Eskişehir Teknik Üniversitesi
Anabilim Dalı

Tekstil ve Moda Tasarımı Anabilim Dalı

Eskişehir Teknik Üniversitesi

37

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

37 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Skolyoz hastalarının kullandıkları mevcut giysi tasarımlarının incelenmesi ve modüler bir giysi koleksiyonu önerisi

Giyim insanlar için korunma amaçlı ortaya çıkmış, zaman içinde farklı amaçlarla devamlılık sağlamıştır. İnsanlar kıyafet seçimlerinde birçok etkeni dikkate almaktadır. Bunların başında vücuda uygunluk ve tasarım özellikleri gelir. Giysi tasarımları hazırlanırken belirli bir standarda sahip olan kişilerin vücut ölçüleri baz alınır. Bu şekilde hazırlanan giysiler, insan vücudu çok boyutlu ve değişken şekillerde olduğu için herkese uyum sağlamamaktadır. Ancak en önemlisi, söz konusu giysilerin kalıpları postür problemi yaşayan kişiler için çok fazla olumsuz yönler içermektedir. Bu tür olumsuzluklar insanları giysi tadilatı yapmaya veya beğenmedikleri formda giysileri almaya mecbur bırakmaktadır. Bu nedenle giysi tasarımlarına güncel ve yeni bir bakış açısı kazandırılması gerekmektedir. Bu araştırmada, postür bozukluğu bulunan skolyoz hastalarının kullandıkları mevcut giysilerde yaşadıkları zorluklar ele alınmıştır. Görüşmeye katılan 10 örneklem grubunun cevapları doğrultusunda günlük yaşamda kullandıkları giysilere ergonomik ve yeni bir bakış açısı kazandırmak amaçlanmaktadır. Tezde toplanan veriler ile beraber yeni bir modüler giysi koleksiyonu geliştirilerek sürdürülebilirliğe katkı sağlamak amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Giyim, Postür, Skolyoz, Modüler, Ergonomi, Sürdürülebilirlik

Başak Cankurt
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Eskişehir yöresi geleneksel dokumalarda kullanılan desenlerin incelenmesi: Sivrihisar ve Dağküplü örneği

En eski kumaş oluşturma yöntemi olan dokuma, Anadolu'nun hemen her bölgesinde yapılmış ve ihtiyaçlar doğrultusunda zamanla insanlar için gelir kaynağı olmuştur. Dokuma yüzeylerini oluşturmada kullanılan tekniklerden biri olan kirkitli dokumalar; Eskişehir iline bağlı Sivrihisar ilçesi üzerinden ele alınmıştır. Geçmiş dönemlere ait kirkitli dokuma örnekleri bulabildiğimiz Sivrihisar ilçesinde uzun yıllar herhangi bir dokuma faaliyetinin yapılmadığını söylemek mümkündür. Ancak 2020 yılıyla açılan Sivrihisar Uygulamalı Kilim Müzesiyle bu durum değişmiştir. Müzede geçmiş yıllarda üretilmiş olan kilim, cicim ve zili teknikleriyle yapılan yaygılar sergilenirken aynı zamanda başka bir bölümde de yeni dokumalar yapılmaktadır. Bu çalışmada, sergilenen ürünler orijinal fotoğrafları ile teknik, motif, renk gibi yüzey özellikleri bakımından sınıflandırılarak analiz edilmiştir. Eskişehir ilinin Sarıcakaya ilçesine bağlı Dağküplü köyünde yapılmış olan dokuma örnekleri baz alınarak mekikli dokuma tekniği araştırılmıştır. Yörede ulaşılan örtü, peşkir, çarşaf ve sofra bezi örnekleri mekikli dokuma tekniği kullanılarak üretilmişlerdir. Ulaşılan örnekler doğrultusunda elde edilen bilgiler ürün fotoğrafları ile birlikte analiz edilerek sunulmuştur. İpekli ve pamuklu ürünlerin sınırlı sayıda ulaşıldığı köyde dokuma faaliyetleri 1980'li yıllara kadar devam etmiştir. Köyde günümüzde dokumacılık yapılmamaktadır.

Büşra Tombak
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Midas anıtı bezemelerinin izlenimci yaklaşımla özgün örme yüzey tasarımında yorumlanması

Bu çalışma, Midas Anıtı bezemelerinin doğal ışıkla etkileşimini araştırarak izlenimci yaklaşımla özgün örme yüzey tasarımlarının olasılıklarını incelemektedir. Midas Anıtı hakkında yapılan alan yazın araştırması, Anıtın doğal ışık ile olan ilişkisinin göz önünde bulundurularak inşa edildiği yönünde veriler sunmuştur. Çalışmanın amacı, Midas Anıtı'nın bezemelerinden esinlenerek izlenimci yaklaşımla özgün örme yüzey tasarımları için öneriler geliştirmektir. YÖK veri tabanı araştırmalarında, Midas Anıtı'nın ışıkla ilişkisi İzlenimcilik bağlamında bir tekstil yüzey tekniğiyle ele alınmamıştır. Bu nedenle, Midas Anıtı bezemelerinin doğal ışıkla etkileşimi, bir sanat akımıyla ilişkilendirilerek örme tekniğiyle yorumlanmış olması, tezin önemini vurgular. Araştırmada İzlenimcilik akımıyla ilgili kapsamlı bir alan yazını araştırması yapılmış, mimari unsurların İzlenimci yaklaşımla ele alınması ve tekstil tasarımının etkileri incelenmiştir. Midas Anıtı'nın mimari özellikleri, bezemelerin yapım metodu ve kompozisyon oluşturma yöntemi gibi konulara odaklanılmıştır. Anıt ziyaret edilerek fotoğraflar çekilmiş ve bezemelerin ışık, gölge ve renk değerleri farklı saatlerde gözlemlenmiştir. Örme tekniği kullanılarak bezemeler için özgün örme yüzey tasarımları gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın hedefleri, tekstil tasarımı ve sanatı alanındaki yazına katkıda bulunmak, kültürel miras unsurlarını derinlemesine araştırmanın önemini vurgulamak, bir kentin kültürüne özgün tekstil tasarım önerileri sunmak ve bulguların araştırmacılar, sanatçılar ve tasarımcılar için faydalı olmasını sağlamaktır. Anahtar Sözcükler: İzlenimcilik, Midas Anıtı, Örme.

Mozhgan Rashidi Moghadam Basho
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Pandemi ile gelişen moda eğilimi: Kadın ev giysileri ve koleksiyon geliştirme

İnsanoğlunun varoluşundan bu yana zaman zaman çeşitli salgın hastalıklar yaşanmıştır. Salgınlar insanların yaşamını farklı alanlarda etkilemiş ve bazen yaşamlarına yeni düzenler getirmiştir. Bu düzenlerden biri günümüzün son pandemisi olan Covid-19 pandemisidir. Pandemi ile birlikte hastalığın bulaşma riskini azaltmak amacıyla dünya ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de karantina uygulanmıştır. Pandemi döneminde uygulanmış olan "evde kal" gibi projeler insanların sosyal hayatlarını kısıtlamış ve dışarı hayatına ayrılan süre de evde geçirilmiştir. Bu bağlamda pandeminin etkilediği bir unsur da ev giyimi olmuştur. Çalışmanın amacı; pandemi ile birlikte kadın ev giysilerinde karşılaşılan sorunların ve kadın ev giysilerinin çeşitlenmesine duyulan ihtiyacın ortaya konulup, bu bağlamda kadınların pandemi ve benzeri zamanlarda ev giysilerinin tasarımlarına ve çeşitliliğine katkıda bulunmak ve bir koleksiyon geliştirebilmektir. Çalışma Mardin'in Midyat ilçesindeki en büyük üç ilköğretim okulunda yapılan pilot görüşmelerden sonra, bu okullarda görev yapan 40 kadın öğretmen ile birebir görüşmeler yapılmıştır. Bu çalışma; kadın ev giysileri tercihlerinin belirlenip, elde edilen verilere göre yeni bir kadın ev giysisi koleksiyonu geliştirerek tespit edilen ihtiyaç ve taleplere yönelik çözüm önerisi sunmaktadır. Betimsel analiz yöntemi kullanılarak ev giysilerinde karşılaşılan sorunlar ve çözüm yöntemleri doğrultusunda beklentiler belirlenerek FEA modeli ile bir koleksiyon hazırlanmıştır. Kullanıcıların cevapları fonksiyonellik, rahatlık, renk ve estetik alt başlıklarında incelenip şekillendirilmiştir. On görünümden oluşan koleksiyon ev koşulları göz önünde bulundurularak İlkbahar/Yaz dönemine göre çalışılmıştır. Oluşturulan eskizler dijital ortamda Adobe Illustrator programı kullanılarak artistik ve teknik çizimleriyle sunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Pandemi, Kadın, Ev Giyimi, Koleksiyon, Tasarım

Şeyma İnci Ertaş
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

El dokuması kumaşlarla giyilebilir sanata yönelik öneriler

Endüstri devriminin başlangıcı ve gelişim süreci içerisinde sanayi kuruluşlarında pek çok anlamda yenilikler ortaya çıkmıştır. Bu kuruluşların başında gelen tekstil endüstrisi düşünüldüğünde üretim yöntemi ve uygulamaları kapsamında tasarım yöntemleri, kumaş tercihleri ve diğer materyal kullanımlarının çeşitlenmesinde artışlar görülmüştür. Üretim bandındaki teçhizat kapsamındaki ''makineleşme'' kavramı daha donanımlı hale gelerek üretimdeki hızlılığın artması sonucunda kalite oranındaki verim azalışa geçmiştir. Tekstil endüstrisindeki ''makineleşme'' ile gelen ''seri üretim'' kavramının belli başlı etkileri, hızlı üretim yöntemi ile ürünlerdeki kalite verimliliğinin düşmesi ve çevreye salınan atık miktarındaki hacmin genişlemesi, olarak bilinmektedir. Sözü edilen bu bilgiler ışığında, daha yavaş bir üretim süreci planlaması ve el işçiliği yöntemleri doğrultusunda tasarımların ortaya çıkarılmasının önemini göstermek ve desteklemek adına zanaat, tekstil ve moda olgularının uygulama yöntemlerinin sentezlenmesi, araştırmanın gerçekleştirilme nedenlerini oluşturmaktadır. Tekstilde kumaş oluşturma yöntemlerinden biri olarak bilinen dokuma yöntemi ile birbirinden biçim ve malzeme yönü itibariyle binlerce estetik açıdan farklılıklar barındıran yüzey tasarımlarının yapılabildiği bilinmektedir. Sözü edilen yüzey tasarımları sanatsal tasarım uygulamaları kapsamında değerlendirilmektedir. Bu doğrultuda, ''El Dokuması Kumaşlarla Giyilebilir Sanata Yönelik Öneriler'' adlı tez araştırmasında, dokumacılık ve giyilebilir sanat alanlarının etkileşimleri doğrultusunda bir adet giyilebilir sanat eserinin hazırlanması amaçlanmıştır. Bu amaçla dokuma kumaş tasarımları ile elde edilen dört farklı giyilebilir sanat nesnesi önerilmiştir. Üretilen eserin dokuma kumaş yüzeyi belli bir tema doğrultusunda dokunmuş yüzey tasarımlarından oluşmaktadır. Giyilebilir sanatın konu ve temaları işleyiş şekli itibariyle mevcut yüzey uygulamalarındaki kavramsal ve düşünsel ögeler üzerinde incelemelerde bulunulmuştur. Çalışma bu kapsamda ele alındığında, üretilen giyilebilir sanat nesnesinin belirlenmiş bir temanın içeriği hakkındaki imgesel mesajları verdiği düşünülmektedir.

