Dicle University
Discipline

Department of Turkish and Social Sciences Education

Dicle University

1,217

Archived Theses

6

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Coğrafya eğitiminde STEAM ve örnek uygulamalar

Teorik ve ezberci bir eğitim sistemine dayalı kurumlardan mezun olan öğrencilerin, gerçek dünya problemlerini çözerken çok ciddi sorunlar yaşadıkları görülmektedir. Bu durum işletmelerin kalifiye işçi (STEAM yeteneklerine sahip) bulamama sorununa yol açmaktadır. Eğitim sistemindeki bu yetersizlik son yıllarda gelişmiş ülkelerin dikkatini çekmiş ve bu ülkeler tarafından STEAM temelli eğitimin okullara sokulması için pek çok girişimde bulunulmuştur. Yapılan geniş literatür taraması sonucunda STEAM tabanlı eğitim yaklaşımının daha çok fen bilimleri derslerinde uygulandığı ve bu alanlarda daha fazla çalışmanın olduğu tespit edilmiştir. Coğrafyanın STEAM yeteneklerini geliştiren bir bilim dalı olduğu yeteri kadar vurgulanamamış ve hatta Coğrafyanın uygulamalı bir bilim olup olmadığı ile ilgili tartışmalara rastlanmıştır. Dünya ve ülkemizde Coğrafya eğitiminde yeteri kadar STEAM uygulama çalışması yapılmamış olmasından dolayı, öğretmenlerimizin derslerinde ne tür çalışmalar yapacakları ve öğrencilerinin STEAM yeteneklerini ne şekilde geliştirecekleri ile ilgili fikir edinmelerinde sıkıntılar çekilmektedir. Bu çalışmada, Coğrafya eğitiminin STEAM yeteneklerinin uygulanabileceği bir alan olduğunun vurgulanması ve Coğrafya eğitimi veren öğretmenlerimize yeni örnek uygulamalar sunulması amacıyla STEAM yetenekleri gerektiren 14 uygulama ödevi geliştirilmiştir. Bu ödevler, coğrafya müfredatı göz önünde bulundurularak, öğrenciler ile beraber geliştirilmiştir. Ödevler hazırlanırken multidisiplinel düşünülmüş ve disiplinler arası geçişlerde sınır gözetilmemiştir. Coğrafya eğitim müfredatına göre yapılan yıllık planların zamanında yetiştirilebilmesi için, çalışmalar dönem ödevi şeklinde tasarlanmıştır. Bu ödevler sonucunda ortaya çıkan ürünler ve fikirler ile TeknoFest ve TÜBİTAK gibi yarışmalara başvuru yapılmıştır. Çalışmalardan biri TÜBİAK İzmir bölge ikincisi olmaya hak kazanmıştır. Anahtar Kelimeler: STEAM, Coğrafya Eğitimi, Yaparak öğrenme

STEAM eğitimi
Nesretullah Satar
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2024
10
DoctorateOpen AccessTR

Özbek bilmeceleri (Yapı, dil özellikleri, Türkiye Türkçesine aktarma, sözlük)

Özbek sözlü halk edebiyatının zengin türlerinden biri de bilmecelerdir. Sözlü kültür ortamında doğan ve nesilden nesile aktarılan bilmeceler, kültür ve gelenekle iç içe girmiş, var olduğu toplumu yansıtan, ait olduğu ırka, kültüre yönelik düşündürürken ahenk unsurları ile desteklenen mensur, manzum ve bazen de mensur manzum karışık bir anlatımda ansızın dikkati toplama isteği ile var olan bir tür olarak tanımlanabilir. Bu çalışmada, Özbek Bilmeceleri (Yapı, Dil Özellikleri, Türkiye Türkçesine Aktarma, Sözlük) incelenmiştir. Beş ana bölümden oluşan çalışmamızın Giriş bölümünde bilmecenin ne olduğu, araştırmacıların bilmece için verdikleri tanımlar ile Özbekistan'da ve Türkiye'de Özbek bilmeceleri ile ilgili yapılan çalışmalar önce verilmiş. Ardından Çağdaş Türk lehçelerinde bilmecelerle ilgili yapılan bazı çalışmalardan söz edilmiştir. İkinci bölümde Özbek Bilmecelerinde Yapı başlığı altında bilmecelerin şekilsel özellikleri ve ahenk unsurlarından örnekler sunulmuştur. Üçüncü bölümde Dil özellikleri altında dikkat çekici örnekler verilmiştir. Dördüncü bölümde çalışmamıza konu olan asıl metin Türkiye Türkçesine aktarılmıştır. Beşinci bölümde ise Sözlük hazırlanarak söz varlığı verilmeye çalışılmıştır.

Hülya Ergene
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türk halk bilmecelerinde deyimler ve ikilemeler

Toplumun hafızasını oluşturan kültür, dil ile aktarılır. Dilin en önemli ögelerinden biri dili oluşturan yapılardır. Her dil yapısının kendine özgü bir anlamı barındırmasının yanında bağlam içerisinde de bunlara bazı anlamlar yüklenir. Bu yüzden Türkçede duygu ve düşüncelerin etkili kullanılabilmesi için dil yapılarına hâkim olmak gerekir. Bu çalışmada Türk Halkının Bilmeceleri eserinde geçen deyim ve ikilemeleri tespit ettik. Deyimleri yapılarına göre, ikilemeleri ise sözcük türlerine göre tasnif ettik.

Yoldaş Daşkın
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Mehmet Akif Ersoy'un Süleymaniye kürsüsünde şiiri üzerine (inceleme-metin-diliçi çeviri-sözlük)

Bu çalışma, Mehmet Akif Ersoy'un "Süleymaniye Kürsüsünde" şiirini kapsamlı bir şekilde incelemek, şiir ve şairin daha iyi anlaşılmasını sağlamak amacıyla yapılmıştır. Bu şiir yazıldığı dönemin Türk-İslam dünyasındaki siyasi ve sosyal sorunlarını çarpıcı bir şekilde dile getirmektedir. Mehmet Âkif sorunları ifade etmekle kalmamış, aynı zamanda sorunlara çözüm önerileri de sunmuştur. Bu çözüm önerileri sadece o dönemin problemlerine değil günümüzde baş gösteren sorunlara da ışık tutacak değerdedir. Mehmet Akif Ersoy'u ve Safahat'ı daha iyi anlamak günümüz gençliğinin yolunu aydınlatacak ve milletin muasır medeniyetler seviyesine çıkmasına katkı sunacaktır. Bu çalışmada Süleymaniye Kürsüsünde şiiri şekil ve içerik yönünden incelenmiş, şiirin trankripsiyonlu metni hazırlanmış ve sözlük çalışması yapılmıştır. Karşılaştırmalı metinde Hicri 1328 tarihli matbu nüsha ile Mart 2021 tarihli TBMM neşri kullanılmıştır. Sözlük çalışmasının yanı sıra eserde geçen tamlama, deyim ve Arapça kalıplaşmış sözlerin anlamları da bulunmuştur. Üzerinde çalıştığımız şiirin "Sırat-ı Müstakim Matbaası Hicri 1328" tarihli nüshasının fotoğrafları ile TBMM neşri çalışmanın sonuna eklenmiştir. Bu eserin verdiği mesaj, yazıldığı dönemin İslam dünyasının olduğu kadar bugünün de müslüman coğrafyasının kanayan yarasına merhem olacak mahiyettedir. Mehmet Akif Ersoy'un eserlerinin daha iyi anlaşılması ve hakettiği yerde olması için buna benzer çalışmaların onun tüm eserlerini kapsayacak şekilde yapılmasının lüzümlu olduğunu düşünmekteyiz.

Ayşegül Bulut
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Dede Korkut yazmaları üzerine karşılaştırmalar

Bu çalışma Dede Korkut yazmalarının karşılaştırılmasına dayanmaktadır. Çalışmada ayrıca müstensihlerin tasarruf konusundaki tutumlarının izleri taranmıştır. Elde edilen verilerden hareketle müstensihlerin Dede Korkut anlatı geleneği içerisinde hikayeleri yeniden yapılandırma rolünü üstlendikleri belirlenmeye çalışılmıştır. Yazmaların mukaddimelerinde geçen kadın adları ve soylamaların birbirinden farklı olduğu tespit edilmiştir. Ankara yazmasının hem kadın adları hem de soylama sayısı açısından diğer yazmalardan daha zengin bir içeriğe sahip olduğu görülmüştür (bk. 3. Mukaddimeden Hareketle Dede Korkut Anlatıları). Ankara yazmasının diğer yazmalardan daha zengin bir mukaddime içeriği ile ortaya çıkması müstensihin metin üzerindeki tasarrufuna bir işaret olarak gösterilebilir. Yazmaların mukaddimelerinde olduğu gibi, aynı boyları ihtiva eden Dresden, Vatikan ve Ankara yazmaları boyların kurgusu bakımından da farklıdır. Ankara yazması sadece Boğaç Han boyunun baş tarafından bir kısmını ihtiva etmesine rağmen boyun kurgusunda farklılıklar barındırır. Dresden ve Vatikan yazmalarında da boyların farklı kurgular ile aktarıldığı görülmektedir. Bir boyun yazmalarda farklı kurgular ile yer alması müstensihlerin metin üzerindeki tasarrufunu gösterir (bk. 4. Dede Korkut Anlatılarında Kurgu Farklılıkları). Çalışmada Dede Korkut yazmalarında geçen Oğuz kahramanları hakkındaki bilgi ve övmelikler üzerinde durulmuştur. Tespit edilen örnekler övmeliklerden hareketle Oğuz kahramanları hakkında yazmalarda verilen biyografik bilgiler tespit edilerek karşılaştırılmıştır. Yapılan karşılaştırmalar sonucunda yazmalarda aynı kahramana ait farklı biyografik bilgiler yer alabildiği görülmüştür (bk. 6. Dede Korkut Yazmalarında Ortak Konular). Dede Korkut yazmaları son olarak yer adları bakımından karşılaştırılmıştır. Yapılan karşılaştırmadan hareketle Dresden, Bursa ve Vatikan yazmaları ile Topkapı Sarayı Oğuznamesinin birbirine yakın coğrafyaların eserleri olduğu tespit edilmiştir. Bu coğrafya Asya ile Anadolu arasındadır. Buna karşı Günbed yazması ve Şecere-yi Terakime ise daha çok Asya kökenli bir yazma özelliği göstermektedir (bk. 7. Dede Korkut Yazmalarında Yer Adları).

Ozan Güneş
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Mekteplere Mahsus İlm-i Terbiye-i Etfâl eserinin transkripsiyon ve değerlendirmesi

Mekteplere Mahsus İlm-i Terbiye-i Etfâl Eserinin Transkripsiyon ve Değerlendirmesi Irene Carre & Roger Liquier'in yazdığı ve Necmettin Sadak (1917)'ın Fransızcadan tercüme ettiği İlm-i Terbiye-i Etfâl isimli bu eser Osmanlı eğitim tarihi açısından çok önemli bir eserdir. Bu araştırmamızın amacı çocuk pedagojisi açısında değerli olan bu eserin transkripsiyonu yapıp araştırmacılara bu alanda yeni bilgiler kazandırmak ve eğitim dünyasına küçük bir katkı sunmaktır. Eserin çevirisi yapılırken transkripsiyon yöntemi kullanılmış, daha sonra da ayrı başlıklar altında verilmiş olan her bölüm için ayrı ayrı kısa bir değerlendirme yapılmıştır. İptidâî mekteplerinde öğretmenlik yapacak eğitimciler için bir özel öğretim yöntemleri kitabı olarak değerlendirilebilecek olan bu eser, öğretmenlerin eğitim sürecinde ihtiyaç duyacakları hususları teorik ve pratik yönden ele alması bakımından önemlidir.

Recep Avşar
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim coğrafya derslerinde multimedya araçlarının öğrencilerin derse karşı tutumuna etkisi ve öğretmen görüşleri

Bu araştırmada, ortaöğretim coğrafya dersi öğretiminde multimedya (çoklu ortam) araçlarının öğrencilerin derse karşı tutumlarına etkisi incelenmiş ve bu bağlamda öğretmen görüşlerine de başvurulmuştur. Araştırma, Diyarbakır il merkezinde yer alan farklı türlerdeki resmi ve özel liselerde öğrenim gören 9. sınıf öğrencileriyle yürütülmüş; çoklu ortam araçlarının kullanıldığı deney grubu ile geleneksel yöntemlerin uygulandığı kontrol gruplarına ön test ve son test uygulanarak nicel bir değerlendirme yapılmıştır. Elde edilen veriler doğrultusunda multimedya araçlarının öğrencilerin derse yönelik tutumlarını anlamlı düzeyde olumlu etkilediği belirlenmiştir. Araştırma bulguları, multimedya araçlarının özellikle coğrafya gibi görsel unsurların ön planda olduğu derslerde öğrencilerin ilgisini artırdığını, öğrenme sürecini kalıcı ve anlamlı hale getirdiğini ortaya koymaktadır. Görsel ve işitsel materyallerle desteklenen ders içerikleri; bilgiye erişimi kolaylaştırmakta, sınıf içi etkileşimi artırmakta, dikkat toplamayı kolaylaştırmakta ve karmaşık kavramların anlaşılmasını desteklemektedir. Bu yönüyle, multimedya araçlarının doğru ve dengeli kullanımıyla eğitim sürecinin niteliği artmakta, öğrencilerin motivasyonları yükselmekte ve derse yönelik olumlu tutumlar gelişmektedir. Öğretmenlerle yapılan görüşmeler ise, multimedya araçlarının eğitimde etkin şekilde kullanılması gerektiği yönünde güçlü bir fikir birliğinin oluştuğunu göstermektedir. Sonuç olarak bu çalışma, eğitimin dijital dönüşüm sürecinde multimedya araçlarının rolüne dair somut kanıtlar sunmakta; bu araçların pedagojik ilkelere uygun şekilde ve bilinçli olarak entegre edilmesinin, özellikle coğrafya gibi disiplinlerde hem öğretim sürecini zenginleştireceğini hem de öğrencilerin akademik ve duyuşsal gelişimlerini olumlu yönde destekleyeceğini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Coğrafya Eğitimi, Multimedya Araçları, Öğrenci Tutumu, Eğitim Teknolojileri,

Sevgi Özkan Dalgıç
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Depremlerin nüfus ve eğitim üzerindeki etkisi: 6 Şubat Kahramanmaraş depremleri örneği

Bu araştırmanın amacı, 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler üzerinden yola çıkarak genel olarak depremlerin nüfus ve eğitim üzerindeki etkilerini incelemektir. Depremler, büyük can kayıplarına ve yaralanmalara yol açarken aynı zamanda toplumsal yapıda derin izler bırakmıştır. Çalışmada öncelikle, depremden etkilenen bölgelerdeki nüfus hareketleri ele alınmış; göç, demografik yapının değişimi ve sosyo-ekonomik etkiler analiz edilmiştir. Depremin eğitim sistemine etkileri ise fiziksel altyapının zarar görmesi, okulların kapanması, öğrencilerin ve öğretmenlerin psikososyal durumu gibi konular çerçevesinde değerlendirilmiştir. Bu bağlamda, afet sonrası eğitimde yaşanan kesintiler, uzaktan eğitime geçiş süreci, eğitimde fırsat eşitsizliği ve coğrafya eğitimi perspektifinde sorunlara odaklanılmıştır. Araştırmanın verilerine nitel araştırma yöntemlerinden biri olan doküman analizi yöntemiyle ulaşılmıştır. Verilere ulaşırken araştırma, verileri temin etme, veri tasnifi, anlama ve verilerin analizi aşamaları izlenmiştir. Veriler kullanılırken alan ve konuyla alakaları dikkatlice denetlenip, tasnifi ve kullanımı bu elemeler sonucunda yapılmıştır. Bu araştırmanın temel odağını, deprem olgusunun kavramsal olarak ne anlama geldiği, 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin özellikle eğitim ve nüfus üzerindeki etkileri, bu etkilerin coğrafya eğitimiyle olan çok yönlü ilişkisi ve bu ilişkinin coğrafya öğretiminde nasıl bir farkındalık aracı olarak kullanılabileceği oluşturmaktadır. Çalışmada, afetlerin toplumsal yapıyı dönüştürücü gücü ile coğrafya eğitiminin bu tür afet olaylarını hem kuramsal hem de uygulamalı düzeyde ele alma kapasitesi arasında bir bağ kurulmaya çalışılmış; özellikle 6 Şubat depremlerinin bölgesel etkileri örnek alınarak, öğrencilerde afet bilinci ve duyarlılığı oluşturma açısından coğrafya eğitiminin işlevi ve önemi kapsamlı bir şekilde incelenmiştir. Araştırmanın sonuçları, sonuç ve öneriler kısımları olarak iki başlık altında toplanmıştır. Buna göre, depremin ne olduğu, ülkemizde ve dünyada yaşanan başlıca büyük depremler, bunların eğitim ve nüfus üzerindeki etkisi vb. konular vurgulanmıştır. Bunun yanında coğrafya ve afet eğitimine ne gibi katkılar sağladığı ve sağlayabileceği ülkemiz ve dünyadan örnekler ile incelenmiştir. Bu sorun ve incelemelere ek olarak depremlerin etkisini en aza indirme noktasında yapılabilecek çalışmalar ve eğitime yansımaları açısından irdelenmesi üzerinde durulmuştur.

