
51
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Anabilim Dalı
Sosyo ekonomik ve kültürel yaşantıların moda tasarımı öğrencilerinin koleksiyonlarına ve tasarım değerlerine yansıması
Farklı aile ve sosyal çevrelere sahip öğrencilerin, estetik, yaratıcılık, yenilik kavramlarını içinde barındıran tasarım olgusuna bakış açıları çeşitli değişkenlerden etkilenebilmektedir. Bu bağlamda, araştırmada moda tasarımı eğitimi alan öğrencilerin sosyo-ekonomik ve kültürel yaşantılarının, hazırladıkları koleksiyonlarının sembolik ve fonksiyonel tasarım değerleri üzerindeki etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. 2010-2011 eğitim öğretim yılı Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi Giyim Endüstrisi ve Moda Tasarımı Eğitimi Bölümü, Moda Tasarımı Eğitimi Anabilim Dalı 4. sınıf koleksiyon hazırlama dersinde, aynı tema üzerinde tasarım yapan toplam 49 öğrenci araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırmanın verilerinin toplanmasında, araştırmacı tarafından hazırlanan anket formu ve tasarım değerlendirme formu olmak üzere iki ayrı ölçme aracı kullanılmıştır. Öğrencilerin belirlenen tema doğrultusunda hazırladıkları koleksiyonları, Gazi Üniversitesi, Mesleki Eğitim Fakültesi, Moda Tasarımı Eğitimi Ana Bilim Dalı öğretim üyelerinden ve araştırmacıdan oluşan 3 kişilik bir komisyon tarafından, tasarım değerlendirme ölçeğindeki kriterler doğrultusunda değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen verilerin analizi istatistiksel paket programı `SPSS 11.5? kullanılarak analiz edilmiştir. Değişkenlerin farklılık oluşturup oluşturmadığını belirlemek için tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Farklılığın olduğu durumlarda farklılığın kaynağını belirlemek üzere ANOVA sonrası çoklu grup karşılaştırılmalarında LSD testi uygulanmıştır. Ölçeklere ilişkin karşılaştırmalara geçmeden önce veri setinin normal dağılıma uygun olup olmadığı Kolmogorov-Smirnov testi ile belirlenmiştir. Giysi Tasarım Değeri Belirleme ölçeğindeki kriterlere göre öğrencilerin tasarımların değerlendirmesini yapan iki öğretim üyesi ve bir araştırmacıdan oluşan komisyonun verdikleri puanların karşılaştırılmasında `Kruskal Wallis H? testi kullanılmıştır. Son aşamada ise, öğrencilerin koleksiyonlarının tasarım değerlerine etki eden değişkenlerin yönü ve değişkenlerin etkileşimlerin nasıl olduğunu belirlemek için korelasyon analizi yapılmış elde edilen değerler yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda; öğrencilerin büyük bir çoğunluğun estetik değer ve beğenilerinin oluşmasında yakın çevrelerinden etkilendikleri ve babaları farklı mesleklere sahip öğrencilerin, fonksiyonel değerler ve tasarım değerlendirme toplam puanları arasında istatistiksel anlamlı bir farklılık olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin çevrelerindeki kişilerin giyim tarzları ile giysi tasarım değeri belirleme ölçeği ortalamaları karşılaştırıldığında, sembolik değerler ve tasarım değerlendirme toplam puanları arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık olduğu gözlenmiştir. Alanlarıyla ilgili tutum ve davranış puanları yüksek olan öğrencilerin, sembolik tasarım değeri puanlarının diğer öğrencilerden yüksek olması, öğrencilerin sosyo-ekonomik ve kültürel yaşantılarının, koleksiyonlarının sembolik ve fonksiyonel tasarım değerleri üzerindeki etkilerini gösteren önemli bir sonuç olarak görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Moda Tasarımı, Giysi Tasarımı, Tasarım süreci, Tasarım değeri, Koleksiyon, Yaratıcılık
Annelerin 0-2 yaş bebek giysilerinde aradıkları özellikler
Giyim, insanoğlunun var olduğu andan beri bir ihtiyaç olarak kendini göstermiş bir olgudur. İnsan önceleri doğa şartlarından korunmak amacı ile giyinmiş ise de daha sonraları giyim, kişinin kendini ifade etme biçimi haline gelmiştir. Giyim tarihi incelendiğinde modanın sadece yetişkinler için değil, çocuk ve bebekler için de geçerli bir olgu olduğu görülmektedir. Hatta bazı ressamların soylu çocuklarını resmettikleri tablolarda giyimin çocuklar için son derece önemli olduğu anlaşılmaktadır. Giyim çocuklar için de bir tür kendilerini ifade biçimidir. Kendi zevklerince giyinmek, giysilerini kendilerinin seçmesi hem psikolojik hem de sosyal gelişimleri için son derece önemlidir. Bebeklik çağı denilen 0-2 yaş döneminde bebekler giysilerini kendileri seçebilecek yetide olmadıklarından giysi seçimleri ebeveynleri ve hatta daha çok anneleri tarafından yapılmaktadır,Giyim, günümüzde yetişkinler için olduğu kadar bebekler için de önemli bir hal almıştır. Ebeveynler bebekleri için en sağlıklı ve en güzel olanı istemektedirler. Bu nedenle bebeklerinin giyimine kendi giyimlerinden daha fazla önem verdikleri söylenebilir. Hassas ve narin olan bebek cildi için aileler en sağlıklı ve en zararsız ürünleri seçmek istemeleri son derece normaldir. Tüm bu farkındalık ve arayışların annelerin bebek ürünleri üzerine oluşan taleplerini çeşitlendirdiği ve arttırdığı söylenebilir.0-2 yaş dönemi bebeğin en hızlı gelişim ve büyüme gösterdiği dönem olması dolayısıyla hareketleri de yatmaktan, emeklemeye ve son olarak yürümeye kadar gelişip değiştiğinden kullanılan giysiler açısından da en fazla çeşitliliğin bu dönemde yaşandığısöylenebilir. Bu noktada bebek giysisi üreticilerine büyük bir görev düşmektedir. Bebek giysisi üreticilerinin yerli üretim yapmaları için ve ayaklata kalabilmeleri için kapsamlı bir pazar araştırması yapmaları gerekir. Bebek giysisi tüketicileri olan annelerin bebek giysilerinden beklentilerini bilmek sektör için çok önemlidir. Bu araştırma, 0-2 yaş arası bebek sahibi olan annelerin görüşlerine dayanarak bebeklerine aldıkları giysilerden beklentilerini anlamak ve ileride yapılacak olan çalışmalara katkıda bulunmak amacı ile yapılmıştır. Ayrıca bu çalışma tüketici taleplerini araştırması yönüyle sektördeki bebek giysisi üreticilerine de bir kaynak niteliğindedir. Tüm bunlara ek olarak araştırma, annelerin bilinç seviyeleri hakkında da bilgi sahibi olmayı amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda bir veri toplama aracı ile annelerin, bebek giysilerinde dış görünüşe( estetik oluşu, modeli, rengi, üzerindeki baskılar..vb.) verdikleri önem derecesi, kullanım kolaylığı açısından, leke tutmazlık, buruşmazlık, çabuk kuruma, fonksiyonellik, ergonomiklik gibi özelliklere verdikleri önem derecesi, doğal ham maddelerden üretilmiş olması, antibakteriyel olması, organik olması, üretiminde zararlı kimyasalların kullanılmamış olmasına verdikleri önem derecesi, markası ve ürüne ödenen paranın miktarı gibi konulardaki görüşleri alınarak hem talepleri anlaşılmaya çalışılmış hem de bilinç düzeyleri hakkında fikir sahibi olunmuştur.Araştırma, Ankara ilinde gerçekleştirilmiştir. Örneklem grubu, 0-2 yaş arası bebek sahibi annelere daha kolay ulaşabilmek adına, Ankara?nın Çankaya ilçesinde bulunan kreşlerde ve çocuk polikliniklerinde belirlenmiştir. Rastgele yöntemi ile belirlenmiş olan örneklem grubu 250 kişidir. Araştırma sonucunda elde edilmiş olan bulgular Ankara?nın Çankaya ilçesinde yaşayan ve 0-2 yaş arası bebek sahibi olan annelere genellenmiştir. Araştırmanın evrenini Ankara?nın Çankaya ilçesindeki 0-2 yaş grubu anneler oluşturmuştur. Evrenin, Çankaya ilçesinde yaşayan annelerden seçilmesinin sebebi, bu ilçedeki eğitim ve gelir seviyesinin yüksek olması ve alım gücü yüksek potansiyel tüketicilerin bu ilçede oturmasıdır. Bu araştırma sektöre yön gösterecek bulgulara ulaşmayı hedeflediğinden tüketici profilinin bilinçli ve alım gücü yüksek kişilerden oluşması gerekliliği düşünülmüştür. Araştırmadan elde edilen veriler E-views (Econometric Views) istatistik paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Örneklem grubunun demografik özellikleri frekans tabloları halinde sunulmuştur. Araştırma sonucunda elde edilen verilerin yüzde ve frekans dağılımları alınmış, örneklem grubunun demografik özellikleri ile veri toplama aracında yer alan sorulara verdikleri yanıtlar arasında istatistiksel açıdananlamlı bir ilişki olup olmadığını belirlemek için, crosstab (çapraz tablolar) iledeğişkenler arasındaki ilişki durumu analiz edilmiştir.Araştırma sonucunda ulaşılan verilere göre annelerin bebek giysilerine uygulanan ve kullanım kolaylığı yaratan bitim işlemlerini tercih ettikleri, bebek giysilerinin organik olmasını talep etmelerine rağmen, organik ürünleri ve sertifikalarını tanımadıkları, doğal ham maddelerden oluşan tekstil ürünleri kullanmayı beklenen oranda önemsemedikleri ve giysilere uygulanan boya, baskı ve kullanılan zararlı kimyasallar konularında yeterli bilgi birikimi ve farkındalığa sahip olmadıkları görülmüştür.0-2 yaş bebek annelerin, organiklik, ökotex belgesi ve sertifikasyon işlemleri, tekstilde kullanılan zararlı kimyasallar, bitim işlemlerinin gerekliliği ve önemi gibi konularda bilinç düzeyini arttırmak için devlet kurumları, dernekler, topluluklar ve diğer gönüllü kuruluşların iş birliği içerisinde çalışmaları konusunda öneriler getirilmiştir. Anahtar kelimeler; bebek giysileri, organik tekstil, ekolojik tekstil, fonksiyonel bitim işlemleri
Türkiye'de vücut dövme (tattoo) sanatı ve uygulamalarının mevcut durumunun belirlenmesi
İnsanoğlunun güzelleşme isteği ya da güzelliğini koruma isteği yeni değildir. İnsanoğlu tarih boyunca kendini güzelleştirmek ve farklı kılmak için sürekli arayış içinde olmuştur. Dövme uygulaması da bu arayış çabalarından birisidir. Günümüzde geleneksel anlamını hemen hemen yitirmekte olan dövme, profesyonel bir ruhla giderek yaygınlaşmaktadır. Geleneksel ve tinsel kaygılarla yapılan, yaptırılan dövme eski kalıbından sıyılarak, sanat olarak algılanmaya başlamıştır. Dövme, deri tarafından tamamıyla yok edilemeyen, boya maddelerinin, alt deri yüzeyine kadar işlenmesidir. Alt deriye ulaşmak için kullanılan makine, sivri ucuyla ciltte küçük delikler ve yarıklar oluşturur. Açılan bu delikler ve yarıklara, makine yardımıyla boya maddesi enjekte edilir. Dünya da çok yaygın bir uygulama alanı bulan dövme, ülkemizde de her geçen gün popülerite kazanarak büyümektedir. Bu düşünceden yola çıkarak Türkiye?de ki uygulamalarının mevcut durumu araştırılarak, değerlendirilmiştir. Araştırma, Türkiye?nin üç büyük şehri ve bir tatil köyünde yapılmıştır. Söz konusu yerleşim yerlerinde, 553 dövme uygulaması yaptıran ve 69 dövme uygulaması yapan kişiye anket uygulanarak yapılmıştır. Aynı zamanda, 69 uygulama salonunda gözlem yapılmıştır. Toplanan veriler SPSS programında analiz edilerek değerlendirilmiş, tablo ve grafikler halinde sunulmuştur. Elde edilen sonuçlar doğrutusunda yorumlar yapılmıştır. Araştırma sonucunda; çoğunlukla gençlerin estetik ve kendini ifade etme amacıyla dövme yaptırdıkları ortaya çıkmıştır. En fazla tercih edilen dövme motifi; yazı ve simge, dövme renginin de siyah renk olduğu görülmektedir. Dövme uygulayıcılarının, dövme uygulamaları ile ilgili özel eğitim almadıkları ve hijyen anlayışlarının farklı olduğu görülmektedir. Dövme ile ilgili herhangi bir yönetmenlik, düzenleme ve denetimin olmadığı da bu araştırma sonucu ortaya çıkmıştır. Araştırma sonuçları değerlendirilerek ve dövmenin Türkiye?deki mevcut durumu göz önüne alınarak, dövme sanatı ve uygulamaları için gereken standartlar, yönetmelik, kanunlar ve eğitim hakkında bir takım öneriler sunulmuştur.
Topkapı Sarayı Müzesi'ndeki iç giyim örneklerinin incelenmesi üzerine bir araştırma
Topkapı Sarayı Müzesi giysi koleksiyonu, dünyanın en zengin koleksiyonları arasında gösterilmektedir. Koleksiyonu özel kılan ise, koleksiyondaki ürünlerin pek çoğunun hanedan üyelerine ait olmasıdır. Müzede yer alan bu ürünler, birçok araştırmanın da konusunu oluşturmuştur. Ancak Osmanlı İmparatorluğu giyim kültürü üzerine yapılan araştırmalar arasında, iç giyime yönelik bir araştırmaya rastlanmamıştır. Topkapı Sarayı Müzesi'ndeki iç giyim ürünlerinin incelenmesi üzerine yapılan bu araştırmanın genel amacı, iç giyim ürünlerinin özelliklerinin ve halk giyimi iç giyim ürünlerinden farklılıklarının belirlenmesidir. Bunun sonucunda da kültürel değerlerimizin günümüz ve gelecek nesillere tanıtılmasına katkı sağlanması araştırmanın bir diğer amacıdır. Topkapı Sarayı Müzesi Giysi koleksiyonuna ait envanter kayıtları incelenmiş, iç giyim ürünlerinden gömlek, don ve zıbının incelenmesi kararlaştırılmıştır. Bu ürünler, giysi inceleme formu kullanılarak incelenmiş, fotoğraf çekimleri yapılmış, kalıp, dikim, kumaş ve süsleme özellikleri belirlenmiştir. Araştırmanın evrenini İstanbul Topkapı Sarayı Müzesi'nde bulunan iç giyim örnekleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise ulaşılan iç giyim ürünleri içinde incelenmesine izin verilen 22 adet giysiden oluşmaktadır. Ürünlerin fotoğrafları, ürün özellikleri ve ürünlerin araştırmacı tarafından yapılan teknik ve kalıp çizimlerine, araştırma bulguları bölümünde yer verilmiştir. Ürünlerin özellikleri tablolarda frekans ve yüzde değerleri ile sunulmuş ve tartışılmıştır. Bulgular, ürün kalıplarında kesiklerin sınırlı kullanıldığını, ürün parçalarının el dikişiyle birleştirilip özellikle kapitone tekniğinin yoğun bir şekilde kullanıldığını göstermektedir. Ürün kumaşlarının ipekli ve pamuklu dokumadan olup, beyaz ve krem rengin tercih edildiği, çoğunluğu erkek giysilerinden oluştuğu için süsleme açısından sade oldukları tespit edilmiştir. Araştırma kapsamındaki Topkapı Sarayı Müzesindeki iç giyim ürünleri ile halk giyimi iç giyim ürünleri karşılaştırıldığında; halk giyimi iç giyim ürünlerinde don ve gömleklere rastlanmış fakat zıbına benzer bir ürünle karşılaşılmamıştır. Ürünler kalıp, dikim, kumaş özellikleri açısından benzer özellikler gösterirken, süsleme özelliklerinde halk giyimi iç giyim ürünlerinin çeşitlilik gösterdiği tespit edilmiştir. Ayrıca, pamuk dolgulu kapitone tekniğinin halk giyimi iç giyim ürünlerinde kullanılmadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Giyim, İç Giyim, Halk Giyimi, Osmanlı Giyimi, Topkapı Sarayı Müzesi
Hazır giyim işletmesinde yalın üretime geçiş: Değer akışı haritalandırma, hat tasarımı ve dengeleme
Tüketici tercihlerinin sürekli değiştiği, model çeşitliliğinin artarak üretim sayılarının azaldığı ve ürün ömrünün kısaldığı günümüz küresel rekabet ortamında hazır giyim işletmelerinin var olabilmesinin ön koşulu daima en önde yer almalarına bağlıdır. Bunu sağlamanın yolu ise çağın dinamik yapısına uyum sağlamayı, değişim ve yeniliklere açık olmayı gerektirir. Bu nedenle işletmeler gelişerek değişen üretim sistem, teknik ve teknolojilerini kendi sistemlerine uygun hale getirmelidir. Yalın üretim, kaynakları gereken zamanda ve miktarda kullanarak ürünleri en az maliyetle, en yüksek kalitede ve tam zamanında üreten, müşteri açısından ürüne değer katmayan gereksiz işgücü, malzeme, stok, taşıma vb. israfa neden olan tüm faaliyetlerin azaltılması ya da ortadan kaldırılmasıyla maliyetlerin düşürülerek kârlılığın artırılmasını sağlayan bir sistemdir.Bu araştırmanın amacı, hazır giyim işletmesinde israf kaynaklarını ve bu israfların ortadan kaldırılmasını sağlayacak iyileştirme çalışmalarını gösteren değer akışı haritalandırma, üretim hattının dengelenmesi için hat tasarımı ve dengeleme çalışmalarını yapmaktır. Betimsel özelliğe sahip olan araştırmada örnek olay yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini hazır giyim sektöründe faaliyet gösteren işletmeler, örneklemini Ankara'dan seçilen bir hazır giyim işletmesi oluşturmaktadır. Veriler gözlem, görüşme ve doküman incelemesi kullanılarak elde edilmiştir.Çalışma, değer akışı haritalandırma, zaman etüdü ve hat dengeleme olmak üzere üç ana aşamada gerçekleştirilmiştir. Bayan ceketi ürün ailesi için değer akışı analiz edilerek mevcut durum haritası oluşturulmuş ve gelecek durum haritası ile süreçteki israfları minimuma indirmeyi ya da ortadan kaldırmayı hedefleyen yalın üretim teknikleri aracılığıyla iyileştirme çalışmaları belirlenmiştir. Zaman etüdü uygulaması ile ceket üretimindeki işlemlerin standart süreleri oluşturulmuştur. Üretim hattının dengelenmesini gerçekleştirmek için işletme mevcut kaynaklarına uygun hat tasarımı yapılmıştır. Farklı üretim miktarları için hat dengeleme problemleri çözümlenmiştir.Hazır giyim işletmesinde çok fazla israf kaynağının olduğu belirlenmiştir. Bu israfları ortadan kaldırmak ya da en az düzeye indirmek için Kanban, 5S, TÜB, MHD, yerleşim düzenlemesi ve işgücü eğitimi uygulamalarının gerçekleştirilmesi gerektiği sonucu ortaya çıkmıştır.İşletmenin mevcut üretim hattında 27 istasyon yer alırken çözümlenen problemlerde günlük 80 adet üretim için 13 istasyon, 120 adet üretim için 18 istasyonun yeterli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda günlük 80 adet üretim için % 51,86, 120 adet üretim için % 33,4 oranında iyileşme sağlanacağı belirlenmiştir. İşletmenin mevcut üretim hattı ile çok daha fazla üretimi gerçekleştirebileceği, üretim sayısına bağlı olarak dengelenmiş montaj hatlarını kullanması durumunda işçilik maliyetinde düşüşler sağlanacağı sonucuna varılmıştır.
