
25
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Anabilim Dalı
Safranbolu'daki alçılı vitrayların desen, teknik ve renk özellikleri
Alçı vitraylar (revzenler) gerek günümüzde gerek daha önceki dönemlerde yapılmış olan mimari eserlerde önemli bir süsleme ve aydınlatma unsuru olarak kullanılmıştır. Çeşitli desenler ve renkli camlar kullanılarak oluşturulan revzenler mekânların aydınlatılmasında farklı etkilerin oluşturulabilmesi için tercih edilmiştir. Genellikle Osmanlı döneminde dini mimaride uygulamaları görülen alçı vitraylar, alçı kayıtlar arasına renkli camların yerleştirilmesiyle meydana gelen süslü pencerelerdir. (müzeyyen pencere)Alçı vitraylar çoğunlukla dini mimaride kullanılmış olmasının yanı sıra sivil mimaride de kullanılmıştır. Dünyaca ünlü olan ve dünya kültür mirası olarak kabul edilen Safranbolu'da sivil mimaride de alçı vitray pencere örneklerine rastlanmaktadır. Bu araştırma Safranbolu'daki tarihi yapılarda bulunan alçı vitrayların desen renk ve kompozisyon özelliklerini konu almaktadır.Safranbolu sivil ve dini mimarisinde yer alan alçı vitray örneklerinin konu alındığı bu çalışmada fotoğraf ve çizimlerle birlikte desen, teknik ve renk analizleri yapılmıştır.Yapılan araştırma ve incelemeler sonucunda Safranbolu'da yer alan mimari yapılardaki alçı vitrayların geometrik, bitkisel ve yazılı bezeme çeşitlerinin, kırmızı, sarı, mavi, yeşil, şeffaf, pembe renkli camlar kullanılarak yapıldığı görülmüştür.Gerek doğa gerek insan kaynaklı tahribatlarla günden güne yok olan alçı vitrayların korunması ve belgelenmesi zorunluluktur. Özellikle sivil mimarideki örneklerini gördüğümüz ve bu çalışmaya konu olan Safranbolu evlerindeki revzenlerin korunması son derece önem arz etmektedir.
Mersin merkez ve köylerinde kirkitli düz dokuma geleneği
Araştırma konusu olarak; Mersin İli ve Merkez köyleri Kirkitli Düz Dokuma Geleneği alınmıştır. Mezitli, Kale, Fındıkpınarı, Emirler, Eskiköy, ve Tepeköy'de yapılan bu araştırmada kirkitli düz dokumaların günümüzdeki durumu anket ve bilgi formlarıyla, fotoğrafları çekilerek belgelenmiştir.Araştırma V bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde araştırmayla ilgili problem ele alınarak, el sanatları açısından önemi vurgulanmıştır. El sanatlarımızın toplum yaşamının ihtiyaçları doğrultusunda, üretim biçimlerinden kaynaklanan kültürel ürünler olduğu anlaşılmaktadır. Yine bu bölümde araştırmanın amacı, önemi ve sınırlılıkları ve varsayımlar açıklanmıştır.İkinci bölümde araştırmanın modelinden evren, örneklem, verilerin toplanması ve verilerin analizinden söz edilmektedir. Araştırma aşamasında uygulanan yöntemlerin neler olduğu hakkında bilgilendirme yapılmıştır.Üçüncü bölümde Kavramsal Çerçeve kısmında araştırma ile ilgili konular genelden özele doğru sıralanarak açıklanmıştır. Mersin İli'nin tarihsel gelişimi, coğrafi durumu, kültürel ve sanatsal özellikleri ile araştırmaya konu olan Kirkitli düz dokumaların tanımı ve tarihçesine, sınıflandırılmasına, Kullanılan araç ve gereç özellikleri ile motif ve kompozisyon özelliklerine yer verilmiştir.Dördüncü bölümde araştırma bölgesinde anket ve inceleme yapılan köylerde kirkitli düz dokuma yapan bireylerin yaşları, meslekleri, öğrenim durumları, dokuma tekniklerini öğrenme yaşlarına ve öğrendikleri kaynağa ilişkin bilgiler verilmiştir. Bunun yanında bireylerin bildikleri dokuma teknikleri, motif detay özellikleri, dokuma yapma süre ve amaçları açıklanmıştır. Ayrıca bu bölümde bireylerin sosyal güvenceleri incelenmiştir. Mersin ili merkez ve köylerinde kirkitli dokumacılıkta kullanılan araç, gereç özellikleri ve yörede uygulanan dokuma teknikleri, verilen kurslar, eğitim süreleri ve kurslarda uygulanan dokuma teknikleri incelenmiştir.Dokuyucuların pazarlama, üretimin azalması, dokumadan kaynaklanan rahatsızlıklar gibi sorunları ve Mersin ili kirkitli düz dokumaları motifleri, fotoğrafları, bezeme konuları, kompozisyon özellikleri bilgi formlarıyla ayrıntılı olarak yine bu konu başlığı altında verilmiştirBeşinci bölümde sonuç ve önerilere yer verilmiştir. Kaynakça ile ekler araştırma konusu içerisinde yerini alarak tez konusu tamamlanmıştır.
Ankara Ahi Elvan Camii ve Alaaddin Camii ahşap süslemeleri üzerine bir araştırma
Çalışma 145 sayfa ve altı bölümden oluşmaktadır. Gerek doğa gerekse insan kaynaklı tahribatlarla günden güne yok olan Ahi Elvan ve Alaaddin Camii minber süslemelerinin korunması ve belgelenmesi zorunluluktur. Bu amaçla yapılmış olan çalışmada, belirtilen ahşap eserlerin motif ve süsleme teknikleri incelenmiştir.Araştırma kapsamında Türk ahşap işçiliği hakkında genel bilgiler verilerek Ahi Elvan ve Alaaddin Camii ahşap süslemelerinde kullanılan; teknik, kompozisyon ve motifleri ele alınmıştır. Elde edilen veriler tablolar halinde sınıflandırılarak konuya ait fotoğraf ve çizimlerle birlikte sunulmuştur.Maddi kültür değerlerimizden 13. yüzyıl ahşap örneklerini barındıran Ahi Elvan ve Alaaddin Camileri ahşap süslemelerinin fotoğraf ve çizimlerinden oluşan belgelerin, kültürümüzü gelecek kuşaklara aktarılmasına yardımcı olacağı düşünülmektedir.
Ankara Vakıf Eserleri Müzesindeki 18,197,198 numaralı Kur' an-ı Kerim' lerin tezhip süslemelerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, Geleneksel Türk El Sanatlarımız içersinde önemli bir yere sahip olan Tezhip Sanatı ile ilgili yazılmış bütün kaynakları, literatür taraması yöntemi kullanılarak araştırmak ve elde edilen verilerle ?Ankara Vakıf Eserleri Müzesindeki 18, 197, 198 Numaralı Kur' an-ı Kerim'lerin tezhip süslemelerinin incelenmesi? ni oluşturmaktır.Araştırmaya kütüphanelerde; Tezhip Sanatının konu alındığı kitap, dergi, makale ve tezlere ulaşılarak başlanılmıştır. Elde edilen kaynakların yayın bilgileri ve kaynakça bölümlerindeki veriler kaydedilmiştir.Araştırma beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde araştırmayla ilgili problem ele alınarak, el sanatları açısından önemi vurgulanmıştır. El sanatlarımızın toplum yaşamının ihtiyaçları doğrultusunda, üretim biçimlerinden kaynaklanan kültürel ürünler olduğu anlaşılmaktadır. Yine bu bölümde araştırmanın amacı, önemi ve sınırlılıkları açıklanmıştır.İkinci bölümde araştırma konusu ile ilgili kaynaklar incelenmiş, araştırma bulgularına dayalı bilgiler toplanarak oluşturulmuştur.Üçüncü bölümde araştırmanın yöntemlerinden bahsedilmektedir. Araştırma aşamasında uygulanan yöntemlerin neler olduğu hakkında bilgilendirme yapılmıştır.Dördüncü bölümde bulgular ve yoruma yer verilmiştir. Bu bulgular genelden özele doğru sıralanarak açıklanmıştır. Bulgularda müzenin tarihsel gelişimi, araştırmaya konu olan tezhipler ile bilgilere yer verilmiştir. Tezhiplerde kullanılan araç gereçler, ürünler, kullanım alanları, renkleri, kullanılan malzemeler, araçlar, ,bezeme konuları kompozisyon özellikleri ayrıntılı olarak verilmiştir.Beşinci bölümde sonuç ve önerilere yer verilmiştir. Kaynakça ile araştırma konusu tamamlanmıştır.Araştırma kapsamında Tezhip Sanatı ile ilgili genel bilgiler verilmiştir. Konu olan tezhip süslemeleri incelenmiştir.Yapılan bu araştırma kültürel mirasımız olan Tezhip Sanatı hakkında bilgi sahibi olmak isteyecek veya bu konuda çalışan araştırmacılara kaynaklık edebileceği düşünülmektedir. Yapılan bu çalışmanın Kültür ve Sanat Araştırmaları için rehber niteliği taşıyacağı umulmaktadır.
