Dokuz Eylül University
Departman

Geleneksel Türk El Sanatları Bölümü

Dokuz Eylül University

11

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Arşivlenen Tez

10 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yavuz seçkin'in sanatsal üretimleri ve bazı tasarımlarının eşarba uygulanması

Mozart'a yapıtlarını nasıl yaptığını açıklanması istendiğinde ?Nasıl Bilebilirim? demişti açık yüreklilikle. Bir sanatçıyı açıklamak ne kadar zor ise yarattığı eserlerini de anlatmak o kadar zordur. Nedeni; yaratılan her şey ?Tanrının elini gösteren çizgilerdir? bu ifade doğrultusunda Türk Resim Tarihinde Suluboya Üstadı olarak bilinen Yavuz Seçkin'in sanat hayatı yüksek lisans tezi konusu haline getirilmiştir.Bu yüksek lisans tezinde, Yavuz Seçkin'in tasarım hayatına başlangıcı tasarım alanında aldığı yurtiçi, yurtdışı öğrenimleri, aldığı eğitim doğrultusunda tasarım anlamında ürettikleri, akademik yaşamı gerek Geleneksel Türk El Sanatlarında ve Endüstri Tasarımı için kurduğu tasarım sistemleri bu yöntemlerin tasarım ve ürün olarak yansımaları ifade edilmiştir.Ressam Yavuz Seçkin'in sanat hayatına merakı ilgisi, sanata ve sanatçıya bakış açısı, neden kendine sanatçı dememesi, sanat eseri tanımlaması, yaşadığı ülkenin sanata bakışı ve halkı resim sanatına karşı ilgisinin nasıl artması gerektiği hakkındaki düşünceleri Türk resim tarihindeki yeri onun sanatı için sanat eleştirmenlerinin düşünceleri sanat hayatında açtığı sergileri ve ödülleri incelenmiştir. Sanatçının bizzat kendisinin seçtiği eserlerinden beş tanesinin seçilip, bilgisayar çıktısı alınarak eşarba uygulaması yapılmıştır.

Huri Aylin Seçkin
Dokuz Eylül University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yugoslavya'dan İzmir'e (Türkiye) göç eden bazı ailelerdeki geleneksel tekstillerin kataloglanması

Tez konumun ?Yugoslavya'dan İzmir'e Göç Eden Bazı Ailelerdeki Geleneksel Tekstillerin Kataloglanması? olarak belirlenmesinin nedeni, unutulmaya yüz tutmuş bu geleneksel tekstillerin zamanla tamamen ortadan kalkacak olmasıdır ve bu nedenle belgelenerek gelecek nesillere aktarılmaları gerekmektedir.Araştırmada yer alan aileler 1950-1990 yılları arasında Türkiye'ye göç etmiş olan ailelerdir ve Türkiye'ye göç eden bu aileler gelirken yanlarında bazı geleneksel el sanatı ürünler de getirmişlerdir. Tezin esas konusu olan bu tekstiller ölçülüp, fotoğraflanıp, belgelenmiştir.Araştırma konuma hazırlanırken önce araştırmamda izleyeceğim planı oluşturdum. Sorulacak soruları belirleyip, kimlik formlarını hazırladım. Görüştüğüm kişilerin ellerinde bulunan geleneksel tekstil ürünlerinin fotoğraflarını çekip, boyutlarını ölçüp, bilgilerini kaydettim ve kaynak kişi künyelerini çıkarttım. Araştırdığım ailelerin ellerinde oradan buraya getirdikleri kilimler, geleneksel kıyafetler ve aksesuarları, havlular, testi örtüleri, çorap, heybe gibi tekstil ürünleri bulunmaktadır.Araştırma sonrasında ortaya çıkan bilgileri belirli bir plan doğrultusunda kağıda aktardım. Araştırmamı üç bölüm olarak sundum. Birinci bölümde; Yugoslavya ve Yugoslavya'dan İzmir'e Göç Eden Bazı Aileler Hakkında Bilgi, ikinci bölümde; Yugoslavya'dan İzmir'e Göç Eden Bazı Ailelerdeki Geleneksel Tekstillerin Kataloglanması ve üçüncü bölümde ise Uygulama Çalışmalarına yer verdim.

