Dicle University
Anabilim Dalı

Temel Eğitim Anabilim Dalı

Dicle University

1.048

Arşivlenen Tez

1

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

50 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi öğretmenlerinin yaşam boyu öğrenme eğilimleri ile dijital okuryazarlık düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Okul Öncesi Öğretmenlerinin Yaşam Boyu Öğrenme Eğilimleri ile Dijital Okuryazarlık Düzeyleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi Araştırmanın amacı, okul öncesi öğretmenlerinin yaşam boyu öğrenme (YBÖ) eğilimleri ile dijital okuryazarlık düzeyleri arasındaki ilişkiyi çeşitli değişkenler (cinsiyet, kıdem, yaş, mezun olunan fakülte, teknoloji kullanım düzeyi, günlük internet kullanım süresi, sosyal medya hesabına sahip olma durumu, sosyal medya hesabını günlük kullanım sıklığı, katıldığı online eğitim sayısı, katıldığı hizmet içi eğitim/projelerin sayısı) açısından incelemektir. Bununla birlikte yaşam boyu öğrenmenin "öğrenmeye isteklilik" ile "gelişime açıklık" alt boyutlarında, dijital okuryazarlığı ne şekilde yordadığını ortaya koymayı hedeflemektedir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, Diyarbakır ili merkez ilçelere (Bağlar, Kayapınar, Sur, Yenişehir) bağlı bağımsız anaokulları ile bünyesinde anasınıfı bulunan ilkokullarda çalışan 862 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Veri toplama sürecinde evrenin tamamına ulaşılmıştır. Araştırmanın örneklemini ise kendilerine pandemi sebebiyle ölçeklerin online olarak ulaştırıldığı evrenin tamamından geri dönüş sağlayan 271 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Gür-Erdoğan ve Arsal (2016) tarafından geliştirilen "Yaşam Boyu Öğrenme Eğilim Ölçeği (YBÖEÖ)", Ng (2012) tarafından geliştirilen ve Hamutoğlu, Canan-Güngören, Kaya-Uyanık ve Gür-Erdoğan (2017) tarafından Türkçeye uyarlanan "Dijital Okuryazarlık Ölçeği (DOYÖ)" ile araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Verilerin toplanması, COVİD-19 pandemi sürecinde okullarda yüz yüze eğitime ara verilmesi nedeniyle online olarak gerçekleştirilmiştir. Verilerin çözümlenmesinde anlamlılık düzeyi p<.05 olarak kabul edilerek "SPSS 25.0 Paket Programı" kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, iki grup arasındaki ortalamaları karşılaştırmak için bağımsız grup t-testi, ikiden fazla grup arasındaki ortalamaları karşılaştırmak için tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmış olup çoklu grup karşılaştırmalarında da farkın kaynağını bulmak için Tukey testi kullanılmıştır. Bununla birlikte İki ilişkisiz örneklemden elde edilen puanların birbirlerinden anlamlı bir şekilde farklılık gösterip göstermediğini belirlemek için Mann Whitney U-testi ve ilişkisiz iki ya da daha çok örneklem ortalamasının birbirlerinden anlamlı farklılık gösterip göstermediğini belirlemek için de Kruskal Wallis H-testi kullanılmıştır. Okul öncesi öğretmenlerinin yaşam boyu öğrenme eğilimleri ile dijital okuryazarlık düzeyleri arasındaki ilişkiyi göstermek için Pearson Çarpım Moment Korelasyon testi yapılmıştır. "Öğrenmeye isteklilik" ve "gelişime açıklık" gibi yaşam boyu öğrenmeyi oluşturan alt boyutların, dijital okuryazarlığı ne şekilde yordadığını ortaya koymak için de Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi yapılmıştır. Araştırmanın bulgularından elde edilen sonuçlara göre, okul öncesi öğretmenlerinin yaşam boyu öğrenme eğilimleri, "öğrenmeye isteklilik" ve "gelişime açıklık" alt boyutları ile ölçeğin tamamında "çok üst düzey" bulunmuştur. Okul öncesi öğretmenlerinin dijital okuryazarlık düzeyleri de "tutum" ve "bilişsel" alt boyutlarında "çok üst düzey", "teknik" ve "sosyal" alt boyutları ile ölçeğin genel puanlarında ise "üst düzey" bulunmuştur. Okul öncesi öğretmenlerinin yaşam boyu öğrenme eğilimleri katıldığı online eğitim sayısı ve katıldığı hizmet içi eğitim sayısı değişkenlerine göre YBÖEÖ genel puanlarında anlamlı farklılık göstermiştir. Cinsiyet, yaş, kıdem, mezun olunan fakülte, teknoloji kullanım düzeyi, günlük internet kullanım süresi, sosyal medya hesaplarına sahip olma durumu ve sosyal medya hesaplarını günlük kullanım süresi değişkenlerine göre ise anlamlı farklılık oluşmamıştır. Okul öncesi öğretmenlerinin dijital okuryazarlık düzeyleri cinsiyet, teknoloji kullanım düzeyi, günlük internet kullanım süresi, sosyal medya hesaplarını günlük kullanım süresi, katıldığı online eğitim sayısı ve katıldığı hizmetiçi eğitim sayısı, değişkenlerine göre DOYÖ genel puanlarında anlamlı farklılık göstermiştir. Yaş, kıdem, mezun olunan fakülte ve sosyal medya hesaplarına sahip olma durumu değişkenlerinde ise anlamlı fark görülmemiştir. Okul öncesi öğretmenlerinin yaşam boyu öğrenme eğilimleri ile dijital okuryazarlık düzeyleri arasında korelasyon değerleri incelendiğinde doğrusal yönde, pozitif, orta düzeyde bir ilişki olduğu görülmüştür. Bu durumda okul öncesi öğretmenlerinin yaşam boyu öğrenme eğilimleri arttıkça dijital okuryazarlık düzeylerinin de artmakta olduğu söylenebilir. Okul öncesi öğretmenlerinin yaşam boyu öğrenme eğilimlerinin dijital okuryazarlık düzeylerini ne şekilde yordadığını ortaya koymaya yönelik olarak yapılan çoklu doğrusal regresyon analizi sonucuna göre ise yaşam boyu öğrenmenin alt boyutlarıyla birlikte dijital okuryazarlık ile anlamlı bir ilişki sergilediği görülmüştür.

Dijital okuryazarlıkOkul öncesi öğretmenlerYaşam boyu öğrenme+1
Levent Buzkurt
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlkokul 4. sınıf öğrencilerinin empatik eğilim düzeyleri ve "hayır" diyebilme becerilerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin empatik eğilim düzeyleri ve "hayır" diyebilme becerilerinin incelenmesi ve empatik eğilim düzeyleri ile "hayır" diyebilme becerileri arasındaki ilişkinin belirlenmesidir. Betimsel bir araştırma olan bu çalışma, genel tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini, 2020-2021 eğitim öğretim yılında Diyarbakır ili merkez ilçelerindeki resmi ilkokullarda öğrenim görmekte olan 22524 dördüncü sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, ulaşılabilir örnekleme yöntemi ile seçilen 418 ilkokul 4. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgiler Formu", "Empatik Eğilim Ölçeği" ve "Hayır Diyebilme Ölçeği" kullanılmıştır. Çalışmadan elde edilen veriler SPSS paket programı ile analiz edilmiştir. Verilerin analizinde İlişkisiz Örneklemler için T testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Kruskal Wallis-H testi, Scheffe testi, Mann-Whitney U testi ve Pearson Momentler Çarpımı Korelâsyonu kullanılmıştır. Ayrıca, bağımsız değişkenlerin bağımlı değişkenleri yordama düzeylerini belirlemek amacıyla Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi yapılmıştır. Çalışmanın bulgularına göre; ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin empatik eğilim düzeyleri ile cinsiyet, kardeş sayısı, kardeş sırası, baba eğitim durumu, anne mesleği, birlikte yaşama ve sosyoekonomik durum değişkenleri açısından anlamlı farklılık olmadığı; anne eğitim durumu ve baba mesleği değişkenleri açısından ise anlamlı farklılık olduğu görülmüştür. Öğrencilerin "hayır" diyebilme becerisi ile cinsiyet, anne mesleği ve birlikte yaşama değişkenleri açısından anlamlı farklılık olmadığı; kardeş sayısı, kardeş sırası, anne-baba eğitim durumu, baba mesleği ve sosyoekonomik durum değişkenleri açısından ise anlamlı farklılık olduğu görülmüştür. İlkokul 4. sınıf öğrencilerinin bilişsel empati düzeyleri ile duygusal empati düzeyleri arasında yüksek düzeyde pozitif bir ilişki, bilişsel empati ile reddetme boyutu arasında düşük düzeyde pozitif bir ilişki, bilişsel empati ile direnme eğilimi arasında düşük düzeyde negatif bir ilişki, reddetme eğilimi ile direnme eğilimi arasında düşük düzeyde pozitif bir ilişki ve duygusal empati eğilimi ile reddetme eğilimi arasında orta düzey pozitif bir ilişki görülmüştür. Diğer taraftan, duygusal empati eğilimi ile direnme eğilimi arasında herhangi bir ilişkiye rastlanmamıştır. İlkokul 4. sınıf öğrencilerin empatik eğilim düzeylerinden bilişsel empati ve duygusal empati boyutları, "hayır" diyebilme becerilerinden reddetme boyutunun %13'ünü açıklamaktayken, direnme boyutunu ise anlamlı yordamadığı görülmüştür. Araştırmanın sınırlılık ve sonuçlarından yola çıkarak uygulayıcılara ve araştırmacılara yönelik öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Empatik Eğilim, "Hayır" Diyebilme Becerisi, İlkokul Öğrencileri

EmpatiEmpatik eğilimHayır diyebilme becerisi+2
Emrullah Erk
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi eğitimi öğretmenlerinin matematiksel pedagojik alan bilgileri, matematiğe ve matematik öğretimine yönelik tutumları

Bu araştırma, okul öncesi eğitimi öğretmenlerinin matematiksel pedagojik alan bilgileri (PAB), matematiğe yönelik tutumları (MYT) ve matematik öğretimine yönelik tutumları (MÖYT) arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma yöntemi, nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeline göre tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Kahramanmaraş ilinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okul öncesi eğitim kurumlarında görev yapan 365 okul öncesi eğitimi öğretmeni oluşturmuştur. Araştırma verileri "Genel Bilgi Formu", "Okul Öncesi Matematiğinde Pedagojik Alan Bilgisi Ölçeği" ve "Matematik Öğretimine Yönelik Tutum Ölçeği" kullanılarak elde edilmiştir. Elde edilen veriler uygun paket program kullanılarak analiz edilmiştir. Öncelikle araştırma sonucunda araştırmaya katılan öğretmenlerin MYT ve MÖYT düzeylerinin ortalamanın üzerinde olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca bulgular, matematiksel pedagojik içerik bilgi düzeylerinin bazı içerik alanlarında (sayı) ortalamanın altında, bazı içerik alanlarında (örüntü, sıralama, şekil, uzamsal, karşılaştırma boyutları ve toplam puan) ortalamanın üzerinde olduğunu göstermiştir. İkincisi, öğretmenlerin yaşı MYT ve MÖYT düzeylerini etkilemese de bunun tam tersine PAB düzeylerini etkilemiştir. Üçüncüsü, kıdem değişkeninin MYT ve PAB düzeyleri üzerinde etkisi olduğu ancak MÖYT üzerinde etkisi olmadığı bulunmuştur. Bu bulgulara ek olarak öğretmenlerin matematik eğitimi almış olmaları sadece MYT ve MÖYT düzeylerini etkileyen bir değişken olmuştur. Son olarak, PAB, MYT ve MÖYT düzeyleri arasında düşük pozitif korelasyon bulunmuştur. Bu araştırma bulguları ilgili literatür ışığında tartışılmış ve önerilerde bulunulmuştur.

Matematik öğretimiMatematiksel beceriMesleki yeterlilik+5
Rabia Betül Taşkın
Bolu Abant Izzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi eğitimi öğretmenlerinin etik ile ilgili görüşleri

Bu araştırmanın amacı, okul öncesi eğitimi öğretmenlerinin etik ile ilgili görüşlerinin incelemektir. Araştırma nitel yönteme ve fenomenoloji (olgubilim) tekniğine uygun olarak tasarlanmıştır. Araştırmanın katılımcıları 2020-2021 eğitim-öğretim yılında, Zonguldak ilinde görev yapmakta olan 32 okul öncesi eğitimi öğretmeninden oluşmuştur. Araştırmanın verilerini toplamak amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan genel bilgi formu ve yapılandırılmış soru formu kullanılmıştır. Katılımcılar salgın dönemi sebebiyle formları çevrimiçi ortamda doldurduktan sonra araştırmacıya yine çevrimiçi ortamdan ulaştırmıştır. Elde edilen veriler transkript edilerek bilgisayar ortamına aktarılmış, tümevarımcı yaklaşım ile incelenmiştir. Verilerin analizinde betimsel ve içerik analizi tekniklerinden yararlanılmıştır. Öncelikle benzer veriler birleştirilmiş, kodlar oluşturulmuş ve birbiriyle ilişkili kodlardan kategorilere ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda, katılımcıların etiği toplumsal, kişisel ve evrensel boyutlarda algıladıkları tespit edilmiştir. Ayrıca katılımcılar mesleki etiği kurallarla ve öğretmenlerin yeterlikleriyle ilişkilendirmişlerdir. Ek olarak, katılımcıların çocuklarla çalışmalarda etiğe uygun hareket etmek için eşitlik ve adaleti esas aldıkları, çocuk haklarına ve çocukların bireysel farklılıklarına saygı duydukları, etik değerlerle ilişkili olduğu için değerler konusunun öneminin bilincinde oldukları saptanmıştır. Son olarak uzaktan eğitim sürecinde ailelerle yeterli iletişimin olmadığı, çeşitli nedenlerle eğitimde fırsat eşitsizliğinin olduğu ve çocuklara ulaşmanın zor olduğu tespit edilmiştir.

EtikEtik değerlerOkul öncesi dönem+4
Dilay Yurttaş
Bolu Abant Izzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Erken çocukluk dönemine yönelik hazırlanan bazı çizgi filmlerin prososyal davranış içeriklerinin incelenmesi

Bu araştırmada, erken çocukluk dönemine yönelik hazırlanan bazı yerli ve yabancı çizgi filmlerin prososyal davranış içeriklerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma nitel araştırma metodolojisinden doküman inceleme yöntemiyle yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu ''Niloya'', ''Canım Kardeşim'', ''Arı Maya'' çizgi filmlerinin ilk 20 bölümü, ''Heidi'' çizgi filminin ilk 10 bölümü olmak üzere toplamda 70 bölüm çizgi filmden oluşmuştur. Veri toplama aracı olarak ilgili literatür taranarak araştırmacı tarafından oluşturulan ''Prososyal Davranış Kontrol Listesi'' kullanılmıştır. Prososyal Davranış Kontrol Listesi ''İletişimi Başlatma ve Sürdürme'', ''Empati Kurma'', ''Yardım Etme'', ''Paylaşma'', ''İş Birliği Yapma'', ''Özgecilik'' ve ''Destekleme'' olmak üzere yedi boyuttan oluşmuştur. Araştırmanın verileri içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda çizgi filmlerde yaş gruplarına göre prososyal dağılım incelendiğinde 3-5 yaş çocuklarına yönelik hazırlanan çizgi filmlerde prososyal davranışlara daha fazla yer verildiği tespit edilmiştir. Çizgi filmlerde yerli ve yabancı yapım olma durumuna göre prososyal davranışların dağılımı incelendiğinde yabancı yapım olan çizgi filmlerde prososyal davranışlara daha fazla yer verildiği görülmüştür. Yerli ve yabancı yapım olan çizgi filmlerde en fazla yer verilen prososyal davranışın ''İletişimi Başlatma ve Sürdürme'', en az yer verilen prososyal davranışın ''İş Birliği Yapma'' olduğu tespit edilmiştir. Benzer şekilde 3-5 yaş ve 6-8 yaş çocuklarına yönelik hazırlanan çizgi filmlerde en fazla yer verilen prososyal davranış boyutunun ''İletişimi Başlatma ve Sürdürme'', en az yer verilen prososyal davranışın ''İş Birliği Yapma'' olduğu belirlenmiştir.

