
9
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Okul öncesi öğretmen adaylarının fene ve fen öğretimine yönelik tutumları ile bazı fen kavramlarını anlama düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Öğretmenlerin fene ve fen öğretimine yönelik tutumları, etkili fen eğitimi içinönemli bir bileşen olarak anlaşılmaktadır. Araştırmalar öğretmenlerin fene yöneliktutumlarının yalnızca kendilerinin feni anlamalarını değil, aynı zamanda sınıftakiuygulamalarını da etkilediğini ileri sürmektedirler.Bu çalışmada, okul öncesi öğretmen adaylarının fene ve fen öğretimineyönelik tutumları ile bazı fen kavramlarını anlama düzeyleri arasındaki ilişkisiincelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu yedi üniversiteden toplam 231 okulöncesi öğretmenliği son sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri FenBilgisi Tutum Ölçeği (FTÖ) , Fen Öğretimine Karşı Tutum Ölçeği (FÖYTÖ) ve FenKavramları Testi (FKT) olmak üzere üç farklı veri toplama aracından elde edilmiştir.Tüm veriler SPSS 10 paket programı kullanılarak analiz edilmiş ve analizsonucunda okul öncesi öğretmen adaylarının fene yönelik tutumları ile fenöğretimine yönelik tutumlarının olumlu olduğu saptanmıştır. Öğretmen adaylarınınfene ve fen öğretimine yönelik tutumları arasındaki anlamlı bir ilişki bulunmuştur.Ayrıca fene ve fen öğretimine yönelik tutumları ile fen kavramları testi puanlarıarasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür.Anahtar Kelimeler: okul öncesi eğitim, fen eğitimi, fene yönelik tutum, fenöğretimine yönelik tutum, fen kavram bilgisi
6 yaş grubu anasınıfı öğrencilerinin problem çözme becerilerininin karşılaştırmalı olarak incelenmesi
Bu arastırmada, altı yas grubu anasınıfı ögrencilerinin problem çözme becerilerini karsılastırmalı olarak incelenmesi amaçlanmıstır. Arastırmanın çalısma grubu, Düzce ili Gümüsova ilçesindeki ilkögretim okulları anasınıflarına devam eden 30 kız ve 30 erkek olmak üzere toplam 60 ögrenciden olusmustur. Arastırma kapsamında ögrencilerin 30 ve 48 parçalık iki adet yapboz üzerinde çalısmaları saglanmıstır. Ögrencilerinin yapbozlarla çalısmaları sırasında problem çözmeye dönük ortaya koydukları davranıslar, olusturulan gözlem formuna ve kameraya kaydedilmistir. Degerlendirme üç asamada yapılmıstır. Gözlem sonuçlarından elde edilen verilere göre kız ve erkek ögrencilerin problem çözme asamaları incelenmistir. Buna göre kız ve erkek ögrencilerin hepsinin problem çözmeye istekli oldukları ortaya çıkmıstır. Problemi anlama becerisi, problem üzerinde çalısma ve geriye bakma (çözümün degerlendirilmesi) asmalarında sonuçlar karsılastırıldıgında birbirine yakın oranlar çıkmıstır. Ögrencilerin bilgi stratejisi ve seçiminin degerlendirilmesinde ögrencilerin yapboz yaparken dokuz strateji kullandıkları, bu stratejilerden dördünün kız ve erkek ögrenciler tarafından ortak kullanıldıgı, bes stratejinin ise yalnızca kız ya da yalnızca erkek ögrenciler tarafından kullanıldıgı ortaya çıkmıstır. . Bu arastırmada problem çözme basarısı ögrencilerin yapboz yapımında yerlestirdikleri dogru parça sayısına göre incelenmistir. Yapılan t testine göre A ve B yapbozu için arastırmaya alınan çocukların dogru parça sayısı ortalamalarında cinsiyetin istatistiksel olarak anlamlı bir farklılıga neden olmadıgı (p<.05) görülmektedir. A ve B yapbozu için ögrencilerin kenar-orta parça yerlestirme, büyük- küçük parça yerlestirme tercihleri ve çalısılan parça sayısı bakımından t testi puanlarına bakıldıgında yine anlamlı bir sonuç bulunamamıstır. Problem çözme becerisinde sözel dil özelliklerin degerlendirilmesinde altı kategori belirlenmis ve söylemler bu kategorilerde degerlendirilmistir. Erkek ögrencilerin kız ögrencilere göre problemin çözümü sırasında daha fazla konustukları saptanmıstır. Bu bulgular cinsiyetin ögrencilerin problem çözme basarısı üzerinde etkili bir faktör olmadıgını ortaya koymaktadır.
