Dicle University
Institute

Institute of Graduate Studies in Science

Dicle University

553

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

2-aminotiyofenol ile dialdehitlerden schiff bazlarının sentezi ve geçiş metalleri ile komplekslerinin eldesi, karakterizasyonu ve ekstraksiyonunda uygulamaları

Bu çalısmada, yeni tiyo Schiff bazları, N,N'-bis(2-aminotiyofenol)-1,4- bis(karboksaldehit fenoksi)bütan (L1) ve N,N'-bis(2-aminotiyofenol)-1,7-bis(formilfenil)- 1,4,7-trioksaheptan (L2) sentezlenmistir. Sentezlenen bu Schiff bazı ligandlarının Cu(II), Ni(II), Zn(II), Co(II) ve La(III) kompleksleri hazırlandı. Ligandların ve komplekslerin yapıları FTIR, Elemental Analiz, Magnetik Süssebtibilite, UV-vis, Kondüktometrik ölçümleri, 1H-NMR, 13C-NMR ve siklik voltametri verilerinden yararlanılarak karakterize edildi. Sentezlenen ligandlar ile bakır(II) ve nikel(II) iyonlarının sulu çözeltilerinden organik çözücüye ekstraksiyonu yapıldı. I. Asamada sentezlenen ligandlar ile metal iyonlarının ekstraksiyonu üzerine sürenin etkisi incelenmistir. Ekstraksiyon üzerine süresinin etkisini çalısmak için, 15, 30, 45, 60 ve 120 dakikalar seçildi. Ekstraksiyondan sonra sulu fazda kalan metal iyonlarının derisimleri AAS ile ölçüldü ve ekstrakte edilen metal yüzdeleri hesaplandı. II. Asamada L1 ve L2 ligandları ile metal iyonlarının ekstraksiyonu üzerine pH'ının etkisini incelemek için sulu fazın pH'ı 3-10 aralıgında degistirilmistir. Ortamın pH'ını ekstraksiyon süresince sabit tutmak için asetik asit-sodyum asetat ve sodyum karbonatsodyum bikarbonat tampon çözeltileri kullanıldı. Ekstraksiyon sonrası sulu fazda kalan metal iyonlarının derisimi AAS ile ölçülmüs ve ekstrakte edilen metal yüzdeleri hesaplanmıstır. Ekstraksiyon deneyleri sonucunda sayfa 45' deki denklemden yararlanılarak, log H2L ye karsı log D nin grafige geçirilmesiyle elde edilen dogrunun egiminden birlesme oranı ve kayma degerlerinden de log Kext sabitleri elde edildi. Anahtar Kelimeler: 2-aminotiyofenol, tiyo Schiff bazları, tiyo Schiff bazı kompleksleri, çözücü ekstraksiyonu, elektronik geçisler, siklik voltametri.

Schiff bazları
Hüseyin Alp
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Atıksu toplama sistemlerinde kullanılan boruların verimlilik açısından değerlendirilmesi

Tüm insanlık tarihi boyunca toplu yasanan sehirlerin en büyük sorunlarından biri saglıksız alt yapı tesisleri olmustur. Ülkemizin Avrupa Birligine uyum sürecinin tamamlamaya çalıstıgı bugünlerde alt yapı konusunda oldukça büyük eksiklikleri bulunmaktadır. Alt yapı yatırımlarının maliyetlerini yüksek oldugu asikârdır. Bu konuda yapılacak hatalar ülke ekonomisinin bos yere sarf edilmesine neden olmaktadır. Tüm bunların yanında alt yapı sorunlarını gelecek kusaklara aktarmamak için bu konularda daha dogru çalısarak sorunlarımız çözmemiz gerekmektedir. 20 yy. baslarından itibaren plastigin kesfi ile plastik hayatımızın her alanında kendine yer bulmus ve birçok alanda hayat sartlarımızı kolaylastırmaya baslamıstır. Alt yapı malzemelerinde de kullanılmaya baslayan plastigin gelismesi ile atık su toplama sistemlerinde de kullanılmıstır. Atık su toplama sistemlerinde yasanan sorunların büyük bir kısmı da yanlıs malzeme seçimlerinden ve hatalı uygulamalardan olmustur. Bu çalısma kapsamında atıksu toplama sistemlerinde kullanılan boruların verimlilik açısından degerlendirilerek bundan sonra yapılacak olan alt yapı yatırımları için öneriler sunulmustur. Bes bölümden olusan çalısmanın birinci bölümünde; çalısmanın amacı ve önemi vurgulanmıstır. kinci bölümde, atık suyun özellikleri, boru hatlarına etkileri ve kullanılan borulardan HDPE boru ve beton boruların özellikleri açıklanmıstır. Üçüncü bölümde çalısmanın yöntemi ile tez kapsamında materyal olarak ele aldıgımız Gömeç ilçesi tanıtılmıstır. Dördüncü bölüm; tez kapsamında yapılan çalısmaların sonunda elde edilen bulguları kapsamaktadır. Besinci ve son bölümde; çalısmanın sonuçları açıklanmıs ve bu kapsamda gelecege yönelik olarak üretilecek atıksu toplama sistemlerinde kullanılacak boru tiplerinde 200mm, 300mm, 400mm çaplarda HDPE boruların kullanılması, 500mm ve daha büyük çaptaki borularda beton boruların kullanılmasının daha verimli oldugu sonucuna varılmıstır. ANAHTAR KELMELER: Kanalizasyon, Alt yapı, Boru, Beton boru, HDPE boru

