Dicle University
Discipline

Department of Mathematics and Science Education

Dicle University

1,293

Archived Theses

1

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

STEM eğitiminin fen bilimleri öğretmenleri tarafından değerlendirilmesi

Tüm dünyada değişen iş gücüne uygun birey yetiştirme amacıyla STEM eğitimi benimsenmektedir. Türkiye'de de STEM eğitimine entegrasyon çalışmaları yürütülmektedir. Bu bağlamda yapılan çalışmaların değerlendirilmesi önem taşımaktadır. Araştırmada, Türkiye'de gelişmekte olan STEM eğitiminin fen bilimleri öğretmenleri tarafından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda nicel araştırma yöntemlerinden tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmaya, Diyarbakır ilinde görev yapmakta olan 128 fen bilimleri öğretmeni katılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "A Criteria for Quality STEM" kullanılmıştır. Ölçek araştırmacılar tarafından Türkçe 'ye uyarlanmıştır. Araştırmanın sonucunda; genç öğretmenlerin okul, toplum ve iş dünyası arasındaki ilişkileri geliştirmeye yönelik daha yüksek ortalamalara sahip oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Fen öğretiminde STEM eğitim uygulamalarını bir döneme yayarak gerçekleştiren öğretmenlerin STEM kültürü ve iklimi oluşturma ve Okul, toplum ve iş dünyası arasındaki bağlantıyı kurma boyutlarında daha yüksek ortalamalara sahip olduğu bulunmuştur. Akademik çalışmaları okuyan öğretmenlerin okumayanlara göre akademik bilginin entegrasyonu ve okul, toplum ve iş birliği sağlamada daha yüksek ortalamalara sahip olduğu saptanmıştır. Daha önce STEM eğitimi ile ilgili projelerde yer alan öğretmenlerin okullarda STEM kültürü ve iklimini oluşturma noktasında daha yüksek ortalamalara sahip oldukları tespit edilmiştir. Bu sonuçlar ışığında, MEB'in STEM eğitiminin etkili olarak uygulanabilmesi ve verimli sonuçlar alınması için fen bilimleri öğretmenlerinin STEM eğitimi ile ilgili daha donanımlı yetiştirilmesi için gerekli çalışmaların yapılması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: STEM Eğitimi, Fen Bilimleri, Öğretmen, STEM Eğitimi Değerlendirme

Eğitim yöntemleriFen bilgisiFen bilgisi dersi+3
Kadri Hanas
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de fizik eğitimi alanında yapılan STEM çalışmalarının incelenmesi

Yapılan çalışmanın amacı Fizik Eğitiminde STEM alanında yapılan çalışmaların çeşitli boyutlardan incelenmesi ve değerlendirilmesidir. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden sistematik literatür taraması yöntemi kullanılmıştır. Bu çalışmanın kapsamını 2017-2021 yılları arasında Türkiye'de Yüksek Öğretim Kurumu'nun Ulusal Tez Merkezi'nden bulunan, Fizik konularını içeren STEM alanında yazılmış 37 adet yüksek lisans ve 7 adet doktora olmak üzere 44 adet lisansüstü tez üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında toplanan veriler: Çalışma türü ve adetleri, yıllara göre dağılımları, çalışmaların yapıldığı enstitüler, kullanılan araştırma yöntemleri, çalışmaların değişkenleri, çalışılan fizik konuları, temel alınan yaklaşımlar, yaygın olarak kullanılan örnekleme çeşitleri, çalışma grupları, çalışmalarda kullanılan veri toplama araçları ve kullanılan istatistiksel tekniklerin dağılımlarıdır. Araştırma kapsamında toplanan veriler, frekans ve yüzdesel olarak analiz edilmiştir. Tezlerde çeşitli beceri, görüş, akademik başarı, öğrenme yaklaşımları, kariyer, tutum ve ilgi/algı üzerinde çalışıldığı anlaşılmaktadır. Çalışmaların amaçları arasında en çok akademik başarı, kavramsal anlama düzeyi ve STEM' e karşı tutum amaç edinilmiştir. Çalışmalar 24 Üniversitede, en fazla Eğitim Bilimleri Enstitüsünde yapılmış ve bu çalışmalar 2019 yılında yoğunlaşmıştır. Araştırmalarda en çok karma, nicel ve nitel yöntemlerin tercih edildiği, seçkili ve seçkisiz örneklemin kullanıldığı, ortaokul öğrencileri ve öğretmen adaylarının sıklıkla çalışılan gruplar olduğu, veri toplama aracı olarak anket/ölçek ve görüşme (form) araçlarının sıklıkla kullanıldığı tespit edilmiştir. Yapılan çalışmalarda "başarı" ve "21. yy becerileri" nin en çok kullanılan değişkenler olduğu bulunmuştur. En çok çalışılan fizik konuları ise elektrik ve mekanik konularıdır. En fazla tasarım temelli yaklaşım tercih edilmiş, model olarak da 5E Modeli daha çok kullanılmıştır. Veri çözümlemede kullanılan istatistik yöntemlerinden en çok tanımlayıcı yöntem tercih edilmiştir. Çalışmaların bulgularında, STEM uygulamalarının öğrencilerin akademik başarılarını arttırdığı görülmüş ve STEM çalışmalarının sayısının arttırılması önerilmiştir. Bu çalışmanın sonucunda elde edilen bulguların, 21. yüzyıl becerilerinin gelişiminde önemli rolü olan STEM alanındaki literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

FizikFizik eğitimiSTEM eğitim yöntemi
Abdulkadir Bingöl
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

10. sınıf biyoloji ders kitabının öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi

Bu çalışmada, 10. sınıf Biyoloji ders kitabının hedef kazanım, görsel tasarım, öğrenme etkinlikleri, hazırlık çalışması, değerlendirme etkinlikleri ve içerik bakımından ders öğretmenlerinin bakış açısıyla ele alınarak, yeterliliği ve öğrenci düzeyine uygunluğunun araştırılması amaçlanmıştır. Bunun için örneklem olarak, 2020-2021 yılları arasında Milli Eğitim Bakanlığında görevli, Diyarbakır ilindeki resmi ve özel okullarda görev yapan Biyoloji öğretmenleri seçilmiştir. Çalışma Biyoloji öğretmenlerine yönelik, nicel ve nitel araştırma yaklaşımlarının birlikte kullanıldığı karma araştırma yaklaşımı olarak tasarlanmış olup, 7 mülakat sorusu ve 24 maddeli beşli likert tipinde ölçek kullanılarak hazırlanmıştır. Ölçek verileri SPSS 28 paketi ile analiz edilmiştir. Verilerin analizi sonucunda biyoloji öğretmenlerinin 10. sınıf biyoloji ders kitabına ilişkin belirlenen alanlarla ilgili görüşleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farkın olmadığı (p>0,05) görülmüştür. Çalışmaya katılan biyoloji öğretmenleri 10. sınıf biyoloji ders kitabı hakkında genellikle olumlu değerlendirmelerde bulunmakla birlikte söz konusu ders kitabının içeriğinin sadeleştirilmesi, kazanımların ve değerlendirme sorularının sayıca arttırılması gerektiği fikrini dile getirmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Eğitim Politikaları, ders kitapları, Biyoloji öğretimi, Biyoloji ders kitapları.

BiyolojiBiyoloji dersiBiyoloji eğitimi+4
Hatice Onat
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Hayatın başlangıcı ve evrim ünitesinin ortaöğretim biyoloji 12. sınıf programından çıkarılması ile ilgili öğretmen görüşleri

Hayatın Başlangıcı ve Evrim Ünitesinin 2018 Yılında 12. Sınıf biyoloji ders programından çıkarılması ile ilgili öğretmen görüşlerinin incelenmesi amacıyla araştırma gerçekleştirilmiştir. Bu amaçla biyoloji öğretmenlerinin görüşleri alınarak cinsiyet, fakülte türü, lisans düzeyde evrim dersi alıp almama ve görev süreleri gibi değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediği belirlenmiştir. Araştırmanın modeli nicel araştırma modellerinden olan betimsel tarama modelidir. Bu amaçla öğretmenler görüşleri Anket formu ile alındı. 90 öğretmene uygulanarak ve betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda Evrim Kuramının müfredatta olmaması günümüz, bilim ve biyoloji ders içeriği açısından değerlendirilmiş, evrim konusunun programdaki yeri ve konular arasındaki bağlantılara değinilmiş, programdan çıkarılma sebepleri hakkında görüşler de belirtilmiştir. Genel anlamda öğretmenler evrim konusunun müfredata tekrar alınması üzerinde yoğunlaşmıştır. Elde edilen bulgular neticesinde öğretmen görüşleri yorumlanarak analiz yapılmıştır. Anahtar kelimeler: Evrim, Evrimsel Biyoloji, Bilimin Doğası, Bilimsel Düşünme Becerileri

Bilimsel düşünceBiyolojiBiyoloji eğitimi+5
Eser Turan
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Geogebra yazılımı ile dönüşüm geometrisi konusunda öğrenme etkinliklerinin geliştirilmesi ve öğretmen görüşlerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, dinamik matematik yazılımı olan GeoGebra yardımıyla dönüşüm geometrisi konusunda öğrenme etkinlikleri geliştirmek ve geliştirilen etkinlikler hakkında öğretmen görüşlerini incelemektir. Bu araştırma çalışmasında nitel araştırma yöntemlerinden olan özel durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada araştırmacı tarafından GeoGebra yazılımı kullanılarak ortaokul sekizinci sınıf düzeyi ve Millî Eğitim Bakanlığı matematik dersi öğretim programında (MEB, 2018) belirtilen kazanımlara dikkat edilerek dönüşüm geometrisi konusundan sekiz adet dinamik matematik öğrenme etkinliği geliştirilmiştir. Geliştirilen etkinlikler konuyla ilgili önceki literatür çalışmalarından, GeoGebra kaynak paylaşımı sitesindeki örneklerden, matematik öğretmenleri ve alan eğitimcilerinin görüşlerinden yararlanılarak oluşturulmuştur. Etkinliklerin geliştirilmesi ve tekrar gözden geçirilmesi aşamasında konuyla ilgili literatür çalışmalarından özellikle; Sinclair 'in (2003) teknoloji tabanlı etkinlikler oluşturulurken ve değerlendirilirken göz önünde bulundurulması gereken beş temel tasarım ilkesi ile McLain' in (2016) dinamik matematik yazılımı etkinlikleri değerlendirmek için önerilen çerçeve araçları göz önünde bulundurularak etkinlikler geliştirilmiş ve değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmeler üç aşamada gerçekleştirilmiştir. Birinci aşamasında araştırmacı tarafından ilke, çerçeve ve araçlara göre etkinliklerin uygunluk durumları incelenmiştir. İkinci aşamasında öğretmenlerin etkinlikleri McLain' in araçlarına göre incelemesi ve değerlendirmesi istenmiştir. Son olarak ise alan eğitimcilerinin yine Mclain' in araçlarına göre etkinlikleri inceleyip bu incelemeleri hakkında görüşlerini belirtmeleri istenmiştir. Etkinliklerin geliştirilme ve değerlendirme sürecinde elde edilen veriler incelendiğinde araştırmacı, öğretmen ve alan eğitimcisi değerlendirmelerinde bazı farklılıklar olmakla beraber genel görüş, etkinliklerin düzgün ve amacına uygun bir şekilde tasarlandığı yönündedir. Bu durum geliştirilen etkinliklerin amacına uygun olarak geliştirildiklerini destekler niteliktedir. Sonuç olarak baktığımızda bu çalışmanın, matematik öğretimine katkı sağlayacağı ve dinamik matematik etkinliği geliştirme sürecinde konunun paydaşları için uygulamalı bir örnek olacağı düşünülmektedir. Ayrıca sonradan yapılacak çalışmalarla burada geliştirilen etkinlikler daha fazla zenginleştirilebilir veya matematiğin diğer konularında benzer süreçler takip edilerek yeni etkinlikler geliştirilebilir.

Dönüşüm geometrisiEğitim etkinliğiGeoGebra+7
Ümit Durak
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Geogebra destekli Acodesa metodu ile 7. sınıf öğrencilerinin çokgenler konusundaki matematiksel akıl yürütmelerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, GeoGebra destekli ACODESA metodu ile desteklenen bir öğrenme ortamında ortaokul yedinci sınıf öğrencilerinin çokgenler konusundaki matematiksel akıl yürütmelerinin incelenmesidir. Nitel araştırma yöntemlerinden etnografik durum çalışması benimsenerek gerçekleştirilen bu çalışmanın katılımcılarını ortaokul yedinci sınıfta öğrenim gören 9 öğrenci oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak yedinci sınıf çokgenler konusuna yönelik hazırlanan matematiksel etkinlikler, ekran ve ses kayıtları, GeoGebra dosyaları, araştırmacının notları kullanılmıştır. Uygulama öncesinde öğrencilere 5 haftalık GeoGebra eğitimi verilmiş ve matematiksel etkinliklerin haftada bir kez olacak şekilde kullanılmasıyla uygulama süreci 6 hafta boyunca sürmüştür. Matematiksel etkinlikler dinamik matematik yazılımı ve sosyal etkileşim-iletişim ile desteklenen bir öğrenme ortamında ACODESA metodu aşamalarına göre (bireysel çalışma, takım çalışması, sınıf tartışması, öz yansıtma ve kurumsallaştırma) uygulanmıştır. Ses ve video kayıtları transkript edilerek öğrencilerin matematiksel akıl yürütmelerinin analizinde diyalojik yaklaşım ve Toulmin'in argümantasyon modeli benimsenmiştir. Verilerin analizinde matematiksel akıl yürütme çerçevesi olarak Jeannotte ve Kieran tarafından geliştirilen okul matematiği için matematiksel akıl yürütme kavramsal modeli kullanılmıştır. Çalışmadan elde edilen bulgularda öğrencilerin matematiksel akıl yürütmelerinde tümdengelimsel, tümevarımsal ve geri çıkarımsal yapıları ile karşılaştırma, sınıflandırma, genelleme ve gerekçelendirme süreçleri sıklıkla ortaya çıkmıştır. Ancak Jeannotte ve Kieran'ın matematiksel akıl yürütme modeline göre analiz edilen bu çalışmada ispat ve formel ispat süreçleri ortaya çıkmamıştır. Öğrenciler bireysel olarak çalışarak takım çalışması ve sınıf tartışmalarında sundukları iddialar ve gerekçelerle iş birliği ortamında takımın veya sınıfın ortaklaşa akıl yürütmelerine katkıda bulunmuşlardır. GeoGebra ve ACODESA metodu ile desteklenen öğrenme ortamının, öğrencilerin matematiksel akıl yürütmelerinin hem yapısal hem de süreç boyutlarının ortaya çıkmasını desteklediği görülmüştür. Öğrencilerin akıl vii yürütmelerinin gözlemlenmesi ve gelişimi için öğrenme ortamlarında GeoGebra gibi dinamik matematik yazılımı kullanılması önerilebilir. Anahtar Kelimeler: ACODESA, çokgenler, GeoGebra, matematiksel akıl yürütme, diyalojik yaklaşım, Toulmin modeli

ACODESA metoduAkıl yürütmeGeoGebra+6
Nazlı Aksu
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Fen eğitiminde dijital hikâye ve yazılı hikâye çalışmalarının meta-sentezi: Türkiye örneği

Herkesin severek dinlediği ya da anlattığı hikâyelerin eğitim alanında kullanılması öğrencilerin derse karşı daha istekli olmalarını sağlarken kalıcı öğrenmeleri de beraberinde getirmiştir. Gelişen teknoloji ile bunu dijital platforma taşıma ihtiyacı doğmuş ve böylelikle dijital hikâye hayatımıza girmiştir. Araştırmanın amacı fen eğitiminde dijital hikâye ve yazılı hikâye çalışmalarının Türkiye'deki eğilimini göstermek, benzer ve farklılıklarını oluşturulan temalar çerçevesinde alt problemlerine göre detaylandırmaktır. Araştırmada nitel araştırma modeli seçilmiş meta-sentez yöntemi kullanılmıştır. Verileri toplama amacıyla ERIC, Google Scholar, EBSCO, Dergipark, Ulakbilim, Research Gate, Yüksek Öğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezi (YÖKTEZ) gibi veri tabanlarında tarama yapılmıştır. Toplam 49 çalışma incelenmiş ve bu çalışmalar altı tema altında gruplandırılmıştır. Her temanın on bir alt problemine cevap verilmeye çalışılmıştır. Çalışmanın güvenirliği "Miles ve Huberman" güvenirlik formülü kullanılarak ve geçerlik "Uzman Görüşü" alınarak sağlanmıştır. Son yıllarda dijital hikâye üzerine yapılan çalışmaların sayısı gittikçe artarken yazılı hikâye çalışmalarının ise her zaman derslerde kullanıldığı bulgular arasında yer almıştır. Örneklem grubu olarak da ara sınıf öğrencileriyle çalışmalar yapılması dikkat çekmiştir. Bu araştırma Türkiye'deki dijital hikâye ve yazılı hikâye alanında var olan eğilimi gösterdiği için bundan sonraki çalışmalara da rehber olacağı düşünülmektedir

Fen bilgisiFen bilgisi dersiFen bilgisi eğitimi+2
Güldan Gün
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Fen eğitiminde STEM ve teknoloji entegrasyonu araçları çalışmalarının meta-sentezi: Türkiye örneği

Okul öncesi dönemden başlayarak yükseköğretime kadar süren ve bireyleri 21. yüzyıl becerileri ile donatan bütüncül bir eğitim yaklaşımı olan STEM eğitimi ile teknoloji entegrasyonu araçlarının eğitimde daha sık kullanılmaya başladığı görülmektedir. Bu araştırmanın amacı Türkiye'de 2017-2021 yılları arasında yapılan fen eğitiminde STEM eğitimi ve teknoloji entegrasyonu araçları çalışmalarının Türkiye'deki var olan eğilimini göstermek, bu yaklaşımların benzer ve farklılıklarını oluşturulan temalar çerçevesinde alt problemlere göre detaylandırılmaktadır. Araştırma yöntemi olarak nitel araştırma deseni seçilmiş ve meta-sentez yöntemi kullanılmıştır. Veri toplama araçlarını elde etmek için ERIC, Google Scholar, EBSCO, Dergipark, Ulakbilim, Research Gate, Yüksek Öğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezi (YÖKTEZ) gibi veri tabanlarında tarama yapılmıştır. Araştırma 2017-2021 yılları arasında ortaokul öğrencileri ile yapılmış çalışmaları kapsamaktadır. Araştırma kapsamında toplam 288 akademik çalışma incelenmiş ve bunlardan 135 çalışma araştırmaya dâhil edilmiştir. Çalışmalar ayrıntılı olarak tablo şeklinde verilmiştir. Tablolar oluşturulduktan sonra çalışmalar dört ana temaya gruplandırılmıştır. Her temanın on bir alt problemine cevap vermeye çalışılmıştır. Çalışmanın güvenirliği "Miles ve Huberman" güvenirlik formülü kullanılarak geçerliliği de "Uzman Görüşü" alınarak sağlanmıştır. Araştırmaya dahil edilen çalışmaların bulguları STEM ve teknoloji entegrasyonu araçlarının öğrencilerin akademik başarılarını ve tutumlarını olumlu yönde etkilediği sonucuna işaret etmektedir. Çalışmalardaki alt problemlerden her temada en fazla çalışmanın 2019 yılında yapıldığı, en fazla yüksek lisans tezi çalışmalarının yapıldığı, en fazla 7. sınıf örneklem grupları ile çalışıldığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Araştırmanın sonuçları ışığında STEM ve teknoloji entegrasyonu araçları ile ilgili yapılacak çalışmalar için YÖK, MEB ve araştırmacılara yönelik çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Araştırma Türkiye'deki STEM ve teknoloji entegrasyonu araçları konusunda var olan eğilimi gösterdiği için bundan sonraki çalışmalara da rehber olacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: STEM, Fen Eğitimi, Teknoloji entegrasyonu araçları, Meta-sentez

