Çukurova University
Discipline

Physics

Çukurova University

2,370

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
DoctorateOpen AccessTR

Nadir toprak elementleri ile katkılandırılmış seramik fosforların sentezlenmesi ve karakterizasyonu

Bu çalışmada, bölümümüzde ilk defa seramik fosfor malzemelerin başarı ile sentezlenmesi gerçekleştirilerek, lüminesans ve kristal yapı karakterizasyonları yapılmıştır. Çalışmada, katkılandırılmamış ve Er, Eu, Dy ve Sm gibi nadir toprak elementlerinin iyonları ile katkılandırılmış stronsiyum alüminat (SrAl2O4) fosforları sentezlenmiştir. Katıhal reaksiyonu tekniği kullanılarak gerçekleştirilen sentezleme ardından NTE ile katkılandırılmış seramik yapıdaki SrAl2O4 fosforunun, X-ışını kırınımı (XRD), taramalı elektron mikroskopisi (SEM), Raman saçılması, optik soğurma, uyartım ve yayınlama (PL) spektroskopisi ve termal uyartımlı lüminesans (TSL) özellikleri araştırılmıştır. Örneklerin X-ışını kırınım desenlerinin incelenmesiyle, kristal içerisindeki baskın fazın, tipik monoklinik yapıda SrAl2O4 bileşenine ait olduğunu ve katkıların varlığının SrAl2O4 un temel kristal yapısına bir etkisinin olmadığı görülmektedir. SEM görüntülerinde Eu ve Er iyonları ile katkılandırılmış SrAl2O4 örneklerin kristal yapıları görülmüş ve literatürde başka metotlar ile sentezlenmiş örneklere göre daha büyük taneciklerden oluştuğu tespit edilmiştir. Er katkılı örnek SrAl2O4 ilk defa bu çalışmada sentezlenmiş ve Er3+ iyonuna ait soğurma pikleri başarıyla tanımlanmıştır. Eu katkılı SrAl2O4 maksimum PL şiddeti spektrumun turuncu-kırmızı bölgesine karşılık gelen 620 nm de şiddetli bir pik olarak görülmüştür. Sentezlenen örnekte bor konsantrasyonun artışının, örneğin PL şiddetini arttırdığı yine PL verileri ile tespit edilmiştir. Sentezlenen tüm örneklerin ß kaynağı ve UV ışığa maruz bırakıldıktan sonra alınan TSL ölçümlerinde, parıldama eğrisinin biçiminin ve şiddetinin her katkıya göre değiştiği gözlenmiştir. PL şiddeti Eu iyonu ile katkılandırılmış örneğe göre daha düşük olan Dy katkılı örnek, termolüminesans öçümlerinde hem ß hem de UV uyartıma karşı oldukça şiddetli bir TSL sinyali vermiştir.

FosforKatıhal reaksiyonuLüminesans+2
Mehmet Ayvacıklı
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Kuantum nokta katkılı polimer dağıtılmış sıvı kristal kompozit yapıların elektro-optik ve dielektrik karakterizasyonu

Bu tez çalışmasında, CdSeS/ZnS kuantum nokta (KN) katkılı polimer dağıtılmış sıvı kristal (PDSK) kompozit yapının dielektrik, elektro-optik, termal ve morfolojik karakterizasyonu yapılmıştır. Saf ve KN nokta katkılı PDSK kompozit yapıların dielektrik özellikleri frekansa bağlı olarak dielektrik/empedans spektroskopi tekniği ile incelenmiştir. Numunelerin elektro-optik özellikleri ise elektro-optik geçirgenlik sistemi kullanılarak araştırılmıştır. Üretimi gerçekleştirilen saf ve KN katkılı PDSK kompozit yapıların faz geçiş sıcaklıkları diferansiyel taramalı kalorimetre, morfolojik yapısı ise taramalı elektron mikroskobu kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Ölçüm sonuçlarından, saf ve KN katkılı PDSK kompozit yapıların kompleks dielektrik sabitinin reel ve sanal kısımları, relaksasyon frekansı, eşik voltajı, relaksasyon zamanı, tepki süresi, faz geçiş sıcaklığı gibi fiziksel parametreleri belirlenmiş, ayrıca numunelerin morfolojik yapılarındaki değişimler irdelenmiştir. Sonuçlar, KN katkısının PDSK kompozit yapının fiziksel özelliklerini önemli ölçüde değiştirdiğini ve PDSK/KN kompozit yapısının polimer ve sıvı kristal tabanlı opto-elektronik cihaz teknolojisinde farklı amaçlar ile kullanılabileceğini göstermiştir.

Dielektrik özelliklerDielektrikler
Serkan Balcı
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Fotoanot tavlama sıcaklığı ve elektrolit türünün boya duyarlı güneş pili performansına etkisinin incelenmesi

Boya duyarlı güneş pillerinde (BDGP), fotoanot tavlama sıcaklığı ve elektrolit türünün pilin fotovoltaik parametreleri üzerindeki etkileri araştırılmıştır. BDGP'lerin fotovoltaik ve elektrokimyasal empedans spektroskopisi (EIS) özellikleri, dört farklı fotoanot tavlama sıcaklığı ve iki farklı elektrolit çözeltisi için incelenmiştir. Fotoanotların tavlanması için dört farklı sıcaklık (300, 400, 500 ve 600 oC) kullanılmış ve bu fotoanotların morfolojik özellikleri, alan emisyonu taramalı elektron mikroskobu (FESEM) ve atomik kuvvet mikroskobu (AFM) ile incelenmiştir. Bu DSSC'lerin fotovoltaik ölçümleri, farklı redoks konsantrasyonuna ve katkı maddesine sahip iki farklı tip elektrolit için bir AM 1.5 simüle edilmiş güneş simülatörü kullanılarak 50 mW/cm2 (0,5 Sun) ışık altında gerçekleştirilmiştir. Ayrıca DSSC'lerin rekombinasyon özellikleri ile seri ve yük transfer direncini elde etmek için elektrokimyasal empedans spektroskopi (EIS) ölçümlerinden her bir BDGP için Nyquist grafikleri elde edilmiştir. Yüksek pürüzlülük ve düşük seri direnç sayesinde 600 °C'de tavlanan fotoanota sahip BDGP'nin her iki elektrolit türü için de en yüksek verime sahip olduğu bulunmuştur.

Tuğçe Özkacar
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Oda sıcaklığı civarında geçiş gösteren manganit kompozit bileşiklerin üretimi, yapısal, manyetik ve manyetokalorik özelliklerinin incelenmesi

Bu çalışmada, öncelikle ana faz olarak belirlenen La₀.₇Ca₀.₂₇Na₀.₀₃MnO₃, La₀.₇Sr₀.₂Na₀.₁MnO₃ ve La₀.₆₇Ca₀.₂₇Sr₀.₀₆MnO₃ bileşikleri üretilmiştir. Daha sonra, bu bileşiklerin Mn bölgelerine Bi ve Ni katkılanarak La₀.₇Ca₀.₂₇Na₀.₀₃Mn₁₋ₓBiₓO₃ (x = 0.005, 0.01 ve 0.02), La₀.₇Ca₀.₂₇Na₀.₀₃Mn₁₋ₓNiₓO₃ (x = 0.0, 0.005, 0.01 ve 0.02) ve La₀.₇Sr₀.₂Na₀.₁Mn₁₋ₓBiₓO₃ (x = 0.02, 0.04 ve 0.06) serileri sentezlenmiştir. Son olarak, geçiş sıcaklıkları oda sıcaklığının hemen üzerinde ve altında olan iki numune, kütlece farklı oranlarda birleştirilerek (x)La₀.₆₇Ca₀.₂₇Sr₀.₀₆MnO₃/(1–x)La₀.₇Ca₀.₂₇Na₀.₀₃MnO₃ (x = 0.75, 0.50 ve 0.25) kompozit bileşikleri hazırlanmıştır. Sol-jel yöntemi kullanılarak üretilen bileşiklerin yapısal analizleri, X-ışını kırınımı (XRD) ölçümleri ve FullProf programı aracılığıyla yapılan Rietveld iyileştirmeleri ile gerçekleştirilmiştir. Numunelerin yüzey morfolojileri, farklı büyütme oranlarında alınan taramalı elektron mikroskobu (SEM) görüntüleriyle incelenmiştir. Üretim sonrasında numunelerin yapısında bulunan elementlerin belirlenmesi ve bu elementlerin atomik yüzde oranlarının hesaplanması için enerji dağılımlı X-ışınları spektroskopisi (EDS) analizleri yapılmış ve tüm bileşiklerin istenen stokiyometrik değerlere uyumlu olduğu görülmüştür. Bileşiklerin sıcaklığa bağlı manyetik özelliklerinin incelenmesi ve manyetik faz geçiş sıcaklıklarının belirlenmesi amacıyla M–T ölçümleri gerçekleştirilmiştir. Bu ölçümler, 10 mT manyetik alan uygulanarak ve ZFC ile FC adımları izlenerek 5–380 K sıcaklık aralığında alınmıştır. Arrott eğrileri incelendiğinde, tüm numunelerin ikinci dereceden manyetik faz geçişi sergilediği tespit edilmiştir. Geçiş bölgesi civarında elde edilen izotermal manyetizasyon verilerinden yararlanılarak, 5 T manyetik alan altında hesaplanan en yüksek manyetik entropi değişimi (ΔSM) değeri LCNM numunesi için 8.42 J/kgK, en yüksek bağıl soğutma gücü (RCP) değeri ise 0.50LCSM/0.50LCNM kompozit numunesi için 317 J/kg olarak belirlenmiştir.

Mehmet Selim Aslan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de farklı sektörlerde katkı ham maddesi olarak kullanılan bentonit mineralinin kimyasal ve radyometrik karakterizasyonu