Aydın Müzesinde bulunan etnografik takılar
Takı toplumda ayırt edici bir unsur olarak, doğum, ölüm, evlilik, kahramanlık ve dini törenlerde bir ödüllendirici olarak kullanılmıştır.Toplumlar kültürlerini etnografik eserler aracılığıyla yayar ve tanıtır. Anadolu'nun kültürünü ortaya koymada etnografik eserler içinde yer alan takı örnekleri oldukça önemlidir. Etnografik takı örnekleri gerek kullanılan malzemeler, uygulanan teknikler ve kullanım yerleri yönünden; gerekse formları yönünden uygulandıkları dönemin dikkat çekici zengin özelliklerine sahiptir.Bu araştırma; Aydın Müzesi'nde bulu¬nan etnografik takıları incelemek, döneme ait takı özelliklerini ortaya koymak, buna dayalı olarak yeni kaynaklar ve uyarlamalar yapılmasına katkıda bulunmak amacıyla plânlanıp yürütülmüştür.Müzede bulunan 98 adet etnografik takı örneği hazırlanan bilgi formları kapsamında incelenmiş, fotoğraflanmış ve katalogda sunulmuştur. Yapılan gözlem ve inceleme¬lerden elde edilen verilere göre, etnografik takıları; kemer ve kemer tokaları, küpe v.b. olmak üzere kullanım yerlerine göre gruplandırılmıştır.Takıların çoğu 1985 yılında koleksiyona katılmıştır. Cumhuriyet ve Osmanlı dönemine ait olup daha çok gümüş ve bakır madenlerinden yapılmış; süslemede yarı değerli taşlar kullanılmıştır.Yapım tekniklerinden yaprak metal, süsleme tekniklerinden kabartma, telkari ve mıhlama yoğun olarak kullanılmıştır. Penes kullanımının fazla olduğu ve daha gösterişli takılarda penesin kullanıldığı gözlenmiştir. Peneslerde, bereketi temsil eden geleneksel ?Fatma ana eli? formu kullanılmıştır.Takılarda geometrik bezeme ağırlıktadır. Bitkisel motiflerden kıvrık dallar; geleneksel formlardan, adalet ve sağlamlığı sembolize eden Mührü Süleyman dikkati çekmektedir. Kilit sistemi olarak pimli ve çengel kilitlerin kullanımı daha yoğundur.
Osmaniye ili Toprakkale ve Düziçi yöresinde kirkitli dokuma geleneği
Osmaniye İli Toprakkale ve Düziçi Yöresi zengin bir kültür birikimine sahiptir. Bubölge bir çok medeniyete ev sahipliği yapmış, ilgi odağı olmuştur.Düziçi yöresinde Yerleşen, Varsak, Tecirli ve Avşar aşiretleri yerleşik hayatıngetirdiği rahatlığa alıştıkları için halı ve kilim dokumacılığını daha erken bırakmışlardır. Buetkileşimin sonucunda, yörede üretilen dokumalar oldukça zengin motif ve kompozisyonözelliği göstermiştir.Daha önce hiç araştırılmayan bir bölge olduğu için Osmaniye İli Toprakkale ve Düziçiyöresi kirkitli dokumaları tez konusu olarak ele alınmıştır.Osmaniye ili Düziçi ilçesinde yapılan araştırmada, yörede geçmişte dokunan ürünlerinyünleri, köylere gelen boyacılar tarafından boyatıldığı ya da sentetik boyaların kullanıldığıanlaşılmıştır..Bezemelerde yün, çözgü ipi olarak pamuk ip kullanılırken, atkı ipi olarak yün ipkullanılmıştır. Dokumalar direk-Istar denilen dikey tezgahlarda dokunmuştur. Yörede Çuval,kilim ve namazla en çok yapılan ürünlerdir.İncelenen ürünlerde çoğunlukla ana renklerin, canlı ve koyu tonlarının kullanıldığı;ara renklere ve tonlamalara oldukça, birkaç renk dışında, az yer verildiği görülmektedir.çözgü renkleri ise genellikle beyaz olmakla birlikte mavi ve siyahta nadiren kullanılmıştır.Yörede geometrik, bitkisel ve nesneli motifler ağırlıkta olup, mimari motif azkullanılmıştır. Yazılı motife bir üründe rastlanmıştır.Çiçek, kurbağa yanışı, toplu, mihraplı veüç gül motifleri ağırlıklı olarak kullanılmıştır. Bu motifler sembolik anlamlarınıkaybetmektedir.Geçmişte her genç kızın çeyizinde mutlaka olması gereken kilim, çuval, namazla v.b.dokumalar artık unutulmaya yüz tutmuştur.Tarihi ve kültürel değerlerimizi yaşatmak ve geleceğe taşımak için sadece devletindeğil tüm sivil toplum kuruluşları, yerel yönetimler, üniversiteler öncülük etmelidir.
Kars, Ardahan ve Iğdır illerinde bulunan geleneksel kadın takılarının değerlendirilmesi
İnsanoğlunun tarih boyunca çeşitli doğal malzemelerden ve metallerden takılar kullandığı arkeolojik kazılardan elde edilen buluntular sayesinde anlaşılmıştır. Gerek geçmişte, gerekse bu gün kullanılan kişisel takıların bir çoğunun nazarı, felaketleri, hatta doğal afetleri önlemek için, ayrıca takan kişiye şans, uğur, getirmesi, güç vermesi ve sağlık sorunlarını önlemesi için kullanıldığı tespit edilmiştir.Araştırmalar sırasında takıların tarih öncesi çağlardan beri kullanıla geldiği anlaşılmaktadır. Anadolu'da en önemli örnekleri ise M.Ö.7.binle 6.binin ilk yarısında yapıldığı tespit edilen Çayönü ve Çatalhöyük kazılarından çıkartılan takılardır. Bu takılarda değişik doğal malzemeler kullanıldığı tespit edilmiştir.Anadolu'nun tarih dönemlerinden günümüze ulaşan takı örnekleri incelendiğinde bu eserleri yapan sanatkarların duygularını , yaşam tarzlarını ve doğa ile birleşen yaratıcılıklarını görmek mümkündür. Eski ustalar kendi kültür mirası olan motifleri ve teknikleri kullanırken ayrıca her zaman kültürlerine ait özgün bir tarz geliştirmişlerdir.Araştırma özgün takı örneklerinin bulunduğu Kars, Ardahan ve Iğdır İllerinde bulunan geleneksel kadın takıları üzerine yapılmıştır. Araştırma alanında yapılan incelemeler, yöredeki kaynak kişilerden alınan takı örnekleri ve bilgiler doğrultusunda oluşturulmuştur. Bu bölgedeki takıların fotoğrafları çekilmiş, gözlem fişleri doldurulmuş ve belgelenerek katalog haline getirilmiştir.Araştırma sonucu geleneksel kadın takılarının eski önemini kaybettiği ve unutulmaya başladığı ortaya çıkmıştır. Bu işle uğraşan usta ve üretici sayısının git gide azaldığı tespit edilmiştir. Kars ilinde günlük hayatta yerini alabilmiş başka geleneksel takı kalmamıştır.Iğdır ilinde, özel günlerde sırğalar'a, çiğciye'ye, sinsile'ye ve garabattah'a sahip bayanların kıyafetlerinin vazgeçilmez aksesuarı olarak kullandıkları takıların halen üretildiği ve düğünlerde geline hediye olarak takılmaya devam edilerek, hak ettiği değeri gördüğü anlaşılmaktadır.Ardahan il merkezinde geleneksel takıya pek rastlanamasa da geleneksel yapıyı muhafaza ederek dünyaya tanıtan ilçesi Damal eski ürünlere sahip çıkma ve üretimin devamlılığını sürdürme açısından haklı bir üne sahiptir.Bu yönü ile Damal turizme de katkı sağlamaktadır.Araştırma kapsamına giren takılar ile günümüz takıları karşılaştırıldığında teknik ve desen yapısında farklılık olduğu belirlenmiştir. Geleneksel yöntemlerle üretilen takılar bitkisel motifler ve el işçiliği ile süslenmiştir. Günümüz modern takıları ise makineler ile seri olarak üretilmektedir.