Fen bilgisiFen bilgisi dersiFen bilgisi eğitimi+6
İpek Sultan Hanas
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Araştırma sorgulamaya dayalı öğrenme yaklaşımı ile ilgili yapılan araştırmalar üzerine bir metasentez çalışması

Bu araştırma, Türkiye'de Türk araştırmacıları tarafından yürütülmüş Araştırma.ve sorgulama eğitimi ile ilgili tez ve makalelerin meta-sentez yöntemi kullanılarak incelenmesi ve araştırma.ve sorgulama eğitimi konusunda nasıl bir eğilimin olduğunun ortaya konulması amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmada nicel, nitel ve karma araştırma bulgularını sentezlemek için nitel araştırma deseni olan meta-sentez araştırma yöntemi kullanılmıştır. Meta-sentez çalışmanın amacına hizmet edebilecek nitel, nicel ve karma araştırma yöntemleri kullanılarak 2010-2022 yıllarında hazırlanmış 29 Yüksek Lisans Tezi, 17 Doktora Tezi ve 30 Makale olmak üzere toplam 76 çalışma araştırma kapsamına alınmıştır. Örneklemin belirlenmesinde araştırmacı tarafından dâhil edilme kriterlerine uygun olarak hazırlanmış kodlama formu kullanılmıştır. Araştırmaya dâhil edilen çalışmalar YÖK-Tez, Google Akademik ve DergiPark Akademik veri tabanları taranarak elde edilmiştir.Çalışmada ulaşılan sonuçlar ışığında ASDÖ yaklaşımı ile ilgili öğretmenlere, program geliştiricilere ve araştırmacılara çeşitli öneriler sunulmuştur. Fen bilgisi eğitiminde araştırmaya dayalı öğrenme ve öğretmen merkezli (açıklamalı) yöntemlere göre öğrenim gören öğrencilerin akademik başarıları ve tutumları arasında anlamlı düzeyde bir farklılık olup olmadığının ortaya konulmasını amaçlayan çalışmalar incelenmiştir. Bulgulara bakıldığında 2010-2022 yılları arasında Türkiye'de ASDÖ yaklaşımı nüzerine yapılan çalışmaların genellikle bilimsel süreç becerilerini, fen bilimlerine yönelik tutumlarını, kavramsal anlamalarını, akademik başarıları ve öğrenmelerini, ASDÖ yöntemi ve uygulamalarını, öz yeterlilik inancını, farkındalığı, eleştirel ve yaratıcı düşünmesini amaçlayan çalışmalar üzerine yoğunlaştığı belirlenmiştir. Bu durum yeni eğitim programlarının eğitim öğretim sürecinde MEB tarafından uygulanan ASDÖ yaklaşımı tarafından desteklenmesi ve uygulama sonuçlarının etkisini gösterme ihtiyacından kaynaklanabilir. Buna karşı ASDÖ yaklaşımı üzerine yürütülen çalışmalarda ders materyalleri geliştirme, bilişsel ve duyuşsal beceri ile ilgili daha az sayıda çalışma yapıldığı görülmektedir. Yine bulgular incelendiğinde araştırma yöntemi olarak en az seçilen yöntem nitel araştırmadır. Fen bilimleri eğitiminde ASDÖ'ye yönelik olan araştırmaların tüm boyutlarının ve nedenlerinin incelenmesi amacıyla yapılacak çalışmalar nitel araştırma yöntemleri kullanılarak oluşturulabilir. Ülkemizin eğitim niteliğinin yükselmesi için okulöncesinden başlayarak öğrencilere araştırma sorgulamaya dayalı öğrenme yetenekleri kazandırılmaya çalışılabilir.

Araştırma verileriAraştırma-sorgulamaya dayalı öğrenmeMeta-sentez yöntemi+2
Diyar Öztürk
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin fen tabanlı girişimcilik eğilimlerinin belirlenmesi (Diyarbakır ili örneği)

Bu araştırmanın amacı 2021-2022 eğitim öğretim yılında Diyarbakır ilinin merkez ilçelerinde eğitim gören ortaokul öğrencilerinin fen tabanlı girişimcilik eğilimlerinin çeşitli değişkenler açısından belirlenmesidir. Araştırmada 5,6,7 ve 8. sınıfta eğitim gören 583 ortaokul öğrencisi ile çalışılmıştır. Nicel araştırma yöntemlerinden Tarama modeli kullanılarak yapılan çalışmada veriler Deveci (2018a) tarafından geliştirilen "Ortaokul Öğrencilerine Yönelik Fen Tabanlı Girişimcilik Ölçeği" ile toplanmıştır. Anket formu Diyarbakır iline bağlı Kayapınar, Sur, Yenişehir ve Bağlar merkez ilçelerine bağlı 4 farklı okulda toplam 583 öğrenciye uygulanmıştır. Elde edilen araştırma bulgularına göre fen tabanlı genel girişimcilik eğilimlerinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Genel Girişimcilik eğilimlerinin cinsiyet, yaş, laboratuvar kullanım sıklığı ve not ortalamasına göre anlamlı düzeyde farklılaştığı, risk alma eğilimlerinin yaş, laboratuvar kullanım sıklığı ve not ortalamasına göre anlamlı düzeyde farklılaştığı, başarı ihtiyacının hiçbir değişkene göre farklılaşmadığı, takım çalışmasına yatkınlığın cinsiyet, sınıf düzeyi ve laboratuvar kullanım sıklığına göre farklılaştığı ve etkili iletişim becerilerinin cinsiyet ve sınıf düzeyine göre farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır.

DiyarbakırFen bilgisiFen bilgisi eğitimi+3
Azat Gümüş
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Biyoloji öğretmenlerinin yaşam boyu öğrenme eğilimlerinin ve öz yeterlik inançlarının incelenmesi

Bu çalışmanın amacı biyoloji öğretmenlerinin yaşam boyu öğrenme eğilimleri ve öğretmen öz yeterlik inançlarını belirlemektir. Bu amaçla Diyarbakır'ın merkez ilçelerinde görev yapan biyoloji öğretmenleri ; cinsiyet,yaş aralığı, mezun olunan fakülte,eğitim durumu, mesleki kıdem, görev yapılan okul, çalışılan kurum, anne-babanın eğitim durumu, takip ettikleri bir yayının olup olmaması,tekrar seçme şansları olsaydı aynı mesleği seçip seçmeyecekleri, düzenli kitap okuyup okumamaları,alan içi-dışı eğitim faaliyetlerini takip edip etmedikleri gibi değişkenlere göre yaşam boyu öğrenme eğilimleri ve öz yeterlik inançları belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmanın modeli nicel araştırma modellerinden olan betimsel tarama modelidir. Bu amaçla biyoloji öğretmenlerinin yaşam boyu öğrenme eğilimlerinin ölçeği ve öz yeterlik inançlarının belirlenmesi için 3 bölümden oluşan, dijital ortamda oluşturulan ölçek kullanılmıştır.Ölçek formu Diyarbakır merkez ilçelerinde görev yapan 162 biyoloji öğretmenine uygulanmış ve betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda biyoloji öğretmenlerinin yaşam boyu öğrenme eğilimlerinin, öz yeterlik inançlarının, yüksek çıktığı ve yaşam boyu öğrenme eğilimleri ile öz yeterlik inançları arasında pozitif yönlü, orta düzeyde anlamlı bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Biyoloji Öğretmenleri, Öğrenme, Yaşam Boyu Öğrenme, Öz Yeterlik İnancı, Sosyal Öğrenme Kuramı.

BiyolojiBiyoloji eğitimiYaşam boyu öğrenme+3
Cemile Bilgiç
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

ACODESA metodu ile tasarlanan GeoGebra destekli öğrenme ortamında ortaokul öğrencilerinin üçgenler konusundaki matematiksel akıl yürütmelerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, teknoloji destekli işbirlikli öğrenme ortamında sekizinci sınıf öğrencilerinin üçgenler konusundaki matematiksel akıl yürütmelerinin yapısal ve süreç boyutlarını incelemek ve bu boyutların birbirini nasıl desteklediğini ortaya koymaktır. Araştırmanın katılımcıları, bir devlet okulunda öğrenim gören 12 sekizinci sınıf öğrencisidir. Çalışma nitel araştırma yöntemlerinden biri olan öğretim deneyi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmacı tarafından geliştirilen matematiksel etkinlikler, uygulama sırasında alınan video ve ses kayıtları, öğrencilerin GeoGebra dosyaları, araştırmacının saha notları ve etkinlik temelli görüşmeler veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Öğrencilerin matematiksel akıl yürütmelerine yönelik elde edilen veriler Toulmin modeli ve diyalojik yaklaşım ile analiz edilmiştir. Verilerin analizi, öğrencilerin üçgenler konusundaki matematiksel akıl yürütmelerinin yapısal boyutu dedüktif, indüktif ve abdüktif türlerini; süreç boyutu ise gerekçelendirme, karşılaştırma, varsayımda bulunma ve genelleme bileşenlerini içerdiğini göstermiştir. Diğer yandan, karşılaştırma ve gerekçelendirme süreçlerinin dedüktif yapıda akıl yürütmeyi, varsayımda bulunma ve örneklendirme süreçlerinin abdüktif yapıda akıl yürütmeyi, genelleme ve örüntü belirleme süreçlerinin ise indüktif yapıda akıl yürütmeyi desteklediği görülmüştür. Bulgulardan hareketle ACODESA metodu ve GeoGebra yazılımı kullanılarak oluşturulan teknoloji destekli işbirlikli öğrenme ortamının, öğrencilerin üçgenler konusunda argümanlar ve iddialar üretmesine, açıklamalar ve doğrulamalar yapmasına, matematiksel ilişkileri ve değişmezlikleri fark etmesine, doğru sonuçlara ulaşmasına ve formülleri keşfetmesine, dolayısıyla bu süreçlerin de akıl yürütmelerine olanak sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuçlar doğrultusunda, öğrencilerin matematiksel akıl yürütmelerinin yapısal ve süreç boyutları yönünden desteklenmesinde teknoloji destekli işbirlikli öğrenme ortamlarından yararlanılması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: ACODESA metodu, Diyalojik yaklaşım, GeoGebra, Matematiksel akıl yürütme, Toulmin modeli, Üçgenler

Dinamik matematik yazılımıİşbirlikli öğrenme
Mehmet Demir
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Biyoloji öğretmenlerinin laboratuvar yeterlikleri ile ilgili görüşlerinin farklı değişkenlere göre incelenmesi (Diyarbakır il örneği)

Bu araştırmada, biyoloji öğretmenlerinin laboratuvar yeterlikleri ile ilgili görüşlerinin farklı değişkenlere göre incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini, Diyarbakır il merkezinde bulunan ve laboratuvarı olan 34 ortaöğretim kurumunda görevli biyoloji öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel kısmı için evrenin tamamına gidildiğinden örneklem seçilmezken, nitel kısmı ise tabaka örnekleme yoluyla seçilen 11 öğretmen ile yürütülmüştür. Karma nitelikte ve durum çalışması modelinde gerçekleştirilen bu araştırmada gerekli olan veriler hazırlanan "Laboratuvar Yeterlikleri Belirleme Ölçeği" ve öğretmenlerle yapılan görüşmeler aracılığı ile toplanmıştır. Hazırlanan ölçeğin yapılan ön uygulama sonucu güvenirlik (cronbach alpha) katsayısı 0,892 olarak bulunmuştur. Verilerin analizi SPSS analiz programı aracılığıyla gerçekleştirilmiş olup, analizde yüzde, frekans, bağımsız örneklem t-Testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve çoklu karşılaştırma testlerinden Scheffe testinden yararlanılmıştır. Araştırmanın nicel ve nitel bulgularına bağlı olarak elde edilen sonuçları şu şekilde özetlenebilir: 1. Biyoloji öğretmenleri laboratuvar yöntemini önemli bulmaktadır. 2. Biyoloji öğretmenlerinin laboratuvar yeterlikleri ile ilgili görüşleri düşük düzeyde kalmaktadır. 3. Biyoloji öğretmenlerinin cinsiyetleri, laboratuvar yeterlikleri ile ilgili görüşlerini etkilemektedir. Erkek öğretmenlerin yeterlik görüşleri kadın öğretmenlerden daha yüksek düzeydedir. 4. Biyoloji öğretmenlerinin laboratuvar yeterlikleri ile ilgili görüşleri, mezun oldukları yüksek öğretim kurumu ve hizmet süresi değişkenlerinden etkilememektedir. 5. Biyoloji öğretmenlerininlaboratuvar yeterlikleri ile ilgili görüşlerini okul türü değişkeni etkilemektedir. Fen liselerinde çalışan öğretmenlerin yeterlik görüşleri diğer okul türlerinde çalışan öğretmenlere göre yüksektir.

BiyolojiBiyoloji dersiBiyoloji eğitimi+7
Sadrettin Akyıl
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrenme kutuları ile işbirlikli öğrenme yaklaşımının 10. sınıf öğrencilerinin biyoloji dersine yönelik tutum ve bilimsel süreç becerilerine etkisi

Bu çalışma '' Dünyamız'' ünitesi için öğrenme kutuları ile işbirlikli öğrenme yaklaşımının 10. Sınıf öğrencilerinin biyoloji dersine yönelik tutumlarına ve bilimsel süreç becerilerine etkilerini belirlemek için yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2015-2016 Eğitim-Öğretim yılı bahar döneminde Diyarbakır ili Çınar ilçesindeki bir devlet lisesinde 10/A, 10/B ve 10/G sınıflarında öğrenim gören 87 öğrenci oluşturmaktadır. Bu sınıflardan 10/A sınıfında öğrenim gören 31 öğrenci ile 10/B sınıfında öğrenim gören 29 öğrenci deney grubu olarak 10/G sınıfında öğrenim gören 27 öğrenci ise kontrol grubu olarak yansız atama ile seçilmiştir. Araştırmada deneysel araştırma yöntemlerinden biri olan yarı deneysel model kullanılmıştır. Araştırmada 10/A sınıfına öğrenme kutuları destekli işbirlikli öğrenme yöntemi, 10/B sınıfına işbirlikli öğrenme yöntemi ve 10/G sınıfına ise mevcut programın öngördüğü öğretim yöntemi uygulanarak ders anlatımı yapılmıştır. Araştırmada veri toplama amacıyla iki ölçek kullanılmıştır. Öğrencilerin biyoloji dersine yönelik tutumlarını ölçmek için güvenirlik katsayısı 0,90 olarak hesaplanan ''Biyoloji Dersine Yönelik Tutum Ölçeği'', bilimsel süreç becerilerini ölçmek için ise güvenirlik katsayısı 0,58 olarak hesaplanan ''Bilimsel Süreç Beceri Ölçeği'' uygulanmıştır. Araştırmanın başında her üç grupta da yer alan öğrencilere ''Biyoloji Dersine Yönelik Tutum Ölçeği'' ve ''Bilimsel Süreç Beceri Ölçeği'' ön test olarak uygulanmıştır. Araştırma sonunda ise her üç gruba da ''Biyoloji Dersine Yönelik Tutum Ölçeği'' ve ''Bilimsel Süreç Beceri Ölçeği'' son test olarak bir kez daha uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen ön test ve son test verilerin analizini yapmak için SPSS.23 paket programında yer alan Oneway Anova testi ve T- testi kullanılmıştır. Son testlerden elde edilen istatistiksel veriler sonucunda üç grubun arasında öğrenme kutuları destekli işbirlikli öğrenme yaklaşımının uygulandığı deney grubu lehine anlamlı farklar tespit edilmiştir. Bu sonuçlara göre öğrenme kutuları destekli işbirlikli öğrenme yöntemi uygulanan deney grubunda yer alan öğrencilerin biyoloji dersine yönelik tutumlarının ve bilimsel süreç becerilerinin pozitif yönde gelişim gösterdiği belirlenmiştir. Ayrıca biyoloji dersine yönelik tutum ile cinsiyet arasındaki ilişki incelendiğinde tutuma cinsiyetin etkisinin olmadığı görülmüştür. Öğrenme ortamlarında öğretmenlerin kazanımlara uygun materyaller içeren öğrenme kutuları geliştirmelerine ve bu öğrenme kutularını kullanmalarına yardımcı olunması bu çalışma için eğitimcilere yapılabilecek öneriler arasında yer almaktadır

Bilimsel beceriBilimsel süreçBiyoloji dersi+5
Seval Özmen Ülük
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Fen alanları öğretmen adaylarının genetiği değiştirilmiş organizmalara (GDO) ilişkin metaforları ve görsel imajları

Bu araştırmada, fen alanları öğretmen adaylarının genetiği değiştirilmiş organizmalara (GDO) ilişkin metaforlarının ve görsel imajlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma modeli kapsamında olgu bilim (fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu 2016-2017 eğitim-öğretim yılı bahar yarıyılında Dicle üniversitesi Eğitim Fakültesi fen alanlarında (biyoloji, fizik, kimya, fen bilgisi) öğrenim gören 189 öğretmen adayından oluşmaktadır. Araştırmada veri toplamak amacıyla kullanılan form iki bölümden oluşmaktadır. Formun birinci bölümünde öğretmen adaylarından "GDO………gibidir çünkü………", ikinci bölümde ise "GDO kavramının size hatırlattıklarını çiziniz" sorularını doldurmaları istenmiştir. Bu kapsamda veriler incelenerek elde edilen veriler frekans (f) ve yüzdelik (%) olarak hesaplanmış elde edilen sonuçlar tablolaştırılmıştır. Çalışmaya katılan 189 öğretmen adayı tarafından 150 geçerli metafor üretildiği tespit edilip 39 tanesi geçersiz sayılmıştır. Veri toplama aracının birinci bölümünde sorulan soru ile elde edilen metaforlar benzer ve ortak özelliklerine göre; "1. Görünüş veya yapısal olarak değişime uğrama, 2. Yararlı gibi görünüp zararlı etkilerinin olması, 3. Zararlı etkilerinin olması, 4. Zararlı etkilerinin sonradan ortaya çıkması, 5. Hem yararlı hem de zararlı etkilerinin olması, 6. Yararlı etkilerinin olması" şeklinde 6 kategorileri altında toplanmıştır. En çok metafor f=51 ile görünüş veya yapısal olarak değişime uğrama ve en az metafor f=6 ile yararlı etkilerinin olması kategorisinde yer almaktadır. Veri toplama aracının ikinci bölümünde öğretmen adaylarının GDO'lara ilişkin çizimleri incelendiğinde 128 geçerli görsel imaj belirlenmiş, 61 görsel imaj amaca uygun olmadığı veya boş bırakıldığı için geçersiz sayılmıştır. Öğretmen adaylarının çizdikleri görsel imajlar benzer ve ortak özelliklerine göre; "1. Görünüş veya yapısal olarak değişime uğrama, 2. Yararlı gibi görünüp zararlı etkilerinin olması, 3. Zararlı etkilerinin olması, 4. Hem yararlı hem de zararlı etkilerinin olması, 5. Yararlı etkilerinin olması" şeklinde 5 kategori altında gruplandırılmıştır. Veriler incelendiğinde 90 görsel imajla ile en çok çizim görünüş veya yapısal olarak değişime uğrama kategorisinde en az görsel imaj ise 1 çizim ile yararlı etkilerinin olması kategorisinde yer almaktadır. Metaforlar kategorisinde yer alan zararlı etkilerinin sonradan ortaya çıkması kategorisi görsel imajlarda bu kategoriyi destekleyen çizim olmaması sebebiyle yer almamaktadır. Araştırmanın sonucuna göre öğretmen adaylarının büyük bir kısmının GDO kavramına ilişkin olumsuz algılara ve bazı kavram yanılgılarına sahip oldukları belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO), Metafor, Görsel İmaj.