Popüler kültürün moda tasarımı öğrencileri ve öğretim elemanları üzerindeki etkilerinin belirlenmesi
Bu araştırmanın amacı, popüler kültürün moda tasarımı öğrencileri ve öğretim elemanları üzerindeki etkilerini belirleyerek fark ve benzerlikleri ortaya koymaktır.Araştırmanın evrenini Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi, örneklemini Moda Tasarımı Öğretmenliği Bölümü öğrencileri ile öğretim elemanları oluşturmaktadır. Araştırmanın problemine cevap aramak amacıyla yapılan çalışma, pilot ve asıl olmak üzere iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Pilot uygulama için hazırlanan anket formu, örneklemi oluşturan Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi, Moda Tasarımı Öğretmenliği Bölümü öğrencilerinin %16'sına uygulanmış, elde edilen sonuçlar doğrultusunda gerekli düzenlemeler yapılarak anket formunun son şeklini alması sağlanmıştır. Örneklem grubunu Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi, Moda Tasarımı Öğretmenliği Bölümü öğrencilerinin %74'ü ve öğretim elemanlarının tamamı oluşturmuştur. Elde edilen bu sayının evreni temsil eder nitelikte olduğuna karar verilmiştir.Araştırma bulgularından elde edilen verilerden öğretim elemanları ve öğrencilerin genel olarak popüler kültürün moda tasarımı öğretmenliği eğitiminde etkili olduğu saptanmıştır. Popüler kültür kısa sürede değişen ve çoğunluk tarafından kabul edilen yenilikler anlamına geldiği için araştırmaya katılan öğretim elemanlarının bu bilinçle hareket etmeleri, konularını sürekli güncel izlerle ve yeniliklerle öğrencileri yönlendirmek istemeleri bu konuya önem verdiklerini göstermektedir.Anahtar kelimeler: Popüler kültür, moda tasarımı, günlük yaşam alışkanlıkları, giyim alışkanlıkları
Beden imajı ve beden kateksinin kadınların giysi seçimi ve beğenisi üzerinde etkilerinin yapısal eşitlik modeli ile incelenmesi
Giyim estetiğinde kadınlar için beden kavramı çok önemli bir yere sahiptir. Bu kavramın sosyo- psikolojik boyutu ise beden imajıdır. Beden imajı ve beden kateksinin kadınların giysi seçim ve beğenisini etkilediği düşünülmektedir. Bu çalışmanın amacı; giyimdeki estetik uyum özellikleriyle birlikte kadınların; ideallerin ki görüntü ile var olan görünümleri arasında ki farkı en aza indirebilecekleri, iyi bir imaj ve güçlü özgüven sahibi olabilmeleri konusunda; giyimin önemli bir olgu olduğu; imaj, kateks ve giysi seçimi arasında bulunan güçlü bağın anlaşılabilmesidir.Araştırmanın oluşturulması sürecin de beden imajı ve beden kateksinin kadınların giysi seçimi ve beğenisine etkisi var mıdır? Sorusu araştırılmış YEM modeli esas alınarak değişkenler arası ilişki ve uyum modeli geliştirilmiştir. Geliştirilen modelin çözümlenmesinde sürekli, sınıflama ve sıralama düzeyinde olmasına göre ilişki katsayıları ve ilişki düzeyleri belirlenirken; Pearson korelasyon katsayısı, ki-kare değeri ve gamma değeri kullanılmıştır.Araştırmanın evrenini 18-50 yaş arasında Konya il sınırları içerisinde yaşayan 150 kadından oluşmaktadır. Araştırma kapsamına alınan 18-50 yaş arası kadınlara görsel ve sözel sorulardan oluşan anket formu uygulanmıştır. Elde edilen veriler geliştirilen modele göre analiz edilmiş ve tabloları oluşturulmuştur. Yorumlanan tablolara göre araştırma sonucunda elde edilen bulgular;?Araştırmaya katılan kadınların görsel ve sözel giysi tercihleri arasında ilişki görülmesine karşın uyumun kısmen daha zayıf olduğu belirlenmiştir.?Sözel ve görsel olarak giysi tercihinde aynı özgüvene sahip olmadıkları elde edilen bulguların uyumlu olmayıp fakat ilişkili olduğu görülmüştür.?Bu durumu kadınların tercihlerini belirtirken sözel tanımlamalarında bazı konu ve düşünceleri ile ilgili ifadelerini kendi algılarına göre değiştirdikleri ve / veya net olarak ifade edemedikleri görülmüştür.?Beden imajı ve beden kateksinin bayanların giysi seçim ve beğenilerini etkileyen kişiye özgü bir özelliktir.Anahtar Kelimeler: Giyim, Kadın, Beden Kateksi, Beden İmajı, Moda, YEM
Sütyen kullanımında karşılaşılan sorunların belirlenmesine ilişkin bir araştırma
Sütyen oldukça komplike bir ürün olduğu için tasarımdan dikime kadar tüm aşamalarında üzerinde titizlikle durulması gerekmektedir. Üreticilerin sütyeni hangi tarzdaki kadına ne amaçla tasarladığını iyi bilmesiyle birlikte tüketicilerde beden ölçülerinden emin olmalıdır.Araştırmanın temel amacı, büyük göğüslü kadınların sütyen kullanımından kaynaklı sıkıntılarını belirlemektir. Araştırma, İzmir' de 95 ve üstü göğüs ölçülerine sahip, üst-sosyo ekonomik düzeyde 176 kadın üzerinde yapılmıştır. Araştırmada anket tekniği kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin frekans ve yüzde dağılımları ile ANOVA testi kullanılarak SPSS 15.0 programı yardımı ile değerlendirilmiştir. Anlamlılık düzeyi, 0,05 olarak kabul edilmiş ve buna göre yorumlanmıştır.Araştırmada büyük göğüslü kadınların, sütyen alırken dikkat ettikleri özellikler sütyenlerinde deformasyon olan yerler ve sütyen kullanımındaki sorunları ile ilgili bulgulara yer verilmiştir. Analizler sonucunda, büyük göğüslü kadınların yaşlarına göre sütyen alırken en çok kumaşına, kullanım alanına, modeline ve markasına, öğrenim durumlarına göre sütyen alırken ise kullanım alanına, modeline, süsleme ve markasına göre, gelir durumlarına göre sütyen alırken ise kumaşına dikkat ettikleri, doğru göğüs ölçüsünün nasıl belirlendiğini ve büyük göğüslü kadınların hangi fonksiyonel özelliklere sahip sütyenleri kullanmaları gerektiğini tam olarak bilmedikleri, yaşlarına göre sütyende deformasyonun en çok sütyen askılarında ve balenlerin sütyeni delmesi şeklinde görüldüğü, yaşlarına göre sütyen kullanımında sırt/boyun ağrısı, sütyen askılarının omuzları kesmesi ve sütyenin kaşıntı yapması sorunlarını yaşadıkları sonucuna varılmıştır. Kadınların doğru göğüs ölçülerini bilmeleri için bilgilendirilmeleri gerekmektedir. Bunun sağlanması için satış personellerine bu konuda eğitim verilmelidir. Bununla birlikte, balenlerin sütyene monte edilmesinde farklı teknikler kullanılmasının gerektiği sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Büyük beden, sütyen, büyük beden sütyen, sütyen deformasyonu, sütyen kullanımındaki sorunlar.
Hamile giysilerinde kalıp formundan kaynaklanan problemlerin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı hamile giysilerinde temel üst beden kalıbı formundan kaynaklanan problemlerin belirlenmesi ve bu problemleri ortadan kaldıracak örnek bir temel üst beden kalıbı formunun oluşturulmasıdır.Tarama yönteminin kullanıldığı araştırmanın materyalini Adana ilinde 2009 yılı itibarı ile doğum yapmış 37 249 hamile kadın oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise materyalden kademeli örneklem ile 15-34 yaş arasındaki 32731 kişiden seçilen ve gönüllü olarak araştırmaya katılmayı kabul eden 106 hamile kadındır. Örnekleme alınan kadınların tümü ilk hamileliklerini yaşamakta olup, hamileliklerinin üçüncü trimester dönemindedirler. Katılımcılar, postural ve fiziksel açıdan normal görünümdedirler.Araştırmada veri toplama aracı olarak görüşme ve ölçü alma formu kullanılmıştır. Görüşme formu için pilot çalışma yapılmış ve uzman görüşünden geçirilmiştir. Ölçü formu için literatürdeki antropometrik ölçülerden ve International Organization for Standardization (ISO)'nun ölçü tanımlarından faydalanılmıştır.Araştırmaya katılanların % 61,3'ü üst giyime daha çok ihtiyaç duyduklarını fakat % 59,4 oranı ile kendilerini alt giyimde daha fazla rahat hissettiklerini belirtmişlerdir.Üst beden kalıbı genişlik ölçülerine göre ön göbek genişliğinde % 63,2 oranla, arka bel genişliğinde % 51,9 oranla, ön kalça genişliğinde % 54,7 oranla, arka kalça genişliğinde % 58,5 oranla darlık problemi yaşanmaktadır.Üst beden kalıbı uzunluk ölçülerine göre üst giyim ön ortası boylarında % 61,3 oranla kısalık sorunu, yan dikiş boyunda % 57,5 oranla uzunluk sorunu ve arka ortası boylarında % 52,8 oranla uzunluk sorunu tespit edilmiştir.Üst beden kalıbındaki çevre ölçülerde karın çevresinde % 62,3, kalça çevre ölçülerinde % 42,5 ve kol evi çevresi ölçülerinde % 39,6 oranla darlık problemi gözlenmiştir.Hamile vücut ölçülerinin aritmetik ortalamalarına göre bütün boy: 160,09 cm, göğüs çevresi: 97 cm, karın çevresi: 102,3 cm, kalça çevresi: 103,8 cm, yaka çevresi: 35,3 cm ve omuz genişliği: 11,5 cm bulunmuştur.Hamile vücut ölçülerinin 50. yüzdelik dilimine karşılık gelen değerler kullanılarak örnek bir üst giysi temel beden kalıbı çalışılmıştır. Araştırmanın sonucunda bulgulara dayanılarak hamile giyim üzerine çalışan hazır giyim firmalarına katkı sağlayacak öneriler geliştirilmiştir.
Erkek gömleği üretiminde en uygun üretim süreci belirlemede analitik hiyerarşi süreci ve örnek bir uygulama
Bu araştırmada; belirlenen üç erkek gömleği modelinde, yaka, manşet hazırlık ve ön pat dikim süreçlerinde, analitik hiyerarşi süreci (AHS) yöntemi ile en uygun üretim süreci belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmada, Thomas L. Saaty tarafından geliştirilen, karar sürecinde etkili nitel ve nicel tüm kriterlerin birlikte değerlendirilebildiği, ?Analitik Hiyerarşi Süreci? yönteminden yararlanılmıştır.Araştırma kapsamında, analitik hiyerarşi süreci yönteminin bir gereği olarak, Çorum ilinde faaliyet gösteren erkek gömleği üreticisi firmaların, erkek gömleği üretiminde deneyimli ve üretim sürecine hakim çalışanları arasından seçilen beş kişilik uzman bir ekip oluşturulmuştur. Oluşturulan uzmanlar grubu ile yapılan görüşmeler ve literatür taraması sonucunda, araştırmanın amacını etkileyen ana ve alt kriterler ile, amacı sağlayabilecek, model-1, model-2 ve model-3 olmak üzere üç alternatif model belirlenerek, araştırma problemi hiyerarşi modeli geliştirilmiştir. Araştırma problem hiyerarşisinin geliştirilmesinden sonra; hiyerarşinin her düzeyindeki çalışanları kapsayan bir soru seti hazırlanmıştır. Hazırlanan bu soru seti, uzmanlar grubu ile birlikte değerlendirilmiştir. Elde edilen veriler ikili karşılaştırma matrislerine dökülmüştür. Elde edilen bu karşılaştırma verileri, Expert Choice programı ile analiz edilmiştir. Analizler sonucunda; en uygun üretim sürecinin seçiminde, üretim sürecinin işletme yapısına olan uygunluğu en önemli etken olarak tespit edilmiştir. Aynı zamanda, alternatifler içerisinden model-1'in ön pat alternatifinin, model-3'ün yaka alternatifinin, model-2'nin manşet alternatifinin en öncelikli alternatifler olduğu belirlenmiştir. Araştırmanın sonucunda, elde edilen öncelikli alternatif süreçlerden oluşan yeni bir erkek gömleği modeli ve üretim süreci geliştirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Analitik hiyerarşi süreci, erkek gömleği, üretim süreci.
Üç boyutlu vücut tarama sistemlerinde karşılaşılan sorunlar üzerine örnek inceleme: Kardem ve İMA örneği
Küreselleşen dünya, her geçen gün ekonomik ve ticari anlamda daha büyük zorlukları beraberinde getirmektedir. Ortak pazarların sayılarının artması, farklı üretici gruplarının bu pazarlarda yerini alması, teknolojinin büyük bir hızla gelişmesi ve bilginin yayılması, üreticilerin farklı, bilimsel ve yeni teknolojik gelişmelere yönelmelerine neden olmaktadır. Bilgisayar destekli sistemlerin hazır giyim sektöründe kullanılmaya başlanması ile sektörde önemli gelişmeler olmuştur.Bu gelişmeler, giysi kalıplarının oluşturulmasında kullanılan bilgisayar destekli üç boyutlu (3D) vücut tarama sistemleri (body scanner) ve kalıp tasarım sistemlerinin uygulanmasına yönelik çalışmalar ile kalite iyileştirme çalışmaları olarak devam etmektedir. Hazır giyimde hazırlanan kalıpların istenilen özellikte olması ve de sorunsuz bir kalıp ortaya çıkması için, üç boyutlu (3D) vücut tarama sistemleri önem taşımaktadır. Hazır giyim sektöründe üç boyutlu sistemlerin kullanılması, rakipler arasında farklılık ve verimlilik yaratarak, avantajlar sağlamaktadır.Bu çalışmanın amacı; ülkemizde standart beden ölçülerinin henüz tespit edilememesinden dolayı yaşanılan sorunlara dikkat çekerek, standart beden ölçülerinin oluşturulmasında kullanılan üç boyutlu (3D) vücut tarama sistemleri, bu sistemler arasındaki farklılıkların ve kullanım sürecinde yaşanılan sorunların tespit edilmesi, konuyla ilgili çözüm önerileri getirilmesidir.Araştırmanın evrenini İstanbul, Ankara ve İzmir illerinde faaliyet gösteren hazır giyim işletmelerinden, Üç Boyutlu Vücut Tarama Sistemleri'ni kullanan işletmeler ve ilgili kaynaklar; örneklemini ise, araştırmacı tarafından ulaşılabilen üç boyutlu vücut tarama sistemlerini kullanan, İstanbul'da hazır giyim üretimi yapan Kardem Tekstil ile tekstil-moda alanında eğitim veren İstanbul Moda Akademisi (İMA) oluşturmaktadır.Öncelikle konu ile ilgili literatür taraması yapılarak konuya ilişkin üç boyutlu vücut tarama sistemleriyle ilgili yayın ve çalışmalar incelenmiştir. Araştırma konusu ile ilgili olarak elde edilen bilgiler, `Üç boyutlu Vücut Tarama Sistemi'ni bizzat kullanan yetkililerle yüz yüze görüşülerek elde edilmiştir.Görüşme formunun ilk taslakları araştırmacı tarafından hazırlandıktan sonra konu ile ilgili uzmanların görüşleri doğrultusunda gerekli düzeltmeler yapılmıştır.Araştırma sonucunda, 3 boyutlu vücut tarayıcılarının, üretimi düşünülen giysinin ön üretim süresini kısalttığı, parametrik veriler sayesinde, giysinin yeniden ölçülendirilmesinde ve serilendirilmesinde kullanıcıya daha hızlı ve esnek bir çalışma imkânı sunduğu, giysi kalıplarında oluşabilecek olan hataların rastlanma olasılığının oldukça düşük olduğu sonucuna varılmıştır.
Kadınların saç tasarım tercihlerine etki eden faktörler
Erkek ve kadın vücudunda başı süsleyen saç, yüzyıllar boyunca her devrin zevkine güzellik anlayışına göre değişmiştir. İlkel çağlardan beri, var olan bu değişme ve güzel olma duygusu özellikle kadınlarda oldukça baskındır. Saç tasarımı, değişim ve güzel olma duygusunun oluşmasında her zaman bir tamamlayıcı olarak yerini almıştır.Kadınların güzellik unsurlarından biri olan saçlarının, tasarım tercihlerine etki eden faktörlerin neler olduğunun belirlenmesinin amaçlandığı bu çalışmada; kadınların saç tasarım tercihlerini etkileyen faktörler fiziksel, psikolojik ve sosyo-ekonomik açıdan ele alınarak incelenmiştir.Türkiye'nin yedi coğrafi bölgesinden rastlantısal olarak seçilmiş 28 il ve buna bağlı ilçe köy ve kasabalarda yaşayan, yaşları 20-55 arasında olan 1447 kadına uygulanan anket sonucu elde edilen veriler, ki-kare testi ve korelasyon analizleri ve saç tasarım tercihlerini etkileyen faktörleri belirlemek amacıyla faktör analizi yapılarak yorumlanmıştır. Analiz sonuçlarına göre; kadınların saç tasarım tercihlerini değiştirme/belirlemede; fiziksel faktörlerin %31,237, psikolojik faktörlerin % 22,280 ve sosyo-ekonomik faktörlerin %17,963 oranında etkili olduğu tespit edilmiştir. Fiziksel özelliklerden ?ten renginin saç rengini belirlemede etkili olduğu?, psikolojik faktörlerden ?saç ve giyim özenli olduğu zaman çevredekilerin tutumlarının değiştiği?, sosyo-ekonomik faktörlerden ?saç şeklinin kolay kullanılır olması?, görüşleri en yüksek ortalama ile ilk sıralarda yer almıştır.Araştırma sonuçları doğrultusunda, eğitim kurumlarına, meslek elemanlarına ve kadınlara, saç tasarımı konusunda katkı sağlayacak öneriler geliştirilmiştir.
