
3
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Ortaöğretim kurumlarının yemekhanelerinde çalışan personelin, öğrencilerin ve öğretmenlerin gıda güvenliği konusunda bilgi ve tutumları
Bu araştırmanın amacı ortaöğretim kurumlarında öğrenci, öğretmen ve yemekhane personelinin gıda güvenliği bilgi düzeyleri, gıda güvenliğine yönelik tutumları ile okullarda sunulan yemek hizmetinin gıda güvenliği kurallarına uygunluğunu değerlendirebilmektir.Araştırma evreni olarak Ankara Merkez İlçelerinde yemek servisi sunan resmi ortaöğretim kurumları (25) belirlenmiştir. Bu okulların yemekhanelerinde çalışan personelin tamamından (N=64) araştırmaya katılmayı gönüllü olarak kabul edenler (n=58) ile 10. ve 11. sınıf öğrencileri (n=912) ve öğretmenlerden (n=355) örneklem alınarak toplam 1325 birey araştırma kapsamına dahil edilmiştir.Okul yemekhanelerinde gıda güvenliğine yönelik uygulamaların, yemekhane personeli, öğrenci ve öğretmenlerin gıda güvenliği hakkında tutum ve bilgileri ile okul yemekhaneleri hakkında görüşleri hazırlanan anket formu kullanılarak tespit edilmeye çalışılmıştır. Anket formu araştırmacı tarafından geliştirilmiş, pilot uygulama verileri üzerinden faktör analizleri ile geçerlik ve güvenirlik testleri yapılmıştır. Pilot uygulama sonucunda güvenirlik katsayıları; tutum ölçeği için 0.85, okul yemekhanesi değerlendirme ölçeği için 0.95 ve bilgi testi için de 0.88 olarak belirlenmiştir. Pilot uygulama sonuçları doğrultusunda yapılan düzenlemelerle anketlere son şekli verilmiş ve örnekleme uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 15 for Windows (Statistical Program for Socal Sciences) paket programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Verilerin sayı ve yüzde dağılımları, aritmetik ortalamaları tablolar halinde sunulmuş, x2 testi, t testi, F testi, Tamhane's T2 testi ile korelasyon analizleri uygulanarak araştırmanın alt problemlerine cevap aranmıştır.Araştırma bulgularına göre; öğrencilerin %29.6'sının, öğretmenlerin %54.6'sının ve yemekhanede çalışan personelin %37.9'unun kadın olduğu, öğretmen ve personelin sırasıyla %37.7 ve %22.4'ü 35 yaş ve altında, %37.2 ve %36.2'si 36-44 yaşlarında, öğrencilerin çoğunluğunun 15-16 yaşlarında olduğu belirlenmiştir. Yemekhane personelinin yarısının ilkokul mezunu olup, %63.8'inin mesleki eğitim, çoğunluğunun da hizmetiçi eğitim almadığı saptanmıştır.Personelin tamamına yakınının, öğretmenlerin %50.1'inin, öğrencilerin de %45.2'sinin öğle yemeğinin en sık okul yemekhanesinde yedikleri, bunlar içinde personelin %74.1'inin, öğrencilerin %30.4'ünün, öğretmenlerin de %34.4'ünün mecbur kaldıkları için okul yemekhanesinde yemeyi tercih ettikleri belirlenmiştir.Her üç grupta da kişisel temizlik alışkanlıkları ve gıda güvenliğine yönelik davranışları bakımından eksiklikler tespit edilmiştir.Kadınların gıda güvenliği bilgi düzeyi erkeklerden önemli düzeyde yüksek (p<0.001), olup, gruplar kendi içinde değerlendirildiğinde öğrenci ve öğretmenlerde aynı sonuç alınmış, personelde ise cinsiyete göre fark bulunmamıştır (p>0.05). Gruplar karşılaştırıldığında öğretmenlerin bilgi düzeyi