Eskişehir Teknik Üniversitesi
Discipline

Hava Trafik Kontrol Anabilim Dalı

Eskişehir Teknik Üniversitesi

36

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

36 Theses
Master'sOpen AccessTR

İnsansız hava araçları için ön tanımlı yol önerisi

Gelişen teknoloji ile havacılık sistemine yeni bir paydaş olarak dahil olan İnsansız Hava Araçları (İHA) hava sahasına diğer paydaşlara ilave yük getirmeksizin entegre olabilmelidir. Günümüzde, emniyet gözetilerek, büyük ölçüde ayrılmış hava sahasında sürdürülen İHA operasyonları hava sahalarının etkin ve verimli kullanımını etkilemektedir. Bunun yanı sıra askeri ve sivil İHA sayısındaki hızlı artış, İHA operasyonlarının ayrılmamış hava sahasında sürdürülmesine yönelik talepleri de arttırmaktadır. Bu durumda, İHA sistemlerinin mevcut hava trafik ortamına emniyetli ve verimli bir şekilde entegre olabilmesi için İHA sistemlerine özgü uçuş yollarının tanımlanmasına ihtiyaç bulunmaktadır. Bu çalışmada İHA sistemlerinin ayrılmamış hava sahasına entegrasyonu için aletli uçuş prosedürlerinin oluşturulmasına ve ön tanımlı yolların tanımlanmasına yönelik öneriler geliştirilmiştir. Geliştirilen önerilerde İHA performans parametreleri, paydaş görüşleri, IFR/VFR kurallar, ekipman gereklilikleri, ulusal ve uluslararası mevzuatlar ve uçuş prosedür tasarım süreçleri dikkate alınmıştır. İHA için Y-T bar prosedürü ve ön tanımlı yol önerisi geliştirilmiş ve bu öneriler gerçek zamanlı simülasyon ortamında doğrulanmıştır.

Uluslararası hava taşımacılığıİnsansız hava aracı
Murat Karaderili
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye için hava trafik yönetimi stratejik/master plan önerisi

Sivil Havacılık faaliyetleri hızlı, konforlu ve emniyetli ulaşım imkânı sağlaması nedeniyle son yıllarda önemli bir gelişim göstermiştir. Sivil havacılık faaliyetlerinin merkezinde yer alan Hava Seyrüsefer Hizmetleri (ANS) de elde edilen gelişmeden payını almıştır. Böylelikle hava trafiği geçtiğimiz yıllarda önemli bir büyüme elde etmiştir ve bu büyümenin önümüzdeki yıllarda da devam etmesi beklenmektedir. Beklenen artışın sürdürülebilir olması ve emniyet seviyesinin korunabilmesi için değişim ve gelişim kaçınılmazdır. Dünya genelinde birçok ülke geleceğin Haberleşme Seyrüsefer Gözetim /Hava Trafik Yönetimi (CNS/ATM) mimarisinin tesisi yolunda yol haritaları belirlemişlerdir. Türkiye, konumu ve gelişmekte olan havacılık yapısı ile dünya genelinde en fazla trafik artışı sağlayan ülkelerdendir. Fakat ülkemizin henüz geleceğe yönelik somut ve Şeffaf bir yol haritası bulunmamaktadır. Bu çalışmada, Türkiye'de CNS/ATM'in mevcut durumu ve geleceğe yönelik beklentileri açıklanmakta, dünya üzerinde uygulamaya konulmuş CNS/ATM veya ANS Master plan örnekleri incelenmekte ve Türkiye için bir Master Plan önerisi geliştirilmektedir.

HavacılıkSivil Havacılık Genel Müdürlüğü
Ufuk Erol
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hava trafik hizmetlerinde acil durum planlaması

Seyrüsefer hizmetleri, artan hava trafik hacminin emniyetli, verimli ve düzenli bir şekilde akışının sağlanması noktasında önemli bir paya sahiptir. Seyrüsefer hizmetleri açısından oluşabilecek herhangi bir acil durum karşısında hizmet sürekliliğinin sağlanabilmesi için bir acil durum planına ihtiyaç duyulmaktadır. Hava trafik hizmetleri için oluşturulan acil durum planlamalarında seviye tahsisi, yeni rota tahsisi ve ilgili saha için belirlenen özel koşullar acil durumun yönetilmesinde en çok kullanılan yöntemlerdir. Bu çalışmada Ankara ACC' ye ait iki farklı sektör için acil durum planlaması hazırlanmıştır. Gerçek zamanlı simülasyon yöntemi kullanılarak acil durum planlaması için iki farklı senaryo hazırlanmış, ve hava trafik kontrolörleri tarafından çalışılmıştır. Kontrolörler tarafından trafiklere verilen her bir komut ayrı ayrı incelenmiştir. Senaryolar arası karşılaştırmalar sonucu acil durum planlamasına sahip senaryoda kontrolörler tarafından verilen toplam komut sayısı ortalaması 5 komut civarındayken plansız çalışmada toplam komut sayısı ortalaması 13 komut civarında olmuştur. Yapılan çalışmalarla ilgili kontrolörlerden değerlendirmeler alınmış, planlama ve planlamanın uygulanacağı sahalar için öneriler sunulmuştur.

Çağdaş Güneş
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Toplam yakıt tüketiminin enküçüklenmesi ve pist kapasitesinin en etkin şekilde kullanımı için bir yaklaşma sıralama modeli

Bu çalışmada, terminal hava sahaları içerisinde tek piste sahip bir havalimanına gelen ve giden uçakların sıralanması problemi ele alınmıştır. Bu doğrultuda, pist kapasitesinin etkin kullanımı için hem hava ve yerdeki toplam gecikmenin hem de toplam yakıt tüketiminin enküçüklendiği çok amaçlı karma tamsayılı doğrusal olmayan bir programlama (MINLP) modeli geliştirilmiştir. Modelde kullanılan yakıt tüketim fonksiyonları hava hızı, irtifa, yatış açısı ve uçağın aerodinamik özelliklerini içermektedir. Bu fonksiyonlar ile uçakların uçuş profilleri ve vektör manevralarının daha doğru bir şekilde temsil edilmesi sağlanmıştır. Geliştirilen model Sabiha Gökçen Havalimanı (LTFJ) trafik verilerine dayalı farklı operasyon senaryoları ve zaman pencereleri için GAMS/DICOPT kullanılarak çözülmüştür. Uçakların hedeflenen zamanından önce operasyonlarına izin verilmeden zaman penceresinin genişletilmesi durumunda mevcut ilk gelen ilk hizmet alır (FCFS) prensibine kıyasla toplam gecikmede %26,8 ve toplam yakıt tüketiminde %9,2 oranlarında iyileştirmelerin olduğu görülmüştür. Kalkış operasyonlarına öncelik verilmesi durumunda ise bu iyileşme oranlarının toplam gecikmede %81,6 ve toplam yakıt tüketiminde %5,7'ye ulaştığı saptanmıştır.

Doğrusal olmayan tam sayılı programlamaHava trafik sistemiHava trafik yönetimi+2
Zekeriya Kaplan
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Havacılık öğrencilerinin tükenmişlik düzeylerinin belirlenmesi

Tükenmişlik; bireyin iç kaynaklarını tüketmesi sonucunda tükenme ve duyarsızlaşma boyutunda artış ve yetkinliğinde meydana gelen azalmalara neden olan bir sendromdur. Havacılıkta uçuş emniyetini bir zincir olarak düşündüğümüzde zincirin en önemli bileşeni insan faktörüdür. Bu zincir en zayıf halkası kadar kuvvetli olabilmektedir. Üniversiteleri de zinciri üreten bacasız birer fabrika olarak düşündüğümüzde zincirin üretiminde girdi ve çıktı süreçleri içerinde meydana gelebilecek bu duruma, yapılan bu çalışma ışık tutarak öğrenci ve eğitimcilerin tükenmişlik sendromu konusunda bilincinin artmasını sağlayacaktır. Bu çalışmada lisans seviyesi havacılık öğrencilerinin tükenmişlik düzeylerinin sosyodemografik faktörlere göre değişkenlik gösterip göstermediğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda Maslach Tükenmişlik Ölçeği Öğrenci Formu ve sosyodemografik veri formu uygulanmıştır. Türkiye genelinde havacılık bölümlerinde eğitim gören lisans düzeyindeki 571 öğrenciden veri elde edilmiştir. Bu verilerin istatiksel analizinde; faktör analizi, frekans, güvenirlik testi, t-testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Bu çalışmada cinsiyet, yaş, doğum yeri, anne baba birliktelik durumu, eğitim görülen bölüm, not ortalaması, toplam ders kredisi, alttan ve üstten ek ders alma, sınıf düzeyi, aylık gelir, ek iş durumu, eğitim görülen bölümün iş ve eğitim koşullarının bilinmesi, sık bölüm değiştirme/üniversite eğitimini sonlandırma düşüncesi, iş bulma ümidi, günlük uyku, staj, hobi, alkol alma ve manevi destek alma durumları arasında anlamlı bir ilişki vardı. İkamet edilen yer, bölümü tercih etme sırası, sigara kullanma, ikinci üniversite okuma durumu ve hobi türleri arasında bir ilişki bulunmamaktaydı.