Ömer Deniz
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

8. sınıf Türkçe ders kitaplarının değerler eğitimi ve halk bilimi unsurları açısından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, ortaokullarda okutulan 8. sınıf Türkçe ders kitaplarında yer alan halk bilimi unsurlarını belirlemek ve bu unsurların değerler eğitimiyle ilişkisini ortaya koymaktır. Çalışmada, halk bilimi ürünlerinin değerlerin öğrencilere aktarılmasında ve kazandırılmasında üstlendikleri rol tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırma, nitel araştırma yaklaşımı çerçevesinde doküman incelemesi yöntemiyle yürütülmüştür. 2024-2025 eğitim-öğretim yılında okutulan 8. sınıf Türkçe ders kitapları incelenmiş; kitaplarda yer alan halk bilimi unsurları tespit edilmiş ve içerik analizi tekniği kullanılarak değerlendirilmiştir. Ayrıca literatürdeki uzman görüşleri ve ilgili araştırmalar ışığında değerler eğitimi ile halk kültürü arasındaki ilişki kuramsal düzeyde tartışılmıştır. Analizler sonucunda, ders kitaplarında halk edebiyatı türleri, gelenek ve görenekler, halk hekimliği gibi çeşitli halk bilimi unsurlarının yer aldığı belirlenmiştir. Bu unsurlar aracılığıyla dürüstlük, çalışkanlık, vatanseverlik gibi kök değerlerin öğrencilere kazandırılmaya çalışıldığı görülmüştür. Bununla birlikte, bazı değerlerin aktarımında halk bilimi unsurlarının yoğun bir şekilde kullanıldığı, bazı değerlerde ise sınırlı düzeyde yer aldığı ortaya konmuştur. Elde edilen bulgular, Türkçe ders kitaplarında halk bilimi unsurlarının değerler eğitiminin desteklenmesinde işlevsel bir araç olduğunu göstermektedir. Bu durum, ders kitaplarının yalnızca dil öğretimiyle sınırlı kalmayıp aynı zamanda kültürel ve ahlaki değerlerin öğrencilere aktarılmasında önemli bir rol üstlendiğini ortaya koymaktadır.

Emre Ece
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Osman Balcıgil'in biyografik romanlarının tahlili

Osman Balcıgil'in Biyografik Romanlarının Tahlili başlıklı bu çalışmada, roman ve biyografi türlerinin birleşimi olan biyografik roman ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmiştir. Osman Balcıgil'in sırasıyla Ela Gözlü Pars Celile, Yeşil Mürekkep, İpek Sabahlık, Nefesi Tutku Olan Kadın Afife Jale, Kızıl Çengi ve Cumhuriyet Gibi Bir Kadın Nahit Hanım adlı altı biyografik romanı incelenmiştir. Altı biyografik romanla birlikte gençler için düzenlenmiş olan Ben Celile Nâzım Hikmet'in Annesi, Ben Sabahattin Ali ve Ben Suat Derviş Fosforlu Cevriye'nin Yazarı adlı üç biyografik roman da incelemeye dâhil edilmiştir. Türk edebiyatında, biyografik roman türü ile ilgili son yıllarda mevcut eserlerin artış göstermesiyle birlikte türe ait bilgilerin yeterince olmaması ve tam olarak bu türün sınırlarının anlaşılamaması sebebiyle bu çalışma yapılmıştır. Çalışmanın kuramsal çerçevesinde, biyografi ve biyografik romanın tanımları yapılmış ve söz konusu olan edebî türler hakkında bilgiler verilmiştir. Bulgular başlığında, birinci bölüm olarak Osman Balcıgil'in hayatı ve edebî kişiliği ile biyografik romanların özetlerine yer verilmiştir. İkinci bölümde altı biyografik romanla birlikte gençler için düzenlenmiş olan üç biyografik roman değerlendirilmiş ve tahliller yapılmıştır. Bu bölümde, olay örgüsünün daha iyi anlaşılması için muhteva başlığı da oluşturulmuştur. Gençler için düzenlenen biyografik romanlar, ilgili romanların alt başlığında değerlendirilmiştir. Çalışma, biyografik roman türünün ve biyografik romanların değerlendirilmesinin yapıldığı sonuç ve öneriler kısmı ile bitirilmiştir. Biyografik roman, kurgu ve gerçekliğin bir arada olduğu bir türdür. Bundan dolayı yazılan biyografik romanların muhtevası, okuyucunun zihninde birçok soru işareti oluşturmaktadır. Tüm soru işaretlerinin cevaplarını birebir yazarın kendisinden öğrenmek amacıyla Osman Balcıgil ile bir röportaj yapılmıştır. Yapılan röportaj, bu çalışmanın sonuna eklenmiştir.

Biyografik romanRomanTahlil
Buse Bolulu Demir
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Şerh-i Cezîre-i Mesnevî'lerde aşkın şerhi ve aşk öğretisi (inceleme-metin)

Mevlânâ Celâleddîn Rûmî'nin yazmış olduğu Mesnevî-i Ma'nevî'ye birçok şerh yazılmıştır. Yûsuf Sîneçâk ise Mevlânâ'nın Mesnevî'sinden beyitler seçip Cezîre-i Mesnevî adında bir eser meydana getirmiştir. Sîneçâk'ın Mesnevî'den seçerek yazmış olduğu üç yüz altmış altı beyitlik Cezîre-i Mesnevî'ye ise beş müellif tarafından şerh yazılmıştır. Abdullâh Bosnevî, Cevrî İbrâhîm, İlmî Dede, Abdülmecid Sivasî ve Şeyh Gâlib gibi şârihler bu esere farklı isimlerde manzum ve mensur olarak şerhler yapmışlardır. Bu çalışmada Cezîre-i Mesnevî'nin son bölümü olan "Der-Beyân-ı Aşk u Mestî" bölümüne yapılan şerhler ele alınmıştır. Aşkın şerhinin yapıldığı bölüm otuz dört beyitten oluşmaktadır. Her şârih beyitleri kırmızı başlıklar halinde verip altlarına şerh yapmışlardır. Aşkın gamı, sevinci, hüznü, âşıklarda olması gereken vasıflar, hakîkî aşka erişme yolları, maşukların hâlleri, aşk yolunda ölenlerin şehitliği gibi konular bir aşk öğretisi olarak ayet, hadis ve özlü sözlerden de yararlanılarak ele alınmıştır. İlk olarak, Mesnevî'den seçilen ve Farsça olan bu otuz dört beytin tercümesi yapılmıştır. Sonrasında şerhler, aşk konusunda şârihlerin bakış açıları karşılaştırılarak incelenmiştir. Şârihlere ait şerhler el yazması nüshalardan okunmuş, transkribe edilerek Latin harflerine aktarılmıştır. Ayrıca lisansüstü tez çalışmalarından da faydalanılmıştır. Giriş bölümünde çalışma hakkında detaylı bilgilere ve konuyla ilgili daha önce yapılan çalışmalara yer verildikten sonra Cezîre-i Mesnevî'ye ve şârihlerin hayatına kısaca değinilmiştir. Daha sonra "Der-Beyân-ı Aşk u Mestî" bölümü şekil ve muhteva yönünden ele alınıp incelenmiştir. Son olarak Cezîre-i Mesnevî şerhlerinin metinlerine yer verilip değerlendirme ve sonuç kısmı yazılarak çalışma tamamlanmıştır.

Evin Tünle
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Hicri 1303 tarihli Osmanlı Devlet Salnamesi'nin transkripsiyonu ve değerlendirilmesi

İlk olarak Hicri 1263 / Miladi 1847 yılında çıkarılmaya başlanan devlet salnameleri, Osmanlı Devleti'nin idari teşkilatı, eğitim ve kültür hayatı başta olarak pek çok konuda değerli bilgiler içermektedir. Bu tez çalışmasında H. 1303 Tarihli Osmanlı Devlet Salnamesi'nin transkripsiyonu yapılmış ve içerdiği bilgiler bağlamında Osmanlı Devleti'nin bu tarihteki idari, askeri, sosyal, eğitim ve kültürel yapısı değerlendirilmeye çalışılmıştır. Salname bu konular ve bu dönemle ilgili Osmanlı resmi makamlarınca hazırlanan önemli bilgiler sunmaktadır. Merkez teşkilatındaki tüm kurumlar ve buralarda görevli kişilerin isimleri, rütbeleri, kurumlarda yer alan meclisler ve üyeleri, ilmiye, askeri ve taşra teşkilatı, ülkede çıkarılan gazete ve mecmualar, Osmanlı ülkesinde görevli yabancı devlet temsilcileri, gayrimüslim teba temsilcileri, tüm ülkede bulunan eğitim kurumlarıyla ilgili bilgiler yer almaktadır. Salname ayrıca ülkedeki posta ve telgraf teşkilatı, kullanılan takvim gibi konularda veriler içermektedir. Kanuni Esasinin bütün maddleri de yer almaktadır. Anahtar Kelimeler: Osmanlı Devleti, Devlet Salnamesi, Yıllık, Teşkilat, İdari.

Sibel İnce Çelik
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Geç dönem Osmanlı eğitim reformları bağlamında 1915 tarihli Dârülmuallimîn-i İbtidâîlere mahsus müfredat programı: Transkripsiyon ve değerlendirme

Osmanlı Devleti'nin altı yüz yıllık tarihinde en önem verdiği alanlardan biri de eğitim olmuştur. Klasik medreselerin öncülük etmesi ile kurulan eğitim sistemi 18.yüzyıl sonlarında Avrupa devletleri örnek alınarak açılan Batı tarzı modern okullar ile farklı bir nitelik kazanmıştır. Modern okulların giderek çoğalması bu okullarda eğitim verecek nitelikli öğretmenlere ihtiyaç duyulmasına neden olmuştur. Bu ihtiyacın giderilmesine yönelik ilk adımların atıldığı dönem ise tanzimat dönemidir. Tanzimat döneminde birçok öğretmen okulu açılmıştır. Darülmualimin-i Rüşdî, darülmualimin-i sıbyan, darülmualimat, darülmualimin-i iptidai, darülmualimin-i ali gibi değişik ismler altında faaliyet yürüten bu okullardaki müfredat programları da farklı olmuştur. İlk öğretmen okulu Darulmualimin'in 1848 yılında açılmasından itibaren öğretmen okullarında okutulan müfredatta zaman içerisinde birçok değişiklik meydana gelmiştir. Bu tez çalışmasında ise Maarif-i Umumiye Nezareti tarafından hazırlanan 1915 Tarihli "Darulmuallimîn-i İbtidailere Mahsus Müfredât Programı ( İlkokul Öğretmeni Yetiştiren Okullara Ait Müfredat Programı)" günümüz Türkçesine çevrilmiş ve değerlendirmesi yapılmıştır. Çalışmanın giriş bölümünde Osmanlı eğitim sisteminin tarihsel gelişimi ele alınmış; İslamiyet öncesi Türklerde eğitimden başlanarak Osmanlı Devleti'nin son dönemlerine kadar eğitim kurumlarının yapısı, öğretmen yetiştirme anlayışları ve bu kurumların müfredat yapıları incelenmiştir. Özellikle Osmanlı devletinin son dönemlerinde modern eğitim yapısının nasıl şekillendiği üzerinde durulmuştur. Tezin esas bölümünde 1915 tarihli müfredat transkript kurallarına uygun bir şekilde günümüz türkçesine çevrilmiştir. Tezin son kısmında müfredatın değerlendirmesi yapılmış, bu müfredat programı ile öğretmen adaylarına kazandırılmak istenen bilgi ve becerilerin niteliği üzerinde durulmuştur. Değerlendirme kısmında ayrıca 1915 tarihli müfredat programı ile bugünkü eğitim fakülteleri sınıf öğretmenliği bölümlerini temsilen Eskişehir Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği bölümünde uygulanan müfredat programı karşılaştırılmıştır. Bu sayede Osmanlı Devleti öğretmen yetiştirme anlayışı ile Türkiye Cumhuriyeti öğretmen yetiştirme anlayışlarının benzerlikleri ve farklılıklarının tespitiyle iki dönem arasındaki etkileşim ortaya konmaya çalışılmıştır.

Yusuf Bektaş
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Epik yasalar ışığında Diyarbakır masalları

Bu çalışmada, Diyarbakır yöresine ait 29 masal, Muhsine Helimoğlu Yavuz'un Masallar ve Eğitimsel İşlevleri adlı kitabından alınarak Axel Olrik'in epik yasaları kapsamında değerlendirilmiştir. Çalışmanın amacı, Diyarbakır masallarının yapısal ve içeriksel özelliklerini ortaya koymak, söz konusu masalların halk anlatı geleneği içindeki yerini belirlemek ve çalışma kapsamında ele alınan anlatıların epik yasalarla ne ölçüde örtüştüğünü tespit etmektir. Bu bağlamda öncelikle sözlü kültür geleneğinin önemli bir türü olan masalların teorik bağlamı üzerine değerlendirmeler yapılmıştır. Ayrıca metin merkezli kuramsal yaklaşımlar genel bir çerçevede alınmış ve bu yaklaşımlardan biri olan epik yasalar kuramı üzerine kuramsal bir çerçeve oluşturulmuştur. Çalışmanın önemli bir bölümünü oluşturan masalların kuramsal bir okumaya tabi tutulduğu analiz kısımlarında alfabetik sıraya göre sıralanan anlatılar, Axel Olrik'in epik yasaları bağlamında değerlendirilerek bir sonuca ulaşılmaya çalışılmıştır. Çalışmada ele alınan masalın kısaca künyesi verildikten sonra, olay basamakları sıralanmış anlatının epik yasalarla olan ilişkisi değerlendirilmiştir. Analiz sonucunda, Avrupalı bir halkbilimcinin ortaya koyduğu ve farklı birçok türe uygulanan bu yasaların Anadolu masalları içerisine önemli bir yere sahip olan Diyarbakır masallarıyla ne oranda paralellik gösterdiği tespit edilmeye çalışılmıştır. Ayrıca, bölgenin tarihî ve kültürel dokusunun masalların oluşumuna ve aktarımına ne ölçüde yansıdığı aktarılmıştır. Çalışma, Diyarbakır masallarının yalnızca yerel bir halk anlatısı örneği olmadığını, aynı zamanda Türk halk edebiyatının epik anlatı geleneğiyle bütünleşen zengin bir kültürel mirasın ürünü olduğunu ortaya koymaktadır.