Geleneksel değerlerGöçmenler
Aslı Güzelaydın
Dokuz Eylül University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İç mekânlar için geleneksel form ve desenlerle tasarlanmış aydınlatma elemanları

Aydınlatma elemanları, Türk kültüründe ve dünyada çeşitli şekillerde, farklı formlarda kullanılmış mimari elemanlardır. Aydınlatma araçları, aydınlatma ihtiyacını sağlamasının yanında iç mimaride dekoratif unsur olarak önem taşırlar. Önceleri meşale gibi ilkel araçlar kandil, şamdan, fener, avize, gaz lambası gibi farklı formlara dönüşmüştür. Geçmişte geleneksel süsleme sanatlarının ürünü olan bu araçlar, günümüzde teknolojik gelişme ve sanat ekollerinin etkileri ile değişimlere uğramıştır. Aydınlatma araçları, bugün Türkiye'de endüstriyel tasarım ürünü olarak önemli gelişmeler göstermektedir, ancak aydınlatma araçlarının desen ve tasarımlarında geleneksel kültürümüzün izlerini görmemiz neredeyse imkânsız gibidir. Bu çalışma ile endüstriyel üretime yönelik, iç aydınlatma araçlarının tasarım ve desen özelliklerine geleneksel motif ve kompozisyonların yansıtılması amaçlanmıştır. Araştırma konusunda, Türk ve dünya tarihinde yapılmış örneklerin gelişimi izlenmiştir. İç mekân aydınlatma elemanlarında geleneksel motif ve formlarda yapılmış eski örnekler incelenmiştir. Bu çalışma içinde yapılmış yeni özgün tasarımların oluşturulmasında, aydınlatma ürün tasarımı ve üretimi yapan firmalarla bilgi alışverişi sağlanmıştır. Araştırmada aydınlatmanın çeşitleri ve iç aydınlatma araçları hakkında bilgilerle birlikte son dönemlerde yapılmış olan geleneksel Türk motiflerinin uygulandığı aydınlatma aracı örnekleri sunulmuştur. Bu bağlamda 32 adet özgün iç aydınlatma aracı tasarımı oluşturulmuştur. Özgün tasarımlar iki boyutlu çizilmiş ve bilgisayarda modellendirmesi yapılmıştır. Tasarımlardan üçü Sedef Avize firması tarafından uygulanmıştır.Aydınlatma araçlarının günümüzde geleneksel motif ve formlarda hazırlanması, kendi motif ve desenlerimize yabancılaşmanın önüne geçecektir. Böylesine önemli bir sektörde kendi kültür izlerimizi yaşıyor ve yaşatıyor olmak ayrıcalığı, tasarımlara farklı bir bakış açısı ve tat getirecektir.

Aydınlatma ekipmanlarıLaleRumi+1
Serdar Menek
Dokuz Eylül University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk çini sanatı teknikleri ve mozayik tekniğinde üretilen çinilerin günümüz dekorasyonunda kullanımı üzerine öneriler

