Dicle University
Anabilim Dalı

Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Anabilim Dalı

Dicle University

1.200

Arşivlenen Tez

7

DOI Atanmış

1%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

50 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Cilavuz Köy Enstitüsü

Türkiye Cumhuriyetinin eğitim alanındaki en önemli girişimlerinden birisi olan Köy Enstitüleri'nin, kuruldukları zaman dilimi ve görev edindiği hedefler bakımından Türk eğitim sistemi içinde önemli bir konumda bulunmaktadır. Fakat bu eğitim girişiminin on dört sene gibi eğitim tarihi açısından kısa ömürlü sayılabilecek bir zamanda son verilmesine karşın etkilerinin bugün dahi devam ediyor olması dikkat çekicidir. Bu çalışmada kurulan Köy Enstitülerinden birisi olan Kars-Cilavuz Köy Enstitüsü incelenmiştir. Bu tez çalışması beş bölüm üzerine kurulmuş olup, Birinci bölümde araştırmanın amacı, yöntemi, önemi, problem durumu, sınırlılıkları ve tanımları belirtilmiştir. İkinci bölümde Cumhuriyetin ilk yıllarındaki Türkiye'deki genel eğitim ve okul durumu hakkında bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde Köy Enstitülerinin deneme safhası sayılabilecek Eğitmen Okulları ve bu okulların yasal süreci hakkında bilgi verilerek Köy Enstitüleri projesine giden yol incelenmiştir Dördüncü bölümde ise Köy enstitülerinin kuruluş ve işleyişi, öğretim programı, ders içerikleri hakkında bilgi verilerek bu okullardaki günlük yaşam ve faaliyetler okula, yönlendirilen olumsuz eleştiriler ve Köy Enstitüsü projesinin sona erdirilmesi hakkında bilgi verilmiştir. Beşinci bölümde ise Kars-Cilavuz Köy Enstitüsünün Susuz ilçesinin fiziki şartları, Cilavuz Köy Enstitüsü'nün kuruluş süreci, okulun yaptığı faaliyetler ve Köy Enstitülerinin kapatılışının ardından okulun günümüz kadar olan değişimi hakkında bilgi verilmiştir. Altıncı bölümde ise sonuç ve öneriler yer almaktadır. ANAHTAR KELİMELER: Eğitim Tarihi, Cumhuriyet Dönemi, Eğitmen Kursu, Köy Enstitüsü, Cilavuz Köy Enstitüsü.

Cumhuriyet DönemiEğitim tarihiKars-Susuz-Cilavuz+2
Alperen Görkem Sancar
Bolu Abant Izzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlerin yazılı metinlerindeki yanlışlar: Bir sistematik derleme

Yanlış çözümlemesi, yabancı/ikinci dil öğreniminde kullanıcıların yaptıkları yanlışların sıklığını, dağılımını ve kaynaklarını belirlemeyi sağlayan bir yöntemdir. Dil öğretiminde öğrenici yanlışlarının çözümlenmesi, araştırmacılara, öğretmenlere, araç-gereç hazırlama ve program geliştirme çalışmalarına kılavuzluk eder. Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde yanlış çözümlemesi yapılan önemli sayıda araştırma bulunmaktadır. Bu çalışmada bu araştırmaların bulgularının yeniden sınıflandırılarak bütünleştirilmesi; yanlışların genel dağılımının ve sıklığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma sistematik derleme yöntemiyle yürütülmüştür. Bu doğrultuda öncelikle alanyazını taraması yapılmış ve öğrencilerin yazılı metinlerindeki yanlışlar üzerine yapılmış çalışmalar derlenmiştir. Tanımlama, ayırma ve dahil etme işlemlerinden sonra 2000-2021 yıllarında yayımlanmış 48 araştırmanın bulgularından derlenen bir veri tabanı oluşturulmuştur. Bir araya getirilen veriler, içerik çözümlemesiyle değerlendirilmiştir. Veriler, öncelikle sayısal bulgular ve sözel bulgular olarak iki ana başlık altında incelenmiş; daha sonra sesbilimsel, biçimbilimsel, sözdizimsel, sözcüksel-anlamsal yanlışlar ve yazım yanlışları başlıkları altında değerlendirilmiştir. Sayısal veri sunan çalışmaların bulguları birleştirildiğinde en çok yanlış yapılan alanın 18750 (% 45) yanlışla biçimbilim olduğu görülmüştür. Ayrıca araştırmalarda, 9805 (% 24) yazım, 5631 (% 14) sözcük-anlam, 4839 (% 11) sesbilim, 2517 (% 6) sözdizimi yanlışının olduğu ortaya çıkmıştır.

Sistematik derlemeTürkçeTürkçe eğitimi+4
Hümeyra Rabia Günaydın
Bolu Abant Izzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Sosyal bilgiler eğitimi için bilgi okuryazarlığı modeli önerisi

Araştırmanın amacı, sosyal bilimler olarak sosyal bilgiler öğretimi kapsamında çocukların bilgi okuryazarlığını geliştirebilecek farklı bilgi türleri ile ilgili bir çerçeve model geliştirmektir. Araştırma, temellendirilmiş teori modeli ve eylem araştırmasının birlikte kullanıldığı "Ardışık Karma Nitel Araştırma" yaklaşımı ile tasarlanmıştır. Araştırma birinci aşamasında; temellendirilmiş teori modeli kapsamında bilgi türlerine yönelik literatür okumaları yapılmış, sosyal bilim alan uzmanları ve alan eğitimcisi akademisyenler ile görüşülerek sosyal bilimlerde kullanılan bilgi türleri belirlenmeye çalışılmıştır. Literatür okumaları ve alan uzmanları ile yapılan görüşmeler sonucunda bilgi okuryazarlığı tanımlanmış ve sosyal bilimlerde kullanılan çekirdek bir kategori olarak ifade edilebilecek; yorum, öngörü, strateji, kavram, çıkarım ve teori, bilgi türleri elde edilmiştir. Elde edilen çekirdek kategori, öğretmen adaylarının bu bilgi türlerini deneyimleyeceği eylem araştırması sürecinin temelini oluşturmuştur. Araştırmanın ikinci aşamasında, yapının pedagojik açıdan öğretilebilir olup olmadığını belirlemek amacıyla bu bilgi türlerini öğretecek olan sosyal bilgiler öğretmen adaylarıyla tasarım tabanlı öğretim yaklaşımı temelinde eylem araştırması süreci hazırlanmış ve uygulanmıştır. Eylem araştırması sürecinde öğretmen adaylarının süreci yürütmekte zorlandıkları belirlenmiş ancak her bir bilgi türüne ilişkin gelişim gösterdikleri görülmüştür. Elde edilen verilerin analizi sonucunda sosyal bilgiler öğretmen adaylarının bilgi türlerine ilişkin kavram yanılgıları ile ilgili farkındalık sahibi oldukları belirlenmiştir. Örneğin, çıkarım ve yorum kavramları arasındaki farkı bu süreçte öğrendiklerini belirtmişlerdir. Ayrıca sosyal bilgiler öğretmen adaylarının eğitim öğretim yaşantılarında sürekli ezbere dayalı uygulamalar ile karşılaştıkları ve bunun bir beklenti ve alışkanlık haline geldiğini ifade ettikleri bulgusuna ulaşılmıştır. Bu kapsamda bilgi türlerinin basitleştirilerek alt eğitim kademelerinde öğretilmesi, deneyimlenmesi ve çekirdek kategori olarak ifade edilebilecek yapının geliştirmesi bağlamlarında gelecek çalışmalarda ele alınması önerilmektedir.

Bilgi okuryazarlığıSosyal bilgilerSosyal bilgiler dersi+1
Çağrı Demirtaş
Bolu Abant Izzet Baysal University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bolu Kız Öğretmen Okulu (1952-1975)

Eğitim, tarih boyunca toplumların şekillendirilmesinde önemli bir araç olmuştur. Ülkelerin eğitim sistemlerinin yenileştirme ve geliştirme çalışmaları arasında öğretmen yetiştirme önemli bir yer tutmaktadır. Bu çalışmada genel olarak ilköğretime öğretmen yetiştirmenin ana hatları çizilirken, özel anlamda ise öğretmen yetiştiren kurumlardan olan Bolu Kızılçullu Köy Enstitüsü, Bolu Kız Köy Enstitüsü, Bolu Kız Öğretmen Okulu, Bolu Kız Lise ve İlköğretmen Okulu incelenmiştir. Bolu Kızılçullu Köy Enstitüsü 1952 yılında eğitim faaliyetine başlamıştır. 1953 yılında Köy Enstitüleri ve İlköğretmen Okulları programları birleştirilmiş; "Bolu Kızılçullu Köy Enstitüsü''nün adı önce "Bolu Kız Köy Enstitüsü'' olarak değiştirilmiş, 1954 yılında Köy Enstitüleri ilköğretmen okullarına dönüştürülmüştür. Okulun adı "Bolu Kız Öğretmen Okulu" olmuştur. Okul 1980 yılında, 12 Eylül döneminde kapatılmış; 1981 yılında okulun binaları, Bolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesine devredilmiştir. Bu okulun öğrencileri uygulamalı eğitim görmüş, en az bir enstrüman çalarak dikiş-nakış yapmışlar; üstelik tarım yaparak üretime katkıda bulunmuşlardır. Köy ve şehir stajı yaparak her yere uyum sağlayabilmişlerdir. Bolu Kız Öğretmen Okulu; teşkilat yapısı, idareci ve eğitici kadrosu ile birbirinden önemli faaliyetleri devam ettiği süre boyunca ülkeye çok sayıda değerli kadın öğretmen yetiştirmiştir. Bu okul, öğretmen yetiştirme modellerimiz arasında her zaman örnek gösterilebilecek, her yönüyle mükemmel bir kurum olmuştur.

BoluBolu Kız Öğretmen OkuluEğitim tarihi+4
Derya Kaya
Bolu Abant Izzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yabancı dil olarak Türkçenin öğretiminde kullanılan ders kitaplarında kültürel değerlerin aktarımı

Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenmek isteyenlerin sayısı günden güne artmaktadır. Dil öğretimi ile birlikte o dile ait kültürün tanıtımı da önemli olduğundan Türkçe ders kitaplarındaki kültürel ögelerin araştırılması planlanmıştır. Dil öğretiminde kullanılan materyallerin başında ders kitapları gelmektedir. Ders kitaplarının içerisinde yer alan metinlerin kültürel içerikler barındırması önem arz etmektedir. Zira hedef dilin öğretilmesi sürecinde hedef kültürün aktarımı da ders kitapları aracılığıyla gerçekleştirilebilmektedir. Ders kitaplarında kültürel aktarımın sağlanabilmesi için en önemli bölümün metinler olduğu düşünülmektedir. Ders kitaplarında yer alan metinler, belirlenmiş olan dil seviyelerine uygun kültürel ögeler içermelidir. Bu çalışmada yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kullanılan ders kitaplarının kültür aktarımı açısından incelenmesi amaçlanmaktadır. Nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi yöntemiyle gerçekleştirilen bu çalışmanın örneklemini Gazi Yabancılar İçin Türkçe, İstanbul Yabancılar İçin Türkçe ve Yedi İklim Türkçe Öğretim Setlerinin C1 düzeyindeki ders kitapları oluşturmaktadır. Araştırmaya dahil edilen kitaplar, Türkçe Eğitimi alanında uzman üç öğretim üyelerinin Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Metni'nde belirlenmiş olan ölçütlerden hareketle ve bazı değişiklikler yaparak oluşturdukları tabloya göre incelenmiştir. Çalışmada elde edilen veriler içerik analizi tekniğiyle çözümlenmiştir. Araştırma sonuçlarımıza göre incelenen ders kitapları arasında Yedi İklim Türkçe Ders Kitabı'nın diğer ders kitaplarına göre Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Metni'nde belirlenen ölçütlere daha fazla uymuş olduğu saptanmıştır. Çalışmamızın bir diğer sonucu, ders kitaplarındaki metinler ile veri toplama aracındaki bazı ögeleri ilişkilendirebilecek herhangi bir kültürel ögeye rastlanmamış olmasıdır.

Ders kitaplarıDeğerlerDil eğitimi+7
Muhammed Mazhar Şahin
Bolu Abant Izzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Atatürk Dönemi öğretmen milletvekilleri

1876 Kânûn-i Esâsî'yle Türk demokrasi tarihinde önemli bir köşe geçilmiş ve ilk kez parlamento açılmıştır. Bu parlamento 1877'de verilen aranın ardından 1908'de tekrar faaliyetlerine başlamıştır. I. Dünya Savaşı sonrasında 21 Aralık 1918 de feshedilen meclis 1919 seçimleri sonrasında 12 Ocak – 18 Mart tarihleri arasındaki kısa döneminden sonra 11 Nisan 1920'de resmen kapatılmıştır. 23 Nisan 1920'de Ankara'da açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi ise Türk demokrasi tarihinin en önemli adımı olmuş ve faaliyetleri bu tarihten itibaren başlayarak günümüze kadar gelmiştir. Bu çalışmada, Atatürk'ün hayatta olduğu dönemlerde Türkiye Büyük Millet Meclisine giren (1920 – 1938) öğretmen kökenli milletvekilleri ile bu milletvekillerinin Türk siyasi, eğitim, kültür ve sosyal hayatına etkileri araştırılmıştır. Çalışmada öğretmen, milletvekili, parlamento nedir sorularının yanında Atatürk dönemi öğretmen milletvekilleri kimlerdir, bu milletvekillerinin meclis içerisindeki ve dışındaki çalışmaları ile Türk siyasi, eğitim, kültür ve sosyal hayatına etkileri nelerdir sorularına cevaplar aranmıştır. Öğretmen milletvekilleri çalışmamıza konu olan ilk beş dönem içerisinde yaklaşık olarak I. ve II. Dönemde % 25, III. Dönemde % 33 ve IV. ve V. Dönemde % 35 ve ortalama % 30 oranında Meclis'te bulunmuşlardır. Bu süreç içerisinde kurulan hükûmetlerde görev almışlardır. Meclis komisyonlarına ve çalışmalarına katılmışlar, yasa hazırlama süreçlerine dâhil olmuşlardır. Parlamento içerisinde görüşmelerde söz alarak, takrirler sunarak ve teklifler vererek de aktif roller oynamışlardır. Bunların yanında devlet içerisinde ve dışında çeşitli görevlerde de bulunmuşlar, çalışmalar yapmışlar ve tüm bu görev ve çalışmalarıyla Türk siyasi, eğitim, sosyal ve kültürel hayatına katkılar sağlamışlardır.

Atatürk DönemiDemokrasiEğitimciler+4
Yakup Oflar
Bolu Abant Izzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğrencilerin Atatürk ilkelerine yönelik bilişsel yapılarının kelime ilişkilendirme testi (KİT) aracılığı ile belirlenmesi

Bu araştırmanın amacı Kelime İlişkilendirme Testi (KİT) aracılığıyla ortaöğretim 9. sınıf öğrencilerinin Atatürk ilkelerine ilişkin bilişsel yapısını ve kavram yanılgılarını ortaya koymaktır. Araştırma, ortaöğretim 9. sınıf öğrencilerinin bir önceki eğitim düzeyi olan ilköğretimden, Atatürk ilkelerine yönelik zihinlerinde hangi bilgi ve algıyla ortaöğretime geldiklerinin ortaya konulması açısından önemlidir. Tarama Modeli kullanılan bu araştırmanın örneklemini, orta ölçekli bir il merkezindeki 4 farklı okul türünde öğrenim gören 299 ortaöğretim öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Atatürk İlkelerinin (cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, devletçilik, laiklik ve inkılapçılık) yeraldığı Kelime ilişkilendirme Testi (KİT) kullanılmıştır. Uygulanan KİT'den elde edilen verilerle, anahtar kavram ve cevap kelimelerin yeraldığı bir frekans tablosu oluşturulmuştur. Bu frekans tablosundaki verilere göre de kavram ağları çizilmiştir. Elde edilen bulgularda katılımcı öğrencilerin 815 farklı cevap kelime kullandığı, frekans tablosunda Atatürk, halk, eşitlik, devlet, yenilik, adalet, özgürlük, demokrasi gibi cevap kelimlerin tekrar sayısılarının nispeten yüksek olduğu görülmüştür. Çalışmada ayrıca "Atatürk ve Özgürlük" cevap kelimeleri güçlü bir çatı oluşturmuş; KN 70 ve üzerinde yapılan kavram ağında bütün anahtar kavramların ortaya çıkmıştır. KN 10-39 arasında ise "Cumhuriyetçilik" için "Recep Tayyip Erdoğan" ve "Savaş", "Milliyetçilik" için "Türkçülük" ve "Irkçılık", "Devletçilik" için "Cumhurbaşkanı" ve "Recep Tayyip Erdoğan", "Laiklik" ilkesi için "Osmanlı Devleti", "Dil" ve "Halife", İnkılapçılık için "Tarih" ve "Ders" cevap kelimeleri ile ilişkilendirilmiş ve bu ilkelerde kavram yanılgısı yaşandığı tespit edilmiştir. Atatürk ilkelerinin, bireylere kavratılmasının gerekliliği bir devlet politikası olarak görülmesine rağmen, temel eğitimi tamamlayan öğrencilerin kavram yanılgısına sahip oldukları görülmüştür.