Hat sanatının kaynakçası
Bu araştırmanın amacı; Geleneksel Türk El Sanatlarımız içerisinde önemli bir yere sahip olan Hat Sanatı ile ilgili yazılmış bütün kaynakları, literatür taraması yöntemi kullanılarak araştırmak ve elde edilen verilerle ?Hat Sanatının Kaynakçası?nı oluşturmaktır.Araştırmaya kütüphanelerde; Hat Sanatının konu alındığı kitap, dergi ve ansiklopedilere ulaşılarak başlanılmıştır. Elde edilen kaynakların yayın bilgileri ve kaynakça bölümlerindeki veriler kaydedilmiştir.Araştırma esnasında elde edilen veriler sonucunda en çok dergilerde yayınlanmış makalelere ulaşılmış daha sonra sırası ile kitaplar, ansiklopedi maddeleri, tezler ve erişim sitelerinden elde edilen künyeler gelmektedir.Araştırma kapsamında Hat Sanatı ile ilgili genel bilgiler verilmiştir.Yapılan bu araştırma kültürel mirasımız olan Hat Sanatı hakkında bilgi sahibi olmak isteyecek veya bu konuda çalışan araştırmacılara kaynaklık edebileceği düşünülmektedir.
Mezar taşları bibliyografyası
İslami gelenek kapsamında dini figürlerin, yazıların ve sembolik anlamların bolca kullanıldığı mezar taşları, Türk insanının duygu ve düşüncelerinin, inancının, örf ve adetinin, sanat zevkinin, kültürünün nesiller boyu devamını sağlayan önemli belgeler olarak ayrı bir yere sahiptir.Bu nedenle, böylesine önemli, belge niteliği taşıyan, geniş bir alanı kapsayan mezar taşlarına ait bilgilere derli toplu bir biçimde ulaşılabilmesi, bu konudaki incelemelerin daha net sonuçlar ortaya koyabilmesi ve Geleneksel Türk El Sanatlarında mezar taşlarına ilişkin var olan literatürün yeterince ve gereğince izlenebilmesi için bibliyografik bir çalışma yapma gereği doğmuştur.Araştırmada, mezar taşlarının tarihsel süreç içerisindeki özelliklerinin anlatıldığı, kavramsal bir çerçeveye yer verilmiştir.Araştırma, kütüphanelerde mezar taşları hakkında yazılmış kitap, dergi ve ansiklopedilere ulaşılarak sürdürülmüştür. Bulunan kaynakların yayın bilgileri, hangi kütüphaneden ulaşıldığı ve tasnif numaraları kaydedildikten sonra kaynakça kısımlarındaki veriler kaydedilmiştir.Bu araştırma sonucunda elde edilen veriler, çoğunluğunu, muhtelif dergilerde yer alan makalelerin teşkil ettiği, sempozyum bildirileri, erişim siteleri, kitaplar ve ansiklopedi maddelerinden elde edilmiş künyelerden oluşmaktadır.
Hat sanatının tarihî geçmişi ve Hattat Adem Sakal'ın Türk hat sanatında ve eğitimdeki yeri
Hat sanatı Arap Yarımadası'nda doğmuştur. İlk örneklerinde sanatsal bir özellik yoktur. İlk yazılar Kûfî ve Ma'kılî yazılardır. 13. yüzyılda gelişmeye başlayan İslâm yazısında en önemli gelişme Aklâm-ı Sitte ile gerçekleşmiştir. Türkler tarafından geliştirilmiş ve sanatsal özellikler kazandırılmıştır.Hat sanatında kullanılan malzemenin önemi de büyüktür. Hattatlar malzemeye büyük ehemmiyet vermişlerdir. Bu konuda titiz davranmışlardır. Genellikle kullandıkları malzemeleri kendileri üretmişlerdir. Örneğin bin bir zorlukla ?is mürekkebi? yapmışlardır. Kâğıtlarını olduğu gibi kullanmayıp boyamışlar, aharlamışlar ve mührelemişlerdir. Kamış kalemlerini doğadan çıktığı gibi kullanmayıp onu bir müddet güneşte, gübre içerisinde bekletmişler ve kalemin olgunlaşıp sertleşmesini sağlamışlardır. Ayrıca kullandıkları birçok malzeme de sanat eseridir. Kalemtıraş, makta, divit, hokka gibi malzemelerin Osmanlı döneminde özel sanatçıları vardır. Bunlar İstanbul'da divitçiler, maktacılar, kalemtıraşçılar caddesi diye ayrılmışlardır. Bu sanatçılar övünmekten ve gururlanmaktan hoşlanmadıkları için eserlerine isimlerini yazmazlar, parazvana kısmının yakın bir yerine uygun gördükleri damgaları koymuşlar veya takma isim kullanmışlardır.Hattatlar birkaç çeşit yazıyla yetinmeyip birçok yazı çeşidi geliştirmişlerdir. Kûfî yazıdan ortaya çıkan Aklâm-ı Sitte; Sülüs, Nesih, Muhakkak, Reyhânî, Tevki, Rıkaa' gibi yazı çeşitleri geliştirmişlerdir. Aklâm-ı Sitte dışında da Divâni, Celî Divâni, Ta'lik, Nestalik ve Tuğra gibi birçok yazı çeşidi gelişmiştir.Günümüz hattatlarından Adem Sakal da eğitimde ve hat sanatında sabırla ve titizlikle sanatını icra etmektedir. Yeni tasarımlar yapmakta, yazı meşk etmekte, yarışmalara katılmakta, sergilere katılmakta ve hat sanatında kendisini geliştirmektedir.
Ankara Etnografya Müzesinde bulunan mezar taşlarındaki süslemeler
Bu tez çalışmasında Selçuklu, Osmanlı ve Karakoyunlu Dönemlerine ait olan Ankara Etnografya Müzesinde bulunan 21 adet mezar taşı örneği form, süsleme, dönem özellikleri bakımından incelenmiştir.Öncelikle literatür taraması yapılarak söz konusu taşlarla ilgili yazılan kaynaklar araştırılmıştır. Kavramsal çerçevede bu dağınık olan bilgiler toplanmış birbiriyle karşılaştırılmış ve hepsi bu tezde birleştirilmiştir. Taşların kitabelerinde tarih olanlar, okutularak tarih tablosu hazırlanmış ve kendi dönemleri içerisinde değerlendirilmiştir. Ankara Etnografya Müzesinde yer alan mezar taşlarının süsleme özellikleri açısından da dönemlerinin güzel örneklerinden olduğu görülmüştür.Tezimizin asıl amacı olan Müze bünyesinde bulunan taşların fotoğraf, ölçüm ve çizim yoluyla belgelenmesi yapılmış süsleme tekniği, form ve kompozisyon özellikleri belirlenmiştir. Taşlarda kullanılan, bezeme, öğeleri tablolar halinde verilmiş, bunun dışında taşların günümüzdeki durumlarının da tespitleri yapılmıştır.Günümüze kadar geçen sürede taşlarda deformeler olduğu bunların da bazılarının açık hava şartlarından bazılarının da insan hatası ile oluştuğu gözlenmiştir.
