Gazi University
Anabilim Dalı

Güzel Sanatlar Anabilim Dalı

Gazi University

67

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

50 Tez
DoktoraAçık ErişimTR

Mesleki eğitim fakültesi temel sanat eğitimi derslerinin program, öğretim elemanı ve öğrenci faktörlerine göre değerlendirilmesi

Bu araştırma ile temel sanat eğitimi derslerinin öğrenciler tarafından öğrenilme düzeyi, öğrencilerin bu derse karşı tutumları ve görüşleri ile temel sanat eğitimi dersini veren öğretim elemanlarının görüşleri tespit edilmeye çalışılmıştır.Mesleki Eğitim Fakültesi Temel Sanat Eğitimi dersi öğrencilere sonraki sınıflarda yapacakları çalışmalara, görecekleri derslere alt yapı oluştururken öğrencilerin farklı malzemeler ve teknikler kullanarak yaratıcılığını geliştirmelerine ve sanatın ilke ve elemanlarını kavramalarına yardımcı olur. Araştırmada temel sanat eğitiminin konuları, içerikleri, amaçları ve kullanılan sanat eğitimi yöntemlerinin öğrenciler üzerindeki tutum ve başarıya ne ölçüde fayda sağladığı, bu dersin genel ve özel amaçlarının gerçekleştirilme düzeyinin saptanması açısından bu araştırmanın yapılması bir ihtiyaç olarak görülmüştür.Araştırmanın amacı ile bağlantılı doğru tespitlerde bulunmak ve temel sanat eğitimi derslerinin öğrenci üzerinde bilgi kavrama düzeyini tespit etmek için ile 1. alt amaca hizmet edecek bulgulara ulaşılmıştır. Hazırlanan erişi testi temel sanat eğitimi dersini alan birinci sınıf öğrencilerine ön test-son test olarak uygulanmıştır. 2. alt amaca ulaşmak için temel sanat eğitimi dersini alan öğrencilere hazırlanan tutum ölçeği uygulanmış ve yine tutumlarında bir değişiklik olup olmadığını tespit etmek için ön test ve son test olarak verilere ulaşılmıştır.Araştırmada nicel verileri desteklemesi amacıyla nitel verilere de başvurulmuştur. Temel sanat eğitimi dersini alan birinci sınıf öğrencileri ile odak grup görüşmeleri yapılmış, bu dersi veren öğretim elemanları ile ise görüşmeler yapılarak durum tespiti yapılmıştır. Bunların yanı sıra araştırmacı tarafından temel sanat eğitimi derslerinin gözlemi yapılarak nitel verilere ulaşılmıştır. Bu süreçte ortaya çıkan veriler doğrultusunda araştırmanın 3. alt amacının bulguları elde edilmiştir. Araştırmanın 4. ve son alt amacına ulaşabilmek için öğretim elemanları tarafından verilen vize ve final notları ile araştırmacı tarafından uygulanan erişi testi sonuçları arasında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığı test edilmiştir.

Eğitim fakülteleriMesleki eğitimProgram değerlendirme+6
Asuman Aypek Arslan
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
DoktoraAçık ErişimTR

İlköğretim 8. sınıf Türkçe ders kitabı tasarımında yer alan illüstrasyonların metne uygunluk açısından değerlendirilmesi

Bu araştırmada ilköğretim II. kademe 8. Sınıf Türkçe ders kitabı tasarımında yer alanresimlemelerin metne uygunluk açısından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmadatarama modeli kullanılmıştır. Bu araştırmanın evreni 2008-2009 öğretim yılındaTürkiye'deki ilköğretim okullarında okutulan Milli Eğitim Bakanlığı tarafından onaylanmış8. Sınıf Türkçe Ders kitabıdır.Araştırmada resimlemelerin metne uygunluğunu değerlendirebilmek için uzmangörüşlerine dayalı ölçek geliştirilmiştir. Uzmanlarının her birinin yapmış olduğudeğerlendirmelerinin iç tutarlığı Cronbach Alfa güvenirlik katsayısı ile hesaplanmıştır.?Değerlendirme Ölçeği?nin maddelerine ilişkin Cronbach Alfa katsayısı ?= 0.96 olarakbulunmuştur. Bu sonuç ölçeğin yüksek güvenirliğe sahip olduğunu göstermektedir.Araştırma sürecinde ?Yapısal ?lkeler Açısından, Tasarım Elemanlarının Tasarım?lkelerine Göre Değerlendirilmesi? ve ?Bilişsel ?lkeler Açısından, Tasarım ElemanlarınınTasarım ?lkelerine Göre Değerlendirilmesi? ne ilişkin iki ölçme aracı kullanılmıştır. Ölçmesüreci sonunda elde edilen verilerin analizinde yüzde (%) ortalama ve standart sapmakullanılmıştır.Araştırma sonucunda 8.sınıf Türkçe ders kitabında yer alan resimlemelerin yapısalilkeler bakımından değerlendirilme ortalaması ( X =2.14), bilişsel ilkelere göre ( X=1.79) dahayüksek bulunmuştur. Ancak elde edilen ortalamalar 5 tam puana yakın olmamasıbakımından bu ilkeler açısından resimlerin metne uygun olmadığı belirlenmiştir.Değerlendirme bulgularına göre, tasarım elemanlarının tasarım ilkelerine uygun organizeedilmediği dolayısıyla yapısal ve bilişsel ilkeler açısından metne uygun olmadığı tespitedilmiştir.Anahtar Kelimeler: Bilişsel Kuram, Gestalt Algı Kuramı, Tasarım ?lkeleri, ResimMetin ?lişkisi, Resimleme.

Ders kitaplarıKitap tasarımıKitaplar+5
Tülay Kayabekir
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gabriel Pares'e ait düzenlemelerdeki çalgılama tekniklerinin incelenmesi ve bu yapıya uygun olarak Beethoven'ın 9. senfonisinin bandoya uyarlanması

Bu çalışmanın amacı Armoni Orkestrası ve Fanfar Orkestrası için eser yazmak isteyen besteci adayları ile bestecilere çalgılama teknik ve yöntemleri hakkında bilgi vererek düzenleme konusunda dünyaca tanınan besteci Gabriel PARES'in düzenleme örneklerinin analizi ile bu alanda yapılacak yeni araştırmalara, ortaya çıkacak yeni eserlere bilimsel bir zemin hazırlamaktır.Armoni Orkestrası ve Fanfar Orkestralarında kullanılan çalgıların teknik ve müzikal kullanım özelliklerine ait kaynaklar kolay ulaşılabilen kaynaklar olma özelliği taşımamaktadır. Bu sebeple bu çalışmanın kendisi böyle bir kaynak olması arzusu ile hazırlanmıştır.Araştırmanın giriş bölümünde; Armoni Orkestrası ve Fanfar Orkestrası Çalgılarının tanımları, sıralanışları, teknik ve müzikal kullanım özellikleri detaylı bir şekilde ortaya konularak problem kısmı oluşturulmuştur.Bu araştırma; Gabriel PARES'e ait düzenleme örneklerinin çalgılama tekniğine uygun olarak incelenmesi amacı ile mevcut olan bir durumu tanımlamaya ve açıklamaya çalışmaktadır. Bu nedenle araştırma modeli tarama modelinde olup betimsel bir nitelik taşımaktadır.Araştırmanın bulgular ve yorum kısmı; Gabriel PARES'e ait düzenleme örneklerinin çalgılama tekniğine uygun olarak incelenmesi ve bu yapıya uygun örnek bir eser düzenlenme olmak üzere iki basamakta gerçekleştirilmiştir.

ArmoniBandoBeethoven, Ludwig van+6
Adem Öztürk
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Keman eğitiminde kullanılan ?jacop dont 24 etudes and caprices op.35 ? metodunun sağ el ve sol el teknikleri açısından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, keman eğitiminde kullanılan ?Jacob Dont 24 Etüdes and Caprices Op.35? metodunun hangi hedef ve hedef davranışların gerçekleştirilmesine yönelik olarak hazırlandığını incelemek; bu hedef ve hedef davranışların metot içindeki dağılımlarını belirlemek; bu yolla öğretmenler ve öğrencilere metotla ilgili genel bir bilgi sunmak ve keman eğitimiyle ilgili araştırmalara katkıda bulunmaktır.Bu amaçla Jacob Dont 24 Etüdes and Caprices po.35? metodundaki etütler; Prof. Dr. Ali Uçan'ın geliştirmiş olduğu ?çalgı metotlarını çağdaş öğretim programı modeline dayalı metot çözümleme ve/veya etüt çözümleme yöntemiyle inceleme? yaklaşımı kullanılarak, hedef ve hedef davranışlar açısından incelenmiştir.İnceleme sonucunda 25 devinsel hedef ve 73 devinsel hedef davranış belirlenmiştir.Bilim Kodu:Anahtar Kelimeler: Keman eğitimi, Dont 24 Etüdes and Caprices, hedef ve davranışlarSayfa sayısı:Danışman: Prof. Nuray ÖZEN

Müzik
Burçin Alan
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sevgi içerikli çizgi filmlerin ilköğretim 5. sınıftaki çocukların görsel sanatlar dersinde yaptıkları resimler üzerindeki etkisinin incelenmesi

Bu arastırma, ?Sevgi içerikli Çizgi Filmlerin ilkögretim 5. Sınıftaki ÇocuklarınGörsel Sanatlar Dersinde Yaptıkları Resimler Üzerindeki Etkisinin incelenmesi? adınahazırlanan bir çalısmadır. Arastırmanın temel amacı; sevgi içerikli çizgi filmlerin ilkögretim5. sınıftaki çocuklarının görsel sanatlar dersindeki resimlerine etkisinin belirlenmesi vedegerlendirilmesidir.Arastırmada, çocuklara yönelik programlar arasında yer alan çizgi filmler her yönüyleele alınmaya çalısılmıstır. Çizgi filmlerin, ilkögretim 5. sınıftaki çocukların üzerinde ne gibietkileri oldugu ve onları nasıl etkiledigi belirlenmeye çalısılmıstır.Bu arastırma; çocuklara yönelik programların içinde yer alan çizgi filmlerin; dogruamaçlar dogrultusunda kullanıldıgında eglenmenin yanında; bilgi edinmede, yaratıcılıklarınıgelistirmede, duygu ve düsüncelerini ifade etmede ve en önemlisi de egitimlerinde olumluetkilerini ortaya koymaktır.Arastırmanın birinci bölümünde, giris baslıgı altında problem, amaçlar, önem,sayıltılar, sınırlılıklar ve tanımlar hakkında açıklamalar yapılmıstır.Arastırmanın ikinci bölümünde, çizgi film ve tarihsel gelisimi baslıgı altında çizgifilmin tanımı; çizgi filmin dünyadaki tarihsel gelisimi; Walt Disney'in büyülü dünyası,geçmisten günümüze manga tarihi ve anime; çizgi filmin Türkiye'deki tarihsel gelisimi; çizgifilmin olusumunda sinema, karikatür, çizgi roman ve plastik sanatların etkileri, çizgifilmlerin özellikleri ile ilgili konular yazılı kaynaklara ve yorumlara dayalı olarakaçıklanmaya çalısılmıstır.Arastırmanın üçüncü bölümünde çocuk, çizgi film ve egitim baslıgı altında görselsanatlar egitimi, Türkiye'de görsel sanatlar egitimin kısa tarihi, ilkögretim çagı çocugununsosyal gelisim özellikleri,duygusal gelisim özellikleri,bilissel gelisim özellikleri,fizikselgelisim özellikleri incelenerek, çocukların yas grubuna göre ruhsal ihtiyaçları, çocuklarındegisik yaslarda ilgi duydukları konular, televizyonla iletisim ve çocuk, çizgi film veetkileri,çizgi film ve çocuk, egitimde görsel algı, yaratıcılık, yaratıcılıgın tanımları,yaratıcılıgın önemi, yaratıcılık ve görsel sanatlar, yaratıcılıgın gelistirilmesi baslıklı konularayer verilmistir.Arastırmanın dördüncü bölümünde, yöntem baslıgı altında evren-örneklem, verilerintoplanması, verilerin çözümüm ve yorumu ile ilgili gerekli açıklamalara yer verilmistir.Arastırmanın amacını gerçeklestirmek, çizgi filmlerin, ilkögretim 5. sınıftakiçocukların egitimi üzerine etkilerini belirlemek için, yapılan arastırmadan elde edilen tümbilgiler arastırmanın besinci bölümünde ( bulgular ve yorum), arastırmanın amaçlarınaulasmak için degerlendirilmistir.Arastırmanın altıncı bölümünde, sonuç bölümüne yer verilerek sevgi içerikli çizgifilmlerin ilkögretim 5. sınıftaki çocukların üzerinde ne gibi etkilerinin oldugu, açıklanmayaçalısılmıs ve yorumu yapılmıstır.Arastırma ile ilgili öneriler açıklanmıstır. Çizgi filmörnekleri ekler kısmında verilmis, kaynaklar ile ilgili bilgiler de kaynakçada belirtilmistir.Anahtar Sözcükler: Sevgi içerikli çizgi filmler, çocuk becerisi, çocuk resimleri, çizgifilmin etkileri