Bentonit minerali; alüminyum, sodyum ve potasyum açısından zengin, yumuşak, gözenekli ve kolay şekillendirilebilen ve soğurucu (emici) bir malzemedir. Bentonitler, çeşitli endüstrilerde (seramik, kozmetik, boya, tekstil, döküm, inşaat vb.) sondaj çamuru, cevher peletleme, absorban, adsorban, ağartma maddesi, su empedansı, kaplama, ham madde veya dolgu malzemesi olarak kullanılmaktır. Bentonitlerin bu sektörlerde etkin ve verimli kullanımı, kimyasal bileşenlerine bağlıdır. Bu çalışmada, Türkiye'nin farklı coğrafi bölgelerinde bulunan yirmi bir ocaktan toplanan bentonit örnekleri; bentonit ocaklarının doğal radyonüklit, majör ve minör element dağılımlarını belirlemek amacıyla analize tabi tutuldu. Bentonitlerin, inşaat sektöründe ham madde olarak kullanılmasına eşlik eden ve ocaklarda çalışanların maruz kalabileceği radyolojik riskler; aktivite derişim indisi (I), açık ortamda soğurulan gama doz hızı (DRI) ve karşılık gelen yıllık etkin radyasyon dozu (EI); kapalı ortamda soğurulan gama doz hızı (DRO) ve karşılık gelen yıllık etkin radyasyon dozu (EO) ve yaşam boyu kanser riski (CR) hesaplanarak değerlendirildi. Bentonit örneklerinde gama-ışını spektrometrik yöntemi kullanılarak ölçülen 226Ra, 232Th ve 40K radyonüklitinin ortalama aktivite derişimi, sırasıyla 50,3 ± 4,7 Bq/kg, 76,2 ± 3,9 Bq/kg ve 372,8 ± 18,6 Bq/kg olarak bulundu. 226Ra, 232Th ve 40K'ın en büyük aktivite derişim değerleri, sırasıyla Konya, Edirne ve Tokat ilindeki ocaklarda ölçüldü. Bentonit örneklerinde, enerji dağılımlı X-ışını floresans spektrometrik yöntem ile analiz edilen SiO2, Al2O3, CaO, Fe2O3, MgO, Na2O, K2O, TiO2, SO3, P2O5 ve MnO oksidinin ortalama derişimi, sırasıyla %54,12; %15,24; %4,65; %4,36; %3,25; %2,78; %1,40; %0,58; %0,35; %0,20 ve %0,10 olarak bulundu. En yüksek SiO2 ve Fe2O3 derişimi Ordu ve Çorum'da, en yüksek K2O, SO3, Na2O ve CaO derişimleri Trabzon'da, en yüksek TiO2 derişimi Çankırı'da ve en yüksek Al2O3, MgO, P2O5 ve MnO derişimleri ise Konya'da bulunan bentonit ocaklarında analiz edildi. Her bir bentonit örneği için hesaplanan I, DRI, DRO, EI, EO ve CR'nin ortalama değerleri, sırasıyla 0,7; 159,1 nGy/h, 84,8 nGy/h, 0,2 mSv/y, 0,8 mSv/y ve 7,0 x 10-4 olarak bulundu. Radyolojik değerlendirme sonuçları, incelenen bentonitlerin yapı malzemelerinde ham madde olarak güvenle kullanılabileceğini ve bentonit ocaklarında çalışan işçiler için düşük seviyede radyolojik risk olduğunu ortaya koymaktadır.

BentonitKarakterizasyonNükleer fizik+1
Onur Metin
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de ticari olarak satılan şişelenmiş doğal kaynak sularının içerdiği radon gazının aktivite konsantrasyonunun belirlenmesi ve radon kaynaklı radyolojik riskin değerlendirilmesi

Yeraltı sularından elde edilen şişelenmiş kaynak suları, belediye su kaynaklarından sağlanan musluk sularından daha güvenli olduğu inancı nedeniyle Türkiye'de giderek daha fazla tüketilmektedir. Doğal uranyum serisinde bulunan radon renksiz, kokusuz ve radyoaktif bir gazdır. Toprak ve kayadaki radon gazı yer altı su kaynaklarına geçebilir ve suda çözünebilir. İçme suyuyla alınan radonun, mide çeperine önemli ölçüde radyasyon dozu verebilmesinden dolayı su kaynaklarındaki çözünmüş radon seviyelerinin değişimi, ilgi çekici olmaya devam etmektedir. Bu çalışma, Türkiye'de ticari olarak satılan ve tüketilen şişelenmiş kaynak sularının radon seviyelerini belirlemeyi ve bu suların sindirilmesi ve sulardaki radon gazının solunmasından kaynaklanan iç ışınlamayı değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Bu amaca yönelik Türkiye'de en çok tüketilen seksen üç markaya ait şişelenmiş kaynak suyu örneklerindeki radonun aktivite derişimi bir radon gazı monitörü (Alpha GUARD PQ 2000PRO) kullanılarak ölçüldü. Şişelenmiş kaynak sularında ölçülen radon aktivite konsantrasyonları, ortalaması 14,8±0,6 mBq/L olmak üzere 3,2±0,8 mBq/L – 28,7±2,7 mBq/L aralığındadır. Araştırılan şişelenmiş kaynak suyu örneklerinde ölçülen radon seviyesi, Avrupa Komisyonu (AK) ve Amerika Birleşik Devletleri Çevre Koruma Ajansı tarafından içme suları için tavsiye edilen 100 Bq/L ve 11,1 Bq/L azami radon seviyesinin çok altındadır. Şişelenmiş kaynak suyu örneklerindeki radonun sindirilmesinden ve solunmasından kaynaklanan toplam yıllık etkin radyasyon dozu (TYERD), yıllık içme suyu tüketimine dayalı olarak dört farklı senaryoda üç yaş grubu (bebekler, çocuklar ve yetişkinler) için iç ışınlamayı değerlendirmek amacıyla tahmini olarak hesaplandı. Ayrıca TYERD'e eşlik eden yaşam boyu kanser riski (YBKR) yetişkinler için hesaplandı. TYERD değerleri, sular hakkındaki AK direktifinde ve Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan içme suyu yönetmeliğinde belirlenen bireysel doz ölçütü olan 100 μSv değerinden önemli ölçüde düşüktür. Dolayısıyla çalışmada elde edilen sonuçlar, araştırılan şişelenmiş kaynak suyu örneklerinin tüketilmesinin, Türk halkı için önemli bir radyolojik sağlık riski oluşturamadığını gösterdi.

RadonRadyoaktivite
Erol Aydın
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklı tipteki fotovoltaik sistemlerin güç üretimlerinin analizi ve yapay zekaya dayalı tahmini

Modern dünyanın vazgeçilmezi haline gelen teknolojik gelişmeler, insanoğlunu tamamen enerjiye bağımlı hale getirmiştir. Artan bu enerji ihtiyacının büyük bir çoğunluğu günümüzde fosil yakıtlardan karşılanmaktadır. Fosil yakıt kaynaklarının sınırlı olması, çevreye olumsuz etkileri ve pahalı olmaları fosil yakıtlara alternatif olarak temiz enerji kaynaklarına yönelik kullanımı ve araştırmaları son yıllarda oldukça arttırmıştır. Bu noktada, yenilenebilir, çevre dostu ve temiz enerji kaynağı olan güneşten elektrik enerji üretmek başta ülkemiz olmak üzere tüm dünyada yatırımların arttırdığı bir konudur. Yenilenebilir enerji kaynakları ile ilgili çalışmalara katkı sağlamak ve aynı zamanda güneş enerjisinden elektrik üretiminde bölgede referans olacak çalışmalar yapmak amacıyla 2013 yılında Düzce Üniversitesi Bilimsel ve Teknolojik Araştırma ve Uygulama Merkezi (DÜBİT)'in çatısına toplam 7,5 kW kurulu güce sahip ve her biri 2,5 kW gücünde; amorf silisyum (a-Si), polikristal silisyum (poli-Si) ve mono kristal silisyum (mono-Si) fotovoltaik paneller kurulmuştur. Bu tez çalışmasında, DÜBİT'in çatısında bulunan üç farklı tipteki fotovoltaik panellerin, 2014-2019 yılları arası için mevsimlere ve yıllara göre verim ve performans analizleri yapılmıştır. Diğer yandan, 2014-2018 yılları arasındaki DÜBİT'in çatısında kurulu bulunan üç farklı tipteki fotovoltaik panel verileri ile birlikte meteorolojiden alınan bağıl nem, bulutluluk ve güneşlenme süresi gibi meteorolojik veriler de kullanılarak bir veri seti oluşturulmuştur. Oluşturulan veri seti, Düzce için güneş ışınım miktarının tahmin etmek amacıyla, yapay zekaya dayalı klasik yapay sinir ağı (YSA) ve Uzun-Kısa Süreli Bellek (LSTM) derin öğrenme modelleri geliştirilmiştir. Anahtar sözcükler: Fotovoltaik paneller, Verim, Performans analizi, YSA, LSTM.

Fotovoltaik sistemlerPerformans analiziUzun kısa süreli bellek+2
Tuğba Özdemir Ali
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kastamonu'da tüketilen sebze ürünlerinin potansiyel olarak zehirli element içeriklerinin belirlenmesi ve sağlık riskinin değerlendirilmesi

Sebzeler, yararlı fitokimyasallar, vitaminler, protein, karbonhidratlar ve mineraller içeren besin kaynaklarıdır ve birçok kronik hastalığın önlenmesinde önemli rol oynarlar. Ancak sebzeler antropojenik ve doğal aktivitelerin neden olduğu potansiyel olarak toksik elementler (PTE'ler) ile kirlenmektedir. Bu nedenle, bu çalışmada, Türkiye'nin Batı Karadeniz Bölgesi'nde yer alan Kastamonu ilinde en çok tüketilen bazı sebze örneklerindeki on dört PTE, indüktif eşleşmiş plazma optik emisyon spektrometrisi (ICP-OES) kullanılarak analiz edildi. Ayrıca bu sebze örneklerinin tüketilmesinden kaynaklanan potansiyel kanserojen olmayan ve kanserojen sağlık riskleri, erişkin bireyler için değerlendirildi. Kastamonu'da bulunan market ve pazar yerlerinden toplanan otuz altı farklı sebze türüne (lahana, semizotu, pazı, ıspanak, maydanoz, dereotu, nane, roka, marul, mantar, patlıcan, kabak, bamya, dolmalık biber, domates, hıyar, yeşil biber, bal kabağı, kapya biber, patates, pırasa, kereviz, kırmızı pancar, havuç, şeker pancarı, şalgam, kuru soğan, taze soğan, kırmızıturp, beyaz turp, yer elması, barbunya, fasulye, taze fasulye, brokoli ve karnabahar) ait altmış dokuz örnekte analiz edilen Fe, Al, Sr, Mn, Zn, Ti, Cu, Ni, Pb, V, As, Cr, Cd ve Co'nun ortalama derişimleri (μg/kg, kuru ağırlık), sırasıyla, 162.713, 79.078, 33.894, 15.971, 8.944, 8.323, 5.277, 5.174, 2.193, 2.034, 1.637, 1.592, 536 ve 395 olarak belirlendi. Analiz edilen bütün PTE'lerin sebep olduğu kanserojen olmayan sağlık riski, risk indeksi (RI) ve Pb, Ni, Cr, Cd ve As elementlerinden kaynaklanan kanser sağlık riski ise kanser risk (KR) indeksi hesaplanarak değerlendirildi. Potansiyel kanserojen olmayan riskin değerlendirilmesi, incelenen sebzelerin (patlıcan, patates ve şeker pancarı hariç) yetişkin tüketiciler için tüketiminde herhangi bir risk olmadığını ortaya koymaktadır. Ancak on bir sebzede analiz edilen Pb, Ni, Cr ve As için hesaplanan KR değerleri güvenlik sınırının (KR ≥ 10-4) üzerinde bulundu.

