görülmüştür.Harcama bileşenleri açısından yapılan analizlerde de sonuçlar seçimden seçime değişiklik göstermiştir. Bununla birlikte, genel olarak seçim yıllarında transfer harcamaları ve cari harcamaların artış eğilimine girdiği, yatırım harcamalarının ise, güçlü tahmin sonuçları elde edilmemekle birlikte, azalma eğiliminde olduğu tespit edilmiştir. Harcamalarla ilgili elde edilen tahmin sonuçları, ?harcama serisinin devresel hareketleri? ile uyumlu bulunmuştur.
Türkiye'de Avrupa Birliği'ne uyum sürecinde doğrudan yabancı yatırımları berlileyen etkenler ve Türkiye uygulaması
Günümüzde doğrudan yabancı yatırımlar özellikle gelişmekte olan ülkeler için çok önemli bir sermaye kaynağıdır. Bu yatırımlar sermaye sağlamanın yanı sıra büyümeyi, istihdamı, işgücü verimliliğini, ihracatı olumlu yönde etkiler ve yatırım yapılan ülkeye teknoloji, teknik bilgi, yönetim ve pazarlama bilgisi getirir.Bu çalışmanın amacı Avrupa Birliği müktesebatına uyum sürecinde olan Türkiye için doğrudan yabancı yatırımları etkileyen faktörleri tespit etmektir.Uygulanan ekonometrik analizde Türkiye'ye doğrudan yabancı yatırımların girişinde etkili olduğu düşünülen faktörler test edilmiştir. Bu kapsamda kullanılan değişkenler: Gayri Safi Yurtiçi Hasıla, dışa açıklık oranı, döviz kuru, sivil özgürlükler skoru ve kukla değişken olarak 2003 yılında çıkartılan 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunudur.Yapılan ekonometrik analiz ve sonuçları detaylı bir şekilde analiz ve sonuç bölümlerinde değerlendirilmiştir.
Küresel gıda krizi nedenleri etkileri ve uygulanan politikaların etkinliği
2006 yılından itibaren hızla artmaya başlayan gıda fiyatları 2008 yılının haziran ayında son 30 yılın en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Bu durum özellikle yoksul ülkeleri olumsuz olarak etkilemiş ve gıda güvenliği olarak adlandırılan tehlikeye atmıştır. 1,5 yıl içerisinde 100 milyondan fazla insan açlıkla karşı karşıya kalmıştır. Bu durum pek çok insanı etkilediği için gıda krizi veya gıda fiyat krizi olarak adlandırılmıştır.Gıda krizinin pek çok sebebi vardır. Artan dünya nüfusu, yüksek petrol fiyatları, değişen tüketim kalıpları, tarım sektöründeki altyapı sorunları, spekülatif yatırımlar bu sebeplerin bazılarıdır. Sebeplerin etkileri üzerinde bilim adamları arasında tam bir uzlaşma sağlanamamış olsa da, dünyada özellikle yoksul ülkeleri etkileyen bir gıda krizinin olduğunu herkes kabul etmektedir. Bu sebeplerin dışında gıda krizinin en büyük sebebi satın alım gücünün olmaması başka bir ifade ile yoksulluktur.Gıda krizi özellikle gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkeleri etkilemiştir. Özellikle bu ülkelerde yaşayan yoksul insanlar daha fazla desteğe ve yardıma ihtiyaç duymuşlardır. Gıda krizi sebebiyle artan kamu harcamaları bütçe açıklarına sebep olmuş ve bu ülkeler de bütçe açıklarından kurtulabilmek için uluslararası desteğe ihtiyaç duyar hale gelmişlerdir.Birleşmiş Milletler, Dünya Bankası, Uluslararası Para Fonu, FAO yoksul ülkelere yardım eden başlıca uluslararası kuruluşlardandır. Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu gıda krizinin etkilerini azaltmak için milyarlarca dolarlık fon yaratmış olmalarına rağmen politika ve önlemlerinin gıda krizine yol açtığı yönündeki eleştirilerle de karşı karşıya kalmışlardır.Bir ülke Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu'nun yardımına ihtiyaç duyarsa onların kurallarına göre uymak zorundadır. Bu kurallara göre devletin ekonomideki payı azaltılmalı, özelleştirme özendirilmeli, gıda yardımları ve tarım teşvikleri azaltılmalı, ithalatın önündeki engeller kaldırılmalıdır. Bu gibi koruyucu tedbirlerin kaldırılması, ülkedeki işsizliği ve yoksulluğu ciddi şekilde arttırmıştır. Üretilen tarım ürünleri miktarı ve gıda alımını sağlayan gelir düzeyinde önemli azalmalar meydana getirmiş ve gıda krizi özellikle yoksul ülkelerde yıkıcı etkiler yaratmıştır.Anahtar Sözcükler1.Gıda Krizi2.Gıda Güvenliği3.Açlık4.Uluslararası Para Fonu5.Dünya Bankası
Uluslararası insan kaynakları yönetiminde iç kontrol etkinliği, ALSTOM ve NCR örneğinde uygulanması