Atatürk ilkeleriBilişsel yapıKavram ağı+5
Erol Aksoy
Bolu Abant Izzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Devletçilik uygulamalarının Türk milli eğitimine yansımaları

Devletler, tarihin hemen her döneminde eğitime kendi amaçları ve ihtiyaçları doğrultusunda müdahalede bulunmuştur. Bu çalışmada, bilinen ilk Türk devleti Asya Hun Devletinden Türkiye Cumhuriyeti'ne kadar kurulmuş Türk devletlerinin eğitime bakışları ve katkıları ana hatlarıyla belirtilmiştir. Özelde ise Atatürk dönemindeki devletçilik uygulamalarının eğitime yansımaları araştırılmıştır. Özellikle Atatürk'ün devletçilik ilkesinin sadece ekonomi ile sınırlı kalmadığı sağlık, ulaşım ve eğitim gibi birçok alanı da kapsadığının altı çizilmiştir. Nitel araştırmalar içinde yer alan doküman incelemesi yöntemi ile toplanan verilere bakıldığında Atatürk döneminde çok uluslu bir yapıdan çağdaş, ulusal bir yapıya uyum sağlamayı amaç edinen devlet, eğitimi bu amaca ulaşmakta bir vasıta olarak görmüş ve kuruluşundan itibaren eğitime müdahalelerde bulunmuştur. Cumhuriyet hükümetleri kanunlar, yönetmelikler ve talimatnameler çıkarmış ders programları ve eğitim müfredatları düzenlemiştir. Devlet ayrıca eğitimin daha nitelikli olması için gerek örgün eğimde gerekse yaygın eğimde birçok çalışma yürütmüştür. Devlet tarafından okullar yapılmış, okuma kursları açılmış, ders araç gereçleri temin edilmiş, kütüphaneler kurulmuş, dergiler basılmış, öğrencilere burs olanakları sağlanmış ve yaygın eğitim kurumları kurulmuştur. Devletin bu faaliyetlerinden; eğitimdeki devletçilik uygulamalarının, 1930'larda başlayacak olan ekonomideki devletçilik uygulamalarından önce, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuyla başladığını görmekteyiz. Bu dönemde yapılan müdahalelerle eğitim milli, laik ve demokratik bir yapıya kavuşturulmuştur. Öğrenciler modern okullarda ve alanında uzman öğretmenlerden eğitim almışlardır. Yurtdışına gönderilen öğrenciler başta sanayi, tarım, sağlık ve eğitim olmak üzere birçok alana katkıda bulunmuşlardır. Devlet, yaygın eğitim kurumları vasıtasıyla yetişkin bireylere okuma-yazma öğretmiştir. Toplumun her ferdinin çağdaş bireyler olması için edebiyat, sanat, tarih, tarım, sağlık gibi alanlarda topluma birçok hizmet verilmiştir.

DevletçilikMilli eğitimTürk eğitim sistemi+1
Hüseyin Açıkalın
Bolu Abant Izzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Tuhfetü'ş-Şühedâ (Giriş-dil incelemesi-metin-dizin)

Tuhfetü'ş-Şühedâ, Muhammed bin Hacı Hasan tarafından 25 Cemaziyelahir 1107 (31 Ocak 1696) tarihinde; Fuzûlî'nin Türkçe yazılan Hadikatü's-Süedâ adlı eserinin her okuyan ve dinleyenin anlaması amacıyla dil içi aktarma yoluyla konuşma diline aktarılmış eseridir. Eser, başka kaynaklardan ilavelerin yapıldığı mensur bir maktel-i Hüseyin metnidir. XVII. yüzyılın son yıllarında kaleme alınan Tuhfetü'ş-Şühedâ'nın bilinen iki nüshası vardır. Bunlar Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi 1382 numarada Tercüme-i Ravzatü'ş-Şüheda adıyla yanlış olarak kayıtlanmış olan nüsha ve Süleymaniye Kütüphanesinde Hacı Mahmud Efendi Bölümü 4394 numarada Menākıb-ı Ehl-i Beyt adıyla kayıtlı olan nüshadır. Süleymaniye Kütüphanesi nüshası, 11 varaklık sondan eksik bir nüshadır. Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesinde bulunan eldeki tek tam nüsha ise 346 varaktır. Tez çalışması; 'giriş, dil incelemesi, metin, dizin' bölümlerinden oluşmaktadır. Giriş bölümünde eserin tanıtımı yapılmış, eserin Hadikatü's-Süedâ ile yapılan karşılaştırmasına yer verilmiştir. Dil incelemesi bölümünde yazım özellikleri, ses bilgisi ve biçim bilgisi konuları üzerinde durulmuştur. Bu bölümde yalnızca eserde ses ve biçim bilgisi bakımından metnin karakteristiği olan hususlar üzerinde durulmuştur. Metin bölümünde eldeki tek tam nüsha, çeviriyazıya aktarılmıştır. Aktarma yapılırken bağlamda sorun teşkil eden kısımlar için Hadikatü's-Süedâ ile karşılaştırma yoluna gidilmiş, gerektiğinde Hadikatü's-Süedâ'ya göre tamir yapılmıştır. Dizinler bölümünde ise metnin gramatikal dizini ve özel adlar dizini hazırlanmıştır. Dizin bölümünde yaklaşık 8500, Özel Adlar Dizini'nde ise yaklaşık 1300 madde başı bulunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Tuhfetü'ş-Şühedâ, Hadikatü's-Süedâ, maktel(ler), maktel-i Hüseyin, XVII. Osmanlı Türkçesi, dil bilgisi

17. yüzyılDil bilgisiDil bilim+5
Burçin Özdemir
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Karışık lehçeli eserlerde isim çekim ekleri

Bu çalışma, karışık lehçeli eserlerde isim çekim ekleri üzerine yapılmıştır. Tezde öncelikle karışık lehçeli eserlerin oluştuğu dönem olan Eski Anadolu Türkçesi üzerinde durulmuştur. Sonra Eski Anadolu Türkçesi ve Doğu Türkçesi özelliklerini gösteren karışık lehçeli eserlerden Behcetü'l-Hadâik fî Mev'izati'l-Halâik, Ali'nin Kıssa-i Yûsuf'u, Kitâb-ı Gunya, Kitâb-ı Ata Dede hakkında bilgi verilmiştir. Bu eserler kısaca tanıtıldıktan sonra tezin konusunu teşkil eden isim çekim eklerinin araştırmacılar tarafından işlenişi özetle sunulmuştur. Tezde isim çekim eklerini işlerken şu sıra takip edilmiştir: Ekin tanımı, Eski Türkçedeki kullanılış şekilleri ve örnekleri, incelediğimiz eserlerde kullanılış şekilleri. Sonuç bölümünde bulgular üzerinde genel değerlendirmelere yer verilmiş, tezde yararlanılan kaynaklar yazılarak çalışma tamamlanmıştır.

AdlarDil bilgisi-isimDil bilgisi-çekim ekleri+4
Asiye Kadıoğlu
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Tarama sözlüğü'nden Kamûs-ı Türkî'ye anlam değişmeleri

"Tarama Sözlüğü'nden Kamûs-ı Türkî'ye Anlam Değişmeleri" başlıklı doktora çalışmasında iki sözlüğün ortak söz varlığında bulunan anlam değişmeleri incelenmiş ve sınıflandırılmıştır. Çalışmanın kuramsal kısmında dil, sözlük ve anlam bilimi üzerine açıklamalara yer verilmiştir. Konunun daha iyi bir şekilde anlaşılması için bu açıklamalar tezin temelini oluşturan "anlam" ile bağdaştırılmıştır. Tarama Sözlüğü ve Kamûs-ı Türkî'de bulunan anlam değişmelerinin tespit edildiği sözcükler, tek tek ele alınmış; tezin giriş kısmında açıklanan esaslar gereğince sınıflandırılmıştır. Bu tasnife giren ifadeler, alfabetik düzende oluşturulmuştur. Çalışmada tespit edilen anlam değişmesi türleri; anlam daralması, anlam genişlemesi, başka anlama geçiş, anlam iyileşmesi ve anlam kötüleşmesidir. Anlam değişikliğine uğrayan sözcüklerdeki anlam değişikliği türü ve bu sözcüklerin sözlüklerdeki anlam sayıları, tabloya aktarılmıştır. Toplamda dokuz yüz on üç (913) anlam değişmesinin ve yedi yüz doksan sekiz (798) ortak anlamın ortaya konduğu çalışmanın sonunda Tarama Sözlüğü ve Kamûs-ı Türkî'de aynı anlama sahip kelimeler, yine alfabetik düzende çalışmaya aktarılmıştır. Anahtar Kelimeler: Anlam değişmeleri, Anlam, Tarama Sözlüğü, Kamûs-ı Türkî

Anlam değişikliğiDilbilgisiDilbilim+3
Erdost Özkan
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul Türkçe ders kitaplarındaki hikâye edici metinlerde ileti

21. yüzyıl becerileri arasında "eleştirel düşünme, problem çözme, iletişim, iş birliği ve yaratıcılık" gibi pek çok önemli beceri yer almaktadır. Bu becerilerin öğrenciye sunulmasında eğitim büyük önem arz etmektedir. Türkçe eğitimi de eğitimin her kademesinde anlama ve anlatma becerilerini geliştirmenin yanı sıra eleştirel, analitik ve yaratıcı düşünme becerilerini geliştirme amacını taşımaktadır. Çünkü dil eğitimi iletişim becerileri kadar düşünme becerileri ile de doğrudan ilintilidir. Bireylerin dillerinin sınırlarını geliştirmek onların düşünme sınırlarını geliştirmekle doğrudan orantılıdır. Türkçe eğitimi metin odaklıdır ve bu sebepten ötürü metin seçimi ile metin kullanımı önem arz etmektedir. Türkçe ders kitaplarının önemi, içindeki metinlerden kaynaklanmaktadır. Bu sebeple hedeflenen kazanımlara ulaşmada Türkçe ders kitaplarının niteliği son derece önemlidir. Her ders kitabı birer antoloji özelliği taşımaktadır ve içerisindeki metinlerin niteliği pek çok farklı öğrenme alanıyla ilişkilidir. Biz de çalışmamızda ortaokul Türkçe ders kitaplarında yer alan hikâye edici metinlerde ileti ögesini odağa alacağız. Yazılı veya sözlü olarak bir duygu veya düşünceyi ifade etmeye ileti denmektedir. Yapılan çalışmalar incelendiğinde bugüne dek metinlerde iletinin başlıca iki şekilde verildiği görülmektedir: Doğrudan veya dolaylı ileti. Ancak alanyazında bu iletinin nasıl ortaya konduğu hakkında detaylı bilgi verilmemektedir. Biz de çalışmamızda ileti ögesinin metinlerde nasıl verildiğini detaylıca ele alacağız. Çalışmamız, dokümana dayalı verileri toplamayı ve incelemeyi amaçladığı için "etkileşimsiz analitik bir nitel araştırma" özelliği taşımaktadır. Bu sebeple çalışmamızdaki veriler incelenirken "doküman analizi" yöntemi kullanılmıştır. İletiler veriliş biçimine göre ve tematik alanlara göre iki başlık altında ayrı ayrı ele alınmıştır. Veriliş biçimine göre dolaylı iletilerin, tematik alanlara göre ise etik/ ahlaki kavramlara/ olgulara/ değerlere dayalı verilen iletilerin sıklıkta olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Türkçe dersi hikâye edici metinlerinin nicelik ve niteliğinin arttırılmasının, verilen iletilerde çeşitliliğin sağlanmasının ve tematik alanlarda dengeli bir dağılım sergilenmesinin gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Ders kitaplarıHikaye edici metinMesaj+4
Ahmet Cihangir
Baskent University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Ortaokul Türkçe ders kitaplarında anlama becerilerine yönelik içeriğin sosyal ve beşerî disiplinlerle ilişkisi

Türkçe eğitimi, sosyal ve beşerî alanlarla olan ilişkisi sebebiyle bireylerin duygu, düşünce, hayal dünyalarını geliştirirken kullandıkları dilin sınırlarını da genişleten bir alandır. Türkçe eğitiminin bu niteliği, Türkçe dersi ders kitaplarında kullanılacak olan materyallerin de disiplinlerarası bir yaklaşımla tasarlanması ve Türkçe eğitimiyle birlikte bireyleri sosyal ve beşerî alanlarla ilgili içeriğe taşıması gerekliliğini ortaya koymaktadır. Türkçe eğitiminde kullanılacak metinlerin anlama ve anlatma becerileri çerçevesindeki işlevselliği kadar, öğrencileri "disiplinlerarası" bir alanla ve birer disiplin olarak sosyal ve beşerî alanların zengin içeriğiyle buluşturması bakımından da işlevsel olduğu önemle üzerinde durulması gereken bir konudur. Bütün bunlardan hareketle tezin amacı, Türkçe Dersi Öğretim Programı (2019) çerçevesinde, ortaokul (5-8. sınıflar) Türkçe dersi anlama becerileri (okuma, dinleme/izleme) içeriğinin (tema, metin, etkinlikler/sorular) sosyal ve beşerî disiplinlerle ilişkilerini ortaya koymaktır. Doküman analizi yöntemine dayalı çalışmamızda, Türkçe Dersi Öğretim Programı (2019) ve ortaokul (5-8. Sınıflar) Türkçe dersi ders kitapları incelenmiştir. Türkçe dersinin sosyal ve beşerî disiplinlerle olan ilişkileri, Türkçe ders kitaplarında yer alan anlama becerileri içeriği üzerinden ele alınmış; tema, metin ve etkinliklerin/soruların ağırlıklı olarak hangi disiplinlerle ilişkili olduğu ortaya koyulmuş, birincil olarak öne çıkan disiplinlerin hangi boyutlarda anlama becerilerine dâhil olduğuna dair bulgular sunulmuştur. Anlama becerileri bağlamında yapılan analizlerde, tema, metin ve etkinlikler/sorular üzerinden ortaokul Türkçe ders kitaplarının sosyal ve beşerî disiplinlerle ilişkisine dair mevcut durum ortaya koyulmaya çalışılmıştır.

Yasemin Köksal Çakır
Baskent University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türkçe öğretmenlerinin okuma ve yazma becerilerine yönelik ölçme ve değerlendirme uygulamaları

Bu araştırmada ortaokullarda görev yapan Türkçe öğretmenlerinin okuma ve yazma becerilerine yönelik ölçme ve değerlendirme yeterlikleri incelenmiştir. Ölçme ve değerlendirme, eğitim sürecinin her aşamasında önemli bir rol oynamakta; öğrenme süreçlerini izlemek, öğretim yöntemlerini değerlendirmek ve öğrenci başarısını ölçmek için kullanılmaktadır. Son yıllarda Türkçe eğitiminde ölçme ve değerlendirme çalışmalarında belirgin bir artış gözlenmiştir. Ancak, bu çalışmalar genel yaklaşımlara odaklanmış, becerilere indirgenmiş, ölçme ve değerlendirme araştırmalarıyla sınırlı kalmıştır. Türkçe Öğretmeni Özel Alan Yeterlikleri'ne, 2019 Türkçe Dersi Öğretim Programı'na ve karşılaştırmalı olarak 2024 Ortaokul Türkçe Dersi Öğretim Programı'na, ölçme ve değerlendirme özelinde atıfta bulunan çalışmalara alanyazında yer verilmemiştir. Bu bağlamda, Türkçe öğretmenlerinin okuma ve yazma becerileri özelinde ölçme ve değerlendirme uygulamalarını inceleyen bu araştırma, alanyazındaki bu açığı kapatmayı amaçlamaktadır. Araştırmanın odaklandığı temel sorular, öğretmenlerin Türkçe eğitiminde ölçme ve değerlendirme süreçleri, özellikle okuma ve yazma becerilerinin ölçülmesine ilişkin yeterlikleri ve ölçme ve değerlendirme uygulamalarının sahaya ne ölçüde yansıdığı konularını içermektedir. Söz konusu yeterlikleri, öğretim programlarını kapsaması ve 2024 Ortaokul TDÖP kapsamında hazırlanan ilk yazılı sınavlara ulaşılması, araştırmanın özgün yanını ortaya koymaktadır. Nitel araştırma yöntemi çerçevesinde yürütülen bu çalışmada, iç içe geçmiş tek durum deseni uygulanmıştır. Araştırmanın nitel veri toplama sürecine dahil edilen katılımcıları, 2023-2024 ve 2024-2025 Eğitim Öğretim Yılları'nda Ankara ili merkez ilçelerinden Çankaya, Keçiören ve Pursaklar'a bağlı ortaokullarda görev yapan öğretmenlerden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formları, ölçme ve değerlendirme araçlarını inceleme formu; öğretmenlerden toplanan ölçme ve değerlendirme araçları aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmada ilk olarak öğretmenlerin Türkçe Dersi Özel Alan Yeterlikleri'ne dair farkındalıklarına bakılmış; daha sonra 2019 TDÖP ve 2024 Ortaokul TDÖP'ye ilişkin ölçme ve değerlendirme yeterlikleri incelenmiştir. Bunun yanı sıra, öğretmenlerin 2024 Ortaokul TDÖP'ye ilişkin bilgi sahibi olmadan önceki ve 2024 Ortaokul TDÖP'yi uyguladıktan sonraki görüşleri karşılaştırılmıştır. Öğretmen görüşlerinin sahaya ne ölçüde yansıdığını görebilmek adına, her iki programın da uygulandığı yıllarda öğretmenlerden ölçme ve değerlendirme araçları toplanmış; bu araçlar önceden belirlenmiş başlıklar altında incelenmiştir. Birinci araştırma sorusuna göre, Türkçe öğretmenlerinin ölçme ve değerlendirme süreçlerinde, öğrenme çıktılarını dikkate alarak sınıf düzeyine uygun etkinlikler planladıkları, okuma-yazma becerilerini aşamalı bir gelişim süreciyle değerlendirdikleri belirlenmiştir ancak, geri bildirim sağlama ve süreç odaklı ölçme araçlarını kullanma konusunda eksiklikler olduğu, öğretmenlerin daha çok geleneksel yöntemlere yöneldiği saptanmıştır. İkinci araştırma sorusuna göre, Türkçe öğretmenlerinin ölçme ve değerlendirme kavramlarına yönelik farkındalıklarında ilerleme olduğu, öğrenme çıktılarını ölçme amaçlarının ön planda tutulduğu belirlenmiştir; ancak, tamamlayıcı ölçme araçlarının kullanımının sınırlı kaldığı ve geleneksel yöntemlerin ağırlıkta olduğu ortaya çıkmıştır. Üçüncü araştırma sorusuna göre, 2024 Ortaokul Türkçe Dersi Öğretim Programı'nı uygulayan öğretmenlerin, beceri temelli ve süreç odaklı ölçme ve değerlendirme yaklaşımlarını benimsemeye başladığı, ancak sınıf mevcudu, zaman yetersizliği ve programın yoğunluğu gibi sorunlarla karşılaştıkları; buna karşın, programın sunduğu çeşitlilik ve öğrenci odaklı yaklaşımın olumlu bulunduğu belirlenmiştir. Dördüncü araştırma sorusuna göre, 2024 Ortaokul TDÖP'nin beceri odaklı yaklaşımı, ölçme araçlarının çeşitliliğini artırsa da yapısal sorunlar nedeniyle uygulamada daha dengeli bir etkinlik dağılımı ve etkili geri bildirim süreçlerine ihtiyaç duyulmaktadır. Beşinci araştırma sorusuna göre, 2023-2024 ve 2024-2025 Eğitim Öğretim Yılları'nda 5. sınıf Türkçe dersi yazılı sınavlarında ağırlıklı olarak kısa yanıtlı ve açık uçlu sorular tercih edilmiş, ancak 2024-2025 yılında ölçme araçlarının daha çeşitli becerileri (tahmin etme, çözümleme, yaratıcı yazma vb.) hedeflediği ve tanılayıcı değerlendirme uygulamalarının arttığı gözlemlenmiştir. Buna karşın, 2023-2024 yılında değerlendirme süreçlerinin daha yüzeysel kaldığı ve genellikle kitap okuma etkinlikleriyle sınırlı olduğu belirlenmiştir.