Barış Şekeroğlu
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kastamonu'da tüketilen tahıl ürünlerinin potansiyel olarak zehirli element içeriklerinin belirlenmesi ve sağlık riskinin değerlendirilmesi

Yeterli, dengeli ve güvenli gıda tüketimi, insanların yaşamını ve yaşam ile ilgili süreçleri sürdürebilmesi için vazgeçilmezdir. Tahıllar (buğday, pirinç, arpa, mısır, yulaf vb.) ülkemizde olduğu gibi dünya çapında temel gıdalardır ve beslenmede birincil enerji, protein ve lif kaynağını oluşturdukları gibi vitaminler ve mineraller gibi sağlığı geliştirici bileşenleri de içerirler. Bununla birlikte insani faaliyetler ve/veya doğal süreçler sonucunda yayılan potansiyel olarak zehirli elementler (PZE'ler), gıdaların başlıca kirleticileri arasındadır. PZE'ler, kirlenmiş toprakta yetiştirilen gıda maddeleri (tahıllar, baklagiller, sebzeler vb.) yoluyla insan vücuduna girebilir ve insan sağlığında ciddi sorunlarına neden olabilirler. Bu çalışmada, Türkiye'nin Batı Karadeniz Bölgesi'nde yer alan Kastamonu ilinde tüketilen bazı tahıl örneklerinin içerdiği PZE'ler, bir enerji dağılımlı X-ışını floresans spektrometresi ile analiz edildi. Ayrıca bu örneklerdeki PZE'lerin sindirilmesinden kaynaklanabilecek kanserojen olmayan sağlık riski, ortalama günlük doz, risk katsayısı ve risk indisi hesaplanarak değerlendirildi. Analiz edilen tahıl örneklerinde As, Cd, Hg ve Pb'nin derişimi, dedeksiyon limitinin altında bulundu. Altı farklı grubuna ait otuz sekiz tahıl örneklerinde analiz edilen PZE'ler, ortalama değerlerine göre Mn (47,4 mg/kg) > Fe (44,6 mg/kg) > Zn (39,1 mg/kg) > Cu (7,9 mg/kg) > Ni (7,4 mg/kg) > Ti (6,7 mg/kg) > Sn (6,2 mg/kg) > Co (5,8 mg/kg) > Sr (2,7 mg/kg) > Cr (2,6 mg/kg) olarak sıralandı. Sağlık risk değerlendirme sonuçları, buğdayın dışındaki tahıl örneklerindeki analiz edilen söz konusu PZE'lerin, kanserojen olmayan sağlık risk oluşturmadığını gösterdi.

Kenan Akyol
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Fe/PZT ve Co/PZT ince filmlerinin dielektrik özelliklerinin incelenmesi

Ferroelektrik özelliklere sahip PbZr0.5Ti0.5O3 seramik malzemesi elektriksel ve elektromekaniksel özelliklerinden dolayı araştırmacılar tarafından büyük ilgi görmektedir. Bu çalışmada, Ferroelektrik PbZr0.5Ti0.5O3 (PZT) seramik malzemesi üzerine vakum buharlaştırma tekniği ile ferromanyetik özelliklere sahip Fe ve Co malzemeleri ayrı ayrı kaplanmıştır. Hazırlanmış ince filmlerin dielektrik sabitinin reel ve sanal kısımları, kayıp tanjantı, cole-cole diyagram gibi dielektrik özelliklerin frekansla değişimi incelenmiştir. Saf PZT, Fe kaplı PZT ve Co kaplı PZT ince filmlerin dielektrik sabitinin reel ve sanal kısımları, kayıp tanjantı, cole-cole diyagramı oda sıcaklığında frekansın bir fonksiyonu olarak yüksek frekans (1 MHz – 3 GHz) aralığında empedans analizörü ile ölçülmüştür.

Ahmet Demirkaya
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de tüketilen alkolsüz gazlı ve fonksiyonel içeceklerdeki radyotoksik elementlerin belirlenmesi ve radyolojik sağlık risklerin değerlendirilmesi

İçme suyundaki radyotoksik element veya radyonüklitlerin varlığını kontrol etme stratejisi, herhangi bir tanımlanmış olumsuz sağlık etkisine neden olması beklenmeyen çok düşük bir risk seviyesini temsil eden 100 mSv/y'lık bireysel doz ölçütüne bağlıdır. Radon ve radyum izotopları (226Ra ve 228Ra) gibi bazı doğal radyonüklitler, içme suyunda çözünebilir ve birikebilir. Dolayısıyla içme sularının radyolojik kalitesi, suda çözünmüş doğal radyonüklitlerin derişimi ile belirlenmektedir. Başlıca içme suyu, fosforik asit, sitrik asit, kafein, taurin, B vitamini, tatlandırıcı ve bitki özleri gibi enerji artırıcı bileşenler içeren karbonatlı veya (gazlı) (kola, gazoz, tonik, meyve aromalı soda vb.) ve fonksiyonel enerji içecekleri, dünya çapında ve Türkiye'de en çok tüketilen alkolsüz içecek gruplarını temsil etmektedir. Bu çalışmada, Türkiye'de en çok tercih edilen ticari markaya ait 24 marka karbonatlı ve 16 marka enerji içecek örneklerinin bazı fizikokimyasal özellikleri (pH, iletkenlik, toplam çözünmüş katılar ve Briks değerleri), radyolojik kalitesi ve içeceklerin tüketilmesinden kaynaklanan radyolojik sağlık riskleri araştırıldı. Radon analizörü (AlphaGUARD) kullanılarak içecek örneklerinde analiz edilen radon gazının ortalama aktivite derişimi, karbonatlı içecekler için 0,0342 Bq/L ve enerji içecekleri için 0,0292 Bq/L olarak bulundu. Bu değerler, Avrupa Birliği direktifinde içme suları için üst sınır olarak tavsiye edilen 100 Bq/L¢den kıyaslanmayacak kadar küçüktür. Yüksek saflıkta germanyum dedektörlü bir gama-ışını spektrometresi kullanılarak içecek örneklerinde analiz edilen radyum izotoplarının ortalama aktivite derişimleri, karbonatlı içecekler için 0,45 Bq/L (226Ra), 0,72 Bq/L (228Ra) ve enerji içecekleri için 0,41 Bq/L (226Ra), 0,70 Bq/L (228Ra) olarak bulundu. İçecek örneklerinde analiz edilen 228Ra¢in aktivite derişimleri, Dünya Sağlık Örgütü Kılavuz Dokümanlarında içme suyu için önerilen kılavuz değer olan 0,1 Bq/L¢den daha büyük iken 226Ra¢nın aktivite derişimleri, kılavuz değer olan 1 Bq/L¢daha küçüktür. Yetişkinler için radyolojik sağlık risklerini değerlendirmek amacıyla tahmin olarak hesaplanan toplam yıllık etkin radyasyon dozları, karbonatlı içecekler için 8,1 mSv/y ve enerji içerecekleri için 0,3 mSv/y olarak bulundu. Bu radyasyon doz değerleri, Türkiye'deki İnsani Tüketim Amaçlı Sular Yönetmeliğinde, içme suyu için önerilen bireysel doz olan 100 mSv/y¢ın altındadır.

RadonRadyolojik kirlilik
Dalal Abobaker Omar Sultan
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessEN

Etkin kütleli Schrödinger denklemlerinin tam çözümleri

ABSTRACT EXACT SOLUTIONS OF EFFECTIVE-MASS SCHRÖDINGER EQUATIONS TOKTAMIŞ (TUTCU) Dilek M. Sc. In Engineering Physics Supervisor: Assoc. Prof. Dr Bülent GÖNÜL September 2002 In this thesis, we study the relationship between exact solvability of the Schrödinger equation with a position-dependent mass and the ordering ambiguity in the kinetic energy operator within the frame of supersymmetric quantum mechanics. The one- dimensional Schrödinger equation from the general form of the effective mass Hamiltonian is deriven and solved exactly for a system with exponentially changing mass in the presence of a potential with similar behaviour. The effective-mass Hamiltonians proposed in the literature are connected to the supersymmetric partner Hamiltonians. Keywords: Exact Solutions, Position-Dependent Effective Mass, Shape-Invariance *S5ffTE£f 111

Schrödinger equationExact solution
Dilek Toktamış Tutcu
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Science
2002
00
DoctorateOpen AccessEN

Growth of semiconducting (CdS, CdSe and ZnSe) and conducting films (NiFe) and investigation on their electrical, magnetic and optical properties

ABSTRACT GROWTH OF SEMICONDUCTING (CdS, CdSe and ZnSe) AND CONDUCTING FILMS (NiFe) AND INVESTIGATION ON THEIR ELECTRICAL, MAGNETIC AND OPTICAL PROPERTIES BEDİR, Metin Ph.D. in E.P., University of Gaziantep Supervisor: Prof.Dr. Ömer Faruk BAKKALO?LU Co-supervisor: AssistProf.Dr. Mustafa ÖZTAŞ November 2002, 166 Pages In this study, semiconducting CdS, CdSe and ZnSe thin films were developed by using spraying pyrolysis and electrodeposition method, conducting NiFe alloy films were grown by electrodeposition method on different substrates under different deposition conditions and their electrical, magnetic and optical properties were widely investigated by using different techniques. The optical properties of the semiconducting were investigated from optical absorption coefficient and transmittance spectra data using double beam visible spectrofotometer. By using these data the band gap energies of the semiconductingthin films were determined. The crystal structures of semiconducting (CdS, CdSe, and ZnSe) thin films and conducting (NiFe) films were determined from x-ray diffraction peaks and the thicknesses of the sprayed CdS, CdSe and ZnSe thin film samples were calculated by using weighing method. The electrical properties of the semiconducting thin film samples were investigated by Van der Pauw method ( four ohmic contact). The changes in the resistivities, conductivities and Hall mobilities of the semiconducting thin films under different substrate temperatures have been investigated. The surface morphology of NiFe alloy film samples were examined from scanning electron microscope (SEM) photos nickel ( Ni) and iron (Fe) concentration in NiFe alloy film samples were calculated by using the atomic absorption spectrometer results also the thicknesses of samples were determined. The electrical and magnetic properties of electrodeposited NiFe conducting alloy films were investigated by using a 2 Tesla home made electromagnet and Van der Pauw method ( four ohmic contact), respectively, for different geometries ( magnetic fields were applied under the different angles onto film surface ) at room temperature. The temperature dependent magnetoresistance measurements were done under the influence of a constant magnetic field of 0.8 Tesla for two different geometries ( longitutional and transverse ). Magnetization properties of the NiFe alloy film samples were also determined by vibrating sample magnetometers (VSM). Key words: Spray Pyrolysis method, Electrodeposition method, CdS, CdSe, ZnSe, magnetoresistance, NiFe alloy films.

Electrical propertiesMagnetic propertiesOptical properties+2
Metin Bedir
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Science
2002
00
Master'sOpen AccessEN

Investigation of dosimetric and thermoluminescence properties of CaF2:Mn (TLD-400)

The additive dose (AD), Tm(Ea)?Tstop, repeated initial rise (RIR), peak shape (PS), and computerized glow curve deconvolution (CGCD) methods were used to analyze the thermoluminescent (TL) dosimetric glow peak of CaF2:Mn after ß- irradiation between the dose level D=0.015 Gy and D=110 Gy. The activation energies found with the IR and PS methods yield very close values after the cleaning of low temperature satellite peaks from the dosimetric glow peak by increasing stopping temperature in the Tm?Tstop experiment. The influence of heating rates on the response of dosimetric glow peak of CaF2:Mn was also studied by the peak height and peak area methods using CGCD technique. It was observed that the peak intensities and total area of glow peak decrease continuously with increasing heating rate.Another dosimetric characteristic which is the dose response of this peak was also examined by peak height and area methods. Keywords: Thermoluminescence; CaF2:Mn; TLD-400; Kinetic parameters; Dose response; Heating rate.

