
2.566
Arşivlenen Tez
54
DOI Atanmış
2%
DOI Oranı
Anabilim Dalı
Futsal kadın takımı oyuncularında 8 hafta uygulanan kor egzersizlerinin bazı motorik özelliklerine etkisi
Araştırmada, futsal kadın takımı oyuncularında 8 hafta uygulanan kor egzersizlerinin bazı motorik özelliklerine etkisinin incelenmesi amaçlandı. Araştırmaya, yaş ortalaması 20,00±2,75 (yıl), boy ortalaması 160,62±5,37 (cm), Vücut Ağırlığı (VA) 49,62±8,98 (kg), olan 16 deney grubu; yaş ortalaması 18,87±1,59 (yıl), boy ortalaması 158,75±5,72 (cm), VA'sı 53,37±11,73 (kg) olan 16 kontrol grubu olmak üzere 32 kişi dahil edildi. Çalışmanın evrenini Kuzey Irak'ın Dhoke kentindeki yerel kulüplerde futsal oynayan 18-20 yaşları arasında olan kadın futsal oyuncularını kapsamaktadır çalışmanın örneklemini ise Dhoke Spor Kulübü futsal kategorisinde yer alan düzenli futsal antrenmanı yapan yaşları 18-20 arasında olan 32 kadın oyuncu kapsamaktadır. Çalışma gruplarına sekiz hafta olup haftada üç gün olacak şekilde rutin futsal antrenmanı yaptırıldı. Deney grubuna futsal antrenmanına ilave olarak haftada üç gün kor egzersizleri yaptırıldı. Sekiz haftalık futsal antrenmanı ve kor egzersizi öncesinde ve sonrasında tüm katılımcılara Boy Uzunluğu, Vücut Ağırlığı, Esneklik, Sırt-Bacak Kuvveti, El-Pençe Kuvveti, 30 sn Mekik, 20 m Sürat, Durarak Uzun Atlama, Dikey Sıçrama, Sağlık Topu Fırlatma testleri uygulandı. Verilerin analiz kısmında SPSS 26 istatistiksel paket programı kullanıldı. Grupların kendi içindeki değişkenleri karşılaştırmada Eşleştirilmiş Örneklem T-testi, gruplar arası karşılaştırmada ise Bağımsız Örneklem T-testi kullanıldı. Testlerdeki istatistiksel farkların anlamlılık düzeyi p<0,01 olarak belirlendi. Araştırma sonunda motorik değişkenlerde deney grubunun esneklik testi, bacak kuvveti, sağ el- pençe kuvveti, sağ-sol el- pençe kuvveti, 30 sn mekik testi, 20 m sürat testi, durarak uzun atlama, dikey sıçrama testi, sağlık topu fırlatma parametrelerinde istatiksel açıdan anlamlı farklılık gözlendi (p<0,01). Kontrol grubunun bacak kuvveti, sağ el- pençe kuvveti, sağ-sol el- pençe kuvveti, 30 sn mekik testi, 20 m sürat testi, durarak uzun atlama, dikey sıçrama testi, sağlık topu fırlatma parametrelerinde istatistiksel açıdan anlamlı farklılık gözlenmedi (p<0,01). Futbol beceri parametrelerinin deney grubunda slalom testi, kafa ile top sektirme, kaleye şut testi ve top sektirme testlerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılık gözlendi (p<0,05). Kontrol grubunda kafa ile top sektirme, kaleye şut testi ve top sektirme testlerinde istatistiki açıdan anlamlılık gözlendi (p<0,05). Sonuç olarak; periyotlanmış şekilde uygulanan kor egzersizlerinin futsal oyuncuları üzerinde etkili bir antrenman metodu olabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Kor, Egzersiz, Futsal
Vücut geliştirme sporu yapan bireylerin bazal metabolizma hızı ve belirli antropometrik ölçümleri ile yaşam kalitelerinin incelenmesi
Vücut geliştirme sporu, günümüzde yalnızca estetik kaygılarla değil, aynı zamanda bireylerin fiziksel ve psikolojik sağlıklarını geliştirmek amacıyla da yaygın şekilde tercih edilmektedir. Kas kütlesini artırma, fiziksel dayanıklılığı güçlendirme ve genel sağlık durumunu iyileştirme gibi hedeflere yönelik yapılan bu spor, aynı zamanda bireylerin yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyen bir aktivitedir. Bu bağlamda araştırmada vücut geliştirme sporu yapan bireyler ile spor yapmayan bireylerin biyoimpedans ve antropometrik ölçümleri yapılarak yaşam kalitesi ile ilişkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemi Şanlıurfa'da yaşayan 21-50 yaş grubunda bulunan vücut geliştirme sporu yapan ve spor yapmayan bireylerden oluşmaktadır. Araştırmaya gönüllü 72 (%51,4) vücut geliştirme sporu yapan ve 68 (%48,6) spor yapmayan birey katılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak 'Demografik Bilgi Formu', 'EUROHIS WHOQOL-8 Dünya Sağlık Örgütü Yaşam Kalitesi Ölçeği Kısa Formu' ölçekleri kullanılmıştır. Biyoimpedans ve antropometrik ölçümler In-Body 720 cihazı ile yapılmıştır. Araştırmada vücut geliştirme sporu yapan bireylerin spor yapmayan bireylere göre yaşam kalitesinin istatiksel olarak anlamlı farklılıklar olduğu tespit edildi (p<0,05). Vücut geliştirme sporu yapan bireylerin spor yapmayan bireylere göre ergojenik destek kullanımı ve gelir durumları değişkenlerinde istatiksel farklılıklar olduğu belirlendi (p<0,05). Biyoimpedans ölçümlerinde hücre içi sıvı, hücre dışı sıvı, protein miktarı, vücut yağ oranı, vücut yağ kütlesi, vücut ağırlığı, iskelet kas kütlesi, vücut kitle indeksi, sağ-sol kol kas kütlesi, gövde kas kütlesi ve bazal metabolizma hızlarında istatiksel olarak anlamlı farklılıklar tespit edildi (p<0,05). Antropometrik ölçümlerde karın çevresi, sağ-sol uyruk çevresinde istatiksel olarak anlamlı farklılıklar tespit edildi (p<0,05). Spor yapma süresi, medeni durum, eğitim düzeyi, yaş, haftada kaç kez spor yapma değişkenlerinde istatiksel olarak anlamlı değişiklik tespit edilmedi (p>0,05). Mineral miktarı, sağ-sol bacak kas kütlesi, boyun çevresi, göğüs çevresi, kalça çevresi, iç yağlanma alanında istatiksel olarak anlamlı farklılıkların olmadığı belirlendi(p>0,05).
Okul sporları müsabakalarına katılan lise öğrencilerinde zihinsel dayanıklılık ile duygusal zeka arasındaki ı̇lişkinin incelenmesi
Bu araştırma, okul sporları müsabakalarına katılan lise öğrencilerinde zihinsel dayanıklılık ve duygusal zekâ arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın evrenini 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Şanlıurfa il merkezine bağlı liselerde öğrenim gören ve liselerarası okul sporları müsabakalarına katılan öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırma grubu, Şanlıurfada merkez ilçelerde bulunan lise öğrencilerinden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini, 263 (%49.3)'i kız ve 270 (%50.7)'si erkek olmak üzere toplam 533 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak zihinsel dayanıklılık için Sheard vd. tarafından geliştirilen "Sporda Zihinsel Dayanıklılık Ölçeği (SZDE)" ile duygusal zekâ için Lane vd. tarafından geliştirilen "Sporda Duygusal Zekâ Ölçeği (SDZE)" kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 22.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. İki bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında t-testi, ikiden fazla bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında Tek yönlü varyans analizi (One-Way ANOVA) kullanılmıştır. ANOVA testi sonrasında farklılıkları belirlemek üzere tamamlayıcı post-hoc analizi olarak Scheffe testi kullanılmıştır. Araştırmanın sürekli değişkenleri arasında pearson korelasyon analizi uygulanmıştır. Sporda duygusal zekanın, sporda zihinsel dayanıklılığa olan etkisini incelemek amacıyla regresyon analizlerinden faydalanılmıştır. Çalışma doğrultusunda çoklu regresyon analizi sonuçlarına göre sporcuların duygusal zeka düzeylerinin zihinsel dayanıklılık düzeylerini anlamlı şekilde etkilediği tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda okul spor müsabakalarına katılan lise öğrencilerinin duygusal zekâ düzeylerinin zihinsel dayanıklılık düzeyinin belirleyicisi olduğu, bu ilişkinin araştırmacılar açısından önemli olduğu ve bu durumun sporcu performansı gelişimi açısından dikkate alınmasının gerektiği düşünülmektedir.
The effects of coenzyme Q10 on tumstatin expression and lipid profile in serum, cardiac muscle muscles and skeletal muscles of rats implemented with different excercise
Aim: This study was conducted to determine the effects of exercises with different intensities, which were implemented to rats with coenzyme Q10 (CoQ10) supplementation, on tumstatin expression levels and lipid profile levels. Material and Method: In this experimental study, 42 8 weeks old adult male Wistar albino rats were used. Rats were randomly divided into 6 groups as control, CoQ10 supplementation, aerobic and anaerobic exercise, aerobic CoQ10, anaerobic CoQ10 supplementation+exercise. All rats (except for the control and CoQ10 groups) spent the first week in preparation for the treadmill and exercise protocol. CoQ10 supplementation was administered by the gavage method. Serum samples, skeletal, and cardiac muscle tissues of the rats were stored at -80 ˚C and tumstatin levels were measured by ELISA method. For the histological studies, skeletal and cardiac muscle tissues from rats were analyzed in a formaldehyde solution and embedded in paraffin blocks after passing through follow-up series. From the paraffin blocks, sections with 5-6 µm thicknesses were extracted via microtomes and the sections were dyed according to the immunohistochemistry method. The dyed slides were examined and photographed under a research microscope. Results: At the end of the study, body weights, serum HDL, VLDL, triglyceride and cholesterol levels of the rats were significantly different between the groups. Additionally, significant differences were observed between the groups in tumstatin levels in terms of the heart and skeletal muscle homogenates. These differences were supported by the slides dyed according to the immunohistochemistry method. Conclusion: In our study, it was observed that exercise intensity and CoQ10 supplementation significantly affected the lipid profile, improving HDL, VLDL, triglyceride, and cholesterol levels. Furthermore, exercise intensity and CoQ10 supplementation affected the level of tumstatin expression. It was observed that the angiogenesis was remodeled in the heart and skeletal muscles thanks to these effect.
8 haftalık core antrenman programının 12-13 yaş futbolcularda bazı motorik parametreler üzerine etkisinin incelenmesi
Bu araştırma 8 haftalık core antrenman programının 12-13 yaş erkek futbolcular üzerinde seçili motor parametrelere etkisini incelemek amacı ile yapılmıştır. Araştırmaya, yaşlarının ortalaması 12,6±0,50 (yıl), boylarının ortalaması 156,93±6,31 (cm), vücut ağırlığı ortalaması 49,73±9,56 (kg) ve vücut kitle indeksi ortalaması 20,06±2,88 (kg/m2 ) olan 15 deney grubu ve yaşlarının ortalaması 12,66±0,48 (yıl), boy ortalaması 153,80±10,55 (cm), vücut ağırlığı ortalaması 47±11,56 (kg) ve vücut kitle indeksi ortalaması 19,62±3 (kg/m2 ) olan 15 kontrol grubu olmak üzere toplam 30 erkek futbolcu çalışmaya katılmıştır. Gerçekleştirilen ölçümlerde, 30 metre Sürat Testi için fotosel, Otur-Eriş Esneklik Testi için sit and reach sehpası, Flamingo Denge Testi için flamingo denge aleti, Dikey Sıçrama Testi için SmartJump markalı jumpmetre ve Fonksiyonel Hareket Analizi (FHA) için FHA testini ölçen bir alet kullanılmıştır. Elde edilen ölçüm verilerinin analizi için SPSS-26 istatistik yazılımı kullanılmıştır. Deney ve kontrol gruplarının, 8 haftalık bir süre zarfında uygulanan ön test ve son test ölçüm sonuçları karşılaştırılmıştır. Ön test ve son test verilerinin karşılaştırılmasında paired sumple T testi, bağımsız grupların karşılaştırılmasında ise independent sumple T testi uygulanmıştır. Değişkenler arasındaki farklılığın değerlendirilmesinde, anlamlılık düzeyi olarak 0,01 ve 0,05 değerleri tercih edilmiştir. 30 m Sürat ölçüm sonuçlarında deney ve kontrol grubunda istatistiksel açıdan anlamlılık tespit edilmiştir (p<0,01). Otur-Eriş Esneklik ölçüm sonuçlarında deney grubunda istatistiksel düzeyde anlamlılık saptanmıştır (p<0,01). Kontrol grubunda istatistiksel düzeyde anlamlılık saptanmamıştır (p>0,05). Flamingo Denge ölçüm sonuçlarında deney grubunda istatistiksel olarak yüksek düzeyde anlamlılık saptanmıştır (p<0,05). Kontrol grubunda istatiksel olarak anlamlılık saptanmamıştır (p>0,05). Dikey Sıçrama ölçüm sonuçlarında deney ve kontrol grubunda istatistiksel açıdan anlamlılık saptanmıştır (p<0,01). FHA ölçüm sonuçlarında deney ve kontrol gruplarında istatistiksel açıdan anlamlılık saptanmıştır (p<0,01). Sonuç olarak; 8 haftalık core antrenman programının futbolcularda 30 m. sürat, esneklik, denge, dikey sıçrama ve FHA parametrelerinde olumlu etkilerinin olduğu düşünülmekte olup antrenman programlarında bu çalışmalara yer verilmesi tavsiye edilebilir. ANAHTAR KELİMELER: Futbol, Core, Antrenman, Sporcu, Performans
Otizm spektrum bozukluğu olan bir bireyde fiziksel aktivitenin yaşam kalitesi üzerine etkisi- vaka çalışması
Bu araştırma, otizm spektrum bozukluğu (OSB) tanısı almış 7 yaşındaki bir bireyin yaşam kalitesinde fiziksel aktivite programı aracılığıyla meydana gelen değişimleri incelemek amacıyla vaka çalışması olarak tasarlanmıştır. İki yıl süren bu araştırmada, bireyin fiziksel ve zihinsel gelişimini desteklemek amacıyla yapılandırılmış ve kademeli olarak yoğunluğu artırılan bir antrenman programı uygulanmıştır. İlk altı ay boyunca birey, haftada 5 gün ve günde 4 saatlik antrenman programına katılmıştır. İkinci altı ayda süre 5 saate çıkarılmış, son bir yılda ise haftada 7 gün ve günde 6 saat olacak şekilde yoğun bir program uygulanmıştır. Bireyin gelişimi, Gilliam Otistik Bozukluk Derecelendirme Ölçeği-2 Türkçe Versiyonu (GOBDÖ-2 TV) kullanılarak 6 aylık periyotlarla değerlendirilmiştir. Analizlerde, Stereotip Davranışlar ve Sosyal Etkileşim alt ölçekleri, Otistik Bozukluk İndeksi (OBİ) ve Standart Puanlar Toplamı incelenmiştir. Sonuçlar, düzenli fiziksel aktivitenin OSB'li bireylerin sadece motor becerilerini değil, sosyal etkileşimlerini ve davranışsal uyumlarını da geliştirdiğini göstermiştir. Antrenman sürecinde bireyin stereotipik davranışlarında azalma, sosyal iletişiminde artış ve genel yaşam kalitesinde iyileşme gözlemlenmiştir. Bulgular, literatürdeki diğer araştırmalarla büyük ölçüde örtüşmekte olup, fiziksel aktivitenin OSB'li bireyler üzerindeki olumlu etkilerini somut bir şekilde ortaya koymaktadır.
