2,976
Archived Theses
21
DOIs Assigned
1%
DOI Rate
Discipline
Basamaklı dolusavaklarda oksijen transferi
ÖZET Yüksek Lisans Tezi BASAMAKLI DOLUSAVAKLARDA OKSİJEN TRANSFERİ Ertuğrul İLCİN Fırat Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü İnşaat Mühendisliği Anabilim Dalı 2005, Sayfa : 54 Basamaklı dolusavaklar, son yıllarda oldukça popüler olmuştur. Bunun en önemli nedeni, silindirle sıkıştırılmış beton (RCC) barajların inşa tekniklerindeki ilerlemelerdir. Basamaklı dolusavaklar, RCC barajların mansap yüzüne yerleştirilebilmekte ve dolgu barajlarda da taşkın dolu savağı olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmada basamaklı dolus avaklarda oksijen transferi incelenmiştir. Bu nedenle bir çok alternatif üzerinden bir dizi deneyler yapılmıştır. Bu deneylerde trapez ve dikdörtgen en kesitli eşikler basamaklarda, farklı şekiller de yerleştirilmiştir. Bu çalışma, yedi bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde, giriş kısmı sunulmuştur ve çalışmanın amacı açıklanmıştır, ikinci bölümde, literatür özeti, üçüncü bölümde gaz transferi, dördüncü bölümde basamaklı dolusavakların hidroliği, beşinci bölümde deney düzeneği anlatılmış. Altıncı bölümde deneylerin yapılışı anlatılmış, elde edilen sonuçlara ait grafikler çizilerek, açıklanmıştır. Yapılan bu çalışmanın deney sonuçlarından bulunmuştur ki, eşikli basamaklı dolusavaklar, klasik dolusavaklara göre oksijen transfer verimi açısından oldukça etkindir. Özellikle basamakların bir dolu bir boş yerleştirilmesiyle en yüksek oksijen transfer verimi değerleri elde edilmiştir. ANAHTAR KELİMELER: Basamaklı dolusavaklar, Oksijen transferi, Çözünmüş oksijen, Oksijen transferi, RCC, Eşitlik.
Savakların akım karakteristiklerinin ve mansap havuzunda oluşturdukları penetrasyon derinliklerinin incelenmesi
ÖZET Yüksek Lisans Tezi SAVAKLARIN AKIM KARAKTERİSTİKLERİNİN VE MANSAP HAVUZUNDA OLUŞTURDUKLARI PENETRASYON DERİNLİKLERİNİN İNCELENMESİ Fatma Zehra UNSAL Fırat Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü İnşaat Mühendisliği Anabilim Dalı 2005, Sayfa:56 Bu çalışmada; ince kenarlı, kalın kenarlı ve labirent savakların akım karakteristikleri üzerine bir dizi laboratuar çalışması yürütülmüştür. Bu savak çeşitleri ve bunların farklı şekilleri için maksimum penetrasyon derinlikleri ve jet genişliklerinin, debi ve düşme yükseklikleri ile bağlantılı olarak değişimleri araştırılmıştır. Bu çalışmada her savak tipi ve şeklinin; jet genişliği, penetrasyon derinliği ve jet yörüngesinin birbirinden oldukça farklı olduğu sonuçları gözlenmiştir. Labirent savaklardaki serbest düşen jetin genişliğinin, ince kenarlı trapez savaklardan ve ince kenarlı dikdörtgen savaklardan daha fazla olduğu görülmüştür. Labirent savakların, test edilen diğer savaklardan daha düşük penetrasyon derinliğine sahip olduğu gözlenmiştir. Ayrıca, dikdörtgen ve trapez savakların en yüksek penetrasyon derinliğine sahip olduğu da ispatlanmıştır. Burada, serbest düşen bir napın maksimum penetrasyon derinliğini, jet genişliğini ve kabarcık bölgesinin uzunluğunu hesaplamak için kullanımı kolay boyutsuz eşitlikler elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Savak, Penetrasyon derinliği, Jet genişliği, Hava sürüklenmesi, Havalandırma, Nap, Jet yörüngesi, Kabarcık, Mansap havuzu VI
Polyester reçinenin bitüm ve bitümlü sıcak karışımlar üzerindeki etkilerinin araştırılması
ÖZET Yüksek Lisans Tezi POLYESTER REÇİNENİN BITUM VE BITUMLU SICAK KARIŞIMLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİNİN ARAŞTIRILMASI Mehmet YILMAZ Fırat Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü İnşaat Mühendisliği Ana Bilim Dalı 2005, Sayfa :57 Bu çalışmada, katkı maddesi olarak kullanılan polyester reçinenin (PR) bitüm ve bitümlü sıcak karışımlar üzerindeki etkileri araştırılmıştır. AC 75/100 bitümü ve çeşitli oranlarda polyester reçine kullanılarak elde edilen karışımlar üzerinde bağlayıcı deneyleri yapılmıştır. Penetrasyon deneyi sonuçlarından, AC 100/150 bitümü ile aynı kıvamda bir bağlayıcının % 0,75 oranında PR kullanılmasıyla elde edildiği belirlenmiştir. AC 75/100, AC 100/150, AC 75/100 + % 0,75 PR bağlayıcıları kullanılan numunelerin Marshall karışım dizaynına göre optimum bağlayıcı içerikleri bulunmuştur. Optimum bağlayıcı içeriklerinde yapılan karışım numuneleri üzerinde Marshall Stabilite, indirekt çekme sertlik modülü ve statik yüklemeli sünme sertliği deneyleri yapılmıştır. Sonuç olarak AC 75/100 + % 0,75 PR katkılı bağlayıcının, karışımın stabilitesini ve indirekt çekme sertlik modülünü arttırdığı, statik yüklemeli sünme sertliğini ise azalttığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler : Polyester Reçine, Marshall Stabilite, İndirekt Çekme Sertlik Modülü, Statik Yüklemeli Sünme Sertliği, Fraas Kırılma Noktası.
Alttan alışlı dolusavak havalandırıcıların CFD analizi
ÖZET Doktora Tezi ALTTAN ALIŞLI DOLUSAVAK HAVALANDIRICILARIN CFD ANALİZİ Mehmet Cihan AYDIN Fırat Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü İnşaat Mühendisliği Anabilim Dalı 2005, Sayfa: 141 Orta ve yüksek düşülü barajların dolusavakları yüksek hızlı akımlara ve bununla birlikte kavitasyon olayının yıkıcı etkisine maruz kalabilirler. Yüksek hızlı akımlarda kavitasyonal aşınmayı önlemek için alışılagelmiş yöntem havalandırıcı aygıtlar kullanmaktır. Dolusavak havalandırıcılarının gelişmesine büyük ölçüde fiziksel model deneyleri öncülük etmiştir. Fakat son zamanlardaki hesaplamalı yöntemlerdeki gelişmelerle birlikte ileri sayısal modeller fiziksel modellere karşı önem kazanmıştır. İlk bölümlerde, bu çalışmaya temel oluşturmak ve dolusavak tasarımcıları için faydalı bir kaynak olması amacıyla dolusavak havalandırıcıları üzerinde detaylı bir literatür taraması sunulmuştur. Daha sonra, dolusavak havalandırıcıları için CFD (Hesaplamalı Akışkanlar Dinamiği) analiz sonuçlan, başka araştırmacılar tarafından sunulan fiziksel model ve prototip datalarıyla karşılaştırılmıştır. CFD analiz sonuçlan prototip datalanyla yeterli bir uyum sağlarken, önemli ölçek etkileri içeren fiziksel model datalarıyla, beklendiği gibi, uyumlu sonuç vermemiştir. Böylece, CFD modellerinin bu gibi hidrolik uygulamalardaki kullanımı ve etkinliği tartışılmıştır. Son olarak, batık havalandırıcı durumunu engellemek, düşük Froude sayılarında ve geniş dolusavak şut kanallarında bile klasik havalandırıcılardan daha iyi bir havalandırma performansı ve daha uniform bir hava karışımı sağlamak için, ilk olarak bu tezde, "Alttan Alışlı Havalandırıcı" diye adlandırılan yeni bir havalandırıcı tipi önerilmiştir. Bu havalandırıcının performansım belirlemek için Fluent yazılımıyla, üç boyutlu CFD modelleri kullanılarak data analizi yürütülmüş ve yüksek korelasyonla baza faydalı bağıntılar elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Dolusavak, havalandırıcı, kavitasyon, hava girişi, ölçek etkisi, batık havalandırıcılar, Fluent, CFD, alttan alışlı havalandırıcılar. XIV
Enerji kırıcı havuzlarda farklı bir tip enerji kırıcı yapının enerji sönümleme etkisinin incelenmesi
ÖZET Yüksek Lisans Tezi ENERJİ KIRICI HAVUZLARDA FARKLI BİR TİP ENERJİ KIRICI YAPININ ENERJİ SÖNÜMLEME ETKİSİNİN İNCELENMESİ Nurettin Volkan ÇAKMAK Fırat Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü İnşaat Mühendisliği Anabilîm Dalı 2005, Sayfa: 84 Barajların üzerinden su taşması, özellikle toprak ve kaya dolgu barajlarda güvenlik için çok önemlidir. Bu amaçla baraj gölüne gelen fazla suların kontrollü olarak mansap bölgesine verilmesini sağlayan dolu savaklar yapılır. Baraj ile sağlanan düşü farkından dolayı, dolusavak çıkışında çevresini tahrip edercesine büyük enerjiye sahip akımın enerjisinin azaltılması gerekmektedir. Bu amaçla enerjinin sönümlenmesinde oldukça etkili olan hidrolik sıçrama ve türbülans oluşumunu sağlayan enerji kinci yapılar kullanılmaktadır. Bu çalışmada da hem şut bloku hem de eşik işlevini yerine getirmesi düşünülen farklı tipte 8 enerji kinci blok düşünülmüştür. Bu enerji kıncılaruı ortak özellikleri kanal genişliğince yekpare yerleştirilmeleri ve akımın enerji kırıcının içinden geçerek memba veya mansaba çarpmasıdır. Böylece hidrolik sıçramanın yanında, suyun suya çarptıranı da gerçekleştirilerek türbülans oluşumu artırılmaya çalışılmıştır. Küçük debiler kullanılarak dağ akarsularma ait dolusavaklar için enerji kmcı yapılar modellenmiştir. Enerji krncı tip yanında, enerji kmcı yapı yüksekliği ve suyun enerji kıncıdan çıkış genişliğinin enerji sönümlenmesine etkinliği araştırılmıştır. Verilere göre, en iyi enerji sönümleyen tip 1. tiptir. Akım çıkış genişliği 1'3 bw ve enerji kinci yüksekliği de hi 'dir. Anahtar Kelimeler: Dolu savak, Hidrolik Sıçrama, Enerji Kırıcılar, Enerji sönümleme, Enerji Kinci Havuz. IX