Ayşe Sibel Sökücü
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Sıvı kristal ve PCBM içeren organik alan etkili transistör (OFET) üretimi ve karakterizasyonu

Transistörler; anahtarlama, yükseltici ve sensör özellikleri ile elektronik cihazların merkezinde yer almaktadır. Ucuz, hafif ve çevreci organik elektronik cihazlar, özellikle de organik alan etkili transistörler (OFET) var olan inorganik tabanlı transistor teknolojisine alternatif çözümler sunmaktadır. Bu çalışmada, Sıvı Kristal (LC) ile n-tipi yarıiletken olan PCBM (Phenyl-C61-Butyricacid-Methyl ester) karıştırılarak oluşturulan aygıt yapısının cihaz performansında iyileştirmeler yapılması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda Nematik E7 sıvı kristali ve PCBM yapıları kullanılıp yüksek performanslı n-kanal LC-n-OFET cihazı üretilmiştir. LC-n-OFET cihazının dielektrik ölçümleri yapılarak elektriksel özellikleri ortaya konulmuştur. Bunlara ek olarak LC-n-OFET yapısının kanal aralığı ve ışık değişimine karşı transistör kalitesi incelenmiştir. Üretilen LC-n-OFET cihazının yüksek mobilite, yüksek on/off oranı, düşük eşik gerilimi gibi performans parametreleri açısından literatürdeki örneklerine göre daha üstün olduğu gözlemlenmiştir.

Şule Zeynep Kip
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessEN

Malzeme testi için ultrasonik test teknikleri ve düzenekleri

ABSTRACT ULTRASONIC TECHNIQUES AND EQUIPMENT FOR MATERIAL TESTING KOÇ, Ramazan M.S. in Eng. Physics Supervisor: Asst. Prof. Dr. Refik KAYALI February 199E, 82 pages In this study, an ultrasonic transmitter-receiver probe is designed and developed. An ordinary microphone crystal is used in the construction of probes, and its frequency response is determined. Then various experimets are set up to investigate the propagation of sound waves in different mediums applying different methods. Some physical parameters of different materials are measured by using the developed probes. Finally experimental results have been compared with the theoretical results and it has been found that they were in a good agreement with each other. Keywords: transducers, piezoelectric, probe, nondestructive methods, ultrasound 111

PiezoelectricPropUltrasound
Ramazan Koç
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Science
1992
00
Master'sOpen AccessTR

Çok yıllık bitki yapraklarının elektriksel özellikleri kullanılarak yapay zekâ yardımıyla tanımlanması

Yapay zeka algoritmaları Kısmi En Küçük Kareler Ayırım Analizi (PLS-DA), Destek Vektör Makinesi (SVM), k-En Yakın Komşu (KNN), Karar Ağacı (DT), Gauss Naif Bayes (GNB), Doğrusal Ayırım Analiz (LDA), Çok Katmanlı Algılayıcı (MLP), Rassal Orman (RF), Yapay Sinir Ağı (YSA) ve Tek Boyutlu Evrişimli Sinir Ağı (1D-CNN) kullanılarak çok yıllık bitkilerden Vitis vinifera, Prunus laurocerasus, Magnolia grandiflora, Tilia cordata, Corylus avellana ve Olea europaea' nın yapraklarında tahribatsız bir yöntem olan Elektriksel Empedans Spektroskopisi (EIS) ölçümlerinden elde edilen veriler kullanılarak bitki sınıflandırma modelleri oluşturulmuştur. EIS verilerinden iki veri seti oluşturulmuştur. Bunlardan biri empedans, diğeri empedans, empedansın imajiner kısmı ve faz açısından oluşan birleşik veridir. Bu veri kümeleri, her bir frekans için standart sapma sınırları içinde kalacak şekilde normal dağılım fonksiyonuna göre %20 oranında rastgele artırılarak iki yeni veri kümesi daha elde edilmiştir. Oluşturulan veri kümeleri ayrı ayrı kullanılarak her bir yapay zekâ yaklaşımı için modeller oluşturulmuştur. Toplamda oluşturulan 40 modelin 32 tanesi (PLS-DA, SVM, KNN, DT, GNB, LDA, MLP ve RF için dörder tane) için öncelikle çapraz doğrulama yapılmış, 8 tanesi için eğitim sürecinde ölçme ve değerlendirme yapılmıştır. Daha sonra tüm modeller orijinal verilerden rastgele oluşturulan standart veri setiyle sınanarak karmaşıklık matrisleri oluşturulmuştur. Karmaşıklık matrislerindeki verilerden yararlanılarak sınama doğruluğu, kesinlik, duyarlık ve F1 puanı hesaplanmıştır. SVM, DT, LDA, RF, ANN ve 1D-CNN modelleri, her bitki türünü ayırt etmede özellikle ümit verici sonuçlar göstermiştir. Eğitilen yapay zekâ modelleri arasında, arttırılmış birleşik veri ile eğitilen 1D-CNN modeli %99 doğruluk değeri ile en iyi model elde edilmiştir. Bu çalışmada elde edilen sonuçlar, bitki yapraklarının şekil ve renk bakımından benzerliklerine rağmen, EIS verilerini kullanarak çok yıllık bitkileri ayırt edebilen yapay zekâ uygulamalarının geliştirilebileceğini göstermektedir.

Bahçe bitkileriElektrokimyasal empedans spektroskopisi
Yakup Arslan
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessEN

CaF2:Dy kristalinin kinetik parametrelerinin termolüminesans metodlarla belirlenmesi

The field of thermoluminescence dosimetry has rapidly expanded during recent years. Especially in environmental and personnel monitoring applications the use of phosphors with low atomic numbers is to be recommended because their responses remain essentially constant through a large spectrum of energies ( from low- energy x-rays to high-energy y-rays). One of the commercial low-atomic number phosphors is CaF2:Dy. Up to now no information has been found on the kinetic parameters of glow curve of CaF2:Dy (TLD-200) dosimeter in literature. Therefore, this study was undertaken to provide detailed information about the glow curve and kinetic parameters of CaF2:Dy phosphor. In the course of this study, samples were first irradiated with '"Sr-^Y fi-isy source to produce sufficient concentration of defect centers or traps and then thermoluminescence measurements were made to obtain the glow curves. The obtained glow curves were then analyzed by CGCD computer package and other methods such as isothermal decay, peak shape t iiiand initial rise methods. The effects of post-annealing heating rate, dose rate and fading on the glow curve of TLD-200 crystal and its kinetic parameters are widely investigated; The results show that all these processes have great influences on the glow curves and kinetic parameters. One of the important findings of this work was the determination of the kinetic order of peak VI, which was found to be between 1.55 and 1.6. Other peaks were found to obey the first order kinetic. This study has produced significant results about thermoluminescence properties of TLD-200 (CaF2:Dy) dosimeter, that were not reported previously. Key Words : Thermoluminescence, CaF2:Dy, TLD-200, Kinetic Parameters.

Kinetic parametersCrystalsThermoluminescence
Mehmet Yakup Hacıibrahimoğlu
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Science
1997
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı argon basıncında ve farklı ısıl işlem sürelerinde üretilen MgB2 süperiletkeninin mikroyapı, elektriksel ve mekanik özelliklerinin karakterizasyonu

MgB2 süperiletkenleri, ex-situ reaksiyon yöntemiyle vakum ortamında, Ar atmosferinde 0 Bar, 10 Bar ve 20 Bar?lık basınç altında olmak üzere 0,5 ve 1 saatlik ısıl işlem sürelerinde üretildi. Bulk formunda üretilen numunelerin mikroyapısal, elektriksel ve mekanik özellikleri üzerine; basıncın ve ısıl işlem süresinin etkilerini incelemek içn XRD, SEM, EDS, Magnetoözdirenç, Vickers Mikrosertlik ölçümleri gerçekleştirildi. Vakum ortamında üretilen numunelerin hesaplanan a ve c örgü parametreleri ile tanecik boyutu değerleri en yüksek değerde olup uygulanan basıncın artmasıyla azalmıştır. Basıncın, atomlar arasındaki bağ mesafesini kısaltmasıyla tanecik boyutu azalmıştır. Daha küçük tanecik boyutu daha sıkı bir tanecik bağlantısına neden olarak; taşınabilecek kritik akım yoğunluğunun (Jc) artmasına yol açar. SEM görüntüleri, üretilen numunelerin MgB2?nin karakteristik morfolojisi olan tanecikli bir yapıya sahip olduğunu göstermiştir. Ayrıca uygulanan basıncın artmasıyla tanecik boyutunun küçüldüğü ve dolayısıyla tanecik bağlantısının güçlendiği SEM görüntüleriyle teyit edilmiştir. Magnetoözdirenç ölçümlerine göre, vakum ortamında üretilen numunelerin Tc değerleri en yüksek değerdedir ve basıncın artmasıyla azalmıştır. Bu çalışmada özellikle üretilen MgB2 numunelerinin mekanik özellikleri detaylı olarak incelenmiştir. Vickers mikrosertik değerleri hesaplanmış ve bu değerlerin yüke bağlı olduğu görülmüştür. Uygulanan basıncın artmasıyla numunelerin sertlik değerleri azalmıştır.0,5 saatte 20 Bar basınç altında üretilen numune ÇBE davranışı gösterirken, diğer tüm numuneler TÇBE davranışı göstermiştir. Tüm numuneler için Meyer kanunu, PSR Modeli, MPSR modeli, EPD modeli, HK modeli ve IIC modelleri analiz edilmiştir. ÇBE davranışı gösteren numune için en uygun model HK, TÇBE davranışı gösteren numuneler için ise IIC modeli olarak belirlenmiştir.

Şeydanur Kaya
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

C18H15N5O2S organik bileşiğinin X-ışınları kırınım yöntemi ile kristal yapı analizi ve kuantum mekaniksel hesaplamaları

Bu çalışmada, farmakolojik özelliğe sahip bir tek kristalin X-ışınları kırınım yöntemi ile yapısı aydınlatılmıştır. İncelenen bileşik, C18H15N5O2S, 3-[(4-{[(2-Methylphenyl)methylidene]amino}-5-thioxo-1,2,4-triazol-3-yl)methyl]-2(3H)-benzoxazolone, Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Araştırma Laboratuarında sentezlenmiş ve yapısını çözmek için gerekli datalar ise, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü Araştırma Laboratuarı STOE IPDS II difraktometresinden toplanmıştır. Dataların çözümü sonucu elde edilen kristal verileri; C18H15N5O2S: prizmatik ve renksiz, a=18.0823 (13) Å, b=6.4623 (4) Å, c=15.1892 (11) Å, ß=100.821 (6)o, monoklinik P21/c (No: 14), M=365.42 a.k.b., V=1743.4 (2) Å3, Z=4, Dx=1.392 Mg m-3, T=296 K, ?(MoK?)=0.71073 Å, ?=0.21 mm-1, R=0.042, wR=0.110, S=1.03, ??max=0.21 e Å-3, ??min= -0.27 e Å-3. 1,2,4-triazol ve türevleri tıp, zirai ve endüstriyel alanlarda önemli bir rol oynamaktadır. Tıpta; mikrop önleyici, tüberküloz önleyici ve ağrı kesici olarak kullanılmaktadır. Çalışmamızın diğer bir aşaması ise, Yarı-Deneysel metot (AM1) yaklaşımı ile Kuantum Mekaniksel Hesaplamalardır. Bu metotta, AM1 yaklaşımı ile bir molekülün elektronik parametreleri yani HOMO-LUMO enerjileri, molekül orbital katsayıları, elektronik enerjiler, bağ enerjisi, yük yoğunluğu, dipol momenti, bağ uzunlukları ve bağ açıları gibi molekülü tanımlayıcı anlamlı veriler elde edildi ve X-ışınları yapı analizi sonuçları ile bu veriler karşılaştırıldı.

