
185
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Tekstil sektöründe sürdürülebilirlik kavramı ve yaşam döngüsü analizi
Bu yüksek lisans tez çalışmasında tekstil sektöründeki sürdürülebilirlik uygulamaları ve araçları, kumaş üretim performansları ve onun oluşturduğu çevresel etkiler üzerinden incelenmiştir. Sürdürülebilirlik kavramı gün geçtikçe tüm sektörlerde önem kazanmaya başlamıştır. Tez kapsamında, HİGG malzemeleri sürdürülebilirlik endeksi yaşam döngüsü aracı vasıtasıyla birbirinden farklı pamuk türü içeren 4 (dört) denim dokuma kumaş sadece ana giriş hammaddesi (lifi) değiştirilip diğer parametreler aynı tutulacak şekilde yaşam döngüsü analizine tabi tutulmuştur. Aynı kumaşlar fiziksel performans testlerine de maruz bırakılmıştır. Çalışma sonucunda, sadece ana hammadde değişimi yapılarak düşük ekstra maliyetle çok ciddi bir Pazar payı eldesinin sağlanabileceği görülmüştür.
Elastan karışımlı denim kumaşların elastikiyet ve kalıcı uzama parametrelerinin incelenmesi
Tekstilde moda değişmektedir, buna bağlı olarak da müşterilerin ürünlerden beklediği özellikler de değişmektedir. Yüksek elastikiyetli denim ürün talebi artmaktadır. Elastan içeren denim ürün özelliklerini ve performansını etkileyen birçok faktör vardır. Bu çalışmada; atkı iplik numarası, elastan numarası, atkı iplik kompozisyonu ve tarak numarasının; elastikiyet, kalıcı uzama, kopma mukavemeti, yırtılma mukavemeti, çekme ve uzama direnci değerlerine etkisi incelenmiştir. Pamuk/elastan, pamuk/T400®/elastan, pamuk/PBT/elastan, pamuk/sustansTM/elastan karışımlı atkı iplikler kullanılmıştır. Elde edilen test sonuçları SPSS istatistik paket programı ile değerlendirilmiştir. Parametrelerin etkisinin incelenmesi sonucunda yeni ürün geliştirilirken gereksiz denemelerin önüne geçilebilecek ve bu sayede deneme maliyetleri düşecektir. İstenen seviyelerde performansa daha kısa sürelerde ulaşılarak yeni ürünler daha kısa sürede üretilebilecektir.
Nano-parçaçık katkılı poliamid 6 lifi üretilmesi ve kumaş özelliklerinin araştırılması
Bu çalışmanın temel amacı, %100 titanyum (Ti) metal nano-parçacık katkılanmasının poliamid (PA) 6 liflerinin ve bu liflerden üretilmiş kumaşların teknik özelliklerine etkilerini araştırmaktır. Bu amaçla, masterbatch olarak hazırlanan titanyum metal nanopartikülleri, çift ekstruderli lif çekim sisteminde PA 6 cipslerine üç farklı oranda karıştırılarak yumuşak lif çekimi yöntemiyle filamentler elde edilmiş, daha sonra bu filamentler örme ve dokuma kumaşların üretilmesinde kullanılmıştır. İplik örneklerine, doğrusal yoğunluk ve mukavemet/uzama testleri yapılmıştır. Kumaş örneklerine ise kumaşın üretildiği ipliklerin SEM (scanning electron microscope) cihazıyla görüntüleri alınıp incelenerek lif içindeki nanopartikül dağılımı değerlendirildikten sonra, mukavemet/uzama, optik geçirgenliği, elektromanyetik koruyuculuk testleri yapılarak elde edilen sonuçlar değerlendirilmiştir.
Kitosan nano-mikro kürelerin uygulandığı pamuklu kumaşların antibakteriyel, optik, mekanik ve konfor özelliklerinin araştırılması
Tezin amacı, kitosan biyopolimerinin nano-mikro küre formuna getirilmesi ve pamuklu kumaşa uygulanması, daha sonra kumaşın antimikrobiyal, mekanik, konfor ve optik özelliklerinin araştırılmasıdır. Tez çalışması kapsamında kitosan biyopolimeri, iyonik jelleşme yöntemi kullanılarak nano-mikro küre formuna dönüştürülmüştür. Kitosan nano-mikro kürelerin karakterizasyonu; FT-IR, XRD, SEM, TGA, DSC ve Mastersizer analizleri kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Nano-mikro küre emülsiyonları saf su içerisinde 5 farklı konsantrasyonda hazırlanmış ve konsantrasyonun söz konusu özelliklere etkisi araştırılmıştır. Sonuç olarak; kitosan nano-mikro küre uygulanmış kumaşların gram negatif ve gram pozitif bakterilere karşı antibakteriyel aktivite gösterdiği, konfor özelliklerinden hidrofilite, su buharı geçirgenliği ve hava geçirgenliği değerlerinin azaldığı, mekanik özelliklerden sertliğin arttığı, kopma ve yırtılma mukavemetinde ise anlamlı bir değişiklik olmadığı görülmüştür. Optik analizler sonucunda kumaşın renginde anlamlı bir değişim oluşmadığı fakat 185-400 nm dalga boyu aralığında kumaşın UV geçirgenliğinin düştüğü, dolayısıyla UV koruyucu özellik gösterdiği belirlenmiştir.
Soya protein lifinden mamül örme kumaşların performans özelliklerinin deneysel araştırılması
Bu çalışmada; tekstil teknolojisine uygun, %100 soya protein lifinden Ne24 numara ipliklerden süprem ve pike yapıda örülmüş kumaşların performans özellikleri ve renk haslıkları incelenmiştir. Üretilen mamul kumaşlara ön terbiye işlemleri uygulanmış ve kumaşlar reaktif türde boyarmadde ile boyanmıştır. Mamul kumaşlara, standartlara uygun olarak, seçilmiş renk haslık testleri yapılmıştır. Çalışma sonunda %100 soya lifinden elde edilecek tekstil ürününün renk haslık özelliklerinin pamuklulara benzer şekilde iyi özellikte, yumuşak bir kumaş olduğu, aşınma dayanımı, patlama mukavemeti, hava geçirgenliği değerleri pamuklu kumaşlara göre iyi değerler elde edildiği, boncuklanma özelliğinin pamuklu kumaşlara göre daha kötü olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışmada, soyanın bir tekstil lifi olarak rahatlıkla kullanılabileceği ortaya konulabilmiştir.
Soya lifi içeren dokusuz yüzey kumaşların hijyen tekstillerinde kullanılabilirliğinin araştırılması
Bu çalışmada, soya ve pamuk lifleri içeren sekiz farklı dokusuz yüzey kumaş elde edilmiştir. Kumaşlar hijyen tekstilinde kullanılan bebek/hasta bezinin dağıtıcı katmanı, ADL (Acquisition-Distribution Layer), olacak şekilde tasarlanmıştır. Numuneler, Air –Trough Bonding (Hava ile tülbent oluşturma ) makinesinde üretilmiştir. Dokusuz yüzeylerde; taşıyıcı lif olarak soya ve pamuk, bağlayıcı lif olarak 6 denye kalınlığında ve 64 mm uzunluğunda iki bileşenli iç/dış formunda Polietilen)/Polyester ve iki bileşenli Polietilen/Modifiye edilmiş Polyester lifleri kullanılmıştır. Soya ve pamuk ayrı ayrı farklı oranlarda polietilen/polyester ile birlikte kullanılmıştır. Numunelere bebek/hasta bezleri için geçerli performans testleri uygulanmıştır. Soya lifi içeren numunelerin ıslak halde daha mukavemetli olduğu görülmüştür. Makinenin eni yönündeki mukavemet sonuçlarında ise en iyi değerler; kuru ve ıslak halde soya/polietilen/ modifiye polyester numunelerinden elde edilmiştir. Sıvı geçiş hızı, ıslatma ve kuruluk değerlerindeki en iyi sonucu Soya/polietilen/polyester numuneleri göstermiştir Çalışma sonuçları, hijyen tekstilinde soya lifinin bebek/hasta bezinde üst yüzeyden emici yüzeye aktarımında performansının üst düzeyde olduğunu göstermiştir.
Tekstil terbiyesinde kullanılan kadeleme (dekatürleme) işlemi ve dokuma kumaş tuşe-tutum özellikleri üzerindeki etkisi
Bu çalışmada, %65 poliester %35 viskon karışımlı rijit kumaşın ve %64 poliester %34 viskon %2 elastan karışımlı atkı streç kumaşın, performans özellikleri üzerinde kade (dekatürleme) işleminin etkisi araştırılmıştır. Bu amaçla, aynı dokuma parametrelerine sahip rijit kumaş ve 3 (üç) farklı elastan numarasına sahip streç kumaşlar üretilmiş ve aynı şartlarda terbiye işlemleri uygulanmıştır. Elde edilen kumaşlara, kade işleminin kumaş performansı üzerindeki etkisini incelemek üzere, kalite kontrol testleri uygulanmıştır. Elde edilen değerler üzerinde istatistiksel analizler yapılmış ve sonuçlar yorumlanmıştır. Sonuçta kade işleminin, seçilen kumaşların tuşe-tutum, görünüm, kullanım dayanımları, performans özellikleri üzerinde etkili olduğu görülmüştür.