Mehmet Hanifi Çelebi
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

İnsansız hava aracı sistemlerinin ayrılmamış hava sahasına entegrasyonunun pilotaj ve hava trafik yönetimi açısından değerlendirilmesi

İnsansız Hava Araçları (İHA) sistemleri, üzerinde önemli araştırma ve yatırımların yapıldığı, üretimi ve kullanımı hızla artan geleceğin insansız sistemleridir. İHA'ların sivil alandaki kullanımına olan talep arttıkça, İHA uçuş operasyonlarının ayrılmamış hava sahasına entegre edilmesi zorunluluğu bir ihtiyaç haline gelmektedir. İHA'ların ayrılmamış hava sahasına entegrasyonu, jet motorlu uçakların kullanılmasından bu yana en önemli değişikliklerden biri sayılabilir. Çünkü mevcut hava trafik yönetimi (ATM) yapısı, insanlı hava araçlarının emniyetli uçuş operasyonlarının gerçekleştirilmesi amacıyla tasarlanmıştır. Bu nedenle yeni bir hava aracı olarak ATM sistemine giren İHA'ların, mevcut ve gelecekteki hava trafik kullanıcılarını ve yapısını etkilememesi beklenmektedir. Bu çalışma kapsamında İHA sistemlerinin sivil alandaki potansiyel kullanımlarını artırmak ve sürdürülebilir bir ilerleme kaydetmek için mevcut insanlı havacılık kurallarının İHA'lara uygulanabilirliği ve tekrar edilebilirliği hava trafik kontrol ve pilotaj bakış açısıyla değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla çalışmada İHA sistemlerinin ayrılmamış hava sahasında insanlı hava araçları ile birlikte uçuş operasyonlarını içeren bir model önerisi sunulmuştur. İHA sistemlerinin ayrılmamış hava sahasına entegrasyonunda mevcut hava trafik yönetimine etkilerini incelemek ve model önerisinin geçerliliğini sağlamak amacıyla, gerçek zamanlı simülasyon yöntemi kullanılmıştır. Hava trafik yönetimi ekosistemindeki insanlı ve insansız hava araçlarının emniyetli ve verimli operasyonları gerçekleştirebilecekleri model önerisi simülasyon ortamında uygulanmış ve ilgili paydaşlarca geçerliliği sağlanmıştır. Önerilen model neticesinde, aynı uçuş rotasını uygulayan İHA pilotu ve kontrolörlerin rutin uçuş operasyonları yaptıkları görülmüş, böylece ayrılmamış hava sahasına emniyetli ve verimli entegrasyon konusunda olumlu bir ilerleme kaydedilmiştir. Bu çalışmada, insanlı havacılığın mevzuatlarında değişiklik yapmadan İHA sistemlerinin ayrılmamış hava sahasındaki entegrasyonunu, kademeli şekilde entegre etmek amacıyla bir konsept sunulmuştur. İnsanlı ve insansız hava araçlarının eşdeğer bir emniyet katmanı farklı simülasyon senaryoları ile tanımlanmış ve doğrulanmıştır. Önerilen modeli icra eden bir İHA'nın toplam uçuş süresi, toplam uçuş mesafesi ve talimat sayılarında önemli azalışlar olduğu görülmüştür. Simülasyon sonuçları ve ayrıca saha ziyaretleri, insanlı ve insansız hava araçlarının var olduğu karma trafikli uçuş operasyonlarında, mevcut prosedürlerinin uygulanması ve uygun görev planlaması ile hava araçlarının asgari bir müdahale ile yürütülebildiğini göstermiştir. Anahtar Kelimeler: İnsansız hava aracı sistemleri, İnsansız hava araçları, Hava trafik yönetimi, İHA trafik yönetimi

Tamer Savaş
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Turlu yaklaşma ve Van Ferit Melen Havalimanı uygulaması

Aletli uçuş şartlarında uçan uçaklar bir havalimanına yaklaşırken kullanılan pist yönüne göre o havalimanı için yayımlanmış olan aletli yaklaşma haritalarından en uygun olanını seçerler. Bazı durumlarda, iniş yapılmak istenen piste aletli yaklaşma prosedürü bulunmayabileceği gibi, arazi koşulları veya diğer kısıtlamalar son yaklaşma safhasında uçakların direkt yaklaşma yapabilme kriterlerini sağlayamayabilir ve/veya kuyruk rüzgârı ve operasyonel sebeplerden dolayı pist değişikliğine ihtiyaç duyulabilir. Bu durumlarda çoğunlukla turlu yaklaşmalar kullanılmaktadır. Havalimanının coğrafi yapısı ve kullanılan piste bağlı olarak, birçok manevra tipinde uygulanan turlu yaklaşmalar, pilotlar arasında farklı pistlerde hangi manevranın uygulanacağı ile ilgili karışıklığa neden olabilir. Turlu yaklaşmalar esnasında ön tanımlı rotaların belirlenmiş olması hem pilotun uygulayacağı manevrayı öngörmesi hem de hava trafik kontrolörlerinin takibi açısından büyük fayda sağlayacaktır. Buna ek olarak, turlu yaklaşmalar esnasında ön tanımlı rota kullanılması pilotlar ve hava trafik kontrolörlerinin durumsal farkındalığını arttırarak uçuş emniyetine önemli ölçüde katkı sağlayacaktır. Bu çalışmada dağlık arazide konuşlandırılmış ve yüksek rakıma sahip olan Van Ferit Melen Havalimanı 21 pisti için ön tanımlı rota ile turlu yaklaşma önerileri geliştirilmiş ve bu öneriler gerçek zamanlı B- 737 uçuş simülatöründe doğrulanmıştır. Çalışma sonuçları benzer havalimanlarına da referans olacaktır.

Erkan Uysal
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Gerçek uçuş verilerine göre belirlenmiş sürükleme polar modeli ve özgül yakıt tüketimine bağlı bir menzil denkleminin geliştirilmesi

Havacılıkta uçak performans parametreleri ekonomik ve çevresel sürdürülebilirliği korumak için kritik bir rol oynamaktadır. Ayrıca, uçak performans parametrelerinden biri olan seyir menzil değerinin doğru bir şekilde hesaplanması, hava trafik yönetimi, ön uçak tasarımı ve benzeri konularda havacılığa önemli katkılar sunmaktadır; bu nedenle, bu çalışma seyir menziline odaklanmıştır. Tezde QAR (Quick Access Recorder) data seti seyir menzil değerlerinin daha doğru tahmini için kullanılmaktadır. QAR data seti, 31 farklı şehir çifti arasında turbofan motora sahip yüksek ses altı hızlarda uçan dar gövdeli ticari uçaklara ait 6574 kısa mesafeli iç hat uçuşlarını içermektedir. İlk olarak daha doğru seyir menzil denklemi elde etmek için seyir menzil performansını etkileyen parametreler belirlenmiş ve bu parametreler detaylı bir şekilde incelenmiştir. İkinci olarak seyir menzil değerlerinin tahmin edilebilmesi için özgün bir sürükleme polar modeli geliştirilmiştir. Geliştirilen sürükleme polar modelinde, günümüz ticari uçaklarında kullanılan kambur kanat profili ve bu uçakların yüksek ses altı hızlarda uçmalarından kaynaklı sıkışabilirlik etkileri dikkate alınmıştır. Üçüncü olarak, seyir uçuş aşaması için kullanılan özgül yakıt tüketimi (TSFC) modelleri karşılaştırılmış ve seyir uçuş aşaması için en uygun olan model seçilmiştir. Bu adımlardan sonra, seyir menzil değerleri, geliştirilmiş sürükleme polar modeli ve seçilmiş olan TSFC modelinin Breguet menzil denkleminde yerine konulmasıyla hesaplanmıştır. Geliştirilmiş menzil modelinin sonuçları gerçek uçuş verileriyle karşılaştırıldığında, tüm uçak ve motor grubu (UMG) için ortalama mutlak yüzde hatası (MAPE) %2,5 olarak bulunmuştur. Bu MAPE değerleri, basit parabolik sürükleme polar modeli ve TSFC modellerine dayanan diğer menzil modellerine göre % 7.9 daha az hataya karşılık gelmektedir.

Vehbi Emrah Atasoy
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Serbest yol yapısına sahip hava sahaları için rota planlaması ve optimizasyonu

Gerçekleştirilen uluslararası uçuşlarda uçaklar pek çok farklı ülkenin hava sahasını kullanmaktadır. Ülkelerin hava sahalarında sağlamış oldukları hava trafik hizmetleri farklı nedenlerden ötürü değişkenlik gösterebilmektedir. Hava sahalarında yer alan rota yapısı bu değişkenliklerden bir tanesidir. Hava sahalarında kullanılan rota yapıları sabit rotalı ve serbest rotalı olmak üzere iki farklı yapıda olabilmektedir. Geleneksel olarak kullanılan sabit rotalı hava sahalarında; yol noktaları ve bu yol noktaları arasındaki hava yolları belirlenerek hava trafik hizmet sağlayıcısı tarafından ilan edilir. Kullanıcılar da bu hava yolları üzerinden uçuşlarını planlarlar. Serbest rotalı hava sahalarında ise hava sahasında sadece giriş ve çıkış noktalarının belirlenmesi yeterlidir. Kullanıcılar giriş ve çıkış noktaları arasında serbest bir şekilde rota planlaması yapabilmektedirler. Serbest rotalı hava sahaları kullanıcılara son derece esnek bir rota oluşturabilme imkanı sunmaktadır. Ancak serbest rotalı hava sahalarından etkin bir şekilde faydalanabilmek için uçuş boyunca kullanılacak olan hava sahalarının tamamının serbest rotalı hava sahası olması gerekmektedir. Uçuş boyunca kullanılacak olan hava sahaları serbest ve sabit rotalardan oluşan karma bir yapıda ise ne yazık ki serbest rotanın sağlamış olduğu esneklikten sabit rotalı hava sahaları nedeni ile tam olarak faydalanılamamaktadır. Serbest rotalı hava sahalarındaki uçuş planlaması sabit rotalı hava sahaları nedeni ile kısıtlanmaktadır. Bu durumda sabit rotalı hava sahalarını da dikkate alarak en etkin rota planlamasının yapılması gerekmektedir. Bu tez çalışması kapsamında serbest ve sabit rotalı hava sahalarından oluşan karma bir hava sahasında optimum rota planlaması amacıyla optimizasyon yöntemleri geliştirilmiştir. Karma hava sahalarında yapılacak olan rota planlamasında yakıt maliyeti, yer gecikmesi maliyeti ve hava gecikmesi maliyetini dikkate alarak, bu maliyetlerin toplamını en küçüklemeyi amaçlayan optimizasyon çalışmaları yürütülmüştür. Karma hava sahalarında yapılan rota planlaması ile sabit rotalı hava sahasındaki yol yapısını, hava yollarının kapasitesini, uygulanan ayırma minimumlarını dikkate alan çakışmasız rotaların ve gecikme sürelerinin belirlenmesi sağlanmıştır. Bu amaçla oluşturulan matematiksel modelle birlikte büyük ölçekli problemler için tavlama benzetimi yöntemi kullanılmıştır. Geliştirilen optimizasyon yöntemleri, hava trafik akış ve kapasite yönetiminde stratejik ve ön taktik planlama aşamalarında ilgili birimlerce kullanılabilecek bir karar destek mekanizması niteliği taşımaktadır. Anahtar Sözcükler: Serbest rotalı hava sahası, Sabit rotalı hava sahası, Rota planlaması, Tavlama benzetimi