El dokumacılığıGiyilebilir sanat
Ayşenur Sakönder
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Simbiyotik bakteri ve maya kolonisi ile malzeme geliştirme ve tasarım araştırma süreci: Karagöz tasvir uygulaması

Tasarımcılara doğrusal ve yenilenemeyen hammaddelerin kullanımı üzerine kurulu sistem içinde yeni ve sürdürülebilir yollar bulmak konusunda büyük sorumluluklar düşmektedir. Bu tez çalışmasında Simbiyotik Bakteri ve Maya Kolonisi (SCOBY) ile malzeme geliştirme süreci ve malzemenin sanatsal tasarımlarda kullanılabilirliğinin araştırmasına yönelik gerçekleştirilen doku, form, renklendirme ve desenlendirme çalışmaları uygulamalı araştırma yöntemi ile tamamlanmış, tasarımcı seçimlerinin son ürüne etkisi incelenmiştir. Malzeme odaklı tasarım sürecinde Çoğunlukla giyilebilir sanat ve enstalasyon çalışmalarında sanat ve tasarım malzemesi olarak tercih edildiği görülen SCOBY biyofabrike malzemesinin; kuruduktan sonra ışık geçirgen özellik kazanması, yüzey üzerine desenlendirme ve renklendirme yapılabilmesi, kolay işlenebilir olması nitelikleri nedeniyle gösteri ve sahne sanatları alanından Geleneksel Türk Gölge Tiyatrosu Karagöz tasvir uygulamasında kullanılmıştır. Uygulama için kullanılan SCOBY biyofabrike malzemesinin hasat yapılacağı zaman en az 1cm kalınlığa ulaşmış olması ve fırında kurutma yönteminin seçilmesi uygun görülmüş, tasarım uygulaması başarıyla tamamlanmıştır.

Çiğdem Öztürk
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Pandemi sonrası süreçte hazır giyim ve konfeksiyon sanayisinde bilgisayar destekli tasarım ve üretim (CAD/CAM) programlarının kullanımı: sektörün yeni mezunlardan beklentilerine yönelik bir durum çalışması

Türkiye'de pandemiyle beraber hazır giyim ve konfeksiyon sektörlerinde birçok küçük işletme de dahil olmak üzere, bilgisayar destekli tasarım ve üretim (CAD/CAM) yazılımlarını yaygın olarak kullanmaya başlamıştır. Günümüz koşullarında dijitalleşmenin etkisiyle, sektörün beklediği mesleki beceriler değişmiş ve yenilenmiştir. Pandemi sonrası süreçte sektör kendini yenileme, pandemi benzeri bir süreçle yeniden karşılaşma ihtimaline karşı önlem alma ihtiyacı duymaktadır. Bu bağlamda tekstil ve moda tasarımı alanlarında eğitim veren bölümlerin/programların, eğitim stratejilerini güncelleyerek yeni normale ve çağa ayak uydurup, sektörün beklentilerini de gözeterek üniversite-sanayi iş birliği kapsamında nitelikli ve kalifiye işgücü sağlayabilecek tasarımcılar ve modelistler yetiştirmeleri önem arz etmektedir. Bu çerçevede bu çalışmanın amacı, pandemi döneminde Türkiye'de hazır giyim ve konfeksiyon sanayisinde güncel olarak kullanılan CAD/CAM programlarının hangilerinin, nasıl, ne amaçla kullanıldığını saptamak, sektörün alandaki yeni mezun tasarımcılardan beklentilerini tespit etmek, pandemi ve pandemi öncesi-sonrası süreçte lisans düzeyinde tekstil ve moda tasarımı eğitimi veren kurumlarda verilen CAD/CAM odaklı derslerin işlenişinde karşılaşılan sorunları tespit edip, sektörün güncel beklentilerine yönelik eğitim modülleri oluşturulmasında ışık tutmaktır.

Akıllı tekstilDijital eğitim
Gülşah İbiş
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tekstil ve hazır giyim alanında Ar-Ge ve tasarım merkezlerinin fikri ve sınai mülkiyet faaliyetleri üzerine bir inceleme

Bu çalışma, Türkiye'de tekstil ve hazır giyim alanlarında faaliyet gösteren Ar-Ge ve tasarım merkezlerinin 2004–2024 yılları arasında gerçekleştirdiği fikri ve sınai mülkiyet (FSMH) faaliyetlerini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Çalışmada veri kaynağı olarak TÜRKPATENT'in çevrimiçi veri tabanı ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın kamuya açık istatistik portalı kullanılmış, merkez bazlı patent ve faydalı model başvuruları ile tescil verileri dökümantasyon yöntemiyle toplanmıştır. Elde edilen veriler, tematik içerik analizi yöntemi kullanılarak "Makine", "Ürün" ve "Süreç" olmak üzere üç tema altında sınıflandırılmıştır. Her bir tema kendi içerisinde işlevsel ayrışma esas alınarak "Üretim", "Alan" ve "Özellik" kategorileri beraberinde 33 ayrı bileşen ile incelenmiştir. Bulgular, Ar-Ge merkezlerinin patent ve faydalı model başvuruları açısından yüksek üretkenlik sergilediğini; özellikle "Makine" ve "Süreç" temalarında yoğunlaştığını göstermektedir. Tasarım merkezlerinin ise "Ürün" teması altında estetik ve işlevselliğe odaklanan özgün ancak sayıca sınırlı başvurular yaptığı belirlenmiştir. Araştırmada tasarım merkezlerinin FSMH üretimi konusunda desteklenmesi, Ar-Ge ve tasarım merkezleri arasında iş birliğinin artırılması ve hazır giyim sektörüne özgü Ar-Ge teşviklerinin yaygınlaştırılması yönünde öneriler geliştirilmiştir. Ayrıca, 5746 sayılı kanun çerçevesinde iki merkez türünün tanımlarının yapısal ve işlevsel olarak netleştirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Araştırmanın hedefleri, tekstil ve hazır giyim alanında Ar-Ge ve tasarım merkezlerinin fikri ve sınai mülkiyet faaliyetlerinin yenilikçi üretim eğilimlerini tematik açıdan görünür kılmak, sektörün gelişimine yönelik politika önerileri sunmak ve elde edilen bulguların araştırmacılar, politika yapıcılar ve sektör temsilcileri için faydalı bir kaynak oluşturmasını sağlamaktır.

Hatice Kurt Sarıdağ
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Z kuşağı bireylerinin toplumsal cinsiyet bağlamında modaya ilişkin görüşlerinin incelenmesi

Bu tez çalışmasında, Eskişehir'de ikamet eden ve 1996-2010 yılları arasında doğan Z kuşağı bireylerinin toplumsal cinsiyet bağlamında modaya ilişkin görüşlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Z kuşağı bireylerinin, kapsayıcılık ve çeşitliliğe verdikleri önem doğrultusunda, cinsiyet akışkanlığı, cinsiyetsiz moda, cinsiyet ayrımı gözetmeyen moda gibi kavramları benimseme eğiliminde olduklarına ve modayı kendilerini ifade etme aracı olarak gördüklerine dair küresel literatürde çalışmalar bulunmasının yanında, güncel moda eğilimleri arasında da ikili cinsiyet sistemine dayalı kalıpları aşmaya yönelik yaklaşımlar yer almaktadır. Bu durumun gündelik yaşam pratiklerine nasıl yansıdığı, Eskişehir örnekleminde, Z kuşağı bireylerinin bu yaklaşımı nasıl deneyimlediği ve farklı sosyo-kültürel bağlamlarda nasıl karşıladığı soruları önemini korumaktadır. Nitel araştırma desenlerinden durum çalışması deseni kullanılan araştırmada, kartopu örnekleme türü kullanılarak ulaşılan 14 katılımcı ile yüz yüze, yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler içerik analizi ile incelenmiştir. İçerik analizi sonucunda "modanın tanımlanması" ve "(toplumsal) cinsiyetli giyim" olmak üzere iki tema ortaya çıkmıştır. Araştırmanın bulgularında, katılımcıların %42'si giyimde toplumsal cinsiyet ayrımını reddettiği, %28,5'i normatif olanın sürdürülmesi gerektiğini düşündüğü ve %28,5'i de bu konuda kararsız bir yaklaşım benimsediği görülmüştür. Z kuşağının geleneksel cinsiyet rollerini bazı durumlarda sorgulayarak modayı bir ifade ve bireysellik alanı olarak gördüğü, ancak sosyal çevre ve toplumsal koşulların bu ifade imkanlarını sınırlandırabildiği bulgulanmıştır. Araştırmanın toplumsal cinsiyet çalışmalarına ve moda tasarım alanına ampirik veri sağlayacağı düşünülmektedir. Bu bağlamda elde edilen bulgular, genç nüfusu hedefleyen moda tasarımcıları ve moda ürünleri üreten firmalar için yeni tasarım fikri geliştirmede yol gösterici niteliktedir. Ülkemizde moda ve toplumsal cinsiyet bağlamında gerçekleştirilen araştırmaların sınırlı sayıda olması nedeniyle, tezin bu alandaki boşluğu doldurmaya katkı sağlayacağı öngörülmektedir.

FeminizmGiyimModa+2
Esra Esen
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Diaspora ve tekstil: Türkiye'deki İranlı göçmenlerin bellek temelli anlatılarının şehrazat odağında a/r/tografik yansımaları

Bu araştırma, Türkiye'de yaşayan İran göçmenlerinin perspektifinden ortak göç anlatılarının dans kostümüne yansımalarını inceleyerek göç sürecinin kimlik, aidiyet ve kolektif bellek üzerindeki izdüşümlerini sanat temelli (a/r/tografi) bir araştırma yaklaşımıyla ele almaktadır. Araştırma, İranlı göçmenlerin deneyimlerini kendi sözleri ve ifade biçimleri aracılığıyla görünür kılan sanatsal üretimlere odaklanmaktadır. Bu bağlamda İran'ın kültürel belleğinde güçlü bir yere sahip olan Şehrazat figürü; beden, ses ve anlatı arasında bir köprü olarak ele alınmış; katılımcıların kişisel sözleri ve bellek izleri kumaş, nakış ve bedensel performans aracılığıyla sahneye taşınmıştır. Araştırma, bu yolla, göçün bireysel deneyimlerden kolektif belleğe uzanan duygusal ve kültürel yansımalarını, ortak üretime dayalı beden-temelli bir anlatı süreci üzerinden takip etmektedir. Araştırmada sanatçı, araştırmacı ve eğitmen kimliklerinin kesişiminde yer alan a/r/tografi yaklaşımı kullanılmıştır. Çalışma grubu, Türkiye'de yaşayan yedi İranlı göçmen sanatçıdan oluşmaktadır ve katılımcıların göç deneyimlerinden yola çıkarak dans figürleri, nakış uygulamaları ve ortak bir performans odaklı video çalışması üretilmiştir. Veriler; derinlemesine görüşmeler, sanatsal etkileşim oturumları ve ortak görsel üretimler aracılığıyla toplanmış; tematik analiz doğrultusunda kimlik ve bellek eksenlerinde bütünleştirilmiştir. Bu temaların belirlenmesinin ardından araştırmacı, kavramsal anahtar kelimeleri Farsça biçimsel karşılıkları üzerinden çözümleyerek kelimeler arasında rizomatik bağlar kurmuş; bu biçimleri nakış ve beden performansının birlikte işlediği bir görsel anlatı diline dönüştürmüştür. Bu bağlamda çalışma, bellek ve duygulanımın kolektif bir anlatı alanına dönüşmesini sağlamakta, göç deneyimlerinin dokunsal ve bedensel bir ifade biçimiyle görünür kılınmasına dair pratik bir yaklaşım sunmaktadır.