ÖZET Kullanılan eşyaları süsleyerek onlara hoş bir görünüm kazandırmak insanların ilk arzularından biri olmuştur.Süsleme ve bezeme çini sanatını görsel anlamda ifade etmekle beraber, ayrıca özünde sanatsal bağlamda bir iç zenginliğinde bulunmaktadır. Çini üretiminde kullanılmakta olan birçok teknik vardır.Şunlardan yalnızca biri olan mozayik çini tekniği bu araştırmanın özünü oluşturmaktadır. Mozayik çini tekniği ile günümüz sanat ve dekor anlayışına yaklaşılmaya çalışılmış, bu konuda gerek uygulamalı çalışmalarla, gerekse çağdaş mimari bir mekan üzerinde örneklendirmelere gidilmiştir. Böylelikle günümüz sanat ve uygulama alanına katkı sağlamak amaçlanmıştır. Üç bölüm halinde sunulan bu çalışmanın, I.Bölümde; cini üretiminde kullanılan teknikler teknolojik özelliklerine göre sınıflandırılarak incelendi. II. Bölümde; mozayik tekniğinin gelişimi içinde kullanım alanları tesbit edildi, dekoratif anlamdaki yeri tartışıldıktan sonra dekorasyonla ilgili genel bilgiler verildi. III. Bölümde ise; mozayik tekniğinden yola çıkılarak oluşturduğum uygulamalardan örnekler verildi. Bu düşünceler ışığında çağdaş mimari bir mekanda kullanılmak üzere tasarımlar sunuldu. Sonuç olarak ; çini sanatı iyi bir gözlem ve köklü bir araştırmayla günümüz insanın beğenisine hitab eden bir yapıya kavuşturulması mümkündür. v

DekorasyonMozaik sanatıSüsleme sanatı+1
Hadiye Kılıç Güvenateş
Dokuz Eylül University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1996
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Beyazıt Devlet Kütüphanesi'nde bulunan şemseli yazma Kur'an ciltleri

Türk Cilt Sanatı'nın tarihi çok eskilere dayanmaktadır. Cilt sanatının yaşatılması ve nesilden nesile aktarılması, Türk kültürü ve Türk Süsleme Sanatı açısından önemli ve gereklidir. Türk cilt sanatı ve özellikle bezemelerini içeren konularda tam anlamıyla bir araştırmanın yapılmamış olması dikkati çekmektedir. Türk kültür hayatında cildi ve süslemeleri olmaksızın kitabın yalnızca kendisi düşünülemez. Kitap ne kadar önemli ise kitabın kapağı ve muhafazası da o kadar önemlidir. Türk Cilt Sanatı'nın hem ulusal kültür mirasımız hem de dünya kültür hayatı içinde çok özel bir yeri vardır.Türk sanatı bir bütündür. Farklı sanat kollarında kullanılan desen ve motifler ana hatlarıyla ortak özellikler taşımaktadır. Ancak bu motifler kullanıldıkları ve uygulandıkları yerlere göre değişiklik göstermektedir. Hazırlanan tez, daha önce yapılan çalışmalara göre farklılıklar arz etmektedir. Cilt konusunda yapılan daha önceki çalışmalardan farklı olarak motif ve kompozisyon analizine girmesi tezin önemini artırmaktadır. Yapılan çalışmanın, araştırmacılara yararlı olacağına inanılmaktadır.15. yüzyıl, cilt sanatında Osmanlının en önemli eserleri vermeye başladığı dönemdir. 16. yüzyıl cilt sanatının da klasik dönemi olmuştur. Kanuni Sultan Süleyman devrinde Osmanlı cilt sanatı daha da gelişerek klasik üslubuna kavuşmuştur. 17. yüzyılda cilt kapakları izlendiğinde bir çözülme başlar, salbek ve köşebentler atılır, şemse büyür ve formu değişir. 18. yüzyıl ciltlerinde daha çok lake (Edirne kari) ciltler yaygınlaşır. 19-20. yüzyıl ciltlerinde ise eskiye dönüş olmuştur. Eski motifler yenilenir.Kütüphanede tamir gören yazma ciltler üzerindeki uygulamalar, bu eserlerin yanlış tamir edildiğini göstermektedir. Dolayısıyla kütüphanede muhafaza edilen kitapların gerek korunmasına ve gerekse tanıtımına çok önem verilmesi gereklidir.