Ankara el işi yorganları üzerine bir araştırma
Araştırmada, yorganlarla ilgili literatür taraması yapılarak, Ankara el işi yorganlarının yapımı, kullanılan araç-gereçleri, desen ve kompozisyon özellikleri değerlendirilmiştir.Araştırmanın evrenini Ankara el işi yorganları oluşturmaktadır. Araştırmanın evreninde bulunan yorganların 80 adedi örneklem olarak alınmış, desen çizimleri ve özellikleri hakkında bilgilere yer verilmiştir. Araştırma 5 bölüm ve 223 sayfadan oluşmaktadır.Birinci bölümde; araştırmanın problemi ele alınmıştır.Ankara el işi yorganlarının tanıtılması,yorganlarda kullanılan desenlerin ve malzemelerin tespit edilmesi amaçlanmıştır.İkinci bölümde; Ankara ili, Ankara'nın eski el sanatları, yorgancılığın tanımı ve tarihçesi, kullanılan araç ve gereçler ile yorgan yüzleri, yorganlarda kullanılan süsleme ve desenler detaylı olarak ele alınmıştır. Literatür özetlerinde araştırmaya kaynaklık eden kitap ve makaleler içerikleriyle açıklanmıştır.Üçüncü bölümde; araştırmanın evreni, örneklemi, verilerin toplanması ve analizi araştırmada izlenen süreç doğrultusunda ayrıntılı olarak açıklanmıştır.Bulgular ve yorum bölümünde yöreden elde edilen bilgilere yer verilmiştir. Ayrıca örneklem kapsamındaki yorganların fotoğrafları ve çizimleri tanıtıcı açıklamalarla birlikte verilmiş, elde edilen sonuçlar tablolarla ifade edilmiştir.Beşinci bölümde; araştırma sonucunda elde edilen veriler ve öneriler araştırmacı tarafından ortaya konulmuştur. Ankara'da yapılan yorganların çoğunluğunda dolgu maddesi olarak pamuk veya yün kullanılmış, kumaş olarak saten, ve yorganlık astar tercih edilmiş ve genellikle çocuk ya da çift kişilik yorgan olarak hazırlanmıştır.
Süsleme sanatlarında rumi motifi ve tarihsel gelişimi
Araştırmada Süsleme Sanatlarının tarihçesi ve süsleme sanatlarında kullanılan motiflere değinilmiştir. Bu motifler hatayi, penç, bulut, yaprak, goncagül, rumi olmak üzere bir çok gruba ayrılıyor. Tez konusu olan Rumi motifinin tarihçesi, çıkış noktası, hangi kökene sahip olduğu, nerelerde kullanıldığı anlatılmıştır.Rumi motifi İslamiyet öncesi dönemde hayvan mücadelelerini resmederken kullanılmaya başlanmıştır. Bir çok efsanevi hayvanın bir öğesi olarak ortaya çıkmıştır. Kanat , kuyruk, gaga, pençe gibi unsurların yerine kullanılmıştır. Dönem dönem değişime uğramıştır. Stilize edilerek hayvan görünümünü kaybetmiş daha çok bitkisel bir görünüm kazanmıştır. Bu nedenle Rumi motifinin kökeni konusunda bir çok sanatçı ve tarihçi farklı görüşler bildirmişlerdir. Bir taraf Rumi motifinin bitkisel kökenli olduğunu, bir bezelyenin açılım safhalarını andırdığını, bir diğer taraf ise Rumi motifinin hayvansal kökenli olup başlangıçtan bu güne olan değişimi ve gelişiminden dolayı görünüş olarak bitkisel bir ifade alabileceğini fakat tamamen hayvansal bir kökene sahip olduğunu dile getirmektedirler.Rumi motifinin tarihçesinden çeşitlerine, çizim safhalarından kullanım alanlarına kadar bütün incelikleri kayda alınmış ve bu araştırma içerisinde dile getirilmiştir. Bir çok kullanım alanı olmakla beraber kullanıldığı alanlarında vazgeçilmez bir unsuru olarak göze çarpmaktadır. Bunlara örnek olarak tezhip, hat, minyatür, cild (kitap sanatlarında), taş işçiliği, kalemişi, vitray, ahşap ve oymacılık (mimari'de), çini ve seramik, halı ve kumaş, metal eşyalar v.s. verilebilir.
Mustafa Düzgünman'ın ebru sanatına ve eğitimine katkısı
In this research contributions of Mustafa Duzgunman who is one of the biggest experts of ebru art, to the ebru art and its education was determined.Determining and documenting the contributions of Mustafa Duzgunman to the traditional Turkish Ebru ebru art and its education composes the aim of this research.Research is monographic and description method was used in it. Required source scanning has been done and interview technique has been used. Questions in an interview form have been asked to the students of Mustafa Duzgunman. In accordance with the answers, artist's performances about the art of ebru have been analyzed and his contributions to this art and its education has been tried to discovered.Research's working part is composed of Mustafa Duzgunman's life and his works and the sampling part is composed of his performances he produced in various styles.Mustafa Duzgunman who set his heart on ebru art and appended his signature on fantastic performances, come into the world in Istanbul in 1920. He has 50 year with ebru art starting from 1949 up to his death.The art of ebru lived its turning point with him. Although he is open to change in various subjects Duzgunman who stick to classical understanding about ebru and does not like modern applications, make this art which he took over from his teacher Necmettin Okyay, reach its peak levels with great efforts.He has great contributions to the ebru art that it existed up to this time without any deterioration, it is known in our country and in the world and he has contributions to the development of this art. Also he prevented this art from being forgotten and ensured it to be transferred to the future generations correctly by bringing up precious artists.At the end of the research, suggestions for the problems arise were placed.
Cam sanatının eğitim kurumlarındaki yeri
Günümüz insanının yaşam tarzındaki değişiklikler, birtakım ihtiyaçları ve bu ihtiyaçları karşılayabilecek farklı üretim metotlarını ve aynı zamanda meydana gelen yetersizliklerin giderilmesini sağlayabilecek eğitim sahibi eleman ve ara elemanların yetiştirilmesi ihtiyacını doğurmuştur. Bu ihtiyacın karşılanmasını görev olarak üstlenen eğitim kurumları, oluşturdukları programlarla Türkiye'deki cam sanatı eğitiminin istenilen düzeyde olmasını hedeflemektedir. Bu amaçla oluşturulan ?cam eğitimi veren bölümler ve anasanat dalları? bu bölümlere ait ders program ve ders içerikleri araştırma kapsamında incelenmiştir.Araştırma 2006?2007 Eğitim-Öğretim yılında Türkiye'deki cam eğitimi veren Yükseköğretim Kurumuna bağlı; Mimar Sinan Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, Anadolu Üniversitesi, Kocaeli Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Mersin Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi üzerinde uygulanmıştır.Türkiye'de cam eğitimi veren kurumların, Türkiye'deki ve dünyadaki cam eğitimine katkısı ve bu kurumlardaki cam sanatının yerinin ne olduğuna dair bilgilendirmenin bulunduğu araştırmada, ders programı ve ders içerikleri ile birlikte eğitim kurumlarının araştırma esnasındaki çekilen fotoğraflarla tanıtılması da sağlanılmaya çalışılmıştır. Araştırmada eğitim kurumlarının tanıtılması sağlanırken günümüze kadar yapılan cam resmi uygulamaları hakkında da fotoğraflar yardımıyla ve ilgili literatür taramalarından yararlanılarak bilgi verilmesine özen gösterilmiştir.