Aday öğretmenlerFen bilgisiFen bilgisi eğitimi+4
Zeynep Ertaş Karaaslan
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Biyoloji öğretmenlerinin bireysel yenilikçilik düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmada, biyoloji öğretmenlerinin bireysel yenilikçilik düzeyleri ile kategorilerinin belirlenmesi ve bunların okul türü, cinsiyet, yaş, kıdem yılı, eğitim düzeyi ve günlük internet kullanımı değişkenleri açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nicel araştırma yaklaşımlarından tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Hurt, Joseph ve Cook (1977) tarafından geliştirilen ve Kılıçer ve Odabaşı (2010) tarafından Türkçe uyarlaması yapılan ''Bireysel yenilikçilik ölçeği'' kullanılmıştır. Araştırma 2015-2016 eğitim öğretim yılında Diyarbakır İli Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı devlet okullarında görev yapan 58 biyoloji öğretmeniyle gerçekleştirilmiştir Verilerin analizinde bağımsız örneklem t-testi, frekans, yüzde, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) gibi istatistik teknikleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda biyoloji öğretmenlerinin bireysel yenilikçilik kategorisi bakımından çoğunluğu 'sorgulayıcı' kategorisinde bulunmaktadır. Ancak 'öncü' kategorisinde 'sorgulayıcı' kategoriye yakın bir frekansa sahip olduğu belirlenmiştir. Araştırmada bireysel yenilikçilik düzeyleri bakımından çoğunluğun yüksek düzeyde yenilikçilik düzeyinde olduğu ortaya konulmuştur. Okul türü, cinsiyet, yaş, kıdem yılı ve eğitim düzeyi değişkenlerine göre bireysek yenilikçilik puanları anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Günlük internet kullanımı değişkenine göre ise bireysel yenilikçilik puanlarının anlamlı bir farklılık oluşturduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Bireysel yenilikçilikBiyolojiBiyoloji dersi+3
Seval Kaya
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Sekizinci sınıf öğrencilerinin geometri problemi kurma becerilerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, sekizinci sınıf öğrencilerinin farklı problem kurma durumlarında geometri problemi kurma becerilerini belirlemek, bu becerileri cinsiyet, anne-baba eğitim durumu, genel akademik başarı, matematik dersi başarısı ve geometriye yönelik öz-yeterlik inançları açısından incelemek ve öğrencilerin problem kurma hakkındaki görüşlerinin ve problem kurma sürecinde karşılaştıkları güçlüklerin neler olduğunu ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda, araştırmanın yöntemi olarak nitel ve nicel yöntemlerin bir arada kullanıldığı karma yöntem belirlenmiştir. Araştırmanın örneklemini sekizinci sınıfta öğrenim görmekte olan 151 öğrenci oluşturmuştur. Ayrıca 8 öğrenci ile görüşmeler yapılmıştır. Araştırmacı tarafından geliştirilen serbest, yarı-yapılandırılmış ve yapılandırılmış problem kurma durumlarını içeren toplam 6 açık uçlu sorudan oluşan "Geometri Problemi Kurma Testi" veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Geometri Problemi Kurma Testi, sekizinci sınıf öğretim programında geometri ve ölçme öğrenme alanında yer alan üçgenler ve eşlik-benzerlik alt öğrenme alanlarına yönelik olarak hazırlanmıştır. Öğrencilerin geometri öz-yeterlik inançlarını belirlemek amacıyla Cantürk-Günhan ve Başer (2007) tarafından geliştirilen "Geometriye Yönelik Öz-Yeterlik Ölçeği" kullanılmıştır. Ayrıca, "Kişisel Bilgi Formu" ve "Problem Kurmaya Yönelik Görüşme Formu" veri toplama araçları olarak kullanılmıştır. Öğrencilerin kurdukları problemlerin analizi için Özgen, Aydın, Geçici ve Bayram (2017) tarafından geliştirilen bir analitik rubrik kullanılmıştır. Bu rubrikte, yedi adet değerlendirme kriteri bulunmaktadır. Nicel verilerin analizi alt problemler doğrultusunda t-testi, tek yönlü varyans analizi ve regresyon analizi kullanılarak yapılmıştır. Nitel veriler ise betimsel analiz ve içerik analizi kullanılarak yapılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlardan biri araştırmaya katılan öğrencilerin geometri problemi kurma etkinliklerindeki başarılarının biraz düşük olmasıdır. Öğrenciler bu durumla ilgili olarak probleme uygun sayılar yazmanın zor olduğu görüşünü belirtmişlerdir. Bunun sebebi olarak; öğrencilerin problem kurarken çözümünü de düşünmeleri ve problem kurma etkinliklerine yabancı kalmaları başta gelmektedir. Bunun yanında öğrencilerin rubrikte yer alan kriterlere göre yapılandırılmış problem kurma durumlarında daha fazla güçlük yaşadıkları belirlenmiştir. Araştırmada öğrencilerin geometri problemi kurma testi puanlarının cinsiyete göre anlamlı farklılık göstermediği ancak anne-baba eğitim durumlarına göre anlamlı bir farklılık gösterdiği bulunmuştur. Öğrencilerin geometri problemi kurma testi puanlarının hem genel akademik başarılarına göre hem de matematik dersindeki başarılarına göre anlamlı bir farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Öğrencilerin geometri öz-yeterlik inançlarının, geometri problemi kurma becerilerinin anlamlı bir yordayıcısı olduğu görülmüştür. Ayrıca görüşme yapılan bütün öğrenciler, matematik derslerinde problem kurma etkinlikleri yapmanın faydalı olacağını ifade etmişlerdir.

Akademik başarıGeometriGeometri öğretimi+7
Mehmet Ertürk Geçici
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrenme kutuları destekli buluş yoluyla öğretim stratejisinin 5. sınıf öğrencilerinin akademik başarısına, fen öğrenme becerisine ve fene yönelik tutuma etkisi: Vücudumuzun bilmecesini çözelim ünitesi

Bu çalışmada "Vücudumuzun Bilmecesini Çözelim" ünitesi için öğrenme kutuları destekli buluş yoluyla öğretim stratejisinin ortaokul 5. sınıf öğrencilerinin akademik başarılarına, fene yönelik tutumlarına ve fen öğrenme becerisi üzerindeki etkilerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini 2016-2017 Eğitim-Öğretim yılı Güz döneminde Diyarbakır-Çınar ilçesindeki bir devlet ortaokulunda bulunan 5/A ve 5/B sınıflarında öğrenim gören 48 (Deney:24, Kontrol:24) öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada deneysel araştırma modellerinden biri olan yarı deneysel desenin denkleştirilmemiş kontrol gruplu modeli kullanılmıştır. Araştırma öncesinde 5/A sınıfına mevcut programın öngördüğü öğretim yöntemi, 5/B sınıfına ise öğrenme kutuları ile desteklenen buluş yoluyla öğretim stratejisi rastgele olarak atanmıştır. Verilerin toplanabilmesi için üç farklı ölçek kullanılmıştır. Öğrencilerin Fen Bilimleri dersine yönelik akademik başarılarını ölçmek için kazanımlara dayalı olarak geliştirilen güvenirlik katsayısı .81 olarak hesaplanan Vücudumuzun Bilmecesini Çözelim Ünitesi Başarı Testi, fen öğrenme becerilerini ölçmek için güvenirlik katsayısı .89 olarak hesaplanan Fen Öğrenme Becerisi Ölçeği, fen tutumlarını belirlemek amacıyla güvenirlik katsayısı .85 olarak hesaplanan Fene Yönelik Tutum Ölçeği uygulanmıştır. Araştırmanın başında her iki gruba Başarı testi, Fene yönelik tutum ölçeği ve Fen öğrenme beceri ölçeği ön test olarak uygulanmıştır. Araştırma sonunda her iki gruba da aynı testler son test olarak yeniden uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde SPSS.23 bilgisayar programı kapsamında bağımlı t testi, bağımsız t testi, Mann-Whitney U testi kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlarda son test verilerine göre iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı farklar bulunmuştur. Bu farklar öğrenme kutuları ile desteklenen buluş yoluyla öğretim stratejisinin uygulandığı grubun lehine olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuç öğrenme kutularına dayalı buluş yoluyla öğretim stratejisi altındaki deney grubunun, mevcut programın öngördüğü öğretime dayalı kontrol grubuna göre akademik başarısına, fen öğrenme becerisine ve fene yönelik tutumu arttırmada etkili olduğu belirlenmiştir. Ayrıca Cohen's d etki değerinin büyük ölçüde yüksek olduğu tespit edilmiştir. Cohen's d etki sonuca dayanılarak benzer konularda yapılacak araştırmalarda, çalışmada uygulanan stratejinin oldukça etkili ve dirençli olacağını göstermektedir. Ayrıca 5. sınıf öğrencilerinin fen başarıları düzeylerinin ve fene yönelik tutumlarının cinsiyet temelinde anlamlı bir farklılık göstermediği belirlenmiştir. Buna karşın 5. sınıf öğrencilerinin fen öğrenme beceri düzeylerinin cinsiyet temelinde anlamlı bir farklılık gösterdiği ve bu farklılığın kız öğrencilerin lehine olduğu tespit edilmiştir. Öğrenme kutularının fen bilimleri kitaplarındaki etkinliklere eklenmesi bu araştırmanın önerileri arasındadır.

Akademik başarıBuluş yoluyla öğretimFen bilgisi dersi+7
Nazan Bakır
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilimleri öğretmenlerinin küresel çevre sorunlarına yönelik algıları ve teknolojik pedagojik alan bilgileri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

Bu araştırmanın temel amacı; fen bilimleri öğretmenlerinin küresel çevre sorunlarına yönelik algılarının ve teknolojik pedagojik alan bilgi düzeylerinin çeşitli değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğini incelemektir. Çalışmaya Diyarbakır ili Bağlar, Yenişehir ve Kayapınar ilçelerinde kamu okullarında görev yapan gönüllü 183 fen bilimleri öğretmeni katılmış ve tarama modeli uygulanmıştır. Araştırmanın veri toplama araçlarını Sakacı (2007) tarafından geliştirilen "Küresel Çevre Sorunları Algı Envanteri" ve Şahin (2011) tarafından geliştirilen "Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi" ölçeği oluşturmaktadır. Küresel Çevre Sorunları Algı Envanteri ölçeği 16 madde ve ölçek maddeleri 5'li likert tipinde puanlanmış ve uygulanmıştır. Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi ölçeği 5'li likert tipinde 47 maddeden ve 7 alt boyuttan (1. TB, 2. PB, 3. AB, 4. TPB, 5. TAB, 6. PAB ve 7. TPAB) oluşmaktadır. Ancak Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi ölçeğinde 47 maddenin 21 maddesi araştırma için yeterli görüldüğünden 21 maddelik ölçek kullanılmıştır. Verilerin analizinde yüzde ve frekans değerleri, ilişkisiz t-testi, Mann-Whitney U testi, Kruskal-Wallis H testi kullanılmıştır. Fen bilimleri öğretmenlerinin teknolojik pedagojik alan bilgisi ve küresel çevre sorunları algı envanteri; cinsiyet, mezun olunan bölüm, mesleki kıdem, çevresel sivil toplum kuruluşu üyeliği, sendika üyeliği değişkenlerine göre yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre fen bilimleri öğretmenlerinin küresel çevre sorunlarına yönelik algıları ve teknolojik pedagojik alan bilgileri arasında anlamlı düzeyde pozitif yönde ilişki olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi, Küresel Çevre Sorunları, Fen Bilimleri Öğretmenleri.

Branş öğretmenleriFen bilgisi eğitimiFen bilgisi öğretimi+5
Songül Özdemir Güloğlu
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik ve fen bilimleri öğretiminde akıllı tahta kullanımının öğrencilerin akademik başarılarına etkisi üzerine bir meta-analiz çalışması

Bu araştırmada matematik ve fen bilimleri öğretiminde akıllı tahta kullanımının öğrencilerin akademik başarıları üzerindeki etkisini incelemek amacıyla meta-analiz çalışması yapılmıştır. Araştırmada 2008-2018 yılları arasında gerçekleştirilmiş 35 çalışma incelenmiş ve dâhil edilme kriterlerine uygun olan 25 çalışma meta-analiz yöntemiyle birleştirilmiştir. 25 adet çalışmanın örneklemini kontrol grubunda 878, deney grubunda 893 olmak üzere toplam 1771 öğrenci oluşturmaktadır. Meta analitik analizler yapılırken Comprehensive Meta-Analysis 2.2 istatistik programından yararlanılmıştır. Çalışmalar birleştirilirken yapının heterojen olmasından dolayı rastgele etkiler modeli kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, matematik ve fen bilimleri öğretiminde akıllı tahta kullanımının öğrencilerin akademik başarısına etki büyüklüğü 0.807 olarak bulunmuştur. Bu değer yapılan sınıflandırmaya göre geniş düzeyde bir etki büyüklüğüdür. Buna göre akıllı tahta kullanımının öğrencilerin akademik başarısını arttırmada olumlu yönde ve geniş düzeyde bir etkiye sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Akademik başarıya olan etki büyüklüğü örneklem grubuna göre farklılaşırken, yayım türü, yayım yılı, örneklem büyüklüğü, çalışmanın yapıldığı coğrafi bölge, uygulama süresi ve disiplin alanlarına göre farklılaşmamaktadır. Ulaşılan sonuçlar neticesinde araştırmacılara ve uygulamaya yönelik önerilerde bulunulmuştur.

Akademik başarıAkıllı tahtaEğitim teknolojisi+5
Samet Gündüz
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Oyunlaştırma unsurlarının fen başarısına ve kalıcılığına etkisi: Bitki ve hayvanlarda üreme, büyüme ve gelişme' ünitesi

Bu araştırmanın amacı 'Bitki ve Hayvanlarda Üreme, Büyüme ve Gelişme' ünitesinin oyunlaştırma unsurlarıyla zenginleştirilmiş öğretim yöntemiyle fen başarısına ve kalıcılığına etkisini araştırmaktır. Araştırmada yarı deneysel desenlerden eşitlenmemiş kontrol gruplu model kullanıldı. Araştırmanın evrenini Diyarbakır'ın Bismil İlçesinin merkezinde rastgele seçilen bir ortaokulun 6.sınıfında okuyan öğrencileri olarak belirlenmiştir. Bu çalışma 6.sınıf da öğrenim gören 63 öğrenci ile yürütülmüştür. Kontrol grubunda 33 öğrenci, deney grubunda ise 30 öğrenci bulunmaktadır. Araştırma yaklaşık 5 hafta sürmüştür. Araştırma öncesinde kontrol grubuna mevcut fen bilgisi öğretim programın öngördüğü öğretim yöntemi, deney grubuna ise oyunlaştırma unsurlarıyla zenginleştirilmiş ders çalışma yaprakları kullanılmıştır. Geliştirilen başarı testinin güvenirlik analizi için 2017–2018 eğitim öğretim yılında 103 yedinci sınıf öğrencisine uygulanmıştır. Başarı testinin Cronbach's Alpha güvenirlik değeri 0,85 olarak hesaplanmıştır. Araştırmanın başında kontrol grubuna başarı testi, deney grubuna ise kontrol grubuna uygulanan başarı testinin aynısı plickers uygulamasıyla uygulanmıştır. Araştırmanın sonunda ise her iki gruba da uygulanan özdeş testler son test olarak yeniden uygulanmış ve araştırma bittikten yedi ay sonra başarı testi kalıcılığı test etmek için yeniden uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde SPSS paket programı kullanılmıştır. Verilerin analizinde Bağımsız Örneklem T-Testi, Mann Whitney U testi, Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi ve Bağımlı Örneklem T-Testi uygulanmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin uygulama öncesinde başarılarında anlamlı farkın olmadığı görülmüştür. Ancak uygulama sonunda deney grubu lehinde anlamlı bir farkın olduğu tespit edilmiştir.