Seda Karabulut
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim 12.sınıf coğrafya dersinin öğrencilerin atık ve geri dönüşüm tutumları üzerindeki etkisinin incelenmesi (Diyarbakır örneği)

Araştırmanın amacı lise 12. Sınıf öğrencilerinin atık ve geri dönüşüme yönelik tutumlarının çeşitli değişkenler (cinsiyet, okudukları bölüm, coğrafya dersi alma/almama, belgesel izleme, geri dönüşüm faaliyetine katılma) açısından incelenmesidir. Yapılan araştırmada nicel araştırma yöntemi ile veri toplanmış ve tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma için ölçek geliştiricisinden gerekli izinleri alınmış olan Atık ve Geri Dönüşüm Tutum Ölçeği (AGTÖ) uygulanmıştır. Araştırmanın evrenini Diyarbakır ili oluşturmaktadır. Diyarbakır ili Kayapınar ilçesinde bulunan Anadolu liselerinde eğitim gören 12. Sınıf sayısal ve eşit ağırlık şubesi öğrencileri küme örnekleme yöntemi ile belirlenmiş ve uygulamaya dâhil edilmiştir. Araştırma uygulaması 2024-2025 eğitim yılı (2. Yarıyıl) bahar döneminde öğrencilere yüz yüze yapılmış, basit seçkisiz örnekleme yöntemi ile uygulama sonucunda 338 veri elde edilmiştir ve elde edilen nicel veriler SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde çarpıklık ve basıklık değerleri, levene homojenlik değerleri, aritmetik ortalama, standart sapma değerleri, bağımsız örneklemler için t testi gibi istatistiksel tekniklerden yararlanılmıştır. Araştırmada kullanılan ölçek güvenirlik katsayısı 0,739 olarak hesaplanmıştır. Araştırma ölçeğinin değişkenlerini cinsiyet, okudukları bölüm/şube, coğrafya dersi alma/ almama, atık ve geri dönüşüm faaliyetine katılma, belgesel, video, reklam vb. izleme değişkenleri oluşturmuştur. Araştırmadan elde edilen bulguya göre, tutumların incelenmesinde cinsiyet, okudukları bölüm/şube, coğrafya dersi alma/ almama, atık ve geri dönüşüm faaliyetine katılma değişkenleri açısından bağımsız gruplar t testi sonuçlarına göre istatistiksel olarak anlamlı bir farka rastlanılmamıştır. Belgesel, video, reklam vb. izleme değişkeninde ise bağımsız gruplar t testi sonucuna göre istatistiksek olarak anlamlı farka rastlanılmıştır. Belgesel değişkeninin atık ve geri dönüşüm tutumda etkili bir değişken olduğu görülmüştür. Cinsiyet değişkeninde davranış ve tasarruf alt boyutunda erkek katılımcıların, ilgi ve değerlendirme alt boyutunda kadın katılımcıların ortalama puanları yüksek çıkmıştır. Bölüm/şube değişkeninin alt boyut ortalamasında ise davranış alt boyutunda eşit ağırlık bölümü katılımcıları yüksek ortalama elde ederken ilgi, değerlendirme, tasarruf alt boyutunda sayısal şube katılımcıları yüksek puan elde etmişlerdir. Coğrafya dersi alma/ almama değişkeninde ise eşit ağırlık bölümü katılımcıları davranış boyutunda yüksek ortalama elde ederken ilgi, değerlendirme, tasarruf alt boyutunda sayısal şube katılımcıları yüksek puan elde etmişlerdir. Belgesel, video, reklam vb. izleme değişkeninde ise davranış, ilgi, değerlendirme, tasarruf bütün alt boyutlarda belgesel izleme değişkenine evet cevabı veren katılımcılar yüksek ortalamalar elde etmişlerdir. Atık ve geri dönüşüm faaliyetine katılma değişkeninde ise davranış ve ilgi alt boyutunda faaliyete katılan katılımcılar yüksek ortalamalar elde ederken, değerlendirme tasarruf boyutunda ise faaliyete katılmayan katılımcılar yüksek puan elde etmişlerdir. Araştırmanın sonucunda elde edilen bulgular ışığında öğrencilerin tutumunun yeterli düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmaya konu olan coğrafya dersinin öğrencilerin tutumuna kısmen etki ettiği görülmüştür. Coğrafya dersinin tutuma olan etkisinin yetersiz olduğu bulgusu elde edilmiştir. Bu çalışmadan elde edilen bulgular ışığında yapılan önerilerde öğrencilerin atık çalışmaların artırılması, müfredat programlarının incelenip geliştirilmesi, Coğrafya ders kitaplarının içerik ve kalitesinin incelenmesi, lise müfredatı coğrafya ders saatinin artırılması, ders anlatma yöntemlerinin ilgi çekici bir hale getirilmesi önerilmektedir. Atık ve geri dönüşüme ait tesislere gezilerin düzenlenmesi, çevre eğitiminin artırılması, disiplinlerarası çalışmaların artırılıp, duyarlı birey yetiştirme hedefli uygulama yoluna gidilmesi, öğrencilerin görsel ve işitsel algılarına hitap edecek çalışmaların artırılması öğrenciler üzerinde çevre bilinci, atık ve geri dönüşüm konularında olumlu çıktılar elde edilebileceği görüşünde bulunulmuştur. Araştırmada uygulanan ölçek davranış, ilgi, değerlendirme ve tasarruf olmak üzere 4 (dört) alt boyuta sahiptir. Araştırmaya konu olan alt boyutlarda değişkenlerin puan ortalaması farklılık göstermiştir.

Beşeri coğrafyaİnsan coğrafyası
Deniz Hatun Kalkan
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Diyarbakır batı yöresi (Ergani, Çermik, Çüngüş) geçiş dönemleri ile ilgili inanış ve uygulamalar

Bu çalışma, Diyarbakır iline bağlı Çermik, Çüngüş ve Ergani bölgelerinde halk arasında yaşatılan doğum, sünnet, evlenme ve ölüm gibi geçiş dönemlerine ait âdet, pratik ve inanışların derlenmesi, değerlendirilmesi ve kültürel bağlamda yorumlanmasını amaçlamaktadır. Çalışma, alan araştırmasına dayalı olarak yürütülmüş; görüşme yöntemiyle geleneksel uygulamalar kayıt altına alınmıştır. Araştırma sonucunda, bölgedeki bazı geçiş dönemi uygulamalarının eski Türk inanç sistemi ve kültürel yapısıyla büyük ölçüde benzerlik taşıdığı, aynı zamanda Anadolu halk kültürü içinde şekillenerek günümüze kadar ulaştığı tespit edilmiştir. Türklerin tarihsel süreçte farklı kültürlerle kurduğu etkileşim, bu coğrafyada kültürel bir zenginlik ve çeşitlilik yaratmıştır. Çalışmada daha önceki halk bilimi araştırmalarında kullanılan geçiş dönemi tasnifleri esas alınmakla birlikte, yeni bulgular doğrultusunda ek başlıklar da oluşturulmuştur. Bu yönüyle çalışma hem mevcut literatürü desteklemekte hem de özgün katkılar sunmaktadır. Çalışmanın Bölümleri: Giriş bölümünde, Çermik, Çüngüş ve Ergani bölgelerinin tarihî ve coğrafi yapısı hakkında bilgi verilmiştir. Ayrıca çalışmanın amacı, kapsamı, yöntemi ve önemi açıklanmıştır. Çalışmanın kavramsal çerçevesinin birinci bölümünde, bölgede doğum süreciyle ilgili âdetler, pratikler ve inanışlar ele alınmış; hamilelik öncesinden lohusalık dönemine kadar olan süreçte uygulanan geleneksel yöntemler değerlendirilmiştir. İkinci bölümde, sünnetle ilgili inançlar, ritüeller ve tören biçimleri incelenmiştir. Sünnetin hem dînî hem sosyal bir geçiş dönemi olarak nasıl algılandığı ortaya konmuştur. Üçüncü bölümde, bölgede uygulanan evlenme gelenekleri, nişan, düğün hazırlıkları, kına gecesi ve düğün sonrası uygulamalar detaylı biçimde değerlendirilmiştir. Dördüncü bölümde, ölüm ve ölüm sonrasıyla ilgili inanışlar, defin ritüelleri, yas süreci ve mevlit ile ilgili pratikler ve inançlar tespit edilmiştir. Sonuç olarak bu çalışma, Çermik, Çüngüş ve Ergani bölgelerindeki geçiş dönemi âdet ve inanışlarının hem yerel halk kimliğinin hem de Türk kültür mirasının önemli bir parçası olduğunu ortaya koymakta; geçmişle günümüz arasında köprü kuran bu uygulamaların hâlâ yaşatıldığını göstermektedir.

Muzafer Koç
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul ders kitaplarında türkülerle kültür aktarımı ve değer kazanımı

Toplumsal yaşam içinde bireylerin yer edinememe ve adaptasyon sorunu yaşamasının temelinde gelenek ve öz kültüründen kopuk yaşamasının büyük bir etkisi vardır. Çünkü kişi yaşadığı çevrenin geçmişten bugüne getirdiği normlar ile büyüdüğünde uyumlu bir kişilik geliştirir. Bu sebeple toplum yaşantısında karşımıza çıkan olumsuz olayların kişinin kendi kültüründen uzak yetişmesinin büyük payı olduğu düşünülmektedir. Türk coğrafyası göz önüne alındığında halk müziği olarak karşımıza "Türkü" kavramı çıkmaktadır. Her ulusun milli bir kimlik kazanmasına katkı sağlayan pek çok kültürel unsuru bulunmaktadır. Bunlardan biri de şüphesiz ki halk müziğidir. Ayrıca geçmişten bugüne zengin bir türkü birikimine sahip Türk kültürü, yapmış olduğumuz alan yazın taramalarında, türkülerin eğitim-öğretim araçlarında yeterince kullanılıp kullanılmadığının araştırması gerekliliği karşımıza çıkarmıştır. Bu araştırmada ortaokul ders kitaplarında yer alan türkülerin kültür kazanımı ve değer aktarımındaki yeri, verilen eğitimin ortaokulda öğrenim gören öğrencilerin yaşantısına, eğitimine katkısını ve etkisini araştırmak hedeflenmiştir. Son zamanlarda popüler, elektronik vb. gibi yabancı kökenli müziklerin özellikle genç nesil arasında benimsenmesi ile geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın kültürel bir yozlaşmaya uğradığını gözlemlemek mümkündür. Çocuğun ilk kazanımlarını edinmeye başladığı yer olan aile içindeki fertlerin kültür aktarımına yeterince önem vermemesinin de sebep olduğu bu durum eğitim verilen yaş grubunun "Milli Kimlik" oluşturabilesi bakımından sıkıntılar doğurmaktadır. Bu çalışmada ders kitapları oluşturulurken tespit edilen eksikliklerin dikkate alınması amaçlanmıştır. Millî değerlerine sahip çıkabilen bir nesil yetiştirmeyi hedefleyen eğitim sistemimiz için oldukça önemli olduğu düşünülmektedir.

Binnur Kayalı Atmaca
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul altıncı sınıf Türkçe ders kitabında yer alan şiirlerin şiirsellik ve temalar açısından değerlendirilmesi

Yazının icadından günümüze, insanın kendini ifade etme ve duygusal ihtiyaçlarına dayalı olarak edebi türler ortaya çıkmıştır. Bu türler arasında en yaygın olanı şiirdir. Yazılı edebiyatın ilk örnekleri de şiirsel bir dille yazılmıştır. Şiir, insan yaşamından, doğadan, tarihi olaylardan ve öğretici hayat hikâyelerinden esinlenerek kaleme alınan eserlerdir. Şairler, duygularını yansıttıkları eserlerinde aşk, tarih ve güncel olayların etkisiyle şiiri farklı alanlarda geliştirmiştir. Bu çalışmada, 6. sınıf Türkçe ders kitabında yer alan şiirlerin, şiirsellik ve temalar açısından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. İncelenen şiirlerin temalara uygun, öğrencilerin seviyesine hitap eden ve dil bilgisi kurallarına uygun olduğu belirlenmiştir. Türkçe ders kitaplarında yer alan şiirlerin öğrencilerin yaş ve dil seviyelerine uygun seçilmesi ve şiir yazma, yorumlama becerilerini geliştirecek etkinlikler düzenlenmesi önerilmektedir.

Mehmet Akalın
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Konuşma başarımının ve konuşmanın duyuşsal niteliklerinin kültürel sermaye açısından incelenmesi

Sosyal etkileşimin gittikçe arttığı günümüzde nitelikli bir konuşmaya duyulan gereksinim de artmaktadır. Konuşma başarımındaki ve konuşmanın duyuşsal niteliklerindeki bireysel farklılaşmanın nedenlerinden veya ön yordayıcılarından biri olabileceği öngörülen kültürel sermaye; toplumsallaşma sürecinde elde edilen uzun süreli alışkanlıkları, eğitimsel nitelikleri, sosyokültürel etkinlikleri ve estetik yeğleyişleri kapsayan bir sermaye biçimidir. Bu bağlamda araştırmanın temel amacı, kültürel sermayenin konuşma başarımı, kaygısı, tutumu ve özyeterliği üzerindeki yordayıcı rolünü belirlemektir. Çalışmada nitel ve nicel araştırma tekniklerinin bir arada kullanıldığı "karma yöntem araştırması"ndan yararlanılmıştır. Araştırma verileri; farklı yaş ve meslek gruplarından 118 kadın, 145 erkek olmak üzere toplam 263 kişiden toplanmıştır. Verilerin toplanmasında "kültürel sermaye", "konuşma kaygısı", "konuşma tutumu", "konuşma özyeterliği" ölçeklerine ve yarı yapılandırılmış görüşme formuna başvurulmuştur. Konuşmalar, video kaydına alınmış ve araştırmacı tarafından geliştirilen "konuşma başarımı derecelendirme ölçeği" aracılığıyla üç alan uzmanı tarafından değerlendirilmiştir. Araştırmada korelasyon (pearson korelasyon katsayısı), basit doğrusal regresyon ve içerik çözümlemesi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular; kültürel sermaye ile konuşma başarımı, kaygısı, tutumu ve özyeterliği arasında anlamlı bir ilişki olduğu, kültürel sermayenin konuşma başarımındaki değişimin %77.2'sini, konuşma kaygısındaki değişimin %20.8'ini, konuşma tutumundaki değişimin %44.4'ünü, konuşma özyeterliğindeki değişimin ise %58.2'sini açıkladığı ve bu değişkenlerin kültürel sermaye tarafından anlamlı bir biçimde yordandığı yönündedir. Bunun yanı sıra, katılımcıların %87.07'sinin kültürel sermayenin konuşma başarımını etkilediği ve yaklaşık %94.29'unun kültürel sermaye yeterlikleri ile konuşma başarımları arasında bir koşutluk olduğu yönünde görüş bildirdiği bulgulanmıştır. Bu bulgular birlikte değerlendirildiğinde, kültürel sermayenin konuşma başarımı ve konuşmanın duyuşsal nitelikleri üzerinde önemli bir rolünün olduğu sonucu çıkarılabilir.

KonuşmaKonuşma becerisiKonuşma davranışları+7
Onur Dölek
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkçede çatı kavramı, yönetme ve bağlama kuramına göre çatı öğretimi

Bu araştırmanın amacı ünlü dilbilimci Chomsky'nin ortaya attığı bir sözdizim kuramı olan Yönetme ve Bağlama Kuramı'na göre hazırlanan öğretim etkinliklerinin 8. sınıf eylemde çatı konusunun öğretimine etkisini araştırmaktır. Bu amaçla 8. sınıf düzeyinde eylemde çatı konusunun öğretiminde, YBK verilerinin işlevsel dilbilgisi modeli ilkeleriyle birleştirilmesiyle oluşan dilbilgisi deseninde öğretim etkinlikleri hazırlanmıştır. Bu araştırmanın çalışma grubu, sosyo-ekonomik düzeye göre belirlenen Düzce merkeze bağlı iki ve merkeze bağlı bir köy okulunun birer 8. sınıf şubesinde okuyan 83 öğrenciden oluşmaktadır. Bu araştırma, nitel ve nicel araştırma tekniklerinin birlikte kullanıldığı karma yöntemde tasarlanarak yürütülmüştür. Nicel verilerin toplanmasında tek grup ön test-son test zayıf deneysel model kullanılırken nitel verilerse çalışma grubundaki öğrenci görüşleri, uygulayıcı öğretmen görüşleri ve araştırmacı gözlemlerinden oluşmuştur. Araştırma sonucunda, Yönetme ve Bağlama Kuramı'na göre hazırlanan öğretim etkinliklerinin uygulanmasıyla çalışma grubundaki 8. sınıf öğrencilerinin eylemde çatı konusuna ilişkin bütün kazanımları öğrenme düzeylerinde ve genel başarı düzeylerinde ön testten son teste istatiksel olarak anlamlı bir yükseliş olduğu belirlenmiştir. Araştırma boyunca öğrenci ve öğretmen görüşlerinden elde edilen nitel verilerin ortaya çıkan olumlu ve anlamlı sonuçları desteklediği tespit edilmiştir.

Dil bilgisiDil bilgisi-çatıOrtaokul öğrencileri+5
Seher Çiçek
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçe Almanca iki dilli ve Türkçe tek dilli Türkçe öğretmeni adaylarının yazılı metinlerinde üstsöylem belirleyicileri

Bu tezde, Türkçe Almanca iki dilli ve Türkçe tek dilli Türkçe öğretmeni adaylarının yazılı metinlerinde kullandıkları üstsöylem belirleyicilerini belirlemek ve karşılaştırmak amaçlanmıştır. Bu araştırmada, tarama ve ilişkisel araştırma deseni kullanılmıştır. Tezin çalışma grubunu, Duisburg Essen Üniversitesi Türkistik bölümünde öğrenim gören 96 iki dilli Türkçe öğretmeni adayı ile Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Türkçe öğretmenliği lisans programında öğrenim gören 104 tek dilli Türkçe öğretmeni adayı oluşturmaktadır. Araştırma verilerinin elde edilmesinde, "Katılımcı Tanıma Formu" ve "Yazılı Anlatım Formu" kullanılmıştır. Üretilen metinler, Hyland'ın üstsöylem belirleyicileri sınıflandırmasına göre iki uzman tarafından incelenmiştir. Grupların kullandıkları metinsel, kişilerarası ve toplam üstsöylem belirleyicileri sıklık ve dağılım verileri, SPSS paket programı kullanılarak çözümlenmiştir. Sıklık çözümlemesinden yararlanılarak yüzde frekans bulguları elde edilmiştir. Bu bulgulara göre grupların üstsöylem belirleyicileri kullanımında istatistiksel olarak anlamlı fark tespit edilmiştir. Üstsöylem belirleyicilerini tek dilli Türkçe öğretmeni adaylarının, iki dilli Türkçe öğretmeni adaylarına göre anlamlı derecede daha fazla kullandığı belirlenmiştir. Dört grubun tamamında metinsel üstsöylem belirleyicilerinin, kişilerarası üstsöylem belirleyicilerinden daha fazla kullanıldığı görülmüştür.