diğerlerinden yüksek bulunmuştur (p<0.001). Bilgi düzeyleri gibi tutumları bakımından da katılımcıların genelinde, öğrenciler ve öğretmenlerde kadınların tutum puanları daha yüksek (p<0.001-0.05), personelde ise toplam tutum (p<0.01) ve özümseme alt boyutu (p<0.05) için kadınlar lehine fark tespit edilmiştir.Yemekhane hakkında değerlendirmelerinde, görüşlerinin toplam puanı ve ölçeğin alt boyutlarında cinsiyete göre fark bulunmamış (p>0.05), ancak yemekhane değerlendirmeleri bakımından en olumlu görüş belirtenler personel, en olumsuz görüş belirtenler öğrenciler olmak üzere, her üç grup arasında da anlamlı fark tespit edilmiştir (p<0.05).Gıda güvenliği bilgileri, tutumları ve yemekhane hakkında değerlendirmeleri arasındaki ilişki incelendiğinde ise, öğrenci ve öğretmenler için bilgi düzeyi ile tutumlarının paralel artış gösterdiği, bilgi düzeyi yükseldikçe yemekhane hakkında daha olumsuz görüş belirtildiği saptanmıştır. Ancak personel için bilgi, tutum ve yemekhaneye yönelik değerlendirmeleri arasında bağlantı bulunamamıştır. Bu da kendi uygulamalarına yönelik eleştirel yaklaşmamalarına bağlanmıştır. Araştırma bulgularına göre, okul yemek servislerini iyileştirme, hem çalışanların hem de toplumun konuya yönelik bilinç düzeyini yükseltmeye ilişkin öneriler getirilmiştir.
Ailelerin finansal risk yönetimine ilişkin tutum ve davranışlarının incelenmesi
İş alanlarının değişimi, işsizlik, tüketici kredilerinin ve kredi kartlarının kullanımının artması, paranın satın alma gücündeki değişimler, artan vergi yükleri, enflasyon, faiz oranları, karmaşık tüketici pazarları gibi pek çok faktör ailede finansman uygulaması kavramını sadece bütçe yapmaktan çıkarıp, daha geniş kapsamlı ekonomik kavramlara dayalı kaynak yönetimi doğrultusunda değiştirmiştir. Banka hizmetlerinde, kredi kaynaklarında, tasarruf planlarında ve yatırım tercihlerinde ailelere çok karmaşık alternatifler sunulmaktadır. Dolayısıyla, aileler için finansman uygulamalarına ilişkin konularda karar verme oldukça zorlaşmış ve çoğu aile için finansman uygulamaları riskli bir faaliyet durumuna gelmiştir. Bütün bu sebeplerden ötürü, Ankara'da orta ve yüksek sosyo-ekonomik düzeyi temsil eden semtlerde oturan tabakalı rastgele örnekleme yöntemi ile seçilen 440 gönüllü aile üzerinde ?Ailelerin Finansal Risk Yönetimine İlişkin Tutum ve Davranışlarının İncelenmesi? konulu bir araştırma planlanmış ve yürütülmüştür.Araştırmanın verileri geliştirilen anket formuna bağlı kalınarak 8 Eylül-25 Aralık 2007 tarihleri arasında araştırmacı tarafından ailede finansman ve risk yönetiminden sorumlu olan kişilerle yüzyüze yapılan görüşmeler sonucunda toplanmıştır.Verilerin değerlendirilmesinde SPSS 11.5 paket programından yararlanılmıştır. Verilerin analizinde khi-kare, kruskall wallis ve t-testi kullanılmıştır. Gruplararası farkın belirlenmesinde p<0.05 ve p<0.01 anlamlılık düzeyleri esas alınmıştır..Ailelerin aylık ortalama toplam gelir kaynağı miktarı 2399 YTL'dir. Bunun büyük bir kısmını aylık maaş / ücret (1917 YTL) oluşturmaktadır. Ailelerin gelir kullanımında karşılaştıkları güçlükler arasında ilk sırayı gelirin