Okul öncesi dönemOkul öncesi eğitimOkul öncesi çocuklar+1
Aleyna Kalkan
Bolu Abant Izzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi eğitim kurumlarında öğrenim gören çocukların dil gelişimi özelliklerinin değerlendirilmesi

Dil gelişimi yaşamın her alanını etkilediği gibi okul öncesi dönem çocuğu için de oldukça önemlidir. Bu araştırmanın amacı, okul öncesi öğretmenlerinin okul öncesi eğitim kurumlarında öğrenim gören 36-69 aylık çocukların dil gelişimi özelliklerine ilişkin görüşlerinin değerlendirilmesine yöneliktir. Araştırma, tarama (betimsel-survey) modeli niteliğindedir. Araştırmanın evrenini, 2020-2021 Eğitim Öğretim Yılı Bahar Yarıyılı Diyarbakır İli merkeze bağlı okul öncesi eğitim kurumlarında görev yapan 848 okul öncesi öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini, 2020-2021 Eğitim-Öğretim yılında Diyarbakır İli Merkeze bağlı 38 okul öncesi eğitim kurumunda görev yapan 282 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada araştırmacı tarafından geliştirilen ve 4 bölümden oluşan 60 maddelik 36-69 Aylık Çocuklarda Dil Gelişim Özellikleri Ölçeği kullanılmıştır. Veri toplama aracı formunun birinci bölümünde, okul öncesi öğretmenlerinin cinsiyet, kıdem ve sınıf mevcudu değişkenlerine ilişkin kişisel ve mesleki çalışmaları ile ilgili ifadeler yer almaktadır. Veri toplama aracı formunun ikinci bölümünde 36-48, üçüncü bölümde 48-60 ve dördüncü bölümde ise 60-69 aylık çocuklarda dil gelişim özellikleri ile ilgili ifadeler yer almaktadır. Araştırmada elde edilen bulgular şöyle özetlenebilir: Okul öncesi öğretmenlerinin 36-48 aylık öğrencilerin sesin geldiği yönü söyleyebildikleri, 3-4 sözcüklü cümleleri kurdukları, "neden, nasıl, kim" gibi soruları sordukları, konuşmalarında çoğul eklerini kullandıkları, sohbete katıldıkları, duygularını sözel olarak ifade ettikleri ve nesnelerin işlevlerini anladıklarını ifade ettikleri tespit edilmiştir. Okul öncesi öğretmenleri, 36-48 aylık öğrencilerin geçmiş zaman ifadelerini, isimleri, fiilleri, kişi zamirlerini, sıfatları kullandıklarını belirtmişlerdir. Öğretmenler ayrıca öğrencilerin ifadelerinin çoğunun anlaşılır olduğunu, art arda verilen iki veya üç yönergeyi (bir işin nasıl yapılması gerektiğini belirtme) yerine getirdiklerini, kendi kendilerine şarkı ve tekerleme söylediklerini, yaptıkları günlük işlerle ilgili olarak sorulan sorulara cevap verdiklerini ve iki olayı oluş sırasına göre anlattıklarını ifade ettikleri tespit edilmiştir. Okul öncesi öğretmenlerinin ODGÖ (36-48 aylık)'ye ilişkin yeterlik algıları "cinsiyet" ve "kıdem" değişkeni açısından anlamlı bir farklılık göstermezken, "sınıf mevcudu" değişkeni açısından anlamlı bir şekilde fark olduğu tespit edilmiştir. Okul öncesi öğretmenlerinin 48-60 aylık öğrencilerin kısa, basit öykülerle ilgili soruları yanıtlayabildikleri, sesin özelliğinin (sesin ince-kalın, yüksek-alçak, uzun-kısa olma gibi) ve sesin kaynağının ne olduğunu söyleyebildikleri ve 4-5 sözcüklü cümleleri "her zaman" düzeyinde kurdukları tespit edilmiştir. Okul öncesi öğretmenlerinin ODGÖ (48-60 aylık)'ye ilişkin yeterlik algıları "kıdem" ve "sınıf mevcudu" açısından anlamlı bir farklılık göstermezken, "cinsiyet" değişkeni açısından anlamlı bir şekilde fark olduğu tespit edilmiştir. Okul öncesi öğretmenlerinin 60-69 aylık öğrencilerin konuşmalarında mizahı kullandıkları, sıralı ve bileşik cümle kurdukları, cümlelerinde özneye uygun fiil kullandıkları, 6 ve daha fazla sözcükten oluşan cümleler kurabildikleri, geçmiş zaman, şimdiki zaman ve gelecek zamanlı cümle kurdukları görülmüştür. Ayrıca öğrencilerin, kurdukları cümlelerinde "çünkü, şimdi, daha sonra" gibi kelimeler kullandıkları, işaret zamirleri ve kişi zamirleri ile zaman zarflarını kullandıkları, dilbilgisi kurallarını çoğunlukla doğru kullandıkları, bazı sözcüklerin zıt ve eş anlamlarını, eş seslilerini söyleyebildikleri, "resim, nesne veya olaylar arasında ilişki kurarak anlamlı öyküler anlattıkları, çevrelerindeki yazılı materyalleri tanıdıkları, yazının bir anlam ifade ettiğini bildikleri, okumanın günlük yaşamdaki yeriyle ilgili konuşmalara katıldıkları ve kitaptaki resimlere bakarak okuyormuş gibi yaptıklarını belirttikleri tespit edilmiştir. Ayrıca araştırmada, okul öncesi öğretmenlerinin ODGÖ (60-69 aylık)'ye ilişkin yeterlik algıları "cinsiyet", "kıdem" ve "sınıf mevcudu" açısından anlamlı bir farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Okul öncesi öğrencilerine yönelik olarak öğrenme sürecinde drama ve oyun yoluyla öğretim etkinliklerine daha fazla yer verilebilir. Aynı şekilde şarkı, şiir, masal, tekerleme gibi etkinliklerine de ağırlık verilmesi okul öncesi öğrencilerinin dil gelişimi bakımından yararlı olacaktır. Anahtar Kelimeler: Dil, dil gelişimi, okul öncesi dönem çocuklarında dil gelişimi, dil gelişim özellikleri.

Dil gelişimiOkul öncesi eğitimOkul öncesi çocuklar+3
Elif Betül Özçelik
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çocuklarda görsel perspektif alma becerilerinin incelenmesi (48-72 aylık)

Bu araştırmanın amacı, 48-72 ay grubunda olan, okul öncesi eğitime devam eden çocukların görsel perspektif alabilme beceri düzeylerinin belirlenebilmesidir. Belirlenen yaş grubundaki çocukların görsel perspektif alma becerilerini çeşitli değişkenler açısından araştırılmıştır. Yapılan araştırma tarama modeliyle tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Zonguldak ili Kilimli ilçesinde 2019- 2020 eğitim-öğretim yılında, resmi anaokulları ve anasınıflarına devam eden toplam 238 çocuk oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri araştırmacı tarafından geliştirilen "Perspektif Alma Testi" ile elde edilmiştir. Öncelikle elde edilen veriler kullanılarak testin geçerlik ve güvenirliği sınanmış, daha sonra değişkenlerin etkisinin belirlenebilmesi için nonparametrik testlerden yararlanılmıştır. Analizler sonucunda Perspektif Alma Testi'nin kapsam geçerliği .99 bulunmuştur. Madde analizleri sonucunda, madde güçlük indekslerinin .21 ile .87 arasında, ayırt edicilik indekslerinin ise .43 ile .95 arasında değiştiği tespit edilmiştir. Güvenirlik için yapılan analizler sonucunda, Sperman Brown güvenirlik katsayısı .76; KR20 değeri ise .89 olarak belirlenmiştir. Daha sonra, araştırmada ulaşılan bulgular ışığında, çocukların yaşları ve cinsiyetlerinin perspektif alma becerilerini etkileyen değişkenler olmadığı, aksine anne baba öğrenim durumunun, çocukların okul öncesi eğitime devam etme sürelerinin ve devam ettikleri okul türünün bu becerileri etkileyen değişkenler olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen araştırma sonuçları ilgili literatür ışığında tartışılmış ve çeşitli öneriler getirilmiştir. ANAHTAR KELİMELER: Perspektif Alma, Erken Matematik, 48-72 Aylık Çocuklar, Okul Öncesi Eğitim.

GeometriGeometrik şekillerMatematik+6
Betül Çetin
Bolu Abant Izzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi dönemde fen eğitiminde dijital hikâyelerin kullanımı: Teknolojik pedagojik alan bilgisi bağlamında bir inceleme

Bu araştırmada, okul öncesi eğitimi öğretmen adaylarının 36-72 aylık çocuklara yönelik fen kavramlarının öğretimi için hazırladıkları dijital hikâye entegre edilmiş etkinlik planlarının teknolojik pedagoik alan bilgisi-TPAB bağlamında incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma grubunu 2020-2021 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Okul Öncesi Eğitimi Öğretmenliği Bölümüne devam eden öğretmen adayları (N:35) oluşturmuştur. Araştırmanın deseni gömülü tek durum çalışması (embedded single case design) olarak tasarlanmıştır. Veri toplama araçları; etkinlik planı, dijital hikâye ve odak grup görüşme formudur. Elde edilen veriler ile tüm katılımcıların etkinlik planları ve dijital hikâyelerinin analizleri bütüncül olarak TPAB bileşenleri bağlamında tematik şekilde analiz edilmiştir. Eğitsel Bağlamda Dijital Hikâye Anlatımı Sürecini Değerlendirme Rubriği (Çıralı Sarıca & Koçak Usluel, 2016) temel alınarak dijital hikâyelerin içerik analizi yapılmıştır. Araştırmada, teknoloji bağlamında dijital hikâye hazırlamada kullanılan program/yazılım çeşitliliği görülürken dijital hikâye hazırlama sürecinde ön hazırlıkların dikkate alınması gerektiği; pedagoji bağlamında teknolojinin pedagojiyi etkilediği ve etkinlik planı hazırlamada sözcükler ve değerlendirme bölümlerinde eksiklikler olduğu; alan bağlamında farklı bilim alanları içeriklerine ve kavramlarına yönelik dijital hikâye entegre edilmiş fen etkinlik planları hazırlandığı sonuçları ortaya çıkmıştır. Ayrıca öğretmen adayları dijital hikâye hazırlama sürecinde motive oldukları, keyif aldıkları ve sürecin eğlenceli olduğu gibi olumlu görüşler belirtmişlerdir. Bunlar ışığında; dijital hikâyelerin okul öncesi eğitimde fen kavramlarının öğretiminde etkili bir yöntem olacağından hareketle kavram öğretiminde kullanıcılara alternatif yollar sunacağı düşülmektedir. Anahtar Kelimeler: Okul öncesi eğitimde fen kavramı, Teknolojik pedagojik alan bilgisi, Dijital hikâye, Okul öncesi eğitimi öğretmen adayları.

Fen bilgisiFen bilgisi eğitimiHikaye+6
Hilal Kurhan
Bolu Abant Izzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okulun mekanik ve organik örgüt yapısı ile öğretmen liderliği arasındaki ilişki

İlişkisel tarama modeli kullanılan bu araştırma, sınıf öğretmenlerinin algılarına göre okulun mekanik ve organik örgüt yapısı ile öğretmen liderliği arasındaki ilişkinin incelenmesini amaçlamaktadır. Araştırmanın verileri 2021-2022 eğitim öğretim yılında Bolu Merkez ilçede bulunan 15 devlet ilkokulunda görev yapan 274 sınıf öğretmeninden elde edilmiştir. Araştırmada örneklem alınmamış, evrenin tamamına ulaşılmaya çalışılmıştır. Araştırmada veriler Freund ve Drach-Zanavy (2007) tarafından geliştirilen, Conley ve You (2014) tarafından okul örgütlerine uyarlanan ve Cerit (2015) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Mekanik ve Organik Örgüt Yapısı Ölçeği" ve Beycioğlu ve Aslan (2010) tarafından geliştirilen "Öğretmen Liderliği Ölçeği" kullanılarak elde edilmiştir. Verilerin analizinde aritmetik ortalama ve standart sapma, Pearson Korelasyon ve çoklu regresyon testi kullanılmıştır. Araştırmada sınıf öğretmenlerinin, okullarının mekanik örgüt yapısından daha çok organik örgüt yapısına sahip olduğunu düşündükleri ortaya çıkmıştır. Öğretmenler kurumsal gelişmenin sağlanabilmesiyle ilişkili liderlik davranışlarını yüksek düzeyde, kendileri ve meslektaşlarının mesleki gelişimlerini gerçekleştirmeye ve meslektaşlarla iş birliği yapmaya ilişkin liderlik davranışlarını ise çok yüksek düzeyde yerine getirdikleri görüşünde oldukları bulunmuştur. Öğretmen liderliği ile mekanik okul yapısı arasında negatif ve orta düzeyde, öğretmen liderliği ile organik okul yapısı arasında pozitif ve orta düzeyde anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Mekanik okul yapısı, sınıf öğretmenlerinin öğretmen liderliğine ilişkin algısının negatif ve anlamlı; organik okul yapısı, sınıf öğretmenlerinin öğretmen liderliğine ilişkin algısının pozitif ve anlamlı yordayıcısı olduğu bulunmuştur. ANAHTAR KELİMELER: Öğretmen Liderliği, Örgüt Yapısı, Mekanik Yapı, Organik Yapı, Okul Yapısı.

Eğitim kurumlarıLiderlikOkullar+2
Büşra Yılmaz
Bolu Abant Izzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Laboratuvar yöntemiyle desteklenen bağlam temelli öğretimin 3. sınıf canlılar dünyasına yolculuk ünitesindeki öğrenci akademik başarısına etkisinin incelenmesi

Bu araştırmada Fen Bilimleri dersi Canlılar Dünyasına Yolculuk ünitesinde laboratuvar yöntemiyle desteklenen bağlam temelli öğretimin 3. sınıf canlılar dünyasına yolculuk ünitesindeki öğrenci akademik başarısına etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2021-2022 eğitim öğretim yılında Bolu Mudurnu ilçesinde yer alan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı bir devlet okulunun 3. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırma karma araştırma deseni kullanılarak yapılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda deneme öncesi deneysel araştırma modellerinden tek grup ön test son test araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda derinlemesine inceleme yapabilmek amacıyla 6 öğrenci ile yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır. Nicel veriler Milli Eğitim Bakalığı Ölçme ve Değerlendirme Merkezinin 16 Aralık 2020 tarihli çalışma kitabından alınan 15 soruluk başarı testi ile nitel veriler ise yarı yapılandırılmış görüşme soruları ile elde edilmiştir. Araştırma 3 hafta 6 ders saatinde tamamlanmış olup laboratuvarda yapılacak her bir uygulama için deney föyü hazırlanmıştır. Elde edilen veriler SPSS paket programı ile analiz edilmiştir. Araştırmanın veri analizinde aritmetik ortalama, standart sapma, min ve max puanlar, Wilcoxon İşaretli Sıralar testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda ön test ve son test arasında anlamlı farklılık bulunmuştur ve laboratuvar yöntemiyle desteklenen bağlam temelli öğretimin 3. sınıf "Canlılar Dünyasına Yolculuk" ünitesindeki öğrenci akademik başarısını arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Görüşme sonucunda öğrenciler laboratuvar yöntemiyle desteklenen bağlam temelli öğretimin ilgi çekici, zevkli, meraklandırıcı, kolay anlaşılır, heyecanlandırıcı, gerekli, akılda kalıcı ve eğlenceli olduğunu belirtmiştir. Araştırma sonucunda öğrenci akademik başarısının olumlu yönde arttığı görülmüştür. Bu sebeple Fen Bilimleri dersinde anlaşılması zor konular laboratuvar ile desteklenerek bağlam temelli öğrenme yaklaşımı ile anlatılabilir. ANAHTAR KELİMELER: Bağlam Temelli Öğrenme, Laboratuvar Yöntemi, Fen Bilimleri, Akademik başarı

Akademik başarıBağlam temelli yaklaşımFen bilgisi+6
Yağmur Sertdemir
Bolu Abant Izzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi öğretmenlerinin çevre okuryazarlığı ile ekolojik vatandaşlık düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Araştırma, okul öncesi öğretmenlerinin çevre okuryazarlık düzeyleri ile ekolojik vatandaşlık düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla; Sakarya, Düzce ve Bolu illerinin merkez ilçelerinde görev yapmakta olan 223 okul öncesi öğretmeninin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modelinin kullanıldığı araştırmada veri toplama aracı olarak Genel Bilgi Formu, Çevre Okuryazarlık Ölçeği ve Ekolojik Vatandaşlık Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde Mann Whitney U, bağımsız gruplar için t-testi ve Kruskal Wallis testleri ile Spearman Brown korelasyon katsayısı kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda cinsiyet ve okul türünün okul öncesi öğretmenlerinin çevre okuryazarlık düzeylerinde etkili bir değişken olmadığı, yaşın bilgi; eğitim durumunun tutum; çevre eğitimi alma durumunun kullanım; deneyimin ise kullanım, tutum ve ölçek toplamında anlamlı bir farklılık oluşturduğu belirlenmiştir. Okul öncesi öğretmenlerinin ekolojik vatandaşlık düzeylerinde ise eğitim durumunun etkili bir değişken olmadığı, bunun yanı sıra yaşın sürdürülebilirlik ve ölçek toplamında; cinsiyetin sorumluluk; okul türünün ise katılım, sürdürülebilirlik ve ölçek toplamında; deneyimin sürdürülebilirlik, hak- adalet ve ölçek toplamında, yine eğitim alma durumunun katılım, sorumluluk ve ölçek toplam puanlarında etkili olduğu belirlenmiştir. Ölçekler arasındaki ilişki incelendiğinde ise, okul öncesi öğretmenlerinin çevre okuryazarlık düzeyleri ile ekolojik vatandaşlık düzeyleri arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Ekolojik vatandaşlıkOkul öncesi dönemOkul öncesi eğitim+3
Merve Kaya Aydın
Bolu Abant Izzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sınıf öğretmenlerinin mesleki yabancılaşma ve motivasyon düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada, sınıf öğretmenlerinin mesleki yabancılaşma düzeyleri ve mesleki motivasyon düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2021-2022 eğitim öğretim yılında Bolu il merkezine bağlı ilkokullarda sınıf öğretmenliği yapan 196 öğretmen oluşturmaktadır. Ölçme araçları Bolu il merkezindeki Milli Eğitim Müdürlüğü'nün izin verdiği ilkokullarda fiilen görevini yapan sınıf öğretmenlerine uygulanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "İşe Yabancılaşma Ölçeği" ve "İş Motivasyonu Ölçeği" kullanılmıştır. Örneklemin normal dağılıp dağılmama durumuna katılımcı sayısı 50'den fazla olduğu için Kolmogorov- Smirnov testi ile bakılmıştır. Dağılımın normal olmaması nedeniyle analizlerde non-parametrik testler kullanılmıştır. Öğretmenlerin mesleki yabancılaşma ve mesleki motivasyon düzeylerinin cinsiyete göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için Mann Whitney U testi; kıdem ve mevcut okuldaki görev süresine göre farklılaşıp farklılaşmadığını saptamak için ise Kruskal Wallis testi uygulanmıştır. Sınıf öğretmenlerinin mesleki yabancılaşma düzeyleri ile mesleki motivasyon arasındaki ilişkiyi tespit etmek için ise normal dağılım göstermediği için Pearson basit doğrusal korelasyon analizi yapılmış dağılım normal olmadığı için Spearman Brown korelasyon katsayısına bakılmıştır. Araştırma sonucunda sınıf öğretmenlerinin mesleki yabancılaşmaları az düzeyinde, mesleki motivasyonları yüksek düzeyde olduğu görülmüştür. Ayrıca sınıf öğretmenlerinin mesleki yabancılaşma ve mesleki motivasyon düzeylerinin cinsiyete göre anlamlı farklılığın olmadığı, mesleki yabancılaşma düzeylerinin kıdem ve mevcut okuldaki görev süresi değişkenine göre anlamlı farklılık gösterdiği, mesleki motivasyon düzeylerinin kıdem ve mevcut okuldaki görev süresi değişkenine göre anlamlı farklılık olmadığı, mesleki yabancılaşma düzeyleri ve mesleki motivasyon düzeyleri arasında negatif yönde, orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. ANAHTAR KELİMELER: Mesleki yabancılaşma, mesleki motivasyon, sınıf öğretmeni