Ampute sporcuların futbola ilişkin yaşadıkları kaygıların incelenmesi
Bu çalışma, ampute sporcularının ampute futboluna ilişkin yaşadıkları kaygıları ve bu kaygıları aşmak için kullandıkları stratejileri incelemeyi amaçlamaktadır. Bu çalışmanın evreni,ampute futbolu ile ilgilenen tüm ampute sporcularıdır. Ancak, örneklem bir ampute futbol kulübünde oynayan sporculardan oluşmaktadır. Bu nitel araştırma, durum deseni kullanılarak yapılmıştır. Araştırma verileri 1 ampute futbol kulübü sporcularından yarı yapılandırılmış görüşme formu ile elde edilmiştir. Görüşme soruları, ilgili literatür taraması ve nitel araştırmalar konusunda uzman 1 akademisyen, spor bilimlerinde uzman 1 akademisyen ve 1 ampute futbol antrenörünün görüşleri dikkate alınarak hazırlanmıştır. Araştırma verileri, içerik analiz tekniği kullanılarak analiz edilmiştir. İçerik analizi, görüşmelerden elde edilen verilerin sistematik bir şekilde incelenmesi, kodlanması ve temalar hâlinde gruplandırılması sürecini içermektedir. Katılımcılardan gelen görüşler doğrultusunda sakatlık, güdük, bilgi eksikliği, karamsarlık, utanma gibi kodlara ve bu ortak kodlardan sağlık, rehberlik ve duygusal temalarına ulaşılmıştır. Futbolcuların yaşadıkları kaygıların üstesinden gelme stratejileri olarak yaparak yaşayarak öğrenme, antrenör desteği, akran desteği ve aile bireyleri desteği kodlarına ve bu ortak kodlardan deneyim ve motivasyon temalarına ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda, ampute sporcuların futbola başladıklarında sahaya çıkana kadar ne gibi zorluklarla karşılaşacaklarını bilmedikleri, çekingenlik yaşadıkları, başarabilir miyim endişesi taşıdıkları söylenebilir. Ayrıca futbola başladıktan sonra utanma, sakatlanma ve güdüğün zarar görmesi gibi kaygıları olduğu ortaya çıkmıştır. Bu bulgular ışığında birtakım öneriler geliştirilmiştir.
Genç futbolcularda yüzme egzersizlerinin bazı temel beceri gelişimi ve fiziksel parametreler üzerine etkisi
Bu çalışmada sekiz haftalık düzenlenmiş su egzersizlerinin genç futbolcularda bazı temel beceri ve fiziksel parametrelere olan etkisi incelenmiştir. Araştırmaya, yaş ortalaması 16,93±0,96 (yıl), boy ortalaması 173,33±8,33 (cm), Vücut Ağırlığı (VA) 61,93±4,99 (kg), Vücut Kitle İndeksi (VKİ) 20,62±1,51 (kg / m²) olan 15 deney grubu; yaş ortalaması 16,93±0,96 (yıl), boy ortalaması 173,33±8,33 (cm), VA'sı 61,93±4,99 (kg), VKİ'si 20,62±1,51 (kg / m²) olan 15 kontrol grubu olmak üzere toplam 30 kişi dahil edildi. Çalışmanın evrenini Kuzey Irak'ın Dhoke kentindeki yerel kulüplerde futbol oynayan yaşları 16-18 arasında olan genç oyuncular oluştururken, örneklemini ise Kuzey Irak'ın Dhoke kentindeki Peris Spor Akademisi'nde oynayan yaşları 16 – 18 arasında olan toplam 30 genç futbolcu oluşturdu. Bütün katılımcılar haftada 3 gün, günde 90 dakika aktif olarak futbol antrenmanlarını sürdürdüler. Bunun dışında deney grubuna futbol antrenmanının dışında haftada 3 gün günde 90 dakika temel yüzme egzersizleri yaptırıldı. 8 haftalık futbol ve yüzme antrenmanı öncesinde ve sonrasında olmak üzere iki defa ölçüm alındı. Yapılan ölçümlerde 30 metre koşu testi için 1/1000 sn hassasiyetinde elektronik fotosel, esneklik değerlerinin tespit edilmesinde otur-eriş testi, dikey sıçrama testi ölçümlerinde jump metre, el-pençe kuvveti ölçümlerinde takei marka dijital el-dinamometresi, sırt-bacak kuvveti ölçümünde takai marka dinamometre kullanıldı. Ölçümlerden sağlanan işlenmemiş verilerin analizinde SPSS–26 istatistik programı kullanıldı. Araştırmaya katılan tüm katılımcıların egzersiz öncesi ve egzersiz sonrası ölçümleri arasındaki değişimi görmek için eşleştirilmiş örneklem T-testi uygulandı. Gruplar arasındaki fark için Bağımsız Örneklem T-testi kullanıldı. Deney ve kontrol grubunun şınav testi, sırt-bacak kuvveti, sırt kuvveti ve sağlık topu fırlatma parametreleri ön test son test ölçüm ortalamalarının kıyaslanmasında istatistiksel açıdan anlamlı farklılık gözlendi (p<0,05). Aynı şekilde tüm katılımcıların 30 metre sprint, esneklik, yatay sıçrama, dikey sıçrama, el kavrama kuvveti değerlerinde egzersiz öncesi ve egzersiz sonrası ortalamaları istatistiki açıdan anlamlı bulunmadı (p>0,05). Her iki grubun kafa ile top sektirme testi parametreleri ön test son test ölçüm ortalamalarının kıyaslanmasında önemli bir farklılık gözlendi (p<0,05). Aynı şekilde deney kontrol grubunun slalom, kaleye şut ve top sektirme değerlerinin egzersiz öncesi ve egzersiz sonrası kıyaslamalarında önemli bir fark gözlenmedi (p>0,05). Sonuç olarak; planlanmış yüzme egzersizlerinin futbolcuların bazı motor beceri ve futbol beceri performansına dolaylı olarak katkıda bulunabileceği düşünülmektedir.
11-14 yaş çocuklarda life kinetik ve retro hareket egzersizlerinin belirlenen fiziksel uygunluk parametreleri üzerine etkisi
Bu çalışmanın amacı 8 hafta boyunca farklı gruplara uygulanan Life Kinetik ve Retro Hareket egzersiz programlarının 11-14 yaş arası çocuklarda belirlenen fiziksel uygunluk parametreleri (kuvvet, sürat, esneklik, koordinasyon) üzerine etkilerini incelemektir. Çalışma Şanlıurfa ili Viranşehir ilçesine bağlı ortaokul öğrencilerinden oluşan, 68 kız 91 erkek olmak üzere toplam 159 gönüllü öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Öğrenciler random yöntem ile Deney1 Life Kinetik egzersiz grubu n(53), Deney2 Retro Hareket egzersiz grubu n(53) ve Gözlem Grubu n(53) oluşturulmuştur. Deney1 grubu 8 hafta boyunca futbol antrenman programıyla birlikte Life Kinetik antrenman programı uygulanmıştır. Deney2 grubuna 8 hafta boyunca futbol antrenman programıyla birlikte Retro Hareket programı uygulanmıştır. Gözlem grubuna ise 8 hafta boyunca sadece futbol antrenman programı uygulanmıştır. 8 haftalık sürecin öncesinde ve sonrasında deney ve gözlem gruplarına otur eriş testi, izometrik sırt ve bacak kuvvet testi, dikey sıçrama testi, disklere dokunuş testi, hexagon testi, 30 metre sürat testi ve antropometrik ölçümler (boy, kilo) uygulanmış olup bunlara ek, içerisinde hedeflere dominant ve nondominant atışlar içeren koordinasyon parkuru uygulanmıştır. Çalışma sonucunda Life Kinetik antrenman grubuna uygulanan ön test son test değerlerinde; izometrik sırt kuvvet testi, izometrik bacak kuvvet testi, disklere dokunma testi, hexagon testi, 30 metre sürat testi, beceri parkuru test skorlarında istatistiksel olarak (p<0,05) düzeyinde anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Retro Hareket antrenman grubuna uygulanan ön test son test değerlerinde; izometrik bacak kuvvet testi, disklere dokunma testi, hexagon testi, 30 metre sürat testi, dikey sıçrama testi ve beceri parkur skorlarında istatistiksel olarak (p<0,05) düzeyinde anlamlı farklılıklar bulunmuştur.
Erkek futbolcularda foam roller kullanımının esneklik ve bazı maksimal kuvvet parametreleri üzerine etkisi
Bu çalışmanın amacı, Erkek futbolcularda dinamik ısınmaya ek olarak farklı özellikteki foam roller kullanımının esneklik ve maksimal kuvvet parametreleri üzerindeki etkilerini incelemektir. Çalışmaya, 2024 / 2025 sezonu Şanlıurfa ilinde süper amatör liginde bulunan Şanlıurfa Büyükşehir Belediye spor futbol takımında aktif olarak yer alan 23 sağlıklı erkek futbolcu (yaş: 21,86 ± 4,67 yıl, boy: 178,52 ± 5,89 cm, kilo: 70,96 ± 9,54 kg) gönüllü olarak katıldı. Katılımcılara, müsabaka döneminde 3 hafta boyunca müsabakadan sonra 48 saat dinlenme sonrasında her hafta farklı ısınma protokolü uygulandı. 1. Hafta: 5 dakika koşu ve 10 dakika dinamik ısınma sonrası ölçümler alındı. 2. Hafta: 5 dakika koşu, 10 dakika dinamik ısınma ve 8 dakika foam roller uygulaması sonrası ölçümler alındı. 3. Hafta: 5 dakika koşu, 10 dakika dinamik ısınma ve 8 dakika titreşimli foam roller (1. kademe) uygulaması sonrası ölçümler alındı. Veri toplama sürecinde, esneklik (otur-eriş testi), eklem hareket açıklığı (gonyometre), dikey sıçrama, 30 m sürat ve çok tekrarlı maksimal kuvvet testleri yapıldı. Yapılan bu ölçümler, sabit ortam koşullarında aynı gün içinde yapıldı. Veriler analizinde SPSS Statistics 26.0 programı kullanıldı. Verilerin normal dağılıma uygunluğu Kolmogorov-Smirnov testi ile değerlendirildi ve normal dağılım gösteren veriler için tekrarlayan ölçümler ANOVA testi uygulandı. Anlamlı fark bulunan parametrelerde Bonferroni düzeltmeli ikili karşılaştırmalar yapıldı. Anlamlılık düzeyi olarak p<0,01 ve p<0,05 değerleri kabul edildi. Çalışmaya katılan futbolcuların ısınma sırasında foam roller ve titreşimli foam roller kullanımının klasik ısınmaya göre bazı esneklik parametreleri üzerinde anlamlı etkiler yarattığı gözlemlendi. Foam roller ve titreşimli foam roller kullanımının, dinamik ısınmaya kıyasla futbolcuların otur-eriş testinde esneklik değerinde p<0,01 düzeyinde gonyometre ile sağ/sol diz esneklik değerlerinde ise p<0,05 düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı farklar tespit edildi. Ancak, dinamik ısınmaya kıyasla foam roller ve titreşimli foam roller kullanılmasının futbolcuların dikey sıçrama, 30 m sürat, sağ ve sol quadriceps ve hamstring maksimal kuvvetleri üzerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmedi (p>0,05). Sonuç olarak, bu çalışma ısınma sırasında foam roller ve titreşimli foam roller kullanımının futbolcularda esneklik parametrelerine olumlu etkiler sağladığını ortaya koydu. Özellikle esnekliğin artırılması, sakatlık riskini azaltabilir ve performansı artırmada önemli bir rol oynar. Esneklik artırma hedefiyle, futbolculara ısınma sırasında foam roller veya titreşimli foam roller kullanımı önerilmektedir.
Elit sualtı hokeyi oyuncularının bazı fiziksel ve fizyolojik parametrelerinin incelenmesi
Bu araştırmada sualtı hokeyi branşında kadın sporcuların elit düzeyde olanlar ve olmayanlar olarak fiziksel ve fizyolojik parametrelerin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırmaya 28 kadın (yaş ortalamaları 19,6±2,5, boy uzunlukları 163,6±5,8 cm ve vücut ağırlıkları 60,7±7,4) sualtı hokeyi oyuncusu katılmıştır. Çalışmada antrenman yaşına göre iki grup oluşturulmuştur. Birinci grup antrenman yaşı yedi yıl ve üzeri olan milli takım kadrosuna girmiş sporcuları, ikinci grup ise antrenman yaşı altı yıl ve daha az olan sporcuları temsil etmektedir. Sporcuların vücut ağırlıkları, boy uzunlukları, deri kıvrım kalınlıkları, yüzde yağ oranları, uzunluk ve çevre ölçümleri, aerobik dayanıklılıkları (MaxVO₂ dolaylı olarak), patlayıcı güç (dikey sıçrama), pençe kuvvetleri ve antrenman sırasında kalp atım hızları ölçülmüştür ayrıca branşa özgü kullanılan sualtı beep testi uygulanmıştır. İstatiksel analizler SPSS 15.0 paket programı ile Mann Whitney U testi ve kategorik parametrelerin gruplara göre karşılaştırmasında Ki-Kare analizi kullanıldı. Gruplar arasında farkı incelediğimizde boy, kilo ve kulaç uzunluğu, BKİ değerlerinde, yüzde yağ oranı, yağsız vücut ağırlığı ve yağ ağırlığı, göğüs çevre indeksi, somatotip özellikleri, dikey sıçrama, sağ pençe kuvveti, esneklik, MaxVO₂, sistolik – diastolik basınç, dinlenme kalp atım sayısı parametrelerinde p>0,05 düzeyinde anlamlı bir fark görülmemiştir. Ayrıca gruplar arasında cormique indeks, mekik (sit up), şınav (push up), sol pençe kuvveti, sualtı beep, maç kalp atım sayısı en düşük ve kalp atım sayısı ortalama kalp atım sayıları parametrelerinde p<0,05 düzeyinde anlamlı farklılık bulunmuştur. Sonuç olarak antrenman yaş değişkenine göre bazı fiziksel parametrelerde fark görülmemiş iken motor testler ve branşa özgü sualtı beep test ve kalp atım sayılarında anlamlı derecede farklılıklar elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sualtı Hokeyi, Kalp Atım Sayısı, Sualtı Beep Test, Aerobik Performans, Antropometrik özellikler.