Fars kültürüGörsel sanatlarHafıza sanatı+4
Sanaz Ghorban Dordınejad
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bursa geleneksel havlu ve peşkir dokumaları üzerine bir araştırma ve koleksiyon önerisi

Bu çalışmada Bursa'nın geleneksel havlu ve peşkir dokumacılığı araştırılarak geliştirilen tasarım önerilerinin endüstriyel üretim standartlarıyla yeniden dokunmasına odaklanılmaktadır. Bursa hakkında yapılan alanyazın araştırması, kentte Osmanlı döneminden günümüze kadar uzanan köklü bir tekstil üretim geleneği olduğu yönünde veriler sunmuştur. Çalışmanın amacı, Bursa Kent Müzesi ve Merinos Tekstil ve Sanayi Müzesi'nde bulunan peşkir ve havlu dokumaları üzerinde yapılan etnografik araştırma verilerinden esinlenilerek geliştirilen tasarım önerilerinin endüstriyel üretim standartlarıyla dokunmasıdır. Bu amaca yönelik olarak etnografik araştırma sürecinde müzelerde üzerinde çalışılan havlu ve peşkirlerin teknik analiz sonuçları araştırmanın somut verilerini oluşturmuştur. YÖK veri tabanı araştırmalarında özellikle Bursa menşeili havlu ve peşkirlerden geliştirilen tasarım önerilerinin endüstriyel üretim sürecini konu alan bir çalışma olmadığı görülmüştür. Bu nedenle Bursa menşeili havlu ve peşkir dokumaların yeniden yorumlanarak tasarım önerilerinin geliştirilmesi, bunların endüstriyel üretimi tezin önemini vurgulamaktadır. Araştırmada Bursa tekstil tarihi ve kültürü alanyazın araştırmasıyla incelenmiş, Bursa'ya ait havlu ve peşkir dokuma örneklerinin yüzey tasarım unsurları üzerinde çalışılarak geliştirilecek olan tasarım önerilerine katkıları teknik olarak irdelenmiştir. Müze araştırmaları sürecinde Bursa havlu ve peşkir dokumalarının teknik özellikleri, kompozisyon kurguları gibi konulara odaklanılmış, fotoğraflar çekilmiş ve bilgi formları oluşturulmuştur. Bu verilerden yola çıkılarak tasarım önerileri geliştirilmiş, bu önerilerin dokuma örgü planları çıkartılarak endüstriyel üretim sürecine yönelik malzeme, renk ve teknik ayrıntılar belirlenmiş ve tasarım önerileri dokunmuştur. Araştırmanın hedefleri Bursa'nın tekstil tarihi ve tekstil tasarım alanındaki yazına katkıda bulunmak, kültürel miras unsurlarını etnografik araştırmayla analiz etmenin önemini vurgulamak, Bursa kent kültürüne özgün tekstil tasarım önerileri sunmak ve bulguların araştırmacılar, sanatçılar ve tasarımcılar için faydalı olmasını sağlamaktır.

BursaEv tekstiliHamamlar+7
Pelin Aykar
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Resimli dokumalar üzerine bir araştırma ve frig efsanelerinden esinlenilen jakarlı resimli dokuma uygulamaları

Bu çalışmanın amacı, resimli dokumaların tarihsel süreci ve teknolojik gelişmelerin ışığında, Frig efsanelerine dayalı temaya bağlı kurgusal kompozisyon önerilerinin geliştirilmesi ve bu önerilerin jakar dokuma tezgâhında yorumlanma olasılıklarının araştırılmasıdır. Bu amaç doğrultusunda, araştırmada nitel araştırma yöntemi ve görsel araştırma teknikleri kullanılarak veriler toplanmıştır. Frig efsaneleri hakkında yapılan alan yazın araştırması, efsanelerin kültürel bellekteki önemini vurgulamış ve bu efsanelerin tekstil tasarımına nasıl aktarılabileceğine dair yeni bir yaklaşım geliştirilmesi fikrini vermiştir. YÖK veri tabanı araştırmalarında, Frig efsanelerinin resimli dokuma alanında ve özellikle Jakarlı dokumalarla ilişkilendirilmesi üzerine bir çalışma bulunmamaktadır. Bu nedenle, Frig efsanelerinin çalışmanın teması olarak benimsenerek jakarlı dokuma tekniğiyle yorumlanmış olması, tezin önemini vurgulamaktadır. Araştırmada, Resimli dokumaların tarihsel süreci, konuları ve araştırmanın teması olarak seçilen Frig efsaneleri ve buna bağlı olarak özellikle Eskişehir Frig vadisi ile ilgili kapsamlı bir alan yazın taraması yapılmış ve Eskişehir Frig vadisine yapılan bir saha araştırmasıyla Frig uygarlığının izleri ve efsanelerin görsel tasarımda nasıl kullanılabileceği incelenmiştir. Elde edilen veriler ışığında resimli dokumaların kurgusal kompozisyonları oluşturulmuş ve jakar dokuma tezgâhında dokunması sağlanmıştır. Araştırmanın hedefleri; resimli dokumalar alanındaki çalışmalara katkıda bulunmak, bir temadan yola çıkarak araştırmaya dayalı resimli dokuma önerileri sunmak ve bu yöndeki çalışmalara akademik bir araştırma yaklaşımı sunarak elde edilen bulguların araştırmacılar, sanatçılar ve tasarımcılar için faydalı olmasını sağlamaktır.

Dokuma resim sanatıDokuma sanatıDokumalar+4
Nesrin Nur Sarıköse
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mantar ekolojisi ve biyomimikri ilişkisi: Dokuma tasarımına bir yaklaşım

Bu çalışmada, mantarların biyomimikri ilkeleri doğrultusunda dokuma kumaş tasarımına yönelik kullanım potansiyeli araştırılmıştır. Çalışma, moda ve tekstil alanında giderek daha fazla tartışılan sürdürülebilirlik kavramını teorik bir zemin olarak ele almakta; doğadaki organizmalardan biri olan mantarın yapısal ve yüzeysel özelliklerinin tasarım sürecine nasıl aktarılabileceğini incelemektedir. Mantarların misel yapısı, doğal yüzey dokuları ve renk özellikleri gibi biyolojik nitelikleri, dokuma kumaş tasarımı için değerlendirilmiştir. Araştırma, uygulama tabanlı yöntem ile yürütülmüş ve sürece dayalı olarak farklı örgü yapıları, yüzey uygulamaları ve kumaş örnekleri oluşturulmuştur. Tasarım sürecinde kullanılan görsel ve fiziksel veriler, mantarların yapısal özelliklerinin dokuma kumaş yüzeyine nasıl uyarlanabileceği konusunda bir çerçeve sunmuştur. Çalışmanın hedefi, mantarların yapısal özelliklerinden hareketle geliştirilen dokuma yüzeylerin, doğadan gözlemle tasarıma yön veren bir anlayışla yorumlanmasını sağlamak ve bu süreç üzerinden biyomimikri yaklaşımının dokuma kumaş tasarımındaki uygulamalarına katkıda bulunmaktır. Elde edilen bulgular, yaratıcı tasarım süreçlerinin biyolojik yapı ve süreçler üzerinden yeniden düşünülmesine yönelik öneriler içermektedir.

Seda Uçar
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kübizm sanat akımının tasarım ilkeleri açısından değerlendirilmesi ve ayakkabı koleksiyon sürecine yansıması

Sanat ve moda, estetik ve ifade olanakları bakımından birbirini besleyen, yakından ilişkili iki disiplindir. Bu çalışmada, sanatın önemli modern akımlarından biri olan Kübizm'den ilham alınarak moda tasarımı alanında özgün bir ayakkabı koleksiyonu geliştirilmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın temel hedefi, Kübist sanatın temel ilkeleri doğrultusunda, özellikle George Braque'ın "The Blue Mandolin" adlı eseri referans alınarak, estetik ve işlevsellik bakımından yenilikçi bir tasarım anlayışı ortaya koymaktır. Araştırma kapsamında geliştirilen ayakkabı koleksiyonunun, tasarım sürecinden üretim aşamasına kadar tüm adımları sistematik bir şekilde ele alınmıştır. Bu bağlamda, yalnızca disiplinler arası bir esinlenme süreci değil, aynı zamanda tasarımın analitik, teknik ve işlevsel boyutlarını içeren bütüncül bir yaklaşım benimsenmiştir. Moda tasarımı sadece görsel estetik değil, bireylerin kendilerini ifade etme biçimleriyle de doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle ortaya konan koleksiyon, yalnızca sanatsal bir yorum değil, aynı zamanda çağdaş yaşam biçimlerine dair bir iletişim aracıdır. Sonuç olarak, bu çalışma, sanat ve modanın kesişim noktasında yer alan, özgün ve yenilikçi bir tasarım süreci sunmakta; tasarımın yalnızca görsel değil, kavramsal ve kültürel yönlerini de kapsayan çok boyutlu bir yaklaşımı örneklemektedir.

Aylin Akbaş
Eskişehir Teknik Üniversitesi · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Oğuz Türklerindeki damgaların incelenmesi ve çeşitli sanat alanlarında uygulanması

Türk kültüründe damgalar, yazının olmadığı dönemlerde var olup, o günden bugüne kadar Türk kümeleri tarafından belirleyici bir işaret olarak kullanılmıştır. Damgalardan bazıları Türklerin ilk alfabesi Runik alfabesinin bazı harflerini oluşturmuştur. Bazı damgalar ise motiflere dönüşüp halı, kilim, mimari gibi eserlerde karşımıza çıkmaktadır. Damgalar ayırt edicilik ve bezeme unsuru olmasının yanı sıra, sosyal, kültürel, felsefi ve mitolojik yönleriyle toplumun yaşantısını yansıtan kaynaklardır. Bu yüzden etnik tarihi, etnik kültürü araştırma konusunda çok önemli kaynaklardır. Bu çalışmada Türk kültürümüzün önemli bir parçası olan damgaların, sanatsal açıdan değerlendirilmesi gereken kaynaklar olduğunu düşünerek, 24 Oğuz boyu damgalarından ilham alarak çeşitli özgün desen tasarımları oluşturulmuş ve bu desenler çeşitli alanlarda uygulamıştır. Tez kapsamında; Türk boyları ve Oğuzlar için damganın önemi ve yaşamlarındaki yeri açıklanmıştır. 24 Oğuz boyuna ait bilinen damgalar ve uygulama alanlarına yer verilmiştir. Kaynaklarda damgaların sanat ve zanaat alanlarında uygulaması için yapılan çalışmalar hakkında veriler sunulup görsellerle desteklenmiştir. Oğuz boyu damgalarından esinlenilerek desen tasarımları oluşturulmuş ve bu desenlerin tekstil, seramik, ve resim alanlarında giydirmeleri yapılıp sunulmuştur.