Devrim İzgi
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Modifiye edilmiş havuç atıklarıyla bazı ağır metallerin adsorpsiyon yoluyla uzaklaştırılmasının kinetik ve termodinamiksel olarak incelenmesi

Bu çalısmada, modifiye edilmis havuç atıklarından yararlanarak sulu çözeltiden Mn2+, Cu2+, Ni2+ ve Co2+ metallerinin biyosorpsiyon yoluyla uzaklastırılması kinetik ve termodinamik parametreler esliginde incelenip, karsılastırılarak incelendi. Bu amaçla, önce Mn2+, Cu2+, Ni2+ ve Co2+ metalleri için 293K, 313K ve 333K de kinetik çalısmalar yapılarak kinetik veriler elde edildi. Bu deneysel veriler Lagergren denkleminde degerlendirilerek adsorpsiyon hız sabitleri belirlendi. Bu sabitler kullanılarak da aktivasyon enerjileri belirlendi. Ayrıca, yukarıdaki üç ayrı sıcaklıkta adsorpsiyon çalısmaları yapılarak adsorpsiyon izotermleri belirlendi. Adsorpsiyon izotermleri Langmuir izoterm tipine uydugu görüldü. Langmuir çizgisel izoterm denklemlerinde degerlendirilerek C m ve b sabitleri belirlendi. Bulunan b sabitlerinden H, S ve G termodinamik parametreler belirlendi. Ayrıca; her bir metal için tek nokta adsorpsiyon çalısmaları yapılarak, yüzde adsorpsiyon kapasiteleri belirlenip sonuçlar karsılastırıldı.

AdsorpsiyonAdsorpsiyon kinetiğiBiyosorpsiyon+2
Hakan Yakut
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

N-benzil-2-izobütil aza-15-crown-5 eter'in p1h-NMR t1 durulma zamanları ölçümüyle moleküler hareketlerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, T1 ölçümleri yoluyla kiral crown eterin moleküler hareketinin sıcaklığa bağlı olarak tayini yapıldı. Kiral taç eter [(S)-N-benzil-2-isobütil-4,7,10,13-tetraoksa-1-azasiklopenta-dekan] (C21H35NO4) olan maddeden 10 ?l alınarak, 5ml CDCI3 içinde çözüldü ve 5 mm çapındaki NMR tüpüne konuldu. Sıcaklık 330 - 295 K değerleri arasında her seferinde 5 K düşürülerek yapıldı ve her sıcaklık değerinde her bir pik için T1 değerleri ölçüldü. Ölçümler BRUKER marka 400 MHz NMR spektroskopisi ile gerçekleştirildi. Sıcaklık deneylerinin değerlendirilmesinde molekül içi dipol-dipol etkileşmesine dayanan kuram kullanıldı. Buna dayalı olarak elde edilen verilerden ln T1'in, 1/T ye karşı grafiği çizildi. Buradan Ea aktivasyon enerjileri ve ?c ilgi zamanları saptandı. Molekülün hesaplanan aktivasyon enerjileri ve ?c ilgi zamanlarından moleküler takla hareketi yaptığı yorumlandı.

Arzu Ekinci
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Gravitasyonel alan denklemleri ve özellikleri

Bu çalışmada, içerisinde bulunan kütle, enerji ve momentumun (enerji-momentum tensörünün) varlığıyla eğrilen dört boyutlu bir Lorentz manifoldu olan uzay-zamanının eğriliği ile enerji-momentum tensörü arasındaki bağıntının Einstein alan denklemi ile sağlanacağı konusu incelendi. Evrenin ilk anlarındaki fiziksel durumunun anlaşılmasını sağlayan genel göreliliğin temel ilkelerine dayalı gravitasyonel alan denklemleri ve özellikleri konusuna teorik olarak değinildi. Teorik olarak incelenen bu denklemden sonra da son yıllarda tesbit edilmeye çalışılan gravitasyonel dalgalar ve büyük birleşim teorisi üzerinde durularak konuya ilişkin incelemeler araştırıldı ve bunların evrenin açıklanışına ilişkin getireceği yenilikler üzerinde duruldu.