miktar olarak yetersiz olması almakta, bunu borçların ödenmesi için plan yapma ve yatırım alanlarının belirlenmesi izlemektedir (p<0.05; p<0.01).Ailelerin aylık ortalama gelirlerinin büyük bir kısmını gıda ve konut harcamaları oluşturmakta, bunu sırası ile eğitim, giyim, ulaşım, temizlik, kişisel bakım, kültür-eğlence, sağlık ve dayanıklı tüketim malları harcamaları takip etmektedir. Aileler gıda ve giyim harcamalarında kredi kartını; ev ve ev halkı ile ilgili harcamalarda, sağlık, temizlik, konut, ulaşım- haberleşme, kültür-eğitim-eğlence ve kişisel bakım harcamalarında da peşin ödeme şeklini tercih etmektedir (p<0.05; p<0.01).Ailelerin yarısına yakını borç almaktadır (p<0.05). Ailelerin borçlanma nedenleri arasında ilk sırada ev, arsa, araba vb. büyük yatırımlar yapmak almakta, bunu kredi kartı kullanma ve gelirin ihtiyaçları karşılamada yetersiz kalması izlemektedir (p<0.01). Ailelerin çoğunlukla borç aldıkları harcama türleri arasında gıda, giyim, ev ve ev halkı ile ilgili harcamalar başta gelmektedir (p<0.05; p<0.01). Ailelerin borç aldıkları yerler arasında ilk sırayı banka-finans kurumları almakta, bunu sırası ile aile bireyleri, arkadaşlar, akrabalar ve yardımlaşma sandıkları izlemektedir (p<0.01).Ailelerin yarısından fazlası tasarruf yapabilmektedir. Ailelerin yarısına yakını aylık ortalama 201-500 YTL arasında tasarruf yapmaktadır (p<0.05; p<0.01). Aileler çocukların eğitimini ve geleceğini garanti altına almak ve gelirde ortaya çıkabilecek beklenmedik harcamalar için tasarruf yapmaktadır (p>0.05). Ailelerin tasarruflarını değerlendirmede yararlandıkları bilgi kaynaklarının başında kendi bilgi ve deneyimleri, banka ve finans uzmanlarının görüşleri ve kitle iletişim araçları gelmektedir (p<0.05). Aileler tasarruflarını dövize, vadeli-vadesiz hesaba ve altına yatırarak değerlendirmektedir. Aileler tasarruflarını değerlendirirken en çok faiz hesaplarını anlayamama, aldatıcı- yanıltıcı reklamların etkisi ve banka-finans çevrelerinin yanlış yönlendirmesi sorunlarını yaşamaktadır (p>0.05).Ailelerin yarısı yatırım yapabilmektedir (p<0.01). Aileler daha çok refaha ulaşmak, finansal açıdan kendilerini güvende hissedebilmek ve geliri artırmak amacıyla yatırım yapmaktadırlar (p<0.05). Aileler çoğunlukla finansal açıdan güvenli olduğunu düşündükleri yatırım aracını seçmektedir (p<0.05).Ailelerin tamamına yakını ölümcül hastalık / kaza, sahip oldukları araç-gereçlerin arızalanması, aile / arkadaşlardan gelen yardımın bitmesi sorunları ile büyük bir çoğunluğu da iş kaybı ve aile gelirini sağlayan kişilerden birinin maaşında azalma sorunu yaşamıştır. Yaşanan bu beklenmedik olaylar karşısında da aileler gelir kaybına uğramıştır (p>0.05).Ailelerin çoğunluğu yatırım araçlarından dövizi, hisse senedini, A tipi yatırım fonunu, repoyu ve altını riskli; devlet tahvilini, vadeli mevduatı, hazine bonosunu, bireysel emeklilik hesabını, hayat sigortası poliçesini ve B tipi yatırım fonunu risksiz bulmaktadır.Ailelerin büyük bir çoğunluğu altın, vadeli mevduat, devlet tahvili, hazine bonosu, döviz, bireysel emeklilik hesabı, B tipi yatırım fonu, hayat sigortası