Eskişehir Osmangazi University
Anabilim Dalı

Matematik ve Fen Bilimleri Eğitimi Anabilim Dalı

Eskişehir Osmangazi University

1.941

Arşivlenen Tez

1

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

50 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Matematik öğretmenlerinin uzaktan eğitim sürecindeki dijital okuryazarlıkları ve öğretmen kimlikleri: Bir anlatı araştırması

Amaç: Bu çalışmanın amacı, Covid-19 Pandemisi içerisinde eğitim-öğretim faaliyetlerini uzaktan yürüten matematik öğretmenlerinin, pandemi öncesinde, pandemi sürecinde ve pandemi sonrasında dijital öğretim teknolojilerinin kullanımına ilişkin, değişim gösteren öğretmen kimliklerini ve dijital okuryazarlıklarını nasıl yansıttıklarını incelemektir. Bu amaç doğrultusunda öğretmenlerin anlatıları iki döneme göre (pandemi öncesi ve pandemi süreci-pandemi sonrası dönem) incelenmiştir. Yöntem: Çalışmada öğretmenlerin kimlikleri ve dijital okuryazarlıkları kendi anlatılarıyla incelendiğinden nitel araştırma yöntemlerinden anlatı araştırması kullanılmıştır. Çalışma grubu araştırma amacı çerçevesinde MEB'e bağlı farklı okullarda görev yapan, biri kadın diğeri erkek olmak üzere iki öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmaya ilişkin ayrıntılı ve derinlemesine veri toplamayı sağlamak için yarı yapılandırılmış görüşme soruları hazırlanmıştır. Verilerin analizinde, öğretmenlerin kimliklerinin çözümlenmesinde anlatı analizi ve söylem analizi, dijital okuryazarlıkların analizinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmada, öğretmen kimliklerinde değişim kaynakları tespit edilmiştir. Değişimler incelenirken pozitif dönüşüm süreci, negatif dönüşüm süreci ve pürüzsüz geçiş olmak üzere üç tema saptanmıştır. Söylem analizi içerisinde ise beş adet yorumlayıcı repertuar belirlenmiştir. Ayrıca öğretmenlerin, belirlenen çerçeve kapsamında, dijital okuryazarlık temalarına ilişkin anlatıları tespit edilmiş ve bunların dijital okuryazarlığın hangi boyutunu yansıttığı belirlenmiştir. Sonuç ve Öneriler: Sonuç olarak, öğretmen kimliklerinde değişim kaynaklarının geçmiş üniversite yaşamlarının, öğrenci faktörünün, işini tam yapmak-daha iyisini yapmak-alanda söz sahibi olmak gibi isteklerin, veli faktörünün, öğretmenlerin ailelerinin, meslektaşların ve özellikle pandemi süreci için kritik öneme sahip olan teknoloji kullanımı olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte her iki öğretmenin de özellikle uzaktan öğretim sürecinde öğrencilerle göz teması kuramadıklarından etkili iletişim kurmakta zorlandıkları tespit edilmiştir. Dolayısıyla, uzaktan eğitim sürecinde daha etkili ve işlevsel iletişimi geliştirilebilecek eylem araştırmalarının yürütülmesi önerilmektedir. Böylece pozitif dönüşüm süreçleri desteklenebilir.

AnlatıBranş öğretmenleriCOVID 19+6
Şeyda Özbek Uluğ
Eskişehir Osmangazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Matematiksel süreç becerileri ile ilgili yazılan tezlerin incelenmesi

Amaç: Bu araştırmanın amacı Türkiye'de 2023 yılına kadar matematiksel süreç becerileri olarak bilinen matematiksel muhakeme, matematiksel iletişim ve matematiksel ilişkilendirme becerileri ile ilgili yazılan lisansüstü tezlerin incelenmesidir. Bu amaca yönelik olarak ulaşılan 2005-2023 yılları arasında yazılan tezler incelenmiş ve tezlerin matematiksel süreç becerilerine, lisansüstü düzeylerine, yıllarına, araştırma modeline, veri toplama araçlarına, veri analiz yöntemlerine ve örneklem gruplarına göre dağılımları incelenmiştir. Yöntem: Araştırmada nitel araştırma paradigması benimsenmiş olup matematiksel süreç becerilerini konu alan tezler incelendiği için doküman analizi yöntemi tercih edilmiştir. Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez merkezi üzerinde "matematiksel muhakeme", "matematiksel ispat" ve "matematiksel akıl yürütme" kelimeleri ile yapılan aramada 36 tane lisansüstü teze, "matematiksel iletişim", "matematiksel dil" ve "matematiksel söylem" kelimeleri ile yapılan aramada 33 tane lisansüstü teze, "matematiksel ilişkilendirme" ve "ilişkilendirme" kelimeleri ile yapılan aramada 24 tane lisansüstü teze ulaşılmıştır. 21'i doktora, 72'si yüksek lisans tezi olmak üzere toplamda 93 lisansüstü teze ulaşılmıştır. Belirlenen kriterlere göre incelenen tezlerden elde edilen veriler, yüzde ve frekans değerleri ile analiz edilmiş ve elde edilen bulgular tablo ile sunulmuştur. Bulgular: Araştırma kapsamında ulaşılan tezler matematiksel süreç becerilerine göre incelendiğinde matematiksel muhakeme ve matematiksel iletişim becerileri ile ilgili yazılan tezlerin matematiksel ilişkilendirme becerileri ile ilgili yazılan tezlere göre daha fazla olduğu görülmüştür. Lisansüstü düzeylere göre incelendiğinde yüksek lisans tezlerinin doktora tezlerine oranla oldukça fazla olduğu belirlenmiştir. Tezler yazıldıkları yıllara göre incelendiğinde konu ile ilgili ilk tezin 2005 yılında yazıldığı görülmüş ve 2019 yılında büyük artış gözlenmiştir. Sayı olarak en fazla teze 2019 ve 2022 yıllarında ulaşılmıştır. Araştırma modeline göre incelenen tezlerde nicel araştırma yöntemlerine oranla nitel araştırma yöntemleri daha çok tercih edilmiş ve nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması %33,33 oranında kullanılarak en fazla kullanılan araştırma modeli olmuştur. Veri toplama araçlarına göre bakıldığında en fazla test, görüşme ve ölçek formları kullanılmıştır. Veri analiz yöntemlerinin kullanım oranları incelendiğinde betimsel analiz, içerik analizi ve t-testi en çok tercih edilen yöntemler olmuştur. Son olarak örneklem gruplarındaki dağılımlara bakıldığında en çok ortaokul öğrencileri ile çalışmalar yürütüldüğü belirlenmiştir. Sonuç ve Öneriler: İncelenen tezlerden yüksek lisans tezlerinin sayıca doktora tezlerinden fazla olması ve örneklem grupları seçiminde büyük oranda ortaokul öğrencilerinin seçilmesi gibi sonuçlar elde edilmiştir. Doktora tez çalışmalarında matematiksel süreç becerilerine daha fazla odaklanılabileceği, kapsamlı bir sonucun elde edilmesi için tezlerin yanında makalelerin de incelenmesi gerektiği, farklı örneklem grupları ile çalışmaların arttırılması gerektiği şeklinde önerilerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: Muhakeme, İletişim, İlişkilendirme, Lisansüstü tezler, Doküman incelemesi

Elif Ünal
Eskişehir Osmangazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

2018-2023 yılları arasındaki Liselere Giriş Sınavı ve yayınlanan örnek matematik sorularının Yenilenmiş Bloom Taksonomisine göre incelenmesi

Amaç: Bu araştırmada 2018-2023 yılları arasında yapılan Liselere Giriş Sınavı (LGS) soruları ile belirtilen yıllarda yayınlanan örnek soruların düzeylerinin Yenilenmiş Bloom Taksonomisine (YBT) göre incelenmesi amaçlanmıştır. Ek olarak, LGS matematik sorularının ve aynı yıl yayınlanan örnek matematik sorularının YBT'ye göre düzeyleri hakkında öğretmen görüşlerinin alınması amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmış olup; LGS matematik soruları ve örnek matematik sorularının düzeylerinin YBT'ye göre incelemesinde doküman inceleme yöntemi; konu ile ilgili öğretmen görüşlerinin ortaya konmasında durum çalışması yöntemi tercih edilmiştir. Araştırmanın ilk kısmında 2018-2023 yılları arasında yapılan LGS matematik soruları olan toplam 120 soru ve bu yıllarda yayınlanmış matematik örnek soruları olan toplam 425 soru araştırmanın dokümanlarını oluşturmuştur. Araştırmanın ikinci kısmında ise cinsiyet, kıdem, eğitim düzeyi farklı olan ve 8.sınıf öğrencilerinin dersine giren toplam 12 matematik öğretmeni çalışma grubunu oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama süreci iki aşamada gerçekleşmiştir. İlk aşamada Millî Eğitim Bakanlığı internet sitesinden ulaşılan LGS soruları ve örnek soruları YBT'ye göre incelenmiş ve bu aşamada veriler doküman analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. İncelenen soruların çözümlenmesinde YBT ile ilgili çalışması bulunan bir matematik öğretmeninin uzman görüşleri alınmıştır. Araştırmanın ikinci aşamasında öğretmenler ile görüşme yapılmıştır. Araştırmada etik ilkelere dikkat edilerek geçerlik ve güvenirlik ilkelerine bağlı olarak veriler toplanmış, analiz edilmiş ve bulgular soruların ekran kesitleri alınarak; öğretmen görüşlerinden örnek ifadelere yer verilerek sunulmuştur. Bulgular: 2018-2023 yılları arasında yapılan LGS matematik soruları ve örnek soruların YBT'ye göre incelenmesi sonucunda; 2018-2019 eğitim öğretim yılında soruların işlemsel bilginin uygulama basamağında yoğunlaştığı bulgusuna ulaşılmıştır. 2018-2019 eğitim öğretim yılında uygulanan LGS matematik sorularında ve örnek sorularda bilgi boyutunda işlemsel bilgi basamağında, bilişsel süreç boyutunda uygulama basamağında yoğunlaştığı belirlenmiştir. 2019-2020 eğitim öğretim yılında uygulanan LGS matematik sorularında ve örnek sorularda bilgi boyutunda işlemsel bilgi basamağında, bilişsel süreç boyutunda analiz basamağında yoğunlaştığı görülmüştür. 2020-2021 eğitim öğretim yılında uygulanan LGS matematik sorularında bilgi boyutu işlemsel bilgi basamağı ve üstbilişsel bilgi basamaklarında yoğunluk tespit edilmiştir. Buna karşılık, aynı yıl yayınlanan örnek sorularda üstbilişsel bilgi düzeyinde soru yayınlanmamıştır, işlemsel bilgi düzeyinde yoğunlaşma örnek sorular ile tutarlılık göstermiştir. 2021-2022 eğitim öğretim yılı LGS matematik dersi soruları örnek sorularla benzer olarak YBT'nin bilgi boyutunda işlemsel bilgi basamağına yoğunlaşmıştır ve bilişsel süreç boyutunda uygulama basamağında yoğunlaşmıştır. 2022-2023 eğitim öğretim yılında MEB tarafından merkezi örnek sınava yönelik yayınlanan örnek ve LGS matematik sorularının YBT'ye göre bilgi boyutunda işlemsel bilgi düzeyinde yoğunlaştığı tespit edilmiştir. Bilişsel süreç boyutuna göre incelendiğinde ise, örnek soruların analiz düzeyinde yoğunlaşırken, LGS sorularının uygulama düzeyinde yoğunlaştığı bulgusuna ulaşılmıştır. Çalışmaya katılan öğretmenlerden 2'si LGS matematik sorularının öğrenci seviyesine uygun olduğunu, 3'ü ilk yıllarda zor fakat son yıllarda öğrenci seviyesine uygun olmaya başladığını, 7'si ise öğrenci seviyesinin üstünde olduğunu belirtmiştir. Örnek matematik sorularının öğrenci seviyesine uygun olduğunu düşünen 3 öğretmen varken diğer 9 öğretmen öğrenci seviyesinin üzerinde ve LGS matematik sorularından zor olduğunu belirtmiştir. YBT'ye göre LGS Matematik Testi Soruları ve aylık yayımlanan örnek matematik sorularının dağılımını inceleyen öğretmenlerden 7'si sorular arasında bir uyum olduğunu 5'i ise çok az uyumlu olduğunu belirtmiştir. Sonuç ve Öneriler: Araştırmanın sonuçlarında araştırmanın kapsamında yer alan LGS ve örnek matematik soruları detaylı bir biçimde yıl yıl analiz edilmiş ve bulgular oluşturulmuş, karşılaştırmalı yorumlar yapılmıştır. MEB'in yayınladığı örnek sorular incelendiğinde matematik sorularının genel olarak işlemsel bilgi düzeyinde olduğu belirlenmiştir. Bilişsel süreç basamaklarında ise uygulama ya da analiz basamağına yoğunlaştığı, homojen bir dağılım olmadığı tespit edilmiştir. LGS matematik soruları ile MEB tarafından yayınlanan merkezi ortak sınava yönelik örnek matematik sorularının benzerliklerine karşılık birebir uyumlu olmadığı; YBT'ye göre incelenmesinde ise, taksonominin bileşenlerinde dengeli dağılımın olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenler ile yapılan görüşmelerde ise örnek matematik sorularının LGS matematik sorularından daha zor olduğunun düşünüldüğü ortaya konmuştur. Ayrıca YBT'ye göre dağılımları inceleyen öğretmenlerin kendilerinin de sınav sistemine ve beceri temelli sorulara yeni alıştığı sonucuna ulaşılmıştır. Sonuçlara bağlı olarak, araştırmada farklı düzeylerde sorulara yer verilerek merkezi sınavlarda soru çeşitliliğinin sağlanması önerilmektedir.

Nur Seda Tunacı Çolak
Eskişehir Osmangazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Geometri içerikli beceri temelli sorularinin incelenmesi

Amaç: Araştırmanın amacı 2018-2023 yılların arasında yapılan LGS'de, 8. Sınıf çalışma kitabı ve 5-8. Sınıf için hazırlanan beceri temelli testlerde yer alan Geometri İçerikli Beceri Temelli soruların yıllara göre dağılımları, Bloom taksonomisi çerçevesinde bilişsel düzeyleri, öğrenme ve alt öğrenme alanlarına göre dağılımlarını incelemektir. Yöntem: Araştırmada yöntem olarak nitel araştırma yöntemlerinden Doküman Analizi yöntemi benimsenmiş, verilerin analizinde Betimsel Analiz kullanılmıştır. Araştırmanın geçerlilik ve güvenirliği için uzman değerlendirmesine başvurulmuş, Miles-Huberman (1994) formülü kullanılarak fikir birliği ile güvenirlik sağlanmıştır. Bulgular: 2018-2023 yılları arasındaki 120 matematik sorusunun 66'sı geometri içerikli sorulmuş bu sorulardan 5 tanesi Uygulama düzeyinde kalan sorulardan 60 tanesi Analiz, 1 tanesi Sentez düzeyinde olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Öğrenme ve alt öğrenme alanları açısından elde ettiğimiz bulgular sonucunda, Kareköklü İfadeler, Cebirsel İfadeler ve Özdeşliklerden her sene soru gelmiştir. 5-8. Sınıf beceri temelli, testler incelendiğinde, düzeylerin daha çok analiz düzeyinde olduğu, 8. Sınıf çalışma kitabında ise Uygulama düzeyi soru adedi fazla olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca 5.,6. ve 7. Sınıf düzeyindeki beceri temelli testlerde geometri içerikli soruların daha çok Geometri ve Ölçme öğrenme alanından geldiği bulgusu elde edilmiştir. Sonuç ve Öneriler: 2018-2023 LGS soruları, beceri temelli testler ve çalışma kitabını incelediğimiz araştırmadaki geometri içerikli soru sayısının tüm sınıf kademelerinde eşit dağılması, önerisinde bulunmuştur. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında yeni öğretim programı temalarına göre benzer çalışmalar yapılabileceği önerisinde bulunulmuştur.

Müge Arslan
Eskişehir Osmangazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Matematik öğretmen adaylarının ChatGPT aracılığıyla 5E öğrenme modeline uygun ders planı hazırlama deneyimleri