Elit genç erkek yüzücülerde squat sıçrama yüksekliği ile grab start çıkış performansı arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı elit genç erkek yüzücülerde squat sıçrama yüksekliği ile grab start çıkış performansı arasındaki ilişki incelenerek sporcuya sıçrama yüksekliğini arttırıcı çalışmalar yaptırarak, depar çıkış performansını arttırıp müsabakalarda daha iyi sonuç almasını hedeflemektedir. Çalışmaya Fenerbahçe Spor Kulübünde lisanslı yüzücü olan, yaş ortalaması 15,50 ± 0,71 yıl, boy ortalaması 180,20 ± 3,61 cm, ağırlık ortalaması 69,67 ± 6,29 kg 15 erkek sporcu katılmıştır. Katılan sporcuların kendi yaş gruplarında Türkiye Yüzme Şampiyonaları'na katılan ve derece alan sporculardan seçilmesine özen gösterilmiştir. Çalışma, Fenerbahçe Spor Kulübü Yüzme Şubesi yüzme havuzunda (25m) gerçekleşmiştir. Ölçümler sporcuların performans verimliliklerinin en üst düzey olduğu haftada Türkiye Şampiyonasının hemen ardından yapılmıştır ve iki gün sürmüştür. Önce sporcuların boy ve ağırlık ölçümleri Bosch lazermetre ve Techfit TF 1052 Dijital Kare Cam Baskül Terazi ile kayıt altına alınmıştır. Iphone 6s akıllı telefonu içerisine yüklenmiş My Jump 2 uygulaması ile her bir sporcuya squat sıçrama yapmaları istenmiş ve sıçrama yüksekliği kayıt altına alınmıştır. Sonrasında sporcunun depar çıkış ve 15 m sprint mesafesini görecek şekilde GoPro Hero 3+ kamera yerleştirip her bir sporcunun depar çıkışı yaparak 15 m sprint serbest yüzmesi istenmiştir. Bu kayıt üzerinden start anından, ellerin suya giriş anına kadar olan mesafe GoPro Hero 3+ aksiyon kamerası ile çekilmiştir. Elde edilen videoların Kinovea video analiz programına aktarılarak X ve Z Ekseninde vektörel ortalamaları hesaplanmıştır. Kinovea video analiz programı ile bu mesafeyi kat ettiği süre de kayıt altına alınmıştır. Toplanan veriler SPSS 16,0 programında değerlendirilmek için Spearman korelasyon analizi yapılmıştır (P < 0,05). Yaptığımız çalışmada sporcuların dikey sıçrama performansı ve grab start depar performansı arasında pozitif ilişki olduğu görülmüştür (P<0,05). Sonuç olarak patlayıcı gücü iyi olan sporcunun grab start çıkış süresinin kısaldığı fakat mesafeyi etkilemediği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yüzme, performans, dikey sıçrama, grab çıkış
Farklı yüklerdeki olimpik kaldırış varyasyonlarının kuvvet gelişim oranları ve optimal yükün belirlenmesi
Bu çalışma, olimpik kaldırış varyasyonlarında farklı yüklerde uygulanan kuvvet, güç ve zirve kuvvet gelişim oranı farklılıklarını ve farklı yüklerde gerçekleşen kaldırışlar sırasında optimal güç çıkışının bulunarak optimal yükün hesaplanmasını amaçlamaktadır. Araştırmaya, en az üç yıl boyunca aktif egzersiz yapan, fitness egzersizlerine hakim olan ve olimpik kaldırış tekniklerini uygulayabilen 10 erkek gönüllü olarak katılmıştır. Katılımcıların önceden alınmış "1 tekrar maksimum (TM) Hang power clean" ağırlıklarına göre %60-%70-%80 ve %90'daki yüklerde "Mid-thigh high pull (MTHP) ve hang power clean (HPC) egzersizlerini uygulamaları istenmiştir. Katılımcılar 3D hareket sistemi Qualisys Track Manager'da analiz edilmek üzere vücutlarının belirli bölgeleri işaretlenmiş ve kalibrasyon oluşturularak kaldırışlar kayıt altına alınmıştır. Elde edilen kinematik veri değerleri, kaldırışların kuvvet, güç ve zirve kuvvet gelişim oranları direkt yolla hesaplanarak analizleri SPSS 19.0 ((SPSS Inc., Chicago, IL, USA) progamında değerlendirilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgularda, her iki kaldırış arasında kuvvet, güç ve zirve kuvvet gelişim oranları arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir (p<0.05). Her iki kaldırış arasındaki kuvvet farklıklarına bakıldığında ise yine anlamlı bir fark elde edilmiş olup, güç farklılıklarında ise sadece 1TM %60 ve %70'deki kaldırışlarda anlamlı farklılıklara rastlanmıştır (p<0.05). Kuvvet gelişim oranın farklılıklarında ise iki kaldırış arasında 1TM %60'ı dışında diğer kaldırışlarda anlamlı farklılıklara rastlanmıştır (p<0.05).. Araştırmanın bir diğer bölümü olan seçili egzersizlerde optimal yükün belirlenmesi hususunda ise, HPC için optimal yük 1TM %80'inde tespit edilirken, MTHP için 1TM %70'inde tespit edilmiştir. Sonuç olarak, elde edilen bulgulara göre olimpik kaldırış varyasyonlarının kuvvet, güç ve zirve kuvvet gelişim oranı açısından yüksek veriler ürettiği açıktır. Çalışma içerisinde aranılan soruların cevaplarının verilmesinin sonucunda ortaya konulan veriler, güç gelişimi için olimpik kaldırış varyasyonlarının maksimal güç çıkışı için ideal egzersizler olduğu, kuvvet gelişim oranı, maksimal güç çıkışı gibi konularda egzersizler arası optimal yük farklılıklarının olduğu ve sporcuların antrenmanlarında hız-kuvvet gelişimi için 1TM <%30 ve kuvvet-hız gelişimi için 1TM >%80 civarında yükleri kullanmaları optimal performans gelişimi sağlamaları için önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Kuvvet gelişim oranı, olimpik kaldırış, optimal yük
Spor yapan ve yapmayan ilköğretim ikinci kademe öğrencilerin atılganlık düzeylerinin karşılaştırılması
Araştırmada spor yapan ve yapmayan ilköğretim ikinci kademe öğrencilerinde atılganlık düzeyinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda İstanbul Kurtdereli Mehmet Ortaokulu'na 2018-2019 eğitim öğretim yılında devam eden öğrencilerde spor yapan 134 ve spor yapmayan 134 olmak üzere toplam 268 katılımcıya anket uygulanmıştır. Uygulanan anket formunda Sosyodemografik Bilgi Formu ile birlikte Rathus Atılganlık Envanteri yer almaktadır. Araştırma verilerinin analizinde betimleyici istatististikler, ki-kare, t-test ve ANOVA kullanılmıştır. Elde edilen bulgular %95 güven aralığı ve %5 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre spor yapan ve yapmayan ilköğretim ikinci kademe öğrencilerinin atılganlık düzeyleri arasında anlamlı fark yoktur (p>0,05). Spor yapan ve yapmayan gruplar arasında yaş, sınıf ve baba mesleği yönünden anlamlı farklar bulunmuştur (p<0,05). Atılganlık düzeyi spor yapan 5. Sınıf öğrencilerinde en düşük iken, annesi üniversite mezunu olanlarda en yüksektir (p<0,05). Spor yapmayan öğrencilerde ise atılganlık 1 kardeşi bulunanlarda en yüksektir (p<0,05). Anahtar Kelimeler: Spor, atılganlık, ilköğretim ikinci kademe öğrencileri
Futbola özgü küçük alan oyunlarına verilen kinematik ve fizyolojik parametrelerin Türkiye U-21 süperligi müsabakaları ile karşılaştırılması
Amaç: Bu çalışmanın amacı; 4v4, 8v8 KAO ve müsabakada ortaya çıkan fizyolojik ve kinematik parametrelerin karşılaştırılmasıdır. Gereç ve Yöntem: Çalışma Türkiye Süper Ligi 2018-2019 liginde mücadele eden bir takımın 16 oyuncusu(yaş: 19,62±0,80, boy: 177,7±6,9 cm, vücut ağırlığı: 71,44 ±8,02) üzerinde yapılmıştır.Denek grubunun tamamı en az 5 yıl lisanslı futbol oynamıştır.Çalışma grubuna YoYo ARTS1 testi yapılmıştır.Test sonucu MKAS belirlenmiştir.Daha sonra 2018-2019 sezonu Türkiye U-21 Süper Liginin 2. Yarısında Ocak ve Mayıs ayları arasında 4v4, 8v8 ve müsabakalara oynanmıştır.Toplam Kat edilen Mesafeler, 20 km/s üzeri kat edilen mesafeler, 24 km/s üzeri kat edilen mesafeler, MKAS'ın %80-90 arasında geçirilen süre, MKAS'ın %90-100 arasında geçirilen sürenin ölçümleri alınmıştır. Bulgular: Yapılan istatistiksel analizler sonucunda 4v4, 8v8 ve müsabaka arasında yapılan incelemede Toplam Kat Edilen Mesafede (TKEM), 20 km/s üzerinde kat edilen mesafede, 24 km/s üzerinde kat edilen mesafede, MKAS'ın %80-90 ve %90-100 arasında geçirilen sürede anlamlı bir farklılık görülmüştür.Şiddet yönünden 4v4, 8v8 ve Müsabakada MKAS'ın %80-90 arasında geçirilen sürede benzerlik görülmüştür. Sonuçlar: Sonuç olarak Küçük Alan Oyunları ile Müsabakalar arasında kinematik olarak ve MKAS'ın %90-100 arasında farklılıklar vardır.Ancak MKAS'ın %80-90 arasında geçen sürede Küçük Alan Oyunları ve Müsabakalar arasında benzerlik bulunmuştur. Anahtar Kelimeler : Futbol, Küçük Alan Oyunu, Kinematik, Fizyolojik
Vakıf ve devlet üniversitelerinde okuyan öğrencilerin fiziksel aktivite düzeyi ile iyilik hali arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı; vakıf ve devlet üniversitelerinde okuyan öğrencilerin fiziksel aktivite düzeyi ile iyilik hali arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Çalışmaya vakıf üniversitesinden 350, devlet üniversitesinden 272 öğrenci olmak üzere toplam 622 öğrenci gönüllü olarak katılmıştır. Öğrencilerin demografik özelliklerini belirlemek için Kişisel Bilgi Formu, fiziksel aktivite düzeylerini belirlemek için Uluslararası Fiziksel Aktivite Kısa Formu (IPAQ), iyilik hali puanları için İyilik Hali Kendini Algılama Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 21.0 programı kullanılmıştır. Yapılan normallik sınamasında puanların normal dağılım gösterdiği tespit edildiğinden iyilik hali puanlarının okul türü ve cinsiyete göre karşılaştırılmasında bağımsız iki örneklem t testinden; fiziksel aktivite düzeyine göre karşılaştırılmasında tek yönlü varyans (ANOVA) analizinden yararlanılmıştır. Analizlerde güven aralığı %95 (anlamlılık düzeyi 0,05 p<0,05) olarak belirlenmiştir. Çalışmaya katılan öğrencilerin %55,5'i erkek, %44,5'i kadındır ve yaş ortalamaları 24,23±3,12'dir.Öğrencilerin duygusal, zihinsel, fiziksel, sosyal manevi ve iyilik hali kendini algılama toplam puanı yüksek düzeyde tespit edilmiştir. Öğrencilerin %49'u yüksek şiddetli fiziksel aktivitede bulunmaktadır. Duygusal, zihinsel, fiziksel, sosyal, manevi iyilik hali alt boyutları ve iyilik hali toplam puanının okul türüne göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Vakıf üniversitesinde öğrenim gören öğrencilerin %48,3'ünün, devlet üniversitesindeki öğrencilerin %45,6'sının fiziksel aktivitesi yüksek düzeydedir. Öğrencilerin fiziksel aktivite düzeyinin öğrenim gördükleri üniversite türüne anlamlı farklılık göstermediği (p>0,05) tespit edilmiştir. Fiziksel aktivite düzeyi orta ve yüksek düzeyde olan öğrencilerin duygusal, zihinsel, fiziksel, sosyal ve manevi iyilik hali alt boyutları ve iyilik hali toplam puanları, fiziksel aktivite düzeyi düşük düzeyde olan öğrencilerin puanlarına göre anlamlı düzeyde daha yüksektir. Erkek öğrencilerin fiziksel, sosyal, manevi iyilik ve iyilik hali toplam puanları, kadın öğrencilerinkine göre anlamlı düzeyde daha yüksektir. Erkek öğrencilerin kadın öğrencilere göre fiziksel aktivite düzeyi yüksektir.Anahtar Kelimeler: Fiziksel Aktivite, İyilik Hali, Üniversite
Sosyal zekanın yaşam becerisine etkisi: Kadın ve erkek futbolcular örneği
Sosyal zeka, bazı durumlarda sadece insan ilişkilerine yönelik beceriler olarak ifade edilirken bazı durumlarda da olayların ve bulunulan durumun bilincinde olarak etki eden sosyal hareketlilik ile bireylerin diğer kişileri idare ederken amaçlarına ulaşabilmesi konusunda katkı sağlayan etkileşim ve strateji bilgisi olarak tanımlanabilmektedir. Bireylerin sağlıklı bir şekilde yaşamlarını sürdürebilmeleri için sahip olmaları ve geliştirmeleri gereken bir takım yaşam becerileri vardır. Bunlar bilişsel, davranışsal, kişisel ve kişiler arası olmak üzere çok yönlü becerilerdir. Hayatın her alanını kapsayan bu yaşam becerileri bireyin eğitimiyle başlayan ve devam eden bir süreçtir ve bireyin içinde yaşadığı farklı çevrelerde örneğin okulda, evde ve işte başarılı olabilmesi için gerekli becerilerdir. Bu çalışmada; Futbol oynayan kadın ve erkek sporcularda sosyal zekanın yaşam becerisine etkisi araştırıldı. Bu kapsamda demografik etkenlerin sosyal zeka ve yaşam becerisini nasıl ve ne oranda etkilediği ortaya çıkmaktadır. Sosyal zeka ve yaşam becerisi ölçekleri futbol oynayan kadın ve erkek sporculara uygulanmıştır. Demografik değişkenlerin sosyal zeka ve yaşam becerisine ilişkin farklılık durumlarını belirlemek için t ve anova testleri, sosyal zekanın yaşam becerisine etkisini belirleyebilmek için de regresyon analizi yapılmıştır. Futbol oynayan kadın sporcularda sosyal zeka değişkeninin puan ortalamasının daha yüksek, futbol oynayan erkek sporcularda ise yaşam becerisi değişkeninin puan ortalamasının daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Futbol oynayan kadın sporcularda sosyal zekanın yaşam becerileri üzerinde anlamlı ve pozitif yönde bir etkisi vardır. Sosyal zeka değişkeninin (p=0,00<0,05) sig. değeri 0,05'ten küçük olması nedeniyle t değeri de her düzeyde anlamlı bulunduğundan sosyal zeka değişkeninin katsayısı istatistiksel olarak anlamlıdır. Bu sonuca göre futbol oynayan kadın sporcularda yaşam becerileri değişkenini arttırmak için sosyal zeka değişkeninin de artırılması gerekmektedir.Futbol oynayan erkek sporcularda sosyal zekanın yaşam becerileri üzerinde anlamlı ve pozitif yönde bir etkisi vardır. Sosyal zeka değişkeninin (p=0,00<0,05) sig. değeri 0,05'ten küçük olması nedeniyle t değeri de her düzeyde anlamlı bulunduğundan sosyal zeka değişkeninin katsayısı istatistiksel olarak anlamlıdır. Bu sonuca göre futbol oynayan erkek sporcularda yaşam becerileri değişkenini arttırmak için sosyal zeka değişkeninin artırılması gerekmektedir.
Yüzmede farklı ısınma protokollerinin kulaç mekaniği, kan laktat düzeyleri ve performansa etkilerinin MCT1 geni ile ilişkilendirilmesi
Bu araştırmanın amacı; üç farklı ısınma protokolünün (kritik hız (KH); ayak, drill, yüzme (ADY); kritik hız, ayak, drill, yüzme (KHADY)) ve ısınma yapılmadan (IY) 4x50 metre (m) maksimal karışık yüzme testinde kulaç mekaniğine, kan laktat düzeylerine, performansa akut ile kronik etkilerinin incelenmesidir. Ayrıca kan laktat düzeylerinin ve bitiş sürelerinin monokarboksilat taşıyıcı 1 (MCT1) geni ile ilişkisinin değerlendirilmesidir. Araştırmaya 12-15 yaş grubunda olan (n=33 kız; 27 erkek) toplam 60 yüzücü gönüllü olarak katılmıştır. Araştırmanın başlangıcında ve sonunda araştırma grubunun antropometrik ölçümleri yapılmış, araştırma grubuna izokinetik omuz kuvveti testi uygulanmıştır. Sonrasında yüzücüler KH, ADY, KHADY, IY ısınmalarını ilgili antrenör eşliğinde uygulamışlardır. Suda yapılan ısınmanın ardından yüzücüler, 10 dk karada pasif olarak dinlendikten sonra yüzücülerden 4x50 m karışık maksimal yüzme performansını sergilemeleri istenmiştir. Yüzme performansı sırasında yüzücülerin kulaç mekaniği parametreleriyle sağ-sol omuz açıları hesaplanmıştır. Yüzücülerin her 50 m performansı sonrasında kalp atım sayısı Polar OH1 marka polar sensörlü kalp atım sayısı ölçer yardımıyla ölçülmüştür. Performans öncesi ve sonrasında yüzücülerin laktat değerleri parmak ucundan Lactate Scout+ marka laktat analiz cihazı ile alınmıştır. Test bitiminden hemen sonra yüzücülerin algılanan zorluk dereceleri kaydedilmiştir. MCT1 gen analizi için ağız içi epitel hücre örnekleri alınmıştır. Ön ölçümlerin ardından yüzücüler; üç gruba ayrıldıktan sonra 8 hafta boyunca istenilen KH, ADY, KHADY ısınma protokolünü antrenman başlangıcında uygulamışlardır. 8 haftanın sonunda araştırmanın başlangıcında yapılan test protokolleri tekrarlanmıştır. Araştırma, Haliç Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinasyon Birimince desteklenmiştir (HBAP-III-3). Araştırmada verilerin analizi için IBM SPSS 24.0 programı kullanılmıştır. Verilerin normal dağılıma uygunluğu Skewness-Kurtosis değerleriyle ("-2,0" ile "+2,0") karar verilmiştir. Paired-Samples t test, Independent t test, One-Way ANOVA, Repeated Measures ANOVA, Ki-Kare testi kullanılmıştır. Güven aralığı p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Araştırmada yüzücülerin müsabaka öncesinde uyguladıkları farklı su içi ısınma protokollerinin fizyolojik ve biyomekanik parametrelere akut etkisinin var olduğu kanıtlanmıştır. MCT1 baskın genotipinin LA ve bitiş süresi ile pozitif yönde ilişkisinin olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yüzme, Isınma, Kulaç Mekaniği, Kan Laktat, MCT1.