poliçesi, repo ve A tipi yatırım fonunun tüm parayı kaybetme riski taşıdığını düşünmektedir.Ailelerin yarısından fazlası döviz, hisse senedi, A tipi yatırım fonu, altın, repo, B tipi yatırım fonu, bireysel emeklilik hesabı ve hayat sigortası poliçesinin değerini yitirme riski taşıdığını; vadeli mevduat, hazine bonosu ve devlet tahvilinin böyle bir risk taşımadığını düşünmektedirAilelerin çoğunluğu altın, vadeli mevduat, B tipi yatırım fonu, döviz, hazine bonosu, repo, devlet tahvili ve A tipi yatırım fonunun nakite dönüştürememe riskine sahip olduğu; hayat sigortası poliçesi, bireysel emeklilik hesabı ve hisse senedinin böyle bir risk taşımadığı görüşündedir.Ailelerin yarısı yatırım araçlarının içerdiği risklerin çeşitlendirme yoluyla kontrol edilemeyeceğini belirtmektedir. Ancak yükseköğretim ve yüksek gelir düzeyine sahip olan aileler çeşitlendirme yoluyla yatırım araçlarının taşıdığı risklerin kontrol altına alınabileceğini savunmaktadır (p<0.05).Ailelerin çoğunluğu riskten korunmak için sigorta sahibi olunması görüşündedir (p<0.05; p<0.01). Araştırmaya katılan bireylerin, eşlerinin ve çocuklarının büyük bir kısmının bağlı bulunduğu sosyal güvenlik kuruluşu emekli sandığıdır. Ailelerin büyük bir çoğunluğu özel sağlık, özel yaşam, doğal afet ve yangın, hırsızlık ve kasko sigortasına sahip değildir.Ailelerin çoğunluğu finansman yönetimi tutum ölçeğinde yer alan ?Faturalar zamanında ödenmelidir?, ?Büyük borçlar planlı bir şekilde ödenmelidir?, ?Her ay kredi kartı harcamaları zamanında ödenmelidir?, ?Aylık gelir ile borç miktarı arasında ölçülü bir oran kurulmasına dikkat edilmelidir?, ?Para istek ve ihtiyaçları karşılamak için önemli bir araçtır? ifadelere tamamen katılmaktadır.Ailelerin yarısından fazlası risk yönetimi tutum ölçeğinin ilk boyutunda (riskin algılanması) yer alan ?Gerektiğinde sigorta kapsamına girmeyen beklenmedik harcamalar için acil durum fonuna sahip olunmalıdır?, ?Finansal güvenlik için yatırım yapmak önemlidir?, ?Para biriktirmek çocuklara iyi bir gelecek sağlamak için önemlidir?, ?Yatırım istenildiği an hiç değer kaybetmeden nakite çevrilebilmelidir?, ?Para biriktirme emeklilik dönemi için önemlidir?, ?Değerini artırma olasılığı olan yatırım alanları tercih edilmelidir? ifadelerine katılmaktadır.Ailelerin yarısından fazlası risk yönetimi tutum ölçeğinin ikinci boyutunda (riskin kontrolü) yer alan ?Özel yaşam sigortasına sahip olunmalıdır?, ?Sigorta kapsamları ve bedelleri karşılaştırılıp, sadece gerekli olan sigortalar alınmalıdır?, ?Hırsızlık sigortasına sahip olunmalıdır?, ?Doğal afet ve yangın sigortasına sahip olunmalıdır?, ?Sağlık ve kaza durumunu içeren temel sigortalara sahip olunmalıdır?, ?Kasko sigortasına sahip olunmalıdır? ifadelerine katılmaktadır.Ailelerin finansman ve risk yönetimine ilişkin tutumları arasında istatistiksel açıdan orta düzeyde, pozitif ve anlamlı bir ilişki vardır (p<0.01). Finansman yönetimi konusunda tutumları olumlu olan ailelerin risk yönetimi ile ilgili tutumları da olumlu olmaktadır.Anahtar Kelimeler : Bütçe, Borçlanma, Tasarruf, Yatırım, Risk, Finansal Riskler, Risk Yönetimi ve Sigorta.
