
5
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Sürdürülebilir kırsal kalkınmada mikro kredinin kadın girişimciliğine etkisi: İzmir örneği
Ülkelerin ekonomik ve sosyal gelişmelerinin en önemli dinamiklerinden biri girişimciliktir. Ülkeler girişimcilik potansiyeline sahip bireylerin ortaya çıkarılmasını ve işsizlik oranlarında büyük düşüşler sağlamasını istiyorsa, ekonomik büyümeye katkı sağlayan girişimci sayısını artırmak ve desteklemek zorundadır. Tüm toplumlarda sosyal ve ekonomik yaşamın çok önemli bir parçası her zaman kadınlar olmuştur. Kadınların özellikle kırsal alanda aileleri için üretme konusunda çok önemli gayretleri bulunmaktadır. Bu nedenle, kadınların kırsal alanlarda kendi öncelikleri etrafında örgütlenmelerini kolaylaştıracak yaklaşım ve desteklere ihtiyaç vardır. Dolayısıyla, kadın girişimcilerin ekonomik ve sosyal anlamda yaptığı katkıların daha gerçekçi ve geleceğe yönelik olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Prof. Dr. Muhammed Yunus'un 1970'li yıllarda uygulamaya başladığı ve yoksul kimselerin yeni bir iş kurması ya da var olan işlerini geliştirmeleri amaçlayan Grameen Modeli, bugün dünyanın pek çok ülkesinde yoksullukla mücadelede bir araç olarak kullanılmaktadır. Dünyada yüzden fazla ülkede ve Türkiye'de başarılı bir şekilde yürütülen mikro kredi; gelir getirici faaliyette bulunmalarını teşvik etmek amacıyla özellikle yoksul kadınlara faizsiz ve kefilsiz şekilde küçük sermaye olarak verilen kredi ifade edilmektedir. Özellikle kırsalda yaşayan kadınlara olan güveni esas alan ve onların yoksulluğunu ortadan kaldırma amacında olan mikro kredi uygulamaları, kadınların toplumda sosyal ve ekonomik anlamda güçlenmesine yardımcı olurken; aynı zamanda aşırı yoksul kadınların da girişimci olabileceğini ortaya koymaktadır. Bu çalışmada, İzmir ilinde mikro kredi sisteminin işleyişi ve mikro kredi sisteminin kadınlar üzerindeki sosyal ve ekonomik etkileri incelenmeye çalışılmıştır. Bu amaçla İzmir Grameen Bankası Mikrofinans Şubesi ile iş birliği yapılarak mikro kredi kullanan 66 kadın girişimci ile birebir görüşülüp çoktan seçmeli anket uygulaması yapılmıştır. Bu görüşmelerde, İzmir'de mikro kredi kullanan kadınların sosyo-demografik profilleri, mikro kredi kullanma amaçları, mikro kredi ile ne tür işler yaptıkları, mikro kredinin gelir düzeylerinde ve sosyal hayatlarında bir değişime yol açıp açmadığı, mikro kredinin istihdama katkı sağlayıp sağlamadığı, mikro kredi uygulamasında ne tür sorunlarla karşılaştıkları ve karşılaşılan sorunların çözümü için neler önerdikleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Araştırma sonucunda, İzmir'de mikro kredi kullanan kadınların sistemden büyük ölçüde memnun oldukları ve mikro kredinin ekonomik ve sosyal yaşantılarına önemli katkılar sağlamasına karşın verilen kredi miktarının yetersizliği, pazarlama sorunun olması gibi bir takım sorunlarla karşılaştıkları sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmada İzmir ilinde yaşayan ve mikro krediden yararlanan kadınlara ilişkin yapılan anket sonucunda Mikro krediden yararlanan kadınların gelirlerinde dikkate değer artış olduğuna yönelik bulgular elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kırsal Kalkınma, Mikro Kredi, Kadın Girişimciliği, İzmir