Labirent savakların hidrolik karakteristiklerinin deneysel olarak incelenmesi
ÖZETYüksek Lisans TeziLABİRENT SAVAKLARIN HİDROLİK KARAKTERİSTİKLERİNİN DENEYSELOLARAK İNCELENMESİÖmer BİLHANFırat ÜniversitesiFen Bilimleri Enstitüsüİnşaat Mühendisliği Anabilim Dalı2005, Sayfa: 68Labirent dolusavaklar, barajlarda dolusavak deşarj kapasitesinin arttırılması içinuygulanan etkili bir yöntemdir. Labirent dolusavak kapasitesi, toplam su yükünün, etkin kretuzunluğunun ve kret katsayısının bir fonksiyonudur. Kret katsayısı ise toplam su yüküne, savakyüksekliğine, kret şekline, kenar duvar açılarına bağlı olmaktadır. Tasarım prosedürleri,istenilen debi kapasitesi ve uygun yerleştirme elde edilene kadar, kenar duvar açılarının velabirent savak göz sayısının değiştirilmesine izin vermektedir.Bu çalışmada, labirent savaklara planda, üçgen, trapez, dikdörtgen ve dairesel şekillerverilerek belirli nap yüklerinde geçirdikleri debiler ölçülmüş, debi deşarj katsayıları belirlenmişve lineer savaklarlardan elde edilen verilerle karşılaştırılmıştır. Ayrıca test edilen trapez veüçgen labirent savakların kenar duvar açıları, 26.83°, 33.53°, 45.57° olarak alınmıştır.Birinci bölümde; çalışmanın amacı, kapsamı açıklanmış, avantajları ve önemivurgulanmıştır.İkinci bölümde, labirent savak akımlarının hidrolik özellikleri sunulmuştur.Üçüncü bölümde, labirent savakların uygulama alanları sunulmuştur.Dördüncü bölümde, konu ile ilgili literatür araştırması yapılmış ve sunulmuştur.Beşinci bölümde, deneylerde kullanılan materyaller ve deney seti şekillerle verilmiştir.Altıncı bölümde, deneysel çalışmalardan elde edilen sonuçlar değerlendirilmiştir.Yedinci bölümde, sonuçlar sunulmuştur. Labirent savak debi kapasitesinin, savakgeometrisi, savak şekli ve akım koşulları ile yakından ilgili olduğu bulunmuştur.Anahtar kelimeler: Dolusavak, Labirent savak, Lineer savak, Debi katsayısı, Napyükü, Savak yüksekliği, Yardımcı dolusavak, Kret uzunluğu.VIII
Ereğli Demir Çelik Fabrikası cürufunun asfalt betonunda kullanılması
ÖZET Yüksek Lisans Tezi EREĞLİ DEMİR ÇELİK FABRİKASI CÜRUFUNUN ASFALT BETONUNDA KULLANİLMASİ Ekrem Tolga SOMUNKIRAN FIRAT ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ ANA BİLİM DALI 2005 Bu çalışmada, bitümlü sıcak karışımlarda kullanılan agreganın yerine demir çelik üretiminde yan ürün olarak açığa çıkan Ereğli Demir Çelik Fabrikası (E.D.Ç.F.) çelikhane cürufunun kullanılabilirliği araştırılmıştır. Atıl olarak stok sahalarında depolandığı için ekonomik açıdan faydalanılamadığı gibi çevre kirliliğine de sebep olan demir çelik cürufunun asfalt betonunda kullanılarak değerlendirilmesi hedeflenmiştir. Erdemir'de yılda yaklaşık 300.000 - 350.000 ton olarak açığa çıkan çelikhane cürufunun karayollarında asfalt agregası olarak kullanımı için gerekli özellikleri taşıyıp taşımadığını belirlemek amacıyla karakterizasyon çalışmaları yapılmıştır. Karayolları Genel Müdürlüğü Fenni Şartnamesi tarafından Binder Tabakası için verilen Tip II gradasyonu ortalama limitlerine göre E.D.Ç.F. çelikhane cürufu ile hazırlanmış Marshall biriketleri üzerinde Marshall stabiîite ve indİrekt çekme deneyleri yapılmış; aynı deneyler Adapazarı Taşkısığı taş ocağından alman kalker kökenli malzeme ile tekrarlanarak elde edilen veriler karşılaştırılmıştır. Sonuçta E.D.Ç.F. çelikhane cüruflarının kaplamanın optimum bitüm oranına ve diğer fiziksel özelliklerine etkisi incelenmiş ve cürufun agrega olarak kullanıma elverişli olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Asfalt betonu, Çelikhane Cürufu, Agrega, Marshall, Gradasyon, Bitüm VT
Beton asfalt kaplamalarda rijistik modülünün Shell metodu ve inderek çekme metodu ile karşılaştırılması
ÖZET Yüksek Lisans Tezi BETON ASFALT KAPLAMALARDA RİJİTLİK MODÜLÜNÜN SHELL METODU VE İNDİREK ÇEKME METODU İLE KARŞILAŞTIRILMASI Fatih ZAİMOĞLU Fırat Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü İnşaat Mühendisliği Anabilim Dalı 2005, sayfa : 37 Bu çalışmada, asfalt betonunun farklı sıcaklıklardaki (0°C, 10°C, 20°C, 30°C, 40°C) rijitlik modülü araştırılmıştır. Bu amaçla hazırlanan Marshall numuneleri üzerinde indirek çekme deneyi yapılmıştır, indirek çekme deneyinden önce numuneler deney sıcaklığında 2 saat bekletilmiştir. Karışımın rijitliğine etki eden parametreler, karışım içindeki agreganın hacimsel konsantrasyonu ve bitüm rijitliğidir. Karışımın rijitliği agreganın hacimsel konsantrasyonu ve bitümün rijitliğinin artmasına bağlı olarak artmıştır. Anahtar kelimeler: Marshall Deneyi, Rijitlik Modülü, Shell Metodu, indirek Çekme Metodu IX
Düzenli üçgen veya dairesel boşluklara sahip betonarme kirişlerin davranış ve dayanımı
Bu çalışmada kapsamında düzenli gövde boşlukları bulunan betonarme kirişlerin tekdüze yükler altındaki davranışı araştırılmıştır. Bunun için gövdesinde dairesel veya üçgen geometrisinde düzenli büyük boşluklar bulunan altı adet kiriş ile bu kirişlere referans olarak boşluksuz üç adet kiriş test edilmiştir. Deney parametreleri, boşluk geometrisi ve çekme bölgesindeki donatı oranı olarak seçilmiştir. Deneysel çalışmanın sonunda az ve olağan çekme donatısına sahip kirişlerin yeterli bir dayanım ve süneklik gösterdiği görülmüştür. Genel olarak dairesel boşluklu kirişler, üçgen boşluklu kirişlere göre daha iyi sonuçlar vermiştir.
Betonarme kirişlerde çatlakların epoksi enjeksiyonu ile onarımının eğilme rijitliği üzerindeki etkisi
Bu deneysel çalışmada, tersinir yük etkisiyle hasara uğratılmış betonarme kirişlerde oluşan çatlaklar epoksi enjeksiyonu ile onarıldıktan sonra, bu onarımın eğilme rijitliği üzerindeki etkileri incelenmiştir. Deneylerde eğilme rijitlikleri, yük-deplasman grafiklerinin çıkış kollarının eğimlerinden hesaplanmıştır.Yapılan sınırlı sayıda deneyden, çatlakları epoksi ile onarılmış kirişlerde eğilme rijitliğinin geri kazanımının, uygulama kalitesine ve çatlak genişliğine büyük ölçüde bağlı olduğu görülmüştür. Uygulama orta genişlikteki çatlaklarda genellikle başarılı olmuş ve eğilme rijitliğinde artımlar gözlenmiştir. Küçük çatlaklarda, epoksi enjeksiyonu başarılı bir şekilde uygulanamadığından, eğilme rijitliğinde belirgin bir artış olmamıştır. Büyük çatlaklarda ise; sıkışabilen epoksi kalınlığı arttığı için, eğilme rijitliğindeki artışın donmuş epoksinin elastisite modülüne bağlı olabileceği görülmüştür.
Plakların darbe yükü altında analizi
Plaklar genel olarak; bir boyutu diğer iki boyutuna göre daha küçük olan elemanlar olarak tanımlanırlar. Bu çalışmada tekil yük, üniform yayılı yük ve darbe yükleri altında plak deformasyonları sonlu farklar yöntemi ile hesaplanmıştır. Plakların tekil yük ve yayılı yük altında analizlerinde ikinci derece doğruluklu merkezi sonlu farklar metodu kullanılmış ve bu yöntemle elde edilen denklem sistemleri Matlab programının yardımıyla hesaplanmıştır. Geliştirilen programla deplasman değerleri hesaplanmıştır. Bu sonuçlar, analitik sonuçlarla kıyaslanmış ve hatanın çok düşük olduğu tespit edilmiştir. Darbe yükleri altında analiz için programda farklı bir kısım ayrılmıştır. Bu kısımda plaklar kirişlerden oluşan bir ızgara sistemi gibi kabul edilerek çözüm yapılmış ve deplasman değerleri hesaplanmıştır. Bu çalışma ile guide tabanı kullanılarak kullanıcıya verilerin girişi ve sonuçların izlenmesi için kolaylık sağlanmış, algoritması karışık olan ifadelerin çözümünün kısa sürede ve düşük hata oranıyla hesaplanması hedeflenmiştir.