Antioksidan katkılı silika sol ile işlem görmüş kumaşların ışık haslığının iyileştirilmesi ve bazı performans özelliklerinin incelenmesi
Renkli tekstil malzemesinde ışık etkisiyle meydana gelen solma mekanizması, UV ışınlarının boyarmaddenin yapısını bozmasıyla ve görünür ışığın malzemede fotooksidasyona neden olması ile oluşmaktadır. Tez çalışması kapsamında, oksidasyon inhibitörü olarak da bilinen antioksidanlar (l-askorbik asit ve gallik asit) katkı maddesi olarak kullanılarak; çapraz bağlayıcı içeren silika sol, çapraz bağlayıcı içermeyen silika sol ve sadece sulu antioksidan çözeltisi içeren farklı solüsyonlar hazırlanmıştır. Solüsyonlar, % 100 keten içerikli mavi, kırmızı ve sarı renkte dokuma kumaşlara 120˚C ve 150˚C olmak üzere iki farklı fikse sıcaklığında pad-termofiksaj yöntemiyle aktarılmıştır. Bu şekilde yapılan işlemlerin numunelerin ışık haslığına etkilerinin incelenmesi ve bazı fiziksel özelliklerinin ölçülmesi hedeflenmiştir. Sonuçlarda gallik asitin silika soller ile birlikte kullanılmasının, malzemenin fotostabilitesini daha iyi hale getirme açısından uygun olduğu ortaya çıkmıştır. Gallik asitin numunelerin renginde ışık etkisiyle oluşan açıklık farkı (ΔL*) derecesini düşürdüğü; silika solün ise toplam renk farkı değerini (ΔE*) azalttığı sonucuna varılmıştır. Silika sol elde edilirken çapraz bağlayıcı ilavesinin; numunelerin ışık haslığını iyileştirdiği, uygulanan kaplamanın yıkamaya karşı dayanımını ve aşınmaya karşı dirençlerini arttırdığı tespit edilmiştir.
PTT/pamuk karışımı OE-rotor ipliklerinin ve bu ipliklerin kullanıldığı denim kumaşların performans özelliklerinin araştırılması
Tekstilde istenen ürünün elde edilebilmesi için uygun nitelikte hammadde seçimi önemlidir. %100 doğal ya da %100 yapay liflerin mamulden beklentileri tam olarak sağlayamadığı durumlarda lif karışımları yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmada öncelikle, PTT (Politrimetilen Tereftalat) esaslı olan kesikli Sustans® liflerinin pamuk ile birlikte open-end rotor iplik üretim sisteminde eğrilmeleri hedeflenmiştir. Bu sayede Sustans® liflerinin sahip olduğu, iyi elastikiyet ve boyutsal stabilite, düşük statik elektriklenme, yumuşak tuşe gibi olumlu özelliklerin yüksek verimlilikteki bir eğirme tekniği ile kesikli iplik yapısına aktarılması amaçlanmıştır. Bu kapsamda 5 farklı oranda Sustans®/Pamuk karışımı harman ve %100 Pamuk harman kullanılarak, Ne 8,25 numarada 6 farklı open-end rotor ipliği üretilmiş ve bu ipliklerin kalite özellikleri test edilmiştir. Ardından bu ipliklerin atkı olarak kullanıldığı, 6 farklı denim kumaş üretilmiş ve kumaşların kalite özellikleri test edilmiştir. Sonuç olarak; Sustans®/Pamuk karışımı harmanlar open-end rotor sistemi ile başarıyla eğrilmiştir. Elde edilen tüm verilere uygulanan istatistiki analizler sonucunda; %100 pamuk ipliğe göre, Sustans® içeren ipliklerin kopma uzaması, düzgünsüzlük, iplik hataları ve tüylülük değerleri iyileşirken, mukavemet değerleri ise bir miktar azalmıştır. Sustans® içeren denim kumaşlarda %100 pamuk kumaşa göre, daha yüksek boyutsal stabilite ve kopma uzaması sağlanabilmiş, elastikiyet ve kalıcı uzamada ise bir miktar iyileşme görülmüştür. Sonuç olarak elde edilen tüm iplik ve kumaş bulguları ışığında, open-end rotor ipliği üretiminde optimum karışım oranının % 50/50 Sustans®/Pamuk olduğu kanısına varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Politrimetilen Tereftalat (PTT), Sorona®, Sustans®, Pamuk, Lif karışımları, OE Rotor ipliği, Denim
Denim kumaş yaşam döngüsü analizi
Yaşam döngüsü analizi, bir ürünün hammaddesinin elde edilişi, üretimi, nakliyesi, kullanılması, bertarafı aşamalarında (tüm yaşam döngüsü boyunca – beşikten beşiğe) çevreye olan etkilerini hesaplamakta, üretimin sorunlu noktalarını saptamakta ve sorunların kaynağına inmekte kullanılan bir araçtır. Bu çalışmada tarladaki pamuğun toplanmasından bir metre tül denim kumaşın üretimine kadar olan tüm prosesler anlatılarak, denim kumaşın yaşam döngüsü analizi yapılmıştır. Bu proseslerin her birinde uygulanan işlemlerin çevreye olan etkileri ayrı ayrı incelenmiştir. Bu etkilerden en önemlileri su ve enerji kayıplarıdır. Bu etkiler, her işlem basamağında elde edilen verilerin toplanmasıyla belirli ölçütlerde sınıflandırılmıştır. Sınıflandırılan veriler uygun ölçü birimlerinin birbirine oranlanmasıyla hesaplanmıştır. Hesaplamalar farklı parametrelerin aynı proseslerini karşılaştıran ve analiz eden SimaPro v8.5.2.2. programıyla sağlanmıştır. Kullanılan programın çok geniş veri tabanına sahip olması gerçeğe en yakın değerleri ortaya koymada etkili olmuştur. Anahtar Kelimeler: Yaşam Döngüsü Analizi, Karbon Salınımı, Denim, Carbon Ayakizi
Denim kumaşlarda seçilmiş konfor ve performans özelliklerinin optimizasyonu
Bu çalışmanın amacı, çeşitli yıkama işlemlerine tabi tutulmuş farklı fiziksel özelliklere sahip denim kumaşlarda, seçilmiş konfor ve performans özelliklerinin belirlenmesi ve üretim öncesi tahminlenmesine yönelik optimizasyon modelleri oluşturulmasıdır. Bu amaçla JNR MENSUCAT A.Ş. (Kadirli) işletmesinde 13 farklı denim kumaş üretilmiş, daha sonra üretilen kumaşların bir kısmına yıkama işlemi uygulanarak toplam 27 adet numune elde edilmiştir. Numune kumaşların seçilmiş fiziksel ve konfor/performans özellikleri standartlara göre tespit edilmiştir. Bu özellikler gramaj, atkı ve çözgü iplik numaraları, atkı ve çözgü sıklıkları, örgü raporu, atkı ve çözgü kopma mukavemeti, yumuşaklık, hava geçirgenliği ve su buharı geçirgenliği olarak sıralanabilir. Testler sonucu elde edilen verilere SPSS paket programı kullanılarak çeşitli analizler (K-S testi, Runs testi, regresyon analizi) uygulanmış ve böylece üretim öncesi tahminlemeye yönelik fiziksel ve konfor/performans özellikleriyle ilgili eşitlikler oluşturulmuştur. Daha sonra bu eşitlikler kısıt olarak kullanılarak her bir konfor/performans özelliğinin ayrı ayrı eniyilenmesinin amaçlandığı veya birden fazla konfor ve/veya performans özelliğinin aynı anda optimize edilmeye çalışıldığı toplam 10 adet matematiksel model oluşturulmuştur. Ardından bu modellerin optimum çözümleri LINGO 18.0 optimizasyon yazılımı kullanılarak belirlenmiş ve sonuçlar irdelenmiştir.
Havlu kumaşlara katyonizasyon işleminin uygulanması ve söz konusu işlemin ürün performansına etkisinin incelenmesi
Çalışma kapsamında, farklı hav çözgü ipliği hammadde tipine ve farklı gramaja sahip havlu kumaşlar ağartma işleminin uygulanıp uygulanmama durumuna göre de gruplandırıldıktan sonra farklı konsantrasyonlarda katyonize edilmiştir. Ağartma işlemi uygulanmadan farklı konsantrasyonlarda katyonize edilen kumaşların ve ağartma ve katyonizasyon işleminin birlikte uygulandığı havlu kumaşların performans ve haslık özellikleri tespit edilmeye çalışılırken ağartma prosesinin yerine çevreci katyonizasyon işleminin uygulanabilirliği de araştırılmıştır. Ağartma ve katyonizasyon işlemlerinin ardından aynı koşullarda tuz ve soda olmadan boyanan, yıkanan ve kurutulan kumaşların kopma mukavemetleri, yumuşaklık, hidrofilite, sürtünme haslıkları ve yıkama haslıkları standartlara uygun olarak test edilmiştir. Elde edilen veriler grafiksel ve istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Sonuç olarak, havlu kumaşların test edilen özellikleri değerlendirildiğinde ağartma işlemi yerine katyonizasyon işleminin uygulanmasının havlu kumaşlara kopma mukavemeti ve yumuşaklık açısından olumlu katkı sağladığı, hidrofilite ve haslık değerleri açısından da kabul edilebilir seviyelerde sonuçlar elde edildiği saptanmıştır.