Aday öğretmenlerAlmancaDil bilim+7
Yasemin Karapınar
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Drama atölyeleri için uygulama modeli

Drama dersi öğrencilerin bireysel ve sosyal gelişimini destekleyen önemli bir beceri dersidir. Okullarda drama dersinin etkili ve verimli işlenmesinin önündeki sorunların belirlenmesi ve giderilmesi hem öğrencilere hem de öğretmenlere keyifli ve etkili bir öğrenme ortamı sağlar. Bu araştırmada öğrenci, öğretmen, okul yöneticisi, veli ve drama uzmanlarının görüşlerine göre okullarda drama dersinin sağladığı yararlar ve uygulanma sürecindeki sorunlar belirlenmiştir. Araştırma, durum çalışması yöntemine göre tasarlanmıştır. Bunun için Bolu merkezde bulunan 5 ortaokulda drama dersini yürüten 20 öğretmen, dersi deneyimleyen 23 öğrenciyle, aynı öğrencilerin velileri; dersi uygulayan okulların 7 yöneticisi ve drama alanında on yıldan fazla çalışmış 12 uzmanla görüşmeler yapılmıştır. Yapılan görüşmelerin içeriği çözümlenmiştir. Elde edilen verilere göre drama dersinin öğrencilerin bilişsel, duyuşsal ve sosyal becerileriyle yaşam becerilerini geliştirdiği belirlenmiştir. Bu ders, öğretmenlerin de iletişim kurma becerilerini ve mesleki gelişimlerini desteklemektedir. Ayrıca drama dersi okul kültürüne, önemli gün ve haftalara katkı sunmaktadır. Bütün bu yararlarına karşın, uygulanma sürecinde drama dersinin şu sorunları bulunmaktadır: uzman öğretmen eksikliği, okullarda atölye eksikliği, okul bütçesinden pay ayrılmaması, yönetmeliğinin olmaması, öğretim araçlarının eksikliği ve drama bilişim ağının olmaması. Bu sorunlarından dolayı okullardaki drama dersi, her öğretmene göre farklı anlayışla işlenmekte; öğretim programındaki kazanımlar tam anlamıyla uygulanamamakta ve dersin verimliliği düşmektedir. Drama dersinin daha verimli olması için öğretmenlerin drama alanında eğitilmesi, okullarda drama atölyeleri oluşturulması, drama atölyeleri yönetmeliği çıkarılması, derse bütçe ayrılması, öğretim programının niteliğinin artırılması, öğretmenler için kılavuz kitaplar hazırlanması ve drama bilişim ağı oluşturulması gerekmektedir.

DramaDrama dersiDrama eğitimi+4
Sezgin Koçyiğit
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

4+1 planlı yazma ve değerlendirme modelinin öğretmen adaylarının tartışmacı metin yazma becerilerine etkisi

Bu araştırmanın temel amacı 4+1 Planlı Yazma ve Değerlendirme Modeli'nin öğretmen adaylarının tartışmacı metin yazma becerilerine etkisini ortaya koymaktır. Bu temel amaç çerçevesinde söz konusu modelin yazılı anlatım öz yeterliklerine ve serbest yazma tutumlarına etkisini de ortaya koymak amaçlanmıştır. Araştırmada nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanıldığı karma araştırma yöntemi tercih edilmiştir. Araştırmanın nicel boyutu ön test - son test kontrol gruplu yarı deneysel desende yürütülürken nitel boyutu nitel araştırma desenlerinden biri olan olgubilim desenine uygun olarak yürütülmüştür. Nicel boyutta amaçsal örnekleme yöntemlerinden benzeşik örneklemeye göre seçilen otuzu deney otuzu kontrol grubunda yer almak üzere toplam altmış Türkçe öğretmeni adayı katılımcı olarak yer alırken, nitel boyutta bu altmış katılımcı arasından amaçsal örneklemeye göre seçilen otuz katılımcı yer almıştır. Nicel boyutta verilerin analizinde betimsel analiz teknikleri kullanılırken, nitel boyutta verilerin analizi betimleyici fenomolojiye uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Kodlayıcılar arası uyumun belirlenmesinde ise Kappa istatistiği kullanılmıştır. Araştırmada 4+1 Planlı Yazma ve Değerlendirme Modeli çerçevesinde gerçekleştirilen yazma eğitiminin öğretmen adaylarının tartışmacı metin yazma başarımları, yazılı anlatım öz yeterlikleri ve serbest yazma tutumları üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bulgular, 4+1 PYDM'nin öğrencilerin içerik, yazım ve noktalama, dil kullanımı ve organizasyon bakımından tartışmacı metin yazma başarımını olumlu etkilediğini; yazılı anlatım öz yeterliklerini artırdığını göstermiştir. Bulgulara göre hazırlık, planlama, geliştirme/gözden geçirme/düzenleme, düzeltme ve paylaşma aşamalarının her birinin öğretmen adayı, yazma başarımı ve ürün metin üzerinde olumlu yansımaları olmaktadır. Sonuçlar 4+1 PYDM'ye göre gerçekleştirilen yazma eğitiminin tartışmacı metin yazma becerisini geliştirme bakımından etkili olduğunu göstermiştir.

4+1 Planlı Yazma ve Değerlendirme ModeliAday öğretmenlerDil eğitimi+6
Ahmet Demirel
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler dersinde güncel olaylardan yararlanmanın 6. sınıf öğrencilerinin sosyal problemlere duyarlılık düzeylerine etkisi ve öğrenci görüşleri

Temel amaçlarından biri etkin vatandaş yetiştirme olan sosyal bilgiler dersi, güncel olayların takip edilebilmesi, anlaşılabilmesi, analiz edilebilmesi ve öğrencilerin düşünme becerilerinin geliştirilmesi için önemli bir ders niteliğindedir (Akkan ve Akhan, 2020). Yapılan bu çalışmada sosyal bilgiler dersinde güncel olayların kullanılması ile öğrencilerin sosyal farkındalık düzeylerinde bir etkinin oluşup oluşmadığı ve bununla beraber sosyal bilgiler dersinde güncel olayların kullanılmasına yönelik olarak görüşlerinin neler olabileceği incelenmiştir. Çalışma Bolu ili Merkez ilçesinde bulunan Orhangazi Ortaokulu'nda gerçekleştirilmiştir. Karma araştırma yöntemi ile gerçekleştirilen bu çalışmanın nicel analizi için Öcal, Demirkaya ve Altınok (2013) tarafından geliştirilmiş olan "Sosyal Problemlere Duyarlılık Ölçeği" kullanılmıştır; nitel analizinde ise yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Nicel analizde bağımlı örneklemler için t testi, bağımsız örneklemler için t testi ve bağımsız örneklemler için faktöriyel anova ile analiz yapılmıştır. Ön-test ve son-test ile yapılan analizin sonucunda güncel olayların sosyal duyarlılığa etkisi belirlenememiştir. Çalışmada elde edilen bazı değişkenler (cinsiyet, aile gelir düzeyi, anne eğitim durumu, baba eğitim durumu, haber takip sıklığı değişkenleri) ile yapılan analizlerin sonucunda cinsiyet değişkeninin sosyal duyarlılık düzeyine göre kız öğrenciler lehine bir farkın olduğu belirlenmiştir. Betimsel analiz ile gerçekleştirilen nitel analiz sonucunda ise; öğrencilerin güncel olayların sınıf ortamında konuşulmasından pozitif yönde etkilendiği ve bu sayede somut öğrenmenin gerçekleşebildiği belirlenmiştir.

Duyarlık eğitimiDuyarlılıkGüncel olaylar+7
Feyza Erdem
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Cilavuz Köy Enstitüsü

Türkiye Cumhuriyetinin eğitim alanındaki en önemli girişimlerinden birisi olan Köy Enstitüleri'nin, kuruldukları zaman dilimi ve görev edindiği hedefler bakımından Türk eğitim sistemi içinde önemli bir konumda bulunmaktadır. Fakat bu eğitim girişiminin on dört sene gibi eğitim tarihi açısından kısa ömürlü sayılabilecek bir zamanda son verilmesine karşın etkilerinin bugün dahi devam ediyor olması dikkat çekicidir. Bu çalışmada kurulan Köy Enstitülerinden birisi olan Kars-Cilavuz Köy Enstitüsü incelenmiştir. Bu tez çalışması beş bölüm üzerine kurulmuş olup, Birinci bölümde araştırmanın amacı, yöntemi, önemi, problem durumu, sınırlılıkları ve tanımları belirtilmiştir. İkinci bölümde Cumhuriyetin ilk yıllarındaki Türkiye'deki genel eğitim ve okul durumu hakkında bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde Köy Enstitülerinin deneme safhası sayılabilecek Eğitmen Okulları ve bu okulların yasal süreci hakkında bilgi verilerek Köy Enstitüleri projesine giden yol incelenmiştir Dördüncü bölümde ise Köy enstitülerinin kuruluş ve işleyişi, öğretim programı, ders içerikleri hakkında bilgi verilerek bu okullardaki günlük yaşam ve faaliyetler okula, yönlendirilen olumsuz eleştiriler ve Köy Enstitüsü projesinin sona erdirilmesi hakkında bilgi verilmiştir. Beşinci bölümde ise Kars-Cilavuz Köy Enstitüsünün Susuz ilçesinin fiziki şartları, Cilavuz Köy Enstitüsü'nün kuruluş süreci, okulun yaptığı faaliyetler ve Köy Enstitülerinin kapatılışının ardından okulun günümüz kadar olan değişimi hakkında bilgi verilmiştir. Altıncı bölümde ise sonuç ve öneriler yer almaktadır. ANAHTAR KELİMELER: Eğitim Tarihi, Cumhuriyet Dönemi, Eğitmen Kursu, Köy Enstitüsü, Cilavuz Köy Enstitüsü.

Cumhuriyet DönemiEğitim tarihiKars-Susuz-Cilavuz+2
Alperen Görkem Sancar
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlerin yazılı metinlerindeki yanlışlar: Bir sistematik derleme

Yanlış çözümlemesi, yabancı/ikinci dil öğreniminde kullanıcıların yaptıkları yanlışların sıklığını, dağılımını ve kaynaklarını belirlemeyi sağlayan bir yöntemdir. Dil öğretiminde öğrenici yanlışlarının çözümlenmesi, araştırmacılara, öğretmenlere, araç-gereç hazırlama ve program geliştirme çalışmalarına kılavuzluk eder. Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde yanlış çözümlemesi yapılan önemli sayıda araştırma bulunmaktadır. Bu çalışmada bu araştırmaların bulgularının yeniden sınıflandırılarak bütünleştirilmesi; yanlışların genel dağılımının ve sıklığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma sistematik derleme yöntemiyle yürütülmüştür. Bu doğrultuda öncelikle alanyazını taraması yapılmış ve öğrencilerin yazılı metinlerindeki yanlışlar üzerine yapılmış çalışmalar derlenmiştir. Tanımlama, ayırma ve dahil etme işlemlerinden sonra 2000-2021 yıllarında yayımlanmış 48 araştırmanın bulgularından derlenen bir veri tabanı oluşturulmuştur. Bir araya getirilen veriler, içerik çözümlemesiyle değerlendirilmiştir. Veriler, öncelikle sayısal bulgular ve sözel bulgular olarak iki ana başlık altında incelenmiş; daha sonra sesbilimsel, biçimbilimsel, sözdizimsel, sözcüksel-anlamsal yanlışlar ve yazım yanlışları başlıkları altında değerlendirilmiştir. Sayısal veri sunan çalışmaların bulguları birleştirildiğinde en çok yanlış yapılan alanın 18750 (% 45) yanlışla biçimbilim olduğu görülmüştür. Ayrıca araştırmalarda, 9805 (% 24) yazım, 5631 (% 14) sözcük-anlam, 4839 (% 11) sesbilim, 2517 (% 6) sözdizimi yanlışının olduğu ortaya çıkmıştır.

Sistematik derlemeTürkçeTürkçe eğitimi+4
Hümeyra Rabia Günaydın
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyal bilgiler eğitimi için bilgi okuryazarlığı modeli önerisi

Araştırmanın amacı, sosyal bilimler olarak sosyal bilgiler öğretimi kapsamında çocukların bilgi okuryazarlığını geliştirebilecek farklı bilgi türleri ile ilgili bir çerçeve model geliştirmektir. Araştırma, temellendirilmiş teori modeli ve eylem araştırmasının birlikte kullanıldığı "Ardışık Karma Nitel Araştırma" yaklaşımı ile tasarlanmıştır. Araştırma birinci aşamasında; temellendirilmiş teori modeli kapsamında bilgi türlerine yönelik literatür okumaları yapılmış, sosyal bilim alan uzmanları ve alan eğitimcisi akademisyenler ile görüşülerek sosyal bilimlerde kullanılan bilgi türleri belirlenmeye çalışılmıştır. Literatür okumaları ve alan uzmanları ile yapılan görüşmeler sonucunda bilgi okuryazarlığı tanımlanmış ve sosyal bilimlerde kullanılan çekirdek bir kategori olarak ifade edilebilecek; yorum, öngörü, strateji, kavram, çıkarım ve teori, bilgi türleri elde edilmiştir. Elde edilen çekirdek kategori, öğretmen adaylarının bu bilgi türlerini deneyimleyeceği eylem araştırması sürecinin temelini oluşturmuştur. Araştırmanın ikinci aşamasında, yapının pedagojik açıdan öğretilebilir olup olmadığını belirlemek amacıyla bu bilgi türlerini öğretecek olan sosyal bilgiler öğretmen adaylarıyla tasarım tabanlı öğretim yaklaşımı temelinde eylem araştırması süreci hazırlanmış ve uygulanmıştır. Eylem araştırması sürecinde öğretmen adaylarının süreci yürütmekte zorlandıkları belirlenmiş ancak her bir bilgi türüne ilişkin gelişim gösterdikleri görülmüştür. Elde edilen verilerin analizi sonucunda sosyal bilgiler öğretmen adaylarının bilgi türlerine ilişkin kavram yanılgıları ile ilgili farkındalık sahibi oldukları belirlenmiştir. Örneğin, çıkarım ve yorum kavramları arasındaki farkı bu süreçte öğrendiklerini belirtmişlerdir. Ayrıca sosyal bilgiler öğretmen adaylarının eğitim öğretim yaşantılarında sürekli ezbere dayalı uygulamalar ile karşılaştıkları ve bunun bir beklenti ve alışkanlık haline geldiğini ifade ettikleri bulgusuna ulaşılmıştır. Bu kapsamda bilgi türlerinin basitleştirilerek alt eğitim kademelerinde öğretilmesi, deneyimlenmesi ve çekirdek kategori olarak ifade edilebilecek yapının geliştirmesi bağlamlarında gelecek çalışmalarda ele alınması önerilmektedir.

Bilgi okuryazarlığıSosyal bilgilerSosyal bilgiler dersi+1
Çağrı Demirtaş
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Hayat bilgisi ve sosyal bilgiler dersleri için çocuk edebiyatı okuma yörüngesi

Bu çalışmada öğrenme yörüngesi kavramından yola çıkılarak Hayat Bilgisi ve Sosyal Bilgiler dersleri için çocuk edebiyatı okuma yörüngesi oluşturulmaya çalışılmıştır. Bu amaçla bir internet sitesinde yer alan 1020 çocuk edebiyatı eseri incelenip kategorize edilmiş, sonrasında araştırmacı tarafından satın alınan kitaplar incelenmiştir. Okunan 394 adet kitaptan 241 tanesinin kazanımlarla ilişkili olduğu saptanmıştır. Sonrasında bu kitapların yetkinlik, özel amaç, beceri ve değer açısından da incelemeleri yapılmıştır. Bu çalışma betimsel bir araştırmadır. Çalışmada amaçlı örneklemden ölçüt örneklem kullanılmış olup örneklem belirleme ölçütleri araştırmacı tarafından belirlenmiştir. Verilerin toplanması aşamasında doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen verilerin analizinde ise hem betimsel analiz hem de içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Çalışma sonucunda 181 kazanımdan 52 kazanımla ilişkili kitaba rastlanmazken 129 kazanımla ilişkili kitap tespit edilmiştir. Kazanım odaklı kitap bulma oranının en fazla olduğu sınıf 1. sınıf olurken en az kazanım odaklı kitap bulunan sınıf ise 2. sınıftır. Çalışma yetkinlik, özel amaç, beceri ve değer açısından incelendiğinde kazanımları destekleyen yetkinlik, özel amaç, beceri ve değerlere ulaşıldığı görülmektedir.