Karbon polimer elyaflar ile güçlendirilmiş beton kirişlerin sonlu elemanlar metodu ile lineer olmayan analizi
Karbon polimer elyaflarla (CFRP) betonarme elemanların güçlendirilmesi, günümüzde birçok deneysel araştırmanın odağı olmuştur. Özellikle beton-CFRP arayüzündeki gerilme ve şekil değiştirme dağılımı, bu kompozit sistemin davranışını büyük oranda tayin etmektedir. Parametrelerinin doğruluğu deney verileriyle ispat edilmiş sonlu elemanlar metodunun bu alanda kullanılması ise, deneyi yapılmamış modellerin simülasyonunu yapma imkanı sağlamaktadır. Bu amaçla tez kapsamında ANSYS sonlu elemanlar yazılımının özel eleman tiplerinden faydalanarak, deney kirişlerinin sonlu eleman modeli oluşturulmuş, malzeme özellikleri tanımlanmış, analiz ve deney sonuçları karşılaştırılarak sonlu eleman modelinin deney sonuçlarından sapma limitleri belirlenerek modelin uygulanabilirliği doğrulanmıştır. Daha sonra beton-CFRP arayüzündeki şekil değiştirme dağılımı ve etkili yapışma boyunun tayinine yönelik, deney kirişlerinin modellemesine ek olarak sonlu eleman simülasyonu gerçekleştirilmiş ve deney yapmaya gerek kalmadan bazı deney bilgileri elde edilmiştir. Yürütülen karşılaştırmalı analizlerle, şekil değiştirme dağılımının gerçeğe yakın elde edilebilmesi için ANSYS bünyesinde tanımlı özel bir temas yüzeyi elemanın kullanılması gerektiği ortaya koyulmuş ve bu özel temas yüzeyinin parametreleri belirlenmiştir. CFRP uzunluğunun arttırılmasının şekil değiştirme dağılımı ve maksimum göçme yükü üzerindeki etkisi sonlu eleman çözümü üzerinden incelenmiş, etkili yapışma boyu belirlenmiş ve bu etkili yapışma uzunluğunun deney sonuçları ile uyumlu olduğu belirlenmiştir.
Düzenli kare veya dairesel boşluklara sahip betonarme kirişlerin davranış ve dayanımı
Genellikle, yapılardaki inşaat sonrası tesisat ihtiyaçları yüzünden, kirişlerde, sonradan bir takım boşluklar açılmaktadır. Fakat bu boşlukların eğilme elemanının davranışını nasıl etkileyeceği tam olarak bilinmemektedir. Bu nedenle bir dizi araştırma yapılması ihtiyacı duyulmuştur. Bundan önceki deneysel araştırmalarda, genellikle bir veya birkaç boşluğa sahip kirişler incelenmiştir. Sürekli ve sistematik olarak boşluk bırakılmış kirişler üzerinde herhangi bir araştırmaya rastlanmadığı için; Gazi Üniversitesi Yapı Mekaniği Laboratuvarı' nda bir dizi araştırma yapılması planlanmıştır. Bu araştırmalarda; boşluk geometrisi, X donatısı malzemesi ve düzenlemesi, boyuna donatı oranı değişken parametreler olarak dikkate alınmıştır.Bu tez çalışması ise bu araştırmaların bir kısmını oluşturmaktadır. Bu çalışmada, aynı boyutlara sahip 3 adet referans deney elemanı ile 3' er adet özdeş, dairesel veya kare boşluklara sahip toplam 9 adet deney elemanı tek düze yükler altında test edilmişlerdir.Deney sonuçları, dayanım, süneklilik ve eğilme rijitliği bakımından değerlendirilmiştir. Az ve normal donatılı dairesel boşluklu kirişler, referans (boşluksuz) kirişlere veya kare boşluklu kirişlere göre daha sünek bir davranış göstermiştir. Fazla donatı oranındaki boşluklu kirişlerde ise süneklilik, dayanım ve eğilme rijitliği değerleri referans kirişlere göre azaldığı gözlenmiştir.Deney parametleri göz önüne alındığında az veya normal donatı oranına sahip, düzenli ve özdeş, X donatılı, dairesel boşluklu kirişlerin, düzenli ve özdeş kare boşluklu kirişlere oranla daha başarılı, referans kirişlere yakın sonuçlar verdiği görülmüştür.
Yüzeysel temellerin TS 500'e göre hesap ve tasarım yöntemleri
Betonarme yapıların tasarım ve yapım kuralları ile ilgili olan Türk Standardı TS 500 (2000) temellerin hesap ve tasarımlarının, elastik zemine oturan elemanlar olarak yapılmasını istemektedir. Ülkemiz mühendislik bürolarında, elastik zemine oturan temellerin hesap ve tasarımlarında kullanılan yerli ve yabancı bilgisayar programları, elastik zemine oturan temellerin hesap ve tasarımlarında genellikle Winkler modelini kullanmaktadırlar. Winkler modelinde, zeminin birbirinden bağımsız sonsuz sayıda elastik yaylardan oluştuğu ve temel zemininin her noktada, burada etkiyen gerilme ile orantılı olarak sıkıştığı ve oturduğu kabul edilmektedir. Bu yöntem, ülkemizde yaygın olarak kullanılan adıyla, yatak sayısı yöntemi olarak bilinmektedir. Yatak sayısı yöntemi ile yapılan hesaplamalarda, bilgisayar programları kullanıcılardan girdi olarak yatak sayısı değerlerini istemektedir. Ülkemizde yatak sayısı değerleri genellikle, yerli veya yabancı kaynaklarda yer alan tablolardan, sanki bir zemin parametresiymiş gibi alınmaktadır. Halbuki, yatak sayısının hesaplanması için, temel tabanında oluşan gerilmelerin ve oturmaların hesaplanması gerekir. Temel tabanında oluşan gerilmelerin ve oturmaların hesaplanmasında üst yapıya, temele ve zemine ait birçok etken belirleyicidir. Bu nedenle yatak sayısı bir zemin parametresi değildir. Bu çalışmada, çok tabakalı elastik zemine oturan rijit temellerin tasarımlarına esas yatak sayılarının, temel tabanında oluşan gerilmelerin ve oturmaların hesaplanmasında belirleyici olan etkenlere bağlı olarak hesaplanabilmesi için bir yöntem önerilmiştir. Önerilen yöntem ile yapılan hesaplamalarda, çok tabakalı elastik zemine oturan temellerin tabanında oluşan oturmaların, çok tabakalı elastik zeminin, denk tabaka kalınlığına ve denk rijitlik modülüne sahip, tek tabakalı elastik zemine dönüştürülerek hesaplanabilmesi için de bağıntılar önerilmiştir. Ayrıca bu çalışmada, çok tabakalı elastik zemine oturan rijit temellerin tasarımlarına esas yatak sayılarını ve temel tabanında oluşan oturmaları, önerilen yöntem ile hesaplayabilen bir bilgisayar programı geliştirilerek sunulmuştur.
Betonarme kirişlerin çelik levhalar ile güçlendirilmesi
Bu çalışmada, çelik levhalar ile güçlendirilmiş betonarme kirişlerin eğilme altındaki davranışları deneysel olarak araştırılmıştır. Deneysel çalışma, biri yalın, altısı güçlendirilmiş kiriş olmak üzere toplam yedi adet 1/1 ölçekli kiriş modeli ile gerçekleştirilmiştir. Deney elemanları iki noktalı tek düze yükler altında test edilmiştir. Çalışmada, çelik levha kalınlığının, yapıştırma yöntemi etkinliğinin ve yan yüz çelik levha kullanımının davranış üzerine etkileri ele alınmıştır. Deney sonuçları; dayanım, süneklik, enerji tüketimi ve rijitlik bakımından irdelenmiştir. Çalışma sonucunda, çelik levha kullanılarak güçlendirilen betonarme kirişlerin yeterli davranış sergilediği görülmüştür.
Bitümlü sıcak karışımlarda bitüm film kalınlığının stabilite ve rijitliğe etkisi
ÖZETYüksek Lisans TeziB TÜMLÜ SICAK KARIŞIMLARDA B TÜM F LM KALINLIĞININSTAB L TE VE R J TL ĞE ETK SMesude KULOĞLUFırat ÜniversitesiFen Bilimleri Enstitüsünşaat Mühendisliği Anabilim Dalı2006, Sayfa: 52Bu çalışmada, bitüm film kalınlığının karışımın stabilite ve rijitlik modülü üzerineetkisi araştırılmıştır. Film kalınlıklarına bağlı bitüm muhtevaları formüllerle bulunmuştur.Bulunan bitüm muhtevalarıyla hazırlanan numuneler üzerinde Marshall Stabilite ve ndirektÇekme Rijitlik Modülü Deneyleri yapılmıştır. 7-13 m film kalınlıklarında hazırlanannumuneler içerisinde en yüksek stabilite ve rijitlik 8 m film kalınlığına ait numunelerdetespit edilmiştir. Sonuç olarak bitümlü sıcak karışımlarda bitüm film kalınlığının 8 m olarakuygulanmasının uygun olacağı gösterilmiştir.Anahtar Kelimeler: Bitüm Film Kalınlığı, Marshall Stabilite, ndirekt Çekme RijitlikModülü, bitüm muhtevası
1998 ceyhan depremi depremde hasar gören yapılar ve güçlendirilmesi
Deprem; Yerkabuğu içindeki kırılmalar nedeniyle ani olarak ortaya çıkantitreşimlerin dalgalar halinde yayılarak geçtikleri ortamları ve yer yüzeyini sarsma olayıdır.İnsanın hareketsiz kabul ettiği ve güvenle ayağını bastığı toprağın da oynayacağını ve üzerindebulunan tüm yapıların da hasar görüp, can kaybına uğrayacak şekilde yıkılabileceklerinigösteren bir doğa olayıdır.Bu çalışmada, Depremin oluş nedenleri, özellikleri anlatıldı. 1998 yılında meydanagelen Ceyhan Depremi ayrıntılı olarak incelenerek yapılarda meydana gelen hasarlar hakkındabilgiler sunulmuştur. Depremin betonarme yapılar üzerindeki etkileri, betonarme yapıelemanlarının deprem karşısında davranışları ayrıntılı olarak anlatılmıştır. Depremde hasargören yapıların hasar derecelerinin tespit edilmesi ve yapıdaki taşıyıcı sistemlerde meydanagelen hasarları ıdeCAD Statik 5.0 Yapı Analiz Programını kullanarak önce eski depremyönetmeliği ( 1975 Deprem Yönetmeliği ) kullanılarak sistem çözüldü, daha sonra 1997Deprem Yönetmeliğine göre çözüm yapılarak yetersiz olan yapı elemanları tespit edilerekgüçlendirme yapılarak analiz sonuçları alınmıştır.Anahtar Kelimeler : Deprem, Ceyhan Depremi, Depremin Özellikleri, Yapısal Hasarlar,Onarım ve GüçlendirmeX
Güçlendirilmiş/onarılmış betonarme kirişlerin rehabilitasyonu
Bu çalışmada, çelik levhalar ile güçlendirilmiş / onarılmış betonarme kirişlerin eğilme altındaki davranışları deneysel olarak araştırılmıştır. Deneysel çalışmada, biri yalın, üçü güçlendirme, üçü de hasar sonrası onarıma tabi tutulmuş kiriş olmak üzere toplam yedi adet deney elemanı incelenmiştir. Çalışmada 1/1 ölçek kullanılmıştır. Deney elemanları iki noktalı tek düze yükler altında test edilmiştir. Kullanılan çelik levhanın kalınlığı, levhanın düz veya delikli olması durumu, yan yüz levha kullanılması ve bulon ile desteklemenin yanı sıra yapıştırma yönteminin etkinliğinin davranış üzerine etkileri ele alınmıştır. Deneysel çalışmada elde edilen sonuçlar; dayanım, süneklik, enerji tüketimi ve rijitlik bakımından irdelenmiştir. Yapılan çalışma sonucunda çelik levhalar ile güçlendirme yönteminin davranış üzerine iyi sonuçlar verdiği, onarımda çelik levha kullanımın da başarılı sonuçlar verdiği görülmüştür.