Farklı relatif yük ve tutuş tekniklerinin unilateral güç egzersizi kinetik ve kinematiği üzerindeki etkisi
Bu tez çalışmasının amacı; alt ekstremitede gerçekleştirilen farklı relatif yük ve tutuş tekniklerinin unilateral güç egzersizi kinetik ve kinematiği üzerine etkilerini incelenmesidir. Çalışmaya, en az üç yıl boyunca düzenli olarak direnç antrenmanları yapan, alt gövde unilateral ve bilateral egzersiz modellerini uygulayan, Haliç Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Öğrencisi olan, yaşları 23,35±1,27 yıl, boy ortalamaları 175,1±6,08cm ve vücut ağırlığı ortalamaları 78,07±11,15kg olan 20 gönüllü erkek sporcu katılmıştır. Ölçümler 8 gün olarak planlanmış ve sporcular test sürecini akıcı bir şekilde tamamlaması için 10 kişiden oluşan 2 gruba ayrılarak farklı günlerde 4 gün gelecek şekilde testlere rastgele alınmıştır. Çalışma 2 bölümden oluşmaktadır; birinci bölümünde sporcuların boy, kilo ve bir tekrar maksimum (1TM) yük hesaplaması yapılmıştır. İkinci bölümünde ise sporcular farklı relatif yüklerde dominant ve no-ndominat bacakta Front ve Back tutuşta unilateral egzersiz modeli olan Modifiye Tek Bacak Squat (MTBS) hareketini uygulamışlardır. Ölçümlerde ivme ve güç verileri Push BAND™ Pro 2.0 cihazı ile alınırken kinematik veriler Qualisys Motion Capture System ile kayıt altına alınmıştır. Çalışmanın istatistik analizi SPSS V.25 programı kullanılarak yapılmıştır. Front ve Back MTBS teknikleri arasındaki kinetik ve kinematik farklılıklar bağımlı gruplarda T-tesi kullanılarak analiz edilmiştir. Sonuç olarak, farklı relatif yüklerde ve tutuş tekniklerinde yapılan UNI Front ve Back MTBS hareketinde; Ortalama Güç(W), Ortalama Güç(W/kg), Ortalama Hız(m/s), Zirve Hız(m/s) değerlerinin yanı sıra gövde ve diz açılarının bazı kinetik ve kinematik parametrelerinde de anlamlı farklılıklara rastlanmıştır (p<0,05). Front ve Back MTBS hareketinin özellikle alt gövde güç, hız ve kuvvet gerektiren direnç antrenmanı programlarında kullanılabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Güç, Kinetik, Kinematik, Relatif Yük, Unilateral, Squat
Erzurum ili uzundere ilçesinin sportif rekreasyon potansiyelinin belirlenmesi
Uzundere ilçesi 840 km2 yüz ölçümüne sahip olan ilçe merkezinin denizden yüksekliği 1050 metre olup yukarı mahallelerde bu yükseklik 2100 metreye kadar çıkmaktadır. Özellikle günümüzde Uzundere ilçesindeki rekreatif etkinlikler (doğa sporları, günü birlik geziler vb.) ve yörenin bakir olması bu çalışmayı gerçekleştirmekte önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı Erzurum ili Uzundere ilçesinin sportif Rekreasyon potansiyelini tespit etmek ve yöredeki yapılan rekreatif etkinliklerin, sportif rekreasyon alanların kullanılabilirliğinin ve sürdürülebilirliğine yardımcı olmaktır. Çalışmada Uzundere ilçesinin orman içi rekreasyon potansiyelinin belirlenmesi Gülez yöntemi ile çalışmanın amacına uygun olarak değişiklik yapılarak bir değerlendirme modülü oluşturulmuştur ve Uzundere ilçesine uyarlanmıştır. Araştırma alanının incelenmesinde Uzundere ilçesindeki sportif rekreasyon değeri, peyzaj değeri, iklim, ulaşılabilirlik ve olumsuz etkenler değerlendirme kriterleri olarak alınmıştır. Microsoft Office 2010 programında Tablolar oluşturulup sayısal veriler kaydedilmiştir. Çalışmada literatür taraması, bölgede yapılan gözlem, Google earth programında işaretleme, alan keşifleri ve fotoğraflama ile desteklenmiştir. Araştırmada alanlarında uzman kişilerle belirlenen On doğa sporu branşında değerlendirme yapılmıştır. Erzurum ili Uzundere ilçesinin sportif rekreasyon değeri %29, açık hava sportif rekreasyon potansiyeli %72 bulunarak yüksek potansiyelde olduğu belirlenmiştir.
Mat pilates egzersizlerinin sağlığa ilişkin fitness parametreleri üzerine etkilerinin cinsiyete göre karşılaştırılması
Ülkemizde son yıllarda hızla spora ve egzersize olan ilgi artmıştır. Özellikle Pilates metodu ülkemizde kadınlar arasında rağbet görmektedir. Kadınlar tarafından benimsenmesiyle, kadın egzersiz metodu gibi algılanan Pilates üzerine yapılan çalışmalar da çoğunlukta kadın katılımcılar üzerinden yapılmıştır. Buradan yola çıkarak bu çalışmada erkek katılımcılarla, kadın katılımcılar aynı egzersizleri uygulayarak bir karşılaştırma çalışması yapılmıştır. Bu çalışmada 8 haftalık mat pilates egzersizlerinin sağlığa ilişkin fitness parametrelerinden; aerobik dayanıklılık, kassal kuvvet ve kassal dayanıklılık, esneklik ve vücut kompozisyonuna etkilerinin cinsiyete göre karşılaştırılması yapılmştır. Araştırmaya Mecidiyeköy Anadolu Lisesinde öğrenim gören yaş ortalamaları 15,59±0,49 olan, daha önce hiç Pilates yapmamış 26 erkek 26 kız öğrenci, toplamda 52 sağlıklı gönüllü katılmıştır. Katılımcılara 8 hafta boyunca haftada 3 defa, 45 dakika mat pilates egzersizleri uygulanmıştır. Katılımcılara çalışma öncesi ve sonrası aerobik dayanıklılığı ölçmek için 3-dakika basamak testi, kassal kuvveti ölçmek için pençe kuvveti testi, kassal dayanıklılığı ölçmek için mekik testi, gövde esnekliğini ölçmek için otur eriş esneklik testi yapılmıştır. Vücut kompozisyonunun değerlendirilmesinde Bioelektrik empedans aleti kullanılmıştır. Sonuç olarak 8 haftalık, haftada 3 gün, 45 saatlik yapılan, mat pilates çalışmasında katılımcıların, aerbik kapasiteleri, kassal kuvvet ve kassal dayanıklılık ve esnekliklerinin olumlu anlamda geliştiği; vücut yağ oranlarının ise olumlu azalmalara neden olduğu tespit edilmiş, cinsiyete göre karşılaştırma yapıldığında, kadınların esneklik gelişimi ve vücut yağ oranı değişimlerinde, erkeklere kıyasla daha hızlı gelişme olduğu ortaya konmuştur.
8 haftalık pilates egzersizlerinin fonksiyonel hareket tarama skorlarına ve bazı motor parametrelere olan etkisinin incelenmesi
Bu çalışma 8 haftalık reformer pilates egzersizlerinin 30-40 yaş arası sedanter kadınlarda fonksiyonel hareket tarama skorlarına ve bazı motor paramatrelerine olan etkilerinin incelenmesi amacı ile yapılmıştır. Bu çalışmada; 30-40 yaşları arasında 30 sağlıklı kadın rastgele yöntemle, araştırma grubunu (n:15; yaş ortalamaları 35,13 ± 3,11 yıl, boy ortalamaları 165,60 ± 5,03 cm, kütle ortalamaları 58,26 ± 6,81 kg) ve kontrol grubunu (n:15; yaş ortalamaları 34,46 ± 2,94 yıl, boy ortalamaları 166,73 ± 4,31 cm, kütle ortalamaları 60,26 ± 7,04 kg) oluşturmuştur. Araştırma grubu haftada 3 gün, 60 dk olmak üzere toplam 8 hafta boyunca reformer pilates antrenmanlarına katılırken, kontrol grubu bu süre içerisinde herhangi bir egzersiz programına dahil olmamıştır. Katılımcılara çalışmadan 3 gün önce ve 3 gün sonra aynı ortam ve koşullar sağlanarak günün aynı saat dilimleri arasında Fonksiyonel Hareket Tarama (FMS) testi, otur uzan testi, squat sıçrama testi ve yıldız biçimli ani değişim denge testi uygulanmıştır. Verilerin analizi için SPSS (Versiyon 21.0) paket programı kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde karışık ölçümler için çift yönlü varyans analizi 2X2 ANOVA (Two-way ANOVA) kullanılmıştır. Çalışma sonunda araştırma grubu ile kontrol grubunun toplam FMS puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak fark olduğu (p<0,05) belirlenmiştir. Araştırma grubu ile kontrol grubunun esneklik düzeyleri sonuçlarında istatistiksel olarak fark olduğu (p<0,05) tespit edilmiştir. Aynı zamanda, araştırma grubunun kontrol grubuna göre patlayıcı kuvvet testi karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı farklılık (p<0,05) olduğu tespit edilmiştir. Yıldız biçimli ani değişim denge testi ortalama sonuçlarına göre araştırma grubu ile kontrol grubu arasında 16 farklı yönde istatistiksel olarak farklılık olduğu (p<0,05) bulunmuştur. Sonuç olarak; 8 haftalık reformer pilates egzersizlerinin 30-40 yaş arası sedanter kadınlarda fonksiyonel hareket tarama skorlarına ve bazı motor paramatrelerine olan etkilerinin olumlu etkileri olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle, reformer pilates egzersizlerinin bireylerin fonksiyonel hareket becerilerinde, esneklik, patlayıcı kuvvet ve denge gelişiminde etkili egzersiz yöntemi olduğu söylenebilir.
Sportif etkinliklere katılan bireylerin yeni tip koronavirüse (COVİD19) yakalanma kaygısı düzeylerinin ölçülmesi
Araştırmadaki amaç; takım ve bireysel spor etkinlilerine katılan bireylerin bazı değişkenlere (yaş, cinsiyet, eğitim durumu, spor türü) göre Covid 19 hastalığı dolayısıyla hastalığa ne ölçüde yakalanma kaygısı yaşadıklarını, bireysel ve sosyal açıdan değerlendirmektir. Çalışmaya İstanbul'un değişik semtlerinde, açık ve kapalı alanlarda aktif spor yapan 106 erkek (%53), 94 kadın (%47) toplam 200 kişi katılmıştır. Örneklem seçiminde basit tesadüfü yöntem uygulanmıştır. Veri toplamada Sporcuların Yeni Tip Koronavirüse (Covid-19) Yakalanma Kaygısı Ölçeği (SYTKYKÖ) kullanılmıştır Verilerin değerlendirilmesinde IBM SPSS 28 paket programı kullanılmıştır. Katılımcılarla ilgili demografik özelliklerin belirlenmesi için yüzde ve frekans değerlerine bakılmıştır. Veriler normal dağılım göstermiştir. Bu kapsamda gruplar arasında anlamlı farklılık olup olmadığını tespit etmek amacı ile bağımsız gruplar t-testi (Tukey) uygulamıştır. Farkın kaynağının tespiti için ise tek yönlü varyans analizi (One Way Anova) yapılmıştır. Katılımcıların eğitim durumları; %35,5'i lise, %57'si lisans ve %7,5'i lisansüstü mezunudur. Yaş değişkenleri; %25,5'i 15-22 yaş arasında, %39,5'i 23-29 yaş arasında, %15,5'i 30-39 yaş arasında ve %19,5'i 40 yaş ve üzeri bireylerden oluşmuştur. Araştırmada kadınlar bireysel kaygı (BK), sosyalleşme kaygısı (SK) alt boyutlarında ve SYTKYKÖ toplam puanı açısından erkeklerden daha kaygı puanına sahip oldukları görülmüştür (p<0.05). Yaş değişkeninde sosyalleşme kaygısı alt boyutunda ve SYTKYKÖ boyutuna göre 40 yaş ve üzeri katılımcıların 23-29 yaş arası katılımcılara göre anlamlı derecede daha yüksek Covid-19'a yakalanma kaygısı puanına sahip oldukları görülmüştür. (p<0.05). Eğitim düzeyleri ve spor türü değişkenlerinde anlamlı farklar bulunmamıştır (P>0,05). Sonuç olarak kadınlar erkelere göre daha fazla kaygı yaşadıkları ve yaş ilerledikçe COVİD 19 yakalanma kaygı düzeyleri arttığını söyleyebiliriz.
Sporcuların emeklilik kararının belirlenmesinde algılanan sportif yeterlik, hedef yönelimleri ve güdülenme düzeylerinin rolü
Araştırma, sporcuların emeklilik kararı süreçlerini değerlendirmek amacıyla, iki çalışma şeklinde planlanmıştır. Çalışma 1'de Sporcuların Emeklilik Kararı Envanterinin Türkçe geçerlik ve güvenirliğinin sınanması; Çalışma 2'de sporcuların emeklilik kararının belirlenmesinde bireye özgü motivasyonel faktörlerin rolünün incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaların her biri için, en az 3 yıl spor deneyimine sahip sporcular katılmıştır. Çalışma 1'de, Kişisel Bilgi Formu ve Sporcuların Emeklilik Kararı Envanteri; Çalışma 2'de Kişisel Bilgi Formu ve Sporcuların Emeklilik Kararı Envanterinin yanı sıra, Kendini Fiziksel Tanımlama Envanteri, Sporda 2x2 Başarı Hedefleri Envanteri ve Sporda Güdülenme Ölçeği-II kullanılmıştır. Çalışma 1'de Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA); çalışma 2'de bağımsız örneklerde t-test ile hiyerarşik regresyon analizleri kullanılmıştır. Çalışma 1'de DFA sonuçları ölçeğin özgün yapısını; Cronbach Alpha ve CR katsayıları güvenirliği desteklemiştir. Çalışma 2'de sporcuların, emekliliğin çekiciliği ve spor kariyerinin çekiciliği alt boyut puanlarında cinsiyete göre anlamlı fark bulunurken; spor deneyimine göre sadece spor kariyerinin iticiliği alt boyut puanları arasında anlamlı fark bulunmuştur. Sporcuların emeklilik kararı puanlarında spor türüne göre ise istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. Yapılan hiyerarşik regresyon analiz sonuçları ile algılanan sportif yeterliğin, emekliliğin iticiliği ve spor kariyerinin iticiliği alt boyutlarının negatif; emekliliğin çekiciliği ve spor kariyerinin çekiciliği alt boyutlarının pozitif belirleyicisi olduğu ortaya konmuştur. Bir diğer analiz sonucunda ise ustalık-kaçınma alt boyutunun, emekliliğin iticiliği alt boyutunun negatif, spor kariyerinin çekiciliği alt boyutunun pozitif belirleyicisi olduğu; ustalık-yaklaşma alt boyutunun ise emekliliğin çekiciliği alt boyutunun pozitif belirleyicisi olduğu ortaya konmuştur. Elde edilen bulguların yanı sıra performans-kaçınma alt boyutunun emekliliğin çekiciliği alt boyutunun negatif, spor kariyerinin iticiliği alt boyutunun ise pozitif belirleyicisi olduğu da belirlenmiştir. Araştırmada ayrıca özerk güdülenmenin, spor kariyerinin çekiciliği alt boyutunun pozitif; spor kariyerinin iticiliği alt boyutunun negatif belirleyicisi olduğu ortaya konmuştur. Araştırmada elde edile bulgular ile Sporcuların Emeklilik Kararı Envanterinin geçerli ve güvenilir olduğunun ortaya konmasının yanında; sporcuların emeklilik kararının belirlenmesinde bireye özgü motivasyonel faktörlerin etkili olduğu söylenebilir. Anahtar kelimeler: Atletik Emeklilik, Hedef Yönelimi, Kariyer Geçişi, Özerk Güdülenme, Sportif Yeterlik.