Bu araştırmanın amacı, ilköğretim matematik öğretmen adaylarının 5E öğrenme modeline uygun ders planı hazırlama süreçlerini incelemek; öğetmen adaylarının 5E öğrenme modeline uygun olarak hazırladıkları ders planları ile ChatGPT 3.5'i kullanarak oluşturdukları ders planlarını karşılaştırmalı olarak incelemek ve öğretmen adaylarının görüşeri ile birlikte değerlendirmektir. Nitel paradigmanın benimsendiği bu araştırma bir durum çalışmasıdır. Çalışma 2023-2024 eğitim ve öğretim yılında bir devlet üniversitesinde yapılmıştır. Çalışmanın katılımcıları, Öğretmenlik Uygulaması I-II dersini alan toplam 10 öğretmen adayıdır. Çalışmanın verileri, uygulanan görüşme ve görev formlarından toplanmıştır. Ders planlarının değerlendirilmesi için değerlendirme formu hazırlanmıştır. Toplanılan veriler içerik analiziyle çözümlenmiştir. Araştırmanın bulgularına göre, çalışmaya katılan öğretmen adaylarının çoğunluğu yapay zekâ ve bu teknolojinin kullanımı konusunda sınırlı bilgiye sahiptir. Yapay zekâya dair bilgiye sahip olan katılımcıların sayısı azınlıktadır. Aynı paralelde üretken yapay zekâ kavramını bilenlerin oranı oldukça düşüktür. Bununla birlikte, katılımcıların çoğu ChatGPT hakkında belli düzeyde bilgi sahibidir ve önceden bu aracı kullanmış olanlar da bulunmaktadır. ChatGPT'yi kullanan öğretmen adayları, genellikle problem çözme, makale özetleme, ödev hazırlama ve olayları yorumlama gibi amaçlarla kullanmaktadır. Matematik dersi özelinde ChatGPT'nin potansiyel kullanım alanlarına ilişkin uygulama öncesi önerilerde bulunmuşlardır. Bunlar; farklı çözüm yöntemleri, üç boyutlu çizimler, matematik tarihi araştırmaları ve soruların ispatıdır. Uygulama sonrası öğretmen adaylarına aynı soru yöneltildiğinde çoğunluğun " Materyal / etkinlik / oyun önerisi alma, farklı anlatım şekilleri, somutlaştırma " şeklinde önerilerde bulunduğu görülmüştür. Öğretmen adaylarının kendi hazırladıkları ders planları incelendiğinde çoğunun giriş kısmında ilgi çekici sorular veya etkinlikler sunma konusunda yeterli olduğu görülmüş, ancak önbilgileri canlandırma konusunda bazı eksiklikler tespit edilmiştir. Ayrıca, keşfetme ve açıklama aşamalarında istenilen düzeyde performans gösteren katılımcıların az olduğu, materyal / görsel kullanımında ve derinleştirme adımında ise belirli zorluklar yaşandığı belirlenmiştir. Öğretmen adaylarının ChatGPT aracılığıyla hazırladığı ders planlarında çoğunluğun giriş, keşfetme, açıklama, derinleştirme ve değerlendirme aşamalarında 'yeterli' veya 'kısmen yeterli' düzeyde ders planları sunduğu tespit edilmiştir. Katılımcıların çoğunluğu, ChatGPT'yi kullanırken ekonomik bir araç olarak gördüklerini belirtmişlerdir ancak bazı öğretmen adayları uygulamayı kullanırken sıkıntılar yaşanabileceğini vurgulamıştır. Kendi hazırladıkları ders planları ile ChatGPT tarafından hazırlanan ders planlarını karşılaştıran katılımcılar, genellikle ChatGPT'nin pratik ve hızlı olmasını övmüş, ancak sınıf bazında uygulama sırasında anlatılan öğrenci düzeyine uygun olmama gibi bazı sıkıntılar yaşanabileceğini dile getirmişlerdir. Bu çalışmada, katılımcı öğretmen adaylarının 5E öğrenme modeline ilişkin hazırbulunuşluk düzeylerini belirlemek amacıyla çeşitli sorular kullanılmıştır. Verilen yanıtların incelenmesi sonucunda, hiçbir öğretmen adayının 5E öğrenme modelini doğru bir şekilde tanımlamadığı belirlenmiştir. Araştırmaya dahil edilen öğretmen adaylarının yapay zekâ ile ilgili bilgi düzeylerine bakıldığında, çoğunluğun 'kısmen bilgi' sahibi olduğu ortaya çıkmıştır. Öğretmen adaylarının geçmişte kullandıkları yapay zekâ araçları incelendiğinde, en yaygın kullanılan aracın ChatGPT olduğu tespit edilmiştir. ChatGPT'ye ilişkin bilgi düzeylerine bakıldığında ise çoğunlukla temel düzeyde bilgi sahibi oldukları görülmüştür. Öğretmen adayları, genellikle ChatGPT'nin hazırladığı ilk ders planını değiştirmeyi tercih etmiş ve çeşitli düzenlemeler talep etmiştir. Bu düzenlemeler, ders süresi, etkinlik sayısı ve türü, yöntemlerde değişiklikler ve teknoloji entegrasyonu gibi konuları kapsamaktadır. Adayların çoğu, ChatGPT'den sunulan planı tamamen kendi ihtiyaçlarına göre yeniden düzenlemesini istemiştir. Hazırlanan ders planlarının biçimsel incelemesinde, sadece bir öğretmen adayının hatalı bir bölüm doldurduğu belirlenmiştir. Teknoloji kullanımında çoğunlukla akıllı tahta ile sınırlı kalınmış olduğu görülmüştür. Öğretmen adaylarının ders planı hazırlama sürecine ilişkin değerlendirmeleri farklılık göstermektedir. En yaygın görüş, ChatGPT'nin zaman ve emek tasarrufu sağlayan ekonomik bir araç olarak faydalı olduğu yönündedir. Genel olarak, öğretmen adayları ChatGPT ve 5E öğrenme modeli kullanımında ilerleme kaydettiklerini ve ChatGPT kullanımında zorlanmadıklarını ifade etmişlerdir. Öğretmen adaylarından ChatGPT tarafından hazırlanan ders planını değerlendirmeleri istendiğinde, genellikle öğretmen adayları ChatGPT'nin 5E öğrenme modeline uygun bir şekilde ders planı hazırladığını düşünmüşlerdir. Ancak, olumsuz görüş bildiren öğretmen adayları, ChatGPT'nin herkes için standart ders planları hazırladığını savunmuşlardır. Öğretmen adayları, kendi hazırladıkları ders planları ile ChatGPT tarafından hazırlanan ders planlarını karşılaştırdıklarında, çoğunlukla ChatGPT'nin teorik olarak iyi olduğunu ancak uygulamada sıkıntı yaşanabileceğini düşünmüşlerdir. ChatGPT tarafından hazırlanan ders planlarının öğrenci profili gibi parametreleri göz önünde bulundurarak öznel bir program oluşturmadığını, genel bir program önerisi sunduğunu belirtmişlerdir. Öğretmen adaylarının ChatGPT kullanımındaki yetkinlikleri ve 5E öğrenme modeli hakkındaki bilgileri çalışma sonunda değerlendirilmiştir. Adayların çoğu ilerleme kaydettiklerini ve 'kısmen yeterli' olduklarını ifade etmiş, adaylardan olumlu geri bildirimler alınmıştır. Öğretmen adaylarının ChatGPT aracılığıyla 5E öğrenme modeline uygun ders planı hazırlama sürecine ilişkin görüşlerinin incelenmesiyle ortaya çıkan bu çalışmanın sonucunda araştırmacılara bazı öneriler sunulmuştur: • ChatGPT kullanarak öğretmen adaylarının oluşturduğu ders planlarının uygulama süreci incelenerek yeni bir araştırma geliştirilebilir. • Öğretmen adaylarına ChatGPT kullanarak materyal tasarlatılabilir ve bu süreç öğretmen görüşleri alınarak bir çalışma olarak sunulabilir. Anahtar kelimeler: Yapay Zekâ, Üretken Yapay Zekâ, ChatGPT, Öğretmen Eğitimi, Matematik Eğitimi, 5E Öğrenme Modeli

Gülsüm Demir
Eskişehir Osmangazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fen bilimleri dersinde farklılaştırılmış öğretim yaklaşımı ve beceri temelli sorularla desteklenen etkinliklerin uygulanması: bir eylem araştırması

Amaç: Altıncı sınıf öğrencilerinin farklılaştırılmış öğretim yöntemi dikkate alınarak ve beceri temelli sorularla desteklenerek hazırlanan etkinlikler ile fen bilimleri dersinde öğrenme-öğretme sürecine katılımlarının nasıl gerçekleştirilebileceğinin süreç içerisinde gözlemlenebilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışma nitel araştırma yöntemlerinden olan eylem araştırması deseni ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma, verilerin sistematik bir şekilde toplanması, yorumlanması, eylem planının hazırlanıp uygulanması, sonuçların değerlendirilmesi ve bir sonraki eylem planının hazırlanması döngüsü süreçlerini içererek yürütülmüştür. Süreç içerisinde araştırmacı tarafından hazırlanan etkinlik çalışma kağıtları, öğrenci günlükleri, gözlem formu ve araştırmacı günlüğü, yarı yapılandırılmış öğrenci görüşme formları ve beceri temelli sorular kullanılarak verilerin toplanması sağlanmıştır. Haftalık ders planları ve etkinlik çalışma kağıtları eylem planı doğrultusunda eylem komitesi tarafından haftalık olarak gözden geçirilmiş, düzenlemeler yapılarak son hali verilerek sürecin geçerliliği sağlanmış-tır. Araştırma 2023-2024 eğitim-öğretim yılı Eskişehir ili Odunpazarı ilçesinde, araştırmacının görev yaptığı devlet okulunda öğretim gören 6.sınıf öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde öğrenci günlükleri, gözlem formu ve araştırmacı günlükleri, yarı yapılandırılmış görüşmeler, etkinlik çalışma kağıtları betimsel analiz yöntemi ile analiz edilerek ve temalara ayrılarak yorumlanmıştır. Bulgular: Araştırmanın bulguları farklılaştırılmış öğretim etkinliklerinin uygulanması, uygulama öncesi ve sonrası öğrencilerle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler ve beceri temelli soru çözümleri olmak üzere üç başlık altında toplanmıştır. Araştırmada toplanan verilerden farklılaştırılmış öğretim yöntemleri kullanılarak işlenen derslerin öğrencilerin gelişimlerine olan olumlu etkilerine ve beceri temelli soru çözümlerine olan katkısına yönelik bulgulara erişilmiştir. Sonuç ve Öneriler: Araştırmaya katılan öğrencilerin kendi hızları ile ilerleme ve hazırbulunuşluk düzeylerine uygun hazırlanan etkinlikler ile öğretim sürecine dahil edil-meleri sayesinde hem derse olan ilgilerinde artış olduğu hem de beceri temelli soru çözümlerinde daha az zorlandıkları sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonuçları çerçevesinde Fen Bilimleri dersi ve diğer dersler için programa yönelik daha fazla farklılaştırılmış öğretim uygulamalarına yönelim gösterilmesi ve öğretim programlarında yer alan becerileri kapsayan daha fazla beceri temelli soruların geliştirilmesi önerilmektedir.

Güzin Çelik
Eskişehir Osmangazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Matematik öğretmenlerinin teknolojik pedagojik alan bilgileri yeterlikleri ve eğitim bilişim ağı ölçme ve değerlendirme araçlarını kullanımları üzerine bir inceleme

Amaç: Bu çalışmada; Eskişehir ilindeki matematik öğretmenlerinin; TPAB dü-zeylerinin belirlenerek EBA' da öğrencilerini değerlendirmek için kullandıkları ölçme değerlendirme araçlarından hangilerini tercih ettikleri, EBA değerlendirme araçlarını kullanım sıklıkları, demografik özellikleri, EBA kullanım süreleri vb. değişkenlerle farklı-laşma durumlarının incelenmesi ve sonucunda öneriler sunmak amaçlanmaktadır. Yöntem: Araştırma niceliksel yöntemin kesitsel tarama modeliyle desenlenmek-tedir. Kesitsel tarama modeli; tek bir seferde veri toplayarak durumun kesitini almayı ve bu kesiti inceleyerek durum, değişkenler ve değişkenler arası ilişkileri ortaya çıkarmayı hedeflemektedir. Bulgular: Çalışma kapsamında matematik öğretmenlerinin TPAB düzeylerinin yüksek olduğu ve alt faktörleri ile birlikte incelendiğinde demografik, web 2.0 araçları kullanım beceri düzeyleri, teknolojiye erişim durumları, EBA kullanım durumları vb. değişkenler bağlamında anlamlı olarak farklılaştıkları görülmektedir. Sonuç ve Öneriler: Matematik öğretmenlerinin TPAB yeterliklerinin genel ola-rak yüksek düzeyde olduğu görülmektedir. Öğretmenlerin TPAB yeterliklerindeki eksik-liklerin teknoloji tabanlı eğitim yöntemlerine yönelik daha fazla eğitim ve destekle gide-rilebileceği sonucuna ulaşılmıştır. Sonuçlar, öğretmenlerin EBA'yı genellikle ders mater-yallerini bulmak ve öğrencileri takip etmek gibi temel işlevler için kullandıklarını göstermektedir.

Bilgisayar destekli ölçmeTeknolojik pedagojik alan bilgisi
Emin Özen
Eskişehir Osmangazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

6.sınıf öğrencilerinin sabit süratli hareket konusu ile ilgili grafikleri çizme, okuma ve yorumlamada karşılaştıkları zorlukların belirlenmesi

Amaç: Yürütülen araştırmanın temel amacı 6.sınıf fen bilimleri dersi Kuvvet ve Hareket ünitesi sabit süratli hareket konusunda öğrencilerin grafik çizme, okuma ve yo-rumlamada karşılaştıkları zorlukların belirlenmesidir. Bu amaç kapsamında temel proble-me ek olarak; öğrencilerin çizgi-sütun grafik okuma, çizme ve yorumlamada karşılaştıkları zorlukların tespiti ve sabit süratli hareket konusunda öğrencilerin verilen yol-zaman ve sürat-zaman grafiklerini yorumlamada ve çizmede karşılaştıkları zorlukların incelenmesi de araştırma süresince cevap aranan sorular arasında yer almaktadır. Yöntem: Yürütülen çalışmada özel durum metodolojisi (case study) kullanılmıştır. Çalışmaya İstanbul iline bağlı özel bir okulda 2022-2023 eğitim-öğretim yılında 6.sınıfta öğretim görmekte olan 187 öğrenci katılmıştır. Çalışmaya katılan öğrencilerin tümü araş-tırmacının çalıştığı kurumda öğrenim görmekte olduğundan, çalışmada kolay ulaşılabilir örnekleme tekniği kullanılmıştır. Bu araştırma kapsamında, sabit süratli hareket konusu ile ilgili sorular içeren iki aşamalı grafik okuma ve yorumlama testi geliştirilmiştir. Tüm soru-lar, araştırmacı tarafından özgün bir şekilde tasarlanmıştır. Testin ilk aşamasında çoktan seçmeli sorular yer almakta; ikinci aşamada ise çalışmanın nitel verilerini toplamak ama-cıyla açık uçlu sorular bulunmaktadır. Açık uçlu sorular, öğrencilere süratin tanımını kendi ifadeleriyle kurmalarını, sürati verilen örneğe göre açıklamalarını, sürat-zaman ve yol-zaman grafiklerini okuyarak verilen durumları tabloya dönüştürmelerini, ayrıca verilen durumu temel alarak hareketlinin yol-zaman grafiğini çizmelerini içermektedir. Test geliştirme sürecinin ilk aşamasında hazırlanan taslak ölçek uzman görüşlerine sunularak gerekli düzenlemeler yapılmıştır. 12 test ve 6 açık uçlu soru olmak üzere toplam 18 sorudan oluşan test ile uygulama yapılmadan önce etik kurul raporu ve araştırmacının çalıştığı özel okuldan uygulama için gerekli izin belgesi alınmıştır. Araştırmaya dair tüm uygulamalar İstanbul iline bağlı özel bir okulda öğrenim görmekte olan 6.sınıf ve 7.sınıf öğrencileri üzerinde gerçekleştirilmiştir. Sabit Süratli Hareket Grafik Okuma ve Yorum-lama Testinin pilot uygulaması aynı okulda 7.sınıfta eğitim-öğretim görmekte olan rastgele seçilmiş toplam 120 öğrenci üzerinde uygulanmıştır. Uygulamanın ardından elde edilen bulgular, SPSS 26.0 paket programında incelenmiş ve betimsel istatistik analizi ile normal dağılıma uygunluğunu değerlendirmek amacıyla normallik testleri (Kolmogorov-Smirnov ve Shapiro-Wilk) gerçekleştirilmiştir. Test sonuçlarına göre Soru 2,3,4 ve 8'in normal dağılmadığı görülerek çalışmadan çıkartılmıştır. Model güvenilirliği için, verilere bulun-dukları kümelerdeki sorularla beraber Cronbach's Alpha ve KR-20 testi uygulanmıştır. Taslak testte yer alan açık uçlu soruların asıl uygulama öncesi güçlük ve ayırt ediciliğine de uygulamanın yapılmadığı bir sınıfta değerlendirilmesi yapılarak, taslak da yer alan 6 açık uçlu sorunun asıl uygulamada yer alması kararlaştırılmıştır. Hem KR-20 hem de Cronbach's alpha testinde alınan aynı sonuçlar doğrultusunda testin son hali 8 çoktan seçmeli ve 6 açık uçlu soru olmak üzere 14 sorudan oluşmaktadır. Testin son hali aynı okulda öğrenim gören 187 altıncı sınıf öğrencisine uygulanmıştır. Bulgular: Uygulamada kullanılan 8 adet test soruları doğru-yanlış ve boş olarak değerlendirilmiştir. Açık uçlu sorular ise hazırlanan rubrikteki kriterler doğrultusunda de-ğerlendirilerek öğrencilerin sürat-zaman ve yol-zaman grafiklerini çizme, okuma ve yo-rumlama da karşılaşmış olduğu zorlukların tespiti yapılmıştır. Asıl çalışma öncesinde uy-gulanan testin güvenilirliği SPSS 26 paket programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. İlk hesaplama sonucunda elde edilen Cronbach alfa değeri 0.626 olarak belirlenmiştir. Daha sonra, testten çıkarılan 4 soru sonrasında yapılan güvenilirlik hesaplamalarında ise aynı program kullanılarak elde edilen Cronbach alfa değeri 0.774 olarak belirlenmiştir. Bu so-nuçlar, testin güvenilirliğinin, belirli soruların çıkarılmasıyla arttığını göstermektedir. Elde edilen sonuçlar testin güvenilirliğinin yüksek olduğuna dair bir işaret sunmaktadır. Öğren-cilerin çoktan seçmeli sorulara verdiği doğru cevapların ortalaması % 83.42 iken açık uçlu sorulara verdiği doğru cevapların ortalaması ise % 74.08'dir. Sonuç ve Öneriler: 6.sınıf öğrencilerinin çoktan seçmeli soruları çözmekte açık uçlu sorulara oranla daha başarılı oldukları görülmektedir. Bu öğrencilerin verilen sütun grafiği okuma ve yorumlama becerilerinin, çizgi grafiğini okuma ve yorumlama becerileri-ne oranla daha gelişmiş olduğu gözlenmektedir. Öğrencilerin süratin tanımını yol ve za-man kelimelerini kullanarak ifade etmekte sorun yaşadıkları açıkça görülmektedir. Öğren-cilerin sabit süratli hareket konusunda grafik çizmekte verilen grafiği okumaya göre daha fazla zorlandıkları görülmektedir. Öğrencilerin verileri grafik eksenlerinde gösterirken ölçeklendirme konusunda sorun yaşadıkları görülmektedir. Sabit süratli hareket eden bir cismin hareketinin bir süre sonlandığında öğrenciler tarafından anlaşılarak grafik üzerinde çiziminin ifade edilmesinin güç olduğu belirlenmiştir. Matematik ve Fen Bilimleri dersi kazanımlarının eş zamanlı yürütülmesi, öğrenci-lerin Matematik dersinde de 7.sınıftan erken bir seviyede çizgi grafiklerini okuma, yorum-lama ve çizmeye başlamaları grafik yorumlama ve çizme becerilerinin güçlendirilmesine olumlu katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Öğrencilere verilerden bağımsız olarak nitel özellikte ivmeli harekete sahip cisimlerin sürat-zaman ve yol-zaman grafiklerinin yorum-lanması ile ilgili bir bölüm Kuvvet ve Hareket ünitesinde verilerek öğrencilerin grafik okuma ve yorumlama becerileri güçlendirebilir.

Yasemin Eryiğit
Eskişehir Osmangazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Blok tabanlı kodlama uygulamalarının dönüşüm geometrisi düşünme düzeyleri ve derste akış bağlamında değerlendirilmesi

Amaç: Araştırmanın amacı; Blok tabanlı kodlama uygulamasının öğrencilerin dönüşüm geometrisi düşünme düzeylerinin gelişimine ve derste akışa olan etkisini incelemektir. Yöntem: Araştırmada iç içe deneysel karma desen kullanılmıştır. Araştırmanın nitel kısmında durum çalışması, nicel kısmında ise tek gruplu ön-test, son-test deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, 2021-2022 eğitim öğretim yılı ikinci döneminde Adana'da bir devlet okulunda öğrenim gören 20 beşinci ve altıncı sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmada öğrencilerle sekiz haftalık bir uygulama gerçekleştirilmiştir. Bu uygulamada öteleme, dönme, yansıma dönüşümleri ve özellikleri öğrencilere etkinlikler yardımıyla uygulanmıştır. Araştırmanın nitel kısmında çalışma grubundan seçilen düşük, orta ve yüksek düzeyde olan üç öğrenciyle klinik görüşmeler yapılmıştır. Ayrıca nitel bulguların yanında nicel bulgular için ''Van Hiele Dönüşüm Geometrisi Düşünme Düzeyleri Testi (VHDGDDT)'' ve ''Matematik Dersi Akış Ölçeği''kullanılmıştır. Ölçekler ön-test ve son-test olarak çalışma öncesinde ve sonrasında öğrencilere uygulanmıştır. Öğrencilerin Van Hiele dönüşüm geometrisi düşünme düzeyleri (VHDGDD) ön-test ve son-test düzey değişimleri betimsel olarak analiz edilerek tablo haline getirilmiştir. Ayrıca akış ölçeği ön-test ve son-test puan ortalamaları alınarak, sonuçlar tablo ve sütun grafiğinde gösterilmiştir. Bulgular: Araştırmadan elde edilen veriler, Scratch uygulamasında dönüşüm geometrisi konuları olan dönme, öteleme ve yansıma dönüşümlerinin uygulanmasının bir öğrenci hariç, diğer öğrencilerin hepsinin dönüşüm geometrisi düşünme düzeylerini arttırdığını göstermiştir. Uygulama sonunda öğrencilerin çoğunluğunun informal çıkarım düzeyinde çıktığı görülmüştür. Yapılan ön-test, son-test sonuçlarına göre akış durumlarının arttığı, kaygı ve sıkılma durumlarının azaldığı görülmüştür. Sonuç ve Öneriler: Araştırmanın bulguları, ortaokul 5. ve 6. sınıf öğrencilerine soyut gelen öteleme, dönme ve yansıma dönüşümlerinin Scratch programında kodlar yardımıyla öğretilmesinin öğrencilerin dönüşüm geometrisi düşünme düzeylerinin gelişimine katkı sağladığını göstermiştir. Uygulamanın genel anlamda öğrencilere olumlu etkisi olduğu görülse de dönme dönüşümünde Scratch programının yetersiz kaldığı görülmüştür. Bu sebeple öğrencilerin büyük bir kısmının uygulama sonunda dönme dönüşümü ve özelliklerini kavrayamadığı tespit edilmiştir. Öteleme, yansıma dönüşümleri ve koordinat sisteminin özelliklerini ise uygulama sonunda öğrencilerin çok iyi anladığı ve kavradığı görülmüştür. Scratch uygulamasında öteleme, dönme ve yansıma dönüşümlerinin öğretilmesi için öğrencilere yaptırılan etkinliklerin görev zorluğu öğrencinin geometrik düşünme seviyesine uygun olduğunda akış yaşadığı, görev zorluğu öğrencinin seviyesinin altında olduğunda sıkılma yaşadığı ve görev zorluğu öğrencinin seviyesinin üstünde olduğunda kaygı yaşadığı görülmüştür. Bu sonuçlara bakılarak dönüşüm geometrisi öğretiminde öteleme ve yansıma dönüşümlerinde blok tabanlı kodlama olan Scratch eğitimiyle birlikte dönme dönüşümünün öğretimi için diğer blok tabanlı kodlama araçlarının etkisi araştırılabilir. Anahtar kelimeler: Van Hiele dönüşüm geometrisi düşünme düzeyleri, Dönüşüm Geometrisi, Öteleme, Dönme, Yansıma, Blok Tabanlı Kodlama, Scratch programı, Matematikte Akış