Şilan Karakaş
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Diyarbakır ve Şanlıurfa'daki toplu konutların kullanım sonrası değerlendirilmesi: Karşılaştırmalı bir analiz

Bu çalışmada, Diyarbakır ve Şanlıurfa'daki Toplu Konut Yerleşmelerinin Kullanım Sonrası Değerlendirmesi yapılmıştır. Bu toplu konutların mimari özellikleri ve kullanıcılarının görüşleri doğrultusunda konutların performans seviyeleri karşılaştırılmıştır. Amaç, konutlar arasındaki benzerlik ya da farklılıkları saptamaktır. Bu çalışma yedi başlık altında incelenmiştir. Birinci bölümde; Türkiye'de hızlı kentleşme sonucu ortaya çıkan konut sorunu ile toplu konut kavramı açıklanmıştır. Ayrıca, çalışmanın konu alanı ve kapsamı tanımlanmıştır. İkinci bölümde, konuyla ilgili diğer çalışmalara ve içeriklerine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde, Toplu Konut İdaresi'nin (TOKİ) kuruluş tarihçesi, amacı, görevleri, uygulamaları ve geleceğe yönelik hedefleri açıklanmıştır. Dördüncü bölümde, çalışmanın yöntemi olan ?Kullanım Sonrası Değerlendirmenin (KSD)? tanımı, amacı, yararları, kullanım alanları ve araştırma teknikleri açıklanmıştır Beşinci bölümde çalışmanın yöntemi, konut ve yakın çevresinin performans değerlendirmesinde kullanılan parametreler, ankete katılan kullanıcı özellikleri belirtilmiş ve çalışma alanı tanıtılmıştır. Altıncı bölümde Diyarbakır ve Şanlıurfa toplu konutlarında elde edilen bulgular sunulmuştur. Yedinci bölümde elde edilen bulgular tartışılmakta ve yorumlanmaktadır. Sonuncu bölüm ise, geleceğe yönelik önerileri kapsamaktadır. Anahtar Kelimeler: Toplu Konut, Diyarbakır, Şanlıurfa, Kullanım Sonrası Değerlendirme (KSD), Performans.

Nail Mahir Korkmaz
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Fizik öğretmenlerinin sınıf yönetimine ilişkin algıları ve tutumları üzerine bir araştırma