Fen başarısıFen bilgisiFen bilgisi eğitimi+5
Mehtap Karayılan Tunç
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

8. sınıf matematik ders kitabındaki geometri örneklerinin türlerine göre analizi

Bu araştırmanın amacı 8. sınıf matematik ders kitabındaki geometri konularında kullanılan örneklerin incelenip, örnek türlerinin analizinin yapılmasıdır. Bu araştırmada nitel araştırma yaklaşımı kapsamında yer alan doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Bu amaçla doküman olarak, 2018–2019 eğitim-öğretim yılında Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından onaylanarak ortaokullarda okutulan 8. sınıf matematik ders kitabındaki geometri konularına ait örnek sorular derinlemesine incelenmiştir. Araştırmaya konu olan ders kitabındaki örnek soruların analizlerinde, Alkan (2016) tarafından geliştirilen örnek türlerine ait sınıflandırma dikkate alınmıştır. Araştırma sonucunda, 8.sınıf matematik ders kitabı geometri konularında kullanılan tüm örneklerin; % 10.6' sını (21' ini) başlangıç örnekleri, % 52.5' ini (104' ünü) standart örnekler, % 33.3' ünü (66' sını) geliştirici örnekler, % 2' sini (4' ünü) tanım ve kural dışı örnekler ve % 1.5' ini (3' ünü) uç örnekler oluşturmakta iken karşıt örneklerin 8. sınıf matematik ders kitabı geometri konularında hiç kullanılmadığı tespit edilmiştir. Araştırma kapsamında, 8. Sınıf matematik ders kitabı geometri konularında tanım, kural ve formüllere ait matematiksel ifadeleri açıklamak ve formüllerin işlemsel olarak nasıl uygulandığını öğrencilere göstermek amacıyla en çok standart örneklere daha sonra ise standart örnekler aracılığıyla tanım ve kuralların öğrencilerde oluşturduğu algıyı geliştirmeye yönelik geliştirici örneklere yer verildiği gözlenmiştir. 8. sınıf matematik ders kitabı geometri konularında; tanım ve kural dışı örnekler ve uç örneklerin yok denecek kadar az kullanıldığı, karşıt örneklere ise hiç yer verilmediği belirlenmiştir. Ulaşılan sonuçlara dayalı olarak; öğrencilerimizin TIMSS ve PISA gibi uluslararası sınavlardaki başarılarını arttırabilmek için öğrencilerin matematik ders kitabı örnekleri aracılığıyla, günlük hayat durumlarıyla ilişkili geliştirici örnek çeşitleriyle daha çok karşılaştırılması gibi önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Örnek, örnek türleri, örneklerin sınıflandırılması, geometri, matematik ders kitabı

Ders kitaplarıGeometriKitaplar+3
Nezire Seda Karaaslan
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrenme stilleri bağlamında zenginleştirilmiş öğrenme ortamlarının matematiksel muhakemeye ve problem çözmeye yönelik tutuma etkisi

Matematiksel muhakemenin gelişimine yönelik yapılan çalışmaların farklı öğretim yöntemlerinin bir arada kullanıldığı öğrenme ortamlarına göre sınırlı sayıda bulunması yapılacak çalışmanın önemini arz etmektedir. Matematiksel bir kavramın tam anlamıyla öğrenilebilmesi için öğrenme ortamında birden çok yöntemle öğretilmesi gereklidir. Bu araştırmanın amacı, öğrenme stilleri bağlamında farklı öğretim yöntemleri kullanılarak zenginleştirilen öğrenme ortamının matematiksel muhakeme becerisine ve problem çözmeye yönelik tutuma etkisini belirlemek ve bu sürecin yansımalarını katılımcıların perspektifinden değerlendirmektir. Bu çalışma, nitel ve nicel araştırma yaklaşımlarını içerisinde barındıran karma yapılı araştırma yaklaşımına uygun iç içe gömülü desen kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın katılımcıları, Güneydoğu Anadolu bölgesinde bir ilin merkezinde bulunan bir devlet ortaokulda okuyan 23 yedinci sınıf öğrencisi ve bu sınıfın matematik dersini yürüten matematik öğretmeninden oluşmaktadır. Okuldaki yedinci sınıf seçiminde matematik başarı düzeyi yönünden orta düzeyde ve öğrenme stilleri açısından heterojen maksimum çeşitliliğe sahip olması kriterlerine göre belirlenmiştir. Matematik öğretim programında (2018) yer alan kesirler ve tam sayılar konularındaki kazanımlara yönelik 6 hafta (26 ders saati) boyunca zenginleştirilen öğrenme modeline uygun süreç araştırmacı tarafından yürütülmüştür. Araştırmanın veri toplama aşamasında nicel kapsamda Öğrenme Stilleri Ölçeği, Matematiksel Muhakeme Testi (Öntest-Sontest) ve Matematik Problem Çözme Yönelik Tutum Ölçeği (Öntest-Sontest) kullanılmıştır. Nitel kapsamda da yarı yapılandırılmış görüşme formları ve öğrenci günlüklerinden yararlanılmıştır. Nicel verilerin analizinde SPSS 22 programı yardımıyla parametrik ve parametrik olmayan testler kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise içerik analizi kullanılarak kategoriler ve kodlar oluşturulmuştur. Zenginleştirilmiş öğrenme ortamının yedinci sınıf öğrencilerinin her öğrenme stilli grubu için matematiksel muhakeme becerilerini geliştirdiği sonucuna varılmıştır. Ancak dört öğrenme stillinin matematiksel muhakeme becerisinin gelişimi açısından aralarında anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Öğrenme ortamının öğrencilerin matematik problemi çözmeye yönelik tutumunu olumlu yönde artırdığı ortaya çıkmıştır. Katılımcıların bakış açısıyla zenginleştirilen öğrenme ortamının öğrencilerin derse katılımını arttırdığı, etkili ve kalıcı öğrenme sağladığı, matematiksel muhakeme becerisini kullanmayı teşvik ettiği ve bu beceriyi geliştirdiği yönünde görüş beyan etikleri tespit edilmiştir.

Matematik eğitimiMatematik eğitimiMuhakeme yeteneği+6
Ali Tum
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Matematiğin farklı disiplinlerde kullanım durumlarının incelenmesi

Çağın ihtiyaçlarının değişmesiyle günümüzde teknoloji, mühendislik, mimarlık, sağlık ve çok daha farklı alanlarda, problem çözme ve matematiksel modelleme yapabilme becerisi gelişmiş bireylere duyulan ihtiyaç artmaktadır. Bu ihtiyaç doğrultusunda matematik eğitimcilerinden öğrendiği bilgiyi günlük hayatında etkili bir biçimde kullanabilen, gerçek problem durumlarında etkili çözümler üretebilen ve matematiğin gerçek dünya ile etkileşiminin farkında olan bireyler yetiştirmeleri beklenmektedir. Bu sebeple matematiği günlük yaşamlarında etkili bir şekilde kullanabilen ve matematiğin diğer farklı disiplinlerle ilişkisini kavrayabilen bireyler olarak yetiştirmek gerekmektedir. Matematiği kullanmadan bir mimar çizim yapamaz, bir mühendis yaptığı binanın ya da aracın dayanıklılığı konusunda fikir beyan edemez, bir kimyacı bir bileşiği meydana getiren elementleri analiz edemez, bir doktor hastalarının tedavilerini düzenleyemez. Damarlardaki kan dolaşımının diferansiyel denkleminin Euler tarafından bulunuşunun ardından matematik kullanılarak kalp, böbrek, pankreas ve kulak hastalıklarının teşhisinde önemli rol oynayan modeller geliştirilmiştir. Bu durum matematiğin farklı disiplinlerde kullanıldığının bariz göstergesidir. Araştırmaların büyük bir çoğunluğu matematiği anlama veya matematik başarısını etkileyen faktörlerle ilgili olması, öğrencilerin matematiği farklı ortamlarda uygulama becerilerini geliştirmeye yönelik farklı eğitim-öğretim yöntemleri üzerinde yoğunlaşan çalışmaların sınırlı kalmasına neden olmaktadır. Bu nedenle bu çalışmaya öğrencilerinin daha etkili ve anlamlı öğrenmelerine rehber olabilecek öğretmen veya öğretmen adaylarını desteklemek amacıyla gereksinim duyulmuştur. Yapılan çalışmalar incelendiğinde araştırmaların matematiği anlamanın doğası ile ilgili olması, öğrencilerin matematiği farklı ortamlarda kimler tarafından nasıl ve ne amaçla kullanıldığını betimleyen bilimsel bir çalışmanın olmaması, bu çalışmanın literatüre yapacağı en önemli özgün değer olarak görülebilir. Bu çalışmada farklı disiplinlerde matematiğin ne amaçla ve nasıl kullanıldığının betimlenmesi amaçlanmaktadır. Bu bağlamda farklı disiplinlerde görev yapmakta olan kişilerle görüşülerek kendi mesleki yaşantılarında matematiği ne amaçla ve nasıl kullanıldıkları üzerine derinlemesine bir araştırma yapılmıştır. Bu çalışmada matematiğin farklı disiplinlerde kullanım durumlarını incelemek amacıyla özel durum yöntemi kullanılmıştır. Çalışma grubunu sağlık, sanat (müzik ve resim), yapı sektörü ve sosyal bilimler alanlarında görev yapmakta olan 9 birey oluşturmaktadır. Çalışmanın örnekleminde amaçlı örneklem yöntemi seçilmiş olup, bu örnekleme çeşidi kapsamında hangi disiplin alanları ile çalışılacağı, öğretim elemanları ile yapılan görüşmeler ve doküman analiz sonrasında tespit edilmiştir. Çalışmanın verileri, araştırmacı tarafından yapılan gözlemler, açık uçlu anketten elde edilen veriler ve katılımcılar ile yapılan yarı yapılandırılmış mülakatlardan elde edilmiştir. Araştırmanın nitel olarak elde edilen verilerin değerlendirilmesinde içerik analizi yapılmıştır. Matematiğin kullanım alanları ile ilgili olarak farklı disiplin alanlarında çalışan kişilerin matematiği ne amaçla ve nasıl kullandıkları, matematiğin kullanım alanları ile ilgili ne düşündükleri tespit edilmiştir. Çalışmaya dahil edilen disiplinlerin tümünde ölçme, hesaplama ve estetik amacıyla matematiğin kullanıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca disiplinlerin bir kısmında eğitim ve finansal işlemler amacıyla matematiğin kullanıldığı görülmüştür. Matematik öğretim programlarında yer alan konuların tamamının farklı disiplinlerde kullanıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuca paralel olarak matematiği ezberleyerek öğrenen bireyler yerine matematiği ne amaçla ve nasıl kullanabileceğini bilen bireyler yetiştirilerek daha üretici, daha araştırmacı ve ne yaptığını bilen bireylerden oluşan bir toplumun oluşmasına önemli katkı sağlanacaktır. Bu nedenle matematik derslerinde matematiğin gerçek yaşamdaki kullanım durumlarına sıklıkla yer verilmesi gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Matematik eğitimi, matematik kullanımı, kullanım amaçları, sağlıkta kullanım, sanatta kullanım, yapı sektöründe kullanım, sosyal bilimlerde kullanım

DisiplinlerarasıGünlük yaşamMatematik+1
Seval Laçin
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çoklu Zekâ Kuramına dayalı hazırlanan çalışma yapraklarının ortaokul 6.sınıf öğrencilerinin matematik başarılarına ve tutumlarına etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı, çoklu zekâ kuramına dayalı hazırlanan çalışma yapraklarının ortaokul 6. sınıf öğrencilerinin matematik başarıları ve matematiğe yönelik tutumları üzerinde anlamlı bir etkisinin olup olmadığını incelemektir. Araştırmanın çalışma grubunu 2017 – 2018 eğitim öğretim yılında Bingöl il merkezinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir ortaokulda öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırma yarı deneysel bir çalışma olup, kontrol gruplu ön test – son test modeline dayanmaktadır. Kontrol ve deney grupları bu ortaokulun 6. sınıflarındaki 4 şube arasından deneme sınav sonuçları dikkate alınarak rastgele seçilerek oluşturulmuştur. Kontrol grubunda 33 öğrenci, deney grubunda ise 34 öğrenci yer almıştır. Araştırmanın başlangıcında, araştırmacı tarafından hazırlanan ve alanında uzman eğitimcilerin yardımıyla tamamlanan matematik başarı testi ön test olarak deney ve kontrol grubundaki öğrencilere uygulanmıştır. Ayrıca, öğrencilerin matematiğe yönelik ön tutumlarını belirlemek amacıyla İnan (2007) tarafından hazırlanan matematik tutum ölçeği yeniden düzenlenerek deney ve kontrol grubundaki öğrencilere uygulanmıştır. Haftada 5 ders saati olarak planlanan bu çalışma, toplam 30 ders saati sürmüştür. Araştırmada, deney grubuna çoklu zekâ kuramına dayalı hazırlanan çalışma yaprakları ile öğretim yapılırken; kontrol grubuna müfredat programına dayalı öğretim yapılmıştır. Araştırmanın sonunda matematik başarı testi ve matematiğe yönelik tutum ölçeği son test ve son tutum ölçeği olarak uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde; tanımlayıcı istatistikler, bağımlı ve bağımsız t-testi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre, deney ve kontrol grubu öğrencilerinin matematik başarı testi ön test puanlarının birbirine yakın olduğu ve anlamlı bir farklılığın olmadığı görülmüştür. Ancak uygulama sonrasında öğrencilerin matematik başarı testi son test puanlarına bakıldığında, deney grubu öğrencileri lehine anlamlı bir farklılığın oluştuğu görülmüştür. Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin matematiğe yönelik tutumlarından elde edilen bulgulara göre ise, hem uygulama öncesi hem de uygulama sonrası iki grup arasında anlamlı bir farklılığın oluşmadığı görülmüştür. Benzer şekilde cinsiyet değişkenine göre de anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Bu sonuçlara göre, çoklu zekâ kuramına dayalı hazırlanan çalışma yapraklarının öğrencilerin matematik başarılarını artırdığı ancak matematiğe yönelik tutumlarına etki etmediği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Çoklu Zekâ Kuramı, Çalışma Yaprakları, Başarı, Tutum

MatematikMatematik başarısıMatematik eğitimi+5
Yahya Özer
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul matematik ders kitaplarında yer alan matematiksel değerlerin ve matematik eğitimi değerlerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı ortaokul matematik ders kitaplarında yer alan matematiksel değerlerin ve matematik eğitimi değerlerinin belirlenmesi ve bu değerlerle ilgili örnekler sunulmasıdır. Bu araştırmada 2017-2018 eğitim-öğretim yılında okutulan ortaokul matematik ders kitaplarında yer alan matematiksel değerler ve matematik eğitimi değerlerinin analiz edilmesi için nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Verilerin analizi anlamsal içerik analizi ile yapılmıştır. Anlamsal içerik analizi yapılırken, matematiksel değerler ve matematik eğitimi değerleri genel alanlar olarak, bu alanlara giren değerler ise alt alanlar olarak belirlenmiştir. Her bir alt alana ait göstergeler literatür taranarak ve araştırmanın içeriğine uygun eklemeler yapılarak belirlenmiş, araştırma bu göstergelere bakılarak değer sayıları üzerinden yapılmıştır. Bulgular kısmında her değere ait örnekler verilmiştir. Ortaokul 5., 6., 7. ve 8. sınıf ders kitaplarının tamamında matematiksel değerlerden kontrol ve açıklık değerlerinin sırasıyla bunları tamamlayan ilerleme ve gizem değerlerinden daha fazla vurgulandığı görülmüştür. 5.sınıf ders kitabında matematiksel değerlerden nesnecilik değerinin tamamlayıcısı olan rasyonellik değerinden daha fazla vurgulandığı, 6. sınıf ders kitaplarında rasyonellik değeri ve tamamlayıcısı olan nesnecilik değerinin neredeyse eşit sayıda olduğunu, ancak rasyonellik değerinin az farkla daha fazla vurgulandığı, 7. ve 8. sınıf ders kitaplarında ise rasyonellik değerinin tamamlayıcısı olan nesnecilik değerine göre daha fazla vurgulandığı görülmüştür. Ortaokul 5., 6., 7. ve 8. sınıf kitaplarının tamamının matematik eğitimi değerlerinden formal bakışı aktif bakışa, işlemsel öğrenmeyi ilişkisel öğrenmeye, teorik bilgiyi uygunluğa, erişebilirliği elitliğe ve değerlendirmeyi akıl yürütmeye göre daha fazla taşıdıkları sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak, bu araştırmada elde edilen bulguların çeşitli örneklerle sunulmasının matematik eğitiminde matematiksel değerlerin ve matematik eğitimi değerlerinin öneminin ortaya konulması açısından alana katkı sağlayacağı beklenmektedir. Anahtar Sözcükler: matematiksel değerler, matematik eğitimi değerleri, değerler, matematik ders kitapları

Ders kitaplarıDeğerlerDeğerler eğitimi+5
Ayşegül Özenç
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Lise 12. sınıf öğrencilerinin fen, teknoloji, mühendislik ve matematik(FeTeMM) alanlarına yönelik ilgi ile fen ve teknoloji okuryazarlık özyeterlik algı düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi üzerine bir araştırma

Bu çalışmanın temel amacı, lise 12. sınıf öğrencilerinin FeTeMM alanlarına yönelik ilgi ile fen ve teknoloji okuryazarlık öz yeterlik algılarının çeşitli değişkenlere göre incelenmesidir. Araştırmada nicel ve nitel yöntemlerin birlikte kullanıldığı karma yöntem uygulanmıştır. Araştırmanın katılımcı grubunu, Diyarbakır ili merkez ve bazı ilçelerinde, 2018-2019 eğitimöğretim yılında 12. Sınıf düzeyinde eğitim-öğretim gören lise öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini nicel örneklem grubunda 818 (421 kadın, 396 erkek, 1 kişi cinsiyet belirtmemiştir), nitel örneklem grubunda ise 41 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan öğrenciler, amaçlı tabaklı örnekleme yöntemi baz alınarak belirlenmiştir. Araştırma başlamadan önce araştırma yapılacak olan okulların farklı okul türleri olmasına dikkat edilmiştir. Bu okullar, her birinden üç tane olmak üzere yüksek, orta ve düşük okul giriş puanları göz önüne alınarak meslek lisesi (168) Anadolu lisesi(414) ve fen lisesi(236)olarak belirlenmiştir. Araştırmanın yapıldığı okul türleri kendi içinde farklı başarı düzeylerine sahiptir. Araştırmada öğrencilerin, xi fen, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarına yönelik ilgi düzeylerini tespit etmek için 36 maddeden oluşan FETEMM kariyer alanları ilgi ölçeği kullanılmıştır. Bununla beraber araştırmaya katılan öğrencilerin fen ve teknoloji okuryazarlık öz yeterlik algı düzeylerini belirlemek için 33 maddeden oluşan Fen ve Teknoloji Okuryazarlık Öz yeterlik Ölçeği veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Yine öğrencilerin kişisel bilgilerini elde etmek amacı ile 7 maddeden oluşan kişisel bilgiler anketi katılımcı öğrencilere uygulanmıştır. Ayrıca araştırmaya katılan lise 12. sınıf öğrencilerinin FeTeMM alanlarına yönelik ilgilerine yönelik görüşlerini almak amacı ile yarı yapılandırılmış mülakatlar yapılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler, betimsel analiz, ANOVA testi ve bağımsız gruplat t-testi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda çalışmaya katılan öğrencilerin FeTeMM alanları kariyer ilgi ile fen ve teknoloji okuryazarlık özyeterlik algı düzeylerinin anlamlı bir şekilde farklılaştığı tespit edilmiştir. Araştırmaya katılan öğrencilerin öğrenim gördükleri okul türünün de FeTeMM alanları kariyer ilgi ile fen ve teknoloji okuryazarlık özyeterlik algı düzeylerinde etkili olduğu görülmüştür. Bununla beraber araştırmaya katılan katılımcıların ilgi ve okuryazarlık düzeylerinin bilimsel gelişmelerden haberdar olma, interneti kullanma durumu ve amacına göre anlamlı bir şekilde değiştiği görülmüştür. Öte yandan katılımcı gruptaki öğrencilerin FeTeMM alanları kariyer ilgilerinin ile fen ve teknoloji okuryazarlık özyeterlik algı düzeylerinin, çevrelerinde fen ve teknoloji alanlarında çalışan ve rol model olma durumuna göre anlamlı farklılıklar görülmüştür. Ayrıca katılımcı gruptaki öğrencilerin FeTeMM alanları kariyer ilgi düzeylerinin annelerinin eğitim ve meslek değişkenlerine göre farklılaştığı tespit edilmiştir. Bununla beraber katılımcı gruptaki öğrencilerin ilgi düzeyleri babalarının eğitim durumlarına göre farklılaşırken meslek durumuna göre herhangi bir değişiklik saptanmamıştır. FeTeMM alanlarına yönelik ilgilerin arttırılması için ortaöğretim kurumlarında, öğrenme ortamlarında, hem öğrenciler hem de öğretmenler açısından önemli etkilerinin olacağı düşünüldüğünden, FeTeMM etkinliklerinin arttırılmasının yararlı olacağı söylenebilir. Anahtar Kelimeler: FeTeMM alanları, Fen ve teknoloji okuryazarlık, Öz yeterlik, 12. sınıf öğrencileri