Geleneksel Türk işlemelerinden Türk işinin bilgisayar destekli nakış makineleri için desen kalıbı hazırlanması ve öğretim programı önerisi
Araştırmada, Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi Prof. Ülker Muncuk Müzesindeki Türk işi ürünleri incelenerek teknik özelliklerinin ortaya çıkarılması, Türk İşinin aslına uygun olarak günümüze kazandırılması, bilgisayarlı nakış makinelerinde uygulanması için desen kalıbı hazırlama, tüm aşamaları içeren öğretim programı önerisi hazırlama ve benzer çalışmalara örnek oluşturması amaçlanmıştır.Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi Prof. Ülker Muncuk Müzesi'nde bulunan ürünlerin incelenerek Türk İşinin teknik özellikleri belirlenmiştir. İncelenen ürünlerden örnek desenler çizilmiştir. Hazırlanan desenlerin EOS- Compucon Nakış Desen Sisteminde Türk İşi iğne teknikleri kullanılarak desen kalıpları hazırlanmıştır. Hazırlanan desen kalıpları bilgisayarlı nakış makinelerinde denenerek kalıp üzerinde düzeltmeler yapılmış ürüne dönüştürülmüş ve bu programla bilgisayarlı nakış makinelerinde Türk İşi uygulanabileceği sonucuna varılmıştır. EOS-Compucon Nakış Desen Sisteminde Türk İşi öğretim programı hazırlanmıştır.Geleneksel Türk Nakışlarından Türk İşinin karakteristik özelliklerinin bozulmadan gelecek nesillere aktarılarak günümüz teknoloji ile bütünleşik olarak sürekliliğinin sağlanması ve nakış sektöründe uygulanarak yaygınlaştırılması, ancak bu eğitimi almış nitelikli bireylerle gerçekleştirilebilir.Araştırma sonucunda;1.Nakış Eğitiminde,1.1.Diğer Bilgisayar Destekli Nakış Desen programları ile Türk İşi iğne teknikleri ve Geleneksel Türk nakışlarından Suzeni, Aplike ve Beyaz İş vb. EOS-Compucon Nakış Desen programı ile öğretim programları hazırlanmalıdır.1.2.Nakış Desen programlarında hazırlanan öğretim programları denenmeli, geliştirilmeli ve yaygınlaştırılmalıdır.1.3.Hazırlanan öğretim programı teknolojik değişiklik ve gelişmelere göre güncellenmelidir.2.Nakış Sektöründeki, desen tasarımcıları için Geleneksel Türk Nakışlarının teknik özelliklerini açıklayıcı eğitim seminerleri düzenlenmelidir.
İstanbul Topkapı Sarayı'nda bulunan kaftan kumaşlarındaki motif, desen ve kompozisyon özellikleri
Araştırmada, İstanbul Topkapı Sarayı'nda bulunan kaftanların kumaşlarındaki motif, desen ve kompozisyon özelliklerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır.Araştırmanın evrenini, İstanbul Topkapı Sarayında bulunan kaftanlar oluşturmaktadır. Araştırmada evrenin tümüne ulaşılmış, 50 adet kaftan örneklem olarak seçilmiştir.Kaftan kumaşlarındaki motiflerin çizilmemiş olması problem olarak ele alınmış. Kaftanların hangi padişahlara ait olduğu, dönemleri, motif özellikleri, kaftan kumaşlarında kullanılan renkler, kaftanlarda kullanılan kumaşlar, astarlar ve bunların yüzyıllara göre dağılımları bulgular ve yorumlar kısmında ele alınmıştır.Araştırmada en fazla I. Ahmet'e ait kaftan yer almakta, bunlardan 17. yy.'a ait olanlar çoğunluktadır. Kaftan kumaşlarında; bitkisel, hayvansal, geometrik, sembolik motifler ile, doğadan stilize edilen motifler ve yabancı etkilerden gelen motifler kullanılmıştır. Desen büyüklükleri dikkat çekmektedir. Kaftan kumaşlarında; en fazla şaşırtmalı kompozisyon düzeni görülmektedir. Kumaşların zemininde en fazla krem, güvez, desenlerinde ise mavi renk görülmektedir.Araştırma kapsamına giren kaftan kumaşlarında yer alan motifler incelenmiş, kompozisyon özellikleri, ölçülerine uygun biçimde genel ve detay çizimleri yapılmıştır.
Anadolu takılarındaki motifler ile tunus takılarındaki motiflerin incelenmesi
Araştırmada, Anadolu ve Tunus kadın takıları çeşitleri, takılarda kullanılan süsleme teknikleri, takı motifleri ve kompozisyon özelliklerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır.Araştırmanın evrenini, Ankara Estergon Etnografya Müzesinde ve Ankara Etnografya Müzesinde bulunan Anadolu kadın takıları ile literatür ve elektronik ortamda yapılan araştırmalarda bulunan Tunus kadın takıları oluşturmaktadır. Evren içinden 50 adet Anadolu kadın takısı ve 25 adet Tunus kadın takısı örneklem olarak seçilmiştir.Anadolu'da ve Tunus'ta kullanılan kadın takı çeşitleri, bu takılarda kullanılan süsleme teknikleri ve motif özeliklerinin ortaya konulması bulgular ve yorum kısmında ele alınmıştır.Araştırma sonucunda, Anadolu ve Tunus takılarındaki motiflerin birbirine benzediği ortaya çıkmıştır. Anadolu takılarında geometrik, bitkisel, sembolik motifler oldukça fazla kullanılmaktadır. Tunus takılarında geometrik motifler, figürlü motiflerden ?balık?, sembolik motiflerden ?el? yoğun olarak kullanılmaktadır. Anadolu ve Tunus'ta kadınlar takıları baş, boyun, bilek, göğüs süslemesinde yoğun olarak kullanmaktadır.Araştırma örneklemini oluşturan Anadolu ve Tunus kadın takılarından oluşan katalog bulunmaktadır. Takılara ait fotoğraflar ve çizimler ile takı çeşidi, süsleme tekniği, motifi ve kompozisyon özellikleriyle ilgili bilgiler yer almaktadır.
Kahramanmaraş Müzesi etnografya bölümünde açıkta bulunan ahşap eserlerin incelenmesi
Bu arastırmanın amacı; Geleneksel Türk Sanatları'nın zengin ve güzel örneklerini teskil eden ve daha önce arastırılması yapılmamıs Kahramanmaras Müzesi etnografya bölümünde açıkta bulunan ahsap eserlerin yapım teknikleri, süsleme ve kompozisyon özelliklerine göre sınıflandırılması, fotograflarla ve birebir çizimlerle belgelenmesidir. Tezde betimleme yöntemi kullanılarak malzeme, teknik, süsleme özellikleri, motif ve kompozisyon özellikleri tablo halinde sunulmustur. Müzede incelenen eserlerin çogunlugu düz yüzey oyma teknigi ve sedef kakma teknigiyle bezendigi görülmüstür. Farklı olarak 1 adet çinili sehpa bulunmaktadır. Bu eserlerin konsol ve sehpa formunda ev esyaları olarak yapıldıgı anlasılmaktadır. Genellikle geometrik, rumi bezemeler agırlıktadır. Buna karsın incelenen eserlerde motif ve kompozisyon özellikleri çesitlilik göstermektedir. Eserler 19. yy bası 20. yy sonu olarak tarihlenmektedir. Arastırma kapsamında; ahsap isçiligi hakkında genel bilgiler verilmis; Kahramanmaras Müzesi Etnografya Bölümünde bulunan 19. yy sonu 20. yy baslarına ait açıkta bulunan ahsap eserlerin süsleme, yapım teknigi ve kompozisyon kurgusu ele alınmıs; toplanan veriler tablolar halinde sınırlandırılarak fotograf ve çizimlerle beraber sunulmustur. Arastırmada Kahramanmaras Müzesi Etnografya Bölümü'ndeki ahsap eserler üzerinden karbonlamayla çizimler alınmıs, röleveleri çıkarılmıs ve günümüzdeki haliyle belgelenmistir. Tasınabilir maddi kültür varlıklarımızın önemli bir ögesi olan ahsap isçiliginin Kahramanmaras Müzesi'nde örnekleriyle, gerek sanat tarihi açısından gerek yapım ve süsleme teknikleri açısından gerekse yapıldıgı yüzyılın ahsap isçiliginin birer örnegi olarak bu çalısmanın daha sonra yapılacak arastırmalara kaynaklık edebilecegi düsünülmektedir.