Ecenur Demirci
Eskişehir Osmangazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim matematik öğretmen adaylarının farklı meslek gruplarında matematiğin kullanımına yönelik görüşlerinin incelenmesi

Amaç: Bu araştırmada ilköğretim matematik öğretmen adaylarının farklı meslek gruplarında matematiğin kullanımına yönelik ön görüşlerinin alınması, ardından adayların bu mesleklerde çalışan kişilerden bilgi edindikten sonra son görüşlerinin alınması ve böylece görüşlerindeki değişimin incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Bu araştırmada nitel araştırma desenlerinden durum çalışması deseni kullanılmıştır. Çalışma grubunu 2023-2024 eğitim-öğretim yılı bahar dönemi Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Matematik Öğretmenliği lisans programı 3. sınıfta öğrenim gören ve 'Matematik Öğretiminde İlişkilendirme' dersini alan öğrenciler oluşturmuştur. Çalışma grubunda 6'sı erkek 24'ü kadın olmak üzere toplam 30 öğretmen adayı yer almıştır. Farklı meslek gruplarından kişilerle yapılacak olan görüşmelerin öncesinde ve sonrasında öğretmen adaylarının bu meslek gruplarında matematiğin kullanımına yönelik görüşleri incelenmiş olup, verilerin toplanması süreci toplam sekiz hafta sürmüştür. Veri toplama araçları olarak uygulama öncesi ve sonrası görüşme formları, farklı meslek gruplarından kişilerle yapılacak görüşmelere ilişkin görev formu ve farklı meslek grubundan kişilerle yapılacak görüşmeler sonrasında görüşmelere ilişkin sınıf ortamında gerçekleştirilecek sunum görev formu kullanılmıştır. Ön görüşme formunda öğretmen adaylarının beceri, matematik öğretiminde beceriler, matematik öğretiminde ilişkilendirme becerisi ve matematiğin farklı mesleklerde kullanımına yönelik görüşleri; son görüşme formunda ise adayların matematiğin farklı mesleklerde kullanımına ve uygulama sürecine yönelik görüşleri alınmıştır. Meslek gruplarından kişilerle yapılacak görüşmelere ilişkin görev formunda adaylardan dokuz farklı meslek grubundan birini seçerek bu gruptan en az bir kişiyle minimum 10 dakika ve maksimum 15 dakika bir görüşme gerçekleştirmeleri, bu kişi/kişilerden mesleklerinde matematiği kullanmalarına yönelik somut örneklerle görüşlerini almaları istenmiştir. Sunum görev formunda ise öğretmen adaylarından meslek gruplarından kişi/kişilerle gerçekleştirecekleri görüşme sonrası matematiğin ilgili meslek grubunda kullanımına yönelik edindikleri bilgilere ilişkin en fazla 20 dakika sürecek şekilde bir sunum hazırlamaları ve sınıf ortamında paylaşmaları istenmiştir. Görüşme ve görev formlarından elde edilen verilerin analizinde içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Bulgular: Öğretmen adaylarının ön görüşme formunda yer alan görüşleri incelendiğinde adaylara göre üniversite sınavında matematik netinin kazanmada etkili olduğu fakülte türlerinin başında sağlık alanıyla ilgili fakültelerin yer aldığı, program türü olarak bakıldığında ise üniversite sınavında matematik netinin kazanmada en fazla etkili olduğu programın mühendislik olduğu görülmüştür. Bununla birlikte öğretmen adaylarına göre mezuniyetten sonra matematiğin sahada en fazla kullanıldığı meslek gruplarının başında mühendislik fakültesi meslek dallarının yer aldığı, meslek dalı olarak ise matematiğin sahada en çok kullanıldığı mesleğin mühendislik olduğu belirlenmiştir. Öğretmen adaylarının matematiğin farklı meslek gruplarında kullanımına ilişkin görüşlerine bakıldığında polislik, askerlik, avukatlık ve bilgisayar programcılığı mesleklerinde matematiğin kullanımına ilişkin adayların yarıya yakın kısmının bilgi sahibi olmadığı, diğer meslek gruplarında matematiğin kullanımına ilişkin ise adayların çoğunluğunun kısmen bilgi sahibi oldukları görülmüştür. Öğretmen adaylarının son görüşme formunda yer alan görüşleri incelendiğinde dokuz farklı meslek grubunun tamamında matematiğin kullanımına ilişkin adayların çoğunluğunun bilgi sahibi oldukları görülmüştür. Uygulama sürecine dair öğretmen adaylarının görüşlerine bakıldığında ise adayların tamamının uygulama süreci ile ilgili olumlu görüş belirttiği ve öğretmen olduklarında matematiğin farklı meslek gruplarında kullanımına ilişkin bilgilere kendi derslerinde yer vermeyi düşündükleri tespit edilmiştir. Sonuç ve Öneriler: Matematiğin farklı meslek gruplarında kullanımına yönelik öğretmen adaylarının önemli bir kısmının bilgi sahibi olmadıkları, "kısmen bilgi sahibiyim" ya da "bilgi sahibiyim" öz değerlendirmesinde bulunan adayların ise önemli bir kısmının sınırlı bilgi düzeyi ile yüzeysel açıklamalar yaptıkları, uygulama sonrasında ise matematiğin farklı meslek gruplarında kullanımına yönelik bilgi sahibi olmayan aday sayısının çok az olduğu, bilgi sahibi olduklarını ifade eden adayların çoğunluğunun konuya ilişkin uygulama öncesine göre daha farklı ve geniş açıklamalar yapabildikleri belirlenmiştir. Bu sonuç adayların çoğunluğunun uygulama süreciyle birlikte farklı meslek gruplarında matematiğin kullanımına yönelik bilgilerini arttırdıklarını göstermektedir. Bununla birlikte uygulama sürecinin de katkısıyla adayların matematiğin farklı meslek gruplarında kullanımına yönelik edindikleri bilgilere öğretmen olduklarında kendi derslerinde yer vermeyi düşündükleri şeklinde olumlu bir görüş geliştirdikleri sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın ilerletilebilmesi adına daha başka meslek gruplarında matematiğin kullanımına yönelik sorular da öğretmen adaylarına yöneltilip çalışmanın kapsamı genişletilebilir. Öğretmen adaylarının okul dışı öğrenme ortamları bağlamında bu meslek gruplarındaki kişilerin çalışma yerlerini görüp bizzat kendilerinden dinleyerek ve ortamında yaşayarak öğrenmeleri daha etkili olabilir ve dolayısıyla bu doğrultuda araştırmalar gerçekleştirilebilir. Anahtar Kelimeler: Farklı Meslek Gruplarında Matematiğin Kullanımı, İlişkilendirme Becerisi, Matematik Öğretmen Adayları, Matematik Eğitimi.

Ahmet Kağnıcı
Eskişehir Osmangazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul matematik ders kitaplarında yer alan soruların math taksonomisine göre incelenmesi

Amaç: Bu çalışmada, ortaokul matematik ders kitaplarında yer alan soruların MATH taksonomisi grup ve kategorilerine göre incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmış olup doküman incelemesi modelinden yararlanılmıştır. MEB yayınları ortaokul beş, altı, yedi ve sekizinci sınıf matematik ders kitapları doküman olarak incelenmiştir. Beşinci sınıf kitabının bölüm sonu değerlendirme, ünite sonu değerlendirme ve pekiştirelim; altıncı sınıf kitabının konu değerlendirme ve ünite değerlendirme; yedinci sınıf kitabının sıra sizde, kazanım kavrama, ünite değerlendirme ve beceri temelli sorular; sekizinci sınıf kitabında ünite değerlendirme, çözümsüz sorular ve uygulayalım bölümlerinde yer alan sorular MATH taksonomisine göre incelenmiştir. Ders kitabında yer alan sorular uzman görüşü alınarak MATH taksonomisine göre sınıflandırılmıştır. Yapılan değerlendirme sonuçlarına göre matematik alan eğitimi uzmanı ile araştırmacının uyuşum oranı (güvenirlik katsayısı) 0,88 olarak hesaplanmıştır. Bulgular: Ortaokul ders kitabında yer alan matematik sorularının MATH taksonomisi grup dağılımı incelendiğinde A grubu en fazla sorunun bulunduğu gruptur. Bunu B grubu takip etmektedir. C grubu ise en az sorunun bulunduğu gruptur. Tüm ders kitaplarında kategorilerine göre en fazla A3 kategorisi sorularının bulunduğu görülmektedir. Sonuç ve Öneriler: Tüm sınıf düzeylerindeki ders kitaplarında yer alan soruların MATH taksonomisi grup ve kategorilerine göre dengeli dağılım göstermediği sonucuna ulaşılmıştır. Ders kitaplarında yer alan soruların grup ve kategorilerine göre daha dengeli dağılım göstermesi önerilebilir.

Ders kitaplarıMATH taksonomiMatematik eğitimi
Safiye Nakşidil Toksoy
Eskişehir Osmangazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

8. Sınıf öğrencilerinin basit makineler ünitesinde karşılaştıkları öğrenme güçlüklerinin bilim merkezindeki atölye çalışmaları ile giderilmesi

Daha soAmaç: Bu araştırmada, sekizinci sınıf öğrencilerinin basit makineler konusunu öğrenirken karşılaştıkları öğrenme güçlüklerinin Bilim Merkezindeki atölye çalışmaları ile giderilmesi ve öğrencilerin bilim merkezi sergi alanı ve geçekleştirilen atölyeler hakkındaki görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: 8. Sınıf öğrencilerinin basit makineler konusunu öğrenirken karşılaş-tıkları öğrenme güçlüklerinin bilim merkezinde gerçekleştirilecek atölye çalışmaları ile giderilmesi ve öğrencilerin bu konu hakkındaki fikirlerinin araştırıldığı bu araştırmanın deseni hem nicel hem de nitel yöntemlerin birlikte kullanıldığı karma yöntemdir. Araş-tırmaya 2023-2024 eğitim öğretim yılında Eskişehir İli Tepebaşı ilçesinde bulunan Şehit Barış Öztürk Ortaokulu'nda sekizinci sınıfta öğrenim görmekte olan 28 öğrenci katıl-mıştır. Araştırmanın nicel kısmında deneysel desenlerden yarı deneysel desen kullanıl-mıştır. Yarı deneysel desen kapsamında yansız atama ile ondörder kişiden oluşan karşı-laştırma ve çalışma Grubu oluşturulmuştur. Araştırmada ön test ve son test olarak araş-tırmacı tarafından geliştirilen 10 soruluk Basit Makineler Başarı Testi kullanılmıştır. Testin geliştirilme aşamasında 100 öğrenci ile pilot uygulama yapılmıştır. Uygulamanın ardından elde edilen veriler JAMOVİ 2.3.28 programında analiz edilmiş, verilerin dağı-lım özelliğini kontrol etmek için normallik testi (Shapiro-Wilk) kullanılmıştır. Normallik testinin başlangıç aşamasında, elde edilen veriler, çarpıklık ve basıklık değerleri ba-kımından detaylı bir şekilde değerlendirilmiştir. Çıkan sonuçlara göre testin normal da-ğım gösterdiği tespit edilmiştir. Testin normallik dağılıma uygunluğu analiz edildikten sonra güvenirlik kat sayıları hesaplanmıştır. Güvenirlilik kat sayısının hesaplanmasında KR-20 ve Cronbach alfa yönteminden yararlanılmıştır. Bu değerlerin de normal aralık-larda olduğu tespit edildikten sonra, Basit Makineler Başarı Testi (BMBT) ölçme aracı olarak kabul edilmiştir. İlgili ders öğretmeni, resmi müfredata göre ders anlatımını ta-mamladıktan sonra hem karşılaştırma(kontrol) grubuna hem de çalışma(deney) grubuna ön testler uygulanmıştır. Ön testin uygulanmasından sonra çalışma grubu bilim merke-zindeki sergi gezisi ve atölye çalışmasına katılmıştır. Karşılaştırma grubu ise sınıfta kalarak soru çözüm etkinliği yapmıştır. Etkinlik bitiminde çalışma ve karşılaştırma gru-buna son test uygulaması yapılmıştır. Daha sonrada çalışma grubundaki 7 öğrenci ile basit makineler ünitesi, bilim merkezindeki sergi alanı ve atölye çalışması hakkındaki görüşlerini öğrenmek için yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Bulgular: Öğrencilere uygulanan 10 sorudan oluşan Basit Makineler Başarı Testi verileri JAMOVİ 2.3.28 programı ile analiz edilmiştir. Öğrencilerle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerin verileri ise içerik analizi ile analiz edilmiştir. Karşılaştırma ve çalışma grubuna uygulanan Basit Makineler Başarı testinin ön test verilerine göre öğrencilerin öğrenme güçlüklerine bakılmıştır. Öğrencilerin en çok yanlış yaptıkları soruların kaldıraç ve çıkrık soruları ile ilişkili olduğu görülmüştür. Çalışma ve karşılaş-tırma grubunun ön test verileri değerlendirildiğinde çalışma ve karşılaştırma grubunun ön test başarı puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Çalışma grubunun bilim merkezindeki sergi gezisi ve atölye çalışmasına katılımının ardından hem karşılaştırma grubu hem de çalışma grubuna yapılan son test sonuçlarına göre karşılaştırma grubunun ön test ve son test sonuçlarında anlamlı bir fark olmazken çalışma grubunun ön test ve son test sonuçlarında anlamlı bir fark bulunmuş-tur. Hem çalışma grubu hem de karşılaştırma grubunun ön test ve son test sonuçları cin-siyete göre değerlendirildiğin de ise anlamlı bir fark bulunamamıştır. Ama karşılaştırma grubunda hem ön testte hem de son testte kız öğrenciler erkek öğrencilerden daha yük-sek puan alırken, çalışma grubunda ön testte erkek öğrenciler daha başarılı iken son testte kız öğrencilerin puanlarındaki artış erkek öğrencilere göre daha fazla olmuştur. Yapılan yarı yapılandırılmış görüşme soruları değerlendirildiğin de ise öğrenci-lerin basit makineler ünitesinde zorlanmalarının sebeplerini zihinlerinde canlandıramama, ön yargıları ve okulda etkinlik yapmamaları olarak gördükleri tespit edilmiştir. Aynı zamanda öğrenciler en zorlandıkları basit makinelerin çıkrık ve kaldıraç olduğunu belirtmişlerdir. Öğrencilere Basit Makineler Başarı Testinde en zorlandıkları sorular ve nedenleri sorulduğunda öğrenciler en çok lego sorusu, yemek çubuğu sorusu, el çırpıcısı sorusu ve bisiklet sorusunda zorlandıklarını söylemişlerdir. Nedenleri olarak da lego sorusunda zorlanan öğrenciler başlangıçta hesap yapmadıkları için zorlandıklarını söy-lemişler ve atölye çalışmasında hikmet terazisi sayesinde soruyu anladıklarını ifade et-mişlerdir. Yemek çubuğu, bisiklet ve el çırpıcısı sorusunda zorlanan öğrenciler gözlerinde canlandıramadıkları başlangıçta zorlandıklarını ama atölye sayesinde soruları an-ladıklarını belirtmişlerdir. Öğrencilere sergi gezisi hakkındaki görüşleri sorulduğunda ise eğlenceli ve güzel bulduklarını ve en çok palanga etkinliğini beğendiklerini belirt-mişlerdir. Öğrencilere bilim merkezindeki atölye etkinliği hakkındaki görüşleri soruldu-ğunda ise öğrencilerin bu etkinlik sayesinde deneyerek gözlem yapma fırsatı buldukla-rını, zihinlerinde canlandırmalarının kolaylaştırdığını, konunun karmaşıklığını azalttığını belirtmişlerdir. Sonuç ve Öneriler: Araştırmanın nicel sonuçları öğrencilerin basit makineler ünitesinde öğrenme güçlüğü yaşadıklarını göstermiştir. Bu araştırmada öğrenme güçlük-lerini gidermek için öğrenciler, okul dışı öğrenme ortamlarından olan Bilim merkezine sergi gezisi ve atölye çalışmasına götürülmüştür. Araştırmanın sonucunda bilim merke-zindeki sergi gezisi ve atölye çalışmasına katılan çalışma grubunun başarı son testinde anlamlı düzeyde farklılık oluşurken, sınıfta soru çözümü etkinliği yapan karşılaştırma grubunda bir fark oluşmamıştır. Bu da bilim merkezindeki sergi gezisi ve atölye çalış-masının, öğrencilerin öğrenme güçlüklerine olumlu anlamda katkı sağladığını göster-miştir. Yarı yapılandırılmış görüşmelerde öğrenciler, bu ünitede en çok sınıfta etkinlik yapmadıklarından ve basit makineleri gözlerinde, zihinlerinde canlandırmakta zorlan-dıklarından bahsetmişlerdir. Sınıfta, ders öğretmeni tarafından fen bilimleri dersi öğretim programına uygun olarak yapılan konu anlatımları öğrencilerin öğrenme güçlüklerini gidermemektedir. Bu yüzden bu ünitede öğrencilerin öğrenmelerine ek etkinlikler düzenlenmelidir. Bu etkinliklerden biri de Bilim merkezine gezi olabilir. Öğrenciler sergi alanındaki düzenekleri canlı olarak gördüklerinde zihinde canlandırmalarının ko-laylaştığını söylemişlerdir. Bu etkinliğe ek olarak bilim merkezinde atölye çalışmalarına öğrencilerin katılması sağlanabilir. Bu atölye çalışmaları bilim merkezinde gerçekleş-miyorsa okulda öğretmen tarafından da organize edilerek sınıflarda veya okul laboratu-varlarında düzenlenebilir. Bilim merkezindeki sergi gezileri başka ünitelerde de öğrencilerin öğrenmelerine katkı sağlayabilir. Bu yüzden ders öğretmenleri, öğrencilerin belirli aralıklarla bu tarz okul dışı öğrenme ortamlarına katılmalarını sağlayabilir. Bilim merkezleri dışında bilim müzeleri, planetaryum, gözlem evleri, bilim şen-likleri, hayvanat bahçeleri ve laboratuvar ziyaretleri gibi diğer okul dışı öğrenme ortam-ları da öğrencilerin Fen Bilimleri dersinde karşılaşlaştıkları öğrenme güçlüklerinin gide-rilmesinde yardımcı olabilir. nra doldurulacaktır

Ezgi Şahin
Eskişehir Osmangazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Özel yetenekli yedinci sınıf öğrencilerinin astronomi temelli kitlesel açık çevrim içi ders deneyimleri