Nuray Hekimoğlu
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Bi1.75Pb0.25Sr2Ca2Cu3-xSnx010+? süperiletken sisteminin termal, yapısal, mekanik, elektriksel ve manyetik özelliklerinde Cu-Sn kısmi yerdeğişimi etkisinin incelenmesi

Birçok araştırmacı, yüksek sıcaklık süperiletkenlere farklı elementlerin katkılanmasının etkilerini araştırmaktadır. Bu araştırmaların amacı yüksek sıcaklık süperiletkenliğinin temel mekanizmasını anlamak ve süperiletkenlik özelliklerini (Tc, Jc, Ic vb.) geliştirmektir. Yüksek sıcaklık süperiletkenleri içerisinde bakır oksitler en önemli gruptur. Bakır oksitler arasında BiSrCaCuO (BSCCO) sistemi, yaygın olarak incelenmiş ve bazı teknolojik uygulamaları gerçekleştirilmiştir.Bu çalışmada süperiletken cam-seramik Bi1.75Pb0.25Sr2Ca2Cu3-xSnxO10+ ? sisteminde Cu'ın Sn ile kısmi yer değiştirmesinin (x=0.0, 0.1, 0.3, 0.5) elektriksel, manyetik, yapısal ve mekanik özelliklerine etkisi incelenmiştir. Eritme-döküm yöntemiyle üretilen BSCCO süperiletken malzemelerin yapısal özellikleri, X-Işını difraksiyon (XRD) yöntemi kullanılarak süperiletkenlik fazları ve buradan da kristal örgü parametreleri saptanmıştır. Örneklerin mikroyapıları için, SEM fotoğraflarından yararlanılmıştır. Kristalleşme kinetikleri Termal analiz (DTA-TGA) ile ışılmıştır. Mekanik özellikleri Vickers mikrosertlik ölçüm sistemi ile süperiletkenlik özellikleri ise titreşimli örnek manyetometresi (VSM) ve düşük sıcaklıkta direnç (R-T) ölçümü ile belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler : Süperiletkenlik , Cam Seramik , BSCCO

BSCCOCam seramiklerDiferensiyel termal analiz+1
Ayten Arslan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Ultraince Bariyerli GaN Temelli Çoklu yapılarda 2- Boyutlu Elektron Gazının Elektron Ve Manyeto İletim Özellikleri

Bu çalışmada, ultraince bariyerli AlInN/GaN ve ultraince bariyerli AlInN/AlN/GaN/AlN yapılarına sahip 4 numunenin elektron iletim ve manyeto iletim özellikleri incelendi. Özdirençleri 30 ? 300 K sıcaklığı arasında, Hall hareketliliği ve Hall taşıyıcı yoğunlukları aynı sıcaklık aralıklarında 0 ? 1.4 T manyetik alan altında ölçülmüştür. Hall ölçüm sonuçlarında 2- boyutlu elektron gazı taşıyıcı yoğunlukları ve ilgili hareketlilikler hesaplandı. Sıcaklığa bağımlı Hall ölçüm sonuçları kullanılarak her bir numunenin saçılma analizleri yapıldı. Yapılan saçılma analizleri sonucunda; korelasyon uzunluğu, deformasyon potansiyeli ve kuyu genişliği gibi malzeme ile ilgili parametreler belirlendi.

Cem Güneş
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

α-acetylpyridine Ketone'un ve Argerol'lü bileşiğinin titreşimlerinin deneysel ve teorik olarak incelenmesi

Bu çalışmada C7H7NO (?-acetylpyridin ketone) genel formülü ile verilen ligandın ve argerollü bileşiğinin IR spektrumu kaydedilip bu bileşiklerin titreşim frekans ve kipleri saptandı. Ligandın ve bileşiğin titreşim frekanslarına işaretleme yapıldı. Gaussian 09 bilgisayar programı yardımıyla teorik frekans değerleri, geometrik parametreler ve NBO yük dağılımı elde edildi ve bu değerler deneysel sonuçlar ile karşılaştırıldı.Anahtar Kelimeler: : ?-acetylpyridine ketone, argerol bileşiği, IR, Ra, NBO

Abdullah Atılgan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Ge(100) yüzey faz geçişlerine kusurların etkisi

Bu çalışmada, Ge(100) %0, %1 ve %2 kusurlu yüzeylerin kritik davranışı Ising modeli temel alan Creutz Cellular Automaton soğutma algoritması ile incelenmiştir. Hesaplamalar, periyodik sınır koşulları göz önüne alınarak, Lx×Ly=30×300, 60×600, 90×900 ve 120×1200 kenar uzunluklu dikdörtgen örgüler kullanılarak yapılmıştır. İncelemeler, deneysel STM yüzey görüntüleri ile dimer yönelimlerinin uyumlu olduğu bir ? oranı ile ayrılması gerektiğini göstermiştir. Sonsuz örgü kritik sıcaklık değerleri kusurlar için elde edilmiş, deneysel ve teorik sonuçlarla karşılaştırılmıştır. Son olarak, %2 kusurlu yüzeyler, deneysel STM yüzey resimleri ile iyi bir uyum içinde olduğu gösterilmiştir.Anahtar Kelimeler : Ge(100) yüzeyi, Cellular Automaton, Ising Model, Yüzey yapılanmaları, c(4×2)?2×1 faz geçişi, c(4×2) yüzey yapılanması, 2×1 yüzey yapılanması, p(2×2) yüzey yapılanması, kritik davranış.

Esra Sırma
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Al2O3,BeO ve B2O3 'in pozitronlar ve x-ışınları için durdurma özelliklerinin incelenmesi

Dozimetrik materyallerin durdurma özelliklerinin incelendiği çalışmaların sonuçları, küçük enerji bölgesinde bir tutarsızlığın olduğunu göstermektedir. Bu çalışmada (10 eV-10 keV) aralığındaki enerjilere sahip pozitronların Al2O3, BeO ve B2O3 için durdurma gücleri, farklı analitik ve modifiye edilmiş eşitlikler kullanılarak hesaplanmıştır. Ayrıca x-ışınlarının aynı hedeflerde durdurulmala- rının incelenmesi için bu enerji aralığında kütle azalma katsayıları hesaplanmış ve bu hedeflerdeki doz değerleri ile karşılaştırılmıştır.Anahtar Kelimeler : Durdurma Gücü, Dozimetrik materyaller, Pozitronlar, X- ışınları

Hanıeh Kazemıafshar
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Bazı azot uçlu ligandların spektroskopik özelliklerinin deneysel ve teorik olarak incelenmesi

Bu tez çalışmasında, 1,2,4-triazole-3-karboksilik asit, 3-amino-1,2,4-triazin, ve 1,2,4-triazolo-[1,5-a]pirimidin moleküllerinin yapısal, spektroskopik ve elektronik özellikleri incelenmiştir. Hesaplamalar Gaussian 03W ve GaussView programları kullanılarak DFT/ B3LYP ve MP2 fonksiyonelleri, 6-311++G(d,p), 6-31G(d,p), 6-311++G(d) temel setleri kullanılarak yapıldı. Moleküllere ait infrared spektrumları 4000-400 cm-1 bölgesinde ve Raman spektrumları 3500-50 cm-1 bölgesinde kaydedildi. Teorik olarak hesaplanan titreşim frekansları deneysel olarak elde edilen spektrumlar ile karşılaştırıldı. Bu çalışmada; 1,2,4-triazole-3-karboksilik asit molekülünün gaz fazında mümkün olan tüm olası tauotomer ve dimer formları tespit edilmiştir. Elde edilen bu formlar arasından en kararlı yapı bulunarak bu yapıya ait geometrik parametreler, titreşim frekansları, yük dağılımı, HOMO ve LUMO enerji değerleri teorik olarak hesaplandı. Hesaplanan titreşim frekansları ve geometrik parametreler deneysel değerler ile karşılaştırıldı. 3-amino- 1,2,4-triazin, ve 1,2,4-triazolo-[1,5-a]pirimidin molekülleri farklı çözücülü ortamlarda DFT B3LYP/6-311++G(d,p) düzeyinde, PCM (Polarizable Continuum Model) metodu kullanılarak çözücü-çözünen etkileşmeleri incelenmiştir. Bu incelemelerde ilk olarak gaz fazında her iki moleküle ait mümkün olan tüm tautomerler ve izomerleri bulunarak B3LYP/6-311++G(d,p) metodu kullanılarak optimize edilmiştir. Daha sonra her bir yapının gaz fazında optimize edilen yapıları SCRF yöntemi kullanılarak farklı çözücülü ortamlarda tekrar optimize edilerek geometrik parametreler, titreşim frekansları, dipol moment ve yük dağılımı üzerindeki çözücü etkileri incelenmiştir.

Sibel Tanrıbuyurdu
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Düşük basınçlı eylemsiz elektrostatik sıkıştırmalı füzyon cihazı yapımı ve deneysel çalışmalar

Bu çalışma kapsamında, nükleer füzyon reaksiyonlarının gerçekleştirildiği füzyon cihazlarından bir tanesi olan Eylemsiz Elektrostatik Sıkıştırma (IEC) cihazı Türkiye'de ilk kez tasarlanmış ve yapılmıştır. IEC cihazı, plazma iyonlarını hızlandırarak füzyon reaksiyonlarını gerçekleştirmek için anoda sıfır, katoda ise yüksek negatif voltajın uygulandığı eş merkezli küresel elektrotlardan oluşan bir sistemdir. Yapılan IEC cihazı ile 85 kV maksimum katot voltajında 1-10x10-4 mbar düşük basınç bölgesinde döteryum-döteryum (D-D) nükleer füzyon reaksiyonu gerçekleştirilmiştir. D-D füzyon reaksiyonuyla üretilen nötronlar ve Helyum-3 miktarı nötron dedektörü ve atık gaz analizörü ile ölçülmüştür. IEC cihazında üç farklı çapta katot kullanılmış ve katot çapı ile nötron sayısı arasındaki ilişki incelenmiştir. Sonuçlardan, aynı şartlar altında orta katotla yapılan çalışmalarda en yüksek nötron sayısı (1,6x104 n/s) elde edilmiştir. Orta katot ve radyo frekans uyarmalı İndüktif Çiftlenmiş Plazma döteryum iyon kaynağıyla 1-10x10-4 mbar basınç aralığında nötron değişimi incelenmiş ve en uygun basınç değerinin 9x10-4 mbar olduğu görülmüştür. Cihazın merkezindeki iyon konsantrasyonunu arttırmak için sırayla merkez odaklı iki iyon kaynağı ilave edilmiş ve iyon kaynaklarının nötron sayısına etkisi incelenmiştir. İyon kaynağı sayısı arttırıldıkça üretilen nötron sayısının yaklaşık olarak lineer arttığı görülmüştür. Sistem 7,4x10-4 mbar basınç altında üç iyon kaynağı ile çalıştırıldığında nötron sayısı 3,6x105 n/s değerine ulaşmıştır. Aynı zamanda D-D füzyon tesir kesiti hesaplamaları yapılmış ve literatürdeki değerlerle karşılaştırılmıştır, sonuçların uyum içerisinde olduğu görülmüştür.

