
67
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Arşivlenen Tez
Biçerdöverle tahıl hasadında dane kaybının saptanması üzerine bir araştırması
Bugün dünyadaki temel sorunlardan biri de açlıktır. Dünya nüfüsunun yaklaşık %35'i bu sorunla yüzyüzedir. Türkiye dünyada buğday üreticisi ve ihracatçısı durumunda bir ülkedir. Biçer döverle hasat sırasında meydana gelen dane kaybı' nın ihraç edebildiğimiz buğday miktarına denk olduğu saptanmıştır. Konunun önemi nedeniyle son yıllarda dane kaybının azaltılması için çeşitli araş t imalar ve çalışmalar yapılmıştır. Bu araştırmada Ç.U. Ziraat Fakültesi Döner Sermaya İşletmesi Tahıl üretim alanlarının biçer döverle hasadı sırasında meydana gelen dane kayıpları saptanmıştır. Çalışmanın ilgililere faydalı olması dileğimdir.
Mercimek hasat ve harman yöntemlerinin işverimi, kalitesi, enerji tüketimi ve maliyet yönünden karşılaştırılması ve uygun bir hasat makinası geliştirilmesi üzerinde araştırmalar
IX IV. ÖZ Bu çalışma mercimek tarımında uygulanan ve uygulanabilir hasat ve harman yöntemlerinin iş kalitesi, enerji tüketimi ve maliyetlerinin belirlenmesi yanında uygun bir biçme düzeni üzerinde geliştirme çalışmalarını kapsamaktadır. Alışılagelmiş hasat ve harman yöntemlerinin iş başarılarının düşük, maliyetlerinin yüksek olduğu görülmüştür. Uygulanabilir yöntemler olarak çift bıçaklı çayır biçme makineleri ile hasat ve biçerdöver ile hasat ve harman yöntemleri denenmiştir. Her iki yöntemin de olumlu ve olumsuz yanları vardır. Bu yöntemlerin olumsuzluklarını gideren ve olumlu yanlarını örnek alan bir prototip geliştirilmiş ve başarı ile çalıştırılmıştır. Prototip olarak geliştirilen aspiratörlü hasat makinesi iki tekerlek üzerinde taşınan çekilir tip ve traktör kuyruk milinden hareket alarak ofset çalışan bir hasat makinesidir.
Pamuk bitkisinde beslenme-verim ilişkileri üzerinde bir araştırma
Bu araştırmada, pamuk bitkisinin besin maddeleri içeriğinin vejetasyon süresince belirlenmesi ve bu içeriklerle ürün oluşumu arasındaki ilişkinin araştırılması amaçlanmıştır. İki bölümde yürütülen bu araştırmanın birinci bölümünde azot gübrelemesinin pamuk bitkisinin kütlü verimi ve bitkinin N, P, K, Ca, Lig içeriği üzerine vejetasyon süresi boyunca olan etkileri, ikinci bölümde ise yaprak gübrelerinin pamuk bitkisinin kütlü verimi ve bitkinin P, Zn, Fe, Mn içeriği üzerine olan etkileri araştırılmıştır.
Çeşitli insektisit ve akarisitlerin bal arısı (Apis mellifera L., 1758)'na olan etkileri ve bunların bal arısı paraziti Varroa jacobsoni Qudemans, 1904'ye karşı savaşımda kullanma olanakları
Bu araştırma, ülkemiz arı yetiştiriciliğinin en önemli sorunlarından birisi olan bal arısı (Apis mellifera L.) paraziti Varroa.jacobsoni Qudemans'ye karşı kullanılan kimyasal maddelerin bal arılarına ve Varroa akarına olan etkilerini saptamak amacıyla yapıldı. Ele alınan ilaçların laboratuvar koşullarında bal arılarına zarar vermeyen dozları belirlenerek 1984 yılı sonbahar ve 1985 ilkbahar mevsimlerinde arı kolonilerine uygulandı. Sonbahar uygulamalarında Folbex-VA %75.0; Mitac %73.1; Kenaz duman %67.3, gurup %66.5; Malathion duman %36.9, şurup %15.3; Kordion V-18 %33.0; Acricid şurup %28.0, duman %17.0; Neoron duman %25.0 şurup %22.0 düze yinde etkili olduğu bulundu. İlkbahar uygulamalarında da kullanılan ilaçların etkinliklerinin Folbex-VA, Kenaz şurup ve dumanda sırası ile %75,4, %72.4 ve %68.7 olduğu ve ilaçlar arasında bir farkın bulunmadığı saptandı.