Okul öncesi eğitim kurumlarına devam eden 6 yaş grubu çocuklarda proje tabanlı öğrenmenin sezgisel matematik becerilerine etkisi
Bu çalışmada, okul öncesi eğitim kurumlarına devam eden 6 yaş grubu çocuklarda proje tabanlı öğrenmenin, sezgisel matematik becerilerine olan etkisi incelenmiştir. Araştırma 2005- 2006 eğitim- öğretim yılında İstanbul ili Küçükçekmece İlçesinde, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olan Papatya Anaokulu ve Sardunya Anaokulunda yürütülmüştür. Proje tabanlı öğrenmenin sezgisel matematik becerilerine olan etkisini inceleyebilmek amacıyla bir deney, bir kontrol grubu oluşturulmuştur. Çalışmaya toplam 112 çocuk dahil edilmiştir. Deney grubu olan Papatya Anaokulunda 24 kız, 32 erkek olmak üzere 56 çocuk, kontrol grubu olan Sardunya Anaokulunda ise 22 kız, 34 erkek olmak üzere 56 çocuk ile araştırma yapılmıştır. Her iki gruba deneysel işlemler başlatılmadan önce ve deneysel işlemin sonunda Sezgisel Matematik Yeteneği Testi (SMYT) öntest ve sontest olarak uygulanmıştır. Deney grubunda proje tabanlı öğrenme programı uygulanırken kontrol grubunda geleneksel eğitim programı yürütülmüştür.Araştırmanın tüm istatistiksel analizleri SPSS 13.0 for Windows paket programı ile gerçekleştirilmiştir. Yapılan analizler sonucunda proje tabanlı öğretim yaklaşımı ile eğitim alan deney grubunun sezgisel matematik düzeyleri, geleneksel öğretim yaklaşımı ile eğitim alan gruptan anlamlı düzeyde yüksek çıkmıştır. Bu sonuç sezgisel matematik yeteneğinin gelişiminde, proje tabanlı öğretim yaklaşımının geleneksel öğretim yaklaşımından daha etkili olduğunu desteklemektedir. Anahtar kelimeler: Okul Öncesi Eğitim, Matematik, Sezgisel Matematik, Proje Tabanlı Öğrenme
Okul öncesi eğitimi alan beş yaş grubu çocuklara sayı ve işlem kavramlarını kazandırmada drama yönteminin etkisinin incelenmesi
Araştırmanın genel amacı ?okulöncesi eğitimi alan beş yaş grubundaki çocuklara sayı ve işlem kavramlarını kazandırmada drama yönteminin etkisini? incelemektir. Araştırma deneysel bir çalışmadır. Bolu ili merkezinde bulunan MEB'e bağlı bağımsız bir anaokulunda bulunan beş yaş grubu çocuklar araştırmanın çalışma grubunu oluşturmuştur. Anaokulunda beş yaş grubu çocuklarının olduğu iki sınıf bulunmaktadır. Araştırmanın örneklemini oluşturmak için bu iki grupta bulunan 45 çocuk arasından rasgele atama ile 20 (10 erkek 10 kız) çocuk belirlenmiştir. Daha sonra yine rasgele atama ile deney ve kontrol grupları oluşturulmuştur. Araştırmada çocukların sayı ve işlem kavramlarını kazanmalarını desteklemek için ?Drama Temelli Sayı ve İşlem Kavramları Eğitim Programı? hazırlanmıştır. Deney grubuna drama temelli sayı ve işlem kavramları etkinlikleri, kontrol grubuna ise anaokulu programı dahilinde uygulamalar yapılmıştır. Eğitim programı altı hafta boyunca haftada üç gün (pazartesi, çarşamba, cuma) uygulanmıştır. Araştırmanın verilerini toplamak için Arnas, Gül ve Sığırtmaç (2003) tarafından geliştirilmiş ?48-86 Ay Çocuklar İçin Sayı ve İşlem Kavramları Testi? ve ?Bilgi Formu? kullanılmıştır.Araştırmada elde edilen veriler SPSS16 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın katılımcıları parametrik testlerde tekrarlı ölçümler için gerekli olan varsayımsal kriterleri karşıladığı gözlenmiştir. Araştırmanın birinci denencesini analiz etmek için tek faktörde tekrarlanan ölçümler için iki faktörlü varyans analizi (Split-Plot ANOVA), araştırmanın ikinci, üçüncü ve dördüncü denencelerinde araştırmanın katılımcıları alt gruplara ayrıldığı ve katılımcı sayısı düşük olduğu için non parametrik istatistik tekniği olarak Mann-Whitney U Testi analizi kullanılmıştır.Araştırma sonucunda deney grubundaki çocukların sayı ve işlem kavramları başarısında kontrol grubuna göre anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Bir başka deyişle drama yönteminin çocukların sayı ve işlem kavramlarını kazanmalarında ve bu kavramları desteklemede önemli bir etkisinin olduğu görülmüştür. Ayrıca araştırma sonuçları cinsiyetin, kardeş sayısının ve anne çalışma durumunun deney grbundaki çocukların sayı ve işlem kavramları başarısında anlamlı bir farka yol açmadığını göstermiştir.