Tasarım desenleri
Sıdıka Yanalak
İstanbul Beykent University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

XIX. yüzyıl victoria dönemi modasını çağdaş yöntemlerle günümüz tekstil ve modasında kullanılması

Latince "yapmak" anlamına gelen facito sözcüğüne dayanan "Fashion" (Moda) terimi, zaman ilerledikçe uyumluluk, gelişim, değişim geçirerek insanların en önemli değer yargılarından biri haline gelmiştir. Neredeyse her 10 yılda bir köklü değişime uğrayan "Moda" kelimesinin ilk ortaya çıkması ve bugünkü kullanımına yakın bir şekilde kullanılması M.Ö. 500.yy dayanmaktadır. Klasik Yunan ve Roma dönemine denk gelen bu tarih Moda ve giyim-kuşam açısından önemli olarak görülmekteydi. Zaman ilerledikçe, toplumlar gelişime, kültürler değişime uğradıkça Moda kavramı ortaya çıkmaya başladı. Dönemlerinin şartlarına uymak zorundadırlar. Toplumlar ilk zamanlar soğuktan ve yırtıcı hayvanlardan korunmak amacıyla çeşitli kıyafetler üretmeye başladı. Daha sonra kültür değişime uğradıkça giyinmek kavramı vücudun belli yerlerini kapatmak olarak değişti. Bu tez çalışmasında XIX. Yüzyıl Victoria Dönemi Modasının detaylarına inilerek hem erkek hem kadın açısından gerek kıyafetlerin gerek aksesuarların tarihin ilk zamanlarından bu yana nasıl bir değişim içinde olduğu araştırılarak, bu dönemdeki kıyafet tarzının günümüz modasına uyarlanması ve yapılan tasarımların sunumda gösterilmesi, anlatılması hedeflenmiştir.

Berna Kara
İstanbul Beykent University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Geleneksel kırkyama tekniğinin döngüsel moda tasarımında kullanılması

Çeşitli şekillerde kesilen farklı, renk ve desenlerin oluşturduğu kumaş parçalarının yan yana dikilmesiyle oluşturulan el sanatına kırkyama denilmektedir. Geçmişten günümüze farklı ülkelerin kendilerine özgü biçimsel üslupla oluşturdukları kırkyama tasarımları hem zanaat hem de sanatsal üretimlerin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Tüm dünyada kırkyama birbirinden farklı birçok dilin, dinin, uygarlığın, kültürel öğenin ve yerel unsurların bileşimiyle bir araya getirilen köklü bir geçmişe sahiptir. Anadolu'da da son derece güçlü bir geleneğe sahip olan kırkyamayı değerli kılan her bir kumaş parçasının altında yatan anlam ve kişinin hayatına değer katan yaşanmışlıkları bir ifade aracına dönüştürme potansiyelidir. Günümüzde ise gelecek nesillerin kendi gereksinimlerini karşılamalarına fırsat verecek şekilde kaynak kullanımını hedefleyen döngüsel moda tasarımı için kırkyama gibi zanaat yöntemleri önem kazanmaktadır. Sürdürülebilirlik kavramı ve döngüsel ekonomik model bir taraftan üretim yöntemlerinin neden olduğu çevresel etkileri elimine etmeyi hedeflerken diğer yandan da kültürel mirasının değerlendirilmesine odaklanmaktadır. Bu noktada geçmişten gelen kültürel alışkanlıklarımıza geri dönmenin ve kültürel mirasımıza dayanan uygulamaları yaygınlaştırmanın da önemli olduğu fark edilmiştir. Bu tez çalışması kapsamında kırkyama ve döngüsel moda üzerine literatür taraması yapılmış, bu alanda ortaya koyulan yapıt ve tasarımlar hem tarihsel hem de güncel bağlamda incelenmiştir. Ardından geleneksel kırkyama tekniğinin döngüsel moda tasarım alanında kullanılmasını örnekleyen bir koleksiyon tasarlanarak elde edilen bulgular uygulamaya dökülmüştür

Selin Arık
İstanbul Beykent University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tekstil ve moda tasarım müzelerinin sürdürülebilirlikle etkileşimi

Bu tez çalışması, tekstil ve moda tasarım müzelerinin sürdürülebilirlik kavramı ile nasıl etkileşim kurduğunu incelemeyi amaçlamaktadır. Moda ve tekstil endüstrisi, günümüzde çevresel etkileri, sosyal sorumlulukları ve ekonomik sürdürülebilirliği gündeme getiren sektörler arasında yer almaktadır. Hızlı moda anlayışı, düşük maliyetli ve kısa ömürlü ürünlerin yaygınlaşmasına yol açarken, doğal kaynakların tükenmesi, tekstil atıklarının artışı ve iş gücü sömürüsü gibi birçok sorunu da beraberinde getirmiştir. Bu bağlamda sürdürülebilirlik, modanın hem üretim hem de sunum biçimlerinde öncelikli bir konu haline gelmiştir. Moda müzeleri, yalnızca geçmişin giysilerini ve kültürel mirasını sergileyen kurumlar değil; aynı zamanda sürdürülebilir moda hareketinin taşıyıcısı, eğiticisi ve dönüştürücüsüdür. Bu tezde, moda müzelerinin koleksiyon politikalarından sergileme biçimlerine, dijital teknolojilerden eğitsel rollere kadar geniş bir yelpazede sürdürülebilirlik ilkesine nasıl katkı sunduğu ortaya konulmuştur. Ayrıca moda tasarımında kullanılan çevre dostu malzemeler, geri dönüşüm uygulamaları ve alternatif üretim modelleriyle moda tasarımcısının bu süreçteki belirleyici rolü detaylı biçimde incelenmiştir. Tez kapsamında Alexander McQueen, Christian Dior ve Gabrielle Chanel gibi tasarımcıların sürdürülebilirlik bağlamında değerlendirilen retrospektif sergileri analiz edilmiş; bu sergilerin küratöryel stratejileri, tematik yapıları ve teknolojik altyapıları irdelenmiştir. Ayrıca, dijitalleşmenin ve interaktif teknolojilerin moda müzelerine sağladığı yenilikler, ziyaretçi deneyimi ve erişilebilirlik açısından değerlendirilmiştir. Bu çalışma, moda müzelerinin sadece geçmişi korumakla kalmayıp, geleceğe yön veren bir kültürel platform olduğunu ve sürdürülebilirlik ilkelerinin yaygınlaştırılmasında aktif bir rol üstlendiğini savunmaktadır. Sürdürülebilir moda anlayışının gelişmesi için müzelerin sanatsal, kültürel ve eğitsel işlevlerinin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu tez, nitel araştırma yöntemine dayalı olarak hazırlanmıştır. Literatür taraması ve örnek olay incelemesi yöntemleri kullanılmış; moda müzelerinin sürdürülebilirlik ile ilişkisi teorik kaynaklar ve güncel sergiler üzerinden analiz edilmiştir. Alexander McQueen, Christian Dior ve Gabrielle Chanel gibi tasarımcıların sergileri vaka çalışması olarak ele alınmış, dijital teknolojiler, sergi tasarımı ve eğitsel yaklaşımlar değerlendirilmiştir. Çalışma, betimleyici ve yorumlayıcı bir yaklaşımla moda müzelerinin sürdürülebilirlik alanındaki rolünü ortaya koymayı amaçlamaktadır.

Berrak Göksu Eren
İstanbul Beykent University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de hazır giyim sektöründe tüketim öncesi atıkların sürdürülebilir tasarım yöntemleri ile değerlendirilmesi

Bu çalışmada, Türkiye'de hazır giyim sektöründe ortaya çıkan tüketim öncesi atıkların sürdürülebilir tasarım yöntemleriyle nasıl değerlendirilebileceğini incelemektedir. Hızlı moda anlayışıyla artan üretim ve tüketim, çevresel sorunları ve atık miktarını artırmakta; bu durum sürdürülebilir moda, yavaş moda ve döngüsel ekonomi gibi alternatif yaklaşımları ön plana çıkarmaktadır. Çalışma, kavramsal bir çerçeve oluşturularak tekstil ve hazır giyim sektörünün gelişimi, hızlı modanın etkileri, atık türleri ve geri dönüşüm süreçleri ele alınmıştır. Literatür taramasına dayalı olarak, moda sektöründeki sürdürülebilirlik uygulamaları incelenmiş ve özellikle tasarımcı perspektifinden döngüsel üretim modelleri değerlendirilmiştir. Çalışmanın temel amacı, sürdürülebilir tasarım ilkelerinin tüketim öncesi tekstil atıklarının yönetiminde nasıl kullanılabileceğini ortaya koymaktır. Ayrıca Raşit Bağzıbağlı gibi yerli tasarımcıların sürdürülebilirlik yaklaşımlarına da yer verilmiştir. Tez bulguları, Türkiye'de tekstil atıklarının yeterince geri kazanılamadığını, sürdürülebilir tasarım ilkelerinin yaygınlaşmadığını ve yasal altyapının yetersiz olduğunu göstermektedir. Ancak tüketici bilincinin artması ve çevreci tasarım uygulamalarının benimsenmesiyle bu sorunların aşılabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Çalışma, sektöre sürdürülebilirlik odaklı stratejiler geliştirme konusunda katkı sunmayı amaçlamaktadır.

Dilara Temiz
İstanbul Beykent University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ehram ve giysi modasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışma, geleneksel Türk el dokuma sanatının önemli bir temsilcisi olan ehramın tarihsel kökenlerini, kültürel sembolizmini, kadın kimliğiyle ilişkisini ve çağdaş sanat ve moda tasarımındaki yansımalarını incelemektedir. Erzurum yöresine özgü bir giysi olarak ehram; işlevsel yapısının ötesinde, kadının sosyal statüsünü, toplumsal rollerini ve kültürel kimliğini yansıtan güçlü bir simge olarak öne çıkmaktadır. Tezde, ehramın tarihsel gelişimi, Osmanlı'daki yeri, yöresel halk arasındaki kullanımı, geleneksel motiflerinin sanatsal ve edebî temsilleri detaylı biçimde ele alınmıştır. Ayrıca, günümüzde ehramın geleneksel dokuma tekniklerinin moda tasarımıyla buluşturulduğu çağdaş örnekler incelenmiş ve ehramın kültürel miras olarak yeniden üretim potansiyeli hakkında incelemeler yapılmıştır. Araştırma, nitel yöntemlerle; literatür taraması, örnek analizler ve görsel malzemeler üzerinden yapılandırılmıştır. Sonuç olarak, ehramın yalnızca bir giyim unsuru değil; aynı zamanda kültürel sürekliliği temsil eden, sanatsal ve ekonomik potansiyeli yüksek bir değer olduğu vurgulanmaktadır.