15. yüzyılCilt sanatıKur'an-ı Kerim+3
Ayşen Karakoç
Sakarya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Süleymaniye Kütüphanesi'ndeki Ahmedi Divanı'nın Tezhip Özellikleri (HAMİDİYE 1082)

Beylikler Dönemi ile Osmanlı Dönemi Türk Kitap Sanatlarının etkileşip birleşmesiyle yeni bir sentez meydana gelmiştir. Hamidiye 1082 (Ahmed-i Divanı) el yazması bu sentezin sayılı örneklerinden biri olması, dönemin karakteristik özelliklerini taşımasına rağmen hakkında yeterli düzeyde araştırma yapılmamış olması bizi bu araştırmaya yönlendirmiştir. Süleymaniye Kütüphanesinden eserin orjinali incelenmiş ve Osmanlı arşivlerine ulaşılmıştır. Eser ve yazarı hakkında Beyazıt Kütüphanesi, İstanbul Üniversitesi Merkez Kütüphanesi, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü, Sakarya Üniversitesi Süleyman Demirel Kütüphanesinden istifade edilmiştir.Üzerinde çalıştığımız el yazması eser erken Osmanlı döneminin özelliklerine göre incelenmiş ve her sayfası katalog olarak hazırlanmıştır. Katalogda el yazması eserin cilt kapağının özelliklerinden başlanarak, çeşitli geometrik kartuşlar ve içerisinde yer alan desenler, renk ve motif özellikleri ile incelenmiştir. Bu sayede Erken Osmanlı Devri tezhip sanatında görülen özellikler ile diğer kültürlerin etkileşiminden doğan farklı bir üslup sağlıklı bir şekilde ortaya konulabilecektir.Ahmedi Divanı (Hamidiye 1082) en eski ve Osmanlı kuruluş devrinin divanlarından olduğu halde, fazla çoğaltılmamış veya az itibar görmüştür. Çünkü yurt içi ve yurt dışındaki nüshalarının sayısı tespitlere göre altı tanedir. II. Murat'ın, Ahmedi divanına böyle bir önem vermesi, üzerinde durulması ve düşünülmesini gerektirmektedir. Aklımıza gelen en makul bir sebep, Ahmedi'nin, II. Murat'ın babasının şairi olması ve II. Murat'ın ata yadigârına bağlı kalması olabilir.El yazması eseri inceleme sırasında cilt kapağı ile bezemeli kısımlarda dönemsel farklılıklar olduğu görülmektedir. Eser, bezeme bakımından 15. yüzyıla ait olduğu, cilt kapağı ise daha sonraki yüzyıllarda uygulanan rumi tarzında yapıldığı görülmüştür. Bu durumda el yazması eserin 18.-19. yüzyıllar da tamir gördüğü anlaşılmaktadır.El yazması eserin tezhipli sayfalarda, her kompozisyonun desen analizi tek tek yapılmış, tezhip sanatına ait sabit bazı kurallar dâhilinde tezhiplendiği sonucuna varılmıştır.

AhmediDivanlarEl sanatları+2
Belma Leblebici Nurtekin
Sakarya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

XVI. yüzyıla ait üç yazma eserin tezhip özellikleri (Süleymaniye Kütüphanesi İsmihan Sultan 337/1 - Pertevniyal 2- Sultan Ahmed 24)