Günümüzde oldukça önemli bir yer tutan iç kontrol sisteminin özellikle uluslararası şirketlerin insan kaynakları yönetimi bölümlerinin liderliğinde, merkez ve merkeze bağlı bulunan ülkelerdeki iç kontrol mekanizmalarının etkinliği, uygulanmasının önemi ve bunların insan kaynakları yönetimi ile ilişkisinin belirlenerek, iç kontrol sistemindeki eksikliklerin giderilmesi için insan kaynakları çatısı altında toplanması ve firmalarda etkin bir şekilde uygulanabilir olması amaçlanmaktadır.Tez, enerji ve bilişim sektörleri içerisinde insan kaynakları ve iç kontrol alanını kapsayarak, uluslararası firmalar olan ALSTOM ve NCR örnekleri çerçevesinde Türkiye'de kurumsallaşma hedefleri olan firmaların üzerine çıkarımlarda bulunulmasını sağlamaktadır. Araştırmada ALSTOM ve NCR firmalarının Türkiye'de faaliyet gösteren organizasyonlarından faydalanılmıştır.Bu araştırma, kesitsel ve tanımlayıcı ağırlıklıdır. Araştırma uluslararası NCR ve Alstom firmalarında 01.03.2008 ile 01.09.2008 tarihleri arasında mülakatlar halinde uygulanmıştır.İç kontrol sisteminin güvenilir, sağlam, temelleri şirket gelişme politikasıyla doğru orantılı, çağa ayak uydurabilir, rutin olmayan işleyişler karşısında cevap vermeye hazır olmasının şirketin devam sürecini pozitif yönde etkileyip rekabet gücünü arttıracağı söylenebilir. İnsan kaynaklarında yapılacak iyi bir organizasyonla tüm departmanların ve bunlara bağlı çalışan personelin iç kontrolü sağlanıp organizasyonlar daha etkin ve faydalı hale getirilebilir. Periyodik olarak yapılan kontrollerde disiplinin sağlanması ve görevlerin tam olarak yerine getirilmesini, eksik bulunan işlevlerin tamamlanmasını sağlayacaktır.
Kayıtdışı ekonomi-ölçülmesi- Türkiye'deki boyutları ve sonuçları
Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde 1970 lerden sonra yoğun biçimde hız kazanan kayıt dışı ekonomi, son 30 yılda ciddi boyutlara ulaşmış konunun araştırılarak çözümlenmesi acil ihtiyaç haline gelmiştir.Kayıt dışı kavramı, tanımı bile sorun olmuş konuyla ilgili araştırmacıların öncelikleri ve ilgili oldukları bilim alanına göre araştırmalar yapılmış ve isimlendirilmiştir. Gizli ekonomi, saklı ekonomi, marjinal ekonomi, kara ekonomi, yer altı ekonomisi vs. gibi.Kayıt dışı ekonomi, genel olarak kamu otoritesinin bilgisi dışında kalan her türlü ekonomik işlem olarak tanımlanabilir.Kayıt dışı ekonomini büyümesinde başlıca dört olgunun; gelir düşüklüğü, ekonomik eşitsizlik, devletin güçsüzlüğü ve milli ahlak zayıflığının önemli ölçüde etkisi vardır.Konusu suç olan yasadışı faaliyetlerde `üretim' yasalara aykırı gelişirken kayıt dışı ekonomide `gelir' yasalara aykırı şekilde cereyan etmektedir. Kara parayla mücadele aynı zamanda kayıt dışılıkla mücadele demek olmakla birlikte mücadele şekilleri tamamen bir birinden farklıdır.Kayıt dışı ekonomi, adı üstünde her hangi bir kayda tabi tutulmadığından ekonomide bıraktığı izlerden hareketle çeşitli yöntemler geliştirilerek (anket, vergi incelemeleri, istihdam, parasal, karma yöntemler vs.) tahmin edilmeye çalışılmaktadır. Türkiye'de konuyla ilgili farklı yıllarda farklı yöntemlerle çalışmalar yapılmış, ortalama %30-40 oranında oldukça yüksek kayıt dışılık tespit edilmiştir.Kayıt dışı ekonomiyi önlemek için yasalar, gelişen şartlara uygun, ihtiyaçlara cevap verebilen bir şekle bürünmelidir. Kurumlar arası koordinasyon ve iletişim, veri sistemi oluşturulmalı ve geliştirilmelidir. Vergi idaresi ile denetim, sosyal güvenlik kurumu ve diğer tüm kurumlar etkin hale getirilmelidir. Çalışma şartları hafifletilmeli, maliyetler, düşürülmelidir. Ekonomi nama yazılı hale gelmeli, bankacılık sektörü aracılığıyla kayıt altına alınmalıdır. Yolsuzluk ve rüşvetle mücadele edilmeli, eğitim seviyesi yükseltilmeli, vergi bilinci yerleştirilmeli hatta kampanyalar düzenlenmelidir. Sosyal yapıdan kaynaklanan (nüfus artışı, göç, kentleşme, işsizlik vs) sebeplerin önüne geçilmelidir. Ancak ülke şartları göz önünde bulundurularak oluşturulacak ve ciddiyetle uygulanacak stratejik plan ve programlar çerçevesinde 5-10 yıl süre zarfında başarılı olunabilecektir.