Geometrik bakımdan lineer olmayan kabuk yapıların statik ve dinamik davranışı
ÖZETDoktora TeziGEOMETR K BAKIMDAN L NEER OLMAYAN KABUK YAPILARIN STAT K VED NAM K DAVRANIŞICengiz POLATFırat ÜniversitesiFen Bilimleri Enstitüsünşaat Mühendisliği Anabilim Dalı2006, Sayfa: 101Bu tezde geometrik bakımdan lineer olmayan kabuk yapıların statik ve dinamikdavranışı incelenmiştir. lk olarak toplam Lagrange yaklaşımına dayalı artımsal sürekli ortammekaniği formülasyonu verilmiştir. Bu yaklaşım esas alınarak kabukların sonlu elemanformülasyonu elde edilmiştir. Çalışmada eksenel simetrik kabuklar için iki, üç ve dört düğümlüeksenel simetrik kabuk elemanlar, genel kabuklar için ise dokuz ve on altı düğümden oluşandörtgen kabuk elemanlar kullanılmıştır. Formülasyonlarda Mindlin-Reissner yaklaşımı esasalınarak enine kayma etkileri dikkate alınmıştır. Kayma kilitlenmesi etkilerini hafifletmek içinindirgenmiş ve seçici indirgenmiş integrasyon mertebeleri kullanılmıştır. Kabuk sistemlerinstatik analizinde burkulma ötesi denge eğrileri Yay-boyu yöntemi ile elde edilmiştir. Dinamikanalizde Newmark'ın ortalama ivme yöntemi kullanılmıştır. Kabuk kalınlığının rölatifazalmasına bağlı olarak genellikle vurgu burkulması davranışına meylin arttığı ve kalınlığındaha da azaltılması halinde ters vurgu burkulması davranışının oluştuğu görülmüştür. Dinamikdüzgün adım basıncına maruz kabukların lineer olmayan davranışında lineer hale göre genlikdeğişimleri ile birlikte genellikle periyot azalması oluşmaktadır.Anahtar Kelimeler: Eksenel simetrik kabuk, Genel kabuk, Yay-boyu metodu, Lineerolmayan statik ve dinamik analiz.
Evrimsel yapı optimizasyonu yönteminin incelenmesi ve uygulamaları
ÖZETYüksek Lisans TeziEVRİMSEL YAPI OPTİMİZASYONU YÖNTEMİNİN İNCELENMESİ VE UYGULAMALARIÖmer Faruk USLUOĞULLARIFırat ÜniversitesiFen Bilimleri Enstitüsüİnşaat Mühendisliği Anabilim Dalı2005 , Sayfa: 61Bu çalışmada optimizasyon metotlarının adımları ve bu adımlardaki kavramlar (dizayndeğişkenleri, sınırlayıcılar, amaç fonksiyonları, farklı optimizasyon metotları vb.)incelenmiştir. Daha sonra ise yeni bir optimizasyon tekniği olarak geliştirilen Evrimsel YapıOptimizasyonu (ESO) yöntemi tanıtılmaktadır. Evrimsel yapı optimizasyonu diğer optimizasyonmetotlarındaki gibi yapıda veya yapının yüzeyinde daha üniform gerilme seviyesi oluşturarak enverimli dizaynları elde etmeyi amaçlar.ESO yönteminde ANSYS programından faydalanılmış ve sonlu elemanlar yöntemi ileanalizler yapılmıştır. Bu yöntem kullanılarak bilgisayar yardımı ile sonuçlar tayin edilmekte ve sonraetkisiz malzemeyi çıkarmak için basit ESO kuralları uygulanmaktadır. Yani, ESO yöntemi ile tekrarlıolarak analizler yapılmaktadır. Her analizin sonunda yapıdan kademeli olarak etkisiz elemanlarçıkartılır ve yapı optimuma ulaşmaktadır. Ayrıca bu yöntemle bir karşılaştırma yapabilmek içinANSYS programının kendi optimizasyon algoritması da kullanılmıştır.Sayısal uygulama olarak da, iki çubuklu çerçeve yapı ve Michell kirişleri elde edilecek şekildesistemler hazırlanmıştır. Aynı zamanda çalışmadaki sistemler ANSYS programı kullanılarakoluşturulmuş ve yapısal analizler bu programa ilave edilen makrolar aracılığıyla gerçekleştirilmiştir.Optimizasyon işlemleri genellikle karmaşık matematik denklemlerden ve formüllerden oluşmaktadır.Çalışmada sunulacak örneklerden de görüleceği gibi ESO yöntemi, karmaşıklıklardan uzak, anlaşılırve uygulanması kolay adımlar içermektedir.Anahtar Kelimeler : ANSYS, Optimizasyon, Evrimsel Yapı Optimizasyonu, Yapısal Dizayn
Depremde hasar görmüş yapıların mantolama ve perdelerle güçlendirilmesi
Bu çalışmada, depremde hasar görmüş yapıların güçlendirilmesi konusunda yapının birbütün olarak güçlendirilmesi ile ilgili bilgi verilmektedir. Deprem üzerine yapılan araştırmalarşiddetli deprem bölgelerinde özellikle yüksek yapılarda perde duvar veya perde duvarlarınbulunması gerektiğini ortaya çıkarmıştır. Yapılan bu araştırmada mantolama ve perdeyöntemiyle güçlendirme konularına deyinilmiştir. Depremde hasar görmüş kullanılabilecekdüzeyde olan yapılarda, meydana gelmiş hasara göre binanın statik sistemini sağlayacak şekildemantolama ve perde duvarlar ile güçlendirilmesi konularına değinilerek hasar türleri venedenleri araştırılmıştır. Muhtemel bir depremde yapının dayanıklılığının sağlanması veherhangi bir can kaybına yol açmayacak şekilde boyutlandırılmanın yapılması konularında bilgiverilmektedir.13
Betonun rötresi üzerine bir çalışma
Bu çalışmada basınç dayanımı C20/25, Süperakışkanlaştırıcı ve Silis Dumanı kullanılarak elde edilen C40/50 beton sınıfından iki adet olmak üzere toplam 3 farklı karışımda; ağırlık kaybı - boyda meydana gelen kısalma, boyut ve numune tipinin çatlak oluşumuna etkisi ve rötrenin beton dayanımı üzerinde etkisi deneysel çalışmalar yapılarak araştırılmıştır. Deney parametreleri; numune boyutları, numune tipleri, beton sınıfları, katkı maddeleri olarak seçilmiştir. Deney sonucunda rötrenin ilk 20 gün içerisinde gerçekleştiği, ağırlık kaybı ve boyda meydana gelen kısalma eğrilerinin birbiriyle tamamen aynı olmadığı görülmüştür.
Kısmi ve tam kesme bağlantılı kompozit kirişlerin sonlu elemanlar yöntemiyle modellenmesi
Uzun yıllardan beri , dünyanın önde gelen ekonomik güce sahip kalkınmış ülkelerinde özellikle sanayi yapılarında çelik malzemesi çok sıklıkla kullanılmıştır [1] . Ülkemizde de yıldan yıla toplam inşaatlar içinde daha çok paya sahip olmaya başlayan çelik yapılar konusunda akademik çalışmalar da artmaktadır . Çok katlı çelik yapıların maliyetlerinde ciddi düşüşler sağlayan , kat döşeme kirişlerinde kompozit davranış sağlanması ise çelik yapı tasarımı için önemli bir uygulamadır . Yapılan çalışmalar betonun da taşıma gücüne katkısıyla kat döşemesi kirişlerinde ciddi kesit azalmaları ve dolayısıyle maliyet azalması sağlandığını göstermektedir . Bu kirişlerde gerçek kompozit davranışı sağlamanın tek yolu , çelik kiriş ve beton döşeme arasında kayma bağlantıları kullanılmasıdır . Bu bağlantıların da en yaygın ve pratik olanı , kayma çivileridir .Kayma çivileri ile ilgili bir çalışma yapma ihtiyacı A.B.D. ve avrupa ülkelerinde uzunca yıllardır vardır . Bu konuda çok eski tarihlerde yapılmış pek çok deneysel araştırma bulunmakla beraber , aradan uzun yıllar geçmesi sebebiyle hem verilere ulaşmak zordur , hem de ulaşılsa bile bu verilerin güvenilirliğinden kuşku duyulmaktadır . Laboratuvar ortamında bir kompozit kiriş deneyi yapmaksa hem maliyetli hem de oldukça zaman harcanan bir uğraştır .Bu çalışmada bulunabildiği oranda elde edilebilen kompozit kirişl deneylerinin sonlu elemanlar yöntemiyle çözümlenilmesine çalışılmıştır. Günümüz bilgisayar teknolojisi sayesinde geliştirilen sonlu elemanlar paket programları ; 3 boyutlu analiz yapmayı hızlı ve kolay bir şekilde mümkün kılmıştır. Çözümlemelerde SAP2000 programı kullanılmış , elde edilen sonuçlar mevcut deney sonuçlarıyla karşılaştırılmıştır . Kompozit etkiyi sağlayan kayma çivilerinin tek sıra veya iki sıra kullanılması durumundaki farklar deneysel çalışmalardan yola çıkılarak kıyaslanmıştır . Kayma çivilerinin farklı modelleme metodları arasındaki farklar da irdelenmiştir.
Boşluklu perdelerin modellenmesi
Mimari veya başka amaçlarla betonarme perdelerde boşluk açılması genel bir uygulamadır. Boşluklu perde duvarların dayanım ve rijitlik bakımından olumlu özelliklere sahip olmasının yanı sıra boşluksuz perde duvarlara göre daha sünek davrandığı bilinmektedir.Bu çalışmada, boşlukların perde üzerindeki etkileri ve boşluklu perdelerin yapısal davranışları üzerinde durulmuştur. Bu amaçla, boşluklu perdelerin elastik analizini yapabilmek için uygulanabilecek hesap yöntemleri sunulmuştur. SAP2000 bilgisayar programı yardımıyla, boşluklu perdelerin efektif rijitliğine ve seçilen noktalardaki gerilmelerin değişimine bakılmıştır. Analizler aynı karakteristiklerde fakat farklı boşluk oranları ve kat sayısına sahip perdeler kullanılarak yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar çizelgeler ve grafikler yardımıyla sunulmuştur.