Sivil havacılık
Emre Aydoğan
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Çoklu geliş rotasına dayalı toplama noktası model önerisi ve uçuş verimlilik analizi

Teknolojik gelişmelerle beraber günümüzde hava trafik hacminde de sürekli bir artış gözlemlenmektedir. Meydana gelen bu artış, hava trafik yönetiminde tıkanıklıklar ve gecikmelere sebep olabilmektedir. Bu nedenle; hava sahasının emniyetli, etkin ve verimli idaresi, hava trafik yönetiminin temel hedefleri arasında yer almaktadır. Bu tez çalışmasında, yoğun hava sahalarındaki geliş trafiklerinin emniyetli bir şekilde sıralamasını sağlamak için Çoklu Geliş Rotasına Dayalı Toplama Noktası Sistemi (MAR-PM) modeli önerilmektedir. Önerilen model, her bir sıralama bacağı için açısal farka sahip ilave geliş rotaları ile trafiklere alternatif rota imkânı sağlamaktadır. Önerilen MAR-PM modelinin geçerlilik ve doğrulama analizleri gerçek zamanlı hava trafik simülatöründe yapılmıştır. Ayrıca, MAR-PM modelinin 0-1 tamsayılı programlama modellemesi gerçekleştirilmiş ve müteakiben MAR-PM modelinde optimal sıralamaya ilişkin rota planlamasının belirlenmesi ve geliş rotalarının atanması amacıyla Java Tabanlı bir yazılım geliştirilmiştir. Önerilen MAR-PM modeli uçuş mesafesi, uçuş süresi yakıt tüketimi ve CO2 emisyonu açısından, temel PMS prosedürü ile karşılaştırılmıştır. Yapılan analizler neticesinde önerilen MAR-PM modelin beklemeden kaynaklı gecikmeleri minimum seviyeye indirerek, uçakların uçuş mesafelerini kısalttığı ve beraberinde uçuş sürelerini de azalttığı gözlemlenmiştir. Ayrıca, uçuş mesafesi ve uçuş süresinde gerçekleşen iyileşmeler sayesinde uçakların yakıt tüketimlerinde ve beraberinde CO2 emisyonunda azalma sağlanmıştır.

Sivil havacılık
Alper Ören
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Havacılıkta katılımcı yönetim anlayışı: Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü uyarlaması

Temel amacı, Türkiye'deki kamu kesimi sivil havacılık kuruluşları başta olmak üzere sivil havacılık sistemindeki pozitif emniyet kültürünü destekleyecek nitelikteki katılımcı yönetim anlayışını ele almak suretiyle bir model önerisi dizayn etmek olan bu araştırma, nitel ve nicel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanılması suretiyle yapılmıştır. Araştırmanın ilk dört bölümünde havacılık kuruluşları özelinde, ICAO düzenlemelerine göre hayata geçirilen "emniyet yönetimine ilişkin konseptler, emniyet düşüncesinin evriminde gelinen son noktayı temsil eden "pozitif emniyet kültürü" ve post-modern çağın yönetim anlayışlarına yansımasıyla ortaya çıkan "katılımcı yönetim" anlayışı teorik düzeyde incelenmiştir. Söz konusu temel araştırma kavramlarıyla ilgili yapılan literatür taraması sonucunda ulaşılan nitel bulgulara göre araştırmanın modeli, ölçekleri ve hipotezleri tespit edilmiştir. Son olarak, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü çalışanlarının oluşturduğu araştırma evreninde 105 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen bir anket uygulaması aracılığıyla toplanan nicel veriler SPSS 26.0 programında çeşitli analizlere tabi tutulmak suretiyle araştırma hipotezleri test edilmiştir. Araştırma sonucunda görülmüştür ki, kamu kesimi havacılık kuruluşlarında hem pozitif emniyet kültürü hem de katılımcı yönetim anlayışının, emniyet ve risk yönetim süreçlerine, organizasyon yapısına, çalışan davranışlarına ve emniyet yönetim sisteminin bütününe doğrudan doğruya ve pozitif yönde etkisi bulunmaktadır. Gerek pozitif emniyet kültürü, gerekse katılımcı yönetim anlayışı emniyet ve risk yönetim sisteminin alt boyutları arasında en güçlü şekilde "çalışan davranışlarını" pozitif yönde etkilediği araştırma sonucunda tespit edilmiştir. Ayrıca araştırma sonucunda katılımcı yönetim anlayış ve uygulamalarının, havacılığın düzenleyici ve denetleyici kurumundaki pozitif emniyet kültürünün gelişimine olumlu yönde katkı sağladığı anlaşılmıştır. Araştırma sonucunda anlaşılmıştır ki, kurum içinde katılımcı yönetim uygulamalarına sıklıkla yer verilmediğinde pozitif emniyet kültürü yerine negatif emniyet kültürü olarak da nitelendirilebilen "suçlama kültürü" etkisini artırmaya başlayacaktır. Özellikle yaşanan emniyete aykırı bir durumda, genellikle çalışanlar ile yöneticiler arasında kutuplaşmaların yaşanması, kurumsal anlamda emniyet raporlama sisteminin hemen işletilemez hale gelmesi ve kayırmacı tutumlarla emniyeti tehlikeye atan durumların hemen örtbas edilmeye çalışılması gibi olaylar katılımcı yönetim anlayışının hâkim olmadığı örgütlerde sıklıkla görüleceği araştırma sonucunda anlaşılmıştır. Son olarak araştırma sonucunda, pozitif emniyet kültürünü ve katılımcı yönetim anlayışını önceleyen yeni bir model önerisi getirilmiştir. Araştırma bulgularına göre önerilen yeni modelin kurulması ve sürdürülebilirliğinin sağlanması yönünde izlenecek yol ve yöntemler detaylı bir şekilde anlatılarak, gelecekte aynı konuda yapılması planlanan araştırmalara yönelik önerilerde bulunulmuştur.

Sivil havacılıkSivil havacılık işletmeleriUluslararası hava taşımacılığı
Seda Bahadır Dursun
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Hava trafik akışının iyileştirilmesi için rassal orman ve derin sinir ağları tabanlı varış zamanı ve yörünge tahmini

Bu çalışmada Yeşilköy Terminal Kontrol Sahası içerisinde yer alan İstanbul Atatürk Havalimanı'na iniş yapan uçakların varış zamanlarının ve terminal kontrol sahası içerisinde izledikleri yörüngelerin rassal orman ve derin sinir ağları yöntemleri kullanılarak tahmini gerçekleştirilmiştir. 2018 yılı Nisan-Ağustos ayları arasında İstanbul Atatürk Havalimanı'na iniş yapan uçaklar için genel uçuş bilgileri, yörünge verileri ve havacılık amaçlı rutin hava raporları farklı kaynaklardan elde edilerek makine öğrenmesi yöntemlerinde kullanılacak eğitim ve test kümeleri oluşturulmuştur. Varış zamanının tahmini için rassal orman ve derin sinir ağları yöntemleri kullanılarak 51.902 uçuşa ait verilerle makine öğrenmesi modelleri elde edilmiştir. Elde edilen makine öğrenmesi modellerinin planlanan varış zamanına göre tahmin hatalarını kalkıştan itibaren %64 oranında, terminal kontrol sahasına girişten itibaren ise %84 oranında azalttığı tespit edilmiştir. Benzer şekilde yörünge tahmini için derin sinir ağları yöntemi kullanılarak 187.509 adet yörünge noktası için makine öğrenmesi modeli eğitilmiştir. Modelin doğruluğu uyum derecesi (R^2) ile ölçülmüş ve tahmin edilen çıktılar için 0.96-0.97 aralığında değerler elde edilmiştir.