Bu çalışmanın amacı orta öğretim kurumlarında çalışan fizik öğretmenlerinin sınıf yönetimine ilişkin tutum ve algılarını değerlendirmektir. Araştırmanın evrenini, 2004-2005 Eğitim-Öğretim yılı II. yarıyılında Diyarbakır il merkezindeki özel ve devlet okullarında görev yapan Fizik öğretmenleri oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini ise, Diyarbakır il merkezindeki orta öğretim kurumlarında görev yapan 63 fizik öğretmeni oluşturmuştur. Bu çalışmada iki ayrı veri toplama aracı kullanılmıştır. Bunlar; 1. Çoktan seçmeli ve açık uçlu sorulardan oluşan anket (Ek-1 A, Ek-1 B ve Ek-1 C). 2. Anket çalışmasından belli bir zaman sonra gerçekleştirilen mülakat (Ek-2). Araştırmanın istatistiksel analizleri SPSS paket programı kullanılarak yapılmış ve şu önemli sonuçlar elde edilmiştir: 1. Fizik öğretmenlerinin sınıf yönetiminde disiplinci bir yaklaşım sergiledikleri görülmektedir. 2. Davranış yönetimi bölümünde çalışma süreleri 1-10 yıl arasında değişen öğretmenler, çalışma süreleri 10 yıl ve üstünde olan öğretmenlere göre, daha çok disiplinci bir tutum sergilemektedirler. 3. Fizik öğretmenleri daha çok aşırı ders yükü konusunda güçlük yaşamaktadırlar. 4. Öğrencilerin gösterdikleri olumsuz davranışlar arasında, fizik dersine karşı olumsuz önyargı oluşturma ve devamsızlık yapma, okulda sigara içme, hırsızlık yapma, kendi aralarında argo konuşma, birbirlerine karşı fiziksel şiddet uygulama, öğretmenlerine karşı argo konuşmalar ve fiziksel şiddet, ekonomik koşulların yetersizliğinden dolayı derste başarısızlık ve kopya çekme olayları bulunmaktadır. 5. Fizik öğretmenlerinin %50'sine yakınının üniversite'de yeterli öğretmenlik eğitimi aldıklarını, diğer %50'si ise üniversite'de yeterli öğretmenlik eğitimi almadığını belirtmektedirler. Üniversite'de yeterli öğretmenlik eğitimini almadıklarını düşünenler ise, kendilerini daha çok uygulama alanında yetersiz hissetmektedirler. 6. Fizik öğretmenlerine göre, okul, sınıf ve laboratuar ortamında, erkek öğrenciler kız öğrencilere göre olumsuz davranış göstermeye daha yatkındırlar. Bu araştırmada elde edilen veriler ve yukarıda özetle belirtilen sonuçlara dayalı olarak, şu öneriler getirilmiştir: 1. Fizik öğretmenlerinin sınıf yönetiminde, özellikle de Davranış Yönetimi boyutunda disiplinci yaklaşım göstermeleri dikkat çekicidir. Bunun nedeni araştırılmalıdır ve gerekli eğitici önlemler alınmalıdır. 2. Fizik öğretmenlerinin ders yükü normal sınırlara çekilmelidir. Böylece aşırı ders ve iş yükünden kurtulan fizik öğretmenleri öğrenci için daha faydalı olabilir. 3. Okulda, sınıfta ve laboratuarda öğrencinin gösterdiği olumsuz davranışları azaltmanın diğer bir yolu ise okul idaresi, aile, fizik öğretmenleri ve diğer okul çalışanlarının işbirliği yapmasıdır. Bu işbirliği süreklilik göstermelidir. Gerekli durumlarda Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Servisinden de destek istenmelidir. 4. Okul idaresi, aile ve fizik öğretmenleri, sigara ve benzeri zararlı maddeleri kullanmanın, sınıfta cep telefonu v.b. elektrik-elektronik cihazları kullanmanın ve özellikle basılı ve görsel medyada yayınlanan şiddet içerikli programları izlemenin zararları konusunda öğrencileri sürekli eğitmelidirler. Böyle bir okul, sınıf ve laboratuar ortamında fizik öğretmenleri daha çok başarılı olabilirler.

Sınıf yönetimi
Cihat Demir
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Organo-bentonit bileşiklerinin hazırlanması, karakterizasyonu ve p-kloro-fenol'un çözeltiden adsorpsiyonunda kullanılması

Killer, yüksek yüzey alanlarından dolayı iyi adsorplama özelligi gösterirler. Ancak killerin, hidrofilik karakterli olmalarından dolayı suda fazla çözünen polar ya da katyonik haldeki organik maddeler hariç, organik moleküllere karsı gösterdikleri sorpsiyon kapasiteleri çok düsüktür. Günümüzde killerin, organik maddelere karsı adsorpsiyon açısından ilgilerini arttırmak üzere n-alkilamonyum tuzlarıyla isleme sokularak organo-kil bilesikleri hazırlanmaktadır. Organo-killer, çevre kirliligine neden olan pestisitler için adsorplayıcı olarak çok etkili olmaktadır. Bu çalısmada, Elazıg-Yalavuz bentoniti, N'-didodesil, N,N'-tetrametiletandiamonyum diiyod (DEDMAI) ile katyon degisim kapasitesinin %40, %80 ve %100'ü oranında etkilestirilerek organo-bentonit kompleksleri ( sırasıyla DEDMAB-40, DEDMAB-80 ve DEDMAB-100) hazırlanmıstır. Daha sonra bu örneklerin TGA, DTG ve FTIR ile karakterizasyonu yapılmıstır. Orijinal kilin katyon degisim kapasitesi, ?amonyum asetat yöntemi? yardımıyla belirlenerek, organo-kil komplekslerinin hazırlanmasında kullanılacak tuz miktarları tespit edilmistir. Örneklerin adsorpsiyon özellikleri, p-kloro-fenol'ün sulu çözeltiden iki farklı sıcaklıkta ( 25 ve 40 oC de) adsorpsiyonunun yapılmasıyla incelenmistir. p-kloro-fenol'ün tüm örnekler üzerinde, 40 oC de 25 oC den daha fazla adsorplandıgı görülmüstür. p-kloro-fenol'ün DEDMAB üzerine adsorpsiyonunun DEDMAB-40Anahtar Kelime: Adsorpsiyon = Adsorption ; Organobentonit = Organobentonite