Türkiye'de soğan üretiminde mekanizasyon ve soğanın mekanizasyonuna yönelik bazı özelliklerinin saptanması
40' 6. ÖZET Soğan gerek insan beslenmesinde, gerek çeşitli hastalıkların iyileştirilmesinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Türkiye'de 72 000 ha alanda yaklaşık 1 024 000 ton civarında üretilmektedir. Tekirdağ ilinde ise buğday ve ayçiçeğinden sonra en fazla üretilen üründür. Bu tezde soğan üretiminin değişik aşamaları mekanizasyon açısından irdelenmiş ve ayrıca yapılan bir deneme ile arpacıktan baş soğan üretiminde sıra üzeri ve dilcim derinliği değişiminin çimlenme ve verime etkisi belirlenmeye çalışıldı. Anket çalışmaları Tekirdağ merkez ilçesi ve civar köylerinde yürütülmüştür. Anket için Tekirdağ Tarım Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve soğan maliyetinin hesaplanmasında kullanılan anket formundan yararlanılmıştır. Anketler köylerde rastgele seçilen üreticiler ile yapılmıştır. Ayrıca anket çalışmalarına ek olarak arpacık dikimi ve hasat sırasında tarlalarda yapılan ölçümler ile soğan üretimiyle ilgili bazı karakteristik değerler belirlenmiştir. Denemeler Tekirdağ Ziraat Fakültesi Araştırma -Uygulama tarlalarında 18 x 5 m büyüklüğünde 3 blokta yürütülmüştür. Her blok 2 x 5 m boyutunda 9 parsele ayrılmıştır. Sıra arası 20 cm sabit tutularak 10, J.5 ve 20 cm sıra üzeri mesafede 2,5, 5,0 vs 7,5 cm dikin derinliğinde arpacıkların dikimi yapılmıştır. Dilcim kombinasyonlarının blok içinde dağılımı ise tesadüfi olarak belirlenmiştir. Arpacıklar el çapalarıyla açılan çizilere dikilmiştir. Yabancı otla mücadele için 3 defa el çapası yapılmıştır. Deneme yerinde sulama, gübreleme ve ilaçlama yapılmamıştır. Hasat ise tamamen el kazmasıyla işçiler tarafından yapılmıştır. Anket çalışmaları sonucunda aşağıdaki sonuçlar elde edilmiştir; a) Arpacıktan baş soğan üretiminde toprak işlemede ilk sürme, ikileme, üçleme ve tırmıklama işlemleri yapılmaktadır, tik sürme tek kulaklı pullukla ve genellikle Ağustos ayında yapılmaktadır. İkileme ve üçleme ise kazayağı kültüvatörle yapılmaktadır. Dikimden önce tırmıkla toprak hazırlama işlemi bitmekte ve dikim yapılmaktadır.41 > "b) Hazırlanan tarlalara işçiler elle arpacıkları tek tek dikmektedir. Günde 8 saat çalışan 3 işçinin 1 dekarlık yere ekeceği var- sayılarak işçi sayısı belirlenir. Sıra arası tırmık ve kültüvatör işleyici organlar arasında mesafeye göre 20-25 cm sıra üzeri ve dikim derinliği işçilere göre değişir. Dikim işi genellikle Şubat- 'Mart döneminde yapılır. c) Anket çalışmaları sırasında 3 tip arpacık dikim makinasına rastlanmıştır. Bunlar tiplerine göre kaşıklıklı arpacık dikim makinası, - delikli plakalı arpacık dikim makinası, - kültüvatör soğan dilcim makinası olarak adlandırılmıştır. Bu makinaların sakıncaları ise şu şekilde belirlenmiştir. - dikim derinliği ayarının almaması, - dilcim normunun ayarlanamaması, - dikme organlarının tıkanmasıdır. d) Soğan üretiminde bakım işi olarak çapalama yapılmaktadır» Dilcimden 