Resim dersiResim eleştirisiResim iş eğitimi+1
İlkay Alan
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Müzik öğretmenlerinin pedagojik formasyon derslerinden yararlanabilme düzeylerine yönelik görüşleri

Bu araştırmanın amacı, müzik öğretmenlerinin pedagojik formasyon derslerini uygulamada kullanabilme düzeylerine yönelik görüşlerini saptamaktır.Araştırmada betimsel yöntem kullanılmıştır. Çalışma grubunu, 58 müzik öğretmeni oluşturmuştur. Çalışma grubuna; Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Müzik Öğretmenliği Ana Bilim Dalı'ndan mezun olarak müzik öğretmenliğine atanmış olma, 1997 YÖK Ortak Programı'nı okumuş olma, programın geçerliliğinin bulunduğu 2002-2006 yılları dahilinde mezun olmuş olma ve genel müzik eğitimi verilen ortaöğretim ve ilköğretim kademelerinde görev yapıyor olma şartlarına uyan müzik öğretmenleri dahil edilmiştir.Veriler kaynak tarama ve anket ile toplanmıştır. Anketler analiz edilerek frekans ve yüzdeleri hesaplanmıştır.Bulgular, Öğretmenlik Mesleğine Giriş, Gelişim ve Öğrenme ile Rehberlik derslerinden öğrenilenlerin meslekteki kullanım düzeylerinin az olduğunu göstermiştir. Öğretimde Planlama ve Değerlendirme, Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme, Sınıf Yönetimi, Özel Öğretim Yöntemleri I-II ve Öğretmenlik Uygulaması derslerinden öğrenilenlerin meslekteki kullanım düzeyleri ise yeterlidir.Okul Deneyimi I etkinliklerinden okul örgütü ve yönetimi, zümre etkinlikleri, okul-aile işbirliği, ana ve yan branşlarla ilgili dersler ile okul ve sorunlarını tanıma etkinliklerinden öğrenilenlerin meslekteki kullanım düzeyleri azdır. Okul Deneyimi II etkinliklerinden ise yönerge ve açıklamalar, öğrenci çalışmalarını değerlendirme, grup çalışmaları, sınıf organizasyonu, çalışma yapraklarının hazırlanması ve kullanılması, dersi planlama etkinliklerinden öğrenilenlerin meslekteki kullanım düzeyleri azdır.Bu bulgular ışığında, kullanılma düzeyleri az olarak belirtilen dersler ve staj etkinlikleriyle ilgili daha detaylı araştırma ve çalışmalar yapılması önerilmiştir.

Gonca Ece Geniş
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Geleneksel Türk halk müziğinde ritim kalıplarının görülme sıklığı ile nota okuma hataları arasındaki ilişki

Bu araştırmada, Geleneksel Türk Halk Müziği'nde ritim kalıplarının kullanım sıklıkları arttıkça, okuma kolaylığının da artacağı hipotezinden yola çıkılarak, TRT arşivinde bulunan 4/4'lük ölçü anahtarına sahip 510 adet türküde görülen ritim kalıpları, görülme sıklıklarına göre incelenmiş, incelenen kalıplar görülme sıklığı çok olandan az olana doğru sıralanmıştır. 510 türkü içinden rastgele seçilen 4 adet türkü Gazi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Eğitimi Anabilim Dalı 2008-2009 eğitim öğretim döneminde Geleneksel Türk Halk Müziği derisi alan öğrencilere okutulmuş ve ses kaydı alınmıştır. Alınan kayıt Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Güzel Sanatlar Eğitimi Anabilim Dalı Müzik Öğretmenliği Bilim Dalında Geleneksel Türk Halk Müziği konulu tez çalışması yapanlardan oluşturulan 3 kişilik değerlendirme kurulu tarafından dinlenmiş, okumadaki hata oranları saptanmıştır. Araştırmanın sonucunda, görülme sıklığı çok olan ritim kalıplarında hata oranının düşük, görülme sıklığı az olan ritim kalıplarında ise yüksek olduğu saptamıştır. Elde edilen bulgular ışığında Geleneksel Türk Halk Müziği eğitimine, içinde görülme sıklığı çok olan ritim kalıplarına sahip türkülerden başlanmasının doğru olacağı, seviye ilerledikçe görülme sıklığı az olan türkülere geçilmesinin daha uygun olacağı- sonucuna varılmıştır.

Halk müziğiMüzikMüzik eğitimi+6
Çağrı Başbuğ
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kavramdan görsele "phılographıc (filografik)"

İnsanoğlunun piktografik değerlere sahip İdeogram(kavram-yazı), Logogram(anlam-harf) ve Syllogram(hece yazısı) gibi görsel ifade biçimleriyle kendi deneyimlerini ifade etmek, gelecek nesillere mesajlar bırakmak, bilgi, kanun ve kuralları aktarmak için farklı ifade biçimleri kullandığı bilinmektedir. Bu paralelde tasarım yoluyla iletişim dünyasının, günümüze varıncaya kadar, kelimelerden imgelere, imgelerden kelimelere döngüsü içerisinde bir gelişim ve dönüşüm geçirdiği söylenebilir. Yaşanan gelişim ve dönüşüm ile birlikte iletişim ağı ve bilginin algılanması, odaklanmadaki problemler görsel ifade biçimlerinin kolaylaştırıcı etkisine ihtiyacı ortaya çıkartmaktadır. Özellikle karmaşık metinsel bilgilerin algılanabilmesi, gündelik yaşamda yüz binlerce kelime kullanımı yerine görselleştirilen kavramlar, toplumsal arenada her kesimden kitleye hitap edebilmekte ve görselliğin önem kazandığı günümüzde algılama-odaklanma problemlerini ortadan kaldırabilmektedir. Tam da bu noktada çalışmanın ana unsuru olan 'PhiloGraphic(FiloGrafik)' olgusu hem eğitim kademelerinde hem de gündelik yaşamda belirli konularda kavramların görselleştirilmesi adına fayda sağlayabileceği düşünülmektedir. Temelinde yazınsal değerlerin olduğu felsefe disiplini ile ana unsurunu ideogram ve piktogram gibi görsel elemanların oluşturduğu grafik tasarım disiplininin bir araya gelmesiyle oluşturulan 'FiloGrafik' anlayışı, felsefik kavramların temel form öğeleri ve piktogramlar ile birlikte geometrik şekiller yoluyla sade ve minimal bir üslupla görselleştirilmesi ve mesajın duyarlılık sınırlılığına göre renk tercihiyle görsel bir ifade biçimi inşa edilerek aktarılmaktadır. Bu olgu gerçekleştirilirken grafik tasarım ürünü poster tasarımlarından faydalanıldığı söylenilebilir. 'FiloGrafik' poster tasarımlarında görünen sadelik, kavramların aktarılması için sayfalarca kitap yerine tasarımın gramatik olguları ve kreatif bir anlayış sayesinde komplike ve yazınsal literatürde anlaşılabilirliği zor olan felsefik teorilerin yaşamın her kademesine hitap edecek seviyelere getirilebileceği görülmektedir. Özellikle günümüz görsel evrenindeki odaklanma sürelerinin kısalması ve yazınsal literatür yerine görsel literatüre ilginin artması 'FiloGrafik' ve benzeri tasarımların yaşamın her alanında kolaylaştırıcı etkisi yadsınamaz bir gerçeklik kazanmaktadır. Bilhassa dijital görsel araçların arttığı alanlarda ve bilişsel gelişim açısından soyut dönem öncesi bireyler için eğitici ve kreatif bir materyal olarak kullanılabilirliğini görmek mümkündür. Bu kapsamda ihtiyaç duyulan gereksinimler çerçevesinde araştırmaya konu olan "FiloGrafik" olgusunun, algılamada zihinsel bir efor harcamaya sebebiyet veren felsefik kavramlar ile birlikte gündelik terimlerin de sadeleştirilip anlaşılabilir bir seviyede poster tasarımı olarak uygulanması hedeflenmektedir. 18. yüzyılın sonlarından itibaren ortaya çıkan ve belli bir durumu, olguyu, kavramı veya gündelik terimi ulaşmak istediği kitleye aktarmak amacıyla tasarımcıya/sanatçıya hizmet eden grafik tasarım ürünü poster tasarımları, tasarım eğitiminde gramatik olguları göz önünde bulundurarak felsefik kavramlar ile birlikte gündelik terimlerin de sade bir biçimde görselleştirme eylemini gerçekleştirmektedir. Bu doğrultuda araştırmada ele alınan kavramların görselleştirilmesi için bir uygulama alanı oluşturulup mevcut tasarımlar çerçevesinde üretilen çalışmalarla beraber tasarım ilke ve elemanları kapsamında değerlendirilmesi amaçlanmaktadır.

Abdulkadir Kadırhan
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yöresel kültür parklılıklarının 7-9 yaş grubu çocuklarının resimlerine yansımaları (Ankara ve Mardın illeri örneği)

Araştırmanın genel amacı, yöresel kültür farklılıklarının 7-9 yas grubu çocuklarınınresimlerine yansımalarını görmektir. Bu amaç doğrultusunda yöresel kültür farkını ortayakoymaya yönelik, Ankara ve Mardin illerinde 7-9 yas grubu toplam 500 öğrenci üzerindearaştırma yapılmıştır. Araştırma nitel araştırma modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir.Araştırmanın evrenini, Ankara ve Mardin illerinde random (şans) yöntemiylebelirlenmiş 9 ilköğretim okulundan 7-9 yas grubu toplam 500 öğrenci oluşturmaktadır.Araştırmada evrenin tümüne ulaşılmış fakat anketteki soruların tamamını yanıtlanmış toplam300 öğrenci örneklem alınmıştır. Bu araştırma kapsamında, bu illerdeki belirlenmiş ilköğretimokullarındaki 7-9 yas grubu öğrencilere düğün, piknik tatil konulu resimler yaptırılmış vetoplam 19 sorudan oluşan anket formu kullanılmıştır. Anket formu ile elde edilen bilgilerbelirtke tablosu seklinde verilmiş, sorulara verilen yanıtlar frekans ve yüzde olarak ortayakonulmuştur.Araştırma sonucunda;1. Anketlerde piknik, tatil, ve düğün konulu sorulara verilen cevaplar karsılaştırıldığındaher iki ilimizde de anlamlı farklar olduğu görülmüştür.2. Yöresel kültür farkının çocuk resimlerine yansıdığı görülmüştür. Özellikle ?düğün?konulu resimlerde kültür farkı mekan, sema ve anlatımsallığa yansımıştır.3. Mardin ve Ankara illerinden araştırmaya katılan öğrencilerin çizgisel gelişim düzeyibelirlenmiştir. Araştırmaya katılan öğrencilerin gelişim düzeyinde anlamlı bir farkbulunmamıştır. Yöresel kültür farklılıkları çocukların gelişim düzeyinietkilememektedir.4. Araştırmaya katılan öğrencilerin bulundukları çevrenin, yaptıkları resimleri etkilediğigörülmüştür.

Münire Meral Yağçı
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Geleneksel Türk sanat müziği çalgılarından udun müzik derslerinde kullanılabilirliği konusunda öğretmen görüşleri

Bu araştırma, Geleneksel Türk Sanat Müziği Çalgılarından Udun Müzik Derslerinde Kullanılabilirliğini ud çalan müzik öğretmenlerinin görüşleriyle betimlemek ve müzik derslerinde ne derece etkili olduğunu incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma için çeşitli illerdeki okullarda görev yapan ve ud çalan 15 müzik öğretmeniyle görüşülmüştür. Bu görüşmeler sonucunda, udun müzik derslerinde nasıl ve ne ölçüde kullanıldığı tespit edilmiştir. Görüşme yoluyla elde edilen bilgiler doğrultusunda udun çeşitli konuların anlatımında, farklı formlardaki şarkıların öğretiminde ve ders dışı sosyal etkinliklerde kullanmak için yeterli ve etkin bir çalgı olduğu gözlemlenmiştir.