Ayşe Taşkın
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Bolu Kız Öğretmen Okulu (1952-1975)

Eğitim, tarih boyunca toplumların şekillendirilmesinde önemli bir araç olmuştur. Ülkelerin eğitim sistemlerinin yenileştirme ve geliştirme çalışmaları arasında öğretmen yetiştirme önemli bir yer tutmaktadır. Bu çalışmada genel olarak ilköğretime öğretmen yetiştirmenin ana hatları çizilirken, özel anlamda ise öğretmen yetiştiren kurumlardan olan Bolu Kızılçullu Köy Enstitüsü, Bolu Kız Köy Enstitüsü, Bolu Kız Öğretmen Okulu, Bolu Kız Lise ve İlköğretmen Okulu incelenmiştir. Bolu Kızılçullu Köy Enstitüsü 1952 yılında eğitim faaliyetine başlamıştır. 1953 yılında Köy Enstitüleri ve İlköğretmen Okulları programları birleştirilmiş; "Bolu Kızılçullu Köy Enstitüsü''nün adı önce "Bolu Kız Köy Enstitüsü'' olarak değiştirilmiş, 1954 yılında Köy Enstitüleri ilköğretmen okullarına dönüştürülmüştür. Okulun adı "Bolu Kız Öğretmen Okulu" olmuştur. Okul 1980 yılında, 12 Eylül döneminde kapatılmış; 1981 yılında okulun binaları, Bolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesine devredilmiştir. Bu okulun öğrencileri uygulamalı eğitim görmüş, en az bir enstrüman çalarak dikiş-nakış yapmışlar; üstelik tarım yaparak üretime katkıda bulunmuşlardır. Köy ve şehir stajı yaparak her yere uyum sağlayabilmişlerdir. Bolu Kız Öğretmen Okulu; teşkilat yapısı, idareci ve eğitici kadrosu ile birbirinden önemli faaliyetleri devam ettiği süre boyunca ülkeye çok sayıda değerli kadın öğretmen yetiştirmiştir. Bu okul, öğretmen yetiştirme modellerimiz arasında her zaman örnek gösterilebilecek, her yönüyle mükemmel bir kurum olmuştur.

BoluBolu Kız Öğretmen OkuluEğitim tarihi+4
Derya Kaya
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçenin öğretiminde kullanılan ders kitaplarında kültürel değerlerin aktarımı

Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenmek isteyenlerin sayısı günden güne artmaktadır. Dil öğretimi ile birlikte o dile ait kültürün tanıtımı da önemli olduğundan Türkçe ders kitaplarındaki kültürel ögelerin araştırılması planlanmıştır. Dil öğretiminde kullanılan materyallerin başında ders kitapları gelmektedir. Ders kitaplarının içerisinde yer alan metinlerin kültürel içerikler barındırması önem arz etmektedir. Zira hedef dilin öğretilmesi sürecinde hedef kültürün aktarımı da ders kitapları aracılığıyla gerçekleştirilebilmektedir. Ders kitaplarında kültürel aktarımın sağlanabilmesi için en önemli bölümün metinler olduğu düşünülmektedir. Ders kitaplarında yer alan metinler, belirlenmiş olan dil seviyelerine uygun kültürel ögeler içermelidir. Bu çalışmada yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kullanılan ders kitaplarının kültür aktarımı açısından incelenmesi amaçlanmaktadır. Nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi yöntemiyle gerçekleştirilen bu çalışmanın örneklemini Gazi Yabancılar İçin Türkçe, İstanbul Yabancılar İçin Türkçe ve Yedi İklim Türkçe Öğretim Setlerinin C1 düzeyindeki ders kitapları oluşturmaktadır. Araştırmaya dahil edilen kitaplar, Türkçe Eğitimi alanında uzman üç öğretim üyelerinin Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Metni'nde belirlenmiş olan ölçütlerden hareketle ve bazı değişiklikler yaparak oluşturdukları tabloya göre incelenmiştir. Çalışmada elde edilen veriler içerik analizi tekniğiyle çözümlenmiştir. Araştırma sonuçlarımıza göre incelenen ders kitapları arasında Yedi İklim Türkçe Ders Kitabı'nın diğer ders kitaplarına göre Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Metni'nde belirlenen ölçütlere daha fazla uymuş olduğu saptanmıştır. Çalışmamızın bir diğer sonucu, ders kitaplarındaki metinler ile veri toplama aracındaki bazı ögeleri ilişkilendirebilecek herhangi bir kültürel ögeye rastlanmamış olmasıdır.

Ders kitaplarıDeğerlerDil eğitimi+7
Muhammed Mazhar Şahin
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Atatürk Dönemi öğretmen milletvekilleri

1876 Kânûn-i Esâsî'yle Türk demokrasi tarihinde önemli bir köşe geçilmiş ve ilk kez parlamento açılmıştır. Bu parlamento 1877'de verilen aranın ardından 1908'de tekrar faaliyetlerine başlamıştır. I. Dünya Savaşı sonrasında 21 Aralık 1918 de feshedilen meclis 1919 seçimleri sonrasında 12 Ocak – 18 Mart tarihleri arasındaki kısa döneminden sonra 11 Nisan 1920'de resmen kapatılmıştır. 23 Nisan 1920'de Ankara'da açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi ise Türk demokrasi tarihinin en önemli adımı olmuş ve faaliyetleri bu tarihten itibaren başlayarak günümüze kadar gelmiştir. Bu çalışmada, Atatürk'ün hayatta olduğu dönemlerde Türkiye Büyük Millet Meclisine giren (1920 – 1938) öğretmen kökenli milletvekilleri ile bu milletvekillerinin Türk siyasi, eğitim, kültür ve sosyal hayatına etkileri araştırılmıştır. Çalışmada öğretmen, milletvekili, parlamento nedir sorularının yanında Atatürk dönemi öğretmen milletvekilleri kimlerdir, bu milletvekillerinin meclis içerisindeki ve dışındaki çalışmaları ile Türk siyasi, eğitim, kültür ve sosyal hayatına etkileri nelerdir sorularına cevaplar aranmıştır. Öğretmen milletvekilleri çalışmamıza konu olan ilk beş dönem içerisinde yaklaşık olarak I. ve II. Dönemde % 25, III. Dönemde % 33 ve IV. ve V. Dönemde % 35 ve ortalama % 30 oranında Meclis'te bulunmuşlardır. Bu süreç içerisinde kurulan hükûmetlerde görev almışlardır. Meclis komisyonlarına ve çalışmalarına katılmışlar, yasa hazırlama süreçlerine dâhil olmuşlardır. Parlamento içerisinde görüşmelerde söz alarak, takrirler sunarak ve teklifler vererek de aktif roller oynamışlardır. Bunların yanında devlet içerisinde ve dışında çeşitli görevlerde de bulunmuşlar, çalışmalar yapmışlar ve tüm bu görev ve çalışmalarıyla Türk siyasi, eğitim, sosyal ve kültürel hayatına katkılar sağlamışlardır.

Atatürk DönemiDemokrasiEğitimciler+4
Yakup Oflar
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrencilerin Atatürk ilkelerine yönelik bilişsel yapılarının kelime ilişkilendirme testi (KİT) aracılığı ile belirlenmesi

Bu araştırmanın amacı Kelime İlişkilendirme Testi (KİT) aracılığıyla ortaöğretim 9. sınıf öğrencilerinin Atatürk ilkelerine ilişkin bilişsel yapısını ve kavram yanılgılarını ortaya koymaktır. Araştırma, ortaöğretim 9. sınıf öğrencilerinin bir önceki eğitim düzeyi olan ilköğretimden, Atatürk ilkelerine yönelik zihinlerinde hangi bilgi ve algıyla ortaöğretime geldiklerinin ortaya konulması açısından önemlidir. Tarama Modeli kullanılan bu araştırmanın örneklemini, orta ölçekli bir il merkezindeki 4 farklı okul türünde öğrenim gören 299 ortaöğretim öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Atatürk İlkelerinin (cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, devletçilik, laiklik ve inkılapçılık) yeraldığı Kelime ilişkilendirme Testi (KİT) kullanılmıştır. Uygulanan KİT'den elde edilen verilerle, anahtar kavram ve cevap kelimelerin yeraldığı bir frekans tablosu oluşturulmuştur. Bu frekans tablosundaki verilere göre de kavram ağları çizilmiştir. Elde edilen bulgularda katılımcı öğrencilerin 815 farklı cevap kelime kullandığı, frekans tablosunda Atatürk, halk, eşitlik, devlet, yenilik, adalet, özgürlük, demokrasi gibi cevap kelimlerin tekrar sayısılarının nispeten yüksek olduğu görülmüştür. Çalışmada ayrıca "Atatürk ve Özgürlük" cevap kelimeleri güçlü bir çatı oluşturmuş; KN 70 ve üzerinde yapılan kavram ağında bütün anahtar kavramların ortaya çıkmıştır. KN 10-39 arasında ise "Cumhuriyetçilik" için "Recep Tayyip Erdoğan" ve "Savaş", "Milliyetçilik" için "Türkçülük" ve "Irkçılık", "Devletçilik" için "Cumhurbaşkanı" ve "Recep Tayyip Erdoğan", "Laiklik" ilkesi için "Osmanlı Devleti", "Dil" ve "Halife", İnkılapçılık için "Tarih" ve "Ders" cevap kelimeleri ile ilişkilendirilmiş ve bu ilkelerde kavram yanılgısı yaşandığı tespit edilmiştir. Atatürk ilkelerinin, bireylere kavratılmasının gerekliliği bir devlet politikası olarak görülmesine rağmen, temel eğitimi tamamlayan öğrencilerin kavram yanılgısına sahip oldukları görülmüştür.

Atatürk ilkeleriBilişsel yapıKavram ağı+5
Erol Aksoy
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Devletçilik uygulamalarının Türk milli eğitimine yansımaları

Devletler, tarihin hemen her döneminde eğitime kendi amaçları ve ihtiyaçları doğrultusunda müdahalede bulunmuştur. Bu çalışmada, bilinen ilk Türk devleti Asya Hun Devletinden Türkiye Cumhuriyeti'ne kadar kurulmuş Türk devletlerinin eğitime bakışları ve katkıları ana hatlarıyla belirtilmiştir. Özelde ise Atatürk dönemindeki devletçilik uygulamalarının eğitime yansımaları araştırılmıştır. Özellikle Atatürk'ün devletçilik ilkesinin sadece ekonomi ile sınırlı kalmadığı sağlık, ulaşım ve eğitim gibi birçok alanı da kapsadığının altı çizilmiştir. Nitel araştırmalar içinde yer alan doküman incelemesi yöntemi ile toplanan verilere bakıldığında Atatürk döneminde çok uluslu bir yapıdan çağdaş, ulusal bir yapıya uyum sağlamayı amaç edinen devlet, eğitimi bu amaca ulaşmakta bir vasıta olarak görmüş ve kuruluşundan itibaren eğitime müdahalelerde bulunmuştur. Cumhuriyet hükümetleri kanunlar, yönetmelikler ve talimatnameler çıkarmış ders programları ve eğitim müfredatları düzenlemiştir. Devlet ayrıca eğitimin daha nitelikli olması için gerek örgün eğimde gerekse yaygın eğimde birçok çalışma yürütmüştür. Devlet tarafından okullar yapılmış, okuma kursları açılmış, ders araç gereçleri temin edilmiş, kütüphaneler kurulmuş, dergiler basılmış, öğrencilere burs olanakları sağlanmış ve yaygın eğitim kurumları kurulmuştur. Devletin bu faaliyetlerinden; eğitimdeki devletçilik uygulamalarının, 1930'larda başlayacak olan ekonomideki devletçilik uygulamalarından önce, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuyla başladığını görmekteyiz. Bu dönemde yapılan müdahalelerle eğitim milli, laik ve demokratik bir yapıya kavuşturulmuştur. Öğrenciler modern okullarda ve alanında uzman öğretmenlerden eğitim almışlardır. Yurtdışına gönderilen öğrenciler başta sanayi, tarım, sağlık ve eğitim olmak üzere birçok alana katkıda bulunmuşlardır. Devlet, yaygın eğitim kurumları vasıtasıyla yetişkin bireylere okuma-yazma öğretmiştir. Toplumun her ferdinin çağdaş bireyler olması için edebiyat, sanat, tarih, tarım, sağlık gibi alanlarda topluma birçok hizmet verilmiştir.

DevletçilikMilli eğitimTürk eğitim sistemi+1
Hüseyin Açıkalın
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Tuhfetü'ş-Şühedâ (Giriş-dil incelemesi-metin-dizin)

Tuhfetü'ş-Şühedâ, Muhammed bin Hacı Hasan tarafından 25 Cemaziyelahir 1107 (31 Ocak 1696) tarihinde; Fuzûlî'nin Türkçe yazılan Hadikatü's-Süedâ adlı eserinin her okuyan ve dinleyenin anlaması amacıyla dil içi aktarma yoluyla konuşma diline aktarılmış eseridir. Eser, başka kaynaklardan ilavelerin yapıldığı mensur bir maktel-i Hüseyin metnidir. XVII. yüzyılın son yıllarında kaleme alınan Tuhfetü'ş-Şühedâ'nın bilinen iki nüshası vardır. Bunlar Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi 1382 numarada Tercüme-i Ravzatü'ş-Şüheda adıyla yanlış olarak kayıtlanmış olan nüsha ve Süleymaniye Kütüphanesinde Hacı Mahmud Efendi Bölümü 4394 numarada Menākıb-ı Ehl-i Beyt adıyla kayıtlı olan nüshadır. Süleymaniye Kütüphanesi nüshası, 11 varaklık sondan eksik bir nüshadır. Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesinde bulunan eldeki tek tam nüsha ise 346 varaktır. Tez çalışması; 'giriş, dil incelemesi, metin, dizin' bölümlerinden oluşmaktadır. Giriş bölümünde eserin tanıtımı yapılmış, eserin Hadikatü's-Süedâ ile yapılan karşılaştırmasına yer verilmiştir. Dil incelemesi bölümünde yazım özellikleri, ses bilgisi ve biçim bilgisi konuları üzerinde durulmuştur. Bu bölümde yalnızca eserde ses ve biçim bilgisi bakımından metnin karakteristiği olan hususlar üzerinde durulmuştur. Metin bölümünde eldeki tek tam nüsha, çeviriyazıya aktarılmıştır. Aktarma yapılırken bağlamda sorun teşkil eden kısımlar için Hadikatü's-Süedâ ile karşılaştırma yoluna gidilmiş, gerektiğinde Hadikatü's-Süedâ'ya göre tamir yapılmıştır. Dizinler bölümünde ise metnin gramatikal dizini ve özel adlar dizini hazırlanmıştır. Dizin bölümünde yaklaşık 8500, Özel Adlar Dizini'nde ise yaklaşık 1300 madde başı bulunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Tuhfetü'ş-Şühedâ, Hadikatü's-Süedâ, maktel(ler), maktel-i Hüseyin, XVII. Osmanlı Türkçesi, dil bilgisi

17. yüzyılDil bilgisiDil bilim+5
Burçin Özdemir
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Karışık lehçeli eserlerde isim çekim ekleri

Bu çalışma, karışık lehçeli eserlerde isim çekim ekleri üzerine yapılmıştır. Tezde öncelikle karışık lehçeli eserlerin oluştuğu dönem olan Eski Anadolu Türkçesi üzerinde durulmuştur. Sonra Eski Anadolu Türkçesi ve Doğu Türkçesi özelliklerini gösteren karışık lehçeli eserlerden Behcetü'l-Hadâik fî Mev'izati'l-Halâik, Ali'nin Kıssa-i Yûsuf'u, Kitâb-ı Gunya, Kitâb-ı Ata Dede hakkında bilgi verilmiştir. Bu eserler kısaca tanıtıldıktan sonra tezin konusunu teşkil eden isim çekim eklerinin araştırmacılar tarafından işlenişi özetle sunulmuştur. Tezde isim çekim eklerini işlerken şu sıra takip edilmiştir: Ekin tanımı, Eski Türkçedeki kullanılış şekilleri ve örnekleri, incelediğimiz eserlerde kullanılış şekilleri. Sonuç bölümünde bulgular üzerinde genel değerlendirmelere yer verilmiş, tezde yararlanılan kaynaklar yazılarak çalışma tamamlanmıştır.