Amaç: Özel yetenekli öğrencilerin bilim eğitimi kapsamında yenilikçi bir yöntem olarak geliştirilen astronomi temelli Kitlesel Açık Çevrimiçi Ders deneyimlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Özel yetenekli öğrencilerin MEB fen bilimleri dersi öğretim programında yer alan astronomi konularını temel alınarak hazırlanmış KAÇD deneyimlerini detaylı bir şekilde incelemek için nitel araştırma yöntemlerinden program yürütme ve durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 51 özel yetenekli 7.sı nıf ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Verileri, ön, ara ve son görüşme formları, yarı yapılandırılmış nitel görüşme formu ve öğrenme yönetim sistemi öğrenme analitikleri ile elde edilerek içerik analiz yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular: Araştırma kapsamında uygulanan KAÇD'ye yönelik olarak araştırma grubunu oluşturan öğrencilerin çoğu KAÇD ile astronomi eğitiminin kendi kendilerine öğrenme sorumluluğu sağlayarak verimli ve etkili bir süreç olduğunu, içeriğin dijital ve etkileşimli araçlarla desteklenmesinin öğrenmeyi kolaylaştırdığı ve keyifli hale getirdiğini ve bu tarz bir eğitimle farklı eğitimler almak istediklerini ifade etmişlerdir. Az da olsa bazı öğrenciler bu yöntemin kendileri için yetersiz olduğu ve yüz yüze eğitimde öğretmen desteğine ihtiyaç duyduklarını ifade etmiştir. Sonuç ve Öneriler: KAÇD'lerin özel yetenekli ortaokul seviyesi öğrencilerinin bilimsel gelişimi için yenilikçi bir yöntem olarak ele alınabileceği, öğrencilerin bu süreçte kendi öğrenme sorumluluklarını alarak akademik gelişimlerini destekleyecek dijital içeriklerle öğrenme deneyimlerini zenginleştirebileceği görülmüştür. Anahtar kelimeler: Kitlesel açık çevrim içi ders, Özel yetenekli öğrenci, Astronomi eğitimi, Öğrenci deneyimi

Astronomi eğitimiKitlesel açık çevrimiçi derslerÜstün yetenekli çocuklar
Semih Esendemir
Eskişehir Osmangazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul öğrencilerinin alan ölçme konusuna ilişkin manipülatiflerle desteklenmiş etkinlikler kapsamındaki akıl yürütme süreçlerinin incelenmesi

Amaç: Ortaokul öğrencilerinin alan ölçme konusuna ilişkin sanal ve somut manipülatiflerle desteklenmiş etkinliklerde akıl yürütme süreçlerinin nasıl ortaya çıktığını incelemektir. Yöntem: Çalışmada, nitel araştırma yöntemlerinden öğretim deneyi deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, Kocaeli ilinde bulunan bir devlet okulunda 2022-2023 eğitim öğretim yılında eğitim görmekte olan 3 yedinci sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Veri toplama sürecinde tüm öğretim bölümleri kamera ve ekran kaydetme yazılımı ile kaydedilirken, katılımcıların üzerinde çizimlerini ve işlemlerini gerçekleştirdikleri çalışma kağıtları da toplanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde içerik analizinden yararlanılmıştır. Bulgular: Araştırmada elde edilen bulgulara göre katılımcıların manipülatiflerle desteklenmiş etkinliklerde üçgen, özel dörtgenler ve dairenin alan bağıntılarını oluştururken zihnin geometrik alışkanlıkları bağlamında farklı düşünme süreçlerini gerçekleştirdikleri görülmüştür. Sonuç ve Önerileri: Katılımcıların tanıdık durumlardan yararlanma, keşfi ön plana alma ve amacı ön plana alma süreçlerini yürütmede gelişim gösterdikleri belirlenmiştir. Alan ölçme konusuna ilişkin manipülatiflerle desteklenmiş etkinliklerin arttırılarak akıl yürütmeyi destekleyecek öğretim programlarının hazırlanabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Zihnin Geometrik Alışkanlıkları, Öğretim deneyi, Manipülatif, Alan ölçme, Yükseklik

Matematik eğitimi
Merve Çıra
Eskişehir Osmangazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinde yer alan dijital araçlara yönelik 5. sınıf matematik öğretmenlerinin görüşleri

Amaç: 5. Sınıf Matematik dersi Yeni Maarif Modeli kapsamında kullanılan dijital eğitim araçlarının matematik öğretmenleri gözünden değerlendirilmesidir. Araştırmada öğretmenlerin söz konusu dijital araçların kullanımına ilişkin görüşleri, avantajları ve karşılaşılan sorunlar ortaya konulmaya çalışılmıştır. Materyal ve Metot: Araştırmanın çalışma grubunu, 2024–2025 eğitim öğretim yılında Millî Eğitim Bakanlığına bağlı Gaziantep ilinde görev yapan ve amaçlı örnekleme yöntemiyle belirlenen ortaokullarda çalışan 23 matematik öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından geliştirilen ve 10 açık uçlu sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Veriler, katılımcılar ile gerçekleştirilen yüz yüze görüşmeler aracılığıyla toplanmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Bulgular: Araştırma sonucunda matematik öğretmenlerinin Yeni Matematik Maarif Modeli kapsamında kullanılan dijital araçlara ilişkin görüşlerinin farklı temalar altında toplandığı görülmüştür. Öğretmenlerin büyük bir kısmı dijital araçların dersleri daha görsel, etkileşimli ve anlaşılır hâle getirdiğini ifade etmiştir. Bununla birlikte bazı öğretmenler, teknolojik altyapı yetersizlikleri ve dijital araçların kullanımına yönelik yeterli eğitim verilmemesi gibi sorunlara dikkat çekmiştir. Sonuç: Araştırma bulgularına göre, Yeni Matematik Maarif Modeli kapsamında kullanılan dijital eğitim araçlarının matematik öğretim sürecine önemli katkılar sağladığı görülmektedir. Ancak bu araçların daha etkili kullanılabilmesi için okullardaki teknolojik altyapının güçlendirilmesi ve öğretmenlere yönelik hizmet içi eğitimlerin artırılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Hatice Nur Kayış
İnönü University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2026
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Matematik eğitiminde eleştirel düşünme: İlköğretim matematik öğretmenlerinin görüşleri

Eleştirel düşünme bireylerin analitik ve değerlendirme becerilerini geliştirmelerine olanak tanır ve matematik eğitimi eleştirel düşünmenin öne çıktığı alanlardan biridir. Eleştirel düşünme becerilerine sahip öğretmenler, sınıfta eleştirel düşünmeyi teşvik edebilirler. Bu bağlamda bu araştırmanın amacı, ilköğretim matematik öğretmenlerinin eleştirel düşünmeye yönelik algılarını, bu algıların matematik öğretimi bağlamındaki yansımalarını ve eleştirel düşünme olgusuna yükledikleri anlamları derinlemesine incelemektir. Araştırmanın modeli betimleyici fenomenolojidir ve katılımcılar 25 ilköğretim matematik öğretmenidir. Veriler yarı-yapılandırılmış görüşme ile toplanmış, tümevarımsal tematik analiz ile çözümlenmiştir. Bulgular, altı ana tema etrafında yapılandırılmıştır: Eleştirel düşünmenin tanımı ve önemi, eleştirel düşünmenin matematik öğretimindeki rolü, eleştirel düşünen öğrenci ve öğretmen özellikleri, matematik derslerinde eleştirel düşünmenin geliştirilmesi, matematik derslerinde eleştirel düşünmenin değerlendirilmesi, eleştirel düşünme sürecinde karşılaşılan güçlükler ve engeller. Öğretmenler, eleştirel düşünmeyi sorgulama, analiz etme ve yaratıcı problem çözme becerilerinin geliştirilmesine yönelik bir süreç olarak tanımlamışlardır. Matematik öğretiminde eleştirel düşünmenin analitik becerileri geliştirdiği ve öğrenmeyi derinleştirdiği vurgulanmıştır. Ayrıca, eleştirel düşünebilen bireylerin, öğrenme süreçlerinde daha etkin ve yaratıcı oldukları ifade edilmiştir. Bununla birlikte, eleştirel düşünmenin sınıf ortamında ölçülmesi ve değerlendirilmesinde zorluklar yaşandığı belirtilmiştir. Özellikle öğretim programlarının yoğunluğu, sınırlı zaman, sınav odaklı sistem ve öğrenci farklılıklarının eleştirel düşünmenin geliştirilmesine engel oluşturduğu saptanmıştır.

Betül Demirbaş
Fırat University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

6. sınıf öğrencileri ile Türk-İslam alimlerinin hayatının öğretiminde mobil artırılmış gerçeklik uygulamaları

Derslerde doğrudan kullanılmayacak kadar karmaşık olan bilim tarihi eğitimi, fen konu alanları arasında bir köprü kurularak sınıf içinde uygun Mobil Artırılmış Gerçeklik (MAG) uygulamalarıyla aktarılabilinir. Bu araştırmanın amacı, 6. sınıf öğrencileriyle Türk-İslam âlimlerinin hayatlarının MAG uygulamalarıyla öğretimini gerçekleştirmek ve bu yöntemin öğrencilerin bilgi düzeyine etkisini incelemektir. Ayrıca, öğrencilerin derslerde teknoloji kullanımına yönelik farkındalıklarını ve uygulamaya ilişkin görüşlerini değerlendirmek de amaçlanmıştır. Araştırmada, karma yöntem desenlerinden yakınsayan paralel desen kullanılmıştır. Hem nicel hem de nitel veriler eş zamanlı olarak toplanmış ve analiz edilmiştir. Nicel veriler SPSS 22 istatistiksel analiz yazılımı ile analiz edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Diyarbakır ili Ergani ilçesindeki bir devlet okulunda öğrenim gören 6. sınıfında öğrenim gören 20'si kız, 20'si erkek olmak üzere toplam 40 öğrenciden oluşmaktadır. İki farklı şubeden toplam öğrenci grubuyla araştırma yürütülmüştür. Gruplardan biri deney, diğeri kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Uygulama süreci sekiz hafta sürmüştür. Deney grubunda, Türk-İslam âlimlerinin hayatı ve bilimsel katkıları TISAR-3D adlı MAG uygulaması aracılığıyla işlenmiştir. Kontrol grubunda ise aynı içerik, geleneksel yöntemlerden biri olan okuma metinleri ile sunulmuştur. Veri toplama araçları olarak; nicel kısımda "Türk-İslam Âlimleri Bilgi Testi" ve "Derslerde Teknolojinin Kullanılmasına Yönelik Farkındalık Ölçeği", nitel kısımda ise yarı yapılandırılmış görüşme formları kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, deney grubundaki öğrencilerin bilgi düzeylerinde kontrol grubuna kıyasla anlamlı bir artış tespit edilmiştir. Ancak, her iki grubun teknoloji kullanımına yönelik farkındalık düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Öğrenci görüşlerine göre MAG uygulamaları, okuma metinlerine göre daha eğlenceli ve dikkat çekici bulunmuştur. MAG uygulamalarının, öğrencilerin bilişsel kazanımlarını desteklediği ve derse yönelik ilgiyi artırdığı göz önünde bulundurularak, bilim tarihi gibi soyut ve zor algılanan içeriklerin öğretiminde daha yaygın şekilde kullanılması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Türk-İslam Âlimleri, Mobil Artırılmış Gerçeklik, Bilim Tarihi, Fen Eğitimi

Cemre Kaplan
Fırat University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fen bilimleri dersinde sorgulamaya dayalı öğrenme ortamında öğretmen geribildirimlerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı fen bilimleri dersinde sorgulamaya dayalı öğrenme ortamında öğretmenin sunduğu sözlü ve yazılı geribildirimleri belirlemektir. Nitel araştırmanın temel alındığı bu çalışma, araçsal durum çalışması deseni ile yürütülmüştür. Araştırmada Aydın ilinde bilişsel ve duyuşsal özellikleri arasında anlamlı fark bulunmayan iki sınıfta 9 hafta süresince 5E modeline uygun olarak geliştirilen etkinlikler uygulanmıştır. Derslerin sorgulama düzeyi Geliştirilmiş Öğretim Gözlem Protokolü (GÖGP) kullanılarak belirlenmiştir. Öğretmenin verdiği sözlü geribildirimleri belirlemek için iki sınıfta araştırmacı gözlem yapmış ve ses kaydı almıştır. Ayrıca yazılı geribildirim türlerini belirlemek için her iki sınıftan toplam 8 öğrenci belirlenmiştir. Bu öğrencilerin çalışma yaprakları ders öğretmeninin geribildirimlerinden sonra düzenli olarak incelenmiştir. Geribildirim türleri, yazılı hale getirilen ders ses kayıtlarının, gözlemlerin ve çalışma yapraklarına verilen geribildirimlerin içerik analizi ile belirlenmiş ve tanımlanmıştır. Geribildirimler, metoduna ve işlevine göre sınıflandırılmışlardır. Metoduna göre "fırsat verme/vermeme, yansıtma, akran ilişkisi, karşılaştırma, geribildirim vermeme, süreçle ilgili açıklama yapma, bireyi ya da grubu ön plana çıkarma, öğretmenin negatif kişisel hislerinin ifadesi" şeklinde kategorilere ulaşılmıştır. İşlevine göre ise "sorgulama sürecini devam ettiren, sorgulama sürecini kesen, öğrenme amaç yönelimini destekleyen, performans amaç yönelimini destekleyen" şeklinde kategorilere ulaşılmıştır. Gözlemlenen dersler için geribildirimin sorgulama düzeyi ve 5E modelinin basamakları ile ilişkisi incelenmiştir. Anahtar Sözcükler: Sorgulamaya dayalı öğrenme, fen bilimleri, geribildirim türleri, geribildirim sıklığı.

FenGeri bildirimSorgulama
Selvinaz Güney
Aydın Adnan Menderes University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul öğrencilerinin fene yönelik zihinsel risk alma davranışları ile fen kaygıları arasındaki ilişkinin belirlenmesi

Bu çalışmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin fene yönelik zihinsel risk alma algıları ile fen kaygıları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Çalışmada nicel veri toplama yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini İzmir İl'inde 2015-2016 eğitim öğretim yılında öğrenim gören ortaokul öğrencileri; örneklemini ise bu evrenden "Uygun Örnekleme" yöntemiyle seçilen 600 ortaokul öğrencisi oluşturmuştur. Araştırmada ortaokul öğrencilerinin zihinsel risk alma davranışlarını belirlemek amacıyla, Beghetto (2009) tarafından geliştirilen Yaman ve Köksal (2014) tarafından Türkçe'ye uyarlaması yapılan Zihinsel Risk Alma ve Yordayıcılarına İlişkin Algı Ölçeği kullanılmıştır. Ölçek, 18 maddeden oluşmaktadır ve 5 dereceli Likert tipindedir. Zihinsel risk alma ve 3 yordayıcısını (fene yönelik ilgi, yaratıcı öz-yeterlik, öğretmen desteğine yönelik algı) içermektedir. Ortaokul öğrencilerinin kaygı düzeylerini belirlemek amacıyla Güzeller ve Doğru (2011) tarafından geliştirilen 2 alt boyuttan oluşan 28 maddelik 5 dereceli Likert tipi Fen Kaygı Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde SPSS 18.0 paket programı kullanılmıştır. Veri toplama araçlarından elde edilen veriler, betimsel istatistikler (frekans, aritmetik ortalama, yüzde ve standart sapma) kullanılarak analiz edilmiştir. Betimsel istatistiklere ek olarak, Mann Whitney U, Kruskal Wallis H testi ve korelasyon analizinden yararlanılmıştır. Araştırma bulguları incelendiğinde öğrencilerin fene yönelik risk alma düzeylerinin yüksek, fen kaygı düzeylerinin ise düşük olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte kaygı düzeyi yüksek olan öğrencilerin fen dersinde zihinsel risk alma eğilimlerinin düşük olacağı tespit edilmiştir.

Begüm Akça
Aydın Adnan Menderes University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fen bilimleri dersinde çoklu ortam destekli, canlandırma ve düz anlatım yoluyla öğretimin öğrenci başarısına etkisi

Fen Bilimleri dersinde 7. Sınıf Güneş Sistemi ve Ötesi ünitesinden belirlenen kazanımların öğretiminde canlandırma, çoklu ortam destekli öğretim ve düz anlatım yoluyla öğretimin hangisinin daha etkili olduğunu belirlemek amacıyla yapılan çalışma, Kocaeli ili İzmit ilçesinde bulunan A ve B Ortaokullarından rastgele yöntemle belirlenen 6 sınıfta toplam 130 öğrenciden oluşan örneklemle yürütülmüştür. A Ortaokulu'nda çalışmaya katılan 75 öğrencinin 35'i kız, 40'ı erkek, B Ortaokulu'nda çalışmaya katılan 55 öğrencinin 28'i kız, 27'si erkektir. Her iki okuldan rastgele yöntemle seçilen 3'er şubeden sınıflardan 2'si deney grubu olarak birisi de kontrol grubu olarak seçilmiştir. Bu çalışmada yarı deneysel yöntem kullanılmıştır. Böylece her iki okulda birer sınıf canlandırma yoluyla öğretim için, birer sınıf çoklu ortam destekli öğretim için ve yine birer sınıf düz anlatım yoluyla öğretim için seçilmiştir. Ders planları yöntemlere göre hazırlanmış ve uygulama öncesi tüm gruplara ön test uygulanırken, uygulama sonrasında da son test uygulanmış ve analizler yapılmıştır. Grupların başarıları arasında anlamlı farklar olup olmadığı varyans analizi (ANOVA) yöntemiyle hesaplanmıştır. Farklılıkların ayrıntılarını belirlemek için "post hoc" testlerden Scheffe tercih edilmiştir. Buna göre canlandırma yöntemi ile öğrenim gören öğrenciler çoklu ortam ve düz anlatım yöntemiyle öğrenim gören öğrencilerden daha anlamlı derecede, daha yüksek başarılar göstermişlerdir. Çoklu ortam destekli öğrenim gören öğrenciler ise düz anlatım yoluyla öğretim gören öğrencilere göre daha başarılı çıkmışlardır. Bu veriler göstermektedir ki başlangıçta aralarında hazırbulunuşluk farkı olmayan öğrenciler farklı yöntemlerle yapılan öğretimler sonunda farklı seviyelerde öğrenme meydana getirmişlerdir. Bu yöntemlerden en etkili olan canlandırma yöntemiyken en az etkili olan düz anlatımdır ve tüm yöntemlerin etkililik düzeyleri arasındaki farklar istatistiksel olarak anlamlıdır.

CanlandırmaFen bilgisi dersiFen bilgisi eğitimi+6
Eda Terzi
Kütahya Dumlupınar University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fen bilimleri öğretmen adaylarının geri dönüşüm davranışları ile ekolojik ayak izlerinin karşılaştırılması

Bu araştırmanın amacı; fen bilimleri öğretmen adaylarının geri dönüşüm davranışları ile ekolojik ayak izi farkındalık düzeyleri arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Araştırmanın örneklemini, 2016-2017 eğitim öğretim yılı bahar döneminde iki farklı devlet üniversitesinin Eğitim Fakültesi, Fen Bilgisi Öğretmenliği programında öğrenim görmekte olan gönüllü 312 kadın (%86.2), 50 erkek (%13.8) öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Böylelikle öğretmen adaylarının geri dönüşüm davranışları ile ekolojik ayak izi farkındalık düzeyleri arasındaki ilişki düzeyi belirlenmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen, 5'li Likert türünde 28 maddeden oluşan "Geri Dönüşüm Davranışları Farkındalık Ölçeği" ile Coşkun (2013) tarafından geliştirilen, 5'li Likert türünde 46 maddeden oluşan "Ekolojik Ayak İzi Farkındalık Ölçeği" kullanılmıştır. Uygulamalar sonucunda elde edilen verilerin analizinde betimsel istatistik teknikleri, bağımsız gruplar t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve ayrıca ölçeklerden elde edilen toplam puanların sürekli olması ve normal dağılması sebebiyle, gruplar arası ilişkilerin belirlenmesi için basit doğrusal korelasyon analizi yapılarak Pearson korelasyon katsayılarından yararlanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara cinsiyet açısından bakıldığında; kadın fen bilimleri öğretmen adaylarının geri dönüşüm davranışları farkındalık ve ekolojik ayak izi farkındalık düzeylerinin erkek fen bilimleri öğretmen adaylarının geri dönüşüm davranışları farkındalık ve ekolojik ayak izi farkındalık düzeylerinden anlamlı şekilde yüksek olduğu; sınıf düzeyi açısından bakıldığında ise, fen bilimleri öğretmen adaylarının geri dönüşüm davranışları farkındalık ve atık ayırma sıklık düzeylerinde dördüncü sınıfta öğrenim görmekte olan öğretmen adaylarının diğer sınıflarda öğrenim görmekte olan öğretmen adaylarının geri dönüşüm davranışları farkındalık ve atık ayırma sıklık düzeylerinden anlamlı şekilde yüksek olduğu; fakat ekolojik ayak izi farkındalık düzeylerinin sınıf düzeyi değişkeni bakımından farklılık göstermediği bulunmuştur. Fen bilimleri öğretmen adaylarının geri dönüşüm davranışları farkındalık ve atık ayırma sıklık düzeyleri ile yaşanılan yer, yerleşim birimi, anne eğitim düzeyi, lisans öğrenimlerinde geri dönüşüm içerikli ders alma, aile gelir düzeyi değişkenleri arasında; ekolojik ayak izi farkındalık düzeyleri ile ise genel not ortalama, çevre ile ilgili bir sivil toplum kuruluşu veya kulübe üye olma, lisans öğrenimlerinde geri dönüşüm içerikli ders alma değişkenleri arasında farklılık görülmüştür. Bu sonuçlar doğrultusunda çevre eğitimi ve geri dönüşüm ile ilgili önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimler: Ekolojik ayak izi, fen bilimleri öğretmen adayları, geri dönüşüm, geri dönüşüm davranışları, öğrenci davranışları, öğretmen yetiştirme.