Müzik dersiUd
Leyla Demir
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Anaokullarında görev yapan öğretmenlerin anaokullarındaki müzik etkinliklerine ilişkin görüşleri (Eskişehir ili örneği)

ANAOKULLARINDA GÖREV YAPAN ÖGRETMENLERN ANAOKULLARINDAK MÜZK ETKNLKLERNE LSKN GÖRÜSLER (ESKSEHR L ÖRNEG) (Yüksek Lisans Tezi) Esen ÖZÇMENL GAZ ÜNVERSTES EGTM BLMLER ENSTTÜSÜ 2007 - ANKARA ÖZET Arastırmada, anaokullarında görev yapan ögretmenlerin anaokullarındaki müzik etkinliklerine iliskin görüsleri belirlenmistir. Arastırmanın evrenini, Eskisehir ilindeki Milli Egitim Bakanlıgına baglı resmi ve özel anaokullarında 2006- 2007 Egitim- Ögretim yılında görev yapan anaokulu ögretmenleri olusturmaktadır. Arastırmada evrenin tümüne ulasılabildigi için örneklem alınmamıstır. Bu arastırma kapsamında, anaokulu ögretmenleri için anket formu kullanılmıstır. Anket formu ile elde edilen bilgiler frekans ve yüzde kullanılarak tablolastırılmıstır. Arastırma sonucunda, anaokulu ögretmenlerinin, müzik etkinlikleri ile ilgili donanımlarında yetersizlikler bulundugunu, müzik etkinlikleri için anaokullarında nitelik ve nicelik yönünden yeterli çalgı, araç- gereç ve fiziksel kosullara sahip ayrı ii bir alan olusturulması gerektigini, çevredeki müzik etkinliklerinin anaokullarındaki müzik etkinliklerini olumlu yönde etkiledigini, müzik etkinliklerinde okul yönetimiögretmen- aile isbirligi saglanması gerektigini, Milli Egitim Bakanlıgı Okul Öncesi Egitim Programının müzik etkinlikleri açısından yeterli oldugunu ve denetçilerin müzik etkinliklerinde kendilerine yeterli düzeyde rehberlik edemediklerini düsündükleri saptanmıstır. Arastırmada, varılan sonuçlara dayalı olarak ortaya konulan öneriler sunulmustur.

Esen Özçimenli
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mesleksel müzik eğitimi veren kurumlarda ulusal müzik kültürüne dayalı başlangıç piyano eğitimine ilişkin öğretmen görüşleri (Ankara ili örneği)

Bu arastırma ile, Ankara'daki mesleksel müzik egitimi veren kurumlarda görevli piyano ögretmenlerinin ulusal müzik kültürüne dayalı baslangıç piyano egitimine iliskin görüsleri belirlenmistir. Arastırmanın evrenini, Ankara'daki mesleksel müzik egitimi veren kurumlarda 2006-2007 Egitim-Ögretim yılında görevli piyano ögretmenleri olusturmaktadır. Arastırmada evrenin tümüne ulasılabildigi için örneklem alınmamıstır. Bu arastırma kapsamında, piyano ögretmenleri için yapılanmıs görüsme formu kullanılmıstır. Görüsme formu ile elde edilen bilgiler frekans ve yüzde kullanılarak tablolastırılmıstır. iii Arastırma sonucunda, piyano ögretmenlerinin, baslangıç piyano egitiminde kullandıkları kaynak kitaplara, baslangıçta kullanılabilecek kaynak kitaplarda ve yardımcı kitaplarda ulusal müzik kültürümüzün ögelerine yer verilmesi gerektigine ve böyle bir kitabın nasıl olması gerektigine iliskin görüsleri saptanmıstır. Arastırmada, varılan sonuçlara dayalı olarak ortaya konulan öneriler sunulmustur.

Ceren Göğüş
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Görsel sanatlar eğitimi dersi için interaktif cd tasarımı ve uygulanması

Bu arastırma; Görsel medya araçlarından biri olan egitim CD'lerinin, ögrencilerin kalıcı ögrenme süreçlerine katkısının artırılması, ögretmenlerin farklı ve etkili egitim materyalleri kullanarak basarı seviyelerini üst sıralara tasıyabilmeleri, ögrenci, ögretmen ve diger kullanıcılara kolay ulasılabilir, anlasılır, ilgi ve merak uyandıran kaynak materyal tasarlamak amacıyla yürütülmüstür. Arastırma bölgesi olarak Ankara ili Keçiören Melek Özen lkögretim Okulu ve Ankara ili Keçiören bni Sina lkögretim Okulu seçilmistir. Melek Özen lkögretim Okulu 6. sınıf ögrencilerinden 40 kisi deney grubu olarak , bni Sina ilkögretim Okulu 6. sınıf ögrencilerinden 40 kiside kontrol grubu olarak seçilmis ve bu okullarda ögrenim gören altıncı sınıf ögrencilerinden toplam 80 kisilik bir örneklem olusturulmus arastırma bu örneklem üzerinde yürütülmüstür. ?Resimde Kompozisyon? konulu bir egitim CD'si hazırlanmıs bu CD deney grubuna izletilmistir (Ek-3). Kontrol grubuna ?Resimde Kompozisyon? konusu anlatım yöntemi kullanılarak verilmis ve her iki gruba anket formu uygulanmıstır. Veri toplama aracı olarak Anket Formu kullanılmıstır. Anket formu 10 sorudan olusmustur. Arastırma sonucunda elde edilen veriler t testi ile degerlendirilmis arastırma sonucunda elde edilen bilgiler ayrıntılı olarak tablolastırılmıstır. Arastırma sonucunda Görsel Sanatlar Dersinde konunun nteraktif Egitim CD'si ile verilmesi ile ögrencilerin; derse katılımın arttıgı, ögrenme sürecini hızlandırdıgı, pekistireçler sayesinde ögrenmelerini daha kalıcı kıldıgı, ilgi ve merak uyandırarak ögrenme ve arastırma yapma isteklerini arttırdıgı ve basarı seviyelerini olumlu yönde etkiledigi tespit edilmistir.

Kenan Murat Doğangün
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Diyarbakır surlarındaki belli başlı kabartmaların Panofsky'nin ikonografik çözümleme yöntemi ile analizi

Toplumsal ve kültürel hafıza oluşturan Diyarbakır Surları, üzerinde pek çok medeniyetin izlerini taşıyan kabartmalarıyla çok kültürlülük örneğidir. Bu kabartmaların taşıdığı anlamların ikonografik açıdan ele alınması bilimsel, sistematik ve sanat eğitimi alanında kabul görmüş yöntemlerin kullanılmasıyla mümkündür. Şekil ile anlam arasındaki bağın daha doğru anlaşılacağı Panofsky'nin ikonografik çözümleme yöntemi ile Diyarbakır Surlarındaki kabartmalara yönelik daha sağlıklı bir okuma sağlamak ve bu yolla tanınırlık, duyarlılık ve koruma bilincinin oluşumuna katkıda bulunmak amaçlanmıştır. Diyarbakır Surlarında yer alan belli başlı figüratif kabartmalardan, ikonografik özellikte, yapıldığı dönemdeki medeniyeti temsil eden ve kurgu-kompozisyon bakımından ne olduğu seçilebilen kabartmaların ikonografik açıdan ele alındığı bu araştırmada, nitel araştırma yöntemi tercih edilmiş, alan yazın taraması yapılmış, surlar gezilerek gözlem yapılmış ve yerinde fotoğraflanarak kayıt altına alınmıştır. Elde edilen bu verilerle kabartmaların taşıdığı anlamlar araştırılırken, betimsel araştırma, fenomenolojik, etnografik, tarihsel analiz desenleri kullanılmış ve Panofsky'nin ikonografik çözümleme yöntemine göre analiz edilmiştir. Her biri yapıldığı döneme özgü anlamlar taşıyan kabartmalar, Diyarbakır'da hüküm sürmüş medeniyetlerin hâkimiyetlerinin sembolü niteliğinde olup, bu medeniyetlerin kültürel formlarının kimi zaman yan yana kimi zaman da üst üste gelmesiyle oluşmuş kültür mozaiğidir. Bu araştırma Diyarbakır Surları ve üzerindeki kabartmaların daha kapsamlı araştırmalara ve korumaya ihtiyaç duyduğunu göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Diyarbakır Surları, Kabartma, Panofsky, Kültürel Miras, İkonografi.

Kabartma sanatıKültürel mirasİkonografi
Abdullah Meşe
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
DoktoraAçık ErişimTR

Anadolu Güzel Sanatlar liseleri müzik bölümleri keman dersinde 'anlamlandırma strateji'sinin kullanımı ve etkililik düzeyi

?Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri Müzik Bölümleri Keman Dersinde `Anlamlandırma Strateji'sinin Kullanımı ve Etkililik Düzeyi? Özlem AKIN Doktora, Güzel Sanatlar Eğitimi Anabilim Dalı Müzik Öğretmenliği Bilim Dalı Danışman: Prof. Dr. Ali UÇAN Mayıs - 2007 Bu çalışma, Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri Müzik Bölümlerindeki (AGSL MB) keman eğitiminde anlamlandırma stratejisinin ne ölçüde kullanıldığını ve bu stratejinin keman öğrenmedeki etkililik düzeyini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla araştırmada betimsel ve deneysel olmak üzere iki yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın betimsel kısmında AGSL MB keman öğrencileri ve öğretmenlerinin anlamlandırma stratejisine ilişkin görüş ve düşüncelerini belirlemek üzere anket uygulanmıştır. Deneysel kısımda ise kontrol gruplu öntest sontest modelinden yararlanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2005-2006 öğretim yılında sayıları 53'ü bulan AGSL 11. sınıf keman öğrencileri oluşturmaktadır. Örneklem belirlenirken Türkiye Batı, Orta ve Doğu olmak üzere üç ana bölgeye ayrılmıştır. Betimsel model örnekleminde her bölgeden ikişer AGSL, deneysel model örnekleminde ise her bölgeden birer AGSL belirlenmiştir. Araştırmanın betimsel kısım örnekleminde 144 öğrenci ve 19 öğretmen, deneysel kısım örnekleminde ise 13 deney ve 12 kontrol olmak üzere 25 öğrenci yer almıştır. Veri toplamak için hazırlanan anket betimsel örneklem grubuna, davranış gözlem formu ise deneysel örneklem grubuna uygulanmıştır. Biri öntest ve sontestte, diğeri denel işlemde kullanılmak üzere iki adet parça belirlenmiştir. Denel işlemde yapılan uygulama üç uzman keman eğitimcisi tarafından izlenmiş ve toplanan veriler SPSS 13.0 programında işlenmiştir. Verilerin analizinde ?Karışık Desen Anova? testinden yararlanılmıştır. Anketlerin analizinde ise yüzde (%) kullanılmıştır. vi AGSL MB Hazırlık Sınıfı Temel Sanat Eğitimi Dersi ve Çalgı Keman 1, 2, 3 Öğretim Programı ile Keman Ders Kitapları taranmış, ?çıkarımlar yapma?, ?benzerlikler oluşturma?, ?farklılıklar bulma?, ?ilişkilendirme? ve ?uygulama?ya ilişkin ögelerin yer aldığı; ?özetleme? ve ?not alma? basamaklarına ilişkin herhangi bir ögenin yer almadığı saptanmıştır. Türkiye'deki keman eğitimi literatürü incelendiğinde ise ?çıkarımlar yapma?, ?ilişkilendirme?, ?özetleme? ve ?not alma? basamaklarına ilişkin ögeler bulunmuş, ?benzerlikler oluşturma?, ?farklılıklar bulma? ve ?uygulama? basamaklarına ilişkin ögelere rastlanmamıştır. Öğrencilerin ve öğretmenlerin ?özetleme?, ?çıkarımlar yapma?, ?ilişkilendirme?, ?benzerlikler oluşturma?, ?uygulama?, ?karşılaştırmalar yapmafarklılıklar bulma? basamaklarını diğerlerine göre daha büyük ölçüde kullandıkları belirlenmiştir. Araştırma sonucunda anlamlandırma stratejisi basamaklarının (?özetleme?, ?çıkarımlar yapma?, ?ilişkilendirme?, ?benzerlikler oluşturma? ve ?karşılaştırmalar yapma-farklılıklar bulma?) AGSL MB öğrencilerinin keman öğrenmelerine olumlu yönde etki yaptığı görülmüştür. Anlamlandırma stratejisi AGSL MB keman öğrencilerinde ve bu yaştaki öğrencilerin eğitimlerinde kullanılabilecek işevuruk ve faydalı bir stratejidir. Bu çalışma, AGSL MB'nin diğer sınıflarında ve farklı çalgılar için de yapılmalı; buna ek olarak farklı stratejiler denenmeli, böylece keman öğrenmeye en uygun öğrenme stratejileri belirlenmelidir.

Özlem Akın
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Melodi tekrarına yönelik müziksel algılamada sayısal ve sözel eğitimli öğrencilerin performanslarının yapay zeka ortamında karşılaştırılması

ÖZETMELOD TEKRARINA YÖNEL K MÜZ KSEL ALGILAMADA SAYISAL VESÖZEL EĞ T ML ÖĞRENC LER N PERFORMANSLARININ YAPAY ZEKAORTAMINDA KARŞILAŞTIRILMASIHardalaç, NaciyeYüksek Lisans, Müzik Eğitimi Bilim DalıTez Danışmanı: Prof. Nevhiz Ercan28.12. 2006Bu araştırma, müzik eğitiminin çağdaş eğitim içerisinde vazgeçilmez biryerinin olduğunu anlamlı kılmak için, müziğin insan zekasını geliştirdiğini, bunu dasayısal ve sözel eğitimli öğrencilerin müziği algılamasının, hangi alan ile iyi birkorelasyon ilişkisi içinde olduğunu tespit ederek kanıtlamaya çalışacaktır. Müziğinçoklu zeka alanlarının hepsini geliştirdiği bilinmektedir. Bu çalışmada özellikle sayısaleğitim ile müzik algılaması arasındaki korelasyon ilişkisinin gerçekliği ve zekayıgeliştirmesi aşamasında benzerlik göstermesinin varlığına ışık tutulacaktır. Beyindemüziksel ve sayısal işlemler esnasında meydana gelen yüksek düzeydeki faaliyetlersonucu benzer oluşumların var olacağı düşünülmektedir.Araştırma, betimsel bir araştırma olup, ?kaynak tarama? yöntemiylehazırlanmıştır. Araştırmada sayısal ve sözel bölüm öğrencilerinin melodi tekrarısonucu ses kayıtlarının alınması ve bu alınan ses kayıtlarının yapay zeka ortamındaanlam kazandırılması işlemleri gerçekleştirilmiştir.Uygulanan yapay zeka sınıflaması sonucunda, sayısal eğitimli öğrencilerinmüzik algılamalarının daha iyi olduğu görülmüş, sözel ve sayısal eğitim ile müzikalgılaması arasındaki korelasyon ilişkisi belirlenmiştir.