MotivasyonOkula yabancılaşmaSınıf öğretmenleri+2
Hasibe Gülmez
Bolu Abant Izzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sınıf öğretmen adaylarının sanal müze kullanımına yönelik memnuniyet düzeylerinin bazı değişkenlere göre incelenmesi

Bu araştırmada öğretmen adaylarının sanal müze kullanımına yönelik memnuniyet düzeylerini belirlemek, aynı zamanda öğretmen adaylarının demografik özelliklerine göre sanal müze kullanımına yönelik memnuniyet düzeyleri arasındaki farklılıkları tespit etmek amaçlanmıştır. Araştırma, genel tarama modeline dayalı betimsel bir çalışma deseninde tasarlanmıştır. Çalışmaya 2019-2020 güz ve bahar dönemlerinde Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Sınıf Eğitimi Ana Bilim Dalında 1., 2., 3. ve 4. sınıfta öğrenim gören 190 kadın ve 53 erkek öğrenci katılmıştır. Covid19 salgını sebebiyle çalışma online olarak gerçekleştirilmiş, sanal müzeler hakkında bilgi verilmiş, ders planları sunulmuş ve örnek sanal müze gezileri yapılmıştır. Veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu ile Teker ve Özer (2016) tarafından Türkçeye uyarlanmış ve geliştirilmiş olan sanal müze sanal tur memnuniyet ölçeği kullanılmıştır. Araştırma sonucunda sanal müze kullanımına yönelik genel memnuniyet düzeyinin düşük, cinsiyet değişkeni bakımından sanal ortamın kullanılabilirliği alt boyutunda kadın öğrencilerin görüşlerinin erkek öğrencilerin görüşlerinden daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Yaş, sınıf düzeyi, online ders hariç ortalama internet kullanım süresi değişkeni bakımından öğrencilerin sanal ortam memnuniyeti, sanal ortamın kullanılabilirliği alt boyutlarında ve sanal müze kullanımına yönelik genel memnuniyet düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark tespit edilmiştir. Sonuç olarak araştırmanın örneklem grubunu oluşturan sınıf öğretmen adaylarının sanal müze sanal tur memnuniyet ölçeği puanları ile cinsiyet, yaş, sınıf düzeyi, online ders hariç ortalama internet kullanım süreleri arasında bireysel farklılıklara, sosyo-demografik ve sosyokültürel sebeplere bağlı olarak anlamlı bir fark tespit edilmiştir.

Aday öğretmenlerKullanıcı tatminiKültürel miras+4
Ebru Yorulmaz
Bolu Abant Izzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sınıf öğretmeni yetiştirme sürecinde ilkokullarda gerçekleştirilen öğretmenlik uygulaması çalışmalarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, sınıf öğretmenliği lisans programının dördüncü yılında yer alan ve ilkokullarda gerçekleştirilen öğretmenlik uygulamalarını; öğretme-öğrenme süreçleri, mesleki çalışmalar ve öğretmen adayı-uygulama öğretmeni-öğretim elemanı işbirliği boyutunda sınıf öğretmeni adayları ve uygulama öğretmenlerinin görüşleri doğrultusunda belirlemeye çalışmaktır. Tarama modelindeki bu çalışmanın araştırma grubunu, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Programı dördüncü sınıfta öğrenim gören 73 öğretmen adayı ve Düzce Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Programı dördüncü sınıfta öğrenim gören 42 öğretmen adayı oluşturmuştur. Bolu ili merkez ilçelerindeki ilkokullarda görev yapan 33 ilkokul öğretmeni ile Düzce ili merkez ilçelerindeki ilkokullarda görev yapan 16 ilkokul öğretmeni de araştırma grubunda yer almıştır. Araştırmada 115 sınıf öğretmeni adayı ve 49 uygulama öğretmeni olmak üzere toplam 164 kişiden veri toplanmıştır. Verilerin toplanması için araştırmacı tarafından hazırlanılan "Öğretmenlik Uygulaması Öğretmen Adayı Anketi" ve "Öğretmenlik Uygulaması Uygulama Öğretmeni Anketi" kullanılmıştır. Anket formları Google formlar üzerinden online ankete dönüştürülmüştür. Anketler katılımcıların e-postalarına gönderilerek ankete katılım sağlanmıştır. Verilerin toplanması 2019-2020 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizinde yüzde ve frekans değerleri kullanılmıştır. Araştırmada ulaşılan sonuçlara göre; Öğretmen adaylarının yarıdan fazlası iki dönemde 12'şer hafta yapılan öğretmenlik uygulamasını yetersiz buldukları ve 3.sınıftan itibaren her dönem olmasını istedikleri saptanmıştır. Adayların tamamına yakınının dersi planlarken öğretim programını kullandığı, yarıdan fazlasının ise öğretim süreçlerinde mobil öğrenme uygulamalarından en fazla Eba'yı tercih ettikleri belirlenmiştir. Uygulama öğretmenlerinin öğretmen adaylarına en çok öğrencilerle iletişim kurma, ses tonunu etkili kullanma ve sınıf yönetimi konularında rehberlik ettikleri saptanmıştır. Öğretmen adaylarını uygulama sürecinde olumsuz yönde etkileyen en büyük sorunun KPSS hazırlık süreci olduğu ortaya çıkmıştır.

Elif Çamlı
Bolu Abant Izzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sevgi pedagojisine yönelik eğilimler ölçeğinin Türkçe'ye uyarlanması ve sınıf öğretmenlerinin sevgi pedagojisine yönelik eğilimlerinin incelenmesi

Eğitim ortamlarının güven dolu, nitelikli ve işlevsel olmasının ön koşullarından biri sevgidir. Sevgi dolu bir eğitim ortamı oluştururken, öğretmenin öğrencisine ve mesleğine olan sevgisinin düzeyi ve bu sevgiyi eğitim ortamında ne düzeyde kullandığı önem arz etmektedir. Öğretmenlerin eğitim ortamında sevgiyi ne düzeyde kullandığını belirlemek amacıyla Loreman'ı (2011) temel alarak, Yin ve diğ. (2019) tarafından geliştirilen "Sevgi Pedagojisine Yönelik Eğilimler Ölçeği (SPYEÖ)" bu noktada önemli bir yol gösterici olabilir. Bu çalışmada SPYEÖ'nün Türkçe diline uyarlanması ve sınıf öğretmenlerinin sevgi pedagojisine yönelik eğilimlerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini, 2020-2021 eğitim öğretim yılında Diyarbakır ilinde görev yapmakta olan sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmada örneklem seçiminde tesadüfi olmayan örnekleme çerçevesinde kartopu örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Kartopu örneklemede; araştırmacı ulaşabildiği kişiler üzerinden başka kişilere ulaşır. Çalışmada Diyarbakır ilinde görev yapan 609 sınıf öğretmenine ulaşılmıştır. Çalışma ölçek uyarlama süreci ve sınıf öğretmenlerinin sevgi pedagojisine yönelik eğilimlerinin incelenmesi olarak iki aşamada yürütülmüştür. Sevgi Pedagojisine Yönelik Eğilimler Ölçeği uyarlama sürecinde; her iki dili iyi düzeyde bildiği varsayılan üçer kişiden oluşan iki farklı çeviri ekibi tarafından orijinal form Türkçe diline çevrilmiş ve alan uzmanları tarafından incelenerek gerekli düzeltmeler yapılmıştır. Ortaya çıkan Türkçe ölçek, geri çeviri tekniği ile İngilizce'ye çevrilmiştir. Geri çeviride oluşturulan ölçek ile orijinal İngilizce ölçek iki farklı İngilizce öğretmeni tarafından karşılaştırılmıştır. Uzmanların fikir birliği ile Türkçe'ye çeviri süreci sona ermiştir. Dil eşdeğerliğini test etmek amacıyla iki dile hâkim olduğu varsayılan 28 İngilizce öğretmenine 15 gün arayla ölçeğin orijinali ve Türkçe'ye çevrilmiş hali verilmiş ve ayrıca dil eşdeğerliği formu ile ölçeğin dil eşdeğerliğinin sağlandığı görülmüştür. Ardından 54 sınıf öğretmeni ile yapılan pilot çalışmada ölçeğin iç tutarlılığını gösteren Cronbach's Alpha değerinin α= .91 (p<.05) olduğu belirlenmiştir. Bu değerler ölçeğin ilk formunun yeterli iç tutarlığa ve güvenirliğe sahip olduğunu göstermektedir. Pilot uygulama sonrasında 609 sınıf öğretmeni ile asıl uygulama yapılarak elde edilen veriler ile ölçeğin güvenirlik ve geçerlilik analizleri yapılmıştır. Ölçeğin güvenirliğini test etmek için yapılan cronbach alfa (iç tutarlılık) katsayısı α= .93 ve toplam madde korelasyon değerlerinin r= .40 ile r= .70 olduğu tespit edilmiştir. Ölçek geçerliğini test etmek için ise yapı geçerliği çalışmaları kapsamında açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri incelenmiştir. AFA sonucunda toplam varyansın %65,54'ünü açıklayan altı faktörlü bir yapı elde edilmiştir. AFA sonucunda ortaya çıkan altı faktörlü yapı, DFA ile test edilmiş ve uyum indekslerinin anlamlı olduğu görülmüştür (χ2=997.736, df=353, p=.00). DFA'dan elde edilen modelde, gözlenen değişkenler ile gizil değişkenler arasındaki madde yük değerlerinin .40 ile .88 arasında değiştiği ve t değerlerinin anlamlı olduğu görülmüştür. SPYEÖ için hesaplanan diğer uyum indeksleri; NFI değeri .911, GFI değeri .85, AGFI değeri .82, CFI değeri .93 ve RMSEA değeri, .073 şeklindedir. AFA'da elde edilen sonuçlar ve DFA'da elde edilen uyum indeksleri, ölçeğin orijinal haliyle aynı modeli göstererek Türkçe formunun geçerlik kazandığı söylenebilir. Yapılan analizlerle Türkçe formunun ülkemiz literatüründe geçerli ve güvenilir bir şekilde kullanılabileceği doğrultusunda önemli sonuçlar elde edilmiştir. SPYEÖ'ye verilen cevapların çeşitli değişkenler açısından incelenmesi sürecinde verilerin analizi için SPSS istatistik paket programı kullanılmıştır. Sınıf öğretmenlerinin sevgi pedagojisine yönelik eğilimlerini incelemek için betimsel istatistiklerin (frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma vb.) yanında İlişkisiz Örneklemler için t Testi (Independent Samples t Test), tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Kruskal Wallis-H testi ve Mann-Whitney U testi kullanılmıştır. Bulgular sonucunda öğretmenlerin sevgi pedagojisine yönelik eğilimlerinin boyutlar bazında incelendiğinde en yüksek tutum puanlarının pedagojik nezaket boyutunda, en düşük tutum puanlarının ise affetme boyutunda olduğu tespit edilmiştir. Toplam puan ortalamalarına bakıldığında öğretmenlerin tutum puan ortalamalarının oldukça yüksek olduğu görülmüştür. Çeşitli değişkenler açısından bakıldığında öğretmenlerin cinsiyetine, yaşına, çocuk sahibi olma durumuna, medeni durumuna, eğitim düzeyine ve öğretmenlik mesleğini isteyerek tercih etme durumlarına göre tutumlarında anlamlı farklar olduğu görülmüştür. Bunların dışında öğretmenlerin tutumlarının mezun olunan fakülte türüne, mesleki deneyimlerine göre ve çalıştığı okulun yerleşim yerine göre anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir.

Eğitim bilimleriEğitim ortamıPedagoji+6
İmran Azboy
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim 1. sınıf hayat bilgisi ders kitabındaki görsellerin kök değerler açısından incelenmesi ve akademisyen görüşleri

Bu çalışmada ilköğretim 1. sınıf hayat bilgisi ders kitabındaki görsellerin kök değerler (Adalet, dostluk, dürüstlük, sevgi, saygı, sabır, sorumluluk, özdenetim, vatanseverlik yardımseverlik) açısından akademisyen görüşleri doğrultusunda incelenerek ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışmada nitel araştırma modellerinden temel nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Uzman görüşü alınarak hazırlanan form Türkiye'nin çeşitli üniversitelerinden akademisyenlerin görselleri yorumlamaları istenilmiş ve yorumlardan elde edilen dokümanlar, doküman analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. 1.sınıf hayat bilgisi ders kitabında yer alan kök değerler açısından incelenmesi uygun olduğu düşünülen 16 görsel seçilmiştir. Seçilen 16 görsel kullanılarak Feldman sanat eleştirisi, pedagojik eleştiri, aşamalarını içeren yarı yapılandırılmış formla önce çalışmayı yürüten kişi tarafından ardından Türkiye'nin farklı üniversitelerinde görev yapan sanat eğitimi alanında çalışan akademisyenler tarafından doldurularak veriler toplanmıştır. Verilerin analizinde betimsel analiz kullanılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen verilere göre, forma verilen cevaplar doğrultusunda Talim ve Terbiye Kurulunun belirlediği 10 kök değerin Hayat Bilgisi ders kitabına yansımaları, kullanım sıklığı ve yeterliliği çalışılmış olup araştırmanın sonucunda hayat bilgisi 1. Sınıf ders kitabında en çok yer verilen kök değerin sevgi, saygı, sorumluluktur. Ders kitabında en az kullanılan değerlerin dürüstlük, adalet, sabır kök değeri olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Kök değerlerin görsellere yansımasındaki yeterliliği hususunda en başarılı olan kök değerin yardımseverlik ve dürüstlük kök değeri olduğu sonucuna varılmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda 1.sınıf hayat bilgisi ders kitabı hazırlanırken dürüstlük, adalet ve sabır, değerlerine daha çok yer verilmesi önerilmiştir. Anahtar Sözcükler: Değerler eğitimi, kök değer, hayat bilgisi dersi, Feldman sanat eleştirisi (pedagojik eleştiri).

DeğerlerDeğerler eğitimiGörsel hikayeleme+7
Ayşe Özçınar
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul öğrencilerinin okuma kültürlerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Okuma eyleminin bireysel bir davranıştan alışkanlığa, alışkanlıktan kültüre evrilmesi ve demokratik, uygar bir toplum olmanın gereği olarak bir yaşam şekline dönüşebilmesi için alışkanlıkların edinildiği dönem olan bireyin ortaokul yılları önem arz etmektedir. Bu bağlamda bu araştırmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin okuma kültürü edinme süreçlerini etkileyen değişkenleri incelemektir. Araştırmanın evrenini, 2020-2021 eğitim öğretim yılında Diyarbakır ili Sur ilçesindeki bir devlet ortaokulunun 5, 6, 7 ve 8. sınıflarında öğrenim gören toplam 641 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında örneklem alma yoluna gidilmeyip evrenin tamamına ulaşılmaya çalışılmıştır. COVID-19 pandemisi nedeniyle öğrencilerin okula devam durumları göz önünde bulundurularak okula gelen öğrencilere yüz yüze ölçek uygulanmış, pandemi nedeniyle okula gelemeyen öğrencilere ise online anket yöntemiyle ölçekler ulaştırılmıştır. Gerek yüz yüze gerek online yöntemleriyle bu ortaokulda öğrenim gören 641 öğrencinin tamamına ölçekler ulaştırılmış, 602 ölçeğe yanıt alınabilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Kitap Okuma Alışkanlığına İlişkin Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Bu ölçek, 6 faktör ve 30 maddeden oluşmaktadır. Ölçeğin Cronbach-Alpha güvenirlik katsayısı .90 olarak hesaplanmıştır. Verilerin analizinde ise SPSS istatistik paket programı kullanılmıştır. Öğrencilerin okuma alışkanlıklarına yönelik görüşlerini ortaya çıkarmak için betimsel istatistiklerin (frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma vb.) yanı sıra İlişkisiz Örneklemler için t Testi (Independent Samples t Test), tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Kruskal Wallis-H testi ve Mann-Whitney U testi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular, ortaokul öğrencilerinin okuma alışkanlıklarının "yarar" boyutuna ilişkin tutumları en yüksek düzeyde iken "sevgi" boyutuna ilişkin tutumlarının diğer boyutlara kıyasla düşük düzeyde olduğunu göstermiştir. Okuma alışkanlığına ilişkin tutum düzeylerinin genel olarak "yüksek" seviyede olduğu belirlenmiştir. Ayrıca yapılan analizler sonucunda öğrencilerin okuma alışkanlıkları ile cinsiyetleri, sınıf düzeyleri, anne ve baba eğitim durumları, kütüphane kullanımları, okul öncesi eğitim alma durumlarına göre anlamlı farklar olduğu tespit edilmiştir. Çalışmanın sonuçları bir bütün olarak değerlendirildiğinde çocuklarda okumanın bir kültür haline gelebilmesi için okuma alışkanlığının sevgi ve istek boyutuna ilşkin tutumlarının yüksek düzeyde olması gerekmektedir. Öğretmenlerin, yöneticilerin ve ebeveynlerin paydaşları olduğu okuma alışkanlığı paydasındaki süreç; progmatik ve pragmatik olduğu kadar duygu temelli de olmalıdır. Bu amaca istinaden ebeveynlere ve öğretmenlere büyük görevler düştüğü ve çocuğun aile ortamı, etkilendiği kişiler, kitaplara ve kütüphaneye maruz kalmasının okuma alışkanlığı sürecinin önemli değişkenleri arasında yer aldığı göz ardı edilmemelidir.