Şirin Kübra Yağmur
Baskent University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İki dilli türk çocuklarına Türkçe öğretimi ders kitaplarında kültür aktarımı üzerine bir değerlendirme (Türkçe ve Türk Kültürü ders kitapları 1-8)

Bu araştırmada, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından 2019-2020 eğitim-öğretim yılından itibaren yurt dışında yaşayan iki dilli Türk çocuklarına okutulmak için hazırlanan Türkçe ve Türk Kültürü ders kitaplarındaki Türk kültürüne ait bilgileri saptamak ve kültür aktarımını incelemek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda sekiz farklı seviyeden oluşan ders kitaplarının içeriğinde bulunan metinler ve etkinliklerin hangi kültürel öğeleri içerdiği, bu öğelere ne sıklıkta yer verildiği ve kültür aktarımı açısından düzeyi tespit edilmiştir. Nitelikli ve işlevsel ders kitapları başarılı bir dil öğretimini ve kültür aktarımını sağlayan bireyin toplumla güçlü bağlarını oluşturmasını sağlayan en önemli faktördür. İyi bir ders kitabı yurt dışındaki Türklerin kendi kültürleriyle bağ kurmalarını büyük oranda etkileyecek ve hatta yön verecektir. Araştırmada, Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı'nın 15.05.2018 tarihli ve 77 sayılı kararı doğrultusunda Millî Eğitim Bakanlığı tarafından 1. seviye, 2. seviye, 3. seviye, 4. seviye, 5. seviye, 6. seviye, 7. seviye ve 8. seviye için hazırlanmış Türkçe ve Türk Kültürü ders kitaplarındaki metinlerde ve etkinliklerde yer alan kültürel ögeler "Metinlere Yansıyan Kültürel Öge ve Alt Ögeler" ölçeği temel alınarak belirlenmiş, bu kültürel ögelerin metinler ve etkinlikler içindeki kullanım sayıları tespit edilmiş ve temalardaki kullanım sıklığı saptanmıştır. Günlük yaşam, kişiler arası ilişkiler, değerler ve eğitimi, edebiyat, sanat ve müzik, gelenekler ve folklor, sosyal yaşam, coğrafya ve mekanın yer aldığı ölçeğe kültürel çeşitlilik başlığı da eklenerek kapsamı genişletilmiştir. İçerik analizi yöntemi kullanılarak gerçekleştirilen çalışmada ders kitabı aracılığıyla aktarılması hedeflenen kültürel unsurlar sistematik bir şekilde ele alınmıştır. Bulgular, Türkçe ve Türk kültürü ders kitaplarında çok fazla kültürel ögeye yer verildiğini, bu ögelerin görsellerle ve etkinliklerle desteklendiğini göstermektedir. Ders kitaplarında bazı kültürel ögelere yoğun bir şekilde yer verilirken bazı ögelerin ise yeterince temsil edilmediği görülmektedir. Bu bağlamda, ders kitaplarında yer alan kültürel ögelerin kitaplarda dengeli bir dağılım göstermediği, bu durumun ise öğrencilerin kültürel çeşit kapsamlı bir şekilde anlamalarını zorlaştırabileceği sonucuna varılmaktadır. İki dilli Türk çocuklarının kendi kültürlerini tanıması, benimsemesi ve sürdürebilmesi için ders kitaplarında kültürel ögelerin dengeli bir şekilde yer alması öğrencilerin kültürel farkındalık kazanmasını için oldukça önemlidir. Gelişen teknolojik imkanlara rağmen ulaşılabilirlik ve kullanılabilirlik açısından büyük önem taşıyan ders kitapları, iki dilli Türk çocuklarının sistematik bir şekilde ana dillerini ve öz kültürlerini öğrenmeleri, korumaları, geliştirilmeleri açısından önemli bir işlev üstlenmektedir. Bu bağlamda, ders kitaplarında yer alan kültürel ögelerin incelenmesi kültür aktarımının önemini ortaya koyma açısından büyük önem taşımaktadır.

Melisa Erten
Baskent University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğretimi ders kitaplarında, toplumsal cinsiyetin kültür aktarımı bağlamında incelenmesi

Bu araştırmada, yabancılara Türkçe öğretimi amacıyla hazırlanan ve en yaygın kullanılan B1 düzeyi ders kitapları (Yeni Hitit II, Gazi TÖMER B1, İstanbul Türkçe Ders Kitabı B1 ve Yedi İklim Türkçe B1) toplumsal cinsiyet bağlamında incelenmiştir. Araştırmanın temel amacı, bu ders kitaplarında toplumsal cinsiyet temsillerinin nasıl sunulduğunu analiz etmek ve cinsiyet rollerine ilişkin içeriklerin eşitlikçi bir yaklaşımla ele alınıp alınmadığını ortaya koymaktır. Çalışmada şu sorulara yanıt aranmıştır: Ders kitaplarında kadın ve erkek temsilleri metin ve görsellerde eşit biçimde yer almakta mıdır? Kadın ve erkek karakterlerin meslek seçimleri nasıldır? Toplumsal cinsiyet rolleri, karakterlerin duygu, düşünce ve davranışlarına nasıl yansımaktadır? Kitaplarda cinsiyetçi ifadelere rastlanmakta mıdır? Nitel araştırma yöntemlerinden içerik analizi kullanılarak gerçekleştirilen çalışmada, kitaplarda yer alan yazılı ve görsel materyaller sistematik biçimde incelenmiştir. Elde edilen bulgular, söz konusu ders kitaplarında geleneksel toplumsal cinsiyet rollerinin büyük ölçüde sürdürüldüğünü; kadın karakterlerin daha çok özel alanla ilişkilendirilerek aile ve ev içi rollerle temsil edildiğini, erkek karakterlerin ise kamusal alanda, özellikle yönetici, teknik veya kariyer odaklı mesleklerde yoğunlaştığını göstermektedir. Görseller de bu eğilimi desteklemekte, erkekler genellikle dış mekânlarda ve iş yaşamında; kadınlar ise ev içi sahnelerde tasvir edilmektedir. Bu bağlamda, yabancılara Türkçe öğretimi ders kitaplarında toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlama konusunda belirli bir farkındalık olduğu, ancak geleneksel toplumsal cinsiyet kalıplarının büyük ölçüde devam ettiğini söylemek mümkündür. Oysa dil, yalnızca bir iletişim aracı değil, aynı zamanda toplumsal yapıların, değerlerin ve ideolojilerin taşıyıcısıdır. Bu bağlamda, yabancılara Türkçe öğretimi kapsamında kullanılan ders kitaplarının, toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı içerikler sunması büyük önem taşımaktadır. Çünkü dil öğrenimi yalnızca dilsel değil, aynı zamanda kültürel bir öğrenme sürecidir ve bu süreçte toplumsal cinsiyet temsilleri, öğrenicilerin zihinsel şemalarını şekillendirme potansiyeline sahiptir. Bu nedenle, Türk kültürünü öğrenen yabancı öğrenciler açısından, ders kitaplarında Türk toplumundaki kadın ve erkek rollerinin gerçekçi, dengeli ve toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı bir biçimde yansıtılması büyük önem taşımaktadır. Bu çalışma ile dil ve kültür eş zamanlı olarak öğretilmesi önerilmektedir. Ayrıca ders kitaplarında sadece kadın ve erkek temsilleri değil, aynı zamanda kullanılan dilin eşitlikçi olup olmadığı da dikkatle değerlendirilmesi gerekliliği vurgulanmıştır.

Toplumsal cinsiyet
Dilara Ünlü Şimşek
Baskent University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde isteme semantiğinin B1-B2 düzeyi ders kitaplarında incelenmesi

Bu çalışma, yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde, isteme semantiği çerçevesinde dilsel yönlendirme, öneri, rica, emir ve gereklilik bildiren yapılara B1 ve B2 düzeyindeki ders kitaplarında ne ölçüde yer verildiğini ortaya koymayı amaçlamaktadır. İsteme semantiği, dilin edimsel işlevleri arasında yer almakta olup, konuşurun muhataba yönelik çeşitli amaçlarla gerçekleştirdiği yönlendirme türlerini içerir. Bu yönlendirmeler doğrudan bir emir ya da istek şeklinde olabileceği gibi, dolaylı biçimde öneri, uyarı, şartlı yapı veya gereklilik bildiren kalıplar aracılığıyla da ortaya çıkabilir. Bu bağlamda isteme, sadece biçimbirim unsuru değil; aynı zamanda söylem ve pragmatik bağlamda da değerlendirilebilecek çok katmanlı bir anlamsal kategoridir. Araştırmanın veri setini, Türkiye'de yaygın olarak kullanılan altı ders kitabı oluşturmaktadır: Yedi İklim Türkçe (B1 ve B2), Yeni Hitit (B1 ve B2) ve Gazi TÖMER Yabancılar İçin Türkçe (B1 ve B2). Bu kitaplar içerik yönünden ünitelere, metinlere ve diyaloglara ayrılarak sistematik biçimde incelenmiştir. Araştırma kapsamında, her bir kitapta yer alan diyaloglar, metinler, okuyucuya hitap eden metinler ve gerekli durumlarda etkinlik cümleleri taranmış; isteme semantiği taşıyan morfemler belirlenmiş ve içerik çözümlemesi yöntemiyle sınıflandırılmıştır. Veriler, biçimsel, anlamsal ve işlevsel kategorilere ayrılarak analiz edilmiştir. Ayrıca söz konusu isteme yapılarının işlevsel bağlamda nasıl sunulduğu ve öğreniciye yönelik hangi tür iletişimsel kazanımları hedeflediği değerlendirilmiştir. Bulgular, isteme semantiğinin kitaplarda çoğunlukla diyaloglar ve hikâye anlatılarında dolaylı biçimde kullanıldığını ortaya koymaktadır. "Lütfen", "-meli/-malı", "rica ederim", "yapmanız gerekiyor", "kapıyı çalar mısınız?" gibi ifadeler, bu yapılar arasında öne çıkmaktadır. Ancak kitaplarda isteme ifadelerinin öğretimine yönelik sistematik bir yaklaşım bulunmadığı, isteme biçimlerinin çoğunlukla bağlam dışı ya da örtük biçimde sunulduğu gözlemlenmiştir. Özellikle istek kipinin (istek, gereklilik, rica ve öneri bildiren yapılar) öğretimi açısından kitapların açıklayıcı veya farkındalık geliştirici bir içerik sunmadığı tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda, isteme semantiğinin yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde önemli bir pragmatik boyut taşıdığı; ancak ders kitaplarının bu alanı yeterince yapılandırmadığı görülmüştür. Oysaki isteme türündeki ifadeler, dil öğrenicisinin iletişimsel yeterliğini doğrudan etkileyen, sosyal bağlamda uygun ve etkili dil kullanımını geliştiren yapılardır. Bu bağlamda, kitapların içeriklerinin işlevsel dil öğretimi hedeflerine uygun biçimde yeniden gözden geçirilmesi, söylem temelli ve pragmatik odaklı etkinliklerle desteklenmesi önerilmektedir.

Yabancı dil öğretimi
Berrenur Urgancıoğlu
Baskent University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türkçe dersinde açık uçlu soruların öğrencilerin okuduğunu anlama başarısına etkisi

Yaşam içerisinde her insan farkında olarak ya da olmayarak pek çok soru sorar. Soru eğitim-öğretim faaliyetlerinin önemli bir bileşenidir. Bu araştırmanın amacı Türkçe dersinde açık uçlu sorular kullanılarak gerçekleştirilen ölçme ve değerlendirme uygulamalarının öğrencilerin okuduğunu anlama (anlama, söz varlığı ve akıcı okuma) becerileri üzerindeki etkilerini hem nicel hem de nitel bulgulara dayanarak ortaya koymaktır. Bu araştırmada karma yöntemi benimsenmiştir. Nicel araştırma yönteminin desenlerinden ön test-son test gruplu deneysel desen, nitel araştırma yönteminin ise durum çalışması deseni benimsenmiştir. Araştırmanın örneklem grubunu 2024-2025 eğitim-öğretim yılının II. döneminde Mersin ilinde MEB'e bağlı bir devlet ortaokulunda öğrenim görmekte olan (deney grubu 20, kontrol grubu 20) 40 tane 7. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Nicel veriler toplanırken Türkçe başarı testi, nitel veriler toplanırken yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Deneysel işlem sürecinde kullanılacak olan açık uçlu soru formları oluşturulurken MEB, 2019 TDÖP esas alınmıştır. Veriler analiz edilirken nicel yöntemde SPSS kullanılmış nitel yöntemde ise betimsel analiz ve içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Araştırma sonucunda Türkçe dersinde açık uçlu soru kullanımının öğrencilerin okuduğunu anlama becerisini geliştirdiği; söz varlığı, anlama ve akıcı okuma başarısını olumlu yönde etkilediği tespit edilmiştir. Bu durumun yanı sıra deneysel işlem sürecinde açık uçlu soru kullanımının öğrencilerin açık uçlu soruya karşı bakış açılarını ve bilgilerini de olumlu yönde etkilediği tespit edilmiştir.

Zekiye Yıldırım Suna
Baskent University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkçenin yabancı çocuklara öğretiminde fabl kullanımının değerler eğitimine etkisi üzerine bir inceleme- La Fontaine örneği

Bu çalışmanın amacı, yabancı dil olarak Türkçe öğrenen çocuklara değerler eğitiminde fabl türünün etkisini incelemektir. Çalışmanın çıkış noktası, yabancı çocuklara Türkçe öğretimi alanında, fabl türünden değerler eğitimi açısından çok az faydalanılmış olmasıdır. Araştırmada fabl türü, çocuk okurun kendisini kahramanın yerine koyarak olayların içine girmesini eğlenceli bir şekilde sağlaması ve yazılış gayesinin değer kazanımı olması gerekçesiyle tercih edilmiştir. Çalışma nitel araştırma türünde olup, çalışmada literatür taraması yapılmıştır. Çalışmaya öncülük etmesi bakımından öncelikle yabancı çocuklar için kaleme alınmış Türkçe ders kitapları evreninden, Yunus Emre Enstitüsünün yabancı çocuklar için Türkçe ders kitaplarından "Türkçe Öğreniyorum" (Türkçe Öğreniyorum Ders Kitapları 1,2,3,4, 2015) ders kitapları ve çalışma kitapları (Türkçe Öğreniyorum Çalışma Kitapları 1,2,3,4, 2015) ayrıca yine Yunus Emre Enstitüsünün "Çocuklar İçin Türkçe" ders kitapları serisi (Çocuklar İçin Türkçe 1,2 ) örneklemi seçilmiştir. Çalışmada, Türkçe öğrenen yabancı çocuklar için Türkçe ders kitabı niteliğinde hem dünyada hem Türkiyede birçok şubesi olan Yunus Emre Enstitüsünün çocuklar için kaleme aldığı ders kitapları ve çalışma kitapları incelemeye alınmıştır. Yunus Emre Enstitüsü kitapları; kurumun kurumsal olması ve yabancılara Türkçe öğretiminde en çok kullanılan çocuk kitapları olmaları sebebiyle "Türkçe Öğreniyorum" ders kitapları ve çalışma kitapları seti ve çocuklara yönelik başka bir ders kitabı olmaması açısından "Çocuklar İçin Türkçe (ÇİT)" setleri tercih edilmiştir. İncelenen bu kitaplarda fabl türüne rastlanmayarak, alanda fablın gereken değeri görmediği tespit edilmiş ve literatür taraması yapılarak, alanyazında fabl türünden yabancı çocuklara Türkçe öğretiminde çok az faydalanıldığı görülmüştür. Bu eksikliklerden yola çıkarak bu çalışmada, fabl kullanımının değerler eğitimine etkisini incelemek maksadıyla yararlanma hedefini incelemek üzere Orhan Veli Kanık'ın düzenlemesini yaptığı, Yapı Kredi Yayınları tarafından ilk baskısı 2013 yılında yapılan, La Fontaine Masallarının 2020 yılında yayımlanan 24. baskısı seçilmiştir. Çalışma, Millî Eğitim Bakanlığınca kazandırılması hedeflenen 10 kök değere ilaveten belirlenen 31 değer kapsamında incelemeye alınmıştır. Çalışma sonucunda, yabancı çocuklara Türkçe öğretiminde fabl kullanımının değerler eğitimine ve öğreticinin hassasiyetiyle Türk millî değerlerinin aktarılmasına katkısı olabileceği tespit edilmiştir. Verilerin desteklenmesi amacıyla 1 yabancılara Türkçe öğreticisinin görüşü alınmıştır. Ayrıca alana farklı bir bakış açısıyla yaklaşmak için 3 psikolog görüşü alınarak yorumlanmıştır.