Okul öncesi öğretmenlerin fen öğretimine yönelik tutumları ile fen etkinliklerinde kullandıkları yöntemler arasındaki ilişkinin incelenmesi (Kütahya ili örneği)
Son yıllarda önemi artan okul öncesi eğitim, çocukların yaşamlarının ilk döneminde hayatı tanımaları konusunda temel belirleyicilerden biri olmuştur. Bu süreçte de öğrencilere kazandırılacak fen eğitiminin büyük önemi bulunmaktadır ve okul öncesinde bilimsel düşüncenin geliştirilmesi çok yönlü düşünülerek hazırlanmış bir fen eğitimi programı ile mümkündür. Fen eğitiminin çocuğun ihtiyacına yönelik olarak planlanabilmesi için de okul öncesinde fen eğitiminin öneminin iyi kavranması gerekmektedir. Okul öncesinde fen eğitimi kazandırılması konusunda ise öğretmenlere büyük görevler düşmektedir. Genel olarak öğrencilerin fen eğitimine karşı tutumları öğretmenlerinki ile paralellik taşımaktadır ve öğretmenler bilimsel çalışmalara karşı olumlu bir tutuma sahipse çocuklar da bu olumlu tutumu kendilerine model almaktadır.Bu araştırmada okul öncesi öğretmenlerin fen öğretimine yönelik tutumları ile fen etkinliklerinde uyguladıkları yöntemler arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2008-2009 öğretim yılında, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Kütahya ili ve Şaphane, Simav, Gediz ilçelerinde çalışan toplam 85 okul öncesi öğretmeni oluşturmuştur.
Okul öncesi dönemde hijyen alışkanlığı kazandırma eğitim programının çocukların hijyen davranışlarına etkisinin incelenmesi
Bu araştırma; okul öncesi dönemde çocukların okul ortamında sergiledikleri hijyen davranışlarını belirlemek ve on üç haftalık Hijyen Alışkanlığı Kazandırma Eğitim Programı'nı uygulayarak, bu programın etkililiğini incelemek amacıyla yapılmıştır.Araştırmanın örneklemini Bolu ili Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı bağımsız anaokulu olan Vali Mehmet Ali Türker anaokuluna tam gün devam eden 60-72 ay grubu çocuklardan seçilen deney grubu 21, kontrol grubu 23 olmak üzere toplam 44 çocuk ve aileleri oluşturmaktadır.Araştırmada verilerin toplanması iki bölümde gerçekleştirilmiştir. İlk bölümde Soydaş (2007) tarafından geliştirilen ?Çocuklar ve Ailelerini Tanıtıcı Özellikler Formu? ailelere, ikinci bölümde de Soydaş (2007) tarafından geliştirilen ?Hijyen Davranışları Okul Gözlem Formu? öntest-sontest olarak çocuklara uygulanmıştır. Araştırma bulgularının yorumlanmasında 0.05 anlamlılık düzeyi esas alınmıştır. Analizler, SPSS 11. 5 programı kullanılarak yapılmıştır.Deney ve kontrol grubundaki tüm çocukların Hijyen Alışkanlığı Kazandırma Eğitim Programı uygulanmadan önce elde ettikleri hijyen puanlarının demografik özellikler açısından karşılaştırılmasında ve bu program uygulanmadan önce ve uygulandıktan sonra bu gruplardaki çocukların elde ettikleri öntest-sontest hijyen puanlarını karşılaştırmak amacıyla ilişkisiz örneklemler t-testi, deney grubundaki çocukların öntest-sontest hijyen puanlarını karşılaştırmak amacıyla ilişkili örneklemler t-testi kullanılmıştır.Anahtar Sözcükler: Hijyen Alışkanlıkları, Hijyen Davranışları, Hijyen Eğitimi, Hijyen ve Sağlık, Okul Öncesi Dönemde Hijyen Eğitimi.