1 ay sonra soğanlar 10-15 cm olunca 1. çapa birinci çapa- dan 1 ay sonrada ikinci çapa yapılmaktadır. f e) Soğan haşatı tamamen elle ve işçiler tarafından yapılmaktadır. Soğan üretiminde hasat döneminde mekanizasyon açısından sorunu olan dönemlerden biride yörede hasat içinde kullanılan herhangi "bir makinaya rastlanılmamıştık Ancak yurt dışında kullanılan baş soğanı topraktan yolarak veya kazarak çıkaran hasat sistemleri çözüm olarak önerilebilir* f) Hasat edilen soğanlar 5-6 günlük bir kurutma devresinden sonra (Loda) sap-saman yığını içinde depolanmaktadır. Bu depolarda kayıpları azaltmak için inhibitörler (çimlenmeyi geciktirici maddeler) kullanılmaktadır.42 Deneme ile elde edilen sonuçlar ise aşağıda verilmiştir} a) Arpacıktan baş soğan üretiminde 2.5, 5.0 ve 7-5 cm dikim derinliğinde yapılan denemeler sonucunda en yüksek çıkış 2.5 cm dikim derinliğinde sağlanmıştır. b) Sıra arası 20 cm, sıra üzeri 10, 15 ve 20 cm ve dikim derinliğinin 2.5, 5.0 ve 7»5 cm olarak değiştiği denemede en yüksek verim. sıra üzerinin 10 cm ve dilcim derinliğinin 2,5 cm olduğu koşulda elde edilmiştir. Geliştirilecek olan arpacık dikim makinalarında bu sonuçların dikkate alınması 'yararlı olabilir.
Türkiye'de biçerdöver imalat sanayiinin durumu, mevcut biçerdöver parkı ve 2000 yılı için biçerdöver talep tahmini üzerine bir araştırma
İnsan beslenmesinde önemli bir yeri olan ve uzun yıllardır kültürü yapılan, günümüzde de dünyanın hemen her ye rinde geniş alanlarda ekimi yapılan tahılların hasatında modern kendi yürür biçerdöverin tarımsal üretime katkısı çok büyük olmuştur. Ancak, bu katkının değişen tarımsal üretim koşullarına. göre geliştirilmesi de o denli önemli olmaktadır. Bu çalışmada, tarımımızda önemdi yeri olan kendi yürür biçerdöverin ülkemizdeki imalat koşulları, imalat sorunları, pazarlama ve pazarlama sonrası organizasyonu, ülkemiz de biçerdöver kullanım modeli ve sorunları biçerdöver par kının gelişimi, değişen ve gelişen tarımsal üretim biçimi ve altyapısına bağlı olarak alabileceği durum, diğer bir deyimle gelecek için park projeksiyonu geliştirilmeye çalışılmıştır. Parkımızda mevcut yaklaşık 14.000 adet biçerdöverin önemli bir bölümünün ekonomik çalışma yaşının üzerinde, ekonomik olmayan çalışma içinde olduğu, parkın yaklaşık %50'ye yakın bir bölümünün (6250 adet) tamamlanmış hizmet ömrüne rağmen yine ekonomik nedenlerle parkta tutulduğu belirlenmiş tir. Artık ülkemizde biçerdöver olgusu, biçerdöver sahiplerinin ülkemiz ekonomik kofullarının belirlediği kullanıra ve yenileme modeli ile birlikte, ülkemiz biçerdöver imalat sanayinin geliştirilmesi, daha seri ve ekonomik üretim yapa bileceği koşullara kavuşturulması, biçerdöver sahiplerinin. gerek satın alma ve gerekse kullanım açısından daha etkili desteklenmesi, ekonomik kurallara uygun bir seçim-kullanım planlaması ile uzun dönemde yapılacak gerçekçi talep tahminleri yanısıra dışalımın da bir program gereği yapılmasını gerektirmektedir.