Eda Didem Kavutlar
İstanbul Beykent University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ayakkabı endüstrisinin beklentilerine uygun ayakkabı tasarımı ön lisans eğitim programı önerisi

Bu araştırma Türkiye'de ayakkabı tasarımı eğitimi veren ön lisans programları için; 'Ayakkabı Endüstrisinin Beklentilerine Uygun Ayakkabı Tasarımı Ön Lisans Eğitim Programı Önerisi' sunma amacı ile hazırlanmıştır. Türkiye için önem teşkil eden endüstrilerden bir tanesi olduğu düşünülen 'ayakkabı endüstrisinin' ön lisans eğitimi veren eğitim kurumlarından mezun olan kişilerin, endüstrinin ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için geliştirilmesi amaçlanmıştır. Türkiye'de ayakkabı kullanımının tarihi, kültürü, günümüzdeki durumu, ayakkabı eğitiminin geçmişten gelen ve günümüzde uygulanan hali araştırılmıştır. Ayakkabı Endüstrisi içerisinde tasarım ve markalaşmaya yönelik üretim yapan 30 ayakkabı firması ile iletişime geçilmeye çalışılmış, 9 firma yöneticisi ile önceden yapılandırılmış görüşme formu düzenlenerek ayakkabı tasarımı eğitimi veren kurumların, ayakkabı endüstrisi içerisinde yer alan firmaların ihtiyaçlarına yönelik olarak, eğitim eksiklerini tespit etmek için açık uçlu sorular yöneltilmiştir. Verilen cevapların değerlendirilmesi ile Türkiye'de eğitim veren ön lisans programları için ders içerikleri önerisi belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: ayakkabı endüstrisi, ayakkabı tasarımı eğitimi, ürün tasarımı, moda tasarımı ve markalaşma, ayak giyimi

Ayakkabı endüstrisiAyakkabılarMarkalaşma+2
Zübeyde Gözde Eryaşar
Başkent University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sürdürülebilir modada yeni nesil biyoesaslı liflerin incelenmesi

Çalışmanın amacı, modanın hammaddesi olan tekstil ürün çeşitlerini ve üretim tarzlarını ortaya koyarak insanlar ve çevre için sağlıklı ve güvenli çevre dostu hale getiren üretim süreçlerini incelemektir. Yenilenebilir veya geri dönüştürülmüş kaynaklardan gelen sürdürülebilir tekstillerin üretimi ve işlenme yöntemleri konusundaki farklılıkları ele almak da çalışmamızın alt amacıdır. Sanayileşme, teknolojik gelişmeler sonucu her alanda olduğu gibi moda ve tekstil alanında da seri üretime geçilmesiyle tekstil hammaddesinin elde edildiği doğal kaynaklar hızla tüketilmeye ve yok edilmeye başlanmıştır. Kapitalist sistem içinde ortaya çıkan tüketim kültürü doğanın sınırlı kaynakları ve ekosistem üzerine olumsuz bir etkiye sahiptir. Kitlesel ve seri üretimde aşırı su ve kimyasal madde kullanımı, atıkların doğaya terk edilmesi; çevreye zarar vermekte ve ekolojik sistemin devamını olumsuz etkileme başlamıştır. Çoğu lif ve kumaşın üretiminde kullanılan zehirli kimyasallar, su ve enerji fikrinin çok küçük bir kısmı, moda endüstrisinde büyük bir değişim ihtiyacının net bir resmini çizmektedir. Üretimdeki teknolojik gelişimler sonucunda moda endüstrisi de artan talebi karşılamak için ürettiği materyallerde biyoesaslı kumaşlara yönelerek değişime gitmeye başlamıştır. En ciddi çevre sorunları arasında, katı tekstil atık yönetimi, toplumun karşı karşıya olduğu en önemli sorundur. Düzenli depolama alanlarında atık yakma ve uygun olmayan atık yönetiminin zararlı çevresel sonuçları olduğu ele alınmıştır. Araştırmada bu sorunu çözmek için bazı sürdürülebilir giyim tüketim davranışları ve tekstili iyileştirmek için geliştirilen yöntemler önerilmiştir.

Mehtap Selenay Çetintaş
Başkent University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sürdürülebilir modada minimalizm yaklaşımı ve kapsül gardırop analizi

Sürdürülebilirliğin hayatın her alanında uygulanmasının gerekliliği günümüzde sıklıkla vurgulanmaktadır. Moda endüstrisindeki sürdürülebilirlik ihtiyacı, endüstrinin çevreye verdiği zararın büyüklüğü göz önüne alındığında son derece önemlidir. Bu araştırmada sürdürülebilirlik kavramı, moda endüstrisindeki sürdürülebilirlik ihtiyacının nedenlerini ve sürdürülebilir uygulamaları araştırılmıştır. Araştırmanın odak noktası moda endüstrisinin sürdürülebilir uygulamalarının dışında; moda tüketicilerinin uygulayabilecekleri sürdürülebilir uygulamalara bir örnek olan, uygulanabilir ve sürdürülebilir bir tüketici uygulaması olarak görülen kapsül gardırop olmuştur. Kapsül gardırop; tüketicilerin sınırlı sayıda giyim ürününe sahip olarak, tüketicilerin kendileri için belirledikleri süre boyunca sadece sahip oldukları gardıroptaki ürünleri kullanmalarına dayanan bir tüketim stratejisidir. Hızlı modanın etkisi ile yerleşen aşırı tüketim alışkanlığına karşıt bir tüketim alışkanlığına dayalı kapsül gardırop uygulaması hakkında literatürde yer alan tüm alanlarda incelenmiş, sürdürülebilirliğine ve uygulanabilirliğine dair bilgiler toplanmış ve güncel olarak uygulanan kapsül gardırop uygulamaları incelenmiştir. Elde edilen bilgilerde kapsül gardırop uygulamasının günümüzde çoğunlukla minimalist giyim tarzında uygulandığı gözlemlenmiştir. Çalışmanın sonunda araştırma boyunca elde edilen verilerin ışığında minimalist tarzda bir kapsül gardırop koleksiyon uygulaması örneği çalışılmıştır.

Irmak Belen Esen
Başkent University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

13. Yy – 14. Yy Yunus Emre dönemi giyim kültürü ve çağdaş koleksiyon örneği

Milli kültürler arasında eski ve köklü bir geçmişe sahip olan Türk kültürü, Türklerin İslamiyet'i kabul etmesiyle birlikte, mimari, musiki, mutfak, geleneksel tezyin adı verilen; hat, tezhip, ebru gibi el sanatları ve el dokumacılığı, giyim, nakış gibi alanlarda değişimleri beraberinde getirmiştir. Türk-İslam sentezinin etkisiyle çeşitlenen bu dünya sanatlarının, önemini asırlardır koruduğu görülmektedir. Bu bağlamda 13. ve 14. yüzyıllar arasında tarihi kaynaklardan edinilen bilgiler doğrultusunda, dönemin giyim kültürü özellikleri çeşitli başlıklar altında; genel giyim kültürü, kadın giyim kültürü, saray giyim kültürü ve divan giyim kültürü olarak incelenmiştir. Literatürde, 13. ve 14. yüzyıl Selçuklu Dönemi, İslam kültürünün izlerinin sürdüğü "açık fikirli ve hoşgörülü" Anadolu Selçuklu hükümdarlarına ayrıca "manevi iklimin huzuruna katkı sağlayan" tasavvuflar ile bir anılmaktadır. Bu dönemde yaşayan Yunus Emre gibi şairler de dönemin önemli mutasavvıfları arasında anılmaktadır. Yunus Emre, döneminde olduğu kadar bugün de "insanlık yolunu aydınlatan" tasavvuf ekolleri arasında yer almaktadır. Bu tezde, Yunus Emre'nin yaşamış olduğu dönemin özellikleriyle birlikte; sosyal sınıflara göre ayrılan giyim kültürü ve vermek istediği mesajlarını günümüzde yaşatmak amacıyla figüratif ve simgesel öğelerle, desenlerle, doku ve yüzey çalışmalarıyla o dönemin kültürünü yansıtabilen modernize edilmiş bir çağdaş koleksiyon tasvirlenmeye çalışılmıştır. Koleksiyon, Eskişehir Büyükşehir Belediyesinin önderliğinde kurulacak olan Yunus Emre Müzesi'nde, dönemin kültürünü günümüze uyarlayarak yaşatmak amacıyla hazırlanmıştır.

Zeynep Ülkü Düğer
Başkent University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Moda tasarımında trompe l'oeil tekniği ve beden olumlama algısı

Geçmişten günümüze kadar birçok kaynaktan ve sanat akımlarından etkilenen moda, özellikle son zamanlarda sanat akımlarından etkilenmiş ve sürekli kendini yenilemiştir. Moda ilk zamanlar sanatın dışında tutulmuş olsa da yirminci yüzyıl itibariyle sanat akımları modayı doğrudan ve dolaylı şekilde etkilediği görülmüştür. Araştırmada incelenen sürrealizm sanat akımının bir parçası olarak nitelendirilen trompe l'oeil tekniği; Fransızca kökenine dayanan, aldatma sanatı olarak bilinen ve iki boyutlu düzlemde yansıtılan şeyin üç boyutlu olarak algılanmasını düşündürmeyi sağlayan tekniktir. Araştırmanın konusunu; moda ve sanat kavramları çatısı altındaki trompe l'oeil giysi tasarımlarına yansıma durumu, trompe l'oeil tekniğiyle uygulanmış kadın giysi tasarımları ve sürrealizm akımıyla trompe l'oeil tekniğini kullanarak gerçekleştirilmiş bir kapsül koleksiyon uygulaması oluşturmaktadır. Araştırmanın amacını; sürrealizmin trompe l'oeil tekniğiyle beraber kullanımının moda dünyasındaki yeri, trompe l'oeil tekniğiyle gerçekleştirilmiş kadın giysi tasarımlarının araştırılması ve giysi tasarımlarındaki beden olumlama algısını trompe l'oeil ilkelerinden ilham alınarak yapılmış kapsül koleksiyon oluşturmaktadır. Araştırmanın önemini; moda, sanat, sürrealizm, trompe l'oeil ve beden olumlamayı bir araya getirerek, moda dünyasında yeni bir estetik dil ve anlam katmanı oluşturduğunu göstermektedir. Araştırmanın sınırlılığı ise; sürrealizm bağlamında kullanılan trompe l'oeil ilkelerinden ilham alınarak oluşturulmuş giysi tasarımlarından ulaşılabilen kadın-erkek giysi tasarımları ve araştırmacı tarafından trompe l'oeil tekniğiyle beden olumlama algısından ilham alınarak uygulanan kapsül koleksiyon tasarımı oluşturmaktadır. Bu araştırmanın türü niteldir ve literatür taraması yapılarak oluşturulmuştur. Adobe Illustrator CC 2017 programında çizilerek renklendirilmiş, teknik çizim ve kumaş materyali ile desteklenmiştir. Anahtar Kelimeler: Moda ve Sanat, Sanat Akımları, Sürrealizm, Trompe L'oeil, Beden Olumlama