DeğerlerDeğerler eğitimiFabl+7
Şeyma Güzel Öncel
Baskent University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul Türkçe ders kitaplarındaki hikâye edici metinlerde çocuk özneler

Türkçe eğitiminde öğrencilerin okuma, yazma, konuşma ve dinleme becerilerini geliştirmek amacıyla ders kitapları birer araç olarak kullanılmaktadır. Çocuklar, ders kitaplarındaki metinlerde karşılaştıkları kahramanlarla -özellikle de kendi yaş grubuna yakın olan çocuk kahramanlarla- özdeşim kurmaktadırlar. Bu çalışmada, 2020 – 2021 eğitim öğretim yılı ortaokul Türkçe ders kitaplarındaki "çocuk özneler (çocuk kahramanlar)" öğrencilerin çeşitli özellikleriyle ele alınmış, incelenmiştir. Çocuk kaç yaşında olursa olsun okuduğu metindeki kahraman(lar)la özdeşlik kurar. Türkçe ders kitabı hazırlayıcıları metin seçiminde bu duruma dikkat etmelidirler. Bu bağlamda, çalışmamızda 2020 – 2021 eğitim-öğretim yılında ortaokullarda (5-8. sınıflar) okutulan Türkçe ders kitaplarında yer alan hikâye edici metinlerdeki çocuk öznelerin çeşitli yönlerden özellikleri incelenmiş; bu kapsamda çocuk öznelerin tipik özellikleri/temsil ettikleri değerler/kavramlar, metinlerde cinsiyetlere göre dağılımları, olaylar/durumlar/çatışmalar karşısındaki 'etkin'likleri/'edilgin'likleri, problem çözme becerileri, yaşadıkları mekânlar, birincil//ikincil/figüratif kişi olma durumları, gerçekçi/olağanüstü karakter olma durumları ile ders kitaplarında çocuk öznelere yönelik gerçekleştirilen etkinlikler/sorular/yönergeler incelenmiştir. Türkçe öğretiminde dört temel dil becerisini geliştirmenin yanı sıra değerler eğitimi de son derece önemlidir. Metinler (özellikle de kahramanlar/çocuk özneler) üzerinden değerler eğitimi de yapılmaktadır. Bu bakımdan çocuk öznelerin taşıdıkları özellikler/temsil ettikleri değerler bakımından da incelenmesi Türkçe ders kitabı hazırlayıcılarına yol gösterecektir. Bu doğrultuda "Türkçe ders kitabında yer verilen hikâye edici metinlerdeki çocuk öznelerin başlıca özellikleri nelerdir?" sorusundan da yola çıkılarak yapılan araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden "doküman analizi" kullanılmıştır. Araştırmanın sonunda elde edilen bulguların analizi üzerinden ortaokul Türkçe ders kitaplarındaki metinlerde bulunan çocuk öznelerin taşıdıkları özellikler belirlenmiş ve Türkçe ders kitapları, metin seçimi ve kullanımı bakımından değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonucunda, elde edilen veriler tablolar hâlinde sunulup yorumlanmıştır. Türkçe ders kitaplarında yer verilen hikâye edici metinlerdeki çocuk öznelere yönelik değerlendirmeler ve ortaya çıkan sonuçlar doğrultusunda Türkçe ders kitapları ve metin seçimi ve kullanımı ile ilgili çeşitli noktalara dikkat çekilmiş, öneriler getirilmiştir. Anahtar Kelimeler: kahraman, hikâye edici metin, çocuk özne, başkahraman, Türkçe ders kitabı.

Ders kitaplarıHikaye edici metinKahramanlar+5
İpek Ilgın
Baskent University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul Türkçe ders kitaplarında görsel okuryazarlık uygulamaları

Teknoloji ve okuryazarlıktaki değişim ve gelişmeler 20. ve 21.yüzyılda dijitalleşmeyle birlikte hız kazanmış ve bu hız, eğitim alanına da çeşitli yönleriyle yansımıştır Görseller, artık hayatımızın her alanında ve her anında daha çok karşımıza çıkan nesnelerdir. Bu bakımdan eğitimde, özellikle de dil eğitiminde görsel okuryazarlık önemli bir alan olarak karşımıza çıkmaktadır. İlk kez John Debes ile alanyazında yer alan görsel okuryazarlık kavramı; belki de dünyadaki ilk insanların var olduğu günlerden bugüne kadar gelebilmeyi başarmış önemli bir öğrenme alanıdır. Görsel okuryazarlığın eğitimde de bir öğrenme alanı olarak yer bulması gelecek nesiller açısından büyük önem taşımaktadır. Özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren görsel okuryazarlık üzerine çeşitli tanımlamalar yapılmıştır. Yapılan tanımlamaların kesiştiği ortak noktalar; görsel okuryazarlık süreçlerinin görsel bir dil, düşünme ve uygulamaları kapsayan yapıda olmasıdır. Bu durum görsel okuryazarlığın kapsamının görsel olan mesajı alma ve üretme noktasında önemli olduğunu vurgulamaktadır. Bu çalışmada, 2018 MEB Türkçe Dersi Öğretim Programı ve 2020-2021 eğitim-öğretim yılı MEB ortaokul Türkçe ders kitapları görsel okuryazarlık bağlamında ele alınmış; görsel okuryazarlığın Programda ve Türkçe ders kitaplarında nasıl yer aldığı incelenmiştir. 2018 Türkçe Dersi Öğretim Programı incelenirken, geçmiş yıllara ait Türkçe Dersi Öğretim Programlarına da bakılmış, böylece Programlarda 'görsel okuryazarlık'la ilgili olarak yıllara göre gerçekleşen değişim ve gelişmeleri değerlendirmek amaçlanmıştır. Araştırma sonucunda, görsel okuryazarlık kazanım ve açıklamalarının 2018 Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda yeterli düzeyde olmadığı görülmüştür. Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda bir 'öğrenme alanı' olarak 'görsel okuryazarlık'a daha fazla yer verilebileceği düşünülmektedir. Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda görsel okuryazarlıkla ilgili olarak yer alan kazanımların Türkçe ders kitaplarına yansımasını görmek ve görsel okuryazarlığın ders kitaplarında ne şekilde yer aldığını anlamak amacıyla ders kitaplarındaki etkinlikler/sorular da incelenmiştir. Her bir öğrenme alanı (dinleme, okuma, konuşma ve yazma) için ayrı birer kategori oluşturularak, öğrenme alanları içerisinde görsel okuryazarlık çalışmalarını kapsayan etkinlik ve soruların oranı tablolar aracılığıyla aktarılmıştır. Çalışmada, 2020-2021 eğitim öğretim yılı ortaokul Türkçe ders kitaplarına yönelik inceleme doğrultusunda Türkçe ders kitaplarında görsel okuryazarlık etkinlik ve sorularına daha fazla yer verilebileceği sonucuna ulaşılmıştır. MEB ortaokul Türkçe ders kitaplarında yer alan görsel okuryazarlık uygulamalarının büyük bir çoğunluğunun, yenilenmiş Bloom taksonomisinin alt basamaklarını kapsayan bir yapıda olduğu görülmüştür ve bu durum Türkçe ders kitapları için olumlu bir göstergedir. Dolayısıyla, çalışma sonucunda 2018 Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda ve ortaokul Türkçe ders kitaplarında ele alınan 'görsel okuryazarlık'la ilgili bulgu ve tartışmaların alanyazın ve bundan sonra yapılacak araştırmalar için katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Ders kitaplarıDil eğitimiDil öğretimi+7
Okan Deniz Karaca
Baskent University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bilgin Adalı'nın çocuklara yönelik anlatılarında metinlerarası ilişkiler

Metinlerarasılık, metinler arasındaki her türlü ilişkiyi ifade etmek için kullanılan bir kavramdır. Günümüzde metinsellik ölçütlerinden biri olarak kabul edilen metinlerarasılık, herhangi bir metnin kendinden önceki metinlerle çeşitli biçimlerde kurduğu açık ya da kapalı ilişkileri tanımlamak için kullanılır. Alıntı, gönderge, anıştırma, pastiş, parodi vb. biçimlerde ortaya çıkan metinlerarası ilişkiler, bir metnin oluşturulma süreçleri kadar anlamlandırma süreçlerini de ilgilendiren bir ögedir. Okuru, metinler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu geniş bir düzlemde okuma-anlamaya yönlendirir. Dolayısıyla çocuk okurları metinlerarası ilişkilerin zengin/yoğun bir içerikle sunulduğu metinlerle buluşturmak, onların bilişsel gelişimlerini desteklemek ve entelektüel, kültürel, tarihsel, sanatsal, edebî vb. alanlardaki birikimlerini zenginleştirmek açısından önemlidir. Metinler arası ilişkilerin yarattığı zengin içerik, çocuk okurların çok yönlü ve derin okuma-anlama süreçleri geçirmelerini sağlayacak, eleştirel ve analitik düşünme becerilerini geliştirecektir. Bu bakımdan Türkçe öğretiminde metinlerarası ilişkilerin zengin olduğu metinleri (çocuk edebiyatı ürünlerini) seçmek ve kullanmak önemlidir. Türk çocuk edebiyatının üretken yazarlarından Bilgin Adalı'nın anlatılarında zengin/yoğun metinlerarası ilişkilerin olduğunu söylemek mümkündür. Adalı'nın çocuk edebiyatı ürünlerinde 'metinlerarasılık'ın, en açık biçimde eserlerin dokusuna işlendiği, Türk ve dünya sözlü edebiyat geleneğinden anlatıların (mitler, masallar, destanlar, halk hikâyeleri vb.) dönüştürmelerle yeniden yazıldığı; sözlü edebiyata özgü pek çok motifin çeşitli metinsel bağlamlarda dönüşüme uğratılarak okura sunulduğu ve okurun edebiyat, tarih, sinema, sanat alanlarının iç içeliğinde çeşitli türlerin ve metinlerin bir arada bulunduğu bir anlamlandırma sürecine dâhil edildiği görülür. Bu çalışmada başlıca amaç, Bilgin Adalı'nın, seçtiğimiz anlatı türünden yirmi yedi eserini 'metinlerarasılık/metinlerarası ilişkiler' çerçevesinde incelemek, eserlerdeki 'metinlerarası ilişkileri' göstermek ve ilişkili metinlerin izini sürmektir. Amaçlı örnekleme yöntemiyle seçilen, Adalı'nın yirmi yedi anlatısı, metinlerarasılık çerçevesinde incelenerek metinlerin diğer metinlerle olan ilişkileri tespit edilmeye ve Adalı'ya ait çocuk edebiyatı ürünlerinin Türkçe eğitiminde kullanılması durumunda nasıl bir metinlerarası ilişkilere dayalı zenginlik ve çeşitlilik sunabileceği ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışmada, Adalı'nın çocuklara yönelik anlatılarındaki metinlerarası ilişki biçimleri tespit edilmiş ve anlatıların 'metinlerarası ilişkiler' açısından gösterdiği görünüm, tablolar aracılığıyla dikkate sunulmuştur. Anlatıların, metinlerarası ilişkiler bakımından gösterdiği özelliklerin çocuk okurlara yönelik entelektüel, kültürel, tarihsel, sanatsal, edebî vb. katkısına dair değerlendirmelerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Çocuk edebiyatı, Bilgin Adalı, çocuk anlatıları, metinlerarası ilişkiler, Türkçe eğitiminde metin seçimi ve kullanımı.

Adalı, BilginMetinlerarasılıkTürk edebiyatı+4
Cansın Erdem
Baskent University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkçe ders kitaplarındaki yazılı anlatım etkinliklerinin metindilbilimsel yaklaşımla incelenmesi

Bilimsel bilginin öğretim ortamlarına taşınması öğrenmenin etkililiği ve güvenilirliği açısından büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda, dil öğretimi alanında yapılan çalışmaların dilbilime dayandırılması gerekmektedir. Bu çalışmada ortaokul Türkçe derslerindeki yazılı anlatım etkinliklerini metindilbilimin başlıca üç konusu açısından incelenmesi ve elde edilen verilere dayanarak örnek eğitim durumları önerilmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda bu çalışmada Millî Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan ortaokul 5, 6, 7 ve 8. sınıf Türkçe ders kitaplarındaki yazma etkinlikleri incelenmiştir. Ortaokul Türkçe dersi yazılı anlatım etkinliklerinin metindilbilim açısından incelenmesine yönelik gerçekleştirilen bu çalışma, nitel araştırmalarda etkin bir inceleme türü olan belge incelemesi yöntemi ile yürütülmüştür. Araştırmanın bulgularını desteklemek amacıyla ayrıca, Sarar Kuzu ve Soytürk (2019) tarafından gerçekleştirilen "Ortaokul Kompozisyon Yazma Çalışmalarının Metindilbilimin Metin Üretim Evreleri Açısından Değerlendirilmesi" adlı makalede yer alan öğretmen görüşlerinden de yararlanılmıştır. İnceleme sonucunda metindilbilimle ilişkilendirilebilecek yazılı anlatım etkinliklerinin %3'ünün metinsellik ölçütleri konusuna, %38,7'sinin metin yapısı konusuna, %33,4'ünün metin üretim evreleri konusuna eşdeğer olduğu bulgulanmıştır. Çalışmanın ikinci aşamasında, metindilbilim konularının eğitim ortamlarına taşınabilmesi ve dolayısıyla çalışma bulgularından öğreten ve öğrenenlerin yararlanabilmesi için örnek oluşturmayı amaçlayan, öneri niteliğinde eğitim durumları (ders içerikleri) hazırlanmıştır. Türkçe öğretiminin metin temelli yürütülmesi gerekliliği dikkate alındığında, ortaokul Türkçe ders kitaplarındaki etkinliklerin metindilbilimsel açıdan geliştirilmesinin önemi üzerinden bazı önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Eğitim durumları, Türkçe öğretimi, Türkçe Ders Kitapları, Metindilbilim, Yazılı Anlatım Etkinlikleri

Ders kitaplarıEğitim etkinliğiKitaplar+5
Ekin Soytürk
Baskent University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dil bilgisi öğretiminde kip, zaman ve görünüş konusunun öğretiminin incelenmesi

Dil bilgisi, insan iletişiminin en yetkin aracı olan dilin seslerini; sözcüklerin yapılarını, kökenlerini ve anlam özelliklerini; tümcelerin kuruluş ve anlam özelliklerini ve bunlarla ilgili kuralları inceleyen bilgi dalıdır. Dilbilgisi öğretimi ise dilin tüm bu özelliklerini içeren normların kurumsal ve sistematik olarak incelenmesi ve öğretimini kapsar. Genel olarak Dil bilgisi öğretimimizin sorunlu olmasının yanında özellikle bazı konuların yorumunun ve öğretiminin daha fazla sorunlu olduğundan söz etmek mümkündür. Kip, görünüş ve zaman konusu bunlardan biridir. Bu çalışmanın amacı, kip, görünüş ve zaman konusunun, ortaöğretim dil bilgisi öğretimi programında ve buna bağlı olarak da öğrenci çalışma kitabı, ders kitabı ve öğretmen kılavuz kitabında nasıl yer aldığını ve ne şekilde öğretildiğini incelemektir. Çalışma betimsel analiz yöntemine dayalı nitel bir çalışma olarak planlanmıştır. Çalışmanın amacı doğrultusunda, ortaokul düzeyinde bu konunun ele alındığı tek sınıf olan 7. sınıfa ait Milli Eğitim Bakanlığı Türkçe Ders Kitabı, Öğrenci Çalışma Kitabı ve Öğretmen Kılavuz Kitabı incelenmiştir. Çalışmada ayrıca, araştırma sorusunun yanıtını bulmaya katkı sağlaması amacıyla veri toplama aracı olarak öğretmenlerin bilgi düzeyleri ve tutumlarına yer verilmiştir. Ankara ilinde seçkisiz olarak belirlenen 5 özel okul, 5 devlet okulu öğretmeni olmak üzere toplam 10 öğretmenin dil bilgisi öğretimi kapsamındaki kip-zaman-görünüş konularının öğretimine yönelik düşüncelerini almak amacıyla tam yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiştir. Görüşme soruları, araştırmacı tarafından hazırlanmış ve konu alanı uzmanlarının onayı alındıktan sonra uygulanmıştır. Ders kitaplarındaki etkinliklerin ve öğretmenlerin, görüşme formlarına verdikleri yanıtların incelenmesi sonucunda öğretim programında ve ders kitaplarında kipin, zaman ve görünüş kategorileri ile farkının açıkça ortaya konulmadığı, görünüş kavramına hiç yer verilmediği, kip ve zaman kavramlarının aynı başlık altında haber kipleri ve dilek kipleri şeklinde sınıflandırılıp biçimbirimler üzerinden tanımlanarak öğrencilere ezberletildiği, konuya anlam odaklı yaklaşılmadığı belirlenmiştir. Ayrıca, öğretmenlerin görüşme sorularına verdikleri yanıtlardan, konuya dilbilimin sunduğu şekliyle hâkim olmadığı, biçimci yaklaştıkları ve farklılıkları, standart dışılıkları, "anlam kayması" vb. genellemelerle yorumladıkları sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: dilbilim, dil bilgisi, dil bilgisi öğretimi, kip-zaman-görünüş

DilbilimGörünüşKipler+5
Melis Ülkümen
Baskent University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul (5-8. sınıflar) Türkçe derslerinde 'şiir-hikâye' ve 'manzum hikâye' türünden metinler

Çalışmamız çerçevesinde 2017-2018 eğitim-öğretim yılında MEB tarafından hazırlanan ortaokul (5-8. sınıflar) Türkçe dersi ders kitapları ve çalışma kitaplarında bulunan şiirler, 'şiir-hikâye' ve 'manzum hikâye' bağlamında ele alınmıştır. Dolayısıyla çalışma, şiir ile hikâyenin birlikteliğine karşılık gelen alanda ortaya çıkan 'şiir-hikâye' ve 'manzum hikâye' türlerini odağa almaktadır. Bu bakımdan ortaokul (5-8. sınıflar) Türkçe dersi ders ve çalışma kitaplarında yer alan 'şiir-hikâye' ve 'manzum hikâye' türünden metinlerin sınıflara göre dağılımı incelenmiş ve bu metinler 'yapı', 'tema', 'dil ve anlatım' yönlerinden değerlendirilmiştir. 2017 Türkçe Dersi Öğretim Programında yer alan 'kazanımlar'la ilişkili olarak metinlerin kulanım amaçları irdelenmiş ve araç-metin olarak kullanılan 'şiir-hikâye' ve 'manzum hikâye' türünden metinlerin çalışma kitaplarında etkinliklerle/sorularla nasıl işler hâle getirildiği incelenmiştir. Böylece 'şiir-hikâye' ve 'manzum hikâye' türünden metinlere yönelik etkinliklerle/sorularla öğrencilere neler kazandırılmak istendiği üzerinde de durulmuştur. 'Şiir-hikâye' ve 'manzum hikâye' türünden metinlerin özelde ortaokul Türkçe derslerindeki sınıflara göre işlevselliği de dikkate sunulmaya çalışılmıştır. Ayrıca Türkçe eğitiminde öğrenme alanlarına, metin seçimi ve kullanımını belirleyen faktörlere, metin türlerine, özellikle de Türkçe eğitimiyle ilişkilendirdiğimiz öğrenme ve öğretme süreçlerine, etkinliklerin/soruların Bloom taksonomisinde ortaya konulan şekliyle bilişsel basamaklarla ilişkisine değinilmiştir. Bu bağlamda 'şiir-hikâye' ile 'manzum hikâye' türlerinin ortaokul seviyesinde Türkçe eğitimindeki yeri, 'şiir-hikâye' ile 'manzum hikâye' türünden metinlerin Türkçe öğretimine katkıları ve bu türlerin ortaokul Türkçe dersi ders ve çalışma kitaplarındaki mevcut durumu ortaya konulmuştur.