Kadirli ovası Kesiksuyu sulama işletme alanında taban suyu değişimleri ve sorunları
Bu çalışma, DSİ-Kesiksuyu Sulama İşletme Alanında mevcut tabansuyu sorunlarının kapladığı alanların ve taban- suyu sorununa neden olan faktörlerin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışmada, brüt 8230 ha. alana yayılmış vaziyette bulunan 79 adet gözlem kuyusundan Ekim-1983 / Ekim-1984 su yılında alınan tabansuyu gözlemleri, bu gözlemlerden faydalanarak çizilen harita ve hidrograflar, diğer verilerin de yardımıyla yorumlanmıştır. Sonuç olarak, Kesiksuyu Sulama Şebekesi'nin güney batı yarısında tabansuyunun yüksek olduğu, ortalama 1025 ha. alanda birinci derecede tabansuyu sorunu olup tabansuyunun 0-1 m. derinlikte olduğu belirlenmiştir. Tabansuyu yükselmesinin en önemli nedenleri etkinlik sırasına göre yağışlar, çeltik sulaması ve yüksek araziler den yüzey akış ve sızma olarak gelen sular olduğu anlaşıl maktadır. Mevcut yüzey drenaj kanallarında rüsubat ve yabancı ot sorunu olması nedeniyle fonksiyonunu tam olarak yapamamakta, tabansuyunu istenilen seviyeye düşürmeye yeterli olmamaktadır. Akarsuların, kanal sızmalarının ve çeltik sulaması dışında yapılan diğer sulamaların sorun olan kesimde taban- suyuna önemli bir etkileri yoktur.Gözlem ağının sıklaştırılması, tahrip kuyuların onarılması, yüzey drenaj kanallarının temizlenmesi, çeltik alanlarının sınırlandırılması ve daha detaylı çalışmaların, toprak altı drenaj etüdlerinin yapılması gerekmektedir.
Harran Ovasında pamuk bitkisinin sulama mevsimi uzunluğunun saptanması üzerine bir araştırma
Araştırmada Harran ovasında pamuk bitkisinin sulama mevsimi uzun lukları karşılaş tırılmıştır. Deneme konularına ilk su ekimden 35 gün sonra uygulanmıştır. Son sulamalar 10 gün aralıklarla farklı zamanlarda verilmiştir. Araştırmadan elde olunan sonuçlara göre, pamukta sulama mevsimi uzunluğu 80 gün bulunmuştur. Mevsimlik su tüketimi 1146 mm olarak belirlenmiştin Pamuk bitkisini mevsim boyu 10 günde bir 9 kez sulanması durumunda 333 kg/da ile en yüksek kütlü verimi elde edilmiştir.