Nil Beril Kılıç
Başkent University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Elsa Schıaparellı'nin sürrealist yaklaşımının modaya yansıması

Elsa Schiaparelli; Salvador Dali, Jean Cocteau, Meret Oppenheim gibi birçok sürrealist sanatçı ile işbirliği yapmıştır. Özellikle Salvador Dali ile olan işbirliğinde yaptığı Gözyaşı Elbisesi (Tears Dress), Istakoz Elbisesi (Lobster Dress), İskelet Elbise (Skeleton Dress) ve "Desk Suit'' gibi sürrealist tasarımlar Schiaparelli'yi zamanın ötesine taşımış, büyük sükse yaratmıştır. Schiaparelli, 1927'de açtığı modaevini İkinci Dünya Savaşı'ndan birkaç yıl sonra 1954'te kapatmak zorunda kalmıştır ve 1973'te hayatını kaybetmiştir. 2007'de lüks İtalyan markası Tod's şirketinin sahibi Diego Della Valle tarafından satın alınıp 2012'de yeniden canlandırılan Schiaparelli markası 2014'te podyumlara geri dönmüştür. Tezde, kapılarını yeniden açan ve yeni sanat yönetmeni Daniel Roseberry olan Maison Schiaparelli'nin günümüz tasarımlarının, Elsa Schiaparelli'nin benimsediği sürrealist çizgiyi takip edip etmediğine ve modaevinin eski başarısını yakalayıp yakalamadığına da değinilmektedir.

Ayşegül Sarıkaya
Başkent University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Moda ve sinema: İki sanat formunun karşılıklı etkileşimi

Sinema ve moda, farklı sanat formları olmalarına rağmen, kuşaklara estetik eğitimi verme, geçmişin atmosferini yeniden canlandırma ve toplumsal temaları çağrıştırma gibi ortak noktalarda bir araya gelir. Hikâye anlatımının gücüyle sinema, insanlara davranış biçimlerini öğrenme fırsatı sunarken, moda da kişisel tarzları ifade etme ve toplumsal normları yansıtma konusunda önemli bir rol oynar. Her ikisi de insanların duygularını harekete geçirme ve toplumu etkileme potansiyeline sahiptir. Sinema, duygusal derinliği ve vicdanları harekete geçirme gücüyle bilinir. İzleyicilerin hayal gücünü harekete geçirirken, aynı zamanda onları geçmişin atmosferine taşıyarak toplumsal temaları işler. Hikâyelerin anlatımı ve teknik unsurların detayları, izleyiciler üzerinde derin etkiler bırakabilir. Moda ise kişisel ifade biçimi olarak önemlidir. İnsanların tarzlarını ifade etmelerine ve toplumsal normlara uygun bir şekilde kendilerini göstermelerine yardımcı olur. Her iki sanat formu da anlatı, teknik ve estetik unsurların detaylı bir şekilde incelendiği kompleks yapılar içerir. Sinema ve moda, insanların duygularını harekete geçirme ve toplum üzerinde derin etkiler bırakma konusunda benzer bir potansiyele sahiptir. Bu yüzden, her ikisi de kültürel anlamda önemli bir rol oynar ve insanların düşünme ve hissetme biçimlerini etkiler. Sinema ve moda arasındaki etkileşimi incelendiğinde, profesyonel olarak tasarlanmış ikonlar, ürün yerleştirme stratejileri ve sektörün yıldız stratejisinin tüketiciler üzerindeki etkileri açıkça görülmektedir. Bu kavramlar, aynı yüzyılda gelişmiş ve birlikte evrim geçirerek birbirlerini besleyen sinema ve moda alanlarının ortak bir sistem oluşturmasına katkıda bulunmuştur. Sinemanın güçlü pazarlama becerisi ve geniş kitlelere ulaşma gücü, moda endüstrisinin daha fazla tüketiciye erişmesini ve daha fazla satış yapma potansiyeline sahip olmasını sağlamıştır. Günümüzde, sinema ve moda arasındaki ilişki eskisi kadar sıkı olmasa da her iki sanat formu hâlâ birbirlerini etkileyen ve şekillendiren unsurlar içerir. Sinema, moda dünyasına ilham verirken, moda da filmlerdeki karakterlerin tarzlarından etkilenir. Bu tez çalışması, sinema ve modanın karşılıklı etkileşimini, her iki sanat formunun birbirini nasıl etkilediğini ve şekillendirdiğini araştırarak sinemanın moda dünyasına olan katkılarını ve moda endüstrisinin sinemadan aldığı ilhamları inceleyecektir.

Zeliha Deniz Yozgat
Başkent University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mimarlığın moda ile ilişkisi bağlamında giyilebilir mekânların ortak kavramlar çerçevesinde incelenmesi

Bu araştırmada moda, mimarlık ve giyilebilir mekânların ilişkileri ortak kavramlar çerçevesinde farklı örneklere yer verilerek değerlendirilmiştir. Moda, mimarlık ve giyilebilir mekanlar, form, hacim, silüet, renk, doku ve çizgi gibi ortak kavramlar çerçevesinde etkileşim halindedir. Moda ve mimarlık arasındaki ilişki, yaratıcı disiplinlerin birbirinden beslenerek ortak bir dil oluşturduğu bir alanı temsil eder. Moda, mimarlıkla birlikte mekânın şekillendirilmesinde önemli bir rol oynayabilir, mimari ise moda tasarımlarında ilham kaynağı olarak kullanılabilir. Giyilebilir mekanlar ise insan bedenini taşıyabilecek şekilde tasarlanmış, fonksiyonel ve taşınabilir yaşam alanlarıdır. Bu mekanlar, modanın ifade gücünü artırırken, mimarlıkla birlikte estetik ve işlevsel bir bütünlük sağlar. Moda ve mimarlık arasındaki yakın ilişki, tasarım disiplinlerinin birbirinden etkilendiği ve birlikte dönüştüğü birçok projede görülebilir. Örneğin, Projection Map for Audi, Hakanai ve Smoke Dress gibi projelerde, mimari formların giyilebilir mekanlara dönüştüğü ve görsel etkileşimin moda tasarımlarına yansıdığı gözlemlenmiştir. Diğer yandan, Wearable Tent, Pika-Monuments ve Son-O-House gibi projelerde, giyilebilir mekanlar doğrudan kullanıcıların taşınabilir yaşam alanlarına dönüşerek fonksiyonel bir rol üstlenmiştir. Ayrıca, Haute Couture, Persona, Strata ve Returning The Gaze gibi projelerde, moda ve mimarlık arasındaki sınırlar bulanıklaşarak, bedenin şekillendirilmesi ve ifadesi üzerinde odaklanılmıştır. Occult Us ve Baroque Architecture ise tarihsel referanslarla özgün bir tarz sunarak moda ve mimarlık arasındaki geçmiş bağlantıları yansıtmaktadır. Son olarak, Airplane Dress ve 11:11 gibi projelerde, teknolojinin giyilebilir mekanlar üzerindeki etkisi ve dönüştürücü gücü vurgulanmıştır. Bu projeler, moda, mimarlık ve giyilebilir mekanların etkileşimini ve ortak kavramlarını keşfederken, disiplinler arası bir yaklaşımı temsil etmektedir.

Melis Bolat
Başkent University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk tamgalarının geleneksel motiflerle ilişkisi ve çağdaş moda tasarımlarında kullanımı

Bu çalışmada, Türk kültürünün köklü bir unsuru olan Türk tamgalarının çağdaş moda tasarımındaki yeri ve kullanımı kapsamlı bir şekilde incelenmiştir. Tamgalar, tarih boyunca Türk toplulukları arasında kimlik, güç ve inanç gibi unsurları ifade etmek amacıyla kullanılmıştır. Bu semboller, Orta Asya'daki eski Türklerden günümüze kadar süregelen kültürel mirasın önemli bir parçası olup, çağdaş moda tasarımında yeniden keşfedilmekte ve yorumlanmaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde, Türk tamgalarının tarihsel gelişimi, kullanım alanları ve taşıdığı sembolik anlamlar derinlemesine ele alınmıştır. Türk toplumlarındaki tamga geleneği ve bu sembollerin sosyal, dini ve politik anlamları üzerine yapılan literatür taramasıyla birlikte, tamgaların kültürel kimlik oluşturmadaki önemi vurgulanmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde, moda tasarımında geleneksel motiflerin kullanımı ve kültürel sembollerin modaya etkisi ele alınmıştır. Özellikle Türk tamga ve motiflerinin küresel moda dünyasındaki yerini inceleyen bu bölüm, geleneksel ile modern arasında bir köprü kurarak, Türk tamgalarının günümüz tasarımlarında nasıl yeniden yorumlandığını ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, tamgaların estetik anlamı ve modaya kattığı özgünlük vurgulanmış olup, çağdaş tasarımlar üzerinden kültürel kimlik ve tarihsel mirasın nasıl yeniden şekillendiği araştırılmıştır. Çalışmanın bir diğer odak noktası, Türk tasarımcıların ve markaların koleksiyonlarında bu sembolleri nasıl değerlendirdikleri olmuştur. Bu kapsamda, güncel moda trendlerinde Türk tamgalarının kullanımına dair vaka çalışmaları ve örnekler sunulmuştur. Hem yerel hem de uluslararası moda dünyasında, bu sembollerin kültürel bir ifade aracı olarak nasıl benimsendiği ve tasarımlara entegre edildiği ayrıntılı şekilde incelenmiştir. Aynı zamanda bu sembollerin küresel moda endüstrisindeki etkisi ve moda tasarımcıları tarafından kültürel bir yenilenme unsuru olarak nasıl kullanıldığı araştırılmıştır. Çalışmanın son bölümünde ise, Türk tamgalarının moda tasarımında gelecekteki rolü ve etkisi üzerine değerlendirmeler yapılmıştır. Moda tasarımındaki bu sembollerin hem Türkiye'de hem de dünya genelinde kültürel farkındalık yaratma ve kimlik oluşturma süreçlerine olan katkısı irdelenmiştir. Ayrıca, bu mirasın modern tasarım dünyasında sürdürülebilirliği ve Türk tamgalarının çağdaş moda akımları içerisindeki potansiyeli ele alınmıştır. Bu çalışma, genel olarak Türk tamgalarının, moda dünyasında sadece estetik bir unsur olarak değil, aynı zamanda kültürel mirası yansıtan ve onu geleceğe taşıyan bir araç olduğunu ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, çalışmanın sonuçları hem moda tasarımcıları hem de kültürel araştırmalar için önemli bir referans niteliği taşımaktadır.