Aday öğretmenlerEkolojik ayak iziFen bilgisi+7
Vildan Bayar
Kütahya Dumlupınar University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğretmen adaylarının model ve modelleme ile yaşam becerilerine ait görüşlerinin bilişötesi farkındalıklarıyla arasındaki ilişkilerin incelenmesi

Bu araştırma; öğretmen adaylarının "model ve modelleme" ve "yaşam becerileri" hakkındaki görüşleri ile "bilişötesi" farkındalıkları arasındaki ilişkileri tespit etmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın örneklemi bir devlet üniversitesinin eğitim fakültesi fen bilgisi, sınıf ve okul öncesi branşlarının üçüncü ve dördüncü sınıflarında öğrenim gören 416 öğretmen adayıdır. Çalışmada ilişkisel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırma verileri, "Model ve Modelleme" Ölçeği (MMÖ), "Yaşam Becerileri" Ölçeği (YBÖ) ve "Bilişötesi Farkındalık" Envanteri (BFE) kullanılarak elde edilmiştir. Araştırmadan elde edilen veriler MANOVA, ANOVA, Çoklu Karşılaştırma Sonuçları (LSD ve Dunnett C), Basit Korelasyon Analizi ve Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi yöntemleriyle analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen veriler analiz edildiğinde aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır: •"Model ve Modelleme" Ölçeğine ait fen bilgisi öğretmen adaylarının görüşlerinin sınıf ve okul öncesi öğretmen adaylarına göre daha iyi seviyede olduğu sonucuna ulaşılmıştır. •"Bilişötesi Farkındalık" Envanterine ait sınıf öğretmen adaylarının farkındalıklarının fen ve okul öncesi öğretmen adaylarına göre daha düşük seviyede olduğu sonucuna ulaşılmıştır. •"Bilişötesi Farkındalık" Envanteri alt boyutları "Bilişin Bilgisi" ve "Bilişin Düzenlemesi" alt faktörlerine ait fen ve okul öncesi öğretmen adaylarının farkındalıklarının birbirine denk olduğu, sınıf öğretmeni adaylarına göre daha iyi seviyede olduğu sonucuna ulaşılmıştır. •Öğretmen adaylarının "Model ve Modelleme", "Yaşam Becerileri" ölçeklerine ve "Bilişötesi Farkındalık" envanterine ait görüşlerinin birbiriyle ilişkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. •Öğretmen adaylarının "Model ve Modelleme" ve "Yaşam Becerileri" ölçeklerine ait görüşleri ve "Bilişötesi" farkındalıkları arasında pozitif yönde orta düzey ilişkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. •Öğretmen adaylarının "Model ve Modelleme" ve "Yaşam Becerileri" ölçeklerine ait görülerin "Bilişötesi" farkındalıklarının bir yordayıcı olduğu, aralarında yüksek düzeyde ve anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. •Yordayıcı değişkenlerden bilişötesi farkındalıklara göre önem sırası "Yaşam Becerileri" ve "Model ve Modelleme" olduğu sonucuna ulaşılmıştır. •Model ve modelleme alt faktörü "Çoklu Temsiller Olarak Modeller (ÇTM)" ile yaşam becerileri alt faktörleri "Empati kurma ve öz farkındalık", "Yaratıcı ve eleştirel düşünce", "Karar verme ve problem çözme", "Duygularla ve stresle başa çıkma" bilişötesi farkındalığın alt boyutlarının anlamlı bir yordayıcı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. •Okul öncesi, sınıf ve fen bilgisi öğretmen adaylarının "Model ve Modelleme" ile "Yaşam becerileri" "Bilişötesinin" bir yordayıcı olduğu, aralarında yüksek düzeyde ve anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca yordayıcı değişkenlerden "Bilişötesi Farkındalıklara" göre önem sırası "Yaşam Becerileri" ve "Model ve Modelleme" olduğu sonucuna da ulaşılmıştır. Okul öncesi, sınıf ve fen bilgisi öğretmen adaylarının bilişötesi farkındalıklarını geliştirmek için model ve modelleme ile yaşam becerilerini kullanabileceği uygulamalar yapılarak bilişötesi farkındalık düzeyleri geliştirilebilir.

Aday öğretmenlerBilişüstü farkındalıkFarkındalık+5
Yaşar Gökçek
Kütahya Dumlupınar University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Onuncu sınıf öğrencilerinin yaratıcı problem çözme becerisini etkileyen öğrenci ve öğretmen özellikleri

Ülkemizde zaman içerisinde bir çok kez eğitim öğretim sistemi değişmiş olmasına karşın öğrencilerin yaratıcılık becerileri henüz istenilen düzeye çıkamamıştır. Bir öğretmenin dersine girdiği öğrenciler üzerinde önemli ölçüde etkiye sahip olduğu bilinmektedir. Bu araştırmada, öğretmenlerin matematik öğrenme süreçlerine ve matematik öğretiminin özelliklerine ilişkin görüşlerinin öğrencilerin yaratıcılık becerilerini nasıl etkilediğini ortaya koymak amacıyla Ernest'in öğretmen modellerinin lise öğrencilerinin yaratıcılık becerileri üzerine etkisi incelenmiştir. Bu araştırma, öğrencilerle ilgili toplanan verilerin arasındaki ilişkinin irdelenmesi kısmı itibariyle nicel olup, öğretmenlerden toplanan verilerin içerik analizi ile yorumlanması itibariyle niteldir. Araştırma bu yapısından dolayı açıklayıcı karma desendir. Araştırmanın katılımcıları toplam 341 10.sınıf lise öğrencisi ve bu öğrencilerin bir önceki yıldan itibaren matematik derslerine giren 9 matematik öğretmenidir. Araştırma iki aşamadan oluşmaktadır. Birinci aşaması nicel verilerin sıralı lojistik regresyon analizi ile sonuçlarının ortaya konduğu nicel kısım, ikinci aşaması ise öğrenci görüşmelerinin tümevarımsal içerik analizine tabii tutulduğu ve öğretmen öğrenci eşleştirmesi yapılarak model-yaratıcılık becerisi ilişkisinin ortaya konduğu nitel kısımdır. Öğretmenlerin dersleri sekizer saat gözlenmiştir ve bu gözlemler sonucunda Ernest(1989)'in öğretmenlerin matematik öğretiminin özelliklerine ilişkin görüşleri doğrultusunda öğretmenlerin modelleri belirlenmiştir. Öğrencilere ait veriler birinci düzey, öğretmenlere ait veriler ikinci düzey olarak oluşturulmuş ve cinsiyetin kadın olması erkek olmaya göre tam puan elde etmede negatif yönlü bir değişken olarak tespit edilmiştir. Öğrenci görüşmelerinde ise öğrencilerin güleryüzlü, iletişim becerileri yüksek öğretmenlerle konuşmalarına fırsat verildiği tartışma ortamlarının yaratıldığı, kendi denemeleri için fırsat verildiği ortamlarda günlük hayat örneklerinin yer aldığı öğretim yönteminin tercih edilmesi ile yaratıcılık becerilerinin arttığı sonucuna varılmıştır. Öğretmen modellerinde ise kolaylaştırıcı(facilitator) ve açıklayıcı(explainer) öğretmen modeli öğrencilerin yaratıcılık becerilerini belli bir ölçüde etkilediği ortaya çıkmıştır. Eğitim öğretim yönteminden çok öğretmenlerinin sınıf içerisinde öğrencilerin kendilerini geliştirmelerine yardımcı olacak ortamlar sunabilen ve tartışma ortamları oluşturarak öğrencilerin kendi fikirlerini açıkça ortaya koyma ve savunma yapabilmeleri için fırsatlar veren, ezberden çok anlamaya yönelik davranışlarla dersi destekleyen, öğrencilerin özgürce deneme yapmalarına fırsatlar veren öğretmenlerin güleryüzlü ve espirili olması öğrencilerin yaratıcılık becerilerini geliştirmiştir. Ayrıca araştırma kapsamına dâhil edilen sınıflardan matematik başarısı çok yüksek olan sınıfların değil, matematik başarısı yüksek ve orta düzeyde olup, hareketli ve sınıf yönetiminde zorluk çekilen sınıfların yaratıcılık becerilerinin yüksek çıkmış olması araştırmanın beklenmeyen sonuçlarındandır. Öğrencilerin yaratıcılık becerilerini geliştirici yeni etkili öğretmen modelinin güzleryüzlü, esprili, iletişim becerileri yüksek, öğrencilere tartışma ortamları yaratabilen ve öğrencilerin deneme girişimlerini destekler nitelikte olması gerektiği tespit edilmiştir.

Branş öğretmenleriLise öğrencileriLise öğretmenleri+7
Çiğdem Çalışkan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Altıncı sınıf öğrencilerinin cebirsel problemleri matematiksel modellemeyi kullanarak çözme becerilerinin incelenmesi

Matematiksel modelleme, gerçek hayat durumlarının işleyişi ve yapısını anlamlandırmak için matematiğin sembolik diline aktarılarak ifade edilmesi sürecidir. Bu araştırmanın amacı, ortaokul altıncı sınıf matematik dersi öğretim programı cebir konusuna yönelik kazanımlara göre ortaokul altıncı sınıf öğrencilerinin cebirsel problemleri çözme durumlarında, konuya ilişkin uygun matematiksel model oluşturabilme becerilerini incelemektir. Aynı zamanda oluşturdukları bu matematiksel modeli çözme suretiyle sonuçlandırmalarındaki başarı seviyelerini belirlemek ve yapılan hataları tespit etmektir. Araştırma 2018-2019 öğretim yılı Bursa ili Osmangazi ilçesinde yer alan iki devlet ortaokulunun altıncı sınıfa devam eden öğrenciler arasından tesadüfi örnekleme yöntemi kullanılarak seçilen 174 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı kapsamında cebirsel problemleri kapsayan 8 adet açık uçlu sorudan oluşan problem testi uygulanılmıştır. Veri sonuçları doğrultusunda öğrencilerin cebirsel problemlere göre denklemleri kurabilme ve çözebilme becerileri incelenerek, yapılan hata türünü saptamak için doküman analizi yöntemine başvurulmuştur. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre, öğrencilerin en çok denklem kurma aşamasında güçlük çektikleri tespit edilmiştir. Ayrıca, öğrencilerin verilenle istenen arasında bağ kuramakta zorlandıkları, varsayımda bulunma seviyelerinin düşük olduğu, gereksiz ya da hatalı çizimler yaptıkları ve buldukları sonuçları genellemekte zorlandıkları sonuçlarına varılmıştır. Öğrencilerin cebirsel problemlerle ilgili matematiksel model oluşturabilme ve matematiksel modeli kullanarak sonuca ulaşma becerilerinin düşük olduğu belirlenmiştir. Ayrıca ortaokul altıncı sınıf öğrencilerinin problem durumuna uygun model oluştururken ve çözerken birtakım hata türlerini yaptıkları tespit edilmiştir.

CebirMatematik eğitimiMatematik öğretimi+5
Volkan Baştürk
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul 5. sınıf matematik ders kitabı ile yaygın olarak tercih edilen alternatif ders kitabının karşılaştırmalı analizi

Bu çalışmanın amacı ortaokul 5. Sınıflarda okutulan matematik ders kitabı ile yaygın olarak tercih edilen, özel bir yayınevine ait alternatif ders kitabında bulunan soruları karşılaştırarak benzerlik ve farklılıklarını ortaya koymaktır. Bu amaçla ele alınan sorular sayılarına, türlerine, işlemsellik-kavramsallık durumlarına ve yenilenmiş Bloom taksonomisine göre analiz edilmiştir. Araştırma modeli doküman incelemesidir. Araştırmanın veri kaynağı 5. sınıflarda okutulan matematik ders kitabı ve özel bir yayınevine ait alternatif ders kitabındaki tüm sorulardır. Çalışmadan elde edilen bulgulara göre alternatif ders kitabındaki soruların ders kitabındaki sorulardan fazla olduğu görülmüştür. Soru türleri bakımından her iki kitapta da açık uçlu soruların daha yaygın olduğu, ders kitabında her türden sorunun olduğu fakat alternatif ders kitabında çoktan seçmeli ve eşleştirme soru türlerinin bulunmadığı görülmektedir. Soru türleri çözümlü ve çözümsüz olarak ele alındığında her iki kitapta da çözümsüz soruların ağırlıkta olduğu, oransal olarak ders kitabında çözümlü soruların alternatif ders kitabına kıyasla daha yüksek olduğu görülmektedir. Kitaplardaki soruların işlemsellik ve kavramsallık bakımından dağılımına bakıldığında her iki kitapta da kavramsal bilgiye yönelik soruların yoğun olduğu, her iki kitapta da "kavram haritasının çizilmesi" alt boyutuna yönelik soru türünün bulunmadığı, işlem bilgisine yönelik soruların oransal olarak alternatif ders kitabında daha fazla olduğu görülmektedir. Çalışmada ele alınan kitaplardaki soruların yenilenmiş Bloom taksonomisine göre incelenmesi sonucunda her iki kitapta da alt düzey basamaklara (hatırlama, anlama, uygulama) ait soru sayısının üst düzey basamaklara (analiz etme, değerlendirme, yaratma) ait sorulardan fazla olduğu görülmektedir. Ayrıca ders kitabında yenilenmiş Bloom taksonomisinin her basamağına ait soru türü bulunurken, alternatif ders kitabında değerlendirme ve yaratma basamaklarına ait soru türünün bulunmadığı görülmektedir.

Ders kitaplarıKarşılaştırmalı analizKavramsal bilgi+5
Baran Bayar
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

1998, 2010-2011, 2013 ve 2018 yıllarında güncellenen ortaöğretim programlarının geometri içeriği bağlamında karşılaştırılması

Bu çalışmada 1998, 2010-2011, 2013 ve 2018 yıllarında güncellenmiş olan ortaöğretim programları geometri içerikleri bağlamında incelenmiş ve karşılaştırılmıştır. Bu amaç doğrultusunda çalışmada doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Doküman olarak 1998 yılında güncellenen lise geometri ve analitik geometri dersi öğretim programları, 2010-2011 yıllarında güncellenen ortaöğretim geometri ve analitik geometri dersi öğretim programları, 2013 ve 2018 yılında güncellenen ortaöğretim matematik dersi öğretim programları incelenmiştir. Verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Programların içerikleri alt öğrenme alanı, konu ve kazanım bazında incelenmiş ve elde edilen bulgular tablolar halinde sunularak karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre incelenen öğretim programlarında dikkat çekici farklılıklar olduğu görülmüştür. 1998 ve 2010-2011 yıllarında güncellenen ortaöğretim programlarında ayrı birer ders olarak ele alınan matematik ve geometri içerikleri, 2013 ve 2018 yıllarında güncellenen ortaöğretim programlarında ise geometri içeriği, matematik dersi içerisinde bir alt öğrenme alanı olacak şekilde verilmiştir. Ayrıca 1998 yılından 2018 yılına kadar geçen süreç göz önüne alındığında öğretim programının süreç içerisinde gerek konu ve kazanım bakımından gerekse içeriğin ele alındığı yaklaşım bakımından sadeleşme ve içeriğin günlük hayatla ilişkilendirilebilecek konuları içerecek şekilde ciddi bir değişim geçirdiği görülmüştür. Günümüzde bilgi akışının hızı ve bilginin çok çabuk tüketildiği göz önüne alınırsa bu durum öğretim programlarının daha sık aralıklarla gözden geçirilmesi ihtiyacını doğurmaktadır. Bu durumda geçmiş deneyimleri göz önünde bulundurmanın faydalı olacağı fikri ile yakın bir zaman aralığında, ikiden fazla öğretim programını içerik bakımından karşılaştıran bu araştırmanın da faydalı olacağı düşünülmektedir.

Eğitim programlarıGeometriMatematik dersi+5
Atiye Özşentürk Balçın
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim Matematik Öğretmenliği Bölümü 1, 2 ve 3. sınıf öğretmen adaylarının kenarları ve açıları arasındaki ilişkiye dayalı olarak özel isimlendirilmiş dörtgen bilgilerinin incelenmesi

Bu tez çalışması kapsamında ilköğretim matematik öğretmen adaylarının dörtgen farkındalıklarını Van Hiele Düşünme Seviyeleri açısından inceleyip, dörtgenler arasındaki ilişkilerden yola çıkarak ne tür sınıflandırmalar yaptıklarını tespit edip bunları sınıflar arasında kademeli olarak karşılaştırılması amaçlanmıştır. Bu çalışmada genel tarama modelinin kesit alma yaklaşımı kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Gaziantep Üniversitesi 1, 2 ve 3. sınıf kademesinde öğrenim gören 132 İlköğretim Matematik Öğretmenliği bölümü öğrencisi oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı ve uzman tarafından oluşturulan 12 adet çoktan seçmeli, 1 adet yapılandırılmış grid, 1 adet kavram haritası sorusundan oluşan değerlendirme formu kullanılmıştır. Verilerin analizinden elde edilen bulgular dörtgenleri tanımlama, ilişkilendirme, gruplandırma ve kavram haritası oluşturma bilgileri olmak üzere 4 ana başlık altında toplanmıştır. Elde edilen bulgular incelendiğinde öğrencilerin dörtgenlerin standart gösterimlerini yapabildikleri ancak aynı performansı özel durumları için gösteremedikleri, kavram haritası oluşturmada en çok deltoid-eşkenar dörtgen ilişkisini kuramadıkları görülmüştür. Araştırmadan elde edilen sonuçların matematik öğretmen adaylarının dörtgen bilgilerine dair yapılacak çalışmalara ve üniversite eğitiminde öğretmenlerin alan bilgisine dair eksiklikleri tespit edip ona göre bir eğitim çalışması yapılmasına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Aday öğretmenlerGeometriGeometrik düşünme+3
Ayşe Hanım Demirel
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Cebirsel kavram ve genellemelerinin, soyutlama sürecine uygun öğretiminin tasarımı, uygulanması ve değerlendirilmesi