Hedonik tüketim ve faydacı tüketim eğilimleri bağlamında internet üzerinden yapılan alışverişler: Fırat Üniversitesi öğrencileri üzerine bir araştırma
İnsanlar günlük yaşamlarında; zamanlarının büyük bir kısmını tüketim ve tüketimle ilgili faaliyetlerle geçirirler. Tüketiciler kendi istekleri doğrultusunda alışveriş yaparlar. Satın almaları ihtiyaç ve istekleri karşılamak içindir. Kendi geliştirdikleri karar kriterlerine göre karar verirler ve tüketim sonunda seçimlerini kendileri değerlendirirler. Tüketiciler birçok satın alma kararı verir. Araştırmacılar, ne satın aldıklarını, nereden aldıklarını ve ne kadar satın aldıklarını öğrenmek için tüketicilerin satın alımlarını analiz edilir. Tüketicilerin internet üzerinden alışveriş ve geleneksel alışveriş alışkanlıklarından, güdülerinden en esas ve önemli olanları faydacı ve hedonik güdülerdir. Duygusal ihtiyaçların giderilmesi noktasında hedonik tüketimin yapıldığı, akılcı davranışlar sergilenerek yapılan alışverişlerin de faydacı tüketim açısından değerlendiği bilinmektedir. Bu çalışma ile öğrencilerin hedonik satın alma ve faydacı satın alma motivasyonlarının online alışverişte satın alma davranışları üzerindeki etkisinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, Fırat Üniversitesi'nde öğrenim gören öğrencilerden elde edilen toplam 472 anket sonucu incelenmiştir. Bu amaçla çalışmanın değişkenleri arasındaki ilişkiyi incelemek için ise korelasyon ve regresyon analizleri yapılmış elde edilen bulgular doğrultusunda online perakendecilere öneriler sunulmuştur. Ayrıca toplanan verilerin demografik özelliklere göre fark analizi yapılmıştır. Verilerin analizinde, normal dağılım görülen örneklemlerde gruplar arasındaki farkı test etmek için t-testi ve ANOVA testi ve değişkenler arasındaki ilişki ve etki düzeyi için ise korelasyon ve regrasyon analizleri kullanılmıştır. Online alışveriş sıklığında kadın öğrencilerin erkek öğrencilere göre daha fazla alışveriş yaptıkları erkek öğrencilerin kredi kartı kullanımında, kadın öğrencilerin kapıda ödeme seçeneğini daha fazla tercih ettikleri, Erkek öğrencilerin en fazla teknolojik ürünler, kadınların ise ayakkabı, kıyafet, takı vs ve kozmetik, temizlik ve bakım ürünlerini tercih etmişlerdir. Hedonik Satın Alma Davranışlarında kadınların, 401TL-800TL (orta düzey) gelir düzeyine sahip öğrencilerin, ayda ve Haftada bir ve birkaç kez alışveriş yapan Hedonik Satın Alma Davranışlarının daha yüksek olduğu, kredi kartı kullanımının fırsatları yakalama. Maceracı alışveriş motivasyonunda kapıda ödeme seçeneği tercih edildi sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin Faydacı Satın Alma Davranışlarının cinsiyetine göre anlamlı farklılık oluşmamıştır. 801TL ve üstü gelir düzeyine sahip öğrencilerin, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde eğitim gören öğrencilerin, Ayda veya haftada birkaç alışveriş yapan Kredi kartı kullanan öğrencilerin Faydacı Satın Alma Davranışlarının daha yüksek olduğu görülmüştür. Öğrenciler Kredi kartı kullanımında Elverişli Seçim İçin Alışveriş ve Maliyeti Düşürmek İçin Alışveriş yaptıkları sonucuna ulaşılmıştır Anahtar Kelimeler: Hedonik Tüketim, Faydacı Tüketim, Online Alışveriş, Üniversite Öğrencileri.