FeTeMMFen okuryazarlığıFizik eğitimi+5
Tuğba Dilek
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kavram karikatürlerinin 6. sınıf öğrencilerinin dengelenmiş ve dengelenmemiş kuvvet kavramlarını anlamalarına etkisi

Bu çalışma kavram karikatürlerinin 6. sınıf öğrencilerinin dengelenmiş ve dengelenmemiş kuvvet kavramlarını anlamalarına etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın verileri 2017-2018 eğitim öğretim yılının 1. Döneminde Diyarbakır ilinin Bağlar ilçesinde bulunan bir devlet ortaokulunda öğrenim görmekte olan 88 6. sınıf öğrencisinden toplanmıştır. Bu 88 öğrencinin 44'ü deney 44'ü de kontrol grubunu oluşturmaktadır. Deney ve kontrol gruplarında 25 kız 19 erkek öğrenci bulunmaktadır. Veri toplama aracı olarak Başarı Testi, Öğrenci Görüşme Formu ve Kavram Karikatürleri Çalışma Kâğıdı kullanılmıştır. Araştırmada ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Oluşturulan deney ve kontrol gruplarında "Kuvvet ve Hareket " ünitesi boyunca fen bilimleri dersleri ders öğretim programına göre uygulanırken deney gurubunda ek olarak kavram karikatürleri ile hazırlanmış materyal ve öğrenci görüş formu kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verileri SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiş, nitel verileri ise içerik analizi ile test edilmiştir. Planlanan çalışmalarının uygulanmasından sonra elde edilen nicel verilerin analizine göre, deney ve kontrol gruplarına uygulanan son test sonuçlarına göre; çoktan seçmeli soruların başarı puanları arasında anlamlı bir farklılık olmadığı; boşluk doldurma, doğru yanlış ve açık uçlu soruların başarı puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir farklılığın olduğu tespit edilmiştir. Testin toplam başarı puanları arasında da deney grubu lehine anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir (p<0.05). Nitel verilerin analizine göre kavram karikatürlerin kullanımının, deney grubundaki öğrencilerin derse katılımını, dersi anlamalarını ve motivasyonunu olumlu yönde etkilediği gözlenmiştir. Kavram Karikatürleri yöntemi farklı öğretim yöntem ve teknikleri ile birlikte uygulanarak öğrencilerin derse olan ilgileri arttırılabilir. İçe kapanık öğrencilerin öz güven duygularını geliştirmek amacıyla fen bilimleri dersinin yanı sıra diğer derslerde de kavram karikatürlerine yer verilebilinir. Anahtar Kelimeler: Fen Bilimleri, Karikatür, Kavram Karikatürü, Dengelenmiş Kuvvet, Dengelenmemiş Kuvvet

Fen bilgisiFen bilgisi dersiFen bilgisi eğitimi+5
Peyman Fama Timurtaş
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

GeoGebra destekli problem kurma temelli öğrenme sürecinin öğrencilerin problem kurma becerisine ve öz yeterlik inancına etkisi

Bu araştırmanın amacı, GeoGebra destekli problem kurma temelli öğrenme sürecinin sekizinci sınıf öğrencilerinin üçgenler konusundaki problem kurma becerilerine ve problem kurmaya yönelik öz yeterlik inançlarına etkisini incelemek ve öğrencilerin bu öğrenme ortamına yönelik görüşlerini belirlemektir. Araştırmada, karma yöntem desenlerinden biri olan gömülü desen kullanılmıştır. Çalışma grubu, 2018-2019 eğitim-öğretim yılı güz döneminde bir devlet okulunda öğrenim gören 16 sekizinci sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak problem kurma testi, kişisel bilgi formu, görüş formu, problem kurmaya yönelik öz yeterlik ölçeği ve GeoGebra destekli öğrenme etkinlikleri kullanılmıştır. Öğrenme etkinlikleri, Ellerton'ın (2013) Aktif Öğrenme Çerçevesinin 6 aşaması doğrultusunda üçgenler ve eşlik-benzerlik kazanımlarına uygun hazırlanmıştır ve aşamalar GeoGebra yazılımı ile desteklenmiştir. Uygulama süreci, dört hafta GeoGebra yazılımının öğretimi, birer hafta ölçme araçlarının uygulanması ve yedi hafta boyunca öğrenme etkinliklerinin uygulanması olmak üzere toplam 13 hafta sürmüştür. Nicel verilerin analizinde Wilcoxon işaretli sıralar testi, bağımlı gruplar t-testi ve çoklu regrasyon analizi, nitel verilerin analizinde ise betimsel ve içerik analizi kullanılmıştır. Öğrencilerin kurdukları problemler ise Özgen, Aydın, Geçici ve Bayram (2017) tarafından geliştirilen yedi kriterden oluşan derecelendirilmiş puanlama anahtarına göre değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonunda, GeoGebra destekli problem kurma temelli öğrenme sürecinin öğrencilerin problem kurma becerilerini geliştirdiği ve öğrencilerin problem kurmaya yönelik öz yeterlik inançlarını arttırdığı belirlenmiştir. Ayrıca öğrencilerin problem kurma puanları üzerinde sadece matematik dersi başarısının anlamlı bir yordayıcı olduğu ve problem kurmaya yönelik öz yeterlik inancı puanlarının önemli bir etkisinin olmadığı görülmüştür. GeoGebra destekli Aktif Öğrenme Çerçevesinin öğrencilerin üçgenleri günlük yaşamla ilişkilendirme, dikkat çekme, araştırma, problem çözme, problem kurma ve tartışma becerilerini desteklediği söylenebilir. Öğrencilerin uygulama sürecinde GeoGebra yazılımında kurdukları problemler ise haftalar ilerledikçe puanlama anahtarının tüm kriterleri açısından kısmen gelişme göstermiştir. Ayrıca uygulama sonunda öğrencilerin öğrenme sürecine yönelik görüşlerinin de olumlu yönde etkilendiği belirlenmiştir. Bu çalışma öğrenme sürecinin problem kurma etkinlikleri ile desteklenmesinin öğrencileri birçok açıdan olumlu yönde etkilediğini göstermektedir. Dolayısıyla problem kurma temelli öğrenme sürecinde problem çözme ve kurmanın bütünleştirildiği AÖÇ'nin aşamaları öğretmenlere yol gösterici olabilir. Ayrıca sürecin GeoGebra yazılımı ile desteklenmesinin aşamalarda hedeflenen becerileri kazandırmada etkili olması nedeniyle problem kurma temelli yaklaşımlarda GeoGebra destekli AÖÇ'den yararlanılması önerilmektedir.

GeoGebraMatematikMatematik eğitimi+4
Burcu Aparı
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Oyunlarla desteklenmiş TGA (Tahmin et-gözle-açıkla) yöntemine dayalı etkinliklerin 10. sınıf öğrencilerinin fizik (Basınç ve kaldırma kuvveti ünitesi) başarısına ve fiziğe yönelik metaforik algılarına etkisi

Bu araştırmada, Oyunlarla Desteklenmiş TGA (Tahmin Et-Gözle-Açıkla) Yönteminin 10.sınıf öğrencilerinin fizik dersi basınç ve kaldırma kuvveti ünitesindeki başarılarına ve fizik dersine yönelik metaforik algılarına etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışma, 2018-2019 eğitim öğretim yılı güz döneminde Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 10.Sınıf Bilişim Alanı sınıfında eğitim görmekte olan 17 ve Elektrik Alanı sınıfında eğitim görmekte olan 15 kişilik iki şubesinde olmak üzere toplam 32 öğrenci ile yürütülmüştür. Bu çalışmada veri toplama aracı olarak, öğrencilerin başarısını değerlendirmek için araştırmacı tarafından hazırlanan Basınç Kaldırma Kuvveti Başarı Ölçeği, öğrencilerin fizik dersine yönelik olan metaforik algılarını incelemek amacıyla 15 maddelik metaforik algı formu ve öğrencilerin uygulamalara yönelik görüşlerini almak amacıyla yapılandırılmış altı sorudan oluşan görüş formu kullanılmıştır. Çalışma müfredata uygun bir şekilde 8 haftada tamamlanmıştır. Bu çalışmada kontrol ve deney grupları için ön test ve son test araştırma deseni kullanılmıştır. Basınç ve Kaldırma Kuvveti Başarı Ölçeği ön test ve son test başarı puan ortalamaları arasındaki farklar SPSS programında analiz edilmiştir. Değerlendirmede deney ve kontrol grubundaki verileri karşılaştırmak için ANOVA, ANCOVA testleri ve grup içi karşılaştırmada bağımlı gruplar t- testi kullanılmıştır. Bununla beraber, elde edilen nitel verilerin analizi için de içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Uygulamalar başlamadan önce her iki gruba da basınç ve kaldırma kuvveti ünitesi açık uçlu soru envanteri uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda deney ve kontrol grubu öğrencilerinin ön-test puan ortalamaları arasında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Bununla beraber uygulamalar yürütüldükten sonra yapılan analizlerde, deney grubu öğrencilerinin basınç ve kaldırma kuvveti başarı ölçeği puan ortalamalarının kontrol grubu öğrencilerinin puan ortalamalarından anlamlı olarak daha yüksek olduğu saptanmıştır (P<.05). Sürecin sonunda hem deney grubu hem de kontrol grubu öğrencilerinin başarı puan ortalamalarının anlamlı bir şekilde yükseldiği tespit edilmiştir (P<.05). Uygulama öncesi ve sonrasında öğrencilerin fizik dersine yönelik metaforik algılarından elde edilen sonuçlar olumlu ve olumsuz olarak değerlendirildiğinde kontrol grubu öğrencilerinin algılarında belirgin bir değişim görülmezken, deney grubu öğrencilerinin algılarında olumsuzdan olumluya olacak şekilde bir değişim olduğu tespit edilmiştir. Deney grubu ile yapılan yapılandırılmış görüş formunun bulgularında ise öğrencilerin uygulanan yöntemden memnun oldukları ve hem fizik dersinin farklı ünitelerinde hem de diğer derslerin bu yöntemle işlenmesi gerektiğini ifade ettikleri görülmüştür. Bu yöntemin uygulanabilmesi için hem uygun sınıf ortamları düzenlenmeli hem de öğretmenlerin hizmet içi eğitime alınması önerilmektedir. Öğrencilerin fizik başarısını arttırmak ve fiziğe yönelik yönelik olumsuz algılarını azaltmak için öğrenme ortamlarında öğrenci merkezli uygulamaların yürütülmesi gerektiği düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Fizik, başarı, metaforik algı, oyun, TGA, basınç ve kaldırma kuvveti

Eğitim etkinliğiFizikFizik eğitimi+6
Şeyma Yaşar
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Toulmin Argüman Modelinin lise 9. sınıf öğrencilerinin fizik başarılarına ve eleştirel düşünme eğilimlerine etkisi

Bu çalışmada Toulmin Argümantasyon Modelinin 9. Sınıf öğrencilerinin fizik akademik başarısına ve eleştirel düşünme eğilimlerine olan etkisi araştırılmıştır. Çalışma için "Enerji" ünitesi seçilmiştir. Araştırmada ön test – son test denkleştirilmiş kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Uygulama başlamadan önce fizik akademik başarılarını ölçmek için hazırlanan başarı testinin güvenilirlik analizi yapılmış ve güvenilirliği (α=0.914) sağlanan test ön test olarak üç sınıfa uygulanmıştır. Ön testin uygulandığı üç sınıf içinden birbirine denk olan iki sınıftan biri kontrol grubu diğeri deney grubu olarak random yöntemiyle tayin edilmiştir. Deney ve kontrol grubu belirlendikten sonra deney grubuna çalışma başlamadan önce eleştirel düşünme eğilim ölçeği ön test olarak uygulanmıştır. Çalışmanın örneklemini deney grubundan 10 kız 10 erkek öğrenci kontrol grubundan ise 14 kız 9 erkek öğrenci olmak üzere toplamda 43 öğrenci oluşturmaktadır. Ön test – son test denkleştirilmiş yarı deneysel desenin kullanıldığı çalışma haftada 2 saat olmak üzere toplam 8 hafta sürmüştür. Deney grubunda dersler Toulminin argümantasyon yöntemine uygun olarak hazırlanan etkinliklerle sürdürülürken kontrol grubunda dersler mevcut programın öngördüğü öğretim yöntemiyle devam ettirilmiştir. Çalışma sonunda ise deney ve kontrol grubuna ön test olarak uygulanan başarı testi son test olarak uygulanmıştır. Ayrıca deney grubuna ön test olarak uygulanan eleştirel düşünme eğilim ölçeği son test olarak uygulanmış ve deney grubundan rast gele seçilen 10 öğrenciye yarı yapılandırılmış görüşme formları uygulanmıştır. Araştırma sonunda toplanan veriler normal dağılım gösterdikleri için SPSS26 programı yardımıyla Mann – Whiyney U testi ve Wilcoxon testi ile analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre başarı testi açısından deney ve kontrol grubu arasında anlamlı farklılık görülmemiştir (p>.05). Sadece deney grubuna uygulanan eleştirel düşünme eğilim ölçeğine bakıldığında ise ön test – son test arasında son test lehine anlamlı farklılık görülmüştür (p<.05). Araştırmadan elde edilen bulgulardan hareketle Toulmin argümantasyon modelinin; öğrencileri düşünmeye ittiği, hem kendi iddialarını hem de başka iddiaları değerlendirebildiği, öğrencilerin üst düzey düşünebildiğinden dolayı analitik düşünme eğilimleri kazandırdığı ve eleştirel düşünme eğilimlerini artırdığı, gruplar arasında başarı testinde anlamlı farklılığın sağlanması için çalışmanın yapılacağı ünitenin alt konularının fazla olmamasına, çalışma sürecinin uzun süreli tatillere denk gelmemesine ve çalışma sürecinde öğrencilerin devamlılığının sağlanmasına dikkat edilmesi gerektiği söylenebilir.

ArgümantasyonArgümantasyon tabanlı bilim öğrenmeEleştirel düşünce+6
Merve Özlük
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin fen öğrenme motivasyonlarına sınav kaygısının etkisi

Bu çalışma ortaokul 5., 6., 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin fen bilimleri dersini öğrenme motivasyonlarına sınav kaygısının etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Ayrıca farklı değişkenlere göre öğrencilerin fen öğrenme motivasyonları ve sınav kaygı düzeyleri de incelenmiştir. Bu bağlamda veri toplama araçları olarak öğrencilerin demografik bilgilerini alabilmek için "Kişisel Bilgi Formu", ortaokul öğrencilerinin fen öğrenmeye yönelik motivasyonlarının seviyesini belirlemek amacıyla "Fen Öğrenmeye Yönelik Motivasyon Ölçeği" ve öğrencilerin girdikleri sınavlarda yaşadıkları sınav kaygı düzeyini belirlemek amacıyla "Westside Sınav Kaygısı Ölçeği" kullanılmıştır. Diyarbakır ili merkezinde yer alan 7 ortaokul ve her okuldan ölçek uygulamaya müsait olan 5, 6, 7 ve 8. sınıf seviyelerinden birer şubeye ölçekler uygulanmıştır. İstatistiksel çözümlemeler öncesinde demografik değişkenler gruplandırılmış ve değişkenlerin betimleyici frekans ve yüzde değerleri çıkarılmıştır. Levene's testi kullanılarak grupların homojenliği test edilmiştir. Normal dağılım göstermeyen gruplar için nonparametrik testlerden Mann-Whitney U testi, normal dağılım gösteren gruplar için de parametrik testlerden ANOVA kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre sınıf değişkeninin öğrencilerin fen öğrenme motivasyonları üzerinde etkili olmadığı fakat sınav kaygı düzeyleri üzerinde etkili olduğu belirlenmiştir. Anne eğitim durumu öğrencilerin fen öğrenme motivasyonları üzerinde etkili olmazken sınav kaygı düzeyleri üzerinde etkili olmuştur. Baba eğitim durumunun ise öğrencilerin fen öğrenmeye yönelik motivasyonları ile sınav kaygıları üzerinde etkili olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin sınavlara kiminle hazırlandığının onların fen motivasyonları üzerinde etkili olmadığı fakat sınav kaygı düzeyleri üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin sınavlara nasıl hazırlandığının fen öğrenme motivasyonları ve sınav kaygı düzeyleri üzerinde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin sınavlara çalışmaya başlama sürelerinin fen öğrenme motivasyonları ve sınav kaygıları üzerinde etkili olduğu belirlenmiştir. Fen dersini çok zor bulan öğrencilerin fen öğrenme motivasyonlarının düşük, sınav kaygı düzeylerinin de yüksek olduğu bulunmuştur. Fen dersini seven öğrencilerin fen öğrenme motivasyonlarının yüksek, sınav kaygılarının düşük olduğu bulunmuştur. Sınav kaygısı ile öğrencilerin fen öğrenme motivasyonları arasında anlamlı ve negatif yönlü bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Motivasyon, Fen Öğrenmeye Yönelik Motivasyon, Kaygı, Sınav Kaygısı

Fen bilgisiFen bilgisi dersiFen bilgisi eğitimi+5
Kübra Köymen
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Matematiksel modelleme etkinlikleriyle yapılan öğretim sürecinin 7. sınıf öğrencilerinin matematiksel modelleme yeterliklerine ve okuduğunu anlama becerilerine etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, matematiksel modelleme etkinlikleriyle yapılan öğretim sürecinin 7.sınıf öğrencilerinin matematiksel modelleme yeterlikleri ile okuduğunu anlama becerilerine etkisini incelemek ve okuduğunu anlama becerisi ile matematiksel modelleme yeterliği arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Ayrıca öğrencilerin matematiksel modelleme yeterlikleri okuduğunu anlama becerisi düzeylerine göre değerlendirilecektir. Kullanılan veri türüne göre karma araştırma desenlerinden gömülü (içe yerleşik) desene örnek olan araştırmada, 26 7.sınıf öğrencisiyle 7 hafta boyunca matematiksel modelleme etkinliklerine dayalı bir öğretim süreci gerçekleştirilmiştir. Öğrencilerin süreçten sonraki gelişimlerini incelemek için "Okuduğunu Anlama Başarı Testi" ile "Matematiksel Modelleme Yeterliği Testi" ön test-son test olarak uygulanmıştır. Veri toplama aracı olarak ön test ve son testlerin yanı sıra, süreçte uygulanmak üzere 7 matematiksel modelleme etkinliği, öğrencilerin matematiksel modelleme yeterliği puanlarını belirlemek için ise "Modelleme Yeterliği Değerlendirme Rubriği" kullanılmıştır. Toplanan veriler, nicel ve nitel analiz yöntemleri birlikte kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucu elde edilen bulgular, matematiksel modelleme etkinlikleriyle yapılan öğretim sürecinin öğrencilerin okuduğunu anlama becerisine ve matematiksel modelleme yeterliği düzeylerine önemli katkılar sağladığını göstermektedir. Ayrıca öğrencilerin süreçten sonraki okuduğunu anlama becerisi ile matematiksel modelleme yeterliği puanları arasında pozitif yönde, yüksek düzeyde bir ilişki bulunmuştur. Süreç boyunca öğrencilerin matematiksel modelleme yeterlikleri incelendiğinde ise okuduğunu anlama becerisi bakımından en yüksek düzeyde bulunan öğrencilerin daha başarılı oldukları görülmüştür. Ayrıca öğrencilerin matematiksel modelleme yeterliği düzeyleri bakımından en yüksek başarıyı "Problemi anlama" ve "Sadeleştirme" basamaklarında gösterdiği, "Yorumlama" basamağında ise genel olarak başarısız oldukları görülmüştür. Araştırmanın bulgularına bağlı olarak derslerde matematiksel modelleme etkinliklerine dayalı gerçekleştirilen öğretim uygulamalarının, öğrencilerin okuduğunu anlama becerisi düzeylerine ve matematiksel modelleme yeterliklerine önemli katkılarda bulunacağı düşünülmektedir. Ayrıca öğrencilerin "Yorumlama" yeterliği düzeylerinin düşük olması sebebiyle bu etkinliklerin, öğrencilerin daha çok "Yorumlama" yeterliği düzeylerini artıracak şekilde hazırlanması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Okuduğunu anlama becerisi, matematiksel modelleme yeterliği, matematiksel modelleme etkinlikleri, 7. sınıf öğrencileri.