Osmanlı İmparatorluğu'nun en parlak devri olan XVI. yüzyılın zengin kültür ve sanat ortamı içinde üretilen eserler, klasik dönemin doğuşunu gerçekleştirmiştir. XVI. yüzyıl Kur'an-ı Kerim başta olmak üzere, el yazması eserlerin sayfalarını süsleyen tezhip sanatının mükemmel örneklerinin verildiği bir dönemdir.Süleymaniye Kütüphanesinden seçmiş olduğumuz, İsmihan Sultan 337, Pertevniyal 2 ve Sultan Ahmed 24 katalog numaralı eserlerde bu dönemin tezhip özelliklerine örnek olabilecek eserlerdendir. Eserlerden ilki Fars edebiyatına ait olup Kenzü'r Rumuz adını taşımaktadır. Diğer iki eser ise Kur'an-ı Kerim'dir.Giriş bölümünde genel olarak konun amacı, önemi ve yöntemine yönelik açıklamalar yapılmıştır. Tez üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde ?XVI. Yüzyıl Türk Kitap Sanatları Ve Tezhip? ana başlığı altındaki; ?XVI. Yüzyıl Türk Kitap Sanatları? bölümünde Hat Sanatı, Katı Sanatı, Cilt Sanatı kısaca anlatılmış, ?Tezhip Sanatı? bölümünde ise tezhip sanatının genel hatları anlatılmıştır.İkinci bölümde, bu üç eser istinsah tarihlerine göre sıralanarak katalog hazırlanmıştır. Kataloglamada eserlerin; eser no, bölüm adı, dili, istinsah tarihi, konusu, ölçüleri( dış ölçü, iç ölçü), sayfa sayısı, satır sayısı, yazı türü, müellifi ve cilt özellikleri hakkında bilgiler verilmiştir. Daha sonra eserler cilt özelliklerinden başlanarak, örnek olarak alınan tezhipli sayfalar teker teker kataloglanıp, sayfalarda yer alan desenler, motif ve renk özellikleri açısından incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise, zahriye tezhibi, sayfa kenarı tezhibi ve başlık tezhibi olmak üzere özgün tasarım olan üç uygulama çalışması yapılmıştır.Sonuç olarak bu tezhipler incelendiğinde bir kez daha görülmüştür ki, tezhip sanatı belirli kurallar çerçevesinde uygulanmış, renkler, desenler ve uygulanış tarzları açısından dönemsel değişimlere uğramış ve gelişme göstermiştir.

16. yüzyıl16. yüzyılEl sanatları+4
Sevda Özemir
Sakarya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İznik çinisinde şemse uygulamaları

Türk tezyinatında önemli bir yer tutan şemse, halı-kilim ve cilt sanatlarında araştırma konusu oluşmuş ancak çini sanatında yeterince incelenmemiştir. Bu sebeple çalışmanın ana temasını klasik dönem İznik çinilerinde kullanılan şemse formu oluşturmaktadır.Arapça güneş anlamına gelen şems kelimesinden türetilmiş olan şemse, Türk çini sanatında ilk olarak Bursa Yeşil Türbe çinilerinde tespit edilmiştir. Renkli sır tekniğinde hazırlanmış tek örnek olan uygulama, yuvarlağa yakın bir forma sahiptir. Uygulama İznik çinisi olmadığından kataloglamada yer almamıştır. Şemse uygulamalı İznik çinileri, sıraltı tekniğinde üretilmişlerdir. Bu çinilerde yer alan şemseler, yuvarlağa yakın ya da klasik mekik formundadırlar. Sıraltı tekniğinde ilk şemse uygulamaları Süleymaniye Camii'nde tespit edilmiştir. Uygulamalardan ilki, klasik mekik formunda, salbekli ve bulut kompozisyonlu olup, madalyon şeklindeki panoların köşe dolgularında yer almaktadır. Diğer uygulama yuvarlağa yakın formlu, bulut kompozisyonlu olup, ulama tarzında tasarlanmıştır. Başlı başına pano şeklinde tasarlanmış şemse uygulamaları ise, ilk olarak Eyüp Sultan Türbesi'nde kullanılmıştır. Şemse uygulamalı çinilere ait en güzel örnekler Selimiye Camii, Rüstem Paşa Camii, Rüstem Paşa Türbesi, Valide-i Atik Camii, Siyavuş Paşa Türbesi, Eyüp Sultan Türbesi, Topkapı Sarayı III. Murat Has Oda, II. Selim Türbesi ve Sultan Ahmet Camii'nde mevcuttur.İncelemelerde XVI. yüzyıla ait şemse uygulamalarının geneli natüralist üsluplu çiçeklerle bezenmiş, sınırları ayrıntılı olarak işlenmiş, klasik mekik formundadırlar. XVII. yüzyıla ait uygulamalarda ise yoğun olarak rumi kompozisyonları tercih edilmiş, sınırlar daha sade işlenmiş ve şemseler yuvarlağa yakın formlarda tasarlanmışlardır. Araştırmanın kataloglama aşamasında şemseler yüzyıllarına göre gruplandırılmış, aynı yüzyıla ait uygulamalar bulundukları yapıların inşa tarihi dikkate alınarak incelenmişlerdir. Yapılan araştırmanın sonunda 31 yapıdan 120 adet şemse kataloglanmıştır. Uygulamalardan 103 tanesi renk ve desen özellikleri açısından birbirinden tamamen farklıdırlar. Tespit edilen şemseler, dönemlerine, zemin rengine, sınırlarına, kullanılan kompozisyonlarına, salbeklerine, simetri durumuna ve kullanım alanlarına göre yedi grupta incelenmiştir. Belirlenen yapılarda hangi gruptan kaçar tane şemse bulunduğunu gösteren bir çizelge hazırlanarak tezin son kısmına eklenmiştir.