Naciye Hardalaç
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Keman eserlerinin eğitim fakülteleri müzik eğitimi anabilim dalı programlarındaki kullanım durumlarının incelenmesi

KEMAN ESERLERİNİN EĞİTİM FAKÜLTELERİ MÜZİK EĞİTİMİ ANABİLİM DALI PROGRAMLARI'NDAKİ KULLANIM DURUMLARININ İNCELENMESİ (Yüksek Lisans Tezi) Önder MUSTUL GAZİ ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ Ankara 2005 Bu araştırma; keman öğretim elemanları tarafından en çok tanınan ve kullanılan eserleri tespit etmek, keman dersi öğretim programına dahil edilebilecek farklı eserler ortaya çıkararak bilinmeyen bazı eserlerden de faydalanılmasını sağlamak; keman eğitimine eğitim fakülteleri güzel sanatlar eğitimi bölümleri müzik eğitimi anabilim dalı programlarında başlayan öğrencilere sekiz yarıyıllık süreçte hangi eserlerin ne zaman çaldırıldığım saptayıp öğrencinin gelişimi açısından öğretmenlerin bu konudaki tutumlarının sergilenmesini ve eserleri içerdikleri sağ el ve sol el keman tekniklerine göre basitten karmaşığa doğru sıralayıp keman eğitimcilerine eser seçiminde kolaylık sağlamak, öğrenciye doğru zamanda doğru eser vererek onun etkili bir şekilde keman çalmasına ve eser yorumlamasına yardımcı olmak amacı ile yapılmıştır. Bilim Kodu : Güzel Sanatlar Eğitimi Anabilim Dalı Müzik Öğretmenliği Bilim Dalı Anahtar Kelimeler : Keman, Konçerto, Konçertino, Sonat, Sonatın, Küçük Parçalar Sayfa Adedi : 61 Tez Yöneticisi : Prof. Feridun BÜYÜKAKSOY

Önder Mustul
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2005
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi şarkı dağarcığının değerler eğitimi bağlamında incelenmesi

Okul öncesi dönemde verilecek değerler eğitimi, çocukların kişilik gelişimi ve topluma yararlı bireyler olmaları bakımından önemli görülmektedir. Değerler eğitiminde farklı yöntemler kullanıldığı ve çocuk şarkılarının da bu konuda etkin araçlar olduğu yapılan araştırmalarla ortaya konulmuştur. Bu araştırma, çocuk şarkıları kitaplarında değerlerin ele alınma durumunu ve değerlerin ne yoğunlukta yer aldığını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada çalışma grubu olarak, amaçlı örnekleme yönteminden ölçüt örnekleme ile belirlenen 2007-2020 yılları arası içeriğinde okul öncesi/anaokulu ibaresi ya da okul öncesi dönem yaş grubu bilgisi belirtilmiş ve ulaşılabilen çocuk şarkıları kitapları seçilmiştir. Yöntem olarak nitel bir yaklaşımla tematik analiz yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre araştırma kapsamına alınan 9 kitaptan 2 tanesinde herhangi bir referans değere rastlanmamakla birlikte diğer kitapların her birinde en fazla "Sevgi" değerinin yer aldığı saptanmıştır. Bu değer kitapların tümünde toplam 42 yoğunluğa sahiptir. Yine yoğunluk açısından bakıldığında bunu 19'ar yoğunlukla "Sorumluluk" ve "Saygı" değerleri takip etmektedir. Araştırmada en az kitapta tespit edilen değerler "Arkadaşlık" ve "Dürüstlük" 2'şer kitapta, "İşbirliği" ve "Hoşgörü" ise 1'er kitapta tespit edilmiştir. Yoğunluk bakımından "Hoşgörü" değeri yalnızca 1 şarkıda yer almaktadır. Sonuç olarak, araştırmada ele alınan kitapların, okul öncesi değerler eğitiminde özellikle "Sevgi", "Sorumluluk" ve "Saygı" değerlerini yüksek oranda içermeleri bakımından zengin kaynaklar olduğu görülmektedir. Buna karşın değerlerin yeterince ele alınmadığı tespit edilmiştir.

DeğerlerDeğerler eğitimiOkul öncesi eğitim+4
Aslı Çetin
Bolu Abant Izzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çizgi karakter tasarımı eğitimi bağlamında "antropomorfizm"

Çizgi karakter nüfusu içerisinde en fazla karaktere sahip olgu olarak karşımıza çıkan Antropomorfizm, doğa olaylarına, hayvanlara, nesnelere kısacası insan olmayan canlı ya da cansız varlıklara insani niteliklerin atfedilmesidir. Bu bağlamda, bu olgunun en çok içinde barındığı hikâyeler, filmler, kitaplar ya da oyunlar, çizgi karakterlerin yaşam bulduğu, belirli amaç ve işlere sahip olduğu evreni oluşturmaktadır. Bu karakterleri, okuyan, dinleyen, izleyen veya herhangi bir amaç doğrultusunda kullanan kişilerin, özellikle çocukların, karakterlerle özdeşim kurduğu bilinen bir gerçektir. Karakterler, taşıdıkları derin anlamlar ve çeşitli mesajların iletilmesinde çok boyutlu bir yapı ortaya koymaktadırlar. Bu anlamda karakter tasarım basamakları ile amaca yönelik bir süreç izlenmesi gerekmektedir. Tasarım sürecinde çeşitli abartıların katılmasıyla sevimli, korkunç ya da komik form yapısına ek olarak birde insani özellikler atfedildiğinde, karakter mesajın alıcıya ulaşması için güçlü bir görsel çekim oluşturmaktadır. Bu sayede antropomorfik özelliklere sahip karakterlerin sıklıkla tercih edilme nedeni de anlaşılmaktadır. Antropomorfizm kavramı ile ilgili farklı alanlarda farklı görüşler ve benzer kavramlar olduğundan dolayı bu çalışmada ilgili kavramlara ve görüşlere yönelik ön bilgiler ve ilintili kavramlar daha çok ihtiyaç duyulan yerlerde verilmektedir. Ayrıca, araştırmanın sınırlılığı dahilinde, karakter tasarım eğitimi bağlamında antropomorfik karakterlerin oluşumu ve basamakları ele alınmıştır. Bunun yanı sıra bu araştırmayla, Antropomorfik karakterlerin ortaya koyduğu görsel yapı, karakter tasarım basamaklarından form, siluet, anatomik yapı, aksesuar ve renk gibi karakter tasarım eğitimi unsurları açıklanmaktadır. Karakter tasarımlarının kişilik ve dış görünüşüne ait özellikleri bütün olarak ele alınmakta ve bu doğrultuda tasarlanma sürecinde karaktere verilen düşünce yapısı ve sahip olduğu diğer niteliklerin antropomorfizm bağlamında değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Bu doğrultuda araştırmaya dair kavramsal kısmın oluşturulmasında kaynak tarama modeli kullanılmakla beraber kuramsal çerçeve ve elde edilen veriler esas alınarak Antropomorfik özelliklere sahip karakter tasarım uygulamaları yapılarak karakterlerin sahip olduğu özellikler tasarım basamaklarıyla açıklanmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Antropomorfizm, Çizgi Karakter, Tasarım Eğitimi.

AntropomorfizmKarakterTasarım+2
Merve Ulutaş
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Görsel sanatlar dersinde eleştirel düşünme becerilerinin geliştirilmesine yönelik öğrenci tutumları ve öğretmen görüşleri

Bu araştırmanın amacı, Görsel Sanatlar dersinde eleştirel düşünme becerilerinin geliştirilebilirliği üzerine Trabzon İli ilköğretim ikinci kademe öğrencilerinin ve Görsel Sanatlar öğretmenlerinin görüşlerini ortaya koymak olarak belirlenmiştir.Tarama modelindeki bu araştırma, 2009-2010 eğitim öğretim yılında Trabzon İli Milli Eğitim Bakanlığına bağlı gündüz öğretim yapan okullardan; Beşirli İMKB İlköğretim Okulu, Ülkü İlköğretim Okulu, Asrin Atayurt Alparslan İlköğretim Okulu ve Araklı Çankaya Yatılı İlköğretim Okulunda 6, 7 ve 8. sınıfta öğrenim gören 474 öğrenci ile elde edilen veriler ve belirlenen okullarda görev yapan 4 Görsel sanatlar öğretmeni ile gerçekleşmiştir. Görsel Sanatlar dersinde eleştirel düşünme becerilerinin geliştirilmesine yönelik öğrenci görüşlerinin belirlenmesi için 35 maddeden oluşan likert tipi anket, öğretmen görüşlerinin belirlenmesi için ise 13 sorudan oluşan görüşme formu araştırmacı tarafından hazırlanmıştır. Her iki ölçeğinde giriş kısmında öğrencilerin ve öğretmenlerin kişisel bilgilerinin belirlenmesi amacı ile kişisel bilgi formuna yer verilmiştir. Araştırmada likert tipi anket ile elde edilen verilerin çözümlenmesinde SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) 13.0 paket programı kullanılmıştır. Ölçekten elde edilen verilerin değerlendirilmesinde temel bileşenler faktör analizi, madde toplam korelasyonları, Cronbach's Alpha güvenirlik katsayısı, KMO (Kaiser-Meyer-Olkin) katsayısı, Bartlett's Testi, ?t? testi ve anova testi yapılarak tablolar oluşturulmuştur. Öğretmen görüşlerini belirlemek amacı ile hazırlanan görüşme formunun analizleri ise nitel veri analiz yöntemlerinden içerik analizi yöntemi kullanılarak çözümlenmiştir. Toplanan verileri açıklayabilecek kavramlar oluşturularak ilişkiler kurulmuştur. Ulaşılan veriler sayısallaştırılarak tablolar halinde verilmiştir.Araştırma sonucunda, öğrencilerin eleştirel düşünme becerilerine yönelik tutumlarının genel olarak olumlu olmasına karşın eleştirel düşünme beceri düzeylerinin sınıflara göre (6, 7 ve 8. sınıf) farklılık gösterdiği ve Görsel Sanatlar öğretmenlerinin düşünmeyi geliştirmek amacı ile belirlenen yöntemlerin çoğunu kullandıkları belirlenmiştir.Anahtar kelimeler: Görsel Sanatlar Eğitimi, Düşünme, Eleştirel Düşünme

DüşünmeEleştirel düşünceEğitim+6
Bihter Akyol Dayı
Karadeniz Technical University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Odada

Tez projesi olarak ?ODADA? adlı kısa film çekilmiştir. ?ODADA? için hazırlanan bu çalışma içerisinde, ilk bölümde kısa film hakkındaki genel bilgilere; ikinci bölümde çekim öncesi ve hazırlıklarına ayrılmıştır. Üçüncü bölümde kısa filmin çekimine yer verilirken dördüncü bölümde çekim maliyeti yer almaktadır. Son bölüm, kurgu kapsamında filmi oluştururken karşılaşılan problemler ve bunun yanında oyuncular, teknik ekip hakkındaki bilgilere ayrılmıştır. ?ODADA? kişiler arasındaki ilişkinin düşüncede olduğuna vurgu yapmaktadır. Film boyunca iki farklı ülkede yer alan bir kadın ve bir adam; kendi odaları, birlikte geçirdiği zamanları düşüncede berabermiş gibi yarattıkları oda, gerçekte buluştukları anlar ve ilk tanıştıkları anda yaşadıkları ilişki görülmektedir. Kadın ve adam kafalarında yaşadığı ilişkide gerçek hayatta eyleme dökemediklerini bilgisayar veya telefon sayesinde düşleyerek ve ayrı ayrı gerçekleştirerek yaşamaktadırlar. Uzak mesafe bir ilişkide de iletişim kurmaya çalışan bir kadın ve bir adam kendi yarattıkları bir mekanda birlikte vakit geçirmektedir. Bazen ilişkide olduğunuz insanın yanındayken o birliktelik anını düşüncede canlandırılmamaktadır. İletişimin ve iletişimsizliğin insan ilişkilerinde çok önemli olduğu bir uzamda kadın ve adam tarafından kendilerine ait yeni bir belek ve yeni bir mekan yaratılmıştır. Bilgisayar, telefon ya da web cam sadece iletişim için birer araçtır. Kişilerin birlikteliklerinde yan yana olduğu anlarda bazen kuramadıkları iletişimin önemi, yaratılan bir ortak mekanda üçüncü mekan olarak karşımıza çıkmakta ve belleğin koridorları gibi yaşanılan anlar odalara doldurulmaktadır. Kolektif bir bellek oluşturulmasıyla paylaşım ve iletişim iç içe geçmiştir. Yaşam belleğin bir kasede doldurulması gibidir. Yaşadığımız anları zihnimizde gerçekleştirmemiz bir yandan bir hayal dünyası yaratırken ortak paylaşımla birlikte bireyin hatıralarının yansıması olarak kolektif bir hafıza ve ilişki yaratabilir. Bu kolektif bellek, bir bireyin öznel gibi gözükse de anılarını doldurduğu bireysel belleğinden yansıtılabilir.Anahtar Sözcükler: Odada, Bellek, Gerçek, Paylaşım, İlişki, Kolektif Çekim Süreci.