Hazır giyim işletmelerinde kurumsal kaynak planlaması (ERP) sistemleri (E-MOR TM örneği)
Araştırmada, ERP sistemlerinden biri olan E-MOR'un Hazır Giyim İşletmelerin için yeri ve öneminin belirlenmesi, işletmelerin kurulum öncesi, kurulum aşaması ve kurulum sonrasında karşılaştıkları zorlukların saptanması, sistemin uygulanmasındaki başarı ve başarısızlık faktörlerinin saptanması, sistemin avantaj ve dezavantajlarının belirlenmesi, sistemin işletmelerin performanslarına ne gibi katkılar sağladığının tespiti için çalışılmıştır.Araştırmanın evreni, Türkiye'de Kurumsal Kaynak Planlama (ERP) yazılımını kullanan Hazır Giyim İşletmeleridir. Örneklem grubu ise, E-mor kullanıcısı olan Hazır Giyim İşletmelerinin tamamını oluşturmaktadır.Bu araştırmada veri toplama aracı olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Anket 22 sorudan oluşmuştur. Güvenilirliği tespit edilen anket formu, işletmelere uygulanmış ankette ki her bir sorunun işletme içindeki ilgili birim yetkilileri tarafından cevaplanması sağlanmıştır. Anketlerden elde edilen verilere SPSS programı ile çeşitli istatistik uygulamaları yapılarak sonuçlara ulaşılmaya çalışılmıştır.Araştırma sonuçlarına göre, E- Mor TM sistemini kullanan işletmelerde mamul stok seviyesinin % 100 azaldığı tespit edilmiştir. Maliyetinin yüksek olması, sorun olduğun da gidermenin zor oluşu, kullanıcılarda hata yapma korkusu, iş üzerinde kontrolün azalması gibi sorunlar E-Mor TM yazılımının dezavantajlarıdır.E-Mor TM'nin kullanıcı işletmelere faydaları araştırılmış, bilgi akış süresini hızlandırdığı, kullanılan bilginin kalitesini geliştirdiği, kurumların karşılıklı etkileşimini artırdığı, sipariş yönetimini geliştirdiği, üretim planlamasını kolaylaştırdığı ve üretimi hızlandırdığı saptanmıştır.ERP yazılımları genellikle büyük ölçekli işletmeler tarafından kullanılmaktadır. Ülkemizde faaliyet gösteren işletmelerin çoğunluğu ise orta ve küçük ölçekli işletmelerdir. Orta ve küçük ölçekli işletmelerin verimliliğin ön plana çıktığı, artan bir rekabet ortamında çalıştıkları göz önüne alındığında, bu yazılım programının küçük ve orta ölçekli işletmelerde de uygulanması teşvik edilmelidir.
Ayaş kültürevi halk giysilerinin envanterlerinin hazırlanması
Anadolu, tarihin ilk günlerinden bu yana giyim açısından zengin doğal kaynaklara sahip olmuş, yine dört bir yandan gelen göçlerle her zaman zengin bir kültürel kimlik taşımış ve bu yönde özgün ürünler ortaya koymuştur. Giyim ürünleri, zengin kültür miraslarıyla birer giysiden daha çok görsel bir iletişim dili biçimine dönüşmüştür.Türkoğlu, giyinmenin ortaya çıkmasında üç faktörün önemli olduğunu belirtmiş, biyolojik, fizyolojik ve psikolojik açılardan ele almış fakat bunların hangisinin diğerinden önemli olduğunu kişilerin yaşadıkları bölgenin iklimi, ekonomik durumu ve sosyal olaylarıyla açıklanabileceğini belirtmiştir.Türkiye coğrafi konumu ve geçmiş kuşakların birikimi ile oluşturduğu yaşam biçiminin sonucu olarak övünmeye hak kazandığı tarihsel bir birikime sahiptir. Bu birikim kendini giyim kültüründe de ortaya koymaktadır.Ülkemizdeki maddi kültür ürünlerinin gelecek kuşaklara iletilmesinde, bireysel ve toplumsal duyarlılıkla, gelişme gösteren kültür evleri son yıllarda giderek yaygınlaşmaktadır.Kültür Evleri'nde sergilenen eserlerin sistemli bir şekilde kayıt altına alınması ve burada var olan eserlerin gelecek kuşaklara eksiksiz aktarılmasında envanter çalışmalarının yapılmasına ihtiyaç duyulmaktadır.Araştırmada, Ayaş Kültürevi'nde bulunan ve henüz envanter kaydı yapılmamış 204 adet kadın ve erkek giysileri çalışma konusu olarak seçilmiştir. Giysiler, T.C. Kültür Bakanlığı Halk Kültürlerini Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğü'nün hazırlamış olduğu Halk Kültürü Belgeliği ve Kümeleme Kılavuzuna göre gruplandırılmış, her biri resmedilerek teknik çizimleri yapılmış ve envanter formları oluşturularak envanter numarası verilmiştir. Aynı zamanda her bir giysi kumaş, süsleme ve dikiş teknikleri açısından incelenerek envanter formunda ilgili bölüme elde edilen veriler açıklama olarak yazılmıştır.
Kız meslek lisesi giyim üretim teknolojisi bölümü öğrencilerinin bölümlerine karşı tutumlarının incelenmesi
Mesleki eğitim, değişen dünya şartları ile beraber sürekli gelişim içerisindedir. Bu nedenle sürekli gelişen eğitim programlarının yapılandırılmasında, yeni öğretme ortamlarının oluşturulması, dersin etkili öğrenimi için materyallerin ve yöntemlerin seçimi ile öğrencilerin ilgi, tutum ve ihtiyaçlarının belirlenmesi de büyük önem taşır. Öğrenmeye hazır olmada, öğrencinin olgunlaşması, hazır bulunuşluk düzeyi, ilgi ve ihtiyaçları, tutum ve değerleri olumlu etkiye sahiptir. Tutumlar öğrenme esnasında ortaya çıkan duygularla başa çıkma ve kontrol altına alma ile ilgili olup insan davranışlarına yön vermede önemli bir role sahiptir. Bir değer ve inanç sistemine bağlı olarak oluşan tutumların olumlu ya da olumsuz olması öğrenme sürecini doğrudan etkilemekte ve bireylerin gelecekteki yaşantılarına yön vermektedir.Bu araştırmada Kız Meslek Lisesi giyim üretim teknolojisi bölümü öğrencilerinin bölümlerine karşı tutumlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Öğrencilerin tutumlarında etkisi olabilecek; ilçelere, sınıf seviyelerine, babanın öğrenim durumuna, annenin öğrenim durumuna, ailenin aylık gelirine göre değişkenler irdelenmiştir. Öğrencilerin alan derslerine yönelik tutumları ankete dayalı genel tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir.Araştırmanın örneklemini Ankara ili merkez ilçelerinde Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı Çankaya, Altındağ, Mamak, Keçiören ilçelerinde bulunan 9 adet Kız Teknik ve Meslek Lisesi giyim üretim teknolojisi bölümünde öğrenim gören 169'u 10.sınıf, 121'i 11.sınıf, 67'si 12.sınıf, toplam 357 öğrenci, oluşturmuştur. Okulların belirlenmesinde yansız atama (random) yöntemine gidilmiştir. Demografik bilgilerin tespit edilmesine yönelik sorular ve tutum ölçeğinden oluşan anket formu 52 sorudan oluşmaktadır. İlk olarak Keçiören ve Altındağ ilçe okullarında 100 kişilik bir öğrenci grubuna uygulanarak ölçme aracının geçerlik ve güvenirlik analizi yapılmış ve ölçme aracında gerekli düzeltmeler yapılmıştır. Verilerin analiz edilmesinde frekans (f), yüzde (%) değerleri kullanılıp, t-testi, tek yönlü varyans analizi (Anova), testi uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlar tablolaştırılarak sonuca gidilmiştir.Araştırma sonucunda; örneklemi oluşturan Kız Meslek Lisesi giyim üretim teknolojisi bölümü 10. 11. 12. sınıf öğrencilerinin genel olarak bölümlerine olan tutumları orta seviyede olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin ?Giysi dikimi ve üretimi? dersine ilişkin tutumlarının ortalamaları ?Temel Sanat Eğitimi, Model Geliştirme, Giysi Teknik Çizimi? derslerine ilişkin tutumlarının ortalamasından daha yüksek bulunmuştur. ?Giysi kalıbı hazırlama teknikleri? dersine ilişkin tutumları ortalaması en düşük bulunmuştur. ?Giysi dikimi ve üretimi? dersine ilişkin tutumlarda, öğrencilerin babalarının öğrenim durumlarının farklılığından etkilendiği, ``Giysi kalıbı hazırlama teknikleri'' dersine ilişkin tutumlarının, öğrenim gördükleri sınıflardan etkilendiği, sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin aylık gelirine göre ve bölümlerini seçme nedenlerine göre alan derslerine ilişkin tutumları arasında anlamlı fark bulunmuştur. Bu sonuçlar doğrultusunda, araştırmacı tarafından öneriler sunulmuştur.
Kültürel değişim sürecinde giysi alışkanlıklarının mahremiyet açısından incenlenmesi (Kazakistan-Türkiye örneği)
``Kültürel Değişim Sürecinde Giysi Alışkanlıklarının Mahremiyet Açısından İncelenmesi'' için yapılan araştırmanın amacı; Ülkelerin kültürel değerlerin korunması, giysi alışkanlıklarının belirlenmesi, kültürün ve kültürel etkileşimin öneminin vurgulanması ve toplumların kendilerine ait giyim kültürünün ortaya çıkarılmasında mahremiyet kavramın ne derece etkili olduğunu belirlemektir.Araştırmanın evrenini, Kazakistan'ın Astana şehrinde ve Türkiye'nin Ankara şehrinde müslüman olan 22 ? 45 yaş arasındaki 768 ( Türkiye 384- Kazakistan 384) kadın oluşturmaktadır. Araştırma kapsamına alınan 22-45 yaş arası olan kadınlara anket formu uygulanmıştır. Elde edilen veriler önce herhangi bir değişkene bağlı kalmaksızın analize tabi tutulmuş frekans tabloları hazırlanmıştır. İkinci aşamada belirlenen alt problemlere ilişkin bazı değişkenler arasında ilişki olup olmadığını ölçmek amacıyla tek yönlü (ANOVA) varyans analizi sonuçları yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre;Mahremiyet etmenlere ilişkin olarak; Türkiye'li kadınlar Kazakistan'lı kadınlara göre daha fazla muhafazakâr görüş bildirmişlerdir. Türkiye ve Kazakistan'daki kadınların mahremiyet değerleri açısından giysi seçimlerini etkileyen faktörler, giyim tarzı, kadınların giyim anlamı, eğitim ve medeni durumları açısından farklılık gösterdikleri sonucuna ulaşılmıştır. Türkiye'de yaşayan kadınlar mahremiyet açısından giysi alışkanlıkları, tutumları ve davranışları günlük hayatlarında, iş yerlerinde, tatilde ve özel günlerinde açık tarzdaki giysileri hiçbir zaman giyinmediklerini ifade etmişlerdir. Kazakistan'da yaşayan kadınların günlük hayatlarında göğüs dekolteli (yakalı) ve sıfır kollu giysileri nadiren giyinmekte oldukları ortaya çıkmıştır. İş yerlerinde açık tarzdaki giysileri hiçbir zaman giyinmediklerini ve tatilde açık tarzdaki giysileri nadiren ve her zaman sıklığında giyindiklerini ifade etmişlerdir. Özel günlerde açık tarzdaki giysileri her zaman giyindikleri gözlenmişken sırt dekolteli ve kısa strapless (askısız) tarzındaki kıyafetleri hiçbir zaman giyinmedikleri sonucuna ulaşılmıştır.Sosyo-psikolojik ve İnanç etmenlerine ilişkin olarak; Her iki ülke kadınlarının sosyo-psikolojik ve inanç değerleri açılarından giysi alışkanlıkları, tutum ve davranışlarında benzer görüşlere sahip oldukları sonucuna ulaşılmıştır.Kültürel etmenlere ilişkin olarak; Türkiye ve Kazakistan'daki kadınların kültürel değerleri açısından giysi seçimlerini etkileyen faktörler, medeni durum, aylık geliri ve sosyal konumlarının açısından farklılık gösterdikleri sonucuna ulaşılmıştır.
Postürü problemli vücutların giysi kalıbı açısından incelenmesi
Bu araştırma, postürü problemli kadınlara vücut özelliklerine göre örnek temel etek kalıpları hazırlamayı amaçlamaktadır.Araştırmanın evrenini Ankara ili Çankaya ilçesi sınırları içerisindeki vücut deformitesi olmayan, 15/45 yaşları arasındaki, alt ektremitede kalçası postür problemli 13 kadın, örneklem grubunu ise evren içerisinden seçilmiş 5 kadın oluşturmaktadır.Bu araştırmada ` Tarama ' ve Deneysel Model'in bir türü olan ` Örnek Olay ' inceleme yöntemi birlikte kullanılmıştır. Tarama modeli, postürü problemli vücutların özelliklerinin belirlenmesinde, örnek olay inceleme modeli ise postürü problemli vücutlarda kullanılacak etek kalıplarının nasıl olması gerektiğinin cevaplarının aranmasında tercih edilmiştir.Postür problemi tespit edilenler arasından araştırmanın odağını oluşturan her bir kalça problemine sahip bir örnek kişiyi ortaya çıkarmak için evren grubuna postür testi ve vücut analiz formu uygulanmıştır. Postür testi ve vücut analiz formu sonucunda her bir kalça postür problemine uygun olarak seçilen örnek kişinin ölçülerine göre biçki ve drapaj yöntemi ile kalıp çıkarılmıştır. Her iki biçki sistemine göre çıkarılan etek kalıplarına yönelik görüşlerini belirleyebilmek ve postür problemlerine uygun bir etek kalıbı hazırlayabilmek için örnekleme alınan kadınlarla görüşme yapılmıştır. Çıkarılan kalıplar teknik ayrıntılara göre karşılaştırılarak, biçki sisteminde kullanılacak uygulamalara dönüştürülmüştür.
Denim yüzeylerden üretilen bayan pantolonunda yüzey esneme kabiliyeti olan kumaş yapılarının model ve kalıp tasarımına etkileri
Hazır giyim üretiminin temel hammaddesi olan kumaştaki yapısal farklılıklar herhangi bir giysinin model ve kalıp tasarımlarını etkilemektedir. Sanatsal ve endüstriyel açıdan model tasarımları giysinin bütünlüğünü ve fonksiyonelliğini arttırma çabaları üzerine eğilim göstermektedir.Bu araştırmada, hazır giyim sektöründe denim yüzeylerden üretilen bayan pantolonunda, yüzey esneme kabiliyeti olan kumaş yapılarının, model ve kalıp tasarımına olan etkileri incelenmiştir.Araştırmanın evrenini denim, pamuklu, yıkamalı ve elastikiyet kabiliyeti olan kumaşlar oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise evreni sağlıklı olarak temsil etmesi açısından elastikiyet kabiliyeti olan denim yüzeyler arasından günün trendlerine uygun olarak seçilen 6 farklı elastikiyet kabiliyetine sahip kumaş oluşturmaktadır. Bu araştırmada, deneysel yöntem kullanılmıştır. Araştırma kapsamında, baz alınan pantolon kalıbı, belirlenen kumaşlardan üretilmiş ve yıkama işlemine tabii tutularak değerlendirme ölçeği ile değerlendirilmiştir. Değerlendirme sonucunda elde edilen bulgular doğrultusunda, kalıp üzerinde gerekli düzeltmeler yapılarak 6 farklı kumaş içerisinden en çok değişim gösteren denim yüzey seçilmiştir. Düzeltilen pantolon kalıbı tekrar seçilen denim yüzeyden dikilerek, yıkama işlemine tabii tutulmuş ve değerlendirilmiştir.Bu araştırma sonucunda, farklı elastikiyet oranlarına sahip denim yüzeylerin üretim ve yıkama sonrası farklıklar gösterdiği, yıkama sonrası vücudun belli bölümlerinde, uygulanan kalıbın, kumaşın elastikiyet oranına göre form aldığı, belli bölümlerinin ise formu koruyamadığı, pamuk yüzdesi en fazla olan denim yüzeylerin yıkama sonrası boyda çok çektiği, kompozisyonları aynı yapıları farklı olan denim yüzeylerin yıkama sonrası farklı özellikler kazandığı tespit edilmiştir. Elde edilen bu sonuçlar doğrultusunda, düzeltilen kalıp ile yapılan üretim ve yıkama sonrası istenilen sonuçlara ulaşılmıştır. Bu doğrultuda, elastikiyet kabiliyeti olan denim yüzey pantolon kalıp tasarımı için öneriler getirilmiştir
Giysi kalıp tasarımında örnek bir tekno-terzilik uygulaması
İnsanlar giyim tarzlarıyla farklı olabilmek için ?marka? firmalarının ürünlerini tercih etmektedir. Ancak son yıllarda sadece marka giyinmek, farklılaşmak için yeterli olmamaktadır. İnsanlar artık kendi ölçülerine uygun, kendi seçtiği ayrıntılarla dikilmiş giysileri satın almak istemektedirler.Bu nedenle bazı giyim firmaları rekabet gücünü ayakta tutabilmek için kişiye özel üretime yönelmiştir. Satılan kıyafetlerin birçoğunun uyum sorunu yüzünden geri iade edildiği düşünüldüğünde, müşteri memnuniyetini arttıran bu yönelişin doğru bir tercih olduğu söylenebilir. Bu doğrultuda kişiye özel üretim yapan eskinin terzileri de kendilerini yenilemek için teknoloji kullanmışlar ve tekno-terzi adını almışlardır.Kişiye özel giysi üretirken karşılaşılan en büyük sorunlardan biri, her bir müşterinin ölçülerinde yeni baştan kalıp çizmektir. Zaman kaybına yol açan bu sorun, bilgisayarda geliştirilen akıllı kalıp programları sayesinde çözülmüştür.Bu çalışmada Delphi yazılım geliştirme editörü üzerinde akıllı kalıp programlarına örnek olabilecek bir yazılım geliştirilmiştir. Kalıp programı, etek kalıbı örnek alınarak ve durum analizleri yapılmak suretiyle geliştirilmiştir.Etek kalıp parçalarını geleneksel yöntemlerle çizerken kalıba ölçülerini veren noktalar, program tasarım zamanında kalıpların veri noktaları olarak belirlenmiştir. Kalıplar 38 beden ölçüsü temel alınarak tanımlanmıştır. Yeniden ölçümlendirme, veri noktalarının ekrandaki anlık koordinatlarını oranlamayla yeniden hesap eden bir rutinle sağlanmıştır. Tasarımı yapılan kalıp programının sınırlı bir modelleme kabiliyeti vardır. Temel etek yaratıldıktan sonra evaze etek ve godeli etek baz kalıpları temel etek üzerinden modellenerek program kütüphanesine eklenmiştir.Hazırlanan kalıp programı henüz bütün modeller için uygun nitelikte değildir. Ancak ileri çalışmalarda her türlü kalıp üzerinde modelleme imkanı sağlayan esnek bir program geliştirilebilir. Bu çalışmadan elde edilen bulguların, ileri seviyede bir akıllı kalıp programı geliştirebilmek için altyapı sağladığı düşünülmektedir.