Basamaklı dolusavakların mansabındaki oyulmaların incelenmesi
ÖZETYüksek Lisans TeziDÜŞÜM YATAKLARININ SONUNDAKİ OYULMALARIN İNCELENMESİTuba BİRLİKBAŞFırat ÜniversitesiFen Bilimleri Enstitüsüİnşaat Mühendisliği Anabilim Dalı2007, Sayfa 53Yüksek düşülü barajların dolusavaklarının hemen mansabındaki nehir tabanı,dolusavaktan bırakılan suyun etkisi ile oyulur. Bu tür barajların projelendirilmeleri sırasındakarşılaşılan en önemli problemlerden biri, dolusavağın mansabında yer alabilecek oyulmanınyaratabileceği tehlikedir. Barajın ve yardımcı diğer yapıların güvenliği bakımından eksiksiz birprojede, dolusavak düşü kanalının hemen mansabında oluşan nehir tabanının oyulabilirliği veileride beklenen oyulma derinliğinin önceden bilinmesi gereklidir. Oyulmanın proje süresiiçinde saptanması olası sorunları ortadan kaldıracaktır.Bu çalışmada, mansap havuzundaki oyulmalar tayin edilmiş ve oyulmanın en azaindirilmesine çalışılmıştır. Bu çalışma, yedi bölümden oluşmaktadır; Birinci bölümde; önbilgilersunulmuş, çalışmanın amacı ve kapsamı açıklanmıştır. İkinci bölümde; düşüm şüt kanallarınınsonundaki oyulmalar detaylı bir şekilde verilmiştir. Üçüncü bölümde; basamaklı dolusavaklarınhidroliği hakkında genel bilgiler verilmiştir. Dördüncü bölümde; literatür özeti sunulmuştur.Beşinci bölümde; düşüm yataklarının sonundaki oyulmalarla ilgili örnekler verilmiştir. Altıncıbölümde; deney düzeneği ve deneylerin yapılışı anlatılmış, elde edilen sonuçlara ait grafiklerçizilerek, yorumlanmış ve tartışılmıştır. Yedinci bölümde; sonuçlar verilmiştir. Bu çalışmadayapılan deney sonuçlarına göre, basamaklı dolusavakların mansap kanalında oluşan oyulmayıazalttığı görülmüştür.Anahtar Kelimeler : Oyulma, dolusavak, basamaklı dolusavak, düşüm havuzu
1998 Afet Yönetmeliği'nin EC 8 ve UBC-97 ile karşılaştırılması
ÖZETÜlkemiz nüfusunun yüzde 95'i deprem riski altında yaşamaktadır.Kuzey Anadolu ve DoğuAnadolu Fay hatları nedeniyle çok sayıda büyüklüğü 7.0 Richter'e varan şiddetli deprem meydanagelmiştir ve de gelmeye de devam edecektir.Bu nedenle insanlarımızı ve şehirlerimizi korumak veKocaeli Depreminde olduğu gibi ağır kayıpları tekrar yaşamamak için depreme dayanıklı yapıtasarımına önem verilmelidir.Depreme dayanıklı yapı tasarımının ilk adımı deprem kuvvetlerinin belirlenmesidir.Bu amaçlaçeşitli hesap yöntemleri kullanılmasına rağmen bu yöntemlerin barındırdığı belirsizlikler nedeniyletam olarak deprem kuvvetlerinin hesaplanması mümkün değildir.Deprem hasarları yapıların gerçek davranışı hakkında fikir verir ve depreme dayanıklı tasarımkonusunda zorunlu kuralları ortaya koyar.Hasarların genel sebepleri düzensiz taşıyıcı sistemler,konstruktif kurallara uyulmaması ve düşük malzeme kalitesidir.Genel olarak deprem yönetmelikleri deprem kuvvetlerinin hesaplamaları,taşıyıcı sistemleriçin düzensizlik kriterleri ve konstrüktif detaylar için kurallar verir ve malzeme kalitesi için alt sınırbelirler.İsimleri yada yürürlükte olduğu ülkeler farklı olsa da bütün yönetmeliklerin ortak noktasıdeprem etkilerine karşı minimum dayanım ve sünekliğin beraber sağlanması gerekliliğidir.Bu çalışmanın amacı 2007 Deprem Yönetmeliği,Eurocode 8 ve Uniform Building Code 8arasında inceleme ve karşılaştırma yapmaktır.Anahtar Kelimeler:Depreme dayanıklı tasarım,düzensiz yapılar,statik analiz yöntemleri,modbirleştirme yöntemi,lineer zaman-tanım alanı analizi, taban kesme kuvveti süneklik düzeyi yüksekelemanlar.
Coğrafi bilgi sistemiyle yapısal verilerin incelenmesi
ÖZETYüksek Lisans TeziCOĞRAF B LG S STEM YLEYAPISAL VER LER N NCELENMESÇetin KAYAFırat ÜniversitesiFen Bilimleri Enstitüsünşaat Mühendisliği Anabilim Dalı2007, Sayfa : 35CBS (Coğrafi Bilgi Sistemleri); mekansal ve mekansal olmayan verilerin arasında ilişki kuranve gerekli sorgulamaları yapabilen bir bilgi sistemidir. Kullanım alanı geniş olan CBS; sahip olduğubu özelliklerin yanı sıra aynı anda pek çok kullanıcının CBS ortamındaki verilere dahil olabilmesineimkan tanımaktadır. CBS ile yapısal unsurlar incelenebilir ve kullanıcıların hızlı, doğru ve etkin kararalması sağlanabilir.Çalışmaya altlık teşkil edecek harita bilgisayar ortamına aktarılarak oluşturulmuştur. Ayrıca,çalışma alanı olarak Elazığ il sınırları içerisinde bir bölge seçilmiştir. Bu bölgeye ait haritalarbilgisayar ortamına aktarılarak sayısal arazi modeli oluşturulmuştur. Çalışma alanında bulunanmahalle, ada-parsel, sokak, bina, daire ve kişilere ait öz nitelik verileri oluşturulmuştur. Ayrıca öznitelik verilerine ek olarak büyük öneme sahip yapısal risk unsurları da bilgi sistemine dahiledilmiştir. Bütün veriler CBS ile gerekli sorgulamalara tabi tutulmuştur. CBS ortamında oluşturulanveri tabanı özellikleri kullanılarak gerekli sorgulamaları yapacak ortam hazırlanmıştır. Bu amaçlaverilerin toplanıp, depolanması ve sorgulanması için yazılım aracı olarak NetCAD/GIS programıkullanılmıştır. Veri tabanı olarak Microsoft Access ve rapor alma işleminde ise Microsoft Excelkullanılmıştır. Bütün bu veriler CBS ile gerekli sorgulamalara tabi tutulmuştur.Anahtar Kelimeler : Coğrafi Bilgi Sistemi, Yapısal Risk Unsurları, Veri Tabanı.
Dolu savaklar üzerinde oluşan akım özelliklerinin sayısal analizi
ÖZETYüksek Lisans TeziDOLU SAVAKLAR ÜZERİNDE OLUŞAN AKIM ÖZELLİKLERİNİNSAYISAL ANALİZİMücella ÖZDEMFırat ÜniversitesiFen Bilimleri Enstitüsüİnşaat Mühendisliği Anabilim Dalı2007, Sayfa:88Yapılan bu çalışmada, dolusavağın su giriş kısmı 3/3, 2/3, 1/3 ve dik olarak tasarlanıp, bumodeller h=2m, h=10m, ve h=18m su yükseklikleri için incelenmiştir. Materyal olarak bir CFDyazılımı olan Fluent programı kullanılmıştır. Hem 12 model arasında emniyet yönünden ön planaçıkan model belirlenmiş hem de CFD yazılımlarının avantaj ve dezavantajları aktarılmıştır.Birinci bölümde, çalışmanın kapsamı, dolusavaklar hakkında bilgi verilmiştir.İkinci bölümde, dünya çapında CFD yazılımları ile yapılan araştırmaların literatür incelemesiyapılmıştır.Üçüncü bölümde, dolusavakların hidrolik hesapları hakkında bilgi verilmiştir.Dördüncü bölümde, kullandığımız CFD yazılımı, Fluent hakkında bilgiler sunulmuştur.Beşinci bölümde, çalışmada kullanılan modeller, modellerin sınır şartları, işletme şartları,sayısal modellemeler aktarılmıştır.Altıncı bölümde, yapılan çalışma sonucunda elde edilen hız ve basınç değerleri verilmiştir.Yedinci bölümde, yapılan çalışmadan elde edilen sonuçlar aktarılmış ve modeller içerisindeemniyetli yönde kalması ile Model 1 ön plana çıkmıştır.Anahtar kelimeler: Dolusavak, CFD, Fluent, Ogee, VOF, Sayısal Modelleme, Sayısalanaliz
Zayıf temeller üzerine inşa edilen SSB barajların statik analizi
ÖZETYüksek Lisans TeziZAYIF TEMELLER ÜZERİNE İNŞA EDİLENSSB BARAJLARIN STATİK ANALİZİMuhammet ÇİÇEKFırat ÜniversitesiFen Bilimleri Enstitüsüİnşaat Mühendisliği Anabilim Dalı2007, Sayfa: 114Katı dolgu barajlarda esas amaç, Silindirle Sıkıştırma Beton (SSB) baraj malzemelerinden optimumoranda yararlanmaktır. Bu tasarımın temel ilkeleri; simetrik bir enkesit, su geçirmez bir memba yüzeyi, barajgövdesinde iç drenajın olmaması ve SSB'nin zayıf kullanımıdır. Bu tasarımın ana avantajları; barajgövdesinde ve temelde düşük gerilmeler; katı dolgunun düşük maliyeti ve klasik beton ağırlık barajlardanözellikle deprem durumunda daha emniyetli olması, olarak sayılabilir.Bu çalışmada, farklı zemin dayanımlarına sahip zayıf temeller üzerine inşa edilmiş katı-dolgubarajların statik yükler altında lineer elastik davranışları incelenmiştir. Baraj ve temel ortamları lineer elastikkabul edilmiş olup sonlu elemanlar yöntemi ile modellenmiştir. Temelin dayanımı, barajın elastisitemodülünün bir oranı şeklinde (Et/Eb) hesaba katılmıştır. Analizler, Et/Eb oranının 0.125, 0.25, 0.5 ve 1.00,şev eğimlerinin de (0.6y/1.0d), (0.7y/1.0d), (0.8y/1.0d) olması için yapılmıştır. Aynı zamanda, katı-dolgubaraj yüksekliğinin etkisini incelemek amacıyla baraj yüksekliği 30, 60, 90 ve 120 m alınmıştır. Rezervuarhidrostatik su yükünün tesirini görmek için de rezervuarın boş, yarı dolu, tam dolu olması durumları içinçözümler yapılmıştır.Baraj gövdesi ve baraj-temel ara yüzeyinde oluşan maksimum ve minimum asal gerilmelerin, şeveğimlerine, baraj yüksekliğine ve Et/Eb oranına bağlı olarak değişimi incelenmiştir. Ayrıcayerdeğiştirmelerin aynı değişkenlere bağlı olarak değişimi irdelenmiştir. Sonuçlar, baraj gövdesi ve baraj-temel ara yüzeyinde elde edilmiş ve bunlara ait eşitlikler sunulmuştur. Önerilen bu eşitlikleryardımıyla zayıf temeller üzerine inşa edilecek bir katı dolgu barajın ön boyutlandırması yapılabilecektir.Anahtar Kelimeler: Katı dolgu baraj, SSB, zayıf temel, statik analiz ve ağırlık baraj.