Matematiksel kavram ve genellemelerin öğretiminde, soyutlama sürecinin analizinden yararlanılması, soyutlamaya olan ilginin artarak devam etmesine yol açmış bulunmaktadır. Öğrencilerin soyutlama süreçlerini inceleyen araştırmacılar; bireysel araştırmalara ağırlık vermişler, bu durum sınıf ortamında soyutlama süreçlerini incelemenin önemini arttırmıştır. Bu araştırmanın amacı ise 6. sınıftan başlayarak 6. ve 7. sınıf öğrencilerinin cebirsel kavram ve genellemeleri oluşturma ve soyutlama süreçlerinin incelenmesi, süreç içerisinde hazırlanan öğretim tasarımının soyutlama sürecine katkısının belirlenmesidir. Araştırma karma yöntem araştırması modelinde olup iki aşamadan oluşmuştur. İlk aşamada tasarım tabanlı araştırma modeli, ikinci aşamada ise durum çalışması modeli kullanılmış olup, yarı boylamsal bir çalışmadır. Çalışma 2017-2018 yılları arasında iki yıl boyunca Bursa Setbaşı Ortaokulunda biri deney grubu diğeri ise kontrol grubu olarak belirlenen 32'şer kişilik iki grupta toplam 64 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Uygulama öncesi öğrencilerin cebir kavram ve genellemeleri bilgisini ölçmek için Chelsea Cebir Tanılama Testi (CCTT) uygulanmıştır. Altıncı ve yedinci sınıf müfredatındaki cebir kavram ve genellemeleri belirlenerek, bu kavram ve genellemelerin soyutlanma süreçlerini incelemeye imkân verecek öğretim tasarımı hazırlanmış ve pilot çalışması yapılarak eksikler tespit edilerek giderilmiş, hazırlanan öğretim tasarımı deney grubu öğrencilerine uygulanmıştır. Uygulama sonrası CCTT, SBT1 (Soyutlama Becerileri Testi), SBT2 ve SBT3 testleri yapılarak sonuçları analiz edilmiş ve öğrencilerin soyutlama süreçleri RBC+C modeliyle ayrıntılı olarak incelenmiştir. Yapılan ön ve son testler arasındaki gelişim nicel analizle belirlenmiştir. Öğrencilerin soyutlama süreçlerini derinlemesine analiz etmek için deney grubundan seçilen 2 düşük, 3 orta ve 4 yüksek başarı düzeyine sahip odak grup öğrencilerinin uygulamanın her aşamasında etkinlik kâğıtları, yapılan ön ve son testlerin nitel analizleri belirlenen tematik soyutlama göstergeleri çerçevesinde yapılmıştır. Göstergelerin RBC+C (Recognizing, Building with Construction, Consolidation) modelindeki gibi alındığında bazı durumları ayrıntılı analize imkân vermediğinden, detaylandırması yapılmıştır. Araştırmada kullanılan SBT2, SBT3 ve CCTT ön ve son testlerinin nicel analiz sonuçlarına bakıldığında, öğrencilerin 6. ve 7. sınıftaki uygulamalar sonrası, soyutlama becerilerindeki gelişimde anlamlı farklılıklar elde edildiği görülmüştür. Ayrıntılı analiz yapılmak için seçilen odak grubu öğrencilerinden elde edilen etkinlik kâğıtları ve testlerin nitel analizinde de soyutlama becerilerinin geliştiği gözlemlenmiştir. Öğrencilerden orta ve yüksek başarı düzeyine sahip öğrencilerin oluşturma ve pekiştirme basamaklarına ulaştığı gözlemlenmiştir. Başarı düzeyi düşük öğrencilerin ise yanlış oluşturmaya sahip olabildikleri ya da yardımcı tanımayla kısmi doğru oluşturmaya ulaştıkları gözlemlenmiştir. Araştırmanın ikinci aşamasında odak grup öğrencilerinden elde edilen nitel veriler analiz edildiğinde pekiştirme basamağına ulaşıp ulaşamayan öğrencilerin derinlemesine analizinde başarı düzeyi yüksek ve orta öğrencilerin pekiştirme basamağına ulaşabildikleri, düşük başarı düzeyine sahip öğrencilerin ise kısmi doğru oluşturma basamağında kaldıklarından dolayı pekiştiremedikleri sonucuna varılmıştır. Araştırma sonuncunda hazırlanan öğretim tasarımının öğrencilerin soyutlama becerilerini geliştirdiği sonucuna varılmıştır. RBC+C modelinin tanılama aracı olmasının yanında, bilgilendirici ve tasarımı aracı olarak da kullanılabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen bu sonuçlara göre soyutlama becerilerinin geliştirilme sürecinde öğretime ve gelecekte yapılacak çalışmalara yönelik önerilerde bulunulmuştur.

Kavram öğretimiMatematik eğitimiMatematik öğretimi+2
Rümeysa Yılmaz
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Matematik öğretmenlerinin matematik okuryazarlığı ile ilgili mesleki gelişimlerinin dokümantal yaklaşım çerçevesinde incelenmesi

Matematik okuryazarlığı, matematik eğitimi dünyası için yirmi yıldan beri üzerinde çalışılan bir çalışma alanı olarak görülmektedir. OECD'nin düzenlediği PISA uygulamalarına katılan 72 ülke arasında Türkiye'nin 2015 yılında 50. sırada yer alması ülke genelinde yankı uyandırmıştır. Bu sıralamanın Türkiye'nin sınava katıldığı ilk yıl olan 2003'teki sıralamadan bile daha geride olması özellikle dikkat çekmiştir. Bunun sonucu olarak çok sayıda çalışma yapılmıştır. Literatürde matematik okuryazarlığı ile ilgili yapılan çalışmalar incelendiğinde yapılan çalışmaların büyük bir kısmının PISA sınavlarına katılan öğrenciler ve aileleri üzerinde yapılmış demografik çalışmalar olduğu görülmektedir. Bu çalışmalar, sınavlara katılan öğrenciler ile ilgili bir fikir oluşturmamıza olanak tanımaktadır. Ancak, Türkiye'nin içinde bulunduğu mevcut durum dikkate alındığında, PISA'da alınan sonuçlar da incelendiğinde, matematik okuryazarlığı başarısını artırmaya yönelik çalışmalar yapılması gerektiği düşünülmektedir. Bu tez çalışması da bu kapsamda yapılmıştır. Bu araştırmada, matematik öğretmenlerinin lisans eğitimleri sırasında aldıkları matematik okuryazarlığı eğitimini kendi öğretimlerine nasıl yansıttıkları ve matematik okuryazarlığı bağlamındaki mesleki gelişimlerinin nasıl olduğu araştırılmaktadır. Araştırmada, nitel araştırma yaklaşımına dayanan bir yöntem olan gelişimsel araştırma yöntemi kullanılmaktadır. Gelişimsel araştırma, farklı yaşlardaki veya farklı kültürlerdeki bireylerin duygu, düşünce veya davranışlarındaki farklılıkları ya da aynı bireylerin yaşamlarının farklı zamanlarındaki duygu, düşünce veya davranışlarındaki değişimleri ve gelişimleri incelemek için kullanılmaktadır. Araştırma stratejisi olarak durum çalışması seçilmiştir. Araştırmanın katılımcı seçiminde, nitel araştırmalarda önerildiği gibi amaçlı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Amaçlı örnekleme yöntemlerinden de ölçüt örnekleme yöntemi benimsenmiştir. Araştırmanın katılımcıları 2016-2017 akademik döneminde lisans öğreniminin son yılında olup, "Matematik Eğitiminde Alan Yazıları" ve "Öğretmenlik Uygulaması" derslerini almış olan ve 2018 yılında MEB'e bağlı devlet okullarına öğretmen olarak atanmış olan dört matematik öğretmenidir. Katılımcıların lisans eğitimlerinin son yılı olan 2016-2017 dönemi bahar yarıyılında başlamıştır. Öncelikle lisans eğitimi sırasında verilen matematik okuryazarlığı eğitimi takip edilmiştir. Araştırma sonuçlarına etki edebilecek yönleri olabileceğinden, araştırmacı notları alınarak hafta hafta her bir ders takip edilmiştir. Sonrasında, dersi alan öğretmen adaylarının öğretmenlik uygulaması dosyaları toplanmış ve analiz edilmiştir. Bu aşamada, dersi alan tüm öğretmen adaylarının dosyaları incelenmiştir. Ancak, katılımcılar belirlendikten sonra, seçilen katılımcıların dosyaları araştırmaya dahil edilmiştir. Öğretmen adaylarının, atama döneminin ve ilk adaylık eğitimi dönemlerinin geçmesi için veri toplama sürecine bir yıl ara verilmiştir. 2018-2019 döneminde, daha önceden araştırmaya katılmış olup, atanmış olan öğretmenler ile her birinin hangi şehirlere atandığı ve araştırmaya devam etme ile ilgili ne düşündükleri konusunda kısa görüşmeler yapılmıştır. Bu süreçte araştırmaya birlikte devam edilecek olan katılımcılar belirlenmiştir. 2019-2020 döneminde çalıştıkları ortamların yaklaşık olarak birbirine eşit olanaklara sahip olup olmadığı, öğrenci seviyeleri gibi değişkenlerin de yakından görülebilmesi için araştırmaya katılmaya gönüllü olan dört öğretmenin çalıştıkları şehre gidilerek araştırmaya devam edilmiştir. Öğretmenlerin her biri ile önce matematik okuryazarlığı ile ilgili bir ön görüşme daha sonra ders hazırlığı görüşmeleri ve arkasından ders gözlemleri yapılmıştır. Her bir ders gözleminin ardından, öğretmenler ile dersteki durumlara ilişkin kısa görüşmeler yapılmıştır. Son olarak her bir öğretmen ile araştırmacının analizlerine dayanarak vardığı sonuçlar görüşülmüş ve bu sonuçların doğruluğuna ilişkin onay alınmıştır. Her bir katılımcı öğretmenin 25 saat dersi gözlemlenmiş, ders gözlemi sırasında araştırmacı arka sıralarda öğrenci gibi oturarak not almış, sürece müdahale etmemiştir. Sonuç olarak, öğretmen adayından öğretmen olma sürecinde katılımcıların değişen ve sabit kalan şemaları olduğu görülmüştür. Bu şemalardan muhakeme etme, problem çözme için strateji geliştirme ve matematiksel araç-gereçleri kullanma yeterliklerine hizmet eden şemaların sabit kaldığı görülmüştür. Ancak katılımcıların önceden sahip olduğu sembolik ve formal dili kullanma, temsil etme ve modelleme yeterliklerine hizmet eden şemaların öğretmen olduktan sonraki süreçte görülmediği dikkat çekmiştir. Bununla birlikte öğretmen olduktan sonra gelişen, ancak doğrudan matematiksel yeterlikler ile bağdaştırılamayan şemalar da olmuştur.

Branş öğretmenleriGerçekçi matematik eğitimiMatematik eğitimi+4
Burcu Nur Baştürk Şahin
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Teknoloji desteği ile dönüşüm geometrisi öğretiminin matematik öğretmen adaylarının eleştirel düşünme eğilimine katkısı

Bu araştırmada, Facione (1990) tarafından belirlenen eleştirel düşünme becerilerinin gelişimine katkı sağlayabilmek için tasarlanan teknoloji destekli öğretim modeli uygulamalarının, ilköğretim matematik öğretmeni adaylarının eleştirel düşünme becerilerine ve eğilimlerine olan katkısı incelenmiştir. Öğretim modeli uygulamaları, ortaöğretim matematik dersi öğretim programında yer alan dönüşüm geometrisi kazanımlarına yönelik tasarlanmıştır. Öğretim modelinde teknoloji desteği GeoGebra programı ile sağlanmıştır. Araştırmada karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırma ağırlıklı olarak nitel temelli olup nitel verileri desteklemek için nicel veriler kullanılmıştır. Araştırma, 2019-2020 eğitim-öğretim yılı güz döneminde, Marmara Bölgesindeki bir devlet üniversitesinin Eğitim Fakültesi İlköğretim Matematik Öğretmenliği 4. sınıf 56 öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemi uygun örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Araştırmanın nicel boyutunda ön test ve son test olarak Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda ise tasarlanan ders planları, öğretmen adaylarının ders günlükleri, video görüntü kayıtları, değerlendirme soruları ve yarı yapılandırılmış görüşme soruları kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde IBM SPSS 22 paket programı kullanılmıştır. Aynı veri grubuna yapılan ölçüm söz konusu olduğundan, bağımlı örneklemler için t testi uygulanarak istatistiksel anlamda bir fark olup olmadığına bakılmıştır. Araştırmanın nitel analizi, ders planları oluşturan çalışma kâğıtlarından, ders günlüklerinden, video görüntü kayıtlarından, değerlendirme sorularından ve görüşme sorularından elde edilen veriler ile gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bu veriler içerik analizi ve betimsel analiz ile yorumlanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, tasarlanan teknoloji destekli öğretim modeli, eleştirel düşünme eğilimi ölçeğinden elde edilen bulgulara göre, ön test ile son test verileri arasında anlamlı bir fark olduğu, yani tasarlanan dönüşüm geometrisi dersinin öğrencilerin eleştirel düşünme eğilimlerinin gelişimine istatistiksel anlamda katkı sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Yapılan gözlemler ve günlük bulgularıyla tutarlı olarak, tasarlanan ders planları çalışma kâğıtlarında yer alan öğretmen adayları cevap bulguları ve video kayıt verilerinden elde edilen ders içi öğretmen adayları diyalog bulguları açısından değerlendirildiğinde, ders planlarının öğretmen adaylarının eleştirel düşünme becerilerini kullanmaya yönelik faaliyetler içerdiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu veriler doğrultusunda, tasarlanan öğretim modeli öğrencilerin eleştirel düşünme becerileri gelişimine katkı sağladığı söylenebilir.

Aday öğretmenlerDönüşüm geometrisiEleştirel düşünce+5
Serkan Gürsan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yedinci sınıf öğrencilerinin yaşam temelli soruların çözüm sürecinin incelenmesi

Günümüzde bilimde gerçekleşen ilerlemelerle birlikte bilgiye ulaşmak ve bilgiyi kullanmak bireylerin değişimlere uyum sağlama yeteneklerine bağlı hale gelmiştir. Yaşanan gelişmelere uyum sağlayabilmek için bireylerin 21. yüzyılın ihtiyaçlarını karşılayabilecek niteliklere sahip olmaları gerekmektedir. Çağın gerektirdiği yeterlikleri ve becerileri öğrencilere kazandırabilmek için eğitimdeki kaliteyi artıracak yenilikler yapılmalıdır. Bu noktada bilginin bireyin deneyimleriyle inşa edildiğini ortaya koyan yapılandırmacı yaklaşımı esas alan yaşam temelli öğrenme yaklaşımı öne çıkmaktadır. Öğrencilerin matematik ile günlük yaşam arasında bağ kurmalarını etkileyebileceği düşünülen yaşam temelli öğrenme yaklaşımı bilginin anlamlandırılmasını sağlayabilecektir. Ülkemizde öğrenciler günlük hayat ile matematiği ilişkilendirme ve problemlere çözüm üretmede matematiği kullanma konularında eksik kalmaktadırlar. Bu durum öğrencilerin matematiği günlük yaşamla bağdaştırma seviyelerinin düşük olmasının ve uluslararası sınavlardaki başarısız sonuçların sebeplerinin araştırılması ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Bu tez kapsamında öğrencilerin matematiği günlük yaşamla ilişkilendirme seviyelerinin düşük olmasının sebepleri ve bu seviyeyi yükseltmek için ihtiyaç duydukları ipuçlarını belirlemek amacıyla araştırma yapılmıştır. Bu çalışmanın amacı farklı başarı seviyelerindeki öğrencilerin yaşam temelli soruların çözümü sürecinde yaşadıkları zorlukların belirlenmesi, bu zorlukların giderilmesi için yapılabilecek düzenlemeler ve öğrencilerin ihtiyaç duydukları ipuçlarını tespit etmektir. Çalışmada bir devlet okulunda yedinci sınıfta okuyan, bir önceki dönemde aldıkları matematik ortalama puanlarına göre "düşük", "orta" ve "yüksek" olacak şekilde üç farklı düzeyde olan altı öğrenciye yaşam temelli sorular testi uygulaması yapılmıştır. Uygulamanın ardından öğrencilerin uygulama testindeki sorular hakkındaki görüşleri alınarak yaşam temelli sorularla ilgili düşüncelerinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Görüşmelerden elde edilen nitel veriler içerik analizine göre analiz edilmiş ve sunulmuştur. Araştırmanın bulgularına göre öğrenciler yaşam temelli sorularla daha fazla karşılaşmalarının faydalı olacağını düşünmektedir ve derslerde yaşam temelli sorulara daha çok yer verilmesinin soruların çözümü sürecinde kendilerini olumlu etkileyeceğini düşündüklerini belirtmişlerdir. Ayrıca öğrenciler yaşam temelli soruların derin düşünme yeteneklerini de olumlu yönde etkilediğini eklemişlerdir. Öğrencilerin yaşam temelli soruların en çok açıklayıcı bilgilendirmeler içermesini ve görselliğini beğendikleri; bazı soruların ise zor olması ve uzun olmasını beğenmedikleri ortaya çıkmıştır. Öğrencilerin çoğu soruların çözümü sürecinde kendilerini bilgi eksikliğinin olması durumunda eksik hissetmektedirler ve zamanı etkili kullanmanın önemli olduğunu düşünmektedirler. Yaşam temelli soruların çözümü sürecinden elde edilen bulgulara göre düşük seviyedeki öğrenciler bilgi eksikliği, okuma-anlama güçlüğü ve dikkat eksikliği; orta seviyedeki öğrenciler okuma-anlama güçlüğü, sınav süresi için endişelenme ve dikkat eksikliği; yüksek seviyedeki öğrenciler ise okuma-anlama güçlüğü ve dikkat eksikliği durumları hakkında zorluk yaşamaktadırlar. Öğretmenin geçmiş konularla ilgili hatırlatma yapması, anlaşılamayan ve dikkatsizlik yaşanan kısımları öğrenciyle birlikte inceleyerek açıklamalar yapması sonucunda öğrencilerin çözüm hakkında fikir yürütmeye başladıkları ve sorulara daha iyi odaklandıkları gözlemlenmiştir.

Matematik eğitimiMatematik öğretimiOrtaokul öğrencileri+4
Seray Ahmetoğlu
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Veli katılımının matematik okuryazarlığı eğitimi sürecine etkisinin incelenmesi

Çalışmanın amacı, matematik okuryazarlığı eğitimi sürecine veli katılımının sağlanmasının, öğrencilerin matematik okuryazarlığı eğitimi sürecine etkisinin incelenmesidir. Çalışma, Kocaeli'deki bir devlet okulunda öğrenim görmekte olan 34 yedinci sınıf öğrencisi ile yapılmıştır. Çalışmada, nitel ve nicel yöntemlerin bir arada kullanıldığı karma desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda, ön test- son test kontrol gruplu deneysel model kullanılmıştır. Nitel veriler, velilerin yazdığı mektuplardan elde edilmiştir. Bu bağlamda, öncelikle öğrencilere Matematik Okuryazarlığı Ön Testi uygulanmıştır. Öğrencilerin matematik okuryazarlığı başarılarını arttırabilmek için sekiz haftalık bir eğitim programı hazırlanmıştır. Program dahilinde her hafta öğrencilerle derste matematik okuryazarlığı soruları çözülmüş ve matematik okuryazarlığı ödev soruları verilmiştir. Çalışmanın deney grubundaki öğrencilerin, sekiz hafta boyunca ev ödevlerini aileleri ile birlikte yapmaları istenmiştir. Bununla birlikte, okulda matematik okuryazarlığı eğitimi verilen kontrol grubu ise ev ödevleri kendileri yapmışlardır. Ev ödevleri haftalık olarak puanlandırılmıştır. Sekiz haftanın sonunda da öğrencilere Matematik Okuryazarlığı Son Testi uygulanmıştır. Ayrıca çalışmaya katılan velilerden sürecin sonunda matematik okuryazarlığı eğitimi sürecine yönelik bir mektup yazmaları istenmiştir. Araştırmanın kuramsal çerçevesini, Gerçekçi Matematik Eğitimi ve Sosyal Yapılandırmacılık Kuramı oluşturmaktadır. Bu çerçevede, eğitim sürecinde kullanılan soruların günlük hayattan seçilmesi, öğrencilerin kendilerini rahat hissedebildikleri bir çalışma ortamının sağlanması ve aileleri ile etkileşim halinde olmaları önem arz etmiştir. Veli katılımının matematik okuryazarlığı başarısına etkisi incelenirken deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin ön test ve son test puanları karşılaştırılmıştır. Aynı zamanda, öğrencilerin ev ödevlerinden aldığı puanlar uygun analiz yöntemleri ile analiz edilerek ders etkinliklerine katılımın değerlendirilmesinde kullanılmıştır. Velilerin yazdığı mektuplar da içerik analizi yöntemiyle analiz edilerek velilerin matematik okuryazarlığı eğitimine yönelik görüşleri belirlenmiştir. Elde edilen bulgular incelendiğinde matematik okuryazarlığı eğitimi sürecine veli katılımının matematik okuryazarlığı başarısını arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Veli katılımı, öğrencilerin ders etkinliklerine katılımlarını da olumlu yönde etkilemiştir. Velilerin yazdığı mektuplar analiz edildiğinde, velilerin, matematik okuryazarlığı sorularına ve matematik okuryazarlığı eğitimine yönelik olumlu görüşler belirttiği sonucuna ulaşılmıştır.