AdlarDil bilgisi-isimDil bilgisi-çekim ekleri+4
Asiye Kadıoğlu
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Tarama sözlüğü'nden Kamûs-ı Türkî'ye anlam değişmeleri

"Tarama Sözlüğü'nden Kamûs-ı Türkî'ye Anlam Değişmeleri" başlıklı doktora çalışmasında iki sözlüğün ortak söz varlığında bulunan anlam değişmeleri incelenmiş ve sınıflandırılmıştır. Çalışmanın kuramsal kısmında dil, sözlük ve anlam bilimi üzerine açıklamalara yer verilmiştir. Konunun daha iyi bir şekilde anlaşılması için bu açıklamalar tezin temelini oluşturan "anlam" ile bağdaştırılmıştır. Tarama Sözlüğü ve Kamûs-ı Türkî'de bulunan anlam değişmelerinin tespit edildiği sözcükler, tek tek ele alınmış; tezin giriş kısmında açıklanan esaslar gereğince sınıflandırılmıştır. Bu tasnife giren ifadeler, alfabetik düzende oluşturulmuştur. Çalışmada tespit edilen anlam değişmesi türleri; anlam daralması, anlam genişlemesi, başka anlama geçiş, anlam iyileşmesi ve anlam kötüleşmesidir. Anlam değişikliğine uğrayan sözcüklerdeki anlam değişikliği türü ve bu sözcüklerin sözlüklerdeki anlam sayıları, tabloya aktarılmıştır. Toplamda dokuz yüz on üç (913) anlam değişmesinin ve yedi yüz doksan sekiz (798) ortak anlamın ortaya konduğu çalışmanın sonunda Tarama Sözlüğü ve Kamûs-ı Türkî'de aynı anlama sahip kelimeler, yine alfabetik düzende çalışmaya aktarılmıştır. Anahtar Kelimeler: Anlam değişmeleri, Anlam, Tarama Sözlüğü, Kamûs-ı Türkî

Anlam değişikliğiDilbilgisiDilbilim+3
Erdost Özkan
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul Türkçe ders kitaplarındaki hikâye edici metinlerde ileti

21. yüzyıl becerileri arasında "eleştirel düşünme, problem çözme, iletişim, iş birliği ve yaratıcılık" gibi pek çok önemli beceri yer almaktadır. Bu becerilerin öğrenciye sunulmasında eğitim büyük önem arz etmektedir. Türkçe eğitimi de eğitimin her kademesinde anlama ve anlatma becerilerini geliştirmenin yanı sıra eleştirel, analitik ve yaratıcı düşünme becerilerini geliştirme amacını taşımaktadır. Çünkü dil eğitimi iletişim becerileri kadar düşünme becerileri ile de doğrudan ilintilidir. Bireylerin dillerinin sınırlarını geliştirmek onların düşünme sınırlarını geliştirmekle doğrudan orantılıdır. Türkçe eğitimi metin odaklıdır ve bu sebepten ötürü metin seçimi ile metin kullanımı önem arz etmektedir. Türkçe ders kitaplarının önemi, içindeki metinlerden kaynaklanmaktadır. Bu sebeple hedeflenen kazanımlara ulaşmada Türkçe ders kitaplarının niteliği son derece önemlidir. Her ders kitabı birer antoloji özelliği taşımaktadır ve içerisindeki metinlerin niteliği pek çok farklı öğrenme alanıyla ilişkilidir. Biz de çalışmamızda ortaokul Türkçe ders kitaplarında yer alan hikâye edici metinlerde ileti ögesini odağa alacağız. Yazılı veya sözlü olarak bir duygu veya düşünceyi ifade etmeye ileti denmektedir. Yapılan çalışmalar incelendiğinde bugüne dek metinlerde iletinin başlıca iki şekilde verildiği görülmektedir: Doğrudan veya dolaylı ileti. Ancak alanyazında bu iletinin nasıl ortaya konduğu hakkında detaylı bilgi verilmemektedir. Biz de çalışmamızda ileti ögesinin metinlerde nasıl verildiğini detaylıca ele alacağız. Çalışmamız, dokümana dayalı verileri toplamayı ve incelemeyi amaçladığı için "etkileşimsiz analitik bir nitel araştırma" özelliği taşımaktadır. Bu sebeple çalışmamızdaki veriler incelenirken "doküman analizi" yöntemi kullanılmıştır. İletiler veriliş biçimine göre ve tematik alanlara göre iki başlık altında ayrı ayrı ele alınmıştır. Veriliş biçimine göre dolaylı iletilerin, tematik alanlara göre ise etik/ ahlaki kavramlara/ olgulara/ değerlere dayalı verilen iletilerin sıklıkta olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Türkçe dersi hikâye edici metinlerinin nicelik ve niteliğinin arttırılmasının, verilen iletilerde çeşitliliğin sağlanmasının ve tematik alanlarda dengeli bir dağılım sergilenmesinin gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Ders kitaplarıHikaye edici metinMesaj+4
Ahmet Cihangir
Başkent University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Ortaokul Türkçe ders kitaplarında anlama becerilerine yönelik içeriğin sosyal ve beşerî disiplinlerle ilişkisi

Türkçe eğitimi, sosyal ve beşerî alanlarla olan ilişkisi sebebiyle bireylerin duygu, düşünce, hayal dünyalarını geliştirirken kullandıkları dilin sınırlarını da genişleten bir alandır. Türkçe eğitiminin bu niteliği, Türkçe dersi ders kitaplarında kullanılacak olan materyallerin de disiplinlerarası bir yaklaşımla tasarlanması ve Türkçe eğitimiyle birlikte bireyleri sosyal ve beşerî alanlarla ilgili içeriğe taşıması gerekliliğini ortaya koymaktadır. Türkçe eğitiminde kullanılacak metinlerin anlama ve anlatma becerileri çerçevesindeki işlevselliği kadar, öğrencileri "disiplinlerarası" bir alanla ve birer disiplin olarak sosyal ve beşerî alanların zengin içeriğiyle buluşturması bakımından da işlevsel olduğu önemle üzerinde durulması gereken bir konudur. Bütün bunlardan hareketle tezin amacı, Türkçe Dersi Öğretim Programı (2019) çerçevesinde, ortaokul (5-8. sınıflar) Türkçe dersi anlama becerileri (okuma, dinleme/izleme) içeriğinin (tema, metin, etkinlikler/sorular) sosyal ve beşerî disiplinlerle ilişkilerini ortaya koymaktır. Doküman analizi yöntemine dayalı çalışmamızda, Türkçe Dersi Öğretim Programı (2019) ve ortaokul (5-8. Sınıflar) Türkçe dersi ders kitapları incelenmiştir. Türkçe dersinin sosyal ve beşerî disiplinlerle olan ilişkileri, Türkçe ders kitaplarında yer alan anlama becerileri içeriği üzerinden ele alınmış; tema, metin ve etkinliklerin/soruların ağırlıklı olarak hangi disiplinlerle ilişkili olduğu ortaya koyulmuş, birincil olarak öne çıkan disiplinlerin hangi boyutlarda anlama becerilerine dâhil olduğuna dair bulgular sunulmuştur. Anlama becerileri bağlamında yapılan analizlerde, tema, metin ve etkinlikler/sorular üzerinden ortaokul Türkçe ders kitaplarının sosyal ve beşerî disiplinlerle ilişkisine dair mevcut durum ortaya koyulmaya çalışılmıştır.

Yasemin Köksal Çakır
Başkent University · Institute of Educational Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkçe öğretmenlerinin okuma ve yazma becerilerine yönelik ölçme ve değerlendirme uygulamaları

Bu araştırmada ortaokullarda görev yapan Türkçe öğretmenlerinin okuma ve yazma becerilerine yönelik ölçme ve değerlendirme yeterlikleri incelenmiştir. Ölçme ve değerlendirme, eğitim sürecinin her aşamasında önemli bir rol oynamakta; öğrenme süreçlerini izlemek, öğretim yöntemlerini değerlendirmek ve öğrenci başarısını ölçmek için kullanılmaktadır. Son yıllarda Türkçe eğitiminde ölçme ve değerlendirme çalışmalarında belirgin bir artış gözlenmiştir. Ancak, bu çalışmalar genel yaklaşımlara odaklanmış, becerilere indirgenmiş, ölçme ve değerlendirme araştırmalarıyla sınırlı kalmıştır. Türkçe Öğretmeni Özel Alan Yeterlikleri'ne, 2019 Türkçe Dersi Öğretim Programı'na ve karşılaştırmalı olarak 2024 Ortaokul Türkçe Dersi Öğretim Programı'na, ölçme ve değerlendirme özelinde atıfta bulunan çalışmalara alanyazında yer verilmemiştir. Bu bağlamda, Türkçe öğretmenlerinin okuma ve yazma becerileri özelinde ölçme ve değerlendirme uygulamalarını inceleyen bu araştırma, alanyazındaki bu açığı kapatmayı amaçlamaktadır. Araştırmanın odaklandığı temel sorular, öğretmenlerin Türkçe eğitiminde ölçme ve değerlendirme süreçleri, özellikle okuma ve yazma becerilerinin ölçülmesine ilişkin yeterlikleri ve ölçme ve değerlendirme uygulamalarının sahaya ne ölçüde yansıdığı konularını içermektedir. Söz konusu yeterlikleri, öğretim programlarını kapsaması ve 2024 Ortaokul TDÖP kapsamında hazırlanan ilk yazılı sınavlara ulaşılması, araştırmanın özgün yanını ortaya koymaktadır. Nitel araştırma yöntemi çerçevesinde yürütülen bu çalışmada, iç içe geçmiş tek durum deseni uygulanmıştır. Araştırmanın nitel veri toplama sürecine dahil edilen katılımcıları, 2023-2024 ve 2024-2025 Eğitim Öğretim Yılları'nda Ankara ili merkez ilçelerinden Çankaya, Keçiören ve Pursaklar'a bağlı ortaokullarda görev yapan öğretmenlerden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formları, ölçme ve değerlendirme araçlarını inceleme formu; öğretmenlerden toplanan ölçme ve değerlendirme araçları aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmada ilk olarak öğretmenlerin Türkçe Dersi Özel Alan Yeterlikleri'ne dair farkındalıklarına bakılmış; daha sonra 2019 TDÖP ve 2024 Ortaokul TDÖP'ye ilişkin ölçme ve değerlendirme yeterlikleri incelenmiştir. Bunun yanı sıra, öğretmenlerin 2024 Ortaokul TDÖP'ye ilişkin bilgi sahibi olmadan önceki ve 2024 Ortaokul TDÖP'yi uyguladıktan sonraki görüşleri karşılaştırılmıştır. Öğretmen görüşlerinin sahaya ne ölçüde yansıdığını görebilmek adına, her iki programın da uygulandığı yıllarda öğretmenlerden ölçme ve değerlendirme araçları toplanmış; bu araçlar önceden belirlenmiş başlıklar altında incelenmiştir. Birinci araştırma sorusuna göre, Türkçe öğretmenlerinin ölçme ve değerlendirme süreçlerinde, öğrenme çıktılarını dikkate alarak sınıf düzeyine uygun etkinlikler planladıkları, okuma-yazma becerilerini aşamalı bir gelişim süreciyle değerlendirdikleri belirlenmiştir ancak, geri bildirim sağlama ve süreç odaklı ölçme araçlarını kullanma konusunda eksiklikler olduğu, öğretmenlerin daha çok geleneksel yöntemlere yöneldiği saptanmıştır. İkinci araştırma sorusuna göre, Türkçe öğretmenlerinin ölçme ve değerlendirme kavramlarına yönelik farkındalıklarında ilerleme olduğu, öğrenme çıktılarını ölçme amaçlarının ön planda tutulduğu belirlenmiştir; ancak, tamamlayıcı ölçme araçlarının kullanımının sınırlı kaldığı ve geleneksel yöntemlerin ağırlıkta olduğu ortaya çıkmıştır. Üçüncü araştırma sorusuna göre, 2024 Ortaokul Türkçe Dersi Öğretim Programı'nı uygulayan öğretmenlerin, beceri temelli ve süreç odaklı ölçme ve değerlendirme yaklaşımlarını benimsemeye başladığı, ancak sınıf mevcudu, zaman yetersizliği ve programın yoğunluğu gibi sorunlarla karşılaştıkları; buna karşın, programın sunduğu çeşitlilik ve öğrenci odaklı yaklaşımın olumlu bulunduğu belirlenmiştir. Dördüncü araştırma sorusuna göre, 2024 Ortaokul TDÖP'nin beceri odaklı yaklaşımı, ölçme araçlarının çeşitliliğini artırsa da yapısal sorunlar nedeniyle uygulamada daha dengeli bir etkinlik dağılımı ve etkili geri bildirim süreçlerine ihtiyaç duyulmaktadır. Beşinci araştırma sorusuna göre, 2023-2024 ve 2024-2025 Eğitim Öğretim Yılları'nda 5. sınıf Türkçe dersi yazılı sınavlarında ağırlıklı olarak kısa yanıtlı ve açık uçlu sorular tercih edilmiş, ancak 2024-2025 yılında ölçme araçlarının daha çeşitli becerileri (tahmin etme, çözümleme, yaratıcı yazma vb.) hedeflediği ve tanılayıcı değerlendirme uygulamalarının arttığı gözlemlenmiştir. Buna karşın, 2023-2024 yılında değerlendirme süreçlerinin daha yüzeysel kaldığı ve genellikle kitap okuma etkinlikleriyle sınırlı olduğu belirlenmiştir.

Şirin Kübra Yağmur
Başkent University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

İki dilli türk çocuklarına Türkçe öğretimi ders kitaplarında kültür aktarımı üzerine bir değerlendirme (Türkçe ve Türk Kültürü ders kitapları 1-8)

Bu araştırmada, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından 2019-2020 eğitim-öğretim yılından itibaren yurt dışında yaşayan iki dilli Türk çocuklarına okutulmak için hazırlanan Türkçe ve Türk Kültürü ders kitaplarındaki Türk kültürüne ait bilgileri saptamak ve kültür aktarımını incelemek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda sekiz farklı seviyeden oluşan ders kitaplarının içeriğinde bulunan metinler ve etkinliklerin hangi kültürel öğeleri içerdiği, bu öğelere ne sıklıkta yer verildiği ve kültür aktarımı açısından düzeyi tespit edilmiştir. Nitelikli ve işlevsel ders kitapları başarılı bir dil öğretimini ve kültür aktarımını sağlayan bireyin toplumla güçlü bağlarını oluşturmasını sağlayan en önemli faktördür. İyi bir ders kitabı yurt dışındaki Türklerin kendi kültürleriyle bağ kurmalarını büyük oranda etkileyecek ve hatta yön verecektir. Araştırmada, Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı'nın 15.05.2018 tarihli ve 77 sayılı kararı doğrultusunda Millî Eğitim Bakanlığı tarafından 1. seviye, 2. seviye, 3. seviye, 4. seviye, 5. seviye, 6. seviye, 7. seviye ve 8. seviye için hazırlanmış Türkçe ve Türk Kültürü ders kitaplarındaki metinlerde ve etkinliklerde yer alan kültürel ögeler "Metinlere Yansıyan Kültürel Öge ve Alt Ögeler" ölçeği temel alınarak belirlenmiş, bu kültürel ögelerin metinler ve etkinlikler içindeki kullanım sayıları tespit edilmiş ve temalardaki kullanım sıklığı saptanmıştır. Günlük yaşam, kişiler arası ilişkiler, değerler ve eğitimi, edebiyat, sanat ve müzik, gelenekler ve folklor, sosyal yaşam, coğrafya ve mekanın yer aldığı ölçeğe kültürel çeşitlilik başlığı da eklenerek kapsamı genişletilmiştir. İçerik analizi yöntemi kullanılarak gerçekleştirilen çalışmada ders kitabı aracılığıyla aktarılması hedeflenen kültürel unsurlar sistematik bir şekilde ele alınmıştır. Bulgular, Türkçe ve Türk kültürü ders kitaplarında çok fazla kültürel ögeye yer verildiğini, bu ögelerin görsellerle ve etkinliklerle desteklendiğini göstermektedir. Ders kitaplarında bazı kültürel ögelere yoğun bir şekilde yer verilirken bazı ögelerin ise yeterince temsil edilmediği görülmektedir. Bu bağlamda, ders kitaplarında yer alan kültürel ögelerin kitaplarda dengeli bir dağılım göstermediği, bu durumun ise öğrencilerin kültürel çeşit kapsamlı bir şekilde anlamalarını zorlaştırabileceği sonucuna varılmaktadır. İki dilli Türk çocuklarının kendi kültürlerini tanıması, benimsemesi ve sürdürebilmesi için ders kitaplarında kültürel ögelerin dengeli bir şekilde yer alması öğrencilerin kültürel farkındalık kazanmasını için oldukça önemlidir. Gelişen teknolojik imkanlara rağmen ulaşılabilirlik ve kullanılabilirlik açısından büyük önem taşıyan ders kitapları, iki dilli Türk çocuklarının sistematik bir şekilde ana dillerini ve öz kültürlerini öğrenmeleri, korumaları, geliştirilmeleri açısından önemli bir işlev üstlenmektedir. Bu bağlamda, ders kitaplarında yer alan kültürel ögelerin incelenmesi kültür aktarımının önemini ortaya koyma açısından büyük önem taşımaktadır.