Kalite kontrol uygulamaları ve örnek bir çalışma (Hazır giyim sektörü )
Türkiye ekonomisine olan katkısından dolayı, hazır giyim sektörünün dünyadaki rekabet ortamına uyum sağlayabilmesi için kalite olgusunu öne çıkarması gerektiği, her geçen gün daha iyi anlaşılmaktadır. Kalite kontrol uygulamalarının, ürünün bütün üretim süreçlerinde yer alması, işletmelerin yaşam ömrünü uzatmakta, firmanın kalite düzeyinin yükselmesine katkı sağlamaktadır.Bu araştırma, hazır giyim işletmelerindeki kalite kontrol uygulamalarını incelemek, istatistiksel kontrol yöntemlerini ve problem çözme tekniklerini açıklamak, sorunların çözümüne yönelik öneriler geliştirmek ve iyileştirme çalışmalarını yaygınlaştırmak amacıyla yapılmıştır.Araştırmanın evreni, hazır giyim sektöründe, dokuma kumaştan üretilen giysilerdir.Örneklem ise, bir hazır giyim işletmesinde, erkek pantolonu, erkek ceketi, mont, iş tulumu, eğitim pantolonu, eğitim ceketi ve iş pantolonundan oluşan giysi modelleridir. Çalışmada Alan Araştırması yöntemi kullanılmış, Örnek Olay incelemesi yapılmıştır.İşletmede 20 günlük bir zaman aralığında, araştırmacı tarafından düzenlenen çalışma talimatları ve kalite kontrol formları kullanılarak yapılan kalite kontroller sonucunda elde edilen veriler bu araştırmada kullanılmıştır. Bu veriler istatistiksel analize tabi tutularak, hataların dağılımını gösteren tablolar ve diyagramlar oluşturulmuştur. Elde edilen bulgulardan; işletmede hataların çoğunluğunun dikim bölümünden kaynaklandığı sonucuna varılmıştır. Neden ? Sonuç analizleri ve Beyin Fırtınası tekniği kullanılarak, dikim hatalarının gerçek nedeninin, büyük ölçüde işçi değişiminden kaynaklandığı belirlenmiştir.Hataların azaltılmasına yönelik örnek bir çalışma yapılmış, bir eğitim modeli oluşturulmuştur. Eğitim modeli; İş Eğitimi ve Kalite Eğitimleri olmak üzere iki şekilde uygulanabilmektedir. İş eğitimini gerçekleştirebilmek için Planlama, Uygulama, Değerlendirme, Sınıflandırma aşamalarının yapılması gerektiği ve bu uygulama sonunda dikim operatörlerinin operasyon bilme durumlarının arttırıldığı belirtilmiştir.
12-19 yaş gençler için hip hop pantolon model tasarımlarının bilgisayar ortamında hazırlanması
Giyinme insanların vücutlarını tabiatın etkilerinden koruma ve örtünme duygusu ileortaya çıkmıştır. Zamanla ve teknolojinin ilerlemesiyle birlikte giyinme, ihtiyaçtan çok sosyalstatü belirleme de insan hayatının temel unsurlarından biri haline gelmiştir. Günümüzdeinsanlar içinde bulundukları gruba, yere ve zamana hatta seçtikleri müzik grubuna uygungiyimleri tercih etmektedirler. Bu durum modacıları çeşitli gruplar için farklı tasarımlarhazırlamak zorunda bırakmaktadır.Bu araştırmanın konusunu; günümüz gençleri tarafından tercih edilen hip hopgrubunun bol, rahat, hareket serbestliği sağlayan, tasarım ve üretim özelliği olan pantolonlaroluşturmaktadır. Hip hop pantolon üretimi yapan işletmelerin model ve tasarım birimlerininsorumluları ile görüşme tekniği yöntemi ile elde edilen veriler, tablolar halinde bulgularda yeralmıştır. şletme görüşmelerinden elde edilen bulgular temelinde, hip hop model tasarımlarıbilgisayar ortamında benzetim tekniği (simülasyon) kullanılarak hazırlanmıştır.Araştırma beş ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde giriş ve araştırmanınkonusunu oluşturan 12 - 19 yaş gençlerin gelişim özellikleri ve hip hop nedir, özelliklerinelerdir ve hip hop giyim tarzı ile ilgili genel bilgilere yer verilmiştir. Ayrıca araştırmanınproblem durumu, alt problemleri, sayıltı, sınırlılıkları açıklanmıştır. Araştırmanın ikincibölümünde literatür özeti yer almaktadır.Araştırmanın üçüncü bölümünde, araştırmanın yöntemi, araştırma modeli, evren veörneklem, veri toplama teknikleri, verilerin analizi yer almaktadır.Araştırmanın dördüncü bölümünde, bulgu ve yorumlar yer almaktadır. Araştırmanınbeşinci bölümünde, araştırmanın sonuçları ve öneriler yer almaktadır. Elde edilen verileredayalı olarak yüzde değerleri en yüksek olan bulguların model tasarımları bilgisayarortamında Corel Draw, Speed Step, Tetra Cad programları kullanılarak benzetim tekniği(simülasyon) ile hazırlanmıştır.
Hazır giyim ürünlerinde marka imajı yaratmanın önemi ve işletmeler açısından incelenmesi
ÖZET HAZIR GİYİM ÜRÜNLERİNDE MARKA İMAJI YARATMANIN ÖNEMİ ve İŞLETMELER AÇISINDAN İNCELENMESİ Işık, Esma Yüksek Lisans, Giyim Endüstrisi ve Giyim Sanatları Eğitimi Anabilim Dalı Tez Danışmanı: Yrd. Doç. Songül KURU Mart?2007 Hazır giyim sektöründe ağırlıklı olarak fason imalat gerçekleştiren işletmelerin kendi markaları ile üretim yapma konusunda istenilen düzeyde olmamaları, kotaların kalkması sonucunda başta Çin olmak üzere Uzakdoğu ve Asya ülkeleri karşısındaki rekabet şansının daha da azalmasına neden olmuştur. Bu bağlamda, Türk Hazır Giyim Sektörü açısından artık üzerinde hassasiyetle durulması gereken markalaşma sürecini ortaya koyarak, neden marka olunması gerektiği araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Araştırmanın evrenini, kendi markasıyla üretim yapan ve marka oluşturma yolunda ilerleyen Türk Hazır Giyim İşletmeleri, örneklemini, İstanbul ilinde faaliyet gösteren 211 hazır giyim işletmesi oluşturmaktadır. Araştırma kapsamına alınan, işletme yöneticilerine anket formu uygulanmıştır. İşletme yöneticileri ve işletmeye ilişkin elde edilen verilerin frekansı ve yüzdesi, marka imajı öneminin belirlenmesine yönelik verilerin aritmetik ortalaması ve standart sapması hesaplanmıştır. Marka imajının belirlenmesine yönelik değişkenlerle işletme yetkilisine ve işletmeye ait demografik özelliklerin aritmetik ortalamaları, standart sapmaları, ?F? değeri, önem düzeyi hesaplanmış, anlamlı bir farkın olup olmadığının sınanmasında ?Scheffe? testi uygulanmıştır. Araştırmada anlamlılık düzeyi 0,5 olarak kabul edilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre; ? Türk Hazır Giyim sektöründe markalaşma oranı yeterli olmamakla birlikte dış pazarlarda hazır giyim ürünleri yeterince tanınmamaktadır. ? Markalaşmak için ürünün kaliteli olması, etkili tanıtımının yapılması gerekmekte ve aynı zamanda markalaşma sürecinde devlet desteğine ihtiyaç duyulmaktadır. ? Dış pazarlara açılama sürecinde yaşanan en büyük sıkıntılar, finansman güçlüğü, bilgi eksikliği ve rekabet güçlüğü olmaktadır. ? Türk markası imajının geliştirilebilmesi için işletmelerin stratejik ortaklıklar kurarak imaj çalışmalarına yönelmeleri ve bu çalışmaları koordine edecek alt yapının kurulması gerekmekte ayrıca ülke imajının iyileştirilmesi için sosyo-kültürel ve turizm tanıtımlarının yapılması, akademik, kültürel ve ticari kongrelerin özendirilmesi, yurtdışındaki siyasi ve ekonomik yapının iyileştirilmesi gerekmektedir
Hazır giyim ürünlerini satın almada müşterilerin mağaza vitrinlerinden etkilenme durumları
Günümüzde hızla gelişen ulusal ve uluslararası rekabet, hazır giyim mağazalarının da pazarda tutunabilmelerini tehdit eder boyuta gelmiştir. Bu nedenle mağazalar pazarlama faaliyetlerinde birbirleriyle yarışmakta, müşteriyi mağazaya çekmek için vitrin tasarımına çok önem vermektedirler. Vitrinler artık mağazaların satış başarısında önemli bir yere sahiptir. Bu araştırma, hazır giyim sektöründe yer alan mağazaların var oldukları pazarda yerlerini koruyabilmek için vitrin tasarımında önem verdikleri unsurları, bu unsurlardan hangilerinin satışlarında olumlu etkisi olduğunu tespit etmek ve bu mağazaların müşterilerinin de mağaza vitrinlerinden etkilenme durumlarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada betimsel (survey) araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın hazırlanmasında pazarlama ve tutundurma kavramları, mağaza düzenlemesi, müşteri davranışları ve vitrin tasarımı hakkında ayrıntılı bir şekilde kaynak taraması yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Türkiye'nin üç büyük metropolünde yani Ankara, İstanbul ve İzmir illerinde faaliyet gösteren hazır giyim mağazaları ve bu mağazaların müşterileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise; evrenden basit tesadüfi örnekleme yoluyla seçilen 79 mağazanın 506 müşterisi oluşturmaktadır. Vitrinlerin mağazalar açısından önemini anlayabilmek için sonuçlar değerlendirildiğinde etkili bir vitrin tasarımının satışlarda çok önemli olduğu tespit edilmiştir. Mağazaların vitrin tasarımında bütün özelliklerin kullanımına önem verdikleri ancak özel ışıklandırma ve promosyonları belirtmeyi daha önemli buldukları tespit edilmiştir. Vitrinlerin müşteriler açısından önemini anlayabilmek için sonuçlar değerlendirildiğinde müşterilerin vitrinlerdeki mankenler ve süsleme objeleri hariç diğer özelliklerden etkilendikleri tespit edilmiştir. Ayrıca yeni sezonlarda vitrinlerden daha fazla etkilendikleri tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda giyim mağazalarının vitrin tasarımlarına daha fazla önem vermeleri, satışa sundukalrı öncelikli ürün grubuna göre vitrin tasarımını yapmaları önerilmiştir.
Hazır giyim alanında çalışan bireylerin çıraklık eğitimine devam ederken karşılaştıkları eğitim problemleri
Araştırmada hazır giyim alanında çalışan bireylerin çıraklık eğitimine devam ederken karşılaştıkları eğitim problemleri araştırılmıştır. Araştırmanın evrenini, Türkiye'deki hazır giyim alanında çalışan ve çırakl?k eğitimine devam eden bireyler oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini, Ankara, Adana ve İstanbul'da bulunan hazır giyim alanında çalışan ve çıraklık eğitimine devam eden bireyler teşkil etmiştir. Bu araştırma kapsamında, çırak öğrenciler için anket formu kullanılmıştır. Anket formundan elde edilen veriler yüzde olarak ortaya konulmuştur. Araştırma sonucunda 1) Hazır giyim alanında çalışan bireyler Mesleki Eğitim Merkezi'ne başlamadan önce iş hayatına atılmaktadır. 2) Hazır giyim alanında çalışan bireyler ç?raklık eğitimine devam ederken derslere k?smen düzenli gelmektedir. 3) Çırak öğrenciler iş yerlerinde fazla çalıştırılmaktadır. 4) Mesleki Eğitim Merkezlerine ayrılan sürenin kısa olması ve bu sürenin büyük bir bölümünün kültür derslerine ayrılması ve pratik eğitime yer verilmemesi nedeniyle Mesleki Eğitim Merkezleri çırakların mesleklerini öğrenmesinde yeterli etkinliğe sahip değildir. 5) Mesleki Eğitim Merkezlerinde bulunan öğretmenler öğrencilerin meslekleriyle ilgili bilgi ve becerilerini geliştirmelerinde yetersiz kalmaktad?r. 6) Mesleki Eğitim Merkezlerinde rehberlik servisi bulunmamaktadır. 7) Mesleki Eğitim Merkezlerinde yeterli araç-gereç bulunmamaktad?r. VI 8) Çırak öğrenciler mesleklerini bilinçsiz olarak seçmektedirler. Bu konuda gerekli rehberlik hizmeti görememektedirler. Araştırmanın sonunda araştırma sonuçlarına göre çırak öğrencilerin problemlerini çözmeye yönelik önerilere yer verilmektedir.
Tc Deniz Kuvvetleri Komutanlığı yüzer birliklerinde giyilen eğitim elbisesinde kullanılan kumaşların termofizyolojik konforu sağlayacak şekilde optimizasyonu
Bu arastırmanın amacı TC Deniz Kuvvetleri Komutanlıgı personelinin kullandıgı egitim elbiselerini termofizyolojik konfor açısından incelemek ve arastırma bulguları dogrultusunda bir öneri gelistirerek, egitim elbisesinde kullanılan kumasların kullanıcıya termofizyolojik konfor saglayacak sekilde optimize edilmesini saglamaktır. Arastırma termofizyolojik konfor açısından mevcut kumastan kaynaklanan sorunların belirlenmesi, bu sorunların giderilmesi ve en aza indirilmesi amacıyla bir seri niteleyici ve niceleyici incelemeler yapılmasını konu almaktadır. Arastırmanın evrenini Deniz Kuvvetleri yüzer birliklerinde görev yapan subay, astsubay ve uzman çavus rütbesindeki personel olusturmaktadır. Veri toplama aracı Aksaz, Erdek ve Gölcük'te çesitli gemilerde görev yapan 1245 personele uygulanmıstır. Anketten elde edilen verilerin ısıgında ürettirilen iki adet numune kumasın ve mevcut kumasın termofizyolojik laboratuvar analizleri yaptırılmıs ve sonuçlar termofizyolojik konfor açısından yorumlanmıstır. Ardından personelin tercihinin belirlenmesi için numune kumaslardan dikilen ikiser adet üniforma, Gölcük Ana Üs Komutanlıgı'ndaki çesitli gemilerde görevli 46 personel tarafından üçer hafta süreyle kullanmıs ve her üç haftanın sonunda ilgili üniforma için veriler toplanmıstır. Elde edilen verilerin istatistikî analizleri SPSS 15.0 programı ile yapılarak bulgulara yönelik öneriler gelistirilmis ve ekler bölümünde üçüncü nesil lif çözümlerini açıklayan bir rapor sunulmustur. Arastırma raporunun birinci bölümünde termofizyolojik konforun önemi, egitim elbisesini kullanan personele getirdigi faydalar açıklanarak, problem cümlesi ve alt problemler verilmis, ikinci bölümünde kuramsal çerçeve ve ilgili arastırmalar ortaya konmustur. Arastırmanın üçüncü bölümünde de materyal, yöntem açıklanmıs, veri toplama araçları ve veri analizlerine yönelik bilgiler verilmistir. Arastırmada veri v toplama teknigi olarak anket ve fiziksel analiz yöntemleri kullanılmıstır. Veri analizlerinde ise Ki-kare testi ve Mc Nemar-Bowker testi ile ön test ve son test anketine verilen yanıtlar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farkın olup olmadıgı incelenmistir. Arastırmanın temel bulguları arasında mevcut kumasın personeli çalısırken terlettigi, cilt yüzeyindeki teri emmedigi, kumasın hava almadıgı ve personeli ortamdaki ısı degisikliklerine karsı korumadıgı bulunmaktadır. Laboratuvar analizleri gelistirilen iki kumasın termofizyolojik açıdan mevcut kumastan daha iyi ölçümlere sahip oldugunu göstermektedir. Ön test ve son test anketinden elde edilen bulgular sonucunda %50-50 polyester/viskon harmanlı numuneler arasında dimi dokulu kumasın lehine anlamlı bir farkın oldugu belirlenmistir. Bulguların tartısılmasıyla teze yönelik öneriler gelistirilmistir. Arastırma raporunda bu bölümü Kaynakça ve Ekler bölümleri takip etmektedir.
Kara kuvvetleri mensubu kadın subayların eğitim elbiselerinin ergonomik kalıp formu için örnek bir uygulama
Bu arastırmada, K.K.K.lıgına baglı birimlerde görev yapan kadın subayların egitim sırasında, tabancayla ve tüfekle atıs yaparken elbiseden kaynaklanan hareket kısıtlıklarının çözümüne yönelik ve kadın subayların üzerinden tespit edilen vücut ölçülerine uygun egitim elbisesi kalıp formlarının hazırlanması amaçlanmıstır. Arastırmanın örneklemini, K.K.K.lıgı mensubu yasları 21 ile 50 arasında degisen 197 kadın subay olusturmaktadır. Bu örneklem grubundaki kadın subayların, egitim elbisesini kullanım durumları dikkate alınarak, 73'üne anket ve gözlem uygulanmıstır. Standart beden ölçü tabloları olusturmak amacıyla, örneklem grubunun tamamının (197 kisi) vücut ölçüleri alınmıstır. Arastırma sonucunda elde edilen verilere göre, mevcut egitim elbisesinin ceket ve pantolonun kadın subaylara göre uzun ve bol oldugu belirlenmistir. Anket ve gözlem formunda yer alan hareketleri yaparken kol evinde, koltuk altında, dirsek hattında gerginlik, etek kısmının fazla yukarı çıkması, gögüs çevresinde gerginlik, pantolon ag kısmında gerginlik, dizde gerginlik ve kalça hattında gerginlik problemleri ile karsılasıldıgı tespit edilmistir. Ayrıca arastırmada, kadın subayların vücutları üzerinden tespit edilen ölçüm sonuçları SPSS istatistik programına aktarılarak standart ölçü tabloları olusturulmustur. Egitim elbisesi kalıp formları, ön testte tespit edilen sikayetlere çözüm olusturacak sekilde, kadın subaylar için olusturulan ölçü tabloları esas alınarak hazırlanmıstır. Ana beden kalıbı olusturulduktan sonra, 39,42,45,48,51,54 ve 57 bedenlerin her birinin A,B,C,D,E,F ve G droplarından egitim elbisesi ölçü tablosu yapılmıstır. Her beden ve droptan birer adet olmak üzere toplam 49 adet numune dikilmistir. Örneklem grubuna yeni egitim elbisesi kalıplarının denenmesi amacıyla, dikilen numuneler giydirilerek anket uygulanmıstır (son test). Ön test-son test arasında anlamlı bir iliskinin olup olmadıgını belirlemek için Wilcoxon isaret testi uygulanmıstır. Yeni hazırlanan kalıp formları ile dikilen egitim elbisesinin kadın subayların ölçülerine büyük oranda uygun oldugu ve hareketler sırasında elbiseden kaynaklanan problemlerin önemli ölçüde azaldıgı tespit edilmistir.