Erkek voleybolunda set kazanmayı ve kaybetmeyi belirleyen değişkenler
Bu çalışmanın yapılma amacı, 2022-2023 Türkiye Voleybol Federasyonu Efeler Ligi voleybol takımlarının sezon boyunca sergiledikleri performansı set bazında analiz etmek ve set kazanmaya etki eden ana değişkenleri belirlemektir. Çalışmada 2022-2023 sezonu Türkiye Erkekler Voleybol Efeler Liginde mücadele eden 14 takımın birbirleriyle karşılaştıkları 169 müsabaka analiz edilmiştir. Normal sezon boyunca oynanan müsabakalar çalışmaya dahil edilirken, sezon sonrasında oynanan play-off müsabakaları çalışmanın dışında tutulmuştur. Müsabakalardaki tüm setlerin verileri toplanmış sadece beşinci setler, set bitiş sayısının diğer setlerden farklı olması sebebiyle çalışma dışında bırakılmıştır. Bu müsabakalara ait elde edilen veriler Data Volley Professional 4.0 istatistik yazılımı kullanılarak müsabakalar esnasında toplanmıştır. Bu veriler SPSS 21.0 paket programı kullanılarak istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Çalışmada bağımlı değişken "set sonucu (kazanan/kaybeden)" kategorik ve ikiden fazla kategoriye sahip olduğundan set sonucunu belirlemek amacıyla diskriminant (fonksiyon) analizinden yararlanılmıştır. Araştırmanın sonuçları genel olarak değerlendirildiğinde set kazanmanın en önemli belirleyicilerinin BLOCKEDSo, WPOINTSBp, ERRORSo, WPOINTServe, LPOINTSReception, WPOINTSBlock değişkenleri olduğu bulunmuştur. Çalışma sonucunda diskriminant analizde kullanılmayan değişkenler için seti kazanan ve kaybeden takımlar arasındaki farka da bakılmıştır. Set kazanan takımın WPOINTS, TOTALServe, WPOINTSAttack, TOTALBlock puanları, seti kaybeden takımın puanına göre anlamlı düzeyde daha yüksektir. Set kaybeden takımın LPOINTS, TOTALReception, TOTALAttack, ERRORAttack, BLOCKEDAttack, TOTALSo puanları, seti kazanan takımın puanına göre anlamlı düzeyde daha yüksektir.
Tenis sporunda aerobik güç ve kalp atım değerlerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı; üniversite takımı düzeyinde tenis oynayan genç erkek tenisçilerin oyun öncesi ve sırasındaki fiziksel özellikleri ve fizyolojik cevaplarının incelenmesidir. Araştırmaya yaş ortalamaları 22,29±2,79 yıl olan ve üniversite takımında tenis oynayan 14 erkek gönüllü olarak katılmıştır. Araştırmada tüm sporcuların oyun öncesi fiziksel özelliklerinden boy (boy skalası 0,1cm hassasiyet), vücut ağırlığı(baskül Tech-Fit marka 0,01kg), deri altı yağ kalınlıkları (Holtain marka, 0,2mm hassasiyet), çevre ölçümleri (mezura 0,1cm hassasiyet), kemik genişlik ölçümleri (kayan kaliper Lafayette marka, 0,1cm hassasiyet) yapılmış olup elde edilen verilerden yüzde yağ, yağ ağırlığı, yağsız beden ağırlığı, somatotip özellikleri hesaplanmıştır. Aerobik dayanıklılıklarının tespiti için 20 metre mekik koşu testi (Multi-Stage Shuttle Run Test) yapılmış ve MaxVO2 değerleri ml/kg/dk cinsinden hesaplanmıştır. Sporcuların relatif kuvvetini değerlendirmek için pençe kuvveti testi, esnekliklerini değerlendirmek için otur uzan testi (Baseline) kullanılmıştır. Oyun öncesi ve sırasında fizyolojik cevapların tespiti için Zephry marka kalp atım sayısı monitörü kullanılmıştır. Sporcuların tenis oyunu boyunca kalp atım hızları, vücut ısısı, solunum frekansı monitorize edilmiş olup ortalama, minimum ve maksimum değerler alınmıştır. Oyunda harcanan kalori değerleri, fizyolojik, mekanik, antrenman yükleri kaydedilmiştir. Tenis müsabakası sırasındaki eşleştirmeler Uluslararası Tenis Federasyonunun, ITN (International Tennis Number, Uluslararası Tenis Seviyesi) oyuncu seviyesi belirleme testine göre yapılmıştır. Müsabaka başlamadan önce sporculara kalp atım sayısı monitörü takılmış, 5 dakika ısınma yaptırılmıştır. Her müsabaka bir setten oluşmuş ve 23-34 dakika arasında sürmüştür. Örneklem grubunun tespitinde G*Power 3.1.9.4 T-Test ailesinden Point Biserial model analiz yapılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde IBM SPSS Statistics 24 kullanılmıştır. Tüm verilerin tanımlayıcı istatistikleri (ortalama, minumum, maksimum) çıkarıldıktan sonra bulgular arasındaki ilişkilerin değerlendirilmesi için için Spearman korelasyon analizi uygulanmıştır (p<0,01 ve p<0,05). Teniscilerin ortalama somatotip değerleri endomorf, mezomorf ve ektomorf için sırasıyla 3,14, 4,68 ve 2,47 olarak bulunmuştur. Maksimal Oksijen Kullanımı ortalama değerleri 44,38 ml/kg/dk, oyun sırasındaki kalp atım hızı ortalama değerleri 154,36 atım/dk, vücut ısısı ortalama değerleri 37,71°C olarak tespit edilmiştir. Sporcuların solunum frekansı ile aktif oyun yüzdeleri arasında yüksek derecede pozitif ilişkiye rastlanmıştır. Anahtar kelimeler: Tenis, Kalp Atım Hızı, MaxVO2, Fiziksel Özellikler
Beden eğitimi ve spor yüksekokulu öğrencilerinde kafeintüketiminin CYP1A2 genotiplendirmesi ile bağlantılı olarak aerobik performansla ilişkisinin incelenmesi
Kafein metabolizmasından sorumlu olan CYP1A2 geni kafein kullanımının spor performansı üzerindeki etkisinde belirleyici bir rol oynamaktadır. Bu araştırmada CYP1A2 geninin aerobik performansta kafein ile ilişkisi incelendi. Fiziksel parametreler ve mekik testi koşusu üzerinden performans parametreleri göz önünde bulundurularak kafeinin genel performans üzerindeki etkisine bakılırken diğer taraftan CYP1A2 geninin AA genotipi ve AC+CC genotipi üzerinden performans bileşenleri karşılaştırmalı olarak değerlendirildi. Araştırmaya spor bilimlerinde öğretim gören 18,67±0,72 yaş 15 erkek öğrenci gönüllü olarak katılım gösterdi. Örneklem grubu oluşturulduktan sonra İstanbul Üniversitesi Aziz Sancar Deneysel Tıp Araştırma Enstitüsünde sürüntü yöntemiyle örnekler alınarak gen analizleri yapıldı. Mekik testi koşusu aerobik performans bileşeni olarak değerlendirilirken oksijen saturasyon, laktat, nabız, algılanan zorluk, maks VO2 gibi değerler de mukayeseli bir şekilde AA ve AC+CC genotipleri üzerinden incelendi. Deneklere kafeinli de kafeinli (plasebo) ve kontrol grubu olmak üzere üç ayrı deney protokolü uygulanarak 3 gün (72 saat) arayla üç defa mekik testi koşusu uygulandı. Sunulan kahve özel olarak hazırlanan kafein değeri hesaplanıp 3mg /kg verilen düşük orta doz olarak tespit edildi. Kafeinli, de kafeinli (plasebo) ve kontrol grubu çift kör deney yapıldı. IBM SPSS 22.0 istatistik programı ile veriler Friedman testi; parametrelerin genotip farklılığına göre ikili karşılaştırılması Mann-Whitney U testi ile analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda AA genotipinin performans bileşenlerinde AC+CC genotipine göre pozitif artış olduğu gözlemlendi (p<0.05). Nonpaarametrik verilerin sonucunda anlamlı farklılık vardır. Kafeinin mekik testi koşusunda performans bileşenlerinde pozitif artış ortaya çıktı (p>0.05). Sonuç olarak kafeinli aerobik performans mekik testi koşusunda mekik sayısı, mekik seviyesi, kat edilen mesafe, maks VO2gibi performans bileşenlerinde artış meydana geldi. Yine AA ve AC+CC genotipleri üzerindeki değerlendirmede AA genotipi AC+CC genotipine göre kafeinli mekik koşusu testinde daha yüksek performans değerlerine ulaşıldı.
10-14 yaş elit tenis oyuncularında nondominant forehand antrenmanlarının çift el backhand vuruşları üzerindeki beceri transferlerinin tespiti
Bu çalışmanın amacı; 10-14 yaş elit tenis oyuncularında nondominant forehand antrenmanlarının çift el backhand vuruşları üzerindeki beceri transferlerinin etkisini değerlendirmektir. Çalışmaya Türkiye spor yazarları derneği ve spor kulübü'nde tenis oynayan yaş ortalaması 12,75±1,12, boy ortalaması 156,25±12,65, vücut ağırlığı ortalaması 45,93±10,49, BMI ortalaması 18,52±1,97 olan 16 sporcu (8 kadın, 8 erkek) dominant el grubunu, yaş ortalaması 12,12±1,66, boy ortalaması 152,93±15,37, vücut ağırlığı ortalaması 44,8±14,26, BMI ortalaması 18,41±2,49 olan toplam 16 sporcu (8 kadın, 8 erkek) nondominat el grubu olmak üzere toplam 32 sporcu katılmıştır. Çalışmaya katılan tüm sporcular sağlak, çift el backhand ve tam saha, sarı top ile oynayan takım oyuncularıdır. Araştırma grubu ikiye ayrılmıştır. 1.Grup Dominant el forehand vuruş yapan oyunculardan oluşmaktadır. 2. Grup Nondominant el forehand vuruş yapan oyunculardan oluşmaktadır. Dominant el forehand vuruş antrenman programında yer alan sporcular haftada 5 gün, bir saat rutin tenis antrenman programlarına devam etmişlerdir. Bu programda dört grup yer almaktadır ve gruplar dört oyuncudan oluşmaktadır. Program sekiz hafta uygulanmıştır. Nondominant el forehand vuruş antrenman programında olan bireyler dominant grubun yaptığı antrenman programını haftada 3 gün aynı şekilde uygulamışlardır. Katılımcıların fiziksel özelliklerini belirlemek için antropometrik ölçümler yapılmıştır. Tenis becerilerinin değerlendirilmesi için Hewitt Tenis Beceri Testi uygulanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde IBM SPSS Statistics 24 kullanılmıştır. Hewitt testine göre birinci ve ikinci ölçümler arasında dominant ve non dominant grupta anlamlı farklılığa rastlanmamıştır (p<0,05). Oyuncuların Hewitt beceri testindeki puan alan top sayılarına göre nondominant grupta 1. ve 2. ölçümler arasında anlamlı farklılık saptanmıştır (p<0,005). Beceri transferinde her iki cinsiyet arasında istatistiksel anlamlı bir fark tespit edilmemiştir. Anahtar Kelimeler: Beceri Transferi, Forehand, Backhand, Tenis, Dominant el, Nondominant el
Futbolcularda kültürel zekanın motivasyona etkisi
Bu çalışmada, futbol oynayan sporcularda kültürel zekanın motivasyon üzerindeki etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya online anket formunu doldurmayı onaylayan 112 erkek ve 101 kadın olmak üzere 213 futbolcu katılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak demografik bilgi formu, kültürel zeka ve yetişkin motivasyon ölçeklerinden oluşan anket formundan yararlanıldı. Ölçeklerin bu çalışma örneklemine uygunluğunu belirlemek amacıyla geçerlik ve güvenirlik analizleri yapılmıştır. Geçerlik ve güvenirlikleri doğrulanan ölçeklerin toplam ve alt boyut puanlarının betimsel istatistik ve demografik değişkenlere göre karşılaştırma analizleri yapıldıktan sonra kültürel zeka ile motivasyon arasındaki ilişki incelenmiştir. Çalışmada futbol oynayan bireylerin kültürel zeka ve motivasyonlarının orta düzeyde olduğu, kültürel zeka ile motivasyon arasında pozitif yönlü ve anlamlı ilişki olduğu ve kültürel zekanın motivasyon üzerinde pozitif yönlü ve anlamlı etkiye sahip olduğu bulguları elde edilmiştir. Çalışmada ayrıca kültürel zekanın cinsiyet, yaş, medeni durum ve öğrenim durumuna göre anlamlı farklılık göstermediği, aylık geliri 10.000 TL ve altı ve 20.001 TL ve üstü olan sporcuların üst bilişsel, motivasyonel ve kültürel zeka düzeyinin, aylık geliri 15.001-20.000 TL arasında olan katılımcıların kültürel zeka düzeyine göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu; lisanslı futbolculuk süresi 1-5 yıl olan futbolcularda davranışsal kültürel zekanın, lisanslı futbolculuk süresi 11 yıl ve üstü olan futbolculara göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu bulguları elde edilmiştir. Motivasyonun medeni durum, öğrenim durumu, aylık gelir ve lisanslı futbolculuk süresine göre anlamlı farklılık göstermediği, erkek futbolcuların motivasyon düzeyinin kadın futbolculara göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu, 18-25 yaş grubundaki içsel motivasyonun, 26-29 yaş grubundaki futbolculara göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu bulguları elde edilmiştir.
Birleşik ve standart dinamik stretching hareketlerinin genç sporcuların atletik performanslarına akut etkisi
Bu araştırma, farklı dinamik germe hareket modellerinin genç erkek basketbolcularda akut motorik performans üzerindeki etkilerini karşılaştırmak amacıyla yapılmıştır. Çalışmaya 11-16 yaş aralığında, ortalama yaşları 12.96 ± 1.81yıl, boyları 164.92 ± 13.3cm ve vücut kütleleri 55.74 ± 13.78kg olan 27 lisanslı basketbolcu katılmıştır. Katılımcılara altışar hareketten oluşan standart dinamik germe (SDG) ve birleşik dinamik germe (BDG) protokolleri uygulanmıştır. Her bir hareket için 3 saniye germe süresiyle 16 tekrar, toplamda 1 set halinde, akıcı tempoda ve hareketler arasında 10 saniye aktif dinlenme süresi verilerek uygulanmıştır. Protokoller 3 gün arayla ayrı günlerde yapılmış ve her uygulamanın ardından aktif sıçrama testi (AST), skuat sıçrama testi (ST), 30 metre sürat testi (30m ST) ve 505 çeviklik testi (505 ÇT) 30 saniye aralıklarla uygulanmıştır. Verilerin normallik dağılımları Shapiro-Wilk testiyle değerlendirilmiş, normal dağılım gösteren AST ve 30m ST testleri için t-testi, diğer testler için Wilcoxon testi kullanılmıştır. Ayrıca, korelasyon analizlerinde AST ve 30m ST için Pearson, ST ve 505 ÇT için Spearman korelasyon katsayıları hesaplanmıştır. BDG ve SDG protokolleri sonrası AST, ST, 30m ST ve 505 ÇT test sonuçları arasında sırasıyla r = 0.849, r = 0.817, r = 0.958 ve r = 0.951 pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler bulunmuştur (p<0.05). Sonuç olarak, SDG ve BDG protokollerinin genç erkek basketbolcularda güç, sürat ve çeviklik üzerinde benzer akut etkileri olduğu belirlenmiştir (p>0.05). Anahtar Kelimeler: Basketbol, Hareket Modeli, Motorik Performans Testi
Farklı ekollerde klasik bale eğitimi gören çocukların bir eğitim yılı boyunca fiziksel uygunluk parametrelerinin incelenmesi
Bu tez çalışmasında Vaganova ve RAD metodunda bale öğrenimi gören çocukların fiziksel uygunluk parametrelerinin incelenmesi amaçlanmıştır. 31 kız bale dansçısı ve bale yapmamış ancak farklı sportif aktivitelere katılan 14 gönüllü kız çocuğu üzerinde 28 hafta süren deneysel ve prospektif bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Boy, vücut ağırlığı (VA), vücut yağ yüzdesi (VYY), bacak boyu uzunluğu (BBU), pasif turnout açısı (PTA) ve aktif turnout açısı (ATA) ölçülmüştür. Ayrıca, fonksiyonel hareket tarama testi (FHTT), Y-Denge testi (YDT), otur-uzan testi (OUT), el kavrama kuvveti testi (EKKT) ve durarak uzun atlama testi (DUAT) de yapılmıştır. İstatistiksel analiz için IBM SPSS 25.0 kullanılmış ve normal dağılıma uygunluğa çarpıklık-basıklık analizine göre karar verilmiştir. 28 haftalık sürecin öncesi ve sonrası ölçüm sonuçları Bağımlı Örneklem T testi ile karşılaştırılmış olup anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak belirlenmiştir. Bale eğitimi gören grupta antropometrik ölçümlerde boy, VA ve BBU' da anlamlı artış, VYY' de ise anlamlı azalma görülmüştür. PTA' da değişim gözlenmezken, sağ-sol ATA' da artış saptanmıştır. FHTT skorlarında bir değişim olmazken, Y-Denge testi bütünleşik skorlarında azalma tespit edilmiştir. OUT ve sağ EKKT' nde artış gözlenirken, sol EKKT ve DUAT anlamlı azalma vardır. Kontrol grubunda ise boy, VA, BBU ve VYY' nde anlamlı artış gözlenmiştir. Aktif ve pasif turnout açılarında değişiklik olmazken, FHTT skoru ve Y-Denge testi skorlarında artış gözlenmiştir. OUT ve EKKT' nde artış saptanırken, DUAT' nde değişim gözlenmemiştir. Sonuç olarak, bale eğitimi alan çocuklarda denge ve kuvvetin azalması, haftalık ders saatlerinin sınırlı olması ve sadece teknik derslerin yer alması nedeniyle olabilir. Bu nedenle, fiziksel uygunluk parametrelerinin gelişimi için bale derslerine denge ve kuvveti artıracak egzersizlerin eklenmesi önerilmektedir. Çocukların büyüme ve gelişmesinin sürdüğü bu dönemde fiziksel uygunluk parametrelerinin değişebileceği dikkate alınarak 6 aylık aralıklarla düzenli ölçme ve değerlendirme yapılması önerilmektedir. Ölçme ve değerlendirme sonucunda spora özgü teknik antrenmanlara destek olacak egzersiz programlarıyla çocukların hem performansının artacağına hem de yaralanmalardan korunacağına inanmaktayım.