Derin öğrenmeHava trafik kontrolörüHava trafik sistemi+3
Onur Baştürk
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Hava trafik kontrol hizmetlerinde geleneksel yönetim yaklaşımından post-modernizme geçiş: Hava trafik kontrolörleri üzerine bir uygulama

Hava trafik kontrol hizmetlerinde geleneksel yönetim yaklaşımından post-modern yönetim yaklaşımına geçiş süreci kontrolörler gözünden incelenerek yönetim süreçlerinin iyileştirilmesi amaçlanan bu çalışmada nitel ve nicel araştırma teknikleri birlikte kullanılmıştır. Bu kapsamda beş bölümden oluşan tezin ilk üç bölümünde teorik arka plan çerçevesinde literatür incelemesi yapılarak araştırmanın kavramsal modeli oluşturulmuştur. Tezin ilk bölümünde sürekli gelişmekte olan havacılık sektörünün deregülasyon süreci sonrası gelişimi ve çalışmanın içeriğiyle ilgili bilgiler verilmiştir. Tezin ikinci bölümünde; havacılık sektöründeki temel düzenlemeler ve uluslararası ve ulusal havacılık otoriteleri hakkında bilgiler verildikten sonra hava trafik yönetimi kavramı açıklanmıştır. Tezin üçüncü bölümünde; tezin teorik arka planının oluşturulmasına yönelik yönetim yaklaşımları, post-modern yönetim sürecine geçişi sağlayan önemli gelişmeler ve havacılık sisteminin post-modernizasyonu kapsamında bilgilere yer verilmiştir. Araştırmanın örneklemi ülkemizde aktif lisanlı "Hava Trafik Kontrolörü" olarak çalışan 225 kişiden oluşmaktadır. Anket aracılığıyla toplanan veriler SPSS 26 ve AMOS 23 programlarında analiz edilerek ulaşılan bulgular değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonucunda hava trafik kontrolörlerinin, post-modern yönetim sürecine bakış açıları, demografik özellikleriyle ilişkilendirilerek açıklanmıştır. Elde edilen sonuçlar, hava trafik kontrol alanında post-modern yönetim anlayışına geçişte, insan kaynakları yönetim süreçlerinin iyileştirilmesine katkı sağlamaktadır. Ayrıca kontrolörlerin mevcut yönetim süreçleri içinde, post-modernizasyon algılarını en üst düzeye çıkarabilmek için alınabilecek önlemler tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlar, hava trafik kontrol alanında mevcut yönetim süreçlerinin post-modernizasyonu için özgün bir rehber niteliği oluşturmaktadır. Tez çalışmasında elde edilen tüm sonuçların, hava trafik kontrol alanında post-modern yönetim anlayışına geçiş için farkındalık yaratması; post-modern yönetim modeli literatürüne ve bundan sonra konu ile ilgili yapılacak bilimsel çalışmalara katkı sağlayacaktır.

Sivil havacılık işletmeleriTicari havacılıkUluslararası hava taşımacılığı+1
Cankut Aydın
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Eurocontrol slot tahsis sürecinin iyileştirilmesi ve park yeri tahsisi için bir model önerisi

Günümüzde hava taşımacılığına olan talep giderek artmaktadır. Bu artış özellikle havalimanlarında kapasite problemlerine yol açmaktadır. Bu durumda ise bazı havayolu şirketleri istediği her noktaya sefer düzenleyememektedir. Bunun bir düzene konulması için havalimanlarının kaynakları belirli kurallar altında havayolu şirketlerinin ilgili uçuşlarına tahsis edilmektedir. Nitekim bu sürecin getirdiği en büyük olumsuzluklardan biri de havayolu şirketlerinin talep ettikleri zamanlarda operasyon düzenleyememesidir. Çünkü kısıtlı sayıdaki kapasite mevcut talep doğrultusunda paylaşılacağı için bazı havayolu şirketlerinin talep ettikleri operasyon zamanlarından ödün vermesi gerekmektedir. Bu durum ise havayolu şirketlerinin kendileri için stratejik açıdan öneme sahip olan zamanlar yerine atanan gecikmeli zamanlarda operasyon gerçekleştirmeleri anlamına gelmektedir. Her ne kadar bu işleyiş daha sonra iyileştirilmeye çalışılsa da mevcut çözümler yetersiz kalmaktadır. Bu durumda mevcut uçuş planlarının daha kontrollü ve havayolu şirketlerinin güncel taleplerine göre yeniden oluşturulması gerekmektedir. Tez çalışmasında bu amaca yönelik olarak tam sayılı programlama yönteminden yararlanılarak bir optimizasyon modeli geliştirilmiştir. Bu model taktiksel koşulları da göz önünde bulundurarak stratejik safhada bir çözüm üretmektedir. Matematiksel model havayolu şirketlerinin güncel operasyon taleplerini, park pozisyonu çakışmalarını, atanan park pozisyonlarına göre belirlenen taksi sürelerini, park pozisyonunda bulunma sürelerini, operasyonel kısıtları ve pist çakışma durumlarını kontrol ederek uçuşların talep ettiği ve atandığı operasyon zamanlarının arasındaki farkı en küçüklemeyi amaçlamaktadır. Bu sayede hem havayolu şirketlerinin operasyon zamanları talep ettikleri zamana yaklaştırılacak hem de kısıtlı sayıdaki park pozisyonu daha etkin bir şekilde kullanılabilecektir. Tez çalışması kapsamında geliştirilen matematiksel model stratejik safhada karar vericiler tarafından hava trafik akış ve kapasite yönetiminin daha etkin şekilde yapılabilmesi amacıyla kullanılabilecektir.

Soner Demirel
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Serbest rota hava sahasında dinamik ara nokta ataması ile çakışma çözümü

Serbest Rota Hava Sahası uygulamasında, kullanıcılar hava sahasının giriş noktasından çıkış noktasına direkt uçuş planlamaktadır. Çıkış noktasında oluşan olası çakışmalar için hava trafik kontrolörleri seviye değişikliği, vektör tekniği veya hız değişikliği gibi ayırma metotları kullanabilirler. Yoğun trafik akışında, seviyelerin dolu olması durumunda veya uçakların optimum seviyelerinde uçması için vektör ile ayırma yöntemi tercih edilebilir. Kontrolörlerin bu tekniği uygulamasında belirli bir standart yoktur. Bu tez çalışması kapsamında, Serbest Rota Hava Sahasında sektör çıkışında oluşabilecek çakışmaların çözümü için öneri geliştirilmiştir. Çakışmayı vektör tekniği yerine ara nokta üzerinden standart bir yörünge ile çözerek frekans yoğunluğunun azaltılması hedeflenmiştir. Bu öneri, gerçek zamanlı hava trafik kontrol radar simülatörü ortamında, boyutları gerçek sektör yapısına uygun bir hava sahası tasarlanarak yapılan deneylerle sınanmıştır. Bu deneyler, tecrübeli hava trafik kontrolörleri ve hava trafik kontrol bölümü öğrencileri tarafından tamamlanmıştır. Her bir katılımcı ile çakışmalar içeren aynı senaryo iki kere çalışılmıştır. Birincisinde katılımcılardan vektör tekniğini kullanarak çakışmaları çözmesi istenmiştir. İkinci çalışmada önerilen ara nokta ataması yöntemi ile çakışmaları çözmesi istenmiştir. Her iki çalışma için uçaklara verilen talimat sayısı ve radar ekranı üzerinde çakışmaların tespiti ve çözümü için yapılan ölçüm sayıları verileri toplanmıştır. Ayrıca katılımcılara NASA-TLX iş yükü endeksi ve geliştirilen yöntem hakkında fikirlerini soran bir görüşme uygulanmıştır. Elde edilen tüm veriler incelendiğinde ara nokta ataması yönteminde uçaklara daha az talimat verildiği sonucuna ulaşılmıştır. Kontrolörlerin radar ekranında yaptığı çakışma v tespit ölçüm sayısında farklılık gözlemlenmemiştir. Ancak çözüm sağlandıktan sonra yapılan doğrulama ölçümlerinde ara nokta yöntemi için daha az ölçüm yapıldığı gözlemlenmiştir. Bu yöntem kontrolörlerin tekrar ölçüm ihtiyacını azaltmaktadır.

Frekans yoğunluğuGerçek zamanlı benzetimHava sahası+2
Erkan Gölcük
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Paralel toplama noktası sistemine sahip çok pistli havalimanlarında pist çizelgeleme problemi için çok amaçlı stokastik programlama modeli

Toplama Noktası Sistemi (PMS) 2006 yılında EUROCONTROL Deney Merkezi'nde (EEC) yürütülen gerçek zamanlı simülasyonlar sonucunda ortaya koyulmuştur. Bu sistem terminal manevra sahasında uçakların sistematik bir şekilde sıralanmasına olanak vermektedir. Paralel Toplama Noktası Sistemi (P-PMS) ise yoğun havalimanlarında birden fazla PMS'nin karşılıklı konumlandırılması şeklinde uygulanmaktadır. P-PMS'de uçakların geliş yönleri farklılaştığı için her bir uçak rüzgârdan farklı oranlarda etkilenebilmektedir. EEC'de yapılan deneylerde özellikle P-PMS'de rüzgârın sıralama bacaklarına dik geldiği durumlarda sistemin kullanımının hala makul ancak tek PMS'ye göre daha zor olduğu belirtilmiştir. Hava trafik kontrolörlerinin bu tür bir yapıda özellikle yoğun trafiklerde verimli ve sistematik bir sıralama yapabilmeleri zorlaşmaktadır. Ayrıca P-PMS ile çoklu paralel piste sahip büyük havalimanlarında geliş ve kalkış uçaklarına yeniden pist ataması yapılarak paralel pistlerden en yüksek verimin alınması da oldukça önemlidir. Ancak bu tür havalimanlarında farklı bir piste atanan uçağın taksi süresi ciddi oranda artabilmektedir. Taksi süresinin artması da önemli maliyetlere ve yolcu memnuniyetsizliğine yol açabilmektedir. Rüzgâr belirsizliği ve uçaklarının taksi sürelerinin farklılaşması kapasite ve gecikmeler üzerinde etki edebilecek önemli faktörler olmalarına rağmen PMS'de sıralama ve çizelgelemelerin eniyilenmesini ele alan birçok çalışmada göz ardı edilmiştir. Bu çalışmada rüzgâr belirsizliği ve taksi süreleri dikkate alınarak P-PMS'ye sahip paralel pistli havalimanlarında pist çizelgeleme problemi için toplam yakıt tüketiminin, toplam uçuş süresinin ve toplam gecikmelerin enküçüklenmesi amaçlarıyla sırasıyla deterministik tek amaçlı, deterministik çok amaçlı, stokastik tek amaçlı ve stokastik çok amaçlı matematiksel modeller geliştirilmiştir. Sonuç olarak rüzgâr ve taksi sürelerinin yakıt tüketimlerini, uçuş sürelerini, gecikmeleri ve pist tercihlerini nasıl etkilediği ortaya koyulmuş ve karar vericilere öngörü sağlanmıştır.