Okul öncesi öğretmenlerinin yaşam kalitesi ve iş doyumlarının bazı değişkenler açısından incelenmesi (Bolu ili örneği)
Bu araştırmada okul öncesi öğretmenlerinin yaşam kalitesi ve iş doyumlarının bazı değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır.Araştırma var olan bir durumu olduğu gibi ortaya koymak için betimsel tarama modelindedir. Araştırmanın çalışma grubu 2010-2011 eğitim öğretim yılında Bolu İli Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı Bolu merkez ilçesinde bulunan anaokullarında ve anasınıflarında görev yapan 121 öğretmenden oluşmaktadır.Araştırma verilerinin elde edilmesinde ?Minnesota İş Doyum Ölçeği?, ?Whoqol Bref? ve araştırmacı tarafından geliştirilen ?Kişisel Bilgi Formu? kullanılmıştır.Okul öncesi öğretmenlerine uygulanan ölçeklerle toplanan veriler SPSS-15 paket programında analiz edilmiştir. Kişisel bilgi formu ile toplanan, öğretmenlerin demografik özelliklerini yansıtan verilerin frekans ve yüzde dağılımlarına bakılmıştır. Okul öncesi öğretmenlerinin iş doyumlarına ve yaşam kalitelerine kişisel bilgi formunda yer alan bağımsız değişkenlere (yaş, eğitim durumu, mesleki kıdem yılı, görev yaptıkları okul türü, kurumdaki istihdamları, eğitim verdikleri yaş grubu ve eğitim verdikleri sınıflardaki öğrenci sayısı) göre farklılıklara bakmak için t-testi (Paired Samples T-Test) ve tek faktörlü varyans (ANOVA) analizi kullanılmıştır.Okul öncesi öğretmenlerinin iş doyumları ile yaşam kalitesinin alt boyutları olan bedensel alan, ruhsal alan, sosyal ilişkiler alanı ve çevre alanına ait yaşam kalitesi arasındaki ilişkiye basit korelasyon: Pearson korelasyon katsayısı (Simple/Bivariate correlation: pearson correlation coefficient) analizi ile bakılmıştır.Araştırma sonucunda okul öncesi öğretmenlerinin iş doyumlarının bağımsız değişkenlere (yaşa, eğitim durumuna, mesleki kıdem yılına, görev yaptıkları okul türüne, kurumdaki istihdamlarına, eğitim verdikleri yaş grubuna ve sınıflarındaki öğrenci sayılarına) göre farklılık göstermediği sonucuna ulaşılmıştır. Okul öncesi öğretmenlerinin yaşam kalitelerinin alt boyutları olan bedensel, ruhsal, sosyal ilişkiler ve çevre alanlarında; yaşa, eğitim durumuna, mesleki kıdem yılına, görev yaptıkları okul türüne, eğitim verdikleri yaş grubuna ve sınıflarındaki öğrenci sayılarına göre farklılık göstermediği sonucuna ulaşılmıştır. Kurumdaki istihdamları açısından, bedensel alanda fark bulunmuştur. Okul öncesi öğretmenlerinin yaşam kalitesi ile iş doyumları arasında; yaşam kalitesinin alt boyutları olan bedensel, ruhsal, sosyal ilişkiler alanda düşük pozitif yönde ilişki bulunmuştur. Çevre alanında ise orta düzeyde pozitif ilişki bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Okul öncesi öğretmeni, yaşam kalitesi, iş doyumu.