Türkiye'de girişimcilik üzerine yapılmış tezlerin incelenmesi
Günümüz dünyasındaki çoğu birey, çevrelerinde oluşacak fırsatları değerlendirmek istemektedirler. Bu fırsatların sunduğu faydayı elde edebilmek için de girişimcilik adında bir kavram doğmaktadır. Temelde Fransızca kökenli kelime olan bir şey yapmak anlamına gelen entreprede kelimesinden türetilmiştir. Ülkeler bu kavramı geliştirici politikalar, bilimsel çalışmalar ile birlikte girişimciliği teşvik eden planlamalar yapmaktadırlar. Bu kavram gelişme gösterdikçe görülmüştür ki ekonomik, sosyal, kültürel mali etkenler vb. faktörler olmak üzere birçok faktörden etkilenmiştir. Küreselleşen dünyada globalleşen rekabet ortamında şartların gün geçtikçe zorlaşacağı ekonomik alanda ulusların var olabilmesi için rekabet ortamı çok önemli bir etkendir. Toplumların zaman yolculuğunda özellikle bilgi toplumuna geçişten sonraki dönemle beraber girişimcilik farklı bir yapıya bürünmüştür. Girişimcilik geliştikçe yeni fırsatlar oluşturan bu fikirleri yeni mal ve hizmetlerin ortaya çıkmasına vesile olmuştur. Mal ve hizmetlerdeki bu yenilik de ekonomik büyümeyi sağlamıştır. Girişimcilik ekonomik büyümenin yanında istihdam alanları oluşturulmasına, bir toplumun sosyo-ekonomik seviyesinin yükselmesine sebep olmaktadır. Kökeni bayağı eski tarihe dayanan girişimcilik, uzunca bir yolculuğa çıkarak günümüzde değişik şekillerde ortaya çıkmaktadır. Mal ve hizmet üretimi için işe girişen, iş yapmaya kalkışan kişi ise girişimci olarak adlandırılmaktadır. Geçmişte, Osmanlı dönemin de tüccarlığı ve kişisel yetenekler şeklinde biçimlenen girişimciler, Cumhuriyetin kurulmasıyla yeteneklerin üstüne çıkmıştır. Ülkede kalkınmayı sağlama amaçlı devlet eliyle gerçekleştirilen yatırımlar 1960'lardan itibaren yerini serbest girişimcilere bırakarak yeni yeni girişimciler ortaya çıkarılmasını sağlamıştır. Ortaya çıkan bu girişimcilerin hemen hepsi vasıflı özelliklere sahip benzer kişilerdir. Bu kişiler risk alan, üretim araçlarını doğru şekilde kombinleyen, gerekli mal ve hizmetleri hayata geçiren, hizmet ve ürünlerin kara dönüşeceği pazar imkanlarını keşfeden kişi olarak tanımlanır. Bu çalışma ile ülkemizde girişimciliğe dair yapılan yüksek lisans ve doktora tezlerine dair akademik çalışmaların konuları, araştırma yöntemleri, uygulama alanları ve bu tezlerden ortaya çıkan araştırma sonuçları ile araştırma sayıları üzerinde durulmuştur. Araştırmamız 1988 ile 2021 yılları arasında yapılan tez çalışmalarını içermektedir.
Bireysel yenilikçilik düzeyi analizi: Samsun 19 Mayıs Polis Meslek Yüksekokulu örneği
Yenilikçilik, bireylerin yeniliği hazmetme süresince, yeniliklere karşı alınan tavırları veya bu yaklaşımları kişisel açıdan değerlendirildiğinde; bireylerin yenilikçiliğe bakış açıları, toplumsal, kültürel değerleri ve küresel özellik taşıyan yaşamsal faaliyetlerini sürdürdükleri ortamlarında, karşılaştıkları değişikliklere karşı sağlıklı ve dengeli bir uyum süreci sağlamaları bakımından önem arz etmektedir. Bireysel yenilikçilik, bir yeniliği özümsemek, geliştirmek ya da uyum içinde faaliyete geçirmek olarak ifade edilmektedir. Bu çalışmada, Samsun 19 Mayıs Polis Meslek Yüksek Okulu öğrencilerinin, yenilikçi, gelişime açık, kişisel beceri ve yetenekleri doğrultusunda, mesleki karakterlerini oluşturmalarına katkıda bulunmak istenmiştir. Öğrencilerin mesleki faaliyetlerine hazırlık sürecinde mesleklerinde karşılaşacakları problemlerin nedenlerinin belirlenmesinde hızlı ve pratik karar verebilme ve sorun çözme yeteneklerinin geliştirilmesini sağlamak, ayrıca mesleki veya kişisel hatalarının minimum seviyeye indirgemek ile birlikte polislik mesleğine duyulan saygınlığın artmasını, yenilikçi ve araştırmacı yönlerinin daha verimli ve ileri düzeyde oluşmasına zemin hazırlama amacıyla meslek öncesi bireysel yenilikçilik düzeylerinin değerlendirilmesi yapılmıştır. Araştırmada, Samsun 19 Mayıs Polis Meslek Yüksek Okulu'nda eğitim gören 416 öğrenci ana kütleyi oluşturmakla birlikte, örneklem sayısının % 95 güven aralığında en az 200 öğrenci olacağı hesaplanmıştır. Rastgele örneklem yöntemiyle çalışmaya 375 öğrenci katılımı gerçekleşmiş ve 41 öğrenci ise çeşitli mazeretlerle çalışmaya katılmak istememiştir. Araştırma sürecinde, nicel araştırma yöntemi olan bireysel yenilikçilik ölçekli anket ile kişisel bilgiler formundan elde edilen bilgilerden yararlanılmıştır. Bu bilgiler vasıtasıyla veriler istatistik paket program kullanılarak analiz edilmiş, dijital ortamda saklanmış ve bağımlı değişkenler baz alınarak analize tabi tutulmuştur. Analizlere bakıldığında; bireysel yenilikçilikte, öğrencilerin yaş, ailenin (anne-baba) eğitim durumu, ailenin gelir durumu, ailede devlet memuru olup olmadığı, ailede girişimci olup olmadığı, mezun olunan lise türü, öğrencilerin girişimcilik eğitimi alıp almamaları, mesleki yenilik eğitimine katılıp katılmamalarına göre istatistiksel açıdan incelendiğinde farklılıklar olduğu ve öğrencilerin, Bireysel Yenilikçilik Düzeylerinin 'Sorgulayıcı' seviyede olduğu tespit edilmiştir.