Düşüm havuzlarına yerleştirilen farklı tip enerji kırıcı blokların enerji sönümleme oranlarının sayısal analizi
Bir su yapısında, yüksek hızla çıkan suyun enerjisini kırarak çevredeki yapılara zararvermeden suyu emniyetli bir şekilde mansaba aktarmak gerekmektedir. Bu amaçla enerji kırıcıdüşüm havuzları yaygın olarak kullanılmaktadır.Bu çalışmada, 2,10 m blok yükseklik ve genişliğine sahip farklı geometrilerdeki 11 adetenerji kırıcı bloklardan oluşan ve bir adet de enerji kırıcı bloksuz modelden oluşan, toplam 12adet model tasarlanmıştır. Tasarlanan modeller, ilkönce üç boyutlu çizim programı olan Gambitprogramında hazırlanmıştır. Bir CFD yazılımı olan Fluent programına gerekli veriler girilipanalizler yapılarak; hız değişimleri, enerji sönümleme oranları ve bloklara etki eden dinamikkuvvetler incelenmiştir. Böylece, tasarlanan modeller arasında akımın enerjisini en fazlakırabilen model de tespit edilmeye çalışılmıştır.Sonuç olarak, tasarlanan modeller içerisinde enerjiyi en fazla kırabilen modelin, üçgengeometriye sahip olan modelin olduğu (Model 3) ve elde edilen verilerin oldukça memnun ediciolduğu görülmüştür.Anahtar kelimeler: Enerji kırıcı blok, Düşüm havuzu, Hidrolik sıçrama, CFD yazılımı, Fluent,Sayısal analiz.
Elazığ ili içme suyu problemleri ve çözüm önerileri
Günümüzdeki hzl nüfus art, sulu tarmn yaygnlamas ve endüstriyel kalknma, doal su sistemini nicelik ve nitelik yönünden zorlamaktadr. Bu durum, su ile ilgisi olan yasal, idari, sosyal, teknik ve ekonomik tüm faaliyetleri entegre bir biçimde kapsayan su kaynaklar yönetimine daha bilinçli ve sistematik yaklalmasn zorunlu klmaktadr. Su küresel ölçekte tükenmeyen doal kaynaklar grubu içinde saylabilirse de, bölgesel ve yerel olarak sonlu bir kaynak durumundadr. Elaz'da özellikle terör nedeni ile alnan göçler ve düzensiz ehirlemeden dolay, mevcut içme suyu ebekesi 2010 yllarndan sonra yetersiz duruma düecektir. Artan nüfus ihtiyacna cevap verebilecek kaynak ve eskiyip deitirilmesi gerekli olan tesislerin de gözden geçirilerek içme suyunun kalite ve nicelik olarak iyiletirilmesi konusu da ayr bir önem arz etmektedir. Bu çalmada Elaz linin 2025 ylna kadar içme ve kullanma suyu ihtiyac belirlenmi, bu ihtiyac giderebilecek alternatif kaynaklar aratrlm ve içme suyu tesisleri incelenerek sorunlar belirlenmeye çallm ve çözüm önerileri sunulmutur.
Bitümlü sıcak karışımların üretiminde yeni bir karıştırma yönteminin araştırılması
Bu tez çalışmasında bitümlü sıcak karışımların (BSK) üretiminde yeni bir karıştırma yöntemi olarak iki aşamalı karıştırma sistemi geliştirilmiştir. İki aşamalı karıştırma sisteminin birinci aşamasında kaba agrega, optimum bağlayıcı oranının %20'si ile karıştırılmakta ve 1 saat 135-160 oC'de bekletilmektedir. İkinci aşamada ince agrega ve filler optimum bağlayıcı oranının %80'i ile karıştırılmakta daha sonra bu karışıma kaplanmış kaba agrega da ilave edilerek beraber karıştırılmaktadır. İki aşamalı karıştırma sistemini değerlendirebilmek için gerek bu yeni yöntemle ve gerekse geleneksel yöntemle hazırlanmış Marshall numunelerine Marshall stabilite, indirek çekme mukavemeti ve nem hassasiyeti, rijitlik modülü, sünme rijitliği ve yorulma deneyleri uygulanmıştır. Bu deneysel çalışmada öncelikle, kullanılacak malzemelerin karakteristikleri ve şartnamelere uygunluğu tespit edilmiştir. Deneylerde bağlayıcı olarak AC 100-150, AC 75-100, AC 50-70 penetrasyonlu asfalt çimentoları ve ağırlıkça % 5 styrene butadiene styrene (SBS,Kraton D1011) katkılı AC 75-100 penetrasyonlu asfalt çimentoları kullanılmıştır. Agrega olarak bazalt kullanılmıştır. Deneysel çalışmalarda, iki aşamalı karıştırma sistemi ile hazırlanmış numunelerin mekanik özelliklerinin geleneksel yöntemle hazırlanmış numunelerden yüksek ve birinci aşamada kullanılan bağlayıcının karışımın rijitliği üzerinde önemli derecede etkili olduğu tespit edilmiştir. Katkılı asfalt çimentosu ile hazırlanan numunelerin bütün deney yöntemlerinde en iyi sonucu verdiği, katkısız asfaltlar arasında ise en iyi sonuçların AC 75-100 asfalt çimentosu ile hazırlanan numunelerde olduğu tespit edilmiştir. İki aşamalı karıştırma sisteminin etkisinin, SBS ile modifiye edilen bağlayıcıyla hazırlanan karışımlarda normal karışımlara göre daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Ayrıca bitümlü sıcak karışımların iki aşamalı karıştırma sistemine uygun olarak üretilebilmesini sağlayacak bir asfalt plenti tasarlanmıştır. Anahtar Kelimeler : Bitümlü sıcak karışım, Karıştırma yöntemi, Mekanik özellikler.
Mineral katkı dozajının ve türünün kendiliğinden sıkışan betondaki donatı aderansına etkisi
Çalısmanın asıl amacı, mineral katkı türü ve dozajının kendiliginden sıkısan betondaki (KSB) donatı aderansına etkisini arastırmaktır. Bu çalısmada, normal ve KSB' dan üretilmis ve 200×300×2000 boyutlarında 27 adet kiris numunesi test edilmistir. Her bir kiris, açıklık ortasında bindirmeli ekli iki çekme donatısı yerlestirilerek ve kayma donatılı olarak tasarlanmıstır. Ekleme uzunlugu, donatı akma noktasına ulasmadan önce, ekleme bölgesindeki beton örtünün yarılması ile aderans göçmesi olabilecek sekilde seçilmistir. Deneyler esnasında, kiris boyutları, donatı çapı ve su/(çimento ve çimento+mineral katkı (toz)) sabit tutulurken mineral katkı türü (uçucu kül (UK) ve silis dumanı (SD)) ve dozajı (%25, 30, 35, 40 UK ve %5, 10, 15, 20 SD) degisken parametre olarak alınmıstır. KSB' larda mineral katkıların her bir dozajı ve kontrol betonu için üçer adet kiris numunesi, sabit moment bölgesindeki ekleme uzunlugu kenarlarından pozitif egilme ile yüklenmistir. Sonuç olarak, genelde KSB numunelerine ait aderans dayanımlarının kontrol betonu numunelerinin aderans dayanımından daha yüksek oldugu görülmektedir. Bununla birlikte SD içeren KSB kiris numunelerine ait aderans dayanımlarının hem UK içeren KSB kiris numunelerinin hem de kontrol betonuna ait numunelerin aderans dayanımlarından yüksek oldugu deney sonuçlarından anlasılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Kendiliginden sıkısan beton, kirisler, donatı-beton aderansı, nervürlü donatı, basit egilme, ekleme uzunlugu.
A2 ve A3 yapısal düzensizliklerinin çok katlı yapıların deprem davranışına etkisi
Yakın zamana kadar deprem yönetmeliklerinde, deprem etkileri sadece ?Eşdeğer Statik Yükler? ile ifade edilmiş olmasına rağmen günümüz şartlarıyla düzenlenen yeni deprem yönetmeliklerinde eşdeğer statik yüklemenin her tür yapı için güvenilir olmadığı belirtilmiş ve özellikle çeşitli türden düzensizlikleri olan yapılar için ?Dinamik Hesap? zorunluluğu öngörülmüştür. Bu çalışmada, plandaki A2 ve A3 türü yapısal düzensizliklerin çok katlı yapıların deprem davranışına etkisi ayrı ayrı ele alınarak irdelenmiş, deprem yönetmeliğinde yer alan söz konusu düzensizliklerle ilgili önlem ve yaptırımlar açıklanmıştır. Her iki düzensizlik durumunun da incelendiği tipik çok katlı yapılar seçilmiş, bu yapıların deprem hesabı lineer yöntemlerden biri olan Mod Birleştirme Yöntemi ve lineer olmayan yöntemlerden biri olan Artımsal Mod Birleştirme Yöntemi ile yapılmış ve sonuçlar karşılaştırılmıştır. Çözümler için SAP2000 Yapısal Analiz Programı kullanılmıştır. Anahtar Sözcükler: Yapısal Düzensizlikler, Çok Katlı Yapı, Deprem Yönetmeliği, Mod Birleştirme Yöntemi, Dinamik Hesap.