Denim ve spor giyim ürünlerinde PBT'nin kumaş fiziksel performansına etkisi
Bu çalışmada; denim ve spor giysilik kumaşlarda PBT içeren ve PBT içerme-yen,3/1 Z dimi örgüsünde sabit olarak, farklı yapısal parametrelerde ( farklı tarak numarası, tarak eni, çözgü/atkı ipliği numarası, çözgü /atkı sıklığı) ve farklı terbiye prosesleri uygulanarak üretilmiş kumaşların, elastikiyet, kalıcı uzama, mukavemet, gramaj, çözgü/atkı çekmeleri gibi fiziksel performansının nasıl etkilendiği araştırılmıştır. Tez çalışmasının asıl gayesi, endüstriyel koşullarda ticari olarak üretilmekte olan denim ve spor giysilik kumaşlarda PBT'nin kumaş performansına etkisinin tespit edilmesi ve karşılaştırılmasıdır. Kumaşın çözgüsünde veya atkısında PBT kullanılarak, elastikiyet ve kumaşın geri toplanması özellikleri bakımından kumaş performansının iyileştirilmesi hedeflenmiştir. Temelde aynı niteliklere ve aynı proses şartlarına sahip kumaş grupları karşılaştırılarak PBT'nin iyileştirme veya değişim seviyesi araştırılmıştır. Mamul kumaşların performanslarını tespit etmek için ISO 6330, ASTM D 3107, ASTM D 1424, ASTM D 5034, ASTM D 3774, ASTM D 3776 standartları kapsamında sonuçların değerlendirilmesi yapılmıştır. Çalışma kapsamında ring iplik makinesinde, merkezde elastikiyet özelliği olan modifiye polyester PBT ve elastan, dış katmanında ise pamuk elyafından oluşan üç bileşenli iplik üretilmiştir. Çeşitli lineer yoğunlukta üretilen PBT karışımlı ipliklerin farklı konstrüksiyonlarda denenmesiyle nihai kumaştaki fiziksel özellikleri analiz edilmiştir. Yapılan incelemeler ve istatiksel verilere göre Pamuk/PBT/Elastan karışımlı ipliğin, pamuk/elastan içerikli ipliğe göre kumaşta kalıcı uzama değerine olumlu etki ettiği tespit edilmiştir. Tüm bu çalışmalar sonucunda, sadece elastan özlü ipliğe kıyasla PBT (polibütilen teraftalat) ve elastan filamentlerini birlikte özünde içeren ipliklerin, kumaşa kullanım performansı açısından olumlu etkisi olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: PBT (polibütilen teraftalat), Dual core, Elastan, Pamuk, Ring İplik Eğirme
Pamuk tarımında kullanılan gübrelerin lif ve iplik kalitesine olan etkileri
Tekstil sektöründe nihai ürünün kalitesini ve performansını iplik ve iplik hammaddesi oluşturmaktadır. Günümüzde doğal elyaflar içerisinde en çok kullanılan iplik hammaddesi ise pamuktur. Bu çalışmanın amacı; kaliteli ve verimli bir pamuk elde edilmesi için pamuk tarımında kullanılan gübrenin, lif kalitesi ve iplik kalitesine etkisinin olup olmadığının araştırılmasıdır. Çalışmada aynı tip pamuk tohumu aynı tarlada yan yana iki ayrı sahada ekilmiş ve deneme sahalarından birinde; pamuk verimini ve kalitesi arttırmaya yönelik gübreler kullanılmış, diğer deneme sahasında ise herhangi bir gübreleme işlemi gerçekleşmemiştir. İncelenen pamuklar ürün döngüsü boyunca aynı anda ekilmiş, aynı anda sulanmış ve aynı anda hasat edilmiştir. Hasat edilen pamukların verimi, çırçırlama performansları, lif kalite özellikleri incelenmiştir. Gübreli ve gübresiz olarak üretilen bu iki çeşit pamuk lifinden, aynı iplik işletmesinde, aynı makine ve ekipmanlarla, aynı numarada iplik üretilmiş ve oluşan ipliklerin kalitesi test edilmiş, sonuçlar incelenerek, gübrenin lif ve iplik özelliklerine ne gibi etkileri olduğu araştırılmıştır.
Tekstilde elyaf, iplik, dokuma hazırlık ve dokuma aşamalarındaki uygulama hesaplarının proses bazında matematiksel modellerinin oluşturularak çözüm algoritmalarının ve bilgisayar yazılımının geliştirilmesi
Bu tez çalışması kapsamında, Tekstilde elyaf, iplik, dokuma hazırlık, ve dokuma aşamalarındaki uygulama hesaplarının proses bazında matematiksel modellerinin oluşturularak çözüm algoritmalarının ve bir bilgisayar yazılımının geliştirilmesi yapılmıştır. Tamamen özgün hazırlanan bu bilgisayar programı Delphi Rio 10.3 yazılımı kullanılarak elde edilmiştir. Hazırlanan programın çalıştırılması sanal veriler üzerinden gerçekleştirilmiştir. Program, tekstil mühendisleri ve tekstil sektöründe çalışanlar için bir "Hesap Makinesi" niteliğindedir. Endüstriyel ve akademik doğrulama çalışmalarıyla daha ileri düzeyde geliştirmelere açık durumdadır. Anahtar Kelimeler: Pamuk ipliği, ring iplik üretimi, dokuma hazırlık, dokuma, yazılım programı
Evsel yıkamanın denim kumaşlar üzerindeki etkilerinin incelenmesi
Tez kapsamında , %98+%2 pamuk+elastan karışımlı aynı tip iplik ve dokuma işlemi görmüş sadece terbiye adımlarında farklılık olan 2 indigo boyalı denim kumaşa ev tipi yıkama işlemi yapılmıştır. Tekrarlı yıkamalar sonucunda yapısal özellikleri, boyutsal değişimleri, sürtünme haslıkları, kopma mukavemet değerleri ve renk değişim değerleri üzerinde analizler yapılmıştır. Bu çalışma kapsamında belirlenen denim kumaşlara kimyasal içerikleri farklı olan ev tipi yıkamalarda yaygın olarak kullanılan dört deterjan ile 1, 5, 10 ve 15 kez olacak şekilde dört farklı yıkama tekrarları yapılmıştır. Yıkama işlemi kumaş cinsine uygun olan makine programı seçilerek; 40 ºC'lik sıcaklıkta, 1000 d/dk da ve 60 gr deterjan miktarıyla denim kumaşlara yıkama süreleri 60 dk olacak şekilde tekrarlı yıkamalar yapılmıştır. Yıkama işleminde kullanılan çamaşır makinesi ev tipi çamaşır makinesi olup kullanılan deterjanlar piyasada bulunan ev tipi yıkamalara uygun olarak seçilmiştir. Yapılan tüm yıkamalar sonucunda denim kumaşlarda meydana gelen yapısal ve boyutsal değişimleri, sürtünme haslığı değerleri, kopma muvakemeti sonuçları ve renk değişim değerleri arasında karşılaştırma yapılmıştır. Ayrıca deterjanların denim kumaşları nasıl etkilediği gözlemlenmiş ve sonucu değerlendirilmiştir.
Ozonlama proses şartlarının denim kumaş performans özelliklerine etkisinin incelenmesi
Çalışma kapsamında; güçlü bir renk açıcı olan ozon gazı ile uygulanan efekt verme amaçlı ozonlama işleminin ve bu işlemin proses şartlarındaki değişimlerin seçilmiş denim kumaşların performans özellikleri üzerindeki etkisinin irdelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla 4 tip denim kumaşa (atkısı elastanlı ve elastansız, çözgüsü halat veya slasher boyalı) 3 farklı ozonlama süresi (10-20-30 dakika) ve 4 farklı ozon oranında (%40-%60-%80-%100) ozonlama işlemi uygulanmıştır. Ayrıca ozonlama öncesi uygulanan ön işlem tipinin etkisini görmek amacıyla rins yıkama ve hidrojen peroksit ağartma işlemlerine tabi tutulan kumaşlar da kıyaslanmıştır. Bu kapsamda 4 tip denim kumaşa 8 farklı proses uygulanmış ve böylelikle 32 farklı numune kumaş elde edilmiştir. Ardından elde edilen kumaşlara kullanım yerine göre önemli olan kopma mukavemeti, yırtılma mukavemeti, dikiş mukavemeti, yumuşaklık derecesi tayini ve spektrofotometrik renk analizi testleri uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlar istatistiksel ve grafiksel olarak değerlendirilmiştir. Genel olarak; ozonlama işleminin ele alınan tüm özellikleri etkilediği görülmüştür. Ozonlama süresi ve oranındaki artışın kopma ve yırtılma mukavemeti değerlerini olumsuz etkilediği, yumuşaklık ve dikiş mukavemetinde ise anlamlı bir etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca halat ve slasher boyalı kumaşların ozonlama işlemi sonucu farklı davranışlar gösterdiği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Denim Kumaş, Ozonlama Proses Şartları, İndigo Boyama, Performans Özellikleri, Renk Değerlendirmesi
Vortex ipliği kullanılan ham kumaşlarda maliyet analizi
Bu çalışmada, Vortex ipliği kullanarak dokuma ve örme ham kumaş üretimi yapan seçilmiş firmaların ürünlerinde maliyet analizi ve kalite değerleri araştırılmıştır. Vortex eğirme sistemi olarak Pamuk, Polyester, Viskon ve Modal liflerinin %65/35 Polyester/Viskon, %65/35 Pamuk/Polyester ve %50/50 Pamuk/Modal karışım oranlarındaki iplikleri üretilmiştir. Bu ipliklerle ham örme ve ham dokuma kumaş yüzeyleri elde edilmiştir. Örme ve dokuma ham kumaş üretimi için yapılan bir aylık maliyet analizinde; iplik alış fiyatı (hammadde), işçilerin brüt maaşı (işçilik), enerji gideri (enerji) , makine ve ekipmanlarının alış fiyatı (amortisman), diğer giderler (servis, yedek parça tamirat, su, sanayi odası gideri (aidat), yakıt, yemekhane, kâğıt rulo, naylon poşet, kimyasal giderleri) değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Elyaf, Vortex, İplik, Kumaş, Maliyet
Viscose spun yarn and knitted fabrics properties produced by using different spinning technologies
In this thesis, using Ne 28/1 (21 tex) 100% viscose fiber, ring, compact, rotor, and vortex spinning systems are used to examine the yarns and some selected properties of knitted fabrics from these yarns. Yarns produced using different spinning technologies were knitted into a fabric with a plain structure produced in two different yarn stitch densities (ring and compact are the same, rotor and vortex are the same). Then, the pilling abrasion (with ICI box and Martindale) of knitted fabrics produced using yarns from different spinning technologies and burst strength performance are examined. As a result, the yarn produced with the compact system in terms of yarn gave the best results of general properties. Fabrics were examined in two groups, it was observed that the fabrics knitted with compact yarns had better pilling properties than the fabrics knitted with ring yarns. However, the pilling performance of knitted fabric made from yarns produced by vortex technology is better than knitted fabric from OE rotor yarns.