Melisa Erten
Başkent University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğretimi ders kitaplarında, toplumsal cinsiyetin kültür aktarımı bağlamında incelenmesi

Bu araştırmada, yabancılara Türkçe öğretimi amacıyla hazırlanan ve en yaygın kullanılan B1 düzeyi ders kitapları (Yeni Hitit II, Gazi TÖMER B1, İstanbul Türkçe Ders Kitabı B1 ve Yedi İklim Türkçe B1) toplumsal cinsiyet bağlamında incelenmiştir. Araştırmanın temel amacı, bu ders kitaplarında toplumsal cinsiyet temsillerinin nasıl sunulduğunu analiz etmek ve cinsiyet rollerine ilişkin içeriklerin eşitlikçi bir yaklaşımla ele alınıp alınmadığını ortaya koymaktır. Çalışmada şu sorulara yanıt aranmıştır: Ders kitaplarında kadın ve erkek temsilleri metin ve görsellerde eşit biçimde yer almakta mıdır? Kadın ve erkek karakterlerin meslek seçimleri nasıldır? Toplumsal cinsiyet rolleri, karakterlerin duygu, düşünce ve davranışlarına nasıl yansımaktadır? Kitaplarda cinsiyetçi ifadelere rastlanmakta mıdır? Nitel araştırma yöntemlerinden içerik analizi kullanılarak gerçekleştirilen çalışmada, kitaplarda yer alan yazılı ve görsel materyaller sistematik biçimde incelenmiştir. Elde edilen bulgular, söz konusu ders kitaplarında geleneksel toplumsal cinsiyet rollerinin büyük ölçüde sürdürüldüğünü; kadın karakterlerin daha çok özel alanla ilişkilendirilerek aile ve ev içi rollerle temsil edildiğini, erkek karakterlerin ise kamusal alanda, özellikle yönetici, teknik veya kariyer odaklı mesleklerde yoğunlaştığını göstermektedir. Görseller de bu eğilimi desteklemekte, erkekler genellikle dış mekânlarda ve iş yaşamında; kadınlar ise ev içi sahnelerde tasvir edilmektedir. Bu bağlamda, yabancılara Türkçe öğretimi ders kitaplarında toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlama konusunda belirli bir farkındalık olduğu, ancak geleneksel toplumsal cinsiyet kalıplarının büyük ölçüde devam ettiğini söylemek mümkündür. Oysa dil, yalnızca bir iletişim aracı değil, aynı zamanda toplumsal yapıların, değerlerin ve ideolojilerin taşıyıcısıdır. Bu bağlamda, yabancılara Türkçe öğretimi kapsamında kullanılan ders kitaplarının, toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı içerikler sunması büyük önem taşımaktadır. Çünkü dil öğrenimi yalnızca dilsel değil, aynı zamanda kültürel bir öğrenme sürecidir ve bu süreçte toplumsal cinsiyet temsilleri, öğrenicilerin zihinsel şemalarını şekillendirme potansiyeline sahiptir. Bu nedenle, Türk kültürünü öğrenen yabancı öğrenciler açısından, ders kitaplarında Türk toplumundaki kadın ve erkek rollerinin gerçekçi, dengeli ve toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı bir biçimde yansıtılması büyük önem taşımaktadır. Bu çalışma ile dil ve kültür eş zamanlı olarak öğretilmesi önerilmektedir. Ayrıca ders kitaplarında sadece kadın ve erkek temsilleri değil, aynı zamanda kullanılan dilin eşitlikçi olup olmadığı da dikkatle değerlendirilmesi gerekliliği vurgulanmıştır.

Toplumsal cinsiyet
Dilara Ünlü Şimşek
Başkent University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde isteme semantiğinin B1-B2 düzeyi ders kitaplarında incelenmesi

Bu çalışma, yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde, isteme semantiği çerçevesinde dilsel yönlendirme, öneri, rica, emir ve gereklilik bildiren yapılara B1 ve B2 düzeyindeki ders kitaplarında ne ölçüde yer verildiğini ortaya koymayı amaçlamaktadır. İsteme semantiği, dilin edimsel işlevleri arasında yer almakta olup, konuşurun muhataba yönelik çeşitli amaçlarla gerçekleştirdiği yönlendirme türlerini içerir. Bu yönlendirmeler doğrudan bir emir ya da istek şeklinde olabileceği gibi, dolaylı biçimde öneri, uyarı, şartlı yapı veya gereklilik bildiren kalıplar aracılığıyla da ortaya çıkabilir. Bu bağlamda isteme, sadece biçimbirim unsuru değil; aynı zamanda söylem ve pragmatik bağlamda da değerlendirilebilecek çok katmanlı bir anlamsal kategoridir. Araştırmanın veri setini, Türkiye'de yaygın olarak kullanılan altı ders kitabı oluşturmaktadır: Yedi İklim Türkçe (B1 ve B2), Yeni Hitit (B1 ve B2) ve Gazi TÖMER Yabancılar İçin Türkçe (B1 ve B2). Bu kitaplar içerik yönünden ünitelere, metinlere ve diyaloglara ayrılarak sistematik biçimde incelenmiştir. Araştırma kapsamında, her bir kitapta yer alan diyaloglar, metinler, okuyucuya hitap eden metinler ve gerekli durumlarda etkinlik cümleleri taranmış; isteme semantiği taşıyan morfemler belirlenmiş ve içerik çözümlemesi yöntemiyle sınıflandırılmıştır. Veriler, biçimsel, anlamsal ve işlevsel kategorilere ayrılarak analiz edilmiştir. Ayrıca söz konusu isteme yapılarının işlevsel bağlamda nasıl sunulduğu ve öğreniciye yönelik hangi tür iletişimsel kazanımları hedeflediği değerlendirilmiştir. Bulgular, isteme semantiğinin kitaplarda çoğunlukla diyaloglar ve hikâye anlatılarında dolaylı biçimde kullanıldığını ortaya koymaktadır. "Lütfen", "-meli/-malı", "rica ederim", "yapmanız gerekiyor", "kapıyı çalar mısınız?" gibi ifadeler, bu yapılar arasında öne çıkmaktadır. Ancak kitaplarda isteme ifadelerinin öğretimine yönelik sistematik bir yaklaşım bulunmadığı, isteme biçimlerinin çoğunlukla bağlam dışı ya da örtük biçimde sunulduğu gözlemlenmiştir. Özellikle istek kipinin (istek, gereklilik, rica ve öneri bildiren yapılar) öğretimi açısından kitapların açıklayıcı veya farkındalık geliştirici bir içerik sunmadığı tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda, isteme semantiğinin yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde önemli bir pragmatik boyut taşıdığı; ancak ders kitaplarının bu alanı yeterince yapılandırmadığı görülmüştür. Oysaki isteme türündeki ifadeler, dil öğrenicisinin iletişimsel yeterliğini doğrudan etkileyen, sosyal bağlamda uygun ve etkili dil kullanımını geliştiren yapılardır. Bu bağlamda, kitapların içeriklerinin işlevsel dil öğretimi hedeflerine uygun biçimde yeniden gözden geçirilmesi, söylem temelli ve pragmatik odaklı etkinliklerle desteklenmesi önerilmektedir.

Yabancı dil öğretimi
Berrenur Urgancıoğlu
Başkent University · Institute of Educational Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkçe dersinde açık uçlu soruların öğrencilerin okuduğunu anlama başarısına etkisi

Yaşam içerisinde her insan farkında olarak ya da olmayarak pek çok soru sorar. Soru eğitim-öğretim faaliyetlerinin önemli bir bileşenidir. Bu araştırmanın amacı Türkçe dersinde açık uçlu sorular kullanılarak gerçekleştirilen ölçme ve değerlendirme uygulamalarının öğrencilerin okuduğunu anlama (anlama, söz varlığı ve akıcı okuma) becerileri üzerindeki etkilerini hem nicel hem de nitel bulgulara dayanarak ortaya koymaktır. Bu araştırmada karma yöntemi benimsenmiştir. Nicel araştırma yönteminin desenlerinden ön test-son test gruplu deneysel desen, nitel araştırma yönteminin ise durum çalışması deseni benimsenmiştir. Araştırmanın örneklem grubunu 2024-2025 eğitim-öğretim yılının II. döneminde Mersin ilinde MEB'e bağlı bir devlet ortaokulunda öğrenim görmekte olan (deney grubu 20, kontrol grubu 20) 40 tane 7. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Nicel veriler toplanırken Türkçe başarı testi, nitel veriler toplanırken yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Deneysel işlem sürecinde kullanılacak olan açık uçlu soru formları oluşturulurken MEB, 2019 TDÖP esas alınmıştır. Veriler analiz edilirken nicel yöntemde SPSS kullanılmış nitel yöntemde ise betimsel analiz ve içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Araştırma sonucunda Türkçe dersinde açık uçlu soru kullanımının öğrencilerin okuduğunu anlama becerisini geliştirdiği; söz varlığı, anlama ve akıcı okuma başarısını olumlu yönde etkilediği tespit edilmiştir. Bu durumun yanı sıra deneysel işlem sürecinde açık uçlu soru kullanımının öğrencilerin açık uçlu soruya karşı bakış açılarını ve bilgilerini de olumlu yönde etkilediği tespit edilmiştir.

Zekiye Yıldırım Suna
Başkent University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçenin yabancı çocuklara öğretiminde fabl kullanımının değerler eğitimine etkisi üzerine bir inceleme- La Fontaine örneği

Bu çalışmanın amacı, yabancı dil olarak Türkçe öğrenen çocuklara değerler eğitiminde fabl türünün etkisini incelemektir. Çalışmanın çıkış noktası, yabancı çocuklara Türkçe öğretimi alanında, fabl türünden değerler eğitimi açısından çok az faydalanılmış olmasıdır. Araştırmada fabl türü, çocuk okurun kendisini kahramanın yerine koyarak olayların içine girmesini eğlenceli bir şekilde sağlaması ve yazılış gayesinin değer kazanımı olması gerekçesiyle tercih edilmiştir. Çalışma nitel araştırma türünde olup, çalışmada literatür taraması yapılmıştır. Çalışmaya öncülük etmesi bakımından öncelikle yabancı çocuklar için kaleme alınmış Türkçe ders kitapları evreninden, Yunus Emre Enstitüsünün yabancı çocuklar için Türkçe ders kitaplarından "Türkçe Öğreniyorum" (Türkçe Öğreniyorum Ders Kitapları 1,2,3,4, 2015) ders kitapları ve çalışma kitapları (Türkçe Öğreniyorum Çalışma Kitapları 1,2,3,4, 2015) ayrıca yine Yunus Emre Enstitüsünün "Çocuklar İçin Türkçe" ders kitapları serisi (Çocuklar İçin Türkçe 1,2 ) örneklemi seçilmiştir. Çalışmada, Türkçe öğrenen yabancı çocuklar için Türkçe ders kitabı niteliğinde hem dünyada hem Türkiyede birçok şubesi olan Yunus Emre Enstitüsünün çocuklar için kaleme aldığı ders kitapları ve çalışma kitapları incelemeye alınmıştır. Yunus Emre Enstitüsü kitapları; kurumun kurumsal olması ve yabancılara Türkçe öğretiminde en çok kullanılan çocuk kitapları olmaları sebebiyle "Türkçe Öğreniyorum" ders kitapları ve çalışma kitapları seti ve çocuklara yönelik başka bir ders kitabı olmaması açısından "Çocuklar İçin Türkçe (ÇİT)" setleri tercih edilmiştir. İncelenen bu kitaplarda fabl türüne rastlanmayarak, alanda fablın gereken değeri görmediği tespit edilmiş ve literatür taraması yapılarak, alanyazında fabl türünden yabancı çocuklara Türkçe öğretiminde çok az faydalanıldığı görülmüştür. Bu eksikliklerden yola çıkarak bu çalışmada, fabl kullanımının değerler eğitimine etkisini incelemek maksadıyla yararlanma hedefini incelemek üzere Orhan Veli Kanık'ın düzenlemesini yaptığı, Yapı Kredi Yayınları tarafından ilk baskısı 2013 yılında yapılan, La Fontaine Masallarının 2020 yılında yayımlanan 24. baskısı seçilmiştir. Çalışma, Millî Eğitim Bakanlığınca kazandırılması hedeflenen 10 kök değere ilaveten belirlenen 31 değer kapsamında incelemeye alınmıştır. Çalışma sonucunda, yabancı çocuklara Türkçe öğretiminde fabl kullanımının değerler eğitimine ve öğreticinin hassasiyetiyle Türk millî değerlerinin aktarılmasına katkısı olabileceği tespit edilmiştir. Verilerin desteklenmesi amacıyla 1 yabancılara Türkçe öğreticisinin görüşü alınmıştır. Ayrıca alana farklı bir bakış açısıyla yaklaşmak için 3 psikolog görüşü alınarak yorumlanmıştır.

DeğerlerDeğerler eğitimiFabl+7
Şeyma Güzel Öncel
Başkent University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul Türkçe ders kitaplarındaki hikâye edici metinlerde çocuk özneler

Türkçe eğitiminde öğrencilerin okuma, yazma, konuşma ve dinleme becerilerini geliştirmek amacıyla ders kitapları birer araç olarak kullanılmaktadır. Çocuklar, ders kitaplarındaki metinlerde karşılaştıkları kahramanlarla -özellikle de kendi yaş grubuna yakın olan çocuk kahramanlarla- özdeşim kurmaktadırlar. Bu çalışmada, 2020 – 2021 eğitim öğretim yılı ortaokul Türkçe ders kitaplarındaki "çocuk özneler (çocuk kahramanlar)" öğrencilerin çeşitli özellikleriyle ele alınmış, incelenmiştir. Çocuk kaç yaşında olursa olsun okuduğu metindeki kahraman(lar)la özdeşlik kurar. Türkçe ders kitabı hazırlayıcıları metin seçiminde bu duruma dikkat etmelidirler. Bu bağlamda, çalışmamızda 2020 – 2021 eğitim-öğretim yılında ortaokullarda (5-8. sınıflar) okutulan Türkçe ders kitaplarında yer alan hikâye edici metinlerdeki çocuk öznelerin çeşitli yönlerden özellikleri incelenmiş; bu kapsamda çocuk öznelerin tipik özellikleri/temsil ettikleri değerler/kavramlar, metinlerde cinsiyetlere göre dağılımları, olaylar/durumlar/çatışmalar karşısındaki 'etkin'likleri/'edilgin'likleri, problem çözme becerileri, yaşadıkları mekânlar, birincil//ikincil/figüratif kişi olma durumları, gerçekçi/olağanüstü karakter olma durumları ile ders kitaplarında çocuk öznelere yönelik gerçekleştirilen etkinlikler/sorular/yönergeler incelenmiştir. Türkçe öğretiminde dört temel dil becerisini geliştirmenin yanı sıra değerler eğitimi de son derece önemlidir. Metinler (özellikle de kahramanlar/çocuk özneler) üzerinden değerler eğitimi de yapılmaktadır. Bu bakımdan çocuk öznelerin taşıdıkları özellikler/temsil ettikleri değerler bakımından da incelenmesi Türkçe ders kitabı hazırlayıcılarına yol gösterecektir. Bu doğrultuda "Türkçe ders kitabında yer verilen hikâye edici metinlerdeki çocuk öznelerin başlıca özellikleri nelerdir?" sorusundan da yola çıkılarak yapılan araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden "doküman analizi" kullanılmıştır. Araştırmanın sonunda elde edilen bulguların analizi üzerinden ortaokul Türkçe ders kitaplarındaki metinlerde bulunan çocuk öznelerin taşıdıkları özellikler belirlenmiş ve Türkçe ders kitapları, metin seçimi ve kullanımı bakımından değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonucunda, elde edilen veriler tablolar hâlinde sunulup yorumlanmıştır. Türkçe ders kitaplarında yer verilen hikâye edici metinlerdeki çocuk öznelere yönelik değerlendirmeler ve ortaya çıkan sonuçlar doğrultusunda Türkçe ders kitapları ve metin seçimi ve kullanımı ile ilgili çeşitli noktalara dikkat çekilmiş, öneriler getirilmiştir. Anahtar Kelimeler: kahraman, hikâye edici metin, çocuk özne, başkahraman, Türkçe ders kitabı.