Ders kitaplarıHikayeManzum hikaye+6
Feray Çat
Baskent University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul (5-8. sınıflar) Türkçe dersi çalışma kitaplarında metinsel-aşkınlık

Çalışmada, 2016-2017 eğitim öğretim yılında MEB tarafından hazırlanan ortaokul (5-8. Sınıflar) Türkçe dersi çalışma kitaplarındaki etkinlikler/sorular metinsel-aşkınlık bağlamında incelenmiştir. Etkinliklerin ve soruların değerlendirilmesinde Gérard Genette'nin metinsel-aşkınlık ilişkilerini tanımlamak için kullandığı 5 ayrı ilişki biçimi esas alınmış; 'metinsel-aşkınlık'a dayanan etkinliklikler/sorular, özellikleri bakımından 'metinlerarasılık/iç metinllilik (intertextuality)', 'yan-metinsellik/ek metinlilik (paratextuality), 'yorumsal üst-metinsellik/dış metinlilik (metatextuality)', 'üst-metinlilik/tip metinlilik (architextuality)' ve 'ana-metinsellik/art metinlilik (hypertextuality) biçimlerine göre tasnif edilmiştir. Çalışmada öğrencilerin etkinlik ve sorular üzerinden ürettikleri sözlü, yazılı ve görsel ürünlerin 'metinsel-aşkın' bir alanda, araç-metinlerle (ders kitaplarındaki okuma metinleri, dinleme metinleri, görsel ürünler vb.) ilişkili olduğu, öğrencilerin araç-metinlere bağlı olarak, onlar üzerinden sözlü, yazılı ve görsel ürünler ortaya koydukları gerçeğinden hareket edilmiştir. Öğrencilerin, çalışma kitaplarındaki etkinlikler ve sorulara bağlı olarak yarattıkları ürünlerle araç-metinler arasında nasıl bir metinlerarası ilişki olduğu ele alınmıştır. Diğer bir ifadeyle kaynak metin özelliği taşıyan araç-metin ile öğrencilerin araç-metinlerle ilgili etkinlikler ve sorular üzerinden ortaya koydukları sözlü, yazılı ve görsel ürünlerin metinlerarası ilişkiler bağlamında hangi düzlemlerde ilişkili olduğu değerlendirilmiştir. Çalışmamız, nitel bir araştırmadır ve doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Ortaokul (5-8. sınıflar) Türkçe dersi çalışma kitapları belge tarama yöntemiyle incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Bu bağlamda metinsel-aşkınlık'a dayanan etkinlik ve soruların tabloları yapılmış ve bu tablolara yansıyan veriler ışığında metinlerin, etkinliklerin ve soruların metinsel-aşkınlık yönünde gösterdikleri özellikler ve bilişsel becerilerle ilintisi analiz edilmiştir. Böylece metinlerin, etkinliklerin ve soruların içeriksel, dilsel ve biçimsel özellikleri irdelenmiş buna ek olarak da Türkçe öğretimine dair 'metinsel-aşkınlık' bağlamında çıkarımlar yapılmıştır. Anahtar kelimeler: Türkçe eğitimi, ortaokul (5-8. sınıflar) Türkçe dersi, çalışma kitapları, etkinlikler/sorular, Gérard Genette ve metinsel-aşkınlık

EtkinlikMetinsel Aşkınlık İlişkileri KuramıOrtaokullar+2
Tuba Cebeci
Baskent University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İsveç'te yabancı dil olarak Türkçe öğrenen yetişkinlerin dil ihtiyaçları analizi

Bu çalışmada, İsveç Stockholm Folkuniversitetet Merkezi'nde (İSFM) yabancı dil olarak Türkçe öğrenen yetişkinlerin dil öğrenme ihtiyaçlarını belirlemek ve ihtiyaçların yaş, cinsiyet, eğitim gibi değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğini ortaya koymak amaçlanmıştır. Araştırma için Iwai ve diğerleri, (1999) "Japanese Language Needs Analysis 1998-1999" adıyla geliştirdiği ve Çangal (2013) tarafından Türkçe öğrenenler için "Türkçe Öğrenme İhtiyaçları Ölçeği" adıyla uyarlanan ölçek kullanılmıştır. İSFM Türkçe okutmanının görüşleri alınarak ölçek yeniden düzenlenmiştir. Bu araştırma İngilizceye çevrilmiş haliyle katılımcılara sunularak veriler toplanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu İSFM'da 2016-2017 yıllarında Türkçe kurslarına katılmış ve araştırma ölçeğini dolduran 65 kişi oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında toplanan nicel ve nitel verilerden nicel veriler istatistiksel analizlere dâhil edilmiş ayrıca nitel veriler ile desteklenerek değerlendirilmiştir. Nicel analizlerde parametrik olmayan testler kullanılıp; parametrik olmayan bağımsız örneklemlerden Mann-Whitney U-testi veya Kruskal-Wallis H-testi kullanılmıştır. Toplanan verilerin analizinde SPSS 23 programı kullanılarak sonuçlar nitel veriler ışığında ortaya konulmuştur. Araştırmadan elde edilen verilere göre İSFM' da Türkçe öğrenen kursiyerlerin dil öğrenme ihtiyaçları sırasıyla Sınıf içi İletişim, Bireysel İlgi ve İhtiyaçlar, Eğitim ve İş İmkânı ve Ticaret Yapma olmak üzere dört alt boyutta değerlendirilmiştir. Araştırmadan elde edilen verilere göre kursiyerlerin Sınıf İçi İletişim Kurma İhtiyacı ön plandadır. Kursiyerlerin yaş düzeyleri arttıkça "Ticaret Yapma'' eğilimi içinde oldukları ve en çok konuşma becerisini geliştirmeye ihtiyaç duydukları sonucuna ulaşılmıştır.

Dil ihtiyaç analiziDil öğrenimiDil öğrenme yöntemleri+6
Didem Orhan
Baskent University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğretimi a1 düzeyinde kullanılmak üzere Türkçe konuşurların kullandıkları sözcük ve ifadelerin derlenerek bildirişim konuları altında sınıflandırılması

Araştırmanın amacı: Diller İçin Avrupa Ortak Öneriler Çerçevesi'nde genel başlıklar altında önerilen 14 bildirişim konusu içinde, Türkçe konuşurların sıkça kullandıkları sözcük ve ifadelerden bir derlem oluşturmak; bu derlemde yer alan sözcük ve ifadeleri, 14 bildirişim konusu altında sınıflandırarak yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde, öğreniminde, değerlendirmelerinde ve materyal oluşturmada kullanılmak üzere A1 düzeyine göre bildirişimsel yetkinliklerin temel taşı olan "sözcük öğretimi"ne katkıda bulunmaktır. Araştırmanın evrenini; Türkiye'deki Türkçe konuşurlar, örneklemini ise Türkiye'de "Basit Seçkisiz" örneklemeyle rastgele seçilen 45 Türkçe konuşurun ses kaydı oluşturmuştur. Çalışmada saha araştırması yöntemi kullanılmıştır. Diller İçin Avrupa Ortak Öneriler Çerçevesi'nde önerilen genel başlıklar hâlindeki 14 bildirişim konusu içinde geçen bildirişim etkinliklerinin her biri için Türkçe konuşurların 45 adet ses kaydı alınmıştır. Bu ses kayıtlarında hangi sözcük ve ifadelerin ne sıklıkla kullanıldığı saptanmıştır. Türkçe konuşurların sıklıkla kullandıkları sözcükleri, ifadeleri saptamak ve araştırmanın verilerini çözümlenmek, "woordenteller" programıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın bulguları sonucunda önce genel başlıklar hâlindeki 14 bildirişim konusunun alt bildirişim konuları oluşturulmuş; daha sonra bu bulgular, bildirişim konularının altında sınıflandırılmıştır. Araştırmanın sonunda; Diller İçin Avrupa Ortak Öneriler Çerçevesi'nde önerilen bildirişim konuları altında, Türkçe konuşurların sıkça kullandığı sözcük ve ifadelerinden oluşturulan sınıflandırmayla: A1 düzeyinde Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde, öğreniminde, değerlendirilmesinde ve materyal geliştirmede hangi sözcüklerin ve ifadelerin öncelikle verilmesiyle ilgili yol gösterici olmaya çalışılmıştır.. Ortak, standart ölçütlerle bildirişime dayalı, işlevsel ve başarılı bir yabancı dil olarak Türkçe öğretimi gerçekleştirebilmek için önerilerde bulunulmuştur. Anahtar sözcükler: Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi, Söz Varlığı, Sözlü Derlem, Bildirişim, Kullanım Sıklığı

Dil öğrenme yöntemleriDil öğretimiKelimeler+6
Semahat Resmi Crahay
Baskent University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yapay zekâ destekli okuma stratejileri öğretiminin ortaokul öğrencilerinin strateji kullanma düzeyi ve okuduğunu anlama başarısına etkisi

Bu tezin amacı, yapay zekâ destekli okuma stratejileri öğretiminin ortaokul öğrencilerinin strateji kullanma düzeyi ve okuduğunu anlama başarısına etkisini incelemektir. Bu çalışma, WhatsApp platformu üzerinden erişilen Copilot yapay zekâ asistanının okuma stratejileri öğretim sürecindeki etkililiğini araştırmayı amaç edinmiştir. Araştırma, 2024–2025 eğitim-öğretim yılında Bayburt il merkezinde bulunan Şehit Recep Eşiyok Ortaokulunda öğrenim gören 7. sınıf öğrencileri üzerinde uygulanmıştır. Çalışma grubunu, 7/A ve 7/B sınıflarında öğrenim gören toplam 60 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada, 60 öğrenciden oluşan (30 deney, 30 kontrol) grubu belirlenmiş ve ön test–son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın verileri, Kırmızı (2008) tarafından geliştirilen Okuduğunu Anlama Stratejileri Ölçeği (OASÖ) ile Taşkın ve Sallabaş (2022) tarafından geliştirilen Okuma Başarı Testi (OBT) aracılığıyla toplanmıştır. Çalışma kapsamında, kontrol ve deney grubu öğrencilerinin ön test ile son testten alınan puanların karşılaştırılmasında ilişkili bağımlı örneklemler t-testine başvurulmuştur. Gruplar arası anlamlılık düzeyini belirlemek amacıyla ise ilişkisiz bağımsız örneklemler t-testi kullanılmıştır. Ayrıca değişkenler arasındaki ilişkilerin incelenmesinde Pearson korelasyon analizine başvurulmuştur. Ön-son test uygulamalarından ulaşılan bulgular, ilk önce Microsoft Excel dosyasına işlenmiştir ardından istatistiksel hesaplamalar için SPSS 26.0 programından yararlanılmıştır. Elde edilen analizlere göre, bu çalışmanın koşulları altında yapay zekâ destekli okuma stratejileri öğretiminin olumlu yönde etkiler gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu bağlamda, deney grubunun strateji kullanımına ilişkin son test puan ortalamalarının (M = 3,6000), kontrol grubuna (M = 3,3987) kıyasla istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu saptanmıştır (p = 0,001). Benzer şekilde, okuduğunu anlama başarı düzeylerinde de deney grubunun (M = 21,3000) kontrol grubuna (M = 18,9667) göre anlamlı düzeyde daha yüksek bir başarı sergilediği tespit edilmiştir (p = 0,002). Bu bulgular, yapay zekâ destekli okuma stratejileri öğretiminin öğrencilerin okuduğunu anlama performansını artırma noktasında olumlu etkiler gösterdiğini ortaya koymaktadır.

Duygu Atılgan
Bayburt University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2026
00
DoktoraAçık ErişimTR

Sosyal bilgiler öğretiminde web 2.0 araçlarının kullanımı: Bir karma yöntem araştırması

Teknolojideki gelişmeler ve değişim, hız, kullanışlılık, zaman yönetimi gibi pek çok konuda bireylere ve kurumlara katkı sağlamaktadır. Eğitim öğretim faaliyetleri de bu değişimden etkilenmekte, teknolojinin eğitim-öğretim sürecine uygulanmasına yönelik, bilimsel araştırmalar yapılmaktadır. Bu araştırmanın amacı, Sosyal Bilgiler öğretiminde web 2.0 araçları kullanımının, öğrencilerin dijital okuryazarlık becerilerine, çevresel farkındalıklarına etkisini belirlemenin yanı sıra, Sosyal Bilgiler öğretiminde web 2.0 araçları kullanımına yönelik, öğrencilerin ve araştırmacının görüşlerini ortaya koymaktır. Bu amaca dönük olarak, karma yöntem araştırmalarından, iç içe karma yöntem araştırması biçiminde desenlenen bu araştırmadan elde edilen nitel verilerin, nicel verileri daha derinlemesine açıklaması amaçlanmıştır. Araştırma, 2021-2022 öğretim yılında, Aydın ili Köşk ilçesinde bulunan bir devlet ortaokulundaki 5. sınıf öğrencileri ile yürütülmüştür. Deney grubu 24, kontrol grubu 22 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırma, uygulama süreci 10 hafta toplam 30 ders saatini; Sosyal Bilgiler dersi öğretim programında yer alan "İnsanlar Yerler ve Çevreler" ve "Bilim Teknoloji ve Toplum" öğrenme alanlarından seçilen 10 kazanımı kapsayacak biçimde yapılandırılmıştır. Deney grubunda uygulama sürecinde, bazı web 2.0 araçları (Edmodo, Google Earth, ThingLink, Voki, Renderforest, Canva, WordArt, Powtoon, StoryJumper, Padlet, Pixton, Skype, YouTube, LearningApps, Socrative) kullanılarak Sosyal Bilgiler dersleri işlenirken; kontrol grubunda mevcut öğretim programı ve ders kitabı ile Sosyal Bilgiler dersleri işlenmiştir. Araştırmanın deneysel boyutunda, Çetin ve Yalçınkaya (2018) tarafından geliştirilen, ortaokul öğrencilerine yönelik, "Çevresel Farkındalık Ölçeği" ve Ng (2012) tarafından geliştirilen, Hamutoğlu, Güngören, Kaya-Uyanık ve Gür-Erdoğan (2017) tarafından Türkçe' ye uyarlaması yapılan, Eroğlu, Güngören, Kaya- Uyanık ve Gür- Erdoğan (2019) tarafında da ortaokul öğrencileri için ölçme değişmezliği çalışması yapılan, "Dijital Okuryazarlık Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda ise araştırma süresince öğrenciler tarafından görüş ve gözlemlerin kayıt altına alındığı Sosyal Bilgiler günlükleri ve uygulama süreci boyunca araştırmacının gözlemlerini aktardığı araştırmacı günlüğü nitel veri setini oluşturmuştur. Araştırma sonunda, belirlenen 9 odak öğrenci ile de yüz yüze görüşmeler yapılmış; elde edilen veriler içerik analizi ile çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda, web 2.0 araçları ile işlenen Sosyal Bilgiler dersinin, ortaokul öğrencilerinin çevresel farkındalıkları ve dijital okuryazarlık becerileri üzerinde deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık yarattığı belirlenmiştir. Öğrencilerin dijital okuryazarlık becerileri ve çevreye karşı tutumlarında, cinsiyet, anne eğitim, baba eğitim durumu değişkenleri açısından farklılık olup olmadığına bakılmıştır. Her iki ölçekte de cinsiyete göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Ancak anne eğitim ve baba eğitim durumu değişkeni bağlamında eğitim durumu "üniversite mezunu" olan anne babalar lehine, öğrencilerin dijital okuryazarlık becerileri ve çevresel farkındalıklarının bağlamında anlamlı bir farklılık olduğu sonucuna ulaşılırken; diğer değişkenler açısından çevresel farkındalık ya da dijital okuryazarlık becerilerinde anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Ortaokul öğrencileri ile yapılan görüşmeler ve öğrencilerin süreç boyunca görüş ve gözlemlerini kayıt altına aldıkları Sosyal Bilgiler günlüklerinin analizi sonucunda, akademik katkı, duyuşsal katkı, beceri kazandırmaya katkı, bireysel gelişime katkı, paylaşım ve etkileşim, öğretim sürecini zenginleştirme, dijital yetkinlik, değerlendirme temalarına ve bu temalara bağlı alt tema ve kategorilere ulaşılmıştır. Öğrenci görüşmelerinde de Sosyal Bilgiler, çevre okuryazarlığı ve web 2.0 araçları temalarına ve bu temalara bağlı alt tema ve kategorilere ulaşılmıştır. Günlük ve görüşmelerde, web 2.0 araçlarının Sosyal Bilgiler dersinde kullanılması açısından yaşanan zorluklara ilişkin de sonuçlar elde edilmiştir. Araştırmacı günlüğünün analizi sonucunda ise, Sosyal Bilgiler ve web 2.0 araçları temalarına ve bu temalara bağlı alt tema, kategorilere ulaşılmıştır. İç içe karma yöntemin doğası gereği, nitel verilerin, nicel verilerin sonuçlarını açıklayıp açıklamadığı da incelenmiştir. Araştırmacı ve öğrenci günlükleri, odak öğrencilerle yapılan görüşmelerde, web 2.0 araçları ile işlenen Sosyal Bilgiler dersine öğrencilerin ilgi duydukları, dersi eğlenerek öğrendikleri ve sevdikleri sonucuna ulaşılmıştır. "Heyecanlandım, güzel geçecek, süre artırsak, uygulamayı sevdim" gibi ifadelerle, deneysel süreçte uygulanan dijital okuryazarlık ölçeğinin tutum alt boyutundan; "Hallettim, hemen öğrendim, sorunu çözdüm, çalıştırdım" gibi ifadelerle, teknik alt boyutundan alınan puanları, deney grubu lehine oluşan anlamlı farkı açıkladığı ve desteklediği sonucuna ulaşılmıştır. Nitel verilerde "etkili geçiyor, net anladım, kalıcı öğrendik" gibi ifadelerle, deneysel süreçte uygulanan dijital okuryazarlık ölçeğinin bilişsel alt boyutundan; "beraber yaptık, herkesin emeği var, ortaklaşa yaptık" gibi ifadeler, sosyal alt boyutundan alınan puanları, deney grubu lehine oluşan anlamlı farkı açıkladığı ve desteklediği sonucuna ulaşılmıştır. Öğrenci günlükleri ve görüşmelerde: "dünyayı kurtarmalıyım, ağaçları korumalıyız" gibi ifadeler, deneysel süreçte uygulanan çevresel farkındalık ölçeğinin, "çevresel duyarlılık" alt boyutundan; "okulumuz her yeri bilgilendirmeli, afişleri her yere göndermeliyiz" gibi ifadeler, "çevre eğitiminde okul ve yayınların rolü" alt boyutunda, deney grubu lehine oluşan istatistiksel olarak anlamlı farkı açıkladığı sonucuna ulaşılmıştır. "Sorunları, afetleri öğrendik, dünyayı kurtarmalıyız" ifadeleri, çevresel farkındalık ölçeğinin, "çevre eğitiminde ders ve öğretmenlerin rolü" alt boyutundan, "çöpleri geri dönüşüme atıyorum, artık başkalarının çöplerini de alıyorum" gibi ifadeler "okul dışında çevre" alt boyutunda, deney grubu lehine oluşan istatistiksel olarak anlamlı farkı açıkladığı ve desteklediği sonucuna ulaşılmıştır. 5. sınıf Sosyal Bilgiler dersi iki öğrenme alanını kapsayan, farklı web 2.0 araçları kullanılan bu araştırma, farklı öğrenme alanlarında ve Sosyal Bilgilerin farklı sınıf seviyelerinde de yapılıp, sonuçları değerlendirilebilir. Anahtar Kelimeler: Web 2.0, dijital okuryazarlık, çevre okuryazarlığı, eğitim teknolojisi, sosyal bilgiler.