Kitap okumaOkumaOkuma alışkanlığı+6
Leyla Aküzüm
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Beden eğitimi ve oyun dersinde çocuk oyunları ile değerler eğitimi

Bu çalışma Beden Eğitimi ve Oyun dersinde çocuk oyunları yoluyla değerler eğitiminin gerçekleşme durumunu incelemek ve çocuk oyunlarının değerler eğitimindeki etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmada nitel araştırma modellerinden temel nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Diyarbakır ili Kocaköy ilçesindeki 4. sınıf öğrencileri arasından amaçsal örnekleme yöntemlerinden kolay ulaşılabilir durum örneklemesi yöntemiyle belirlenen 10 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmada öğrencilere Oyun Oynuyorum Derleme Kitapçığı 4. sınıf oyunları kısmında bulunan 11 tane oyun oynatılmıştır. Oynatılan ilk oyundan itibaren gözlemlere başlanmıştır. Elde edilen verilerin ayrıntılı hale getirilmesi ve gösterilen davranışların daha derinlemesine incelenmesi adına oyunlar esnasında video kayıtları alınmıştır. Araştırmacı ilk oyundan itibaren her oyun için oyun günü içerisinde araştırmacı günlüğü tutmuştur. Oyunlara dair veriler, MEB Değerler Eğitimi Yönergesi içerisinde bulunan 27 değer dikkate alınarak toplanmıştır. Verilerin analizi için betimsel analiz kullanılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen verilere göre, oyunlar esnasında yapılan gözlemler ve tutulan araştırmacı günlüklerine dayanarak, Beden Eğitimi ve Oyun dersinde oynatılan çocuk oyunları yoluyla elde edilen değerler ile bu değerlerin kazanılma şekli ve değerleri kazandırmada çocuk oyunlarının rolü belirlenmiştir. Çocuk oyunları yoluyla; saygı, yardımlaşma, adil olma, temizlik, liderlik, dayanışma, özgüven, paylaşımcı olmak, nazik olmak, dostluk, dürüstlük, barış ve sorumluluk değerleri elde edilmiştir. Bunun yanı sıra öğrenciler saygı değerini akranlarına karşı göstermemiş sadece oyunları yöneten öğretmenlerine karşı göstermiştir. Dolayısıyla çocuk oyunları yoluyla değerlerin kazanımı saygı değerinde tam anlamıyla sağlanmamıştır. Değerleri kazandırmada oyunların rolü olarak; değerlerin doğaçlama olarak açığa çıkmasını sağladığı, öğrencilere somut yaşantı imkânı tanıdığı, öğrencilerin hoş vakit geçirirken aynı zamanda değerleri kazanmalarına imkân tanıdığı, eğlenmeye ve eğlenirken değerleri öğrenmeye olanak tanıdığı ve çeşitli becerilerin gelişimine katkıda bulunduğu belirlenmiştir.

Beden eğitimi ve oyun öğretimi dersiDeğerler eğitimiOyunlar+3
Medine Doğan
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Anadolu masallarında yer alan değerlerin okul öncesi dönemde resim analizi yöntemi ile incelenmesi

Bu çalışma Anadolu Masalları'nda yer alan değerlerin resim analizi yöntemiyle çocuklardaki farkındalık oluşturma düzeylerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmada nitel araştırma modellerinden temel nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırma grubu Diyarbakır ili Kayapınar ilçesi Huzurevleri Anaokulu'nda 5 yaş sınıfına devam eden 12 okul öncesi öğrencisinden oluşmaktadır. Çalışmada MEB Değerler Eğitimi yönergesi temel alınarak Anadolu Masalları seti içinde yer alan Okul Öncesi Masallarla İlgili Kazanımlar-Göstergeler Oyun ve Etkinlik Önerileri Kitapçığı'nda yer alan değerlerin çocuklardaki yansımaları incelenmiştir. Çalışmada çocuklara 12 masal anlatımı gerçekleştirilmiş, her masal anlatımı sonrasında çocuklardan resim yapmaları istenmiştir. Çocukların yaptıkları resim çizimleri sonrasında çizimlerini anlatmaları istenmiş ve anlatımları sırasında ses kayıtları alınmıştır. Çocukların yaptıkları çizimler ve alınan ses kayıtları araştırmanın verilerini oluşturmaktadır. Verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen bulgular ışığında Anadolu Masalları'nda yer alan değerlerden çocuklarda görülmesi beklenen değerlerin çocuklara ulaşıp ulaşmadığı incelenmiştir. Araştırma sonuçları araştırmanın temel ve alt amaçları göz önünde bulundurularak incelenmiştir. Çocukların dinledikleri her masaldan kendi iç dünyalarına, bulundukları çevreye, deneyimlerine ve dünyayı algılayış biçimlerine göre farklı farklı değerler konusunda farkındalıklar kazandıkları görülmüştür. Çocukların yaptıkları çizimlerde masal kahramanlarına veya masalda yer alan öğelere yer verdikleri, çocukların sözel anlatımlarında her masalda farklı değerlere ilişkin farkındalık kazandıkları ve anlatımlarında ifade ettikleri görülmüştür. Bulgular sonucunda çocukların paylaşma, arkadaşlık/dostluk, sevgi, misafirperverlik, merhamet, sorumluluk, yardımlaşma/dayanışma, problem çözme, doğruluk/dürüstlük, aile kavramı, çalışmak, iyilik, nezaket, hoşgörü, saygı, alçakgönüllülük, bağımsız ve özgür düşünce, özgüven, tasarruf ve cesaret değerlerine ilişkin farkındalık kazandıkları görülmüştür. Anlatılan 12 masaldan 4 tanesinde çocuklardan yansıyan değerler Anadolu Masalları Kitapçığı'ndaki değerlerle paralel olduğu, 5 tanesinde çocuklardan yansıyan değerler ile görülmesi beklenen değerlerin paralel olmadığı, 4 masalda ise görülmesi beklenen değerlerin kısmen çocuklara yansıdığı sonucuna ulaşılmıştır.

Anadolu halk masallarıDeğerlerDeğerler eğitimi+6
Tuba Çiçek
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sınıf öğretmenlerinin bireyselleştirilmiş eğitim programı (BEP)yeterlikleri ile tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi

İnsanlar bedensel, zihinsel ve sosyal yönden birbirinden farklıdır. Her insan sahip olduğu bireysel farklılığa uygun eğitim alma hakkına sahiptir. Özel gereksinimli bireylerin de sahip oldukları yetersizlik türüne ve düzeyine uygun eğitim alma hakları bulunmaktadır. Genel eğitim sınıfında öğrenim gören özel gereksinimli öğrencilerin eğitsel ihtiyacını karşılamak Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı (BEP) ile mümkün olmaktadır. Bu araştırmada, sınıf öğretmenlerinin BEP yeterlikleri ile tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada, nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, 2020-2021 Eğitim-Öğretim Yılı Bahar Yarıyılında Batman ili merkeze bağlı ilkokulların 1-4. sınıflarında kaynaştırma öğrencisi bulunan 277 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada, araştırmacı tarafından geliştirilen "Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı Tutum Ölçeği" (BEPTÖ) ile İlik ve Sarı (2018) tarafından geliştirilen "Öğretmenler İçin Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı Yeterlilik Ölçeği" (ÖBEPYÖ) kullanılmıştır. Veri toplama aracı, COVID-19 pandemi sürecinde okullarda yüz yüze eğitime ara verilmesi nedeniyle hem online hem elden uygulanmıştır. Veri toplama aracından elde edilen veriler, SPSS istatistik paket programı ile analiz edilmiştir. Verilerin analizinde betimsel istatistiklerin (frekans, yüzde, aritmetik XI ortalama, standart sapma vb.) yanı sıra non- parametrik analiz teknikleri (Kruskal Wallis-H testi ve Mann-Whitney U testi) kullanılmıştır. Ayrıca, sınıf öğretmenlerinin BEP tutumları ile BEP yeterlikleri arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla Spearman Momentler Çarpımı Korelasyon Testi kullanılmıştır. Araştırmada, sınıf öğretmenlerinin BEP ile ilgili genel tutumlarının "katılıyorum" düzeyinde ve olumlu olduğu belirlenmiştir. Araştırmada, sınıf öğretmenlerinin BEP'e uygun materyal hazırlamalarının zor olduğu, BEP uygulama sürecinde meslektaşları ile görüş alışverişinde bulunmak istedikleri, BEP'in kaynaştırma öğrencileri için yararlı olduğuna inandıkları, BEP hazırlanması ile ilgili çalışmalara katılmaktan hoşlandıkları, BEP konusunda üstlerine düşen sorumlukları yerine getirme konusunda istekli oldukları belirlenmiştir. Ayrıca BEP'in öğretmen-öğrenci iletişimini artırdığı, kaynaştırma uygulamasında ortaya çıkabilecek sorunların çözümünde etkili olduğu, öğretmenlerin mesleki gelişimine katkı sağladığı ortaya çıkmıştır. Araştırmada, sınıf öğretmenlerinin BEP'e yönelik tutumlarının geneli üzerinde cinsiyet, kıdem, öğrenim durumu değişkenlerinin etkisi olmadığı, buna karşılık hizmetiçi eğitim değişkeninin sınıf öğretmenlerinin BEP'e yönelik tutumları üzerinde etkili olduğu belirlenmiştir. Araştırmanın sonucunda, sınıf öğretmenlerinin BEP yeterlikleri "BEP Hazırlık Öncesi", "BEP Hazırlama Aşaması" , "BEP Aile Katılımı", "BEP'in Uygulanması ve Değerlendirilmesi" alt boyutları ile ölçeğin tamamında "katılıyorum" düzeyinde ve olumlu bulunmuştur. Ayrıca araştırmada, sınıf öğretmenlerinin kurallarına uygun BEP hazırlama konusunda yeterli olduğu, BEP ekibinin görev ve sorumluluklarını bildikleri, BEP için gerekli olan eğitsel performansın belirlenmesine katkı sağladıkları, BEP'in her aşamasında aile katılımının gerekli olduğunu bildikleri, BEP'e uygun eğitim yürütülmesi gerektiği ve gereken uyarlamaları yaptıkları, BEP uygulandıktan sonra öğrencinin gelişimine göre değerlendirmesini yapabildikleri sonuçlarına ulaşılmıştır. Son olarak BEP'e yönelik yeterliklerinin geneli üzerinde cinsiyet, kıdem, öğrenim durumu, kaynaştırma öğrenci sayısı değişkenlerinin etkisi olmamakla birlikte, hizmet içi eğitim değişkeninin öğretmenlerin BEP'e ilişkin yeterlikleri üzerinde anlamlı farklılık oluşturduğu görülmüştür. Ayrıca araştırmada, sınıf öğretmenlerinin BEP'e yönelik tutumlarının, BEP'e ilişkin yeterliklerini olumlu yönde etkilediği belirlenmiştir. XII Anahtar Kelimeler: BEP, özel gereksinimli birey, kaynaştırma uygulamaları, özel eğitim

Bireyselleştirilmiş eğitim programlarıBireyselleştirilmiş öğretim yöntemiMesleki yeterlilik+3
Aslı Yücetürk
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sınıf öğretmenlerinin çocuk sevme düzeyleri ile öğretme motivasyonları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin çocuk sevme düzeyleri ile öğretme motivasyonları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Tarama araştırması modellerinden ilişkisel tarama modeli ile gerçekleştirilen araştırmanın evrenini, 2021-2022 eğitim-öğretim yılı Adıyaman il merkezinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı 33 devlet ilkokulunda görev yapan 835 sınıf öğretmeni oluşturmuştur. Bu araştırmanın örneklemini ise basit seçkisiz örnekleme yöntemi ile seçilen 403 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Barnett Çocuk Sevme Ölçeği" ve "Öğretme Motivasyonu Ölçeği" kullanılmıştır. Çalışmadan elde edilen veriler SPSS paket programı ile analiz edilmiştir. Verilerin analizinde; İlişkisiz Örneklemler için t Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Kruskal Wallis-H testi, Mann-Whitney U testi kullanılmıştır. Ayrıca, bağımsız değişkenlerin bağımlı değişkenleri yordama düzeylerini belirlemek amacıyla Doğrusal Regresyon Analizi yapılmıştır. Bu testler sonucunda anlamlı farklılığın hangi denek grupları arasında gerçekleştiğini belirleyebilmek için Bonferroni, Mann-Whitney U testi ile çoklu karşılaştırmalar yapılmıştır. Araştırma sonucunda; sınıf öğretmenlerinin hem çocuk sevme düzeyi hem de öğretme motivasyonu açısından, cinsiyet değişkenine göre kadın öğretmenler, çocuk kitaplarını okuma değişkenine göre çocuk kitaplarını okuyan öğretmenler, yeteri kadar çocuk oyunu bilme değişkenine göre çocuk oyunu bilen öğretmenler, öğretmenlerinin basından ve sosyal medyadan çocuk haberlerini takip etme değişkenine göre basından ve sosyal medyadan çocuk haberlerini takip eden öğretmenlerin lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Ayrıca yordayan çocuk sevme puanı ile yordanan içsel motivasyon puanı arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki belirlenmiş, çocuk sevme düzeyi puanlarının içsel motivasyon puanlarının anlamlı bir yordayıcısı olduğu ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak, yordayan çocuk sevme puanı ile yordanan öğretme motivasyonu toplam puanı arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki belirlenmiş çocuk sevme düzeyi puanlarının içsel motivasyon puanlarının anlamlı bir yordayıcısı olduğu ortaya çıkmıştır.

MotivasyonSevgiSınıf öğretmenleri+6
Abdulvahap Duranay
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlkokullarda görev yapan öğretmenlerin okul yönetimine katılımlarının incelenmesi (Diyarbakır ili örneği)

Bu araştırmanın temel amacı, ilkokullarda görev yapan öğretmenlerin okul yönetimine katılımı hakkındaki görüşlerinin belirlenmesi ve elde edilen bulgulara göre etkili okula ulaşmak noktasında öneri ve görüş bildirmektir. Araştırma tarama türünde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Diyarbakır ilinin dört merkez ilçesi olan Bağlar, Kayapınar, Sur ve Yenişehir'de bulunan 195 ilkokulda görev yapan 225 branş öğretmeni, 279 okul öncesi öğretmeni, 157 rehber öğretmen, 2650 sınıf öğretmeni olmak üzere toplamda 3311 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, Diyarbakır ilinin dört merkez ilçesi olan Bağlar, Kayapınar, Sur ve Yenişehir'de bulunan ilkokullarda görev yapan öğretmenler arasından küme yöntemiyle seçilen 587 öğretmen oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak, ilkokul öğretmenlerinin okul yönetimine katılımlarının incelenmesinde Uyar (2007) tarafından geliştirilen "Yönetime Katılma Ölçeği" ölçme aracı kullanılmıştır. Ölçek 4 boyuttan oluşup ilkokul öğretmenlerinin kendi okulunda yönetimine katılmaları düzeyine ilişkin öğretmen görüşleri, yönetime katılmanın yararlarına ilişkin öğretmen görüşleri, yönetime katılımı azaltan etkenlere ilişkin öğretmen görüşleri ve yönetime katılımı artıran etkenlere ilişkin öğretmen görüşlerini ölçmektedir. Çalışmadan elde edilecek veriler SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) programı ile analiz edilecektir. Verilerin analizinde; (Bağımsız) Örneklemler t testi, Tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Kruskal Wallis-H testi, Scheffe ve Mann-Whitney U sınaması kullanılmıştır. Bu testlerin sonuçlarına göre, parametrik dağılım varsayımlarını yerine getiren verilerin çözümlenmesinde parametrik testler kullanılmışken, söz konusu varsayımları yerine getirmeyen veriler için de non-parametrik testler kullanılmıştır. Ayrıca araştırmada bağımsız ve bağımlı değişkenler arasındaki ilişkiyi ortaya koymak amacıyla Pearson Momentler Çarpım Korelâsyonu ve çoklu doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Verilerin analizleri sonucu öğretmenlerin "yönetime katılmanın yararları" ile "yönetime katılımı artırıcı önlemler" boyutlarına "çok üst düzeyde" görüş belirtirken, "yönetime katılmayı azaltan etkenler" boyutuna "üst düzeyde", yönetime katılma durumu" boyutuna ise "orta düzeyde" görüş belirttikleri gözlemlenmiştir. İlk okul öğretmenlerinin okul yönetime katılımı hakkındaki görüşleri arasında; cinsiyet, yaş, mesleki kıdem, yöneticilik deneyimi, branş, öğrenim durumu ve okulun bulunduğu ilçe değişkenlerinde anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Yönetime katılma durumu, yönetime katılmanın yararları ve yönetime katılımı artırıcı öneriler boyutlarında kadınların erkeklere oranla yönetime katılımın hakkındaki algılarının daha yüksek olduğu saptanmıştır. 30 yaş ve daha alt yaştaki öğretmenlerin okul yönetimine katılım hakkındaki algılarının daha ileri yaştaki öğretmenlere göre daha yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. Yönetime katılmayı azaltan etkenler boyutlarında ise 31-40 arası yaş grubundaki öğretmenlerin daha düşük düzeyde görüş belirttikleri anlaşılmaktadır. Ayrıca öğretmenlerin kıdemi arttıkça okul yönetimine katılma durumu, okul yönetimine katılmanın yararları ve yönetime katılımı artırıcı önerilere ilişkin algılarının da azaldığı görülmektedir. Yönetime katılma durumu boyutunda sınıf öğretmenlerinin katılımının diğer branş kategorilerine oranla daha düşük düzeyde olduğu, yönetime katılımı azaltan etkenler boyutunda ise branş öğretmenlerinin katılımının diğerlerine oranla daha düşük seviyede olduğu ortaya çıkmıştır. Yöneticilik deneyimi olmayan öğretmenlerin yöneticilik deneyimi olan öğretmenlere göre algılarının daha üst düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Lisans mezunu öğretmenlerin lisansüstü eğitim yapmış öğretmenlere oranla yönetime katılım durumu hakkındaki algıları daha yüksektir. Ayrıca Sur ilçesinde görev yapan öğretmenlerin katılımı artırıcı önlemler boyutunda diğer ilçelerde görev yapan öğretmenlere oranla katılımlarının daha düşük olduğu görülmektedir.