AdsorpsiyonOrganobentonit
Ruken Bedirhanoğlu Aşkın
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Personel yer belirleme sisteminde GPS desteğinin kullanılması

Tez konusu olarak arastırılan bu proje, bir ihtiyacın giderilmesine yönelik olarak hazırlanmıstır. Hava Kuvvetlerinde kullanılan ve kısaca PLS denilen personel konum belirleme sistemi (Personnel Locator System), herhangi bir kaza sonucu uçaktan atlayan pilotun üzerinde tasıdıgı özel bir telsiz sayesinde yerinin belirlenmesini saglamaktadır. Mevcut bu sistemler istenilen düzeyde yeterli hassasiyette çalısmamaktadır. Bu sistemle kazaya ugrayan pilotun yeri radyo dalgalarıyla bulunmakta. Bu ise pilotun yerini 1000-1500 metreye kadar hatalı olarak göstermektedir. Mevcut sistemde, arama yapan helikopterde bulunan bir cihaz, pilotun üzerinde tasıdıgı telsizin sinyallerinin yönünü ve uzaklıgını göstermektedir. Bu sistem çok güvenilir olmayıp havacılık açısından önemli oranda hata yapmaktadır. Bu çalısma ile GPS desteginin de kullanılmasıyla sistemin hassasiyetinin istenen degerlere ulastırılması amaçlanmıstır. Pilotun üzerinde tasıdıgı telsize bir adet GPS alıcısı ilave edilmis, GPS ten alınan koordinat bilgileri DTMF kodlarıyla radyo dalgaları üzerinden alıcıya gönderilmistir. Arama yapan helikopterde bulunacak telsiz alıcısına gelen DTMF sinyalleri çözülerek pilotun koordinatları LCD ekranda gösterilmistir. Çalısma sonucunda da mevcut sistemlere göre daha yüksek hassasiyet elde edilmis ve bu hassas koordinatlar radyo dalgaları vasıtasıyla aktarılabilmistir. Ayrıca çalısmada Diyarbakır için bes ayrı semt belirlenmis, alınan koordinatlara göre hangi semtte olundugu LCD ekrana yazdırılmıstır. Öncelikle bu çalısmada kullanılan konular hakkında bilgiler verilmis daha sonra yapılan uygulama anlatılmıstır. Sırasıyla GPS'in çalısma prensipleri, seri iletisim kuralları, DTMF ton kodları sistemi (kodlayıcı- kod çözücü), CM8870 entegresi, PIC 16F877 mikrokontrolörü, PIC Basic programlama dili baslıkları altında yeterli düzeyde bilgi verilmistir. Anahtar Kelimeler GPS, NMEA, PLS, DTMF, Microcontroller, Seri Comminication, Picbasic, Radyo Dalgalarıyla Digital Haberlesme, Pilot Yerbelirleme Sistemi.

Barkın İşeri
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

N-benzil-2-isopropil-aza-15-taç-5 eter'in 1H NMR T1 durulma zamanları ölçümüyle moleküler hareketlerinin incelenmesi

Bu çalışma, NMR 1 T ölçümleri kullanılarak kiral (S)-N-Benzil-2-İsopropil-4,7,10,13-Tetraoksa-8,9- Benzo-1-Azasiklopenta-Dek-8-en taç eterin moleküler hareketini tayin etmek amacıyla gerçekleştirildi. Maddeden 10 mg alarak, 5 ml CDCl 3 içinde çözüldü ve çözeltiler 5 mm çapındaki NMR tüpüne konularak iki kere vakumlandı. Sıcaklık 328- 293 0 K değerleri arasında 5' er derece düşürülerek, 1 T değerleri her bir sıcaklıkta ölçüldü. Ölçümler BRUKER 400 MHz NMR spektrometresi ile gerçekleştirildi. Sıcaklık deneylerinin değerlendirilmesinde dipol-dipol etkileşmesine (dipol çiftlerinin etkileşimi) dayanan kuram kullanıldı. Buna dayalı olarak lnT1 ' in, 1 T ' ye karşı grafiği çizildi. Aşırı daralma ile uyum gösterdiği görüldü. Buradan E a aktivasyon enerjileri, 0 ? ve c ? ilgi zamanları hesaplandı. Bulunan c ? ilgi zamanlarının daha önceki deneysel sonuçlarla uyum içinde olduğu gözlendi. Deneylerle burada elde etmiş olduğumuz sonuçlar moleküler takla hareketi ile yorumlandı.

Manyetik rezonans spektroskopi
Mizgin Tutşi
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00