Düzenli spor yapan yetişkin bireylerin sürdürülebilir tüketim davranışlarının incelenmesi: Bir karma yöntem çalışması
Bu araştırmanın amacı, düzenli spor yapan yetişkin bireylerin sürdürülebilir tüketim davranışlarının ne düzeyde olduğu, bu bireylerin sürdürülebilir tüketim davranışlarının bazı sosyo-demografik parametrelere bağlı olarak nasıl etkilendiği ve bu bireylerin tercih ettiği spor merkezine (kamu ve özel) göre farklılık gösterip göstermediğinin karma araştırma yöntemlerinden biri olan "açımlayıcı sıralı karma yöntem" ile incelenmesidir. Araştırma kapsamında yaşları 18-59 arasında değişen 163'ü kadın 164'ü erkek olmak üzere toplam 327 düzenli spor yapan bireye, Google Forms aracılığı ile Doğan, Bulut ve Çımrın (2015) tarafından geliştirilen 5'li Likert tipindeki Sürdürülebilir Tüketim Davranışları Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu online olarak uygulanmış ve elde edilen veriler, nitel veriler ile desteklenmiştir. Nitel veriler araştırmaya katılan 327 katılımcı arasından gönüllülük esasına bağlı olarak seçilen 4'ü erkek 4'ü kadın olmak üzere 8 katılımcıya araştırmanın amacı ve kapsamı anlatılıp gönüllü onam formu imzalatıldıktan sonra yüz yüze gerçekleştirilen görüşmelerden elde edilmiştir. Elde edilen veriler ışığında, Sürdürülebilir tüketim davranışı, çevre duyarlılığı ve tasarruf alt boyutlarında kadın katılımcıların puanlarının erkek katılımcılara göre daha yüksek olduğu (p<0,05), bireylerin yaşı arttıkça daha sürdürülebilir tüketim davranışları sergiledikleri görülmüştür (p<0,05). Sürdürülebilir tüketim davranışı, çevre duyarlılığı, ihtiyaç dışı satın alma ve tasarruf boyutlarından elde edilen puanların bireylerin sahip olduğu mezuniyet derecesine göre istatistiksel olarak anlamlı biçimde farklılaştığı görülmüştür (p≤0,05). Sürdürülebilir tüketim davranışı, ihtiyaç dışı satın alma ve yeniden kullanılabilirlik alt boyutlarında kamu spor merkezlerini tercih eden bireylerin puanlarının özel spor merkezlerine devam eden bireylere göre daha yüksek olduğu görülmüştür. (p≤0,05). Yeniden kullanılabilirlik alt boyutunda, herhangi bir spor dalında lisansa sahip olan (geçmişte veya şimdi) bireylerin lisansa sahip olmayanlara göre, puanlarının daha yüksek olduğu görülmüştür (p≤0,05). 6 ay ile 1 yıl arasında spor merkezine devam eden bireylerin, 3 aydır spor merkezine devam eden bireylere göre ölçeğin tüm alt boyutlardan aldıkları puanların daha yüksek olduğu görülmüştür (p≤0,05).
Genç voleybol ve basketbol oyuncularında çok yönlü sıçrama kuvveti ve alt ekstremite pasif hareket aralığının karşılaştırılması
Bu çalışmanın amacı; genç voleybol ve basketbol oyuncularının çok yönlü sıçrama kuvveti ile alt ekstremite pasif eklem hareket aralığının karşılaştırılmasıdır. Araştırmada profesyonel alt yapıda oynayan 31 basketbol (yaş ortalaması: 16.23±1.08 yıl; boy ortalaması: 193.32±8.21cm; vücut ağırlığı ortalaması: 84.71±11.52kg), 25 voleybol oyuncusu (yaş ortalaması: 16.8±0.9 yıl; boy ortalaması: 193.52±6.88cm; vücut ağırlığı ortalaması: 80.72±8.41kg olmak üzere) ile, toplam 56 sporcu gönüllü olarak katıldı. Sporcuların sıçrama kuvveti için, dikey düzlemde; counter movement jump, drop jump (derinlik sıçraması) ve squat jump, yatay düzlemde; single leg triple hop test kullanıldı. Alt ekstremite pasif eklem hareket açıklığı, gonyometre ile derece cinsinden ölçüldü. Veriler, IBM SPSS Statistics 24 programında değerlendirildi. Normallik dağılımında, Shapiro Wilk test kullanıldı. Normal dağılım görüldüğünden ötürü, ikili karşılaştırmalarda bağımsız örneklem T test uygulanırken, korelasyon için Pearson korelasyon testi uygulandı. Veriler, p<0.05 güven aralığında değerlendirildi. Sonuç olarak, independent T test verileri sonucu voleybol ve basketbol oyuncularında sadece drop jump testinde sıçrama kuvveti (N) ve sertlik (kN/m) te anlamlı farklılık gözlenirken, dikey düzlem ve yatay düzlemde uygulanan diğer sıçrama testleri ile pasif eklem aralıkları arasında istatistiksel olarak farklılık görülmedi. Pasif sol ve sağ ve alt ekstremite eklem açıklığı ortalamaları incelendiğinde, sadece pasif diz fleksiyonunda kalça ekstansiyonunda anlamlı farklılık gözlemlenmektedir. Pearson korelasyon testleri sonucunda ise basketbolcular için özellikle diz fleksiyonunda pasif kalça fleksiyonunda ilişki görülürken voleybolcularda ise diz fleksiyonunda pasif kalça abdüksiyonunda ilişki görülmüştür. Pasif eklem açıklığının sıçramaya etkisi olduğu görülmektedir.
14-16 yaş grubu spor yapan ve yapmayan öğrencilerde atılganlık ve sosyal yetkinlik düzeylerinin akademik başarıya etkisi
Bu çalışmanın amacı; 14-16 yaş kadın ve erkek öğrencilerden spor yapan ve yapmayan öğrencilerin atılganlık sosyal yetkinlik düzeylerinin akademik başarılarına olan etkisinin karşılaştırılmasıdır. Katılımcıların atılganlık düzeyleri, sosyal yetkinlik beklentisi ölçeği spor yapma durumları, cinsiyet ele alınmıştır. Veri toplama aracı olarak üç bölümden oluşan anket formu kullanılmıştır. Veri toplama aracının birinci bölümünde katılımcıların cinsiyet ve akademik başarı puanından oluşan sosyo-demografik bilgi formu yer almaktadır. Anket formunun ikinci bölümünde bireylerin atılganlık düzeylerini ölçmek amacıyla belirlemek amacıyla Rathus (1973) tarafından geliştirilen ve Voltan (1980) tarafından Türkçe'ye uyarlanarak geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılan Rathus Atılganlık Envanteri yer almaktadır. Anketin üçüncü bölümünde ergenlerin sosyal yetkinlik beklentisini (kişilerarası ilişkilere girebilme ve sürdürebilme becerisini) ölçmek amacıyla Bilgin (1999) tarafından geliştirilen Sosyal Yetkinlik Beklentisi Ölçeği yer almaktadır. Çalışmada İstanbul Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Özdemir Sabancı Anadolu Lisesi ve Ayazağa Anadolu Lisesinde okuyan 14-16 yaş grubu öğrencilerden online yapılan anket sistemi ile katılan 284 öğrenci ile uygulanmıştır. Araştırma sonucunda, cinsiyet sosyal yetkinlik düzeylerinde anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir, Kadın öğrencilerin sosyal yetkinlik düzeylerinin erkeklere göre fazla olduğu ortaya çıkmıştır. Spor yapan öğrenciler ile yapmayan öğrencilerin atılganlık düzeyleri arasında anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir. Spor yapan öğrencilerin atılganlık düzeyleri daha yüksek bulunmuştur. Akademik başarı puanlarının spor yapma durumuna göre anlamlı farklılık göstermediği (p>0,05) tespit edilmiştir. Spor yapan ve yapmayan grupta atılganlık puanı ve akademik başarı puanı arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmuştur. İki grup içinde atılganlık puanı yüksek olan öğrencilerin akademik başarı puanı düşük bulunmuştur. Spor yapma durumunun atılganlık ve sosyal yetkinlik ile akademik başarı puanı arasındaki ilişkide pozitif yönde ve anlamlı düzeyde etkiye sahip olduğu (β=0,12; t=2,01; p<0,05) görülmektedir.
Küçük yaş grubu basketbolcularda farklı kuvvet antrenmanı yöntemlerinin şut performansı üzerine etkisi
Basketbol ülkemizde en popüler spor dallarından biridir. Milli takımımızın ve kulüp takımlarımızın son yıllarda elde ettiği başarıların bir sonucu olarak basketbol branşı taraftar kitlesini artırmış ve popüler spor dalları arasında yerini almıştır. Basketbol kuvvet, hız, hareketlilik, koordinasyon ve dayanıklılık gibi temel motorik özelliklerin tamamını gerektiren bir spordur. Tüm sporlarda olduğu gibi basketbolda da temel motor becerilerin geliştirilmesi uygulamalı antrenmanların vazgeçilmez bir parçasıdır. Sportif başarı temelinde temel motor becerilerin geliştirilmesi ön koşullardan biridir. Bunun en önemli kısmı kuvvet ve kuvvet antrenmanıdır. Bu çalışmada 12-14 yaş arasındaki erkek basketbolcularda kuvvet gelişimi için farklı antrenman yöntemleri uygulamalarının farklı bölgelerdeki şut performanslarının etkileri araştırılmıştır. Sporcuların fiziksel ölçümleri ile şut performans ölçümleri yapılmıştır.Elde edilen veriler SPSS 26.0 programı kullanılarak analizler yapılmıştır.Normalizasyon testleri yapılarak verilerin dağılımları incelenmiştir. Verilerin dağılım türlerine göre istatistiki yöntem belirlenmiştir. Normal dağılımda parametrik testler olan T-testi ve ANOVA (Tek Yönlü Varyans Analizi) testi tasarlanmıştır. Normal olmayan dağılımlarda da non-parametrik testler olan Mann Whitney-U ile Kruskal Wallis testleri tasarlanmıştır. İki bağımsız değişken incelendiğinde T-testi, Wilcoxon veya Mann Whitney-U testleri, ikiden fazla bağımsız değişkenlerde de ANOVA ve Kruskal Wallis testleri uygulanmıştır. İstatistiksel anlamlılık düzeyi için p<0,05 kabul edilmiştir. %95 oranında güvenilirlik düzeyi belirlenmiştir. 14 yaşında erkek basketbolcularda şut performanslarında ve fiziksel becerilerinde de anlamlı bir gelişim olduğu görülmüştür (P<0,05). Sonuç olarak; 12-14 yaş grubuna arasındaki basketbolculara uygulanan kuvvet ve şut çalışmasını içreren antrenman metodu sonucunda şut performanslarında olumlu gelişim sağlandığını, özellikler 14 yaşında erkek basketbolcularda bu gelişimlerin olumlu yönde çok daha fazla oduğunu söyleyebiliriz.
Farklı liglerdeki başarılı takımların performanslarının karşılaştırılması
Bu çalışmada, Türkiye Süper Ligi ile Avrupa'nın beş büyük futbol ligi (Premier League, La Liga, Serie A, Bundesliga, Ligue 1) arasında 2023-2024 sezonunda Avrupa kupalarına katılma hakkı kazanan takımların hücum ve savunma performanslarına yönelik teknik performans değişkenleri incelenmiş ve bu değişkenler arasında ligleri kendi aralarında kıyaslayıp, iç saha ve dış saha performansları ile lig içi karşılaştırmalar yoluyla analiz edilmiştir. Araştırmanın örneklemini, 2023-2024 sezonunda Avrupa kupalarına katılan 40 takım ve toplam 1.455 maç verisi oluşturmaktadır. Bu veriler, geçerliliği bilimsel olarak kabul edilmiş olan OPTA analiz sisteminden temin edilmiş ve 26 teknik performans değişkeni (örneğin atılan gol, pas sayısı, xG, başarılı müdahale vb.) üzerinden değerlendirilmiştir. Veriler Microsoft Excel ortamında filtrelenmiş ve SPSS 22.0 programında ANOVA, Kruskal-Wallis H testleri gibi istatistiksel yöntemlerle analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular, Premier League takımlarının birçok hücum parametresinde (atılan gol, başarılı pas, kaleyi bulan şut, xG) diğer liglerden anlamlı şekilde üstün olduğunu göstermektedir. Süper Lig takımları ise özellikle pas verimliliği ve hücum organizasyonu gibi parametrelerde diğer liglere kıyasla daha düşük değerlere sahiptir. Savunma parametrelerinde Bundesliga takımlarının hava topu mücadeleleri ve sahipsiz top kazanma gibi fiziksel mücadele gerektiren değişkenlerde öne çıktığı tespit edilmiştir. Ligue 1 ise savunma etkinliği ve ikili mücadele kazanma oranlarında üst düzey performans sergilemiştir. Çalışma, her ligin oyun yapılarının farklılık gösterdiğini ve bu farklılıkların teknik performans değişkenlerine doğrudan yansıdığını ortaya koymaktadır. Bu sonuçlar, teknik ekiplerin antrenman ve maç stratejilerini belirlerken farklı lig yapılarını dikkate almaları gerektiğini göstermektedir. Bu araştırma, futbol kulüplerinin teknik performans verilerini kullanarak kendi lig yapıları doğrultusunda stratejik planlama yapmalarına katkı sağlamayı amaçlamakta ve futbol analizine dayalı bilimsel çalışmalara zemin oluşturmaktadır.