Aytaç Özge Öndeş
İstanbul Beykent University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yeniden işlevlendirilmiş iç mekânlarda melezlik kavramı: Erimtan Müzesi örneği

Melezlik kısaca iki farklı durumun karşılaşması olarak tanımlanabilmektedir. Ortaya çıkan yeni durumda vurgulanması istenilen ve beklenilen durum; birbirini yok etmek yerine birlikte konumlandırmadır. Çevresiyle ya da kültürel veya fiziksel anlamda önceki dönemlerle ilgiliyse, pek çok durum "karma" olarak tanımlanabilmektedir. Çalışmanın konusu olan mimari alanda melezleme ve melezlik çok kapsamlı bir başlık olarak değerlendirilebilmektedir. Bu alandaki birçok durum bakıldığı yere göre "melez" olarak tanımlanabilir ve bu kapsamda ele alınabilmektedir.İlk olarak, melezlik kavramının mimarlık alanındaki genel konumunu inceleyecek ve sonrasında ise araştırmanın sınırlarında ve kapsamında melezlik kavramının değerlendirildiği ile ilgili bilgi verilecektir. Bu kapsamı belirleme süreci, oluşturulan kavramsal çerçeve içinde bir tartışma ve mimariye yansımasıdır. Bu çalışmada kültürel melezlikler ve bu melezliklerin yeniden üretildiği söylem bağlamında Üçüncü Mekân, mimari alanda binaların üzerinde konumlandığı "Yer" ile ilişkilendirilip somutlaştırılmaktadır. Melezlik kavramının asıl dinamiklerinden sayılabilen yer, yerel, yeni ve buna benzer kavramlar ve ayrıca bu kavramların birbirleriyle kıyaslanmaları ve karşılıklı değerlendirmeleri tartışılmaktadır. Melez mekan yaklaşımları, ele alınış biçimlerine göre örnekler üzerinden incelenmiştir. Mimaride "melez mekânı" oluşturan etken faktörler araştırılmıştır. Melezlik ve mekân ilişkisi açısından bir yaklaşım ve ele alış biçimi belirlenerek ortak okumaları yapılmıştır. Çalışma verileri, "Erimtan Arkeoloji ve sanat müzesi " üzerinden değerlendirilmiştir. Değerlendirme; çalışmada belirlenen melez mekânı oluşturan ögeler üzerinden incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Melezlik, Melez Mekan, Üçüncü Mekan, Erimtan Müzesi.

Arkeoloji müzeleriMekan tasarımıMelez+6
Vildan Ertürk
Başkent University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Konaklama işlevi ile restore edilen geleneksel safranbolu evlerinde iç mekân düzenlemelerinin irdelenmesi ve bir yöntem önerisi

1994'te UNESCO Dünya Miras Listesine giren Safranbolu şehri, sahip olduğu zengin konut dokusu ve anıtsal yapıları ile günümüzde turizmin önemli ziyaret noktalarından biri haline gelmiş durumdadır. Tarihimizin önemli bir parçası olan ve tescillenerek koruma altına alınan Safranbolu'nun geleneksel konutları günümüzde yoğun olarak yeniden işlevlendirilerek konaklama yapılarına dönüştürülmeye başlanmıştır. Ancak yeniden işlevlendirme çalışmaları da söz konusu yapıların özgün nitelikleri üzerinde çeşitli değişimlere yol açmaktadır. Bu çalışmada Safranbolu şehrinin çarşı bölgesinde bulunan 1795 yılında yapılmış, 2007 yılında yıkılıp aslına uygun olarak yeniden inşa edilmiş olan İmren Lokum Konak yapısı incelenmiştir. Dolayısıyla bu çalışmada, geleneksel konutların değişen işlevleri sonucunda uğradığı dönüşümler ve bu suretle iç mekân özelliklerinin ne şekilde etkilediğinin sorgulanması amaçlanmıştır. Çalışma sürecinde İmren Lokum Konak için arşiv ve belge araştırması yapılmıştır. Alınan rölöve ve rekonstrüksiyon projeleri incelenmiş ve mevcut durum analiz edilmiştir. Önce yapılan restorasyon çalışmaları, restorasyon sonrası fiziksel durum, sorunlar ve gereksinimler belirlenmiş; daha sonra çizim, fotoğraf ve tablolarla desteklenerek analiz edilmiştir. Bu çalışma örneğinden yola çıkılarak benzer geleneksel konutların yeniden işlevlendirme çalışmalarına yönelik öneriler geliştirilmesi hedeflenmiştir.. Anahtar Kelimeler: Safranbolu, Geleneksel Safranbolu Evleri, İç Mekân, Yeniden İşlevlendirme

EvlerRekonstrüksiyonRestorasyon+4
Neval Aydoğan Evirgen
Başkent University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Resim sanatında Rönesans'tan empresyonizm'e renk kullanımı ve kırmızı rengin ifade biçimleri

Rönesans'tan başlayarak Empresyonizm'e kadar olan döneminde renk kullanımı ve bu dönemlere bağlı olarak kırmızı rengin, kültürel, toplumsal ve boya maddesi olarak resim sanatının ifade biçimlerine yansımaları araştırmanın temelini oluşturmaktadır. Rengin yapısı, resim sanatının gelişiminde renk kullanımı, kırmızı boya pigmentleri, kırmızı renge katılan anlamların ve sanatçıların eserlerinin ele alındığı bölümlere yer verilmiştir.Araştırmanın birinci bölümünde; rengin yapısı üzerinde durulmuş, rengin ışık ve pigment niteliği, rengin özellikleri incelenmiş ve renk algısı, renk psikolojisi üzerine genel açıklamalar yapılmıştır.Araştırmanın ikinci bölümünde; resim sanatının gelişiminde renk kullanımı genel olarak ele alınmıştır. İlk çağ sanatından başlayarak, Mısır, Mezopotamya, Girit, Yunan, Roma, Bizans ve Ortaçağ sanatı incelenmiştir. Bölümün devamında, erken dönem Rönesans'tan Empresyonizm sonlarına kadar olan dönemde, resim sanatında renk kullanımı ve ifade biçimlerine yer verilmiştir.Araştırmanın üçüncü bölümünde; kırmızı boya pigmentleri yer almaktadır. Bitkisel, hayvansal, mineral kaynaklar üzerinde durulmuştur. Ayrıca, tüm kırmızı renk veren pigmentler; renk indeksleri, pigment adı, kimyasal kompozisyonu, renk tanımları, ışık etkisi başlıkları altında tablo halinde sunulmuştur. Bölümün ikinci kısmında ise, kırmızı renge katılan anlamlar üzerinde durulmuş, kırmızının toplumsal, dinsel, eleştirel, güncel ve psikolojik anlamları incelenmiştir.Araştırmanın dördüncü ve son bölümünde; dönemlerin özelliklerini yansıtan, sanatçılar ve eserleri üzerinde, sanatçıların renge yaklaşımı ve kırmızı rengin ifade biçimleri üzerinde durulmuştur.Araştırmanın sonucunda, Resim sanatında Rönesans'tan Empresyonizm'e renk kullanımı ve kırmızı rengin ifade biçimleri, araştırmada yer alan bölümler ışığında çözümlenmeye çalışılmıştır.

KırmızıRenk seçimiRenkler+1
Aysun Çömen
Dokuz Eylül University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uluslararası tipografik tasarım üslubunun günümüz İsviçre tasarımına etkileri

?Uluslararası Tipografik Tasarım Üslubunun Günümüz İsviçre Tasarımına Etkileri? adlı bu araştırma, çağdaş İsviçre grafik tasarımı üzerinde geleneksel Tipografik Üslup anlayışının yeniden yapılandırılmasını belgelemiştir. Ancak; içerisinde bulunduğumuz dönemin güncel tasarım örnekleriyle birlikte araştırmanın boyutu, İsviçre sınırların dışına da çıkmıştır. Grafik tasarım ve modern tipografinin gelişimi açısından İsviçre, önemli bir kavşak noktası olmuştur.İlk bölümde İsviçre'nin tarihsel süreci ve grafik tasarımdaki önemi irdelenmiş, Uluslararası Üslubun ortaya çıkışı ile birlikte üslup öncü ve ustalarının çalışmalarına yer verilmiştir. İkinci bölümde ise postmodern grafik tasarımın üsluba etkileri incelenmiş, bu dönemde üslup karşıtı Wolfgang Weingart ve yol açtığı Yeni Dalga tipografisinin tasarımcılarına yer verilmiştir. `İsviçre Tasarımı' ABD'de devam ederek farklı tasarım anlayışlarıyla etkileşime girmiş, bu durum postmodern grafik tasarımında incelenmesini gerektirmiştir. Üçüncü bölümde ise güncel İsviçre tasarımındaki yeni yönelişler konu edilmiş, İsviçre'de ve Dünya'daki afiş tasarımları incelenerek Uluslararası Üslubun etkileri araştırılmıştır.Grafik tasarımda farklılaşan çalışma süreçleri ve yöntemleri, Uluslararası Tipografik Üslubun sınırlarını da değiştirmiştir. Bu nedenle; güncel İsviçre grafik tasarımı ile uyumlu çalışmalar da araştırmada yer almıştır. Böylece, uluslararası İsviçre Üslubuna ait tasarımların yanında, tasarımcıların öğretiler arası çalışma süreçleri ve farklılaşma evrelerine eleştirel gözle yaklaşılmaya çalışılmıştır.

AfişlerGrafik tasarımıGrafikler+4
Emre İdacıtürk
Dokuz Eylül University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Rönesans ve Barok resim sanatında insan anatomisinin üsluplara göre yorumlanması

Bir üslup olarak Rönesans ve Barok resim sanatında, insan anatomisinin yorumlarındaki farklılıklar bu araştırmanın temelini oluşturmaktadır. Genel anatomi ve sanatsal anatomi, Rönesans ve Barok Resim Sanatlarında üslup sorunu, Rönesans ve Barok Resminde Üslup ve Anatomi İlişkisinin ele alındığı bölümlere yer verilmiştir.Araştırmanın ilk bölümünde; genel anatomi bilgilerine yer verilmiştir. Anatominin tanımı, bölümleri ve cinslerdeki farklılıklar incelenmiştir. Devamında ise resim sanatında ki anatomi üzerinde yapılan çalışmalar ele alınmış, sanatsal anatomi üzerinde durulmuştur.İkinci bölümde; Rönesans ve Barok sanatları incelenmiştir. Bu dönemdeki üslup oluşumlarının anlaşılması için dönemlerin felsefe, bilim ve sanat alanlarına genel bakış yapılmıştır. Sanat alanları içinde resim sanatı ele alınmış ve özellikle resim sanatı içinde anatomi çalışmaları hakkındaki araştırmalara yer verilmiştir.Üçüncü ve son bölümünde ise; dönemin karakteristik özelliklerini temsil eden sanatçılar ve örnek eserleri ele alınarak; sanatçıların dönemsel üslup farklılıklarını resimlerindeki anatomi çalışmalarına nasıl yansıttıklarına dair incelemelere yer verilmiştir.Bu araştırmanın sonucunda, Rönesans ve Barok Resim Sanatında İnsan Anatomisinin Üsluplara Göre Yorumlanması; araştırmada yer alan bölümler ışığında çözümlenmeye çalışılmıştır.