Türk kitap sanatları bibliyografyası
Bu ara?tırmanın amacı; Türk Kitap Sanatları ile ilgili yazılmı? tüm kaynakları, literatür taraması yöntemini kullanarak ara?tırmak ve elde edilen verilerle bir bibliyografya olu?turmaktır. Ara?tırmaya; kütüphanelerde ilgili sanat dalları hakkında yazılmı? kitap, dergi ve ansiklopedilere ula?ılarak ba?lanılmı?tır. Bulunan bu kaynakların yayın bilgileri, hangi kütüphanede ula?ıldığı ve tasnif numaraları kaydedildikten sonra kaynakça kısımlarındaki veriler kaydedilmi?tir. Tezde de görüleceği gibi bazı kaynakların hangi kütüphanede ula?ıldığı ve tasnif numarası gibi bilgiler yoktur. Bu ula?ılan kaynağın, kaynakça kısımlarından veya özel kütüphanelerden elde edilen verileri ara?tırmaları i?aret etmektedir. Ara?tırma esnasında elde elden veriler sonucunda en çok muhtelif dergilerde yayınlanmı? makalelere ula?ılmı?, daha sonra sırası ile kitaplar, sempozyum bildirileri, ansiklopedi maddeleri ve eri?im sitelerinden elde edilen künyeler gelmektedir. Hüsn-ü Hat , Tezhip ve Minyatür Sanatları ile ilgili veriler çoğunlukta olmakla birlikte Ebru, Cilt ve Kat'ı Sanatlarıyla ilgili çok az esere ula?ılmı?tır. Ayrıca ara?tırma esnasında bahsi geçen sanat dalları ile ilgili bir çok yabancı literatüre de rastlanmı? olup, bu çalı?manın sınırlılıkları sadece Türkiye Cumhuriyetin de yayınlanmı? Türkçe kaynaklar olduğu için bu eserler çalı?maya dahil edilmemi?tir. Ara?tırma kapsamında Türk Kitap Sanatları ile ilgili genel bilgiler verilmi?, elde edilen veriler tablolar halinde sonuç kısmında sunulmu?tur. Kültürel mirasımız olan bu sanat dalları hakkında bilgi sahibi olmak isteyecek veya bu konuda çalı?an ara?tırmacılara kaynaklık edebileceği dü?ünülmektedir.
Çinilerde kullanılan klasik Kütahya çini desenleri
ÖZETÇ N LERDE KULLANILAN KLAS KKÜTAHYA Ç N DESENLERAkba Uyanık, ZeynepYüksek Lisans, Geleneksel Türk El Sanatları Anabilim DalıTez Danı manı: Prof. Tevhide ÖZBA IMayıs-2006Ara tırmada, geleneksel sanatlarımızdan biri olan çini sanatıyla ilgili literatürtaraması yapılarak, klasik Kütahya çini desenlerini kullanarak üretim yapan atölyeler,Kütahya çini müzesi ve özel koleksiyonlardaki klasik Kütahya çinilerine ula ılarakbunların ı ı ı altında, çinilerde kullanılan klasik Kütahya çini desenleride erlendirilmi tir.Ara tırmanın evrenini, Kütahya çini müzesinde yer alan çiniler, Kütahya'dakiklasik Kütahya çinileriyle süslü tarihi eserler, özel müze ve koleksiyonlardaki klasikKütahya çinileri ile günümüzde klasik Kütahya çini desenlerini kullanan atölyelerolu turmaktadır. Ara tırmanın evreninden Kütahya çini müzesindeki 12 eser, RıfatÇini özel koleksiyonundan 20 eser, Suna ve nan Kıraç vakfı özel koleksiyonundaki12 eser, Yetik çiniden 3 adet çini deseni, Elhamra çiniden 15 tane klasik Kütahyaçini deseni, Azim çiniden 7 adet çini deseni ara tırmada örneklem olarak alınmı tır.Ara tırmada yer alan 33 desenin çizimleri, 69 çininin de foto raflarıyla birlikteözellikleri hakkında bilgilere yer verilmi tir. Yapılan ara tırma 5 bölümden ve 155sayfadan olu maktadır.Ara tırma sonucunda1) Kütahya Ticaret Odası'na kayıtlı 108 atölyeye ula ılmı , bu atölyelerden birikapanmı , ikisi faaliyet gösteren üç atölyenin klasik Kütahya çini desenlerinikullandıkları tespit edilmi tir. Faaliyet gösteren di er atölyelerin ise siparioldu unda klasik Kütahya çini desenleri ile üretim yaptıkları atölyelerleyapılan görü meler sonucunda anla ılmı tır.2) Klasik Kütahya çini desenleri znik desenlerinin yanında daha kaba, estetikaçıdan göze daha az hitap etmesi ve talebin znik desenlerine göre az olmasıbu desenlerin atölyeler tarafından tercih edilmemesine neden olmaktadır.3) Faaliyet gösteren atölyelerin en çok tercih ettikleri klasik Kütahya çinidesenleri karanfil, yıldız geçme, elhamra olarak bilinen desenlerdir.4) Günümüzde Kütahya da üretilen çinilerde ço unlukla znik çini desenlerininkopyaları ve bunlardan üretilen yeni kompozisyonlar kullanılmaktadır.Ara tırma sonucunda ortaya çıkan bulgulara dayalı olarak ara tırmacıtarafından ortaya konulan önerilere yer verilmi tir.
Ord.Prof.Dr.Ahmet Süheyl Ünver'in Türk süsleme sanatı eğitimine katkıları
IÖZETBu araştırmada; Ord. Prof. Dr. Ahmet Süheyl Ünver'in Türk süsleme sanatıeğitimine katkıları tespit edilmeye çalışılmıştır. Sanatçının hayatı, eserleri, kişiliközellikleri ve Türk süsleme sanatı eğitimine katkıları irdelenmeye çalışılarak buamaç doğrultusunda hazırlanan görüşme soruları başta Süheyl Ünver'in kızı GülbünMesara olmak üzere toplam 20 öğrencisine uygulanmıştır.Dört bölümden oluşturulan araştırmanın birinci bölümünde; problem,araştırmanın amacı ve önemi hakkında ayrıntılı bilgi verilerek, konunun sayıtlıları vesınırlılıkları maddelenerek açıklanmıştır.İkinci bölümde araştırmanın yöntemi anlatılmış, ayrıca araştırmanın evreni veörnekleminin tanımı yapılarak veri toplama tekniği üzerinde durulmuştur.Araştırmada önce kütüphanelere gidilerek literatür taraması yapılmıştır. Görüşmesoruları hazırlanarak Süheyl Ünver'in ulaşılabilen öğrencileriyle görüşmelerdebulunulmuştur.Üçüncü bölümü Ord. Prof. Dr. Ahmet Süheyl Ünver ile ilgili bilgileroluşturmaktadır. Sanatçının bilgileri iki alt bölüm halinde sunulmuştur. Birinci altbölüm kaynaklardan elde edilen bilgiler olup, Süheyl Ünver'in hayatı, eserleri, kişiliközellikleri, sanatçı hakkındaki görüşler ve Türk süsleme sanatı hakkındaki görüşlerive eğitime katkıları olarak açıklanmıştır ikinci alt bölüm sanatçının kızı veöğrencileri ile yapılan görüşmelerden elde edilen bilgileri kapsamaktadır. Ayrıca bubölümde Süheyl Ünver'e ait fotoğraflara ve yapmış olduğu resim, minyatür, tezhipçalışmalarına yer verilmiştir.IIDördüncü bölümde ise, araştırma ile ilgili sonuçlar açıklanmış, elde edilensonuçlar doğrultusunda gerekli öneriler sunulmuştur.Araştırma sırasında yararlanılan kaynaklar ise ?kaynakça? adı altındaverilmiştir.Ekler kısmında, Süheyl Ünver'in kızı ve öğrencilerine yöneltilen görüşmesoruları ayrıca bu kişilere ait kaynak kişi künyeleri yer almaktadır.