DiyarbakırEğitim yönetimiYönetime katılma+3
Süleyman Akdağ
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlkokulda çoklu zekâ kuramının uygulanabilirliğine ilişkin öğretmen görüşlerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Bu çalışmanın amacı ilkokulda Çoklu Zekâ Kuramının uygulanabilirliğine ilişkin öğretmen görüşlerinin cinsiyet, eğitim durumu, hizmet süresi ve görev yeri değişkeni açısından incelemektir. Çalışma, tarama modelinde nicel ve nitel araştırma yöntemlerini bir arada kullanan karma yöntemli bir araştırmadır. Araştırmanın evrenini 2015-2016 eğitim-öğretim yılı içerisinde Diyarbakır ilinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilkokullarında görev yapan 5643 sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel boyutundaki örneklemini Diyarbakır ilinde köyde 100, ilçede 100 ve şehir merkezinde 100 olmak üzere toplamda 300 sınıf öğretmeni, nitel boyutundaki örneklemini ise Diyarbakır ilinde köyde 10, ilçede 10 ve şehir merkezinde 10 olmak üzere toplamda 30 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel verileri 20 maddelik 5'li likert tipi ölçek kullanılarak toplanılmış olup elde edilen veriler SPSS for Windows 22.0 paket programıyla analiz edilmiştir. Araştırmanın nitel verileri ise yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanılmış olup elde edilen verilerin içerik analizi yapılmıştır. Nicel araştırma sonucunda cinsiyet değişkeni açısından öğretmen görüşleri arasında anlamlı bir fark bulunmazken; eğitim durumu, hizmet süresi ve görev yeri değişkeni açısından anlamlı bir fark bulunmuştur. Nitel araştırma sonucunda ise sınıf öğretmenlerinin Çoklu Zekâ Kuramına ilişkin genel olarak olumlu görüşlere sahip olduğu görülmüştür. Ayrıca sınıf öğretmenlerinin Çoklu Zekâ Kuramını öğretim yöntem ve tekniklerinde uygulamalarının başlıca nedenleri arasında; eğitim ve öğretimde kalıcılığı sağladığı, öğrencilerin ilgi ve yeteneklerini ortaya çıkardığı, derslerin daha kolay anlaşılmasını sağladığı, dersleri daha eğlenceli hale getirdiği ve Milli Eğitim Bakanlığınca hazırlanan ders kitaplarının Çoklu Zekâ Kuramını desteklediği görülmüştür. Sınıf öğretmenlerinin Çoklu Zekâ Kuramını öğretim yöntem ve tekniklerinde uygulayamamalarının nedenleri arasında ise; Çoklu Zekâ Kuramını uygulayabilecek eğitim-öğretim ortamının bulunmaması, sınıf mevcutlarının fazla olması, müfredatı yetiştirememe korkusu ve öğretmenlerin Çoklu Zekâ Kuramı hakkında yeterli bilgiye sahip olmamaları gösterilmiştir. Anahtar sözcükler: Zekâ, Çoklu Zekâ Kuramı, Öğretmen Görüşleri, Çoklu Zekâ Kuramının Uygulamaları,

Sınıf öğretmenleriÇoklu Zeka KuramıÖğretmen görüşleri+2
Serdar Erkuş
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bitişik eğik yazıdan dik temel yazıya geçişe ilişkin öğretmen görüşleri

Bu araştırmanın amacı; sınıf öğretmenlerinin okuma-yazma öğretiminin dik temel harf ya da bitişik eğik harflerle uygulanmasına ilişkin görüşlerini belirlemektir. Araştırma konusunun niteliği ve araştırmanın amacı doğrultusunda nitel araştırma modellerinden temel nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırma bulgularına dayalı olarak ortaya çıkan sonuçlar şöyle sıralanabilir: • Dik temel yazının öğrencilerin fiziki yapılarına uygun olması, öğrencilere bu yazı türünü öğrenmede kolaylık sağlamıştır. • Dik yazı ile öğretim yapma öğrencilere öğrenme, öğretmenlere de öğretme kolaylığı sağlamıştır. • Dik temel yazıya geçiş velilerin öğrencilerin öğrenmelerine destek olmalarını kolaylaştırmıştır. • Öğretmenler dik temel yazının öğrenme geçmişine uygun, günlük yaşama yakın, kolay yazılan bir yazı türü olması, estetik açıdan kendilerine hitap etmesi gibi nedenlerden ötürü de kendilerini dik temel yazıya yakın görmüşlerdir.

Bitişik eğik yazıDil eğitimiEl yazısı+7
Nuran Ateş Köysu
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sınıf öğretmenlerinin iki dilli sınıflarda yaşadığı eğitsel ve iletişimsel sorunlara ilişkin görüşleri

Bu araştırmanın amacı; sınıf öğretmenlerinin iki dilli sınıflarda yaşadığı eğitsel ve iletişimsel sorunlara ilişkin görüşlerini belirlemektir. Araştırma konusunun niteliği ve araştırmanın amacı doğrultusunda nitel araştırma desenlerinden temel nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu; Diyarbakır ilinde bulunan 8 ilkokulda görev yapmakta olan 20 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme tekniğinden yararlanılmış ve veriler ses kaydı olarak toplanmıştır

Eğitim sorunlarıSınıf öğretmenleriÖğretmen görüşleri+5
Yücel Pekgenç
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sınıf öğretmenlerinin beden eğitimi ve oyun derslerindeki yeterliliklerine ilişkin görüşleri

Bu çalışmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin beden eğitimi ve oyun derslerindeki yeterlilik düzeylerine ilişkin görüşlerini belirlemek, kendilerini hangi alt boyutlarda (planlama ve derse hazırlık, öğretim, strateji, yöntem ve teknik, materyal kullanma, sınıf yönetimi, uygulama, ölçme ve değerlendirme) ne ölçüde yeterli hissettiklerine dair görüşlerini saptamak ve bu görüşler arasında cinsiyete, yaşa, kıdeme, teorik ve uygulamalı ders alıp almama durumu ile mezun oldukları bölüme göre anlamlı bir fark olup olmadığını tespit etmektir.Bu çalışma tarama türünde yapılan betimsel bir çalışmadır. Çalışmanın evrenini Malatya ilinde ilkokullarda görev yapan sınıf öğretmenleri oluştururken, örneklemini Malatya ilinde görev yapan 423 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak, "Beden Eğitimi Dersi Öğretmen Yeterlik Ölçeği" ile "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır.Araştırma sonuçlarına göre sınıf öğretmenlerinin genel anlamda kendilerini beden eğitimi ve oyun derslerinde yeterli gördükleri sonucuna ulaşılmıştır. Alt boyutlar düzeyinde ise öğretmenlerin kendilerini planlama-derse hazırlık, öğretim, strateji, yöntem ve teknik, materyal kullanma, uygulama, sınıf yönetimi ve ölçme-değerlendirme alt boyutlarında yeterli gördükleri sonucuna ulaşılmıştır.Sınıf öğretmenlerinin ölçme aracında yer alan demografik özellikleri ile ilgili sorulara verdikleri yanıtlar incelendiğinde cinsiyet, yaş ve kıdemlerine göre aralarında anlamlı bir farklılık olmadığı; teorik ve uygulamalı ders alıp almama durumlarına ve mezun oldukları bölüme göre ise aralarında anlamlı farklar olduğu görülmüştür. Bu anlamlı farkın teorik ve uygulamalı ders alan öğretmenler ile 4 yıllık Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği mezunu olanlar lehine olduğu görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Yeterlilik, beden eğitimi ve oyun, sınıf öğretmeni.

Beden eğitimiBeden eğitimi ve spor dersiMesleki yeterlilik+3
Mehmet Demirhan
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sınıf öğretmenlerinin farklı kültürel yapıdan gelen öğrencilere ilişkin görüşlerinin değerlendirilmesi

Eğitim öğretim sürecinin etkinliğini ve çağın gereklerine uygunluğunu etkileyen pek çok etken vardır. Bu etkenler arasında öğretmenler kilit konumdadır. Öğretmenlerin çağın gerekleri doğrultusunda sahip olması gereken özelliklerden biri de kültürlerarası duyarlılıktır. Zorunlu eğitimin başlangıcı olan ilkokullarda görev yapan sınıf öğretmenleri pek çok öğrencinin ilk karşılaştığı öğretmendir. Bu nedenle sınıf öğretmenlerinin kültürel farklılık olarak algıladığı hususlar ve kültürlerarası duyarlılıkları önem arz etmektedir. Bu araştırma; sınıf öğretmenlerinin kültürel farklılık olarak algıladıkları hususları ve kültürlerarası duyarlılıkları belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışma karma araştırma modeli ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini Gaziantep ili Şahinbey ilçesi merkezinde bulunan resmi ilkokullarda görev yapmakta olan sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi Şahinbey ilçesinde görev yapmakta olan 401 sınıf öğretmenidir. Veriler 401 sınıf öğretmeni üzerinden toplanmıştır. Veriler "Kişisel Bilgi Formu", "Kültürlerarası Duyarlılık Ölçeği " ve "Öğrencilerde kültürel farklılık olarak gördüğünüz unsurlar nelerdir" açık uçlu sorusu ile toplanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu açık uçlu soruya yanıt veren 272 kişi oluşturmaktadır. Nitel verilerin çözümlenmesinde betimsel analiz, nicel verilerin çözümlenmesinde t-testi ve tek yönlü varyans analizi yapılmıştır. Araştırma sonucunda erkek öğretmenlerin kültürlerarası duyarlılık ölçeği toplam puan ve ölçek alt boyut puan ortalamalarının kadın öğretmenlerden daha yüksek olduğu bulunmuştur. Eğitim öğretim verilen sınıf düzeyi ve mesleki kıdem değişkenleri ile kültürlerarası duyarlılık arasında anlamlı farklılık bulunamamıştır. Buna karşın etkileşimden özgüven alt boyutunda 16 yıl ve üzeri mesleki kıdeme sahip öğretmenler ile 11-15 yıl arası mesleki kıdeme sahip öğretmenler arasında 16 yıl ve üzeri mesleki kıdem lehine anlamlı farklılık bulunmuştur. Ayrıca etkileşimden hoşlanma alt boyutunda 16 yıl ve üzeri mesleki kıdeme sahip öğretmenleri ile diğer mesleki kıdemler arasında anlamlı farklılık bulunmuş ve 16 yıl üzeri mesleki kıdeme sahip öğretmenlerin daha fazla etkileşimden hoşlandığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın nitel verileri üzerinde yapılan analiz neticesinde sınıf öğretmenlerinin kültürel farklılık olarak en çok belirtikleri iki husus "dil" ve "sosyal yaşantılar" temelindeki farklılıklar olarak belirlenmiştir.

Kültürel farklılıkKültürel yakınlıkKültürlerarası duyarlılık+4
Ersin Katfar
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çizgi filmlerdeki baskın kişilik özelliklerinin çocuklar üzerindeki etkilerinin incelenmesi

Bu çalışmada çizgi filmlerdeki baskın kişilik özelliklerinin çocuklar üzerindeki etkileri incelenmiştir. Çalışmada nitel araştırma modellerinden temel nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırma çalışma grubunu, Gaziantep ili Şahinbey ilçesindeki 3. sınıf öğrencileri arasından 30 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmada çocukların izlemeyi en çok tercih ettikleri çizgi film belirlenmiş daha sonra bu çizgi filmde yer alan karakterlerin çocuklar üzerindeki etkilerini belirlemek amacıyla belirlenen çizgi film bölümleri izletilmiştir. Öğrencilerin en çok izledikleri çizgi filmin Teen Titans Go adlı çizgi film olduğu belirlenmiştir. İzletilen ilk bölümden itibaren gözlemlere başlanmıştır. Araştırma kapsamında 30 bölüm gösterimi gerçekleştirilmiştir. İzletilen son bölümün ardından görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizi için betimsel analiz kullanılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen verilere göre, Teen Titans Go çizgi filminin çocukların görüşleri ve araştırmacı gözlemlerine dayanarak, çizgi filmin çocukların sosyal ilişkilerine etkisi, çizgi filme yönelik algıları ve karakterlere yönelik tutumları belirlenmiştir. Çocukların ilgili çizgi filmde kendileriyle en çok özdeşleştirdiği karakter, lider karakter olmuştur. Çocukların çizgi filmde yer alan baskın karakterin şiddet içerikli davranışlardan etkilendiği ancak şiddetin olumsuz yönünün farkında olmadıkları, bu davranışları komik ve eğlenceli bularak benzer davranışlar sergilediği belirlenmiştir. Bunun yanı sıra çizgi filmin çocuklarda ekip ruhu oluşturduğu da tespit edilmiştir. Çizgi filmin çocukların dil edimine olumlu etki olarak kelime dağarcığını zenginleştirdiği, olumsuz etki olarak argo içerikli ifade kullanımına yol açtığı belirlenmiştir.

BaskınlıkDuygusal etkiGörsel etki+7
Ümit Güleken Katfar
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi öğretmen adaylarının, öğretmenlerinin ve alan uzmanlarının bakış açısıyla çocuğu tanıma ve değerlendirme uygulamalarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı okul öncesi öğretmen adaylarının, okul öncesi öğretmenlerinin, öğretim elemanlarının ve alan uzmanlarının deneyim ve önerilerinden yola çıkarak alan için temel konulardan biri olan çocuğu tanıma ve değerlendirmenin yeri, önemi, gerekliliği, alandakilerin yeterliliği ve uygulamaları noktasında bütüncül bir bakış açısına ulaşmaktır. En genel tanımıyla betimsel tarama modeli ile gerçekleştirilen araştırmanın çalışma grubunu Ankara ilindeki okul öncesi eğitim kurumlarında görev yapmakta olan 172 okul öncesi öğretmeni, Ankara ilinde yer alan altı üniversitede; Ankara, Başkent, Gazi, Hacettepe, ODTÜ, TED üniversitelerinde çocuğu tanıma ve değerlendirme dersini almış olan 142 okul öncesi öğretmen adayı ve bu üniversitelerde çocuğu tanıma ve değerlendirme dersini yürütmekte olan altı öğretim elemanı ve üç alan uzmanı oluşturmaktadır. Araştırmanın veri toplama sürecinde doküman analizi, gözlem, yüz yüze görüşme ve likert tipi ve açık uçlu sorulardan oluşan uzaktan görüşme formları kullanılmıştır. Araştırma sonucunda okul öncesi eğitim paydaşlarının erken çocukluk döneminde çocuğu tanıma ve değerlendirme uygulamalarının kritik bir öneme sahip olduğu, lisans öğrenimindeki çocuğu tanıma ve değerlendirme dersindeki teorik bilgilerin uygulama çalışmaları ile koordine edilmesi gerektiği, hizmet öncesinde yapılabilecek iyileştirmelerin mezun olunduktan sonra sahadaki uygulamalara yansıyacağı ve buradan hareket ile okul öncesi öğretmenlerinin değerlendirme çalışmalarındaki boşlukların doldurabilmesi adına değerlendirme konusunda farkındalıklarının da arttırılmasının önemi vurgulanmıştır.

Aday öğretmenlerDeğerlendirmeMesleki yeterlilik+7
Tuğba Akgök Karaca
Baskent University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

3-6 yaşa yönelik resimli öykü kitaplarının çevre etiği görüşleri çerçevesinde incelenmesi

Çocukların doğa algısını şekillendirmesi ve çevreye karşı olumlu tutumlar kazanmasına yardımcı olması sebebiyle doğa ve çevre temalı resimli öykü kitaplarının okul öncesi eğitimde ve çocuk edebiyatında büyük önemi vardır. Bu tez çalışmasında, nitel araştırma yöntemi kullanılarak 3-6 yaş aralığındaki çocuklara yönelik doğa ve çevre temalı resimli öykü kitaplarının antroposentrik ve ekosentrik çevre etiği görüşleri çerçevesinde incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, Ankara ilindeki üç üniversiteye bağlı anaokullarının kitaplık ve kütüphanelerinde yer alan resimli öykü kitapları arasından araştırmanın örneklem ölçütlerine uyan 21 resimli öykü kitabı belirlenmiş ve betimsel analiz yöntemi ile incelenmiştir. Çevre etiği kapsamında doğanın değerinin, doğadaki varlıklar arasındaki bağlantının, insan ve doğa arasındaki ilişkisinin öykülerde nasıl ele alındığı öykülerin içeriksel özellikleri bakımından derinlemesine incelenerek analiz edilmiştir. İncelenen 21 resimli öykü kitabının 10'unda ekosentrik görüşün, 6'sında ise antroposentrik görüşün baskın olduğu görülmüştür. 5 kitapta ise her iki çevre etiği görüşüne dair unsurlar yer almakta olup, baskın bir çevre etiği görüşünün bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bulgulardan elde edilen sonuçlar, doğa ve çevre temalı resimli öykü kitaplarının, doğanın içsel bir değere sahip olduğuna dair bir anlayış barındırması, insanı doğanın bir parçası olarak sunması, doğadaki tüm varlıklar arasında kuvvetli bir bağ olduğunu vurgulaması gerektiğini ortaya koymuştur. Ayrıca, doğa ve çevre temalı öykülerin ekosentrik sayılabilmesi için yalnızca doğa unsurlarına yer verilmesinin yeterli olmadığı, öykünün diğer içeriksel özellikleri açısından da bu görüşü yansıtması gerektiği vurgulanmıştır. Araştırma kapsamında incelenen kitapların bir kısmının bu doğrultuda ekosentrik görüşe uygun örnekler teşkil ettiği sonucuna ulaşılmıştır. İnsanın doğadan üstün olduğu ve doğayı sadece kendi ihtiyaç ve faydası için kullandığı içeriklere sahip kitapların ise çocuklara sunulmaması gerektiği ifade edilmiştir. Ayrıca, öykülerde yer alan didaktik unsurların, öykünün önüne geçmeyecek şekilde sunulmasının önemli olduğu da belirtilmiştir. Araştırma sonucunda araştırmacılar, öğretmenler, eğitim kurumları, aileler ve yazarlar için öneriler sunulmuştur.