Tijen Sevil
Dokuz Eylül University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2008
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kodaly yönteminin ilköğretim öğrencilerinin keman çalma becerisi,özyeterlik algısı ve keman çalmaya ilişkin tutumları üzerindeki etkisi

Bu araştırmanın amacı, Kodaly yönteminin ilköğretim öğrencilerinin keman çalma becerisi, özyeterlik algısı ve keman çalmaya ilişkin tutumları üzerindeki etkilerini belirlemektir.Öntest-sontest kontrol gruplu deneme modelindeki bu araştırma, 2007-2008 öğretim yılı bahar döneminde İzmir Yöneliş Kolejinde, daha önceden herhangi bir çalgı eğitimi almamış 3, 4 ve 5. sınıflarda öğrenim gören öğrenciler içinden; tek ses tekrarlama becerisi, ezgi tekrarlama becerisi, ritim tekrarlama becerisi, şarkı söyleme becerisi, keman çalmaya yönelik fiziksel uygunluk ve isteklilik göz önüne alınarak seçilmiş 13 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir.Araştırma sırasında haftada bir saat olmak üzere, deney grubunda (n=7) Kodaly yöntemi ile genel müzik eğitimi, kontrol grubunda (n=6) ise geleneksel müzik öğretimi uygulanmış, ayrıca her iki gruptaki öğrencilere haftada bir saat keman dersi verilmiştir. Araştırma sırasında her iki gruba da aynı şarkılar ve konular öğretilmiş, ölçme araçları araştırmacı tarafından geliştirilmiş ve tüm dersler araştırmacı tarafından verilmiştir.Araştırmada veriler, denel işlemlerden önce ve sonra uygulanan keman çalma gözlem formu, keman çalmaya ilişkin tutum ölçeği, keman çalmaya yönelik özyeterlik ölçeği ve deney grubundaki öğrenciler ile deney süreci sonunda uygulanan görüşme formu ile toplanmıştır.Araştırma sonunda, Kodaly yönteminin keman çalma becerisinin müzikal boyutunda, keman çalmaya ilişkin tutum ve keman çalmaya yönelik özyeterliğin yatkınlık boyutu üzerinde geleneksel müzik öğretimine göre anlamlı düzeyde etkili olduğu görülmüştür.

KemanKodaly yöntemiMüzik eğitimi+2
Kemal Yıldırım
Dokuz Eylül University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Afyonkarahisar Gazlıgöl bölgesi soda yataklarından alınan killerin Mısır çamuru reçetelerinde kullanılabilirliğinin araştırılması

Bu araştırmada, Afyonkarahisar ili, İhsaniye ilçesine bağlı Gazlıgöl bölgesindeki soda yataklarından alınan kil örnekleri ile deneysel çalışmalar yapılarak, Antik Mısır'da kullanılan Mısır Çamuru ana reçetelerine belirli oranlarda katılmıştır. Bu killerin Mısır Çamuru bünyesinde kullanılabilirliğinin araştırılmasıdır. Oluşturulan bünyelerde farklı hammaddeler ve renklendirme için oksitler konularak düşük sıcaklıkta kendinden sırlı yüzey oluşumu sağlanmıştır.

Afyonkarahisar-İhsaniyeKilMısır çamuru+1
Duygu Değirmen
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
DoktoraAçık ErişimTR

Altyapıyla eşliklendirilmiş piyano etütlerinin öğrenci performansı ve tutumuna etkileri

Piyano eğitiminde, teknik davranışların kazanılması için çeşitli etüt çalışmaları uygulanmaktadır. Araştırmanın amacı, bu etüt çalışmalarının teknolojik araçlarla desteklenmesinin piyano öğrenimine olan etkisini araştırmaktadır. Bu amaç doğrultusunda, Avni Akyol Güzel Sanatlar Lisesi 2023-2024 Eğitim-Öğretim yılında öğrenim gören 30 müzik bölümü öğrencisine altyapı ile çalışılan etütlerin tutum ve performansa olan etkisini görebilmek için ön test son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Her iki grup gönüllük esasına göre belirlenmiştir. Bu iki gruba, Tufan ve Güdek (2008) tarafından geliştirilen 30 maddelik tutum ölçeği, ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Öğrencilerin performanslarına olan etkisini ölçmek içinse, yöntemin öncesi ve sonrasında uygulama sınavlarından aldıkları notlar, performans değerlendirme verisi olarak kabul edilmiştir. Deneysel süreçte dört hafta boyunca uzmanlarca belirlenen ve seviyelere ayrılan Czerny etütlerin altyapı eşliklendirmesi için Cubase adlı müzik yazılım programı kullanılmış ve deney grubu ile bu çalışmalar sürdürülmüştür. Kontrol grubunu oluşturan öğrencilerle ise geleneksel yöntem kullanılarak etütler çalıştırılmıştır. Verilerin, Mann Whitney U ve Wilcoxon işaretli sıralar testi analizlerine göre; deney ve kontrol grupları arasında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Sonuçlar, altyapı ile eşliklendirilmiş piyano etütlerinin öğrencilerin tutum puanlarının hoşnutluk alt boyutunda ve performans puanlarında anlamlı bir farklılık olduğunu göstermektedir.

Müzik öğretimi
Ebru Selek
Bolu Abant Izzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Sesi görselleştirmek: Ses eğitiminde illüstrasyon, infografik ve videolardan yararlanmak

Bu çalışma, ses eğitimi süreçlerinde öğrenilmesi güç olan soyut kavramların, görsel, işitsel ve kinestetik yönleriyle desteklenmiş öğretim materyalleri aracılığıyla daha anlaşılır hâle getirilmesini amaçlamaktadır. Araştırmanın çıkış noktasını, ses eğitimi derslerinde sıklıkla başvurulan soyut anlatımların, öğrenciler tarafından yeterince somutlaştırılamaması nedeniyle ortaya çıkan kavramsal belirsizlikler oluşturmaktadır. Bu doğrultuda, çalışmada ses eğitimi derslerinde sıkça kullanılan temel, soyut ve metaforik anlatımların daha anlamlı ve somut hâle getirilmesine, ayrıca öğrencilerin bilişsel temsillerini güçlendirecek alternatif öğretim materyallerine duyulan gereksinime odaklanılmıştır. Açıklayıcı karma desenle yürütülen bu araştırmada, Türkiye'deki eğitim fakültelerinin müzik eğitimi anabilim dallarında görev yapan ses eğitimi uzmanlarına yönelik olarak geliştirilen nicel (n.27) ve nitel (n.8) veri toplama araçları uygulanmıştır. Elde edilen veriler, nicel boyut için SPSS, nitel boyut için ise MAXQDA programları aracılığıyla analiz edilmiştir. Analizler sonucunda, ses eğitimi uzmanlarının temel ve soyut kavramları öğrencilere nasıl ifade ettikleri, kullandıkları yöntem ve metaforlar belirlenmiştir. Bu kavramlara yönelik olarak öncelikle illüstrasyonlar hazırlanmış; ardından bu görseller infografik ve video formatlarına dönüştürülerek, pedagojik işlevselliği yüksek, çoklu duyusal uyarıcılara dayalı öğretim materyalleri tasarlanmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda, geliştirilen materyallerin soyut kavramların anlaşılmasını kolaylaştırarak öğretim süreçlerini daha kapsayıcı ve etkili hâle getirebileceği öngörülmektedir. Ses eğitimi alanında görsel-işitsel materyal geliştirme çalışmalarının sınırlı oluşu, bu çalışmanın alana özgün ve disiplinler arası bir katkı sunma potansiyelini artıracağı yönündedir.

Buse Ustaoğlu
Bolu Abant Izzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

19. yüzyıl sonrası resim sanatında ve Türk resminde toplumsal gerçekçi eğilimler

Toplumsal gerçekçi eğilimi savunan ve toplumun bir parçası olan sanatçı, yaşadığı çevrenin toplumsal özellikleri içinde, toplum yaşamında var olan olayları ve kültürü, sanatsal ifade biçimi olarak kendisine konu almaktadır.19. yüzyıl da özellikle Avrupa'da başlayan sanayileşme ve demokrasiye geçiş hareketleri sonucunda toplumsal yapıda meydana gelen değişimler ülkelerin sanat anlayışlarına yansımış ve dolayısıyla resim sanatı da bu değişimlerden etkilenmiştir. Özellikle; Fransa, Meksika, Almanya ve Rusya'da yaşanan toplumsal devrim hareketleri toplumlarda kültürel, siyasi, eğitim, din, sosyal yapı ve sanat yönünden yeniliklerin başladığı bir zaman kesiti şeklinde gerçekleşmiştir. Bu değişimler sanatsal değişimleri de beraberinde getirmiş, dünya resim sanatında da toplumsal konulu çalışmalar yapılmaya başlanmıştır.Cumhuriyet'in ilan edilmesiyle birlikte Türk toplum yapısında meydana gelen değişim, sanat alanında da etkisini göstermiş ve Resim sanatı da bu değişimden etkilenmiştir. Cumhuriyet'le birlikte devletin desteğini gören sanatçılar, yapmış olduklar yurt gezilerinde hem resim sanatını halka sevdirmeye çalışmış hem de toplumun yaşam biçimini yansıtan çalışmalar yapmışlardır.Türkiye'de Toplumsal Gerçekçilik, 1940'lı yıllardan günümüze kadar toplumsal ve sanatsal gelişmelere paralel olarak çeşitli aşamalardan geçmiş, belli değişimler göstermiştir.

Resim sanatıResimlerToplumsal gerçekçi eğilim+1
Volkan Çiçek
Anadolu University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul müzik eğitiminde kullanılan Türk halk ezgilerinin Kodaly yöntemi doğrultusunda incelenmesi ve örnek öğretim planı

Bu çalışma, müzik eğitimini üstlenen eğitimciler için okul müzik eğitiminde 1.sınıflardan 8.sınıflara kadar kullanılan Türk Halk Ezgileri' ne yönelik Kodály yöntemine uygun ve basamaklandırılarak oluşturulmuş bir öğretim planı örneği ve dağarcık sunmayı amaçlamaktadır. Betimsel bir tarama araştırması olan bu çalışmada, Kodály Yöntemi' ne ilişkin verilerin toplanabilmesi için doküman analizi yapılmıştır. Kodály Yöntemi' nin ders içinde uygulanan basamaklandırma aşamaları analiz edilerek, ülkemiz okul müzik eğitiminde tespit edilen halk ezgileri ile ilişkilendirilmiştir. Yapılan analizler sonucunda hazırlanan eğitim materyalleri ile ilgili olarak uzman alan eğitimcilerinin görüşlerinden yararlanılmıştır. Kodály Yöntemi ile ilgili veriler elde edildikten sonra, Türk Halk Ezgileri ile ilişkilendirilmesi aşamasında okul müzik eğitiminde kullanılan 46 adet Türk Halk Ezgisi, yöntemin öngördüğü şekilde melodik ve ritmik yapıları göz önünde bulundurularak 'basitten karmaşığa', 'bilinenden bilinmeyene' ilkesi doğrultusunda sıralanmıştır. Sıralanan halk ezgileri, bir eğitim çıktısı olarak, dağarcık şeklinde araştırmanın sonunda yer almaktadır. Dağarcık içerisinden seçilen bir halk ezgisi için, yurtdışında yapılan, ders planı çalışmaları çerçevesinde, Kodály Yöntemi' nin müzik öğretiminde kullandığı eğitim-öğretim araçları kullanılarak bir öğretim planı hazırlanmıştır. Bu plan içerisinde gerçekleştirilmesi önerilen eğitim-öğretim etkinlikleri ile Milli Eğitim Bakanlığı' nın müzik dersi öğretim programında yer alan kazanımlar ile olan ilişkisi de tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırmanın eğitim çıktıları olarak değerlendirilebilecek olan öğretim planı ve dağarcık ile ilgili uzman alan eğitimcileri genel itibari ile olumlu görüş bildirmişler ve hazırlanan materyallerin okul müzik eğitimine ugun olduğunu belirtmişlerdir.

Basamaklı öğretim yöntemiEzgiHalk müziği+7
Ceyda Bakkalbaşı
Bolu Abant Izzet Baysal University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Piyanoda artikülasyon tekniklerinin öğretiminde öğretmenlerin karşılaştıkları güçlükler ve bunlarla baş etme yolları: Güzel sanatlar liseleri örneği

Bu çalışmada, Güzel Sanatlar Liseleri piyano öğretmenlerinin derslerinde temel artikülasyon tekniklerinin öğretiminde karşılaştıkları güçlükler ve bu güçlükler ile baş etme yollarının araştırılması amaçlanmıştır. Bu çerçevede; piyano öğretmenlerinin 'legato', 'staccato' ve bu iki tekniğin birlikte kullanımı ile ilgili karşılaştıkları güçlükler ve bu güçlüklerle baş etme yollarının saptanması araştırma kapsamına alınmıştır. Araştırma, Türkiye'nin her bir coğrafi bölgesinden seçilen toplam yedi Güzel Sanatlar Lisesinde görev yapmakta olan 40 piyano öğretmeni ile sürdürülmüştür. Araştırmada verileri toplayabilmek için, öğretmenlere 'Kişisel Bilgiler' ve 'Artikülasyon Tekniklerinin Öğretimi' bölümlerinden oluşan bir anket uygulanmıştır. Araştırma sonunda, açık uçlu sorulardan elde edilen veriler içerik analizine tabi tutularak, nicel hale getirilmiştir. Ardından, açık ve kapalı uçlu sorulardan elde edilen veriler SPSS 21.0 paket programında işlenerek tanımsal istatistikleri yapılmıştır. Araştırma sonucunda; öğretmenlerin piyano dersinin içeriklerinden en fazla 'temel artikülasyon teknikleri' konusunu öğretmekte zorlandıkları, artikülasyon tekniklerinin legato-staccato-non legato-portato sırasıyla öğretilmesi gerektiğini düşündükleri ve bu tekniklerden en fazla portato, en az olarak da legato tekniğini öğretmekte zorlandıkları saptanmıştır. Öğretmenlerin legato tekniğini öğretirken en fazla 'parmakların basılı kalması' sorunu ile karşılaştıkları ve yaşadıkları güçlüklerle baş etme yolu olarak sıklıkla gösterip-yaptırma ve anlatım yöntemlerini kullandıkları saptanmıştır. Öğretmenlerin staccato tekniğini öğretirken en fazla 'staccatoyu gerektiği gibi kısa/kesik çalamama' sorunu ile karşılaştıkları ve yaşadıkları güçlüklerle baş etme yolu olarak anlatım, örnek verme ve gösterip-yaptırma yöntemlerini sıklıkla kullandıkları saptanmıştır. Öğretmenlerin iki farklı tekniğin birlikte kullanımı ile ilgili olarak en fazla legato-staccato tekniklerinin birlikte kullanımını öğretmekte güçlük yaşadıkları tespit edilmiştir. Legato ve staccato tekniklerinin birlikte kullanımı kapsamında ise en fazla 'bir elde staccato çalarken diğer eldeki legatoyu bozma' sorununu yaşadıkları ve yaşadıkları güçlüklerle baş etme yolu olarak iki eli ayrı çalıştırma, yavaş tempoda çalıştırma ve özelden genele anlatım yöntemlerini sıklıkla kullandıkları saptanmıştır. Öğretmenlerin legato, staccato ve bu iki tekniğin birlikte kullanımını öğretirken başvurdukları yöntemlerle yaşadıkları güçlükleri aşabildikleri ve yaklaşımlarının öğrenciye göre farklılık gösterdiği sonuçlarına ulaşılmıştır.