Mesleki ve teknik orta öğretim kurumlarında temel kalıpların uygulanmasında karşılaşılan problemler
ÖZETMESLEKİ VE TEKNİK ORTA ÖĞRETİMKURUMLARINDA UYGULANAN TEMELKALIPLARDA KARŞILAŞILAN PROBLEMLERAvşar, RahimeYüksek Lisans, Giyim End. ve Giyim San. Eğt. Bilim DalıTez Danışmanı: Yrd. Doç. Emine TOPALOĞLUAğustos - 2006Araştırmada İtkib (İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçılar Birliği) Eğitimkurumlarında, Tekstil Konfeksiyon ve Hazır Giyim Alan Öğretmenlerine Temel Kalıpların(Temel Etek, Temel Pantolon ve Temel Beden Kalıbı) uygulanmasında karşılaştıklarıproblemlerin saptanmasına ilişkin görüşlerine göre, Mesleki ve Teknik Orta ÖğretimKurumlarında kullanılan Kalıp Sistemleri (Müller, İngiliz, Rüştü Uzel ve Sektör KalıpSistemleri) uygulanarak değerlendirilmiştir.Araştırmanın evrenini, İstanbul İlinde Kız Teknik Öğretim Genel Müdürlüğünebağlı İtkib Eğitim Kurumlarında görev yapan Alan öğretmenleri oluşturmaktadır.Araştırmada evrenin tümüne ulaşılabildiği için örneklem alınmamıştır. Bu araştırmakapsamında alan öğretmenlerine anket formu hazırlanarak kullanılmıştır. Elde edilenveriler, SPSS paket programına aktarılarak görüşlere ilişkin frekans ve yüzde tablolarıhazırlanmış ve sonuçlar bu doğrultuda değerlendirilmiştir.Ayrıca, Betimsel Tarama yönteminin dışında, Mesleki ve Teknik Orta ÖğretimKurumlarında çoğunlukla kullanılan dört kalıp sistemine ait Temel Kalıplar 1/1 ölçülerdeürün haline dönüştürülerek, 38 Beden denekler üzerine giydirilmiştir. Sistemlere göre,Temel Kalıplarda karşılaşılan problemler belirlenerek değerlendirilmiştir.Araştırma sonucunda;1) İtkib Eğitim Kurumlarında Alan öğretmenlerinin genellikle Müller ve SektörKalıp Sistemlerini kullandıkları belirlenmiştir. Sektör Kalıp Sisteminde TemelKalıpların uygulanmasında sorun olmadığı ancak Müller Sisteminin TemelKalıp ölçülerinde ve uygulanmasında problemler olduğu sonucuna ulaşılmıştır.2) Kalıp Sistemlerine göre hazırlanan temellerde ise en az sorun yaşanan sisteminSektör Kalıplarına göre uygulanan Temel Kalıplar olduğu görülmüştür.Araştırma sonunda; ortaya çıkan sorunlara dayalı olarak, araştırmacı tarafından ortaya konulan önerilere veyeni oluşturulan sorunsuz temel kalıplara yer verilmektedir.i
Moda tasarımı programlarında tasarımcıya kazandırılan yeterliliklerin hazır giyim sektörünün beklentilerini karşılama düzeyinin incelenmesi
MODA TASARIMI PROGRAMLARINDA7$6$5,0&,<$.$=$1',5,/$1<(7(5/ø/ø./(5ø1+$=,5*ø<ø06(.7g5h1h1%(./(17ø/(5ø1ø.$5ù,/$0$'h=(<ø1ø1ø1&(/(10(6ø1$ø/((5'2ö$1ÖZET%X DUDúWÃUPDGD 0RGD WDVDUÃPà H÷LWLPL YHUHQ /LVDQV gQ OLVDQV YH g]HO 7DVDUÃP.XUVODUÃQGD ND]DQGÃUÃODQ \HWHUOLNOHULQ KD]ÃU JL\LP VHNW|UÂQÂQ WDVDUÃPFÃGDQ EHNOHQWLOHULQLQQHOHUROGX÷XYH\XNDUÃGDEHOLUWLOHQH÷LWLPNXUXPODUÃQGDND]DQGÃUÃODQ\HWHUOLNOHULQKD]ÃUJL\LPVHNW|UÂQÂQEHNOHQWLOHULQLQHGHUHFHGHNDUúÃODGÃ÷ÃEHOLUOHQPH\HoDOÃúÃOPÃúWÃUArDúWÃUPDQÃQ HYUHQLQL $QNDUD YH %XUVD LOOHULQGH IDDOL\HW J|VWHUHQ KD]ÃU JL\LPLúOHWPHOHULQLQ PRGHOKDQH E|OÂPÂQGHQ VRUXPOX NLúLOHU ROXúWXUPDNWDGÃU$UDúWÃUPDQÃQ|UQHNOHPLQLLVHHYUHQLQ¶XQXROXúWXUDQYHDUDúWÃUPDQÃQDPDFÃQDX\JXQVHoLOHQLúOHWPHQLQmodelhaQHE|OÂPÂQGHNLVRUXPOXODUGDQROXúPDNWDGÃU$UDúWÃUPDGD ³ gQ /LVDQV /LVDQV YH g]HO 7DVDUÃP .XUVODUÃQÃQ 0RGD 7DVDUÃPÃ3URJUDPODUÃQGD WDVDUÃPFÃ\D ND]DQGÃUÃODQ \HWHUOLNOHUL EHOLUOHPHN DPDFÃ\OD \XNDUÃGD EHOLUWLOHQbeceri- tutum düzeyinde yeterlikler belirlenerekNXUXPODUÃQ SURJUDPODUà LQFHOHQPLú YH ELOJL-PRGD WDVDUÃPà DOQÃQGD X]PDQ NLúLQLQ J|UÂúOHULQH VXQXOPXúWXU0RGHOKDQH E|OÂPÂQGHQVRUXPOX NLúLOHUH \|QHOLN KD]ÃUODQDQ DQNHW GH LVH LúOHWPHOHUL WDQÃPD\D WDVDUÃPFÃ\D VXQXODQLPNDQODUD YH WDVDUÃPFÃGDQ EHNOHQWLOHULQH \|QHOLN oRNWDQ VHoPHOL VRUX\D \HU YHULOPLúWLU0RGD WDVDUÃP SURJUDPÃQGD ND]DQGÃUÃODQ YH X]PDQ J|UÂúOHULQH J|UH GÂ]HQOHQHQ \HWHUOLNOHUWDVDUÃPFÃ\à GH÷HUOHQGLUPH |OoÂWOHUL RODUDN WDEOR KDOLQGH KD]ÃUODQPÃú YH LúOHWPH DQNHWLQHNRQXOPXúWXUUzmanlDUD YH PRGHOKDQH E|OÂPÂPGHQ VRUXPOX NLúLOHUH \|QHOLN KD]ÃUODQDQ YHULWRSODPD DUDoODUÃQGDQ HOGH HGLOHQ YHULOHU 6366 SDNHW SURJUDPÃQGDQ \DUDUODQÃODUDN ELOJLVD\DURUWDPÃQDDNWDUÃOPÃúWÃUgöre;$UDúWÃUPDGD PRGHOKDQH E|OÂPÂPGHQ VRUXPOX NLúLOHUGHQ HOGH HGLOHQ EXOJXOaraøúOHWPHOHULQ LúH DOÃUNHQ WDVDUÃPFÃGD DUDGÃNODUà |]HOOLNOHULQ EDúÃQGD PHVOHNL GHQH\LP\DUDWÃFÃOÃN YH HNLS oDOÃúPDVÃQD X\XPOXOXN JHOPHNWHGLU øúOHWPHOHUGH oDOÃúDQ WDVDUÃPFÃODUÃQdüzeyindekiDUDúWÃUPDGDQ ÂUHWLPH NDGDU WÂP WDVDUÃP VÂUHFL\OH LOJLOL ELOJL YH EHceri\HWHUOLNOHUL WDúÃGÃNODUà D\Qà ]DPDQGD DODQODUÃ\OD LOJLOL oDOÃúPDODUà \DSPD ND\QDNODUà WDNLSdüzeyindeki yeterliklere de sahipHWPH YH JUXS oDOÃúPDODUÃQD X\XP VD÷ODPD JLEL LOJL-tutumROGXNODUÃWHVSLWHGLOPLúWLU0RGD WDVDUÃPFÃVÃQGD EXOXQPDVà JHUHNHQ \HWHUOLNOHULQ EHOLUOHQHUHN H÷LWLPSURJUDPODUÃQÃQGÂ]HQOHQPHVLYHVHNW|UGHNLGH÷LúLNOLNOHUHJ|UHJÂQFHOOHQPHVLJHUHNPHNWHGLU
Hazır giyim işletmelerinde personel seçim tekniklerini, personelin işe yerleştirilmesini ve çalışma durumlarını belirlemeye yönelik bir araştırma
HAZIRG Y M ŞLETMELER NDE PERSONEL SEÇ M TEKN KLER N ,PERSONEL N ŞE YERLEŞT R LMES N VE ÇALIŞMA DURUMLARINIBEL RLEMEYEYÖNEL K B R ARAŞTIRMAYÜKSEK L SANS TEZHAZIRLAYANEsra EVS ZLERTEZ DANIŞMANIYrd. Doç. Dr. Emine TOPALOĞLUANKARA-2006ÖZETBu araştırmada, hazır giyim işletmelerinde, kullanılan personel seçim tekniklerininbelirlenmesi, personelin işe yerleştirilmesi ve personelin çalışmalarına ilişkin uygulamalarındeğerlendirilmesi amaçlanmıştır.Araştırma, hazır giyim işletmelerinde uygulanan personel seçim tekniklerini,personelin işe yerleştirilmesini ve personelin çalışma durumlarını ortaya koymaya yarayanbetimsel çalışmadır. Bu araştırmada gerekli verileri toplamak için hazır giyim işletmelerindekipersonel müdürleri (personel müdürü ve genel müdür) ve personele (modelist, stilist, atölyeşefleri, pazarlama personeli) araştırmacı tarafından anket uygulanmıştır. Anket sorularınaverilen cevaplara göre elde edilen veriler değerlendirilerek frekans ve yüzdeleri alınmış,tablolar halinde sunulmuştur. Alt problemlerin testi aşamasında elde edilen verilere t-Testiuygulanarak regresyon katsayılarına ilişkin testler yapılmıştır.Araştırmanın evrenini, Bursa il sınırları içinde bulunan hazır giyim işletmelerioluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, Bursa Eğitimi Geliştirme Vakfı (BEGEV) 'nabağlı olan işletmelerden Random yöntemiyle seçilen 40 hazır giyim işletmesinin personelmüdürleri ve çalışan personeli oluşturmuştur.Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, personel müdürlerinin personeli işletmeyeyerleştirirken nitelikli eleman aradıkları, hangi işe hangi personelin alınması konusunda bir önçalışma yaptıkları, personel seçimi sırasında adayları çeşitli aşamalardan geçirdikleri,psikoteknik yöntemleri uygulamaya çalıştıkları, psikoteknik yöntemlerden de en çok yetenektestlerini kullandıkları görülmüştür.Sonuç olarak; bu analiz sonuçları bize, tüm hazır giyim işletmelerinin, kaliteli ürünüretebilmeleri için personellerini tesadüfû değil daha bilinçli ve bilimsel yöntemlerle seçmelerigerekliliğini göstermektedir. Personel müdürlerinin de eleman ihtiyaçlarını karşılamakonusunda önemle durdukları ve eleman ihtiyaçlarını, ihtiyaç duyulan bölüme göre çeşitlişekillerde sağladıkları görülmüştür.
İç giyim üretimine yönelik 18-50 yaşlar arası kadın beden ölçüleri standardizasyonu üzerine bir araştırma
Bütün bireyler açısından sosyal-fiziksel refah ve tatmin aracı olan giyimöğelerinin bu işlevleri yerine getirmesinde etkili olan en önemli unsur vücudauygunluklarıdır. Vücuda uygunluğun sağlanması ise kullanıcı birey ölçülerininbilinmesini gerektirir. Dış giyim ürünlerine paralel olarak gelişimini giderek arttıraniç giyim ürünlerinin vücudu sarması ve form vermesi beklendiğinden vücutölçülerine uygunluğu daha fazla önem taşımaktadır.Üretim teknolojilerinin gelişmesi ve birey ihtiyaçlarının kitle ihtiyaçlarınadönüşmesi sonucunda iç giyim ürünlerinin seri olarak üretilmesi nedeniyle,kullanılan ölçü aralıklarının daha geniş yelpazedeki tüketicilere uygun olmasıgerekmektedir. Vücut yapılarının toplumlara göre farklılıklar göstermesinden dolayıbu ihtiyaç; her toplumun vücut özelliklerini yansıtan standart ölçülerinoluşturulmasıyla karşılanabilecektir.Bu araştırmada, 18-50 yaşlar arası yetişkin kadınların iç giyim üretimineyönelik vücut ölçülerinin belirlenmesi sonucunda standardizasyonunun oluşturulmasıamaçlanmıştır. Bu amaçla yapılan araştırmada konunun seçilme nedeni, üretici vetüketici kitleleri ile konuya ilişkin eğitim veren kurum ve kuruluşlar açısından önemiaktarılmıştır. Bunun devamında, konuyla ilgili genel kuramsal ve teorik temelleraçıklanmış ve bu alanda araştırma niteliğindeki çalışmalara yer verilmiştir.Araştırmanın örneklemi Türkiye nüfusu içerisindeki en az nüfusa sahip yaşgrubunun 100 kişi ile temsil edileceği şekilde diğer yaş gruplarının nüfuslarınaoranlanarak kota yöntemi ile belirlenmiştir. Belirlenen örnek sayısı bölge nüfuslarınada oranlanarak yaş gruplarına göre bölgesel dağılım gerçekleştirilmiştir. Her coğrafibölgeyi temsilen bir ilden ölçüm alınmıştır.Kadınlardan elde edilen ölçülerin dağılım eğrileri çizdirilerek Kolmogorov-Smirnov testi ile normallik sınaması yapılmış, tanımlayıcı istatistik değerlerihesaplanmıştır. Ölçülerin birbirleriyle ilişkilerinin belirlenmesi için korelasyon veregresyon analizleri yapılmış, ağırlık ile genişlik ölçülerinin, boy ile uzunlukölçülerinin kendi aralarında en yüksek ilişkiyi gösterdikleri belirlenmiştir.Vücut ölçülerinin yaş gruplarına göre farklılıklarının incelenmesi için her yaşgrubuna ait ölçülerin de korelasyon katsayıları hesaplanmış, birbirleriyle yüksekkorelasyon gösteren ölçülerin benzer oldukları belirlenmiştir. Ayrıca yaş gruplarınagöre tanımlayıcı istatistik değerler hesaplanmış, yaş ilerledikçe ölçülerin genişlediğisonucuna ulaşılmıştır.Vücut ölçülerinin bölgelere göre farklılık gösterip göstermediği Anova veScheffe testleriyle sınanmış ve en geniş ölçülere sahip kadınların memleketi DoğuAnadolu bölgesinde yer alanlardan oluştuğu belirlenmiştir. Ancak bölgelerarasındaki farklılıklar oluşturulacak standardizasyonu etkileyecek düzeydebulunmamıştır.Standardizasyon uluslar arası standartlar ve sektörel beden tanımlamalarındaolduğu gibi göğüs altı çevresi ölçüsüne göre oluşturulmuştur. Ölçüler yedi beden, altıara bedenden oluşacak şekilde sınıflandırılmıştır. Bunun yanı sıra üretici vearaştırmacıların kullanmaları ve farklı vücut yapılarına ilişkin özel ara bedenleroluşturulması için bedenlere göre bütün ölçülerin yüzdelik değerleri sunulmuştur.
Büyük beden tüketicisi bayanların büyük beden kıyafetlerden ceket ve pantolonda karşılaştıkları model ve kalıp kaynaklı problemlere ilişkin görüşlerinin incelenmesi
Şişmanlık çağımızın en büyük sorunlarından biridir. Yaşam tarzındakideğişiklikler ve beraberinde değişip yerleşen yeme içme alışkanlıklarımız budurumun en büyük nedenini oluşturmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü rakamlarına göredünya genelinde bir milyardan fazla şişman insan bulunmaktadır ve bunlarınyaklaşık 300 milyonu obez olarak tanımlanan aşırı şişman gruba girmektedir.Şişmanlık sebep olduğu sağlık sorunları ile yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyenönemli bir tıbbi sorun olarak görülmektedir. Şişmanlık birçok sağlık sorunları ilebirlikte pek çok psikolojik soruna da sebep olabilmektedir. İdeal vücut ölçülerindenuzaklaşan kişiler kendilerine olan güvenlerini kaybederek toplumdan soyutlanmagibi problemlerle karşı karşıya kalabilmektedirler.Dünya nüfusunun altıda birini oluşturan şişmanların giyim sektörüne yönelikbeklentileri de değişkenlik gösterebilmektedir. Çalışma hayatında da aktif olarak rolalan büyük bedenliler ihtiyaçlarını karşılayabilecek şık, rahat ve konforlu giysilergiymek istemektedirler. Ancak büyük bedene yönelik üretim yapan firma sayısınınaz olması büyük beden tüketicilerin taleplerine yeterince cevap verilememesineneden olmaktadır. Bayanların büyük bedenli olmalarına karşın şık, modern, anatomikve antropometrik yapıları ile yaşlarına uyumlu konfor taleplerini de tam olarakkarşılayabilecek özelliklerde giysiler kullanmak istemeleri son derece doğal biriçgüdüdür. Büyük bedenli tüketicilerin bu içgüdüsel ihtiyaçlarına cevap verebilecekolan üretici firmaların hitap ettikleri grubu iyi tanıması ve onların beklentilerinecevap verebilecek üretimler yapmaları gerekmektedir.Toplumda büyük beden giysi kalıbının normal ölçülerde hazırlanmış bedenkalıplarının genişletilmiş hali olduğu düşüncesinin yaygın olduğu bilinmektedir. Buyaygın düşünceyi ortadan kaldırmak ve büyük bedenli tüketicilerin ihtiyaçlarınacevap verebilmek için, büyük bedendeki fiziksel farklılıkların ve farklı vücuttiplerinin bilinmesi gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Büyük bedene yönelik üretimyapan firmaların bu farklılıkları göz önüne alarak tasarımlarına ve tüm üretimsürecine yansıtması gerekmektedir. Taleplerin tam olarak karşılanabilmesi içingiysinin ergonomik olarak insan vücuduna uyumunun sağlanması gerekmektedir.Bunun için büyük bedenin antropometrik yapı ve ölçülerinin iyi bilinmesi vetasarımlarda doğru olarak kullanılması gerekmektedir. Antropometrik yapı ve ölçülerdikkate alınmadan hazırlanan giysi kalıplarında, vücuda uyum ve kullanımkonforunun sağlanması mümkün olmayabilir. Büyük beden giysilere yönelik talebinbüyük bir hızla artmasına karşın, bu konuda yapılan araştırmaların yetersiz kaldığıgörülmektedir. Bu durum büyük beden tüketicilerin giysilerine yönelik şikâyetlerininde artmasına sebep olabilmektedir.Bu araştırma büyük beden tüketicisi bayanların, satın aldıkları ceket vepantolonda karşılaştıkları sorunları belirlemek ve bu sorunlara çözüm önerilerigetirmek amacı ile yapılmıştır. Bu amaçla büyük beden giysi tüketicisi bayanlarınbüyük beden cekette ve pantolonda karşılaştıkları model ve kalıp kaynaklı sorunlarıbelirlemek amacı ile hazırlanan anket formu Ankara ilinde yaşamakta olan 45-59 yaşarası orta yaş grubuna giren bayanlara uygulanmıştır.Anket formundan elde edilen veriler bilgisayar ortamına aktarılarak SPSSpaket programında verilerin yüzde değerleri, standart sapmaları ve aritmetikortalamaları alınmıştır.Araştırma verilerine göre büyük beden giysilerden, ceket ve pantolondamodel ve kalıp kaynaklı pek çok sorunun yaşandığı belirlenmiştir. Bu sorunlarınyaşanmaması ve sorunların asgariye indirilebilmesi için önerilerde bulunulmuştur.Bu öneriler arasında büyük bedene yönelik üretim yapan firmaların modelkaynaklı sorunları ortadan kaldırabilmeleri için, piyasa araştırmasına daha çok önemvermeleri ve piyasa araştırması sonuçlarına göre müşteri istek ve beklentilerinibelirlemeleri gerekliliği ortaya çıkmıştır.Büyük beden giysilerinden ceket ve pantolonda karşılaşılan kalıp kaynaklısorunların giderilebilmesi için, büyük beden kullanıcısı bayanların vücut tipleri veözelliklerinin antropometrik açıdan incelenmesi gerekliliği ortaya çıkmıştır. Bununlabirlikte büyük beden kullanıcısı bayanların standart ölçü tablosunun olmayışı veoluşturulmasına da ihtiyaç olduğu düşünülmektedir.