Ders kitaplarıHikaye edici metinKahramanlar+5
İpek Ilgın
Başkent University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul Türkçe ders kitaplarında görsel okuryazarlık uygulamaları

Teknoloji ve okuryazarlıktaki değişim ve gelişmeler 20. ve 21.yüzyılda dijitalleşmeyle birlikte hız kazanmış ve bu hız, eğitim alanına da çeşitli yönleriyle yansımıştır Görseller, artık hayatımızın her alanında ve her anında daha çok karşımıza çıkan nesnelerdir. Bu bakımdan eğitimde, özellikle de dil eğitiminde görsel okuryazarlık önemli bir alan olarak karşımıza çıkmaktadır. İlk kez John Debes ile alanyazında yer alan görsel okuryazarlık kavramı; belki de dünyadaki ilk insanların var olduğu günlerden bugüne kadar gelebilmeyi başarmış önemli bir öğrenme alanıdır. Görsel okuryazarlığın eğitimde de bir öğrenme alanı olarak yer bulması gelecek nesiller açısından büyük önem taşımaktadır. Özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren görsel okuryazarlık üzerine çeşitli tanımlamalar yapılmıştır. Yapılan tanımlamaların kesiştiği ortak noktalar; görsel okuryazarlık süreçlerinin görsel bir dil, düşünme ve uygulamaları kapsayan yapıda olmasıdır. Bu durum görsel okuryazarlığın kapsamının görsel olan mesajı alma ve üretme noktasında önemli olduğunu vurgulamaktadır. Bu çalışmada, 2018 MEB Türkçe Dersi Öğretim Programı ve 2020-2021 eğitim-öğretim yılı MEB ortaokul Türkçe ders kitapları görsel okuryazarlık bağlamında ele alınmış; görsel okuryazarlığın Programda ve Türkçe ders kitaplarında nasıl yer aldığı incelenmiştir. 2018 Türkçe Dersi Öğretim Programı incelenirken, geçmiş yıllara ait Türkçe Dersi Öğretim Programlarına da bakılmış, böylece Programlarda 'görsel okuryazarlık'la ilgili olarak yıllara göre gerçekleşen değişim ve gelişmeleri değerlendirmek amaçlanmıştır. Araştırma sonucunda, görsel okuryazarlık kazanım ve açıklamalarının 2018 Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda yeterli düzeyde olmadığı görülmüştür. Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda bir 'öğrenme alanı' olarak 'görsel okuryazarlık'a daha fazla yer verilebileceği düşünülmektedir. Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda görsel okuryazarlıkla ilgili olarak yer alan kazanımların Türkçe ders kitaplarına yansımasını görmek ve görsel okuryazarlığın ders kitaplarında ne şekilde yer aldığını anlamak amacıyla ders kitaplarındaki etkinlikler/sorular da incelenmiştir. Her bir öğrenme alanı (dinleme, okuma, konuşma ve yazma) için ayrı birer kategori oluşturularak, öğrenme alanları içerisinde görsel okuryazarlık çalışmalarını kapsayan etkinlik ve soruların oranı tablolar aracılığıyla aktarılmıştır. Çalışmada, 2020-2021 eğitim öğretim yılı ortaokul Türkçe ders kitaplarına yönelik inceleme doğrultusunda Türkçe ders kitaplarında görsel okuryazarlık etkinlik ve sorularına daha fazla yer verilebileceği sonucuna ulaşılmıştır. MEB ortaokul Türkçe ders kitaplarında yer alan görsel okuryazarlık uygulamalarının büyük bir çoğunluğunun, yenilenmiş Bloom taksonomisinin alt basamaklarını kapsayan bir yapıda olduğu görülmüştür ve bu durum Türkçe ders kitapları için olumlu bir göstergedir. Dolayısıyla, çalışma sonucunda 2018 Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda ve ortaokul Türkçe ders kitaplarında ele alınan 'görsel okuryazarlık'la ilgili bulgu ve tartışmaların alanyazın ve bundan sonra yapılacak araştırmalar için katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Ders kitaplarıDil eğitimiDil öğretimi+7
Okan Deniz Karaca
Başkent University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgin Adalı'nın çocuklara yönelik anlatılarında metinlerarası ilişkiler

Metinlerarasılık, metinler arasındaki her türlü ilişkiyi ifade etmek için kullanılan bir kavramdır. Günümüzde metinsellik ölçütlerinden biri olarak kabul edilen metinlerarasılık, herhangi bir metnin kendinden önceki metinlerle çeşitli biçimlerde kurduğu açık ya da kapalı ilişkileri tanımlamak için kullanılır. Alıntı, gönderge, anıştırma, pastiş, parodi vb. biçimlerde ortaya çıkan metinlerarası ilişkiler, bir metnin oluşturulma süreçleri kadar anlamlandırma süreçlerini de ilgilendiren bir ögedir. Okuru, metinler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu geniş bir düzlemde okuma-anlamaya yönlendirir. Dolayısıyla çocuk okurları metinlerarası ilişkilerin zengin/yoğun bir içerikle sunulduğu metinlerle buluşturmak, onların bilişsel gelişimlerini desteklemek ve entelektüel, kültürel, tarihsel, sanatsal, edebî vb. alanlardaki birikimlerini zenginleştirmek açısından önemlidir. Metinler arası ilişkilerin yarattığı zengin içerik, çocuk okurların çok yönlü ve derin okuma-anlama süreçleri geçirmelerini sağlayacak, eleştirel ve analitik düşünme becerilerini geliştirecektir. Bu bakımdan Türkçe öğretiminde metinlerarası ilişkilerin zengin olduğu metinleri (çocuk edebiyatı ürünlerini) seçmek ve kullanmak önemlidir. Türk çocuk edebiyatının üretken yazarlarından Bilgin Adalı'nın anlatılarında zengin/yoğun metinlerarası ilişkilerin olduğunu söylemek mümkündür. Adalı'nın çocuk edebiyatı ürünlerinde 'metinlerarasılık'ın, en açık biçimde eserlerin dokusuna işlendiği, Türk ve dünya sözlü edebiyat geleneğinden anlatıların (mitler, masallar, destanlar, halk hikâyeleri vb.) dönüştürmelerle yeniden yazıldığı; sözlü edebiyata özgü pek çok motifin çeşitli metinsel bağlamlarda dönüşüme uğratılarak okura sunulduğu ve okurun edebiyat, tarih, sinema, sanat alanlarının iç içeliğinde çeşitli türlerin ve metinlerin bir arada bulunduğu bir anlamlandırma sürecine dâhil edildiği görülür. Bu çalışmada başlıca amaç, Bilgin Adalı'nın, seçtiğimiz anlatı türünden yirmi yedi eserini 'metinlerarasılık/metinlerarası ilişkiler' çerçevesinde incelemek, eserlerdeki 'metinlerarası ilişkileri' göstermek ve ilişkili metinlerin izini sürmektir. Amaçlı örnekleme yöntemiyle seçilen, Adalı'nın yirmi yedi anlatısı, metinlerarasılık çerçevesinde incelenerek metinlerin diğer metinlerle olan ilişkileri tespit edilmeye ve Adalı'ya ait çocuk edebiyatı ürünlerinin Türkçe eğitiminde kullanılması durumunda nasıl bir metinlerarası ilişkilere dayalı zenginlik ve çeşitlilik sunabileceği ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışmada, Adalı'nın çocuklara yönelik anlatılarındaki metinlerarası ilişki biçimleri tespit edilmiş ve anlatıların 'metinlerarası ilişkiler' açısından gösterdiği görünüm, tablolar aracılığıyla dikkate sunulmuştur. Anlatıların, metinlerarası ilişkiler bakımından gösterdiği özelliklerin çocuk okurlara yönelik entelektüel, kültürel, tarihsel, sanatsal, edebî vb. katkısına dair değerlendirmelerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Çocuk edebiyatı, Bilgin Adalı, çocuk anlatıları, metinlerarası ilişkiler, Türkçe eğitiminde metin seçimi ve kullanımı.

Adalı, BilginMetinlerarasılıkTürk edebiyatı+4
Cansın Erdem
Başkent University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçe ders kitaplarındaki yazılı anlatım etkinliklerinin metindilbilimsel yaklaşımla incelenmesi

Bilimsel bilginin öğretim ortamlarına taşınması öğrenmenin etkililiği ve güvenilirliği açısından büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda, dil öğretimi alanında yapılan çalışmaların dilbilime dayandırılması gerekmektedir. Bu çalışmada ortaokul Türkçe derslerindeki yazılı anlatım etkinliklerini metindilbilimin başlıca üç konusu açısından incelenmesi ve elde edilen verilere dayanarak örnek eğitim durumları önerilmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda bu çalışmada Millî Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan ortaokul 5, 6, 7 ve 8. sınıf Türkçe ders kitaplarındaki yazma etkinlikleri incelenmiştir. Ortaokul Türkçe dersi yazılı anlatım etkinliklerinin metindilbilim açısından incelenmesine yönelik gerçekleştirilen bu çalışma, nitel araştırmalarda etkin bir inceleme türü olan belge incelemesi yöntemi ile yürütülmüştür. Araştırmanın bulgularını desteklemek amacıyla ayrıca, Sarar Kuzu ve Soytürk (2019) tarafından gerçekleştirilen "Ortaokul Kompozisyon Yazma Çalışmalarının Metindilbilimin Metin Üretim Evreleri Açısından Değerlendirilmesi" adlı makalede yer alan öğretmen görüşlerinden de yararlanılmıştır. İnceleme sonucunda metindilbilimle ilişkilendirilebilecek yazılı anlatım etkinliklerinin %3'ünün metinsellik ölçütleri konusuna, %38,7'sinin metin yapısı konusuna, %33,4'ünün metin üretim evreleri konusuna eşdeğer olduğu bulgulanmıştır. Çalışmanın ikinci aşamasında, metindilbilim konularının eğitim ortamlarına taşınabilmesi ve dolayısıyla çalışma bulgularından öğreten ve öğrenenlerin yararlanabilmesi için örnek oluşturmayı amaçlayan, öneri niteliğinde eğitim durumları (ders içerikleri) hazırlanmıştır. Türkçe öğretiminin metin temelli yürütülmesi gerekliliği dikkate alındığında, ortaokul Türkçe ders kitaplarındaki etkinliklerin metindilbilimsel açıdan geliştirilmesinin önemi üzerinden bazı önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Eğitim durumları, Türkçe öğretimi, Türkçe Ders Kitapları, Metindilbilim, Yazılı Anlatım Etkinlikleri

Ders kitaplarıEğitim etkinliğiKitaplar+5
Ekin Soytürk
Başkent University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Dil bilgisi öğretiminde kip, zaman ve görünüş konusunun öğretiminin incelenmesi

Dil bilgisi, insan iletişiminin en yetkin aracı olan dilin seslerini; sözcüklerin yapılarını, kökenlerini ve anlam özelliklerini; tümcelerin kuruluş ve anlam özelliklerini ve bunlarla ilgili kuralları inceleyen bilgi dalıdır. Dilbilgisi öğretimi ise dilin tüm bu özelliklerini içeren normların kurumsal ve sistematik olarak incelenmesi ve öğretimini kapsar. Genel olarak Dil bilgisi öğretimimizin sorunlu olmasının yanında özellikle bazı konuların yorumunun ve öğretiminin daha fazla sorunlu olduğundan söz etmek mümkündür. Kip, görünüş ve zaman konusu bunlardan biridir. Bu çalışmanın amacı, kip, görünüş ve zaman konusunun, ortaöğretim dil bilgisi öğretimi programında ve buna bağlı olarak da öğrenci çalışma kitabı, ders kitabı ve öğretmen kılavuz kitabında nasıl yer aldığını ve ne şekilde öğretildiğini incelemektir. Çalışma betimsel analiz yöntemine dayalı nitel bir çalışma olarak planlanmıştır. Çalışmanın amacı doğrultusunda, ortaokul düzeyinde bu konunun ele alındığı tek sınıf olan 7. sınıfa ait Milli Eğitim Bakanlığı Türkçe Ders Kitabı, Öğrenci Çalışma Kitabı ve Öğretmen Kılavuz Kitabı incelenmiştir. Çalışmada ayrıca, araştırma sorusunun yanıtını bulmaya katkı sağlaması amacıyla veri toplama aracı olarak öğretmenlerin bilgi düzeyleri ve tutumlarına yer verilmiştir. Ankara ilinde seçkisiz olarak belirlenen 5 özel okul, 5 devlet okulu öğretmeni olmak üzere toplam 10 öğretmenin dil bilgisi öğretimi kapsamındaki kip-zaman-görünüş konularının öğretimine yönelik düşüncelerini almak amacıyla tam yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiştir. Görüşme soruları, araştırmacı tarafından hazırlanmış ve konu alanı uzmanlarının onayı alındıktan sonra uygulanmıştır. Ders kitaplarındaki etkinliklerin ve öğretmenlerin, görüşme formlarına verdikleri yanıtların incelenmesi sonucunda öğretim programında ve ders kitaplarında kipin, zaman ve görünüş kategorileri ile farkının açıkça ortaya konulmadığı, görünüş kavramına hiç yer verilmediği, kip ve zaman kavramlarının aynı başlık altında haber kipleri ve dilek kipleri şeklinde sınıflandırılıp biçimbirimler üzerinden tanımlanarak öğrencilere ezberletildiği, konuya anlam odaklı yaklaşılmadığı belirlenmiştir. Ayrıca, öğretmenlerin görüşme sorularına verdikleri yanıtlardan, konuya dilbilimin sunduğu şekliyle hâkim olmadığı, biçimci yaklaştıkları ve farklılıkları, standart dışılıkları, "anlam kayması" vb. genellemelerle yorumladıkları sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: dilbilim, dil bilgisi, dil bilgisi öğretimi, kip-zaman-görünüş

DilbilimGörünüşKipler+5
Melis Ülkümen
Başkent University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul (5-8. sınıflar) Türkçe derslerinde 'şiir-hikâye' ve 'manzum hikâye' türünden metinler

Çalışmamız çerçevesinde 2017-2018 eğitim-öğretim yılında MEB tarafından hazırlanan ortaokul (5-8. sınıflar) Türkçe dersi ders kitapları ve çalışma kitaplarında bulunan şiirler, 'şiir-hikâye' ve 'manzum hikâye' bağlamında ele alınmıştır. Dolayısıyla çalışma, şiir ile hikâyenin birlikteliğine karşılık gelen alanda ortaya çıkan 'şiir-hikâye' ve 'manzum hikâye' türlerini odağa almaktadır. Bu bakımdan ortaokul (5-8. sınıflar) Türkçe dersi ders ve çalışma kitaplarında yer alan 'şiir-hikâye' ve 'manzum hikâye' türünden metinlerin sınıflara göre dağılımı incelenmiş ve bu metinler 'yapı', 'tema', 'dil ve anlatım' yönlerinden değerlendirilmiştir. 2017 Türkçe Dersi Öğretim Programında yer alan 'kazanımlar'la ilişkili olarak metinlerin kulanım amaçları irdelenmiş ve araç-metin olarak kullanılan 'şiir-hikâye' ve 'manzum hikâye' türünden metinlerin çalışma kitaplarında etkinliklerle/sorularla nasıl işler hâle getirildiği incelenmiştir. Böylece 'şiir-hikâye' ve 'manzum hikâye' türünden metinlere yönelik etkinliklerle/sorularla öğrencilere neler kazandırılmak istendiği üzerinde de durulmuştur. 'Şiir-hikâye' ve 'manzum hikâye' türünden metinlerin özelde ortaokul Türkçe derslerindeki sınıflara göre işlevselliği de dikkate sunulmaya çalışılmıştır. Ayrıca Türkçe eğitiminde öğrenme alanlarına, metin seçimi ve kullanımını belirleyen faktörlere, metin türlerine, özellikle de Türkçe eğitimiyle ilişkilendirdiğimiz öğrenme ve öğretme süreçlerine, etkinliklerin/soruların Bloom taksonomisinde ortaya konulan şekliyle bilişsel basamaklarla ilişkisine değinilmiştir. Bu bağlamda 'şiir-hikâye' ile 'manzum hikâye' türlerinin ortaokul seviyesinde Türkçe eğitimindeki yeri, 'şiir-hikâye' ile 'manzum hikâye' türünden metinlerin Türkçe öğretimine katkıları ve bu türlerin ortaokul Türkçe dersi ders ve çalışma kitaplarındaki mevcut durumu ortaya konulmuştur.

Ders kitaplarıHikayeManzum hikaye+6
Feray Çat
Başkent University · Institute of Educational Sciences
2018
00