Sosyal bilgiler eğitimi
İlhan Kulaca
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Argümantasyon temelli ters yüz öğrenme yaklaşımının sosyal bilgiler dersinde uygulanması

Bu araştırmada, argümantasyon temelli ters yüz öğrenme yaklaşımının sosyal bilgiler dersinde uygulanmasının akademik başarıya, 21. yüzyıl öğrenme ve yenilenme ile özdüzenleme becerilerinin gelişimine etkileri araştırılmıştır. Araştırmada karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verileri, ön test – son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılarak toplanmıştır. Dersler, deney grubunda argümantasyon temelli ters yüz öğrenme yaklaşımına uygun biçimde, kontrol grubunda ise öğretim programına uygun yapılandırmacı uygulamalarla işlenmiştir. Denel işlem sonrasında, deney ve kontrol grubunda yer alan öğrencilerin sosyal bilgiler dersi akademik başarıları artmıştır. İki grup arasındaki son test puanlarında istatistiksel olarak deney grubu lehine anlamlı farklılık elde edilmiştir. Deney grubunda yer alan öğrencilerin, 21. yüzyıl öğrenme ve yenilenme beceri düzeylerinde denel işlem öncesine göre istatistiki olarak anlamlı fark bulunmuştur. İki grup arası son test puanlarında istatistiksel olarak deney grubu lehine anlamlı farklılık belirlenmiştir. Öğrencilerin özdüzenleme beceri düzeylerinde denel işlem öncesine göre her ki grupta puan artışı olmasına rağmen anlamlı bir biçimde değişimler meydana gelmediği belirlenmiştir. Buna rağmen deney grubundaki öğrencilerin puanlarındaki ortalama artış, kontrol grubundaki puan artışından daha fazla olmuştur. Araştırmanın nitel bulguları, öğrencilerin uygulama süreci içerisinde çeşitli becerileri kazandıklarını göstermiştir. Sosyal bilgiler derslerinde akademik başarıyı artırmak ve özdüzenleme becerilerini kazandırmada argümantasyon temelli tersyüz öğrenme uygulamalarından yararlanılabileceği önerilmiştir.

21. yüzyılAkademik başarıArgümantasyon+6
Cemal Bilgiç
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hasan Latif Sarıyüce'nin çocuk şiirlerinin çocuk edebiyatı ve Türkçe öğretimi bakımından incelenmesi

Çocuk edebiyatı, çocuk eğitiminde önemli pay sahibidir. Çocuk şiirleri, çocuk edebiyatı ürünleri içinde, çocukların kişisel ve akademik gelişimi için oldukça önemlidir. Yazar Hasan Latif Sarıyüce, çocuklar için edebî eserler vermiştir. Bu eserlerin arasında çocuklara yönelik yazdığı şiirler de vardır. Bu araştırmada Hasan Latif Sarıyüce'nin çocuk şiirleri çocuk edebiyatı ve Türkçe öğretimi bakımından incelenmiştir. İnceleme dört ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde çocuk ve çocukluk, çocuk edebiyatının tarihî seyri, çocuk edebiyatında ve 2019 Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda şiirin yeri; ikinci bölümde yazarın hayatı ve eserleri, üçüncü bölümde şiirlerin belirlenen inceleme kriterlerine göre incelenmesi, dördüncü bölümde ise bulgu ve yorumlar yer almıştır. Araştırmanın örneklemini oluşturan 36 şiir dize yapısı, ahenk unsurları, ölçü, başlık, tema, konu, dil ve anlatım, değerler, söz sanatları bakımından incelenmiştir. İnceleme sonucunda 19 şiirde hece ölçüsü kullanıldığı, 17 şiirin serbest şiir anlayışıyla yazıldığı tespit edilmiştir. 33 şiirin başlığının içeriği yansıttığı, 36 şiirin temasının 2019 Türkçe Dersi Öğretim Programı'yla uyumlu olduğu, 36 şiirin konusunun çocuk yaşantısı ile çocukların ilgi ve ihtiyaçlarına uygun olduğu, 35 şiirin dil ve anlatım bakımından çocukların anlayabileceği nitelikte olduğu, 17 şiirde değer, 25 şiirde söz sanatı bulunduğu tespit edilmiştir. Çalışma sonunda uygun bulunan şiirler, sınıf bazında önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Hasan Latif Sarıyüce, çocuk edebiyatı, Türkçe öğretimi, çocuk şiirleri.

Sarıyüce, Hasan LatifTürkçe dersiTürkçe öğretimi+4
Hayati Sarıekiz
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Nezihe Meriç'in çocuk kitaplarından Küçük Bir Kız Tanıyorum serisinin söz varlığı açısından incelenmesi

Sözcükler dilin genel hatlarını oluşturan ifadelerdir. Bireyin kendisini etkili bir şekilde ifade edebilmesi için yeterli sözcük bilgisine sahip olması gerekmektedir. Söz varlığı, dile ait kelimeleri kapsayan bir ifadedir. İnsan yaşamı süresince edinilen sözcük bilgisinin önemli bir kısmı çocukluk döneminde kazanılır. Küçük yaşlarda okunan kitapların, çocukların sözcük hazinesi üzerindeki etkisi büyüktür. Bu nedenle çocuk için yazılan kitapların Türkçe öğretiminde önemi çok büyüktür. Bu araştırma ile çocuklar için yazılan kitaplar incelenmiş, söz varlığı araştırmalarına katkıda bulunmak amaçlanmıştır. Araştırmada Nezihe Meriç'in çocuk hikâyelerinde (Küçük Bir Kız Tanıyorum Altı Yaşında, Küçük Bir Kız Tanıyorum Yedi Yaşında, Küçük Bir Kız Tanıyorum Sekiz Yaşında, Küçük Bir Kız Tanıyorum Dokuz Yaşında, Küçük Bir Kız Tanıyorum On Yaşında, Küçük Bir Kız Tanıyorum On Bir Yaşında, Küçük Bir Kız Tanıyorum On İki Yaşında) yer alan söz varlığı ögeleri tespit edilmiştir. Araştırma beş bölümden meydana gelmektedir. Birinci bölümde kavramsal çerçeve hakkında ele alınmış ve söz varlığı ögeleri açıklanmıştır. İkinci bölümde söz varlığı ile ilgili araştırmalara yer verilmiş, üçüncü bölümde verilerin toplanması, evren ve örneklem yer almıştır. Dördüncü bölümde Nezihe Meriç'in hayatı, eserleri ve edebi kişiliği ele alınmıştır. İncelenecek hikâye kitaplarının özetlerine yer verilmiştir. Beşinci bölümde bulgular, tablolar ile yorumlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden içerik analizi ve doküman incelemesi yöntemleri kullanılmıştır. Söz varlığı unsurları fişlenerek tespit edilmiş, tablo haline getirilmiş ve alana katkısı açısından yorumlanmıştır. Nezihe Meriç'in Küçük Bir Kız Tanıyorum adlı kitap serisinin atasözleri, terimler, argo ifadeler dışında gereksinime cevap verecek düzeyde olduğu saptanmıştır. İncelenen hikâye kitaplarının temel söz varlığı ve deyimler yönünden bolca içeriğe sahip olduğu ve çocukların sözcük öğrenimine katkı sağlayacağı sonucuna ulaşılmıştır.

Türkçe eğitimiTürkçe öğretimi
Selma Çetinkaya
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Osmanlı mekteplerinde dil bilgisi öğretimi ve Mehmet Emin'in Şarf-ı Türkî'si üzerine bir inceleme

Türkçe, geniş bir coğrafyada konuşulan kökleri çok eskiye dayanan zengin bir dildir. Böyle köklü ve zengin bir dilin grameri üzerine tarihte çok fazla esere rastlanmamaktadır. Tanzimat Dönemi'nde ana dilimiz Türkçenin öğretimiyle ilgili çalışmalar yapılmış ve Türkçenin grameri üzerine kitaplar yazılmıştır. Bu gramer kitaplarından biri de Askeri Rüşdiye Mektebi birinci sınıflarda okutulmak üzere Ķâǿimmaķâm Mehmed Emin tarafından yazılan " Śarf-ı Türkî" adlı dil bilgisi kitabıdır. Çalışmada, öncelikle bu eserin transkripsiyonlu çevirisi yapılmıştır, ayrıca eserin içeriği, dil bilgisi öğretim yöntemi, eserdeki gramer terimleri ile dil ve anlatımı ortaya konmuştur. Çalışmada tarama yöntemi kullanılmıştır. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Osmanlı mekteplerindeki dil bilgisi dersleri ve dil bilgisi öğretimi ele alınmıştır. İkinci bölümde " Śarf-ı Türkî"nin Latin alfabesine transkripsiyonlu çevirisi yapılmış, eserin bölümleri incelenerek gramer terimlerinden dizin oluşturulmuştur. Üçüncü bölümde ise eserde kullanılan yöntem ve teknikler tespit edilmiştir. Bu çalışma " Śarf-ı Türkî"nin Türkçe öğretimindeki yeri ve önemini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Çalışma ilgili kitap, makale, yüksek lisans ve doktora tezleri, Türkçe öğretim programları incelenmiştir. Anahtar kelimeler: Dil bilgisi, Türkçe öğretimi, sarf, Mehmed Emin

Dil bilgisiEğitim tarihiMehmed Emin Efendi+6
Zeynep Şenol
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ali Seydi'nin Kitabet Dersleri adlı eseri ve Osmanlı mekteplerinde kitabet-tahrir öğretiminin incelenmesi

Osmanlı Devleti'nde Tanzimat Dönemi ve ardından Meşrutiyet ile birlikte birçok alanda olduğu gibi eğitim alanında da önemli gelişmeler yaşanmıştır. Bu dönemden itibaren modern anlamda eğitim veren yeni mektepler açılarak bu mekteplerin ders programlarına dönemin ihtiyaçlarına göre dersler konulmuştur. Bu yeni ders programlarında yer alan derslerden birisi de kitâbet dersi olup, bu ders kapsamında bazı hususî ve resmî yazışma türleri öğretilmek hedeflenmiş, dönemin ihtiyaçlarına göre yazma eğitimi verilmiştir. Kitâbet derslerinde okutulmak üzere dönemin aydınları tarafından çeşitli ders kitapları da kaleme alınmıştır. Bu ders kitaplarından birisi de birçok okulda muallimlik yapan Ali Seydî tarafından kaleme alınan Kitâbet Dersleri adlı eserdir. Çalışmamızda, bu eserin transkripsiyonlu çevirisi yapılmıştır, ayrıca eserin içeriği, öğretim yöntemi, eserde geçen kavramlar ile dil ve anlatım ortaya konmuştur. Aynı zamanda eserin mülellifi olan Ali Seydî'nin hayatı ve eserleri hakkında bilgilendirmeler yapılmıştır. Çalışmada doküman tarama yöntemi kullanılmıştır. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Osmanlı mekteplerinde kitâbet-tahrir öğretiminin nasıl yapıldığına, ikinci bölümde eserin transkripsiyonlu çevirisine, üçüncü bölümde eserin bölümlerine, içerik ile yöntemine yönelik incelemelerle eserde geçen kavramlara, dördüncü bölümde Ali Seydî'nin hayatı ve eserlerine yer verilmiştir. Bu çalışma, Kitâbet Dersleri adlı eserin yazma eğitimi alanındaki önemini ortaya koymak amacıyla konuyla ilgili kitap, süreli yayın, makale ve yüksek lisans tezleri incelenerek hazırlanmıştır. Anahtar kelimeler: Kitâbet, tahrir, imlâ, Ali Seydî, yazma eğitimi

Ali SeydiKitabetKitabet-tahrir öğretimi+4
Nagihan Koçman
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Rasim Özdenören'in Gül Yetiştiren Adam adlı eserinde söz varlığı üzerine bir inceleme

Dile ait kapsamın ve zenginliğin belirlenmesinde ve dilin söz hazinesinin incelenmesinde söz varlığı çalışmaları önemlidir. Bu vesileyle yazarlarımız tarafından oluşturulan edebî eserler de dilin söz varlığının tespiti adına önemlidir. İlgili çalışma da Türk dilini kullanmadaki mahareti ile ön plana çıkan Rasim Özdenören' in Gül Yetiştiren Adam (GYA) adlı eserindeki söz varlığı unsurlarını belirleyebilmeyi ve bu unsurlar üzerinden Türk dilinin söz hazinesi ile ilgili çıkarımlar yapabilmeyi amaçlamaktadır. Bu amaçla çalışma örneklemi kabul edilen eserdeki; atasözü, deyim, tekrar öbekleri, kalıplaşmış sözler, ilişki sözleri, terimler, argo ve yöresel kullanımlar literatür çerçevesinde belirlenmiştir. Belirlenen bu unsurlar söz varlığı kategorilerine ayrılmış ve eserden örneklerle sıralanmıştır. Tarama yöntemi kullanılan araştırma, üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Rasim Özdenören' in hayatı, edebî kişiliği ve eserleri ele alınmıştır. İkinci bölümde söz varlığı kavramının tanımı ve kapsamı ve bu kapsam çerçevesinde eserde incelemesi yapılacak söz varlığı unsurları açıklanmıştır. Üçüncü bölümde eserden tespiti yapılan söz unsurları sıralanmıştır. Tespit edilen söz unsurlarının çeşitliliği ve niceliği doğrultusunda da yazarın üslubuna dair çıkarımlarda bulunulmuştur. Nihayetinde de eserde dilimizin anlatım imkânlarının çeşitliliğini gösterecek pek çok söz unsuru tespit edilmiş ve bu söz unsurlarının yazarın üslubu ve düşünce evrenine yönelik izler taşıdığı görülmüştür.