Betonarme yapıların statik itme analizi ile performanslarının belirlenmesi
Bu çalısmada; betonarme yapıların doğrusal olmayan statik itme analizi ile yapısal performanslarının belirlenmesi amaçlanmıstır. Sayısal uygulama olarak, kat planları ve kat yüksekleri aynı olan üç boyutlu, bes katlı betonarme çerçeveli bir sistem göz önüne alınmıstır. Bu yapı sistemi, yüksek sünekliğe sahip yapı kosullarını sağlayacak sekilde TS500 ve DBYBHY?2007 kurallarına uygun olarak tasarlanmıstır. ?ncelenen yapı sistemi deprem etkisinin de dikkate alındığı değisik yük kombinezonları için SAP2000 ve ?de Statik yapı analiz programlarıyla çözülmüstür. Tepki büyüklükleri olarak; yer değistirme ve dayanım talepleri ile yapısal elemanların hasar seviyeleri değerlendirilmistir. Ayrıca her iki programdan elde edilen sonuçlar karsılastırılmıstır. Anahtar Kelimeler: Yapısal Performans, Statik ?tme Analizi, Plastik Mafsal, Doğrusal Olmayan Davranıs
Diyarbakır Ovası'nın yer altı sularının incelenmesi ve coğrafik bilgi sistemi (CBS) ile modellenmesi
Dünyada artan nüfusa karsılılık, su kirliligi ve iklim degisikligi nedeniyle içilebilir ve kullanılabilir su azalmaktadır. Bu nedenle yüzeysel su kaynaklarının tespiti kadar, yer altı su potansiyelinin, statik su seviyelerinin düzenli olarak ölçülüp tespit edilmesi, tespit edilen bu suyun kalitesi ve kullanılabilirligi de takip edilmesi gereken önemli islerdendir. lk bölümlerde yeraltı suyunun olusumu, yeraltı su tablasının ve zeminlerin dane çapına göre hareket kabiliyetleri, Cografik Bilgi Sistemleri (CBS )'nin tanımı, avantajları ve metodolojisi verilmistir. Daha sonra inceleme alanı olan Diyarbakır Ovasının havza bazında genel jeolojik, meteorolojik verileri, dogal kaynakları ve dogal su kaynakları ile ilgili genel bilgiler verilmistir. Besinci bölümde Materyal ve Metot olan çalısmanın hangi asamalardan geçtigi, nasıl bir yöntemle hedefe ulasılacagı bilgisi verilmektedir. Altıncı bölümde haritaların olusumuna temel olusturan su kuyusu sondaj verileri ısıgında Tematik haritalar olusturulmus, yedinci bölümde ise bu yer altı su kaynaklarının DS ve Köy Hizmetleri laboratuarınca tespit edilmis analiz sonuçları ile yeraltı su seviye kalitelerinin ABD tuzluluk Diyagramına göre sulama sınıfı, Wilcox'a göre de su kullanılabilme sınıflandırmaları belirlenmistir. Diyarbakır havzasının yeraltı su statik su seviye haritası, dinamik su seviye haritası, pompa verimlilik haritaları Cografik Bilgi Sistemleri (CBS ) yardımı ile çıkarılmıs, bölgenin yeraltı su veritabanı olusturulmustur. leriki zamanlarda bu haritaların güncellemesi ile su seviyeleri degisimlerinin kontrol edilebilir olması amacıyla yeraltısu veri tabanı olusturulmustur. Çalısmada ayrıca özellikle Beykan Petrol Üretim Sahasından kaynaklanan Mardin formasyonunda su kirliliginin 2030 yılında Diyarbakır Sehir merkezi yeraltısu kaynaklarının su kalitesini tehdit edecegi tehlikesine de dikkat çekilmistir. Anahtar Kelimeler: Diyarbakır Havzası,Yer altı suyu, Statik Su Seviye, Dinamik Su Seviye, pompa verim,Cografik Bilgi Sistemleri (CBS ), Su kalitesi,
Bölgesel basınca maruz lifli betonlarda yatak mukavemeti
Betonarme sistemlerde; eksenel taşıyıcı olan kolon elemanının temel pabucu üzerine oturduğu durumlarda, kolon ile temel arasındaki etkileşim sonucu oluşan bu gerilme yatak gerilmesi olarak tanımlanır. Yatak gerilmesi özellikle yüksek dayanımlı betonların elde edilmesiyle daha fazla önem kazanmıştır. Yüksek dayanımlı betonlarla birlikte temel üzerine gelen yapı yükleri de artmaktadır. Temel elemanı düşük dayanımlı olduğu zaman üzerine gelen yük sonucunda oluşan enine gerilmeler temelin göçmesin sebep olmaktadır. Şartnameler, yatak göçmesini önlemek için iki yol önermektedir: birincisi, temel gövdesinde enine gerilmeler sonucu oluşan eksenel çatlağın meydana geldiği bölgeye çekme gerilmelerini karşılamak amacıyla donatı yerleştirmek, ikincisi ise içsel çatlağın meydana gelmemesi için yatak gerilmelerini sınırlamaktır. Sunulan tez çalışmasındaki amaç, beton/betonarme yapılarda yatak göçmesini engellemek için kullanılan iki yöntemin bir arada temin edebilecek lifli beton kullanımının performansını tespit etmektir. Çünkü betonda lif kullanımı malzemenin basınç mukavemetini aşırı miktarda arttırmamakla beraber, eğilme çekme mukavemetini arttırmakta ve çatlak oluştuktan sonra çatlak gelişim hızını yavaşlatmaktadır. Bu sebeple, özellikle eksenel basınca maruz lifli beton bloklardaki liflerin, gövdede oluşan enine çekme çatlak oluşumundan, toptan göçmeyi geciktirmesi beklenen bir sonuçtur. Anahtar Kelimeler: Beton, Yatak Mukavemeti, Lifli Beton, Narinlik Oranı, Yatak Göçmesi
Hareketli tabanlı kıvrımlı bir kanala yerleştirilen labirent yan savakların taban topoğrafyasına etkisi
Yan savaklar, herhangi bir kanaldan ihtiyaç duyulan debinin temin edilmesi veya fazla suyun uzaklastırılması için sulama, arazi drenajı ve kanalizasyon sistemlerinde yaygın olarak kullanılır. Ancak, kıvrımlı kanallara yerlestirilen yan savakların temiz su oyulması ilgili herhangi bir çalısma mevcut değildir. Bu çalısma yan savak bölgesine yerlestirilen 300 eğimli kanalın kıvrımlı kısmında yerel temiz su oyulması derinliğine dayanmaktadır. Yan savak olarak labirent savak kullanılmıstır. Savak kreti olarak tanımlanan bir labirent savak planda düz değildir. Labirent savak açısı 90° olarak alınmıstır. Deneyler, nehir rejimli akım sartlarında ve serbest savaklanma durumunda hareketli tabanlı bir kıvrımlı kanalda labirent savaklar için gerçeklestirilmistir. Boyut analizi sonucunda rölatif denge oyulma derinliği Hd/p'nin; rölatif akım siddeti V1/Vkr, savak kret yüksekliği h1/p, yan savak uzunluğu L/b ve ? boyutsuzlarına bağlı olduğu bulunmustur. Kıvrımlı kanalda 30° kıvrım açısında temiz su oyulması (0.5< V1/Vkr<1) haline Hd/p'nin V1/Vkr değisimi deneysel olarak incelenmistir. Yapılan deneylerden, kret yüksekliğinin düsmesi ile temiz su oyulma derinliğinin arttığı gözlenmistir. Oyulma çoğunlukla labirent savağın mansap ucunda gözlenmistir. V1/Vkr oranının artması ile maksimum oyulma derinliği de artmıstır. Savak bölgesinin mansabında savaktan sonra birikmeler gözlenmistir. Anahtar Kelimeler: Yan savak, temiz su oyulması, hareketli taban, kıvrımlı kanal.
Trafik kazalarının azaltılması için alınacak iyileştirme tedbirlerinin fayda ve maliyet analizi
Ülkemizde yılda 500.000'den fazla trafik kazası meydana gelmektedir. Bu kazaların yaklasık 6000'i ölüm ile 130.000'i yaralanma ile sonuçlanmaktadır. Trafik kazalarındaki ölüm ve yaralanmalardan dolayı meydana gelen isgücü kayıpları ve hasarlardan olusan maddi kayıplar çok fazladır. Bu amaçla trafik kazalarının değerlendirilmesi ve emniyet tedbirlerinin gelistirilmesi gereklidir. Düsük maliyetli önlemlerle kaza oranları önemli ölçüde azaltılabilir. Yol platformundaki küçük değisiklikler, kavsak kontrolü, sinyalizasyon ve trafik isaretlerinin gelistirilmesi bu önlemlere örnek olarak gösterilebilir. Bu çalısmada FHWA(Federal Highway Administration) tarafından hazırlanan tablolardan faydalanılarak Visual Basic programlama dilinde bir program yazılmıstır. Bu programla iyilestirme gerektiren yol kesimlerinin tespit edilmesi ve kaza tipi ve olası kaza sebeplerine göre uygun iyilestirme tedbirinin seçilmesi amaçlanmıstır. Anahtar Kelimeler: Düsük maliyetli önlemler, kaza azalma maliyetleri, trafik kazaları
Kendiliğinden sıkışan betondaki donatı aderansının deneysel ve sayısal olarak incelenmesi
Çalısmanın asıl amacı, bindirmeli ekli donatıya sahip normal ve kendiliginden yerlesen betondan (KYB) üretilmis tam ölçekli betonarme kirislerdeki donatı aderansının deneysel ve nümerik olarak incelenmesidir. Bu çalısmada, normal ve KYB' dan üretilmis ve 200*300*2000 mm boyutundaki 12 adet kiris numunesi dört noktalı egilmeye maruz bırakılarak test edilmistir. Deney sonuçlarıyla karsılastırmak amacıyla aderans hesabı için kirisler nümerik olarak da sonlu eleman programı ANSYS yardımıyla da çözülmüstür. Her bir kiris, açıklık ortasında bindirmeli ekli iki çekme donatısı yerlestirilerek ve kayma donatılı olarak tasarlanmıstır. Ekleme uzunlugu, donatı akma noktasına ulasmadan önce, ekleme bölgesindeki beton örtünün yarılması ile aderans göçmesi olabilecek sekilde seçilmistir. Deneyler esnasında, kiris boyutları ve su/(çimento ve çimento+silis dumanı) sabit tutulurken degisken parametre olarak donatı çapı (F16 ve F20) alınmıstır. Sonuç olarak, hem deneysel bulgulardan hem de nümerik çözümden, her iki beton tipi için de donatı çapı arttıkça, aderans dayanımının azaldıgı tespit edilirken, bu durumun nümerik çözümde daha belirgin oldugu görülmüstür. Nümerik ve deneysel olarak ölçülen aderans gerilmeleri, Orangun ve dig.(1977) ve Esfahani ve Rangan (1998) tarafından bulunan bagıntılarla karsılastırıldıgında her iki denklemin de nümerik çözümlerden elde edilen degerleri deneysel olarak elde edilenlerden daha iyi tahmin ettigi tespit edilmistir. Anahtar Kelimeler: Sonlu eleman metodu (ANSYS), donatı-beton aderansı, kendiliginden yerlesen beton, tam ölçekli kiris, basit egilme, bindirmeli ekleme.