Aile katılımıMatematik eğitimiMatematik okuryazarlığı+4
Beyzanur Doğan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bağlam temelli öğretimin beşinci sınıf örüntü kavramının öğrenimine katkısının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, bağlam temelli öğretim yaklaşımının REACT stratejisine göre hazırlanan öğretim materyallerinin beşinci sınıf öğrencilerinin, ''Örüntü'' konusundaki kavramsal değişimlerine etkisini incelemektir. Araştırmaya, 2020-2021 eğitim öğretim yılında Bursa ili sınırlarında bulunan mesleki eğitim uygulanan imam-hatip ortaokulunda öğrenim gören toplam 30 beşinci sınıf kız öğrenci katılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen ön değerlendirme ve son değerlendirme testi, çalışma yaprakları, yarı yapılandırılmış mülakat formu, video ve ses kayıtları kullanılmıştır. Araştırmanın başlangıcında ön değerlendirme testi uygulanmıştır. Uygulama sürecinde REACT stratejisinin aşamalarına uygun etkinlikler yapılmıştır. Uygulama sonrasında son değerlendirme testi uygulanmıştır. Öğrencilerle yarı yapılandırılmış mülakatlar yapılarak işlenen ders süreçlerine yönelik öğrenci görüşleri ortaya konulmuştur. Araştırmada sayısal veriler elde etme amacı olmadan katılımcıların davranışlarının sebepleri açıklandığından nitel araştırma deseni benimsenmiştir. Bu araştırmada nitel analiz yöntemlerinden eylem araştırması kullanılmıştır. Elde edilen verilerden içerik analizi teknikleri kullanılarak araştırmanın bulguları oluşturulmuştur. Araştırmanın sonucunda, bağlam temelli öğretim yaklaşımının REACT stratejisine göre işlenen ders süreçlerinde öğrenciler, ele alınan konuda alternatif kavramları azaltarak olumlu yönde kavramsal değişim sağladığı görülmüştür. Seçilen bağlamların öğrencilerin okul kültürünü olumlu yönde etkilediği görülmüştür. Ayrıca geliştirilen öğretim materyalleri ile matematiksel kavramlara daha kolay ulaştığı, ilişkilendirme becerisine katkı sağladığı ve matematiğe karşı olumlu tutum geliştirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar sözcükler: Bağlam temelli öğretim yaklaşımı, mesleki eğitim, okul kültürü, örüntü, REACT

Bağlam temelli yaklaşımMatematik eğitimiMatematik öğretimi+4
Semra Özdemir
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fen bilimleri öğretmenlerinin öğrencilerle beraber bilgiyi inşa etme süreçleri

Yapılan kıyaslamalı durum çalışmasında sorgulamacı, naif-sorgulamacı ve naif Fen Bilimleri öğretmenlerinin bilgiyi inşa etme süreçlerinin kıyaslanması amaçlandı. Bu amaç doğrultusunda öncelikle bilim insanlarının bilgiyi inşaa etme sürecinde, doğa ile beraber kurdukları soru-cevap odaklı eşleştirmelerden esinlenilerek Fen öğretmenlerinin öğrencileri ile beraber kurdukları soru-cevap odaklı eşleştirmeler ile bir bilgi inşaası modeli üretildi. İkinci aşamada sorgulamacı, naif-sorgulamacı ve naif grubu temsil ettiği düşünülen, Bursa ilinde farklı okullarda görev yapan üç Fen Bilimleri Öğretmeni seçildi. Bu öğretmenlerin derslerinin birer saatlik ses kayıtları alındı. Ses kayıtları transkript edilerek elde edilen veriler geliştirilen bilgi inşaası modeli doğrultusunda; soru-cevap-dönüt ilişkileri, bilgiyi inşa etme süreçleri, bilgiye verilen değer parametreleri bakımından kıyaslandı. Bu tez kapsamında yapılan çalışma sonuçları sorgulamacı, naif-sorgulamacı ve naif öğretmenlerin bilgiyi inşaa etme süreçlerinde önemli farklılıkların olduğunu göstermiştir. Ayrıca geliştirilen bilgi inşaası modelinin sınıf içinde öğretmenler ile öğrenciler arasında bilginin inşaa edilmesi sürecini ortaya çıkarmada etkili bir model olduğu gözlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Bilgiyi inşa etme, naif öğretmen, sorgulama, soru-cevap-dönüt, sorgulamacı öğretmen

Bilgi oluşturmaBranş öğretmenleriFen bilgisi dersi+4
Elif Sağında
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Argümantasyon yönteminin öğrencilerin maddenin tanecikli yapısı konusunda kavramsal değişimlerine etkisi

Bu çalışma, 2017 – 2018 eğitim/öğretim yılında Kocaeli-Gebze ilçesinde bulunan bir ortaokulda öğrenim gören yedinci sınıf öğrencileri ile 6 haftalık bir sürede gerçekleştirilmiştir. Çalışma kapsamında argümantasyon odaklı öğretime özgü örnek etkinlikler geliştirilerek öğrencilerin madde konuyla ilgili kavramsal değişimlerinin olumlu yönde geliştirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmacı, çalışmayı görev yaptığı okulun dört şubesinde öğrenim gören 95 yedinci sınıf (46 kız, 49 erkek) öğrencisi ile gerçekleştirmiştir. Bu bağlamda çalışmada kolay ulaşılabilir örnekleme yönteminden yararlanılmıştır. Çalışmanın başında öğrencilerin maddenin tanecikli yapısı, element, molekül, bileşik, saf madde ve karışımlar konularında sahip oldukları yanlış kavramalar ve anlamakta güçlük çektikleri konular biçimlendirici yoklama soruları ile tespit edilmiştir. Daha sonra, bu dört şubeden ikisi rastgele seçilerek, birinci şubede bulunan 24 öğrenci deney grubuna, diğer şubede bulunan 24 öğrenci ise rastgele olarak kontrol grubuna dahil edilmiştir. Deney grubunda ise argümantasyon odaklı etkinlikler uygulanırken, kontrol grubunda 2018 Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programında yer alan etkinlikler gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonunda biçimlendirici yoklama soruları ile deney ve kontrol gruplarında kavramsal değişimin ne düzeyde gerçekleştiği tespit edilmiştir. Ayrıca deney grubunda bulunan öğrencilerin argüman kurma becerileri incelenmiştir. Bu bağlamda çalışmada ön-test son-test kontrol gruplu deneysel yöntem, görüşme ve doküman analizi yöntemi uygulanması suretiyle nitel ve nicel analiz teknikleri birlikte uygulanmıştır. Biçimlendirici değerlendirme sorularının analizinde Karataş (2003) tarafından geliştirilmiş dereceli puanlama anahtarı kullanılmıştır. Argüman kurma seviyelerinin değerlendirilmesi için ise, McNeill ve Krajcik (2011) tarafından geliştirilen "Argüman Değerlendirme Puanlama Anahtarı" kullanılmıştır. Nicel veriler, betimleyici analiz, bağımlı ve bağımsız örneklemler için t testi ve Cohen etki büyüklüğü kullanılarak SPSS 15.00 (Sosyal Bilimler için İstatistik Paketi) programı ile 0,5 anlamlılık düzeyinde analiz edilmiştir. Deney grubu öğrencilerinin kurdukları argümanlardan elde edilen veriler içerik analizi ile değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda öğrencilerin maddenin tanecikli yapısı konusunda bazı yanlış kavramalara sahip olduğu tespit edilmiş ve bu eksikliklere göre düzenlenen argümantasyon odaklı öğretim ile öğrencilerdeki kavramsal anlama düzeyinde olumlu bir artış olduğu görülmüştür. Deney grubunda yer alan öğrenciler genellikle temel düzeyde argümanlar kursa da kavramsal gelişimlerine olumlu katkı sağladığı söylenebilir. Argümanların düzeyini yükseltmek için öğretmenler sınıf içinde öğrencileri bilimsel düşünmeye ve daha çok aktif katılım sağlamaya yönlendirmelidir. Anahtar Sözcükler: Argümantasyon odaklı öğretim, fen öğretimi, maddenin tanecikli yapısı, kavramsal değişim.

ArgümantasyonArgümantasyon tabanlı bilim öğrenmeFen bilgisi+2
Saniye Akman
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul matematik öğretmenlerinin beceri temelli soru kavramına ilişkin görüşleri ve öğretim sürecinde kullanım durumları

Bu çalışmanın amacı, MEB'de görev yapan ilköğretim matematik öğretmenlerinin beceri temelli sorulara ilişkin görüşlerini ve kullanım durumlarını incelemektir. Araştırmanın ilk bölümünde alan yazında yer alan beceri temelli sorular ile ilgili çalışmalardan esinlenerek, beceri temelli soru kavramının önemi, LGS' de yer alan soru tarzları, matematik eğitimi ve temel beceriler, matematik okuryazarlığı, merkezi sınavlar ele alınmış olup bu çerçevede oluşturulmuştur. Katılımcıların beceri temelli sorulara ilişkin görüş ve kullanım durumlarının incelenmesi nedeniyle bu araştırma nitel bir araştırmadır. Araştırmanın çalışma grubunu 2020-2021 eğitim öğretim yılında Türkiye genelinde, MEB' e bağlı resmi orta okullarda görev yapan 115 ortaokul matematik öğretmeni oluşturmuştur. Öğretmenlere yönelik yapılan görüşme formunda (Google Forms) elde edilen veriler içerik analiz yöntemi ile değerlendirilmiştir. Verilerin analiz edilirken, frekans ve yüzde değerleri kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda beceri temelli sorulara ilişkin eğitimcilerin görüşlerinde sınav sisteminin etkili olduğu, LGS grubunda kullanım oranının diğer kademelere göre daha fazla olduğu, katılımcıların beceri temelli soruları derse entegre ederken zorluk yaşadıkları bulgularına rastlanırken bu konuda hizmet içi eğitim veya çeşitli rehberlik hizmetleri verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Beceri temelli sorularBranş öğretmenleriLise giriş sınavları+7
Yusuf Hançer
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlkokul matematik ders kitaplarındaki etkinlikler üzerine bir inceleme

Bu araştırmanın amacı ilkokul matematik kitaplarındaki etkinliklerin niteliklerine ilişkin eksik ya da geliştirilmesi gereken yönleri ortaya koymaktır. Bu kapsamda ilkokul 4. Sınıf kademesinde okullarda okutulması uygun görülen üç farklı yayınevine ait matematik ders kitabındaki etkinliklerin doküman analizi yöntemi ile incelemesi yapılmıştır. Nitel bir araştırma olarak tasarlanan bu çalışmada elde edilen bilgilerin analizinde betimsel analiz yaklaşımı kullanılmıştır. Analizler yapılırken etkinliklerin değerlendirilmesinde EDGA (Etkinlik Değerlendirme ve Geribildirim Aracı) ölçeği kullanılmıştır. Bir rubik olan EDGA ile değerlendirilen etkinliklerin etkinlik metni boyutu ve matematiksel potansiyel bileşenlerinden aldıkları puanlar her üç kitapta da matematiksel potansiyelin geliştirilmesi gerektiğine işaret etmektedir. Öğrencilerin grup halinde çalışmalarına da az sayıda etkinlikte yer verilen kitapların ayrıca kullanılan materyaller yönünden kısıtlı çeşitlilikte (defter, kalem vb) oldukları görülmüştür. Yeni öğretim programında eğitim öğretimin etkinlikler ile somutlaştırılmasının kalıcı öğrenmeyi desteklediği önemle vurgulanmıştır. Dolayısıyla ilkokuldan ortaokula geçiş senesi olan 4. Sınıf matematik ders kitaplarındaki etkinliklerin daha nitelikli bir şekilde öğrencilere sunulması bu etkinlikler kullanılarak yapılan öğrenme faaliyetlerinin verimliliğini arttıracaktır. Bu durum öğrencilerin ortaokul matematik başarılarını olumlu yönde etkilemesi beklenebilir. Anahtar Sözcükler: Matematik ders kitapları, etkinlik, etkinliklerin niteliği

Ders kitaplarıEtkinlikEtkinlik analizi+6
Betül Devecioğlu
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim matematik öğretmen adaylarının matematiksel etkinlik kavramı ve etkinliklerle öğretime yönelik görüşlerinin incelenmesi

Bu çalışmada ilköğretim matematik öğretmen adaylarının matematiksel etkinlik algıları, yapılandırmacılık doğrultusunda etkinlik temelli öğretim düşünceleri ve etkinliğin başarıyla uygulanabilmesine ilişkin düşünceleri incelenmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden betimsel tarama deseni benimsenmiştir. Çalışmanın verileri öğretmen adaylarına ME211 kodlu Matematik Öğretiminde Etkinlik Geliştirme dersi kapsamında dönem başında bir etkinlik değerlendirme formu doldurtularak toplanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Gaziantep Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Matematik Öğretmenliği lisans programına kayıtlı olan ve 2021-2022 eğitim öğretim yılı güz döneminde ilk kez ME211 kodlu Matematik Öğretiminde Etkinlik Geliştirme dersine kayıt yapmış olan 66 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Elde edilen verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Bu kapsamda nitel veri analiz programlarından biri olan MAXQDA 2020 nitel veri analizi programı kullanılmıştır. Burada kodlar oluşturulurken bazı kodlar literatürde bulunurken bazıları öğretmen adaylarının algılarını yansıtacak biçimde oluşturulmuştur. Oluşturulan kodlardan birbiriyle ilişkili olanlar uygun kategori altında toplanmıştır. Elde edilen bulgulara göre katılımcıların etkinlik algılarında farklılıklar olduğu görülmüştür. Yapılandırmacılık doğrultusunda etkinliklerle öğretimin faydalı olduğunu düşünüp daha çok aktif olmayı, kalıcı ve etkili öğrenmeyi sağladığını ifade etmişlerdir ve bir etkinliğin başarıyla uygulanabilmesi için etkinliğin amaç, yönergeler, materyal, öğrenci sorumlulukları, kapsayıcılık ve zaman gibi birçok kriterinden bahsettikleri ortaya çıkmıştır.

Hatice Kübra Kendirci
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul öğrencilerinin kesir problemleri çözme süreçlerinin çoklu temsil ve yaratıcılık bağlamında incelenmesi

Bu araştırmada, ortaokul öğrencilerinin kesir problemlerini çözme süreçleri çoklu temsiller ve yaratıcılık bağlamında incelenmiştir. Araştırmada betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, 200 ortaokul 6, 7 ve 8. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Örneklemin belirlenmesinde amaçsal örnekleme stratejilerinden kolay ulaşılabilir durum örneklemesi yöntemi tercih edilmiştir. Veriler araştırmacı tarafından oluşturulan, öğrencilerden kesir problemlerini olabildiğince farklı temsil ile çözmelerinin istendiği 'Kesir Problemleri Çoklu Temsil Testi' ile toplanmıştır. Öğrenci çözümleri çoklu temsiller yoluyla matematiksel yaratıcılığı değerlendirme rubriği kullanılarak puanlanmıştır. Verilerin analizinde betimsel analiz, korelasyon, ki-kare, bağımsız örneklemler t testi ve tek yönlü varyans analizi teknikleri kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, öğrencilerin kesir problemlerinde çoklu temsil kullanma performansları bakımından sınıf düzeyleri arasında anlamlı fark olmadığı, doğru temsil kullanımının ve yaratıcılığın sınıf düzeyine göre arttığı belirlenmiştir. Öğrencilerin en çok kullandıkları temsil türünün sembolik temsil olduğu, ardından görsel temsil olduğu ve son sırada da sözel temsil olduğu görülmüştür. Görsel temsil için sırasıyla bölge, uzunluk ve küme modeli tercih edilmiştir. Görsel temsillerde öğrencilerin en çok kullandıkları şekil dikdörtgen ve daire olmuştur. Ayrıca öğrencilerin yaratıcılık puanları ile problem kurma becerileri arasında pozitif yünlü anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Öğrencilerin yaratıcılıkları arttıkça çoklu temsilleri kullanarak kesir problemleri çözme ve kurma becerileri de artmaktadır.

Sezen Gün
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sekizinci sınıf öğrencilerinin rutin olmayan geometri problemlerini çözme süreçleri

Bu çalışmanın amacı, sekizinci sınıf öğrencilerinin rutin olmayan geometri problemlerini çözme süreçlerini incelemektir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden çoklu durum çalışması benimsenmiştir. Çalışma grubu amaçlı örnekleme yöntemlerinden biri olan kritik durum örneklemesi ile oluşturulmuştur. Verilerin toplanması kapsamında 2023-2024 eğitim öğretim yılında Muş ili Bulanık ilçesinde bulunan üç resmi ortaokulda öğrenim gören 8. sınıf öğrencilerine Van Hiele Geometrik Düşünme Düzeyleri Testi uygulanmıştır. Toplam 200 öğrenciye uygulanan Van Hiele Geometrik Düşünme Düzeyleri Testi'ne ait madde güçlük ve ayırt edicilik indeksleri hesaplanarak geometrik düşünme düzeyi en yüksek 3 ve en düşük 3 öğrenci belirlenmiştir. Geometrik düşünme düzeylerine göre belirlenen 6 öğrenciden PISA ve TIMSS sınavlarında kullanılmış rutin olmayan geometri sorularından oluşan Geometri Problemleri Testindeki soruları sesli bir şekilde çözmeleri istenmiştir. 6 öğrencinin problem çözümleri video kaydına alınmış ve diyaloglar transkript edilmiştir. Elde edilen veriler, araştırma sorularına dayalı temalar ve öğrencilere atanan kodlar kullanılarak betimsel analiz yöntemiyle incelenmiştir. Elde edilen bulgulara göre geometrik düşünme düzeyi yüksek öğrencilerin rutin olmayan geometri problemlerinde problem çözme adımlarından problemin anlaşılması, plan hazırlama ve planın uygulanması adımlarını kullandıkları ancak çözümün kontrol edilmesi adımını kullanmadıkları görülmüştür. Geometrik düşünme düzeyleri düşük öğrencilerin problem çözme adımlarından problemin anlaşılması adımını kullandıkları diğer adımları kullanmadıkları görülmüştür. Geometrik düşünme düzeyi yüksek öğrencilerin problem çözme sürecinde bağıntı arama, tahmin ve kontrol, şekil-diyagram çizme, muhakeme etme stratejilerini kullandıkları belirlenmiştir. Geometrik düşünme düzeyi düşük öğrencilerin problem çözme stratejilerini kullanmadıkları görülmüştür. Geometrik düşünme düzeyi düşük öğrencilerin rutin olmayan geometri problemlerine çözüm üretmedikleri ve rastgele dört işlem yaptıkları ya da problemi geçmeyi önerdikleri görülmüştür. Ayrıca yapılan çalışmada geometrik düşünme düzeyi yüksek öğrencilerin birden fazla strateji kullandıkları belirlenmiştir.

