Çukurova University
Anabilim Dalı

Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Anabilim Dalı

Çukurova University

74

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

50 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İşbirliğine dayalı öğrenme yöntemi, birleştirme tekniği ile bilgisayar okur-yazarlığı öğretiminin akademik başarıya ve kalıcılığa etkisi

Bu araştırmada, bilgisayar okur-yazarlığının öğretilmesinde işbirliğinedayalı öğrenme yönteminin, öğrencilerin akademik başarıları ve öğrenilenlerinkalıcılığı üzerine etkisi incelenmiştir.Araştırma, 2004-2005 öğretim yılında bir devlet ilköğretim okulundaki 6.sınıf öğrencileri ile yürütülmüştür. Çalışma örneklemi, deney grubu 33 öğrenci,kalan kısmı kontrol grubu olmak üzere, toplam 55 öğrenciden rasgele seçilerekoluşturulmuştur. Kontrol grubuna geleneksel yöntem uygulanırken, deneygrubuna ise işbirliğine dayalı öğrenme yönteminin birleştirme tekniğiuygulanmıştır.Araştırma sonunda, deney ve kontrol grubu arasında, akademik başarıaçısından deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Öğrenilenlerinkalıcılığı açısından ise iki grup arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır.Anahtar Kelimeler : İşbirliğine Dayalı Öğrenme, Bilgisayar Okur-Yazarlığı,Akademik Başarı, Kalıcılık, Birleştirme Tekniği

Seval Sönmez
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2005
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mersin il merkezindeki devlet ve özel ilköğretim okullarındaki İngilizce öğretmenlerinin öğretim etkinliği içerisinde dramayı kullanma düzeylerinin incelenmesi

Berna Şahin
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Meslek liselerinin atölye derslerindeki elektronik devre uygulamalarının bilgisayar destekli açık uçlu deney yazılımları kullanılarak erçekleştirilmesinin akademik başarıya ve kalıcılığa etkisi

Bu çalışmada, meslek liselerinin atölye derslerindeki elektronik devreuygulamalarının bilgisayar destekli açık uçlu deney yazılımları kullanılarakgerçekleştirilmesinin akademik başarıya ve kalıcılığa etkisi araştırılmıştır.Araştırma 2004/2005 eğitim öğretim yılının birinci yarı yılında, Adana Yüreğirİstanbul Menkul Kıymetler Borsası Endüstri Meslek Lisesinde gerçekleştirilmiştir. İlkolarak tüm ikinci sınıf öğrencilerinden yansız olarak iki sınıf belirlenmiştir. Deneygrubu 33, kontrol grubu 32 öğrenciden oluşmaktadır.Deney grubunun dersleri araştırmacı tarafından uygulatılan yazılımlarlabilgisayar destekli işlerken, kontrol grubu ise aynı konuları öğretmenleri ile sadeceatölyede işlemişlerdir.Araştırma sonunda deney grubu ile kontrol grubunun akademik başarı sontestpuanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark çıkmış, fakat kalıcılık puanlarıarasında anlamlı bir fark çıkmamıştır.Anahtar kelimeler; bilgisayar destekli eğitim, benzetim paketi, simülasyon, elektronik

Bora Şen
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim 8. sınıf bilgisayar ders kitaplarının görsel tasarım ilkelerine uygunluğunun değerlendirilmesi ve içerik analizinin yapılması

iiiÖZETİLKÖĞRETİM 8. SINIF BİLGİSAYAR DERS KİTAPLARININ GÖRSELTASARIM İLKELERİNE UYGUNLUĞUNUN DEĞERLENDİRİLMESİVE İÇERİK ANALİZİNİN YAPILMASINejla Burcu YILDIRANYüksek Lisans Tezi, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi BölümüTez Danışmanı: Yard. Doç. Dr. Oğuz KUTLUTemmuz 2007, 82 sayfaBu araştırmada ilköğretim 8. sınıf bilgisayar ders kitaplarının görseltasarım ilkelerine uygunluğunun değerlendirilmesi ve içerik analizinin yapılmasıamaçlanmıştır. Tarama modeli niteliğinde olan araştırmanın evrenini Milli EğitimBakanlığı Talim Terbiye Kurulu'nca uygun bulunan dört ilköğretim sekizinci sınıfbilgisayar ders kitabı oluşturmaktadır. Bu kitapların iki ölçek üzerindendeğerlendirilmesi yapılmıştır. Bunlardan ilki ?görsel tasarım ilkeleri? diğeri ise?içerik analizi? ölçeğidir. Ölçeklerin `Evet' , `Kısmen' ve `Hayır' olmak üzere üçseçeneği vardır. `Evet' seçeneği 2 puan, `Kısmen' seçeneği 1 puan ve `Hayır'seçeneği de 0 puan olarak hesaplanmıştır. Veri analizinden elde edilen veriler1 - 10 arasında ölçeklendirilerek değerlendirilmiştir. Kitaplarındeğerlendirmesinden çıkan sonuçta Görsel Tasarım İlkeleri Ölçeğine göreyeterlilik sıralaması Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları, Mutlu Yayınevi, FıratYayınevi ve Okyay Yayınevi şeklindedir. İçerik analizinden çıkan sonuca göreilköğretim sekizinci sınıf bilgisayar ders kitaplarının yeterlilik sıralaması FıratYayınevi, Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları, Mutlu Yayınevi ve Okyay Yayınevişeklindedir.Anahtar Kelimeler: İlköğretim, Bilgisayar ders kitapları, görsel tasarım ilkeleri,içerik analizi

Nejla Burcu Yıldıran
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fizik dersinde simülasyon destekli yazılımın öğrencilerin akademik başarısına, tutumlarına ve kalıcılığa etkisi

Bu araştırma, ortaöğretim 9. Sınıf fizik dersinde simülasyon destekli yazılım yardımıyla eğitimin öğrencilerin akademik başarısına, derse karşı tutumlarına ve kalıcılığa etkisini araştırmak amacıyla yapılan deneysel bir çalışmadır.Araştırma, 2008/2009 eğitim öğretim yılının birinci yarıyılında, Adana ili Seyhan ilçesi Ramazan Atıl Lisesinde gerçekleştirilmiştir. İlk olarak tüm dokuzuncu sınıflardan yansız olarak iki sınıf belirlenmiştir. Random yolla 9 D sınıfı deney ve 9 F sınıfı kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Deney grubu 50, kontrol grubu 52 kişiden oluşmaktadır. Araştırma süresince deney grubu olan 9 D sınıfında geleneksel öğretimin yanı sıra simülasyon destekli yazılım ile, kontrol grubu olan 9 F sınıfında ise sadece geleneksel öğretim yöntemiyle ders işlenmiştir.Bu araştırmada öğrencilerin akademik başarısını ve kalıcılığı ölçmek için Fizik Başarı Testi (FBT), derse karşı tutumlarını ölçmek için ise Fizik Tutum Anketi (FTA) kullanılmıştır. Veriler SPSS 11.0 for Windows paket programında aritmetik ortalama, standart sapma, kovaryans analizi, bağımsız gruplar t- testi, mann whitney-u testi gibi istatistiksel yöntemler kullanılarak çözümlenmiştir.Araştırma verilerinin analizlerinde, Bağımsız Gruplar T-Testi ve Mann Whitney- U Testi kullanılmıştır. Bu araştırmanın sonuçlarına göre; (1) deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin Fizik Başarı Testi son test puanları ile ön test puanlarının farkları arasında deney grubu lehine anlamlı fark vardır, (2) deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin Fizik Başarı Testi kalıcılık puanları ile son test puanlarının farkları arasında kontrol gurubu lehine anlamlı bir fark vardır, (3) deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin Fizik Tutum Anketi son test puanları ile ön test puanlarının farkları arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır, (4) deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin Fizik Tutum Anketi kalıcılık puanları ile son test puanları farkları arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır.Anahtar Kelimeler: Bilgisayar, Fizik Eğitimi, Bilgisayar Destekli Eğitim, Simülasyon Destekli Yazılım ile Eğitim

Adana-SeyhanAkademik başarıBaşarı+7
Zelal Güvercin
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Olasılık öğretiminde sunum biçimlerine ve yanılgı desteğine göre hazırlanmış yazılımların öğrencilerin akademik başarı, sezgisel düşünme ve öğretim süreci deneyimlerine etkisi

Bu Araştırmanın genel amacı 6. Sınıf matematik dersinde olasılık ünitesindesunum biçimlerine ve yanılgı desteğine göre hazırlanmış yazılımların öğrencilerinakademik başarılarına, sezgisel düşünmelerine ve öğretim süreci deneyimlerine etkisiniaraştırmaktır.Araştırma gerçek deneysel modele (true experimental design) göredesenlemiştir. 2011-2012 eğitim öğretim yılının ikinci döneminde yapılan buaraştırmanın örneklemini ise Adana ilinde bulunan Dosteller İlköğretim Okulu'nda veFatih Mehmet İlköğretim Okulu'nda öğrenim gören 167 öğrenci oluşturmaktadır.Gruplar şubeler arasından rastgele belirlenmiştir. Araştırmada 4 deney grubu ve 1kontrol grubu bulunmaktadır. 4 deney grubu için her birinde sezgisel düşünmeiçermekle birlikte, problem çözümlerinin bütünsel olarak sunulduğu, problemçözümlerinin Polya'nın problem çözme basamakları çerçevesinde sunulduğu problemçözümlerinin Polya'nın problem çözme basamakları çerçevesinde sunulduğu veyanılgıların doğrudan açıklandığı, problem çözümlerinin bütünsel olarak sunulduğu veyanılgıların doğrudan açıklandığı 4 farklı yazılım hazırlanmıştır. Yazılımlarınhazırlanması sürecinde ön pilot çalışması yapılmıştır. Bu çalışma kapsamında 20öğrenci ile olasılık konusundaki sezgisel düşünme kavrayış yanılgıları üzerinegörüşmeler yapılmış, görüşmelerden elde edilen sonuçlardan hareketle daha önceŞen(2010) tarafından kullanılan yazılım tekrar düzenlenmiştir. Araştırmanın pilotçalışması 16 öğrenciyle (her grup için 4 öğrenci) yapılmış ve pilot çalışmadan eldeedilen sonuçlar değerlendirilerek yazılımlarda gerekli düzenlemeler yapılmıştır. 4 deneygrubu yazılımlarla öğretim görmüş, kontrol grubu ise geleneksel öğretim görmüştür.Çalışma 2 hafta sürmüştür ve haftalık öğretim süresi 4 saattir.Veri toplama aracı olarak mantıksal düşünme grup testi, akademik başarı testi,sezgisel düşünme testi, sezgisel düşünme transfer testi ve öğretim süreci değerlendirmeanketi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen nicel verilerin analizinde SPSS 17,0programında, tek yönlü varyans (ANOVA), kovaryans (ANCOVA), pearson korelâsyonve regresyon analizi kullanılmıştır.

Akademik başarıDers yazılımıHata analizi+7
Mehmet Can Avaroğlu
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sanal gerçeklik ortamlarında kişilerin etkileşim ve izlenme kaygılarının belirlenmesi

Bu çalışmanın amacı masaüstü sanal gerçeklik ortamlarından birisi olan Second Life uygulamasının bireylerin etkileşim kaygılarına ve izlenme kaygılarına etkisini incelemektir. Araştırma için iki boyuttan oluşan bir anket hazırlanmıştır. Birinci boyutta sanal ortamın bireylerin etkileşim kaygılarını ne derecede etkilediği incelenmiştir. İkinci boyutta ise bireylerin izlenme kaygılarının etkilenip etkilenmediği incelenmiştir. Bu iki boyuta ek olarak cinsiyet, yaş ve kullanım sıklıkları açısından etkileşim ve izlenme kaygısı seviyelerinin farklılaşıp farklılaşmadığı da incelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre kullanıcılar sanal ortamda genellikle etkileşim kaygısı duymamaktadır. İzlenme kaygıları ise etkileşim kaygılarına göre daha yüksek düzeydedir. Cinsiyete göre bakıldığında kullanıcıların hem etkileşim kaygılarında hem de izlenme kaygılarında anlamlı bir farklılık olmadığı bulunmuştur. Yaş gruplarına göre incelendiğinde ise genellikle yaş arttıkça kaygının azaldığı tespit edilmiştir.

Seçkin Tunç
Kırşehir Ahi Evran University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkçe dersinde H5P ile hazırlanan etkileşimli içeriklerin öğrencilerin akademik başarılarına, okur özyeterlik ve okumaya yönelik tutum düzeylerine etkisi

Bu araştırmanın amacı 7. sınıf Türkçe dersinde H5P ile hazırlanan etkileşimli içeriklerin öğrencilerin akademik başarıları, okur özyeterlikleri ve okumaya yönelik tutumları üzerindeki etkisini araştırmaktır. Bu araştırma, karma yöntem deseni kapsamında tasarlanmıştır. Nicel veriler, deneysel yaklaşım çerçevesinde öntest-sontest kontrol gruplu desenle toplanırken; nitel veriler, öğretmen görüşlerini derinlemesine analiz etmek amacıyla yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla elde edilmiştir. Araştırma 2023-2024 Eğitim-Öğretim yılının birinci döneminde bir devlet okulunun 7. sınıfına devam eden öğrenciler ile gerçekleştirilmiştir. Altı haftalık bir sürede uygulanmıştır. Çalışma grubu 17'si deney, 20'si kontrol grubu olmak üzere toplam 37 öğrenciden oluşmuştur. Öğrenciler ile Türkçe Dersi Öğretim Programı kapsamında yer alan "Doğa ve Evren" teması işlenmiştir. Uygulama sürecinde kontrol grubunun öğretmeninin ders işleme yöntemi geleneksel yöntem olmuştur. Deney grubunda ise araştırmacı tarafından H5P ile geliştirilen etkileşimli içerik öğretmenin öğretim programını uygulamasına destek olmuştur. Hazırlanan etkileşimli içerik deney grubunda akıllı tahtada çalıştırılarak öğretim süreci içerisinde kullanılmıştır. İçerikler hem bilgilendirici hem de öğrenilen bilgilerin test edilebileceği sayfalardan oluşmaktadır. Bu uygulama ile hem öğrencilerin öğrendikleri bilgilerin kalıcı olması hem de daha ilgi çekici olması amaçlanmıştır. Öğrencilerin ön ve son testteki akademik başarılarının seviyesini belirlemek için araştırma kapsamında Akademik Başarı Testi kullanılmıştır. Ayrıca öğrencilere öntest ve sontest olarak Okur Özyeterlik Ölçeği ve Okumaya Yönelik Tutum Ölçeği uygulanmıştır. Araştırma süresince toplanan veriler IBM SPSS Statistics 27.0 yazılımı ile analiz edilmiştir. Araştırmada 21 öğretmen ile yapılan görüşmelerden elde edilen nitel veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre H5P ile geliştirilen etkileşimli içerik desteği ile gerçekleştirilen öğretimin geleneksel yönteme göre öğrencilerin akademik başarılarını arttırmada ve okumaya yönelik tutumlarını olumlu yönde geliştirmede etkili olduğu görülmüştür. Okur özyeterlik düzeyleri açısından ise istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır. Anahtar kelimeler: Akademik Başarı, Etkileşimli İçerik, H5P, Okur Özyeterlik, Okumaya Yönelik Tutum

Bilgisayar destekli eğitimBilgisayar destekli öğretimEtkileşimli elektronik kitap+1
Erhan Öztürk
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çevrim içi derslerde sınıf yönetimi açısından yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri

Bu araştırmanın ana amacı uzaktan eğitim sürecinde öğretmenlerin çevrim içi derslerde sınıf yönetimi açısından yaşadıkları sorunları tespit etmek ve bu sorunlara çözüm önerileri sunmaktır. Bu ana amaç doğrultusunda katılımcıların çevrim içi derslerde yaşadıkları sınıf yönetimi açısından ve genel sorunlar, yüz yüze derslerde sınıf yönetiminde yaşanan genel sorunlar, bu sorunların benzerliği ve öğretmenlerin çevrim içi öğrenme platformlarını kullanma becerileri incelenmiştir. Araştırma; 2022-2023 yılı itibariyle Adana ilinde MEB'e bağlı anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise düzeylerinde eğitim veren okullarda görev yapan 97 öğretmen ile gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmanın yöntemi "Durum Çalışması Modeli" çerçevesinde tasarlanmıştır. Katılımcılarla yapılan yapılandırılmış görüşmelerden elde edilen veriler içerik analiziyle analiz edilmiştir. Bu araştırmada elde edilen verilere göre katılımcıların çevrim içi derslerde genel olarak; internet bağlantısı ve donanım, teknoloji okuryazarlığı ve sınıf yönetimi sorunları yaşadığı görülmüştür. Katılımcıların çevrim içi derslerde yaşadıkları en önemli genel sorunun sınıf yönetimi sorunu olduğu tespit edilmiştir. Katılımcıların çevrim içi dersi yönetme konusunda sorunlar yaşadığı sonucuna ulaşılmıştır. Katılımcıların çevrim içi derslerde sınıf yönetimi açısından yaşadıkları en büyük genel sorunların; derslere katılımın az olması, derslerde etkileşimin az olması, öğrencinin derste olup olmadığını bilememe ve öğretmenlerin canlı ders deneyimsizliği olduğu görülmüştür. Katılımcıların yüz yüze derslerde sınıf yönetimi açısından yaşadıkları en önemli sorunların ise öğrencilerin kurallara uymaması, kalabalık sınıf mevcutları, sınıf içi gürültü ve motivasyon sorunları olduğu görülmüştür. Ayrıca özellikle anaokulu ve ilkokul düzeyinde eğitim veren öğretmenlerin genellikle öğrencilerin yönerge alamama sorununu yaşadığı saptanmıştır. Yapılan görüşmelerde katılımcıların çoğunun verdiği cevaplara göre katılımcıların sınıf yönetimi açısından çevrim içi ve yüz yüze derslerde yaşadıkları sorunların farklılaştığı sonucuna varılmıştır. Katılımcılar iki eğitim türünün de sorunlarının farklı olduğunu bildirmişlerdir. Yapılan analiz sonucunda öğretmenlerden çevrim içi öğrenme platformlarını kullanma becerileri iyi olanlar kadar iyi olmayanlar olduğu da görülmüştür. Bu becerilerini katılımcıların yarıdan fazlası da orta seviyede görmektedir. Çevrim içi öğrenme platformlarını kullanma becerilerinin iyi olup olmama durumunun yaş ve mesleki deneyim süresi ile değiştiği sonucuna varılmıştır. Katılımcılar, MEB tarafından yerli bir çevrim içi platform oluşturulması, oluşturulacak bu platformun ve uzaktan eğitimin daha etkili ve verimli bir şekilde kullanılmasına dair eğitimlerin verilmesi, MEB tarafından öğretmen ve öğrencilere tablet, bilgisayar, grafik tablet ve uzaktan eğitimin daha verimli ilerlemesini sağlayacak diğer donanımların verilmesi gerektiği yönünde görüş bildirmişlerdir. Ayrıca internet alt yapısının güçlendirilmesi ve sınırsız olarak sunulması gerekliliği de katılımcılar tarafından bildirilmiştir.