Afra Sultan Kaya
Baskent University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi öğretmen adaylarının öğretmen yeterlilik algıları üzerine bir inceleme

Eğitimin her aşamasında olduğu gibi okul öncesi eğitimde de, öğretmenin mesleki yeterlilikleri büyük önem arz etmektedir. Bu bağlamda araştırma eğitim fakültesi okul öncesi öğretmenliği bölümünde öğrenim gören öğretmen adaylarının öğretmen yeterlilik algılarının belirlenmesini amaçlamaktadır. Araştırmada bu çerçevede Kars Kafkas Üniversitesi Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Öğretmenliği bölümü 1. ,2. ,3. ve 4. sınıfta öğrenim görmekte olan 147 öğrenci ile anket çalışması yapılmıştır. Betimsel tarama modelinde desenlenen araştırmada, demografik bilgi formu ve öğretmen yeterlilik algılarını "Öğrenciyi Tanıma", "Öğrenme Öğretme", "Gelişimi İzleme", "Çevreyle İlişkiler", "Program İçerik", "Alan bilgisi", "Kendini Geliştirme", "Uluslararası değerler" olmak üzere sekiz boyutta ölçen "Öğretmen Yeterlilikleri Ölçeği" uygulanmıştır. Bunun yanında toplam 20 öğrenciyle, yarı yapılandırılmış sorulardan oluşan derinlemesine mülakat yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre öğretmen adaylarının uluslararası değerler ve çevre ile ilişkiler en fazla yeterli olarak algıladıkları alanların başında gelirken, alan bilgisi ve öğrenme-öğretme alanı en az yeterli olarak algıladıkları alanlardır. Sınıflara göre tüm öğretmen yeterliliklerinde gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklar vardır (p<0,05). Uluslar arası değerler ve çevreyle ilişkiler birinci sınıf öğrencilerinde, diğer tüm yeterlilik alanları ise dördüncü sınıf öğrencilerinde daha yüksek düzeydedir. Sınıflara göre tüm sınıflarda öğrencilerin yeterlilik algıları demografik özelliklerine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar göstermemektedir (p>0,05). Genel olarak öğretmen adaylarının tüm yeterlilik alanlarında aldıkları puanlar ortalamanın üzerindedir.

Mesleki yeterlilikOkul öncesi eğitimOkul öncesi eğitim+5
Serap Aktemur Gürler
Baskent University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi öğretmenlerinin sanat eğitimine yönelik tutumlarını belirlemek üzere ölçek geliştirme çalışması

Günlük eğitim programında, çeşitli etkinlikler yoluyla çocuklar için öğrenme deneyimleri sağlanmaktadır. Bu etkinliklerden biri sanat eğitimidir. Sanat eğitimi, bireyin estetik bir bakış açısı kazanmasına, çevreye duyarlı olmasına, duygularını ve düşüncelerini çeşitli şekillerde ifade etmesine, içinde yaşadığı dünyayı daha iyi anlamasına imkân sağlayarak iletişim becerilerini geliştirmesine yardımcı olmaktadır. Çocuklar sanat eğitimi yoluyla karşılaştıkları sorunları görmeyi ve bunları yaratıcı güçlerini kullanarak çözmeyi öğrenebilirler. Bu durumda okul öncesi öğretmenlerinin, çocukları yaratıcı sanatlarla çalışmaya ve bu yönde programlar yaratmaya teşvik etmek için gerekli çevre düzenlemelerini yaparak çocukları sanatın her alanına teşvik etmesi, desteklemesi ve yönlendirmesi oldukça önemlidir. Bu nedenlerle bu araştırmada, okul öncesi öğretmenlerinin sanat eğitimine ilişkin tutumlarını ortaya koymak için tutum ölçeği geliştirilmeye çalışılmıştır. Bu araştırma kapsamında sanata yönelik tutumların tespit edilebilmesi amacıyla geliştirilen Sanat Eğitimine Yönelik Tutum Ölçeği'nin, hem eğitim hem de sanat alanlarını ele alması bakımından, alana katkı getireceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: okul öncesi, sanat eğitimi, tutum ölçeği.

Okul öncesi öğretmenlerSanat eğitimiTemel sanat eğitimi+5
Elif Özcan
Baskent University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi öğretmenlerinin biçimlendirici değerlendirme uygulamaları

Bu araştırmada okul öncesi öğretmenlerinin biçimlendirici değerlendirme uygulamalarına yönelik algı ve uygulamalarının araştırılması amaçlanmıştır. Nitel araştırma yöntemi kullanılarak yürütülen bu çalışma, fenomenoloji (olgubilim) deseni ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Ankara ve İstanbul illerinde çeşitli okul öncesi eğitim kurumlarda görev yapan 15 öğretmen oluşturmaktadır. Veriler görüşme yöntemi kullanılarak toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak, okul öncesi öğretmenlerinin biçimlendirici değerlendirme ile ilgili görüşlerini belirlemek için, araştırmacı tarafından hazırlanan yarı –yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Okul öncesi öğretmenlerinin görüşlerine göre, öğretmenler değerlendirme aracı olarak gözlemi tercih etmektedirler. Öğretmenler gözlem yaparken, çocukların gelişimsel özelliklerini, ilgi ve ihtiyaçlarını, olumsuz davranışlarını ve sosyal ilişkilerini dikkate aldıklarını ifade etmişlerdir ve bu durumlara göre çocuklara geri bildirim yaptıkları anlaşılmaktadır. Ayrıca öğretmenler sınıf mevcudunun kalabalık olması, zamanın yetersizliği ve fazladan iş yükü getirmesi gibi sebeplerden dolayı değerlendirme yaparken zorlandıklarını belirtmişlerdir. Anahtar Kelimeler: okul öncesi eğitim, biçimlendirici değerlendirme, erken çocukluk eğitiminde değerlendirme

Biçimlendirmeci değerlendirmeDeğerlendirmeOkul öncesi eğitim+2
Aslı Elden
Baskent University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi öğretmenlerinin okuma-yazma becerisinin gelişimine yönelik rolleri ve uygulamalarının incelenmesi

Bu araştırmada, okul öncesi öğretmenlerinin okuma ve yazma becerilerine yönelik rolleri ve uygulamalarinin incelenmesi hedeflenmiştir. Bu çalışmaya Ankara ili Altındağ, Çankaya, Yenimahalle, Gölbaşı ilçelerinde çalışmakta olan 234 okul öncesi öğretmeni katılmıştır. Araştırmada betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak okul öncesinde dil ve okuryazarlık etkinlikleri temelli ölçek, araştırmacı tarafından geliştirilmiş gözlem formu ve açık uçlu soru sorulardan yarı yapılandırılmış soru formu kullanılmıştır. Araştırmaların sonuçlarına göre okul öncesi öğretmenleri okuma yazma hazırlık çalışmalarına yönelik olarak daha çok masa başında gerçekleşen kavram çalışmaları yaptırmaktadır. Çalışmaya katılan okul öncesi öğretmenleri genellikle kitap ve diğer basılı materyalleri incelemesi için çocuklara verdiklerini, yüksek sesle şiir, masal, hikaye ve resimli kitaplar okuduklarını, kitabın arka ve ön kapakları, kitabın başı ve sonu gibi özellikler hakkında bilgi verdiklerini ifade etmişlerdir. MEB Okul öncesi programında yoğun olarak "okuma yazma öğretiminin yapılmaması" ifadesi kullanılırken, çeşitli okul öncesi kurumlarında öğretmenlerin okuma yazma öğretimi yapabileceklerini ifade etmeleri göze çarpmıştır. Bunun yanı sıra bazı kurumlarda okuma yazma öğretiminin 36 aylıktan itibaren başladığı görülmüştür. Verilen cevaplar doğrultusunda okul öncesi öğretmenlerinin okuma yazma hazırlık etkinlikleri ile okuma yazma öğretimi başlıklarını birbirleri yerlerine kullandıkları, kavram yanılgılarına düştükleri ve bazı okul öncesi öğretmenlerinin MEB Okul Öncesi Programını bilmedikleri fark edilmiştir. Genel olarak öğretmenlerin çalıştıkları okulların etkinlik planları, tutumları ışığında cevaplar verdikleri görülmüştür. Okul öncesi öğretmenlerinin yarısı velilerin okuma yazma öğretilmesini istediği belirtirken, yarısının bu durumu istemediği araştırma sonucunda ortaya çıkmıştır.

Erken çocuk eğitimiOkul öncesi eğitimOkul öncesi öğretmenler+2
Emine Eda Bircan
Baskent University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sosyal bilgiler öğretim programı bağlamında TRT belgesellerinin incelenmesi ve infografiklerle gösterilmesi

Bu araştırmanın amacı 4. sınıf Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programında yer alan öğrenme alanları, kazanımlar, beceriler ve değerler açısından TRT belgesellerinin incelenmesidir. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmış ve araştırma nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseniyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri TRT belgesellerinin dokuz farklı kategorisinden 2019-2022 yıllarını kapsayan ve en çok izlenilen 492 bölümünden olacak şekilde ölçüt alınarak seçilen 135 bölümle elde edilmiştir. Araştırmada nitel veri toplama yöntemlerinden doküman incelemesi kullanılmıştır. TRT Belgeselleri bu araştırmada doküman olarak ele alınmıştır. Araştırmada amaçsal örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Elde edilen veriler hem tablolarla verilmiş hem de infografik tasarlanarak gösterilmiştir. Araştırma sonucunda infografiklerle gösterilen TRT belgesellerinin Sosyal Bilgiler dersi öğretimine yardımcı olacak, derslerin verimliliğini arttıracak eğitsel bir araç olarak kullanılabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programındaki tüm öğrenme alanlarıyla ilişkilendirme yapılan kategori TRT belgesellerinden Bilim Teknoloji ve Doğa-Gezi kategorisindeki belgeselleridir. Araştırmanın bulgularından elde edilen sonuca göre tüm belgesel kategorileri bazında, kazanımlar açısından en fazla ilişkilendirmeye sahip olan öğrenme alanı İnsanlar Yerler ve Çevreler olmuştur. Tüm belgesel kategorileri incelendiğinde kazanımlar açısından en fazla ilişkilendirme "SB.4.3.1. Çevresindeki herhangi bir yerin konumu ile ilgili çıkarımlarda bulunur." kazanımıyla yapılmıştır. İncelenen tüm belgesel kategorilerinde "SB.4.1.1. Resmî kimlik belgesini inceleyerek kişisel kimliğine ilişkin çıkarımlarda bulunur.", "SB. 4.1.4. Kendisini farklı özelliklere sahip diğer bireylerin yerine koyar.", "SB.4.1.5." Diğer bireylerin farklı özelliklerini saygı ile karşılar.", "SB.4.6.3. Okul yaşamında gerekli gördüğü sosyal etkinlikleri önerir.", "SB.4.3.2. Günlük yaşamda kullandığı mekânların krokisini çizer. " ve "SB.4.7.2. Türkiye'nin komşuları ve diğer Türk Cumhuriyetleri ile olan ilişkilerini kavrar." kazanımları en az ilişkilendirilebilen kazanımlar olmuştur. Mekanı algılama becerisi TRT belgesellerinde en çok ilişkilendirilen beceri iken, en az ilişkilendirilebilen becerilerin finansal okuryazarlık ve kanıt kullanma becerileri olduğu sonucuna ulaşılmıştır. TRT belgeselleri değerler açısından incelendiğinde en fazla ilişkilendirilebilen değer çalışkanlık değeri olurken, en az ilişkilendirilebilen estetik ve dürüstlük değerleri olmuştur. Anahtar Kelimeler: Belgeseller, 4. sınıf sosyal bilgiler dersi öğretim programı, döküman inceleme, infografik, nitel araştırma

Belgesel filmBelgesellerDoküman analizi+7
Gözde Gedik
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlkokul öğrencilerinin bilimin doğasını anlamadaki yeterliliklerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi (Karaman ili örneklemi)

Bu araştırmada, ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin bilimin doğasını anlamadaki yeterlilik düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından ortaya konulması amaçlanmaktadır. Araştırmada katılımcıların bilimin doğasını anlamadaki yeterliliklerinin belirlenmesi için nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, 2020-2021 eğitim ve öğretim yılında Karaman il merkezindeki ilkokullarda öğrenim gören 454 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemi kullanılarak oluşturulmuştur. Veri toplama araçları olarak, araştırmacı tarafından geliştirilmiş olan İlkokul Öğrencilerinin Bilimin Doğasını Anlamadaki Yeterlilikler Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin çözümlenmesi sürecinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, t-testi, Mann-Whitney U ve Kruskal-Wallis H testi kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre ilkokul öğrencilerinin bilimin doğasını anlamadaki yeterlilikleri düzeylerinin "Kararsızım" düzeyinde olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin alt boyutlardaki düzeyleri incelendiğinde; Bilimsel bilgi alt boyutunda "Kısmen Katılıyorum", Sosyo-Kültürel Etki alt boyutunda "Kararsızım", Bilimsel Teori ve Kanunlar alt boyutunda "Kararsızım" düzeyinde oldukları tespit edilmiştir. İlkokul öğrencilerinin bilimin doğasını anlamadaki yeterlilik düzeylerinin, cinsiyet, üye olunan bir sivil toplum kuruluşu, bilimsel faaliyetlere katılma durumu, ebeveyn eğitim ve mesleki durumu ve ikamet edilen yer değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermezken, Fen Bilimleri dersinde yapılan deneylere katılma durumu, bilimsel kitap okuma durumu ve bilimsel dergi okuma durumu değişkenleri açısından anlamlı farklılık göstermiştir. İlkokul öğrencilerinin bilimin doğasını anlamadaki yeterlilik düzeyleri alt boyutlarında belirlenen değişkenler açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık olup olmadığı incelenmiştir. Sonuç olarak ilkokul öğrencilerinin bilimin doğasını anlama yeterliliklerinin bilimsel teori ve kanunlar hakkında yeterli düzeyde olmadıkları, bilimsel bilgi konusunda düzeylerinin daha yüksek olduğu, bilimsel çalışmalar yapmaktan hoşlandıkları ve nasıl yapıldığının ilgilerini çektiğini, bilimin kültürle ilişkisini kurmakta ise yeterli düzeyde olmadıkları görülmüştür.

Bilimin doğasıBilimsel bilgiYeterlilik+1
Ebru Demir
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlkokul 4. sınıf öğrencilerinin öz düzenleyici yazma becerilerine ilişkin görüşleri

Bu araştırmanın amacı, ilkokul öğrencilerinin öz düzenleyici yazma becerilerine ilişkin görüşlerinin incelemektir. Araştırma 2021–2022 eğitim öğretim yılında Gaziantep ilinin Şehitkamil İlçesinin bir ilkokulunda öğrenim gören 52 dördüncü sınıf öğrencileriyle yürütülmüştür. Araştırma için durum çalışması modeli kullanılmıştır. Araştırma verilerini toplamak için toplam dört hafta süre ayrılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak altı adet açık uçlu sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu ve elde edilen verileri desteklemek amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen ''Hikaye Yazma Etkinlik Formu'' kullanılmıştır. Verilerin analizi içerik analizi ile yapılmış, analizin sonucunda beş adet ana tema bulunmuştur. Temaların güvenilirliği Miles ve Hubermann'ın (1994) 'Güvenirlik Formülü' hesaplanarak bulunmuştur. Daha sonra beş ana tema alt temalara ayrılarak öğrenci görüşleri yorumlanmıştır. Bulgular "Motivasyon ile İlgili Bulgular", "Hedef Belirleme ile İlgili Bulgular", "Destekleme ile İlgili Bulgular", "Süreci İzleme ile İlgili Bulgular" ve "Kontrol ile İlgili Bulgular" olmak üzere beş başlıktan oluşmaktadır. Motivasyon ile ilgili bulguda oluşan alt başlıklar; Yazma etkinliklerini seviyor musun?, Nerede yazı yazıyorsun?, Nasıl bir ortamda yazı yazıyorsun? şeklinde; hedef belirleme ile ilgili bulguda oluşan alt başlıklar metin türleri, yazma ögelerini belirleme, yazma amaçlarını belirleme şeklinde; destekleme ile ilgili bulguda oluşan alt başlıklar, yazarken nasıl bir yol izlersin, nelere dikkat edersin, yazarken en çok hangi konularda sorun yaşıyorsun?; destekleme ile ilgili bulguda oluşan alt başlıklar, sorun yaşadığında ne yaparsın?; kontrol ile ilgili bulguda oluşan alt başlıklar, yazma uygulamaları bittiğinde yaptıkları, iyi bir yazı yazdıklarında hissettikleri şeklinde oluşturulmuştur. Araştırma sonucunda elde edilen veriler incelendiğinde öz düzenleyici yazma becerilerine ilişkin öğrenci görüşleri, hedef belirleme, motivasyon, destekleme, süreci izleme ve kontrol yönünde olduğu belirlenmiştir. Ayrıca öğrencilerin yazı yazarken içerikten çok biçimsel özelliklere önem verdiği görülmüştür.