Duhok ilindeki futbol kulübü oyuncularının yaratıcı fikirleri ve motivasyonları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmada, Duhok İlindeki Kulüp Antrenörleri ve Oyuncularının Yaratıcı Fikirleri ve Motivasyonlarının Başarıyla İlişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya gönüllü olarak katılan Duhok ilinde 2018-2019 sezonunda futbol kulüplerinde aktif olarak futbol oynayan amatör ve profesyonel sporcu 33 (%18,1) 17-20 yaş, 52 (%28,6) 21-24 yaş, 60 (%33,0) 25-28 yaş, 37 (%20,3) 29 ve üstü yaş olmak üzere toplamda 182 kişi katılmıştır. Çalışmaya katılan gönüllere yaratıcı düşünce ölçeği ve sporda motivasyon ölçeği uygulandı.Araştırmadan elde edilen verilerin normal dağılıma sahip oldukları belirlendikten sonra 2'li grup karşılaştırmaları için independent sample t testi, 2'den fazla gruplar için One-Way Anova testi ve aralarındaki ilişkiyi belirlemek için korelasyon analizi uygulanmıştır. Çalışma sonucunda yaratıcı düşünce yönünde pozitif bir ilişki görülmüş olup istatistiksel olarak anlamlı bir sonuç tespit edilmiştir (p<0,05). Sonuç olarak çalışmamız bulgularına göre yaratıcı düşüncenin motivasyonu pozitif yönde etkilediği yaratıcı düşünen kişinin motivasyonu da yüksek olabileceği söylenebilir. Bu bağlamda kişilerin yaratıcı düşünmesini sağlamaya yönelik eğitimlerin verilmesi motivasyonu da olumlu yönde etkileyebilir. Anahtar Sözcükler: futbol, motivasyon, yaratıcı düşünce
Kuzey disiplini yapan bireylerde intensiv interval antrenmanlarının aerobik kapasite, bazı biyomotorik ve fiziksel özellikler üzerine etkisinin incelenmesi
İntensiv interval çalışmalar sporun bütün alanlarında faaliyet gösteren sporcuların verim ve başarılarının ve sporcular arasındaki kalitenin belirlenmesinde motor becerilerinin geliştirilebilmesi hususunda önemli çalışma yöntemlerinden biridir. Literatürde farklı spor alanları için yapılmış intensiv interval çalışmaları bulunmakla birlikte ülkemizde kayak sporuna ilişkin bu tip çalışmaların çok sınırlı olduğu ve 14-16 yaş grubu kayakçılar için bu tür bir çalışmanın yapılmadığı tarafımızdan anlaşılmıştır. Çalışmamız, Tunceli Gençlik ve Spor il müdürlüğüne bağlı olarak faaliyet gösteren Gençlik Spor kulübünde ve Munzur Kayak ve Doğa Sporları kulübünde lisanslı olarak kuzey disiplini takımında yer alan ve 14- 16 yaş aralığında olan 20 Deney ve 20 Kontrol grubu olmak üzere toplamda 40 gönüllü sporcu ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmadan önce gönüllü olarak katılım sağlayan sporculara araştırmanın amacı, antrenman programları, ölçüm süreçleri hakkında gerekli bilgiler verilmiştir. Araştırmaya katılan sporcular sezonluk antrenman programına devam etmekte olup haftanın 6 günü antrenman yapmaktadır. Araştırmamızda kullandığımız testler 30m. Sürat, Otur Eriş Esneklik Testi, Flamingo Denge Testi, Durarak Uzun Atlama, Kalp Kanı Dolaşım Fonksiyonu Testi, Cooper testi, 30saniye Mekik, 30 Saniye Şınav, Dikey Sıçrama ( Anaerobik güç testi ) ve T- testleridir. Bu testlerden ön-test ve son-test olmak üzere iki kez veri elde edilmiştir. Verilerin istatiksel analizleri için non-parametrik testlerden olan Wilcoxon testi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Tüm sonuçlar 0,05 anlamlılık düzeyine göre değerlendirildiğinde, 8 haftalık intensiv interval antrenmanı deney grubunda ön-test ve son-test ölçümlerinde istatiksel olarak anlamlı sonuçlar tespit edildiği görülmüştür. Normal antrenman programına devam eden kontrol grubunun 30m. Sürat testinde, otur-eriş esneklik testinde, flamingo denge testinde, kalp kanı dolaşım fonksiyonu testinde, Cooper testinde, 30saniye şınav-mekik testinde ve dikey sıçrama anaerobik güç testinde anlamlı bir sonuç tespit edilmez iken durarak uzun atlama testinde anlamlı bir sonuç tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: İnterval Antrenman, Kuzey Disiplini, Aerobik Kapasite, Biyomotorik Özellikler
U 18, U 21 ve büyükler kategorisindeki lisanslı kayakçılar ile spor yapmayan bireylerin sosyal beceri düzeylerinin karşılaştırılması
Lisanslı olarak kayak sporu yapan bireyler ile hiç spor yapmayan bireylerin sosyal beceri düzeylerinin karşılaştırılmasının incelendiği bu çalışmada amacımız kayak sporunun sosyal becerilere olan etkisini araştırmaktır. Çalışmada örneklem seçimi oranlı küme örnekleme yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmada düzenli olarak kayak sporu yapan bireylerle spor yapmayan bireyler arasındaki sosyal beceri düzeyleri incelenmiştir. Kars ili Sarıkamış ilçesinde ikamet etmekte olan 104 lisanslı kayakçı ve 98 hiç spor yapmayan bireylere Riggio (1986) tarafından geliştirilen ve Yüksel (1988) tarafından Türkçeye uyarlanan ''Sosyal Beceri Envanteri'' uygulanmıştır. Veri seti parametrik olma durumunda t-testi ve Anova, Nonparametrik olma durumunda Mann Whitney-U, Kruskal-Wallis uygulanmıştır. Çalışma sonucunda; Kayak yapan sporcuların, kayak yapmayanlara göre Sosyal becerilerinin daha yüksek olduğu, bunun farklılığın spor yapma yılı ve spor yapma süresiyle farklılık gösterdiği istatistiki olarak bulunmuştur.
Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin maruz kaldıkları yıldırma (mobbing) algıları ile ders dışı sportif aktivite ve örgütsel bağlılık düzeyi arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmanın öncelikli amacı Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenlerinin maruz kaldıkları yıldırma algıları ile ders dışı sportif aktivite ve örgütsel bağlılık düzeyi arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Diğer bir amaç ise yıldırma ve bağlılık çeşitlerine ilişkin tutumlarının ortaya konulması ve demografik özellikler açısından yıldırma algıları ve örgütsel bağlılığın farklılık gösterip göstermediğini belirlemektir. Örneklemi Tuşba, İpekyolu ve Edremit ilçelerinde görev yapan Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenleri oluşturmuştur. Araştırmanın amaçlarına ulaşmak için gerekli olan verilerin toplamasında Yıldırma (NAQ) ölçeği ile örgütsel bağlılık ölçeği kullanılarak gerekli veriler elde edilmiştir. Veri analizi sürecine geçilmeden önce ölçeklerin toplam puanları ayrı ayrı olarak hesaplanmıştır. Veri analizi sürecinde betimsel analizler, frekans ve yüzdelik dağılımlar SPSS 23.0 sürümü aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Daha sonraki süreçte ise verilerin dağılımlarına yönelik olarak "normality" testlerinden bir tanesi olan Kolmogorov–Smirnov testi kullanılmıştır. İki bağımsız gruplar için Mann-Whitney U testi, ikiden fazla olan bağımsız gruplar için ise Kruskal-Wallis testi tercih edilmiştir. Çalışmanın bulgularına bakıldığında öğretmenlik dışı görev (ders dışı sportif aktivite ) değişkeni açısından, yıldırma algılarında anlamlı farklılık bulunmuştur. Aynı zamanda, öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeyleri ile yıldırma algıları arasındaki korelasyona yönelik katsayılar incelendiğinde, elde edilen ilişki katsayılarından anlamlı yönde bir ilişki olduğu görülmektedir.
Okul sporlarına katılan ve katılmayan ortaöğretim öğrencilerinin, fiziksel uygunluklarının Eurofit test bataryası ile karşılaştırılması
IŞIK, Mehmet Ali. Okul Sporlarına Katılan ve Katılmayan Ortaöğretim Öğrencilerinin, Fiziksel Uygunluklarının Eurofit Test Bataryası ile Karşılaştırılması, Yüksek Lisans Tezi, Van, 2019. Bu araştırma: 15-18 yaş ortaöğretim öğrencilerinin fiziksel uygunluklarının EUROFİT test bataryası ile ölçülmesi sonrası spor yapma alışkanlığı olan lisanslı ve lisanssız öğrenciler arasındaki farkları incelemek için yapılmıştır. Çalışmanın evrenini ve örneklemini Van ili Edremit ilçesinde öğrenim gören 15-18 yaş grubundan toplamda 180 lisanslı öğrenci ile 238 lisanssız öğrenci oluşturmuştur. Verilerin toplanması aşamasında EUROFİT test bataryası kullanılmıştır. Flamingo denge testi, disklere dokunma testi, otur eriş testi, durarak uzun atlama testi, el pençe kuvvet testi, mekik testi, bükülü kol asılma testi, 10x5 m mekik koşu testi, 20 metre mekik koşu testi ve antropometrik ölçümler uygulandı. İstatistik analizleri SPSS 24 paket program kullanılarak yapıldı. Fiziksel uygunluk ölçümleri sonucu aktif spor yapan kız öğrencilerin otur-eriş, mekik testi, bükülü kol asılma testi, durarak uzun atlama ve 20 metre mekik koşusu değerleri aktif spor yapmayan kız öğrencilere göre anlamlı olarak daha yüksek bulunurken, 10×5 mekik koşu testi, flamingo denge testi ve disklere dokunma testi değerleri aktif spor yapmayan kız öğrencilere göre anlamlı olarak daha düşük bulunmuştur (p<0.05). Boy uzunluğu, vücut ağırlığı, vücut kitle indeksi ve el pençe kuvveti değerleri arasında aktif spor yapan kız öğrenciler ile aktif spor yapmayan kız öğrenciler arasında anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. (p>0.05). Aktif spor yapan erkek öğrencilerin durarak uzun atlama, 20 metre mekik koşu testi, mekik ve bükülü kol asılma değerleri aktif spor yapmayan erkek öğrencilere göre anlamlı olarak daha yüksek olduğu bulunurken 10×5 mekik koşu testi ve disklere dokunma test değerleri aktif spor yapmayan erkek öğrencilere göre anlamlı olarak daha düşük bulunmuştur (p<0.05). Boy uzunluğu, vücut ağırlığı, vücut kitle indeksi, flamingo denge testi, otur-eriş ve el pençe kuvveti değerleri arasında aktif spor yapan erkek öğrenciler ile yapmayan erkek öğrenciler arasında anlamlı bir farklılık bulunamamıştır (p>0.05). Sonuç olarak 15-18 yaş aktif spor yapan erkek ve kız öğrencilerin fiziksel uygunluk test bataryası sonuçları aktif spor yapmayanlara oranla daha yüksek bulunmuştur. Bu durum spor yapmanın fiziki gelişimi desteklediğini göstermektedir. Eurofit test bataryasının; sporcuların performansının belirlenmesi, velilere çocuklarının gelişimi hakkında bilgi vermesi, eğitmenlere de yetenek seçiminde yol gösterici olmasından dolayı kullanılması fayda sağlayacaktır.
Öğretmenlerin gözünden yönetici yeterliliklerin kıyaslanması; spor bilimleri mezunları ve diğer bölüm mezunları örneği
Bu çalışmada Van ili İpekyolu, Edremit ve Tuşba ilçeleri ortaokul ve liselerde görevli öğretmenlerin, Spor Bilimleri Fakültesi 0mezunu okul yöneticileri ile diğer bölüm mezunu okul yöneticilerinin yöneticilik yeterliklerine ilişkin görüşleri incelenmiştir. Araştırma ilişkisel tarama modelinde yürütülmüştür. Çalışmaya 168'i kadın (%43,3), 220'si erkek (%56,7) olmak üzere toplamda 388 öğretmen katılmıştır. Örneklem grubuna giren 388 öğretmene Ocak 2019 – Şubat 2019 tarihleri arasında Okul yöneticileri yeterlik ölçeği uygulanmıştır. Uygulamalardan elde edilen veriler elektronik ortamda SPSS 25 istatistiksel çözümleme programında kayıt altına alınarak, frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, Mann Whitney U, Kruskal Wallis testleri yardımıyla çözümlenmiştir. Çalışmada ulaşılan sonuçlar, öğretmen görüşlerine göre Spor Bilimleri bölümü mezunu okul yöneticilerinin diğer bölüm mezunlarına göre Kavramsal, Teknik ve İnsancıl bağlamında kısmen daha yüksek olduğu ifade edilmiş olmasına karşılık yeterliliklerinin orta düzeyde ve birbirine yakın yönetsel yeterliğe sahip oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin okul yöneticilerinin yönetsel yeterlikleri konusundaki görüşlerinin kişisel özelliklerine göre farklılaşma durumunu belirlemek amacıyla yapılan analizlerde, katılımcıların Spor Bilimleri mezunu yöneticiler ile diğer bölüm mezunu yöneticilerin yönetsel yeterlikleri konusundaki görüşlerinin cinsiyetlerine göre farklılaşmadığı, bununla birlikte mesleki deneyim süreleri ile çalıştıkları okuldaki görev sürelerine göre farklılaştığı gözlenmiştir. Sonuç olarak; Öğretmen görüşlerine göre Spor Bilimleri bölümü mezunu okul yöneticilerinin diğer bölüm mezunlarına göre Kavramsal, Teknik ve İnsancıl yeterliliklerinin kısmen daha yüksek olduğu sonucuna varılmıştır.
Beden eğitimi öğretmenlerinin iş doyumu ve mesleki tükenmişlik düzeylerinin incelenmesi (Van ili örneği)
Bu araştırmanın amacı; Van ili merkez ilçelerinde görev yapan beden eğitimi öğretmenlerinin iş doyumu ve mesleki tükenmişlik düzeylerini inceleyip, iş doyumu ve tükenmişlik kavramları arasında ilişki olup olmadığını belirlemektir. Araştırma amacıyla 2017-2018 eğitim öğretim yılında Van merkez ilçelerinde görev yapan 228 beden eğitimi öğretmenine ölçek uygulanmıştır. Bu çalışma nicel yöntem ile gerçekleştirilmiş olup, çalışmada tarama ve ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma verileri kişisel bilgileri içeren demografik bilgiler formu, Minnesota İş Doyum Ölçeği, Maslach Tükenmişlik Ölçeği (MTÖ) toplanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen verilerin değerlendirilmesinde SPSS 22.0 programından yararlanılmıştır. Verilerin analizine geçilmeden önce normallik analizi yapılmış ve verilerin normal dağılım gösterdiği belirlenmiştir. Bu nedenle verilerin değerlendirilmesinde gruplar arasında anlamlı bir fark olup olmadığını saptamak amacıyla ikili gruplarda değişkenlerin karşılaştırılmasında bağımsız değişkenler için t-testi, çoklu gruplarda değişkenlerin sorgulandığı maddelerde tek yönlü varyans analizi (anova), iş doyumu ve tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemek için korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen verilere göre; beden eğitimi öğretmenlerinin genel itibari ile iş doyumu algıları konusunda kararsız kaldıkları, mesleki tükenmişlik düzeylerinde ise nadiren tükenmişlik yaşadıkları sonucu ortaya çıkmıştır. İş doyumu ile tükenmişlik arasında ters yönde yüksek bir ilişki bulunmuş; iş doyumunun arttıkça tükenmişliğin azaldığı yönünde yorumlanmıştır.
15-18 yaş arası kadınların spora katılımlarının sağlık, inanç ve fiziksel değişkenler bakımından incelenmesi
Bu çalışma 15-18 yaşları arasında lise eğitimine devam eden kadınların spora katılımlarının Sağlık, İnanç ve Fiziksel Değişkenler Bakımından İncelenmesi amacıyla yapıldı. Çalışmanın evrenini Van İli Tuşba, İpekyolu ve Edremit İlçelerinde bulunan Edremit Andadolu Lisesi, Edremit İmam Hatip Lisesi, Türk Telekom Fen Lisesi, Vestel Kız Meslek Lisesi ve Güzel Sanatlar Lisesin de eğitime devam eden 500 kadın öğrenci oluşturdu. Çalışma için hazırlanan anket formu spor, ilahiyat ve istatistik alanlarında uzman öğretim üyeleri ile görüşülerek, 41 soru ile sınırlandırıldı. Anket formu ile deneklerin aile yapıları, ailelerin de spor aktivitesine katılımının olup olmadığının, İslam inancının farz kabul ettiği ibadetleri uygulayıp uygulamadıkları, spor aktivitelerine katılımlarının, Spor, Fiziksel Aktivite ve İnanç Değişkenleri bakımından etkilenip etkilemediğinin belirlenebilmesi amaçlandı. Çalışmada katılımcıların okul türüne göre spor yapmak ibadet etmeye engel değildir ifadesine verdikleri cevapların arasındaki ilişki Edremit Fen Lisesi hariç tüm okul türlerinde % 50' nin üzerinde, Kesinlikle katılıyorum şeklinde olduğu belirlendi. Okul türüne göre, "Spor kıyafetleri inançlarıma uymuyor" ifadesine verilen cevaplar okul türlerine göre incelendiğinde, Kesinlikle Katılmıyorum ve Katılmıyorum ifadelerini tercih edenlerin % 57,1 oranında olduğu, Katılıyorum ve Kesinlikle Katılıyorum ifadesini tercih edenlerin oranı ise %31,3 olduğu belirlendi. Katılımcıların yaşamdaki problemleri çözme de dini inançlara dayanarak çözüm aranmalı ifadesiyle, "Spor yapmak ibadet etmeye engel değildir" ifadesine katılımcıların verdiği cevaplar arasındaki ilişkinin istatistiksel olarak p= 0.000 düzeyinde anlamlı farklılık olduğu tespit edildi. Katılımcıların "Yaşamdaki problemleri çözme de dini inançlara dayanarak çözüm aranmalı" ifadesi ile "Spor kıyafetleri inançlarıma uymuyor" ifadesine katılımcıların verdiği cevaplar arasında istatistiksel olarak (p= 0.000) anlamlı farklılığa sahip olduğu görüldü. Katılımcıların "Yaşamdaki problemleri çözme de dini inançlara dayanarak çözüm aranmalı" ifadesiyle "Dini inançlara göre yaşamak spor yapmaya engel değildir" ifadesine katılımcıların verdiği cevaplar arasında p= 0.001 düzeyinde anlamlı farklılık gösterdiği saptandı. Katılımcıların kesinlikle katılıyorum cevabını verenlerin oranı % 60'ın üzerinde katılıyorum diyenlerin oranı ise % 30'un üzerinde olduğu saptandı. Sonuç olarak, çalışma yapılan grubun (15-18 yaşları arasında lise eğitimine devam eden kadınlar) genel anlamda dini hassasiyete sahip oldukları, fakat İslam'ın spora bakış açısı konusunda yeteri düzeyde bilgiye sahip olmadıkları söylenebilir.