Sevgi Karakaya
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mavisel yener'in "Dolunay Dedektifleri" roman serisindeki söylem işaretleyicileri üzerine bir inceleme

Dil becerileri, anne karnından başlayarak bireyin hayatı boyunca edindiği ve geliştirdiği temel becerilerdir. Bu becerilerinin gelişiminde belirli etkenler önemli rol oynamaktadır. Bu etkenlerin temelinde şüphesiz ki tecrübe yatmaktadır. Dil becerilerinin yaparak yaşayarak çeşitli ortamlarda çeşitli formlarda yazılı ve sözlü olarak sunulması, bireyin dil edinimine yönelik tecrübesini artıracak ve bireyi dile aşina hâle getirecektir. Birey, zihninde anlamlandırdığı dünyayı dil becerileri ile dış dünyaya aktaracaktır. Bu süreç içerisinde sadece sözlü dili değil, anlatma becerisinin temel oluşturduğu yazılı dili de etkin kullanacaktır. Çevresinde kullanılan sözlü dilin yanı sıra yazılı dilin kullanımını da örnek alarak sözlü ve yazılı ifade gücünü geliştirecektir. Bireylerin dil ile aktarmak istediği içerikler birden fazla tümce hâlinde ifade edilmektedir. Bu tümceler belli bir bütünlük içerisinde sunulmaktadır. Bu çalışmamızda bu bütünlüğün sağlanması dinleyenin/okuyanın içeriği iyi bir şekilde anlayabilmesi için tümcelerdeki bilgi ve görüşlerin birbirine bağlanması, bağlamla ilgisinin kurdurulması için önem arz eden söylem işaretleyicileri incelenecektir. Nitekim Türkçe Öğretim Programında dört temel beceri içerisinde "geçiş ve bağlantı unsurlarına" dikkat edilmesine yönelik kazanımlar bulunması da çalışmanın ana hatlarını ve önemini belirtir niteliktedir. Bu süreç içerisinde edebî eserlerin sunduğu tecrübe zenginliğinden yararlanılmıştır. Eserlerde, farklı yapılarda şekillendirilmiş tümceler yanında, birbiriyle ilişkili tümcelerin bir bütünlük içerisinde verilmesi okuyucunun daha sonraki anlatımlarında yönlendirici olduğu bilgisi, çalışmada dikkate alınarak işlenmiştir. Bu yönlendirmenin, tümcelerin anlam bütünlüğü içerisinde yapılanması çalışma içerisinde somut örnekler ile açıklanmıştır. Somutlaştırma kapsamında çalışmaya çocuk edebiyatı alanında değerli ve yetkin çalışmalar vermiş, günümüzde Türkçe dersi kapsamında çok okutulan Mavisel Yener'in Dolunay Dedektifleri serisi incelenmiştir. Tümceler arasında anlamsal ilişkiler kurulmasını sağlayan söylem işaretleyicileri merkezinde, yazılı eserlerin dil gelişimindeki durumu ile ilgili tespitlerde zengin bir örneklem oluşturmuştur. Türk dilinin, sezgisel bir ahenk ile kullanımının ötesinde dil bilimsel olarak işlevleri somutlaştırılarak açıklanmıştır. Anahtar Kelimeler: Söylem işaretleyicileri, dil edinimi, yazılı dil, geçiş ve bağlantı ifadeleri, Mavisel Yenerler.

Pınar Çelikkıran
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul 6. sınıf Türkçe ders kitabındaki resimlerin metinlerle uyumu ve öğrenci yaş düzeyine uygunluğu üzerine bir araştırma

Araştırmanın amacı, Ata yayıncılık 6.sınıf Türkçe ders kitabını, Millî Eğitim Bakanlığı Ders Kitapları ve Eğitim Araçları Yönetmeliği'nde yer alan hükümler çerçevesinde inceleyerek kitapta yer alan resimlerin metinlerle uyumluluk düzeyini belirlemek, resimlerin öğrenci yaş ve gelişim özelliklerine uygunluğunu ortaya koymaktır. Müfredatta belirlenmiş kazanımlara yönelik metin ve etkinlikleri içeren ders kitaplarında yer alan resimler öğrenci düzeyine ve hazırbulunuşluğuna uygun olması gerekmektedir. Estetik yönüyle öğrenciler üzerinde olumlu duygusal tepkilere yol açan bu görsel ögelerin ders kitaplarında zor kavramları anlaşılır hâle getirmeye ve metinde sunulan içeriği genişletmeye yaradığı bilinmektedir. Öğrencilerin bilgi edinmelerine yardımcı olmanın yanında, resimlerin bilişsel becerilerini geliştirdiğine dair bulgular da mevcuttur.Seçilen her bir resmin öğrenci üzerinde etkisi düşünüldüğünden daha fazladır. Bunun içindir ki ders kitaplarını incelemek, kitapta yer alan her bir ayrıntıyı gözden geçirmek, bunların öğrenciler için uygunluğunu test etmek ayrı bir önem taşımaktadır. Ders kitaplarının hazırlanması ve Bakanlık tarafından izin verilmesi sürecinde yapılan kontrol ve incelemeler yanında uygulama sürecin de değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu araştırma, Şırnak ili İdil ilçesinde öğrenim görmekte olan 6. sınıf öğrencileri ile Ata Yayıncılık tarafından yayımlanan 6. sınıf Türkçe ders kitabı ile sınırlıdır. Kitapta yer alan resimler, MEB'in Ders Kitapları ve Eğitim Araçları Yönetmeliği'ndeki kriterler temel alınarak geliştirilecek ölçeğe göre incelenmiştir.

Ders kitapları
Sedef Çığrı
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kelile ve Dimne'nin sosyal bilgiler öğretim programında yer alan değerler açısından incelenmesi

Kelile ve Dimne, hükümdarlara devleti yönetmelerinde ışık tutan bir Siyâsetnâme olmasının yanında, yazıldığı dönemin ahlaki değerlerini, eğlenceli ve akılda kalıcı bir üslupla aktaran nasihatname ve hikâye kitabıdır. Çevirmenlerinin de eklemeler yapması ile bugünkü formuna ulaşan eser birçok dile tercüme edilmiş, birçok esere esin kaynağı olmuş ve dünyanın en çok okunan eserleri arasında yer almayı başarmıştır. Bu çalışmada siyasi ve sosyal yönü ağır basan Kelile ve Dimne, Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı kapsamında yer alan on sekiz değer (adalet, dürüstlük, estetik…) açısından incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubu, Kelile ve Dimne ile 2018 tarihli Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programından oluşmaktadır. Araştırma verilerinin toplanmasında doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde betimsel analizden yararlanılmış, eserin içerisinde yer alan hikâyelerin özetleri ve eser içindeki metinlerden yapılan doğrudan alıntılar ile ilişkilendirilen değerler şeklinde sunulmuştur. Araştırma sonucunda; Kelile ve Dimne'de yer alan hikâyelerden birçoğu, Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı kapsamında bulunan 18 değerin tümü ile farklı oranlarda 137 kere ilişkilendirilmiştir. En çok değer tespiti yapılan hikâye ise Arıların İlhamı adlı hikâye olmuştur. Arıların İlhamı adlı hikâye içerisindeki ara ve iç hikâyelerle birlikte değerlerle 41 kez ilişkilendirilmiştir. En az ilişkilendirme yapılan çerçeve hikâyeler ise 2 değerle ilişkilendirme yapılan Aceleci Zahid ve Heveskâr Yabancı adlı hikâyeler olmuştur. Eserde Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı'nda yer alan adalet değeri 16 farklı hikâyede tespit edilerek en çok ilişkilendirme yapılan değer olurken, bağımsızlık değeri ise eserde yalnızca 3 hikâyede tespit edilerek en az ilişkilendirme yapılan değer olmuştur. Kelile ve Dimne'nin Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı kapsamında yer alan değerler açısından önemli bir eser olduğu görülmüş, hikâyelerin sade bir dil kullanılarak Sosyal bilgiler derslerinde kullanılmasının yararlı olacağı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kelile ve Dimne, Beydeba, Sosyal bilgiler dersi öğretim programı, değerler eğitimi

DeğerlerDeğerler eğitimiHikaye+7
Rıza Karadem
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sosyal bilgiler öğretmenlerinin uzaktan eğitim sürecine ilişkin görüşlerinin incelenmesi

Bu araştırma Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin uzaktan eğitim sürecine ilişkin görüşlerinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji (olgu bilim) deseninde tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, Şanlıurfa il merkezinde ve ilçelerinde özel ve devlet ortaokullarında görev yapmakta olan 26 sosyal bilgiler öğretmeninden oluşmaktadır. Çalışma grubunun belirlenmesinde amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örneklemi kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak uzman görüşü alınarak hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmış, veriler yarı yapılandırılmış görüşmeler aracılığıyla toplanmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi ile çözümlenmiş, tablolaştırılarak frekanslarla sunulmuş, doğrudan alıntılarla desteklenmiştir. Araştırma sonucunda; Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin Covid-19 salgınında uygulanan uzaktan eğitim sürecine ilişkin görüşleri, Covid-19 salgınında uygulanan uzaktan eğitim uygulamalarının avantajları ve dezavantajları konusunda görüşleri, Covid-19 salgını sonrasında uzaktan eğitimin kullanılabilirliği hakkındaki görüşleri, gelecekte benzer bir salgın yaşanması durumunda eğitim sisteminin nasıl etkileneceği hakkındaki ön görüleri temalarına ulaşılmıştır. Sosyal Bilgiler öğretmenleri Covid-19 salgınında uygulanan uzaktan eğitim sürecini; öğretmen, teknik problemler, öğrenci, iletişim, Şanlıurfa, eğitim- öğretim süreci, sağlık açısından değerlendirmişlerdir. Sosyal bilgiler öğretmenleri; uzaktan eğitimin öğrencilerin akademik başarılarına olumsuz etki ettiğini, yüz yüze eğitimin yerini tutamadığını, sosyal, psikolojik, zihinsel ve fiziksel ağlık sorunlarına sebep olduğunu ancak uzaktan eğitimin, eğitimde maliyeti düşürdüğünü, Covid-19 salgınından öğrenci ve öğretmenleri korumada etkili olduğu, eğitimde zaman ve mekân kavramını ortadan kaldırdığını vurgulamışlardır. Sosyal bilgiler öğretmenleri, Covid-19 salgınında uygulanan uzaktan eğitimin, teknoloji doğru kullanılırsa, alt yapı eksiklikleri giderilip, öğrencilerin uzaktan eğitim yapabilmelerini sağlayan araç-gereçler temin edilirse, uzaktan eğitim yapmayı sağlayan uygulamalar arttırılırsa olumlu sonuçlarının doğacağını, bu sayede gelecekte benzer bir salgının tekrar yaşanması durumunda eğitimin sekteye uğramadan daha başarılı, aktif ve daha yoğun katılımlı bir şekilde devam edebileceğini, bundan sonra da uzaktan eğitimin yüz yüze eğitimle harmanlanarak eğitim sisteminde yerini alacağını ifade etmişlerdir.

Branş öğretmenleriCOVID 19Pandemiler+5
Nazan Özkan Korkmaz
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Erzurum Masalları'nın değerler eğitimi açısından incelenmesi

Masallar: insanların, devlerin, cin ve perilerin başından geçen fantastik olayları anlatan ve halk edebiyatı türleri arasında eğitici yönü en güçlü metinlerdir. İşlevleri her ne kadar çocukları eğlendirmek, onlara hoşça vakit geçirtmek olarak görülse de masalların eğitimdeki işlevi yadsınamaz. Masal, çocukların hayatta ilk karşılaştığı edebî türdür. Çocuğun dil gelişimine, zihinsel ve duyuşsal gelişimine katkıda bulunur. Aile, çocuğun ilk eğitim yeridir. Masallarla ve kitaplarla büyüyen çocukların kitap okuma alışkanlığı kazanması daha kolaydır. Masallar, toplumun kültürel ögelerini, değerleri, gelecek nesillere aktarmada, değerlerin ve kültürün korunması ve gelecek nesillere aktarılmasında büyük pay sahibidir. Halkın ortak ürünü olmalarından dolayı bir toplumun sorunlarını, acılarını, sevinçlerini, değerlerini vb. bünyesinde barındırır. Çocuklar, masal kahramanları ile özdeşim kurarak sorunlarla başa çıkmayı öğrenir, böylece empati duygusu gelişir. Masallar sayesinde çocuklar bulunduğu toplumu tanır, değerlerini doğal olarak benimser ve milletine aidiyet kazanır. Masalların faydaları ve özellikleri göz önünde bulundurularak bu çalışmada amaçlanan Erzurum Masalları'ndaki değerlerin tespit edilmesi ve Türkçe eğitiminde kullanılabilirliğini arttırmaktır. Ülkemizde ve dünyada artan sorunlar, kültür ve değerlerdeki yozlaşma ve zayıflama, toplumsal sorunların artması gibi nedenler değerler eğitiminin okullarda verilmesi düşüncesini doğurmuştur. Değerler eğitiminin amacı, değer algısındaki değişmenin önüne geçmek ve unutulan ya da unutulmaya yüz tutmuş değerlerimizi tekrar topluma kazandırmaktır. Çünkü değerler, bir toplumu ayakta tutan ve milletin devamlılığını sağlayan olgulardır. Bu yüzden değerlerin korunması ve genç nesillere aktarılması oldukça önemlidir. Eğitim ve terbiye gibi değerlerin de ilk öğretildiği yer ailedir. Okulda ise değerler eğitimi sistematik bir hal alır, formal bir boyuta taşınır. Türkiye'de değerler eğitimi 2011-2012 yılında bir proje olarak başlamış ve geliştirilerek devam etmiştir. Değerler eğitimi okullarda müstakil bir ders olarak değil diğer derslerin içerisinde verilmektedir. Zengin muhtevası nedeniyle değerler eğitiminde en çok masallardan faydalanılmaktadır. Kısıtlı ders saatlerinde çocuklara zengin bir dil kullanımı örneği ve değer aktarımı sunmaktadır. Değerler eğitimine verilen önemin artması bu alanda yapılan çalışmaların da önemini arttırmaktadır. Bu çalışmanın hedefi unutulmaya yüz tutmuş, geleneğin taşıyıcısı derleme masalların değerler eğitimine kazandırılmasıdır. Çalışmada yöntem olarak doküman incelemesinden faydalanılmış ve Erzurum Masalları'nda tespit edilen değerler Spranger'in değerler sınıflandırmasına göre taranmıştır.

Ahlaki değerlerDeğerlerDeğerler eğitimi+7
Ceren Yüksel
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sosyal bilgiler eğitimi alanındaki değerler eğitimi ile ilgili yapılan araştırmalar üzerine bir meta-sentez çalışması

İnsan, doğası gereği hayata başladığı ilk günden itibaren kendini bir toplumun içinde bulur. O toplumda büyür ve gelişir. Gelişirken de bulunduğu toplumun normlarını, kültürel yaşantısını alarak hayatta kalır. İşte değerler de bu öğelerden biridir. Nasıl ki ailemize veya bağlı bulunduğumuz topluma bağlıysak aynı zamanda değerlerimize de o şekilde bağlanmamız gerekmektedir. Önce ailede ardından da okullarda öğrendiğimiz ve günlük hayatta uyguladığımız değerler, bizlere ileriki yaşantımıza da ışık olacaktır. Bu nedenle sosyal bilgiler dersinde öğrencilere aktarılmak istenen değerler oldukça önem arz etmektedir. Sosyal bilgiler eğitimi alanındaki değerler eğitimi ile ilgili araştırmaları inceleyen bu çalışma, nitel araştırmalardan olan meta sentez yöntemi ile yapılmıştır. Araştırma kapsamında yirmi ikisi makale ve on beşi tez olmakla birlikte toplamda otuz yedi çalışma incelenmiştir. Elde edilen veriler içerik analizi ile çözümlenerek her bir alt problem için tablolar oluşturulmuş ve bulgular yorumlanmıştır. İncelenen çalışmalara göre değerler ve değerler eğitimi alanında en çok bilimsel yayının 2018 ve 2019 yılları arasında yapıldığı; yayınlanan bu çalışmaların çoğunluğunda nitel yöntemlerin tercih edildiği ve karma yöntemlerin ise en az kullanıldığı; çalışmaların çoğunluğunun ilk ve ortaokul öğrencileri ile yapıldığı; veri toplama yöntemlerinden olan görüşmenin en fazla kullanıldığı; verilerin çözümlenmesinde ise sıklıkla içerik analizinin kullanıldığı görülmüştür.

DeğerlerDeğerler eğitimiMeta-sentez yöntemi+6
Mustafa Samet Köse
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Cumhuriyet çocuklarına Malumat-ı Vataniye adlı ders kitabının transkripsiyonu ve değerlendirilmesi

Bu çalışmanın amacı, Cumhuriyet'in ilk yıllarında İlkokulların 4 ve 5. sınıflarında okutulmak üzere 1926 tarihinde Muslihiddin Adil Taylan tarafından kaleme alınan "Cumhuriyet Çocuklarına Malumat-ı Vataniye 4-5" adlı ders kitaplarının transkripsiyonu ve değerlendirilmesinin yapılmasıdır. Bu amaçla çalışmada ''Cumhuriyet Çocuklarına Malumat-ı Vataniye 4-5" kitapları öncelikle yeni yazıya aktarılmış olup, akabinde kitapların içeriğinde yer alan konu sırasına bağlı kalmak suretiyle çözümlenmiştir. Yapılan çalışmada incelenen kitaplardaki konuların kolaydan zora doğru olarak ele alınıp alınmadığı, öğrencilerin bilgi ve becerilerine ne ölçüde katkıda bulunduğu ve Cumhuriyet toplumunun özelliklerini yansıtıp yansıtmadığı ele alınarak değerlendirmelerde bulunulmuştur. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi modeli kullanılmıştır. Yapılan değerlendirmeler neticesinde ilkokul 4. ve 5. sınıf öğrencilerine yönelik olarak hazırlanan Cumhuriyet Çocuklarına Malumat-ı Vataniye kitaplarının metinlerin şekil, içerik ve konuları itibariyle basitten karmaşığa, kolaydan zora ve özelden genele doğru ele alındığı görülmüştür. Ayrıca, hedef kitlenin temel bilgi ve yeteneklerini geliştirici özellikte olduğu ve genç Cumhuriyetin öngördüğü toplumsal nitelikleri yansıtması bakımından da başarılı örnekler içerdiği söylenebilir.