ArtikülasyonEğitim sorunlarıGüzel sanatlar+6
Seçil Çoban
Bolu Abant Izzet Baysal University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

II. Dünya Savaşı sonrasında görülen sanat hareketlerindeki anti-dogmatizm olgusunun Türk Resim Sanatı ve sanat eğitimine getirileri

Yaşam koşullarının inanılmaz bir hızla değişip, sanat anlayışını kökten sarstığı dönem olan XX. yüzyılın temelleri XVIII. ve XIX. yüzyıllarda atılmıştır. Sanat yön değiştirmiş, geleneksel yöntemlere başkaldırmış ve o güne dek kabul edilen tüm değerleri yıkmaya çalışmıştır. Yıkma isteği sanatı, uygulanış olarak değişiklikler gösterse de temelde aynı amaca bağlanan, sanat hareketlerine bölmüştür. Araştırmanın probleminin ana hatlarını; XX. yüzyıldaki toplumsal, siyasi olayların, teknolojik alanda görülen gelişmelerin sanat tanımını ve sanat eğitimi anlayışını değiştirmesi ve buna bağlı olarak Türk Resim Sanatı ve Sanat Eğitimine getirdiği katkılar oluşturmaktadır.

Anti dogmatizmGüzel sanatlarResim sanatı+5
Elvan Kanmaz
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Müzik öğretmeni adaylarının müziksel işitme, okuma ve yazma çalışmalarında başarılarını etkileyen faktörler ve başarı yönelimleri: Dokuz Eylül Üniversitesi örneği

Müziksel işitme, okuma ve yazma çalışmalarının yürütüldüğü BMTU dersi mesleki müzik eğitiminde temel alan derslerinden biridir. Bu derste edinilen bilgi ve beceriler, mesleki müzik eğitiminde yer alan diğer derslere de olumlu yönde etki sağlar. Bu araştırmada müzik öğretmeni adaylarının müziksel işitme, okuma ve yazma çalışmalarında başarılarını etkileyen faktörlerin ve başarı yönelimlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanıldığı bu araştırmanın çalışma grubunu 2020-2021 öğretim yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Eğitimi Anabilim Dalı'nda eğitim görmekte olan 1, 2, 3 ve 4. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Bu araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Müzik öğretmeni adaylarının başarı yönelimlerinin belirlenmesi için Elliot ve McGregor (2001) tarafından geliştirilen ve Akın (2006) tarafından Türkçeye uyarlanan 2x2 Başarı Yönelimleri Ölçeği kullanılmıştır. Müzik öğretmeni adaylarının müziksel işitme, okuma ve yazma çalışmalarında başarılarını etkileyen faktörlerin saptanması için nitel araştırma yöntemleri içerisinde yer alan görüşme tekniğinden yararlanılmış ve verilerin toplanması için yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Müzik öğretmeni adaylarının müziksel işitme, okuma ve yazma çalışmalarında başarılarını etkileyen faktörlere ilişkin sonuçlar incelendiğinde, öğretmen adaylarının en çok piyano destekli solfej çalışmalarını tercih ettikleri, solfej okuma konusunda kendilerini daha başarılı buldukları, en çok solfej okumaktan zevk aldıkları, dikte yazma çalışmalarında başarılarını en çok etkileyen faktörün sınıf arkadaşlarının melodiyi mırıldanması olduğu ve bu durumun kendilerini olumsuz etkilediği, derste solfej okuma çalışmalarında ise en çok topluluk önünde okumaktan kaçınma davranışı sergiledikleri görülmüştür. Müzik öğretmeni adaylarının başarı yönelimlerine ilişkin sonuçlar incelendiğinde, öğretmen adaylarının en çok öğrenme yaklaşma, en az ise performans yaklaşma yönelimini benimsediği görülmüştür. Müzik öğretmeni adaylarının öğrenme kaçınma ve öğrenme yaklaşma başarı yönelimlerinde kadınların lehine anlamlı farklılık olduğu; sınıf düzeylerine göre başarı yönelimleri incelendiğinde öğrenme kaçınma yönelimi alt boyutundan aldıkları puanlarda anlamlı farklılık olduğu ve 1. sınıfların 4. sınıflara göre daha fazla öğrenme kaçınma yönelimini benimsediği; müziksel işitme, okuma ve yazma çalışmalarında kendilerini en başarılı gördükleri alana göre başarı yönelimleri incelendiğinde, müziksel yazma alanında kendini başarılı bulanlara göre müziksel okuma alanında kendini başarılı bulanların lehine performans yaklaşma ve performans kaçınma alt boyutlarında anlamlı farklılık olduğu; lisans öncesinde müziksel işitme, okuma ve yazma eğitimi alma durumları ve çalışma sürelerine göre başarı yönelimleri incelendiğinde ise istatistiksel olarak anlamlı farklılık olmadığı görülmüştür.

Aday öğretmenlerAkademik başarıBaşarı amaç yönelimleri+5
Yaren Nejla Ekdi
Dokuz Eylül University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Van ili Erciş ilçesi halk ozanlarından Hüsamettin Ergöl'ün hayatı ve eserleri

Halk ozanları, halkın içinden yetişen, bulundukları yörenin kültürüne ait ürünlere kaynaklık eden, eserlerini genellikle saz eşliğinde söyleyip bu geleneği gelecek nesillere aktaran halk kültürümüzün önemli temsilcileridir. Van ili Erciş ilçesi halk ozanlarından Hüsamettin Ergöl'e ait olan eserlerin derlenmesi ve kayıt altına alınması amacıyla yapılan bu çalışmada, ayrıca makamsal dizi, ritim, ritmik düzüm ve ses genişliği bakımından müzikal özellikleri ile beraber şiirlerinin konusu da analiz edilmiştir. Yapılan bu çalışmada; nitel araştırma yöntemlerinden anlatı analizi doğrultusunda görüşme ve doküman yoluyla veriler toplanmıştır. Verilerin analizinde betimsel analizden yararlanılmıştır. Bu araştırma sonucunda, Van ili Erciş ilçesi halk ozanlarından Hüsamettin Ergöl'ün hayatı ve eserleri hakkında bilgi verilerek sözü ve müziği kendisine ait olan ve kaynaklık ettiği toplam 35 eser tespit edilmiştir. Hüsamettin Ergöl'ün bestelemiş olduğu 28 eserden 2'sinin sözü Ercişli Emrah'a aittir. 35 eserden 7'si başka bir çalışmada derlenip notaya alınmıştır. Bu 7 eserde Hüsamettin Ergöl'ün kaynaklık ettiği tespit edilmiştir. 28 eser ise bu çalışma içinde derlenip notaya alınarak kayıt altına alınmıştır. İncelenen eserlerin genel olarak hüseyni-uşşak makamsal dizisinde olduğu, ritmik yönden yörede en çok kullanılan 4/4'lük ve 10/8'lik ritim kalıplarının kullanıldığı, eserlerin ses genişliği bakımından bir oktav içerisinde olduğu ve konu bakımından ise çoğunlukla aşk, sevda ve gurbet konularının işlendiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Hüsamettin Ergöl, Türk Halk Müziği, Aşıklık Geleneği , Derleme, Van Erciş Yöresi

Burhan Yacan
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Kentsel biçimin görünürlüğe dayali değerlendirilmesi: Kentsel çevrelerde konut gelişimine alternatif bir bakış açısı

It is highly important for urban designers to understand how the configuration of urban fabric influences the living experience of the city dwellers. While cities change through time, their evolution may produce spaces that may not have a positive contribution or don't reach their full potential. We call these spaces as 'lost spaces'. The fragmentation that has occurred as a result of master planning implementations in western development corridor of Ankara, has produced lost spaces. This thesis aims to assess spatial configurations of such spaces near residential buildings in Çayyolu. The chosen case study, Cayyolou, is a 'developed' area in Ankara which has been an outcome of the city's urban expansion. Urban and architectural spaces are defined by the spatial relations and social synergy stimulated by visual interaction. We have considered visibility as an indicator of 'positive space' and used isovists as a tool that measures visibility levels. A space that can be seen from any vantage point is defined as isovist by, and a set of such spaces defines a visual field. By utilizing computational tools and geometrical properties of isovist and isovist fields, we can identify and improve visibility of selected areas. In addition to visibility assessment of existing conditions of selected sites, this framework provides some design interventions which help improve visibility and propounds a relationship between urban spaces and visibility.

Ankara-ÇayyoluLand shapingVisibility+7
Suard Cengu
Bilkent University · Mühendislik ve Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Sanal gerçeklik (VR) ve sinoptik termal konfor şartlarının ilişkisi: Amirkabir, Arak kamu meydanı vaka çalışması

Public Open Spaces (POS) have been proven to have a positive effect on people's life and overall well-being. As also suggested by the existing literature, the success of a POS can be interrelated with the number of individuals using it. However, the occurrence of Urban Heat Island (UHIs) has increased in recent years as a consequence of climate change which can significantly affect the presence of people in POSs and their usage pattern. Urban green spaces on the other hand can provide shade that covers outdoor environments, attenuating the effects of UHIs. In addition, urban inhabitants can benefit from psycho-physiological advantages of urban green spaces. Meanwhile, Amirkabir square as the first environment with the main concentration on pedestrians rather than vehicles in the city of Arak, needs urgent improvements in both aesthetics and thermal condition. To accomplish this aim, alongside thermal sensitive decision making, the use of virtual reality (VR) as a participatory means can offer a unique opportunity to ensure the positive effects of local interventions. This method and the integrative mergence between these two issues, and how they can frame an initial guidance for local design- oriented action, are interlinked contemporary factors that need to be addressed. As a result, the study's primary objective is to provide interdisciplinary recommendations for architects and urban designers on how to effectively approach the alternation of POSs for enhanced greenery design to approach both thermal comfort and psychological expectations. Hence, this study investigated people's preferences in four greenery design scenarios using VR techniques, then compared them to thermal comfort situations to determine whether the preferred scenario chosen by Araki inhabitants is the same scenario in which people performed best or not. People's preferences were studied using VR technology and SPSS software for data interpretation. The quantitative thermal microclimatic conditions of Amirkabir urban square were obtained through the application and comparison of energy-based model thermal indices. These indices were the Physiologically Equivalent Temperature (PET) and the modified PET (mPET) through the use of biometeorological RayMan pro model. To facilitate the representation of the results, the Climate Tourism/transfer Information Scheme (CTIS) software was utilized. This innovative methodology revealed in the case of Arak, that the scenario preferred by people (Scenario D, p<.05), is different from the scenario with better thermal performance (Scenario A), and that people's preferences and thermal outcome on different design scenarios are not necessarily parallel, which draws on local design and planning orientated professionals that shape cities to work in an interdisciplinary manner whilst addressing such crucial aspects. Through such a perspective, the modification of the urban fabric can be made to better ensure the long-term triumph of urban projects.