İlker Şenel
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul sınıflarında cebirsel düşünmenin geliştirilmesine yönelik mesleki gelişim programının öğretmenlerin cebir ve cebirsel düşünmeye dair algılarına etkisi

Bu çalışmada, ortaokul sınıflarında cebirsel düşünmenin geliştirilmesine yönelik bir mesleki gelişim programına katılan ortaokul matematik öğretmenlerinin "cebir kavramı, matematiğin cebir kısmı, cebirsel düşünme kavramı ve cebirsel düşünmeyi ortaya çıkarmak için kullandıkları sorular" bağlamında algılarındaki değişimleri incelenmiştir. Araştırma TÜBİTAK tarafından desteklenen "Bir Mesleki Gelişim Programı ile Ortaokul Sınıflarında Cebirsel Düşünmenin Geliştirilmesi (TÜBİTAK 1001, proje no: 223K317)" projesi kapsamında yapılmıştır. Proje kapsamında katılımcılara Driscoll (1999) tarafından ortaya konulan ZCA (Zihnin Cebirsel Alışkanlıkları) kavramsal çerçevesi kullanılmıştır. Çalışma 34 ortaokul matematik öğretmeniyle yapılmıştır. Katılımcı öğretmenler 8 hafta eğitim, 2 hafta ön test ve son test uygulamaları olmak üzere 10 haftalık bir eğitime katılmışlardır. Eğitimlerden sonra her bir araştırma sorusu için katılımcılardan ön test ve son test verileri toplanmıştır. Elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Analizler sonucunda elde edilen kodlar kategoriler altında birleştirilmiş ve öğretmenlerin görüşlerindeki değişim ortaya konulmuştur. Araştırmadan elde edilen bulgular mesleki gelişim programının katılımcı öğretmenlerin cebir ve cebirsel düşünmeyi klasik kavramlar olan işlem, bilinmeyen, denklem vb. kavramlardan ziyade genelleme, soyutlama vb. ile ilişkilendirdikleri görülmüştür. Öğretmenlerin matematiğin cebir kısmı ile ilgili algılarında değişim meydana gelmiştir. Cebiri belli bir kademeden ziyade her kademe ve düzeyde olan, gittikçe genişleyen bir kapsam olarak görmüşlerdir. Ayrıca öğretmenlerin cebirsel düşünmeyi ortaya çıkarmaya dair soru sorma biçimlerinde de olumlu değişimler olduğu görülmüştür. Öğretmenler, özellikle öğrencilerin çözüm stratejilerini irdelemelerine, düşünce süreçlerini açıklamalarına ve genellemeler yapmalarına imkân tanıyan sorular yöneltmeye başlamıştır. Sonuç olarak cebir ve cebirsel düşünme kavramına dair uygun içerik ve yöntemle tasarlanmış, teori ile uygulamayı harmanlayan bir mesleki gelişim programının öğretmenlerin bakış açılarında anlamlı değişimler meydana getirebildiği görülmektedir. Anahtar Kelimeler: cebir, cebirsel düşünme, ortaokul, matematik, matematiğin cebir kısmı

Muhittin Sir
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğrenme amaçlı yazma etkinliklerinin ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin karışımlar konusundaki kavramsal anlamalarına etkisinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı öğrenme amaçlı yazma etkinliklerinin (argümantasyon ve özet yazmanın) öğrencilerin kavramsal anlamaları üzerindeki etkisini incelemektir. Çalışmada, karma araştırma yönteminin paralel yakınsak deseninin veri dönüştürme varyantı kullanılmıştır. Deney ve kontrol grubunun kullanıldığı çalışmada, deney grubunda 21, kontrol grubunda 18 ortaokul 7. sınıf öğrencisi bulunmaktadır. Karışımlar konusunda hazırlanan etkinlikler, kontrol grubuna mevcut öğretim yöntemleri ile deney grubuna ise Argümantasyon Tabanlı Bilim Öğrenme yaklaşımı ile uygulanmıştır. Sonrasında her iki gruptaki öğrencilere özet yazma etkinliği yaptırılmıştır. Çalışmada veri toplama araçları olarak, iki aşamalı teşhis edici test, kavram haritası ve özet yazma etkinlikleri kullanılmıştır. Elde edilen veriler bağımsız örneklem t testi kullanılarak analiz edilmiştir. Sonuçlar, deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin kavramsal anlamalarının ve özet yazma etkinlikleri puanlarının ortalamaları arasındaki farklılığın deney grubu lehine anlamlı olarak değiştiğini göstermektedir. Bu bağlamda, öğrenme amaçlı yazma etkinliklerinin öğrencilere etkili bir şekilde sunulması için argümantasyona dayalı ve özet yazma etkinliklerinin birlikte kullanılması önerilmektedir.

Süleyman Yıldız
Yozgat Bozok University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul öğrencilerinin STEM etinliklerine yönelik öz yeterliklerinin incelenmesi

STEM eğitim yaklaşımıyla küresel boyutta rekabet gücü oluşturabilecek nitelikli bireylerin yetiştirilmesi hedeflenmektedir. Öğrencilerin STEM disiplinlerine yönelik öz yeterliklerinin yüksek olması hedeflerin sorunsuz gerçekleşmesini sağlayacaktır. Bu noktadan hareketle araştırmada, ortaokul öğrencilerinin STEM etkinliklerine yönelik öz-yeterliklerini ölçebilecek geçerli ve güvenilir ölçek geliştirilmesi amaçlanmıştır. Ayrıca, ortaokul öğrencilerinin STEM etkinliklerine yönelik öz-yeterliklerinin farklı değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Nicel araştırma yöntemlerinden biri olan tarama deseninin kullanıldığı araştırma, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında 786 (N1=445; N2=341) ortaokul öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Ölçek geliştirme sürecinde; alanyazının taranması, madde havuzunun oluşturulması, kapsam ve görünüş geçerliliğinin sağlanması, taslak ölçek formunun oluşturulması, birinci uygulamanın yapılması, madde analizinin yapılması, yapı geçerliliğinin sağlanması, ikinci uygulamanın yapılması, yapı geçerliliğinin sağlanması ve güvenirlik hesaplama basamakları sırasıyla uygulanmıştır. Araştırma sonucunda; χ2/df değeri ve model-yapı uyumunun mükemmel derece uyum, CFI ve TLI değerlerine de göre iyi derecede uyum gösterdiği güvenirlik katsayısı (0.939) olan "STEM Etkinlikleri Öz Yeterlik Ölçeği (STEM-EÖYÖ)" geliştirilmiştir. Ayrıca araştırma sonucunca, ortaokul öğrencilerinin STEM etkinlikleri öz yeterlik puanlarının cinsiyet, okul türü, sınıf düzeyi ve teknolojik kullanım sıklığı değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermediği belirlenmiştir. Ancak, öğrencilerin başarı puanlarına göre STEM etkinlikleri öz yeterliklerinin istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Araştırma kapsamında elde edilen sonuçlar dikkate alındığında; geliştirilen ölçeğin öğrencilerin STEM etkinlikleri öz yeterliklerinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilecek çalışmalarda kullanılabileceği söylenebilir. Ayrıca, öğrencilerin STEM etkinlikleri öz yeterliklerinin geliştirilmesine yönelik farklı çalışmaların (eğitim, kurs, vb.) yapılabileceği önerilmektedir.

FeTeMMOrtaokul öğrencileriÖlçek geliştirme+2
Uğur Bahçepınar
Yozgat Bozok University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de matematik eğitimi alanında görev yapmakta olan öğretim elemanlarının akademik çalışmaları açısından incelenmesi

Bu tez çalışmasında, Türkiye'de matematik eğitimi alanında görev yapmakta olan öğretim elemanlarının akademik profillerini ortaya koymak amaçlanmıştır. Ayrıca matematik eğitimi alanındaki yüksek lisans ve doktora programlarının bölgesel dağılımlarından da bahsedilmiştir. Tarama modelinin kullanıldığı bu çalışma betimsel bir çalışmadır. Bu çalışma kapsamında 2014 yılında matematik eğitimi alanında görev yapmakta olan 443 öğretim elemanı tespit edilmiştir. Bunlar arasından 411 öğretim elemanının elektronik posta adresine ulaşılarak iletişime geçilmiştir. İletişime geçilen öğretim elemanlarına çalışmanın amacı kısaca anlatılmış ve öğretim elemanlarından akademik özgeçmişleri talep edilmiştir. Bu yöntemle toplanan verilerin analizi sonucunda, matematik eğitimi alanında görev yapan öğretim elemanlarından en fazla sayının yardımcı doçent doktor (%39,73) ve araştırma görevlileri (%33,41) kadrolarına ait olduğu görülmüştür. Profesör doktor unvanına sahip öğretim elemanları arasından doktorasını matematik eğitimi alanında yapanların sayısının çok az (%15,78) olduğu tespit edilmiştir. Yayınlar açısından incelendiğinde; ulusal dergilerde yayınlanan makalelerin %88,02'sinin matematik eğitimi konularına ait araştırmalardan oluştuğu, pür matematik konularını araştıran öğretim elemanlarının ise daha çok (%89,30) uluslararası dergilerde faaliyet gösterdiği belirlenmiştir. Konferanslarda sunulan ya da özet kitabında yer alan bildirilere ait veriler analiz edildiğinde ise ulusal konferanslarda profesör doktor kadrosunda bulunan öğretim elemanlarının kişi başına düşen bildiri sayısının diğer unvanlara göre daha fazla (13,14 bildiri) olduğu görülmektedir. Uluslararası konferanslarda ise bu oranın en yüksek (12,31 bildiri) olduğu grubun doçent doktor unvanına sahip öğretim elemanlarına ait olduğu belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: matematik eğitimi, öğretim elemanları, akademik profil

Akademik personelAkademik çalışmalarBilimsel araştırmalar+4
Derya Kocaçinar
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin örüntüler konusunda global argümantasyon yapılarının incelenmesi

Argümantasyon süreci fen bilimleri, psikoloji gibi birçok farklı alanlarda olduğu gibi, eğitime de önemli katkılar sunmaktadır. Derslerde argümantasyon uygulamalarının aktif bir şekilde kullanılması, öğrencilerin hem bilişsel hem de duyuşsal açıdan gelişmesini sağlamaktadır. Bu durum, birçok araştırma tarafından da desteklenmektedir. Son yıllarda matematik eğitimi alanında da argümantasyon çalışmaları artan bir ilgi görmektedir. Argümantasyon sürecinin etkili bir şekilde işlemesi için öğrenci grupları büyük önem taşımaktadır. Alan araştırmaları, ortaokul düzeyinde matematik eğitiminde argümantasyon uygulamalarına duyulan ihtiyacı açıkça ortaya koymaktadır. Bu ihtiyaç doğrultusunda, bu çalışmada ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin örüntü konusundaki global argümantasyon yapıları incelenmiştir. Bu amaç kapsamında Konya ilinde bir devlet okulunda bulunan 7. Sınıfta öğrenim gören 9 öğrenci ile nitel bir durum çalışması gerçekleştirilmiştir. Katılımcılarla lineer ve kuadratik örüntü türleri ile uygulama yapılmıştır. İlk olarak lineer örüntü görevleri ardından kuadratik örüntü görevleri uygulanmıştır. Daha sonra katılımcıların global argümantasyon yapıları incelenmiştir. Bulgular, ortaokul 7. Sınıf öğrencilerinin kuadratik örüntü görevlerinde yeterli olmadıkları için daha karmaşık global argümantasyon yapılarının oluştuğunu göstermiştir. Aynı zamanda farklı düşünme becerisine sahip öğrencilerin olması oluşan global argümantasyon yapılarının şekillenmesinde önemli rol oynamaktadır. Sonuç olarak ortaokul matematik müfredatına kuadratik örüntülerin eklenebileceği ve daha fazla ortaokul grubuyla argümantasyon çalışmalarının yapılabileceği önerilmektedir.

Hatice Yalçın
Yozgat Bozok University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

5E modeline göre tasarlanan cebir öğrenme ortamında 7. sınıf öğrencilerinin matematik okuryazarlık düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırma, 5E öğrenme modeline göre tasarlanan cebir öğrenme ortamlarının 7. Sınıf öğrencilerinin matematik okuryazarlık düzeylerine etkisini araştırmayı amaçlamaktadır. Araştırma, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında İstanbul ilinin Avrupa yakasında bulunan bir ortaokulda gerçekleştirilmiştir. 8 hafta süren araştırma, 7. sınıfta öğrenim görmekte olan 40 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden eylem araştırması kullanılmıştır. Araştırmada 5E öğrenme modeli aşamalarını içeren cebir öğrenme alanına yönelik 8 eylem planı kullanılmıştır. Araştırmada eylem planları, hazırbulunuşluk testi, ara değerlendirme testleri, matematik okuryazarlığı testi ve araştırmacı günlüğü veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Araştırmanın verileri betimsel yöntem kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonunda 7. sınıf öğrencilerin matematik okuryazarlık seviyelerinin orta düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, araştırma sonuçları 5E öğrenme modeli ve öğrencilerin matematik okuryazarlık düzeylerinin geliştirilmesi gereken yönlerine yönelik bulgular sunmaktadır.

Ayşenur Çelebi
Yozgat Bozok University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Teknoloji destekli argümantasyon tabanlı bilim öğrenme yaklaşımının fen bilgisi öğretmen adaylarının yazılı argümantasyon, çoklu gösterim ve muhakeme becerileri üzerindeki etkisinin incelenmesi

Bu çalışmada, ATBÖ yaklaşımına dayalı öğrenme ortamlarında fen bilgisi öğretmen adaylarının üç farklı öğrenme ortamı (normal laboratuvar, sanal laboratuvar, karma laboratuvar) kapsamında yazılı argüman, çoklu gösterim ve muhakeme gelişimlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada iç içe geçmiş tek durum deseni kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini, 1. sınıfta öğrenim gören 20 fen bilgisi öğretmen adayı oluşturmaktadır. Öğretmen adaylarının ATBÖ yaklaşımına uygun olarak hazırladıkları 262 laboratuvar raporu veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Laboratuvar raporları rubrikler yardımıyla argüman kalitesi, çoklu gösterim ve muhakeme olmak üzere üç farklı şekilde analiz edilmiş ve analizlerden elde edilen bütüncül puanlar SPSS analizine tabii tutulmuştur. Çalışma sonucunda, sanal laboratuvar ve karma laboratuvar (sanal ve normal laboratuvarın birlikte kullanıldığı) ortamlarında argüman, çoklu gösterim ve muhakeme gelişimlerinde zamanla anlamlı düzeyde artış olduğu görülmüştür. Karma laboratuvar ortamlarının yazılı argüman, çoklu gösterim ve muhakeme gelişimlerinin artmasında anlamlı düzeyde etkisi olduğu ve üç öğrenme ortamında argüman, çoklu gösterim ve muhakeme arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda karma laboratuvar (sanal ve normal laboratuvar ortamının birlikte kullanıldığı) ortamlarının farklı ders ve sınıf seviyelerinde tercih edilmesi ve ATBÖ ortamlarında, öğrenme amaçlı yazma etkinliklerine yer verilmesi, öğrencilerin küçük grup ve büyük gruplarıyla müzakere edebilmelerine fırsat verilmesi önerilmektedir.

Azize Nur İnan
Yozgat Bozok University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Arduino destekli robotik kodlama etkinliklerinin üstün yetenekli olan öğrencilerin fen bilimleri dersine yönelik öz-yeterlik inançlarına ve tutumlarına etkisi

Bu araştırma, arduino destekli robotik kodlama etkinliklerinin üstün yetenekli olan öğrencilerin fen bilimleri dersine yönelik öz-yeterlik inançlarına ve bilimsel tutuma etkisi ve çeşitli değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda arduino kart ve sensörler ile arduino ide üzerinden kolama yaparak süreç için geliştirilen 9 adet ekinlik üstün yetenekli, öğrencilere uygulanmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden tek grup ön test-son test yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma süreci birinci aşama robotik etkinliklerin planlanması ve gerçekleştirilmesi, ikinci aşama araştırmaya uygun ölçekler kullanılarak verilerin toplanması olmak üzere iki aşamadan oluşmuştur. Araştırmada arduino destekli robotik kodlama etkinliklerinin üstün yetenekli öğrencilerin fen bilimleri dersine yönelik öz-yeterlik inanlarını ve bilimsel tutumlarını belirlemek amacıyla "Kişisel Bilgi Formu", "Öz-Yeterlik Ölçeği" ve "Bilimsel Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma verileri 2022-2023 eğitim öğretim yılından Yozgat İli Boğazlıyan ilçesinde bulunan Boğazlıyan Bilim ve Sanat Merkezi'nde öğrenim üstün yetenekli öğrencilerine (N=33) uygulanmıştır. Verilerin istatiksel analizinden elde edilen sonuçlara göre araştırmada kullanılan tüm değişkenler arasında anlamlı bir farklılık oluşmadığı görülmüştür.

Fen bilgisi eğitimiRobotik kodlamaÇocuklar-üstün yetenekli
Samet Cengiz
Yozgat Bozok University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Argümantasyon tabanlı bilim öğrenme yaklaşımının öğrencilerin kavramsal anlamalarına, çoklu gösterim kullanma ve argümantasyon becerilerine etkisinin incelenmesi

Bu çalışmada, fen eğitiminde Argümantasyon Tabanlı Bilim Öğrenme (ATBÖ) yaklaşımının, öğrencilerin kavramsal anlamalarına, çoklu gösterim kullanma ve argümantasyon becerilerine etkisini incelemek amaçlanmıştır. Çalışmada karma metot araştırmasının iç içe deseni kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini, 8. Sınıfta öğrenim gören, toplamda 11 öğrenci oluşturmaktadır. ATBÖ yaklaşımına uygun olarak fiziksel ve kimyasal değişimler, kimyasal tepkimeler, asit ve bazlar olmak üzere üç temel başlık altında ATBÖ yaklaşımına uygun etkinlikler gerçekleştirilmiştir. Sonrasında öğrencilere, ATBÖ yaklaşımının içinde yer alan öğrenme amaçlı özet yazma etkinlikleri uygulanmıştır. Çalışma 7 haftada tamamlanmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak iki aşamalı kavram başarı testi, gösterim anketi, vignette soruları, ATBÖ yaklaşımına uygun öğrencilerin hazırlamış olduğu laboratuvar raporları ve özet yazma etkinlikleri kullanılmıştır. Elde edilen veriler Wilcoxon işaretli sıralar testi, Friedman testi kullanarak analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda ATBÖ uygulamaları ile öğrencilerin kavramsal anlama, çoklu gösterim kullanma ve argümantasyon becerilerinin geliştiği ortaya çıkmıştır. Öğrencilerin özet yazma etkinlikleri arasında istatiksel olarak anlamlı farklılık görülmemiştir.

Saniye Erdem
Yozgat Bozok University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul sınıflarında geometrik düşünmenin geliştirilmesine yönelik bir mesleki gelişim modelinin öğrencilerin Van Hiele geometrik düşünme düzeylerine etkisi

Bu çalışmada ortaokul öğretmen ve öğrencilerine geometrik düşünme alışkanlıklarının kazandırmayı amaçlayan bir mesleki gelişim programının, öğrencilerin van Hiele geometrik düşünme düzeyleri üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Gaziantep il merkezindeki devlet okullarında görev yapan 32 ortaokul matematik öğretmeni ile yapılan hizmet içi eğitimlerde, katılımcı öğretmenlere ve onların öğrencilerine geometrik düşünme alışkanlıkları bu model aracılığıyla kazandırılmak hedeflenmiştir. Program kapsamında geometrik düşünme alışkanlıklarını kazandırmayı amaçlayan etkinlikler önce eğitime katılan öğretmenlere uygulanmış, öğretmenlerle etkinlikler üzerinde gerekli tartışmalar yapıldıktan sonra etkinlikleri sınıflarında uygulamaları istenmiştir. Eğitime katılan 32 öğretmen arasından farklı okullardan 10 öğretmen gönüllü olarak seçilmiştir. Bu 10 öğretmenin etkinlikleri uyguladığı sınıflar deney grubu, bu öğretmenlerle aynı okuldan eğitime katılmamış başka bir öğretmenin sınıfı ise kontrol grubu olarak seçilmiştir. Toplam 20 sınıfa, etkinlikleri uygulama öncesinde ve sonrasında van Hiele geometrik düşünme düzey belirleme testi uygulanmıştır. Her bir okulda eş zamanlı olarak bu öğretmenlerden elde edilen veriler istatistik programı ile analiz edilmiştir. Verilerin analizinde t testi, kovaryans analizi ve kay kare testi kullanılmıştır. Elde edilen bulgular eğitimler öncesinde öğrencilerin çoğunluğunun geometrik düşünme düzeylerinin düşük olduğu ve eğitimler sonrasında da bu durumun değişmediğini, deney ve kontrol grubu arasında eğitimler öncesinde ve sonrasında geometrik düşünme düzeyleri açısından anlamlı bir fark olmadığını göstermektedir. Anahtar kelimeler: Geometri Öğretimi, Geometrik Düşünme Alışkanlıkları, van Hiele Geometrik Düşünme Düzeyleri

Geometrik düşünmeMatematik öğretimiMesleki gelişme+4
Neslihan Yıldız
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2018
00