Arife Seda Bölükdemir
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Derin yerleşimli ve farklı doku ortamları için üç boyutlu konformal radyoterapi ile yoğunluk ayarlı radyoterapi tedavi tekniklerinin doz dağılımlarının ve doz volüm histogramlarının karşılaştırılması

Prostat kanseri tedavisinde radyoterapinin önemli bir yeri vardır. Tedavide kullanılan radyoterapi teknikleri çeşitlidir. Üç boyutlu konformal radyoterapinin (3BKRT) gelişmiş bir formu olan yoğunluk ayarlı radyoterapi (YART) tekniği ile tümör dozunun arttırılması sağlanarak kritik organların alacağı doz azaltılabilmektedir. Necmettin Erbakan Üniversitesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı? nda prostat kanseri nedeni ile postoperatif radyoterapi uygulanan 10 hasta deneysel çalışmaya dahil edildi. Tüm hastalara iki farklı radyoterapi tekniği ile plan yapıldı: YART ve 3BKRT. İki farklı tedavi planı, hedef hacim ve kritik organların almış olduğu dozlar açısından doz volüm histogramları (DVH) ile karşılaştırılmıştır. Tüm hastaların supin pozisyonunda mesanesi dolu rektumu boş olacak şekilde 3 mm kesitler ile bilgisayarlı tomografi (BT) görüntüleri alınmıştır. BT kesitleri Eclips tedavi planlama sistemine (TPS) aktarılmıştır. Tüm hastalar için hedef hacim ve kritik organlar ( rektum, mesane, sağ ve sol femur başı, penil bulb) konturlanmıştır. 3BKRT tekniği için 18 MV foton enerjisi, YART tekniği için 6 MV foton enerjisi kullanılmıştır. Hedef hacim ve risk altındaki organların DVH ile elde edilen veriler SPSS programı ile analiz edilmiştir. Sonuçta prostat kanseri nedeni ile postoperatif radyoterapi uygulanan hastalarda hedef hacimde daha homojen bir doz sağlaması ve kritik organlardaki dozu azaltması nedeni ile YART tekniği 3BKRT tekniğinden daha üstün olduğu tespit edilmiştir.

Radyasyon etkileriRadyasyon lezyonları-deneyselRadyasyon toleransı+1
Osman Vefa Gül
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Poli (linoleik asit)-g-poli (metil metakrilat) graft kopolimerin sentezi ve elektriksel karakterizasyonu

Bu çalışmada polimerik linoleik asit ile metil metakrilatın serbest radikal polimerizasyonu ile poli(linoleik asit)-g-poli(metil metakrilat) (PLİMMA) graft kopolimerleri sentezlendi. Elde edilen graft kopolimerlerin karakterizasyonları nükleer manyetik rezonans (1H NMR), jel geçirgenlik kromatografisi (GPC), termal gravimetrik analiz (TGA), diferansiyel taramalı kalorimetri (DSC) ve taramalı elektron mikroskobu (SEM) teknikleri kullanılarak yapıldı. Çalışmanın ikinci kısmında, bu polimerler uygun çözeltide çözülerek elektrospinning yöntemiyle bir iletken/yarıiletken arayüzeyine kaplanarak Au/PLİMMA/n-Si yapısı oluşturuldu. Au/PLİMMA/n-Si Schottky engel diyotların elektriksel karakteristikleri, akım-voltaj (I-V) ölçüm metotları kullanılarak karanlık ve UV ışık altında oda sıcaklığında incelendi. Doğru ön-gerilim I-V ölçümlerinden idealite faktörü (n), sıfır-beslem engel yüksekliği (ΦBo), arayüzey durum yoğunluğu (Nss) ve seri direnç (Rs) değerleri hesaplandı ve tüm bu parametrelerin aydınlatma şiddetine oldukça bağlı olduğu ve PLİMMA graft kopolimerlerin organik arayüzey olarak cihaz parametrelerini olumlu etkilediği görüldü.

Polimetakrilat
Hayat Çulcu
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Pr katkılanmış Bi- 2212 süperiletkeninin elektriksel ve mekaniksel özelliklerinin incelenmesi

Bu çalışmada, yüksek sıcaklık süperiletken hazırlamak için en çok kullanılan yöntem olan katıhal tepkime yöntemi kullanıldı ve Pr (Presedyum) katkılı Bi-2212 süperiletken numuneleri ? 840 ? ^o C' de 50 saatlik tavlama sonucu üretildi. Bu işlemden sonra, yapılan katkılanmanın süperiletkenlik, yapısal ve mekanik özellikleri üzerine etkileri incelendi. Karşılaştırma yapmak için aynı şartlarda katkısız numune de hazırlandı. Elektrik ve süperiletkenlik özelliklerini belirlemek için dc özdirenç, mekanik özelliklerini belirlemek için ise mikrosertlik ölçümleri yapıldı. Vickers mikrosertlik, elastik modülü, gerilme ve kırılma dayanımı değerleri de katkılı ve katkısız numuneler için ayrı ayrı hesaplandı. Daha sonra, sertlik ölçümlerinin deneysel sonuçları, Kick's yasası, PSR modeli, modifiye edilmiş PSR modeli (MPSR) ve Hays Kendal yaklaşımı kullanılarak analiz edildi ve Hays Kendal yaklaşımı en başarılı model olarak belirlendi. Bunların yanı sıra, yükten bağımsız olarak da Vickers mikrosertlik, elastik modülü, gerilme ve kırılma dayanımı değerleri de katkılı ve katkısız numuneler için ayrı ayrı hesaplandı. Faz analizi ve örgü parametrelerinin belirlemesi için X ışınları kırınımı analizi (XRD), mikroyapı incelemeleri için de taramalı elektron mikroskobu (SEM) ölçümleri yapıldı. Bu sonuçlara göre, Presedyum (Pr) katkılı numune ile saf numune karşılaştırıldığında, Pr katkısı ile c örgü parametresinin azaldığı ve taneciklerin küçüldüğü, T_c^onset değerinin arttığı, sertlik değerinin ise azaldığı gözlendi. Sonuç olarak, tüm bu ölçümler kullanılarak Pr katkısı ile Bi-2212 süperiletkeninin süperiletkenlik özelliklerinin ve kristal yapısının iyileştirildiği yapılan analizlerle detaylı olarak araştırıldı.

Elastik modülGerilmeKritik sıcaklık+2
Elif Aşıkuzun
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı Çekirdeklerin Nötron ? Fisyon Reaksiyonu İçin Kovaryans Matris ve Tesir Kesitlerinin Hesaplanması

Bu çalışmada 232Th ,238Pu, 239Pu ve 242Pu çekirdekleri için nötron-fisyon tesir kesitleri hesaplandı ve bu çekirdeklerin değerlendirilmiş tesir kesitleri için veri güncelleme tekniği kullanıldı. Tesir kesiti hesaplamaları ALİCE/ASH nükleer programı kullanılarak yapılmıştır. ALICE-ASH ile yapılan hesaplamalarda dönme sonlu aralık fisyon engeli ve dönme sıvı damlası engeli sistematikleri kullanıldı. Fisyon reaksiyonunun en önemli parametresi af / an değiştirilerek sonuçlar deneysel değerlere fit edildi. Sonuçlar mevcut deneysel değerler (EXFOR) ve değerlendirilmiş tesir kesiti kütüphaneleri (ENDF, JENDL, MINKS) ile karşılaştırıldı. Veri güncelleme tekniği için GANDR programı kullanıldı. Bu bölümde ise deneysel veriler en küçük kareler çözümü ile bir spline fonksiyonuna fit edildi.

FisyonTesir kesiti
Yurdunaz Çelik
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Kuantum mekaniğinde kuazi-klasik yaklaşım yöntemi

Bu araştırmada klasik mekanik, kuantum mekaniği kavramlarına açıklık getirilmiş, bunların arasındaki ilişki araştırılmıştır. Kuantum mekaniğinde esas olan Schrödinger denklemi, onun birkaç özel halleri incelenmiştir. Böyle denklem çözümleri olan fonksiyonların argumentin büyük değerlerinde yaklaşık-asimptotik ifadelerin bulunması için kuazi-klasik yaklaşım yöntemi açıklanmıştır. Bu kuazi-klasik yaklaşım metodunda matematiksel problemlerden biri denklemin çözümü olan fonksiyonun yaklaşık ifadelerinin bulunmasıdır, zira bu fonksiyonların kesin bulunması birçok durumlarda mümkün olmamaktadır. Bunun için ise diferansiyel denklemlerin yaklaşık çözüm metotlarından faydalanılır. Burada da çeşitli ortogonal polinomlar, bu tip polinomlar üzere Fourier serilerine açılım esas konu olur. Çalışmada bazı ortogonal polinomların önemli özelliklerine de yer verilmiştir. Yaklaşık metotlarda ortaya çıkan hataların değerlendirilmesi, yani asimptotik ifadelerin bulunması söz konusu yöntemin başlıca problemidir. Burada ise fonksiyonların en iyi yaklaşım teorisi çok önemli eşsiz bir katkısı olan teori olarak bilinmektedir. Bu çalışmada bu konuya verdiğimiz önem de bununla ilişkilidir.

Chebyshev polinomlarChebyshev-Hermite denklemleriKuantum mekaniği+2
Sevgül Öztürk
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Kastamonu bölgesindeki sularda radon aktivitesinin ölçülmesi

Radon, renksiz kokusuz, tatsız, 86 atom numarası ile periyodik cetvelin soygazlar sınıfında yer alan radyoaktif bir gazdır. Radon, kaya, toprak ve sudaki doğal uranyumun radyoaktif bozunması sonucu oluşur. Radon, uranyumun mevcut olduğu tüm kayalardan, topraktan gelmekte ve gaz olması nedeniyle bulunduğu ortamın boşluklarında ilerleyerek atmosfere kaçma eğilimi göstermektedir. Günlük hayatta sürekli maruz kaldığımız radyasyonun yaklaşık %47 si radon ve radonun bozunum ürünlerinden kaynaklanmaktadır. Radon gazı difüzyon yoluyla toprağa oradan da atmosfere veya ortama yayılmaktadır. Radon gazının birikmesiyle, 222Rn yoğunluğu kapalı mekanlarda veya iyi havalandırılmayan yerlerde kritik değerlere ulaşabilmektedir. Radonun bozunum ürünlerine yüksek dozlarda maruz kalındığında özellikle akciğer kanseri riskini arttırdığı için radon yoğunluğu fazla olan yerleşme bölgelerinde tehlike yaratmaktadır.Bu çalışmanın amacı, Türkiye'nin kuzeyinde yer alan Kastamonu ilinin 10 ilçesinde ve Ilgaz dağında ilkbahar ve yaz dönemi olmak üzere toplanan kaynak ve musluk sularında radon konsantrasyonunun belirlenmesi ve risk yönünden değerlendirilmesidir. Su örnekleri, Genitron Instruments tarafından üretilen AlphaGUARD PQ 2000PRO radon detektörü ile analiz edilmiştir ve bu çalışmada elde edilen sonuçlar uluslararası önerilen değerlerle kıyaslanmıştır.Bu çalışma sonucunda elde edilen radon konsantrasyonu değerleri ilkbahar dönemi ölçümleri için 0,362 ± 0,139 Bq/L ile 12,734 ± 0,391 Bq/L aralığında, yaz dönemi ölçümleri için 0,312 ± 0,034 Bq/L ile 19,213 ± 1,000 Bq/L aralığında değişim göstermiştir.