Sivil havacılıkStokastik programlamaTicari uçaklar+2
Kadir Dönmez
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Hava trafik kontrolde kontrolör - pilot iletişim problemleri ve CPDLC kullanımı

Hava trafik kontrol hizmetlerinde kontrolörler ile pilotlar arasında zaman zaman iletişim problemleri yaşanmaktadır ve yaşanan iletişim problemleri çeşitli hatalara yol açmaktadır. Bu çalışmada hava trafik kontrol hizmetlerinde iletişim prosedürleri irdelenmiş, hava trafik kontrolörleri ile pilotlar arasında yaşanan başlıca iletişim problemlerine değinilmiş ve bu problemlerin etkileri hakkında bilgi verilmiştir. Bu çalışmanın amacı kontrolörler ile pilotlar arasında meydana gelen iletişim problemlerini incelemek, iletişim problemleri sonucu meydana gelen hataları engellemek veya azaltmak için kullanılabilecek bir sistem olan CPDLC (Controller-Pilot Data Link Communication – Kontrolör-Pilot Veri Bağlantı İletişimi) kullanımını değerlendirmek ve Türkiye'de görev yapmakta olan hava trafik kontrolörlerinin CPDLC sistemine bakış açılarının araştırılmasıdır. Bu araştırmada veri toplamak amacı ile nicel yöntemlere ilişkin anket tekniği tercih edilmiştir. Katılımcıların demografik yapıları, daha önce yaşamış oldukları iletişim problemleri ve bu problemler nedeniyle bir hadise ile karşılaşma durumları ve son olarak CPDLC sistemine bakış açıları hakkında veriler 5'li Likert ölçekli anket ile toplanarak SPSS ve istatistiksel yöntemlerle analiz edilmiştir.

Hava trafik kontrolörüKişiler arası iletişimSesli iletişim+2
Serkan Emre Ayhan
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Alçalma ve tırmanma profilindeki verimsizliklerin uçuş verileri ve hızlı zamanlı simülasyon kullanılarak yakıt tüketimi ve emisyon üzerindeki etkilerinin analizi

Havacılık faaliyetlerinden kaynaklı yakıt tüketimi ve emisyonu azaltmak için uygulanan birçok strateji mevcuttur. Bu stratejiler arasında, uçak operasyonları kapsamında bulunan devamlı alçalma operasyonları (CDO) ve devamlı tırmanma operasyonları (CCO) terminal kontrol sahası (TMA) içerisindeki geliş ve kalkış operasyonlarından kaynaklı yakıt tüketimini ve emisyonu azaltacak en önemli operasyonel yöntemlerdendir. Bu çalışmada, geliş ve kalkış trafiklerinin süre, yakıt tüketimi ve emisyon bakımından dikey verimlilik analizleri gerçekleştirilmiştir. Dikey verimlilik analizini gerçekleştirmek için uçuş verilerine dayalı CCO/CDO tasarım yöntemi sunulmuş ve bu yöntem kullanılarak analizler gerçekleştirilmiştir. Dikey verimlilik analizi yapılırken gerçek alçalma ve tırmanma profilleri referans senaryoyu oluşturmuştur. Referans senaryolar ile kıyaslamak üzere geliş trafikleri için 3-derece alçalma açısı ve minimum itki kısıtı altında tasarlanan CDO profilleri; kalkış trafikleri için ise maksimum itki ve maksimum dikey hız kısıtları altında tasarlanan CCO profilleri oluşturulmuştur. Geliş ve kalkış trafiklerinin profilinde meydana gelen verimsizlik nedenleri arasında yol noktası kısıtları, bekleme prosedürleri ve hız rejimi değişiminin etkili olduğu görülmüştür. Örneklem olarak seçilen Trabzon havalimanı için tasarlanan CCO profilleri ortalama % 5,1 süre ve % 8 yakıt; CDO profilleri ise ortalama % 3,9 süre ve % 7,8 yakıt tasarrufu ile sonuçlanmıştır.

EmisyonTırmanmaUçuş+1
Hakkı Aksoy
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye ve komşu uçuş bilgi bölgeleri için bütünleşik serbest rota hava sahası uygulaması ve etkileri

Avrupa hava sahasında 2008‟den beri SESAR öncülüğünde uygulamaya koyulan ve giderek yayılan serbest rota hava sahası (FRA) ve bütünleşik serbest rota hava sahası (Cross-border FRA) uygulamaları bu çalışmaya konu olmuştur. Çalışmada Türkiye hava sahasının en yoğun günlerinden biri olan 9 Ağustos 2019 tarihine ait AIRAC verileriyle oluşturulan NEST hızlı zamanlı simülasyon programının çıktıları kullanılmıştır. Simülasyon modelleri Türkiye ile Bulgaristan, Romanya, Ukrayna ve Moldova‟nın farklı kombinasyonlarda bir araya gelerek FL285 ve üzerinde Cross border FRA uygulayacakları şekilde oluşturulmuştur. Elde edilen simülasyon çıktıları ışığında 5 Durum değerlendirilmiştir. İlgili hava sahalarına Cross-border FRA uygulanması durumunda uçuş mesafesi, yakıt ekonomisi, çevresel etki gibi hususlar uçuş yörüngelerine ve Türkiye hava sahasına olan etkileri açısından incelenmiştir. İncelemelerde Ukrayna hava sahasının açılmasının çevre ülkelere ve uçuşlara olan etkisi dikkat çekmiştir. Ukrayna hava sahasının açılmasıyla uçuş mesafelerindeki düşüşün yanında Türkiye hava sahasındaki katediş mesafelerinin azalması da gözlemlenmiştir. Ukrayna hava sahasının açık olduğu 3 Durum, analizlerde yakın sonuçlar vermiştir. Neticede Türkiye ve Ukrayna arasında gerçekleştirilecek Cross-border FRA operasyonlarının daha uygulanabilir olabileceği sonucuna ulaşılmıştır.

BenzetimHava sahasıTasarım+1
İlker Ayhan Özcan
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yaklaşma kontrol simülasyonu eğitiminde egzersiz zorluk derecelerinin farklı gruplar üzerindeki verimlilik ve performans etkisinin incelenmesi

Her geçen yıl karmaşıklaşan hava sahası yapısı ve gelişmiş teknoloji ile desteklenen hava trafik kontrol ünitelerinde çalışacak kontrolörlerin eğitimler sürekli olarak geliştirilmelidir. Eğitim tasarımında yenilikçi yaklaşımlar hava trafik kontrol eğitiminin özellikle uygulamalı alanı için sürekli gelişmeli ve kişilerin farklı öğrenme yapılarına uygun hale getirilmelidir. Bu amaçla, bu çalışmada eğitim tasarımına ışık tutabilecek veriler elde etmek üzere hava trafik kontrol öğrencileri üzerinde gerçek zamanlı simülasyon ortamında deneyler yapılmıştır. Bu deneyler dört farklı zorluk seviyesindeki radar yaklaşma simülatörü egzersiz senaryoları ile uygulanmış ve öğrencilerin performans ve verimlilik incelemesi yapılmıştır. Ayrıca öğrencilerin not ortalamaları, bilişsel yetenek puanları ve söz konusu derste tecrübeli olup olmadığı gibi farklı bireysel özellikleri ile performans ve verimlilik değerleri ilişkilendirilmiştir. Elde edilen veriler doğrultusunda hava trafik kontrol eğitiminde öğrencilerin simülatör derslerindeki başarılarını etkileyen faktörler irdelenmiştir. Deneyler sonucunda deneyimli gruba mensup öğrencilerin verimlilik performanslarının daha yüksek olduğu ve deneyimsiz grubun 1. derece kritik hatalardan sakındığı ancak deneyimli gruba göre verimli çalışamadığı görülmüştür.

Hava trafik kontrolörüHava trafiğiRadar sistemleri
Çağla Yıldızlar
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çoklu paralel pistler için pist atama optimizasyonu

Havacılık sektörü son yıllarda hızla gelişmekte olan bir sektördür ve dolaysıyla birtakım sorunları da beraberinde getirmektedir. Günümüzde artan havacılık faaliyetleriyle birlikte hava trafiğinin daha etkin bir şekilde yönetilmesi önem kazanmaktadır. Hava trafiğinde artan iş yükününün azaltılması ve mevcut kaynakların daha verimli kullanılması için çözüm yolları aranmaktadır. Bu çalışmada hava trafik yönetim sisteminin temel problemlerinden biri olan pist atama probleminin çözüm için yer hareketlerinde harcanan toplam yakıt tüketimini en küçüklemeyi amaçlayan karma tam sayılı programlama modeli önerilmiştir. Gerçeğe uygun bir şekilde oluşturulan modelde kullanmak üzere uçak tiplerine göre yakıt tüketimi geniş bir yelpazede incelenerek, her bir park pozisyonundan her bir piste olan ortalama taksi süresi incelikle analiz edilmiştir. Çoklu paralel pistlere verilen önem her geçen gün arttığı için ülkemizdeki en yoğun havalimanı olan ve çoklu paralel pist operasyonlarının uygulandığı İstanbul Havalimanı verileriyle elde edilen senaryolarla karşılaştırma yapılarak sunulan modelin sonuçları incelenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre sunulan modelin yer operasyonları harcanan toplam yakıt tüketim değerlerinde %6,6 ile %14,4 arasında iyileştirme meydana getirdiğini göstermiştir.