Farklı tekstüre şartlarında birleştirilen polyester esaslı filament ipliklerin özellikleri ve örme kumaştaki görsel etkileri
Filament yapılı ipliklerin son yıllardaki kullanım oranı yeni ürün geliştirmeye yönelik çalışmalarda her geçen gün artış göstermektedir. Yapılan bu çalışmada birbirine çapraz kayışların kullanıldığı tekstüre işlemi yalancı büküm metodu ile farklı özelliklerdeki FDY ve POY polyester hammadde ile filament yapılı iplikler birleştirilmiştir. FDY sabit tutulup, farklı üç POY hammadde FDY'nin tekstüre fırınındaki değişikliği ve iki farklı çekim değeri ile toplamda 12 adet numune elde edilmiştir. Üretimi yapılan ipliklerin doğrusal yoğunluğu, kopma uzaması, kopma mukavemeti, punta sayısı ve kaynama çekmesi testleri yapılmıştır. Ek olarak bu ipliklerden üretilmiş kumaşların görselleri incelenmiştir. Elde edilen verilere göre tek katlı ipliklere göre hem görsel hemde yapısal olarak bir fark gözlemlenmiştir. Anahar Kelimeler: Mikrofilament iplik, FDY, POY, PES, CDPET
Jakarlı numune dokuma makinesi tasarımı, prototip imalatı ve jakar desen tasarım programı geliştirilmesi
Tekstil sektöründe artan rekabet şartları nedeniyle işletmelerin müşterilerinin taleplerine hızlı bir şekilde cevap verebilmesi her zamankinden daha önemli hale gelmiştir. İşletmelerin dokuma kumaş üretimine geçmeden önce gerçekleştirdiği Ar-Ge ve Ür-Ge faaliyetlerini endüstriyel dokuma makinelerinde yürütmesi oldukça güç olmaktadır. Ayrıca tekstil ve dokuma alanında eğitim veren kurumlarda öğrencilerin bilgi ve becerisinin gelişmesine ve kabiliyetlerinin artarak tekstil endüstrisinde aranılan nitelikte iş gücü yetiştirilmesi bakımından son derece önemli olduğu bilinmektedir. Tez çalışmasında ülkemizde ilk defa elektronik jakarlı numune dokuma makinesi geliştirilmiş, prototip imalatı gerçekleştirilmiştir. Geliştirilmiş olan prototip makinede üretim ve desenlendirme performansının değerlendirilmesi amacıyla temel ve karmaşık örgü tiplerinde numune kumaş üretimleri gerçekleştirilmiş ve kumaşların yapısal özellikleri değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda imal edilen makine ticarileşebilir nitelikte ve alanında ülkemiz tekstil endüstrisine, tekstil eğitim kurumlarına ve ekonomisine katkı yapacak özelliktedir.
R-pet ipliklerin şönil döşemelik kumaşlarda kullanılabilirliği ve üretim maliyetinin optimizasyonu
Bu tez çalışması ile atık PET (Polietilen tereftalat) şişelerden elde edilen geri dönüşüm (r-PET) ipliklerin, şönil iplik ve döşemelik kumaş yapısında kullanılması ve dokunan kumaşların birim üretim maliyetinin optimizasyonu amaçlanmıştır. Tez çalışması kapsamında r-PET ve standart poliester iplikler kesikli ve filament formlarda, şönil ipliklerin yapısında bağ ve/veya hav ipliği olarak kullanılmış ve iki farklı hav yüksekliğinde 32 adet şönil iplik üretimi gerçekleştirilmiştir. Sonrasında, üretilen ipliklerin tümünün atkıda kullanıldığı şönil döşemelik kumaş üretimleri yapılmıştır. Dokunan kumaşların fiziksel ve performans özelliklerinin tayini için standartlara uygun olarak testler uygulanmış ve sonuçlar istatistiksel olarak değerlendirilmiştir. Sonuç olarak; standart PES ipliklere kıyasla bazı olumsuz özelliklerine rağmen, r-PET ipliklerin şönil iplik yapısında kullanılması durumunda yeterli performans özelliklerini sağladığı görülmüştür. Döşemelik sektöründe yaygın kullanım alanı olan şönil iplik yapılarında geri dönüşüm ipliklerin kullanılması, sektörde daha düşük hammadde maliyetleri ile daha sürdürülebilir üretimlerin yapılmasını sağlayacaktır. Şönil döşemeliklerde üretim maliyetinin ve bazı fiziksel ve performans özelliklerinin üretim öncesi tahminlenebilmesi için matematiksel modelin kurulması, çalışmanın bir diğer amacı olmuştur. Bu kapsamda, modelde amaç fonksiyonu olarak kullanılması için ham şönil döşemelik kumaşın birim maliyetini veren bir eşitlik elde edilmiştir. Performans özelliklerine ait regresyon denklemleri ise modelde kısıtlayıcılar olarak kullanılmıştır. Oluşturulan modelin çözümü Lingo 18.0 yazılımı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Modelin çözümünde, kısıtlar dahilinde maliyet minimize edilirken, kumaşların belirli fiziksel ve performans özelliklerinin optimum değerleri elde edilmiştir.
Güç tutuşurluk apresinin denim kumaş özelliklerine etkisinin araştırılması
Bu çalışmanın amacı, performans özelliğini kaybetmeden güç tutuşur denim kumaş üretmektir. Bu amaçla 4 farklı ön terbiye işlemine sahip 8 farklı kumaş numunesi üretilmiştir. Güç tutuşurluk özelliği, kumaşın alev geciktirici kimyasal ile terbiyesine göre elde edilmiştir. Ayrıca apreli kumaşlara 5 tekrarlı rins yıkama uygulanmıştır. Sonuçlar, sınırlı alev yayılma testi, hava geçirgenlik testi, yırtılma mukavemeti testi ve sertlik testleri yapılarak değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre güç tutuşurluk apresi yapılan numunelerde alevlenme, parlama veya delik oluşumu gözlenmemiştir. Genel olarak apre ve tekrarlanan yıkama işlemlerinin hava geçirgenlik değerlerini bir miktar düşürdüğü ancak ön terbiye işlemleri farklı olan bazı numunelerde değişiklik olmadığı görülmüştür. Güç tutuşurluk apresi ve tekrarlı yıkama sonrası yırtılma mukavemeti değerleri TS 2791'e göre belirlenen sınır değerlerin üzerinde bulunmuştur. Tüm numunelerde güç tutuşurluk apresi sonrası yumuşaklık bir miktar azalmış ve kumaşlar sertleşmiştir. Ancak ön terbiyede sadece yakma uygulanan numunelerde bu azalma diğerlerine göre daha fazla olmuştur. Apreli kumaşların yıkanmasından sonra genel olarak yumuşaklık değerlerinde artış gözlenmiştir.
Hibrit iplikler kullanılarak düşük maliyetli tekstil takviyeli beton geliştirilmesi, yapı ve özelliklerinin araştırılması
Son çeyrek asırda kullanımı giderek yaygınlaşan tekstil takviyeli betonlar (TTB) ince tanecikli beton ile yüksek çekme dayanımına sahip tekstil ürünlerinin ham veya epoksi takviyeli kullanılmasıyla elde edilmektedir. Epoksi kullanımı yüksek dayanımı dışında yüksek maliyet de getirmektedir. Tez çalışmasında hibrit iplik üretim yöntemlerinden yararlanarak TTB üretimi için bir tekstil yüzeyi tasarımı hedeflenmiştir. Tasarlanan yüzeyin beton dayanımına ve üretim maliyetine etkisi araştırılmıştır. Tez çalışması kapsamında alkali dayanımlı cam, bazalt ve karbon filament ana takviye bileşeni olarak seçilmiştir. Bu filamentler ham, üç farklı yöntemle hazırlanmış epoksili ve hibrit iplik formunda olmak üzere beş çeşit olarak hazırlanmıştır. Tekstil yüzeyleri 10x40 ve 10x8 filamentten oluşacak şekilde iki farklı tür olarak hazırlanmıştır. Hazırlanan yüzeyler numune tabanından 3, 5 ve 10 mm mesafede olacak şekilde yerleştirilmiştir. Böylelikle takviyesiz numune ile birlikte 91 adet farklı parametrede üretilmiş numune hazırlanmıştır. Hazırlanan numunelere dört nokta eğilme deneyi uygulanmış ve eğilme dayanımları hesaplanmıştır. Eğilme deneyi sonuçlarından yük-deplasman grafikleri çizilerek numunelerin yük altındaki davranışları incelenmiş ve özgül kırılma enerjileri hesaplanmıştır. Son olarak da üretim maliyetleri kıyaslanmıştır. Çalışma kapsamında ham filament kullanılan numunelere göre %9'luk fiyat artışıyla %37 dayanım artışı sağlayan hibrit iplikli numuneler üretilebilmiştir.
Denim kumaşlarda mekanik atkı sıklığı ve terbiye şartlarının kumaş büzülmesine etkisinin incelenmesi
Bu çalışmada 3 farklı atkı sıklığına sahip denim kumaş 3/1 Z dimi örgüsünde dokunup 2 farklı ön terbiye işlemden ve 3 farklı fikse sıcaklığından geçip mamul olmuştur. Yapılan deneysel çalışmada çözgü ve atkı iplikleri, tarak eni, tarak numarası ve örgüler aynı olup toplam18 adet mamul kumaş üretilmiş ve test sonuçları birbiri ile kıyaslanmıştır. Mamul olan 18 adet kumaş numune paça formunda dikilip 3 farklı endüstriyel yıkama işlemine tabi tutulmuştur. Endüstriyel yıkamalar sonrası toplam 54 adet paçada atkı yönündeki kumaş büzülmeleri (puckering) değerlendirilmiştir. Atkı sıklığı ve terbiye ramöz sıcaklıkları arttıkça kumaşlardaki puckering görüntüsünün azaldığı sonucuna varılmıştır.