Okul öncesi öğretmenlerinin oyun öğretimine ilişkin öz-yeterliklerinin incelenmesi
Bu araştırmada, okul öncesi öğretmenlerinin oyun öğretimine ilişkin öz-yeterliklerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda okul öncesi öğretmenlerinin oyun etkinliklerini planlamaya ilişkin öz-yeterlikleri, oyun etkinliklerini uygulamaya ilişkin öz-yeterlikleri, oyun etkinliklerini değerlendirmeye ilişkin öz-yeterlikleri ve oyun öğretimine ilişkin mesleki öz-yeterlikleri incelenmiştir.Okul öncesi öğretmenlerinin oyun öğretimine ilişkin öz-yeterliklerinin incelenmesi amacıyla yapılan bu araştırmada betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2010-2011 eğitim-öğretim yılında Bolu İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı merkez ilçede, anaokulları ile ilköğretim okulu anasınıflarında görev yapmakta olan 60 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır.Araştırma verilerinin elde edilmesinde, alan yazın taraması yapılarak uzman görüşleri doğrultusunda araştırmacı tarafından geliştirilen ?Kişisel Bilgi Formu? ve ?Okul Öncesi Dönemde Oyun Öğretimi Öz-Yeterlik Anketi? adlı ölçme aracı kullanılmıştır.Elde edilen verilerin çözümlenmesinde bilgisayar tabanlı istatistiksel paket analiz programı olan SPSS'den yararlanılmıştır. Okul öncesi öğretmenlerinin oyun etkinliklerini planlamaya, uygulamaya ve değerlendirmeye ilişkin öz-yeterlikleri ve oyun öğretimine ilişkin mesleki öz-yeterlikleri ile cinsiyet, görev yaptıkları okul yeri, görev yaptıkları okul türü ve kendilerine yardımcı olacak kimsenin olup olmamasına ilişkin bulgular için bağımsız t-testi kullanılmıştır. Okul öncesi öğretmenlerinin oyun etkinliklerini planlamaya, uygulamaya ve değerlendirmeye ilişkin öz-yeterlikleri ve oyun öğretimine ilişkin mesleki öz-yeterlikleri ile yaş, öğrenim durumu, kadro durumu, kıdem yılı, görev yaptığı yaş grubu ve görev yaptığı sınıf mevcuduna ilişkin bulgular için tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Ayrıca tek yönlü varyans analizi ile elde edilen bulgularda, gruplar arasındaki farklılığın hangi gruplar arasında olduğunu saptamak amacıyla çoklu karşılaştırma testlerinden Tukey HSD testi kullanılmıştır.Araştırma sonucunda; okul öncesi öğretmenlerinin oyun etkinliklerini planlamaya ilişkin öz-yeterliklerinde öğretmenlerin cinsiyetlerine, yaşlarına, öğrenim durumlarına, kadro durumlarına, kıdem yıllarına, eğitim verdikleri yaş grubu ve sınıf mevcutlarına göre anlamlı bir farklılık bulunmazken (p>0.05), öğretmenlerin görev yaptıkları okul yeri ve okul türü ile yardımcı personelinin olup olmamasına göre anlamlı bir farklılık bulunmuştur (p<0.05).Okul öncesi öğretmenlerinin oyun etkinliklerini uygulamaya ilişkin öz-yeterliklerinde öğretmenlerin cinsiyetlerine, yaşlarına, öğrenim durumlarına, kadro durumlarına, kıdem yıllarına, eğitim verdikleri yaş grubu ve sınıf mevcutlarına, görev yaptıkları okul yeri ve okul türü ile yardımcı personelinin olup olmamasına göre anlamlı bir farklılık bulunmamıştır (p>0.05).Okul öncesi öğretmenlerinin oyun etkinliklerini değerlendirmeye ilişkin öz-yeterliklerinde öğretmenlerin cinsiyetlerine, yaşlarına, öğrenim durumlarına, kadro durumlarına, kıdem yıllarına, eğitim verdikleri yaş grubu ve sınıf mevcutlarına, görev yaptıkları okul yeri ve okul türü yardımcı personelinin olup olmamasına göre anlamlı bir farklılık bulunmamıştır (p>0.05).Okul öncesi öğretmenlerinin oyun öğretimine ilişkin mesleki öz-yeterliklerinde öğretmenlerin cinsiyetlerine, öğrenim durumlarına, kadro durumlarına, kıdem yıllarına, eğitim verdikleri yaş grubu ve sınıf mevcutlarına, görev yaptıkları okul yeri ve okul türü ile yardımcı personelinin olup olmamasına göre anlamlı bir farklılık bulunmazken (p>0.05), öğretmenlerin yaşlarına göre anlamlı bir farklılık bulunmuştur (p<0.05).Anahtar Kelimeler: Okul öncesi eğitim, Oyun öğretimi, Okul öncesi öğretmeni, Öz-yeterlik.