Öğretim teknolojileri
Mustafa Adsız
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Simülasyon destekli blok tabanlı robotik programlama ortamlarının, öğrencilerin akademik başarısına, robotik programlamaya yönelik tutumlarına ve görüşlerine etkisi

Bu araştırma, 2021-2022 eğitim öğretim yılının ikinci döneminde Kahramanmaraş ilinde devlet okulunda öğrenim gören beşinci sınıf öğrencileri ile yürütülmüştür. Çalışmanın temel amacı, Tinkercad ve MakeCode gibi simülasyon destekli blok tabanlı robotik programlama ortamlarının ortaokul öğrencilerinin akademik başarılarına, tutumlarına ve görüşlerine olan etkisini incelemektir. Araştırma, Tinkercad ortamında Arduino Uno mikroişlemci kartı ile çalışan Deney Grubu 1, MakeCode ortamında Micro:Bit mikroişlemci kartı ile çalışan Deney Grubu 2 ve Mblock Web versiyon ortamında fiziksel robotik programlama çalışmaları yapan Kontrol Grubu olmak üzere üç gruptan oluşmaktadır. Araştırmanın yöntemi sekiz hafta süren bir deney tasarımını içermekte olup, veri toplama araçları olarak "Akademik Başarı Testi", "Robotik Programlamaya Yönelik Tutum Ölçeği" ve "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" kullanılmıştır. Elde edilen nicel veriler SPSS programı ile nitel veriler ise NVivo programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma bulgularına göre, grup içi akademik başarının her üç grupta arttığı ve bu artışın istatistiksel olarak anlamlı olduğu görülmüştür. Grup içi tutum üzerindeki etki incelendiğinde, Kontrol Grubu ve Deney Grubu 1'de artışın istatistiksel olarak anlamlı olduğu, Deney Grubu 2'de artışın ise istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık oluşturmadığı görülmüştür. Akademik başarı erişi ortalama puanları açısından gruplar arası karşılaştırmalarda gruplarda kullanılan ortamların anlamlı bir fark oluşturmadığı görülürken RP tutum erişi ortalama puanları açısından Deney Grubu 2 ve Kontrol Grubu arasında istatiksel olarak anlamlı bir fark olduğu sonucuna varılmıştır. Bu da Mblock ortamında gerçekleştirilen fiziksel robotik programlamanın öğrenci tutumları üzerinde daha etkili olduğunu göstermektedir. Araştırmada cinsiyetin akademik başarı ve tutum üzerinde bir etkisinin olmadığı saptanmıştır. Yapılan görüşmelerde öğrenciler, çalıştıkları ortamları eğlenceli bulmuş ve bu ortamların öğrenmelerini kolaylaştırdığını belirtmişlerdir. Çalışma, simülasyon destekli blok tabanlı robotik programlama ortamlarının ortaokul öğrencilerinin öğrenmeleri üzerinde olumlu bir etkisi olduğunu ve öğrencilerin bu ortamları eğlenceli bulduklarını ortaya koymaktadır.

Arduino etkinlikleriBenzetimBlok temelli programlama
Caner Öztürkten
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Lise öğretmenlerinin teknolojik pedagojik alan bilgileri ile dijital veri güvenliği farkındalığı arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, liselerde görev yapan öğretmenlerin Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi (TPAB) düzeyleri ile dijital veri güvenliği farkındalıkları(DVGF) arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmada elde edilen bulgulara göre TPAB yeterlik düzeyi ile DVGF düzeyi arasında pozitif bir ilişki bulunmaktadır. Bu bağlamda TPAB yeterlik düzeyi yüksek olan öğretmenlerin DVGF düzeylerinin de yüksek olduğu belirlenmiştir. Elde edilen bulgular, Bilişim Teknolojileri öğretmenlerinin TPAB yeterlik düzeyi ve dijital veri güvenliği farkındalığı düzeyinin diğer branşlardaki öğretmenlerinkine göre daha yüksek olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca cinsiyet açısından, erkek öğretmenlerin kadın öğretmenlere göre daha yüksek TPAB yeterlik düzeyi ve dijital veri güvenliği farkındalık düzeyine sahip olduğu belirlenmiştir. Öte yandan, günlük dört saat ve üzeri bilgisayar kullanan öğretmenlerin TPAB yeterlik düzeyleri ve DVGF düzeylerinin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Buna karşın, öğretmenlerin kıdemleri ile TPAB yeterlik düzeyleri ve DVGF düzeylerinin arasında anlamlı bir ilişki görülmemiştir. Bu bağlamda, öğretmenlerin teknoloji entegrasyon süreçlerinde yalnızca pedagojik bilgiyle sınırlı kalmayıp, dijital güvenlik farkındalıklarını da geliştirmeleri, hem öğrenciler için daha güvenli bir öğrenme ortamı yaratacak hem de dijital çağın gerekliliklerine uyum sağlamalarına katkı sağlayacaktır.

Eğitim teknolojisiTeknolojik pedagojik alan bilgisi
Neslihan Gökkaya Babacan
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Simülasyon tabanlı robotik kodlama eğitimi alan öğrencilerin gerçek setler üzerinde devre tasarımı becerilerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, robotik kodlama eğitiminde kullanılan simülasyon yazılımının, öğrencilerin akademik başarılarına, gerçek setler ile devre tasarım becerilerine etkisini ortaya çıkarmaktır. Ayrıca öğrencilerin kullanılan simülasyon yazılımına karşı olan tutumlarını incelemek amaçlanmıştır. Araştırmada öntest – sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Öğrencilerin devre tasarım becerilerini gözlemlemek için SOGORBA dereceli puanlama ölçeği oluşturulmuştur. Akademik çalışma sonrasında deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilere devre tasarım uygulaması yaptırılarak, SOGORBA dereceli puanlama ölçeğine veriler işlenmiştir. Araştırma 2021-2022 eğitim öğretim yılının 2.döneminde özel bir ortaokulun 5.sınıfına devam etmekte olan öğrenciler ile gerçekleştirilmiştir. Robotik kodlama eğitimleri atölye ortamında, haftada 2 gün olmak üzere 5 hafta uygulanmıştır. Çalışma grubu 14 kişi deney grubu, 14 kişi kontrol grubu olmak üzere toplamda 28 öğrenci ile oluşturulmuştur. Deney grubu robotik kodlama eğitimlerini simülasyon üzerinden alırken, kontrol grubundaki öğrenciler gerçek setler üzerinden eğitimlerini almıştır. Deney grubundaki öğrencilere Tinkercad yazılımı hakkındaki görüşlerini belirlemek için TYHÖA anketi uygulanmıştır. Araştırma sonunda elde edilen verilerde deney ve kontrol grupları öntest sonuçları arasında kontrol grubu lehine anlamlı bir fark olduğu gözlemlenmiştir. Sontest sonuçlarına göre her iki grup arasında anlamlı bir fark olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Her iki grubunda öntest ve sontest puanları arasında pozitif yönlü bir fark olduğu sonucuna ulaşılmıştır. SOGORBA dereceli puanlama ölçeği ile yapılan gözlemler sonucunda gruplardaki öğrencilerin elde ettiği puanların ortalamaları alındığında kontrol grubu ile deney grubu arasında anlamlı bir fark olmadığı gözlemlenmiştir. Sonuç olarak, öntest sonuçlarına bağlı başlangıç farklarına rağmen, simülasyon tabanlı robotik kodlama eğitimi sonucunda deney ve kontrol grupları arasında sontest ve SOGORBA dereceli puanlama ölçeğinde anlamlı bir fark bulunmamıştır. Robotik kodlama eğitiminde kullanılan "Tinkercad" yazılımı pozitif bir yönde etkiye sahip olan ve gerçek setler kadar etkili olan bir seçenektir.

Ömer Güvendik
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Harmanlanmış öğrenme ortamlarında algoritma ve akış şeması öğretiminin öğrencilerin akademik başarı, kodlama öğrenimine yönelik tutum ve problem çözme becerisi algısına etkisi

Bu araştırmada, eğitsel oyun destekli harmanlanmış öğrenme ortamlarında algoritma ve akış diyagramı öğretiminin, ortaöğretim düzeyindeki öğrencilerin akademik başarıları, kodlama öğrenimine yönelik tutum ve problem çözme becerisi algıları üzerindeki etkileri incelenmiştir. 2023-2024 eğitim öğretim yılı güz döneminde gerçekleştirilen araştırmaya ortaöğretim dokuzuncu sınıfa devam eden beş şube, toplam 121 öğrenci katılmıştır. Araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden ön test–son test kontrol gruplu yarı deneysel desen ile yürütülmüştür. Katılımcılar, dört deney grubu (D1, D2, D3, D4) ve bir kontrol grubu olmak üzere toplam beş gruba ayrılmıştır. D1 grubuna, dijital eğitsel oyunlar öğrenme etkinliklerinden önce uygulanmış ve eğitsel oyundaki problemleri blok tabanlı kodlama yoluyla çözmüşlerdir. D2 grubuna, dijital eğitsel oyunlar öğrenme etkinliklerinden önce uygulanmış ve eğitsel oyundaki problemleri metin tabanlı kodlama yoluyla çözmüşlerdir. D3 grubuna, dijital eğitsel oyunlar öğrenme etkinliklerinden sonra uygulanmış ve eğitsel oyundaki problemleri blok tabanlı kodlama yoluyla çözmüşlerdir. D4 grubuna, dijital eğitsel oyunlar öğrenme etkinliklerinden sonra uygulanmış ve eğitsel oyundaki problemleri metin tabanlı kodlama yoluyla çözmüşlerdir. Kontrol grubunda ise dijital eğitsel oyun uygulamasına yer verilmemiş; düz anlatım yöntemi uygulanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; algoritma konusuna yönelik akademik başarı testi, kodlama öğrenimine yönelik tutum ölçeği ve problem çözme becerisi algı ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analiz sürecinde, ön test, son test ve kalıcılık testi verilerine ilişkin normallik varsayımları ayrı ayrı incelenmiştir. Bazı ölçümler için normallik varsayımları sağlanırken, bazı durumlarda bu varsayımlar sağlanamamıştır. Bu doğrultuda, analizlerde hem parametrik hem de parametrik olmayan testlerden yararlanılmıştır. Anlamlı farkların belirlenmesinde çoklu karşılaştırma analizleri kullanılmıştır. Bulguların yorumlanmasında, elde edilen sonuçların gücünü desteklemek amacıyla etki büyüklüğü hesaplamalarına da yer verilmiştir. Elde edilen bulgular, dijital eğitsel oyun destekli öğretimin özellikle blok tabanlı uygulamalarda öğrencilerin akademik başarılarını, kodlama öğrenimine yönelik tutumlarını ve problem çözme becerisi algılarını anlamlı biçimde geliştirdiğini göstermiştir. Ayrıca ders sonrasında kullanılan dijital eğitsel oyunların, ders öncesi kullanımına kıyasla öğrenci başarısı, tutumu ve problem çözme becerisi algısında daha yüksek düzeyde gelişim sağladığı belirlenmiştir. Bunun yanında, oyun türü (blok/metin tabanlı kodlama) ve uygulama zamanlaması (ders öncesi/sonrası) açısından da anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Bu sonuçlar, yalnızca öğretim yönteminin değil, öğrencilerin bilişsel ve duyuşsal özelliklerinin de öğrenme sürecinde belirleyici olduğunu ortaya koymaktadır. Dolayısıyla, dijital eğitsel oyun destekli harmanlanmış öğretim, algoritmik düşünme becerilerinin kazandırılmasında etkili bir yöntemdir. Araştırma sonuçları, algoritma ve akış şeması öğretiminde düz anlatım yönteminin ötesine geçilerek, dijital oyunlarla desteklenen harmanlanmış öğrenme ortamlarının bilişsel, duyuşsal ve algısal kazanımlara katkı sunduğunu göstermektedir. Bu yönüyle çalışma, literatüre özgün ve çok boyutlu bir katkı sunmaktadır. Anahtar kelimeler: Harmanlanmış öğrenme, dijital eğitsel oyunlar, algoritma öğretimi, akış diyagramları, problem çözme becerisi algısı, akademik başarı, öğrenci tutumu

Hakan Yıldırım
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul öğretmenlerinin teknoloji entegrasyon düzeylerini etkileyen faktörlerin veri madenciliği ile modellenmesi

Bu araştırmanın amacı 2021-2022 eğitim ve öğretim döneminde Şanlıurfa ilinin devlet okullarında çalışan öğretmenlerin teknoloji entegrasyon düzeylerini etkileyen faktörlerin önem sırasını ayrıntılı bir şekilde incelemektir. Veri madenciliği yöntemlerinden karar ağacı yöntemi kullanılan araştırmanın örneklemini 2021–2022 eğitim ve öğretim yılı Şanlıurfa ili devlet okullarının ortaokul kademesinde çalışan 1075 öğretmen oluşturmaktadır. Öğretmenlerin teknoloji entegrasyon düzeylerini açıklayan değişkenler uygulanan demografik bilgi formu ve "Öğretmenlerin Teknoloji Entegrasyonlarına Yönelik Temel Göstergeler Ölçeği" aracılığıyla ile belirlenmiştir. Çalışmada verilerin analizi "SPSS Statistics 25" paket programı aracığıyla veri madenciliği yöntemlerinden en çok tercih edilen karar ağaçları yöntemi ile yapılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin teknoloji entegrasyonu düzeyini etkileyen en önemli faktörün "Hizmet İçi Eğitim Alma/Almama" faktörü olduğu belirlenmiştir. Daha sonrasında ise "Branş" ve "İdarecilerin Destek Sunma/Sunmama" faktörlerin eşit ve ikinci derecede öneme sahip olduğu tespit edilmiştir. Üçüncü dereceden önemli faktörler ise "Okulun Teknolojik Altyapısı", "Bilgisayar Kullanım Deneyimi", "Öğretmenlik Hizmet Süresi" ve "Yaş" faktörlerinin olduğu belirlenmiştir.

CHAID analiziKarar ağacıTeknoloji entegrasyonu+1
Muhittin Arslan
Fırat University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğretmen adaylarının bilgi gizliliği yönetimi davranışları, internet bağımlılıkları ve sosyal medya kullanım alışkanlıkları arasındaki ilişkilerin incelenmesi

İnternet üzerinden ulaşılan, paylaşıma imkan veren sosyal ağlar ile bilgi paylaşımın yaygın şekilde yapılması bu ağlar üzerinden bilgi gizliliği ilkesinin zedelenmesine ve kişisel veri gizliliğinin sorgulanmasına neden olmaktadır. Bu ihlalin en fazla yapıldığı mecranın sosyal ağlar olarak adlandırılan internet sitelerinin olduğu bilinmektedir. Bu durum, sosyal medya ortamlarında kişisel güvenlik ve gizliliğe daha fazla dikkat edilmesinin gerekliliğini ortaya çıkarmaktadır. Bu araştırmada öğretmen adaylarının, sosyal medya ortamlarında bilgi gizliliği yönetimi davranışları, internet ve sosyal medya bağımlılıkları ve sosyal medya kullanım alışkanlıkları arasındaki ilişkilerin farklı değişkenlere bağlı olarak incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın araştırma grubunu, Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi 2017-2018 eğitim-öğretim bahar yarıyılında 3. ve 4. sınıfta öğrenim görmekte olan 625 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli ile yürütülmüştür. Kişisel bilgi formu, sosyal medya kullanım amacı anketi, bilgi gizliliği yönetimi davranışları ölçeği, internet bağımlılığı ve sosyal medya bağımlılığı ölçeklerinden oluşan veri toplama araçları araştırmacılar tarafından öğretmen adaylarına basılı olarak uygulanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde frekans analizi, t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Post-Hoc/Tukey HSD anlamlılık testi, korelasyon ve regresyon analizi teknikleri kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, araştırmaya gönüllü olarak katılan öğretmen adaylarının çoğunluğunun (%68.4) kadın olduğu ve yine araştırmaya katılan adayların büyük oranda (%98.4) sosyal medya hesabı olan bireyler olduğu görülmüştür. Öğretmen adaylarının internet bağımlılıkları ve bilgi gizliliği yönetimi davranışları orta düzeyde, sosyal medya bağımlılıklarının ise düşük düzeyde olduğu belirlenmiştir. Ayrıca bilgi gizliliği yönetimi davranışları ile internet bağımlığı arasında pozitif yönlü zayıf düzeyde anlamlı bir ilişkinin olduğu, benzer şekilde bilgi gizliliği yönetimi davranışları ile sosyal medya bağımlılığı arasında pozitif yönlü zayıf düzeyde bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. İnternet bağımlılığı ile sosyal medya bağımlılığı arasında ise pozitif yönlü yüksek düzeyde anlamlı bir ilişkinin olduğu görülmüştür. Bununla birlikte yapılan regresyon analizi sonucunda bilgi gizliliği yönetimi davranışlarının, internet ve sosyal medya bağımlılığının bir yordayıcısı olduğu araştırmanın ulaşılan diğer sonuçları arasındadır. Anahtar Kelimeler: Bilgi gizliliği, Sosyal medya, İnternet bağımlılığı, Öğretmen adayı, Sosyal medya kullanım alışkanlıkları.