Hazır giyim sektöründe temel ücretin belirlenmesine yönelik bir model geliştirme
Hazır giyim üretimi genel bir sınıflandırmayla, model tasarımından başlayıp, kalıp tasarımı, kesim, dikim, ütü, kalite kontrol ve sevkiyat gibi birçok bölümden meydana gelen bir süreçtir. Bu bölümlerin her biri ise, birbirine bağımlı olmasına rağmen ayrı teknik ve teknolojilerle çalışması açısından farklılıklar göstermektedir. Dolayısıyla farklı bölümde çalışan kişilerinde farklı eğitimlere, kişisel özelliklere, iş sorumluluklarına ve bilgi-beceriye sahip olması beklenmektedir. Bu durum çalışanlara ödenecek ücretlerin belirlenmesinde eşitlik sağlanmasını zorlaştırmaktadır. Bu çalışma, hazır giyim sektöründe objektiflik ve eşitlik ilkesine göre temel ücretin belirlenmesine yönelik bir model geliştirmek amacı ile planlanıp yürütülmüştür. Objektif bir ödeme sistemi; devletin ve sendikaların minimum isteklerini karşılayabilmeli, iş görenin eğitimi, yeteneği ve deneyimi ile uyumlu olmalı, işletmenin ödeme gücü ile uyumlu olmalı, güvenceli olmalı, etkin ve verimli çalışma için iş görenleri motive edebilmeli ve iş görenler tarafından anlaşılır ve kabul edilebilir düzeyde olmalıdır. Ücretlerin belirlenmesinde objektifliğin yanı sıra önemli olan diğer bir ölçüt ise eşitlik kavramıdır. İşletmede çalışanlara ödenmekte olan ücret düzeyi, diğer işletmelerde benzer işlerde çalışanlar ile eşit olmalı, aynı işletmede farklı işlerde çalışanların iş zorluk düzeylerine göre eşitlik sağlanmalı ve yine aynı işletmede aynı işi yapanlar arasında eşitlik korunmalıdır. Bu çalışma ile, çok farklı niteliklerde ve genellikle kalifiye olmayan elemanın istihdam edildiği hazır giyim sektöründe ücretlerin adil dağılımını sağlamak için iş değerleme tekniğine göre ücret sistemi kurulması ile eşit işe eşit ücret ödemesinin sağlanabilmesi hedeflenmiştir. Çalışma için büyük ölçekli bir hazır giyim işletmesi seçilmiştir. îş değerlemesinde puan yöntemine göre temel ücretlerin belirlenmesi amacı ile bu işletmenin üretim bölümünde çalışan kişiler için uygulamalı bir çalışma yapılmıştır. Hazır giyim üretim sürecinde gerçekleştirilen işlerin analizleri yapılarak, işIll sınıfları oluşturulmuş ve işlerin birbirlerine göre nispi değerlerinin tespit edilmesinde kullanılacak olan iş tanım ve iş gerekleri formları hazırlanmıştır. Hazır giyim üretim sürecinde gerçekleştirilen işlerin birbirlerine göre zorluk düzeylerinin tespit edilmesinde iş değerlemede puan yöntemi hazır giyim üretim sürecinde yer alan işler için uygulanmıştır. Uygulama aşamasında; hazır giyim üretim aşamasında yapılan işlerin zorluk düzeylerini belirlemek amacı ile işlerin birbirlerine göre nispi değerini ortaya koyacak temel ve alt faktörler belirlenmiştir. Faktörler "faktör karşılaştırma yöntemine" göre ağırlıklandırılmıştır. Her faktörün ağırlık düzeyi işlerin zorluk düzeyini belirlemede etkili olacağından faktör puan planında kullanılacak puan dizisi istatistik! yöntemle seçilmiştir. En uygun puan dizisinin seçiminde işlere ödenmekte olan ücretler bağımlı değişken, puan dizileri bağımsız değişken olarak kabul edilip çoklu regresyon analizi yapılmıştır. İstatistiki yöntemle seçilen faktör puan planına göre işler puanlanarak iş değerleme formları düzenlenmiştir. İş değerlemesi sonuçlarına göre, istatistiki yöntemlerle işletmede ödenmekte olan ücretler dikkate alınarak ödenmesi gereken temel ücretler tespit edilmiştir. Bu çalışmanın sonucunda, hazır giyim üretim sürecinde iş analizleri ile 12 iş sınıfı tespit edilmiştir. Çalışan kişilerin bağlı bulundukları birimlerin aynı yada yaptıkları işler birbirlerine yakın olmalarına rağmen, kullandıkları makine ve teçhizat, eğitim veya tecrübe düzeylerinde farklılıklar olduğu görüldüğünden, ücret adaleti sağlamada temel ücretlerin belirlenmesi için model önerisi getirilmiştir. Bu modeli uygulamaya koyacak hazır giyim işletmeleri, temel ücretlerin belirlenmesiyle ulaşılan sonucu, işe alma, işten çıkarma, terfi kıdem, performans ölçümü, başarı değerleme, toplu sözleşmelerde ücret anlaşmalarında performansa dayalı ücret modeli kurma ve yerleştirmede ve en önemlisi işletme içi ve işletme dışı ücret dengesini kurmak amacıyla kullanılabilecektir.
Halk Eğitim merkezlerinde açılan stilistik kurslarındaki eğitim etkililiğinin toplam kalite yönetim sürecinde öğrenci ve öğretmen görüşleri açısından değerlendirilmesi
ÖZET Bu araştırma, Hazır Giyim Endüstrisinin Tasarım Boyutunda kalifiye eleman ihtiyacını karşılamak amacıyla, MEB Çıraklık Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü ne bağlı Halk Eğitimi Merkezlerinde yürütülen; Stilistlik Kurslarının Eğitim Etkililiğinin Toplam Kalite Yönetimi Sürecinde Öğrenci ve Öğretmen görüşleri açısından Değerlendirilmesi amacına yönelik olarak hazırlanmıştır. Araştırmada tarama modeline dayalı betimsel bir araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini; MEB Çıraklık ve Yaygın Eğitimi Genel Müdürlüğüne bağlı merkez ve taşra teşkilatında hizmet veren halk eğitimi merkezlerinde 2004- 2005 eğitim-öğretim yılında açılan stilistlik kurslarında görev yapan öğretmen(öğretici) ve öğrenim gören kursiyerler oluşturmaktadır. Araştırma örnekleminde özellikle hazır giyim sektörünün yoğun olduğu yerler (Îstanbul-Bursa) illerinde halk eğitim merkezlerinin stilistlik kurslarına devam eden 182 kursiyer ve 20 öğretici (öğretmen) görüşleri alınmıştır. Elde edilen bulgulardan bazılarının özeti aşağıda verilmiştir. 1 -Kursiyerlerin çoğunluğunu bayanlar ve 16-20 yaş grubundakiler oluştururken, eğitim durumları gözlendiğinde çoğunluğunun ilköğretim ve genel lise arasında dağılım gösterdiği tespit edilmiştir. Kursiyerlerin çoğunluğunun Hazır Giyim sektöründe çalışmak için kursa katıldıkları tespit edilmiştir. Öğretici(öğretmen)lerin tamamına yakım bayanlardır. Mesleklerindeki toplam hizmet süreleri 1-5 yıl olanlar ve meslek lisesi mezunları çoğunluğu oluşturmaktadır. 2-Kursiyerler ve öğreticiler(öğretmen)leb, stilistlik kursu eğitim boyutunun etkiililiğine ilişkin eğitim programı içinde
Hazır giyim işletmelerinde markalaşma süreci ve bu süreçte görev alacak personelin eğitimi için program model önerisi
Bu araştırma, markalaşmış ve markalaşmak için adım atmış işletmelerin görüşlerine dayalı markalaşma dersi program modeli önerisi hazırlamayı amaçlamaktadır. Araştırma beş ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde giriş ve araştırmanın konusunu oluşturan markalaşma ile ilgili genel bilgilere yer verilmiştir. Araştırmanın ikinci bölümünde, problem, amaç, önem, sayıltılar, sınırlılıklar ve tanımlar açıklanmıştır. Araştırmanın üçüncü bölümünde, araştırma modeli, evren ve örneklem, veri toplama teknikleri, verilerin toplanması ve verilerin analizine yer verilmiştir. Araştırmanın evrenini Türkiye'de faaliyet gösteren, kendi markası ile iç ve dış pazara üretim yapan, İTKİB'e (İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği) kayıtlı markalaşmış ve markalaşmakta olan 130 hazır giyim işletmesi oluşturmaktadır. 130 hazır giyim işletmesi içerisinden uzman görüşleri de alınarak markası ile isim yapmış 43 işletme seçilmiştir. Seçilen 43 işletmenin markalaşmadan sorumlu personeli araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Markalaşma süreci aşamalarını ve bu aşamalarda kullanılan işlemleri belirlemek için gerekli verilerin toplanması amacı ile anket formu geliştirilmiştir. Anket formu örnekleme giren 43 işletmede markalaşmadan sorumlu personele araştırmacı tarafından uygulanmıştır. Cevaplan geçerli kabul edilen 35 işletmeden toplanan veriler, frekans yüzdeleri hesaplanarak tablolar biçiminde sunulmuş ve bulgular yorumlanmıştır. Araştırmanın dördüncü bölümünde yer alan bulgulara ve yorumlara göre;» Araştırmaya katılan markalaşmış ve markalaşmakta olan işletmelerin çoğunluğunun 20 yıldan fazla bir süredir tescilli markalan ile pazarlama yaptıkları görülürken, çok az bir kısmının ise 5 yıldır tescilli markalan ile pazarlama yaptıkları görülmüştür..İşletmelerin tamamına yakınının hem iç pazara hem de dış pazara üretim yaptıkları belirlenmiştir. Araştırmaya katılan markalaşmadan sorumlu personelin işletmelerinde, üst yönetimde, pazarlamada, halkla ilişkiler ve marka sorumlusu olarak çalıştıktan, çoğunluğunun üniversite ve yüksekokul, diğerlerinin ise lise mezunu oldukları görülmektedir..İşletmelerin yandan fazlasının sezonluk ve müşteri isteklerine dayalı hazırladıkları özgün tasanma dayalı kreasyonlar hazırladıkları görülmektedir. ® Araştırmaya katılan işletmelerin markalarını konumlandırmada satışı teşvikin (promosyon) yanında en çok reklam kampanyalarını kullandıkları görülmektedir..İşletmelerin reklam kampanyalarını en çok markayı konumlandırmak, işletme ve marka imajı yaratmak için kullandıktan görülürken, en az marka hakkında tüketiciyi bilgilendirmek için kullandıkları anlaşılmaktadır..İşletmelerin markalaşmadan sorumlu personelin görüşlerine göre, markalaşma süreci aşamalarının ve işlemlerinin aşağıdaki sırayla yer aldığı görülmektedir..Marka adı seçimi,.Seçilen marka adını tescil ettirme,.Kullanılacak olan markalama stratejisine karar verme,.Kaliteli ürünler üretme,.Hedef tüketici kitlesine uygun özgün tasarımlar üretme, <* Düzenli bir dağıtım ağı kurarak ürünleri müşteriye zamanında ulaştırma,.Markayı benzerlerinden farklılaştırma.111.Marka imajı oluşturma,.Etkili reklam ve tanıtım. V Araştırma bulgularının ışığında markalaşma ile ilgili bir ders program model önerisi geliştirilmiştir. Bu amaçla markalaşma dersinin öncelikle genel hedefleri; bilişsel, psikomotor ve duyuşsal hedef ve davranışları belirlenmiştir. Belirlenen ders içeriğine uygun olarak 33 saatlik bir eğitim süresi tespit edilmiştir. Verilecek eğitim sonucunda bilişsel davranışları ölçmek ve değerlendirmek amacıyla 25 soruluk bir test, psikomotor ve duyuşsal davranışları ölçmek ve değerlendirmek amacıyla beceri değerlendirme ve duyuşsal davranışları değerlendirme ölçekleri hazırlanmıştır.
Giyim endüstrisi öğretmenliği programı öğrencilerinin kalıp hazırlama teknikleri derslerine ilişkin hedeflere ulaşma düzeylerinin değerlendirilmesi ve bir model önerisi
Bu araştırma, Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi Giyim Endüstrisi Öğretmenliği Programı Öğrencilerinin Kalıp Hazırlama Tekniklerine ilişkin hedeflere ulaşma düzeylerini değerlendirmeyi ve değerlendirme sonuçlarından elde edilen verilere dayalı olarak değerlendirme modeli önerisi geliştirmeyi amaçlamaktadır. Bu amaçla cevap aranan alt problemler şunlardır; 1. Öğrenciler kalıp hazırlama tekniklerine ilişkin, a) Bilişsel hedeflere, b) Psiko-motor hedeflere, c) Duyuşsal hedeflere, ne derecede ulaşmışlardır? 2. Öğrencilerin kalıp hazırlama tekniklerine ilişkin bilişsel hedeflere ulaşma derecesi ile psiko-motor hedeflere ulaşma derecesi arasında anlamlı bir ilişki var mı dır? 3. Öğrencilerin kalıp hazırlama tekniklerine ilişkin bilişsel hedeflere ulaşma derecesi ile duyuşsal hedeflere ulaşma derecesi arasında anlamlı bir ilişki var mı dır? 4. Öğrencilerin kalıp hazırlama tekniklerine ilişkin psiko-motor hedeflere ulaşma derecesi ile duyuşsal hedeflere ulaşma derecesi arasında anlamlı bir ilişki var mıdır?II Çalışma evrenini, kalıp hazırlama tekniklerine ilişkin eğitim programım tamamlamış olan ve 2004-2005 eğitim-öğretim yılı Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi Giyim Endüstrisi Eğitimi Ana Bilim Dalı 4. sınıfına devam eden 110 öğrenci oluşturmuştur. Araştırma evrenin tamamı üzerinde yapıldığı için örneklem alınmamıştır. Tarama modelinin kullanıldığı çalışmada, ölçme araçları delphi tekniğinden hareketle geliştirilmiştir. Öğrencilerin kalıp hazırlama teknikleri derslerine ilişkin bilişsel hedeflere ulaşma dereceleri "Bilgi Düzeyi Belirleme Testi" ile, psiko-motor hedeflere ulaşma dereceleri "Beceri Ölçekleri" ile, duyuşsal hedeflere ulaşma dereceleri ise "Duyuşsal Davranışları Değerlendirme Ölçeği" ile ölçülmüştür. Öğrencilerin kalıp hazırlama teknikleri derslerine ilişkin bilişsel hedeflere ulaşma puanı ortalaması 53.07, psiko-motor hedeflere ulaşma puanı ortalaması 57.16, duyuşsal hedeflere ulaşma puanı ortalaması 77.32 bulunmuştur. Ölçme araçlarından elde edilen puanların aritmetik ortalama sonuçlarına göre; öğrencilerin bilişsel ve psiko-motor alandaki hedeflere erişi düzeyi, Bloom'un tam öğrenme modeli gereği yeterli öğrenmenin (0.70) altmda kalırken, duyuşsal alandaki hedeflere erişi düzeyi yeterli öğrenmenin (0.70) üstünde gerçekleşmiştir. Araştırmanın sonucunda,öğrencilerin bilişsel hedeflere ulaşma derecesi ile psiko-motor hedeflere ulaşma derecesi arasında orta düzeyde (r=.506**) pozitif ilişkinin, bilişsel hedeflere ulaşma derecesi ile duyuşsal hedeflere ulaşma derecesi arasında düşük düzeyde (r=.342**) pozitif ilişkinin, psiko-motor hedeflere ulaşma derecesi ile duyuşsal hedeflere ulaşma derecesi arasında düşük düzeyde (r=.252**) pozitif ilişkinin olduğu saptanmıştır. Ayrıca Kalıp Hazırlama Teknikleri Derslerine ilişkin program değerlendirme model önerisi geliştirilerek, programın verimliğinin artırılmasına katkı sağlayacağı düşünülen önerilerde bulunulmuştur.
Tekstil konfeksiyon alanı, kalıp ve tasarımları programının uygulanmasına ilişkin sorunlar ve çözüm önerileri
ÖZET Kalıp; "Bir şeyin şekil bakımından örmeği" anlamına gelir. Giyimde kullanıldığı gibi, farklı alanlarda da kullanılır (BAYRAKTAR, 1995:78). Hazır giyim sektöründe sektörel bazda da önemliliği her geçen gün artan Kalıp ve Tasarımları dersinin istenilen seviyeye gelmesi için, sektörün ihtiyacım karşılayabilecek nitelikleri taşıması gerekmektedir. Buna dayalı olarak Tekstil Konfeksiyon alanının belkemiğini oluşturan Kalıp ve Tasarımları dersinin amacına uygun bir şekilde işlenmesinde karşılaşılan güçlükler ile bu güçlüklerin nedeni konusunda bilgi sahibi olmak ve Kalıp ve Tasarımlan dersi işlenirken yapılması gerekenler konusuna çözüm önerileri geliştirmek amaçlanmıştır. Araştırmanın amacı, önemi, sayımlar, kapsam ve sınırlılıklar, kullanılan tanımlar ve kısaltmalar açıklanmıştır. Araştırma problemleri ile ilgili literatür ile araştırmalar taranmış, araştırma problemi ortaya konmuş ve rapor halinde sunulmuştur. Araştırmanın modeli, evren ve örneklemi, veri toplama ve veri çözümleme yöntemleri açıklanmıştır. Ankara ili merkez ilçe sınırları içerisinde, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı toplam 17 Kız Meslek Lisesi ve Anadolu Kız Meslek Liseleri; Tekstil-Konfeksiyon alanında atölye ve meslek derslerine giren öğretmenler ile Tekstil-Konfeksiyon bölümü lise II ve III. sımf öğrencileri araştırmanın evrenini oluşturmuştur. Araştırma özetlenmiş ve bulgularla ulaşılan sonuçlar, açıklanmıştır. Bunun yam sıra, Tekstil-Konfeksiyon alam, Kalıp Tasarımları Programının uygulanmasında karşılaşılan sorunların giderilmesi için çeşitli öneriler getirilmiştir. Araştırma sonucuna göre, Tekstil Konfeksiyon alam, Kalıp ve Tasarımları programı uygulanırken karşılaşılan en önemli güçlükler; zamanın ders konularına göre ayarlanmaması, dersin başarısını artırıcı bilgilerin temelinin yetersiz kalması, öğrencilerin ilgisizliği ve becerilerinin yetersiz kalması, dersin amacına uygun fuar,defile,sergi,müze ve hazır giyim işletmelerine geziler düzenlenmemesi ayrıca, fiziki şartların da yetersiz kaldığı, en önemli sorunun ise; masa ve sandalyelerin ergonomik (vücut yapışma uygunluk) açıdan öğrenci düzeyine uygun olmaması, şeklinde olduğu görülmüştür. II
Konfeksiyon işletmelerinde işgörenlerin eğitim profili ve yeterliliği (DEBA & GÜNAK örneği)
Bu araştırma Denizli ilinde Hazır Giyim konusunda üretim yapan DEBA & GÜNAK işletmesindeki iş görenlerin eğitim profilleri ve yeterliliklerini incelemek amacıyla yapılmıştır. Konfeksiyon İşletmelerindeki İş görenlerin Eğitim Profili ve Yeterliliğini belirleyebilmek için; iki bölümde oluşan veri toplama aracı geliştirilmiştir. Anketin ilk bölümde demografik özellikleri tespit eden 13 soru bulunmaktadır. İkinci bölümde ise, mesleki yeterliliklerle ilgili operatörlerin görüşlerini belirleyen 68 soru bulunmaktadır. İşletmede 300 anket dağıtılmış, dağıtılan anketlerden 220 tanesi toplanabilmiştir. 208 anketten elde edilen veriler SPSS 11.5 paket programından yararlanılarak bilgisayar ortamına aktarılmıştır. Frekans Dağılımı, Yüzde Dağılımı ve Çaprazlamalar yapılarak araştırmanın istatistiksel verilerine ulaşılmıştır. Araştırmanın bulgular ve yorumlar bölümünde ; elde edilen istatistiksel veriler tablolara dönüştürülerek gerekli istatistiksel analizler yapılmıştır. Araştırma sonucunda; işletmede çalışanların büyük çoğunluğunu bayanların oluşturduğu, İş görenlerin yarısının 19-24 yaş grubunda bulunduğu, yandan fazlasının ise evli ve ilkokul mezunu olduğu görülmektedir. İş görenlerin %60 gibi bir bölümünün 0-3 yıl arasında bu sektörde çalıştığı, bulundukları işletmede ise %72.1 'in 0-3 yıl arasında çalıştıkları görülmektedir. İş görenlerin büyük çoğunluğunun; Bilişsel Yeterliklerden; dikim, kalite kontrol, bakım-onarım, Devinsel Yeterliklerden; dikim hazırlığı yapmak, dikmek, temizlik-bakım-onarım, Mesleki Tutum/İş Alışkanlıkları ile ilgili yeterliklerden; çalışma ortamı ile ilgili yeterliklere sahip olduğu görüşünde oldukları tespit edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre de öneriler geliştirilmiştir.