16. yüzyılGüneşMimari eserler+5
Raziye Dirim
Sakarya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk çini sanatında renkli sır teknikleri ve reçeteleri

Çininin yüzyıllar boyunca desen ve üslup olarak gösterdiği değişim, onu oluşturan hammadde, malzeme ve tekniğinde de kendini göstermiştir. Çininin asıl iki ana kısmını oluşturan hamur ve sırı kronolojik olarak incelediğimizde hammaddede ki değişiminde farkına varıyoruz. Dış etkenlere dayanıklılığını sağlayan sır, aynı zamanda kullanım şekli ve renkler açısından da diğer etken ise estetik ve sanatsal açıdan sağladığı katkıdır. Bu sırların tarihsel gelişimini; uygulanış biçimleri ve günümüze yansımalarını ortaya koymak hatta belgelemek ise çok önemli.Çininin tarihsel gelişimi; teknikler, hamur, sır, sırların renklendirilmesi ve reçetelerin oluşturulması için kısıtlı kaynaklardan elde edilen teknolojik bilgiler ile reçetelerin uygulama yöntemleri konusunda çeşitli deneysel çalışmalar yapılmıştır.Anadolu'da 12. yy dan günümüze çini sanatı ve tekniği konusunda yapılmış çalışmalar incelenerek, deneyerek varılan sonuçları bu çalışmada yer almış, değerlendirme kısmında anlatılmıştır.

El sanatlarıRenklendirmeRenkler+5
Dilek Atagün
Sakarya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Cumhuriyetten günümüze Kütahya çini sanatı, bazı atölyeler ile ustaların çini ve seramik sanatına katkıları

14. yy. sonlarından günümüze Türk sanatına eşsiz eserler ve örnekler vererek gelişimini sürdüren Kütahya çiniciliğinin, günümüzde geldiği durum, üretimler ve bu üretimlerde emeği geçen atölye ve ustaların katkıları, bu alanda gelinen son noktanın güncel tutulması ve belgelenmesi önemlidir.Bu amaçla hazırlanan çalışma üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde; Kütahya İli tarihçesi, coğrafi yapısı ve Kütahya çini sanatının tarihsel gelişimi resimlerle desteklenerek verilmiştir. Kütahya çiniciliğinde kullanılan teknikler, hammaddeler, motif, desen ve kompozisyonlar resimli anlatım yoluyla ikinci bölümü oluşturmuştur.Üçüncü bölüm; 14 yy. temel alınarak, çini sanatına katkıda bulunan atölye ve sanata emeği geçmiş çini ve seramik ustalarından, atölye ve usta üretimlerinin sanata olan katkıları olumlu ve olumsuz yönleriyle kronolojik bir şekilde verilmiştir. Bu çalışmayla ilgili sonuç ve öneriler kısmında ise araştırmalarda varılan görüşler yer almaktadır.

Harun Kaçmaz
Sakarya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00