Aday öğretmenlerBilgi güvenliğiGizliliğin ihlali+4
Aynur Sevinç
Fırat University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğretmenlerin derslerinde öğretim teknolojilerini kullanımına ilişkin görüşlerinin analizi

Bu araştırmanın amacı öğretmenlerin derslerinde öğretim teknolojilerinikullanma konusunda hangi noktada olduklarını, doğrudan kendi görüşlerinden olmaküzere belirlemeye çalışmaktır. Araştırmada öğretmenlerin derslerinde teknolojiyi niçinkullandıkları, hangi teknolojileri ne amaçla kullandıkları, kullandıkları bu teknolojiyihangi kaynaklardan elde ettikleri ve bu teknolojileri kullanırken herhangi bir kaynaktanyardım alıp almadıkları, teknoloji kullanımı konusunda kendilerini yeterli görüpgörmedikleri soruları irdelenmiştir.Öğretmenlerin derslerinde teknoloji kullanımı hakkındaki görüşleriniderinlemesine ortaya koymaya çalışan bu araştırmada nitel araştırma tekniğikullanılmıştır.Araştırmada belirlenen alt problemlerle ilgili ayrıntılı bilgi edinmek için bir bilgiformu kullanılmıştır. Daha sonra bilgi formu internet üzerinden yayınlanmış veöğretmenlere e-posta yolu ile ulaşılmıştır. Araştırmamızda 1000 öğretmene araştırmayakatılmaları için birer e-posta iletisi gönderilmiştir. Bu öğretmenlerden 93 tanesindendönüş sağlanmıştır.Verilerin analizinde hem betimsel, hem de içerik analizinden yararlanılmıştır.Bilgi formunda yer alan yapılandırılmış sorular betimsel analiz için önceden belirlenmiştemaları ortaya çıkarmıştır. İçerik analizi sonucunda benzer cevaplardan yola çıkılarakkategoriler oluşturulmuştur. Kategoriler oluşturulduktan sonra her bir kategorininfrekans ve yüzdeliği ortaya çıkarılmıştır.Araştırma bulgularına göre öğretmenler derslerinde teknolojiyi, aktif öğrenmeyisağlama, kalıcılığı sağlama, öğrenmeyi kolaylaştırma, kaliteli öğrenme, zamandantasarruf gibi nedenlerle kullanmaktadırlar. Araştırmamıza katılan öğretmenlerden hiçbirisinin derslerinde grafiksel hesap makinesi, veritabanı yönetim yazılımı, sohbetodaları, video konferans, sesli konferans, uzman sistemler, programlama dilleri vebenzeşim (simülasyon) teknolojilerini kullanmadıkları görülmektedir. Buna karşınresim/grafik gösterimi, projektör ve video gösterimi gibi teknolojiler en çok kullanılanteknolojilerdir.Anahtar Kelimler: Eğitim Teknolojileri, Öğretim Teknolojileri, Öğretmen,Teknoloji

Ders programlarıEğitim teknolojisiTeknoloji+4
Meral Güzel Türk
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

ARCS motivasyon modeline göre geliştirilen etkileşimli e-kitapların öğrencilerin akademik başarıları, matematik kaygıları ve motivasyonlarına etkisi

Bu araştırmanın amacı, Teknoloji Fakültelerine MTOK kontenjanı ile yerleşen öğrencilerin bilimsel hazırlık sınıfı kapsamında aldıkları temel matematik eğitimini destekleyen, ARCS motivasyon modeli uyarınca tasarlanmış etkileşimli kitabın başarı, motivasyon ve kaygı değişkenleri üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırma nitel ve nicel yöntemlerin birlikte kullanıldığı karma yöntem ile desenlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Fırat Üniversitesi Teknoloji Fakültesi, Bilimsel Hazırlık Sınıfına devam eden 94 öğrenci oluşturmuştur. Öğrencilere dağıtılacak materyal araştırmacı tarafından ARCS motivasyon modeline uygun olarak EPUB formatında geliştirilmiştir. Etkielşimli matematik kitabının içeriği olarak "Fonksiyonlar", "Polinomlar" ve "İkinci dereceden denklemler" üniteleri belirlenmiştir. Kontrol grubunda mevcut öğretim yöntemi ile öğretim devam ederken, deney grubunda mevcut öğretim yöntemine ek olarak geliştirilen etkileşimli kitap dağıtılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda akademik başarı testi, öğretim materyalleri motivasyon anketi ve matematik kaygı ölçeği öntest-sontest olarak uygulanmıştır. Nitel veri toplama boyutunda ise, iki açık uçlu sorudan oluşan bir form uygulama sonunda öğrencilere doldurtulmuştur. Verilerin çözümleme sürecinde, profil analizi ve içerik analizi yöntemlerinden yararlanılmıştır. Nicel verilerin çözümlenmesi sonucu ARCS motivasyon modeline göre geliştirilen etkileşimli matematik kitabının öğrencilerin akademik başarılarını ve motivasyonlarını arttırdığı ve matematik kaygılarını azalttığı belirlenmiştir. Nitel verilerin çözümlenmesi sonucu ise bu kitabın video ile zenginleştirme, yeterli yazı içerme, internet mecburiyetinin olmaması, yazı büyüklüğünde değişiklik, not alma, dinleme imkânı ve tekrar etme özelliklerinden dolayı öğrenciler tarafından beğenildiği, beceri yetersizliği, depolama sorunu ve alışılmış çalışma şekli gibi sebeplerden dolayı beğenilmediği sonucunca ulaşılmıştır. Bu araştırma bir motivasyon modeline dayalı olarak geliştirilen etkileşimli kitaba ilişkin literatürde rastlanacak ilk kitap olmasından dolayı önemli görülmektedir.

ARCS Güdüsel Tasarım ModeliAkademik başarıBaşarı+7
Seda Özer
Fırat University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yaşam boyu öğrenme bağlamında dönüştürücü öğrenme kuramına göre hazırlanmış bir içerik yönetim sisteminin değerlendirilmesi

Günümüzde var olan bilginin sabit olmaması ve çok hızlı değişim göstermesi, insan profilini de değiştirmiştir. 21. yüzyılda bilgi toplumu bireylerinden bilgiyi öğrenmeleri, öğrendiklerini özümsemesi, günlük hayatında kullanmaları ve değişen şartlara göre yenilemeleri beklenmektedir. Bu durum yaşam boyu öğrenme etkinliklerinin yaygınlaştırılması ile mümkündür. Yaşam boyu öğrenme becerilerine sahip bireyler, piyasanın ihtiyacı olan nitelikli iş gücü haline gelerek küresel kalkınmada etkin rol üstlenebilirler. Yaşam boyu öğrenme faaliyetleri ülkemizde ağırlıklı olarak Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Halk Eğitim Merkezleri tarafından verilen çeşitli kurslarla devam ettirilmektedir. Kurslara katılan kişiler geleneksel eğitim yaşını doldurmuş, fiziksel ve ruhsal olarak belirli bir olgunluğa erişmiş yetişkin bireylerdir Bu araştırmanın amacı, Halk Eğitim Merkezi bünyesinde açılan bilgisayar işletmenliği kurslarında eğitim gören kursiyerlere, yetişkin eğitimi kuramlarından dönüştürücü öğrenme kuramına göre (DÖK) özelleştirilmiş Moodle Öğretim Yönetim Sistemi (ÖYS) ile desteklenerek verilen eğitimin; kursiyerlerin akademik başarılarına etkisini araştırmak, öğretim materyallerine yönelik motivasyonlarına etkisini araştırmak ve özelleştirilen ÖYS' yi değerlendirmektir. Bu amaç doğrultusunda araştırmada doğrudan ve dolaylı değerlendirmelerin bir arada kullanıldığı tümleşik değerlendirme yapılmıştır. Araştırmanın deseni, biri olan ön test - son test kontrol gruplu desendir. Araştırmanın çalışma grubu, 2015-2016 eğitim öğretim yılında Bingöl Halk Eğitim Merkezi tarafından verilen "Bilgisayar İşletmenliği" kurslarına katılan 69 kurs öğrencisidir. Araştırmadaki deney ve kontrol gruplarının oluşturulması amacıyla, 69 kişilik grup, evde internet erişimine sahip olma ve eğitim durumları göz önünde alınarak rastgele şekilde 32 kişi (deney grubu) ve 37 kişi (kontrol grubu) olarak ikiye ayrılmıştır. Kontrol grubunda yer alan öğrencilere yalnızca bilgisayar laboratuarı ortamında yüz yüze, deney grubu öğrencilerine de, bilgisayar laboratuarı ortamında yüz yüze ve özelleştirilen Moodle ÖYS üzerinden eğitim verilmiştir. Uygulama yaklaşık dört hafta sürmüştür. Yapılan araştırmada dört adet veri toplama aracı kullanılmıştır. Veri toplama araçlarından ilki, demografik bilgilerin yer aldığı sekiz maddelik anket sayfasıdır. İkinci veri toplama aracı, Elçiçek (2015) tarafından geliştirilen ve 48 sorudan oluşan "Akademik Başarı Testi" dir. Üçüncü veri toplama aracı, J. M. Keller tarafından geliştirilen, Kutu ve Sözbilir (2011) tarafından Türkçe' ye uyarlanmış 24 maddeden oluşan "Öğretim Materyalleri Motivasyon Anketi (ÖMMA)" dir. Dördüncü veri toplama aracı ise, araştırma sonunda yalnızca deney grubuna uygulanmak üzere Ateş (2013) tarafından geliştirilen ve 41 maddeden oluşan "Eğitsel Web Sitesi Değerlendirme Ölçeği" dir. Araştırma sonunda; uygulanan her iki yöntemin de öğrencilerin akademik başarılarını ve öğretim materyallerine yönelik motivasyonlarını arttırdığı fakat özelleştirilen ÖYS ile desteklenerek verilen eğitimdeki öğrencilerin akademik başarı ve öğretim materyallerine yönelik motivasyonlarının, yalnızca bilgisayar laboratuarında yüz yüze verilen eğitimdeki ortalamalardan yüksek olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Ayrıca hazırlanan ÖYS' yi değerlendirmek amacıyla deney grubu öğrencilerine uygulanan ölçek maddelerine öğrencilerin genel olarak "İyi" ve "Çok İyi" aralığına gelen cevaplar verdikleri sonucuna ulaşılmıştır. Buna göre, özelleştirilen ÖYS' nin genel olarak kullanışlı bir sistem olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Dönüştürücü öğrenme kuramı, yaşam boyu öğrenme, içerik yönetim sistemi, Moodle, öğretim materyalleri motivasyonu.

Dönüştürücü öğrenmeHalk eğitim merkezleriYaşam boyu öğrenme+5
Mustafa Öncel
Fırat University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İşitme engelli öğrenciler için geliştirilen bilgisayar destekli kelime öğretim materyalinin uygulanmasına ilişkin bir durum çalışması

İşitme engelli öğrencilerin işitme kaybı nedeniyle kelime bilgileri duyan akranlarına oranla düşüktür. Bu durum onların anlama ve kavrama güçlükleri yaşamalarına bu sebeple de normal bireylerle iletişim kurmada zorlanmalarına dolayısıyla toplumdan soyutlanmalarına neden olabilir. Bilişim teknolojilerinin sunduğu imkânlar yardımıyla bu öğrencilerin özel ihtiyaçlarına uygun öğrenme ortamları oluşturularak onların işitme engelinden kaynaklanan öğrenme güçlükleri azaltılabilir (Tüfekçioğlu, 2003). Bu noktada işitme engelli öğrencilerin eğitimlerinde büyük öneme sahip olan öğretmenlerin derslerinde kullandıkları özel yöntemler, öğretim materyalleri, karşılaştıkları problemler ve bunlara yönelik olarak sundukları çözüm önerileri önem taşımaktadır. Bu çalışmada, işitme engelli öğrenciler için Mayer'in (2001) Türetimci Çoklu Ortam Kuramı'na dayalı bir kelime öğretim materyalinin geliştirilmesi, uygulanması ve materyalin öğrenciler üzerindeki etkisinin öğretmen görüşleriyle incelenmesi amaçlanmıştır. Bunun yanında öğretmenlerden alınan görüşlerle işitme engelli okullarında yaşanan sorunlara ve bunlara yönelik çözüm önerilerine yer verilmiştir. Çalışma, Doğu Anadolu Bölgesi'nde bulunan bir İşitme Engelliler Ortaokulu'nda öğrenim görmekte olan 27 öğrenci ve okulda görev yapmakta olan 14 öğretmen ile yürütülmüştür. Araştırmada, nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Geliştirilen kelime öğretim materyali sınıflarda akıllı tahta aracılığıyla ve öğretmen gözetiminde 8 hafta boyunca haftada 1 ders saati olarak öğrencilerin kullanımına sunulmuştur. Elde edilen bulgular değerlendirildiğinde, araştırmacı tarafından geliştirilen kelime öğretim materyalinin öğrencilerin kelime bilgisi üzerinde artış sağladığı, ilgilerini ve derse katılımı arttırdığı, uygulamaları severek yaptıkları gibi olumlu sonuçlar ortaya çıkardığı görülmüştür. Ayrıca araştırma sonucunda işitme engelli öğrencilerin yaşadıkları öğrenme güçlüklerinin çözümüne yönelik olarak bilişim teknolojilerinden yararlanılarak hazırlanacak görsel yönden zengin ve etkileşimli materyallerin kullanımı önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Bilişim Teknolojileri, Çoklu Ortam öğrenme, Eğitim, İşitme Engelli, Kelime Bilgisi, Öğretim Materyali

Bilgisayar destekliBilgisayar destekli eğitimEğitim teknolojisi+6
Hacer Keser
Fırat University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Eşzamanlı çevrimiçi öğretimde sorgulama topluluğu modeli çerçevesinde bilişsel buradalık ile akademik başarı ilişkisinin incelenmesi

Çevrimiçi ortamlarda, öğretmen ve akranlar ile iletişim ve etkileşim, birlikte çalışma ve sosyalleşme, bu ortamlarda gerçekleşen öğrenmeleri açıklaması noktasında oldukça önemlidir. Bu çerçevede çevrimiçi ortamlarda öğrencilerin öğretmenleriyle ve akranlarıyla etkileşimlerini sosyal, öğretimsel ve bilişsel açılardan ele alarak, bu ortamlarda öğrenme hedeflerini gerçekleştirebilmek için oluşturulan topluluğu açıklamak amacıyla "Sorgulama Topluluğu Modeli" geliştirilmiştir. Bu çalışmada, çevrimiçi eşzamanlı öğretimde bilişsel buradalık ile akademik başarı ilişkisinin sorgulama topluluğu bileşenleri çerçevesinde incelenmiştir. Sorgulama topluluğu modeli çerçevesinde ele alınan bu değişkenlerin birbirleriyle ilişkileri hem nicel hem de nitel veriler toplanarak değerlendirilmiştir. Veriler, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü Uzaktan Eğitim Programı 4.sınıfa devam eden 40 öğrenciye Adobe Connect web konferans sistemi kullanılarak sunulan "Eğitimde Yapay Zekâ Uygulamaları" dersi sürecinde toplanmıştır. Nicel veriler için başarı testi ile "Sorgulama Topluluğu Ölçeği" uygulanmıştır. Ayrıca ders içerisinde yapılan gözlemler ve tartışma kayıtları, nicel araştırmalardan elde edilen verilerin yorumlanması noktasında değerlendirilmiştir. Sonuç olarak; öğrencilerin bilişsel, sosyal ve öğretimsel buradalık algıları yüksek denilebilecek düzeyde olduğu görülmüştür. Öğrencilerin algıları ile eşzamanlı çevrimiçi ortamda buradalıkların gerçekleşme durumları arasında yakın bir ilişki söz konusudur. Eğitimde yapay zekâ uygulamaları dersi sonunda oluşan akademik başarıları ile bilişsel buradalık algıları arasında bir ilişki görülmemiş olup, öğrencilerin bilişsel buradalık algıları ile sosyal ve öğretimsel buradalık algıları arsında orta düzeyde pozitif bir ilişki belirlenmiştir. Elde edilen sonuçların özellikle web konferans ile çevrimiçi eşzamanlı öğrenme ortamlarında gerçekleştirilen derslerde öğrencilerin öğretimsel, sosyal ve bilişsel buradalıkların olumlu yönde geliştirebilecek etkinlikler için ipuçları sunacağı düşünülmektedir.