Okul öncesinde aile katılımı ile çocukların akademik benlik saygısı düzeyi arasındaki ilişkinin anne-baba görüşlerine göre incelenmesi
Bu araştırmada, okul öncesi eğitim kurumlarında uygulanan aile katılım çalışmaları ile çocukların akademik benlik saygısı düzeyi arasındaki ilişkinin, anne-baba görüşlerine göre çeşitli değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Yapılan bu araştırmada var olan bir durumu olduğu gibi ortaya koymak için betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Bolu İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı merkez ilçede, dört anaokulu ve beş ilköğretim okulu ana sınıfında, okul öncesi eğitim alan 380 çocuğun aileleri oluşturmaktadır.Araştırma verilerinin elde edilmesinde, ?Aile Katılım Ölçeği?, ?Akademik Benlik Saygısı Düzeyi Ölçeği? ve ?Kişisel Bilgi Formu? kullanılmıştır. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde bilgisayar tabanlı istatistiksel paket analiz programı olan SPSS 16.0'dan yararlanılmıştır.Kişisel bilgi formu ile toplanan, ailelerin demografik özelliklerini yansıtan verilerin, frekans ve yüzde dağılımlarına bakılmıştır. Okul öncesi eğitim kurumuna devam eden çocukların anne-babalarının, aile katılım çalışmalarına katılma düzeyine ilişkin bağımsız değişkenlere (Cinsiyetleri, çocuk sayıları, anne-babaların; yaşları, meslek durumları, eğitim düzeyleri, çocukların; yaşları ve cinsiyetleri) göre farklılıklara bakmak için t-testi (Paired Samples t-Test) ve tek faktörlü varyans (ANOVA) analizi kullanılmıştır. Çocukları okul öncesi eğitim kurumlarına devam eden anne-babaların algısına göre, çocukların akademik benlik saygısı düzeyine ilişkin bağımsız değişkenlere (anne-babaların; cinsiyetleri, çocuk sayıları, yaşları, meslek durumları, eğitim düzeyleri, çocukların; yaşları ve cinsiyetleri) göre farklılıklara bakmak için t-testi (Paired Samples t-Test) ve tek faktörlü varyans (ANOVA) analizi kullanılmıştır. Okul öncesi eğitim kurumlarında uygulanan aile katılım çalışmalarına, anne-babaların katılma düzeyi ile çocukların akademik benlik saygısı düzeyi arasındaki ilişkiye Pearson korelasyon katsayısı (Pearson correlation coefficient) analizi ile bakılmıştır.Araştırma sonucunda aile katılım puanlarında; anne-babaların çocuk sayısı, yaşları, eğitim düzeyleri, babaların mesleki durumları, çocukların yaşları ve çocukların cinsiyetlerine göre anlamlı farklılık saptanmamıştır (p>.05). Anne-babaların algısına göre çocukların akademik benlik saygısı düzeyi puanlarında ise; çocuk sayısı, yaşları, eğitim düzeyleri, mesleki durumları, çocukların yaşları ve çocukların cinsiyetlerine göre anlamlı farklılık saptanmamıştır (p>.05). Anne-babaların, aile katılım puanlarında cinsiyet ve annelerin meslek değişkeni açısından anlamlı bir fark bulunmuştur. Anne-baba algısına göre çocukların akademik benlik saygısı düzeyi puanlarında, cinsiyet değişkeni açısından anlamlı bir fark bulunmuştur (p<.05). Okul öncesi eğitim kurumlarında uygulanan aile katılım çalışmalarına, anne-babaların katılma düzeyi ile çocukların akademik benlik saygısı düzeyi arasındaki ilişki incelendiğinde; orta düzeyde, pozitif bir ilişki olduğu görülmüştür.