Lalegül Sabuncuoğlu
Başkent University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kişisel stil danışmanlığında marka değeri temelli model önerisi

Bu çalışma, Türkiye'de faaliyet gösteren stil danışmanlarının çalışma biçimlerini inceleyerek literatürdeki boşluğu doldurmayı ve yeni bir stil danışmanlığı hizmet modeli geliştirmeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın kuramsal çerçevesi; marka ve kişisel marka, imaj ve kişisel imaj, göstergebilim, giysi ve aksesuar kavramları ile algı ve oran prensiplerine dayalı teorik yaklaşımlar üzerine inşa edilmiştir. Bu kapsamda Keller Marka Değeri Modeli, Ebbinghaus İllüzyonu, Gestalt İlkeleri, Kanon ve Bauhaus Pedagojisi gibi kuramsal temeller, stil ve imaj ilişkisini açıklamada başlıca referans noktaları olarak değerlendirilmiştir. Araştırmanın temel hedefi, karma nitelikli bir hizmet modeli ortaya koymaktır. Mevcut stil danışmanlığı uygulamaları referans alınarak, Keller Marka Değeri Modelinden esinle bireyin markalaşma sürecine benzer biçimde stil yaratımı ele alınmıştır. Ancak bu çalışmada, stilin yalnızca bütünsel bir sonuç olarak değil, temel unsurlarına ayrıştırılarak analiz edilmesi gerektiği savunulmaktadır. Önerilen modelde stil; renk, vücut şekli ve karakter/yaşam tarzı olmak üzere üç temel unsur üzerinden tanımlanmıştır. Bu yaklaşım, giysi tasarımının üç ana boyutu olan renk, kalıp ve tarz ile paralellik göstermektedir. Böylelikle giysinin rengi kişiye uygun renklerle; kalıbı bireyin vücut şekli ile; tarzı ise kişinin kişilik özellikleri, karakteri ve yaşam tarzıyla ilişkilendirilmiştir. Modelin uygulama boyutu, stil analizi, renk analizi, vücut analizi ve stil türleri üzerine gerçekleştirilen kapsamlı incelemelerle desteklenmiştir. Özellikle mevsimsel renk analizi ve vücut şekillerine göre giyim önerileri, modelin kişiselleştirilmiş yapısını güçlendirmektedir. Bu bağlamda geliştirilen stil danışmanlığı hizmet modeli, hem bireysel imajın yönetimine katkı sağlamakta hem de stil danışmanlığının akademik literatürde standartlaşmasına zemin hazırlamaktadır. Sonuç olarak, tez kapsamında önerilen stil danışmanlığı hizmet modeli; kişiye özel, bütüncül ve aktarılabilir bir süreç olarak tasarlanmıştır. Model, yalnızca bireylerin giyim tercihlerine rehberlik etmekle sınırlı kalmayıp, moda ve tasarım alanında stil danışmanlığının metodolojik temellerine kuramsal bir katkı sunmaktadır.

Güzide Yücel Sol
Başkent University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kübizm sanat akımının moda dünyasındaki yeri

Çeşitli kaynaklardan beslenen modanın son yıllarda özellikle sanat akımlarından etkilenmiş olduğundan bahsedilebilmektedir. Araştırmada incelenen kübizm sanat akımı; resmedilen nesneleri veya figürleri farklı açılardan geometrik şekillerde parçalama esasına dayanan ve kolaj tekniğini geliştirip uygulayan sanat anlayışını temsil etmektedir. Araştırmanın konusunu; giyim, moda ve sanat kavramları ışığında kübizmin giysi tasarımlarını etkileme durumu, kübizm etkisinde uygulanmış kadın giysi tasarımları ve kübizmden esinlenerek gerçekleştirilmiş bir kadın giysi tasarımı uygulaması oluşturmaktadır. Araştırmanın amacını, kübizmin moda dünyasındaki yerinin kübizm ve modanın etkileşim durumu, kübizm etkisinde gerçekleştirilmiş kadın giysi tasarımları özelinde araştırılması ve kübizmin temel ilkelerinden esinlenerek bir kadın giysi tasarımı uygulamasının gerçekleştirilmesi oluşturmuştur. Araştırmanın önemini; kübizmin özgün bir giysi tasarımının gerçekleştirilebilmesi için temel ilkelerinin giyim endüstrisine uyarlanabilirliği konusunda farklı materyallerin bir arada kullanıldığı kolaj tekniğinin kumaş ve malzeme seçimine uyarlanabilirliği, geometrik parçalama tekniğinin giysi kalıplarına yansıtılabilmesi ve kübist eserlerin etkisinde kumaş deseni oluşturulabilmesi gibi çeşitli çözüm önerileri sunma özelliği oluşturmuştur. Araştırmanın kapsamını; kübizmin temel ilkelerinden esinlenerek uygulanmış giysi tasarımları ve araştırmacı tarafından kübizm etkisinde gerçekleştirilmiş bir giysi tasarımı uygulaması oluşturmaktadır. Sınırlılığını ise, kübizmin temel ilkelerinden esinlenerek uygulanan giysi tasarımlarından ulaşılabilen kadın giysi tasarımları ve araştırmacı tarafından kübizm etkisinde gerçekleştirilen bir kadın giysi tasarımı uygulaması oluşturmaktadır. Araştırmanın yönteminde niteliksel araştırmaya uygun literatür taraması uygulanarak bu alanda yapılmış çalışmalar, kitaplar, dergiler, makaleler ve internet kaynakları incelenmiştir. Elde edilen dökümanların analizi yapılarak araştırma, konuya ilişkin görsel kaynaklar ile desteklenmiştir. Araştırmacı tarafından uygulanmış kadın giysi tasarımlarının incelenmesi doğrultusunda kübizmin ilkelerinin ve kübist eserlerin etkisinde Adobe Illustrator CC 2017 programında bir kadın giysi tasarımı çizilerek renklendirilmiş, kalıp ve dikiş teknikleri ile hayata geçirilmiştir. Araştırmanın sonuç kısmında ise kadın giysi tasarımlarının gerçekleştirilmesinde kübizmden ilham alındığı bilgisine ulaşılmıştır. Bazı tasarımlarda kübizmin esas ilkelerinden geometrik parçalama tekniği giysinin kalıplarına yansıtılmış, bazılarında ise kübizmin geliştirdiği kolaj tekniği etkisinde gazete küpürleri ve tablo izlenimi veren kumaş dışında farklı materyaller kullanılmıştır. Birçok tasarımda ise kübist resimlerin etkisinde desenler oluşturularak kumaş yüzeylerine yansıtılmıştır. Kübizmin etkisinde uygulanmış kadın giysi tasarımları doğrultusunda araştırmacı tarafından kübist resimlerden ve kübizmin ilkelerinden alınan ilham, tasarımın kumaş yüzeylerine ve kalıplarına yansıtılarak bir kadın giysi tasarımı uygulaması gerçekleştirilmiştir.

KübizmModa sektörüModal etkileşim+2
Buse Ergüven
Başkent University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mevlevi tarikat kültüründe kıyafetler ve sembolik anlamları

Bu araştırmada, Mevlevi tarikat kültüründeki kıyafet ve sembolik anlamları incelenmiştir. Kıyafetlerin tarihi geçmişi, Osmanlı dönemi minyatürlerinden ve yabancı ressamların tablolarından yola çıkarak bu çalışma yürütülmüş, Mevlevîlik tarikatı tarihi, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'den 1925 yılında tekkelerin kapatılışına kadar olan süre araştırılmıştır. Mevlevi tarihi ile birlikte kıyafet tarihi incelendikten sonra bu araştırmanın amacı olan ve Mevlevi dervişleri tarafından kullanılan kıyafetlerin sembolik anlamları kaynaklardan ve bilirkişilerin yardımı ile detaylı bir şekilde ele alınmıştır. Bu amaca ulaşmak için, Mevlevi tarikat kültürünün ayrılmaz bir parçası olan Mevlevi dergâhlarındaki, sema ayinlerinde ve sema ayinindeki müzisyenlerin kullanmış olduğu müzik aletlerindeki semboller de incelenmiştir. Mevlevi kıyafetlerini kapsayan araştırmanın sonunda bu benzersiz kıyafetlerin birçok sembolik anlam içerdiği çalışmada bulgularla ortaya konulmuştur. Bu bulgulara göre Mevlevi kıyafetleri olan sikke, tennure, hırka, elifî nemed, deste-gül, destar giydikleri ve ayrıca sikkenin üstüne istiva çektikleri görülmüştür. Sembolik bulgulara göre sikkenin bir Mevlevi tacı olup nefsin mezar taşını, tennurenin kefeni, hırkanın nefsin mezarını, elifî nemedin Allah'ın birliğini, deste-gülün taze gül demetlerinden oluşan ilkbaharı, istivanın ise erişilen makam ve mevkii simgelediği anlaşılır. Ayrıca semahanenin kâinatı, sema ayininin ayakta Allah'a ulaşmak için onun aşkıyla dönerek yapılan bir zikir olduğu ve yeniden doğuşu simgelediği ve müzik aletlerinin de semaya eşlik ederek bu aşkı coşturduğunu simgesel olarak görmekteyiz. Osmanlı'nın son dönemlerinde Osmanlı sultanlarını, yabancı gezginleri ve ressamları etkisi altına alan Mevlevilik ve sema ayinleri günümüzde de uluslararası bilinirlik kazanmış olup, farklı millet, kültür ve dinlerin ilgisini çekmektedir. Anahtar Kelimeler: Mevlânâ, Mevlevilik, Sema, Mevlevi kıyafetleri, Mevlevi sembolleri.

Mevlana Celaleddin-i RumiMevlevi kıyafetleriMevlevilik
Mehlika Orakçıoğlu
Başkent University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Haute couture giysi tüketim davranışlarındaki talebin arttırılmasına yönelik bir araştırma

Haute Couture 19. yüzyılda Charles Frederick Worth'ün Fransa'da başlattığı bir akım olarak ortaya çıkmıştır. 19. yüzyıl burjuvasının özel günlerde ve partilerde daha farklı ve daha seçkin elbiseler giymek istemesi ile doğmuştur. Pahalı kumaşların kullanıldığı özel tasarım olarak üretilmektedir. Dikilmiş, özel el yapımı kişiye özel giysi üretimidir. 1945'te revize edilen Haute Couture standartlarının artan maliyetler ve günümüzdeki şartlara uygun olabilmesi için değiştirilmesi talep edilmiştir. Günümüzde Haute Couture'ün geldiği son durum analiz edildiğinde, hazır giyim karşısında Haute Couture kullanımının azalması, küreselleşen dünyada hızlı alışveriş, internet üzerinden alışveriş gibi olguların ortaya çıktığı görülmektedir. Son dönemde Covid-19 salgınının da etkisiyle internetin kullanım alanlarının genişlemesi, internet ve e-ticaret platformları üzerinden alışverişin artması gibi faktörler de Haute Couture üzerinde olumsuz bir etki yaratmıştır. Bu çalışma, Sanayi Devrimi'nden günümüze kadar olan dönemde moda endüstrisi ve Haute Couture üzerine bilgi vererek, Haute Couture'e olan ilginin azalmasına çözüm önerileri getirmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Kavramsal açıklama ve analizlerin ardından, gerçekleştirilen 18 soruluk anket çalışması ile birlikte bu iki taramanın birleştirilmesi ve önerilerin sunulması gerçekleştirilmiştir. Uygulanan anket çalışması, SPSS paket programı kullanılarak yapılan frekans analizlerine ve yorumlarına dayanmaktadır. Anahtar Kelimeler: Moda, Haute Couture, Sanayi Devrimi, E-ticaret