Kontrollü yazmaOkuma-yazma öğretimiYazma becerisi+5
Rabia Karaman Oğuz
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fen bilimleri dersinde mobil artırılmış gerçeklik uygulamalarının öğrencilerin akademik başarısına ve derse yönelik tutumuna etkisi

Bu araştırmada, ilkokul 4. sınıf Fen Bilimleri dersinde kullanılan MAG uygulamalarının öğrencilerin Fen Bilimleri dersine karşı akademik başarılarına ve tutumlarına etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmanın uygulama süreci 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Afyonkarahisar ili Çay ilçesinde bulunan bir devlet okulunda öğrenim gören 4. sınıf öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden biri olan ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Afyonkarahisar ili Çay ilçesinde bir devlet okulunda öğrenim gören 4. sınıftaki 49 öğrenci oluşturmuştur. Kontrol grubundaki öğrencilere Fen Bilimleri dersi öğretim programında yer alan etkinlikler uygulanarak dersler işlenirken deney grubundaki öğrencilere MAG uygulamaları ile dersler işlenmiştir. Deney grubundaki öğrencilere uygulanan uygulamalar Quiver, Unite AR, Uzay 4D, Arloopa ve araştırmacı tarafından Unity AR -Vuforia programı üzerinde hazırlanan MAG uygulamalarıdır. Araştırma haftalık 3 ders saatinden toplamda 5 hafta sürmüştür. Deney ve kontrol gruplarına araştırmacı tarafından hazırlanan başarı testi ve Nuhoğlu (2008) tarafından geliştirilen "Fen Bilimleri Dersine Yönelik Tutum Ölçeği" ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Verilerin analizinde SPSS 22 istatistik paket programı kullanılmıştır. Araştırmada "Dünyamızın Hareketleri" konusunda MAG uygulamalarının Fen Bilimleri dersinde öğrencilerin akademik başarısına ve Fen Bilimleri dersine yönelik tutumuna etkisinin incelenmesi amacıyla örneklemin tamamına ait ön test ile son test başarı testi puanı ortalamaları incelenmiştir. Yapılan incelemeler sonucunda MAG uygulamalarının kullanılmasının öğrencilerin akademik başarılarını ve Fen Bilimleri dersine karşı tutumlarını arttırmada etkili olduğu görülmüştür.

Akademik başarıArtırılmış gerçeklikFen bilgisi dersi+7
Agah Oktay Kılıç
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Web 2.0 araçlarıyla desteklenmiş sayı duyusu eğitim programının ilkokul birinci sınıf öğrencilerinin sayı duyusu gelişimine etkisi

Bu araştırmanın amacı, Web 2.0 Araçlarıyla Desteklenmiş Sayı Duyusu Eğitim Programı'nın ilkokul birinci sınıf öğrencilerinin sayı duyusu gelişimi üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırmanın evrenini 2022-2023 eğitim öğretim yılında Afyonkarahisar İhsaniye ilçesinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilkokullara devam eden, normal gelişim gösteren ve daha önce sayılarla ilgili özel bir program uygulanmamış olan birinci sınıf çocuklar oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini oluştururken ilkokul birinci sınıfa devam eden öğrenci sayısı 20'nin altında olmayan okullar belirlenmiştir. Deney grubu olarak 23 öğrencisi bulunan A İlkokulu 1-A sınıfı, kontrol grubu olarak 21 öğrencisi bulunan A İlkokulu 1-B sınıfı olmak üzere toplam 44 öğrenci örnekleme alınmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden yarı deneysel desen kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak Jordan ve diğerleri (2012) tarafından geliştirilen Uyanık Aktulun (2019) tarafından ilkokul birinci sınıfa devam eden Türk çocuklarına uyarlanan Sayı Hissi Değerlendirme Aracı ile araştırmacı tarafından geliştirilen öğrenciler ve ailelerle ilgili kişisel bilgileri toplamak amacıyla "Genel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Uygulama sürecinde 12 hafta boyunca araştırmacı tarafından 23 deney grubu öğrencisi ile Web 2.0 Araçlarıyla Desteklenmiş Sayı Duyusu Eğitim Programı'na uygun olarak ders yapılmıştır. Benzer olarak araştırmacı tarafından 12 hafta süresince 21 kontrol grubu öğrencisi ile mevcut ders müfredatına göre ders yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda grupların testten elde ettikleri puan ortalamaları arasındaki farkın anlamlılığı bağımsız gruplarda "Mann Whitney U Testi" bağımlı gruplarda "Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi" ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda deney grubu öğrencilerinin Sayı Hissi Değerlendirme Aracı alt boyutları ve toplamına ilişkin ön test puanlarının son test puanlarından istatistiksel olarak; Sayı tanıma, sayı karşılaştırmaları, sözel olmayan hesaplama, öykü problemleri, sayı kombinasyonları alt boyutlarında ve Sayı Hissi Değerlendirme Aracı toplam puanında anlamlı farklılığın olduğu belirlenmiştir (p<.05). Sayma becerileri alt boyutunda ise anlamlı farlılık tespit edilmemiştir (p>.05). Benzer biçimde deney grubu ve kontrol grubu öğrencilerinin Sayı Hissi Değerlendirme Aracı alt boyutları ve toplamı son-test ortalama puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farkın oluştuğu belirlenmiştir (p<.05). Araştırma Web 2.0 araçları destekli eğitim süreçlerinin sayı duyusu becerileri üzerinde olumlu etkileri olduğunu ortaya koymaktadır. Araştırmanın sonucuna dayalı olarak Web 2.0 araçlarının farklı sınıf seviyelerindeki matematik dersi kapsamındaki sayı duyusu konularında da çalışmalar yapılarak kullanılmasına ilişkin önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: İlkokul, matematik, sayı duyusu, sayı duyusu becerileri, Web 2.0 araçları.

İlkokullar
Zuhal Akbabaoğlu
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlkokul öğrencileri için girişimcilik özyeterlik ölçeği geliştirilmesi: Geçerlik ve güvenirlik çalışması

21. yüzyıl becerilerinden biri olan girişimcilik becerisi, öğretim programlarında sekiz anahtar yetkinlik bölümünde yer almaktadır. Girişimcilik becerisi, erken yaş dönemlerinden itibaren kazandırılması gereken bir beceridir. Girişimcilik becerisi altında öğrencilerin iletişim, yenilikçi ve inovatif düşünme, problem çözme ve karar verme becerileri gibi birçok beceri yer almaktadır. Bireylerin kendi girişimci yönlerini keşfetmeleri ve bu sayede gerçekleştirecekleri girişimlerde daha başarılı olmaları girişimcilik eğitimi ile sağlanmaktadır. Bu bilgiler doğrultusunda bu araştırmanın amacı 4.sınıf öğrencilerinin girişimcilik özyeterliklerini belirleyecek bir ölçek geliştirmektir. Ayrıca öğrencilerin girişimcilik becerisi üzerinde etkisi olan yöntem ve uygulamaların belirlenmesi konusunda araştırmacılara ve öğretmenlere katkı sağlaması beklenmektedir. Araştırma bir ölçek geliştirme araştırmasıdır. Araştırma alanyazındaki girişimcilik konusu ve bu konudaki ölçekler taranarak başlanmıştır. Geliştirilmesi planlanan ölçeğin formatı belirlenmiştir. Öğrencilerle gerçekleştirilen görüşmeler ile alanyazın taraması desteklenerek madde havuzu oluşturulmuştur. Uzman görüşüne sunulduktan sonra ölçeğin ön deneme uygulaması yapılmış ve gerekli değişiklikler tamamlanmış ve 39 maddelik 5'li likert tipi taslak ölçek oluşturulmuştur. Araştırmanın örneklem seçiminde tabakalı örneklem yöntemi kullanılmıştır. Araştırma 2021- 2022 eğitim öğretim yılı 2. döneminde Afyonkarahisar ilinde bulunan 3 farklı sosyo-ekonomik düzeye sahip devlete bağlı ilkokulda 4.sınıfta öğrenim görmekte olan öğrencilerle gerçekleştirilmiştir. İlkokul Öğrencileri İçin Girişimcilik Özyeterlik Ölçeği yapılan geçerlik ve güvenirlik analizlerinin sonucunda 18 maddelik son halini almıştır.

Damla Mutlu
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Akıl ve zekâ oyunlarının ilkokul 3. sınıf öğrencilerinin eleştirel düşünme eğilimleri ve karar verme becerileri üzerine etkisi

Bu çalışmanın amacı akıl ve zekâ oyunlarının ilkokul üçüncü sınıf öğrencilerinin eleştirel düşünme eğilimleri ve karar verme becerileri üzerindeki etkisini araştırmaktır. Bu araştırmada nicel araştırma yöntemleri kapsamında yarı deneysel desenlerden ön test-son test kontrol gruplu model kullanılmıştır. Araştırma 2021-2022 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde Şanlıurfa ili Suruç ilçesinde bir devlet okulunda öğrenim görmekte olan deney grubunda 24, kontrol grubunda 24 olmak üzere toplam 48 ilkokul üçüncü sınıf öğrencisinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Deney grubuna haftanın beş günü, günde iki saat olmak üzere toplam 36 saat akıl ve zekâ oyunları eğitimi verilmiştir. Kontrol grubundaki öğrenciler ise normal eğitimlerine devam etmişlerdir. Veri toplama aracı olarak "İlkokul Öğrencileri İçin Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği" ve "İlkokul Öğrencileri İçin Marmara Karar Verme Beceri Algısı Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçekler her iki gruba da (deney grubu ve kontrol grubu) ön test ve son test olarak öğrencilere iki kez uygulanmıştır. Elde edilen veriler bilgisayar ortamında bir istatistik paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Eleştirel düşünme eğilimlerine yönelik yapılan analiz sonuçlarına göre kontrol grubunun ön test-son test puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmazken akıl ve zekâ oyunları eğitiminin verildiği deney grubunun ön test-son test puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılığın olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca deney grubu ve kontrol grubu son test puanları karşılaştırıldığında deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir farklılığın olduğu görülmüştür. Karar verme becerilerine yönelik yapılan analiz sonuçlarına göre kontrol grubunun ön test-son test puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmazken akıl ve zekâ oyunları eğitiminin verildiği deney grubunun ön testson test puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılığın olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca deney grubu ve kontrol grubu son test puanları karşılaştırıldığında deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir farklılığın olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Oyun, akıl ve zekâ oyunları, eleştirel düşünme, karar verme.

İnayet Dal Çalışıcı
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Argümantasyon tabanlı STEM uygulamalarının ilkokul öğrencilerinin akademik başarılarına, argümantasyon kullanım düzeylerine, STEM'e yönelik tutum ve algılarına, STEM kariyerlerine ve ilgilerine etkisi

Bu araştırmada argümantasyon tabanlı STEM uygulamaları ile işlenen ilkokul 3. sınıf fen bilimleri dersinin öğrencilerin akademik başarılarına, argümantasyon kullanım düzeyleri ile STEM'e yönelik algı ve tutumlarına, STEM kariyerlerine ilgilerine etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmanın uygulaması 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Afyonkarahisar ili merkezinde yer alan bir devlet ilkokulunun 3/B sınıfında gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen uygulanmıştır. Veri toplama araçları olarak Aktamış ve Hiğde (2017) tarafından hazırlanan "Argümantasyon Modeli Derecelendirme Ölçeği"; Knezek ve Christensen (1998) tarafından geliştirilen Gülhan ve Şahin (2016) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "STEM Algı Testi"; Guzey, Harwell ve Moore (2014) tarafından geliştirilen Aydın, Saka ve Guzey (2017) tarafından 4.-8. sınıf öğrencileri için Türkçe'ye uyarlanmış olan "STEM Tutum Ölçeği (STÖ)"; Tyler-Wood, Knezek ve Christensen (2010) tarafından geliştirilen Yerdelen, Kahraman ve Taş (2016) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "STEM Kariyer İlgi Ölçeği"; akademik başarı testi ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmada STEM uygulamalarının, öğrencilerin STEM mesleklerine ilgisini, algılarını ve tutumlarını olumlu yönde artırdığı belirlenmiştir. Uygulama sonunda öğrencilerin fen, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarını bütünleşik algıladıkları; argümantasyon tabanlı öğrenme yaklaşımı ve STEM uygulamalarını zevkli ve eğlenceli buldukları; argümantasyon tabanlı öğrenme yaklaşımı ve STEM uygulamalarının öğrencilerin fen bilimleri dersine karşı algı, tutum ve ilgilerine, argümantasyon kullanım düzeylerine, STEM'e yönelik tutum ve algılarına, STEM kariyerlerine ilgilerine, akademik başarılarına olumlu yönde katkıda bulunduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: STEM, argümantasyon tabanlı öğrenme yaklaşımı, yarı deneysel desen, fen bilimleri

Sümeyye Büşra Sevilmiş
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
20
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hayat bilgisi dersinde eğitsel dijital oyun kullanımının öğrencilerin akademik başarılarına etkisi

Bu araştırmanın amacı Hayat Bilgisi dersi ''Sağlıklı Hayat'' ünitesinin öğretiminde eğitsel dijital oyun kullanımının öğrencilerin akademik başarılarına etkisini belirlemektir. Araştırmada yöntem olarak nicel yaklaşımlardan ön test–son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma 2021-2022 eğitim-öğretim yılı Manisa ili Kula ilçesi Rafet Üçelli İlkokulu'nda öğrenim gören 51 öğrenci ile yürütülmüştür. Deney grubu 20 öğrenciden, kontrol grubu 31 öğrenciden oluşmuştur. 4,5 hafta süren araştırmada deney grubunda eğitsel dijital oyunlar kullanılarak öğretim yapılırken, kontrol grubunda ise mevcut öğretim programındaki etkinliklerle öğretim yapılmıştır. Araştırma verileri 25 sorudan oluşan akademik başarı testi ile elde edilmiştir. Elde edilen verilerin analizi SPSS 26.0 paket programında bağımsız örneklem T-Testi, bağımlı örneklem T-Testi ve madde istatistikleri ile yapılmıştır. Araştırma sonucunda Hayat Bilgisi dersinde eğitsel dijital oyun kullanımının öğrencilerin akademik başarılarını arttırdığı belirlenmiştir. Araştırma sonucunda eğitsel dijital oyunlar ile öğretim yapılan deney grubu ile mevcut programa göre öğretim yapılan kontrol grubunun başarı düzeyleri karşılaştırmasında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık oluştuğu belirlenmiştir. Ayrıca deneysel sürecin deney grubundaki etkisinin cinsiyete göre etkisini belirlemek için yapılan ön test ve son test puanlarının cinsiyete göre karşılaştırılmasında anlamlı farklılık tespit edilememiştir. Hayat Bilgisi dersinde eğitsel dijital oyun kullanımı erkek ve kız öğrencilerin akademik başarıları arasında farklılık oluşturmamıştır.