Kısa elyaf ring iplik eğirme makinelerinde enerji tüketimini etkileyen faktörlerin araştırılması ve bilgisayar tahminleme modelinin geliştirilmesi
Küresel çapta olduğu gibi ülkemizde de enerji tüketimi artmakta ve buda daha fazla enerji ihtiyacını ortaya çıkarmaktadır. Yüksek enerji ihtiyacının karbon emisyonunu artırması, küresel ısınmaya neden olması, çevreye geri dönüşü imkânsız zararlar vermesinin yanı sıra Türkiye gibi enerji açığı olup, enerji ithal eden ülkelerde de ciddi maliyetlere sebebiyet vermektedir. Bu bağlamda enerji tüketiminin optimizasyonu, her endüstri alanında olduğu gibi ülkemiz için çok önemli bir sanayi kolu olan tekstilde büyük önem arz etmektedir. Tekstil sektörünün alt dallarından biri olan Ring iplikçiliği, ülkemizde geniş çapta yapılmakta olup, yüksek kurulu kapasitesiyle birlikte enerji tüketiminde ciddi bir yer tutmaktadır. Ring iplik tesislerinde en fazla enerji tüketen makine grubu ring eğirme makineleridir. Bu çerçevede çalışma kapsamında ring eğirme makinesinin kısımlarının enerji tüketimleri kıyaslamalı ölçümlerle analiz edilmiş, elde edilen sonuçlar ışığında enerji tüketim optimizasyonlarının nasıl sağlanabileceği ortaya konulmuştur. Ayrıca daha önce yapılmış literatür çalışmaları ve çalışma kapsamında tesis şartlarında gerçekleştirilen enerji analizlerinden faydalanarak, ring eğirme makinesinde 1 kg iplik üretimi için gerekli enerji tüketimini hesaplayan bir bilgisayar tahminleme modeli geliştirilmiştir
Yara örtücü ve yapay doku alanlarında tekstil kompozitlerinin kullanımı ve performans araştırması
Tez çalışmasında yara örtücü ve yapay doku alanlarında tekstil kompozitlerinin kullanımı ve performansına yönelik geniş kapsamlı araştırma yapılmıştır. Literatürdeki araştırmaların genellikle belirli bir yapay doku, yara çeşidi veya yara örtüsü üzerine olduğu görülmüştür. Bu tez çalışmasında litaratürde çok geniş olarak bu şekilde yeralan yara örtücü ve yapay doku alanındaki güncel çalışmalar tekstil yüzeyleri kapsamında verilmiştir. Öncelikle, vücutta sağlıklı epitel doku kaybından dolayı oluşan yaralar ve çeşitleri tanımlanmış, yara örtücülerin performasını değerlendirebilmek için yaranın iyileşmesi incelenmiş, yara örtücü çeşitleri, tekstil ve kompozit bazlı yara örtücü malzemeleri, özellikleri ve yara örtücülerden beklenen performansa yönelik çalışmalar değerlendirilmiştir. Çalışmanın devamında, doğal ve yapay yara örtücü çeşitlerini üretildikleri malzemlere göre, etken madde içeriğine göre modern yara örtücüler şeklinde modern yara örtücüler verilmiştir. Anahtar Kelime: Yara örtücüler, yapay doku, kompozit tekstil.
Denim ve Spor Giyim Kumaşlarında Soya Elyafının Kullanımı ve Performansı
Bu tez çalışmasında denim ve spor giyim ürün grubu kumaşlarda atkı ipliğinde kullanılmak üzere, pamuk ve pamuk/soya karışım iplikleri üretilmiştir. İplikler %100 pamuk, %70-30 pamuk-soya, %90-10 pamuk-soya ve %50-50 pamuk-soya, şeklinde dört harman kullanılmıştır. İplikler Ne10 ve Ne16 şeklinde iki farklı numarada üretilmiştir. Çözgü ipliği numarası sabit tutulmuştur ve Ne9,8'dir. İpliklere kalite kontrol testleri uygulanmıştır. Bu ipliklerle denim ve spor giyim amaçlı şeklinde iki kumaş türü ve elastansız ve elastanlı mamül kumaşlar üretilmiştir. Tez çalışmasında optimizasyon tekniği olarak Taguchi Metodu kullanılmıştır. Tez çalışmasında soya lifinin iplik ve kumaş (spor giyim/denim) kalite parametrelerine etkisi ortaya konmuş ve istatiksel olarak da araştırılmıştır.
Bambu lifinin takım elbiselik kumaşlarda kullanılabilirliğinin ve performansının araştırılması
Çalışma kapsamında, takım elbiselik kumaşlarda doğal liflerle (pamuk, yün, keten, ipek vb.) karışım olarak kullanılan sentetik (polyester, Poliamid vb.) ve rejenere selülozik (viskon vb.) liflerin yerine alternatif olarak bambu lifinin kullanılabilirliğinin araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaçla aynı konstrüksiyona sahip bambu/elastan, viskon/yün/elastan, bambu/yün/elastan ve pes/yün/elastan karışımlı kumaşların seçilmiş parametrelere göre temel performans özellikleri (mukavemet, yumuşaklık, haslıklar, hava geçirgenliği v.b) karşılaştırılmıştır. Elde edilen verilere göre bambu lifinin tek başına veya yün ile karışım halinde kullanıldığı kumaşların seçilmiş performans özelliklerinin klasik takım elbiselik kumaşlarla benzer değerler aldığı ve bambu kullanımının herhangi bir olumsuz duruma neden olmadığı sonucuna varılmıştır. Başka bir ifadeyle bambu lifinin takım elbiselik kumaşlarda kullanılabilir olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Bambu lifi, Takım elbiselik kumaş, Kumaş performans Özellikleri, Sürdürülebilirlik, Kimyasal lif
Farklı konstrüksiyonda denim kumaşlarda seçilmiş performans özelliklerinin araştırılması
Bu çalışmada 3 farklı atkı sıklığına sahip denim kumaşların; standartlar esas alınarak kopma mukavemeti, yırtılma mukavemeti, hava geçirgenliği, sertlik, dikiş mukavemeti ve dikiş kayması testleri yapılarak sonuçları değerlendirilmiştir. Ayrıca atkı, çözgü ve diyagonal yönlerde farklı dikiş adımında düz dikiş yapılıp, ardından dikiş sonrası sökülerek dikiş ipliği tüketim miktarı ölçülmüştür. Çalışmada, klasik ön terbiye işlemi uygulanmış kumaşların seçilmiş performans özellikleri belirlenmiş ve sonuçları değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Denim, Kopma Mukavemeti, Yırtılma Mukavemeti, Dikiş Mukavemeti, Dikiş Kayması
Tekstil takviyeli kompozitlerin balistik amaçlı kullanım performansının araştırılması
Bu tez çalışmasında, balistik malzeme üretiminde tekstil takviyeli kompozitler araştırılmış ve performansları ortaya konulmaya çalışılmıştır. Tezde balistikle ilgili koruyuculuk seviyelerine yönelik bilgiler verilmiş, tekstil takviyeleri lif ve kumaş olarak ayrı ayrı incelenmiş, daha sonra tekstil takviyeli balistik kompozitlerle ilgili güncel yapılmış çalışmalar özellikle performansları ele alınarak verilmeye çalışılmıştır. Çalışmalarda özellikle Kevlar kumaş takviyelerin kompozit balistik üretiminde farklı katmanlar halinde kullanıldığı görülmüştür. Kumaş yapısı olarak bezayağı kumaş yapısının daha yüksek performans verdiği, en az 20 kat kumaş yapısının kullanılmasının etkili bir balistik performans gösterdiği görülmüştür. UHMWPE lif demetlerinin takviye olarak lif (filament iplik) olarak en iyi performanslı malzeme olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Balistik, Kompozit, Kumaş, Balistik lif, Balistik Performans
Süper streç denim kumaşların geliştirilmesi ve vücuda uygulayacağı basıncın ölçümüne yönelik yeni bir test cihazının imalatı
Ülkemizin gerek altyapı gerekse ihracata dayalı ürün gamı olarak güçlü olduğu denim sektöründe yeni bir trend olan süper-streç denim kumaşların materyal boyutu (lif, iplik ve kumaş) da dikkate alınarak geliştirilmesi, devamında giysiye (pantolona) dönüştürülmesi ve sonuçta fonksiyonel bir ürün olarak insan vücuduna uygulayacağı basıncın tayin/tespiti için yeni bir basınç ölçüm test cihazının tasarımı, geliştirilmesi ve prototip imalatının yapılması tez çalışmasının amacını oluşturmaktadır. Çalışmada uygun olan lif seçimi yapılarak %100 pamuk ipliklerin yanı sıra farklı lif ve harmanlama oranlarına sahip core/dual-core iplikler geliştirilmiş ve 9 farklı iplik üretilmiştir. Bu ipliklerden farklı hammadde kombinasyonları ile farklı elastikiyet ve esneklik düzeyine sahip 12 farklı kalitede denim kumaşlar elde edilmiştir. Üretilen iplik ve kumaşların fiziksel özelliklerinin tayini için gerekli kalite kontrol testleri uygulanmış ve elde edilen sonuçlar yorumlanmıştır. Üretilen kumaşlar, oluşturulan ölçü tablosuna uygun şekilde 32, 36 ve 40 beden ölçülerine sahip pantolonlara dönüştürülmüştür. Dolayısıyla 12 farklı kumaş, her bir kaliteden 3 bedene ve her bedenden de 3'er adet olmak üzere toplamda 108 adet pantolona dönüştürülmüştür. Çalışma kapsamında dinamik esaslı yeni bir basınç ölçüm test cihazının tasarımı ve prototip imalatı yapılmıştır. İmalatı yapılan basınç ölçüm test cihazı ile de süper streç denim kumaşlardan elde edilen pantolonların/giysilerin vücuda uyguladıkları basınç düzeyleri tespit edilmiştir. Giysinin vücut ile etkileşimi olan basınç değerlerinin lif, iplik, kumaş ve bedenlere göre değişim düzeyleri çıkan somut verilerle ilişkilendirilerek yorumlanmıştır.