Sivil havacılık
Ayşe Güven
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Analysis of unmanned aircraft systems occurrence reports in the scope of ICAO safety management system perspective

The use of unmanned aerial vehicles is becoming more widespread in the world every day, and easy access and use is one of the biggest factors in this spread. With the diversification of usage areas and needs and the advancement of technology, unmanned aerial vehicle systems are designed with various performances and capabilities. This makes it difficult to gather unmanned aerial vehicle systems under certain standards. Many classification methods have been created for military and civilian purposes, but none of them have a specific standard classification. These systems, which can be considered as new users of the airspace, should give priority to the safety management system, like all users, and should deal with the safety management system components and with them develop their systems and operations. In this study, occurrence reports of unmanned aerial vehicles were collected and examined under the ICAO standards. The data in the reports were classified into a single standard, analyzed reactively from the perspective of the safety management system, according to ICAO classifications, and statistics were created. It has been observed that research on unmanned aerial vehicle systems and their relations with safety systems has increased today and it is thought that this thesis will benefit the studies to be done in the future.

Osman Atilla Altıntaş
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Terminal hava sahası karmaşıklığı faktörlerinin çok kriterli karar verme yöntemleri kullanılarak incelenmesi

Hava trafik operasyonları ve bu operasyonlardan sorumlu hava trafik kontrolörleri emniyetli uçuş operasyonlarının gerçekleştirilmesi konusunda önemli bir rol oynamaktadır. Karar verme sürecinde Hava Trafik Kontrolörü (ATCo) için oluşan zorluklar, ATCo'nun kararlarını etkilemekte ve yanlış kararlar vermesine sebep olabilmektedir. Bu çalışmanın amacı Yaklaşma Kontrol (APP) ünitesinde Hava Trafik Kontrol (ATC) hizmeti verilirken Terminal Hava Sahası (TMA) karmaşıklığına etki eden faktörlerin incelenmesi ve ATCo perspektifi ile ağırlıklandırılarak önem derecelerinin ortaya koyulmasıdır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden anket tekniği uygulanarak veriler elde edilmiştir. Birinci çalışma grubu 40 ATCo'dan, İkinci çalışma grubu ise 20 ATCo'dan oluşmaktadır. Çalışmada karmaşıklığı etkileyen faktörlerin etkisini tespit etmek amacıyla ilk olarak hava sahası karmaşıklığına etki eden faktörler açıklanmıştır. Faktörlerin karmaşıklık yaratıp yaratmadığına yönelik sonuçlar İçerik Geçerlilik Yöntemi ile, bu faktörlerin karmaşıklığa ne kadar etki ettiğine ilişkin kriter ağırlıkları sonuçları En İyi-En Kötü Yöntemi ile ele alınmıştır. Elde edilen verilere göre hava sahasında karmaşıklığa yol açan en önemli faktör Kesişen Rotalarda Birleşme/Kesişme/Hotspot Sayısı olarak belirlenmiştir. Çalışma sonuçları ATCo'lar tarafından değerlendirilmiş ve global ağırlıklandırmadan ziyade ana kriter ve lokal ağırlıklandırmanın tutarlı olduğu anket sonrası yapılan görüşmelerde tespit edilmiştir.

Sivil havacılık
Eray Kaçar
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Geliş trafiklerinin sıralanmasında bulanık mantık yaklaşımı

Günümüzde havayolu taşımacılığına olan talebin artış göstermesi, beraberinde hava trafiğinin de artışına neden olmaktadır. Bu durumda, daha fazla sayıda hava trafiğinin emniyetli, düzenli ve hızlı bir şekilde yürütülmesi gerekmektedir. Yoğun trafikten dolayı özellikle havada yaşanacak beklemeleri azaltmak için inişe gelen trafiklerinin doğru ve adil şekilde sıralanması önemlidir. Bu çalışmada bulanık mantık yöntemi ile geliş trafiklerinin sıralanması amaçlanmıştır. Sıralama için hız, mesafe, irtifa parametreleri kullanılmıştır. Trafik verilerinin toplanmasında Eskişehir Teknik Üniversitesi Hava Trafik Kontrolü Bölümü'nde yer alan Hava Trafik Simülasyon Laboratuvarı'ndan faydalanılmıştır. Terminal kontrol sahası içerisindeki geliş trafiklerinin simülatördeki mevcut sıralaması ve bulanık mantık yönteminden elde edilen sıralama sonuçları karşılaştırılmıştır. Her iki trafik sıralama sonuçlarının birbiri ile örtüştüğü sonucuna varılmıştır. Bu çalışma, hava trafik kontrol alanında bulanık mantık yönteminin kullanılması ile literatüre katkı sağlayacaktır.

Gülseren Yeşil
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Olumsuz hava koşulları altında trafik akışının eniyilenmesi

Bu çalışma, hava trafik yönetiminin temel unsurlarından biri olan yörünge optimizasyonunu ele almakta ve özellikle konvektif hava koşulları altında uçuş rotası planlamasının zorluklarına odaklanmaktadır. Yörünge optimizasyonunun genel amacı, hava trafik akışını daha emniyetli ve verimli hale getirerek operasyonel verimliliği artırmaktır. Konvektif hava koşulları, dolu, rüzgâr kırılması, yıldırım ve şiddetli buzlanma gibi unsurları içerir, bu da uçaklar için emniyet riskleri oluşturur. Bu nedenle, pilotların bu bölgelerden kaçınması esastır. Ancak, konvektif hava koşulları nedeniyle uçakların planlanan rotalarından sapmaları, hava trafik akışında bozulmalara ve gecikmelere yol açabilir. Bu çalışmada, konvektif hava koşullarının etkisi altında uçuş rotası optimizasyonunun önemi incelenmiştir. Konvektif alanlardan kaçınma ve potansiyel çakışmaların çözümü, deterministik ve stokastik modellerle ele alınmıştır. Deterministik modelde, konvektif alanların sabit olduğu varsayılmış ve uçakların bu alanlardan çakışmasız bir şekilde kaçınarak optimizasyonu yapılmıştır. Stokastik model ise rüzgâr belirsizlikleri hesaba katılmıştır. Ayrıca, Kayan Ufuk Kontrolü yaklaşımı ile konvektif alan dinamikleri dikkate alınarak problem daha gerçekçi bir şekilde ele alınmıştır. Geliştirilen modellerin amacı, uçakların konvektif alanlardan kaçınarak toplam uçuş süresini minimize etmektir. Çalışma sonucunda stokastik modelin, deterministik modele göre sağladığı avantajlar belirlenmiş ve konvektif hava koşullarının hava trafik yönetimine etkisi değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlar, hava trafik kontrolörleri ve pilotların daha etkili kararlar alabilmeleri için önemli bir temel oluşturmaktadır. Geliştirilen algoritmalar, karar destek ve/veya otomasyon sistemleri üzerine inşa edilerek, hava sahasındaki uçakların rotalarını daha etkili ve koordineli bir şekilde planlamayı sağlayabilecek potansiyeldedir. Bu yaklaşımın uygulanması, pilotlar ve kontrolörlerin iş yükünü azaltacak, buna bağlı olarak da emniyet, verimlilik ve hava trafik yönetimi kapasitesi açısından olumlu sonuçlar doğuracaktır.

Zekeriya Kaplan
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

İnsansız hava araçlarının çok düşük seviyeli operasyonlarında hava trafik yönetimi

İnsansız hava araçlarının kullanım alanlarının artmasıyla, farklı irtifalarda ve coğrafi bölgelerde operasyon sayıları da artmaktadır. Bu operasyonlar içerisinde yer seviyesinden 400 ft yüksekliğe kadar gerçekleştirilmekte olan operasyonlar, çok düşük seviyeli (VLL) insansız hava aracı operasyonları olarak tanımlanmaktadır. Artan VLL operasyonları bu seviyedeki trafikler için sistematik bir düzenleme ve standardizasyon ihtiyacını da beraberinde getirmiştir. Hava sahası paydaşlarının ihtiyaçlarını dikkate alarak emniyet, verimlilik ve ekonomi arasında uzlaştırıcı çözümler bulmak hava trafik yönetiminin sorumluluğundadır. Bu doğrultuda, VLL operasyonlarının uygulanması için gerekli ortamı ve hizmetleri sağlamak amacıyla hava trafik yönetiminde tamamlayıcı kavramlar geliştirilmiştir. Amerika Birleşik Devletleri'nde geçerli olan Federal Havacılık İdaresi insansız hava aracı hava trafik yönetimi FAA-UTM kavramı ile Avrupa'da U-Space çerçevesinde öngörülen Avrupa insansız hava aracı trafik yönetimi sistemleri için operasyon kavramı CORUS, kontrollü ve kontrolsüz hava sahasında insansız hava aracı operasyonlarının emniyetli, verimli ve esnek bir şekilde yürütülmesi için önemli yaklaşımlar sunmaktadır. Her iki kavramda VLL insansız hava aracı operasyonlarını mevcut hava sahasına entegre etmek ve tüm hava sahası kullanıcıları arasındaki iletişimi kolaylaştırmak için hizmetleri, prosedürleri, süreçleri ve gereksinimleri tanımlamaktadır. Bu çalışmada, bu iki kavrama ilişkin düzenlemelerin benzerlik ve farklılıkları tartışılmıştır. Mevcut kavramlardan yararlanarak Ülkemizde VLL insansız hava aracı trafikleri ekosisteminin geliştirilmesi için bir değerlendirme yapılmıştır.