Kamu kurumlarında belge yönetiminde yenilikçi uygulamalar: Ondokuz Mayıs Üniversitesi örneği
İnsanlık var olduğundan beridir geçmişten geleceğe öğrendiklerini aktarmak istemekte ve bunun sonucunda gelecek nesillere yol göstermekte ve yaşam kalitesini artırmaktadır. Devamında geçmişten geleceğe bilgileri aktarma yollarını aramış ve yöntemler geliştirmiş durumdadır. Bazen bu yöntemler insandan insana aktarılması ya da o günün çağında geliştirilmiş bir teknoloji kullanılmaktadır. Her çağın kendi imkanları doğrultusunda kullanmış oldukları teknoloji ile birlikte bilgiler kayıt altına alınmış ve insanların yaşamlarına yol göstermeye devam etmektedir. Bu bilgiler doğrultusunda geçmişle gelecek arasında bağlantı kurulması ise birlikte yeni teknolojiler geliştirilmeye başlanmış ve kullanıma devam edilmektedir. Bu teknolojilerin en önemlilerinden biri olan bilgisayar ve devamında bilgisayarlarda üretilmiş bilgilerin mesafe kavramı olmadan aktarılmasını sağlayan internet devrim niteliğinde bir gelişme olarak belirtilmektedir. Bilgisayarların ve internetin gelişmesi ile birlikte üretilmiş olan veriler önce ülkelerin kendi içlerinde devamında ülkeler arası paylaşılmaya devam etmektedir. İlk başlarda web 0.1 teknolojisi ile sadece bilgiye erişim yoluyla hayatımızın baş köşesinde yerleşen internet devamında web2.0 ile birlikte etkileşim haline gelmekte ve günümüzde web3.0 ile birlikte neredeyse insanlık ile bütünleşmiş durumdadır. Teknolojinin gelişmesi, depolama alanlarının artması ve internet hızlanması ile birlikte verinin çeşitliliği de artmaktadır. verinin çeşitliliğinin artması ve bu verinin değişmezliğini kanıtlamak için yeni bir teknolojiye ihtiyaç duyulmaktadır. Bu teknolojilerden en önemli iki tanesi Elektronik Belge Yönetim Sistemi ve E-İmza teknolojisi olarak öncelikle kamu kurumlarında ve devamında neredeyse her sektörde yerini almaktadır. Fiziki ortamda üretilmiş olan verilerin dijital ortamda yürütülmesini sağlayan elektronik belge yönetim sistemlerin dijital dönüşüm yolculuğunun en temel alanlarından birisi olarak bilinmektedir. Dijital ortamdaki verinin değiştirilemezliğini sağlayan e-imza teknolojisi ise Elektronik Belge Yönetim Sistemlerinin bütünsel yapısını tamamlamış ve tüm kurumların iş süreçlerini mekan ve zaman kavramı olmadan yürütülmesine imkan sağlamaktadır. Bunun sonucunda e devlet, dijital devlet ve dijital Türkiye yolculuğunda güvenli ve hızlı bir şekilde yol alınmaktadır.