Elektronik ticaretEndüstri DevrimiHaute couture+1
Seren Erdoğan
Başkent University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Geleneksel nakışlar ile günümüzde yapılan 3 boyutlu nakışların giysilerde uygulanması

Günümüzde Anadolu ve farklı coğrafyalarda nakış sanatı kendini göstermektedir. Bu nakış türleri ister Anadolu'da ister farklı coğrafyalarda ortaya çıksın yine de nakış her daim kadınların gözdesi olmuştur. Nakışlar günümüzde geleneksel nakışlar devam ettirilse de son dönemlerde geleneksel nakışlara artarnatif olan ama geleneksel nakışlar gibi köklü bir geçmişe sahip olan modern nakışlarda evlerimize hatta Anadolu'da evlenecek kadınların çeyizlerinde de görmekteyiz. Bu modern nakışların bir kısmı 3 boyutlu olup farklı coğrafyalardan evlerimize girmiştir. Modern nakışların geleneksel nakışlardan en büyük farkları belkide daha kolay ve geleneksel nakışlar kadar uğraş gerektirmemesidir. Buna rağmen geleneksel nakışlardan da kopulmamaktadır. Farklı çoğrafyalarda geleneksel nakışlar daha modern bir hal ile de yapılmaktadır. Bu tezin konusu geleneksel nakışlar ile günümüzde yapılan 3 Boyutlu nakışların giysilerde uygulanmasıdır. Bu tez ile 3 boyutlu nakış teknikleri ile nakışın hem nasıl daha ileriye götürülebileceği hem de modern ve geleneksel nakışların uyumlu ve birlikte kullanımının nasıl mümkün olabileceğidir. Bu nedenle çalışmada hem geleneksel hem modern nakış hakkında bilgi verilerek bunların kullanım şekilleri ve özellikleri üzerinde durulmuştur. Ayrıca katkılarıyla nakış sanatını farklı düzeye taşımış kişiler hakkında da bilgi verilmiştir. Ulaşılan bulgular ile tezin sonunda 3 boyutlu nakış ve farklı teknikler kullanılarak proje yapılmıştır. Nihayetinde geleneksel nakışın artık farklı teknikler ile yorumlanarak yeniden oluşturulması gerektiğine değinilmiştir.

3-D teknolojisiLif sanatıNakış
Kübra Bera Adıbelli
Başkent University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kore kültüründe sembolizm ve Joseon dönemi kadın giyim kuşamı üzerindeki etkileri

Kore kültürü, son zamanlarda popüler kültür kavramının da etkisiyle insanların dikkatini çekmeye başlamıştır. Bu çalışmanın temel hedefi; Japon ve Çin kültürünün yanında gölgede kalmış, Kore kültürünün incelenmesini ve Joseon Dönemi kadın giyim kuşamı üzerinden, sembolizm odaklı olarak araştırılmasını içermektedir. Tez çalışması; kültür ve sembolizm kavramları arasındaki bağlantıyı, bu kavramların günümüzde de süregelen önemini de göz önünde bulundurarak, geleneksel kültürden beslenmenin önemini ve bunların geçmişten günümüze giyim kuşamı nasıl etkilediğini vurgulamaktadır. Birinci bölümde genel hatlarıyla; kültür kavramı ve kültür kavramının, medeniyet, toplum, iletişim, imge, inanç, sembolizm, mitoloji, giyim kuşam gibi ilişkili unsurlarından bahsedilmiştir. Kültür ile bağlantılı bu ögelerin anlamları ve birbirleriyle ilişkileri detaylarıyla birlikte tanımlanmıştır. İkinci bölümde Kore Yarımadası tarihi ve tarihi süreci boyunca yarımadada var olmuş krallıkların kültür, sanat, giyim kuşam anlayışları üzerinde durulmuştur. Ardından genel hatlarıyla Kore toplumunun kültür algısından bahsedilmiştir. Bu bölümde işlenen diğer bir konu ise Kore kültüründe sembolizmdir. Kore kültürüne ait ögelerde kullanılan semboller ve anlamları; hayvan, bitki, doğa, renk, ulusal, mitolojik, Çince gibi başlıklar altında incelenmiştir. Üçüncü bölümde Kore kültüründe kadın giyim kuşamı ve sembolizm ile ilişkisi açıklanmıştır. Giyim kuşam materyalleri; üst giyim, alt giyim, iç giyim, dış giyim, törensel, saç modelleri, aksesuar ve başlıklar kapsamında incelenerek, sembolik çözümlemeleri yapılmıştır. Dördüncü ve son bölümde ise, yapılan tüm araştırmalar doğrultusunda edinilen bilgilerden yola çıkılarak oluşturulan özgün tasarımların detaylarına yer verilmiştir.

Geleneksel giysilerGiyimKore kültürü+3
Sedef Erkin
Dokuz Eylül University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kırklareli ili köyleri halk giyimi ve iç mekân dokumalarının günümüz moda tasarımlarına yansıtılması

Dokuma kumaşlar nesilden nesile aktarılarak günümüze kadar gelmiştir. Teknolojinin çok hızlı gelişmesi beraberinde oldukça farklı üretimlerin yapılmasına olanak sağlamaktadır. Kırklareli geleneksel giyim ve iç mekân tekstilleri, renk, doku, desen ve kompozisyonun göz alıcı karışımıyla giyim, el sanatları doğadan ilham alan eşsiz bir sanat formudur. Bu sanat formuna Kırklareli köylerinde halkının günlük yaşamında günümüzde de tanık olunmaktadır. Aynı zamanda doğum, ölüm ve düğünlerin önemli bir kültürel giysisidir. Kırklareli kumaşları, dokuma özellikleri, kullanılan malzemeler ve Kırklareli halkının kendi ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yapmış oldukları ve kendi zevklerini yansıtan tasarımlarıyla benzersizdir. Tezin konusu, 93 Harbi (1877-1878) sonrasından günümüze Kırklareli köyleri halk giyimi ve iç mekânda kullanılan dokuma kumaşları incelenerek özgün kumaş tasarımları ve giysi yapımında kullanılmasıdır. Kırklareli köylerinin geleneksel tekstil örneklerinin malzeme, teknik ve desen özellikleri incelenecektir Tezin amacı, Trakya'da 93 Harbi (1877-1878) sonrasında oluşan politikalar, ekonomik durumlar, kültürel olayların neden olduğu tepkiler tekstil ve moda anlayışlarına da yansımıştır. Kırklareli köy kültüründe dokuma kumaşların giyim ve mekânda kullanım eşyası olmanın ötesinde binlerce yıllık birikimini nesilden nesile aktarılarak günümüze kadar gelen örneklerin incelenmesi ve kayıt altına alınması, geçmişin izlerini geleceğe taşınması açısından büyük bir önem taşımaktadır. Kırklareli köylerinde alan çalışması yapılarak geleneksel tekstil örnekleri malzeme, teknik, desen özellikleri ve dikiş yöntemleri incelenmiştir. Kırklareli köylerinde geçmişten günümüze giyim kültürü incelenerek, günümüze ulaşan örneklerden yararlanılarak moda tasarımı artistik çizimlerin hazırlanması, gelecek nesillere ışık tutacak bir belgesel niteliği taşıması ve özellikle ilgili literatüre katkı sağlaması amaçlanmıştır. Araştırma yöntemi olarak; öncelikle literatür taraması yapılmış ve hangi eserlere ulaşabilir tespit edilmiştir. Araştırma süresince Kırklareli Üniversitesi Kütüphanesi, Kırklareli İl Halk Kütüphanesi, Kırklareli Müzesi, YÖK tez tarama sayfasından ve Kırklareli köylerinde yaşayan halktan yararlanılmıştır. Araştırma ile ilgili fotoğraf ve yayın kopyaları alınarak bilgisayar teknolojisi ile internetten yararlanılmıştır. Kırklareli köy kültüründe dokuma kumaşların giyim ve mekânda kullanım eşyası olmanın ötesinde binlerce yıllık birikimini nesiller boyu anadan kıza aktarılarak günümüze kadar gelen örneklerin incelenmesi ve kayıt altına alınması, geçmişin izlerini geleceğe taşınması açısından büyük bir önem taşımaktadır.

DokumalarKırklareliModa+2
Selen Yaman
İstanbul Nisantasi University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Vegan deri ile giysi tasarım uygulama önerileri

Hızlı sanayileşme, biyolojik çeşitlilik ve doğal kaynakların varlığı için tehdit oluşturmaktadır. Özellikle çevresel etkisi en yüksek sektörlerden biri olan moda alanında, sürdürülebilirlik kavramı önem kazanmakta ve çevre dostu üretim yöntemleri uygulanmaya başlanmıştır. Bu kapsamda, sürdürülebilir, etik, ekolojik ve vegan moda gibi kavramlar literatüre girmiştir. Hayvansal deri kullanımı, sürdürülebilir ve etik moda yaklaşımı ile bağdaşmamaktadır. Bu çalışmada, ayakkabı, çanta ve aksesuar üretiminde yaygın olarak kullanılan farklı vegan deri türlerinden oluşturulan tasarımları materyal-model uygunluğu bakımından değerlendirme yapılmaktadır. Vegan deriye moda dünyasında yeni kullanım alanları oluşturmak, deriden üretilen giysi tasarım önerileri sunmak amaçlanmaktadır. Bu çalışmada, hayvansal deri üretiminin çevre ve çalışan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri incelenmiş; bu sorunlara karşı yenilikçi ve çevre dostu bir materyal olarak geliştirilen vegan deri, sürdürülebilir moda yaklaşımı kapsamında değerlendirilmiştir. Vegan deri üretim yöntemleri detaylı bir şekilde ele alınmış; ünlü moda markaları ile tasarımcılarının vegan deri kullanımına yönelik uygulamaları görsellerle desteklenerek açıklanmıştır. Çalışmanın uygulama aşamasında vegan deri tasarım önerileri sunulmuş; bu tasarımlar model özelliği, materyal seçimi, kullanılabilirlik…vb. özellikler açısından incelenmiştir. Kültürel sürdürülebilirlik ve gelenekselliğin yansıtılması; giysiye özgünlük katmak amacıyla Başnakkaş Kara Memi' nin Dört Çiçek Üslubundaki çiçek motifleri enkürüste tekniğiyle tasarımlara aktarılmıştır. Vegan deri tasarımların hem çevresel sürdürülebilirliğe hem de kültürel sürdürülebilirliğe katkı sağlaması hedeflenmiştir. Çalışma kapsamında tez, makale, kitap ve elektronik yayınlar araştırılmış; nitel yöntemle eser analizi yapılmıştır. Çalışmanın sınırlılığını, yalnızca belirli vegan deri türleri ve ürün gruplarının incelenmesi oluşmaktadır. Araştırma, çevreci üretim yöntemleri ve ekolojik moda farkındalığı kazandırarak, vegan deri konusunda gelecekte yapılacak çalışmalara kaynak oluşturmayı amaçlamaktadır.

Dilek Köroğlu
İstanbul Nisantasi University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00