Saide Nihan Sert
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Alçalma fazındaki en etkin yakıt akışına sahip uçuşların panel veri ve stokastik sınır analizi yöntemleri ile gerçek uçuş verilerine dayalı belirlenmesi

Hava trafiğinin giderek artış göstermesi, terminal kontrol hava sahasının en iyi şekilde kullanılmasını gerektirmektedir. Bu çalışmada ülkemizin hava trafik sayısı bakımından en yoğun ikinci havalimanı olan Sabiha Gökçen Havalimanı'nda uygulanan toplama noktası sistemine (PMS) dayalı standart geliş rotasını kullanan uçakların yakıt akışının teknik etkinlik analizinin yapılması amaçlanmıştır. Uçaklarda yakıt akışını etkileyen birçok faktör bulunmaktadır. Uçuş süresi, irtifa, uçuş yol açısı (FPA), hakiki hava hızı (TAS), mesafe, motor fan hızı (N1), sıcaklık ve dikey hız (ROD) tespit edilen değişkenlerdir. Bu değişkenler dikkate alınarak yakıt akışı ile ilişkisi yüksek olan değişkenler Panel Veri Analizi ve Stokastik Sınır Analizi yöntemleriyle analiz edilmiş, sırasıyla model analizi ve teknik etkinlik analizi yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, etkin ve etkin olmayan uçuşlar belirlenmiştir. Belirlenen hız aralıklarına göre etkin ve etkin olmayan uçuşların FPA ve yakıt akışları incelenmiştir. Aynı hız aralığı (231-270kt) göz önüne alındığında etkin uçuşların 2,5-3,0 FPA, etkin olmayan uçuşların ise 3,5-4,0 FPA'lar ile alçaldığı gözlenmiştir. Yüksek FPA'lar ile alçalan trafiklerin daha fazla yakıt tüketimine neden olduğu görülmüştür. Alçalmaların 2,5-3,0 FPA ile yapılması durumunda yakıt tüketimi açısından daha etkin uçuşların gerçekleştirildiği sonucuna varılmıştır.

Serkan Aslaner
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Hava trafik kontrolde ayırma yöntemlerinin uçak emisyonları üzerindeki etkisinin optimizasyonu

Saha kontrolde çalışan hava trafik kontrolörleri, uçuş yörüngeleri kesişen uçaklar arasındaki çakışmayı önlemek için hız, seviye ve vektör manevrası yöntemlerden biri veya birkaçını kullanabilmektedir. Seçilen çözüm yöntemi, verimli bir hava trafik yönetimi için önem arz etmekle birlikte en uygun yöntemin seçimi zaman baskısı, yorgunluk, stres gibi durumlar nedeniyle her zaman mümkün olmayabilir. Bu problemlere bir çözüm sunmak amacıyla bu tez kapsamında çakışma önleme yöntemlerinin uçakların yakıt ve emisyonuna etkilerini en aza indirmek için matematiksel model ve genetik algoritma tabanlı bir yaklaşım sunulmaktadır. Uçakların yakıt tüketimi ve NOx emisyonlarını tahmin etmek amacıyla gerçek uçuş verileri kullanılarak regresyon modelleri geliştirilmiş ve bu modeller matematiksel modele kısıt olarak tanıtılmıştır. Ayrıca, literatürdeki yaygın yaklaşımdan farklı olarak, model herhangi bir çakışma çözüm yönteminin kullanılmasına imkân tanımaktadır. Bu yönleriyle, bu tez çalışması, daha gerçekçi ve bütüncül bir yaklaşım sunmaktadır. Sonuç olarak genetik algoritma 2 uçak içeren bir senaryo için LINDO çözücüsünün bulduğu optimum çözümü bulabilmektedir. Uçak sayısı arttıkça LINDO çözücüsünün çözüm verme süresi üstel olarak artarken genetik algoritma çok daha makul sürelerde ve daha iyi sonuçlar üretmektedir. Ayrıca yakıt tüketimini ve NOx emisyonunu en küçükleyen çakışma çözüm stratejilerinin benzer olduğu görülmüştür. Bu tez çalışması, hava trafik kontrolörlerinin çakışma çözümünü daha verimli bir şekilde ele almasına katkı sağlayarak uçuş emniyetinin artırılması ve çevresel etkinin azaltması konusunda önemli bir potansiyele sahiptir.

Mustafa Özdemir
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Genel ve operasyonel hava trafiğinin yer aldığı hava sahalarında mevcut kısıtların incelenmesi ve kısıtlara uygun yaklaşma prosedürlerinin tasarlanması

Havacılık sektöründeki her geçen gün artan talep beraberinde hava trafiğinde de artış oluşturmaktadır. Hava trafiğindeki artışa rağmen havacılık emniyetinden ödün vermeden mevcut talebi yakıt ve zaman tasarrufu sağlayacak şekilde karşılamak gerekmektedir. Bu doğrultuda uçuşu etkileyen mânialar, yasaklı/tahditli/tehlikeli sahalar ve diğer uçuşların yarattığı etkileşimler nedeniyle uçuş rotasının etkin ve verimli olması için düzenlemelere ihtiyaç vardır. Uluslararası kurallar çerçevesinde emniyetli uçuşun sağlanması, insan hatalarını ortadan kaldırılması ve iş yükünün azaltılması amacıyla önceden hazırlanarak yayımlanan prosedürlerle uçuş rotası düzenlemeleri yapılmaktadır. Birden fazla havalimanı bulunan yoğun hava sahalarında farklı tip uçakların farklı görevler icra etmesi, coğrafi koşullar ve yoğun nüfuslu yerlerde uçuşlara getirilen kısıtlar gibi pek çok faktör uçaklar için en uygun prosedürün uygulanmasını mümkün kılmamaktadır. Ancak gelişen teknolojinin de yardımıyla Performansa Dayalı Seyrüsefer (Performance Based Navigation, PBN) uygulamaları bu durumlarda pilota ve hava trafik kontrolörüne büyük kolaylık sağlayarak emniyetli, etkin ve verimli uçuşun yapılmasını sağlamaktadır. Bu çalışmada, yoğun hava trafik faaliyeti yürütülen Ankara Terminal Kontrol Sahasında (Terminal Control Area, TMA) bulunan Etimesgut meydanı için mevcut olan pek çok kısıt altında Standart Geliş Rotası (Standart Arrival Route, STAR) önerilerek tasarlanmıştır. Tasarlanan STAR ile elde edilen avantaj ve dezavantajlar irdelenmiştir.

Askeri havacılıkHava sahasıHava trafik kontrolörü+5
Osman Polat
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Havalimanı gürültü haritalarının IMPACT ile oluşturulması: Sabiha Gökçen Havalimanı uygulaması

Hava taşımacılığına talebin giderek artması ile hava trafik operasyon sayısı da artmaktadır. Bu artışla beraber, özellikle yerleşim yerlerine yakın konumlandırılmış havalimanlarının çevresinde yaşayan insanlar meydana gelen uçak gürültüsünden oldukça etkilenmektedir. Havaalanı gürültüsünden etkilenen bireylerde yaşam kalitesinin düşmesi, baş ağrıları, kaygı, depresyon ve artan stres seviyeleri gibi olumsuz sonuçlar görülebilmektedir. Bu çalışma, Türkiye'nin en yoğun hava trafiğine sahip havaalanlarından biri olan ve şu anda yerleşim alanı içerisinde bulunan İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı (SAW) için gürültü haritaları oluşturmayı amaçlamaktadır. Belirli bir gün için SAW'a düzenlenen iniş kalkış operasyonlarına ait gerçek trafik verileri FlightRadar24'ten alınarak veri seti oluşturulmuştur. Oluşturulan veri seti kullanılarak Avrupa Hava Seyrüsefer Emniyeti Teşkilatı (European Organization for the Safety of Air Navigation, Eurocontrol) tarafından geliştirilen IMPACT gürültü modeliyle SAW'a ait mevcut pist başları için gürültü haritaları çıkartılmıştır. Elde edilen haritalar; gürültüye maruz kalan bölgeler, binalar, kurumlar ve ortak kullanım alanlarını değerlendirmek amacıyla analiz edilmiş ve bu veriler ışığında gürültü değerlendirmesi yapılmıştır.

Aslı Bağdat
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Terminal hava sahasında meteorolojik olaylardan kaynaklanan gecikmelerin yapay zekâ kullanılarak tahmini

Bu tez, terminal hava sahasında meteorolojik olayların neden olduğu uçuş gecikmelerinin yapay zekâ ile tahmin edilmesini incelemektedir. İstanbul Havalimanı'ndan elde edilen uçuş ve meteorolojik veriler kullanılarak, regresyon ve sınıflandırma temelli makine öğrenmesi modelleri geliştirilmiştir. Çalışma, veri dengesizliği ve nadir olayların temsili gibi zorlukları ele almış; ADASYN ve CTGAN gibi veri artırma teknikleriyle bu sorunlara çözümler önerilmiştir. LightGBM ve H2O AutoML gibi ileri yöntemler, gecikme sürelerini ve kategorilerini yüksek doğrulukla tahmin etmede başarılı bulunmuştur. SHAP analizleri, düşük görüş mesafesi ve alçak bulutlar gibi faktörlerin gecikmeler üzerindeki belirleyici etkisini ortaya koyarak, modelin başarısının operasyonel gerçekliklerle örtüşen örüntüleri öğrenme kabiliyetinden kaynaklandığını doğrulamıştır. Bu çalışma, karmaşık havacılık operasyonlarında meteorolojik gecikmeleri öngörmek için yorumlanabilir ve güçlü bir metodolojik çerçeve sunmaktadır.

Askeri havacılıkHavacılık meteorolojisiSivil havacılık+5
Mustafa Servet Özçınar
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

ICAO uçak kategorilerine göre tek pist sistemi için kapasite hesaplamalarında kullanılacak analitik bir model

Havaalanları, havayolu ulaştırma sistemi içerisinde uçuşların başladığı ve bittiği yerler olarak önemli bir yer tutmaktadır. Havalanlarının yapımı ve işletimindeki maliyet faktörleri göz önüne alınacak olursa, hizmet verilecek olan hava trafiğinin sayısı, tipi ve operasyon özelliklerinin ileriye yönelik olarak mümkün olduğunca gerçeğe yakın tahmin edilmesi gerekmektedir. Bu çalışmada havaalanlarının hava tarafının bir elemanı olan pist kapasitesi üzerinde durulacak ve havaalanları hava tarafı teorik kapasitesini hesaplamak için kullanılacak analitik bir yöntem verilecektir. Pist kapasitesi üzerinde yapılan çalışmalar gözlemlere dayalıdır. Bu çalışmada meşguliyet zamanları, uçuş mekaniği prensiplerine ve Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatı?nın yayınlarında yer alan uçaklar arası ayırma esaslarına dayalı olarak hesaplanmıştır.