Deri konfeksiyon sektöründeki teknolojik yenilik faaliyetlerinin eğitim programlarına etkileri
ÖZET Gelişmekte olan ekonomilerin temel sorunlarının başında ürün kalitesinin ve üretim ölçeğinin düşük olması gelmekte; bu olumsuzluklar, teknik bilgi ve sermaye yetersizliğinden kaynaklanmaktadır. Çağımızdaki teknolojik gelişmeler ve iletişim olanakları dikkate alındığında sanayinin yaşayabilmesi, işletmelerin rekabet edebilme gücüne bağlı bulunmaktadır. Bunun için, işletmelerin teknolojik yenilikleri sürekli izlemeleri ve değişikliklere en kısa zamanda uyum sağlayabilmeleri gerekmektedir. İşletmelerin hızlı değişikliklere uyum sağlayabilmeleri, yüksek kaliteli işgücüne sahip olmalarına bağlı bulunmaktadır. İş hayatının işgücü ihtiyaçlarını karşılayabilmek ve mezunların iş bulmalarım garantilemek için eğitim kurumlan ile işletmelerin, gençlerin eğitiminde ortaklaşa çalışmaları gerekmektedir. Sanayi dinamik bir yapıya sahip olduğu için, eğitim kurumları işletmelerle işbirliği içinde çalışırsa, sanayideki atılım okullar içinde itici bir güç oluşturabilmektedir. Okulların, nitelikli işgücü ihtiyacını karşılayabilmek için, iş hayatında meydana gelen değişiklikleri yakından izlemeleri ve en kısa zamanda eğitim programlarına yansıtmaları gerekmektedir. (Doğan, 1997:82). Bu araştırmada, deri konfeksiyon sektöründeki teknolojik yenilik faaliyetlerinin eğitim programlarına etkilerini belirlemek amacıyla betimsel yöntem (survey) kullanılmıştır. Bu çerçevede, verilerin toplanması amacı ile anket formları geliştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini, İstanbul'da faaliyet gösteren orta ölçekli deri konfeksiyon işletme yöneticileri ve Anadolu kız meslek liselerinde görev yapan deri konfeksiyon öğretmenleri oluşturmaktadır. Hazırlanan anket formları yöneticilere ve öğretmenlere uygulamış, toplanan veriler SPSS paket programından yararlanılarak bilgisayar ortamına aktarılmış, frekans yüzde aritmetik ortalama ve standart sapmaları hesaplanarak tablolaştırılmıştır. Araştırmadan elde edilen belli başlı sonuçlar şunlardır:. İşletmelerin teknolojik olarak yeni ürün geliştirme durumlarına bakıldığında; işletmelerde teknolojik olarak yeni ya da iyileştirilmiş ürün geliştirilmediği, sadece mevcut makinelerde küçük iyileştirmeler yapıldığı saptanmıştır.11 İşletmelerin teknolojik yenilik faaliyetlerindeki amaçlarına bakıldığında; işletmelerin yurt dışında pazar yaratmak, ürün kalitesini ve ürün çeşidini artırmak amaçlarıyla teknolojik yenilik faaliyetlerini gerçekleştirdikleri ortaya çıkmıştır. İşletmelerin teknolojik yenilik faaliyetlerini engelleyen faktörlere bakıldığında; işletmelerde teknolojik yenilik maliyetlerinin yüksek olması, mevzuat ve standartlardan kaynaklanan sorunlar, kalifiye personelin olmaması ve teknoloji konusunda gereken bilginin olmaması nedenlerinin teknolojik yenilik faaliyetlerini engelledikleri saptanmıştır. Öğretmenlerin yeni teknolojik üretim süreçlerini izleme ve eğitim programlarına yansıtma durumlarına bakıldığında; öğretmenlerin yeni teknolojik üretim süreçlerini izlemeye çalıştıkları, ancak, konu ile ilgili seminer vb. etkinliklerine katılamadıkları, neden olarak da sektörün eğitim kurumlarına olan ilgisizliğini ve sektörle okul arasında yeterli işbirliğinin yapılmamasını gösterdikleri ortaya çıkmıştır. Araştırma sonuçlarına göre aşağıdakiler önerilebilir: Teknolojik yenilik süreçleri; her şeyden önce, ülkenin kendi ulusal bilim sisteminde bulunabilecek olan sağlam bir bilgi temeline, üniversite ve kamu araştırma kurumlarında yapılan ve büyük ölçüde kamu kaynaklarından desteklenen temel araştırmalara dayandırılmalıdır. Üniversiteler ve kamu kurumlarınca yürütülen araştırmalardan, sanayi ya ortak araştırmalar ya da patent ve lisans alımları yoluyla doğrudan ya da bu araştırmaların sonuçlarından dolaylı olarak yararlanmalıdır. Sektörün ihtiyaç duyduğu elemanların nitelikleri saptanmalı, bu nitelikte insan gücü yetiştirecek örgün ve yaygın eğitim programlan hazırlanmalı, bu program doğrultusunda makine, araç-gereç, yayın vb. donanımlar sağlanmalı, kurumlar arası işbirliği yapılmalıdır. Sektörde çalışacak elemanlar için, uluslar arası meslek standartları paralelinde meslek standartları geliştirilmeli, istihdamda bu standartlar göz önüne alınmalıdır.
E-Ticareti uygulayan firmaların görüşlerine dayalı e-Ticaret dersi program model önerisi
ÖZET Bu araştırma, e-Ticareti uygulayan firmaların görüşlerine dayalı e-Ticaret dersi program modeli hazırlamayı amaçlamaktadır. Araştırma beş ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde problem, amaç, önem, sayıtlılar, sınırlılıklar ve tanımlar açıklanmıştır. Araştırmanın ikinci bölümünde ise araştırmanın konusunu oluşturan e-ticaret ile ilgili genel bilgilere ve ilgili yayınlara yer verilmiştir. Araştırmanın üçüncü bölümünde, araştırma modeli, evren ve örneklem, veri toplama ve çözümleme teknikleri açıklanmaktadır. Araştırmanın evrenini, İstanbul'da sanayi odasına kayıtlı e-ticareti uygulayan büyük ölçekli işletmeler oluşturmaktadır. Araştırmada, Tekstil / Konfeksiyon sektöründe e- ticareti uygulayan firma sayısının az olması ve e-ticaret uygulama aşamalarının firmalara göre değişiklik göstermemesi nedeniyle Gıda ve Bilgisayar sektörlerinden de yararlanılmıştır. Bu doğrultuda araştırmanın örneklemini, evrenden seçilen ve evreni temsil ettiğine inanılan 40 işletmenin e-ticaretten sorumlu personeli ( 40 kişi ) oluşturmaktadır. e- Ticaret uygulama aşamalarım ve bu aşamalarda kullanılan işlemleri belirlemek için gerekli verilerin toplanması amacı ile anket formu geliştirilmiştir. Anket formu, örnekleme giren 40 işletmenin e-ticaretten sorumlu personeline araştırmacı tarafından uygulanmıştır. Cevaplan geçerli kabul edilen 40 işletmeden toplanan veriler, frekans yüzdeleri hesaplanarak tablolar biçiminde sunulmuş ve bulgular yorumlanmıştır. Araştırmanın dördüncü bölümünde yer alan bulgular ve yorumlara göre;. Araştırmaya katılan e-ticaretten sorumlu personelin firmalarında pazarlamacı, bilgisayar uzmanı ve e-ticaret sorumlusu olarak çalıştıkları, yandan fazlasının üniversite, diğerlerinin ise yüksekokul mezunu olduklan tespit edilmiştir.. İşletmelerin e-ticareti uygulamaya başlama süreleri 2-3 yılı geçmemektedir. Buda e-ticareti uygulamasının Türkiye'de çok yeni olduğunun göstergesidir.. İşletmelerin, e-ticaret faaliyetlerine katılma nedenleri olarak ilk sıralarda, reklam, direkt satış faaliyetlerini daha sonra ise sipariş ve müşteri görüşlerim almayı önemli buldukları sonucuna varılmıştır.. İşletmelerin e-ticareti uygulamalarında özellikle sipariş alma yöntemi olarak; güvenli sipariş formu ve e-mail, güvenlik sistemi olarak; SSL ve SET, ödeme aracı olarak, kredi kartları, reklam şeklinde ise Banner' ler yardımıyla online reklam ve arama motorunu tercih ettikleri görülmüştür.. e-Ticareti uygulama çalışmalarından sorumlu personelin görüşlerine göre; e- ticaret uygulama aşamaları ve işlemler tespit edilmiştir. Bulgular ve yorumlardan elde edilen veriler ışığında e-Ticaret ile ilgili bir ders program model önerisi geliştirilmiştir.
Membranlı kumaşlarda giysi tasarımı
Membran bazı maddelere, gazlara karşı seçici geçirgenlik ve bariyer oluşturabilen bir zar yapısıdır. Şehir sularının arıtılması, meyve sularının konsantresi, dializ makinası gibi çeşitli yer ve zar yapısında seçici bir geçirgenlikle kullanılmaktadır. Tekstildeki kullanım amacı suya, rüzgara, bakterilere, kimyasal maddelere karşı bariyer oluşturabilen zar yapısında olmasıdır. Bu zar yapısı 2 veya 3 katlı laminat şeklindeki bir oluşumla kumaş haline gelmektedir. Membran laminasyonun daki üst yüzey kumaşında, zarın bu özelliğini destekler nitelikte olması açısından önemlidir. Üst yüzey kumaşa istenilirse amaca uygun alevden koruma veya ısı geciktiricilik gibi özellikler de kazandırılmaktadır Suya, rüzgara soğuğa, ve ısıya karşı korumayı sağlarken vücudun hareket ile oluşan teri, su buharı olarak dışarı atmaktadır buda kumaşa nefes alma özelliğini kazandırmaktadır. Kumaş özellik olarak istenilen alana uygun koruma sağlarken termal konforu da sağlamış olur. Soğuktan, alevden, rüzgardan, sudan ve bakterilerden korumayı sağlayan bu tekstil ürününün, özel bir kumaş oluşumu, dikim teknikleri ve kalite özellikleri bulunmaktadır, özel bir yapıya sahip bu tekstil ürünü uygun ve doğru tasarımla tam amacına ulaşabilecektir. Tasarım sadece çizgi, desen, estetik bir değişim değil, ayrıntıların oluşturduğu çok yönlü bir süreçtir. Bu süreç bilgi, analiz, sentez, değerlendirme ve karar verme temel adımlarından oluşan bir ürün faaliyetidir, önce problem durumu belirlenmeli ve detaylı bilgilere sahip, olunduktan sonra fonksiyonelliği düşünülerek estetik yaklaşımlarla tasarımlar oluşturulmalıdır. Tasarım insan ihtiyaçlarını karşılamayı hedefleyen fonksiyonelliği, teknolojisi, üretimi ve estetiği düşünülerek yaratıcılığında yansıtıldığı yeni ürünler ortaya koyma.olarak algılanmamalıdır.179 Membranlı kumaşların üretim özellikleri, dikim teknikleri ve teknolojisi özel bir çalışma ve tasarım gerektirmektedir. Doğru tasarımlarla birlikte üretimin kalitesi de çok önemlidir, özel dikim teknikleri, testle kontrol, hatasız üretim yapabilen personel, belirli koruma amacına üretim yapılıyorsa özel şartnameler, normlar; standartlara uygunluk ve toplam kalite yönetimi kapsamında bir üretim planı gerektirmektedir Giysilerin hafifliği, bir çok koruma faktörünün olması, uzun süre kullanılabilirliği, yıkanabilirliği, rahatlığı, termal konforu sağlaması, kalitesi ve amacına tam uygunluğu sağlaması renkleri, kumaşı ve modelleri sportif görüntüsü ile tercih edilebilir giysiler olması beklenmektedir. Bu çalışmada giysi tasarımı oluşturulurken başta anatomik yapı, antropometrik ölçümler, ergonomi, ölçü oran, termal konfor ve tekstil ürününün dikim, kullanım, üretim, kalite özellikleri ve amacı düşünülerek dağ sporları için tasarımlar oluşturulmuştur.
Hazır giyim sanayi yöneticilerinin meslek yüksekokulları moda - konfeksiyon programı mezunlarının mesleki yeterlilikleri hakkındaki görüşleri
ÖZET Tekstil ve Konfeksiyon Sanayi, büyük üretim kapasitelerine ve dünya ticaretinde çok önemli yere sahip bir sektör olarak Türk ekonomisi içinde de üretim miktarı, istihdamı ve dış ticaretiyle önemli bir paya sahip bulunmaktadır. Ülkemizin gelecekte hedeflediği noktalara ulaşabilmesi için hızlı teknolojik gelişmelere rağmen emek - yoğun özelliğim yitirmeyen bu sektöre, dünyadaki moda - marka oluşturma eğilimlerini de göz önüne alarak teknolojiyi tanıyan, kullanabilen, gelişmelere ayak uydurabilen ve yaratıcılığım ortaya çıkarabilen üretken eleman yetiştirme gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle bu alanda eğitim veren kurum sayısı arttırılırken eğitim planlarının da sektörün ihtiyaçlarına paralel hazırlanması gerekmektedir. Bu araştırmada, Türk Hazır Giyim Sektöründeki eğitim ihtiyacı ve M.Y.O. Moda-Konfeksiyon Programı mezunlarının mesleki yeterlilikleri belirlenmeye, mevcut M.Y.O. Moda-Konfeksiyon Programlarının Eğitim Planlan incelenerek sektörün eğitim ihtiyacı ile paralellik olup olmadığı sonucuna varılmaya çalışılmıştır. Araştırmanın birinci bölümü giriş, ikinci bölümü kavramsal çerçeve ve ilgili araştırmalardan oluşmuş, üçüncü bölümde araştırmanın materyal ve yöntemi açıklanmaya çalışılmıştır. Araştırmanın dördüncü bölümünde Hazır Giyim Sektöründeki eğitim ihtiyacı ve sektörde görev alan M.Y.O. Moda-Konfeksiyon Programı mezunlarının mesleki yeterliliklerini ortaya çıkarmak amacıyla sektör yöneticilerine uygulanan anket sonuçlarından elde edilen verilerin tartışılması ve değerlendirilmesine yer verilmiş, elde edilen veriler istatistiksel analizleri yapılarak tablolara dökümü yapılmıştır.Araştırmanın 5. Bölümünde ise araştırmada elde edilen bulgular doğrultusunda bir sonuca varılmış ve baza öneriler sunulmuştur.
Muğla il Milas ilçesi Çomak dağ köyleri geleneksel kadın giysileri ve çağdaş tasarımları
"Giyim" insanoğlunun var olduğu günden bu yana, örtünmek, doğa koşullarından korunmak gereksinimi ile doğan ve günümüze kadar çeşitli değişmelere uğramasına rağmen asıl amacını yitirmeyen toplumsal bir olgudur. Zamanla yaşam biçiminin göstergesi haline gelen giyim, örtünmekten başka kişinin yaşadığı coğrafi konuma, ekonomik durumuna ve toplumsal yapısına göre uyum sağlamıştır. Kişilerin farklılaşma tekdüzelikten kurtulma istekleri doğrultusunda giyim biçim değiştirerek göze hitap eden ve toplumsal beğenilerin oluşturduğu estetik bir görünüm almıştır. Moda akımlarının geniş kitleleri etkisi altına alması ve sosyal yaşantıların değişmesi, giyim kültürünü olumsuz etkilemiştir. Bu gelişmeden geleneksel giysilerimizde payına düşeni almıştır. Günümüzde ancak sandıklarda rastladığımız geleneksel giysilerimizi yaşatarak yeni nesillere aktarmak inancındayız. Bunu da giysileri belgelendirerek ve yapılacak tasarımlarla çağdaş giyimde yaşatarak olacaktır. Günümüz tasarımcılarına esin kaynağı oluşturması açısından geleneksel giysilerimiz önemli bir kaynak olacaktır. Bu sebeplerden hareket edilerek "Muğla ili, Milas İlçesi, Çomak Dağ Köyleri Geleneksel Kadın Giysileri ve Çağdaş Tasarımlan" konulu tez çalışması hazırlanmıştır. Bu çalışma beş bölümden oluşmaktadır. Tez çalışmasının birinci bölümünde, konunun genel bir tanımı yapılmıştır. Tanım içerisinde geçmişten günümüze giyim ile ilgili bilgiler ve çağdaş tasarım ve gelişimi hakkında genel bilgiler verilmiştir.İkinci bölümde Muğla ili, Milas ilçesi, Çomak Dağ Köyleri ve Yörükler hakkında genel bilgiler verilmiştir. Çomak Dağ Köyleri geleneksel kadın giysileri bir bütün içerisinde incelenmiştir. Oluşturulacak tasarımlara yardımcı olması amacıyla tasarımın temel işlemleri ile ilgili bilgiler verilmiştir. Konu ile ilgili kaynaklar tespit edilmeye çalışılmıştır. Üçüncü bölümde araştırmanın materyal ve yöntemi hakkında bilgi verilmiştir. Dördüncü bölümde Çomak Dağ Köylerinde bulunabilen giysi parçalarının inceleme formlarından yararlanarak, giysilerin kumaş, renk, dikiş özellikleri, biçim özellikleri, dikim ve süsleme tekniklerinden yola çıkılarak tablolar hazırlanmıştır. Tabloların açıklamaları yapılmıştır. Çıkan sonuçlar tasarım aşamalarında esin kaynağı olmuştur. Tasarım aşamalarının oluşturan; hikaye ve renk panosu, özgün modeller, modelden model geliştirme, modele karar verme, kalıp hazırlama, giysinin kontrolü, üretim kalıbı, yerleşim planı, biçim tanımlama, proses analizi, ürün oluşturma ve maliyet hesapları bu bölümde yer almıştır. Beşinci bölümde çalışmadaki giysilere yönelik ayrıntılar, sayısal sonuçlar ve ekler bölümünde yer alan inceleme formları, hazırlanan çağdaş tasarımlar doğrultusunda sonuca varılmış, geleneksel giysilerimizin korunması ve yeni nesillere esin kaynağı oluşturabilmesi için bazı öneriler sunulmuştur.