Yasin Karabacak
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Sosyal bilgiler eğitiminde bulut bilişim teknolojilerinin uygulanması: Bir karma yöntem araştırması

Bulut bilişim, internet üzerinden üretilen ve depolanan verinin zaman ve mekandan bağımsız olarak kullanılmasına imkan sağlayan bilişim modeli olarak tanımlanmaktadır. Sosyal bilgiler dersi sınıf içi ve sınıf dışı öğrenme etkinliklerinde bulut bilişim teknoloji uygulamalarının kullanıldığı bu araştırmada, bulut bilişim teknoloji uygulamaları kullanımının öğrencilerin dijital okuryazarlık becerileri, bilişim teknolojilerine yönelik öz-yeterlilik algıları ve derse yönellik tutumlarına etkisi incelenmiştir.Çalışmada, nicel verileri açıklamak ve çalışmayı genişletmek amacıyla uygulama öncesinde ve sonrasında odak grup ile yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiştir. Bu amaçla öğrencilerin bulut bilişim teknoloji uygulamalarını kullanarak derse aktif olarak katılabilecekleri etkinlikler hazırlanmıştır. Araştırma, 2021-2022 eğitim öğretim yılında Aydın ilinde bulunan bir devlet okulunda 7. sınıfa devam eden 55 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Deney grubunda bulunan öğrenciler, öğrenme öğretme sürecinde bulut bilişim teknoloji uygulamaları kullanmıştır. Kontrol grubunda ise ders kitabı ve öğretim programında yer alan etkinliklerle süreç tamamlanmıştır. Çalışma nitel ve nicel verilerin birlikte toplandığı ve analiz edildiği karma yöntem araştırmaları modellerinden iç içe karma yöntem deseniyle yürütülmüştür. Araştırma nicel verileri toplamak amacıyla "Dijital Okuryazarlık Ölçeği", "Bilişim Teknolojilerine Yönelik Öz-Yeterlilik Algısı Ölçeği" ve "Sosyal Bilgiler Dersi Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Nitel verileri toplamak amacıyla yarı yapılandırılmış görüşme formu, öğrenci ve araştırmacı günlükleri kullanılmıştır. Araştırmada toplanan nicel verileri analiz etmek amacıyla bağımsız örneklemler için t testi ve bağımlı örneklemler için t testi kullanılmıştır. Nitel veriler ise içerik analizi tekniğiyle analiz edilmiştir. Toplanan verilerin analizi neticesinde, deney grubunda yer alan öğrencilerin "Dijital Okuryazarlık Ölçeği", "Bilişim Teknolojilerine Yönelik Öz-Yeterlilik Algısı Ölçeği" ve "Sosyal Bilgiler Dersi Tutum Ölçeği" puan ortalamarı arasında istatistiksel olarak anlamlı fark ortaya çıkmıştır. Nitel verilerden elde edilen sonuçlar ise nicel verileri destekler niteliktedir. Nicel ve nitel bulgulardan hareketle, sosyal bilgiler dersi öğrenme öğretme sürecinde bulut bilişim teknoloji uygulamalarının kullanımı, öğrencilerin dijital okuryazarlık becerilerinin, bilişim teknolojilerine yönelik öz-yeterlilik algılarının ve derse yönelik tutumlarının gelişmesine etki ettiğini göstermektedir. Bu sonuçlardan hareketle araştırmacılara ve uygulayıcılara öneriler geliştirilmiştir.

Abdurrahman Ertürk
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının problem çözme öz-yeterlik algıları ile problem çözme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Karşılaşılan problemlere çözüm bulma, problemlerle baş edebilme, insanları her yaş döneminin özelliklerine göre etkilemiş ve araştırmacılar için de bu durum merak konusu olmuştur. Bu araştırmanın temel amacı, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının problem çözme öz-yeterlik algıları ile problem çözme becerileri arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda araştırma, yordayıcı ilişkisel tarama modelinde tasarlanmıştır. Araştırma, 2021-2022 öğretim yılında, Afyon Kocatepe Üniversitesinde öğrenim gören sosyal bilgiler öğretmen adayları üzerinde yapılmıştır. Araştırmada sosyal bilgiler öğretmen adaylarının, problem çözme öz-yeterlik algılarını belirlemek için "Problem Çözme Envanteri", problem çözme becerilerini belirlemek için "Problem Çözme Becerileri Testi" ve demografik bilgilerini belirlemek için "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından geliştirilen "Problem Çözme Becerileri Testi" test geliştirme aşamalarından geçirilerek pilot uygulama yapılmış ve madde analizleri gerçekleştirilmiştir. Bu analizler sonucunda problem çözme becerileri testinin ortalama güçlük indeksi 0,56; testin ortalama ayırt edicilik indeksi 0,48 ve güvenirlilik katsayı değeri (KR-20) 0,92 olarak bulunmuştur. Asıl uygulama sonucunda problem çözme becerileri testinin güvenirlilik katsayı değerinin (KR-20) 0,89 olduğu belirlenmiştir. Araştırma sonucunda, Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının problem çözme öz-yeterlik algıları ile problem çözme becerileri arasında pozitif yönde zayıf düzeyde anlamlı bir ilişkinin olduğu belirlenmiştir. Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının problem çözme öz-yeterlik algılarında, cinsiyet, yerleşme, sınıf düzeyi, anne eğitim düzeyi ve baba eğitim düzeyi değişkenleri açısından farklılık olup olmadığına bakılmış ve istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının problem çözme becerilerinde cinsiyet, yerleşme, sınıf düzeyi, anne eğitim düzeyi ve baba eğitim düzeyi değişkenleri açısından farklılık olup olmadığı incelenmiş; cinsiyet ve sınıf düzeyi değişkenlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olduğu görülmüş; sınıf düzeyi değişkeninde görülen bu farklılığın üçüncü sınıfta eğitim gören sosyal bilgiler öğretmen adayları lehine olduğu belirlenmiştir. Yerleşme, anne eğitim düzeyi ve baba eğitim düzeyi değişkenlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının problem çözme becerilerinin ve problem çözme öz-yeterlik algılarının farklı değişkenlerin ortak etkisine bakılarak istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir. Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının cinsiyet ve sınıf düzeyinin ortak etkisinin, yerleşme ve sınıf düzeyinin ortak etkisinin, cinsiyet ve anne eğitim düzeyinin ortak etkisinin, cinsiyet ve baba eğitim düzeyinin ortak etkisinin problem çözme becerilerini ve problem çözme öz-yeterlik algılarını istatistiksek olarak anlamlı bir şekilde farklılaştırmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Kadir Çelik
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Münir Hayri Egeli'nin masal türündeki eserlerinin çocuk edebiyatı açısından değerlendirilmesi

Çocuk edebiyatında masal türü her zaman önemli inceleme konuları arasında yer almıştır. Çocukların iyi-kötü kavramının ayrımını yaptığı ilk tür masaldır. Masal kitabı yazarları, mutlu sonla biten her masalda iyi insan olmanın önemini hissettirerek çocuğu gerçek hayata hazırlamaktadır. Münir Hayri Egeli, 1947'den 1970'e kadar masal türünde eserler kaleme almış ve bu masalların bir kısmını Anadolu'dan derleyerek yazıya geçirmiştir. Bu araştırmanın amacı, Münir Hayri Egeli'nin kaleme aldığı masal türündeki eserlerinin içerik özellikleri açısından incelenmesi ve incelenen eserlerin Türk çocuk edebiyatı açısından öneminin ortaya konmasıdır. Bu bağlamda Münir Hayri Egeli'nin masalları, nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesine tabi tutulmuştur. Belirtilen masallarda, tarama modelinden yararlanılarak içerik analizi yapılmıştır. Araştırma, üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Münir Hayri Egeli'nin hayatı, edebî kişiliği ve eserleri tanıtılmaktadır. İkinci bölümde kuramsal çerçeve ortaya konulmuştur. Üçüncü bölümde ise incelenen masallarda içerik özellikleri açısından tespit edilen bulgular ortaya konmuş ve bu bulguların çocuk edebiyatı açısından değerlendirilmesine yer verilmiştir. Belirlenen içerik özellikleri; olay akışı, karakterler, tekerlemeler, dil ve anlatım, eğitsel özellikler, motif özellikleri, değerler eğitimi ve sosyal beceri eğitimi başlıkları altında sınıflandırılmıştır. Her bir eser, belirlenen içerik özellikleri açısından tek tek incelenmiş, tespit edilen bulgular, örneklerle sunulmuştur.

Değerler eğitimiDini motiflerTürk masalları+1
Demet Çırakcı
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Naime Halit Yaşaroğlu'nun hikâye ve masal türündeki eserlerinin çocuk edebiyatı açısından değerlendirilmesi

Çocukların erken yaşlardan itibaren nitelikli eserlerle bir araya gelmesi, edebî ve estetik değerleri tanıması önemlidir. Bu noktada çocuk edebiyatı önemli bir işlev icra eder. Bu alanda geçmişten günümüze çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Yapılan bu çalışmalar ve ortaya konulan eserler, hem dönemin çocuk edebiyatı hakkındaki durumuna ışık tutmakta hem de geleceğe örnek teşkil etmektedir. Bu çalışmada, 1889-1966 yılları arasında yaşamış olan Naime Halit Yaşaroğlu'nun hikâye ve masal türündeki telif eserleri çocuk edebiyatı açısından incelenmiştir. Çalışmanın amacı, uzun yıllar çocuklar için önemli çalışmalar yapmış Naime Halit Yaşaroğlu'nu tanıtmak ve eserlerini çocuk edebiyatı açısından değerlendirmektir. Çalışmada 9 kitapta yer alan toplam 33 hikâye ve masal; çocuk edebiyatı ürünlerinde bulunması gereken temel özellikler, Türkçe eğitimi ve değerler eğitimi açısından incelenmiştir. Ninemin Masalları, Dedemin Masalları, Gazeteci Küçük Ahmet, Kedi Çetesi, Karga Bey, Minik Avcı, Mantar Perileri, Rüya Perileri ve Afacan Bobicik adlı eserler çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Yapılan bu çalışmada, nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Doküman analizi ve tarama modelinden yararlanılan çalışma, üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, literatür taraması yapılmış ve tezin kuramsal çerçevesi ortaya konulmuş; ikinci bölümde, Naime Halit Yaşaroğlu'nun hayatı ve eserleri hakkında bilgi verilmiş; üçüncü bölümde ise çalışmadan elde edilen bulgu ve yorumlara yer verilmiştir. Bu bölümde incelenen eserler kapak / cilt, boyut, kâğıt, sayfa düzeni, resim, harflerin karakteri ve büyüklüğü gibi biçimsel özellikleri; konu, ileti / ana düşünce, karakter, zaman ve mekân, dil ve anlatım gibi içerik özellikleri açısından incelenmiştir. Dil ve anlatım başlığı altında, incelenen eserlerin deyim, atasözü, ikileme, pekiştirme, yansıma sözcük, yazım ve noktalama yanlışları ile söyleyiş farklılıklarının tespitlerine yer verilmiştir. Bu bölümde son olarak eserlerin Türkçe eğitimine ve değerler eğitimine katkısı sunulmuştur. İncelemeler sonucunda eserlerin biçim ve içerik açısından zengin ve çeşitlilik gösteren unsurlar barındırdığı, çocukların dünyasına hitap eden nitelikte oldukları tespit edilmiştir. Özellikle dil zenginliği yüksek eserlerin Türkçe derslerine ve ders kitaplarına kaynaklık etmesi önerisinde bulunulmuştur.

Değerler eğitimiHikayeMasallar+3
Edanur Gündoğan
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlkokul öğrencilerinin Milli Mücadele kahramanlarıyla tarihsel empati kurma becerilerini belirlemeye yönelik bir araştırma

Tarihsel empati, geçmişte yaşayan insanların dönemin şartlarına uygun bir şekilde onların duygu ve düşüncelerini anlama becerisidir. Bu çalışmada, ilkokul öğrencilerinin Millî Mücadele kahramanlarıyla tarihsel empati kurma deneyimlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Afyonkarahisar İl merkezinde yer alan Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı özel ve devlet ilkokullarında öğrenim görmekte olan 30 öğrenci oluşturmuştur. Araştırma nitel bir çalışma olup fenomenoloji (olgu bilim) deseninde tasarlanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmış, veriler yarı yapılandırılmış görüşmelerle toplanmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi tekniğine uygun bir şekilde çözümlenmiştir. Bulgular tablolaştırılarak frekanslarla sunulmuş, doğrudan alıntılar ile desteklenmiştir. Araştırma sonucunda ilkokul öğrencilerinin Millî Mücadele başlangıcında Mustafa Kemal Paşa ile kurmuş oldukları tarihsel empati deneyimlerinde; stres, heyecan, korku, gurur, sevinç ve üzüntü duygularını kullandıkları, millî bilinci uyandırmaya çalışma, vatanın kurtuluşu için savaşma, asker sayısını arttırma ve nasıl kazanılacağına dair plan yapma gibi kararlar aldıkları tespit edilmiştir. Öğrencilerin, fedakâr olmaları, cesur olmaları, küçük yaşta savaşmaları ve güçlü olmaları gibi nedenlerle Millî Mücadele kahramanlarından etkilendikleri sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin Millî Mücadele kahramanlarına yönelik oluşturdukları empati hikayelerinde; savaş döneminde yaşamış oldukları zorluklar, vermiş oldukları mücadele ve göstermiş oldukları cesaret ile kahramanlık vurgularında bulundukları tespit edilmiştir. Oluşturdukları empatik hikâyeler sonrasında Millî Mücadeleyi mutluluk, gurur, üzüntü, tedirginlik duyguları üzerinden tanımlarken savaş döneminde imkânların kısıtlılığına değinmişlerdir. Millî Mücadele kahramanlarının vatan sevgisi, fedakârlık, kararlılık ve cesaretlerini vurgulamışlardır. Anahtar Kelimeler: Tarihsel empati, sosyal bilgiler öğretimi, ilkokul öğrencisi, Millî Mücadele, tarih öğretimi.

Huriye Gizem Karaağaçlıoğlu
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Haftalık Resimli Gazetemiz (1924) ve Mektepliler Alemi (1925) dergileri (Çeviriyazı, inceleme)

Temel değerlerin, davranışların ve inançların edinildiği, hayatın en önemli evrelerinden birinde kendine has özellikleriyle özne konumunda bulunan çocuk, dokunuşa ihtiyaç duyan bir varlıktır. Söz konusu dokunuşu yapabilmenin yollarından biri de edebiyatı kullanmaktır. Edebiyat, gerçekliğin tekdüzeliğinden uzakta kurduğu dünyasında çocuğun deneyim kazanma sürecinin bir vasıtası durumundadır. Temelinde çocuğun yer aldığı çocuk edebiyatı da edebiyatın temel ilkeleri üzerine inşa ettiği kendine has yaklaşımıyla çocuğa bir eğitim-öğretim alanı sağlamayı amaçlamaktadır. Çocuk edebiyatında kullanılan dergiler ve gazeteler de bu minvalde hazırlanmış materyaller olarak kabul edilmekte; zengin tür ve görsel içeriği, amaçları, farklı yaş gruplarına hitap edebilmesi, kolay ulaşılabilmesi vb. özellikleriyle çocuk için bütünsel bir gelişim şansı sağlamaktadır. İlk olarak temel kavramların üzerinde durulan çalışmada 13 Kasım 1924'ten itibaren 7 sayı olarak İstanbul'da yayımlanan Haftalık Resimli Gazetemiz ile 24 Şubat 1925'ten itibaren 6 sayı olarak İzmir'de yayımlanan Mektepliler Alemi adlı çocuk yayınları incelenmiştir. Yayınların tüm sayıları günümüz Türkçesine aktarılarak içerisindeki metin türleri sınıflandırılmış ve iletileri bakımından değerlendirilmiştir. İnceleme sonucunda dizin çalışması yapılan Haftalık Resimli Gazetemiz ile Mektepliler Alemi adlı çocuk yayınlarının metin türü ve görsellik bakımından zengin olduğu belirtilmiş; olumlu/olumsuz iletilerin bulunduğu içeriklerin, dönemin siyasî ve sosyal durumundan etkilenerek hazırlandığı tespit edilmiştir. Böylece iki farklı dergicilik anlayışının karşılaştırıldığı bu çalışmayla sahaya katkıda bulunmak amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Çocuk, Edebiyat, Çocuk Edebiyatı, Çocuk Dergisi, Haftalık Resimli Gazetemiz, Mektepliler Alemi

Cumhuriyet gazetesiErken Cumhuriyet DönemiOsmanlı Türkçesi+2
Ahmet Özsakarya
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kral Şakir resimli kitap serisinin söz varlığının Türkçe öğretimine katkısının incelenmesi

İletişimin en temel ögesi olan dilin söz varlığı; o dilin ne ölçüde güçlü, gelişmiş ve zengin olduğunun göstergesidir. Bireylerin ana dillerine dair söz varlıklarının zengin olması; onların anlama, anlatma, kendini ifade edebilme, sosyal iletişim, akademik ve bilimsel yetkinlik gibi alanlarda daha başarılı olmasını sağlar. Söz varlığının bireylere aktarılması dinleme, konuşma, okuma ve yazma becerileriyle sağlanmaktadır. Bu doğrultuda Türkçe öğretiminde söz varlığı çalışmaları; planlı, programlı bir şekilde organize edilmiş olmalı ve farklı yöntem, tekniklerle yapılmalıdır. Türkçenin öğretiminde önemli hedeflerden biri olan söz varlığını zenginleştirme çalışmalarında metinlerin ve kitapların rolü çok büyüktür. Bu sebeple farklı yazarlar tarafından kaleme alınmış olan kitapların söz varlığının taranıp tespit edilmesi, yorumlanması önem arz etmektedir. Bu çalışma da yazar Varol Yaşaroğlu'nun kaleme aldığı 13 kitaplık Kral Şakir resimli kitap serisinin söz varlığını tespit etmeyi ve serideki söz varlığının Türkçe öğretimine katkısını belirleyebilmeyi amaçlamıştır. Bu amaçla serideki kitaplardan deyimler, atasözleri, ilişki sözleri, kalıplaşmış sözler, ikilemeler, terimler, yabancı sözcükler, yansıma sözcükler, argo sözler ve özel adlar tespit edilmiştir. Bu unsurlar, sıklıkları ve sayfa numaraları ile tablolara aktarılmış ve kitaplardaki kullanımlarıyla örneklendirilmiştir. Tarama yöntemiyle yapılan çalışma, dört bölümden meydana gelmiştir: Birinci bölümde yazar Varol Yaşaroğlu ve Kral Şakir resimli kitap serisi hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde dil, ana dili ve ana dili öğretimi kavramları açıklanmıştır. Üçüncü bölümde söz varlığı ve söz varlığı unsurları üzerinde durulmuştur. Dördüncü bölümde ise incelenen kitapların söz varlığı, kategoriler halinde sunulmuştur. Elde edilen bulgular, bulgular üzerine yapılan çıkarımlar ve tavsiyeler de bu bölümde yer almaktadır. Çalışmada, incelenen kitapların söz varlığının Türkçe öğretimine sağladığı katkı, söz varlığı unsurları özelinde ortaya konmuştur. Tartışma, Sonuç ve Öneriler bölümünde ise çalışmadan elde edilen sayısal verilere yer verilmiş, veriler yorumlanmıştır.

Dil eğitimi
Hakan Aktaş
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00