Kütahya ili Merkez ilçesindeki savatlı gümüş takılar
ÖZET Süslemecilik insanlık tarihiyle beraber başlar. Kendini, yaşadığı ortamı ve kullandığı eşyayı süslemek insanoğlunun tutkusudur. Maden sanatını süslemeye aktaran ulusumuzun yıllar boyunca kullandığı maden süsleme çeşitlerinden biri de savat tekniğidir. Hazar yöresindeki Türklerle Anadolu'ya gelen savat Van başta olmak üzere bir çok ilimizde yapılmıştır.Kütahya'ya Vanlı bir ustanın gelişiyle yaygınlaşan savat tekniği, şahsın yetiştirdiği birçok usta ile devamlılığını sağlamıştır.Kütahya'da günümüzde 6 savat ustası kalmıştır.Günümüzde Van, Trabzon, Eskişehir, Erzurum illerimizde bu sanatla ilgili çalışmalar yapılmaktadır. Savat ustaları yaptıkları ürünlere kendilerine ait kalem ve desen üsluplarıyla imzalarını atmaktadır. Savatlı bileziklerin özelliği orta kısımlarında yazısı bulunmasıdır. Bazı üniversitelerimizin bünyesinde yer alan takı eğitimi veren programlarda savat tekniği teorik bunlar Gazi Üniversitesi Beypazarı Meslek Yüksekokulu Uygulamalı Takı Teknolojisi Programı, Marmara Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Uygulamalı Takı Teknolojisi Programı, Dumlupmar Üniversitesi Kütahya Meslek Yüksekokulu Uygulamalı Takı Teknolojisi Programı ve Mersin Üniversitesi Mersin. Meslek Yüksekokulu Uygulamalı Takı Teknolojisi Programlarıdır. Belirtilen düşüncelerden hareketle planlanan ve yürütülen bu araştırmada ; Kütahya da gümüş takıya uygulanan savat tekniğinin, kullanım alanları ve teknik özelliklerinin incelenerek belgelendirilmesi sağlanmış ve buna bu el sanatının korunması ve yaşatılması açısından önemli olduğu anlaşılmıştır. Geleneksel gümüş takıların süsleme tekniklerinden biri olan savat; ürün üzerinde çelik kalemlerle açılan kanalların içine hazırlanmış olan savat çamurunun ekme yada sürme biçiminde yerleştirilip, ocak ateşine tutularak eriyen savat boşlukları doldurunca soğumaya bırakılıp. Soğuyan savata birkaç tesviye yapılıp gümüşün cilalanmasıyla elde edilir. Araştırmada Kütahya merkez ilçesinde etnografya müzesinde bulunan 7 adet, Kütahya'da özel koleksiyonlarda bulunan 22 adet savat tekniğiyle yapılmış gümüş takı örnekleri değerlendirmeye alınmıştır.Ayrıca Kütahya'da gümüş takıyasavat tekniğini uygulayan 6 gümüş ustası ile görüşülerek savat tekniği ile ilgili bilgiler alınmıştır.Tespit edilen savatlı gümüş takıların fotoğrafları çekilmiştir.Bilgi formları ve çizelgeleri yapılmıştır.Ürünlerin 7 adeti kemer, 5 adeti bileklik ve 17 adeti bileziktir. Savat örneklerinde kullanılan ana gereçler gümüş, kurşun bakır ve kükürttür. Yapım teknikleri dövme, tel- astar, delme, cilalamadır.Birleştirme teknikleri kaynak, perçin, pim ve halkadır. Pim ve halka daha az kullanılmıştır.Birleştirme tekniklerinin seçiminde yapılan ürünün şeklinin ve kullanılan süsleme tekniklerinin zorunlu kıldığı teknikler kullanılmıştır. Süsleme teknikleri kalem işi güherse ve kabartmadır. Savatlı gümüş takı örneklerin tümü bitkisel ve geometrik bezemedir. Yazılı, mimari ve insan yapısından etkilenen bezeme daha az kullanılmıştır. Hayvansal, doğadan stilize edilen, barok, ampir ve rokoko bezeme türlerine rastlanmamıştır. Araştırmada kaynak kişi olarak görüşme yapılan savat ustaları kuyumculuk dışında başka bir meslekle uğraşmamaktadırlar. Yaşları 48 ile 68 arasında değişmektedir. Mesleği öğrenmeye İlkokul çağında başlamışlardır. Savat tekniğini gümüşe uygularken 800-900 ayar ve 900 üstü ayar gümüş kullanmaktadırlar. Savat tekniğinde kullandıkları araçlar, diğer tekniklerden farklı olarak havan,savat kapağıdır ve tercih ettikleri yöntemlere göre makinede kalıpla kabartma silindirini ve manda boynuzudur. Savat tekniğini uyguladıkları takılar yadigar bilezik, yüzük, muskalık, bileklik ve kemerdir. Yüzük ve muskalık örneklerine yapılan araştırmada ulaşılamamıştır. Savat tekniğini uyguladıkları, geleneksel motifler ve yazı motifleri, şahısların kendi sitilleri bitkisel motifler ise lale, üzüm, gül v.b. motifleridir.Savat çamurunu hazırlamaları 1-1,5 saat almaktadır. Savat tekniğinin öğrenilmesinin uzun zaman alması,savatlı takıya ilginin azalmasından dolayı artık gelir getirmemesi bu sanatın genç kuşaklara aktarılamamasının etkenleridir. Savatlı takılar eski Önemini yitirdiği için günümüzde yapılmamaktadır. Önceki yıllarda yapılanlar savatlı takılar alınıp satılmakta, satılamadığında eritilip gümüş işlemek için kullanılmaktadır. 'Erkekten bayana hediye' anlamını taşıyan yadigar bilezik adı verilen bileziklerin düğün öncesinde gelinlere alınması Kütahya iline ait eski bir gelenektir.Ill Alım gücünün artmasıyla altın takılara olan ilgi geleneğin günümüze aktarılmasını engellemiştir. Savatın değerli gümüş süsleme tekniklerimizden biri olduğunu göz önün de bulundurarak, günümüzdeki savat ustalarının bilgilerinin yeni kuşaklara öğretilmesi,daha çok araştırmacının bu konuya yönelmesi ve öğretim kurumlarının bu tekniği programları kapsamına alması yok olmadan bu sanatın yeni kuşaklara aktarılmasını sağlayacaktır. Bu alanda yapılacak araştırmalarda, eğitimci ve araştırmacılara zaman ve imkan sağlanmalı, destekli projeler verilmelidir. Savat tekniğinin devamım sağlamak araştırmacıların yapacağı çalışmalarla mümkün olacak, gelecek nesillere kaynak teşkil edecektir.