Seyed Mahzıar Taghavı Araghı
Bilkent University · Ekonomi ve Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

İç mimari tasarımda bilgisayar desteğini arttırmak için bir öneri

In this work, several proposals are put forth in order to render computer-aid to interior architecture more efficient and easy-to-use. Considering the role of computer in architecture as a design assistant, the factors establishing this position have been discussed. Based on these factors and aspects of interior architecture, proposals are introduced. The proposals aim firstly at creating an interactive design environment where designers do not have to be specialized 'in computers', but 'with the aid of computers'; secondly, at drawing attention to potential areas of study in computer-aid in design related to aspects particular to the profession of interior architecture. Finally, the expected contributions of the proposals introduced are discussed in terms of interior architectural practice and education, discussing the new definition of the profession and future trends. Keywords: Computer-aided design, interior architecture, design iii

Computer aided designDesignInterior architecture
Burcu Şenyapılı
Bilkent University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
1993
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Resimde neo ekspresyonist anlayış çerçevesinde içerik ve biçim bağlamında çözümlemeler

ABSTRACT CONTENT AND FORM ANALYSES WITHIN THE FRAME OF NEO EXPRESSIONIST TREND Elif F. Okur(Tolun) M.F.A. in Fine Arts Supervisor: Assoc. Prof. Hayati Misman February, 1994 This thesis is aimed at discussing neo- expressionism which has become one of the most prevailing forms of expression that is still popular since the 1980s. First the structure and progression of neo-expressionism is examined by looking at its past starting from expressionism that simultaneously showed up in various geographies including Turkey. Secondly within the neo-expressionism topics like form and discourse importation, the concept of patch while displaying the existing structure in Turkey on one hand, increased the readability of my paintings and stated the problematic of my studies. Keywords: Abstract Expressionism, Expressionism, Neo Expressionism. Ill

ExpressionismNeo-expressionismPainting art+3
Elif F. Okur Tolun
Bilkent University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
1994
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Filmin F'si Greenaway'in G'si: Peter Greenaway filmlerinde sinematik temsil

ABSTRACT F IS FOR FILM, G IS FOR GREENAWAY: THE CINEMATIC REPRESENTATION IN THE FILMS OF PETER GREENAWAY Dilek Kaya Mutlu M.F.A. in Graphical Arts Supervisor: Assist. Prof. Dr. Nezih Erdoğan May, 1999 This study aims at investigating the last eight feature films of the British filmmaker, Peter Greenaway, with regard to the cinematic representation. As opposed to the cinematic representation suggested by the principles and conventions of dominant cinema Greenaway's films, which are based on a questioning of those principles and conventions and on a search for alternative forms of cinematic representation, are considered to be 'sentences on cinema' and investigated within the context of dominant and counter cinematic practices. Keywords: Cinematic representation, Dominant cinema, Counter cinema. m

FilmGraphic artsGreenaway, Peter+3
Dilek Mutlu Kaya
Bilkent University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
1999
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Gilles Deleuze'ün sanat felsefesi: Hissin Vahşeti

In this work the influential contemporary French philosopher Gilles Deleuze' s aesthetic theory has been analysed with regard to its philosophical origins. Baruch Spinoza, whose influence is felt in the whole of Deleuze' s ouevre, proves to be the basic figure of his approach to art as well. Gilles Deleuze sets out to formulate a vitalist theory of art, the scope of which requires that the categories of judgement and reception be displaced. This scope situates artistic activity in a generalised creativity, where reception and judgement find their places as points of break and tension which could still be examined within the system of creation. Keywords: Affect, Spinoza, debt, judgement, regimes of sings, reception m

Deleuze, GillesAestheticsPhilosophy+2
Bülent Eken
Bilkent University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
1999
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

İslam sanatı ve süsleme: Sanat çalışmaları hakkında Alois Rigel`den Ernest Gombrich`e ve ötesine düşünceler

In this study certain arguments about two different but related phenomena are presented: Islamic art and ornamentation. The problem of maintaining a relevant definition for both cases is emphasized by giving examples of diverse and even opposing explanations. For ornamentation, the work of two art historians, Alios Riegl and Ernst Gombrich is elaborated and the differences in their approach to ornamentation are tried to be shown. In order to understand the issue of Islamic ornament, first the discussions about the term Islamic art are given, then the place of ornamentation in Islamic art is argued by taking arabesque as an example case. Finally the possibilities of experiencing the artwork in such a situation which the plurality of approaches that may subject to contradict each other exist, are investigated. The ambiguity of Islamic ornamentation is expected to give way to an inquiry about the nature of artwork. KEY WORDS: Islamic art, Ornamentation, Arabesque, Alois Riegl, Ernst Gombrich, Sublime, Philosophy of Art.

ArabesqueGombrich, ErnstGraphic arts+5
Murat Kenan
Bilkent University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2000
00
DoktoraAçık ErişimEN

Günümüz konut tasarım pratiğinde Türk mimarların müşteri ve kullanıcılara ilişkin mesleki değer sistemleri

ABSTRACT PROFESSIONAL VALUE SYSTEMS OF TURKISH ARCHITECTS WITH RESPECT TO CLIENTS AND USERS IN CONTEMPORARY RESIDENTIAL DESIGN PRACTICE Burçak Serpil Altay Ph. D. In Art, Design and Architecture Supervisor: Assist. Prof. Dr. Zuhal Ulusoy August, 2000 This study is based on the exploration and understanding of the value systems of architects regarding clients and users during residential design practice. This needs an inquiry of the existing Turkish social context as well as the context of design practice, including various actors. After an introduction to the basic concepts of the study, including knowledge, values, value systems, professions and professionalism; an actor-based framework is proposed to analyse architects' value systems. The architectural profession and it's relationship with other actors is discussed briefly throughout history, including the changing the role of the architect in Turkey with respect to society at large and during distinct residential design processes. Afterwards, a research is carried out with twenty-four practicing architects in Ankara, through open-ended interviews, investigating architects' perpectives and experiences during design practice, their relationship with the actors and the impact of these on their professional conduct. The data analysis is based on the derivation of basic themes forming categories followed by the discovery of emergent relationships between these themes. The value systems of architects during residential design practice is presented in a model comprised of an interrelated set of corresponding and conflicting beliefs regarding the architects' values attributed to their professional identities, clients, users and the society at large, their professional aim and objectives, and how these beliefs guide their action and interaction at different stages in the design process. Suggestions are proposed with respect to theory and research development as well as education. Keywords: architectural profession, knowledge, value, value system, architects, clients, users, residential design practice. m

Housing designUser satisfactionOccupational value+4
Burçak Serpil Altay
Bilkent University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2000
00
DoktoraAçık ErişimEN

Renk türü, doymuşluk, ve parlaklığın dikkat çekme ve tercih üzerindeki etkileri

ABSTRACT EFFECTS OF HUE, SATURATION, AND BRIGHTNESS ON ATTENTION AND PREFERENCE Nîlgün Camgöz Ph.D. in Art, Design, and Architecture Supervisor. Assoc. Prof. Dr. Cengiz Yener September, 2000 In order to investigate preference and attention responses for foreground- background color relationships, 123 university undergraduates in Ankara, Turkey, viewed 8 background colors on which color squares of differing hues, saturations, and brightnesses were presented. Subjects were asked to show the color square attracting the most attention, and the one they preferred on the presented background color. Findings on attention showed that on any background, colors of maximum saturation and brightness attract the most attention (67%). Yellow- green, green, cyan range (45%) attracts attention, followed by red, magenta range (30%). Findings on preference showed that colors having maximum saturation and brightness are most preferred (25%). Blue is the most preferred hue regardless of the background (25%). Foreground-background color relationships in terms of attention and preference are also included in the findings of the study. Keywords: Color, Color Combinations, Color and Attention, Color Preference. iv

AttentionSaturationBrightness+2
Nilgün Camgöz
Bilkent University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2000
10
Yüksek LisansAçık ErişimEN

George Bataille'ın ihlal kavramı: Sanat ve felsefe açısından olanaklı bir deney(im) sorusu

ABSTRACT GEORGES BATAILLE'S NOTION OF TRANSGRESSION: THE QUESTION OF A POSSIBLE EXPERIENCE CONCERNING ART AND PHILOSOPHY. Mehmet Şiray M. F. A in Graphical Arts Supervisor: Assist. Prof. Dr. Lewis Keir Johnson May, 2000 This study aims at analysing George Bataille's notion of transgression. In this respect, the concepts of Bataille's discourse such as 'general economy', 'sovereign operation', 'inner experience', 'impossible', 'absence of myth' and 'sacred', are taken into consideration within the context of some recent post-structuralist texts. In addi tion, this study focuses on transgression in Bataille' s discourse reading it as a passage from interior to exterior. For this purpose, this study aims at showing that the transgression implied in Bataille's discourse transgresses itself. In that manner, this thesis brings two readings of Bataille's notion of transgression together: one is the reading of surrealism through George Bataille's and Andre Breton's approaches, and the other is the reading of the notion of transgression through some recent post stmcturalist texts. In the fınal analysis, this study discusses the discourse of transgression in Bataille with respect to both philosophy and art considering the problem of representation. Keywords: Transgression, general economy, impossible, inner experience, sacred, absence of myth, sovereign operation, representation, surrealism, post -structralism

Mehmet Şiray
Bilkent University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2000
00
DoktoraAçık ErişimEN

Mektuplardaki Yeşilçam: İzleyici söylemi perspektifinden altmışlar Türkiyesinde bir ''sinema olayı''

ABSTRACT YEŞILÇAM IN LETTERS: A "CINEMA EVENT" IN 1960s TURKEY FROM THE PERSPECTIVE OF AN AUDIENCE DISCOURSE Dilek Kaya Mutlu Ph.D. in Art, Design, and Architecture Supervisor: Prof. Dr. Bülent Özgüç Co- Supervisor: Assist. Prof. Dr. Halil Nalçaoğlu June, 2002 This study examines "Yeşilçam event" in Turkish cinema from the perspective of an audience discourse that is reconstituted from the audience letters published in popular cinema magazines Sinema and Perde. Through a study of the letters, it is observed that neither Yeşilçam cinema that marks the 1960s can be reduced to a film industry nor the social experience of it could be evaluated in terms of a cinema-audience relation consisting merely of movie going and film viewing. The topics and the forms of expressions in the letters suggest that Yeşilçam was a "cinema event" diffused throughout everyday life especially through social images of stars and that the audiences had an important role in its (re)production and circulation outside movie theatre. Keywords: Cinema as event, Yeşilçam event, Audience, Audience letters, Stars, Cinema magazines. in

MagazinesMagazine journalsLetters+7
Dilek Kaya-mutlu
Bilkent University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2002
00
DoktoraAçık ErişimEN

Aydınlatma tasarım kavramlarının iç mimarlık tasarım stüdyolarına aktarımı için bir öneri: Konstrüktivist eğitim yöntemi

Originating from the inadequacy of teaching and learning frameworks in interiordesign education and the gap between design studio and supportive courses indesign curricula, this study suggests a pedagogical approach for design studios toovercome the disentanglement in interior design education. Within this context, thestudy introduces a `constructivist framework? as the foundation of an instructionalmethod to recall knowledge from lighting-related courses into the design studio.Constructivism, taking knowledge as temporary, developmental, nonobjective,internally constructed, and socially and culturally mediated, is discussed as one ofthe most suitable epistemological stances for design education with regards to itsproblem-based studio education. In order to examine the appropriateness of thesuggested approach for integration, students in one of the two design studio sectionswere given lighting design exercises prepared with reference to constructivistpremises, and received constructive feedbacks for their lighting design proposalsduring the semester, while the other section had no extra exercises and critiques onlighting design. The effectiveness of the approach was evaluated using quantitativedata analysis techniques. The findings demonstrated that incorporation of theconstructivist instructional strategies improved the success of students in studioprojects in terms of lighting design requirements. Additionally, final jury sessionswere recorded and analyzed in relation to the discussions and questions aboutlighting design dimensions of the projects, with regards to the nature and content ofthe questions and faculty-related barriers against the integration of lightingconcepts. The study is considered also significant for the potential applicability ofthe proposed educational approach to integrate the other design knowledge areasinto design studio for a more comprehensive interior design education.Keywords: Interior Design Education, Lighting Education, Constructivism.iii

Mehmedalp Tural
Bilkent University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Bir baskı incelemsi: Mekana özgü ipekbaskı

The aim of this study is to explore the possibilities of how the surface of the backgroundaffects the foreground, which is the image of my face. When viewing an image produced bythe printmaking process it can be seen that while surface is a part of the image, reciprocally,the image becomes a part of the surface. The projects I have conceived and implemented werebased on exploring this phenomenon of the reciprocal interaction of image and canvas. Theinvisible support of the surface becomes visible. The reading of the art works is asbackground to the study, such as concepts of face, as in the face does not belong to the body,and surface as in the oscillation between beneath and above. Finally, I will discuss my screenprints in terms of techniques and especially, of the aforementioned concepts of Face andSurface.Keywords: Screen-printing, Face, Surface

Ardan Özmenoğlu
Bilkent University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2006
10
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Algiya dayali bir "immersion" modeli

The aim of this study is to offer a new model for the concept of immersion based on the process of perception in humans. The motivation behind the study is that although the concept of immersion points to an important experience both in various media and daily life, current approaches to the concept do not provide an analytical framework needed for understanding it. This study offers a cognitive and parameter based model which is based on the perception theory put forward by Henri Bergson in his book Matter and Memory. The model makes possible the analysis of the concept of immersion in terms of various cognitive and physical factors.

C. Armağan Alper
Bilkent University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2009
00