Adana-Ceyhan-Doruk köyü topraklarında arazi toplulaştırmasının sınır kayıpları, yol uzunluğu ve buna bağlı olarak parsel içi ile, işletme-parsel arasında meydana gelen enerji-iş gücü kaybı ve kültürteknik yatırımlarına etkisi üzerine bir araştırma
Bu çalışmanın amacı Çukurova koşullarında toplulaştırmanın sınır kayıpları, yol uzunluğu, işletme İle parsel arasında meydana gelen enerji ve işgücü kaybı ile tarla içi sulama sistemlerinin maliyeti üzerine etkileri ortaya koymaktır. Bu nedenle Adana, Ceyhan Doruk Köyünde toplam 15986,230 dekarlık bir arazide göreceli alarak toplulaştırma yapılmıştır. Proje alanı olarak seçilen yer Aşağı Ceyhan Sulama Projesi içerisinde kalmakta ve "Arazi Kullanım Kabiliyetine" göre I, ve II. sınıf arazilerden oluşmaktadır. Kadastro haritasında 796 adeti özel şahısların, 1 adeti hazinenin olmak üzere toplam 797 adet parsel görülmektedir. Sonradan yapılan bölünmelerle mevcut parsel sayısını 1691 olduğu ve kadastro haritası üzerinde yapılan sayım sonucuna göre 797 adet parselden ancak 526,;sının <% 66) dikdörtgen veya dikdörtgene yakın şekillerden oluştuğu, geriye kalan 271 (% 34) parselin makinalı tarım için uygun olmayan geometrik şekillere sahip olduğu belirlenmiştir, işletmelerin % 92,63' ünün 2-22 adet arasında değişen parsel sayısına sahip olmaları işletmelerin yıl içinde katetmeleri gereken yol uzunluğunu oldukça artırmaktadır. Parçalanma nedeniyle proje alanında bulunan parsellerin ortalama büyüklüğü 9, 132 dekar bulunmuştur. 1681 parselden 708 adeti yollardan, 995 adeti sulama kanallarından, direk yararlanırken geriye kalan parsellerin ulaşım ve sulama gereksinimi diğer parseller üzerinden yapılmaktadır. Araştırma alanında yapısal düzenleme amacıyla bir toplulaştırma projesi hazırlanarak mevcut durum ile uygulanan projenin karşılaştırılması olanağı bulunmuştur. Toplulaştırma ile toprak sınıfları arasında derecelerine göre geçiş yapılarak işletmelerin sahip oldukları araziler tek parça halinde planlanırken, her parselin yaldan ve sulama kanallarından doğrudan yararlanmalarına özen gösterilmiştir.Toplulaştırmadan sonra oluşturulan 448 parselin alan olarak büyüklük ortalaması 32,534 dekar'a ulaşırken tümü dikdörtgen olarak projelenen parsellerin en/boy oranının makina iş verimi açısından en uygun olan 1/5 oranına uygun olarak yerleştirilmesine özen gösterilmiştir. Yeni yerleşim şekliyle müşterek tesislerin kapladıkları alanlarda 499,380 dekar azalma olurken işlenen alanlarda da aynı miktarda artış olmuştur. Yeniden düzenlenen parsel şekillerini parsel içi makina iş verimini artırmasından dolayı 1814 dekar arazinin işlenmesine eşit miktarda parsel içi makina iş veriminde artış olmuştur, işletmelerin parsel-işletme arasında katetmeleri gereken yol miktarında 3792,4 Km İlk bir azalma olmuştur. Parsellere pamuk veya soya ekilmesi halinde işletme-parsel arasındaki yolda bir yılda 11460073 Mj eşdeğerinde enerji tasarrufu sağlanmaktadır. Ayrıca tarla içi sulama tesisi inşaat bedelinde % 17,15'lik azalma olduğu belirlenmiştir.
Yüreğir ovası Mürsel serisinde sulu pamukta toprak - bitki - su ilişkilerinin araştırılması
Pamuk tarımında taprak-bitki-su ilişkilerinin araştırı Idıg t bu çalışsa» Bölge Paauk ârastıraa Enstitüsü arasi zinde, Mürsel serisinde 198© yılında kurularak tarla denemesi seklinde yürütülmüştür. ârastırssa alanı için önerilebilecek en uygun azot dozunun 16 kg/da olduğu; toprakta kullanılabilir su, % 20 düzeyine düşünce sulama yapılmasının yararlı olabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Tansiyoıaatreleria pamuğun salaşa zamanının belirlenmesinde kullanılabileceği irdelenerek, 60 cm toprak derinliğine yerleştirilecek bir veya birden fazla tansiyometre 65-70 cb*a ulaştığında sulamanın yapılabileceği sonucuna varılmıştır.