Yozgat ili Etnoğrafya Müzesindeki (Nizamoğlu Konağı) el yazması eserlerin incelenmesi
ÖZET Türklerin İslamiyet'le birlikte yazılarım da kabul etmeleriyle başlayan Türk hat sanatı yazının ne denli büyük bir sanat aracı olabileceğinin en büyük göstergesidir. Türk hattatlar zaman içerisinde bu yazı şeklini çok ileri boyutlarda geliştirerek yeni türlerinde oluşmasını sağlamışlardır. Bu sanatın estetik kurallarım hiçbir zaman ihlâl etmeden, son derece titizlikle ve sabırla çalışmışlardır. Sonraki öğrencilerine de aynı titizliği ve sabrı aktararak günümüze kadar gelmesini sağlamışlardır. Yazıların güzelliğinin yanında bu yazılarda bir çok güzel mesajda insanlara aktarılmıştır. Bir çok hattat ise üstün yetenekleriyle kendi ekollerini oluşturmuştur. Geçmişte Medresetü'l Hattatin isimli hattat okulunda verilen bu eğitim günümüzde ise sınırlı sayıdaki bazı üniversitelerde ve özel kuruluşlarda verilmeye devam etmektedir. Geçmiş dönemlere ait bir çok eser zamanla kaybolup gitmiş, bazıları ise son derece tahrip olmuştur. Bu nedenle günümüze ulaşan eserlerin titizlikle korunması gerekmektedir. Bu ise bu çalışmaların bir sanat eseri olduğunu farkına varmakla ve bizim olduğunu kavrayarak sahip çıkmakla mümkündür. Yapılan araştırmada Türk İslam Hat sanatının tarihi gelişimi tüm ayrıntılarıyla İncelenmiş ve uygulanan yazı çeşitleri, kullanılan araçlar, iyi bir yazının nitelikleriyle; Türklerin bu sanatın eğitimindeki katkıları, nasıl bir yöntem izledikleri, ünlü ustaların biyografileri, o dönemlere ait hat eğitim kitaplarından örneklerle anlatılmıştır. Günümüz hat eğitimi çalışmalarını incelediğimizde ise çoğunlukla karşımıza üniversitelerin güzel sanatlar fakülteleri çıkmaktadır. Tespit edilen üniversiteler ise şunlardır: Gazi Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi,Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, Sakarya Üniversitesi, Süleyman Demirel Üniversitesi, Selçuk Üniversitesi, Çanakkale 18 Mart Üniversitesi ve Mimar Sinan Üniversitesidir. Bu Üniversitelerin çoğunda 2. sınıftan itibaren seçilen branşlara göre hat eğitimiu verilmektedir. Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi ise bütün bu üniversiteler arasında öğretmenlik formasyonunun verildiği tek bölümdür. Bu nedenle her türlü bilgiden sorumlu tutulan öğrencilere her yarıyıl farklı bir müfredat verilmektedir. Bu yüzden branşlaşmaya gidilmemiştir. Araştırma yöresin de ayrıntılı olarak tanıtıldıktan sonra Yozgat Etnografya Müzesinde tespit edilen eserler katalog kısmında hazırlanan gözlem fişlerinde tek tek tanıtılmıştır. 19 adet eserin 8 adeti Ankara Etnografya Müzesinden, 2 adeti Müzeler Genel Müdürlüğünden gelmiştir. 5 adetini müze satın almış, 2 adeti yörede bulunmuş, 1 adeti ise hediye edilmiştir. 10 adetinin yapılış tarihi ve hattatların isimleri belirtilmemiştir. Ebatları ise 45X41 cm ile 130x190 cm arasında değişmektedir. Çalışmaların 12 adeti kağıda, 5 adeti camaltına, 2 adeti de kumaş üzerine uygulanmıştır. Kullanılan yazım teknikleri ise 12 adeti Sülüs, 3 adeti Celi Sülüs, 1 adet Talik, 1 adeti Müsenna Talik, 1 adeti kırma Nesih tekniği ile yazılmıştır. Süsleme kompozisyonlarında en fazla bitkisel bezemeler daha sonra ise sembolik, geometrik ve anlam yüklü bezemeler kullanılmıştır. Yazılarda en fazla siyah renk, süslemelerde ise yeşil, san, altın yaldız, mavi, beyaz, pembe, kırmızı, bordo, gri, turuncu ve turkuaz renkleri kullanılmıştır. Araştırma sonuç ve öneriler bölümü ile tamamlanmıştır. Bu kısımda ise araştırmanın sonucunda elde edilen bilgiler tekrar değerlendirilerek bu sanatın devamlılığını sağlamak amacıyla çeşitli önerilerde bulunulmuştur.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Teşkilatlandırma ve Destekleme Genel Müdürlüğü El Sanatları Eğitim Merkezleri ve El Sanatları Araştırma Enstitüsü Müdürlükleri'nin müfredat programları, bu kurumların eğitime katkıları ve karşılaşılan problemler
Eğitimin temel amacı; yetişmekte olan bireylerin topluma sağlıklı ve verimli bir şekilde uyum sağlamalarına, onların toplumun yararlı bir üyesi haline gelmelerine yardımcı olmaktır.Bu amaçların gerçekleşmesi için bireylerin ilgi ve yetenekleri eğitim yoluyla gerçekleştirilir ve davranışların Milli Eğitimin amaçları doğrultusunda değişmesi beklenir. Mesleki Eğitim, "Bireyi bir iş,çalışma alanı yada meslek için hazırlamaya yönelik eğitim süreci" 'dir.Bu süreçte istenilen düzeyde bir nitelik gelişimini sağlamak önemli bir yer tutar.Nitelikli insan yetiştirmede başarıya ulaşmış toplumlar ekonomik açıdan da kalkınmayı gerçekleştirebilecek toplumlardır. Ülkemizde mesleki yaygın eğitim faaliyetlerini sürdüren birçok kurum ve kuruluşlar arasında Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Teşkilatlanma ve Destekleme Genel Müdürlüğüne bağlı olarak faaliyet gösteren yedi El San. Eğt. Merk. bulunmaktadır. Günümüzde birer eğitim merkezi olarak El Sanatları alanında eğitim ve Öğretim faaliyetlerini sürdüren bu okulların bir bütün olarak analiz edilmesi, mesleki uygulamalardaki durumlarının saptanması ve değerlendirilmesi, araştırmanın problemini oluşturmaktadır. Bu araştırmanın genel amacı; El Sanatları eğitim Merkezlerinin kuruluş amaçları, eğitime katkıları, eğitim faaliyetleri, eğitim esnasında karşılaşılan sorunların tespiti ve çözüm önerilerinin geliştirilmesidir. Araştırmanın evrenini; Bilecik, Kastamonu, Sivas, Muş, Düzce, Silifke, Elazığ El Sanatları eğitim Merkezlerinde eğitim öğretim faaliyetlerini sürdüren eğitici elemanlardan oluşmuştur.Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Teşkilatlanma ve Destekleme Genel Müdürlüğüne El Sanatları Eğitim Merkezlerinin kuruluş amacı; Kırsal alanda istihdam ve işgücü imkanlarının değerlendirilmesi, buralarda yaşayanlara gelir yada ek gelir temin ederek ekonomik ve sosyal gelişmeyi sağlamada yardımcı olmaktır. El Sanatları eğitim Merkezlerinde en az ilkokul mezunu 14-20 yaş grubundaki kız ve erkek kursiyerlere 8 - 16 ay boyunca parasız yatılı olarak eğitim verilmektedir.Kursiyerlerden kız öğrenciler halı, kilim ve geleneksel bez dokuma alanında, erkek öğrenciler ise ağaç oymacılığı, taş ve gümüş işlemeciliği alanlarında eğitim görmektedirler.Eğitim ve Öğretim sonunda başarılı olan kursiyerlere başarı belgesi verilmektedir. Araştırma kapsamına alınan Yedi El Sanatları Eğitim Merkezlerinde yapılan incelemelerden uygulanan eğitim programlarından, eğitim ortamlarından, eğitici personel yönünden ve üretilen ürünlerin pazarlanması konularında bazı güçlüklerin bulunduğu tespit edilmiştir.Eğitim merkezlerinde temel sorun olarak karşılaşılan bu güçlüklerin giderilebilmesi için uygulanan programların günümüz ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilmesi, eğitim ortamlarının çağımız teknolojisi doğrultusunda gerekli araç gereçlerle donatılması, alanında bilgi ve beceriye sahip deneyimli uzman eğitimcilerin el sanatları eğitim merkezlerinde görev almalarının sağlanması gerekmektedir. El Sanatları Eğitim Merkezlerinde Eğitim Öğretim faaliyetleri doğrultusunda üretilen ürünlerin günümüz ihtiyaçlarına cevap veren, fonksiyonel, turistik değeri olan, kaliteli ve Türk El Sanatlarını yansıtıcı özelliklere sahip olacak şekilde üretilmesi konularında gerekli önlemlerin alınması; bu merkezlerde verilen eğitimin kalitesinin artması, nitelikli insan gücünün yetiştirilmesi açısından önemli görülmektedir. ıı