AnlamaMatematikMatematik eğitimi+6
Yasemin Alkan
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Fen alanları öğretmen adaylarının web 2.0 araçlarının öğretimde kullanımına ilişkin görüşleri

Bu çalışmanın amacı fen alanları öğretmen adaylarının öğretimde WEB 2.0 araçlarının kullanımına yönelik görüşlerinin çeşitli değişkenler açısından belirlenmesidir. Bu amaçla Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi fen bilgisi, biyoloji, fizik ve kimya öğretmeni adaylarının WEB 2.0 uygulamalarının öğretim faaliyetlerinde kullanılmasına yönelik görüşlerinin yaş, cinsiyet, bölüm, bilgisayar kullanım düzeyi, WEB 2.0 teknolojileri kullanım yılı, kullanım türü ve öğretimde kullanılabilirliği değişkenlerine göre değişiklik gösterip göstermediği belirlenmiştir. Araştırmanın modeli nicel araştırma modellerinden olan betimsel tarama modelidir. Bu amaçla çalışanların öğretim ortamlarında WEB 2.0 uygulamalarının kullanımına yönelik görüşlerinin belirlenmesi için üç bölümden oluşan anket formu kullanılmıştır. Anket formu Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi fen bilgisi, fizik, kimya ve biyoloji bölümlerinde öğrenim gören 140 öğretmen adayına uygulanmış ve betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda öğretmen adaylarının WEB 2.0 uygulamalarının sınıf ortamında kullanılmasının öğretim faaliyetlerinin etkililiğini ve öğretimin kalitesini arttıracağını, kullanımının kolay olacağı, sınıf ortamında işbirliği ve dayanışmayı artıracağı ve öğretmenin derslerde kullandıkları öğretim tekniklerini destekleyen bir yapıya sahip olduğunu; WEB 2.0 uygulamalarının lisans düzeyinde kullanımının kendisine fayda sağlayacağını, öğrenimin kalitesini arttıracağını, öğrencinin motivasyon düzeyini arttıracağı ve zaman problemi yaşamaksızın üniversitelerde düzenlenen kurs faaliyetlerine katılabilmeyi kolaylaştıracağını düşündükleri belirlenmiştir. Sonuç olarak öğretmen adaylarının öğretim ortamlarında WEB 2.0 kullanımına yönelik görüşlerinin olumlu yönde ve yüksek düzeyde olduğu belirlenmiştir.

Aday öğretmenlerBilgisayar destekli eğitimFen bilgisi dersi+5
Remziye Bünül
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin farklı matematiksel modelleme problemlerindeki becerilerinin incelenmesi

Matematiksel modelleme, matematiksel sembollerin, kavramların ve becerilerin işe koşulduğu, gerçek yaşam ile matematiğin ilişkilendirildiği bir süreci açıklar. Matematiksel modelleme problemleri, öğrencilerin bir durumu açıklamalarını ve anlamlandırabildikleri şekilde matematikselleştirebilmelerini, problemdeki bilgileri yorumlamalarını, ilgili verileri seçmelerini, yeni verilere giden işlemleri tanımlamalarını ve anlamlı gösterim şekillerini oluşturmalarını gerektirmektedir. Bu araştırmada ortaokul öğrencilerinin farklı matematiksel modelleme problemleri yardımıyla modelleme becerilerinin gelişimi amaçlanmıştır. Araştırmada nicel ve nitel yöntemler birlikte kullanıldığı karma yöntem desenlerinden biri olan iç içe geçmiş (gömülü) desen benimsenmiştir. Bu çalışmada da gömülü desende nicel ya da nitel yöntemler aynı anda toplanmış olup nicel verilerin daha baskın olması söz konusudur. Araştırma 2018 – 2019 eğitim-öğretim yılı güz döneminde Güneydoğu Anadolu Bölgesinde bulunan bir ilin kırsal kesiminde bulunan ortaokulun 6. sınıfında öğrenim gören 18'i deney grubu, 16'sı kontrol grubu olmak üzere toplam 34 öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırmanın verilerini; araştırmacının geliştirmiş olduğu farklı profillere sahip matematiksel modelleme problemleri, Matematiksel Problem Çözme Tutum Ölçeği, yarı yapılandırılmış görüş formları ve Kişisel Bilgi Formu oluşturmuştur. Elde edilen nicel verilerin analizinde normallik testi sonucunda, deney ve kontrol grubu normal dağılım göstermediği için, parametrik olmayan testlerden ilişkisiz örneklemler için Mann Whitney U-Testi ile analiz edilirken, grupların ön test son test karşılaştırması normal dağılım gösterdiğinden ilişkili örneklemler için t-testi yapılmıştır. Ayrıca nitel verilerin analizi için içerik analizi yapılmıştır. Araştırma sonucunda süreç boyunca kullanılan farklı profillere sahip modelleme problemlerinin öğrencilerin modelleme becerilerini (problemi anlama, sadeleştirme, matematikselleştirme, matematiksel olarak çalışma, yorumlama ve doğrulama), matematiksel modelleme hakkındaki görüşlerini ve matematiksel problem çözme tutumlarını olumlu yönde katkısı olduğu görülmüştür. Bu çalışmada modelleme problemleri sınıflandırılmış ve sınıflandırılmış matematiksel modelleme problemleri ile yapılan öğretim süreci sonunda öğrencilerin modelleme becerilerinin anlamlı şekilde arttığı görülmüştür. Bu nedenle modelleme problemleri farklı niteliklere göre sınıflandırılıp öğrencilerin modelleme becerilerindeki gelişim incelenebilir.

MatematikMatematik eğitimiMatematiksel beceri+4
İdris Şeker
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik öğretmenlerine kavram haritası geliştirmeleri için tasarlanmış bir hizmet içi eğitim çalışması

Bu çalışmanın amacı matematik öğretmenlerinin kavram haritası bilgi, beceri, inanç, istek ve farkındalıklarını arttırmaya yönelik bir hizmet içi eğitim planlamak, uygulamak, hizmet içi eğitimi değerlendirmek ve görev yapılan kademe ile mesleki hizmet süresinin bunlara etkisini incelemektir. Bu çalışmada bir durum derinlemesine incelemeye çalışıldığından nitel araştırma yaklaşımı benimsenmiştir. Çalışmada özel durum yöntemi kullanılmıştır. Araştırma Bingöl ili Genç ilçesinde görev yapan 27 ortaokul ve lise matematik öğretmenleriyle yapılmıştır. Veri toplama aracı olarak hizmet içi eğitime alınan öğretmenlere hizmet içi eğitim başlangıç ve bitiminde görüş formu, hizmet içi eğitim sürecinde günlük, kavram haritası hazırlama sürecinde Gözlem metodu uygulanmıştır. Ayrıca hizmet içi eğitim bitiminde amaçlı örneklem seçimiyle seçilen dört öğretmenle görüşme gerçekleştirilmiştir. Veri toplama araçlarından elde edilen bulgulardan yola çıkarak matematik öğretmenlerinin kavram haritası konulu hizmet içi eğitim ihtiyaçlarının bulunduğu, gerçekleştirilen hizmet içi eğitim ile matematik öğretmenlerinin kavram haritası bilgi, beceri, inanç, kullanım isteği ve farkındalık düzeylerinin arttığı sonucuna varılmıştır. Matematik öğretmenlerinin kavram haritası kullanım gerekliliği inançları yüksek olarak ölçülmüş olup kullanım durumları ise düşük seviyededir. Bu durumun bilgi ve beceri düzeylerinin yetersiz olmasından kaynaklandığı sonucuna varılmıştır. Çalışmada mesleki hizmet süresi arttıkça kavram haritası duyumlarının azaldığı, lise kademesi öğretmenlerinin kavram haritası etkililiği inanç düzeylerinin ortaokul kademesi öğretmenlerden düşük olduğu, soyut kavram yoğunluğu fazla olan konularda kavram haritası kullanım inanç ve isteklerinin düştüğü sonucu ortaya çıkmıştır. Ayrıca matematik öğretmenlerinin kavram haritası kullanım türü tercihlerinin çok çeşitli olduğu, tümünün etkinlik kâğıdını tercih ettiği, mesleki hizmet süresi arttıkça ölçme-değerlendirme aracı olarak tercihlerinin azaldığı sonucuna varılmıştır.

Kavram haritalarıMatematikMatematik eğitimi+1
Muhammet Döner
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sekizinci sınıf öğrencilerinin matematikle baş etme ve problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerileri ile matematiksel akıl yürütmeleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı sekizinci sınıf öğrencilerinin, cebir öğrenme alanında matematiksel akıl yürütme becerileri (MAYT), problem çözmede yansıtıcı düşünme becerileri (PÇYD) ve matematikle baş etmeleri (MBE) arasındaki ilişki ile matematiksel akıl yürütme becerilerini cinsiyet, başarı durumu, çalışma saati gibi bazı değişkenlere göre incelemektir. Ayrıca öğrencilerin cebir öğrenme alanında matematiksel akıl yürütme yöntemleri ve çözümleri incelenmiştir. Bu araştırmanın evrenini, Bingöl ili Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ortaokullarında 2018-2019 eğitim öğretim yılında öğrenim gören sekizinci sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini Bingöl ili bir devlet ortaokulu sekizinci sınıfta öğrenim gören olasılıklı örnekleme ile seçilen 162 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmanın yöntemi karma yöntem olup, nicel bölümde verilerin analizinde ilişkisel tarama modeli, nitel bölümde içerik analizi kullanılmıştır. Veri toplama araçları olarak, kişisel bilgi formu, matematiksel akıl yürütme görüş formu, problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerisi ölçeği, matematikle baş etme ölçeği ve araştırmacı tarafından geliştirilen matematiksel akıl yürütme testi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde; frekans, korelasyon ve regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre MBE ölçeğinin alt boyutları (problem çözmeye odaklanma, başkalarını referans alarak başa çıkma ve üretken olmayan baş etme) ve PÇYD ölçeğinin alt boyutlarıyla (sorgulama, değerlendirme, nedenleme), MAYT arasında pozitif yönlü anlamlı ilişki ve olumlu etkisi görülmüş. Sadece PÇYD ölçeğinin sorgulama alt boyutunun anlamlı bir etkisi görülmemiştir. Öğrencilerin cinsiyetleri ve kitap okumalarının matematiksel akıl yürütme başarısı arasında anlamlı bir farklılık olmadığı, başarı durumu ve çalışma saatlerinde ise anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. İçerik analizi sonucunda öğrencilerin akıl yürütme yöntem ve çözümlerine dair; eksik akıl yürüterek işlemi eksik bırakmaları veya işlem hatası yapmaları, mantıksal çıkarımda bulunmalarının yeterli olmaması, soruları anlamama, zamanı etkin kullanamama ve rastgele işlem yapma gibi sonuçlar elde edilmiştir. Çalışmanın sonuçlarına göre mevcut öğretim programlarının, öğrencilerin daha iyi mantıksal çıkarım yapmalarını sağlayacak ve akıl yürütme yeteneklerini geliştirebilecek şekilde düzenlenmesi, müfredat yoğunluğunun azaltılması öğretmenlerin matematik dersinin zor olduğu kalıbını yıkmaları, öğrencilerin matematik dersine dair korku ve kaygılarının üstesinden gelmelerinde onlara rehberlik ve eğitim koçluğu yapmaları gibi önerilerde bulunulmuştur.

Akıl yürütmeMatematik eğitimiMatematiksel beceri+3
Cemile Tuncel
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Gerçekçi matematik eğitimi yaklaşımına göre tasarlanan öğrenme ortamlarının 6. sınıf öğrencilerinin başarısına etkisi

Bu araştırmada, gerçekçi matematik eğitimi yaklaşımına göre tasarlanan etkinliklerle öğretimin 6. sınıf matematik dersinde çarpanlar ve katlar konusunda öğrenci başarısına ve matematiğe yönelik tutumlarına etkisi incelenmiştir. Ayrıca öğrencilerin uygulanan etkinliklere yönelik görüşleri de irdelenmiştir. Araştırmada, yarı deneysel desen kullanılmıştır. Uygulama 2018-2019 eğitim-öğretim yılının güz döneminde bir devlet ortaokulunda öğrenimini sürdüren 25 deney grubu ve 25 kontrol grubu olmak üzere toplam 50 altıncı sınıf öğrencisi üzerinde yürütülmüştür. Gruplar; 5. sınıf matematik karne ders notları ve 5. sınıf yılsonu genel akademik karne notu göz önünde bulundurularak seçilmiştir. Dersler deney grubunda gerçekçi matematik eğitimi yaklaşımına göre tasarlanmış etkinliklerle işlenmiştir. Kontrol grubunda ise 2018-2019 eğitim öğretim yılında matematik altıncı sınıf ders kitabındaki etkinlikler doğrultusunda sürdürülmüştür. Araştırmada öğrenci başarılarını ölçmek için deney ve kontrol gruplarında işlenen "Çarpanlar ve Katlar" konusundaki kazanımlarla ilgili matematik başarı testi kullanılmıştır. Ayrıca öğrencilerin matematiğe yönelik tutumlarını ölçmek için matematiğe yönelik tutum ölçeği kullanılmıştır. Matematik başarı testi ve matematiğe yönelik tutum ölçeği gruplara ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Ayrıca deney grubu öğrencilerine süreç sonunda yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Araştırmada matematik başarı testinden ve matematiğe yönelik tutum ölçeğinden elde edilen nicel veriler SPSS 22.0 istatistik programında yer alan parametrik testlerden bağımsız gruplar t-testi ve bağımlı gruplar t-testi teknikleri kullanılarak analiz edilmiştir. Görüşme formundan elde edilen nitel veriler betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırma neticesinde elde edilen bulgulara göre öğrencilerin başarılarında ve matematiğe yönelik tutumlarında deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. Ayrıca uygulamanın sonunda yarı yapılandırılmış görüşme formundan elde edilen verile göre deneysel işlem sürecinde deney grubu öğrencilerinin derse karşı olan ilgilerinin arttığı, gerçekçi matematik eğitimi yaklaşımına göre tasarlanan öğrenme ortamlarına yönelik görüşlerinin olumlu yönde değiştiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuçlar gerçekçi matematik eğitimi yaklaşımıyla yapılan öğretimin etkili olduğunu göstermektedir.

Gerçekçi matematik eğitimiMatematikMatematik eğitimi+2
Hasan Sevim
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

8.sınıf öğrencilerinin veri işleme süreçlerindeki istatistiksel akıl yürütme düzeylerinin incelenmesi

İstatistiğin matematikten ayrılarak, başka bir bilim dalı olarak görülmesiyle birlikte, istatistiksel akıl yürütme kavramı da ilgili alan yazında ele alınan önemli bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. İstatistiksel akıl yürütmenin bireylerde sezgisel türden geliştirilebilecek bir beceri olmadığı, bu becerinin okul eğitiminin bir parçası olarak öğrencilik döneminde geliştirilebilir olduğu ifade edilmektedir. Bu araştırmanın amacı ortaokul 8. sınıf öğrencilerinin veri işleme süreç ve alt süreçlerindeki istatistiksel akıl yürütme düzeylerinin incelenmesidir. Mooney'nin ortaokul öğrencilerine yönelik geliştirdiği istatistiksel akıl yürütme gelişim düzeyleri çalışmanın kuramsal çerçevesi olarak ele alınmıştır. Araştırmada betimsel tarama deseni kullanılmıştır. Ayrıca çalışmaya gönüllü katılan 16 öğrenci ile yarı-yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Araştırma, Ankara İli Etimesgut İlçesinde bulunan üç farklı devlet ortaokulundan uygun örnekleme yöntemiyle belirlenen 540 sekizinci sınıf öğrencisi ile yürütülmüştür. Öğrencilerin istatistiksel akıl yürütme düzeylerinin belirlenmesine yönelik hazırlanan testte 9 adet açık uçlu soru bulunmaktadır. Bu sorulara verilen yanıtların analizi Mooney'nin istatistiksel akıl yürütme veri işleme süreç ve alt süreçlerine göre 4 seviyede değerlendirilmiştir. Bu süreçler; verilerin tanımlanması (VT), verilerin düzenlenmesi ve indirgenmesi (VD), verilerin gösterimi (VG), verilerin analizi ve yorumlanması (VA)'dır. Belirtilen bu alt süreçler Düzey 1'den Düzey 4'e doğru sıralanmaktadır. Bu düzeyler: Düzey 1: Kişiye özgü, Düzey 2: Geçici, Düzey 3: Nicel ve Düzey 4: Analitik olarak tanımlanmıştır. Öğrencilerin düzey 1'den düzey 4'e doğru istatistiksel akıl yürütmelerinin arttığı belirtilmektedir. Testten elde edilen bulgular, 8.sınıf öğrencilerinin istatistiksel akıl yürütme düzeylerinin ortalamasının 1,85 olduğunu göstermektedir. Mooney (2002)'ye göre bu değerin, Düzey 2'ye yakın olmakla beraber, Düzey 1 ile Düzey 2 arasında olduğu söylenebilir. Diğer bir ifade ile 8.sınıf öğrencilerinin yüzde 46'sının İAY düzeylerinin Düzey 1 ile Düzey 2 arasında; yüzde 32,4'ünün Düzey 2 ve Düzey 3 arasında; yüzde 3,7'sinin Düzey 3 ile Düzey 4 arasında yer aldığı tespit edilmiştir. Düzey 4'e en yakın ortalamaya sahip yalnız bir öğrenci bulunmaktadır. Öğrencilerle yapılan görüşmelerden elde edilen bulgular içerik analizi ile analiz edilmiştir. Mooney'nin çerçevesinde yer alan süreçler ve düzeyler kategori ve tema olarak ele alınmıştır. Genel olarak öğrencilerin grafik çizimlerinde en çok sütun grafiğini tercih ettiklerini, yatay sütun grafiği verildiğinde grafiği okumakta oldukça zorlandıklarını ve akıl yürütme gerektiren sorularda düşüncelerini açıklamakta güçlük çektiklerini ifade etmişlerdir.