Atkı-çözgü elastan dokuma kumaşlarda çift katlı kumaş yapılarının fiziksel ve mekanik özelliklerinin incelenmesi
Çift katlı kumaşlar sağlamlık, fonksiyonellik ve her iki yüzde farklı desenlerle kullanılabilme avantajlarına sahiptirler. Bu gibi avantajları nedeniyle tüketiciler tarafından tercih edilmektedirler. Bu şekilde tercih ediliyor olsa da literatürde bu konuda yeterli araştırma bulunmamaktadır. Bu çalışmada çift katlı kumaş yapıları olarak; 3 farklı bağlantı tipi (Atkı bağlantılı, Çözgü bağlantılı, Atkı ek bağlantılı), 3 farklı doku tipi (Bezayağı, Dimi, Değişen yüzlü), 3 farklı atkı ipliği (Ne 28/2 PES/VIS/EL %63/34/3, Ne 30/1 PA/EL %97/3, Ne 40/2 PES/VIS/EL %64/34/2), bezayağı deseni için 4 farklı çözgü ipliği tipi, dimi ve değişen yüz desenleri için ise 2 farklı çözgü ipliği ile toplamda 72 farklı kumaş numunesi üretilmiştir. Bu şekilde elde edilen numune kumaşlarda incelenecek özellikler; kumaş gramajı, kopma ve yırtılma mukavemeti, kumaş elastikiyeti, kalıcı uzama olarak belirlenmiştir. Tez çalışması içerisinde incelenen değişkenlerin çift katlı dokuma yapıların fiziksel ve mekanik özelliklerine etkisi irdelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Çift katlı, Kumaş, Fiziksel ve Mekanik özellikler
PVA/kitosan ve PEO/kitosan kompozit nanoliflerin elektroeğirme yöntemi ile üretimi ve karakterizasyonu
Bu tez çalışmasında, elektrospinning teknolojisi ile kitosan nanolifleri üretilmiştir. Kitosan nanoliflerini elde etmek için, polivinil alkol ve polietilen oksit şeklinde iki yardımcı malzeme kullanılmıştır.İki yardımcı polimer ile üretilen kitosan nanoliflerinin kapsamlı bir analizi gerçekleştirilmiştir.Kitosan/polivinil alkol ve kitosan/polietilen oksit farklı polimerik karışımları için viskozite, elektriksel iletkenlik ve yüzey gerilimi testleri uygulanmıştır.Elde edilen nanolifler FESEM, FTIR, XRD testleri ile değerlendirilmiş ve en uygun nanolifin belirlenmesi için istatistiksel ANOVA testler yapılmıştır.Nanolif numunelerinin Gram pozitif organizma olarak Staphylococcus aureus ve Gram negatif organizma olarak Klebsiella pneumoniae mikroorganizmalarına karşı antibakteriyel aktivitesi disk difüzyon yöntemi kullanılarak araştırılmıştır.
Hamel büküm tekniği ile üretilmiş katlı ipliklerde büküm değişiminin iplik ve kumaş performansı üzerindeki etkisi
İplik işletmeleri açısından önemli maliyet kalemlerinden biri olan tek katlı ipliklerin büküm değerleri, Hamel katlama-büküm sisteminde aralarında 100'er büküm fark bulunacak şekilde beş farklı çift katlı iplik numunesi haline getirilmiştir. Tek katlı ipliklerin, çift katlı ipliklerin ve bu ipliklerin boyanması sonrası kalite değerleri araştırılmıştır. Bükümleri farklı olan boyalı çift katlı ipliklerden gömleklik kumaş elde edilmiş olup, bu kumaşlara fiziksel ve performans testleri de uygulanmıştır. Hamel büküm sisteminde beş farklı büküm değerinde üretilmiş olan Ne 70/2 iplik numunelerinin Uster, CV, ince yer, kalın yer, neps, mukavemet ve tüylülük değerleri tespit edilmiştir. Çalışma sonucunda büküm işlemi incelenen iplik kalite parametrelerinde tüm numune grupları üzerinde iyileştirme gösterirken, büküm miktarının kalite parametreleri üzerinde anlamlı etkisinin olduğu görülmüştür. Üretilen gömleklik kumaşlara uygulanan fiziksel ve performans testlerine büküm farklılığının etkisinin araştırıldığı bu çalışmada, büküm miktarının yine tüm numune kumaş grupları üzerinde anlamlı etkisinin olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Kompakt İplik, Katlı İplik, Katlama-Büküm, Hamel Büküm, İplik Özellikleri, Kumaş Performansları
Development of a software for appropriate costing, technical calculation and visual simulation of weft knit fabric
Knitting, as a backward linkage for readymade garments, is the second largest industry in the domestic and worldwide market, behind wovens. A software with three modules has been developed to aid in the further strengthening of this industry. The first module is the Activity Based Costing system, which is expected to replace the currently used traditional costing approach incapable of providing accurate cost information. The second module calculates various fabric parameters using a set of standard equations that assist technicians in producing a fabric with expected specifications. The third module provides a fully functional fabric development environment. The developed software automatically validates the given fabric structure, detects recurrent patterns, and calculates optimal cam setup and needle arrangement for that fabric. Finally, it displays a visual simulation of the fabric based on the notation diagram with assigned colors, allowing the fabric designer to view and assess the actual fabric before it is produced on the machine. Key Words: Knitting, knitting geometry, activity-based costing, knit fabric, visual simulation
Hava jetli dokuma makinalarında hava sarfiyatını azaltmaya yönelik yaklaşımlar
Çalışma kapsamında, hava jetli atkı atma sistemine sahip dokuma tezgâhlarında kullanılan yüksek basınçlı hava miktarının azaltılması amacıyla çeşitli yaklaşımlar geliştirilmesi hedeflenmiştir. Öncelikle hava jetli dokuma tezgâhlarında elektrik tüketimini azaltabilmek için hava sarfiyatına etki eden parametreler ortaya konulmaya çalışılmıştır. Atkı ipliği ve atkı varış süresinin hava sarfiyatı ile olan ilişkisi incelenmiş ve sarfiyatı azaltmaya yönelik öneriler geliştirilmiştir. Çerçeve hareketi ve tefe hareketi analiz edilip bunun atkı varış süresi üzerine etkisi irdelenmiştir. Yapılan denemelerden elde edilen sonuçlara göre ana enjektör üzerinde yapılacak iyileştirmeler ile hava sarfiyatını çok fazla arttırmadan atkı varış süresinin önemli düzeyde kısaltılabileceği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Nozzl, Hava jetli atkı atma, Ana enjektör, Hava tasarrufu
Effect of finishing process on elastane contained denim fabric properties
Denim is a tightly woven fabric with a twill weave that is a strong and long-lasting traditional wear. Stretch denim is the most popular type of denim among young people. In this study, two series of denim fabrics were produced using elastane core-spun yarn with two distinct linear densities: 78 dtex and 127 dtex. Fabrics were also washed or mercerized at two different temperatures: 120°C and 190°C. Half of the materials were stretched to a 10 cm width, while the other half were left unchanged, yielding two width variables. The dimensional parameters of elasticity and growth, width, shrinkage, and areal density; strength parameters, i.e., breaking strength, tearing strength, and seam slippage and comfort parameters like air permeability and stiffness, have been measured. Furthermore, the color measurement was done by spectrophotometer, and SEM image analysis was also done to see the morphology of the fabric surface. Regression analysis, the independent samples T-test, and multiple comparison tests were used for statistical analysis. The results revealed that 127 dtex denim fabrics featured higher areal density, stretch, warp way breaking strength, weft tearing strength, and stiffness values but lower width, growth, weft way breaking strength, and air permeability values than 78 dtex fabrics. Furthermore, there were no significant changes in seam strength, shrinkage, and warp tearing strength between the two fabrics. The linear density of elastane did not affect the color values of the two series of fabrics and mercerized samples had larger color change values than washed samples.
Textile-based lithium-ion battery investigation
The development of smart textile, flexible electronic devices and sensors that can be integrated into clothes, glasses, watches, and even skin requires a flexible source of energy. Textile-based lithium-ion batteries (LIBs) are the most important candidate to secure this energy. In this thesis, a series of inks and structures for lithium batteries were examined. Where special emphasis was placed on the selectivity of electrode materials and their preparation methods. The electrochemical properties of the electrodes were also examined using the Gamry device. A textile-based LIB was also manufactured and the electrochemical characterization has been tested by using the coin cell battery test system OPT-BST8-WA. The charge and discharge capacities of manufactured coin cells have been investigated. The capacitance of the produced battery was 268.43 mAh g^(-1). Keywords: Textile-based lithium ion batteries; Flexible electrodes; Oxide nanoparticles; Textile storage energy
Production and analysis of physio-mechanical properties of jute and hemp fiber reinforced unsaturated polyester matrix hybrid composites
Today, the environmental problem is a major concern around the world. Although synthetic fiber reinforced composites have wide applications in different fields due to their higher mechanical strength and stiffness, their processing and production is still a major source of environmental hazards. The main disadvantages of natural fiber reinforced composites (NFRC) are their low mechanical strength, less adhesion between fiber and resin, which can be compensated by hybridization of fibers and surface treatment. In this study, three different fiber-reinforced polyester resin hybrid composites with hemp and jute fibers, 30%, 50% and 70% by volume, were produced and the analysis of the mechanical properties of the composites was investigated. Before the reinforcement process, the fibers were subjected to alkali treatment with 3% and 5% NaOH concentration in order to eliminate the adhesion problem between the fiber-matrix and improve the mechanical properties. The composites were produced by hand lay-up method in hybrid form with varying layer arrangement of jute (J) and hemp (H) fibers (J/H/H/J and H/J/J/H). The composites were subjected to mechanical tests for tensile, bending and impact strength. Among all composites, 3% alkali treated composites were found to have the best tensile strength, tensile modulus, flexural strength, flexural modulus and impact strength compared to the others. 30% fiber reinforced composites showed the best tensile strength, tensile modulus and 70% fiber reinforced composites showed the best flexural and impact strength. In terms of fiber layer, J/H/H/J hybrid fiber layer composites exhibited better mechanical properties than H/J/J/H layer composites, except for impact strength. Keywords: Natural fiber reinforced composite, Hemp fiber, Jute fiber, Sodium hydroxide, Tensile strength, Flexural strength, Impact strength.