Akademik başarıBilişsel buradalıkEş zamanlı ipucuyla öğretim+2
Servet Kılıç
Karadeniz Technical University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Harmanlanmış öğrenmenin öğrencilerin akademik başarısına ve öğrenmedeki kalıcılığa etkisi

Bu araştırmada, harmanlanmış öğrenme yaklaşımının öğrencilerin akademik başarısına ve öğrenmenin kalıcılığına etkisi incelenmiştir.Araştırmada, kontrol gruplu öntest-sontest deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma, İnönü Üniversitesi Malatya Meslek Yüksek Okulu Bilgisayar Programcılığı ikinci sınıftaki 32 deney, 31 kontrol grubu öğrencilerinden oluşan ve ?Bilgisayar Donanımı? dersini alan öğrenciler üzerinde yürütülmüştür. Deney grubuna harmanlanmış öğrenme yaklaşımı uygulanırken, kontrol grubu geleneksel ortamda çalışmalarını gerçekleştirmiştir.Araştırmada, veri toplama aracı olarak, başarı testi ve harmanlanmış öğrenme etkinliklerine ilişkin görüşme soruları kullanılmıştır. Araştırma hipotezlerini test etmek için, veri toplama araçlarından elde edilen niceliksel veriler özel bir istatistik programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde bağımsız gruplar t testi ve kovaryans analizi (ANCOVA) kullanılmıştır.Yapılan analizler sonucunda; deney ve kontrol gruplarının ön test ve son test başarı puanları arasında anlamlı bir bulunmamıştır. Bu sonuçlar, harmanlanmış öğrenme ortamlarında öğrenim gören deney grubu öğrencilerinin, yüz yüze ortamda öğrenim gören kontrol grubu öğrencileri kadar öğrenme sağladığını göstermiştir. Her iki gruba uygulanan kalıcılık testi başarı puanlarında, deney grubunun lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Bu sonuç, harmanlanmış öğrenme ortamlarında elde edilen öğrenmenin daha kalıcı olduğunu göstermiştir.Harmanlanmış öğrenme etkinliklerine ve uygulama sürecine ilişkin öğrenci görüşlerine göre; öğrenciler, konuları kalıcı bir şekilde öğrendiklerini, tekrar ve uygulama yaptıklarını, bazı durumlarda danışmanla iletişime geçme ihtiyacı duyduklarını, dersin web sitesindeki özelliklerin birçoğunu beğendiklerini fakat bunun yanında bazı sorunlarla da karşılaştıklarını belirtmişlerdir.Anahtar Kelimeler: Harmanlanmış Öğrenme, Uzaktan Öğrenme, Web Destekli Öğrenme.

BaşarıEğitim teknolojisiHarmanlama+7
Mustafa Aksoğan
Fırat University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de bilgisayar ve öğretim teknolojileri alanında yapılan yüksek lisans tezlerinin içerik ve yöntem açısından değerlendirilmesi

Bu çalışmada 2002-2007 yılları arasında Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Yüksek Lisans Programı'nda yapılan tezler incelenerek; ele alınan konular, bağımlı değişkenler; araştırmanın modeli, örneklemi, örneklem seçim yöntemi; araştırmada kullanılan materyal ve materyalin kimin tarafından yapıldığı; uygulamanın süresi; kullanılan ölçeğin özellikleri ve yapılan istatistik çalışmaları; araştırmacının mesleği ve üniversitesi; tez danışmanının bölümü ve jürideki BÖTE Bölümü öğretim elemanı sayısı ölçütlerine göre sınıflandırılarak eğilimleri tespit edilmeye çalışılmıştır.Bu çalışma; Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri alanında yapılan yüksek lisans tez çalışmalarının eğilimlerini incelediği için bir eğilim araştırmasıdır. Diğer yandan, tezlerin incelenmesini, var olan durumun aynen resmedilerek sınıflandırılmasını ve eğilimlerinin araştırılmasını amaçladığı için tarama araştırmaları; tezlerin, içeriğindeki eğilimleri belirlemek amacıyla, içeriklerinin belirli kategoriler açısından sistematik bir şekilde incelenmesini ve sayısallaştırılmasını amaçladığı için içerik analizi araştırmaları kapsamına da girmektedir.Çalışmada incelenen ulusal tezler, Yüksek Öğretim Kurumu'nun internet sayfasındaki tez kütüphanesinden elde edilmiştir. Dolayısıyla, ancak yazarların bu sitede yayınlanmasına izin verdikleri tezlere ulaşılması mümkün olmuştur.Yapılan incelemeler sonucu elde edilen veriler birbirlerine oranlanıp frekans ve yüzdesi hesaplanarak analiz yapılmıştır. Yapılan analizlerin sonuçları, incelenen tezlerin yıllara göre eğilim gösterdikleri alanlar açısından değerlendirilerek yorumlanmıştır.

İçerik analizi
Derya Akça Üstündağ
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim 4. ve 5. sınıf düzeylerindeki Türkçe metinlerde cümle uzunluğu, kelime uzunluğu ve kelime hazinesinin okunabilirlik üzerine etkisi

Evrenini ilköğretim 4 ve 5.sınıf düzeyindeki Türkçe metinlerin oluşturduğu araştırmada, ortalama kelime uzunluğu, ortalama cümle uzunluğu ve kelime hazinelerinin kullanım sıklığı değişkenlerinin, metinlerin okunabilirliği (anlaşılabilirliği) üzerindeki etkileri incelenmiştir. Metinler 4. ve 5. sınıf düzeylerinden 10 öğrenciye okutularak verilen açık uçlu soruları cevaplamaları istenmiş, değerlendirme sonucu elde edilen puanların aritmetik ortalaması alınarak metinlerin okunabilirlik puanları belirlenmiştir. Diğer yandan metinlerin ortalama kelime uzunlukları ve ortalama cümle uzunlukları ile metinlerdeki kelime hazinesi kullanım sıklığı, çalışma sürecinde geliştirilen elektronik Türkçe metin analizi (eTma) isimli program kullanılarak analiz edilmiştir. Okunabilirlik puanları bağımlı değişken, metinlerin ortalama kelime uzunlukları, ortalama cümle uzunlukları ile kelime hazinesi kullanım sıklıkları bağımsız değişkenler olmak üzere, veriler üzerinde çoklu regresyon analizi yapılmıştır. Analiz sonucunda bağımsız değişkenlerin bir arada bir metnin okunabilirliğini %22 oranında (R= 0.471 ve R2= 0.222) yordayabildikleri ortaya çıkmıştır. Bu sonuçtan hareketle okunabilirlik üzerinde tahmin gücü daha yüksek olan başka değişkenlerde bulunduğu söylenebilir. Regresyon katsayılarının anlamlılığına ilişkin t-testi sonuçları incelendiğinde ise kelime hazinesi kullanım oranı değişkeninin diğer değişkenlere göre okunabilirlik puanı üzerinde daha anlamlı bir yordayıcı olduğu görülmektedir. Dolayısıyla bu değişken, okunabilirlik üzerine yapılan araştırmalarda dikkate alınması gereken bir değişken olarak değerlendirilebilir.

Kelime frekansıOkuma düzeyi
Ebru Solmaz
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Endüstri meslek liselerinde elektronik öğretiminde proteus benzetim yazılımının öğrenci başarısına etkisi

Bu arastırmanın amacı, Atölye ve Laboratuvar Uygulamaları dersinde, ?Temel Lojik Kapılar? konusunda PROTEUS benzetim yazılımının akademik basarı üzerindeki etkisini ve ögrencilerin bu yazılım hakkındaki görüslerini tespit etmektir. Arastırmanın örneklemini, 2006 ? 2007 egitim ? ögretim yılında Bolu ili Mudurnu ilçesi Çok Programlı Lisesi (ÇPL) 10. sınıfta ögrenim görmekte olan 16 kisilik ögrenci grubu olusturmaktadır. Çalısmada son-test kontrol gruplu deneme modeli uygulanmıstır. Deney grubundaki ögrencilere bilgisayar ortamındaki benzetim programı, kontrol grubundaki ögrencilere ise geleneksel deney yöntemi uygulanmıstır. Benzetim yazılımı ve geleneksel laboratuvar uygulamaları haftada dört saat olarak toplam dört hafta boyunca uygulanmıstır. Uygulama sürecinde ögrencilere çalısma yapragı verilmis ve uygulamanın belirtilen islem basamaklarına göre tamamlanmaları istenmistir. Ögrencilerin Atölye ve Laboratuvar Uygulamaları dersindeki uygulamalar sonrasındaki akademik basarılarını ölçmek üzere arastırmacı tarafından bir basarı testi gelistirilmistir. Deney ve kontrol grubundaki ögrencilerin son-test sonuçları arasında anlamlı bir fark olup-olmadıgını incelemek üzere iliskisiz örneklemler için t-testi kullanılmıstır. Ögrencilerin görüslerini belirlemek üzere toplanan sayısal ortamda kayıtlı olan görüsme verileri yazıya dökülmüs, daha önceden görüsme formunda ortaya konan temalar dogrultusunda özetlenmis ve yorumlanmıstır. iii Arastırma sonucunda, ?Temel Lojik Kapılar? konusunda PROTEUS yazılımının geleneksel deney yöntemine alternatif bir uygulama olarak kullanılabilecegi ortaya çıkmıstır. Ayrıca, ögrencilerin görüsleri dogrultusunda, PROTEUS benzetim yazılımının ögrencilerin derse karsı ilgi ve özgüvenlerini arttırdıgı, zamandan ve maliyetten tasarruf sagladıgı ve elektrige çarpılma olasılıgını ortadan kaldırdıgı sonucuna varılmıstır.

Serpil Şen
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2007
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Az Gören Öğrencilerin eğitiminde Bilgisayar Destekli Eğitim Programının Görsel Algı Becerilerinin Gelişimine Etkisi

Bu çalısmada az gören ögrencilerin egitimi için hazırlanan bilgisayar destekli egitim programının, ögrencilerin görsel algı becerilerine etkisi incelenmistir. Arastırma uygulaması Ankara Yenimahalle lçesi Mitat Enç Görme Engelliler lkögretim Okulu ögrencileri üzerinde gerçeklestirilmistir. Arastırmada ölçme aracı olarak Frostig Görsel Algı testi kullanılmıstır. Hazırlanan bilgisayar destekli egitim materyali Frostig tarafından belirlenen bes görsel algı basamagına uygun olarak, görsel algı gelisimi destekleyecek sekilde tasarlanmıstır. Yansız olarak seçilen kontrol ve deney gruplarına ön test olarak Frostig Görsel Algı testi uygulanmıstır. Daha sonra kontrol grubu normal egitimine devam ederken deney grubuna hazırlanan bilgisayar destekli egitim programı uygulanmıstır. Sürecin sonunda deney ve kontrol grubuna sontest olarak Frostig Görsel Algı testi tekrar uygulanmıstır. Arastırmada elde edilen sonuçlar degerlendirildiginde; test genelinde alınan puana göre iki grubun sontestleri arasında anlamlı bir fark olmadıgı görülmüstür. Fakat görsel algının alt basamakları olarak Frostig tarafından tanımlanan bes bölüm için alınan alt test puanları karsılastırıldıgında göz motor koordinasyonu gelisimi ile ilgili alt testtin sontestleri arasında p<0,05 düzeyinde anlamlı bir fark bulunmustur.

Elif Özhamam
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İstihdam edilebilme becerilerini geliştirmeye yönelik web destekli öğretimin öğrenmeye etkisi

Mesleki ve teknik orta öğretim kurumlarında öğrenim görmekte olan gençlerin istihdam edilebilme becerilerinin geliştirilmesinde, web destekli eğitim ile desteklenen yüz yüze eğitim öğretim yönteminden yararlanılmasının öğrenci başarısına etkisini belirlemeye yönelik olarak yapılan bu araştırma, MEGEP Projesi kapsamında 2006 yılında Ankara'da yürütülen ?İstihdam Edilebilme Becerilerinin Geliştirilmesi Eğitimi Pilot Projesi?ne katılanlara uygulanmıştır. Bu çerçevede, araştırmanın evreni, yukarıda anılan pilot projeye kayıtlı meslek lisesi son sınıf öğrencilerinden oluşan 200 kişilik bir gruptur. Araştırmanın deney deseni ön test son test kontrol grup modelinden yararlanılarak oluşturulmuştur. Deney ve kontrol gruplarının tarafsız atanabilmesi için öğrencilere ?Öğrenci Tanıma Anketi? uygulanmış ve bu anketin sonucuna göre 200 kişi arasından benzer özelliklere sahip olan 42 kişi seçilmiştir. 21 kişi iki grup arasında tarafsız atanmıştır. Araştırmanın örneklemini, 21'i deney grubu ve 21'i kontrol grubu olmak üzere toplam 42 öğrenci oluşturmuştur. Araştırma kapsamında "Girişimcilik" konusu, deney grubunda web destekli eğitim ile desteklenen yüz yüze eğitim, kontrol grubunda ise yalnızca geleneksel öğretimle işlenmiştir. Başarıyı ölçmek için geliştirilen başarı testi, ön test ve son test olarak kullanılmıştır. Başarı testi ile elde edilen verilere dayalı olarak yapılan istatistiksel karşılaştırmalar, web destekli eğitim ile desteklenen yüz yüze eğitim modelinin, geleneksel yüz yüze eğitim modeline göre daha etkili olduğunu ortaya koymaktadır.

Mehmet Ekinci
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İşbirliğine dayalı ve bireysel bilgisayar destekli öğretimin öğrencilerin başarısına ve öğrenilenlerin kalıcılığına etkisinin karşılaştırılması

Araştırmanın amacı Ortaöğretim 9. sınıf bilgisayar derslerinde işbirliğine dayalı bilgisayar destekli öğretim yönteminin öğrencilerin başarısına ve öğrenilenlerin kalıcılığına etkisini bireysel bilgisayar destekli öğretim yöntemiyle karşılaştırarak test etmektir. Araştırmanın örneklemini, 2006 ? 2007 eğitim ? öğretim yılında Ankara ili Gölbaşı ilçesi Anadolu Meslek ve Endüstri Meslek Lisesi 9. sınıfta öğrenim görmekte olan 58 kişilik öğrenci grubu oluşturmaktadır. Deney ve kontrol grupları rastgele olarak ayrılmıştır. Çalışmada ön-test, son-test, kalıcılık testi kontrol gruplu deneme modeli kullanılmıştır. Deney grubundaki öğrencilere işbirliğine dayalı bilgisayar destekli öğretim yöntemi, kontrol grubu öğrencilerine bireysel bilgisayar destekli öğretim yöntemi, araştırmacı tarafından geliştirilen ?Elektronik Tablolama? ünitesi özel ders yazılımı ve çalışma yaprakları ile altı hafta boyunca uygulanmıştır. Araştırmada kullanılan 40 soruluk ölçme aracı, her iki gruba da öntest, sontest ve uygulamadan dört hafta sonra yapılan kalıcılık testi olarak kullanılmıştır. Deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin sontest ve kalıcılık puanlarının 0.05 manidarlık düzeyindeki analizi, SPSS programından yararlanılarak ilişkisiz örneklemler için t-testi ile yapılmıştır. Araştırma sonucunda deney grubu ile kontrol grubunun başarıları arasında anlamlı bir fark bulunmazken, deney grubunda öğrenilenlerin kalıcılığıyla, kontrol grubunda öğrenilenlerin kalıcılığı arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Elde edilen sonuçlara dayalı olarak, öğrenmedeki kalıcılığın arttırılması için işbirliğine dayalı bilgisayar destekli öğretim yönteminin kullanılabileceği önerilmektedir.