Akıl yürütmeOrtaokul öğrencileriVeri işleme+2
Hatice Gizem Yağız
Baskent University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Soyutlama, örüntü tanımlama ve algoritma tasarımı becerilerinin ortaokul matematik dersi öğretim programı, öğretmen ve öğrenci bağlamında incelenmesi

Bilgi işlemsel düşünme becerisinin alt boyutları olan soyutlama, örüntü tanımlama ve algoritma tasarımı becerisi matematik eğitiminde etkin rol almaktadır. Matematiğin bir soyutlama bilimi olması ve matematik kavramının büyük çoğunluğunun soyutlama sonucu elde edilmesi de, matematik eğitiminde soyutlamayı içeren bilgi oluşturma sürecini anlamayı ayrıca önemli kılmaktadır. Örüntü tanıma ve örüntü tanımlama becerisine sahip öğrenciler matematiksel kavramlar arasındaki ilişkiyi kolaylıkla anlayıp kavrayabilirler. Karşılaşılan problemleri analiz ederek çözüme yönelik adımları sade bir şekilde ifade etmek yani problemin çözümü için algoritma tasarımı yapmak çözüme kısa ve etkili bir yoldan ulaşmayı sağlamaktadır. Bu çalışmada soyutlama, örüntü tanımlama ve algoritma tasarımı becerilerini matematik dersi öğretim programı kazanımlarında incelemek, 7. sınıf öğrencilerinin bu üç beceri boyutunda farkındalıklarını belirlemek ve matematik öğretmenlerinin bilgi işlemsel düşünme becerisine yönelik farkındalıklarını ortaya çıkarmak amaçlanmaktadır. Bu araştırma nitel araştırma yöntemi olan çoklu durum çalışması ile yürütülmüştür. Araştırmada öğretim programı kazanımlarına yönelik belge inceleme formu, öğrencilerin soyutlama-örüntü tanımlama ve algoritma tasarımı becerilerine yönelik beceri testi, araştırmacı tarafından hazırlanan ders içi etkinlikler, öğrenci görüşme formu ve öğretmen görüşme formu veri toplama araçları olarak kullanılmıştır. Geliştirilen etkinlikler için 20 kişilik bir sınıf ile pilot uygulama yapılmıştır. Etkinlikler uzman görüşü ve pilot uygulama sonucunda son haline getirilmiştir. 20 kişilik bir sınıf ile esas uygulama yapılarak etkinlik cevap kağıtları, sınıf içindeki video kayıtları ve görüşme ses kayıtları analiz edilmiştir. Etkinlik cevap kağıtları araştırmacı tarafından hazırlanan rubrik ile puanlandırılmıştır. Öğretim programına yönelik belge inceleme formu ve öğretmenlerin farkındalıklarını belirlemek için yedi matematik öğretmenine uygulanan görüşme formu analiz edilmiştir. Sınıf seviyelerine göre soyutlama, örüntü tanımlama ve algoritma tasarımı becerisinin incelenmesi sonucunda her sınıf seviyesi kazanımlarına üç alt becerinin denk geldiği görülmektedir. Soyutlama becerisi tüm sınıf seviyelerinde en fazla ortaya çıkarken örüntü tanımlama becerisi her sınıf seviyesinde en az şekilde ortaya çıkmaktadır. Yedinci sınıf öğrencilerinin soyutlama becerisi için etkinlik cevap kağıtlarında %55'inin sınıf ortalaması üzerinde beceri sergilediği görülürken %45'inin ortalamanın altında beceri sergilediği görülmektedir. Öğrencilerin örüntü tanımlama becerisinde %50'sinin sınıf ortalaması üzerinde beceri sergilediği görülürken %50'sinin sınıf ortalaması altında beceri sergilediği görülmektedir. Algoritma tasarımı becerisinde ise öğrencilerin %45'i sınıf ortalaması üzerinde beceri sergilerken %55'i sınıf ortalaması altında beceri sergilemektedir. Matematik öğretmenlerinin bilgi işlemsel düşünmeyi bir problem çözme becerisi olarak tanımladıkları ve geliştirebilmek için ders içeriği, öğretim programı, öğretmen, ders kitapları, sınıf ortamı ve yaş grubu için önerilerde bulunduğu görülmektedir.

Algoritmik tasarımBilgi işlemsel düşünmeMatematik dersi+7
Nurdan Karslı
Baskent University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Çevrimiçi Probleme Dayalı Öğrenme (PDÖ) yöntemiyle ilköğretim matematik öğretmeni adaylarının rutin olmayan problem çözme becerilerinin geliştirilmesi

Bu çalışmanın amacı çevrimiçi Probleme Dayalı Öğrenme (PDÖ) yöntemini kullanarak ilköğretim matematik öğretmeni adaylarının rutin olmayan problem çözme becerilerini geliştirmektir. Araştırmada karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın nicel modelini eşitlenmemiş kontrol gruplu ön test-son test dizayn (the nonequavelent control group design) oluşturmaktadır. Araştırmanın nitel bölümünde ise durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmanın deney grubunu İlköğretim Matematik Öğretmenliği Bölümü ikinci sınıf öğrencileri oluştururken, kontrol grubunu ise aynı bölümün üçüncü sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak sekiz adet performans görevi, problem çözme becerileri testi ve görüşme soruları kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan her bir performans görevi rutin olmayan problem senaryosu, senaryoya özgü hazırlanmış çalışma kâğıdı ve haftalık değerlendirme formundan oluşmaktadır. Çalışma kâğıtlarının geliştirilmesinde Polya' nın problem çözme modeli dikkate alınmıştır. Rutin olmayan problemleri çözme yeterliliklerini belirlemek için ise klâsik formda hazırlanmış problem çözme becerileri testi kullanılmıştır. Çevrimiçi PDÖ uygulamasından önce deney ve kontrol grubuna problem çözme becerileri ön testi uygulanarak rutin olmayan problemleri çözme becerilerinin ne düzeyde olduğu ve bu problemleri çözerken sergilemekte zorlandıkları davranışlar tespit edilmiştir. Daha sonra deney grubuyla 11 haftalık çevrimiçi PDÖ sürecine başlanmış olup bu süreçte sekiz adet performans görevinden faydalanılmıştır. Uygulama sürecinin sona ermesinin ardından çevrimiçi PDÖ süreciyle ilgili deney grubunun görüşlerini almak için görüşme soruları yöneltilmiştir. Görüşme soruları beş kategori altında toplanmıştır. Bunlar; çevrimiçi PDÖ yöntemine, ders yapma sürecine, kullanılan materyallere, eğitmene ve son olarak katılımcıların sergilediği davranışlara yöneliktir. Finalde ise deney ve kontrol grubuna aynı problem çözme becerileri testi son test olarak uygulanarak gelişimlerinin ne yönde olduğu incelenmiştir. Performans görevlerinin ve problem çözme becerilerinin analizinde 'sergilenmesi beklenen davranışlar tablosu' ve 'dereceli rubrik' olmak üzere iki adet araç kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde tekrarlı ölçümler ANOVA kullanılmıştır. Nitel veriler ise içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırmadan elde edilen bulgular detaylı bir şekilde yorumlanarak çeşitli öneriler sunulmuştur.

Meliha Atasoy
Baskent University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Beceri temelli matematik sorularının LGS, LGS Çalışma kitabı, öğretmen ve öğrenci görüşleri bağlamında incelenmesi

Bu çalışmanın amacı; 2018-2022 yıllarında yapılan Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavında ve Milli Eğitim Bakanlığına ait LGS Çalışma kitabın da yer alan matematik sorularının beceri temelli soru bağlamında incelenmesi ve öğretmen ve öğrencilerin beceri temelli sorulara ilişkin görüşlerinin belirlenmesidir. Bu araştırma nitel araştırma yöntemleri içinde yer alan durum çalışmasıdır. 2018-2022 yıllarında yapılan Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavında ve LGS Çalışma kitabında yer alan matematik sorularının beceri temelli soru bağlamında incelenmesinde doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. 2018-2022 LGS sınavlarında yer alan matematik sorularının beceri temelli soru niteliğini incelemek için soruların analizinde kullanılmak üzere analiz çerçevesi oluşturulmuştur. Öğretmen ve öğrencilerin beceri temelli sorulara yönelik görüşlerini belirlemek amacıyla yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, amaçlı örneklem yöntemiyle belirlenen; 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Marmara Bölgesi'ndeki bir ilin aynı ilçesinde yer alan 4 farklı devlet ortaokulunda görev yapan ve 8. Sınıflara derse giren 20 matematik öğretmeni ve aynı ortaokullarda öğrenim gören 31 8. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak; öğretmen ve öğrenci görüşme formları kullanılmıştır. Öğretmenler ve öğrencilerle yapılan görüşmeler içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda beceri temelli matematik soruları çözmenin hem öğretmen hem de öğrenciler tarafından yorum yapma, problem çözme, üst düzey bilişsel beceriler, farklı açılardan bakabilme gibi becerileri geliştirdiği fakat öğrencilerin büyük çoğunluğunu matematiğe ve LGS'ye karşı olumsuz etkilediği görüşüne sahip oldukları belirlenmiştir. Öğretmenler haftalık programda matematik dersi için ayrılan sürenin beceri temelli soru çözmek için yeterli olmadığını düşünmektedirler. Ayrıca hem öğretmen hem de öğrenciler MEB tarafından dağıtılan ders kitaplarında yer alan soru sayısının az olduğunu ve beceri temelli soru içermediğini belirtmişlerdir. Ayrıca 2018-2022 yıllarında yapılan LGS sınavında ve MEB'e ait LGS Çalışma Kitabında yer alan matematik sorularının benzer becerileri ölçtüğü sonucuna ulaşılmaktadır.

Emel Aydın Ödemiş
Baskent University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf, matematik ve rehber öğretmenlerinin diskalkuliye yönelik farkındalıklarının belirlenmesi.

Bu araştırmanın temel amacı, ilkokulun ilk yıllarından itibaren diskalkulisi olan veya olduğu düşünülen öğrencilerle birebir etkileşim içinde olan sınıf, matematik ve rehber öğretmenlerinin diskalkuliye yönelik farkındalık düzeylerini ve bu farkındalıkların nasıl olduğunu belirlemektir. Bu temel amaca bağlı olarak farklı branşlardaki öğretmenlerin diskalkuli hakkındaki bilgi düzeyleri, bilgilendirilme durumları, diskalkulik öğrencileri tanılama yeterlikleri ve diskalkulik çocukların özellikleri ile ilgili farkındalıkları gibi konular da araştırmanın amaçları arasındadır. Araştırmada, nicel araştırma türlerinden biri olan tarama modelinin "örnek olay tarama modeli" kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak, Dias, Pereira ve Borsel (2013) tarafından geliştirilen ve diskalkuli farkındalığını belirlemeye yönelik ankette yer alan soruların açık uçlu formları kullanılmıştır. Görüşme formunda, demografik bilgileri içeren 7 genel soru ve diskalkuli farkındalığını belirlemeye yönelik 15 soru olmak üzere toplam 22 soru bulunmaktadır. Araştırma, seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden uygun örnekleme ile Ankara'nın Etimesgut ve Çankaya ilçelerindeki ilkokul ve ortaokullarında görev yapan 21 sınıf öğretmeni, 24 matematik öğretmeni ve 10 rehber öğretmen olmak üzere toplam 55 öğretmen ile gerçekleştirilmiştir. Farklı branşlardaki öğretmenlerle diskalkuli farkındalıklarına yönelik yüz yüze görüşmeler yapılmıştır. Görüşmelerden elde edilen veri, frekans ve yüzde dağılımlarını gösteren betimsel analizler ve içerik analizi ile analiz edilmiştir. Araştırmanın bulguları, farklı branşlardaki öğretmenlerin yarısından fazlasının diskalkuli hakkında bilgi sahibi olduğunu belirtmiştir. Katılımcı öğretmenlerin diskalkuliyi tanımlarken "matematikte zorlanma" ifadesini daha çok kullandıkları görülmüştür. Ancak katılımcı öğretmenlerin büyük bir oranı mesleki eğitimlerinde bu konuda bilgilendirilmediklerini ifade etmiştir. Eğitim düzeyi ve deneyim süresi arttıkça diskalkuli bilgisinin yüzdelik oran olarak arttığı; lisans mezunları arasında %47'si bilgi sahibi olduğunu, yüksek lisans mezunları arasında bu oranın %69 olduğu belirlenmiştir. Doktora mezunlarının ise tamamı bilgi sahibi olduğunu belirtmiştir. Katılımcı öğretmenlerin yarısından fazlası meslek hayatlarında diskalkuli şüphesiyle karşılaştıklarını ve diskalkuliyi ayırt edebileceklerini belirtmiştir. Ayırt etme de "dört işlem yapamama, parmak kullanma" kriterinin ön planda olduğu görülmüştür. Diskalkuli nedenleri arasında çalışmaya katılan öğretmen görüşlerinde, genetik faktörler öne çıkmaktadır. Ayrıca, katılımcıların yarısı diskalkulinin disleksi ile karışabileceğini düşünmektedir. Öğretmenlerin yarısından fazlası, öğeleri sıralamada yaşanan zorluğun diskalkuliden kaynaklanabileceğini düşünürken, büyük çoğunluğu, diskalkulinin huzursuzluk ve kaygıya yol açabileceğine inanmaktadır. Genel olarak katılımcı öğretmenler "matematik öğrenme güçlüğü" kavramının daha farkında olduklarını, bilgilendirilme oranlarının düşük olduğunu, diskalkulik öğrencileri fark edip, özelliklerini dile getirebildiklerini ifade etmişlerdir.

Pınar Tansel Günal
Baskent University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Diziler öğretiminde juggling uygulaması üzerine öneriler

Bu çalışmanın amacı juggling dizilerinin ortaöğretim matematik müfredatında konu ve etkinlik içeriğinde kullanılması ile ilgili öğretim üyelerinin görüşlerini almaktır. Bu amaç ile beraber hem juggling dizilerinin matematiksel boyutu anlatılmıştır hem de matematik müfredatında yer alan diziler alt öğrenme alanı dahilinde bir etkinlik önerisinde bulunulmuştur.5E modeline göre araştırmacı tarafından hazırlanan etkinlik planı üzerine görüş almaya dayalı nitel bir araştırma yapılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre katılımcıların büyük çoğunluğu juggling dizilerine derslerinde yer vermek istemişlerdir. Konunun günlük hayattan bir örnek olması, matematik ile ilişkilendirilmesi, somut bir örnek teşkil etmesi, teknoloji ile ilişkili olması, hareketli bir etkinlik olması ve bağlama uygun olması gibi nedenler dolayısıyla juggling matematiğinin ilgi çekici olduğunu, öğrenciler üzerinde olumlu tutum geliştirebileceğini belirtmişlerdir. Ayrıca katılımcılar juggling dizileri ve etkinliğinin müfredata uygun olması, matematiksel modelleme ve temsil yapılmasına olanak sağlaması, öğrencilere farklı bakış açıları kazandırabilmesi, günlük hayattan bir örnek olması ve aynı zamanda merak uyandırması nedeniyle ders planına dahil edilebileceğini belirtmişlerdir.