Örnek edinme (benchmarking) hazır giyim sektöründe bir uygulama örneği
Dünyadaki hızlı teknolojik gelişme ve bilgi ağı içinde bulunma gerekliliği, üründe, hizmette ve insan gücünde rekabeti artırarak kalite devrimini oluşturmuştur. Sürekli daha ileriye ve daha kaliteliye dönük olarak sürdürülen çalışmalar çağdaş işletmeler için artık yaşamsal bir öneme sahip bulunan " Müşteri Odaklı Olma", "Koşulsuz Müşteri Tatminini Sağlama" gibi temel amaçlara ulaşabilmek bakımından da ayrı bir ağırlık taşımaktadır, örnek Edinme(Benchmarking) uygulamaları bu kapsamda ele alındığında rekabet avantajını artırmanın ve müşteri tatminini sağlamanın yöntemlerinden biri olarak görülmektedir. Kalite yönetimi, hedefler koymak yoluyla kuruluşun iç ve dış performansının artırılmasında önemli bir rol oynamaktadır. Ayrıca, bununla da yetinmemek, rakiplerden geri kalmamak için dünyadaki uygulamaları yakından izlemek gereğini vurgulamaktadır. Örnek Edinme, bu amaca yönelik sistematik bir yaklaşım olarak karşımıza çıkmaktadır. Kuruluşu mükemmelliğe götüren yol, kendini rakipler ve dünyadaki en iyi uygulamalarla sürekli olarak kıyaslamaktan ve üstün uygulamaları uyarlamaktan geçmektedir. Yapılan bu çalışmada, birinci bölümde Örnek Edinme(Benchmarking) konusunun neden seçildiği, çalışmanın amacı, Türk Hazır Giyim Sektörü açısından Örnek Edinme çalışmasının önemi aktarılmıştır. ikinci bölümde, Örnek Edinme'nin kavramsal ve teorik temelleri açıklanmış; firmaların örnek Edinme'yi işletmelerine planlı bir şekilde uygulayabilmeleri, sonuçların etkin ve etkili olabilmesi açısından önemli olan örnek Edinme Süreci aşamalar halinde belirtilmiştir. Ayrıca örnek Edinme konusundaki ulaşılabilen kaynaklardan bazıları ilgili araştırmalar bölümünde ele alınmıştır.244 Üçüncü bölümde, araştırmanın materyal ve yöntemi açıklanmıştır. Araştırmanın dördüncü bölümünde, örnek Edinme Süreci izlenerek, Türkiye'de erkek gömleği üretimi yapan firmalar arasında yapılan Süreç Örnek Edinme çalışmasına yer verilmiştir. Uygulama sonucu toplanan verilerle Örnek Edinme çalışmasının sağladığı yararlar ortaya konulmaya çalışılmıştır. Altı ay süren uygulama çalışması sonucunda işletmede örgütsel yapı, kalite kontrol sistemi, birim üretim süresi, dikim işlemlerinin gerçekleştiği üretim süreci, işgören eğitimi vb. konularda iyileşmeler olduğu ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak 2000'li yılların başarılı işletmelerinin, sürekli kendisini ve çevresini aşmaya çalışan, dinamik ve yenilikçi bir yapıya sahip olmaları gereği göz önüne alındığında Örnek Edinme uygulamalarının öneminin giderek daha da artacağı görülmektedir.
Hazır giyim işletmelerinde iş güvenliğini sağlayabilme durumu üzerine bir araştırma
Değişen ve hızla gelişen teknoloji, hazır giyim işletmelerinde üretimde süreklilik, kalite ve verimliliğin arttırılması yanında, işçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili konularını da gündeme getirmiştir. Bu araştırmada, hazır giyim işletmelerinde yönetici ve işgörenlerin iş güvenliği ile ilgili düşünceleri ve bu konudaki uygulamalarının tespit edilmesi amaçlanmıştır. Hazır giyim işletmelerinde yönetici ve işgörenlerin, iş güvenliğinin ürün kalitesi ve verimliliğe etkileri konusundaki düşünce ve uygulamaları belirlenerek, alınabilecek iş güvenliği önlemleri ile ilgili öneriler sunulmuştur. Araştırmanın giriş bölümünde konunun önemi, amacı belirtilmiş, ikinci bölümünde kavramsal çerçeve ve ilgili araştırmalara yer verilmiştir. Üçüncü bölümde, araştırmanın planlanması ve yürütülmesine temel olan materyal ve yöntem açıklanmaya çalışılmıştır. Araştırmanın dördüncü bölümünde, hazır giyim işletmelerinde yönetici ve işgörenlerin iş güvenliğini sağlayabilme, iş güvenliğinin ürün kalitesi ve verimliliğe etkileri konusundaki düşünceleri ve bu konudaki uygulamaları belirlemek amacıyla uygulanan anket ve gözlemler yoluyla elde edilen veriler tablolar haline getirilerek gerekli istatistiksel analizler yapılmıştır. Son bölümünde ise araştırma sonucu elde edilen hazır giyim işletmelerinde yönetici ve işgörenlerin, iş güvenliğini sağlayabilme, iş güvenliğinin ürün kalitesi ve verimliliğe etkileri konusundaki düşünceleri ve konudaki uygulamaları ile ilgili bulgular doğrultusunda elde edilen sonuçlar ve bu sonuçlara bağlı olarak bazı öneriler sunulmuştur.
Deri giyim sanayi işletmelerinde üretim planlaması üzerine bir araştırma
ÖZET Deri giyim sanayinin gelişiminde, etkili ve koordineli bir yönetim sisteminin kontrolünde oluşan üretim planlama çalışmalarına ihtiyaç gün geçtikçe artmaktadır. Bu araştırma, deri giyim sanayi işletmelerinde üretim planlama çalışmalarının uygulanma düzeyinin belirlenmesini esas almıştır. Çeşitli özellikte deri giyim eşyası üreten işletmelerin üretim planlama aşamalarında yaptıkları çalışmalar incelenmiş ve üretim planlamanın deri giyim endüstrisindeki yeri ve önemi vurgulanmıştır. Birinci bölümde üretim planlamanın deri giyim işletmelerindeki yeri hakkında bilgi verilerek, çalışma konusunun amaç ve önemi üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde literatür taraması ile oluşturulan Türkiye'de dericilik ve deri giyim sanayi ile üretim planlamanın genel aşamaları ve özellikleri hakkında bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde araştırmanın materyal ve yöntemi anlatılmıştır. Dördüncü bölümde, deri giyim eşyası üreten işletmelere uygulanan anket ve gözlemler yoluyla elde edilen veriler tablolar halinde düzenlenerek gerekli istatistiki analizler yapılmıştır. Son bölümde ise elde edilen bulgular doğrultusunda sonuca ulaşılmış ve üretim planlama çalışmalarının deri giyim sanayi işletmelerinde verimli bir biçimde uygulanabilmesi için çeşitli öneriler getirilmiştir.
Hazır giyim üretiminde kullanılan yan sanayi ürünleri üzerine bir araştırma
ÖZET Bir konfeksiyon ürününün ana girdisini oluşturan kumaş dışındaki, yardımcı malzeme ve aksesuarların tümü yan sanayi ürünleri olarak adlandırılır. Bu ürünler, iplik, fermuar, düğme birleştirici metaryaller, süsleme aksesuarları, vatka ve dolgu maddeleri vb. yardımcı malzemeler olup, her birinin üretimi farklı teknoloji gerektirmektedir. Hazır giyim sektöründe kullanılan yan sanayi ürünleri giysilerin kaliteli ve estetik görünümünün sağlanmasında doğrudan etkilidirler. Türkiye ekonomisi için iç ve dış pazarlarda gerek miktar, gerekse değer olarak önemli paya sahip olan Hazır Giyim Endüstrisi ile tamamlayıcısı olan yan sanayi ürünlerinin hazır giyim üretimi sırasında yan sanayi ürünlerinin temini ve kalitesini ortaya çıkarmayı hedefleyen bu çalışma 5 bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde, bu araştırmaya neden gerek duyulduğu açıklanmış ve konunun önemi vurgulanmıştır. İkinci bölümde, kavramsal çerçeve ve ilgili araştırmalara yer verilmiştir. Üçüncü bölümde, araştırmanın planlanması ve yürütülmesine temel olan metot ve materyal açıklanmaya çalışılmıştır. Çalışmanın dördüncü bölümünde, Hazır Giyim İşletmelerinde kullanılan yan sanayi ürünlerinin durumunu ortaya koymak amacıyla uygulanan anket sonucu elde edilen verilerin tartışılması ve değerlendirilmesine yer verilmiş, elde edilen veriler marjinal tablolara dökülerek, gerekli istatistiksel analizler yapılmıştır. Araştırmanın son bölümünde ise, araştırma sonucu elde edilen, işletmelerin kullandıkları yan sanayi ürünlerinin durumu ve sorunları ile ilgili bulgular doğrultusunda bir sonuca varılmış ve Hazır Giyim İşletmelerine bu konularla ilgili bazı öneriler sunulmuştur.
Hazır giyim sektöründe eve iş verme sistemi kapsamında çalışan kadın işgücünün durumuna ilişkin bir araştırma
Emek yoğun bir sektör olan Hazır Giyim Sektöründe diğer imalat sektörlerinde de olduğu gibi çalışma şekilleri değişmektedir. Türk Hazır Giyim İşletmelerini rekabet edebilme gücünü ucuz emek kullanımından elde ediyor olmaları bu konuda arayışlar içerisine gir melerine neden olmaktadır. Enformel sektörde gizli istihdam kapsamında olan, eve işverme sistemi Hazır Giyim Sektöründe işlemlerin özelliğinden dolayı yaygın olarak kullanılmakta ve vasıfsız kadın işgücü hiç bir çalışma ve sosyal güvenlikleri olmadan istihdam edilmektedir. Bu nedenle; bu araştırmada Türk Hazır Giyim Sektöründe ve işverme sistemi kapsamında çalışan kadın işgücünün durumu belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmaya giriş bölümüyle başlanmış, ikinci bölümde kav ramsal çerçeve ve ilgili araştırmalara yer verilmiştir. Üçüncü bölümde araştırmanın planlanması ve yürütülmesine temel olan materyal ve metot açıklanmaya çalışılmıştır. Araştırmanın dördüncü bölümünde, Hazır Giyim Sektöründe eve iş verme sistemi kapsamında çalışan kadın işgücünün durumunu ortaya çıkarmak amacıyla yapılan anket sonuçlarından elde edilen verilerin tartışılması ve değerlendirilmesine yer verilmiş, elde edilen veriler istatistiksel analizleri yapılarak tablolarda sunulmuştur. Araştırmanın son bölümünde ise araştırma sonucu elde edilen evde çalışan kadın işgücünün sosyal ve ekonomik durumları ile sis temin organizasyon ve ücret yapısı ve yaşanan sorunlarla ilgili bulgular doğrultusunda bir sonuca varılmış ve bazı öneriler sunulmuştur.
Hazır giyim endüstrisinde toplam kalite yönetimi ve ISO 9000 kalite güvence sistemi ile ilgili bir model yaklaşımı ve uygulaması
Günümüzde, ticari sınırların ortadan kalktığı rekabet ortamında işletmelerin varlığını sürdürebilmesi ve piyasadaki payını arttırabilmesi ancak kalite standartlarına uygun mal üretebilme ve kaliteyi koruma yeteneğine bağlıdır. Bu nedenle, hem müşterinin ihtiyacına cevap verecek hem de " en yüksek kaliteli malı en düşük maliyetle gerçekleştirme" ilkesini gerçekleştirmek modern iş dünyası ve yöneticilerinin ana amacını oluşturmaktadır. Bu amaç doğrultusunda modern kalite yönetimi felsefesi Toplam Kalite anlayışını getirmiştir. Müşteri ihtiyaçlarını en uygun maliyet koşulları ile karşılamayı hedefleyen bu anlayış, hataların kaynağında belirlenerek ortadan kaldırılmasını ve müşteriye ulaşmasını sağlamayı temel ilke olarak benimsemiştir. Kalitede ki bu yeni anlayış işletmenin amacını gerçekleştirmede, organizasyon yapısını yetki ve sorumlulukları, çeşitli teknik ve uygulamaları farklı bir bakış açısıyla ele almaktadır. ISO 9000 standartları, kuruluşlara Toplam Kalite Hedefine ulaşırken, kuruluşun kendi kalitesini yükseltmede ve sürekliliğini sağlamada bir kılavuz belge olarak hizmet etmektedir. Toplam Kalite Yönetimi ve bu modele ulaşmak için Kalite Güvence Sisteminin gerekliliğini ortaya koyan bir model önerisi getirilmiştir.
Osmanlı İmparatorluk dönemi Türk çocuk giysileri üzerine bir araştırma
Tüm toplumlar için çocuğun şüphesiz ayrı bir yeri ve önemi vardır. Osmanlı sarayında ve Türk ailesinde de çocuk en kıymetli ve en önemli varlıklardan biri olmuştur. Türk çocuk giysileri ile ilgili yapılan araştırmaların ise, bu zenginlikte, yeterli sayıda ve konuya açıklık getirecek nitelikte olmadığı tespit edilmiştir. Bu çalışmada; Türk giyim kuşam kültüründe önemli bir yeri olan çocuk giysileri "Osmanlı İmparatorluk Dönemi Türk Çocuk Giysileri" başlığı altında, çocuklar tarafından kullanılmış olan giysiler tespit edilerek, çeşitli özellikleri giyim alanı disiplininin gerektirdiği sistematik ve estetik yaklaşımla sanat değerleri ve çeşitli özellikleri açısından bir bütünlük içerisinde incelenmiştir. Öte yandan bu giysilerin özelliklerinden yola çıkarak; moda ve hazır giyim sektöründe çalışan tasarımcılara esin kaynağı oluşturacak verilerin elde edilmesi ve sunulması amaç edinilmiştir. Tüm bu düşüncelerle; Osmanlı İmparatorluk Dönemine ait olduğu belirlenen, ülkemizin çeşitli müze ve kolleksiyonlarındaki 86 parça çocuk giysisi örneği araştırma kapsamına alınmıştır. Beş bölümde tamamlanan araştırmanın birinci bölümünde giyinmenin insan açısından gerekliliği ile moda ve hazır giyim sektöründe tasarımın önemi, ülke ekonomisindeki yeri ve kültür varlıklarımızın bunlara etkileri üzerinde durularak; çalışmanın tanımı, amacı ve önemi belirlenmiştir. İkinci bölümde; moda ve giysi modasının tanımı, modanın etkileri, ülkemizdeki hazır giyim sektörü ve çocuk giysileri hakkında genel bilgiler verilmiştir. Türklerde çocuğa verilen önem anlatılarakçocuk giysilerinin tarihsel gelişimi şekillerle desteklenmiş ve konu ile ilgili araştırmaların bazıları açıklanmıştır. Üçüncü bölümde; araştırmada kullanılan materyal ve yöntem açıklanmıştır. Dördüncü bölümde; araştırma kapsamına alınan 86 parça çocuk giysisinin gözlem fişleri yolu ile elde edilen verileri tablolar halinde düzenlenerek gerekli istatistik analizler ile elde edilen sonuçlar tartışılmış ve yorumlanmıştır. Son bölümde; elde edilen bulgulara bağlı olarak ulaşılan sonuçlar ortaya konulmuş ve günümüz hazır giyim sektörüne yararlı olacağı düşünülen bazı öneriler getirilmiştir. Ek-A' da ise Ek-B Gözlem Fişlerinden yaralanılarak hazırlanan ; giysilerin fotoğraflarının, teknik çizimlerinin, 1/5 oranında küçültülmüş kalıp çizimlerinin, kumaş, renk, model, ölçü, dikiş, dikim ve süsleme özelliklerinin yer aldığı katalog sunulmuştur.
Mesleki Eğitim Fakültesi Giyim Endüstrisi ve Giyim Eğitimi Bölümü "giyim teknikleri ve üretimi" dersinin değerlendirilmesi
Bu araştırmada "Giyim Teknikleri ve Üretimi" dersi öğ retim programı ele alınarak değerlendirilmeye çalışılmıştır. Veri toplamada kullanılan başarı testi, iş ölçeği ve anket araştırmacı tarafından hazırlanmış ve geliştirilmiştir. Araştırmanın evrenini Giyim Endüstrisi ve Giyim Eğiti mi Bölümü 19 85-1986 öğretim yılında bu dersi alan 2. sınıf öğrencileri oluşturmakta ve evrende toplam 134 öğrenci bu lunmaktadır. Ana problemin çözümünde alt problemler dikkate alınarak aşağıda belirtilen sorulara cevaplar aranmıştır. Araştırmanın alt problemleri şu sırayla ele alınmış tır. r 1. "Giyim Teknikleri ve Üretimi" dersi öğretim prog ramının bilişsel düzeydeki hedeflerine ulaşma derecesi ne dir? 2. "Giyim Teknikleri ve Üretimi" dersi farklı öğret menler tarafından okutulduğu zaman öğrencilerin bilişsel hedeflere ulaşma dereceleri farklı mıdır? 3. "Giyim Teknikleri ve Üretimi" dersi öğretim prog ramının psikomotor düzeydeki hedeflerine ulaşma derecesi nedir? 5859 4. "Giyim Teknikleri ve Üretimi" dersi farklx öğret menler tarafından okutulduğu zaman öğrencilerin psikomotor hedeflere ulaşma dereceleri farklı mıdır? 5. öğrencilerin "Giyim Teknikleri ve üretimi" dersi nin duyuşsal düzeydeki özelliklerini benimseme dereceleri nedir? Elde edilen araştırma bulguları özetle aşağıda veril miştir. 1. Bilişsel hedeflerle ilgili öğrenme düzeyi yüzde 56,40 olarak bulunmuş ve bu sonuca göre öğrencilerde belli miktarda öğrenmenin gerçekleştiği, programın etkililiğine kanıt sayılabilecek yeterli öğrenmenin olmadığı görülmüş tür. 2. Farklı öğretmenlerin okuttuğu gruplardaki öğrenci lerin bilişsel düzeydeki başarıları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. 3. Psikomotor hedeflerle ilgili öğrenme düzeyi yüzde 79,66 olarak bulunmuştur. Bu sonuca göre programın etkili liğine kanıt sayılabilecek yeterli öğrenmenin gerçekleşmiş olduğu ancak, bu düzeyin ölçüt başarı düzeyi olan yüzde 90' m altında olduğu görülmüştür. 4. Farklı öğretmenlerin okuttuğu gruplardaki öğrenci lerin psikomotor düzeydeki başarıları arasında anlamlı bir fark görülmüştür. Gruplar arasında anlamlı bir fark olmakla60 birlikte üst düzeyde başarı yalnızca A şubesi 1. grubu oku tan öğretmenin sınıfında görülmüştür. 5. Duyuşsal düzeydeki hedeflerle ilgili özelliklerin öğrencilerin çoğunluğu tarafından benimsendiği görülmüştür. "Giyim Teknikleri ve üretimi" dersini 2. sınıfta ta mamlayan öğrencilerin, öğretim programındaki hedeflerle sı nırlı olarak, bilişsel hedeflere göre başarılı olmadıkları, psikomotor hedeflere göre yeterli derecede başarılı olduk ları, ancak tam öğrenme düzeyine gelemedikleri anlaşılmak tadır. Sonuç olarak, "Giyim Teknikleri ve Üretimi" dersi 2. sınıf öğretim programının etkili hale getirilmesi gerektiği söylenebilir.