Sibel Gonca (yıldırım) Kayabaş
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Web tabanlı eğitimde kullanılan oyunların başarıya ve kalıcılığa etkisi

Oyunların eğlendirici özellik taşırken, oynayanların motivasyonlarını da artırdığı yapılan çalışmalarda görülmektedir. Dolayısı ile oyunlarla desteklenen veya gerçekleştirilen öğretme etkinliğinin, öğretim sürecinin verimliliğini arttırabileceği düşünülebilir. Günümüzde öğretim sürecinin verimliliğini arttırabilmek için bilgisayar ve internet teknolojilerinden de yararlanılmaktadır. Bu nedenle hem internet teknolojisinden hem de bilgisayar oyunlarından yararlanılarak geliştirilen eğitsel ortamları destekleyici materyaller, öğretim sürecini daha aktif ve daha eğlenceli bir ortam haline dönüştürebilir. Bu araştırma, web tabanlı eğitimde, zorluk dereceleri farklı olan ünitelere yönelik hazırlanmış oyunların kullanım durumunun, öğrencilerin başarısına ve kalıcı izli öğrenmelerine katkısını ortaya koymaktadır. Araştırma, Başkent Üniversitesi, Ticari Bilimler Fakültesi, ?Bilgisayar Kullanımı? dersini alan 1. sınıf öğrencileri üzerinde uygulanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, bu ders için açılan 12 grup arasından yansız atama yolu ile belirlenmiş dört grup öğrenciden toplam 50 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmanın hipotezlerini test etmek amacıyla görsel tasarımları aynı olan fakat iki farklı ünite içeren dört web tabanlı eğitim materyali tasarlanmış ve kullanılmıştır. Ayrıca her iki ünite için de kullanılmak üzere eğitsel oyun özelliklerine uygun bir oyun geliştirilmiştir. Geliştirilen bu oyun, ünitelerin içerisinde yer alan konuların alıştırmalarında kullanılmıştır. iii Araştırmanın deneme grubu öğrencileri, ilgili üniteye ait alıştırmalarda oyunların yer aldığı, kontrol grubu öğrencileri ise alıştırmalarda oyunların yer almadığı materyaller ile çalışmışlardır. Araştırmada öğrenciler üniteleri, ders programında belirlenen haftalarda ders saati süresi boyunca işlemiştir. Deneme sonunda, geçerlilik ve güvenirlilik analizi sonuçlarına göre oluşturulmuş ünitelere ait testler, öğrencilerin başarılarını ve öğrenmelerindeki kalıcılığı ölçmek amacı ile uygulanmıştır. Test sonuçları SPSS programı aracılığı ile analiz edilerek, gruplara ait ortalamalar ve standart sapmalar tespit edilmiştir. Araştırmada deneme ve kontrol gruplarının normal dağılıma sahip olup olmadıklarını görmek amacıyla Kolmogov-Smirnov testi uygulanmış, buna bağlı olarak grupların başarı testi karşılaştırmalarında t-testi kullanılmıştır. Deneme ve kontrol gruplarının başarı testi ortalamaları anlamlı derecede farklı çıktığından dolayı grupların kalıcılık testinin karşılaştırmalarında, başarı testinin etkisini ortadan kaldırmak üzere Kovaryans analizi yapılmıştır. Araştırmada ayrıca, zorluk dereceleri farklı olan ünitelerin, öğrencilerin başarılarına etkisini ölçmek amacı ile t-testi uygulanmıştır. Bunun yanında materyaller hakkında görüş bildiren öğrencilerin görüşleri değerlendirilerek kategorileştirilmiş ve yorumlanmıştır. Yapılan analizler sonucunda, her iki ünitede de oyunların kullanıldığı ve kullanılmadığı web materyalleriyle çalışan öğrencilerin öğrenmelerinin ortalama başarı puanları arasında oyunlu materyal lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Öğrencilerin öğrenmelerindeki kalıcılığı ölçmek amacıyla, uygulamadan 15 gün sonra yapılan kalıcılık testi sonucunda; oyunların kullanıldığı ve kullanılmadığı web materyalleriyle çalışan öğrencilerin öğrenmelerinin kalıcılıkları arasında oyunlu materyal lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Ünite farklılıklarının öğrenci başarısı üzerindeki etkisine bakıldığında, ünitelerin zorluk derecelerinin, oyunlu materyalleri ile çalışan öğrencilerin başarılarına Ünite 2 lehine etki ettiği, oyunsuz materyalle çalışan öğrencilerin başarılarına ise etki etmediği sonucuna varılmıştır. Bunun yanında, oyunlu ve oyunsuz materyaller hakkında görüş bildiren öğrencilerin, materyalleri olumlu yönde değerlendirdikleri görülmüştür. Araştırmanın sonuçları, ünitelere ait konuların alıştırmalarına yerleştirilen oyunların, öğrencilerin başarısına ve öğrenmenin kalıcılığına etki ettiğini göstermiştir. Bu araştırma sonuçları doğrultusunda web tabanlı eğitimde öğretim yazılımı tasarlanırken alıştırmalarda oyunlara yer verilmesi önerilmektedir.

Gülten Güngörmüş
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Problem çözme ve buluş yoluyla öğretim kuramına göre geliştirilmiş web tabanlı eğitim ortamının öğrenci başarısına etkisi

Bu arastırma, problem çözme ve bulus yoluyla ögretim kuramına göre gelistirilmis Web tabanlı egitim ortamının ögrencilerin akademik basarısı üzerindeki etkisinin belirlenmesi amacıyla gerçeklestirilmistir. Bu arastırma, 2006-2007 ögretim yılında Ankara'da ltekin lkögretim Okulu 5inci sınıf ögrencilerinden olusan 73 ögrenci üzerinde yürütülmüstür. Deney (38 ögrenci) ve kontrol (35 ögrenci) grupları yansız atama ile olusturulmustur. Deneysel çalısmanın gerçeklestirilmesi için Web tabanlı matematik dersi gelistirilmistir. Her konu haftada 4 ders saati kontrol grubuna geleneksel ögretim yöntemi ile sınıf ortamında, deney grubuna ise Web ortamında bilgisayar dershanesinde iki hafta süre ile toplam 8 ders saati olarak uygulanmıstır. Deneysel çalısmada, her iki gruba deney öncesinde ve deney sonrasında basarı testi uygulanmıstır. Ayrıca likert tipi anket kullanılarak deney grubunun nternet ve Web uygulaması ile ilgili görüsleri alınmıstır. Arastırmanın deneysel çalısması sonucunda elde edilen verilerin aritmetik ortalama ve standart sapmaları SPSS 11.0.5 for Windows programı kullanılarak hesaplanmıs, deney ve kontrol gruplarındaki ögrencilerin basarı puanlarının farklılasıp farklılasmadıgı bagımsız gruplar t testi ile analiz edilmistir. T testi sonuçları .05 anlamlılık düzeyinde degerlendirilmistir. Yapılan deneysel çalısma sonucundaki degerlendirmede, problem çözme ve bulus yoluyla ögretim kuramına göre gelistirilmis Web tabanlı egitim ortamının, ögrencilerin bilgi düzeylerini arttırmada anlamlı etkisi olmadıgı görülmüstür. Arastırmada, ögrencilerin Web tabanlı ortamda ögrenmeyi zevkli buldukları, Web ortamında sunulan sayfalarının menü yapısının kullanımını kolay buldukları, Web ortamında sunulan sayfalarının menü yapısını kolay hatırladıkları, Web ortamında sunulan sayfalarda ders çalısmalarının daha az zamanlarını aldıgına inandıkları, nternet'te (Web ortamında) çalısmanın daha faydalı olduguna inandıkları ve nternet'te arastırma yapmayı sıkıcı bulmadıkları görüslerine katıldıkları sonucuna ulasılmıstır.

Mesut Ünlü
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hipermedya ortamlarda öğrenme stillerine dayalı farklı gezinti yapılarının öğrenci başarısına etkisi

ÖZET HİPERMEDYA ORTAMLARDA ÖĞRENME STİLLERİNE DAYALI FARKLI GEZİNTİ YAPILARININ ÖĞRENCİ BAŞARISINA ETKİSİ AĞCA, R. Kağan Yüksek Lisans Tezi, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Anabilim Dalı Tez Danışmanı: Prof. Dr. Halil İbrahim YALIN Ankara 2006, XIII+79 Sayfa Bu araştırma, hipermedya ortamlarda öğrenme stillerine dayalı farklı gezinti yapılarının akademik başarıya etkisinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmada öğrenme stili olarak Kolb Öğrenme Stili Modeli temel alınmıştır. Hipermedya ortamların tasarlanması aşamasında Direct Path Pattern ve Related Child Pattern gezinti yapıları kullanılmıştır. Araştırmanın deneysel boyutunu gerçekleştirmek için Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe Öğretmenliği, Sosyal Bilgiler Öğretmenliği, Fen Bilgisi Öğretmenliği ve Sınıf Öğretmenliği bölümlerinden toplam 320 öğrenci katılmıştır. Öğrencilere uygulanan öğrenme stili belirleme ölçeği ile öğrencilerin baskın öğrenme stilleri tespit edilmiştir. Yapılan istatistiksel analizler sonucunda; Türkçe Öğretmenliği Bölümü 132, Sınıf Öğretmenliği Bölümü 70, Fen Bilgisi Öğretmenliği 66 ve Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Bölümü öğrencileri 52 olarak bulunmuştur. Öğrenme stilleri belirlenen 320 deneğin her biri homojen gruplara bölünerek her bir öğrenme stiline eşit dağılım yapılmıştır. Kolb Öğrenme Stilleri Envanteri kullanılarak öğrenme stilleri belirlenen 436 öğrenci, eşit olarak dağılımı yapılmışÂ ve 40'arlı 8 grup oluşturulmuştur. Gruplara öntest uygulandıktan sonra, her bir öğrenme stiline uygun nitelikte ve farklı yapılarda hazırlanan web siteleri ile 2 haftalık bir öğretim sağlanmıştır. Uygulama sonunda sontest uygulanmıştır. Gezinti yapısının öğrencilerin başarıları etkiler nitelikte olduğu saptanmıştır. Genel itibariyle özümseyen öğrenme stiline sahip olan bireyler doğrusal yapıda, yerleştiren öğrenme stiline sahip bireyler doğrusal olmayan yapıda, değiştiren öğrenme stiline sahip bireylerin doğrusal yapıda ve son olarak ayrıştıran öğrenme stiline sahip olan bireylerin ise doğrusal olmayan yapıda daha başarılı olduğu sonucu bulunmuştur.

Rıdvan Kağan Ağca
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Eğitsel Web sayfalarında kullanılan soruların öğrenmenin başarısına ve kalıcılığına etkisi

HAZIRLAYAN: AYSUN AYDOĞMUŞTEZ ADI: EĞİTSEL WEB SAYFALARINDA KULLANILAN SORULARINÖĞRENMENİN BAŞARISINA VE KALICILIĞINA ETKİSİÖZETBu araştırma ?Soruların kullanıldığı web tabanlı öğretim materyalleri ile çalışanöğrenciler ile sorusuz düz web metinler ile çalışan öğrencilerin öğrenmelerinin başarılarıarasında anlamlı bir fark yoktur? hipotezi üzerine kurulmuştur.Araştırmanın uygulaması Hamdullah Suphi İlköğretim Okulu 8. sınıf öğrencileriüzerinde gerçekleştirilmiştir. Deney ve kontrol gruplarının tarafsız atanabilmesi içinöğrencilere ?Öğrenci Tanıma Anketi? uygulanmış ve bu anketin sonucuna göre, 200 kişiarasından, benzer özelliklere sahip olan 40 kişi seçilmiştir. 40 kişi 4 grup arasında tarafsızatanmıştır.Hipotezi desteklemek amacıyla grafik tasarımları aynı fakat metin anlatımlarındafarklılık olan 4 eğitsel web sayfası tasarlanmıştır. 1.Gruba uygulanan materyalde metinöncesi sorulara yer verilmiş, 2. gruba uygulanan materyalde metin içi sorulara yer verilmiş, 3.gruba uygulanan materyalde hem metin öncesi hem de metin içi sorulara yer verilmiştir.4.grup kontrol grubu olarak ayrılmış ve bu gruba uygulanan materyalde sorulara yerverilmemiştir.Araştırma 3 deney ve 1 kontrol olmak üzere toplam 4 grup üzerinde gerçekleştirilmişve 3 hafta sürmüştür. 4.hafta sonunda öğrencilerin öğrenme yeterliliklerini ve farklılıklarınıtespit etmek amacıyla son test uygulanmış. Normal dağılıma uymayan 4 grup üzerindeçalışma yapıldığı için Kruskal Wallis tekniği uygulanmış ve p değerleri tespit edilmiş, gruplararasındaki farklılıkların kaynağının tespiti için de Mann Whitney U-testinden yararlanılmıştır.Yapılan analiz sonunda grupların başarı oranları arasında anlamlı bir farkbulunmuştur. Özellikle 1. ve 3. grup ile 2. ve 4. grup arasında başarı oranları bakımındanfarklılık göze çarpmaktadır.Öğrencilerin öğrenmelerindeki kalıcılığın testi amacıyla, uygulamadan 15 gün sonrakalıcılık testi uygulanmış ve not ortalamaları karşılaştırılarak en az unutmanın hangi gruptaolduğuna bakılmıştır. Buna göre metin içi soruların kullanıldığı grup ile sorusuz metinlerleçalışan grupların son test ile kalıcılık testi notları arasındaki farkın birbirine çok yakınolmasına karşın; hem metin içi hem de metin öncesi soruların kullanıldığı web materyali ileçalışan öğrencilerin hatırlamalarının daha başarılı olduğu görülmüştür.Soruların kullanıldığı web tabanlı öğretim materyalleri ile çalışan öğrenciler ile düzweb metinleriyle çalışan öğrencilerin öğrenmelerinin başarıları arasında anlamlı bir farkolmadığına dair araştırılan hipotez, anlamlı bir farkın olduğu yönünde çürütülmüştür. Ancakkalıcılık yönünden soru kullanımının etkisinin olmadığı tespit edilmiştir.

Aysun Aydoğmuş
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Robotik kodlama bağlamında gutud öğretim modeli etkililiğinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Kodlama eğitimi, öğrencilerin problem çözme, algoritmik düşünme, yaratıcılık, iş birliği ve teknoloji okuryazarlığı gibi çağın gerektirdiği temel becerileri kazanmalarında önemli bir araç olarak kabul edilmektedir. Bu araştırmanın amacı, robotik kodlama eğitimi sürecinde GUTÜD (Gözle, Uygula, Tasarla, Üret, Değerlendir) öğretim modelinin, 6. sınıf öğrencilerinin bilgi işlemsel düşünme becerileri, kodlamaya yönelik tutumları, öz yeterlik algıları, başarı duyguları ve sınıf içi etkinlik düzeyleri üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırmada yarı deneysel desen kullanılmış; deney grubunda GUTÜD modeli, kontrol grubunda ise geleneksel öğretim yöntemi uygulanmıştır. Çalışma grubunu Bolu ili merkez ilçesinde bulunan bir devlet ortaokulunda öğrenim gören iki altıncı sınıf şubesi oluşturmaktadır. Veri toplama araçları olarak bilgi işlemsel düşünme testi, öz yeterlik algısı ölçeği, kodlamaya yönelik tutum ölçeği, başarı duygusu ölçeği ve sınıf içi etkinlik ölçeği kullanılmıştır. Veriler SPSS programı aracılığıyla analiz edilmiş; gruplar arası karşılaştırmalarda bağımsız örneklemler için t-testi ve kovaryans analizi yöntemleri kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre; GUTÜD öğretim modeli, öğrencilerin öz yeterlik algıları, kodlamaya yönelik tutumları, başarı duyguları ve sınıf içi etkinlik düzeyleri üzerinde geleneksel öğretime kıyasla istatistiksel olarak anlamlı düzeyde olumlu etkiler göstermiştir. Bilgi işlemsel düşünme testi sonuçlarında ise gruplar arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Sonuç olarak, GUTÜD öğretim modeli; öğrenci merkezli, uygulamaya dayalı ve yaratıcı düşünmeyi teşvik eden yapısıyla, robotik kodlama eğitiminin verimliliğini artıran etkili bir yöntem olarak öne çıkmaktadır. Bu bağlamda, çalışmanın bulguları, robotik kodlama eğitiminde aktif öğrenme yöntemlerinin kullanımına yönelik öneriler sunmakta ve eğitim politikalarının geliştirilmesine katkı sağlamaktadır.