Tencel kumaşa uygulanan farklı boyama yöntemlerinin kumaş performansına olan etkisinin incelenmesi
Tez kapsamında, %100 tencel kumaşın aynı çözgü ve atkı iplik numarası ile sabit dokuma tezgâhında dokunmuştur. Bu kumaş ön terbiye işlemine tabi tutulmuş, terbiye işletmesinde farklı boyama yöntemleri kullanılmıştır. Yapılan yöntemlerin sonunda yıkama, kurutma, apre ve airo24 işlemleri uygulanarak çalışma sonlandırılmıştır. Boyanan kumaşların laboratuvar test sonuçları bakımdan ağırlık, sıklık, pilling (boncuklama), sanfor, pH, ter haslığı, yıkama haslığı, abrazyon, kopma, yırtılma, test değerleri incelenmiştir. Bu bağlamda belirlenen, %100 tencel kumaşın boya terbiye işletmesinde birincisi jet boyama, ikincisi E-control, üçüncüsü de pad batch boyama işlemlerinde yapılmıştır. Daha sonra kumaşlara kurutma, apre airo24 uygulamalarında laboratuvarda test sonuçları değerlendirilmiştir. Elde edilen verilerde işletme boyama koşulları da göz önünde bulundurularak üçüncü boyama yöntemi olan pad batch boyama yönteminin daha doğru olduğu gözlenmiştir.
Dijital baskıda seçilmiş proses parametrelerinin farklı hammaddeden örme kumaşların performans ve konfor özelliklerine etkisinin incelenmesi
Tekstil ürünlerinde dijital baskı, kumaş baskı alanının en hızlı büyüyen pazarlarından birini kapsamaktadır. Bu çalışmada dijital baskının proses parametrelerinin değiştirildiği ve bu değişikliklerin kumaşın fiziksel, performans ve konfor özelliklerine etkisinin incelendiği kapsamlı bir araştırma yapılmıştır. Çalışmada Ne 30/1 %100 pamuk, Ne 30/1 %100 viskon, Ne 30/1 %50 pamuk + %50 viskon, Ne 30/1 %50 pamuk + %50 modal, Ne 12/1 %100 pamuk ve Ne 12/1 %70 pamuk + %30 kenevir iplikler kullanılarak süprem örme kumaşlar üretilmiştir. Bu kumaşlara ön işlem patında kullanılan kıvamlaştırıcı miktarı değiştirilerek dijital baskı uygulanmıştır. Baskı sonrası fikse işlemi 110 ⁰C'de 6 ve 10 dakika uygulanmıştır. Üretilen kumaşlara fiziksel, performans, konfor ve renk testleri uygulanarak değerlendirmeler yapılmıştır. Çalışmanın sonuçları incelendiğinde fikse süresinin 6 dakikadan 10 dakikaya çıkmasının performans özelliklerini olumlu yönde etkilediği sonucuna varılabilir. Kıvamlaştırıcı miktarı değişikliğinin ise belirgin farklılıklara yol açmadığı gözlenmiştir. Burada esas etkinin kullanılan mürekkep- hammadde uyumu olduğu söylenebilir. İstatistiksel analiz sonuçları incelendiğinde, fikse süresi ile kalınlık ve nem yönetim performansı (OMMC) değeri arasında anlamlı bir farklılık olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Tüm fiziksel ve performans testleri hammadde ile anlamlı farklılık var sonucunu vermiştir. Renk verileri değerlendirildiğinde, sadece hammadde türünün rengin L*(açıklık-koyuluk) değeri üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu sonucu ortaya çıkmıştır.
Geri dönüşüm pamuk katkılı hammaddeden örme kumaşların performans özelliklerinin araştırılması
Tekstil sektöründe atıkların minimize edilmesi ve geri dönüşümü son yıllarda üzerinde önemle durulan bir konudur. Tekstil sektörü ve hazır giyim sektöründe özellikle elyaf türü olarak pamuk bitkisini elde etmek amacıyla tüketici öncesi ve tüketici sonrası atıkların geri dönüşüm işlemi yaygın olarak tercih edilmeye başlanmıştır. Bu çalışmada, sürdürülebilir yöntemlerle geri dönüştürülmüş hammaddeden kumaşların giysi tasarımlarına uyumluluğunun kumaş performans özellikleri açısından araştırılması planlanmıştır. Geri dönüşüm pamuk karışımlı süprem örme kumaşların sıklık, gramaj, kalınlık gibi özellikleri ile hava geçirgenliği, kumaş sertliği ve kuruma davranışı standartlara göre tespit edilmiş ve elde edilen sonuçlara göre geri dönüşüm oranının bu özelliklere ne ölçüde etki ettiği değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilirlik, geri dönüşüm pamuk, hava geçirgenliği, kumaş sertliği (rijitliği)
SMS tip dokusuz yüzeylerin akustik özelliklerinin incelenmesi
Rahatsız edici, istenmeyen, düzensiz ses toplulukları olarak adlandırılan gürültü, günümüzün en önemli sorunlarının başında gelmektedir. Bu sebeple gürültü kontrol uygulamaları hızla önem kazanmaktadır. SMS yapılı dokusuz yüzeyler gürültü denetimi uygulamalarında sıkça kullanılmaktadır. Bu tez çalışmasında gürültü ölçümleri için farklı ağırlıklarda olan (230, 300 ve 500 g/m2) SMS tip dokusuz yüzeyler ile 3 farklı tip PAN (Poliakrilonitril), PVDF (Poliviniliden florür) (THICK) ve TPU (Termoplastik poliüretan) (THICK) polimerden elde edilen nanomat yapıları kullanılmıştır. Empedans tüpü yöntemiyle ölçülmüş olan ses yutma katsayıları ile akustik test düzeneğinde ölçülen değerler arasında karşılaştırma yapılmıştır. Bunun için SPSS paket programı kullanılarak eşleştirilmiş örneklem (paired sample) t-testi analizi uygulanmıştır. Test edilen polimerler arasında PVDF(THICK) numunesinin en yüksek korelasyona (0,858) sahip olduğu görülmüştür. En düşük korelasyona sahip veri seti ise PAN numunesinde olmuştur. PAN numunesi (0,098) değerinde zayıf korelasyona sahiptir. Anahtar Kelimeler: Dokusuz Yüzeyler, Gürültü, Ses Absorpsiyonu, Akustik, Ses Yutma Katsayısı
Validating a test method to evaluate the adhesion force of electrospun nanofiber covered nitinol stents and evaluating the adhesion force of differently treated stents
The main objective of this study is to measure the adhesion force between braided structured nitinol stent's surface and thermoplastic polyurethane (TPU) electrospun nanofibers. Further, the influence of different treatments on the adhesion force should be investigated, and a method to enhance adhesion should be found. To measure the adhesion force of TPU nanofiber covered stents, first, a method was validated using different surface materials and adhesives. After that test method validation, the adhesion force is measured. Later, different approaches are followed to evaluate the adhesion force, such as different electrospinning processes, braided structures, and treatments. From the validation part, it has been observed that the adhesion forces of 2D and 3D surfaces are quite coherent and reproducible. Similar results have been found for 2D, and 3D structured nanofiber covered stents. In terms of different approaches, higher adhesion forces have been observed for horizontal electrospinning setups and braided structures with higher forwarding speeds. After plasma treatment, adhesion forces were increased by 2 times, while for heat treatment, it was increased by 1.5 times. The average adhesion force of the stent after plasma and heat treatment was 41.8 cN and 26.41 cN, respectively, while the reference stent without treatment measured 16.75 cN. Keywords: nitinol stents, electrospun nanofiber, adhesion force, test method validation
Pamuk / bambu karışımlı süprem kumaşlarda ısıl düzenleme özelliğinin deneysel olarak araştırılması
Günümüzde gelişen teknoloji ile beraber insanlarda konfor algısı hızla gelişmekte ve günden güne daha büyük bir önem arz etmektedir. İnsanların tekstil ürününden beklentileri artmakta bu da araştırmacıları ve üretici firmaları fonksiyonel giysiler üzerine AR-GE çalışmaları yapmaya yönlendirmektedir. Malzeme ve biyoloji bilimi ile nanoteknoloji ve akıllı sistemlerle ilgili son gelişmeler tekstil sektörüne yeni bir soluk vermiş ve dünyada fonksiyonel tekstil kavramı giderek daha önemli bir yer kazanmıştır. Bu amaçla çevresel etkilere tepki verebilen iletken malzemeler, yangın geciktiriciler, kromik malzemeler ve faz değiştiren malzemeler (FDM) gibi materyaller fonksiyonel giysilerde kullanılmaya başlanmıştır. Araştırmaların yoğun bir şekilde devam ettiği yeniliklerden birisi de ısı depolama ve ısı düzenleme özellikli akıllı tekstil ürünlerinin geliştirilmesidir. Bu tekstil ürünleri faz değiştiren maddelerin tekstil lif veya kumaşlarına aplike edilmesi ile üretilmektedir. Faz değiştiren maddeleri içeren tekstiller, giysilerde ısıl konforu geliştirmek ve ısı düzenleme, ısıtma ve serinletme özellikli ürünler üretmek için kullanılmaktadırlar. Söz konusu faz değiştiren materyallerin aplike edildiği tekstil ürünleri, renk değiştiren moda ve tasarım ürünlerinden ev tekstiline, askeri uygulamalardan, soğuk iklim giysilerine birçok alanda kullanılmaya başlanmıştır. Çalışmada piyasada sıkça kullanılan 3 farklı faz değiştiren materyal, günlük kullanımda kişiye sağladığı konfor duygusu dokuma kumaşlara göre daha fazla olan örme yüzeylere uygulanmıştır. İlgili faz değiştiren materyallerin ısı depolama kapasiteleri Diferansiyel Taramalı Kalorimetre(DSC), kumaş yüzeyine dağılımı taramalı elektron mikroskobu(SEM) ve kimyasal yapıları ise Fourier dönüşümlü kızılötesi spektroskopisi(FTIR) ile ölçülmüştür. Sentetik elyafa göre yapısında zararlı kimyasal bulundurmamaları, sahip oldukları antibakteriyel özellik ve vücutta herhangi bir alerjik etki bırakmamaları sebebiyle çalışma kapsamında hammadde olarak pamuk, bambu ve bunların çeşitli oranlardaki karışımları tercih edilmiştir. İlgili hammaddeler sahip oldukları konfor özellikleri sayesinde dünyada en çok tercih edilen eğirme teknolojisi konumunda bulunan ring iplik eğirme sistemiyle iplik formuna getirilmiştir. Faz değiştiren materyal uygulanan kumaşlara yapılan ölçüm sonuçları değerlendirilmiş ve sonuçlar paylaşılmıştır.