5E ModeliAritmetik dizilerDers programları+5
Elif Ceren Çağlıyan
Baskent University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim matematik öğretmen adaylarının problem çözmede modelleme ve işlem başarılarının belirlenmesi

Günümüzde matematiksel düşünme, günlük hayatla matematik arasında ilişki kurabilme, iletişim yoluyla matematik kavramlarını kullanabilme, etkili ve doğru çıkarım yapabilme, eğitim çalışmalarının önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Ülkemizde 2005 yılında yapılan eğitim çalışmalarına paralel olarak ilköğretim matematik programında günlük yaşam problemlerini anlayabilme, sorgulayabilme, analiz edebilme ve matematiksel dili kullanarak ifade edebilme özellikleri vurgulanmaktadır. Matematiksel modelleme ile ilgili araştırmalar incelendiğinde, modellemenin matematik eğitiminde belirtilen özellikleri öğrencilere kazandırılabileceği görülmektedir. Matematiksel modelleme etkinlikleri öğrencilerin günlük yaşam problemleriyle yüzleşmesini ve çözüm yolları üretmesini sağlamaktır. Öğrencilere, problem çözümünde yöntem ve tekniklerin belirlenmesinde, öğrencilerin ilgisinin artırılmasında, matematiksel modelleme etkinliklerine yönelik olumlu tutum geliştirmede öğretmenlerin rehberlik edebilmesi büyük önem taşımaktadır. Matematiksel modelleme ilköğretim matematik öğretmenliği programında yer almamaktadır. Matematiksel modelleme ile ilgili çalışmalara bakıldığında matematik öğretim programında matematiksel modellemeye de yer verilmesinin gerekliliği vurgulanmaktadır. Bu bağlamda matematik öğretmeni yetiştiren kurumlarda eğitim gören öğretmen adaylarının matematiksel modelleme yeterlilikleri büyük önem taşıyacaktır. Bu araştırmada modellemenin matematik öğretiminde öğretmen adayları tarafından kullanılması incelenecektir. Araştırmanın amacı, ilköğretim matematik öğretmen adaylarının matematiksel modelleme ve işlem başarılarının tespit edilmesidir. Çalışmanın öğretmen adayları ile ilgili olmasının sebebi, öğretmen yetiştirmede, programlara bu çalışmanın sonuçlarının katkı sağlayacağının düşünülmesidir. Çalışmanın katılımcıları bir vakıf üniversitesinin eğitim fakültesine bağlı ilköğretim matematik öğretmenliği lisans programının 1,2, 3 ve 4'üncü sınıflarına kayıtlı toplam 50 öğretmen adayıdır. Araştırmacı tarafından geliştirilen modelleme etkinlikleri veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Bu sorular matematik alanında araştırmacı olan bir profesör ile oluşturulmuştur. Bu araştırmada ilköğretim matematik öğretmen adaylarının matematiksel modellemenin ve işlem becerilerinin problem çözümündeki katkısı ortaya konulmuştur. Çalışmanın sonuçlarına bakıldığında, 50 öğretmen adayının soru çözümlerinde işlem basamaklarındaki becerileri, modelleme basamaklarındaki becerilere oranla daha fazladır. Sınıf düzeyleri, puan ortalamalarıyla karşılaştırıldığında ise, 3. ve 4. sınıflar, 1. ve 2. sınıflardan daha fazla başarı sağlamışlardır. Araştırma sonucunda, verilerin analizi ışığında, ilköğretim matematik öğretmen adaylarının, gerçek hayattan alınan matematik problemlerini yanıtlarken sınıf düzeyleri gözetmeksizin 1.,2.,ve 3. sorularda modelleme basamağında işlem basamağına göre daha fazla başarı sağlandığı görülmüştür. 4. ve 5. sorularda ise işlem basamağında modelleme basamağına göre daha fazla başarı sağlanmıştır. Genel olarak incelendiğinde sınıf düzeyleri gözetmeksizin modelleme basamağında başarının daha fazla olduğu görülmüştür. Yanıtlanan problemlerdeki puanların analizi doğrultusunda, sınıf düzeylerine yani gruplara bakıldığında 1. grubun (1. ve 2. Sınıflar ), 2. gruba (3. ve 4. Sınıflar ) göre daha başarısız olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonuçlarına dayalı olarak, katılımcıların gerçek hayatta karşılaşabilecekleri bir problemi matematik diline aktarabildikleri yani modelleme yapabildikleri fakat matematiksel modeli işlemlerle doğru sonuca ulaştıramadıkları görülmüştür. Modelleme becerisinde, işlem becerilerine göre daha yüksek başarı sağladıkları tespit edilmiştir. Araştırmanın katılımcıların problem çözümünde modelleme ve işlem becerilerindeki eksiklikler belirlenerek, doğru modelleme ve cebirsel işlemlerin doğru kullanımı ile başarıların artmasına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Aday öğretmenlerAkademik başarıMatematik dersi+7
Rasime Seda Zencirci
Baskent University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul 6. ,7. ve 8. sınıf öğrencilerinin orantısal akıl yürütme becerilerini ve matematik dersine yönelik tutumlarının bazı değişkenler açısından incelenmesi: Cinsiyet ve sınıf düzeyi perspektifi

Bu çalışmada, ortaokul 6. ,7. ve 8. sınıflarda olan öğrencilerin cinsiyetlerine ve sınıf seviyelerine göre orantısal akıl yürütme becerilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca, ortaokul 6. ,7.ve 8. sınıf öğrencilerinin matematik dersine yönelik tutumları incelenmiştir. Bunun yanı sıra, ortaokul 6. ,7. ve 8. sınıf öğrencilerinin orantısal akıl yürütme becerileri ile matematik dersine yönelik tutumları arasındaki ilişkiye bakılmıştır. Çalışmanın örneklemini, Marmara Bölgesindeki büyük şehirlerinden biri olan Bursa ilinde 2015 – 2016 eğitim-öğretim yılında devlet okulunda eğitim gören 6. sınıf (n=50), 7. sınıf (n=159) ve 8. sınıf (n=146) öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak, nicel olan orantısal akıl yürütme beceri testi ve matematik tutum anketi öğrencilere araştırmacı tarafından uygulanmıştır. Öğrencilerin matematik dersine olan tutumlarını anlamak için PISA 2003 Projesinden yararlanılarak oluşturulmuş matematik tutum anketi yapılmıştır. Bunun devamında Akkuş ve Duatepe Paksu (2006) tarafından geliştirilmiş orantısal akıl yürütme beceri testi, orantısal akıl yürütme becerilerini ölçmek için ortaokul 6. ,7. ve 8. sınıf öğrencilerinde uygulanmıştır. Elde edilen niceliksel veriler; Spearman Korelasyon Katsayısı, Shapiro-Wilk testi, Mann Whitney U testi, Kruskal-Wallis testi ile analiz edilmiştir. Veri toplama aracından elde edilen bulgulara bakıldığında, öğrencilerin orantısal akıl yürütme becerilerinin ortalamanın altında olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Cinsiyet faktörüne göre incelendiğinde ise, kız öğrencilerin orantısal akıl yürütme becerileri testinden aldıkları puanlar, erkek öğrencilerden istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Farklı sınıf düzeylerinde bulunan öğrencilerin arasında verilmeyen değer ve ters orantı boyutlarında orantısal akıl yürütme becerisi toplam puanı açısından istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmaktadır. Buna karşın, niceliksel karşılaştırma ve niteliksel karşılaştırma boyutlarında farklı sınıf düzeylerinde eğitim gören öğrenciler arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır. Araştırma kapsamında elde edilen bir başka veri doğrultusunda ise, kız ve erkek öğrencilerin matematik dersine yönelik tutum puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. Farklı sınıf düzeylerinde bulunan öğrencilerin matematik dersine yönelik tutumu 6. sınıftan 8. sınıfa doğru gidildikçe istatistiksel olarak anlamlı ölçüde azalmıştır. Ayrıca, ortaokul 6., 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin orantısal akıl yürütme becerileri ile matematik dersine yönelik tutumları arasındaki ilişkiye bakıldığında istatistiksel olarak pozitif ilişki olduğu tespit edilmiştir.

CinsiyetMatematikMatematik dersi+4
Burcu Karaduman
Baskent University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik eğitiminde ölçme konusuna yönelik çalışmaların incelenmesi: Uzunluk ölçüleri örneği

Bu çalışmanın amacı, ilköğretim matematik eğitimi müfredatında ölçme öğrenme alanının alt öğrenme alanı olan uzunluk ölçülerinin öğretimi ile ilgili önceden gerçekleştirilen çalışmaları araştırma sentezi yöntemiyle incelemektir. Ölçme kavramı ve uzunluk ölçüleri, matematik eğitimi ile günlük yaşantılarda bilerek ya da bilmeyerek sık kullanılmaktadır. Ölçmeyi kişinin yaşantısının bir parçası olarak düşünmek mümkündür. İnsanların çevresinde olan varlık, eşya, nesneleri tanıma ve bunlar arasındaki farklılıkları anlama merakı olduğu bilinmektedir. İnsanlardaki bu içsel dürtü sayesinde ölçme ihtiyacı daha da önemli konuma getirdiği söylenebilir (Albayrak, 2010). Ölçme öğrenme alanı kapsamında uzunluk ölçme kavramının erken yaşlardan itibaren kazandırılmasının, çocukların zihinsel gelişimini destekleyebileceği düşünülmektedir; bu süreçte yapılan karşılaştırma, sıralama ve somut deneyimlerin, mantıksal düşünme, problem çözme ve dil becerilerine katkı sağlayabileceği ifade edilmektedir. Çalışmanın yöntemi, nitel araştırma yöntemlerinden biri olan araştırma sentezi tekniğiyle yapılmıştır. Çalışmada kullanılan makaleler, akademik literatür taraması kapsamında Web of Science ve YÖK Ulusal Tez Merkezi veri tabanlarında yer alan bilimsel çalışmalar ve tezlerden elde edilmiştir. İncelenen çalışmalar için, araştırmanın yapıldığı yıl, araştırmada uygulanan yöntemler, araştırmanın örnekleme grupları ve hedefler başlıkları dikkate alınmıştır. Verilerin analizi için tematik içerik analizi metodu kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, ölçme öğrenme alanındaki konuların bazı matematik konularına kıyasla daha soyut olabildiği; ancak bu konuların araç-gereçlerle somutlaştırılması ve günlük yaşamla ilişkilendirilmesinin öğrenmeyi destekleyebileceği düşünülmektedir. Ayrıca uzunluk ölçümünde, günlük kullanım ile matematiksel tanımlar arasındaki farklılıkların öğrencilerin anlamasını zorlaştırabileceği ifade edilmektedir. Bu çalışmada incelenen araştırmaların yıllara göre dağılımı, uzunluk ölçme konusuna yönelik ilginin son yıllarda arttığını göstermektedir. Çalışmaların büyük çoğunluğu makale türünde olup, en fazla nitel yöntemler kullanılmıştır. Araştırmalar farklı örneklem gruplarını kapsamakla birlikte en yoğun olarak ortaokul öğrencileri üzerinde gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak en çok test ve görüşme teknikleri tercih edilmiştir. Tematik açıdan çalışmaların büyük bölümü öğrenme sürecine odaklanmakta; bunun yanı sıra öğrenci başarısı, kavram yanılgıları ve ölçme becerileri gibi konular da ele alınmaktadır. Genel olarak bulgular, uzunluk ölçmenin öğrencilerin bilişsel becerilerinin gelişiminde önemli bir rol oynadığını ve matematik öğretiminde temel bir alan olduğunu ortaya koymaktadır. Yapılan analizler, programda en yoğun kazanımın "uzunluk ölçme" aşamasında yer aldığını ortaya koymaktadır. İlköğretimin altıncı, yedinci ve sekizinci sınıf düzeylerindeki kazanımların ise bütünüyle uzunluk ölçme alt öğrenme alanı kapsamında, somuttan soyuta doğru yapılandırıldığı anlaşılmaktadır. Bulgular, sınıf öğretmenlerinin öğrenci düzeyine uygun örnekler seçme konusunda özenli olduklarını; ancak çözüm süreçlerinde farklı gösterim türleriyle modelleme yapma becerilerinin sınırlı kaldığını göstermektedir. Ayrıca, öğretmenlerin kavrayış düzeyine uygun etkinlikler tasarlama çabalarına rağmen, işlem süreçleri ile kavramsal anlayış arasında yeterli düzeyde ilişki kurmakta güçlük yaşadıkları anlaşılmaktadır. Buna karşın, mesleki gelişim sürecinin, öğretmenlerin uzunluk ölçme alt öğrenme alanına ilişkin alan bilgilerini olumlu yönde geliştirdiği belirlenmiştir. Bu durum, mesleki gelişim etkinliklerinin öğretmenlerin hem alan bilgisi hem de pedagojik alan bilgisi üzerindeki belirleyici rolünü açıkça ortaya koymaktadır.

Matematik eğitimiUzunlukÖlçme öğrenme alanı+1
Cem Çikot
Bayburt University · Institute of Graduate Studies
2026
00
Master'sOpen AccessTR

Türev kavramının ortaöğretim matematik ders kitaplarındaki ilişkilendirme becerileri açısından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı ortaöğretim matematik ders kitaplarındaki türev kavramının matematiksel ilişkilendirme becerileri açısından incelenmesidir. İlişkilendirme becerilerini incelemek için türev kavramı uygun görülmüştür. Bu amaçla çalışmada kavramsal çerçeve Bingölbali ve Coşkun (2016) tarafından ortaya konan ilişkilendirme becerisinin matematik öğretiminde kullanımının geliştirilmesi için kavramsal çerçeve önerisi adlı çalışmadan yararlanılarak oluşturulmuştur. Bu çalışma doğrultusunda ders kitapları incelemede doküman analizi araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırma için 2011 yılından bu yana değişen öğretim programları dikkate alınarak ilişkilendirme becerileri açısından incelenmiştir. Ders kitaplarında yer alan ilişkilendirme becerileri ve bu ilişkilendirme becerilerinin türleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırmanın veri kaynağını 2009, 2013 ve 2018 öğretim programlarına göre hazırlanan üç ders kitabı oluşturmaktadır. Veriler içerik analizi yolu ile çözümlenmiştir. Çalışmanın bulguları ders kitaplarında en çok kavramlar arası ilişkilendirme becerilerinin en az ise farklı disiplinlerle ilişkilendirmenin kullanıldığı göstermektedir. 2011 yılına ait incelenen ders kitabında hiç farklı disiplinlerle ilişkilendirmeye rastlanılmamış, 2017 yılına ait ders kitabında gerçek hayatla ilişkilendirmeye çok az sayıda rastlanılmış ve 2021 yılına ait ders kitabında farklı disiplinlerle ilişkilendirme becerilerine çok az sayıda rastlanılmıştır. Ders kitaplarındaki bu eksikliklerin tekrar gözden geçirilmesinde ve yazılacak olan kitaplarda bu ilişkilendirme becerilerinin kullanılmasına dikkat edilmesinde fayda olacağı düşünülmektedir.

Ders kitaplarıMatematik dersiMatematik eğitimi+6
Merve Nur Gülgör
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kesir konusunun Cumhuriyet sonrası dönem matematik ders kitaplarında çoklu temsiller açısından incelenmesi

Bu çalışmanın amacı Cumhuriyet sonrası dönem matematik ders kitaplarında kesir konusunun sunumunda kullanılan temsil biçimlerini belirlemektir. Bu çalışma nitel bir araştırma olup, temsil biçimlerinin belirlenmesi için doküman analizi yapılmıştır. Bu çerçevede veri kaynağı olarak, Cumhuriyet sonrası dönemde değişen matematik programlarıyla uyumlu bir şekilde hazırlanan 1940 yılı, 1951 yılı, 2013 yılı ve 2018 yılı ortaokul matematik ders kitapları seçilmiştir. Nakahara (2008) tarafından ortaya konulan temsil biçimleri (Sembolik, Dilbilimsel, Görsel, Manipülatif, Gerçekçi temsil) ile araştırmacının geliştirdiği gömülü temsil biçimleri (Sembolik gömülü dilbilimsel, Gerçekçi gömülü dilbilimsel, Sembolik gömülü görsel, Sembolik gömülü gerçekçi, Dilbilimsel gömülü gerçekçi temsil) kullanılarak kesir konusunda tercih edilen temsil biçimleri belirlenmiştir. Analiz sonuçları sembolik gösterimlerin tüm ders kitaplarında ağırlıklı olarak kullanıldığını, ancak bu temsil biçimine eski ders kitaplarında (1951, 1940) daha yoğun bir şekilde yer verildiğini ortaya koymaktadır. Dilbilimsel ve görsel temsillere ise güncel ders kitaplarında daha çok yer yerilmiştir. Ders kitaplarında manipülatif temsillere yer verilmezken, gömülü temsillerden ise en fazla sembolik gömülü gerçekçi temsillere yer yerilmiştir. Çalışmanın bulguları, matematik eğitimi alanında çoklu temsiller ile ilgili yapılan araştırmaların ve ortaya çıkan gelişmelerin, özellikle sembolik ve sembolik gömülü görsel temsillerin ön plana çıkarılması açısından, ders kitaplarına yansıtıldığını ortaya koymaktadır.

Cumhuriyet DönemiDers kitaplarıKesirler+4
Meryem Şaşkan
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilgisi öğretmen adaylarının STEM ders planı geliştirme ve uygulama sürecinin incelenmesi

Bu araştırmada, STEM ders planı geliştirme ve uygulama sürecinin fen bilgisi öğretmen adaylarının STEM'e yönelik tutumlarına, entegre STEM öğretim yönelimlerine ve anlayışlarına, bilgi işlemsel düşünme becerilerine etkisinin ve bu süreçte hazırlanan STEM ders planlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, nicel ve nitel verilerin bir arada olduğu karma yöntem desenlerinden biri olan iç içe karma desen kullanılarak tasarlanmıştır. STEM ders planı geliştirme ve uygulama sürecinin etkisini belirlemek amacıyla nicel veriler, katılımcıların entegre STEM öğretim anlayışlarını ve hazırladıkları STEM ders planlarındaki değişimi derinlemesine incelemek amacıyla da nitel veriler toplanmıştır. Nicel veri toplama sürecinde "STEAM Tutum Ölçeği", "Entegre FeTeMM Öğretimi Yönelim Ölçeği" ve "Bilgi İşlemsel Düşünme Ölçeği"; nitel veri toplama sürecinde ise "STEM Entegrasyonu Müfredat Değerlendirme Aracı" ve yarı yapılandırılmış odak grup görüşme formu kullanılmıştır. Amaçlı örneklem yöntemlerinden biri olan ölçüt örneklem kullanılarak araştırmanın çalışma grubu belirlenmiştir. Çalışma grubu, 3. sınıfta öğrenime devam eden 34 fen bilgisi öğretmen adayından oluşmaktadır. Asıl uygulama sürecinden önce 12 hafta süren bir pilot uygulama yapılmış, yaşanan eksiklikler göz önüne alınarak asıl uygulama süreci tasarlanmıştır. Asıl uygulama süreci 80 ders saati olmak üzere toplam 16 haftadan oluşmaktadır. Uygulamanın başında katılımcılara STEM öğretimine yönelik teorik bilgiler sunulmuştur. Beş gruba ayrılan katılımcıların STEM ders planı geliştirmeleri ve akranlarının öğrenci olduğu sınıfta, hazırlanan ders planlarının uygulanması istenmiştir. Uygulama öncesi ve sonrasında çalışma grubuna ölçekler uygulanmış, odak grup görüşmeleri gerçekleştirilmiştir. Gruplar halinde hazırlanan STEM ders planları uzmanlar tarafından incelenerek katılımcılara geri dönütler verilmiştir. Katılımcılar, geri dönütlere göre düzenledikleri STEM ders planlarını sınıfta uygulamıştır. STEM ders planları ve odak grup görüşmelerinden; "Motive Edici ve İlgi Çekici Bağlam", "Mühendislik Tasarım Zorluğu", "Bilim İçeriğinin Entegrasyonu", "Matematik İçeriğinin Entegrasyonu", "Öğretim Stratejileri", "Takım Çalışması", "İletişim", "Performans ve Biçimlendirici Değerlendirme" ve "Organizasyon" olmak üzere toplam dokuz kategori elde edilmiştir. Elde edilen bulgulardan yola çıkarak STEM ders planı geliştirme ve uygulama sürecinin fen bilgisi öğretmen adaylarının STEM tutumlarını, entegre STEM öğretim yönelimlerini ve bilgi işlemsel düşünme becerilerini istatistiksel olarak anlamlı ve olumlu yönde etkilediği belirlenmiştir. Yapılan son görüşmeler incelendiğinde, bu süreçte fen bilgisi öğretmen adaylarının entegre STEM öğretim anlayışlarının geliştiği tespit edilmiştir. Hazırlanan STEM ders planları incelendiğinde ise son ders planlarından alınan puanların ilk ders planlarından alınan puanlara göre daha yüksek olması öğretmen adaylarının STEM ders planı hazırlama konusunda geliştiğini ve bu süreçte STEM ders planlarının niteliğinin arttığını göstermektedir. Araştırmadan elde edilen bulgular ayrıntılı olarak doğrudan alıntılara yer verilerek sunulmuş ve sonuçlar literatürle desteklenerek tartışılmıştır. Çalışmanın sonunda araştırmacılara, öğretmen yetiştirme programlarını hazırlayan uzmanlara ve gelecekteki uygulamalara yönelik öneriler sunulmuştur.

Aday öğretmenlerBilgi işlemsel düşünmeDers planları+7
Sümeyra Yılmaz
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00