Tanju Cengiz
Bolu Abant İzzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Eğitimde teknoloji entegrasyonu sürecinde okul yöneticilerinin bilişim teknolojileri liderlik ve öz-yeterliklerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı devlet okullarında görev yapan okul yöneticilerinin bilgi ve iletişim (BİT) öz-yeterlik algıları ile okulda teknoloji liderliği yeterlik algılarını çeşitli değişkenlere (cinsiyet, yaş, görev süresi, yöneticilik kademesi, eğitim durumu, yöneticilik yapılan okul türü, görev yapılan bölge, çalıştığı okulda etkileşimli tahta bulunma durumu, yabancı dil bilgisi ve BT ile ilgili eğitimi alma durumu) göre incelemek ve yöneticilerin BİT öz-yeterlik algıları ile okulda teknoloji liderliği yeterlik algıları arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığını tespit etmektir. Araştırmada, nicel yöntemlerden ilişkisel tarama modeli ve teknik olarak da ölçek tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Bolu ili merkez, ilçeler ve kasabalarda yer alan toplam 214 okul yöneticisi oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak yöneticilerin, bilgi ve iletişim teknolojileri öz-yeterlik algıları ile okulda teknoloji liderliği öz-yeterlik algıları arasında ilişki olup olmadığını belirlemek amacıyla Bilgi Teknolojileri Kullanım Öz Yeterlik Ölçeği ve Teknoloji Liderliği Öz Yeterlik ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçları, okul yöneticilerinin BİT öz-yeterlik algı düzeylerinin "yüksek" seviyede olduğunu, yöneticilerin BİT öz-yeterlik algılarının cinsiyetlerine, görev yaptıkları bölgelere, görev yaptıkları okul kademelerine, unvanlarına, öğretmenlikte geçen hizmet yıllarına, yöneticilikte geçen hizmet yıllarına, okullarında etkileşimli tahta bulunma durumuna göre değişmediği, yaş, eğitim durumları, okullarında BT rehber öğretmen bulunma, yabancı dil seviyesi ve BT ile ilgili eğitim alma durumlarının ise etkili bir değişken olduğu görülmüştür. Okul yöneticilerinin teknoloji liderliği yeterlik algı düzeyleri "yüksek" olarak belirlenmiş, bu durumu cinsiyet, yaş, görev yapılan bölge, okul kademesi, görev unvanı, öğretmenlikte geçen hizmet süresi, yöneticilikte geçen hizmet süresi, okullarında BT Rehber öğretmeni bulunma, okullarında etkileşimli tahta bulunma değişkenleri etkilemezken, eğitim durumu, yabancı dil seviyesi, BT ile ilgili eğitim alma durumlarının etkili birer değişken olduğu görülmüştür. Bunun yanında eğitimde teknoloji entegrasyonu sürecinde okul yöneticilerinin BİT öz-yeterlik ve okulda teknoloji liderliği yeterlik algıları arasında pozitif yönde ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Araştırma sonuçlarından hareketle teknoloji entegrasyonu sürecinin hedeflenen başarıyı yakalayabilmesi için; okul yöneticilerinin teknoloji bilgileri yanı sıra liderlik becerilerinin de çok önemli bir kuvvet çarpanı olduğunun bilinciyle, yönetici seçiminde liderlik becerileri üst seviyede olan ve gelişen durumlara uygun liderlik davranışları sergileyebilen kişilere öncelik verilebilir. Okulun temel paydaşlarından olan öğretmenlere verilecek hizmet içi eğitimlere okul yönetimi, liderlik ve eğitimde teknoloji entegrasyonunun gerekliliklerine yönelik ihtiyaçlar da tespit edilerek dâhil edilebilir. Okul yöneticiliği farklı bir meslek kolu olarak kabul edilerek görev tanımı ve yetki alanı yenilenebilir. Yöneticilik görevi meslek olarak daha cazip hale getirilebilir. ANAHTAR KELİMELER: Eğitimde Teknoloji Entegrasyonu, Bilişim Teknolojileri Öz-yeterlikleri, Teknoloji Liderliği

Orhan Doğruöz
Bolu Abant İzzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gagné'nin öğretim tasarımına uygun hazırlanan öğretim yazılımının ilköğretim 6. sınıf öğrencilerinin İngilizce dersindeki akademik başarısına etkisi

ÖZET Bu araştırmada Gagne'nin Öğretim Tasarımı Modeline göre hazırlanan öğretim yazılımının İlköğretim 6. sınıf öğrencilerinin akademik başarısına etkisi ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Araştırma kapsamında, ilköğretim altıncı sınıf İngilizce dersi konulan içerisinden "Planlanmış Gelecek Zaman Aktiviteleri" konusu ele alınmıştır. Araştırma Gülen Muharrem Pakoğlu ilköğretim okulu altıncı sınıfları üzerinde yapılmıştır. Altıncı sınıfların tamamı deney grubu olarak belirlenmiş, ön ve son testleri uygulanmıştır. Araştırmaya katılan öğrencilere konu klasik yöntemle işlendikten sonra ön test uygulanmıştır. Daha sonra hazırlanan araştırma yazılımı laboratuarda aynı gruba araştırmacı ve ders öğretmeninin hazır bulunmasında uygulanmıştır. Ders bitiminin bir süre sonrasında son test uygulanmıştır. Grubun ön test ve son test başarıları incelendiğinde mevcut durumu ölçmek amacıyla uygulanan ön test puan ortalamasının 64.75, yazılımın etkiliğinin ölçmek amacıyla uygulanan son test puan ortalamasının ise 71.42 olarak bulunmuştur. T testi analizi sonucunda bulunan t değeri 2.273 olarak bulunmuştur. 0.05 düzeyinde bulunan tablo t değeri 1.729 olduğundan bulunan sonucun son test lehine olduğu anlaşılmaktadır. Bulunan t değeri.05 düzeyindeki tablo t değerinden büyük olduğundan ön ve son test puanları arasında anlamlı bir farkın olduğu ortaya çıkmıştır. Buradan çıkan sonuca göre İngilizce dersi "Planlanmış Gelecek Zaman aktiviteleri" konusunun öğretiminde Gagne'nin Öğretim tasarımı modeline göre hazırlanan eğitim yazılımının akademik başarıya olumlu katkısı olduğu söylenebilir.

Akademik başarıBilgisayar yazılımlarıEğitim yazılımı+7
Annaoraz Karabagshiew
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2003
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğrenci, öğretmen, yönetici ve veli bakış açısıyla Fatih Projesinin incelenmesi

TÜRKİYE 'de Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 2010 yılının Kasım ayında kamuoyuna duyurulan, 2011-2012 eğitim-öğretim yılının ikinci döneminden itibaren 17 şehir ve 52 okulda pilot uygulamasına başlanılan FATİH (Fırsatları Artırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi) projesi, eğitim ve öğretimde fırsat eşitliğini sağlamak ve okullardaki teknolojiyi iyileştirmek amacıyla planlanmış bir projedir. Bu çalışmanın amacı, Ankara ilinde lise düzeyinde eğitim veren okullarda uygulamaya konulan FATİH projesine ilişkin öğrenciler, öğretmenler, okul yöneticileri ve veliler olmak üzere katılımcı paydaşların görüşlerini almak ve alınan görüşleri incelemektir. Ankara ilinden seçilen 5 pilot okuldan çalışmaya 520 öğrenci, 65 öğretmen, 11 okul yöneticisi ve 5 veli katılmıştır. Araştırmacının farklı veri toplama araçlarından yararlandığı bu çalışmada öğrenci ve öğretmen anket, yönetici ve veli için yine yarı yapılandırılmış görüşme soruları kullanılmıştır. Bu çalışmada nicel ve nitel verilerin birleştirilmesiyle oluşturulan karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Bu çalışma sonucunda elde edilen bulgular kendi içinde olumsuz ve olumlu görüşler olmak üzere 2'ye ayrılmıştır. Elde edilen bulgulardan proje ile ilgili olumsuz görüşlere bakıldığında öğrenciler; etkileşimli tahta ve tablet PC'de internet kısıtlamalarının olduğunu, etkileşimli tahta ve tablet PC'nin dersin işleyişini engellediğini, tablet PC'lerin kalitesiz olduğunu ve EBA web sitesinin yeterli olmadığını belirtmişlerdir. Öğretmenler; FATİH projesinin eğitime katkısı olmadığını, tablet PC'nin eğitim amaçlı kullanılmadığını ve EBA web sitesi içeriklerinin öğretim programı ile paralel olmadığını ifade etmişlerdir. Benzer şekilde yöneticiler de; etkileşimli tahta ile tablet PC arasında etkileşim sağlanamadığını, teknik servisin zamanında yardımda bulunmadığını ve hizmet içi eğitimin sürekli hale gelmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Veliler; tablet PC'nin öğrenciyi tembelliğe ittiğini ve bu projenin gelmesiyle öğrenci başarısının düştüğünü ifade etmişlerdir. Proje ile ilgili olumlu görüşlere bakıldığında tüm katılımcıların etkileşimli tahtanın eğitimsel kullanımından memnun olduğu görülmüştür. Bununla birlikte öğrenciler; verimli kullanıldığı taktirde projenin faydalı olacağını ve öğretmenler EBA web sitesinin öğrencilere yardımcı olabileceğini ifade etmişlerdir. Ayrıca yöneticiler; bu proje ile öğrencilerin bilgiye ulaşmada rahat bir dönem geçirdiğini, öğrenciler arasında fırsat eşitliğinin sağlandığını, alt yapı çalışmalarının eğitimi aksatmadan yapıldığını ve son olarak veliler bu projenin görsellik açısından faydalı bir proje olduğunu ifade etmişlerdir. Ortaya çıkan sonuçlara göre, FATİH projesinin eğitim-öğretimde daha verimli uygulanabilmesi, projenin başarılı olabilmesi için tüm katılımcıların desteklendiği ve yetkililerin gerek duyulan önlemleri en kısa sürede aldığı takdirde projenin eğitim öğretim süreçlerine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Akıllı tahtaBilgisayar destekli eğitimBilgisayar destekli öğretim+5
Hüseyin Melih Altın
Başkent University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dinamik geometri yazılımı kullanarak göz izleme yöntemi ile alan bağımsız bilişsel stile sahip matematik öğretmen adaylarının problem çözme becerilerinin öğrenme stilleri açısından incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, dinamik geometri yazılımı kullanarak, göz izleme yöntemi ile alan bağımsız bilişsel stile sahip matematik öğretmen adaylarının problem çözme becerilerinin öğrenme stilleri açısından ilişkisinin incelenmesidir. Bu çalışmada, nicel ve nitel verilerin birleştirilmesiyle oluşturulan karma araştırma yöntemi kullanılmıştır Çalışmanın örneklemini Başkent Üniversitesi Eğitim Fakültesi, İlköğretim Matematik Öğretmenliği'nde okuyan 8 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Öğretmen adayları Geogebra® kullanmayı bilme ve alan bağımsız bilişsel stile sahip olma durumuna göre seçilmiştir. Öğretmen adaylarına geometri ile ilgili, Geogebra® kullanarak çözmeleri için 3 soru sorulmuştur. Bu esnada öğretmen adaylarının problem çözme becerileri ile ilgili bilgi edinebilmek için adayların göz hareketleri kayıt altına alınmıştır. Adayların göz hareketleri Tobii Studio® ile kayıt altına alınmış ve analiz edilmiştir. Göz izleme cihazının katılımcı hakkında verdiği haritalar, istatistikler, video kayıtları ve soruların çözümlerinden aldıkları puanlar sayesinde gerekli analizler yapılıp, öğretmen adayların problem çözme becerileri, onların öğrenme stilleri ile karşılaştırılmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre, ayrıştıran öğrenme stiline sahip olan öğrencilerin, özümseyen öğrenme stiline sahip olan öğretmen adaylarından, problem çözme basamaklarının her birinde daha başarılı oldukları görülmüştür.

Aday öğretmenlerAlan bağımsızlıkGeometri+7
Hacer Türkoğlu
Başkent University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ağ tabanlı fen öğretiminin öğrencilerin problem çözme becerilerine ve fene yönelik tutumlarına etkisi

Bu çalışmanın amacı, ağ tabanlı öğretimin lise I. sınıf öğrencilerinin problemçözme becerilerine ve fen (bilimlerin)'e yönelik tutumlarına etkisini araştırmaktır.Çalışmanın gerçekleştirilebilmesi için, araştırmacı tarafından lise I. sınıf Fenbilimleri alanında yer alan biyoloji dersi müfredatından ?Hücre Bölünmesi?ünitesinin hedef ve davranışlarının kazandırılmasını amaçlayan bir web sitesigeliştirilmiştir. Web sitesinde yer alan sayfalar geliştirilirken ağ tabanlı öğretimindoğasında bulunan işbirliğini destekleme, görsel ve işitsel kayıtlara ulaşabilme, gereköğrenci-öğrenci gerekse öğrenci-öğretmen etkileşimini sağlayabilme vb. özellikleredikkat edilmiştir.Araştırma ?kontrol gruplu öntest-sontest modeline? uygun deneysel bir çalışmaolarak yürütülmüştür. Araştırmada deney grubunda ağ tabanlı öğretim, kontrolgrubunda ise geleneksel öğretim yöntemleri uygulanmıştır.Araştırma 2005-2006 eğitim-öğretim yılında zmir ili merkezinde bulunan birlisede öğrenim gören 64 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir (Deney=32,Kontrol=32). Araştırmada veri toplama aracı olarak, Şahin, Şahin ve Heppner (1993)tarafından yapılan ?Problem Çözme Envanteri?, Baykul (1990) tarafından geliştirilen?Fene Yönelik Tutum Ölçeği? ve ?Kişisel Bilgi Formu? kullanılmıştır. Verilerinanalizinde, deney ve kontrol gruplarının arasındaki farkın anlamlılığını belirlemekamacıyla t testi kullanılmıştır.Araştırma sonucunda; ağ tabanlı fen öğretiminin, öğrencilerin problem çözmebecerilerini geleneksel öğretime göre anlamlı düzeyde geliştirdiğini ve fene yöneliktutumlarını olumlu yönde etkilediğini göstermektedir.

Uğur Çelik
Dokuz Eylül University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Blok tabanlı programlama aracının 6. sınıf öğrencilerinin programlama başarısı, algoritma geliştirme öz-yeterlikleri ve güdülenmelerine etkisi

Bu çalışmada, "Ortaokul Bilişim Teknolojileri ve Yazılım" dersinde programlama öğretiminde blok tabanlı Scratch programlama aracını kullanımının öğrencilerin algoritma geliştirmeye ilişkin öz-yeterlik algıları, derse yönelik güdülenmeleri ve programlama başarılarına etkisinin olup olmadığının tespit edilmesi amaçlanmıştır. Çalışma iki aşamadan oluşmuştur. Birinci aşamada 2016-2017 yılında bilişim teknolojileri ve yazılım dersinin öğretim programında yer alan programlama konusunun kazanımlarına uygun olarak başarı testi geliştirilmiştir. Öğrencilerin öz-yeterlik algısı düzeyini belirlemek için "Algoritma geliştirmeye ilişkin öz yeterlik algısı ölçeği" geliştirilmiştir. Öğrencilerin derse ilişkin güdülenme düzeylerini belirlemek için "Güdülenme ve Öğrenme Stratejileri Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın deneysel sürecinin yürütülmesine yönelik olarak ortaokul altıncı sınıf bilişim teknolojileri ve yazılım dersi "Algoritma ve Strateji Geliştirme" konusunda 4 haftalık öğretim programı hazırlanmıştır. Çalışmada kullanılacak ölçekler ve öğretim planı uzman görüşleri doğrultunda hazırlanmış ve uygulanmıştır. Çalışmanın ikinci aşamasında ise hazırlanan öğretim planlarına uygun olarak 4 haftalık deneysel süreç gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın deseni, yarı deneysel desenlerden ön-test son-test deney – kontrol gruplu desendir. Deney grubu öğrencilerine birinci hafta Scratch programının arayüzü tanıtılmış, sonraki dört hafta süresince öğrenciler Scratch ortamında oyun geliştirerek programlama öğrenmişlerdir. Kontrol grubu öğrencileri ise dört hafta boyunca geleneksel anlatıma dayalı yöntemle akış şemaları oluşturarak programlama öğrenmişlerdir. Araştırmanın çalışma grubunu Sakarya ili merkez ilçedeki bir ortaokulda 2016-2017 Eğitim-Öğretim döneminde 6. sınıfta eğitim gören, bir deney bir kontrol grubu olmak üzere toplam 64 öğrenci oluşturmaktadır. Verilere ulaşmak için öz-yeterlik algısı ölçeği, başarı testi ve güdülenme ölçeği kullanılmıştır. Uygulamalardan önce ve sonra öğrencilerden bu ölçekleri doldurmaları istenmiş ve başarı testi uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 25.0 ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen verilerin dağılımlarını belirlemek için normal dağılım analizlerinden Shapiro-Wilk analizi yapılarak dağılımın normal olmaması sonucu 2'li gruplar arasındaki farkın anlamlılığına bakarken Mann Whitney U testi, ön test-son test düzeylerine göre farklılıklar bakılırken Wilcoxon Sıralı İşaretler Sıralı İşaretler testi yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda; hem deney hem de kontrol grubunda öğrenen öğrencilerde başarı puanı, öz-yeterlik algısı düzeyi sonuçlarında istatistiksel olarak anlamlı bir artış gerçekleşmiştir. Bununla birlikte Scratch ortamında öğrenen öğrencilerin güdülenme düzeylerinde artış görülürken; geleneksel yöntemlerle öğrenen öğrencilerin güdülenme düzeylerinde azalma görülmektedir. Ancak başarı puanı, öz yeterlik algısı ve güdülenme puanları açısından deney ve kontrol grubu arasında anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Bu bulgular doğrultusunda algoritmik düşünme becerilerinin geliştirilmesi ve algoritma öz-yeterlik algısının artırılması için derslerde programlama etkinliklerine daha çok yer verilmesi önerilmektedir.

Funda Bakırcı
Sakarya University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Karma öğrenme ortamındaki öğrencilerin bilişsel kapılma ve çevrimiçi öz-düzenleme düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Araştırmanın amacı, üniversite öğrencilerinin bilişsel kapılma ve çevrimiçi öz-düzenleme düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmada ayrıca öğrencilerin günlük çevrimiçi olma sıklıklarının ve çevrimiçi iken ders çalışma veya araştırma yapma sıklıklarının bilişsel kapılma ve çevrimiçi öz-düzenleme düzeylerinde farklılık oluşturup oluşturmadığı incelenmiştir. Araştırma yöntemi nicel araştırma yöntemlerinden korelasyonel yöntem olarak belirlenmiştir. Çalışma grubunu ise 2018-2019 öğretim yılında Sakarya Üniversitesi'nde pedagojik formasyon sertifika programında öğrenim gören 299 öğrenci oluşturmaktadır. Yapılan analizler sonucunda öğrencilerin bilişsel kapılma düzeyleri ile çevrimiçi öz-düzenleme düzeyleri arasında istatistiki olarak doğrusal anlamlı ilişki olmadığı ortaya çıkmıştır. Yapılan karşılaştırmalarda ise, erkek öğrencilerin bilişsel kapılma ve çevrimiçi öz-düzenleme düzeylerinin kadın öğrencilere göre daha yüksek olduğu görülmüştür. Bunlara ek olarak, öğrencilerin günlük çevrimiçi olma sürelerinin öğrencilerin bilişsel kapılma düzeyini olumlu yönde anlamlı olarak farklılaştırdığı, ancak çevrimiçi öz- düzenleme düzeyleri üzerinde anlamlı farklılık oluşturmadığı ortaya çıkmıştır. Son olarak, öğrencilerin çevrimiçi iken ders çalışma ve araştırma yapma sıklıklarının bilişsel kapılma düzeylerini farklılaştırmadığı ancak bu iki değişkenin öğrencilerin çevrimiçi öz-düzenleme ve faktörlerinden aldıkları puanları farklılaştırdığı ortaya çıkmıştır. Elde edilen sonuçlar ve yapılan alanyazın incelemesi ile öğrencilerin çevrimiçi iken oyun oynama, sosyal medya kullanma gibi öğrencileri bağımlılığa ve problemli internet kullanımına iten etkinliklerden kaçınması için çevrimiçi öz-düzenleme düzeyleri ve bilişsel kapılma düzeylerinin interneti nitelikli kullanacakları alanlarda desteklenmesi gerektiği ortaya çıkmıştır. Bu sonuçlara göre öğrencilerin çevrimiçi öz-düzenleme ve bilişsel kapılma düzeylerini destekleyecek öğretim tasarımlarının yapılması önerilmiştir. Ayrıca bilişsel kapılma ile çevrimiçi öz-düzenleme arasında ilişki olmamasının araştırmanın çevrimiçi ortamda yapılmamasından kaynaklandığı düşünülmüştür. Gelecekte bu yönde yapılacak araştırmaların karma öğrenme ortamı yerine çevrimiçi ortamlarda yapılması ile bu ortamda ölçülecek bilişsel kapılma ve çevrimiçi öz-düzenleme değişkenlerinin daha sağlıklı değerlendirilebileceği öngörülmüştür.