Serkan Bayar
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Havaalanı hareket sahalarındaki trafik akışı için farklı amaçları ele alan çok aşamalı bir sezgisel model

Havayolu taşımacılığı küresel ölçekte faaliyet gösteren, teknolojik yenilik ve değişimlere hızlı adapte olan bir ulaşım sistemidir. Havayolu ulaşımına olan talebin her geçen yıl belirli bir oran dahilinde artması bu ulaşım sistemi için tıkanıklıkları, gecikmeleri ve hizmet aksaklıklarını da beraberinde getirmektedir. Bu sebeple havaalanlarında park pozisyonlarının etkin ve verimli kullanılması, uçaklar için manevra sahası trafiğini rahatlatacak rotaların belirlenmesi ve terminal binasındaki yolcu yürüyüş sürelerinin kısalması havayolu taşımacılığında önemli rol oynamaktadır. Bu tez çalışmasının temel amacı, yoğun havaalanlarında uçak park yerleri ve taksi yollarında yaşanan toplam gecikmeleri ve tıkanıklıkları azaltmak, inen ve kalkan uçakların taksi sürelerini kısaltarak trafik akışını hızlandırmak, körüklü ve açık park pozisyonlarının kullanım oranlarını daha dengeli paylaştırmak ve hizmet verilen uçak sayısında iyileşme sağlamak için meydan hava trafik kontrol (ATC) ve ramp kulelerini koordineli şekilde kullanabilecek ve geleneksel sistemlere göre insan faktörlerinin etkilerini en aza indirebilecek ve son dakika değişikliklerine karşı çözüm üretebilecek, park yeri ve taksi rotası tahsisine yönelik dinamik kriterli sezgisel bir algoritmanın geliştirilmesidir. İlk etapta bir uçak için uygun çözüm kümesini azaltacak sezgisel eliminasyon algoritması geliştirilmiş ve park yeri kullanımı standart sapma süresi, uçak taksi ve yolcu yürüyüş süresini azaltan amaç fonksiyonları oluşturulmuştur. Daha sonra oluşturulan bu modelin GAMS çözümünden ne kadar uzaklaştığı ve bu uzaklaşmanın algoritmanın çözüm süresi bakımından ne kadar göz ardı edilebileceği araştırılmıştır. Son olarak da önerilen modelin mevcut durum ile karşılaştırması yapılmıştır. Dinamik kriterli sezgisel algoritmanın durum değişikliklerine karşı mevcut durum modeline göre hem taksi hem de yolcu yürüyüş süresi bakımından fayda sağladığı görülmüştür.

Sivil havacılıkSivil havacılık işletmeleriTicari havacılık+1
Orhan Ertuğrul Güçlü
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

21. yüzyıl havacılık olaylarında operasyon organizasyon ilişkisi: İnsan faktörleri analiz ve sınıflandırma sistemi uygulaması

Havacılık tarihi boyunca meydana gelen kazalardaki insan faktörlerinin incelenmesi adına birçok model ortaya koyulmuştur. Bu modellerden literatürde en yaygın kullanılan model olan İnsan Faktörleri Analiz ve Sınıflandırma Sistemi (HFACS) Shappell ve Wiegmann tarafından 2000 yılında ortaya koyulmuştur. HFACS Reason'un İsviçre Peyniri Modeli'ne dayanmaktadır. Reason'un modelinin en büyük eksikliği kaza sonrası uygulanabilirliğidir. Bu, reaktif (sonuç odaklı) bir yaklaşımdır. Ancak bu çalışmada Reason'un modelinin geliştirilmiş hali olan HFACS kazalara değil havacılık olaylarına uygulanmıştır. Bu yaklaşım proaktif (ön eylemci) bir yaklaşımdır. Dolayısıyla bu yaklaşımla, Reason'un modelinin en büyük eksikliği üstünlüğe çevrilmiştir. Ayrıca bu çalışmada, insanoğlunun bulunduğu yüzyılda beraber yaşadığı tehlikelerin farkına varması adına, 2000-2016 yılları arasında meydana gelen havacılık olaylarına odaklanılarak gerçekçi bir yaklaşım sergilenmiştir. Sonuç olarak Ulusal Taşımacılık Emniyeti Kurulu (NTSB) veri tabanından elde edilen, 2000-2016 yılları arasında meydana gelen 324 adet havacılık olay raporu incelenmiş ve bu raporlar arasından kokpit ekibi kaynaklı olanlar HFACS kullanılarak analiz edilmiştir. Analizler sonucunda, havacılık olaylarındaki insan faktörlerinin kök sebepleri tespit edilmiştir. Ayrıca geleneksel HFACS analizlerinden farklı olarak, yaşanan havacılık olaylarında örgüt ve yönetim seviyesinde meydana gelen hata veya ihlaller ile kokpit ekibinin emniyetsiz davranışları arasındaki ilişki istatistiksel olarak ortaya koyulmuştur.

Kadir Dönmez
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Hava trafik akışında gecikmeleri enküçükleyen iki aşamalı çözüm yaklaşımı

Bu çalışma kapsamında serbest rotalı hava sahalarındaki uçuş operasyonlarında meydana gelebilecek çakışmaların çözümlerinden kaynaklanan gecikmeler ile çözüm manevralarının neden olduğu yakıt sarfiyatının en küçüklenmesine yönelik iki aşamalı bir çözüm yaklaşımı ortaya konmuştur. Bu yaklaşım ile hava trafik yönetiminde uçuşların çevrim içi stratejik kontrolü aşamasında kullanılabilecek bir karar destek sistemine matematiksel bir temel sağlanması amaçlanmaktadır. Çözüm yönteminin ilk aşamasındaki matematiksel model uçakların çakışmalardan kaynaklı gecikmeleri en küçüklenmek için mevcut sektör giriş noktalarının her iki yanına alternatif giriş noktası açılarak uçakların en uygun giriş noktasından sektöre giriş yapmaları sağlanmaktadır. İkinci aşamada ise gecikme sürelerine uygun ve aynı zamanda çakışmadan kaynaklı ekstra yakıt sarfiyatının da en küçükleneceği bir vektör manevrası önerilmektedir. İlk aşamanın çözümü için GAMS/CPLEX kullanılmış fakat makul bir sürede çözüm elde edilememiştir. Bu durumda problemin çözümü için genetik algoritma ve yasaklı arama algoritması çözüm yöntemi olarak kullanılmıştır. Meta sezgisellerin performansının ölçülmesi için küçük ölçekli test problemleri oluşturularak elde edilen sonuçlar GAMS/CPLEX çözücüsünün sonuçları ile karşılaştırılmıştır. Bu karşılaştırma sonucunda her iki algoritmanın da kısa süre içerisinde en iyi çözüme yakın sonuçlar ürettiği görülmüştür. Önerilen yaklaşım ile referans duruma göre büyük boyutlu hava sahalarında meydana gelen çakışmadan kaynaklı gecikmelerde yaklaşık %88, gecikmelerden kaynaklı yakıt sarfiyatlarında ise yaklaşık %90 oranlarında iyileşmeler yapmıştır.

Ramazan Kürşat Çeçen
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Emniyet yönetim sistemi uygulamalarının hava trafik kontrol hizmetlerine katkılarının analizi

EMNİYET YÖNETİM SİSTEMİ UYGULAMALARININ HAVA TRAFİK KONTROL HİZMETLERİNE KATKILARININ ANALİZİ İbrahim TUNÇ Hava Trafik Kontrol Anabilim Dalı Doktora Programı Anadolu Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Haziran 2018 Danışman: Prof. Dr. Aydan CAVCAR Temel amacı sivil havacılık ATM/ATC birimlerindeki EYS uygulama ve süreçlerine pozitif emniyet kültürünün etki ve katkısını tespit ederek, pro-aktivite ile pozitif emniyet kültürünü önceleyen bir EYS modeli önermek olan bu araştırmada nitel ve nicel araştırma yöntemleri birlikte kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Atatürk Havalimanı, Esenboğa Havalimanı, Türkiye Hava Trafik Kontrol Merkezi/Ankara ve DHMİ Genel Müdürlüğünde "Hava Trafik Kontrolörü" olarak çalışan 484 kişiden oluşmaktadır. Anket aracılığıyla toplanan veriler SPSS 25.0 ve AMOS 18 programlarında analiz edilerek ulaşılan bulgular literatür çerçevesinde toplanan bilgiler ışığında değerlendirilmiştir. Araştırma soncunda pozitif emniyet kültürünün algısal ve davranışsal boyutunun EYS yönetim süreçlerinin organizasyonel, prosedürel ve davranışsal boyutlarıyla bu sistemin tümü üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönde bir etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Emniyet kültürünün negatif alt boyutunu oluşturan "suçlama kültürü" ise ATM/ATC sistemlerindeki EYS uygulamaları üzerinde her üç boyutta da zayıf ancak negatif yönde etkileşime neden olduğu tespit edilmiştir. Son olarak araştırma kapsamında ulaşılan bulgulara göre özelde sivil havacılık ATN/ATC birimlerinde, genelde ise sivil havacılık sektörünün tüm operasyon birimlerinde uygulanabilecek nitelikte, pozitif emniyet kültürü ile pro-aktiviteyi önceleyen yeni EYS modeli önerisi geliştirilmiştir. Anahtar Sözcükler: Hava trafik yönetimi (HTY), Hava trafik kontrolü (HTK), Emniyet yönetim sistemi (EYS), Pozitif emniyet kültürü, Suçlama kültürü

Sivil havacılıkSivil havacılık işletmeleriTicari havacılık+1
İbrahim Tunç
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00