İMKB endeksindeki oynaklığın ekonometrik olarak modellenmesi ve İMKB ile bazı uluslararası borsa endeksleri arasındaki ilişkiler
Bu çalışmanın iki amacı bulunmaktadır. Çalışmanın birinci amacı, İMKB Ulusal 100 endeksi getiri oranlarının oynaklık yapısını modellemektir. Ayrıca, çalışmaya konu olan dönemlerde Türkiye'de yaşanan iki kriz dönemi (1999-2001 krizi ve 2008 küresel ekonomik krizi) ayrı ayrı ele alınarak bu dönemlerde İMKB getirilerinin oynaklık yapısı incelenmiştir. İlgili ana dönem ve iki alt dönem için İMKB getirilerinin oynaklığı, koşullu değişen varyans modelleri ile incelenmiştir.Çalışmanın ikinci amacı ise, İMKB ile bazı uluslararası borsa endeksleri arasındaki ilişkilerin belirli bir dönem için ortaya çıkarılmasıdır. Bu bağlamda çeşitli ekonometrik analiz tekniklerinden faydalanılmıştır. Endekslerin ölçekleri farklı olduğundan ortak bir ölçek belirlemek için endekslerin logaritmik formları analizde kullanılmıştır. İlk olarak endekslerin durağanlığı, birim kök testleri ile belirlenmiş ve tüm endekslerin birinci mertebede I(1) durağan oldukları görülmüştür. Daha sonra Engle-Granger İki Aşamalı Eştümleşim Testi kullanılmış ve İMKB endeksinin Bovespa ve Merval endeksleri ile eştümleşik ilişkiye sahip olduğu saptanmıştır. Engle-Granger yöntemi ile eştümleşik ilişkilerin saptandığı iki model için hata düzeltme modelleri kurulmuş ve kısa-uzun dönem arasındaki dengesizliğin kaç gün içerisinde ortadan kalkacağı (ya da sistemin kaç günde dengeye geleceği) belirlenmiştir. Buna göre, İMKB ile Bovespa için kurulan hata düzeltme modelinde hata düzeltme katsayısı negatif ve istatistiksel olarak anlamlı bulunurken, İMKB ile Merval için kurulan hata düzeltme modeli ise anlamsız bulunmuştur.Bunun yanısıra, endeksler arasındaki nedensel ilişkilerin yönünün tespit edilmesi amacı ile Granger Nedensellik Testi kullanılmış, İMKB ile diğer borsaların birbirleri üzerindeki etkilerini incelemek amacı ile de Vektör Otoregresif Modelinden (VAR) yararlanılmıştır.
Türkiye'de terörizmin ekonomik kalkınmaya etkisi
Hedefe ulaşmada her yolu meşru sayan terörizm insanlık tarihi kadar eski bir olgudur. Dolayısıyla terörün amaç ve stratejisi zamanla teknolojik gelişim ve sosyo-ekonomik yapıya paralel olarak gelişmiş, tahrip ettiği toplumların dini-ırki-ekonomik ve sosyal yapısını ideolojisi doğrultusunda araç olarak kullanmış ve bu suretle kendisine finans kaynağı yaratmıştır. Terörizmin bu kadar önemli olduğu günlerde terörizm ile ilgili çalışmaların azlığı dikkat çekmektedir.Bu çalışmada, Türkiye'de il bazında terörizmin ekonomiye etkisi ele alınıp incelenmiştir. Çalışmada 1990-2007 yılları arasında dinamik panel veri metodu kullanılarak 67 il için terörizmin ekonomiye etkisi incelenmiştir.