KastamonuRadonRadyasyon+2
Fulya İncirci
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı üriner sistem (böbrek ve safra) taşlarının x- ışını toz kırınım yöntemi ile nitel analizi

Bu çalışmada, X-ışını toz kırınım yöntemi ile kristal yapı özelliği gösteren dokuz farklı hastadan alınan altı adet böbrek ve üç adet safra kesesi taşlarının nitel analizleri yapıldı. Örneklerin toz kırınım desenleri oda sıcaklığında, Rigaku DMAX III C XRD difraktometresi ile 40 kV, 30 mA, 0.08/12 °/ s tarama hızı ile bakır radyasyonu ?(CuK?) = 1.54182 Å kullanılarak alındı. Toz kırınım desenlerinden elde edilen veriler, Hanawalt metodu kullanılarak örneklerin yapılarına giren maddeler nitel olarak tayin edildi. Araştırma sonucunda, dört farklı madde bulunmuştur ve bu maddeler; Kalsiyum Oksalat Hidrat (Whewellite) (CaC2O4.H2O), Ergosterol (C28H44O), Potasyum Nikel Nitrit (K4Ni(NO2)6) ve Kalsiyum Karbonat (CaCO3) içerdiği görüldü.

X ışını kırınımı
Talha Özer
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Kastamonu merkezdeki okul binalarında havadaki radon aktivitesinin ölçülmesi

Bu çalışmada Kastamonu ili merkezindeki ilk ve ortaöğretim binalarının içindeki radon aktivitesi, Genitron Instruments tarafından üretilen AlphaGUARD PQ 2000PRO radon detektörü ile ölçülmüştür. Seçilen okullar kentin değişik yerlerindeki, eski ve yeni oluşlarına, kentin içindeki konumlarına göre belirlenmiştir. Yapılan ölçümlerde elde edilen ortalama radon aktivitesi Vali Aydın Arslan İlköğretim Okulunda 15,95 ± 6,68 Bq\m3, Kız Meslek Lisesinde 23,46 ± 8,76 Bq\m3, Gazi Paşa İlköğretim Okulunda 58,98 ± 19,77 Bq\m3, Endüstri Meslek Lisesinde 33,78 ± 11,86 Bq\m3, Ali Fuat Darende İlköğretim Okulunda 11,87 ± 5,53 Bq\m3, Mehmet Akif Ersoy İlköğretim Okulunda 36,94 ± 12,85 Bq\m3, İsfendiyarbey İlköğretim Okulunda 18,03 ± 7,24 Bq\m3 olarak ölçülmüştür.Uluslararası Atom Enerji Ajansı Temel Güvenlik Standartları (IAEA-BSS) çerçevesinde, evlerde radon için tavsiye edilen düzeyler 200-600 Bq/m3 olarak belirlenmiştir. Türkiye'de Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği'ne göre evler için izin verilen limit değer 400 Bq/m3, işyerleri için 1000 Bq/m3 tür (TAEK 2009). Ölçüm yapılan okullarda elde edilen ortalama radon aktivitesi, Uluslararası ve Türkiye standartlarına göre izin verilen değerlerin altındadır.

Radon dönüşümü
Gülseren Aras
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Anormal etkileşmeler ile dördüncü aile t' kuarkların üretiminin lineer hızlandırıcılarda incelenmesi

Bu tezde, dördüncü aile t' kuarkların gelecek lineer çarpıştırıcılarında, baskın olan Standart Model bozunma modu göz önüne alınarak anormal etkileşmeler ile tek üretimi incelenmiştir. Anormal etkileşmeler ile üretilen dördüncü aile t' kuarkların 300-800 GeV kütle aralığında sinyal ve fon tesir kesitleri hesaplanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, dördüncü aile kuarkların gözlenebilir mümkün kütle değerleri tartışıldı. Ayrıca, 3? gözlenebilirlik limitinde t' kuarkların gözlenebilmesi için anormal bağlanma değerlerinin limitleri ve gelecek çarpıştırıcılarında ulaşılabilir ışınlık değerleri tartışıldı. Hesaplamalar elektron pozitron lineer çarpıştırıcısı olarak tasarlanan Uluslararası Lineer Çarpıştırıcı (ILC) ve Kompakt Lineer Çarpıştırıcı (CLIC) parametreleri kullanılarak yapıldı.

Fatma Ustabaş
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Lutesyum (Lu) katkılnamış Bi-2212 süperiletkeninin vickers mikrosertlik ölçümleri ve bazı fiziksel özelliklerinin incelenmesi

Lu katkılı Bi2Sr2CaLuxCu2O8 süperiletken numuneleri, katıhal tepkime yöntemi kullanılarak x=0.0,0.1, 0.3, 0.5, 0.7 ve 1.0 olacak şekilde katkılandı. Ardından dikdörtgen şeklinde kesilen numuneler840°C' de 50 saat tavlandı. Fırının hem ısıtma, hem de soğutma oranı sırasıyla 5°C/dak. ve 3°C/dak.olarak ayarlandı. Karşılaştırma yapabilmek için, katkısız numune de aynı ısıl işlem koşullarındahazırlandı. Hazırlanan numuneler X-ışınları kırınımı (XRD), taramalı elektron mikroskobu (SEM),enerji dağılım spektrometresi (EDS), özdirenç (?-T) ve mikrosertlik (Hv) ölçümleri ile karakterizeedildi. XRD ölçümlerinden, örgü parametreleri ve fazları belirlendi. Numunelerin mikroyapı ve yüzeyyapısı için SEM, element bileşim analizleri için EDS ölçümleri yapıldı. Ayrıca, dc özdirençölçümlerinden numunelerin geçiş sıcaklıkları (Tc) belirlendi. Numunelerin mekanikselkarakteristikleri oda sıcaklığında farklı yüklerde (0.25-3N) yapılan mikrosertlik ölçümleriylebelirlendi. Bu ölçümlerin sonuçlarına göre Lu katkısının artmasıyla c örgü parametresi ve Bi-2212 fazıazaldı. SEM ve EDS ölçümleri sırasıyla, Lu katkısıyla yüzey yapısının ve tanecikler arasındakibağlantının kötüleştiğini ve Lu atomlarının ağırlıklı olarak Sr ve küçük bir kısmının da Ca atomlarıylayerdeğiştirerek kristal yapı içine girdiğini gösterdi. Lu katkısıyla, Tconset değerlerinin 99.5' den 93K'edüştüğü gözlendi. Numunelerin mikrosertlik değerleri yüke bağlı olarak hesaplandı ve bu değer Lukatkısıyla arttı. Bunun yanında, farklı modeller kullanılarak numunelerin yükten bağımsızmikrosertlik, elastik modülü, gerilme ve kırılma dayanımı değerleri hesaplandı. Deneysel mikrosertliksonuçları Meyer yasası, elastik/plastik deformasyon (EPD), orantılı numune direnci (PSR), modifiyeedilmiş orantılı numune direnci (MPSR) ve Hays-Kendall (HK) yaklaşımı kullanılarak analiz edildi.Sonuç olarak, yukarıda bahsettiğimiz modelleri numunelere uyguladığımızda, Hays-Kendall (HK)yaklaşımı bizim numunelerimizin çentici boyut etkisini (ÇBE) açıklayan en iyi model olarak tespitedildi.Bu tezde, Lu katkısının Bi-2212 süperiletkeninin mikroyapı, süperiletkenlik ve mekanik özellikleriüzerinde meydana getirdiği değişimler ve bunların olası sebepleri detaylı olarak tartışıldı.

Özlem Yıldız
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Rutenyum katkılı BI-2212 cam seramik yapının termal ve mekanik özelliklerinin incelenmesi

Bu çalışmada, cam seramik yapısının genel olarak tarihi gelişiminin incelenmesinin ardından cam seramik yapının anlaşılmasında temel olan tanımlar anlatıldı. Bi1-xRuxPb0.2Sr2CaCu2O10+d sisteminde x katkı oranı x=0,0; 0,025; 0,050; 0,075 alınarak katkı oranının numunenin termal, mikrosertlik ve mikroyapısal özelliklerine etkisi incelendi. Kristalleşme kinetikleri, diferansiyel termal analiz (DTA) yöntemi ile belirlendi. Cam seramik yöntemiyle hazırlanan numuneler 845oC'de sinterlendi. Ru katkılı Bi1-xRuxPb0.2Sr2CaCu2O10+d cam seramiğinin mekanik özellikleri Vickers mikro sertlik ölçüm sistemi kullanılarak incelendi. Eritme dökme yöntemi ile hazırlanan BSCCO cam seramik malzemelerin X ışını analizi ile ana fazı belirlendi ve elde edilen verilerden bu yapıların örgü parametleri hesaplandı. Numunelerin mikroyapıları hakkında bilgi almak için, farklı büyütmelerde taramalı elektron mikroskobu (SEM) fotoğraflarından yararlanıldı.

Tuğba Gökçen
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

7-bromoisatin bileşiğinin kuantum kimyasal ve deneysel yöntemler kullanılarak yapısal ve spektroskopik incelenmesi

Bu çalışmada 7-Bromoisatin molekülünü deneysel ve teorik incelemesi yapılarak, moleküler yapı analizi, frekans analizi, yük analizi ve geometrik yapı ve frekanslar üzerine moleküller arası hidrojen bağı etkisi araştırılmıştır. Molekülün FT-IR spektrumu Bruker FT-IR spektrometresinde 400-4000 cm-1 aralığında 2,0 cm-1 spektral çözünürlükte oda sıcaklığında çekilmiştir. FT-Raman spektrumu ise 2000-3500 cm-1 aralığında 4,0 cm-1 çözünürlükte 1064 nm'lik dalga boylu lazer kullanılarak NXR FT-Raman cihazı ile elde edilmiştir. Hesaplamalar Gaussian 09 programı yardımıyla ve Yoğunluk Fonksiyonu Teorisi (DFT) ve Becke3LeeYangPar (B3LYP) yöntemi ile yapılmıştır. Baz seti olarak 6-311++G(d,p) kullanılmıştır. Bu hesaplamalar sonucunda elde edilen bağ açısı, bağ uzunluğu, titreşim frekansları gibi değerler deneysel sonuçlarla karşılaştırılmıştır. 7-bromoisatin ve su molekülleri kullanılarak elde edilen kompleks yapıların hidrojen bağı etkileşmeleri teorik olarak hesaplanarak literatürdeki benzer yapılarla karşılaştırması yapılmıştır. Bu karşılaştırmalar sonucunda molekülün fiziksel, kimyasal ve moleküler arası etkileşmeleri incelenmiştir. Yaptığımız bu çalışmada deneysel veriler ile teorik hesaplama sonuçlarının uyumlu olduğu görülmüştür.