İki boyutlu yapılar ile termoplastik polimer nanolifler arasındaki adezyonun optimizasyonu
Çalışma kapsamında elektrospinning ile üretilen termoplastik poliüretan (TPU) nanolifler ile iki boyutlu nitinol örgülü yapılar arasındaki yapışma kuvvetinin değerlendirilmesi ve iyileştirilmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda örgülü yapıların nanolif ile kaplanması için farklı yöntemler kullanılmış ve yapışma dayanımları test edilerek karşılaştırılmıştır. Örgülü yapılar bir yuvarlak örgü makinesi kullanılarak üretilmiş ve daha sonra 3 boyutlu örgülü yapılar kesilerek 2 boyutlu hale getirilmiş ve tasarlanan bir düzenek yardımıyla fırınlanarak düzleştirilmiştir. İki boyutlu örgülü yapının nanolifler ile kaplanması sırasında sıcak hava ile ısıl işlem, TPU ile ön kaplama, plazma işlemi ve iki taraflı kaplama yöntemleri kullanılmıştır. Hazırlanan numunelerin yapışma kuvvetleri DIN EN ISO 11339 standardına göre uygulanan soyma testi ile ölçülmüş ve elde edilen değerler karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak nanoliflerin ısıtılması, işlem görmemiş numunelere kıyasla yapışmada 2,4 kat artış sağlamıştır. Nitinol örgülü yapının TPU ile ön kaplanması, işlem görmemiş numunelere göre yapışma mukavemetinde ortalama 9,15 kat artışa neden olmuştur. İki taraflı kaplama 2 kat, argon plazma ile yapılan işlem 2,5 kat artış sağlamıştır
Tufting halı üretiminde geri dönüşüm elyaf kullanımı ve halı performansına etkilerinin araştırılması
kavramdır. Özellikle doğada kaybolma süresi çok uzun olan sentetik liflerin geri dönüştürülerek yeniden kullanımı dünya geleceği için zorunlu hale gelmiştir. Çalışma kapsamında geri dönüşüm polyester (PES) ve polipropilen (PP) liflerin, tufting halı üretiminde kullanım olanaklarının araştırılması amaçlanmıştır. Hav ipliği olarak 1700x2 dtex geri dönüşüm ve orijinal PP ve PES iplikler, taban halısı olarak ise yine geri dönüşüm PES liflerinden üretilmiş bir yapı kullanılarak aynı konstrüksiyonda tufting halı numuneleri üretilmiştir. Ardından numunelerin statik yük altında kalınlık kaybı ve numunenin rezilyans davranışı, dinamik yük altında kalınlık kaybı, aşınma dayanımı, görünümü muhafaza etme derecesi ve ilmek çekme dayanımı özellikleri standart yöntemler ile test edilmiştir. Sonuç olarak geri dönüşüm PES ve PP liflerinin tufting halı üretiminde kullanılabileceği, performans parametrelerinin de önemli ölçüde bir değişim gözlenmediği tespit edilmiştir. Geri dönüşüm PES ve orijinal PES ipliklerinden üretilen halılar birbirine yakın performans sergilerken PP ipliklerde geri dönüşüm işleminin iplik özelliklerinde bir miktar değişikliğe neden olduğu tespit edilmiştir.
İndigo boyalı ipliklerden geri dönüşüm ile elde edilen liflerin iplik ve kumaş performansına etkisi
Artan dünya nüfusunun elyaf ihtiyacını karşılamak ve tarım alanlarının giderek azalması nedeniyle tekstil sektöründe sürdürülebilirliğin önemi her geçen gün artmaktadır. Denim kumaşlarda en çok tercih edilen elyaf pamuk elyafıdır. Pamuğun tekstil pazarındaki kullanım payının giderek artması sebebiyle denim kumaşlar üzerinde de sürdürülebilirlik çalışmaları yapılmaktadır. Tez çalışmasıyla indigo boyalı atıl ipliklerin geri dönüştürülmesi ile sürdürülebilir bir denim üretim prosesi sağlanması amaçlanmıştır. Denim işletmesinden elde edilen atık haldeki indigo boyalı iplikler mekanik geri dönüşümle elyaf haline getirilmiştir. Elde edilen lifler harmanda %30, %50 ve %70 oranında pamuk elyafı ile karıştırılarak iplik üretimi gerçekleştirilmiş, üretilen karışım ipliklerin test değerleri %100 pamuk iplikleri ile karşılaştırılmıştır. İplik içerisinde recycle elyaf oranı arttıkça beklenen şekilde iplik özelliklerinin bir miktar olumsuz etkilendiği görülmüştür. 1 kg iplik üretim hammadde maliyetinin ise recycle oranı arttıkça düştüğü sonucuna varılmıştır. Üretilen ipliklerden 3/1 Z dimi örgüsünde denim kumaş üretilmiş olup kumaşlara elastikiyet, kopma mukavemeti, yırtılma mukavemeti, gramaj, çözgü çekmesi, atkı çekmesi, hava geçirgenliği, yumuşaklık ve sürtmeye karşı renk haslığı testleri uygulanmıştır. Recycle elyaf kullanımının kumaşın elastikiyet, gramaj, çözgü ve atkı çekmesi ile sürtmeye karşı renk haslığı üzerinde olumsuz bir etkisi olmadığı gözlemlenmiştir. İplikte recycle elyaf kullanılarak üretilen kumaşların, %100 pamuk ipliği kullanılarak üretilen kumaşlara göre yırtılma ve kopma mukavemetlerinin ise bir miktar azaldığı tespit edilmiştir. Yapılan yaşam analizi değerlendirmesinde kaynak tükenmesi, küresel ısınma, insan yaşamı üzerindeki toksik etki, tatlı su yaşamı üzerindeki toksik etki, deniz yaşamı üzerindeki toksik etki, karasal yaşam üzerindeki toksik etki ve toplam su kullanımı gibi değerlerin etkisine bakılmıştır. Kumaşlarda geri dönüşüm elyaf oranı arttıkça paralel doğrultuda yaşam analizi değerleri olumlu etkilenmiştir. Anahtar Kelimeler: Pre-Consumer, İndigo İplik Açma, Geri Dönüşüm iplik, Yaşam Analizi Değerlendirmesi
Ring kompozit iplik üretiminde birleşme şeklinin iplik ve kumaş performansı/özellikleri üzerindeki etkisi
Tekstil endüstrisinde hammadde olarak kullanılmakta olan liflerin (kesikli ve filament formunda) farklı yöntemlerle bir araya getirilmesi sonucu tamamen yeni yapı ve özelliklere sahip hibrit/kompozit iplikler geliştirilebilmektedir. Son yıllarda bu alanda teknolojik açıdan önemli gelişmeler olmuştur. Bu gelişmelerin seri üretime aktarılması ile de katma değeri yüksek ürünlerin tasarımı ve üretimi mümkün olmaktadır. Bu çalışmada, ring iplik eğirme sistemi üzerinde kesikli ve filament lif yapılarının hibrit/kompozit iplik yapıları üretmek üzere birleşme şekilleri ve bunun etkisi üzerinde durulması amaçlanmıştır. Bu amaca yönelik olarak sistem üzerinde yapılan değişikliklerle 10 farklı şekilde birleşme durumu ile iplik üretimleri gerçekleştirilmiştir. Bu şekilde üretilen ipliklerin yapı ve özellikleri incelenerek, iki farklı numune grubunda üretilen ipliklerden denim kumaşlar tasarlanarak performans özelliklerine bakılmıştır. Kalite-kontrol aşamasında, üretilen numunelerin iplik testleri (kopma mukavemeti ve uzaması, düzgünsüzlük, ince yer, kalın yer, neps, tüylülük) ile kumaş testleri (kopma mukavemeti ve uzaması, elastikiyet, kalıcı uzama (growth), recovery, aşınma mukavemeti ve boncuklanma direnci, boyutsal stabilite) gerçekleştirilerek, gerekli incelemeler yapılmıştır. Gerektiğinde iyileştirilmelere de gidilerek, istatiksel analizler yapılmıştır ve test sonuçları yorumlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Tek Lifler (kesikli ve filament), Hibrit/kompozit iplik, Ring Eğirme Siro-Ring Eğirme, İplik özellikleri, Denim kumaş özellikleri