Çift katmanlı uzay kafes sistemlerin statik ve dinamik analizi
Bu çalışmada; çift katmanlı uzay kafes sitemlerin statik ve dinamik analizi ve dizaynı amaçlanmıştır. Bu amaçla, uzay kafes sistemlerin statiği, konstrüksiyonu ve teorik özellikleri konusunda detaylı bir araştırma yapılmıştır. Uzay kafes sistem teknik şartnamesi esas alınarak, sistemi oluşturan bileşenler, elemanlar ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Yapı analizinde kullanılmakta olan SAP2000 ve FRAMECAD gibi gelişmiş paket programlar incelenmiş, uzay kafes sistemlerde uygulanabilirliği gözden geçirilmiştir. Farklı geometrik özelliklerdeki tek ve çift katmanlı uzay kafes sistemlerin SAP2000 ile çözümü yapılmıştır. Seçilen tek ve çift katmanlı uzay kafes sistemler geometrik bakımdan büyük ve modüler yapılardır. Uzay kafes sistem teknik şartnamesine bağlı kalınması nedeniyle uygun çözümler elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Uzay Kafes, Mero, Küre Eleman, Konik Eleman, Tek Katman, Çift Katman
Uzay kafes sistemlerinin optimum boyutlandırılması ve şekillendirilmesi
Volkanik curufun yapı malzemesi olarak değerlendirilmesi
Karayollarında kullanılan geçiş eğrileri üzerine bir araştırma
T-kesitli betonarme kirişlerin kesme-eğilmeye karşı güçlendirilmesi
Betonarme kirişlerin alt yüzüne çelik levha yapıştırarak eğilmeye karşı güçlendirme sıkça uygulanan bir yöntemdir. Sadece çekme yüzeyine levha yapıştırmanın yeterli olmayacağı yapılan araştırmalar ve literatür incelemesi sonucunda görülmüş ve ek önlemler de uygulanmıştır. Ancak bugüne kadar yapılan bu türden çalışmalarda önemli süneklik sorunlarının ortaya çıktığı görülmüştür. Bu çalışmanın birinci bölümünde, delikli ve düz çelik levha ile güçlendirilmiş kirişlere dayanımın yanı sıra yeterli süneklik de kazandırılması için çelik levha, uç yan levha ve bulonlarıyla desteklenmiştir. Betonarme kirişleri eğilme ve kesme zorlanmalarına karşı birlikte güçlendirme gerekliliği sıkça karşımıza çıkan bir problemdir. Çalışmanın ikinci bölümünde, eğilmeye karşı çelik levhalarla güçlendirilen eksik etriyeli betonarme kirişler birde kesmeye karşı güçlendirilmiştir. Deneysel çalışmada eğilmeye karşı birisi referans, altısı güçlendirilmiş; eğilme-kesmeye karşı ise yine birisi referans, altısı güçlendirilmiş olmak üzere on dört deney elemanı tek düze yükler altında denenmiştir. Eğilme elemanlarında değişkenler levha tipi (delikli, düz), yapıştırıcı (epoksili, epoksisiz), basınç levhası (var, yok) şeklindedir. Kesme ve eğilme elemanlarında ise kesmeye karşı güçlendirme tekniği sabit tutularak eğilme elemanlarındaki değişkenler yinelenmiştir. Deney sonuçları; dayanım, süneklik, enerji tüketimi ve rijitlik bakımından irdelenmiş ve karşılaştırılmıştır. Uygulanan güçlendirme tekniği ile dayanım oranının yaklaşık üç kat arttırılmasının yani sıra süneklik oranında büyük artışlar sağlanmıştır. Ayrıca eksik etriyeli kirişlerin kesmeden kırılması önlenmiştir.
Türkiye'de üretilen betonun kalite tespiti üzerine bir yöntem önerisi
Ülkemizdeki mevcut yapılardaki problemlerin başında malzeme kalitesinin standart ve şartnamelerde belirtilen ve projede hesaplanan değerlerden düşük olması gelmektedir. Malzeme kalitesinin düşüklüğü nedeniyle, yeni binaların bile sorunlarla karşılaşılmaktadır. Yapıların inşa aşamasında yapı denetim kuruluşları görevlendirilmekte ve yapının inşasında kullanılan malzemeyi, işçilik kalitesini, projeye uygunluğunu ve kaliteyi denetlemektedir.Hazır beton firmaları, laboratuvarlar, yapı denetim kuruluşları, yükleniciler, kullanıcılar, ilgili bakanlık ve belediyelerin tek ortak noktaları yapı denetim kuruluşlarıdır. İnşa sırasında kullanılan malzemelerin yapı denetim firması aracılığıyla laboratuvarlara yaptırdığı deneylerin sonuçları ve bu sonuçların doğruluğu kabul edilmektedir. Maalesef bu sonuçlarda oynamalar yapılmakta ve alınan numunelerin ikinci bir birim tarafından kontrolü yapılamamaktadır.Halen 19 ilde Türkiye Hazır Beton Birliği dahilinde veya haricinde beton firmalarının üretimleri, yapı denetim kuruluşları ve laboratuvarların numune sonuçlarının irdelenmesi incelenmiştir. Duru Bilişim'in hazırladığı data bankasının verileri kullanılarak yapıların imalatındaki kalitenin düzenli ve her aşamada kontrolü sağlanabilmesi üzerine çalışılmıştır.19 ilde dökülen betonlardan alınan numunelerin sonucunda yapı dayanımını etkileyen önemli iki malzemeden beton numunelerinin bir ortamda toplanması ile beton dayanımı ve mevcut ise sapmaları tespit etmek mümkündür.Hazır beton firmalarının üretimi, tüm laboratuvarlarda kırılan numunelerin karşılaştırılması ile kontrol edilebilmektedir. Böylelikle, sistem içerisinde bulunan her birim malzeme kalitesini kontrol edebilecek. Olası bir sorunda müdahale imkânı daha önceden olabilecektir.Yapıların inşaları sırasında kullanılacak malzemelerin kalite kontrolü sağlanmış ve malzeme düzeyinde istenilen dayanıma ulaşılmış olunacaktır. Ancak, yapıların inşasında sadece işçilik faktörü yapının dayanımı etkileyecek bir faktör olacak ve bununda giderilmesinin tek çözümü kalifiye elemanlardan ve kalifiye şantiye şefinden olacaktır.
Duvar ve çatılarda ısı-su yalıtımları
Kaya dolgu barajlar ve kaya dolgu içerisindeki daha küçük çaplı danelerin taşıma gücüne etkisi
Ferrokrom cürufunun asfalt betonunda kullanımı üzerine bir arştırma
Karayollarında kullanılan öngerlmeli beton kirişlerin optimum boyutlandırılması
ÖZET Yüksek Lisans Tezi KARAYOLLARI MDA KULLANİLAN ÖNGERİLHELİ BETON KİRİŞLERİN OPTİMUM SOYUTLANDI RILMASI İhsan GÜZEL Fırat Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü İnşaat Mühendisliği Ana bili m Dalı 1 992, Sayfa: 1 24 Öngerilmeli beton elemanlar son zamanlarda Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından, devlet ve il yollarında geniş bir şekilde kullanılmaktadır. Bu çalışmada öngerilmeli betonun uygulama şekilleri ve boyutlandırılması incelenmiştir. Yapılan araştırmada sonucunda projelerde izostatik sistemlerde öncekme, ard çekme metodları; hiperstatik sistemlerde ise sürme, ankrobelman yöntemi uygulanmıştır. İzostatik olarak yapılan köprü., viyadük, alt ve üstgeçitlerde U, I tipi öngerilmeli beton kiriş kesitleri kullanılmıştır. Statik sistemi hiperstatik olarak projelendirilen viyadük, usun köprü inşaatlarında tabi i yeler U kesitlidir. Hiperstatik olarak yapılan Elazığ- Malatya devlet yolundaki Kömür han Köprüsünü ankrobelman; Kınalı Sakarya Otoyolu projesindeki Molla Gürani Viyadükünü sürme yöntemlerine misal verilebilir. İzostatik olarak yapılan Aralı k-5 ederek karayolunda Araş Nehri üzerindeki Araş karayolu köprüsünde öngerilmeli beton kirişler I kesitlidir.in Bu köprüde genişlik 12 m, platform genişliği ise 9.5 m'dir. Köprü uzunluğu ise 276 m'dir. Açıklıklarda beş adet önerilmeli kinş mevcut olup; köprünün tabiiye kalınlığı i3e 24 cm*dir. Ongeni meli beton kirişler ard çekmeli metodla H3Q-S24 hareketli yüklere göre boyuttandı nl mistir. Bir kirişte 4adet (5- 1 2) 270 K tipi öngerme kablosu mevcut olup, bu kabloların germe işlemi V3L öngerme sistemi ile yapılmış ve E tipi ankrajlar kullanılmıştır. Betonarme donatısı olarak da BÇ III seçilmiştir. Kirişteki 4 adet öngerme kablosuna toplam 6700 kN germe kuvveti uygulanmış; minimum ve maksimum öngerilme kuvvetindeki kayıplar gözönünde bulundurularak T3 3233'de verilen aktarma ve kullanma safhaları için, betonun basınç ve çekme emniyet gerilme sınırları kontrol edilmiştir. Yapılan hesaplamalar sonucunda seçilen kesitin kritik üstü kesit olduğu anlaşılmış; kesitin dolu (hareketli yükler + sabit yükler) ve boş (sabit yükler) yüklemeler altında kesitin üst ve alt kenarlarındaki gerilmeler tespit edilmiştir. Bu sonuçlara göre beton kesitinden ekonomiklik öngerme kuvvetinden de maksimum tasarrufun sağlanıp sağlanmadığı incelenmiştir. Öngerilmeli elemanların boyutlandırılması için beton kesiti boyutları yardımcı tablolar yardımıyla bulunup, sınır gerilmeleri ve senim sınırlan gözönünde bulundurularak lineer bir programlama ile optimum öngerme kuvveti bulunabileceği gösterilmiştir. Otoyol projelerinde önçekme metoduyla yapılan U tipi beton kesitlerin özel problemleri ve avantajları sıralanıp, köprü tahliyesinin bir metrekaresine giden malzeme miktarları tespit edilmiştir. ANAHTAR KELİMELER: Öngerilmeli beton kirişleri, optimum boyutlandırma.