Bilişsel kapılmaEğitim teknolojisi
Ayşe Koç
Sakarya University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul öğrencilerinin dijital oyun bağımlılık düzeyleri ile akademik erteleme, öz yeterlik ve bilgi işlemsel düşünme düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Çağımızın sorunlarından biri olduğu düşünülen dijital oyun bağımlılığı özellikle çocuk ve ergenlerde sıkça rastlanır bir durum haline gelmiştir. Dijital oyun bağımlılığının daha iyi anlaşılması amacıyla, bu bağımlılık ile ilişkili olabilecek unsurların incelenmesi, özellikle akademik yaşantıları etkileyen faktörler üzerine yoğunlaşılması gerektiği düşünülmektedir. Hazırlanan bu çalışma ortaokul öğrencilerinin dijital oyun bağımlılıkları ile akademik erteleme, akademik öz yeterlik ve bilgi işlemsel düşünme becerileri arasında ilişki olup olmadığı araştırmak amacıyla yapılmıştır. Araştırmada bu değişkenlerin birbirileri ile ilişkisi ve katılımcıların (sınıf ve cinsiyet) özeliklerine göre değişip değişmediği incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 2019-2020 eğitim öğretim yılında Ankara ilinin Altındağ ilçesinde öğrenim gören 500 ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmanın ulaşılabilir evreni belirlenirken uygun örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Katılımcıların 263'ü (%52,6) kız ve 237'si (%47,4) erkektir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden biri olan ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Veriler toplanırken anketlerden yararlanılmıştır. Veri toplamak amacıyla "Kişisel Bilgiler Formu" ,"Dijital Oyun Bağımlılığı Ölçeği", "Akademik Erteleme Ölçeği" ,"Çocuklar İçin Öz Yeterlik Ölçeği" ve "Bilgisayarca Düşünme Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) 25,0 programı kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde betimsel istatistik, Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Analizi ve Bağımsız Örneklemler T-Testi kullanılmıştır. Yapılan istatistiklerde anlamlılık düzeyi <.01 olarak alınmıştır. Araştırma sonucunda ortaokul öğrencilerinin dijital oyun bağımlılık düzeyleri ile akademik erteleme davranışı arasında pozitif yönde orta düzeyde, akademik öz yeterlik düzeyleri arasında negatif yönlü düşük düzeyde, bilgi işlemsel düşünme becerileri arasında negatif yönde orta düzeyde anlamlı ilişki olduğu saptanmıştır. Erkek öğrencilerin kız öğrencilere göre dijital oyun bağımlılıkları ve akademik erteleme düzeyleri daha yüksek, bilgi işlemsel düşünme düzeyleri daha düşük, akademik özyeterlik seviyelerinin ise farklılaşmadığı saptanmıştır. Sınıf düzeyine göre katılımcıların dijital oyun bağımlılığı, akademik erteleme, akademik öz yeterlik ve bilgi işlemsel düşünme beceri düzeylerinde farklılaşma olmadığı görülmüştür.

Funda Nur Kibaroğlu
Sakarya University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çevrimiçi öğrenmeye yönelik hazır bulunuşluk ve teknoloji ile öz-yönelimli öğrenmenin başarı, performans ve algılanan öğrenmeye etkisi

Bu araştırmada farklı çevrimiçi öğrenme modellerinde çevrimiçi öğrenmeye yönelik hazır bulunuşluk ve teknoloji ile öz-yönelimli öğrenmenin başarı, performans ve algılanan öğrenme üzerindeki etkisini incelemek amaçlanmıştır. Araştırmada iki deney grubu ile çalışılmış ve deney grupları halihazırda mevcut olan iki gruba seçkisiz olarak atandığından yarı deneysel desen kullanılmıştır. Birinci deney grubunda hibrit (eşzamanlı ve eşzamansız) çevrimiçi uygulamalar yapılırken, ikinci deney grubunda eşzamansız çevrimiçi uygulamalar yapılmıştır. Araştırmanın bağımsız değişkenleri kullanılan çevrimiçi öğrenme yöntemi, çevrimiçi öğrenmeye yönelik hazır bulunuşluk ve teknoloji ile öz-yönelimli öğrenmedir. Kullanılan çevrimiçi öğrenme yöntemi değişkeni müdahale edilen bağımsız değişkeni; çevrimiçi öğrenmeye yönelik hazır bulunuşluk ve teknoloji ile öz-yönelimli öğrenme ise seçilen bağımsız değişkenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın bağımlı değişkenleri ise başarı, performans ve algılanan öğrenmedir. Araştırmada deneysel işlemin öncesinde ve sonrasında ölçümler yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2019-2020 eğitim-öğretim yılı güz ve bahar yarıyıllarında Sakarya Üniversitesi Eğitim Fakültesinde 2. sınıfta öğrenim görmekte olan ve Açık ve Uzaktan Öğrenme (EBB 001) fakülte ortak dersine kayıtlı olan 73 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Çevrimiçi Öğrenmeye Yönelik Hazır Bulunuşluk Ölçeği, Teknoloji ile Öz-Yönelimli Öğrenme Ölçeği, Başarı Testleri, Performans Değerlendirme Aracı ve Algılanan Öğrenme Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin toplanması sürecinde araştırmaya katılan öğrencilerin gönüllülük esası göz önünde bulundurulmuştur. Verilerin analizine başlamadan önce varsayımlar kontrol edilmiş ve verilerin analizinde SPSS 24.0 programı kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler betimsel istatistikler, Bağımsız Örneklemler T-testi, Pearson Korelasyon Analizi ve Hiyerarşik Regresyon Analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada ilk olarak kullanılan çevrimiçi öğrenme yöntemine göre başarı, performans ve algılanan öğrenme arasındaki farklılıklar incelenmiştir. Analizler sonucunda kullanılan çevrimiçi öğrenme yöntemi (eşzamanlı ve eşzamansız) ile başarı arasında anlamlı farklılık olduğu ve eşzamansız çevrimiçi öğrenme yönteminde öğrencilerin başarı puanlarının daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Kullanılan çevrimiçi öğrenme yöntemine (eşzamanlı ve eşzamansız) göre performans puanları incelendiğinde anlamlı farklılık olduğu ve öğrencilerin performans puanlarının eşzamansız çevrimiçi öğrenme yönteminde daha yüksek olduğu görülmüştür. Araştırmada kullanılan çevrimiçi öğrenme yöntemine (hibrit ve eşzamansız) göre öğrencilerin algılanan öğrenmeleri arasında anlamlı bir farklılık olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada farklı çevrimiçi öğrenme yöntemleri (hibrit ve eşzamansız), çevrimiçi öğrenmeye yönelik hazır bulunuşluk ve teknoloji ile öz-yönelimli öğrenmenin başarı, performans ve algılanan öğrenme üzerindeki etkisini incelemek amacıyla hiyerarşik regresyon analizleri kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda kullanılan çevrimiçi öğrenme yöntemi değişkeninin akademik başarıyı yordadığı görülürken çevrimiçi öğrenmeye yönelik hazır bulunuşluk ve teknoloji ile öz-yönelimli öğrenme değişkenlerinin akademik başarıyı anlamlı olarak yordamadığı görülmüştür. Performans değişkeni incelendiğinde kullanılan çevrimiçi öğrenme yöntemi ve teknoloji ile öz-yönelimli öğrenmenin akademik performansı yordadığı, çevrimiçi öğrenmeye yönelik hazır bulunuşluğun ise performansı anlamlı olarak yordamadığı görülmüştür. Son olarak araştırmada kullanılan çevrimiçi öğrenme yöntemi ve teknoloji ile öz-yönelimli öğrenme değişkenlerinin algılanan öğrenmeyi anlamlı olarak yordamadığı, ancak çevrimiçi öğrenmeye yönelik hazır bulunuşluğun algılanan öğrenmenin yordayıcısı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü
Şule Kılınç
Sakarya University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul öğrencilerinin bilgi işlemsel düşünme becerileri ve kodlamaya yönelik tutumlarının dijital oyun oynama özelliklerine göre incelenmesi

21. yy. becerileri arasında yer alan bilgi işlemsel düşünme becerisi ve algoritmik düşünme becerisi günümüzde karşılaşılan problemlerin çözümünde kullanılabilmektedir. Dijital oyun oynamanın bu bilişsel beceriler üzerinde doğrudan ya da dolaylı olarak etkisi bulunabilmektedir. Bu araştırmada ortaokul öğrencilerinin bilgi işlemsel düşünme becerilerinin ve kodlamaya yönelik tutumlarının dijital oyun oynama özelliklerine göre farklılaşma durumunu incelemek amaçlanmıştır. Araştırmada bu değişkenlerin birbiri ile olan ilişkisi incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini 2020-2021 eğitim ve öğretim yılında Sakarya İlinde öğrenim gören 266 kız, 202 erkek olmak üzere toplamda 468 ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Bu araştırma nicel yöntemlerden tarama ve nedensel karşılaştırma türü araştırmalara örnek gösterilebilir. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu", " Çocuklar İçin Bilgisayar Oyun Bağımlılığı Ölçeği", ve " Bilgi İşlemsel Düşünme Becerisi Testi" kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) 25.0 programı kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde betimsel istatistik, Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Analizi ve Bağımsız Örneklemler T-Testi uygulanmıştır. Yapılan istatistiklerde anlamlılık düzeyi <.05 olarak alınmıştır. Araştırma sonucunda ortaokul öğrencilerinin dijital oyun oynama özellikleri incelendiğinde ve fazla oynanan oyun türünün savaş, macera oyunları olduğu, en çok oynanan oyunun Pubg, Brawl Stars, Roblox, Minecraft, Zula, Valorant oyunları olduğu, ortaokul öğrencilerinin genelde günde 0-1 saat aralığında oyun oynadığı ve oyun bağımlılığı düzeylerinin düşük olduğu görülmektedir. Ortaokul öğrencilerinin kodlamaya yönelik tutum düzeylerinin dijital oyun oynama özelliklerine göre farklılaşma durumu incelendiğinde bulmaca, macera ve strateji oyun türlerini oynayan öğrencilerinin kodlamaya yönelik tutum düzeylerinin bu oyun türlerini oynamayan öğrencilere göre daha yüksek olduğu görülmektedir. Günde 0-1 saat oyun oynayan öğrencilerin kodlamaya yönelik tutum düzeylerinin 3-5 saat oyun oynayan öğrencilere göre daha yüksek olduğu görülmektedir. Öğrencilerin bilgi işlemsel düşünme becerisi düzeylerinin dijital oyun oynama özelliklerine göre farklılaşmadığı görülmektedir. Öğrencilerin kodlamaya yönelik tutum düzeylerinin yüksek olduğu ve cinsiyet değişkenine göre farklılaşmadığı ancak sınıf seviyesi değişkenine göre farklılaştığı görülmektedir. 8. Sınıf öğrencilerinin kodlamaya yönelik tutum düzeylerinin diğer sınıf seviyelerine göre daha düşük olduğu görülmektedir. Öğrencilerin bilgi işlemsel düşünme becerisi düzeylerinin düşük olduğu, cinsiyet ve sınıf seviyesi değişkenlerine göre farklılaşmadığı görülmektedir.

Bilgi işlemsel düşünmeBilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi BölümüKodlama+1
Hilal Sezer
Sakarya University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul ve lise öğretmenlerinin siber aylaklık düzeyleri ile öz-kontrol ve öz-yönetim düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı Milli Eğitim Bakanlığında görev yapmakta olan ortaokul ve lise öğretmenlerinin siber aylaklık düzeyi ile öz-kontrol ve öz-yönetim düzeyi arasındaki ilişkiyi incelemektir. İkincil amaç ise bu değişkenler ile kişisel bilgi formunda yer alan değişkenlere göre anlamlı bir farklılık olup olmadığını incelemektir. Bu araştırma ilişkisel tarama modelinde olup ortaokul ve lise öğretmenlerinin mevcut durumunu ortaya koymaya yöneliktir. Araştırmanın örneklemini 2020-2021 öğretim yılında Ankara ilindeki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ortaokul ve lise okullarında görev yapmakta olan 212 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Siber Aylaklık Ölçeği" ile "Öz-kontrol ve Öz-yönetim Ölçeği" kullanılacaktır. Öncelikle katılımcıların demografik özelliklerine ilişkin tanımlayıcı bilgilere yer verilmiştir. Araştırmaya konu olan değişken ve değerlerin yüzde, frekans ve toplam yüzdelik dilimleri tanımlanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde betimsel istatistikler, t-Testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Pearson Momentler Çarpım Korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda erkek öğretmenlerin siber aylaklık düzeyleri ile kadın öğretmenlerin siber aylaklık düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık görülmezken alt boyutlarına bakıldığında içerik erişimi ve oyun/bahis alt boyutlarında anlamlı bir farklılık saptanmıştır. İçerik erişimi alt boyutunda kadın öğretmenlerin erkek öğretmenlere göre daha fazla içeriğe eriştikleri görülmektedir. Oyun/bahis alt boyutunda ise erkek öğretmenlerin ortalama puanları kadın öğretmenlerin puanlarından anlamlı düzeyde daha yüksektir. Öğretmenlerin siber aylaklık düzeyleri yaş değişkenine göre anlamlı olarak farklılaşmamaktadır. Branş değişkenine bakıldığında Bilişim Teknolojileri öğretmenlerinin diğer branşlara göre anlamlı düzeyde daha fazla siber aylaklık davranışında bulundukları saptanmıştır. 5 saatten fazla internet kullanan öğretmenlerin siber aylaklık düzeyleri 1 saatten az internet kullanan öğretmenlerin siber aylaklık düzeylerinden anlamlı derecede daha yüksektir. Öğretmenlerin öz-kontrol ve öz-yönetim düzeyleri cinsiyet, yaş, branş, internet kullanım sıklığı değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Araştırmada ortaokul ve lise öğretmenlerinin siber aylaklık düzeyi ile öz-kontrol ve öz-yönetim düzeyleri arasındaki ilişki incelenmiş Milli Eğitim Bakanlığında görev yapmakta olan ortaokul ve lise öğretmenlerinin siber aylaklık düzeyleri ile öz-kontrol ve öz-yönetim düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır.

Lise öğretmenleriOrtaokul öğretmenleriSiber aylaklık+1
Arzum Cemre Tüzer
Sakarya University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sosyal medya içeriği hazırlayıp paylaşmalarının öğrencilerin bilgi ve iletişim teknolojileri kullanma becerilerine ve ingilizce yazma yeterliliklerine etkisi

Bu araştırmanın amacı sosyal medya içeriği hazırlayıp paylaşmalarının katılımcıların bilgi ve iletişim teknolojilerini kullanma becerilerine ve İngilizce yazma yeterliliklerine olan olası etkilerinin araştırılmasıdır. Durum çalışması olarak tanımlanabilecek bu araştırmanın örneklemini Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu Hazırlık Bölümü öğrencilerinden toplam on dört öğrenci oluşturmuştur. Sekiz hafta süren çalışmada katılımcılardan her hafta bir sosyal medya içeriği hazırlayarak Instagram uygulaması üzerinde paylaşmaları istenmiştir. Hazırladıkları içeriklerle ilgili olarak her hafta katılımcılara birebir dönüt verilmiştir. Dönütler katılımcı videolarının hangi kıstaslara göre değerlendirildiğini gösteren dereceli değerlendirme anahtarı ve İngilizce içeriklerinin incelenip var olan dilsel hataların açıklanarak düzeltildiği bir rapor içermektedir. Ayrıca uygulama sonrasında süreçte yaşadıkları deneyimleri ortaya çıkarmak için yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak katılımcıların on ikisiyle birer çevrimiçi görüşme gerçekleştirilmiştir. Yapılan görüşmeler, video metin içeriklerinin yazı analizleri ve katılımcı videolarını değerlendirmek için kullanılan rubrikler çalışmanın veri kaynağını oluşturmuştur. Görüşme transkriptlerinin içerik analizi açık kodlama yoluyla yapılmış ve elde edilen veriler üzerinde betimsel analiz uygulanmıştır. Analizden sonra, öğrencilerin ifadelerinin çoğunun, İngilizce yazma yeterlilikleri ve BİT kullanma becerilerinde önemli bir gelişme olduğunu işaret ettiği görülmüştür. Rubrik değerlendirmeleri sonucunda katılımcıların çoğunun BİT becerilerinde artış olduğu görülmüştür. Yazı analizi sonucunda ise metin içeriklerinde sözcüksel çeşitlilik ve İngilizce kelime bilgisi profili açısından bir değişiklik görülmemiştir.