Takım ve sporları ve bireysel sporlar ile ilgilenen bireylerin stres algılarının ve iletişim becerilerinin incelenmesi (Van ili örneği)
Bu çalışma Van Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde takım ve bireysel spor branşlarında faal olarak spor yapmakta olan aynı zamanda ortaöğretim kurumlarında eğitimlerini sürdüren bireylerin stres algılarını ve iletişim becerilerini incelemek amacıyla yapılmıştır. Tarama modeli ile yapılan araştırma 2018-2019 eğitim öğretim döneminde gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada 300 takım sporu ve 300 bireysel spor ile ilgilenen toplam 600 kişi ile gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak öğrencilerin iletişim becerilerini ölçmek için "İletişim Becerilerini Değerlendirme Ölçeği (İBDÖ)", stres algılarını belirlemek üzere ise "Algılanan Stres Ölçeği (ASÖ)"nden yararlanılmıştır. Toplanan veriler SPSS istatistiksel paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. İstatistiksel analizde ölçümler, hem KolmogorovSimirnov testi hem de Shapiro Wilk testleriyle değerlendirilmiş, değişkenlerin dağılımının normal olmadığı görülmüştür. İki düzeyli değişken karşılaştırılmasında Mann Whitney U testi, ikiden fazla grupların karşılaştırılmasında Kruskall-Wallis H testi kullanılmıştır. Gruplar arasında farklılık çıkması durumunda farklılığın kaynağını belirlemek amacıyla Kruskall Wallis testi için Mann whitney U testleri kullanılmıştır. Veriler ortalama, standart sapmalar ve frekans verilerek özetlenmiştir. Bu çalışmada anlamlılık düzeyi P˂0,05 olarak alınmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular değerlendirildiğinde takım sporları ve bireysel sporla ilgilenen bireylerin iletişim becerileri ile algılanan stres düzeylerinde istatistiksel analizi sonucunda anlamlı olmadığı tespit edilmiştir (p>0.05). Algılanan stres düzeyi ile cinsiyet değişkenine göre istatistiksel analiz sonucunda stres algılarının erkeklerin lehine anlamlı olduğu görülmüştür (p<0.05). Takım sporu ve bireysel sporla ilgilenen bireylerin iletişim becerileri değerlendirildiğinde spor yılı 1-3 yıl arasında olan, BKİ değerlendirmesine göre kilolu olan, anne eğitim durumu lisans olan ve boĢ zamanlarında teknoloji kullanan bireylerin iletişim becerileri daha yüksek ve anlamlı bulunmuştur(p<0.05). Cinsiyet değişkenine göre sporcuların iletişim becerileri değerlendirildiğinde istatistiksel analiz sonucunda anlamlı olmadığı görülmüştür (p>0.05). Spor yılı, BKİ, kardeş sayısı, boş zaman değerlendiğime değişkenleri ile stres algısı arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Ayrıca çalışmamızın iletişim becerileri ile algılanan stres ölçeği arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır (P>0,05). Sonuç olarak takım ve bireysel sporla ilgilenen bireylerin iletişim becerileri ve stres algılarının benzer olduğu tespit edilmiştir. Çalışmaya katılan bireylerin boş zaman değerlendirmede teknoloji kullananlar ile kardeşi olmayan bireylerin iletişim beceri puanı daha yüksek bulunmuştur. Cinsiyet değişkeninde kadın öğrencilerin daha stresli olduğu tespit edilmiştir. Takım sporları ve bireysel sporla ilgilenen bireylerin sporla ilgili eğitimin yanı sıra iletişim becerileri ve stres yönetimi konularında eğitim almalarının spor yaşamlarına önemli katkılar sunacağı düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler: Spor, takım ve bireysel spor, iletişim becerileri, stres algısı
İmam hatip ortaokulu öğrencilerinin beden eğitimi ve spor dersine ilişkin değerlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı İmam Hatip Ortaokulu öğrencilerinin beden eğitimi ve spor derslerine ilişkin değerlerini bazı değişkenlere göre incelemektir. Araştırma modeli olarak genel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma grubunu 2017-2018 eğitim ve öğretim yılında Van İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı imam hatip ortaokullarında öğrenim gören 300 erkek ve 329 kız olmak üzere toplam 629 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak Akif ve Güllü'nün 2017 yılında geliştirdikleri "Beden Eğitimi ve Spor Dersi Değer Ölçeği (BESDÖ)" kullanılmıştır. Veri analizlerinde Kruskal Wallis Testi ve Mann Whitney U Testi kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi olarak 0,05 seçilmiştir. İmam Hatip Ortaokulu öğrencilerinin farkındalık değer ortalama puanı x=4,45 (1-5 minimumu-maksimum); Sağlıklı yaşam ve beslenme değer ortalama puanı x=4,11, Sporda dayanışma değeri ortalama puanı x=4,27, sporda saygı değer ortalama puanı x=4,26, milli kültür ve beraberlik değer ortalama puanlarının x=3,74 ve spor kültürü değeri ortalama puanının x=3,91 olduğu bulunmuştur. Öğrencilerin cinsiyetleri, yaşları, sınıfları, okul takımı oyuncusu olma, spor kulübünde oynama düzeylerine göre değerler puanları arasında anlamlı fark vardır. Ancak öğrencilerin ailelerinin aylık gelirleri, kardeş sayıları, yaşanan yere göre değer puanları arasında anlamlı fark yoktur. Yapılan araştırmada; İmam hatip okullarında okuyan öğrencilerin beden eğitimi dersine yönelik değer puanları yüksek bulunmuştur. İmam Hatip Ortaokulu öğrencilerinin beden eğitimi dersine yönelik en yüksek değer puanını farkındalık değeri alırken, onu dayanışma, saygı, sağlıklı yaşam ve beslenme, spor kültürü ve son olarak milli kültür ve beraberlik değeri izlemiştir. Erkek öğrencilerin, beden eğitimi dersine yönelik değer puanlarının kız öğrencilere göre daha yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. Yaşa göre beden eğitimi dersi değer puanları yaşları ilerledikçe düşmektedir. Okul takımında oynayan öğrencilerin spor kültürü değeri okul takımında oynamayan öğrencilere göre daha yüksek çıkmış ve anlamlı fark görülmüştür. Spor kulübünde oynayan öğrencilerin üç değer alanı olan spor kültürü, dayanışma ve sağlıklı yaşam değerlerinde anlamlı fark bulunmuştur. Öğrencilerin yaşadıkları yere göre ilçede yaşayan öğrencilerin lehine, il de yaşayan öğrencilere göre, farkındalık değerinde anlamlı bir fark bulunmuştur. Öğrencilerin aylık gelirine göre beden eğitimi ve spor dersi ile ilgili değerlerinde anlamlı bir fark bulunmamıştır. Öğrencilerin kardeş sayılarına göre beden eğitimi ve spor dersi ile ilgili değerlerinde anlamlı bir fark bulunmamıştır. Anahtar Sözcükler: Beden Eğitimi Dersi, İmam Hatip Ortaokulu, Değerler Eğitimi
Futsal oynayan oyuncuların spor ahlakı ve idealist olmaları arasındaki ilişkinin araştırılması (Irak örneği)
Bu araştırma futsal oynayan oyuncuların spor ahlakı ve idealist olmaları arasındaki ilişkinin incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmaya Kuzey Irak' ta Kerkük, Hawler, Dohuk, Süleymaniye illerinde ikamet eden futsal oynayan 80 kadın ve 80 erkek, spor yapmayan 80 kadın, 80 erkek toplamda 320 kişi üzerinde anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Çalışmamıza futsal oynayan 80 erkek, 80 kadın ve spor yapmayanlar 80 erkek,80 kadın toplam 320 kişiden oluşur. Çalışmaya katılanlara spor ahlakı ve idealistlik özelliklerini normality testi uygulanmış. Veriler normal dağılım gösterdiği için grupları karşılaştırmak için independent t testi, aynı grupların karşılaştırmak için bağımlı t testi uygulanmıştır. Spor yapan kadınlarda spor ahlakı (148.91±8.33), spor yapmayan kadınlarda (142,47±10,13) olarak bulunmuştur. Spor yapan kadınlarda idealistlik ortalamaları (78,61±4.2), spor yapmayan kadınlarda (74,78±5,41) standart sapma değerleri bulunmuştur. Spor yapan ve yapmayan kadınlarda idealistlik ve spor ahlakı arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. P<0,00 spor yapan erkeklerde (154±8,14), spor yapmayan erkeklerde (143±10,12) spor ahlakı, spor yapan erkeklerde (80,48±3,62), spor yapmayan erkeklerde (75,75±5,43) idealistlik, ortalamaları ve standart sapmaları bulunmuştur. Spor yapan ve yapmayan erkekler arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. P<0,00 cinsiyete göre spor yapmayan erkek ve bayanlarda spor ahlakı arasında anlamlı bir fark yoktur. T test sonuçlarına göre spor ahlakı ve idealistlik değişkenlerinde spor yapmayan bireylerde iki cinsiyet arasında istatistiksel açıdan anlamlı farklılıklar bulunamamıştır (P>0.05). Sonuç olarak spor ahlakı ve idealistlik değişkenlerinde futsalcılarda iki cinsiyet arasında erkekler lehine istatistiksel açıdan anlamlı farklılıklar bulunmuştur (P<0.05). Anahtar Sözcükler: futsal, ahlak, idealist, spor
Spor yapan ve yapmayan işitme engelliler ile normal gelişim gösteren öğrencilerin akademik motivasyon düzeylerinin karşılaştırılması: (Van ili örneği)
Engelli kavramı; fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duyusal yetilerinde çeşitli düzeyde kayıplarından dolayı, diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda, tam ve etkin bir şekilde topluma katılımı kısıtlanan, tutum ve çevre koşullarından etkilenen bireyleri ifade eder. Sayısız faydaları bünyesinde barındıran ve hem fiziksel hem zihinsel bakımdan bireylerin olgunlaşmasına katkı sağlayan sportif faaliyetlerin, engelli bireyler açısından ise özel bir anlamı bulunur. Bu çalışma, temel olarak; sportif faaliyetlerde bulunan ve bulunmayan işitme engelli olan ile işitme engelli olmayan öğrencilerin kaygı ve çekingenlik noktasındaki duygusal ihtiyaçlarının giderilmesinde sporun etkisinin olup olmadığını tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Van İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesindeki okularda, spor yapan ve yapmayan işitme engelliler ile normal gelişim gösteren öğrencilerin akademik motivasyon düzeylerini karşılaştırmak amacıyla farklı okullarda okuyan öğrencilere anket formu uygulanmıştır. Çalışmada, Vallerand ve arkadaşları tarafından 1992 yılında Kanada'da geliştirilmiş, Türkçe uyarlanması Karagüven (2012) tarafından yapılmış Akademik Motivasyon ölçeği kullanılmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre: Spor yapan ve yapmayan öğrencilerin içsel motivasyon-başarı ve hareket alt boyut düzeyleri ile dışsal motivasyon, kendini ispat ve düzenleme düzeylerinde ise gelir durumlarına, boy dağılımlarına, kilo durumlarına göre anlamlı farklılıklar saptanmıştır. Çalışma sonucunda sporun öğrenciler üzerinde büyük bir etkisi olduğu, sporun işitme engellilerin akademik motivasyonlarına olumlu katkılar sağladığı görülmüştür. İşitme engelli sporcuların spora katılım motivasyonlarının spor yapmayanlara göre yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. Bu çalışmanın ardından farklı yaş ve engel türlerinde de yapılacak yeni çalışmaların, spora katılım ve kişileri bu yönde teşvik edecek aktivitelerin uygulanması bakımından değerli etkiler sağlayabileceği düşünülmektedir.
Futsal oyuncularının psikolojik dayanıklılık ve stres algılarının araştırılması
Bu çalışmanın amacı üniversitelerin futsal takımlarında oynayan sporcuların psikolojik dayanıklılığı ile stres algılarının araştırılmasıdır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Bu araştırmanın evrenini 2018-2019 sezonunda Türkiye Üniversiteler arası 1. Lig müsabakalarına katılan 7 erkek ve 7 kadın toplam 14 takımlarında oynayan futsal oyuncuları katılmıştır. Çalışmanın örneklemini ise tesadüfi örneklem yöntemi kullanılarak seçilen 64 kadın ve 86 erkek futsal oyuncusu olmak üzere toplamda 150 oyuncu oluşturmuştur. Araştırmanın bağımlı değişkenleri olan "Psikolojik Dayanıklılık" ve "Algılanan Stres" ölçekleri kullanılmıştır. Tanımlayıcı istatistik için verilerin aritmetik ortalama, standart sapma, gruplar arasındaki fark için student t-testi, değişkenler arası pearson korelasyon katsayı, değişkenlerin anlamlılık düzeyini incelemek için tek örneklem t-testi kullanılmıştır. Bütün istatistiksel analizlerde SPSS 20 paket programı kullanılmış ve anlamlılık düzeyi olarak p>0.05 alınmıştır. Sonuç olarak araştırmaya katılan bütün futsalcıların stres algıları ve psikolojik dayanıklılık değişkenleri arasında psikolojik dayanıklılık lehinde anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Erkek sporcularda stres algıları ve psikolojik dayanıklılık değişkenleri arasında psikolojik dayanıklılık lehinde anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Kadın sporcularda stres algıları ve psikolojik dayanıklılık değişkenleri arasında psikolojik dayanıklılık lehinde anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Son olarak futsalcılarda stres algıları ve psikolojik dayanıklılık değişkenlerinde iki cinsiyet arasında istatistiksel açıdan anlamlı farklılıklar bulunmamıştır p<0.05. Anahtar sözcükler: futsal, stres algısı, psikolojik dayanıklılık
Spor ve sanat eğitimi alan üniversite öğrencilerinin sosyal görünüş kaygı düzeylerinin bazı değişkenlere göre incelenmesi
Yapılan bu araştırmada spor ve sanat eğitimi alan üniversite öğrencilerinin sosyal görünüş kaygı düzeylerinin bazı değişkenlere göre incelenmesi amaçlanmış, araştırmaya 132 kadın ve 170 erkek olmak üzere toplam 302 üniversite öğrencisi katılmıştır. Araştırmaya katılan öğrenciler beden eğitimi ve spor yüksekokulu öğrencileri ile sanat eğitimi alan öğrencilerden seçilmiştir. Araştırmaya katılan öğrencilerin sosyal görünüş kaygılarının belirlenmesinde "Sosyal Görünüş Kaygısı Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen verilerin istatistiksel analiz sürecinde SPSS 22.0 veri analiz programında frekans analizi, Mann Whitney U Testi ve One Way Anova analizlerinden yararlanılmıştır. Araştırmanın sonunda üniversite öğrencilerinin sosyal görünüş kaygılarının orta seviyenin altında olduğu tespit edilmiştir. Demografik değişkenler açısından ele alındığı zaman araştırmaya katılan öğrencilerin sosyal görünüş kaygılarının cinsiyet, mevcut kilolarından memnun olma durumu ve aile aylık gelir düzeyi değişkenlerine göre istatistiksel açıdan anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir (p<0.05). Buna karşılık öğrencilerin sosyal görünüş kaygılarının yaş grubu, beden kitle indeksi, eğitim türü (beden eğitimi, sanat eğitimi), sınıf düzeyi, aile yapısı, yaşanılan yerleşim yeri, baba ve anne eğitim durumu değişkenlerine göre istatistiksel açıdan anlamlı farklılık göstermediği tespit edilmiştir (p>0.05). Sonuç olarak, beden eğitimi ve spor bölümü öğrencileri ile sanat bölümü öğrencilerinin sosyal görünüş kaygılarının düşük düzeyde olduğu, demografik değişkenlerin genel anlamda sosyal görünüş kaygısını etkilemediği söylenebilir. Anahtar sözcükler: üniversite öğrencileri, beden eğitimi, sanat eğitimi, sosyal görünüĢ kaygısı