Yetiştirme yurtlarında kalan adolesanların beslenme ve fiziksel aktivite durumlarının sağlık ve vücut kompozisyonları ile ilişkisinin saptanması
Ankara'da yetiştirme yurtlarında kalan adolesanların beslenme ve fiziksel aktivite durumlarının sağlık ve vücut kompozisyonları ile ilişkisinin saptanması amacıyla planlanmış ve yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini, Ankara'da 2006-2007 yılları arasında yetiştirme yurtlarında kalan 13-18 yaş grubundaki 115 erkek ve 83 kız olmak üzere toplam 198 adolesan oluşturmaktadır. Çalışmada veriler üç aşamada toplanmıştır; birinci aşamada bireylerin beslenme durumlarını ve alışkanlıklarını saptamak için geliştirilen soru seti kullanılmıştır. İkinci aşamada, adolesanların besin tüketim sıklıkları, 24 saatlik hatırlatma ve fiziksel aktivite kayıtları alınmıştır. Üçüncü aşamada ise, adolesanların antropometrik ölçümleri yapılmış, sağlık durumlarına ilişkin veriler biyokimyasal ölçümlerle belirlenmiştir.Araştırma sonucunda, adolesan erkeklerin %13.9'unun, kızların da %31.3'ünün sağlık sorunları olduğu, erkeklerin %13.9'unun, kızların da %9.6'sının sigara içtiği belirlenmiştir. Erkeklerin %69.6'sının, kızların da %91.6'sının öğün atladığı, öğün atlayan erkeklerin %34.8'inin, kızların ise %61.4'ünün en çok sabah kahvaltısını atladıkları saptanmıştır. Çalışmaya katılan erkek (%63.0) ve kızların (%65.0) yarıdan fazlasının yemek seçtiği, adolesanların %17.2'sinin hiç süt tüketmediği %40.9'unun ise hiç kırmızı et tüketmediği belirlenmiştir. Adolesanların diyetle günlük ortalama enerji ve besin öğesi alımları Türkiye'ye Özgü Beslenme Rehberi doğrultusunda değerlendirildiğinde, erkeklerin A vitamini, folik asit, Vit B12, potasyum, kalsiyum, magnezyum, kızların ise enerji, A vitamini, Vitamin B1, folik asit, Vit B12, potasyum, kalsiyum, magnezyum ve fosfor yönünden yetersiz beslendikleri belirlenmiştir. Adolesanların genel olarak antropometrik ölçümlerinin normal sınırlar içinde, ancak aktivite düzeylerinin önerilenin altında olduğu belirlenmiştir. Araştırma kapsamına alınan erkek ve kız adolesanların diastolik, sistolik kan basınçları, serum glikoz, BUN, ALT, AST, kalsiyum, kolesterol, trigliserit, ürik asit, protein, albümin, çinko, demir, demir bağlama kapasitesi, Vit B12 düzeyleri ortalamaları 13-18 yaş grubu adolesanlarda olması gereken referans normal sınırlar içinde bulunmuştur. Cinsiyete göre serum glikoz, BUN, kalsiyum, protein, albümin, demir bağlama kapasitesi ve Vit B12 düzeyleri istatistiksel olarak önemli farklılık göstermiştir. Erkeklerin serum glikoz, BUN, protein, albümin, çinko ve Vit B12 düzeyleri ortalamaları kızlara göre daha yüksek bulunmuştur. Kızların ise serum kalsiyum ve serum demir bağlama kapasitesi ortalama düzeyleri erkeklere göre daha yüksek bulunmuştur. Adolesan erkeklerin %15.7'sinin (n=18) sağlıklı beslenme indeksi (SBİ) puanı ?kötü?, %80.9'unun (n=93) SBİ puanı ?orta? ve sadece %3.5'inin SBİ puanı ?iyi? olarak değerlendirilmiştir.Yetiştirme yurtlarında kalan adolesanların, beslenme alışkanlıklarını düzeltmeye ve beslenme ve sağlık bilgilerinin güçlendirilmesine yönelik bir eğitim programının ulusal düzeyde geliştirilip uygulanması, buna benzer çalışmaların belirli periyotlarla tekrar yapılması önerilmiştir.