Akademik başarıEğitsel oyunlarHayat bilgisi dersi+4
Kemal Gazioğlu
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sosyal bilgiler dersinde Web 2.0 araçları kullanımının öğrencilerin tarihsel empati ve kültürel mirasa duyarlılık kazanmalarına etkisinin incelenmesi

Bu araştırmada, ilkokul 4. sınıf Sosyal Bilgiler dersinde web 2.0 araçları kullanımının öğrencilerin tarihsel empati becerilerine ve kültürel mirasa duyarlılık değerine yönelik etkisini ve öğrencilerin bu uygulamalara ilişkin görüşlerini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2021-2022 eğitim-öğretim yılı güz döneminde Afyonkarahisar ili Bolvadin ilçesinde bir devlet ilkokulunda 4. sınıfta okumakta olan 17 ilkokul öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada karma yöntemler araştırması kullanılmıştır. Araştırmanın nicel kısmında gümülü desen, nitel kısmında ise durum çalışması deseni kullanılmıştır. Nicel veri elde etmek için ön test son test tek gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Çalışkan ve Demir (2019) tarafından geliştirilen Tarihsel Empati Ölçeği ve Halaç, Gürdoğan-Bayır ve Çengelci-Köse (2021) tarafından geliştirilen Kültürel Mirasa Duyarlılık Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada nitel veriler araştırma süresince araştırmacı ve öğrenciler tarafından tutulan günlükler ve araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formundan elde edilmiştir. Araştırma sonucunda; Web 2.0 uygulamaları Tarihsel Empati Ölçeği'ne göre istatistiki olarak anlamlı bir farklılık oluşturmamıştır. Kültürel Mirasa Duyarlılık Ölçeği sonuçlarında ise, merak ve koruma boyutunda anlamlı bir farklılık olmasa da ölçeğin toplam puanı ve aktarma boyutunda son test puanları lehine anlamlı bir farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca araştırmaya katılan öğrencilerin web 2.0 uygulamalarına yönelik görüşleri doğrultusunda öğrenciler, web 2.0 araçları ile etkinlikler hazırladıklarını, uygulama sürecinin eğlenceli ve zevkli geçtiğini, web 2.0 araçları ile kalıcı öğrenmeler sağladıklarını, uygulama sürecinde empati duygusunun, işbirliğinin, kültürümüzün korunması ve gelecek nesillere aktarılmasının gerektiğini belirtmişlerdir. Anahtar kelimeler: Kültürel mirasa duyarlılık, tarihsel empati, web 2.0, 4. sınıf sosyal bilgiler dersi

Bünyamin Mert
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlkokul eğitiminde dijital vatandaşlıkla ilgili yapılan çalışmaların meta sentez yoluyla incelenmesi

Bu araştırmada, ilkokul eğitiminde dijital vatandaşlıkla ilgili 14 adet makale, 4 adet yüksek lisans tezi, 2 adet doktora tezi olmak üzere toplam 20 çalışma belirlenen ölçütler doğrultusunda incelenmiştir. Bu çalışmalardan elde edilen verilerin meta-sentez yöntemi ile ortaya konulması amaçlanmıştır. Araştırmaya dâhil edilecek çalışmalar için belirlenen kriterler; YÖK veri tabanından, ULAKBİM, Google Scholar, ERIC ve SSCI veri tabanlarından "dijital vatandaşlık, dijital etik, dijital iletişim, dijital okuryazarlık, dijital erişim, dijital ticaret, dijital hak ve sorumluluklar, dijital hukuk / dijital kanun, dijital gizlilik ve güvenlik ve dijital sağlık" anahtar kelimelerini içeren, dijital vatandaşlık ya da alt boyutlarını ilkokul eğitiminde inceleyen, tam metnine ulaşılan Türkçe yayınlanmış çalışmalardır. Araştırma amacına uygun olarak çalışmaların özet, yöntem, bulgular, sonuç ve öneri kısımları derinlemesine incelenmiştir. Verilerin analiz edilmesinde içerik analizi kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre makale çalışmalarının en fazla 2018 ve 2022 yılında, tez çalışmalarının ise en fazla 2022 yılında yayınlandığı, çalışmalarda tercih edilen araştırma yönteminin ağırlıklı olarak nitel araştırma yöntemi olduğu, örneklem seçim türlerinden en çok amaçsal örnekleme ve kolay ulaşılabilir durum örneklemesi kullanıldığı, veri toplama aracı olarak doküman incelemenin yoğunlukta olduğu, veri analiz yöntemlerine bakıldığında içerik analizinin tercih edildiği sonuçlarına ulaşılmıştır. İncelenen çalışmaların sonuçları değerlendirildiğinde; İlkokul Programlarının dijital vatandaşlık ve alt boyutları yönünden düzensiz dağılım gösterdiği ve yeterli düzeyde olmadığı, sınıf öğretmeni ve öğretmen adaylarının çoğunluğunun dijital vatandaşlık ve alt boyutları hakkında yeterli bilgi sahibi olmadıkları bununla birlikte ilkokul eğitiminde dijital vatandaşlık eğitimi konusunun oldukça önemli olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.

Lisansüstü tezlerMakaleMeta-sentez yöntemi+3
Münevvere Bozkurt
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin disiplinli zihin özellikleri ile girişimcilik eğilimleri arasındaki ilişkinin incelenmesi (Afyonkarahisar örneklemi)

Araştırmada, ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin disiplinli zihin özellikleri ile girişimcilik eğilimleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymak ve hangisinin ilişkiyi etkilediği tespit etmek amaçlanmıştır. Ayrıca ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin çeşitli değişkenler açısından (Cinsiyet, anne-baba eğitim durumu, anne-baba mesleği, kitap okuma süresi, okunan dergi türü, seyredilen tv programı, bilgisayar oyunları) disiplinli zihin özellikleri ve girişimcilik eğilimleri arasındaki ilişki araştırılmıştır. Bu çalışma ile ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin disiplinli zihin özellikleri ile girişimcilik eğilimleri arasında bir ilişki olup olmadığı tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu yönleriyle araştırmanın özgün bir çalışma olarak alanyazına katkı sunacağı düşünülmektedir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi, Afyonkarahisar Merkez ilçesinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı devlet okullarında 2022-2023 eğitim öğretim yılında öğrenim görmekte olan kolay ulaşılabilir örnekleme yoluyla seçilen 576 ilkokul dördüncü sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, "Disiplinli Zihin Ölçeği" ve "Girişimcilik Eğilimleri Envanteri" kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler alt problemlere göre bilgisayar ortamında istatistiki paket programı ile analiz edilmiştir. Verilerin analizinde Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Kruskall-Wallis testi, bağımsız örneklem t testi, basit ve kısmi korelasyon analizi ve basit doğrusal regrasyon analizi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda, ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin disiplinli zihin özellikleri ile girişimcilik eğilimleri arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Her iki ölçeğin boyutları ve faktörleri arasında da pozitif ve anlamlı bir ilişki söz konusudur. Cinsiyet, okunan dergi türü, seyredilen Tv programı, oynanan bilgisayar oyunları, kitap okuma süresi, anne mezuniyet durumu, baba mezuniyet durumu, anne mesleği ve baba mesleği durumlarına göre Disiplinli Zihin Ölçeği ve Girişimcilik Eğilimleri Envanteri arasında pozitif yönde anlamlı ilişki olduğu tespit edilmiştir.

Bircan Persenti
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sosyal bilgiler dersi öğretim programındaki finansal okuryazarlık becerisinin iş insanlarının ve sınıf öğretmenlerinin gözüyle karşılaştırmalı olarak incelenmesi

Son dönemlerde giderek önemi artan becerilerden biri de finansal okuryazarlıktır. Finansal okuryazarlık, bireylerin ekonomik refahında ve toplumların gelişip ilerlemesinde; öğrencilerin de okul yaşamlarında, gelecekte iş yaşamlarında ve özel yaşamlarını sürdürürken ve planlarken gereksinim duyacağı beceriler içinde öne çıkan becerilerden biri olarak ifade edilebilir. Bu nedenle bu becerinin küçük yaşlardan itibaren öğrencilere kazandırılması gerekmektedir. Bu kapsamda 2018 SBDÖP'de finansal okuryazarlık becerisine yer verilmiştir. Ancak SBDÖP'de finansal okuryazarlığın tanımı, kapsamı, uygulamaları, hangi kazanımlarla doğrudan ilişkilendirilebileceğinin belirtilmediği; bu becerinin öğrencilere kazandırılmasına yönelik ayrıntılı bilgiye yer verilmediği görülmektedir. Finansal okuryazarlığın tanım, kapsam ve uygulama boyutunda genel çerçevesinin çizilebilmesi için bu araştırmada iş insanlarının ve sınıf öğretmenlerinin finansal okuryazarlığa ilişkin görüşlerinin belirlenmesi ve karşılaştırmalı olarak ele alınması amaçlanmıştır. Bu araştırma ile finansal okuryazarlığın geniş bir bakış açısıyla genel çerçevesinin çizilmesine ve sınıflarda finansal okuryazarlıkla ilgili etkili uygulamalar gerçekleştirilmesine katkı sağlayabileceği düşünülmektedir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji(olgubilim) deseni kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını 2022-2023 eğitim öğretim yılı 2. döneminde Afyonkarahisar il merkezinde farklı(alt, orta, üst) sosyo-ekonomik düzeyde yer alan beş devlet ilkokulunda görev yapan 13 sınıf öğretmeni ve yine Afyonkarahisar il merkezinde farklı sektörlerde çalışan 13 iş insanı oluşturmaktadır. Araştırma verileri yüzyüze görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Görüşmeler içerik analizi ile çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda sınıf öğretmenlerinin görüşlerinden; finansal okuryazarlığın tanımı, finansal okuryazarlık uygulamaları, SBDÖP ve ders kitabında finansal okuryazarlık, finansal okuryazarlık eğitiminde kullanılan kaynak ve araç-gereçler, finansal okuryazarlığın katkıları, finansal okuryazarlık öz yeterliklerine ilişkin görüşler ve gerekçeleri ve finansal okuryazarlıkla ilgili yaşanan sorunlar ve sonuçları temalarına ulaşılmıştır. İş insanları ile yapılan görüşmeler sonucunda ise; finansal okuryazarlığın tanımı, finansal okuryazarlığın katkıları, finansal okuryazarlık becerisini arttırmaya ilişkin öneriler, finansal okuryazarlık göstergeleri, finansal okuryazar olmak için gerçekleştirilen faaliyetler, iş yaşamında finansal okuryazarlık problemleri, finansal okuryazarlık öz yeterliklerine ilişkin görüşler ve gerekçeleri, başarılı iş insanlarının özellikleri ve okullarda finansal okuryazarlık temalarına ulaşılmıştır. Sınıf öğretmenlerinin ve iş insanlarının çoğunun kendilerini orta düzeyde finansal okuryazar gördükleri belirlenmiştir. Katılımcılar finansal okuryazarlığın öğretmene, öğrenciye, bireye, topluma, çalışana ve işverene birçok katkısının olduğunu; yaşamlarında finansal okuryazarlıkla ilgili birçok sorun ve problemlerle karşılaştıklarını ifade etmişlerdir. Sınıf öğretmenleri, Sosyal Bilgiler derslerinde finansal okuryazarlıkla ilgili farklı uygulamalar ve etkinlikler yaptıklarını; aynı zamanda ders kitabı dışında farklı kaynaklardan da yararlandıklarını açıklamışlardır. SBDÖP ve ders kitabının finansal okuryazarlık konusunda eksik olduğunu ve geliştirilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. İş insanları finansal okuryazarlık becerisini arttırmaya yönelik işverene ve çalışanlara önerilerde bulunmuşlardır. İş insanlarının çoğunluğu finansal okuryazarlıkla ilgili eğitim almadıklarını mesleki ve yaşam deneyimi ile bilgi edindiklerini; işe alımlarda çalışanlarda mesleki donanım, kişisel özellik ve değerlendirme ölçütlerine dikkat ettiklerini açıklamışlardır. Ayrıca iş insanları finansal okuryazarlık eğitiminin okullarda öğrencilere küçük yaşlardan itibaren uygulamalı olarak verilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. İş insanları ve sınıf öğretmenlerinin finansal okuryazarlıkla ilgili görüşleri karşılaştırıldığında; iş insanlarının iş yaşamının içinde olması ve bu alanda deneyim sahibi olmaları nedeniyle finansal okuryazarlık konusunda kapsamlı, derinlemesine, toplumsal ve farklı bakış açılarına sahip çok boyutlu değerlendirmelerde bulundukları görülmüştür. Sınıf öğretmenleri ise finansal okuryazarlıkla ilgili sınırlı ve yüzeysel değerlendirmelerde bulunmuşlardır. Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler dersi, finansal okuryazarlık, iş insanları, sınıf öğretmenleri, beceri

Temel beceriler
Yasin Tülü
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sosyal bilgiler dersi öğretim programındaki değerler bağlamında Nasreddin Hoca Zaman Yolcusu çizgi filminin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, 2018 yılı Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programında yer alan değerler bağlamında Nasreddin Hoca Zaman Yolcusu çizgi filminin incelenmesidir. Araştırma nitel araştırma yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri TRT Çocuk kanalında ve TRT Çocuk kanalı internet sitesinde 2019 – 2020 yılları arasında yayınlanan Nasreddin Hoca Zaman Yolcusu çizgi filminin ilk 42 bölümünden elde edilmiştir. Araştırmada Nasreddin Hoca Zaman Yolcusu çizgi filminin incelenen 42 bölümünde en fazla yer verilen değerlerin; yardımseverlik ve sorumluluk olduğu; yardımseverlik değerinin çizgi filmin en fazla Robot Dostu (f=5), Kayıp (f=4), Sıradışı Sporlar (f=4), Diş Hekimi (f=5), Antikacı (f=4) ve Süper Kahraman (f=4) bölümlerinde ilişkilendirildiği görülmektedir. Sorumluluk değerinin ise çizgi filmin Okuma Yazma Öğreniyor (f=4), Küresel Isınma (f=3), Davetsiz Misafir (f=3), Hiç Bilinmeyen Fıkralar (f=3) ve Restorasyon (f=3) bölümlerinde ilişkilendirildiği belirlenmiştir. Yardımseverlik ve sorumluluk değerinden sonra en fazla ilişkilendirilen değerlerin bilimsellik ve duyarlılık olduğu; çizgi filmde en az yer verilen değerlerin ise özgürlük, vatanseverlik, barış ve aile birliğine önem verme olduğu, eşitlik değerine ise incelenen bölümlerde yer verilmediği tespit edilmiştir. Araştırmanın sonucunda, Nasreddin Hoca Zaman Yolcusu çizgi filminin Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programında yer alan değerleri içerdiği ve bu yönüyle değerler eğitiminde eğitsel bir materyal olarak kullanılabileceği sonucuna varılmıştır.

DeğerlerDeğerler eğitimiSosyal bilgiler dersi+3
Yasin Furkan Doğrusöz
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Doru isimli çizgi filminin sosyal bilgiler öğretim programında yer alan değerler bağlamında incelenmesi

Kitle iletişim araçlarının kullanımının günden güne yaygınlaştığı bilinmektedir. Renkli içerikleriyle televizyon, bilgisayar ve tablet gibi araçlar çocuklar tarafından ilgi çekici bulunmaktadır. Çocukların kitle iletişim araçlarıyla kurduğu etkileşim doğru kullanıldığında oldukça yararlı iken yanlış kullanımı ise büyük tehlikelere yol açmaktadır. Kitle iletişim araçlarının yaygınlaşması ile çocuklar için içerik seçiminin önemi günden güne artmaktadır. TRT Çocuk kanalı, Milli Eğitim'in temel amaçları doğrultusunda çocuklara yönelik içerikler hazırlayarak, kazanılması istenen değerleri yeni nesillere aktarmayı hedeflemektedir. Bu hedef doğrultusunda hazırlanan içeriklerin incelenmesi amacıyla yapılan bu çalışmada TRT Çocuk kanalında yayınlanan ve çocuklar arasında oldukça popüler olan Doru çizgi filminin 2018 Sosyal Bilgiler Öğretim Programında yer alan 18 değere (adalet, aile birliğine önem verme, bağımsızlık, barış, bilimsellik, çalışkanlık, dayanışma, duyarlılık, dürüstlük, estetik, eşitlik, özgürlük, saygı, sevgi, sorumluluk, tasarruf, vatanseverlik, yardımseverlik) hangi sıklıkla ve nasıl yer verildiği incelenmiştir. Doru çizgi filminin 15 ve 45. bölümleri arasında yer alan 31 bölümün incelendiği bu araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi kullanılmıştır. İzlenen bölümler; zaman belirteci, değerler, değerin geçtiği bölümdeki sözel ve görsel ifadeler ışığında incelenmiş ve bunlara göre çalışmanın bulguları ortaya konmuştur. Araştırma sonucunda çizgi filmin bölümlerinde en çok yer verilen değerlerin yardımseverlik, sevgi, sorumluluk, dayanışma ve saygı olduğu; en az yer verilen değerlerin barış, adalet, tasarruf ve eşitlik olduğu; hiç yer verilmeyen değerlerin ise bağımsızlık ve vatanseverlik olduğu belirlenmiştir. Araştırmanın bulguları doğrultusunda yapım şirketlerine, eğitimcilere ve bu alanda yapılan çalışmalara ilgisi olan araştırmacılara öneriler sunulmuştur.

DeğerlerDeğerler eğitimiEğitim programları+5
Muhammed Said Avaz
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Elektronik kitap destekli ilkokul 4. sınıf sosyal bilgiler öğretiminin öğrenci başarısına ve tutumuna etkisi üzerine bir araştırma

Ülkemizde e-kitap sektörü küresel gelişmelere paralel bir şekilde çeşitli alanlarda kullanılmaya başlamıştır. Eğitim sektörü de e-kitapların gittikçe artan şekilde kullanıldığı bir alan olmuştur. Bu çalışmanın amacı elektronik ders kitabı ya da basılı ders kitabı kullanımının, öğrenci başarısı ve tutumu üzerindeki etkilerini araştırmaktır. Çalışma yarı deneysel araştırma deseninde tasarlanarak ön test ve son test deney-kontrol gruplu şekilde gerçekleştirilmiştir. Araştırma 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Afyonkarahisar'ın Sinanpaşa ilçesinde resmi bir okulda öğrenim gören toplam 50 adet 4. sınıf öğrencisi ile yürütülmüştür. Araştırmada veri toplama araçları olarak "Üretim Dağıtım Tüketim Başarı Testi" ve "M.E.B. Sosyal Bilgiler Dersi Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın verileri, tanımlayıcı istatistik teknikleriyle değişkenlere ilişkin ortalama, standart sapma değerleri ile çarpıklık (skewness) ve basıklık (kurtosis) katsayıları bulunarak analiz edilmiştir. Araştırma bulgularına göre; deney grubunda yer alan öğrencilerin Tutum Ölçeği ön test veri yanıtlarının toplam ortalaması 52,20; son teste veri yanıtlarının toplam ortalaması 66,24 olarak tespit edilmiştir. Aynı ölçek kontrol grubuna uygulandığında öğrencilerin ön test ortalaması 51,44; son test ortalaması ise 51,08 olarak gerçekleşmiştir. Ayrıca deney grubunda olan öğrencilerin Tutum Ölçeği son test puan ortalamasının (X̄=66,24) kontrol grubunda olan öğrencilerin son test puan ortalamasından (X̄=51,08) fazla olduğu ve bu durumun istatistiksel olarak anlamlı olduğu (p<0.05) tespit edilmiştir. Aynı şekilde deney grubunda olan öğrencilerin Üretim-Dağıtım Tüketim Başarı Testi son test puan ortalamasının (X̄=77,44) kontrol grubunda olan öğrencilerin son test puan ortalamasından (X̄=63,24) fazla olduğu ve bu durumun istatistiksel olarak anlamlı olduğu (p<0.05) ortaya çıkmıştır. Araştırma bulguları göz önünde bulundurularak öğrencilere dijital okuryazarlığın ve teknolojinin sorumlu kullanımının öneminin iyi anlatılmasının gerekliliğine vurgu yapılmıştır.

Ali Hüsnü Öncel
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00