Atomik spektroskopik yöntemler
Fatih Bulut
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

1-metilisatin ve 7-fluoroisatin'in karakteristik özelliklerinin teorik ve deneysel yöntemlerle incelenmesi

Bu çalışmada çözücülerin 7-Fluoroisatin ve 1-Metilisatin molekülleri üzerindeki etkileri detaylı bir şekilde incelenmiştir. 7-Fluoroisatin ve 1-Metilisatin molekülleri ile ilgili deneysel ve teorik çalışmalar FT-IR ve FT-Raman spektrumları kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Geometrik parametreler ve titreşim frekansları DFT/B3LYP metodu ve 6-311++G(d,p) temel seti ile hesaplanmıştır. 7-Fluoroisatin molekülü için elde edilen beş farklı tautomerik yapıya ait enerjiler hesaplanmıştır. Boltzmann dağılım istatistiği kullanılarak tautomerik yapıların bulunma yüzdeleri hesaplanmış en kararlı yapı bulunmuştur. Moleküllere ait geometrik parametreler, titreşim frekansları, HOMO-LUMO enerjileri ve yük dağılımları farklı ortamlarda (gaz fazı, benzen, toluen, kloroform, anilin, THF, aseton, etanol, asetonitril, DMSO ve su) incelenmiştir. Çözücü etkisi araştırılmıştır.

İlknur Arıcan
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessEN

Investigation of the structure formed by the furan molecule and Ti atoms/Tin (n=2-5) clusters by using the density functional theorem

In this thesis, formed the result of interaction of the titanium "Ti" atom and titanium clusters "Tin (n=2-5)" with the aromatic furan molecule (C4H4O), molecular systems with different three spin from each other, were theoretically investigated the electronic and molecular structure of them based on the DFT theorem. In the calculations for Research DFT/B3LYP functional and lanl2dz base set was used. For this purpose, the DFT program was used for calculations done on computers. For the obtained molecular structures, three dimensions geometries, energy values, dipole moments, bond lengths, bond angle, IR vibration frequencies, Mulliken atomic charge densities, HOMO (high occupied molecular orbital) and LUMO (low unoccupied molecular orbital) was calculated and shown in detail. In addition, pictures of LUMO, HOMO, HOMO-1 and HOMO-2 molecular orbitals were shown with their energy values. Consequently, result of interacting the molecule Furan with titanium atom, it was determined that decline of Mulliken density value of oxygen atoms was occurred by virtue of Ti atom and the adjacent C atom. Besides, for Furan-Ti4 and Furan-Ti5, LUMO, HOMO, HOMO-1 and HOMO-2 molecular orbitals was found over the titanium clusters.

Ali Salih Bakır
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Bor nötron yakalama tedavisi

Kanser ve tümörler farklı radyasyon türleriyle uzun yılladır tedavi edilmektedir. Radyasyon tedavisinde hastanın sağlıklı dokularına mümkün olduğunca daha az doz verilmeli ve mümkünse sadece hastalıklı dokular yok edilmeye çalışılmaktadır. Bu amaçla kullanılan tedavi yöntemlerinden birisi de Bor Nötron Yakalama Tedavisidir(BNCT). Bu çalışmada kanserli hastaların Bor Nötron Yakalama Tedavisi (BNCT) için uygun nötron kaynakları tartışılmıştır. Bu nötron kaynaklarının avantajları ve dezavantajları irdelenmiştir. Bu amaçla, nükleer reaktör nötron kaynakları, izotopik nötron kaynakları ve hızlandırıcı kullanılarak elde edilen nötron kaynakları ve BNCT için dünyadaki son gelişmeler değerlendirilmiştir.

Nagwa R. Bochwal Ebrahem
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Radyasyon terapi: Brakiterapi

Brakiterapi, kapsüllenmiş küçük radyoaktif kaynakların, hedef hacim üzerine veya yakınına yerleştirilmesiyle, vücudun çeşitli yerlerinde kanserlerin iyileştirici tedavisinde kullanılan önemli bir yöntemdir. Bu yöntemde hedef hacim tarafından absorbe edilen doz, implantasyon kaynaklarından uzaklaştıkça düşmektedir. Yüksek dozlar kısa süreli olarak lokalize hedef bölgeye verilmekte ve bu da çevredeki normal dokuların korunmasını sağlamaktadır. Brakiterapi, düşük doz oranı (LDR) veya yüksek doz oranı (HDR) teknikleri kullanılarak uygulanabilmektedir. Brakiterapi kaynağının kalibrasyonu, uluslararası önerilen miktarların birinde belirtilen kaynak gücünün değerlendirilmesidir (referans hava kerma oranı veya hava kerma gücü). Brakiterapi kaynaklarının doz hesaplamasının doğruluğunu artırmak için, bilinen olasılık dağılımlarını kullanan Monte Carlo yöntemi tercih edilmektedir.

Mardeya A. Abdelsaıad Emayof
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Dielektrik durulmaya kesirli olasılık dağılımlı kusur difüzyon yaklaşımı

Bu çalışmada, zincir moleküllü dielektrik sistemlerin durulma süreçlerini tanımlamak için bir çalışma yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda bir kusurun tek boyutta rasgele dolaştığı ve moleküler zincire ulaşarak onun durulmasına neden olduğu varsayımına dayanan Kusur-Difüzyon modeli ele alınmıştır. Modelin geliştirilmesi sırasında, son yıllarda oldukça önem kazanan ve birçok disiplinde uygulama alanı bulan Kesirli hesap tekniği (Fractional calculus) kullanılmıştır. Kusurun sistem içerisinde rasgele yürüyüşüne ait olasılık dağılımının kesirli (fractional) uzayda olduğu varsayılmış ve bu varsayım altında çeşitli kesirli kusur olasılık dağılımları ile durulma mekanizması incelenmiştir. İşlemler sonucunda empirik Cole-Cole, Cole-Davidson ve Havriliak-Negami tipi davranışlara karşılık gelen durulma fonksiyonları elde edilmiştir. Elde edilen sonuçlar dielektriklerin Debye tipi olmayan (non-Debye) davranışlarını açıklamak için kullanılmıştır.

Eda Günel
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Gelecek dairesel ҫarpıştırıcı'da anormal alt tip b' kuark üretimi

Bu çalışmada, ağır b' parçacığının olası anormal tek üretim potansiyeli pp → bV+ X (V = γ,g,Z) sürecinde gelecek dairesel çarpıştırıcıda analiz edilmiştir. b' parçacığının tesir kesitleri ve bozunma genişlikleri 100 TeV'lik kütle merkezi enerjisinde hesaplanmıştır. b' taneciğin gözlenme limitleri, mb'= 500-1000 GeV kütle aralığında κ/Λ = 0.1 TeV-1 için araştırılmıştır.

Rokıa Omar Alı Alamın
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Atom–yüzey etkileşmesi: Potansiyel enerji yüzeyi

Bu çalışmada, H atomu ile Pt(111) yüzeyi arasındaki potansiyel enerji yüzeyinin tanımlanması teorik olarak yapıldı. Potansiyel enerji yüzeyinin belirlenmesi için London-Eyring-Polanyi-Sato potansiyeli kullanıldı. Bu potansiyele ait parametrelerin bulunması için, H – Pt(111) yüzeyi etkileşmesi için yoğunluk fonksiyoneli teorisi metodu ile hesaplanan enerji değerleri kullanıldı. Potansiyel enerji yüzeyinin tanımlanması sayesinde hidrojen atomunun yüzey üzerinde tutuna bildiği bölgeler ve alt yüzeye geçtiği bölgeler tespit edildi. Yüzeyin boşluk bölgeleri, hem alt yüzeye geçiş bölgesi hem de yüzey üzerinde tutunabileceği bölgeler olduğu gösterilmiştir.

Emrah Korkmaz
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Furan molekülü ile zirkonyum atomu ve topaklarının etkileşimi: Yoğunluk fonksiyoneli çalışması

Bu çalışmada, zirkonyum "Zr" atomu ve zirkonyum topakları "Zrn (n=2-5)" ile Furan molekülünün oluşturduğu sistemlerin üç farklı spin durumlarında, moleküler ve elektronik yapıları yoğunluk fonksiyon teoremine dayanılarak teorik olarak araştırılmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen yapılar için, enerji değerleri, üç boyutlu geometrileri, dipol momentleri, bağ uzunlukları, bağ açıları, IR titreşim frekansları, Mulliken atomik yük yoğunlukları, HOMO(en yüksek dolu moleküler orbital) ve LUMO (en düşük boş moleküler orbital) ayrıntılı şekilde hesaplanmış ve sunulmuştur. Ek olarak LUMO, HOMO, HOMO-1 ve HOMO-2 moleküler orbitalleri enerji değerleri ile birlikte gösterilmiştir. Topak düzlemi ve furan halka düzleminin birbirine paralel olduğu durumlarda halka yapısının düzlemselliğinin korunmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanında, Furan-Zrn (n=2-5) sistemlerinde LUMO, HOMO, HOMO-1 ve HOMO-2 moleküler orbitallerinin topak üzerinde olduğu gözlendi.

Ahmet Çağrı Bıyıklı
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessEN

Glycine-carbon nano ring interactions: A DFT study

In this thesis, the interaction of Glycine molecule with Carbon Nano ring (C12) and rings was theoretically investigated. The ground state optimized geometries of the glycine molecule was calculated using the B3LYP method and the 6-311G base set with Density Functional Theory (DFT). Chemical reactivity parameters such as frontier molecular orbitals (FMOs), band gap energies, excitation energies, wave lengths, oscillation frequencies, dipole moment, chemical hardness, chemical softness and electronegativity were obtained using the same method and base set. In addition to UV and IR calculations, HOMO-LUMO and Electrostatic potential (ESP) surfaces were drawn and the structure of the reaction was elucidated. All obtained data are analyzed and interpreted in detail.

Abeer I.soulıman Abdulrahım
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Kastamonu-İnebolu ilçesinin doğal radyasyon seviyesinin belirlenmesi

Bu çalışma İnebolu ilçesindeki (turizm sahası) çevresel radyoaktivite seviyesi ölçümlerinin sonuçlarını sunmaktadır. Çalışma alanındaki 13 bölgeden toplanan toprak ve sahilden toplanan 12 kum numunelerindeki 238U, 232Th, 40K ve fisyon ürünü 137Cs radyoaktivite konsantrasyonları belirlenmiştir. Emilen ortalama gamma dozu ve yıllık etkin gama dozu, doğal radyoaktivitenin radyolojik tehlikelerini bu radyonüklitlerin ölçülen konsantrasyonlarını temel alarak değerlendirmek için ayrı ayrı ölçülmüş ve sırasıyla toprak numuneleri için 112,90 nGy h-1 ve 138,46 μSv y-1, kum numuneleri için 75,19 nGy h-1 ve 92,22 μSv y-1 olarak bulunmuştur. Sonuç İnebolu'nun yüksek bir doğal radyoaktivite değerine sahip olmadığını göstermiştir.

Savaş Türkdoğan
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Karbon halkasıyla alanin molekülünün etkileşiminin yoğunluk fonksiyonel teorisi çalışması

Bu tez çalışmasında Alanin molekülünün, 12 atomdan oluşan karbon nono halkalarıyla olan etkileşimi teorik olarak incelenmiştir. Etkileşimin yapısı, yoğunluk fonksiyonel teorisi kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan teorik hesaplamalarda B3LYP metodu ve 6-311G baz seti kullanılmıştır. Etkileşimlerin geometrik ve konformasyonel özelliklerinin yanı sıra HOMO-LUMO orbital enerjileri ve band aralığı enerjileri kullanılarak kimyasal sertlik, kimyasal yumuşaklık ve elektronegativite gibi kimyasal reaktivite parametreleri de hesaplanmıştır. Ayrıca UV ve IR hesaplamaları ile etkileşimin spektroskopik analizi de gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler detaylı bir şekilde incelenmiş ve yorumlanmıştır.

Eman Y.a Abdelsameh
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00