Mine Güney
Bolu Abant İzzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul yöneticilerinin ve öğretmenlerin eğitimde yapay zeka kullanımına yönelik görüşleri ve beklentileri

Bu çalışmanın amacı Batı Karadeniz bölgesinde bir ilde görev yapan okul yöneticilerinin ve öğretmenlerin eğitimde yapay zekâ kullanımına yönelik görüşlerini ve beklentilerini incelemektir. Araştırmada karma yöntem kullanılmıştır. Nicel tarama yöntemlerinden tarama yöntemi kullanılmıştır. Ayrıca, yöneticiler ve öğretmenler ile görüşmeler yapılarak nitel veriler de toplanmıştır. Araştırmanın çalışma gurubunu merkez ilçede görev yapan 376 yönetici ve öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel kısmı için 376 öğretmen ve yönetici, nitel kısmı için 25 öğretmen ve yöneticiden veri toplanmıştır. Araştırmada eğitimde yapay zekânın kullanılmasına yönelik yöneticilerin ve öğretmenlerin görüşlerini belirlemek amacıyla Dülger ve Köklü (2023) tarafından hazırlanan Yapay Zekâ Görüş Ölçeği kullanılmıştır. Yöneticilerin görüş ve beklentilerini belirlemek amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Sonuç olarak öğretmen ve yöneticilerin eğitimde yapay zekâ kullanımına yönelik görüşlerinin ortalama düzeylerde olduğu görülmüştür. Mesleki kıdemi düşük olan öğretmen ve yöneticilerin eğitimde yapay zekâ kullanımına yönelik görüşlerinin daha olumlu olduğu görülmüştür. Ayrıca, meslek liselerinde görev yapan öğretmen ve yöneticilerin eğitimde yapay zekâ araçlarının kullanımı konusundaki görüşlerinin daha olumlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenler yapay zekâyla ilgili bilgi edinme yollarının daha çok sosyal medya ve basın olduğunu ifade etmişlerdir. Yapay zekânın eğitimde ana bir unsur olamayacağını, daha çok eğitim öğretim faaliyetlerini destekleyici ve kolaylaştırıcı bir faktör olarak yer alabileceğini ifade etmişlerdir. Bunun yanında okul yöneticileri ve öğretmenler eğitimde yapay zekâ kullanımı konusunda öğrencilerin fiziksel aktivitelerinin azalması, kolaya kaçma, tembelliğe alışma ve kişisel verilerin gizliliği konusunda endişelerinin olduğu görülmüştür.

İsmail Kibar
Bolu Abant İzzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kodlama ortamlarının ortaokul öğrencilerinin başarı,tutum ve bilgi işlemsel düşünme becerisine etkisi

Bu çalışmanın amacı farklı kodlama ortamlarında programlama öğretimi alan ortaokul öğrencilerinin programlamaya karşı akademik başarıları, tutumları ve öğrencilerin bilgi işlemsel düşünme becerilerine etkisini ortaya çıkarmaktır. Araştırmanın çalışma grubunu Bolu ili Merkez ilçesinde bir ortaokulda bulunan altı tane altıncı sınıf şubesinden rastgele seçilmiş üç sınıf oluşturmaktadır. Seçilen sınıflara rastgele olacak şekilde blok tabanlı görsel programlama ortamı olan Scratch, blok tabanlı görsel programlama ortamı olan mBlock ve metin tabanlı programlama ortamı olan Python ortamları atanmıştır. Bu araştırmada yarı deneysel desen kullanılmıştır. Öncelikle seçilen sınıflara ön test olarak öğrencilerin bilgi işlemsel düşünme becerilerini ölçmek için bilgi işlemsel düşünme testi ve programlamaya karşı tutumlarını ölçmek için bilgisayar programlama tutum ölçeği uygulanmıştır. Ön testlerin uygulanmasının ardından sekiz hafta boyunca haftada iki saat olacak şekilde her bir gruba araştırmacı tarafından oluşturulan ders planları ve etkinlikler uygulanmıştır. 8 hafta sonunda öğrencilere son test olarak bilgi işlemsel düşünme becerilerine etkisini ölçmek için bilgi işlemsel düşünme testi , programlamaya karşı tutumlarını ölçmek için bilgisayar programlama tutum ölçeği ve akademik başarılarını ölçmek için araştırmacı tarafından geliştirilen kodlama başarı testi uygulanmıştır. Verileri analiz etmek için temel olarak ilişkili örneklemler t-test, ANOVA ve ANCOVA testleri uygulanmıştır. Öğrencilerin bilgi işlemsel düşünme testi puanları kovaryans analiz ile karşılaştırıldığında Scratch, mBlock ve Python gruplarının bilgi işlemsel düşünme testi ön test puanına göre düzeltilmiş bilgi işlemsel düşünme testi son test puanlarının ortalamaları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Öğrencilerin bilgisayar programlama tutum ölçeği puanları kovaryans analizi ile karşılaştırıldığında grupların programlama tutum ölçeği ön test puanına göre düzeltilmiş programlama tutum ölçeği son test puanlarının ortalamaları arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Çoklu karşılaştırma sonuçlarına göre mBlock grubunda bulunan öğrencilerin programlama tutum ölçeği puanları Scratch grubunda bulunan öğrencilerin programlama tutum ölçeği puanlarından ve Python grubunda bulunan öğrencilerin programlama tutum ölçeği puanlarından anlamlı derecede yüksektir fakat Scratch ve Python gruplarında bulunan öğrencilerin programlama tutum ölçeği puanları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Son olarak grupların kodlama başarı testi ortalamaları arasında anlamlı fark olup olmadığını belirlemek üzere ilişkisiz örneklemler için tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Scratch, mBlock ve Python grubunda bulunan öğrencilerin kodlama başarı testi ortalamasının en az ikisi arasında istatistiksel olarak anlamlı fark gözlenmiştir. Çoklu karşılaştırma testi sonucunda kodlama başarı testi puanlarına bakıldığında Scratch ile Python grubunda bulunan anlamlı farkın Scratch lehine ve mBlock ile Python grubunda bulunan anlamlı farkın mBlock lehine olduğu gözlemlenmiştir.

Tarık Otu
Bolu Abant İzzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğretmenlerin yapay zekâ okuryazarlığı ile teknostres düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, ortaokul öğretmenlerinin yapay zekâ okuryazarlığına ilişkin algıları ile teknostres algı düzeyleri arasındaki ilişkiyi değerlendirmektir. Teknostres, teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte bireylerin, özellikle eğitim alanındaki profesyonellerin hissettiği stres düzeyini tanımlarken, yapay zekâ okuryazarlığı, öğretmenlerin bu yeni teknolojiyi anlama, kullanma ve uygulama becerilerini ifade etmektedir. Bu bağlamda, 2023-2024 eğitim-öğretim yılı içerisinde Eskişehir ili merkez ilçelerindeki devlet okullarında görev yapan toplam 311 ortaokul öğretmeni, araştırmanın katılımcı grubunu oluşturmuştur. Nicel araştırma yöntemi kullanılarak gerçekleştirilen bu çalışma, hem eğitimcilerin yapay zekâ ile ilgili anlayış seviyelerini ve bu konudaki bilgi birikimlerini ölçümlemeyi hem de teknolojik gelişmelerin bireyler üzerindeki etkilerini anlamak amacıyla tasarlanmıştır. Elde edilen veriler aracılığıyla, öğretmenlerin yapay zekâ okuryazarlık düzeyleri ve buna bağlı olarak yaşadıkları teknostres algı düzeyleri arasındaki ilişki incelenmiş, bu sayede eğitim uygulamalarının iyileştirilmesine yönelik öneriler geliştirilmiştir. Elden edilen bulgulara göre öğretmenlerin orta düzeyde teknostrese sahip oldukları, teknostres düzeylerinin demografik özelliklere göre farklılaşmadığı ortaya çıkmıştır. Araştırma bulguları ayrıca, öğretmenlerin düşük düzeydeki yapay zekâ okur yazarlıklarının teknostres düzeyleri ile anlamlı bir ilişkide bulunmadığını açığa çıkarmıştır. Araştırmanın sonuçlarının eğitim politikalarının ve öğretmenlerin mesleki gelişim programlarının şekillendirilmesi açısından önem arz edeceği düşünülmektedir.

Ali Kaya
Anadolu University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tokat ilinde MEB hizmet içi robotik kodlama kursuna katılan öğretmenlerin eğitsel robot kullanımı özyeterlilik algılarının farklı değişkenlere göre incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Öğretmen Yetiştirme Genel Müdürlüğünün hizmet içi robotik kodlama eğitimlerine katılan öğretmenlerin eğitsel robot kullanımı öz yeterlik algılarının cinsiyet, yaş grubu, öğrenim durumu, branş, görev yapılan kurum türü, kıdem, eğitim aldıktan sonra geçen süre, eğitim yöntemi, kurs öncesi ve sonrasında çalışma yapmış olma, uygulama yapabilmek için uygun ortama sahip olma, alınan eğitim sayısı, eğitimlere alınma şekli, eğitim yöneticilerinin teşviki, okulunda çalışma yapan meslektaşının olması değişkenlerine göre incelenmesidir. Nicel araştırma deseninden betimsel tarama modeli kullanılan bu araştırmanın örneklemini 2022-2023 öğretim yılı başında Tokat ilinde görev yapan, hizmet içi robotik kodlama konulu kurslara katılmış farklı branşlarda 245 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Şahin ve Korkmaz (2020) tarafından geliştirilen tek faktör ve 49 maddeden oluşan 5'li Likert tipindeki "Öğretmenlere Yönelik Sınıf İçi Eğitsel Robot Kullanımına Dönük Öz yeterlik Algısı Ölçeği" kullanılmıştır. SPSS (25.0) yazılımında p<.05 anlamlılık düzeyinde veri analizi yapılmış, değişkenlerin fark analizlerinde Mann-Whitney U testi ve Kruskal-Wallis H testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin eğitsel robotları sınıf içinde kullanmada kendilerini temel anlamda yeterli gördükleri ancak problem çözme, hatayı tespit edebilme, gelişmiş sensörleri kullanabilme gibi ileri düzey konularında yeterli görmedikleri tespit edilmiş, hizmet içi eğitimlere resen alınmanın öz yeterlik algısını değiştirmediği ancak eğitimlerin sonunda uygulama yapma ortamına sahip öğretmenlerin öz yeterlik algılarında anlamlı farklılık oluştuğu belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Öz yeterlik, hizmet içi eğitim, eğitsel robot, kodlama eğitimi

Eğitsel bilgiHizmet içi eğitimKodlama+2
Mustafa Kemal Avcı
Tokat Gaziosmanpaşa University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tokat ilinde görev yapan ilkokul öğretmenlerinin dijital dönüşüm sürecinde sahip oldukları yeterliklerin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, dijital dönüşümün yaşandığı günümüzde bireylerin 21. yy yeterlikleriyle donanımlı yetişebilmelerini sağlayacak ilkokul öğretmenlerinin dijital dönüşüm sürecinde kendilerinden beklenen yeterliklere ne kadar sahip olduğunun anlaşılmasıdır. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseninde yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi ile belirlenmiştir. Bunun için farklı tür ve kademelerde görev yapan 11 kadın ve 9 erkek ilkokul öğretmeni ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Araştırmanın verileri 2022-2023 eğitim-öğretim yılı güz yarıyılında toplanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Görüşmelerden elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda dijital dönüşüm sürecinde Tokat ilinde görev yapan ilkokul öğretmenlerinin sahip olması beklenen yeterliliklere ilişkin genel durumlarının dijital yeterlikler bağlamında kısmen yeterli olduğu anlaşılmıştır. İlkokul öğretmenlerinin teknoloji odaklı PTÖ yaklaşımı kapsamındaki sınıf içi uygulamalarda en çok tasarım ve gözleme dayalı STEM etkinlikleri uyguladıkları, ulusal ve uluslararası düzeydeki proje ve yarışmalara genel olarak katılım sağlamadıkları belirlenmiştir. İlkokul öğretmenlerinin teknoloji entegrasyonu sürecinde daha çok etkileşimli tahtayı ve eğitim içerikli web sitelerini kullandıkları, öğrenmenin kalıcılığını artırma amacıyla çoğunlukla videolardan yararlandıkları, teknolojik anlamda kendilerini yeterli buldukları, güncel teknolojiler konusunda kendilerini daha çok sosyal medyayı kullanarak yenilemeye çalıştıkları sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca ilkokul öğretmenlerinin öğrencilerinin 21. yy becerilerini geliştirmek adına açık uçlu sorular sordukları, grup çalışması, beyin fırtınası, ürün tasarlama etkinlikleri yaptırdıkları, araştırma ödevleri verdikleri, okul gezileri yaptırdıkları belirlenmiştir. Bu etkinliklerin öğrencilerinin 21. yy becerilerinden iletişim ve işbirliği, problem çözme, yaratıcılık, eleştirel düşünme, girişimcilik ve öz yönelim, üretkenlik ve sorumluluk becerilerini geliştirdiğini belirtmişlerdir. Buna karşın ilkokul öğretmenlerinin yeni neslin özelliklerini bilmedikleri bu nedenle öğretim sürecinde yeni neslin öğrenen özelliklerini kullanamadıkları, yeni nesli anlamakta kendilerini yetersiz buldukları fakat öğrencilerinin davranışlarını gözlemleyerek, kendi aralarındaki oyunları ve konuşmaları takip ederek yeni neslin özelliklerini öğrenmeye çabaladıkları anlaşılmıştır. İlkokul öğretmenlerinin teknolojik anlamda mesleki gelişimlerini sağlamaya yönelik yüz yüze veya online hizmet içi kurslardan zorunlu olarak faydalandıkları, gönüllü olarak ise neredeyse hiçbir ilkokul öğretmeninin bu kurslara başvuruda bulunmadığı belirlenmiştir. Son olarak ilkokul öğretmenlerinin çoğunun dijital etik ve güvenlik konularında yeterli bilgiye sahip oldukları anlaşılmıştır Anahtar Kelimeler: İlkokul Öğretmenleri, Dijital Dönüşüm Süreci, Yeterlilik

Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi BölümüCumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm OfisiTokat+2
Saliha Büyükbay
Tokat Gaziosmanpaşa University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Oyun temelli öğretim yöntemi ile gösterip yaptırma yöntemine göre verilen kodlama eğitiminin ortaokul öğrencilerinin akademik başarılarına etkisinin incelenmesi

Bu araştırmada, öğrencilerin kodlama eğitimiyle ilk olarak karşılaştıkları beşinci sınıf Bilişim Teknolojileri ve Yazılım dersinde oyun temelli kodlama öğretimi ile gösterip yaptırma yöntemi ile verilen kodlama öğretiminin öğrencilerin kodlama başarısındaki etkisini ve oyun temelli kodlama eğitimine yönelik öğrenci görüşlerini incelemek amaçlanmıştır. Çalışmada nicel ve nitel verilerin bir arada kullanıldığı karma yöntem kullanılmıştır. Gerçekleştirilen oyun temelli kodlama öğretiminin değerlendirilmesinde başarı testi ve öğrencilerle yapılan görüşme formundan elde edilen verilerden yararlanılmıştır. Araştırmaya 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Yeniçubuk Cumhuriyet Ortaokulu'nda öğrenim gören beşinci sınıf öğrencilerinden 16 kişilik kontrol grubu ve 21 kişilik deney grubu olmak üzere toplamda 37 öğrenci katılmıştır. 21 kişilik deney grubu ile 16 saatlik oyun temelli kodlama dersi, kontrol grubuyla ise gösterip yaptırma yöntemiyle kodlama dersi işlenmiştir. Kontrol gruplu öntest-sontest deneysel desene göre gerçekleştirilen uygulama sürecinde; öğrencilerin ilgili kazanımlara ulaşma düzeyleri hazırlanan başarı testi ile öğrenme yaşantılarının niteliği ise, 8 hafta 16 ders boyunca yapılan uygulama süreci sonunda öğrencilerden alınan görüşler ile bütünsel olarak değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda, kontrol ve deney grubundaki öğrencilerin kodlama başarı düzeylerinde anlamlı bir fark görülmemiştir. Anlamlı fark çıkmamasına karşın deney grubundaki öğrencilerin kodlama başarı puanları kontrol grubundaki öğrencilerin kodlama başarı puanlarından daha çok yükselmiştir. Yapılan görüşmeler ile deney grubu öğrencilerinin oyun temelli kodlama öğretimine yönelik görüşleri incelenmiş ve deneysel süreç sonunda olumlu bir bakış açısı geliştirdikleri, daha kolay ve eğlenceli bir öğretim süreci yaşadıkları belirlenmiştir.

Bilgisayar eğitimiEtkileşimli oyunEğitsel oyunlar
Fatma Şahin
Tokat Gaziosmanpaşa University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00